Mi’râc-ı Şerîf
15 Mart 2021
Çanakkale Zaferdi, Ya Sonrası!
18 Mart 2021

Mİ’RÂC’IN İMKÂN-I ASLÎSİ VE VUKÛ’U

 

Ve Rasûlullâh’ın efdal enbiyâ olmasına delâlet eden delâil cümlesinden isminin ezânda ve tevhîdde ism-i İlâhî’ye mukârin olması ve Rasûlullâh’a itâatin Cenâb-ı Hakk’a itâatin aynı olması ve Cenâb-ı Hakk’ın sâir enbiyâya ism-i şahsîleriyle hitâb etdiği hâlde bizim Nebîmiz’e medhi müş’ir “Yâ Eyyuhe’r-rasûl” ve “Yâ Eyyuhe’n-nebî” gibi elfâz-ı ta’zîmiyye ile hitâb etmesi ve enbiyânın kendi zamânına ulaşması farz olunduğunda îmân edüb ve dînine yardım edeceklerine dâir enbiyâdan ahd alınması ve Rasûlullâh’ın vücûd ve şerîatın bekâsı sebebiyle ümmetinden azâb-ı dünyânın ref’ olunması sâir enbiyâdan efdal olduğuna delâlet eden delâilden birisi de Mi’râc-ı Rasûlullâh’dır. Çünki Mi’râc’la taltîf; ancak bizim Nebîmize vâki’ olmuş diğer enbiyâya vâki’ olmamışdır ve Mi’râc-ı Rasûlulâh; Mekke’den Kudüs’e kadar Kur’ân’la sâbit olduğundan münkiri kat’î sûretde kâfirdir ve Kudüs’den semâ-i dünyâya kadar Ehâdîs-i Meşhûre ile sâbit olduğundan münkiri ehl-i bid’atdandır. Ve semâ-i dünyâdan Allâh’ın dilediği makâmlara Mi’râc’ı Haber-i Âhâdla sâbit olduğundan münkiri fâsıkdır.

Mi’râc’ın imkân-ı aslîsine gelince mümkinâtdan bir şey’dir. Zîrâ; semâ ecsamdır ve ecsâmın cümlesinin birbirine mümâselet ve müşâbeheti olduğu cihetle birinde câiz olan diğerinde dahî câiz olduğuna binâen semâ hark ve iltiyâmı kâbildir. Çünki ecsâmdan arz hark ve iltiyâmı kâbil olunca semâ da kâbildir. Binâealeyh semâdan ba’zı cihetin açılub örtülmesiyle Rasûlullâh’ın gidüb gelmesi mümkindir. Şu imkân sâbit olunca vukû’u da edille-i şer’iyye ile sâbitdir. Binâenaleyh bizim içün i’tikâd vâcibdir ve Mi’râc’ın vakti hicretden beş veyâ altı sene mukaddem Mekke’den vukû’ bulmuşdur. Ve Rasûlullâh’ın Mi’râc’ı uyanık olduğu hâlde cismi ve rûhu mecmû’uyla vâki’ olmuşdur. Çünki Mi’râc-ı Rasûlullâh’ı; müşrikler inkâr etmiş ve Rasûlullâh’ı ta’na fırsat addetmişlerdir. Eğer rü’yâ ile olsa idi inkâr etmezlerdi. Zîrâ rü’yâda herkes birçok acâib ve garâibi seyredebildiğinden inkâra hâcet olmaz ve kimse de inkâr etmezdi. Leyle-i Kadr ümmeti hakkında efdal olduğu gibi Leyle-i Mi’râc da Rasûlullâh hakkında efdal ve Leyle-i Mîlâd da cümle âlem hakknda efdaldir. Zîrâ Leyle-i Mîlâd’da Rahmeten Li’l-âlemîn tulû’ etmişdir. Binâenaleyh bi’l-cümle âlem hakkında Rasûlullâh’ın tulû’ etdiği gece efdaldir. Zîrâ menfaati bütün âleme râci’dir.

 

(Akâid-i Hayriyye, Konya Meb’us Sâbıkı Muhammed Vehbî Efendi, Tab’ı: 1340-1343, sh: 99-100-101)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir