ashab-yıldızlar
Ashabı Kiram Ve Bilhassa Hazreti Muaviye Hakkında
28 Haziran 2017
Şeyh Said – Genç İsyanı
29 Haziran 2017

RUH HASTASI

Merhûm Üstad Necib Fazıl

 

Erbakan bir ruh hastası… Kendi hayâl ve yalanlarına inanan ve göz bebeklerine çizdiği uydurma şekillere gerçek diye bakan bir hasta… Bu çeşit hastalarsa cemiyet içinde tabiî kişiler gibi görünür, kolay kolay şüphe çekmez ve böylece hastahanelik hallerini gizlerler. Bu suretle çevrelerine itimat aşılamaya kadar varırlar ve böylece en tehlikeli insan olmak hususiyetini muhafaza ederler.
Bir müddet önceki televizyon konuşmasında Erbakan’ı halkalayan balmumu adamların vecd ve hayranlık tavırları görülecek şeydi. Hepsinin de yanaklarından bal akıyor ve üfürükçülerinin hikmet nefesine çöp gibi kapılmış olmak halleri, seyircilere, ibretle karışık merhamet telkin ediyordu.
Cezaî ehliyeti yerinde bu ruh hastasının, göz göre göre siyaha beyaz ve beyaza siyah demesi, meselâ 19 rakamını el çabukluğuna getirerek, sağından okuması ve 91 diye göstermesi, hokkabazlıkta bir şaheser…
Meclis konuşması da aynı şey… Elâlemi güldürmeye mahsus ve mukaddes kelimelerden imdat isteyici bir safsata paketi… İbişlik numarası…
Muazzez İslâm dâvası, ne gün bu gözbağcının elinden alınıp hakikî sahiplerine teslim edilecek?
Onun mukaddes dâvayı sevk ve idare tarzındaki sefalete aykırı olanlar, hâlâ içeride kalmakta ısrar eder ve ne yapacaklarını bilmezken daha önce ayrılanlar ve cansız bir parti kuranlar da mücadelelerine müsait geniş bir parti zemini aramakta zaaf gösteriyor; ve iş, mahut hokkabazla birkaç yardakçısı elinde her ân biraz daha heybet, ciddiyet ve kıymetini yitiriyor.
Mukaddes dâvayı şahsında komikleştiren, zavallılaştıran, seviyesizleştiren, maddede ve mânada istismar ve tâviz ocağı haline getiren, küfre yem hazırlayan ve 40 yıllık çilemizin getirdiği nesilleri çürüten, şafağımızı karartan ve doğuşumuzu kim bilir hangi zaman ve mekâna erteleten hep bu ruh hastasıdır.
Efganlılara yardım mevzuunda niçin derhal ordu sevk etmediğimi îma edesiye hükümeti suçlayan bu ruh hastasının, İslâmî dirayeti daha fazla rezil etmesine müsaade etmemek lâzımdır.
Dibinin kızarmakta olduğundan bahsettiği kadayıf, çoktan yanmış kül olmuştur.

 

[Rapor 8/ Sayfa 70/ Mayıs 1980]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir