(6) Fâtih’in Vakfiye Şartları Tam Tatbîk Edilmeden, Ayasofya Gene Zındanda Zincirlidir!
7 Ağustos 2020
“1 Muharrem Yılbaşı” Ne Demek?
20 Ağustos 2020

YENİ YILINIZI TEBRÎK EDERİZ…

Hicret, Kâinâtın Efendisi elinde başlıyan ALLÂH aşkına dayalı kutsî ve mutlak hürriyet ve istiklâlin, Mekke’den Medîne’ye uzanan temeli; Sıddîkların Ekberi berâberliğinde, en büyük ni’met olan İslâm’ı, hedefine doğru ilk mevzi’lendirme hamlesidir…

Müslümân âlemi de, birkaç gün sonra 1392 senesini geride bırakarak 1393 yılına girecekdir. 1 Muharrem, Allâh ve Rasûlüne bağlanıp da müslümân adı taşıyan insanların, yılbaşı yaptıkları müstesna ve mukaddes bir gündür. Cuma günleri, Ramazan günleri, Bayram günleri, kandil günleri gibi gecesi ve gündüzüyle mübârek bir gün…

Müslümânların mukaddes takvimi 1393 sene evvel, Peygamberler Peygamberi EŞSİZ ÖNDER EN BÜYÜK PEYGAMBER‘e âid mukaddes HİCRET’le başlar. Hicret, Kâinâtın Efendisi elinde başlıyan ALLÂH aşkına dayalı kutsî ve mutlak hürriyet ve istiklâlin, Mekke’den Medîne’ye uzanan temeli; Sıddîkların Ekberi berâberliğinde, ni’met veya devletin en büyüğü olan İslâm’ı, dünyâda Allâh hâkimiyetinden başka hâkimiyyet bırakmayıcı nihâî hedefine doğru ilk mevzi’lendirme hamlesidir… Bu düşünce yapısının ta’rîfine göre, Hicret üzerine müesses bir takvimin sâhibi olarak artık müslümânda, mekân ve fiili kuşatacak topyekün zamanda mukaddes hürriyet ve istiklâlin devr alıcısı ve teslîm edicisi…

Ma’nâ budur!

Fakat biz neyizdir?

1393 senelik zaman şeridinin sonunda, işte Fas’dan Cava’ya kadar bizi de içine alan, bugünün müslümânı… Manzarayı, sayıp dökerek mukayese hudutlarını çatırdatıcı keyfiyetleri tablolaştıracak değiliz. Her şey apaçık meydândadır.

Ve bu meydânda oluşun haykırmak isteyip de duyuramadığı bir büyük cümle:

“- Bugünün müslümânları! Müslümân olunuz!..”

İşte 1393 sene sonra HİCRET, rûh ve temel olduğu HİCRÎ takviminin 1 Muharrem’iyle bizden bunu istemede…

Halbuki o 1 Muharrem veyâ yılbaşı, bu hakîkat çerçevesindeki ele alınışından geçdik, acaba bir hıristiyan yılbaşısında olduğu kadar resmî ve husûsî planda bir tebrîk ve tes’îde lâyık görülebilecek midir?. “Vatandaşım” denilen milyonlarca insana karşı, onların dînî ve îmânî kanâatlerine hürmet turnusolu olacak söz, laf ve mesaj çerçevesinde bile olsa bir tebrîk ve tes’îd lutfedilebilecek midir? Rûhânî işler başkanlarından, parti v.s. başkanlarına kadar hıristiyânî yılbaşı tebrîkâtı için âdetâ birbirleriyle yarış eden nice saygıdeğer büyüğümüz için kulaklarımız kirişde bekleyelim mi dersiniz?.  Yoksa biz, Allâh’ın, kitâbındaki âyetlerle haber verdiği istikâmete mi dönelim, ve muhteşem i’câz elindeki (sizden) lafzına idrâklerimizi teslîm edip, gene yılbaşımızı biz bize mi tebrîk ve tes’îd edelim?.. Ne dersiniz?..

1 Muharrem yılbaşınız ve 10 Muharrem Aşûrâ gününüz mübârek olsun!..

(TÜRKÇESİ)

 

MİLLÎ ÖZ VE SÖZÜN Türkçesi, İlmî-Fikrî-Edebî-Harsî Mecmûadır 1. Devre, 1 Şubat 1973, sayı 7, sahîfe: 1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir