Ö.Çelik’e Göre: “Laiklik Türkiye’nin Nükleer Gücü” İmiş!
16 Ocak 2016
Hiçbir Kâtil Ölümü Öldüremez; Tâğût, Kârûn, Hâhâm Da Olsa!
22 Ocak 2016

Laikliği “nükleer güç” telâkkî edecek kadar Milletin kadîm kökünden ayrılmış AKP iktidârı, ne kadar “hendek ve terör bilmem nesi” diyerek

TERÖR, ALLÂH’SIZLIĞIN NETÎCESİ!

Zıyâiyye BEKÇİSİ

Laikliği “nükleer güç” telâkkî edecek kadar Milletin kadîm kökünden ayrılmış AKP iktidârı, ne kadar “hendek ve terör bilmem nesi” diyerek “şehir ve arâzî harbini” diline alamasa ve bundan politik gözkülleme hesabları ile uzak dursa da, şarkî Anadolum’da apaçık, ahmakların “stratejik ortaklar” dediği dış dünya destekli, kirli, iğrendirici, kahpe bir  HARB var!

Doğu Anadolu’yu da ermenistan hesâbına koparma ve yutma harekâtı…

Korkunun ecele fâidesi olmadığını bir türlü zihin hamûlesine kabûl etdiremiyen Ankara ateizması, ilk günden bilhassa 1950’den sonra, ne tam dinsizliğini ortaya koyub millete “bunlar da dinsiz” dedirtmeyi göze alabiliyor; ve ne de, son senelerde “Biz Osmanlı’nın torunu müslümanlarız” diyerek boynuna Lozan tasması geçiren Haçlı dünyasına “Bunlar ecdâdının yoluna girdi” dedirtmeye cesâret edebiliyor… Mütereddid, müzebzeb ve mütehayyir, “ya ol, ya öl” dedirtmeye nâmütenâhî ozak; “ne ol, ne öl” noktasında can çekişen bir uzviyet, kendi gâvurcalarıyla organizma…

Bunu dostu da düşmanı da görüyor ve Moskof ayısından,  Pers perdesi gerisindeki takiyeci şii İran’a; kripto PKK ermenilerinden, IŞİD ve Deve Çobanı Suud selefîlerine; Alaman madamından Esed hâinine; “Diktatör bozuntusu” markasının sâhibi ve kendi mâzîsinin iğrençliğini görmiyenlerden “Emsâlettin” Beyi guguk kuşu gibi besliyenlere kadar hiç kimse, Ankara ateizmasını içde ve dışda şeyine bile takmıyor…

Terör, zarûrî bir netîcedir ki, sebebi, (laisizma) denen ve Allâh irâde ve hâkimiyyetini beğenmemek ve dolayısıyla tanımamak; ve ruhbân sınıflı “kulatapış” dîninde KARAR kılmak ve ısrarla bunu sürdürmek…

Bugün T.C.’dekiler ne kadar ve son derece “münezzeh” bir haltmış gibi “Laik dembokratik cumbokrasi” deseler de, CHP’nin vesâyeti, bürokrasi, medya, maarif ve askeriye üzerinden Kamal Paşa’nın arkasına sığınarak, hâlâ ve bütün ağırlığıyla devam etmektedir!. Resmî ideolojisi olan bir memleketde “Laik dembokratik cumbokrasi” lâfzı ile bir takım adam ve madamları aldatmak mümkin olsa da, “askerî ve sâir vesâyetleri” kaldırdık demeleri bir ma’nâ ortaya koyamaz… 92 senelik (ateizma) ve bunun hâkimiyyeti bugün de ve bütün şiddet ve ufûnetiyle devam etmektedir.

Dersim Alevisi Kamal’ın, “Osmanlı (!) Torunu” Tavil Tayyib Paşa’ya bu kadar ağır, müstağnî, tepeden ve şımarık hakâretlerde bulunmasının tek sebebi:

“Sen yüzde bilmem kaç alarak bizi sollasan da, bu memleketin kurucu ve Kurucusu’nun partisi, biziz; ve 92 senelik İslâm karşısındaki amansız (ateist) ideolojimize ve (kızıl çizgilerimize) ters bir adım atarsan, akademisyen kurtlarına varıncaya kadar meydana salar ve alayınızı kırar geçeriz! Hatta, Moskof ve İran Takiyeci Şiileriyle bile beraber olup, onların safında yer alarak Ankara’ya yürür, Beştepeyi ve Sarayını başına geçiririz!”

Şeklindeki “memleket bizimdir, senin değil” diyen düşüncesidir!

Parti meclisine giren ve bir-iki hafta evvel “İran safında yer alırım” diyen meclisdeki adamlarının 410 oy alması ve ona ma’lum sözlerinden dolayı hiçbir ihtâr ve tekdir çekilememesi, onun, tasvib, tasdik ve tahsin gördüğünün isbatıdır ki; T.C.’de bugün ortalık bir karışsa, bu adamların Anadolu kadim yapısına karşı hangi gavurlarla işbirliği ve tam bir dayanışma içine gireceği apaçık ortadadır!.

Bugün T.C.’de hangi dembokratik parti veya pırtı iktidâra  gelmiş olursa olsun, bunun hakîkatla alâkası sıfırdır; ve böyle bir iktidâr,  göstermelikdir, temel (ateist) devrim vanaları da sonuna kadar apaçık işlemektedir. İmam Liselerine kadar “İnkilap Tarîhi ve Atatürçülük” diye bir ders okutan rejimin katı ve geri mi geri ideolojisi, “dembokratik cumbokrasi, laiklik nükleer gücümüzdür”  gibi abuk ambalajlarla gizlenemez!. Böyle bir maairifin AKP elinde de olsa imâl edeceği ma’mûller, sâdece ve esasda, CHP kadim genetiğinde adam ve madam üretmekdir…

Bugünki terörün peydahlayıcısı da zerre kadar şübhe edilemez ki, bu betonik, gayr-i millî, ateist ideoloji elinde insanların fıtratlarını kaybedecek şekilde kolonlanmasıdır… Bu maarif tepeden tırnağa ateist ideolojinin üretme çiftlikleri olmakdan çıkarılamadığı müddetçe, terörün durması ve onunla başedilmesi asla mümkin değildir…

Bu yamuk ve bölücü, ifsâd edib zehirleyici maarifin de hizâya girmesi, T.C.’nin, Haçlı Avrupa vesâyet ve güdümünden kurtulması ve İstiklâl sâhibi olarak 92 yıllık emperyalizmaya mutlak ma’nâda son vermesiyle mümkindir…

Bunun içün de, ulusun, narkozlamalardan kurtularak millet hâline gelmesi şartdır…

 

(İntişârı: 19.01.2016)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir