<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>besmele, Author at Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<atom:link href="http://www.turkcesi.biz/author/besmele/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkcesi.biz/author/besmele</link>
	<description>Hakkın ve Sabrın T&#252;rk&#231;esi imani, fikri, edebi, tarihi ve siyasi neşriyatdır...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 07 Dec 2024 23:49:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.3</generator>

<image>
	<url>http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/06/cropped-osmanli-armasi-site-ikonu-50x50.jpg</url>
	<title>besmele, Author at Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<link>http://www.turkcesi.biz/author/besmele</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Âşûrâ Günü Mâtem Günü Olamaz, İslâm, Matemden Münezzeh Bir Dîn…</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/asura-gunu-matem-gunu-olamaz-islam-matemden-munezzeh-bir-din.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/asura-gunu-matem-gunu-olamaz-islam-matemden-munezzeh-bir-din.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Jun 2024 06:05:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[01 - Muharrem]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[Ulemâdan Mîzân]]></category>
		<category><![CDATA[aşura matem değildir]]></category>
		<category><![CDATA[islamda matem yok]]></category>
		<category><![CDATA[Şehid Hz. Hüseyin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=6242</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Âşûrâ gününün fazıletlerindendir ki, Hazret-i Hüseyin (radıyallahu anh) o gün şehid olmuşdur. Ümmü Seleme (radıyallahu anha) anlatır: “-Rasûlullâh </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/asura-gunu-matem-gunu-olamaz-islam-matemden-munezzeh-bir-din.html">Âşûrâ Günü Mâtem Günü Olamaz, İslâm, Matemden Münezzeh Bir Dîn…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: center;"><span style="color: #cc0000;"><strong>Esseyyîd Abdülkâdir-i Geylânî Kuddise Sırruh Hazretleri:</strong></span></h2>
<p>&nbsp;</p>
<h1 style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>ÂŞÛRÂ GÜNÜ MÂTEM GÜNÜ OLAMAZ, İSLÂM, MATEMDEN MÜNEZZEH BİR DÎN…</strong></span></h1>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">“Âşûrâ gününün fazıletlerindendir ki, Hazret-i Hüseyin (radıyallahu anh) o gün şehid olmuşdur. Ümmü Seleme (radıyallahu anha) anlatır:</p>
<p style="text-align: justify;">“-Rasûlullâh (Sallallahu aleyhi ve sellem), benim yanımda iken, aniden Hüseyin (radıyallahu anh) Rasûlullâh’ın yanına geldi, odamın kapısından onlara bakıyordum. Hüseyin (Radıyallahu anh) Rasûlullâhın (Sallallâhu aleyhi ve sellem) kucağında ve dizinde oynardı. Rasûlullâh’ın elinde bir parça çamur gördüm. Mübârek gözlerinden yaş döküp ağlardı. Hüseyin (Radıyallâhu anh) Rasûlullâh’ın (sallallâhu aleyhi ve sellemin) yanından ayrılınca, içeriye girib:</p>
<p style="text-align: justify;">“-Yâ Rasûlallâh! Anam-babam senin uğruna fedâ olsunlar! Odamda dururken, size baktım. Elinizde bir parça çamur gördüm. Gözlerinizden yaş döküp ağlardınız dedim. Buyurdu ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Ey Ümmü Seleme, Hüseyinin kucağımda ve dizimde oynadığını görüp, sevinirken, ânîden Cibril-i Emîn gelip, Hüseyin’in şehîd olacağı yerden bir parça çamur getirip bana verdi. Onun için ağladım.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hazret-i Hüseyin’in (radıyallahu anh) şehîd edilmesi, Allâhu Teâlâ’nın, Rasûlullâh’ın (Sallallâhu aleyhi ve sellemin) torununun derecesini yükseltmek, kerâmetini kat kat arttırmak, şehidlik sebebi ile, şehidlerin önderi (Seyyidü’ş-şühedâ) durumunda olanların derecesine ulaştırmak için, katımda, günlerin şerefli ve büyüğü olan Âşûrâ gününde olmuşdur. Şehid olduğu gün, musîbet günü olsa idi, pazartesi gününün musîbet ve mâtem günü olması daha uygun olurdu. Çünki Rasûlullâh (Sallallâhu aleyhi ve sellem) o gün vefât etmişti. Bunun gibi, Ebû Bekr-i Sıddîk’ın (Radıyallâhu anh) vefâtı da aynı gün olmuştur. Bunda delilimiz Hişâm bin Urve’nin Âişe-i Sıddîka’dan (radıyallâhu anhâdan) bildirdiğidir. Hazret-i Âişe der ki:</p>
<p style="text-align: justify;">“-Babam Ebû Bekir (Radıyallâhu anh) bana:</p>
<p style="text-align: justify;">“-Rasûlullâh (Sallallâhu aleyhi ve sellem) hangi gün vefât eyledi?</p>
<p style="text-align: justify;">Diye sordu.  Pazartesi günü vefât etdi demem üzerine, babam Ebû Bekir (Radıyallâhu anh):</p>
<p style="text-align: justify;">“-Ümîd ederim ki, benim de vefâtım o gün olur!”</p>
<p style="text-align: justify;">Dedi. Gerçekden Ebû Bekr-i Sıddîk (Radıyallâhu anh) da o gün vefât eyledi. Rasûlullâh’ın ve Ebû Bekr’in vefâtı ise, onlardan başkasının vefâtından yüksekdir. Halbuki pazartesi günü şerefli bir gündür. Oruç tutmasi üstün olan bir gündür. Mâtem günü değildir. Pazartesi günü ameller Allâhu Teâla’ya sunulur. Perşembe günü ameller huzûruna çıkarılır. Bunun gibi Âşûrâ günü de, musîbet ve matem günü olamaz. Mâtem günü kabûl edilmesi, yukarıda beyân olunduğu şekilde, sevinç ve şerefli gün olmasından asla uygun değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Âşûrâ gününün üstünlüklerindendir ki, Allâhu Teâlâ o gün Peygamberlerini düşmanlarından kurtardı. Fir’avn’ı ve kavmini o gün helâk eyledi. Gökleri, yeri, Âdem aleyhisselâmı ve daha birçok şerefli şeyleri o gün yaratdı. O gün oruç tutanlara büyük sevab ve mükâfâtlar hazırladı. O günde orucu, günahlara kefâret eyledi. Bunun için Âşûrâ günü, iki bayram, Cum’a, Arafe ve bunlara benzer şerefli günler gibi oldu. Âşûrâ günü musîbet ve mâtem günü olsa idi, sahâbe ve tâbiîn (aleyhimürrıdvân) mâtem kabûl ederlerdi. Çünkü onlar o zamâna bizden daha yakîn idiler. Halbuki onlar âşûrâ günü çoluk çocuğu sevindirmek, giydirmek ve oruc tutmak gibi şeyler yapdılar. Bize böyle gelmişdir. (…)</p>
<p style="text-align: justify;">Her şey’in doğrusunu Allâhu Teâlâ daha iyi bilir.</p>
<p style="text-align: justify;">…………………………………………………………………………</p>
<p style="text-align: justify;"><em>[Esseyyîd Abdülkâdir-i Geylânî Kuddise Sırruh Hazretleri, Gunyetü’t-Talibîn, 1971, sh.380]</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 04.12.2011)</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fasura-gunu-matem-gunu-olamaz-islam-matemden-munezzeh-bir-din.html&amp;linkname=%C3%82%C5%9F%C3%BBr%C3%A2%20G%C3%BCn%C3%BC%20M%C3%A2tem%20G%C3%BCn%C3%BC%20Olamaz%2C%20%C4%B0sl%C3%A2m%2C%20Matemden%20M%C3%BCnezzeh%20Bir%20D%C3%AEn%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fasura-gunu-matem-gunu-olamaz-islam-matemden-munezzeh-bir-din.html&amp;linkname=%C3%82%C5%9F%C3%BBr%C3%A2%20G%C3%BCn%C3%BC%20M%C3%A2tem%20G%C3%BCn%C3%BC%20Olamaz%2C%20%C4%B0sl%C3%A2m%2C%20Matemden%20M%C3%BCnezzeh%20Bir%20D%C3%AEn%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fasura-gunu-matem-gunu-olamaz-islam-matemden-munezzeh-bir-din.html&amp;linkname=%C3%82%C5%9F%C3%BBr%C3%A2%20G%C3%BCn%C3%BC%20M%C3%A2tem%20G%C3%BCn%C3%BC%20Olamaz%2C%20%C4%B0sl%C3%A2m%2C%20Matemden%20M%C3%BCnezzeh%20Bir%20D%C3%AEn%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fasura-gunu-matem-gunu-olamaz-islam-matemden-munezzeh-bir-din.html&amp;linkname=%C3%82%C5%9F%C3%BBr%C3%A2%20G%C3%BCn%C3%BC%20M%C3%A2tem%20G%C3%BCn%C3%BC%20Olamaz%2C%20%C4%B0sl%C3%A2m%2C%20Matemden%20M%C3%BCnezzeh%20Bir%20D%C3%AEn%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fasura-gunu-matem-gunu-olamaz-islam-matemden-munezzeh-bir-din.html&amp;linkname=%C3%82%C5%9F%C3%BBr%C3%A2%20G%C3%BCn%C3%BC%20M%C3%A2tem%20G%C3%BCn%C3%BC%20Olamaz%2C%20%C4%B0sl%C3%A2m%2C%20Matemden%20M%C3%BCnezzeh%20Bir%20D%C3%AEn%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fasura-gunu-matem-gunu-olamaz-islam-matemden-munezzeh-bir-din.html&amp;linkname=%C3%82%C5%9F%C3%BBr%C3%A2%20G%C3%BCn%C3%BC%20M%C3%A2tem%20G%C3%BCn%C3%BC%20Olamaz%2C%20%C4%B0sl%C3%A2m%2C%20Matemden%20M%C3%BCnezzeh%20Bir%20D%C3%AEn%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fasura-gunu-matem-gunu-olamaz-islam-matemden-munezzeh-bir-din.html&amp;linkname=%C3%82%C5%9F%C3%BBr%C3%A2%20G%C3%BCn%C3%BC%20M%C3%A2tem%20G%C3%BCn%C3%BC%20Olamaz%2C%20%C4%B0sl%C3%A2m%2C%20Matemden%20M%C3%BCnezzeh%20Bir%20D%C3%AEn%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fasura-gunu-matem-gunu-olamaz-islam-matemden-munezzeh-bir-din.html&amp;linkname=%C3%82%C5%9F%C3%BBr%C3%A2%20G%C3%BCn%C3%BC%20M%C3%A2tem%20G%C3%BCn%C3%BC%20Olamaz%2C%20%C4%B0sl%C3%A2m%2C%20Matemden%20M%C3%BCnezzeh%20Bir%20D%C3%AEn%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fasura-gunu-matem-gunu-olamaz-islam-matemden-munezzeh-bir-din.html&amp;linkname=%C3%82%C5%9F%C3%BBr%C3%A2%20G%C3%BCn%C3%BC%20M%C3%A2tem%20G%C3%BCn%C3%BC%20Olamaz%2C%20%C4%B0sl%C3%A2m%2C%20Matemden%20M%C3%BCnezzeh%20Bir%20D%C3%AEn%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fasura-gunu-matem-gunu-olamaz-islam-matemden-munezzeh-bir-din.html&amp;linkname=%C3%82%C5%9F%C3%BBr%C3%A2%20G%C3%BCn%C3%BC%20M%C3%A2tem%20G%C3%BCn%C3%BC%20Olamaz%2C%20%C4%B0sl%C3%A2m%2C%20Matemden%20M%C3%BCnezzeh%20Bir%20D%C3%AEn%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fasura-gunu-matem-gunu-olamaz-islam-matemden-munezzeh-bir-din.html&amp;linkname=%C3%82%C5%9F%C3%BBr%C3%A2%20G%C3%BCn%C3%BC%20M%C3%A2tem%20G%C3%BCn%C3%BC%20Olamaz%2C%20%C4%B0sl%C3%A2m%2C%20Matemden%20M%C3%BCnezzeh%20Bir%20D%C3%AEn%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fasura-gunu-matem-gunu-olamaz-islam-matemden-munezzeh-bir-din.html&amp;linkname=%C3%82%C5%9F%C3%BBr%C3%A2%20G%C3%BCn%C3%BC%20M%C3%A2tem%20G%C3%BCn%C3%BC%20Olamaz%2C%20%C4%B0sl%C3%A2m%2C%20Matemden%20M%C3%BCnezzeh%20Bir%20D%C3%AEn%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fasura-gunu-matem-gunu-olamaz-islam-matemden-munezzeh-bir-din.html&amp;linkname=%C3%82%C5%9F%C3%BBr%C3%A2%20G%C3%BCn%C3%BC%20M%C3%A2tem%20G%C3%BCn%C3%BC%20Olamaz%2C%20%C4%B0sl%C3%A2m%2C%20Matemden%20M%C3%BCnezzeh%20Bir%20D%C3%AEn%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fasura-gunu-matem-gunu-olamaz-islam-matemden-munezzeh-bir-din.html&amp;linkname=%C3%82%C5%9F%C3%BBr%C3%A2%20G%C3%BCn%C3%BC%20M%C3%A2tem%20G%C3%BCn%C3%BC%20Olamaz%2C%20%C4%B0sl%C3%A2m%2C%20Matemden%20M%C3%BCnezzeh%20Bir%20D%C3%AEn%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fasura-gunu-matem-gunu-olamaz-islam-matemden-munezzeh-bir-din.html&amp;linkname=%C3%82%C5%9F%C3%BBr%C3%A2%20G%C3%BCn%C3%BC%20M%C3%A2tem%20G%C3%BCn%C3%BC%20Olamaz%2C%20%C4%B0sl%C3%A2m%2C%20Matemden%20M%C3%BCnezzeh%20Bir%20D%C3%AEn%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fasura-gunu-matem-gunu-olamaz-islam-matemden-munezzeh-bir-din.html&#038;title=%C3%82%C5%9F%C3%BBr%C3%A2%20G%C3%BCn%C3%BC%20M%C3%A2tem%20G%C3%BCn%C3%BC%20Olamaz%2C%20%C4%B0sl%C3%A2m%2C%20Matemden%20M%C3%BCnezzeh%20Bir%20D%C3%AEn%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/asura-gunu-matem-gunu-olamaz-islam-matemden-munezzeh-bir-din.html" data-a2a-title="Âşûrâ Günü Mâtem Günü Olamaz, İslâm, Matemden Münezzeh Bir Dîn…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/asura-gunu-matem-gunu-olamaz-islam-matemden-munezzeh-bir-din.html">Âşûrâ Günü Mâtem Günü Olamaz, İslâm, Matemden Münezzeh Bir Dîn…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/asura-gunu-matem-gunu-olamaz-islam-matemden-munezzeh-bir-din.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlıca, Selîmiye’nin, Dile Akseden Muhteşem Osmanlı Dilidir!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/osmanlica-selimiyenin-dile-akseden-muhtesem-osmanli-dilidir.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/osmanlica-selimiyenin-dile-akseden-muhtesem-osmanli-dilidir.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Nov 2022 01:16:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[11 - Kasım]]></category>
		<category><![CDATA[11/01 Harf İnkılâbı]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[bardakçı ve osmanlıca]]></category>
		<category><![CDATA[harf devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[Harf İnkılabı]]></category>
		<category><![CDATA[Lisan-ı Osmani]]></category>
		<category><![CDATA[murat bardakçı]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlıca]]></category>
		<category><![CDATA[selimiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=1490</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmanlıca, ana temelleri Türkçe; terkîb ve kelime zenginliği ile ruh ve mücerredler âlemi Arabça, sonra da Farsça olan, Osmanlı’nın 6</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/osmanlica-selimiyenin-dile-akseden-muhtesem-osmanli-dilidir.html">Osmanlıca, Selîmiye’nin, Dile Akseden Muhteşem Osmanlı Dilidir!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>OSMANLICA, SELÎMİYE’NİN, DİLE AKSEDEN MUHTEŞEM OSMANLI (Müslüman Türk) DİLİDİR!</u></strong><strong> </strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ</u></em></strong></span></h3>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em> </em></strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;">Osmanlıca, ana temelleri Türkçe; terkîb ve kelime zenginliği ile ruh ve mücerredler âlemi Arabça, sonra da Farsça olan, Osmanlı’nın 6 asırda kuyumcu dikkat, hassâsiyet ve ehliyeti ile işlediği muazzam ve muhteşem bir dünyâ lisânıdır!</p>
<p style="text-align: justify;">Bardakçı denen adamın bir tv kanalında hapır pupur, lapur lupur kuklamsı bir telaffuzla:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Dünya üzerinde kendi anadiline başka bir isim vermiş, bizden başka bu tuhaflığı yapmış bizden başka bir millet yoktur. Sadece bunu biz yaptık, Türkçeye Osmanlıca dedik. Osmanlıca dediğin Türkçedir. Ve biz bu dile siyasi sebeplerle hanedanın ismini verdik. Eski devlette iktidarda olan hanedanın ismini verdik.&#8221;</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Deyişi, sakat ve hılâf-ı hakîkât bir saptırmadır!</p>
<p style="text-align: justify;">Sanki <em><strong>&#8220;Osmanlıca&#8221;</strong></em> deyiş, kendisi ve kendisi gibi kökünü beğenmiyenlerin verdiği bir <em><strong>&#8220;İSİM!&#8221;</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Bu ismi, <em><strong>&#8220;Osmanlı&#8221;</strong></em> yani bu Osmanlı milleti ve memleketinin mîmarları vermiş; <em>&#8220;Osmanlı düşmanlığını&#8221;</em> varlık sebebi olarak gören cumhûriyetçiler değil&#8230; Ortada <em><strong>&#8220;Osmanlı devleti ve Osmanlı milleti&#8221;</strong></em> varsa, bunun zarûrî bir netîcesi olarak da <em><strong>&#8220;Osmanlı Lisânı&#8221;</strong></em> olacakdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu adamlara göre 6 asır İslâmiyyet’in bayraktarlığını yapan bir hânedânın ismini, O’nun inşâ’ etdiği ve bir kuyumcu gibi işlediği lisâna vermek, <strong>“Dünyâda başka hiçbir milletin yapmış olamıyacağı kadar TUHAF </strong>(gülünç, ecâib, münâsebetsiz)<strong> bir iş!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Târihi, ateist kafalara uygun olarak çok yerde saptırıb yamultan bu adamlara göre, <strong>“Osmanlıca”</strong> deyiş de, <strong>“siyâsî sebeblerle”</strong> uydurulmuş bir keyfiyet!</p>
<p style="text-align: justify;">Merhûm Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi Hazretleri’nin tasnîfi ile Türkler üç devre geçirmişlerdir:</p>
<ol>
<li style="text-align: justify;">Putperest Türkler (İslâm’dan evvel);</li>
<li style="text-align: justify;">Hakperest Türkler (İslâmiyyet içinde oldukları devir);</li>
<li style="text-align: justify;">Zenperest (zanpara) Türkler: (Uçkurcu, zinâya düşkün, <strong>laiklik</strong> diyerek İslâmiyyet’den çıkdıkları devir&#8230;</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">1)  İslâmiyyet’den evvelki Şamanist (putperest) Türklerin dili de, içinde yaşadıkları, dînî, îmânî, amelî, ahlâkî, siyâsi, iktisâdî, ictimâî, hukûkî, askerî, tıbbî (hayat tarzlarına) göre bir dildir! Bu dil, basit, işlenmemiş, ham, ruh dünyası Şamanistliğe göre, mücerredler âlemi yok denecek kadar kısır bir dildir! <strong>“Vur, kır, al ver, yak yık, otur ve kalk”</strong> cinsinden; <strong>“Allâh, Peygamber, Kitab, melek, hakk, hukûk, mîzân, nizâm, cennet, cehennem, âhıret, aşk, meşk, rahmet, merhamet, adâlet&#8230; ”</strong> gibi onbinlerce mücerred ve mukaddes mefhûmları olmıyan, iptidâî bir kabile dili&#8230; Putperest Türkler, putperest olmalarına rağmen, <strong>zenperest</strong> Türkler gibi başkalarına özenti içine yuvarlanmadılar; onlar kadar aşşağılık ve pespâye olmadılar. Zenperestler, dinlerini, babalarını, dedelerini, atalarını ve soylarını inkâr edecek kadar (köksüz), nankör, ormandaki ağaç diplerinde hüdâ-yı nâbit fışkıran piç sürgünleri gibi bir sürüdür!. Putperestler, böylesine piçleşmiş ve piçleştirici bir inkârın içine de girmediler!</p>
<p style="text-align: justify;">2)  Osmanlıca ise, Mutlak Hakîkat demek olan İslâmiyyet’in, yani Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye’nin (hayât tarzını) yani îmânî, ibâdî, ameli, ahlâkî, hukûkî, ictimâî, iktisâdî, siyâsî, askerî, tıbbi ve harsî bütün Dünyâ ve Ukbâ hakîkatlarını, nizâm ve sistemini ifâde ve tebliğ edib istikâmetlendiren; <em><strong>&#8220;Osmanlı edebiyyât&#8221;</strong></em> dünyâsıyla da, evc-i bâlâsına çıkmış; böylece de, <em><strong>&#8220;Müslüman ve Türk dünyasının&#8221; </strong></em>kuvvet, kudret ve tevhîdini ortaya koyan en merkezî ve yegâne müşterek dili  olmuşdur&#8230; Bu lisân, kendi zâtındaki ulviyyet ile nizâm ve sistemin son derece şahsiyyetli bir ifâde vâsıtası olmayı ortaya koymuş; ve bu tabii mecrâsında akarak vücûd bulmuş; nevzuhûr, sun&#8217;î, zorlama, uydurma ve köksüz diller gibi olmakdan münezzeh bir keyfiyetle de, adını<strong> “Lisân-ı Osmânî”</strong> olarak ve bu sahîh neseb şeceresiyle târîhin alnına nakşetmişdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Adı geçen cumhuriyet tahrifçi ve târihçisi adamın iddia etdiği gibi Osmanlıca’yı basite ve alelâdeliğe mahkûm edici bir el çabukluğu ile: “<strong>Osmanlıca dediğin Türkçedir. Ve biz bu dile siyasi sebeplerle hanedanın ismini verdik. Eski devlette iktidarda olan hânedânın ismini verdik.&#8221; </strong>Deyib, işi, hakîkatından kaydırarak <strong>“Osmanlıca demeyi tuhaflık”</strong> olarak görmesi, düpedüz laik (ateist) kafa ifrâzâtından başka bir şey olamaz!. Mûmâileyhin, <em><strong>&#8220;Hanedân&#8221;</strong></em> kelimesi ile de <strong><em>&#8220;aşağıladığı&#8221;</em></strong> OSMANLI, bir millet ve memleketin mîmârıdır; başı, dert ve terörden, darbe ve tekmeden, nifâk, fitne ve tefrîkadan kurtulmıyan birileri gibi dünyâ globalizma çeteleri politikası elinde oynatılan bir <em><strong>&#8220;emireri&#8221;</strong></em> değil; dünyâ gemisinin kaptan köşkünde yaşamış olan <em><strong>&#8220;Müslüman ve Türk&#8221;</strong></em> dünyâsının  başkumandanıdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">3)  <strong>“Zenperest Türkler”</strong> devri denilen 3. Devredeki Lisan ise, putperest Türkler zamanındaki dilden de çok <strong>“tuhaf”</strong>, edeb, ismet, iffet, keyfiyet taşımıyan, putperestliğe de munzam, bir <strong>“Zanpara= Zenperest”</strong> imâlâtıdır!.</p>
<ol>
<li style="text-align: justify;">Bu dil,  <strong>“yaşam, amaç, hayat kadını, kız arkadaş, erkek arkadaş”</strong> gibi yüzlerce hayâ ve iffetdışı uydurma kelime, ta&#8217;bîr ve terkibleri ile, iğrendirici tarafı da olan bir nesne hâline getirilmişdir.</li>
<li style="text-align: justify;"><strong>Okul (Fransızca ecole’den bozma), genel (Fransızca general’den er ve a atılarak peydahlama), onur (bu da öyle) ve hâkezâ.. olasılık, olanak, özgürlük, önem, konu, ödev, görev, özel, öğretmen, yönetmen, belletmen, danışman, kişilik, dişilik, eylem, evren, enlem, boylam, anlam, soyut, somut, çalıştay, yargıtay, sayıştay, danıştay, kulultay, şarıltay, anıt,  kanıt, yapıt, tapıt, konut, (sel) ekli kurbağacaların tamamı, katkı, atkı, baskı, ya da, v.s&#8230;.”</strong> gibi binleri bulan uydurukçalarla; Üstâd&#8217;ım Merhûm Necib Fazıl Bey’in ta’bîriyle <strong>“kurbağaca”</strong> ıvır zıvırlarla, ecdadla=kökle, dolayısıyla esasda (İslâmiyyet’le) alâkayı kesen, bir piçleştirme dili hâline getirilmişdir!</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">3) Dîn = İslâm düşmanlığı ve haçlı Avrupa’ya özenme ve (benzeme) ruh illeti sebebiyle de, gâvur ağzı, bu cumhuriyet diliyle halt edilib her yere sıvaştırılıb bulaştırılmış, ehâlînin asliyet ve şahsiyeti sıfırlanmış, kökünden kesilib ayrılmış, tamâmen ucûbe bir ULUS <strong>(İbrânice ulus, sürü demekdir)</strong> peydahlama hedefi istihdâf edilmişdir! Meselâ, <strong>“sinema, tiyatro, artist, terör, fundamantalist, fanatik, randevü, salon, antre, piyango, noel, nobel, enfarmasyon, onore, gazete, direktör, market, paket, pranga, alafranga, potansiyel, palavra, panik, pano, palyaço, panel, panayır, parametre, parazit, peksimet, paydos, pijama, editör, motive, modaratör, doktor, bar, pavyon, sex,  doktora, seminer, general, amiral, Üniversite, lise, rektör, dekan, asistan, bay bay, entellektüel, eleman, parlaman, parlamento, demokrasi, parti, kongre, market, kuaför, mersi, rekor, tıbdaki binlercesi, prospektüs!” (</strong>Bu ta’rifnâmeleri sanki sıradan hastalar değil de, tıb pırasasörleri okuyacakmış gibi anlaşılmaması içün ve yarıdan çoğu lâtince olarak husûsi bir hınzırlıkla mı yazarlar acebâ?!) ve binlercesi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;Lisân-ı Osmânî&#8221;,</strong></em> işte Bâtıl Haçlı Batı önünde, böylesine sun&#8217;î, uydurma, köksüz bir dille şahsiyetsizliğe düşmemenin  âbidevî  ECDÂD, NESEB ve SOY dilidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Artık şunu istidlâl ederek apaçık ortaya koyabiliriz ki, târîhi de pek çok noktada yamultan ve Cübbeli-külâhlı bir takım ekran şarlatanları karşısında (echel-i DÎN) olduğunu nice programlarda ortaya koyan YARDAKÇI veznindeki adamların, bazı <strong>“İslamcı”</strong> bilinen echel mezhebsiz ve dinsizler tarafından eteklenmesine rağmen, <strong>Osmanlıca</strong> hakkındaki sözlerinin de i’rabda yeri olamaz&#8230; Bunlar, <strong>Osmanlıca&#8217;yı</strong> da, Osmanlı&#8217;nın Dîni (Gerçek İslâmiyyet) gibi hafife alan, bu dili basit bir lisanmış gibi gösteren, ayarsız ve ölçüsüz <em><strong>mahrûkâtdır</strong></em>!</p>
<p style="text-align: justify;">Putperest, Hakperest ve Zenperest TÜRKLERİN dilini, bu üç cins TÜRKDEN hiçbiri, kendi dışındakinin dili olarak kabûl eder ve aslâ tam ma&#8217;nâsıyla anlıyamaz!. Böyle üç ayrı milletin, biribirini anlamadığı 3 dilin üçüne de artık (Türkçe) demek, akıl kârı olamaz!. Hayat tarzları yüzde yüz biribirinden farklı 3 ayrı kavmin, üçü de <strong>“Türk”</strong> bilinse bile, bunların aynı <em><strong>millet</strong> </em>olduğu ve dillerinin de <strong>Türkçe</strong> olduğu söylenilemez&#8230; Bugün <strong>Osmanlı</strong>’ya son derece mahabbeti olan bir Türkün, kendisini <strong>Osmanlı</strong> görmesi de mümkindir. Bu Türk, ecdâdının lisanını hiç bilmiyor, anlamıyor ve Zenperest Türklerin lisanı ile de konuşuyor olabilir!. Bunlara <strong>“Osmanlıca bilmiyen Osmanlılar”</strong> da denilebilir!. Meselâ  Almanya’da doğub büyüyen ve bugünün <strong>“kamalistcesini”</strong> bile bilmiyen nice <strong>TÜRK</strong> bulunduğu bir vâkıadır! Dünyada, İbranice bilmiyen nice yahudinin de bulunduğunu biliyoruz! KÜRT ve ARAB olduğu halde çok iyi <strong>Osmanlıca</strong> bilen zevât-ı Kirâma da rastlamışızdır!. 11.12.2014 akşamı, Gülenist Bugün tv’ye çıkarılarak <strong>kullanılan</strong> ve Abdülhamîd Cennetmekân Hazretlerinin torunu olduğundan dem vuran <strong>Âdile Nâmi Osmanoğlu</strong> namındaki madamın da, nasıl ve hangi Freng aksanı ile ve ıkınarak konuştuğu şeyin, bırakın Osmanlıca olmayı, Türkçe bile değil, Kamalistce ve Frenkce çorbasıydı!</p>
<p style="text-align: justify;">Bunlar, tamâmen ayrı bir keyfiyet!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Lisân-ı Osmânî,</strong> Türkçe, Arabça ve Farsça kelime ve terkiblerin inşâ etdiği, gerek putperest ve gerek zenperest Türklerin anlamadığı, hatta ikincilerin nefret ve kin yüklü olduğu bir dildir&#8230; Bunun içün de, bazı tv kanalizasyonlarındaki p.çleşmiş soytarıların (alay ve küçümseme) ile yaklaşdığı; ve anlaşılamadığını ortaya koymak üzre de diline doladığı, soyu ve aslı belli müslümanların dilidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yardakçı</strong> veznindeki adamların <strong>“Osmanlıca dediğin Türkçedir”</strong> gibi tepeden bakıcı ve yamuk ifâdelere sararak fırlatdığı sözler sal.kçadır!<strong> “Biz”</strong> diyerek, kime ve hangi nesebe bağlı oldukları mechul bu mahrûkâtın, <strong>“biz bu dile siyâsî sebeblerle hânedânın ismini verdik”</strong> gibi tâmâmen uydurma vâkıalara tutunması da, sâdece gülünçdür! Böyle siyâsî sebebler varsa, bunlar, kimin, hangi locanın, hangi hâinlerin siyâsetidir?. Osmanlıyı, yalınız kitablardan değil, vatanlarından bile süren herifler, yunan ve nice avrupa gavurlarından bile çok daha ileri ve en büyük düşmanları olan <strong>Osmanlıyı</strong>, Türkçe değil de, <strong>Osmanlıca</strong> konuşan ecnebî bir milletmiş gibi göstermek istemelerindendir ki, bu <strong>Osmanlıca</strong> düşmanlığı uydurulmuşdur&#8230; Tarihçi gaçinen bu (talihsiz, tahrifçi ve gûyâ tarihçi müsveddeleri), Abdülhamid Cennetmekan Hazretleri iktidârındaki Maarif Nezâretinin, nice<strong> “Lisân-ı Osmânî”</strong> nâmında sarf ve nahiv kitabları neşretdiğini de bilemiyorlarsa, bu da, onların <strong><em>&#8220;</em>tarihçiliklerindeki&#8221;</strong> kepâzelik ve sahtecilik olsa gerekdir!</p>
<p style="text-align: justify;">Adam, <strong>“Osmanlıcanın siyasi sebeblerle hânedânın ismi olarak ortaya çıkdığını”</strong> söylemiye, en azından utanır ve hatta bundan ar ve hayâ duyar!. Müslüman milletlerin son ve müşterek islâmî devleti olan <strong>“MAKÂM-I MUALLÂ-YI HILÂFÊT, Devlet-i Aliyye-i OSMÂNİYYE”</strong> olarak kendisini kabul etdirmiş; ve lisân-ı resmîsi de (<strong>OSMANLICA</strong>) olarak o milletlerce telâkkî edilmişdir. Bu vâkıayı, sanki dışarıdan üç-beş zibidinin, siyâsî mülâhazalar ve kataküllileri iktizâsı imiş gibi göstermek, olsa olsa bir tarihçi müsveddesinin fırıldağı olabilir!. 622 senelik bir devletin ismi <strong>&#8220;Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye&#8221;</strong> ve lisânı da <strong>&#8220;LİSÂN-I OSMÂNÎ&#8221;dir;</strong> ve bu devlet, dışardan sun’î zorlamalar ile değil, kendi tabii seyri içinde ve hakkıyla bunları kazanmış ve ciddiyetle ve liyâkatla da yaşatmışdır!.</p>
<p style="text-align: justify;">İdhâl haçlı frengistan harflerini, bir günde <em><strong>&#8220;Türk Alfabe&#8217;tası&#8221;</strong></em> ilân edib Müslüman Türk, Arab, Kürt, Acem, Urdu, Hind, Malezya, v.s. gibi milyarlık dünya nüfûsunun 10-15 asırdır; ve bilhassa (Türklerin ecdadı Büyük Selçuklu, Anadolu Selçuklusu, Karahanlı, Uygurlu, Gazneli ve Osmanlı Türklerinin) 10-13 asırdır kullandığı harfleri <em><strong>&#8220;Arab harfleri&#8221;</strong></em> kabûl etmenin ve böylece bir de küçümsemenin; ve hele hele üstelik <em><span style="text-decoration: underline;"><strong>YASAKLAMANIN</strong> </span></em>zerre kadar akıl ve mantığı olamaz; bunun, kabûl edilir bir tarafı dahî aslâ bulunamaz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">1.Kasım.1928 târîhinde böyle sakîm, sakîl ve gayr-i ma&#8217;kûl bir yola sapılmış; ve bu (milletin) <em><strong>DÎNİ</strong>, </em><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>ECDÂDI, NESEBİ, TÂRİHİ, MEDENİYETİ VE BÜTÜN MADDÎ VE MA&#8217;NEVÎ KIYMETLERİ</strong></em></span> ile, Garblı Haçlılar hesâbına alâkası kesilmiş; ve ateistleştirilerek zenperestleştirilmiş bir <em><strong>&#8220;ulus&#8221;</strong></em> îcâdına gidilmişdir. Artık bu çarpık ve yok edici yoldan mutlaka dönülmeli; ve asla (köke, kendi kendisi olmaya) dönüş içün, kuvvetli ve köklü bir direniş başlatılmalıdır. Politikacı (çok yüzlü-yanar dönerlerin) bu taraklarda aslâ bezi olamıyacağı da bilinmeli; bu işi, kalbinde sahih îmân taşıyan ve ecdâdına lâyık olmak istiyen Müslüman Etrâk ve Ekrâd, kendilerine mutlak bir hedef ve ulvî bir gâye bilmelidirler&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Dışdan kumandalı ve hele İngiliz projesi olarak ortaya çıkan sun’î devletler ve onların (uydurukça veya kurbağacadan ibaret) lisanları ile, <strong>Osmanlı</strong> ve <strong>Osmanlıca</strong> karıştırılmamalı, nesebi belli olanlar ile gayr-i sahihler, muvâzene ve mukâyese bile edilmemelidir&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>İlk intişârı: 16.12.2014 /  22:26(tt)</em></p>
<p>Son tashîh ve ilâveler: 01.11.2018 / 11:09:06</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fosmanlica-selimiyenin-dile-akseden-muhtesem-osmanli-dilidir.html&amp;linkname=Osmanl%C4%B1ca%2C%20Sel%C3%AEmiye%E2%80%99nin%2C%20Dile%20Akseden%20Muhte%C5%9Fem%20Osmanl%C4%B1%20Dilidir%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fosmanlica-selimiyenin-dile-akseden-muhtesem-osmanli-dilidir.html&amp;linkname=Osmanl%C4%B1ca%2C%20Sel%C3%AEmiye%E2%80%99nin%2C%20Dile%20Akseden%20Muhte%C5%9Fem%20Osmanl%C4%B1%20Dilidir%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fosmanlica-selimiyenin-dile-akseden-muhtesem-osmanli-dilidir.html&amp;linkname=Osmanl%C4%B1ca%2C%20Sel%C3%AEmiye%E2%80%99nin%2C%20Dile%20Akseden%20Muhte%C5%9Fem%20Osmanl%C4%B1%20Dilidir%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fosmanlica-selimiyenin-dile-akseden-muhtesem-osmanli-dilidir.html&amp;linkname=Osmanl%C4%B1ca%2C%20Sel%C3%AEmiye%E2%80%99nin%2C%20Dile%20Akseden%20Muhte%C5%9Fem%20Osmanl%C4%B1%20Dilidir%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fosmanlica-selimiyenin-dile-akseden-muhtesem-osmanli-dilidir.html&amp;linkname=Osmanl%C4%B1ca%2C%20Sel%C3%AEmiye%E2%80%99nin%2C%20Dile%20Akseden%20Muhte%C5%9Fem%20Osmanl%C4%B1%20Dilidir%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fosmanlica-selimiyenin-dile-akseden-muhtesem-osmanli-dilidir.html&amp;linkname=Osmanl%C4%B1ca%2C%20Sel%C3%AEmiye%E2%80%99nin%2C%20Dile%20Akseden%20Muhte%C5%9Fem%20Osmanl%C4%B1%20Dilidir%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fosmanlica-selimiyenin-dile-akseden-muhtesem-osmanli-dilidir.html&amp;linkname=Osmanl%C4%B1ca%2C%20Sel%C3%AEmiye%E2%80%99nin%2C%20Dile%20Akseden%20Muhte%C5%9Fem%20Osmanl%C4%B1%20Dilidir%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fosmanlica-selimiyenin-dile-akseden-muhtesem-osmanli-dilidir.html&amp;linkname=Osmanl%C4%B1ca%2C%20Sel%C3%AEmiye%E2%80%99nin%2C%20Dile%20Akseden%20Muhte%C5%9Fem%20Osmanl%C4%B1%20Dilidir%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fosmanlica-selimiyenin-dile-akseden-muhtesem-osmanli-dilidir.html&amp;linkname=Osmanl%C4%B1ca%2C%20Sel%C3%AEmiye%E2%80%99nin%2C%20Dile%20Akseden%20Muhte%C5%9Fem%20Osmanl%C4%B1%20Dilidir%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fosmanlica-selimiyenin-dile-akseden-muhtesem-osmanli-dilidir.html&amp;linkname=Osmanl%C4%B1ca%2C%20Sel%C3%AEmiye%E2%80%99nin%2C%20Dile%20Akseden%20Muhte%C5%9Fem%20Osmanl%C4%B1%20Dilidir%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fosmanlica-selimiyenin-dile-akseden-muhtesem-osmanli-dilidir.html&amp;linkname=Osmanl%C4%B1ca%2C%20Sel%C3%AEmiye%E2%80%99nin%2C%20Dile%20Akseden%20Muhte%C5%9Fem%20Osmanl%C4%B1%20Dilidir%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fosmanlica-selimiyenin-dile-akseden-muhtesem-osmanli-dilidir.html&amp;linkname=Osmanl%C4%B1ca%2C%20Sel%C3%AEmiye%E2%80%99nin%2C%20Dile%20Akseden%20Muhte%C5%9Fem%20Osmanl%C4%B1%20Dilidir%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fosmanlica-selimiyenin-dile-akseden-muhtesem-osmanli-dilidir.html&amp;linkname=Osmanl%C4%B1ca%2C%20Sel%C3%AEmiye%E2%80%99nin%2C%20Dile%20Akseden%20Muhte%C5%9Fem%20Osmanl%C4%B1%20Dilidir%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fosmanlica-selimiyenin-dile-akseden-muhtesem-osmanli-dilidir.html&amp;linkname=Osmanl%C4%B1ca%2C%20Sel%C3%AEmiye%E2%80%99nin%2C%20Dile%20Akseden%20Muhte%C5%9Fem%20Osmanl%C4%B1%20Dilidir%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fosmanlica-selimiyenin-dile-akseden-muhtesem-osmanli-dilidir.html&amp;linkname=Osmanl%C4%B1ca%2C%20Sel%C3%AEmiye%E2%80%99nin%2C%20Dile%20Akseden%20Muhte%C5%9Fem%20Osmanl%C4%B1%20Dilidir%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fosmanlica-selimiyenin-dile-akseden-muhtesem-osmanli-dilidir.html&#038;title=Osmanl%C4%B1ca%2C%20Sel%C3%AEmiye%E2%80%99nin%2C%20Dile%20Akseden%20Muhte%C5%9Fem%20Osmanl%C4%B1%20Dilidir%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/osmanlica-selimiyenin-dile-akseden-muhtesem-osmanli-dilidir.html" data-a2a-title="Osmanlıca, Selîmiye’nin, Dile Akseden Muhteşem Osmanlı Dilidir!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/osmanlica-selimiyenin-dile-akseden-muhtesem-osmanli-dilidir.html">Osmanlıca, Selîmiye’nin, Dile Akseden Muhteşem Osmanlı Dilidir!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/osmanlica-selimiyenin-dile-akseden-muhtesem-osmanli-dilidir.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ah, Ayasofyam! Ahyed HÂLİDÎ</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/manzumeler/ahyed-halidi/ah-ayasofyam.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/manzumeler/ahyed-halidi/ah-ayasofyam.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 May 2022 10:45:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[05/29 Fetih-Ayasofya]]></category>
		<category><![CDATA[Ahyed HÂLİDÎ]]></category>
		<category><![CDATA[MANZÛMELER]]></category>
		<category><![CDATA[Ayasofya]]></category>
		<category><![CDATA[Ayasofya Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Fatihin tuğrası Ayasofya]]></category>
		<category><![CDATA[zulüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=411</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fâtih’in tuğrasısın Fetih’de Ayasofya!</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/manzumeler/ahyed-halidi/ah-ayasofyam.html">Ah, Ayasofyam! &lt;h6 style=&quot;text-align: left;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #c00000;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Ahyed HÂLİDÎ&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fah-ayasofyam.html&amp;linkname=Ah%2C%20Ayasofyam%21%20Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fah-ayasofyam.html&amp;linkname=Ah%2C%20Ayasofyam%21%20Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fah-ayasofyam.html&amp;linkname=Ah%2C%20Ayasofyam%21%20Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fah-ayasofyam.html&amp;linkname=Ah%2C%20Ayasofyam%21%20Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fah-ayasofyam.html&amp;linkname=Ah%2C%20Ayasofyam%21%20Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fah-ayasofyam.html&amp;linkname=Ah%2C%20Ayasofyam%21%20Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fah-ayasofyam.html&amp;linkname=Ah%2C%20Ayasofyam%21%20Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fah-ayasofyam.html&amp;linkname=Ah%2C%20Ayasofyam%21%20Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fah-ayasofyam.html&amp;linkname=Ah%2C%20Ayasofyam%21%20Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fah-ayasofyam.html&amp;linkname=Ah%2C%20Ayasofyam%21%20Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fah-ayasofyam.html&amp;linkname=Ah%2C%20Ayasofyam%21%20Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fah-ayasofyam.html&amp;linkname=Ah%2C%20Ayasofyam%21%20Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fah-ayasofyam.html&amp;linkname=Ah%2C%20Ayasofyam%21%20Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fah-ayasofyam.html&amp;linkname=Ah%2C%20Ayasofyam%21%20Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fah-ayasofyam.html&amp;linkname=Ah%2C%20Ayasofyam%21%20Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fah-ayasofyam.html&#038;title=Ah%2C%20Ayasofyam%21%20Ahyed%20H%C3%82L%C4%B0D%C3%8E" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/manzumeler/ahyed-halidi/ah-ayasofyam.html" data-a2a-title="Ah, Ayasofyam! Ahyed HÂLİDÎ"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/manzumeler/ahyed-halidi/ah-ayasofyam.html">Ah, Ayasofyam! &lt;h6 style=&quot;text-align: left;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #c00000;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Ahyed HÂLİDÎ&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/manzumeler/ahyed-halidi/ah-ayasofyam.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Böyle Anarşizme “Bayram” Diyenlerin Akıl Ve Îmân Zehirlenmesi&#8230;</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/boyle-anarsizme-bayram-diyenlerin-akil-ve-iman-zehirlenmesi.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/boyle-anarsizme-bayram-diyenlerin-akil-ve-iman-zehirlenmesi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 May 2022 05:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[05/01 İşci Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[1 Mayıs rezaleti]]></category>
		<category><![CDATA[amele yürüyüşü]]></category>
		<category><![CDATA[işçi bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[mileli sairenin bayramlarına iştirak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=6561</guid>

					<description><![CDATA[<p>1850’lerden sonra, hakîkatın azılı düşmanı haçlı dünyasında başlatılan “amele” yürüyüşü, îmân, şahsiyet ve tarih bütünlüğümüzü </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/boyle-anarsizme-bayram-diyenlerin-akil-ve-iman-zehirlenmesi.html">Böyle Anarşizme “Bayram” Diyenlerin Akıl Ve Îmân Zehirlenmesi&#8230;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><em><strong><u>BÖYLE ANARŞİZME “BAYRAM” DİYENLERİN AKIL VE ÎMÂN ZEHİRLENMESİ&#8230; </u></strong></em></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">1850’lerden sonra, hakîkatın azılı düşmanı haçlı dünyasında başlatılan <strong>“amele”</strong> yürüyüşü, îmân, şahsiyet ve tarih bütünlüğümüzü parçalarcasına ve akıl zehirlenmesine düşmüşcesine, (bayram) diyerek içimize sokuşturuldu!</p>
<p style="text-align: justify;">Ehâliyi, dikenler üstünde yuvarlanırcasına veya çıplak bacaklarıyla ısırgan tarlasında yuvarlanırcasına bir işkenceye tâbi tutan, haçlılardan bin kat bulamaç içdeki (ga.urların) bu ihânet fışkıran ameliyesi, her gün bile tel’îne müstahıkken, bunu her sene <strong>“bayram”</strong> diye (KURTLAMAK) ve milletin başına belâ etmek,  nasıl iğrenç bir iflâsın isbât ve ilânıdır, tavsîf ve tasvîrinden âciziz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Üstelik bir de, <em><strong>“Emek ve dayanışma  Bayramı”</strong></em> demezler mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Kamal ve (İkinci-Kinci) paşaların CHP’si zamanında bile (yasak) olan bu bayram denen ucûbe keyfiyet, <strong>“Müslüman”</strong> Başvekil ve AKP lideri ve istikbâlin BAŞKANI Uzun ve Kocaman ADAM Receb Tayyib Erdoğan iktidârında, <em><strong>“resmen ve kânûnen bayram”</strong></em> ilân edilmek gibi bir statüye kavuşturulmuş; ve Anadolu insanının başına belâ edilmişdir&#8230; Aynen <strong>“zinâ fazîhasının”</strong> suç olmakdan çıkarılışı gibi, bu da, müslüman kavimlere hass îmân, akıl, ferâset ve iffet genetiğinin, (gevşeyib pörsümesi) hesâbına bozulmasını; ve GDO’lu ürünlere müşâbih, bir insan yığınının Anadolu yaylasına tepe tepe istif edilmesini netîce vermişdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bundan bilistifâde, bilhassa Tanzîmat’dan i&#8217;tibâren jön Türklerin, sonra ittihadçı eşkıyâların, nihâyet cumhuriyetçi ve halkçı şebekelerin hulâsası olarak, zerresine kadar düşmanı oldukları İslâmiyet’den son derece nefret eden bir (ur kitlesi), memleketin göbeğinde öyle bir peydahlanmışdır ki, bu, yalınız doğrudan (dîne) değil, bu dîne azılı düşman olmıyan her ferd ve noktaya bile alabildiğine ters ve muârızdır; ve bütün bunların tamâmını yok etmekden başka hiçbir gâye de tanımaz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu (ur kitlesinin) biricik yapmak istediği şey, idâre mevkiine gelemeyişinin intikamını, milletin malına, canına, huzûruna, yoluna, sokağına, meydanına ve herşeyine, yok edicilik hırs ve şehvetiyle ve aç kurtlar gibi, mücerred zarar vermek üzere saldırmakdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Anınçün bu (ur kitlesi), <strong>“paralel”</strong> bir koalisyon olarak,<strong> “gezi hâdisesinden”</strong> ve 17 Aralık bilmem nesinden itibâren, kar topu gibi yuvarlandıkça dehhâmeleşen bir ur halinde, (belâ) olmaya yol almaktadır&#8230; Hükûmet denen ve bakdığını görmekden âciz fos yapı ise, polis adı verilen ve hâdiselerin iç yüzünden habersiz anadolu çocuklarını, bu gözü dönmüş<strong> “ur kitlesinin”</strong> önüne ana kuzuları olarak değil de, etden bir duvar hâlinde örmeyi ve dikmeyi, ehâliye ve kendi tarafındaki şartlanmışlara <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>“DEMOKRASİ VE tedbir”</strong></em></span> diye yutturmaktadır&#8230;</p>
<p>Yerin dibine geçesi dembokrasileri&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Tekrar ederiz ki, bu <strong>“Bayram”</strong> denen netâmeli belâyı milletin başına (işkence çuvalı) gibi kânûn kuvvetiyle geçiren de bu hükûmetdir; ve bu (1 Mayıs) denen zamanı, fıtratının dışına taşıyarak <em><strong>Kâinâta ve onun YARADANININA</strong></em>  ısyân eden de, gene aynı merci’dir&#8230; Dînin akâidini, <strong>“böyle hoca mı olur” </strong>dediği <em><strong>&#8220;maşa adama&#8221;</strong></em> karşı kullanan Başvekîl, eğer samîmî ise, o <strong>“dînden”</strong> bir başka akâid hakîkatı ki; buyursun, bunu da yüreği yetiyorsa ağzına en asgarî îmân derecesinde alsın; ve Allâh Azze’nin huzûruna da öylece çıkabilsin!</p>
<p style="text-align: justify;">Büyük Ehl-i Sünnet Ulemâsından <strong>Şehristânî</strong> Rahmetullahi Aleyh Hazretlerinin <strong>“MİLEL VE NİHÂL”</strong> nâm eserinden:</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>“MİLEL-İ SÂİRENİN BAYRAMLARINA İŞTİRÂK KÜFÜRDÜR!” </strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Müslümanım”</strong> deyişinde <strong><em>nifâk</em> </strong>değil de <em><strong>ihlâs</strong> </em>taşıyan bir insanın en asgârî derecede <strong>“imân-ı şer’îyi tasdîk ve tahsîni”</strong>, onun, Allâh’ın Mutlak Dîni İslâmiyyet’e ters ve zıd hiçbir şeyi, zerre kadar da olsa, sahiblenib benimsememesinden geçer&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Üstâd Merhûm Necib Fâzıl Beyin <strong>“ya hep ya hiç” </strong>buyurduğu; ve 15 asır ulemâmızın da <em><strong>“İslâmiyyet, tecezzî kabûl etmiyen bir bütündür”</strong></em> dediği, en temel nokta&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Aksi halde, o <strong>“müslümanım” </strong>deyiş, Allâh’dan başkasına da<strong> mutlak irâde ve hâkimiyyet</strong> tanımakdır ki, Merhûm Müfessir Muhammed Hamdi Efendi Hazretleri’nin ta’bîriyle aynen şudur:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong> “Vaz’-ı beşerî olan kânunlar ne ilim ne din, hiç biri olamazlar. Bunlar ilim nokta-yı nazarından bâtıl, dîn nokta-yı nazarından ŞER teşkîl ederler;</strong> </em><strong><em>ve gayr-i müstakîmdirler. Bunun içün beşerin hakkı, gerek ilimde ve gerekse dinde kânûn vaz’etmek değil; HAKK’ın kânunlarını arayıb bulmak ve keşf ü ızhâr etmekdir&#8230;.. Lisân-ı İslâm&#8217;da HÜRRİYET, hukûkuna mâlikiyyet diye ta&#8217;rîf olunur </em></strong><em>(Keşf-i Pezdevî)</em><strong><em> ki, <span style="text-decoration: underline;">bunun zıddı, HUKUKUNA BAŞKASININ MÂLİK OLMASI DEMEK OLAN ESÂRET VE RIKKIYETDİR.</span> Asl-ı hukuk ise vaz’-ı ilâhîdir. Binâenaleyh <span style="text-decoration: underline;">herhangi bir ferdin vaz’-ı ilâhî olan hukûku, kendi rızâsı munzam olmaksızın, diğer bir vaz-ı beşerî ile tebdîl, tağyîr veya tasarrufa mahkûm olabiliyorsa, O ARTIK YALINIZ ALLÂH’IN KULU DEĞİLDİR. VE ONDA BİR HİSSE-İ ESÂRET VARDIR. VE ARTIK ONUN VECÂİB Ü VEZÂİFİ, MAHZ-I HAKKIN ÎCÂBINA DEĞİL; ŞUNUN BUNUN KEYF Ü İRÂDESİNE TÂBİ’DİR.”  </span></em></strong><em>(c:1, s:126-29, tab’:1936)</em></p>
<p style="text-align: justify;">Evet, Yaradan Allâh Azze’nin değil; şunun bunun keyf ü irâdesine tâbi’ olarak yaşamak&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İşte  mayısın birini ve benzeri nicelerini, ateş çemberi içinde yıllardır işkence çeke çeke <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;müslümanım&#8221;</strong></em></span> diyenlereyaşatmak, <strong><em><span style="text-decoration: underline;">“onun bunun keyf ü irâdesine tâbi’ olarak yaşamakdır”</span></em>;</strong> ve gerisi, iki cebheye ayrılan medya ve politika organlarındaki hırs kuduzlarını dinlemek; ve onların kuyruğuna takılarak, beşerîliğin şirk ve  belâ çukuruna yuvarlanmakdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Başvekil hâlâ, son beyânıyla cihâna <strong><em>“Kazanan demokrasi oldu!”</em> </strong>demekde&#8230; <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>“Kazanan, Allâh irâde ve hâkimiyyeti oldu”</strong> </em></span>diyemedikçe, ebedî hasâretden kimse kurtulamıyacakdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İşte sokakların muhârebe meydanından farkı olmıyan rezâlet hâli&#8230; Maksad üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek!. İyi bilinsin ki, bağcı, şu veya bu değil, yukarıda dedik, doğrudan doğruya Allâh Azze ve Celle&#8217;nin  <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>“irâde ve hâkimiyyetine”</strong></em></span> bilâ kayd ü şart îmân edenlerdir!</p>
<p style="text-align: justify;">Keşke bu (1 Mayıs ve benzeri rezâletler),  her yıl halka işkence olarak tevâlî etmese de; dembokrasi kazanamayıb yerin yedi kat dibine geçse; ve Haçlı Bâtıl Batı kültür emperyalizmi ve işgali altından, ecdâdın 1100 yıllık sistemine geçilerek kölelikden kurtuluş ve  hürriyet ile istiklâl <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>BAYRAMI</strong> </em></span>yaşansa&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 01.05.2014) (tt)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fboyle-anarsizme-bayram-diyenlerin-akil-ve-iman-zehirlenmesi.html&amp;linkname=B%C3%B6yle%20Anar%C5%9Fizme%20%E2%80%9CBayram%E2%80%9D%20Diyenlerin%20Ak%C4%B1l%20Ve%20%C3%8Em%C3%A2n%20Zehirlenmesi%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fboyle-anarsizme-bayram-diyenlerin-akil-ve-iman-zehirlenmesi.html&amp;linkname=B%C3%B6yle%20Anar%C5%9Fizme%20%E2%80%9CBayram%E2%80%9D%20Diyenlerin%20Ak%C4%B1l%20Ve%20%C3%8Em%C3%A2n%20Zehirlenmesi%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fboyle-anarsizme-bayram-diyenlerin-akil-ve-iman-zehirlenmesi.html&amp;linkname=B%C3%B6yle%20Anar%C5%9Fizme%20%E2%80%9CBayram%E2%80%9D%20Diyenlerin%20Ak%C4%B1l%20Ve%20%C3%8Em%C3%A2n%20Zehirlenmesi%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fboyle-anarsizme-bayram-diyenlerin-akil-ve-iman-zehirlenmesi.html&amp;linkname=B%C3%B6yle%20Anar%C5%9Fizme%20%E2%80%9CBayram%E2%80%9D%20Diyenlerin%20Ak%C4%B1l%20Ve%20%C3%8Em%C3%A2n%20Zehirlenmesi%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fboyle-anarsizme-bayram-diyenlerin-akil-ve-iman-zehirlenmesi.html&amp;linkname=B%C3%B6yle%20Anar%C5%9Fizme%20%E2%80%9CBayram%E2%80%9D%20Diyenlerin%20Ak%C4%B1l%20Ve%20%C3%8Em%C3%A2n%20Zehirlenmesi%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fboyle-anarsizme-bayram-diyenlerin-akil-ve-iman-zehirlenmesi.html&amp;linkname=B%C3%B6yle%20Anar%C5%9Fizme%20%E2%80%9CBayram%E2%80%9D%20Diyenlerin%20Ak%C4%B1l%20Ve%20%C3%8Em%C3%A2n%20Zehirlenmesi%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fboyle-anarsizme-bayram-diyenlerin-akil-ve-iman-zehirlenmesi.html&amp;linkname=B%C3%B6yle%20Anar%C5%9Fizme%20%E2%80%9CBayram%E2%80%9D%20Diyenlerin%20Ak%C4%B1l%20Ve%20%C3%8Em%C3%A2n%20Zehirlenmesi%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fboyle-anarsizme-bayram-diyenlerin-akil-ve-iman-zehirlenmesi.html&amp;linkname=B%C3%B6yle%20Anar%C5%9Fizme%20%E2%80%9CBayram%E2%80%9D%20Diyenlerin%20Ak%C4%B1l%20Ve%20%C3%8Em%C3%A2n%20Zehirlenmesi%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fboyle-anarsizme-bayram-diyenlerin-akil-ve-iman-zehirlenmesi.html&amp;linkname=B%C3%B6yle%20Anar%C5%9Fizme%20%E2%80%9CBayram%E2%80%9D%20Diyenlerin%20Ak%C4%B1l%20Ve%20%C3%8Em%C3%A2n%20Zehirlenmesi%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fboyle-anarsizme-bayram-diyenlerin-akil-ve-iman-zehirlenmesi.html&amp;linkname=B%C3%B6yle%20Anar%C5%9Fizme%20%E2%80%9CBayram%E2%80%9D%20Diyenlerin%20Ak%C4%B1l%20Ve%20%C3%8Em%C3%A2n%20Zehirlenmesi%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fboyle-anarsizme-bayram-diyenlerin-akil-ve-iman-zehirlenmesi.html&amp;linkname=B%C3%B6yle%20Anar%C5%9Fizme%20%E2%80%9CBayram%E2%80%9D%20Diyenlerin%20Ak%C4%B1l%20Ve%20%C3%8Em%C3%A2n%20Zehirlenmesi%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fboyle-anarsizme-bayram-diyenlerin-akil-ve-iman-zehirlenmesi.html&amp;linkname=B%C3%B6yle%20Anar%C5%9Fizme%20%E2%80%9CBayram%E2%80%9D%20Diyenlerin%20Ak%C4%B1l%20Ve%20%C3%8Em%C3%A2n%20Zehirlenmesi%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fboyle-anarsizme-bayram-diyenlerin-akil-ve-iman-zehirlenmesi.html&amp;linkname=B%C3%B6yle%20Anar%C5%9Fizme%20%E2%80%9CBayram%E2%80%9D%20Diyenlerin%20Ak%C4%B1l%20Ve%20%C3%8Em%C3%A2n%20Zehirlenmesi%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fboyle-anarsizme-bayram-diyenlerin-akil-ve-iman-zehirlenmesi.html&amp;linkname=B%C3%B6yle%20Anar%C5%9Fizme%20%E2%80%9CBayram%E2%80%9D%20Diyenlerin%20Ak%C4%B1l%20Ve%20%C3%8Em%C3%A2n%20Zehirlenmesi%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fboyle-anarsizme-bayram-diyenlerin-akil-ve-iman-zehirlenmesi.html&amp;linkname=B%C3%B6yle%20Anar%C5%9Fizme%20%E2%80%9CBayram%E2%80%9D%20Diyenlerin%20Ak%C4%B1l%20Ve%20%C3%8Em%C3%A2n%20Zehirlenmesi%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fboyle-anarsizme-bayram-diyenlerin-akil-ve-iman-zehirlenmesi.html&#038;title=B%C3%B6yle%20Anar%C5%9Fizme%20%E2%80%9CBayram%E2%80%9D%20Diyenlerin%20Ak%C4%B1l%20Ve%20%C3%8Em%C3%A2n%20Zehirlenmesi%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/boyle-anarsizme-bayram-diyenlerin-akil-ve-iman-zehirlenmesi.html" data-a2a-title="Böyle Anarşizme “Bayram” Diyenlerin Akıl Ve Îmân Zehirlenmesi…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/boyle-anarsizme-bayram-diyenlerin-akil-ve-iman-zehirlenmesi.html">Böyle Anarşizme “Bayram” Diyenlerin Akıl Ve Îmân Zehirlenmesi&#8230;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/boyle-anarsizme-bayram-diyenlerin-akil-ve-iman-zehirlenmesi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kader ve Kazâya Dâir Ahkâm-ı Kur’âniye</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/kader-ve-kazaya-dair-ahkam-i-kuraniye.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/kader-ve-kazaya-dair-ahkam-i-kuraniye.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Mar 2022 11:26:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[08/15 Berâet]]></category>
		<category><![CDATA[Akâid]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[kadere iman]]></category>
		<category><![CDATA[kaza]]></category>
		<category><![CDATA[tevekkül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=4458</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanların ef’âl ve hareketleri takdîr-i İlâhî husûl bulduğunu beyân etmek üzere Vâcib Teâlâ: (Kamer/49)</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/kader-ve-kazaya-dair-ahkam-i-kuraniye.html">Kader ve Kazâya Dâir Ahkâm-ı Kur’âniye</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>KADER VE KAZÂYA DÂİR AHKÂM-I KUR’ÂNİYE</strong></span></h1>
<p>&nbsp;</p>
<p>İnsanların ef’âl ve hareketleri takdîr-i İlâhî ile husûl bulduğunu beyân etmek üzere Vâcib Teâlâ:</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-4459" src="http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/09/kamer-49-e1506233469808-300x37.jpg" alt="" width="500" height="61" srcset="http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/09/kamer-49-e1506233469808-300x37.jpg 300w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/09/kamer-49-e1506233469808-150x18.jpg 150w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/09/kamer-49-e1506233469808-260x32.jpg 260w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/09/kamer-49-e1506233469808-50x6.jpg 50w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/09/kamer-49-e1506233469808.jpg 509w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p style="text-align: center;"><em>[ Sûre-i Kamer 49. Âyet ]</em></p>
<p style="text-align: justify;">buyurmuşdur. Ya’ni; <em><strong>biz her şey&#8217;i takdîr-i sâbık olmak üzere halk ederiz</strong></em> demekdir ki her şey’ ezelde takdîr olunduğu vech üzere muayyen ve mukadder olan zamân ve mekânda keyfiyet-i ma’lûmeye muvâfık sûretde meydân-ı alâniyyetine çıkar. Binâenaleyh; her mevcûd ezelde sebk eden (=vaki&#8217; olan, geçen) kadere mutâbık zuhûr eder. Binânealeyh; hiçbir şey’ takdîr olunan mikdârdan ne ziyâde ve ne de noksân zuhûr etmediği gibi zamân ve mekânı da tegayyür etmez. İşte bu ve bunun emsâli âyetler kaderin vücûduna sûret-i kat’iyyede delâlet etdiğinden kadere îmân vâcib ve diyânet-i İslâmiyye’de kaderi inkâr küfürdür.</p>
<p style="text-align: justify;">Şu hâlde ezelde bir şey’in lâ yezâlde zuhûr edeceği vech üzere hükm-i ilâhî ve irâde-i sübhâniyyenin taalluku kazâdır ki o minvâl üzere hükm-i ilâhî vâki’ oldu demekdir. Ezeldeki hükm üzere lâ yezâlde mikdâr-ı muayyen üzerine zuhûru kaderdir. Şu hâlde kazâ kaderden ayırılmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Ezelde kazâ üzere lâ yezâlde zuhûrundan abdın fiilde mecbûr olması lâzım gelmez. Çünki; abdın o fiile irâdesini sarfla lâ yezâlde onu işleyeceğini Allâhu Teâlâ bildiğinden ezelde öyle kazâ etmişdir. Binâenaleyh; abdın lâ yezâlde irâdesini sarfı ezelde Allâhu Teâlâ’nın o minvâl üzere takdîrine sebeb olmuşdur. Yoksa ezelde Allâh’ın kazâ ve takdîri lâ yezâlde abdın fiiline sebeb değil ki; abd fiilinde mecbûr olsun.</p>
<p style="text-align: justify;">Kadere îmân Avrupalıların dediği gibi insanları atâlete sevk etmez. Bil’akis sa’y-i amele sevk eder. Çünki; İslâmiyet Müslümanları esbâba tevessül ve teşebbüse sevk eder ve esbâba tevessülün lüzûmunu şiddetle emreder ve herkes kaderinin ne olduğunu bilmediği gibi takdîr olunan şey’in de yine esbâbına sarılmak sûretiyle meydâna geleceğini i’tikâd etdiğinden her Müslüman sa’y-i amel ile meşgûldür. Binâenaleyh; çalışır, çabalar bir işi meydâna getirdikden sonra:</p>
<p style="text-align: justify;"><em>&#8220;-Kader böyle zuhûr etdi. Mukaddermiş, vücûd buldu.&#8221; </em></p>
<p style="text-align: justify;">der. Yâhûd meydâna getiremezse:</p>
<p style="text-align: justify;"><em>&#8220;-Ne yapalım, çalışdık ama mukadder değilmiş&#8230;&#8221; </em></p>
<p style="text-align: justify;">Demekle mütesellî olur. Şu hâlde kadere îmân işin âkıbetinde bir tesellîyi mutazammın olduğundan kalbin râhatını mûcibdir. Çünki; bir külfete ve çalışmağa mukâbil netîce-i emele muhâlif zuhûr edince &#8220;mukadder değilmiş&#8221; deyüb de başka işine bakmakda insan içün bir zarar olmadığı gibi <em>&#8220;Cenâb-ı Hakk’ın takdîri böyle imiş&#8221;</em> demek de kalbin ızdırâbını teskîn ile esefi terk elbetde günlerce acıyub esef etmekden daha evlâ olduğunda şübhe yokdur. Şu ma’nâyı beyân zımnında Cenâb-ı Hakk:</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-4460 aligncenter" src="http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/09/hadid_22-23-e1506233540919-300x143.jpg" alt="" width="500" height="239" srcset="http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/09/hadid_22-23-e1506233540919-300x143.jpg 300w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/09/hadid_22-23-e1506233540919-150x72.jpg 150w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/09/hadid_22-23-e1506233540919-260x124.jpg 260w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/09/hadid_22-23-e1506233540919-50x24.jpg 50w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/09/hadid_22-23-e1506233540919.jpg 481w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p style="text-align: center;"><em>[ Sûre-i Hadîd 22-23. Âyetler ]</em></p>
<p style="text-align: justify;">buyurmuşdur. Ya’ni <em><strong>gerek nefsinizde ve gerek yeryüzünde bir musîbet isâbet etmez, illâ o musîbeti ve nefsinizi halk etmezden evvel o musîbet levh-i mahfûzda yazılıdır. Zîrâ vukûundan evvel musîbeti levha yazmak Allâhu Teâlâ üzerine gâyet kolaydır. Çünki; ilm-i İlâhî cümlesini muhîtdir ve bu gibi eşyâyı levh-i mahfûzda isbât etmekde hikmet sizin elinize gelmeyüb fevt etdiğiniz şey’lere esef ve nâil olduğunuz şey’lere ferah etmemenizdir. Hâlbuki; Allâhu Teâlâ varlığına mağrûr olan ve mal ve evlâd ve servet gibi şey’leri kendi dirâyetine vermekle iftihâr eden her mütekebbiri sevmez</strong></em> işte bu Âyet-i Celîle&#8217;de kadere îmân insanın râhatını mûcib olduğuna delâlet eder ki; geçmişe esef geleceğe ve gelmişe ferahda fâide olmadığını tavsiye etmişdir ki kadere îmân Cenâb-ı Hakk’a i’timâd ve tevekkülden ibâretdir. Kadere îmân eden kadere karşı sa’y eder. Sa’yin semeresi zuhûr ederse Cenâb-ı Hakk&#8217;a şükreder. Eğer zuhûr etmezse sabreder. Kadere îmân etmeyen kimsede aynı sûretle çalışır olacaksa olur, olmayacaksa ne kadar çalışsa olmaz. Fakat şükrü ve sabrı da olmaz. Çünki; i’timâdı nefsinedir. Binâenaleyh; kadere îmânla berâber çalışmak elbette diğerinden daha iyidir. Kadere karşı Müslümanlar dâimâ basîret üzere bulunur ve her işini zamânında görüb hakkında mukadder olan şey’in güzel sûretde zuhûruna intizâr eder. Zîrâ bir köylü nadas etmeden ve tohumu yere atmadan kaderine i’timâd ederek ekin bitmesini beklemez. Belki; nadasını emekli yapar ve tohumunu dikkatli eker, andan sonra ekinin güzel bitmesine intizâr eder ki sa’yle kaderin zuhûrunu bekler. Yoksa kadere i’tikâdını sa’yine ya’ni; çalışmasına mâni’ tutmaz. Şu hâlde kadere îmân sa’ye ve esbâba mâni’ zan edenler Müslümanlara ve Müslümanlığa büyük bir iftirâda bulunmuş oluyorlar. Ne hâcet kadere îmân eden Müslümanlardan kaderine i’timâd ederek işini terk etmiş bir kimse var mıdır? Ve kadere îmânla işini atâletde bırakmış bir Müslüman görülür mü? Hangi Müslümân ki; kadere îmân sebebiyle mesleğinde vazîfesine devâm etmemiş hangi Müslüman köylüsü bulunur ki kadere îmânla çift ekmemiş ve koyun gütmemiş ve malının tezâyüdüne çalışmamış ve evlâd u ıyâlini geçindirmek içün uğraşmamış ve hangi hükûmet-i İslâmiyye ki; kadere îmânla berâber düşmâna karşı esbâb-ı müdâfaa hazırlamamış ve îcâbında silâha sarılmamış ve kadere îmân edüb işini kadere havâle ederek terk-i silâh etmiş bir dâne gösterilebilir mi şu hâlde kadere îmân insanları atâlete sevk eder diyenler çok yanlış söylemiş ve kadere îmânın ma’nâsını bilmemişdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(Konya Meb’ûs-ı Sâbıkı Mehmed Vehbi, Ahkâm-ı Kur’âniyye, sh: 59-62, Ahmed Kâmil Matbaası, Tab’ı: 1341-1343)</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 24.09.2017)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fkader-ve-kazaya-dair-ahkam-i-kuraniye.html&amp;linkname=Kader%20ve%20Kaz%C3%A2ya%20D%C3%A2ir%20Ahk%C3%A2m-%C4%B1%20Kur%E2%80%99%C3%A2niye" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fkader-ve-kazaya-dair-ahkam-i-kuraniye.html&amp;linkname=Kader%20ve%20Kaz%C3%A2ya%20D%C3%A2ir%20Ahk%C3%A2m-%C4%B1%20Kur%E2%80%99%C3%A2niye" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fkader-ve-kazaya-dair-ahkam-i-kuraniye.html&amp;linkname=Kader%20ve%20Kaz%C3%A2ya%20D%C3%A2ir%20Ahk%C3%A2m-%C4%B1%20Kur%E2%80%99%C3%A2niye" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fkader-ve-kazaya-dair-ahkam-i-kuraniye.html&amp;linkname=Kader%20ve%20Kaz%C3%A2ya%20D%C3%A2ir%20Ahk%C3%A2m-%C4%B1%20Kur%E2%80%99%C3%A2niye" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fkader-ve-kazaya-dair-ahkam-i-kuraniye.html&amp;linkname=Kader%20ve%20Kaz%C3%A2ya%20D%C3%A2ir%20Ahk%C3%A2m-%C4%B1%20Kur%E2%80%99%C3%A2niye" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fkader-ve-kazaya-dair-ahkam-i-kuraniye.html&amp;linkname=Kader%20ve%20Kaz%C3%A2ya%20D%C3%A2ir%20Ahk%C3%A2m-%C4%B1%20Kur%E2%80%99%C3%A2niye" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fkader-ve-kazaya-dair-ahkam-i-kuraniye.html&amp;linkname=Kader%20ve%20Kaz%C3%A2ya%20D%C3%A2ir%20Ahk%C3%A2m-%C4%B1%20Kur%E2%80%99%C3%A2niye" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fkader-ve-kazaya-dair-ahkam-i-kuraniye.html&amp;linkname=Kader%20ve%20Kaz%C3%A2ya%20D%C3%A2ir%20Ahk%C3%A2m-%C4%B1%20Kur%E2%80%99%C3%A2niye" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fkader-ve-kazaya-dair-ahkam-i-kuraniye.html&amp;linkname=Kader%20ve%20Kaz%C3%A2ya%20D%C3%A2ir%20Ahk%C3%A2m-%C4%B1%20Kur%E2%80%99%C3%A2niye" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fkader-ve-kazaya-dair-ahkam-i-kuraniye.html&amp;linkname=Kader%20ve%20Kaz%C3%A2ya%20D%C3%A2ir%20Ahk%C3%A2m-%C4%B1%20Kur%E2%80%99%C3%A2niye" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fkader-ve-kazaya-dair-ahkam-i-kuraniye.html&amp;linkname=Kader%20ve%20Kaz%C3%A2ya%20D%C3%A2ir%20Ahk%C3%A2m-%C4%B1%20Kur%E2%80%99%C3%A2niye" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fkader-ve-kazaya-dair-ahkam-i-kuraniye.html&amp;linkname=Kader%20ve%20Kaz%C3%A2ya%20D%C3%A2ir%20Ahk%C3%A2m-%C4%B1%20Kur%E2%80%99%C3%A2niye" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fkader-ve-kazaya-dair-ahkam-i-kuraniye.html&amp;linkname=Kader%20ve%20Kaz%C3%A2ya%20D%C3%A2ir%20Ahk%C3%A2m-%C4%B1%20Kur%E2%80%99%C3%A2niye" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fkader-ve-kazaya-dair-ahkam-i-kuraniye.html&amp;linkname=Kader%20ve%20Kaz%C3%A2ya%20D%C3%A2ir%20Ahk%C3%A2m-%C4%B1%20Kur%E2%80%99%C3%A2niye" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fkader-ve-kazaya-dair-ahkam-i-kuraniye.html&amp;linkname=Kader%20ve%20Kaz%C3%A2ya%20D%C3%A2ir%20Ahk%C3%A2m-%C4%B1%20Kur%E2%80%99%C3%A2niye" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fkader-ve-kazaya-dair-ahkam-i-kuraniye.html&#038;title=Kader%20ve%20Kaz%C3%A2ya%20D%C3%A2ir%20Ahk%C3%A2m-%C4%B1%20Kur%E2%80%99%C3%A2niye" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/kader-ve-kazaya-dair-ahkam-i-kuraniye.html" data-a2a-title="Kader ve Kazâya Dâir Ahkâm-ı Kur’âniye"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/kader-ve-kazaya-dair-ahkam-i-kuraniye.html">Kader ve Kazâya Dâir Ahkâm-ı Kur’âniye</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/kader-ve-kazaya-dair-ahkam-i-kuraniye.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hılâfet-i İslâmiyye’yi, 23 Temmuz 1908 Meşrûtiyet Meş’ûmiyyeti İle Yıkdılar!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/hilafet-i-islamiyyeyi-23-temmuz-1908-mesrutiyet-mesumiyyeti-ile-yikdilar.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/hilafet-i-islamiyyeyi-23-temmuz-1908-mesrutiyet-mesumiyyeti-ile-yikdilar.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Mar 2022 10:00:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[03 - Mart]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[Hilâfet]]></category>
		<category><![CDATA[23 temmuz meşrutiyet]]></category>
		<category><![CDATA[31 mart]]></category>
		<category><![CDATA[hilafet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=1590</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün 23 Temmuz... Hâdisâta bakınca, bedâhat derecesinde görülür ki, bütün dünyâ, Allâh Azze’nin mutlak Dîni İslâmiyyet’den</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/hilafet-i-islamiyyeyi-23-temmuz-1908-mesrutiyet-mesumiyyeti-ile-yikdilar.html">Hılâfet-i İslâmiyye’yi, 23 Temmuz 1908 Meşrûtiyet Meş’ûmiyyeti İle Yıkdılar!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>HILÂFET-İ İSLÂMİYYE’Yİ, 23 TEMMUZ 1908 MEŞRÛTİYET MEŞ’ÛMİYYETİ İLE YIKDILAR!</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ (Dağıstânî)</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Bugün 23 Temmuz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Hâdisâta bakınca, bedâhat derecesinde görülür ki, bütün dünyâ, Allâh Azze’nin mutlak Dîni İslâmiyyet’den korkmakda, hatta ödü patlamaktadır. Zirâ bu dîn-i mübîn, en baş kânun olarak şunu vaz’eder:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-İns ü cin kellesinden çıkan bütün din, ideoloji, doktrin, sistem, rejim ve ilâhlar, insanların diğer insanları köleleştirib sağması ve ezib sömürmesi temel esâsına dayanır&#8230; Böylece, insanların bir kısmı, diğer kısmına kul olur, ona tapar, tapılanlar tanrılaşır, tanrılaşdıkça büyür, dehhâmeleşir, buna mukâbil insanlar küçülür, tanrıların sömürüsü ve zulmü de o nisbetde azgınlaşır&#8230; Allâh Azze ise, bunu kat’iyyen nefyeder; ve benden başka tanrı olamaz, sizin ve mâsivânın yaratıcısı olarak ulûhiyyet ve rubûbiyyet mücerred bana âiddir; Rasûlüme bilâ kayd ü şart teslim olacaksınız!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Buyurur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu, gâvurlukda temerrüd eden ve gözü insanları köleleştirib sömürmekde bulunan (emperial) kâfirlerin topunun da işine gelmez, onların bütün oyun ve iblisliklerini zîr ü zeber eder&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu i’tibarla, bütün dünyâ, Müslümanlığın en baş düşmanıdır; ve bu düşmanlık, Kıyâmet’e kadar da şeksiz ve şübhesiz, bütün hız ve şiddetiyle devâm edecekdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Şarklı-garblı bütün kâfir yığınlarının, müslümanların önüne koydukları, içi zehirli ambalajlı mefhumların tamâmı da, dembokrasisinden hakk hukuka, sevgisinden hoşgörüsüne, hümanizmasından feminizmasına, diyaloğundan papaz asansörüne, <span style="color: #ff0000;">hocaloğundan</span> hocardinaline, olimpiyadlarında kızlara çalkalatdırmakdan bilmem ne sempozyum ve abantlarında yahudi tahrifçiliğine kadar topu da, tam bir gözboyama ve müslümanları uyuşturma ve beyinsizleştirme yollarıdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bir tarafda İslâm:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Sulhu ancak ben te’min ederim, çünki mutlak adâlet, sevgi, huzur, vazife, hakk, hukuk, emir ve nehiy bendedir; başkasında olması muhaldir. O halde buna îmân edenler, zarûraten dîn (nizam), yeryüzünün her yerinde Allâh’a âid irâdenin oluncaya kadar, cihadla mükellef, buna me’mûr ve mecburdur&#8230; Allâh’ın emretdiği SULH, bütün arzı kaplayıncaya kadar da, nihâî sulhdan aslâ bahsedilemez; ve binâenaleyh, “asâkir-i islâmiyyeye bir seneden ziyâde istirahat-(hazer-i’tibârî sulh) içinde yaşamak aslâ CÂİZ DEĞİLDİR!” </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Der&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun karşısındaki nifak, şirk, küfür, yehud ve nasrânî dünyâsı ise, arzetdiğimiz gibi, buna, şiddetle şöyle karşı çıkar:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Bu, bizim insanları güdücü ve sömürücü olmamızdan mütevellid menfaatlerimizin çanına ot tıkamakdır; biz, bunu aslâ kabûl edemeyiz, bu uğurda canımızı dişimize takar, sizi susturmak ve yok etmek içün her türlü fitne, fesad ve kan dökmeyi, yakıb yıkmayı, asıb kesmeyi, her türlü zulmü, şantaj ve komployu kendimize vazîfe biliriz!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu mukaddimemizin netîcesinde beyân ederiz ki, işte Essultan İbnü’s-sultan Essultanü’l-Ğâzî Halîfe-i Müslimîn Abdülhamîd Hân Aleyhirahmeti Velğufrân Hazretleri, 33 yıl, insanların Allâh Azze’ye <strong>KULLUĞU</strong> cebhesinin, kumandan ve bayraktarlığını yapmışdır. Karşısındaki muârızları ise, iç ve dışdakilerle topu da, (evvelâ gaflete düşen, sonra intibâha gelenler müstesnâ) <strong>“kulun kula kulluğu”</strong> peşindeki iblis cebhesidir&#8230; Dünki İslâm muârızları, nasıl İngiliz, yehud, frenk ve nasârâ parmaklarında oynayan Jön Türk ve ittihadçı eşkıyâlar idi ise; bugün de, İslâm âlemini gerek Taksim’de gerek Mısır’da ve gerekse bütün dünyada karıştırmak, iğtişaş ve anarşi içinde bırakmak üzere ortalığı yakıp yıkan ve ateşe veren şehir eşkıyâsı <strong>“çapulcular”</strong>, aynı mihrâkların tetikçi ve paralı askerleridir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İşte, 23 Temmuz 1908 târihinde ilân edilen meşrûtiyet <span style="color: #ff0000;">meşûmiyeti</span>, sultanın (idârenin), Allâh hizbinden, şeytân hizbine geçişidir!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu tarihden sonraki bütün darbe, ihtilâl, devrim, inkilâb, ıslâh, ilericilik, medeniyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, cumhûriyetçilik, laikçilik, muhtıracılık gibi kalkışma ve dikleşmelerin tamâmı, gerek Anadolumuz’da gerek bütün İslâm memleketlerinde, bu iki cebhenin mücâdelesinden ibâret olarak yaşanmışdır. Tanrılığı, ya ALLÂH AZZE’ye mahsus kılma; veya, bir grub kan emiciye verib ona tapdırma şenâat ve denaatı&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu ana esaslar kabûl edilmedikçe, Abdülhamîd Cennetmekân Hazretlerini ve O’nun muârızlarını anlamak aslâ mümkin olamaz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> Bu en umûmî esaslardan yevmî ana hatlara geçecek olursak, <strong>23 Temmuzdan 5 ay kadar sonra</strong>, karmakarışık bir îmân ve fikir halitası,<strong> “meclis-i meb’ûsân”</strong> adı altında toplanır!.. İki cebhe içiçedir; ve biri, diğerini dâimâ nefyeden bir tezatlar kumkuması&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Meşrutiyet ilanından 9 ay kadar sonra, Hicrî 22 R. Evvel, rûmî 31 mart, mîlâdî 13 nisan&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> Tarihe 31 mart vak’ası</strong> diye geçen ve Abdülhamîd Hân Hazretlerinin karşısındaki, ihânet, fitne ve fesad şebekesinin icâdı, o mel’un tezgâh&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> Üstâd Necib Fâzıl Bey Merhûm’un satırları:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Tarihin son zamanlarda çözer gibi olduğu ve Abdülhamîd Hânın zerrece alâkası bulunmadığını tesbite başladığı 31 mart hâdisesi, bizzat revşinden, oluş ve akış tarzından anlaşılacağı gibi, Padişahı düşürme vesîlesi bulmak içün İttihad ve Terakki Cemiyeti tarafından hazırlanmış hâin bir tertibdir; ve bu hakikat, binlerce vesîka bir tarafa, bedâhat hâlinde sâbitdir.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bu eserin muharriri, 1947 yılında, Rızâ Tevfik’e âid “Abdülhamîd’in Rûhâniyyetinden İstimdâd” isimli manzumeyi, “Büyük Doğu’da” yayınladığı içün İLK HABSİNE GİRDİĞİ ZAMAN, hastahanede yatmakda olan ve mahkeme nâibi tarafından ifâdesi alınan Rızâ Tevfîk aynen şöyle demişdir:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">&#8211; <strong>31 Mart hâdisesini ittihadçılar hesabına körükliyenler arasında, ben ve Selim Sırrı Tarcan bulunuyorduk!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bu bahsin, Abdülhamîd Hân’a âid ma’sumluk ve mazlumluk bakımından biricik isbât unsuru, bedâhat çapında bir vâkıadır:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">&#8211; <strong>Eğer 31 Mart ayaklanması, Abdülhamîd’in eseri olsaydı, hünkâr derhal hareketin başına geçer ve emrindeki hassa kıt’alarıyla birlikde, bizzat Selânik üzerine yol açardı.”</strong> <em>(Ulu Hakan Abdülhamîd Hân- 1976-s. 530)</em></p>
<p style="text-align: justify;">Üstaddan:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Bağdadlı bir arab olan Mahmud Şevket Paşa, taşıdığı 3. Ordu kumandanı ünvânına rağmen, ittihadçılara âlet olmakdan kaçınamıyor; ve kurdukları, ordu olmak haysiyyetinden mahrûm ve ancak dolgun bir tümen kuvvetindeki derme-çatma birliklerle, “Hareket Ordusu” ismi altında, Ayastefanos’a (Yeşilköy’e) dayanmış bulunuyor. İlk işi, Padişaha tahtdan indirilmiyeceğine dâir sahte bir teminât vermek, böylece hassa ordusuyla müşterek bir mukâvemete mâni olmakdır.”</strong> <em>(A.g.e. s.531)</em></p>
<p style="text-align: justify;">İttihadçı eşkıyâların maksadı, her darbe ve azgınlıkda olduğu gibi üzüm yemek değil, bağcıyı dövmekdir. İçinde Bulgar Kurtuluş Partisi Reisi <strong>Sandanski</strong> denen adama kadar, tam bir <strong>“çapulcu”</strong> takımı olan bu ordu, Hassa ordusu yiğitleri ile Yıldız Sarayını kuşatarak ve Hünkârın mukâbele emri vermemesini de fırsat bilerek, ma’sum ve mazlum erleri kurşuna dizer ve Agop Sırb mezarlığında açdıkları büyük ve derin çukurlara gece karanlığında çöp arabalarıyla taşır ve doldururlar&#8230; Tabii Yıldız Sarayı da, günlerce ablukaya alınır ve içeriye <strong>ekmek</strong> dahi sokulmaz!. Sonra da  saray, alçakça yağmalanmakdan kurtulamıyacakdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İşte İttihadçı eşkıyâların, (İslâm Osmanlı tarihinde) yüzkarası olan iğrençliklerinden sâdece bir teki&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Abdülhamid taraftarıdır!”</strong> diye, binlerce ma’sum ve mazlum Şerîat âlimi de, kurulan darağaçlarında ipe çekilerek salben idâm edilmişlerdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu satırların muharririnin dedesi, Bartın Müftüsü Merhûm Muhammed Rif’at Efendi Hazretleri de, önünde ders verdiği, sonra da Ezher’e gönderdiği talebesi (K.M)nın, Mısır’da ittihadçı olub memlekete döner dönmez hocasını ittihadçılara fişletmesi sonunda, Müftü Efendi Hazretleri de idâmlıklar listesine alınmışdır. Ancak, Merhûm Müftü Efendi, Fâtih ve Süleymâniye Medreselerindeki tahsîli sırasında, ders arkadaşı olan bazı zevâtın Devlet makamlarında yer alması ve araya girmeleri ve <strong>“bu müftünün siyâsetle alâkası yokdur!” </strong>diye direnmeleri netîcesinde ve Müftü Efendinin, Büyük Mürşid Merhûm Ahmed Zıyâüddin Gümüşhânevî Hazretlerinin de icâzetli Halifelerinden bulunması sebebiyle, 6-7 ay sonra<strong> “idâmlıklar”</strong> listesinden zar-zor kellesi kurtarılabilmişdir&#8230; Ancak, Zoguldak’ı Fransızlardan kurtarmak içün kelle koltukda cansiperâne çalışan ve siperler arasında bile gayretden uzak durmayan çileli Müftü, 1925’de, bizzat kendi yaptırdığı <strong>Zıyâiyye</strong> medresesinin câmisinde vaaz verirken, önüne konulan telgrafda, <strong>“medrese, zaviye ve tekkelerin seddine”</strong> dâir, Ankara’daki ittihadçı kuyruğu mücrimlerin zulümnâmesini okur okumaz, vücûdunun bütün sol tarafına felç isâbet etmiş ve 7 yıl, böyle mefluc vazîyyetde kalarak 1932’de Hakk’ın rahmetine kavuşmuşdur&#8230; Kaddesallâhu sırrahu’l-âlî&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bugün nice nesiller, âbâu ecdâdının aşşağılık kâtillerini unutmuş; ve hatta, o kâtillerin partilerinde, şehir başkanlığı yapacak kadar akıl ve ruhları iflâs etmişdir!</p>
<p style="text-align: justify;">İttihadçı dinsiz eşkıyâlar, nice cinâyetler işlemişlerdir ki, bunların hadd-i hesâbı da yokdur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>23 Nisan 1909 Salı gününe</strong> gelindiğinde, kısaca manzarayı  görelim.</p>
<p style="text-align: justify;">Yine Üstâd merhûm yazıyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Sarayda, aynı karanlık içinde geçen Pazartesi-Salı gecesinin sabahı (23 Nisan 1909 Salı), her şey soluk, bitik, kırık ve dökük&#8230; Bütün bir gece Padişah, küçük mabeynde bir koltuk üzerinde uykusuz kalmış ve sabaha kadar haremden gelen çığlıklı ağlama ve inlemeleri dinlemişdir. Yaprak hışırtılarından ve Hareket Ordusu devriyelerinin kum üzerinde ökçe gürültülerinden başka ses yok&#8230;” </strong>(A.g.e.  s. 541)</p>
<p style="text-align: justify;">105 seneden beri ve bugün de, İslâm memleketlerinde, ittihadçı darbe tezgâhının kuyrukları, aynı hâinlik ve denaatlarla sahnelerdedir&#8230;</p>
<p style="text-align: right;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>(Mâba’di var)</strong></em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 23.07.2013)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilafet-i-islamiyyeyi-23-temmuz-1908-mesrutiyet-mesumiyyeti-ile-yikdilar.html&amp;linkname=H%C4%B1l%C3%A2fet-i%20%C4%B0sl%C3%A2miyye%E2%80%99yi%2C%2023%20Temmuz%201908%20Me%C5%9Fr%C3%BBtiyet%20Me%C5%9F%E2%80%99%C3%BBmiyyeti%20%C4%B0le%20Y%C4%B1kd%C4%B1lar%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilafet-i-islamiyyeyi-23-temmuz-1908-mesrutiyet-mesumiyyeti-ile-yikdilar.html&amp;linkname=H%C4%B1l%C3%A2fet-i%20%C4%B0sl%C3%A2miyye%E2%80%99yi%2C%2023%20Temmuz%201908%20Me%C5%9Fr%C3%BBtiyet%20Me%C5%9F%E2%80%99%C3%BBmiyyeti%20%C4%B0le%20Y%C4%B1kd%C4%B1lar%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilafet-i-islamiyyeyi-23-temmuz-1908-mesrutiyet-mesumiyyeti-ile-yikdilar.html&amp;linkname=H%C4%B1l%C3%A2fet-i%20%C4%B0sl%C3%A2miyye%E2%80%99yi%2C%2023%20Temmuz%201908%20Me%C5%9Fr%C3%BBtiyet%20Me%C5%9F%E2%80%99%C3%BBmiyyeti%20%C4%B0le%20Y%C4%B1kd%C4%B1lar%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilafet-i-islamiyyeyi-23-temmuz-1908-mesrutiyet-mesumiyyeti-ile-yikdilar.html&amp;linkname=H%C4%B1l%C3%A2fet-i%20%C4%B0sl%C3%A2miyye%E2%80%99yi%2C%2023%20Temmuz%201908%20Me%C5%9Fr%C3%BBtiyet%20Me%C5%9F%E2%80%99%C3%BBmiyyeti%20%C4%B0le%20Y%C4%B1kd%C4%B1lar%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilafet-i-islamiyyeyi-23-temmuz-1908-mesrutiyet-mesumiyyeti-ile-yikdilar.html&amp;linkname=H%C4%B1l%C3%A2fet-i%20%C4%B0sl%C3%A2miyye%E2%80%99yi%2C%2023%20Temmuz%201908%20Me%C5%9Fr%C3%BBtiyet%20Me%C5%9F%E2%80%99%C3%BBmiyyeti%20%C4%B0le%20Y%C4%B1kd%C4%B1lar%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilafet-i-islamiyyeyi-23-temmuz-1908-mesrutiyet-mesumiyyeti-ile-yikdilar.html&amp;linkname=H%C4%B1l%C3%A2fet-i%20%C4%B0sl%C3%A2miyye%E2%80%99yi%2C%2023%20Temmuz%201908%20Me%C5%9Fr%C3%BBtiyet%20Me%C5%9F%E2%80%99%C3%BBmiyyeti%20%C4%B0le%20Y%C4%B1kd%C4%B1lar%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilafet-i-islamiyyeyi-23-temmuz-1908-mesrutiyet-mesumiyyeti-ile-yikdilar.html&amp;linkname=H%C4%B1l%C3%A2fet-i%20%C4%B0sl%C3%A2miyye%E2%80%99yi%2C%2023%20Temmuz%201908%20Me%C5%9Fr%C3%BBtiyet%20Me%C5%9F%E2%80%99%C3%BBmiyyeti%20%C4%B0le%20Y%C4%B1kd%C4%B1lar%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilafet-i-islamiyyeyi-23-temmuz-1908-mesrutiyet-mesumiyyeti-ile-yikdilar.html&amp;linkname=H%C4%B1l%C3%A2fet-i%20%C4%B0sl%C3%A2miyye%E2%80%99yi%2C%2023%20Temmuz%201908%20Me%C5%9Fr%C3%BBtiyet%20Me%C5%9F%E2%80%99%C3%BBmiyyeti%20%C4%B0le%20Y%C4%B1kd%C4%B1lar%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilafet-i-islamiyyeyi-23-temmuz-1908-mesrutiyet-mesumiyyeti-ile-yikdilar.html&amp;linkname=H%C4%B1l%C3%A2fet-i%20%C4%B0sl%C3%A2miyye%E2%80%99yi%2C%2023%20Temmuz%201908%20Me%C5%9Fr%C3%BBtiyet%20Me%C5%9F%E2%80%99%C3%BBmiyyeti%20%C4%B0le%20Y%C4%B1kd%C4%B1lar%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilafet-i-islamiyyeyi-23-temmuz-1908-mesrutiyet-mesumiyyeti-ile-yikdilar.html&amp;linkname=H%C4%B1l%C3%A2fet-i%20%C4%B0sl%C3%A2miyye%E2%80%99yi%2C%2023%20Temmuz%201908%20Me%C5%9Fr%C3%BBtiyet%20Me%C5%9F%E2%80%99%C3%BBmiyyeti%20%C4%B0le%20Y%C4%B1kd%C4%B1lar%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilafet-i-islamiyyeyi-23-temmuz-1908-mesrutiyet-mesumiyyeti-ile-yikdilar.html&amp;linkname=H%C4%B1l%C3%A2fet-i%20%C4%B0sl%C3%A2miyye%E2%80%99yi%2C%2023%20Temmuz%201908%20Me%C5%9Fr%C3%BBtiyet%20Me%C5%9F%E2%80%99%C3%BBmiyyeti%20%C4%B0le%20Y%C4%B1kd%C4%B1lar%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilafet-i-islamiyyeyi-23-temmuz-1908-mesrutiyet-mesumiyyeti-ile-yikdilar.html&amp;linkname=H%C4%B1l%C3%A2fet-i%20%C4%B0sl%C3%A2miyye%E2%80%99yi%2C%2023%20Temmuz%201908%20Me%C5%9Fr%C3%BBtiyet%20Me%C5%9F%E2%80%99%C3%BBmiyyeti%20%C4%B0le%20Y%C4%B1kd%C4%B1lar%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilafet-i-islamiyyeyi-23-temmuz-1908-mesrutiyet-mesumiyyeti-ile-yikdilar.html&amp;linkname=H%C4%B1l%C3%A2fet-i%20%C4%B0sl%C3%A2miyye%E2%80%99yi%2C%2023%20Temmuz%201908%20Me%C5%9Fr%C3%BBtiyet%20Me%C5%9F%E2%80%99%C3%BBmiyyeti%20%C4%B0le%20Y%C4%B1kd%C4%B1lar%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilafet-i-islamiyyeyi-23-temmuz-1908-mesrutiyet-mesumiyyeti-ile-yikdilar.html&amp;linkname=H%C4%B1l%C3%A2fet-i%20%C4%B0sl%C3%A2miyye%E2%80%99yi%2C%2023%20Temmuz%201908%20Me%C5%9Fr%C3%BBtiyet%20Me%C5%9F%E2%80%99%C3%BBmiyyeti%20%C4%B0le%20Y%C4%B1kd%C4%B1lar%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilafet-i-islamiyyeyi-23-temmuz-1908-mesrutiyet-mesumiyyeti-ile-yikdilar.html&amp;linkname=H%C4%B1l%C3%A2fet-i%20%C4%B0sl%C3%A2miyye%E2%80%99yi%2C%2023%20Temmuz%201908%20Me%C5%9Fr%C3%BBtiyet%20Me%C5%9F%E2%80%99%C3%BBmiyyeti%20%C4%B0le%20Y%C4%B1kd%C4%B1lar%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilafet-i-islamiyyeyi-23-temmuz-1908-mesrutiyet-mesumiyyeti-ile-yikdilar.html&#038;title=H%C4%B1l%C3%A2fet-i%20%C4%B0sl%C3%A2miyye%E2%80%99yi%2C%2023%20Temmuz%201908%20Me%C5%9Fr%C3%BBtiyet%20Me%C5%9F%E2%80%99%C3%BBmiyyeti%20%C4%B0le%20Y%C4%B1kd%C4%B1lar%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/hilafet-i-islamiyyeyi-23-temmuz-1908-mesrutiyet-mesumiyyeti-ile-yikdilar.html" data-a2a-title="Hılâfet-i İslâmiyye’yi, 23 Temmuz 1908 Meşrûtiyet Meş’ûmiyyeti İle Yıkdılar!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/hilafet-i-islamiyyeyi-23-temmuz-1908-mesrutiyet-mesumiyyeti-ile-yikdilar.html">Hılâfet-i İslâmiyye’yi, 23 Temmuz 1908 Meşrûtiyet Meş’ûmiyyeti İle Yıkdılar!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/hilafet-i-islamiyyeyi-23-temmuz-1908-mesrutiyet-mesumiyyeti-ile-yikdilar.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>19 Mayıs Karnavalları, “Kadına Şiddetin” Remzi&#8230;</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/19-mayis-karnavallari-kadina-siddetin-remzi.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/19-mayis-karnavallari-kadina-siddetin-remzi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 May 2021 11:00:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[05/19 Gençlik Spor Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[19 Mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[kadına şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[namus ve iffet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=3833</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadına şiddet denince ne anlaşılması icab etdiği, bugün, bir gözboyama hâlinde ve muârıza bir çelme takma olarak mer’iyetde!. </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/19-mayis-karnavallari-kadina-siddetin-remzi.html">19 Mayıs Karnavalları, “Kadına Şiddetin” Remzi&#8230;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>19 MAYIS KARNAVALLARI, “KADINA ŞİDDETİN” REMZİ&#8230;</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="text-decoration: underline; color: #cc0000;"><strong><em>Ahmed SELÂMÎ</em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Kadına şiddet denince ne anlaşılması icab etdiği, bugün, bir gözboyama hâlinde ve muârıza bir çelme takma olarak mer’iyetde!. Mahlûkun kendî uydurma ve i&#8217;tibârı ideolojisinde kadın ne olarak görülmek isteniyorsa bunun dışındaki hayat tarzı, o kadının <strong>“şiddet görmesi!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Fikir fuhşûnun iğrenç bir fikir işkencesi&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Her millet ve devletin, uydurma her ideoloji ve doktrinin <strong>“kadına şiddet!” </strong>felsefesi ayrı&#8230; Türkiye dedikleri Anadolu yaylasında <strong>“fikir”</strong> katledildiği ve cesedi de tekrar ipe çekildiği içün, neye el atılsa, elde kalıyor&#8230; Hâkimiyyet, sarhoş kelle ile onun ifrâzâtında&#8230; 93 yıllık bâtıl Batı eliyle mihraklaştırılan ateist (CHP) ve onun etrafındaki ekalliyet, milletin ta kendisi olarak kafalara kazınmak istendi. Tek usûlleri de dikta, cebir, infâz, kan, kan, ve kan&#8230; Hâlâ KAN!.</p>
<p style="text-align: justify;">Dünyanın en büyük <strong><em>&#8220;soy kırımı&#8221;</em></strong> bu topraklarda irtikâb edilerek <strong><em>&#8220;İslâm Milletinin köküne kibrit suyu&#8221;</em></strong> döküldüğü hâlde, bunu diline alan tek bir adam ve madam hiçbir parti-pırtı, târihçi ve nice din tüccarı ilahiyatçı ve bilmem neci içinde, ilâç içün bile görülemiyor; bir inilti çapında zayıf bir sesleri bile duyulamıyor!</p>
<p style="text-align: justify;">İslâm&#8217;da (Sübhân olan Allâh Hukûkunda), kadının hukûku nerede zarar görüyorsa, orada kadına <strong>zulüm</strong> vardır; ve bu da, cumhûrî ve<strong> “çağdaş ve lökbaş” </strong>modern moda maymunlarının ağzındaki <strong>“şiddet”</strong> kelimesi ile ifâde edilebilmekden çok uzak bir keyfiyet&#8230; Batı kellesi burgulanmış ideolojik ve sexolojik moda maymunları, ancak kadının, yüzü gözü şişip morarırsa veya tekme tokat dövülürse onu<strong> “şiddet gördü!” </strong>diyerek gûyâ himâye etmek ve ona merhamet (!) gösterisinde bulunmak isterler!. Bir de <strong><em>“tesettürlü”</em></strong> veya tesettürsüz lâkin başında örtücük olan bir garîbân gördüler mi:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>&#8220;Bu kadın mahalle başkısı altında, yetişin bir iknâ odası bulun ve bu zavallıyı kadına şiddetden kurtaralım!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"> Havlamasına geçerler&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Halbuki İslâm Hukûku, kadını, hukûkuna en küçük tecâvüz hâlinde muhâfazaya alır; ve onun kadın olmasından evvel <strong>“kul haklarına” </strong>sâhib olması noktasından ona ve işe el atar&#8230; Ancak <strong>“cumhûrî, ateist, çağdaş ve lökbaş”</strong> kelle, (kul hakkı) denen o müthiş kıymeti bir türlü idrâk edemez ve Karayalçın gibi donkişotlaşıb atını duvara mahmuzlar ve geberircesine öteye geçmek ister, geçemez, düşüb sürünür&#8230; İslâm, <strong>“kul hakkı”</strong> dendi mi akan suları durdurur; ve işe, tâ işin başında değil, başının da başında el atar&#8230; Ateş bacayı sarınca değil, kibritle oynamadan ve onu, daha ele almadan evvel&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Kadına şiddet!”</strong> diyerek kadın yalakalığına soyunan cumhûrî, ateist, çağdaş ve lökbaş homo sapiens maymunlarımız, taklid etdikleri <strong>“bâtıl batı’nın!”</strong> işte böyle savruk ve kavruk hayranları ve döküntüleridir&#8230; Şebek ağızları<strong> “kadına şiddet!”</strong> diye kızıl taraflarıyla el ele tutunub zartatarken, pırasasör beyincikleri de <strong>“iknâ odalarına!”</strong> tıkdıkları kızlara <strong>“kadına şiddetin!”</strong> orospucasını tatbikde bir beis görmezler&#8230;<strong> Bütün bunlara rağmen bu hâin kahpeler &#8220;kadın hakları&#8221; cayırtısıyla ortalığı ayağa kaldırır; ve her ne ki içinde islâmî bir motif bile taşıyor, derhal kudurarak onu &#8220;kadın haklarına aykırı&#8221; ilân etmenin peşine düşerler&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Mutlak Hukuk, Allâh’ın rızâsına ve teşrîine dayanan hukukdur&#8230; Bu hukûka ters olan dünyâdaki topyekûn beşerî hukuk sistemleri de, bizzât kendileri<strong> “zulüm”</strong> demekdir; ve bu zulmü ortadan kaldırıcı her şey de, Batı kafa modasındaki maymunlarının ta’bîriyle <strong>“şiddet!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“En büyük zulmün şirk!” olduğunu cihâna ilân eden vahyin sesini de, bu “iknâ odası” kancık ve mühürlülerine duyurmak elbetde mümkin olamaz!</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İslâm, <strong>“mutlak hukuk nizâmı”</strong> olarak, bizim, yani müslümanların biricik terâzisidir; ve bu terâzinin tartdığı ne ise, netîce ve şaşmaz hüküm o&#8230; Bunun dışında kalan bütün tartılar indî, izâfî, nefsî, şahsî ve nisbîdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Dünyâ şeytanları, dikkat edilirse<strong> “kadına şiddet!”</strong> gibi bir mefhûm uydurmuş olsalar da; bunu, kadının hukûkunu muhâfaza altına alarak onun müdâfaası içün dillerine dolamazlar!  <strong>Kadının</strong> arkasında ve onun muhâmîsiymiş (avukatıymış) gibi görünerek, <strong>kadını</strong> avuçlarına ve tuzaklarına düşürürler&#8230; Bunu da, onu, <strong>“başkaları değil ben kullanayım, içini ben boşaltayım!”</strong> diye yapacaklardır!</p>
<p style="text-align: justify;">Böylesine hâin, kahpe ve aşşağılık bir manzara&#8230; Üç beş türlü münâfık sahtekârlığının <strong><em>“kadınlar”</em></strong> üzerinden yürütülen en şerefsiz, haysiyetsiz ve gâvur cinsi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Şiddet</strong>, evvelâ neyi ortaya koyar; ve o ortaya koyduğu şey, kimin nesine veya hangi hukûka tersdir?. İşte bunun cevâbı net ve mert ortaya konulmadan, dünyâ şeytanları böylece bulanık suda balık avlama peşindedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Kadına şiddet var da, kadın dışında <strong>“şiddet”</strong> gören başka bir mahlûk yok mu?. Erkek, çocuk, hayvan, nebât ve cemât, dünyâ, atmosfer, litosfer, hidrosfer,  fezâ, ervâh&#8230; Cinler&#8230; v.s&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Dünyânın gözünü külleme peşindeki insî iblisler, bir yandan<strong> “kadın-erkek eşitliği!”</strong> gibi bir hülyâdan, serapdan, safsata ve fasafisodan bahsederken; bir yandan da şiddeti<strong> “kadına”</strong> hasrederek çok iğrenç bir sahtekârlık yürütür!. O iğrenç yalan ve gözkülleme mucibince <strong>“eşitlik!”</strong> varsa,<strong> “erkeğe şiddet!”</strong> de dile alınabilmelidir!. Alınamaz, çünki adı geçen şeytanlar kadın ile erkeğin eşitliğine kat’iyyen inanmazlar, fakat <strong>“inanıyor görünmeyi!”</strong> şeytanlıkları icâbı sürdürürler&#8230; Yoksa, kadını istismâr, istiskal ve sömürmek aslâ mümkin olamaz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Beynelmilel mihrâkların<strong> “kadın”</strong> adına atıp tutduğu ve yazıp çizdiği hiçbir nokta yokdur ki, orada iğrenç bir <strong>“şeytanlık!”</strong> olmasın, bu mümkin değildir&#8230; Ancak nice<strong> “müslüman”</strong> görünüşlü dünya insanı, daha bu noktayı bile henüz idrâk etmiş değil&#8230; 5 asırdır dünyânın sömürücüsü <strong>“Batı denen bâtıl!”</strong> hayatını, (kadın-alkol-fâiz-kan) olarak dört ana şeytanlık üzerine binâ etmiş; ve topyekûn hayât felsefe ve tatbiklerini, bu 4 istikâmeti inşâ edecek şekilde yürütür olmuşdur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Dünyâya, <strong>“kadın”</strong> ana başlığı altında ihrâc etdikleri bütün ne var ne yoksa, topu da iğrenç bir kadın <strong>sömürü</strong> ve <strong>şiddeti</strong> ihtivâ etmektedir. Modasından, iş hayatına; sanatkâr dediğinden sokak satıcısına; anneler günü sıvazlamasından sevgililer günü sahtekârlığına; içki reklâmından banka ilânına; duvar afişinden manav yemişine; ve daha akla gelen gelmeyen her şey,<strong> “batıl batının”</strong> dünyâya ihrâcıdır&#8230;  Ve mutlak sûretde bunlar, <strong>“kadının”</strong> aleyhinde ve onun sömürülmesi istikâmetinde bir mâhiyyete sâhib bilinmelidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Anadolu coğrafyası başda olmak üzere bütün İslâm memleketlerine pompalanan <strong>“kadın”</strong> ile alâkalı her şey, <strong>“kültür emperyalizmi” </strong>denilen belâ ile ve 150 senedir, yukarıda işâret etdiğimiz gibi içinde binbir şeytanlık taşımaktadır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">19 mayıs gösterileri denen ve mutlak ma’nâda<strong> “kadına şiddet”</strong> ihtivâ etdiğini söyleyeceğimiz haller de, bu manzaranın bir başka karesi olacakdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu gösteriler, millî (milletimizle alâkalı) olmakla zerre kadar bağı olmayan, dolayısıyla<strong> “bâtıl Batı&#8217;dan”</strong> idhâl edilen, faşizma ve nazizma rahminden fırlamış; kızları, ortaçağ avrupasının <strong>“esir pazarı malı”</strong> kabûl ederek belli mihrâkların irâdesine göre yatırıb kaldıran, vücud hatları, münhani ve hareketlerini sergileme ve onların, Allâh’ın Dîninden gelen <strong>iffetlerine</strong> tuz rûhu dökme panayırları&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Meydanlara çıkarılarak, vücud hatları, münhani ve hareketleri meccânen satın alınan bir milletin kızları, kendi tabirleri ile <strong>“kadına şiddetin”</strong> ta kendisine ma’rûz ve mahkûmdur; ve fakat bunu göstermemenin  bütün perdeleyici şeytanlıkları da, işte yamuk ve (mutlak bâtıl) şu 4 kelimede hazırdır:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- Bu bir millî bayramdır!!!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Buna “evet!” diyecek ruh, iffet ve idrâk körlüğü devâm etdiği müddetçe de, bizzat kendilerinin bu tür “kadına şiddetleri!” yine kendi elleri ile yaşatılacak; ve bir milletin yüzbinlerce kızına, bir çin işkencesi gibi de tatbik edilecekdir&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İzmir’de <strong>“başörtüsü avcısı!” </strong>ilân edilen şeytan bir prof, bazı televizyonların şamaroğlanı yapıldı!. O şeytan herif, şu gerzek tv’lerin <strong>“başörtüsü avcısı”</strong> oluyor; ve lâkin bir ülke çapında yüzbinlerce kız, hem de yüzbin <strong>“başörtüsü avcılığından”</strong> bin beter vücud hat ve hareketleri ile şiddete (tazyik ve başkasının irâdesine) tâbi’ kılınınca, neden o herifler <strong>“yüzbinlerce kızın vücud hat ve hareketlerinin, kıvrılış ve bükülüşlerinin avcısı!”</strong> olmuyor?.. Hem de, ya sağnak yağmur veya kavurucu mayıs güneşi altında&#8230; Buna siz, onca kızın husûsî hallerini de ekleyerek <strong>“kadına şiddet!”</strong> derecesini ölçmeye kalkarsanız, Allâh’ın, meleklerin ve bütün insanların <strong>lâ’netini</strong> almak nasıl olur, sanırım çok sağlam bir ip ucu yakalamış olursunuz!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Kadına şiddet!”</strong> diyerek mangalda kül bırakmayan ve <strong>“kadın hakları!”</strong> sahtekârlıklarıyla semiren<strong> “çağdaş godoş ve kokanalar”</strong> nerededir demiyeceğiz!. Çünki onların <strong><em>&#8220;kadın hakları&#8221;</em></strong> diyerek görmek istedikleri nâmussuzluk, kadınları, daha 18&#8217;inin altındaki kız hâllerindeyken (hâyâ) damarları çatlıyan <strong><em>&#8220;teşhir hastaları&#8221;</em></strong> hâline getirmekdir!</p>
<p style="text-align: justify;">Çünki onlar, bu gözboyamanın asıl figüranları ve oyuncularıdır&#8230;. Ve <strong>“fuhuş avukatları, teaddüd-i zevcât düşmanı gâvurlar, “imam nikâhı” diyerek Allâh nikâhını küçümseyen ve İslâm’a küfreden kâfireler, kız erkek karılmanın teşvikçisi iffetsizler, genelev denen kuburlar karşısında suspus olan kubur fâreleri, v.s.ler”</strong> de, hep bu kabil kancıkların içinden peydahlanır&#8230;<strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Bâtıl batı!”</strong> hem kadını soyar, soyamazsa stadlara doldurur ve onların vücud hat ve hareketlerini el koyarak bunları dünyaya açar; hem de bu rezâletlere, zorla, kerhen ve iğrenerek giden yüzbinlerce genç kız <strong>“şiddet!”</strong> görmüş olmaz; ve bu kızların babaları ve hısım-akrabası olacak yüzbinler de, bu <strong>“iğrenç şiddeti”</strong> ne görür ve ne de hisseder!.. Ve üstelik, bunun içün de sokaklara dökülüb bu <strong>“şiddeti”</strong> nefret ve şiddetle protesto edecek bir iffet ve nâmus mecâline bile mâlik olunamaz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Allahsız Laiklere sorarsanız, <strong><em>&#8220;kadına ŞİDDET&#8221;</em></strong> bütün bunlar değil, o bambaşka bir şeydir, ALLÂH&#8217;a müntehî olan ne varsa, en küçük kılcal damar bile olsa,işte o, bu şiddetin temelidir!. Laik dembokratik cumbokrasinin bütün parti başlarının da, böyle kenef bir (ŞİDDETİ) hissedib üzerine gitmiye aslâ tâkatları olduğu söylenemez!. Onlar içün hayat, (oy rantı) devşirten her ne ise, ancak odur; ve her şiddetin altında da onların bu (politik Allah&#8217;sızlığı) yatar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İşte,  böylesine iğrenç ve sahte bir vasatda, çukur ve kuburda yaşıyoruz!</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyhülislâm Merhûm Mustafa Sabri Efendi gibi siz de buna <strong><em>&#8220;Dârü&#8217;l-azâb&#8221;</em></strong>; Büyük Müfessir Merhûm Muhammed Hamdi Efendi gibi<strong><em> &#8220;Dârü&#8217;l-İkrâh&#8221;</em></strong> diyebilirsiniz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Her sözlerinin temeline <strong><em>&#8220;millet irâde ve hâkimiyyetini&#8221;</em></strong> oturtan politika madrabazları, kendi karı ve kızlarının bir tek saç telini (!) bile örterken, o (taparcasına) âşık (!) oldukları milletin kızı ve kısrağının kasık aralarına kadar bütün vücud münhanileri harac mezat satışa çıkarılırken tüyleri bile kıpırdamaz; ve <strong><em>&#8220;millet sevdâları&#8221;</em></strong> da hiç eksilmez, gitdikçe artarak devam eder!</p>
<p style="text-align: justify;">Îmânı olmıyanın <strong><em>&#8220;kul hakkı&#8221;</em></strong> endişesi, bu endîşesi olmıyanın da <strong><em>&#8220;Kadına şiddetden titremesi&#8221;</em></strong>, bunun müflisi olanın da <strong><em>&#8220;millet kızının nâmûs ve iffetini&#8221;</em></strong> düşünmesi muhaldir!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 18.5.2012)</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F19-mayis-karnavallari-kadina-siddetin-remzi.html&amp;linkname=19%20May%C4%B1s%20Karnavallar%C4%B1%2C%20%E2%80%9CKad%C4%B1na%20%C5%9Eiddetin%E2%80%9D%20Remzi%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F19-mayis-karnavallari-kadina-siddetin-remzi.html&amp;linkname=19%20May%C4%B1s%20Karnavallar%C4%B1%2C%20%E2%80%9CKad%C4%B1na%20%C5%9Eiddetin%E2%80%9D%20Remzi%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F19-mayis-karnavallari-kadina-siddetin-remzi.html&amp;linkname=19%20May%C4%B1s%20Karnavallar%C4%B1%2C%20%E2%80%9CKad%C4%B1na%20%C5%9Eiddetin%E2%80%9D%20Remzi%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F19-mayis-karnavallari-kadina-siddetin-remzi.html&amp;linkname=19%20May%C4%B1s%20Karnavallar%C4%B1%2C%20%E2%80%9CKad%C4%B1na%20%C5%9Eiddetin%E2%80%9D%20Remzi%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F19-mayis-karnavallari-kadina-siddetin-remzi.html&amp;linkname=19%20May%C4%B1s%20Karnavallar%C4%B1%2C%20%E2%80%9CKad%C4%B1na%20%C5%9Eiddetin%E2%80%9D%20Remzi%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F19-mayis-karnavallari-kadina-siddetin-remzi.html&amp;linkname=19%20May%C4%B1s%20Karnavallar%C4%B1%2C%20%E2%80%9CKad%C4%B1na%20%C5%9Eiddetin%E2%80%9D%20Remzi%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F19-mayis-karnavallari-kadina-siddetin-remzi.html&amp;linkname=19%20May%C4%B1s%20Karnavallar%C4%B1%2C%20%E2%80%9CKad%C4%B1na%20%C5%9Eiddetin%E2%80%9D%20Remzi%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F19-mayis-karnavallari-kadina-siddetin-remzi.html&amp;linkname=19%20May%C4%B1s%20Karnavallar%C4%B1%2C%20%E2%80%9CKad%C4%B1na%20%C5%9Eiddetin%E2%80%9D%20Remzi%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F19-mayis-karnavallari-kadina-siddetin-remzi.html&amp;linkname=19%20May%C4%B1s%20Karnavallar%C4%B1%2C%20%E2%80%9CKad%C4%B1na%20%C5%9Eiddetin%E2%80%9D%20Remzi%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F19-mayis-karnavallari-kadina-siddetin-remzi.html&amp;linkname=19%20May%C4%B1s%20Karnavallar%C4%B1%2C%20%E2%80%9CKad%C4%B1na%20%C5%9Eiddetin%E2%80%9D%20Remzi%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F19-mayis-karnavallari-kadina-siddetin-remzi.html&amp;linkname=19%20May%C4%B1s%20Karnavallar%C4%B1%2C%20%E2%80%9CKad%C4%B1na%20%C5%9Eiddetin%E2%80%9D%20Remzi%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F19-mayis-karnavallari-kadina-siddetin-remzi.html&amp;linkname=19%20May%C4%B1s%20Karnavallar%C4%B1%2C%20%E2%80%9CKad%C4%B1na%20%C5%9Eiddetin%E2%80%9D%20Remzi%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F19-mayis-karnavallari-kadina-siddetin-remzi.html&amp;linkname=19%20May%C4%B1s%20Karnavallar%C4%B1%2C%20%E2%80%9CKad%C4%B1na%20%C5%9Eiddetin%E2%80%9D%20Remzi%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F19-mayis-karnavallari-kadina-siddetin-remzi.html&amp;linkname=19%20May%C4%B1s%20Karnavallar%C4%B1%2C%20%E2%80%9CKad%C4%B1na%20%C5%9Eiddetin%E2%80%9D%20Remzi%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F19-mayis-karnavallari-kadina-siddetin-remzi.html&amp;linkname=19%20May%C4%B1s%20Karnavallar%C4%B1%2C%20%E2%80%9CKad%C4%B1na%20%C5%9Eiddetin%E2%80%9D%20Remzi%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F19-mayis-karnavallari-kadina-siddetin-remzi.html&#038;title=19%20May%C4%B1s%20Karnavallar%C4%B1%2C%20%E2%80%9CKad%C4%B1na%20%C5%9Eiddetin%E2%80%9D%20Remzi%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/19-mayis-karnavallari-kadina-siddetin-remzi.html" data-a2a-title="19 Mayıs Karnavalları, “Kadına Şiddetin” Remzi…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/19-mayis-karnavallari-kadina-siddetin-remzi.html">19 Mayıs Karnavalları, “Kadına Şiddetin” Remzi&#8230;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/19-mayis-karnavallari-kadina-siddetin-remzi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Görmez Hilâli Görmek İçün Capetown&#8217;a Uçacakmış! Veya Bayrâmiyelik!Ahmed SELÂMÎ</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/gormez-hilali-gormek-icun-capetowna-ucacakmis-veya-bayramiyelik.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/gormez-hilali-gormek-icun-capetowna-ucacakmis-veya-bayramiyelik.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2021 10:05:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[Ru'yet-i Hilâl]]></category>
		<category><![CDATA[astronomi]]></category>
		<category><![CDATA[dib başı görmez]]></category>
		<category><![CDATA[rü'yet-i hilâl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=1572</guid>

					<description><![CDATA[<p>T.C. Devletinin DİB denen mahall-i mahsûsu, yıllardır uğraşır, didinir, ıkınır, sıkınır, ezilir, büzülür, teleskopu yüklenen Altıkulaç’ıyla İzmir</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/gormez-hilali-gormek-icun-capetowna-ucacakmis-veya-bayramiyelik.html">Görmez Hilâli Görmek İçün Capetown&#8217;a Uçacakmış! Veya Bayrâmiyelik!&lt;h6 style=&quot;text-align: left;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #c00000;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Ahmed SELÂMÎ&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>GÖRMEZ, HİLÂLİ GÖRMEK İÇÜN CAPETOWN’A UÇACAKMIŞ!</u> </strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><u>VEYA </u></strong><strong><u>BAYRÂMİYELİK!</u></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><em><u>Ahmed SELÂMÎ</u></em></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">T.C. Devletinin DİB denen mahall-i mahsûsu, yıllardır uğraşır, didinir, ıkınır, sıkınır, ezilir, büzülür, teleskopu yüklenen Altıkulaç’ıyla İzmir taraflarında bir yerlere koşar, çırpınır durur, fakat bir türlü Allâh Azze’nin <strong>(Şerîat HİLÂL’ini)</strong> göremez!. Sonra da <strong>“hilâl-i nücûmî”</strong> denen nesneye kul köle olmak içün <strong>“rasat, masat, hesab, kesad ve fesâd!”</strong> yâvelerine irticâ’ ederler!</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi de, DİB denen yerin başı Bay <strong>Görmez</strong>, uğraşır ve dininir ki göre!. <strong>Görmez </strong>de göremez! Çünki <strong>Görmez</strong>, görmek içün, gören bir gözle görmek üzere görmeye kat’iyyen niyet etmiyor!!!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Görmez</strong>, görmek içün, cenûbî (güney) Afrika’nın <strong>Capetown</strong> şehrine gidecek; ve (hilâli) orada görmek içün (!) görmiye çalışarak, görmek nimetine erecekmiş!</p>
<p style="text-align: justify;">İlâhî!</p>
<p style="text-align: justify;">Ente maksûdî!</p>
<p style="text-align: justify;">Aklımızı muhâfaza buyur Allâh’ım!</p>
<p style="text-align: justify;">Cenâb-ı Hakk ne buyuruyor, bu pozitivizma karşısında aşşağılık duygularına mübtelâ, aydın, ayaydın, günaydın ve artık pekaydın purofcehil takımları neler deyib, neler (y.murtluyor)lar?</p>
<p style="text-align: justify;">20 eylül târihli haberi, ibret, hayret, hatta (nefret suçu) irtikâb eyliyerek ve dehşetle okuyalım:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“-Geçen Ramazan ayında imsâk vakitlerinin eleştirilmesi üzerine çelişkileri ortadan kaldırmak için Güney Afrika&#8217;nın Capetown kentine gideceklerini söyleyen Prof. Dr. Mehmet Görmez, <u>&#8220;Astronomi bilimi bize hilâlin hangi gün, hangi saatte nerede görüleceğini gösteriyor. Bu hesap o kadar kesindir ki, bu hesap şaştığı zaman kıyamet kopar. Dünyanın dengesi bozulur. Diyânet TV&#8217;den arkadaşlarımız ve astronomi uzmanlarımız bu sene bir çelişki daha yaşatmamak için hilâlin görüneceği Güney Afrika&#8217;nın Capetown şehrine gidecekler ve oradan bize hilâli canlı yansıtacaklar. Bir rasathane çalışmamız var. Astronomi uzmanlarımızla toplantılarımız devam ediyor. Bazıları bize netlik açısından Toroslar ile Gerede&#8217;yi işaret ediyor. Nerede yapacağımıza karar vermedik ama, Diyanet İşleri Başkanlığımızın bir rasathanesi, gözlemevi olacak&#8221; diye konuştu.”</u> </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Gözlemevinden”</strong> bin kere daha evvel, bir <strong>“akıl düzlemevi”</strong> sâhibi olsalar, ne iyi ederlerdi!</p>
<p style="text-align: justify;">Dünyânın en iptidâî bir kuytusunda bile, akıl ve mantık, bu kadar iflâs etmiş olamaz! Kendi memleketinde göremediğin hilâli görmek içün, Güney (cenûbî) Afrika’nın Capetown denen yerine uçacaksın; ve <strong>“Ben, buraya hilâl gözetlemiye geldim!”</strong> diyeceksin!</p>
<p style="text-align: justify;"> Oranın yerlileri, buna kim bilir nereleriyle ve fıtık oluncaya kadar; ve nasıl gülerler ve içleri de nasıl dışına çıkar!</p>
<p style="text-align: justify;">Ve oranın haçlı-maçlı, karma, sarma, melez ve melemez ehâlîsi demez mi:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- Yahu evlât, sen pire-fesör yaftası yakalamış bir âdemsin! Ammâ &#8216;ılmin ayn&#8217;ının ağzındaki bir tek diş kadar bu işlerde behren yok!. Sana bir de &#8220;müslümanım elhamdülillah&#8221; demeyi ezberletmişler! Eyi de, senin Peygamberin hilâl rü’yeti içün buralara hiç gelmedi!. Bırak kimsenin hiç adını duymadığı buralara, Şam’a, Bağdad’a, Çin’e-Maçin’e, Hind’e ve Hind-i Çînî’ye, Alaska’ya ve Palaska’ya, Mondros ve Londros’a bile kimseyi göndermedi! Hulefâ-yı Râşidîn zamanında da hiçbir sahâbî, keçilerini kaybedib de aramaya çıkan bir herif gibi buralara “hilâl aramak&#8221; üzere uğramadı!.. Emevî, Abbâsî, Selçukî ve Osmânî’lere varıncaya kadar milyarlarca müslümandan hiç biri de, aklını kaçırıb, buralara keçilerini kaybetmiş bir hâlde, “hilâl aramaya!” gelmedi!. Ammâ bizim haberimiz olmadan, dünyâ tersine döndü de, artık hilâl üzerinden bile parra kazanmak icâdoldu ve <span style="text-decoration: underline;">“hilâl sektörü!”</span> gibi şeyler revac buldu ise, o başka!  Bizim hilâlin, bu kadar şifâlı usâreler taşıdığı; veya, pırıltılarının, en haşmetli ve pahalı saray ve kraliçe pırlantaları gibi gözkamaştırıcı olduğu hiç aklımıza gelmemişdi! Bundan böyle, artık turrist&#8217;o ve sizin hacisto’ları buralara çekmek ve onları takdîs etmek üzere bize yepyeni bir gelir kapısı veya ticâret sektörü yolu da açıldı demekdir!. Hay ceddine rahmet, piyango bize de vurdu ki, eşi menendi olmıyan bir manzara bu!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong>Diyor ki DİB&#8217;iş başı Bay <strong>Görmez</strong>:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;Astronomi bilimi bize hilâlin hangi gün, hangi saatte nerede görüleceğini gösteriyor. Bu hesap o kadar kesindir ki, bu hesap şaştığı zaman kıyamet kopar.” </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Yâ Rabbelâlemîn!</p>
<p style="text-align: justify;">Senin rızân içün kesilecek yüzmilyonlarca (kurbanın) akacak kanları hürmetine, şu beş paralık akıllarımızı ne olur muhâfaza buyur!</p>
<p style="text-align: justify;">Artık senin <strong>“hilâl emrinin”</strong> karşısına, astronomik rasathânelerin irâdeleri ve <strong>“sanı ile tanıları!”</strong> birer <strong>TANRI</strong> olarak oturtuldu; ve bu <strong>“irâde ve sanı ile tanılar”</strong> o kadar <strong>“kesin”</strong>miş ki, bu <strong>“Hesab şaşarsa, Kıyâmet koparmış!.”</strong> Artık Kıyâmet’in kopması bile, senin irâdene müteallık bir keyfiyet olmakdan çıkdı, astronomik Rasathâne tanrısının irâde-i seniyyesine verildi!.</p>
<p style="text-align: justify;">Oha!</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Artık Astronomik rasathâne tanrısı, bize hilâlin hangi gün, hangi saatde ve nerede görüleceğini gösteriyormuş; ve bu hesâb o kadar kesinmiş ki (yani vâcibât-ı aklî muktezâsı imiş ki), bu tanrı irâdesi şaştığı zaman, (ki şaşmıyacağı da muhâl-i aklî derecesinde kat’î imiş ki), eskazâ bir şaşarsa, yandı gülüm keten helva, işte o zeman, Kıyâmet çatır çatır koparmış!”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Dişi kediler ehdi-i ahırsamânı Bay Boktar&#8217;a göre Kıyâmet&#8217;in kopması ise, <strong>Görmez </strong>Beyin rasathâne tanrısı hesablarına kıç attırınca değil; silikonlu kancıkların her zamanda her emre hâzır gerili yay gibi duran münhanilerinin kıymetini bilmiyerek, onlara eşşek hissiyâtıyla göz ve şey atılırsa koparmış! Ayrıca, sevgi ile  aşkdan anlamıyan gelenekçi müslümanların terörizması (!) devam ederse; ve <strong>Darwinizma </strong>diye ortaya atılan ve bir halt olmadığı halde, milletin gözüne sokulan o dev tehlike bilinmezse ve görülmezse de Kıyâmet çarçabuk koparmış!. Çok büyük, gerçek ve hayâtı eline almış bir düşman gibi habire ekranlara sıvanan ve sokuşturulan, o, husûsan mihrâk noktası olarak uydurulan Darwinizma gözküllemesinin, her gün derhâtır edilmeyib unutulması hâlinde de, Kıyâmet 777.7 kuvvetinde ortalığı sallarmış!.</p>
<p style="text-align: justify;">Bütün bunlar, geri zekâlılara, her gün yeni bir heyûlâ gibi gösterilib, bunun üzerinden puan kazanmak ve vitrin (o.ostopollarının) şehvetçeker iğrençliğini gûyâ hasıraltı etmek ve yahudi hesablarına uygun adımlar atabilmek içün, çok ince hesablar&#8230; <strong>&#8220;Hakk din hıristiyanlık!&#8221;</strong> demelere kadar nice gâvurlukları, bu boya, badana ve silikonlama emriyle yatıb kalkan (dişi kedilerle) yürütmek vazifesi de, bunlara eklenirse, mes&#8217;ele çok daha iyi anlaşılır!.</p>
<p style="text-align: justify;">Peydahlanan daha nice şeytanî grubların böyle birer gözkülleme mihrâkı var ki, onun üzerinden, İslâmiyyet&#8217;in kökünü kazımak iblisliği peşine düşmüş bulunuyorlar&#8230; Onların her birinin öne çıkardığı ve varlık sebebleri hâline getirdikleri o dehhâmeleştirilen gözkülleme mevzuları, yabancı iblislerin murâkabesinde yürütülmekte ve İslâmiyyet aleyhine kullanılmaktadır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">DİB&#8217;iş denen yer de, <em><strong>&#8216;rasathâne tanrısının&#8221;</strong></em> takvim ve hesabları şaşırırsa, işte o zaman Kıyâmet&#8217;in kopma mevzuunu mihrâk noktası hâline getirmenin peşinde!.</p>
<p style="text-align: justify;">Lâkin adam veya madam, kim olursa olsun, ona sormazlar mı:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;Siz, geçen sene, Saudî Vehhâbîleri ile T.C. Kamâlîleri, neden astronomik rasathâne tanrısının şaşırdığını, hatta donuna etdiğini; ve bir gün ara ile bayram etdiğinizi ve buna rağmen de Kıyâmet’in kopmadığını görmediniz mi???&#8221;</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Oha!</p>
<p style="text-align: justify;">Yıllardan beri, Saudî Vehhâbîleri ile T.C. Kamâlîleri, bu astronomik Rasathâne <strong>TANRISININ</strong> hesablarında donuna etdiğini; yani ayrı ayrı günlerde bayram, Ramazan ve hacc etdirdiğini, bir kere beş kere değil, kaç onbeş kere görmediler mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Görmez olurlar mı, dünyadaki en <strong>GÖRMEZ </strong>herifler bile görürken, DİB&#8217;iş Başı <strong>GÖRMEZ</strong>, <strong>görmez </strong>olabilir mi!?.</p>
<p style="text-align: justify;">XAsıl mes’ele, Allâh Azze’nin <strong>“hilâl-i şer’î”</strong> emrini muattal (geçmez-işlemez) bırakmak!. Çünki böyyük şefleri: <strong>“En hakîkî mürşid ilimdir, pozitif ilimlerdir, astronomik Rasathâne TANRISININ ve onunla benim ortak kullarımızdan Fatin Hoca nâm kimesnenin irâdesi istikâmetinde gösterilen hesab, rasat, masat ve fesâd ıvır zıvırlarıdır!” </strong>meâl ve medlûlünde birşeyler dedi mi demedi mi?</p>
<p style="text-align: justify;">En son geçen seneyi ele alsak, astronomik rasathâne <strong>TANRISI</strong>, neden iki memleketi aynı gün bayram etdirmek üzere iki tarafa da aynı hesabları yaptıramıyor da, donuna ediyor!?. Bu tanrı, hem <strong>&#8220;Aynı gün hilâli tesbit edeceksiniz (rü’yet değil) diyor; ve hem de, aynı gün (bayram!) edeceksiniz”</strong> diyor; ve fakat bir türlü buna muvaffak olamıyor, altına ediyor!. Bakalım önümüzdeki senelerde nesini, neresine edecek?</p>
<p style="text-align: justify;">Ulan bu ne biçim tanrı?</p>
<p style="text-align: justify;">Bizim ilâhımız olan <strong>ALLÂH</strong> Azze ve Celle Hazretleri ise,<strong> “Dünyânın her yerinde aynı gün (hilâlimi) göreceksiniz, aynı gün bayram edeceksiniz!”</strong> buyurmuyor&#8230; Böyle teklif-i mâlâyutak saçma bir emir, onun rahmet, merhamet, ilim, kudret, sübhân ve topyekûn sıfatları ile kat&#8217;iyyen teârüz eder!. Anınçün buyuruyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Hilâlimi, her belde kendi sâhib-i salâhiyyet vazifelileriyle ve îmân-ı şer’î sâhibi ümerâsıyla (laik, modernist ve dembokrat heriflerle değil) rü’yet ederse, bu kifâye farz emrimi yerine getirmiş olur. Bütün müslümanlar haram işlemiş olmakdan da böylece kurtulur. Mes’ele zarûrât-ı dîniyyenizdendir, mevrîd-i nass ile sâbit bir hükümdür. Binâenaleyh hakkında ictihâda mesâğ da yokdur, hilâlimi çıplak gözle görürseniz ne a’lâ, oruca başlayın; göremezseniz, o ayı, 30’a tamamlayın!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bizim ilâhımız olan <strong>ALLÂH</strong> Azze ve Celle Hazretlerinin ve O’nun <strong>Rasûlü</strong> Aleyhisselâm Efendimiz Hazretlerinin, Kitâb, Sünnet ve İcmâ’ temelli<strong> îmân-ı şer’î</strong> sâhibi müslümanlara, en ana çerçevesiyle emri bu!. Modernist, pozitivist, laik ve dembokrat temâyüllü veya bunlardan radyoaktif serpintiler taşıyan ve kendisini müslüman zanneden adam ve madamlara böyle bir emir de aslâ yok!.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunu dallandırıb budaklandırarak, hilâli görmek sanki muhâle yakın bir işmiş gibi onu yehûdi saçına çeviren adam ve madamlar, kendi tanrıları olan astronomik rasathâne ilâhları ile çıkmaz sokağa girib, <strong>&#8220;Capetown mıntıkalarına kadar kayalıklara tırmanacağız&#8221;</strong> diye de çok ıkınıyor ve altlarına kaçırıyor ve ortalığı kokutuyorlar!.</p>
<p style="text-align: justify;">Ne ise, şeytanlar azabda gerek, bize ne!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Astronomik rasathâne TANRISININ hesabları şaşdı mı Kıyâmet koparmış!”</strong> diye dünyaya karşı çok desteksiz ve pozitivistce atışlar yapanlar, netîcenin karavana sallamak olduğunu göre göre <strong>GÖRMEZ</strong> oluyorlar ya, cidden acınacak bir hâl-i pür melâl!</p>
<p style="text-align: justify;">Asıl Kıyâmet’in ne zaman kopacağına gelinirse, o, sarıklı ve cübbeli, cumhurî, laik ve zombitik politikacıların Allâh ve Rasûlü Aleyhisselâm ile <strong>(muârazaya)</strong> başladıkları zaman kopar!. Çünki <strong>“Astronomik Rasathâne TANRISININ hesablarını esas almama”</strong> emri o kadar <strong>KESİNDİR Kİ, BU ESAS ŞAŞTIĞI ZAMAN, </strong>bundan udûl edildiği zaman, Allâh ve Rasûlü’ne <strong>MUÂRAZA </strong>başladığı zaman, <strong>KIYÂMET ÖYLESİNE KOPAR Kİ, MÜŞRİK, MÜNÂFIK VE KÂFİRLERİN </strong>topyekûn sistem ve hesabları paramparça ve zîr ü zeber olur, topu da altına eder!</p>
<p style="text-align: justify;">Bütün dünyâ kâfir, müşrik ve münâfıkları ile, topyekûn sarık ve cübbeli politikacılar; ve dembokrasi, laikobokrasi, cumhurbokrasi ve iblisobombokrasi baş-kan ve (kı.-kanları), aşağıda iktibâs edeceğimiz o <strong>“Allâh ve Rasûlü!”</strong> diyen, başka herşeyi redd ü nefyeden hakîkî ulemânın satırlarını, gece gündüz hece hece okumalı ve îmân tâzelemelidirler; evvet, <strong>ÎMÂN TÂZELEMELİDİRLER!..</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi de, bu kadarlık <strong>“cumhûriyet, cumburlobiyet, şefokrasi, DİBOKRASİ, laikobokrasi ve dembokrasi”</strong> şakaşukasından sonra, gelelim mes’ele-i şer’iyyenin, ciddî ve ilmî vechesine&#8230; Aşağıda iktibâs edeceğimiz satırlar, <strong>aklı ve (îmân-ı şer’îsi)</strong> dembokrasi popolitikalarına ve modernite matinatolarına satılmamış sarık ve cübbeli politikacılar tarafından da <strong>anlıyarak ve heceliyerek </strong>okunabilirse, bazı can alıcı <strong>İLMİHÂL</strong> ma’lûmât-ı evveliyyesine de biiznillâh sâhib olacakları tasavvur edilebilir!</p>
<p style="text-align: justify;">Büyük Şeyhülislam Merhûm Mustafa Sabri Efendi Hazretleri, zikri muharrer mes’ele ile alâkalı olarak buyururlar:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Bu hususda her sene tekerrür eden tereddüdden kurtulmak üzere mücerred “hesab”la yahud bir memleketde sübûtunu haber veren telgrafla amel edilmek münâsib olacağı fikrinde bulununanlar eksik değildir. Bunlar hele telgrafın devletler arası muhârebe ve mütâreke gibi mühim işlerde i’timâda şâyân görüldüğü halde, bu mes’elelerde gayr-i kâfi sayılmasına hayret ederler.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Çünki, bu sâhib-i hayret hey’et ve zürriyetler, <strong>“pozitif ilimler”</strong> diye bazı Allâh’sızlarca uydurulan ilimlerin <strong>pozitivizmasını</strong>, bir halt sanmakta; ve bu babdaki astronomik Rasathâne <strong>TANRILARI</strong> önünde de, mıntıka-yı memnûalarını gökyüzüne dikecek şekilde eğilmeyi ve dömelmeyi <strong>çağdaşlık</strong> ve <strong>yenilik</strong> ve bilmem ne zannedecek kadar aşşağılık duygularına gömülmüş; ve dolayısıyla, 15 asırlık kendi dinlerinden utanır hâle gelmiş veya getirilmiş, nevzuhur bir <strong>“ulus”</strong> ve <strong>“uyuz” </strong>kalabalıklarıdır!. Bunlar, Âdemoğlu olmakdansa, Maymunoğlu olmayı, buna tahavvülü tercîh eden, diplomalı, (okumuş) ama adam olamamış, hılkat garîbesi mahlûkatdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Büyük Dâhî ve Şeyhülislâm devam eder:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Bu da şer’î hükümlerimizin mâhiyyetini bilmemekden ileri gelen bir telâşdır. Dînimizin hükümleri, velev terakkîden ibâret olan telefona tâbi’ olmıyarak her zaman ve mekânda, büyük beldelerden tutunuz da 3 evli bir köye, bir çölün kenârında iki gün içün kurulan birkaç çadıra kadar müneccimsiz, takvimsiz, saatsiz, telgrafsız, trensiz velhasıl fennî terakkînin yeni icadlardan hiçbirine muhtac olmaksızın  icrâsı kâbil olmak üzere vaz’olunmuşdur. Bunun içündür ki, dînimiz “semha-i beyzâ” adıyla yâdolunur.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi biz, Hılâfet-i Osmâniyye zamanında<strong> Şeyhülislâm </strong>olarak dünyâ çapında kendisini kabûl etdirmiş Merhûm Mustafa Sabri Efendi Hazretleri gibi bir dâhî, allâme, îman ve amelinin imtihânını apaçık vermiş, <strong>ALLÂH</strong> dostu bir otorite ve gerçek âlimin satırlarındaki <strong>İslâmiyyet’i</strong> mi kabûl edeceğiz; yoksa, laik, dembokratik, modernite yetiştirmesi ve Bâtıl ve Kâtil Batı standartlarına göre<strong> “PROFESÖRLEŞTİRİLMİŞ”</strong> adam ve madamların<strong> “Müslümanlığına!”</strong> ve onların <strong>“İslâm budur!”</strong> deyişlerine mi i’tibâr edeceğiz?</p>
<p style="text-align: justify;">Mercimek kadar aklı ve pirinç tânesi kadar da sahih îmânı olan, bu noktada şübhe ve tereddüd edebilir mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Elbetdeki, icâzetsiz, cumhûriyet yetiştirmesi, modernist, dembokrat, laik, pozitivizma esiri ve Bâtıl ve Kâtil Batı hayranı adam ve madamlar, kim olurlarsa olsunlar, aklını tahrib ve tahrîf etmeyen insanlar önünde, aslâ ve zerre kadar bir kıymet ifâde edemezler!. Şeyhülislâm Hazretleri buyuruyorlar ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Bu din, büyük beldelerden tutunuz da 3 evli bir köye, bir çölün kenârında 2 gün içün kurulan birkaç çadıra kadar, müneccimsiz, takvimsiz, telgrafsız, trensiz velhâsıl fennî terakkînin yeni icadlarından hiçbirine muhtac olmaksızın icrâsı kâbil olmak üzere VAZ’olunmuşdur.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hâl ü keyfiyet bu kadar açık, vazıh ve sarîh ortada iken, o hangi keçisini kaybedib aramaya kalkanlar gibi bir insan, kalkar da  <strong>Capetown </strong>denilen ve dünyanın hangi ucunda veya çukurunda olduğunu binde bir müslümanın bile bilmediği; ve rüyâsında görse yordurmıyacağı küre-i arz noktasına (hilâl) aramak içün gitmek isteyişin ve dünyanın gözüne baka baka bunu i’lân eder olmakdan hazer etmeyişin peşine düşer?. Bu, hangi cins ve cibilliyetdeki akla hizmetdir? Üstelik bunu da bir adam veya madam, gayret-i dîniyye gösterisi içinde ve büyük bir iş yapıyormuş endâmı çerçevesinde, beşeriyyetin gözüne, <strong>GÖRMEZ</strong> zevât olarak, sokmaya kalkışır?!.</p>
<p style="text-align: justify;">Meğer <strong>ALLÂH</strong> Azze’nin verdiği (akıl), ne büyük bir ni’metmiş! Rabbimiz Teâlâ, en <strong>DUYMAZ</strong>, en <strong>SÖYLEMEZ</strong> ve en <strong>GÖRMEZ</strong> adam ve madamlara bile, böyle akıl zâyiliği vermesin, yataklara düşürüb, köşelerden kapıları gözetletmesin!</p>
<p style="text-align: justify;">Yâ ülilelbâb!</p>
<p style="text-align: justify;">Hani muhal farz, Allâh Azze&#8217;nin Dîni dese ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Afrika’nın taaa bilmem neresi veya hangi bilmem ne ucundaki Capetown denen mıntıkasına gidib hilâlcilik eyliyeceksiniz!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu modernist, dembokratik, pozitivist, oryantalist çömezi çok aydın mı aydın, günaydın ve ayaydın pire-fesörler mutlaka ayağa kalkıb:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;Böyle adam ve madamları zora ve sıkıntıya sokacak abuk sabuk dîn mi olur?”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Diye, ortalığı gezi parkına çevirmezler miydi?! Pekiy, şimdi niye sesleri ve dilleri oniki parmak barsağına kaçmış gibi susuyorlar?  Çünki, bu Capetown dolabının altında <strong>“Rü’yet-i hilâl!”</strong> ilâhî emrine karşı, çok ince (i.lislikler) yatıyor da ondan!. Bütün dünyâ, şimdi, hayret ve dehşet içinde onların diyemediği <em><strong>&#8220;BÖYLE DÎN Mİ OLUR?&#8221;</strong></em> sözünü söyliyerek <strong>“İslâmiyyet hakkında!”</strong> menfî bir kanaate ve bilgiye sâhib olmıyacaklar mıdır?. Böylesine teklîf-i mâlâyutak bir emir taşıyan Allâh Azze’nin DÎNİ (!) hakkında:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Böyle, adam ve madamları sıkıntıya sokacak ve taa dünyanın bilmem nerelerinde Hilâl aratacak bir dîn, ne menem şeydir?” </strong>dedirtmek olacaksa, bu, Müslümanlığa hizmet midir; yoksa onu, dünyânın gözü önünde rezil ü rüsvây ederek yerin dibine geçirmek midir?.</p>
<p>İşte bütün cihân, İslâmiyyet&#8217;in iç ve dış düşmanları kimlerdir,<em><strong> &#8220;Müslüman geçinen narkozlular hâric&#8221;, </strong></em>bunu çok iyi görüyor ve biliyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyhülislâm Merhûm:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Bu din, büyük beldelerden tutunuz da 3 evli bir köye, bir çölün kenârında  2 gün içün kurulan birkaç çadıra kadar, müneccimsiz, takvimsiz, telgrafsız, trensiz velhâsıl fennî terakkînin yeni icadlarından hiçbirine muhtac olmaksızın icrâsı kâbil olmak üzere VAZ’olunmuşdur.” </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Buyururken, bu nasıl bir akıl, mantık, îmân, insâf, iz&#8217;ân, ahlâk, merdlik, erkeklik ve bu toprakların çocuğu olmakdır?. İslâmiyyet’i bu kadar tahrif, tağyir ve tebdil etmek, mütecâsirlerinin ebediyyen hasâretini netîce vermiyecek midir?</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Evvelen: </strong></span>GÖRMEZ adamın evvelki beyanlarında dediği gibi, <strong>“Rü’yet-i hilâl diye tutturanlara bakmayın, bu iş gördüğünüz gibi çıplak gözle dağ tepe dolaşarak görülemez!” </strong>di hani? Pekiy, şimdi kendileri neden dağ tepe değil de, deniz ve kıt’alar ötelerine seferlerin peşine düşeret hilâl diye tutduranlar kuyruğu olacağım diye dayatıyor?. Böyle tenâkuz, tezât ve teâruzlar hangi dinde vardır?  Bir yandan da, astronomik rasathâne <strong>TANRISININ </strong>yardım ve hesablarına ihtiyaç şartdır manzarası çizenler; ve O&#8217;na <em><strong>&#8220;İyyâke na&#8217;budu ve iyyâke nestaîn&#8221;</strong></em> diye perende atanlar, hangi İslâm ağzıyla ve zerre miskâl îmân-ı şer&#8217;î ile ALLÂH AZZE ve CELLE HAZRETLERİNE<em><strong> &#8220;İyyâke na&#8217;budu ve iyyâke nestaîn&#8221;</strong> </em>diyebilecekler?</p>
<p style="text-align: justify;">İşte Osmanlı İslâm coğrafyasında 1923 Lozan&#8217;ı ve 1924 DİB&#8217;i ile oynanan çiftetelli göbek atma yarışı bu&#8230; O günlerden bugüne Aziz Anadolu topraklarımız böylesine iğrenç bir istîlâ ve işgâl altındadır. Bunu <em><strong>&#8220;Bağımsızlık, istiklâl, dünyâya kafa tutma, vatan, devlet, millet, bayrak, râbia, aşera, ezân, borazan,  sakarya, kanarya, kafes, Efes, yerli ve millî&#8221;</strong></em> gibi düzinelerce maskeler altında narkozlamada kullananların adam mı madam mı oldukları; bunu, hâlâ görüb anlamıyan çeyrek akıllıların da <em><strong>&#8220;müslüman mı süslüman&#8221;</strong></em> mı oldukları, bir (îmân) mevzuu olarak iyi ve mutlak sûretde bellenmelidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Sâniyen</strong>:</span> Bir tarafdan da şu denilmiş oluyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>x“Biz, taa o Capetown denen mıntıkalara hilâli görmek içün gidiyor numarası çekiyoruz ammâ, hakîkatde astronomik rasathâne TANRISININ hesablarının asla “şaşmaz olduğunu&#8221; ortaya koymak istiyoruz! Bu tanrılar kat&#8217;iyyen hata&#8217; ve zırvalamakdan münezzehdir, asıl bunlar SÜBHANDIR, &#8220;Hilâl&#8217;e bak&#8221; diyen Allâh ne kadar klasik kalıyorsa, bu tanrılar o kadar modern ve teknolojik ve astronomik ve kozmik ve kozmopolitikdir! Aksi takdirde ise, hesab ve rasada îmânsızlık Kıyâmet alâmeti olarak onun kopması ve çatır çatır patlaması demek olur! Yani, astronomik rasathâne TANRISI, İbrâhim Aleyhisselam’ın baltası gibi bir baltayı ense köküne yemiş olur ki, işte bunun faturası Kıyâmet&#8217;in kopmasıdır!”</strong></p>
<p>Allâh Azze ve Celle, <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;Muazzez ve Mukaddes Dînini beğenmiyen sarık cübbeli politika&#8221;</strong></em></span> misyoner ve yanar-döner&#8217;lerinin şerlerinden ins ü cinni Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm hürmetine masûn u mahfûz buyura, âmîn!</p>
<p style="text-align: justify;">Büyük dâhî ve Müfessir Muhammed Hamdi Efendi Hazretlerinin buyurduğu gibi,<strong> “İşte, Allâh ve Rasûlü ile muâraza etmenin, bu kadar vahîm netîcesi!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Sâlisen:</strong></span> Fir’avn Sisi finansörü ve süflörü Saudî Vehhâbilerinin, ABD takvimi hılâfına<strong> “Hilâl gördük!” </strong>demeleri imkânsızdır! Yoksa, ABD’li patronları, onların, sızlatmadan derilerini yüzer ve sonra da bundan Ramazan davulu yapıp ortalığı gümbür gümbür çifte telliye boğar!. Bu iş öyle dışdan göründüğü gibi basit bir <strong>“Hilâl rü’yeti”</strong> işi değildir!. Dünyâ tâğûtlar sistemi ile iblisiyyet noktaları vardır! 90 senedir Kamalist diktatörler, Kandilli Rasathâne Şefi Fatin Hoca&#8217;larının Kandilli <strong>HESAB TANRISINDAN</strong> ahzetdiği hesabların dışına çıkıb <strong>“Hilâli rü’yet etdik!”</strong> diyen bir tek adamı ortalığa salıvermiş midir?. Bu zibidilerin, Fatin Hoca&#8217;larının <em><strong>&#8220;yanlış formülünü&#8221;</strong></em> tam 90 yıldır neden hasıraltı edib sakladıklarını; ve böylece de, millet-i beyzânın: <strong>“Ulan 90 yıldır bize uydurma ramazan tutturmuş, kebablık kurban kestirmiş ve haram haram bayram etdirmişler!” </strong>demelerinin önüne geçmeye nasıl çalışdıklarını bir nebzecik de olsa anlıyabildik mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Bu (Allâh.ız) şefokrasi ve dembokrasi:</p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>“Biz, önünüze ne kadar ve neyi dîn diye koyarsak, onu otlıyacak ve onları geviş getireceksiniz!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Demiş; ve sonra da,<strong> “Hürriyet, egemenlik, muâsır medeniyet, pozitif ilimler, ilkeler, ülküler, tilkiler, türküler, cumhuriyet, parti, fırka, dembokrasi, oy, toy, moy, sandık, seçim, layiklik, batıcılık, bâtılcılık, gâvurculuk, Türküm doğruyumculuk, refah, külâh, kadın hakları, avrat halkaları, halk bilmem neleri ve neleri!” </strong>diye diye, yüzlerce kataküllinin en cerahatli ve kurtlusunu, Anadolu kavimlerine zorla, zorbaca, zorluca, asıb keselek, sürüb süründürerek, olmadı dipçik zoruyla, Dersimlerde kurşuna dizerek yalatmışlardır!.</p>
<p style="text-align: justify;">Osmanlı devrindeki hürriyetlerin yüzbinde birine bile erişmekden nâmütenâhî uzak, bu Bâtıl ve Kâtil Batı devri uşşaklığı zamanında, İslâmiyet bitemâmihâ yasaklandığı gibi, şu anda da yasakdır&#8230;Ancak, o zamanlardaki açıkdan fir’avnî zulüm ve işkenceler yerine, şimdi nisbî (izâfî) bir katakülli devri mer’iyyete sokulmuşdur!. <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;Revizyonistiz&#8221;</strong></em></span> diye resmen ve alenen <em><strong>&#8220;Şecaat arzeden&#8221;</strong></em> Bardakoğlu gibi kâhir ekseriyetiyle DİB başları, 1923&#8217;de başlatılan din yasağına, bilhassa 15 yıldır, politikacıların emirerleri olarak bir de o dini içden tahrîf, tağyir ve tebdîl kataküllilerini eklemişlerdir. Bu da, rûh, mîzân, ölçü ve derinliği kalmayan parti pırtı meczûbu ehâliye, zaman zaman ılık bir nesîm-i nevbahâr gibi okşayıcı bile görünebilmektedir!.</p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>“Dîn hürriyeti” </strong>dedikleri şey, varlığı muhal bir serapdan başka bir nesne de değildir; ve o, ehâliye uzatılan bir elma şekeridir! İns ü cinne, Allâh Azze’den başkası <strong>“hürriyet”</strong> veremez, bu muhaldir. Hele herhangi BEŞERÎ bir rejim, sistem, hükûmet ve devletin, <strong>“Müslümanlara din hürriyeti vermesinden bahsetmek ise!”</strong> tam bir hezeyân, sapıklık ve müşriklikdir ki, bunu uyduran da, bâtıl ve kâtil Haçlı Batı olub, onlardan, esir alınmış medya ile politikacıların, onlardan da müslüman bilinen ehâlinin dillerine bulaştırılmış bir (Lâyıklık, sekülerlik, ateistlik ve ilhâd) formülüdür!&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Osmanlı idâresindeki insanların, Şerîat&#8217;ın VERDİĞİ hürriyetleri, onların hür, hürre ve zımmî olmaları hasebiyle, mutlak adâlete istinâd çerçevesinde varlık ortaya koymuşdur. <strong>Orada hürriyet demek, Allâh Azze&#8217;nin hukûkuna mâlikiyyet demek olup; hukûkuna mâlik olamamak, köle olmaya müsâvî bir keyfiyetin ta kendisi demekdir&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Görüldüğü gibi, <em><strong>&#8220;Takvim Birliği, yok Cenûbî Afrika&#8217;nın Capetown tepesi, yok bilmem ne gâvurunun bilmem ne rasathânesinin katakülli hesabları, v.s.&#8221;</strong></em> gibi şeytanlaşmalara, Allâh Azze&#8217;nin Dîni gibi münezzeh bir dinde yer olması kat&#8217;iyyen muhal ve mümteni&#8217;dir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> Bunun bir misâlini, hayâta geçen bir vâkıa olarak da zikredebiliriz&#8230; Osmanlı zamanında, Ahmed Zıyâüddîn Gümüşhânevî (Rahmetullâhi Aleyh) Hazretleri&#8217;nin halîfelerinden, 15 yıl Fâtih ve Süleymâniye Medreselerinde tahsil gören müderrisînden ve Zonguldak&#8217;ın Fransız gâvurları işgâlinden temizlenmesinin baş âmiri Bartın Müftüsü Merhûm Muhammed Rif’at Efendi Hazretleri, Şevvâl Hilâli&#8217;ni göremedikleri içün Ramezân-ı Şerîfi, Şerîat-ı Ğarrâ-yı Ahmediyye&#8217;nin emri olarak 30&#8217;a tamamlamaktadırlar&#8230; Ancak o 30. günde,  öğle namazına doğru, falan köyde bulunan ve şehâdeti mu’teber iki talebesinin kendilerine müracaatla,<strong> “Biz, bu akşam hilâli rü’yet etdik!” </strong>şeklindeki beyanları üzerine, derhal kazâ kâdısına ve belediye reisine mürâcaatla,<em><strong> &#8220;Bugün Şevval&#8217;in birinci günü olduğundan, müslümanların hemen oruçlarını açmaları içün i’lânen tedbir alınması..&#8221;</strong></em> emir buyrulur&#8230; Ayrıca, yarın da (Şevval&#8217;in 2. gününde), Bartın ve havâlisinde Bayram namazının kılınacağı ve bunun da ehâliye duyurulması emrinin verildiği, (Bir asır kadar evvelki) târihimizde yaşanan canlı bir vâkıadır&#8230; Hâdisenin şâhidi Merhûm Muhammed Rif&#8217;at Efendi Hazretlerinin oğlu Merhûm Muhammed Seyyid Efendi olub, o da oğlu bendeniz  Ahmed Selâmî&#8217;ye nakletmişdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İşte bu hâdisede, İslâmiyyet’in tepesinde <strong>vesâyetçi lâyık </strong>bir zorbalık aslâ tanınmamış, Merhûm Müftü Efendi Hazretleri, Allâh Azze&#8217;nin hâkimiyyeti dışında hiçbir iblisliğe boyun eğmeden, <strong>“Hukûkuna mâlikiyyet!”</strong> ne ise, onun icâbını yerine getirmişdir&#8230; Müslümanların ve Müslümanlığın tepesinde, zerre kadar utanmadan (vesâyetçi) zorbalıklarını devâm etdiren modernist, oryantalist, revizyonist, deformist, layik (ateist) adam, madam, sistem, hükûmet ve rejimlerin, hiçbir emir ve ilânları, şer’an kat’iyyen mu’teber ve nâfizü&#8217;l-hüküm olamaz, sûret-i mutlakada keenlemyekündür&#8230; Hiçbir devlet, velev ki, hükûmet-i hılâfet dahî, müslümanların hukûkuna menfî ma&#8217;nâda burnunu sokub,<strong> “Ben ne dersem o olacak!”</strong> eşkıyâlığına soyunamaz; ve hâkezâ, <strong>&#8220;Her vilâyet veya eyâlet, benim dediğim günde bayram yapar!” </strong>nânesi yiyemez!</p>
<p style="text-align: justify;">Müslümanlar da, hukuklarını, zerresine kadar muhâfaza ve müdâfaa etmek adına, <strong>“Hâlık’a ısyân olan yerde mahlûka itaat etmemek!”</strong> ile sûret-i kat’iyyede mükellef ve muvazzafdırlar&#8230; İslâmiyyet, <strong>“Tevhîd Dîni”</strong> olarak zaten, işte arza bunu getirmiş, buna göre yaşanmasını da, ilk ve baş emir olarak ins ü cinne buyurmuş ve duyurmuş&#8230; Bugün dünyâda, nice sarık cübbeli hoca ve reis kılıklı şeytanlar vardır ki, millet-i İslâmiyye’nin cehâletini fırsat bilerek, onların hukûkunu ya hıristiyan ve yahudilere <strong>“hoşgörü ve diyalog!”</strong> hezeyanları gaseyân ederek satıyor; veya, çeşitli partilerin sarıklı politikacıları olarak, müslümanları, başlarındaki patronlarına pazarlamanın dümenlerini ve fırıldaklarını çeviriyorlar!</p>
<p style="text-align: justify;">Ve daha düzinelerce iblis, din tüccarlığı ile menfaatlerini tepe tepe yığmanın peşindedir ki, Allâh Azze ve Celle topunun da (be.âsını) tez zamanda ve mübarek günler ve saatler hürmetine tepelerine indirsin; ve cümlesini de kahr u perîşân ve tedmîr eylesin!</p>
<p style="text-align: justify;">Büyük Dâhî ve Şeyhülislâm’ın satırlarına devam edelim:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Ammâ nücûmî hesablara mürâcaat olunmadıkça oruç ve namazın vakti pek doğru bir sûretde kestirilemiyormuş&#8230; Ne zararı var!. Mal sâhibi böyle isterim, böylece kabûl ederim dedikden sonra bizim vazifemiz taayyün etmiş ve tereddüde mahal kalmamışdır.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;Meselâ oruç bahsinde: “Ramazan (hilalini gördüğünüzde orucu tutunuz.) Ramazan sonunda da hilâli gürdüğünüzde iftâr ediniz. Ammâ bulut onu örtmüşse (Ramazan ayını) 30 gün olarak kabûl ediniz.” buyurulduğu içün, “hilal”i görebilirsek tutmak ve bayram yapmak, göremezsek “Şa&#8217;ban” veya “Ramezân”ı 30’a tamamlamak borcumuzdur. Ammâ bununla isâbet vâki’ olmıyacakmış. Ramazan’dan bir gün Şa’ban’a veya Şevval&#8217;den Ramazan’a geçecek, yahud Ramazan’dan bir gün kaybedilecekmiş gibi geliyorsa da meşru’ usûlüne uygun olarak her kaç gün tutuldu ise, hakikatde Ramazan ondan ibâret olarak ne eksik ne fazla, ne ileri ne de geri bulunacakdır. Sanki “şer’î Ramazan”la “takvimî Ramazan” biribirinden farklıdırlar.&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;Bütün bunlara sebeb de ilâhî emre harfiyyen uygun hareketin taleb edilmiş olmasıdır. Çünki ibâdet, ma’bûdun veya Rasulü’nün sözünü tutub tutmıyanı ayırt edici bir imtihandan ibâret olub, arada mutlak ganî olan ma’bûdun görülecek hiçbir işi yokdur ki, o işi bilâhare diğer bir yolu keşfedilmiş olsun.. Zaten her hususda emre tam ma’nâsıyla riayet eden hizmetçi, emirde sebeb arayan, ona ma’nâ veren hizmetçilerden daha çok makbuldür.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Şimdiki <strong>“laik, dembokratik, sosyal hukuk devletiyiz”</strong> diyen rejimlerin maaşlı me&#8217;murları, sarık ve sırmalı cübbeler içine gizlenerek, bir yandan da Allâh’ın hizmetçileriymiş kılığına giriyor; ve sâdece Allâh Azze’nin<strong> “Emirlerinde sebeb  aramakla”</strong> kalmıyor, Cenâb-ı Hakk’â, astronomik rasathâne tanrılarının yamuk-yumuk hesablarını da ders verib öğretmiye kalkışıyorlar!!!</p>
<p style="text-align: justify;">İşte,<strong> “Osmanlı Hılâfeti”</strong> ile<strong> “Kamâliyye Cumhûriyyeti”</strong> arasındaki en mümeyyiz fark, budur; birinde insanların Rabbi Allâh Azzedir; ötekinde ise -hâşâ ve kellâ- Allâh Azze’nin de Rabbi, pozitivizma ve modernizma kelleli lâyık, dembokratik ve cumbokratik insanlar&#8230; İki tarafda da, nâmütenâhî bunca farka sâhib, fakat iki dinin de adı: İslâm!!!</p>
<p style="text-align: justify;">Merhûm’un satırları:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Hele ibâdetde bizim yanlışlık veya eksiklik zannetdiğimiz şeyden Halık’ın hâşâ ziyân etmek ihtimâli yokdur. Emir hâricinde gösterilecek faaliyet ise, âmir ile me’mûr orasındaki idrâk mertebelerinin farkı nisbetinde muhâtaralıdır. Meselâ çok çalışkanlık edib de, sabah namazı 3 rekat kılınmış olsa, iki yerine de kabûl olunmaz büsbütün bozulur.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Merhûm Seyhülislâm, gün gelecek, Allâh Azze’nin emirlerini beğenmeyib onları düzeltmek içün taa dünyanın bir ucundaki <strong>Capetown’lara </strong>kadar gitmeyi planlayan, böylesine <strong>“ÇOK ÇALIŞKAN!” </strong>ve <strong>“idrâk mertebeleri”</strong> pek âlî kulların peydahlanacağını (!) veya zuhûr edeceğini, sanki bir asır kadar evvel <strong>kerâmeten</strong> görmüş; ve aklı başındaki müslümanlara, o zamandan beri yol göstermiş ve onların dalâlet ve sapıklığa gömülmelerine böylece sedd çekmek istemişdir&#8230; Rahmetullâhi aleyh&#8230; Merhûm’dan alacağımız son satırlar ise şunlar olsun:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Allâh Teâlâ’nın beyan buyurduğu amel yolu terk olunarak telgrafla da amel edilemiyeceği gibi, bu, kat’iyyeti hâiz olmadığından, muteber de değildir. Çünki o, meydanda olmadığı içün gâib, gâib olduğu içün mechul bir şahsın kumandasına tâbi’ bir cansız mahlukdan ibâret bulunduğu cihetle, DİN nazarında, Allâh’ın medhine mazhar olan insanların şehâdeti derecesinde bir kuvveti hâiz olamaz. Ammâ dünya işlerinde işimizin geri kalmak ihtimâlini bertarâf içün ihtiyat olarak bu gibi vasıtalara itimad ederiz.”</strong> (İslâm’da Münâkaşaya Hedef Olan Mes’eleler, Tab’ı Târihi 1974, sh: 39-40)</p>
<p style="text-align: justify;">Elhâsıl, çıplak gözle ve îmân sâhibi insanların şehâdeti ile hilâlin rü’yeti esasa bağlanmış; ve 15 asırdır da müslümanlar bu Allâh emrini, O’na, Rasûlüne ve müslümanlara tebean tatbik ve edâ ederek yaşamış; ve bundan sonra da  biavnihî Teâlâ böylece yaşıyacaklardır&#8230; Nice aşşağılık duyguları içinde bunalıb çırpınan <strong>“Psikolojik ve astronomik SORUNLARI ve KURUMLARI!” </strong>olan layik ve dembokratik, maaşlı mahkûm ve mecbûr ruhbân ve ahbâr sınıfları istemeseler de&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Şu satırlar da, ŞEYHÜLİSLÂM MUSTAFA SABRİ EFENDİ HAZRETLERİ’ne âiddir <strong>(Rahmetullâhi aleyh ve rahmeten vâsia) </strong>:</p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>“… Keennehû Ramazân-ı Şer’î ile Ramazân-ı nücûmî yekdiğerinden farklıdır. Bütün bunlara sebeb de, ibâdetde evâmire harfiyen tevfik-i hareket matlûb olmasıdır. Çünki ibâdet, Ma’bûdun veya Rasûlü’nün sözünü tutub tutmayanı temyiz edici bir imtihân ve ibtilâdan ibâret olub, arada Ganiyy-i Mutlak olan Ma’bûdun, görülecek hiçbir işi yoktur ki, o işin bilâhere diğer bir TARÎK-İ VUSÛLÜ KEŞFEDİLMİŞ OLSUN!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İşin içine DİB revizyonistleri girince, daha kimbilir neler keşfedilecek; ve daha, beğenmedikleri Allâh’ın Dîninde, daha ne düzeltmeler ve payandalamalar yapılacak; ve ortaya, bütün dinlerin de hoşuna gidecek bir hümanizm ve feminizm hamûlesi halita ve haltlar çıkarılacakdır!. Beğenmedikleri Allâh Azze&#8217;nin dîninde, kendini beğenmeyib <strong>“Estetik ameliyâtı”</strong> yaptırarak genç ve dinç birer avrat olacaklarının hulyâlarına dalanlar; veya bazılarının <strong>“kedicikleri”</strong> gibi olanlar, bunları, topyekûn dinde de yapma çılgınlığı ve azgınlığına yuvarlanan adam ve madamlardır!. Bunlar, <strong>“Şer’î ve nücûmî hilâlin”</strong> ne demek olduğunu ağızlarına bile alamaz; ve Allâh yolunun bu kadar yabânîsi bulunurlar!. Bunların, cür’etkârca fırlayışlarının, nalbandın, beyin ameliyâtı çılgınlığına son derece tabii imiş gibi dalış manzarasından hiçbir farkı da olamaz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Osmanlı ulemâsından BÜYÜK MÜFESSİR MUHAMMED HAMDİ EFENDİ HAZRETLERİ’nin de (Rahmetullâhi aleyh ve Rahmeten vâsia), bazı satırları nazara alınırsa, mes’elenin, artık hiçbir anlaşılmıyan ciheti kalmıyacakdır: sanırız:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> “… Hadîs-i Şerîf’deki (lâ nahsebu) cümlesini ekalliyetin (nahsebu) da’vâsına muârız görmemek garibdir. Cenâb-ı Peygamber (biz bu babda hesâb yapmayız) buyururken, buna karşı (biz hesâb yaparız) demekden daha büyük MUÂRAZA </strong><em>(karşı gelmek)</em><strong> mi olur? Sonra Şerîat, eyyâm-ı şehri tam yirmidokuz veya tam otuz i’tibâr edib, şehrin </strong><em>(ayın)</em><strong> mi’yârını gâyet basit ve kesirsiz bir sûretde tesbit etmek isterken, buna karşı küsûratdan aslâ vâreste olamayan; ve şehri, tam 29 veya tam 30 olarak gösteremeyen hesâbâtı mi’yar ittihaz etmeye çalışmak, şer’ ile </strong><em>(Şeriatla)</em><strong> müteârız </strong><em>(Şeriatın hududuna tecâvüz)</em><strong> değil de nedir?&#8230; Hesabın mi’yar olabileceğine dâir, velev îmâ olsun isbâtî sûretde bir nas irae edilmiyor.</strong><em> (Gösterilmiyor).</em><strong> Binaenaleyh, biz oruçlarımızı YA ŞÜHÛD veya TEKMİL-İ SELÂSÎNE istinâd ederek ya yirmidokuz veya otuz tutmaya MECBÛRUZ. Çünkü (yirmidokuz küsur oruç!) tutulamayacakdır…”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Artık apaçık anlaşılmaktadır ki, orucun da, bayramların da, haccın da, kurbanın da,  hicrî (kamerî) takvimin esas alınmasıyla yürütülecek topyekûn ibâdet, muâmelât ve şer&#8217;î ahid ve akidlerin de, <strong>“hilâl ve kamerî evkâta göre”</strong> yürütülmesini istiyen YARATICI ALLÂH AZZE HAZRETLERİ, hiç kimseyi, <strong>“dünyanın her yerinde aynı gün oruca, hacca, kurbana ve bayrama başlıyacaksınız!”</strong> diye mecbûr tutmuyor!. Kim aksini söylüyorsa, o bir sapıkdır, gerzekdir, echeldir; veya İslâm düşmanıdır, fitnecidir&#8230; Neden böyledir? Çünki öyle demiş olmakla, Allâh Azze’ye iftirâ atmakta ve Cenâb-ı Hakk’ın istemediğini, O istemiş gibi göstermektedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> Yukarıya iktibas etdiğimiz ulemâ ve dinde otorite ve gerçek mütehassıs, <strong>fakih, </strong>müfessir, şeyhülislam ve allâmelerin satırları kat’iyyen ifâde ediyor ki, Cenâb-ı Hakk <strong>“Rü’yet-i hilâlde bulunun, gördüyseniz başlayın, görmediyseniz o ayı 30’a tamamlayın”</strong> buyuruyor!. Mutlak irâde böyle&#8230; Bu irâdenin karşısına mecâzî, i’tibarî ve izâfî, beşerî, hatta modernist felsefelerle, çürümüş ve cılklaşmış akıl ve mantıkla çıkmak ise, insanlığa bir lekedir!. Bu aynı zamanda şunu da demekdir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Ey Âdemoğulları!. Bu gün, hesab, rasat, masat, kesat, fesâd, takvim ve “müsbet ilimler putu” gibi şeytanlığa âlet edilebilecek vâsıtalar, o kadar dehhâmeleştirilmişdir ki, bunların karşısına çıkıp (Hilâli rü’yet etmek) gibi iptidâî telâkkîlerle çıkmak, “Hafizenallâh” Kıyâmet’in kopması, dünyânın dengesinin bozulması, aklın ve modernitenin sıyırması demekdir!. Astronomik, lâyık, ateistce ve global kabûller yerine, 15 asır evvelki çöl telâkkîlerini koyarsak, kabuklu dünyâ ve tahâretsiz bâtıl ve kâtil Haçlı Batı, bize (TERS) tarafından bile güler!. Biz, biz olamayız, biz olursak, biz bundan utanır ve sıkılırız! Bu devirde, “Siz, çöl kânunlarından hâlâ kurtulamamışsınız!” dedirtiriz!. Biz, 15 asır evvelki din anlayışını beğenemeyiz, onu “kutsayamayız!” </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Herşeyin bir haddi ve hudûdu var, astronomi ile dîn teârüz ediyor işte!!! O zaman da biz, astronomi tarafında yer alır; ve &#8220;hilâlin rü’yeti&#8221; denilmesini, Kıyâmet’in büyük alâmetlerinden kabûl ederek, bundan sür’atle uzaklaşırız&#8230; Eskilerin fikir ve beyanları artık hükümsüzdür, onlar gerilerde kalmışdır. Yardakoğlu veznindeki Bardakzâde selefimizin de, resmen ve alenen ünlediği gibi “Biz re-viz-yo-nis-tiz!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>DİB</strong> denen ve rejim tarafından &#8220;T.C. <strong>Tapu kadastro müdürlüğü”</strong> mevkîdaşlığında görülen bir yer içün, ateist ve kamalist Prof. Mümtaz Soysal bile, televizyonla bütün dünyâya şunu i’lân etmemiş mi idi:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Diyânet İşleri Başkanlığı, dinin, cumhuriyet ilkelerine uygun olmasını sağlıyan bir kurumdur!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">1924’de, işte bunun içün kurulan bir kurum (baca kurumu ile karıştırılmasın) elbetde<strong> </strong>ki<strong> “hilâl-i şer’î”</strong> diyemez; ve elbetde <strong>“hilâl-i nücûmî”</strong> der, 15 asırlık <strong>VAHİY</strong> ile<em><strong> <u>“muâraza eder”</u></strong></em>; ve tutar bütün tanâkuz ve tezâd rezâletlerinin altına girerek, bu sefer de cenûbî Afrika’nın <strong>Capetown </strong>denen izbelerinde kaybetdiği keçilerini ararcasına <strong>“hilâl”</strong> aramaya soyunur!</p>
<p style="text-align: justify;">Soyunur ammâ, mıntıka-yı memnûasına kadar da her münhanisi ıyân olur, görünmedik hiçbir yeri ve seri kalmaz, meydanda sırıtır gider&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bunca ulemâ satırlarına ve beyanlarına rağmen, hâlâ hakîkatı kabul etmeyib de, (iblis) gibi inâd edenler olursa, onlara da, <strong>“Nasibsizler sürüsü ve kalbleri mühürlüler gürûhu”</strong> demekden başka, ne gelir elden!?. Ebû Cehil de, gözleri önünde tecellî eden mu’cizeler karşısında, <strong>“Gene sihir yapdın!”</strong> der de, bir türlü küfr-i inâdîsinden bir milimetre geri adım atmazsa, artık bizim, bunca nasibsizlikler karşısında, başka yapabileceğimiz ne olabilir?</p>
<p style="text-align: justify;">Capetown seyyahı pırasasör <em><strong>GÖRMEZ</strong></em>, sarık-cübbeli ruhbanbaşılığı (Yar..koğlu) denen <em><strong>&#8220;Revizyonist felsefe bağımlısı&#8221;</strong></em> nasibsizden ebedî devraldığını sanıyorsa aldanır!. Günü gelince o da politikacı tanrıların hışmına uğrayıb karanlıklara gömülüb <em><strong>GÖRÜNMEZ</strong> </em>bir <strong>GÖRMEZ</strong> edilecekdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Vesselâmü alâ menittebeal hüdâ!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 14.10.2013)</em></p>
<p><strong><em>Son tashîh ve ilâvelerle: 23.05.2018 / 22:00</em></strong></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormez-hilali-gormek-icun-capetowna-ucacakmis-veya-bayramiyelik.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%20Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Capetown%E2%80%99a%20U%C3%A7acakm%C4%B1%C5%9F%21%20Veya%20Bayr%C3%A2miyelik%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormez-hilali-gormek-icun-capetowna-ucacakmis-veya-bayramiyelik.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%20Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Capetown%E2%80%99a%20U%C3%A7acakm%C4%B1%C5%9F%21%20Veya%20Bayr%C3%A2miyelik%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormez-hilali-gormek-icun-capetowna-ucacakmis-veya-bayramiyelik.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%20Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Capetown%E2%80%99a%20U%C3%A7acakm%C4%B1%C5%9F%21%20Veya%20Bayr%C3%A2miyelik%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormez-hilali-gormek-icun-capetowna-ucacakmis-veya-bayramiyelik.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%20Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Capetown%E2%80%99a%20U%C3%A7acakm%C4%B1%C5%9F%21%20Veya%20Bayr%C3%A2miyelik%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormez-hilali-gormek-icun-capetowna-ucacakmis-veya-bayramiyelik.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%20Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Capetown%E2%80%99a%20U%C3%A7acakm%C4%B1%C5%9F%21%20Veya%20Bayr%C3%A2miyelik%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormez-hilali-gormek-icun-capetowna-ucacakmis-veya-bayramiyelik.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%20Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Capetown%E2%80%99a%20U%C3%A7acakm%C4%B1%C5%9F%21%20Veya%20Bayr%C3%A2miyelik%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormez-hilali-gormek-icun-capetowna-ucacakmis-veya-bayramiyelik.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%20Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Capetown%E2%80%99a%20U%C3%A7acakm%C4%B1%C5%9F%21%20Veya%20Bayr%C3%A2miyelik%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormez-hilali-gormek-icun-capetowna-ucacakmis-veya-bayramiyelik.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%20Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Capetown%E2%80%99a%20U%C3%A7acakm%C4%B1%C5%9F%21%20Veya%20Bayr%C3%A2miyelik%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormez-hilali-gormek-icun-capetowna-ucacakmis-veya-bayramiyelik.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%20Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Capetown%E2%80%99a%20U%C3%A7acakm%C4%B1%C5%9F%21%20Veya%20Bayr%C3%A2miyelik%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormez-hilali-gormek-icun-capetowna-ucacakmis-veya-bayramiyelik.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%20Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Capetown%E2%80%99a%20U%C3%A7acakm%C4%B1%C5%9F%21%20Veya%20Bayr%C3%A2miyelik%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormez-hilali-gormek-icun-capetowna-ucacakmis-veya-bayramiyelik.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%20Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Capetown%E2%80%99a%20U%C3%A7acakm%C4%B1%C5%9F%21%20Veya%20Bayr%C3%A2miyelik%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormez-hilali-gormek-icun-capetowna-ucacakmis-veya-bayramiyelik.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%20Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Capetown%E2%80%99a%20U%C3%A7acakm%C4%B1%C5%9F%21%20Veya%20Bayr%C3%A2miyelik%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormez-hilali-gormek-icun-capetowna-ucacakmis-veya-bayramiyelik.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%20Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Capetown%E2%80%99a%20U%C3%A7acakm%C4%B1%C5%9F%21%20Veya%20Bayr%C3%A2miyelik%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormez-hilali-gormek-icun-capetowna-ucacakmis-veya-bayramiyelik.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%20Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Capetown%E2%80%99a%20U%C3%A7acakm%C4%B1%C5%9F%21%20Veya%20Bayr%C3%A2miyelik%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormez-hilali-gormek-icun-capetowna-ucacakmis-veya-bayramiyelik.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%20Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Capetown%E2%80%99a%20U%C3%A7acakm%C4%B1%C5%9F%21%20Veya%20Bayr%C3%A2miyelik%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormez-hilali-gormek-icun-capetowna-ucacakmis-veya-bayramiyelik.html&#038;title=G%C3%B6rmez%20Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Capetown%E2%80%99a%20U%C3%A7acakm%C4%B1%C5%9F%21%20Veya%20Bayr%C3%A2miyelik%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/gormez-hilali-gormek-icun-capetowna-ucacakmis-veya-bayramiyelik.html" data-a2a-title="Görmez Hilâli Görmek İçün Capetown’a Uçacakmış! Veya Bayrâmiyelik!Ahmed SELÂMÎ"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/gormez-hilali-gormek-icun-capetowna-ucacakmis-veya-bayramiyelik.html">Görmez Hilâli Görmek İçün Capetown&#8217;a Uçacakmış! Veya Bayrâmiyelik!&lt;h6 style=&quot;text-align: left;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #c00000;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Ahmed SELÂMÎ&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/gormez-hilali-gormek-icun-capetowna-ucacakmis-veya-bayramiyelik.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hilâl Düşmanı Oryantalist Ve Bazı Sarık-Cübbeli Çömezler!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/hilal-dusmani-oryantalist-ve-bazi-sarik-cubbeli-comezler.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/hilal-dusmani-oryantalist-ve-bazi-sarik-cubbeli-comezler.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2021 06:30:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[Ru'yet-i Hilâl]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[hesab]]></category>
		<category><![CDATA[rüyeti hilal]]></category>
		<category><![CDATA[takvim birliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=1727</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adamlarla madamların hangi akıl ve mantığı taşıdıkları değil, mantık yerinde ne taşıdıkları artık ruznâmeye gelmeli; ve bunların, ne kadar</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/hilal-dusmani-oryantalist-ve-bazi-sarik-cubbeli-comezler.html">Hilâl Düşmanı Oryantalist Ve Bazı Sarık-Cübbeli Çömezler!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"> HİLÂL DÜŞMANI ORYANTALİST VE BAZI SARIK-CÜBBELİ ÇÖMEZLER!</span></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><em><u>Ahmed SELÂMÎ</u></em></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Rejimin ma&#8217;lûm lâyık ve revizyonist ruhban sınıfındaki adamlarla madamların hangi akıl ve mantığı taşıdıkları değil, mantık yerinde ne taşıdıkları artık ruznâmeye gelmeli; ve bunların, ne kadar kâle alınabilecekleri de değil, ne kadar insan ve müslüman yerine konulmayacakları bahse mevzû’ edilmelidir!</p>
<p style="text-align: justify;">1) Bir insan, eğer ALLÂH’a inanıyorsa, O’nun emretdiği bir işi, yine O’nun emretdiği <em><strong>(usûl)</strong></em> dâiresinde yapmaya, kendisini mecbûr ve mükellef bilir. Yapamasa da,<em> <strong>“yapmanın usûlü ancak budur, başkası olamaz!”</strong></em> deyiş; ve bu ana usûlü tasdîk ve tahsîn şartdır&#8230; Aksi halde, o, bir sahtekâr ve münâfıkdan başka bir nesne bilinemez&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">2)  Hacc, Kurban, Oruç, teşrik tekbirleri ve bayram namazları, ay hesabı iktizâ eden muâmelât, v.s. içün zamanı tesbît eden, Kitâb, Sünnet, İcmâ’ ve fukahâ ittifâkıyla kat’iyyen sâbitdir ki, bu ancak <em><strong>“Rü’yet-i Hilâldir!..” </strong></em>Zarûrât-ı Dîniyyeden yani (İslâmiyyet’in olmazsa olmazı, onu redd veya onda şübhe ve tereddüd dahî küfre müeddî hüküm ve haberlerden olan) bu farzı, hangi belde ehâlîsi içinde bu işden anlıyan müslümanlar yerine getirmiyorlarsa, o belde halkının tamâmı da, Allâh’a <em><strong>ısyân</strong></em> etmiş <strong>fâsıklar</strong> ve <strong>günâhkârlar</strong> zümresine dâhildir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">3) <em><strong>“Rasat, masat, hesab ve takvim!”</strong></em> gibi ıvır zıvırlar bu işde aslâ müslümanın baş vuracağı bir ölçü olamaz; olur diyen ve<em> <strong>“ben “rü’yet-i hilâl diye bir şey tanımam, astronomi çok ilerledi, takvime, onu taşıyan duvara, davar gibi bakarım!”</strong></em> gibi hezeyân savuran adamlar, Allâh ve Rasûlü’nü tekzîb etmiş nasibsizlerdir. 15 asırlık müslümanların inandığı dîn ile alâkaları yokdur!.</p>
<p style="text-align: justify;">4)  Müslümanlığı, laiklik, cumbokrasi, dembokrasi, modernizma, pozitivizma ve kamalizma ile halt edib karıştıran ve bulayanların <em><strong>(telbîs edenlerin)</strong></em> dîni, onlara; benim dînim ise bana!. Biz, Osmanlı&#8217;nın son devrindeki icâzetli ulemânın <strong>“İslâmiyet!”</strong> dediği ve her şeyiyle kat&#8217;iyyen Allâh Rasûlü Aleyhisselâm&#8217;a bağlanan dîne îmân etdik. Meşrûtiyetçi ve cumhûriyetçi uydurmaları ile nice religionların halitalarına ve <strong>&#8220;Hakk&#8217;ı bâtıl ile telbisden ibâret&#8221;</strong> ve adına da îmânsızca, utanmadan ve hayâsızca <em><strong>&#8220;İslâmiyyet&#8221;</strong></em> denilen günümüz uydurmalarına <em><strong>&#8220;Allâh ve Rasûlü Aleyhisselâm&#8217;ın DÎNİ&#8221;</strong></em> denilemez ve buna îman etmemiz aslâ beklenilemez&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bizim tarafımız, apaçık işte bu&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">5)  Bir de,<strong> </strong>garantili-vesîkalı <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>“müslümanım!”</strong></em></span> diyenler var:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Müslümanım, ehl-i tarîkım, şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır, öyle ise benim de melekden bin kat ileri (!) bir şeyhim var; öyle ki, şeyhim ve &#8220;Sâdâtımız&#8221; haram lokmaları bile okur-üfler temizleyib helâl yapar; onun içün ben, her et, işkembe, hazır tavuk, sucuk, salam ve sosise kadar nice necâseti bile gözümü kırpmadan satar ve çoluk çocuğumla da tıka basa ve âfiyetle yerim!. Proteinsiz kalmamaya a&#8217;zamî dikkat ve hassâsiyet gösteririm!. Şeyhimin eteğine de yapışmışım, hiç yere basmaz uçar da uçar;  ve garanti belgem koynumda olduğu, yakmaz kefenlerim de gövde-i azîzimi sardığı vakit, cennetlikler çiftliğini boylar, hûriler ve gılmanlarla deme gitsin!”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Diyenlerin tarafı acaba neresi?.</p>
<p style="text-align: justify;">Allâh ve Rasûlü&#8217;nün<em><strong> “HİLÂL’in rü’yeti şart!”</strong></em> diyen <em><strong>rahmânî</strong> </em>taraf mı; yoksa, <em><strong>“Herkes, bulunduğu memleketin resmî i&#8217;lânâtlı bayramlarına uyarak, farz, vâcib herşeye riâyet etsin (!) FİTNE çıkarmasın!”</strong></em> yollu küfr ü şirk ve hezeyânlar uydurarak, bunları da, bir takım şeyhlere, müridlere, rûhânîlere, ahbâr u ruhbâna, rüesâya, erenlere, bilenlere, sôfîlere, istihârecilere, rü&#8217;yâcılara, cübbeli-sarıklı politika aşüftelerine, Ramazan tüccarı diplomalı ekran eşkıyâlarına, keşif ü kerâmet, vecd ü istiğrak ehlinin hallerine isnâd eden soytarıların, şarlatanların ve <strong>&#8220;şaklabanların!&#8221; şeytânî </strong> tarafı mı?</p>
<p style="text-align: justify;">6)  Tasavvufun baş komutanlarından İmâm-ı Rabbânî Müceddidd-i Elfi Sânî Ahmed-i Fârûk-i Serhendi Kaddesallâhu Sırrahu&#8217;l-Âlî Hazretleri,  Mektûbât’ında: <em><strong>“Şeriat’a aykırı her tarîkat zındıklıkdır, Âhıret’de tasavvufdan değil Şerîat’dan soracaklar!”</strong></em> buyururken; bazı tarikat simsarı ve kelle avcıları ve Üstâd Merhûmun kalemindeki <em><strong>“ham softa kaba yobaz!”</strong></em> mezhebinin aşşağılık ve ucûbe çığırtkanları, bu noktada tam bir butlan ve mezbelelik içindedir!.</p>
<p style="text-align: justify;">7)  15 asırdır Kitâb, Sünnet, İcmâ&#8217; ve müctehid imamlar <em><strong>“rü’yet-i hilâl esasdır, farzdır”</strong></em> derken; bugün, müslüman görünen, aslâ âlim sayılamıyan echel-i cühelâ, oryantalist (müsteşrik) çömezi ve <em><strong>“Diplomalı akademisyenlerden ibâret gürûhun, hesâb, rasat ve takvim!”</strong></em> diye hezeyanlar savurması, hiçbir müslümanı bağlamazken; modernist ve deformist bir takım <em><strong>&#8220;müselman görünen&#8221;</strong></em> adam ve madam tâifelerini kazığa bile çakıp bağlıyabilmektedir!</p>
<p style="text-align: justify;">8)  Mantık yerine şartlanmış zihinlerinde vesvese taşıyanlara denir:</p>
<p style="text-align: justify;"><em> <strong>“Îmân etdiğin takvimin hesâbı, Kandilli’nin rasatı ise, dürüstce ve nâmusluca hareket et; ve bunu, her zaman ve mekânda erkekçe müdâfaa ve muhâfazaya çalış&#8230;”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">9)  De ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Ben, sarık-cübbeli bilmem ne başı olarak, Hilâlin, Kandilli Rasatına göre  yıllarca evvelden  şu gün, şu saat ve şu dakikada şurada görüleceğine îmân etdim (!) 15 asırlık  adamlar gibi &#8220;dağ tepe dolaşarak ve elimi alnıma götürerek hilal (taharrî edilemiyeceğine=aranamıyacağına) îmânım tamdır!.&#8221; Dünyânın her yeri de, takvim ve rasatı esas almalıdır! Esas olan budur, takvimdir&#8230;”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">10) Namuslu ve insanlık haysiyeti ile islâmlık şerefine (!) sâhib olan bir adam, bunu der; ve her zaman ve mekânda da oranın takvim ve rasatını esas alır; bunu müdâfaa ve muhâfaza eder!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>11) </strong>Vehhâbî <em><strong>&#8220;Melik-i Muazzamalığı&#8221;</strong></em> veya Deve Çobanı Suud Krallığına girmişse, orada bile aslâ çekinmez; ve sorar:</p>
<p style="text-align: justify;"><em> <strong>“Yâ lelli, Yâ şeyh ve yâ bay, mister! El Hilâl ev el takvim, errasad, el hisâb, işler sizde hangisi, böyledir bizde?!</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">12)  O Coni beslemesi Kralın zombisi de, ya, <strong>“Hilâl!”</strong> der; yahud, <em>“<strong>rasat, masat, takvim, duvar, davar bilmem ne!”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">O zaman, o zerre miskâl veya tırnak ucu  kadar nâmus ve şerefi olan modernist ve deformist Ankara vatandaşı adam veya madam sorar:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Hilâl ne demek lan,  hangi devirdeyiz, ulan deve çobanı, ulan zıpır, ben memleketde esdim gürledim; herifleri, o hilâl diyenleri, &#8220;dağ tepe dolaşıp ellerini alınlarına götürerek hilâl ARAYAN&#8221;, keçilerini kaybedip o keçilerini (aramak) üzere damlara çıkan gerzekler yapdım; hem de, 15 asırlık gelmiş geçmişleriyle ve taaa Allâh ve Rasûlüne kadar topunu da benzetdim!.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>13)  “- Ulan yalelli!. Hem hilâli rü’yet etdiyseniz, hani bunu, televizyonlarla ve bazı memleketlerin adamları ile <u>CANLI </u>yayın yaparak, dünyâya ilân edecekdiniz? Ne oldu 1978 senesindeki &#8220;hilal konferansı&#8221; atraksiyon,  resepsiyon ve recepsiyon cinsinden sıkıp durmalarınız?. Neden bunu dünyaya ilân etmediniz?. ABD, İsrail ve Papalık bozulur diye mi?. ABD takvimini kutsamakdan (!) vazgeçdiğinize verilir; ve rahatınızı bozarlar diye mi?.</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Ulan El möhderem ya lelli!</em> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Belki sen bilirsin, T.C.’de ise diyânet, neden Kandilli rasathanesi hesablarına; ve deniz kuvvetleri gibi pek çok yer ise, neden ABD takvimine bağlanmış; ve aralarında, 24 saat fark bulundurulmaktadır? Bu bektâşi sırrına sizin aklınız ermezse başka kimsenin ermez!?.”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">14) Bunları demeyen, diyemiyen adam veya madam, <strong>“rasat, masat, hesab ve takvim!”</strong> demeye devam ediyorsa, aşşağılığın başaşağısı, tam lâyık, dört dörtlük cumbokrat, tam hayâsız tenâkuz sahtekârıdır!.</p>
<p style="text-align: justify;">15) Veya, <strong>“Melik-i Muazzam”</strong> denen, <strong>o deve çobanlığından ABD çorbacılığına fırlatılmış ve parlatılmış </strong>Kralın zombisi <strong>“hilâl!”</strong> demiyecek; <strong>“rasat, masat, hesâb ve takvim!”</strong> diyecekdir! O zaman da, zerre kadar sözünün arkasında durma şeref ve haysiyeti taşıyan bir adam veya yerli malı bir madam, şunu der:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Mister, Ya lelli, Yâ herif-i nâşerîf! Bu, sizin rasat ve sizin takvim mi; yoksa, Cidde’de, yalınız ABD’lilere mahsus plajların da sâhibi Okyanus ötesi âlemdeki şey çocuklarının takvimi mi?.”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">16) Tabii, (Dört dörtlük Amerikan) takvimi&#8230; O zaman sorulur:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong> &#8220;Sizin takvim ve rasatlarınız bile, size âid ve mahallî değil de; böyle oranın buranın beslemesi olanların ve şapa oturanların hâli gibi neden “GÜDÜMLÜ?!”</strong></em></p>
<p>Sizin neden, 7 ceddiniz GÜ-DÜM-LÜ ve DÜM-BÜL-LÜ&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">17) İşte asıl mes’elenin kaynağı veya bamteli burası!. Bugün, <strong>“takvim!”</strong> deyen de, <strong>“hilâl”</strong> deyen de <em><strong>güdümlü</strong> </em>ise, onun ALLÂH belâsını versin!. Çünki Allâh’ın dînini, birilerinin keyfine göre kalıba ve operasyona sokub, <strong><em>diyaloglama, kolonlama</em> </strong>veya genleriyle oynayarak <em><strong>kısırlaştırma</strong> </em>peşindedirler&#8230; Topuna da lâ&#8217;net!</p>
<p style="text-align: justify;">18) <em><strong>“Takvim birliği!”</strong></em> peşinde koşan gözbacıların mantığı bu!. İşte ABD takvimi ve işte cumbokrasinin bidâyetinde uydurulan <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Fatin Hoca takvimi!.</strong></em></span> Hadi tevhid edin!. Hangisi hangisine tabi’ olup bey’at edecek?</p>
<p style="text-align: justify;">19) Bu <em><strong>&#8220;</strong><strong>güdümlülerin&#8221;</strong> </em>hangisi şunları diyebilecek:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Ben yanılmışım, sen doğru imişsin; ben 88 senedir millete yanlış takvimle Mübârek Ramazan&#8217;ın son gününde bayram etdirdim veya bayram günü oruç tutdurdum veya 10 Zilhicce girmeden kurban kestirib kebab yedirdim, teşrik tekbirlerini karmakarışık etdim, haccı da hacc-ı kıran değil, vehhâbî beslemeleri kuyruğunda hacc-ı kırpan eyledim, v.s.!?”</strong> </em></p>
<p style="text-align: justify;">Böyle demez, diyemez, bu müslüman geçinen müşrikler, yani o nemrud ve Ebû Cehil sürfeleri!</p>
<p style="text-align: justify;">20) Veya, Suud <em><strong>“Melik-i Muazzamalığından”</strong></em> veya Deve Çobanlığından <em><strong>Coni çorbacılığına</strong></em> terfi etdirilen Vehhâbî Kralı ile onun sâdık bende ve köleleri ve zombileri, şunları, kancıkca neden ketmedecekler:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong> “Biz, ABD takviminin yanlışlığını anladık, bal gibi de biliyorduk; dünyâdaki hacı namzedi hacıağalarımızı, hüccâc-ı müslimîn denen dünyânın dört bir tarafından bu güdümlü ve dümbüllü melikliğine (hacı olmaya) gelen o onbinbir kere garîbân bîçâreleri bir gün evvel veya bir gün sonra veya 2 gün evvel veya 2 gün sonra Arafatlara çıkarıb Kâbe etrafında fırıl fırıl ve başları dönünceye kadar gözyaşları içinde döndürüb durduk! Başka ne yapabilirdik? Aksi hâlde turizma hazînemizin köküne kıran girmiş olurdu!”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">İslâm dünyâsı denen o muhayyel ve musavver âlem, haccı derd edinmeden onbinbir kere daha evvel ve ehemmiyetle, Mekke ve Medîne gibi Mukaddes beldelerin <em><strong>&#8220;İstiklâl ve Hürriyeti&#8221;</strong></em> var mıdır, nerededir, nasıl geri alınır, bunun derdine düşmek mecbûriyyetindedir!. Aksi takdirde, <em><strong>&#8220;Hacı olduk, anadan doğma günahsız, pîr ü pâk vatanımıza dönüyoruz!&#8221;</strong></em> masallarıyla daha çoook perîşân yaşarlar; hacc şirketlerinin örümcek ağlarına takılan sinekler olarak ankebut tıynetli soygunculara iliklerini emdirirler&#8230;  Hele Âhıret hesabları, tahmîn edilemiyecek kadar bozuk; ve ihânet raporları, tembellik ve narkozlanma vesîkaları ile lebâleb dolu ve kirli çıkar!</p>
<p style="text-align: justify;">21)<em><strong> &#8220;Hesab-Rasat üçkâğıtçılarının&#8221;</strong></em> takvimlerinin de, kendilerinin de, Allâh belâlarını nasıl verdi; ve veriyor ve verecek de&#8230; Allâh Azze, sanki bu münkir sürülerden<strong> “Takvim Birliği”</strong> istiyor?. Allâh, <strong>“Hilâlin rü’yetinde birlik!”</strong> istiyor, takvimde aslâ!. Sen <strong>“hilâl”</strong> de, O’nu rü’yet et, ister isâbet et, ister etme!<strong> </strong>Koskoca  Şeyhülislâm Merhûm Sabri Efendi <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>“ŞERİATIN sâhibi böyle istiyor!”</strong></em></span> derken&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyhülislâm Merhûm Sabri Efendi Hazretleri ne buyurmuş, sâir fukahâ hangi ictihadları nakletmiş, müftâbih olan kaviller hangileridir, bunlar hiç ortada yok!</p>
<p style="text-align: justify;"> 22) Herşeyden evvel,  hilâlin rü&#8217;yetinde mutlak isâbet mükellefiyyeti, mecbûriyyeti, mahkûmiyyeti yok!. Vazîfeyi îfâ (rü&#8217;yet içün taharrî) mükellefiyyeti ve mecbûriyyeti var!. O koskoca, allâme-i cihân, hayatları insanüstü <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Müctehîdler</strong> </em></span>bile, mutlak isâbet ile mükellef değilken&#8230; Onlar bile sâdece bütün gayret ve himmetlerini doğruyu bulmaya hasretmekle mükellefdirler&#8230; Netîce, mutlak hakka ve doğruya isâbet etmese de, buna rağmen me’cûr olacakları ma’lûm! Bütün müslümanları, bütün dünyâda aynı günde bayram yapma <em><strong>mükellefiyeti</strong> </em>içine sokan kim?. Bu, teklif-i mâlâyutak değilse nedir; ve buna imkân olamıyacağı bedâhaten ortada değil midir? Târih meydanda, o koskoca İslâm coğrafyasında münâkalât ve muhâberâtın bugünün milyarda biri bile olamadığı devirlerde, kimler, hangi <em><strong>ŞÂHİDLER</strong> </em>kimlerin rü&#8217;yet-i hilâlini esâs almak içün eli kolu bağlı beklemiş ve haftalarca veya günlerce sürecek at sırtı seyyahati ile (rü&#8217;yet) haberleri taşınmış!???</p>
<p style="text-align: justify;">Modern, yani oryantalist çömezi yobaz ve münkirler, gûyâ aynı günde Ramazan&#8217;a başlıyacak ve bayram v.s. yapacaklar?. Bunun adı da, takvimleri batasıcaların <em><strong>&#8220;Takvim Birliği&#8221;</strong></em> olmuş olacak! Allâh Azze ve Celle ile Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm Hazretleri&#8217;nin <em><strong>&#8220;Takvim emri mi var; Hilâl&#8217;in taharrîsi emri mi?&#8221; (</strong></em>Takvim Birliği) diye bir zırva ve bâtıl uyduranlar, modern müsteşrik (oryantalist) çömezi, maaşlı ve lâyık, dembokratik bel&#8217;am ve müşriklerdir!</p>
<p style="text-align: justify;">23) Üstelik, bugün dâr-ı İslâm fıkhını tatbik değil, dâr-ı HARB (Dâr-ı Ridde, Dâr-ı azab, Dâr-ı İkrâh, Dâr-ı küfr, Dâr-ı şirk, v.s.) fıkhının tatbîki zarûrîdir. Bu takdirde de, soytarı yâveleri değil; her memleketdeki müslüman <span style="text-decoration: underline;"><strong><em>(LÂ İLÂHE&#8230; diyebilmiş müslüman emir veya rüesânın)</em></strong></span> tesbit ve ta&#8217;yinleri  esas alınacakdır vesselâm&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Beyinsiz ve muharrif soytarıların, hele lâyık ateistlerin resmî takvim, rasat ve hesab zırvaları aslâ mu&#8217;teber addedilemez&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Dünyânın başdan başa dar-ı harb olduğu hakîkatı nazara alınmadan; ve dâr-ı İslâm fıkhını esas alarak; ve şirk sistemlerini dâr-ı İslâm kabûl ederek, bugün  nasıl yaşanır? Bunu bile düşünmekden, bu modern ve dandik yobazlar âciz görünüyor!</p>
<p style="text-align: justify;">24) Dâr-ı İslâm olması hâlinde: Dünyânın BE denilen bir tarafında çıplak gözle hilâl görülmüşse, onun, dünyânın diğer TE denilen yerinde mu&#8217;teber olması içün 2 yerin de (DÂR-I İSLÂM) olması şart. Çünki BE denilen yerde hilâlin rü&#8217;yetini,  şerîat KADISI, (lâyık-ateist bir hâkim değil), şer&#8217;î şehâdet şartları taşıyan 2 müslümanın şehâdeti üzerinden tesbit ve ta&#8217;mîm edecek; sonra bu tesbit ve ta&#8217;mîme ŞEHÂDET edecek olan, şer&#8217;î şehâdet şartlarını hâiz 2 müslüman, TE denilen DÂR-I İSLÂM&#8217;daki ŞERÎAT KADISINA resmen beyân ve ikrârda bulunacak&#8230; Bundan sonra da o TE dârındaki kâdı, BE dârında rü&#8217;yet olunan hilâle binâen, kendi memleketinde <em><strong>&#8220;HİLÂL görülmüşdür!&#8221;</strong></em> diyebilecekdir.</p>
<p style="text-align: justify;">İmâm-ı Şâfî&#8217; mezhebine göre ise, şer&#8217;î şartlar çerçevesinde görülen bir hilâlin bağlayıcılığı ise 24 fersah (1 fersah 5-6 km) mesâfe içindeki dârda mu&#8217;teberdir.<em><span style="font-size: 14px;"> (Bkz: Ömer Nasûhî, İslâm İlmihâli)</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>26) &#8220;Bu iş, telgraf, telefon, tv, int, bilmem ne gibi âletlerle hemen olur!&#8221;</strong></em> denirse, ŞERİAT kitabları, Şeyhülislâm-Allâme ve Merhûm Mustafa Sabri Efendi de dâhil ulemâ ve fukahâ <em><strong>&#8220;OLMAZ, ŞÂHİD ŞART!&#8221;</strong></em> buyuruyor&#8230; Merhûm, <em><strong>&#8220;İslâm&#8217;da Hedef-i Münâkaşa Olan Mesâil&#8221;</strong></em> nâmı ile ilmî bir mecmua bulunan BEYÂNÜ&#8217;L-HAKK&#8217;da, bu noktaya da temas etmiş ve şöyle yazmışdır:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;Ramazan ve Şevvâl aylarının şer&#8217;an mer&#8217;î bulunan sübût sûretleri üzerine de birkaç söz söylemek istiyoruz. Bu husus da, her sene tekerrür eden tereddüdden kurtulmak üzere, mücerred &#8220;Hesab&#8221;la yahud bir memleketde sübûtunu haber veren telgrafla amel edilmek münâsib olacağı fikrinde bulunanlar eksik değildir. Bunlar, hele telgrafın, devletlerarası muhârebe ve mütâreke gibi mühim işlerde i&#8217;timâda şâyân görüldüğü hâlde, bu mes&#8217;elelerde gayr-i kâfî sayılmasına hayret ederler.</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Bu da şer&#8217;î hükümlerimizin mâhiyyetini bilmemekden ileri gelen bir telâşdır. Dînimizin hükümleri, velev terakkîden ibâret olan telefona tâbi&#8217; olmıyarak, her zaman ve her mekânda büyük beldelerden tutunuz da üç evli bir köye, bir çölün kenârında 2 gün içün kurulan birkaç çadıra kadar, müneccimsiz, takvimsiz, saatsiz, telgrafsız, trensiz velhâsıl fennî terakkînin yeni i&#8217;câdlarından hiçbirine muhtâc olmaksızın icrâsı kâbil olmak üzere vaz&#8217;olunmuşdur. Onun içündür ki, dînimiz &#8220;Semha-i beyzâ&#8221; adıyla yâdolunur.</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Ammâ nücûmî hesablara mürâcaat olunmadıkca, oruç ve namazın vakti pek doğru bir sûretde keştirilemiyormuş!. Ne zararı var! MAL SÂHİBİ BÖYLE İSTERİM, BÖYLECE KABÛL EDERİM DEDİKDEN SONRA, BİZİM VAZİFEMİZ TAAYYÜN ETMİŞ VE TEREDDÜDE MAHÂL KALMAMIŞDIR. Meselâ oruç bahsinde: <span style="text-decoration: underline;">&#8220;Ramazan hilâlini gördüğünüzde oruç tutunuz. Ramazan sonunda da hilâli gördüğünüzde iftâr ediniz. Ammâ bulut onu örtmüşse Ramazan ayını otuz gün olarak kabûl ediniz.&#8221;</span> buyurulduğu içün, hilâli görebilirsek tutmak ve bayram yapmak, göremezsek Şa&#8217;bân veya Ramazan&#8217;ı otuza tamamlamak borcumuzdur. Amma bununla isâbet vâki&#8217; olmıyacakmış, Ramazan&#8217;dan bir gün Şa&#8217;ban&#8217;a veya Şevval&#8217;den Ramazan&#8217;a geçecek, yahud Ramazan&#8217;dan bir gün kaybedilecekmiş gibi geliyorsa da, meşru&#8217; usûlüne uygun olarak her kaç gün tutuldu ise de, HAKÎKATDE Ramazan, ondan ibâret olarak ne eksik ne fazla, ne ileri ne de geri bulunacakdır&#8230;.&#8221;</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;Bütün bunlara sebeb de, ibâdetde ilâhî emre harfiyyen uygun hareketin taleb edilmiş olmasıdır. Çünki ibâdet, Ma&#8217;bud&#8217;un veya Rasûlü&#8217;nün sözünü tutub tutmıyanı ayırd edici bir imtihandan ibâret olub, arada mutlak ganî olan Ma&#8217;bud&#8217;un görülecek hiçbir işi yokdur ki, o işin bil&#8217;âhare diğer bir yolu keşfedilmiş olsun! Zâten her hususda emre tam ma&#8217;nâsıyla riâyet eden hızmetçi, emirde sebeb arayan, ona ma&#8217;nâ veren hızmetçiden çok daha makbûldür. Hele ibâdetde bizim yanlışlık veya eksiklik zannetdiğimiz şeyden, HÂLIK&#8217;ın, hâşâ ziyân etme ihtimâli yokdur. Emir hâricinde gösterilecek faaliyet ise, âmir ile me&#8217;mûr arasındaki  idrâk mertebelerinin farkı nisbetinde muhâtaralıdır. Meselâ çok çalışkanlık edib de, sabah namazı 3 rek&#8217;at kılınmış olsa, 2 yerine de kabûl olunmaz, büsbütün bozulur&#8230;</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Allâh Teâlâ&#8217;nın beyân buyurduğu amel yolu terk olunarak telgrafla da amel edilemiyeceği gibi, bu, kat&#8217;iyyeti hâiz olmadığından mu&#8217;teber de değildir. Çünki o, meydanda olmadığı gibi gâib olduğu içün, mechûl bir şahsın</strong></em><strong> kumandas</strong><strong>ına</strong><em><strong> tâbi&#8217; bir cansız mahlûkdan ibâret bulunduğu cihetle, DÎN NAZARINDA ALLÂH&#8217;IN MEDHİNE MAZHAR OLAN İNSANLARIN ŞEHÂDETİ DERECESİNDE BİR KUVVETİ HÂİZ OLAMAZ. Ammâ dünya işlerinde işimizin geri kalmak ihtimâlini bertaraf içün ihtiyâd olarak bu gibi vâsıtalara i&#8217;timâd ederiz.&#8221;</strong> <span style="font-size: 12px;">(Şeyhülislâm Mustafa Sabri, İslâm&#8217;da Hedef-i Münâkaşa olan Mesâil, İst. 1984, s.39-41)</span></em></p>
<p style="text-align: justify;">27) Şerîat ulemâsı ve ehline i&#8217;timâdı kalmamış bir takım pozitivist ve oryantalist çömezi; ve lâyık-dembokratik ve sarıklı-cübbeli politikacı sürtüklerin, ona buna şirin görünmek içün Allâh Azze&#8217;nin DÎNİNİ süflî akıl ve pislik hevâ ve hevesleri istikâmetinde yazboz tahtasına çevirmeleri, mülevves ve mübtezel bir iblislikden başka bir şey olamaz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-align: justify;">Bunun dışındaki echel-i cühelâ ve ekfer-i küferâ böcek sürülerine, sâdece edeble susmak düşer!. Yerini de söylemekden münâfıkca kaçarak, <em><strong>&#8220;Dünyanın başka tarafında hilâl görülmüşdür!&#8221;</strong></em> diyerek,<em><strong> &#8220;Bizde de yarın bayramdır; &#8220;bayram, ertesi gündür&#8221; diyenler fitne çıkarıyor!&#8221;</strong></em> diyen sakallı-cübbeli bir takım ekran şeytanları, takvimci münkirlerin tesbit etdiği günleri meşrû&#8217;laştırmak içün iblislik çevirmekde olub; tâğûtlara bel&#8217;amlık ve etek öpme yarışına giren aşşağılıklardır!.</span></p>
<p style="text-align: justify;">Bunların, aslâ i&#8217;rabda yeri olamaz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Hakk Teâlâ, mücerred, <strong>“rü’yet”</strong> ile ümmeti mükellef tutuyor; bu kuru kafalı modern yobazlar ise,<em><strong> “hayır, takvimde birlik sağlayıb aynı gün bayram yapacağız!”</strong></em> gibi bir şeytanlığın peşine düşüyor!. Mühürlülere ne yapılsa, fâidesi olmayacağı izahdan vârestedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">28) <em><strong>“Hicrî ayların hilâlini esas alacaksın!”</strong></em> diyen bizzat Cenâb-ı Hakk ve Allâh Rasûlü olacak, bu düalist ve inkârcı şeytanlar ise diyecek:</p>
<p style="text-align: justify;"><em> <strong>“- Yok öyle şey, bizim usûlümüz budur, takvim devrimi yapmış, Grogoriyen papazına ve onun îcâdı takvime rabt-ı kalb eylemişiz, Avrupa kabuklularına tam ve tam benzemeliyiz! Bu yoldan aslâ dönemeyiz, pozitivizma usûlleri bizim tanrımızdan gelen en hakîkî mürşid ve vahiylerimizdir; biz, Araboğlunun yâvelerini ve gökden indiği sanılan doğmaları, süt yoğurt kardeşliğini, falanı filanı ırgalamayız!”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Böyle diyerek Allâh ve Rasûlü&#8217;ne kafa tutacaklar, ve en büyük <em><strong>&#8220;Terörist&#8221;</strong></em> olacaklar!&#8230; İşte, bu adam ve madamların, üç paralık akıl ve mantık taşımadığını ALLÂH Azze böyle gözlere sokar; ve daha dünyâda, böylesine rezîl ve rüsvây eder!</p>
<p style="text-align: justify;">29) 15 asırlık rabbânî <strong>USÛLÜ</strong> beğenmiyen, Allâh’ın Dînini hevâ ve heveslerine göre kalıba döküb şekillendirmek istiyen münkirler, kendi usûlleri içinde, işte böyle boğulur ve hâk ile yeksân olub giderler&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Piç usûllerinin muhâfaza ve müdâfaasında Ebû Cehil inâdıyla ayak direyen; ve <em><strong>“küfr-i inâdî!”</strong></em> denen gayyâya düşen; ve lâyık tâğûtî düzenlerin BESLEMESİ müşrik ve modern bel&#8217;amlarla yobazların bilgilerine&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İlk intişârı: 28.10.2012) (tt)</em></p>
<p><strong><em>Son tashîh ve ilâvelerle: 21.05.2018 / 22:38</em></strong></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilal-dusmani-oryantalist-ve-bazi-sarik-cubbeli-comezler.html&amp;linkname=Hil%C3%A2l%20D%C3%BC%C5%9Fman%C4%B1%20Oryantalist%20Ve%20Baz%C4%B1%20Sar%C4%B1k-C%C3%BCbbeli%20%C3%87%C3%B6mezler%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilal-dusmani-oryantalist-ve-bazi-sarik-cubbeli-comezler.html&amp;linkname=Hil%C3%A2l%20D%C3%BC%C5%9Fman%C4%B1%20Oryantalist%20Ve%20Baz%C4%B1%20Sar%C4%B1k-C%C3%BCbbeli%20%C3%87%C3%B6mezler%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilal-dusmani-oryantalist-ve-bazi-sarik-cubbeli-comezler.html&amp;linkname=Hil%C3%A2l%20D%C3%BC%C5%9Fman%C4%B1%20Oryantalist%20Ve%20Baz%C4%B1%20Sar%C4%B1k-C%C3%BCbbeli%20%C3%87%C3%B6mezler%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilal-dusmani-oryantalist-ve-bazi-sarik-cubbeli-comezler.html&amp;linkname=Hil%C3%A2l%20D%C3%BC%C5%9Fman%C4%B1%20Oryantalist%20Ve%20Baz%C4%B1%20Sar%C4%B1k-C%C3%BCbbeli%20%C3%87%C3%B6mezler%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilal-dusmani-oryantalist-ve-bazi-sarik-cubbeli-comezler.html&amp;linkname=Hil%C3%A2l%20D%C3%BC%C5%9Fman%C4%B1%20Oryantalist%20Ve%20Baz%C4%B1%20Sar%C4%B1k-C%C3%BCbbeli%20%C3%87%C3%B6mezler%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilal-dusmani-oryantalist-ve-bazi-sarik-cubbeli-comezler.html&amp;linkname=Hil%C3%A2l%20D%C3%BC%C5%9Fman%C4%B1%20Oryantalist%20Ve%20Baz%C4%B1%20Sar%C4%B1k-C%C3%BCbbeli%20%C3%87%C3%B6mezler%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilal-dusmani-oryantalist-ve-bazi-sarik-cubbeli-comezler.html&amp;linkname=Hil%C3%A2l%20D%C3%BC%C5%9Fman%C4%B1%20Oryantalist%20Ve%20Baz%C4%B1%20Sar%C4%B1k-C%C3%BCbbeli%20%C3%87%C3%B6mezler%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilal-dusmani-oryantalist-ve-bazi-sarik-cubbeli-comezler.html&amp;linkname=Hil%C3%A2l%20D%C3%BC%C5%9Fman%C4%B1%20Oryantalist%20Ve%20Baz%C4%B1%20Sar%C4%B1k-C%C3%BCbbeli%20%C3%87%C3%B6mezler%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilal-dusmani-oryantalist-ve-bazi-sarik-cubbeli-comezler.html&amp;linkname=Hil%C3%A2l%20D%C3%BC%C5%9Fman%C4%B1%20Oryantalist%20Ve%20Baz%C4%B1%20Sar%C4%B1k-C%C3%BCbbeli%20%C3%87%C3%B6mezler%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilal-dusmani-oryantalist-ve-bazi-sarik-cubbeli-comezler.html&amp;linkname=Hil%C3%A2l%20D%C3%BC%C5%9Fman%C4%B1%20Oryantalist%20Ve%20Baz%C4%B1%20Sar%C4%B1k-C%C3%BCbbeli%20%C3%87%C3%B6mezler%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilal-dusmani-oryantalist-ve-bazi-sarik-cubbeli-comezler.html&amp;linkname=Hil%C3%A2l%20D%C3%BC%C5%9Fman%C4%B1%20Oryantalist%20Ve%20Baz%C4%B1%20Sar%C4%B1k-C%C3%BCbbeli%20%C3%87%C3%B6mezler%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilal-dusmani-oryantalist-ve-bazi-sarik-cubbeli-comezler.html&amp;linkname=Hil%C3%A2l%20D%C3%BC%C5%9Fman%C4%B1%20Oryantalist%20Ve%20Baz%C4%B1%20Sar%C4%B1k-C%C3%BCbbeli%20%C3%87%C3%B6mezler%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilal-dusmani-oryantalist-ve-bazi-sarik-cubbeli-comezler.html&amp;linkname=Hil%C3%A2l%20D%C3%BC%C5%9Fman%C4%B1%20Oryantalist%20Ve%20Baz%C4%B1%20Sar%C4%B1k-C%C3%BCbbeli%20%C3%87%C3%B6mezler%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilal-dusmani-oryantalist-ve-bazi-sarik-cubbeli-comezler.html&amp;linkname=Hil%C3%A2l%20D%C3%BC%C5%9Fman%C4%B1%20Oryantalist%20Ve%20Baz%C4%B1%20Sar%C4%B1k-C%C3%BCbbeli%20%C3%87%C3%B6mezler%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilal-dusmani-oryantalist-ve-bazi-sarik-cubbeli-comezler.html&amp;linkname=Hil%C3%A2l%20D%C3%BC%C5%9Fman%C4%B1%20Oryantalist%20Ve%20Baz%C4%B1%20Sar%C4%B1k-C%C3%BCbbeli%20%C3%87%C3%B6mezler%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhilal-dusmani-oryantalist-ve-bazi-sarik-cubbeli-comezler.html&#038;title=Hil%C3%A2l%20D%C3%BC%C5%9Fman%C4%B1%20Oryantalist%20Ve%20Baz%C4%B1%20Sar%C4%B1k-C%C3%BCbbeli%20%C3%87%C3%B6mezler%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/hilal-dusmani-oryantalist-ve-bazi-sarik-cubbeli-comezler.html" data-a2a-title="Hilâl Düşmanı Oryantalist Ve Bazı Sarık-Cübbeli Çömezler!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/hilal-dusmani-oryantalist-ve-bazi-sarik-cubbeli-comezler.html">Hilâl Düşmanı Oryantalist Ve Bazı Sarık-Cübbeli Çömezler!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/hilal-dusmani-oryantalist-ve-bazi-sarik-cubbeli-comezler.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hilâli Görmek</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/basmuallim/hilali-gormek.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/basmuallim/hilali-gormek.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2021 04:52:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BAŞMUALLİM]]></category>
		<category><![CDATA[Ru'yet-i Hilâl]]></category>
		<category><![CDATA[hilali görmek]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=6635</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazanda en nazik işlemlerden birisi Ramazan ile 1 Şevval gününün emin şekilde tesbitinde… Kamerin incecik bir kıl gibi </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/basmuallim/hilali-gormek.html">Hilâli Görmek</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;">HİLÂLİ GÖRMEK</span></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><em><span style="text-decoration: underline;">Merhûm Üstâd Necib Fâzıl </span></em></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Ramazanda en nazik işlemlerden birisi Ramazan ile 1 Şevval gününün emin şekilde tesbitinde… Kamerin incecik bir kıl gibi görünüp uçuverdiği gece o ayın müjdecisidir ve bu görünüşün ismi hilâldir.</p>
<p style="text-align: justify;">İslâmın ve bayrağımızın remzi olan hilâli tesbitte dünya üzerindeki Müslümanların gözlerinden başka şahit kabul edilemez. İlim dedikleri hesapların sözde bilgi kibirinden başka mânası olamaz. İlim yanılabilir, fakat göz, görebildiğinde aldanmaz.  Limanı gören gemi kaptanının pusulaya ihtiyacı olamaz. İşi illa hesaba dökmek isteyenlerin inadı, hasta iyi olduktan sonra ilaç vermeye kalkışan (formalite) yobazı doktorun ısrarına benzer. Hesabta “ilmel-yakîn” varsa, görmekte “aynel-yakîn” var… Ve esasen oruç emri böyle başlayıp böyle gittiğine göre yine böyle devam etmesi gerektiğini anlamamak ve dini birtakım ilim kılıklı cehaletlerin emrine vermek ne idraksizlik!.. İşte kötü bid’at örneğinin ta kendisi ve çağ dışı olmak yerine çağ içi en (modern) şekli!…</p>
<p style="text-align: justify;">Ramazanda, ilim dedikleri, hakîkatte birbirinin yanlışını çıkarmaya memur bilgi tezgâhtarlarının hatası şuradan bellidir ki, bir kerecik olsun tayinleri doğru çıkmamış ve bildirdikleri gün daima önceye değil, 1 gün sonraya gelmiştir. Önceye gelseydi, diyebilirdik ki, Müslümanlar hilâli 1 gün sonra gördü; ya evvel görenlerin gözleri neye tesadüf etti? Hilâl yerine bir göktaşına mı? Bu meselede anlayışsızlık yürekler acısıdır; ve Bayram gününedek uzandığı için Müslümanları haram günde bile oruç tutmaya zorlayıcıdır. Eskiden, haberleşmenin zor olmasına ve her mıntıka kendi görgü şahitlerine dayanarak iş görmesine rağmen bozulmayan düzen, şimdi Filipinlerde bile Hilâl görünse bir anda dünyaya yayılabileceği mesut şartlar içinde bedbahttır. Niçin öbür İslâm ülkelerinde ilme itibar yok da bizde var? Zaman ve mekân dışı yaşıyoruz da onun için… Asıl ilim, ilmi anlamaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Hadis emri, “Oruca hilâli görmekle başlayınız ve eğer görmek mümkün olmazsa Şaban ayını 30 gün sayarak ertesi günü Ramazan kabul ediniz!” meâlinde iken, bu işde gayretkeşlik, budala bir nâdânlıktan başka bir şeye yorulamaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Havanın açık bulunduğu şartlarda hilâli görmemek mümkün olamaz; bütün dünyada da kapalı olması imkânı düşünülemez… O halde bunca basit bir işde bu gaflet ne demek ola?.. Dünyanın bir yerinde iki Müslüman ve adil şahit “gördük!” der demez gerçekleşecek ve o anda bütün İslâm alemine yayılabilecek bir vâkıa üzerinde bu çekişme abestir.</p>
<p style="text-align: justify;">Şeriatte, mevkiin en yüksek yerine çıkıp göğü tarassut eden iki âdil Müslümanın şahitliği yeterlidir. Ramazan içinde de büyüyen ayın kaçıncı gününü kaydettiği belli olacağına göre Şevval’in ilk gününü tesbit kolaylaşmaktadır. Bütün zorluk bazı kamerî aylarının 29 çekmesinden doğmakta ve bunun çaresi de yine rûyete dayanmakta… O halde?..</p>
<p style="text-align: justify;">Bu şartlar altında Müslüman –Türk’e vazife, intibaksızlık görüldü mü, son günü oruç tutmayıp Bayram çıkar çıkmaz ilk ve son olarak iki günü kaza etmek… Birinde “ya geç kaldımsa?”, öbüründe “ya haram güne tesadüf ediyorsam?” kaygısı…</p>
<p style="text-align: justify;">Bu şekilde rûyet, “Kifâyet Farzı” olarak vâcib…</p>
<p style="text-align: justify;">Siz farz ve vâcible alıp vereceği olmayanlara değil, emriyle oruç tuttuğumuz Allah’ın gösterdiğine göre iş görünüz. Bu bahiste bilgiçlik ve müneccimlik iddialarına itibar olmadığı en eski devirlerden beri İslâmî bir ölçü…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">[ İMAN ve İSLÂM ATLASI, Sayfa: 170-171 ]</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fhilali-gormek.html&amp;linkname=Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fhilali-gormek.html&amp;linkname=Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fhilali-gormek.html&amp;linkname=Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fhilali-gormek.html&amp;linkname=Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fhilali-gormek.html&amp;linkname=Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fhilali-gormek.html&amp;linkname=Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fhilali-gormek.html&amp;linkname=Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fhilali-gormek.html&amp;linkname=Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fhilali-gormek.html&amp;linkname=Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fhilali-gormek.html&amp;linkname=Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fhilali-gormek.html&amp;linkname=Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fhilali-gormek.html&amp;linkname=Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fhilali-gormek.html&amp;linkname=Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fhilali-gormek.html&amp;linkname=Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fhilali-gormek.html&amp;linkname=Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fhilali-gormek.html&#038;title=Hil%C3%A2li%20G%C3%B6rmek" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/basmuallim/hilali-gormek.html" data-a2a-title="Hilâli Görmek"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/basmuallim/hilali-gormek.html">Hilâli Görmek</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/basmuallim/hilali-gormek.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
