Berâet Gecesi ve Fazîleti
18 Nisan 2019

BERÂET GECESİ VE NAMAZI

.

BERÂET GECESİ

Berâet gecesi Şa’bân ayının on beşinci gecesidir; ve mübarek gecelerimizdendir. Berâet, kurtulmak, berî olmak demektir. Bu gece mü’minler mağfirete ererler ve günahlardan temizlenirler. Her insanın mukadderatı tayin edilen bir dönüm zamanıdır.

Rasûl-i Ekrem Efendimiz şöyle buyurmuşlardır :

“-Esirgeyenlerin en merhametlisi olan Cenâb-ı Allâh, Şa’bân ayının on beşinci gecesi kullarına lûtuf ve keremi ile tecellî eder; mü’minlerin günahlarını af buyurur. Kâfirlere mühlet verir, hased ve kin sahiplerini o huylarından vaz geçinceye kadar cezalandırmaz..”

Bu gece bir muhasebe gecesidir. Bütün sene içerisinde işlenen sevab ve günahların muhasebesi yapılır. Bunun için bu mübarek geceyi tevbe ve istiğfar, tâat ve ibâdetle geçirmek kazançların en iyisidir. Bu geceye mahsus bir ibâdet şekli yoktur. Bazı zayıf rivayetlere göre hayır namazı adıyle yüz rek’at namaz kılmak gibi bu geceye ait ibâdet vardır. Doğrusu, ihlâs-ı tam ile, varsa kaza namazı kılmak, yoksa dilediği nafile ibadetlerde bulunarak istiğfar edip Cenâb-ı Allâh’a yalvarmaktır. Bir hadîs-i şerîfde şöyle buyurulmuştur:

“-Şa’bân’ın yarısı olduğunda gecesini kâim (ibâdetle geçirin) ve gündüzünü sâim (oruçlu) olun. Çünkü bahşettiği feyzin nihayeti yoktur.”

Diğer bir hadîs-i şerîfde:

“-Şa’bân ayının on beşinci gecesi ile iki bayram gecesi ibâdette bulunanın kalbi, ezelî nûr ile parlar.”

buyurulmuştur.[1]

 

BERÂET GECESİ

Şöyle ki: Şa’ban-ı Şerîfin on beşine tesâdüf eden geceye «Leyle-i Berâet» denir, pek mübârek bir gecedir. Leyle-i berâetde mahlûkâtın bir sene içindeki rızıklarına, zengin veyâ fakir, azîz veya zelîl olacaklarına, ihyâ veya imâte edileceklerine, ecellerine ve hacıların âdetlerine dâir taraf-ı ilâhîden meleklere ma’lûmât verileceği beyân olunmaktadır.

Velhâsıl Berâet Gecesinde ibadet ve tâatta ve nâfile namaz kılmakta birçok sevâplar vardır. Fakat bu geceye mahsûs şekli muayyen, mesnûn bir namaz yoktur. Bu husustaki rivâyetler kuvvetli değildir.

Leyle-i berâetde kılınacak namaza «Salâtü’l hayr» denilmiştir. Bu namaz, birçok rivâyete göre yüz rek’attir. Her rek’atinde Fatiha-i Şerîfeden sonra on kerre ihlâs Sûresi okunur.[2]

 

ŞA’BÂN AYI NAMAZI

Şa’bân’ın on beşinci gecesi, her rekâtında bir Fâtihâ ve on İhlâs okumak ve iki rekatta bir selâm vermek sûretiyle yüz rekât namaz kılınır. İsterse her rekâtında Fâtihâ’dan sonra 100 “İhlâs” okumak sûretiyle on rek’ât da kılabilir. Bu şekilde kılmak, bütün müstehâb namazlarda da mervîdir. Selef, bu namazı kılar ve buna “Salâtü’l-Hayr” derlerdi, hattâ bu namazı bir araya toplanıp, cemâatle de kılarlardı (Hanefî mezhebinde, Terâvih’den başka hiçbir sünnet namazı cemâatle kılınmaz.).

Hasan-ı Basrî’den rivâyet olundu, diyor ki otuz sahâbî bana haber verdi ki:

أِنَّ مَنْ صَلَّى هٰذِهِ الْصَّلَاةَ فِى هٰذِهِ اللَّيْلَةِ نَظَرَ اللهُ إِلَيْهِ سَبْعِينَ نَظْرَةً وَ قَضَىَ لَهُ بِكُلِّ نَظْرَةٍ سَبْعِينَ حَاجَةً أَدْنَاهَا ٱلْمَغْفِرَةُ


“-Bu gece bu namazı kılan kimseye Allâhu Teâlâ yetmiş kere nazar eder ve her nazarında yetmiş ihtiyâcını te’mîn eder. En küçüğü günâhlarını mağfiret etmesidir.”
(Hazret-i Ali’den. Şa’bân’ın on beşinci günü oruç tutun, gecesinde kâim olun meâlinde İbn-i Mâce, bir hadîs-i şerîf rivâyet etmişdir.)[3]

 

BERÂET GECESİ NAMAZI:

Şa’bân-ı şerîfin 14 ünü 15 ine bağlayan gece Berâet gecesidir.

Bu gecede “Kasvet-i kalbden ve dünya sıkıntısından kurtulmam ve beni afv-ı ilâhîne ve saîd defterine alman için” diyerek 100 rek’at namaz kılınır. Her rek’atte 1 Fâtiha Ve 10 İhlâs-ı Şerif okunur.

2 rek’atte selâm verilerek kılınan bu namazı kılan kimse o sene içerisinde ölürse şehîd olarak vefat etmiş olur.

Namazdan sonra şunlar okunacaktır :

14 defa şu Salât ü Selâm :

اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰى آلِ مُحَمَّدٍ


Allâhümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedi’v-ve alâ âli Muhammed.

Ma’nâsı : “YÂ Rabbi, efendimiz Muhammed’e (aleyhisselâm) ve âline rahmet eyle, selâmet ver ve onları mübârek eyle.”

14 defa İstiğfâr :

اَسْتَغْفِرُاللهَ الْعَظيِمَ وَاَتُوبُ اِلَيْكَ


Estağfirullâhe’l-azîm ve etûbü ileyk.

14 Fâtiha-i Şerife,
14 Ayete’l-Kürsî,
14 “Le kad câeküm…” âyeti,
14 Sûre-i Felak
14 Sûre-i Nâs
14 defa şu tesbîh:

سُبْحَانَ اللهِ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ وَلَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللهُ وَاللهُ اَكْبَرُ وَ لَاحَوْلَ وَ لَا قُوَّةَ اِلَّا بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ


Sübhânallâhi ve’l-hamdülillâhi ve lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber velâ havle velâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm.

14 Salât-ı Münciye

okunur ve sonra duâ edilir.[4]

(Mekâsidu’t-Tâlibîn)

 

__________________________________

Kaynak:

[1]  Ali Fikri YAVUZ Hocaefendi: Açıklamalı – Muâmelatlı İslâm İlmihâli,  sh. 531, Çile Yayınları, tab’ı: 1979

[2]  Ömer Nasuhi Bilmen Hocaefendi: Büyük İslâm İlmihâli, sh. 205, Bilmen Yayınevi

[3]   Huccetü’l-İslâm İmâm-ı Gazâlî Hazretleri: İhyâ-yı Ulûmü’d-Dîn,  cild 1, sh.555-556, Bedir Yayınevi, tab’ı: 1974

[4]  Ali Eren Hocaefendi: En Güzel Duâlar, sh. 107-108, Yaylacık Matbaası, tab’ı: 1979 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir