Bir Veled-i Cumhûrînin Osmanlıca Üzerinden Aslını İnkâr Edişi!
10 Aralık 2014
Osmanlıca, Selîmiye’nin, Dile Akseden Muhteşem Osmanlı Dilidir!
16 Aralık 2014

NAMAZDA VE NAMAZ DIŞINDA TESETTÜR

Ali EREN Hocaefendi

 

Tesettür denilince, akla ilk önce Müslümanlık, Müslüman hanımlar ve Müslüman hanımların örtünmesi gelir. Çünkü yeryüzünde bu meseleye en çok dikkat eden Müslüman hanımlardır.

Gerçi örtünme Hıristiyanlık ve Yahudiliğin aslında da vardır, daha doğrusu vardı.. Ama onların en başta kitapları (Tevrat ve İnciller) ve ona bağlı olarak ibâdetleri ve müsbet olan her şeyleri tahrif edildiği / bozulduğu için, ibâdet cinsinden olan tesettür de bu iki din mensuplarında yok olup gitmiştir.

Bugünkü Hıristiyan râhibelerinin örtülü olmaları, bu dinin aslındaki tesettür emrinin kalıntılarındandır.

Gelelim İslama…

İslamda, tesettür / örtünme emrinin kadınlar için de erkekler için de bir ölçüsü vardır. Bu ölçüye uyulmadığı takdirde, ibâdetlerin başında gelen namaz bile câiz olmamaktadır. Nitekim namaza başlamadan önce yerine getirilmesi icap eden şartlardan birisi de tesettürdür / örtünmedir. Bunun fıkhî tabiri, setr-i avrettir.

Namazın dışındaki şartlarından birisinin setr-i avret / tesettür olması yani örtülmesi icap eden yerler örtülmeden namazın câiz olmaması, Hazreti Allah’ın, örtülü olmayanları huzuruna kabul etmediğinin bir ifadesidir.

Bütün Müslümanlar, tesettürün erkekler için de kadınlar için de nasıl olacağını bilirler. Erkeklerin tesettürü, göbek ile diz kapağı arası (diz kapağı dâhil olmak üzere) kapalı olmasıdır. Kadınların tesettürü ise el, yüz ve ayaklar hâriç, vücudun tamamının kapalı olmasıdır…

Tesettür denilince zihne ilk önce her ne kadar kadınların örtünmesi geliyorsa da namaz kılarken de namaz dışındayken de hem erkek hem kadın bütün Müslümanların bu sınırları korumaya dikkat etmeleri şarttır.

Kur’an-ı Kerim’de, helal-haram sınırı bildirilmiş ve “Bu Allah’ın sınırlarıdır. Sakın bu sınırlara yaklaşmayın” buyurulmuştur. (Bakara sûresi, âyet: 187)

Dikkat!.. Âyet-i kerimede “Bu sınırları çiğnemeyiniz” buyurulmuyor, “Sakın bu sınırlara yaklaşmayın” buyuruluyor. Yani o sınırları ihlal etmek değil, yaklaşmak bile yasaklanıyor. Nitekim zina meselesinde de “Zina etmeyiniz” denilmiyor, “Zinaya yaklaşmayın” buyuruluyor. (İsrâ sûresi, âyet: 32)

Bilindiği gibi, erkeklerin vücutlarındaki tesettür sınırları kadınlara göre daha dar, (göbek-dizkapağı arası) kadınların tesettür sınırları ise daha geniştir. El, yüz, ayak hariç vücudun tamamı. Dolayısıyla Müslüman kadınların, tesettüre daha çok dikkat etmeleri icap etmektedir.

Vaziyet böyle olduğu halde, zamanımızda tesettür sınırları erkekler tarafından değil aksine daha çok kadınlar tarafından ihlal edilmektedir.

Ancak! Dünyada tesettür emri ne kadar unutulursa unutulsun, giyim ve giyiniş şekli ne olursa olsun, insanlar nasıl giyinirlerse giyinsinler, bütün insanlar isterse hiç elbise giymesinler, Allah’ın hükmünde asla bir değişiklik olmaz. (Yunus sûresi, âyet: 64, Fâtır sûresi, âyet: 43, Fetih sûresi, âyet: 23)

Yani, Allah’ın kullarına yönelik örtünme emri daima vardır ve bu emri yerine getirmeyenler günahkâr olmaktan kurtulamayacaklardır. Günah mahallinin cehennem olduğu da açıktır.

O bakımdan, Allah’ın diğer bütün emirleri gibi tesettür emri de iyi öğrenilmeli ne şekilde kapanılması icap ediyorsa o şekilde kapanılmalıdır.

Müslüman kadınların, tesettürleri birkaç madde halinde ele alınabilir:

1- Kocalarına karşı tesettürleri.

2- Evlenmeleri câiz olmayan yakınları olan erkeklere karşı tesettürleri.

3- Yabancı erkeklere karşı tesettürleri.

4- Müslüman kadınlara karşı tesettürleri.

5- Müslüman olmayan kadınlara karşı tesettürleri.

Bunları teker teker kısaca şöyle izah edebiliriz:

* Kadının, kocasına karşı herhangi bir şekilde kapanma mecburiyeti yoktur. Karı-koca, birbirlerinin vücutlarının her taraflarına bakabilirler. Ancak, birbirlerinin cinsiyet organlarına bakmaları mekruhtur.

* Kadının; yanlarında ev işlerini yapmaya mecbur olduğu dede, baba, kayınpeder, oğul, üvey oğul, kardeş ve erkek yeğenlerinin yanında, baş, elbisesi çemrenmiş kol, göğüs ile çene arası yani gerdan ve ayak gibi uzuvlarının görünmesi haram değildir. Haram olmamakla beraber mümkünse açılmaması daha iyidir. Fakat karın ve sırtını göstermesi haramdır.

* Kadın, yabancı erkeklere karşı el, yüz ve ayaktan başka vücudunun tamamını kapatmakla vazifelidir.

* Müslüman kadınların birbirlerine karşı tesettürleri, aynen Müslüman erkeklerin birbirlerine karşı tesettürleri gibidir. Yani birbirlerinin göbek ile diz kapağı arasını görmeleri haramdır.

* Hala ve teyzelerin, yeğenleri olan erkeklerle sarılıp öpüşmeleri haram değilse de mekruhtur.

* Müslüman kadınların, Müslüman olmayan kadınlara karşı, yabancı erkeklere karşı kapandıkları gibi kapanmaları icap eder…

İşte tesettürün sınırları kaba çizgilerle böyledir…

(İlk intişârı: 10.12.2014)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir