(8) Ateist Rejimde Emekli Vâiz…
27 Temmuz 2017
(2) Mescid-İ Fetih (Ayasofya), Mescid-İ Nebevî, Mescid-İ Haram Kurtulmadan, Mescid-İ Aksâ Öyle Mi?
27 Temmuz 2017

GERÇEK MUHABBET VE ŞER’Î DELİLLERİ

 

Allâh’ın Rasûlü, Cenâb-ı Hakk’a bir niyâzında da şöyle buyuruyor:

(اَللَّهُمَّ‏ ارْزُقْنىِ ‏‏حُبَّكَ ‏وَحُبَّ‏ مَنْ ‏اَحَبَّكَ ‏وَحُبَّ‏ مَايُقَرِّبُنِى‏‏ اِلىٰ ‏حُبِّكَ ‏وَ‏اَجْعَلُكَ ‏اَحَبُّ ‏اِلَّى ‏مِنَ ‏الْماَءِالْباَرِدِ)

“Ey benim yüceler yücesi Rabbim, bana kendi sevgini ve Seni sevenlerin sevgisini nasip eyle. Beni senin sevgine yaklaştıranları da sevdir. Beni soğuk suyun hasretiyle tutuşan susamış bir kimse gibi sevgine susamışlardan eyle. Seni muhtâcın olarak aşkla seveyim.”

Diğer bir Hadîs-i Şerîf’te de şöyle buyurulmuşdur:

(اَلْمَرْءُ‏مَعَ ‏مَنْ‏ اَحَبَّ)

“İnsan kimi seviyorsa, onunla berâberdir.” Başka bir Hadîs-i Şerîf’te ise şöyle buyuruluyor:

(اَحِبُّوا‏اللّٰهَ ‏لِمٰايَعْزِرُكُمْ ‏‏بِهِ‏ اَحِبُّونىِ ‏لِحُبِّ ‏اللّٰهِ)

“Allâhu Teâlâ’yı size ikram ettiği sonsuz ni’metlerinden dolayı seviniz. Beni de, O’nu sevdiğim ve sizin de O’nu sevdiğiniz için seviniz.”

Rivâyete göre, bir kimse Allâh’ın Rasûlünün huzuruna gelerek:

“Ey Allâh’ın Rasûlü seni çok seviyorum.” Dedi. Allâh’ın Rasûlü de ona:

 “Öyleyse fakir olmaya hazırlan.” Buyurdular. O kimse yine:

“Ey Allâh’ın Rasûlü, ben Allâhu Teâlâ’yı da çok seviyorum.” Dedi. Bu sefer de Allâh’ın Rasûlü o kimseye:

“Öyleyse O’ndan gelecek belâlar için (Allâhu Teâlâ’nın ağır imtihanları için) hazırlıklı ol.” Buyurdular.

Meşhur bir haberde şöyle denilmektedir:

Bir gün Azrâîl (A.S.) İbrâhim (A.S)’a ruhunu kabzetmek için geldiğinde, Allâh’ın Halîl’i, Azrâîl’e dedi ki:

“Nasıl olur, hiç dost, dostun canını aldığını gördün mü?” dedi. Bunun üzerine İbrâhim (A.S.)’a şöyle vahyolundu:

“Nasıl olur, hiç seven sevdiğine kavuşmak istemez mi?”  Bundan sonra Hazreti İbrâhim Azrâîl’e:

”Ne duruyorsun, çabuk ruhumu kabzet” (Canımı al) dedi ve hemen dostuna kavuştu.

Büyük Sıddîk Ebû Bekir (R.A.) diyor ki:

“Kim Allâhu Teâlâ’ya olan sevgisinin zevkine ererse, bu zevk onu dünyaya dalmaktan korur. İnsanlara karışıb, onlarla ömür tüketmekden şiddetle sakındırır.”

 

[Kaynak: Rûhu’l Ârifîn, Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî, Gerçek Muhabbet Ve Şer’î Delilleri Bahsi, Tercüme: Rahmi Serin, Tab’ târihi: 1978, Sh. 18,,19,20]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir