Deve İdrarı Hadisinin İzdüşümü: Klinik mi Hadarilik mi?
1 Temmuz 2017
Selâmün Aleyküm
3 Temmuz 2017

YÂ MÜNTAKÎM

Merhûm Üstâd Necib Fazıl

 

Biz, efendiler; İslâmı nurlarını kaybetmiş ve meydanı Allah düşmanlarına açık bırakmış, eski nesillerin acıklı haline karşılık, kupkuru ve yalnız sözde Müslümanlık iddiasıyle kendilerine nusrat etmekten gâni ve münezzeh olan “Zülcelâl”in “Müntakîm” ismine mazhar olmayı gaye edinmişiz! Dâva ve ideolocyamızın tek mazhariyet hedefi budur! Mazhar kılar veya kılmaz; kendisi bilir. Fikir ve ruhta lâyık olursak mazhar kılar; şânı böyle gerektirir. Lâyık olmazsak mazhar kılmaz; yine şânı böyle gerektirir. Öyleyse bize düşen, lâyık olmaya, sadece lâyık olmaya çalışmak… “Zülcelâl” in “Müntakîm” ismine mazhariyet…

Zıt dünya, İslâmiyeti farazî Müslümanlarda gördüğü beş zaafla içinden, kendisinde doğurduğu beş kuvvetle de dışından tahribe kalktı.

İçe ait beş zaaf: Ahmaklık, kabalık, cahillik, taklid, küfür… Ahmaklık kabalığı, kabalık cahilliği, cahillik taklidi, taklit de küfrü doğurdu.

Dışa ait beş kuvvet: Plân, metot, sistem, müsbet bilgiler, maddeye hâkimiyet… Plân metodu, metot sistemi, sistem müsbet bilgileri, müsbet bilgiler de maddeye hâkimiyeti doğurdu. Böylece, hakkı verilmeyen ve tâbiler bayrak altında toplanmayan ruhun imtiyazı güme götürülmek istendi.

İşte biz, bütün bu olanlara karşılık, dâvamızı her şubede “Müntakîm” ismiyle tecelli ettirmekten başka hiçbir emel sahibi değiliz. Mahut beş iç zaafı doğrudan doğruya imha, mahut beş dış kuvveti de ihya suretiyle, herbirinden gerçek ruhun, öz hakikatin, yani İslâmiyetin intikamını almak.. Buna memuruz efendiler!

Lûtfeyle Yâ Müntakîm! Emaneti ayağa düşüren nesillerin, hem kendilerinden, hem de düşmanlarından, İslâmiyet intikamını biz alalım! Ve lûtfeyle; kutsî isimlerinden biri olan “Müntakîm” ismini yazmadık, tek levha, tek yaprak, tek nokta, tek mevzu, tek bahis, tek hesap, tek dâva, tek şahıs, tek mezar bırakmayalım!.. O zaman görürsünüz intikam arsamızda yükselecek olan leşlerin azametini!…

 

[MERHÛM NECİP FAZIL/ ÇERÇEVE 2/ SAYFA 173-174/ 3 KASIM 1950]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir