<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dinler arası diyalog arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<atom:link href="http://www.turkcesi.biz/tag/dinler-arasi-diyalog/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkcesi.biz/tag/dinler-arasi-diyalog</link>
	<description>Hakkın ve Sabrın T&#252;rk&#231;esi imani, fikri, edebi, tarihi ve siyasi neşriyatdır...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 08 May 2021 10:59:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.4</generator>

<image>
	<url>http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/06/cropped-osmanli-armasi-site-ikonu-50x50.jpg</url>
	<title>dinler arası diyalog arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<link>http://www.turkcesi.biz/tag/dinler-arasi-diyalog</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>-5- Durun Kalabalıklar!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/sizlerden-gelenler/5-durun-kalabaliklar.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/sizlerden-gelenler/5-durun-kalabaliklar.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ziyai]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2021 15:08:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sizlerden Gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[dinler arası diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[maske]]></category>
		<category><![CDATA[rahmi koç]]></category>
		<category><![CDATA[Rockefeller]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=12750</guid>

					<description><![CDATA[<p>DURUN KALABALIKLAR! (5) Efe URAL Rahmi Koç, idolleri arasında olan, insanların hayatını kolaylaştırdığı ve barış için çalıştığını belirttiği David Rockefeller ile. David Rockefeller’in elinden  ‘Hayırseverlik’ alanında<span class="excerpt-hellip"> […]</span></p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/sizlerden-gelenler/5-durun-kalabaliklar.html">-5- Durun Kalabalıklar!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><em><strong><u>DURUN KALABALIKLAR!</u></strong></em></h1>
<h1 style="text-align: center;"><em><strong>(5)</strong></em></h1>
<p style="text-align: right;"><span style="text-decoration: underline; color: #cc0000;"><em><strong>Efe URAL</strong></em></span></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-12754 size-full" src="http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2021/03/bir.jpg" alt="" width="269" height="229" srcset="http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2021/03/bir.jpg 269w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2021/03/bir-150x128.jpg 150w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2021/03/bir-172x146.jpg 172w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2021/03/bir-50x43.jpg 50w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2021/03/bir-88x75.jpg 88w" sizes="(max-width: 269px) 100vw, 269px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>Rahmi Koç, idolleri arasında olan, insanların hayatını kolaylaştırdığı ve barış için çalıştığını belirttiği David Rockefeller ile.</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>David Rockefeller’in elinden  <strong>‘Hayırseverlik’</strong> alanında ABD’nin en prestijli ödülü <u>Carnegie Medal of Philanthropy’i</u> alan Rahmi Koç’un, konuşmasının son cümlesi olan<strong>: “Bu ödülü sadece ailem için değil, ülkem için de alıyorum”</strong> sözlerinin ardından gözleri doldu. 500 kişilik salon Koç’u ayakta alkışlarken, ödülünü alarak sahnedeki sandalyesinde oturan New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg de ayağa kalkarak uzun süre Koç’u alkışladı.<br />
Rahmi Koç’u uzun zamandan bu yana tanıdığını belirten David Rockefeller, Koç ailesinin yaptıklarının çok değerli olduğunu, Türkiye’nin geleceğinde bu yardımların önemli rol oynayacağını söyledi. Rockefeller böylesine önemli bir ödülü almalarından dolayı tüm Koç ailesini tebrik etti. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Ödülü alanlar arasında Gates ailesi, Rockefeller ailesi, George Soros ve Ted Turner gibi pek hayırseverlerde mevcutdu… <strong>Yalnız bu HAYIRSEVERLERİN hepsi de aynı dertten muzdarib: DERTLERİ NÜFUS…</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Devlet Arşivlerinde kayıtlı olan evrakların birinde, David Rockefeller’in ağabeyi John Davison Rockefeller <strong>1966’da</strong> Türkiye’de başbakanlık makamında bulunan Süleyman Demirel’e gönderdiği mektubunda <strong><u>hızlı nüfus artışının önüne geçebilmek</u></strong> için alınması gereken tedbirlerin sıralandığı bir belge yazdığını, hükümet başkanlarının bu belgeyi imzalayarak ortaklaşa yayınlamaları hâlinde metne Amerikan Başkanı Lyndon Johson’un da imzasını koyacağını söylüyordu. Bir başka mektubunda da bildirinin Hindistan, Pakistan, Güney Kore, Seylan, Singapur, Malezya, Japonya, Nepal, Mısır ile Suriye’den meydana gelen Birleşik Arap Cumhuriyeti, Tunus, Türkiye, Fas, Kenya, Şili, Kolombiya, Jamaika, İsveç, Finlandiya ile Yugoslavya’nın başbakanları tarafından imzalanacağını ümid ettiğini yazıyordu. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Süleyman Demirel 1967’de gönderdiği cevabî mektupta, “<strong><u>Çabalarınızı hayranlıkla ve bütün kalbimle desteklememe</u> rağmen bu metne imza koymama maalesef imkân yok; zira son derece hassas böyle bir işin başbakanlar değil, uluslararası teşkilâtlar, meselâ Birleşmiş Milletler tarafından yapılmasının daha doğru olacağını düşünüyorum</strong>” demişti…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><u>Ted Turner</u></em><em>: <strong>‘’Dünya nüfusunu dengelemek zorundayız. Çok fazla insan var, bu yüzden küresel ısınma var. Çünkü çok fazla insan çok fazla şey kullanıyor, ama daha az insan olsa, daha az şey kullanıyor olacaklardı.’’</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><u>David Rockefeller <strong>1994</strong> yılında yaptığı bir konuşmada şöyle diyordu</u></em><em>: </em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>‘’Dünya nüfusu<u>,</u> <u>2020</u> yılında 8 milyarı aşabilir. Nüfus artışının, tüm dünya ekosistemi üzerinde negatif etkisi korkunç şekilde ortaya çıkıyor. Dünyadaki enerji ve su arzının hızla artan sömürüsü derin bir endişe mevzû’udur. Geniş çaplı endüstrileşmenin sonucu oluşan zehir ve atmosferin kirlilik oranları, tehlikeli seviyelere ulaştı. Milletler, nüfus artışı sonucu kaynakların aşırı tüketilmesinin ve çevresel yıkımın ortaya koyduğu bu sınırlar ötesi problemlerle mücadele etmek için birlikte çalışmayı kabul etmedikçe, dünyamızda düzgün bir hayata dair umutlar tehdit altında olacaktır.’’</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bilderberg katılımcısı <strong>Mehmet Ali Birand’ın</strong> hazırladığı bir belgeselde nüfus planlamasına değinen <strong><u>Vehbi Koç</u></strong>:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>‘<strong>’Hızla nüfusumuz arttığı takdirde Türkiye’nin kalkınmasına <u>İMKÂN, İHTİMÂL yoktur.</u></strong>’’</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> Diyor. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Belgeselin devamında:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>‘’Ben dindar bir insanım fakat dünya işleriyle din işlerini ayıran eden bir insanım. Dünyada bir kuvvet var, ben bu kuvvete inanıyorum’’</strong> diyor. Halbuki, <strong>MÂLİKÜ’L-MÜLK olan Cenâb-ı Hak Hazretleri, sonsuz kudret ve kuvvet sahibi, bütün varlık âleminin TEK HÂKİMİDİR!</strong>  Ayrıca alemlere rahmet olarak gönderdiği Resûl-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) efendimiz, &#8220;Evleniniz, çoğalınız, çünkü ben kıyamet gününde sizin çokluğunuzla iftihâr edeceğim.&#8221; (Beyhaki) buyurmakta. Ne diyelim kuvvetler ayrılığı varmış!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><u>Rahmi Koç bir beyânâtında</u></em><em>: <strong>‘’Nüfus seksen milyon kişiye doğru gidiyor. Bu da BİZE BÜYÜK BİR AYAK BAĞI oluyor. Halbuki elli, altmış milyonda kalsaydık çok daha zengin olurdu bu ülke’’</strong> diyor. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>MUTLAK NİZAMIN terkedildiği yerde, BİTİK ZİHNİYETİN geldiği nokta budur !</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Council on Foreign Relations (CFR) Uluslararası Danışma Kurulu’nda yer alan Rahmi Koç’un önderliğinde, aralarında eski TBMM başkanı, bakanlar, üniversite rektörleri, silahlı kuvvetler mensupları, Merkez Bankası başkanı, AİHM yargıcı, emekli büyükelçiler ile önde gelen iş insanları, hukukçular, bilim insanları, sanatçılar ve basın mensuplarının yer aldığı küresel aklın yerel konseyi<u>,</u> <strong><u>CFR’nin Türkiye ayağı GLOBAL İLİŞKİLER FORUMU (GİF)</u></strong> 2009 yılında kuruldu. Resmi açılış konuşmasının Abdullah Gül’ün yaptığı GİF’in kurulmadan evvel Rahmi Koç,  <strong>Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan ile konuyu görüştük ve <u>öncelikle ONLARIN İCAZETLERİNİ aldıklarını</u> </strong>belirtti. [7]</em></p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-12755 size-full" src="http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2021/03/iki.jpg" alt="" width="573" height="382" srcset="http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2021/03/iki.jpg 573w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2021/03/iki-150x100.jpg 150w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2021/03/iki-300x200.jpg 300w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2021/03/iki-219x146.jpg 219w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2021/03/iki-50x33.jpg 50w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2021/03/iki-113x75.jpg 113w" sizes="(max-width: 573px) 100vw, 573px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Richard Nathan Haass (CFR Başkanı) &#8211; Ali Babacan – Rahmi Koç –Volker Perthes (Alman Siyaset Bilimci)</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em> </em><em>Chatham House’un Mütevelli Heyeti’nde Sûzan Sabancı’dan sonra bayrağı teslim alan kişi <strong>Ali Koç</strong> olmuştur. Ali Koç aynı zamanda CFR’nin Küresel Danışmanlar Kurulu üyesidir. Aileyi Bilderberg’de temsil eden uzun süre Mustafa Koç olmuş sonrasında devam ettiren Ömer Koç’tur. Her kanaldan operasyonlar tamam&#8230;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Geçmişden günümüze her sene <strong>gizli kapılar ardında yapılan </strong> Masonik Bilderberg toplantılarına, her alanda katılımlar olmuş ve olmaktadır. Bulunduğumuz <strong>PLANDEMİ</strong> sürecinde de onların her alanda <strong>MASKE-MESAFE-TEMİZLİK-KARANTİNA-AŞI</strong> destekçisi olduğunu hatta bazılarının hasta olmuş gibi yaptıklarını görebilirsiniz!.. Geçmişten günümüze bu akıllarla beraberlik kuranların bazılarına geçelim:</em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>İhsan Doğramacı</u></em></strong><strong><em> (BİLDERBERG)</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Dönemin Sağlık Bakanı olan mason Behçet Uz’un gayretleriyle Türkiye’de DSÖ kurulmuş ve Anayasa oluşturma çalışmalarına fiilen katılmıştır. Dünya Sağlık Örgütü Anayasası, 22 Temmuz 1946 tarihinde ülkemizin de aralarında bulunduğu 61 ülkenin temsilcisi tarafından imzalanmıştır. DSÖ Anayasası Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti adına, ismi mason listelerinde geçen <strong>Prof. Dr. İhsan Doğramacı</strong> tarafından imzalanmıştır.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>İmzalanan Dünya Sağlık Örgütü Anayasasında Örgüt’ün görevleri kısmındaki, ‘’<strong>Uluslararası sağlık çalışmalarında <u>YÖNETİCİ ve KOORDİNE</u> edici bir otorite olarak hareket etmek.</strong>’’ maddesi ile görev teslimi anlaşma ile kayıtlara geçmiştir.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>İhsan Doğramacı 12 Eylül askeri darbesini yapanlarla işbirliği yaptığı için eleştirilir.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Milletvekili Selçuk Özdağ bir beyanında, 12 Eylül 1980 darbesinden sonra 1402 sayılı yasa ile üniversiteden uzaklaştırılan Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu’nun kendisine anlattığı bir malumâta göre<strong>, ‘’Fetö lideri Fetullah Gülen ABD&#8217;ye gitmeden önce Hacettepe Üniversitesi&#8217;ne yatıyor ve burada kendisine bir rapor alınıyor.</strong> <strong>Bu raporu İhsan Doğramacı Gülen için özel hazırladığını söylüyor</strong>.’’ demiştir.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Fethullah Gülen ile İhsan Doğramacı Ankara’da reklam panolarında yer alan dev bir afişte bir araya gelmişti. İkilinin fotoğrafı olduğu afişin üzerinde “<strong>Bizi Bizden Kimse Koparamaz</strong>” yazıyordu. Ancak afiş bir gün içerisinde apar topar kaldırılmıştı. Mesaj yerine ulaşmıştı herhalde!.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>İhsan Doğramacı, önemli bir boşluğu dolduracağına inandığı <strong>“Dünya Sağlık Örgütü ve Türkiye İle İlişkileri”</strong> isimli kitabın yazarlarını kutlamıştı. Kitapda, 1984 yılında Türkiye ile DSÖ arasında imzalanan Temel Sağlık Hizmeti Projesi&#8217;nin yürütülmesi için <strong>Türkiye ve UNICEF’in, </strong>aralarında bir program yapdığı yazar. Bu programa göre 1985 yılı içerisinde tüm Türkiye&#8217;yi kapsayacak bir aşı kampanyası başlatıldığı bu kitabdadır. Ayrıca, <strong>DSÖ, UNICEF, Dünya Bankası, UNDP, Rockefeller Vakfı ve Rotary Kulüpleri&#8217;nin maddi katkıları ile Türkiye Sağlık Bakanlığı&#8217;nın yürüttüğü hızlandırılmış ve genişletilmiş aşı kampanyası yapıldığı da adı geçen kitabda yer alır&#8230;</strong> Kampanyanın amacı, 0-1 yaş grubu bebekler başta olmak üzere 5 yaşının altındaki tüm çocukların aşılanmasını sağlamakdır&#8230;</em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>Canan Dağdeviren</u></em></strong><strong><em> (BİLDERBERG)</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em><u>MIT Media Lab</u></em><em> / Kadir Has Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Alanında tek olarak <strong>2018</strong> yılında toplantıya katılmıştır.</em><em> Dağdeviren, </em><em>Piezoelektrik</em><em> malzemelerin (üzerine bir basınç, kuvvet uygulandığı zaman bu basınçtan elektrik enerjisi üretebilen malzemeler) insan organlarının üzerine yerleştirilerek, onların hareketini elektrik enerjisine çeviren cihazların mucididir. Canan’ın <strong>kalp için ürettiği ÇİP</strong>, kalp atışlarının oluşturduğu enerjiyi elektriğe dönüştürerek çipi devamlı şarj ediyor ve bataryaya ihtiyaç duymadan çalışabiliyor. Kalp, diyafram ve akciğerlerin hareket enerjisini, elektrik enerjisine dönüştürerek, aynı zamanda depolama yeteneğine sahip bir cihaz geliştiren ve ona &#8220;Giyilebilir kalp pili&#8221; diyen Canan, vücut içine yerleştirilebilen bu cihazı, incecik bir film tabakasına benzetiyor. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Canan, Sabancı Üniversitesine tam burslu olarak kabul edildikden sonra, </em><strong><em>Fulbright</em></strong><em> bursu kazanarak ABD’de doktora eğitimine başladı. <u>Fulbright bursu nedir</u>? </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Fulbright Programı, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkeler arasında kültürler arası ilişkileri, kültürel diplomasiyi ve kültürler arası yetkinlikleri bilgi ve beceri alışverişi yoluyla geliştirmeyi amaçlayan Amerika Birleşik Devletleri Kültürel Değişim Programlarından biridir. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Türkiye 1946’dan sonra, İKİNCİ adamın önderliğinde, ABD’nin sömürgesi konumuna girmesi hususunda önemli rol oynayan anlaşmalardan biri de Türkiye ve ABD Hükümetleri Arasında Eğitim Komisyonu Kurulması hakkındaki anlaşmadır. Türkiye Fulbright Eğitim Komisyonu, ya da diğer bir adıyla Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri Kültürel Mübadele Komisyonu, 1949 yılında Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri arasında imzalanan ikili anlaşmadır</em><em>.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Ali Babacan da, Fulbright Bursu&#8217;yla ABD&#8217;ye gitmiştir.</em></strong><em> Bir gün namaz çıkışı halktan birisi Ali Babacan’a, </em><em> </em><em>&#8220;<u>Siz hiç Bilderberg toplantısına katıldınız mı?</u>&#8221; sualine &#8220;<u>Evet katıldım, Tayyip bey gönderdi, gittim</u>&#8221; diyerek cevap verir. Bu kez: &#8220;<u>Ne olduğunu bilmiyor muydun?</u>&#8221; deyince, Babacan: “<u>Toplantıya gidince öğrendim</u>” karşılığını verir! Sonra birisi araya girerek soran kişiye çıkışır, Babacan’da aracına biner ve mevzû kapanır&#8230;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Toplantılara AKP’nin iktidara geldiği yılın hemen ardından başlaması, gerçeğini değiştirmiyor. <strong>8 kez katıldığı</strong> toplantılara Babacan’ın o adama “<strong>Bilderberg’in ne olduğunu toplantıya gidince öğrendim</strong>” demesi de garib değil mi?.  Madem öyle, içeriğini öğrendiği halde diğer Bilderberg toplantılarına neden katıldı? İşte bunun adı <strong>POLİ-TİKA!</strong> Şimdi yeni partisi içinden, eski partisinin yanlışlarını söylemekde!…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>BİLDERBERG’E İştirak sağlayan bazı isimler:</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Mehmet Şimşek</em></strong><em> (AKP) – <strong>Faik Öztrak</strong> (CHP) &#8211; <strong>Selin Sayek Böke</strong> (CHP) – <strong>İlhan Kesici</strong> (CHP) – <strong>Umut Oran</strong> (CHP) – <strong>Şafak Pavey </strong>(CHP) – <strong>Egemen Bağış</strong> (AKP) – <strong>Kemal Derviş</strong> (CHP) – <strong>Mehmet Ağar</strong> (DYP) – <strong>İsmail Cem</strong> (DSP) – <strong>Cem Boyner</strong> (YDH) &#8211;  <strong>Vahit Melih Halefoğlu</strong> – <strong>Ali Bozer</strong> &#8211; <strong>Erdal İnönü</strong> &#8211; <strong>Mesut Yılmaz</strong> – <strong>Gündüz Aktan</strong> – <strong>Osman Olcay</strong> – <strong>Yıldırım Aktürk</strong> – <strong>Kamran İnan</strong> – <strong>Bülent Ecevit</strong> – <strong>Turhan Feyzioğlu</strong> (</em><em>Türkiye Barolar Birliği</em><em> Başkanı </em><em>Metin Feyzioğlu</em><em>&#8216;nun dedesi) – <strong>İhsan Sabri Çağlayangil</strong> – <strong>Hasan Esat Işık</strong> – <strong>Selahattin Beyazıt </strong>&#8211; <strong>Nejat Eczacıbaşı </strong>&#8211;<strong> Selçuk Yaşar </strong>&#8211; <strong>Rüşdü Saraçoğlu </strong>&#8211; </em><em> </em><strong><em>Rahmi Koç</em></strong><em> &#8211;<strong> Tuncay Özilhan</strong> –<strong> Süreyya Ciliv </strong>&#8211; <strong>Fehmi Koru </strong>–<strong> Mustafa Akyol </strong>–<strong> Nuray Mert </strong>–<strong> Ruşen Çakır </strong>&#8211; <strong>Gönenç Gürkaynak</strong> &#8211; <strong>Muharrem Nuri Birgi</strong> (1957 &#8211; </em><em>Bilderberg toplantısına</em><em> katılan ilk kişidir.)</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>Nilüfer Göle (BİLDERBEG)</u></em></strong><em><u> – <strong>İstanbul Politikalar Merkezi Danışma Konseyi Üyesi</strong></u></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Eski </em><em>C</em><em>HP </em><em>Kars</em><em> milletvekili </em><em>Turgut Göle</em><em>’nin kızı olan sosyoloji profesörü ve yazar Nilüfer Göle’nin katıldığı programda şöyle diyor: <strong>‘’Bakıyoruz ki, sanayileşme dediğimiz savaşlar bütün bütçelerin savaş ve silahlara ayrıldığını bunun yanı sıra sağlığın o kadar da önemsenmediğini gösteriyor yani düşmanı, hep biz ve diğer insanlar olarak gördük ve yatırım yaptığımız şey silah sanayi oldu sağlık olmadı.’’</strong> </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bill Gates’in 2015’te yaptığı konferansını hatırlarsak, o da şöyle diyordu: <strong>‘’Nükleer caydırıcı silahlara büyük bir miktarda yatırım yaparken aslında hastalıkları durdurabilecek bir sisteme çok az yatırım yaptık.’’</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Bütün dünyada kanser ve diğer çeşitli hastalıklardan pek çok insan ölmüş ve ölmekteyken, bu son <u>salgında mı sağlık yatırımları akıllara geliyor</u> anlamak zor!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Geçmişten günümüze onlarla beraber, siyasileri, üniversite görevlilerini, yazarları, iş dünyası, medya ve birçok alanda Bilderberg katılımcılarını görebilirsiniz. Örülen örümcek ağının bir başka kolu da, <strong><u>CFR’nin Avrupa şubesi olan</u></strong><u> <strong>ECFR</strong></u>, European Council on Foreign Relations yani Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’dir. ECFR Konseyi, kendisini, &#8220;<strong>ECFR&#8217;nin pan-Avrupa kimliğinin en güçlü ve en görünür ifadesi</strong>&#8221; diye tanıtıyor. Konseyin kıdemli politikacı üyesi, Cumhuriyet Gazetesi yazarı, Bilderberg katılımcısı <strong>Aslı Aydıntaşbaş’dır</strong>. Yazar hanım aynı zamanda İmamoğlu ile birlikte<strong> İBB tarihinde ilk kez </strong>kurulan kent konseyi üyelerinden!. </em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>ECFR Meclis Üyeleri:</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>AHMET DAVUTOĞLU</em></strong><em> – <strong>İBRAHİM KALIN </strong>– <strong>SUAT KINIKLIOĞLU</strong> – <strong>BAHADIR KALEAĞASI &#8211; AYŞE KADIOĞLU –</strong> <strong>SENEM AYDIN DÜZGİT</strong>– <strong>HANZADE DOĞAN BOYNER</strong> &#8211; <strong>SOLİ ÖZEL &#8211;</strong>  <strong>ECE GÜNER TOPRAK</strong> (CHP Milletvekili Erdoğan Toprak’ın eşi) – <strong>BEHLÜL ÖZKAN</strong> (Bilderberg) – <strong>SİNAN ÜLGEN</strong> (Bilderberg) – <strong>ÜMİT BOYNER</strong> (Bilderberg) [8]</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>Küresel-Masonik kuruluş olan CFR’nin Türkiye işbirlikçisi olan Global İlişkiler Forumu (GİF), Rahmi Koç’un önderliğinde teşkilatlanan ve vazife alan bazı isimler:</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>MUALLA SELÇUK</u></em></strong><strong><em> – Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Din Eğitimi Profesörü.</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>1998-2003 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü, 2001-2008 yılları arasında Diyânet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi, 2002-2008 yılları arasında Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dekanı, 2009-2013 yılları arasında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitimi Bölüm Başkanı olmuştur.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>DİYÂNET İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyeliği&#8217;ne <strong>atanan ilk kadın üye</strong> olan Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dekanı ve MEB Din Öğretimi Genel Müdürü Prof. Dr. Mualla Selçuk, 2001 yılında Kur’ân-ı Kerîm ve Fâtiha Sûresi okunurken başını örtmemişti…<br />
Din İşleri Yüksek Kurulu&#8217;nun yeni üyelerinin göreve başlama törenine, dönemin Diyânet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, Fazilet Partili Lütfi Doğan ile eski Diyanet İşleri Başkanları ve Din İşleri Yüksek Kurulu&#8217;nun üyeleri katılmıştı. Başkan Nuri Yılmaz: ‘‘<strong><u>Din eğitimi konusunda, kendisinden büyük ölçüde yararlanacağız</u></strong>’’ dedi.  Selçuk, kadınların başını örtmesi gerektiği yönündeki yaygın görüşe rağmen Kur’ân okunurken başını örtmemiş, Fâtiha Sûresi&#8217;ni de yine başı açık olarak okumuştu. Kurulun tek kadın üyesi Prof. Selçuk, böylece kendine has bir başlangıç yapmıştı…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Diyânet’in 2006 yılında yayınladığı bir dergide, kurulun tek kadın üyesi Prof. Dr. Mualla Selçuk, 15 üyenin &#8220;Hayır&#8221; dediği karara, &#8220;<strong>Evet, kadınlar başı açık namaz kılabilir</strong>&#8221; diyerek, şerh koydu!. Bu karar dergide şerhli olarak basıldı. Ancak Başkanlık, son anda karar değişikliğine giderek sayfaları dergiden çıkartma yoluna gitti! Basımı tamamlanan derginin şerhli sayfasını, dergilerin basıldığı matbaaya talimat vererek tek tek yırttırmışlardı!.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Ayrıca Mualla Selçuk, ABD’de 1903’te kurulan Din Eğitimi Derneği-REA’ya (Religious Education Association) başkan seçilerek, <strong>‘’İlk Kadın Başkanı’’</strong> olmuştu. İlk Kadın Başkan olması ise üyeler arasında heyecanla karşılandı. <strong>Dünya Barışı için dinler arası barışın değeri ve önemi bir kez daha gündeme gelmiş oluyordu…</strong></em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>NETÎCE</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Geçen sene Mualla Selçuk’a, <strong>Almanya Federal Cumhuriyeti Liyakat Nişanı verildi.</strong>Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Jürgen Schulz, elçilikte düzenlenen törende Prof. Selçuk’a nişanı tevdi etti. Büyükelçi Jürgen Schulz, törende yaptığı konuşmada:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> ‘’<strong>Profesör Mualla Selçuk’un <u>DİNLER ARASI DİYALOG ve DİN PEDAGOJİSİ alanlarındaki</u> çalışmalarına temas etmişdir.</strong>’’ Schulz: “<strong>Siz, sadece Almanya ile Türkiye arasında değil, bilhassa da <u>İslâm ve Hristiyanlık arasında çok önemli köprüler kurdunuz. Gelecekte de yeni köprüler inşâ etmeye devam etmenizi ümit ediyoruz</u>. Bir bilim insanı ve Almanya dostu olarak bizim için çok değerlisiniz</strong>” ifadelerini kullandı. Mualla Selçuk ise konuşmasında, tevdi edilen nişan için teşekkürlerini sundu. <u>Dinler arası diyaloğun ehemmiyetine dikkat çeken Selçuk</u>: </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>“<strong>Birbirimizden farklı oluşumuz, çatışmanın ve kavganın değil, aslında bilginin ve tefekkürün objesi olmalıydı. Çünkü dinimizin öz değerleri, bize farklılığın <u>TANRI’nın eseri ve bir irâdesi</u> olduğunu söylüyordu</strong>” değerlendirmesinde bulundu.</em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>GÜLSÜN BİLGEHAN </u></em></strong><em><u>– <strong>İsmet İnönü’nün torunu / CHP / AVRUPA KONSEYİ ÜYESİ</strong></u></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Gülsün, İstanbul sözleşmesinin yazılması kabul edildikten sonra sözleşmenin yazılımı ile ilgili öncülük eden </em><em>Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi</em><em>’nin (AKPM) Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu başkanı seçilmiştir. Son olarak da sözleşmenin konsey üye ülkelerine tanıtımı görevini üstlenmiştir.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Sözleşme dönemi (2010 – 2012) tarihinde ilk Türk olarak tarihe geçecek <strong>Mevlüt Çavuşoğlu,</strong> </em><em>Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi</em><em>&#8216;ne (AKPM) başkan seçildi. <strong>Neredeyse tamamen “YERLİ ve MİLLİ”</strong> olan bu sözleşme, Türkiye’nin Avrupa Konseyini kontrol altına alarak meydana çıktı. <strong><u>Meclis’te bulunan AKP-MHP-HDP-CHP hep birlikte bu sözleşmeyi onayladı.</u></strong> <strong><u>İlk imzalayan ülke de hâliyle Türkiye oldu.</u></strong></em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>FERİDE ACAR  &#8211; ODTÜ Öğretim Üyesi</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle mücadele amacıyla 2011 yılında devletlerin imzasına açılan </em><strong><em>İstanbul Sözleşmesi</em></strong><strong><em>&#8216;nin mimarlarından</em></strong><em> birisi olan Acar, 2015 yılında İstanbul Sözleşmesi&#8217;nin denetim organı olan Uzmanlar Grubu&#8217;nun (GREVIO) başkanı ve </em><em>Birleşmiş Milletler</em><em> </em><em>Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması</em><em> Komitesi&#8217;nin (CEDAW Komitesi) üyesidir. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>2018 yılında sivil toplum kuruluşu Apolitical tarafından hazırlanan, eşitlik mücadelesi ile <strong>dünyada cinsiyet ayrımcılığıyla mücadele eden ilk 100 kişi </strong>listesinde yer almıştır. 2019 yılında Avrupa Konseyi Liyakat Madalyasıyla ödüllendirildi.</em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>HİKMET ÇETİN &#8211; CHP Eski Genel Başkanı / BİLDERBERG Katılımcısı</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em><u>Fetö lideri Gülen’nin gazetecilere yaptığı bir röportajda şöyle diyordu</u></em><em>: </em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>‘’İster sağ merkezde isterse sol merkezde ne kadar parti varsa bu parti liderlerinin hepsiyle, önde gelen ana kadroyla çok iyi geçiniriz. Ve bugün meclis başkanı esas, CHP’den bir insandır Hikmet Çetin bey<u>.</u> Asya’daki pek çok okullarda referans verdi bu. Özbekistan’la bir problem çıktığında araya girdi. Adı İslam……. olan şahısla görüştü, telefonla görüştü ve problemleri çözmeye çalıştı. Bayramda ben kendisini ziyarete gittim ve bir başka zaman, başka bir yerde ziyarete geldi görüştük. Herkesle çok iyi geçiniriz, bürokratlarla münasebetlerimiz çok iyidir yani. Her seviyedeki bürokratlarla münasebetlerimiz çok iyidir.’’ </em></strong><em>demişti. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Hikmet, ayrıca Onursal başkanlığını Fetö liderinin yaptığı (Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı) tarafından ödüle layık görülmüştü…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Hikmet Çetin Bilderberg toplantısı hakkındaki suâllere:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> &#8220;<strong>Bilderberg kapalı bir toplantı; oradaki konuşmalar hakkında bilgi verilemiyor</strong>. <strong>İşte, o kurala, ettiğimiz YEMİNE uymak zorundayız&#8221;</strong> demekle yetinmiştir. [9]</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>(Bu kâbil şahıslar mecliste GÛYÂ </em><strong><em>“YEMİN edip AND İÇERLER”</em></strong><em> sonra tersini yapıp KUSARLAR</em><strong><em>. Ama İTÂÂT MERKEZİNDE edilen yeminlerine oldukça SÂDIKTIRLAR.)</em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>TAYYİBE GÜLEK DOMAÇ – Emekli Devlet Bakanı / BİLDERBERG Katılımcısı</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Rockefeller bursuyla eğitimini tamamlayıp Mustafa Kamâl’ın talimatıyla siyasete giren, Fethullah Gülen adlı bir sahte köy imamını alıp onu FETÖ&#8217;ye dönüştürüp CIA&#8217;nin koynuna sokan ve CHP eski Genel Sekreteri <u>KASIM GÜLEK’in</u> kızı… 2002 yılında Dünya Ekonomik Forumu (Davos) tarafından Geleceğin Genç Liderleri arasına seçildi…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>ALİ DOĞRAMACI</u></em></strong><strong><em> – İhsan Doğramacı’nın oğlu </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>MURAT / ALİ ÜLKER</u></em></strong><strong><em> &#8211; Yıldız Holding</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>FERİT ŞAHENK</u></em></strong><strong><em> – Doğuş Holding / <u>BİLDERBERG KATILIMCISI</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>ÜSTÜN ERGÜDER</u></em></strong><strong><em> – Boğaziçi Üniversitesi Eski Rektörü / <u>BİLDERBERG KATILIMCISI</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>CEM DUNA</u></em></strong><strong><em> – Emekli Büyükelçi / <u>BİLDERBERG KATILIMCISI</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>EMRE GÖNENSAY</u></em></strong><strong><em> &#8211; </em></strong><em> <strong>Emekli Dışişleri Bakanı / <u>BİLDERBERG KATILIMCISI</u></strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>ÖZDEM SANBERK</u></em></strong><strong><em> – Emekli </em></strong><strong><em>Dışişleri Müsteşarı / <u>BİLDERBERG KATILIMCISI</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>İLTER TÜRKMEN</u></em></strong><strong><em> &#8211; </em></strong><strong><em> Emekli Dışişleri Bakanı / <u>BİLDERBERG KATILIMCISI</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>MUHTAR KENT</u></em></strong><strong><em> – Coca Cola Yönetim Kurulu / Sabancı Üniversitesi Uluslararası Danışma Kurulu / </em></strong><strong><em><u>BİLDERBERG KATILIMCISI</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>FUAT KEYMAN</u></em></strong><strong><em> &#8211; İstanbul Politikalar Merkezi Direktörü / </em></strong><strong><em><u>BİLDERBERG KATILIMCISI</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>SENEM AYDIN DÜZGİT</u></em></strong><strong><em> &#8211; İstanbul Politikalar Merkezi Araştırma ve Akademik İlişkiler Koordinatörü, Kıdemli Uzman / </em></strong><strong><em><u>BİLDERBERG KATILIMCISI</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>ERSİN KALAYCIOĞLU</u></em></strong><strong><em> – İstanbul Politikalar Merkezi Kıdemli Uzman</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>AYŞE KADIOĞLU</u></em></strong><strong><em> &#8211; İstanbul Politikalar Merkezi Kıdemli Uzman</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>LEVENT ÇAKIROĞLU</u></em></strong><strong><em> – Koç Holding / </em></strong><strong><em><u>BİLDERBERG KATILIMCISI</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>VOLKAN VURAL</u></em></strong><strong><em> &#8211; </em></strong><em> </em><strong><em>Doğan Holding</em></strong><strong><em> / Emekli Büyükelçi</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>ERKUT YÜCAOĞLU</u></em></strong><strong><em> &#8211; TÜSİAD / </em></strong><strong><em><u>BİLDERBERG KATILIMCISI</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>SELVA DEMİRALP</u></em></strong><strong><em> – Koç Üniversitesi / </em></strong><strong><em><u>BİLDERBERG KATILIMCISI</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>HANZADE DOĞAN BOYNER</u></em></strong><strong><em> – Doğan Holding</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>AGAH UĞUR</u></em></strong><strong><em> – Borusan Holding Yönetim Kurulu Üyesi / </em></strong><strong><em><u>BİLDERBERG KATILIMCISI</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>ZEYNEP GÖĞÜŞ</u></em></strong><strong><em> – Gazeteci / <u>BİLDERBERG KATILIMCISI</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>AYŞE KULİN</u></em></strong><strong><em> &#8211; Yazar</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>SAMİ KOHEN</u></em></strong><strong><em> – Milliyet Gazetesi Yazarı / </em></strong><strong><em><u>BİLDERBERG KATILIMCISI</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>EMİNE UŞAKLIGİL</u></em></strong><strong><em> – Yazar </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>SOLİ ÖZEL</u></em></strong><strong><em> – Yazar / </em></strong><strong><em><u>BİLDERBERG KATILIMCISI</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>SEDAT ERGİN</u></em></strong><strong><em> &#8211; Hürriyet Gazetesi Köşe Yazarı / <u>BİLDERBERG KATILIMCISI</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>AHMET ÜZÜMCÜ</u></em></strong><strong><em> &#8211;  Emekli Büyükelçi / <u>BİLDERBERG KATILIMCISI</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>YAVUZ CANEVİ</u></em></strong><strong><em> – Eski Merkez Bankası Başkanı / <u>BİLDERBERG KATILIMCISI</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>YAŞAR YAKIŞ</u></em></strong><strong><em> – AKP Kurucu Üyesi / Eski Dışişleri Bakanı</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>AHMET ÜNAL ÇEVİKÖZ</u></em></strong><strong><em> – CHP Milletvekili / <u>BİLDERBERG Katılımcısı</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>DURMUŞ YILMAZ</u></em></strong><strong><em> – Merkez Bankası Eski Başkanı / İYİ PARTİ Genel Başkan Yardımcısı</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>RİFAT HİSARCIKLIOĞLU</u></em></strong><strong><em> &#8211;  </em></strong><strong><em>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği</em></strong><strong><em> (TOBB) Başkanı</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>GÜLNUR AYBET</u></em></strong><strong><em> &#8211; Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı</em></strong><em> </em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>PROF. DR. MURAT AKOVA  &#8211; Tıp Doktoru, Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>DSÖ Bağlantılı ve Bill &amp; Melinda Gates’in finansman ortağı olduğu</em></strong><em>, (GARDP) &#8211; Küresel Antibiyotik Araştırma ve Geliştirme Ortaklığı’nın İsviçre arge ortağı olan, (ESCMID) &#8211; Avrupa Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği’nin <strong>Genel Sekreteri</strong>.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Virüs hakkında beyânâtları:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> ‘’Bu virüsle mücadele öncesinde de bu sebeple hayatını kaybetmiş olanlar vardır mutlaka ve hâlâ Covid 19 testi pozitif çıkmadığı halde hayatını kaybedenler oluyor. <strong>Bu kişilerin ölümünde başka tanılar yazılıyordur ama ölüm sebebi Covid 19’dur</strong>. Bunun istatistiği şöyle: Her bir ölüm, 800 hasta ile ilişkilendiriliyor. O zaman şu an açıklanan ölü sayısını 800 ile çarptığımızda dahi tespit edilenin üzerinde hasta var demektir.’’</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Aşılanma sırası gelen ve aşılanacak olan kişilerin tereddüt göstermemeleri gerekir diye düşünen Akova: ‘<strong><u>’Zaten pandeminin ortadan kalkması ancak aşı ile olacak</u></strong>&#8221; dedi.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>YILMAZ BÜYÜKŞEREN – Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı / Balmumu Heykelcisi</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Aşıyı öven Mason İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve çoğu Belediye Başkanı gibi o da Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği takvime göre sırası gelen <strong>tüm yurttaşlarımızı da MUTLAKA aşılarını olmaya</strong> davet ediyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>GÜVEN SAK &#8211; </u></em></strong><strong><em><u>TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi</u></em></strong><strong><em><u> eski Rektörü ve </u></em></strong><strong><em><u>TEPAV</u></em></strong><strong><em><u> Yöneticisi</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Paylaşımı: ‘<strong>’Bir aşı ve bir ilaç bulunmadan hiç kimsenin bu virüsten kurtulabilme şansı yok</strong>. İlacı ya da aşıyı bulmak da yeterli değil, tüm ülkeleri kapsayacak bir dağıtım ve aşı kampanyasının da organize edilmesi elzem.’’ </em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>SANİ ŞENER &#8211; </u></em></strong><strong><em><u>TAV Havalimanları Holding</u></em></strong><strong><em><u>&#8216;in ve </u></em></strong><strong><em><u>TAV İnşaat</u></em></strong><strong><em><u>&#8216;ın Kurucu Ortağı ve İcra Kurulu Başkanı</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Kendisiyle yapılan röportajda sağlık krizinin getirdiği meseleleri anlattıktan sonra söyledikleri:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> ‘’Şuanki durum aşı. Aşıya çok ciddi bel bağlamış durumdayız tüm sektörler olarak…    Zannediyorum ki Mart’a doğru ciddi şekilde insan aşılanmış olacak. Aşılandıktan sonra ben yolcu sayılarımızın artacağına ve otomatik olarak daha iyi olacağına inanıyorum…   Aşılamanın hızı ve sürati çok önemli ve aşılamanın sonundaki alınacak neticelerde çok önemli. Ben bütün dünyadaki çalışma gruplarına katılıyorum, yaptığımız o toplantılarda baktığımızda <strong>bir aşı pasaportu kesin gelecek yani aşısız olanlar uçaklara bindirilmeyecek… </strong> <strong>Yerde de biz havalimanlarında testlere devam edeceğiz, 2021’de kesinlikle böyle geçecek. Dünya Sağlık Örgütü 2022 ortalarına doğru  pandemi bitmiştir diyene kadar bu tedbirler devam edecek.’’ </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Sani Şener’e 2016 yılında </em><em>Fransa</em><em>&#8216;nın en yüksek dereceli sivil nişanı olan  “</em><em>Légion d&#8217;honneur</em><em>” tevcîh edildi!.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>İPEK CEM TAHA &#8211; Columbia Global Centers Türkiye Direktörü / Eski Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in kızı</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Pfizer BioNTech’i anlattığı bir yazısında, ‘’Aşının onaylanacağını varsayarsak, üretim, dağıtım ve aşılama süreçlerinde de önemli mihenk taşları olacak. Şöyle ki öncelikli olarak çok sayıda ve hızlı üretim gerekecek. <strong>Milyonlarca kişinin aşılanması lazım…</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Diğer girişimler için, ‘’Dağıtım süreci çözüldükten sonra, yaygın aşı kampanyalarının belli kesimleri önceliklendirerek muntazam bir şekilde yürütülmesi gerekecek. Sağlık çalışanlarının yanı sıra, riskli grupların aşıya daha önce ulaşması olası görülüyor. <strong>Öte yandan aşı yarışında ipi göğüslemeye uğraşan birçok girişim var. Bu demek oluyor ki başka aşılar da zaman içinde onaylanacak.’’</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>EVREN BALTA &#8211;  İstanbul Politikalar Merkezi Kıdemli Araştırmacısı / </u></em></strong><strong><em><u>BİLDERBERG KATILIMCISI</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Yaptığı paylaşım, ‘’Çin aşısının koruyuculuğu tartışma konusu olsa bile, ölüm/hastane yatış oranlarını azaltacağı umudu yüksek… 65+ nüfusu aşılayıp <strong>hayatı hızla (yeni) normale</strong> döndürmek.’’</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>(Yeni normal ve tünelin ucundaki ışık dillerden düşmeyen cümleler.)</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>PROF. DR. MUSTAFA AYDIN – Kadir Has Üniversitesi Emekli Rektörü</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Beyânâtları:  ‘’Çeşitli söylentiler çıkıyor. Çin ve batılı makamların verdiği bilgiler arasında da çelişkiler var… <strong>Tabi Türkiye açısından baktığımızda kaynağı nereden olduğu çok da önemli değil. Önemli olan bize aşının ne zaman gelip ne zaman uygulanmaya başlayacağı…</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>Kısaca şunu söylüyorum hayatın her alanında siyasette, ekonomide, teknolojide, eğitimde önemli değişimler olması kaçınılmaz…’’</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>BÜLENT ECZABAŞI &#8211; Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Katıldığı online sohbette, ‘’Aşıyı, virüse karşı etkili ilaçları bilim insanları bulacak. <strong>Bu aşı ve ilaçlar salgına çare olacak</strong>. Evet, küresel salgın bir gün geri kalacak. <strong>Küresel salgınla beraber uzun yıllardır alıştığımız ekonomik düzende geri kalacak. </strong>Hiç kuşku yok yeni ekonominin içinde daha fazla teknoloji olacak. Daha fazla ve yeni teknoloji istihdam tarafından yeni beceriler, yeni sınamalar gerektirecek. Eskiden sahip olduğu sınırlı becerilere yeni ekonomik düzenin gerektirdiği unsurları süratle ekleyemeyenler için hayat ne yazık ki daha güç olacak. <strong>Salgın bitecek ama yeni ekonominin gerektirdiği yeni becerileri süratle edinemeyenler için güçlükler bitmeyecek.’</strong>’</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>MEHMET KARACA &#8211; Eski İTÜ Rektörü / Doğa Koleji Kurucu Temsilcisi</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Yakın zamanda görevinden ayrılan İTÜ Rektörü katıldığı programda: ‘’</em><em>Korona</em><em>&#8216;dan dolayı bilgi teknolojileri ön plana çıktığını bu sayede, veriyi işleme, veriyi analiz edip servis etme, insan takibi, ateş ve kandaki oksijen miktarını ölçen ve bunun takibini yapay zeka ile beraber yapan, veriyi işleyen bir sistem geliştirdiğini’’ belirtmişti. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>DOĞAN TAŞKENT &#8211; Atabay İlaç Ar-Ge’den Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>Nisan 2020</u></em></strong><em> tarihinde yerli kovid ilacı hakkında Yaprak Özer’in yönettiği online görüşmede Zeynep Atabay Taşkent, (Atabay İlaç Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı – Doğan Taşkent’in eşi) ilacın ham maddesini genel olarak Çin’den aldıklarını belirttikten sonra.. <u>Doğan Taşkent</u>: ‘’Bu konu bizi uzun süredir rahatsız eden bir konu aslında. Başlangıç maddelerinin Çin’den gelindiği söylendi. Aslında biz bundan <strong>6 AY hatta 8 AY KADAR ÖNCE</strong> <strong>bununla ilgili</strong> <strong>çalışmalara başladık…</strong> <strong>Çünkü bu olayların bu konuların bir bakıma biz gelmesini bekliyorduk. Özellikle bu VİRÜS KONUSU bizim 8 ay kadar önce ÖNGÖRDÜĞÜMÜZ ama bu kadar yakında öngörmüyorduk. 3-4 sene bu bizim başımıza gelecek diye görüyorduk, çünkü bu kadar KALABALIK BİR NÜFUS, bu kadar YAŞLI BİR NÜFUS, ÜST ÜSTE YAŞAYAN İNSANLAR.. bu bir türlü bekleniyordu. Bizim CÂMİAMIZDA baktığımız zaman bunu biz görüyorduk.</strong>’’ beyânâtında bulundu.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Câmialar birbirleriyle bağlantılı olduğu için gözle görülemeyen bir virüsün gelebileceği öngörülebiliyor ve halka leblebi gibi verilecek ilaç çalışmalarına önceden başlanabiliyor. Daha da öncesinde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Atabay Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Bülent Atabay</strong>, onun yeğeni olan ve bir açıklamasında: ‘<strong>’DSÖ ile aynı fikirde olup, muhakkak dünya toplumunun büyük bir kısmının aşılanmasını gerektiğini</strong>’’ izâh eden kalp cerrahi <strong>Mehmet Öz</strong> ve <strong>Zeynep Atabay </strong>ile görüşmüşdü.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> <img decoding="async" class="aligncenter wp-image-12756 size-full" src="http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2021/03/uc.jpg" alt="" width="600" height="338" srcset="http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2021/03/uc.jpg 600w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2021/03/uc-150x85.jpg 150w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2021/03/uc-300x169.jpg 300w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2021/03/uc-260x146.jpg 260w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2021/03/uc-50x28.jpg 50w, http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2021/03/uc-133x75.jpg 133w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Nüfusla dertleri olan, salgının gelişini öngören, insanların aşılanmasını talep eden ve salgın sonrası üzerine plan yapanların hepsinin birbiriyle bağlantılı olduğu âşikâr! Daha nice politikacılar, masonlar, dönmeler, hdp-pkk sempatizanları, dini bozmaya çalışanlar, kurumların başkanları, yöneticiler, profesörler, bakanlar saymakla bitmeyecek şahıslar mevcut…</em></strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong><em> (Mâba&#8217;di var)</em></strong></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2F5-durun-kalabaliklar.html&amp;linkname=-5-%20Durun%20Kalabal%C4%B1klar%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2F5-durun-kalabaliklar.html&amp;linkname=-5-%20Durun%20Kalabal%C4%B1klar%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2F5-durun-kalabaliklar.html&amp;linkname=-5-%20Durun%20Kalabal%C4%B1klar%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2F5-durun-kalabaliklar.html&amp;linkname=-5-%20Durun%20Kalabal%C4%B1klar%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2F5-durun-kalabaliklar.html&amp;linkname=-5-%20Durun%20Kalabal%C4%B1klar%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2F5-durun-kalabaliklar.html&amp;linkname=-5-%20Durun%20Kalabal%C4%B1klar%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2F5-durun-kalabaliklar.html&amp;linkname=-5-%20Durun%20Kalabal%C4%B1klar%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2F5-durun-kalabaliklar.html&amp;linkname=-5-%20Durun%20Kalabal%C4%B1klar%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2F5-durun-kalabaliklar.html&amp;linkname=-5-%20Durun%20Kalabal%C4%B1klar%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2F5-durun-kalabaliklar.html&amp;linkname=-5-%20Durun%20Kalabal%C4%B1klar%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2F5-durun-kalabaliklar.html&amp;linkname=-5-%20Durun%20Kalabal%C4%B1klar%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2F5-durun-kalabaliklar.html&amp;linkname=-5-%20Durun%20Kalabal%C4%B1klar%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2F5-durun-kalabaliklar.html&amp;linkname=-5-%20Durun%20Kalabal%C4%B1klar%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2F5-durun-kalabaliklar.html&amp;linkname=-5-%20Durun%20Kalabal%C4%B1klar%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2F5-durun-kalabaliklar.html&amp;linkname=-5-%20Durun%20Kalabal%C4%B1klar%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fsizlerden-gelenler%2F5-durun-kalabaliklar.html&#038;title=-5-%20Durun%20Kalabal%C4%B1klar%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/sizlerden-gelenler/5-durun-kalabaliklar.html" data-a2a-title="-5- Durun Kalabalıklar!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/sizlerden-gelenler/5-durun-kalabaliklar.html">-5- Durun Kalabalıklar!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/sizlerden-gelenler/5-durun-kalabaliklar.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dinlerarası Diyaloğun Sesi</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ali-eren/dinlerarasi-diyalogun-sesi.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ali-eren/dinlerarasi-diyalogun-sesi.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 May 2020 14:32:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ali EREN Hocaefendi]]></category>
		<category><![CDATA[alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[dinler arası diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[ehli kitab]]></category>
		<category><![CDATA[o resim]]></category>
		<category><![CDATA[Senai Demirci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=11621</guid>

					<description><![CDATA[<p>28 Nisan 2020 tarihli İstiklal’de,  Senai Demirci’nin “O Resim” başlıklı bir yazısı neşredildi. Yazıyı okuyunca, kendimi Dinlerarası Diyalog toplantısında zannettim.</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ali-eren/dinlerarasi-diyalogun-sesi.html">Dinlerarası Diyaloğun Sesi</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><em><span style="text-decoration: underline;"><strong>DİNLERARASI DİYALOĞUN SESİ</strong></span></em></h1>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: right;"><span style="text-decoration: underline; color: #cc0000;"><em><strong>Ali EREN Hocaefendi</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;">28 Nisan 2020 tarihli İstiklal’de,  Senai Demirci’nin <strong>“O Resim”</strong> başlıklı bir yazısı neşredildi. Yazıyı okuyunca, kendimi <strong>Dinlerarası Diyalog</strong> toplantısında zannettim.</p>
<p style="text-align: justify;">Yazar, söyleyeceklerini İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından çocuklara dağıtılan bir kitapçıktaki resim üzerinden söylüyor.</p>
<p style="text-align: justify;">O resimde 4 kişi var. Biri İslamiyeti temsil ediyor, elinde Kur’an’ı simgeleyen bir kitap var. İkincisi hıristiyan, onun boynunda da haç. Üçüncüsü, itirazlara sebep olan ve Aleviliği temsil eden bıyıklı, şapkalı biri. Dördüncüsü de kafasında fötr  şapka olan Yahudi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Müsaadenizle&#8230; bu resmi başka türlü değerlendirmek istiyorum”</strong> diyen Senai Demirci, <strong>“&#8230; Aleviliğin İslam&#8217;ın dışında ayrı bir &#8216;din&#8217; olarak gösterilmek istenmesi. Evet, bu yanlış!”</strong> dedikten sonra esas söyleceği şeylere geçiyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“İkinci ve bence daha büyük bir yanlış daha var bu resimde”</strong> deyip o büyük yanlışı şöyle dile getiriyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Tek kitap-belli ki Kur&#8217;ân-İslam&#8217;ı temsil edenin elinde; sanki diğerleri kitapsız!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Diğerleri dediği hıristiyan ile yahudi.</p>
<p style="text-align: justify;">Yazar, <strong>“Diğerlerinin de kitapları var”</strong> demek yerine, tepkili bir şekilde, <strong>“Sanki diğerleri kitapsız!” </strong>diyor. Anlaşılan, hıristiyan ve yahudi olarak gösterilen şahısların ellerinde kitap gösterilmemesine çok bozulmuş.</p>
<p style="text-align: justify;">İyi de, hıristiyanın boynunda haç,  yahudinin  kafasında da fötr  olması, onların hangi dini temsil ettiklerini zaten apaçık göstermiyor mu? Ellerine bir de kitap tutuşturulması şart mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Senai Bey’e göre şart ve onların kitapsız gösterilmeleri <strong>“Büyük bir yanlış!” </strong>Senai Bey böyle diyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Sanki diğerleri kitapsız!”</strong> şeklindeki bu çıkışı, Senai Bey değil de yapacaksa, hıristiyan ve yahudiler yapmalı ve <strong>“Sanki biz kitapsız mıyız</strong>” diye onlar demeliydiler.</p>
<p style="text-align: justify;">Onlar deselerdi, biz de cevabımızı onlara verirdik. Ama ne yazık ki onlardan gelmesi gereken itiraz Senai Bey’den geldiği için biz de cevabımızı ona verelim. Cevabımız şöyle:</p>
<p style="text-align: justify;">Sayın yazar! <strong>“Sanki onlar kitapsız!”</strong> diyorsunuz. Kitapsız değil de kitaplı mıdırlar?</p>
<p style="text-align: justify;">Biliyorum, <strong>“Hıristiyanların kitabı İncil değil mi?</strong>” diyemezsiniz. Öyle derseniz ben de size <strong>“Hangi İncil?” </strong>diye sorarım.</p>
<p style="text-align: justify;">Allah tek çeşit İncil gönderdi. Oysa bugün hıristiyanların elinde birbirine uymayan 4 ayrı İncil var. Hangisi Allah’ın gönderdiği İncil?</p>
<p style="text-align: justify;">Tenkit ettiğiniz resmi çizen kişi, boynunda haç olan hıristiyanın eline 4 tane kitap mı tutuşturacaktı yani? Kaldı ki, siz de <u>bal gibi biliyorsunuz ki,</u> o 4 incil de İznik Konsilinde 300 küsür incilden indirile indirile dörde indirilmiştir. Bahse konu resmi çizen kişi, tam hakkını vermek için hıristiyanı temsil eden adamın kucağında 300 küsür kitap mı çizecekti?</p>
<p style="text-align: justify;">Allah’ın gönderdiği İncil’in sonraları insanlar tarafından değiştirilmiş/bozulmuş olduğunu ve bugün hakiki İncil’in elde olmadığını bilmiyor musunuz!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Sanki onlar kitapsız!”</strong> dediğiniz Hıristiyanların kitapları işte böyle. Dinlerarası Diyalogcuların dışında, var mı bu söze bir itirazı olan?</p>
<p style="text-align: justify;">Tevrat’a gelince. O da ayrı bir felaket. Allah’ın göderdiği mukaddes kitapta, Allah’la bir peygamberin güreştiği ve o peygamberin Allah’ı yendiği yazar mı? Bir peygamberi, kızlarının içki içirip sarhoş ederek onunla yattıkları yazar mı? Yahudilerin sahip çıktıkları, insan eliyle bozulmuş Tevrat da bu!</p>
<p style="text-align: justify;">Siz, işte böyle bir kitaba inanan Yahudiler hakkında <strong>“Sanki onlar kitapsız!”</strong> diyebiliyorsunuz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunlar kitapsızların dik âlâsı değil mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Gerçek bu iken, şöyle diyebiliyorsunuz:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Oysa Hıristiyanlar (asıl adıyla İseviler) ve Yahudiler (asıl adıyla Museviler) de ehl-i kitaptır; iki din de kitaplıdır. Üçüncüsü, Alevinin &#8216;kitapsız&#8217; çizilmesi, Aleviliğin ayrı bir din gibi gösterilmesinden daha vahim bir yanlıştır.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sayın yazar! O resimde Hristiyan ve Yahudilerin ellerine birer kitap tutuşturulmamasını Aleviliğin ayrı bir din gibi gösterilmesinden daha vahim bir yanlış olarak  gösteriyorsunuz da, nedense şimdi elde bulunan sözde İncil ve Tevratların Allah tarafından gönderilen hak kitaplar olmadığına dair hiçbir ifade kullanmıyorsunuz.</p>
<p style="text-align: justify;">Biliniz ki, Kur’an’a/İslam itikadına göre kâfirler iki çeşittir: Kitaplı kâfir, kitapsız kâfir. Kitapsız kâfirler, hıristiyan ve yahudilerin dışında kalan bütün gayri müslimlerdir. Kitaplı  kâfirler de Kur’an’ın ehli kitap diye tarif ettiği hıristiyan ve yahudilerdir. Kur&#8217;an-ı Kerim’de Hazreti Allah, onlar hakkında <strong>“Ehli kitap”</strong> ifadesini kullanırken,  onların bir kitaba sahip çıktıkları halde kâfir olduklarını ifade buyuruyor. Var mı bir itiraz!</p>
<p style="text-align: justify;">İnsan imansız olduktan sonra, ellerinde uyduruk kitapların resimleri olsa ne oluuur olmasa ne olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Hızınızı alamıyor ve akla ziyan şu cümleyi de söyleyebiliyorsunuz:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Müslümanın elindeki kitap-yani Kur&#8217;ân-müslümana ait değildir.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sayenizde, Kur&#8217;an’ın müslümana ait olmadığını öğrenmiş olduk(!)</p>
<p style="text-align: justify;">Ya şu cümlenize ne demeli:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Kur&#8217;ân insanlara indirilmiştir; &#8220;müslümanlara&#8221; değil.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hâşâ, yüzbin kere hâşâ! Kur’an, Sevgili Peygamberimiz’e indirilmedi mi? <strong>“O bir insandır Müslüman değil”</strong> demek mi istiyorsunuz?</p>
<p style="text-align: justify;">Kur’an müslümanlara değil insanlara indirildi dediğinize göre, insan ayrı müslüman ayrı mı?.</p>
<p style="text-align: justify;">Ya şu iddianıza ne demeli:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Kur’ân’ın hiçbir sayfasında “Ey Müslümanlar..” diye bir hitap yoktur. “Ey insan!” vardır. “Ey insanlık ailesi!” vardır. “Ey Âdemoğulları!” vardır. “Ey iman etme çabası içinde olanlar!” vardır.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Galiba siz, herkesi kör âlemi sersem sanıyorsunuz. Bu cümlelerinizle haddinizi aşıp Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;e iftira etmekten çekinmemişsiniz. Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in birçok âyeti kerimesinde <strong>“Yâ eyyühellezîne âmenû</strong>” buyurulur. Manası, <strong>“Ey iman edenler/ey müslümanlar!”</strong> demektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu ifade Kur’an’da o kadar çok geçer ki, Cuma namazına giden müslümanlar va’z ve hutbelerde bunu duya duya adeta ezberlemişlerdir. Siz işte bu apaçık gerçeği inkâr ediyorsunuz.</p>
<p style="text-align: justify;">Ama bayağı da temkinlisiniz. Bu çok açık konuda kendinize itiraz geleceğini bildiğiniz için,<strong> “Ey iman edenler/ey müslümanlar” </strong>mealindeki “<strong>Yâ eyyühellezîne âmenû i</strong>fadesini kendinize göre, <strong>“Ey iman etme çabası içinde olanlar!”</strong> diye manalandırıyorsunuz. Asırlardır hiçbir âlim böyle bir mana verememiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hem, ne demek çaba içinde olmak? İnsanlar kelime-i şehadet getirmekle müslüman olamıyorlar da müslüman olmak için çaba mı gösteriyorlar? Allah iman etmeyi kullarına çok mu zorlaştırmış?</p>
<p style="text-align: justify;">Tenkit ettiğiniz resime gösterdiğiniz hassasiyeti esas âyete mana verirken göstermeli ve <strong>“Ey iman etme çabası içinde olanlar!”</strong> diye mana verirken titremeliydiniz. Çünkü Peygamberimiz (s.a.v.) <strong>“Men fesserel Kur’âne</strong>” diye başlayan hadis-i şeriflerinde, Kur’an’a kendine göre mana vermenin insanı iman dairesinden çıkaracağını haber veriyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“İnsan olan, Âdem soyundan gelen, inanmak için çabalayan herkes Kur&#8217;ân&#8217;ın muhatabıdır” </strong>diyorsunuz.</p>
<p style="text-align: justify;">Evet doğrudur herkes Kur&#8217;an&#8217;ın muhatabıdır. Öyledir de Kur&#8217;an herkesin değil sadece  kendisine inananların kitabıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">İyi de, <strong>“İnanmak için çabalayan</strong>” ne demek? İnanmayı/iman etmeyi herkesin yapamayacağı kadar zor bir şeymiş gibi göstermek için niçin çabalıyorsunuz?</p>
<p style="text-align: justify;">Şu cümlenize bakın Allah aşkına:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Müslüman olduğumuz için değil, müslüman olmak için okuruz Kitab&#8217;ı.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hayır efendim hayır! Biz Kur&#8217;an&#8217;ı Elhamdülillah müslüman olduğumuz için okuyoruz. Varın siz müslüman olmak için okuyun. Okuyun da bakalım okuya okuya ne zaman müslüman olacaksınız?</p>
<p style="text-align: justify;">Siz, Kur’an okuyan bir müslümana, <strong>“Kur’an müslüman olmak için okunur”</strong> deseniz ne tepki alacağınızı bilmiyor musunuz. Bilmiyorsanız bir deneyin de alın cevabınızı.</p>
<p style="text-align: justify;">Velhasıl yazınızı İslam inancı ölçüsüyle tartınca löpür löpür dökülüyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Kafanız alnı fasit daire içinde dönüp duruyor ve şöyle diyorsunuz: <strong>“Resimde, Yahudi ve Hıristiyanların elinde görünmeyen ama var olan kitapları içerir Müslüman&#8217;ın elindeki Kur’ân.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kur’an, yukarıda yazdığımız bozuklukları taşıyan kitapları içerir öyle mi? Ben, böyle bir sözü hiçbir hıristiyan ve yahudiden bile duymadım.</p>
<p style="text-align: justify;">Eğer bu sözünüzle, Allah kelamı olan bozulmamış İncil ve Tevrat’ı kastediyorsanız, mesele yok. Ama o zaman da size şöyle cevap verilir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Madem Kur’an onları da içeriyor, öyleyse hıristiyan ve yahudinin elinde ayrıca kitap göstermeye lüzum yok. </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yukarıdan beri sıraladığımız yanlışlarınızı, kendinizce doğru olan şu cümlelerle kapatmaya çalışıyorsunuz:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Bir Müslüman olarak canı gönülden, onurla, “Peygamberimiz İsa Aleyhisselam…” “Peygamberimiz Musa Aleyhisselam…” diye başlayan cümleler kurarım.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kurun kurmaya da dilinizin atındaki ne? Dil altından, zihinleri ille de hıristiyanlık ve yahudiliğe çekmeye çalışmanın âlemi ne? Bu iki mübârek peygambere imanımız tam. İyi de bu cümlenizde Sevgili Peygamberimiz’in ismi niye yok?</p>
<p style="text-align: justify;">Siz böyle derseniz, size <strong>“Bu durumda sen hangi peygamberin ümmetisin?”</strong> diye de sorulur.</p>
<p style="text-align: justify;">Size göre, müslüman din adamının belli bir kisvesi olmamalıymış. Belli bir kisve olursa, <strong>“sünnisiyle alevisiyle önemli bir kısmı kasketli Anadolu Müslümanlarından ayrı bir yere konulmuş</strong>” oluyormuş.</p>
<p style="text-align: justify;">Hocaların, sarık cübbe gibi belli kisveleri olması hakkında:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“… büyük bir cürüm işledik gibi geliyor bana”</strong> diyorsunuz.</p>
<p style="text-align: justify;">Öyle ya canım. Nedir öyle hocaların başlarındaki sarık! Hocalar,  kasketli Anadolu insanları gibi olsalar ya..</p>
<p style="text-align: justify;">Eveeet! Birkaç senedir hasret kaldığımız Dinlerarası Diyalog çağrılarına sayenizde tekrar kavuşmuş(!) olduk.</p>
<p><span style="font-size: 14px;"><em>2/Mayıs/2020</em></span></p>
<p>İntişârı: 05.05.2020 / 17:31:27</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fali-eren%2Fdinlerarasi-diyalogun-sesi.html&amp;linkname=Dinleraras%C4%B1%20Diyalo%C4%9Fun%20Sesi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fali-eren%2Fdinlerarasi-diyalogun-sesi.html&amp;linkname=Dinleraras%C4%B1%20Diyalo%C4%9Fun%20Sesi" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fali-eren%2Fdinlerarasi-diyalogun-sesi.html&amp;linkname=Dinleraras%C4%B1%20Diyalo%C4%9Fun%20Sesi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fali-eren%2Fdinlerarasi-diyalogun-sesi.html&amp;linkname=Dinleraras%C4%B1%20Diyalo%C4%9Fun%20Sesi" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fali-eren%2Fdinlerarasi-diyalogun-sesi.html&amp;linkname=Dinleraras%C4%B1%20Diyalo%C4%9Fun%20Sesi" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fali-eren%2Fdinlerarasi-diyalogun-sesi.html&amp;linkname=Dinleraras%C4%B1%20Diyalo%C4%9Fun%20Sesi" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fali-eren%2Fdinlerarasi-diyalogun-sesi.html&amp;linkname=Dinleraras%C4%B1%20Diyalo%C4%9Fun%20Sesi" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fali-eren%2Fdinlerarasi-diyalogun-sesi.html&amp;linkname=Dinleraras%C4%B1%20Diyalo%C4%9Fun%20Sesi" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fali-eren%2Fdinlerarasi-diyalogun-sesi.html&amp;linkname=Dinleraras%C4%B1%20Diyalo%C4%9Fun%20Sesi" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fali-eren%2Fdinlerarasi-diyalogun-sesi.html&amp;linkname=Dinleraras%C4%B1%20Diyalo%C4%9Fun%20Sesi" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fali-eren%2Fdinlerarasi-diyalogun-sesi.html&amp;linkname=Dinleraras%C4%B1%20Diyalo%C4%9Fun%20Sesi" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fali-eren%2Fdinlerarasi-diyalogun-sesi.html&amp;linkname=Dinleraras%C4%B1%20Diyalo%C4%9Fun%20Sesi" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fali-eren%2Fdinlerarasi-diyalogun-sesi.html&amp;linkname=Dinleraras%C4%B1%20Diyalo%C4%9Fun%20Sesi" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fali-eren%2Fdinlerarasi-diyalogun-sesi.html&amp;linkname=Dinleraras%C4%B1%20Diyalo%C4%9Fun%20Sesi" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fali-eren%2Fdinlerarasi-diyalogun-sesi.html&amp;linkname=Dinleraras%C4%B1%20Diyalo%C4%9Fun%20Sesi" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fali-eren%2Fdinlerarasi-diyalogun-sesi.html&#038;title=Dinleraras%C4%B1%20Diyalo%C4%9Fun%20Sesi" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ali-eren/dinlerarasi-diyalogun-sesi.html" data-a2a-title="Dinlerarası Diyaloğun Sesi"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ali-eren/dinlerarasi-diyalogun-sesi.html">Dinlerarası Diyaloğun Sesi</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ali-eren/dinlerarasi-diyalogun-sesi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Asıl Mükâfât, Erbaş Ali’ye Değil; Hayrettin&#8217;e Verilmeliydi!Tâhir MÂHİR</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/asil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/asil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Apr 2019 14:24:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tâhir MÂHİR]]></category>
		<category><![CDATA[dib]]></category>
		<category><![CDATA[dinler arası diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[Hayrettin Karaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=4470</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beştepe’nin “Diyalog İşleri Başkanlığına = DİB”na getirib çakdığı (Erbaş Ali) nâm umum müdür, sosyal medyada hoşça vakit </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/asil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html">Asıl Mükâfât, Erbaş Ali’ye Değil; Hayrettin&#8217;e Verilmeliydi!&lt;h6 style=&quot;text-align: left;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #c00000;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Tâhir MÂHİR&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>ASIL MÜKÂFÂT, ERBAŞ ALİ’YE DEĞİL; HAYRETTİN&#8217;E VERİLMELİYDİ!</u></em></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Tâhir MÂHİR</u></em></strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ffffff;">.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px;"><strong><em><u>DİYALOGÇULUĞUN MÜRÎDÂN VE TİRÎDÂNININ ANA ÇİZGİSİ&#8230;</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Beştepe’nin <strong><em>“Diyalog İşleri Başkanlığına=DİB”</em></strong>na getirib çakdığı (Erbaş Ali) nâm umum müdür, sosyal medyada hoşça vakit geçirmek içün zirvelerden esib gelen bir lütuf oldu!.</p>
<p style="text-align: justify;">Zirve’den zırvaya tatlı bir ikrâm!..</p>
<p style="text-align: justify;">Erbaş’ın 11 kitabından çoğu, <strong><em>“Hıristiyanlığın geçmişi, geleceği, silsilesi, sülâlesi, ibadeti, ibâheti, isâeti, ruhâniyyeti, ruhbâniyyeti,  himmeti” </em></strong>soyundan falan filân şeyler!. Fettoş medya ve matbuâtı, Abant konsülleriyle ve Vatikan bilmem ne yer altı dostluklarıyla da  40 yıl, <strong><em>“Dünya semâvî dinlerin birleştirici soluğuna muhtaç”</em></strong> demeyi,  küfr ü şirkinin mihrâk noktası yapmış; ve İslâmiyyet’i bu maskeler altında dünyâdan kazımak istemişdi!.</p>
<p style="text-align: justify;">Diyalog fitnesinin en ana gâyesi, Mutlak Hakîkat ve Son Şerîat’ıyla İslâmiyyet’i, en az yehûdiyyet ve nasrâniyyet ile müsâvî kılmak; O’nu, (Mutlak Dîn) olmakdan çıkarıb, diğer muhârref ve beşerî dinler seviyesine indirmek; sonra da, Müslümanlık’ı ve Peygamberini sonsuz kere –hâşâ- <strong><em>“Sahte”</em></strong> iftirâsıyla tanıdıkları içün, daha aşağılara itib i’tibardan düşürmek ve yok etmek&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px;"><strong><em><u>ŞİA VE VATİKAN İÇÜN YAVUZ SELÎM CENNETMEKÂN NE BUYURDU?</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Yavuz Selîm Cennetmekân Aleyhirrahmeti Ve’l-Ğufrân Hazretlerinin <strong><em>“İslâmiyyet’in en baş iki düşmanı Şia ve Vatikandır”</em></strong> buyuruşu unutulduğu içün, bu millet, <strong><em>millet</em></strong> olmakdan çıkdı; ve <strong><em>“ULUS=İbrânice sürü”</em></strong> hâline getirildi&#8230; Dembokrasi ile de <strong><em>“uyuz”</em></strong> hâline getirilib târih sahnesinden silinmek isteniyor&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;Ulus’un&#8221;</strong></em> yarısı, PKK partisini yanına alan anaç ve kokaç partiyle terörün <strong><em>destekçisi</em></strong>; asla ve köke bağlılığı olmayan diğer yarısı da (!) gûyâ o terörün <strong><em>köstekçisi!.</em></strong> Böylece de <strong><em>“Bekâ mücâdelesi verilecekmiş!..”</em></strong> Bu manzarayı ortaya çıkaran dembokrasinin <strong><em><u>“içine ve her zerresine edeceksin”</u></em></strong> denmediği müddetçe de, <strong><em>“Allâh Azze’ye karşı olan asıl ve nâmütenâhî terör aslâ görülemez!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Binnetîce, asıl ve her terörür rahm-i mâderi bu la’netli terörü kahretmek içün zerre kadar politikacı şeytanların kılı kıpırdamazsa, <strong><em>“bekâ-hebâ-vebâ”</em></strong> diye sayıklarken, küfre <strong><em>fedâ</em></strong> kaçınılmaz; ve  <strong><em>ademiyyete</em></strong> mahkûmiyyet de, kat’î bir son olacakdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Evet.. Şia ve Vatikan&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Aslını inkâr edenlerden olmamanın çâresini”</em></strong> söyledik, o kadar!</p>
<p style="text-align: justify;">İslâmiyyet’i yeryüzünden silib atmak, global çetenin Vatikan ve acem dîni eliyle yürütdüğü, dünyâ çapında bir proje&#8230; Bunun içün de Anadolu’da, yahudi-haçlı <strong><em>“Dostluğuna=Onların dînine girmeye”</em></strong> şiddetle ihtiyâc vardır!. Ve bu, iki asırlık temel politika ve proje hattı&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px;"><strong><em><u>MEDENİYETLER, CUMHUR, MİLLET, İLLET, ZİLLET  İTTİFÂKI DERKEN, ŞİMDİ DE &#8220;TÜRKİYE İTTİFÂKI!&#8221;</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">İşte böylesine bitmez tükenmez <strong><em>“Yehûdi ve nasrânî aşkı”</em></strong>  ki, en az 96 yıldır gitdikçe karasevdâya döner, koyulaşır ve kıvâmı gitdikçe artar!. Bu, <strong><em>“DİB’işçi ve İlhâdiyyatçı, Fettocu, ittifakçı”</em></strong> ve resmî çevrelerdeki <strong><em>“Medeniyyetler ittifâkı”</em></strong> gibi şeytanlıklarla ve gaflet veya dalâlet sâikasıyla yol alır, azar ve dehhâmeleşir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Fakat gözlerden ırak tutularak, görülemiyecek hâle getiren <strong><em>“ruznâme değiştiricilikleri”,</em></strong> insî şeytanların bir başka taktiğidir!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> “Cumhur ittifâkı bilmem millet ittifakı”</em></strong> boğuşmalarından, bunca boğazlaşmalardan sonra da, sanki elde sihirli değnek varmış gibi şimdi de mücerred lâf çapında <strong><em>“Türkiye ittifakı!!!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Seçim denen gözboyamalarla bütün fırıldak, lâf ve fiiller iki senedir <strong><em>“Mükemmel bir buğz, adâvet ve kahra”</em></strong> işliyecek; sonra da <strong><em>“Bir anda bunları unutalım, kuzu kuzu geçinen kardeşler olalım; Türkiya ittifâkı içinde birlik olub işi tatlıya bağlıyalım!”</em></strong> faslı, sihirbaz torbasından çıkarcasına memleketi sulh ve sükûna kavuşturacak!.</p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px;"><strong><em><u>DÜNYÂ ÇAPINDA TEK TAPTIKLARI KANCIK PUT: DEMBOKRASİ!..</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Seçimlerine kadar öyle bir sahtekârlık furyası ki, dembokrasileri sanki ishâl olmuş; ve her yere bulaştırıb kokutmuşdur!. Sabık başvekîl ve TBMM (600 tanr.nın başilâ.ı) Binali bile, bu işi beğenmedi; ve <strong><em>“Murdar=Mülevves, haram”</em></strong> diyecekken, kendi mahallî ağzı ile<strong><em> “Mındar”</em></strong> dedi ve levmetdi!.</p>
<p style="text-align: justify;">Rum olduğu hakkında neşriyat bile yapılan Ekrem ise, <strong><em>“Veri tabanı, bilmem vermez tavanı istihbârat vesîkalarını”</em></strong> define ele geçirmişliği ile alelacele ve ilk icraat olarak başlatıb, bunları hangi patronlarına arz edecekse, o da böyle bir yangından mal kaçırma telâşında&#8230; <strong><em>“Ya YSK, İstanbul seçimlerini yenileme kararı alır, mazbata KEKLİĞİ kafesimden uçar; ve sudan çıkmış balığa dönerek son nefese doğru gidiverirsem”</em></strong> sendromu!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Ve&#8230; herşey, HER HALTI YEDİRDİKLERİ dembokrasi adına&#8230;”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kendisine <em><strong>tapınıldığı</strong> </em>içün, Allâh Azze’yi beğenmedikleri bu kadîm yunan dîni, Merhûm Üstâd’ımın kalemiyle ve dört cümlelik hacmiyle:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“· Hırsıza, yankesiciye, kaatile göre, polisin bulunduğu yerde demokrasi eksiktir. Böyle hükûmetlerin şefi de diktatördür.&#8221;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>&#8220;Şu halde demokrasya, her bâtılın tek tek hayat hakkı ve oluş hürriyeti aradığı bir zemin olduğuna göre, bu bâtıllardan her birinin gözünde, öbür bâtıla yer verildikçe eksiktir. Böyle hükûmetlerin şefi de diktatördür.” </em></strong><span style="font-size: 14px;">(İdeolocya Örgüsü, 16. Tab’ı, s.502)</span></p>
<p style="text-align: justify;">Bayat hamsi fiatına, herşeyin en ucuz ve kokmuşu; ve bir de en <strong><em>&#8220;lezzetlisi&#8221;</em></strong>  şimdi piyasada!..</p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px;"><strong><em><u>DOSTLUK, NİFÂK, İRTİDÂD İÇÜN KELÂM-I KADÎM NE BUYURUR?</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Halbuki Elmalılı Büyük Müfessir Merhûm Muhammed Hamdi Efendi Hazretleri, müslümanla münâfığı tefrîk içün, şu muhalled HAKK kânûnu gözlere sokar ve buyurur:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>“Yehûd ve Nasârâyı evliyâ (Dost) ittihâz etmek, böyle nifâk gibi bir maraz-ı kalbîden neş’et eder ve İRTİDÂDA DÂÎ OLUR.”</u></em></strong> (Tab’-ı Evvel, cild 3, s.1714)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“İRTİDÂDÂ DÂÎ OLMAK&#8230;”</em></strong> İslâm ile alâkanın, dinden tard yiyerek sona ermesi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Politikacı ve kuyruğundaki kalabalıkların, son derece hafife aldıkları, hatta zerre kadar kâle almadıkları, iki cihan ebedî felâketine batış keyfiyeti; veya, sonsuz ateş yaftasını boyunlara geçiriş vesîkası&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bugünün <em><strong>&#8220;Dindâr müslümanıyım&#8221;</strong></em> diyenleri bile, beğenmediği âyetleri <em><strong>&#8220;geç bunu&#8221;</strong></em> diyerek gûyâ<em><strong> &#8220;Kur&#8217;an îmânına&#8221;</strong></em> sâhib!. Bazı DİB&#8217;işçi, beleşçi, İlhâdiyatçı ve politikacı bozuntuları <em><strong>&#8220;Bir âyeti inkârla İslâm&#8217;dan mı çıkılırmış?&#8221;</strong></em> kâfirliğini reklâm ediyor. Sanki bu, 1980 ihtilâli ile uydurulmuş işkenceci Evren Anayasasıdır!.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir tek âyet-i Kerîme&#8217;yi yok sayan, Kelâm-ı kadîm&#8217;in tamâmını yani bütün âyetleri YOK SAYMADAN, o bir tek âyeti de yok sayamaz&#8230; Bu, cüz&#8217;ün üzerinden bütünü yok saymakdır&#8230; Umûmî kâide odur ki, <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;İslâmiyyet, tecezzî </strong>(bölünme)<strong> kabûl etmiyen bir bütündür&#8230;&#8221;</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;Allâh&#8217;ın varlığı ve birliği dışında herşey tartışılabilir&#8221;</strong></em> diyen müteveffâ ve Kürt vatandaşlarından Özal da,<em><strong> &#8220;Anayasayı bir kere delmekle bir şey olmaz&#8221;</strong></em> demişdi!. Anayasa gibi 1789 model bir motor, bin yerinden darbe de yese, nihâyet beşerî bir irâde ve düzmedir, birşey olmaz!.. Ancak <em><strong>&#8220;Allâh&#8217;ın varlığı ve birliği dışında herşeyi tartışdın&#8221;</strong></em> mı, ortada din kalmaz; üstelik, <em><strong>&#8220;Allâh&#8217;ın varlığı ve birliği&#8221;</strong></em> de, din kalmayınca o da buhar olur, uçar gider!. Beyân etdiğimiz gibi <em><strong>&#8220;İslâmiyyet, tecezzî kabûl etmiyen bir bütündür&#8221;</strong></em> şeklindeki ana ve temel kânûna îmân edilmediği zaman, ortaya, <em><strong>Müslümanlığın istediği Müslümanlık değil; şunun bunun; Özal, Evren, politikacı, partici, pırtıcı, DİB&#8217;işçi, ilhâdiyatçı, oryantalist çömezi ve bilmem ne ve ne, milyarlarca kesânın nefsi ve keyfi, hevâ ve hevesi &#8220;Müslümanlık&#8221; olarak (!) ve şeytanlıkdan ibâret bir nesne olarak çıkar!..</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Reformist, revizyonist, mezhebsiz ve <em><strong>&#8220;Kur&#8217;an bize yeter&#8221;</strong></em> diyen DİB&#8217;iş, İlhâdiyat, süfliyyât ve Politika cambazları da, işte tam bunun peşindeki iblisler!</p>
<p style="text-align: justify;">İslâm, kul irâde ve hevâsına göre şekillendiği zaman, netîcede, gene kul, kula <em><strong>TAPMAYA</strong> </em>başlar, ona <em><strong>TAPMIŞ</strong> </em>olur!. Bugünki manzara da aynen ve tıpatıp budur&#8230; <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Parti-pırtı ve politikacı kuyruklarının bir türlü (anlıyamadıkları) en ana ve temel nokta da, işte tam da bu&#8230;</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;">Halbuki Allâh Azze ve Celle, Âdem Aleyhisselâm&#8217;dan beri yüzbinden fazla Peygamberi ve nice kitab ve suhufu, mücerred,<em><strong> &#8220;insan insana tapmasın da, bana kulluk edib, benim sonsuz irâde ve hâkimiyyetim önünde eğilsin; zulüm de böylece ortadan kalksın, adâlet hâkim olsun&#8221;</strong></em> diye beşeriyyete göndermişdir!. Bugün eski (putperest-heykelperest câhiliyyeden) bin kere daha berbat <em><strong>modern bir câhiliyyeye</strong></em> batan insanlık, biribirinin kanını, iliğini, emeğini, imkânlarını ve alın terini öyle bir sömürüyor ki, üstelik de bunları <em><strong>&#8220;dembokrasi, hürriyet, kadın hakları ve bilmem ne günü ve ne bayramı&#8221;</strong></em> gibi narkozlamalarla devam etdiriyor!</p>
<p style="text-align: justify;">İşte, Bâtıl Batı’yı kıble ittihâz etmenin (Hakîkatın diliyle irtidâda dâî oluş) hikmeti ve hükmü&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Kâzım Karabekir’in hatırâtına bakılırsa, orada, cumhûriyetin bidâyetinde, Kamal Paşa’nın Anadolu ehâlisinin dînini <strong><em>“Hıristiyanlık yapmak istediği”</em></strong> de yazıyor&#8230; Hani bazı ipini satmış ve südü ile kanını karıştırmış kamalist <strong><em>Kristin</em></strong> sürüleri, <strong><em>“Falankes olmasaydı adın Agop olacakdı!”</em></strong> diyorlar ya, demek ki bir bildikleri var, bunu da tersden ifâde ediyorlar!.. Sanki <strong><em>“Keşke adımız Agop olsaydı”</em></strong> diyecekler de, bunu, altını üstüne getirerek söylüyorlar!..</p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px;"><strong><em><u>LOZAN İŞGÂLİ VE EN BÜYÜK ŞİRK&#8230;</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Lozan’da verilen söz ne idi; ne demişdi mason birâderlerden Şef-i sâlis Cim Bayar, şunu:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Biz Lozan’da Batılılara SÖZ verdik. Türkiya’dan belli zaman içinde Müslümanlık’ı kaldıracağız. Bunun baş takibçisi ben olacağım. Benden sonrakiler de beni ta’kîb edecekler!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Müthiş&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Dediği üzere işler ve âsâyiş berkemâl!..</p>
<p style="text-align: justify;">Yehûd ve Nasârâ dostluğu, Allâh Azze&#8217;nin Kelâm-ı Kadîm ile sâbit kat&#8217;i haram ve yasağına, bir vechesiyle de küfür hükmüne rağmen, hiç durub dinlenmeden devâm ediyor!. 1924’de <strong><em>“DİB=Diyalog İşleri Başkanlığını”</em></strong> kurdular. Şâkulî olarak <strong><em>“Hıristiyanlığa geçmenin belâlı olacağı”</em></strong> anlaşılınca, bunu tedrîcî olarak yani zamana yayarak yapmanın, daha hoplatıb zıplatmadan (Muvâzî=Paralel) olarak tahakkuk etdirilmesi kanaatine vardılar; ve bu şıkkı tercîh edib, bu minvâl üzere harekete karar verdiler&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Diyalog İşleri Başkanlığını=DİB”</em></strong>’i de, millete, <strong><em>“Diyânet-i İslâmiyye İşleri Riyâseti”</em></strong> olarak çok güzel yedirdiler!. Ehâlimiz de gözünü kırpmadan ve 95 yıldır maa’l-âfiye yemekde berdevâm&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Zehirlenerek bertarâf edilen Akseki; ve 8 ayda istifâ mecbûriyetinde bırakılan Nasûhî Efendi merhumlar istisnâ edilirse, <strong><em>“Diyalog İşleri (DİB) Başkanlarının”</em></strong> tamâmı da, Ankara politikasının sarıklı papağanları olarak iş görmüşdür ki, başka bir şıkkı düşünmek de bu rejimde mümkin olamaz!..</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiya’nın <strong><em>“Hıristiyanlaştırılması”,</em></strong> Global Çete’nin bir projesidir; ve bu, dünyâ çapında irtibât, ihbârât, icraat, zehriyât ve sevkiyâtı olan, çok mühim ve kadîm bir <strong><em>İngiliz</em></strong> hedefidir&#8230; İslâmiyyet’in başı olan <strong><em>Hılâfetin</em></strong> mücerred koparılması kâfî görülemezdi. Bunu, Türkiya’nın (Hıristiyanlaştırılması = Nasrânîleştirilmesi, Tanassuru) ta’kib etmeliydi&#8230; Aksi halde, yani İslâmiyyet var olduğu müddetçe, Haçlı Batıl Batı emperializmasının dünyâyı sömürüb, etini, kemiği ve iliğini gövdeye indirmesi aslâ mümkin olamazdı&#8230; Çünki Tefsir satırları ile dünyânın gözü önündedir ki, <strong><em>“En büyük zulüm ŞİRKDİR! Vahye dayanmadan yeryüzünde adâletin tahakkuku da MUHÂLDİR!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> </em></strong>İşte bu iki temel kânûn kabûl edilmeden, müslüman olmak da aslâ mümkin olamaz&#8230; Politikacılar kendi işkembelerinden ne kadar seytânî İslâm ta’rif ve îzâhı getirirlerse getirsinler, bunların tamâmı da beş para etmiyen, tahrîf ve tahrîb kalıbıdır; indî, i’tibârî ve izâfî soytarılıklardır ve dolayısıyla keenlemyekündür&#8230; Bir eksiksiz topu da, Vahiy karşısında <strong><em>YOK HÜKMÜNDEDİR!.</em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px;"><strong><em><u>“HOŞGÖRÜ VE DİYALOG-MEDENİYETLER İTTİFÂKI”</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Her şeyden evvel, <strong><em>“Ben Laik dembokratik bir cumbokrasiyim”</em></strong> diyen bir rejimin herhangi bir mahallinin <strong><em>“İslâmiyyet”</em></strong> hakkında bir tek kelâm etme hakk ve salâhiyyeti kat’iyyen yokdur ve olamaz&#8230; Yehûdiyyet ve nasrâniyyet hakkında zerre kadar ağzını açamıyan bir rejimin, İslâmiyyet’i, her hükûmete göre başına sarıklı bir politikacı dikerek şekillendirmeye kıyâmı, o dîne en ağır darbe, hakâret, tasallut ve tecâvüzdür. Binlerce nefrin ki, bu tecâvüz ve cinâyet, cihânın gözleri önünde 95 senedir işlenmekde olub, halkı da bununla iyice narkozlamışlardır!</p>
<p style="text-align: justify;">İşte <strong><em>“Hoşgörü ve Diyalog-Medeniyetler ittifakı”</em></strong> furya ve dalgası, bu menfur ve iğrenç işin kuvveden fiile çıkarılmasıdır. Bu, 1960 haçlı seferini yapan Batı’cı eşkıyâlar yani (tetikçiler) eliyle hızlandırılmış; adı geçen İngiliz projesinin  tatbikine,  bu haçlı işbirlikçileri yeniden daha hızlı (<strong><em>azmetdirilmişler</em></strong>)dir&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px;"><strong><em><u>1963 YILI NELERİN BAŞLANGICI OLDU?</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">1963 mühim bir târihdir&#8230; Efgânî-Abduh mason şirketinin Türkiya acenta müdîri Bayrettin’in, bu târihde, İst. İslâm Enstitüsü’nden mezûniyyetini görüyoruz. Daha talebeliği sırasında bile birileriyle yakın temâsı olduğu, kendi satırlarından anlaşılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Dikkat:1963, aynı zamanda Fetto denen yahudinin de, Graham Fuller denen ABD ajanı ile tanışıb keşfedildiği târih!..</p>
<p style="text-align: justify;">1963, işte böylesine iyi seçilmiş bir târihdir ki, <strong><em>“Diyalog”</em></strong> projesi hem resmî olarak <strong><em>Karaman</em></strong> ile, hem de gayr-i resmî olarak <strong>Fetto</strong> denilen  DİB’iş vâizi üzerinden (Çift dikiş sağlamlığı) ile yürütülmüşdür!. 1963’de, bugünki <strong><em>“DİB=Dilalog İşleri Başkanı Erbaş Ali”</em></strong> ise, daha 2 yaşında bir bebekdir!. Karaman 29, Feto ise 22 yaşında&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Fettoş da 1963&#8217;den i&#8217;tibâren, AKP&#8217;ye varıncaya kadar bütün partilerle öylesine palazlanır, öylesine <strong><em>&#8220;Möhderem Hocfendi&#8221;</em></strong> yapılır; iltifatı öylesine altın fıçılarıyla muvâzene edilir hâle gelir ki, bundan, 1975 masonunun başı göğe erişir; ve meğer kendi mürîdân, tirîdân ve kulları arasında da böylece, <em><strong>&#8220;Kâinâtın İmâmı&#8221;</strong></em> tanrılığına dayanmışdır!.</p>
<p style="text-align: justify;">8/3/2014 yılında, Fettoşizma&#8217;da gördüğü küfr ü şirk ve dalâletler yüzünden ondan yüz çeviren Lâtif Erdoğan, A-Haber tv&#8217;de konuşur; ve Fettoş&#8217;un ona söyledikleri, şeytânlığın evc-i bâlâsı veya en son doruk noktasıdır:</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;&#8211;Allâh ile konuşdum, bana, varlığı Hazret-i Mu&#8230;..d içün yaratdım; senin içün de devam etdiriyorum!&#8221;</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;">Cihân târîhinde bu kadar azgın ve tuğyânkâr hezeyân savuran bir Allâhsız görülmüş müdür?. Lâtif Erdoğan bunu 2014&#8217;de <em><strong>(15 Temmuz Haçlı Seferinden)</strong></em> 2 yıl, 4 ay ve 12 gün evvel cihâna i&#8217;lân etdiği hâlde, bu <em><strong>&#8220;anası yahudi babası ermeni mason vâiz&#8221;</strong></em> hakkında, AKP, DİB&#8217;iş, İlhâdiyât Pırasasörlerinden ve ehl-i tarîk veya torik çapulcularından, bir tek <em><strong>&#8220;Ne oluyoruz, bu ne tuğyân, bu ne kudurmakdır!&#8221;</strong></em> demeyi bırakın; bir  tek <em><strong>&#8220;ah, öf, vah, pöf&#8221;</strong></em> iniltisi veya sesi duyan olmuş mudur?.</p>
<p style="text-align: justify;">Kahhâr-ı ZülCelâl Cenâb-ı Hakk Azze ve Celle&#8217;ye bunca hakâret kuduruşu önünde susan mübtezel dünya; ve politikacı ve müslüman geçinici sürüler, Fettoş&#8217;un <em><strong>(İngiliz, Yahudi, AB, Vatikan ve ABD cilâlı çatallı kazığı)</strong></em> 15 Temmuz&#8217;da saltanat-ı fir&#8217;avniyyelerine batınca öyle bir cıyakladılar ki, hâlâ rahatlamış değiller; ve hâlâ daha Fettoşist vahşî  avı; sürek avından bin beter devam edib gidiyor; ve Pensil baykuşu da 2. bir kalkışma içün, Anadolu&#8217;muzu kana bulamanın ötüşleri ve zırıltılarıyla tv&#8217;lerden kana doymazlığına devam ediyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu memleketde müslüman kim; <em><strong>&#8220;müslüman görünen&#8221;</strong></em> münkir ve soytarılar kimdir, iyi görülmeli ve ona göre bu memleket, yeniden ve 1100 yıllık ecdâdın çizgisinde adam gibi (madam gibi değil) müslüman olmalıdır&#8230; Aksi hâlde bugünki (intihab=seçim) belâsı bile, ilâhî bir cezâ olmanın çok daha ötesine fırlar; ve Lût kavminden beter bir âkıbet, muayyen merkezleri ve bölgeleri ibretlik hâle çevirebilir!&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Fettoş&#8217;un ağzından çıkanlar, nemrutların, fir&#8217;avnların, şeddatların, hâmânların, Ebû Cehillerin; decâcile, cebâbire, zaleme ve heykellerin; tâgût, cibt ve dembokratların; lâyik ve seküler putperestlerin ağzından bile çıkmış mıdır?</p>
<p style="text-align: justify;">Masonik Ecevit ve Sülü&#8217;ye evvelâ <em><strong>&#8220;Deccal&#8221;</strong></em>, sonra Sülü&#8217;ye <em><strong>&#8220;Söz Sultânı&#8221;</strong></em> yağlaması yapan; sonra, Büyük İslâm Âlimi Medîne Kâdîsı Dadaylı Merhûm Mustafa  Şükrü Efendi Hazretlerinin torunu Cücevit içün ise, <em><strong>&#8220;Âhıret&#8217;de O, ilk şefaat edeceğim olacakdır&#8221;</strong></em> diyerek kendisini <em><strong>&#8220;ŞEFÎ&#8221; </strong></em> gören; ve islâmî edeb ve hassâsiyet hududlarını cihânın gözleri önünde târ u mâr eden; Kelime-i Tevhid&#8217;den Allâh Sevgilisi Aleyhisselâm Efendimiz Hazretlerinin Kâinât&#8217;daki en <em><strong>ŞEREFLİ ve AZİZ</strong></em> ismini tard eden; Allâh Habîbinin, vâlidelerimiz olan ezvâc-ı tâhirâtı  içün<em><strong> &#8220;Onlar onun sırtında KAMBUR gibi bir şeydi&#8221;</strong></em> diyecek kadar O&#8217;na buğz ve adâvetde çukurlaşan bir (Dîn istismarcısı şarlatandan), bu <em><strong>&#8220;ulus&#8221;,</strong></em> devleti ve hükûmeti ve topyekûn unsur ve uzuvları ile  cüzzamlıdan kaçar gibi, hatta bin kat daha âcilen kaçacakken, ona tam tersine sarmaş dolaş olmuş; ve belânın en korkuncundan birisi de böylece patlak vermişdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Anınçün bugünki Feto mücâdelesi <em><strong>&#8220;saltanat mücâdelesi&#8221;</strong></em> olmağla, gözümüzde beş paralık hüküm ve kıymeti yokdur ve olamaz. Allâh Azze ve Celle&#8217;nin irâde ve hâkimiyyetini tanımayan adam ve madamların mücâhede ve mücâdelesinden de bahsedilemez; Müslüman içün kıymeti hâiz biricik (mücâdele) ve (mücâhede), mücerred Allâh içün olandır ki, gerçek bir müslüman da, <em><strong>&#8220;Benim hayâtım da memâtım da Allâh içündür&#8221;</strong></em> der, başka bir tek kelâmı buna ekliyemez ve kendisinden başkasına böylece kul olma şerefsizliğine düşemez&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Henüz fırsad fevt olmamışken, amel ve fiillerine bir kıymet kazandırmak istiyenler, bugüne kadar kaçan fırsadları ve zararları telâfî etmek hidâyetine ermişlerse, bu <strong>&#8220;ulus&#8217;u&#8221;</strong> millet hâline getirmek içün Allâhsız maarifi ecdâdın Allâhlı çizgisine sokar;memleket çapında bunun seferberliğine girişir; CHP&#8217;lileşme çukurunda erimekden tevbe-i nasûh ile ve şiddetle kaçar; aklını ve îmânını bulmak içün BÜYÜK kapının kulu olmak dışında hiçbir kul irâde ve hâkimiyyeti tanımadığını kâinâta îlân eder; ve böylece de samîmiyyetini isbât yoluna girer&#8230;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Aksi hâlde, istikbâlden emin olmak içün hiçbir sebeb meşrû&#8217; olarak gösterilemez; ve <strong>&#8220;Türkiye İttifâkı&#8221;</strong> gibi dostlar alışverişde görsün çalkalamaları sâdece politikacı masalı olarak kalmaya devam edecekdir&#8230;</em></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px;"><strong><em><u>DİNLER ARASI DİYALOĞUN PÎRİ, FETTOŞ MU HAYRETTİN Mİ?</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Hayrettin, devlet me’mûru ve akademisyen olarak en kıdemlileri ve bu <strong><em>“Diyalog işinin de pîri”</em></strong> sayılmaya hepsinden daha çok hakk sahibi sayılmalıdır!. Bu işi ilk başlatanın kendisi olduğu, aşağıdaki kendi satırlarında apaçık ve dehşetle görülecekdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bakınız bütün bunların isbâtı,<strong><em> “Dinlerarası Diyalog Nedir?” </em></strong>nâm kitabında, Hayrettin’in bizzat kendisi tarafından nasıl yapılıyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“&#8230;çoğu okumuş yazmış aydın insanların diyaloglarına çok katıldım. Abantı kastediyorum. Ve benzeri, oralara da katıldım. Kezâ bunun dışında Türkiye’de farklı gruplar arasındaki diyaloglara da katıldım. <u>HATTA BU DİYALOGLARIN YAPICISI OLDUM. YANİ BÖYLE BİR DİYALOG MEVCUT DEĞİLDİ. BEN ONUN YAPICISI OLDUM.</u> Farklı gruplar vardı. Müslümanlar 4-5 grupdu. Ad saymaya lüzum yok<u>. O ZAMAN VÂİZDİM. İLK BU İŞE TEŞEBBÜS ETDİĞİMDE KADIKÖY MERKEZ VÂİZİ İDİM. 1960’LI YILLARDA.</u> Türkiye’de mevcut olan, İstanbul’da da temsilcileri bulunan 4-5 grup vardı<u>. Onların en ileri gelen vâiz ve hatiblerini yani kanaat önderlerini BİR ARAYA GETİRMEYE KARAR VERDİM. YAKIN ARKADAŞLARIMLA KONUŞTUM, İYİ OLUR DEDİLER. BU DİYALOG TOPLANTISI 2-3 SENE SÜRDÜ, ÇOK YARARLI OLDU. HALA ONUN YARÂRI DEVÂM EDİYOR.”</u></em></strong> <span style="font-size: 14px;">(1. Baskı, Haziran 2005, s. 63, Nesil Matbaacılık.)</span></p>
<p style="text-align: justify;">Evet, en kıdemli diyalog şeyhi, apaçık <strong><em>“Şehy benim”</em></strong> diyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Böyle bir diyalog mevcud değildi. Ben onun yapıcısı oldum&#8230;. Çok yararlı oldu. Hâlâ onun yararı devam ediyor!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Çok kalın kafalılarla, bu (diyalog) fitne-i azîmi ve gâvurluğunu iyi anlamak istiyenler, yukarıdaki 18 cümleden ibâret iktibâsımızı birkaç kere daha, kıraat ve zikr ü mütâlâa edebilirler!.</p>
<p style="text-align: justify;">Kimi, kimden evvel kim, hangi dünyâ merkezinden <strong><em>GÜDÜYORMUŞ</em></strong>; şimdi anlaşıldı mı acebâ?. Bazı insî şeytanlar vardır ki, hınzır gibi anlasalar da, gene de anlamaz (!) lar!!!</p>
<p style="text-align: justify;">Karaman, İstanbul İslâm Enstitüsünden 1963’de mezun olanlardan. En göz dolduran 3 talebeden birisi!. Diğer ikisi ise <strong><em>DİB’iş</em></strong> içün yani <strong><em>idâre</em></strong> (bürokrasi) ve politika içün yetiştirilen Tayyar Altıkulaç; diğeri de, <strong><em>Akâid</em></strong> bahislerini hâlletmek içün vazîfeli Bekir Topaloğlu&#8230; Hayrettin’in, anlaşamayıb sonra uzaklaşdıkları dünürü&#8230; Hayrettin ise <strong><em>Fıkıh</em></strong> babından işe el atacak ve hâlledecek en gözde vazîfeli!</p>
<p style="text-align: justify;">Bir başka vâkıa da şu ki, aynı sene, yani 1963’de, masonların, İstanbul’da ismi mahfûz üç kişiye (!) mezûniyet mükâfâtı olarak (altın saat) hediye etdikleri görülüyor, duyuluyor ve yayılıyor!..</p>
<p style="text-align: justify;">İsmi mahfuz o üç kişinin ikisi pırasasörlük; ötekisi de milletvekilliği ve bilmem ne başkanlıklarına kadar rütbelere garkedilmişlerdir&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px;"><strong><em><u>MASON SARIKLILAR VE MEZÂHİBİN TELFÎKİ!</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Karaman’ın <strong><em>“Mason Sarıklılara”</em></strong> olan sevgi, mahabbet ve merbûtiyyeti ise, Cemalettin Efgânî, M. Abduh ve Reşid Rızâ üzerinden 85 yaşında olduğu bugünlere kadar bütün terâvet ve nefâsetiyle devâm edib gelmişdir!.. Öyle umulur ve temmennî de edilir ki, Ukbâ’da da, çok sevdiği o kabil zevât-ı kesân ile haşr ü neşr ola, ebediyyen sevdiklerinden ayrılmaya!</p>
<p style="text-align: justify;">Hatta Reşid Rızâ’nın <strong><em>“Mezâhibin Telfîki”</em></strong> nâm ifsadkâr ve ısyankâr (Ehl-i Sünnet) düşmanlığı yapan kitâbını sâdeleştirerek, 1974’de, Dönme Raşel’in eşi Ecevit’in, koalisyon muâvini Müteveffâ Erbakan’ın âlî himmetleri ile alelacele ve el altından basılıb, bütün DİB’iş müesseseleri ve imam mektebleri, ilhâdiyât ve enstitü gibi yerlere postalanmışdır!.. Hatta bir ara mevcûdu kalmayınca, Hayrettin, kendi şahsî kasa ve kese hesâbıyla bu <strong><em>“Ehl-i Sünnet Muhâlif ve  Muârızı”</em></strong>  ifsâd kumkuması kitâbı bastırmış ve tevzi’ etdirmişdir&#8230; Şimdi (Yeni Şafak) gibi iktidâr (!) organı AKP gazetesinde köşe yazarlığı yapmakda; ve kendisini (erz.l-i ömründe), <strong><em>“Referandumda EVET demek farzdır”</em></strong> kabilinden dembokrasi, parti ve sandık fetvâcılığı; ve Beştepe’lere akıl hocalığı yapmak gibi şeylerle oyalayıb meşgûl etmektedir!.</p>
<p style="text-align: justify;">Demek istiyoruz ki, <strong><em>“Diyalog”</em></strong> gibi İngiliz ve Vatikan projesi olarak 1924’lerden beri pek çeşitli eller, etiketler, devrim ve taktiklerle yürütülen projenin Türkiya ayağındaki <strong><em>(Şövalyelik)</em></strong> rütbesinin en ziyade hakedeni, birinci derecede ne Feto ve ne de yeni <strong><em>DİB’iş=Diyalog İşleri Başkanı Erbaş Ali’dir!..</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu rütbeyi, bileğinin hakkı ile 59 senelik muazzam gayretleri netîcesinde almaya HAKK kazanan bir tek (Racül-i ılmâniyye ve telfîkiyye ve cümhûriyye) varsa, o da, yukarıdaki kendi satırları ile de kat’iyyen sâbitdir ki, 1960’ların sâbık vâizi Hayrettin’dir&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px;"><strong><em><u>BİR TALTİFNÂME Kİ, EN ÇOK KİMİN HAKKIDIR?</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Tiwitter’de yeni<strong><em> “DİB’iş=Diyalog İşleri Başkanı Erbaş Ali”</em></strong> içün  yerinde bir taltifnâme hazırlıyarak neşreden Z. Hanım’ın bu takdirnâmesini biz, aynen, hatta daha da genişletilib ıslâh edilerek adı geçen sâbık vâize de lâyık görmesini taleb ve ricâ edeceğiz!..</p>
<p style="text-align: justify;">Adı geçen taltifnâme aynen şöyledir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“-Papa J. Mario Bergogli’ye,</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> -Dünyâ Kiliseler Birliği’ne,</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> -Fener Rûm Patrikhânesi’ne,</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> -Ermenî Kilisesi’ne,</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> -Süryânî Kilisesi’ne,</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> -Anglikan Kilisesi’ne,</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> Ömrünü “Dinlerarası Diyalog”a, “Hıristiyânlık Teolojisi” hakkında kitâblar yazmaya, hümanizmaya ve hizmete sarf eden Diyânet İşleri Reîsi Bay A. ERBAŞ’ın, Katoliklik, Ortodoksluk, Protestanlık, v.s. hiçbir ayırım yapmadan “Üstün Hizmet Ödülü”ne ve “Vatikan Devleti Nişânı”na lâyık görülmesinin; “İtalya, Alamanya, Rusya “Devlet Üstün Hizmet Madalyası” ile taltîf olunmasının; âyinlerde isminin okunmasının; en yakın “yortu”da “Azîz” ilân edilmesinin; “Kardinallik” seçimlerinde aday gösterilmesinin gâyet lüzûmlu olduğu kanâatindeyiz!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dünyâdaki bilcümle mazlûm, mevkûf ve mahkûm garîbân milletlerin; ne yiyeceğini ve nasıl ilik sömüreceğini bilemiyen emperiallerin; ve bir yerlere boynundan <strong><em>bağlanmayı</em></strong> <strong><em>“Bağımsızlık”</em></strong> diye halklarına yediren bütün <strong><em>“Çağdaş, uygar, uysal, utsal, putsal, kutsal, lâyik, yerli, millî ve ciddî ve gayr-i ciddî”</em></strong> devletlerin; ve âlî derecâtdaki tüm sultânî tepe ve sarayların bilgilerine&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İntişârı: 24.09.2107 / 23:23:58 (tt)</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&#038;title=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/asil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html" data-a2a-title="Asıl Mükâfât, Erbaş Ali’ye Değil; Hayrettin’e Verilmeliydi!Tâhir MÂHİR"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/asil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html">Asıl Mükâfât, Erbaş Ali’ye Değil; Hayrettin&#8217;e Verilmeliydi!&lt;h6 style=&quot;text-align: left;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #c00000;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Tâhir MÂHİR&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/asil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>-5- Haçlı Yeni Yılına Girişde Kaş Yaparken Göz Çıkaranlar, Hattâ Mil Çekenler!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/5-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/5-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Jan 2019 10:01:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[01 - Ocak]]></category>
		<category><![CDATA[Zıyâiyye BEKÇİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[dinler arası diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[hoşgörü-diyalog fitnesi]]></category>
		<category><![CDATA[noel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=8301</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akit ceridesinin çakma Üstadlarından, evvel zaman kalbur saman içinde iken ve 1980’li yılların başında, Şii başı Humeyni’ye bey’at toplayan; ve Fettoş Hocfendisi</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/5-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html">-5- Haçlı Yeni Yılına Girişde Kaş Yaparken Göz Çıkaranlar, Hattâ Mil Çekenler!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>HAÇLI YENİ YILINA GİRİŞDE KAŞ YAPARKEN GÖZ ÇIKARANLAR, HATTÂ MİL ÇEKENLER!</u></em></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>(5)</u></em></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Zıyâiyye BEKÇİSİ</u></em></strong></span></h3>
<p><span style="color: #ffffff;">.</span></p>
<p style="text-align: justify;">Akit ceridesinin çakma Üstadlarından, evvel zaman kalbur saman içinde iken ve 1980’li yılların başında, Şii başı Humeyni’ye bey’at toplayan; ve Fettoş Hocfendisi ve meşhûr kamalist ve Eygi’nin <strong><em>“Rahmetlilerinden”</em></strong> ve yoldaşı Müteveffâ Toktamış Ateş v.s. gibi adam ve madamlarla <strong><em>“Fikir özgürlüğü aşkına”</em></strong> aynı karelerde <strong><em>“Tavîl”</em></strong> endâm u endâzesini sergileyen; <strong><em>“Hılâfet, islâmî bir müessese değildir”</em></strong> fetvalı (!) yazı-çizileriyle fezâlarda uçuşlar yapan; bir zamanlar, <strong><em>“Ben de diyalogcuyum”</em></strong> diye fermanlar döktüren; ve Abant platformalarının sâbık gözdesi A. Dilipak <strong><em>“Üstadın”</em></strong>, hatta <strong><em>“Üstâd-ı A’zam’ın”</em></strong>, yılbaşı tebrîkâtı ise, adamın ta ciğerine ve <strong><em>RÛHUNA</em></strong> nüfûz edecek kadar edebî, ebedî, kelâmî, hikemî, bedii, sırrî, inşâî ve beliğ mi beliğ olarak (31/12/2018) târîh-i efrencîsinde topyekûn mesâha-yı sathiyye, i&#8217;tikâdiyye ve şahsiyyesi ile şöyle idi:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Hırstiyan yurttaşlarımızın Noellerinin Ruhulkudüsün ruhaniyetine bağlı olanlar için esenlik vesilesi olmasını temenni ediyorum. Gelecek günler ise, inşallah Allah’ın rızasının tecellisinin vesilesi olanlar için hayrolur!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Rûhu’l-Kudüs’ün rûhâniyyeti!</p>
<p>Yani, Kudüs rûhunun rûhâniyyeti!</p>
<p style="text-align: justify;">Peh peh!</p>
<p style="text-align: justify;">Ne lâf ama!</p>
<p style="text-align: justify;">Böyle tebrik, ta&#8217;zîm, ta&#8217;zîz, takdîs, tekrîm, tahsîn, tasdîk ve hatta vaftiz iltifatlarına gark olmayı, Vatikan Dövleti BAŞKANLIK Sarayındaki Möhderem Peder Papa Hazıritleri duysa, Akit’in <strong><em>“Üstâd-ı A’zam’ına”</em></strong>  tahsîsât-ı mestûre cinsinden tahsîsât-ı kardinâliyye teklîfine bile sarılamaz mı?!</p>
<p style="text-align: justify;">Üçüncü sınıf çakma <strong><em>“Üstad”</em></strong>lardan ve iflâh olmaz zehirli dilini Hazret-i Osman-Ali (Radıyallâhu Anhüma)ya kadar saplayan Püsküllü Kadir gibi bu beşinci sınıf (çakma) Üstâd Abdürrahman Çelebi de, kıymet-i harbiyesi kendinden menkûl yeni ve patenti de kendisine âid uydurma ta’birlerle piyasa yapmaya başladı!.</p>
<p style="text-align: justify;">Neymiş, <strong><em>“Hıristiyan yurttaşlarının Rûhu’l-Kudüs’ün rûhâniyyetine bağlı olanları içün, NOELLERİ, ESENLİK vesîlesi olmalı”</em></strong> imiş!. Bu abes cümleye bağlı olarak gelen ikinci cümle ise, Hıristiyanlar dışındakiler içün tasrih, tavzih ve ta’yîn edilmediğine göre, gene onlara râcî olacakdır ki şöyle:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Gelecek yılbaşı veya noel günleri Allahın rızasının tecellisine vesile olmalı, o Rûhu’l-Kudüs’cü hıristiyanlar içün HAYIRLI olmalıymış!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ah şu gözü kör olası <strong><em>“Hoşgörü-Diyalog”</em></strong> fitnesi ah!</p>
<p style="text-align: justify;">Bir bulaşdın mı kanser hücreleri gibi kökünü kurutmak adamın iflâhını kesiyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Bâtılların bu kadar <strong><em>“Tahsîn ve takdîr”</em></strong> edilişinin Şerîat-ı İslâmiyye’de hangi tarihde dile alındığı vâki’ olmuşdur?. Böyle kafadan veya işkembeden atmalarla ortaya nasıl bir <strong><em>“DÎN” </em></strong>çıkar; ve bunun vebâli altında kalacak olanların encâmı nasıl sürünme manzaraları çizer? Akıl, îmân, rûh ve zekâ seviyesi muayyen olanlar içün bu ne nasibsizlikdir!</p>
<p style="text-align: justify;">Şu en büyük, en temel ve en şümûllü islâmî kânûn ve kâide olan <strong><em>“Ta’zimi vâcib olanları tahkîr; ve tahkîri vâcib olanlara ta’zîm küfürdür. Milel-i sâirenin bayramlarına iştirâk ve tebrîk”</em></strong> ebedî hasârete sebebdir cümlesindeki hakîkata îmânlar bile bugün güme gitmiş, hevâlar ilâh edinilmişdir!. Kelâm-ı kadîmin butlânını ve dalâlini isbât edib takbîh, tahzîr ve tahzîl buyurduğu dinlerin bayramlarını ve onların islâmî hakîkatları tekzîb ve takvîl eden (iftira atan) karakterlerine RAĞMEN, onları senâ edici beyanlar, onları yüceltirken İslâm’ın Mutlak hakîkat oluşunu örtmek (küfretmek) ma’nâsını tazammun eder, apaçık ortaya koyar!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu tip alîl ve sakîl ipsiz sapsız, abuk sabuk beyanlar, kariînin (okuyanların) i’tikadlarını HAKK’dan bâtıla tahvîl eder ki, <strong><em>“Hem dâll ve hem mudill oluş”</em></strong> işte tam da budur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Ruhul-Kudüsün ruhâniyyetine bağlı olanlar içün noelleri ESENLİK vesîlesi olsun&#8221;</strong></em> deniyor da, bağlı olmıyanlara neden <em><strong>&#8220;ESENLİK, Allahın rızası ve hayırlar&#8221;</strong></em> dilenmiyor?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Ruhu’l-Kudüs rûhâniyyetine BAĞLI”</em></strong> olanlar, Hakk yolda mı olmuş oluyor? Hâşâ&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bunlar, <strong><em>Müslüman</em></strong> mı kabûl ediliyor, yani <strong><em>“HAKK yolda”</em></strong> olub da <strong><em>“TEBRÎK, RIZÂ VE DUÂYI”</em></strong> müstahak mı olmuş oluyorlar? Hâşâ&#8230; İslâm’ın Kitâb, Sünneti ve İcmâ’ı ile alâkası olmayan <em><strong>“Ruhul-Kudüs’e”</strong></em> i’tikâdın, <em><strong>“Hıristiyan i’tikâdına göre ona BAĞLI”</strong></em> olanlara te’mîn etdiği zerre kadar hasene, sevâb, hayır, rızâ ve menfaat düşünülemiyeceği bedâhaten ortada değil midir?&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İslâmiyyet&#8217;e îmân, <em><strong>&#8220;îmânla küfür, Hakk ile bâtıl ve mü&#8217;minle kâfir arasında hiçbir sınır tanımadan&#8221;</strong></em>, dembokrasiye iman gibi bir şey mi zannediliyor?.Îmân ve i’tikâdı bulanan adamlar, <strong>“telbîs”</strong> çukuruna düşerek<strong> “küfrü îmâna bulayaınca”, </strong>bu adam ve madamlar içün, artık İslâm’a <strong><em>“Hizmet”</em></strong> ve <strong><em>“Da’vâ sâhibi olma iddiaları” </em></strong>muhâl olmıyacak mıdır?</p>
<p style="text-align: justify;">Üstelik, <strong><em>“Üstâd Dilipak’ın”</em></strong> cümlesinde geçen <strong><em>“Esenlik”</em></strong> esintisi de, bize Kamal Paşa’nın cenâze namazını tedâî etdirdi, hatırlatdı!.</p>
<p style="text-align: justify;">Malumdur ki, cenâze namazı kılınmıyacakdı. Hemşiresi Makbûle hanımın aşırı telâş ve vâveylâsı üzerine bir <strong><em>“sus payı”</em></strong> olarak, Dolmabahçe Sarayındaki müstahdemler ve sâireden alelacele ve emr-i vâki’ ile 15-20 kişilik bir cenâze namaz ekibi teşkîl edildi!. O senelerde Kelâm-ı Kadîm’in <strong><em>“Türkçe Tercemesi”</em></strong> ile namaz kılma çılgınlığı vardı!. Abes ve pek ateistce bir şeydi ammâ gene de vardı; ve imam Şerâfettin Efendi, <strong><em>“Tanrı Uludur”</em></strong>larla tekbirler (!) ala-vere, dala-vere, gûyâ cenâze namazını edâ (!) etdi; ve nihâyetine gelince de <em><strong>selâm</strong> </em>verecek!</p>
<p style="text-align: justify;">Verdi: <strong><em>“ESENLİKLER sizin üzerinize!” </em></strong>bir sağa, sonra bir de sola!!!</p>
<p style="text-align: justify;">Başlarken <strong><em>“Errr kişi niyyetine”</em></strong> dedi mi, sonra da <strong><em>“Mevtâyı nasıl bilirsiniz?”</em></strong> suâli geldi mi, 5816 henüz müteveffâ olmadığı içün bunların cevablarına erişemedik!. Makbûle Kadın da bu renkli ve marazî manzaranın hakîkatini bilse ve böyle <strong><em>“Tanrılı, esenlikli ve esintili”</em></strong> bir ritüelin <strong><em>islâmî</em></strong> değil de, <strong><em>isyânî</em></strong> olduğuna ilm ü irfânı kifâyet etse idi, M. Baîdulla’nın namazını seslendiren Merve Kavakçı Kadınfendi gibi o da belki ağasının namazını (!) kendisi kıldırır ve Şerafettin’i de <strong><em>“Cenâze alâkasından”</em></strong> azlederdi!..</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Çakma Üstâd”</em></strong> Abdür’ün, Rûhu’l-Kudüs’cü hıristiyanlara <strong><em>“ESENLİK vesîlesi”</em></strong> deyişi, bize bu manzarayı tahattur ve tedâî etdirdi!</p>
<p style="text-align: justify;">Esenlik, uydurukçacı veya kurbağacacıların dillerinde peydahlanan mürtedd ve mürtekib bir kelime olub, Türkün 1000 küsur yıllık <strong><em>“sıhhat, âfiyet ve selâm”</em></strong> kelimelerini katletmek üzere sermâye yapılmışdır!</p>
<p style="text-align: justify;">Burada bir parantez daha açalım ve dün akşam (1/Cemâziyelevvel/1440) yani efrencî takvimle (7/Kânûn-ı Sânî=Ocak/2019) saat 21.00’den i’tibâren Akit ekranında, <strong><em>“Çakma Üstâd Dilipak’ın”</em></strong> üstadlayıcısı (Bülend Deniz) nâm bir genç adamla, Dilipak’ın <strong><em>“Diyalog”</em></strong> cinsi bir programı vardı!. Burada da epey çamların gövdelerine yeni bilenmiş baltalar sallandı; ve reçineleri yürek dağlıya dağlıya aşşağılara süzülüb iniverdi!</p>
<p style="text-align: justify;">Bülend Bey’in <strong><em>“Üstâdı”</em></strong> o kadar insâniyyetperver (hümanistdir) ki, hıristiyan ve yahûdîleri nerede ise bir takdis ve vaftiz etmediği kaldı!. Meğer bu meretler, Kur’ân-ı Azîmüşşân’a <strong><em>RAĞMEN</em></strong>, ne de kıymet-i harbiyesi olan Âdem Aleyhisselâm veledleri imiş!. Dembokrat politika cambazları <strong><em>“Dîn, dil, mezheb, ırk farkı gözetmiyeceğiz”</em></strong> diye leyl ü nehâr zikretdikçe, ekran mütefekkirlerinin (!) meşgaleleri de, % 99’uyla bu idhâl ve yalan politika ve ona esâret olmuş; ve gazete entel ve dantelleri de Fettoş cenâhı gibi <strong><em>“DİN-MEZHEB farkı gözetemiyecek kadar “Dinlerarası diyalog&#8221; asitleri içinde erir hâle gelivermişlerdir!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm Efendimiz Hazretleri öyle bir Medîne devleti kurmuş ve hangi dinden olursa olsun o Âdem çocuklarının öyle hakkları varmış ki, Bülend Beyfendi Oğlumuzun Üstâdına göre bu devlet <strong><em>“İslâm devleti değilmiş!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Böyyük Üstad’a karşı çok ayıb, kayık ve kayıb olacak ammâ, gel de bir <strong><em>“Çüşşşşş!”</em></strong> çekme&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Cehâlet, cumhûrî menşe’li ve <strong><em>“Hoşgörü-Diyalog”</em></strong> vizeli olub, dembokratik nânelerle de sosu içirilince, pek çağdaş, çok modern ve iyi güncellenmiş  ve Baîdulla’lı <strong><em>“Medîne Vesîkası”</em></strong> cinsi ve cibilliyetinde tezâhür eyliyor!</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;Medîne Vesîkası”</strong></em> olur da, ondan a’lâ<strong><em> “İlk yazılı ANAYASA”</em></strong> mı vücûd bulur!?. <em><strong>&#8220;Anayasa gibi muhteşem bir mukâvele ile </strong><strong><em>&#8220;V</em>atandaşın&#8221; devlete karşı hakkları te&#8217;mînât altına alınınca&#8221;</strong> </em>, ortaya <strong><em>“İptidâî bir Din Devleti”</em></strong> çıkması yakışıklı ve şık olur mu hiç?.<em><strong> &#8220;Böyle MEDİNE</strong></em> <strong><em>Dîn devleti olmak, modern, eşitlikçi, hürriyetçi, hümanist, feminist, ezmânın tagayyürü ile durmadan zırt-pırt değişmeye ve güncellemeye batgın ve baygın, lâyık, kayık, cumhuriyetçi ve demokrat”</em></strong>  bir dîne hiç yakışır mı!?.</p>
<p style="text-align: justify;">Haçlı Avrupa&#8217;nın oryantalist (Şarkiyatçı) gâvurları, Anadolu ilhâdiyatçı, Denaatçı ve Entel-dantel diplomalı echellerine öyle bir <em><strong>kılavuzluk</strong> </em>yapdılar ki, burunları (&#8230;.)dan bir türlü kurtulmuyor!. Yukarıda saydığımız şeytânî sıfatlar,<em><strong> &#8220;Beşerî devlet Sistemlerine&#8221;</strong></em> âiddir. Allâh Azze ve Celle&#8217;nin (vahy ü tevfîkâtına) müstenid ve O&#8217;nun  edille-i erbaasına dayanan sistemindeki devlet, bu beşerî sıfatlardan kat&#8217;iyyen münezzehdir. Bu sübhânî Dînin devlet şeklinde <em><strong>&#8220;Anayasa, vatandaşlık, eşitlik, eşek hürriyeti, fikir anırtısı, gavur devletlerle ittifak adı altında onlara teslimiyyet, v.s. gibi binlerce iblislik&#8221;</strong></em> aslâ olamaz, bu muhaldir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Oryantalist çömez ve dalkavuklarının hedefi, la&#8217;netli bir aşşağılık duygusu içinden, dinlerinden utanmak; ve bunu, İslâmiyyet&#8217;i <em><strong>&#8220;Beşerileştirerek&#8221;</strong></em> telâfî etmekdir!. Bu da Yehûdiyyet ve nasrâniyyet gibi <em><strong>&#8220;Muharref Din&#8221;</strong></em> i&#8217;câdından ve mürteddlikden başka bir halt olamaz&#8230; İslâmiyyet&#8217;in, aslîyyetini edille-i erbaası ile 15 asırdır muhâfaza edişi, Haçlı dünyası ile dâhildeki ilhâdiyyatçı, denaatçı ve Entel kuyruklarını herşeyden ziyâde kudurtan temel sebebdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Haltettin Karamanlis bile Allâh’ın âyetlerini iblis gibi yamultub <strong><em>“Bu da Kur’ânın demokratik tarafı”</em></strong> diye kütük gibi kitablar yazarak, <strong><em>“Oryantalist çömezlerin en kıdemlisi”</em></strong> rütbe ve sıfatıyla, İslâmiyyet’i içden bozmanın ıkınışında değil mi?. <em><strong>&#8220;4 hakk din vardır&#8221;</strong></em> deyişler; <em><strong>&#8220;14-15 asır evvelki hükümleri bugün kalkıb uygulayamazsın, İslâm güncellenmelidir, sünnîlik tehdiddir, mezhebler bölücülükdür, ictihadlar değiştirilmelidir, Kur&#8217;an tek kılavuzumdur, Kitab kâfîdir, v.s.&#8221;</strong></em> gibi toptancı beyanlar; ve bunların dışındaki binlerce <em><strong>&#8220;Kur&#8217;an&#8217;da bu, bu, bunlar yokdur!&#8221;</strong></em> gibi yüzlerce zarûrât-ı dîniyyeyi inkâr gâvurlukları ve yahudileşmeler, bu biricik <em><strong>HAKK</strong> </em>dini ortadan kaldırmaya ma&#8217;tûf, <em><strong>ALLÂH AZZE&#8217;ye</strong></em> karşı en büyük <em><strong>TERÖR</strong> </em>değil midir?..</p>
<p style="text-align: justify;">Fettoş ve şebekesinin en büyük cür&#8217;mü bu iken, bu, hiç ön plana çıkarılıyor mu?. Çıkarılamaz, çünki politikanın temeli Lozan&#8217;da bu istikâmetde atılmış; <em><strong>&#8220;BAYAR&#8217;IN TA&#8217;BİRİYLE BATILILARA LOZAN&#8217;DA SÖZ VERMİŞLER, BELLİ BİR ZAMAN İÇİNDE İSLÂMİYYET ANADOLU&#8217;DAN SİLİNECEKDİR; BUNUN BAŞ TAKİBÇİSİ DE BAYAR OLACAK; VE ONDAN SONRAKİLER DE ONU TA&#8217;KÎB EDECEKLERDİR!&#8221;</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Zavallı Anadolu Etrâk ve Ekrâd halkı, parti-pırtılı bir sarmalla kuşatılmış; ve fâsid bir dâire içinde anafora yakalanmışcasına her sene en kıymetli varlığı dîninin aşındırıldığından habersiz; kırk satır mı kırk katır mı hesâbıyla 13 fırkadan (şiadan) birinin hizbi içine preslenerek ve şeytânî dedikodular içe içe ve ömrünü de böyle asite yatırarak, her saat erimeye mecbûr kılınmışdır!</p>
<p style="text-align: justify;">“Üstâd-ı A&#8217;zam Dilipak’a göre gâliben, Medîne’de Peygamber-i Zîşân Aleyhisselâm Efendimiz Hazretleri’nin te’sîs buyurduğu o devlet <strong>“İslâm Devleti”</strong> olmayınca, ki bunu söyledi; ağleb-i ihtimâl îmâ yoluyla da (Hâşâ) <strong><em>“Laik Demokratik Hukuk ve Cumhûriyet Devleti”</em></strong> idi demek istedi&#8230; <em><strong>&#8220;İslâm devleti değildi&#8221;</strong></em>yi ağzından kaçırır kaçırmaz, cümlesinin sonu, çölde kaybolan dere gibi tırslayıb yok oldu!</p>
<p style="text-align: justify;">Bülend Beyfendi Oğlumuzun <em><strong>&#8220;Muhterem Üstâd-ı Azîzi Dilipak&#8221;</strong></em>, pek sivri, nâdirâtdan ve pek derin fikirlere gebe ve <strong><em>“orijinalitesi”</em></strong> yüzde yüz <em><strong>&#8220;yerli ve millî&#8221;,</strong></em>  mevadd-ı ecnebiyyesi sıfır, damıtılmış (!) cümleleriyle, <strong><em>“Yeni, hatta yepyeni, hiç kimsenin duymadığı ve rü’yâsını bile görmediği bir ŞEYLER üretib üfliyerek”</em></strong>, kâriîn-i kirâmının muhayyile ve tasavvurâtını tehyic de ederek, onlara, en müstesnâ fikir ziyâfetleri ikrâm etmenin lütufkârlığında görünüyordu!&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İyi amma adam veya madam kim olursa olsun, ona sormazlar mı:</p>
<p style="text-align: justify;">Yahu Yoldaş! Yarasa gibi gözsüzlüğü bırak, işin ehlini dinle! Koskoca Allâme ve bu işin mütehassısı Şeyhülislâm Mustafa Sabri, Müfessir Muhammed Hamdi ve Büyük Şehid Muhammed Âtıf ve bütün ehl-i Sünnet ulemâsı Efendiler (Rahmetullâhi Aleyhim Ecmâin Hazerâtı) meâlen ve topyekûn BUYURUYORLAR Kİ:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Medine’de kurulan bu devleti, Hâce-i Kâinât Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm Efendimiz Hazretleri <span style="color: #ff0000;">t</span>e’sîs buyurmuşdur; ve bu bir DÎN (İslâm) DEVLETİDİR; Kıyâmet’e kadar kurulacak bütün İslâm Devletleri de, bu Medine Merkezli ŞERÎAT-I GARRÂ-YI AHMEDİYYE Hükûmet-i Rabbâniyyesinin Allâh’ın ARZINDAKİ ŞU’BELERİDİR.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Aman Allâh’ım!</p>
<p style="text-align: justify;">İnsan ekrana çıkar da, bu kadar mı dağıtır?</p>
<p style="text-align: justify;">Lâf u güzâf kendi mihverinde 5-10 tur atdıkdan sonra, döndü dolaşdı, <em><strong>Kudüs</strong> </em>mes’ele-i iğtişâş ve herc ü mercine veya yahûdî saçı-sakalına dönen dipsiz kuyuya müntehî oldu!. Ne imiş, <strong><em>“Kudüs’ün hıristiyan canlar içün kıymet-i fevkal’âdesi dînî değilmiş, Îsâ Aleyhisselâm’ın doğduğu yer olmasından dolayı imiş!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Üstadlayıcı genç oğlumuz ise tam bu noktada 12’den vurma helecânı ve delikanlılığı ile tetiğe dokunmaz mı:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Aynı zamanda Üstadım, Hazret-i Îsâ’nın öldüğü yer!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">O Üstad Abdurranmân Çelebi, destekçisini köstekler ve hiç bozar mı, bu olacak iş mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Gerçi o, nakarât hâline getirdiği <strong><em>“Söylediklerimiz, hatta söylemek zorunda bulunub da söylemediklerimizden de hesâba çekileceğiz”</em></strong> gibi çok entel ve dantel lâflar etse de, <strong><em>“Hazret-i Îsâ ölmüşdür”</em></strong> gibi Kelâm-ı Kadîm’i <strong><em><u>TEKZÎB</u></em> </strong>eden bir hükm-i küfrî karşısında meskût kalmayı; veya duymamış numarası çekmeyi <strong><em>“Maslahata”</em></strong> ziyâde muvâfık görüb hiç müdâhale etmedi!. O sadece bol bol <strong><em>“Ele verir talkını kendi yutar salkımı”</em></strong> ta’bîri mu’cebince meskût kaldı! Rezâleti, hiç tashîh <strong><em>krizine</em></strong> yakalanmadan, <strong><em>KERİZ</em></strong> mevki-i âlîsine çakılı farzetdiği Akit tv’nin mücâhid ve müstesnâ <strong><em>“TEMÂŞÂ EHLİNE”</em></strong> yâvelerini dinletmeye devam eyledi!</p>
<p style="text-align: justify;">Ya, <strong><em>“Bunun hesâbını ukbâ’da bir şekilde yolunu bulur hâllederim!”</em></strong> diye düşündü; veya o dahî Püsküllü Kadir’in bir konuşmasında, hâşâ <strong><em>“Hazret-i Îsâ içün öldü”</em></strong> deyişine müşâbih, böyle bir i’tikâd-ı dalâle kâil!</p>
<p style="text-align: justify;">Akit cemâat-ı İslâmiyyesi dahi, el-ân, hangi hâl ü keyfiyet üzredir, bunu da kestirmek <em><strong>BEŞERÎ</strong> </em>iktidârımız hârici bulunuyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Derken mevzu’ Ukrayna, Rusya ve Fener arasındaki patrik krizine geldi!. Bülend Beyefendi Oğlumuzun <strong>“Üstâdı”</strong> buna da son derece pratik bir hâl tarzı keşfetdi ki, Ortadoks DÜNYASI üç gün üç gece bayram etseler azdır! Müthiş teklîf hulâsaten şöyledir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Bütün geçmişdeki KONSÜLLER gibi dünya çapındaki ortodoks seçmelerinden, İstanbul’da büyük bir KONSÜL toplamalıdır. Bunu da, bu işin reisliğini de Türkiya Başkanı Tayyib Bey yapmalıdır!. Kendimize müslüman olmamalı bizim müslümanlığımızdan bütün insanlara dinlerini özgürce yaşamaları içün fırsadlar hazırlamalıyız!.</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> İstanbul Ortodaks FORUMU yapılmalı, CB’nımızın HİMÂYASİNDE ŞERİATLARINI YAŞABİLMELERİ içün, bizim, bunların hakk ve hukuklarına sâhib olmalarını te’min etmemiz lâzımdır&#8230; </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Devletimiz buna müdâhil olmalı, Türkiya’ya temsilciler da’vet edilmeli, konferans toplanmalı, insânî sorun olarak beni başkalarının sorunları da alâkadâr etmelidir. Bu, Fatih konferansı olarak Fâtih’de yapılmalı, yeniden târîhi uyandırmamız gerekiyor&#8230;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Babam dahi olsa zâlime karşı çıkmalıyım, Tâif’e giden Peygamber gibi olmalıyız, Çinle de iyi alâkadar olursak bütün Çin müslüman olur&#8230;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> Hıristiyan topluluklara da sâhib çıkabiliriz, İranlı mollalar da din kardeşimiz&#8230;&#8230;..”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Üstad-ı Akit ve vakit, böylece bütün ciddî projelerini; ve insanların rü’yâda bile görseler inanamıyacakları kadar muazzam fikirlerini; o kendine hass arada ıslık çalan hıtâbet-i lâtîfânesiyle  ve Bülend Beyfendi Oğlumuzun aralara girib çıkarak <strong><em>“Espirili destek atışları ve hayrân bakışları”</em></strong> arasında ve son derece hârika bir <strong><em>“Performansla”</em></strong> sürdürdü; ve kelâm-ı üstâdânelerini, en nihâyet, hasret çekeceğimiz bir hafta sonrasına <em><strong>&#8220;değin&#8221;</strong></em> hıtâma erdirdi!</p>
<p style="text-align: justify;">Oh!</p>
<p style="text-align: justify;">Elhamdülillâh!</p>
<p style="text-align: justify;">Dünyâ varmış!..</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Rûhu’l-Kudüs”</em></strong> mes’elesinin de yarım kalan, dînî, ilmî ve kısmen târihî vechelerine, âtîdeki nesillerimize ibret, nasîhat ve gerçek ma’lûmâta vesîle olması gâyesiyle, mütehassısı ULEMÂMIZIN satırlarından iktibaslar yaparak ve nasibse, müteâkıb makâlemizle devam edeceğiz!</p>
<p style="text-align: right;"><span style="text-decoration: underline;"><strong><em>(Mâba&#8217;di var)</em></strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İntişârı: 09.01.2019 / 13:01:21</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=-5-%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=-5-%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=-5-%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=-5-%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=-5-%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=-5-%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=-5-%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=-5-%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=-5-%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=-5-%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=-5-%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=-5-%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=-5-%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=-5-%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=-5-%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F5-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&#038;title=-5-%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/5-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html" data-a2a-title="-5- Haçlı Yeni Yılına Girişde Kaş Yaparken Göz Çıkaranlar, Hattâ Mil Çekenler!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/5-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html">-5- Haçlı Yeni Yılına Girişde Kaş Yaparken Göz Çıkaranlar, Hattâ Mil Çekenler!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/5-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dinler Arası Diyalog  Bitmedi Mi?</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/iktibaslar/haberler/dinler-arasi-diyalog-bitmedi-mi.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/iktibaslar/haberler/dinler-arasi-diyalog-bitmedi-mi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 May 2017 08:38:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[dinler arası diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[fetö]]></category>
		<category><![CDATA[incil]]></category>
		<category><![CDATA[kuran-ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[rasimpaşa camiisi]]></category>
		<category><![CDATA[tevrat]]></category>
		<category><![CDATA[zebur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=1517</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rasimpaşa Camisinin tavanının dört köşesine resmedilen Tevrat Zebur İncil Kuranı Kerim Resimleri Sanal Alemde tartışma konusu</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/iktibaslar/haberler/dinler-arasi-diyalog-bitmedi-mi.html">Dinler Arası Diyalog  Bitmedi Mi?</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;">DİNLER ARASI DİYALOG BİTMEDİ Mİ?</span></h1>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Rasimpaşa Camisinin tavanının dört köşesine resmedilen Tevrat Zebur İncil Kuranı Kerim Resimleri Sanal Alemde tartışma konusu yarattı.Dört kitabın Rasimpaşa camisinin tavanının her köşesine resimleştirilmesi sanal alemde &#8220;Dinler arası diyalog&#8221;tartışmasını başlattı&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Sanal alemde bir gurup Rasimpaşa Camisinin tavanının dört köşesine ayrı ayrı olarak resmedilen Tevrat Zebur İncil Kuranı Kerim Resimleri 15 Temmuzu planlayan FETÖ nün bir zamanlar savundukları &#8220;Dinler arası diyalog&#8221; fikrini çağrıştırdığı için Kuranı Kerimin yanında diğer aslı bozulmuş kitapların resmedilmesini sakıncalı buluyor.Bu gurup bu resimlerin Caminin içinde havra ve kilise çağrışımı yaptığını düşünüyor.</p>
<div class="h-icerik">
<p style="text-align: justify;">Sanal alemde diğer bir gurup ise Dört Kitabın aynı yerde tavanda resmedilmesini normal karşılıyor.Dinler arası diyalog ve Rasimpaşa Camisinin tavanına resmedilen dört kitapla ilgili tartışmalar fazla büyümeden Hendek Müftülüğünün acil olarak bir açıklama yapması önem arz ediyor!</p>
<p><em>(23.05.2017)</em></p>
<p><em>Kaynak: http://mobil.hendekgercekhaber.com/haber/dinler-arasi-diyalog-bitmedi-mi/1519/</em></p>
</div>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdinler-arasi-diyalog-bitmedi-mi.html&amp;linkname=Dinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%20%20Bitmedi%20Mi%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdinler-arasi-diyalog-bitmedi-mi.html&amp;linkname=Dinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%20%20Bitmedi%20Mi%3F" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdinler-arasi-diyalog-bitmedi-mi.html&amp;linkname=Dinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%20%20Bitmedi%20Mi%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdinler-arasi-diyalog-bitmedi-mi.html&amp;linkname=Dinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%20%20Bitmedi%20Mi%3F" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdinler-arasi-diyalog-bitmedi-mi.html&amp;linkname=Dinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%20%20Bitmedi%20Mi%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdinler-arasi-diyalog-bitmedi-mi.html&amp;linkname=Dinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%20%20Bitmedi%20Mi%3F" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdinler-arasi-diyalog-bitmedi-mi.html&amp;linkname=Dinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%20%20Bitmedi%20Mi%3F" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdinler-arasi-diyalog-bitmedi-mi.html&amp;linkname=Dinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%20%20Bitmedi%20Mi%3F" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdinler-arasi-diyalog-bitmedi-mi.html&amp;linkname=Dinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%20%20Bitmedi%20Mi%3F" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdinler-arasi-diyalog-bitmedi-mi.html&amp;linkname=Dinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%20%20Bitmedi%20Mi%3F" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdinler-arasi-diyalog-bitmedi-mi.html&amp;linkname=Dinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%20%20Bitmedi%20Mi%3F" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdinler-arasi-diyalog-bitmedi-mi.html&amp;linkname=Dinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%20%20Bitmedi%20Mi%3F" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdinler-arasi-diyalog-bitmedi-mi.html&amp;linkname=Dinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%20%20Bitmedi%20Mi%3F" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdinler-arasi-diyalog-bitmedi-mi.html&amp;linkname=Dinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%20%20Bitmedi%20Mi%3F" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdinler-arasi-diyalog-bitmedi-mi.html&amp;linkname=Dinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%20%20Bitmedi%20Mi%3F" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdinler-arasi-diyalog-bitmedi-mi.html&#038;title=Dinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%20%20Bitmedi%20Mi%3F" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/iktibaslar/haberler/dinler-arasi-diyalog-bitmedi-mi.html" data-a2a-title="Dinler Arası Diyalog  Bitmedi Mi?"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/iktibaslar/haberler/dinler-arasi-diyalog-bitmedi-mi.html">Dinler Arası Diyalog  Bitmedi Mi?</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/iktibaslar/haberler/dinler-arasi-diyalog-bitmedi-mi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(4) Diyalog Aşk Ve Tutkusunun Bâtıl Ve Haçlı Temeli!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/4-diyalog-ask-ve-tutkusunun-batil-ve-hacli-temeli.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/4-diyalog-ask-ve-tutkusunun-batil-ve-hacli-temeli.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Dec 2013 07:38:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SEYYİDOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[dinler arası diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[Papa 6. Paul]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberliğin esası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=3325</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçen makâlemizde “dinlerarası diyalog fitnesinin” Vatikan tarafından yeni bir misyonerlik usûl ve stratejisi bulunduğunu; ancak F.Gülen nâm</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/4-diyalog-ask-ve-tutkusunun-batil-ve-hacli-temeli.html">(4) Diyalog Aşk Ve Tutkusunun Bâtıl Ve Haçlı Temeli!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>DİYALOG AŞK VE TUTKUSUNUN BÂTIL VE HAÇLI TEMELİ!</u></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><u>(4)</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SEYYİDOĞLU</u></em></strong></span></h3>
<p><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Geçen makâlemizde <strong>“dinlerarası diyalog fitnesinin”</strong> Vatikan tarafından yeni bir misyonerlik usûl ve stratejisi bulunduğunu; ancak F.Gülen nâm emekli vâizin, bunun Allâh Rasûlü zamanında da olduğunu şu satırlarla kitablaştırdığını yazmışdık: <strong>“Evet, Allah Rasûlü hep diyalog ve anlaşma arayışında olmuşdu; bunu aynı zamanda peygamberliğinin bir esası olarak ortaya koymuştu.”</strong>  (hâşâ ve kellâ&#8230;) Ayrıca, edille-i şer’iyyenin, bunu, bütün aslî ve tâlî kaynakları ile, <strong>“kalıcı ve değişmiyen din esaslarından”</strong> biri olarak gördüğünü ve bütün bunların işâret etdiğimiz kitablar vasıtasıyla müslümanlara ulaştırıldığını kaleme almışdık&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Adı geçen kişi, bu <strong>“dinlerarası diyalog”</strong> denen Vatikan emrindeki misyonerlik fitnesinin, 15 asırdırdır Peygamber-i Zîşan Aleyhisselâm Hazretleri başda olarak İslâmiyyet’in esasları cümlesinden tatbik edildiğini, sâdece <strong>“diyalog”</strong> diyerek geçiştirse de, maksadı, papalığın <strong>“dinlerarası diyalog”</strong> dediği misyonerlik usûlüdür&#8230; Halbuki dünyâ gündemine çakılan<strong> “diyalog”</strong>, doğrudan doğruya Vatikan tarafından ve <strong>“dinlerarası”</strong> diyerek insanların ve bilhassa da müslümanların önüne konulmuşdur&#8230; <strong>“İslâm’a mal edilmesi”</strong> ise, onun, kendisine hiç alışık olmıyan müslümanlara şirin gösterilmesi ve onlarca sıcak karşılanmasını te’mîn maksadına binâendir!. Aksi halde, en sıradan bir müslüman bile, böyle Vatikan icâdı bir fitneye, zerre kadar iltifât edemez ve derhal reddeder&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Dinlerarası diyalog”</strong> kastedildiği halde, mücerred <strong>“diyalog” </strong>diyerek, bunun propagandasının dile alınışı; ve hele Allâh Rasûlü Aleyhisselam’ın <strong>“peygamberliğinin esası”</strong> olarak müdafaa edilişi, elbetde çok ince hesabların netîcesidir!.</p>
<p style="text-align: justify;">1) Evvelâ,<strong> “Dinlerarası diyalog”</strong> diyerek, bunun, Allâh Rasûlü ve Onun dininde bir esas olduğunu iddia etmek ve bunu asr-ı seâdet içinde bir vâkıa imiş gibi ele almak, kolay değil, nefesi kesecek kadar zor bir işdir&#8230; Çünki böyle bir vâkıa yaşanmamışdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">2)Bugünki sığ ve keyfiyeti sıfıra yakın cemiyetler arasında dinleri masaya yatırarak, birinden ötekine, ötekisinden beridekine organ nakilleri yapıb ortaya din ucûbeleri çıkarmak söker; ve bu kolay da olabilir&#8230; Ammâ bunun Asr-ı Seâdetde yapıldığını<strong> “dinlerarası”</strong> diyerek ortaya atmak, dediğimiz gibi en katı kardinale bile kazığa oturmakdan bin kat daha zor gelir!</p>
<p style="text-align: justify;">3) Kâinâtın Fahrini, Allâh’ın Râsûlü ve Devletin Reisi olarak başında taşıyan 15 asır evvelki İslâmiyyet’in, papaz ve hahamlarla oynaşarak, koklaşarak, onlara teşebbühe kıyâm ederek; onların, misyoner faaliyyetleri ile hakikatın altını oymalarına göz yumması, onların mutlak bâtıllarını <strong>“hoşgörerek”</strong> din tâcirliğine müsâade etmesi, aslâ düşünülemez, muhaldir&#8230; Bu, İslâm gibi Mutlak Hakîkatın, kendi kendisini ifnâ etmesi demek olur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">1)       Allâh Rasûlü, nice gâvur devlete ve bu devletlerin büyüklerine mektublar ve elçiler göndererek, onları doğrudan doğruya, <strong>“hâşâ min huzûr” “dinlerarası diyalog fitnesine” </strong>değil; tam ve yüzdeyüz bunun aksine, yani<strong> “Müslüman olmaya DA’VET”</strong> buyurmuşlardır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">2)Bu mektub ve elçiler, hiç kimseye şunları söylememişlerdir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Abant bilmem nesinde toplanıb bilmem ne sempozyumunda ictimâ’ edib önünüzde yamuk yumuk olalım, sizin dîni de hakk tanıyalım, siz de cennetliksiniz, ibrâhimî dinlerin hepsi de kurtuluşu müjdeler, sıkıntı çekmeyin, rahat olun, cihad falan artık buraya kadardır, globallik ve ılımlılık artık en iyi rahatlama yoludur!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu gibi nâneler yiyib, (hâşâ ve kellâ),<strong> “bunun adına da dinlerarası diyalog”</strong> diyelim dememişlerdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">2)       <strong>“Dinlerarası Diyalog”</strong> denen dünyâ çapındaki (fitne ve hâinliği) Vatikan’ın icad etdiği, <strong>BEDÂHATEN</strong> ORTADA OLDUĞU halde, örgütlü, öğütlü ve örtülü diyaloğ vâizleri, müslümanları da, bunun gönüllü köleleri yapabilmek içün, adı geçen<strong> “diyaloğun”</strong> İslâmiyyet’de de aslî ve fer’î delillerin tamamıyla emredilen bir esas olduğunu, hatta <strong>“peygamberliğin de esası”</strong> bulunduğunu 2006’da basılan kitablarına geçirmişlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">3)       Papaya yazıyan mektubun şu aşağıdaki satırları, <strong>“dinlerarası diyalog”</strong> denen dünyâ çapındaki muazzam fitnenin, papalık tarafından başlatıldığını, hem de Pansilvanyalı emekli vâizin beyanları olarak son derece açık ortaya koymaktadır: <strong>“Papa 6. Paul Cenabları tarfından BAŞLATILAN ve devam etmekde olan DİNLERARASI DİYALOG içün Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz.</strong> Hani <strong>“dinlerarası diyalog”</strong> İslâm ile başlamışdı. 1998’de papaya yazılan mektubda böyle; aradan 8 yıl geçince, 2006’da yazılan “”Diyaloğun Dinî ve Tarihi Temelleri” nam kitabın 41. Sahîfesinde ise şöyle yazıldığını evvelki makalelerimizde aynen iktibas etmişdik. Ancak burada, <strong>“dinlerarası diyalog”</strong> sadece <strong>“diyalog”</strong> olarak kaleme alınacakdır! Dikkat edile: <strong>“Diyalog anlayışımız, İslâm’ın özünden, Kitabdan, Sünnetden, ve dinin yoruma açık yanlarının upuzun bir tarih boyu yorumlanmabından kaynaklanmaktadır. İsterseniz şöyle de diyebilirsiniz; bu anlayışın kaynağı, Kur’an, Sünnet, İcmâ’ ve kıyas gibi aslî delillerle, yine bu delillerden çıkarılan, istihsan,istislah, istishab, beraat-ı asliye, örf ve âdetlerin meşrû’ olanları gibi fer’î delillerdir.” </strong><em>(Diyaloğun Dinî ve Tarihî Temelleri, 2006, s.41)</em></p>
<p style="text-align: justify;">Katakülli denen şey bu değilse, acaba nedir?</p>
<p style="text-align: justify;">4)       F.G.’nin,1998’de, Papa 2. Jean Paul’e yazdığı mektubdan şu satırları da kelime kelime okuyalım: <strong>“İnsanlar arasında anlayışı ve hoşgörüyü artırmıya yönelik, DİNLERARASI DİYALOĞA yönelik ortak gayretlerimiz çok iş görebilir.”</strong> Eğer Gülen’in bu mektubdan 8 sene sonra piyasaya çıkan kitabında dediği gibi, eğer <strong>“Dinlerarası Diyalog”</strong> İslâm’ın aslî ve fer’î delilleri ile sabit; ve <strong>“Peygamberliğin esasında”</strong> olsaydı, adı geçen vâiz, bu kadar İslâm’da esas olan bir şeyi Papasına teklif edebilir miydi, bu, Papa tarafından en büyük bir küstâhlık kabûl edilmez miydi? <strong>“Dinlerarası Diyalog”</strong> görüldüğü gibi, 1998’de Vatikan’ın projesi olarak ortaya atılmış; 2006’da ise 15 asır evvel <strong>“diyalog”</strong> olarak İslâm tarafından <strong>“çok sağlam ve kalıcı kaynaklara dayanarak” </strong>vaz’edilmişdir!!!</p>
<p style="text-align: justify;">5)       15 asırlık İslâm tarihinde<strong> “Dinlerarası Diyalog”</strong> diye hatta sadece <strong>“Diyalog” </strong>diye bir kâide veya bir faaliyyete hiçbir zaman ve mekânda rastlanmadığı tarihin de şehâdetiyle ortadadır. Halbuki bu fitnenin Vatikan tarafından başlatıldığının vesîkası ise, F.Gülen’in bizzat kendi mektubu ve kendi satırlarıdır; ve yukarıya da aynen aldık. F.G. bu mektubu (10.Nisan. 1998) tarihli (Zaman Gazetesi’nde) ve kendilerine âid (Aksiyon Dergisinin 167. Sayısında) aynen neşredilmişdir.</p>
<p style="text-align: justify;">6)       Vatikan tarafından uydurulub başlatıldığı, Gülen’in 1998’de 2. Jean Paul’e yazdığı mektubundaki satırlarla apaçık sâbit olan<strong> “Dinlerarası Diyalog</strong>” denen iblisliğin, aradan 8 sene geçince, bunun İslâm tarafından aslî ve fer’î delillerle sâbit ve <strong>“Peygamberliğin esasından”</strong> gösterilmesi ve bunun kitab sahîfeleri ile vesîkaya raptedilmesi, ortada müthiş bir oyunun oynanıb pazarlandığını göstermiyor mu?. Çünki bu <strong>“dinlerarası Diyalog fitnesinin”</strong>, papalığın bir fitnesi olduğunu gören müslümanlar, bunu şiddetle reddetmiye başladılar. Bunun önüne geçmek içün de, bu <strong>“Dinlerarası Diyalog”</strong> denen kepâzeliğin, İslam’ın malı olduğu söylenmeli; ve bin dereden uydurma te’viller taşınmalı ve böylece de, göz küllenmelidir ki, müslümanlar bu fitneye karşı çıkamasınlar, reddedemesinler!</p>
<p style="text-align: justify;"> Artık mes’ele bu kadar açık olduğu halde bu<strong> “Dinlerarası Diyalog Fitnesine”</strong> odun taşımak hangi aklın ve îmânın harcıdır, insaf ve vicdânı kurumayan söylesin!</p>
<p style="text-align: justify;">Ve hâlâ, binbir te’ville, bu Vatikan fitnesinin, İslâm’ın delilleri ile sâbit ve<strong> “peygamberliğin esası”</strong> gibi gösterilmesine çalışan ve ıkınan adamların, nasıl bir haysiyet, şeref, îmân, insâf, hocalık, adamlık, erkeklik, insanlık ve i’tibar taşıdığını da, bizzat kendi cemaatlerine bırakalım!..</p>
<p style="text-align: justify;">Bir de, yıllardır,<strong> “haksızlık karşısında susan!”</strong> nurcu <strong>“abilerin”</strong> böyyüklerine, hem de en böyyüklerine!!!</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: right;"><strong><u>(Mâba’di var)</u></strong></p>
<p><em>(İntişârı: 16.12.2013)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F4-diyalog-ask-ve-tutkusunun-batil-ve-hacli-temeli.html&amp;linkname=%284%29%20Diyalog%20A%C5%9Fk%20Ve%20Tutkusunun%20B%C3%A2t%C4%B1l%20Ve%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Temeli%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F4-diyalog-ask-ve-tutkusunun-batil-ve-hacli-temeli.html&amp;linkname=%284%29%20Diyalog%20A%C5%9Fk%20Ve%20Tutkusunun%20B%C3%A2t%C4%B1l%20Ve%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Temeli%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F4-diyalog-ask-ve-tutkusunun-batil-ve-hacli-temeli.html&amp;linkname=%284%29%20Diyalog%20A%C5%9Fk%20Ve%20Tutkusunun%20B%C3%A2t%C4%B1l%20Ve%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Temeli%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F4-diyalog-ask-ve-tutkusunun-batil-ve-hacli-temeli.html&amp;linkname=%284%29%20Diyalog%20A%C5%9Fk%20Ve%20Tutkusunun%20B%C3%A2t%C4%B1l%20Ve%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Temeli%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F4-diyalog-ask-ve-tutkusunun-batil-ve-hacli-temeli.html&amp;linkname=%284%29%20Diyalog%20A%C5%9Fk%20Ve%20Tutkusunun%20B%C3%A2t%C4%B1l%20Ve%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Temeli%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F4-diyalog-ask-ve-tutkusunun-batil-ve-hacli-temeli.html&amp;linkname=%284%29%20Diyalog%20A%C5%9Fk%20Ve%20Tutkusunun%20B%C3%A2t%C4%B1l%20Ve%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Temeli%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F4-diyalog-ask-ve-tutkusunun-batil-ve-hacli-temeli.html&amp;linkname=%284%29%20Diyalog%20A%C5%9Fk%20Ve%20Tutkusunun%20B%C3%A2t%C4%B1l%20Ve%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Temeli%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F4-diyalog-ask-ve-tutkusunun-batil-ve-hacli-temeli.html&amp;linkname=%284%29%20Diyalog%20A%C5%9Fk%20Ve%20Tutkusunun%20B%C3%A2t%C4%B1l%20Ve%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Temeli%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F4-diyalog-ask-ve-tutkusunun-batil-ve-hacli-temeli.html&amp;linkname=%284%29%20Diyalog%20A%C5%9Fk%20Ve%20Tutkusunun%20B%C3%A2t%C4%B1l%20Ve%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Temeli%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F4-diyalog-ask-ve-tutkusunun-batil-ve-hacli-temeli.html&amp;linkname=%284%29%20Diyalog%20A%C5%9Fk%20Ve%20Tutkusunun%20B%C3%A2t%C4%B1l%20Ve%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Temeli%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F4-diyalog-ask-ve-tutkusunun-batil-ve-hacli-temeli.html&amp;linkname=%284%29%20Diyalog%20A%C5%9Fk%20Ve%20Tutkusunun%20B%C3%A2t%C4%B1l%20Ve%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Temeli%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F4-diyalog-ask-ve-tutkusunun-batil-ve-hacli-temeli.html&amp;linkname=%284%29%20Diyalog%20A%C5%9Fk%20Ve%20Tutkusunun%20B%C3%A2t%C4%B1l%20Ve%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Temeli%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F4-diyalog-ask-ve-tutkusunun-batil-ve-hacli-temeli.html&amp;linkname=%284%29%20Diyalog%20A%C5%9Fk%20Ve%20Tutkusunun%20B%C3%A2t%C4%B1l%20Ve%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Temeli%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F4-diyalog-ask-ve-tutkusunun-batil-ve-hacli-temeli.html&amp;linkname=%284%29%20Diyalog%20A%C5%9Fk%20Ve%20Tutkusunun%20B%C3%A2t%C4%B1l%20Ve%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Temeli%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F4-diyalog-ask-ve-tutkusunun-batil-ve-hacli-temeli.html&amp;linkname=%284%29%20Diyalog%20A%C5%9Fk%20Ve%20Tutkusunun%20B%C3%A2t%C4%B1l%20Ve%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Temeli%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F4-diyalog-ask-ve-tutkusunun-batil-ve-hacli-temeli.html&#038;title=%284%29%20Diyalog%20A%C5%9Fk%20Ve%20Tutkusunun%20B%C3%A2t%C4%B1l%20Ve%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Temeli%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/4-diyalog-ask-ve-tutkusunun-batil-ve-hacli-temeli.html" data-a2a-title="(4) Diyalog Aşk Ve Tutkusunun Bâtıl Ve Haçlı Temeli!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/4-diyalog-ask-ve-tutkusunun-batil-ve-hacli-temeli.html">(4) Diyalog Aşk Ve Tutkusunun Bâtıl Ve Haçlı Temeli!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/4-diyalog-ask-ve-tutkusunun-batil-ve-hacli-temeli.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
