Dib, Hiç Uyanır Mı Veya Diyalog Fitnesi!
13 Nisan 2013
Ali Eren Hoca, “Dînî Deformistler” Nâm Eseri İle, Hangi Münâfıkların İpliğini Pazara Çıkardı?
29 Mayıs 2013

Bu sefer Reuters haber yapmış Diyānet’in şu ma‘hūd Hadīs projesini. Bu proje frenkleri heyecanlandırdığı kadar bizimkileri heyecanlandırmıyor. Haklılar

Diyānet’in Hadīs projesi

Yûsuf HANÎF

 

Bu sefer Reuters haber yapmış Diyānet’in şu ma‘hūd Hadīs projesini. Bu proje frenkleri heyecanlandırdığı kadar bizimkileri heyecanlandırmıyor. Haklılar da heyecanlanmakda. Şimdiye qadarki iktidarların yapamadığını “muhāfazakâr” AKP iktidārı yapıyor: Dīn’in aslī ikinci kaynağını ‘asrın idrākine söyletmek… (“Turkey presents Prophet’s sayings for the 21st Century”). Nasıl mı? Meselâ ‘ilmin kadın erkek bütün Müslümanlara farz olması ile ilgili ehādis, kız çocuklarının mektebe gönderilmesi propagandasına malzeme yapılmış. Ama hırsızın elinin kesilmesi ile ilgili olanlar, zamānımıza uymadığı için “tārihsel” ilān edilmiş.

Ya’ni anlayacağınız, artık Dīnimizi ezik ezik değil, başımız dik bir şekilde müdāfa‘a edebileceğiz! Ne mutlu!

Şu ecnebiler de olmasa memleketde ne olup bittiğinden haberimiz olmayacak. Yeni Şafak bile Reuters’in haberini haber yapmak sūretiyle haber veriyor! O da özensiz ve ciddiyetsiz bir şekilde, terceme hatālarıyla, mühim noktaları ıskalayarak… (“Diyanet’e ‘hadis’ ilgisi”)

Reuters haberinden:

“What makes this one different is that it selects and explains the hadiths from the perspective of today’s Turkey, whose mix of a secular state, dynamic economy and Muslim society has aroused considerable interest in the Middle East since the ArabSpring revolts two years ago.”

Yeni Şafak tercümesi:

“Bu çalışmayı diğerlerinden ayıran en önemli özellik hadislerin, laik devlet yapısı, dinamik ekonomisi ve Müslüman toplumu ile Arap Baharı sonrasında Ortadoğu’ya ilgisi artan bugünün Türkiye’sinin perspektifinden yapılıyor olması[dır].”

Doğrusu:

“Bunu [Diyānet’in Hadīs çalışmasını] farklı kılan husus, lâik devlet, dinamik ekonomi ve Müslüman toplum karışımı iki yıl evvelki Arap Baharı ayaklanmalarından beri Orta Doğu’da önemli bir ilgi odağı hâline gelen bugünün Türkiye’sinin perspektifinden Hadîslerin seçilip izah ediliyor olmasıdır.”

Dikkat! Miyār, lâik Türkiye’nin perspektifi!

Bunların ağababası Fazlur Rahman yıllar evvel şöyle diyordu:

“[…] değişim prensibi bu maqālede īzāh edildiği şekliyle bir kere kabul edildi mi, Qur’ān-ı Kerīm ahkâmı da dāhil olmak üzere, artık hiçbir yerde durdurulamaz. Bunun tek hudūdu ve zarūrī çerçevesi Qur’ān-ı Kerīm’in ma‘nevī ve ahlâkī temel prensipleriyle ictimā‘ī gāyeleridir.”

(“[…] once the principle of change has been admitted on the line enunciated in this paper, it cannot stop anywhere-not even short of touching the specifically legal dicta of the Qur’ân. Its only limit and necessary framework is the spiritual and ethical foundational principles and social objectives of the Qur’ân.” Fazlur Rahman, “Islamic Modernism: Its Scope, Method and Alternatives”,International Journal of Middle East Studies, 1/4, 1390 [ekim 1970], 331. s.. Bu arada, bakmayın siz Fazlur Rahman’ın “Qur’ān-ı Kerīm’in ma‘nevī ve ahlâkī temel prensipleriyle ictimā‘ī gāyeleri” diye bir sınır koyduğuna. O prensip ve gāyler de -emīn olun- ‘asrın idrākine göre belirlenecekdir, murād-ı ilāhīye göre değil.).

Mezkûr projeyi duyan ‘Arab asıllı bir ‘ālim mes’eleyi anlamış ve sormuş: “Yeni bir Qur’ān da yazacak mısınız?” (“Turkey presents Prophet’s sayings for the 21st Century”)

Ne dersiniz?

y.h.

14 receb-i şerīf 1434

 

(İntişârı: 26.05.2013)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir