<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Seçim - Demokrasi arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<atom:link href="http://www.turkcesi.biz/category/tekraren-nesr/mevzular/secim-demokrasi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkcesi.biz/category/tekraren-nesr/mevzular/secim-demokrasi</link>
	<description>Hakkın ve Sabrın T&#252;rk&#231;esi imani, fikri, edebi, tarihi ve siyasi neşriyatdır...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Jun 2023 15:25:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.4</generator>

<image>
	<url>http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/06/cropped-osmanli-armasi-site-ikonu-50x50.jpg</url>
	<title>Seçim - Demokrasi arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<link>http://www.turkcesi.biz/category/tekraren-nesr/mevzular/secim-demokrasi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>-3- Dîni Tepe Tepe Kullanan Hoca Kılıklıların, Hakk’ı Bâtılla Telbîs Azgınlığı…</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/3-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/3-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Jun 2023 18:50:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[RUZNÂME]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim - Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[darul harb darul islam]]></category>
		<category><![CDATA[din sosyolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[imamet teşkili]]></category>
		<category><![CDATA[İslam ve laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[şevket eygi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=14029</guid>

					<description><![CDATA[<p>Demek ki 2 mühim husûs, ana hatları ile hulâsa edersek şudur: 1-Laikliği sevdirib, kabûl etdirmek, onsuz olunamıyacağına îmân… Hatta öylesine göz küllenmeli, akıllar ve îmânlar zehirlenmelidir ki, “İslâm’ın laik bir din” olduğu bile söylenmelidir.</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/3-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html">-3- Dîni Tepe Tepe Kullanan Hoca Kılıklıların, Hakk’ı Bâtılla Telbîs Azgınlığı…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>DÎNİ TEPE TEPE KULLANAN HOCA KILIKLILARIN, HAKK’I BÂTILLA TELBÎS AZGINLIĞI…</u></em></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>(3)</u></em></strong></h1>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ (Dağıstânî)</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 14pt;"><em><strong>Ank. İLAHİYAT&#8217;DA İSLÂM&#8217;A &#8220;LÂYIK DİN&#8221; DİYEN DERS KİTABLARI&#8230;</strong></em></span></span></p>
<p style="text-align: left;"><em>Demek ki en mühim husûs, ana hatları ile hulâsa edersek şudur:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Laikliği sevdirib, kabûl etdirmek, onsuz olunamıyacağına îmân… Hatta öylesine göz küllenmeli, akıllar ve îmânlar zehirlenmelidir ki, <strong>“İslâm’ın laik bir din”</strong> olduğu bile söylenmelidir. Bunun içün Ank. İlâhiyât Fakültesinde ders kitabı olarak okutulan Prof. Mehmet Taplamacıoğlu’nun <strong>“Din Sosyolojisi”</strong> nâm kitâbı, husûsî bunun içün yazılmışdır. 168 sahîfelik kitabın 104. sahifesinden i&#8217;tibaren 64 sahîfesi hilâfet, bizantinizm, teokrasi, demokrasi ve bilhassa LAYİKLİK mevzu&#8217;larına ayrılmış; ve akıl almaz derecede İslâmiyet tahrîf ve tağyîre uğratılmışdır.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> Meselâ: <strong>&#8220;Peygamber &#8220;Dünyâya âid işleri sizler daha iyi bilirsiniz&#8221;, &#8220;Ben de ancak sizin gibi bir insanım de&#8221; diyen âyet ve hâdisler dinle dünyânın ayrıldığına işâret sayılabilir.&#8221;</strong><span style="font-size: 8pt;"> (Ankara Üniversitesi Basımevi, Taplamacıoğllu, Din Sosyolojisi, 1963, s.150)</span> </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Seküler-lâyık-ateist cumhûriyet aydınlanmacılarına <strong>&#8220;din-devlet ayrılığı&#8221;</strong> şirki bile az gelmiş ki, hadislere, <strong>&#8220;din-dünya ayrılığı&#8221;</strong> söyletilir olmuş!. Din, dünyâda bile işe yaramıyacaksa, dünyâya neden gelmiş?. Bu beton kafala ve kalbler <strong>&#8220;her halde yolunu şaşırmış&#8221;</strong> diyeceklerdir!!!..</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bunun gibi tahrîf ve galız hezeyanlardan bir misâl daha:<strong> &#8220;Yevmiddîn, yevmilkıyame, ruzumahşer, ruzuceza, ahîret, cennet, cehennem, kevser, sırat, zebani ve benzeri kavramlar, KAYNAKLARINI ESKİ SÂMÎ KAVİMLERDEN ALMAKTADIRLAR. Bu milletlerde kötü insanlar cehennem ateş ve azabı ile korkutulurlardı.</strong>&#8221; <span style="font-size: 8pt;">(A.g.e. s.123) </span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-size: 8pt;"> <span style="font-size: 12pt;">Demek ki İslâm&#8217;da KAYNAK vahiy değil, eski sâmi kavimler&#8230; Öyle ya, Kur&#8217;an-ı Azîmüşşân Allâh&#8217;ın kelâmı değil, M. İbni Abdullah&#8217;ın mağaralarda düşünüb düşünüb  yazdığı kendi kitâbı!. Okuma yazmayı da hangi papaz veya hahamdan öğrendiyse!.. (Sonsuz kere Hâşâ ve kellâ&#8230;)</span></span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Taplamacıoğlu, İslâmiyyet&#8217;in <strong>&#8220;Din devlet ayırımını kabûl (!) etdiğini&#8221;</strong> bakınız nasıl bir cümlenin içine tam tahrifçi olarak sızdırıyor:<br />
<strong>&#8220;Evrensel dinlerin cemaata değil, ferde ve ferdin vicdânına hitabetmesini ve demeçlerinin sınır tanımıyan bir genişlikde olmasını, bunların din ve devlet ayırımını KABÛL ETDİKLERİNE yormak gerekir.&#8221;</strong> <span style="font-size: 8pt;">(A.g.e. s.130)</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Cumhuriyetin laikçi ve sosyolog ilâhiyât müctehidi (!) bu İslâm&#8217;ın elifinden bile habersiz kof-porof kuru-sıkı atış müdürüne göre <strong>&#8220;Evrensel dinler&#8221;</strong> dediği (CİHANŞÜMÛL DİNLERDİR) ki, bunların başında da İslâm gelir. Bu cihanşümûl ve mutlak DÎN, <strong>&#8220;cemaate değil, ferde ve ferdin vicdânına hitâbedermiş!.&#8221;</strong> Bu kadar hakîkate nâmütenâhî ters ve korkunç ve cihânın gözüne baka baka böylesine azılı bir tahrîf ilâhiyât talebelerine zerkediliyor ki, bu da Anadolu&#8217;nun nasıl sinsi, gizli ve modern bir işgâl ve istîlâ altında olduğunu gösterir. <strong>Evrensel</strong> denilen diğer iki din, zâten mutlak değil, i&#8217;tibârî ve mecâzî ma&#8217;nâda dinlerdir. İslâm ise, Edille-i erbaasıyla bu yalan ve iftirâların tam tersini son derece şiddetle müslümanlara emretmektedir. Bir müctehid olarak İslâm adına hüküm istimbât eden değil de, alenen ve sıkılmadan tahrîf sıkan bu adam, Kelâm-ı Kadîm&#8217;de CEMAAT, hükûmet ve hılâfeti âmir nice âyetler vardır ki, bunları ketmetmektedir&#8230;  </em></p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 14pt;"><em><strong>KİTÂB&#8217;I ANLAMAK, SOSYALOĞUN DEĞİL MÜFESSİRİN SALÂHİYYET VE  İHTİSÂSINDADIR; İŞTE CEMAAT VE İMÂMET..</strong></em></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Büyük Müfessir Muhammed Hamdi Efendi Merhûm ise, SOSYALOG Purof Taplamacıoğlu&#8217;nun yâvelerini veya yazdıklarını her kelîmesiyle ve son derece şiddetle, sarîhan ve vâzıhan redd ü cerh etmekde; ve  şu bir kaç cümlesiyle de bütün Kelâm-ı Kadîm adına hüccet-i kâtıa ve kazıyye-i  MUHKEME hâlinde cihânın gözleri önüne sermektedir: </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;Beyan olunduğu üzere ümmet, öne düşen, fırâk-ı muhtelifeyi toplıyan METBÛ&#8217; </strong>(kendine tâbi&#8217; kılan)<strong> bir CEMAAT demekdir ki, hepsinin önünde de İMAM </strong>(Halîfe-i Rasûl=Veliyyü&#8217;l-emr=Devlet Reisi=Sultân)<strong> bulunur. CEMAATLE kılınan namazlar, bu muntazam ve hayırhâh tertîb-i ictimâînin tecelliyâtını ifâde eden </strong>(ictimâî nizâmın ortaya çıkışını ifâde eden)<strong> sûret-i mahsûsesidir </strong>(husûsî şeklidir.)<strong> Bu sûretle hayra da&#8217;vet ve emr-i bi&#8217;l-ma&#8217;rûf nehy-i  ve ani&#8217;l-münker yapacak bir ÜMMET VE İMÂMET </strong>(imâmet-i kübrâ=hükûmet-i İslâmiyye)  <strong>teşkîli, <span style="text-decoration: underline;">BA&#8217;DE&#8217;L-ÎMÂN </span></strong><span style="text-decoration: underline;">(îmândan sonra)</span><strong><span style="text-decoration: underline;"> MÜSLÜMANLARIN İLK FARÎZA-YI DÎNİYYELERİDİR.&#8221;</span></strong> <span style="font-size: 8pt;">(c.2,s.1154-55)</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Aklı başında bir müslümanın, Müfessir Merhûm gibi icâzetli ve sağlam ilim ve ahlâk sistem ve silsilesi içinde yetişmiş Şerîat mütehassısı bir âlimi bırakarak, cumhûriyet porofu bir sosyalog v.s.yi, hatta ilâhiyatçıları i&#8217;tibâre alıb kıymet vermesi;  ve onların lâkırtı, takırtı ve yazıştırmalarında HAKÎKAT araması, sûret-i kat&#8217;iyyede düşünülemez. Bu, hakîkileri bırakıb, bir takım sahteleri temel almak kadar korkunç bir sapıtmak olur&#8230;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;"> Cemaat, bey&#8217;at ve imâmet gibi İslamiyyet&#8217;in son derece esas ve temellerine taâllûk eden mevzu&#8217;lar</span> ile alâkalı olarak daha pek çok âyet-i Kerîme&#8217;nin bulunduğu da îzâdan vârestedir. Bu üç nokta, nice <strong>&#8220;ileri ve tavizsiz müslüman&#8221;</strong> bildiğimiz ferd veya cemaat manzaralı cem&#8217;iyyetlerin veya kalabalıkların bile neredeyse zihninden silinmiş, İslâm&#8217;ın (îmandan sonra) bu en büyük <strong>FARZI</strong> unutdurularak, insanlarımız kendi kendilerini uyuşturur ve aldatır olmuşlardır&#8230; Böyle olunca da, beşerî sistemler önünde hiçbir direniş, varlık ve hayâtiyyeti devâm etdirme şıkkı, imkân ve ihtimâli bırakılmamışdır. Bugün İslâm&#8217;ı icmâlen ve aslına tam muvâfık olarak ve en umûmî hatları ile bilen, <strong>kalmamış</strong> denilecek kadar ortada yokdur!. Herkes cehâletini ilim zannederek, kendi <strong>nefsine tapar</strong> hâle gelmiş, ancak işin en berbat tarafı ise, ferdin, bunun <strong>farkında </strong>bile olamayışıdır&#8230; Füruâta dâir mes&#8217;elelerin, ana hatlardan irtibâtı kesilerek, usûl ve temellere mütedâir ana mes&#8217;elelerin yerine geçirilmişdir. Böylece <strong>&#8220;imâmet-i kübrâ, cemaat, bey&#8217;at&#8221;</strong> gibi <strong>&#8220;ba&#8217;de&#8217;l-îmân ilk farîza&#8221;</strong> olan esaslar, bir nevi İslâm&#8217;dan atılmış, kazınmışdır&#8230; Bunda mes&#8217;ûliyyetin en büyük payı da, bazı sarıklı kürsü baykuşları, akademisyen çakalları, politika kuduzları, bazı sarıklı cübbeli-tâğût beslemeleri ve yardakçılarıdır!.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bunu çok iyi bilen tâğutlar da, İslâmiyyet&#8217;e dayalı ve tam istinâd eden hakîkî hayâtı <strong>&#8220;güncellemelerle&#8221;</strong> sökerek, ehâlîyi sürüleştirmişlerdir. Bu fıtrî, adlî ve ilâhî hayâtın yerine, onu felç edici, hâşâ min huzûr <strong>&#8220;Demokratik bireysel yaşam&#8221;</strong> diye bir kurbağaca telâffuzla müşrikî sürüleşme hayatını koymuşlardır&#8230; Ve böylece, müslüman içün zifîrî bir çukur olan, bu <strong>&#8220;ferdiyet belâsını&#8221;</strong> zihinlere kazıdılar.  Halbuki şu âyet-i kerîmenin tefsîr ve tafsîline bile bakılacak olsa, müslümanın kalb ve elinden dîninin nasıl alınıb yasaklandığı APAÇIK görülecekdir:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> <strong><span style="text-decoration: underline;">&#8220;Va&#8217;tasimû bihablillâhi cemîan velâ teferrakû=Topunuz bir, Allâh İPİNE sımsıkı TUTUNUN, biribirinizden AYRILMAYIN.&#8221; </span></strong><span style="font-size: 8pt;">(Muhammed Hamdi Ef. Merhûm, Âli İmrân, 103. âyet) </span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Medya ve politikadaki bazı kamalist ve ateist trollerin ve münâfık-mürâî muhâfazakâr demokrat şeytanların ikide bir, <strong>&#8220;tarikatlar ve cemaatlar&#8221;</strong> diye sinir krizleri geçirmelerinin sebebi, hakîkatı dışında bir takım <strong>&#8220;tarikat ve cemaat&#8221;</strong> karikatürlerini, <strong>&#8220;İslâm&#8217;mış&#8221; </strong>gibi kabûl ederek, onların şahsında İslâm&#8217;a kuduruşlarıdır&#8230; Halbuki bu karikatürlerin içindeki, cübbelâ, şerocak ve sefil gibi familyalar, ya&#8217;ni sistem çömezi ve  yamağı dalkavuk ve tufeylî (çanakyalayıcı) süflîler, aslında onların ekmeğine yağ sürdükleri halde, bu troller sırılsıklam muvâzenesiz, ebleh ve gabî olduklarından, bu süflîlerin kime ve nasıl hızmet etdiklerini akledememektedirler!. O kabil süflîler, bütün müctehid imamlara ve fıkıh müdevvenâtındaki sarâhate ve son Osmanlı ulemâsının eldeki eserlerine RAĞMEN, Türkiya&#8217;yı, müftâbih olan imâmeyn kavline meydan okuyarak islâmî bir DÂR yani <strong>&#8220;Ahkâm-ı İslâmiyye&#8217;nin TATBÎK edildiği bir DÂR&#8221;</strong> olarak takdimdedirler ve bundan da aslâ îmân, hayâ ve edeb sancısı çekmemektedirler&#8230; Böyle olunca da, Ankara, resmen ve alenen: <strong>&#8220;vâcibü&#8217;l-ittibâ&#8217; ülülemr ve onlara itaat de FARZ&#8221;</strong> olmakdadır ki; böylelikle de, müslümanların cihâd, cemaat, bey&#8217;at ve imâmet ÎMÂN ve şuurlarının kat&#8217;iyyen ÖNÜ KESİLMEKTEDİR&#8230;  </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Müfessîrîn Hazerâtının: <span style="text-decoration: underline;"><strong>&#8220;ÎMÂN IZHÂR-I HAKK&#8217;DIR, HAKKI SARÎHİ KETMETMEK KÜFÜRDÜR&#8221;</strong></span>  gibi dindeki en temel beyanlarını, bu müfsid ve mürâîler her konuşmalarında ihlâl ve ibtâl ederek, sâdece lâyık (ateist) sistemin çanak yalayıcılığına (tufeylîliğine) devâm etmekde bulunuyorlar&#8230;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>İşte, İslâm&#8217;ın tepesinde patron olan devlet sisteminde, hiçbir dîn icâzet ve ehliyeti olmıyan <strong>&#8220;ilâhiyat porofundan&#8221;</strong> nassların oyuncak ve tağyîr edilişi&#8230; Ve işte, Elmalılı Muhammed Hamdi Efendi Merhûm gibi dînî ilimlerde ve bilhassa tefsîr bahsinde mütebahhir, mütebassır, mütehassıs ve tam ehil, Osmanlı icâzet silsile ve zincirindeki bir allâmenin, adı geçen adamları silip süpüren HAKK beyanları, beyân etdiğimiz gibi apaçık ortadadır. Bu esaslar zâviyesinden ve o ehliyet sâhiblerinin gözüyle vasata bakmıya çalışdığımızda, Türkiya&#8217;dan İslâm&#8217;ın tamâmen silinmiş olduğunu görmekteyiz&#8230; Ana usûl ve temellerden arta kalan içi boşaltılmış kışır kabilinden boş ve fos  tortu kabilinden bakiyelere bakılacak olursa, bunların da, kânûnlar, ta&#8217;mimler, <strong>&#8220;güncellemeler&#8221;</strong>, tahrîfler, te&#8217;viller, tokatlamalar ve iteklemelerle eritilib tabahhur etmiye terkedildiği apaçık ortadadır&#8230;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> Bilfarz, şeyhliği kendinden menkûl bir purof Coşan, mutlaka yapılması şartmış gibi diline aldığı resmî evlenme muâmelesinin yanında ŞER&#8217;Î nikâhın da yapılmasını, onu da <strong>&#8220;TEBERRÜKEN&#8221;</strong> lüzumlu görüveriyor!. Uğurlu ve bereketli bir şey, o kadar&#8230; Sanki soy sopdan, dedeler ve ninelerden kalan güzel bir âdetimizmiş havasını vererek, adını öyle, lütfen zikredivermektedir!. Halbuki bu nikâh <strong>&#8220;teberrüken-meberrüken&#8221;</strong> yapılmaz; edille-i erbaanın dördü ile de SÂBİT KOSKOCA bir zarûrât-ı dîniyyedir, Şerîatın yani Allâh Azze ve Celle&#8217;nin KAT&#8217;Î EMRİDİR diye yapılır!. Bunun mutlak FARZİYYETİNİ değil inkâr, onda şekk ve şübhe bile edeni bu dîn, kendi içine almıyor, fırlatıb atıyor&#8230; <strong>&#8220;Sen mü&#8217;min değil, kâfirsin, münkirsin, gâvursun&#8221;</strong> diyor. Şer&#8217;î NİKÂHIN fevkal&#8217;âde ehemmiyetini, bir nevi ötekine fedâ etmeyi telmîh ve îmâ eden böyle gevşetici ve çözücü, ehemmiyet-i fevkal&#8217;âdeyi basite ircâ&#8217; edici, suyuna tirid beyânların ciddiyet ve salâbet-i dîniyye ile aslâ kâbil-i aheng ve te&#8217;lîf bir tarafı olamaz. Nikâh-ı şer&#8217;î, İLK VE EN BÜYÜK ŞARTI OLARAK, ALLÂH ADINA icrâ ve îfâ edilen bir <strong>AKİD</strong> olub, muâmelât ciheti yanında, cihad ve namaz gibi bir <span style="text-decoration: underline;"><strong>İBÂDET</strong> </span>tarafı da vardır. Diğeri RESMÎ MUÂMELE ise, esasları katolik İsviçre&#8217;den iktibâs ve taklid edilen, <span style="text-decoration: underline;"><strong>BELEDİYE REİSİ ADINA (Allâh adına değil, kabûl ve redd noktasından bakınız) akdedilen beşerî bir mukâvelenâmedir.</strong></span> Ciddî bir müslüman ındinde, <strong>nâmütenâhî</strong> beşerî bir sözleşme, BİR TEK ŞER&#8217;Î AKDİN yerini tutamaz&#8230; Arâziye uyan ayak takımı içün değil, son derece îmânından emîn olanlar içün, bu böyledir&#8230; </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>xxAnınçün, şerîatın hiçbir zârûrât-ı dîniyyesi sulandırılıb hafifletilemez. Cemaat, bey&#8217;at, imâmet ve cihâd farz ve ibâdetleri ve bunların usûl-i dîne taallûkları nazar-ı i&#8217;tibâre alınınca, bâlâda Müfessir Merhûmun Beyân buyurdukları vechile bunlar, kuşatdıkları  ve bizzat kendi varlıkları ile vücûd bulmaları hasebiyle diğer yüz binlerce emrin EDÂ ve ÎFÂSINDA en ana ve kuşatıcı âmil, meşrûiyyet, zarûret, farziyyet ve sıhhat mebdeidir. 1970&#8217;li senelerde Merhûm Ahed Davudoğlu Hocaefendi, bu hakîkat ve esaslara binâen Bolu&#8217;da cumhuriyet vaiz ve müftülerine verdiği bir DİB kursunda &#8220;ŞER&#8217;Î NİKÂH yapılmadan iki müslümanın biribirine HELÂL olamıyacağını&#8221; beyân buyurduğu içün suçlu kabûl edilmiş, tâğûtî sistemin şirkâlûd kânûnları netîcesinde 11 ay hapis yatmış ve 2 yıl da Çankırı&#8217;da sürgün cezâsı almışdır&#8230; xxxxxxxxxxxxxxxxxx</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>mühim olmıyan Politikacıların, bazı medyacıların, püsküllülerin, hoca kılıklı bazı şeytanların parti-pırtı adına semâtet, şamata, kuru gürültü ve abartılı lâflarla beyinlere mugâlâta bulamaçları sıvamaları, son tahlilde, sistemin goygoyculuğu ve misyonerliğinden başka bir halt değildir&#8230;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bâlâda, purof Taplamacıoğlunun,<strong>&#8220;İslâmiyyet&#8217;in cemaate değil, ferde ve ferdin vicdânına hitâbeder!.&#8221; </strong>değini apaçık gördük. Merhum müfessirimiz de, tam tersine <strong>&#8220;Cemaat ve imâmetin&#8221;</strong> fevkal&#8217;âde ehem keyfiyetine işaret etmişdir. Hatta o kadar ki &#8220;cemaatle kılınan namazlar&#8221; bile İMÂMET-İ KÜBRÂ dediğimiz en büyük islâmî BAŞIN (REİSİN-SULTANIN-HALÎFENİN), tecellîsinin ortaya çıkarılış ve onsuz yaşanamıyacağının günlük, haftalık ve yıllık cemaat namazları ile TA&#8217;LÎM ve TERBİYESİNİN verildiği ta&#8217;limgahlar olduğunu beyan buyurmaktadır. Fakat namazın bu en mühim temel esâsı asırlar içinde sulandırılıb ÖZÜ, USÂRESİ atılmış, günümüzde ise, YASAKLANARAK onun kabuğu kemirtilir olmuşdur.  Nice çok ileri ihlaslı, hassas, bin tesettür ve namazlı (!) hacclı, oruçlu, zikir fikirli çok ileri müslümanlarımız bile mes&#8217;elenin bu tarafını ruznâmeye taşımayı bırakın, kendi iç dünyalarında bile şunu, iman ve cehd ü esasa kavuşturamamışlardır&#8230;</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>xHadîs-i Şeriflere gelecek olunursa:</em></p>
<p><em>Osmanlı ulemasından Yusuf İbni İsmâil Nebhânî Hazretlerinin &#8220;El Ehâdîsil Erbaîn fî Tâati Emîril Mü&#8217;minîn&#8221; nâmındaki eserinden bir kaç hadîs-i Şerîfi iktibâs edebiliriz:</em></p>
<ol>
<li></li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><span style="font-size: 8pt;"><span style="font-size: 12pt;">xBirinci Şef&#8217;in kendi el yazısıyla yazıb, târih kitâbı diye mekteblerde okutulan şeylerde, şefin de <strong>&#8220;kaynağı&#8221;</strong> layik-pozitivist Batılı felsefeciler olmuşdur. Taplamacıoğlu&#8217;nun <strong>&#8220;kaynakları&#8221;</strong> da, bu el yazılı târih kitablarının talimâtları olsa gerekdir!. İlâhiyâtçı garîbanlarımız da, Porrof Taplamacıoğlu&#8217;nun <strong>&#8220;Dîn Sosyolojisi&#8221;</strong> kitabını hatmedib imtihana girince, onların sapıtma <strong>&#8220;kaynağı&#8221;</strong> da bu kitâb olmuş olur!. Ve seadet zinciri devam eder,  bu gençler de din dersi hocası, imam, müftü, (!) ahbâr ve ruhbân sınıflarının sarıklı <strong>&#8220;din görevlileri&#8221;</strong> olub, bîkes ehâli ve talebelerin önüne geçince, bu ehâli ve talebelerin <strong>&#8220;kaynayan, fokurdayan KAYNAĞI&#8221;</strong> da, kapı gibi koskocaman Yüksek Tahsil DİPLOMASI taşıyan bu cumhuriyet sarıklıları olur!&#8230;</span></span></em></p>
<p><em>Her namazdan sonra câmi cemaatlerine ne kalır: <strong>&#8220;Tecdîd-i îmân ve&#8217;n-nikâh&#8230;&#8221;</strong></em></p>
<p><em>Câmi çıkışlarına bir de din görevlisi, ödevlisi ve tâzelerlisi olarak <strong>&#8220;Câmi nikah tazeleme MÜDİRİYETİ&#8221;</strong> odası kurulub, belli bir miktar da ücret narh edilirse, câmilerin meşrûta ve alt yapı-üst yapı gidirleri içün son derece mümbit bir gelir kaynağı da ihdâs edilmiş olacakdır! DİB Riyâset-i Celîlesinin akl-ı ticâriyyelerine gelmiyebilir, biz hatırlatmış olalım, kendilerine nâçizâne ve nâfiyâne bir hızmetimiz sebketmiş olsun!..</em></p>
<p><em>Aman Yâ Rabb!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Raiz Beyfendi de böylece, <strong>&#8220;Dîn güncelleme&#8221;</strong> kılavuzu ve hocaların hocası <strong>&#8220;Haltettiniye Mezhebi&#8221;</strong> imâm-ı ılmâniyyesi ve telfikçiler reis-i rûhânisi ol âdem kimesnenin <strong>usûl-i fıkhına</strong> göre, <strong>&#8220;Dindar Gençlik Yetiştirib&#8221;</strong> millet-i merhûme ve sâbık ümmet-i Osmâniyye ve İslâmiyye&#8217;nin bakıyyesi ve enkâz-ı perîşânına <strong>&#8220;Ümmet Liderliği&#8221;</strong> yapıvermiş olacakdır!..</em></p>
<p><em>Yâ Hayyu Yâ Kayyûm&#8230;</em></p>
<p><em>Bizi bize, bizi ağyâra bırakma!.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Ank. İlâhiyat Fak.&#8217;de, oranın müfredâtını ta&#8217;kib ve ikmâl etdiğimiz 1971-75 yılları arasında bu kitabın ders kitabı olarak okutulduğuna bizzat şâhidiz. Bu dersden geçer not alamıyanlara (!) diploma da verilmemekte idi!. O yıllardan evvel ve sonra nice hakîkatları tersyüz eden bu korkunç kitab ve benzerleri, kim bilir kaç yıllar boyu  ders kitabı olarak okutulmuş ve nice  ilâhiyât me&#8217;zunlarının i&#8217;tikadları zîr ü zeber edilmişdir. Biz, o zamanlar elimizden geldiği kadar genç talebeleri uyarır: <strong>&#8220;Bu kabil akâid bozan kitablara inanırsanız sizin arkanızda namaz kılınmaz&#8221;</strong> der; ve önlerine bir takım  îkâz ve vesîkaları koymıya çalışırdık&#8230;   </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Görüldüğü gibi adam, <strong>hadîs</strong> diye yazdıklarının kaynağını; -ve onun hangi hâdise üzerine vaz&#8217;edildiğini- dip not hâlinde bile verememişdir&#8230; İslâm müctehidleri ve müfessirlerimiz, sahih ise, bu hadîsler hakkında ne buyurmuşlardır, bütün bunlar ketmedilmektedir. Adamdaki cür&#8217;ete bakınız ki, sâdece dinle devleti değil, dinle DÜNYÂYI ayıran bir İslâmiyyet&#8217;den bahsediyor!. Ahkâm-ı Sultâniyyesi, hılâfeti, hukûkî, ictimâî, iktisâdî, siyâsî, mülkî, askerî ve tıbbî nice emir, esas, düstûr, farz, sünnet, icmâ&#8217; ve müctehid ictihâdları ile <strong>&#8220;müslümanım&#8221;</strong> diyen ferdin 24 saatini bütün sâniyelerine kadar nizâmlayıb kuşatan ALLÂH Azze ve Celle&#8217;nin İRÂDE-İ Sübhâniyyesi bitamâmihâ arz küresinden tard edilecek; ve sonra da, <strong>&#8220;Din adamı veya DÎN GÖREVLİSİ&#8221;</strong> denen adamlar  veya ruhbân ve ahbâr sınıfı, bu kafa ve kalb ile insanları ALLÂH&#8217;a da&#8217;vet edecekler!!!&#8230; </em></p>
<p><em>Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh&#8230;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>xİslâmiyyet&#8217;i <strong>&#8220;GÜNCELLEME&#8221;</strong> tezgâhları sirâyet hududlarını bugün alabildiğine genişletmişdir. Parti-pırtı lideri ve cumhûriyetin imam lisesi seviyesindeki politikacıları, birer (müctehid fi&#8217;l-mezheb) kesilerek, <strong>&#8220;ictihad kapısını canla başla çalışarak açmaya çalışan&#8221;</strong> veya ıkınan, hocaların hocası (!) müctehîd fi&#8217;d-DÎN Sayın Haltettin Beyfendinin meşreb ü mesleği ve mezheb-i usûl-i fıkhına (!) göre ictihâd, istimbât ve istihrâc hevesleriyle birer Îmâm-ı Yûsüf (!) rollerine soyunmuşlardır!.. Porof Faruk Beşer nâm ilâhiyyatçı allâmeleri <strong>&#8220;Fetulla GÜLEN FIKHI&#8221; </strong>diye kitâb yazar, Yeni Şafak&#8217;larda ise,<strong> &#8220;yüzen al sancak misâli dalgalanır&#8221;</strong> da, ötekilerimiz dalgalanıb, nazlı hilâl gibi  MÂHİTÂB olub, ayın ondördü gibi doğamazlar mı?. Bunların nesi eksik ki?..</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Allâh Azze ve Celle encâmımızı hayreyliye&#8230;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Böyle yüzlerce mes&#8217;ele, adı geçen kitabda pek hoyratça tahrîf edilmektedir.   İslâmiyyet, öylesine tahrîf edilmektedir ki, kitabın tamâmına reddiye yazılacak olunsa, en az 500 sahifelik bir kitaba ihtiyac hâsıl olabilecekdir!&#8230;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Ne kadar esef edilse azdır ki, kendi mahallemizde de, hiç beklenmiyen dışı yeşil ve içi kırmızı hatta kan kırmızısı karpuzlarımız yetişmişdir!.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Zavallı müslümancıklarımız bizim ve bizler gibilerin yakînen gördüğümüz nice acı hâdiseleri kendileri yaşamamış ve görmemişlerdir. Bunun içün de davulu hep uzakdan <strong>“hoş sadâsıyla”</strong> dinlemiş, biz ise birçok davulu, davulun dibinde, hatta davulcunun ara-sıra tokmaklarını bile yiye yiye dinlemiş ve kulaklarımızın sıhhati bozulmuşdur!. Ba’zı yaşadığımız hâdiselerden derin ibretler almak ve dersler çıkarmak dâimâ mümkindir. Bazı vâkıa ve vak’aları anlatmalıyız ve bunlar bizimle mezara gitmemeli ki, genç ve tecrübesiz gençlerimiz akıl, îmân ve fikirlerini kullansın ve bunlardan istifâdelere sâhib olabilsinler…</em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>İBRET ALINSIN DİYE HÂTILMALI Kİ, “İSLÂM LAİK BİR DÎN” DİYEN MUDİLLER İYİ BİLİNİB ÇUKURLARINA DÜŞÜLMESİN!</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Hâtıra:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Sene 1970 eylül ayı…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Şevket Eygi’nin iki gazetesi vardır: Bugün ve Bâbıâlîde Sabah… Biz Bugün’de gûyâ Anadolu istibârât şefiyiz; ve<strong> “TÜRKÇESİ”</strong> ana başlığı altında da günlük fıkra muharririyiz… Ayten Lermioğlu da bir üst kattaki (Bâbıâlide Sabah gazetesinde) köşe yazarı… Şevket Eygi de basın suçlarından mahkûm ve Almanya’da yaşıyor…Kenan Rifâî’nin Kubbealtı cemaatinden  olan Ayten Hanımın yazısından şu paragraf îmânımızın tepe tasını atdırmıya kâfî geldi:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Laik bir memleketdeyiz. Din ile dünyâ işlerimiz ayrılmış. Herkes inancında serbest. Zâten dinlerin en ekmeli olan MÜSLÜMANLIK mukaddes kitabında: SİZİN DÎNİNİZ SİZE, BENİM DÎNİM BANA (Kâfirûn Sûresi, âyet 6) buyurarak insanı vicdânı ile başbaşa bırakmış…” </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Her cümlesi küfür ve şirk saçan bu 5 cümleye o zaman, (53 sene evvel) biz, kendi köşemizde tam 12 gün serian cevâb verdik.</em> <em>(Bkz: Ahmed Selâmî, Muhteşem Şerîat ve Fikrî Mes’eleler, 1976,s. 160-182)</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Kubbealtı laik kültürü ile yetişmiş Ayten Hanım, müfessirliğin ne olduğunu mim’i ile dahî bilmiş olsa, bunun çocuk veya madam oyuncağı olamıyacağını binde biriyle olsun anlıyabilmiş bulunsaydı, böyle kafadan atma müfessirlik havalarına girib gülünç olmaz; ve bu âyetin tefsîrine mu’teber tefsirlerimizden bakarak, Şerîat-ı Garrâ karşısında edebini, en asgarî derecede bile olsa muhâfaza ederdi!. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Laiklikden geri dönüş olamıyacağına inanan kolaycı ve rahatçılar, sistemle âhenk kurmayı, ona tâbi’ yaşamakda, çok kısa zaman sonra da o sistemin içinde erimekde ve sistemleşmekde buldular… Dil ve edebiyatda müslüman (!) hayât tarzlarında ise (Modern ve cumhuriyetçi) bir yol tutdurarak, mevkı’lerini muhâfaza etmenin, buna munzam rahat ve sosyetik (asrî) ömür sürdürmenin çâresi, onlara göre böyle olmalıydu… Bu rejim içinde, hatta her düzen içinde de, onlara <strong>tâbi’</strong> olarak İslâm’ca yaşanabilirdi!. İslâm ile İslâm dışı bir İslâm uydurması arasındaki fark bu idi. Tanzimât’dan beri kademe kademe uydurulan <strong>“güncellenmiş”</strong> din, yani meşrûtiyet, cumhuriyet, laiklik ve demokrasiye <strong><u>TÂBİ’ YAŞAMAYA alıştırılmış ve EHLÎLEŞTİRİLMİŞ DÎN, </u></strong>işte bu <strong>“laik bile olan, vicdanlarda yaşatılması lâzım gelen, dinle-dünya ayrılığına müsâid, adı var kendi yok” </strong>bir religion ya’ni hılkat garibesi bir nesne idi… </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Öyle ise onlara göre sistemin islâmîliğini, dâr-ı harbmiş, dâr-ı İslâm’mış gibi fıkhî taraf ve esaslarını dile <strong>dolamanın</strong> fâide ve ma’nâsı yokdu!. Modernist ve reformist olunsa da, islâmîlik vicdanlarla da yaşanabilirdi! Ammâ ne yapalım ki, islâmî mutlak bir hakîkat vardı ve ona göre İslâm, dünyâyı ikiye ayırıyordu!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>Hulâsa Onlara göre:</u></em></strong><em> İslâm, her yerde oranın sistemine de uyarak yaşanabilen son derece uysal bir dindi!. İslâm her sistemle uyuşabilir, en merhametli, en nâzik ve kibar, aslâ incitmeyici, hatta ensesine vurdun mu lokmasını bile verici, hristiyanlıkdaki gibi yüzünün bir tarafına vurulunca öteki tarafını da çevir deyici, böyle pek yumuşak, her zaman ve mekânın en modern dînidir; herkesle çıt çıkarmadan yaşıyan, her zaman ve mekânda her şeyle ortaklığa hazır, hümanizma-feminizma enerjisi de taşıyan, en mükemmel ve üstün bir religiondu!. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bu i’tibarla onlara göre İslâm, demokratdır, laikdir, cumhuriyetçidir, İslâm sosyalizmi olmaya en elverişli dindir (Nureddin Topçu ma’rifetiyle), fettoşizma zamanında ise papalık ayarlarına bile ahenkdâr ve diyalogcudur; kamalistdir, inönistdir, şefokratikdir, erbakanistdir, tayyibistdir, kılıçdaristdir, madamistdir, Kekremistdir, ittifakçıdır, particidir, iltisakçıdır, her şeydir, her naneyi kendinden bilicidir, veya her nâne İslâm’ı kendinden sayıcıdır, herkese her kafa konforuna uygundur! Hatta ecdâdın kokusunu, lâle devirlerini, Sa’dâbât şenliklerini, konak ve köşk âlemlerini günümüze taşıyan, pek soylu, asîl, ılık, ılımlı, mu’tedil, muazzez ve müzeyyen kutlu bir ata yadigârıdır, hiç değilse onun nikâh-ı şer’îsini bile Esad hocfendiye göre (teberrüken) yaşatmalıdır!. Gene Esadcığıma: <strong>“Nice emeklerle kurulan cumhuriyetimizi rafa kaldırmaya kimse heveslenmesin”</strong> dedirtecek kadar tekke ve tasavvuf dil ve çenelerine uygun, sanki Gümüşhânevî dergâhının iki cihân ölçülerine göre (!) biçilib dikilmiş; nefs-i emmârenin, kibr ü gurur ve her tür uydurma şeyh taslaklarının bile hâtırını hoş eden pek <strong>mübârek</strong>  bir dindir, azîz ve lezîz dînimizdir!&#8230;</em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>İSLÂM, HER ARAZİYE UYAN BUKALEMUNLARIN, HER KILIĞA GİREN BİR DİNİ YAPILINCA, ORTAYA VICIK VICIK BİR BULAMAÇ ÇIKIYOR!</u></em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>“BA’DE’L-ÎMÂN İLK FARÎZA-YI DÎNİYYE…”</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>İşte, (Edille-i erbaa esasları ile ortaya çıkan bir BAŞ olmazsa), babanın olmadığı yerdeki yetim çocuklarla dul hatunların zavallı hâli, bu sefer gelir aciz ümmet bakıyesinin tepesine çöker!.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Elmalılı Muhammed Hamdi Efendi Merhûm’un kalemi İSLÂM’ın esâsını, 15 asır ulemâsını temsîlen, boşuna mı şu ibâreyle cihâna duyuruyor:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><u><strong>“Hakk’a da’vet, emr-i ma’rûf ve nehy-i ani’l-münker yapacak bir ümmet ve İMÂMET TEŞKÎLİ BA’DE’L-ÎMÂN MÜSLÜMANLARIN İLK FARÎZA-YI DÎNİYYELERİDİR.”</strong></u></em> <em>(c.2, s.1154)  </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>DİB ve ilâhiyatları neden devreye sokdular?. <strong>“Güncellendikce”</strong>, aslı kaybolub, yerine diğer mecâzî dinler gibi  beşerîleştirilmiş, muhârref bir din (evet adı hâlâ İslâm olan, İslâm dışı İslam bir din..) Ehlîleştirilmiş, mecâli kalmamış, hakîmiyyeti burulmuş, sığıntı, (refah) ve (seâdet) zinciri evsâfında ve fakat her an ateist bir devlet emri ve yumruğu altında bir dîn…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bâlâda söyledikleri gibi demeye başladılar.. Böyle denilmeler sıradanlaşmıya, intişâra başladı!.. Bütün bunlar ise, Asr-ı Seâdet’den beri <strong>(BİD’AT)</strong> ıstılâhıyla ortaya konan (En temelin temeli, en esâsın esası olan farzı rüknü-olmazsa olmaz) herşeyi; ya’ni, İslâm’ın ASLINA MUTLAKA MUVÂFIK VE MUTÂBIK <strong>muhâfazasını</strong> kökünden yıkıyordu… İslâm’ın, <u>kendisi dışındakilerin içinde kuşatılması,</u> O’nun erimesini intâc edecek en baş belâsı bir âkıbetdi…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Böylece,   <strong>“İslâm, Hiçbir halt değildir”</strong> diyen müşrikliğin ilk adımı veya son adımı sayılacak bir butlân-ı mutlak karşımıza çıkacakdı ve bugün ÇIKDI…Fakat kurbağanın suyu derece derece ısıtılarak yükseltildiğinden, ne acı duyan var, ne de can havliyle sıçrayan, saçını başını yolan!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Demirel ve Erbakan’la beraber bilhassa 1970’lerde başlıyan <strong>“Laiklik dinlere eşit mesâfede olmakdır, dinlere ve dindarlara tam hürriyet ve te’mînât vermekdir, serbestidir”</strong> gibi yâveler, o târihlerden i’tibâren gitdikçe intişâr etmiş ve bugünlere gelinince de <strong>“laikim”</strong> demek, politika piyasasında sanki <strong>“müslümanım”</strong> demenin yol arkadaşı, sırdaşı, hâldaşı, ba’zılarında ise mukaddimesi yapılmışdır!.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Hulâsa olarak diyebiliriz ki, <u>(sistemin içine girerek İslâm’ı hâkim kılacağız)</u> hayâllerinin bir mâl-i hülyâ ve kuruntu olduğu, bilhassa 1839 tanzimât-ı şerriyesinden beri, günümüze kadar, bedâhât derecesinde ortadadır…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bütün beşerî sistemler bir kere iktidârı ele geçirdiler mi, onların <strong>“Hesâb Günü”</strong> i’tikâdı olmadığından, bu hükûmet kuvvetini elden çıkarmamak içün her vahşet ve ahlâksızlığı, her zulüm ve alçaklığı MUBAH göreceklerdir… Ve bu, bir faraziye veya nazariye değil, asırlardır yaşanmış ve hâlen de yaşanan kat’î bir vâkıadır…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Onların,<strong> “Din hürriyeti yalanları, dînî bir takım âdet ve ibâdetleri yapıyormuş görünmeleri” </strong>ve bunlar gibi kavlî ve fi’lî nice yalan ve takiyeleri, müslümanım diyenlerin, o beşerî sistemler içinde çâre aramalarını te’mîn eden, rûh ve AKLA değil ammâ, yandaki şeytanla iki kürek arasındaki <strong>NEFSE</strong> çok hoş gelen azdırıcı ve saptırıcı bir yem ve uyuşturucu bir ilâç olmuşdur… Müslümanım diyenler, gevşeyib pelteleşdikleri ve islâmî usûllerle hâkimiyyet sâhibi olmayı gözlerine alamıyacak kadar dinlerinden uzaklaşdıkları içün, bu sahtelikler içinde politika yapmayı bir nevi çâre-i yegâne görmektedirler&#8230;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Ve <strong><u>tâbi’</u></strong> olarak ezik-büzük ve onun bunun kuyruğu olarak yaşamayı seçdiklerinden, İslâm’ın dâr-ı İslâm olmıyan yerlerde hangi hukûka göre yaşama mecbûriyyeti vardır, bu, rahatlarını bozacağından veya bunların echeli olduklarından, bir türlü ayağa kalkamamakda ve sistemin tuzağına düşdükçe, daha da parçalanıb erimekde, fâsit dâire içinde sürünmektedirler…</em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>ORTADA OSMANLIDAN KALAN ULEMÂ (TABİB-İ HÂZIK-I MÜSLİM-İ ÂDİL) KALMADIĞINDAN, PÜSKÜLLÜ ÇEYREK HASTA BAKICILAR KALB VE BEYİN AMELİYÂTI YAPAR OLDULAR!</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bazı püsküllü (!) ALLÂMELERİN <strong>“İslâm geliyor, bugünün meyhânelerinde istikbâlin Ömer’leri yetişiyor”, “2050’de İslâm hâkim olmazsa gelin mezârımı çiğneyin,” “şöyle dua edersen kaderi kilitlersin”,“Falana oy verib desteklemeyi Kur’an istiyor, Şeriat istiyor, îmânın 7. Şartı falanı desteklemekdir”</strong> v.s. kabilinden haddi hesâbı olmıyan i’tikâdî ve fikrî zırvaları, kehânet ve goygoyculukları, halkı, belli politik parti ve liderleri üzerinden demputrasinin peşine takma sihirbazlığından başka bir şey değildir.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Meydan kabadayısı üslûbuyla bunca saçma sapan ifâdelerin ciddî din ilimleri, îmân, amel ve ahlâk umdeleri karşısında zerre kadar kıymeti olamaz. Bunlar gibi vidyolar dolusu lâf kalabalıklarının kısm-ı a’zamı, birer hezeyân ve bomboş yâvelerdir… Hazret-i Ali-Hazret-i Muâviye (Radıyallâhu Anhüma) arasındaki ihtilâfda bile sanki  aralarında, o zamanda imiş gibi ve üstelik bütün ehl-i Sünnet müctehid İmam ve ulemâsını kâle almadan ve kendisini hepsinin üzerinde görürcesine bir enâniyetle <strong>“Hazret-i Muâviye ictihâdında doğruydu</strong>” zırvaları yemektedir. Yazdığı Hılâfet kitabında da, tenâkuzlar ve reformist nice heriflerin kaynak gösterilib senâ edildiklerini görüyoruz.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Meselâ: <strong>“Hz. Muaviye’nin durumu başlangıçdan i’tibaren meşrû’ bir halifeye (Hz. Ali’ye) ISYANKÂRLIK ifâde etmekteyse de…”</strong> </em><em>(1. Baskı, s.97) </em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Bana Hz. Muaviyenin ictihadı daha doğru görünüyor. Hz Ali Peygamber mi, hayır, insan. Her insan Hata eder….” </em></strong><em>(</em><a href="https://youtu.be/dB-xSiZlizg"><em>https://youtu.be/dB-xSiZlizg</em></a><em>)</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bu kadar berbat tenakuz olur mu?</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Hazret-i Muâviye <strong>“Başlangıçdan i’tibâren meşrû’ bir halifeye ISYANKÂRLIK”</strong> ortaya koymuşsa, etrâfındaki aşere-i mübeşşereden olanlarına kadar binlerce büyük sahâbe bunu görememiş de, cumhuriyet devri levsiyâtı içinde yetişmiş püsküllü-gravatolu çakma târihçiler mi görmüş?. Veya kızı Fâtıma Aliye Hanım teadüd-i zevcât mevzuunda abuklaşan, torunu râhibe olan  ve Şeyhülislâm M. Sabri Merhûmun <strong>“Hürriyetçi vezir Ahmed Cevdet Paşa” </strong>dediği adam da, 13 asır sonra mı bunları keşfetmiş?. </em><em>(Dînî Müceddidler,1969.s. 358) </em><em> Şeyhülislâm Merhûm’un bu kitabını da adı geçen Mısıroğlu latin harfleriyle başmış ve 30’a yakın yerinde, tahrifler, tenkısler, kelime ve ibâre değiştirmeler yapmışdır. Bu husûsu müstakil bir makâle ile nasibse ele alacağız…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Hazret-i Muaviye gibi hakkında hadis-i şerifler vârid olan, Habîbe vâlidemiz üzerinden Efendimiz Aleyhisselâm’ın birâderi, üstelik  vahiy kâtibi, kütüb-i sittede hadis RÂVÎSİ (yani ehl-i SİKA, yani hayatında YALANINA şâhid yok…) her şeyden evvel de SAHÂBÎ olan bir zâta <strong>“ısyânkâr demek”</strong> pek ciddî bir îmân ve ahlâk illetine delâlet eder… İctihâdında Hazret-i Muâviye DOĞRU (musîb) ise, neden ISYÂNKÂR oluyor?.. El hayâ el-edeb…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>TÂRİHÇİLİK, BAZILARININ ELİNDE DEMPUTRATİK-LAİK-KAMALİSTİK BİR SİHİRBAZLIKDIR…</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Târihçilerin %99’u, indî ve   i’tibârî hükümleri, sevdiklerini güzel ve haklı, sevmediklerini çirkin ve haksız göstermekde pek fırıldakdırlar. Ancak püsküllümüz bir yazısıyla güzel ve haklı, diğer konuşmasıyla aynı zâtı çirkin ve haksız göstermek gibi zırvalamalarıyla, o tür tarihçilerin üzerine tüy bile dikmektedir!. Peşine takılan saf ve garibanlar işin bu taraflarını tedkîk edecek vaz’iyyetde olmadıkları içün, bizden duydukları karşısında pek münfail olmaktadırlar. Ancak biz, vesikasız yazmadığımız içün, vâkıalar acı da olsa maalesef budur, böyledir.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Mes’ele, şer’î bir mes’eledir, burada müctehid imamlara tâbi’ olmamak, başı boş asker gibi ipsiz yaşamakdır…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Mısıroğlu, adı geçen <strong>“Hılâfet”</strong> nâm kitabında, büyük sahâbî AMR İBNÜ’L-ÂS Radıyallâhu Anh Hazretlerine de <strong><u>“HÎLEYE BAŞ VURARAK”</u></strong> iftirâsını yapıştırmaktadır. </em><em>(A.g.e.s.91)</em><em> O sahâbî ki, Mısır’ı fetheden İslâm ordusu kumandanıdır. Ömer Radıyallâhu Anh O’nu oraya vâlî yapar. Hazret-i Osman zamanında vâlilikden alınır, köyüne döner…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Sonra Romalılar Mısır’ı  işgâl edince, tekrar, ordunun başına geç emri gelir, O da <strong>“Başüstüne”</strong> deyib Mısır’dan Romalıları Akdenizin ılık sularına havâle eder ve bu temizlik ve tahâretden sonra Mısır’ı kurtarır… Ne valilik pazarlığı yapar, ne de başka bir şey… İşi bitirince,  tekrar köyüne dön denir, O da (başüstüne) der ve döner… Bu kadar dünyâ mevkı’ ve makam sevgisinden uzak zühd ü takvâ sâhibi <strong>AMR İbnü’l ÂS Radıyallahu Anh Hazretlerine</strong> şii ağzıyla <strong>“Amr ibnü’l As HİLEYE BAŞ VURARAK”</strong> v.s. ta’birleri kullanan adamlar, tarihçiler, müverrihler, günümüzün ilhâdiyatçı ve ruhbân sınıfı pazarlamacısı bir takım eşkıyâları, Hesab Günü o SAHÂBÎNİN hakkını nasıl ödiyebilecekler, onunla nasıl hesaplaşacaklardır, dehşet…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bütün sahâbîleri (istisnâsız) sevib saymak; bu, <strong>“Allâh Sevgilisi Aleyhisselâm Efendimiz Hazretlerinin en büyük EMİRLERİNDENDİR”</strong> demek; onlara karşı, (el hayâ el EDEB) diyerek esas duruşa geçebilmek…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>İşte esas mes’ele budur…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Osmanlı kelimesini istismâr üzerinden veya kamalizma üzerine bevletmek yollarıyla parsa toplamak, bir halt değildir… Eteği ve bilmem nesi öpülen adamlar, parti-pırtı başları, dünyânın hiçbir yerinde görülmiyen, kânunla ADAM KORUMA putperestliğine, kenârından kıyısından bile dokunma cesâreti gösterememişlerdir. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Tâğûtlara yem olmıyan Müslümanlara olmadık hakâret, aşağılama ve tehdidlerde bulunan hoca kılıklı cehennem taşları ve pisliklerine yazıklar olsun!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Linkini verdiğimiz vidyonun içinde, bazı tarihçiler içün Mısıroğlu, <strong>“sanki o zamanda yaşamışlar da mı görmüş gibi yazıyorlar”</strong> meâlinde bir cümle de telâffuz ediyor! İyi de, <strong>“Hakem Vak’asıyla Sıffin Harbinde”,</strong> hangi fes-püskül-GRAVATO takımıyla, bizim müfteri târihçiler de HAZIR bulunmuşlardır!???&#8230; </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bugün Türkiya da, 4 ana temeldeki hıyânât yüzünden binbir laik-demputrat BELA ile boğuşmaktadır:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>1.Dini güncelleme belâsı, </em></p>
<ol style="text-align: justify;" start="2">
<li><em> Dili kurbağacalaştırma belâsı, </em></li>
<li><em> Âile telâkkîsini gavurlaştırma belâsı.. (LGBT bayrak-paçavralarını maarifin ilkmekteblerine kadar bulaştırma belâsı), </em></li>
<li><em> TARİH dersleri ve tarihçi denilen sürülerle hakîkatların ırzına geçme BELÂSI…</em></li>
</ol>
<p style="text-align: justify;"><em>Biz, doğruları şer’-i şerîf istikâmetinde yazalım da, Müslümanız diyen (!) kahraman ve çok böyük ve parti-sandık MÜCÂHİDİ, ne mutlu Türküm diyen eşsiz halkımız, ya’ni Anadolu TÜRK-kürt-arab, v.s. ehâli-i şâhânemiz zerre kadar inanmasın!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Müslümanım</strong> diyenleri, kendi politik sistemleri içine çeken, beşerî, idhâl ve güdümlü rejimler, nice kânunları ile ONLARI ehlîleştirmekde; ve son derece müstebit ve zorba oldukları içün de kendi ateist felsefelerini İslâm’ın içine şu veya bu yollarla sızdırarak, O’nu içden zehir komasına sokmaktadırlar… Bu i’tibarla İslâm’a, İslâm’ın usûlleri ile gitmeyi, rejimler dâimâ yasaklamış, ancak: <strong>“İslâm’a erecek veya gideceksen, benim sana serbest edeceğim (güncellenmiş) usûllerle ve benim kontrolümde ereceksin veya gideceksin”</strong> diyerek, böylece İslâm’ı daha başdan saf dışı edib keenlemyekün saydıklarını, kendi kendilerine te’mînât olarak saymışlardır!…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bunları hoca kılıklı, yandaş, Cübbedaş, Şerocakdaş ve Sefildaş politikacı çömez ve yamaklarına anlatmak ise imkânsızdır. Onlar, bütün bunları bildikleri halde, temerrüdleri akıllarını örtdüğünden <strong>“akletmeleri”</strong> mümkin değildir… Onlar, <strong>“Dâr-ı İslâm”</strong> ninnileriyle ehâliyi uyutmak; ve tâğûtlara yem etmek, sandık-kafes usûllerle müslümanları demokratik tanrılara kurbanlık olarak takdîmle muvazzafdırlar… Aksi hâlde rahat-refah-ferah-felâh ve günâh dünyâları hâkile yeksân olur… </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Ne diyor hepsi adına Sıfil: <strong>“Bir eliniz yağda, bir eliniz balda, din, can, mal, akıl, nesil emniyetiniz de var, daha ne arıyorsunuz!”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Zavallı Bel’am!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Sıra, biavnillâh bu sözlerin tahlîline de gelecek…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Mason sülü de öyle diyordu:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Bırakın 236 ayeti, bunlar devletle alâkalı, geriye 6400 küsûr âyet kalıyor, bunlar neyinize yetmiyor; câmiler ardına kadar açık, saga ibâdet etme, namaz kılma deyen mi vaa?”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Sistemin aynı temel felsefesi… Nasıl da aynı dili kullanıyorlar!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Ancak bugünki ham yobaz kaba softalar, <strong>“İslâm’ı getireceğiz”</strong> maske ve yalanlarına sarılarak ve bunları elma şekeri gibi ba’zı gerzek elebaşlarına yalatarak, mevcûd sistem içinde kendilerine <strong>müslümanım</strong> diyenlerden TABAN yapma ve o kellelerden oy stoklarına sâhib olma peşindedirler!. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>İki ittifâkın sandıksal OY STOKLARI kimlerse, onların sağa sola kaymaması içün yemleme taktikleri, hoca kılıklı ba’zı kalpazan ve insî şeytanlarda pek mel’unca yürütülüyor!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Çünki beşerî ve şeytânî düzenler içinde MAKAM ve MEVKI’ sâhibi olmanın dolandırıcılığı ancak böyle yürütülmektedir… Bu i’tibarla, ermeni madamın <strong>“kumar masası”</strong> deyişi, <strong>“kumar sandığı”</strong> içün de son derece isâbetli ve mu’teberdir…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Kumar masaları, kumar sandıklarının zarûrî bir netîcesi bilinmelidir. Demputratik kumar sandıkları, kumar masalarının bir netîcesidir denilse, bu da aynile doğru ve hakkdır…</em></p>
<p style="text-align: right;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Maba’di var</strong></em></span></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-3-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-3-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-3-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-3-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-3-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-3-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-3-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-3-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-3-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-3-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-3-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-3-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-3-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-3-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-3-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&#038;title=-3-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/3-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html" data-a2a-title="-3- Dîni Tepe Tepe Kullanan Hoca Kılıklıların, Hakk’ı Bâtılla Telbîs Azgınlığı…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/3-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html">-3- Dîni Tepe Tepe Kullanan Hoca Kılıklıların, Hakk’ı Bâtılla Telbîs Azgınlığı…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/3-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>-2- Dîni Tepe Tepe Kullanan Hoca Kılıklıların, Hakk’ı Bâtılla Telbîs Azgınlığı…</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/2-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/2-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jun 2023 09:37:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[RUZNÂME]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim - Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[cübbeli]]></category>
		<category><![CDATA[dar-ı harb]]></category>
		<category><![CDATA[dar-ı islam]]></category>
		<category><![CDATA[hakkı bâtıl ile telbis]]></category>
		<category><![CDATA[Şenocak]]></category>
		<category><![CDATA[Sıfil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=14017</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ermeni Madam’ın da “kumar masası” diyerek i’tirâf etdiği gibi “Demputratik sandık kumarı” uğruna, müslüman, hatta “hoca-moca” geçinen adamların  içlerinde öyle sihirbaz ve madrabazlar var ki, bervechi âtî görüleceği üzere bunlar,  </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/2-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html">-2- Dîni Tepe Tepe Kullanan Hoca Kılıklıların, Hakk’ı Bâtılla Telbîs Azgınlığı…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>DÎNİ TEPE TEPE KULLANAN HOCA KILIKLILARIN, HAKK’I BÂTILLA TELBÎS AZGINLIĞI…</u></em></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>(2)</u></em></strong></h1>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ (Dağıstânî)</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>PARTİLİ POLİTİKANIN MEDDAHLARINA HOCA DENİLEMEZ!</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Ermeni Madam’ın da <strong>“kumar masası”</strong> diyerek i’tirâf etdiği gibi <strong>“Demputratik sandık kumarı”</strong> uğruna, müslüman ve hatta <strong>“hoca-moca”</strong> geçinen adamların  içlerinde öyle sihirbaz ve madrabazlar var ki, bervechi âtî görüleceği üzere bunlar,  ifritçesine ölçü ve muvâzeneyi tamâmen kaçırıyorlar… Öylesine iğrenç kaçırıyorlar ki, ALLÂH SEVGİLİSİ, FAHR-İ KÂİNÂT, SEBEB-İ MEVCÛDÂT RASÛL-İ RUSÜL ALEYHİSSELÂM EFENDİMİZ HAZRETLERİNE, enbiyâ, evliyâ ve ulemâya kadar nice erişilmezleri, zerre miskâl utanıb arlanmadan sonsuz kere hâşâ <strong>“demokrat, demokratik seçim yanlısı”</strong> gösterebiliyorlar&#8230; Hatta, bu arada falan <strong>“cim ittifâkının”</strong> gâlibiyyeti içün <strong>“himmet, ruhâniyyet ve tasarruflarından” </strong>bile alenen bahsedebilmektedirler… Bu Hoca kılıklı ifritler, Şerîat-ı Ahmediyye’nin temelini teşkîl eden nice mukaddes esasların yerlerini oynatmakdan, zerre kadar îmân ve son nefes sancısı da  çekmiyorlar…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Müslümanım demek:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Benim, dâr-ı İslâm veya dâr-ı ikrâh olsun istisnâsız  her yerde, nasıl, hangi islâmî çerçevede yaşıyacağım, hangi siyâsî, hukûkî, iktisâdî, ictimâî, âilevî, mâlî, askerî ve tıbbî, v.s. esaslar içinde bir hüviyet ve tâbiiyyetimin olacağı bellidir, edille-i erbaa bunu aslâ noksan bırakmayıb, mutlak sûretde esaslarını vaz’etmişdir”</strong> diyen insan demekdir…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Cübbelâ, Şerocak ve Sefil gibi nice hoca kılıklı politikacı ifritler, İslâmiyyet’i, âyât-ı kerîme ve ehâdîs-i şerîfeleri ve bazı tanınmış âlimlerimizi o kadar  keyfî ve indî kullanıb istismâr etdiler ki, bunlardan iğrenmemek mümkin değildir…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Adı geçenlerin, bilhassa vidyolarla ortaya koydukları ba’zı tahrîf ve tağyîrler cidden pek yüz kızartıcı olmakla beraber, heriflerin hiç birinde ne bir hayâ ve utanmak, ne de bir pişmanlık eseri görülmektedir. Çünki hasis menfaatlarının yürütülmesi içün demputratik ittifâklardan birini ölesiye desteklemek, bunların o kadar gözlerini bürümüşdür ki, oy vermiyen Müslümanlara <strong>lâik ve ateist nice demputrat partizanların</strong> bile aklına gelmiyen ve dillerinden taşmıyan bir nice hakâret ve aşşağılamalar bunlardan taşmış; ve nice edebsizce hakâretleri müslümanlara revâ görmekde vicdânları zerre kadar acı duymamış, îmânları sarsılmamışdır… </em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>KENDİNİ MÜSLÜMANLARIN VASÎSİ GÖREN HOCA KILIKLI İFRİTLERE GÖRE, TÜM CİHÂNIN OLSA DA, MÜSLÜMANIN SANDIK KUMARI OYNAMAMA HAKKI YOKDUR!</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bunlar öylesine ifritleşmiş ve zıvanadan çıkmışlardır ki,<strong> demokratik sandık kumarına </strong>âlet olmıyan müslümanların dile alınmadık ne kâfirliği, ne münâfıklığı, ne akılsızlığı, ne vatansızlığı, ne en kötüden yana oluşları ve ne ahmaklığı, şerefsizliği, nâmussuzluğu v.s. hiçbir şeyleri kalmamışdır!. Bütün bu ifrâd ve kuduruş derecesindeki ve daha doğrusu derekesindeki hazımsızlık ve huşunet-ğadab komasına girmeler, bunlarda İslâm îmân ve ahlâkının ne kadar iğreti durduğunu gösterir. Binnetîce seviyelerinin de,  ankebut (örümcek) ağı kadar bir sıhhat, salâbet ve kıymet taşıdığı söylenebilir&#8230;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Dîn, diyânet, soy-sop ve ahlâkı herkesin ma’lûmu olan Dersimli partibaşın <strong>“Falan adamın beş milyon oyu bana gelmiyecekse, sandığa gitmesinler, oy kullanmasınlar efendim!”</strong> deyişine gıkları bile çıkmıyan bu menfaatperest <strong>“ham yobaz kaba softa”</strong> takımları, demputratik sandık kumarına âlet ve taşeron olmayı reddeden Müslümanlara ağıza alınmayacak hakâretleri savurmakda, kadîm <strong>Câhiliyye</strong> arablarına bile fark atdılar!. Tapındıkları politikacılar bile <strong>&#8220;Bana rey verin&#8221;</strong> değil, <strong>&#8220;Aman sandığa gidib oy kullanın&#8221;</strong> dediği hâlde, bu ifritler <strong>&#8220;İlle de şuna oy vereceksiniz&#8221;</strong> zorbalığıyla kraldan ziyâde kralcılık ahlâszlığına giriftâr olub, bunda da hiç bir mahzûr görmediler&#8230; Bu zorbalara göre bütün dünyâ insanı veya insî şeytanının <strong>“oy kullanmama hakkı”</strong> vardır, Dersim&#8217;li yalan makinesinin <strong>“sandığa gitmesinler efendim!”</strong> deme hakkı vardır, ammâ müslümanın buna hakkı yokdur, olamaz!. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Vay, sürtük, dalkavuk, etek öpücü, yalaka yobazlar vay, kendilerini ne sanıyorlarsa… </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Öyle ya, arkalarında taa küreselcilere kadar kaç kademe iri tâğûtlar var!. Sırtlarını onlara <strong>YASLAMIŞLAR</strong>, <strong>&#8220;Müslümanlar bizim emirerlerimiz, ne dersek onu yapmıya mecbûr, vasîsi olduklarımızdır&#8221;</strong> diye herkese tepeden bakıyorlar!.</em></p>
<p><em>Demek istiyorlar ki:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>İftâ makâmı bizim babadan, biribirimizden, en üstlerdeki Bel’âm İbni Baura’dan tevârüs etdiğimiz bir makamdır, müslümanım diyen herkesin yularları ve hayâlî yem torbaları bizde olmak zorundadır!. Bizim dizginlerimiz de demokratik sandık kumarbazlarının elinden, kademe kademe yukarılara çıkar ve en tepelerdeki <strong>küreselci</strong> eşkıyâlara müntehî olur!. Fettoşîlerle en tepede birleşiriz!&#8230; Altlarda itiş kakış, operasyonlar, ta’kibler, nezâretler ve işkenceler olsa da, bunlar halka karşı koltuk kavgasının küçük çaplı rolleri i&#8217;câbındandır!.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>İstiyorlar ki müslümanların bir kısmı İslâm Dîni ile Demokrasi (Demputrasi) DÎNİ arasında bir tercih yapacaklarsa, mutlaka demputrasi dîninin cum ittifâkını TERCÎH etmeli, mutlaka onu oylamalıdırlar!. Onlara göre bu:<strong> “Mahzâ hayırdır veya ehven olan şerdir!..”</strong> Karşıdaki yalan, dolan, üçkâğıtçı ittifâk kumkuması ise, bu zorbalara göre <strong>“küfrün tâ kendisi veya eşedd olan şerrdir!.</strong> Bu zibidiler ise, (mutlak doğrunun cumhuriyet ve demputrasi müctehidleridir!) İslâmî değil, kendi şahsî menfaatlerini nerede görüyorlarsa, müslümanlar da orayı desteklemeli ve oylamalıdır; hem üstelik de bütün bunlara rağmen <strong>“Türkiya Dâr-ı İslâm’dır!..”</strong> Hem Dâr-ı İslâm’dır, hem de küfür cebhesi denilen ittifâk kazanırsa, bu sahtekârlar, çok  <strong>“dembokrat AHLÂKLI,”</strong> derin ve hoca-loca ve akademisyen kılıklı, ziyâde möhderem ve ileri derecelerde parti-pırtı dervişi münevverândır!. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Ulan, nerde, ne zaman görülmüş, bir dâr-ı İslâm ümmeti, kâfirler oy çokluğuna sâhib olunca onlara: <strong>“Buyrun, biraz da sizin şirkinizde, sizin put ve heykellerinizin gölgesinde yaşıyalım”</strong> demek?. Böyle dâr-ı İslâm nerede ne zaman yaşamış bre oniki yüzlü iblis ve ifritler?. Bu hangi kitâbda yazıyor?. Piç mantıkdan başka bu kabil iblisliklere, dünyânın en ibtidâî kabilelerinde bile rastlanmış mıdır?..</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Sahtekârlar diyorlar ki: <strong>“Oy vermiyenler CEHAP cebhesine oy vermiş demekdir, orası da küfür ve şerr cebhesidir, onlara oy verenler vebâl altındadırlar!” </strong>Bu doğru, fakat <strong>Hakk ve Hayır</strong> cebhesi nerde?. Bunun isbâtında delîl hani?. Sistem bütünü BÂTILSA, onun parti-pırtı her cüz&#8217;ü de bâtıldır&#8230; Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm tarafından: <strong>&#8220;El küfrü milletün vâhîdetün&#8221;</strong> gibi herkesin bildiği bir hadîsin buyurulduğunu, bu ifritler hiç duymamışlar mıdır?. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>xBir diğeri de, şirk ve küfürde ehvense, bunun ehvenliğinin isbât <strong>vesîkası</strong> nedir?. Hâl böyle olmasına rağmen zann ile ve delîlsiz hüküm vermenin, müslümanları ehl-i dâlâl hesâbına hakâretle aşağılamanın İslâm hukûk ve ahlâkındaki yeri neresidir?. İslâm Târîhi&#8217;nde, ehl-i dâlâl hesâbına müslümanlara buğz ve adâvet içine giren böyle îmân marazına mübtelâ bir kavme hiçbir devirde rastlanmamışdır&#8230;İslâm’ın dâr-ı harb hukûkunu yok sayarak ve dâr-ı ridde İRÂDESİNDEKİ sistemlere ve güdücülere tâbi’ olarak (bir nevi heykelperestçe TAPARAK) onlardan BAŞA SÂHİB olmak hangi dîn ve îmânla kâbil-i te&#8217;lîf edilecekdir?.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> <strong>“Îmân bir mu’cibe-i külliyedir, bunun nakîzi olan KÜFÜR ise sêlibe-i cüz’iyye ile meydana gelir”</strong> i’tikâd kâide-i külliyesinin, ehven şirki ihtiyâr etmedeki ruhsatı veya yasağı bilinmeden; bu azgın nevzuhurların ortalıkda kazıklı voyvoda gibi dolaşmaları, bu şirretlerin alacakları beddualardan ve azîm belâlardan başka hiçbir şeyi çabuklaştıramaz…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Kendi zann ve tasavvurlarıyla i&#8217;tibârî ve hiç bir VESÎKAYA dayanmadan (hayır-şerr) tasnifleri yapan, adâlet-i izâfiye terâzileriyle ortaya (müteârife=aksiyom) uydurmaları sıralıyan ve bunları  (Piç Mantıklarının asılları=önermeleri) kabûl eden ve bunlardan yola çıkarak <strong>“Madem küfre destek verdin, kafir veya münafıksın!”</strong> netîcesini çıkaran bu heriflere, hiçbir şuurlu müslüman hakkını helâl etmez ve <strong>“Dîn Günü”</strong> mutlaka hakkını alacakdır&#8230; Çünki bu, hiçbir vezîkaya dayanmadan i&#8217;tibârî suç îcâdı ve binnetîce ZULÜM ihdâsıdır&#8230;  </em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Oy vermemenin vebâli oluyormuş da, vermenin neden vebâli olmuyormuş?.”</em></strong><em> Bu şık ruznâmeye alınmadan tek taraflı bir muhâkeme ile hayâlî iddialardan hükme varmanın, adâlet-i mahzâ ile alâkasından bahsedilebilir mi?. Kendilerini belli şeylere şartlıyarak sâdece onları görür hâle gelmekle, muvâzenenin bozulması kaçınılmazdır; dolayısıyla, bu bâtıl usûlle verilecek hükümlerin de bâtıl ve şeytânî olacağı îzahdan vârestedir&#8230;İktidâra geçenlerin milyonlarca hatta milyarlarca küfür, şirk veya harama imzâ atmalarından, <strong>“essebebu ke’l fâil”</strong> sırrınca milyonlarca oylayarak TASVÎB ve TASDÎK basanın ve onlardan bütün küfür ve haramları içün peşînen AÇIK senet alan  OYLANANLARIN, bu sistemin mutlak bir iktizâsı olarak biribirlerine  bunca küfür, şirk ve haramda <strong>sebeb ve ortak ve şerîk</strong> olmaları, ya&#8217;ni bir başka ta&#8217;birle  biribirlerine vekâlet ve velâyet verenlerin ve verilenlerin <strong>vebâli</strong>, bu neden dile getirilmiyor???..</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> Bu despot ve derebeyi, bu ifrit nevzuhûrlar, bu demputrat sistemin uşaklığını yapan soytarılar, bütün bunları görmüyor ve bilmiyorlar mı?.  Tekrar edelim:Allâh Sevgilisi Aleyhisselâm Efendimiz Hazretlerinin <strong>“EL KÜFRÜ MİLLETÜN VÂHİDETÜN!”</strong> buyurduğunu bu sistemtaparlar hiç duymamış olabilirler mi?.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bu soytarılara: <strong>“Oy vermeyin”</strong>, ermeni madamın <strong>“Kumar asası”</strong> dediği şeyin muâdili <strong>“Demputratik Kumar Sandığına gitmeyin, giderseniz şöylesiniz, böyle bilmem nesiniz”</strong> diye tepelerinde kazıklı voyvodalık yapan mı varmış?. Onlara avurtlarını doldura doldura ifritçe kim hakâret ediyor ki, onlar da mukâbele-i bilmisil hakları doğmuş gibi o kumar sandığına gitmiyenlere hakâret, aşağılama, iftirâ ve tehdîd anırtısı savurabiliyorlar?..</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>İşte kendisini <strong>“müslüman sürünün patronu, hatta vasîsi”</strong> gören, bu ne oldum delisi zibidilerin ortaya koyduğu (piç mantık ve kurdun sevdiği sisli hava) budur. Onlara uyan gerzek ayak takımları da, papağan gibi ve tam bir dumanaltı olmuşçasına bunların  havlama ve anırtılarını tekrâr edib durdular!… </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Sanki hayır ve şerri ancak, beyinleri bilmem ne ittifâkına veya bilmem ne partisine şartlanmış bu meddâhin (dalkavuk) herifler ta’yîn ve tesbît eder, bu demputratik müctehidlerin (!) istimbât ve istihracları mutlak doğrudur!. Bütün bu hususları te’yîd edecek âyet ve hadîslerin hakîkî ma’nâ ve hükümleri sâdece ve ancak, bu ifritlere, hem de <strong>“Rü’yâ, keşif, yakaza ve zuhûrâtda veya akademik halvetlerde”</strong> bildirilir!. (Bu herzeleri kolay ve ileri derecede yutacak adam, serseri ve gerzek-çeyrek acûzeler bulurlarsa, bu ifritlerin onlara: <strong>“Bize vahiy geliyor, biz, küreselci, demputrat, parti ve sandık tanrıları ile konuşuyoruz!”</strong> demeleri bile   mümkindir…) Fettoş, tepesindeki rûhânîler, melekût âlemindeki görünmezler, sınıf-ı ruhbân, sınıf-ı ahbâr, kardinaller ve papalar ve bilcümle metafizik âlem akvâm-ı ecâibe ve garâibesiyle hemdem, hem meclis ve hemhâl oluyordu da, günümüz tâife-i ifritleri neden hemhâl olub görüşemesinler?. Bunların, Pensilvanya kardinalinden çok mu eksik yanları vardır?&#8230;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Menfaatlerini kendisinde gördükleri ittifâk veya parti-pırtılar hakkında âyet ve hadîsleri ve ba’zı ulemâyı da kullanan bu gözü dönmüşler, hangi dünyâ menfaatlerine veya <strong>akademik</strong> rütbe hayâllerine ermek isterlerse, bunun içün her haltı yer; ve Demputrasi Dîninin dâîleri olarak yapacaklarını yapar, muradlarına ererler; ve Bel’am İbni Baurâ yolunda en ileri ve uç noktalara uçar, halüsinasyon görerek bu yollardan (leylâlarına) da kavuşuverirler!. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>O kadar ki, vervechi âtî görüleceği üzere, tasavvur, hayâl, hülyâ ve faraziyeleri gibi neleri varsa, uydurma ru’yalar, keşifler, yakazalar, zuhûrât ve halüsinasyonlarının topunu da <strong>ifritçe</strong> çalıştırarak, ALLÂH AZZE VE CELLE’NİN SEVGİLİSİ ALEYHİSSELÂM ZAMANINDAKİ MEKKE’DE, LÂ’NETLİ BİR demokratik SEÇİM (kumar) SANDIĞINI BİLE HAYÂLHÂNELERİYLE MEYDAN YERİNE KOYABİLMEKTEDİRLER!!!. (Sonsuz hâşâ ve kellâ.)</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> Üçüncü makâlemizde dudak uçuklatan bu hezeyanları nasibse aynen iktibâs edeceğiz…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>EBÛ CEHİL’LE EBÛ TÂLİB’DEN BİRİSİNİ SEÇECEKSİNİZ DİYE DE, MÜSLÜMANLARI, BAŞLARINDAKİ RASÛL-İ RUSÜL ALEYHİSSELÂM HAZRETLERİ İLE (Hâşâ ve kellâ, estağfirullâh, lâ havle velâ kuvvete illâ billâh) SANDIK KUYRUĞUNA SOKUB, CÜMLESİNİ <strong>DEMOKRAT</strong> YAPIYOR; VE O KUMAR SANDIĞINDA HER MÜSLÜMANIN EBÛ TÂLİB’E OY ATMASINI MECBÛRÎ GÖSTEREBİLİYORLAR!!!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Fâcia, dehşet, yalakalık, yalamalık, çılgınlık, sapıtmak ve bel’amlıkda son nokta… İleriki makâlelerimizde göreceğiz…</em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>POLİTİKACILARLA, ONLARIN BEL’AMLARI, LAİKLİK VE DÂR-I İSLÂM MEVZU’LARINI BİR TAKTİK OLARAK MA’NÂLARI DIŞINA ÇEKİB SAHTEKÂRLIK YAPIYORLAR!</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Tasavvurlarıyla Câhiliyye Mekke’sinde Demputratik sandık kumar masası kuranlardan bahsetmemizi, bizim hayâllerimizin mahsulü sayan ve <strong>çıldırdın</strong> mı diyen kâriîn-i kirâmımız olursa, biraz sabır tavsiyesiyle, linkini vereceğimiz vidyonun satıra dökülüşünü lütfen okusun veya  dinlesinler; ve çıldırıb kuduranların kimler olduğunu da dehşetle görsünler!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Bu heriflerin bu kadar pervâsız olmalarının sebebleri:</em></strong></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><em>1) Bu adamlar, 27 senelik şefokrat mâzîsi ve bütün politik târihi resmen ve alenen <strong>Allâh düşmanlığı</strong> ile müseccel halt partisi ittifâkı içinde olmuş olsalar, BUNLARIN, menfaat, şöhret, mevkı’, makam ve <strong>akademik</strong> rütbelere kavuşmaları hiç de kolay değildir… Bunlar içün Demputrasi Dîninin i’tikâdî üç mezhebi olan, (sosyalist-liberalist ve muhâfazakâr) mezâhibden muhâfazakâr kanatda ya’ni iktidârı elinde bulunduran <strong>“İslâm’ı <u>güncelleyici</u>, değiştirici”</strong> mezheb içinde yer almaları, hısım akrabaları ile listelere girmeleri; ve bu kanatdakiler <strong>muktedir</strong> olamasalar da <strong>iktidârda</strong> kaldıkları müddetçe onların sularında gemilerini yüzdürmeleri en isâbetli ve en kazançlı yoldur…Onlar bunu çok iyi biliyor ve onun içündür ki, sandık kumarında esib tozmadan, azıb kudurmadan duramıyorlar…</em></li>
</ul>
<ul style="text-align: justify;">
<li><em>2) Bu menfaat taparların, Laik-Demputratik-Sosyal Guguk Sistemi olan (Demokrasi DÎNİ) içinde yaşamayı kabûl edib, bundan gâyet rahatlık duydukları apaçık ortadadır. Şikâyet ediyormuş gibi riyakârlık ve numaralarla ba’zı noktalara takılma rolleri yapmaları ise, zevâhiri kurtarmak içün kayıkçı kavgası ya&#8217;ni Sulukule ayarında bir takiyedir!</em></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><em>Ayrıca, Müslümanlar, <strong>“Bizim Dînimiz demputrasi değil, İslâm’dır”</strong> diye cidden ve hakîkaten bu hükmün peşine düşerlerse ne olacakdır?. Dînlerini öğreniverir de <strong>“Hangi DÂRDA, dâr-ı İslâm’da mı, dâr-ı ikrâhda mı nerde yaşıyoruz; İslâm neden 24 saatimizden tard edilib, amelî, cihâdî, idârî, hukukî, iktisâdî, ictimâî, âilevî, siyâsî, askerî, tıbbî bütün temel nizamları ile neden YASAKLANMIŞDIR”  </strong>derlerse; ve yüzyıldır gasbedilen <strong>HAKKLARINI</strong> aramıya kalkarlarsa ne olacak, ne yapılacakdır?. Çünki bütün <strong>devirimler</strong>, bir eksiksiz bütün bu hakların Müslümanlardan ve Müslümanlık’dan çatır çatır, asa-kese, yaka-yıka ve söke söke alınması içün yapılmışdır… </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>İşte Türkiya’da derin olsun sığ olsun, hangi devlet olursa olsun, her işin önünde ve üstündeki en <strong>canalıcı</strong> nokta burasıdır… Bu bahsin hiç açılmaması, küllenmesi, ruznâmeye aslâ gelmemesi, getirilmemesi en ehem lâzımedir… </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bu noktada müslümanların önünün kesilmesi içün sistem, derin ve sığ devletiyle: <strong>“Türkiya DÂR-I İSLÂMDIR, İslâm’ın dünyâda en İYİ, en GÜZEL ve en DOĞRU yaşandığı yer Türkiyâ’dır”</strong> şablonunu zihinlere kazımanın peşindedir… Bunu da en güzel kim yapar, kimler, hangi sarık cübbeli Bel’am İbni Baura’lar, oryantalist (şarkiyatçı) çömezleri, akademisyen yamakları, ham yobaz kaba softa zibidileri yapar?. İşte kimler yapacaksa, bu mühim DERİN iş de, onlara verilecek, onların arabça ibâreler okuyarak halkı teshîr eden çeneleriyle  ve sarık cübbeleri altından halka üfürülecekdir&#8230;</em></p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 14pt;"><em><strong>HEM DÂR-I İSLÂM (!) DENİLECEK, HEM DE LAİKLİK, İSLÂM DA DÂHİL BÜTÜN DİNLERİN TE&#8217;MÎNÂTI (!) OLARAK YÜZYIL MALZEMESİ VE ŞARTLAMASI YAPILACAKDIR&#8230;</strong></em></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em> Bir de, İslâmiyyet’in Anadolu’dan yok edilmesi ve silinmesi prensibi olarak 1928’den beri ve 1937’de anayasaya girmesinden i’tibâren, laikliğin, ATEİZMA değil de, ma’nâ kaydırmasına ve tersine çevirme sahtekârlığına tam abanarak ŞİRİNLEŞTİRİLMESİ ameliyesine şâhid oluyoruz. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bunu bilhassa, sâdece İslâm’ı istismardan geçinen (muhafazakâr demputrat kanatda), hele hele 1970’den i’tibaren Demirel-Erbakan çizgisinde görüyoruz. Erbakan da hem İskenderpaşa mürîdânından geçinerek <strong>müslümanım</strong> diyenleri idâre ederdi, hem de <strong>&#8220;Din hürriyetidir, dinlerin e&#8217;mînatıdır&#8221;</strong> diyerek, laikliğe, laikliğin dışında bir ma&#8217;nâ yüklerdi&#8230; Böylece bir taşla iki kuş vurur, hem müslümanım diyenlere laikliği sevdirir, hem de laikçi ateistlerin kendisine bakışındaki sertliği yumuşatırdı! Bu ma&#8217;nâ ile öylesine lâiklik krallığı yapar ve o îmânının bozulmamasına dikkat ve şiddet gösterirdi ki, MART 1993&#8217;de şöyle demişir:<span style="text-decoration: underline;"><strong>&#8220;ERBAKAN LAİKLİK KALDIRILSIN DİYEN SÜDÜ BOZUKDUR!&#8221;</strong></span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> İnternetdeki laiklik ile alâkalı yapdığı birçok konuşmalarına bakılırsa, N. Erbakan&#8217;ın, laiklik lâfzı altında pek çok  indî ve felsefî te&#8217;vil, çarpıtma ve yuvarlama kabilinden konuşmaları görülecekdir!. Ve laikliği, İslâm ile (Şirkin-Ateizmin) arasına, iki tarafı da biribirine telbis edilib bulayan bir yere oturtarak, <strong>&#8220;Erbakan laisizması&#8221;</strong> denen bir halita ya&#8217;ni HALT meydana getirmişdir!.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Demirel-Erbakan kanadları zâhiren ne kadar politik muârız gibi yaşamışlarsa da, aynı demokratik politik zihniyetin temel ve esaslarında beraberlik göstermişler, bir nevi papağan gibi şunların tekrarında ve bir çoklarında katı ve jakoben laikçilerle beraberlik ortaya koymuşlar ve halkı şartlamanın ortak ıkınışında olmuşlardır: </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Laiklik, herkesin dîn ve vicdân hürriyetine sâhib olarak rahatça dînine göre istediği gibi yaşamasının te’mînâtıdır! Herkesin kendi dînî emir ve yasaklarını hiçbir müdâhale olmadan hürce ve rahatça, yiyib, içib, uyumasının da te&#8217;mînâtıdır!.Tanrılarımızın yorulmasına hiç lüzûm kalmadan onun adına bizim TEŞRÎ&#8217; (yasama) organı ve organizması olarak KÂNÛN yapma ve O&#8217;nun hâkimiyyetini, bizim, göklerden yer yuvarlağına indirerek ve ONA vekâleten, nefs ü aklımız üzerine almamız demekdir&#8230; Müfessir Merhûm Muhammed Hamdi Efendi&#8217;nin ibâresiyle: &#8220;İmtiyâz-ı RUBÛBİYYET, sınıf-ı RUHBANDAN parlömanlara geçmişdir&#8221; demekdir&#8230; Laiklik, edyân-ı mâzîyyeye, hâzıraya ve âtiyyeye son derece eşit, hristiyanlık ve yehûdiyyete daha EŞİT ve daha bir ÇEŞİT davranmakdır&#8230; HAKK ve BÂTIL din yokdur, her din hakkdır, vatandaşımızın dini bizim de dînimiz, ma&#8217;bedi bizim de ma&#8217;bedimiz, papası ve kardinali bizimde babamız, papamız ve fetomuz, hahamı bizim de hahamımızdır&#8230; Kutsal laiklik, Ankara İlâhiyat&#8217;da okutulan Prof. Mehmet Taplamacıoğlu&#8217;nun &#8220;Din Sosyolojisi&#8221; kitabındaki kamalist mitolojisine göre &#8220;İslâm bile laik bir dindir&#8230;&#8221; Kutsal laiklik, tanrılarımızın ortak paydası olarak edyân-ı cumhûriyyemizin atamızdan mîrâs en olmazsa olmazımız bir tanrı buyruğu;  ve hürriyet-i edyânın şerîki olmıyan biricik te’mînâtıdır… Milyarlarca senedir hâkimiyyeti elinde tutan gök tanrılarımız fazla mesâîden biraz yorulmuş bulunuyorlar. Onların biraz istirahat buyurmalarını te&#8217;mîn zımnında, artık hâkimiyyeti de kayıtsız ve şartsız para-lamentolarımızdaki 15 parti 5 ittifaklı ademoğlu tanrılarımıza devretmek zarûreti doğmuşdur. Bunu, modern Batıya taparlığımızın zarûrî bir netîcesi ve ilelebed yaşıyacak cumhûriyetimizin en büyük eserimiz oluşuna bağlamalıyız. Hem bu hakîkatı ilâhiyâtsal bir başka sayın ve mayın profumuz ve modern şeyhimiz Esad Coşan hocfendimiz fem-i muhsinlerine şöyle almışlardır: &#8220;NİCE EMEKLERLE KURULAN CUMHÛRİYETİMİZİ RAFA KALDIRMIYA KİMSE HEVESLENMESİN!&#8221; Böylece, tarîk-ı Zıyâiyyeyi pek moderen bir mertebeye uruc etdiren ve bir güzel târîk-i es&#8217;adî ihtirâ&#8217; eyliyen purrof hocfendimiz, cumhûrî tarz-ı idâremizi bir tarz-ı tasavvufî ile de taçlandırmış; ve SAĞDUYU Partimiz geçliğine bir hıtâbe-NUTUK olarak bunu vasiyet ve armağan etmişdir denilebilir&#8230; Kutsal laikliğimizin esrâr-ı hafiyyesindendir ki, her derin sırrı herkesin bilmesi iktizâ etmez! Yeri ve zaman hulûl etdikçe, ba&#8217;zı esrâr-ı kudsiyyeye muttali&#8217; olmamız nasib ise devam edecekdir! ”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Ba&#8217;zı nice esrâr-ı garîbeyi mezara götürüb oraları fazla yüklerle yükleyib karıştırmıya da lüzum olmasa gerekdir!. Biz, sıhhatinden emin olduğumuzu yazalım da, tasdîkini  vicdanlara bırakalım!. Hesab günü <strong>&#8220;Nice bildiğin doğruları KETMETDİN&#8221;</strong> denilmesin yeter. Müfessir Merhûm : İmânî esaslarda <strong>&#8220;Îmân ızhâr-ı hakkdır, hakk-ı sarîhi KETMETMEK küfürdür&#8221;</strong> buyurur. Müslümanları aldatan meleksîmâ nice Âdem evlâdının şerrinden saf ve samîmî müslümanları kurtarmak da mes&#8217;ûliyyetin îcâbına göre hareketdir. Dolayısıyla insanların hakîkatini de ortaya koymak, ızhâr-ı hakk cümlesinden olsa gerekdir. Çünki ümmetin bakıyesi çok aldatılıyor ve farkında olmadan hep çukura atlıyorlar. Biz 60 senelik tahrir hayatımızda  neler gördük neler; ve kulaklarımızla da duyduk&#8230; Anınçün bu dünyânın nasıl ve ne kadar lehvün ve lâıbün tavsifine lâyık bir mekân olduğunu, insan evvelâ kendisi içün,  sonra da her bîçâre müslümanların da anlamasını ne kadar iştiyakla istiyor,bunun  ta&#8217;rîfi gayr-i kâbil desek yeridir&#8230;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>xHulâsa, laiklik ndktasına dönecek olursak, akla hiç gelmiyecek insanlar bile hiç tahmîn edilemiyen lâfları ile, (buna, yalan-dolanları-gözküllemeleri- dalkavuklukları da denilebilir) laiklik ve onun dal ve kollarının, menşe&#8217; ve mebdeinin propagandalarına, şirinlik <strong>maskesi</strong> ve <strong>muskaları </strong>da takarak, onun, (Kıyâmet vâkıasına inanmıyanlarca ilelebed) yaşayıb DİPDİRİ ayakda kalması te’mîn edilecek zannediliyor… </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bu laiklik misyonerliğini, müteveffâ Sülü ve Erbakan gibi başka kimler, hangi zümreler, züppeler, diplomalılar, akademisyenler, parti-pırtılar, sarık cübbeliler ve hangi bel’amlar becerebilecekse, bu iş, onlara vasiyet ve ihâle edilmişdir!..</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bu iki nokta <strong>zâhiren</strong> Anadolu insanının gözünden saklansa da, her zaman ve mekânda, ruznâmenin <strong>bâtınen</strong> en ehem MADDESİ yüzyıldır  bu olmuşdur… Onun içün Tunus’lu  ve Mısır’lılara laik anasaya tavsiye edilmişdir!. Onun içün <strong>“Ben dört dörtlük laikim”</strong> denilmişdir… Onun içün <strong>“İslâm coğrafyası neden laikliğe geçmekde bu kadar geç kalmışdır”</strong> diye hayret ve ateistlere şirinlik mimikleri dağıtılmışdır!. Onun içün <strong>“Dîne dayalı devlet sistemine KESİNLİKLE karşıyız”</strong> denilmişdir…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Devlet, her şeye <strong>dayanıb yaslanabilir</strong>, ammâ bu <strong>&#8220;LAİK cumhûriyet  müselmanlarına&#8221;</strong> göre (İslâmiyyet’e) aslâ dayanamaz, çünki onlara göre ALLAH ve RASÛLÜ Aleyhisselâm’ın o DÎNİ, <strong>“cihânın en BERBAT sistemidir; zihni, kalbi ve tasavvurâtı bile yakıb kül eden bir FELÂKETİ’dir!.”</strong> (Sonsuz kere hâşâ ve kellâ).</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Onun içün <strong>“Türkiye laikdir laik kalacak, kahrolsun Şeriat”</strong> fâciaları gülücüklerle geçiştirilir!. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Onun içün locavî üstadları müteveffa Sülü bile şöyle yol açmış, çığır açmış, kılavuz kaptan olmuş ve demişdir:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Kur’ânın 236 âyeti devletle, </strong>(idâreyle, hükümetle, laiklikle)<strong> alâkalı, geçin bunları, geriye 6400 küsûr âyet kalıyor, bu kadarı neyinize yetmiyor?.”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Hulâsa müslümanım diyenler, çok güzel ninnilerle uyutulub, sağmal ehlî dostlar olarak sağılıyorlar! Son 21 senedir ise: <strong>“Durmak yok yola devam” </strong>nakarâtıyla, ha babam, sırığın ucunda HAVUÇ, koşun da koşun! </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Kızıl ELMAYA vâsıl olduk oluyoruz, ha gayret, dünyâ bizi dinliyor, cihânın gözü bizde, yakında Muhteşem Süleyman olarak tahta çıkacağız, az kaldı, herşey bir anda olmaz, sabırlı olun ve bekleyin!…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Yâ Allâaaah, Bismillâh…</em></p>
<p style="text-align: right;"><strong><em>(Mâba’di var)tt</em></strong></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-2-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-2-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-2-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-2-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-2-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-2-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-2-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-2-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-2-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-2-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-2-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-2-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-2-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-2-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-2-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&#038;title=-2-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/2-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html" data-a2a-title="-2- Dîni Tepe Tepe Kullanan Hoca Kılıklıların, Hakk’ı Bâtılla Telbîs Azgınlığı…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/2-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html">-2- Dîni Tepe Tepe Kullanan Hoca Kılıklıların, Hakk’ı Bâtılla Telbîs Azgınlığı…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/2-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sandık Ve Oyun!Ahyed HÂLİDÎ</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/manzumeler/ahyed-halidi/sandik-ve-oyun.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/manzumeler/ahyed-halidi/sandik-ve-oyun.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 May 2023 14:30:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahyed HÂLİDÎ]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim - Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[kumar]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Particilik]]></category>
		<category><![CDATA[sandık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=9129</guid>

					<description><![CDATA[<p>Varsa âlimi halkın, eşitdir en câhile, Bunlarla sürüb gider, dem-bokrasi oyunu!</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/manzumeler/ahyed-halidi/sandik-ve-oyun.html">Sandık Ve Oyun!&lt;h6 style=&quot;text-align: left;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #c00000;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Ahyed HÂLİDÎ&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fsandik-ve-oyun.html&amp;linkname=Sand%C4%B1k%20Ve%20Oyun%21Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fsandik-ve-oyun.html&amp;linkname=Sand%C4%B1k%20Ve%20Oyun%21Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fsandik-ve-oyun.html&amp;linkname=Sand%C4%B1k%20Ve%20Oyun%21Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fsandik-ve-oyun.html&amp;linkname=Sand%C4%B1k%20Ve%20Oyun%21Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fsandik-ve-oyun.html&amp;linkname=Sand%C4%B1k%20Ve%20Oyun%21Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fsandik-ve-oyun.html&amp;linkname=Sand%C4%B1k%20Ve%20Oyun%21Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fsandik-ve-oyun.html&amp;linkname=Sand%C4%B1k%20Ve%20Oyun%21Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fsandik-ve-oyun.html&amp;linkname=Sand%C4%B1k%20Ve%20Oyun%21Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fsandik-ve-oyun.html&amp;linkname=Sand%C4%B1k%20Ve%20Oyun%21Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fsandik-ve-oyun.html&amp;linkname=Sand%C4%B1k%20Ve%20Oyun%21Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fsandik-ve-oyun.html&amp;linkname=Sand%C4%B1k%20Ve%20Oyun%21Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fsandik-ve-oyun.html&amp;linkname=Sand%C4%B1k%20Ve%20Oyun%21Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fsandik-ve-oyun.html&amp;linkname=Sand%C4%B1k%20Ve%20Oyun%21Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fsandik-ve-oyun.html&amp;linkname=Sand%C4%B1k%20Ve%20Oyun%21Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fsandik-ve-oyun.html&amp;linkname=Sand%C4%B1k%20Ve%20Oyun%21Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fsandik-ve-oyun.html&#038;title=Sand%C4%B1k%20Ve%20Oyun%21Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/manzumeler/ahyed-halidi/sandik-ve-oyun.html" data-a2a-title="Sandık Ve Oyun!Ahyed HÂLİDÎ"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/manzumeler/ahyed-halidi/sandik-ve-oyun.html">Sandık Ve Oyun!&lt;h6 style=&quot;text-align: left;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #c00000;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Ahyed HÂLİDÎ&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/manzumeler/ahyed-halidi/sandik-ve-oyun.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Allâh Allâh, Hiçbir Parti Kongresi “Allâh; Ve O’nun Hâkimiyyeti&#8230;” Diyemiyor!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/allah-allah-hicbir-parti-kongresi-allah-ve-onun-hakimiyyeti-diyemiyor.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/allah-allah-hicbir-parti-kongresi-allah-ve-onun-hakimiyyeti-diyemiyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 May 2023 09:45:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim - Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[devlet bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[mhp]]></category>
		<category><![CDATA[türkçülük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=1720</guid>

					<description><![CDATA[<p>MHP de kongre yapdı, “milliyetçilik ve TÜRK” kelimelerine, îmânı üzerinden ne dedirtmek istediyse onları dedirtdi; ve “ALLÂH ve</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/allah-allah-hicbir-parti-kongresi-allah-ve-onun-hakimiyyeti-diyemiyor.html">Allâh Allâh, Hiçbir Parti Kongresi “Allâh; Ve O’nun Hâkimiyyeti&#8230;” Diyemiyor!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>ALLÂH ALLÂH, HİÇBİR PARTİ KONGRESİ “ALLÂH; VE O’NUN HÂKİMİYYETİ&#8230;” DİYEMİYOR!</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">MHP de kongre yapdı, <strong>“milliyetçilik ve TÜRK”</strong> kelimelerine, îmânı üzerinden ne dedirtmek istediyse onları dedirtdi; ve<strong> “ALLÂH ve İslâm”</strong> lâfzının icâbetdirdiği ma’nâ, dünyâ ve âhıret görüşü, Türklerin 1000 şu kadar yıldır başlayan ve Sultan Büyük Alpaslan’la devam eden Şeriat ve Cihâd aşkı, ebediyyete açılan bir ufuk genişliği ve müslüman olarak (hâkimiyyeti) mücerred YARADAN’a mahsus ve münhasır kılma îmân ve kahramanlığı, v.s. gibi yüksek, ulvî ve mutlak kıymetlere, binde bir nisbetinde bile rastlanamadı&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ayrıca, <strong>“milletin kendi kendisi”</strong> gibi lâfların da ne ifâde etdiği, bir türlü yerine oturtulamadı!. Havanda su dövüldü ve aynı nakârat, aynı hamam ve aynı tas seslerinin mâdenî gürültüleri, tekrar tekrar ortalığa aksetdirildi; ve biri çaldı öteki oynadı; o asâbî haykırışların pirim getireceği zu’mu içine giren girene,<strong> “ne bu şiddet bu celâl!”</strong> dedirten bir lâf ve lâkırdı yarışı başladı ve bitdi!.</p>
<p style="text-align: justify;">Devlet Bey, beklendiği gibi demokratik parti aşkıyla yine seçimi kazandı; ve <strong>“demokratik îmân”</strong> tâzelemesiyle de başkan oldu!. Türklerin lideri, en büyük TÜRK&#8230; Atatürk vezninde BABATÜRK!</p>
<p style="text-align: justify;">Yarın veya öteki gün de, büyük türbe ziyâreti, mozole ritüelleri&#8230; Ve amel defterine yazılar yazmak üzere kadîm Yunan mîmârisi stilinde inşâ edilen <strong>Anıt Kubûra</strong> (orada çok kabir olduğu içün müfred olarak <strong>kabir</strong> kelimesini kullanmak kara cehâlet ve geri kafalılıkdır) çıkılacağı, resmî religion farzlarındandır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bahçeli Başkan, o nâkıs Türkçesiyle ne demekse birşeyler demek istedi; ve fakat ne dedi, ne demedi ve ne diyemedi, anlayan beri gelsin!. Meselâ buyurdular:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“- Ölürüz de milletimizden vazgeçmeyiz. Ölürüz de bir tek insanımızdan taviz vermeyiz. Ölürüz de vatan toprakları üzerinde taksimat yaptırtmayız. Ve Ne Mutlu Türküm Diyene sözünden de asla ayrılmayız.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Buradaki<strong> “millet”</strong> kelimesi acaba etnik mi, politik mi, dînî mi, sosyolojik mi veya partice mi, devletlice mi, nece?. Mechûl!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Ne mutlu Türküm diyene sözünden de asla ayrılmayız!” </strong>gibi <strong>“tanrısal”</strong> bir buyrukdan ayrılmamak da, ayrı bir<strong> “şuur ve gurur!”</strong> işi ki, buna<strong> “mürûr!”</strong> dense de, demek ki hâlâ<strong> “sürûr!”</strong> olarak bu taife-i etrâkın ruznâmesinde moda olarak berdevâm!. Bunun, 1000 yıllık müslüman kalb ve dilindeki<strong> “elhamdülillâh müslümanım!”</strong> deyişle ifâdesini bulan mutlak ve mukaddes şer&#8217;î îmânı unutdurmak, silmek ve onun yerine ikâme etmek üzere, bir takım heykel kâidelerine kadar oraya buraya kazınıb hâkkedildiği de, herkesin görüb geçdiği bir vâkıa&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Sonra <strong>“Bir tek insanımızdan taviz vermeyiz!”</strong> demek ne demekdir? İnsandan taviz verme tabirini de ilk defa duyuyor; ve bununla ne denilmek istendiğini bir bilene sorsak diyoruz! Ammâ o bileni bulmak içün de, onu bileni bulmak zârûreti karşımıza çıkıyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Hukukda, manevî kıymetlerde, mücerred mefhumlarda tâviz verildiğini, verilebileceğini veya verilemiyeceği gibi şeyleri duyduk; ammâ,<strong> “insanın tâviz verilmesi!”</strong> neyin nesidir ?. Bunu duymadık&#8230; İnsan şehid verilir, fedâ edilir, rehin verilir, içgüveyi verilir, damat verilir, gelin verilir, kurban verilir, evlatlık verilir, verilir de verilir!. Ammâ <strong>“insan tâviz verilir!”</strong> ise, bu nasıl olur, bu mechûl!.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Piskevit”</strong> telâffuz ve lâfzına bile, bunun yanında bir lâfız karmaşasıdır der geçilir; ancak bu<strong> “insanın tâviz verilişi!”</strong> karşısında nasıl geçilir, karışık iş!.</p>
<p style="text-align: justify;">Ne ise, <strong>“Türkçü bir liderin Türkçesi!”</strong> der geçeriz!</p>
<p style="text-align: justify;">Ve, şahsa mahsûs başka bir ibâre de,<strong> “Okyanus ötesine tutunmadan Türk milletinin iktidârını isbat!”</strong> cümlesi&#8230; <strong>“Okyanus Ötesi”</strong> tabiri, artık belli ve muayyen bir adresin nüfus kaydı ve soy şeceresi gibi apaçık ortadadır; ve burası ile Receb Tayyib Bey hükûmet-i cümhûriyyesinin arası limonî de değil, altdan alta ve son derece derin bir nar ekşisi tadındadır!.</p>
<p style="text-align: justify;">Devlet Bey, herşeyin TÜRK olanına aşk u sadâkatle bağlı olduğuna göre, <strong>“TÜRK MÜSLÜMANLIĞI!”</strong> denen nesnenin de mu’cidi derecesinde bunun taraftarı ve propagandisti olan <strong>Pensilvanya</strong> rûhânî başimamlığını koltuklamak yerine, onu, karşısına alıb, hükûmet-i cümhûriyyesinin <strong>“tutunduğu bir dal!”</strong> gibi de resmedib ötelemesi, cidden garib!</p>
<p style="text-align: justify;">Bir garib <strong>“hayâl!”</strong> de, hayâle hayâl demeyen bir hayâl olarak şöyle bir hayâl:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- Ülkücü Cumhurbaşkanı, Ülkücü Başbakan ve Ülkücü Meclis başkanının aynı anda ve eşgüdüm halinde bulunması ve çalışması hayal değildir.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Aynı anda ve eşgüdüm!” </strong>hâli!. Merhûm Üstâd sağ olsaydı bu kabil <strong>“eşgüdüm!”</strong> v.s. gibi kelimelere <strong>“kurbağaca!”</strong> der; ve sulak arâzîlerin neş’esi olarak el atıb geçerdi&#8230; İşin içinde, <strong>“gütmek”</strong> masdarından müştâk bir uydurma var desek, başındaki (eş) kelimesini <strong>“müsâvî”</strong> ma’nâsına mı alacağız, yoksa refîkam deyişi, şimdilerde <strong>“eşim”</strong> deyenlerin <strong>“eşi”</strong> gibi bir şey mi anlıyacağız?!. Eşi <strong>gütmek</strong> gibi bir nesne ise, koyun veya bir hayvan güder gibi mi bir gütmedir, nedir? İnsan, eşini yani hanımını da güder mi, bu kabil Türkçü Türkçesi’ni de yeni duyuyoruz!</p>
<p style="text-align: justify;">Bahçeli, yukarıdaki cümlesinde bu bal gibi hayâle, <strong>“hayâl değil!”</strong> demekle, hayâli, ütopi derekesinde bir nesne sanıb  küçümsüyor ki, değil bir politikacının, hayalsiz, basit bir köy minibüsünün bile yola çıkarılması mümkin olamaz&#8230; Hayâlsizlik, benzinsiz yola çıkmakdan farksızdır; ve bu, tedbirsizliğin en alt derekede, <strong>“kuvve-i hayâliyye!”</strong> iflâsı demekdir!. Adam olsun madam olsun, bu kuvveyi, kuvve-i akliyye ve kuvve-i gadabiyye v.s. gibi yerinde ve zamanında kullanmayıb muattal bırakmak, onu, kıçüstü yere çakmaya da kâfî gelir!.</p>
<p style="text-align: justify;">Devlet Bey, TÜRKÇE dağarcığıyla <strong>“hülyâ, masal, esâtir mitoloji soyundan ütopi”</strong> gibi mefhumları, <strong>“hayâl!”</strong> kelimesi ile ifâde edeceğini zannetmiş; ve bu kadar becerebilmişse, kendisine on üzerinden üç vererek buna da râzı olunabilir!</p>
<p style="text-align: justify;">Ve Devlet Bey dünyâya bildiriyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- Bu kapsamda 10. Olağan Büyük Kurultayımız vesilesiyle, belirlediğimiz şu milli mutabakat ve hususların herkes tarafından bilinmesini istiyor ve bunu temenni ediyorum:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Burada da cümle düşüklüğü var!. Devam ediyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“1- Türkiye devleti sokakta bulunmamıştır. Sokağa, teröre ve AKP&#8217;ye de teslim edilmeyecektir.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Evet doğru, sokak, cadde, meydan ve bulvarlarda bulunmamışdır; ancak Lozan’da bulunduğu da herhalde inkâr edilemez!.</p>
<p style="text-align: justify;">Ve, <strong>“bu devlet sokağa, teröre ve AKP’ye de teslim edilemiyecekdir!”</strong> demek ne demek?. Edilmiş bile; ve bu bir vâkıa&#8230; Sokaklar kan, ateş ve bombaya teslim! Terör ise bütün tv kanallarının 24 saat, 24 kere haberi!. Devletin AKP’ye teslim edildiği ise, bu da 24 saatin her dakikasının vâkıası!&#8230; Çankaya’dan resepsiyonlara, hükûmetden bakanlara, meclisin tepesinden dibine, her taraf AKP’nin!. Ehâli-i etrâkın, kime rey ve hükûmet-i cümhûriyye akıtdığı ortada, daha ne olsun!</p>
<p style="text-align: justify;">Devlet bey’in <strong>“kuvve-i hayâliyyesi!”</strong> ve  kimyâsında, bir kısa devre bahse mevzu’ olmasın!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Yiğit bozkurtlar ve sevgili Asena’larım!”</strong> diyen Devlet Bey, 9 maddelik <strong>ışıldağına</strong> şöyle devam eylemekde:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“2- Türkiye Cumhuriyeti Devleti tektir, ülkesi ve milleti bir ve bütündür.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ne demekse, bu, tek ve çift sayı ma’nâsına mı, bir ma’nâsına mı , bu da vazıh değil!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“3- Türkiye Cumhuriyeti Devleti&#8217;nin kurucusu ve sahibi topyekûn büyük Türk milletidir.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">(28. Ekim. 1923 günü) millet yatağında mışıl mışıl uyur ve hiçbir şeyden haberi bile yokken,<strong> “yarın cümhuriyeti ilân edeceğiz!”</strong> diyen <strong> “ebedî şefi!”,</strong> Devlet Bey acaba hiç hesâba neden katmaz?.</p>
<p style="text-align: justify;">Cumhuriyetin kurucusu derken, milleti,<strong> “Büyük TÜRK milletini!”</strong> göstermek,<strong> “kuvve-i hayâliyyenin!”</strong> ciddiyetini ciddî ma’nâda ihlâl eder; ve bir devlet adamı Devletlû Devlet Bey’e de hiç yakışmaz!. Ve dördüncü madde:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“4- Türkiye Cumhuriyet Devleti&#8217;ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes; ırk, dil, din ve mezhep farklılığına bakılmaksızın Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni kuran Türk milletinin eşit ve saygın fertleridir.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İşte bu <strong>“farklılığa bakmamak ve eşit ve saygın!” </strong>lâfları var ya, bunlara, zerre kadar riâyet eden de yok&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Sâniyen: Buna riâyet mümkin olamaz, olur diyen, gözboyayan 5. Sınıf dembokrat bir politikacıdır. Çünki hiç biri kendi inanç ve burun istikâmeti ile nefs inadından başka, karşısındakinin dinini de,  mezhebini de, fikriyât ve topyekûn hayat tarzını da,  düşman olarak ırgalamakda; ve kendisine de onu, aslâ <strong>“eşit ve saygın”</strong> görmemektedir&#8230; Biribirlerine ağız dolusu verib veriştirmelerin hangisinde o söylenenlere zerre kadar riâyet var? Yok ve olamaz da, çünki bu, bir teklif-i mâlâyutakdır; ve bu, mücerred cumhûriyet ve dembokrasi gözbağcılığının bir lâzım-ı gayr-ı mufârıkıdır!. Tanzîmât’dan bu yana devam eden 173 senedir, bu memleketde (33 sene istisnâ edilirse) tam bir aldatma ve gözkülleme despotizmi yaşanmış ve hâlâ da devam etmektedir&#8230; Adı istediği kadar<strong> “meşrûtiyet, hürriyet, adâlet, müsâvât, cumhûriyet, demokrasi, kurtarıcı darbe, kurtarıcı muhtıra, kurtarıcı Evrenizma, kurtarıcı balans ve brifink fink atmaları, kurtarıcı e muhtıra ve bilmem ne!”</strong> de olsa, topu da bu milletin anasını ağlatmakdan başka bir işe ve halta yaramamışdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ve devam eder:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- Milli varlığımızın temeli bu mensubiyet şuuru ve milli birlik ruhudur ve Türklük üst ve vazgeçilmez kimliğimizdir.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ne demekse&#8230; Hangi mensubiyet, hangi şuur ve hangi birlik?. <strong>“Türklük üst ve vazgeçilmez kimlikmiş!”</strong> Terörü besleyen 173 senelik ana sebeb de, işte bu üst kimlik, vazgeçilmez kimlik, inâdın daniskası, ırkçılık ve kavmiyetçilik pompalamanın abesliği ve dine sırt dönmeler ve bu dinden utanma çarpık hissiyâtı ile çarpık rûhiyâtıdır!.</p>
<p style="text-align: justify;">173 yıldır önüne gelen, Balyozcusundan Ergenekoncusuna, kendine göre bir <strong>“üst kimlik!”</strong> uydurma ve dayatması ile bu milleti palyaçoya çevirdi; ve târihe geçen o mutlak şahsiyeti, tuz rûhu yemişcesine eritdi ve bugünki bataklıkda karar kılındı&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bin senedir üst kimlik neydi, ne oldu ve memleketin hâli nereden nereye uçdu ve kül oldu!.</p>
<p style="text-align: justify;">Hem, birkaç düzine uydurma<strong> “üst kimlik!”</strong> peşine takılınacak ve bunlar reklâm edilib söylenecek; hem de,<strong> “ecdâdın yolundayız, izindeyiz, şurasıyla burasındayız!”</strong> lâf u güzâfı!. Bin senelik ecdâd, <strong>“benim üst kimliğim i’lâ-yı kelimetullâh!”</strong>  demiş, bunlar ne diyor?. Biri diğerine zıt olacak, sonra da bu iki zıt, biribirinin devamı olacak!. Okyanus Ötesi nakarâtla, sâdece <strong>“hafizenallâh!”</strong> çekilir!</p>
<p style="text-align: justify;">Türkçü lider Devlet Bey devam eder:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“5- Türk milletine yeni kimlik ve isim arayışları, yeni vatandaşlık icatları boş ve nafile faaliyetler olarak kalmaya her zaman mahkûmdur.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Üst kimlik, bin senedir <strong>İSLÂM</strong> iken, bunun dışındaki her üst kimlik <strong>“nâfile faaliyetler!”</strong> bile değil; sâdece şirkle iştigâl ve ALLÂH’a kafa tutmak gibi bir hıyânetdir, o kadar&#8230; Millet ne çekiyorsa, bundan çekiyor; ve milletin yolu üzerindeki kör tapalar da sâdece bunlardır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu milleti <strong>Müslümanlık’dan</strong> uzaklaştırmanın yolları, ancak, <strong>“üst kimlik”</strong> olarak uydurulan her şeyin bir eksiksiz tamâmıdır; ve bunların topunu da <strong>“lâ ilâhe!”</strong> diyerek nefy ü redd; ve <strong>“illallâh”</strong> diyerek isbât; ve <strong>“Mu&#8230;..dürrasûlullâh”</strong> diyerek de teslim-i hayât ve O’na teslimiyyet göstermeden, bir milletin iflâh olması ve <strong>müslüman</strong> kalması ve devlet-i ebed müddet hayâlleri kurması, imkânsız da değil, mücerred muhaldir&#8230; Aksi hâlde, noksan sıfatlardan münezzeh Cenâb-ı Hakk Azze ve Celle, hâşâ <strong>YALAN</strong> söylemiş olur ki, bunun müstahil ve mümteni’ olduğu da mutlak&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bugün, millet ve halklar üzerindeki hâkimiyyet, Müslüman’lığının <strong>mimi</strong> bile kalmamış ve fakat buna rağmen Müslümanlığı da kimseye vermeyen adam ve madamların ellerine, dembokrasi ve cumhuriyet ambalaj ve gözboyamaları ile verilmiş; ve milyarlarca insan, onlara esir edilerek, onların <strong>“rubûbiyyetleri!”</strong> altında ubûdiyyete mecbur köleler hâline getirilmişlerdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Buyrun:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“6- Türk milleti varsa, Türkiye Cumhuriyeti Devleti de ilelebet payidar kalacaktır. Unutulmasın ki, Türkiye asla Türk milletsiz olamayacaktır. “</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu cümlede de, ma’nâ bir felâket olmakla berâber, cümle  düşüklüğü ise korkunç!. Yedinci madde:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“7- Türkiye Cumhuriyeti Devleti&#8217;nin ve büyük Türk milletinin varlığına Türk milliyetçileri bir, iri ve diri olduktan sonra kimse son ihanet vuruşunu yapamayacak ve kabus rüyaları gerçekleşmeyecektir.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Bir, iri ve diri olacak!”</strong> olan Türk milleti mi, Türk milliyetçileri mi?. Türk milliyetçileri imiş!. Neden Türk milleti değil?. Neden, Müslüman Türkler ve tüm Müslümanlar değil???</p>
<p style="text-align: justify;"> İri kabak olur, ammâ <strong>“iri milliyetçi!”</strong> ne demekse, bu da Devlet Bey Türkçesi!. İri ve diri bir TÜRKÇE!</p>
<p style="text-align: justify;">Devlet Bey sıralıyor:<br />
<strong><br />
“8- Bu yüzden, Milliyetçi-Ülkücü Hareket&#8217;in, hain emeller karşısında sessiz, duyarsız, tepkisiz ve hareketsiz kalması asla düşünülemeyecektir.</strong></p>
<p>&#8220;9- Türkiye bizimdir, bu aziz vatan hepimizindir ve bunun için haykırarak diyoruz ki; Türk Milleti Sensiz Asla.Türkiye devleti sokakta bulunmamıştır; sokağa, teröre teslim edilmeyecektir.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Türk de Türk!. Anladık, hep Türküz, Orta Asya’da bindik bir alâmete, Anadolu’ya geldik ve gidiyoruz Kıyâmet’e!.</p>
<p style="text-align: justify;">Tamam bozkurt ve asenalar! Ben dâhil Oğuz Türkleriyiz&#8230; Hiçbiriniz, <strong>Osmanlının Üçok kolunun Kayı boyu kadar</strong> değil, onun binde biri kadar <strong>Türk</strong> olduğunuzu isbât edemezsiniz!. Onların<strong> “üst kimliği”</strong> neydi?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“İ’lâ-yı kelimetullâh!”</strong> diyen, devlet armasına <strong>“El müstenidu bi tevfikâti’r-rabbâniyyeti devletu Meliki’l-Osmâniyye!”</strong> ibâresini nakşedenler, hangi<strong> “üst kimlik!”</strong> içün yaşadılar?. Onların ihânetden uzak, soyunu ve aslını inkârdan münezzeh torunları olanlar, bunu isbât ile mükellef, buna mecbûr ve me’mûr bulunur&#8230; Gerisi, zırvalamak ve hezeyan püskürmekden başka bir şey olamaz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İnsanın <strong>TÜRK</strong> kimliği taşır oluşu, onun hiçbir beşerî gayret ve emek sarfına hâcet bırakmadan kazandığı fıtrî bir keyfiyetdir; ve insanı, insan ve fazîlet ehli kılan bu değil; kesb etdiği, çalışarak ele geçirdiği, irâdesiyle isbat etdiği şahsiyet ve mükemmeliyyetdir.</p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>“Türk!”</strong> diye zikr ü fikr etmekden, acaba, Allâh, İslâm, dîn-îmân, Peygamber ve <strong>“i’lâ-yı kelimetullâh”</strong> demeye, ne zaman sıra gelecekdir?</p>
<p style="text-align: justify;">Dinden bu kadar kaçmak, bu kadar korkmak, bu kadar utanmak ve bu kadar ona mesâfeli davranmak ve onu ağıza bile alamıyacak kadar <strong>“laiklik!”</strong> denen belânın te’sirinde sekülerleşmek ve maddeperestleşmek ne oluyor?..</p>
<p style="text-align: justify;">Âhıretde, <strong>“Türk müydün?”</strong> demezler!</p>
<p style="text-align: justify;">Hesaba çekecekleri zaman, <strong>“Müslüman mıydın?”</strong> diye istintak ve sorgu sual başlar asenalar ve bozkurtlar ve tosunlar!</p>
<p style="text-align: justify;">Yarım yamalak Türkçe de olsa, oradakiler, korkmayın sizi anlar anlamasına da, <strong>“Müslümandım!”</strong> deyebilmek şart&#8230; Bunu da burada ta’lim etmeyenler, orada ta’yîn ve terfî beklemesin!. Cehennem ağzını açmış yutacaklarını bekliyor!. Hadîs-i Şerîf’e göre dünyâda nasıl yaşarsanız, öyle ölürsünüz; nasıl ölürseniz, öyle haşrolursunuz!. <strong>“İnşaallah, müslümanlarla değil; Şamanist Türklerle, Hunlarla, Göktürklerle, Gagavuz Türkleriyle haşrolursunuz!”</strong> diye duâ etmemizi istemezsiniz! <strong>“Ve onlar nerede ise, siz de orada olun!”</strong> dememizi de!.</p>
<p style="text-align: justify;">Al bu da hadîs-i şerîf:<strong> “El mer’u mea men ehabbe!!!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kişi sevdiği ile beraberdir!. Cehennemde de olsa!!!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Türkün de, kürtün de, arabın da, acemin de, recebin de, devletin de, milletin de üst kimliği İSLÂM’DIR!”</strong> diyemiyeceklerin; ve huzûru aslâ getiremiyeceklerin; ve böylelikle de terörü dâim besleyeceklerin; ve binnetîce kanı durmadan akıtacakların; ve milleti biribirine boğazlatıb kırdıracakların derin ve engin bilgilerine&#8230;</p>
<p><em>(İlk intişârı: 05.11.2012)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-allah-hicbir-parti-kongresi-allah-ve-onun-hakimiyyeti-diyemiyor.html&amp;linkname=All%C3%A2h%20All%C3%A2h%2C%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20Kongresi%20%E2%80%9CAll%C3%A2h%3B%20Ve%20O%E2%80%99nun%20H%C3%A2kimiyyeti%E2%80%A6%E2%80%9D%20Diyemiyor%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-allah-hicbir-parti-kongresi-allah-ve-onun-hakimiyyeti-diyemiyor.html&amp;linkname=All%C3%A2h%20All%C3%A2h%2C%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20Kongresi%20%E2%80%9CAll%C3%A2h%3B%20Ve%20O%E2%80%99nun%20H%C3%A2kimiyyeti%E2%80%A6%E2%80%9D%20Diyemiyor%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-allah-hicbir-parti-kongresi-allah-ve-onun-hakimiyyeti-diyemiyor.html&amp;linkname=All%C3%A2h%20All%C3%A2h%2C%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20Kongresi%20%E2%80%9CAll%C3%A2h%3B%20Ve%20O%E2%80%99nun%20H%C3%A2kimiyyeti%E2%80%A6%E2%80%9D%20Diyemiyor%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-allah-hicbir-parti-kongresi-allah-ve-onun-hakimiyyeti-diyemiyor.html&amp;linkname=All%C3%A2h%20All%C3%A2h%2C%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20Kongresi%20%E2%80%9CAll%C3%A2h%3B%20Ve%20O%E2%80%99nun%20H%C3%A2kimiyyeti%E2%80%A6%E2%80%9D%20Diyemiyor%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-allah-hicbir-parti-kongresi-allah-ve-onun-hakimiyyeti-diyemiyor.html&amp;linkname=All%C3%A2h%20All%C3%A2h%2C%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20Kongresi%20%E2%80%9CAll%C3%A2h%3B%20Ve%20O%E2%80%99nun%20H%C3%A2kimiyyeti%E2%80%A6%E2%80%9D%20Diyemiyor%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-allah-hicbir-parti-kongresi-allah-ve-onun-hakimiyyeti-diyemiyor.html&amp;linkname=All%C3%A2h%20All%C3%A2h%2C%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20Kongresi%20%E2%80%9CAll%C3%A2h%3B%20Ve%20O%E2%80%99nun%20H%C3%A2kimiyyeti%E2%80%A6%E2%80%9D%20Diyemiyor%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-allah-hicbir-parti-kongresi-allah-ve-onun-hakimiyyeti-diyemiyor.html&amp;linkname=All%C3%A2h%20All%C3%A2h%2C%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20Kongresi%20%E2%80%9CAll%C3%A2h%3B%20Ve%20O%E2%80%99nun%20H%C3%A2kimiyyeti%E2%80%A6%E2%80%9D%20Diyemiyor%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-allah-hicbir-parti-kongresi-allah-ve-onun-hakimiyyeti-diyemiyor.html&amp;linkname=All%C3%A2h%20All%C3%A2h%2C%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20Kongresi%20%E2%80%9CAll%C3%A2h%3B%20Ve%20O%E2%80%99nun%20H%C3%A2kimiyyeti%E2%80%A6%E2%80%9D%20Diyemiyor%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-allah-hicbir-parti-kongresi-allah-ve-onun-hakimiyyeti-diyemiyor.html&amp;linkname=All%C3%A2h%20All%C3%A2h%2C%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20Kongresi%20%E2%80%9CAll%C3%A2h%3B%20Ve%20O%E2%80%99nun%20H%C3%A2kimiyyeti%E2%80%A6%E2%80%9D%20Diyemiyor%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-allah-hicbir-parti-kongresi-allah-ve-onun-hakimiyyeti-diyemiyor.html&amp;linkname=All%C3%A2h%20All%C3%A2h%2C%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20Kongresi%20%E2%80%9CAll%C3%A2h%3B%20Ve%20O%E2%80%99nun%20H%C3%A2kimiyyeti%E2%80%A6%E2%80%9D%20Diyemiyor%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-allah-hicbir-parti-kongresi-allah-ve-onun-hakimiyyeti-diyemiyor.html&amp;linkname=All%C3%A2h%20All%C3%A2h%2C%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20Kongresi%20%E2%80%9CAll%C3%A2h%3B%20Ve%20O%E2%80%99nun%20H%C3%A2kimiyyeti%E2%80%A6%E2%80%9D%20Diyemiyor%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-allah-hicbir-parti-kongresi-allah-ve-onun-hakimiyyeti-diyemiyor.html&amp;linkname=All%C3%A2h%20All%C3%A2h%2C%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20Kongresi%20%E2%80%9CAll%C3%A2h%3B%20Ve%20O%E2%80%99nun%20H%C3%A2kimiyyeti%E2%80%A6%E2%80%9D%20Diyemiyor%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-allah-hicbir-parti-kongresi-allah-ve-onun-hakimiyyeti-diyemiyor.html&amp;linkname=All%C3%A2h%20All%C3%A2h%2C%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20Kongresi%20%E2%80%9CAll%C3%A2h%3B%20Ve%20O%E2%80%99nun%20H%C3%A2kimiyyeti%E2%80%A6%E2%80%9D%20Diyemiyor%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-allah-hicbir-parti-kongresi-allah-ve-onun-hakimiyyeti-diyemiyor.html&amp;linkname=All%C3%A2h%20All%C3%A2h%2C%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20Kongresi%20%E2%80%9CAll%C3%A2h%3B%20Ve%20O%E2%80%99nun%20H%C3%A2kimiyyeti%E2%80%A6%E2%80%9D%20Diyemiyor%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-allah-hicbir-parti-kongresi-allah-ve-onun-hakimiyyeti-diyemiyor.html&amp;linkname=All%C3%A2h%20All%C3%A2h%2C%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20Kongresi%20%E2%80%9CAll%C3%A2h%3B%20Ve%20O%E2%80%99nun%20H%C3%A2kimiyyeti%E2%80%A6%E2%80%9D%20Diyemiyor%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-allah-hicbir-parti-kongresi-allah-ve-onun-hakimiyyeti-diyemiyor.html&#038;title=All%C3%A2h%20All%C3%A2h%2C%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20Kongresi%20%E2%80%9CAll%C3%A2h%3B%20Ve%20O%E2%80%99nun%20H%C3%A2kimiyyeti%E2%80%A6%E2%80%9D%20Diyemiyor%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/allah-allah-hicbir-parti-kongresi-allah-ve-onun-hakimiyyeti-diyemiyor.html" data-a2a-title="Allâh Allâh, Hiçbir Parti Kongresi “Allâh; Ve O’nun Hâkimiyyeti…” Diyemiyor!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/allah-allah-hicbir-parti-kongresi-allah-ve-onun-hakimiyyeti-diyemiyor.html">Allâh Allâh, Hiçbir Parti Kongresi “Allâh; Ve O’nun Hâkimiyyeti&#8230;” Diyemiyor!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/allah-allah-hicbir-parti-kongresi-allah-ve-onun-hakimiyyeti-diyemiyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dembokratik Narkoz Ve İşgâl Altında Sandık Rezâleti&#8230;</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dembokratik-narkoz-ve-isgal-altinda-sandik-rezaleti-ahmed-selami.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dembokratik-narkoz-ve-isgal-altinda-sandik-rezaleti-ahmed-selami.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 May 2023 09:30:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim Öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi vahye müstenid değildir]]></category>
		<category><![CDATA[dinimiz demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[seçim öncesi vaadleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=10019</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Dembokratik seçim”in islâmîlikle zerre kadar alâkası yokdur. Dembokrasi, insan nefs ve hevâsının, kadîm yunanda bulduğu bir sistem. İslâm Dîni ise, Kur’ânî bir </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dembokratik-narkoz-ve-isgal-altinda-sandik-rezaleti-ahmed-selami.html">Dembokratik Narkoz Ve İşgâl Altında Sandık Rezâleti&#8230;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>DEMBOKRATİK NARKOZ VE İŞGÂL ALTINDA SANDIK REZÂLETİ…</u></em></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ (Dağıstânî)</u></em></strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ffffff;"><strong><em><u> </u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Dembokratik seçim”</em></strong>in islâmîlikle zerre kadar alâkası yokdur. Dembokrasi, insan nefs ve hevâsının, kadîm yunanda bulduğu bir sistem. İslâm Dîni ise, Kur’ânî bir ta’bîr olarak kat’ıyyen<strong><em> “VAHYE”</em></strong> müstenid, ilâhî bir varlık izâhı, hayât tarzı, netîceten mutlak hakîkât…</p>
<p style="text-align: justify;">Dünyâ’da bu iki muhâsım <strong><em>İLÂHÎ VE BEŞERÎ</em></strong> din, kıyasıya mücâdele içindedir. Allâh Azze’nin Dîni, müşahhas plânda hiçbir yerde görülmese de, mutlak gâlib olacağı bedâheten ortada… Dembokrasi denilen beşerî din ise, bütün <strong><em>vahşetiyle</em></strong> ve ortalığı<strong><em> kan ve ateş</em></strong> içinde bırakıcı hâliyle, tam bir terör belâsı olarak meydanda… Üstelik, kendisini değil de, uydurub îcâd etdiği terör şebekeleriyle, onları terörist göstererek kendi teröristliğini gözlerden kaçırıcı bir sahtekârlık içinde…</p>
<p style="text-align: justify;">Yunan, Roma, Fransız, Yahudi, İngiliz ve ABD çürük akıllarının ittifâkı ile ortaya çıkan, <strong><em>“cumhuriyet, lâyiklik ve dembokrasi, monarşi, v.s.”</em></strong> gibi düzinelerce haçlı batı sistemi, sinsice ve içde yakaladığı kanser hücreleriyle Osmanlıyı öyle  vurdu ki, bu, Tanzîmât ile başladı, bir  kademe yukarıda meşrûtiyete, daha sonra üç basamak sıçratarak cumhuriyete ve lâyıklığa, sonra da sere serpe ve tesviye edilmiş arazîde ayrıkotları gibi her yere bulaşan dembokrasiye fırladı!</p>
<p style="text-align: justify;">Bütün bu kademelerin tamâmı da, evvelâ Putperestlerin, sonra da Haçlı Avrupa (Batı) kafasının ortaya koyduğu sistemlerdi. Dolayısıyla bugün Türkiya, bu Batı kafasının mutlak esâreti, işgâli ve istilâsı  altında olub, onların içdeki uzantıları gözünde de, <strong><em><u>“Kurtulmuş, Hürr ve Bağımsız, dembokratik, lâyik, cumhûrî bir hukuk devletidir!”</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">HALK, 96 yıldır, böyle bir narkozlamaya veya ateist haçlı bombardımanı altında (Baraj ateşine) ma’rûz bırakılmışdır ki, Türkiya’da bu manzarayı görebilen, kanaatimizce onbinde bir kişi bile kalmamışdır…</p>
<p style="text-align: justify;">Kadîm, putperest ve heykelperest Yunan ile Roma’nın, bilâhara Batı Haçlı kafasının îmâl etdiği Dembokrasi, her fikir ve dine, her inanç ve görüşe pek pişkin ve yılışıkça <strong><em>“Hayât hakkı veriyor”</em></strong> görünse de, o, ancak kendisi içün vardır; ve o, dışındaki hiçbir şeyin yaşamasına rızâ gösteremez. Kendi ideologları bunu, <strong><em>“Demokrasinin, kendisi dışındaki ve zıdd-ı kâmili olan bütün fikirlere tehammül edişini, onları zaman içinde eriterek bünyesine katacağına inanmasında” </em></strong>bulduğunu ifâde ederler…</p>
<p style="text-align: justify;">Dembokrasi, kendi dışındakileri, onlara kurdurduğu partilerine sıkı sıkıya hapsederek, onları, biribirlerinin zıdları (alternatifleri) olarak gösterir; ve her birine zıddını mağlûb etmesinin zevkini, hırsını, kârını, menfaatını ve ihtirâsını, doymak bilmez bir iştiha elinde iblisçe zerkeder… Lâkin, seçim denen kumar bitince ise, kendi mü’minlerine dâimâ <strong><em>“Dembokrasi KAZANDI!”</em></strong> dedirtir!.</p>
<p style="text-align: justify;">Çok iyi bilinmelidir ki, dembokrasi, ancak dembokrasi içün vardır, ancak onu yani kendisini yaşatmak içün vardır.. Onun içene girerek ve onun gemisi içinde ve onun zıdd-ı kâmili olarak ecnebî bir din veya inancın dembokrasiyi böylesine pisipisine kullanması, global patronlarca <strong><em>“ihânet”</em></strong> damgası yer ve bu en büyük bir suç teşkil eder!.</p>
<p style="text-align: justify;">Dembokrasi<strong><em>, “Müslümanım” </em></strong> diyenlere, İslâmiyyet’in zıdd-ı kâmili olarak aslâ kendi müşrik, cânî ve hâin yüzünü göstermek istemez! İçindeki partilerden birini veya bazılarını, dîne yakın ve uzakmış gibi, hatta onun hasmı gibi bile gösterib, onları, partiler olarak biribirine yedirme hinliği ve cinliği ile yaşar!. Dolayısıyla sığ halk sürüleri içindeki herkes, dîninin azılı düşmanı olarak <strong><em>dembokrasiyi</em></strong> değil de; dembokrasinin, bizzat kendisinin ta’yîn edib halka gösterdiği partilerden bazılarını, önlerinde <strong><em>düşman</em></strong> <strong><em>hedef</em></strong> olarak görür!. Dembokrasi denen kadîm Yunan aklı, onlara, bu kontrollu ve sun’î hedefleri, <strong><em>“muvâfık-muhâlif veya ittifak cebheleri”</em></strong> uydurarak <u>yumruklatıb, böylece onları,</u> hiç görmediği <strong><em>“global çeteye”</em></strong> dolaylı olarak taptırır!. Böylece, dünyâ hâkimiyyeti, <strong><em>“halk irâde ve hâkimiyyeti”</em></strong> ırmaklarının akdığı o büyük <strong><em>“Bahr-ı Muhît-ı Atlâsî”</em></strong> olarak inşâ’ edilir!.</p>
<p style="text-align: justify;">Hulâsa dembokrasi, düşmanı olduğu dinlerin azılı bir hasm-ı bîemânı olduğunu böylece gizler; ve kendi içinde ve kontrolunda  olan partileri, biribirine hasım veya müttefik göstererek; ve onları istediği gibi oynatarak, kontrolü, global çetelerle dâimâ elinde tutmuş olur! Kendisini boy hedefi olmakdan çıkarınca da, <strong><em>Müslümanlık</em></strong> iddiasındaki nice <strong><em>“ham softa kaba yobazlara, küt ve odunsu kafalara, hatta nice mirasyedilere”</em></strong> kadar her cins şeytan veya insan, tutdukları veya girdikleri partiler ile hasis ve süflî, <strong><em>“atık, saçık, katık, kaçık, sapık, tapık”</em></strong> ve mikroplu menfaat dünyâlarını ele geçirmek üzere, biribirlerini yiyib bitirmeye çalışırlar… Hatta, ilhâdiyyatçı, DİB’işçi, zerdûz palan vurulmuş pırasasör kisveli, medya şeytanı ve cübbeli-şerocak tipli bazı gerzek ve yavşak târîkat-barikat soytarıları, bunu, <strong><em>“cihad”</em></strong> aşkıyla yerine getirib edâ etmeye pek gönüllüdür ve sanki buna kıyâm etmiş vaz’iyyetdedirler!.</p>
<p style="text-align: justify;">İki parti horozunun, celse-i aleniyyede (açık oturum)da biribirlerine <strong><em>“yalancılık veya kem söz”</em></strong> suçlamalarıyla zifos sıçratmak üzere agoraya çıkmalarından, sanki Roma gladyatörlerini seyreden Global zirvelerdekiler, bundan, burnuna her dâim KAN kokan eşkıya çeteleri gibi zevk alırlar… Onlar ve ehâlî arasına karışmış kuyrukları, <strong><em>“Aslını inkâr eden p.çler gibi”</em></strong> ; veya <strong><em>“İflasçı Tv’nin Uyur’u ile Püçük’ü”</em></strong> yollu da, <strong><em>“Bu açık oturumlar  ABD’de şöyle şöyle yürütülür, bizdeki onun gibi neden değil?” </em></strong>utanmazlıklarına; aşşağılık duygusuna ve ufaklık-tükenmişlik hâlet-i rûhiyesine,  modern-köksüz herif herze ve hezeyanlarına gömülürler!.</p>
<p style="text-align: justify;">Globalizma, yukarıda bir kısmını saydığımız bu çürük patatesleri, işte böylesine narkozlayarak kendine köle etmiş, imrendirmiş ve esir etmişdir…</p>
<p style="text-align: justify;">Dembokrasiye rızâ, îmân, bağlılık ve bey’atlarını oyları ile yerine getiren ve <strong><em>“Dînimiz dembokrasi”</em></strong> demeyi böylece yani cehren veya hafiyyen sürdüren; Binali’nin <strong><em>“Dembokrasi Bayramını”</em></strong>, Memet Ali Şâhin’in <strong><em>“Paralamento Dembokrasinin mâ’bedidir”</em></strong> dediği tapınağını, Saray erkânının <strong><em>“Dembokrasiye îmânımız tamdır”</em></strong> ve 15 Temmuz’dan biraz sonra <strong><em>“Demokrasinin nâmûsunu kurtardık!” </em></strong>yollu nice tasdîk ve tahsinlerini de vecd içinde idrâk ve tasdîk eden bu <strong><em>“ham softa kaba yobaz parçaları”</em></strong>, günümüzdeki dünyânın kan ve gözyaşı içindeki binbir perîşânlık resmeden hâlini, perde arkalarında ne cinnetlik planlar yapıldığını bir türlü tasavvur edemeyen ve nice kadîm İslâm memleketinin hâl-i pürmelâlini de göremiyen veya görmek istemiyen ebedî nasibsizlerdir…</p>
<p style="text-align: justify;">Sanırsınız ki, Binali’nin<strong><em> “Rakılı”</em></strong> şatahâtı bunları içmeden sarhoş etmektedir! Gene o Binali’nin <strong><em>“Rakı fabrikasını 2’den 18’e çıkardık”;</em></strong> ve <strong><em>“İzmir-Kordon’da rakısını içenlerin kokudan burnunu tutmaması içün orayı tertemiz hâle getireceğim”</em></strong> deyişini de, belki nice gerzek, <strong><em>“Beledî tezkiye ve tesviye mazbatası”</em></strong> gibi kabûllenmektedir!. Bu ruh ve akıl ayyaşları, bu kabil sıkmaları, şehir temizliğine delil diye kabûl ederken; oraların, rakıcı sarhoşların <strong><em>“gaseyanları”</em></strong> ile bu sefer de nasıl kuburdan ve kubur kokusundan bin beter hâle getirileceğini aslâ göremiyorlar!..</p>
<p style="text-align: justify;">İsmi ile müsemmâ (dem-bokrasi) işte budur!</p>
<p style="text-align: justify;">31 martdan sonra, şimdi de 23 Haziran’da İstanbul Belediye seçimi denilen; ve usûl, i’tikâd ve keyfiyeti i’tibâriyle İslâm önünde hiçbir âidiyyet, kıymet ve mukaddesliği olmıyan, tâğûtî bir menşei olması hasebiyle de dînin tam tersi bulunan bu kabil âdet ve haçlıdan idhâl şeytanlıklar, önümüzdeki birkaç gün içinde de bütün şiddeti ve hatta (azgınlığı) ile devâm edecekdir…</p>
<p style="text-align: justify;">16 Hazirandaki <strong><em>“celse-i aleniyyede=açık saçık oturum ve çömeliş veya dömelişde”,</em></strong> İsmail Küçükkaya nâm bir medya (dolandı.ıcısının) yani <strong><em>“modaratörünün”</em></strong> önüne iki kişi, terbiyeli (may.un) gibi oturtuldular!</p>
<p style="text-align: justify;">O Ismayıl’ın önüne oturan bu dembokratik iki hâsım, biribirlerinin (yalan ve dolanını) ortaya çıkararak mücerred bu çirkin usûl üzerinden yekdiğerini batırmak ve puan toplamak hedefi üzerinden kapıştırıldı! Orkestra şefi daha ilk cümlesiyle tam dembokratik ve cumbokratik ve lâyik ahlâkıyla, Binali’yi <strong><em>“Başkan namzeti”,</em></strong> öteki (yal.n motorunu ise) <strong><em>“Belediye BAŞKANI”</em></strong> ilân ederek, önüne gelenin aldatdığı <strong><em>“AKP’li Müselman Ervâh-ı Tayyibe’sini”</em></strong> o da çatallı kazıkla böyle benzetdi!.</p>
<p style="text-align: justify;">Politik iki gladyatörün ikisi de, <strong><em>“Gözboyamak”</em></strong> hırsıyla öylesine kapışdılar ki, ikisinin de hedefi aynı idi: Dembokratik Gâlibiyyet… Ancak kendisine <strong><em>“yunanlı-pontus”</em></strong> denilen ve zorlama ve sun’î yangöz sırıtma ve küçümsemesiyle üstünlük kurma peşindeki böyle ahlâklı birisi, deli-dolu sıkma palavralarla alâmeinnâs (Y.l.n) köpürterek hedefine varmak isterken; öteki, yani (Alevî-Kürd Binali) vatandaşları da, <strong><em>mâzîde ÇAKILI DOĞRULUK </em></strong>cümlesiyle, aynı hedef noktasına, aşağıdaki baklava oklavası ile vuruyordu!..</p>
<p style="text-align: justify;">Şaşılacaksa da, <strong><em>“Dembokrasi”</em></strong> denilen şeytânîlik işte budur!.</p>
<p style="text-align: justify;">Birisi <strong><em>yalanla</em></strong>, ötekisi <strong><em>doğrulukla</em></strong> hedefe gidiyordu ki, müthiş ve fevkal’âde bir (Dembokrasi istidrâcı), ikisini de tersden üst üste inzimâm etdiriyor, tam da aynı noktada buluşturuyodu!</p>
<p style="text-align: justify;">CHP’liyi geçelim ve AKP’linin <strong><em>“MÜTHİŞ VE MUAZZAM DOĞRUSUNA”</em></strong> bakalım:</p>
<p style="text-align: justify;">Tâhâ Akyol nâm Hürriyet muharriri (12.5.2018) târihli yazısında, T.C. Beşvekîli Alevî ve Kürd vatandaşları Erzincanlı Topal Dursun’un oğlu Binali Yıldırım Beyfendinin,   (1/12/2016) târihinde TÜSİAD’da şöyle söylediğini yazdı:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong><u>“Seçim kampanyalarında söylenenle, sorumluluk omuzlarınıza yüklenince söylemleriniz hiçbir zaman aynı olmaz. Hiçbir ülkede de aynı olmaz. Bu siyasetin gereğidir, siyasetle hakikat her zaman birbiriyle örtüşmez…”</u></strong></em> (1.12.2016)</p>
<p style="text-align: justify;">Müthiş…</p>
<p style="text-align: justify;">Birinin <strong><em><u>yalan</u></em></strong> üzerinden, ötekinin <strong><em><u>DOĞRU</u></em></strong> üzerinden varmak istediği, aynı hedef!</p>
<p style="text-align: justify;">İşte dembokrasi…</p>
<p style="text-align: justify;">İşte dembokrasi istidrâcı!</p>
<p style="text-align: justify;">Büyük Şeyhülislâm Merhûm Mustafa Sabri ve Büyük Müfessir Merhûm Muhammed Hamdi Efendilerin <strong><em>“politikacıların sihibaz olduğunu”</em></strong> yazmaları, işte bu ve bunun gibi istidracları sebebiyledir…</p>
<p style="text-align: right;"><strong><em><u>(Mâba’di var)</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-narkoz-ve-isgal-altinda-sandik-rezaleti-ahmed-selami.html&amp;linkname=Dembokratik%20Narkoz%20Ve%20%C4%B0%C5%9Fg%C3%A2l%20Alt%C4%B1nda%20Sand%C4%B1k%20Rez%C3%A2leti%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-narkoz-ve-isgal-altinda-sandik-rezaleti-ahmed-selami.html&amp;linkname=Dembokratik%20Narkoz%20Ve%20%C4%B0%C5%9Fg%C3%A2l%20Alt%C4%B1nda%20Sand%C4%B1k%20Rez%C3%A2leti%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-narkoz-ve-isgal-altinda-sandik-rezaleti-ahmed-selami.html&amp;linkname=Dembokratik%20Narkoz%20Ve%20%C4%B0%C5%9Fg%C3%A2l%20Alt%C4%B1nda%20Sand%C4%B1k%20Rez%C3%A2leti%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-narkoz-ve-isgal-altinda-sandik-rezaleti-ahmed-selami.html&amp;linkname=Dembokratik%20Narkoz%20Ve%20%C4%B0%C5%9Fg%C3%A2l%20Alt%C4%B1nda%20Sand%C4%B1k%20Rez%C3%A2leti%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-narkoz-ve-isgal-altinda-sandik-rezaleti-ahmed-selami.html&amp;linkname=Dembokratik%20Narkoz%20Ve%20%C4%B0%C5%9Fg%C3%A2l%20Alt%C4%B1nda%20Sand%C4%B1k%20Rez%C3%A2leti%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-narkoz-ve-isgal-altinda-sandik-rezaleti-ahmed-selami.html&amp;linkname=Dembokratik%20Narkoz%20Ve%20%C4%B0%C5%9Fg%C3%A2l%20Alt%C4%B1nda%20Sand%C4%B1k%20Rez%C3%A2leti%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-narkoz-ve-isgal-altinda-sandik-rezaleti-ahmed-selami.html&amp;linkname=Dembokratik%20Narkoz%20Ve%20%C4%B0%C5%9Fg%C3%A2l%20Alt%C4%B1nda%20Sand%C4%B1k%20Rez%C3%A2leti%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-narkoz-ve-isgal-altinda-sandik-rezaleti-ahmed-selami.html&amp;linkname=Dembokratik%20Narkoz%20Ve%20%C4%B0%C5%9Fg%C3%A2l%20Alt%C4%B1nda%20Sand%C4%B1k%20Rez%C3%A2leti%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-narkoz-ve-isgal-altinda-sandik-rezaleti-ahmed-selami.html&amp;linkname=Dembokratik%20Narkoz%20Ve%20%C4%B0%C5%9Fg%C3%A2l%20Alt%C4%B1nda%20Sand%C4%B1k%20Rez%C3%A2leti%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-narkoz-ve-isgal-altinda-sandik-rezaleti-ahmed-selami.html&amp;linkname=Dembokratik%20Narkoz%20Ve%20%C4%B0%C5%9Fg%C3%A2l%20Alt%C4%B1nda%20Sand%C4%B1k%20Rez%C3%A2leti%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-narkoz-ve-isgal-altinda-sandik-rezaleti-ahmed-selami.html&amp;linkname=Dembokratik%20Narkoz%20Ve%20%C4%B0%C5%9Fg%C3%A2l%20Alt%C4%B1nda%20Sand%C4%B1k%20Rez%C3%A2leti%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-narkoz-ve-isgal-altinda-sandik-rezaleti-ahmed-selami.html&amp;linkname=Dembokratik%20Narkoz%20Ve%20%C4%B0%C5%9Fg%C3%A2l%20Alt%C4%B1nda%20Sand%C4%B1k%20Rez%C3%A2leti%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-narkoz-ve-isgal-altinda-sandik-rezaleti-ahmed-selami.html&amp;linkname=Dembokratik%20Narkoz%20Ve%20%C4%B0%C5%9Fg%C3%A2l%20Alt%C4%B1nda%20Sand%C4%B1k%20Rez%C3%A2leti%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-narkoz-ve-isgal-altinda-sandik-rezaleti-ahmed-selami.html&amp;linkname=Dembokratik%20Narkoz%20Ve%20%C4%B0%C5%9Fg%C3%A2l%20Alt%C4%B1nda%20Sand%C4%B1k%20Rez%C3%A2leti%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-narkoz-ve-isgal-altinda-sandik-rezaleti-ahmed-selami.html&amp;linkname=Dembokratik%20Narkoz%20Ve%20%C4%B0%C5%9Fg%C3%A2l%20Alt%C4%B1nda%20Sand%C4%B1k%20Rez%C3%A2leti%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-narkoz-ve-isgal-altinda-sandik-rezaleti-ahmed-selami.html&#038;title=Dembokratik%20Narkoz%20Ve%20%C4%B0%C5%9Fg%C3%A2l%20Alt%C4%B1nda%20Sand%C4%B1k%20Rez%C3%A2leti%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dembokratik-narkoz-ve-isgal-altinda-sandik-rezaleti-ahmed-selami.html" data-a2a-title="Dembokratik Narkoz Ve İşgâl Altında Sandık Rezâleti…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dembokratik-narkoz-ve-isgal-altinda-sandik-rezaleti-ahmed-selami.html">Dembokratik Narkoz Ve İşgâl Altında Sandık Rezâleti&#8230;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dembokratik-narkoz-ve-isgal-altinda-sandik-rezaleti-ahmed-selami.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dembokrasi Dîni, Ancak Kendi Varlığı Ve Dışındakileri De Eritmek İçün Vardır! Ahmed SELÂMÎ</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dembokrasi-dini-ancak-kendi-varligi-ve-disindakileri-de-eritmek-icun-vardir.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dembokrasi-dini-ancak-kendi-varligi-ve-disindakileri-de-eritmek-icun-vardir.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 May 2023 09:00:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim - Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim Öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[Batı sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi dini]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi narkozu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=10065</guid>

					<description><![CDATA[<p>İngiliz-Yahûdî-ABD Üçlü triumvirası, “Kalblere, dillere ve ellere dembokrasi zikrini” aslâ boş yere vermez. Çünki bu sistem, o Global çete veya triumvira usâresi olub, bir </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dembokrasi-dini-ancak-kendi-varligi-ve-disindakileri-de-eritmek-icun-vardir.html">Dembokrasi Dîni, Ancak Kendi Varlığı Ve Dışındakileri De Eritmek İçün Vardır! &lt;h6 style=&quot;text-align: left;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #c00000;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Ahmed SELÂMÎ&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><em> </em></strong><strong><em><u>DEMBOKRASİ DÎNİ, ANCAK KENDİ VARLIĞI VE DIŞINDAKİLERİ DE ERİTMEK İÇÜN VARDIR!</u></em></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ </u></em></strong><strong><em><u>(Dağistânî)</u></em></strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ffffff;">.</span></p>
<p style="text-align: justify;">İngiliz-Yahûdî-ABD Üçlü triumvirası, <strong>“Kalblere, dillere ve ellere dembokrasi zikrini”</strong> aslâ boş yere vermez. Çünki bu sistem, o Global çete veya triumvira usâresi olub, bir miligramı, birkaç milyar dolar kıymetindedir; ve bunun belirteceği (Âidiyyete ters giden), meselâ Mursî gibi dünyâya vedâ etmek zorunda bırakılır!</p>
<p style="text-align: justify;">Üstelik,<strong><em> “Dembokrasiyi maşa bilerek veya tüylenmiş diktatörler gibi kullanarak”</em></strong>, beşerîleştirilmiş bile olsa kendi <strong><em>“dinini veya inancını”</em></strong>  İslâm yaftası ile hâkim kılmak istiyenler de, öylesine bu dembokrasi <strong><em>aşuftesine</em></strong> alışır; ve onun vereceği makam ve şöhret şehvetiyle öylesine kendilerinden geçerler ki, zaman içinde evdeki haremini, evlâd ü ıyâlini, öz geçmişini, aslını ve soyunu, bütün öz kıymetlerini unutur, hatta onları yaban hayvanları gibi huşûnet içinde ve gerilik âmili olarak görmeye başlar… Öz kıymetleri ve dîninin <strong><em>“güncellemesini”</em></strong> ister; <strong><em>“İctihadlar değişmeli, 14-15 asır evvelki hükümleri kalkıb bugün uygulayamazsın yok öyle şey; 4 hakk din vardır; eşcinsel vatandaşlarımızın haklarını da güvence altına almak şartdır; dembokrasiden geri dönecekler karşısında şahsımı bulur, </em></strong><strong><em>demokrasinin şeref ve haysiyetini kurtardık, </em></strong><strong><em>v.s.!”</em></strong> gibi dembokrasi ağzına saplanır ve bu samimiyeti ile Global Çete veya triumviranın vizesini ümid ve hayâl ile, icâzetini de son kullanma târihine kadar uzatmaya çalışır!.</p>
<p style="text-align: justify;">Nice Müslüman görünen ve geçinen kitleler, dembokratik irâde ve hâkimiyetlerin narkozladıkları olarak, partiler arası kapışmaları, dînî vecd ve cehd ile partizanca ta’kîb eblehliğine dahî girecekler; ve bütün partilerin, istisnâsız dembokrasiye âid (kafes bölmeler) ve hücreler olduğunu görüb idrâk edemeden, bu yolda deli danalar gibi ve <strong><em>“biyolojik objeler”</em></strong> hâlinde, ınsiyâklariyla koşuşturacaklardır!</p>
<p style="text-align: justify;">İstisnâsız bütün partiler, aynı beşerîliklere, ateizma ve ataizmalara tapınan ve tepinen dembokratik çürütme mihrâkları olduğundan, senaryo iktizâsı, bunlara sâdece kendi dışlarındaki rakîb partilerin karalanarak mağlub edilmesi îcâb etdiği gösterilecek; halka da, <strong><em>“İslâm ile dembokrasiden hangisini  seçiyor ve ona îmân ediyorsun?”</em></strong> değil, <strong><em>“dembokrasinin hangi partisini hangi pırtısına karşı îmân ile tercîh edib seçiyorsun?”</em></strong> denilerek, halk hangi partiyi seçerse seçsin, halka, otomatik olarak İslâmiyyet yerine gene <strong><em>“Dembokrasi seçtirilmiş”</em></strong> olacakdır!. Ve her <strong><em>“seçim”</em></strong>, bu dinden uzaklaştırma ve tercîhin, dâimâ dembokrasiden yana olmasının kafalara çakılması fiilinin temrînâtı ve sâbitlenmesi olarak tekrar edilib duracakdır…</p>
<p style="text-align: justify;">Bu i’tibarla dembokrasinin, milleti nasıl çürüten, bölen ve parçalayan bir belâ olduğu değil; dembokrasinin <strong><em>“vazgeçilmez unsuları”</em></strong> olan ve onun, elinde kukla gibi oynatığı partilerden bir veya birkaçının, diğer partiler hesâbına ne kadar tehlikeli olduğu zihinlere ve narkozlu beyinlere zerkedilecekdir!</p>
<p style="text-align: justify;">Kılıçdaroğlu, İmamoğlu ve Kaftancıoğlu diyerek üç kafadâr veya üç CHP tanrı ve tanrıçası, muârızı partiler tarafından hedef yapılarak bunlara ateş serbest olacak; amma onların suç ve cürümlerinin, dembokrasi bataklığından beslenen ve yeşeren zehir fışkıları olduğu görülmiyecek ve gösterilmiyecekdir!</p>
<p style="text-align: justify;">Kılıçdaroğlunun, kasetle gelib kasetle gideceği, (usta yal.ncı) olduğu, gafları, 15 Temmuz Haçlı seferine <strong><em>“Kontrollu Darbe”</em></strong> deyişi, o kıtâl gecesi ortalıkdan toz olduğu, Türkiya düşmanı Haçlı ve siyon devletleri ile PKK ve Feto cebhelerine yakınlığı gibi nice hususlar dile getirilecek; İmamoğlu’nun Yunanlı desteğinde <strong><em>“Rum ve Pontus artığı”</em></strong> olduğu; duâ makâmlarında onca insan arasında utanmadan müslüman gibi değil de hıristiyan gibi parmak uçları yukarı el ayaları yapışık âmin pozuna girmesi; Ordu vâlisine <strong><em>“İtlik yapma”</em></strong> diye pek ağır hakâret edişi; <strong><em>“2013 yılında hazîne arâzîlerini parselleyip satışının nitelikli (dol.ndırıcılık) olup 6 yıldır mahkemesinin sürdüğü”</em></strong>; sıkı (küf.rbaz) olduğu; 18 günlük belediye başkanlığında nice kânunsuzluklar irtikâb etdiği, fettoşist bir taktikle <strong><em>“veri tabanı kopyalatmacılığı”;</em></strong> müzmin (yal.ncılığı), v.s.; Madam Kaftancıoğlu’nun ise <strong><em>“Allâhınız belânızı versin”</em></strong> deyişinin taş gibi ateislik olduğu; ona da, <strong><em>“Senin putun veya heykelin veya tanrın da senin belânı versin!”</em></strong> diyenlerin ömrüne bereket (!) yağacağı; kocası mösyönün, &#8211;hâşâ min huzûr&#8211; o lânetli hayvana âid yağlı bir gövdenin çeyreğini sâdece 7 dakîkada (işk..be-i kübrâsına) indirdiği; gezi parkında ajan-aktivistlik ve provakatörlük yapdığı, v.s gibi şahsını ve partisini batırıcı hâller ön plana çıkarılacak; amma bütün bu suçlamaların, nereden, hangi <strong><em>sistemden</em></strong> fışkırdığı, o <strong><em>sistemin</em></strong> bütün bu ve bunun gibi milyarlarca suç ve suçlunun vücud bulmasında en ana sebeb ve üretici-şeytânî firma mesâbesinde bulunduğu dile getirilmiyecek…</p>
<p style="text-align: justify;">İşte gözlerden kaçırılan dehhâmeleşmiş belâ buradadır; mes’elenin, her mes’eyi ihmâl etdirecek çapda çarpıcı ve yakıcı noktası burasıdır…</p>
<p style="text-align: justify;">Halkı bir asra yakındır küfelik edinceye kadar narkozlıyanlar, bu dembokratik kanser vasat ve bataklıklarını kurutmayı, Batı denen ejdarhadan ödleri patladığı içün ele ve dile alamamakda, cesâret nâraları atarak (!) bu nisbetde ve şiddetle saklamaktadırlar!. Ankara poitikacıları bu ucûbe sistemi, kendilerinin<strong><em> “makam ve mevki’, mal mülk ve her türlü dünyalık sıyırmaya”</em></strong>  en büyük âmil ve basamak olması hasebiyle başlarına tâc etmekde; ve ona medyûn-ı şükran ve gebe olarak, <strong><em>“veli ni’met bildikleri heykellere”</em></strong> de her fırsatda <strong><em>TAPARAK</em></strong> <em>saltanatlarını</em> sürdürmektedirler…</p>
<p style="text-align: justify;">Öteki sarkmış madamın ise, <strong><em>“Dindarlar inaçları gereği kadın eli sıkmazlar, dinleri îcâbı kadından imam yani cumhurbaşkanı olmaz derler”</em></strong> diyerek (Fett.şist aklıyla gûyâ  İslâmiyyet’e horlayıb, koskoca ve 15 asırlık İslâm Târîhi’ne ve  Müslümanlara da hakâretler saydırıb savurması, mücerred bu şeytânî <strong><em>sistemin</em></strong> îmânsızlıkları cümlesindendir…</p>
<p style="text-align: justify;">PKK partisi ile Erb.kan mîrâsı olarak sokakda kalan; ve her ıslık atan aygıra  arzuyla dönen, sokak matinatosu tavrındakileri zikre bile değmez…</p>
<p style="text-align: justify;">İşte:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>“Türkiya’yı batırmakda bulunan, onu işgâl ve istilâ etmiş olan Haçlı Batı akıl ve zihninin şeytânî mahsûlü; ve bu binbir illetin mihrâk noktası ve hiçbir ihtisas ve ehliyeti olmıyanların irâdelerini, târihimizi katledercesine devlet ve hükûmet yapan, bu dayatmacı haçlı zihnin damıtdığı NARKOZ, dembokrasidir!”</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu hakîkat dile getirilmeyib 1923 Lozannâmesinin maddeleri mu’cebinde dâimâ ketmedilerek; <strong><em>“Allâh’dan bahsetmiye kadar  ademe mahkûm edilmek istenen her emr-i din”</em></strong>, Matbuât Umûm Müdîri Vedât Nedim Tör gibi nice decâcile, cebâbire ve zaleme tarafından günümüze kadar uzatılan bir <strong><em>sistem</em></strong> yasağıdır… Ve bu, insanlık târihinde emsâli görülmedik derekede korkunç bir manzaradır. Bugün de, 82 milyonluk halkın bu kavurucu hakîkatarı göröremediği bedâhaten ortada bulunuyor…</p>
<p style="text-align: justify;">İşte asıl mes’ele…</p>
<p style="text-align: justify;">Kim, kimi, kimden veya neden, nasıl kurtaracak?</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye böylesine ateist ve çürütücü bir işgâl ve istîlânın altında inim inim inlemekde olduğu hâlde, hâlâ <strong><em>“Kurtulmuş, hürr ve müstakil bir ülke olduğu”</em></strong>  yalanı ile, bütün politikacılar tarafından zihin çarpıtma ve saptırma (taarruzuna) ma’rûz bırakılmaktadır. Nice Haçlı Avrupa kıymet hükümleri gece gündüz papağan gibi tekrar edilerek, halk, hiçbir milletde görülmedik korkunçlukda  narkozlanmaktadır…</p>
<p style="text-align: justify;">Merhûm Üstâd Necib Fâdıl Bey şu vecîz cümlesiyle mevzuu ne kadar güzel telhîs eder:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Batı dünyâsı, murâdına ermişdir. Osmanlı Devletinden başlıyarak Türkiya’yı çürütmek, islâmî rûh nescinden ayırmak ve çökertmek murâdı… Batı dünyâsı şimdiki netîce meydana gelsin diye bize hürriyet ve demokrasiyi aşıladı.”</em></strong> (Rapor 1, s.84)</p>
<p style="text-align: justify;">1923’den 1950’ye kadar 27 sene İngiliz güdümünde, İslâm Milleti <strong><em>“cumhûriyet ve lâyiklik”</em></strong> denilerek, 1946’dan sonra ve bilhassa 1950’den i’tibâren de, bu ikisine San Fransisko güdücülüğünde <strong><em>“dembokrasi”</em></strong> eklenerek bu üçleme (teslis) îcâdedilmiş; Nasârâ teslisinin 1000 yıllık Müslüman Anadolu’ya aksedişi, işte bu cins emr-i vâkiler ve 500.000 müslümanın katli mukâbilinde olmuşdur…</p>
<p style="text-align: justify;">İnsanlık keyfiyetini, hatta şeref ve haysiyetini  sıfıra indiren ve insanlık târihinde daha berbat ve rezili olmıyan idâre sistemi, mücerred putperest ve kadîm Yunan aklının uydurduğu bu <strong><em>“Dembokrasi”</em></strong> denilen ve İslâm gibi mücerred Allâh Azze’nin (Mutlak irâde ve hâkimiyyetinin) yüzdeyüz zıddı kâmili olan bu sistemdir.  Kendi basit ölçüleri içinde bile mutlaka (ihtisâs, tecrübe ve ehliyet) istiyen bir <strong><em>çöpçülük ve çobanlık</em></strong> gibi en basit bir iş sınıfına rağmen, o, millet ve devlet idâresi gibi ehemmü’l-ehembir noktada, bütün ferd ve eşyanın tasarruf ve idâresinde zerre kadar bu (ihtisâs ve ehliyeti) dilinin ucuna bile almaz; ve böyle bir tuzakla da, idâre edeceği insanları, idâreye değil de, zaman içinde (intihâr ve tenkîle) mecbur edişin <strong><em>sistemini</em></strong> heykelleştirir…</p>
<p style="text-align: justify;">İşte Global Çetenin emrinde bu çıkmaza veya kör kuyuya  çakılmış olan bütün bir dünyâ, bu âkıbete sürüklenmek üzere esir alınmışdır… Dünyâ çapında bir tek hükûmet istiyen ve bunun sâhibi olmakdan başka nihâî hedefi olmıyan Talmut ve Yahve emrindeki Global Çete, <strong><em>“Türkiya’yı kurtardık”</em></strong> diyenlere bile bu<strong><em> “Dünya Devleti”</em></strong> hasretini zerk ile; nutukları, nice yazıları ve konuşmalarına kadar apaçık sirâyet eden şekliyle, bunu, nicelerine i’tirâf etdirerek gözlere sokmakda bir mahzur da görmemişdir…</p>
<p style="text-align: justify;">Merhûm Üstâdımın kalemiyle bu manzara şöyledir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“PARTİCİ: İmam-ı Gazâlî ile çöpçüyü rey’de bir tutan bir demokrasi anlayışı ve en sefil bir işportacı belâgatı içinde, kedileri bile kandıramaz kandırmaca oyunlarının kusturucu hokkabazı…”</em></strong> (Rapor 3, s 9)</p>
<p style="text-align: justify;">Son bir hafta içindeki iki parti veya onun <strong><em>demokrat</em></strong>  belediye namzedi üzerinde bu hükmü görmek isterseniz, birinin diğerine <strong><em>“En sefil bir işportacı belâğatı içinde” </em></strong>muhâtab oluşunu, modaratör denen <strong><em>“kusturucu hokkabazınsa”</em></strong>, üç gün evvel hasımlardan birisiyle otel bilmem nerelerinde gizlice görüşerek, hasmını, <strong><em>“kedileri bile kandıramaz kandırmaca oyunlarıyla”</em></strong> nasıl kandırdığını; sık sık ve bol bol aldatılan ve <strong><em>kandırılan</em></strong> cenâhın da, bunu, <strong><em>“fıtrî bir aldatılmışlık”</em></strong> karakteri hâlinde kabûllenerek, bidâyeten tasdîk ve tahsîn etdiğini, hayret ve dehşetle görebilirsiniz!</p>
<p style="text-align: justify;">İşte, kadîm (antik) Yunan aklını sistemleştiren ve münezzeh Allâh irâde ve hâkimiyyetinin sübhânîliğini (beğenmiyen) bir aklı,  politikacılardan ibâret bir üst sınıf olarak kılavuz yapan; ve bunların peşine takılmayı, <strong><em>“vatandaşlık görevi”</em></strong> narkozuyla şifâ zannı ve vehmiyle durmadan içen bir halk kitlesi ki, Bremen Mızıkacısı’nın peşindeki mahlûkât kabilinden kalabalıklar…</p>
<p style="text-align: justify;">Gene MERHÛM Üstâdımdan:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Ne partidenim,ne de listeyim…Hatta Sultan Abdülaziz devrinde ilk defa kurulan “Yeni Osmanlılar”dan başlıyarak bugüne kadar gelen ma’lum örnekleriyle, mücerred ma’nâda, Avrupa yapısı PARTİ OYUNCAĞINA inananlardan da değilim.</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>AVRUPALI, DEMOKRASİ İSMİNİ VERDİĞİ NİZAM İÇİNDE “DOĞRU”YU ARAMAK İÇÜN PARTİYİ KURARKEN, ONU BİZE, KENDİ EZELÎ VE EBEDÎ “DOĞRU”MUZU PARÇALATMAK İÇÜN SOKMUŞDUR. BU İNCELİK DE ŞİMDİYE KADAR HİÇBİR BÜYÜK TÜRK MÜTEFEKKİRİ ELİNDE BİLLÛRLAŞTIRILAMAMIŞDIR…..</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Görüyorsunuz ki, karşınızda, PARTİ AÇIK ARTIRMALARINDA her zaman gördüğünüz, şimdi de görmekde bulunduğunuz ve bu gidişle her zaman göreceğiniz, hokkabaz külâhlı bir seçim çığırtkanı yerine öz üniversitesinden sonra iki üniversitelik müddetçe <u>ZINDANLARDA PİŞMİŞ BİR FİKİR ADAMI VAR, VE O SİZDEN OYLARINIZI FİLAN VEYA FALAN PARTİYE VERMENİZİ DEĞİL, KURTULUŞUNUZUN YOLUNU GÖRMENİZİ İSTEMEKTEDİR..”</u></em></strong> (Rapor 4, s.9-10)</p>
<p style="text-align: justify;">Ve bütün hakîkât, sonsuzda bir ihtimâlle bile tekzîbi muhâl olduğu hâlde, tarifi imkânsız mutlaklığı, çarpıcılığı ve berraklığı içinde, sâdece ve yalınız (nasîbi) olanlara vereceği o paha biçilmez letâfet ve vecd iklimiyle O Mukaddes ve Muazzez Kitab’da.. Ve O’nun müfessirinin satırlarında:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Onlar ki, dinlerini ayırıb öbek öbek olmuşlardır. Her hizib kendilerindekine güvenmektedir.”</em></strong> (Rûm Sûresi, 32. Âyet-i Celîle)</p>
<p style="text-align: justify;">Rûm sûresi ve <strong><em>“Rum-pontus”</em></strong> kelimeleriyle tevâfuk!…</p>
<p style="text-align: justify;">Ve tefsîrin, Osmanlı asliyeti içinden <strong><em>“RUM-Yunan aklının”</em></strong> insanlığı sürükliyeceği çukurun tasvir ve zemmine müteallık, mesteden satırları:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Yani umûmî fıtratı kavrayacak açık bir ruh ve geniş bir Hakk vicdânı ile hareket etmeyib her biri kendi husûsiyyetine, kendi çıkarına, dar kafasıyla kendi kuruntusuna göre bir hevâ ile DÎNİNİ AYIRIB AYRI BİR BAŞBUĞ ARKASINA DÜŞEREK ŞÎA ŞÎA VE FIRKA FIRKA</em></strong> (Parti parti) <strong><em>OLMUŞLAR (……..) HER BÖLÜK KENDİLERİNDEKİNE GÜVENMEKTEDİR……”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Bununla beraber insanlara bir sıkıntı dokunduğu vakit bütün o güvendiklerinden ve her şeyden geçib, yalınız YARADAN RABLARINA gönül vererek hep ona yalvarırlar—netekim Çanakkale, Sakarya, Afyon muhârebeleri sırasında biz Türkler hep böyle olmuşduk.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">(BİZDEN: <strong><u>15 Temmuz 2016 Haçlı Seferi</u></strong> patlamasında da, devlet, hükûmet, paralamento, saray, ordu, halk, iktidâr, iktidâr partililer, canı tatlı olanlar, anti-fettoşistler ve dembokrasi putperestlerinin ödü patladığı zaman, bunlar, dualar, münâcaatlar ve <strong><em><u>salâlara</u></em></strong> sarılarak ancak Allâh’a yalvarır olmuşlar; heykellere, putlara tapınmalar ve mozolelerde animistçe ruhlara rükû’ etmeler hiç kimsenin aklına bile gelmemişdi!. Ancak kıtâl ve ateş, parampaça eden bomba ve mermiler kendilerine dokunmayıb savuşturulunca, gene <strong><em>salâlar</em></strong> ve <strong><em>Allâh</em></strong> demeler bırakılmış, <strong><em>“Demokrasi Şehidleri, demokrasi bayramları”</em></strong> gibi cinnetlik şirk ağızları kullanılarak, gene <strong><em>putperestliklerine</em></strong> geri dönmüşlerdir… Hatta, <strong><em>“Demokrasinin nâmûsunu kurtardık!”</em></strong> diyen, böylece de, <strong><em>“Din ve îmânın, ecdâd ve  ümmetin sancağını yere düşürmedik”</em></strong> diyemiyen ve bunu bir kere bile ağzına alamıyan; ve fakat bütün buna rağmen, gözüne girilmek vehmedilen haçlı Batı patron ve vasîlerine, sadâkat mesajları veren başlar görülmüşdür.)</p>
<p style="text-align: justify;">Müfessir Merhûmun muhalled satırları şöyle devam eder:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“<em>Demek ki, fıtrat dîni sâdece Allâh Dînidir. Her zaman pâyidâr Dîn-i Kayyım yalınız odur. (……..) Böyle iken sonra o, onlara tarafından bir rahmet tatdırıverince, o sıkıntıyı açıb bir ni’met ihsân ediverince de (……..) NE BAKARSIN İÇLERİNDEN BİR KISMI, O Rablarına şirk koşuyorlardır.—Şükredecek yerde tutarlar da, “bu, şundan oldu bundan oldu, benden oldu senden oldu” diyerek, ALLÂH’IN LÜTFUNU BAŞKALARINA</em></strong> (Heykel ve putlara ve kullara)<strong><em> İSNAD ETMEYE KALKARLAR.”</em></strong> (c.6, s. 3825-26-27)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Lâkin onlar, yukarıda söylendiği vechile bigayr-ı ilmin HEVÂLARI ARDINDA GİTMİŞLER, KEYİFLERİNE HOŞ GELENE VEYA GÖZLERİNİN KORKTUĞUNA </em></strong>(heykel ve putlara)<strong><em> PERESTİŞ ETMİŞLERDİR </em></strong><em>(TAPMIŞLARDIR.)<strong> Âlemde esbâb </strong></em>(sebebler) <strong><em>yok değildir. FAKAT HÂKİMİYYET, ESBÂBIN  </em></strong>(Halkın) <strong><em>DEĞİL, ALLÂH’INDIR. ALLÂH İZİN VERMEYİNCE, HİÇBİR SEBEBLE BİR YAPRAK BİLE OYNAMAZ. Böyle olduğunu fıtrat bilir, onun içün sıkışdığı zaman Allâh’a yalvarır (……) bir de, BİZ İNSANLARA BİR RAHMET TATDIRDIK MI, (…..) ona güvenirler—ŞIMARIRLAR.”</em></strong> (S.3827)</p>
<p style="text-align: justify;">Öyle <strong><em>şımarırlar</em></strong> ki, madde planında yapdıklarını abarta abarta <strong><em>“Biz yapdık”</em></strong> âvâzeleriyle cihâna yayar; ve fakat Allâh Celle’nin Dînine hızmeti bırakın bir yana, ona köstek olur, onu, <strong><em>“güncellenmeye muhtac, uygulanamaz, ictihadlarının da değişmesi şart olan bir yapıda bulunduğunu”</em></strong> söylemeye ve ona hücûma kadar ileri gider; ve böylece Mukaddes Allâh Dînini işe yaramaz resmederek, önünü keser ve alabildiğine haddi aşarlar!. <strong><em><u>Şımaran</u></em></strong> ve azgınlaşan, yalan ve iftirâları ile azgın tâğûta tapınmaları apaçık ortada olan politikacılara:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> “Şımarmayın, azmayın, kudurmayın, esbâba perestiş etmeyin, Allâh’a ve O’nun münezzeh sistemine îmân edin, Haçlı Avrupa’yı ve oradan gelen kânun ve sistemleri RABB ittihaz etmeyin!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"> Demenin bile <strong><em>ABES</em></strong> görüleceği, zıvanasından çıkmış bir cemiyet içerisindeyiz…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“………….. ŞÜBHE YOK Kİ BUNDA, ÎMÂN EDECEK BİR kavim içün çok âyetler var—bunu görenler ne ni’mete güvenirler, ne de ümidi keserler. Bollukda da darlıkda da ALLÂH’A îmânlarını tam tutarlar.” </em></strong>(s.3828)</p>
<p style="text-align: justify;">Siyâsî, iktisâdî, ictimâî, hukûkî, askerî, rûhî, âilevî, bütün sıkıntı ve ıstırabların, âfet ve felâketlerin şiddeti, Allâh Azze’nin irâde ve hâkimiyyetini beğenmeyişin, O’nun sistemi yerine Batının bâtıl ve beşerî sistemlerini oturtmanın müşrikliği ile mütenâsib olacakdır…</p>
<p style="text-align: justify;">
<p>İntişârı: 21.06.2019 / 22:09:35</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokrasi-dini-ancak-kendi-varligi-ve-disindakileri-de-eritmek-icun-vardir.html&amp;linkname=Dembokrasi%20D%C3%AEni%2C%20Ancak%20Kendi%20Varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Ve%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndakileri%20De%20Eritmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Vard%C4%B1r%21%20Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokrasi-dini-ancak-kendi-varligi-ve-disindakileri-de-eritmek-icun-vardir.html&amp;linkname=Dembokrasi%20D%C3%AEni%2C%20Ancak%20Kendi%20Varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Ve%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndakileri%20De%20Eritmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Vard%C4%B1r%21%20Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokrasi-dini-ancak-kendi-varligi-ve-disindakileri-de-eritmek-icun-vardir.html&amp;linkname=Dembokrasi%20D%C3%AEni%2C%20Ancak%20Kendi%20Varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Ve%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndakileri%20De%20Eritmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Vard%C4%B1r%21%20Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokrasi-dini-ancak-kendi-varligi-ve-disindakileri-de-eritmek-icun-vardir.html&amp;linkname=Dembokrasi%20D%C3%AEni%2C%20Ancak%20Kendi%20Varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Ve%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndakileri%20De%20Eritmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Vard%C4%B1r%21%20Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokrasi-dini-ancak-kendi-varligi-ve-disindakileri-de-eritmek-icun-vardir.html&amp;linkname=Dembokrasi%20D%C3%AEni%2C%20Ancak%20Kendi%20Varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Ve%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndakileri%20De%20Eritmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Vard%C4%B1r%21%20Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokrasi-dini-ancak-kendi-varligi-ve-disindakileri-de-eritmek-icun-vardir.html&amp;linkname=Dembokrasi%20D%C3%AEni%2C%20Ancak%20Kendi%20Varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Ve%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndakileri%20De%20Eritmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Vard%C4%B1r%21%20Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokrasi-dini-ancak-kendi-varligi-ve-disindakileri-de-eritmek-icun-vardir.html&amp;linkname=Dembokrasi%20D%C3%AEni%2C%20Ancak%20Kendi%20Varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Ve%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndakileri%20De%20Eritmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Vard%C4%B1r%21%20Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokrasi-dini-ancak-kendi-varligi-ve-disindakileri-de-eritmek-icun-vardir.html&amp;linkname=Dembokrasi%20D%C3%AEni%2C%20Ancak%20Kendi%20Varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Ve%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndakileri%20De%20Eritmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Vard%C4%B1r%21%20Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokrasi-dini-ancak-kendi-varligi-ve-disindakileri-de-eritmek-icun-vardir.html&amp;linkname=Dembokrasi%20D%C3%AEni%2C%20Ancak%20Kendi%20Varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Ve%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndakileri%20De%20Eritmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Vard%C4%B1r%21%20Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokrasi-dini-ancak-kendi-varligi-ve-disindakileri-de-eritmek-icun-vardir.html&amp;linkname=Dembokrasi%20D%C3%AEni%2C%20Ancak%20Kendi%20Varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Ve%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndakileri%20De%20Eritmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Vard%C4%B1r%21%20Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokrasi-dini-ancak-kendi-varligi-ve-disindakileri-de-eritmek-icun-vardir.html&amp;linkname=Dembokrasi%20D%C3%AEni%2C%20Ancak%20Kendi%20Varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Ve%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndakileri%20De%20Eritmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Vard%C4%B1r%21%20Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokrasi-dini-ancak-kendi-varligi-ve-disindakileri-de-eritmek-icun-vardir.html&amp;linkname=Dembokrasi%20D%C3%AEni%2C%20Ancak%20Kendi%20Varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Ve%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndakileri%20De%20Eritmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Vard%C4%B1r%21%20Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokrasi-dini-ancak-kendi-varligi-ve-disindakileri-de-eritmek-icun-vardir.html&amp;linkname=Dembokrasi%20D%C3%AEni%2C%20Ancak%20Kendi%20Varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Ve%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndakileri%20De%20Eritmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Vard%C4%B1r%21%20Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokrasi-dini-ancak-kendi-varligi-ve-disindakileri-de-eritmek-icun-vardir.html&amp;linkname=Dembokrasi%20D%C3%AEni%2C%20Ancak%20Kendi%20Varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Ve%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndakileri%20De%20Eritmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Vard%C4%B1r%21%20Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokrasi-dini-ancak-kendi-varligi-ve-disindakileri-de-eritmek-icun-vardir.html&amp;linkname=Dembokrasi%20D%C3%AEni%2C%20Ancak%20Kendi%20Varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Ve%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndakileri%20De%20Eritmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Vard%C4%B1r%21%20Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokrasi-dini-ancak-kendi-varligi-ve-disindakileri-de-eritmek-icun-vardir.html&#038;title=Dembokrasi%20D%C3%AEni%2C%20Ancak%20Kendi%20Varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Ve%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndakileri%20De%20Eritmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Vard%C4%B1r%21%20Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dembokrasi-dini-ancak-kendi-varligi-ve-disindakileri-de-eritmek-icun-vardir.html" data-a2a-title="Dembokrasi Dîni, Ancak Kendi Varlığı Ve Dışındakileri De Eritmek İçün Vardır! Ahmed SELÂMÎ"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dembokrasi-dini-ancak-kendi-varligi-ve-disindakileri-de-eritmek-icun-vardir.html">Dembokrasi Dîni, Ancak Kendi Varlığı Ve Dışındakileri De Eritmek İçün Vardır! &lt;h6 style=&quot;text-align: left;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #c00000;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Ahmed SELÂMÎ&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dembokrasi-dini-ancak-kendi-varligi-ve-disindakileri-de-eritmek-icun-vardir.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>-1- Dîni Tepe Tepe Kullanan Hoca Kılıklıların, Hakk’ı Bâtılla Telbîs Azgınlığı…</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/1-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/1-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 May 2023 20:52:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[RUZNÂME]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim - Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[darul harb darul islam]]></category>
		<category><![CDATA[Hakk ve Batılı telbis]]></category>
		<category><![CDATA[seçim ve demokrasi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=13987</guid>

					<description><![CDATA[<p>DÎNİ TEPE TEPE KULLANAN HOCA KILIKLILARIN, HAKK’I BÂTILLA TELBÎS AZGINLIĞI… (1) Ahmed SELÂMÎ (Dağıstânî) Kadîm Müslüman kavimlerin HÜKÛMET sistemleri, asr-ı seâdetden i’tibâren edille-i erbaaya dayanmış, bütün<span class="excerpt-hellip"> […]</span></p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/1-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html">-1- Dîni Tepe Tepe Kullanan Hoca Kılıklıların, Hakk’ı Bâtılla Telbîs Azgınlığı…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>DÎNİ TEPE TEPE KULLANAN HOCA KILIKLILARIN, HAKK’I BÂTILLA TELBÎS AZGINLIĞI…</u></em></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>(1)</u></em></strong></h1>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ (Dağıstânî)</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Kadîm Müslüman kavimlerin HÜKÛMET sistemleri, asr-ı seâdetden i’tibâren edille-i erbaaya dayanmış, bütün dînî ve dünyevî işlerinde bunu temel almışlardır. İslâm coğrafyasındaki şia devletleri hâric, arab, türk ve kürd, v.s. (Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat) müstakîm hattında bulunan müslüman kavimlerin hayâtlarındaki hükûmetler, insanın halîfetullâh olarak yaratılışına binâen, re’sen bir hükûmet teşkîlini haram veya şirk saymışlar; ALLÂH ve RASÛLÜ Aleyhisselâm’a TEBAAN hükûmât teşkîl etmişlerdir. Şeyhülislâm Mustafa Sabri, Müfessir Muhammed Hamdi, Müfessir Muhammed Vehbi Konevî ve Allâme Büyük Şehîd Muhammed Âtıf Efendi gibi son Osmanlı ulemâsının eserlerine <strong>bakdığımız</strong> zaman, târihde te’sîs edilmiş bütün hükûmât-ı islâmiyye, Allâh Sevgilisi Aleyhisselam Efendimiz Hazretlerinin kurduğu MEDÎNE merkezli ana hükûmetin asırlar içinde teşekkül etmiş ŞU’BELERİDİR…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>İslâmiyyet’deki edille-i erbaaya müstenid ve müstakîm bütün devletlerde ana temelin ne olduğu evvelâ son derece iyi tesbit ve ta’yîn edilmelidir ki, islâmî olanla olmıyan arasındaki fark, dâr-ı İslâm ile dar-ı ridde arasındaki mübâyenet boğuntuya getirilmesin… Bulanık suda balık avlama peşindeki bel’amlar önünde cehâlete kurban gidilmesin; ve onlar da, küfr ü şirk ile iki asırdır HAKK’ı TELBÎS eden (Elmalılı Merhûmun ifâdesiyle BULAYAN) sistemleri, cerbeze (mugâlata-demagoji) yaparak ve  âyet ve hadislere dayanıyormuş havası da vererek, Hakk ve hakîkatın kendisi imiş gibi  gösteremesin ve sürdüremesinler!. Onların, kibr ü temerrüdleri elbetde devam edecek olabilir; biz, nasibi olanlara tâkatimiz nisbetinde îmân etdiğimiz hatt-ı müstakimi beyân mükellefiyeti altındayız…</em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>İLLÂ EDEB…</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Mezhebsiz, akademisyen, resmî sıfatlı ahbâr ve ruhbân takımları ve politize olub mezhebli gibi görünen, dilleri papağan gibi <strong>“Mektûbât”</strong> demesine rağmen, delilleri edille-i erbaa yerine rü’yâ, keşif ve zuhûrât olmuş  bazı <strong>“Ham yobaz, kaba softa”</strong> soytarılar ve medrese rûhu, ahlâk ve ihlâsı iflâs etmiş medrese bozuntusu hoca kılıklılar, v.s., bugün HAKK’ı bâtıl ile TELBÎS ederek, demputratik sistemleri <strong>“İslâmî sistemler gibi, dâr-ı İslâm gibi, İslâm hükûmetleri gibi” </strong>göstermekden; ve başlarındaki adamları da <strong>“Şer’an vâcîbü’l-ittibâ’=veliyyü’l-emr”</strong> olarak ehâlîye dayatmakdan zerre kadar sıkılmamaktadırlar… Eski Osmanlı HOCASI ulemâya kıyasla hiçbir liyâkat, ehliyet, vekâr, ciddiyet, ilim haysiyeti taşımıyan; tam tersine köprüaltı diliyle başlarında sarık, sırtlarında cübbe, kürsülerden, en hayâsız argo kelimelerle hâşâ min huzûr <strong>“N….e batdı”</strong> gibi cübbelâlıklar bile köpürtebilen bu edeb yoksulu ve ayağa düşmüş mübtezel bir politikanın meczubu ve mecnunu olmuş müflislerin, sarık-cübbe hâricinde <strong>“hocalıkla”</strong> zerre kadar alâkaları olamaz… Bunlar, Topâne berduşlarının, kürsülere dadanmış ve onlar kadar sokak usûlüne bile sâhib olamıyan, ahlâk keyfiyetleri sıfır altı, bodrum katı pespâyelerdir…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Demokrasi religionu (beşerî dîni) içindeki gayr-i islâmî bir idârede, o idârenin de anayasası ve kânunları istikâmetinde, istiyen herkesin, o gayr-i islâmî sistemin tabiat, fıtrat ve cibilliyeti iktizâsı, partili, sandıklı, binbir yalan-iftirâ ve şantajlı işleyişini kabûllenme serbestîsi vardır. Bunu, kendisi içün tabii karşılayarak ve kendisini dâr-ı islâmdaki bir teb’â değil de gayr-i islâmî bir DÂRDA, beşerî ilke ve ülkülerle gönüllü olarak yaşıyan bir <strong>“vatandaş”</strong> hüviyeti içinde görme keyfîliğine de her istiyen gibi sâhibdir… Böyle bir insan, kendi (demokratik dînî liderlerine) teslîm-i nefs hatta ubûdiyyet edib <strong>“tıpış tıpış”</strong> sandığa veya başka yere gidib, (oy) denilen şeydeki irâdesini, <strong>“seçilmişleri seçmek üzere ve hür irâde aldatmasına rağmen”</strong> ve cebren ve vesâyet altında olduğu halde kullanabilir… Bu, o gayr-i islâmî sistemin fıtratında meknuz olan ve ortaya konulmaması hâlinde kadük de olsa para cezâsı ve rûhî cebir de gören, anayasalarda göstemelik <strong>“hukûk devleti”</strong> lâfları bulunmasına rağmen, fıtrî insan hakkları ve hukûkunu zorlayıcı, Batı’dan devşirme, idhâl ve bu halkın târîhi irsiyet ve şahsiyetini felc edici müstebit bir ameliye olduğu da söylenebilir…</em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>“SİZ, MÜSLÜMANLARI SEVMEDİKÇE ÎMÂN  ETMİŞ OLMAZSINIZ!”</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Fakat kraldan ziyâde kralcı olma zibidiliğine düşen bâlâda zikri geçen o sözüm ona bazı sistem yardakçıları, bazı müslümanların bu istikâmetdeki fikirlerine <strong>“oy vermezsen zarûreten şuna oy vermiş olursun, bu da küfürdür münâfıklıkdır, v.s.”</strong> gibi ucûbe bir mantığı bazı ulemâya da isnâd ederek, Allâh’dan korkmadan ve zulmen, müslümanları aldatmanın ve şüpheye düşürmenin  saptırıcılığına baş vurmaktadırlar. Bu eşirrâ sürüleri o kadar politize olmuş ve gözleri kararmışdır ki, sistemin derin mâlikleri olan ve <strong>“karşı taraf”</strong> dedikleri tarafa oy verenlere  söyliyemedikleri aşağılamaların bin katını, kendi nefs ü hevâ ifrâzâtlarını kabûl etmiyen sâhibsiz Müslümanlara çok rahatlıkla söylemekde hiçbir mahzûr da görmüyorlar. Bu da bedâhaten ortaya koyuyor ki, bunların <strong><u>“İslâm Kardeşliği ve İslâm’ın hâkimiyyeti”</u></strong> ile zerre kadar alâkaları yokdur; bütün hedefleri, gayr-i islâmî bir DÂRDAKİ başsız müslümanları kendi politik taraflarına koyun sürüsü yapıb, etinden, sütünden, yününden hatta meleyişlerinden menfaat devşirmekdir!… </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Tevhîd ve birliği emreden, TEFRİKAYI  kat’iyyen yasaklıyan, Îmân-İslâm uhuvvetini mutlaka temel alan, Hakk’ı bâtılla TELBİSİ suret-i kat’iyyede yasaklıyan, kâfir ve münâfıklara itaatı şiddetle men’ eden nice nasslar ve ahkâm varken, bu sistem dalkavuklarının fâsid kıyaslar yaparak ortalığı bulandırması, bunların iç yüzlerindeki cerâhati apaçık ortaya koymaktadır. Yusuf Aleyhisselâm’ı Firavn emrinde fir’avni kânunlara mütâbaatla maliye nâzırı (hizmetçi) yapmakdan zerre kadar hâya etmiyen <strong>(halbuki o Nebî tam ma’nâsıyla kendi şeriatıyla hükmetme salâhiyyeti ve şartıyla işe başladı. Hükümdâr da fir’avn değil melikdi ve o nebi aleyhisselâm’a îmân etdi.-Muhammed Hamdi Efendi Merhûmun tefsirine bakıla.)</strong>  bu ehl-i denâat, bu yetmedi, şimdi de Allâh Sevgilisi Efendimiz Aleyhisselâm Hazretlerine ve ashâbına, Ebû Talib ile Ebû cehil’den birisine oy verme senaryoları ile komplo teorileri uyduracak kadar çıtayı yükseltme alçalışı ve hayâsızlığına düşdüler… (Ber vechi âtî beyân edeceğiz.)</em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>HALKIN HÂKİMİYYETİ ŞEYTÂNÎ BİR VESVESE, KURUNTU (ÜTOPİDİR); HÂKİMİYYET MUTLAK OLARAK HAKK’INDIR…</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Binâenaleyh, adı demokrasi, kendisi ise mahiyyet-i asliyesi i’tibâriyle tam ve belli bir <strong>oligarşik</strong> sistem olan bu işleyişdeki (hâkimiyyetin), halkın irâdesine dayandığı aslâ söylenemez. Böyle bir dayanış da, zâten mümkin değildir. Asırlardan beri gelen filozofik fikirler, bu <strong>“halk irâdesi ve egemenliği”</strong> denilen şablonun bir kuruntu (hülyâ-ütopi)  olduğunu, <strong>“yeter söz milletindir”</strong> gibi lâfların da birer gözkülleme bulunduğunu ortaya koymuş; ve aklın yolu birdir hakîkatıyla da bu, ulü’l-elbâbın (akıl sâhiblerinin) tasdîk etdiği bir müteârife (aksiyom) hâline gelmişdir…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Ancak içinde bulunduğumuz modern fir’avnlar ve mütegallibeler (küresel zorbalar, emperyalistler) devrinde, insanlar dışları süslü bir takım TUZAK sistemlerle avutulmukda, uyutulmakda ve oyalanmaktadırlar. Demokrasi de bugün, bütün dünyâ çapında <strong>“tek tip bir sürü îcâd etmenin sistemleşmiş şekli”</strong> olarak, insanların diline ve beynine devrim reklâmlarıyla rekzedilmiş, çakılmışdır. Batılı mütegallibeler bu süsledikleri zehri insanlara öylesine reklâm etmiş ve benimsetmişlerdir ki, fiilen onu yaşamak ve yaşatmak muhâl (ütopi) olsa da, onu, bir <strong>“tanrı sistemi”</strong> gibi tekrarlamak ve bilhassa politik muârızlarını onun dışına çıkmak suçu ile karalamak ve saf dışı bırakmak; ve kendilerini ise, onun en iyi tatbikçileri olduğu veya olacağı yalan ve iftirâları ile öne çıkarmak ve sivriltmek, en mu’teber politik bir ticâret veya sihirbazlık hâline getirilmişdir!.. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bunun içündür ki, Mâlike’l-Mülk olan Mutlak Hâkimiyyet ve Hâlikıyyet sâhibi, insanı bu kabil MUHÂLÂT, kuruntu ve hülyâ (ütopi)lerin eline bırakmamış, Rahmân ü Rahîm gibi nice esmâsının tecellîleri ile onu, mahlûku olarak ve şefkat ve ihsanlarına sarmak cümlesinden, şiddetle ve mutlak rubûbiyyeti iktizâsı kendi <strong>hâkimiyyeti</strong> içine almışdır… Aksi hâlde, kulları ve mahlûkâtı olan ins ü cinni, adı geçen muhâller, kuruntular ve ütopiler içinde yaşamıya terketmesi, binnetîce o mahlûkâtına mutlak bir ZULÜM olurdu ki, O, bundan ve her türlü nekâisdan, mutlak olarak münezzehdir…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bu hikmete mebnidir ki, beş vakit namazlarıyla 24 saatde bir müslüman, tam 540 kere <strong>“sübhanallâh”</strong> lâfzı ile O HÂLIK’ını bu sıfatları ile tasdîk, tenzîh ve tesbîh etmektedirler.  Âkl-ı selîm ve îmân-ı sahîh sâhibi olanların, gözlerinin her gördüğü varlıkda, Hâlık-ı Kâinât Azze ve Celle’nin bu muazzam ve sonsuz ilim, kudret, irâde ve hâkimiyyetini ilââhirihî…. görmemeleri muhaldir, müstahildir…</em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>MÜSLÜMAN, HER ZAMAN VE MEKÂNDA, EDİLLE-İ ERBAA İLE MÎZÂN ETMENİN MECBÛRUDUR…</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Binâenaleyh, hâl böyle olduktan sonra, artık biz, demputrasi, parti-pırtı, sandık, oy ve bilmem neye, avâm-ı nâsın ve hoca kılıklı füsekânın, ilhâd içindeki medyânın; ve decâcile, cebâbire ve zalemenin <strong><u>bakdığı</u></strong> zaviyeden bakmamız, aslâ mümkin olamaz… Müslümanın, kazıye-i muhkeme (değişmez karar) hâline gelmiş, müteârife (aksiyom) derecesine varmış ve nihâyet en azından ılme’l-yakîn mertebesine ermiş tasdiklerine, sığ kafaların akıl erdirmesi de imkânsızdır… </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Gayr-i islâmî bir DÂRDA, hâkim olan sistemin kendi beşerî hukûkuyla kendine göre, izâfî, keyfî, enfüsî, nefsî, bilhassa i’tibârî usûllerinin olması ve olacağı ebetde inkâr edilemez… Ancak bunların, îmanlarının mutlak hakk olduğuna inanan ve gayrına (mutlak bâtıl) olarak bakan ve bunlara hiçbir kıymet atfetmiyen insanlara dayatılması ise, aslâ kabûl edilemez. Bu, mutlak bir zulüm, zorbalık, cebr ü tazyîk, ermeni madamın diline pelesenk etdiği şekliyle <strong>“istibdâd”</strong>, hakk ve hukûk tanımamak, insan hakkları gibi kıymetlere zerre kadar ehemmiyet vermemek olur… Hele hele bu vâkıalar, bazı müslüman görünüşlü ve maskeli akademisyen, medrese dışı medrese artıkları, resmî ahbâr ve ruhbân sınıfları tarafından saptırılarak <strong><u>“İslâm’ın bir emri, vâcibâtı, zarûrâtı, mutlak bir mükellefiyeti gibi Allâh Azze ve Celle’nin âyâtı ve Ehâdis-i şerîfelere ve sâir delâil-i şer’ıyyeye istinâd etdiriliyor havası verilerek reklam ediliyorsa; ve nice mukaddesler, bozuk para gibi en süflî çukurlar hesâbına da kullanılır hâle getiriliyorsa; ve böylelikle de ehâlîye en şerefsizce cebredilmiye kalkışılıyorsa, o zaman bunun adı çok daha galız ve vurucu ifâdelerle, ahlâksızlık ötesi bir nemrutluk ve müşriklik  olur…”</u></strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bir mes’elenin şer’î olub olmıyacağına, gayr-i islâmî bir dârda, oranın sistemle aynîleşmiş akademisyenleri, bel’amlaşmış medrese dışı medrese artıkları veya resmî ahbâr veya ruhbân sınıfları, hulâsa oranın otoritesi karar veremez… Veriyorsa, iğrenç bir zorbalık olub, müslümanlar nezdinde keenlemyekündür, yok hükmündedir…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bütün hukûk sistemi topyekûn İslâm dışı olan ve dârü’l-adl olmıyan mekânlarda, müslümanların hangi noktalara dikkat edecekleri, o dârın resmî akademisyen, bel’am ve ruhbanları ile değil, bizzat edille-i erbaaya mutâbaatla müslümanları alâkadâr eder. Zâten ihtilâfın temeli de budur. Müslüman, ya dâr-ı İslâm (dâr-ı adl)de kendi hükûmetinde, kendi ahkâm-ı şer’iyyesi çerçevesinde, kendi dîninin hâkimiyyeti altında (din, can, mal, akıl ve nesil) gibi en temel 5 ana HAKKININ emniyeti içinde yaşar; veya bunların olmadığı bir dârda, o 5 ana hakkından mahrum olarak ve Şeyhülislâm Merhûm Mustafa Sabri Efendinin ta’bîriyle <strong>“Dâr-ı azâbda”,</strong> Müfessir Merhûm Muhammed Hamdi Efendinin kalemiyle <strong>“Dâr-ı ikrâhda”</strong> gene kendi husûsî hukûkuyla yaşar&#8230;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bu iki hukuk da, edille-i erbaaya müteferri’ olmakla meşrutdur&#8230; İkrâh-ı mülcî olmadıkça da, <strong>takiyye</strong> gibi bir sahtekârlığa meyledilemiyeceği, Nahl sûresinin 106. Âyet-i celîlesi ile de apaçık beyân buyurulmuşdur… </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Dâr-ı harb veya dâr-ı riddelere keyif, saltanat ve mevkı’leri, rahat ve rütbeleri, alkış ve rantları kaçmasın içün, nice ulemâya rağmen <strong>“dâr-ı islâm” </strong>damgası vuran cübbela, sefil, şerocak, püsküllü kısıroğlu, resmî ahbâr-ruhbân, cemaat dışı cemâdât takımları ve bozulmuş ve esir alınmış medrese artıkları gibilerle, nice modern <strong>“din güncellemecileri ve telfikçilerin”,</strong> hulâsa demokrasi, parti, iktidâr ve güçlüden yana olma yanaşmalarının, karşılarındaki Müslümanlara dolu dizgin hakâretleri, <strong>“küfür ve münâfıklık”</strong> isnadları, bunların ne kadar müslüman olduklarını göstermesi bakımından fevkal’âde câlib-i dikkatdir… Adı geçen kesânın, nasıl bir <strong>“tarihselcilik, tahrifçilik, güncellemecilik ve edeb hududları dışına çıkıcılık”</strong> içinde olduklarını kendi söz ve satırlarına dayanarak bu makâle serimizde ele alacağız bi avnillâh…</em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>İSLÂM GÜDÜMLÜ OLARAK VE VESÂYET, TEHDÎD VE TAHDÎD ALTINDA, KUL İRÂDESİ PEŞİNDE KAT’İYYEN YAŞIYAMAZ; YOKSA BU, ONUN YOK EDİLMESİ DEMEKDİR…</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Görülecekdir ki, ortada, adı İslâm olan, fakat İslâm’ın dışında <strong>“laik demokratik hukuk sistemi ilke, devrim ve normlarına”</strong> tâbi’, beşerîleştirilmiş bir din îcâd edilerek, ehâlinin önüne bu, HAKÎKÎ İSLÂM mış gibi konulmaktadır… Rejim ve sistemler de, <strong>“İslâm’mış”</strong> gibi îcâd ve ihtirâ’ edilen bu dînin, hangi miktarda, neresinin, nerede, ne kadarıyla ve hangi şartlarda halka tevzi’ edileceğini, <strong>“DİB riyâset-i celîle-i cümhûriyyesi ve ılmâniyyesiyle,”</strong> rejim (sistem) adına son derece dikkat ve şiddetle tam 99 yıldır kontrol edib, ona mecbûrî rota veya yol harîtaları çizmektedir… Bu, İslâmiyyet’in mutlak bir <strong>VESÂYET</strong> altında olduğunu gösteren, bedâhât derecesinde bir vâkıadır… Aynı zamanda bu, İslâmiyyet’in (SON ŞERÎATIN) da, Musâ ve Îsâ Aleyhimesselâm’ın şeriatlarının tahrîf edilerek, İslâmiyyet’den, yehûdiyyet ve nasrâniyyet adındaki dinlerin îcâd ve ihtirâ’ edilişinin muâdili olub, küresel bir plânlamanın mer’iyyetde olması netîcesinden başka bir şey de değildir, olamaz… Nasıl, <strong>“Ziyâde Yerli-millî ve bağımsız TÜRK maarifi”</strong> bugün, 1947 Fulbrayt tâlimatları ile 76 senedir ABD güdümünde, vesâyetinde ve elindedir, bu noktaya da aynı keyfiyet içinden bakmak zarûreti apaçık ortadadır…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bu i’tibarladır ki, bütün <strong>“güncellemeci, telfikçi, reformist, akademisyen, cübbeli, sarıklı, ham yobaz kaba softa takımları ve demokrat, partici, sandıkçı, oycu ve goygoycu”</strong> menfaat şebekeleri ve propagandistler, kendi ictimâî mevkı’leri ve akademik iktidarlarını hangi ittifaklarda görüyorlarsa, onların borularını öttürmek üzere, helâl haram, edeb-terbiye-hakk-hukûk, insâf vicdân v.s. tanımadan Müslümanlara saldırmakda ve salvo atışlarını sürdürmekde bulunuyorlar!. Mevki’lerinin el verdiği nisbetde bu işi hırsla ve hiçbir hudud tanımadan yürütmenin inâdı, hiddet ve şiddeti içinde, maskeli ve riyakârca aşağılamayı devâm etdirmektedirler…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bâlâda isimlerine işâret etdiğimiz adamlardan cübbelâ tiplilerin, Yûsüf Aleyhisselâm’ı, şimdi de, RASÛL-İ RUSÜL Aleyhisselâm Efendimiz Hazretlerini bir takım şeytanî senaryo ve komplo teorilerine (!) âlet etmek istediklerini nefretle ve iğrenerek görmiye başladık…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Şerocağın Roma ile Ateşgede İran arasındaki harbleri nasıl istismâr etdiğini; Sefil-Mahfil gibilerin de, 14 asır evvelki şartların bugün olmadığından bugüne göre hareket lâzım olduğunu âmir tarihselciliklerini temâşâ eder olduk…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Şerocağın, Mekke’li bir müşriğin emân verişini, bugünkilerin himâyesine girmek içün uyduruk mantığına (mekîsün aleyhmiş) gibi kabûl edişini cürm-i meşhûd hâlinde kıstırıyoruz!. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Cübbelânın da, Mekke’de kurulacak sandığa atılacak Hakk-bâtıl, mü’min-müşrik, îmân-küfür oylarıyla Ebû Talib’le Ebû Cehil’den hagisinin seçilmesi gerekeceğinin ortaya çıkarılması, sonsuz iğrenç bir cür’etle senaryo veya koplo teorisi hâlinde ve tasavvurları yırtan bir utunmazlıkla karşımıza çıkarılıyor! </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Ve buralardaki saçma sapan hezeyân ve lâf oyunları ile, akıl ve mantık ihtilâclarını da, nasibse müteâkıb makâlelerimizde kaleme alacağız…</em></p>
<p style="text-align: right;"><strong><em><u>(Mâba’di var)</u></em></strong></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-1-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-1-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-1-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-1-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-1-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-1-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-1-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-1-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-1-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-1-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-1-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-1-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-1-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-1-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&amp;linkname=-1-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html&#038;title=-1-%20D%C3%AEni%20Tepe%20Tepe%20Kullanan%20Hoca%20K%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1lar%C4%B1n%2C%20Hakk%E2%80%99%C4%B1%20B%C3%A2t%C4%B1lla%20Telb%C3%AEs%20Azg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/1-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html" data-a2a-title="-1- Dîni Tepe Tepe Kullanan Hoca Kılıklıların, Hakk’ı Bâtılla Telbîs Azgınlığı…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/1-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html">-1- Dîni Tepe Tepe Kullanan Hoca Kılıklıların, Hakk’ı Bâtılla Telbîs Azgınlığı…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/1-dini-tepe-tepe-kullanan-hoca-kiliklilarin-hakki-batilla-telbis-azginligi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>LGBT= Lût Kavmi Ki, İmamoğlu, Partisi, AKP, Dembokrasi Ve Tüm Partiler Bunun Neresinde?</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/lgbt-lut-kavmi-ki-imamoglu-partisi-akp-dembokrasi-ve-tum-partiler-bunun-neresinde.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/lgbt-lut-kavmi-ki-imamoglu-partisi-akp-dembokrasi-ve-tum-partiler-bunun-neresinde.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jul 2019 05:42:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SEYYİDOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim - Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim Sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsiyet Eşitliği]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[LGBT Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[LGBT'lik Lut Kavmi belası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=10149</guid>

					<description><![CDATA[<p>23/Haziran/2019 İstanbul dembokratik seçimini o usûl çerçevesinde kazandığı zehâbı içindeki Trapezus-Pontus hatırası taşıyan; ve hakkında 2013’de “Nitelikli </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/lgbt-lut-kavmi-ki-imamoglu-partisi-akp-dembokrasi-ve-tum-partiler-bunun-neresinde.html">LGBT= Lût Kavmi Ki, İmamoğlu, Partisi, AKP, Dembokrasi Ve Tüm Partiler Bunun Neresinde?</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>LGBT=LÛT KAVMİ Kİ,  İMAMOĞLU, PARTİSİ, AKP, DEMBOKRASİ VE TÜM PARTİLER BUNUN NERESİNDE?</u></em></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SEYYİDOĞLU</u></em></strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ffffff;"><strong><em><u>.</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">23/Haziran/2019 İstanbul dembokratik seçimini o usûl çerçevesinde kazandığı zehâbı içindeki Trapezus-Pontus hatırası taşıyan; ve hakkında 2013’de <em><strong>“Nitelikli dolandırıcılıkdan”</strong></em> da’vâ açıldığı tv şeytanlarının dilindeki İ.oğlu da, aynı gün şu mesajı Global Küre’ye yaydı:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Yüzyılı aşan demokrasi geleneğimize sahib çıkdınız!”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Böylece, Jön Türk, İT (İttihadçı), Halkçı sülâlesini dile getirib tedâî etdirerek, müntehiblerini (seçicilerini) takdîr ve tahsîn eyledi!. Böyle olmıyan, ammâ hiç olmayan uydurma bir<strong><em> “gelenek”</em></strong> hangi cins mahlûkâtın yapısında varsa vardır da, ancak 1946 San Francisco gâvurlarının Türkiyâ’ya (dayatması ve cebrine) kadar, bu nasıl <strong><em>“gelenekse”</em></strong> hiç görülmeyen <strong><em>“gelmeyen”</em></strong> bir gelenekdir!..</p>
<p style="text-align: justify;">Müslüman Türk târîhi, böyle <strong><em>“Dembokrasi denilen Antik Yunan Aklına TAPMAKDAN”</em></strong> münezzeh, müberrâ ve müstesnâ bir târihdir… Lâ’netli Lût kavminin günümüzdeki çukuru LGBT’cilik ve Antik Yunan aklı olan dembokrasiciliklere tapıcılık ve bunun altında da insanların kanını emici bir zâlimlik, Haçlı Batı’nın ve Rum Pontus târihinde olabilir… Herkesin, kendi târihini bilmesinde ve bunu başkalarınınkisi ile karıştırmamasında; ve başkalarının târihini kendi târihi gibi kullanmama şeref ve haysiyetine sâhib olmasında, en azından mertlik ve insanlık nâmûsu vardır…</p>
<p style="text-align: justify;">İ.oğlu, meşhûr ve dominant karekteri olan püsküllü (ya.an)ı, burada da devreye sokmadan edememişdir!. Müslüman milletin târihinde böyle bir <strong><em>“gelenek mübtezelliği”</em></strong> yokdur ve dînini terketmedikçe de olamaz… İ.oğlu burada da kuyruklu bir <strong><em>“yal.n”</em></strong> söylüyor!. <strong><em>“Kâzibîn”</em></strong>, Allâh’ın, Meleklerin, Peygamberlerin ve bütün ins ü cinnin lâ’netlediği bir mahlûk türüdür…</p>
<p style="text-align: justify;">Kimlerin adına konuşduğunu söylemese de, apaçık ortada olduğunda şübhe etmediğimiz mûmâileh, birinci meşrûtiyet’den bugüne 143, ikincisinden 111 yıl geçmişdir ki, ikisi de <strong><em>“yüzyılı aşan”</em></strong> bir zamandır!. O muhayyel, uydurma ve yalan <strong><em>“geleneğe sâhib çıkanlar”</em></strong>, nesebi bozuk ve belâsı müseccel Jön Türkler ve vatanı satışa çıkaran İT tâifesi olarak takdîs edilmektedir… Bu noktadan bakınca, <strong><em>“İhânet </em></strong><strong><em>geleneğine sâhib çıkanlar” </em></strong>kimlerse, kendisine oy verenler olarak bunlar, İ.Oğlu tarafından bir nevi tebrîk ve tebcîl görmüş oluyor!</p>
<p style="text-align: justify;">27/Haziran/2019 günü <strong><em>“Cinsiyet Eşitliği”</em></strong> diyerek mazbatasını alan Trapezus-Pontuslu ve Kostantinopolis’in gûyâ <strong><em>“ŞEHR EMÎNİ”</em></strong> İ.zâde, Eyüb Sultan’larda okuduğu Yâsîn’lerin, birgün kendisinin çarpılmasında âmil olabileceğini hiç aklına getirmiyor olabilir mi?. İ.zâde’nin Kankası gibi pozlar veren ve <strong><em>“Sizin Allâh’ınız”</em></strong> diye tivit atarken <strong><em>“Allâhsız’lığını”</em></strong> i’tirâf ve iş’âr eden Madam Kaftancıoğlu’nun,<strong><em> “LGBT renkleriyle de iştihâra”</em></strong> yeltenişi veya kıyâm edişi; ve başörtülü kadınlara bazı azgın madamların metro, devlet dâiresi gibi yerlerde böğürmelere başlaması da, Global dünya çete ve şeytanlarının kimleri <strong><em>kuklalaştırıb</em></strong> oynatdığını iyi göstermesi bakımından câlib-i dikkatdir!. Bütün politikacılar, bu işin başka <strong><em>“şubeleri=versiyonları”</em></strong> hâlinde bu dış mihrakların parmaklarında olmadıklarını, her şeye rağmen isbât mecbûriyyetindeki adam ve madamlar bilinebilir!</p>
<p style="text-align: justify;">İşte dembokrasi bu… Antik Yunan Aklı!… Pontus aklının <strong><em>“paraleli!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Şu habere bir nazar atalım:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Ekrem İmamoğlu</em></strong><strong><em> 2014 yılında Beylikdüzü Belediye Başkanı olur olmaz belediyenin amblemini LGBT bayrağı renkleri taşıyan bir kırlangıçla değiştirdi. &#8220;</em></strong><strong><em>Logo değişemez mi?</em></strong><strong><em>&#8221; denebilir, ancak mühim olan şu ki, logo değişmedi, logoya imza atar gibi sadece renkleri değişti&#8230;”</em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">İmamoğlu’nun hoşlandığı ve tatmin bulduğu logo ve renkler şöyle:</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-10151 size-medium" src="http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2019/07/logo-e1562298589449-300x151.png" alt="" width="300" height="151" srcset="http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2019/07/logo-e1562298589449-300x151.png 300w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2019/07/logo-e1562298589449-150x75.png 150w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2019/07/logo-e1562298589449-260x131.png 260w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2019/07/logo-e1562298589449-50x25.png 50w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2019/07/logo-e1562298589449.png 514w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Bir Belediye olarak, Lût kavminin <strong><em>“Lûtiliğinin bugüne akseden remz renkleri”</em></strong> İ.Oğlu’nun acebâ neden  Logolojik zevkine uygun düşmüşdür; bunun da, dembokratik, sexopolitik, Lûtîlojik-İbn.matik, psikoerotik veya psikopatolojik bir cevâbının olması gerekir sanıyoruz?. Haber devam ediyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“İmamoğlu sadece logoda değişiklik yapmakla kalmadı. Belediyede dahilinde &#8220;</em></strong><strong><em>Toplumsal Eşitlik Birimi</em></strong><strong><em>&#8221; adı ile bir birim kurdu. Birim Bursa Nilüfer Belediyesi&#8217;ni örnek almakta ve &#8220;</em></strong><strong><em>okullarda LGBT eğitimini</em></strong><strong><em>&#8221; gündem edinmekteydi.”</em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Müteveffâ Erbakan Seâdetçileri ve yiyicileri ile Madam’ın <strong><em>“iyicileri”</em></strong> de, <strong><em>oyları</em></strong> ile bütün bu LGBT seanslarına ortak ve şerikler olmağla, iki cihanda ve bilhassa öteki tarafda LGBT renkleriyle haşrolabilirler kanaatindeyiz!.</p>
<p style="text-align: justify;">Binaliciler de, binlerceden sadece bir veçhesiyle, 2’den 18’e çıkan rakı fabrikalarının bütün istihsâli ne kadar baraj dolduruyorsa; ve gene öteki tarafda o kadar baraj ve rakı ırmakları içinde yüzer oldukları hâlde haşrolacaklarsa, onu da en iyi <strong><em>YARADAN</em></strong> Azze ve Celle bilir!.</p>
<p style="text-align: justify;">Sümeyye Erdoğan’ın Başkan Yardımcılığı yapdığı <strong><em>KADEM (Kadın ve Demokrasi Derneği)</em></strong> denilen yerin, ve <strong><em>“İstanbul Sözleşmesi”</em></strong> adı altında yapılan ve Anadolu halkından mal kaçırır gibi kaçırılıb saklanan sözleşmenin, nasıl LGBT noktasına getirildiğini de îzaha çalışmalıyız… Bu KADEM, AKP’nin bir <strong><em>“yan kuruluşu”</em></strong> olarak mı, yoksa, samanaltından su gibi akarak mı yatağına yol bulmaya çalışmaktadır?</p>
<p style="text-align: justify;">İ.Oğlu olsun, CHP, MHP, AKP, ve HDP gibi partilere (oy) verenler, bey’at edenler, salâhiyyet verenler, icraatlarını tasdik ve tahsin edenler, bu partilerin mutâbakatıyla (uzlaşmasıyla) 2013 de kabul ve 2014’de mer’iyyete giren ve halkı <strong><em>“Lût Kavmine”</em></strong> çevirme hedefindeki <strong><em>sözleşme</em></strong> sebebiyle, LGBT kavmi ve bunları palazlıyanlarla aynı yerlerde <strong><em>HAŞROLMAYI</em></strong> göze almış sayılmıyacaklar mıdır?..</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Cübbelâ’sından Şerocak denen hoca kılıklı şeytanlara, başörtülüsünden çarşaflı echellere, mezhebsizinden tarikat istismarcısı yobaz ve küt kafalılara, ilhâdiyatçısından DİBİŞ’çisine ve eçhel-i cühelâsından ekfer-i küferâsına kadar”</em></strong> bu dembokratik sürülerin, yüzbinlerce küfr, şirk, nifâk ve harama ortak olmamak adına sandık ve kafese girmiyenleri yani <strong><em>“oy vermiyenleri, en kötüsüne oy vermişlerdir, bu ise küfürdür, karşı tarafa oy vermemek FARZDIR”, </em></strong>diyerek<strong><em> “kâfir ilân etmeleri”,</em></strong> yanlarına kâr mı kalacak sanılıyor?!</p>
<p style="text-align: justify;">Hesab Günü, <strong><em>“Yâ Rabbi! Bizleri başlarımızdaki adamlar saptırdı, onların azâbını mudaaf ve müşeddet kıl”</em></strong> dedikleri zaman, <strong><em>“Hepinizin de azâbı muda’af ve müşeddet olacaktır, siz bilmezsiniz ben bilirim”</em></strong> hıtâb-ı ilâhîsi karşısında, rakı içmeye besmele ile başlıyanlar gibi <strong><em>“Besmele ile nice gayr-i meşruluklara peşînen tasdik oyu basanlar”</em></strong>, acebâ hangi istihfaf ve alaylarından dolayı da hesaba çekileceklerdir?.</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Nice milyonları idlâl ve ifsâd ederek onları sandığa veya kafese sokan veya tıkan</strong></em> hoca kılıklı iblisler, <strong><em>“Essebebü ke’l-fâil”</em></strong> sırrınca ve üstelik hem dall ve hem mudill  bulunmalarıyla; mes’uliyetleri ve <strong><em><u>ebedî</u></em></strong> hasâretleri acebâ nasıl olacaktır?. O gün bu cübbelâ, şerocak, <strong>tarîkat</strong> saptırıcısı <strong><em>barikat</em></strong> narkozluları ile DÎN İSTİSMARCISI ilhâdiyatçılar ve DİBİŞÇİLER’e, LGBT’lilerden ve onların dembokratik destekçi ve avukatlarından şefaatçılar bulunabilecek midir?…</p>
<p style="text-align: justify;">Eyds denen necâset hastalığı bile bu global eşkıyâlar dünya nüfusunu 7-8 milyardan 500 milyana  indirmek içün karar almadılar mı; ve <em><strong>“GRID=GAY RELATED IMMUN DİSORDER”</strong></em> yani <em><strong>“Eşcinsellikle İlişkili Bağışıklık Sistemi bozukluğu”</strong></em> denen pisliği,  ismindeki<strong><em> “homoluğu”</em></strong> gizlemek içün <em><strong>&#8220;AİDS&#8217;e=Edinilmiş Bağışıklık Sistemi Bozukluğu”</strong></em>na çevirmediler mi?. Zinâ, aklen ve şer’an iğrençken; bu LGBT cinsî sapıklıklar hem aklen, hem şer’an ve hem de <strong><em>TAB’AN</em></strong> (fıtraten, hılkaten) iğrenç ve nefret verici değil midir?.</p>
<p style="text-align: justify;">Lût kavmini kahreden bu iğrenç belâ, şimdi Global Çete Projesi olarak dembokratik müflislerin gaflet, dalâlet ve hıyânetlerini de kullanarak, Türkiya’da tatbika konulmak üzere düğmeye basılmış bulunuyor. Bunda, <em><strong>&#8220;Müslüman Türküm, Kürdüm, Arabım, v.s.”</strong></em> diyen hiç kimsenin zerre miskâl şübhesi olmamalıdır…</p>
<p style="text-align: justify;">AKP iktidârı zamanında LGBT cenâhı iyice kudurdu!</p>
<p style="text-align: justify;">İngiliz güdümündeki 27 senelik CHP şefokrasisinde ve zifîrî karanlık iktidârında, Dîn&#8217;e, ahlâka, âileye, yazıya ve  târîhe, bu 5 ana millet damarına öylesine hançer saplandı ki, bunlar, AKP iktidârında belki biraz hafifletildi idi ise de; o 27 senelik şefokrasi zulmünde yapılmıyan nice ma’nevî katliâm, 1950’den sonra ve bilhassa bugünün ikiyüzlü İktidârı eliyle pek çok farklı noktalarda, gevşetici, çözücü, silici, eritici, sahsiyetsizleştirici ve haçlı Avrupa <strong><em>“uyum yasaları”</em></strong> denilen küfr ü şirk rayına da girerek, sayılamıyacak kadar derin menfilikler, din ve ahlâkdan ta’vîz patlamaları irtikâb edilmiş; Dilipok gibi  nice <strong><em>“İslâmcı”</em></strong> yoldaşları bile, <strong><em>“Allâh Belânızı verecek”</em></strong> demek gibi çok galiz Fettoşist beddualardan kendilerini alamamışlardır …</p>
<p style="text-align: justify;">Âilenin parçalanması ve başsız-reissiz bırakılması, 18 yaş altındaki evlenmeleri suç saymak gibi <strong>“dîni ve aslı inkâr”</strong> etdirici bir cinnete dalarak o evlilerin çin işkencesine tâbi’ tutulmaları; zinâ denen lâ’netli fiilin yasak olmakdan çıkarılışı ve memleketin fuhuşistana çevrilişi; kadının, iş serbestisi adı altında ücretli köle hâline getirilişi, zevci ve çocuklarından uzaklaştırılması ve yuvasına düşman yapılması; kadın beyân, ifâde ve iddiasının, kendi guguk hukûklarını bile çarmıha gerercesine ve erkek aleyhinde, demoklesin kılıcı gibi <strong><em>“heriflerin”</em></strong> kellesi üstünde sallandırılışı; <u>nafaka</u> adıyla erkeklerin ömür boyu resmî hırsızlıkla resmen ve alenen soyulmaları; seçme-seçilme oyunlarına <strong><em>şükranlar</em></strong> arz etmek üzere AKP’li kadın kalabalıklarının mozolelerde başödtülü modern animistler gibi ruhlara ve heykellere taptırılmaları…</p>
<p style="text-align: justify;">Nihâyet <strong><em>“İstanbul Sözleşmesi”</em></strong> gibi rezâlet, ısyân, tuğyan ve Lût Kavmi inşâı içün, Global (küreselci) Haçlı ve ZÂLİM, sömürgeci, cânî Batı’ya <strong><em>yaranma</em></strong> uğruna, onların esîri olmalar…</p>
<p style="text-align: justify;">Bütün bu iğrenç, gayr-i meşrû’ ve utanç verici rezâletler, kânun muhâfazasına alınıyor; ve dünya çapında bir proje olan <strong><em>“LGBT iğrençliklerine”</em></strong> 1100 yıllık Anadolu toprakları teslîm edilmek üzere, <strong><em>KALE KAPILARI</em></strong> kaçıncı defa ve içden düşmana açılıveriyor!.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>HELE VE HERŞEYİN ÜZERİNE TÜY DİKİCİ DEHŞET VE VAHŞETİYLE, ÇARPIK, GAYR-İ DÎNÎ, ATEİST, ATAİST, UCÛBE VE NEREDEYSE HER SENE DEĞİŞEN MÜFREDÂT PROGRAMLARIYLA HALKI VE NESİLLERİ FELC EDEN; VE SON BAKANI ELİNDE SON DERECE BÜYÜK BİR ŞAHSİYETSİZLİĞE SÜRÜKLENEN, ÜSTELİK CHP KÖY ENSTİTÜLERİNİ BİLE ARATMIYACAK KADAR MENFÎ TAVRI İÇİNDE,  SONSUZ ESEFE ŞÂYÂNDIR Kİ, “TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ FİDELİKLERİ” HÂLİNE DE GETİRİLEN MAARİF, BİR FÂCİA VE FAZÎHA MİHRÂKI YAPILMIŞDIR…</em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Toplumsal Cinsiyet eşitliği”</em></strong> denilen bu global <strong><em>“Aile ve insanlığı eritme”</em></strong> projesine; ve <strong><em>“İstanbul Sözleşmesi”</em></strong> ile gizli <strong><em>KADE</em>M Derneği</strong> faaliyetlerine; Maarif Vekâletinin, mekteblerde <strong><em>“cinsiyet eşitliğini”</em></strong> müfredât programlarına almasına; ve bunların, LGBT’nin doğrudan veya dolaylı desteklenmesinde nerede durduklarına, nasibse müteâkıb makâlemizle neşter atalım…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İntişârı: 05.07.2019 / 09:51:31</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Flgbt-lut-kavmi-ki-imamoglu-partisi-akp-dembokrasi-ve-tum-partiler-bunun-neresinde.html&amp;linkname=LGBT%3D%20L%C3%BBt%20Kavmi%20Ki%2C%20%C4%B0mamo%C4%9Flu%2C%20Partisi%2C%20AKP%2C%20Dembokrasi%20Ve%20T%C3%BCm%20Partiler%20Bunun%20Neresinde%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Flgbt-lut-kavmi-ki-imamoglu-partisi-akp-dembokrasi-ve-tum-partiler-bunun-neresinde.html&amp;linkname=LGBT%3D%20L%C3%BBt%20Kavmi%20Ki%2C%20%C4%B0mamo%C4%9Flu%2C%20Partisi%2C%20AKP%2C%20Dembokrasi%20Ve%20T%C3%BCm%20Partiler%20Bunun%20Neresinde%3F" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Flgbt-lut-kavmi-ki-imamoglu-partisi-akp-dembokrasi-ve-tum-partiler-bunun-neresinde.html&amp;linkname=LGBT%3D%20L%C3%BBt%20Kavmi%20Ki%2C%20%C4%B0mamo%C4%9Flu%2C%20Partisi%2C%20AKP%2C%20Dembokrasi%20Ve%20T%C3%BCm%20Partiler%20Bunun%20Neresinde%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Flgbt-lut-kavmi-ki-imamoglu-partisi-akp-dembokrasi-ve-tum-partiler-bunun-neresinde.html&amp;linkname=LGBT%3D%20L%C3%BBt%20Kavmi%20Ki%2C%20%C4%B0mamo%C4%9Flu%2C%20Partisi%2C%20AKP%2C%20Dembokrasi%20Ve%20T%C3%BCm%20Partiler%20Bunun%20Neresinde%3F" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Flgbt-lut-kavmi-ki-imamoglu-partisi-akp-dembokrasi-ve-tum-partiler-bunun-neresinde.html&amp;linkname=LGBT%3D%20L%C3%BBt%20Kavmi%20Ki%2C%20%C4%B0mamo%C4%9Flu%2C%20Partisi%2C%20AKP%2C%20Dembokrasi%20Ve%20T%C3%BCm%20Partiler%20Bunun%20Neresinde%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Flgbt-lut-kavmi-ki-imamoglu-partisi-akp-dembokrasi-ve-tum-partiler-bunun-neresinde.html&amp;linkname=LGBT%3D%20L%C3%BBt%20Kavmi%20Ki%2C%20%C4%B0mamo%C4%9Flu%2C%20Partisi%2C%20AKP%2C%20Dembokrasi%20Ve%20T%C3%BCm%20Partiler%20Bunun%20Neresinde%3F" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Flgbt-lut-kavmi-ki-imamoglu-partisi-akp-dembokrasi-ve-tum-partiler-bunun-neresinde.html&amp;linkname=LGBT%3D%20L%C3%BBt%20Kavmi%20Ki%2C%20%C4%B0mamo%C4%9Flu%2C%20Partisi%2C%20AKP%2C%20Dembokrasi%20Ve%20T%C3%BCm%20Partiler%20Bunun%20Neresinde%3F" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Flgbt-lut-kavmi-ki-imamoglu-partisi-akp-dembokrasi-ve-tum-partiler-bunun-neresinde.html&amp;linkname=LGBT%3D%20L%C3%BBt%20Kavmi%20Ki%2C%20%C4%B0mamo%C4%9Flu%2C%20Partisi%2C%20AKP%2C%20Dembokrasi%20Ve%20T%C3%BCm%20Partiler%20Bunun%20Neresinde%3F" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Flgbt-lut-kavmi-ki-imamoglu-partisi-akp-dembokrasi-ve-tum-partiler-bunun-neresinde.html&amp;linkname=LGBT%3D%20L%C3%BBt%20Kavmi%20Ki%2C%20%C4%B0mamo%C4%9Flu%2C%20Partisi%2C%20AKP%2C%20Dembokrasi%20Ve%20T%C3%BCm%20Partiler%20Bunun%20Neresinde%3F" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Flgbt-lut-kavmi-ki-imamoglu-partisi-akp-dembokrasi-ve-tum-partiler-bunun-neresinde.html&amp;linkname=LGBT%3D%20L%C3%BBt%20Kavmi%20Ki%2C%20%C4%B0mamo%C4%9Flu%2C%20Partisi%2C%20AKP%2C%20Dembokrasi%20Ve%20T%C3%BCm%20Partiler%20Bunun%20Neresinde%3F" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Flgbt-lut-kavmi-ki-imamoglu-partisi-akp-dembokrasi-ve-tum-partiler-bunun-neresinde.html&amp;linkname=LGBT%3D%20L%C3%BBt%20Kavmi%20Ki%2C%20%C4%B0mamo%C4%9Flu%2C%20Partisi%2C%20AKP%2C%20Dembokrasi%20Ve%20T%C3%BCm%20Partiler%20Bunun%20Neresinde%3F" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Flgbt-lut-kavmi-ki-imamoglu-partisi-akp-dembokrasi-ve-tum-partiler-bunun-neresinde.html&amp;linkname=LGBT%3D%20L%C3%BBt%20Kavmi%20Ki%2C%20%C4%B0mamo%C4%9Flu%2C%20Partisi%2C%20AKP%2C%20Dembokrasi%20Ve%20T%C3%BCm%20Partiler%20Bunun%20Neresinde%3F" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Flgbt-lut-kavmi-ki-imamoglu-partisi-akp-dembokrasi-ve-tum-partiler-bunun-neresinde.html&amp;linkname=LGBT%3D%20L%C3%BBt%20Kavmi%20Ki%2C%20%C4%B0mamo%C4%9Flu%2C%20Partisi%2C%20AKP%2C%20Dembokrasi%20Ve%20T%C3%BCm%20Partiler%20Bunun%20Neresinde%3F" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Flgbt-lut-kavmi-ki-imamoglu-partisi-akp-dembokrasi-ve-tum-partiler-bunun-neresinde.html&amp;linkname=LGBT%3D%20L%C3%BBt%20Kavmi%20Ki%2C%20%C4%B0mamo%C4%9Flu%2C%20Partisi%2C%20AKP%2C%20Dembokrasi%20Ve%20T%C3%BCm%20Partiler%20Bunun%20Neresinde%3F" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Flgbt-lut-kavmi-ki-imamoglu-partisi-akp-dembokrasi-ve-tum-partiler-bunun-neresinde.html&amp;linkname=LGBT%3D%20L%C3%BBt%20Kavmi%20Ki%2C%20%C4%B0mamo%C4%9Flu%2C%20Partisi%2C%20AKP%2C%20Dembokrasi%20Ve%20T%C3%BCm%20Partiler%20Bunun%20Neresinde%3F" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Flgbt-lut-kavmi-ki-imamoglu-partisi-akp-dembokrasi-ve-tum-partiler-bunun-neresinde.html&#038;title=LGBT%3D%20L%C3%BBt%20Kavmi%20Ki%2C%20%C4%B0mamo%C4%9Flu%2C%20Partisi%2C%20AKP%2C%20Dembokrasi%20Ve%20T%C3%BCm%20Partiler%20Bunun%20Neresinde%3F" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/lgbt-lut-kavmi-ki-imamoglu-partisi-akp-dembokrasi-ve-tum-partiler-bunun-neresinde.html" data-a2a-title="LGBT= Lût Kavmi Ki, İmamoğlu, Partisi, AKP, Dembokrasi Ve Tüm Partiler Bunun Neresinde?"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/lgbt-lut-kavmi-ki-imamoglu-partisi-akp-dembokrasi-ve-tum-partiler-bunun-neresinde.html">LGBT= Lût Kavmi Ki, İmamoğlu, Partisi, AKP, Dembokrasi Ve Tüm Partiler Bunun Neresinde?</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/lgbt-lut-kavmi-ki-imamoglu-partisi-akp-dembokrasi-ve-tum-partiler-bunun-neresinde.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İrâde Ve Hâkimiyyeti Hakk’dan Halka Çekmek, İnsanlık Boyunca Heykeltaparlığın Temelidir…</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/irade-ve-hakimiyyeti-hakkdan-halka-cekmek-insanlik-boyunca-heykeltaparligin-temelidirahmed-selami.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/irade-ve-hakimiyyeti-hakkdan-halka-cekmek-insanlik-boyunca-heykeltaparligin-temelidirahmed-selami.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jul 2019 10:54:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim - Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim Sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[Antik Yunan aklı]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi halk şarabı]]></category>
		<category><![CDATA[Halkın iradesi]]></category>
		<category><![CDATA[Rububiyyeti yok saymak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=10131</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halkın irâdesi denilen ve aslında (globalizma zinciri üzerindeki uyanık politikacı şefokratların) irâdesini, HÂLIQ’ın irâdesine (tercih) sekülarizmi ve lâyikliğinden</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/irade-ve-hakimiyyeti-hakkdan-halka-cekmek-insanlik-boyunca-heykeltaparligin-temelidirahmed-selami.html">İrâde Ve Hâkimiyyeti Hakk’dan Halka Çekmek, İnsanlık Boyunca Heykeltaparlığın Temelidir…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>İRÂDE VE HÂKİMİYYETİ HAKK’DAN HALKA ÇEKMEK, İNSANLIK BOYUNCA HEYKELTAPARLIĞIN TEMELİDİR…</u></em></strong></h1>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ </u></em></strong><strong><em><u>(Dağıstânî)</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ffffff;">.</span></p>
<p style="text-align: justify;">Halkın irâdesi denilen ve aslında (globalizma zinciri üzerindeki uyanık politikacı şefokratların) irâdesini,<strong><em> HÂLIQ</em></strong>’ın irâdesine (tercih) sekülarizmi ve lâyikliğinden ibâret olan bu <strong><em>sandık-kafes</em></strong> faaliyetlerinin, neyin <strong><em>“tecellîsi”</em></strong> olduğunu ne kadar saklasalar da, aklı, mahall-i mahsûsunda mahfuz bulunan herkes, bunun ne menem şey olduğunu gayet iyi bilmektedir!…</p>
<p style="text-align: justify;">Dünyanın hiçbir yerinde <strong><em>“Halkın irâdesi”</em></strong> diye bir ankâ kuşunu hiç kimse görmemişdir!. Beşer kafasının böyle bir şeyi ortaya koymaya zaten imkânı olamaz. Çünki adı <strong><em>“reklâm ve propaganda”</em></strong> olan şeytanlık, <strong><em>“Mutlak yalan-büyücülük-gözkülleme-iftirâ ve sihirbazlık”</em></strong> üzerinden yürütülür, bu, işin lâzım-ı gayr-i mufârıkıdır=olmazsa olmazıdır… Bu i’tibarla birinci olarak, halkın irâdesi, güdüm, sürüm, zulüm, vesâyet, cebr, kaydırma, saptırma, istikâmetlendirme, tazyik, tahdîd, tehdîd, altındadır; ve bunlar, kânûnların gölgesinde zulmen irtikâb edilir…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Değiştirilmesi teklîf dahî edilemiyen kânunların”</em></strong> gölgesinde <strong><em>“Halkın irâdesi”</em></strong> demek, onlarla istihzâ etmekdir. Bazı insanların imtiyazlı yarı ilâhlar hâlinde kânunla korunarak <strong><em>TANRILAŞTIRILDIĞI</em></strong> yerde <strong><em>“Halkın irâdesi”</em></strong> demek, onlara en iğrenç küfürleri savurmakdan beter bir manzaradır… Darbeci ve heybeci zorbaların, irâdelerini <strong><em>“ANAYASA ve KÂNÛN”</em></strong> olarak halka dayatdığı vasatlarda, <strong><em>“HALKIN irâdesi”,</em></strong> bilhassa muhal derecesinde ortaya çıkmaz çıkarılamaz…</p>
<p style="text-align: justify;">Üstelik <strong><em>“HAKK irâdesi”</em></strong> varken, <strong><em>“Halkın irâdesi”</em></strong> en müşahhas ve mükemmel şekliyle ortaya çıksa bile, bu, sahte banknotları hakîkîsine <strong><em>tercihden</em></strong> bile bin beter bir abes ve akıl iflâsıdır… <strong><em>“Antik Yunan Aklını”</em></strong> Allâh Azze’nin sübhânî olan irâde ve hâkimiyetine <strong><em>TERCİHDEKİ</em></strong> iflâsı, insanlıkdan çıkış, şirk, zulüm, küfür, nifâk ve aşşağılaşmayı, varın siz kıyâs ediniz…</p>
<p style="text-align: justify;">Kelâm-ı Kadîm:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“HÂKİMİYYET MUTLAK OLARAK HÂLIQ OLAN ALLÂH AZZE VE CELLE’NİNDİR.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Buyururken; <strong><em>TAM 99 YILDIR HALK,</em></strong> binbir çeşit vesîleler, bayramlar, programlar, nutuklar, müsâmere, san’at ve varyetecilikler,  v.s. ihdâs ve ittihaz edilerek, <strong><em>“Hâkimiyyet bilâ kayd ü şart HALKINDIR, BENİMDİR”</em></strong> hülyâları ile  şartlandı, tütsülendi, büyülendi, lâyikleştirilib zombi hâline getirildi…</p>
<p style="text-align: justify;">Halbuki İslâmiyyet, son ŞERÎAT’daki edile-i erbaasının tamâmıyla da, <strong><em>“Hâkimiyyet’in HÂLIQ’dan alınarak HALK denen mahlûka devredilmesini”</em></strong> 120 küsûr bin peygamberi ve Âdem Aleyhisselâm’dan beri on milyarlarca müslümanı ile de asla kabûl edemez. Buna, <strong><em>“MUTLAK ŞİRK, KÜFR VE NİFÂK” </em></strong>gözüyle bakar; ve bunu, <strong><em><u>afvı muhâl bir suç</u></em></strong> olarak görür… Allâh Azze’nin irâde ve hâkimiyyeti üzerinde başkasının irâde ve hâkimiyyetini tanımak, ins ü cinne en büyük zulüm, sömürü, işkence, horlama, ezme, ve alçaltmadır… Bütün bunları, yüzyirmi küsur bin peygamber ve nice <strong><em>kitab ve suhuf</em></strong> göndermenin abes kabul ediliş cinâyeti olarak kayda geçer;  ve <strong><em>Rubûbiyyete</em></strong> son derece bağy, ısyân ve tuğyân  olarak görür; ve suçun nâmütenâhî oluşu ile mütenâsiben, karşılığı olacak cezanın da (sonsuz) devamını, mutlak bir hakîkât olarak ins ü cinnin karşısına mutlak adâlet olarak diker!</p>
<p style="text-align: center;">*</p>
<p style="text-align: justify;">Alevî vatandaşları Binali, tv deki atışmalarında cihana <strong><em>“YALANCI” </em></strong>diye takdim etmekde belki haklı olarak beis görmediği Mimamoğlu içün, bu sefer o lâfı tersine çeviriyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Güzel hizmetlerde kendisine yardımcı olmaya devam edeceğiz, 15 milyon içün hayırlı uğurlu olmasını temennî ediyorum!”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Gizli görüşme ahlâkı içindeki İsmayıl’ın modaratörlüğünde hasmına sık sık <em><strong>“Yalancı”</strong></em> dediği o adama <em><strong>“Hayırlı uğurlu olma temennîsi!”</strong></em>  ve işte dembokratik ve antik Yunan Aklı ile varılan (hayır ile uğur) telâkkîsi…</p>
<p style="text-align: justify;">Aynı zamanda bu, Antik Yunan Aklından gelen (ahlâk) anlayışıdır!</p>
<p style="text-align: justify;">Binali’nin 23 Haziran 2019 günü bir başka sallaması da şu:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Demokrasinin kusursuz işlediği ortaya kondu!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bugünün Yunanlısına bile sorulsa, <strong><em>“Demokrasinin kusursuz işlemesinin bir ütopi olduğunu”</em></strong> hiç tereddüd etmeden söyliyeceğini tesbit edersiniz!. Türkiye’ye sokulan dembokratik politika öyle imbikden geçirilmiş ve içine öyle uyuşturan zehirler katılmışdır ki, bu, mücerred bu halkın eritilmesini; hatta, Yunanlıdan daha çok Yunanlı olmasını intâc edecek bir (Lozan-İngiliz-Heykel) terkîbidir!.</p>
<p style="text-align: justify;">Kadîm Yunanlı, <strong><em>“Demos=Halk, Krasi=İdâre”</em></strong> ma’nâlarını verdiği dembokrasiyi, bugünün Yunanlısı bu hâliyle bile diline almıyor. Bugünki Yunanlı, <strong><em>“Demos=Halk”</em></strong> derken, <strong><em>“krasi”</em></strong>ye <strong><em>“ŞARAP”</em></strong> ma’nasını yüklüyor, terkîb <strong><em>“Halk şarabı”</em></strong> olarak karşımıza çıkıyor… Bunu bir ayazma papazından bizzat duyduğumuz gibi, arama motoruyla <strong><em>(Krasi)</em></strong>ye bakan herkes de görebilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Dembokrasi=Halk Şarabı!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Global çete, bütün dünyâya işte bu şarabı içirib, sonra da sarhoş etdiği yüzmilyonları parmağında çeviriyor; ve bunu da, kafası tütsülenenlere <strong><em>“Halkın irâde ve hâkimiyyeti”</em></strong> mezesiyle zevkle içirib; seçim dedikodularının <strong><em>kökden söken</em></strong> kasırgalarını estirerek icrâ ediyor!.</p>
<p style="text-align: justify;">Binali’ye göre <strong><em>şarap da (rakı)</em></strong> gibi, onun mütehassısı olduğu bir içecek!. 2014’de AKP’nin İzmir Belediye Reis namzedi olan Sayın Alevî vatandaşlarından Binali, <strong><em>“Rakı”</em></strong> denen ve İslâm nazarında<strong><em> “Ümmü’l-Habâis=Bütün pisliklerin anası”</em></strong>nı şöyle reklâm edib 15 asra da söyle sallıyordu:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“İzmirlilerin daha iyi şartlarda yaşaması, Kordon’da <u>rakısını</u> içen, balığını yiyen hemşehrilerimin kokudan burnunu tutmaması için çalışacak, orayı tertemiz hale getireceğim. </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“İstanbul’daki yaşam tarzının İzmir’den ne farkı var? </em></strong><strong><em>Rakısını içme, balığını yeme, eğlenceye gitmede bir farkı var mı? Tekirdağ’da iki rakı fabrikası vardı, bizim dönemimizde şimdi 18 tane. Hizmet ortaya koyamayınca yapay gündem oluşturmakta çok mahirler.”</em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em>*</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">İşte bugünün Binalisi 5 yıl evvel, İzmir içün de, <strong><em>“Kordon boyunu pis kokulardan temizleyib rakıcı vatandaşlarına huzur içinde RAKI içme imkânı”</em></strong> açacakdı!. Rakı fabrikalarını 2’den 18’e çıkarmak, onun içün Alpaslanların, Fâtihlerin ve Yavuzların ülkesine <strong><em>“modern hizmetler cümlesinden”</em></strong> oluyor (!) İslâmiyyet ve tıb alkolü ne kadar <strong><em>“haramdır ve zehirdir”</em></strong> diye yasaklamak isterse istesin, AKP felsefesi böyle tahdîdleri değil, oy kaygısıyla halkın sarhoş olmasını, harama ve zehire batmasını işte böyle teşvik ediyordu!… Raiz, <strong><em>“cıgara zehrine harb ilan ederken”, </em></strong> Kelâm-ı Kadîm’in apaçık âyetlerle (haram) kıldığı pisliğe sâdece seyirci kalıyordu!. Çünki onun, <strong><em>“Leblebiyle rakı içen”</em></strong> atalarla hâtırâ bağı, <strong><em>“kutlu ve putlu”</em></strong> tarafları vardı denilebilir mi?!</p>
<p style="text-align: justify;">Hulâsa, Binali de işini <strong><em>“Rakı-Şarap”</em></strong> çizgisinde yürütmenin peşinde görünüyor!.</p>
<p style="text-align: justify;">Mimamoğlu ise, Beylikdüzü Belediye reisliği zamanında LGBT renkli belediye logosuyla hangi <strong><em>Küreselcilerin</em></strong> çizgisinde olduğunu 2014’lerden beri ortaya koymuşdu…</p>
<p style="text-align: justify;">Zaten Raiz Beyin şu sözü de ezberlerde olsa gerekdir: <strong><em>“Eşcinsel vatandaşlarımızın haklarını güvence altına almak şartdır!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Türkiya böylece Lût kavminin encâmına doğru bütün Dembokrasi partilerinin elbirliği ve işbirliği ile hazırlanmakda, “<strong><em>Küreselciler</em></strong>” de, dembokrasi denen <strong><em>“Antik Yunan Aklı”</em></strong> ile, Allâh Azze’ye ısyan, tuğyân ve azgınlığın LGBT renkli bayrağını <strong><em>“vatan aşığı”</em></strong> partilerin seyr ü temâşâları önünde burçlara dikmek içün hücumlara başlamış görünüyorlar…</p>
<p style="text-align: justify;">İb….k, Lûtîlik ve bu hayvan altı hayvanlık Putin Rusyası’nda bile yasaklanırken, Alpaslan, Fâtin, Yavuz ve Çanakkale Şühedâsının Anadolusu’nda, <strong><em>“vatan aşığı”</em></strong> AKP iktidârı ve nice dembokratik partilerin gözleri önünde meşrûiyyet kazandırılmaya doğru koşar adım ilerliyor!.</p>
<p style="text-align: justify;">Vatikanik Fettoşî cevşenleri ile particilik şirkiyle kutsî <strong><em>tarikatları</em></strong> <strong><em>“Şeytan Yolları”</em></strong> hâlinde tahrif edib batıran ham softa kaba yobaz echel-i cühelâ ve dînin başına belâ sahtekârların nice sûre ve âyetleri küfre âlet ederek ve okuyub üflemeleri; –hâşâ– besmele de çekerek sığındıkları <strong><em><u>dembokrasi sandık ve kafesleri</u></em></strong> ne işe yarıyormuş, acebâ bu odun ve öküz kalabalıklar artık işin iç yüzünü anlamış olabilirler mi?.</p>
<p style="text-align: justify;">Sanmıyoruz!</p>
<p style="text-align: justify;">Binali’nin zu’metdiği gibi <strong><em>“Dembokrasinin Kusursuzluğu”</em></strong>, onun ilâhî menşe’li oluşuna kadar gider ki, bu da, Anadolu’da, <strong><em>“Vahyi bırakarak</em></strong> <strong><em>Antik Yunan Aklına tapanların”, </em></strong>bu uğurda <strong><em>AKLINI</em></strong> zâyi’ edecek kadar zorlandıklarını bile ruznâmeye taşıyabilir!</p>
<p style="text-align: center;">*</p>
<p style="text-align: justify;">Yazık!</p>
<p style="text-align: justify;">Bugün, politikacıların sözlerine inanmak, <strong><em>saftirik ve küt kafalı ham softa kaba yobaz</em></strong> ve gerzek olmadıkça, hiçbir akıllının kârı değildir. Şimdi AKP partizanı Akit ve benzeri medyanın, tâğûtî politika bağımlısı olmuş takımları, her gün, dedikodularının hâşâ besmelesi gibi Mimamoğlunun verdiği söyleri nasıl yerine getirmediğini eşelemekle lâfa başlıyor ve böyle abeslerle  meşgûller!. Halbuki kendi namzetleri Alevî Binali, <strong><em>“Politikanın Temelini, söylenenlerin söyleneceklerle hiçbir zaman aynı olmıyacağını” </em></strong>şöyle VESÎKALAMAKTADIR:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Seçim kampanyalarında söylenenle, sorumluluk omuzlarınıza yüklenince, söylemleriniz hiçbir zaman aynı olmaz. Hiçbir ülkede de aynı olmaz. Bu SİYÂSETİN GEREĞİDİR. SİYÂSETLE HAKÎKÂT HER ZAMAN ÖRTÜŞMEZ.”</em></strong> (<em>TÜSİAT, 1/12/2016 T.C. Başvekîli Binali Yıldırım)</em></p>
<p style="text-align: justify;">Binali’nin hayâtında söylediği belki de biricik doğru budur!</p>
<p style="text-align: justify;">Câhil nice kalabalıklar, <strong><em>“Antik Yunan Aklı olan Dembokrasi ve onun partileri ile politikacılarının”</em></strong>, söylediklerini yapan, sözlerinde duran insanlar olamıyacağını düşünemez, zombice peşe takılıb at gözlüğüyle yürür ve yol aldıklarını zannederler&#8230; Çünki onlar <strong><em>dembokrasi DÎNİNİN</em></strong> <strong><em>“Helal-haramının, Kirâmen Kâtibîn gibi yazıcı meleklerinin ve Hesab GÜNÜNÜN, cennet-cehennem gibi ebedi mekânlarının, v.s.nin bulunmadığı” </em></strong>hakîkatını bir türlü akledemez; küfr-i inâdî ve küfr-i cehlinin dâr-ı harbde nerede aranması îcâbetdiğini de kat’iyyen bilemezler…Küreselcilerin (Global Çetenin) Dembokrasi işgâlindeki mekânlarda eşyânın tabiatının bu olduğunu, bunun asla değişmiyeceğini, v.s.yi, onlara anlatmak da imkânsızdır…</p>
<p style="text-align: justify;">Kendisini müslüman zanneden nice onmilyonlar, böyle on para etmez, tam tersine tâğûtlara hızmete bâdî mülevves işlerin peşinde, dinlerini, mezheblerini, tarikatlarını, meslek ve meşreblerini, ebedî hayatlarını, îmân, iffet ve nâmus noktasında <strong><em>“şâibeli”</em></strong> hâle getirmekden bile utanmaz mahlûklar hâline gelmişlerdir…</p>
<p style="text-align: justify;">Sonsuz esef!</p>
<p style="text-align: center;">*</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Lâyıklık, Türkiya’nın nükleer enerjisidir”</strong></em> demekden Allâhâ sığınmak şartken, bunu, Allâh’a karşı bu şirk terörünü cihânın gözüne en mükemmel bir şey vasfına sarıb sarmalıyarak gözlere sokan AKP sözcüsü Çelik de, Mimamoğlu kazandıktan sonra lâf diye bula bula şunu buldu:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Türkiyede DEMBORKASİ’nin ne kadar ileri seviyelere geldiğinin görüldüğü…”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Dembokrasi denen antik yunan aklının </em><em><strong>“ileri seviyesi”</strong></em><em> gibi bir hâl muhâl olmakla beraber; hele bunun Türkiya’da medh u senâsını yapmak çok daha abes ve gülünçdür. 31 Mart’da yani daha İstanbul intihâbından 2.5 ay kadar evvel yapılan mahallî seçimlerde </em><em><strong>“Oylarımızı çaldınız, nitelikli dolandırıcılar, yalancılar, hırsızlar, Allahsızlar, densizler, diktatör artıkları, LGBT sevicileri, dembokrasinin içine etdiniz”</strong></em><em> yollu saç-baş yolma ve tepinmelerle tv’leri köprü altına çevirenler, şimdi, o dünyayı da kan ve ateş çemberi içine alarak yakıb yıkan İngiliz, Yahudi ve ABD dembokrasisini makyajlama, sıvazlama ve tapılan heykel hâline getirme periyoduna girdiler!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>İşte antik yunan aklının Türkiya politikacılarındaki tezâhür ve tecellîsi de budur…</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>*</em></p>
<p style="text-align: justify;">Mimamoğlunun yükselişini kendi alçalışı olarak gören ve bir iç kanama hâlinde hicrânını sessizce ve inliyerek kalbine gömen alevî vatandaşları Kılçıkoğlu ise, dilinin ucuyla <strong><em>“yaşasın”</em></strong> demeyi de içine alan <em><strong>“Dembokrasi!” </strong></em>takdîscisi!…</p>
<p style="text-align: center;">*</p>
<p style="text-align: justify;">CHP İst. İl Başkanı, <strong><em>“Gezici militanlardan”</em></strong> ve<strong><em> “Allahınız”</em></strong> diyerek <strong><em>“Âllahsızım”</em></strong> demeyi iş’âr eden Madam C. Kaftancıoğlu da,<strong><em> “Hâşâ min huzur, Kocasının ceyrek hın…’ı 7 dakikada yediğini”</em></strong> söylemekle kırdığı rekorunu, Mimamoğlu kazandıkdan sonra LBGT renklerine düşkünlüğü ve süskünlüğü ile zırvadan zirveye taşıyarak, Raiz’in: <strong><em>“Eşcinsel vatandaşlarımızın haklarını güvence altına almak şartdır”</em></strong> vecîzesini, o da bu yolla parlatdı!.</p>
<p style="text-align: justify;">Trapezus-Pontus îmâlâtı olanlarla fetto yâdigârı madam’ın kîl ü kâline, harhara, farfara ve sarsarasına da, nasibse önümüzdeki günlerde kalem atalım!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İntişârı: 04.07.2019 / 13:51:23</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Firade-ve-hakimiyyeti-hakkdan-halka-cekmek-insanlik-boyunca-heykeltaparligin-temelidirahmed-selami.html&amp;linkname=%C4%B0r%C3%A2de%20Ve%20H%C3%A2kimiyyeti%20Hakk%E2%80%99dan%20Halka%20%C3%87ekmek%2C%20%C4%B0nsanl%C4%B1k%20Boyunca%20Heykeltaparl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20Temelidir%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Firade-ve-hakimiyyeti-hakkdan-halka-cekmek-insanlik-boyunca-heykeltaparligin-temelidirahmed-selami.html&amp;linkname=%C4%B0r%C3%A2de%20Ve%20H%C3%A2kimiyyeti%20Hakk%E2%80%99dan%20Halka%20%C3%87ekmek%2C%20%C4%B0nsanl%C4%B1k%20Boyunca%20Heykeltaparl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20Temelidir%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Firade-ve-hakimiyyeti-hakkdan-halka-cekmek-insanlik-boyunca-heykeltaparligin-temelidirahmed-selami.html&amp;linkname=%C4%B0r%C3%A2de%20Ve%20H%C3%A2kimiyyeti%20Hakk%E2%80%99dan%20Halka%20%C3%87ekmek%2C%20%C4%B0nsanl%C4%B1k%20Boyunca%20Heykeltaparl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20Temelidir%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Firade-ve-hakimiyyeti-hakkdan-halka-cekmek-insanlik-boyunca-heykeltaparligin-temelidirahmed-selami.html&amp;linkname=%C4%B0r%C3%A2de%20Ve%20H%C3%A2kimiyyeti%20Hakk%E2%80%99dan%20Halka%20%C3%87ekmek%2C%20%C4%B0nsanl%C4%B1k%20Boyunca%20Heykeltaparl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20Temelidir%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Firade-ve-hakimiyyeti-hakkdan-halka-cekmek-insanlik-boyunca-heykeltaparligin-temelidirahmed-selami.html&amp;linkname=%C4%B0r%C3%A2de%20Ve%20H%C3%A2kimiyyeti%20Hakk%E2%80%99dan%20Halka%20%C3%87ekmek%2C%20%C4%B0nsanl%C4%B1k%20Boyunca%20Heykeltaparl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20Temelidir%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Firade-ve-hakimiyyeti-hakkdan-halka-cekmek-insanlik-boyunca-heykeltaparligin-temelidirahmed-selami.html&amp;linkname=%C4%B0r%C3%A2de%20Ve%20H%C3%A2kimiyyeti%20Hakk%E2%80%99dan%20Halka%20%C3%87ekmek%2C%20%C4%B0nsanl%C4%B1k%20Boyunca%20Heykeltaparl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20Temelidir%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Firade-ve-hakimiyyeti-hakkdan-halka-cekmek-insanlik-boyunca-heykeltaparligin-temelidirahmed-selami.html&amp;linkname=%C4%B0r%C3%A2de%20Ve%20H%C3%A2kimiyyeti%20Hakk%E2%80%99dan%20Halka%20%C3%87ekmek%2C%20%C4%B0nsanl%C4%B1k%20Boyunca%20Heykeltaparl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20Temelidir%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Firade-ve-hakimiyyeti-hakkdan-halka-cekmek-insanlik-boyunca-heykeltaparligin-temelidirahmed-selami.html&amp;linkname=%C4%B0r%C3%A2de%20Ve%20H%C3%A2kimiyyeti%20Hakk%E2%80%99dan%20Halka%20%C3%87ekmek%2C%20%C4%B0nsanl%C4%B1k%20Boyunca%20Heykeltaparl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20Temelidir%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Firade-ve-hakimiyyeti-hakkdan-halka-cekmek-insanlik-boyunca-heykeltaparligin-temelidirahmed-selami.html&amp;linkname=%C4%B0r%C3%A2de%20Ve%20H%C3%A2kimiyyeti%20Hakk%E2%80%99dan%20Halka%20%C3%87ekmek%2C%20%C4%B0nsanl%C4%B1k%20Boyunca%20Heykeltaparl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20Temelidir%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Firade-ve-hakimiyyeti-hakkdan-halka-cekmek-insanlik-boyunca-heykeltaparligin-temelidirahmed-selami.html&amp;linkname=%C4%B0r%C3%A2de%20Ve%20H%C3%A2kimiyyeti%20Hakk%E2%80%99dan%20Halka%20%C3%87ekmek%2C%20%C4%B0nsanl%C4%B1k%20Boyunca%20Heykeltaparl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20Temelidir%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Firade-ve-hakimiyyeti-hakkdan-halka-cekmek-insanlik-boyunca-heykeltaparligin-temelidirahmed-selami.html&amp;linkname=%C4%B0r%C3%A2de%20Ve%20H%C3%A2kimiyyeti%20Hakk%E2%80%99dan%20Halka%20%C3%87ekmek%2C%20%C4%B0nsanl%C4%B1k%20Boyunca%20Heykeltaparl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20Temelidir%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Firade-ve-hakimiyyeti-hakkdan-halka-cekmek-insanlik-boyunca-heykeltaparligin-temelidirahmed-selami.html&amp;linkname=%C4%B0r%C3%A2de%20Ve%20H%C3%A2kimiyyeti%20Hakk%E2%80%99dan%20Halka%20%C3%87ekmek%2C%20%C4%B0nsanl%C4%B1k%20Boyunca%20Heykeltaparl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20Temelidir%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Firade-ve-hakimiyyeti-hakkdan-halka-cekmek-insanlik-boyunca-heykeltaparligin-temelidirahmed-selami.html&amp;linkname=%C4%B0r%C3%A2de%20Ve%20H%C3%A2kimiyyeti%20Hakk%E2%80%99dan%20Halka%20%C3%87ekmek%2C%20%C4%B0nsanl%C4%B1k%20Boyunca%20Heykeltaparl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20Temelidir%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Firade-ve-hakimiyyeti-hakkdan-halka-cekmek-insanlik-boyunca-heykeltaparligin-temelidirahmed-selami.html&amp;linkname=%C4%B0r%C3%A2de%20Ve%20H%C3%A2kimiyyeti%20Hakk%E2%80%99dan%20Halka%20%C3%87ekmek%2C%20%C4%B0nsanl%C4%B1k%20Boyunca%20Heykeltaparl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20Temelidir%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Firade-ve-hakimiyyeti-hakkdan-halka-cekmek-insanlik-boyunca-heykeltaparligin-temelidirahmed-selami.html&amp;linkname=%C4%B0r%C3%A2de%20Ve%20H%C3%A2kimiyyeti%20Hakk%E2%80%99dan%20Halka%20%C3%87ekmek%2C%20%C4%B0nsanl%C4%B1k%20Boyunca%20Heykeltaparl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20Temelidir%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Firade-ve-hakimiyyeti-hakkdan-halka-cekmek-insanlik-boyunca-heykeltaparligin-temelidirahmed-selami.html&#038;title=%C4%B0r%C3%A2de%20Ve%20H%C3%A2kimiyyeti%20Hakk%E2%80%99dan%20Halka%20%C3%87ekmek%2C%20%C4%B0nsanl%C4%B1k%20Boyunca%20Heykeltaparl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20Temelidir%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/irade-ve-hakimiyyeti-hakkdan-halka-cekmek-insanlik-boyunca-heykeltaparligin-temelidirahmed-selami.html" data-a2a-title="İrâde Ve Hâkimiyyeti Hakk’dan Halka Çekmek, İnsanlık Boyunca Heykeltaparlığın Temelidir…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/irade-ve-hakimiyyeti-hakkdan-halka-cekmek-insanlik-boyunca-heykeltaparligin-temelidirahmed-selami.html">İrâde Ve Hâkimiyyeti Hakk’dan Halka Çekmek, İnsanlık Boyunca Heykeltaparlığın Temelidir…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/irade-ve-hakimiyyeti-hakkdan-halka-cekmek-insanlik-boyunca-heykeltaparligin-temelidirahmed-selami.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dembokratik Rezâlet, Tavan Yaparken Onu Da Uçurdu!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dembokratik-rezalet-tavan-yaparken-onu-da-ucurdu.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dembokratik-rezalet-tavan-yaparken-onu-da-ucurdu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jul 2019 04:41:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim - Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim Sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi Antik Yunan İfrazatı]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi felaketi]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi kurbanları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=10122</guid>

					<description><![CDATA[<p>Biraz da, (Antik Yunan Aklının ifrâzâtı olan dembokrasinin) arsasında manzara nedir dersek, o da işte şöyledir: Zirveden: “Demokrasiden ta’vîz vermeden 2023 </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dembokratik-rezalet-tavan-yaparken-onu-da-ucurdu.html">Dembokratik Rezâlet, Tavan Yaparken Onu Da Uçurdu!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>DEMBOKRATİK REZÂLET, TAVAN YAPARKEN ONU DA UÇURDU!</u></em></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ (Dağıstânî)</u></em></strong></span></h3>
<p><span style="color: #ffffff;">.</span></p>
<p style="text-align: justify;">Biraz da, <em><strong>(Antik Yunan Aklının ifrâzâtı olan dembokrasinin)</strong></em> arsasında manzara nedir dersek, o da işte şöyledir:</p>
<p style="text-align: justify;">Zirveden:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Demokrasiden ta’vîz vermeden 2023 hedeflerimize yürüyeceğiz!”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Bu dembokrasi dînine o kadar azm ü cezm ile îmân edilmiş ki, bundan aslâ <em><strong><u>ta’vîz</u></strong></em> verilemez; ammâ <em>İslâmiyyet yani Allâh Azze ve Celle’nin irâde ve hâkimiyyetinden (ta’vîz) verebilirsin! Hem o derecede ki,</em><em><strong> “İslâmiyyet güncellenmelidir, ictihadlar değiştirilmelidir; ve 14-15 asır evvelki hükümleri artık kalkıb bugün uygulayamazsın, yok öyle şey” </strong></em><em>diyebilirsin;</em><em><strong> 4 hakk din vardır” </strong></em><em> diyebilir</em><em><strong>, “dîn-i Hakk içün ta’vîzin en a’lâ ve ra’nâ ve muallâ’sını gözünü kırpmadan ve baba malından verir gibi son derece rahat verebilirsin!”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Bu îmân ve sadâkatla dünyâya da, <em><strong>“berâberiz, ayniyet içinde, aynı dünyâ görüşü ve hedefi içindeyiz”</strong></em> mesajı…</p>
<p style="text-align: justify;">CHP ve diğer bütün parti, fırka ve şîalardan zerre kadar fark nerede?!</p>
<p style="text-align: justify;">Ve  <em><strong>“Yalan makinesi”</strong></em> deyib, kendi mahkemelerinin suçlu bulduğu takdirde mahkûm olunca <em><strong>“Belediye başkanlığının DÜŞECEĞİ”</strong></em> tehdidleri savrulan <strong><em>Trapezus-Pontus</em></strong> bakiyesi adam seçim kazanıb <strong><em>“Kostantinopolis”</em></strong> reisi olunca ve 2 gün geçince <strong><em>“Tebrîk ve tahsîn”</em></strong> güzellemesi ile, tezkiye edib tertemiz hâle getirebilirsin!</p>
<p style="text-align: justify;">Sülüman diliyle <strong><em>“Dün dündür, bugün bugün!”</em></strong> karekteri…</p>
<p style="text-align: justify;">Saray aklına göre, bu <strong><em>“antik yunan aklının dembokratik” </em></strong>dediği <strong><em>“Sandıksal ve kafessel”</em></strong> seçme-seçdirme dümenleri, <strong><em>“Millî irâdenin tecellîsini ortaya koyması bakımından mühim”</em></strong>miş!.</p>
<p style="text-align: center;">*</p>
<p style="text-align: justify;"><em><u>Millî irâde ve hâkimiyyet! </u></em></p>
<p style="text-align: justify;">33 dereceli farmason ve üçüncü Ramses değilse de 3. Şef Bayar bunu îzâh etsin:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Türk devletinin komünizme kayması nasıl bir tehlike ise, ümmetçiliğe kayması da öylece bir tehlikedir. Atatürk, bu ikinci tehlikenin kapısını kapamak içün LÂYİKLİK İLKESİNİ DEVLETE GEÇİRDİ.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Tabir 3. Şefin:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Lâyiklik ilkesini devlete GEÇİRMİŞ!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>(…..)</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Lâyik devletde bütün girişimler din kurallarından arındırılır; dînin devlet işlerine girmesine izin verilmez.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Çünki din (hâşâ) cihanın en kirli nesnesidir ki ondan <strong><em>ARINMAK</em></strong> şartdır!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>(…..)</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Atatürk, Türkiye Cumhûriyeti Devletinin temel fikirleri içine lâyikliği alırken, devleti, üç tehlikeden korumak istiyordu:</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>1) İslâmiyyet’in temel fikirlerinden olan<u> GAZÂ DÜŞÜNCESİNE</u> kapılmanın yollarını kapamak ve böylece ÜMMETÇİLİĞİN YOLUNU KESMEK… Çünki <u>BİR NEVİ EMPERYALİZM OLAN GAZÂNIN,</u> Atatürkün “Yurdda sulh, cihanda sulh” temel düşüncesiyle çatışdığı açıkdır.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>2) Devletin zaafa uğraması hâlinde, devleti ele geçirme heesine kapılacak insanların, <u>DÎN SİLÂHI</u> ile üstünlük sağlamalarına engel olmak, böylece <u>POLİTİKADA fırsat eşitliğini </u>sağlamak…”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>3) <u>TOPLUMDA VE DEVLETDE KESİN BİÇİMDE (AKLIN HÂKİMİYYETİNİ) egemen kılmak… Çünki LÂYİK DEVLET DEMEK, TOPLUMUN BÜTÜN İHTİYAÇLARINA, SÂDECE AKLA DAYANAN KÂNUNLARLA CEVAB VERMEK DEMEKDİR.”</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Üçüncü şef mason Bayar’ın, işte atasına atfetdiği üç tehlike… Şerhine girersek kitab olur!. Şu kadarını yazarız ki, kemalizma işte budur; ve İslâmiyyet’in kâmil-i zıddı olmaya munzam, onu, inananlarına ve tatta ona yumuşak bakanlarına kadar yok etme düşmanlığı, topunu da bir kaşık suda boğma gaddarlığıdır…</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Saraydan yükselen sesin sık sık <strong>“mill”i irâde ve hâkimiyyet”</strong> şeklinde oluşu, Bayar’a âid yukarıdaki satırlar okunmadan sırr u esrârı ile kâmil ma’nâda anlaşılamaz…</em></p>
<p style="text-align: center;">*</p>
<p style="text-align: justify;">Sâhib-i Sarây ü Şevketlû Raisü’l-Hükûme ve’l-iktidâr <strong><em>“Sayın”</em></strong> ve dahî Muhterem Başkan, Temmuz başlarında Japonya’da konuşdu ve <strong><em>“Demokrasi Dîni”</em></strong>ne şeksiz ve şübhesiz nasıl îmân edilmesinin usûl kânunlarını da kılıfçı veznindeki <strong><em>“Fıkıhçı Haltettini”</em></strong> aratmıyacak şekilde açık ve vazıh vaz’eyledi!.</p>
<p style="text-align: justify;">Kılıfçı ve Fıkıhçı Maramanof da dembokrasiyi <strong><em><u>Kelâm-ı Kadîm’e tasdîk ve tahsîn etdirmek cinâyetini irtikâb</u></em></strong> içün, Âli İmrân Sûresinin 159. Âyetinin sâdece meâlini yazıb altına şu HÜKMÜ BASIYORDU:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>“BU, KUR’AN DEVLETİNİN DEMOKRATİK TARAFIDIR.”</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">(Mukâyeseli İslâm Hukûku, İrfan Yayınevi, İstanbul 1974, s.51, satır. 14)</p>
<p style="text-align: justify;">Fetvâ, böyle Bayarlı-Ayarlı-Kararlı-Maramanlı olunca, artık Freng kralı bilmem kaçıncı Lui’nin <strong><em>“Ben demek devlet demek, devlet demek ben demek”</em></strong> kelâm-ı münkirânesinde olduğu gibi, artık, <strong><em>“Dembokratik devlet demek islâmî devlet demek, islâmî devlet demek dembokratik devlet demek”</em></strong> şeklindeki usûl-i fıkh-ı Haltettiniyye ve ilke-i ılmâniyyesi de,  müselman coğrafyaya en a’lâ ve ra’nâ ve muallâ bir keşf–i kâşif-i mükâşefe olarak kâfî ve vâfî gelecek; ve her derde şifâ niyyetine isti’mâl ü istihsâl edilebilecekdir!.</p>
<p>Raiz Bey <strong><em>“İslâm Güncellenmelidir, uygulanamaz, ictihadlar değişmelidir”</em></strong> gibi 15 asırlık dini beğenmezken, akıl hocalarından Maraman, tam 44 yıl evvel, meğer ne <strong><em>“güncellemeler, değiştirme ve uygulamalar”</em></strong> peşinde imiş!</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">İki üç ay evvelki Birinci intihabda <strong><em>“Oylarımızı çaldılar, aldatıldık, dolandırıldık”</em></strong> diye âh u enin, feryâd ü figân ve  cevv ü cevelân içre dünyâyı <strong><em>“şecaat ü heybet”</em></strong> ile turlamış olsalar da, iki hafta evvelki ikinci 23 Haziran intihâb-ı medenîsinde (!) avârız-ı intihâbiyye <strong><em>“Yüksek katılım ve demokratik olgunluk”</em></strong> ile der’akab avdet ederek, herşey güllük ve gülistanlık oluvermişdir!.</p>
<p style="text-align: justify;">Fermân, şol vechile Raîs Beyden:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Yenileme Seçimi&#8217;nin sonucunu da değerlendiren Erdoğan, seçimlerin <u>yüksek katılımla ve demokratik olgunlukla</u> gerçekleştiğini belirterek, &#8220;Seçimlerin yenilenmesi yasal bir süreçti.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Trapezus ve Pontuslu Kostantinopolis sehr emîni Mimam <strong>zâdenin</strong> de <strong><em>“Dembokratik ve Yalansız Olgunluk ve Dolgunluğu”</em></strong> sa’yesinde; ve <strong><em>“dembokrasinin”</em></strong> o insanüstü evsâf-ı beşeriyyesi ile o (Antik Yunan Aklı),  Anadolumuzu <strong><em>“millî ve yerli”</em></strong> asâletine yeniden çakıvermişdir!…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Hür ve müstakil ve istiklâli 500.000 müslüman kellesi alarak göz kamaştıran ata yâdiğârı kutlu ve putlu rejim”</em></strong>, böylece yine büyük bir (irticâ’ tehdîd ve tehlikesinden kurtarılmış), cumhuriyet, yıkılmakdan son anda halâs bulmuşdur!</p>
<p style="text-align: justify;">Reis Sultânın, <strong><em>“Yurtda sulh, cihanda sulh”</em></strong> vecîze ve cevîzesi kadar muhteşem; ve nev’-i şahsına münhasır ve fevkal’âdenin de fevkindeki yakıb dağlayıcı yani <strong><em>âteş-i sûzân</em></strong> çapındaki beliğ ve fasih kelâm-ı kibarları ise şu olsa gerekdir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Lakin en nihâyetinde kazanan Türk demokrasisi oldu.&#8221; </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Çünki o dembokrasi öyle bir dindir ki, o, sonsuz kudrete sâhib (hâşâ) münezzeh bir dindir; ve onun içün mağlûbiyyet muhâldir!. Yüzbin parti ona fedâ olsun!. O gene dilerse, bir anda milyonlarca parti &#8220;yaratmaya&#8221; kâdir ve muktedirdir!</p>
<p style="text-align: justify;">İşte bütün Global Dembokrasi dünyasını rahat etdirib  huzûr ve sükûna erdirecek mücerred devâ-yı iksîr, ancak bu olabilir!… Bunun içün bütün <strong><em>“Demokrasi Havârîsi”</em></strong> havasıyla ülkelerin içine, harîm-i ismetine giren ve buna dadanan İngiliz, ABD, yahudi ve AB ve Doğu dünyâsı da dâhil bütün <strong><em>“Dembokratik Arz Sâkinleri”</em></strong>, her gün işlenen cinâyet ve akıtılan oluk oluk kanların, yakılıb yıkılan hânelerin mutlak mes’ulleri, bu global <strong><em>“dembokrat câniler”</em></strong> değildir de; Mars’dan veya Jüpiter’in kenar mahallelerinden dünyaya hicret eden ecinnî tâifeleridir!.</p>
<p style="text-align: justify;">Ara sıra Reiz Ağa bunu görür gibi olur olmaz şöyle patlatıyor amma, gene de <strong><em>“dembokrasi bağımlılığından”</em></strong> bir türlü kurtulamıyor!. Tepesi atınca sıralanan ve saydırılarların en hafiflerinden başlıyalım:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Bakıyorsunuz buraya Sisi’yi çağırıyorlar. Ne diye çağırıyorsun? Hem demokratım diyeceksin hem demokrasi mücadelesi diyeceksin, hem de ‘AB’de idam yasak’ demene rağmen dokuz genci idam eden bir adamın toplantısına katılacaksın! <u>Bu ikiyüzlülüğü</u> tüm dünyaya ilan etmemiz, hatırlatmamız lazım. Bunların, insan haklarıyla, demokrasiyle ne alakası var? Bunları anlatmak lazım. Bir üçüncü konu da Kaşıkçı meselesi. Dünyada egemen güçlerin bir kısmı onu da gündemden düşürmeye çalışıyor. Birileri çok ciddi paralar dağıtıyor.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Deve çobanı veya çöl faresi, bir yehûd kavbilesinden peydahlanma, vehhâbî sürüleri ve başlarındaki insan doğratma cinnetindekiler denilmek isteniyor…</p>
<p style="text-align: justify;">Çok daha derinden saydırılıb öylesine parlatıcı kalaylanmalıdır ki, Reiz’in bu iltifatla karışık saydırmaları mumla aranır olmalıdır… Şöyle cemâziyelevvelinden ve ervâh-ı TAYYİBESİNDEN başlıyarak, tam bir Kasımpaşalı adam ağzıyla  veya <strong><em>“Topaneli Yanmış Paçoz”</em></strong>un dili-damağıyla…</p>
<p style="text-align: justify;">Raiz ise tam frekansını yakalamış ve tam 12’den şöyle nallar hâldeyken:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>“Bakıyorsunuz buraya Sisi’yi çağırıyorlar. Ne diye çağırıyorsun? Hem demokratım diyeceksin hem demokrasi mücadelesi diyeceksin, hem de ‘AB’de idam yasak’ demene rağmen dokuz genci idam eden bir adamın toplantısına katılacaksın! Bu ikiyüzlülüğü tüm dünyaya ilân etmemiz, hatırlatmamız lazım.”</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Evet, tam rüzgârını ve frekansını yakalamış 12’den böyle nallamalı derken, kısa devre yapıyor ve hatlar bir anda yanıyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Bunların insan haklarıyla, demokrasiyle ne alakası var? Bunları anlatmak lazım. Bir üçüncü konu da Kaşıkçı meselesi. Dünyada egemen güçlerin bir kısmı onu da gündemden düşürmeye çalışıyor. Birileri çok ciddi paralar dağıtıyor.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">4 cümle eh biraz frekansı yakaladı derken, arkadan gelen 5 cümle, gene demokrasi bağımlılığı eseri terse dönüveriyor!</p>
<p style="text-align: justify;">“<strong><em>Bunların insan haklarıyla, demokrasiyle ne alakası var?.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Denir mi hiç?. <strong><em>“İşte dembokrasi dünyası bu, BUNA DEMBOKRASİ DENİR”</em></strong> denilse ne olur? Kıyâmet mi kopar? Kopsa ne olur?</p>
<p style="text-align: justify;">Aforoz mu ederler?</p>
<p style="text-align: justify;">Desen de demesen de, zaten <strong><em>“afarozu”</em></strong> yiyen ortada değil mi?.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir adım ileri, iki adım geri…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“İşte politika dembokrasisinin, dembokratik İnsan hakları, fazîlet-rezîlet mücâdelesi, medeniyet ittifakı, cumhur bilmem nesi, millet şeyi, ve ömrü hiçleştirib (..çleştiren) mayası, südü, fıtratı, genleri, irsiyet âmilleri, DNA bilmem nesi ve nesi budur!”</em></strong> demeye ramak kalmışken…</p>
<p style="text-align: justify;">Ve, Raiz Beyin dünyaya verdiği şirinlik mesajı Dembokrasi üzerinden  üstü örtülü gene şöylece devam eder:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“</em></strong><strong><em>Erdoğan, bu seçimin <u>Türk demokrasisine</u> yönelik karalamaları geçersiz kıldığını vurgulayarak, <u>&#8220;Türkiye&#8217;de hiç kimse, milletin iradesinin üstünde değildir, hiçbir karar milletin kararından üstün değildir. Türkiye&#8217;yi bu demokratik seviyeye getiren ise </u></em></strong><strong><em><u>AK Parti&#8217;nin 17 yıllık başarılı iktidarıdır.&#8221; </u></em></strong><strong><em>diye konuştu.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Mars’lı ins ü cin varsa, onlar da dembokratlarla <strong><em>“CİN İTTİFÂKI ve NATO bilmem nesi YAPSA”,</em></strong> bütün Global ve yer altı dünyaları da bunlara eklense, biz ise Mutlak HAKKI, kelâm-ı Kadîm’in buyurduğu gibi ne fazla ne eksik, şöyle beyân edeceğiz:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>“ALLÂH AZZE’NİN İRÂDESİ BÜTÜN İNS Ü CİNNİN İRÂDELERİNİN SONSUZ KERE ÜSTÜNDEDİR. HİÇBİR KARAR ALLÂH CELLE’NİN KARARINDAN ÜSTÜN OLAMAZ, BU MUHALDİR, MÜMTENİ’DİR VE MÜSTAHİLDİR. MUTLAK İKTİDÂR SÂHİBİNİN İKTİDÂRI YANINDA  AKP İKTİDÂRI 17 YIL DEĞİL, 17 TRİLYON YILLIK DA OLSA MUTLAK BİR HİÇDİR…”</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Raiz konuşuyor:</p>
<p style="text-align: justify;">“<strong><em>Mısır&#8217;ın demokratik yollarla seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olan Mursi&#8217;nin şehadeti de tüm yönleriyle araştırılmalıdır.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Mursî’nin başını yakan <strong><em>“Dembokrasi”</em></strong> dünyasının sahtekârlığı ve zâlimliği, gaddarlığı, kancıklığı, aldatıcılığı, sahtekârlığı ve Raizin yukarıda dediği gibi <strong><em>“İKİYÜZLÜLÜĞÜ VE SÖZÜNDE DURMAYIŞI, DÜN DÜNDÜR BUGÜN BUGÜNDÜR”</em></strong> deyişidir!</p>
<p style="text-align: justify;">Mursî de Menderes, Zorlu, Polatkan, Özal, v.s gibi, hatta birinci şef gibi GLOBAL dembokrasi görünmezlerinin katletdiği <strong><em>“Dembokrasi Kurbanları”</em></strong>dır!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Dembokrasi, şikârına gülerek yaklaşır!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Onda, İngiliz, yahudi ve ABD irsiyet âmilleri fevkal’âde ağır basar!</p>
<p style="text-align: justify;">Mursî’ye yaklaşdıkları ve O’nu kendilerine (cellâdına âşık) yaparak yedikleri gibi…</p>
<p style="text-align: justify;">Raiz bunları görebiliyor mu acebâ?</p>
<p style="text-align: justify;">Okuyalım, Raiz konuşuyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“6 yıldır yargılanan Mursi, şüpheli bir şekilde 16 Haziran&#8217;da duruşma salonunda vefat etmiştir. Yaklaşık yarım saat orada hiçbir müdahale yapılmaksızın ölümü beklenen Mursi konusunda darbecilerin yaptığı açıklamalar vicdanları tatmin etmekten uzaktır. Açıkçası biz <u>G-20 liderlerinden Mursi&#8217;nin vefatı karşısında demokrasiye daha fazla sahip çıkmalarını beklerdik.”</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>“İki yüzlüler” </u></em></strong><em><u>dembokrasiye daha fazla sahib çıkacak!.<strong> “İkiyüzlülük bin katına çıksın”</strong> demek değil mi bu?</u></em></p>
<p style="text-align: justify;">Zavallı Mursî kendisine sâhib çıkamadı ki, dembokrasi ona sahib çıksındı!.  G-20 patronları da, o <strong><em>“Dembokrasiye sâhib çıksın!” </em></strong>öyle mi?..</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“DEMBOKRASİ, DEMBOKRASİNİN İKİYÜZLÜLÜĞÜ, ALDATICILIĞI VE ZÂLİMLİĞİ İÇÜN VARDIR, AYLAN BEBEK VE İNSAN YIĞINLARI ONU IRGALAMAZ; DEMBOKRASİ BATI VAHŞETİNİN MASKESİDİR EKSELANS!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Mursî faslı tabii bir dram! Haçlı Batı denen vahşet çukurunun, İslâm Coğrafyasında yakaladığı sisli puslu bir paçoz eliyle, Mısır’da aldığı bir kelle, bir intikâm, bir Neron iştihasıyla yakıb yıkma… Bu kadarı da, milyarda biri sâdece…</p>
<p style="text-align: justify;">Raiz konuşuyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Adli tıp kontrolü yapılmadan, Mursi&#8217;yi sadece iki oğlu, avukatı ve kendi elemanlarıyla birlikte defnetmesi düşündürücüdür. Bunun hesabını aslında BM başta olmak üzere tüm siyasiler üzerine gitmek suretiyle sormalıyız.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Görünmeyen Global Çeteden hesab sormak!</p>
<p style="text-align: justify;">Hesab verme ihtimali olanlar, cinâyet işlemez Ekselans!</p>
<p style="text-align: justify;">Suudî yamyamlarının hesab vereceğini mi zannediyoruz!?</p>
<p style="text-align: justify;">Kaşıkçı’nın kâtili ile bir adam ötedeki<strong><em> <u>“Âile FOTOĞRAFINIZA”</u></em></strong> bile mâni’ olamadınız!. O harmanili çöl faresini karenin en göz alan mihrâk noktasına size inâd sokmadılar mı?.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>ZÂT-I DEVLETLERİNİZİN, SAĞINDA BULUNDUĞUNUZ trump DENEN ADAMIN SOLUNA o insan kasabını, evet, HEMEN SİZİN BİR ADAM ÖTENİZE DİKEN GÖRÜNMEZ KUVVETİ YAKALAYABİLDİNİZ Mİ?</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Diyebildiniz mi:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>“BU İNSAN KASABI İTİ BENİM BURNUMA BURNUMA SOKAN KİM ULAN?”</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“BU BENİMLE DALGA GEÇMEKDİR. MAKTULÜN KOKUSUNU BİLE BU CELLÂBİYELİ KÂTİLİN ÜZERİNDEN SANA KOKLATIRIZ” DEMEKDİR! TOPUNUZUN G-20’SİNDEN BAŞLARIM!”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Demek kolay mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Diplomatik nezâketsiz olur; ve sizi linç eder bu yamyamlar!. Bunlardaki yamyam nezâketini ne zaman göreceğiz?.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu şebekeler adama, yeri gelir, îcâbında <strong><em>“ONE MİNUTE”</em></strong> bile çektirmezler hani!&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Osmanlıdaki hürriyet ve istiklâliyet mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Onu artık bu dünyâda kimse tadamıyacak!</p>
<p style="text-align: justify;">İ’tibârî, insiyâkî, ibtidâî, izâfî ve izmihlâlî şeylerle sâdece oyun oynamıya devam edilecek!</p>
<p style="text-align: justify;">Çünki <strong><em>“LÂ İLAHE….”</em></strong> diyenler bile, artık diyemez olmuş, hiçbir şeyin hakîkîsine rağbet kalmamışdır!…</p>
<p style="text-align: justify;">Sürç-i lisan etmedikse, afvolmamak ümidiyle…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İntişârı: 03.07.2019 / 07:38:48</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-rezalet-tavan-yaparken-onu-da-ucurdu.html&amp;linkname=Dembokratik%20Rez%C3%A2let%2C%20Tavan%20Yaparken%20Onu%20Da%20U%C3%A7urdu%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-rezalet-tavan-yaparken-onu-da-ucurdu.html&amp;linkname=Dembokratik%20Rez%C3%A2let%2C%20Tavan%20Yaparken%20Onu%20Da%20U%C3%A7urdu%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-rezalet-tavan-yaparken-onu-da-ucurdu.html&amp;linkname=Dembokratik%20Rez%C3%A2let%2C%20Tavan%20Yaparken%20Onu%20Da%20U%C3%A7urdu%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-rezalet-tavan-yaparken-onu-da-ucurdu.html&amp;linkname=Dembokratik%20Rez%C3%A2let%2C%20Tavan%20Yaparken%20Onu%20Da%20U%C3%A7urdu%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-rezalet-tavan-yaparken-onu-da-ucurdu.html&amp;linkname=Dembokratik%20Rez%C3%A2let%2C%20Tavan%20Yaparken%20Onu%20Da%20U%C3%A7urdu%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-rezalet-tavan-yaparken-onu-da-ucurdu.html&amp;linkname=Dembokratik%20Rez%C3%A2let%2C%20Tavan%20Yaparken%20Onu%20Da%20U%C3%A7urdu%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-rezalet-tavan-yaparken-onu-da-ucurdu.html&amp;linkname=Dembokratik%20Rez%C3%A2let%2C%20Tavan%20Yaparken%20Onu%20Da%20U%C3%A7urdu%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-rezalet-tavan-yaparken-onu-da-ucurdu.html&amp;linkname=Dembokratik%20Rez%C3%A2let%2C%20Tavan%20Yaparken%20Onu%20Da%20U%C3%A7urdu%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-rezalet-tavan-yaparken-onu-da-ucurdu.html&amp;linkname=Dembokratik%20Rez%C3%A2let%2C%20Tavan%20Yaparken%20Onu%20Da%20U%C3%A7urdu%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-rezalet-tavan-yaparken-onu-da-ucurdu.html&amp;linkname=Dembokratik%20Rez%C3%A2let%2C%20Tavan%20Yaparken%20Onu%20Da%20U%C3%A7urdu%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-rezalet-tavan-yaparken-onu-da-ucurdu.html&amp;linkname=Dembokratik%20Rez%C3%A2let%2C%20Tavan%20Yaparken%20Onu%20Da%20U%C3%A7urdu%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-rezalet-tavan-yaparken-onu-da-ucurdu.html&amp;linkname=Dembokratik%20Rez%C3%A2let%2C%20Tavan%20Yaparken%20Onu%20Da%20U%C3%A7urdu%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-rezalet-tavan-yaparken-onu-da-ucurdu.html&amp;linkname=Dembokratik%20Rez%C3%A2let%2C%20Tavan%20Yaparken%20Onu%20Da%20U%C3%A7urdu%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-rezalet-tavan-yaparken-onu-da-ucurdu.html&amp;linkname=Dembokratik%20Rez%C3%A2let%2C%20Tavan%20Yaparken%20Onu%20Da%20U%C3%A7urdu%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-rezalet-tavan-yaparken-onu-da-ucurdu.html&amp;linkname=Dembokratik%20Rez%C3%A2let%2C%20Tavan%20Yaparken%20Onu%20Da%20U%C3%A7urdu%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdembokratik-rezalet-tavan-yaparken-onu-da-ucurdu.html&#038;title=Dembokratik%20Rez%C3%A2let%2C%20Tavan%20Yaparken%20Onu%20Da%20U%C3%A7urdu%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dembokratik-rezalet-tavan-yaparken-onu-da-ucurdu.html" data-a2a-title="Dembokratik Rezâlet, Tavan Yaparken Onu Da Uçurdu!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dembokratik-rezalet-tavan-yaparken-onu-da-ucurdu.html">Dembokratik Rezâlet, Tavan Yaparken Onu Da Uçurdu!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dembokratik-rezalet-tavan-yaparken-onu-da-ucurdu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
