<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Paralel din arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<atom:link href="http://www.turkcesi.biz/tag/paralel-din/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkcesi.biz/tag/paralel-din</link>
	<description>Hakkın ve Sabrın T&#252;rk&#231;esi imani, fikri, edebi, tarihi ve siyasi neşriyatdır...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 11 Apr 2019 07:52:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.4</generator>

<image>
	<url>http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/06/cropped-osmanli-armasi-site-ikonu-50x50.jpg</url>
	<title>Paralel din arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<link>http://www.turkcesi.biz/tag/paralel-din</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>(8) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/8-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/8-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2014 08:42:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zıyâiyye BEKÇİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[kutlu doğum haftası]]></category>
		<category><![CDATA[Mezhepsizlik dinsizliğin köprüsüdür]]></category>
		<category><![CDATA[Paralel din]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=5635</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kur’an-ı Hakîm’e Allâh ve Rasûlü’nün istediği gibi îmân esasdır; ins ü cinnin kendi ta’yîn etdiği ölçüler içinde Kitâb’a îmân, (îmân) olamaz; ve bu, O</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/8-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html">(8) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>“KUTLU DOĞUM VE PARALEL DİN” VE MEZHEBSİZLİK DENEN “DİNSİZLİĞİN KÖPRÜSÜ!”</u></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><u>(8)</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Zıyâiyye BEKÇİSİ</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"> Kur’an-ı Hakîm’e Allâh ve Rasûlü’nün istediği gibi îmân esasdır; ins ü cinnin kendi ta’yîn etdiği ölçüler içinde Kitâb’a îmân, (îmân) olamaz; ve bu, O Kitâb’ı, nefy ü redd etmek ma’nâsına gelir!. Kelâm-ı Kadîm, nice âyetleri ile <strong>“müslümanları kat’iyyen Sünnet, İcmâ’ ve Kıyâs’a gönderirken” </strong>bir takım laik, modernist, mezhebsiz, seküler, haçlı kafası burgulanmış Teymiyeci ve mealci Luter zihniyetli kesânın,  O Kitâb-ı Kerîm’e meydan okurcasına O’na şöyle demesinin <strong>müslümanlık</strong> olacağını, hangi sıhhatli bir (akıl) zerre kadar iddia edebilir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>*  *  *</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em> “Sen, tamam, bize <strong>“Sünnet, İcmâ’ ve Kıyâs”</strong> diyorsun; yani bizi, onları da (delîl) kabûl ederek onlara gönderiyorsun; ammâ, bu bizim işimize gelmiyor!. İşin içine o üç delil de girince 24 saatimizin bütün dakikaları DÎN’in içinde harcanıyor; ve sanki kendimizi cinci vezninde <strong>“dinci”</strong> imiş gibi hissedib kaşıntıya maruz kalıyoruz! </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Cumhûriyetin <strong>“kazanımları”</strong> ve demo-krasinin <strong>“kazmalanımları”</strong> aklımıza geliyor ve bunlara tapınmazsak, gâvurların bize (gâvur) diyecekleri varsayımından haraketle ödümüz şeyimize karışıyor!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Ve seni dinleyince, şöyle din dışı üç beş dakikamız bile, nefis, heves ve hevâmıza bırakılmamış oluyor! Bu ise, bize, <strong>“laikiz, dembokratiğiz, cumburlobuz, dünyamızdan kâm almak istiyoruz, şakşaklanmak, zenginleşmek, rahat ve refâha ermek içün omuzlara alınmak, enselere kurulmak, makamlar mevkiler ele geçirmek, falan râkımlı tepelere konarak ayağımızın altında kalan mahlûkâta şöööyle bir yükseklerden bakmak istiyoruz; ben ben ben demeden yaşamak istemiyoruz v.s.” </strong>diyerek yaşamamıza kesinlikle ve sûret-i kat’iyyede sedd çekiyor!. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Böylece SEN, bizi, o 4 delille kuşatıyor, sarıb sarmalıyor, Şerîat’ın <strong>“taşşşş gibi katı”</strong>, estağfirullah <strong>“kassskatı kuralları”</strong> içine hapsediyor; nefes almamıza bile müsâade etmiyor; göğüs kafesimiz üzerine 10 tonluk kaya parçası gibi oturuyorsun!. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Herşey, sizi yaradan ve sonsuz nimetlere garkeden Allâh Azze ve Celle’nin irâdesine muvâfık ve mutâbık olacak ve (nankörlük) yapmıyacaksınız; böyle olursa ebedî cennet, aksi hâlde ebedi ateş yani cehennem var, orada çıra gibi çatır çatır veya cayır cayır yanacaksınız”</em></strong><em> diyorsun!. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bütün bunlar bizim nefsimize çok ağır geliyor; böyle olunca da biz, bize kimse <strong>gâvur</strong> demesin diye en azından <strong>“Kur’an bize yeter” </strong>deme formülünü öğrendik ve bunu hayata geçirmenin peşine düşdük!.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Cumhûriyetin <strong>“kazanımları”</strong> ve demo-krasinin <strong>“kazmalanımları”</strong> aklımıza geliyor; ve bunlara tapınmazsak, gâvurların bize (gâvur) diyecekleri varsayımından haraketle ödümüz şeyimize karışıyor! </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> Artık, bazı ilahyapyatçı ve DİB’çi cinfikirliler ve onların dümen suyuna giren nevzuhur bir gürûh da var!. Bize onlara kadar puthâne, meyhâne ve bilmem ne hânelerdekilere kadar tüm can vatandaşlarımızın da demo-kratik <strong>oyları</strong>  lâzım!. Bir (oy) içün dünya yerinden oynuyor! Anınçün bu kabil kesânın nabzına göre de şerbet vermek içün <strong>“Bize Kur’an yeter, başka kaynak aramıya lüzum yok” </strong>diyerek din üzerinden ve Kur’anı da vâsıta kılarak <strong>“yeni Türkiye”</strong> içün yepyeni bir popolitika üretib türetdik!. Böylece<strong> “Kur’an Müslümanlığı”</strong> deyû senelerdir ortalığı biribirine katan Kaşar-Maşar ve Haltettin-Maltettin cinsi kesânın da oylarını <strong>“Ekmeloğlu’nun”</strong> hânesine kondurmamak cihetine gitdik!.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Pensilvanya yumuşak Pandispanyasının namzedi Ekferettin, kazanım söyle dursun tasarım çapında bile (oy) alsa, bunu bile hazmedemez şânımızın ayak altına düşmesi gibi görürüz!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> Eee bütün vatandaşları kucaklamak içün hepsinin nabzına göre şerbet vermek bizim en büyük sihirbazlık çapında dilçabukluğumuz, zenaatımız ve ma’rifetimizdir!. Bu yolda herşey meşrû’dur, yani şer’îdir; <strong>“Kur’an ve telfik yeter, fazla derine dalma, kolaylaştır gitsin”</strong> religionunun haltettinik fetvâlarına tıpatıp uygundur! Dolayısıyla nerede ne zaman <strong>“bize ne yeteceğini”</strong> tayinde, işte bu formül bizi her paralel musallatına karşı muvaffak edecekdir!. Anınçün, <strong>“gayr-i sünnîliği de Kur’an&#8217;ı da”,</strong> Pensilvanya yumuşak pandispanyası kadar lezzetli olmasa da, biz dahî pişirib millete afiyetle yedirmesini biliriz!. Ve çölde suya hasret kalanlar gibi <strong>oylarına</strong> tâlib ve hasret kaldığımız milyonlarca garîbân, zaifân ve fakîrân cânımız ve cânânımızın, o çok sevdiğimiz, <strong>“âşık olduğumuz”,</strong> çok değerli halkımızın huzûr-ı âlîlerine, 10 Avgustus’daki (oy kumarı oynama seansıyla) böyle şık ve pışık ve psişik modern formüller ile dahî çıkıyoruz! </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Dolayısıyla onların ve  tâ Sûdan çöllerindeki zavallılara kadar cümle ins ü cinnin hayır duâlarını alıyor; ve dünya saltanatımızı gitdikçe tahkîm idüb, Osmanlı Coğrafyası’nı ihyâ ediyoruz!. Ve parametrik ve trigonometrik rakamları da, neredeeeeen nereye çıkarıyoruz!. Yollar, tüneller, hava meydanları, idhâlât ve ihrâcât giriş çıkışları, alt geçit üst dalış şeyleri, köprüler, viyadük ve çaldüdük herşeyde kimse elimize su dökemez!&#8230; Bütün gâvuristan coğrafyaları hased ve kıskançlıkdan çatlayıb patlayıb donuna ediyor!. Böyle olunca da, Pensilvanya’daki neoconik <strong>“kibir heykelleri”,</strong> T.C.’deki muhâlefet ile yalelli ve paralelli zibidileri, hased <strong>krizleri</strong> geçiren <strong>kerizler</strong> hâline dönüşüb ötüşüyor; ve cıvıl cıvıl cıvıldaşıyorlar!. Hatta piskevitçinin <strong>“EkmÂlüdDîn’i”</strong> CHP’yi kuluçka tavuk gibi kanatları altına alıb şeyiyle de ısıtınca, 21 günlük harâretle 21 yumurta civciv çıkardı ve Sarı Kız Emnânım Madâmiyyeleri gıdaklamıya ve Batum horozları da vaktinden evvel ötmiye başladı!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bunlar ve benzerleri gibi Cumhûriyetin <strong>“kazanımları”</strong> ve demo-krasinin <strong>“kazmalanımları”</strong> aklımıza geliyor ve bunlara tapınmazsak, gâvurların bize (gâvur) diyecekleri varsayımından haraketle ödümüz şeyimize karışıyor! </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> Üstelik, sen Kelâm-ı Kadîm’in Sünnet, İcmâ’ ve Kıyâs emirlerine uyarsak, 14 asırlık ecdaddan farkımız kalmıyacak; arz u beyân etdiğimiz üzre, bunca laik, seküler, cumhûrî<strong> “kazanım”</strong>, tasarım ve dembokratik hakk ve imkânlarımız elden gidecek; ve bir daha da bu fırsatları öyle kolay kolay yakalıyamıyacağız!. Sana bu dört delil üzerinden tâbi’ olacak olursak, üstelik, mozoleye her taabbüd ve arzımızda <strong>“Gazî Mustafa Kamal Atatürk”</strong>ümüzün yüzüne bakacak yüzümüz hatta astarımız bile kalmıyacakdır!.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Sana, senin dediğin gibi aşk ve mahabbet içre tutunur ve sarılırsak, o zaman  zühd ü takvâ, KANAAT ve cihad üzre tam müslüman gibi yaşamış oluruz ki, bu sefer de bütün dünyâ kabuklu maymunları <strong>“çağdışı kalmışsınız, bize benzeyememişsiniz, Osmanlı dedelerinizin kafasından sıyrılamamışsınız, aslınıza rucû’ etmişsiniz, sizden artık korkulur, kendinizi bulmuş 90 senelik (may.unluk) denemesinden fırttırmışsınız, vah vah!”</strong> der, bizi ayıplarlar! Gâvurların gözüne giremeyiz, üstelik Monsieur Zapetero’nun firkat acısıyla da kavrulmaz mıyız? Elâlem bize NE DER?  </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> Gerçi bir Humeyni gibi bâtıl ve âtıl takiyyeci yolun yolcusu bile, kendi standartları içinde çok mütevâzî yaşamışdı ammâ, o <strong>“Âyetullâh ve Rûhullâh”</strong>dı!. O, nice şiilik <strong>takiyyeleri</strong> ile milletinin önünü ve ardını açıyor, milletine ne mut’alar ve ne sex serbestileri ve ne şeyler bahşediyordu ki, <strong>“pencere ahundu Pislâmoğlu”</strong> bu lûtîsantrik bahislere pek iştihalı dalmaktadır!.  Sen ise, Kelâm-ı Kadîm olarak bize böyle muazzam rütbeler ve bol bol <strong>takiye</strong> ihsanları vermek şöyle dursun, <strong>takiyyeyi</strong> bile (Nahl 106) ile son derece tahdîd ediyor; öldürülmek, uzuvların kesilib sakatlanması ve dayanılamıyacak kadar işkenceye ma’rûz bırakılmak gibi <strong>ikrâh-ı mülcî </strong>ile kat’iyyen tahsis ve takyîd ediyorsun!. Bunca dembokratik hürriyetler ve gevşemeler ve geviş getirmeler çağı ve ağı içinde takiyyesiz ve kıvırtmasız, ZIPLAMASIZ VE HOPLAMASIZ, sağ gösterib sol vurmasız, muhâlefetle ağız dalaşına dalmasız, biribirimize erâcif sıçratmasız ok gibi dosdoğru olmak, bu nasıl olacak, inan ki fırttırıyoruz! Hani Dînimizi beğenmemek gibi oluyor ammâ, Allâh affetsin, günâhı bu dembokrasiyi uyduran kadîm Yunan felsefecilerinin boynuna olurken; bir de, sen Kelâm-ı Kadîm’in <strong>“ağlâl” </strong>dediğin ve Büyük Müfessir Muhammed Hamdi Efendi merhûm’un <strong>“küfrü ve fıskı temsîl eden asrî medeniyetin boyunbağlarının”</strong> kelepçeklediği ensesi kalın eski CHP şeflerinin boyunlarına olsun inşâAllâh!..</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Her seferinde ve her yerde, Cumhûriyetin <strong>“kazanımları”</strong> ve demo-krasinin <strong>“kazmalanımları”</strong> aklımıza geliyor; ve bunlara tapınmazsak, gâvurların bize (gâvur) diyecekleri varsayımından haraketle ödümüz şeyimize karışıyor!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Elhamdülillâh gene de müselmanız, çok şükür, şu anda ağzımız da bağlı, yani oruçluyuz, akşam hacı beylerle bir güzel iftar sofrasında buluşacağız ki, deme gitsin!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> Senin ise dediğin hep şu: <strong>“Kul olacaksın kul; şâh da olsan, gedâ da olsan, takvâdan başka aranızda bir milim fark olamaz; ammenin bir kuruşuna el atdınız mı ayakkabı kutuları içindeki çıra gibi yanacaksınız; Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm’ın izinden bir dakika ve bir santim ayrılmıyacaksınız; icmâ’ ve kıyâs-ı fukahâ ile de dininizde hiç halledilmemiş ve cevablanmamış nokta kadar yer bırakamazsınız, Rabbiniz “dîninizi tamamladım” buyuruyor, hepsi bu kadar, nokta!”</strong> diyorsun!.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> Yok azîzim yok, biz, <strong>“cumhûriyetin kazanımlarından”</strong> geri dönemeyiz, <strong>“demokrasiyi yaşatmaya var mısınız” </strong>diye mitinglerde <strong>“vatandaşları dembokrasiyi yaşatma ahd ü mîsâkına”</strong> halatlarla bağlarken; Yunan aklının peydahladığı demo-krasinin <strong>“kazanım ve kazmalanımlarından”</strong> nasıl udûl ve şey ederiz?. Bu saatden sonra gene miting bilmem nerelerde <strong>“Müslümanlığı yaşatmıya var mısınız?”</strong> diyecek olsak, bizi müttefik ve mürtedik dostlarımız çiğ çiğ yerler!. Biz böyle senin dediğin gibi bir din ile bu zamanda mümkini yok uyuşamaz ve uyuzlaşamayız!. Uyuşsa ve uzlaşsa idi <strong>Neoconik Locafendi, o vâiz ve fâiz lobisi baş imamı Hazıretleri, o zât-ı Yumuşak Pandispanya Keki ve Cenabları</strong> uyuşur, uzlaşır ve uslanır idi!. O bile senden nasıl yampiri yampiri kaçdı; beşer-şaşar cinsinin eline düşmüş muharref İncil ü Tevrât’a ve Papa vü Hahâma tatlı canını nasıl zor atdı!. O ki, tanrısına aşk u mahabbetden, iki gözünden 12 Horhor Çeşmesi gibi yaş döken idi!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> Kusûr u küsûra bakma ammâ, bizim müctehid-i Haltettin, GÖRÜR <strong>GÖRMEZ</strong> NİCE REİS RÜESÂ ve entel-i tavîl-i Dillipok misillü  ehibbâ-yı âkıl ü fikr-i fukarâ ADAM VE MADAM zevât-ı zerzevâtımız, bize <strong>“âkıl adam ve madamlar”</strong> hocalığı yaparak, yol, yordam ve sivilizasyon haritaları sunmaktadırlar!. Bu adam ve madamların tavsiye, öneri ve arkaerileri ile maksûda ermeyi, senin emir ve nehiylerinle yaşamaya kıyâs etdiğimizde, bizim iki ayaklılarla beraberlik, bize çok, ama çoook mülâyim, ılımlı, alımlı ve çalımlı geliyor!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>  <strong>“Bilgi locasından”</strong> icâzetli Salamon-ella virüsünden elde edilen enzimler veya onun ifrâzât guddelerinden elde edilen kimyevîler mu’cebince de, <strong>“Dembokraside çâre tükenmez”</strong> formülümüzü ve sâir <strong>“çözüm ve üzüm paketlerimizi”</strong> başı rahmet, ortası mağfiret sonu ateşden halâs ayı olan bu mübârek şehr-i Ramazân&#8217;da dahî  devreye sokuşturmak zorunda kalacağız!. Çünki bizi köşeye sıkıştırdın veya tersköşe yapdın mı, bizim Haltettinik müctehidlerimiz dilinde hemen <strong>“zarûretler”</strong> vücûd buluyor, zuhûra geliyor, peydâ oluyor! Bu takdirde de Mecelle’nin <strong>“çâre tükenmezi”</strong> olarak keşfetdiğimiz <strong>“zarûretler haramları mubah kılar”</strong> tarafına bordolayıb, bizim spesifik kendi ev doktorlarımızla, pardon ev müctehidlerimizle GÖRÜR-<strong>GÖRMEZ</strong> ve Haltettinlerimizle hemen yeni formüller üretib türeterek, bunları da uygun biyolojik floralarında canlı tutmıya çalışıyoruz!Kusûra ve küsûra bakma ama, sen bizi sıkıştırdıkca, biz de seni, böyle mecelle kâideleri ile yani senin silâhlarınla benzetmiye çalışıb fikir jimnastiği yapmıya; ve senin müslümanlarının, zamanımızdaki nesillerinin ne kadar yüksek zekâlı cin gibi şeytanlar olduğunu göstermiye mecbûruz! DİB, İmam-Hatib ve ilâhiyatlardan işte böyle cin gibi müctehid, müceddid, mürtedik ve mostralık elemanlarımız peydahlanmaktadır ki, bunlar, cumhûri dembokrasimizin medâr-ı iftihârı cevherlerimizdir! Anınçün sünnet, icmâ ve İmâm-ı A&#8217;zam ve Şâfii gibi hakîkî müctehidlerin kıyâslarını işe karıştırmakdan vazgeçersen, bizim, <strong>&#8220;Sen bize YETERSİN&#8221;</strong> deyişimiz çok işe yarar, seninle de <strong>&#8220;çözüm sürecine&#8221;</strong> gireriz! Bu formül de seninle bizim aramızda mis gibi geçim kaynağı olur ve iki taraf da rahat eder!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>İşte bu telfikçi, diyalogcu, la mezhebiyyeci ve modern religionik temellerimizden hareketle seni makaslayıb makaslayıp budamakdan; ve seni kendi nefs ü hevâmıza uydurarak şıklaştırmakdan başka çâre göremiyoruz! 15 asır biz sana uyduk, şimdi de sen bize uysan ve Kâinâtdaki o muazzam <strong>dengeye</strong> de katkı ve atkıda bulunarak halel getirmemiş olsak, ne buyurursun? </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> Mes’elenin esası da, dosdoğrusuyla ve aramızda kalmak şartı ve kaydı ile, <strong>“kusura bakma ama açık net” </strong>işte bundan ibâretdir!. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda/Bana her şey seni hatırlatıyor! Sen, bizim mukaddes, muazzez ve başımızın tâcı Kitâbımızsın! Seni talim ve tecvid üzre hepimiz nasıl gürül gürül okuyor, karı ve kızlarımız sabahları koltukları altına sıkıştırdıkları mushaflarınla nasıl aşk u vecd içinde HATİM indirme merkezlerine koşuyor bir görmelisin! Ve hele gazelhâhlarımızın cihânı titreten sadâlarıyla ve muhtelif makamlarda ve hele hele Şehr-i Ramazân&#8217;da seni ilâhilerin arasında katık etmeleri cidden görülmiye değer!. Tesettürü don gömlekden ibâret kalmış ekran sunucusu ramazâniyelik avrâdiyelerin ilâhiyatçı ve cerbeze-i lisâniyyesi yerindeki bilgiç münâfıklarla programlar tertîbi ve millet-i gayr-i İslâmiyyeyi mest ü harab ve türâb edişini de bir görsen, bizlere mutlaka hak etdiğimiz mevkii ve hükmü rahatça ve en doğru şekilde verirdin!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Cumhûriyetin <strong>“kazanımları”</strong> ve demo-krasinin <strong>“kazmalanımları”</strong> dahî aklımıza geliyor ve bunlara tapınmazsak, gâvurların bize (gâvur) diyecekleri varsayımından haraketle ödümüz şeyimize karışıyor!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Ammâ, senden de aslâ vazgeçemiyoruz!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Siyâsetçi bir popolitikacı olmak da zaten bu değil mi?!.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Tahtıravallide dengeyi tam tutturmak&#8230; Veya nabza göre şerbet veya meşrûbât veya içki veya aslan südü (çi.i) sunabilmek&#8230; İftarları zemzemle açmak da, hacı beylerin bol bulamaç olduğu ziyâfetnâmeli yüksek seviyeli 1. sınıf tarifeli iftar ve muhtar mekânlarında hesab edilecek tabii!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> Sen bizim Yüceler Yücesi ve Mukaddes ve yatak yorganımızın başucu kitabımızsın; senden aslâ vaz geçemeyiz!. Piskevitçi Vahçeli vaz geçse bile, biz onun yerine, senden, bayrak ve silahdan asla dönmeyiz; dönek olamayız!. Artık onların EkmÂlüdDÎN’leri var, seni çokdaaan (unu.muşlar)dır! Bak biz, hiç unutuyor muyuz, dâimâ dilimizdesin; dünyâ durdukça SEN BİZE <strong>YETERSİN</strong>, sâdece SEN&#8230;BİZİM GÖZÜMÜZ BAŞKA YÂR ARAYAMAZ! SEN, <strong>“DAHA ÜÇ TANE SEVGİLİNİZ VE KAYNAĞINIZ OLACAK”</strong> DESEN DE, BİZİM GÖZÜMÜZ ANCAK SENİ GÖRÜR, ONLARI ASLÂ <strong>GÖRMEZ</strong>; BİZİM KILAVUZUMUZ VE BEL’AMLARIMIZ DAHÎ <strong>GÖRMEZ</strong>! ONLAR <strong>GÖRMEZ</strong> OLUNCA, BİZ DAHÎ <strong>GÖRMEZ</strong> OLURUZ! GÖZLERİMİZ BAŞKA HİÇBİR ŞEY, EVET SENDEN BAŞKA HİÇBİR ŞEY <strong>GÖRMEZ</strong> GÖREMEZ; SEN BİRİCİK AŞK VE MAHABBET KAYNAĞIMIZSIN! SANA BİN CANIMIZ OLSA HEPSİ TEK TEK FEDÂ VE KURBANDIR!&#8230;”</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>* * *</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İşte Anadolu’muza çakılmak istenen din anlayışı!&#8230;<strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>“Ecdâdın yolu”</strong> diyerek sık sık vurgu yapılmak istenen religion!</p>
<p style="text-align: justify;">Biz ise bunun nâmütenâhî dışındayız!</p>
<p style="text-align: justify;"> Çünki 15 asırlık İslâmiyyet çizgisi üzerinde bulunan ve <strong>“ecdâd”</strong> dediğimiz müslümanların Müslümanlığı bu değildir; VE ASLÂ da bu olamaz! Fransa’dan müdevver siyâsî laik dembokratik ve cumhûrî rejimlerin din makaslamaları ile ortaya çıkan bid’at yığınlarının, <strong>“ecdâdın yolu”</strong> ile zerre kadar alâkası olamaz; ve aksini iddia etmek ise, tahrîfât, tağyîrât, tebdîlât ve tahkîrâtın ekber-i cerâimi olur!..</p>
<p style="text-align: justify;">Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemaat mektebimizin (mezhebimizin) Usûl-i Fıkıh müdevvenâtımızda ta’rîf ve tavsîfi yapılan ve <strong>“Müctehid”</strong> denilen; ve Kitab, Sünnet ve İcmâı en iyi anlama ve bunlarla sâbit olmıyan mes’elelerde yine bunlarla mukâyyed olarak ictihâd, istinbât ve istihrâc <strong>ehliyetine</strong> sâhib <strong>İMAMLARA</strong> tâbi’ olmadan, Hakk’a isâbet, birliği te’min ve dağılmaya mâni’ olmak, dücihân kurtuluş ve seâdete ermek düşünülemez, bu muhaldir!..</p>
<p style="text-align: justify;"> Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm’dan beri gelen ana ve temel DÎN (usûlü) budur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> Bu usûlü ve disiplinini tanımamak, Allâh Dînine yapılacak en büyük düşmanlıkdır; hele şarkiyâtçı bazı Allâh düşmanı gâvurların veya neoconcu iblislerin dümen suyuna girerek, Allâh Azze’nin Mukaddes ve Muazzez <strong>DÎNİNİ</strong> bambaşka kalıplara oturtmak ise, ihânetin ekberi ve kahpeliğin de evc-i bâlâsıdır.. Yüzbinlerce mes’eleyi insanların zihin ve gönüllerinde <strong>(müttefikun aleyh)</strong> hâle getirmek, ancak, üzerinde ittifâk edilen mütehassıs (ehil) <strong>müctehîd</strong> <strong>imamlar</strong> vâsıtasıyla mümkindir&#8230; Ne kadar çok mes’elede, ne kadar rahmânî ihtilâf varsa değil; şeytânî tefrika, tartışma, münâzaa ve  ayrılık varsa, o kadar çok bölünme, bölücülük ve dalâlet var demek olacağı îzahdan vârestedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> Demokrasi denen <strong>yunan</strong> kafasının uydurması sistemlerde, bu tür bölünme, tefrika ve çekişmelerin a’zamî derecede olmasının sebebi de işte budur&#8230; Buna çâre bulamıyan kadîm yunan kafası ve bunun günümüzdeki kuyrukları, tesellîyi, buna <strong>“çeşitlilik, bir arada beraber yaşama, hoşgörü, diyalog, eşitlik, vatandaşlık, laiklik, medenîlik, çağdaşlık, hümanistlik, feministlik v.s.” </strong>gibi onlarca kılıf uydurmuş; ve böylece de bu müptezelliği, gözboyama tekniği ile normal, hatta çok daha ileri giderek <strong>“insanlığın en ileri buluşları”</strong> gibi göstermenin en yüzsüz ve haysiyetsiz sahtekârlık ve hilekârlığına sarılmışlardır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Biricik dertleri, <strong>“Âhıret ve hesab-kitab var; ona göre yaşa; azgın nefsini kendine ve başkalarına belâ ve musallat etmeden insan olarak ömür sür!”</strong> diyen mutlak hakîkat karşısında, (nefislerinin) kudurmasını dizginlemek istememeleri; ve binnetice, tek çâre olarak da, İblis-i Lâîn’e vekâletle, İslâmiyyet’in ortadan kaldırılmasını görmeleridir! Âdem Aleyhisselâm’dan beri bu hiç değişmiyen ve ins ü cinnin ruznâmesinde en baş maddeyi teşkîl eden bu mes’ele, Kıyâmet’e kadar da aynen devam edecekdir&#8230; İns ü cinnin, mebde’ ve meâd arasındaki daha mühimi muhal olan en mühim mes’elesi mücerred budur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Dünyâ münâfık, kefere ve müşrikleri, kat’iyyen istemeseler de&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 30.06.2014)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F8-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%288%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F8-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%288%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F8-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%288%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F8-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%288%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F8-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%288%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F8-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%288%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F8-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%288%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F8-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%288%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F8-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%288%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F8-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%288%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F8-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%288%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F8-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%288%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F8-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%288%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F8-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%288%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F8-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%288%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F8-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&#038;title=%288%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/8-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html" data-a2a-title="(8) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/8-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html">(8) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/8-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(7) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/7-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/7-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jun 2014 08:40:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zıyâiyye BEKÇİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[kutlu doğum haftası]]></category>
		<category><![CDATA[Mezhepsizlik dinsizliğin köprüsüdür]]></category>
		<category><![CDATA[Paralel din]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=5633</guid>

					<description><![CDATA[<p>Muhammed Hamdi Efendi Merhûm’un “İnâsa taabbüd” dediği şirk ve şehvete tapma alçaklığı ve hımarlığı içine giren “bilmem ne hoca” dedikleri</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/7-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html">(7) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>“KUTLU DOĞUM VE PARALEL DİN” VE MEZHEBSİZLİK DENEN “DİNSİZLİĞİN KÖPRÜSÜ!”</u></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><u>(7)</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Zıyâiyye BEKÇİSİ</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Muhammed Hamdi Efendi Merhûm’un <strong>“İnâsa taabbüd”</strong> dediği şirk ve şehvete tapma alçaklığı ve hımarlığı içine giren <strong>“bilmem ne hoca”</strong> dedikleri uçkur manyağı ve <strong>“kedicikli köyün kavalcısı”</strong> herifin, diline ve beline doladığı <strong>“sex kölesi”</strong> bilmem nere silikonlusu şeytanlar <strong>“bu mevzuu gece gündüz istismâr ediyor”</strong> diyerek; ve onların şeytânî hâllerine bakıb <strong>“mehdiyyet ve mesîhiyyet”</strong> mes’elesini inkâr etmek veya hafife ve alaya almak, 15 asırlık ve Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm’a varan Allâh Dînini, açıkça <strong>redd ü nefye</strong> müsâvîdir, o kadar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Şerîat müdevvenâtımızı bu noktada da inkâr eden mezhebsiz ve mealci<strong> “paralellerin”</strong> hâlleri, bu kadar pespâye ve iğrendiricidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bilene yani <strong>müctehidlere</strong> değil, bilmiyene, yani satıhçı ve <strong>Luterci – Teymiyeci – Selefiyeci &#8211; Vehhâbîyeci ve Telfikçi Mealcilerin</strong> eline dîni verdin mi, amip gibi bölünmenin mutlak ma’nâda önü açılmış olacakdır ki, bu adam ve madamlar, bir yandan bu bölünmenin körükçüleridir; diğer yandan da <strong>“bölünmekden şikâyet etmenin”</strong> rol icâbı ölü ağlayıcıları!. Sûret-i hakk’dan görünme cinliği ve hinliğine bakınız:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> “40 parçaya bölündük.. Hatta daha fazla. Nurcumuz 10’dan fazla gruba ayrıldı, ki bunlar en çok vahdetten söz edenlerimizdi! Gülenciler bir uçta, Tahşiye grubu öteki uçta!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Mealci mantığına göre, hiç alâkası olmadığı hâlde <strong>“Gülenci”</strong> dediği familyalar da bir çırpıda <strong>“nurcu”</strong> yapılıb çıkılıyor!. İslâm’dan çıkan bir mürtede, hâlâ <strong>“müslüman” </strong>demek ne kadar dinsizlik, döneklik, abes ve gerzeklik ise; <strong>“nurculukdan”</strong> firâr eden döneklere de hâlâ <strong>“nurcu”</strong> demek, onun gibi abes ve gerzeklikdir!. Said Nursî’den (kürt) olduğu içün <strong>teberrî</strong> etdiğini nice söz ve yazıları ile beyân eden megalomanik bir adam veya madamı, kim ve hangi nurcu bile, hâlâ <strong>(nurcu)</strong> kabûl ediyorsa, onun da rûh ve kellesi çürümüş demekdir!..</p>
<p style="text-align: justify;"> Allâh Rasûlü Aleyhisselâm Hazretleri’nin Risâletine kadar dil ve ayak uzatan, yehûdiyyet ve nasrâniyyet gibi mutlak bâtıl religionların da <strong>“hakk dîn”</strong> olduğunu  iddia edecek kadar İslâm’dan firâr eden adamları  <strong>“nurcu”</strong> kabûl etmek,  Ap. Dil’in dininde demek ki mümkinâtdan bir keyfiyet!. <strong>“Türkçe Olimpiyatlarına” </strong>abilerdendir diyerek da’vet edilen ve bu rezâletlere icâbet eden bazı kıdemli <strong>“havârîler”</strong> bile, müştehâd kızların göbek, göğüs ve kalça sallamalarını <strong>“hizmete”</strong> katkı ve atkı îmânı ile seyretmek denaatında bulunduklarından, bunlara bile<strong> “nurcu”</strong> demek, <strong>“Üstâdlarının”</strong> hâtırâsına, <strong>“Hanımlar risâlesine veya rehberine”</strong> ve çekdiği çilelere, hapis, menfâ, sürgün ve zehirlenmelere tükürmek kadar iğrençdir&#8230; <strong>“Nurcu”</strong> ile <strong>“urcu”</strong>yu ayırmak lâzım!. O adama <strong>“ehlullâh’dandır”</strong> diyecek kadar pusula ve terâzîsini kaybetmiş A.A. gibi <strong>târihçi</strong> geçinen ekran şarlatan ve şakırtısı adam ve madamların nurculuğu da, îmân ve akıldan firâr etmiş ve pek bozulmuş değil midir?</p>
<p style="text-align: justify;">Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemaat bütününü, <strong>selefe</strong> ittibâ’ ve inkıyâd edemiyerek reddeden gürûh-ı lâ yüflihûn, işte böyle her kafayı bir mezheb hâline getirerek, 2,4,8,16,32,64,128,256’ya ve hâkezâ&#8230; bölünüb duracak; ve Kahhâr-ı Zülcelâl’in kahrı ile ufalanıb hâk ile de yeksân olacaklardır&#8230; Bunlardaki bölünmeyi, başka hiçbir yerde göremez ve bulamazsınız!. Böyle olduğu hâlde, bunlar, öylesine gözboyamanın zirvesindedirler ki, ehl-i sünnetin i’tikâdî 2 veya amelî 4 mezhebini bölünme (!) olarak öne çıkarırlarken, kendilerinin ise, her kafanın ayrı <strong>religion</strong> anlayışında oluşuyla, ne kadarsa o kadar milyon bölük börçük oluşlarını, zerre kadar utanmadan hasır altı edeceklerdir!. Halbuki ehl-i sünnet mezhebleri bölünme (fırkalaşma-tefrika) değil, Kitâb ve Sünnet’den meşrûiyyetini alan <strong>“rahmete vesîle ihtilâf”</strong> mektebleri olarak; ve (Dînin Mübelliği=Muhbir-i Sâdık Aleyhisselâm) tarafından verilen habere tam muvâfakât ve mutâbakatla ortaya çıkmışlardır&#8230; Bu ise, dağılma ve bölünmeye kat’iyyen mâni’ olucu hikmetlerin ortaya koyduğu, rahmânî çâre-i yegânedir&#8230; Aksi halde, ehil olmıyan, bir takım ilâhiyatçı ve denâetçi sokak adamlarının kafalarına tâbi’ olmak, eblehçedir; ve o kadar da nefsi şımartıb haydutlaştırmak&#8230; Bunun kaçınılmaz netîcesi ise, mutlak olarak dîn usûl ve disiplininin sulandırılması ve parçalanıb (tefrikaya düşülmesi), ufalanması ve yok edilmesinin tâ kendisidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">  Sanılır ki, şunlar bunlar bölük börçük, şâ şîa da, sanki <strong>“Lâ mezhebiye-Teymiye-Selefiye ve Luteriyye Mealcileri”</strong> bir tek kitle-i vâhidedir!.</p>
<p style="text-align: justify;">Halbuki bunlarda, her ferd-i vâhid, gizli ve başka bir mezheb ve tefrika şîasıdır!&#8230; Fırka&#8230; Parti&#8230; Bölük, börçükdür&#8230; Hatta tek kişilik <strong>religionlar</strong> meşheri, panayırı, karnavalı, çakma çatal kazık ormanıdır!.</p>
<p style="text-align: justify;"> Dembokrasiye farkında olarak veya olmadan teslîm olub, onun, <strong>ferdiyetçiliği</strong> ihyâ bakışını kendi <strong>religionlarına</strong> aksetdirerek taşıma ameliyesine kapılan bu gürûh, islâmî vahdeti eritib yok ekmenin en ileri hattındaki en büyük iç tehdîd ve tehlikedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Dembokratım”</strong> diyen bir ferd, kim olursa olsun, kendisini ne kadar <strong>“dembokratlaştırmışsa”</strong>, dînini de o kadar <strong>“dembokratlaştırmakdan”</strong> sûret-i kat’iyyede uzak kalamaz!.. Birleşik kaplardaki muvâzenenin dışına çıkmak, burada da aslâ mümkin değildir!</p>
<p style="text-align: justify;">Başbakan Tavil Receb Tayyib Efendi’nin (30.Mayıs.2014) Cuma günü İstanbul’un Fethi münâsebetiyle <strong>“Millî Türk Talebe Birliği ve Birlik Vakfının”</strong> tertiblediği programda yapdığı konuşmada <strong>“Kur’an bize yeter, başka kaynaklara ihtiyacımız yokdur!” </strong>gibi bir ifâde fırlatması; geçdiğimiz hafta da Viyana’da <strong>“Ne demek sünnîyim, ne demek şiiyim, yahu siz müslüman değil misiniz?” </strong>soyundan (meydan okuma) hücumları; daha evvelki senelerde Bağdad’dan <strong>“Ben ne sünnî ne şiîyim, ben müslümanım” </strong>diyerek ne olduğunu değil de ne olmadığını ifşâ etmesi ve mezheb tanımaz bir âdem olduğunu <strong>&#8220;şecaat arzeder&#8221;</strong> gibi dünyaya ilân etmesi; birkaç sene evvel İstanbul’daki şii-câferî mâteminde <strong>“sünnînin câferîye, câferî’nin sünnî’ye üstünlüğü yokdur”</strong> diyerek iki tarafı da terbiye edercesine ve onlara tepeden bakmalar sergilemesi, v.s.. ne kadar te’vil edilirse edilsin; ve son derece yanlış ve zararlı bu kabil lâf ve hükümlerine<strong> &#8220;hüsn-i zan ile bakmalı”</strong> diyerek kusur örtme, gizleme ve külleme çirkinliklerine yatılırsa yatılsın; ve bu kabil sonsuz hılâf-ı hakîkat, soğuk ve yaralayıcı ibâreler, şirin gösterme çırpınışları eline verilirse verilsin; bunlar, <strong>“hakk ve hakîkatın”</strong> ketmedilmesine müeddî olduklarından, geri tepecek ve dost görünenlerle beraber söz sâhiblerinin de nâmütenâhî aleyhinde olacakdır!..</p>
<p style="text-align: justify;"> Bütün bu kabil üstü kapaklanmak istenen ve  <strong>i’tikâdî</strong> bakımdan da sakat ve dînimizin temelini tahrîb eden sözler, yukarıya aldığımız gibi tamâmen boş, gayr-i ilmî, indî, ma’nâsız, islâmî usûle yüzde yüz ters ve zıd, dîni makaslayıcı ve Kur’ân’ın ihâta ve kuşatıcılığını tahdîd edici; ve 15 asırlık Allâh Dînini beğenmeyib nefis, heves ve hevâya göre, onu, dünyaya meydan okurcasına yepyeni bir kalıba dökme abukluğu ve bir  lâf u güzâf veya lisân fuzûliyâtıdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> Devlet ve hükûmet adamlarına dostluk, onlara<strong> “kerâmet buyurdunuz, en doğruyu, en iyiyi ve en güzeli söylediniz!” </strong>yollu yalakalık ve meddâhlıklarla her hatâlarını külleyici  kavuk sallamalardan geçmez; tam tersine, 15 asırlık mutlak hakk ve hakîkatı, usûli çerçevesinde mutlaka onların gözleri önüne sermekden geçer&#8230; Aksi halde onlar, kendilerini <strong>“ismet sıfatı”</strong> sâhibi <strong>nebîler</strong> gibi, hatta onlardan da üstün görmiye ve sapıtmıya itelenmiş; buna binâen de, hatâ ve sapmalarını çok daha <strong>aşırılıklara</strong> taşımış olacaklardır&#8230; Bugün AKP ve Tayyib Erdoğan şakşaklama ve yağlama ameliyesinde belli bir cenâh, medyası, politikası, yazar çizeri ve bilmem neleri ile ifrâd derecesinde ölçüyü kaçırmış, adam <strong>putlaştırma</strong> abesine kıvrılmışlardır&#8230; Aynen <strong>“Kâinâtın İmamı”</strong> denen <strong>“paralel şehihşahlık”</strong> makâmına oturtulan <strong>“kibir heykeli”</strong> adam veya madamlar gibi!.</p>
<p style="text-align: justify;">Fetih gibi Şerîat içinde mukaddesliği su götürmez bir <strong>CİHAD</strong> ibâdetinin mâhiyyet ve keyfiyeti, o meclisde bir başbakan tarafından,<strong> “islâmcı!”</strong> da bilinen sıfatı ile bir takım ateist adamlar da medihkâr ve pohpohlayıcı bir ibâre ve ifâde çerçevesinde ağıza alınıyorsa; ve insan kasabı Stalin içün <strong>“beni Stalin yaratdı”</strong> diyen <strong>Nâzım’lara</strong> kadar bazı (hâşâ min huzûr) vahiy düşmanları (<strong>lâzım</strong>  <strong>çerçevesine</strong>) ve (<strong>lâzımlık üstünde yükseklere</strong>) oturtuluyorsa; o <strong>“Fetih yâdetme meclisi”</strong>, zayıf akıllı <strong>“hacı beylere ve kıdemli müslüman politikacı pörsüklere”</strong> <u>rağmen;</u> son derece hedefinden saptırılmış ve samîmiyyet noktasında da temelinden sakat edilmiş  demekdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Vahyi makaslama ve DÎN’i kuşa çevirme Luterlerince uydurulub başbakanlara kadar nicelerinin ağzına verilerek pelesenk yapılan <strong>“Kur’an bize yeter, başka kaynaklara ihtiyâcımız yokdur”</strong> demek gibi bir sözden daha abes bir lâf düşünülemez&#8230; <strong>“Kur’an tek başına yetecek”</strong> olsaydı, bu, kifâyet ta’yîni olarak <strong>“laik-dembokratik”</strong> beşerî ve yokluğunu varlığında taşıyan (düz.ece) <strong>düzenlerin</strong> politikacı başvekillerine bırakılamaz; doğrudan doğruya Kur’an-ı Azîmüşşân bunu, <strong>“ben size yeterim, başka kaynak aramayın”</strong> diyerek beyân eder (hâşâ); ve Allâh Azze’nin irâdesi böyle (ortak ve şeriklerden) münezzeh tutulurdu!. Allâh Celle, Kelâm-ı Kadîm’i ile, hâşâ, <strong>“Kur’ân-ı Hakîm size yeter, başka kaynak aramanıza ihtiyaç yokdur”</strong> demekden âciz midir?.</p>
<p style="text-align: justify;">Kur’an bize, bizi gönderdiği <strong>sünnet</strong>, <strong>icmâ’</strong> ve <strong>kıyas</strong> mevcûd olduğu; ve tam ehil ulemânın ma’nevî irşâd sâhası içinde bulunduğumuz zaman yeter ki, bu da, nice âyet ve hadîslerle 15 asırdır apaçık ortadadır&#8230; Tefsiri, ta’limi, fıkhı, nebevî tebliğ ve tatbiki olmadan; Kitab ve Sünnet’de apaçık olmayıb da icmâ ile ortaya çıkarılması şart olan mes’eleler ortaya çıkarılmadan; bu üç kaynakda da örtülü hükümler müctehid istinbât, istihrâc ve ictihadları ile bilinir hâle getirilemeden, bu hâliyle Kur’an-ı Azîmüşşân bize <strong>yetecek</strong> olsaydı, kimse sıkıntı yapıb sancılanmasın, bunu, başda o Dînin Müessisi veya Mübelliği ortaya koyar; bu iş efrencî 2000’li yılların dembokrat ve laik politikacılarına bırakılmaz; veya aslâ ehil olmıyanların ayağına düşürülmezdi!.. Hâşâ denirdi ki: “<strong>Sünnete (hadislere) icmâya ve kıyâs-ı fukahâya sakın bulaşmayın; tertemiz, mezhebsizce, pîr ü pâk, bid’atsız (!) ve “Kur’an bize yeter” diyerek mealci Luter usûlü ve o ucûbe ilâhiyatçı iblis-i lâînin kelle ifrâzâtı ile bin bölük börçük, şîa şîa yaşayın!..” </strong> Ve 15 asırlık <strong>“ECDÂD”</strong> denilen müslümanlar da bu keyfiyetle yaşar; ve binbir çile ve azimle her <strong>“şer’î hükmü”</strong> muhâfaza ve tatbik gayret ve hassâsiyetiyle kavrulmaz; bugünün <strong>&#8220;mezhebi genişleri&#8221;</strong> gibi işi basitleştirerek sıradanlaştırır; günlerini gün ederek laikçe ve dembokratça keyiflerine bakar; mevki’, makâm ve falan râkımlı tepelere kurulmak içün bin dereden bin masal uydururlardı!!!</p>
<p style="text-align: justify;">Tabii o zaman da, 21 yaşında Hadîs-i Şeriflere mâsadak <strong>Fâtihler</strong> yerine, <strong>Gezi Parkı tamtam ve yamyamları </strong>ile <strong>“neoconik Locafendilerin  paralelci vâiz-fâiz lobileri”</strong> ortalığı istilâ eder; onları da haçlı ve yahudi dünyâsı gövdelerine çokdan indirir; bugünlere de sâdece idrâr kokulu ve cünüp suratlı <strong>diyalogcu</strong>  hâtırâları kalırdı!.</p>
<p style="text-align: justify;">Siz,<strong> “Kuran bize yeter, başka kaynağa lüzum yok!”</strong> derseniz, Feth-i Mübîn’i müjdeliyen <strong>“le tüftananne’l-Kostantaniyye&#8230;.”</strong> hadîs-i şerîfini de o iblis ilâhiyâtçı gibi keenlemyekün sayar; veya onu da mevdû’ hadisler arasına fırlatır; Feth-i Mübîn’in kudsiyyetine Allâh’ın Dîninde bir kırıntı atfedecek kadar kıymet de bulamazsınız!. Böylece, kuru ve kara Teymiye-selefiyye-vehhâbiyye-lâ mezhebiyye kafası her yeri istilâ eder; ve iftihâr edecek bir tek <strong>“ecdâda”</strong> dahî rastlanamaz; 15 asırlık İslâm târihi bir damla su bulunmıyan çöle döner!. Bütün harbler de, <strong>“cihâd ibâdeti”</strong> dışına çıkarak ele alındığı zaman, haçlı seferlerinin mücerred kan akıtan <strong>cellâd</strong> keyfiyetinden başka, geriye, zerre kadar bir güzellik, iyilik ve doğruluk kırıntısı bile bırakılamaz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> “Kur’an bize yeter başka kaynak aramamıza lüzûm yokdur”</strong> diyerek, 15 asırdır başda Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm Efendimiz Hazretleri olmak üzere bütün ashâb, tâbiin, tebe-i tâbiîn, müctehidîn ve etbâının üzerinde ittifak etdikleri<strong> “Sünnet, İcmâ-yı Ümmet ve Kıyâs-ı Fukahâ”</strong>, bugün keenlemyekün bilinerek ademe mahkûm edilirse, sanki Kur’an-ı Azîmüşşânın bütün hüküm ve haberlerine tam bir tasdîk ve tahsîn gösterilmiş olabilecek midir?!.</p>
<p style="text-align: justify;">Buna milyarda bir ihtimâl dahî verilemez&#8230; Çünki <strong>“sünnet, icmâ ve kıyâsa”</strong> gönderen bizzat Kur’an-ı Mecîd’in kendisi&#8230; Bunun isbâtını Merhûm Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi Hazretleri’nin Bosna Reisü’l-Ulemâsı Cemal Havâce denen herife verdiği son derece ilmî, aklî ve mantıkî cevabları iktibâs etdiğimiz zaman görecek; ve bu kabil adamların Muazzez ve Mukaddes İslâmiyyet’i nasıl makaslıyarak budamak ve protestanlığa çevirmek istediklerini (ne.retle) müşâhade edeceğiz!..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: right;"><strong><em>(Mâba&#8217;di var)</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 27.06.2014)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F7-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%287%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F7-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%287%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F7-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%287%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F7-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%287%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F7-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%287%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F7-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%287%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F7-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%287%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F7-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%287%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F7-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%287%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F7-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%287%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F7-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%287%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F7-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%287%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F7-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%287%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F7-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%287%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F7-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%287%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F7-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&#038;title=%287%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/7-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html" data-a2a-title="(7) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/7-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html">(7) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/7-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(6) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/6-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/6-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 May 2014 08:38:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zıyâiyye BEKÇİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[kutlu doğum haftası]]></category>
		<category><![CDATA[Mezhepsizlik dinsizliğin köprüsüdür]]></category>
		<category><![CDATA[Paralel din]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=5631</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Paralel Din” gürûhunun Çelebileri cenâhı, “Mehdiyyet ve Mesihiyyet” gibi mes’elelerde Kitâb’la, Kitîb ile değilse, (ma’nen mütevâtir) veya sahih </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/6-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html">(6) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>“KUTLU DOĞUM VE PARALEL DİN” VE MEZHEBSİZLİK DENEN “DİNSİZLİĞİN KÖPRÜSÜ!”</u></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><u>(6)</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Zıyâiyye BEKÇİSİ</u></em></strong></span></h3>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Paralel Din”</strong> gürûhunun Çelebileri cenâhı, <strong>“Mehdiyyet ve Mesihiyyet”</strong> gibi mes’elelerde Kitâb’la, Kitîb ile değilse, (ma’nen mütevâtir) veya sahih hadislerle sâbit olub icmâ derecelerine kadar çıkmış hakîkatlara da,<strong> “paralellikleri”</strong> iktizâsı inanmaz ve reddederler&#8230; Ve ne oldukları, mü’min mi kâfir mi nasıl bir <strong>“paralellik içine”</strong> girdikleri de, yüzlerce mes’elede böylece açığa çıkar!&#8230; Bu<strong> “yeni din anlayışı”</strong> diyerek yola çıkanların bir İslâm ta’rifleri bile olmayıb, ucu ve dibi açık ve <strong>“görülen lüzûm üzerine”</strong> tedâvüle sokulan senet sepet gibi, uydurma bir religion hülyâları vardır!. Bu<strong> “din beğenmezlerin”</strong> kendilerine göre <strong>“paralel dinleri”</strong> ve buna göre de pek açık saçık <strong>“dekolte resimleri (!) de”</strong> vardır; ve hayâ ile iffet müktesebâtları da <strong>“îmân ve fikir fâhi.eleri”</strong> olarak buna ayarlıdır!. O <strong>beğenmeyib</strong> her fırsatda levm ederek<strong> “geleneksel din”</strong> dedikleri ve Rasûl-i Rusül Efendimiz Aleyhisselâm’dan gelen din ise, hudûdunu, Kitâb, Mütevâtir Sünnet ve Mütevâtir İcmâ’ ile <strong>“zarûrât-ı dîniyye”</strong> olarak çizer; ve bunun içindeki herhangi bir mes’elede şekk ve şübhe eden veya mes’eleyi mevziinden çıkarıb tahrîf ve tağyîr eden münâfık bir herifi, <strong>“mehdîyim veya mesîhim”</strong> diyen kezzab zındıklar da dâhil, kulağından tutduğu gibi cehennemin dibine savurur atar!.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu i’tibarla Şeyhülislâm Merhûm, (15 Receb 1346/ 9 Kânun-ı sânî 1928) tarihli <strong>“Hezeyân Toptancıları”</strong> nâm seri makâlelerinde:<strong> “&#8230;Müslümanlar gözlerini açmalı ve hakkı söyliyen ulemâ ile bâtılı tervîc eden münâfıkları temyîze çalışmalıdırlar” </strong>buyururlar&#8230; Gene aynı makâle serisinin içinde bir ibâresi de, üstelik câhil cühelâ kriptolar içün değil, bu işin tahsilini yaparak hükûmetleri nezdinde en tepelerdeki makâmlara geçirilen (prototip) herifler hakkında bile teşhisleri aynen şöyledir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> “Bunlara,  ulemâ-yı sû’ demek yahud ilimleri nâkıs cehele hükmünü vermek kifâyet etmez. İlimleri yoksa zerre kadar akılları, izzet-i nefisleri de mi yok, müslümanlıkları da mı yok, yani bunların sükût-ı ilmîlerinden ziyâde sükût-ı rûhîleri şâyân-ı hayretdir<u>. Hayır, hayır, en doğrusu bunlar, müslüman değillerdi. Belki Müslümanlığın ulemâsı kıyâfetine giren gizli düşmanları idi.”</u></em></strong> (50)</p>
<p style="text-align: justify;">15 asırlık akâid, tefsir ve fıkıh kitablarımız başda olduğu hâlde topyekûn müdevvenat-ı dîniyyemiz, en sağlam ve sahih bilgileri ortaya koyar olduğu halde meydandadır; ve kefere ve mezhebsiz ve fırak-ı dalleye rağmen de, hakîkatı cihâna i’lân etmektedir&#8230; Bunlardaki müttefikü’n-aleyh noktaları inkâr, istihzâ veya istifsâd eden kim olursa olsun, nice ulemâmızın kat’iyyen beyan etdekleri üzere, bunların Müslümanlığı keenlemyekün bilinmek lâzımdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> İleride daha da geniş göreceğimiz gibi, bu adamların hâl ve düşüklüklerini son asır allâmelerimiz ve bilhassa Merhûm Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi Hazretleri son derece müdellel beyan buyurmuşlardır. Bu makûle adamlar ne kadar sûret-i hakkdan görünme riyâkârlığı ile kendilerini maskeleme içine de girseler, bunlar, <strong>“İslâmiyyet’i beğenmiyen sürüler ve içdeki gizli münkirler”</strong>dir&#8230; Kendi nefs ü hevâ ve arzularını, millete, <strong>“Benim beğeneceğim İslâm, böyle olmalıdır”</strong> diye değil; <strong>“Sizin beğenib îmân etdiğiniz İslâm’ınız anlaşılamıyor, dolayısıyla beğenilmiyor, aslını da siz bilmiyorsunuz, onun en doğru şekli budur”</strong> diyerek, dolanbaçlı ve kıvırtmaçlı yollardan nâmertçe şırınga ederler&#8230; Dolayısıyla da, zehri, bazen böyle, bazen de sûret-i hakkdan görünerek, bazen de kelime oyunları ile bir nevî süsleyib püsliyerek ve islâmî ıstılah ve ta’birleri (terminoloji) ve esasları yamultarak, doğruya değil; yalan, yanlış ve bâtıla âlet ve vâsıta kılarak âdîce gözboyarlar&#8230; Bütün hedefleri, İslâmiyyet’i <strong>beğenmeyib</strong> ona ayar vermek; ve onu bir başka keyfiyete inkılâb etdirerek <strong>YOK ETMEKDİR</strong>&#8230; Aynen, yahudilerin Mûsâ ve Îsâ Aleyhimesselâm’ın Şerîatlarında yapdıkları oynama ve tahrîfâtı, Son Şerîat’da da yapmak&#8230; İşte Merhûm Şeyh Zâhid-i Kevserî Hazretlerinin <strong>“Mezhebsizlik dinsizliğin köprüsüdür”</strong> dediği çukurun en dipdeki çukuru budur; ve Teymiyecisinden Vehhâbîcisine, selefîcilik denileninden reformcu ve revizyonist DİB ve ilâhiyât <strong>“İslâm beğenmezlerine”</strong> kadar topunun da keyfiyeti üç-beş nüans farkıyla budur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Kâinâtın İmamı”</strong> bildiklerinin fizikötesi makamlarından veya Pandispanya Yumuşak Keki’nden gıdalanarak, bir kısmı da, 10-11 Mayısda 100 kadar memleketin 1000 kadar zavallısını İstanbul’da ictimâ’ etdirerek, <strong>“ictihâd ve kıyâs sempozyumu ve bilmem nesi”</strong> gibi şamatalı, şovlu, fitne fücûrlara el atdılar&#8230; Bütün  zikri muharrer bu ma’lûm grupların bu kabil faaliyetleri altındaki ma’nâ ve gâye de, bir başka fraksiyonun, bir başka çeşnisi hâlinde aynı keyfiyetdir: Aslâ <strong>beğenmedikleri</strong> ve <strong>beğenmedikleri</strong> içün de (îmân) etmedikleri<strong> Mutlak Allâh DÎNİNİ,</strong> hevâ, heves, nefis ve yanlarında devamlı hazır bulunan şeytanlarının <strong>“beğenib râzı olacağı”</strong> bir kalıba dökmek; ve o <strong>“paralelliğe”,</strong> oraya kaydırmak&#8230; Sadece iblislik içün adı bırakılan, öz ve muhtevâsı alabildiğine çürütülen, İslâmiyyet ile zerre kadar alâkası olmıyan ve bırakılmıyan bir  asâtîr yığını&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İddiamızı kavl-i mücerredde bırakmamak içün, hemen aşağıda aynen iktibas etdiğimiz şu haberi okuyalım:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>MÜSLÜMAN KIZLARA GÂVUR KOCA! </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Muharrem Bayraktar, son günlerde Müslüman kızların Hristiyanlarla evlendirilmesini teşvik eden filmlerin tarihsel sürecini irdeledi.</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Dünkü yazımızda Newyork’ta beş minare filminde, Amerika’da yaşayan hocaefendinin kızını “büyük bir coşku içinde” bir Hristiyan delikanlı ile evlendirdiğini yazmıştık.</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Bu süreç aslında Urfa’da başladı. </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Sosyoloji profesörü bir Hristiyan olan Lester Kurtz, Müslüman Meryem ile evlendirilmişti. <u>Zaman gazetesi 15 Nisan 2000 tarihli sayısında “Bu bir devrim” manşetiyle verdiği bu habere “diyalogdan düğüne” alt başlığını atmış ve haberi şöyle duyurmuştu:</u> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>“ Sosyoloji profesörü Hristiyan Lester Kurtz ile gazeteci Meryem Kurtz’un nikahları Urfa’da İbrahim Camii’nde müftü, haham ve papazın huzurunda kıyıldı.”</u></em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>Zaman’ın “bu bir devrim” diye duyurduğu haber, Kur’anın, Müslüman kadınların Hristiyan erkeklerle evlendirilmesini yasaklayan </u></em></strong><em><u>(Mümtehine 10, Bakara 221)<strong> ayetlerin emrine karşı bir devrimdi kuşkusuz. </strong></u></em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>Devrim, adı üstünde geleneksel bir uygulamayı, anlayışı “deviren, değiştiren” faaliyet demekti. </u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>İşte o devrimin bir benzerini Nevyork’ta beş minare filminde rol alan hocaefendi ile devreye soktular. Karısı Hristiyan olan hocaefendi, kızını “bu diyalog sürecinin” doğal sonucu olarak “bir Hristiyanla” evlendirmekte beis görmüyordu. </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Size biraz daha geriye getirelim ve bu sütunda yıllar önce yazdığım bir yazıya uzanalım: </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“İki yıl evvel bir TV kanalında konuk olan Mehmet Aydın, </em></strong>(Bizden not: Başvekil Erdoğan’ın, DİB’in başına geçirdiği bakan) <strong><em>sunucunun sorusu üzerine şu cevabı veriyordu: </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>“Avrupa Birliği ile ilişkilerde bazı esneklikler göstermemiz lazım. Avrupa Birliği’ne gireceksek, ona göre düzenlemeler yapmamız şart (&#8230;) Kur’an’da Mümtehine Suresi 10. Ayette diyor ki; “Bu kadınlar, o inkarcılara helâl değildir.” </u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>Avrupa Birliği’ne girecekseniz bu âyeti batılılara îzah edemezsiniz. Mü’min kadının, Hıristiyan erkekle evlenemeyeceğini söyleyen bir ayet, Batı’da sıkıntı doğurur. Bunu gidermek lazım.”</u></em></strong><strong><em> (</em></strong>23 Nisan 2000–Samanyolu TV).<strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Mehmet Aydın, lafı ağzında eveleyip geveleyip dururken asıl meramı şuydu:</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“AB’ye gireceğiz. Her yönden Avrupa’yla uyum içinde olmamız gerek; siyasi, hukuki, ekonomik vs. Peki Kur’an’da AB’ye uygun olmayan, Avrupa insanının kolektif şuuruna aykırı olan ayetleri nasıl uyumlu hale getireceğiz?” </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Aydın, örnek olarak Mü’min kadınların, Hıristiyan erkeklerle evlenemeyeceğini emreden ayeti veriyor ve bu konudaki “sancısını” ifade ediyordu. </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>O gün bugün düşünüyorum. Mehmet Aydın ve avanesi, Avrupa Birliği’ne girmek için ne gibi dinsel reformlara imza atacaklar? </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Mümtehine Süresi 10. Ayette, “Mü’min kadın–müşrik erkek” nikahını yasaklayan hükme nasıl bir formül bulacaklar” </em></strong>(18.11.2002, Yeni Mesaj)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Newyork’ta beş minare filmi işte bu sürecin son halkalarından biri. Zaman gazetesi, Samanyolu tv, Mehmet Aydın, Mahsun Kırmızıgül’ün filmindeki hocafendi ve diğer diyalog taşeronları, bu yola taş döşeye döşeye bu günlere geldik. </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Ama iyi bilsinler ki, bu millet gâvura kız vermez. </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Ne kadar “film çevirirseler çevirsinler” bu topraklar artık bu filmleri, bu senaryoları kaldırmaz.</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>12.11.2010</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.google.de/imgres?imgurl=http%3A%2F%2Fwww.sondalga.com%2Fimages%2Fhaber%2F400.jpg&amp;imgrefurl=http%3A%2F%2Fwww.sondalga.com%2Fhaber.php%3Fhaber_id%3D324&amp;h=229&amp;w=370&amp;tbnid=JLPWKdt8Vzl_3M%3A&amp;zoom=1&amp;docid=REPVyYximmWGjM&amp;ei=I95rU8jlKejhywOo24KQAg&amp;tbm=isch&amp;client=firefox-a&amp;iact=rc&amp;uact=3&amp;dur=2535&amp;page=1&amp;start=0&amp;ndsp=51&amp;ved=0CFgQrQMwAA"><strong><em>http://www.google.de/imgres?imgurl=http%3A%2F%2Fwww.sondalga.com%2Fimages%2Fhaber%2F400.jpg&amp;imgrefurl=http%3A%2F%2F</em></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.google.de/imgres?imgurl=http%3A%2F%2Fwww.sondalga.com%2Fimages%2Fhaber%2F400.jpg&amp;imgrefurl=http%3A%2F%2Fwww.sondalga.com%2Fhaber.php%3Fhaber_id%3D324&amp;h=229&amp;w=370&amp;tbnid=JLPWKdt8Vzl_3M%3A&amp;zoom=1&amp;docid=REPVyYximmWGjM&amp;ei=I95rU8jlKejhywOo24KQAg&amp;tbm=isch&amp;client=firefox-a&amp;iact=rc&amp;uact=3&amp;dur=2535&amp;page=1&amp;start=0&amp;ndsp=51&amp;ved=0CFgQrQMwAA"><strong><em>www.sondalga.com%2Fhaber.php%3Fhaber_id%3D324&amp;h=229&amp;w=370&amp;tbnid=JLPWKdt8Vzl_3M%3A&amp;zoom=</em></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.google.de/imgres?imgurl=http%3A%2F%2Fwww.sondalga.com%2Fimages%2Fhaber%2F400.jpg&amp;imgrefurl=http%3A%2F%2Fwww.sondalga.com%2Fhaber.php%3Fhaber_id%3D324&amp;h=229&amp;w=370&amp;tbnid=JLPWKdt8Vzl_3M%3A&amp;zoom=1&amp;docid=REPVyYximmWGjM&amp;ei=I95rU8jlKejhywOo24KQAg&amp;tbm=isch&amp;client=firefox-a&amp;iact=rc&amp;uact=3&amp;dur=2535&amp;page=1&amp;start=0&amp;ndsp=51&amp;ved=0CFgQrQMwAA"><strong><em>1&amp;docid=REPVyYximmWGjM&amp;ei=I95rU8jlKejhywOo24KQAg&amp;tbm=isch&amp;client=firefox-a&amp;iact=rc&amp;uact=3&amp;dur=2535&amp;page=1&amp;start=0&amp;ndsp=51&amp;ved=0CFgQrQMwAA</em></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hulâsa, apaçık görüldüğü gibi, adam ve madamların gözünde, aslâ AB’li kabuklulara bel bükmiyen, dolayısıyla da <strong>“beğenilmesine”</strong> imkân olmıyan bir İslâmiyet vardır&#8230; Bunun, Avrupalı haçlıların aslâ yadırgamıyacağı, beğenmemezlik yapamıyacağı (!) oyuncak bir hâle getirilmesi, hem de tatbikatıyla isbât edilerek ortaya konulması şartdır&#8230; Ve onlara, <strong>“bakın, sipârişiniz üzere ve tam da ağzınıza göre hazırladığımız şekilde, buyrun, âfiyetle yiyin!&#8230;”</strong> diye takdîm edilebilecek mecâzî ma’nâda bir dîn, religion&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Artık buna, mutlak ma’nâda aslâ ve kat’iyyen din denemez, gâvur oyuncağı denir&#8230; Böyle oyuncakları, dileyen, münâsib yerinde ısıtıb kuluçkaya bile yatar; ve belli günden sonra da oralarından yeni yeni mahlûklar çıkarabilir ve fırlatabilirler!..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: right;"><strong><em>(Mâba&#8217;di var)</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 21.05.2014)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%286%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%286%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%286%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%286%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%286%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%286%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%286%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%286%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%286%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%286%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%286%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%286%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%286%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%286%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%286%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&#038;title=%286%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/6-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html" data-a2a-title="(6) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/6-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html">(6) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/6-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(5) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/5-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/5-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 May 2014 08:35:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zıyâiyye BEKÇİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[kutlu doğum haftası]]></category>
		<category><![CDATA[Mezhepsizlik dinsizliğin köprüsüdür]]></category>
		<category><![CDATA[Paralel din]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=5629</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzdeki Teymiye-Vehhâbiye-Selefiye ve Lâ mezhebiye çizgisinin, 15 asırdır gelen Aziz Dînimize hangi gözle bakdığını (prototipleri) üzerinden ve </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/5-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html">(5) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>“KUTLU DOĞUM VE PARALEL DİN” VE MEZHEBSİZLİK DENEN “DİNSİZLİĞİN KÖPRÜSÜ!”</u></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><u>(5</u></strong><strong>)</strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Zıyâiyye BEKÇİSİ</u></em></strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> </em></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Günümüzdeki Teymiye-Vehhâbiye-Selefiye ve Lâ mezhebiye çizgisinin, 15 asırdır gelen Aziz Dînimize hangi gözle bakdığını (prototipleri) üzerinden ve onların vesîka teşkîl eden satırları ile göstermiye çalışıyoruz. Muârızlarımızın, “<strong>yazımız tamamı ile alınmadığı içün sıyâk ve sıbâkı ile irtibâtı koparılmış, biz öyle demedik, böyle demek istemişdik!” </strong>demelerine fırsat vermemek içün de, ıvır zıvır cinsinden de olsa, yazının tamâmına yakınını istemiyerek de olsa nazara vermiye gayret edeceğiz&#8230; En bulamaç noktalardan ve i’tirâfın bu derece dal dingil sokağa fırlıyanından da haberdâr olmamak olamaz!. Buyrun:<strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Bizim, geçmişin bilgi birikimi ve geleneğin umudu ile bugünümüzü yeniden anlamlı kılmamız gerekiyor..</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Birileri  bizimle ilgili bizden önce yola çıkmış gözüküyor.. Bizim boş bıraktığımız alanlarda kendilerini var kılmaya çalışan bir paralel din anlayışı ile karşı karşıyayız..”</em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">İşte, <strong>“paralel dini biz uyduracakdık, lâkin Pandispanya yumuşak kekleri bizden evvel davrandı; ve biz, onların paralel din anlayışı ile karşı karşıya kaldık, lâ..t olsun”</strong> deyişe müsâvî bir i’tirâf&#8230; Üzülmesinler, dembokrasinin paralelli, taralelli ve <strong>“Salamonik çârelellileri tükenmez!.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"> Denilmek isteniyor ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“15 asırlık Müslümanlık artık işe yaramıyor, biz, onu yepyeni bir şekle sokarak işe yarar “sorunları anlar ve çözer” hâle getireceğiz!. Bizim yeni dinimiz (religionumuz) böyle  olmalı, olacakdır da, çünki “sorunları anlamıyan ve çözemiyen” 15 asır evvelki bir zamanın dîniyle bu işin yürümiyeceği artık apaçık ortada&#8230; DİB sâbık başkanı (Y.rdakoğlu) nâm adam bile halk nasıl olsa anlamaz diye “biz revizyonistiz” diye “paralel religion” denen şeyin uydurulmasına resmen ve i’lânen abanmadı mı? Adam çok haklıydı. 15 asır evvel, “makrolu ve mikrolu, kozmozlu sandozlu ve yakamozlu hatta cimcozlu ve genomlu bilmem neli” bir dünya yokdu! Şimdi öyle mi ya, kendi religionumuzu kendimiz, kendimize göre, kendi millî-mânevî ve lâik-dembokratik imkânlarımızla, kendi kendimize, kendi simetri ve düzen ve düzlemimize göre, ince ayar düzer ve “paralel” yoldan hedefimize varırız!. Bu yolda simit ve plebisit gibi cârî mesârife de ihtiyâç messetmiyecekdir!. Binâberîn işte diyoruz ki, “Bilişim ve Genom teknolojisi, makro kozmoz ve mikro kozmoz, atom ve uzay hakkında bilgiler geliştikçe, geleneksel din anlayışı sorunları anlamak ve çözmekte zorlanıyor.. Yeni din anlayışı ise savruluyor.. Bizim geçmişin bilgi birikimi ve geleneğin umudu ile bugünümüzü yeniden anlamlı kılmamız gerekiyor..”</em></strong><em> <strong>Bu i’tibarla, geçmişdeki 15 asırlık gelenekçi Müslümanlığı’ndan birşeyler toplar,  daha doğrusu işimize gelen yerleri kırpar kırpar alır, onları bizim düzdüklerimize ekleriz diye tatlı tatlı hayâl ider ve Hoca’nın hindisi gibi de düşünürken; ne var ki elin “Hoşgörü-diyalog ve Pendispanya yumuşak kekli cenâhın Locafendisi ve yabanın ciamaatı”  “Paralel DÎN” uydurmakda “bizden önce yola çıkmış, bizim yapacaklarımızı bizden evvel ele almış gözüküyor!” Biz mezhebsiz ve mealcilerin keyfimize göre uyduracağımız “paralel din” boşluklarını, bu yahudi haçlı parmaklarında oynatılan çeteler, el çabukluğu yapıb oraları doldurmıya çalışdılar ve alabildiğince de yol aldılar!. Biz bu paralel din uydurmayı “millî cinsden” yapacakdık, onlar (yahudi-haçlı) bir modele oturtarak yapdılar-yapıyorlar&#8230; Hâşâ “Allâh’la konuşmalara, Peygamberi istedikleri hallere sokmalara, karı ve kızları soyub olimpos sahnelerinde (hâşâ) O’nun önüne çıkarmalara, rüyalı tivit, çivit ve cizvit ne varsa topunu da hall ü fasl etmelere,  O’nu Keme-i Tevhid’den kovmalara, kamyon kasasına kurbanlık dana gibi yüklemelere (hâşâ ve kellâ) kadar, neler neler&#8230; Halbuki biz böyle züccâciyeci dükkânına giren fil gibi değil, daha yumuşak ve mokro-mikro ozmoz ve kozmoz ayarlı yapacakdık!. Bütün bunları biz, “millî yani bize has çerçevede” düzecekdik, ama el oğlu atik ve tetik davranıb <u>“BİZDEN EVVEL YOLA ÇIKMIŞ GÖZÜKÜYOR! BİZİM BOŞ BIRAKDIĞIMIZ ALANLARDA KENDİLERİNİ VAR KILMAYA ÇALIŞIYORLAR&#8230;”</u></strong></em><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">İşte adamların entel ve dantel, Luter-mealciliğine ayarlı i’tirâf ve ma’rifetleri&#8230; Kolay, her ayağa uygun numarada, paslanmaz, çürümez, nasır yapmaz, batmaz, üşütmez, su geçirmez ve her ihtiyaçda kullanılıb atılır ve yerine yenisi derhal bulunur bir religion!</p>
<p style="text-align: justify;">Bizim Müslümanlığa hiç benzemiyor ama ne yapalım adamların religionu bizimkisinden nâmütenâhî farklı&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bizimkisi vahye müstenid&#8230; Bunlarınkisi ise, beşerin kozmozlu, yakamozlu, makro-mikrolu ve genom, atom ve bilmem nelere oturan aklına dayanır cinsden!.. Olabilir, çünki dembokraside kimse kimseye dinini dayatamaz!. Orada tek din vardır; o da, her tür “paralel dinli”, dembokrasili, ipden boşanmışcasına sokağa dökülmeli, yakıb yıkmalı, kesib biçmeli ve ağız ishalli eşşekleri bile <strong>“mutlu ve şutlu”</strong> kılan, inanç ve kıvanç religionu!. Dembokraside <strong>“senin dinin sana benim dinim bana,  istersen ineğin idrârını içebilirsin de&#8230;”</strong> denir. Bizim dinimiz Müslümanlıkda ise, vaz’iyyet tam tersine şöyledir:<strong> “Senin dinin sana, benim dinim bana; bu dünyâda böyle amma, öteki tarafda Hanya’yla Konya’yı görürsünüz; küffâr u füccâr ve yahudtapar tüccâr ü nâçârsanız, ebediyyen ateş yer ve içersiniz; lekum dînikum ve liye-dîn..” </strong>Bizdeki dîn yani Müslümanlık böyle diyor&#8230; Sonra dembokraside<strong> “dinde zorlama yokdur, herkes neye inanırsa inanır, heykele tapmakdan tut, inâsa taabbüde, ineğin çişini mukaddes Nirvanaya vuslat içün yudum yudum vecd ü istiğrak içre yüreğe veya börkeneğe indirmiye kadar herşey dibine ve sonuna kadar serbestdir de”</strong> denir&#8230; Lâkin bizim Dînimiz Müslümanlık’da, aslâ böyle çişli ve sidikli, dembokratik ve bombokratik âyinler olamaz!. Bizim Muazzez, Mukaddes ve Münezzeh Dînimiz Müslümanlık’da <strong>“DİNDE ZORLAMA YOKDUR.”</strong> Yani muhalled finnâr olan hiçbir gâvura <strong>“ille de müslüman olacaksın”</strong> diye ikrâh (zorlama, cebr ü tazyîk) kat’iyyen yokdur&#8230; Çünki olursa, bu, hikmete mübâyin bir abes olur. İkrâh karşısında<strong> “müslüman oldum”</strong> deyib de içinden reddeden adamın bu sözüne itimâden onu müslüman kabul etmek; ve buna göre ona muâmele etmek, müslümanların  felâketini hazırlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Bizim dinîmiz olan Müslümanlık, takıyyeci münâfıklar olabildiğince az olmalıdır ki, müslümanlara zararları asgarî derecede olsun ister&#8230; Amma îmân etdiğini söylediği ve ahd ü mîsâk verdiği Müslümanlığın i’cablarını yerine getirmiyerek <strong>nakz-ı ahd edib verdiği SÖZDE</strong> durmıyan, bunu bozan, bütün her mevcûdun Mutlak Yaradıcısı Allâh Azze ve Celle’nin <strong>(irâde ve hâkimiyyeti)</strong> yerine 2 veya 4 bacaklı mahlûkâtın <strong>(irâde ve hâkimiyyetlerini)</strong> oturtmıya kıyâm ederek şirke dalanlar, beytü’l-mâl-i müslimînin kuruşuna göz dikenler, zekât vermiyenler, hacca gitmiyenler, cemiyetin nizamını altüst edenler, içen, cana kıyan, namaz kılmıyan, alenen oruç yiyen, çoluk çocuğunun idâresini hafife alıb onlara kötü muamele edenler; asâkir-i İslâmiyye arasından firâr eden, iffetli kadınlara kazf isnâd eden, saçı başı açık tesettürsüz gezen karı ve kızlar, muganniye cinsi süfliyyâta bulaşan, fitne çıkaran, ins ü cin ve hayvanlara eziyet, zulm, işkence eden veya her ne şekilde olursa olsun haksızlık yapan ve rahatsızlık verenler; hükûmet-i islâmiyye aleyhine câsusluk ve bağy ü ısyâna kalkışan, yol kesen, terör estiren, zinâ alçaklığı işliyen, faizciliğe bulaşan, şans oyunları ve kumara batan, sigortacılığın herhangi birisi içün şirket kuran, kerhâne, meyhâne ve tapınaklar inşâ eden, heykellere perestiş edenler; nikahsız yaşıyan, acemoğlanları gibi üç-beş saatliğine mut’a nikâhı denen hayâsızlığı ve zinâyı irtikâb edenler; kadın erkek, nâmahremleriyle muhtelid olarak yaşıyan, kedicikli köyün kavalcısı gibi kancıklarla aygırları hall ü fasl veya halt ederek mehdiyyet oyun ve folklorları peşine düşenler; zarûrât-ı dîniyyeden bir tekini bile inkâr veya onda şübhe ve tereddüd eden, Müslümanlık’la alay edercesine ciamaat <strong>“teknik nakavt”</strong> fırıldakları döndürüb karanlık işler çeviren, her haltı mubah sayan, <strong>“hoşgörü ve diyalog”</strong> gâvurluklarıyla millet-i islâmiyye arasında fitne çıkaranlar; hortumculuk, <strong>yolsuzluk</strong> ve her türlü hırsızlık peşine düşen, müslümanlıkdan çıkıb mürtedd olan ve bunlar gibi binlerce pisliğe bulaşan adamlar, insü cin ve hayvanâtın her türlü hukûkuna tasalluta yeltenenler, mütecessisler, ev-bark-hâne ve mahremleri dinliyen ve gözetliyen iblis kılıklı aşşağılık kepâze ve kulak ile gözleri patlıyasıcalar bile, bizim dinde,<strong> asla zorlanmaz ve (ikrâha) ma&#8217;rûz bırakılamazlar</strong>&#8230;  Bu makûle kesân-ı müslimîn ve müslimât, nakz-ı ahd etmenin <strong>CEZÂSI</strong> olarak (dikkat dinde zorlama olarak değil); <strong>SÖZDE</strong> durmamanın cezâsı olarak hadd veya ta’zîr cezâları ile kat’iyyen cezâlandırılırlar&#8230;Tekrâr edelim, bu şer’î cezâlar zorlama ve ikrâh değil; nakz-ı ahd etmenin cezâsıdır. Bunlara bakarak <strong>“müslümanlara zorlama vardır”</strong> diyenler ve Eygi Beyefendigiller de, çalakalem yazmadan evvel iyi düşünmeli; ayrıca, kütüb-i şer’iyyeye mürâcaat etmeden sığ akıl ve mantıkla ve cum püftüsü gibi, el, ayak ve tekme sallamamalıdırlar!</p>
<p style="text-align: justify;">Hulâsa demek ki, bizim dinde, yani 15 asırlık Müslümanlık’da,  <strong>“bizim dînimiz bize, onların dîni onlara”</strong> demenin ma’nâsı bu imiş!<strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yeni Akit’ci</strong> cenâh da, böyle <strong>“millî paralel dîn” </strong>mütefekkirleri ile, alabildiğine <strong>“TÜRK, öğün, güven, çalış”</strong> periyoduna girib, <strong>“hayatda en hakîkî mürşid Teymiye- Selefî- Vehhâbî mutfağı damak tadında ve Luter mealciliğine ayarlı paralel bir religiondur” </strong>demiş olmuyor mu?!. Bir tarafda DİB paraleli, bir tarafda, Şeriat’sız ve ibâhiyyeci tarikatçıların paraleli, bir tarafda Pislâmoğlu-Efgânî masonik paraleli, bir tarafda kedicikli köyün kavalcısı mehdiyyet paraleli, bir tarafda ciamaat-yahudi-haçlı-budist-brahmanist-şamanist hatta ateist paraleli&#8230; Seç seç al, beğen beğen topla, tepe tepe kullan, çeke çeke tütdür, tıka basa ye, kadeh kadeh iç!</p>
<p style="text-align: justify;">Haltettin Hocalarıyla da <strong>“Paralel Dîn”</strong> dedikleri bu yapılarını örmeye, çok daha sinsi ve <strong>“tilkinin başına gelenden ders alarak”</strong> devam edebilirler!. O da, Mısır beslemesi eşkıyâlardan<strong> “Efganî ve Abduh gibi masonların ve Reşid Rızâ gibi telfik soytarısı”</strong> heriflerin sapıklaştırıcı kitablarıyla, <strong>“Paralel Eşkıyâlıklarına”</strong> öteki haşhâşîlerden<strong> “çok daha önce  başlamış”</strong> olsa da hâlâ devam edebilir! Tabii çok daha sinsi ve sûret-i hakkdan görünerek ve çok daha usta ve yavaş ve fakat emin adımlarla ve <strong>“durmak yook, yola devâm”</strong> diyerek!. Ne var ki ipi göğüsliyen Okyanus Ötesi oldu! Oldu olmasına da, lâkin ip ayağına ve bir yerlerine fenâ dolandı!. <strong>“Tiz-i reftâr olanın pâyine dâmen dolanır”</strong> cinsinden!</p>
<p style="text-align: justify;">Akit düşünürü (!) Bay adam, gene çok açık i’tiraflarına hem de <strong>“şecaat arzederken sirkatini söyliyen merd-i millî”</strong> gibi (!) bakınız nasıl devam ediyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Onlar o boşluğu, diyalog ve hoşgörü adı altında, sureta masum görünen kavramlarla ambalajlayarak, tabiri caizse ağuyu altın tas içre sunarak, Yahudilik ve Hıristiyanlığın değerleri ile, batı değerleri, kavram ve kurumları ile doldurmaya çalışıyorlar sanki. Demokrasi, liberal düşünce, insan hakları gibi alerji testi yapılmış katalizör değerlerle paralel bir raya taşınmaya çalışılıyoruz..”</em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ne felsefe ama!. Sanki <strong>“biz yapacakdık, kozumuzu elimizden aldı haşhâşîler” </strong>der gibi, mealci (ke..zleri), kıskançlık krizleri geçiriyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Entel ve dantel cenâh, târih boyu bütün<strong> “Paralel Din anlayışı”</strong> sanki Hoşgörü-Diyalog-Haçlı-Yahudi haşhaşîleri ile ortaya çıkmış gibi sıkıyor!. Bilhassa 90 yıldır bütün resmî devâir, DİB, ilâhiyatlar, maarif, askeriye, hükûmât-ı ılmâniyye ve mekteblerle bu işi laik cumhuriyet yürütmüyormuş gibi de, <strong>“tecâhül-i ârifâne”</strong>  estetiği üzerinden, pek de edîbâne servis ediyor!. Gerçi 106 yıldır, 5-10 merci’, mahrec ve DİBleç, <strong>“paralel din” </strong>uydurmaları ile bir çıkdı bir batdı; ve hepsi de iflâs etdi!.. Şimdi yeni bir <strong>“paralele”</strong> ihtiyâç olmalı ki, Dilipok bunu dile getirib, Yeni Akit’gillerdeki kûşe-i paralellisinden ol keyfiyyeti fâş ile savaş eyliyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Pekiy, Teymiye’den sızarak gelen vehhabîyye, selefiyye, lâ mezhebiyye, Efgânî ve Abduhçuluk, telfikçilik, DİB’çilik ve Luterik mealcilik, 7-8 asırdır ne güne duruyor?.</p>
<p style="text-align: justify;"> Bunlardan a’lâ <strong>“paralel religion”</strong> mu olur???. Bu herifler müslümanları ne zamana kadar görmez, duymaz ve söylemez yerine koyarak hezeyanlar savurmıya devam edecek?. Hele’sini de sevsinler hele:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Hele bu işin üzerine bir de Mehdiyet ve Mesihiyet tartışmalarını eklemiyorlar mı?”</em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Acebâ, Dilipakgillerin religionunda <strong>“Mehdiyyet ve Mesîhiyyet”</strong> (tartışmaları) mı var ki?. Gerçi bu <strong>“tartışmaları”</strong> ekliyenler, Dilipakgillerden evvel, meydana <strong>“paralel ve parabolleriyle”</strong> oturan ciamaat-ı locafendiyyûn olmasın!.. Aslında burada, fâilin kim olduğu o kadar açık ortada görünmüyor!.. Ancak bu kabil <strong>“tartışmalardan”</strong> mumâileyh gürûhunun rahatsızlık duyduğu ortada!. Tabii bu <strong>“</strong>rahatsızlık<strong>”</strong>, <strong>“nasıl Mehdiyyet ve Mesihiyyeti tartışırsınız, bu, 15 asırlık Müslümanlık’da kabul gören bir husus; ve bunlara, hele Mesihiyyete inanmak şart, Mehdiyyete de icmâlen îmân lâzımdır, bunun neresi tartışılıyor, bu ne rezâlet” </strong>dedirten bir rahatsızlık aslâ olamaz&#8230; Çünki Teymiye-Vehhâbiyye-Selefiye-Lâ Mezhebiyye çizgisi ve Luter-Mealcilik ayarı ile gidişde, bunlara yer yokdur&#8230; Kısacası denilmek isteniyor ki, <strong>“bu bid’at ve hurâfeleri tartışmak ne ayıp, bizim paralel religionda olmıyan şeylerle vakit geçirenlere bakın!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Mesihiyyet ve Mehdiyyet, bizim dînimiz Müslümanlık’da yok değil, bal gibi vardır. Ammâ adı geçenlerin religionunda yokmuş, bundan bize ne?. Bizim dînimiz Müslümanlık’da <strong>“Lekum dînükum veliye dîn!”</strong> ne ma’nâya geliyor, bâlâda ve tefsirlerimizden beyân etdik&#8230; Bizim dînimizde bunlar <strong>“tartışılmaz”</strong>; ve tartışanları da hangi dindendir bilemeyiz!. 15 asırdır Kitab, Sünnet, icmâ ve müctehid imamlarımız ne demişse, biz müslümanlar bunlara îmân eder; ve fazla kelâm edib hamamoğlanları misillû lagaluga ile ömür isrâfını (Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm ile başlıyan selefimize) hakâret, küfür, nifâk, ısyân, hürmetsizlik ve hulâsa edebsizlik ve hayâsızlığın en dibi yani eşşeklik biliriz!..</p>
<p style="text-align: justify;">Mesihiyyet’e Merhûm Muhammed Hamdi Efendi, Mehdiyyet’e de Merhûm Muhammed Âtıf İskilîbî Hazerâtından ve birer misâl olmak üzere devâm ederiz inşaallah&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: right;"><em><strong>(Mâba&#8217;di var)</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 10.05.2014)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&#038;title=%285%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/5-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html" data-a2a-title="(5) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/5-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html">(5) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/5-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(4) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/4-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/4-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 May 2014 08:29:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zıyâiyye BEKÇİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[kutlu doğum haftası]]></category>
		<category><![CDATA[Mezhepsizlik dinsizliğin köprüsüdür]]></category>
		<category><![CDATA[Paralel din]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=5626</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir tarafdan İslâmiyyet’in başına ekleme yapınca “dinin o ekleme” hesâbına aradan çekildiği “ictihadında” bulunan; “selefî, şiî, sünnî ve sufî İslâm”</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/4-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html">(4) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>“KUTLU DOĞUM VE PARALEL DİN” VE MEZHEBSİZLİK DENEN “DİNSİZLİĞİN KÖPRÜSÜ!”</u></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><u>(4)</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Zıyâiyye BEKÇİSİ</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Bir tarafdan İslâmiyyet’in başına ekleme yapınca<strong> “dinin o ekleme”</strong> hesâbına aradan çekildiği<strong> “ictihadında” </strong>bulunan; <strong>“selefî, şiî, sünnî ve sufî İslâm”</strong> anlayışları (!) ve <strong>“eklemelerinden”</strong> bahseden, 15 asırlık İslâmiyyet’e<strong> “geleneksel”</strong> sıfatını takıb takıştıran, sonra da buna  hücûma geçen ve kısmen kendi uydurmalarıyla<strong> “ekleme veya eklemli genus ve familyalar”</strong> ihdâs eden; ve böylece de kendi kendisini nakzedib akıl ve îmâna zarar vesîkalık manzaralar resmeden; halbuki, 15 asırlık İslâm târihinde <strong>“geleneksel İslâm”</strong> diye bir ta’bîr aslâ olmayıb <strong>“edille-i erbaaya”</strong> müstenid bir İslâmiyyet yani<strong> “Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemaat”</strong> ana hattı bulunduğu halde, bunu değil de azılı İslâm muârızlarının ağzından düşmiyen<strong> “geleneksel İslâm anlayışı”</strong> uydurmasını kullanan, Akit gazetesi yazarı modern ve dembokrat Bay Dilipak’ın aynı köşe yazısındaki incilerine devam edelim:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Eskiden olmayan yeni bir durumla karşı karşıyayız.. Ve bu süreç, sadece iktisadi hayatımızı ve siyasi geleceğimizi değil, dini hayatımızı, ruh dünyamızı, kültür ve düşünce dünyamızı da radikal bir şekilde etkiliyor ve bu alanda zihni olacak; siyasi, kültürel, hukuki bir altyapımız da yok.. Çok kırılgan bir alanda duruyoruz..” </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Evet, <strong>“çok kırılgan bir alanda”</strong> kaymamak içün <strong>çıtkırıldım</strong> olmamak ve <strong>“altyapının”</strong> bilmem neresinden başlamak lâzımmış!</p>
<p style="text-align: justify;">Hele şu satırları anlıyacak bir züppeli veya cübbeli cihâna gelmişse, ne mutlu ve ne putlu ona&#8230; Esperanto hasretiyle buyrun:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Bitcoin geliyor. Forex aldı başına gidiyor.. E-devletten sonra e-demokrasi geliyor.. Sanal kişilikler, yani avatarlar geliyor..” </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Adam, müslüman ve müslümünca konuşan değil; süperin de üstünde, 15 asır sonrasının hârika ve <strong>“gelenekden münezzeh bir müslümanı!.”</strong> <strong>“Bitcoin-pirecoin”</strong> dünyâsının bir allâmesi!.. <strong>“Forex ne kadar alıb başını gitse”</strong>, möhderem, kuyruğundan yakalıyor!. E-devlet, e-dembokrasi, e-başkan, e-siyâset, e-paralel, e-Pensilvanya, e-Kılıç, e-Kılıçdar ve e’nin her tür fraksiyon ve cibilliyeti sebil!. <strong>“Sanal”</strong> ve sandal bir dünyâ, <strong>“avatarlar</strong> <strong>gelince”</strong> dalgalara kapılıb <strong>alabora</strong> ve (gezi parkı) olmak üzeredir!.</p>
<p style="text-align: justify;">Lisanda böylesine bir kriz, yiyib yutanlar ise keriz!</p>
<p style="text-align: justify;">Allâh’ım aklımızı bize bağışla!</p>
<p style="text-align: justify;">Yazı yazmak kimlere kaldı?</p>
<p style="text-align: justify;">Okuyalım:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Öte yandan klonlanan insanlar ve hayvanlar ya da insan hayvan, hayvan-bitki arası yeni canlı formları geliyor.. GENOM en az bilişim kadar hayatımızı altüst edecek.. Etmeye başladı bile, geni ile oynanmış gıdalarla..” </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ulan ne bilgili adam bu!. Biz rüyada görsek sırrını çözemiyeceğimiz nice ecinnî tâifesinin ilimlerini, adam kaleminin ucuna bir takdı mı, lâhzada posteki yürütür gibi uçuruyor; ve ânında hall ü fasl ediyor!. Tam mütefekkir ki, enteli bol, <strong>“GENOM”</strong> ustalığında bitirim, <strong>“GENETİK”</strong> ve antidarwinsel teorileri ise, kedicikli köyün kavalcısı mehdi Adinan’ın bin katı şıklıkda ve san’atkârca!.</p>
<p style="text-align: justify;">Hele şunları da, <strong>“olmuşken olsun”</strong> diyerek okumadan geçmeyin:</p>
<p style="text-align: justify;">“<strong><em>Anlayacağınız, bedenimiz, beynimiz ve kalbimiz yeni, daha önce olmayan bir tehdit altında.. Bu alanda devletin ve STK’ların bir acil eylem planı ortaya koyması gerek ve bu işin evrensel bir dayanışma ile sağlanması şart.. Müslümanlarla ittihad, diğer erdemli insanlarla ittifak ve değer üreten herkesle, nimet ve külfet dengesine dayalı bir itilaf anlayışı ile bu konuda herkesin bir şeyler yapması gerek..”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Beden, beyin ve kalb üçgeninde yepyeni bir <strong>“tecdîd ve tehdîd algısı!” </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ne felsefe ve ne edebî cümleler ama!. Biz de mukâbeleten ve nazîreten  arz u beyân eyleriz: Hava, su, ateş ve toprak anâsır-ı erbaasının anonim bileşkesinden doğan kalb atışları ve onların sosyokardiyolojik enerjisinin, moleküler çekim kuvvetinden fırlama, nörosentral eylem plânlarından tevellüd eden doğaçlama ve ağaçlama fantazileri!</p>
<p style="text-align: justify;">Yontma taş ve sonraki <strong>“cilâlı taş ve maden devri”</strong> kerizleme ve keşişleme çağındaki teknolojik bombokrasilerde <strong>“öncelikli tehdîd irticâ”</strong> iken, şimdiki modern <strong>“genomik”</strong> çağda ise, bu kabil exantrik ve asimetrik, mezhebsiz  molla dolmaları!</p>
<p style="text-align: justify;">En mükemmeli de:<strong> “Bu konuda herkesin bir şeyler yapması gerek!”</strong> şeklindeki entel soslu dantel tesbit!.. Bir <strong>şey</strong> yap da ne olursa olsun, Bülend vatandaş gibi istersen <strong>“şeyini şey etdiğimin şeyini”</strong> şey YAP, ama bir <strong>şey</strong> yap işte!. İstersen, Pensilvanya’yı ayakyollarındaki abdomen gürültülerine kadar dinlemek içün <strong>“hâriciye nezâret-i cümhûriyyesinde”</strong> telekominikasyon sekreteryası kur!</p>
<p style="text-align: justify;">Adam şimdi de, ânifen sanki Sûriye hududuna fırladı:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Sanki mayınlı tarlada top oynar gibiyiz..” </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Aynen öyle, bu<strong> “mayınlı tarlada top oynar gibi”</strong> bir <strong>ŞEY</strong> yapılması lazım!. Meselâ Hacı Abdullah Beyefendi <strong>şey</strong> yapılmalı, Başbakan!.. Dilipak fevkal’âde hikmetli söylemede: <strong>“Bu konuda herkesin bir şeyler yapması gerek!” </strong>Uzun Âdem Receb Paşamız da, karizması tam yerli yerindeyken Onun yerine <strong>birşeyler</strong> olmalı!&#8230; O, onun makâmına bir <strong>şey</strong> yapılmalı, becâyiş eylenmeli&#8230; Först leydiler de Leylâ olmadan, biribirinin yerine bir <strong>şey</strong> olmalılar!</p>
<p style="text-align: justify;"> Hacı Bey’e <strong>BAŞBAKANLIK</strong> bizce de fevkal’âde yakışır ama!. Sesi de her gün 3 yumurta içirilerek pürüzlemeden pütürlemiye oradan da tırıslamaya geçdi mi, ipek gibi yumuşacık olur; ve hassas kulaklara da bayram ve kutsal bir şenlikdir!. Böylece en iyi, en güzel ve en müstakim Başbakan-ı Demokrâsiyye demekdir!.</p>
<p style="text-align: justify;"> Pensilvanya’ya da, Büyük ve Papalık misyonlu Vatikâno Okyanusya BAYRAMI!.</p>
<p style="text-align: justify;"> Paraleli parabollenmiş gönüllere en büyük ödül ve bülbül!. Uzun Âdem de bilmem kaç râkımlı tepede<strong> “mayınlar arasında Emnânım kardeşimizle TOP oynasın, maç yapsın!”</strong> Hakem de, ilkbahar kuzularının tatlı tatlı melemeleri, koyunların o mis gibi çayır kokulu <strong>gevişleri</strong> arasında, <strong>“gelenekçi müsülmanlar”</strong> adüvv-i azmanı Abdurrahman Çelebi!</p>
<p style="text-align: justify;">Mars’dan inen uzuy uzmanı bir yazar olsa, ancak şu kadar şahâne yazabilir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Kutlu Doğum Haftası, bu konuları konuşmak, üzerinde düşünmek için bir fırsat, bir vesile olabilir mi?” </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Neden olmasın?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Düşünüyorum öyle ise varım; madem ben varım, öyle ise beni Yaradan’ın neden kutlu ve mutlu ve kurtlu ve putlu haftaları, ayları ve yılları olmasın?!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Düşünmek”</strong> çün, senedeeeeeen seneye bu bir tek haftacık, neden <strong>“bir fırsat ve bir vesîle olamasın!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Düşün adamı, düşünce madamı olmak, bunu aslâ kabûl ve dühûl ile telâkkî edemez!.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Kutlu ve utlu ve tamburlu Doğum Haftası”</strong> zaten, İslâmiyyet’i<strong> “Dembokrasi vagonuna yükleyib ma’lûm istasyonda indirmek üzere”</strong> ne güzel bir fırsat ve vesile değil mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Gene krizli ve maalesef kerizsiz bir satır:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Paralel din de tam da bu krizlerin ortasında patladı..”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Krizlerin tam ortasında değil işte, biraz sağ tarafa yamularak <strong>KERİZLERİN</strong> tam ortasında!.</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi en yüksek ilim frekansı ve periyoduyla, mesajlar masaj ve akupunktur noktalarından verilecek, çok dikkat ve rikkatle ve uzaylı gözü ve nazarıyla temâşâya ne buyrulur:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> “Bilişim ve Genom teknolojisi, makro kozmoz ve mikro kozmoz, atom ve uzay hakkında bilgiler geliştikçe, geleneksel din anlayışı sorunları anlamak ve çözmekte zorlanıyor.. Yeni din anlayışı ise savruluyor.. Bizim geçmişin bilgi birikimi ve geleneğin umudu ile bugünümüzü yeniden anlamlı kılmamız gerekiyor..” </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">İşte artık geleneksel müctehid ve ictihâdlar, <strong>“bilişim ve genom teknolojisi ve makro kozmoz ve mikro kozmoz ve uzay ve atom bilgilerinin üretdiği ve yahudi saçına çevirdiği sorunları”</strong>, burunları üzerine sürtülmekden kurtarmıyor; ve Allâh’a havâle ederek seyrediyor!. <strong>“Geleneksel din anlayışı, anlama ve çözme”</strong> işinde sokaklara inib, onun bunun çocuğuna muhatâb olmuyor!. <strong>“Yeni din anlayışı da savruluyor”</strong>; aynı hazân yaprakları gibi&#8230; Artık <strong>“ictihad-müctehid devri”</strong> kapandı;<strong> “geçmişin bilgi birikim ve geleneğin umudu” </strong>aşkına, düşün adam ve madamları devri başlamışdır!</p>
<p style="text-align: justify;">Yâ Rabb, kafayı sıyıranlara tez şifâ ihsân eyle!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Genom teknolojisi, ozmoz, kozmoz”</strong>, yakamoz ve moloz  kabilinden sayıb dökerken, (kafayı sıyırmak) bir yana, şimdi moda olduğu şekliyle saç-sakal usturayla kazınmış şimşir gibi kelleler ortalığı istilâ edib, bunların diliyle de <strong>“edille-i erbaa” </strong> 3’e, derken 2’ye, 1’e, oradan da (sıfıra) kazınıb kafa sıyırarak, mezhebsiz dünyası 15 asırlık dîne bir güzel <strong>“mâfiş”</strong> çekmiye doğru koşuyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Ah bu, Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm ve O’nun ashâb-ı güzîni zamanından beri gelen, asran ba’de asrın, neslen ba’de neslin ve karnen ba’de karnin, dur durak bilmeden <strong>GELEN</strong> geleneksel din anlayışı ah!. Mezardakileri de dâhil bütün Teymiyeci-Vehhâbî-Selefî ve Mezhebsiz tâifeleri kazığa çakan; ah, bu 15 asırlık son derece sağlam <strong>eserleri</strong> ile onbinlerce kütübhâneyi kapılarına kadar istilâ eden, bu <strong>“GELENEKSEL DİN ANLAYIŞI ah!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Gene gelib çatdı, Dilipak’ın püskülsüz beresine püsküllü belâ gibi!</p>
<p style="text-align: justify;">Ne güzel kafa buluyorduk; gel de şimdi, muhâtab-ı âkil ü sâkilin cemâziyelevvelinden başlama!</p>
<p style="text-align: justify;">Demek ki Abdur Çelebi’ye göre<strong> “makro kozmoz ve mikro kozmoz, genom teknolojisi, atom anatomisi ve uzay uzmanolojisi ile mezapotom ve hipapotom”</strong> tüm mahlûkların arasını, bu <strong>“geleneksel din anlayışı”</strong> bulmayıb seyre bakıyor; ve <strong>“her kafadan sıkılan ve ateşlenen mezhebsiz çenelerinizle yiyin biribirinizi”</strong> diyor; böylece de en <strong>“geleneksel”</strong> cinâyet ve cürümleri işliyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu adamların <strong>“geleneksel din”</strong> dediği ve kökü Kitab ve Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm Hazretlerine ve bu15 asırlık edille-i erbaaya dayanan ve <strong>müctehidler</strong> başda olduğu halde Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemaat müfessir, muhaddis, mütekellim ve mutasavvıfları ile bize kadar aynen muhâfaza edilerek teslîm edilen <strong>Müslümanlık</strong>, artık kat’iyyen sâbit olmuşdur ki, bu nevzuhur <strong>“paralellerin”</strong> sûret-i kat’iyyede işine gelmiyor!. Asıl <strong>“Paralel DÎN”</strong> denen rezâleti, ciamaat Locafendisinden çok daha evvel başlatan, bu <strong>“mezhebsiz ve mealci”</strong> gürûh-ı lâ yüflihûndur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> Dedik ya, Pensilvanya <strong>“paralelizosyonu”</strong> 40-50 senelik bir Târih-i Arz-ı Rûm’a dayanmakda!. Halbuki öteki, 7-8 asır evvelin Teymiyelerine kadar dal budak eylemekde&#8230; Kendi âyîne ve fotograflarına bakmıyan bu adamlar, hedef saptırmak ve <strong>“paralel din” </strong>suçunu başkalarına da hasretmek ve böylece hısım akraba halkalarını alabildiğine genişletmek ve sirâyet hududlarını kıt’alar arası vüs’ate kavuşturmak içün, bu gözboyamaların peşine düşmektedirler&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Şu rezilliğin küpüne, bir kere daha dikkat ve ibretle bakınız:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Bilişim ve Genom teknolojisi, makro kozmoz ve mikro kozmoz, atom ve uzay hakkında bilgiler geliştikçe, geleneksel din anlayışı sorunları anlamak ve çözmekte zorlanıyor..” </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">15 asırlık Müslümanlık, temellerini, Allâh Rasûlü Aleyhisselâm’dan, sahabîlerden, tâbiin, tebei tâbiin, müctehidîn ve etbâından bugüne kadar bütün asliyeti ile asran ba’de asrin getirecek, ammâ ve lâkin, <strong>“sorunları anlamıyor ve çözemiyor!”</strong> olacak&#8230; Locafendi Hazıretlerinin yıllardır kitablara geçirdiği beyanları da, tam da bu ya!..</p>
<p style="text-align: justify;">Gel de, Allâh Azze’nin Muazzez, Mukaddes ve Münezzeh Dinini âciz ve <strong>“geçersiz” </strong>göstermiye kıyâm eden, Allâh Azze’nin Dîni’ni tanınmaz hâle getirmek içün her türlü tahrîfât, tağyîrât ve tebdilâtı ve tahkîrâtı revâ gören heriflerin alnının tam ortasına (..kürme) veya bunlara (lâ’..t) okumadan dur!</p>
<p style="text-align: justify;">Ulan mezhebsizlik ve mealci zibidiliği ne güne duruyor, <strong>“sorunları ve morunları anlasın ve ÇÖZSÜNLER!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">(Kö.ek sürüsü) kadar da çoğaldılar, sağda solda!</p>
<p style="text-align: justify;">Biz <strong>“gelenekçilerin”</strong> böyle bir <strong>“problem, proleterem ve prometelemlerinin simetrik koordinat eksenlerinin açılım tabaka ve katmanlarının kozmoz ve genom aralarına”</strong> hastir çekmekden başka ihtiyâcımız yok ki!.</p>
<p style="text-align: justify;"> Bu akıl ve mantık zehirlenmesi içindekiler ne kadar kör gözlerle bakıyorlar ki, İslâmiyyet’e âid mevzuun <strong>“mutlak hakîkat ve ins ü cinni buna sevkeden usûl ve disiplin hududları”</strong> olduğunu bir türlü idrâk edemiyorlar veya ve en ziyâde (takiyye) sürtüklüğüyle sırıtıyorlar!. Askeriyenin mevzuu sinema teknolojisi değildir!. Allâh Dîni İslâmiyyet’in mevzuu da <strong><em>“Bilişim ve Genom teknolojisi, makro kozmoz ve mikro kozmoz, atom ve uzay hakkında bilgiler” </em></strong>mi olacak?!&#8230; Veya, bunlarla dal budak salan gavur aklının abur cubur necâset mes&#8217;eleleri mi; veya i&#8217;rabda yeri olmıyan şeytan hinlikleri mi, hâşâ?. İctihad-ı şer&#8217;îye taallûku olmıyan binbir iblis muhayyilâtını (mes&#8217;ele) diye zikret, sonra da bunlara <strong>&#8220;din cevab versin, bak verememiş, o zaman genom teknolojisi , ozmoz kozmoz bilmem nesi yokdu, şimdi ohooo uçuyoruz!&#8221;</strong> nânesi ye!. Mezhebsiz ve telfikçi zibidilerin yapdığı sadece işte böyle üçkâğıtçılıklar!</p>
<p style="text-align: justify;">Ziraatle alâkalı sual soran sahâbîye, Allâh Rasûlü Efendimiz Aleyhisselâm <strong>“siz bunları daha iyi bilirsiniz”</strong> meâlinde  cevâb vermedi mi?. Allâh Azze’nin irâde ve hâkimiyyetini,<strong> “genom teknolojisinin ibişliğine, makro ve mikro kozmozların molozlarına”</strong> muhâtab etmek içün perende atıb, sonra da <strong>“bak ses yok, tıssss”</strong> diyerek o Dîne <strong>“acziyet”</strong> bulaştırmıya kalkanlar, dinlerinin ne olduğunu apaçık ortaya koyabilmeli (takiyye) sürtüklüğü yapmamalıdırlar&#8230; Temelleri &#8220;edille-i erbaa&#8221; olan İslâmiyyet&#8217;i beğenmiyen, başka bir religiona girer veya kendisi uydurur, erkek gibi ortaya çıkar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Merhûm Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi Hazretleri&#8217;nin buyurduğu gibi <strong>&#8220;&#8230;.dinden korkmamanın ma&#8217;nâsı,kolay kolay ondan çıkılmadığından değil, (çıkılsa da sanki ne lazım gelir, ne gâib edilmiş olur?) tarzında bir korkusuzluk ve bir nevi asrîlik şecaati iktisab etmekdir. Onun içün dini tepe tepe kullanırsın,(din beni terketse bile, ben onun yakasını bırakmam) dersin!&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>“Paralel din”</strong> işte budur; belki <strong>“paralel ateizmin”</strong> kafayı sıyırtan cinsi!</p>
<p style="text-align: justify;"> Bunların düzenlediği ve düzdüğü insan hayâtında, kendi sâhaları içinde uydurdukları değişikliklere, İslamiyyet’in de burnunu sokarak basitleşmesi ve din hakikatından çıkarak müdâhil olması isteniyor!. Kafayı sıyırmadıkça, İslâmiyyet gibi bütün devirleri kuşatan Mutlak Hakikatlar hazînesi bir <strong>Dîne</strong>, herhangi bir insan <strong>&#8220;böyle mevzii ve mevzuu dışı değişmelere muhatabsın”</strong> diyerek ona bir palyaço kıyâfeti biçib dikemez&#8230; Aksi halde cihânın en büyük hâinliği ve kâfirliği devreye girer!</p>
<p style="text-align: justify;">Kafa ve kelle üşütmelerini, <strong><em>“Bilişim ve Genom teknolojisi, makro ve mikro kozmoz, atom ve uzay hakkında bilgiler” </em></strong>diyerek, bunların eline ve kucağına yatıranlar, psikoteolojik entelicensiyalarını (!) kaybetmiş; pusulasız ve gayr-i müzekker yaratıklar zümresine dâhiller demekdir!.. Kedicikli Köyün Kavalcısı ve <strong>“Mehdisi”</strong> Adinân-i âkilşân ve dâhiyân dahî, böyle 20 milyon sene evvelki dörtbacaklı Darwinolojik iskeletlerin bu<strong> “makro ve mikro kozmozlu, moloz ve yakamozlu teknolojilerin atom ve uzay teorilerini”</strong>, kediciklerine bile mama yapıb <strong>“hamm”</strong> etdiremez!</p>
<p style="text-align: justify;">Bunlar, mezhebsiz ve mealci nevzuhurların, uzaylı ozmoz ve kozmoz ayazında kalarak üşütmesi veya problematik analitiğidir!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Geçmişin bilgi birikimi”</strong> ne demek, <strong>“gelenekçilerin bilgileri”</strong> öyle mi?. Hem <strong>“gelenekçiler”</strong> deyib aslını inkâr edenler gibi soy kütüğünü açık edecek ve saldırıb cibilliyetini fâş edeceksin; hem de, bu kadar aşağıladığın adamların <strong>“15 asırlık bilgi birikimlerine”</strong> ortak olacaksın!”</p>
<p style="text-align: justify;"> O 15 asrın dünyasını apıştıran, o eşsiz ve nâdîr âsâr ve ilmin topu da, zehir olsun, zıkkım olsun nankörlerine!..</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Bugünümüzü yeniden anlamlı kılmak!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Anlıyan beri gelsin!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu anlamsızlığı anlamlı kılacak şeyin şeyinden gel de başlama!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Anlamınız”</strong> da yerin 7 kat dibine!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Paralel Dîn”</strong> peşindeki, îmânı, südü, kanı, soyu ve sopu belli adam ve madamların topunun da canı (ce&#8230;..m)e!</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 03.05.2014)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F4-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%284%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F4-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%284%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F4-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%284%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F4-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%284%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F4-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%284%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F4-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%284%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F4-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%284%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F4-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%284%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F4-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%284%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F4-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%284%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F4-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%284%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F4-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%284%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F4-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%284%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F4-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%284%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F4-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%284%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F4-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&#038;title=%284%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/4-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html" data-a2a-title="(4) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/4-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html">(4) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/4-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(3) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/3-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/3-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 May 2014 08:27:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zıyâiyye BEKÇİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[kutlu doğum haftası]]></category>
		<category><![CDATA[Mezhepsizlik dinsizliğin köprüsüdür]]></category>
		<category><![CDATA[Paralel din]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=5623</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dilipak nâm adamın şu aşağıdaki satırları ile ne demek istediğine bir evvelki makâlemizde cevab vermişdik. Kıyâs-ı Fukaha, sonra icmâ’-ı ümmetin nasıl</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/3-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html">(3) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>“KUTLU DOĞUM VE PARALEL DİN” VE MEZHEBSİZLİK DENEN “DİNSİZLİĞİN KÖPRÜSÜ!”</u></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><u>(3)</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Zıyâiyye BEKÇİSİ</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dilipak nâm adamın şu aşağıdaki satırları ile ne demek istediğine bir evvelki makâlemizde cevab vermişdik. Kıyâs-ı Fukaha, sonra icmâ’-ı ümmetin nasıl keenlemyekün sayıldığını ve bunlardan sonra da sıranın Sünnet ve Kitâb’a geleceğini; ve bunun, Merhûm Şeyhülislâm tarafından 86 yıl evvel haber verildiğini beyân etmişdik. Apaçık görüleceği gibi aşağıdaki ikinci paragrafda, <strong>“hadîsler ve fetvâlar diyerek”</strong> bu hususdaki <strong>“geleneksel anlayışların bir anda anlamını kaybedebileceğini” </strong>hiç îmân sıkıntısı çekmeden, bu makûle adamların yazabildiklerini de görmüşdük. Tekrar bunları hatırlayıb, bir alt cümleye geçelim:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Bilgisayar üzerinden hadisler, fetvalar, zaman ve mekanla ilişkilendirilerek asimetrik sorgulamaya tabi tutulduğunda birçok geleneksel anlayışlar bir anda anlamını kaybedebiliyor..</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Ne tek bir Sufilik var, ne tek bir Sünnilik. Tek bir Şîa da yok. Tek bir Selefilikte!” </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Allâh’ın Dîni o kadar oyuncak  ve kıymetsiz bir nesne olarak görülüyor ki, yukarıda uydurulan farazî ve muhayyel bir takım <strong>“anlam kaybetmeler”</strong>; <strong>“sûfîlik, Sünnîlik, Şia ve Selefîlik”</strong> gibi hakk ve gayr-i hakk mezheb ve mezheb bile olmıyan bazı yollar, biribirleri ile karıştırılarak hepsi bir cinsmiş gibi câhilce <strong>Akit</strong> cerîdesi okuyucularına servis ediliyor!. Ve asırlardır, ana akâid temel ve usûlleri arasında îcâbında nâmütenâhî fark ve ayrılıkları olan mezheb veya anlayışların kendi aralarında bile bölünmelere uğramaları, onlarla beraber zikredilen<strong> “sünnîlik”</strong>e de sıçratılıb bulaştırılarak, onun da ötekiler gibi aynı keyfiyetde ve sıradan bâtıl bir yol olduğu, Akit kâriîn-i kirâmı müslümancıklara hiç utanıb çekinmeden takdîm ü telkîn ediliyor&#8230; Böylece <strong>“sünnîliğin”</strong>, hakîkati i’tibâriyle küçük düşürülmiye çalışıldığını nefretle görüyoruz&#8230; Bütün bunlar, tam bir saptırma ve hakkı bâtıllarla telbis felâketidir&#8230; Sünnîlik, hiçbir zaman bölünmemiş, akâid, fıkıh ve ahlâk mezheb ve tarikleri ile müctehîd ve pîrânına bağlılığı son derece sahih, sâlim ve sâbit olarak yaşatılmışdır. Sünnîlik disiplin, temel ve usûllerinden ayrılarak sapıtan, ana çizgiden i’tizâl eden, Hasan-ı Basri Hazretlerini terk ederek ondan kopduğu hâlde  kendisini <strong>“sünnî”</strong> diye gösteren grup veya klik ne varsa, bunlar, aklı başında bir müslüman tarafından <strong>“sünnî”</strong> mezheb, tarik ve yollar olarak aslâ kabûl edilemezler&#8230; Bunları <strong>“sünnî”</strong> bölünmeler olarak göstermek istiyenler, sünnîliğe içden içe buğz ve adâveti olub onu küçük düşürmiye çalışan, mezhebsiz, edille-i erbaa tanımıyan, Teymiye-Luter çizgisinin yoldan çıkardığı zihin ve akıl tutulmasındaki heriflerdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yukarıda, 15 asırlık mezheb disiplin ve usûlleri üzerinden İslâmiyyet’i idrâk etmenin gûyâ bugün işe yaramadığı yalan ve bühtânı dile getirilirken, adı geçen mezheblerin de kendi içlerinde bölündükleri dile getiriliyor. Ancak dediğimiz gibi hinliğe bakınız ki, bölündükleri ve parçalandıkları şübhe götürmez mezhebler arasına, <strong>“Sünnîlik”</strong> diyerek, Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemaat da sokuluyor!. Sünnîlik de, onlar arasında zikredilerek, onun da ötekilerin aynısı imiş gibi gösterilmesiyle, bölünenlerden biri olduğu, son derece utanmazca zihinlere bulaştırılmak isteniyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir kere <strong>“sûfîlik”,</strong> sünnîlik gibi hakk ve şia gibi bâtıl bir mezheb değildir. Sufizm de, her memleketde ayrı telâkkîlere sâhib, her zamana, her kafaya ve  her felsefeye göre çok çeşitli tarif ve ma’nâları olan, hatta bazı yerde <strong>“tasavvuf”, </strong>bazı yerde <strong>“mistisizm”</strong> ma’nâsı yüklenerek bile kullanılan lâstikli bir ta’birdir&#8230; Bunun mezhebler arasına sokularak bir mezheb cinsi imiş gibi zikredilmesi, tam bir cehâlet değilse, tam bir fitne hedeflemesidir!</p>
<p style="text-align: justify;">Aynı şekilde <strong>“selefîlik”</strong> denilen cereyan da, muayyen bir müessis veya müctehidi olan ve mezhebler târihinde diğer mezhebler gibi yer alan, tedvîn edilmiş husûsî bir mezheb kat’iyyen değildir&#8230; Ma’lum ta’biriyle elmalarla armutları hatta <strong>“ahlatın iyilerini”</strong> aynı cinsmiş gibi toplamak kabilinden bu kasıtlı ve çarpık beyanlar, hangi fâsid niyetlerle hareket edildiğini apaçık göstermektedir. Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm Efendimiz Hazretlerinin ehâdîs-i şerîfeleri ile kat’iyyen sâbitdir ki, ilk üç asır, Kıyâmet’e kadar gelecek müslümanların örnek alacağı bir nevî kıyâsî vâhiddir. Bu üç asrın ashâbı, ulemâ, sulehâ, evliyâ ve asfiyası, (ashâb-tâbiîn-tebe-i tâbiîn ve müctehidîn) isimleriyle de bilindiği hâlde, İslâmiyyet’in altın devirleridir ki, bunlar, <strong><em>SELEF-İ SÂLİHÎN</em></strong> veya <strong><em>SELEF</em></strong> ulemâsı olarak bir hakîkata sâhibdirler. Bu tabirler bir mezheb ismi değil, görüldüğü gibi belli bir zamandaki bütün ehl-i sünnet ulemâsına verilen ve onların tamâmını da ihâta eden umumî ta’birlerdir&#8230;Kendilerini bu (selef) kelimesine nisbet ile <strong>“selefî”</strong> olarak takdîm eden ve yollarına da <strong>“selefîlik”</strong> diyenler, <strong>“selef-i sâlihîn efendilerimize”</strong> nisbet gibi bir gözboyama içinde olub; o ilk üç asrın dokunulmazlık zırhını da gasbederek, kendilerine beleş rütbeler ve üstünlükler uydurmaktadırlar!.. Kendilerini <strong>“selefîliğe”</strong> nisbet etme hinliği, mirasyediliği ve uyanıklığı ile, <strong>“selefîyiz”</strong> diyerek en doğru, en güzel ve en iyi çizgide veya mezhebde olduklarını üfüren ve höykürenler, <strong>mezhebsiz ve takıyyeci</strong> <strong>ve ehl-i sünnet muârızı</strong> nevzuhurlardan başka bir şey kabul edilemezler&#8230; Daha evvel de beyân etdiğimiz gibi, ehl-i sünnet’in i’tikâdî 2, amelî 4 şûbesinin bulunduğu izâhdan vârestedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Adı geçen Akit âilesinin entel (!) kalemi, buraya kadar iktibâs etdiğimiz son derece tehlikeli satır ve hükümleri ile, korkunç bir yıkıcılık ve bölücülüğe cür’et etmektedir. Ancak bir sonraki paragrafa bağlanmak içün şu satırların tekrârına lüzum görüyoruz:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Bilgisayar üzerinden hadisler, fetvalar, zaman ve mekanla ilişkilendirilerek asimetrik sorgulamaya tabi tutulduğunda birçok geleneksel anlayışlar bir anda anlamını kaybedebiliyor..</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Ne tek bir Sufilik var, ne tek bir Sünnilik. Tek bir Şîa da yok. Tek bir Selefilikte!” </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi bu (akla ve imana zarar) satırlardan sonra, bakınız çâre ve halledicilik nereden ve nasıl gelmeli imiş, gene (akla ve îmâna) zarar olarak buyrun:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Bu konuda ilahiyatların, iletişim fakülteleri, siyaset, sosyoloji ve psikoloji fakülteleri ile ortak çalışmalar yapması gerek.. Bu konuda bir devlet politikası gerekli.. “</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu işleri düzeltmek içün de, <strong>“Ben laik dembokratik cumhuriyetim, Avrupa hukuk normlarına inanmışım, sosyalliğimin temeli de haçlı dünyadır, seküler dünyanın bir parçası olarak vücud hikmetine sahibim” </strong>diyen bir devletin, ALLÂH AZZE’NİN DÎNİ ÜZERİNDE POLİTİKASI GEREKLİ&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Kitab, Sünnet, İcmâ’ ve Kıyâs-ı Müctehidîn, böyle bir devlet politikası elinde işlerlik ve muteberlik ve <strong>“anlam” </strong>kazanacak!!!</p>
<p style="text-align: justify;">Koyunların başına kurt çoban yapılarak!</p>
<p style="text-align: justify;">İşte, Teymiye- Lüter usûl çizgisinde mezhebsizlik tüttüren (aydın kellelerin) çâresi!</p>
<p style="text-align: justify;"> Bayar’ın diliyle,<strong> “biz Lozan’da Batılılara SÖZ verdik, belli bir zaman içinde Anadolu’dan İslâmiyyet’i tamâmen kaldıracağız. Ben, bunun baş takibçisi olacağım. Benden sonra benim yerime gelenler de bunun takibçisi olacaklardır”</strong> diyen BİR ZİHNİYETİN POLİTİKASI GEREKLİ!</p>
<p style="text-align: justify;">Oha!</p>
<p style="text-align: justify;">Teymiye-Luter kelle koalisyonunun<strong> “tek bir sufilik, tek bir sünnilik, tek bir selefilik ve tek bir şiilik”</strong> icâd etmek içün bulduğu, hârika, süper, muhteşem, muazzam, mükemmel ve fevkal’âdenin de fevkinde dembokratik ÇÂRE işte bu!</p>
<p style="text-align: justify;">Laik, seküler, dembokrat, sosyal ve Lozan maddeleriyle kıskıvrak bağlı ve dünyâ görüşü pozitivist ve materialist bir DEVLETİN, İslâmiyyet’in (elifi) ile alâkası olmıyan hatta tam tersden olan, <strong>“iletişim, psikoloji, siyâset ve sosyoloji fakülteleri, ilahyapyatlarının imdâdına “ortak çalışma” adına koşacak”;</strong> ve böyle bir DEVLETİN BÖYLE BİR POLİTİKASIYLA O BÖLÜK BÖRÇÜK MEZHEB VE MESLEKLER DERHAL HİZÂYA GİREREK YERLİ YERİNE OTURACAK, BİRLİK DER’AKAB TE’MÎN EDİLECEK VE REZÂLET SONA ERECEK!!!</p>
<p style="text-align: justify;"> Parlamento Reisi Cemil Efendi <strong>“temsîli demokrasi iflâs etmişdir!”</strong> derken, bunca <strong>“dembokratik, laik, mezhebsiz, Teymiye-Lüter mürîdi, selefî-vehhabî”</strong> akıl ve îmânlarının da bir anda iflas edeceğini mi demek istemişdi acebâ???</p>
<p style="text-align: justify;">Dilipak, ilahiyatların yardımına <strong>“iletişim, sosyoloji, siyaset ve psikoloji fakültelerinin”</strong> koşmasını, acabâ neden lüzumlu ve kâfi görmüş olabilir?. 14 asırdır<strong> “takrib-i mezâhib”</strong> şeytanlığı içün uğraşan zibidiler buna muvaffak olamıyorken, bu üç fakültenin (felsefeci), laik ve seküler kafaları, bu birleştirme işine derakab nasıl çâre bulabileceklerdir?.</p>
<p style="text-align: justify;">Dindışılıkdan DÎNE, en güzel ve samîmî çâreler!.</p>
<p style="text-align: justify;"> Dilipak denen adama âid akıl, fikir ve mantık estetiği&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Öyle mükemmel ve dört başı ma’mûr,  İznik Konsülü misillü bir KONSÜL meydana getirilmeden, bu işin halledilmesi mümkin midir?</p>
<p style="text-align: justify;">Abant’da veya Suud’un çok <strong>“görkemli”</strong> bir saray hareminde öyle bir muazzam <strong>KONSÜL</strong> toplanmalı ve <strong>“ilahiyatçılara yardımcı olmalıdır”</strong> ki, bu konsülde hukuk, iktisad, güzel sanatlar, bale, tiyatro, şan, spor, sosyoloji destekli sexsoloji, sismoloji, üroloji, tipoloji ve oseonografi bilim ve ilim ve dilim ana dalı ve budaklarının ateist ve düalist tedris âzâları da <strong>“ortak çalışmaya”</strong> da’vet edilmelidir!.</p>
<p style="text-align: justify;"> Bunlar da yetmez, <strong>“papalık misyonu içün Locafendisiyle Vatikan’a”</strong> giden ve <strong>“Papa cenablarının”</strong> elini öpüp sonra alnına yapıştıran (Alat. Kay.) gibi katalizatörler de, bu <strong>“ortak çalışmaya”</strong> dâhil olmalıdır!.</p>
<p style="text-align: justify;"> Bu da yetmez, onların, o insanüstü Locafendisi demek olan emekli ve uzun adam müzmahili ve münhezimi emekdâr vâizleri, sonra fâiz-vâiz lobisi büyükleri, Kâinâtın İmamı gibiler, öteki küçük imamlar, Yaşar, Kaşar, 4 beyazın en siyahları, Haşimîler, Pensiyvanya’ya inzivâ ve <strong>“keşf ü kerâmet îmâlâtı”</strong> içün gidenler, tezgâh ve karargâh peşine düşenler, parallel ciamaatlar, DİBçi ve dipçikçi sarıklı politikacılar, Başsavcı emeklisi Mural Mavaş, Mami Kelçuk, Mecdet Sezar, Kılçıkoğlu, Vahçeli de <strong>“ortak çalışma” </strong>mütehassısı olmalıdırlar!. Hatta ölenler de, Locafendinin himmet ve gayretiyle referandum içün mezarlarından fırlayıb nasıl oy vermişlerse, bu <strong>“ortak çalışma”</strong> projesine de bütün <strong>“mülâhaza ve muhâfaza silâhlarını kuşanarak” </strong> müzâhir olur gibi müdâhil olmalılardır&#8230; Meselâ Dilipak’ın kadim dostu müteveffâ (B.klamış Mateş), dostlarının dostu gene müteveffâ-yı (cehennem mekân) Pürkan Maylan,  henüz yaşayan kamalist Haltettin Karaca, Zibidi müctehid Haltettin Karakan, Salamon Mateş, bilcümle vatan kurtaran ve kurtlayan paşşa ve maşşalar, bilcümle müflis dembokratlar, müstakbel BAŞKANLAR, icazetini yahudiden dilenenler, himmet hırsızları, finans fâhişeleri&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Kendilerini, Manukyanik  BÜYÜK PATRONLARINA <strong>“vergilendirilmiş kutsal sermâyeler”</strong> olarak armağan ve vakfeden bilcümle  dişi rejim kurbanları&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu<strong> “ortak çalışma konsülüne” </strong>Eygi’nin <strong>“beytülmal”</strong> dediği böyle laik bir bütçeden aldığı maaşlarla mukaddes vazifelerini yürüten bilcümle cumhuriyet ve dembokrasi imam, püftü, fâiz-vâiz zümresi, şeyh, şıh, mıh, v.s.ler de dâhil olmalıdır!&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kadar kuvvetli bir kadro işe el atmazsa, Dilipak’ın ütopisindeki tropikal meyvaların toplanmasına ve GDO’suz üretim rekoltelerinin en güzel noktalarda tahakkukuna imkân var mıdır, ins ü cin söylesin ve şâhid olsun!?</p>
<p style="text-align: justify;">İlâhiyatlarla sâdece <strong>“iletişim, siyaset, sosyoloji ve psikoloji gibi 4 fakültenin ortak çalışması”</strong> bu işin altından kalkmıya asla kâfi gelemez!..</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 02.05.2014)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F3-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%283%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F3-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%283%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F3-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%283%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F3-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%283%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F3-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%283%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F3-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%283%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F3-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%283%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F3-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%283%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F3-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%283%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F3-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%283%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F3-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%283%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F3-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%283%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F3-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%283%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F3-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%283%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F3-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%283%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F3-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&#038;title=%283%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/3-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html" data-a2a-title="(3) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/3-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html">(3) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/3-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(2) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/2-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/2-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Apr 2014 08:27:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zıyâiyye BEKÇİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[kutlu doğum haftası]]></category>
		<category><![CDATA[Mezhepsizlik dinsizliğin köprüsüdür]]></category>
		<category><![CDATA[Paralel din]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=5624</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyük allâme ve geçdiğimiz asırda İslâm Âleminin Akâidde İmam olarak kabûl etdiği Şanlı Mücâhid Şeyhülislâm Merhûm Mustafa Sabri Efendi </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/2-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html">(2) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>“KUTLU DOĞUM VE PARALEL DİN” VE MEZHEBSİZLİK DENEN “DİNSİZLİĞİN KÖPRÜSÜ!”</u></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><u>(2)</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Zıyâiyye BEKÇİSİ</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Büyük allâme ve geçdiğimiz asırda İslâm Âleminin Akâidde İmam olarak kabûl etdiği Şanlı Mücâhid Şeyhülislâm Merhûm Mustafa Sabri Efendi Hazretlerinin <strong>“mezhebsizlik”</strong> denen İslâm düşmanlığı ile nasıl mücâdele etdiği, rahmetlinin satırlarını okurken bütün inceliği ile anlaşılacakdır. (25 Şa’bân 1346)&#8230;.(17 Şubat 1928) tarihli  ve Yunanistan’da neşretdiği Yarın Gazetesindeki <strong>“Hezeyan Toptancıları”</strong> serlevhalı seri yazılarında, İcmâ’ ve Kıyâs-ı Fukahâ münkiri aşşağılık mezhebsizlerin, aslında Kitab ve Sünnet münkiri dinsiz herifler olduğu, bedâhaten ortadadır&#8230; Merhûm’un, gâvur dilinde <strong>“prototip”</strong> olarak geçen (örnek modeli) ise, öyle sıradan bir adam veya echel-i cühelâdan bir gazeteci paçavrası falan değil; <strong>Bosna Reisü’l-Ulemâsı Cemâl Havâce</strong> nâmında, üstelik de ilim sâhibi nasibsiz bir herifdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> Tanzîmat denen Ehl-i Salîb yanaşmalığıyla başlıyan vahye yan çizme  yamuklukları, Jön Türkler ve İttihad-Terakkî masonlarının haçlı gâvur taraftarlıkları ve binnetîce Bayar&#8217;ın diliyle <strong>&#8220;İslâmiyyet’i Lozan’da verilen sözler mu’cebince Anadolu’dan kaldırma&#8221;</strong> hâinlikleri, Cumhûriyet ateistleri zamanında son haddine varmış; ve İslâmiyyet’in 4 edillesinin temelinin de temelini teşkîl eden Kur’an-ı Azîmüşşân, hükümsüz kılınmış ve rafa kaldırılmışdı&#8230;. Aklı ve îmânı, bu dîn düşmanlıklarına direnenler, müslümanlıklarını muhâfaza etmiş, direnemeyib kamalizma propagandalarıyla zehirlenenler ise, ne kadar <strong>“kamalizma karşısında”</strong> imiş gibi görünüb müslüman geçinmişlerse de, bidâyetde <strong>“mezhebsizlik”</strong> gayyâsına düşerek, yalınız icmâ ve kıyâs-ı müctehidîni inkârla kaldıklarını ve bunun da İslâmiyyet’e bir zararının olamıyacağını eblehçe müdâfaa etmişlerdi&#8230; Çünki (ictihâd) disiplin ve usûlü yani MÜCTEHİD İMAMLARIN, o ilm-i vehbî ile de kıvâma kavuşan nice ilimlerde muhayyiru’l-ukûl derecede ehliyet-i tâmmeye mâlikiyyetleri, <strong>“KİTAB ve SÜNNETİN”</strong> de, bu usûl ve disiplin içinde telâkkî edilebileceğini ortaya koyuyordu&#8230; Zamanımızın Luter kuyrukları olarak cins ve keyfiyetlerini tahsîs edebileceğimiz bu ilim düşmanı gürültücü davul, dümbelek ve çatlık zurnalar, Büyük Şeyhülislâm’ımızın buyurdukları gibi (Kitab ve Sünneti) de hiçbir usûl ve disiplin çerçevesinde anlamıya yanaşmamışlardır&#8230; Hepsi de Luterciliğin kuyruğuna sarılarak<strong> &#8220;Kur&#8217;an Tercümelerini&#8221;</strong> veya <strong>&#8220;meallerini&#8221;</strong> basit ve kolayca, biraz da yarı müctehid ve âlim rolleri düzerek keyiflerine uydurur hâle gelmişlerdir!. Tamâmen <strong>“kendi reyleri ve hevâ ve hevesleri, nefis ve arzuları ilâhları olmuş; ve beşerî menfaatları”</strong> hangi şeytanlığı güzel görürse, ona din kisvesi biçmeyi meslek ve meşreb edinmişlerdir!.. Ve böylece de, (dinden îmândan) çıkarak, <strong>“paralel dinciler”</strong> olarak ortada yamulmuş kalmışlardır&#8230; Aslında bu eski tüfekler, <strong>“Pensilvanya ciamaat paralelleri”</strong> kadar yahudi ve haçlılarla alenen sarmaş dolaş ve aşna fişne olmadıklarından, tehlikeleri çabuk ve kolay görülememişdir&#8230; Aslında bunların kıdemi ve peydahlanma zamanları, <strong>“Locafendinin ciamaat paralelleri”</strong> gibi 30-40 yıl değil, 7-8 asırdır&#8230; Bu İbni Teymiye ve izindekilerin,  Selef-i Sâlihîninin (Ehl-i Sünnet Ve’-Cemaat)in Büyük Müctehid İmamları elindeki ilmî usûl ve disiplinleri dışına çıkarak (gluvva) sapdıkları Mezhebler Tarihi ma&#8217;rifetiyle de bedâhaten ma’lûmdur. Müctehid imamların ilmî disiplin ve vahye müstenid usûllerini tanımıyan bu cehele sürüleri, kendi işkembelerine göre bir takım <strong>“prototiplerin”</strong> peşlerine takılmış; ve Allâh Azze’yi bırakarak nefis ve hevâlarını<strong> “ilâh”</strong> edinmiye kadar işi vardırmışlardır&#8230; Haçlı Avrupa felsefelerinin İslâm Coğrafyasında yapdığı en büyük tahrîfât ve tahrîbât, denilebilir ki, <strong>“Dinde Reform”</strong> hareketini başlatan<strong> 15. Asr-ı mîlâdîde Martin Luter</strong> nâm papazın mesleği ve çizgisi olmuşdur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Esâsını <strong>“cumhûr-ı ulemâya</strong> <strong>muhâlefet”</strong> teşkîl eden <strong>“mezhebsizlik”</strong>, İbn-i Teymiyye’den itibâren bu muhâlefetini sürdüren (prototiplerle) günümüze kadar gelmiş; ve DİB ve İlâhiyatlar, ekran şeytanları, bâb-ı âdî şarlatanları ve bazı tarikat kisveli sapık ve yobaz şebekeler, bu menfûr ve merdûd cürümlerin fidelikleri olmuşdur. Gayr-i resmî bir takım <strong>“paralel din” </strong>mihrâkları da elbetde çok ve mevcuddur. Ancak bunlar, Tanzimat ile gelen resmî çizginin dinden koparıb idlâl etdiği bir takım <strong>“cemaat”</strong> görünüşlü müteaddid  <strong>&#8220;cemâdât&#8221; </strong>şebeke veya çeteleridir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Gerek İbni Teymiyye’den gelsin ve gerek Lüterden dolaşsın, hedef, <strong>“cumhûr-ı ulemâyı”</strong> iptâl ederek yaşamaz hâle getirirken, onların yerine kendilerini oturtarak putlaşmak; ve şer’î delilleri keenlemyekün kılmakdır. Görünüşde bir kısmı <strong>Kur’an</strong>, bir diğer kısmı <strong>Kitab-Sünnet</strong> de deseler, <strong>“Mezheblere ve Ehl-i Sünnetin müctehid imamlarına”</strong> düşmanlıkları, yamuk yumuk ve ilim dışı işkembevî ma’nâlandırmalarla yürütülmüşdür. Bu, nihâi noktada <strong>Kitab’ı</strong> da ortadan kaldırmıya müncer olacakdır. Bunu, Şeyhülislâm Merhûm, kendi zamanındaki <strong>“mezhebsiz prototipi”</strong> Bosna Reisü’l-ulemâsı Cemâl Hoca denen adam üzerinden, bizlere son derece müdellel, aklî, mantıkî ve ilmî ifadelerle izâh ve isbât buyurmaktadır. Merhûm’un yazılarını bugün anlıyabilecek ilâhiyât pırasasörleri kaç tane çıkar, bu da ayrı bir mes’ele&#8230; Hele <strong>“köşe yazarı”</strong> denilen fikir ve imân kaçkını mezhebsiz tâifeler içinden hiç çıkmaz&#8230; Bugünkiler de, <strong>onların</strong> yani İ. Teymiye, M.İ.Abdülvehhâb, Efgânî, Abduh, Reşid Rıza, Mûsâ Cârullah Bigiyef, Cemâl Havâce v.s. çizgisini devam etdiren kriptolar olarak karşımızda yer almakda; ve çeşitli meslek ve meşrebler içine sızmış bulunmakda; ve azgınca hakâretlerinin dozunu da gitdikçe artıran anarşist gruplara inkılab etmiş oldukları hâlde boy göstermektedirler!</p>
<p style="text-align: justify;">Bugünün aktivistlerinden olarak sokak ve meydanlara dökülen ve fakat ilmîliği sıfır bulunan, tarihdeki prototiplerin ileri mukallid ve takibçisi olarak, <strong>Dilipak</strong> nâm adamı göstermişdik. Saldırı ve hakâretlerinde, Şer-i Şerîf çerçevesindeki hakk mezheb ve tasavvuf mensubu müslümanları, akıllarından bile geçirmedikleri <strong>&#8220;dine ekleme veya çıkarma yapan&#8221;</strong> sapkınlar olarak gözlere sokması; ve böylece de, ulûhiyyet ve rubûbiyyete ortak yani ŞERİK koşan <strong>müşrikler</strong> olarak <strong>&#8220;selefî ve vehhâbî&#8221;</strong> bilinen hasta kafalar gibi lekelemek istemesi, bu adamları, iğrenç bir  <strong>“paralel fitne ve tahrîkin”</strong> peşinde ve ateşle oynıyan (bölücü şeytanlar) olarak göstermez mi?. Ehl-i sünnet mezheblerindeki gerçek müslümanların, Allâh Azze’yi en mükemmel ve yerinde ve rızâ-yı ilâhîye en uygun ve herkesden çok ve dikkatle  <strong>şerikden</strong> tenzîh etdiklerini göremiyen bu adamlar, onları, <strong>“dine eklemeler yapan ve bunun içün de aradan dini çekilen”</strong> insanlar olarak ithâm etmek ve töhmet altında bırakmakla, müslümanlara <strong>“dinsiz”</strong> demekden başka bir halt etmiş olabilirler mi?. Ve dünyânın bu en iğrenç bühtân ve vebâlinin altından da, hiç kimse iki cihanda kalkamaz&#8230; Bugün bunları ibret-i âlem içün ve kısaca hatırlamak üzere, tekrar okumakda fâide vardır:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“- Ve tabii gündemin ana konularından biri de “Paralel din”, “Dine karşı din”, “Atalarımızın dini”, “Din büyüklerini ilah ve din edinmek”, “TSE damgalı bir din”, “Amerikano İslam”, “Euro İslam”, Türk-İslam, Arap İslam, Fars İslam, Şiilik, Sünnilik, Sufilik, Selefilik..</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>Hemen belirtelim ki, kim, dinin önüne ya da sonuna bir şey ekler ya da ondan bir şey çıkarırsa, kişi eklediği ya da çıkardığı ile baş başa kalır ve din aradan çekilir..” </u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Görüldüğü gibi, kafasına veya piyasaya göre <strong>“dine nice abartılı eklemeler”</strong> yaparak kalabalık bir liste ile ortaya çıkan kendisi olduğu gibi; böyle uydurma, kalabalık ve şeytânî listeler arasına <strong>“Sünnîliği”</strong> zerre kadar utanmadan sokan da, yine kendisidir!.. 15 asırlık <strong>&#8220;SÜNNÎLİĞİ&#8221;</strong>, İslâmiyyet’in dışında göstermek içün bu kabil desîse ve nâmertliklere bulaşıb batmak, cinnetlik bir manzara resmetmek değil midir?&#8230; Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemaat mezhebindeki <strong>&#8220;fırka-yı nâciye&#8221;</strong> Müslümanları olarak bizi, zarar görmediğimiz müddetçe, diğer fırâk-ı dâlle sapıklık ve DEDİKODULARINI perişân etmek   alâkadâr etmez!.. Haddini ve hududunu bilerek edebiyle ve sağa sola sataşıb şirretleşmeden yaşayan hiç kimsenin din ve mezhebine bir diyeceğimiz de olamaz. Bugünlerde gene haberlere düşen <strong>&#8220;dinleri ve mezhebleri birleştirme&#8221;</strong> gibi isimler altındaki faaliyetler de, ma&#8217;lum dünya global şeytanlarının ve onların parmaklarında oynıyan belli acem mezheblerinin, mücerred <strong>&#8220;Ehl-i Sünnet Vel&#8217;-Cemaat&#8221;</strong> mezhebini ortadan kaldırmıya ma&#8217;tûf iblisce planlarının evc-i bâlâsıdır; bunlara ancak beyni sulanmış, îmanı çürümüş ve cehli azmış insan müsveddeleri iltifât edebilir!..</p>
<p style="text-align: justify;">Bizim bu en umumî<strong> “Sünnî Müslüman”</strong> âidiyyetimizi, Müslümanlığa ters ve onun dışında göstermek, hiç kimsenin ne haddine ve ne de hakk ve salâhiyetine tevdi’ edilmişdir&#8230; Bu kabil beyanlar, düpedüz hakk ve hakîkatı reddedib, onu, bâtıl göstermek hedef ve maksadına matuf son derece çirkin, 15 asırlık müslümanları <strong>tekfîre</strong> kadar varan, çok dengesiz, aklîliği ve insânîliği muhal, bütün bunları nevzuhur bir dil ile ifâde eden, son derece korkunç ve tehlikeli bir <strong>dindışılıkdır</strong>&#8230; Bunun ilmî vechesini Merhûm Şeyhülislâm’ımızın satırlarını iktibâsımız sırasında apaçık göreceğiz. Zerre kadar akıl, îmân ve idrâki olan düşünür: 15 asırdır gelen onbinlerce Şeriat âlimi gerek sözleri ve gerek milyonlarca cilde bâliğ muhalled eserleri ile <strong>&#8220;matüridi, eş&#8217;arî müslümanım; hanefî veya şâfî müslümanım; nakşî veya kâdirî müslümanım&#8221; </strong>demiş&#8230; Şimdi bunlar A. Dilipok Möhderemin felsefe-i selefiyye veya Teymiyyesine göre  <strong><em><u>Hemen belirtelim ki, kim, dinin önüne ya da sonuna bir şey ekler ya da ondan bir şey çıkarırsa, kişi eklediği ya da çıkardığı ile baş başa kalır ve din aradan çekilir.&#8221; </u></em></strong>damgası yiyecek ve <strong>&#8220;dini aradan çekilmiş&#8221;</strong> dolayısıyla<strong> &#8220;dinsiz kalmış&#8221;</strong> gâvur sürüleri olacak&#8230; Hâşâ ve kellâ&#8230; Buna, kafayı ve îmânı yemek denir!. Bu demekdir ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> &#8220;Dünyada sâdece. (selefî ve vehhâbiler) gibi bütün HAKK ve şer&#8217;î mezheb ve tarikatları reddeden, mezheb ve tarikat müntesiblerini MÜŞRİK olarak damgalayan herifler yani bizler müslümanızdır. Gerisi, 15 asırdır &#8220;müslümanım&#8221; diyenlerin topu da, &#8220;dini aradan çekilmiş&#8221; dinsizler topluluğudur. Onlar  güme gitmişdir, hiç değilse şu anda berhayât olanlar, bizim bu cihân çapındaki aforoznâmemiz ve fermânımızdan sonra mezheb ve tarikatlarını çöpe atıb &#8220;dini aradan çekilmiyen&#8221; ve dolayısıyla müslüman kalabilen nasiblilere yani (Teymiyyeci-Vehhâbî- Selefiyye) zümresine sülûk edib, fırka-yı Nâciyeye dühûl eylemelidirler!. Ve bunlar, ba&#8217;dehû, sâdece ve yalınız &#8220;müslümanız&#8221; demelilerdir&#8230;<u> Ancak bizler içün ve kendi aramızda, &#8220;ıhvanımızla&#8221; halvetlerimizde, bol bol (Teymiye- vehhabiyye-selefiyye) edebiyatı yapmak ve bu tip &#8220;müslümanlardan olduğumuz mubah bilinmeli&#8221;</u> ve bundan da diğerlerinin haberi olmamalıdır, çünki onların böyle yüksek sırları kaldıracak akıl ve idrâkleri asimetrik sorgulama (puş..uklarına) erib eriyememişdir!&#8221;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">İşte İslâmiyyet&#8217;in içindeki Truva Atları, Lavrensler ve Hemperler, nerelerde, nasıl, hangi lafların altında aranmalıdır; bundan sonra nelere çok ama çok dikkat edilmelidir; ve sûret-i HAKK&#8217;dan görünerek kimler kimleri en mahrem bölgeleriyle dinlemektedir; <strong>&#8220;paralel din&#8221;</strong> tehlikesi sadece Pensilvanya gavuristanından mı Anadoluya bombalanmaktadır; Başvekilin <strong>&#8220;casuslar, evlerin, odaların içini dinliyen hâinler&#8221;</strong> dediği şeytanlar başka hangi kılıklarla dolaşmaktadırlar, işte bütün bunlar, <strong>EHL-İ SÜNNET VE&#8217;L-CEMAAT MÜSLÜMANLARI TARAFINDAN ÇOK İYİ DÜŞÜNÜLMELİ VE TEDBİRLERİ DE ÇOK İYİ ALINMALIDIR&#8230;</strong> <strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sûret-i HAKK&#8217;dan gelen tehlike, tehlikenin en büyüğüdür&#8230;<strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Tekrar ve ürpererek ve Allâh’a havâle ederek,<strong> “müslümanlık iddiasındaki adamların satırlarını”</strong> okuyunuz:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“<em>Din Allah’a hastır. Allah, Resul ve Kitap’tan ibarettir.. Aynı Allah’a, Resul’e ve Kitab’a iman edenler, tek bir ümmet, tek bir cemaat, tek bir millettirler.. Ve müminler “ihvan”dırlar.. “İhvan” olmak, tarikat arkadaşı olmak demek değildir! Kimse Allah (cc)’ın çizdiği alanı daraltamaz ya da genişletemez.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"> Bu kadar câhilce ve avâmî ibârelerle bir müslümanın dünyaya kendisini teşhîr etmesi aslâ düşünülemez.<strong>&#8220;Din Allah&#8217;a hasdır, Allah, Rasul ve Kitab&#8217;dan ibaretdir&#8221;</strong> şeklinde bir cümle, akıl, mantık, ilim ve edebiyyât noktasından son derece yamuk, bozuk, çarpık bir nesnedir&#8230; Bunu, Türkçe bilen 7 yaşındaki temyiz çağında bir müslüman çocuğunun önüne koysanız, yemez ve midesi bulanır&#8230;<strong> &#8220;Dîn, Allaha has, mahsus, özel&#8221; diye bir cümle, başda akâid olmak üzere her bakımdan bozuk, ma&#8217;nâsız, yanlış ve saçmadır. Şöyle olursa ancak doğrudur: &#8220;DÎN, Allâh Azze&#8217;nin vahiy, irâde ve rızâsına müstenid, ins ü cinnin dünya ve ukbâ seâdetini hedefliyen ve temelleri ve kaynakları Kitab, Sünnet, İcmâ-yı Ümmet ve Kıyas-ı Fukahâ olan ilâhî ve mutlak ve benzeri olmıyan biricik hakîkat  nizâmıdır&#8230;&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;Din Allahdan, Rasul&#8217;den ve Kitab&#8217;dan ibâretdir&#8221;</strong> demek, mezhebsiz kafa yanlışı ve bozukluğunun satırlara aksedişidir&#8230; Allâh, din değil, din olamaz&#8230; Allâh Azze, Dînin <strong>MÜESSİSİDİR</strong>; Rasul de din değildir ve aslâ olamaz&#8230; Rasûl-i Rusül Efendimiz Aleyhisselâm Hazretleri DÎNİN <strong>MÜBELLİĞİDİR</strong>&#8230; Kitab da dîn değildir ve asla olamaz&#8230; Kur&#8217;ân-ı Azîmüşşân,<strong> DÎNİN BİRİNCİ ve en şümullü DELÎLİ</strong> (kaynağı)dır&#8230; Eserle müessiri, fâille mef&#8217;ulü <strong>&#8220;özne ile nesneyi&#8221;</strong> bile ayıramıyacak, bir bilecek, biribirinin yerine oturtacak kadar ilm-i kitâbetden mahrûm adamlar hergün köşe bilmem nesi gibi çalakalem işkembevî ilhamlarıyla yazacak, ilmî ve îmânî hakîkatların kırılıb dökülmedik hiç bir noktası bırakılmıyacak, sonra da bu memleket, bu AKP ve Başvekîl goygoycusu yazar çizerlerle batmadan yola devam edecek!. Ecdâdın <strong>&#8220;idâre-i avâm&#8221;</strong> diyerek hakîr gördüğü Yunan kafasının uydurduğu dembokrasi, işte ayakları baş, başları ayak yaparak, insanları böyle biribirine yedirib <strong>vahiyden</strong> intikamını alıyor!  Bu kadar <strong>FÂHİŞ</strong> bozukluk, çarpıklık, cehâlet ve Türkçe mahrûmiyyeti içinde olanların, 15 asırlık müslümanlara <strong>&#8220;dinlerine ekleme çıkarma yapan ve dinleri aradan çekilen&#8221;</strong> yani <strong>dinsiz</strong> kalan mahlukat gözü ile bakması, <strong>&#8220;paralel din&#8221;</strong> denen en <strong>büyük belânın</strong> bir başka türü ve gavurcasıyla en şirret ve netâmeli fraksiyonudur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Tek kelimeyle korkunç, hatta iğrenç&#8230; Müslümanlığa ve müslümanlara bu kadar <strong>“dinsizlik”</strong> isnâdına varan bir dil kullanmak ve hakâret etmek, bu adamlar, madamlar ve gazeteleri içün son derece mes’ûliyetli ve veballi bir sapıtmakdır&#8230; 15 asırlık Son Peygamber ümmeti içinde, buraya kadar aldığımız tağyîr, tahrîf, tebdîl ve tahkîr ifâdelerini, diline ve kalemine alan, aklı başında bir tek (Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemaat âlimini veya onlara âid bir tek kitabın bir tek satırını) hatırlıyan var mıdır?</p>
<p style="text-align: justify;"> Satırlarla delillendirdiğimiz gibi, Tarîkat ve Tasavvufa da saldırmanın ve onları da tokatlamanın mütecâvizliğini ve hudud tanımazlığını apaçık görüyorsunuz!. <strong>“Mü’minler ıhvanmış, tarikat arkadaşları da ıhvan olamazmış!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Çünki,<strong> “Sünnî i’tikadında olarak, Mâtüridî veya Eş’arî hocamdan; Hanefî, Mâlikî, Şâfii veya Hambelî hocamdan dînimi öğreniyorum; Nakşî veya Kâdirî HOCAMDAN DA, ONUN ahlâk ve terbiyesinde olarak Kitâb, Sünnet, İcmâ’ ve Kıyas-ı müctehidîni taallüm ediyorum” </strong>dedin mi; cinnetlik çapda cevab şu:<strong>“Müslümanlığa ekleme yapdın, Müslümanlık aradan çekildi, çıkıb gitdi, Teymiye Hocamın kafasıyla tam bir müşrik oldun!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Din aradan çekilince de, adam <strong>“dinsiz”</strong> olarak, <strong>“gâvur”</strong> olarak ortada kalmışdır!</p>
<p style="text-align: justify;">Oha!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu çok iğrenç!. Bu kadarı da olmaz!. Pensilvanya<strong> “Paralel eşkıyâları”</strong> bile, bu kadar açıkdan müslümanları <strong>“tekfîr”</strong> etmedi!. Onlar sadece, <strong>&#8220;biz, dünyada ne kadar din varsa topunu da hatta (ateistleri) de içine alacak şekilde bir &#8220;uzlaşma&#8221; ütopileri içindeyiz; ve İslamiyyet&#8217;in da dışında durarak , haşhaşlarımızı tüttürürüz!&#8221;</strong> kabilinden, zırvalama ve sayıklamalar peşinde&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu berideki çarpık kafaya göre ise, keyfiyet çok daha berbat ve feci&#8217;: <strong>“Ben İslâmiyyet’i şu mekteb ve medrese ehli olarak, Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemaat çerçevesinde taallüm ve idrâk eder, öğrenir, îmân eder ve tatbik ederim”</strong> demek, <strong>“dinsizliğe müsâvî”</strong> bir irtidâdd!!!</p>
<p style="text-align: justify;">Böyle yapınca veya deyince, <strong>“dine ekleme yapılmış ve din aradan çekilmiş olur”</strong> deniyor ki, dolayısıyla da, sanki artık Kıyâmet kopacakdır; ve İslâm’ın dışına çıkılarak <strong>irtidâdd</strong> edilmiş olunacakdır!.<strong> “Paralel Dînin”</strong>, bundan daha netâmelisi, azgını, despotu, aforozcusu, hâricîsi, dışlayıcısı, faşisti, bölücüsü ve vahşîsi aslâ olamaz!</p>
<p style="text-align: justify;">İşte iğrendiren korkunç manzara bu&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> Sanki <strong>“tarikat ıhvânı olmak”</strong> din kardeşi olmıya mânî’ imiş gibi, <strong>“aynı mezhebin müntesîbi”</strong> olamak, dinde ıhvân olmıya tersmiş gibi&#8230; <strong>“Dinde ıhvân”</strong> olmanın dışında, ne mezheb ve ne de tarikat kardeşi olabilirsin!. Amâ, parti kardeşi, dembokrasi kardeşi, sivil toplum kardeşi, aktivist (ib.eler) kuzu sarması, meyhâne kardeşi, ciamaat kardeşi, Abant kardeşi, kan kardeşi, miting kardeşi,  hatta mason biraderi, komün yoldaşı v.s. ne istersen her tür şeyin şeyi ve kankası hatta kazuratı olabilirsin; ammâ bu mezhebsiz kafalara göre <strong>“Tarikat ıhvânı olamaz”</strong> ancak <strong>“tarikat arkadaşı”</strong> olabilirsin!..</p>
<p style="text-align: justify;"> Cehâlet ve Türkçe iflâsının bu derekelerde seyredenine yeni rastlıyoruz. Şu gülünçlüğe ve pervâsızca meydana atlamıya bakınız: &#8221; <strong><em> Ve müminler “ihvan”dırlar.. “İhvan” olmak, tarikat arkadaşı olmak demek değildir!&#8221;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yamukluk ve çarpıklıkların neresini düzelteceksiniz?. Müslümanlık diline asgârî derece de bile vâkıf olan bir insan, (ihvân) demenin ne olduğunu bilir.Şemseddîn Sâmî&#8217;nin Kâmûs-ı Türkî&#8217;sine de bakarsak ma&#8217;nâsı şu: <strong>&#8220;1.Sâdık dostlar, samîmî ahbâb. 2.Bir mezheb veya tarîka mensûb bulunanlar.&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;Arkadaş&#8221;</strong> kelimesine de, Ferid Devellioğlu&#8217;nun yardımıyla hazırlanan 1955 baskılı<strong> &#8220;Türkçe Sözlük&#8221;</strong> denen lûgatın 48. sahîfesine bakalım: <strong>&#8220;Arkadaş- 1. Bir işde birlikde bulunanlardan her biri: Yol arkadaşı, okul arkadaşı, hayat arkadaşı. 2. Huyları ve seviyeleri az çok yakın olub tanışarak sevişenlerden her biri.&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Görüldüğü gibi adamların niyeti üzüm yemek değil, ehl-i mezheb ve ehl-i tarîki dövmek!. Hukuk tahsili bile olmıyan anayasa başkanları nasıl bahâneler uydurub karşısına dizdiği Cumhurbaşkanı, Meclis başkanı, Hükûmet başkanı ve o kadar Cumhuriyet ruhbanlarını, sâbık Pensilvanya âşıklarından <strong>&#8220;Bülend İhvanın&#8221;</strong> diliyle nasıl <strong>&#8220;dövdü&#8221;</strong> ve sıra dayağından geçirdi ise; bu mezheb ve tarikat düşmanı adamların manzarası da o&#8230; Teymiyeci- selefî kafaya göre<strong> &#8220;mezheb ve tarikatlar&#8221;</strong> ne kadar dindışı gösterilmeli ise, <strong>&#8220;ıhvân yani kardeşlik&#8221;</strong> de o kadar mezhebdaş ve tarikdaş olanlardan o kadar söküb alınmalı, onlara sadece, kuru ve yavan ve (ıhvân) oluşa nisbetle basit ve dînilik yanı olmıyan bir <strong>&#8220;arkadaşlık&#8221;</strong> bırakılmalıdır!. Efgani-Abduh selefi kafasına göre de, Suudlu-vehhâbî-selefî kafasına göre de, Kur&#8217;anda, <strong>&#8220;mü&#8217;minler ıhvandır&#8221;</strong> buyruluyor;<strong> &#8220;mezhebdaşlar ıhvandır, tarikdaşlar ıhvandır&#8221;</strong> diye bir şey yok!. Onlara sâdece <strong>&#8220;arkadaşlık&#8221;</strong> yani onbaşılık yeter, <strong>&#8220;ıhvan&#8221;</strong> gibi paşalık rütbesi, ancak, <strong>&#8220;Teymiye-Efganî-Abduh mısrî selefîleri ile Suudlu bedevî vehhabî selefîlerinin hakkıdır!&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İngiliz gâvuru parmağında uydurulan (Teymiye-Vehhabiye ve Selefiye) çizgisindeki din yıkma plânlarına, 15 asırlık Ehl-i Sünnet Ve&#8217;l-Cemaat mezheb ve tarikatları mâni oluyor; öyleyse onlar, küçümsenerek ve dindışı gösterilerek te&#8217;sirleri sıfıra ircâ&#8217; edilmelidir!.</p>
<p style="text-align: justify;">Halbuki işin 15 asırlık aslı ve özü ise, Şerîat&#8217;a tam mutâbık ve muvâfık mezheb ve tarikat ıhvânı olmakla,<strong> &#8220;İnneme&#8217;l-mü&#8217;minûne ıhvetün&#8221;</strong> nazm-ı celîline îmân ve inkıyâdı evc-i bâlâsına taşımakdır&#8230; Ve hangi (Ehl-i Sünnet) mezhebi ve tarîkatı içinde olursa olsun, hiçbir <strong>&#8220;ıhvân-ı dîni&#8221;</strong> aslâ dışlamamak, ona büyüklenmemek ve <strong>&#8220;takvâyı&#8221;</strong> yani fısk u fücurdan uzaklığı biricik ölçü bilmekdir&#8230; Fakat bedevî ve selefî İngiliz icadı vidalama kellelere bunları anlatabilmek ne mümkin!. Nasîbi olmıyana Peygamberler, sahâbîler, müctehidler, ulemâ, sulehâ, evliyâ ve şeyhülislâmlar anlatamamış da, biz mi anlatacağız!!!?</p>
<p style="text-align: justify;">En umûmî manzara ve düşman taktiği odur ki, İngilizin meşhur siyâseti icâbı <strong>&#8220;İslâm dünyasında iç fitne klik grup ve mezhebleri&#8221;</strong> peydahlamak ve onları 15 asırlık İslâmiyyet&#8217;in (Ehl-i Sünnet Müslümanlarının) üzerine saldırtmakdır. Ve bu iç kanser tümörleri, kendilerinin patalojik urlar olduğuna değil, vücûdun bizzat kendileri olduğuna da inandırılacaklardır ki, Allâh&#8217;ın Dînine verecekleri zarar son derece yok edici ve vurucu olsun!</p>
<p style="text-align: justify;">Mâzîde yaşamış yüzbinlerce evliyânın varlığı apaçık ortada iken, bu yarasalar böyle bir vâkıayı bile görmez, utanmadan İNKÂR ederler. Kerâmetlerin Kur&#8217;anla sâbit oluşunu bile nazara almadan, onları da inkâr ederek <strong>KÜFRE </strong>batar, böyle nice zarûrât-ı dîniyyeye bile <strong>&#8220;bid&#8217;at&#8221;</strong> damgası vurmayı şecaat ve üstünlük addederler!.. Çünki, dediğimiz gibi, üç-dört asırdır bu taktiklerle yetiştirilmektedirler&#8230; Böyle nice olmazsa olmazları inkâr etdiklerinden, Şer’a bağlı hiçbir tarîkat PÎRİ ulu kişi,<strong> “mezhebsiz bir zibidiyi adam ve müslüman yerine koyarak”</strong> ona Şerîat’daki Allâh’ın selâmını bile vermemişdir&#8230; Bütün Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemaat Müslümanlarını kardeş (ıhvân) bilmek ŞARTIYLA, bu daha dar çerçevedeki aynı mezheb ve aynı tarik (ıhvânı) olmaların, acebâ hangi mezhebsizlik türündeki münkirlere ziyâde zararı olabilir?! Bunu da vuzûha kavuşturabilmeleri kendi zâviyelerinden çok ehem bir mes’eledir!. 15 asırdır bu tür (ıhvân) oluşa hiçbir âlim karşı çıkmazken, zamanımızın bazı gerzeklerinin buna köpürmesi altında yatan fitne, acebâ ne olabilir?.. Bu nevzuhurlar hangi tür (ıhvan) arasına girseler, moskof torpili gibi açıkda kalıyor ve<strong> &#8220;ıhvan&#8221;</strong> olarak bu takiyecilerin hiçbir yerde suratlarına bakılmıyor!. Üstelik de bunların hiçbir mes’elede ittifâk ve ittihâdları olmadığından, (ıhvan) olma zevk ve vecdinden de nasibsizdirler&#8230; İsterler ki herkes de onlar gibi nasibsiz olsun!. Böylece, bu mezhebsiz sürüler, kendilerini, açıkda kalıb sokağa atılmış gibi sahibsiz hissetmesinler!. Mezhebsiz nice mahlûk, böyle bir nasibsizlikle, rûhî bir (psikopatalojik soruntasyon) illetiyle yaşarlar!. Bunların, en raydan çıkmış tekke bozuntusu bir izbeye sokularak, (Kal.ancı) tipli adamların çoraplarını koklata koklata (es.ar tekkesi terapisiyle) sabah akşam icâbına bakılmalı; ve hastalar ifâkat buluncaya kadar da, bu terapilere yıllarca devam edilmelidir!&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</p>
<p style="text-align: justify;"> Lâkin asıl maksad, bu kardeşlikleri YOK saymanın üzerinden, <strong>“mezheb ve tarikat vâkıasını”</strong> YOK saymakdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İşte, Teymiyeci-Selefî-Vehhâbî beyin ve kafa çürümesi!.</p>
<p style="text-align: justify;">Ruhsuz, mekanik ve robot kelle icâdının, şarkdan İ. Teymiye ve garbdan Lüter çatalındaki kalıplardan çıkan, çıldırmış hılkat garîbeleri&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Tek kelimeyle, akıl ve îmâna mutlak zarar!</p>
<p style="text-align: justify;"> Akıl, bir kere, rûhu çıkmış, mekanik mezhebsiz dogmalarına batmasın!. Eğer iflâh olmıyacak derecede batdı iseler, insanlar, aynı âile ve sülâle ve kabile içinde bile <strong>ıhvân</strong> halkalarına sâhib olabiliyorken, mezhebsizlere göre bütün bunları da içine alan daha geniş <strong>kardeşlik</strong> yani iç içe yakınlık halkalarına sâhib olmak en büyük bid&#8217;atdır!. Çünki mezhebsizlere göre, muârızları, ferdiyet planında kalarak yaşamalıdır. Bu ise Müslümanlığın mutlaka redd ve yasak etdiği bir hâldir; ve Üstâd Necib Fazıl Merhûm’un ta’bîriyle <strong>“infirâd çukurunda”</strong> yaşamakdır&#8230; Ve aynı îmân esasları etrafında bir kitle-i vâhide olarak ve <strong>“cemaatdeki rahmete”</strong> ererek (ıhvân) perçinlenmesi ile yaşamak, bu mezhebsizlerde düşünülemez. Mezhebsizlik, zâten bütün <strong>nasslara</strong> her kafadan ayrı bir ses çıkdığı halde <strong>akapella</strong> koro hâlinde (infirâd çukurunda) yaşamanın, en mükemmel anırtılı orkestrasıdır!.. Orkestrayı bir arada tutan şef yokdur; var gibi duran, şef olamayışın şefi olarak varlığa sâhibdir!..</p>
<p style="text-align: justify;">Entel ve modern <strong>Lüter</strong> kafaları bunları basmıyor!. Çünki asıl levm edilen,<strong> “mezheb ve tarîkat”</strong> kardeşliği değil; doğrudan doğruya <strong>“hakk mezhebler ve hakk tarîkatlar”</strong>dır&#8230; Daha da asıl yok edilmek istenen, <strong>“İcmâ’ ve Kıyâs-ı Müctehidîn!..” </strong>İleride biiznillâh Merhûm Şeyhülislâm Hazretlerinin satırlarından göreceğimiz gibi, bunlar kalkdıkdan sonra da, doğrudan doğruya hedeflerindeki, Kitâb ve Sünnet&#8217;dir&#8230; Bu iki ana delil de, şeytânî hevâ ve heveslere göre binbir sapık te’villerle ele alınacak ve her kafadan bir anırtı ile, tam bir oyuncağa çevrilecekdir&#8230; Aynen, yahudi kafasının, Tevrât ve İncil-i Şerîfe tatbik etdikleri tahrîf, tağyîr ve tebdîl kuşatması gibi!</p>
<p style="text-align: justify;"> Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemaat mezheb ve tarîkatları, mutlaka şer’î çerçevede kaldıkları zaman, yahudilerin yapdığı gibi İslâm’ın tahrîf, tağyîr ve tebdîline aslâ geçit vermemiş ve vermiyeceklerdir&#8230; Tabii, mezhebsizlerin (gafil) ve (hâin yani hinoğlu hin) iki tabakasının olduğu da bir vâkıadır. Biz en ziyâde hâin tabakayı tanıtmıya çalışıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;"> Modern ve nevzuhûr <strong>Teymiye</strong>&#8211;<strong>Luter</strong> taslakları, asliyyetini muhâfaza eden mezheb ve tarîkatlerin, edille-i erbaaya sıkı sıkıya bağlı bir bütün olduklarını bildikleri içün, bunların gözden düşürülüb yok edilmelerine ıkınacaklardır!. Mezheb ve tarikatlar, Şerîat çerçevesinde kaldıkları müddetçe, adı geçen sürüler Kitâb ve Sünnet’i, dembokrasi, sekülarizma ve global patronlarının standartlarına göre istenilen kalıplara sokamıyacak, onları hevâlarına ve işkembelerine göre te’vîl ve tebdîl edemiyeceklerdir. Binetîce, edille-i erbaanın <strong>“vaz’-ı ilâhî”</strong> olan kıymeti ve kudsiyeti yerine, bu Lüter taslağı uyduruk ve kıytırık müctehidlerin (!) <strong>“vaz’-ı beşerî”</strong> olan uydurma ve şeytânî te’vîl ve tahrîfleri oturtulamıyacak; ve bu şeyâtînü&#8217;l-ins, insanların tepesinde bağdaş kuran<strong> “sahte imamlar”</strong> olamıyacak ve dolayısıyla beşeriyyete <strong>ilâhlık</strong> da taslıyamıyacaklardır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> Günümüzdeki mezhebsizlik denen neolüterciliğin varmak istediği ana hedef, <strong>“sûret-i hakdan görünerek dillerine pelesenk ve istismâr etdikleri  <em><u>şeytan sizi Allâh’la aldatmasın”</u></em></strong> ibâresidir!. Fâtır sûresinin bu 5. Âyetine de,<strong> “şeytan sizi mezheb ve tarikatlarla, Allâh diyerek aldatıyor” </strong>ma’nâsı vererek, Kur’an-ı Kerîm’i de istismâr etmektedirler. Bu mes’eleyi de ileride muteber tefsirlerden ele alınca, dünyada, ne kadar utanmazlık içün yaşayan adamlar olduğunu dehşetle göreceğiz inşaallah&#8230;Bunlar, yukarıda görüldüğü gibi <strong>“Dîn, Allah Kitab ve Peygamber’den ibâretdir”</strong> haşhaşını da bu çerçevede millete çekdirerek, insanları aldatmanın en usta gözkülleyicileridir&#8230;  Halbuki herkesin bildiği gibi <strong>DÎN-İ CELÎL-İ İSLÂM, KİTÂB, SÜNNET, İCMÂ’ VE KIYÂS-I MÜCTEHİDÎNDEN YANİ EDİLLE-İ ERBAADAN İBÂRETDİR&#8230; MÜFSİD MEZHEBSİZLER İSE, İCMÂ’ VE KIYASI DÂİMÂ DÎN OLARAK KABUL ETMEZLER. HALBUKİ 15 ASIRDIR EHL-İ SÜNNET ULEMÂSI, MÜTTEFİKAN, MÜTEVÂTİR İCMÂ’ İLE SÂBİT HÜKÜM VE HABERLERİ KAT’İYYEN ZARÛRÂT-I DÎNİYYEDEN KABUL ETMİŞ VE MÜNKİRİNİN TEKFÎRİNİ VÂCİB BİLMİŞLERDİR&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu adamların, dinde hiçbir ciddiyet ve samimiyyetleri, şeriat ilimlerine de zerre kadar hürmetleri olduğu söylenilemez.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu mezhebsizlerin asıl rahatsız olduğu nokta, müslümanların, sünnî müctehid ve sünnî tar&amp;ˆkat pîrânı (usûl ve disiplinlerine) bağlılıkdır&#8230; Fakat onlar, bunu, her zaman ve her yerde doğrudan doğruya hakîkileri hedef alarak yapmaz; ekseriyyetle, sahte ve çürük temsilcileri hakîkilermiş gibi yer değiştirerek ve sahtelere ateş ederek yaparlar! Sahtelerin arkasına dizdikleri hakîkîleri vurmanın kataküllisine yapışır, takiyeleriyle de buna tapınırlar&#8230; Halbuki Müslümanlık&#8217;da esas, dâima Şerîat’dır; ve Şerîata zıt ve ters her mezheb ve tarik, Büyük Şerîat Kahramânı İmâm-ı Rabbânî Müceddid-i Elf-i Sânî Ahmed-i Fârûk-ı Serhendi Hazretlerinin buyurduğu gibi sâdece <strong>ZINDIKLIKDIR&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Mezâhib-i Erbaa Müctehidîni Büyük Fukahânın da, tasavvufa intisâb ile sahîb-i sülûk oldukları bedâhaten ortada bir vâkıadır. Buna rağmen, bu nevzuhur adam ve madamların 15 asırlık İslâmiyyet’den yepyeni <strong>“paralel bir DİN”</strong> uydurmıya cür’et ve DÎNE suikastları; ve bunu yaparken de, Pensilvanya mahreçli <strong>“Paralel DÎNİ”</strong> ileri sürüb kendilerininkini sütre arkasında bırakarak göz boyamaları, son derece câlib-i dikkat ve levm ü tel’îni müstahıkdır&#8230; Yavuz hırsız ev sâhibini bastırır hikmetini, onların şu ifâdelerinde görebilirsiniz!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“&#8230;.Herkes paralel devleti, konuşuyor, ama bana kalırsa paralel din çok daha öncelikli bir konudur.. Paralel din daha evrensel ve etkileri çok daha büyüktür.. Paralel devlet, sadece Türkiye’yi ilgilendiriyor ve siyasetle sınırlı.. Ama paralel din, hayatın bütününü kuşatan bir olgu&#8230;.” </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi sıkı durun, misâller akıl ve mantık sefâletinin sanki âbide kâidesi!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Türkiye’deki Şâfiler timsah yemez, ama Etiyopya’dakiler yiyor..</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Bilgisayar üzerinden hadisler, fetvalar, zaman ve mekanla ilişkilendirilerek asimetrik sorgulamaya tabi tutulduğunda birçok geleneksel anlayışlar bir anda anlamını kaybedebiliyor..</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Ne tek bir Sufilik var, ne tek bir Sünnilik. Tek bir Şîa da yok. Tek bir Selefilikte!” </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Öyle ya, aynen okuduğunuz gibi, bilgisayarda bir tık, bir tuş, ne kadar hadis ve fetvâ var, karşına gelsin, sen de yunan gavurunun <strong>“asimetrisi”</strong> ile sorgula ve ulemâya ihtiyaç kalmadan işkembene göre bas kendi görüşünü; ve 15 asırlık DÎN (yani geleneksel anlayışlar),<strong> ma’nâsı olmayan ıvır zıvırlar derekesine</strong> bir çırpıda ve kolayca iniversin!.</p>
<p style="text-align: justify;">Günümüzde, İslâm Düşmanlığı ne makyajlar kullanıyor; ne düzgünlükler ve ne boyalar, albenisi abartılı ne palyaço kılık kıyâfetleri&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">  Öyle ya, bu bilgisayar asrında, <strong>“Gelenekçi Müslümanlıkla” </strong>üç adım gidilmez arkadaş!. Gâvurların <strong>“asimetrik sorgulaması”</strong> ne biçim bir illetse, işte onun karşısında herşeyin tek bir yüzü kalmaz, beş on cinsi kalır, sen de hangisini tadacağını bilemez apışırsın!. Anınçün, yeniden Kur’an ve Hadîs’e dönüp, bunca çeşitlenmeyi bir teke ircâ’ etmenin çâresi, işte bu dönmekdir, yani irticâ’dır!. Dört, üç, ikibin sene evvelki yahudi tahrîfâtı, tağyîrâtı ve tebdîlâtına irticâ’&#8230; Adım başına müctehid (!) ve Haltettinler peydahlar ve onlara yeni yeni, taze, folluğa yeni düşmüş rafadanlık yumurtalar yumurtlatırsak, bu iş mıntıka-yı memnualara kadar el atar; ve gıdaklama meraklısı her <strong>“âsimetrik makada”</strong> kadar da çâre üretir!</p>
<p style="text-align: justify;">Gördünüz mü,<strong> “hadisler ve fetvâlar, zaman ve mekânla ilişki ve mikişki”</strong> hâline geldi mi, devreye <strong>“asimetrik sorgulama”</strong> denen ecinnî usûlü girermiş; ve<strong> “geleneksel 15 asırlık hadis ve fetvâlar”,</strong> suyu çekilen deniz gibi <strong>“anlam ve canlam”</strong>larını kaybedebilirlermiş!</p>
<p style="text-align: justify;">Zaten demedik mi, <strong>“icmâ’ ve kıyâsdan sonra hedef, Sünnet ve Kitab’dır”</strong> diye!. İşte şimdiden o<strong> “asimetrik sorgulama”</strong> başlayınca, <strong>“HADİSLER ve fetvâlar ma’nâsını kaybediyor!”</strong> dendiğini gözünüzle görmediniz mi?. Birkaç sene sonra da, o <strong>“asimetrik sorgulamalar”</strong> yerine <strong>“egzantirik sorgulamalar” </strong>geldi mi, o zaman da,<strong> “bunların karşısında Kelâm-ı Kadîm ma’nâsını kaybetmiye başlar!.”</strong> Artık ortada <strong>“edille-i erbaayı&#8221; </strong>ara ki bulasın!.. (Şe.tânî) AKIL da, T.C. Meclis Reisi Çiçek gibi <strong>&#8220;temsîli Dembokrasi artık iflâs etmişdir!&#8221;</strong> dedikden sonra, artık ilâhımızın religionu <strong>“Yarı Başkanlık Sistemidir” </strong>deni!. Bunun arkasından da, <strong>“TAM Başkanlık Sistemi”</strong> içün en böyyük <strong>TANRI</strong>, gene nefse taabbüd eden akıl olmıya devam eder!. İnsanlık da, yamyam gibi<strong> “ne kadar asimetrik ve egzantirik yerleri ve mahalleri” </strong>varsa, oralarından biribirlerini yemeye ve kemirmeye başlarlar!. Mehdi ve Îsâ Aleyhimesselâm zamanında bir 40 yıl gâvurluk ve gâvur aklı susar, sonra İsrâfil Aleyhisselâm<strong> “nefha-yı ûlâ”</strong> ile devreye girer ve ne olacaksa olur&#8230; Kâinât, hallaç pamuğu gibi savrulur havalanır!</p>
<p style="text-align: justify;">Bugüne dönelim!</p>
<p style="text-align: justify;">Tabii<strong> “asimetrik sorgulama”</strong> öyledir amma, neticesinde de, mezheb tanımazların uydurduğu gibi herşey pek çeşitlidir!. Hele Habeşistan Şâfileri ile bizimkiler bile çok farklıdır; ve bunların mukâyesesi ana mes’eledir!. Timsahlar yenmeli mi yenmemeli mi?. Hele yenecekse neresinden yenecek, yenmiyecekse neresinden yenmiyecek, bir de bu mes&#8217;ele vuzûha kavuşturulabilirse, ümmetin bütün dertlerine formül bulunmuş olacakdır!?</p>
<p style="text-align: justify;">Adam ve madamların derdine bakınız!.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Türkiyeli Hanefîler (!) içinde”</strong> o pis hayvanın etini budunu, biribirinin orasını burasını yiyen yok mu?. DİB, <strong>“Frengistan veya Heykelistan&#8217;daki ateist kasap tâifeleri gâvur değil kitabîdir; oralarda marketlerden aldığınız etleri, tavukları, kıymaları, salam, sosis, sucuk ve pastırmaları etoburlar gibi yiyin, dişleyin, parçalayın, yiyin ve yutun ve bize de bol bol duâ edin!”</strong> diye fetvâlar vermiyor mu!?. Habeşistan cenâhının da mezhebsiz haşerâtı olduğu halde <strong>“şâfiyim” </strong>diyen fetvâ eminleri, DİB’leri, ilahiyatçıları, üçkâğıtçıları, telfikçileri ve Haltettinleri  neden olamasın?. Bu haşerât da  oralarda, <strong>&#8220;timsah yemek helâldir, kakasından ilaç yapıb sabah akşam aç karnına yutmak çok sevabdır&#8221; </strong>diye kuyrukaltı fetvâlar neden püskürtmesin!?</p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>“Asimetrik sorgulamalar”</strong> artık eski ve gerçek o mübârek müctehidlerin fetvâlarına îmân bırakdı mı, a modern ve <strong>“paralelin daniskası”</strong> Teymiye ve Lüter kuyruk ve taslakları?</p>
<p style="text-align: justify;">Bizler de, bu akıl, mantık ve îmân sefâletini görmeden şöyle mi diyeceğiz:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> “Hele bak, Türkiye’deki Şâfîler yani bizim şâfilerimiz timsah yemezken, Habeşistan şâfileri yani onlarınkiler yani ötekiler, yamyam gibi, yiyecek bir şey bulamamış gibi, aç kurt gibi, timsah dişleyib zırhıyla yutuyorlar!. Ve timsahların neredeyse neslini kesecek gibi onları midelerine indiriyorlar! Vay Necâşî ıhvânımızın 15 asır sonraki mezheb peşine düşmüş bid&#8217;atçı uzantıları vay&#8230; Bu ne vahşî şâfilik taassubudur böyle! Yazık, şu mezhebçilik var ya, şunlara bakın, &#8220;şâfîyiz&#8221; diyerek dinlerine eklemeler çıkarmalar yapmış ve dini aradan çekmişler! Vay dinsizler, vay müşrikler vay! Bunların mezheblerinin de, mezheblilerinin de etlerini Etyopya çakallarına yem, iskeletlerini  de NİL nehrindeki timsahlara çerez yapacaksın!” </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Adam ve madamların aklı fikri <strong>“mezheb”</strong> aleyhdarlığında&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> Mezheb mefhûmundan anladıkları da, kat&#8217;iyyen İslâm içindeki ehl-i sünnet mezheblerinin keyfiyetine uygun bir ma&#8217;nâ değil; tamâmen Haçlı Batı religionları içinde vücûd bulan (secte) kelimesiyle ifade edilen bir nesnedir&#8230; Müslümanlık&#8217;da (Ehl-i Sünnet) ıstılahlarından biri olarak<strong> &#8220;mezheb&#8221;</strong> dendiği zaman, ilm-i vehbîye de sâhib olduğu halde lâzım olan bütün ilimlerde mütehassıs, ehliyet ve liyakat sahibi müctehid imamların, Kitab, Sünnet ve İcmâya tam mutâbık <strong>(usûl ve disiplinleri)</strong> ile edillei erbaayı en iyi, en doğru ve en güzel anlama yolları anlaşılır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Tanzimât&#8217;dan i&#8217;tibaren ve hele cumhûriyet ateizmi zamanında haçlı Avrupa&#8217;ya tapınmak esas alındığından, (din, mezheb ve tarîkat) mefhumlarının da Batıl Batı&#8217;nın bunlara verdiği ma&#8217;nâlar olarak kabulü, memleketde resmen ve cebren yerleştirilmişdir. <strong>Mezhebsiz ve mealci </strong>tâifelerin (din, mezheb ve tarikat) kelimelerinden anladıkları, işte bu cins gayr-i islâmî ma&#8217;nâlardır. Teymiye-Luter koalisyonu olarak bu ve bunun gibi binlerce mes&#8217;eleye bakışları, ne kadar aksini söyleseler de, ne yazık ki <strong>özde</strong> bundan ibaretdir. Bunun içündür ki, doğrudan doğruya, hiçbir <strong>müctehide</strong> (bilene, ehline) tâbi&#8217; olmadan ellerine geçirdikleri menşei mechul, onun bunun kelle cürûfu mealleri, Lüter&#8217;in doktrinlerine tâbi olarak bir nalbandın beyin ameliyatı yapmasındaki ehliyet ve ihtisas kuduruşuna denk bir sapıklıkla ele almaları bundandır&#8230; Teşrih masasına yatırdıkları Kitâb&#8217;ı, bu nalbant kelleler kesib biçer, sonra da Allâh Teâlâ&#8217;nın o mutlak hakîkatlar Kitâbı, bütün ma&#8217;nâ ve kudsiyyetiyle o nalbantların satırları, keserleri, törpüleri, kamaları, baltaları ve pis pasaklı elleri ile o masada yokluğa mahkûm olur!. Böylece beyin ameliyatı içün yatan adam gibi, lâ teşbih, teşrih masasından teneşir masasına postalanır; yani ortada Kelâm-ı Kadîm&#8217;den bir tek eser kalmaz, ortalığı da Kitâb&#8217;ı  yokluğa mahkum eden bir vahşiler uğultusu kaplar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Beynelmilel şebekelerin planları mu&#8217;cebince, Tevrât ve İncil-i Şerîf nasıl (lâfız ve ma&#8217;nasıyla) ortadan kaldırılmışsa; KELÂM-I KADÎM de, lafzı ile değil ammâ, <strong>MA&#8217;NASIYLA</strong> ortadan kaldırılmış olacakdır&#8230; Bu hakîkatları, Merhûm Şeyhülislâm&#8217;ımızın satırlarına intikâl etdiğimizde dehşet ve nefretle göreceğiz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> Yukarıda, Habeşistan şâfîlerinden boşuna bahsedilmiyor. Bugün mezheblerin böyle abuk sabuk hâle düştüğü nazara verilerek, mes&#8217;elenin hakîkatı da, bu <strong>&#8220;mezheb karikatürleri&#8221;</strong> kullanılarak, işin özü, hâinlik hesabına yok edilmek isteniyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu şeyini şey etdiğimin akıl ve mantığına kalırsa, <strong>“Türkiye hanefîleri (!) de”</strong> modern banka önlerinde<strong> “neoparalelcilerin finans ve himmet dilencileri” </strong>olarak kuyruklaşırken;<strong> &#8220;Suudlu Hanbelî (!) Teymiye ve Abdülvehhab kuyruğu prensler&#8221; </strong>de, İtalya’da ve bilmem nerelerdeki  kancık sürek avlarından, 5-10 dişi geyikle otellerine dönmüyorlar mı?!. Acemistan’a gidib mut’a nikâhıyla kerhâneciliğe kılıf geçiren <strong>“Türkiye hanefîleri!”, </strong>Suudlu hanbelîlerle (!) sidik yarışını 5 metre fark atarak kapatmıyorlar mı?!.</p>
<p style="text-align: justify;">Sanki ortada, aklı başında, dürüst ve ciddî, mezheb imamına ve Onların usûlüne, <strong>“fikir fâhişeliğine”</strong> düşmeden adam gibi bağlı ve onların fetvâlarından çıkmıyan<strong> hanefî veya şâfî veya hanbelî</strong> v.s. kalmış gibi!. Mezhebsiz zibidiler her mes’eleyi hem sulandırıb cıvıtıyor; hem de, <strong>“bakın, eski gelenekçi anlayış, mes’eleleri halledemiyor, ma’nâsız kalıyor, tekliyor, nefesi yetmiyor!” </strong>şeytanlıkları oynuyor!</p>
<p style="text-align: justify;">İblise vekillik, ancak bu kadar olur!</p>
<p style="text-align: justify;">Nasıl?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Paralelciliğin”</strong> nesebi, südü, kanı, soyu, cibilliyeti, nâmusu ve şerefi, işte bu <strong>“mezhebsizlik”</strong> mezhebinin içinde gizlidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Böyle insaf, iz’an, fikir, akıl ve mantığın içine mi dışına mı edeceksin???</p>
<p style="text-align: justify;">Tasavvuf ve tarikatleri yerin dibine geçirmek içün de, Şâh-ı Nakşîbendlere, Abdülkâdir-i Geylânîlere, Ahmede’r-Rufâîlere ve benzeri nice pîrân ve evliyâullâh’a değil de; 28 şubatın peydahladığı (Kal.ancılara), (Haşhâşîlere), (Rüyacılara), (Olimpiyatlarda kız çalkalatanlara), (Temessül ve tecessüm şebekelerine), (Keşif Kollarına), (Suda yürüyenlere), (Havada Sürünenlere), (Toprakda Büzülenlere), (vecde (!) gelib ayılan ve bayılanlara), (Falan Soytarılara), (Filan İpsizlere), (Keramet Uyduruculara), (Cübbesi pisliklere) bakacak, bunları tarikat ve tasavvuf temsilcileri olarak nazara verecek ve şerefsizce, alçakça ve iblisçe bindireceksin!</p>
<p style="text-align: justify;">Şaron gibi çarpılırsınız <strong>“paraleline etdiklerim!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Lânet olsun!</p>
<p style="text-align: justify;">Hâlâ Şeyhülislâm Merhûm’un îmân, İslâm ve ilim tüten satırlarına intikâl edemedik, bir sürü ipsizin ipiyle oynuyoruz, çok yazık!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 23.04.2014)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F2-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F2-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F2-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F2-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F2-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F2-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F2-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F2-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F2-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F2-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F2-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F2-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F2-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F2-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F2-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F2-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&#038;title=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/2-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html" data-a2a-title="(2) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/2-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html">(2) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/2-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(1) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/1-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/1-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Apr 2014 08:24:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zıyâiyye BEKÇİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[kutlu doğum haftası]]></category>
		<category><![CDATA[Mezhepsizlik dinsizliğin köprüsüdür]]></category>
		<category><![CDATA[Paralel din]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=5621</guid>

					<description><![CDATA[<p>15 Nisan 2014 Salı  GÜNÜ, Dilipok, gene tenâkuzlar ve kendi dîni ile alâkalı fetvâlar döşendi; ve o bilinen akıl derecesiyle, dinde bir dâhî hatta müctehid </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/1-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html">(1) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>“KUTLU DOĞUM VE PARALEL DİN” VE MEZHEBSİZLİK DENEN “DİNSİZLİĞİN KÖPRÜSÜ!”</u></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><u>(1)</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Zıyâiyye BEKÇİSİ</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">15 Nisan 2014 Salı  GÜNÜ, Dilipok, gene tenâkuzlar ve kendi dîni ile alâkalı fetvâlar döşendi; ve o bilinen akıl derecesiyle, dinde bir dâhî hatta müctehid olduğunu dünyânın gözüne gözüne sokdu!. Bakınız, o dâhiyâne ve müctehidâne satırlarından bazı incileri burada beraberce mütâlaa edelim; ve bu adamın yazılarını hergün neşreden dindar Vakit’in (!) derecesini de bir kere daha görmüş olalım!. 15 asırlık <strong>Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemaat’e</strong> düşmanlık höykürenlerin, kafa, rûh ve înançlarındaki, hakâret, aşağılama, düşmanlık, hatta tekfîr gibi<strong> “îmândışılıkları”</strong> bu yazıda apaçık görebiliriz&#8230; Bütün bunlar, pek ahlâk dışı da sırıtdığı içün, o gürûhun tamâmına bir (ha..irnâme) olması bâbında, bu makâlemiz kaleme alınacakdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Muhammed Hamdi Efendi Merhûm’un buyurduğu gibi de, <strong>“Hakk ve Hakîkate mahabbetin derecesi, şirk ü bâtıla buğz ve adâvetin derecesi ile mütenâsib olacakdır.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ancak, temâs edilmiş olmasından hareketle, biz, şu mâhut <strong>“Kutlu, mutlu ve (p.tlu) hafta”</strong> uydurmasına da, bir nebze dokunuverelim. A. Dilipok Der:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Kutlu Doğum Haftası’nı idrâk ediyoruz.. Camilerimiz, dini vakıflar, İmam-Hatipler, her yerde din ve dindarların hali konuşuluyor..” </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Abdül Efendinin <strong>“idrâk keyfiyeti”</strong> elbetde zırnık kadar bizi alâkadâr etmez! Neyi nasıl <strong>“idrâk ediyoruz”</strong>  demek ile, neyi nasıl idrâk eder; bu, onun idrâk seviyesiyle alâkadârdır! <strong>“Her yerde dîn ve dindarların hali konuşuluyor”</strong> ifâdesinden, <strong>“gelenekçi” </strong>adını takdıkları 15 asırlık ulemâ ve şühedânın <strong>levmedilmesini</strong> kastetdikleri de uzak bir ihtimâl değildir! Nasıl bir<strong> “paralel din” </strong>peşinde yıllardır koşuşturdukları da nazara alınırsa, <strong>“dinlerinin”</strong> ne olduğu da hemen görülür! Tek hedefleri, bu <strong>levm</strong> içün yazmak ve çene çalmak olanlar, aşağıda gelecek satırları ile de bunu bedâhaten ortaya koymuşlardır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bir kere ve hemen beyân edelim ki, bu uydurma <strong>“Kutlu, Mutlu ve (Pu.lu) Doğum Haftasının”</strong> 15 asırlık <strong>SON ŞERÎAT-I MUTAHHARA</strong> içinde zerre kadar bir kıymet ifâdesi olamaz; ve Allâh Rasûlü Aleyhisselâm Hazretleri’ne nisbetinin de, hiçbir islâmî senet ve istinâdı bulunamaz&#8230; Bu haftayı uyduranlar, müslümanların <strong>“Peygamber sevgi ve bağlılığını”</strong> dembokratik dünyâ ve fizikötesi görüşün emrine ve ayağına sererek, onu <strong>seküler</strong> bir hedefe saptırmak ve asliyyetinden uzaklaştırmak gibi seytânî bir gâye ile uydurmuşlardır. İslâm’ın edillesine ters bir<strong> “anma haftası”,</strong> sâdece bu Mukaddes ve Muazzez DÎNİ tahrîf, tağyîr ve tebdîl hedefine ma’tûf bir düzmecedir, o kadar&#8230; Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm Efendimiz Hazretlerini islâmî esaslar çerçevesinde <strong>“sevgi ve bağlılık”</strong> içre yâdetmek, ma’bed dışı bin türlü menhiyâtın irtikâb edildiği salon ve mekânlarda şov denilen Haçlı Avrupa kültüründen aşırma bir takım ritüeller uydurarak ve bunlara sarıp sarmalıyarak, bir cümbüş ve eğlence festivali havasıyla anmak; ve oralarda, bazılarını da, <strong>“Türkçe Olimpiyatlarına”</strong> müşâbih (a.ırtmak) şeklinde olamaz&#8230; O Zât-ı Kibriyâ Hazretlerinin, Kitâb, Sünnet, İcmâ’ ve Kıyâs-ı Müctehidîn delilleri ile önümüzde duran<strong> “Ahkâm-ı Kur’âniyyesini”</strong> ferd ve cem’iyyet olarak yaşamak azmi ve irâdesi uyandırmadan, kupkuru lâf u güzâf elinde sevmek, sâdece gösteriş, riyâkârlık ve hedef saptırmakdır&#8230; Sarıklı-sarıksız politikacı gürûhuna âid bu şovların, <strong>ALLÂH’ın DÎNİNE </strong>hizmet sayılabilecek zerre kadar bir fâidesinin olabileceği düşünülemez&#8230; Bu kabil sekülerleştirici bid’atların, İslâmiyyet’in esasındaki aksiyon ve dinamizmi, lâf ve pörsütme cambazlıkları ile saptırması ve örtmesi sebebiyle, son derece zararlı ve iğdiş edici olduğu da bilbedâhe sâbitdir&#8230; <strong><u>O RASÛL, LÂF CANBAZLIKLARI VE TÂĞÛTÎ HER TÜRLÜ BEŞERÎ SİSTEMİ (DEMBOKRATİK RİTÜELLERİ DE) LÂ’NETLEMİŞ; VE KIYÂMET’E KADAR GELECEK GERÇEK MÜSLÜMANLARA, “ÎMÂN VE AMEL-İ SÂLİH” DENİLEN ALLÂH İRÂDE VE HÂKİMİYYETİNE BİLÂKAYD Ü ŞART RÂMOLMAYI EMÂNET BIRAKMIŞDIR&#8230;</u></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bir de, neden hicrî 12 Rabiülevveller değil de, mîlâdî 21 nisanlar?. Neden?</p>
<p style="text-align: justify;">İslâm milletini <strong>BÖLMEK ve PARÇALAMAK</strong> içün mü?. İslâm milleti, sâdece toprak üstünde yaşayan veya yaşadığını zanneden insanlardan ibâret değil; asıl millet, toprak altında “âlem-i berzahdaki” milletdir&#8230; O Zât-ı Kibriyâ Aleyhisselâm, neden, bu ümmete çizdiği çizgiden ayrılarak, 15 asırlık bu ümmete zıd ve ters bir zaman ve mekân sefâleti içine çekilerek  yâdedilmek cihetine giriliyor ve sapılıyor?</p>
<p style="text-align: justify;">Bu girizgâhlarla, reformizma ve revizyonizmacı münkirler, şeytânî planlarının temrînâtı veya onları, test edişin peşinde midirler?!</p>
<p style="text-align: justify;">Adam şöyle yazıyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“- Ve tabii gündemin ana konularından biri de “Paralel din”, “Dine karşı din”, “Atalarımızın dini”, “Din büyüklerini ilah ve din edinmek”, “TSE damgalı bir din”, “Amerikano İslam”, “Euro İslam”, Türk-İslam, Arap İslam, Fars İslam, Şiilik, Sünnilik, Sufilik, Selefilik..</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>Hemen belirtelim ki, kim, dinin önüne ya da sonuna bir şey ekler ya da ondan bir şey çıkarırsa, kişi eklediği ya da çıkardığı ile baş başa kalır ve din aradan çekilir..”</u></em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu meyanda, görüldüğü gibi<strong> “SÜNNÎLİK”</strong> de ihmâl edilmiyor!..15 asırlık Ashâb, Tâbiîn, Tebe-i tâbiîn, Müctehidîn, Emevî, Abbasî, Büyük Selçuklu, Anadolu Selçukîsi, Gazneli, Karahanlı, OSMANLI v.s. müslümanlarına kadar milyarlarca müslümanı, bu sakat ve sâkıt akıl ve mantıkla, <strong>“Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemaatiz”</strong> dedikleri içün, <strong>“dinleri çekilmiş, dinsiz kalmış” </strong>ateisler gürûhu olarak kabûl gerekecek!&#8230; Hâşâ&#8230; 15 asırlık Ehl-i Sünnet ulemâsı da, bir hiç; ve bunların sayısız eserleri de, Bulgarlara vagonlar dolusu satılan kağıt parçalarından başka birşeycik etmiyecek!. Sonra da bunları, <strong>“gelenekçi müslümanlar”</strong> diyerek yok saymanın, işte <strong>“mezheb tanımayan mealci”</strong> kafasıyla ve<strong> “hâricî mantığıyla”</strong> dışlanışı&#8230; <strong>“Paralel din”</strong> denen şeyin daniskası&#8230; <strong>“Fırâk-ı Dâllenin”</strong> modern fraksiyonlarından biri&#8230; Bunlar, kendilerinin <strong>religionu</strong> ise, bize ne?</p>
<p style="text-align: justify;">Böyük mezheb ve tasavvuf tanımaz Dilipok, bu kabil sıralayıb gidiyor ve nihâyetinde de,<strong> “din aradan çekilir, siz eklediklerinizle başbaşa kalırsınız”</strong> yani <strong>“din çekildiği içün DİNSİZ olmuş olursunuz”</strong> diyor!. Yüksek ve modern müctehid olunca, <strong>“tekfir”</strong> müessesesi, böyle bir kafa <strong>“paraleli”</strong> ile çizik atıyor!. Bu tekfirlerin kendilerini kuşatmadığından, bunlar nasıl eminler acebâ?!</p>
<p style="text-align: justify;">12-13 asırdır müslümanlar, <strong>“Matüridî”</strong> veya <strong>“Eş’arîyiz”</strong> mi dedi, hemen hükmü bas; ve<strong> “senin dînin aradan çekildi, sen dinsiz kaldın, kendine din ara!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Amma sâdece o, Bay A. Dilipok, <strong>“dini aradan çekilmiyen”</strong> çelik gibi dindâr!. Çünki onun dininin önünde hiçbir <strong>“ekleme”</strong> yok, arıtılmış ve damıtılmış %100 din, sâdece onunkisi!. Böylesini nerelerden bulduysa&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu adamın dini ne ise odur, bizi hiç alâkadâr da etmez; ammâ bizim dînimiz onu neye alâkadâr eder ecebâ; veya kendisi dışındakilerin dîni, bu adamın nesine ve neresine zarardır?. Biz <strong>“Lekum dînükum veliye dîn”</strong> diyoruz!. Bu adam neden bizim gibi diyemez de, herkesin onun dînine girmesini istemesi; ve girmezlerse, onlardaki <strong>“dinin aradan çekileceğini!”</strong> üfürmesi ve vahiy gelmiş gibi elâleme dayatması (hakkını), bu adam kimden, nereden almaktadır?. Yeni bir ta’birle, bu adamın <strong>“özgül ağırlığı”</strong> kaç miligramdır?. Echeliyyet, ne zaman bu kadar şirretleşmişdir?</p>
<p style="text-align: justify;">Akıl ve mantık sefâletine devam:</p>
<p style="text-align: justify;"> Gerçek Müslümanlıkla, sahteleri ve münâfıkları ayırmak içün bazı elfâzı mı kullandın, bas düğmeye; ve <strong>“siz, aradan dini çekilmiş dinsizlersiniz!”</strong> de; ve zil takıp oyna!.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Müslümanlar bu adamın diniyle uğraşıyor mu?!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Biz hanefi müslümanlarız”</strong> diyene mi rastlamış, aforoz hazır: <strong>“Bu adam hanefilikle başbaşa kalmışdır, Müslümanlığa ekleme ve saplama yapmış, dini aradan çekip çıkarmış, dolayısıyla dinsiz olmuşdur!” </strong></p>
<p style="text-align: justify;"> Çüşşşşşş!</p>
<p style="text-align: justify;">Dembokrasi dininin Başvekillerinden Receb Tayyib Paşa da Bağdad’da <strong>“ben ne sünnî ne şiiyim, ben müslümanım”</strong> demiş; Câferilerin İstanbul’da edâ etdiği mâtem panayırındaki yağlama operasyonunda da, <strong>“Sünnînin Caferiye, Cafeninin Sünnîye üstünlüğü yokdur”</strong> saçmaları patlatmışdı!. Ve böylece, hedefine karavana sallamış, avını vurmak bir yana, silâhı geri tepmiş ve şii dünyası meşhur (takıyyesi) ile de, birilerine, sırtdan hançerleme kazığı atmışlardı&#8230; Vaktiyle Humeyni’ye beyat da toplıyan Dilipak’ın Acemistanlı Takıyyecileri, <strong>“paralelci eşkıyâlar”</strong> gibi nice hâinliklerini ortaya koymuşlar; ve hâlâ da ellerindeki kazıklarla meydanlarda dolaşmaktadırlar!.</p>
<p style="text-align: justify;"> Bu mezhebsiz kalabalıkların, i’tikâdî ve amelî Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemâat mezhebleri sâliklerine sürtünmeleri, artık iğrendirici çukurlar açmaktadır ki, uyduruk müctehidlerinden <strong>Haltettin</strong> nâm pırasasörleri de, kendisine sual soran adama, aynen şu ahlâksızca  sualle cevab verebiliyor: <strong>“Hanefîliğe göre mi, İslâm’a göre mi cevab vereyim?”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Öyle ya, Müslüman ayrı, Hanefî ayrı!</p>
<p style="text-align: justify;">Lânet olsun!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Hanefîlik İslâm’ın dışındadır”</strong> demenin <strong>“fikir fâhişeliğine”</strong> bakınız!</p>
<p style="text-align: justify;">Dilipek’un akıl ve mantık hamûlesine biraz daha el atalım:</p>
<p style="text-align: justify;">Ben <strong>“ehl-i sünnet vel cemaat mezhebindenim” </strong> diyene mi rastlamış, bir vakitlerin taş kafalı hâricîleri gibi hemen mahkûm edecek ve böğürecek: <strong>“Bu adam ehl-i sünnet vel cemaatle başbaşa kalmış, bunu Müslümanlığa ekleme yapmış, Müslümanlık aradan çekilmiş, adam dinsiz kalmış!..”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hemen adamın boynuna bu (aforoz) yaftasını da asacak ve onu doğru cehenneme postalıyacakdır!</p>
<p style="text-align: justify;">Çünki <strong>“din aradan çekilmiş”</strong>, yerine, dinin dışında ve dine düşman bir öcü gelib oturmuşdur!. Hâşâ ve kellâ!</p>
<p style="text-align: justify;">Humeyni’ye bey’at toplamadan evvel ise, <strong>“Peygamber misyonlu Lider”</strong> Erbakan’ın gazetelerinde<strong> “millî görüş”</strong> mezhebine hizmet eden bu adam, Necmüddîn Hocasının Vehhâbîlerle yapdığı <strong>“Kültür Anlaşmasından”</strong> da esinlenib besinlenerek, mezhebsizlikde kat’-ı merâtib eylemiş olabilir!. Sonra bir aralar, sivil toplumcu ateistlerle kanka olub, sokak-meydan aktivistlik numaraları çeviriyordu!. Mavi Marmara’ya ise son anda yetişemiyerek denize düşmekden kurtulmuşdur! Daha sonra da Pensilvanyalı Locafendiye yanaşdı ve <strong>“paralel Dincilerden”</strong> ciamaat tâifesinin bastığı <strong>“Küresel Barışa Doğru”</strong> nâm kitabın kapağında, Kâinâtın İmamı Locafendisi, Eygi’nin müslümanı (B.klamış Ateş), Müjdat Gezen, Erdoğan’ın DİB’e bakan bakanlarından Memet Aydın, Manço ve Cengiz Çandar v.s. gibi niceleriyle aynı karede resimleri de pek meşhurdur!. Hele bir ara <strong>CİAMAAT</strong> takımının <strong>Abant</strong> toplantılarının en gözde müdâvimlerindendi!. 17 Aralık 2013 tarih-i mîlâdîsinden sonra ve şimdi ise, nice eyyamcılarda görülen zıplama kıvraklığıyla, bıçakla kesilmiş gibi bir tarafa doğranmış ve ciamaat tâifesinin can alıcı bir adüvv-i dini kesilmişdir!.</p>
<p style="text-align: justify;">En kaba hatlarıyla ömür serüveni böyle olan T.C. <strong>“lâmezhebiyye islâmcılarının”</strong> karakter hattı böyledir!</p>
<p style="text-align: justify;">Onların kafaları<strong> “mezhebsizlikle”</strong> tütsülenmiş; mezhebler, <strong>“din dışı eklemeler”</strong> olarak beyinlerine zerkedilmişdir. 15 asırdır da, müctehidlerin  veya ilk asır fakihlerinin verdiği fetvâ veya ortaya koyduğu ictihadlar, <strong>“Kitab ve Sünnet dışı nesnelermiş”</strong> gibi gizli İslâm düşmanları ve <strong>“paralel dinsizler”</strong> ve misyoner faaliyetleri ile <strong>gerzek</strong> kafalara kazınmışdır&#8230; Usûl-i fıkıh ile alâka kuramamış ve buna yabânî kalmış, aşağılık duyguları ile ma’lül bu echeller, <strong>“edille-i şer’iyyeyi”</strong> bile ana hatlarıyla <strong>“edille-i erbaa”</strong> olarak kabule yanaşmazlar&#8230;  Kitâb dışındaki üç delîlin de, <strong>meşrûiyyetini</strong> Kitab’dan alarak sâbit oluşunu, bir türlü fehm ü idrâk edemezler&#8230; Kitâbın, (Sünnet, İcmâ’ ve Kıyâsa) gönderdiğini; Sünnetin, (Kitâb, İcmâ’ ve Kıyâsa); İcmâ’ın da (Kitâb, Sünnet ve Kıyâsa); Kıyasın da, (Kitab, Sünnet ve İcmâ’a) gönderdiğini, bu <strong>“mezhebsiz ve mealci Lüter taslaklarına”</strong> kat’iyyen anlatamazsınız&#8230; Hemen aşağıda, bu karekterleri daha sırıtarak ortaya çıkacakdır. Biz, onların cehâlet cerâhatlerine devam edelim:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“<em>Din Allah’a hastır. Allah, Resul ve Kitap’tan ibarettir.. Aynı Allah’a, Resul’e ve Kitab’a iman edenler, tek bir ümmet, tek bir cemaat, tek bir millettirler.. Ve müminler “ihvan”dırlar.. “İhvan” olmak, tarikat arkadaşı olmak demek değildir! Kimse Allah (cc)’ın çizdiği alanı daraltamaz ya da genişletemez.” </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Şu bilgi sefâletine bir bakınız. Tamamen Lüter anlayışında bir religion telâkkîsi&#8230; 15 asırlık Edille-i Erbaa, utanmadan ikiye indiriliyor ve (Kitab ile Sünnet’den) ibaret denilerek, <strong>“icmâ’ ve Kıyâs’ın hüküm ve haberleri”</strong> bir çırpıda ve ceffe’l-kalem keenlemyekün sayılıb, böylece, icmâ ve kıyâsa gönderen <strong>KİTAB VE SÜNNET’in </strong>bizzat kendisine başkaldırılıyor!. Allâh’ın <strong>DÎNİ</strong> ateistlerden bin beter tıraşlanıb çöpe atılıyor&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bugünün mezhebsiz, münkir-i tasavvuf ve mealci nevzuhûr echellerine, Büyük Dâhî ve Mücâhid, İ’tikadda İMAM, Şeyhülislâm Merhûm Mustafa Sabri Efendi Hazretlerinin, takrîben 90 sene kadar evvel, o zamanın dinsizlerine verdiği cevablardan bir kısmını, bugünün ilim ve ulemâ kaçkını adam ve madamlarına biiznillâh yarın okutalım&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: right;"><strong><em>(Mâba&#8217;di var)</em></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 19.04.2014)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F1-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F1-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F1-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F1-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F1-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F1-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F1-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F1-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F1-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F1-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F1-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F1-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F1-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F1-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F1-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F1-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html&#038;title=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20Ve%20Paralel%20Din%E2%80%9D%20Ve%20Mezhebsizlik%20Denen%20%E2%80%9CDinsizli%C4%9Fin%20K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC%21%E2%80%9D" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/1-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html" data-a2a-title="(1) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/1-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html">(1) “Kutlu Doğum Ve Paralel Din” Ve Mezhebsizlik Denen “Dinsizliğin Köprüsü!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/1-kutlu-dogum-ve-paralel-din-ve-mezhebsizlik-denen-dinsizligin-koprusu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
