<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cumhuriyyet arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<atom:link href="http://www.turkcesi.biz/category/tekraren-nesr/miladi/ekim/cumhuriyyet/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkcesi.biz/category/tekraren-nesr/miladi/ekim/cumhuriyyet</link>
	<description>Hakkın ve Sabrın T&#252;rk&#231;esi imani, fikri, edebi, tarihi ve siyasi neşriyatdır...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 06 Mar 2025 18:57:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.4</generator>

<image>
	<url>http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/06/cropped-osmanli-armasi-site-ikonu-50x50.jpg</url>
	<title>Cumhuriyyet arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<link>http://www.turkcesi.biz/category/tekraren-nesr/miladi/ekim/cumhuriyyet</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Millete, “Ancak Cumhûriyet İçün Var Olacaksın!” Diyen Betonik Kafalar&#8230;</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/millete-ancak-cumhuriyet-icun-var-olacaksin-diyen-betonik-kafalar.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/millete-ancak-cumhuriyet-icun-var-olacaksin-diyen-betonik-kafalar.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Oct 2024 04:40:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10 - Ekim]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyyet]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[Zıyâiyye BEKÇİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[betonik kafalar]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[İslamiyet yerine Cumhuriyeti oturtmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=4807</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu millete öyle bir “cumhûriyet ikrâhı  (zorlaması) dayatdılar” ki, bunun benzerini Stalin ve Mao komünizmasında bile göremezsiniz!. 1923’den bu</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/millete-ancak-cumhuriyet-icun-var-olacaksin-diyen-betonik-kafalar.html">Millete, “Ancak Cumhûriyet İçün Var Olacaksın!” Diyen Betonik Kafalar&#8230;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="font-size: 24px;"><strong><u>MİLLETE: “ANCAK CUMHÛRİYET İÇÜN VAR OLACAKSIN!” DİYEN BETONİK KAFALAR&#8230;</u></strong></span></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="text-decoration: underline; color: #cc0000;"><em><strong>Ziyâiyye BEKÇİSİ</strong></em></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Republique istismârcıları, bu millete öyle bir<strong> “cumhûriyet ikrâhı (zorlaması) dayatdılar”</strong> ki, bunun benzerini Stalin ve Mao komünizmasında bile göremezsiniz!. 1923’den bu yana, tam 90 sene&#8230; Dediler ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Dinini terk edib cumhûriyete îmân edeceksin; yoksa kemiklerini kırıb rûhunu çin işkencesiyle duhan dumanı gibi savururuz; veyahut da, bu memleketde yaşayamazsın, kendine sığınacak ve sürünecek bir köşe bulacaksın!.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bunun adı da, <strong>“Milletini sevmek, milliyetçilik, halkçılık, garbçılık, laiklik, cumhuriyetçilik, medeniyetçilik, adam olmak, hürriyetçilik, çağdaşlık, kamalistlik, hümanistlik, feministlik, v.s&#8230;” </strong>oldu!</p>
<p style="text-align: justify;">90 yıl, milletin kafa ve rûhunu, bu çin işkencesiyle dağladılar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Maksadları da, <strong>“İslâmiyyet’i”</strong>, tepeden tırnağa bu memleketden sıyırıb atmak; mezarlıklarından mimarîsine, câmilerinden vakıflarına, yazısından yazmasına, rûhundan bedenine kadar herşeyi, Bâtıl Batı icâdları ile değiştirib, müşahhas ve mücerred plânda, on asırlık kıymetler kıymeti ne varsa, bunları da, Bulgara kiloyla satılan devlet arşivleri gibi gözün göremiyeceği bir yerlere sürmek ve gömmek&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu ise, yahudi-haçlı dünyâsının 14 asırdır her gece gördüğü ru’yâ idi; ve nice harb ve darbların asıl gâyesi de, bu ve bunun gibi siyâsî ve cinâî usûller ile, bu netîcenin tahakkuku&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İnkârı muhâl bir mâzîyi ademe mahkûm etmek!. Milletin kökünü kazıyarak, yerine, yahûdi-haçlı şebekelerinin ve bunlara bağlı gizli ve sinsi teşkilâtların zorlamasıyla, <strong>“kanla irfanla (!) ve kelleleri kopararak!” </strong>yepyeni ve mechuller mihrâkı bir<strong> “ulus”</strong> oturtmak&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Allâh, Rasûl ve Dîn düşmanı,  taş gibi ateist, beşerî ve seküler bir ideolojiyi (zihniyeti), dîn denilen mutlak nizâmın yerine çakmak&#8230; Bunu, istinâd etdikleri adamlarını da, Allâh ve Rasûlü makâmına (!) heykel hâlinde ve tanrı edinerek putperestçe dikmek!</p>
<p style="text-align: justify;">İkinci olarak ortaya çıkan ve millet olmaya değil de, <strong>“ulus=ibrânîce sürü”</strong> olmaya can atan bu kökü nâmevcûd kalabalığı, <strong>“milleti”</strong> yiyip bitiren, kan hücrelerinin mikroplar tarafından yok edilişinin benzeri bir hâle getirmek&#8230; Ne kadar muvaffak oldularsa, o kadar oldular; ve bir tümör tomarı hâlinde de belli yerlere vampirce yapışdılar!. Ortalık, vampirlerin sökülüş çığlıklarıyla toz-duman!</p>
<p style="text-align: justify;">Öylesine bir şartlandırma peşine düşdüler ki, <strong>“cumhûriyetçi”</strong> olmamak, <strong>“Allâh’sızım”</strong> deme suçunu bine katladı! Böyle bir ikrâh ve zorlama netîcesinde de, <strong>“Müslümanlık”</strong> iddiasının milleti, teslîm bayrağını çekdi; ve yerine<strong> “republique”</strong> flamasını oturtdu!..</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“En ileri müslüman benim” </strong>komedisini oynayanlar bile, <strong>“republique”</strong>çi görünmenin rantlarından istifâde etmek içün, neleri istismâr etmedi ve nelerden istifâde etmediler!. Erbakan’ın sözünü hatırlayın: <strong>“Cumhûriyeti biz kurduk!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">O zaman, <strong>“Hılâfeti sen yıkdın!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Palavranın ve hazıra konmanın lüpçülüğüne bakınız!. Cumhûriyet kurulmadan sanki referandum yapılmış da, Erbakan ve avenesi de gece gündüz uyku durak bilmeden <em><strong>&#8220;republique&#8221;</strong></em> diye ölesiye çalışmışlar!. Bu republique&#8217;in ilân edileceğini bir gün evvel 10 kişi bile bilmiyor; Cumhuriyetçi K. Karabekir&#8217;in bile haberi yokdu. Bir emr-i vâki&#8217; ve bir oldu bitdi, herşey bir günde tamâmına eriverdi!</p>
<p style="text-align: justify;">Şevket Eygi de hazıra konan lüpçülerden olub,<strong> “Cumhûriyet fazîletdir!”</strong> sözünün mûcidi yunanlıyı, ne kadar yıllarca yâdetdi; ve herifin bu sözünü kaç senedir zikredib, adamın rûhunu şâd etme (!) peşinde koşdu da koşdu durdu!. İskenderpaşa Câmii İmamı Merhûm Muhammed Zâhid Efendi Hocaefendi&#8217;den <em><strong>&#8220;icâzetim var&#8221;</strong></em> diye havalarda gezen Eygi&#8217;ye, hiç kimse de:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Bu icâzetde republique dersleri ile ıhvân-ı dîni irşâd kaydı ve ibâresi de var mı?Hocaefendi merhûm sana, republique zikrini husûsî hücresinde nısfu&#8217;l-leylde hafiyyen mi kalbine akıtdı!?&#8221;</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Diye sormadı, sormuyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi de, medya mer’alarına yayılan nice kalem tutar ve yazıp atarlar:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Şöyle lâtif ve hâtifî bir cumhuriyet kurulsaydı! Bu tarafa doğru kuyruğu uzasaydı, dişleri şöyle keskin, gözleri böyle parlak ve sesi şöyle gevrek olsaydı, asıl o zaman yaşadıydık! Ammâ şimdi, şu kadar sene saltanat, bu kadar sene şefokrasi yürüdü, yazık oldu halka ve bize! Keşke şu ve şu adam, madam ve paşalar dahî evlerinde hapsedilmeyip paralamentoya gelselerdi de, onlar da oylama ve oyalamalara iştirâk etselerdi; ve republique&#8217;imiz ayık kellelerle i’lân edilseydi! Ve, oldu bitdiye getirilmeden, şöyle içimize sine sine, top atışlarıyla ve gün ışığında, ikindi serinliğinde, dualar ve tekbirlerle, gül suyu serpmeleriyle, gürül gürül resm-i küşâdı yapılsaydı!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bugünün medya ve matbuatdaki cum istismarcıları, bel&#8217;amları, menfaatçıları, tatlı su frengleri, kökü-soyu bilinmezleri, adam-madam tapıcıları ve ikbâl içün yapamıyacağı hiçbir şey olmıyan, dindar da hoca da geçinici paspasları, işte bu kabil lâflar sıkarak sayıklamadalar!..</p>
<p style="text-align: justify;">Bugün, bidâyetdeki<strong> “Müslümanlık mı, republique mi”</strong> tercihi ve nice ulemânın <strong>Müslümanlığı</strong> tercih edişi ve bunun aslâ şübheye mahal bırakmıyacak olan hakîkatı, artık dile bile alınmıyor!..</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;Şimdi, (altı .oklu) cumhûriyeti mi, Fransız tipi olanı mı, germanistik duranı mı, dembokratik gezeni mi; “sağlıklılaiklik” benzeri, sağlıklı bir cumhuriyet mi, Arab ve Acem olanı mı, “Ne mutlu Türküm” diyeni ve dedirteni mi, “varlığım Türk varlığına armağan olsun” diye and içireni ve ırkçılık bulaşığı olanı mı, LGBT damgası vuranı mı, leblebi ile rakı içireni mi, kapitalist faşist karması olanı mı, Müslüman görüneni mi, Acemistan şii  mollası versiyonlusu mu, Amerikan çeşnilisi mi, &#8220;devrim&#8221; diyerek bütün millet varlığını deviren ve yok eden canavar tiplisi mi, suratlısı mı suratsızı mı, cıvığı mı katısı mı, v.s.” </strong></em>yollusu mu olsun münâkaşa ve lagalugaları  yapılsa da, mutlak hakîkat karşısındaki manzaranın ne olduğunu dile getiren üç-beş kişi bile kalmamış!</p>
<p style="text-align: justify;">Başvekîl Cenabları da, cumhuriyeti, <strong>“cumhûrun”</strong> ortaya koyduğu (!) vazgeçilmez bir kıymet olarak dilinden düşürmezken, herkes kendi <strong>“cumhuriyet maketini”</strong> modaya uyarak ve akıl tutulmasıyla diline dolamakda&#8230; <em><strong>&#8220;Cumhuriyeti CUMHÛRUN ortaya koyduğu&#8221;</strong></em> iddiası ise tam bir hayal rahatlatması&#8230; Bunun tersini, baş cumhuriyetçilerin bizzat kendi beyanları bile bedâhaten ortaya koymaktadır ki, artık daha fazla sözü zâid buluruz!. Eli kalem tutan entellektüel ellekler ise, beşerî sistemlerin Müslümanlık karşısındaki gen ve irsiyet hamûlesindeki fıtrî keyfiyetlere dokunmaya fikir tâkatları yetişemediğinden salağa yatar haldeler!.. Hattâ  bundan ürkmekde, korkmakda, kaçmakdalar&#8230; Memleketdeki fikir yozlaşma ve harâbiyyetini ve dembokrasi denen sulandırıcı ve şahsiyet bırakmayıcı sam rüzgârının savurmasıyla, nice târîhî vâkıa ve vak&#8217;aların iç yüzü ve hakikatını, <em><strong>&#8220;Morfolojisini, anatomisini, fizyolojisi, nöroloji ve psikolojisini&#8221;</strong></em> bakkal terâzîsiyle bile  okkalayıp kaç gram etdiğini ne gören, ne de bilen kaldı!.. Eksriyyetin de ekseriyyeti, seküler dünya narkozu ile politik uyuşturucuların dumanaltı etdiği canlı cenâzeler&#8230; Keleş ve gebeş bir manzara&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Cumhûra âid bir idâre”</strong> diyerek ve bunu, maymun mukallidliği içinde fıtratından uzak göstererek, düşünme ve tefekkür eline vermekden de kaçırarak, ortalıkda dolaştırma üçkâğıtçılığı, bugün <strong>“müslümanım”</strong> diyen sürü veya kalabalıklarda çok daha revac bulmuş görünüyor!.<strong> “Cumhûr”</strong> dendiği zaman, bir memleketde yaşayan 5 kavim ve 5 millet, 5 dine mensub ehâlinin tamâmı mı anlaşılacak, yoksa, mücerred<strong> “Müslüman millet”</strong> mi?</p>
<p style="text-align: justify;">İşin can alıcı noktası işte burası!. Bunun, ahlâkı katlederek gizlenmesi ne ma’nâya gelir?. Bazı açıkgözler, işlerine geldiği zaman &#8220;cumhur&#8221; kelimesinin dinde de bazı ıstılahlarda geçişini istismâr ederek, <em><strong>&#8220;Fransız patentli republique&#8217;i islâmî menşe&#8217;li gösterme&#8221;</strong></em> fikir fâhişeliğine kadar bile çukurlaşabiliyorlar!. 1789&#8217;a kadar dünyada görülmeyen bir sistemin İslâm&#8217;da hele <em><strong>&#8220;Hulefâ-yı Râşidîn&#8221;</strong></em> zamanında görüldüğünün Şevki gibi herifler diliyle ortalığa sıvanması, iğrenç bir hakîkat tahrîfi olsa gerekdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Sistemler arasındaki, tamâmen dış yüzde görülen bazı benzerliklere bakarak onların iç yüzleri, keyfiyet ve mâhiyyetlerinde de bir (ayniyyete) hükmetmek, ilim ve iffet ehli bir müslüman içün, son derece aşağılık ve ahlaksızlık derekesi olarak bilinir&#8230; Vahye dayanan bir sistemle nefs emrindeki akla dayanan herhangi beşerî bir sistem, nasıl bir eşitleme ile eşitleniyorsa, bu, hiçbir hakîkat îmân ve fikrine yer vermeden, Fransız kafasıyla fransız olarak fransızlaşmak hesabına ortaya konulan bir keyfiyet olabilir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Kaynak ve çıkış noktası (vahiy) olan her ne ise, o; ve bunun gibi cemiyet sevk ve idâresinin varacağı zarûrî istikâmet de, mutlak hakîkata, mutlak taraf olma îmân ve keyfiyeti elindeki bir hükûmet ve devlet şeklidir&#8230; Mecâzî ma&#8217;nâda dîn denilse de, haçlı ve yehudi felsefesinin ördüğü şekil ile, Allâh Azze’nin vaz&#8217;etdiği keyfiyet, burada, beşerîlikle vahye istinâd arasındaki nâmütenâhî farkı ortaya koyacakdır&#8230; Artık biribirine zıd iki ayrı şekli de aynı kelime ile <em><strong>&#8220;cumhur&#8221;</strong></em> diyerek ifâde edemezsiniz. Birisi, beşer aklına tapınmanın ortaya koyduğu (republique); diğeri, mutlak olarak Allâh Celle&#8217;ye bağlıyan vahye dayalı (hılâfet) şekliyle varlık belirtecekdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Müslüman olmak ve olmamak çizgisinin nerelerden geçebileceğini, şer’î tefekkürün elinden alırsanız, ortada güdülmesi imkânsız, bir sürü peydahlarsınız&#8230; Ve sadece put diken, şirk bileyen, lâf üreten, terör ve FİTNE fırlatan; kan, kıtâl ve ölüm, alkol, fâiz, kumar, zinâ, fuhuş ve huzursuzluk üfüren ve biribirini yiyen; azılı tuğyankâr ve tâğûta tapan o vasata âidiyyet içinde sürü&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bunu, <strong>bayram</strong> olarak kutlu, putlu ve mutlu nakarâtına bağlamak da, artık alışkanlık ve <em><strong>&#8220;bağımlılık&#8221; </strong></em>yapar ve her geçen yıl daha da ucuzlamış olur; ma&#8217;nâsı da, <em><strong>&#8220;erozyona&#8221;</strong></em> uğrayarak gitdikçe çetrefilli bir isrâf belâsına inkilâp eder&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Anlaşıldı mı”</strong> demek de para etmiyeceği içün, bunu da sormıyacağız!. Âdem Aleyhisselâm’dan Kıyâmet kopuncaya kadar devam edecek bir inât cebhesi, Müslümanlığın karşısında olduğu halde, her şeyini onun yok olması içün sarfedecekdir&#8230; Ne kadar maymun taklidçiliği ve benzeme ve iblisleşme şehveti ve şahsiyet iflâsı varsa, o kadarı içün; ve var gücüyle&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun içün bayramlar bile icâd ederek, nutuklar çekerek, davul dümbelekler çalarak, yol ve meydanlara dökülerek, gövde gösterileriyle sidik yarışları düzenliyerek&#8230; İsraf ve adâletsizliğin ve biribirlerini yemenin zulüm ve düşmanlığını da bileyerek&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ne kadar zavallılık!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“İnsanım”</strong> diyenlerin şu hâline bakmak bile acı&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 28.10.2013)tt</em></p>
<p>Son tashîh ve ilâveler: 30.10.2018 / 12:46:28</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fmillete-ancak-cumhuriyet-icun-var-olacaksin-diyen-betonik-kafalar.html&amp;linkname=Millete%2C%20%E2%80%9CAncak%20Cumh%C3%BBriyet%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Var%20Olacaks%C4%B1n%21%E2%80%9D%20Diyen%20Betonik%20Kafalar%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fmillete-ancak-cumhuriyet-icun-var-olacaksin-diyen-betonik-kafalar.html&amp;linkname=Millete%2C%20%E2%80%9CAncak%20Cumh%C3%BBriyet%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Var%20Olacaks%C4%B1n%21%E2%80%9D%20Diyen%20Betonik%20Kafalar%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fmillete-ancak-cumhuriyet-icun-var-olacaksin-diyen-betonik-kafalar.html&amp;linkname=Millete%2C%20%E2%80%9CAncak%20Cumh%C3%BBriyet%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Var%20Olacaks%C4%B1n%21%E2%80%9D%20Diyen%20Betonik%20Kafalar%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fmillete-ancak-cumhuriyet-icun-var-olacaksin-diyen-betonik-kafalar.html&amp;linkname=Millete%2C%20%E2%80%9CAncak%20Cumh%C3%BBriyet%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Var%20Olacaks%C4%B1n%21%E2%80%9D%20Diyen%20Betonik%20Kafalar%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fmillete-ancak-cumhuriyet-icun-var-olacaksin-diyen-betonik-kafalar.html&amp;linkname=Millete%2C%20%E2%80%9CAncak%20Cumh%C3%BBriyet%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Var%20Olacaks%C4%B1n%21%E2%80%9D%20Diyen%20Betonik%20Kafalar%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fmillete-ancak-cumhuriyet-icun-var-olacaksin-diyen-betonik-kafalar.html&amp;linkname=Millete%2C%20%E2%80%9CAncak%20Cumh%C3%BBriyet%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Var%20Olacaks%C4%B1n%21%E2%80%9D%20Diyen%20Betonik%20Kafalar%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fmillete-ancak-cumhuriyet-icun-var-olacaksin-diyen-betonik-kafalar.html&amp;linkname=Millete%2C%20%E2%80%9CAncak%20Cumh%C3%BBriyet%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Var%20Olacaks%C4%B1n%21%E2%80%9D%20Diyen%20Betonik%20Kafalar%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fmillete-ancak-cumhuriyet-icun-var-olacaksin-diyen-betonik-kafalar.html&amp;linkname=Millete%2C%20%E2%80%9CAncak%20Cumh%C3%BBriyet%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Var%20Olacaks%C4%B1n%21%E2%80%9D%20Diyen%20Betonik%20Kafalar%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fmillete-ancak-cumhuriyet-icun-var-olacaksin-diyen-betonik-kafalar.html&amp;linkname=Millete%2C%20%E2%80%9CAncak%20Cumh%C3%BBriyet%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Var%20Olacaks%C4%B1n%21%E2%80%9D%20Diyen%20Betonik%20Kafalar%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fmillete-ancak-cumhuriyet-icun-var-olacaksin-diyen-betonik-kafalar.html&amp;linkname=Millete%2C%20%E2%80%9CAncak%20Cumh%C3%BBriyet%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Var%20Olacaks%C4%B1n%21%E2%80%9D%20Diyen%20Betonik%20Kafalar%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fmillete-ancak-cumhuriyet-icun-var-olacaksin-diyen-betonik-kafalar.html&amp;linkname=Millete%2C%20%E2%80%9CAncak%20Cumh%C3%BBriyet%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Var%20Olacaks%C4%B1n%21%E2%80%9D%20Diyen%20Betonik%20Kafalar%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fmillete-ancak-cumhuriyet-icun-var-olacaksin-diyen-betonik-kafalar.html&amp;linkname=Millete%2C%20%E2%80%9CAncak%20Cumh%C3%BBriyet%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Var%20Olacaks%C4%B1n%21%E2%80%9D%20Diyen%20Betonik%20Kafalar%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fmillete-ancak-cumhuriyet-icun-var-olacaksin-diyen-betonik-kafalar.html&amp;linkname=Millete%2C%20%E2%80%9CAncak%20Cumh%C3%BBriyet%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Var%20Olacaks%C4%B1n%21%E2%80%9D%20Diyen%20Betonik%20Kafalar%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fmillete-ancak-cumhuriyet-icun-var-olacaksin-diyen-betonik-kafalar.html&amp;linkname=Millete%2C%20%E2%80%9CAncak%20Cumh%C3%BBriyet%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Var%20Olacaks%C4%B1n%21%E2%80%9D%20Diyen%20Betonik%20Kafalar%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fmillete-ancak-cumhuriyet-icun-var-olacaksin-diyen-betonik-kafalar.html&amp;linkname=Millete%2C%20%E2%80%9CAncak%20Cumh%C3%BBriyet%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Var%20Olacaks%C4%B1n%21%E2%80%9D%20Diyen%20Betonik%20Kafalar%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fmillete-ancak-cumhuriyet-icun-var-olacaksin-diyen-betonik-kafalar.html&#038;title=Millete%2C%20%E2%80%9CAncak%20Cumh%C3%BBriyet%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Var%20Olacaks%C4%B1n%21%E2%80%9D%20Diyen%20Betonik%20Kafalar%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/millete-ancak-cumhuriyet-icun-var-olacaksin-diyen-betonik-kafalar.html" data-a2a-title="Millete, “Ancak Cumhûriyet İçün Var Olacaksın!” Diyen Betonik Kafalar…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/millete-ancak-cumhuriyet-icun-var-olacaksin-diyen-betonik-kafalar.html">Millete, “Ancak Cumhûriyet İçün Var Olacaksın!” Diyen Betonik Kafalar&#8230;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/millete-ancak-cumhuriyet-icun-var-olacaksin-diyen-betonik-kafalar.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhûr, Cumhûriyet, Cumburlobiyet Ve Çamuriyet!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/cumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/cumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Oct 2024 04:35:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10 - Ekim]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyyet]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[istiklal mahkemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=1725</guid>

					<description><![CDATA[<p>Müslümanları ve İslâmiyyet’i en büyük iç tehdid veya irticâ’ gören gayr-i müslim ve şeytânî cebheler, târih boyunca binbir taktik ve</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/cumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html">Cumhûr, Cumhûriyet, Cumburlobiyet Ve Çamuriyet!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>CUMHÛR, CUMHÛRİYET, CUMBURLOBİYET VE ÇAMURİYET!</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><em><u>Ahmed SELÂMÎ</u></em></span></h3>
<p style="text-align: justify;">Müslümanları ve İslâmiyyet’i en büyük iç tehdid veya irticâcı ve irticâ’ gören gayr-i müslim ve şeytânî cebheler, târih boyunca binbir taktik ve fırıldaklara baş vurdular. Bunların en sonuncusu, bir takım mefhumlara son derece <strong>kutsiyyet</strong> ve <strong>dokunulmazlık</strong> zırhı giydirib, onlara sâhib çıkıyor görünmek; ve müslümanları da, <em><strong>&#8220;kılına aslâ dokunulmaz bu mukaddeslere&#8221;</strong></em> düşman ve mütecâviz haydutlar göstererek, onları, bu mefhumlar üzerinden yok etmek, yaşatmamak, dünyâlarını felç etmek, her türlü hayat haklarına tahdid ve zulüm getirmek ve netîceten, onlara hayat hakkı vermemek&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">T.C.’de 1923’den beri: <strong>“1) Cumhûriyet, 2) Laiklik, 3) Atatürk, 4) Ordu”</strong> gibi dört ana mefhum, bu memleketde dokunanı yakan, yan bakanı çarpan ve önünde eğilib <em><strong>tapınmayanı</strong> </em>kavuran ve kazığa çakan bir <strong>tabu</strong> ve bir masal âfeti gibi ele ve dile alınmışdır!. Ve 80-90 yıl, bu millete, bu iğrenç usûl ile akla hayâle gelmeyen her zulüm ve işkence revâ görülmüşdür&#8230; Köylüsüne, resmî kılıklı adamlar tarafından, cihân târihinde rastlanmıyacak bir vahşet hâlinde kâzûrât (insan gâitası, kurbağacasıyla fışkı vezninde insan dışkısı) dahî zorla yedirilmişdir!.</p>
<p style="text-align: justify;">Aman Allâh’ım&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu dört mefhûmu, parti diktatoryası bütün huşûnet ve zulmetiyle kullanmış; ve hâlâ daha bu yılki <strong>Cumbayramında</strong> da kullanmak istemişdir&#8230; İğrenç diktatoryasının verdiği alışkanlıkla, bu ma’lûm ve ma’hud ocağın, bu 4 ana mefhûmu, nasıl<strong> “tanrısal”</strong> bir dokunulmazlığa kavuşturarak, bunlar üzerinden ortaya koyduğu, zulüm, işkence, tenkil, soykırımı ve katliamların misâllerini yazmaya kalksak, bilmem kaç on cild kitâb olacağı da îzahdan vârestedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">29 Ekim gününü Ankara’da nasıl <strong>“sokak terörü”</strong> hâline getirdiklerini bütün millet ve dünyâ ibretle gördü; ve adamların bütün iç yüzü ve taktikleri de, en odun kafalara bile dank edecek şekilde ortaya çıkdı&#8230; Bunların, o dört mefhûma zerre kadar (samîmî bağlılıkları) da aslâ yokdur ve söylenemez&#8230; Menfaatlerine hizmet etmediği an, bu dördünü de ayaklarının altına alır; ve ezerek suyunu çıkarmakda zerre kadar mahzûr görmezler&#8230;Millî Şef’ İsmet&#8217;in, öldükden sonra ebedî şeflerine yapdıklarını bilmeyenler, çakma tarihçilerin uydurmalarından değil, hakîkî  târih sahîfelerinden yola çıkmalıdırlar!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Cumhûriyet fazîletdir!”</strong> demekde zerre kadar samîmi olsalardı, 27 senelik tek parti tek şef devirlerinde 500.000 müslümanın kanına girmezler; kürtleri, kürt oldukları içün oradan oraya sürerek ve Dersim katliâmıyla soykırımına tâbi’ tutarak tenkîl etmezler; ve bugünki dağa çıkmaların ana müsebbibi olmazlardı!.</p>
<p style="text-align: justify;">Haçlı Avrupa’daki birilerine yaranmak uğruna, muhâliflerini <strong>“İstiklâl Mahkemeleri!”</strong> denen ölüm tezgâhlarıyla katledib, nice ma’sûmların hânelerini ve ocaklarını söndürmezler, <strong>İskilibli Merhûm Muhammed ÂTIF Efendi Hazretleri</strong> gibi dünyâ çapında bir ilim adamını cihânın gözü önünde ipe çekmezler; idâma mahkûm etdikleri ve karardan evvel eceliyle vefât eden MERHÛM <strong>&#8220;Kemahlı Hoca&#8217;yı&#8221;</strong> mezârından çıkarıb darağacına çekmek gibi cihân târihinde hatta Stalin rejiminde bile görülmeyen bir vahşete cür’et etmezler; <strong>Şapka</strong> denen oturak benzeri mel’anete muhâlefet etdiği içün,<strong> “Şalcı Bacı!”</strong> diye ma’rûf ihtiyar bir Anadolu kadınını Erzurum&#8217;da darağacına çekip salben katletmezlerdi&#8230; Sûriye&#8217;deki Esed mel’unu gibi kendi milletini topa tutan aşşağılıklar misâli, Karadeniz sâhillerindeki bazı vilâyetleri harb gemileriyle topa tutmazlar; İslâm gibi mutlak hakîkatdan ibâret bir dîni yasaklayıp, onun, Kelâm-ı Kadîm’ini yakıp yıkmaz; ve okuyub evinde bulunduranlara türlü eziyetleri revâ görmezlerdi&#8230; Millete giyim kuşamından ötürü, yazısından , dergâhından, zikrinden, câmisinden, hacısından, hocasından, mezarlık ve türbelerinden ötürü binbir zulüm ve işkenceleri de revâ görmezler; Yunan gâvuruna kadar Anadolu’muzu işgâl eden hiçbir haçlının cür’et edemediği<strong> “Mukaddes ve Muazzez Ezân-ı Mu&#8230;.dî’yi”</strong> yasaklama ve susturma şenâat ve denaatına düşmezler; her meydan, sokak, cadde, bulvar, resmî bina ve mekanları, millet yiyecek ekmek bulamazken milyonlarca heykel, büst, put, totem ve müşekkel ve mücessem materiallerle doldurmazlardı&#8230; Ve daha binlerce işkence ve zulüm ile, Osmanlı bakıyesi milleti yok etmek içün Haçlı Bâtıl Batı&#8217;dan binbeter zâlimlik ve münkirlikler irtikâb edemezlerdi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bunların, bu dört mefhûmu <strong>“kutsayarak”</strong> millete kan kusturmaları, artık kesinlikle son bulmalıdır; hatta bunun içün yapdıkları işkenceler, 89 sene de geçse, muhâkeme edilmeli ve yanlarına kâr bırakılmamalıdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Menderes gibi <strong>“devr-i sâbık yaratmıyacağız” </strong>yollu terâneler sıkmaların; ve o acâib <strong>“koruma kânunu”</strong> gibi dünyanın hiçbir yerinde görülmiyen akla ziyân şeyleri cezâ kânunlarına çakmaların; ve yunan tapınakları gibi kabirler yapıb 1954’de oraları matemhâneler şeklinde piramitleştirmelerin  neye mâl olduğunu, Receb Tayyib Bey Hükûmât-ı cumhûriyyesi kulaklarına küpe ederse, bir nebze de olsa târîh-i ins ü cinden ibret almış sayılabilir!&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Milleti, 89 yıldır adı geçen 4 mefhumla ve 29 Ekim’lerde ve bazı mitinglerde <strong>“cumhûriyet”</strong> diye yırtınarak; ve bunları, kendi inhisarlarına da alarak aslâ dokunulamaz bir <strong>tabu</strong> hâline getiren sahtekârlar, artık, plan, taktik ve gözbağcılıklarının sökmediğini görmekde; ve bunun içün de çıldırıb kudurmakda ve meydanları terör pisliklerine çevirmektedirler&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Cumhûriyet”</strong> diyerek, 89 senedir memleketde terör estirenler, millete zulmedenler, bu mefhûmu <strong>“cumburlob  ve çamuriyet!”</strong> keyfiyetine bulayarak milletin başına belâ edenler, artık bu sahtekârlıklarına devam edemezler!. Ederlerse, bunun mes’ûlü, doğrudan doğruya <strong>“cumhûriyet</strong> <strong>resepsiyonları”</strong> diyerek Çankaya’yı isrâf merkezi hâline getiren; ve mülahham vücûd sâhibesi bazı först leydi ve şeydi&#8217;lerini saatlerce ayakda dikerek, o kadar erkek ve kadının eline, elini verme abes ve zahmetine mahkûm edenler, T.C. devleti ve Kasımpaşa&#8217;lı Receb Tayyib Bey hükûmet-i cümhûriyyesidir!&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Makarr-ı hükûmet vâlisine <strong>“Gerginlik artarsa esnek davranmalısınız!”</strong> tâlimâtı veren Çankaya sâkini Kayserili Hacı Abdullah Bey’in, bu<strong> “cumhûriyetsel salâhiyyet aşımına”</strong>, Receb Tayyib Beyin çok bozularak sert çıkışı, hiç de fenâ olmamış; ve <strong>“herkesin kendi işine ve kendi hânesi meşgâlelerine bakması ve hiç kimsenin başkasının işine burnunu sokmaması!”</strong> husûsundaki ma’lûm ve ma’rûf <em><strong>&#8220;Kasımpaşasal&#8221;</strong></em> paşavârî hassâsiyeti, üzerinde durulmaya şâyân bulunmuşdur!. Laik demokrat reis-i hukûmet Receb Tayyib Bey’in kendi idâre ve îman dünyâsı içinde ma’nâ ve ehemmiyeti olan bu hatt-ı hareket ve hiddet-i siyâset, İngiliz Kraliçeliğine çok saygılı Kayserili GÜL âilesine karşı, hür ve gümbür gümbür bir irâde beyânı da sayılabilir!..</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;Benim adım Kamal&#8221;</strong></em> diyerek arını ezberlediğini artık saklamıyan Dersim&#8217;li alevî vatandaşlarından Bay Gandi’nin de, Müslüman bayramlarına çivi atar ve nazîre yaparcasına <strong>“en büyük bayram”</strong> dediği<strong> “cumhûriyet bayramlarının”</strong> tes’îd edildiği bir günde, Devlet Reisi Ekselanslarının, hökûmât-ı Tayyibât reis-i âlîlerine âid salâhiyyet-i uzmayı tepe tepe kullanmaya kıyâm edişi, bir başka<strong> “cumhûriyet, fazîlet, kefâlet, zerâfet, adâlet, adâvet, kalkışma, kıllaşma, demodekrasi ve Çankayakrasi”</strong> garâbeti olsa gerekdir!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Cumhûriyet”</strong> mefhûmu gibi Fransız ihtilâliyle 1789’da papa hıristiyanlığı ve bütün dinlere karşı tam bir redd keyfiyetiyle ansiklopedizma (ateizma) entelleri eliyle ortaya çıkan; ve her milletden ve dinden veya dinsizlikden insanı, aynı devletin sâhibi kılma ideolojisini yani <strong><em>&#8220;</em>republique&#8221;</strong>i, İslâmiyyet’in istediği mücerred vahye müstenid bir (devlet îmânını) yok ve nefy etmek üzere Osmanlı bakıyesi topraklara taşıyan; ve buna rağmen, o ideolojinin de cılkını çıkararak, onu, <strong>“cumburlobiyyet ve çamuriyyet”</strong> hâline getirib benzeten, 5. sınıf politika esnafı ve tefecilerinin bilgilerine&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İlk intişârı: 30.10.2012)tt.</em></p>
<p>Son tashîh ve ilâveler: 29.10.2018 / 10:10:26</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&#038;title=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/cumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html" data-a2a-title="Cumhûr, Cumhûriyet, Cumburlobiyet Ve Çamuriyet!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/cumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html">Cumhûr, Cumhûriyet, Cumburlobiyet Ve Çamuriyet!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/cumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İslâmcı Veya Muhâfazakâr Demokratların Kadın-Erkek Karmalı Resepsiyon Bayramı&#8230;</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/islamci-veya-muhafazakar-demokratlarin-kadin-erkek-karmali-resepsiyon-bayrami.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/islamci-veya-muhafazakar-demokratlarin-kadin-erkek-karmali-resepsiyon-bayrami.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Oct 2024 04:30:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10 - Ekim]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyyet]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[İslamcı demokratların Resepsiyon Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[republique]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=1723</guid>

					<description><![CDATA[<p>89 senedir devam eden T.C.’deki cümhûriyetin, dünyâdaki adı “republique” olan yüzlercesinden hangisine tekâbül etdiği; ve içinde</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/islamci-veya-muhafazakar-demokratlarin-kadin-erkek-karmali-resepsiyon-bayrami.html">İslâmcı Veya Muhâfazakâr Demokratların Kadın-Erkek Karmalı Resepsiyon Bayramı&#8230;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>İSLÂMCI VEYA MUHÂFAZAKÂR &#8220;MÜSLÜMAN (!) DEM.OKRATLARIN&#8221; KADIN-ERKEK KARMALI RECEPTİON BAYRAMI!</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">89 senedir devam eden T.C.’deki cümhûriyetin, dünyâdaki adı <strong>“republique”</strong> olan yüzlercesinden hangisine tekâbül etdiği; ve içinde taşıdığı keyfiyetin, hangi tezâhürler ile  ortada bulunduğu hiç hesâba katılmadan, mücerred bir <strong>“cumhûriyet tapınışı!”</strong> aldı başını gidiyor&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Cumhûriyet, mücerred<strong> “cumhûriyetçiyim!”</strong> demek üzere şartlanmış ve din hakîkatı ve vâkıasıyla arasına kesin çizgi ve mesâfeler çizmiş vatandaşlarının hayâl ve tasavvurlarında, hayâtın olmazsa olmazı, mukaddeslerin en kutsalı, ilke ve inkilâpların en başda geleni, <em><strong>BAYRAMLARIN EKBERİ,</strong></em> Türk halkının <em><strong>&#8220;ezelden beri&#8221;</strong></em> son derece büyük bir hasretle beklediği, hâşâ<strong> “peygamber nefesi”</strong> gibi bir şey!. <strong>&#8220;Tanrısal&#8221;</strong> şimşek parıltısı ve yıldırım kudreti çarpıcılığında kıymeti hâiz, hiçbir dinin ulaşamayacağı kadar ma’nâ ve ehemmiyeti olan, mu’cizevî bir keyfiyet, hârikaların hârikası <em><strong>&#8220;kutsal ve putsal bir tapıngaç!&#8221;</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Âdem Aleyhisselâm’dan beri insanlığın erişdiği yegâne insanlık <em><strong>&#8220;onur, gurur&#8221; </strong></em>ve sürûruna açılan son ve en mükemmel rejim, <em><strong>&#8220;uygarlığın ve duygarlığın&#8221;</strong></em> zirvesine oturtulan en kurtarıcı tac, kralların hayâl bile edemediği ufuk çizgisi, Britanya imparatorluğu ve Japon Güneşi’nin akıl erdirmekde yavan, hayvan, kaygan ve yayvan kaldığı ve sırrına ermekde aslâ tâkât getiremediği sihirli değnek&#8230; Kendisine %99,999 îmânlı bile olsa, böyle cumbaşlarını kendinden kabûl etmeyib ham softa ve yobaz gören; ve zehirlenmeyi hakketdiğine vicdânı şehâdet eden; ve en fazla 20 dakika içinde hayâtını elinden alan ve <em><strong>&#8220;sunumu, konumu, yapımı, tadımı, tapımı ve katımı, çakımı&#8221;</strong></em> en leziz ecel şerbeti!</p>
<p style="text-align: justify;">İşte Anadolu yaylasında, 1000 yıllık islâmî kıymet hükümleri tepesine geçirilen veya<strong> “Varlığı, Türk varlığına armağan etdiren”</strong> cumhûriyet cinsi bu!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Kanla irfanla kurduk!”</strong> diyenlere âid; ve <strong>“ihtimal ki bazı kelleler koparılacakdır”</strong> müjdeleri ile <strong>“fazileti”</strong> her şeyin ön planında <em><strong>&#8220;putlaşı ve tapışı kazanan ve kazanımları en mükemmel tanrı buyruğu&#8221;</strong></em> olan, işte bu cins cumhûriyetdir!.</p>
<p style="text-align: justify;">Vicdânı kör tapayla tıkanmış nevzuhur ve yeni çeneleri muhâtab alırsanız, <strong>“o zamanın şartlarında öyle lâzımdı”</strong> gibi, kan akıtmayı, kelle kopartmayı meşrû’ ve lâzım, hatta şart sayan, gözlerini kan bürümüşlerin cinnetlik ve sadistlik keyfiyeti&#8230; İnsanlık dışında kalan ve hayvanlık bile olamıyacak kadar aşşağılık keyfiyet&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Mücerred<strong> “Cumhûriyet”</strong> diyerek, bunu, tabu hâline getirmek; ve <strong>“imân”</strong> etmiyenini, diri diri yakma derecesinde cezâya müstahık görmek!</p>
<p style="text-align: justify;">İçinde sakladığı ma’nânın, mutlak hakîkatla zerre kadar alâkası bulunmasa bile, sâdece lâfız planında tedâvülde bulunan, mechûl oluşuyla tanrılaşan, tatbikatıyla da korkuların en dehşetlisini millete tattıran bir mefhum ki, bununla tepeden tırnağa esir alınan da, koskoca bir millet&#8230; Bütün bunların netîcesi ise, komünist ve ateist diliyle <em><strong>&#8220;tam bağımsızlık&#8221;,</strong></em>  halk diliyle <em><strong>&#8220;istiklâliyyet&#8221;</strong></em> denilen ankâ kuşu!</p>
<p style="text-align: justify;">Hâl böyle olunca da, onun kadr ü kıymetini bilmeyip de ona karşı çıkmak, hele ona ters bakıb ihânet etmek, dünyâ târihinin kaydedeceği en büyük suç!</p>
<p style="text-align: justify;">Daha büyüğü muhal olan, insan kafa ve kellesinin idrâk edebileceği en büyük, en kocaman, daha irisi olmayan cürm-i meşhûd hâlindeki suçüstü suçun ve suç denen herşeyin müntehâsı!</p>
<p style="text-align: justify;">Öyle ise, kim bu yüceler yücesi ekber ve a’zâm nimete yan bakarak, o en büyük suçu işlerse, o, en büyük cezâya da çarptırılmayı, zerre kadar şübhe edilmemelidir ki, hakk etmişdir, ona müstahıkdır!</p>
<p style="text-align: justify;">O, asılmalı, kesilmeli, parçalanmalı ve bombalanmalıdır!. Meydana, şehre, mektebe, orduya, mahkemeye, câmiye, hastahâneye, sokağa, mahalleye, vapura, otobüse, sinemaya, tiyatroya, mozoleye, anıt kubûr’a (kabirlere), kutlamaya, kurtlamaya, katlamaya, fişlenmeye, baloya, recepsiyona; eşli, karılı, zevceli, mahremli, hanımlı, dişili, kancıklı, her türlü şekliyle Çankaya’ya ve hulâsa büttün <em><strong>&#8220;</strong><strong>kamusal alan ve talan&#8221;</strong></em> mıntıkalarına, keyf ü hevâya uygun şekil ne ise, ona göre sokulmalı veya sokulmamalıdır!. Oraların <strong>“cumhûrî ve dembokratik nimetlerinden, kazanım ve tasarımlarından (!) eşş.. gibi ve bin kere, yüzbin kere mahrûm bırakılmalıdır!.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Artık bundan sonra gelsin de, buna, devletlû ve hükûmetlû bir tek can olsun ve  dayansın!</p>
<p style="text-align: justify;">O zaman <strong>“tepki”</strong> denen ruh hâli, derhal hırs ve menfaat köpürüşü ve nefs çığlıkları ile agoraya fırlayacak ve kendi mantık ve iktidâr haklılığı içinden avaz avaz bağıracakdır:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“- Sen misin beni böylesine mahrûm eden, beni eşimle recepsiyona; yani fransız hançeresinden îmânıma, şahsiyetime ve özüme sıvadığım bu recepsiyona sokmayıb ayak bile atdırmayan, o halde ben de, bunu, bu mahrûmiyyet gibi kanıma dokunan haltı kahretmek üzere bütün gayretimi, hırsımı, kinimi, arzu patlayışımı, beşer zaaflarımın topunu kuşanırım; ve topyekûn devlet salâhiyyetlerimi, azmimi, inâdımı, herşeyimi, milletin bütün dertlerinin üstüne geçirerek seferber eder; ve en nihâyet bütün Çinsedlerini yıkar, hâkile yeksân eder ve (resepsiyon) kalesine, o kalenin burçlarına sancağımı dikerim&#8230; Ve bir Ulubatlı huzuru ile orada, “cumhuriyet bayramımı&#8221; bambaşka bir alternatif ve coşku seli içine kendimi bırakarak kutlar, şutlar ve murâdıma ererim!.</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;Först leydilerimi&#8221; de, orada düşman çatlatırcasına gezdirir, teşhîr eder, tanıtır; onlara, er-dişi herkese gülücükler dağıttırarak misafirlerin alayına poz poz sevgi ve mahabbetler sundurur; uzun uzun ayakda diker, önünden, kadın-erkek yüzlerce davetlimi geçirir ve tek tek ellerini, elleriyle sımsıkı sıktırır ve böyle bir uygar elektrik akımı ve çarpmasıyla 70 milyonun biribirine bağlanıb kenetlenmesine, millî huzur ve barışın te&#8217;sîsine, can emniyetinin tamâmiyle tekrar avdetine hızmet ve himmet ederiz&#8230;  Först Leydi ve şeydi&#8217;yi, düzinelerce dakika ayakda dikerek; ve onu, buna mahkûm edâsı içinde katlanmak pahasında bırakarak da olsa, bu sımsıkı el sıkmalar ve can-ciğer kardeşlik dokunuş ve dokuyuşları ile halkımıza hızmete devam ederim- ederiz-edeceğiz!..</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Bizi bu yoldan kimse çeviremez; bizim de bu yoldan kendi hür ve müdür irâdemizle dönmemiz kat&#8217;iyyen ve kâtıbeten ve âkıbeten düşünülemez!</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Böylece, cumbayramının yıllardır tadamadığımız o müstesna zevk ve lezzetine, en tepe noktasıyla nâil olur; ve bu imtiyâzı, siyâsî hasımlarımızın tasallut, inhisâr ve kuşatmasından kurtararak bizim (muhafazakâr demokrat) ve lâyık, kayık ve gayr-i ayık kesime aktarmış; ve böylelikle, 1000 yıllık kadîm ve müselman milletimize, bu büyük ve &#8220;devrim çapındaki&#8221; eşsiz hizmetimizi de îfâ, icrâ ve edâ edivermiş oluruz!..</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Eşlerle recepsiyonlara adım atmak, oraların neş’esinden pay ve hisse kapmak, hep kamalist ve ateist kanadın kavuşduğu bir nimet olarak sonsuza kadar veya 1000 yıl devam edemezdi!. Şimdi bu çağdaşlık, bu eşli uygarlık, bu eşli meydana çıkmalar, bu tür eşli meydan okumalar, bu cins eşli modern ve karma hayat, eşsiz adım atmamalar, eşsiz görünmemeler, eşsiz seyyahat etmemeler, artık bizim de en tabii hakkımız olmuş ve sonsuza kadar da olmakda devam edecekdir!. Buna, hiçbir irâde, kuvvet, kudret ve hâkimiyyet kat&#8217;â mânî&#8217; olamıyacakdır&#8230; </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Yâ Allââââhh bismillâh!”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Asırlardır, hatta çok saygıdeğer Âdem Babamızdan beri gelen kadın erkek mekânları ve kafa çekme yerleri ayrılığı, bizi hep aşağılanmalara itdi; ve binnetice aşşağılık duyguları ile büyüyüb serpildik; ve netîceten, hastalık derecesinde ifâkat bulmaz maraza çarpıldık!. Artık bugün, kocaman ve koskocaman makamlara bağdaş kuramasak da, bacak bacak üstene atarak krallar gibi geçib oturduk! Hâlâ kendimizi, dünün o tatlıyaramaz Anadolu çocukları, anamızın dizi dibinde uyuyan ma’sûm gecekondu yavruları imiş gibi göremeyiz! Artık büyüdük, şey kadar koskocaman adamlar olduk!  Sonra artık biz de, sosyal aktivite sâhibesi, modern ve feminist ve çenesi 150 desibel hoparlör kuvvetindeki islâmcı madam veya eşlerimiz veya hanımlarımızla;  diplomalı diplomasız, kafatası 3-5 metre yazmalı-yazmasız först leydi ve şeydi&#8217;lerimizle; ve aslan gibi ve jölesiyle ölesiye YİĞİT, adam, madam ve erkeklerimizin bulunduğu böyle yer ve mekânları, bülbüller gibi şakımayı iyi ta&#8217;lîm etmiş eş ve madamlarımızla  şenlendirmiyelim mi?. </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Artık bizim o eski politikacılardan eksik ve geri, hangi noktamızın kaldığı gösterilebilir? Hayatdan kâm almayalım, oraları lâtîf cinsin yumuşatan ve hizâya sokan kadife sesleriyle tel tel taramayalım mı?. Bu artık, bu zamanda aslâ îzâh edilemez&#8230; Revizyonlayıb reformlama modası icâb ve iktizâsı olarak, Din bile &#8220;güncellenirken&#8221;, biz, kendi şahsiyet, iffet, mahremiyyet, Anadoluluk, millîlik, dînilik ve nâmus telâkkîlerimizi artık &#8220;güncelleyib&#8221; üncellemiyelim mi?</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Çankaya&#8217;mız boşluk kabûl etmez, edemez. Orayı biz doldurmazsak Afyonlu Necdet abimiz gibi &#8220;kamusal alan&#8221; mucidleri doldurur; ve resepsiyonlarda bizim eşlerimizle beraberlik resmetmemizin esâmîsi bile okunmaz!  Kamusal ve karasal alan ve talan mıntıkaları bize uymazsa, bizim, onlara uymamız, maslahat-ı mürsele noktasından, ve bilhassa Karamanlis-i haramanlis fetavâ-yı haltettiniyyesi cümlesinden olarak câiz, hatta müstahsen bile sayılamaz mı?. Hem, ara sıra Çankaya&#8217;ya bizler de hâkim olmalıyız ki, &#8220;hâkimiyyet, ulûhiyyet, rubûbiyyet, irâde-i külliyye ve hürriyyet-i mutlakanın halkda olduğu isbât edilmiş&#8221;; ve böylelikle de, bizi gökden indiği sanılan dogmalardan kurtaran eşsiz ve eşsiz (mücerred) TANRI ATAMIZIN rûh-i cümhûrîleri dahî şâd ü handân olmuş ola!. </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Dünyâ ayağımıza kadar gelmişken onu nasıl iki tekme ile iter; ve onu kendimizden uzaklaştırır; ve kendimizle onun arasına nasıl mesâfe, kafdağı ve çin seddi ve Fettoş bendi sokarız!?. Dünyâ denen cîfeyi darıltmayı, MTTB&#8217;li şebâbet ve gençlik devrelerimizde çok düşünür ve idealistce baldan tatlı hayâllere dalar, bunları, Kayseri GÜLLERİNDEN imbiklenmiş gül suyu râyihaları içinde nice seneler burunlarımızla buhurdan gibi koklardık! Lâhûtî âlemden gelen ecdâd izlerini, evliyâ menkıbelerini, gülistan yollarını binbir hasretle ve misk gibi içimize çeker dururduk!.</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Ammâ artık büyüdük, koskocaman adamlar ve madamlar ve çok yüce makamların sâhib ve sâhibeleri olduk; erişilemez yerlere erişdik ve başlarımız neredeyse bulutları delib çok daha yukarılara değdi, stratosferi bile geçer oldu!</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Ohhhh! Artık recepsiyonlarımıza da kavuştuk, ölsek de gam çekmeyiz!</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Yaşasın Cumhuriyet bayramımız!. Bütün halkın bayramı, tek tek bütün milletin söz birliği ederek, bir gecede gökden vahiy indirircesine indirib i’lân etdiği cumhûriyetin bayramı!.. Bu &#8220;republique&#8221; olmasaydı, ne &#8220;resepsiyon&#8221; bileceğimiz vardı; ne recepsiyon&#8230; Ve ne de, Çankayalarda (islâmcı muhâfazakâr) meltem, kıble ve lodos rüzgârlarının eseceği!. 3-5 metrelik yazmalar, eşarp ve kumaşlar bile Först Leydi ve şeydi&#8217;lerimizin başlarında bayrak gibi dalgalanıb gönüllerimizi uhrevîleştiremiyecek; onların ipek saçlarının, o kıldan ince kılıçdan keskin telleri, her tür ve cinsden kuaför ellerinde ellenmekden kurtulamıyacakdı!. </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Ve.. Başvekîl Receb Tayyib Paşa Cenablarının penaltı sâhasına girib polis kalecisine: &#8220;Ortalık gerilirse esnek vurun, top taca fırlasın!&#8221; diyen hakem veya antrenör akıllı nâdîde vatan evlâdları bile zuhûr edemiyecek tepelerde oturamıyacaklardı! Hatta, &#8220;reception de la republique!&#8221; ritüelleriyle, yüzlerce kadın ve erkeğin ellerinden tutub, o binbir ma’nâlı elleri sıcacık vatandaşlık hisleri ve barış hasretiyle kavrayabileceğimiz bile düşünülemezdi!. </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Fransız kabukluları iyi ki, bu &#8220;republique&#8221; dedikleri cümhûriyeti dünyâya ihrâc etmişler; ve kartalmaya ve küflenmiye yüz tutan o evde kalmış kızlarımızı ve turşuya dönen avratlarımızı (hılâfet cenderesinden) ve onun kafesleri arkasında mahpuslar gibi pineklemekden kurtarmışlar!. Şimdi hepsi de yolda meydanda, evin dışında her yerde yarı üryân, her şeyleri ile nazarlarda meydan!. Cumhuriyet olmasaydı, Türk güzeli Kerime Hâlis&#8217;in şahsında bütün kadın ve kızlarımızın olanca vücûd münhanilerini kim, nasıl keşfedecek; ve onlar, nasıl dünya aygırlarının ma&#8217;lûmu ve matlûbu olacakdı?</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Cumhuriyeti ve onun nimetlerini ve resepsiyon neş&#8217;ve ve neş’elerini aslâ tadamayan, ammâ, bütün İslâm coğrafyasının bu sonsuz lezzetlere garkolması içün o meşhur (ingiliz siyâsetini) büyük bir özveri ve maharetle yürüten; ve Lozan’lara kadar bizleri adım adım takib eden ve elimizden tutan; ve bizlere ana şefkatiyle müzâhir olan, o ada Kraliçemizin ecdâd ve ervâhına ve ülkesine de, sonsuz minnet ve ihtiramlar, reverans, referans ve frekanslar!.. </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Zaten bâtıl ve batırıcı batı “uygarlığı” ve boynumuza geçirdikleri dizgin mümâsili &#8220;yularlar-bağ ve ağlar&#8221; olmasaydı, aslâ adam da, madam da olamazdık!. Hele 90 yıl evvel fötr şapkalarını sâdık dost ve bendeleri ile başımıza geçirmeselerdi, beynimizin sağ lobu ile sol yarı küresi, ilke ve inkilâp denen batılılaşma şeylerine zerre kadar îmân ve i’tikâd &#8220;üretimi ve tüketimi&#8221; de sağlıyamazdı!</strong></em></p>
<p>Kutlu, bozkurtlu, putlu, mutlu, umutlu ve şutlu <em><strong>&#8220;receptionlar!&#8221;</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Hılâfetçi, 15 asır evvelki din &#8220;kural ve mavallarına&#8221; zincirli ve bağlı, geri ve zibidi kalmış, hâlâ harem ve selâmlık kafası taşıyanların; 15 asırdır kafes arkasında dolikosefal ve brakisefal kafataslarıyla taşlaşmış ve o kilise direği enseli irticâcıların; ve o en büyük tek adamın, o bir tek tanrı Türkün; biricik ferd-i vâhid bile kalsa, akar damarlarındaki kanla dünyâya hatta Cihân&#8217;a bedel olduğundan bîhaber &#8220;göbek kaşıyıcı bidon kafalıların&#8221;;  ve o kefal ve palamut veya hamsi kellelilerin bilgilerine&#8230;”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 03.11.2012)tt</em></p>
<p>Son tashih ve ilâveler 27.10.2018 / 14:54:13</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamci-veya-muhafazakar-demokratlarin-kadin-erkek-karmali-resepsiyon-bayrami.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2mc%C4%B1%20Veya%20Muh%C3%A2fazak%C3%A2r%20Demokratlar%C4%B1n%20Kad%C4%B1n-Erkek%20Karmal%C4%B1%20Resepsiyon%20Bayram%C4%B1%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamci-veya-muhafazakar-demokratlarin-kadin-erkek-karmali-resepsiyon-bayrami.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2mc%C4%B1%20Veya%20Muh%C3%A2fazak%C3%A2r%20Demokratlar%C4%B1n%20Kad%C4%B1n-Erkek%20Karmal%C4%B1%20Resepsiyon%20Bayram%C4%B1%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamci-veya-muhafazakar-demokratlarin-kadin-erkek-karmali-resepsiyon-bayrami.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2mc%C4%B1%20Veya%20Muh%C3%A2fazak%C3%A2r%20Demokratlar%C4%B1n%20Kad%C4%B1n-Erkek%20Karmal%C4%B1%20Resepsiyon%20Bayram%C4%B1%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamci-veya-muhafazakar-demokratlarin-kadin-erkek-karmali-resepsiyon-bayrami.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2mc%C4%B1%20Veya%20Muh%C3%A2fazak%C3%A2r%20Demokratlar%C4%B1n%20Kad%C4%B1n-Erkek%20Karmal%C4%B1%20Resepsiyon%20Bayram%C4%B1%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamci-veya-muhafazakar-demokratlarin-kadin-erkek-karmali-resepsiyon-bayrami.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2mc%C4%B1%20Veya%20Muh%C3%A2fazak%C3%A2r%20Demokratlar%C4%B1n%20Kad%C4%B1n-Erkek%20Karmal%C4%B1%20Resepsiyon%20Bayram%C4%B1%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamci-veya-muhafazakar-demokratlarin-kadin-erkek-karmali-resepsiyon-bayrami.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2mc%C4%B1%20Veya%20Muh%C3%A2fazak%C3%A2r%20Demokratlar%C4%B1n%20Kad%C4%B1n-Erkek%20Karmal%C4%B1%20Resepsiyon%20Bayram%C4%B1%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamci-veya-muhafazakar-demokratlarin-kadin-erkek-karmali-resepsiyon-bayrami.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2mc%C4%B1%20Veya%20Muh%C3%A2fazak%C3%A2r%20Demokratlar%C4%B1n%20Kad%C4%B1n-Erkek%20Karmal%C4%B1%20Resepsiyon%20Bayram%C4%B1%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamci-veya-muhafazakar-demokratlarin-kadin-erkek-karmali-resepsiyon-bayrami.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2mc%C4%B1%20Veya%20Muh%C3%A2fazak%C3%A2r%20Demokratlar%C4%B1n%20Kad%C4%B1n-Erkek%20Karmal%C4%B1%20Resepsiyon%20Bayram%C4%B1%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamci-veya-muhafazakar-demokratlarin-kadin-erkek-karmali-resepsiyon-bayrami.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2mc%C4%B1%20Veya%20Muh%C3%A2fazak%C3%A2r%20Demokratlar%C4%B1n%20Kad%C4%B1n-Erkek%20Karmal%C4%B1%20Resepsiyon%20Bayram%C4%B1%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamci-veya-muhafazakar-demokratlarin-kadin-erkek-karmali-resepsiyon-bayrami.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2mc%C4%B1%20Veya%20Muh%C3%A2fazak%C3%A2r%20Demokratlar%C4%B1n%20Kad%C4%B1n-Erkek%20Karmal%C4%B1%20Resepsiyon%20Bayram%C4%B1%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamci-veya-muhafazakar-demokratlarin-kadin-erkek-karmali-resepsiyon-bayrami.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2mc%C4%B1%20Veya%20Muh%C3%A2fazak%C3%A2r%20Demokratlar%C4%B1n%20Kad%C4%B1n-Erkek%20Karmal%C4%B1%20Resepsiyon%20Bayram%C4%B1%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamci-veya-muhafazakar-demokratlarin-kadin-erkek-karmali-resepsiyon-bayrami.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2mc%C4%B1%20Veya%20Muh%C3%A2fazak%C3%A2r%20Demokratlar%C4%B1n%20Kad%C4%B1n-Erkek%20Karmal%C4%B1%20Resepsiyon%20Bayram%C4%B1%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamci-veya-muhafazakar-demokratlarin-kadin-erkek-karmali-resepsiyon-bayrami.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2mc%C4%B1%20Veya%20Muh%C3%A2fazak%C3%A2r%20Demokratlar%C4%B1n%20Kad%C4%B1n-Erkek%20Karmal%C4%B1%20Resepsiyon%20Bayram%C4%B1%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamci-veya-muhafazakar-demokratlarin-kadin-erkek-karmali-resepsiyon-bayrami.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2mc%C4%B1%20Veya%20Muh%C3%A2fazak%C3%A2r%20Demokratlar%C4%B1n%20Kad%C4%B1n-Erkek%20Karmal%C4%B1%20Resepsiyon%20Bayram%C4%B1%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamci-veya-muhafazakar-demokratlarin-kadin-erkek-karmali-resepsiyon-bayrami.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2mc%C4%B1%20Veya%20Muh%C3%A2fazak%C3%A2r%20Demokratlar%C4%B1n%20Kad%C4%B1n-Erkek%20Karmal%C4%B1%20Resepsiyon%20Bayram%C4%B1%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamci-veya-muhafazakar-demokratlarin-kadin-erkek-karmali-resepsiyon-bayrami.html&#038;title=%C4%B0sl%C3%A2mc%C4%B1%20Veya%20Muh%C3%A2fazak%C3%A2r%20Demokratlar%C4%B1n%20Kad%C4%B1n-Erkek%20Karmal%C4%B1%20Resepsiyon%20Bayram%C4%B1%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/islamci-veya-muhafazakar-demokratlarin-kadin-erkek-karmali-resepsiyon-bayrami.html" data-a2a-title="İslâmcı Veya Muhâfazakâr Demokratların Kadın-Erkek Karmalı Resepsiyon Bayramı…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/islamci-veya-muhafazakar-demokratlarin-kadin-erkek-karmali-resepsiyon-bayrami.html">İslâmcı Veya Muhâfazakâr Demokratların Kadın-Erkek Karmalı Resepsiyon Bayramı&#8230;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/islamci-veya-muhafazakar-demokratlarin-kadin-erkek-karmali-resepsiyon-bayrami.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayram, Seyrân Ve İdeoloji!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/bayram-seyran-ve-ideoloji.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/bayram-seyran-ve-ideoloji.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Oct 2024 04:30:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10 - Ekim]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyyet]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[Zıyâiyye BEKÇİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[ateist ideoloji]]></category>
		<category><![CDATA[mefharet ruhu]]></category>
		<category><![CDATA[milli bayram]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=10808</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sözüm ona “millî bayram” maskesi altında ma’lûm beyaz Türklerin “ateist ideolojilerini” dayatmıya kalkması, halkları bölen ve parçalıyan su </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/bayram-seyran-ve-ideoloji.html">Bayram, Seyrân Ve İdeoloji!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>BAYRAM, SEYRÂN VE İDEOLOJİ!</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Zıyâiyye BEKÇİSİ</u></em></strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;">Sözüm ona<strong><em> “millî bayram”</em></strong> maskesi altında ma’lûm beyaz Türklerin <strong><em>“ateist ideolojilerini”</em></strong> dayatmıya kalkması, Anadolu ehâlîsini bölüb parçalıyan su katılmamış <strong><em>“fitne”</em></strong> unsurlarından birisidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">1923’den beri devâm eden bu dayatmayı, senede ne kadar böyle zamanlar varsa, o kadar 95 kere tekrarlar; ve bunun adına da <strong><em>“Millî Bayramlar”</em></strong> adını takarsan; sonra da bunu <strong><em>“halkın irâde ve hâkimiyyeti”</em></strong> gibi maskelerle ehâlî arasında dolaştırır ve  ateist ideolojinin reklâmı içün<strong><em> “dokunulmazlık”</em></strong> şerbeti de içirerek <strong><em>takdîs</em></strong> şartına bağlarsan, aklı barsaklarında olmayıb da (başında) olan hiç kimseye bunu yediremezsin!</p>
<p style="text-align: justify;">Sâdece Osmanlı denilen bir devleti yıkmak değil de, onun milletini, bütün <strong><em>“kıymetlerinden”</em></strong>  soyarak bambaşka bir (ulus) yani İbrânice <strong><em>“sürü”</em></strong> peydahlamayı hedefler de bunu dayatırsan, buna <strong><em>“bayram”</em></strong> değil; <strong><em>“tenkîl”</em></strong> denilen bir <strong><em>“soykırımı”</em></strong> zorla ve zorbaca irtikâb denir!. Dünyâ gâvurluğunun görmekden kaçındığı en büyük <strong><em>“soykırım” </em></strong>yani katliamla bir milletin YOK edilmesi, işte budur&#8230; Hani nerde <strong><em>“Osmanlı Milleti?”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Osmanlı torunlarıyız”</em></strong> zevzekliği ve palavrasını (din ve sünnîlik düşmanlığına bulayarak) piyasaya sürenler, bu işin siyâsî veya hamâsî işportacılarıdır; ve zerre kadar da kıymet ifâde edici bir keyfiyet ortaya koyamazlar!</p>
<p style="text-align: justify;">Dolayısıyla millete rağmen, milleti ipek böceği gibi <strong><em>“istihâleye”</em></strong> uğratarak, (metamorfize ederek), onu, bütün şahsiyet kıymetlerinden soyub, bambaşka milletlerin değerlerini tepesinden geçirmiye <strong><em>“millîlik” </em></strong>demek ve dedirtmek; ve bunu neş’e ve coşkunluk içinde ele almıyan bir milletin de ona lâfız çapında bile olsa <strong><em>“bayram”</em></strong> deyişi, akla ve hakka zerre kadar mutâbık düşemez!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Ben bu milleti öldürür ve yerine bambaşka bir millet peydahlar; ve bunu da “millî bayram” i’lân ederim!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Deyib, sonra da, <strong><em>“Bunu, “öldürülenlerin” sulbünden gelenlere her sene zorla yedirir ve içiririm”</em></strong> diyorsan; bu, Mütekâidîn-i Askeriyyeden emekliyen Org. Kıvrıkoğlu&#8217;nun felsefî palavrası soyundan, <em><strong>&#8220;1000 yıl yaşıyacak!&#8221;</strong></em>  bir sıkma olur!.</p>
<p style="text-align: justify;">Bayram, ciddî, çok ciddî temelleri olmadan; milletin ruhundan kopub gelen bir şahlanış bulunmadan; müşterek hâtırâların mukaddes ve muazzez bir muhassıla âbidesi menzilesinde görülmeden; ve milletin, Kıyâmet’e kadar kuvvet ve kudret membaı yapılmadan, <strong><em>“ateist bir ideoloji misyonerliğinin reklâm mihrâkları”</em></strong> hâlinde sürdürülmesi, hem, pek acı güldüren bir fâcia ve hem de millet sırtında abes bir yük olur!..</p>
<p style="text-align: justify;">Mâzîsinden koparılan hiçbir millet yokdur ki, istikbâline, (varlık) yüzü görerek bağlanmış olsun!</p>
<p style="text-align: justify;">Artık bu millet, millet olarak mı, <strong><em>“ulus”</em></strong> olarak mı istikbâle yürüyecekdir? Eğer bunu düşünecek hâli bırakılmışsa, mutlaka kararını vermek zorundadır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Son 180 yılın, hele 106 ve hele hele 93 yılın mücerred (yalan-dolandan)  ve göz boyamadan ibâret, sahteyi hakîkî ve hakîkîyi sahte gösteren (resmî târihi), artık bir inkılâb çapında hizâya getirilemezse, geçen zaman, bu milletin sâdece (erimesine) yarıyacakdır!</p>
<p style="text-align: justify;">Adına <strong><em>“bayram”</em></strong> denilerek ihdâs edilen resmî hangi gün olursa olsun, eğer o, resmî ve milleti yepyeni bir maskara hüviyetine büründürme hatları taşıyan bir proje ise, bunun, hâricdeki en azılı düşmanların bile yapamıyacağı zarar ve ziyâna sebeb olması mutlakdır&#8230; Bunu hâlâ göremiyen milletler ve onların güdücüleri mevkiindeki adam ve madamlar, istikbâli karartan en başbelâsı âmiller bilinmek mevkiindedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Mefharet</strong> hissi&#8230; Bu olmadan, yani iftihâr edecek asırlarca yaşanmış bir târihi olduğunu apaçık görmeden; ve ecdâdına bağlılığı şeref ve i’tibâr kazandıran bir kuvvet ve kudret kaynağı bilmeden yaşamıya mahkûm edilen milletler, yaşadıklarını zannetseler de, onlara<strong><em> “canlı cenâzeler”</em></strong> gözüyle bakılacağı bedâhaten ortadadır&#8230; <strong><em>“Bayram denen vâkıayı”,</em></strong> asgarî kıymeti hâiz yapan ölçü budur.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunu, Merhûm Üstâd’ım Necib Fâzıl Bey’in <strong><em>“Rapor 12”</em></strong> nin 51. sahifesindeki satırlarıyla taclandıralım:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Uzun söze ne hâcet:</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Meşhur Yunan fikircisi (Ksenefon), “Sparta ve Atinalıların Cumhûriyeti” isimli eserinde şöyle der:</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Tereddîye uğrayan ve çürümeye başlayan devlet ve cemiyetlerde biricik alâmet, millî bayramların çokluğudur. MEFHARET rûhu ölünce, iş, onun bayramına kalır.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu milletde evvelâ <strong><em>“Mefharet hislerini”</em></strong> öldürmek içün, onun, ecdâdı ile irtibâtını kesmek üzere, bu kökünü kurutma cinâyeti işlenmelidir!. Bu da <strong><em>“millete”</em></strong>, tam tersden, <strong><em>“milleti kurtardık!”</em></strong> sahtekârlığı ve hâinliği ile cebren ve silâh zoru ile dayatılmışdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İşte böylece, o zikri geçen meş’um <strong><em>“istihâle-tenkîl”</em></strong> veya <strong><em>“soykırım”</em></strong>  fâciası irtikâb edilmiş; ve bugün milletin <strong><em>“din telâkkî ve anlayışı”</em></strong> bile, <strong><em>“mezhebçilik fitnesi”</em></strong> adıyla aşağılanıb ayaklar altına alınarak, ecdâda ve onlar üzerinden DİNİN en mukaddes ve muazzez kaynaklarına gidiş yolu, tıkanılmak noktasına gelinmişdir!</p>
<p style="text-align: justify;">1950’ye kadar bu tecâvüzler, en kaba, hoyrat ve vahşet dedirten bir asıp kesme, yakıb yıkma kuduruşuyla yapılmış; sonrasında ise, daha ziyâde, <strong><em>“milletden görünme”</em></strong> sahtekârlığıyla sürdürülmüşdür&#8230; 10-15 senedir de, yepyeni ve budanmış, kökünden koparılmış,<strong><em> “Hoşgörü-Diyalog”</em></strong> cinnetine yakalananlar ma’rifetiyle ve Luter usûlü mücerred <strong><em>“Kitab”</em></strong> deme gözbağcılığıyla, her şeyi tepetaklak edilen ve <strong><em>“Kitâb derken Kitâb’ı reddedici”</em></strong> bir <strong><em>“DİN UYDURMA”</em></strong> devrine girilmişdir!</p>
<p style="text-align: justify;">Böyle bir zifîrî manzara içinde<strong><em> “mefharet hissi”</em></strong> denen bir mazhariyetin zerresinin bile kalamıyacağı, izâhdan vârestedir. Onun içün de, <strong><em>“iş, onun bayramlarına kalmış”</em></strong>, körpecik çocukların dinî ve fıtrî bütün kıymetleri, bu eritib sıyıran organizasyonlar elinde, onlardan soyulma periyoduna geçilmişdir!</p>
<p style="text-align: justify;">Müslümanın <strong><em>“Mefharet hisleri”</em></strong> ise, mücerred, onun mukaddes, muazzez ve münezzeh DÎNİNDEN (Sünnet ve Cemaat Yolunda) oluşundan gelir; ve onun yılda 2 bayramı, bunun yaşatılmasının en büyük ve mutlak âmillerindendir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 22.04.2016)tt</em></p>
<p>Son tashîh ve ilâveler: 26.10.2018 / 11:39:50</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji.html&#038;title=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/bayram-seyran-ve-ideoloji.html" data-a2a-title="Bayram, Seyrân Ve İdeoloji!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/bayram-seyran-ve-ideoloji.html">Bayram, Seyrân Ve İdeoloji!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/bayram-seyran-ve-ideoloji.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eygi, “İlk Cumhuriyeti Hep Özlemiş!”</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/eygi-ilk-cumhuriyeti-hep-ozlemis.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/eygi-ilk-cumhuriyeti-hep-ozlemis.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Oct 2024 04:20:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10 - Ekim]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyyet]]></category>
		<category><![CDATA[Mehemmed SAFFET]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülmecid efendinin hilafetine şeytan bile güler]]></category>
		<category><![CDATA[eygi cumhuriyeti özlemiş]]></category>
		<category><![CDATA[hilafetin lüzumunda şübhe ve tereddüd eden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=5529</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hep özlemiş... Çünki 70 sene evvel dinlediği cumhuriyet nutukları, hiç kafasından çıkmamış ve ruhunu öylesine sarmış ve kuşatmış olmalı ki, “Hılâfetin</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/eygi-ilk-cumhuriyeti-hep-ozlemis.html">Eygi, “İlk Cumhuriyeti Hep Özlemiş!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>EYGİ, “İLK CUMHURİYETİ HEP ÖZLEMİŞ!”</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Mehemmed SAFFET</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Hep özlemiş..</p>
<p style="text-align: justify;">Çünki 70 sene evvel dinlediği <em><strong>republique</strong> </em>nutukları, hiç kafasından çıkmamış ve ruhunu öylesine sarmış, sarmalamış ve kuşatmış olmalı ki, <strong>“Hılâfetin zârurât-ı dîniyyeden olduğunu”,</strong> gurbetde yıllarca çekdiği ıstırablarla dile ve kaleme alan Büyük Şeyhülislâm Merhûm Mustafa Sabri Efendi Hazretlerinin buyurduğu ve duyurduğu hakîkatlardan zerre kadar nasîbini alamamış!. Merhûm şöyle yazar:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Hılâfetin lüzûmunda şübhe ve tereddüd eden bir adamın, hem âkil, hem de mü’min olmasına ihtimâl verilemez.” </strong>(İmâmet-i Kübrâ)</p>
<p style="text-align: justify;">Eygi, (3.11.2013) târîh-i efrencîsinde Millî (gaz)’de, öyle ileri, (kalbden) tasdîk ve tahsîn cumhuriyetçisi olduğunu yazdı ki, Kamal Paşa bu yazıyı mozelesinde okusa, Eygi Bey’e <strong>“Cumhûriyet Başsavcılığı Makâmını”</strong> bile vermeyi emredebilir!</p>
<p style="text-align: justify;">Tabii Cennetmekân, Firdevs-i Âşiyân, Sultân Vahîdüddîn Hân, Aleyhirrahmet-i Ve’l-ğufrân Hazretleri de, Şâm-ı Şerîf’deki Sultân Selîm-i Evvel (Aleyhirrahmet-i ve’l-ğufrân Efendimiz Hazretlerinin) Câmi-i Şerîfi hazîresindeki kabr-i şerîfinde, adı geçenin bu yâvelerini okusa, ne kadarsa o  kadar bir <strong>hakk</strong> sâhibi olarak, Eygi Bey&#8217;i, nasıl Allâh Azze ve Celle Hazretlerine havâle eder, bunu dahî Hakk Sübhânehû ve Teâlâ Hazretleri bilir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Eygi Bey, hergün zırt pırt <strong>“müslümanların başına bir imâm-ı kebîr lâzım, bu olmadan olmaz!”</strong> diye yazıp dururken, bunu nakzederek, <strong>“republique&#8217;ine i’lân-ı aşk eden” </strong>bir yazıyı, midesi, beyni ve kalbi, kabûl, tasdîk ve tahsîn ederek nasıl yazabiliyor, müthiş bir muammâ!. Bunu ancak, Tabib-i Hâzık-ı Müslim-i Âdil Malatyalı Muhammed Reşâd Bey çözebilir!</p>
<p style="text-align: justify;">Kıraat buyrula:<strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong><em><span style="font-size: 14px; font-family: georgia, palatino, serif;">“CUMHURİYET 90 yaşına girmiş… Onu bu doksan sene içinde ne boyalara soktular. 1923’te kurulan Cumhuriyet gerçek Türkiye Cumhuriyeti idi. Anayasasının ikinci maddesinde Devletin dini İslam’dır yazılı idi. İstanbul’da Dolmabahçe Sarayı’nda oturan ve her hafta merasimle selamlığa çıkan bir Halifesi vardı. Resmi tatil günü Cuma idi. Medenî Kanunu Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye idi. Bütün Müslüman kadınlar, başta M. Kemal’in eşi olmak üzere tesettürlü idi. Cumhuriyet kabinesinde sarıklı, sakallı, cüppeli bir Şer’iyye Vekili  (Şeriat İşleri Bakanı) vardı.</span><br />
<span style="font-size: 14px; font-family: georgia, palatino, serif;">Bu Cumhuriyetin polisi şapka giyen züppe Müslümanları tutukluyordu.</span><br />
<span style="font-size: 14px; font-family: georgia, palatino, serif;">Ramazanda alenen oruç yiyenler de tutuklanıyordu.</span><br />
<span style="font-size: 14px; font-family: georgia, palatino, serif;">Mebuslar=milletvekilleri Meclis’te vallahi, billahi, tallahi diye İslamî yemin ediyordu.</span><br />
<span style="font-size: 14px; font-family: georgia, palatino, serif;">Medreselerinde icazetli ulemâ ve fukâhâ yetişiyordu.</span><br />
<span style="font-size: 14px; font-family: georgia, palatino, serif;">Liselerinde, kışlalarında camiler vardı, ezan okunup namaz kılınıyordu.</span><br />
<span style="font-size: 14px; font-family: georgia, palatino, serif;">Galatasaray Lisesi’nin 600 kişilik çinili mihraplı, oymalı ahşap minberli camii bile açıktı.</span><br />
<span style="font-size: 14px; font-family: georgia, palatino, serif;">Tekkelerde zikrullah yapılıyordu.</span><br />
<span style="font-size: 14px; font-family: georgia, palatino, serif;">Trenlerde, vapurlarda, tramvaylarda, lokantalarda hanımların yerleri ayrıydı.</span><br />
<span style="font-size: 14px; font-family: georgia, palatino, serif;">Düğünlerde men’-i israfat (Düğünlerde israfı önleme) kanunu vardı.</span><br />
<span style="font-size: 14px; font-family: georgia, palatino, serif;">Alkollü içkiler yasaktı.</span><br />
<span style="font-size: 14px; font-family: georgia, palatino, serif;">Cumhurbaşkanı M. Kemal Ankara’dan İzmir’e giderken Balıkesir’e uğramış, orada öğle namazını Zağanos Paşa camiinde kılmış, namazdan sonra minbere çıkarak bir hutbe okumuş, İslam’ı ve Şeriatı medhetmişti.</span><br />
<span style="font-size: 14px; font-family: georgia, palatino, serif;">Lozan’ın birinci safhasında İsmet Paşa emperyalist ve sömürgeci galip devletlere karşı İslam hukukunu ve fıkhını müdafaa ediyordu.</span><br />
<span style="font-size: 14px; font-family: georgia, palatino, serif;">Bu İslam cumhuriyetinin takvimi hicrî ve rumî takvimdi. Halkın büyük kısmı ezanî alaturka saat kullanıyordu.</span><br />
<span style="font-size: 14px; font-family: georgia, palatino, serif;">Cumhuriyetin dili zengin edebî Türkçeydi ve bu dil İslam</span></em></strong><span style="font-size: 14px; font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>&#8211;<em>Kur’an alfabesiyle yazılıp okunuyordu.<br />
Cumhuriyetin erkek ve kız okulları ayrıydı, karma eğitim yoktu.<br />
Cumhuriyet millî kimliğe ve millî kültüre bağlı, saygılı ve sadıktı.<br />
Cumhuriyetin millî ceza kanununda zina suçtu.<br />
Millî Mücadele yahut İstiklal Savaşı İslamî bir cihattı ve Cumhuriyet onun meyvesiydi.<br />
İlk Cumhuriyet İslam’la, millî kültür ve kimlikle barışıktı.<br />
Bu ilk cumhuriyeti hep özlemişimdir</em></strong>.”</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>EVVELEN:</u></em></strong> Arz u semâ mahlûkâtının ma’lûmu ola ki, bâlâda zikri muharrer; ve <strong>“cumhuriyet, bidâyetinde şu mübârek müesseseleri bünyesinde taşıyordu”</strong> diyerek, <strong>“republique&#8217;cilik”</strong> yapmak, okkalı bir bâtıldır; pek dehşetli bir sapma ve yanlışdır&#8230; Yazıyı aynen yukarıya aldık&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“O cumhûriyetde, anayasada devletin dini İslâm yazıyordu, Dolmabahçe’de Cum’a selâmlığına çıkan bir halife vardı,</strong> (ki halîfe değil, halîfe karikatürüydü; anayasada yazan da yazıdan ibâretdi!)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>&#8220;H</em>afta tatili Cuma idi, medenî kânun mecelleydi, Paşanın menkûhası tesettürlü idi.&#8221; </strong>(Yanlış, değildi; muhtelit yaşayan avratlara mütesettire denemez; tesettürü bu kadar ucuzlatmak Şerîat-ı Garrâ-yı Ahmediyye&#8217;yi tahrîf ve ona hakâretdir&#8230;)<strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;Kabinede sarıklı, sakallı, cübbeli Şerîat vekîli vardı.&#8221; </strong>diyor! (Yanlış, ve eksik&#8230; Sakallı ve cübbeli soytarı ve ekran iblisleri şimdi de var; eksik kalmış, Muhammed Vehbi Efendi Merhûm’un şalvarı ve mest lastiği, çok sağlam uçkuru, gümüş yüzüğü, fildişi tarağı, gözlere kuvvet sürmedanlığı, çok zarif misvaki, abdest ibriği, hakîkî gülyağı, billûr gibi aynası da var idi!!!&#8230; 16 cild tefsir sâhibi Merhûm, Şer’iyye Vekilliğinden istifâ etdiği âna kadar, <em><strong>cumhuriyetçiler</strong> </em>tarafından dâima bunaltılmış, zora sürülmüş, yobaz muâmelesi görmüş, horlanmış, incitilmiş, hep önü kesilmiş, konuşturulmamış, sözü kesilmiş ve nice mes’elelerde <em><strong>tek başına</strong></em> o republique meclisinde muhâlefet etmişdir&#8230; Vekâlet etdiği yerin oturağından, sonunda öyle bir rest çekmişdir ki, o makamdan giderken, cumhuriyetçilerin tanrısı paşaya:  <strong>“Bu meclise geldiği gibi giden tek adam, şu sarıklı oldu”</strong> dedirtmişdir!.</p>
<p>Eygi yazıyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;Şapka giyenler, Ramazan’da oruç yiyenler tutuklanıyordu, islâmî yemin yapılıyordu, medreseler, camiler, tekkeler, namazlar, oruçlar, zikirler ve fikirler&#8230; Galatasaray lisesi gibi </strong>(Eygi’yi yetiştiren)<strong> lisenin çinili mihrab ve ahşap oymalı minber ile müzeyyen câmi-i şâhânesi bile açıkdı, vasıta ve lokantalarda kadın erkek muhtelit (karma) değildi, sekrâna sekir veren müskîrât memnû’ idi&#8221;&#8230;</strong> (Çok yanlış, ayık kafa taşımayanlar gece gündüz alkolleniyordu ve bunu da bilmiyen hiç kimse yokdu, içenlerin köşkleri şehrin kenarlarında mevzilendiriliyordu! O kânûn, göstermelik ve göz küllemelik bir kânundu. Lokantalarda kadın-erkek karma değilmiş!. Cumhur Başı&#8217;nın zevcesi Lâtife Hanım her meclisde erkeklerle beraberken&#8230; Nice devletlilerinkiler de&#8230;)</p>
<p style="text-align: justify;">Eygi&#8217;den incilere devam:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;Paşa, Balıkesir Zağnospaşa câmiinde mihraba çıkıb, Şerîatı medh eylemişdi; İsmet, Lozan’da Fıkhı savunmuşdu, takvim yerindeydi, Türkçe İslâm alfabesiyle yazılıb okunuyordu.&#8221; </strong></p>
<p style="text-align: justify;">(Bir kere mihrâba çıkılmaz, minbere çıkılır! Çıkan da minberde cuma veya bayram hutbesi vermek içün değil, nutuk atmak içün çıkmışdır! Şerîat&#8217;ın medhine İngiliz gâvurları bile inanmaz, hüngür hüngür güler, belki kahkahalarla da ağlarlar!. İsmet Lozan&#8217;da fıkhı savunmuş, hadi canım! Bir kere Lozan&#8217;a kalpaklı gitdiler, kellelerine simsiyah silindir şapka geçirerek geri döndüler!. Bu adamlar Şerîatı savunmuş olacak ha? İngiliz başda olmak üzere oradakiler, hılâfetin yani Şerîat&#8217;ın (fıkhın) kaldırılması karşılığında, Ankara&#8217;dakilere en yüksek republique makamları verme pazarlığı yapmadılar mı?. Târîhî hakîkatları bu kadar saptırmaya pes!. 1928’e kadar yunan alfabeta’sı veya <em><strong>republique</strong> </em>alfabe’si yok, herkesin elinde, dilinde ve gönlünde <strong><em>İSLÂM </em>ELİFBÂSI</strong> vardı&#8230; E-LİF-BÂ&#8230; Ne demek <em><strong>&#8220;alfabe?&#8221;</strong></em> Bunu ağzına almaya adam utanır en azından!)</p>
<p>Devam ediyor ehl-i sünnet muhâmîsi möhderem:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;K<strong>ız erkek mekteblerde ayrı idi, zinâ şuçdu; cumhuriyet, İstiklal harbi denen cihâdın meyvesiydi.&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">(Hadi ordan.. <em><strong>cihad</strong></em>, şer’î 5 ibâdetden biri ve başda gelenidir. Cumhuriyet içün republique&#8217;de <em><strong>cihâd</strong> </em>olmaz, hılâfet içün hılâfetde cihâd olur&#8230; Hılâfetin <em><strong>cihâdı</strong> </em>ise, Allâh’ın Şerîat’ı içinde namaz gibi çok büyük ve ondan daha şümullü bir ibâdet ve rükündür&#8230; Binlerce ibâdet, namaz ve farzların edâsı ve nice münkerlerin nehyedilmesi, ancak bu <em><strong>cihâd</strong> </em>ibâdetinin edâ, icrâ ve ikmâline mütevakkıfdır.<strong> “Cumhûriyet, cihâdın meyvesidir”</strong> demek, daha abesi zor bulunan bir saptırma ve dalâletdir&#8230;  <em><strong>Cihâdın</strong> </em>meyvesi, ancak, Allâh nizâmının bütün arza hâkim olması ve bunun muhâfaza edilmesidir. Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm ve ashâb-ı güzînin <strong>cihâdları</strong>, sonunda, meyve olarak ortaya ne zaman <em><strong>cumhuriyeti</strong> </em>yani Fransız ihtilâlinin <em><strong>republique&#8217;ini</strong> </em>koymuşdur?. Adı üstünde <em><strong>&#8220;Râşid Halîfeler&#8221;</strong></em> devri demek, <em><strong>&#8220;HILÂFET DEVRİ&#8221;</strong></em> demek değil midir?. Râşid Halîfelere <em><strong>&#8220;Râşid reis-i cumhurlar&#8221;</strong></em> denildiği 14 asırlık İslâm Târîhinin bir tek noktasında hiç duyulmuş mudur?!. )</p>
<p style="text-align: justify;"> <em><strong>&#8220;İlk cumhuriyet İslâm ile barışıkdı.&#8221;</strong></em> ( Bu nevzuhur <strong>“barışık”</strong> tabiri de, adamı uyuz eden tipde&#8230; Dargın değilmiş de, barışıkmış&#8230; <em><strong>“Aman altdan alalım,  ha mı ha, hı mı hı diyelim de, dargınlık çıkmasın, suyuna tirit idâre edib gidelim!”</strong> </em>der gibi, kurbağaca ve yeni uydurma bir ta’bîr! Bu barışık ikizler, sonra biribirlerine darılmışlar demekki! Evvelâ barışıkmışlar! İslâm&#8217;ın edillesi içinde vücud bulan bir devletin, sebeb-i vücûduna yani cüz&#8217;ü bulunduğu bütüne <em><strong>darılması</strong> </em>ihtimâli de mi oluyormuş!?. Bunlar ne acîb ve garîb yâvelerdir ki akıllara ziyân!)</p>
<p style="text-align: justify;">Görüldüğü gibi, yukarıdaki bir takım şer’î müesseselerin hiçbiri, cumhuriyetin bidâyetinde varmış gibi olmalarına rağmen, cumhuriyetin i’câd, inşâ’ ve ibda’ eylediği birer müessese değildir. Bunların tamâmı da, tasfiye edilmek üzere, Hılâfet devrinden, bizzarûre <em><strong>republique&#8217;ci</strong> </em>zorlayıcıların eline esir düşmüş; ve cumhuriyetin de cumhuriyetçilerin de nefret etdiği şeylerdir&#8230; Nitekim, (1. Kasım. 1922’den) yani cumhuriyetin i’lânından bir sene evvelinden başlamak üzere, 12 sene içinde  (1934’de kadar) bir teki bile bırakılmadan, tamâmı da kaldırılıb atılmış; ve tasfiyeye uğramış ve yerleri de tesviye edilmişdir!..</p>
<p style="text-align: justify;">(1. Kasım.1922’de), ittihadçıların meşrûtiyet hükûmeti kaldırılmış; 1932&#8217;de <em><strong>Mukaddes EZÂN YASAKLANMIŞ;</strong></em>  1934’de de, <strong>Ayasofya</strong> ibâdethâne olmakdan tasfiye edilmiş; 1922&#8217;den i&#8217;tibâren 500.000 ulemâ, evliyâ, asfiyâ kellesi alınmak sûretiyle, Müslümanlık ve Müslümanlar tasfiye edilmişdir&#8230; Çünki Lozan&#8217;daki dünyâ patronları, böyle <em><strong>&#8220;irâde ve hâkimiyyet&#8221;</strong></em> beyânında bulunmuşlar; bunlar <em><strong>&#8220;ulusun egemenliği&#8221;</strong> </em>olmuş, onlar böyle istemiş, pazarlık böyle yapılmış; ve talîmâtlarını da böyle vermişlerdir!..</p>
<p style="text-align: justify;">Eygi, târîhî hakîkatleri, bir takım yanlış ve gözküllemelerle saptırıb çarptırmamalıdır&#8230; Galatasaray&#8217;cılıkla başlıyan hayatını, selefîliğe, sonra Demirelciliğe, sonra hılâfetçiliğe, arkasından<strong> “Şeriat Ülkesi”</strong> diyerek Vehhâbî Saudiciliğine, bilâhare İran Acem ve şii seviciliğine, bir yandan antierbakancılığa, sonra<strong> “Muhterem Necmettin Beyciliğe”</strong>, şimdi de <strong>“cumhuriyetçiliğe”</strong> pas vererek sürdüren bu cumhur-lobi-yet vatandaşı, doğruları değil, kendi nefsinin istediklerini, zaman, zemin ve şartlara göre çalakalem piyasaya sürmekde; ve bugün, (er.el-i ömründe), başda Erbakan’ın vârislerinden bulunan Millî Görüşçüler olmak üzere, nice muhitleri çok yanlış ve çok zararlı lâf u güzâflarla dalâlete sevketmektedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>SÂNİYEN</u></em></strong><strong><u>:</u></strong> <strong>“Özlem, sözlem ve gözlemler”</strong> mücerred, rûhu çıkmış bedenin, geriye bırakdığı (cesede) âid (sevi.ilikdir); ve Üstâd Necib Fâzıl Merhûmun ifâdesiyle, <strong>“pudralanmış ölü yüzüne”</strong> ve o ölüye olan tutkunluk&#8230; Hılâfet, adı geçen pudra ve makyajla ayakda tutulan cesedin, rûhu ve gerçek <strong>özlenecek</strong> cevheri iken, bunu taşımayan cesede ve ondaki bir müddet sonra çürüyüb yok olacak bir takım kıymetlere takılıp kalmak, bir bakıma, çölde görülen serâbın<strong> “özlemini”</strong> taşımakdır!.</p>
<p style="text-align: justify;">Nitekim birkaç sene içinde, mücerred, cesede âid bütün göz alıcı noktalar tek tek dağlanmış, oyulmuş, kesilmiş, çürütülmüş ve yok edilmişdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>SÂLİSEN</u></em>: </strong>Hılâfetin rûh ve cevherinin, cumhûriyetde yaşayacağını veya yaşatılabileceğini sanmak, bugünün <strong>“islâmcıları ile muhâfazakârlarının”</strong> da anlamadığı veya mühimsemediği bir bedâhatdir; ve böyle oldukça da hiçbir irtifâ kaydedilemeyib, Merhûm Üstâd’ın ifâdesiyle <strong>“ham softa kaba yobazlık”</strong> ve posalıkdan kurtulunamıyacağı apaçık ortadadır&#8230; Bunun netîcesi, ılımlı ve sulandırılmış, beşer uydurma ve projesinden ibâret, protestan bir <strong>religionun</strong> süründürücü ve paspas edici keyfiyetinin, bataklıkdan beter bir vasat ortaya çıkardığı da, bugün apaçık meydandadır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Eygi’nin yukarıdaki cesede âid yazdığı <strong>“özleme, gözleme ve közleme”</strong> satırlarını okuyunca, işte o cevhere âid öz ve esâsı idrâk edemiyen adam ve madam kim olursa olsun, onun, republique denen rejimin bunca şekil ve göstermelik ıvır zıvırlarına olduğu kadar; özündeki vahiyle tersleşmeye, hılâfet karşısında alel’âde bir beşer ma’mûlü  (republique) oluşuna ve nihâyet zâtına bile âşık olası gerekebilecekdir!. Halbuki nice allâme, hoca ve müslümanların, Eygi’nin özlediği o cumhûriyete “<strong>karşıt</strong>!” diye, kelleleri koparılıp koparılıp çukurlara atılmışdır!. (1. Kasım 1922’de), <strong>“ihtimal ki”</strong> denilerek, <strong>“kellelerin kesilmesi”,</strong> vakt-i merhûnu hulûl etdiğinde aynen tahakkuk etdirilmişdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">xEygi, cumhuriyetin pek çok yücelik ve ululuklarını da, daha yazmamış! <strong> “Cumhuriyet faziletdir”</strong> diye, kadîm Yunan filozoflarının lâf u güzâf ve yâvelerini, Kur’ân-ı Kerîm nassı gibi <strong>“milli görüşçü ileri (!) müslümanlara”</strong> yıllardır servis ederken, her inceliği ve mukâyeseyi de, eksik bırakmakla dile getirememiş!. Eygi, ne kadar cumhûriyet <strong>“özlem, sözlem, közlem ve gözlemini</strong>” hatta<strong> “aşk ve îmânını”</strong> taşısa da,<strong> “cumhûriyeti biz kurduk”</strong> diye kabaran ve şecaat arzeden Erbakan Hazıretlerinin (öşrü) kadar bile olamaz!.. Hem Erbakan’ınki, aynı zamanda <strong>“Hılâfeti de biz yıkdık!”</strong> ma’nâsına geliyordu? Eygi, gerçi 1968’li yıllarda ve Bugün gazetesinde yazdığı başmakâlelerde, <strong>“hılâfeti”,</strong> olabildiğince müdâfaa ediyordu!. Ezmânın tegayyürü ile, ahkâmın da tagayyürüne yol bularak demek ki, <strong>“ilk cumhûriyet özlem ve îmanı”</strong> gibi şeylerde de, bir takım gömlek değiştirmeler, onda da kaçınılmaz, zarûrî bir erbakanızma netîcesi olmuş!. Kullandığı tabirlerden biri olarak, <strong>“Sosyolojik Müslümanlarda”</strong> görülen bir takım istihâleler, <strong>“değişim ve dönüşümlü”</strong> tekâmül eserleri,<strong> “psikolojik ve antikamorfolojik zevât-ı kirâmda”</strong> dahî, ayne’l-yakîn müşâhade edilebilmektedir!..</p>
<p style="text-align: justify;">Eygi, <em><strong>&#8220;Birkaç cumhuriyet yücelik ve ululuklarını yazmış, hepsini sıralayamamış&#8221;</strong></em> dedik&#8230; Meselâ, o hep özlediği, hasretinden yandığı cumhuriyetin ibtidâsında, duvarlarda koskocaman bir âyet bile asılı duruyordu!. Şûrâ Sûresi 38. Âyet: <strong>“Ve şâvirhum şûrâ beynehum!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Halbuki bu âyet-i celîle bile, müslim ve gayr-i müslim karması <strong><em>&#8220;42 buçuk dîn ve îmâna münkasim cumhûriyet </em>halk, ulus ve sürülerini”</strong> muhâtab alan bir âyet değil; mücerred müslümanları muhatab alır ve yalınızca onlara kat&#8217;î bir emir taşır&#8230; O, önünde diz çöktüren, baş eğdiren ve secde etdiren Allâh Azze’nin mukaddes ve muazzez bir Kelâmıdır&#8230; İşleri, aralarında istişâre ile olacak olanlar, mücerred <strong>“müslümanım”</strong> diyenler değil <em><strong>&#8220;müslüman da OLANLAR&#8221;</strong></em>; ve Allâh ve Rasûlü’nün nasslarına göre îmân ve ameli esas ittihaz eden müslümanlardır&#8230; Bu âyetdeki <strong>“istişâre”</strong> ile, republique meclislerinin istişâresi arasında nâmütenâhî fark vardır. Bir taraf, Allâh içün ve Allah’ın Kitâbı ve edillesi  ile kayıtlı ve şartlı olarak ve ancak ehil olanların bunu yapabileceğini kat’î hükme bağlarken; republique ve hatta dembokrat kafalılar, bunu, binbir yalan, dolan, gözboyama ve ayak oyunları ile; ve parmak hesâbıyla ekseriyeti yakalayanın dikta ve saltanatı olarak tatbik ederler&#8230; Bu âyeti,<strong> “republique paralamentosunun”</strong> duvarına asanlar da, aslâ bir hakîkî bir müslüman îmânıyla vahye îmân ve inkıyâdı esas alanlar değildi; tam tersine, getirecekler<strong>i “republique saltanat ve desbotizmasının”</strong>, saltanatı değil (!) de, <strong>istişâreyi</strong> esas alan pek asrî ve medenî bir idâre imiş gibi görünmesi imajını vermek içün böyle yapmışlar, âyetleri son derece gaddarca istismâr etmişlerdi!.. Ve aynı zamanda da, geçmiş Osmanlı idârelerinin, <strong>“meclise dayalı bir istişâre emrine”</strong> muhâlefetle, istibdâd ve ırsî saltanatı esâs alan ve İslâm’dan da o nisbetde uzak idâreler olduğunu fikirlere çakmak istemişlerdi!</p>
<p style="text-align: justify;">Eygi’nin özlediği o republique&#8217;in ilânından <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>tam 362 gün evvel</strong></em></span>, (1.Kasım.1922)’de, Ankara meclisinde, nasıl bir cumhûriyetin geleceği, öylesine net, vazıh, sarih, köşeli ve apaçık ortaya konulmuşdur ki, adam ve madam kim olursa olsun, ağzı bir karış açıkda kalır!. Ve Eygi’nin özlediği ve hasretinden yandığı hususların, daha bir müddet göstermelik olarak ve insanların akıl tutulmalarını kontrol altına almak üzere yerinde bırakıldığı görülecek; ve gerzek olmadıkça da, bunu inkâra mecâl bulunamıyacakdır!..</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi de,<strong> “Eygi Özlem Cumhuriyetinin”</strong> yücelik ve ululuklarının 362 gün evvelden görünen fotoğrafına, yani (1.Kasım.1922) gününe, Tarihçi A. Anapalı&#8217;nın satırları ile bakalım:</p>
<p style="text-align: justify;">“<strong><em>1 Kasım 1922 günü, Saltanat’ın Kaldırılması’na binaen toplanan meclis genel kuruluna vekiller tarafından değişik metinler sunuldu. Görüşülen kanun maddesine muhalefet eden bir grup mebus, “Saltanatla hilafetin birbirinden ayrılmasının İslâm Fıkhı açısından da mümkün olmayacağını” söylemeleri üzerine iki grup arasında çok ciddi tartışmalar çıktı. Gittikçe artan tansiyon sinirleri de bir hayli gerdi. Hadiseleri dikkatle takip eden Meclis Reisi Mustafa Kemal Paşa, yüksek gerilimli anların yaşandığı bir anda sıranın üzerine çıkarak şu meşhur konuşmasını yaptı:</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>“…Hakimiyet ve Saltanat, hiç kimse tarafından hiç kimseye ilim icabıdır diye verilmez. Hakimiyet, saltanat kuvvetle, kudretle ve zorla alınır. Osmanoğulları zorla Türk milletinin hakimiyet ve saltanatına el koymuşlar, bu tasallutlarını altı asırdan beri devam ettirmişlerdi. Şimdi de Türk milleti bu mütecavizlerin hadlerini bildirerek hakimiyet ve saltanatını isyan ederek kendi eline fiilen almış bulunuyor. Mevzubahis olan millete saltanatını, hakimiyetini bırakacak mıyız meselesi değildir. Mesele, zaten emrivaki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, derhal olacaktır. Şu an burada toplananlar, meclis ve herkes meseleyi normal görürse, bence uygun olur.<br />
Aksi takdirde yine hakikat, usulü dairesinde ifade olunacaktır. Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir.”</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bazı kafaları kesmek!. Cumhûriyet deyince, bu mu anlaşılmalıdır?. 90 yıl kafa kezmeyi, idamları, tenkilleri, öldürmeyi, başvekil ve vekiller asılmasını teâmül hâline getiren bir rejim, hangi republique sınıfına sokulacakdır?</p>
<p>İslâmî republique sınıfına mı?</p>
<p>O zaman İSLÂMÎ komünizim veya faşizma neden olamasın!?</p>
<p style="text-align: justify;">Bay Eygi, yukarıya aldığımız  bu satırları, en az on kere okur da, bir netîceye varabilir ve muhâkemesini işletebilir ve mantığını çalıştırabilirse, buradan, nasıl bir cumhuriyete gidileceğinin yalınız suluboya resmini değil, tunçdan heykelini bile görebilecekdir!..</p>
<p style="text-align: justify;">Özlediği republique&#8217;in,<strong><em> “Dolmabahçe Sarayı’nda oturan ve her hafta merasimle selâmlığa çıkan bir Halifesi bile varmış!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ankara’dan paşa icâzetli, ta’yinli ve vesâyet altında, uydur kaydır cinsinden, vitrin süsü, içi bomboş, dışı makyajlı bir halîfe müsveddesi!</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyhülislâm, Merhûm Mustafa Sabri Efendi Hazretleri ise, o halîfe denen gösteriş budalası, alafranga beyinli ve resim hastası adam içün:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Abdülmecid Efendi’nin hılâfetine şeytan bile güler, bu hılâfet şer’an muteber değildir, Kamal Paşa’nın ta’yin etdiği adamdan halîfe mi olur!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Derken; <strong>“ehl-i sünnet müdafiiyim, imâm-ı kebîr lazım!”</strong> diye her gün yazıb çizen Eygi, <strong>“Her hafta merasimle Cuma selâmlığına çıkan”</strong> bir oyuncağı, özlediği republique&#8217;de <strong>halîfe</strong> diye takdîm ediyor ki, bu sâdece tahrîf değil, aynı zaman da müthiş bir mes’ûliyyetsizlikdir&#8230; Halife (hılâfetde) olur; ve cumhûriyetde  (halife) olacağını dünyâ insanlığı belki de ilk def’a duyuyordur!.</p>
<p style="text-align: justify;">Republique olup da, başında kral taşıyan bir <strong>ucûbetistan;</strong> veya kraliyet olub da, başında <strong>cumhurbaşkanı</strong> gezdiren bir <em><strong>garâbetistan</strong> </em>var mıdır, bunlar da ancak Bay Eygi’ye ve benzeri olan meselâ <em><strong>&#8220;Nurcu oluşuyla müştehir Pırasasör Ahmed Akgündüz&#8221;</strong></em> ve her renkle boyanabilen <strong><em>&#8220;Sâbık Erbakanist el-ân Tayyibist Şevki Yılmaz&#8221;</em></strong> gibi kesâna ma’lûm bulunsa gerekdir!</p>
<p style="text-align: justify;">Anın çün de, 1924’de, alafranga resim ustası adam, madam tâifesiyle beraber, arkasından zil takıb oynadığı Vahîdüddîn Cennetmekânın başına örülen çorapları, o, her yerine giymek zorunda kaldı! Son kullanma târîhini bir saat geçirmeden, onu, palas pandıras, Avrupa’ya paketleyib postalayıverdiler!.</p>
<p style="text-align: justify;">Böyle bir adam da, Mücâhidîn-i Ekber&#8217;den Eygi nam kalemşörün son halîfesi!</p>
<p style="text-align: justify;">Yiyene&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yahu bu <strong>“halîfe”</strong> denen ve ipleri Ankara’da olan ta’yinli oyuncak, Osmanlı mı, yoksa niceleri ve birileri gibi yahudi mi idi?</p>
<p style="text-align: justify;">Osmanlı ise, “<strong><em><u>Osmanoğulları zorla Türk milletinin hakimiyet ve saltanatına el koymuşlar, bu tasallutlarını altı asırdan beri devam ettirmişlerdi. Şimdi de Türk milleti bu mütecavizlerin hadlerini bildirerek hakimiyet ve saltanatını isyan ederek kendi eline fiilen almış bulunuyor.”</u></em></strong><em>   (Ahmed Anapalı, 4.11.2013 Millî Gaz)<strong> </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Diyen; ve Osmanlılara bu kadar ağır kelâm eden paşaların, kendisini<strong> “halîfe”</strong> yapışını; ve Sultân Vahîdüddîn Hazretlerine <strong>yeminler</strong> ederek <strong>söz</strong> veren bir takım adamların ihânetlerini, bu adam, hangi nâmûs, şeref ve haysiyetle kabul ve hazmediyordu acebâ?. Avrupa’ya <strong>dehlendiği</strong> zaman, oralarda bile Vahidüddîn Cennetmekân’ın aleyhinde dolaplar çeviren ve Merhûm Sultan’ın başına musallat olan bu adam; ve Onu yukarıdan beri beyân olunan keyfiyetine rağmen, <strong>“Halîfe” </strong>diye millete yedirib yutduran adam ve madamlar, Âhıret’de acebâ nasıl hesab verebileceklerdir?</p>
<p style="text-align: justify;">Eygi şu satırları da okumalı:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Paşa’nın bu konuşmasından sonra muhalif sesler sustu, ya da susmak zorunda kaldı. Konu hakkında verilen önergeler birleştirildi ve son şekil, genel kurulda “Allah Kahretsin” sedalarıyla, “taçlı hain”, “Vehimeddin” gibi benzetmelerin bol kullanıldığı konuşmalardan sonra kabul edildi. Millet Meclisi’nde kabul edilen bu kanundan sonra Vahideddin Han’ın üzerinden Sultan’lık sıfatı alınmış, fakat Halife’lik sıfatı halâ üzerinde durmaktaydı.&#8221;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;1 Kasım 1922’deki bu görüşmelerden sonra saltanat ve padişahlık artık tarih olmuştu. Bu durum, tahtı ayaklarının altından çekilen Sultan’a, İstanbul’da Büyük Millet Meclisi’nin ve Hükümetini temsil eden Refet Bele Paşa, tarafından bildirildi.”</strong></em> <em>(Ahmed Anapalı, 4.11.2013. Milli gaz.)</em></p>
<p style="text-align: justify;">Abdülmecid oğlu Sultân Vahîdüddîn Hazretleri gibi 36 batın SOYU ORTADA bir Osmanlı’ya, o <strong>“özlenen cumhuriyetin”</strong> bazı (kur.cuları) 29. Ekim.1923’den TAM bir sene evvel, <strong>“Allâh Kahretsin!”</strong> diye öğürecekler; <strong>“taçlı hâin”</strong> diye böğürecekler; Vahîdüddîn yerine<strong> “Vehîmüddîn!”</strong> diye süflîleşecekler, sonra da Abdülmecid Hân birâderi Cennetmekân Abdülazîz Hân oğlu ve fakat alafranga ve suluboya ustası Abdülmecid denen herif-i nâşerîf kalkacak, amcaoğlunun yerine, bir <strong><em>&#8220;Osmanlı nâmus, şeref ve haysiyetiyle&#8221;</em></strong> oturub <strong>“Ben Halîfeyim!”</strong> diyecek!. Bay Eygi&#8217;ye göre demek ki bu, pek tabii bir nâmus ve şeref tezâhürü!.. 90 sene sonra da, Eygi adında ve <strong>“ehl-i sünnet müdâfiiyim”</strong> diyen bir adam, Vahîdüddîn Cennetmekânın âh u enîn ve beddualarına hedef olmakdan zerre kadar korkmadan, o herifin <strong>“halife”</strong> olduğundan bahsedecek!</p>
<p style="text-align: justify;">Ne günlere kaldık ey, GÂZÎ hünkâr!</p>
<p style="text-align: justify;">&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..mühürdâr!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Ehl-i Sünnet müdâfiiyim!”</strong> diye sıkıb duran Sâbık Hılâfetçilerden ve her renge girmekde mâhir Eygi Bey, <strong>“özlediğine”</strong>, <strong>“değişim, dönüşüm, açılım ve saçılım”</strong> peşindeki hormonlular sa’yesinde, yakında kavuşur ve rahata erer, diyelim!..</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 04.11.2013)tt.</em></p>
<p>Son tashîh ve ilâveler: 29.10.2018 / 14:55:12</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Feygi-ilk-cumhuriyeti-hep-ozlemis.html&amp;linkname=Eygi%2C%20%E2%80%9C%C4%B0lk%20Cumhuriyeti%20Hep%20%C3%96zlemi%C5%9F%21%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Feygi-ilk-cumhuriyeti-hep-ozlemis.html&amp;linkname=Eygi%2C%20%E2%80%9C%C4%B0lk%20Cumhuriyeti%20Hep%20%C3%96zlemi%C5%9F%21%E2%80%9D" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Feygi-ilk-cumhuriyeti-hep-ozlemis.html&amp;linkname=Eygi%2C%20%E2%80%9C%C4%B0lk%20Cumhuriyeti%20Hep%20%C3%96zlemi%C5%9F%21%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Feygi-ilk-cumhuriyeti-hep-ozlemis.html&amp;linkname=Eygi%2C%20%E2%80%9C%C4%B0lk%20Cumhuriyeti%20Hep%20%C3%96zlemi%C5%9F%21%E2%80%9D" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Feygi-ilk-cumhuriyeti-hep-ozlemis.html&amp;linkname=Eygi%2C%20%E2%80%9C%C4%B0lk%20Cumhuriyeti%20Hep%20%C3%96zlemi%C5%9F%21%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Feygi-ilk-cumhuriyeti-hep-ozlemis.html&amp;linkname=Eygi%2C%20%E2%80%9C%C4%B0lk%20Cumhuriyeti%20Hep%20%C3%96zlemi%C5%9F%21%E2%80%9D" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Feygi-ilk-cumhuriyeti-hep-ozlemis.html&amp;linkname=Eygi%2C%20%E2%80%9C%C4%B0lk%20Cumhuriyeti%20Hep%20%C3%96zlemi%C5%9F%21%E2%80%9D" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Feygi-ilk-cumhuriyeti-hep-ozlemis.html&amp;linkname=Eygi%2C%20%E2%80%9C%C4%B0lk%20Cumhuriyeti%20Hep%20%C3%96zlemi%C5%9F%21%E2%80%9D" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Feygi-ilk-cumhuriyeti-hep-ozlemis.html&amp;linkname=Eygi%2C%20%E2%80%9C%C4%B0lk%20Cumhuriyeti%20Hep%20%C3%96zlemi%C5%9F%21%E2%80%9D" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Feygi-ilk-cumhuriyeti-hep-ozlemis.html&amp;linkname=Eygi%2C%20%E2%80%9C%C4%B0lk%20Cumhuriyeti%20Hep%20%C3%96zlemi%C5%9F%21%E2%80%9D" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Feygi-ilk-cumhuriyeti-hep-ozlemis.html&amp;linkname=Eygi%2C%20%E2%80%9C%C4%B0lk%20Cumhuriyeti%20Hep%20%C3%96zlemi%C5%9F%21%E2%80%9D" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Feygi-ilk-cumhuriyeti-hep-ozlemis.html&amp;linkname=Eygi%2C%20%E2%80%9C%C4%B0lk%20Cumhuriyeti%20Hep%20%C3%96zlemi%C5%9F%21%E2%80%9D" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Feygi-ilk-cumhuriyeti-hep-ozlemis.html&amp;linkname=Eygi%2C%20%E2%80%9C%C4%B0lk%20Cumhuriyeti%20Hep%20%C3%96zlemi%C5%9F%21%E2%80%9D" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Feygi-ilk-cumhuriyeti-hep-ozlemis.html&amp;linkname=Eygi%2C%20%E2%80%9C%C4%B0lk%20Cumhuriyeti%20Hep%20%C3%96zlemi%C5%9F%21%E2%80%9D" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Feygi-ilk-cumhuriyeti-hep-ozlemis.html&amp;linkname=Eygi%2C%20%E2%80%9C%C4%B0lk%20Cumhuriyeti%20Hep%20%C3%96zlemi%C5%9F%21%E2%80%9D" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Feygi-ilk-cumhuriyeti-hep-ozlemis.html&#038;title=Eygi%2C%20%E2%80%9C%C4%B0lk%20Cumhuriyeti%20Hep%20%C3%96zlemi%C5%9F%21%E2%80%9D" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/eygi-ilk-cumhuriyeti-hep-ozlemis.html" data-a2a-title="Eygi, “İlk Cumhuriyeti Hep Özlemiş!”"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/eygi-ilk-cumhuriyeti-hep-ozlemis.html">Eygi, “İlk Cumhuriyeti Hep Özlemiş!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/eygi-ilk-cumhuriyeti-hep-ozlemis.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(2) Şevket Eygi İctihâdına Göre “İslâm Cumhûriyeti!”</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/2-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/2-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Oct 2024 04:10:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10 - Ekim]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyyet]]></category>
		<category><![CDATA[Mehemmed SAFFET]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülmecid efendinin hilafetine şeytan bile güler]]></category>
		<category><![CDATA[Eyginin İslam cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[hılafet mi republique mi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=5427</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şevket Eygi’nin 18.12.2011 tarihli “İslâm cumhuriyeti!” yazısından 3 gün sonra da şu aşağıdaki serlevhalı yazısı intişâr etmiş olub, cumhûriyet (la republique) </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/2-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html">(2) Şevket Eygi İctihâdına Göre “İslâm Cumhûriyeti!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>ŞEVKET EYGİ İCTİHÂDINA GÖRE “İSLÂM CUMHÛRİYETİ!” </u></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><u>(2)</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Mehemmed SAFFET</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Şevket Eygi’nin 18.12.2011 tarihli <strong>“İslâm cumhuriyeti!”</strong> yazısından 3 gün sonra da şu aşağıdaki serlevhalı yazısı intişâr etmiş olub, cumhûriyet (la republique) aşk-ı memnû’u bu yazıyla tavan yapmış görünüyor, okuyalım:</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>“Cumhuriyet mi, Mumhuriyet mi?”</u></em></strong><strong><em> </em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>“Kuzey Kore Cumhuriyeti diktatörü öldü, yerine otomatik olarak oğlu geçti. Zaten müteveffa (vefat etmiş olan) babası da, kendi babasının yerine geçmişti.</strong></span></p>
<p><em><strong>Ya Rabbi!.. Şu dünyada ne acayip cumhuriyetler var!..”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Acaba Eygi arkadaş dünyada<strong> “acâib, beşerî ve izâfî”</strong> olmayan bir cumhuriyete (la republique’e) nerede rastladı, bunu Hakk rızasiyçün yazsa da, biz de kendileri gibi<strong> “cumhuriyetçi=la republique’ci”</strong> geçinsek!</p>
<p style="text-align: justify;">Veya insan fıtratına uygun bir <strong>cumhuriyet=La republique</strong> olacaksa, bunun peygamberler tarafından insanlara bildirilmesi icab etmez miydi?. Veya Sahâbîler ve bütün İslâm ulemâ ve mütehassısları hep neden<strong> “hılâfet!” </strong>der dururlar da <strong>“La republique”</strong> demezler; ve mumâileyh, peygamberlerin ve İslâm mütehassısı ulemânın Âdem Atamızdan (Aleyhisselam’dan) beri demediğini diyerek, onlara muhâlefet etmekden neden korkmaz ve hayâ etmez?.</p>
<p style="text-align: justify;">Tarih boyunca neden <strong>“atam, homosapiens maymunları!”</strong> diyenler <strong>“cumhuriyet=La republique”</strong> der de;<strong> “Atam Âdem Aleyhisselâm” </strong>diyenler bunu demez, <strong>“hılâfet”</strong> der?</p>
<p style="text-align: justify;">Neden?.</p>
<p style="text-align: justify;">YARADAN, Âdem ve âlini halife yaratdığından olmasın! Mübârek, mukaddes ve muazzez Kelâm-ı Kadîm böyle söylüyorsa iş bitmişdir efendim! Artık <strong>(la republique’acı)</strong> olmak biter, <strong>(hılâfetçi)</strong> olmak ruznâmemize oturur… Dileyen dilediğini olacak değil mi artık, gönül işi bunlar, ne kadar zorbalık yapılsa, fıtrat dışı olanlar gün gelib eriyor ve yok oluyor ağalar ve paşalar!. Eygi şöyle akıl yürütüyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>“- Suriye de bir cumhuriyet. Eski cumhurbaşkanının yerine oğlu geçmişti.</strong></span></p>
<p><em><strong><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> Mısır diktatörü alaşağı edilmeseydi, yerine oğullarından birinin geçeceği söyleniyordu.</span></strong></em></p>
<p><em><strong><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> Mübarek devrildi de ne oldu? Mısır&#8217;daki Memlûk cumhuriyeti taş gibi yerinde duruyor.</span></strong></em></p>
<p><em><strong><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> Fransa&#8217;daki gerçek cumhuriyet mi?.. Hayır!.. Fransa Yahudi Cumhuriyeti&#8230;” </span></strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Görülüyor ki, <strong>“cumhûriyet-mumhûriyet, republik-mepublik!”</strong> denen ve insanların uydurduğu şeyler, gene insanları aldatıb uyutmak içün onların önüne konulan <strong>“ankâ kuşu!”</strong> kabilinden oyuncaklardır! Anınçün, Şevket Bey âhır ömründe<strong> “cumhuriyet=La republique misyonerliğini”</strong> bırakıb, <strong>selefin</strong> üzerinde bulunduğu yol Âdem Aleyhisselamdan beri ne ise, onu tasdîk ve tahsîn etmelidir!. Tenâkuzlar içinde cirit atmak, kaş yapayım derken göz çıkarmak, bütün bunların ebedîyyen mes&#8217;ûliyyeti olacağı unutulamaz&#8230; <strong><em>&#8220;Fransa&#8217;daki yahudi cumhuriyeti&#8221;</em></strong> diyen adama sorsak: <em><strong>&#8220;Türkiya&#8217;daki ne cumhuriyeti?&#8221;</strong></em> Eygi <em><strong>&#8220;Gerçek cumhuriyeti&#8221;</strong></em> arıyor!. Anka kuşunu yani&#8230; Arayan bulur!</p>
<p style="text-align: justify;">15 asırdır değil, Âdem Atamız (Aleyhisselâm’dan) bugüne kadar hiçbir peygamber, âlim ve velînin ağzına almadığı bir<strong> “la republique”</strong> kelime-i ecnebiyyesini, biz, neden <strong>“fazilet rejimidir bilmem nedir!”</strong> diye ve onun bir <strong>misyoneri</strong> gibi, Eygice ile reklâm edeceğiz? Onun istismarcı ve menfaatına tapan reklâmcıları, zaman zaman kudurma periyoduna girib sürüler gibi meydanları dolduruyor; ve <strong>“cumhuriyet mitingleri”</strong> yapıyor ve <strong>“kahrolsun Şeriat”</strong> diye de, o <strong>“fazilet rejiminin nasıl rezilet mü’mini”</strong> olduklarını, kâinata ilân ve isbât edivermiyorlar mı?…</p>
<p style="text-align: justify;">Şevket Bey’in onlara yardımına, o istismarcı reklâmcıların ihtiyacları olmasa gerek!</p>
<p style="text-align: justify;">Sonra bize, son nefesi verirken (hatm-i enfâs ederken), kabirde, âlem-i ervahda, Kıyâmet kopunca, mahşerde ve kitabını oku dendikde<strong> “cumhuriyet’den=la republique’den!”</strong> bir imtihân suâli de gelmiyecek!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Ona neden inanmadın, onun neden misyonerliğini, reklâmını ve yalakalığını yapmadın!?”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Şeklinde önümüze bir kabir suâli koyacaklar mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Bizi, <strong>“dembokrasiden”</strong> kim imtihana sokub, şöyle sorgu suale (istintâk)a çekecek:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- Dembokrasiye neden îmân etmedin Ey, Âdemoğlu; onu neden kutsamadın, Aydın’ın bilmem ne köyüne gidib dembokrasi çınarının önünde neden toprağa çakılmadın; Yassıada dembokrasi müzesini neden temâşâ etmedin; dembokrasi kahramanları üreten kültür ve küfür atanı, takanı, bakanı, çakanı ve bakamayanı, o beton kafalıları neden dinlemedin; ve onların istismarcı, sırıtkan ve münâfık leblerinden neden iki parmakla makaslamadın; ve o ufûnetleri burun düşüren hazeleyi, neden oylayıp kucaklayarak okşamadın, başına ve tepene çıkarmadın!?”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bize, ammâ ve lâkin şunlar denecek mi denmeyecek mi:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- Dünyada, Allâh’ın şeriatına göre seni güdecek bir başa sahib olmak içün ne yapdın? Ona bey’at etdin mi, Allâh içün cemaat teşkîl etdin mi, en büyük cemaat demek olan ve  zarûrât-ı dîniyyeden olan hılafetin lüzumuna iman ederek çalışıb çabaladın mı; bu uğurda hangi tebliğ ve neşrin içine girib hakk-ı sarihi ketmetmemek adına ortaya ne koydun; “men teşebbehe….” hadîsindeki emre muvâfık olarak yahudi ve nasrânîlere ve tüm gayr-i müslimlere benzememek adına hangi siyâsi ve tâğûtî rejimlerin misyonerliğinden Allâh Azze ve Celle’ye sığındın?”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Bunlar ince işler, ben bilmiyordum!”</strong> deyince, o öteki dünyâda kıvırtmak mümkin mi?. O zaman ma’nâ i’tibâriyle bize şunları söylemiyecekler mi:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- Bilmemek mâzeret değildir. “Bizi başımızdaki iri firavunlar ve onların ufaklıkları aldatdı onları cezalandır Yâ Rabbi!” deyip durmayın; onların da sizin de cezalarınız müşedded ve muda’af olacakdır, siz bilmezsiniz ben bilirim!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kur’ân’da,</strong> evet <strong>Kur’ân-ı Mu&#8217;cizü&#8217;l-Beyân&#8217;da</strong> beyân edilen bu ihtarlar tepemize balyoz gibi indiği o zaman, kim ne halt edecek; ve bizi, (hâşâ) hangi <em><strong>&#8220;İslâm dembokrasisi, hangi İslâm Cumhuriyeti, hangi İslâm republique’ası, hangi İslâm burjuvazisi ve hangi İslâm Sosyalizması, hangi İslâm sekülarizmi, hangi İslâm Partisi, hangi İslâm hümanizması, hangi İslâm diyalogçuluğu ve hangi İslâm Politikacısı&#8221;</strong></em> kurtaracak!?.</p>
<p style="text-align: justify;">Orada, hangi antika çaydanlıkları toplamalar ve bitpazarı döküntülerine verilen zamanlar ve harcanan ömürler, kimlerin işine yarayacak?</p>
<p style="text-align: justify;">Allâh Celle, bizden, îmân ve amel dışında, <strong>“cumhuriyet, republique, burjuvazi ve dembokrasi”</strong> misyonerliği de istiyor ve bizi bunlarla (hâşâ) mükellef tutuyor mu? Yoksa tâğûta âid ne varsa tepeden tırnağa <strong>“lâ ilâhe….”</strong> deyib, onları nefy ü redd ve inkâr etmemizi mi istiyor? Bunları, zarûrât-ı dîniyyenin en başında olanlar cümlesinden olarak, kat’iyyen ve kâtıbeten istiyor mu istemiyor mu?.</p>
<p style="text-align: justify;">Papağan gibi <strong>“kelime-i tevhid”</strong> okumanın reklâmını yapıb milleti ılımlılaştırmanın ve agnostikleştirmenin, uyuşturmanın, pelteleştirmenin, modernleştirmenin, hoşgörü ve hakkörü kılmanın, diyalog manyağı yapmanın, hatta Haltettin Karamanlis gibi hayâsızca<strong> “diyalog âyetleri”</strong> bile uydurmanın iblisleri, orada bizi kurtarabilecekler midir?!</p>
<p style="text-align: justify;">Tevhid kelimesinin, dünyada manâsını ve gâyesini bilmez ve bunu kalbimize cezm ü yakîn derecesinde tasdîk ve tahsîn etdirmezsek, orada tevhîd kelimesini öğretmeye, ne pirinç ayıklar gibi hadis ayıklama âleti şu <strong>dembokrat</strong> DİB başı gelir; ne cumhur <strong>republique&#8217;asından</strong> bir sarıklı başpiskopos zuhûr eder; ne vatikan diyalogcusu salya sümük bir kardinal tedârik edilir; ve ne de, Eygi uydurması <strong>“İslam burjuvazisinden”</strong> cübbeli-züppeli ve imam denen leş kargası bir soytarı ayarlatırlar!..</p>
<p>Nasıl, yalan mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Aklımızı başımıza toplayalım ve bir yandan <strong>ehl-i sünnet yolu</strong> ve onun avukatlığını sırtlanıb, öte yandan da şurdan burdan idhal malların <strong>misyonerliğine</strong> soyunub hem dall hem mudill olmayalım… Vebâli müthiş hatta ebedî olur, altından vallâhi kimse kalkamaz…</p>
<p style="text-align: justify;">Bu iş çocuk oyuncağı değildir; ve yevmî çekişmelerin ve şeytânî pis ve necis politikanın hesabları ve dengeleri adına hakikatı ketmetmeye bu dînin zerre kadar tehammülü ve müsâmahası yokdur. Nice büyüklerimiz, bir âyet, bir hadis ve bir tek mes’ele içün işkenceler altında zındanlarda ve sehpalarda canlarını verdiler. Bir İmam-ı Malik gibi allâme müctehid, 40 sualin 39’una <strong>“lâ edri!”</strong> buyurdu… Bizlere ne oluyor ki, durub dururken Avrupa haçlılarından idhal nice politik muzahrafât içün <strong>“ben bilirim”</strong> deyib, bir çuval incirin içine etmekden çekinmiyoruz…</p>
<p style="text-align: justify;">Bunlar, revâ mıdır, akıl mıdır, insaf mıdır, îmân mıdır, ehl-i sünnet olmak mıdır, ehliyet midir, emânet midir, haddi bilmek midir, ilim midir, ahlâk mıdır, selefe bağlılık mıdır, istikâmet midir, nedir ve nedir?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Yahudi cumhuriyeti”</strong> varsa, <strong>“İslâm cumhuriyeti”</strong> de vardır veya olmalıdır mantığı, neyin, kimin ve nerenin mantığıdır?. Yehûdiyyetle İslâmiyyet arasındaki ortak paydaya bakınız:<em><strong> &#8220;Cumhûriyyet!&#8221;</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Bu Eygi ve benzerleri Akgündüz ve Şevki gibilerin hem dall hem mudill olan mıntıkaları tevbe-i nasûh ile ıslâh edilmezse, ümmet bakiyesi ehâli-i etrâk ve ekrâdın vay hallerine!</p>
<p style="text-align: justify;">Yâhu <strong>cumhuriyet</strong> denilen uydurmaları, Fransız ateistleri, <strong>“La Republique”</strong>  dediği nesne ne ise, onu, o olarak ve kendi inanç veya küfür ve şirk dünyasının zarûreti olarak îmâl etmiş; ve her rejim gibi kendi rejimini de, kendine yandaş ve müttefikler bulma ihtiyâcından hareketle dünyâya ihrâc eylemişdir…</p>
<p style="text-align: justify;">Bu malın tabiatında babadan oğula devlet başkanlığı geçmezdi hani, geçer olmuşsa bu dümenin altında başka şeyler var. Bunları bir evvelki yazımızda kısmen ele aldık. Hulâsa seçim havalarına girerek halkı sandık başı yaptırıb, ona:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- Bak, sen seçiyorsun, dolayısıyla senin dediğin oluyor, öyle ise seçdiğine sahib çık, onu ölesiye, olmazsa geberesiye sev, ona tapın ve koru, peşinden sakın ayrılma!” </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Mesajı yüklemek!.</p>
<p style="text-align: justify;">Aynı oyun T.C.de de 90 yıldır icra edilmiyor mu?. Buradaki babadan değil, <strong>“atadan”</strong> veletlerine (çocuklarına) geçiyor…</p>
<p style="text-align: justify;">Halka, koruyacağı ve uğruna canını fedâ edeceği hedef olarak kendisinin YARADICISI neyi ve hangi istikametleri gösteriyor; Fransız ihtilâli ile dünyâya ihrâc edilen yahudi felsefesinin müridleri neleri gösterdi ve hâlâ daha neleri gösteriyor?. Allâh’ın gösterdiği hedefleri imhâ etmenin formül ve çârelerini 170 senedir içimize pompalayanlar, nerede  ve kimlerin kucağında yetişdiler?. Bunları hâlâ göremeyib, îmân sancı ve mes&#8217;ûliyyeti duymadan ve utanmadan, onların politik literatürdeki <strong>misyonerliğini</strong> yapmak ne oluyor?.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir tarafda <strong>“hoşgörü-diyalog”</strong> misyonerliği; ve karşısında da <strong>“bilmem nelerin”</strong> misyonerliği… Vardıkları nokta aynı değil mi? İki kanaldan da, yahudi-haçlı dünyâ hâkimiyyetine, global çete karargâhına veya evangelist-siyonist ocaklarına çıkılmayacak mıdır?</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi gelecek satırlar ise çok daha hılâf-ı hakikat, okuyalım:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>“Osmanlı devleti tarihe karıştıktan sonra Türkiye&#8217;de bir İslam cumhuriyeti kurulmuştu. Anayasanın ikinci maddesinde &#8220;Devletin dini İslam dinidir&#8221; yazılıydı, kabinede Şer&#8217;iye (Şeriat İşleri) bakanlığı vardı. İstanbul&#8217;da Dolmabahçe sarayında Halife-i Müslimîn Abdülmecid bin Abdülaziz Han oturuyor ve her Cuma merasimle namaza gidiyordu. Hafta tatili cumaydı. Mecelle yürürlükteydi. Bütün Müslüman kadınlar tesettürlüydü. Medreseler ulema ve fukaha yetiştiriyordu. Tekkelerde zikrullah yapılıyordu. Bu İslam cumhuriyetinin ömrü kısa oldu. Yerine vesayet rejimi kuruldu.” </strong></span></em></p>
<p style="text-align: justify;">Osmanlı devletinden sonra T.C.’de<strong> “İslâm Cumhûriyeti”</strong> adıyla bir <em><strong>devlet</strong> </em>kurulduğuna kim şâhidse beri gelsin!. Şevket Eygi ve kendisi gibi Akgündüz, Şevki ve Dilipok v.s. gibi 5-10 hafif akıllıdan başka, böyle bir iddiada bulunan başka bir tek kişi yeryüzünde bulunabilir mi?. La republique denen rejime geçişi, İslâm milleti mi istemişdi, yoksa tepeleri eline geçiren belli bir grup mu? Ve bunlar La republique ilânından sonra ehl-i hâl ve’l-akd’in teşkil etdiği bir istişâre meclisine mi gitdiler; yoksa, her din ve ideoloji ve ateist felsefelerden meb’usları kendileri belirleyib, kendilerini de onlara mı seçdirdiler!?..</p>
<p style="text-align: justify;">Buna <strong>“İslâm Cumhuriyeti=İslam la republique’ası”</strong> demek içün insanın İslâm’ın elifinden bîhaber olması icab eder! Ve buna Kongo pigmeleri bile güler…</p>
<p style="text-align: justify;">Teşkîlât-ı Esâsiye Kânûnunda <strong>“Devletin dini, din-i İslâmdır!” </strong>yazması o devletin <strong>“İslâm Devleti yani hılâfet”</strong> olduğunu göstermez; milletin ve dünyânın, bir iki sene daha uyutulması içün, kâğıt üzerindeki bir iki satırla göz boyandığını gösterir… Bütün bunlar, muvâfık ve muhâlif nice tanınmış zevâtın eserleri, makâleleri, hâtırâtı ve <strong>nutukları</strong> ile apaçık ortadadır. Hakikatları saptırmak son derece tehlikeli ve ebedî mes’ûliyeti olan bir işdir&#8230;</p>
<p>Eygi, yâvelerine şöyle devam ediyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Kabinede şer’iye bakanlığı vardı. İstanbul’da Dolmabahçe sarayında Halîfe-i müslimin Abdülmecid bin Abdülaziz Han oturuyor ve her Cuma merasimle namaza gidiyordu.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kalpazanların sahte banknotlarını, hakîkî para diye yutdurmayalım!</p>
<p style="text-align: justify;">İyi de, bir devletde hadi uyduruk adı <strong>“İslâm la republique&#8217;ası!” </strong>diyelim, orada hem <strong>“Şer’iyye vekîli”</strong> olacak; hem de <strong>“Halife-i Müslimîn!”</strong> diye alafranga beyinli ressam Abdülmecid!. Böyle soytarılık, İslâm târihinde  nerede ne zaman görülmüşdür?  Netekim darbecibaşı kâtil Kenan da, Abdülmecid gibi iyi boya ve fırça çekiyordu!. Biri <strong>“Halife olmadan halife”</strong> iken (!) öteki, emekli olub Akdeniz sâhillerinde keyf çatarken! Farkları bu… İkisinde de kafa, ma’lûm hevâ ve hevese tâbi’ dünyâlık kelle…</p>
<p style="text-align: justify;">Yâhu Halife-i müslimîn olmak çocuk oyuncağı mıdır?</p>
<p style="text-align: justify;">Cennetmekân Vahidüddîn Han Hazretlerinin başına gelen bin türlü sıkıntı ve işkenceleri, Dolmabahçe sarayından, üstelik, o Sultanın aleyhinde zerre kadar utanmadan gevezelik ve hezeyanlar püskürterek seyreden; ve Osmanlıların yüzkarası bir herife, adamın<strong> “Halife-i Müslimîn”</strong> demeğe nasıl dili varır hayret… İnsan biraz târih okur ve insaf sahibi olur! Ulemâ ve selefimiz ne demiş, bunları düşünür ve yazdığını nâmusluca ve dürüst yazar!. Bir evvelki makâlemizde Şeyhülislâm Merhûm Mustafa Sabri Efendi Hazretlerinin <em><strong>&#8220;Alafranga&#8221;</strong></em> dediği Abdülmecid soytarısı hakkındaki hüküm ve yazdıklarını burada tekrar hatırlamalıyız&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İşte, çilekeş ve hakkın yılmaz müdâfii Şeyhülislâm Merhûm Mustafa Sabri Efendi Hazretlerinin satırları… Daha evvel de aynen iktibâs etdik, şimdi ilâvelerle bazı yerleri tekrar edelim:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- Hakikaten ne idi o hükûmetsiz Hılâfet! Ahkâm-ı Şer’iyyenin icrâsına me’mûr ve cismânî bir hükûmet reisi olan Hazret-i Peygamberin halîfesi ve vekîli olacak zâtın, elinden hükûmeti alınınca, o zât, Cenâb-ı Peygamberin nesine vekâlet edecekdi? Dolmabahçe sarayında ikâmete me’mûr olmakdan başka Abdülmecid Efendiye bir vazife ayrılmamış olduğundan, müşârünileyhin nasb olunduğu ve birbuçuk sene işgâl etdiği makâm, <u>KAT’İYYEN MAKÂM-I HILÂFET DEĞİLDİ.”</u></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu satırlar, o günleri bizzât yaşamış ve şer’î görüş ve fikirleri tarafımızdan mutlaka dikkate alınmak mevkiinde olan bir zât-ı muhterem allâmenin satırlarıdır; ve Hazret’in son derece isâbetle tesbitiyle de <strong>“Abdülmecid efendiye verilen makâm KAT’İYYEN MAKÂM-I HILÂFET DEĞİLDİ…”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Evet Akâidde İMAM olan ve âlem-i İslâm’da o kadar ihtirâm ve tasdîk görmüş bir allâme böyle söylerken, o Abdülmecid’den hâlâ:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-İstanbul’da Dolmabahçe sarayında Halîfe-i müslimin Abdülmecid bin Abdülaziz Han oturuyor ve her Cuma merâsimle namaza gidiyordu.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Demek, zarûrât-ı dîniyyeden bulunduğu şübhesiz olan o 14 asırlık <strong><em>“hılâfet”</em></strong> müessese-i mukaddesesini zerre kadar anlamamak;  ve hatta onunla bir nev’i istihzâ etmek olmaz mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Bir başka makalelerinde de Merhum Şeyhülislam:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Abdülmecid Efendinin Hılâfetine Şeytan bile güler….Kamal Paşanın tayin etdiği adamdan halîfe mi olur!” </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Buyurmuyor mu?</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyhülislâm Merhûmun satırlarına daha devam edeceğiz biavnihî Teâlâ.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Cumhuriyet= La republique”</strong> denince ilk akla gelen <strong>fazîlet</strong> olmalı imiş! Çok garib, bu <strong>faziletli</strong> <strong>cümhûriyet</strong> kâinâtın neresinde 3 saatcik yaşanmış, ilâc içün gösterilsin!. <em><strong>&#8220;Yahudi Cumhuriyeti&#8221;</strong></em> derken de, bu <em><strong>&#8220;fazilet&#8221;</strong></em>i Eygi denen adam hissedib ferahnâk oluyormuş mu??? Buyrun:</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>“Cumhuriyet denilince hatıra ilk gelen şeyin fazilet=erdem olması gerekir.</strong></span></p>
<p><em><strong><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Bir cumhuriyet erdem üzerine kurulmamışsa, gerçek ve doğru cumhuriyet değildir.” </span></strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Cumhuriyet denilince ilk akla gelen şeyin <strong>fazîlet</strong> olması gerekirmiş! <strong>Fazîlet,</strong> lûgatda ahlâklı, iffetli, ma’nevî kıymetlere sâhib olmakdır… İyi de, bütün bunların temeli <strong>vahiy</strong> mi olacak, beşerî <strong>akıl</strong> mı?. <strong>Cumhuriyet</strong> denen <strong>La republique</strong>’i uyduran asırların ötesindeki çok akıllı kadîm yunanlı, romalı, frengistanlı, britanyalı ve teksaslı filozof arkadaş ve yoldaşları, bu icadlarını neyi referans alarak uydurdular acaba?! Vahiy esas alınmamışsa; ve o zaman vahiy dışında da <em><strong>&#8220;fazilet&#8221;</strong></em> oluyorsa,  o takdirde vahye ne lüzum var?.</p>
<p>Eygi, iyice kafayı ve îmanını sıyırmışa benziyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Vahyi esas almışlarsa, onlara felsefeci denmez; ve bizim de bundan mutlaka haberimiz olması icâbederdi. Çünki vahye dayananlar (Muhbir-i Sâdık Aleyhisselâm) tarafından gerek nazarî ve gerekse amelî ne varsa mutlaka bize ulaşırdı. Ve Allâh da dînini tamamladığını beyân buyuruyor. O halde bize kadar vâsıl olmamışsa, bu <strong>la republique</strong> vahye dayanmıyor demekdir; ve o <strong>“ilk-orta-yeni çağlarda”</strong> yaşamış pek sivri zekâlı felsefeciler yani Eygi&#8217;nin o gönüldaş ve fikirdaşları, <strong>“kafatasları içindeki beyin loblarından”</strong> <em><strong>referans</strong> </em>alıb, beşeriyyet meydân-ı ukalâsında <strong>reverans</strong> yapmışlardır! Ve <em><strong>frekansları</strong> </em>da, Eygi&#8217;ninkisi ile aynısının tıpkısı demekdir!</p>
<p style="text-align: justify;">Binâenalâzâlik, bu kabil bid’at-ı seyyie denen Allâh irâdesine ters beşer uydurmaları, evvelâ Allâh Azze’nin irâdesi önünde, sonra da buna ve peygamberlere ve müslîmîne tebean ukalâ-yı müslimîn huzûrunda bir derece-i i’tibâra nâil olamaz ve keenlemyekün addolunurlar!</p>
<p style="text-align: justify;">Hâl ü keyfiyet şimdilik böyle olub, arîzamız dahi bugünlük bundan ibâret kabûl buyurulmalı; ve idhâl malı <strong>“la republique”</strong> denen frenk (gâvur) icadları (!) önünde, îmân mahsûlü kendi mallarımızın ne olduğunu ve ne olmasının zarûrî bulunduğu noktasında tenâkuz ve teâruzlara sarhoş gibi yaka-paça sürüklenmemeliyiz!. Bu gibi şirk ü küfre müeddî bid&#8217;atların ebedî mes&#8217;ûliyyeti de gerçek müslümanları perîşân etmeye kâfî ve vâfîdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yoksa, işte yahudi saçına dönen işlerin ve felâketlerin içinde kalır; ve çâresizlikler karşısında bugün olduğu gibi apışır kalırız vesselâm……</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 04.01.2012)tt</em></p>
<p>Son tashîh ve ilâveler: 30.10.2018 / 12:38:49</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21%E2%80%9D" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21%E2%80%9D" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21%E2%80%9D" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21%E2%80%9D" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21%E2%80%9D" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21%E2%80%9D" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21%E2%80%9D" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21%E2%80%9D" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21%E2%80%9D" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21%E2%80%9D" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21%E2%80%9D" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21%E2%80%9D" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F2-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&#038;title=%282%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21%E2%80%9D" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/2-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html" data-a2a-title="(2) Şevket Eygi İctihâdına Göre “İslâm Cumhûriyeti!”"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/2-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html">(2) Şevket Eygi İctihâdına Göre “İslâm Cumhûriyeti!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/2-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(1) Şevket Eygi İctihâdına Göre İslâm Cumhûriyeti!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/1-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/1-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Oct 2024 04:00:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10 - Ekim]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyyet]]></category>
		<category><![CDATA[Mehemmed SAFFET]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[Eyginin İslam cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Hilafetin kaldırılması]]></category>
		<category><![CDATA[republique]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=5428</guid>

					<description><![CDATA[<p>İctihâdlar kelepir! Yalınız İlâhiyatçı, ilâhyapyatçı, Haltettin-i Haramânî, Adnân-ı Dilberânî,  hoşgörü-diyalogcu, cübbe-şalvarcı, denaatçı, DİB’ci,</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/1-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html">(1) Şevket Eygi İctihâdına Göre İslâm Cumhûriyeti!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>ŞEVKET EYGİ İCTİHÂDINA GÖRE &#8220;İSLÂM CUMHÛRİYETİ!&#8221;</u></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><u>-1-</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Mehemmed SAFFET</u></em></strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;">İctihâdlar kelepir!</p>
<p style="text-align: justify;">Yalınız İlâhiyatçı, ilâhyapyatçı, Haltettin-i Haramânî, Adnân-ı Dilberânî,  hoşgörü-diyalogcu, cübbe-şalvarcı, denaatçı, DİB’ci, mit’ci, it’ci, simitçi, şunlar bunlarcı, v.s. ler ictihâd yapacak değiller ya, Şevket Eygi’nin onlardan nesi eksik, biraz da bu <strong>“siyâsal bilgilerci, galatasaraycı, gazeteci ve antikacı”</strong> arkadaşlar da ictihadlar döktürse Kıyâmet mi kopar? Belki Kıyâmet alâmetlerinin irileri ortaya çıkar ama, Kıyâmet de kopmaz hani…</p>
<p style="text-align: justify;">18.12. 2011 Efrencî târihinde Millî Gazeta nam cerîdede adı geçenin başlığı şu: <strong>“İSLÂM CUMHÛRİYETİ!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Okuyalım:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">“-<strong>Türkiye adım adım İslam Cumhuriyetine doğru ilerliyormuş&#8230; Böyle bir gidiş var mı yok mu tartışmasını bırakalım da, İslam Cumhuriyeti istemek suç mudur onu müzakere edelim.”</strong></span></em></p>
<p style="text-align: justify;">Şevket Bey’e göre suç değilmiş meğer! Belki de cumhûriyet demek <strong>“fazîlet!”</strong> demekdir!. Herhalde Şeriat Kitablarına bakdı, fetvâları önüne serdi, İslâm tarihini de Âdem Aleyhisselam’dan bugüne kadar bir güzel taradı ve fetvâyı (ictihadı) patlatdı:<strong> İSLÂM CUMHÛRİYETİ İSTEMEK SUÇ DEĞİLDİR!</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İbni Kemâl ve Ebussuud merhumlar gibi Şeyhülislâmlar nerden bilsinler frengistandan böyle nesnelerin bir gün memâlik-i Osmâniyyeye taşınacağını!. Bilebilselerdi, tâ o zaman bunların da fetvalarını kitablarına dercederler, iş bugünün <em><strong>&#8220;Bâbıâdî&#8221; </strong></em>gazetecilerinin kalem kâğıdına, eline ayağına düşmezdi!…</p>
<p style="text-align: justify;">Şevket Bey, işin, Kitab, Sünnet, İcmâ ve Kıyâs-ı müctehidîne de ters bir tarafını demek ki göremedi!. O zaman Fr. gâvurunun <strong>“La Pepublique!”</strong> dediği nesneyi, gel de Mecnûn&#8217;un Leylâ’sını istemesi gibi isteme!</p>
<p style="text-align: justify;">Şu <strong>cumhuriyet</strong> denen şey acaba neyin nesidir, nerede, ne zaman, nasıl peydahlanmışdır?. Bunun camâziyelevveli bilinmeli ki, o mereti<strong> “istemek suç mu değil mi?”</strong> sualini soran Eygi&#8217;nin ne demek istediği iyi anlaşılsın, mes’ele boğuntuya gelib horultuya karışmasın! Tanzimat’dan beri de dâhilî Frenklerin:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> “”- Haçlı batılılara ne kadar çok benzer ve onları ne kadar çok taklîd edersek o kadar şu İslâm denen nesneden kurtulur; ve asrîleşerek terakkî eder “milel-i mütemeddine” denilen medenî milletler (!) gibi biz de medenîleşiriz!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Diyerek, bu şartlanma ile memleketin <strong>dînine</strong> varıncaya kadar onlara benzemeye pek zıyâde gayret sarfetdikleri, bütün dünyâya ma’lûmdur. Hep <em><strong>&#8220;medeniyet&#8221;</strong></em> rüyâları görüb <em><strong>&#8220;edeniyet&#8221;</strong></em> içine yuvarlandı durdular!..</p>
<p style="text-align: justify;">Fransız ihtilâli’ne kadar Fransa da dâhil bütün Avrupa’da hâkimiyyet papalığın elindeydi. İdâre şekli krallık olan bütün Avrupa devletleri<strong> “papayı lâ yuhtî ve lâ yüs’el= hatâsız ve gayr-i mes’ûl”</strong> tanıyorlar; hatta aforoz edilen nice krallar, yalın ayak başı kabak dağlarda karlı yollara düşüb kendilerini afv etdirmek içün binbir eziyet ve işkenceleri göğüslüyorlardı! Haçlı Bâtıl Batı&#8217;da tek sözü geçen Papalardı. Bunlar krallıklara bile emirler yağdırır onları parmaklarında oyuncak gibi oynatır ve evirip çevirirlerdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Büyük Müfessir Muhammed Hamdi Efendi Merhûm&#8217;un tefsîrinden <em><strong>&#8220;Kullara tapmanın şümûlünü bugünün medenîlerine&#8221;</strong></em> de gösterelim ve görelim:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;&#8230;.Allâh&#8217;ın emrine muhâlif olduğu zâhir olan hatâlarına bile itaati tecviz eylemek, velhâsıl Allâh ne diyor diye düşünmeden, Allâh&#8217;ın emrine ittibâı hesâba almadan ittibâ&#8217; eylemek dahî öyle bir şirk ve küfür demekdir. Ve Allâh&#8217;ı bırakıb başkalarına tapmakdır ki, maatteessüf yehûd ve nasârâ böyle yapmışlar  ve ahbar ü ruhbâna Rabb dememişlerse bile Rabb gibi tutmuşlar, vâzı&#8217;-ı ahkâm tanımışlardır. Hele nasrâniyyet târîhinde ruhbânın mukaddes tanınması ve papaların lâ yuhtî sayılması daha resmî ve daha zâhir ve meşhurdur.&#8221;</strong></em> (1936 tab&#8217;ı, c.4, s.2514)</p>
<p style="text-align: justify;">Fr. ihtilâli ile bu ruhban sınıfının hâkimiyyeti onların elinden alındı; ve devletin başını, ülke ehâlisinin oyları, ya doğrudan, yahud da meb&#8217;uslar üzerinden gûyâ halk seçer oldu!. İhtilâlin mûcidi Fr. aydınları&#8211; ki (kısm-ı a’zamı yahudi)lerdir&#8211;, halk ile devlet arasında da bir mukâvelenâme sayılan ve<strong> “anayasa”</strong> denen insan irâdesini, ilâhî bir metin veya semâvî kitabların bir şebihi gibi ele alıb, bu rejimi bütün dünyâya ihrâc etmeye başladılar!.. Oyuna (re’yine) müracaat edilen insanlar da belli bir sınıf olmıyacak, din farkı gözetmeden <em><strong>&#8220;hepsine eşit mesâfede bulunarak&#8221;</strong></em> o ülke ehâlisinin tamâmı olacak; ve bunlar, her bakımdan <em><strong>eşit</strong> </em>kabûl edilerek adına da <strong>“vatandaş!”</strong> denilecekdi… Hakîkatde ise, sırtlarda taşınan bir sınıf mutlaka olacak; ve bunlar, <strong><em>&#8220;daha eşit&#8221;</em></strong> olmalarına (!) rağmen, <em><strong>&#8220;eşitlerle&#8221;</strong></em> eşitmiş gibi görülecek ve gösterilecekdi!</p>
<p style="text-align: justify;">xxHulâsa Elmalılı Merhûm Muhammed Hamdi Efendi Hazretleri&#8217;nin tefsîrindeki ifâdesiyle:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Nasârâda sınıf-ı ruhbânın böyle bir imtiyâz ve hâkimiyyetle min dûnillâh </strong>(Allâh&#8217;dan başka)<strong> Erbâb </strong>(tanrılar)<strong> ittihaz edilmesine &#8220;klarikalizm&#8221; ta&#8217;bîr edilmiş; ve sonra bundan şikâyetle Protestanlık </strong>(Evangelizm)<strong> zuhûr etmiş, ve bil&#8217;âhara bu <span style="text-decoration: underline;">imtiyâz-ı rubûbiyyet, sınıf-ı ruhbandan parlömanlara geçmişdir!” </span></strong>(s.2515)</p>
<p style="text-align: justify;">İşte kısaca izaha çalışdığımız bu beşerî idâre şekline Fr. Gâvurunun takdığı isim: <strong>La Republique’dir…</strong> Bunun Fr. hayranı Osmanlı ve 1923’e kadar olan okumuşlar hançeresindeki tercümesini, yanlış olarak <strong>“cumhûriyet!”</strong> şeklinde yapdılar. <strong>Cumhur</strong> kelimesinden iştikâk eden bu mefhum, cumhûr-ı müslimin ile alâkalı olmayıb, müslim ve gayr-i müslim herkesi içine alıyordu. 1500 senedir müslümanların devlet ve hükûmet reisi ise, İslâm esas alındığında <strong>“Cumhûr-ı müslimînin</strong> <strong>ehl-i hâl ve’l-akd”</strong> denilen <strong>havass</strong> tabakasının <strong>bey’atı</strong> ile ortaya çıkmışdı.</p>
<p style="text-align: justify;">Halbuki cumhûriyet denilen ve Fr. ihtilâlinin icadı olan bu sistem ile, devlet ve hükûmet müslümanların elinden çıkacak ve müslim-gayr-i müslim bütün herkesin irâdesiyle (!) meydana gelecekdi… Artık müslümanlar devlet ve hükûmetin sahibi olamıyacak, yahudi, nasrânî, dinli, dinsiz, putperest, ahlâklı-ahlâksız, homos-poros, hortumcu soyguncu, nâmuslu-nâmussuz, meyhâneci-umumhâneci, cânî-zânî, kâtil-maktul, dönme-gömme, it-kopuk, nesebi sahih-gayr-i sahih, terörist-haydut ve hulâsa <strong>“vatandaş”</strong> denen her cins insanın eşitliği esas alınarak hepsinin irâdeleriyle teşkîl edilen bir <strong>devlet</strong> olacakdı!</p>
<p style="text-align: justify;">Dolayısıyla orada, Kitab, Sünnet, İcmâ’ ve Kıyas-ı Fukaha esaslarının mu’teber olması düşünülemezdi bile… Halbuki bu dört delil, mutlak olarak müslümanları, bunlarla yaşamaya bağlıyor; ve bunu, Allah ve Rasûlüne îmânın bir ve en büyük şartlarından biri olarak onların önüne koyuyordu… Bu, hem Peygamber Aleyhisselâm’ın hayatıyla ve hem hulefâ-yı râşidîn’in tatbikâtıyla yaşanmış bir vâkıa idi. Dolayısıyla <strong>cumhur-ı müslimîne</strong> âid bu  olmazsa olmaz dînî hüküm ve kıymetler, onların elinden alınarak<strong> cumhûr-ı nâsa</strong> intikâl ediyor; ve İslâmiyyet de böylece manâ ve ehemmiyetini kaybederek ortadan kaldırılmış oluyordu… Hâkimiyyet, Hakk’dan halka intikâl ediyordu… Müfessir Merhûm&#8217;un buyurduğu gibi:<em><strong>&#8220;İmtiyâz-ı Rubûbiyyet sınıf-ı ruhbandan parlamanlara geçiyordu!&#8221;</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Bunun içündür ki, 1923’de T.C’de ilân edilen aslında cumhûriyet değil, Fransız müfekkiresindeki <strong>“La Republique”</strong>dir… O zamanki ulemâ bunu bildiği içün ona karşı çıkmış; ve nice <strong>“Hocaların kelleleri bunun içün koparılmışdır!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Uğur Mumcu’nun<strong> “Kazım Karabekir Anlatıyor”</strong> nâm Kitabında Kamal Paşa’nın <strong>“Hılâfetin zaaf getirdiği ve ben hocaları sevmem” </strong>dediği, 1923’de Eskişehir-İzmit konuşmalarından ve İnan Arı’nın eserinden naklen anlatılıyor. (25. Baskı, 2009, sh:188)</p>
<p style="text-align: justify;">Adı geçen kitabdan şu satırları da okuyalım:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- 19. Ağustos 1923 günü (cumhuriyetin ilanından 2 ay 10 gün evvel) M. Kemal, Latife Hanım ve İsmet Paşa Karabekir’in Keçiörendeki kiralık köşküne yemeğe gelirler. Yemekde tartışma çıkar. Tartışma Karabekir ve İsmet Paşa arasındadır. M. Kemal tartışmayı sessizce izler.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Karabekirin satırları:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- İsmet Paşa müthiş bir inkılab hamlesi teklif etdi:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Hocaları topdan kaldırmadıkca hiçbir iş yapamayız. Bugünki kudret ve prestijimizle bugün bu inkılabı yapmazsak, hiçbir zaman yapamayız.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İlk Fethi Bey grubundan işitdiğim bu yeni inkılab zihniyetini, İsmet Paşa da bir çırpıda tamamlıyordu. Aradaki zaman fâsılaları kendiliğinden ortadan kalkarak bu üç şahsiyetin 3 maddelik programı kulaklarımda tekrarlandı:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1-  İslamlık terakkiye manidir.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">2- <strong>Arap oğlunun yâvelerini Türklere öğretmeli.</strong> (Bizden not: Yani Peygamber Aleyhisselamın saçmalıkları.. HÂŞÂ ve KELLÂ)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3-  Hocaları topdan kaldırmalı.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Peki ama ne olmak istiyorsunuz, dedim. Hristiyan mı, dinsiz mi?”</strong> (A.g. e. Sh: 92)</p>
<p style="text-align: justify;">Karabekir&#8217;in köşkündeki tartışma, cumhuriyetin daha doğrusu (La Republique) ilânından 70 gün evveldir…</p>
<p style="text-align: justify;">Yakın geçmişde memleketde terör estiren bir takım mutlu ve putlu azınlık <strong>“cumhuriyet mitingleri”</strong> nâmı altında dine-imana <strong>“Kahrolsun Şerîat!”</strong> hırlamalarıyla meydanlarda toplanmış ve milletin huzurunu allak bullak etmişlerdi…</p>
<p style="text-align: justify;">Tekrar edelim ki <strong>cumhuriyet</strong> kelimesi uydurma bir kelimedir ve 1923’lerdeki millete başka bir kelime ile ve hele <strong>“La Republique!”</strong> gibi Fransız hançeresindeki kelimelerle bir rejim dayatmak ve hele İslâmiyyet’in <strong>“zarûrât-ı dîniyye”</strong> meyânında zikretdiği ve en büyük olmazsa olmazı olan<strong> “Hılâfet-i İslâmiyye”</strong>den böyle bir rejime geçmek, cumhûr-ı müslimin tarafından nasıl kabûl edilecekdi?…</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun içün de zaten, bu rejim değişikliği, bir gecede alınan ve <strong>“Yarın cumhuriyeti ilân ediyoruz!”</strong> denilerek, tek adam irâdesiyle ve tepeden inme olarak hatta cumhuriyetçi bir paşa olan Karabekir’e ve bir çoklarına bile haber verilmeden yapılmışdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Eygi, bütün bu hakîkatları bilmiyor olamaz! Bile bile mes’eleyi tahrif ve zihinleri idlal etme peşinde ise, iki cihanda da altından kalkamayacağı ebedî bir vebâlin altına giriyor demekdir ki, encâmından korkulur!…</p>
<p style="text-align: justify;">Koparılan yüzbinlerce kellenin akan kanlarında boğulur!.. Eygi, îmân ve mantıkla alay ederek şunları da çok rahat yazabiliyor</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Mason ne ister?.. Mason Cumhuriyeti ister.</em></strong></span></p>
<p><strong><em>Selanik dönmesi ne ister?.. Dönmeler Cumhuriyeti ister.</em></strong></p>
<p><strong><em>Laik ne ister?.. Laik Cumhuriyet.</em></strong></p>
<p><strong><em>Ateist ateist cumhuriyet.</em></strong></p>
<p><strong><em>Kemalist Kemalist cumhuriyet.</em></strong></p>
<p><strong><em>Velhasıl herkes kendi cumhuriyetini ister.</em></strong></p>
<p><strong><em>O halde Müslümanların İslam Cumhuriyeti istemeleri çok tabiî değil midir? Bunda şaşılacak ne var?” </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Çok tabii imiş, şaşılacak bir şey yokmuş!</p>
<p style="text-align: justify;">Her din, ideoloji, inanç ve millet cumhuriyet istermişken, biz istemezsek ne ayıpmış! Herkes sırtlanıb götürüyorken müslümanlar da aval aval bakacak değil ya, onlar da sırtlanmalı; ve nasıl olsa sudan ucuz, herkes mesir macunu gibi kapışıyor! Eygi de birşeyler kapmalı, yoksa göz göre göre sebili kaçırmış oluverir!</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>“Herkes kendi cumhuriyetini isteyecek ama çoğunluktaki Müslümanlar İslam cumhuriyeti isteyemeyecekler. Adalet ve eşitlik bu mudur?” </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Herkes kendi cumhuriyetini isterken müslümanlar istemezse olur mu hiç! Mesir macunu kapış kapış giderken herkes kapışsın, sen ise bir müslüman olarak yerinden kıpıdama, kazık yutmuş gibi dikil ve aval aval bak!. Republique dağıtsın Fr gâvuru, sen hâlâ yerinde say! 72.5 millet kapışsın, sen otur oturduğun yerde! Olacak iş mi bu?</p>
<p style="text-align: justify;">Meşrutiyet, cumhuriyet, laiklik, insan hakları, karı marı hakları, dembokrasi, şefokrasi, şebekokrasi, emperial düzen, kapitalist soygun, faşist vurgun, diktatoryal idare, ne dağıtılıyorsa topla, 103 senedir oturub bir güzel mesir macunu gibi yala, ye, tıkın, zıkkımlan!.</p>
<p style="text-align: justify;">Her şeyi yemeye müsâit mide oldukdan sonra ne yersen ye, dokunmaz, ilâç olur!</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;Müslümanlar</strong></em> <strong>İslâm Cumhuriyeti isteyince, bunun adı adâlet ve eşitlik olacak!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong>Bir müslüman içün (.okdan bir adâlet ve eşitlik) peşinde koşmak, edille-i erbaadaki adâletin dışına çıkarak gayra âid adâleti istemekdir ki, bunun adına <strong>şirk</strong> denir!</p>
<p style="text-align: justify;">Öyle adâlet ve eşitlikden müslümanlar münezzehdir; ve hiçbir aklı başında Kitâb, Sünnet, icmâ&#8217; ve kıyâs-ı müctehidîn  bağlısı bir müslümanın böyle izâfî ve i&#8217;tibârî bir <strong>“adâlet ve eşitliğe”</strong> dilencilik yapacağı düşünülemez, bu muhaldir…</p>
<p style="text-align: justify;">Hangi Peygamber, hangi müctehid, hangi müfessir, hangi mütekellim, hangi mutasavvif (hâşa ve kellâ) böyle bir şeyin peşine düşmeye hangi kitabı ile zerre kadar cevâz vermiş; <strong>“câizdir”</strong> demiş, müsaade etmiş? İşkembe mahsûlü ve ma’mûlü modern bid’at ve dalâletlerle ONU tanınmaz hâle getirmek, bu dinde en büyük haram ve küfürdür…</p>
<p style="text-align: justify;">Târih boyunca böyle şeyler kimin ağzından çıkmış, hangi kitaba dercedilmiş? Ehl-i Sünnet avukatlığı yapar görünerek böyle bulaşıkları müslümanların zihinlerine akıtmak, bu uğurda kellelerini veren yüzbinlerce müslüman âliminin (şehidin) lâ’netini celbeder… Bunlar ayıpdır, haramdır, günahdır, dini oyuncak etmekdir, Allâh’ın dîni ve irâdesiyle eğlenmekdir…</p>
<p style="text-align: justify;">Allâh Rasulü Aleyhisselâm meşrû’ olsaydı <strong>“republique”</strong> diyemez miydi? Kendilerinden bu babda hangi kelime sudûr etmişdir?</p>
<p style="text-align: justify;">Hulefâ-yı Râşidîn Hazerâtı ne zaman nerede <strong><em>“republique”</em></strong> demişdir?</p>
<p style="text-align: justify;">1500 senedir hângi İslâm hükûmetinde<strong> “republique”</strong> veya bunun ma&#8217;nâsını ifade eden bir kelime ağıza alınmışdır?</p>
<p style="text-align: justify;">Yazıklar olsun… Eygi, filozofoterapik aklıyla diyor ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>“İslam Cumhuriyeti kurulursa kadın hakları kısıtlanırmış&#8230; Evet birtakım hakların ve hürriyetlerin kısıtlanacağından hiç şüphe yoktur. Mesela devletin resmi TC vesikalarıyla fuhuş yapma, KDV&#8217;li ve korumalı yasal karı satışı durdurulacaktır.</strong></span></p>
<p><em><strong>Kadınlara ve kızlara tecavüz edenlere bugünküne nispetle çok ağır cezalar verilecektir.</strong></em></p>
<p><em><strong>Ceza Kanununa zina suçu konulacaktır.</strong></em></p>
<p><em><strong>İdam cezası geri getirilecektir.</strong></em></p>
<p><em><strong>Uçaklarda içki içilemeyecektir. Ya Rabbi ne büyük felaket olur bu!</strong></em></p>
<p><em><strong>Hafta tatili cumaya çevrilecektir. Ne korkunç ve dehşetli bir değişiklik olur değil mi? Yahudiler cumartesi günü tatil yapıyor, Hıristiyanlar pazar günü, bu çok normal de, Müslümanlar Cuma günü tatil yaparlarsa kıyamet kopar, ülke batar.</strong></em></p>
<p><em><strong>Erkek ve kız öğrencilerin okulları ayrı olur, yine eğitim verilir ama kız erkek ayrılınca dünya batar.</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>İslam Cumhuriyeti olursa kadın memureler, kadın öğretmenler, kadın polisler, kadın avukatlar başörtüsü ile hizmet edebilir. Bu da başka bir kıyamettir.</strong></em></span></p>
<p><em><strong>Parklarda, otobüslerde öpüşmek yasak edilir. Kıyamet kıyamet kıyamet&#8230; Batar Türkiye be!</strong></em></p>
<p><em><strong>Sıkı kontroller, tahliller yapılır ve halka evcil domuz, yaban domuzu ve eşek eti yedirilmez. Bu da domuzcuların felaketi olur.</strong></em></p>
<p><em><strong>Alkollü içkiler kısıtlanır, bu da korkunç bir felaket&#8230;</strong></em></p>
<p><em><strong>Banknotların üzerine tarihî büyüklerin, millî âbidelerin resimleri konur. Bu da dehşetli bir gerilik olur.</strong></em></p>
<p><em><strong>Her yere mescidler yapılır, namaz kılanların sayısı çoğalır. Felaket, dehşet, toplumsal deprem!.. Batar şu Türkiye batar!..</strong></em></p>
<p><em><strong>Dünyanın bütün demokrat ülkelerinde serbest olan tarikat tekkeleri açılır, zikir yapılır. Bu da büyük bir batış sebebi olur.</strong></em></p>
<p><em><strong>Müslümanların bir yıldan fazla kullandığı Osmanlı yazısı serbest bırakılır&#8230;</strong></em></p>
<p><em><strong>Müslümanların İslam Mektepleri açmasına izin verilir.</strong></em></p>
<p><em><strong>Okullarda her sabah bir saat din ve Kur&#8217;an dersi okutulur.</strong></em></p>
<p><em><strong>Gerçek İslam Cumhuriyeti olursa rüşvet, kokuşma, nepotizm, kara ve kirli servet sahibi olma, her çeşit alavere dalavere ve dolandırıcılık önlenir. Bundan büyük bir felaket düşünebilir mi?</strong></em></p>
<p><em><strong>Nereden buldun kanunu çıkartılır, herkesten hesap sorulur.”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"> Republique denen bir sistemde bunların olması muhaldir. Çünki rebpublique denen Fr idâresinde,  mekanizmanın işleyişi bunlara kat’iyyen müsaade etmez. Çünki republique denen mekanizmada, <strong>sandık</strong> herkese açıkdır, <strong>vatandaşlık</strong> ve <strong>anayasa</strong> sistemi vardır. Böyle bir yerde Edille-i şer’ıyyeye göre hükûmet edilemez. REPUBLİQUE&#8217;in <strong>islâmîsi</strong> olamaz. İslâm meyhanesi ne kadar olur, İslâm bankası ne kadar olursa, İslâm imparatorluğu ne kadar olur, İslâm kapitalizmi, İslâm komünizmi, İslâm sosyalizmi, İslâm faşizmi, İslâm parlamentarizmi, İslâm bolşevizmi, İslâm kerhânesi ne kadar olursa, İslâm cumhuriyeti de o kadar olur!</p>
<p style="text-align: justify;">Olacak olsaydı, (hâşâ ve kellâ) Âdem Aleyhisselam’dan bu güne kadar bir İslâm muhitinde ilaç içün de olsa olur ve görülürdü…</p>
<p style="text-align: justify;">Eygi, geçenlerde de <strong>“Nüfûsu müslüman olan bir ülkede ancak İslâm demokrasisi olur!”</strong> gibi bir akıl, îmân ve mantık çürütme oyunu îcâd etmişdi!.. Şimdi de <strong>“İslâm Cumhuriyeti=Republique&#8217;i”</strong> uydurdu!</p>
<p style="text-align: justify;">Yiyene!</p>
<p style="text-align: justify;">İslam, beşerî hiçbir devlet, hükûmet, adâlet, ibâdet, muâmelât, münâkehât, hukûkiyyât, iktisâdiyyat, ictimaiyyat ve siyâsiyyat ideoloji, doktrin ve felsefesiyle halt edilib (karıştırılıb) bir terkib,  bir <em><strong>&#8220;karışım&#8221;</strong></em> ve birleşme meydana getiremez; <strong><em>&#8220;TELBÎS&#8221;</em></strong> denen nesneye İslâm&#8217;da yer olamaz. <em><strong>&#8220;Lâ telbisü&#8217;l-Hakka bi&#8217;l-bâtıl&#8221;</strong></em> emrini, Eygi hiç mi kâle almaz nedir!?. İslâmiyyet, kendisi dışındaki zerreye kadar herşeyden kat’iyyen münezzehdir, müberrâdır… Bütün bunlara kapı açmak veya câiz görmek, Elmalılı Merhûmun tefsirindeki şu ibâre ile kesinkes redd ve nefy edilmektedir:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“- ULÛHİYYETİ BÜSBÜTÜN NEFY Ü İNKÂR ETMESELER DE, AÇIK VEYA GİZLİ BİR ŞİRK KOŞMADAN ALLÂH’A DA İNANMAZLAR.”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Ve rezaletin, akıl ve mantığa harakiri yaptırdığı nokta:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>“Müslümanların başına bir Halîfe seçilir&#8230;”</strong></span></em></p>
<p style="text-align: justify;">Müslümanların başına<strong> “İslâm Cumhuriyetinde bir halîfe seçilecekmiş!”</strong></p>
<p>Pırasasör Ahmet Akgündüz ve şu eski Erbakanist yeni Tayyibist Şevki gibi bu Eygi de kafayı sıyırmışa benziyor!. <em><strong>&#8220;Halîfe seçilecekmiş!&#8221; </strong></em>Cehâletin bu kadarına pes!. Âdem Aleyhisselâm&#8217;dan bugüne kadar ne zaman nerede <em><strong>&#8220;Halife seçimine&#8221;</strong></em> rastlanmışdır?. Halife, seçimle değil, <em><strong>BEY&#8217;AT</strong></em> ile vücûd bulur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İslâmiyyet ile beşerî sistemlerin arasında ebedî cennet ile cehennem kadar fark vardır!. Beşerî sistemlerde seçim ve anayasa vardır; vatandaşlık, parti, paralamento, sandık, oy, herkese eşitlik, küfür, şirk, nifâk, zinâ, fâiz, put ve heykel, kadın satışı, kumar ve sarhoşluk hürriyeti, ifsâd-ı akide, i&#8217;lân-ı münker, iftirâk-ı kelime serbestisi son derece ileridir; cihad ve  emr-i ma&#8217;ruf ve nehy-i anil-münker, dînî nikah, teadüd-i zevcât, hadd cezaları yasağı gibi nice İslâm&#8217;a ters yasaklar vardır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İslâm&#8217;da ise, seçim yok bey&#8217;at vardır; anayasa yok, edille-i şer&#8217;iyye vardır; vatandaşlık yok, teb&#8217;a-i müslime ve zimmî teb&#8217;a vardır; parti-pırtı yok tevhid ve birlik vardır; partili paralamento yok, ehliyet-i kâmile sâhibi istişâre meclisi vardır; her câhil, kâfir ve müşriğin iradesini toplayıb halt eden (karıştıran ve müsâvî gören) sandık aslâ yokdur ve olamaz; teb&#8217;a-i müslime ve zımmî teb&#8217;anın esasdaki statüleri, hakk ve vazîfeleri ayrı ve farklıdır; hadd cezâlarını  icrâ şartdır. Îlmî, îmânî, ammelî, ahlâkî, siyâsî, hukukî, iktisâdî, ictimâî, askerî, mülkî, idârî ve beşerî kanun, nizam, idrâk ve telâkkîler bitemâmihâ menşei (referansı) i&#8217;tibâriyle VAHYE dayanı; beşerî sistemler vahyi reddeder ve herkesin nefsi emrindeki aklını referans alır&#8230; Yukarıda geçen yasaklar İslâm&#8217;da ya şart veya serbestdir, fikir hürriyeti diyerek küfür, şirk ve nifakın propagandası kat&#8217;iyyen yasakdır, v.s&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Rahmetli Büyük Üstâdım Necib Fâzıl Bey sağ olsaydı, <strong><em>&#8220;İslâm sosyalizmi&#8221;</em></strong> diye yâveler ortaya atan müteveffâ Nurettin Topçu nâm felsefeciyi nasıl benzetmişse; <em><strong>&#8220;İslâm Cumhûriyeti&#8221;</strong></em> diye hezeyannâmeler döktüren Galatasaraylı Eygi&#8217;yi de kim bilir nasıl benzetirdi!. Noksan sıfatlardan tenzih içün her 24 saatde 540 defa <strong><em>&#8220;sübhânsın&#8221;</em></strong> dediğimiz Allâh Azze ve Celle Hazretlerinin dînini, beşer uydurması ve acziyeti içindeki <em><strong>&#8220;Sosyalizma ve cumhûriyyet&#8221;</strong></em> ile payandalamak veya düzenlemeye kalkışmak, îmân ve kafayı sıyırmak değilse, mutlaka kudurmakdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Hâl böyle olunca, bu &#8220;islâm Cumhûriyeti&#8221; meczubları, daha bilemediğimiz hangi <em><strong>&#8220;telbîs, telvîs ve tedlîsin&#8221;</strong></em> peşindeki şeyâtî.dir?.</p>
<p style="text-align: justify;">Gülsek mi ağlasak mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Republique tabiatı ve mahiyyetinin neden ibaret olduğunu yukarıda mufassalan beyân etdik. Orada <strong>halîfe</strong> seçmek muhaldir. Hilâfetde de cumhurbaşkanı seçilemiyeceği gibi&#8230; Uzviyetler kendileri dışındaki ters organ nakillerini aslâ kabûl etmez bunu şiddetle reddeder ve kusar!. Aynen <strong>Halîfe</strong> diye yutdurulan Abdülmecid Efendi denen alafranga ressam gibi!. Şeyhülislâm Merhum Mustafa Sabri Efendi Hazretleri<strong> “Kamal Paşanın tayin etdiği adamdan halife mi olur, Abdülmecid Efendinin hılâfetine şeytan bile güler, bu hılâfet Şer’an gayr-i muteberdir!”</strong> buyururken, hiç kimse işkembeden sıkarak milleti idlâl etmesin! Vebâli fevkalade ağır ve ebedî olur!</p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>“Sayın bayların ve bayanların üzülmesine, korkmasına, dehşet içinde kalmasına, avaz avaz feryat etmelerine hiç şaşmamak lazım. Onlar yukarıda saydığım felaketlere ve acılara dayanamazlar.”</strong></span></em></p>
<p style="text-align: justify;">Noksanlıklardan münezzeh Allâh Azze ve Celle’nin  DÎNİNİ republique ve dembokrasi ile bulayarak <strong>“telbis, telvis ve tedlîs”</strong>  edenler, O münezzeh ve müberrâ dîni, eksik gedik tarafları varmış da onları düzeltmeye kıyâm edenler; yani bu mutlak DÎNİ bir takım beşerî ideoloji, doktrin ve felsefelerle tamamlamaya kalkışanlar, asıl bunlardır ki, Âhıretde başlarına gelecek ebedî <em><strong>&#8220;felâket ve acılara dayanamazlar&#8221;</strong></em> vesselâm!</p>
<p style="text-align: right;"><strong>(Mâba&#8217;di var)</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 29.12.2011) </em></p>
<p>Son tashîh ve ilâveler: 29.10.2018 / 19:31:35</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&amp;linkname=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2F1-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html&#038;title=%281%29%20%C5%9Eevket%20Eygi%20%C4%B0ctih%C3%A2d%C4%B1na%20G%C3%B6re%20%C4%B0sl%C3%A2m%20Cumh%C3%BBriyeti%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/1-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html" data-a2a-title="(1) Şevket Eygi İctihâdına Göre İslâm Cumhûriyeti!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/1-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html">(1) Şevket Eygi İctihâdına Göre İslâm Cumhûriyeti!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/1-sevket-eygi-ictihadina-gore-islam-cumhuriyeti.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayram, Seyrân Ve İdeoloji!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/bayram-seyran-ve-ideoloji-2.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/bayram-seyran-ve-ideoloji-2.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Oct 2022 13:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10 - Ekim]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyyet]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[Zıyâiyye BEKÇİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[ateist ideoloji]]></category>
		<category><![CDATA[mefharet ruhu]]></category>
		<category><![CDATA[milli bayram]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=4625</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sözüm ona “millî bayram” maskesi altında ma’lûm beyaz Türklerin “ateist ideolojilerini” dayatmıya kalkması, halkları bölen ve parçalıyan su </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/bayram-seyran-ve-ideoloji-2.html">Bayram, Seyrân Ve İdeoloji!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>BAYRAM, SEYRÂN VE İDEOLOJİ!</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Zıyâiyye BEKÇİSİ</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Sözüm ona<strong><em> “millî bayram”</em></strong> maskesi altında ma’lûm beyaz Türklerin <strong><em>“ateist ideolojilerini”</em></strong> dayatmıya kalkması, Anadolu ehâlîsini bölüb parçalıyan su katılmamış <strong><em>“fitne”</em></strong> unsurlarından birisidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">1923’den beri devâm eden bu dayatmayı, senede ne kadar böyle zamanlar varsa, o kadar 95 kere tekrarlar; ve bunun adına da <strong><em>“Millî Bayramlar”</em></strong> adını takarsan; sonra da bunu <strong><em>“halkın irâde ve hâkimiyyeti”</em></strong> gibi maskelerle ehâlî arasında dolaştırır ve  ateist ideolojinin reklâmı içün<strong><em> “dokunulmazlık”</em></strong> şerbeti de içirerek <strong><em>takdîs</em></strong> şartına bağlarsan, aklı barsaklarında olmayıb da (başında) olan hiç kimseye bunu yediremezsin!</p>
<p style="text-align: justify;">Sâdece Osmanlı denilen bir devleti yıkmak değil de, onun milletini, bütün <strong><em>“kıymetlerinden”</em></strong>  soyarak bambaşka bir (ulus) yani İbrânice <strong><em>“sürü”</em></strong> peydahlamayı hedefler de bunu dayatırsan, buna <strong><em>“bayram”</em></strong> değil; <strong><em>“tenkîl”</em></strong> denilen bir <strong><em>“soykırımı”</em></strong> zorla ve zorbaca irtikâb denir!. Dünyâ gâvurluğunun görmekden kaçındığı en büyük <strong><em>“soykırım” </em></strong>yani katliamla bir milletin YOK edilmesi, işte budur&#8230; Hani nerde <strong><em>“Osmanlı Milleti?”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Osmanlı torunlarıyız”</em></strong> zevzekliği ve palavrasını (din ve sünnîlik düşmanlığına bulayarak) piyasaya sürenler, bu işin siyâsî veya hamâsî işportacılarıdır; ve zerre kadar da kıymet ifâde edici bir keyfiyet ortaya koyamazlar!</p>
<p style="text-align: justify;">Dolayısıyla millete rağmen, milleti ipek böceği gibi <strong><em>“istihâleye”</em></strong> uğratarak, (metamorfize ederek), onu, bütün şahsiyet kıymetlerinden soyub, bambaşka milletlerin değerlerini tepesinden geçirmiye <strong><em>“millîlik” </em></strong>demek ve dedirtmek; ve bunu neş’e ve coşkunluk içinde ele almıyan bir milletin de ona lâfız çapında bile olsa <strong><em>“bayram”</em></strong> deyişi, akla ve hakka zerre kadar mutâbık düşemez!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Ben bu milleti öldürür ve yerine bambaşka bir millet peydahlar; ve bunu da “millî bayram” i’lân ederim!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Deyib, sonra da, <strong><em>“Bunu, “öldürülenlerin” sulbünden gelenlere her sene zorla yedirir ve içiririm”</em></strong> diyorsan; bu, Mütekâidîn-i Askeriyyeden emekliyen Org. Kıvrıkoğlu&#8217;nun felsefî palavrası soyundan, <em><strong>&#8220;1000 yıl yaşıyacak!&#8221;</strong></em>  bir sıkma olur!.</p>
<p style="text-align: justify;">Bayram, ciddî, çok ciddî temelleri olmadan; milletin ruhundan kopub gelen bir şahlanış bulunmadan; müşterek hâtırâların mukaddes ve muazzez bir muhassıla âbidesi menzilesinde görülmeden; ve milletin, Kıyâmet’e kadar kuvvet ve kudret membaı yapılmadan, <strong><em>“ateist bir ideoloji misyonerliğinin reklâm mihrâkları”</em></strong> hâlinde sürdürülmesi, hem, pek acı güldüren bir fâcia ve hem de millet sırtında abes bir yük olur!..</p>
<p style="text-align: justify;">Mâzîsinden koparılan hiçbir millet yokdur ki, istikbâline, (varlık) yüzü görerek bağlanmış olsun!</p>
<p style="text-align: justify;">Artık bu millet, millet olarak mı, <strong><em>“ulus”</em></strong> olarak mı istikbâle yürüyecekdir? Eğer bunu düşünecek hâli bırakılmışsa, mutlaka kararını vermek zorundadır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Son 180 yılın, hele 106 ve hele hele 93 yılın mücerred (yalan-dolandan)  ve göz boyamadan ibâret, sahteyi hakîkî ve hakîkîyi sahte gösteren (resmî târihi), artık bir inkılâb çapında hizâya getirilemezse, geçen zaman, bu milletin sâdece (erimesine) yarıyacakdır!</p>
<p style="text-align: justify;">Adına <strong><em>“bayram”</em></strong> denilerek ihdâs edilen resmî hangi gün olursa olsun, eğer o, resmî ve milleti yepyeni bir maskara hüviyetine büründürme hatları taşıyan bir proje ise, bunun, hâricdeki en azılı düşmanların bile yapamıyacağı zarar ve ziyâna sebeb olması mutlakdır&#8230; Bunu hâlâ göremiyen milletler ve onların güdücüleri mevkiindeki adam ve madamlar, istikbâli karartan en başbelâsı âmiller bilinmek mevkiindedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Mefharet</strong> hissi&#8230; Bu olmadan, yani iftihâr edecek asırlarca yaşanmış bir târihi olduğunu apaçık görmeden; ve ecdâdına bağlılığı şeref ve i’tibâr kazandıran bir kuvvet ve kudret kaynağı bilmeden yaşamıya mahkûm edilen milletler, yaşadıklarını zannetseler de, onlara<strong><em> “canlı cenâzeler”</em></strong> gözüyle bakılacağı bedâhaten ortadadır&#8230; <strong><em>“Bayram denen vâkıayı”,</em></strong> asgarî kıymeti hâiz yapan ölçü budur.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunu, Merhûm Üstâd’ım Necib Fâzıl Bey’in <strong><em>“Rapor 12”</em></strong> nin 51. sahifesindeki satırlarıyla taclandıralım:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Uzun söze ne hâcet:</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Meşhur Yunan fikircisi (Ksenefon), “Sparta ve Atinalıların Cumhûriyeti” isimli eserinde şöyle der:</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Tereddîye uğrayan ve çürümeye başlayan devlet ve cemiyetlerde biricik alâmet, millî bayramların çokluğudur. MEFHARET rûhu ölünce, iş, onun bayramına kalır.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu milletde evvelâ <strong><em>“Mefharet hislerini”</em></strong> öldürmek içün, onun, ecdâdı ile irtibâtını kesmek üzere, bu kökünü kurutma cinâyeti işlenmelidir!. Bu da <strong><em>“millete”</em></strong>, tam tersden, <strong><em>“milleti kurtardık!”</em></strong> sahtekârlığı ve hâinliği ile cebren ve silâh zoru ile dayatılmışdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İşte böylece, o zikri geçen meş’um <strong><em>“istihâle-tenkîl”</em></strong> veya <strong><em>“soykırım”</em></strong>  fâciası irtikâb edilmiş; ve bugün milletin <strong><em>“din telâkkî ve anlayışı”</em></strong> bile, <strong><em>“mezhebçilik fitnesi”</em></strong> adıyla aşağılanıb ayaklar altına alınarak, ecdâda ve onlar üzerinden DİNİN en mukaddes ve muazzez kaynaklarına gidiş yolu, tıkanılmak noktasına gelinmişdir!</p>
<p style="text-align: justify;">1950’ye kadar bu tecâvüzler, en kaba, hoyrat ve vahşet dedirten bir asıp kesme, yakıb yıkma kuduruşuyla yapılmış; sonrasında ise, daha ziyâde, <strong><em>“milletden görünme”</em></strong> sahtekârlığıyla sürdürülmüşdür&#8230; 10-15 senedir de, yepyeni ve budanmış, kökünden koparılmış,<strong><em> “Hoşgörü-Diyalog”</em></strong> cinnetine yakalananlar ma’rifetiyle ve Luter usûlü mücerred <strong><em>“Kitab”</em></strong> deme gözbağcılığıyla, her şeyi tepetaklak edilen ve <strong><em>“Kitâb derken Kitâb’ı reddedici”</em></strong> bir <strong><em>“DİN UYDURMA”</em></strong> devrine girilmişdir!</p>
<p style="text-align: justify;">Böyle bir zifîrî manzara içinde<strong><em> “mefharet hissi”</em></strong> denen bir mazhariyetin zerresinin bile kalamıyacağı, izâhdan vârestedir. Onun içün de, <strong><em>“iş, onun bayramlarına kalmış”</em></strong>, körpecik çocukların dinî ve fıtrî bütün kıymetleri, bu eritib sıyıran organizasyonlar elinde, onlardan soyulma periyoduna geçilmişdir!</p>
<p style="text-align: justify;">Müslümanın <strong><em>“Mefharet hisleri”</em></strong> ise, mücerred, onun mukaddes, muazzez ve münezzeh DÎNİNDEN (Sünnet ve Cemaat Yolunda) oluşundan gelir; ve onun yılda 2 bayramı, bunun yaşatılmasının en büyük ve mutlak âmillerindendir&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 22.04.2016)tt</em></p>
<p>Son tashîh ve ilâveler: 26.10.2018 / 11:39:50</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji-2.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji-2.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji-2.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji-2.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji-2.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji-2.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji-2.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji-2.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji-2.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji-2.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji-2.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji-2.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji-2.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji-2.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji-2.html&amp;linkname=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fbayram-seyran-ve-ideoloji-2.html&#038;title=Bayram%2C%20Seyr%C3%A2n%20Ve%20%C4%B0deoloji%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/bayram-seyran-ve-ideoloji-2.html" data-a2a-title="Bayram, Seyrân Ve İdeoloji!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/bayram-seyran-ve-ideoloji-2.html">Bayram, Seyrân Ve İdeoloji!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/bayram-seyran-ve-ideoloji-2.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
