Mevlânâ’ya “Dîn Farkı Tanımadığı” İftirâsı…
11 Haziran 2017
Patlama
13 Haziran 2017

ŞÜPHE

Merhûm Üstâd Necib Fâzıl 

 

Her şeyden şüphe ediyorduk; her şeyden…

Gördüğümüz eşyadan, duyduğumuz sesten, aldığımız kokudan, tuttuğumuz maddeden, her şeyden… Hattâ şüphe eden akıldan!.. O kadar şüphe ettik ki, nihayet şüphesizi bulduk… Ey şüphe eden ahmak, şüpheyi bilseydin imanı anlardın!..

*

Eğer şüphe çölünü aşacak kadar kuvvetli olduğunuza inansaydım, size, Allah’ı bulmanız için şüphe edin derdim.

*

Allah, varlığını, ispat yolunda hiçbir delil gayretine düşülmediği vakit büsbütün belirir.

*

Şüphenin de Hâlikından şüphe etmek, delilin de Hâlikını delile bağlamaya kalkışmak?… Olur iş mi?..

 

[ Îmân ve İslâm Atlası, sh:293, tab’ı:1981 ]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir