Sır Uçak, 300 ABD Askeri Gizlice Türkiye’ye İndi!
15 Eylül 2017
Bir Direnişin Sembolü: Şehit Ömer Muhtar
16 Eylül 2017

ÇOCUĞA KARŞI ŞEFKATLİ DAVRANMAK MÜSTEHÂBDIR

 

Akrâ b. Hâbis [1] Rasûl-i Ekrem’in Hz. Hasan’ı öptüğünü görünce:

        – Benim on tâne çocuğum olduğu hâlde, hiç birini öpmedim. dedi. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem:

        –Merhamet etmeyen, merhamet olunmaz, buyurdu.

***

        Bir gün Resûl-i Ekrem minberde iken, Hz. Hasan’ın düştüğünü gördü. Hemen minberden inerek onu kucağına aldı ve:

        “Muhakkak sizin mal ve çocuklarınız fitnedir.” (64-Teğabun:15) Âyet-i Celîlesi’ni okudu. [2]

        Abdullah b. Şeddâd [3] şöyle demiştir:

        “Resûl-i Ekrem Namâz kıldırırken secdeye gittiği sırada Hüseyin (R.A.) gelerek boynuna çıktı. Herkes secdede olduğu için, olandan kimsenin haberi olmadı. Resûl-i Ekrem uzun süre secdede kaldı. Hattâ bâzıları bir emr-i Hak vukûundan şüphelendiler. Namâzı bitirince, Ashâb:

        -Ya Resûlallâh! Bu secdeyi çok uzattınız, hattâ biz, bir şey’ mi oldu diye çok korktuk, dediler. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem:

        -Secdede iken torunum omuzlarıma çıktı. Gönlü oluncaya kadar onu atmağı uygun görmedim bundan dolayı secdeyi uzattım, [4] buyurdu. Bu hadîsten istifâde edilen hükümler şunlardır: Kulun Allah’a en yakın olduğu yer, secdedir. Böyle olduğu hâlde secdede fazla kalmıştır. Ayrıca çocuğa şefkat, iyilik ve ümmetine örnek olmak gibi mes’elelerdir. Yine Resûl-i Ekrem şöyle buyurmuştur:

        “Çocuk kokusu, Cennet kokularındandır.” [5]

 

Kaynak: [ Hüccetü’l-İslâm İmâm Gazâlî, (Mütercim: Ahmed Serdaroğlu) İhyâu Ulûmi’d-Dîn, cilt 2, sh: 552-553, Baskı 1973, Bedir Yayınevi ]

_____________________________________________________________________

[1] Müellefe-i kulûbtandır ve Temimîdir.

[2] Sünen sâhibleri Büreyde’den rivâyet etmişlerdir. Tirmizî, hasen ve garib olduğunu söylemiştir.

[3]  Medîneli olup annesi müslümandır. Tâbiînin ileri gelenlerinden ve sikadandır.

[4]  Neseî, Abdullah b. Şeddâd’dan rivâyet etmiştir. Ayrıca Hâkim de rivâyet etti ve Buhârî ile Müslim’in şartlarına göre sahih olduğunu söyledi.

[5]  Taberânî “Sağîr” ve “Evsât”ında; İbn Hibban “Zuafâ”da İbn Abbas’tan rivâyet etmişlerdir.

 

(İntişârı: 15.09.2017)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir