Bahtiyâr Kimse Odur Ki…
28 Mayıs 2021
Sabah Mü’min Akşam Kâfir
11 Haziran 2021

RÛHLARIN AHVÂL, EVSÂF VE İMTİZÂCI

“Ruhlar; toplanmış, muhtelif nev’îlere ayrılmış zümrelerdir. Binâenaleyh bunlardan Allâh yolunda tanışmışlar, vasıfları, huyları müttehid olanlar birbirleriyle hak için tanışmışlardır, aralarında tevâfuk ve tenâsüb bulunmayanlar da ihtilâfa düşmüş, birbirlerinden nefret edip durmuşlardır.”

(İmâm Muhammed Buhârî, İmâm Müslim, Câmiu’s-Sağîr)

Îzâh: Ruhun mâhiyetini tamâmen bilmek Cenâb-ı Hakk’a mahsûsdur. Fakat ruhun varlığını, ahvâl ve evsâfını bilmek beşeriyet için de kâbildir. Bu cihetledir ki dîn âlimleri, İslâm hakîmleri vesâire ruh hakkında birçok beyânâtta bulunmuşlardır.

Kur’ân-ı Kerîm’de ruhun, emr-i i’lâmı ile, ya’nî: Cenâb-ı Hakk’ın «Ol» demesiyle, onun fiil ve halkiyle vücûde gelmiş olduğu beyân buyrulmuştur.

Binâenaleyh ruhlar da sâir mahlûkât gibi hâdistir, cümle-i âlemden mahdûddur. Âlem ve Allâhü Teâlâ’dan başka olub cisimlerden cevherlerden, arazlardan müteşekkildir. O hâlde ruhlar da ya birer cism-i latîftir veyâ birer cevher-i mücerrettir veyâ birer arazdır. Fakat ruhların bizzat kâim birer mevcûd olduğu bilbeyyine sâbit olduğundan onlar birer araz olarak kabûl edilemez. Belki ya birer latîf cisimdirler veyâ birer mücerret cevherdirler. Bu iki şıkdan her birine ulemâ-yı İslâmiye’den birçok zâtlar kâil olmuşlardır.

Ezcümle Fahreddîn-i Râzî Merhûm, tefsîr-i kebîrinde şöyle diyor: (Denilmiştir ki «ruhlar nûrânî, semâvî, latîfetü’l-cevher, güneşin zıyâsı tabîatını hâiz cisimlerden ibârettir. Ruh; tahallülü, tebeddülü kabûl etmez.» Bu söz, kuvvetli bulunmaktadır.

[500 HADİSİ ŞERİF, ÖMER NASÛHİ BİLMEN, 20. Hadîs-i Şerîf, Sh; 15, 16]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir