<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>04/10 Anayasa-Yemin arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<atom:link href="http://www.turkcesi.biz/category/tekraren-nesr/miladi/nisan/04-10-anayasa-yemin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkcesi.biz/category/tekraren-nesr/miladi/nisan/04-10-anayasa-yemin</link>
	<description>Hakkın ve Sabrın T&#252;rk&#231;esi imani, fikri, edebi, tarihi ve siyasi neşriyatdır...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 07 Jun 2023 17:35:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.4</generator>

<image>
	<url>http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/06/cropped-osmanli-armasi-site-ikonu-50x50.jpg</url>
	<title>04/10 Anayasa-Yemin arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<link>http://www.turkcesi.biz/category/tekraren-nesr/miladi/nisan/04-10-anayasa-yemin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İslâmiyet Dışında Yemîn Olamaz!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/islamiyet-disinda-yemin-olamaz.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/islamiyet-disinda-yemin-olamaz.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Apr 2019 07:37:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[04/10 Anayasa-Yemin]]></category>
		<category><![CDATA[Yemin]]></category>
		<category><![CDATA[Zıyâiyye BEKÇİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[and içmek]]></category>
		<category><![CDATA[islamiyet dışında yemin olmaz]]></category>
		<category><![CDATA[yemin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=5691</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yemîn, Şerîat’da Arabça bir ıstılah... Kasem  ve halîf de bunun mürâdifi... Cenâbı Hakk Azze, “Yeminlerinizi koruyun!” buyurur!. </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/islamiyet-disinda-yemin-olamaz.html">İslâmiyet Dışında Yemîn Olamaz!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>İSLÂMİYET DIŞINDA YEMÎN OLAMAZ!</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ziyâiyye BEKÇİSİ</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Yemîn, Şerîat’da Arabça bir ıstılah&#8230; Kasem  ve halîf de bunun mürâdifi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Cenâbı Hakk Azze, <strong>“Yeminlerinizi koruyun!”</strong> buyurur!. Öyle onun bunun üzerine, nâmus veya nâmussuzluk üzerine yemîn olmaz. Olacaksa, mücerred <strong><em>Allâh</em></strong> Celle adına olur; ve müslümanca, yemînin mu’cebince sözde durulur ve netîcesine de riâyet şart olur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Umûmî kânunlarımızdan birisi de şu:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“İslâm üzere olmıyanın dahî, yemînine  i’tibâr olunmaz!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yemîn bir akiddir. Bu, Allâh Azze’ye akd içündür. Küfür ile Allâh Azze’ye (ta’zîm) muhal!</p>
<p style="text-align: justify;">Yemîn, irtidâd hâlinde bâtıl!</p>
<p style="text-align: justify;">Gayr-i müslim olanın (kefârete) ehliyeti düşünülemez&#8230; ALLÂH Azze’ye i’tikâd olmalı ki, O’nun adı üzerine yemîn denilen te’yîd vücud bulabilsin!. Îmân yoksa, adam veya madam, kimin üzerine yemîn edecek!?</p>
<p style="text-align: justify;">Kefâret, Şerîat-ı Garrâ’da ibâdetdir. Keffâretin (cezâ) olması, onu doğuran sebebe nisbetledir; ve hukûkullaha dâhil&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Allâh ve Âhıret Gününe, hesâb ve kitaba (îmânı) olmıyanın, keffâret denen müeyyideye îmânı da olamaz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yalan yere yemîn etmek günâh-ı kebâirden!</p>
<p style="text-align: justify;">Dilinde <strong><em>“haram”</em></strong> diye bir mefhum olmıyan bir devlet, dembokrasi, cumhûriyet, lâyıklık, herhangi bir ideoloji veya v.s. içün, bu <strong><em>&#8220;haram&#8221; </em></strong>da keenlemyekün!. Lâkin gelin görün ki, arsız ve dünyevîlik delisi (modern) kelleler, sık sık, cüz&#8217;ü olduğu bütünden nice şer&#8217;î ıstılahları çeker, mevzii ve mevkii dışında münkirce ve şerefsizce kullanır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">DİNDEKİ (Yemînin) sebebi, maksadın te’kîdini irâde etmekdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Buraya kadar anlatılanlar, hep, Şerîat içindeki yemînle alâkadâr!</p>
<p style="text-align: justify;">Anınçün, Şerîat dışında yemîn olmaz;  namaz, cihad, ibâdet, v.s. gibi onbinlercesi de olmadığı gibi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yemînin, (rüknü) olmadan da yemîn olmaz. Bunlar da, Allâh Azze’nin isimleri, sıfatları ve bunlara taallûk eden sâir lâfızlardır&#8230; Allâh Azze’nin (izzeti, celâli, kibriyâsı, ğadabı) ile de olur&#8230; Ancak ve yalınız, her hâl ü kârda, ALLÂH Azze adına olacak&#8230; Aksi hâlde ona, hiçbir şekilde (yemîn) denemez; o uydurma, ordan burdan aşırma bir fasofisodur!. <strong><em>&#8220;Kâbe’ye&#8221;</em></strong> diye bile yemîn olamaz&#8230; Ancak,<strong><em> “Kâbenin Rabbine”</em></strong> diyerek olabilir!</p>
<p style="text-align: justify;">Şunun bunun adıyla, namusa, nâmussuzluğa, şerefe, kadehe, rakıya, sarhoşa, ite , homoya, heykele, büste, resme, isme, cisme, yemin olmaz!.</p>
<p style="text-align: justify;">Batıya dönerek kıbleye dönülmüş olamıyacağı gibi, Allâh Azze dışında bir şey üzerine yemîn etmek veya <strong><em>“and içmek”</em></strong> İslâmiyyet’de yokdur, olamaz!. Bunları yapanlar, gözboyamak ve biribirlerini aldatmak, kazıklamak üzere, bir taraf öteki tarafı yemek içün yapar! Çünki bu, hakîkatı muhal, sâdece laik-cumhûrî-dembokrat bir ritüeldir!. Müeyyidesi de yokdur. Bugüne kadar bu kabil <strong><em>“and içib”</em></strong> aksini yapanlara, lâ teşbih<strong><em> “laik bir kefâret”</em></strong> verdirilememişdir!</p>
<p style="text-align: justify;">Yalan yere and içilse, sanki ne lâzım gelecekdir?. Zâten onların hayat (florası), yalan üzerine binâ edilmişdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u> BU KABİL AND İÇİRME VE YUDUMLATMALARLA DENİLMEK İSTENİYOR Kİ:</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>&#8220;Bu and içme merasiminden geçerek, kendi îmân, dîn, inanç, ilke, ideoloji, doktrin, ilke, ülkü, tilki ve türkülerini inkâr edib unutacaksın!. Bu dembokrasi (ma&#8217;bedinde) senin dîn ve îmân gibi şeylerin geçmez! Duydun mu? Bu elindeki metni istersen okumayıb,&#8221;kendi kendimi inkâr edemem&#8221; de&#8230; O zaman, buradaki ideoloji, religion, ilke, inanç ne ise, bunlara inanıyor görünmedin mi, bu ceylan derileri üzerinde oturamaz, kanun yapan bir tanrı olma fırsatını kaybedersin!.. İşine gelirse&#8230; Ve ona göre ya adam ol; ve ehlîleşerek dünyânın bir parçası ol; veya dikleşib dışlan!! Akıllı ol, kendini, kendinden ibâret sanmak burada sökmez&#8230; Kimin, hangi betonik ve faşist dembokratik diktanın ( vekili olduğunu) hiç bir zaman ve mekanda unutma!. İrâde-i Külliye devri dîn devri demekdir; artık o gitmiş, onun yerine &#8220;halk irâde ve hâkimiyyeti&#8221; çakılmışdır&#8230; İnansan da inanmasan da, mahlûka âid &#8220;millî irâde&#8221; lâfını maske olarak suratından indirmek en büyük suçdur!. Dembokrasinin ilâhı ALLÂH değil, HALKDIR, HÂLIK değil MAHLÛKDUR&#8230; Nazariyat, böyledir; bunları ne kadar deler ve oyarsın, o, senin (and içme ve yudumlamalarının) artık dışındadır!. İblisin anasını bellercesine iblisleşmek, artık senin damarlarındaki asîl kan hangi ırkın kanı ise ona göre ayarla! Anladın!?&#8221;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi tepelerden, ta doruklardan, deniz seviyesine hatta Lût Gölü&#8217;nün nâkıs râkımına kadar (câhiliyye) cehâleti her yere sıvandığı ve dominant hâle getirildiği içün, yeminle yemin olmıyan, din ile din olmıyan herşey, biribirine karıştırılıb=halt edilmektedir&#8230; Bunun adı, dediğimiz gibi <strong><em>&#8220;parlementer laik dembokrasidir!&#8221;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"> Nasıl?</p>
<p style="text-align: justify;">Müslüman yemez de&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yiyene!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 23.06.2015)</em></p>
<p>t.t.</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fislamiyet-disinda-yemin-olamaz.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20Yem%C3%AEn%20Olamaz%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fislamiyet-disinda-yemin-olamaz.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20Yem%C3%AEn%20Olamaz%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fislamiyet-disinda-yemin-olamaz.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20Yem%C3%AEn%20Olamaz%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fislamiyet-disinda-yemin-olamaz.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20Yem%C3%AEn%20Olamaz%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fislamiyet-disinda-yemin-olamaz.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20Yem%C3%AEn%20Olamaz%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fislamiyet-disinda-yemin-olamaz.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20Yem%C3%AEn%20Olamaz%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fislamiyet-disinda-yemin-olamaz.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20Yem%C3%AEn%20Olamaz%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fislamiyet-disinda-yemin-olamaz.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20Yem%C3%AEn%20Olamaz%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fislamiyet-disinda-yemin-olamaz.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20Yem%C3%AEn%20Olamaz%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fislamiyet-disinda-yemin-olamaz.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20Yem%C3%AEn%20Olamaz%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fislamiyet-disinda-yemin-olamaz.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20Yem%C3%AEn%20Olamaz%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fislamiyet-disinda-yemin-olamaz.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20Yem%C3%AEn%20Olamaz%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fislamiyet-disinda-yemin-olamaz.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20Yem%C3%AEn%20Olamaz%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fislamiyet-disinda-yemin-olamaz.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20Yem%C3%AEn%20Olamaz%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fislamiyet-disinda-yemin-olamaz.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20Yem%C3%AEn%20Olamaz%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fislamiyet-disinda-yemin-olamaz.html&#038;title=%C4%B0sl%C3%A2miyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20Yem%C3%AEn%20Olamaz%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/islamiyet-disinda-yemin-olamaz.html" data-a2a-title="İslâmiyet Dışında Yemîn Olamaz!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/islamiyet-disinda-yemin-olamaz.html">İslâmiyet Dışında Yemîn Olamaz!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/islamiyet-disinda-yemin-olamaz.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başvekîl&#8217;den Değişmez Tabu: Anayasal Dîn İnancı!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/basvekilden-degismez-tabu-anayasal-din-inanci.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/basvekilden-degismez-tabu-anayasal-din-inanci.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Apr 2019 00:45:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[04/10 Anayasa-Yemin]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[devletin dini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=1274</guid>

					<description><![CDATA[<p> Topal Dursun’un oğlu Başvekîl Sayın Binali Bey “anayasa” ile alâkalı fevkâl’âde can sıkan beyanlarda bulundu. 1000 yıldır milyonlarca </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/basvekilden-degismez-tabu-anayasal-din-inanci.html">Başvekîl&#8217;den Değişmez Tabu: Anayasal Dîn İnancı!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>BAŞVEKÎL’DEN DEĞİŞMEZ TABU: ANAYASAL DÎN İNANCI! </u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"> Topal Dursun’un oğlu Başvekîl Sayın Binali Bey <strong><em>“anayasa”</em></strong> ile alâkalı fevkâl’âde can sıkan beyanlarda bulundu. 1000 yıldır milyonlarca evlâdını Müslümanlık içün şehid vermiş bir millete karşı <strong><em>“Laiklik denen İslâmdışılığı”</em></strong>  vazgeçilmez bir esas olarak zikretmesi, Türkân Saylan ve KK izindeki adam ve madamların memnûniyyetini ziyâdeleştirmişse de,<strong><em> “Dînini, hayatın her safhasında görmeyi âmir Kur’ana îmân eden Müslümanları”</em></strong> ye’se ve tamâmen eleme boğmuşdur&#8230; Cübbeli ve Şerocak makûlesi hayâlperest kalabalıkların <strong><em>“Dâr-ı İslâm ve Ülülemr” </em></strong>hülyâları da böylece, çölde tatlı ve şerbetli bir serâp olarak ve (dalkavukluk) hesâbına, devâm edib gidecekdir!</p>
<p style="text-align: justify;">Binali Yıldırım, haberlere bakdığımızda <strong><em>“laikliği ve değiştirilmesi teklîf dahî edilemez”</em></strong> soyundan muzır ve fikri katleden maddeleri, dînine, vicdânına ve fikir hürriyetine tamâmen zıd ve mübâyin gören müslümanlara meydan okuma edâsıyla, onlara hiddet ve şiddet tavrı içine girerek söyle gürledi:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> &#8220;Anayasanın ilk 4 maddesinin teminatı AK Parti&#8217;dir. İlk 4 maddesinin değiştirilmesini teklif etmedik.<u> 4 maddenin değiştirilmesini teklif edenle işimiz olmaz.</u> Bu kadar açık ve nettir. Bunlar devletin temelleridir, olmazsa olmazıdır.&#8221; </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Devletin olmazsa olmazı, bu 4 madde ve bilhassa <strong><em>&#8220;laiklik&#8221;</em></strong> denen ve dînin hiçbir hükmünü, bu ne kadar münezzeh ve mükemmel Allâh irâdesi de olsa, onu beğenmeyib aslâ hayâta geçirmemek&#8230; Böylesine Allâh&#8217;ın DÎNİNE sırt dönüb reddetmeyi hangi müslüman îmânına kabûl etdirebilir?.Bu hangi ve nasıl devletdir ki, onun <strong><em>&#8220;olmazsa olmazı&#8221;</em></strong>, İslâmiyet gibi Milletin 1000 yıldır uğruna milyonlarca evlâdını ŞEHİD verdiği Mukaddes ve Muazzez Allâh Dînini kapı dışında tutmak; ve onun yüzüne bile bakmıyacak kadar onu dışlamak olsun!.</p>
<p style="text-align: justify;">Başvekîl Yıldırım şöyle devamdadır:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>&#8220;İlk dört madde nedir? Madde bir devletin şekli, cumhuriyet. Madde iki, niteliği demokratik, laik sosyal hukuk devleti. Madde üç, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, bayrağının ay yıldızlı bayrak olduğu, marşının İstiklal Marşı olduğunu, dilinin Türkçe olduğunu, başkentin Ankara olduğu.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bayrağına, marşına, başkentine, laiklik denen ateizmasına ve diline kadar devletin her şeyi <strong><em>“ana-avrat ve babayasasına”</em></strong> yazılıyor da, <strong><em>“DÎNİ”</em></strong> neden yazılamıyor acebâ?. Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi Merhûm’un buyurduğu gibi,<strong><em> “Her şeye dili dönüyor da dînine gelince  mi dili dönmüyor?”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>&#8220;Olmazsa olmazlara&#8221;</u></em></strong> bakınız, 1. madde Cumhûriyet!. 1000 yıldır cumhuriyet yok idiyse, ne olmuş, Kıyâmet mi kopmuş?. Millet neyini kaybetmiş?. Bugün Türk Cumhûriyetini Anadolu&#8217;ya çakan İngiliz gâvuru da dâhil dünyanın yarısında cumhuriyet yoksa, bu devletler yerin dibine mi geçiyor?. Dünyânın diğer yarısındaki cumhûriyetlerin de hemen hepsi adı cumhuriyet olsa da kendileri <strong><em>&#8220;cumbokrasi ve şefokrasi&#8221;</em></strong> değil mi?. Meselâ şu Takiyyeci, MATEMCİ, ASHAB düşmanı ve mut&#8217;acı İran denen Acemistan&#8217;ın neresi İslâm ve neresi cumhûriyet??? Vehhâbî Suud Melikü&#8217;l-Muazzamlığı KRALLIK değil mi? Cumhûriyet <strong><em>&#8220;olmazsa olmaz&#8221;</em></strong> yani Osmanlı diliyle <strong><em>&#8220;lâzım-ı gayr-ı mufârık&#8221;</em></strong> ise, dünyadaki o kadar krallık, kraliçelik, düklük, diktatörlük, papalık, racalık, hatta Japon imparatorluğu v.s. gibi nice düvel ile bunca samîmî ahbab ve aşne-fişne olmak neyin nesidir?. Düne kadar suratına bakılmayan Hicaz deve çobanlarının bugün nice <strong><em>&#8220;laik cumhuriyet tapınıcıları&#8221;</em></strong> tarafından oralarının öpülürcesine takdîs edilmeleri, memleketlerine gidilerek mukaddes (!) hacc vazîfelerinin edâ edilişi v.s.nasıl izâh edilecekdir?.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>&#8220;Olmazsa olmazımız&#8221;</em></strong> dedin mi, bu çok büyük bir iddiadır: <strong><em>&#8220;Biz, dünyâ ve Âhıret&#8217;den geçeriz, ama bu (olmazsa olmazımızdan) geçemeyiz&#8221;</em></strong> demekdir; bunu diyen de öyle önüne gelenle dost ve müttefik havalarına giremez!. Ancak bu <strong><em>&#8220;olmazsa olmaz&#8221;</em></strong> dediğine <strong><em>&#8220;Olmazsa olmaz&#8221;</em></strong> diyenlerle hemhâl olur ki, bu, onun samîmiyyetinin birinci basamağıdır!. Hatta <strong><em>&#8220;olmazsa olmazım cumhûriyetdir&#8221;</em></strong> diyen, karşısına Fatihler Yavuzlar da dikilse, onlara bile:</p>
<p style="text-align: justify;"> <strong><em>&#8220;Siz lütfen kenara, bizim 94 yıllık olmazsa olmazımız var, sizin olmazsa olmazlarınız 500 hatta 1000 yıllık da olsa onlar geçmez, bizimkilere siz de tapacaksınız!&#8221;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Diyebilmelidir ki, samîmi olduğuna inanılabilsin!</p>
<p style="text-align: justify;">Öyle kurukuruya <strong><em>&#8220;olmazsa olmaz&#8221;</em></strong> diye sıkmakla <strong><em>&#8220;olmazsa olmazın taraftarlığı ve iman ediciliği&#8221;</em></strong> olamaz!. Ancak, şu denebilir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>&#8220;İngiliz gâvurunun  bize olmazsa olmaz yapdığı ve demir kazıklarla çakdığı cumhûriyeti, CHP vesâyeti ve sahibliğine ve onun da müessis ve vasîsi İngilize ve Haçlı Batı&#8217;ya ve Lozan&#8217;ın hafî şartlarına rağmen olmazsa olmazımız yapmamak, bize üçbuçuk atdırır; anınçün bu biraz da değil, iyi mi iyi sıkar!&#8221; </u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Samîmî olan, bir yandan <strong><em>&#8220;Yerliyim, millîyim, Osmanlı torunuyum, müslümanım elhamdülillah&#8221;</em></strong> gibi düzinelerce lâf sıkarken, öte yandan da <strong><em>&#8220;olmazsa olmazım Haçlıdan idhâl şu şu ve şu mallarımdır&#8221;</em></strong> derse, ona dosdoğru merd bir adam veya madam demek çok zordur!. Samîmiyyetin ve dürüstlüğün tek mîzânı da işte budur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">1928’e kadar Teşkilât-ı Esâsiye Kânûnunda (Ana-avrat-babayasada)<strong><em> “Devletin Dîni Dîn-i İslam’dır”</em></strong> maddesi yazılı iken; Şeriat’ın T.B.M.M tarafında yürütülmesi maddesi mevcûd iken; ve yeminlerde de, ÂLLÂH AZZE ve CELLE üzerine yemin maddesi varken, bunların topu da kaldırılarak yemîn yerine dahî <strong><em>“Nâmus üzerine and içme”</em></strong> maddesi sokulmuş, böylece milletin dîni, milletden tard edilmişdir!&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bütün bunların arkasında, bilhassa <strong><em>&#8220;Devletin Dîni Dîn-i İslâmdır&#8221;</em></strong> maddesinin kaldırılmasında, Pensilvanya iblisinin arkasında olduğu gibi,  ÇOK Sayın Ankara politikacılarının o <strong><em>“çok dost ve müttefîki”</em></strong> ABD vardır!.. Bugün bunu milletin yüzde doksan dokuzu bilmez; ancak o zamanın gazetelerini bulabilenler bunlara bakarlarsa, bu dediklerimizi yani İngilizin oynatdığı ABD’nin  o iğrenç  parmağını  tâ o günlerde de göreceklerdir!.</p>
<p style="text-align: justify;"> Dangalak ve salak Türk medyası ile çeyrek akıllı partitapar ve (dokunulmazlık zırhı içindeki Donkişot)) politikacıların parmağındaki matbuat, Gece Klübü kâtili herifin tornadan geçirilmiş necis suratını dünyâya servis etmekle de, bir ma&#8217;rifet yapdığını sanıyor!. Hatta Barlas&#8217;ların veledi gaddar adam, kâtilin 3-4 yaşındaki ma&#8217;sûm, bîkes ve ana-baba kurbanı garib o iki küçücük çocuğunun da <strong><em>&#8220;nasıl kullanılacaksa öyle kullanılmalıdır&#8221;</em></strong> diye yazarak, utanmadan ve vicdânı sızlamadan dünyanın gözü önünde twitt kusuyor!.  Halbuki asıl ele ve dile alınması icabeden, ne o kana susamış pislik, ne de onun hedef saptırmak içün söylediği söz ve iblisce ifâdeler, ne DEAŞ, ne FETO ve PKK v.s. haydutlarıdır. Asıl, bütün bombalamaların, katliâmların ve 15 Temmuz Allah&#8217;sızlıklarının taşeron eşkıyâları değil; bunca terör cânîlerini Türkiye&#8217;nin başına kuduz itler gibi saran, İngiliz, ABD ve İsrail tiriumvirası hedefe oturtulmalıdır&#8230; Bu görülmeden ve bu dünya terör devleti 3 beynelmilel haydut hedefe oturtulmadan, hiçbir mes&#8217;ele halledilemiyecekdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu eşkıyâ mihraklarının malları bütün İslâm coğrafyasında boykot yemeden; insan kanına susamış kâtiller içün (ÎDÂM) cezâsı çıkarılmadan; medya, matbuat ve siyâsi fitne merkezi partilerin hergün FESAD, YALAN ve İFTİRÂLARLA milleti düşman kamplara ayırması ve iktidarsızların da bunlara yüz vermeleri son bulmadan, bu memleketde huzur ve asâyişin 10 basamağından birincisine bile ayak basılması imkânsızdır&#8230; Caydırıcı olmıyan kânunlarla, CHP vesâyeti altındaki uyduruk ana-avrat yasalar içün biribirlerini ısırmak, burunlarını kırmak, gırtlaklarına sarılmakla; ve şirretleşen kudurmuş muhâlefet unsurları fırlatan sistemlerle; ve bunlara merbut abes meşgaleler ve havanda su dövmelerle hiçbir mes&#8217;ele aslâ halledilemez!.. Zırt pırt değişen, oyuncak edilen ana-avrat yasalar ve kânunlarla da BÜYÜK devlet olunamaz&#8230; 200 senedir başımıza belâ olduğu apaçık ortada olan Haçlı Batı rejim ve sistemlerini maymun taklidçiliği ile kopyalamak değil; asıl ele alınması gereken, kendi soyumuza ve kendi özümüze dönerek, ona benzemek, tatbikâtı meydanda olan <strong><em>&#8220;aslımızın devlet nizamlarını&#8221;</em></strong> örnek alabilmekdir. Allâh ve Rasûlüne (samîmiyyetle) îmânı olanların aslâ yüz çeviremiyeceği mutlak istikâmet ancak budur; bunun dışında kalmak <strong><em>(Müslümanlığın)</em></strong> iflâs etdiğinin de bir vesîkası olacak; kurusıkı <strong><em>&#8220;Müslümanlık&#8221;</em></strong> manzaraları çizmenin hiçbir amelî ve nazarî kıymeti de aslâ ortaya konulamıyacakdır. İkiyüzlü politikalarla <strong><em>&#8220;Müslümanlık&#8221;</em></strong> taslamaların bugüne kadar çâre olucu hakîkî bir netîcesinin ortaya çıkmadığı, nice din istismarcısı, sahtekâr ve aşşağılık politikacıların geçmişdeki hayatları ile ve iğrenç bir hâtırâ olarak meydanda değil midir?x</p>
<p style="text-align: justify;">Binali Yıldırım ile alâkalı haber devamla şöyledir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Dördüncü madde ise bu üç maddenin değiştirilemeyeceğini, değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğidir. Dolayısıyla biz de teklif falan etmedik, edenlerle de işimiz olmaz. Bu kadar açık ve nettir. Bunlar devletin temelleridir. Devletin olmazsa olmazıdır.</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>10 yıldır Ak Parti ne diyor: Tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan. Onun için öyle ucuz polemiklerden herkes uzak dursun. Bu maddelerin teminatı yüce Türk milleti ve Ak Parti iktidarıdır.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Başbakan Yıldırım, bu konuda Bahçeli ile görüşüp görüşmediğinin sorulması üzerine “Sayın Bahçeli ile görüşmedim. Görüşülecek bir şey yok. Sayın Bahçeli bu konuların ne olduğunu benden daha iyi bilir. Neyin değişip, neyin değiştirilemeyeceğini Sayın Bahçeli çok iyi bilir” dedi.</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Başbakan Binali Yıldırım, &#8220;Anayasanın ilk 4 maddesi değiştirilmeyecek. Ucuz polemiklerden herkes uzak dursun&#8221; açıklamasını yaptı.</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">1) Binali Bey’in bu beyanları, <strong><em>“demokratik cumhuriyet”</em></strong> ilkelerine bile aykırı ve hele <strong><em>tapınma</em></strong> derecesinde înanç besledikleri <strong><em>“demokrasiyi&#8221; </em></strong>ve onun &#8220;<strong><em>mantığını”</em></strong> da paramparça edici bir iptidâîliktedir!. Fikir hürriyetinin zerresinin bile olmadığına delâlet eden yukarıki beyanları ile, Binali Bey kendisi gibi düşünmeyenlere nerede ise hayat hakkı vermemekde ve onlara <strong><em>“ucuz polemikçiler”</em></strong> gözü ile bakmaktadır&#8230; Adamın, <strong><em>“Bu ne şiddet bu celâl”</em></strong> nakarâtına asılası geliyor!</p>
<p style="text-align: justify;">2) Anayasalarının o 4. maddesi, ilk 3 maddenin <strong><em>“değiştirilmesinin teklif dahî edilemiyeceğini”</em></strong> âmir şekli ile, demokrasiyi, hâlis ve su katılmamış <strong><em>dembokrasi</em></strong> hâline inkilâp etdiriyor!. Böylece de o 4. madde, son derece <strong><em>“dediğim dedik”</em></strong> deyici; kendisine ters bir fikre kat’iyyen hayat hakkı vermiyecek kadar (faşist); iptidâî, FİKRİ katledici, fikre karşı 15 Temmuz kâtilleri kadar acımasız; ve dünyânın hiçbir <strong><em>“ana-avratyasasında”</em></strong> görülmiyecek kadar da ucûbe (hilkat garîbesi) bir maddedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">3) Ne demek <strong><em>“Değiştirilmesi teklîf dahî edilemez?..”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Falih Rıfkı YATAY nâm Kemalist, 1961 anayasası içün Dünyâ gazetesinde o zaman yazdığı bir fıkrasının serlevhasını<strong><em> “YERİN DİBİNE BATSIN BU ANAYASA”</em></strong> şeklinde düzmüşdü ki, aynı şeyi biz de bügün, bu <strong><em>“darbe ve heybe ana-avratyasası”</em></strong> içün söylemeden edemeyeceğiz!. Ne demek <strong><em>“Değiştirilmesi teklîf dahî edilemez?.</em></strong> Bu hangi <strong><em>TANRININ</em></strong>  indirdiği bir emirdir ki, bu kadar <strong><em>TABU</em></strong> olmuşdur; ve ona el atılamaz, kelimesine bile dokunulamaz bilinsin?. Bu keyfiyet, insanlık şeref, haysiyet ve kıymetleri ile aslâ kâbil-i te’lîf de edilemez&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">4) Dünya<strong><em> “ana-avrat yasalarının”</em></strong> bugün % 99’una yakınında <strong><em>“laiklik”</em></strong> diye bir madde yokdur; çünki bu, <strong><em>o devletdeki milletin dînini YOK SAYMAKDIR.</em></strong>.. Bütün dünyâdaki laiklik tariflerinin bir tek müşterek noktası, Prof.  ve Mehmed Şevket Eygi’nin <strong><em>“rahmetlisi”</em></strong> çok sıkı kemalist, Müteveffâ Toktamış Ateş’in kalemiyle şöyledir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>Toktamış Ateş: “Laik devlet, yönetenlerin yönetme yetkisinin kaynağının “Tanrı ve din olmadığı” bir devletdir. Ve hukukun “Din dışı kaynaklardan” elde edilmesidir.” </u></em></strong>(Dünyada ve Türkiye’de Laiklik)</p>
<p style="text-align: justify;">5) Hâl böyle olduğu içün <strong><em>“laiklik bir nevi ateistlikdir”</em></strong> ve Türk ve Kürt Kavmi gibi 1000 senedir Müslümanlık içün milyonlarca evlâdını şehid veren bir millet içinde bu kabil elfâz ve elkablarla (!) Başvekîllik etmek, CHP’nin Şemsettin Günaltay’ı ve sâiresi gibi ateistlerin izinde olmak ma’nâsına gelir&#8230; 1950’de Taksim’deki nutkunda Millî ŞEF İnönü de şöyle demişdir:<strong><em> “DİN, medenî bir cemiyet olarak yaşamamıza mâni’ bir zehirdir.”</em></strong> İşte 1937’den beri <strong><em>“ana-avrat yasalara”</em></strong> bu <strong><em>“laikliği”</em></strong> sokanlar, Kelâm-ı Kadîm’e <strong><em>“Araboğlunun yâveleri”</em></strong> diyen Paşa gibi, İslâm muârızlığı sebebiyle bunları ihtiyâr etmişlerdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">6) Dünyâ literatürüne bakıldığında, bu<strong><em> “laikliğin”</em></strong> 1789 Fransız ihtilâli ile Paris’deki ateist, ansiklopedist ve yahudilerin gayreti ile bir devlet prensibi olarak ve Vatikan nüfûzunu yok etmek üzere uydurulduğu ve dünyaya <strong><em>(ihrâc)</em></strong> edilmek istendiği de bir vâkıadır&#8230; Bunu, 93 yıldır Türkiye’deki Bâtı kafalı politikacıların bir <strong><em>ma’rifet</em></strong> gibi görerek ağızlarına pelesenk etmeleri; ve hele AKP câmiası içinde üst seviyedeki adam ve madamların bunu, bulunmaz bir hind kumaşı gibi dillerine almaları da, CHP zihniyetinin AKP’de devam etdiğini göstermekde hattâ isbât etmektedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">7) Meselâ sâbık Paralamento Başı M.A. Şahin şöyle demişdir: <strong><em>“Dindarları biz laikleştirdik!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Pensilvanyalı Hoca bozuntusunun mahabbetini, Kız Pazarı Olimpiyatlarında yaşlı gözleriyle haykıran B. Arınç nâm politikacı cambazı, şu lâflarıyla ortaya koymuşdu:<strong><em> “Laikliğin yeni yeni tadına varıyoruz!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Halbuki bu milletin yüzbinlerce evlâdı bu <strong><em>“laiklik illetine” </em></strong>muhâlefetden hapishânelerde çürütülmüş, hatta birçokları işkencelerle şehid edilmişlerdir&#8230; Bunları unutmak İslâmiyyet’e ve millet-i İbrâhim’e ihânetdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">AB Vekîli Ömer Çelik: <strong><em>“Laiklik Türkiye’nin nükleer gücüdür!” </em></strong> bile diyebilmişdir!</p>
<p style="text-align: justify;">AKP Grup Baş. Vekîli M. Elitaş: <strong><em>“Laikliği inancımım güvencesi sayıyorum!” </em></strong>demişdir!</p>
<p style="text-align: justify;">RTE yani Beştepe Sarayındaki müstakbel Başreis de,  Arab ülkelerinde:<strong><em> “Hukukunuz laik olsun; devlet laik olur, ferdler olmaz!!!”</em></strong>  şeklinde nutuklar atmışdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Hele Ahmet Hakan’ın programında da <strong><em>“DÎNÎ ESASLARA DAYALI BİR DEVLET ANLAYIŞINI KABÛL ETMİYORUZ!”</em></strong> diyebilmişdir&#8230;<strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">8) Bütün bu söylenenlere bakılınca,  <strong><em>“laiklik denen ve Haçlı Batı dünyâsında Fransız dinsizleri”</em></strong> tarafından uydurulan bir prensibin efrencî 2017 yılında bu kadar <strong><em>TANRILARININ</em></strong> buyruğu gibi millete dayatılması, demokrasi dedikleri dembokrasinin ve onun fikir hürriyeti denen bölgesinin, ırzına geçmek kabilinden bir manzaradır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">9) Paralemento Başı Hukukçu ve Rize’li İsmail Kahraman Bey’in <strong><em>“Laiklik anayasada olmayabilir!”</em></strong> deyişine bile tehammül edemeyib o günlerde ayağa kalkan AKP, bu anayasa ile milletin dinini son derece<strong><em> “korkulan ve reddedilmesi icabeden”</em></strong> bir nesne imiş gibi görmekle; ve onu, mutlaka dışlanması icâbeden bir öcü gibi kabûl etmekle, fevkal’ade <strong><em>YANLIŞ</em></strong> yapmış; ve hem milletin hem de kendilerinin âtîsini, dücihanda da ateşe atmış olmaktadır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">10)<strong><em> “Bir ana-avrat yasa”</em></strong> ki, 4. Maddesi ile: <strong><em>“İlk 3 maddemin değiştirilmesi teklîf dahî edilemez”</em></strong> der; ona,<strong><em> “ana-avrat-babayasa,v.s.”</em></strong> denilemez; o olsa olsa millete zorla kabûl etdirilmek istenen, kadîm Yunan tanrıları gibi bir tanrının <strong><em> “BUYRUĞUDUR!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">O, BİR TABUDUR!</p>
<p style="text-align: justify;">O, Prof Toktamış’ın dediği gibi o anayasanın laikliği de:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>“Laik devlet, yönetenlerin yönetme yetkisinin kaynağının “Tanrı ve din olmadığı” bir devletdir. Ve hukukun “Din dışı kaynaklardan” elde edilmesidir.”</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Cümlelerindeki gibi bir nesnedir!</p>
<p style="text-align: justify;">9) Katoliklik, ortadoksluk, protestanlık, Kalvinistlik, Prespiteryenlik ve Angilikanlık da dâhil yehûdiyyetde de <strong><em>“laikliğe”</em></strong> aslâ cevâz verilmemektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>(Bakınız, &#8220;Üç Dîn ve ÜÇ Şeriat Karşısında Laiklik&#8221;, Ahmed Selâmî) </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Binali Bey’in söylediklerinin her cümlesine cevab verilebilirse de, en ziyâde rencîde edici tarafı, <strong><em>“Bu 4 maddeyi isteseniz de istemeseniz de, herkese rağmen bunu, bu memleketin fikir hürriyetini yok etme pahasına anayasaya çakacağız”</em></strong> meâlinde konuşması; ve şu rejim kurbânı millete tepeden bakıcı baskıcı hâlidir; ve bunlar da şöyle ifâde edilmişdir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Dördüncü madde ise bu üç maddenin değiştirilemeyeceği, değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğidir. Dolayısıyla biz de teklif falan etmedik, edenlerle de işimiz olmaz.” </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">10) <strong><em>“Edenlerle işimiz olmaz”</em></strong> şeklinde bir <strong><em>“dışlayıcılık”</em></strong> , <strong><em>“Topal Dursun”</em></strong> Ağamızın mahdûmu gibi bir başvekîle aslâ yakışmamışdır&#8230;<strong><em> “Bu 4. madde ve laiklik v.s. değiştirilsin”</em></strong> diyenler, <u>dembokratik tanrı kanunlarına göre</u> bu devletin <strong><em>“vatandaşları”</em></strong> değil midir?. Dembokratik mantığa göre Vatandaşları ile <strong><em>“işi olmayan”</em></strong> yani onları <strong><em>(VAR KABÛL ETMEYEN)</em></strong> bir hükûmetle, o vatandaşların da aynı şekilde muhatab olma hakları doğmaz mı,  bu neden düşünülemiyor??? Ve böyle bir <strong><em>“dışlamanın”,</em></strong> DİB ve (ruhbân sınıfı) BAŞI GÖRMEZ’in <strong><em>evâmir-i hamsesindeki &#8220;dışlamıyacaksın” </em></strong>şeklindeki <strong><em>“kutsal=takdîs edilmiş”</em></strong>  madde ile de teâruz edib kapışacağı neden GÖRMEZ’den geliniyor!?</p>
<p style="text-align: justify;">AKP Kovadis?</p>
<p style="text-align: justify;">AKP’yi tanrı buyruğu neşreden bir teşkîlât kabûl ederek parti taassubu ile ona 4 elle sarılanlara yani îmân edenlere; yani parti yolunu İslâm yoluna tercîh eden hoca kılıklı kalabalıklarla, rejim kurbanı olarak dinlerinin ana esasları ve inceliklerinden mahrûm bırakılan milyonlara da aynı suâl:</p>
<p style="text-align: justify;">Kovadis?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İlk intişârı: 16.01.2017)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbasvekilden-degismez-tabu-anayasal-din-inanci.html&amp;linkname=Ba%C5%9Fvek%C3%AEl%E2%80%99den%20De%C4%9Fi%C5%9Fmez%20Tabu%3A%20Anayasal%20D%C3%AEn%20%C4%B0nanc%C4%B1%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbasvekilden-degismez-tabu-anayasal-din-inanci.html&amp;linkname=Ba%C5%9Fvek%C3%AEl%E2%80%99den%20De%C4%9Fi%C5%9Fmez%20Tabu%3A%20Anayasal%20D%C3%AEn%20%C4%B0nanc%C4%B1%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbasvekilden-degismez-tabu-anayasal-din-inanci.html&amp;linkname=Ba%C5%9Fvek%C3%AEl%E2%80%99den%20De%C4%9Fi%C5%9Fmez%20Tabu%3A%20Anayasal%20D%C3%AEn%20%C4%B0nanc%C4%B1%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbasvekilden-degismez-tabu-anayasal-din-inanci.html&amp;linkname=Ba%C5%9Fvek%C3%AEl%E2%80%99den%20De%C4%9Fi%C5%9Fmez%20Tabu%3A%20Anayasal%20D%C3%AEn%20%C4%B0nanc%C4%B1%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbasvekilden-degismez-tabu-anayasal-din-inanci.html&amp;linkname=Ba%C5%9Fvek%C3%AEl%E2%80%99den%20De%C4%9Fi%C5%9Fmez%20Tabu%3A%20Anayasal%20D%C3%AEn%20%C4%B0nanc%C4%B1%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbasvekilden-degismez-tabu-anayasal-din-inanci.html&amp;linkname=Ba%C5%9Fvek%C3%AEl%E2%80%99den%20De%C4%9Fi%C5%9Fmez%20Tabu%3A%20Anayasal%20D%C3%AEn%20%C4%B0nanc%C4%B1%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbasvekilden-degismez-tabu-anayasal-din-inanci.html&amp;linkname=Ba%C5%9Fvek%C3%AEl%E2%80%99den%20De%C4%9Fi%C5%9Fmez%20Tabu%3A%20Anayasal%20D%C3%AEn%20%C4%B0nanc%C4%B1%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbasvekilden-degismez-tabu-anayasal-din-inanci.html&amp;linkname=Ba%C5%9Fvek%C3%AEl%E2%80%99den%20De%C4%9Fi%C5%9Fmez%20Tabu%3A%20Anayasal%20D%C3%AEn%20%C4%B0nanc%C4%B1%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbasvekilden-degismez-tabu-anayasal-din-inanci.html&amp;linkname=Ba%C5%9Fvek%C3%AEl%E2%80%99den%20De%C4%9Fi%C5%9Fmez%20Tabu%3A%20Anayasal%20D%C3%AEn%20%C4%B0nanc%C4%B1%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbasvekilden-degismez-tabu-anayasal-din-inanci.html&amp;linkname=Ba%C5%9Fvek%C3%AEl%E2%80%99den%20De%C4%9Fi%C5%9Fmez%20Tabu%3A%20Anayasal%20D%C3%AEn%20%C4%B0nanc%C4%B1%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbasvekilden-degismez-tabu-anayasal-din-inanci.html&amp;linkname=Ba%C5%9Fvek%C3%AEl%E2%80%99den%20De%C4%9Fi%C5%9Fmez%20Tabu%3A%20Anayasal%20D%C3%AEn%20%C4%B0nanc%C4%B1%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbasvekilden-degismez-tabu-anayasal-din-inanci.html&amp;linkname=Ba%C5%9Fvek%C3%AEl%E2%80%99den%20De%C4%9Fi%C5%9Fmez%20Tabu%3A%20Anayasal%20D%C3%AEn%20%C4%B0nanc%C4%B1%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbasvekilden-degismez-tabu-anayasal-din-inanci.html&amp;linkname=Ba%C5%9Fvek%C3%AEl%E2%80%99den%20De%C4%9Fi%C5%9Fmez%20Tabu%3A%20Anayasal%20D%C3%AEn%20%C4%B0nanc%C4%B1%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbasvekilden-degismez-tabu-anayasal-din-inanci.html&amp;linkname=Ba%C5%9Fvek%C3%AEl%E2%80%99den%20De%C4%9Fi%C5%9Fmez%20Tabu%3A%20Anayasal%20D%C3%AEn%20%C4%B0nanc%C4%B1%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbasvekilden-degismez-tabu-anayasal-din-inanci.html&amp;linkname=Ba%C5%9Fvek%C3%AEl%E2%80%99den%20De%C4%9Fi%C5%9Fmez%20Tabu%3A%20Anayasal%20D%C3%AEn%20%C4%B0nanc%C4%B1%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbasvekilden-degismez-tabu-anayasal-din-inanci.html&#038;title=Ba%C5%9Fvek%C3%AEl%E2%80%99den%20De%C4%9Fi%C5%9Fmez%20Tabu%3A%20Anayasal%20D%C3%AEn%20%C4%B0nanc%C4%B1%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/basvekilden-degismez-tabu-anayasal-din-inanci.html" data-a2a-title="Başvekîl’den Değişmez Tabu: Anayasal Dîn İnancı!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/basvekilden-degismez-tabu-anayasal-din-inanci.html">Başvekîl&#8217;den Değişmez Tabu: Anayasal Dîn İnancı!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/basvekilden-degismez-tabu-anayasal-din-inanci.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yemîn</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/sizlerden-gelenler/yemin.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/sizlerden-gelenler/yemin.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ziyai]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Apr 2019 21:00:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[04/10 Anayasa-Yemin]]></category>
		<category><![CDATA[Sizlerden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[Yemin]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[Devletin dini islmandır kaldırıldı]]></category>
		<category><![CDATA[kabus]]></category>
		<category><![CDATA[yemin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=9550</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kitâbım rafta... hukûk; guguk, Parlömanlarda Rubûbiyet. Ana baba der abuk sabuk… Bu yasalarladır hürriyet!</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/sizlerden-gelenler/yemin.html">Yemîn</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><u>YEMÎN!</u></strong><u></u></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Sıddîk YAVUZOĞLU</u></em></strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kitâbım rafta&#8230; hukûk; guguk,</p>
<p>Parlömanlarda Rubûbiyet.</p>
<p>Ana baba der abuk sabuk…</p>
<p>Bu yasalarladır hürriyet!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Anıt kubûr ki kutsal mekân,</p>
<p>Yemîn; şeref bir de nâmûsa&#8230;</p>
<p>Rabbe kulluğa yok hiç beyân,</p>
<p>Memleket dönmüş hep kâbûsa!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dînim silinmiş; hem dünyâdan,</p>
<p>Ulusda kitâb beşerîdir…</p>
<p>Bize gelen emr yalnız Hakk&#8217;dan;</p>
<p>Ancak mutlak yol müstakîmdir!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>____________</p>
<p><em>10.04.2019</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2Fyemin.html&amp;linkname=Yem%C3%AEn" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2Fyemin.html&amp;linkname=Yem%C3%AEn" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2Fyemin.html&amp;linkname=Yem%C3%AEn" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2Fyemin.html&amp;linkname=Yem%C3%AEn" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2Fyemin.html&amp;linkname=Yem%C3%AEn" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2Fyemin.html&amp;linkname=Yem%C3%AEn" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2Fyemin.html&amp;linkname=Yem%C3%AEn" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2Fyemin.html&amp;linkname=Yem%C3%AEn" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2Fyemin.html&amp;linkname=Yem%C3%AEn" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2Fyemin.html&amp;linkname=Yem%C3%AEn" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2Fyemin.html&amp;linkname=Yem%C3%AEn" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2Fyemin.html&amp;linkname=Yem%C3%AEn" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2Fyemin.html&amp;linkname=Yem%C3%AEn" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2Fyemin.html&amp;linkname=Yem%C3%AEn" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2Fyemin.html&amp;linkname=Yem%C3%AEn" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2Fyemin.html&#038;title=Yem%C3%AEn" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/sizlerden-gelenler/yemin.html" data-a2a-title="Yemîn"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/sizlerden-gelenler/yemin.html">Yemîn</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/sizlerden-gelenler/yemin.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(2) Şevket Eygi Beyin Dediği Gibi Yemin, Bir Müslüman İçün Dînî Bir “Ritüel!” Midir?</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/2-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/2-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Jul 2018 16:30:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[04/10 Anayasa-Yemin]]></category>
		<category><![CDATA[Mehemmed SAFFET]]></category>
		<category><![CDATA[Yemin]]></category>
		<category><![CDATA[şevket eygi]]></category>
		<category><![CDATA[yemin ritüel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=5181</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şevket Bey aynı yazısında devam ediyor: “Medenî ve gerçekten demokrat ülkelerde kişiler kendi kutsal kitaplarına el basarak</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/2-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html">(2) Şevket Eygi Beyin Dediği Gibi Yemin, Bir Müslüman İçün Dînî Bir “Ritüel!” Midir?</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="font-size: 24px;"><strong><u>Ş. EYGİ&#8217;NİN DEDİĞİ GİBİ YEMÎN, BİR MÜSLÜMAN İÇÜN DÎNÎ BİR “RİTÜEL!” MİDİR?</u></strong></span></h1>
<h1 style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px;"><strong><u>(2)</u></strong></span></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Mehemmed SAFFET</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Şevket Bey aynı yazısında devam ediyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>“Medenî ve gerçekten demokrat ülkelerde kişiler kendi kutsal kitaplarına el basarak yemin eder.”</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Kalbinde hakîkî kelime-i tevhid taşımayan bir insan kim olursa olsun onun<strong> “medenî!”</strong> olması aslâ düşünülemez… Allâh’a ve Âhıret Günü&#8217;ne îmân etmeyen bir kişinin kalb ve vicdanında, hakk, iyi, doğru ve güzel terâzisi olamaz. Bu terâzîden mahrum olanlar muhalled finnârdır ki, böyle bir insan ve cinne <em><strong>medenî</strong> </em>demek, mutlak hılâf-ı Hakk ve adâletdir… Mü’minlerin en aşağı noktasında olan, kâfirlerin en üstün bildikleri adamlarından nâmütenâhî derecede medenîdir…</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>“Gerçekden demokrat ülkeler!”</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Tabiriyle dembokrasinin gerçeğinin olabileceğini zannedip onun reklâmını yapıyor ki, bir müslümanın dembokrasi reklamı yapması (Lâ ilâhe…) noktasında adamı uçuma düşürür! Elmalılı Merhum, <strong>“Allah’a imandan evvel küfre tövbe etmek şartdır, bu tevbenin de şartı, tâğûtları aslâ tanımamaya azmeylemekdir” </strong>buyuruyor ki, Müslümanların Âdem Aleyhisselâm’dan beri i’tikâdı budur. Dembokrasinin gerçeği hiçbir ülkede olamaz bu muhaldir. Zira Avrupa mütefekkirleri bile artık bu dembokrasi denen belânın bir <strong>“ütopya”</strong>olduğunu yazıp söyler olmuşlardır. Gerçek dembokrasinin ne olduğunu görmek isteyen, Irak, Afganistan ve dünyaya dembokrasi yutturan AB ve ABD’nin gerçek dembokratlığına bakar ve zerre kadar akıl, fikir ve vicdanı varsa manzarayı görür ve ağzına da o dembokrasi denen necâseti almaya hayâ eder…</p>
<p>Üstelik de bu:</p>
<p><strong>“Medenî ve gerçekten demokrat ülkelerde kişiler kendi kutsal kitaplarına el basarak yemin eder.” </strong>lermiş!</p>
<p>Eygi demek istiyor ki:</p>
<p>&#8220;Bizde Kur&#8217;ân-ı Kerîme el basarak yemin edilmediğine göre bizler medenî ve gerçek demokrat değiliz!&#8221;</p>
<p>Vay, zavallı&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Meselâ Kur&#8217;an-ı Kerîm&#8217;in ve sâir edillemizin ve dolayısıyla İslâmiyyet&#8217;in artık tatbik edilemeyib mer&#8217;iyyetden kaldırılmasını hatta yasaklanmasına tasdik veren; ve lâyıklık, ilke, inkilap, cumhuriyet ve demokrasiye tapınma ve ubûdiyyet derecesinde bağlı kalacaklarını beyân edib AND içen millet vekilleri, bu manzaralarını <em><strong>&#8220;Kelâm-ı kadîm&#8217;i şâhid tutarak ve ona el de basarak cihâna böyle i&#8217;lan etmeliler,&#8221;</strong></em> öyle mi?.</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;Ben Kur&#8217;an tanımadığımı, Kur&#8217;an&#8217;ı şâhid tutarak ve ona el basarak cihâna i&#8217;lân ediyorum!&#8221;</strong></em> demiş olmak&#8230;</p>
<p>Böyle denildi mi, <em><strong>Eygi&#8217;nin akıl, mantık, yüksek mukâyese ve muvâzene ve muhâkemesi v.s.&#8217;ye göre</strong></em> <em><strong>&#8220;Medenî ve gerçekden demokrat ülkelerin kişilerinden olunur&#8221;</strong></em>muş!!!</p>
<p style="text-align: justify;">Merhûm Muhammed Zâhid Hocamızdan <strong><em>&#8220;icâzetli olduğunu&#8221;</em></strong> da zerre miskal kızarmadan yazan bu kişi, Erbakan&#8217;ın parti bülteninde bu vebâli sonsuz satırları yazıb milleti nasıl idlâl ediyor, bunları gören bir tek Allâh kulu kalmamış!</p>
<p style="text-align: justify;">Eygi, bu noktada huzur bulamayan hâli ve iç sıkıntısıyla <strong>“Müslümanları&#8221; </strong>uyarıyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>“Müslümanları uyarıyorum: Bir miktar dünya menfaati elde etmek, riyaset ve ün kazanmak, nefs-i emmâreyi tatmin etmek için her yemini yapmayınız. Şüpheli yeminler için gerçek ve icazetli ulema, fukaha ve müftülerden fetva alınız.”</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Ve onlara yine:</p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>“Gerçek ve icazetli ulema, fukaha ve müftülerden fetva almalarını!” </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Tavsiye edip akıl veriyor!. Acaba kendileri hangi<strong> “gerçek ve icâzetli ulemâ, fukahâ ve müftülerden fetvâ”</strong> alıyor?. Böyle zevâtı bulamayan ve bilemeyen milyonlarca müslümana bir iki gerçek ulemâ, fukahâ ve müftü ismi versin, millete işkence etmesin; ve hiç değilse  ümmet-i merhûme bakiyesi, onlara gidib mes&#8217;ele hâlletsin, sürünmesin, fetvâ ile amel etmiş olsun!.</p>
<p style="text-align: justify;">Eygi yoksa, millete imkânsız, çâresiz, çıkışı olmıyan veya mevhûm hedefler göstererek, onların ıstırâbâtından zevk mi alıyor!?</p>
<p style="text-align: justify;">Kendileri, sık sık övdüğü, senâ etdiği, Haçlı Batı <em><strong>&#8220;kazanımı&#8221;</strong></em> dembokrasi içün medihkâr ifâdeler kullanmak, <strong><em>&#8220;câiz mi değil mi&#8221;</em></strong> diye acaba fetva almış mıdır? Aldıysa, kimlerden almışdır, merdçe neden yazamıyor?</p>
<p style="text-align: justify;">Aldıysa, biz de bilsek ve o bombokrasiye dönen dembokrasi aleyhinde yazmasak ve tevbe etsek!. Büyük mürşid Merhum Ali Haydar Efendi Hazretleri, Eygi nazarında fetvâ vermeye lâyık idi ise, O Zâtın <strong><em>“Demokrasinin D’sini ağıza almak bile küfürdür!”</em> </strong>deyib demediğini Mahmud Hoca Efendiye gidip sorsun! Biz sütre arkasından mechule atış yapmıyor ve apaçık isim vererek ortaya çıkıyoruz! Elde fırsat varken geç kalmamalı, yarın o bir gün Hocaya emr-i hakk vâki’ olur da aramızdan ayrılırsa, o zaman Büyük Mürşid Ali Haydar Efendi Hazretleri&#8217;nin fetvâsının birinci elden şâhidini kimse bulamaz… Biz kendisinden bizzat bu sözü duyduk! Lakin biz, ikinci eliz ve mürîdân-ı Âhırzeman da dâhil, dembokrasi muhibbânı indinde Büyük Mürşidin senedi kabûl edileceğimizi hiç sanmıyoruz!</p>
<p style="text-align: justify;">Sorun Efendiler sorun!</p>
<p style="text-align: justify;">Sonra biribirinizi, <em><strong>&#8220;Dembokrasi ve onun 15 parti-pırtısından hangisinin eteğine gireceğiz?&#8221;</strong></em> diye biribirinizin derisini yüzersiniz! Daha Hocaefendi sağken biribirinin ölü etini kemirenlerin bolluğundan geçilmiyor!. Ya o, Allâh Teâlâ muammer etsin, rahmetli olduğu zaman neler olur, dişler nasıl sivriltilip tırnaklar nasıl cilâlanır Allâh Azze bilir!</p>
<p style="text-align: justify;">Şevket beye de biz, bunları sormasını ve araştırmasını tavsiye ediyoruz… Kendisi de bize bir Hoca ismi verse ne olur sanki?!</p>
<p style="text-align: justify;">Diyor ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>“Ehl-i Sünnet ve Cemaatte genel taqiyye yoktur.”</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Bu ne demek acaba, genel (umûmî) takiyye ne demek? Hangi kitabda acaba<strong> “Umumi ve hususi takiyye”</strong> tabiri geçiyor!?. Veya hangi icazetli müftüsünden böyle bir fetvâ almışdır?. <strong>“İkrah-ı mülci” </strong>olmadan Ehl-i Sünnet’de aslâ takiyye yapılamaz. Nahl sûresinin 106. Âyetine Nasuhi Efendi Merhûm&#8217;un tefsirinden bakılırsa, <strong>“ikrah-ı mülci ve ikrah-ı gayr-i mülci”</strong> arasındaki farklar v.s. orada tafsilli anlatılmış, bu işin echelleri oraya mutlaka bakmalı, <em><strong>&#8220;umûmî ve husûsî&#8221;</strong></em> kısımlar îcâd edib uydurarak ıstılahlarla oynamamalı ve işi yahûdi saçına çevirmemelidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>“Dine ve Şeriata aykırı bir yemini ille de yapmak zorunda ve mecburiyetinde iseniz, bu konuda bir zaruret varsa elinizde geçerli bir fetva ve ruhsat olsun.”</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Amma güzelmiş be! Baktın ki Dine ve Şeriata aykırı yemini yapmak zorundasın, dolayısıyla vekillik, bakanlık, bilmem nelik koltuğu kaçacak, bul bir tane <strong>“icâzetli (!) müftü, öp elini, ver hediyeni”</strong> kitabına uydursun gitsin!. <em><strong>&#8220;İkrâh-ı mülci&#8221;</strong></em> yok ise, bu takiyye nasıl bir rezillik olur; ve bununla hâşâ Allâh Azze mi, yoksa müslümanlar mı, yoksa da müşrikler mi aldatılacakdır; ve aldatanın şahsında<strong> “İşte bunların dîni böyle bir üçkağıtçılıkdır!” </strong>denildiği zaman, bunu dedirtenler, o zaman nasıl bir hind kınası yakacaklardır, câlib-i dikkat bir nokta!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Fetvâ ve ruhsatı eline geçir!”</strong> sonra da, Hesab Günü çıkar koynundan o ruhsatnâmeyi, <strong>“Ben falan “icâzetli” bel&#8217;amdan kapı gibi kâğıtla geldim, bana dokunanı yakarım!”</strong> havaları at!!!</p>
<p>Oha!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu hiç aklımıza gelmemişdi, oldu olacak, bundan sonra kitabına uyduran <strong>“icâzetli (!) dembokratik bir kapı”</strong> biz de mi bulsak acebâ?!</p>
<p style="text-align: justify;">Yahu arkadaş! Hangi gerçek icâzetli ve akl ü îmânı muhtell ve gayr-i sahih olmayan hoca, Allâh korkusundan tiril tiril titreyen bir zât-ı muhterem, böyle Vatikan Endülijansı gibi ısmarlama bir ruhsatnâmesi verir?. Rüşvetçilerin bile ortada vesîkası yok!. Bu tarakda bir bezin olduğu anlaşılıyor, bu işin ruhsatnâmesini veren adam kimmiş, nerede imiş, hele bir söyle! Allâhaşkına sütre arkasından yazma, çık ortaya, <em><strong>&#8220;Şu adam icâzetlidir ve ondan fetva alın&#8221;</strong></em> de… <em><strong>&#8220;Ben hazır elbise dikiyorum, nâzik bedenine uyan alır giyer!&#8221;</strong></em> gibi lâflarla sahne fırıldağı sanatçı usûllerini bırak!</p>
<p style="text-align: justify;">Ayıpdır yahu! Milletle dalga geçmeyelim, bu nasıl Ehl-i Sünnet avukatlığıdır? Hangi avukat (muhâmî), müvekkili ile böyle dalga geçer?</p>
<p style="text-align: justify;">Şu satırlar da dalganın en boğucusu:</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>“Ucunda maddî menfaat ve beşerî tatmin ve ihtiras olan bir konuda &#8220;Ben kendi vicdanıma sordum, olur olur dedi&#8230;&#8221; gibi fetvalar şer&#8217;î değil, şeytanîdir.”</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">O halt içün herifin kendine verdiği fetvâ (!) <strong><em>&#8220;</em>şeytanî&#8221;</strong> olacak; ama o kitabına uyduran <strong>“icâzetli müftü”</strong> verince <strong>rahmânî</strong> olacak; vebâl ve günâhı da o icâzetlinin boynunda kalacak!</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;Ucunda&#8221;</strong> </em>sadece <strong>“maddî menfaat, beşerî tatmin ve ihtirâs”</strong> olsa!</p>
<p style="text-align: justify;">Yahu, icâzetli hangi müftü, Şeriat-ı Garrâ-yı Ahmediyye&#8217;yi (Aleyhisselâm) reddeden, Allâh Azzeyi nefy eden, herhangi bir adamın tanrılığına bağlı kalmanın lâfını ve andını içen, bilmem kimlerin yapdığı beşerî ve delik deşik olmuş bir kitâbı, Kur’ân-ı Azimüşşân’ın yerine oturtup buna sadakatdan ayrılmayacağım diye o dinin andını höpürdeten bir adama, nasıl ruhsatnâme verir?. Efgânî ve Abduh sağolsaydı, belki bir ruhsatname yan cebe inerdi, ama öyle kitabına uyduranları Şeyhülislam Sabri, Muhammed Hamdi, İskilipli Âtıf, Ahmed Zıyâüddin Gümüşhanevî, Muhammed Zihni, Ali Haydar Efendi (Rahimehullâhi Teâlâ Aleyhim Ecmaîn) Hazerâtı gibi hakîkî ulemâ arasında, dünya yanıp yıkılsa kim bulabilir?</p>
<p style="text-align: justify;">Bu muhayyel ve mevhûm <strong>“icazetli”</strong> adamda (icazetli demek, hoca silsilesi Kâinâtın Fahrine çıkan demek) hiç mi ve zerre kadar îmân ve İslâm kalmamış!? Hurdaya yaklaşmış bir araba içün bile ruhsat almak, adamın iflâhını söküyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Fesübhanallâh!</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>“Muteber ve güvenilir fıkıh kitaplarımızda &#8220;Kitabü&#8217;l-eyman&#8221; (Yeminler bölümü) bulunur. Müslümanlar bunları okumadan yemin etmesinler.”</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">İş, şimdi de <strong>“icazetli müftüden!”</strong> muteber ve güvenilir fıkıh kitablarımızdaki (kitabül-eyman) bablarına kıvrıldı!. O bablarda yemin içün <strong>“ritüel”</strong> mi deniyormuş!</p>
<p style="text-align: justify;">Ritüelse, fetvaya ve Kitabü&#8217;l-Eymân bablarına ne hacet!?. Beşerin icad etdiği bütün yemin kılıklı  her halt, zaten<strong> RİTÜEL!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ritüele</strong> fetvâ ne gerek, Kitâbü&#8217;l-Eymân buna ne yapsın? Onlar zâten  Şerîat-ı Garrâ nazarında keenlemyekün değil mi!?</p>
<p style="text-align: justify;">Adam vekil olacağım diye binbir fırıldak çevirmiş, yemediği nâne kalmamış, sonra da olmuş; ba&#8217;dehû fetvâ peşine düşecek ve bu da olmazsa şimdi <strong>“Kitab’ü-l Eyman”</strong> deyû kapı kapı kitab arayacak!</p>
<p style="text-align: justify;">En sonra da, o fırıldak, <strong>“Bu iş beni îmânımdan eder!”</strong> deyû sancılanıb basacak istifâyı!</p>
<p>Onu en sonra da aklı büsbütün kokmasın deyû Baba Ca&#8217;fer zındanında tuza basarlar!</p>
<p style="text-align: justify;">Yâ Rabb! Bizi bize bırakma…</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>“Zâlimlerin adına yemin edilmez. Kemalist ilahiyatçıların verdikleri fetvalar muteber (geçerli) değildir.”</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Hele şükür!</p>
<p style="text-align: justify;">Madem <strong>“Zalimlerin adına yemin edilmez!”</strong> O halde herifleri fetvâ, yok Kitab, yok icâzetli âlim, yok müftü-püftü deyu neye sık boğaz ediyor yokuşa tırmandırıyorsun? Sadece zâlimlerin adına değil, zâlim ve ehl-i şirkin uydurduğu andlarla da müslümanlar yemîn edemez… Onlar kendi inançlarına ve religionlarına göre edebilir, sana ne, bana ne bundan? Haa onlar etdi diyelim, o zaman ne olacak?</p>
<p style="text-align: justify;">İşte o zaman, evvelâ Fıkıh ve sonra ihtiyâc messederse meselâ Tefsir Kitabını açacağız; ve bilfarz Merhûm Elmalılı’dan okuyacağız:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“- (Meal): “bir mü’min hakkında ne bir yemin ne de bir ahid gözetmezler.” (Tefsir: “Yani hey’et-i mecmuasıyla Ümmet-i İslâmiyye hakkında da hiçbir hakk u ahid gözetmezler.”……………………………………………. “Hakikatde onlar için onların nazarında yemin denilen şey yokdur. Kalblerinde yeminin hiçbir hükm ü kıymeti olmadığından ağızlarıyla ne kadar yemin etseler boşdur, yemine riayet etmez, yemin bozmayı bir mahzur saymazlar. Yeminsiz oldukları küfürde bu kadar ileri gitdikleri tahakkuk ve tebeyyün etmiş bulunanlarla artık bir ahid yapmak imkansız olur. Bunlarla bir ahid yapabilmek yeminsizlikden vaz geçmelerine mütevakkıfdır.”</em></strong> (Tab’-ı evvel, Cild 4, s,2466-2467)</p>
<p style="text-align: justify;">Bu satırların sıyâk ve sıbâkına da bakmak lazım ki, yeminsizlikden onları vaz geçirmek nasıl olurmuş, bu işin çâre-i yegânesi ne imiş görülsün! Sâdece uçuklayacaklarla donuna kaçıracaklar okumasın!</p>
<p style="text-align: justify;">Ve o <strong>“icâzetli”</strong>, o mechul ANKÂ KUŞU püftümüzün Eygi diliyle evsâf-ı şer’ıyyesi:</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>“İlmi var ama namaz kılmıyor. Böyle bir kişinin fetvası da geçerli olmaz. İlmi var, namaz kılıyor ama reformcu&#8230; Bundan da fetva alınmaz.</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>İlmî ve fıkhî icazeti olacak. İtikadı düzgün olacak. Musalli olacak. Zâhid olacak. Muhlis olacak. Muttaqi olacak. Kullardan değil, Allah&#8217;tan korkacak. Tabakat-i fukahanın en alt derecesi olan müftülük derecesine haiz olacak. Böylesinin verdiği fetva ve ruhsata itibar olunur.”</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Bu şartlarda müftüyü haber alamadığımıza göre, böylesini bul ve ondan fetva al demek, teklif-i mâlâyutak demekdir; ve o zaman da ankâ kuşumuz pırrrr deyip uçup gitmişdir!. Kitab açacak ehliyetde adam dese neyse!. Heriflerin kendisi zaten, aylarca, belki de yıllarca evvel o andı içmeye niyet etmiş!. Onlar taa o niyet etdikleri zaman, zaten hükmü yemişler!..</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“İçmiyeceğiz&#8221;</strong></em> diye nicelerini gördük yıllarca evvel, yıllar geçib ehlîleşince, o  içmemek içün keçileşenler bile nasıl tıpış tıpış gidib kafaya diktiler ve lıkır lıkır da içdiler!. Hatta ezberden, yani bir tek yudumda gövdelerine indirdiler! Onlara fetva al demek neyin nesi; Kitabü&#8217;l-Eymân bul da oku demek kimin fesi! Onların bizzat kendileri müftü-püftü, ne püftüsü, müctehid, müceddid, mehdî, <em><strong>&#8220;peygamber misyonlu lider!&#8221; </strong></em>Eygi de onların gazetelerinde:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;20-30 yıldır dünyalar kadar sevab kazanacağım (!) diye meccânen yani kuruş almadan hayrına yazar, çizer ve biçer!&#8221;</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"> Geriye ne kaldı, okuyalım:<strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>“İslam&#8217;a, Kur&#8217;ana, Sünnete, Şeriata aykırı yemin edecek olanlar, (şayet dindar Müslümanlarsa) tenha bir yerde iki rekat istihare namazı kılsınlar, istihare duasını okusunlar, hiç kimse ile konuşmasınlar, başka bir işle meşgul olmasınlar, beklesinler&#8230;”</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Bu devirde tenha yer bulacak adam da, onların arasından zor çıkar! Hele mazbatasını aldıkdan sonra… Etraf ve ahbâb u yârân öylesine çoğalıp sarıyor ki, kıpırdayıp dönebilene aşk olsun!</p>
<p style="text-align: justify;">Gerçi istihâre etmek içün de tenha yer bulamazsa ve istihâre duasını okumayı and içme helecânından vakit bulup ezberleyemezse, şimdi <strong>“istihâreci hoca-baca-loca-takunya-kefen takımları!”</strong> bile îmâl edilmeye başlandı!. İstihâreyi  de onlara ihâle ederler!. O kadar süperleri de zuhûr etmiş ki, tek gözüyle uyuyup, ötekisiyle rü&#8217;yâ-yı kâzibe ve elvân kovalayanları bile varmış!</p>
<p>Jet Mâzıl gibi bu işlerde son derece sür&#8217;at iktisâb ve mahâret kesbedenler de piyasaya çıkarılacak; hatta taksitle de işlere müdâhil olacaklarmış!</p>
<p style="text-align: justify;">Eygi&#8217;nin, <em><strong>&#8220;Beklesinler!&#8221;</strong></em>  demesi de ne demekdir?</p>
<p style="text-align: justify;">Memleket KRİZDEN mi çekiyor KERİZDEN mi belli değil!. Kim kimi ve neyi bekleyecek?. Süper istihârecilerde beklemek de yokmuş, bunların filimleri banyo bile istemiyormuş!</p>
<p style="text-align: justify;">Hem adamlar<strong> “yemin krizi ve kerizi!”</strong> soyundan mânialara çarpıp fıtık oldular; <strong>“tükürdüklerini yalamakdan!” </strong>mideleri kazınanlar bile var ve sebil!</p>
<p style="text-align: justify;">Zinhar kimse bekleyemez! Yoksa maaş alamazlar!</p>
<p style="text-align: justify;">Müfessir Merhumun dediği gibi <strong>“İmtiyaz-ı Rububiyyet sınıf-ı ruhbandan parlömanlara geçecek de!”</strong> adamlar tanrılıklarının tadını çıkaramıyacaklar! Olacak iş mi?</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>“Bu devirde, kişinin en fazla dikkat etmesi, üzerine titremesi, koruması gereken şey imanı ve İslamıdır.”</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Aynen öyle, alâ re’si ve’l-ayn!</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>“Allah&#8217;a isyan konusunda yemin edilemez.</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Böyle yeminler uğursuzluk ve şeamet getirir.</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Bin türlü belâ celb eder.”</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Bu dahî aynıyla hakk bir sözdür!</p>
<p style="text-align: justify;">Bunca lagaluga etmemizin âlemi neydi, bu üç cümle yeter artardı doğrusu!</p>
<p style="text-align: justify;">Dünyada başı belâdan kurtulmayan kaç mekân ve mahluk var acaba, hiç bunun istatistiği ile uğraşan yok! Hurraaa % 87 sandığa atlayıp dembokrasiyi yaşatmak içün oy da oy furyası…</p>
<p style="text-align: justify;">Halîfe-i Müslimîn Abdülhamid Hân Cennetmekan, milleti sandığa sokanların kafasını, o sandıkla nasıl benzetmişdi ama! Şimdiki muhafazakâr ve diyalogsal ılımlılar, hem O Büyük Han’ı sever gibi yapıyorlar, hem de o yarık sandığı!</p>
<p style="text-align: justify;">Nifak ve iki yüzlülük, çift şahsiyetlilik, hatta poli-tik olmak, kalblerin motor yağı olmuş! İflâh olunacağına hiç ihtimâl veremem! Çünki bunlar tabiat-ı sâniye hâline gelmiş ve genlere çöreklenmiş!</p>
<p style="text-align: justify;">Gitdi millet, geldi ulus!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Eyemenliği korumaya!”</strong> nâmus üzerine içdiler! Akşam da bir başka türlü içerler, bir ömür böyle içerek geçer gider…</p>
<p style="text-align: justify;">Hayat, yiyip içmek ve yatmak değil mi zaten!</p>
<p style="text-align: justify;">Dünyaya neye gelindi, efendim!?</p>
<p style="text-align: justify;">Eskiler Allâh içün gelmişler, bunlar da gâvura benzemek ve halkı benzetmek içün!</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 12.07.2011)</em></p>
<p>(Tashîh ve ilâvelerle: 11.07.2018 / 19:28:05)</p>
<p>t.t.</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&#038;title=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/2-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html" data-a2a-title="(2) Şevket Eygi Beyin Dediği Gibi Yemin, Bir Müslüman İçün Dînî Bir “Ritüel!” Midir?"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/2-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html">(2) Şevket Eygi Beyin Dediği Gibi Yemin, Bir Müslüman İçün Dînî Bir “Ritüel!” Midir?</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/2-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(1) Şevket Eygi Beyin Dediği Gibi Yemin, Bir Müslüman İçün Dînî Bir “Ritüel!” Midir?</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/1-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/1-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Jul 2018 07:32:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[04/10 Anayasa-Yemin]]></category>
		<category><![CDATA[Mehemmed SAFFET]]></category>
		<category><![CDATA[Yemin]]></category>
		<category><![CDATA[Allah adına yemin]]></category>
		<category><![CDATA[namus üzerine yemin]]></category>
		<category><![CDATA[zarurat-ı diniyyeden yemin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=5183</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şevket Eygi Bey 4.7.2011 efrencîsinde şunları yazdı: 1)  “-İSLAM dininin yeminlerle ilgili hükümleri vardır. Yemin, bir Müslüman için dinî bir </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/1-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html">(1) Şevket Eygi Beyin Dediği Gibi Yemin, Bir Müslüman İçün Dînî Bir “Ritüel!” Midir?</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>Ş. EYGİ BEYİN DEDİĞİ GİBİ YEMİN, BİR MÜSLÜMAN İÇÜN DÎNÎ BİR “RİTÜEL!” MİDİR?</u></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><u>(1)</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Mehemmed SAFFET</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Şevket Eygi Bey 4/7/2011 târîh-i efrencîsinde şunları yazdı:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>1)  “-İSLAM dininin yeminlerle ilgili hükümleri vardır. Yemin, bir Müslüman için dinî bir ritüeldir. Müslüman öyle her yemini edemez. Müslümanın edebileceği yeminler vardır, edemeyeceği yeminler vardır. Tevhid&#8217;e, Kur&#8217;ana, Şeriata aykırı ve zıt bir yemin kişiyi dinden edebilir.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Edebilir değil eder… Çünki bir müslüman, edeceği yemin şeklini, bunun kimin adına olacağını bilinir ve bu bellidir. Dolayısıyla Kitab, Mütevâtir Sünnet ve mütevâtir icmâ’ ile sâbit hüküm ve haberlerin <strong>“Zarûriyyât-ı dîniyyeden” </strong>olduklarında hiçbir müslüman muhayyer olamaz; ve bunları tasdîk ve tahsîn etmesi <strong>zarûrîdir</strong>. Aksi halde o adama müslüman denmez! Bunlar, Şerîat-ı Mutahhara&#8217;nın olmazsa olmazlarıdır, onlarda şek ve şübhe dahî İslâm ile alâkayı kat’iyyen keser&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Dinden edebilir!”</strong> ne demek? Zarûrât-ı dîniyye çocuk oyuncağı değildir… Bir müslüman,<strong> “Tevhid’e, Kur’ana ve Şerîata aykırı ve zıt bir yemin” </strong>ederse, bu, İslâm’daki yemini beğenmemek, onu inkâr veya istihzâ veya tahkîr ma’nâsını tazammun eder, apaçık bunu ortaya koyar. Bilmiyorsa, bilmemek mâzeret değildir!</p>
<p style="text-align: justify;">Hadîs-i Şerif:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- Emânet ya’ni nâmûs içün yemin eden bizden değildir.”</strong> (Ebû Davûd)</p>
<p style="text-align: justify;">Hadîs-i Şerîf:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- Allâh’dan başka bir isim ile yemîn eden, kâfir olur!”</strong> (Tirmizî)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- Kâfirin yemin etmesi ve keffâret yapması sahih olmaz.”</strong> (Uyûnu’l-Besâir)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> “Bundan anlaşılıyor ki, kafirlerin ve mürtedlerin and vermeleri sahih olmaz. Bunların and verdikleri şeyleri yapmaları sahih olmaz.”</strong> (s.e: 329)</p>
<p style="text-align: justify;">Cihâd diye <strong>“haçlı seferi”</strong> gibi bir halta înanan ve kıyam eden, Namaz diye yoga yapan, oruç diye yahudi hamursuzundaki ameli işleyen bir müslüman, nasıl müslüman kalabilir? Bu mümkin midir? Böyle olunca, bunlar, nasıl <strong>“dinden edebilirse”</strong> değil de, bal gibi ederse, Şerîat’daki yemin yerine şeytânetdeki bir yemini oturtan da aynen böyledir!.</p>
<p style="text-align: justify;">Aişe ile Ali’yi mücerred biribirine helâl kılan ve bunun içün de <strong>“Allâh adına akdi”</strong> şart olan <strong>“Mukaddes Şerîat nikâhı”</strong> yerine, bilmem hangi ateist adına karı-koca ilan etdiren nesnelere, bunlar da böyle bir nesnedir dersek; ve iki ilâhı olmayan iki akd yapamaz dersek, elâlem nişadır sürünmüş gibi olacakmış, bize ne?.</p>
<p style="text-align: justify;">Allâh adına akd edilen (mukaddes nikâhı) yıllardır ve bir Ebû Cehil hırs ve inâdıyla yerin dibine geçirip gavurlaşanlara karşı, biz de haqq ve hakîkatı en som şekli ile söylemek üzere, Mutlak Hâkimiyyet sahibinin mutlak nikâhını başımıza tâc edersek, hangi dünyâ gâvurunun nesi eksilecek?.</p>
<p style="text-align: justify;">Şerîat yemîni de böyle…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Edebilir de, etmeyebilir de”</strong> ne demek?</p>
<p style="text-align: justify;">Çocuk oyuncağı mı o?</p>
<p style="text-align: justify;">Ehl-i Sünnet Fıhıh müdevvenâtı her yerde sebil! Sıkıntısı olan açar okur… Ömer Nasûhi Hoca’nın İlmihal kitabı olmayan kaç hâne veya köy vardır?</p>
<p style="text-align: justify;">Etmeyebilirse, <strong>zarûrât-ı dîniyyeden</strong> olmasına rağmen etmiyor demekdir, bu ise, zarûrât-ı dîniyyeden oluşla kabil-i te’lif edilemez…</p>
<p style="text-align: justify;">Herkese ve liselere mantık tavsiye eden kıdemli kalem (!) bu noktadaki mantığını tekrar gözden geçirirse isâbet eyler! Üstelik de kendisi<strong> “Müslümanın edebileceği ve edemiyeceği yeminler olduğunu baş tarafta i’tirâf etmişler!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ahkâm-ı İslâmiyye’nin kânun ve kâideleri, <strong>“edebilir de etmeyebilir de” </strong>li lâstikleşmelerle ne zamandan beri piyasaya sürülmüş!. En olmadı, <strong>“câiz veya değil, muhtelifün fih” </strong>denir… Fıkıh ıstılahları ile konuşup yazmayalı ve bunları dile ve kaleme almakdan utanır olalı beri, 100 senedir İslâmiyyet’i piyasadan kaldıran sebeblerden en başda geleninin, müslümanların bu  mübâlâtsızlıkları ve mütereddid, mütehayyir ve müzebzeb cıvıklıkları olmadı mı?. İlâhyapyatçılar, denaatçılar ve ba&#8217;zı cübbeli barikatçılar sürüsü şimdi,<strong> “Dînin rûhuna uygun mu değil mi!”</strong> safsatasını uydurdular!. Böylece de, psişik cemiyetlerin ba&#8217;zı medyumlar üzerinden (ruh toplama ve gezdirme) seanslarına benzer şekilde, malı götürmenin veya İslâmiyyet&#8217;in içini boşaltmanın peşine düşdüler!.<strong> “Ef’âl-i mükellefîni ve câiz veya değil!”</strong> gibi ıstılahları hayâsızca katletdiler…</p>
<p style="text-align: justify;">Kelâm-ı Kadîm dilinde:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- Kasvereden kaçan yaban eşşekleri!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- Geberesice herifler!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Şu da bizden:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- Ramazan geldi mi, işkembe seansları içün cerciliğe soyunan köçekler!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Biz mevzuumuza rücû’ edib, ilk cümleye dönersek Eygi şöyle yazmış:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“-İSLAM dininin yeminlerle ilgili hükümleri vardır. Yemin, bir Müslüman için dinî bir ritüeldir.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Mısır koçanı gibi boğazına tıkanmasın ve sıkıysa yut!</p>
<p style="text-align: justify;">Yemîn,<strong> “Bir müslüman içün dînî bir ritüelmiş!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hani bunu, bir mason, bir müsteşrik, bir hoştkörü, bir diyalogçu, bir denaatçı, bir ilâhyapyatçı, bir zübbeli barikatçı, bir kamalist ve mübtediadan bir nevzuhur söylese, <strong>“İslâm’dan ne anlar, işkembeden sıkmış!”</strong> der geçersin!. 55 yıldır Müslîmin içinde kalem sallayan birisi bu haltı yerse, adamın nevri dönüyor arkadaş!</p>
<p style="text-align: justify;">Masonların localarda kafatasları, kılıçlar, göz bağları, v.s.ler gibi nice ritüellerinden bahsedilebilir!. Kiliselerde çok çeşitli âyinler yapılır ki, bunların her birine ritüel denir!  Kamalizma religionunda Anıt Kubûr’a çıkışlar, <strong>(NOT: Oraya kabir diyen ahmak ve câhildir, çünki orada birçok kabir var ve cemi’ sîgasıyla kubûr=kabirler demek şartdır, demeyen echel ve kördür!)</strong> ve mozole merâsimlerinde saygıda duruşlar, oradaki defterlere yazışlar ve yakarışlar veya şikâyetler ve sızlanışlar, orada animist olarak ruhlarla konuşma ve tapınışlar gibi yüzlerce <em><strong>&#8220;ritüelden&#8221;</strong></em> bahsedilebilir!.. Totemizma, Animizma, Şamanizma, Nasrânîlik, Yehûdiyyet gibi yüzlerce mecâzî ma’nâda dînin (religionun!) <strong>“ritüellerinden!” </strong>bahsedilebilir! Lâkin İslâm Dîni gibi her emir, yasak ve hükmü ibâdete bâdî olan mutlak bir dinde, <strong>ritüelden </strong>bahsetmek azîm ve çirkin bir abesdir; hatta onu tahrîf ve dolayısıyla hakâretdir… Selefimizden hiç kimsenin söz ve yazısında, İslâmiyyet&#8217;de <strong><em>&#8220;ritüel&#8221;</em></strong> diye bir kefere (kilise) mefhûmu geçmemekdedir! Sünnîlik avukatı (!) ve Merhûm Muhammed Zâid Efendi Hocamızdan &#8220;icâzeti&#8221; olduğu palavrasını da sıkan Eygi, bir tek mu&#8217;teber âlim göstersin ki, onun söz ve yazısıyla <strong><em>&#8220;ritüel&#8221;</em></strong> denen ve dînde zerre miskâl ifâde gücü görülmüş bir freng kelimesine bir kerecik yer verdiği görülmüş olsun!. İslâmî ıstılâhât böyle kemirildikçe, ortada İslâmiyyet diye bir dînin kalmıyacağını bu Eygi denen zât bilmiyor olabilir mi?. Bu nasıl cehâlet veya gaflet veya hıyânetdir?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Ben iftiharla söyliyeyim ki Mâtürîdî ve Hanefîyim!” </strong>diyen bir kişi, ayrıca <strong>“İşkembe ve kafadan atmalarla din olmaz, kitabda yeri olmalıdır!”</strong> diye yıllardır bağıran, iyi de eden bir zât, hangi Matürîdî ve Hanefî akâid, tefsir, hadis, fıkıh veya usûl kitabında<strong> “Yemin müslümanlar içün dînî bir ritüeldir!”</strong> diye yazıldığını görmüşdür?</p>
<p style="text-align: justify;">Bunu gösteremezse, bu vebâlin altından iki cihanda da zor kalkar!</p>
<p style="text-align: justify;">Yoksa kendisi de <strong>“Kafadan ve işkembeden atanlar!” </strong>kervanına iltihak ve ilticâ’ etmiş bulunur…</p>
<p style="text-align: justify;">Âdem Aleyhisselâm’dan beri hangi nebî, hangi velî, hangi müftü, hangi âlim, nerede ve kaç kere bu freng gâvurunun cenâbet kelimesini diline veya kalemine almış ve <strong>“Yemin, müslümanlar içün dînî bir ritüeldir!” </strong>demiş?.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun gibi fransız gâvurunun içini doldurduğu ve İslâm lisâniyyât ve ıstılâhâtında (gâvur diliyle literatüründe), bu <strong>“ritüel!”</strong> denilen gavur kelimesine  kadar (yemini) tarif edecek başka hiçbir kelime kalmadı da, gâvurun bu kelimesine mi muhtaç kaldık ve dilenir olduk!?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ritüel</strong> kelimesinin, Mutlak dîn olan İslâmiyyet’deki Kur’ânî bir kelime olan (yemini) tarif etmesini, akıl ve o çok tavsiye edilen <strong>“mantık”</strong> nasıl kabul edebilecekdir? Bunun, ayağımıza kurşun sıkmakdan farkı nedir?</p>
<p style="text-align: justify;">Batılı gâvur dünyası, hâlâ <strong>“Lâ ilâhe illâllâh”</strong> cümlesini tercüme edebildi mi?. Ve Kıyâmet’e kadar da tercüme edebilecek mi?.</p>
<p style="text-align: justify;">Ammâ Eygi, gâvurun <strong>ritüelini,</strong> hemen istikbâl etdi ve kalemine doladı, şer’î ıstılahlarımızın arasına buyur etdi!. Bu hakk ve salâhiyyeti nereden nasıl tırtıkları, korkunç bir muammâ!</p>
<p style="text-align: justify;">Merhûm Üstâd Necib Fazıl Beyin<strong> “Kurbağaca”</strong> buyurduğu nice kakafoniler yetmedi, az geldi, şimdi sıra, biraz da fransız gâvurunun cenâbet kelimelerinde!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu haqqı kim verdi acaba?</p>
<p style="text-align: justify;">Keyfim çekdi aldım ve koydum ve oturtdum!</p>
<p style="text-align: justify;">Patates oturtması mı yapıyorsun birâderim?</p>
<p style="text-align: justify;">Mes’ûliyyeti çok ağırdır efendi!</p>
<p style="text-align: justify;">Hem de Şeriat-ı Garrâ’daki vahiy dilinin ne olduğunu gûyâ anlatmak içün, sanki frengin boynuna sarılarak ve ona yalvar yakar olarak!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Âciz kaldık, dilim tutuldu, bizim lûgatlar şapa oturdu, aman elimden tut ve beni kurtar!”</strong> resmi…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Ne günlere kaldık ey, gâzî hünkâr!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Rit-bit defterdâr oldu, eş.k mühürdâr!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Latince (ritüalis) kelimesinden iştiqâq eden bu cenâbet kelimeyi, en ziyâde de Kanal 7’den hastirlenen <strong>“hergele” </strong>piyasada meşhur etdi!.<strong> “Mason ritüelleri!”</strong> diye diye sağ gösterip sol vurarak!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ritüel</strong> denen  ve içini fransız gâvurunun hangi ve kaç şeytanlık içün doldurduğu bu cenâbet kelime, Şeriat ıstılâhâtındaki hangi ta’bîrin karşılığıdır? İbâdet kelimesinin mi, akd kelimesinin mi, kasem kelimesinin mi, and kelimesinin mi, te’yid, tasdîk, te’kîd kelimesinin mi?</p>
<p style="text-align: justify;"> Âyin, tapınma, kadın-erkek karma korolar ve halvet olup vecd ve istiğrak cümbüşleri,  v.s. gibi şeyler neyin ve nelerin nesidir?</p>
<p style="text-align: justify;">Hangi müctehidin mezhebinde <strong>(ritüel)</strong> denilen bu cenâbet kelime isti’mâl edilmiş ve neyin ifâdesi içün kullanılmışdır?</p>
<p style="text-align: justify;">Bunu, kimler mi kullanıyor?</p>
<p style="text-align: justify;">Aşağıya iktibas edeceğimiz yazıyı sonuna kadar çatır çatır çatlamadan okuyabilecek bir babayiğit varsa, işte o, bu cenâbet kelimeyi dört başı ma’mûr olarak anlayacakdır!.</p>
<p style="text-align: justify;">Siz kafayı oynatmadan okumaya devam ediniz; ve <strong>ritüelin</strong> ne olduğunu son damlasına kadar kurbağacasıyla <strong>“özümseyip içselleştiriniz!”</strong></p>
<p><em><strong><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Ritüel Eğitim Hakkında Notlar </span></strong></em></p>
<p><em><strong><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Yazan W.E. Butler </span></strong></em></p>
<p><em><strong><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">İngilizce Aslından Çeviren Cem Çiloğlu</span></strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">“- Bütün </span></strong></em><strong><span style="text-decoration: underline;"><em><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Ritüel</span></em></span></strong><em><strong><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"> sanatının altında yatan belli bazı temel kurallar bulunmaktadır. Bu kurallar hakkında size fikir vermek istiyorum çünkü bunlar olmaksızın yapılan <span style="text-decoration: underline;">ritüel</span> en iyi ihtimalle bir deneme yanılma eğilimi gösterecektir.</span></strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">İlk başta <span style="text-decoration: underline;">“Ritüel”</span> kelimesinin ne anlama geldiğine bir bakalım. Sözlükde  </span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Ritüel</span></span><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">, “biçimsel pratik veya gelenek” anlamına gelir. Bu bize çok az şey anlatıyor dolayısıyla bunu daha ileri bir tanımla tamamlamalıyız. Bir “Rit”, ortak bir obje veya ide tarafından birbirine bağlanmış belirli bir işlemler bütünüdür. Böylece teolojik konularda, bahsi geçen kiliselerin kutsal komün hizmetlerine gönderme yaptığımız zaman, “Roma riti” veya “Anglikan riti” hakkında konuşmaktayız.</span></strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Ama “rit”, onun içindeki çeşitli işlemlerin nasıl sürdürüldüğüne bağlı olarak çok basit ve yalın veya süslü ve rengarenk olabilir. Bu çeşitli işlemler “Seremoni “tarafından <span style="text-decoration: underline;">Ritüelin</span> temsilinde kullanılan – ışıklar, tütsüler, giysiler, geçit törenleri, yakarmalar vb&#8230;dir. Böylece Roma <span style="text-decoration: underline;">Ritüeli</span> (alışılageldiği şekliyle) çok süslü bir seremoni kullanan Rit örneğidir, öte yandan Baptistlerin komünyon ayini, en alt düzeyde seremoni kullanan aynı <span style="text-decoration: underline;">Ritüelin</span> bir örneğidir.</span></strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Şimdi, hem <span style="text-decoration: underline;">Ritüel</span> (ortak bir idenin temsil edilmesi), hem de Seremoni (idenin ne şekilde temsil edildiği) şayet gerçekten etkin olmaları isteniyorsa, öğrenilmesi gereken sanatlardır ve işte bu noktada birçok modern majisyen çuvallamaktadır. </span></strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">…………………………………………………………………………….</span></strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"> Bunları sadece ciddi <span style="text-decoration: underline;">Ritüel</span> çalışmamız için bir zemin hazırlaması amacıyla söyledim…………………………………………………..</span></strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Kutsal iradeye uygun maji çalışmamızı icra edebilmek amaçlı olan bu başlangıç niteliğindeki niyet, kesinlikle, çok üst bir değere sahiptir. Böyle bir ritüelin gereksiz olduğunu ve hepsinin kaynağına duyulan belirsiz ve içli bir tutkunun yeterli olduğunu söyleyen kişiler vardır.</span></strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">………………………………………………………………………………..</span></strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Niyetimiz dışındaki iradeden konuşuyor olduğumuzdan dolayı fiziksel bedenimizi, irademizi geliştirecek şekilde kuvvetlendirmeye çalışırsak bunun <span style="text-decoration: underline;">ritüel</span> çalışmamıza faydası dokunacaktır. Şimdi ne tüm dünyevi işlerden soyutlanmış pratiklerden, ne de şimdilik yoga türünden uygulamalardan bahsediyoruz. </span></strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">……………………………………………………………………………..</span></strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Anahtar kelime birkaç kelimelik bir cümle olabilir veya bir cümlenin ilk harflerinin birleşmesinden oluşmuş bir kelime olabilir. İşte böyle bir anahtar kelime. Oluşturulmuş olduğu cümle levavi oculos meos şu anlama geliyor “gözlerimi yukarı kaldıracağım” Kelime ise LOM’dur. Bu durumda açılış sembolü, gürül gürül akan bir çağlayandan dolduruyormuş gibi başınızın üzerine kaldıracağınız gümüş bir kadehtir. Bu sadece bir öneridir ama batıda, Misterler locasında görevli olarak çalışırken bunu çok yararlı bulmuştum.”</span></strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Hadi geçmiş olsun, üzülmeyin hepsi bu kadarcıkdı!</p>
<p style="text-align: justify;">Ama o cenâbet (ritüeli) de, Büyük Ehl-i Sünnet (!) avukatı Eygi Bey sa&#8217;yesinde adımız kadar iyi, güzel ve doğru öğrendik ya, siz ona bakın!.</p>
<p style="text-align: justify;">Yemîn dediğimiz ve dînimizde ibâdet ve akid cihedleri de olan zarûrât-ı dîniyyeden bir esâsın , Eygi&#8217;nin &#8220;<strong><em>Yemin, bir Müslüman için dinî bir ritüeldir.&#8221; </em></strong>zırvasıyla ne hâllere sokulduğunu, artık siz düşününüz!</p>
<p>Dîni ıstılahlarımızın böyle hergün kemirilerek <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;erozyona&#8221;</strong></em></span> uğratılması, bu dîne verilecek en büyük ihânet bilinmelidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 11.07.2011)</em></p>
<p>(Tashîh ve ilâvelerle: 11.07.2018 / 16:13:36)</p>
<p>t.t.</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html&#038;title=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20Beyin%20Dedi%C4%9Fi%20Gibi%20Yemin%2C%20Bir%20M%C3%BCsl%C3%BCman%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20D%C3%AEn%C3%AE%20Bir%20%E2%80%9CRit%C3%BCel%21%E2%80%9D%20Midir%3F" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/1-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html" data-a2a-title="(1) Şevket Eygi Beyin Dediği Gibi Yemin, Bir Müslüman İçün Dînî Bir “Ritüel!” Midir?"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/1-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html">(1) Şevket Eygi Beyin Dediği Gibi Yemin, Bir Müslüman İçün Dînî Bir “Ritüel!” Midir?</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/1-sevket-eygi-beyin-dedigi-gibi-yemin-bir-musluman-icun-dini-bir-rituel-midir.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İslâmiyyet Dışında “Yemin” Olmaz, “Şehid” Olmadığı Gibi…</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/islamiyyet-disinda-yemin-olmaz-sehid-olmadigi-gibi.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/islamiyyet-disinda-yemin-olmaz-sehid-olmadigi-gibi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Jul 2018 07:34:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[04/10 Anayasa-Yemin]]></category>
		<category><![CDATA[Mehemmed SAFFET]]></category>
		<category><![CDATA[Yemin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=5549</guid>

					<description><![CDATA[<p>İslâmiyyet’de “yemîn”, Kur’an, Sünnet ve icmâ’-ı ümmet ile sâbit bir (akid)dir; ve dolayısıyla “zarûrât-ı dîniyyeden” olup, ona, edille-i şer’iyye </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/islamiyyet-disinda-yemin-olmaz-sehid-olmadigi-gibi.html">İslâmiyyet Dışında “Yemin” Olmaz, “Şehid” Olmadığı Gibi…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>İSLÂMİYYET DIŞINDA “YEMİN” OLMAZ; “ŞEHİD” OLMADIĞI GİBİ…</u></strong></h1>
<p style="text-align: right;"><span style="text-decoration: underline; font-size: 14pt;">Ahmed Selâmî (Dağistânî)</span></p>
<p style="text-align: justify;">İslâmiyyet’de <strong>“yemîn”</strong>, Kur’ân, Sünnet ve icmâ’-ı ümmet ve kıyâs-ı fukahâ ile sâbit bir (akiddir); ve dolayısıyla <strong>“zarûrât-ı dîniyyeden”</strong> olup, ona, edille-i şer’iyye içindeki keyfiyeti ile inanmayan veya onu beğenmiyen, onda şek veya şübhe eden, bu Mutlak Dîn tarafından dinin hudûdu hâricine atılıyor ve <strong>“Senin benim içimde yerin olamaz!” </strong>deniyor…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Yemin”</strong>, lûgat ve ıstılâh ma’nâsıyla da kur’ânî bir kelimedir, tam tercümesi yokdur, olamaz! Bazı ilâhyapyatçı-ilhâdiyatçı, <em><strong>“Tarîkatçı kalabalıkları&#8221; </strong></em>(Hakîkî ve Şer&#8217;a tâbi&#8217;leri tenzîh ederiz.) ya&#8217;ni BARİKATÇI sürüsü <strong>&#8220;ham yobaz kaba softalar&#8221;</strong> ve DİB&#8217;çi echeller halt edip, gûyâ tercüme edilebileceğinden bahsediyorlar; bu, aynı zamanda dangalaklık ve zekâsı özürlülükdür!. Çünki kur’ânî ola<strong> “yemîn”</strong> kelimesinin içini Kur’ân, hadîs, icmâ’ ve müctehid imamlar doldurmuşdur… Bunun aynısını, ne başka herhangi bir religion veya demokrasi; ve ne de, hele hele demputrasi doldurup vaz’edebilir!?.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu muhal…</p>
<p style="text-align: justify;">ALLÂH kelimesi gibi, kelime-i tevhîd gibi, edille-i erbaa, dâr-ı harb,  şehîd, cihâd, nikâh-ı şer&#8217;î, teadüd-i zevcât, ülülemr, veliyyülemr, hılâfet, halîfe, bilhassa KADER ve sâir gibi… Bütün bu ıstılahlar, İslâm bütünü içinde varlık ortaya koyar, onun dışında bu keyfiyeti ile herhangi münkîr bir idrâke aktarılmaları, onların da kendi sistemleri içinde onu kendi i&#8217;tikadlarına âlet ederek kullanmaları bahis mevzuu olamaz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Anınçün<em> ona,</em><span style="text-decoration: underline;"><em> <strong>&#8220;A</strong></em></span><strong><span style="text-decoration: underline;"><em>nd denebilir, söz vermek, söz almak, laf sıkmak, atmak, küllemek, aldatmak, külâh geçirmek</em></span></strong>..v.s., artık ne diyeceklerse! Buna <strong>“demputratik ritüel”</strong> de deseler olur! Lâkin bir müslüman kendi <strong>“<em>yemîni</em>”</strong>ni ve herhangi bir Şerîat emir, yasak, haber, helâl, haram veya ruhsatını, haçlı-ateist kafasındaki <strong>“ritüel”</strong> olarak aslâ ve kat’a diline ve kalemine alamaz. Eygi gibi, bazı dînî ıstılahla ve amellere <strong>&#8220;ritüel&#8221;</strong> diyen İslâmiyyet&#8217;in o cüz&#8217;üne hıristiyânî bir kılıf, ma&#8217;nâ, keyfiyet geçirmiş ve onu İslâmsızlaştırmış olur&#8230; Ritüel, haçlıların (ibâdetlerini) ifâde eden bir kelimedir. İslâm, ancak islâmî ıstılahlar ile yürür, nesilden nesile aktarılır. Bunun aksi düşünülemez, tahrîf, tağyîr, tahrîb ve tebdile bir gidiş istihdâfı zarûrî olur. Nitekim bu beliyyenin içinde olduğumuz da inkâr edilemez. İslâm&#8217;ın herhangi bir ibâdeti, bu <strong>&#8220;rit, ritüel&#8221;</strong> frenkçesiyle aslâ anlatılamaz. Fransız kültürü içinde, Galatasay&#8217;lı olarak yetişen Eygi gibiler, neyi nerede kullanacaklarına dikkat etmezlerse, İslâmiyyet&#8217;in içine, O&#8217;na âid olmıyan mefhumlar dolar, bu aziz ve mutlak dîn tanınmaz hâle gelir. Zâten bazı kitleler, hizib ve gruplar, bozuk tarîkatler, bâtınîlik havası taşıyan yamuk tasavvuf çevreleri, DİB&#8217;ler, ilâhiyatlar, modernizmin ibâhasını yalayan  ve mezhebi geniş edebiyât çevreleri, v.s. gibi yerler,<strong> &#8220;İslâm&#8221;</strong> diyerek, İslâm dışı bir din îcâd ve ihtirâ&#8217; eylemiş ve kendilerini bu yollarla avutur olmuşlardır&#8230; Bütün bunların altında ise, modernizmin o tepeden bakıcılığına esâret ezikliği ve gizli bir şirk hâlinde İslâmiyyet&#8217;den utanmak; ve bunu gidermek içün de, onu, kendi nefislerine göre yeniden ve etraflarının memnûn kalacağı bir (ibâhiye) kalıba dökmek iblisliği yatmaktadır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İslâm’daki<strong> “yemine”</strong> bakacak olursak, bu, tamâmen müslümanlara âid bir akiddir, bir cihetiyle de ibâdet&#8230; İslâm’daki nikâh gibi…</p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 14pt;"><em><strong>&#8220;ONLAR, MÜ&#8217;MİNLER HAKKINDA YEMÎN VE AHİD GÖZETMEZLER!&#8221;</strong></em></span></span></p>
<p style="text-align: justify;">Büyük Müfessir Muhammed Hamdi Efendi Merhûm, Tevbe Sûre-i Celîlesindeki ba&#8217;zı âyet-i kerîmelerin tefsîrinde gayr-i müslimlerin yeminleri içün şöyle buyuruyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;&#8230;bir mü&#8217;min hakkında ne bir yemîn ne de bir ahid gözetmezler&#8211;ya&#8217;ni hey&#8217;et-i mecmuasıyla ÜMMET-İ İSLÂMİYYE HAKKINDA GÖZETMEDİKLERİ GİBİ EFRÂD-I MÜ&#8217;MİNÎNDEN HİÇBİRİ HAKKINDA DA HİÇBİR HAKK U AHİD GÖZETMEZLER (&#8230;&#8230;) ve işte bunlardır ki o mütecâvizlerdir.&#8221;</strong></em> <span style="font-size: 10pt;">(c. 4, s. 2466)</span></p>
<p style="text-align: justify;">Ve müfessir Merhûm, bugünün cıvıtmalarını görseydi, kim bilir belki de onlar içün aslâ yemin kelimesini kullanmaz, <em><strong>&#8220;and, mand, andika, antika, andıça, tanrısal sözveri, anıtsal tapın söylevi, totem ATA tapınsalı, v.s.&#8221;</strong></em> gibi şeylere denk gelecek ne ıstılahlarla onları muhâtab alırdı!.. Merhûm Müfessir devâm buyuruyorlar:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.&#8221; şübhesiz ki bunların aslâ YEMİNLERİ yokdur.&#8211; Hakîkatde onlar içün, onların nazarında YEMİN denilen şey yokdur. Kalblerinde YEMİNİN hiçbir kıymeti olmadığından ağızlarıyla ne kadar yemîn etseler boşdur. YEMİNE riâyet etmez, YEMİN bozmayı bir mahzûr saymazlar. YEMİNSİZ oldukları, küfürde bu kadar ileri gitdikleri tahakkuk ve tebeyyün etmiş bulunanlarla artık bir ahid yapmak imkânsız olur. Bunlarla bir ahid yapabilmek, YEMİNSİZLİKDEN VAZGEÇMELERİNE MÜTEVAKKIFDIR.&#8221;  </strong></em><span style="font-size: 10pt;">(c.4, s. 2467)</span></p>
<p style="text-align: justify;">Demputrasi dîninde, asırlardır her memleketde and veya andiça içilir, çekilir ve and yenir de! Ancak verilen sözler söz olmadığındandır ki aslâ yerine getirilmez; ve bu sözlerden fırıldak kekrem veya mamal gibi fırıldakça dönülür ve bunlar seccâde gibi de çiğnenir!. Bu kail alddatma ve mübtezelliklerin hiçbir cezâsı veya müeyyidesi de demputratik laik cumhuriyetlerde yokdur. <em><strong>&#8220;Şu herif veya politikacı sözünde durmadığı içün şu cezâyı almışdır!&#8221;</strong></em> gibi bir hükme demputrasi dîninde hiç kimse rastlamamışdır!. Çünki lâyık demputrasilerin, verilen sözden dönmeye, caydırıcılık çâresi ve tedbîri yokdur ve olamaz! Allâh Azze ve Celle&#8217;ye ve Âhıret Günü Hesâbına ve oranın cezâsına kalbinde tam bir îmân olmıyan pozitivist ve lâyık-seküler kesânın andı-mandı hiçbir şey ifâde edemez&#8230;Halbuki İslâmiyyet&#8217;in bir cüz&#8217;ü olan <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>YEMÎN-İ ŞER&#8217;Î</strong></em></span>, aslâ böyle değildir. Müfessir Merhûm şöyle buyurur:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;&#8230;. nakzı aslâ câiz olmıyan  YEMİNİN bozulmasından dolayı bu muâhazenin, evleviyyetle FARZ olacağı derkârdır. Bu sûretle bütün kefâretlerde hem ukûbet, hem de ibâdet ma&#8217;nâsı vardır. Ve herhangi bir yemîn-i mün&#8217;akide bozulduğu zaman da, dünyâda bir kefâret ile muâhaze edilir.&#8221;</strong> <span style="font-size: 10pt;">(c. 3, s. 1802)</span></em></p>
<p style="text-align: justify;">İslâmiyyet&#8217;de YEMÎN nassla sâbit olub, onu inkâr, beğenmemek, hafife almak, alay etmek ve gayr-i mu&#8217;teber kabûl etmek, yerine haçlılardan uydurma şeyler oturtmak gibi kavil ve fiiller bir müslümanda tezâhür ediyorsa, bu, onun Allâh&#8217;ın dîninden tard edilişi ya&#8217;ni kovuluşu, kâfir (mürtedd) oluşu ma&#8217;nâsına gelecekdir&#8230; Demputrasi dîninde ise böyle <strong><em>&#8220;dembokrasiden tard sebebi&#8221;</em></strong> bir and veya andiça yokdur; andiçaların ırzına geçmek, onları şamaroğlanı yapmak, üstüne bevletmek, it-köpeğin önüne atmak; onları, kânûn teşrî&#8217; edecek pekkakalı paralamento tanrıları gibi yamuk yumuk veya kerhen, içine ede ede okumak v.s. gibi şeyler, bu mahlûkâtı, <strong>&#8220;Demputrasi mürtedi&#8221;</strong> olmak gibi bir çukura aslâ atamaz!&#8230; Bu andiçaların  inkârı veya ihlâli veya onu tahkîr etmek veya her an değiştirmek ve zıddına kalbetmek gibi şeyler,  <em><strong>&#8220;Haçlı, ilketapar, heykelperest, kulatapar, ataperest, çağdaşkeş ve HİÇ medenî veya çok edenî dünyâda&#8221;, </strong></em> <strong>&#8220;büyük suçdur&#8221;</strong> denilerek henüz duyulamamışdır!.</p>
<p style="text-align: justify;">İslâmiyyet&#8217;de YEMÎN, gamus, lâğv ve mün&#8217;akide olmak üzere 3 çeşitdir. Demputrasi dîninde ise, böyle bir incelik, ciddiyet yokdur; orada helâl-haram, andına veya andıçasına ihânet eden insî ve politik bir şeytanın Âhıret&#8217;de hesâba çekilmesi gibi hakîkat veya mefhumlara rastlamak MUHÂLDİR!. Böyle olunca da dünyâdaki andlarını, söz ve ahidlerini, tapındıkları anayasaları gibi delik deşik etmek, onlar içün pek tabii ve olağan bir işdir!.</p>
<p style="text-align: justify;">İslâm’ın dışında olanlar, adı geçen islâmî <strong>“yemîne”</strong> inanmayabilir ve kendi religion, kitab, haç, put, heykel, nutuk ve tanrılarına göre and içib and çekebilir; veya, kendi teşrîî (yasama) tanrılıklarını ortaya koyan <strong>“nâmus ve şerefleri, akıl ve şehvetleri, nefis ve hevâları”</strong> v.s. üzerine de and-andiça içib kafalarını çekebilir; ve câhiliyye arabları gibi de helvadan ma&#8217;mûl putlarını yemeleri misâli yiyebilirler! Hatta tapınak ve mozoleleri; kubûru (kabirleri) ve bir takım ruhları, doktrin ve ideleri üzerine de andiça içebilir, çekebilir ve yiyebilirler; bunlar onların modern câhiliyyedeki (usûl ve dîn) mes&#8217;elesidir, müslümanların ve Müslümanlığın değil!..</p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline; font-size: 14pt;"><em><strong>&#8220;YEMÎNİN MÜN&#8217;AKİD OLMASI İÇÜN, ÂKİL, BÂLİĞ VE MÜSLÜMAN OLMAK ŞARTDIR!&#8221;</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;İslâmiyyet&#8217;de yeminin, mün&#8217;akid ve mu&#8217;cib-i kefâret olması içün, yemin edilen husûsâta, sebât ve adem-i sebât imkânı; ve yemin edenin, ÂKIL, BÂLİĞ ve MÜSLÜMAN olması ŞARTDIR.&#8221;</strong> </em><span style="font-size: 10pt;">(Bkz. Ni&#8217;met-i İslâm, Muhammed Zihni Ef. Hazretleri)</span></p>
<p style="text-align: justify;">Halbuki Demputrasi Dîninde, andiça içib çekmek içün <strong>&#8220;Müslüman olma şartı (!) hatta dembokrat olma şartı&#8221;</strong> bile yokdur!. Bir eşkıyâ, bir terör güdümlüsü, bir faşist, kamalist, bir fetoşist, bir cânî, bir çocuk tacizcisi, bir uçkuru düşük genel başkan müsveddesi, bir soyguncu bile olunsa, böyle bir <em><strong>&#8220;andıça söylemi ve eylemi&#8221;</strong></em> ameliyyesinden o bile çok rahat geçib formaliteyi veya mazbatayı sırıtarak çok rahat sırtlanabilir!..</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>(NOT:</strong> <em><strong><span style="text-decoration: underline;">Makâlemize 24 Haziran 2018&#8217;den sonra ilâvedir.</span></strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"> CB&#8217;nın, <em><strong><span style="text-decoration: underline;">&#8220;Kandil&#8217;in güdümündeki parti&#8221;</span></strong></em> dediği dembokrasi dışı çete sürüsünün, tapındıkları demputrasi paralamentosuna 3. parti olarak 67 kelle ile çakılmalarından; ve Bay Başkanın paralamentoda ekseriyeti teşkîl etdiği bir evvelki devirde bu pırtıyı kapatmak içün hiçbir tedbir almayışından dolayı, aceba dembokratik kefâret (!?) gibi bir bedel ödeyebilmesi düşünülebilir mi?! Ve o zamanlar, <em><strong>&#8220;İslâm&#8217;ı güncelleme gibi bir güncellemeyi, o partiyi de güncellemede ele ve dile alma ağalığı&#8221;</strong></em> tırnak ucu kadar da olsa neden ruznâmeye getirilememişdir??? Acebâ haçlı-yahudi ve demputrasi dünyâsında (dayısı) olan Kandilistlerle itişmek kolay olmayıb, nefes kesen bir hâl olduğu içün mü getirilememişdir!?. O kandil ve Pensil güdümlü parti-pırtılara vücûd ve varlık sebebi olan ucûbe sistem ve onun partileri ve o partilerin başlarındaki demputratik imparator ve krallar, muhâlifleri olan parti ve pırtıları <em><strong>&#8220;Bu güdümlüleri meclise siz sokdunuz!&#8221;</strong></em> diye suçlarken, geçen devirdeki kendi ma&#8217;rifetlerini hiç görebiliyorlar mıdır!?&#8230; Politik şerbetliler, <em><strong>Taptıkları</strong> </em>sistem ile Kandilli ve Pensilli eşkıyâları para-lamentolarına kânûn yapacak <em><strong>&#8220;tanrılar&#8221;</strong></em> olarak  HEM sokuyor; ve hem de, sonrasında, cadaloz köşe kaynanası gibi, manzaradan zırıl zırıl şikâyet üstüne şikâyet krizleri geçiriyorlar!..</p>
<p style="text-align: justify;">İşte bu da: <em><strong>&#8220;Millî irâdesine tapılan (!) Ulus Hazerâtının  akıl ve mantığına bevledib, onunla alay etmenin demputratik </strong><strong>keşfi&#8221;</strong></em> olsa gerekdir!</p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline; font-size: 14pt;"><strong><em>&#8220;YEMÎN, ALLÂH&#8217;A TA&#8217;ZÎM İÇÜN AKD OLUNUR. KÜFÜR İLE BERÂBER İSE TA&#8217;ZÎM OLMAZ&#8221;!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Nimet-i İslâm&#8217;ında FIKIH Allâmesi Merhûm Muhammed Zihni Efendi Hazretleri buyuruyor:</p>
<p><em><strong>&#8220;İslâm üzere olmayanın dahî, YEMÎNİNE i&#8217;tibâr olmaz.&#8221;</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Dip not ise şöyle:<em><strong> &#8220;Çünki YEMÎN, Allâh&#8217;a ta&#8217;zîm içün AKD olunur. Küfür ile beraber ise ta&#8217;zîm olmaz.&#8221;</strong></em></p>
<p>Nimet-i İslâm&#8217;dan:</p>
<p><em><strong>&#8220;Yemin irtidâdd ile de bâtıl olur, sonra müslim olsa da, hükmü o butlâna te&#8217;sîr etmez.&#8221;</strong></em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 18pt;">NOT: (Aşağıdaki kısımlara 6/Haziran/2023 tarihinde ilâveler yapılmışdır.)</span></span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">İslâm&#8217;da <span style="text-decoration: underline;"><strong>yemîn</strong></span>, ALLÂH AZZE VE CELLE ÖNÜNDE İCRÂ EDİLİRKEN; demputrasilerdeki and içiş veya çekiş: <em><strong>&#8220;Büyük Türk milleti ÖNÜNDE, nâmûsum ve şerefim üzerine and içerim&#8221;</strong></em> şeklinde içilir ve çekilir! Böylece de, Allâh Azze&#8217;nin yaratdığı mahlûku olan halkın ÖNÜNDE OLUŞ, İslâm&#8217;daki Allâh dediğimiz nâmütenâhî kuvvet, kudret, ilim ve irâde sâhibi HAYY ü KAYYÛM&#8217;un yerine çakılır ve ona tapılıyor görünülür!. Ayrıca bu <strong>&#8220;nâmûş ve şeref&#8221;</strong> neyin nesidir, herkesde bulunur mu, ne kadar bulunur; bulunmazsa, bulunmıyanlar, olmayan şeyleri üzerine and içince, neyi içib yudumlamış olacaklardır?!. Bütün bunların, <strong>&#8220;fikir fâhişesi&#8221;</strong> olmıyan insanlar tarafıdan kıymetlendirilmesi ortaya neyi koyacakdır?&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Meselâ Ermeni (şeyhâne potroniçesi müteveffâ Manukyan), T.C.&#8217;de <strong>&#8220;Vergi Rekortmeni&#8221;</strong> olarak çok takdîr ve taltîf edilmiş; hükûmet-i cümhûriyyeden <strong>&#8220;vergilendirilmiş SERVET (mallar) kutsaldır&#8221;</strong> gibi vecizelerle göklere çıkarılmış, mallarının kutsiyyeti de resmen tasdîk edilmişdi!. Meselâ o da bir (vatandaş olarak) milletvekîli olsaydı, bir patroniça olarak aynı andiçayı o da, Erbakan politikperestlerinden müteveffâ Yâsîn Hatiboğlu gibi EZBERE bile okuyabilirdi&#8230; Hem <strong>&#8220;sayın madam Manukyan&#8221;</strong> bir <strong>&#8220;cumhuriyet bayanı&#8221;</strong> olarak şu atasal vecizenin de sâhibi olarak cumhuriyet kazanımlarına çok büyük atkı ve katkıda bulunmuş, <strong>&#8220;Ben NÂMUSUMLA kazanıyorum&#8221;</strong> demişdi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Madam Matild Manukyan, andiça içmek mevkiinde kalsaydı, bu cins bir <strong>&#8220;nâmûs ve şerefi&#8221;</strong> üzerine andiça içecekdi!. Anınçün bu <strong>&#8220;nâmus ve şeref&#8221;</strong> üzerine bir şey oturturken, bizler, çok dikkatli oluruz da, çağdaş kamalist yurtsever-vatansever-heykelsever ve taparlar ve İslâmsız felsefeciler, nutuk mürîdânı, demputratik parti liderleri, her kademedeki başkan silsileleri, ümmet reis-i muazzam ve muallâları, neleri ne kadar ve nereleriyle teemmül ve tefekkür ederler, bunları bizim ta&#8217;yîn ü tesbît etmemiz bir hayli zor, (kurbağaca olanak) dışıdır!..</p>
<p style="text-align: center;"><em><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 14pt;">DÎNİ GÜNCELLEME BÜTÜN TEŞEHHÎLERİYLE DEVAMDA: &#8220;NAMAZIN KAZÂSI VAR, SEÇİMİN YOK!&#8221;</span></span></strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Üzerine and içilen metin de, her devrin nabzına ve esen rüzgârına göre cihet, kılık, koca, ambalaj ve makyaj değiştirir! 1789 Fr. İhtilâli ile ortaya çıkan, cumhûriyet, demputrasi, laiklik, anayasa, vatandaşlık, parti, sanduka, oy v.s. gibi bu andiça ile de içib kafa çekmeler, İslâm&#8217;da hiç görülmemiş ateist âdât ü an&#8217;anâtından olmağla, Paşa Ziyânın kalemiyle <strong>&#8220;İş bu rivâyet yeni çıkdı&#8221;</strong> kabilinden ucûbe-i siyâset kabilinden şeylerdir. Ancak <strong>&#8220;Ümmet ve İMÂMET&#8221;</strong> münkarîz olalı, ümmetin bugünki enkâzı, iş bu nasrâniyyât ve isrâiliyyâta ziyâde münhemik ve müncezib oldu!. O olmazsa olmaz dercesine ve bu derecede (lâzım-ı gayr-i müfârık) addedildi; ve halk-avâm ve havass-ı bîdîn, bu usûl-i ecnebiyyeye tapar hâle geldi veya getirildi!&#8230; Kayserevî hacı Abduş gibi ba&#8217;zı küflenmiye yüz tutan politikacı fırıldaklara göre bu, dînîleşerek dînin bir parçası bile oldu&#8230; Hatta o kadar ki, <strong>&#8220;Ümmet Liderine göre Namazın kazası var, seçimin yok&#8221;</strong> cümlesinde olduğu gibi, ALLÂH Azze ve Celle&#8217;nin EMRİ olan namazın da çok üstünde, başka tanrıların EMRİ olduğu tebeyyün ve taayyün eyledi!..</p>
<p style="text-align: justify;">Böylece demputrasi dîni, İslâmiyyet&#8217;deki <strong>&#8220;AHKÂM-I SULTÂNİYYE, CEMAAT, BEY&#8217;AT, EHL-İ HÂL VE&#8217;L-AKD VE BEŞERİYETİN HALÎFETULLÂH OLARAK YARATILMASI VE BA&#8217;DEL-ÎMAN İLK FARÎZA-I DÎNİYYE İMÂMETDİR&#8221;</strong> gibi ZARÛRÂT, ya&#8217;ni üss&#8217;ü-l esâs-ı şer&#8217;iyye, dînî ilimlerden ve binnetîce îmân, amel ve ahlâk binâsından koparılıb silinmiş ve lâğvedilmiş, İslâm, en baş rükünlerinden makaslanmış oldu&#8230; Ve ortaya, sâir muharref edyân gibi bir din ihtirâ&#8217; edilmiş ve adına da, o ismi çok sevdiklerinden (!) gene <strong>&#8220;İslâm&#8221;</strong> tesmiye edilerek, <strong>&#8220;durmak yok, yola ve güncellemelere devâm&#8221;</strong> nakarâtıyla ve bu ismin gölgeliği ve maskeliğinde yürünmüş; haçlı hükûmet ve idâre usûlleri iyice çakılmış, andiçalarla da uluslara lâ teşbih zemzem kudsiyyetinden çok daha ileri bir <strong>&#8220;emokratik hakk hayâlleriyle&#8221;</strong> iyice ve son damlalarına kadar içirilmişdir!. Anınçün bugün, bilinmiyen İslâm&#8217;ın tatbîki peşinde koşan nice saf yürekler ve bilhassa gençler, bizi anlamamakda ma&#8217;zûr ve bir cihetden de mazlumdur&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong><span style="font-size: 14pt;">DEMPUTRATİK ANDİÇA MACERASINDA, NİSVÂN-I CÜMHÛRİYYEDEN ZANA-KAVAKÇI-MÂHİNÛR  TÂİFELERİNE KISA BİR ATF-I NAZAR&#8230;</span></strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;">6/11/1991&#8217;de, paralamentodaki Pekkaka uzantılarından L.Zana, andiça okumayı maskaralaştırınca, ihtiyar Para-lamento reisi, oturağından<strong> &#8220;Düzgün oku kızzzz!&#8221;</strong> diye kaç kere aklınca ihtârlarda bulunmuşdu! Ancak o kız dediği madam hiç kâle almıyor, andiçayı okurken kürtçe ibâreler karıştırıyordu!</p>
<p style="text-align: justify;">Nesillerin, bir-iki üst nesillerden apayrı modernist ve reformist din anlayışına nasıl sür&#8217;atle kaydığını daha iyi anlamak içün, Merve Kavakçı hâdisesi üzerinde biraz tafsilli durmamız fâideli olacakdır kanaatindeyiz:</p>
<p style="text-align: justify;">18/4/1999&#8217;da ise, Merve Kavakçı, önünde eğilib oy vermiyen müslümanları<span style="text-decoration: underline;"><strong> &#8220;Yahudi Askeri&#8221;</strong></span> ilân eden ERBAKAN&#8217;ın parti-pırtısından para-lamenter olub başörtüsü ile andiça içmeye gelince, RAŞEL&#8217;in (yahudiceden Türkçe&#8217;ye külleme yaparen Rahşan yapılan) madamın zevci olan zât; ya&#8217;ni BÜYÜK OSMANLI MEDÎNE KÂDÎSİ ve ÇİN İSLÂM HAMÎDİYE MEDRESESİ BÂNÎSİ MERHÛM MUSTAFA ŞÜKRÜ EFENDİ HAZRETLERİNİN TORUNU bulunan o zât; O Robert Kolejli ve Müteveffâ  Mösyö Mustafa Bülent Ecevit ise, kalb krizi geçirecek raddelerde sinirlenib, kaşlarını da süngü çatar gibi çatmış, hatta kendini kaybeder hâllere girmişdi!.. Ve sesinin son perdesiyle <strong>&#8220;Bu bir kadın, biraz nâzik, behşüş ve yumuşakça olayım&#8221;</strong> bile demeden, ün üne haykırıyordu: <strong>&#8220;Burası devlete meydan okunacak yer değildir, bu kadına haddini bildiriniz!..&#8221; </strong>ANDİÇA târîh-i cümhûriyyesinin <strong>&#8220;Adâlet-hukuk-hürriyet-müsâvât-âdâb-medenilik-insanlık,v.s.&#8221;</strong> hususlarında aldığı ve alacağı notlar, görüldüğü gibi pek merakâver ve çok ileri derecede devrimsel, atatürkçü, kamalist, kadın hakları goygoyunda efemine ve çok laik-demputrat bir seviyededir!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu Merve hanım, çocukluk arkadaşım GÜLHAN hanımın kerimesi, Kadriye Hanım Teyzemizin kızından torunu idi. Ancak başının örtüsü onun son derece modernist bir anlayışa sâhib olmasına mâni&#8217; olamaz, ne tür bir İslâm telâkkîsine sâhib olduğu Erbakanist demputraside bilinemez ve görülemezdi. Yanındaki koruyucu yeleği madam N.Ilıcak  ise daha ileri ve akrobatik bir modernite sâhibesiydi! Madam Merve&#8217;nin  Babası Prof. Yusuf Ziyâ Kavakçı ise, mezhebsiz arab ülkelerinden topladığı müktesebâtıyla, bir başka renklerde modern din anlayışına sâhib idi ve kızlarını da ona göre yetiştirmiş olmalıydı!.</p>
<p style="text-align: justify;">Meselâ Üstâd Necib Fâzıl Bey Merhûm&#8217;un son derece haklı olarak <strong>&#8220;Baîdullâh&#8221; </strong>tesmiye etdiği; Püsküllü Kadir&#8217;in ise<strong> &#8220;Hılâfet&#8221;</strong> nâm abuk-sabukluklar kumkuması kitabında (Büyük İslâm Âlimi) diyerek pek çok yerde kaynak gösterib şişirdiği, o ileri derecede reformist ve SAPIK Muhammed Hamidullâh denen hindli dünyâsını değiştirince; <strong>&#8220;cenâze namazını&#8221;</strong> ABD&#8217;de acebâ KİM KILDIRMIŞDI?.. Bu NAMAZ, son demlerinde İskenderpaşa&#8217;ya intisâb eden 1946&#8217;ların Bartın sâbık süvâri alayı kumandanı EDHEM amcanın torunu ve Alamanca muallimesi GÜLHAN Hanım&#8217;ın Büyük Kızı ve sonra <strong>&#8220;ümmet lideri ve reisi Başkumandan, Cübbeli nazarında kendisine itaat farz olan ÜLÜLEMR Erdoğanın&#8221;</strong> Malezya B. elçisi de yapdığı, O pek meşhûr <span style="text-decoration: underline;"><strong>MERVE hanım kızımızın İMÂMETİNDE KILINMIŞ OLACAKDI!&#8230;</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em>On parmakda onbir modernistçe hüner bu olsa gerek!</em></p>
<p style="text-align: justify;">Bu eskimiş ve köhnemiş dünyâ, bakalım daha ne başörtülü madamiyye ve bayaniyyeler görecekdir!</p>
<p style="text-align: justify;">Belçika paralamentosunda tam 10 yıl parlamenterlik yapan, Belçika doğumlu ve başörtülü Mâhinûr yavrumuz da, şimdi 85 milyonluk Anadolu ehâlîsinin <strong>&#8220;ÂİLE İŞLERİNİ&#8221;</strong> tenvîr ü tedbîr ve tekmîl ü tanzîm eyleyüb cümlesini hall ü fasl eyliyecekmiş&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İstanbul sözleşmesi denen gâvurlaştırma andiçasıyla 11 yıl küreselci aklıyla îmân ve şahsiyeti pörsütülen ehâlî, o sözleşmeden fışkıran 6184. madde ile, nasıl <strong>&#8220;âilesinin köküne kibrit suyu döküldüğünü&#8221;</strong> sanki hiç görmemişdir! I8&#8217;inden evvel evlenenler, kadının şâhidsiz, senet-sepetsiz bir yâvesi veya iftirâsıyla evine girmesi yasak edilen âile babaları, acebâ hangi küresel dürtüler netîcesinde sokaklara dökülüyorlardı?. Först Leydi-i Şâhâne ve dahî her mekân ve zamanda hâzır-ı meydân-ı nazar,  REFÎKA-YI Tayyibâne, Emnânım Hemşîre-i Muhterememiz Hazretleri DAHÎ: <span style="text-decoration: underline;"><strong>&#8220;Toplumsal cinsiyet eşitliği bizim içün ölüm kalım mücâdelesidir&#8221;</strong></span> şeklinde cihâna meydan okuyan FERMANLARI ile, aceba hangi küreselcilerin verdiği ilhamlarla ortalığı inletiyordu?. Hastalananlar ve kahrından intihâr edenler, babasız bırakılan milyonlarca yavrular, bu kânûn paçavralarının elinde can çekişirken, bütün bunlar az gelmiş olacak ki, bütün bunları düzeltecek kişi olarak da <strong>&#8220;Âvrupa-Belçikasında&#8221;</strong> doğmuş ve oranın <strong>&#8220;Katolik felsefesi&#8221;</strong> içinde tahsîl ü tedrîs görmüş ve  yetişmiş bir hanım Kızımız olan <strong>Mâhinûr</strong> Hanım Cenabları, bâlâda arzetdiğimiz bütün bu âfât-ı araziyye ve semâviyyenin (biavnihî KADEM&#8217;iyye ve Özlem Zenginiyye) himmet-i  nisvânü&#8217;l-hannâsı ile, altından girib üstünden çıkacak ve bu yahudi saçına dönmüş işlerin cümlesini, (KIRMIZI ÇİZGİLİ selefi ve Özlemli tâifelerin) himâye ve kılavuzluğunda kargalara muhtaç olmadan, tertemiz ve pîr üpâk edib, çerçevesiyle de Külliye-i Tayyibe&#8217;nin Garb Cebhesindeki duvarına <strong>&#8220;onur ve gurur ve sürûr&#8221;</strong> içre asacakdır!&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline; font-size: 14pt;"><em><strong>ANDİÇA TÂRİHİNE KISA BİR GÖZ ATIŞ!</strong></em></span></p>
<p>Mevzuumuz olan (andiça)ya tekrâr şürû&#8217; etdikde:</p>
<div class="_1NMxy">
<p>Ol nesne-i  meşhûrenin târîhî seyrine bir bakalım&#8230;</p>
<ol>
<li style="text-align: justify;">1921  Teşkîlât-ı Esâsiye Kânûnunda (anayasada) yemîn dedikleri bir andiça yokdu; ve o, 23 maddeden ibâret bir<b class="arabaslik"> &#8220;anayasadır!&#8221;</b></li>
<li style="text-align: justify;"> 29/Ekim/1923&#8217;de, buna <strong>&#8220;Türkiye Devletinin şekli Hükümeti Cumhuriyettir&#8221;</strong> cümlesinin ilâvesiyle iktifâ edilmişdir. İslâmî yemîn şekli kullanılmış, <strong>&#8220;VALLÂHİ SADÂKATDAN AYRILMIYACAĞIM&#8221;</strong> denilerek ana kânûna sadâkat ızhar edilmişdir. Çünki devletin dîni <strong>&#8220;İslâm&#8217;dır&#8221;</strong> ibâresi henüz kaldırılmamışdır.</li>
<li style="text-align: justify;">İlk Teşkîlât-ı Esâsiye Kânûnu (anayasa), 20/7/1924&#8217;de yapıldı. Bu ana kânûnun 16. maddesinde andiça şöyle ihtirâ&#8217; edildi:<b>MADDE 16</b> &#8211;<b> </b>Mebuslar Meclise iltihak ettiklerinde şu şekilde tahlif olunurlar (andiça içerler):<strong>&#8220;Vatan ve Milletin saadet ve selâmetine ve milletin bilâ kaydü şart hâkimiyetine mugayir bir gaye takip etmiyeceğime ve Cumhuriyet esaslarına sadakattan ayrılmıyacağıma VALLÂHİ.&#8221;</strong></li>
<li style="text-align: justify;">10/4/1928&#8217;de, andiça, <strong>&#8220;VALLÂHİ&#8221;</strong> kelimesi kaldırılarak, Allâh adına verilen AHD ü MÎSÂK Allâhsız bir keyfiyete büründürüldü&#8230; Ve andiça şu şekle sokuldu: <strong>&#8220;Vatan ve milletin saadet ve selâmetine ve milletin bilâ kayd ü şart hâkimiyetine mugayir bir gâye takip etmiyeceğime ve cumhuriyet esaslarına sadâkattan ayrılmıyacağıma nâmûsum üzerine söz veririm.&#8221;</strong> Bu andiça 36 yıl aynen kaldı. 1928&#8217;deki bu değiştirme ile <strong>&#8220;Türkiya Devletinin DÎNİ, DÎN-İ İSLÂM&#8217;dır&#8221;</strong> ibâresi de kaldırılarak, resmen İslâm devletden tard edilmiş oldu&#8230;</li>
<li style="text-align: justify;">27/Mayıs/ 1960 postallı darbesi veya kazan kaldırmasıyla 1928 anayasası ile andiça da çöpe atıldı. Yerine darbe çetesi 1961 anayasasındaki şu andiçayı getirdi:MADDE 77 &#8211; Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri görevlerine başlarken şöyle and içerler:<br />
<strong>&#8220;Devletin bağımsızlığını, vatanın ve milletin bütünlüğünü koruyacağıma; Milletin kayıtsız şartsız egemenliğine, demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine bağlı kalacağıma ve halkın mutluluğu için çalışacağıma nâmûsum üzerine söz veririm.&#8221;</strong></li>
<li style="text-align: justify;">ABD güdümündeki işkenceci KENAN Evren başda olmak üzere (12. Eylül 1980) darbecileri, 1982&#8217;de, berbat bir TÜRKÇE ile bugünki o upuzun, sıkıcı, bunaltıcı, anlaşılması dolambaçlı, kullara taptırıcı, Anadolu ehâlîsinin 11-12 asırlık dîn-îmân ve mukaddeslerini ve târîhî şahsiyyetini çöpe atıcı, teferruata ve abuk-sabukluklara boğulmuş, diktacı; milleti dîni, dili, âilesi ve târîhiyle tahkîr edici, aşağılayıcı bir anayasa ve onun 81. maddesindeki (andiça güldürünâmesini) ihtirâ&#8217; eyledi, îcâdedib uydurdu&#8230; Okumak ister misiniz:<br />
<b><br />
</b><strong>MADDE 81. –</strong> Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, göreve başlarken aşağıdaki şekilde andiçerler:<br />
<strong>“Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve lâik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakattan ayrılmayacağıma; büyük Türk Milleti önünde namusum ve şerefim üzerine and içerim.”</strong></li>
</ol>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 14pt;"><em><strong><span class="arabaslik">BÜTÜN ANADOLU HALKI 11-12 ASIR HÜKÛMET KELİMESİNİ KULLANMIŞKEN, ŞİMDİ FRANSIZ GÂVURUNUN &#8220;HELÂ&#8221; MA&#8217;NÂSINA DA GELEN &#8220;KABİNE&#8221; KELİMESİNİ KULLANMAK, MEL&#8217;UNCA BİR EZİKLİK VE MÜBTEZELLİK DEĞİL MİDİR?</span></strong></em></span></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 14pt;"><em><strong><span class="arabaslik"><br />
</span></strong></em></span></span>2/Haziran/ 2023 mübârek ve esir Cum&#8217;a günümüzde 15 partili 5 ittifaklı para-lamentoda bu andiça içilmiş, sonraki günlerde de cumhur ittifakı başı ve <strong>&#8220;kabine&#8221;</strong> dedikleri hükûmet a&#8217;zâları içmişlerdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Burada şunu da beyân edelim ki, bu devrede <strong>hükûmet</strong> kelimesi dillerden silinib, yerine Fransız keferesinin <strong>&#8220;Kabine&#8221;</strong> kelimesi çakılmıya başlandı! Bu kelimenin lûgatlara bakılırsa 4 ayrı ma&#8217;nâsı vardır. Bunların içinde birisi de <strong>&#8220;HELÂ&#8221;</strong> demekdir. Bu Anadolu halkını o kadar düşkün, ezik, kendinden utanan hâle getirdiler ki, Fransız kâfirinin <strong>&#8220;Helâ&#8221;</strong> ma&#8217;nâsına da gelen kelimesini <strong>&#8220;HÜKÛMETİN&#8221;</strong> yerine geçirdiler&#8230; Bu yeni devrin saltanatperestleri Türkün dilinde 11-12 asırdır yerleşmiş, hızmet etmiş, bütün kitablarda yer almış bu <strong>&#8220;HÜKÛMET&#8221;</strong> kelimesi ve telâffuzunu hangi îmân, dîn, vicdân, ahlâk, insaf, hayâ, edeb, terbiye ve insanlık taşıyarak değiştirirler ve yerine; Fransız gâvurunun <strong>&#8220;HELÂ&#8221;</strong> ma&#8217;nâsına da gelen o ucûbe, hılkat garîbesi, iğrenç ve dişlek, kenef suratlı kelimesini basarlar?. Kendileri içün <strong>&#8220;ismiyle müsemmâ&#8221;</strong> mı dedirtmek istiyor bu nevzuhûr demputrasi mü&#8217;minleri??? Bu rezillik ve mübtezellik değil midir?.</p>
<p style="text-align: justify;">Lisan ve yazı, ELİFBÂ, kelime ve cümleler, hulâsa ANA DİLİN de ötesinde ECDÂD-ATA DİLİ, bizim olmazsa olmazımızdır. Bütün dünyâ tasdîk eder  ve ediyor ki, dilini, yazısını, kelimelerini kaybeden bir milletin DÎN, ÂİLE, TÂRİH gibi en ana direklerinden dördüncüsü olan DİL ya&#8217;ni TÜRKÇE, oyuncak edildi mi, o milletin sonu gelmiş demekdir&#8230; Bu cinâyetleri hayâsızca göze olanlar, ebediyyen mahkûm, MAKHÛR ve MUZMAHİL olacaklardır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Kendi içlerinden çıkan bazı adamlar bile bu hılkat garîbesi hallere kısık sesle de olsa ba&#8217;zı dokundurmalar yapmakdan kendilerini alamamaktadırlar:<br />
<strong>&#8220;1924  ve 1961 metinlerinden hemen her alanda radikal bir şekilde ayrılan 1982 Anayasası’nda, milletvekili yemininde de “aşırı” bir üslup benimsendi. Temeli “söz vermek” gibi bir gönüllü eyleme dayanan andiçmede bile toplumu ayrıştıran bir metin karşısındayız.</strong><br />
<strong>Birbirine 11 adet “ve” bağlacı ve 7 virgül ile bağlanmış tam 59 kelimenin doldurulduğu tek cümlelik bu yemin, parlamentoya giren milletin kimi temsilcilerine “zorla” söz verdiren bir metin olarak yarın bir kez daha okunacak.</strong><br />
<strong>O müstesna Türkçesiyle…</strong><br />
<strong>İhtimal çok sayıda milletvekilini tek ayağı üzerine dikerek!..&#8221;</strong></p>
</div>
<div class="main-container ">
<div class="ng-scope">
<div id="detail-item-0" class="detail-item active">
<div class="container section-container">
<div data-io-article-url="https://www.cnnturk.com/haber/turkiye/cumhurbaskanligi-yemini-tam-metni">
<div class="row sticky-container">
<div class="col-md-8 ">
<div class="detail-content medyanet-content active">
<div data-io-article-url="/haber/turkiye/cumhurbaskanligi-yemini-tam-metni">
<p style="text-align: justify;">Meselâ <em><strong>&#8220;Atatürk ilke ve inkilaplarına bağlı kalacağıma nâmûsum ve şerefim üzerine and içerim&#8221;</strong></em> diyenler, uğruna nice müslümanın ve Şalcı Bacı gibi ihtiyar kadınların bile ipe çekildiği o <em><strong>ŞAPKA</strong> <strong>KÂNÛNU </strong>denilen <strong>kadük </strong>(işlemez, ölü) nesneyi bile bu hâliyle kânunları arasında yaşatmıya çalışıyorlar ki, dünyâyı kendilerine güldürüyorlar! </em>Haçlı Batı bile bu kendi başlığını, kendisi içün hiçbir zaman &#8220;<em><strong>İ</strong><strong>lke ve inkilâp&#8221; </strong>olarak târihinin hiçbir yerinde görmemiş, böyle bir iptidâîliğe düşmemişdir&#8230;</em></p>
<p style="text-align: center;"><em><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>&#8220;GÜNCELLEME&#8221; DİYEREK ALLÂH&#8217;IN KÂNUNLARIYLA OYNIYANLAR, BEŞER KÂNÛNLARINI NE KADAR TAKAR!?.</strong></span></span></em></p>
<p style="text-align: justify;">Hâlâ bugün bile hakkında kânun bulunan bu müzelik nesneyi, hangi <em><strong>&#8220;Nâmus ve şeref&#8221;</strong></em> sahibi andçılar hani nerede başına koyuyor; ve bu <em><strong>&#8220;İlke ve İnkilâba neresinden Bağlı&#8221;</strong></em> kalıyor!? İlke ve inkilapların daha niceleri, İnönü zamanından i&#8217;tibâren her devirde ve her iktidâr elinde ve uydurma te&#8217;villerle kılıkdan kılığa sokulmamış mıdır?. <em><strong>&#8220;Değişim, dönüşüm, güncelleme, 14-15 asır evvelki islâmî hükümler bugün uygulanamaz ve bilmem neler&#8221;</strong></em> diyerek, Mukaddes ve Muazzez İslâmiyyet&#8217;in bile edillesi ile çocuk oyuncağı gibi oynandığı bir zamanda, hangi beşerî ilke ve inkilaplarla oynanmıyacakdır?.. Hâl böyle olunca da, <em><strong>&#8220;Bağlı kalınan ilke ve inkilaplar&#8221;</strong></em> diyerek mevhûm ve muhayyel bir takım <strong>öcüler</strong> uldurmak ve milleti bunlarla korkutub sindirmeye çalışmak, hangi <em><strong>&#8220;Hukuk Devleti&#8221;</strong></em> olmakdır?. Zâten 1950&#8217;den i&#8217;tibâren CEHE. partisi karşısındaki lüpçü ve çakal cebhe, halka Cehe. partisini ya&#8217;ni ÖLÜMÜ gösterib, kendilerine ya&#8217;ni SITMAYA râzı etmek içün politik doandırıcılık yapmış, halkın gözünü ve zihnini külliyerek böyle başa geçmişlerdir!. Yoksa 73 senedir bu memleketde hakîkî ma&#8217;nada bir tek hükûmet kurulamamış, bundan sonra da bu cüzzamlı sistem ile kurulması ve <strong>&#8220;HAKK&#8217;A MÜSTENİD-âdil&#8221;</strong> bir hükûmetin başa geçmesi MUHÂLDİR. Seçimden seçime bu sıtma mesâbesindeki parti-pırtılara (sandık ve oy) kazandırmak içün anırtı koparan Şerocak-Sefil-Cübbelâ gibi hoca kılıklı iblisler, bu seytanî sistemin değirmenine su taşıyan dolap beygirleri mesâbesindedirler&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu and metni üzerinde kitab çapında bir tahlîl ve tenkîd kaleme almak; ve bunun hangi tür (vesâyet) ile bir milletin sindirilmeye ve preslenmiye çalışıldığını ortaya koymak pekâlâ mümkindir&#8230;</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<p style="text-align: justify;">İslâm&#8217;da <strong>yemîn</strong> son derece ciddî bir dîn cüz&#8217;ü iken; Lâyık demputrasilerde ise, adı geçen andı içmek, şarab içmek kadar basit ve kolay, sıradan bir şeydir. Onlarda  <em><strong>&#8220;İslâm&#8217;ın yemîni&#8221;</strong></em> muhâl olduğundan, bu şer&#8217;î yeminin sebeb ve netîceleri dahî onlarda keenlemyekündür!..</p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 14pt;"><em><strong>YEMÎN ÇOCUK OYUNCAĞI DEĞİL, ŞERÎATDA RÜKÜNLERİ OLAN BİR AKİD VE İBÂDETDİR, ONA BÖYLE İNANMAK ZARÛRÎDİR&#8230;</strong></em></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"> Yemînin, 1200 yıllık Müslüman Türk milletinin dînini, kökünü ve aslını inkâr etmiyen bir yemîn olması ve öyle telâkkî edilmesi içün, <strong>“edille-i erbaadaki” </strong>şartları, ma’nâ ve medlûlü taşıması, olmazsa olmazdır… <em><strong>&#8220;Yemînin rüknü, onda müsta&#8217;mel olan elfâzdır ki, esmâ&#8217; ve sıfât-ı ilâhiyyeye ve taallukuna şâmildir.&#8221; </strong></em> <span style="font-size: 10pt;">(Ni&#8217;met-i İslâm)</span> Bu i&#8217;tibarladır ki, mahlûk nâmus ve şerefi gibi şeyler, i&#8217;tibârî, îzâfî ve mevhûm mefhûmlar olduğundan, bu kabil şeylerin hiçbiri <strong>üzerine</strong> ve millet <strong>önünde</strong> veya şurası burasında <strong>söz</strong> vermeye, islâmî, insânî ve örfî ma&#8217;nâda aslâ <em><strong>&#8220;yemîn&#8221;</strong></em> denilemiyeceği bedâhaten ortadadır&#8230; Farz-ı muhâl <em><strong>&#8220;nâmus ve şeref&#8221;</strong></em> elle tutulur müşahhas bir kıymet olsa, bunun, her <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>AND İÇİÇİDE</strong></em></span> bulunması da zarûrî kabûl edilemez!. Kendisinde bu kıymetler bulunmıyan ve ahlâkî ölçülerin en iğrençlerine bile bilfarz sâhib adam ve madam kişilerin, üzerine yemîn etdikleri o şey, onlarda zerre miskâl bile yoksa o zaman ne olacakdır?.<strong> Bunlar, olmayan nâmevcûd şeyleri üzerine and içince, neyi içmiş olacak; veya olmayan bir şey içilince, o şey var ve içilmiş mi kabûl edilecekdir?!.. </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Tekrar hatırlatırız ki: T.C.&#8217;de vergi rekortmeni olarak i&#8217;lân ve taltîf edilen ve <strong>&#8220;nâmûsla kazanıyorum&#8221;</strong> diyen kerhâne patroniçesi müteveffâ Matild Manukyan, o para-lamentoda <strong>&#8220;NÂMUSUM ve ŞEREFİM&#8221;</strong> üzerine deyib andiça içseydi, nesini, neresinden, ne kadar ve nasıl içmiş olacak ve o para-lamentodaki yüzlerce kişi de o madamın içdiği şeyi ANDİÇA mı kabûl edeceklerdi???&#8230; O zaman kendilerinin içdiği andiça ile Madan Manukyan&#8217;ın içdiği şeyler, aynı yerden içilmiş AYNI ŞEYLER olmuş olmıyacak mıydı???&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Biz, İslâm dışındaki religion ve ideolojilere, doktrin ve sistemlere ve localar ile bel&#8217;am hoca kılıklılara göre <strong>“Söz vermeye, and içmeye”</strong> karışmayız! Hemen dikkati çekeriz ki, religion frengçesi, mecâzî ma’nâdaki dinleri ifâde edebilirse de, mutlak ma’nâda dîn, ancak ve ancak İslâmdır!. Güdümlü (hoşgörü-diyalog) cemaatlerine bulaştırılan <strong>“İbrâhimî Dinler!”</strong> ta’biri de, mücerred  HAKK DÎN İslâmiyyet’e karşı, içinde, büyük bir (ihânet) taşır; ve gene damarlarında, Hakk Dîn ile Bâtıl religionları müsâvî göstermeye ve zihinlere bu küfrü yerleştirmeye mâtuf, iğrenç bir fitne ve tahrîf gezdirir… Politikacıların <em><strong>&#8220;Bütün dinlere aynı mesâfede bulunma&#8221;</strong> </em>bâtılı da, bu tahrîfin, politikacı diline akseden şeklidir!. Bu kabil ibâre ve ta&#8217;birler beşer uydurması kuruntular olub, aslâ bir müslümanın değil, lâyık (laik) bir adam ve madamın psiko-politik ve belki de psiko-patalojik rûh hâlinin dışa akseden bir alâmet-i fârikası olabilir!..</p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 14pt;"><em><strong>TANZÎMÂT&#8217;DAN SONRA YEMÎN SULANDIRILDI, CUMHURİYETLE ANDİÇA UYDURDULAR!.</strong></em></span></span></p>
<p style="text-align: justify;">1908 ve hele 1923 ihtilâlinden sonra İslâmiyet&#8217;e âid pek çok mefhûmlar, İslâm dışı cereyanlar ve hassaten cumhûriyet-dembokrasi gibi rejim ve sistemler tarafından da, halka <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;müslüman&#8221;</strong></em></span> görünerek onları aldatmak kasdı ile, dindeki mevzi&#8217; ve mevki&#8217;lerinden alınarak, dînin zaman içinde tahrîfini istihdâf eden ateist düzenler içinde de kullanılır olmuşdur! Bu, son derece çirkin bir hâl olub, Hakk&#8217;ı bâtıl ile <em><strong>TELBÎS=Bulama</strong></em> cür&#8217;eti ve haddin aşılmasıdır&#8230; Dîne hâkim ve âmir olan ve onu her şekle sokmakda kendilerini <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>tanrılık</strong> </em></span>makamında gören sistemler ve onların yardakçı ve çakalları, bu kabil ebedî hasârete müncer olacak suçları işlemekde olub, ateizmaları îcâbı hiçbir mes&#8217;ûliyyet ve sıkıntı da taşımazlar!&#8230; Çünki onlar, vahye müstenid dînin tepesinde, nefs emrindeki akla tâbi&#8217; olarak tam bir <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;Tanrı kral, şef veya başkan olarak saltanat kurmuş&#8221;</strong></em></span>; ve bu, onların en baş ve ehem <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;ilke, ülkü ve hedefleri&#8221;</strong></em></span> olmuşdur&#8230; Tanzimât&#8217;dan i&#8217;tibaren, (Abdülhamid Hân Devri kısmen hâriç) bilhassa 1908&#8217;den ve hele hele 1923&#8217;ün Büyük darbesinden sonra 184 yıl, (şimdi efrencî 2013) bu kabil bombardumanlar altında kalan HALK sersemletilmiş, zaman zaman cebren narkozlanmış; ve bunun netîcesi olarak da, artık İslâm karşısında nice ucûbe hâline gelmiş manzaraları bile, o halk, en tabii hatlar ve haltlar olarak telâkkî eder olmuşdur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak bizim İslâm&#8217;daki yemînimiz’e hakâret eden, tahfîf ve tahkîr edenler olursa, onlara, buğz etmek de, bize vâcibdir (akâiddeki vâcib yani kat&#8217;iyyen farz) demekdir; ve bunlara biz, <strong> &#8220;Allâh düşmanı soytarı!”</strong> der geçeriz…</p>
<p style="text-align: justify;">Dâr-ı İslâm’da islâmî herhangi bir temel veya esas veya helâl-haramlarla oynamak, buna cür’et etmek, en ağır suçdur; bunların mürtekibleri <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;İFSÂD-I AKÎDE fitnesi çıkararak Devlet-i İslâmiyye&#8217;yi yıkmak&#8221;</strong></em></span> suçuyla muhâkeme edilirler! Çünki orası, uydurma ve kuruntuların dârı (ülkesi) değil; mutlak adâlet, hukuk, huzûr, sükûn ve edeb yeridir! Orada, politikacı ağzıyla ortalığı erâcif, yalan, iftirâ, bölücülük, tefrîka, buğz ve adâvete boğmaya; lâf ve ağız ishâlleri ile ortalığı kokutmaya aslâ müsaade ve müsamaha edilemez&#8230; Hocfendi kılıklı şeytanlarla onların kuyruğuna takılmış cehele sürülerinin, hoşgörü, diyalog, monalog, kızları sahnelerde teşhir ve varyete artistleri gibi hayâsızca oynatmalarına; ve meydanlarda boğazına kılçık kaçmış it gibi gaseyân etmelerine; ve yahudi-haçlı merkezlerinden taşıdıkları hezeyanlarla ortalığı kokutmalarına aslâ tehammül edilemez!. Böyle nice şeytanlıklarla ümmetin <strong>çürütülmesi</strong> de aslâ düşünülemez!</p>
<p style="text-align: justify;">O DÂR, bir nezâfet ve nezâket, edeb ve insanlık mekânıdır; orada demputratik ahırlara bile aslâ rastlanamaz!. Oradaki ahırlar bile hayvânât-ı ehliyenin en rahat nefes aldığı, hormonlama, kolonlama, balonlama, pompalama alçaklıklarından alabildiğine uzak, bugünün iliği sömürülen ins ü cinninin rü&#8217;yâlarında bile göremeyeceği kadar berrak ve nebevî havanın teneffüs edildiği hayâlüstü  selâmet mekânlarıdır&#8230; Oralar, Halîfe-i Müslimîn Büyük Ömer Radıyallâhu Anh Efendimiz Hazretlerinin buyurduğu <strong>“El adlü esâsü’l-mülk!”</strong> hakîkatını yaşatan, <em><strong>&#8220;Dârü&#8217;l-Azâb, Dârü&#8217;l-ikrâh, Dârü&#8217;ş-şirk, v.s.&#8221;</strong></em> olmakdan münezzeh; yalan, dolan, iftirâ, kuruntu, bölücülük, hırs, şehvet ve her türlü ahlâksızlığın, (oy ve sandık kumarı) sahtekârlıklarının <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;Demputrasi&#8221;</strong></em></span> adı altında <em><strong>TAPILIR</strong> </em>yapılışından müberrâ, müslümanın gerçek vatanıdır!</p>
<p style="text-align: justify;">Dâr-ı harbde, hele dâr-ı riddede ise, lâf ve (ağız ishâli temel usûlü) ana kânun olduğundan, herşey biribirinin içine geçmiş,<strong> “îmân ile küfür, hakk ile bâtıl ve mü’min ile kâfir” </strong>arasındaki çizgi aşındırılarak, herşey yalama olmuş; ve hakîkatın tahrîfi, politik yalakalarla ne idüğü belirsiz yerli ve millî şâmân, ruhban ve ahbâr sınıflarının eline teslim edilmişdir…</p>
<p style="text-align: justify;">İşte 12 Hazirandan beri manzara bu…</p>
<p style="text-align: justify;">Bir<strong> “yemîn”</strong> lâfı ve ağız ishâli ki, adamlar sanki iki avuç sinâmeki yutmuşlar!</p>
<p style="text-align: justify;">Amma da kokutdular ve ortalığı ayak basamaz hâle getirdiler, her yer vıcık vıcık!</p>
<p style="text-align: justify;">Demputratik bir <strong>kumar</strong> olan seçimden evvel, bütün Anadolu ve Rumeli’yi, biribirlerine olmadık köprüaltı kelimeleriyle hucûm ederek, ortalığı ufûnet bombardımanı ile tarayan parti-pırtı kelleleri, seçimden sonra da aynı seviyesizliği-insî şeytanlığı devam etdiriyorlar!</p>
<p style="text-align: justify;">Birisi, sanki kendisi <strong>”yemîn”</strong> yerine onun bunun <strong>“andıça!”</strong>sını ağzına almamış gibi, öteki fırıldağa fırlatıyor: <strong>“Tükürdüğünü yalayacaksın!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">O Dersim’li ötekisi de, ona: <strong>“İki Silivri sivrisi andıça içmezse, biz de dört yıl andıça içmiyeceğiz, her bedeli de ödeyeceğiz!..” </strong>diyor&#8230; Yani yalamıyacağız deyu nâra atdıkdan sonra, dünyanın gözü önünde Maraş dondurması yalar gibi hem de şapır şupur yalıyor!. Yalarken de <strong>“Senin omurgandan kaygılıyım!”</strong> demez mi? Sanki kendisi sabah akşam dönerek ve laf ishalinden yan yatarak, kemik erimesinden de <strong><em>&#8220;</em>osteoporoz veya orospuropoz&#8221;</strong> olmamış gibi!. Seçim goygoyculuğu sırasında <strong>“ananı…ana…an..a! Hadi gerisini söylemiyeyim&#8230;” </strong>nânelerine kadar her türlüsünü yiyenler, şimdi üzerine <em><strong>andıça</strong> </em>içip, çekib, yiyerek, harâretlerini kesmenin peşinde!.</p>
<p style="text-align: justify;">Tencere dibin kara maskaralığı… İşte bunun adı:<strong> “Demokrasinin de değil, dembokrasinin ağız ishâli!”</strong></p>
<p>İğrençlik bu kadar olur!. Analara kadar artık her şey ağızlarda, ana-avrat artık havalarda uçuşmakda&#8230; Batsın sisteminiz, cumputrasiniz, parti-pırtınız, seçiminiz, sandık oy ve kumarınız!..</p>
<p style="text-align: justify;">Bunca kâzûrât ortaya boca edilir ve bu <strong>“ulus”</strong> da 24 saat bu hamûlenin arasında ve üstünde gezinirse, eve nasıl döner, üstünü başını nasıl paklar, zihnini ve gönlünü zift gibi necâsetden nasıl arındırır, üstündeki pislikleri çoluk çocuğuna bulaştırıp sıvaştırmadan nasıl durur, dehşet!</p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 14pt;"><em><strong>MÜFESSİR MERHÛMUN BUYURDUĞU GİBİ: &#8220;İMTİYÂZ-I RUBÛBİYYET, SINIF-I RUHBANDAN PARLÖMANLARA GEÇMİŞDİR!&#8221;</strong></em></span></span></p>
<p style="text-align: justify;">Büyük Müfessir Elmalılı MERHÛM Muhammed Hamdi Efendi Hazretlerinin buyurduğu gibi <strong>“İmtiyâz-ı Rubûbiyyet sınıf-ı ruhbandan parlömanlara geçince!” </strong>işte manzara!</p>
<p style="text-align: justify;">Yemîn&#8217;miş!</p>
<p style="text-align: justify;">Çocuk oyuncağının bile bir ma’nâsı ve kıymeti vardır; ve onu samîmiyyetle sâhiblenen bir çocuk mevcuddur!. Burada ise, adına utanmadan ve İslâm’dan aşırarak <strong>“yemîn”</strong> dedikleri ve <strong>“yemîn”</strong>le zerre kadar alâkası olmayan o <strong>“and”</strong> denen nesneyi kalben sâhiblenen, bir tek kişi bile yok!.</p>
<p style="text-align: justify;">Metnini okuduğun şeyi, <strong><em>&#8220;Büyük Türk Milleti önünde Nâmusum ve şerefim üzerine AND İÇERİM!&#8221;</em></strong> diye bitireceksin; ammâ o içme fiilinin dışında, o içdiğin veya çekdiğin şeye <em><strong>&#8220;And içdim&#8221;</strong></em> değil de,<em><strong> &#8220;yemîn aşağı, yemîn yukarı&#8221;</strong></em> yemîn kelimesinden ibâret lâf u güzâf sıkacaksın! Bambaşka bir ma&#8217;nâ yükliyecek, 81 milyonun gözüne onu, <strong><em>&#8220;Dînî bir mefhûm&#8221;</em></strong> gibi sokarak, onları aldatmanın en cerahatlisini yükleyib bulaştıracaksın!.</p>
<p style="text-align: justify;">Mücerred düşmanına karşı politik tuzak kurmaya yarayan; cümleleri ve taşıdığı ma’nâsızlık ve saçmalığı içinde câhilî bir formalite…</p>
<p style="text-align: justify;">Onu sâhibleniyor görünen bir kanat, sâdece bayat bir <strong>“piskevit!”</strong> kadar; ve fakat büyük kanat ise, <strong>“Okyanus ötesinin gözyaşları!”</strong> kadar sâhibleniyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Kerhen dile alınan, orta malı olmuş, jakobenizma devirlerinin nostaljisi içinde bayat ve külüstür bir metin!. Böyle bir metnin okunuşu sırasında, haçlı gâvurlarının örnek alınışını yani onlara <em><strong>&#8220;TEŞEBBÜHÜ&#8221;</strong></em> yani aşağılık duygusunu öne çıkararak, T.C. paralamenterleri ile CB&#8217;nın da <strong><em>&#8220;Kelâm-ı Kadîm&#8217;e el basarak yemîn etmesini&#8221;</em></strong> bile istiyen echel-i cühelâya rastlanabiliyor&#8230; İslâmî yemînin yapıldığı devirlerde, cumhuriyet darbesinden evvel Yemîn, <em><strong>&#8220;Vallâhi  Ve Billâhi Ve Tallâhi&#8221;</strong></em> şeklinde Allâh Azze&#8217;nin Mukaddes ve Münezzeh adına yapılıyordu ki, İslâm&#8217;da Allâh adı dışında yemîn olamıyacağı da bedâhaten ortadadır&#8230; <em><strong>&#8220;Nâmûs ve şeref&#8221;</strong></em> gibi beşerî bir ölçü adına yapılan izâfî, i&#8217;tibârî ve mevhum mefhumlar, ihâtası içine neleri değişmez hakîkatler olarak alıyor ki, bunlar, Allâh ve Rasûlü&#8217;nün rızâsı içindeki hususlar olmuş bulunsun!</p>
<p style="text-align: justify;">Pekkaka gürûhu ise, bir kanadıyla, yazdığı kitabda <strong>“tanrıyım!”</strong> diyen İmralı kralı adına olmayan bir <em><strong>andıçayı</strong> </em>okusa, tanrısının gadabından korkar; diğer kanadıyla, <strong>“Dînimiz Zerdüştlük!”</strong> diyen Karayılan’ın religionu üzre and içmese, yılanın sokacağından eli ayağına dolaşır; bir üçüncü kısmıyla da, Marx atasının çullandığı kapitalizmanın içine ederek <em><strong>&#8220;Burjuva andıçasını&#8221;</strong></em> içmezse,<strong> “bombokratik!”</strong> yağlı kemiklerinin kaçacağından ödü şeyine karışır!</p>
<p style="text-align: justify;">Tam, câhilî bombokratik bir anarşi, terör, itiş kakış ve herc ü merc!</p>
<p style="text-align: justify;">Ama onlar da tıpış tıpış gelip, maraş dondurması yalar gibi yalayacaklardır!</p>
<p style="text-align: justify;">Kasımpaşalı Kapitenzâde ve Başkapiten Receb Paşa da, bu işin tadını çıkaracak!</p>
<p style="text-align: justify;">Sonra da bunlar, bu aslâ inanmadıkları oyuncak seviyesine bile çıkaramadıkları o <strong>“andıça”</strong>larını (!) göz küllemek üzre içip-çekib-yiyerek, kânun mânun, ana-avratyasa yapacak; <strong>“Allâh Azze’nin Rubûbiyyet makâmında artık biz varız!”</strong> diyecek; ve sonra da, milletden ulusa (yahudice ulus, sürü demek) inkilâp eden bu ehâli-i etrâk ve ekrât, mason Sülü’nün <strong>“müreffeh Türkiye’sine!”</strong> kavuşacak; ve çoluk çocuğuyla sulh ü sükûn içre güller gibi geçinip âtîye doğru akıp gidecek!..</p>
<p style="text-align: justify;">Bu millet fenâ çarpıldı ve<strong> “ulus!”</strong> oldu… Şübhesiz ki, Osmanlı i&#8217;tilâ devri İslâm Milleti&#8217;nin <strong>“âhı!”</strong> çıkıyor!</p>
<p style="text-align: justify;">%87 oy da alındığına ve Okyanus ötesindeki PENSİL takımının ağzında bile <strong>“çok güzel bir seçim geçirdik!”</strong> ishâli hiç kesilmediğine göre, vardır bir <strong>&#8220;hocfendi kerâmeti, rûhânıyyet ve nûrâniyyeti, hikmet ve sıkleti!&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Fettoşî Himmetler&#8221; hâzır ola!!!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Re’sü’l-hikmeti&#8221; mehâfetullâh” </strong>sırrını kalblere yerleştiremedin mi, yandı gülüm keten helva!. Sürünmelerden sürünme beğen…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“İmtiyâz-ı Rubûbiyyet sınıf-ı ruhbandan parlömanlara geçer,”</strong> sen de bunu tepeden tırnağa idhâl ederek cebren ve hîle ile milletin kafasından geçirirsen, yalama olmadık bir tek cıvata bulamazsın; ve meydan, yahudi saçından bin beter karmakarışık bir hâle gelir; ve üstelik bu batışı, çıkış olarak gören göz illetine de mübtelâ olur gidersin!</p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 14pt;"><em><strong>TÜRKÜN YENİ ÂMENTÜSÜ BİLE YAPILMIŞ, KULLARA TANRI DENMİŞ!</strong></em></span></span></p>
<p style="text-align: justify;">1928 senesinde, bugün<strong> “Adım Kamal!”</strong> diyen vatandaşlarının 6 oklu <strong>şefokratik</strong> partisi, Osmanlı Şerîat hurûfâtıyla Ankara&#8217;da 60 sahîfelik bir kitab bastırır. Bu kitabın adı ve kapak resmi internetde de var, isteyen bulup baksın! Adını bir kere de biz yazalım: <span style="text-decoration: underline;"><strong>“TÜRKÜN YENİ ÂMENTÜSÜ!”</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Hâşâ ve kellâ ve tövbeler tövbesi Yâ Rabb!</p>
<p><em><strong>&#8220;Yeni!&#8230;&#8221;</strong></em></p>
<p><em><strong>&#8220;Değişim-dönüşüm-güncelleme!&#8221;</strong></em></p>
<p>AKP&#8217;nin, bunları devralarak CHP&#8217;leşmesine doğru son sür&#8217;at bir gidiş&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Evet, dönelim, sene 1928…</p>
<p style="text-align: justify;">83 sene evvel, yani o binbir ıstırab ve çilelerin çekildiği, nice ocakların söndüğü, nice evlerde yetim ve dulların âh û enîn etdiği, harbden çıkdıkdan tam 6 yılcık geçince…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Hâkimiyyet-i Milliyye Matbaasında!” </strong>tab’ edilmiş (basılmış!)</p>
<p style="text-align: justify;">İslâm’daki <strong>“yemini”</strong> keenlemyekün kılan; ve yerine, herkesde var mı yok mu, varsa ne kadar ve kaç miligram var veya kaç zerre miskâl kaldığı bilinmeyen,<strong> “nâmus ve şeref üzerine!”</strong> kuru leblebi ile rakı içer gibi <em><strong>andıça</strong> </em>içmeyi oturtan 6 okçu veya şirkçi, nâmûs ve şerefi nasırlanmış ve kaşerlenmiş kesânın<strong> </strong>Allâh&#8217;sızlık  <strong><em>&#8220;alâmetüleri!..&#8221;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">(İslâm’ın dışında âmentü olamaz, çünki âmentü kelimesinin de, ŞER&#8217;Î ıstılah olması hasebiyle, Allâh, yemîn, şehîd, nikâh, cihâd, adâlet, hukuk, Âhıret, îmân v.s. gibi tercümesi yapılamaz!. Yapılırsa, <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;Allâh&#8217;dan başka Allâh yokdur!&#8221;</strong></em></span> gibi freng keferesi tercümesi (!) olur!!!</p>
<p style="text-align: justify;">Fikrî işlekliğini Rahmânî değil de, şeytânî sâhalarda yapma fıtratındaki cumhûriyet aydın ve günaydınları, bu hususlarda yaban keçilerinden daha muannid; Ebû Cehilden daha ehl-i şirkdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Okumaya tâkati olan, 1928 de basılan kitabdaki hâşâ ve kellâ <strong>“âmentü” </strong>dediklerini yani <strong>“andıça”</strong> yı buyursun:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Kahramanlık örneği olan ve vatanın istikbâlini yoktan var eden Mustafa Kemâl’e, onun cengâver ordusuna, yüce kanunlarına, mücahid analarına ve Türkiye için ahiret günü olmadığına îmân ederim. </strong>(NOT: Hâşâ! Âhıret Günü mutlak olarak vardır ve hesâbı, en büyük ve nihâî hesabdır. Harb sırasındaki ağızlara, bir de 6 yılcık sonraki kalblere bakınız!)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İyilikle fenâlığın insanlardan geldiğine, </strong>(NOT: Hâşâ, hayrı rızâsıyla, şerri adem-i rızâsıyla yaradan, Mutlak YARADICI ALLÂH Celle’dir!) <strong>büyük milletimin medeni cihanda en büyük mevkii kazanacağına, hamâset destanlarıyla târîhi dolduran kudretli Türk ordusunun birliğine </strong>(NOT: Edenî dünyâyı (medenî) görmek de edenîlerin işi olub, ezelî ve ebedî var ve bir olan sadece ALLÂH AZZE’dir!)<strong> ve Gazi’nin Allâh’ın sevgili kulu olduğuna kalbimin bütün hulûsuyla şehâdet ederim.” </strong>(NOT: Son cümleyi yazan adam, tam bir hezeyân gaseyân etmiş! O zamanlarda sarhoş kelleler bir yandan <em><strong>“Türkün tanrısı Paşadır, Dini Kamalizmadır!”</strong></em> diyor; bir yandan da bu tanrı dediğini <em><strong>“Allâh’ın sevgili kulu!”</strong></em> olarak kaleme alıyorlar!. Dolayısıyla (PAŞA tanrıyı) kul derekesine indiriyorlar! Bunları yazan şefokrasi meczublarına ne demeli!?)</p>
<p style="text-align: justify;">İşte T.C. de, 90 yıla yakındır cumhûriyet, dembokrasi ve lâyıklık <em><strong>&#8220;vesâyet ve saltanatı&#8221;</strong></em> altında olub, bu bâtıl akıl ve mantığın elinde ve mutlak <strong><em>TENÂKUZLAR</em> </strong>içindedir; ve dolayısıyla da Haçlı Batı Bâtılının tuzağı ve kucağında çukurdan çukura, darbeden darbeye, heybeden heybeye, lotodan Fetoya yuvarlanarak ve catlayıb patlıyarak yürümektedir!. Bu dehşetengiz tenâkuzları gören hakk bir göz ve duyan hakk bir kulak bulmak da, bugün kat&#8217;iyyen hülyâ olmuşdur!..</p>
<p style="text-align: justify;">Bir müslüman olarak biz, buna mecâzî ma’nâda bile aslâ <strong><em>&#8220;Âmentü&#8221;</em></strong><em> </em>diyemeyiz. Çünki “Â<strong>mentü</strong>” kelimesi de Kur’ân ıstılâhı bir kelimedir; ve dediğimiz gibi bunun içini de, 15 asırdır edille-i şer’iyye doldurmuşdur! Başka bir dilde tercümesi bile olamaz! Ancak, TÜRK Dil Kurumu Kurbağacasıyla bir kelime uydurarak, belki ve meselâ “<strong>andıça</strong>!” diyebiliriz…</p>
<p style="text-align: justify;">İşte bugün tam bir akıl tutulması ile <strong>“yemîn”</strong> deyû ağızlarına pelesenk etdikleri <strong>“andıça”</strong>, hâşâ, <strong>“Yeni Türkün Âmentüsü!”</strong> dedikleri o günki <strong>“andıçanın”,</strong> bugüne akseden bir kopyasıdır!</p>
<p style="text-align: justify;">Meclis reisi Çiçek de (13/7/2011) de, Anıt Kubûr’a çıkdı, çelenk ritüelini mozele <em><strong>&#8220;kutsalına&#8221;</strong></em> koydu; ve defter-i mahsûsaya o <strong>“andıça”</strong>nın en kısa hulâsasını şöyle yazdı:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Cumhûriyete ve demokrasiye sarsılmaz inancımızı tekrarlarken, huzurunda saygı ile eğiliyoruz!”</strong></p>
<p>Müteveffâ Paşa ne demişdi:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Türkiye şeyhler, dervişler, türbeler ülkesi olmayacakdır!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu lâ teşbih <em><strong>&#8220;Rükûa gider gibi eğilmeler, bu meclis reisi olarak dervişimsi devrilmişlikler, bu dehhâmeleşmiş türbemsi ve kümbetimsi tapınak şeklindeki anıtlar, and içer içmez soluğu Anıt kubûr </strong></em>(kabirler)<em><strong>de almalar, v.s.ler,&#8221;</strong></em> orada yatan paşayı <em><strong>TEKZÎB</strong> </em>etmek, yalanlamak değil midir? Bunlar ona:</p>
<p style="text-align: justify;"> <em><strong>&#8220;Biz, seni dinlemiyor ve takmıyoruz; senin kabrin bizim türbemizdir; biz, cumhûrî dembokratik ve lâyık müteşeyyihler ve devrilmişler ülkesi olmadan yaşayamayız!&#8221; </strong>demek ne demekdir?.</em></p>
<p style="text-align: justify;">Her şeyde, her noktada, tenâkuz, yalan, şirk, mübâyenet ve şaşkınlık&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nasıl ataizmadır, bu nasıl atalara tapmadır, bu nasıl <em><strong>&#8220;ilkeleri ve inkilâpları üzerine nâmus ve şeref üzerine and içib&#8221;</strong></em> bunu da bütün cihâna i&#8217;lân etmekdir? Anlıyabilen beri gelsin!</p>
<p style="text-align: justify;"> Müteveffâ Paşa sana: <strong>“Gel önümde eğil, rükû&#8217; et!”</strong> mi diyor başparlöman?</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi o ne halde, biliyor musun?&#8230; Senin rükû&#8217; edib <strong>eğilmenin</strong> o’na fâidesi var mıdır?.</p>
<p style="text-align: justify;">Âhıret hayâtının mutlak kânunlarına <strong>“Bilâ kayd ü şart teslim olmuş</strong>; <strong><em>ve</em> Allâh Azze’nin hâkimiyyeti önünde kayıtsız ve şartsız eğilmiş”,</strong> âlem-i berzahdaki hayâtın binbir çalkantısına kayıtsız ve şartsız teslîm olmuş Paşa&#8217;dan ne istiyorsunuz?. Şu anda hiç bir İRÂDESİ kalmamış laik bir paşa’yı, âlem-i kevn ü fesâd olan şu dünyâdan, bir de siz binbir münâsebetsizliklerle hâlâ rahatsız etmeseniz; ve kabir azâbından beter küfr ü şirkinizle ve açdığı çığırda çığırtkanlık yaparak, ehl-i kubûra bir nev&#8217;i can çekiştirmeseniz neyiniz eksilir?!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu gösteriş, ritüel ve yalakalıklar artık kabak tadı verdi! Bir de siz kemiklerini sızlatıyorsunuz, âcilen vazgeçiniz, <em><strong>eğilerek</strong> </em>hâtırasına karışmayın ve onu karıştırmayın!. Reis Beyin ünlediği gibi <em><strong>&#8220;Dikleşmeseniz de, eğilmeden DİK, hatta dimdik durmasını&#8221;</strong></em> artık öğrenebilmelisiniz!</p>
<p style="text-align: justify;">(Tekrar hatırlatalım ki, o kamalizma religionunun ritüel mekânına <strong>“kabir”</strong> demek bile, artık mücessem ve müşekkel bir cehâlet eseridir! Zirâ orada 1988&#8217;e kadar bir düzine civârında kabir vardı; ve artık oraya müfred sıgasıyla kabir değil, cemi’ sîgasıyla <strong>“kubûr=kabirler”</strong> demek, elzem ve şartdı… Aksi halde Türkçe bilmiyen Türk&#8217;ler olarak dünyâ önünde bir de bu yüzden muzmahîl olunmasın!) Orada şu anda da Kamal ve İnönü paşalar vardır ki, gene kabir değil cemi&#8217; sîgasıyla (kubûr=kabirler) demek îcâbeder&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Artık biz, kimsenin religionuna ve ritüellerine herhangi bir şekilde müdâhale edecek de değiliz! Nasıl olsa demputrasi almış başını gidiyor! Her kafadan bin ses, her çeneden bin ishâl, her eğilende bin maksad, her oy’da bin âh ile<strong> “oy anam oy!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bundan sonrasını, Çiçek, Günay, Arınç ve Receb gibi âbilerine oy verip bütün dünyevî ve uhrevî umurlarını</strong> onların <strong>vekâletine</strong> tevdi’ ve teslîm ederek çiçekler gibi açıp bülbüller gibi şakıyan, ilâhyapyatçı, ilhâdiyatçı, denaatçı, diyalogçu, dervîşân u devrilmîşân, tarîkat ü barîkatkeşân ermişler ve devrilmişler, Sefiller, Cübbelâlar, Şerocaklar düşünsün!. Telfikçi, tetikçi, tüfenkçi, olimpiyatçı, sahneci, varyeteci, danışman-dayışmancı, arpalıkçı, hortumcu, hotozcu, takozcu, umreci, rukyeci, ritüelci, <em><strong>andıçacı</strong> </em>ve bilmem ne paçacı ve necilerle!&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Biz zaten %13’ün içinde bir virgül kadarcık olan cirmimizle <strong>“Hasbünallâhi ve ni’me’l-vekîl!”</strong> dedik ve<strong> “vekîlimizi”</strong> tâ <strong>“kâlû belâdaki”</strong> mîsâkımızdan beri, fırıldak gibi hiç dönmeden ve demputratlar gibi sabah akşam yalan-dolanlar ve iftirâlarla kıvırtmadan, bir şeyleri külâhlı Maraş dondurması gibi asla yalamadan, eğilmeden,  çömelmeden, yuvarlanmadan, kullara rükû&#8217; etmeden, aynı îmânla yaşıyor ve hesâb günü&#8217;ne doğru da her sâniye yaklaşıyoruz!. Bunlardan da, ne mozoleye, ne paralamentoya, ne de elâlemin andına veya <strong>“andıça”</strong>sına büyük bir zarar ve darbe geleceğini kim söyleyebilir!?</p>
<p style="text-align: justify;">Hem bu hamur daha çooook su kaldırır!</p>
<p style="text-align: justify;">Yoğur yoğurabildiğin kadar ve yoruluncaya değin!</p>
<p style="text-align: justify;">Hatta, Azrâil Aleyhisselâm&#8217;ın karşısında, son nefesde <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;soluklanıncaya veya soluk tıkanıncaya&#8221;</strong></em></span> kadar!..</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 14.07.2011)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fislamiyyet-disinda-yemin-olmaz-sehid-olmadigi-gibi.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%E2%80%9CYemin%E2%80%9D%20Olmaz%2C%20%E2%80%9C%C5%9Eehid%E2%80%9D%20Olmad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Gibi%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fislamiyyet-disinda-yemin-olmaz-sehid-olmadigi-gibi.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%E2%80%9CYemin%E2%80%9D%20Olmaz%2C%20%E2%80%9C%C5%9Eehid%E2%80%9D%20Olmad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Gibi%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fislamiyyet-disinda-yemin-olmaz-sehid-olmadigi-gibi.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%E2%80%9CYemin%E2%80%9D%20Olmaz%2C%20%E2%80%9C%C5%9Eehid%E2%80%9D%20Olmad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Gibi%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fislamiyyet-disinda-yemin-olmaz-sehid-olmadigi-gibi.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%E2%80%9CYemin%E2%80%9D%20Olmaz%2C%20%E2%80%9C%C5%9Eehid%E2%80%9D%20Olmad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Gibi%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fislamiyyet-disinda-yemin-olmaz-sehid-olmadigi-gibi.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%E2%80%9CYemin%E2%80%9D%20Olmaz%2C%20%E2%80%9C%C5%9Eehid%E2%80%9D%20Olmad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Gibi%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fislamiyyet-disinda-yemin-olmaz-sehid-olmadigi-gibi.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%E2%80%9CYemin%E2%80%9D%20Olmaz%2C%20%E2%80%9C%C5%9Eehid%E2%80%9D%20Olmad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Gibi%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fislamiyyet-disinda-yemin-olmaz-sehid-olmadigi-gibi.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%E2%80%9CYemin%E2%80%9D%20Olmaz%2C%20%E2%80%9C%C5%9Eehid%E2%80%9D%20Olmad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Gibi%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fislamiyyet-disinda-yemin-olmaz-sehid-olmadigi-gibi.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%E2%80%9CYemin%E2%80%9D%20Olmaz%2C%20%E2%80%9C%C5%9Eehid%E2%80%9D%20Olmad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Gibi%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fislamiyyet-disinda-yemin-olmaz-sehid-olmadigi-gibi.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%E2%80%9CYemin%E2%80%9D%20Olmaz%2C%20%E2%80%9C%C5%9Eehid%E2%80%9D%20Olmad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Gibi%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fislamiyyet-disinda-yemin-olmaz-sehid-olmadigi-gibi.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%E2%80%9CYemin%E2%80%9D%20Olmaz%2C%20%E2%80%9C%C5%9Eehid%E2%80%9D%20Olmad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Gibi%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fislamiyyet-disinda-yemin-olmaz-sehid-olmadigi-gibi.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%E2%80%9CYemin%E2%80%9D%20Olmaz%2C%20%E2%80%9C%C5%9Eehid%E2%80%9D%20Olmad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Gibi%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fislamiyyet-disinda-yemin-olmaz-sehid-olmadigi-gibi.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%E2%80%9CYemin%E2%80%9D%20Olmaz%2C%20%E2%80%9C%C5%9Eehid%E2%80%9D%20Olmad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Gibi%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fislamiyyet-disinda-yemin-olmaz-sehid-olmadigi-gibi.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%E2%80%9CYemin%E2%80%9D%20Olmaz%2C%20%E2%80%9C%C5%9Eehid%E2%80%9D%20Olmad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Gibi%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fislamiyyet-disinda-yemin-olmaz-sehid-olmadigi-gibi.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%E2%80%9CYemin%E2%80%9D%20Olmaz%2C%20%E2%80%9C%C5%9Eehid%E2%80%9D%20Olmad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Gibi%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fislamiyyet-disinda-yemin-olmaz-sehid-olmadigi-gibi.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2miyyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%E2%80%9CYemin%E2%80%9D%20Olmaz%2C%20%E2%80%9C%C5%9Eehid%E2%80%9D%20Olmad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Gibi%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fislamiyyet-disinda-yemin-olmaz-sehid-olmadigi-gibi.html&#038;title=%C4%B0sl%C3%A2miyyet%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%E2%80%9CYemin%E2%80%9D%20Olmaz%2C%20%E2%80%9C%C5%9Eehid%E2%80%9D%20Olmad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Gibi%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/islamiyyet-disinda-yemin-olmaz-sehid-olmadigi-gibi.html" data-a2a-title="İslâmiyyet Dışında “Yemin” Olmaz, “Şehid” Olmadığı Gibi…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/islamiyyet-disinda-yemin-olmaz-sehid-olmadigi-gibi.html">İslâmiyyet Dışında “Yemin” Olmaz, “Şehid” Olmadığı Gibi…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/islamiyyet-disinda-yemin-olmaz-sehid-olmadigi-gibi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“İnançlara Eşit Mesâfede Olmak” Gözboyaması!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/inanclara-esit-mesafede-olmak-gozboyamasi.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/inanclara-esit-mesafede-olmak-gozboyamasi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 May 2016 03:23:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[04/10 Anayasa-Yemin]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[ismail kahraman ve laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik anayasada olmamalı]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik dinsizlikdir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=1365</guid>

					<description><![CDATA[<p>İsmail Kahraman’ın “laiklik anayasada olmamalı” demesi üzerine ne kadar (îmânsız dinsevmez) varsa, topu da AKP içindekiler de</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/inanclara-esit-mesafede-olmak-gozboyamasi.html">“İnançlara Eşit Mesâfede Olmak” Gözboyaması!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>“İNANÇLARA EŞİT MESÂFEDE OLMAK” GÖZBOYAMASI!</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ</u></em></strong></span></h3>
<p><span style="color: #ffffff;">.</span></p>
<p style="text-align: justify;">İsmail Kahraman’ın <strong><em>“laiklik anayasada olmamalı”</em></strong> demesi üzerine ne kadar (îmânsız dinsevmez) varsa, topu da AKP içindekiler de dâhil, sanki kendi kendilerine yani beşerî kafa hamûlesi  herşeye, <strong><em>“tanrınızdan başlarım”</em></strong> diye ağız bozulmuş gibi  kuduruş püskürmeye başladılar! Perinçek denen Öcalan karanfilleyicisi sâbık Maoist ise, <strong><em>“devlet ve millet, Kahraman’ı oradan hemen indirecekdir, bu adam devlet ve millet düşmanıdır!”</em></strong> demelere kadar, (kendi beşerî parlamento tanrılarına) balta sallarcasına işi azıtdı; ve kriptoları da, yollarda, 80 yıllık <strong><em>“Bu memleket şeyhler, müridler, dervişler, meczublar memleketi olmıyacak”</em></strong> nakarâtına sarılarak, bir bardak suda fırtınalar koparmak içün cıyak cıyak köpürmeye başladı!. AKP ödlekleri veya menfaat düşkünleri de, Kahraman’ ı yalınız bırakmak gibi bir saklanışın en dibine pek dişice oturdu!.</p>
<p style="text-align: justify;">İşte, bu AKP&#8217;li adam ve madamların<strong><em> “YERLİ”</em></strong> olma palavraları!. Fransızın laikliği uğruna, bu kadar FRANSIZ olanların <strong><em>“yerli malı”</em></strong> oluş derekeleri!</p>
<p style="text-align: justify;">Laiklik denen nesne veya (cüzzam illeti),  93, hele 88, hele hele 78 senedir bu memleketin başına öyle bir püsküllü belâ olarak sarılmışdır ki, bu İngiliz siyâset oyununun nasıl onulmaz bir yara olduğu hâlâ daha idrâk edilememiş; ve hafif beyinliler bunu ikide bir gevelemeden ve ortalığı kokutmadan da duramaz olmuşlardır!</p>
<p style="text-align: justify;">Neymiş, <strong><em>“anayasanın değiştirilmesi dahî teklîf edilemez 4 maddesinden biri ve en mühimi”</em></strong> buymuş, buna dokunursanız <strong><em>“cumbokrasi”</em></strong> tanrılarının gazabına uğrarmışsınız!.</p>
<p style="text-align: justify;">Putperest üfürükleri tabii!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu laiklik, (çoğu putperest bunu <strong><em>LÂYIKLIK</em></strong> diye telâffuz eder) zaman zaman öyle <strong><em>(tabu)</em></strong> hâline getirilmişdir ki, iptidâî kabilelerde dokunulması veya kullanılması yasak ve elleyince uğursuzluk getiren bir nesne ne ise, Türk ateistleri elinde ve dilinde de bu (lâ’netli lâfız) aynen odur&#8230;<strong><em> “Anayasada olmamalı” </em></strong>mı dediniz, işiniz biter! Bu lâ’netli orada olmadı mı, ona dokunmuş ve iptidâî kabilelerin<strong><em> “tabusuna”</em></strong> parmak atmış, dil uzatmış ve uğursuzluk âmili olmuşsunuzdur, derhâl <strong><em>“infâzınız”</em></strong> şart olur!. Artık sizin hiçbir mevki’ ve sıfatınız, rütbe ve dereceniz kalmaz; apoletleri sökülen paşa veya tırnakları çekilen bir beygir gibi herşeyi kaybetmeyi hakeden bir mahlûk yapılırsınız! Bu, o <strong><em>“fikir ve konuşma özgürlüğü”</em></strong> denen ve mücerred imtiyazlı ateistlere hass olan (fâhişe numarası) karşısında kaçınılmaz bir sondur!</p>
<p style="text-align: justify;">1789 Paris merkezli dünyâ Allâh’sızlığının, Vatikan Kilisesinin <strong><em>zorbalığını</em></strong>  ve <strong><em>aforizmasını</em></strong> defetmek üzere devletden onu söküb atma prensibinin adı, işte bu <strong><em>“laiklik”</em></strong> denen şeydir!. Gâvur, kendi kıymet ölçüleri ile insanları ikiye ayırmış, kilise merkezli faaliyetlerin hizmetçilerine <strong><em>“ruhban”</em></strong>, bunun dışında kalanlara ise lâtince köklü kelime ile <strong><em>“laikler”</em></strong> demiş!</p>
<p style="text-align: justify;"> Layıklik denen (cüzzam illetinin) oldu olacak bütün manzarası bu&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Paris ateistleri, yehûdileri ve ansiklopedistleri bir ortak (layıklık) paydasında birleşince, karşılarına Vatikan’ın nüfûzunu devlet üzerinden sıyırıb atmak çıkdı! İşte, herşeyi bu (Katolik Mezhebinin) dışında ele almak, <strong><em>“laisizma”</em></strong> olarak siyâset felsefesine geçdi ve ahlâk da bundan nasibini aldı&#8230; Bu, bazı <strong><em>güdülen</em></strong> devletlerde o kadar propaganda edilerek (tanrılaştırıldı) ki, oralarda bu tanrının meczubları, mel’unları, meftunları, köpekleri ve kudurganları üredi ve türedi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İslâm dünyasındaki <strong><em>“münevver”</em></strong> etiketi altındaki okumuş tabakalara da, bu <strong><em>“herşeyin dinin dışında olması fikri”,</em></strong> üstünlüğün, ileriliğin ve asrîliğin yegâne çâresi olarak iyice ezberletildi; ve bu, onların olmazsa olmazı olarak beyinlerine burgulandı&#8230; Çünki dünya sömürgeciliğinin başpatronu İngiliz, islâmî kânunlarla dünya müslümanlarını, <strong><em>müstemlekeciliğinin</em></strong> önünde birinci ve en büyük (tehlike) görüyordu. Bu coğrafyayı Müslümanlık’dan ayırır, hatta içlerinde İslâmiyyet’e azılı düşman bir (iç münkir) ucûbe gürûh peydahlıyabilirse, yeryüzü <strong><em>müstemlekeciliğinin</em></strong> önünden, en büyük tehlike ve mâniayı kaldırmış olacakdır&#8230; İşte bütün proje ve planlar bu esaslar üzerine binâ edilmek üzere, Lozan Andlaşması ile kat’iyyen bu istikâmete adım atılmış oldu&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Böylece Laiklik denen (tabu), bütün devlet ve siyâset müesseseleri ile millete zorla zerkedilmiye; geri ve menfî ma’nâ yükledikleri dine, ve ona dayalı veya açılan bütün fikirlere de görülmedik bir vahşet ve mel’unlukla <strong><em>yasak</em></strong> getirilmiye başlandı. Öyle ki, ezânın yasaklanışına ve Matbuat umum müdürü Vedat Nedim Tör imzâsıyla bütün gazetelere <strong><em>“dinden bahsetme”</em></strong> yasağının ta’mîm edilmesine kadar, yüzlerce belâ ve musîbet tam bir (ateizma) âfeti olarak memleketin üstüne çöküverdi&#8230; Yazıya varıncaya kadar, bütün dînî müesseseler kapatılıb hayatdan silinmek gibi târihde eşine rastlanmıyan bir vahşet, memleketi tamâmen yalayıb yutmuşdu. Bunu<strong><em> “ma&#8217;zûr”</em></strong> gösterecek <strong><em>“bînemaz özrünün”</em></strong> ne olduğunu da bulmuşlar, onu <strong><em>“tabu”</em></strong> yaparak adına da <strong><em>“layıklik”</em></strong> deyevirmişlerdi!. Millet bu lâtince kelimenin, soyunu sopunu, kanını südünü, geçmişi ve geleceğini, ma&#8217;nâ ve medlûlünü, cinsiyet ve cibilliyetini bilmediği içün de, onu, Paris sokak matinatosu gibi her kılığa ve şekle sokub çıkararak, tepe tepe kullanmak dahî mümkindi!.</p>
<p style="text-align: justify;">1946’dan itibaren San Fransisko dayatmasıyla ağızlara <strong><em>“demokrasi”</em></strong> sakızı verilince, <strong><em>“laiklik”</em></strong> de, bundan sonra gelecek senelerde günümüze kadar çok çeşitli ma’nâlar verilerek <strong><em>“dinsizlik”</em></strong> olmakdan çıkarılmış gibi gösterilerek bu perde altında yoluna devam devrine sokuldu! 50-60 yıldır, her önüne gelen, kendi siyâsî veya felsefî kanaatına göre, ona binbir çeşit ma’nâlar yüklemiye, kılıklar biçmeye başladı. Böylece millete:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Laiklik dinsizlik değilmiş, bütün dinlere hürriyet vermekmiş&#8221; </em></strong>dedirtmekden tutun<strong><em>, &#8220;bütün inançların güvencesidir (te’mînâtıdır)”</em></strong> dedirtmelere; en son bugün de <strong><em>“devletin bütün inançlara eşit mesâfede durmasıdır”</em></strong> yollu safsatalara kadar pek çok uydurma, yakıştırma, aldatma ve gözküllemeye müncer olucu pek çok ma’nâlar yüklenmiye çalışıldı. Böylece millet, <strong><em>“Laiklik dinsizlik değildir”</em></strong> desin diye  bu ve bunlar gibi nice dolmaları yutmaya zorlandı; ve hâlâ daha da, inat ve ısrarla buna zorlanmaktadır&#8230; Halbuki, İslâmiyyet’in edille-i erbaa ile sâbit îmânî, hukûkî, siyâsî, ictimâî, iktisâdî, askerî, mülkî, idârî ve cezâî bütün temel nizamlarını iptâl ve ilgâ etmek demek olan (layıklik), hiçbir ma’nâya gelmese, ancak bu zikretdiğimiz ma’nâsıdır ki, ondan aslâ koparıb ayrılamaz; ve bu da İslâm karşısında şeksiz ve şübhesiz su katılmadık <strong><em>“DİNSİZLİK”</em></strong> ma’nâsını istihdâf eder&#8230; Laikliğe hangi ma’nâ yüklenirse yüklensin, onun en temel ve kendisinden aslâ ayrılamıyacak (olmazsa olmaz) künhü bundan ibâretdir. Onun bu temel keyfiyet ve ma’nâsını gizlemiye çalışarak, ona binbir ma’na da verilse, bunların tamamı da sahtekârlık ve gözboyamaya ma’tûf birer kataküllidir!.</p>
<p style="text-align: justify;">Hangi te’vil ve kıvırtmadan meded umulursa umulsun, layıklik, İslâmiyet’in karşısında mücerred bir <strong><em>“dinsizlik”</em></strong>dir&#8230; Geçmişde, <strong><em>“cezâ kânunu”</em></strong> dedikleri belânın 163. maddesini de, Şemseddîn Günaltay nâmındaki şefokrat başvekîl tarafından  <strong><em>“işletmiyeceğiz”</em></strong> yalanı ile çıkaran CHP, onu öyle bir işletdi ki, bununla bütün millete  yarım asır (işkence) çektirib kan kusturdular&#8230; Ellerine fırsad geçen <strong><em>“laiklikçi=İslâm’a tehammül edemiyen aşırı laik ateist gürûh”</em></strong> da, laiklik belâsını ne kadar hoş gösterib, onun boynuna enâyi aldatan nice şirinlik muskalarını <strong><em>“dinlerin tamâmına hürriyet vermek, insaniyyeti ayakda tutmak”</em></strong> diyerek ve bunlar gibi düzinelerce (uydurmayı) takıb takıştırsalar da, bunların hiçbirine ciddî ve akıllı bir insanın inanmasına imkân yokdur!. 93 senedir bu kabil lâflar zaman zaman söylenib durmasına rağmen, layıklikçiler ellerine fırsad geçer geçmez en ma’sum ve sıradan dînî tezâhürleri bile <strong><em>“laikliğe aykırılık”</em></strong> içine sokub eşkıyâlaşmış ve kuduruşa geçmişlerdir. Zâbit veya er nice askerî şahısların (anaları) başörtüsü taşıyor diye meclislere sokulmıyarak tel örgülerin dışına atılmışlardır! Hulâsa layıklık denen belâ, Layıklıkçı vahşî ve primitif mahlûkâtın Müslümanlığa ve Müslümanlara karşı kullandığı sindirme, korkutma, tehdid etme, hatta bir kafa kırma balyozudur! Bi i’tibarladır ki, <strong><em>“Layıklık”</em></strong> denilen emperiyalist uzantısının, T.C.’nin müstakbel ve gene şirk çıkını olacak ve yine haçlı Batı uzantısı anayasasına bulaştırılmaması lâzım değil, elzemdir!.</p>
<p style="text-align: justify;"> Hâl böylesine vahim ve ürkütücü iken, CHP Kanalında bir madam: <strong><em>“Laiklik kadın hakları demekdir” </em></strong>diye yırtınabiliyor! <strong><em>CÜBBELİ</em></strong> sarıklı bir takım gerzek tv soytarıları bile, artık layıkliği iyice içlerine sindirmiş olacaklar ki, dünyanın gözleri önündeki vidyolarıyla, <strong><em>&#8220;Layıklık, Avrupa&#8217;daki ma&#8217;nâsıyla tatbik edilirse herkes RAHAT edecek!&#8221;</em></strong> deyib, nasıl haçlı Batı hayranlığı sergilediklerini, Altaylı denen ateistin dizleri dibinde bülbül gibi şakıyarak ortaya koyuyor!. Ehl-i Sünnet avukatlığını kimseye bırakmıyan ve icâzeti kendinden menkûl Ş.Eygi Bey de, yıllarca evvel Millî Gazete&#8217;de şu rezâleti püskürüyordu: <strong><em>&#8220;İslâmiyet ZATEN lâyık bir SİSTEMDİR!&#8221;</em></strong> AKP ileri güdücülerinden ve sâbık Meclis Başkanı Memedali ŞAHİN ise, <strong><em>&#8220;Muhâfazâkârları biz LAİKLEŞTİRDİK!&#8221;</em></strong> diyerek <strong><em>&#8220;şecaat arzeder&#8221;</em></strong> manzaralara sâhib olabiliyordu! Bugün AKP SÖZCÜSÜ olan Ömer Çelik’e göre ise Laiklik, <strong><em>“Türkiye’nin nükleer gücü”</em></strong> bile olabiliyordu! Bunlar gibi her politik veya egzantirik kellenin, kendi uydurma ve kıvırtma kâbiliyyetine göre ortaya bir <strong><em>&#8220;lâyıklık&#8221;</em></strong> ta&#8217;rifi yumurtlanıyordu!</p>
<p style="text-align: justify;">Ve bunları da, Dembokrasinin <strong><em>&#8220;Muhafazakar Dembokrat itikâdî mezhebinin amelde AKP olan mezheb dünyâsı&#8221;</em></strong> yiyib yutuyordu! CHP cebhesi bile layıkliğin (bu imlâ tarzına laiklerin bazıları çok köpürür) bin türlü zırva te’vîlini yapmış olsa da, şu AKP<strong><em> “sözcüsü”</em></strong> Çeliğin zırvasına %2 yetişecek bir hezeyâna henüz vâsıl olamıyordu!. Çelik bu hızla giderse,<strong><em> “Lâyıklık, milletimizin 2 cihan seâdeti içün elzem, ilâhi tek prensipdir!”</em></strong> bile diyebilir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yahudisi şiisi, çinlisi bilmem nesi <strong><em>“nükleer gücü”</em></strong> nerede nasıl düşünüyor; şu AKP sözcüsü olacak adam <strong><em>“nükleer gücü”</em></strong> hangi abes, ahbes ve hades noktaya çakılarak diline damağına ve bilmem neresine alıyor, dehşet!</p>
<p style="text-align: justify;"> Böyle nice tanrılaştırma, abartma, savurma, tabulaştırma ve kazıklamaların bini bir paradan havalarda uçuşturulmakda; ve ehâli-i etrâk ve ekrâdın zihin ve ruhları zifirî karanlığa yuvarlanmaktadır!</p>
<p style="text-align: justify;">Bugün, bazı mahlûkât da, izzet ve şerefini, nâmus ve haysiyetini  <strong><em>“Laiklik, adam olmak, madam olmak, çağdaş olmak, medenî olmak, homongolos olmaya kadar her ucûbeliği olmak”</em></strong> yollu yüzlerce uydurma ve yakıştırma ile beş paralık etmekden; ve milletin saptırılması içün olmadık cambazlık ve sihirbazlıkları göze alabilmekden zerre kadar sıkılmıyor&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Hulâsa, milleti narkozlamak içün bütün<strong><em> “aydın”</em></strong> geçinen karanlıklar, sanki seküler bir ittifak içine girmiş; ve mücerred, İslâmiyyet’i tekrar bu memlekete sokmamak içün and içmişçesine bütün parti-pırtılarıyla <strong><em>“kutsal bir ittifâk ve sözbirliği”</em></strong> yapmışlar gibidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yapılan binbir çeşit te’vil ve kıvırtmaların tamamı da, Layıklık ile, bu memleketde İslâmiyyet’in yasaklanmasını te’mîn etmek içün uydurulmakda ve ağızlara alınmaktadır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bunlar içinde, hele<strong><em> “Devletin bütün inanç sistemlerine eşit mesâfede oluşudur”</em></strong> şeklinde olanı vardır ki, zerre kadar ciddiyet, ilmîlik, kitâbîlik, dürüstlük ve idâreci mertliği taşımaz ve bundan nâmütenâhî uzakdır. Böyle demek, devlete şunu dedirtmekdir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Ben, hiçbir hakk ve bâtıl ayırımı yapmadan, millet ekseriyetinin hatta resmî %99’unun dini bilinen  ve inananları nezdinde mücerred “HAKK DİN” olan İslâmiyyet’i, onlarca bâtıl bilinen sâir düzinelerce din ile aynı değerde bilir, görür ve bunu o müslümanların gözünün içine baka baka ve dünyanın da önünde İ’LÂN ederim. Ayrıca bu, gene o müslümanların itikadları ve kitabları karşısında mutlak olarak inkârı müstelzim bir keyfiyeti irtikâb etmekse de, bunda zerre kadar beis görmem. Benim, %99&#8217;un hakk dediğine HAKK demek gibi îmânî, vicdânî ve insânî bir derdim olamaz, beni bütün dinlerin dışında dinsiz kalmak bağlar. Lozan&#8217;da verdiğim (dinsiz kalma) sözümden dönemem, beni millet değil, Batı BAĞLAR!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Demekdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İngiltere, İsveç, Norveç ve Danimarka gibi nice memleketin anayasalarında devletin dini ve mezhebine kadar nice (kayıtlar) bulunmaktadır. Sünnîliği, müdhiş bir akıl tutulması içine yuvarlanarak (şiilikle) bir tutan ve ikisini de reddeden adamlar, Acemistan anayasasında <strong><em>“Câferî Mezhebinde olmıyan Cumhurbaşkanı olamaz!”</em></strong> ibâresini görmeli ve utançlarından yerin dibine girmelidir&#8230; Acemistan <strong><em>“İslâm (!) Cumhuriyeti”</em></strong> de, adıyla, meşhûr takiyyesiyle ve gösterişiyle <strong><em>“Müslümanım”</em></strong> diyorsa da, hakîkatıyla<strong><em> “şii dinindendir!” </em></strong> Ve bu dînin itikadda mezhebi <strong><em>“imâmiyye”</em></strong> amelde mezhebi de <strong><em>“Câferiyye”</em></strong> adını almaktadır&#8230; Bunların, Mukaddes ve Muazzez Sünnîlik ile i’tikâdî hiçbir ortak noktaları da bulunmamaktadır. Bilgilenmek istiyenler, sitemizde bu mevzû’ ile alâkalı yazılar bulabilirler&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yukarıda beyân etdiğimiz gibi <strong><em>“Bütün Dinlere veya inarçlara eşit mesâfede bulunmak”</em></strong> da, <strong><em>“dînini mutlak hakîkat”</em></strong> olarak gören ve <strong><em>&#8220;resmî nisbeti %99 müslüman&#8221; </em></strong>olan bir memleketde, îmân ve vicdânın, akıl ve zekânın alacağı bir keyfiyet olamaz!. Bu, o %99’a ileri bir saygısızlık, hatta hakâret ma’nâsına da gelecekdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> <strong><em>“Bütün dinlere ve inançlara hürriyet vermek”</em></strong> dense, (ki bu da muhaldir, çünki muharref de olsa hiçbirinin layıklikle kâbil-i te’lîf olması düşünülemez) bu ayrıdır; İslâmiyyet’i, dışındakilerle <strong><em>“eşit”</em></strong> tutmak çok ayrıdır&#8230; (Bakınız: <strong><em>“Üç din ve üç şerîat karşısında Laiklik, Ahmed Selâmi, Yaylacık Matbaası,1976-İST.)</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">  İşâret etdiğimiz lâkırtı da, o Müslümanların ve onların dinleri karşısında, gene <strong><em>“dinsizliğe eşitlenmiş”</em></strong> bir layıklik izâhıdır ki, bununla da nasıl <strong><em>“laiklik dinsizlik değildir”</em></strong> dedirtilebilir, bu, sıhhatli bir akıl ve mantık yürütme karşısında muhâldir!&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ha <strong><em>“Layıklik dinsizlikdir”</em></strong> denilmiş; ha <strong><em>“devlet bütün dinlere eşit mesafede bulunur”</em></strong> denilmiş, bunun, Müslümanlık ve müslümanlar nezdinde hiçbir farkı olamaz. Ancak,<strong><em> “Biz böyle der ve kulakları, sonra da kalbleri buna alıştırır ve bizim layıklik anlayışımız mugâlâta yoluyla dinsizlik ma’nâsına gelmez”</em></strong> neticesine gidilecekse, buna da, aklı başında ve <strong><em>&#8220;bu kabil fâsid kıyâsın”</em></strong> ne demek olduğunu bilen hiç kimse<strong><em> “eyvallâh”</em></strong> diyemez&#8230; Sâdece, siyâset sihirbazları, belki kendi kendilerini tatmîn etdikleri zehâbıyla biraz rahatlamış, gevşemiş ve biraz da kendilerinin <strong><em>“dehâ çapında”</em></strong> üstün ve <strong><em>“din mühendisi”</em></strong> varlıklar olduklarına kendilerini inandırmış, belki de (akıl hocaları bulunan Karamanlis tipi fıkıhçı prof müfsidlerden âferin almış olurlar), o kadar!..</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İlk intişârı: 01.05.2016)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Financlara-esit-mesafede-olmak-gozboyamasi.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0nan%C3%A7lara%20E%C5%9Fit%20Mes%C3%A2fede%20Olmak%E2%80%9D%20G%C3%B6zboyamas%C4%B1%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Financlara-esit-mesafede-olmak-gozboyamasi.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0nan%C3%A7lara%20E%C5%9Fit%20Mes%C3%A2fede%20Olmak%E2%80%9D%20G%C3%B6zboyamas%C4%B1%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Financlara-esit-mesafede-olmak-gozboyamasi.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0nan%C3%A7lara%20E%C5%9Fit%20Mes%C3%A2fede%20Olmak%E2%80%9D%20G%C3%B6zboyamas%C4%B1%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Financlara-esit-mesafede-olmak-gozboyamasi.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0nan%C3%A7lara%20E%C5%9Fit%20Mes%C3%A2fede%20Olmak%E2%80%9D%20G%C3%B6zboyamas%C4%B1%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Financlara-esit-mesafede-olmak-gozboyamasi.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0nan%C3%A7lara%20E%C5%9Fit%20Mes%C3%A2fede%20Olmak%E2%80%9D%20G%C3%B6zboyamas%C4%B1%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Financlara-esit-mesafede-olmak-gozboyamasi.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0nan%C3%A7lara%20E%C5%9Fit%20Mes%C3%A2fede%20Olmak%E2%80%9D%20G%C3%B6zboyamas%C4%B1%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Financlara-esit-mesafede-olmak-gozboyamasi.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0nan%C3%A7lara%20E%C5%9Fit%20Mes%C3%A2fede%20Olmak%E2%80%9D%20G%C3%B6zboyamas%C4%B1%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Financlara-esit-mesafede-olmak-gozboyamasi.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0nan%C3%A7lara%20E%C5%9Fit%20Mes%C3%A2fede%20Olmak%E2%80%9D%20G%C3%B6zboyamas%C4%B1%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Financlara-esit-mesafede-olmak-gozboyamasi.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0nan%C3%A7lara%20E%C5%9Fit%20Mes%C3%A2fede%20Olmak%E2%80%9D%20G%C3%B6zboyamas%C4%B1%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Financlara-esit-mesafede-olmak-gozboyamasi.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0nan%C3%A7lara%20E%C5%9Fit%20Mes%C3%A2fede%20Olmak%E2%80%9D%20G%C3%B6zboyamas%C4%B1%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Financlara-esit-mesafede-olmak-gozboyamasi.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0nan%C3%A7lara%20E%C5%9Fit%20Mes%C3%A2fede%20Olmak%E2%80%9D%20G%C3%B6zboyamas%C4%B1%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Financlara-esit-mesafede-olmak-gozboyamasi.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0nan%C3%A7lara%20E%C5%9Fit%20Mes%C3%A2fede%20Olmak%E2%80%9D%20G%C3%B6zboyamas%C4%B1%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Financlara-esit-mesafede-olmak-gozboyamasi.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0nan%C3%A7lara%20E%C5%9Fit%20Mes%C3%A2fede%20Olmak%E2%80%9D%20G%C3%B6zboyamas%C4%B1%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Financlara-esit-mesafede-olmak-gozboyamasi.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0nan%C3%A7lara%20E%C5%9Fit%20Mes%C3%A2fede%20Olmak%E2%80%9D%20G%C3%B6zboyamas%C4%B1%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Financlara-esit-mesafede-olmak-gozboyamasi.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0nan%C3%A7lara%20E%C5%9Fit%20Mes%C3%A2fede%20Olmak%E2%80%9D%20G%C3%B6zboyamas%C4%B1%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Financlara-esit-mesafede-olmak-gozboyamasi.html&#038;title=%E2%80%9C%C4%B0nan%C3%A7lara%20E%C5%9Fit%20Mes%C3%A2fede%20Olmak%E2%80%9D%20G%C3%B6zboyamas%C4%B1%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/inanclara-esit-mesafede-olmak-gozboyamasi.html" data-a2a-title="“İnançlara Eşit Mesâfede Olmak” Gözboyaması!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/inanclara-esit-mesafede-olmak-gozboyamasi.html">“İnançlara Eşit Mesâfede Olmak” Gözboyaması!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/inanclara-esit-mesafede-olmak-gozboyamasi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kamalizma Dîninin Yemîni, Şerîatın Mi’râcı, Modern Câhiliyye Ve Tanrılar&#8230;</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/kamalizma-dininin-yemini-seriatin-miraci-modern-cahiliyye-ve-tanrilar.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/kamalizma-dininin-yemini-seriatin-miraci-modern-cahiliyye-ve-tanrilar.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jun 2011 07:19:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[04/10 Anayasa-Yemin]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed SEYYİDOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Yemin]]></category>
		<category><![CDATA["dokunulmazlık" zırhı]]></category>
		<category><![CDATA[anayasaya sadakatdan ayrılmamak]]></category>
		<category><![CDATA[Kamalizma dininin yemini]]></category>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=3647</guid>

					<description><![CDATA[<p>23 Temmuz 1908’deki İT (İttihad-Terakki) ısyân ve tuğyânı ile İslâmiyyet yasaklandıkdan sonra, “meşrûtiyet sonra cumhuriyet”dinine geçildi… Bunu</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/kamalizma-dininin-yemini-seriatin-miraci-modern-cahiliyye-ve-tanrilar.html">Kamalizma Dîninin Yemîni, Şerîatın Mi’râcı, Modern Câhiliyye Ve Tanrılar&#8230;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="font-size: 32px;"><strong><u>KAMALİZMA DÎNİNİN YEMÎNİ, ŞERÎATIN Mİ’RÂCI, MODERN CÂHİLİYYE VE TANRILAR&#8230;</u></strong></span></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><em><u>Ahmed SEYYİDOĞLU</u></em><strong> </strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">23 Temmuz 1908’deki İT (İttihad-Terakki) ısyân ve tuğyânı ile İslâmiyyet yasaklandıkdan sonra, <strong>“meşrûtiyet sonra cumhuriyet” </strong>dinine geçildi…</p>
<p style="text-align: justify;">Bunu <strong>“Şefokrasi-Demokrasi”</strong> dinleri takib etdi ve 61 POSTALLI tuğyanı ile de <strong>“Dembokrasi…”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İki sene evvel ise, <strong>Kasetokrasi’nin</strong> görünmez yer altı tanrılarının dini ortalığı kapladı ve sex denen illetin tanrılarına nasıl hayasızca tapılmış, gördük!</p>
<p style="text-align: justify;">Ve <strong>12 Haziran seçimi</strong> dedikleri noktadan i’tibâren de, iğtişâş ve anarşinin, fırıldak, yalan, ayak oyunları ve bilmem neler ve nelerin tavan yaptığı 15 gündür, bir başka dine geçildi:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-BOMBOKRASİ!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İlâh olarak Allâh Azze ve Cellenin dışında tanrılara tapıldığı zaman, bakalım daha ne dinler ve tanrılar göreceğiz; ve encâm, nasıl cehennemî bir geleceğe doğru akacak, ömrü olan görecek…</p>
<p style="text-align: justify;">Büyük ve Dâhî Müfessir, Merhûm Muhammed Hamdi Efendi Hazretlerinin kaleminden çıkan ve hakîkatın tâ kendisini aksetdiren ibâre:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-İmtiyâz-ı Rubûbiyyet, sınıf-ı ruhbandan parlömanlara geçmişdir!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Papalığın tanrılığını ortadan kaldıracağım derken, Allâh Azze’nin (Rubûbiyyetini) ortadan kaldıran ve bunu da putlaştırdığı <strong>“laiklik ve parlamentarizm!”</strong> denen iki prensibe bağlayan batı devlet felsefesi, 1789 Fransız ihtilâlinden sonra bunu, İslâmiyet gibi mutlak bir dini kendi ateizmine mutlak zıd ve ters gördüğünden, bilhassa, Osmanlı Hılâfetine ihrac gayretine girdi…</p>
<p style="text-align: justify;">Müfessir Merhumun beyan etdiği hakikat ile batılı bu prensiblerin mutlak mübâyeneti ortadadır…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Ben, Rubûbiyet makâmının mutlak sâhibi olarak mücerred Allâh Azze’ye ve O’nun sistemine îmân etdim!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Diyen bir müslümanın, Müfessir Merhûm’un ibâresine zerre kadar hakîkat yüklememesi aslâ mümkin olamaz… Ne mümkini, muhâl…</p>
<p style="text-align: justify;">Rubûbiyet makâmına, insan denen ve başlangıcı iki hücre olan mahlûk, <strong>“sizin tanrınız veya tanrılarınız benim!”</strong> diyerek oturursa, işte netice budur… Eğer bu rezâletin, rezalet üstü rezâleti ortaya çıkmasaydı, Allah Celle mutlak (yalan) söylemiş olurdu ki (hâşâ), O bundan mutlak münezzeh…</p>
<p style="text-align: justify;">O halde?</p>
<p style="text-align: justify;">Büyük Müfessirin ibâresini, bu memleketde (îmân) şartı bilen ve (îmânını) muhâfaza derdinde olan kaç kişi kaldı!?</p>
<p style="text-align: justify;">Dâhî Müfessirimiz buyurmuş oluyorlar ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Parlamento denen yer, 549 küçük, bir de büyük (başkan) tanrının, kendilerini (Rubûbiyyet makâmında) gördüğü yerdir…”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Teşri’ (yasama) hakkını Allâh Azze’de değil, kendilerinde gören tanrıların<strong> “yüce meclisi!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bugün 5-6 parçaya (kliğe-gruba) ayrılan tanrılar, bir türlü bir noktada anlaşamıyor ve tepişmenin bini bir para…</p>
<p style="text-align: justify;">367 gözboyamasında nasıl bir takım rütbeliler, Mumcu, Ağar ve adamlarına, tanrılar meclisine girmemeleri talimâtını vermiş ise; şimdi de bombokratik mekanizmaların <strong>postalokrasi</strong> talimatları, kuvvetle muhtemeldir ki samanaltından aynı şekilde işlemekde!</p>
<p style="text-align: justify;">Hedef, Dersim alevisi Bay Kamal ve BDP ekrâtı üzerinden, aldığı mücerred kemmiyetden ibâret oylarıyla muhaliflerini kudurtan Okyanus ötesi destekli partiyi ve başını, köşeye sıkıştırma ayak oyunları… Kendi dinlerini ve tanrılarını, hâk ile yeksân etme pahasına, oyun içinde oyunlar… Mübârek Mi’râc gecesinde bile <strong>“Türkçe Olimpiyatları!”</strong> soyundan gene 130 ülkenin kızlarını hayâsızca sahnelemek ve onlara varyete numaraları çektirircesine bir cibilliyet benzeri oyunlarla, yine oyun içinde oyun ve şeytana külâhı ters giydirmeler…</p>
<p style="text-align: justify;">Bu beşerî dinin de adı, işte hâl-i hazır keyfiyetiyle: <strong>Bombokrasi</strong>!</p>
<p style="text-align: justify;">Baş tanrı önünde, küçük tanrıların bir kısmı, and mı yemin mi ne olduğunu kendilerinin de bilmediği üç-beş satırı okuyup <strong>“teşriî masuniyet=kânun yapma, din inşâ’ etme!”</strong> hakkı kazanacak!. Tanrılara mahsus<strong> “dokunulmazlık!”</strong> zırhı…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Cumhûriyete ve Atatürk ilke ve inkilaplarına bağlı kalacağıma….”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Burada <strong>“bağlı kalacağıma!”</strong> diyerek boyna bağlanan yağlı urgan, Cehape denen 90 yıllık zulüm ocağının 6 oku veya yoku veya ..ku’dur! Şimdi <strong>“Bombokrasi”</strong> noktasına demir atan <strong>“Dembokrasi”</strong> ve o zulüm ocağını, Büyük Üstad Merhûm Necib Fazıl Bey’in kaleminden okuyalım:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Günümüzde istismar fiiline en çarpıcı iki misal gösterebilirim: Biri, artık tabii ömrünü yaşamış ve kalbiyle, midesiyle, beyniyle illet kumkuması haline gelmiş olan demokrasi ve liberalizma nizamının felaketini istismar eden……öbürü de, Türk milletinin hâfıza, hatıra, teşhis, tedavi ve kurtarıcı ihtiyacını sömüren Halk Partisi…”</strong> (Rapor 12, s: 26)</p>
<p style="text-align: justify;">Merhum Üstad’ın bütün iç yüzünü bir tek cümlede meydana resmetdiği (demokrasi), işte bugün, daha da bin beter keyfiyetine isim olarak: Bombokrasi… Ve onun baş istismarcısı da, başında Dersimli ve <strong>“adım Kamal!”</strong> diyen adamla, o adam!</p>
<p style="text-align: justify;">İkinci adam ise, ilerlemiş yaşına rağmen ve Haberal hadisesini Cehape’nin başına, oradan da bütün bir memleketin tepesine belâ eden gizli ve sinsi birâder Demirel… O’nun hakkında, dolayısıyla dembokrasi denen nesne ile alâkalı, Merhûm Üstâd’ın teşhisi:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-O, demokrasi ve liberalizma isimli, adamakıllı fahişeleştirilmiş fâcireye öylesine müptelâdır ki, ona bir zarar gelmesin diye canını bile tehlikeye düşürebilir. Bu da, bir nevi fazilet hissi veren bir zaaftan başka bir şey değildir. Böyle hallere de, bizim dünya görüşü kitabımızda yer yoktur.”</strong> (Rapor 11, s:16)</p>
<p style="text-align: justify;">İşte bu memleket hakkında, hakikat terazisiyle bir hükme varmak ciddiyeti ortaya konulacaksa, işe, neyin ne olduğunu görebilmekden başlamak esas olmalıdır…</p>
<p style="text-align: justify;">Kamalizma denen din, can çekişse de, hâlâ o 6 şeyiyle, diğer bütün dinlere (sözde) de olsa, kendi adını ve andını (!) içirmekde berdevam…</p>
<p style="text-align: justify;">Şu da, içilen o anddan ve aklı kazığa oturtucu bir keyfiyet:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-…anayasaya sadâkatdan ayrılmayacağıma büyük Türk milleti önünde nâmusum üzerine and içerim…”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu <strong>“and”</strong> veya <strong>“yemin!”</strong> dedikleri şeyi içen ve çekenlere (vekâlet=oy) verenler de, vekâletleri hasebiyle aynen bunu içmiş ve çekmişlerdir ki, bunu kimsenin inkâra mecâli olamaz…</p>
<p style="text-align: justify;">Bu milleti işte böyle cebren oyuncak gibi oynayarak, dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen bir operasyonla bir avuç çarpık ideolojinin papağanı yaptılar; ve aklı kazığa oturtup nâmus mefhûmunu da bu kadar ayaklar altına alarak, şahsiyetinden böylesine soydular!</p>
<p style="text-align: justify;">Kürt mefhumu içün dağlara çıkıp silaha sarılan adamlara, kendi milletleri <strong>“önünde!”</strong> değil de, sırılsıklam düşman edildikleri <strong>“büyük Türk milleti önünde!”</strong> nâmusları üzerine and içirilerek, onları büsbütün azdırıp kudurtdular!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bombokrasi</strong>, ancak bu kadar berbat bir nesne olabilir!</p>
<p style="text-align: justify;">Hele, her belânın anası dedikleri ve değiştirmek içün senelerdir üzerine giderek delik deşik etdikleri ve şu anda ilk mühim işleri onu yok edip yerine tamamen yenisini oturtmayı hedefledikleri bugünki anayasaya, bir de nâmus üzerine and içerek <strong>“sadâkat!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Akıl, haysiyet ve şahsiyetin, bundan daha mükemmel kazığa oturtuluşu olamaz!</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İşte tanrıları, işte dinleri ve işte kitabları…</p>
<p style="text-align: justify;">İşte, Müfessir Merhûmun fevkal’âde tesbitiyle,<strong> “imtiyâz-ı Rubûbiyyetin ruhban sınıfından (parlömanlara) geçişi!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ve işte dünyanın inanacağı <strong>“sadâkat”, “namus”, “and, ve yemin!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ne hayr umulur böyle gecenin sabahından?</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nasıl, her işi yahudi saçına çevirmekdir, aklını kezzapla eritmeyen beri gelsin!</p>
<p style="text-align: justify;">Demek ki, Allâh Azze’ye ortak, şerik ve nazîr peşine düşenlerin aklı böyle oluyor; ve bir zulüm çarkı olarak işlemekden başka hiçbir işe de yaramıyor…</p>
<p style="text-align: justify;">Rabbim bizi ve bütün insanlığı, böyle akılların çukurunda cehennemi boylamakdan muhâfaza buyursun…</p>
<p style="text-align: justify;">CHP ve PKK tanrıları, diğer, <strong>“yargı!”</strong> küçük tanrılarının Silivri’ye ve şuraya buraya tıktığı Ergenekon-Orgerakon ve KCK cinsi mevkuflarını (tutuklularını) hapishânelerden <strong>kaçırmak</strong> içün, kendi bombokrasi dinlerine göre fırıldaklar çevirip, onlara da (dokunulmaz tanrı urbaları) geçirmenin ıkınış, çırpınış, zorlayış, cıyaklayış ve kaçırışları içinde!</p>
<p style="text-align: justify;">Evet, yüzlerce tanrı iyi kapışdı ve<strong> “halk hakimiyyeti!”</strong> dedikleri dolmaları biribirlerine ve ehâliye yutdurmak içün <strong>“Rubûbiyyet makamına!”</strong> kurulmak içün, meydan muharebesine bütün hızı ve cayırtılarıyla devâm ediyorlar ve aslâ da bitmeyecek şekliyle devam edeceklerdir!</p>
<p style="text-align: justify;">Halk ise, 102 senedir binbir beyin şartlandırması ile<strong> “başka alternatif yok, olamaz!”</strong> bâtılına en müzmin bir hastalık olarak inandırıldı, saplandı, şartlandı ve tiryaki (bağımlı) yapıldı!</p>
<p style="text-align: justify;">549 tanrının bir kısmı, AKP’lilere <strong>“bunlar analarını da satarlar!”</strong>diyen o Baştanrının önüne ve huzûruna gelerek baş ve bel kırdılar, ve<strong>“and içdiler!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Adam, muârızı olduğu ve analarına dil uzatdığı parti-pırtının aynı adamına o andı tam 3 kere tekrarlatırken, nasıl bir ego tatminindeydi ve lâteşbih rubûbiyyet makamında muvakkat de olsa nasıl bir tanrı portresi çizme ve düşman çatlatma rolündeydi, dehşet!</strong></p>
<p style="text-align: justify;">And içenler kana kana, bir tanesi de o kadar susamış ki, Erbakan mürîdânından <strong>Yâsin Hatiboğlu</strong> gibi andını ezberlemiş olarak içdi!</p>
<p style="text-align: justify;">Sonra da, bunun üzerine, buz gibi bir kaynak suyu!</p>
<p style="text-align: justify;">AKP’li tanrılara matem, ötekilere bayram!</p>
<p style="text-align: justify;">Tanrılar da, bu yemin mi and mı ne olduğunu kimsenin bilmediği nesneye sâdık kalacaklar öyle mi?. Yahu bir kısmı şimdiden, <strong>“ben bunu içmem, içsem bile kusarım!”</strong> demedi mi?.</p>
<p style="text-align: justify;">Ve bu andı içenler, beş saniye sonra biribirlerine külâh geçirme yarışına başladıkları zaman, neyi içmiş veya neyi gaseyân etmiş olacaklardır, sonsuz kere esef…</p>
<p style="text-align: justify;">Aman Allah’ım, bu ne rezâletdir?</p>
<p style="text-align: justify;">Tanrıların küçüğünden biri de, gazeteci eliyle televizyona şöyle aksediyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Yüce meclisimize bütün vekillerin gelip yemin etmesini temennî; ve yüce milletimizin mübârek Mi’râc kandilini tebrik ederim!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bombokrasi</strong>’nin bir tanrısı, İslâm Dininin ilâh’ı Allâh Azze’nin yaraddığı büyük mu’cizeyi tebrik ediyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Yutacak insan mı, sebil! Seçim istatistikleri ortada!</p>
<p style="text-align: justify;">Biz ise deriz: <strong>“Geçdi Bor’un pazarı, yakında Niğde’ye bile hasret kalacaksınız!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Artık öyle bir deşifre olacaksınız ki, yemlemek içün karşınızda tüyü dökülmüş ve kıçı necâset tabakası tutmuş bir tavuk bile bulamayacaksınız!.</p>
<p style="text-align: justify;">Muhbir-i Sâdık Aleyhisselâm’ın haber verdiği sâat, nasıl olsa gelip çatacak… Tek rota orası… Hepimiz beklemedeyiz göreceğiz, biz de, siz de… Vahiy söylüyor, ben değil…</p>
<p style="text-align: justify;">Siz inanmayın, biz inanalım, ama bekliyelim, sizin dediğiniz olursa bizim kaybımız olmaz… Ama ya bizim dediğimiz doğru çıkarsaa…. İşte o zaman iyi and içer, ayvayı da yersiniz!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Ne günlere kaldık ey, Gâzî Hünkâr,</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>………kılıçdâr oldu, …&#8230;mühürdâr…”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Evet, bugün yeminli (and) günü ve akşam da Mi’rac kandili… Politeizma iyiden iyice ishal oldu ve cıvıtdı!</p>
<p style="text-align: justify;">Tanrılar biribirlerine girdi, ne ayıran var, ne hakem, ne yemininin tadına varan!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Çok güzel bir seçim geçirdik!”</strong> diye bayram eden hükûmet-i cümhûriyyenin<strong> “dembokrasisi!”</strong> ile <strong>“Hoşgörü-Diyalog” </strong>dininin Okyanus ötesi koalisyonu, zevk edemediler!</p>
<p style="text-align: justify;">Îmân mes’elesi… Sanıyorlar ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Biz %50 aldık, önümüzde eğer, secde etdiririz!.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Gadab-ı ilâhi’nin her an takibetdiği adamlar acaba neden bilmezler,<em> Kâinâtı YARADAN’IN HESÂBI,</em> sizin tozunuzu öyle bir savurur ki, ne olduğunuzu anlayamazsınız!. Bundan sonra sürprizleriniz bol olacağa benzer!</p>
<p style="text-align: justify;">Açın Kur’anı, înanmanız şart değil, şöyle bir mealci dangalaklığı ile de olsa bazı yerlerini okuyun, nasibiniz varsa birkaç âyet bile kararmanıza ve morarmanıza yeter!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Ey, hacı hoca, şeyh mürid takımları! Sizler de artık akıllarınızı başlarınıza devşiriniz!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Âyetiyle Allâh Azze, apaçık,<strong> “Refâhın peşine düşmeyin!” </strong>buyuruyor, düşdünüz…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Dünya SEADETİ içün de benim Kitabıma sarılın!” </strong>diyor, cübbeli-züppeli takımlarınızla parti-pırtılara sarılıp, tefrikalara yuvarlandınız ve biribirinizin gıybet ve dedikodularıyla ortalığı ufûnet çukuruna çevirdiniz!</p>
<p style="text-align: justify;">İşte görün, oylarınız şimdi bombokrasiye gelip tıkandı!</p>
<p style="text-align: justify;">Sandıklarınızdan çıkanları bu dünyada göremezseniz, gelecekde bir gün, size de göstereceklerdir!</p>
<p style="text-align: justify;">Efrencî 2011’lerdeki devr-i câhiliyyet, bu netîceyi kendi öz irtidâdı ile hazırlamış, kendi beşerî uydurma i’tikâdı ve amelleri ile de hızlandırmışdır! Bedelini de, târihdeki kavimler gibi ödememesi içün bir sebeb olamaz!</p>
<p style="text-align: justify;">Kur’ana îmânı olanlar, fitnevizyon ve vasatın yalan, dolan ve bombokratik laf ishallerinden başlarını her gün bir saatçik kaldırıp, muteber akâid ve tefsir eserlerine bir baksınlar!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kitablar, yine bu dünyada okunmak içün yazılmışdır. Âhıret’de kitab okumak yok!. Orada sâdece,<strong> “amel defterini”</strong> okutacaklarını Muhbir-i Sâdık Hazretleri ve onbinlerce nebi ve velî ve milyarlarca îmân ehli mutlak bir ittifakla söylüyor…</p>
<p style="text-align: justify;">Keyfiniz bilir!</p>
<p style="text-align: justify;">Kâinâtı yaradan YARADICI, Peygamberine vahiyle Kitab’ını göndermiş ve buyurmuş:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Sizi, siz bilemez ve idâre de edemezsiniz, sizi mâdem ben yaraddım, o halde nasıl yaşayacağınızı da ben bilirim! Öyle ise beni dinlemek zorundasınız, dinlerseniz efendi ve mes’ud olursunuz… Dinlemezseniz, köle ve sürüngen veya bir bilmem ne böceği bile olamaz; ve cehennemin esfel-i sâfilîninde, odun olmakdan başka bir nesne olmanız da muhaldir!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kâinât tarihine bakan bir göz, bunu tekzîb etsin de görelim…</p>
<p style="text-align: justify;">İşte şimdi <strong>Bombokrasi</strong> devrine girildi… Beğenmedikleri <strong>“mağara devri!”</strong> masallarında bile, bunların binde biri yokdu!</p>
<p style="text-align: justify;">“-<strong>Parti parti olup tefrikaya düşmeyin, ruzgârınızı (kuvvet ve kudretinizi, hükûmet ve devletinizi) kaybeder, elden çıkarır, zâyi’ edersiniz!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Fermânını dinlemez de, Yaradan ALLÂH Celle ile harb eder, O’nun sistemi ve nizamı olan dinini yasaklar,<strong> “hatta kahrolsun Şeriat!” </strong>havlamalarıyla sokak meydan kudurur,<strong> “12 yaşının altındaki çocuklara velileri hoca tutup dinini öğretemez!”</strong> diye kânunlar çıkarır ve onları hâlâ kaldırmazsanız; zina serbestdir diye resmi antetli vesikalarla kadın satmak içün kerhâneler açar, şirkin remzini vatan çapında heykellerle donatır ve daha binlerce noktada ALLÂH Azze’yi redd ve ademe mahkûm bilirseniz (!) ayyaş kafalarla duvara toslayacağınız mutlakdır!</p>
<p style="text-align: justify;">İşte BOMBOKRASİ, bütün bunlar ve binlerce benzeriyle girilen yeni devrenin soy adıdır…</p>
<p style="text-align: justify;">Yemin mi and mı, ne olduğunu kendileri de bilmiyor…</p>
<p style="text-align: justify;">Yemin ayrıdır, and ve andlaşma ve anlaşma da ayrı… Lâkin ombokraside bunların hepsi bir şeydir, veya en doğrusu hiçbir şey!.</p>
<p style="text-align: justify;">Tevbe 12’yi Elmalılı veya Hulâsatü’l-beyân tefsirlerinden okuyanlar, Allâh Azze’yi devre dışı bırakanların yeminlerinin (!) ne ifâde edip etmeyeceklerini de dehşetle görebilirler…</p>
<p style="text-align: justify;">Adamlar kendi anayasaları, kânunları, partileri, düzenleri, kasetleri, heykelleri, meclisleri, ırkçılıkları, bölgecilikleri, silahları, orduları, hukukları, adliyeleri, hakimleri, savcıları ve daha bilmem neleri ve neleri ile, mücerred biribirlerinin sırtına çıkmak üzere yaşarken; ve bu iğrenç ayak oyunlarını (devlet) çapında sürdürürken, hâlâ tek çare ve zikirleri<strong> “dembokratik bombokrasi!”</strong> ve “istikrar!”</p>
<p style="text-align: justify;">Hayır, hepsi istismâr!</p>
<p style="text-align: justify;">Herşeyleri üç-beş gün sonra rayına bile girmiş görünse, artık aslâ ittifak edip tanrılarının güldüğü görülmeyecekdir!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Çünki o tanrıları da YARADAN MUTLAK İLÂH ALLÂH AZZE ve CELLE böyle buyuruyor…</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bombokratikler istemeseler de…</p>
<p style="text-align: justify;">Var mı diyeceğiniz!</p>
<p style="text-align: justify;">Ve siz, O’nun mülkünde kim ve necisiniz?</p>
<p style="text-align: justify;">Hüküm de O’nun, irâde de…</p>
<p style="text-align: justify;">Aslâ ihmal etmez, bundan münezzeh… İmhâl eder, lihikmetin mühlet verir, i’câbında ansızın tepelemek içün!</p>
<p style="text-align: justify;">O’nu devreden çıkardığını sananların, olimpiyatlı yeni dünya düzenleri ve bombokratik kellelerin, cehenneme kadar yolu var…</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 28.06.2011)</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkamalizma-dininin-yemini-seriatin-miraci-modern-cahiliyye-ve-tanrilar.html&amp;linkname=Kamalizma%20D%C3%AEninin%20Yem%C3%AEni%2C%20%C5%9Eer%C3%AEat%C4%B1n%20Mi%E2%80%99r%C3%A2c%C4%B1%2C%20Modern%20C%C3%A2hiliyye%20Ve%20Tanr%C4%B1lar%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkamalizma-dininin-yemini-seriatin-miraci-modern-cahiliyye-ve-tanrilar.html&amp;linkname=Kamalizma%20D%C3%AEninin%20Yem%C3%AEni%2C%20%C5%9Eer%C3%AEat%C4%B1n%20Mi%E2%80%99r%C3%A2c%C4%B1%2C%20Modern%20C%C3%A2hiliyye%20Ve%20Tanr%C4%B1lar%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkamalizma-dininin-yemini-seriatin-miraci-modern-cahiliyye-ve-tanrilar.html&amp;linkname=Kamalizma%20D%C3%AEninin%20Yem%C3%AEni%2C%20%C5%9Eer%C3%AEat%C4%B1n%20Mi%E2%80%99r%C3%A2c%C4%B1%2C%20Modern%20C%C3%A2hiliyye%20Ve%20Tanr%C4%B1lar%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkamalizma-dininin-yemini-seriatin-miraci-modern-cahiliyye-ve-tanrilar.html&amp;linkname=Kamalizma%20D%C3%AEninin%20Yem%C3%AEni%2C%20%C5%9Eer%C3%AEat%C4%B1n%20Mi%E2%80%99r%C3%A2c%C4%B1%2C%20Modern%20C%C3%A2hiliyye%20Ve%20Tanr%C4%B1lar%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkamalizma-dininin-yemini-seriatin-miraci-modern-cahiliyye-ve-tanrilar.html&amp;linkname=Kamalizma%20D%C3%AEninin%20Yem%C3%AEni%2C%20%C5%9Eer%C3%AEat%C4%B1n%20Mi%E2%80%99r%C3%A2c%C4%B1%2C%20Modern%20C%C3%A2hiliyye%20Ve%20Tanr%C4%B1lar%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkamalizma-dininin-yemini-seriatin-miraci-modern-cahiliyye-ve-tanrilar.html&amp;linkname=Kamalizma%20D%C3%AEninin%20Yem%C3%AEni%2C%20%C5%9Eer%C3%AEat%C4%B1n%20Mi%E2%80%99r%C3%A2c%C4%B1%2C%20Modern%20C%C3%A2hiliyye%20Ve%20Tanr%C4%B1lar%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkamalizma-dininin-yemini-seriatin-miraci-modern-cahiliyye-ve-tanrilar.html&amp;linkname=Kamalizma%20D%C3%AEninin%20Yem%C3%AEni%2C%20%C5%9Eer%C3%AEat%C4%B1n%20Mi%E2%80%99r%C3%A2c%C4%B1%2C%20Modern%20C%C3%A2hiliyye%20Ve%20Tanr%C4%B1lar%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkamalizma-dininin-yemini-seriatin-miraci-modern-cahiliyye-ve-tanrilar.html&amp;linkname=Kamalizma%20D%C3%AEninin%20Yem%C3%AEni%2C%20%C5%9Eer%C3%AEat%C4%B1n%20Mi%E2%80%99r%C3%A2c%C4%B1%2C%20Modern%20C%C3%A2hiliyye%20Ve%20Tanr%C4%B1lar%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkamalizma-dininin-yemini-seriatin-miraci-modern-cahiliyye-ve-tanrilar.html&amp;linkname=Kamalizma%20D%C3%AEninin%20Yem%C3%AEni%2C%20%C5%9Eer%C3%AEat%C4%B1n%20Mi%E2%80%99r%C3%A2c%C4%B1%2C%20Modern%20C%C3%A2hiliyye%20Ve%20Tanr%C4%B1lar%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkamalizma-dininin-yemini-seriatin-miraci-modern-cahiliyye-ve-tanrilar.html&amp;linkname=Kamalizma%20D%C3%AEninin%20Yem%C3%AEni%2C%20%C5%9Eer%C3%AEat%C4%B1n%20Mi%E2%80%99r%C3%A2c%C4%B1%2C%20Modern%20C%C3%A2hiliyye%20Ve%20Tanr%C4%B1lar%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkamalizma-dininin-yemini-seriatin-miraci-modern-cahiliyye-ve-tanrilar.html&amp;linkname=Kamalizma%20D%C3%AEninin%20Yem%C3%AEni%2C%20%C5%9Eer%C3%AEat%C4%B1n%20Mi%E2%80%99r%C3%A2c%C4%B1%2C%20Modern%20C%C3%A2hiliyye%20Ve%20Tanr%C4%B1lar%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkamalizma-dininin-yemini-seriatin-miraci-modern-cahiliyye-ve-tanrilar.html&amp;linkname=Kamalizma%20D%C3%AEninin%20Yem%C3%AEni%2C%20%C5%9Eer%C3%AEat%C4%B1n%20Mi%E2%80%99r%C3%A2c%C4%B1%2C%20Modern%20C%C3%A2hiliyye%20Ve%20Tanr%C4%B1lar%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkamalizma-dininin-yemini-seriatin-miraci-modern-cahiliyye-ve-tanrilar.html&amp;linkname=Kamalizma%20D%C3%AEninin%20Yem%C3%AEni%2C%20%C5%9Eer%C3%AEat%C4%B1n%20Mi%E2%80%99r%C3%A2c%C4%B1%2C%20Modern%20C%C3%A2hiliyye%20Ve%20Tanr%C4%B1lar%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkamalizma-dininin-yemini-seriatin-miraci-modern-cahiliyye-ve-tanrilar.html&amp;linkname=Kamalizma%20D%C3%AEninin%20Yem%C3%AEni%2C%20%C5%9Eer%C3%AEat%C4%B1n%20Mi%E2%80%99r%C3%A2c%C4%B1%2C%20Modern%20C%C3%A2hiliyye%20Ve%20Tanr%C4%B1lar%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkamalizma-dininin-yemini-seriatin-miraci-modern-cahiliyye-ve-tanrilar.html&amp;linkname=Kamalizma%20D%C3%AEninin%20Yem%C3%AEni%2C%20%C5%9Eer%C3%AEat%C4%B1n%20Mi%E2%80%99r%C3%A2c%C4%B1%2C%20Modern%20C%C3%A2hiliyye%20Ve%20Tanr%C4%B1lar%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkamalizma-dininin-yemini-seriatin-miraci-modern-cahiliyye-ve-tanrilar.html&#038;title=Kamalizma%20D%C3%AEninin%20Yem%C3%AEni%2C%20%C5%9Eer%C3%AEat%C4%B1n%20Mi%E2%80%99r%C3%A2c%C4%B1%2C%20Modern%20C%C3%A2hiliyye%20Ve%20Tanr%C4%B1lar%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/kamalizma-dininin-yemini-seriatin-miraci-modern-cahiliyye-ve-tanrilar.html" data-a2a-title="Kamalizma Dîninin Yemîni, Şerîatın Mi’râcı, Modern Câhiliyye Ve Tanrılar…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/kamalizma-dininin-yemini-seriatin-miraci-modern-cahiliyye-ve-tanrilar.html">Kamalizma Dîninin Yemîni, Şerîatın Mi’râcı, Modern Câhiliyye Ve Tanrılar&#8230;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/kamalizma-dininin-yemini-seriatin-miraci-modern-cahiliyye-ve-tanrilar.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
