Hükûmet Sünnîliğe Yan Bakar Ve Meflûc Olursa…
8 Temmuz 2015
Devlet Laik (Dinsiz) İse, Onun Partileri De Zarûreten Öyle Olacak, Ne Var Bunda?
10 Temmuz 2015

MHP’li Halacoğlu’nun bir cümlesi bütün ateizma mürîdân ve tirîdânının tepesini atdırdı... Allâh Azze’nin

CHP, DİNSİZ PARTİ DEĞİLMİŞ! 

Zıyâiyye BEKÇİSİ

 

MHP’li Halacoğlu’nun bir cümlesi bütün ateizma mürîdân ve tirîdânının tepesini atdırdı…

Allâh Azze’nin Ankebût Sûresi’nde buyurduğu gibi “Allâh itikadı” olmıyan bütün mahlûkâtın dayandığı mevhûm deliller, (Ankebut=Örümcekağı) gibi son derece zayıf ve çürükdür; püf dedin mi delik deşik olur, ayyaş sızması gibi de yandan sarkıb paçavralaşıverirler! “Örümcek kafalı müşriklerin de istinadgâhları, tutamakları böyle çürükdür.” (Elmalılı, c. 5, s. 3778)

Ne demiş Halacoğlu, şunu:

 “Biz eğer Sayın Baykal’ı desteklemiş olsaydık, kamuoyunda şunlar yansıtılacaktı: ‘Siz Baykal’ı seçtiniz, bir muhalif adı altında’ AKP’nin tabiriyle ‘dinsiz bir partinin inançsız bir partinin adamını seçtiniz’ diye bize yükleneceklerdi…” 

Hacaloğlu dembokratiği’nin bu dediklerinin neresi yalan?

Bu sözler üzerine bütün dembokrasi ateizma ve pozitivazması kıyâm etdi; ve politikdaş ve dembokratikdaşları adamı linç etmiye kalkdılar! Halbuki o, üstelik, kendi kanaati olarak “CHP dinsiz bir partidir” de demedi!. Başkalarının deme ihtimali olan bir hükmü, sâdece nakletdi!. Dembokratik hırs kompradorlarına, politikdaşlarının bu kadarcık “sürç-i lisân (!) etmesi” bile yetdi; ve Arınç’ından, Haluk Koç’una, Bahçeli’sinden bilmem ne (altı .oklusuna) kadar cümle Dembokrasi mü’minleri, saçını başını yolacak hâle geldi!.

İşte bunlar, Halacoğlu’nun şu cümlesini bile anlamıyacak veya anlamamış görünecek kadar şeytanla işbirliği peşine düşebiliyorlar!. Bu adam ve madamlara (oy) vereceksin ve:

“Dünya ve ukbâ umûrumu sana tefvîz etdim, senin velâyetin altındayım, gel beni idâre et!” 

Diyeceksin!. Demedin mi de, bazı hoca ve prof kılıklı iblislere göre “vebâl altında olacaksın!”

Hani bu “dini dembokrasi olan bütün ateist dünyasının” fikir hürriyeti vardı?!.

İşte iç yüzleri budur; ve bu yüzlerine bakılırsa, bu dünyanın, zerre kadar “hürriyet” mefhûmunda (hürriyeti de bilmezler) aslâ samîmî oldukları söylenemez…

Sonra “dinsiz=ateist” olmak, bu materyalizma religionlarından biri bulunan dembokrasi “dîni” içün (suç) da değildir ve olamaz! Bunu kendileri durmadan söyledikleri hâlde, şimdi neden kıyâm etdiler; ve cıyak vıyak gürültü yapıb ortalığı velveleye verdiler?.

Fıtrat temelinde ateizma yatan dembokrasi ve onun parti pırtıları, “dinsiz olmak suçu işlemekden” son derece çekindikleri içün bu aksül’ameli ortaya koymuyorlar… İslâmiyet nazarında “dinsiz olmak” ve bu mevkiye düşmek, onlara, sosyolojik de olsa “müslümanım” diyen “ulus” karşısında itibâr, dolayısıyla (OY) kaybetdireceği içün, herifler oralarına nişadır sürülmüş gibi çırpınıyorlar!. Zirâ ekmek kapıları ve saltanatlarına giden dembokratik yol, “dinsiz dedirtmeme” şeytanlığından geçiyor!

Halbuki topu da, “dembokrasi” religionu içinde; ve onun “sosyal, muhafazakâr ve liberal” itikâdlı 3 mezhebinin, AB, AC, AD, AF…. gibi de, birkaç düzine amelî mezâhibinin içinde bulunuyorlar!. Dembokrasi de, onlar içün kendi öz religionlarıdır; ve pek garibdir ki, bu religionun dışına her biri her gün yüzlerce defa çıksalar da, bir türlü bu “dinin mürtedi olmazlar!.” Çünki bu religionun midesi ve bikri o kadar esnek ve genişdir ki, hiçbir saldırı ve tecâvüzden yara-bere almadan kurtulur!.

Dembokrasi religionu, politikacıların aslâ olmazsa olmaz yegâne religionudur; ve bunun mü’mini, en iyi mü’mini, dâimâ kendileri ve kendi partileri (mezhebleri)dir!. Kendi mezhebleri dışındaki diğer bütün dembokratik mezhebler, dembokrasi “inanç, ilke, ülkü, tilki, türkü ve tanrılarını” her gün çiğner, ırzına geçer ve onun üzerine çıkıb terter tepinirler; ve bunun içün biribirlerine hâşâ min huzûr, “ana-avrat girişirler”, hatta Kılıçdârzâde gibi “ana.. an..a…aa” gibi en uç ve sivri göndermeler de irtikâb etseler, bir türlü bu “dembokrasi dininin mürtedine” rastlanmaz!. Bunun içün “tecdîd-i îmân ve’n-nikâh” diye de bir dertleri bulunmaz!. O biçim yaşamıya devam ederler… Artık bu dembokratik politikacıların “religionlarına” olan bağlılık yeminlerini ve samîmîyyetlerini siz takdîr ediniz!!!

Dembokrat politikacılar “İslâmiyet” ölçüleri ile “dinsiz” damgası yemeyi kat’iyyen istemeseler de, dembokrasi religionu ölçülerine göre “dembokrasi dinsizi” olmak, onlar içün bir mes’ele yani kurbağaca “sorun”  teşkîl etmez… Çünki “bu dembokrasi dinsizidir, buna oy vermem!” diyen adam ve madam, anadoluda henüz yeteri kadar peydahlanamadı!.

Her politikacı dembokrat, ne kadar İslam düşmanı olsa da kendisine islâmî ölçülerle “dinsiz” denmesinden çok rahatsız oluyor… Haksız da değiller, yoksa “tapıyor göründükleri HALKIN” anasını belleyib tepesine çıkmak; ve orada baykuşlar gibi saltanat sürmek; ve ensesinde boza pişirmek, pek zora girecekdir!

106 senedir, İslâm coğrafyasındaki “dinsizler”, “dinsizlik töhmeti” ile damgalanmakdan dâimâ korkmuş; ve “dinsiz” olarak damgalanmayı şiddetle reddetmişlerdir… Hatta bazı “dinsiz, densiz ve donsuzlar”, kendilerinden çok daha “hayâsız dinsiz” olan “harbî kâfirleri”, menfaatleri iktizâ etdirdiği zaman “dinsizlikle” suçlamış ve fincancı katırlarını ürkütüb üzerlerine bevletdirmişlerdir!!!

Hatırlasanıza, bazı dinsiz (ateist) paşaları halkın nefretinden vikâye içün, bazı cübbeli-züppeli fırıldaklar, o paşaların “ceplerinden para vererek tefsîr yazdırdıklarını” bile tv ekranlarından dünyaya duyurmanın “vebâlini” ebediyyen sırtlanmışlardır… Nesin ve Hikmet Kıvılcımlı gibi su katılmadık “dinsizler”, bu “dinsiz görünmeme alçaklığındaki dinsizler” yanında, bin kere daha tercîh edilirler… İki ayaklı da olsa, insan dediğin, mert ve dosdoğru; ve gavur bile olsa “inancında” samimi olmalı…

Hulâsa, Halacoğlu ile bütün politikacılar aynı religionu paylaşırlar, ancak arzetdiğimiz gibi kendileri aleyhine dindaşlarından “gaflet eseri” bir densizlik ve donsuzluk zuhûr etdi (!) mi, topu da ayağa kalkar!. Çünki hepsinin menfaatı aynı dembokratik prensipler üzerinde yüründüğü zaman ortaya çıkacakdır…

 Bu iyi bir emsâl oldu!.

Dembokrat saltanatının ne olduğunu, aklı başındakiler bilmem hâlâ anlamakda sıkıntı çekecek midir?

Neyin “vebâl olacağı” da anlaşılamazsa, gavurluğa hâlâ daha, “devam” diyen iki ayaklılar karşısındayız demekdir!

(İntişârı: 10.07.2015)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir