<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>adalet arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<atom:link href="http://www.turkcesi.biz/tag/adalet/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkcesi.biz/tag/adalet</link>
	<description>Hakkın ve Sabrın T&#252;rk&#231;esi imani, fikri, edebi, tarihi ve siyasi neşriyatdır...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 09 Apr 2019 14:53:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.4</generator>

<image>
	<url>http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/06/cropped-osmanli-armasi-site-ikonu-50x50.jpg</url>
	<title>adalet arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<link>http://www.turkcesi.biz/tag/adalet</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dembokrasi Herc ü Merci!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/dembokrasi-herc-u-merci.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/dembokrasi-herc-u-merci.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Mar 2019 21:00:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SEYYİDOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim - Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[hırsızlık ve soygunculuk]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=3224</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dembokrasi denen religion, “seçim” dediği ritüelleri ile, 75 milyon ferd-i vâhidi hamur teknesi benzeri sandığına sokub yoğurarak presledi; ve 8-10 bölük </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/dembokrasi-herc-u-merci.html">Dembokrasi Herc ü Merci!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><u>DEMBOKRASİ HERC Ü MERCİ! </u></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><em><u>Ahmed SEYYİDOĞLU</u></em></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Dembokrasi denen religion, <strong>“seçim”</strong> dediği ritüelleri ile, 75 milyon ferd-i vâhidi hamur teknesi benzeri sandığına sokub yoğurarak presledi; ve 8-10 bölük veya fırka veya parti veya şîa şîa yaparak biribirine yapıştırıb bâtılın mührü ile de mühürledi; ve torbalayıb mahzene kaldırdı&#8230; Ve böylece de, HAKK’ın önünde, bir tek <strong>vâhid</strong> olmayı irâde eden ve <strong>“hâkimiyyeti”</strong> kendisinden başkasında bulundurmayı muhâl kılan o Allâh’a meydan okuyarak, ısyân ve tuğyânını Kâinât târihine geçirdi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Biribirini son derece hırs ve nefretle gebertesiye yemek üzere, binbir montaj, şantaj ve düblaj v.s. tezgâhlarıyla çıldıran ve hatta kuduran mahlûkât, bir yandan da <strong>“dembokrasinin”</strong> o sahte dili ile konuşuyor ve <strong>“dîn, îman, ahlâk, hoşgörü, diyalog, sevgi, saygı ve insan kardeşliği”</strong> gibi lâflarla fikir fâhişeliği püskürtüyorsa; öteki taraf ise, <strong>“vatandaşım”</strong> dediği bunlara <strong>“ininize girib ipinizi çekeceğim” </strong>yollu idâm fermanları döşeniyorsa; ortada, müthiş bir çukurlaşma var demekdir!</p>
<p style="text-align: justify;">Ne o,<strong> “dembokrasi!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İğrenç&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Kokan ve kurtlanan etden yapılan yahniyi yemek, ne kadar büyük bir işkence ise; bu, ondan bin kere daha boğucu bir işkence ile gebertme şekli!</p>
<p style="text-align: justify;">Hem de üstelik, asrın sülüsünden ziyâde, din çizgisinde görünerek <strong>“dürüstlük”</strong> notalarıyla kafaları tütsüle, sonra yer altındaki mevcûdiyyetini, yüzbin sene evvel yaşamış bir ejderha gibi toprak üstüne fırlat ve önüne geleni yutma çılgınlığı ile ve çıngıraklı yılandan bin beter çan çalarak ortalığı biribirine kat, huzûr ve sükûnun anasını belle!</p>
<p style="text-align: justify;">Zaten Allâh’a ısyân ve tuğyân hâlinde olan dembokrasinin <strong>“adâlet”</strong> katlinden doğan zulüm çarkını bine katlıyacak bir ihtilâcla, ortalıkda harakiri yaparcasına bir kıvırtma ustalığı ve mahareti ve hatta düzmece <strong>“kerâmetleriyle”</strong>, ecinni başı olmuşcasına herşeyi yakıp yıkmaya teşne ger ve gerdir!..</p>
<p style="text-align: justify;">Artık bugün, <strong>Diyalog</strong> denen mefhûmun şu yukarıda zikretdiğimiz cinnetlik hâllerin topunu da içine alan ve onları ifâde eden bir mefhûm olduğu, bedâhat derecesinde ortaya çıkmışdır&#8230; Öylesine çıkmışdır ki, bunun, bir tek kerâmetden değil de, tam ve müthiş bir <strong>“istidracdan”</strong> ibâret olduğundan bahsetmek icabederse, bu, <strong>“diyaloğun aksini düşünmek ve bu işi terketmek, harakiriden ve intihardan farksız olur!”</strong> cümlesi ile, âbide gibi, 2006 baskılı <strong>“Diyaloğun dînî temelleri”</strong> nâm kitabın, 42. Sahîfesinde ve vesîka çapında kazınmış duruyor&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu noktaya ibret ve dehşetle bakan hemen görür ve çarpılır ki, bu bir tek cümle bile, 40 senelik global<strong> “örgüt”</strong> olmanın hangi keskin iç ve sır hatları ile yürütüldüğünü; ve dünyâ çapında nasıl bir ağ içinde çalışıldığını, kahreden hatlarıyla hemen ortaya koyar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Geçelim&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nasıl iğrenç ve şarklı elinde cıvıtılmış vıcık vıcık bir dembokrasidir ki, seçim denen halka tapınmanın veya öyle gösterib kendine tapma va tapdırmanın<strong> “şöleni ve ritüelleri”</strong> tatbik ediliyor, hemen ertesi günü ise, o en kutsamalı religion diye baştacı edinen dembokrasi başbakanına, o aynı dembokrasinin muhâlefet fırkası (partisi) genel bilmem nesi <strong>“hırsız ve soyguncu”</strong> diye dünyânın gözü önünde veryansın ediyor!. Telmih veya dolayısıyla değil; doğrudan doğruya, hedef, apaçık ve çırılçıplak ortaya konularak&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Biz, hiç kimseyi, her rezâletin rahm-i mâderi olmuş şu dembokrasinin mü’mini ve goygoycusu hâliyle müdâfaa edemeyiz, bundan Allâh’a sığınırız!</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak, hangi cins ve tür devlet veya hükûmet olursa olsun, hatta dünyanın en sondan birinci kalite bilmem nesi bile olsa, orada <strong>“hırsız ve soyguncu”</strong> denilen bir başvekîlin idâresinde yaşamak istemeyiz; bu, insanlık haysiyet ve şerefine indirilmiş iğrenç bir zillet tekmesidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yapılacak ilk iş, bir tahkîkât hey’etinin, âcilen, bu işi kat’iyyen vuzûha kavuşturması; ve eğer bunlar, o adamın <strong>“iftirâsı”</strong> ise, bu adam ve şebekesi, ibret-i müessire olacak şekilde yere çakılmalı veya uyuz eşşeğe ters bindirilerek terzîl ve teşhîr edilmelidir!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu yapılamıyacaksa, hele <strong>tezkiye</strong> varakasına sâhib olunamıyacaksa, işte o zaman, bize, şeref ve haysiyetimizle, başbakanına veya idâresinin başındaki adama dünyanın gözü önünde ve doğrudan doğruya,<strong> “HIRSIZ  ve SOYGUNCU”</strong> denemiyen bir mekâna sığınmak düşer ki, bunun ne demek olduğunu da, bilen bilir!</p>
<p style="text-align: justify;">İnsanlığa âid hasletlerden böylesine soyulmuş bir mekânda yaşamak, en büyük züll demekdir ki; hele şehid kanları ile yoğurulan bir mekânda, bu derece isbatsız, vesîkasız, isnâd ve iftirâ çeteleri gibi hiçbir insânî hudûd tanımadan sellemehüsselâm ve bir haydut pervâsızlığıyla dolaşılacaksa&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ve şu bir tek misâlin benzeri düzinelerce hâdise, artık her gün duyulan yevmî ve tabii hâdisât arasında sayılır hâle gelmişse&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Hukûmeti laçkalaştırıcı, muhâlefeti azdıkca azgınlaştırıcı ve fıtrat dışına fırlatıcı; ve ucûbeliği dünyânın gözüne hayâsızca sokan böyle bir <strong>&#8220;dembokrasi&#8221;</strong> olmaz olsun, hatta yerin dibine geçsin!</p>
<p style="text-align: justify;">En gayr-i meşrû bir hükûmet bile olsa, onun devlet sırları, <strong>o mekanın ferd nâmûs ve emniyetini de zîr ü zeber edecek derecede câsuslar elinde dünyaya ve bilhassa yahudi İsrâil&#8217;ine servis edilebilir hâle gelmişse, </strong>manzara fevkal’âde korkunç ve iğrençdir&#8230; Orada hükûmet olmanın asgârî otorite hudutları yalama olmuş; ve <strong>din, can, mal, akıl ve nesil </strong>emniyeti sonuna kadar tehlikeye girmiş demekdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu memleket içün, <strong>“burada yaşanmaz; ve buradan sâdece kaçılır”</strong> dedirtecek iğrençlikler, sıradan işler derecesine indirilmiş hâle getirilirse, biz, artık ne söylenebileceğini bilemeyiz; ve o mekânı topyekûn idâreci ve mes’ulleri ile ALLÂH’a havâle ederiz, o kadar&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 31.03.2014)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fdembokrasi-herc-u-merci.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Herc%20%C3%BC%20Merci%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fdembokrasi-herc-u-merci.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Herc%20%C3%BC%20Merci%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fdembokrasi-herc-u-merci.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Herc%20%C3%BC%20Merci%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fdembokrasi-herc-u-merci.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Herc%20%C3%BC%20Merci%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fdembokrasi-herc-u-merci.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Herc%20%C3%BC%20Merci%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fdembokrasi-herc-u-merci.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Herc%20%C3%BC%20Merci%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fdembokrasi-herc-u-merci.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Herc%20%C3%BC%20Merci%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fdembokrasi-herc-u-merci.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Herc%20%C3%BC%20Merci%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fdembokrasi-herc-u-merci.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Herc%20%C3%BC%20Merci%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fdembokrasi-herc-u-merci.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Herc%20%C3%BC%20Merci%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fdembokrasi-herc-u-merci.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Herc%20%C3%BC%20Merci%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fdembokrasi-herc-u-merci.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Herc%20%C3%BC%20Merci%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fdembokrasi-herc-u-merci.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Herc%20%C3%BC%20Merci%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fdembokrasi-herc-u-merci.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Herc%20%C3%BC%20Merci%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fdembokrasi-herc-u-merci.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Herc%20%C3%BC%20Merci%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fdembokrasi-herc-u-merci.html&#038;title=Dembokrasi%20Herc%20%C3%BC%20Merci%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/dembokrasi-herc-u-merci.html" data-a2a-title="Dembokrasi Herc ü Merci!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/dembokrasi-herc-u-merci.html">Dembokrasi Herc ü Merci!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/dembokrasi-herc-u-merci.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Allâh&#8217;dan Korkmayan Adâlet Yapamaz!”</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/allahdan-korkmayan-adalet-yapamaz.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/allahdan-korkmayan-adalet-yapamaz.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Sep 2016 07:06:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SEYYİDOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[adlî yılın açılışı]]></category>
		<category><![CDATA[Allahdan korkmayan]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek adalet]]></category>
		<category><![CDATA[islamiyet]]></category>
		<category><![CDATA[mahkeme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=529</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ahmed SEYYİDOĞLU</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/allahdan-korkmayan-adalet-yapamaz.html">“Allâh&#8217;dan Korkmayan Adâlet Yapamaz!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<h1 style="text-align: center;"><strong><u>“ALLAH&#8217;DAN KORKMAYAN ADÂLET YAPAMAZ!”</u></strong><strong> </strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SEYYİDOĞLU</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Büyük Müfessir Merhûm Muhammed Hamdi Efendi, muhalled tefsirinde, (c.3, s.1593) serlevhamızdaki ibâreyi dünyânın gözüne sokuyor! Adâleti muhâl, zulmü de <strong><em>“adâlet”</em></strong> diye yutduran; ve insanlığın ıstırabından başka hiçbir halta yaramıyan bilhassa HAÇLI BATI’nın&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">1 Eylülde <strong><em>“Adlî yılın açılışı”</em></strong> gibi bir yakıştırma ile gene <strong><em>“adâlet”</em></strong> değil, fitne çarkını işletdiler; ve <strong><em>“adâlet”</em></strong> anlayışlarının nasıl içine edilesi bir şey olduğunu isbât etdiler&#8230; Fransızca <strong><em>“Justice”</em></strong> denilen şey, bu milletin 1000 yıllık dînî ve adlî hayâtında yer alan en temel mefhûmlardan birinin yerine <strong><em>“adâlet”</em></strong> diyerek oturtuldu ki, bu, dünyânın başka hiçbir milletinde görülmiyen  ucûbelikdir!</p>
<p style="text-align: justify;">Dünyâda bugün mevcûd (adlî (!) sistemleri) ikiye ayırabiliriz:</p>
<p style="text-align: justify;">1) Allâh Azze’nin Kitabı ile ve o Kitabın gösterdiği (Sünnet, icmâ’ ve müctehid ictihadları) ile yaşayan islâmî yani (vahye) dayanan mutlak adâlet&#8230; Bu adâletin hâkimleri, bir de her nefesin hesâbının sorulacağı <strong><em>“KÜBRÂ-ÜST MAHKEMENİN”</em></strong> mutlak irâde ve hâkimiyyeti altında iş görür yani (adâlet tevzi’) eder&#8230;  Bu mahkeme nâmütenâhî kudret ve adâlete bağlı çalışır;  ve ÜST—KÜBRÂ MAHKEMENİN temyizi ve şaşırması muhal olan keyfiyetiyle, hâkimlere de pek ağır mes’ûliyyetler yükler&#8230; Her hâkim, bu mes’ûliyyetin ağırlığı ile adâlet terazisinin ibresini saptırmamak içün, neredeyse kemikleri çatır çatır öterek muhâkeme eder; ve ancak mutlak HÂKİM ve HAKÎM adına hüküm verir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">2) Bu mutlak adâletin dışındakiler, beşerî menşe’li <strong><em>“orijinli”</em></strong>, izâfî, i’tibârî ve enfüsî şeylerdir ki, bunlara fransız dilini kullanarak ancak “JUSTİCE” denilebilir&#8230; Bunlara ancak mecâzî ma’nâda belki (adâlet) denilebilir&#8230; Bu beşerî adliyede (!)<strong><em> O ÜST KÜBRÂ MAHKEME</em></strong> yokdur; mecâzî ma’nada i’tibârî <strong><em>“Yüksek Mahkeme”</em></strong> denilen ve hâkimin (zulmünü) günü gelince pek pahalıya mâl edecek bir mekanizma burada muhaldir&#8230; Mes’ûliyyet hududları “vicdân (!) denilen ve tamâmen beşer hissiyâtıyla kuşatılmış, gene enfüsî ve i’tibârî mahlûka âid bir takdîr elindedir; ve bir ÜST KÜBRÂ MAHKEMECE teftîşi yokdur. O kadar ki, mutlak olana nisbetle mücerred  sırrî planda ve murâkabe ve müeyyide nizâmından mahrûm oluşuyla  da, yok hükmünde bulunan ve sâdece isimden ibâret bir keyfiyeti vardır&#8230;  Sâdece <strong>“vicdân”</strong> denen ve her ferdde ve her nefisde farklı bir sun’î (tanrının) görünmez, sinsi, keyfî ve sâdece kendini haklı görücü, kör saltanatı&#8230; Aklı, rûhu, vicdânı, hissi, iç murâkabe ve teftîşi her an kontrol eden bir merkezin hududları dışında kalmayı asas alarak, bunu, <strong><em>“vicdân”</em></strong> hülyâsına bağlıyan bir ütopizma&#8230;  Her nefesin hesâbının verileceği bir ÜST—KÜBRÂ MAHKEME merkezine mutlak îmân ve merbûtiyyetden mahrûmiyyet, buradaki (adl) mefhûmunu <strong><em>“Jüstice” </em></strong>yapan mutlak âmil&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Onun içün Büyük Müfessir Merhûm Muhammed Hamdi Efendi Hazretleri bu beyânlarımızı formülize ederek buyuruyor ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“ALLÂH’DAN KORKMAYAN ADÂLET YAPAMAZ!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Mefhûm-ı muhâlifini de yazalım ve cihan, İslâm’a bir kere daha kudurmuşcasına düşman olarak <strong><em>“islâmî terör”</em></strong> lâfını iblisce köpürtsün; ve gayz ü kininden tırnaklarını kemirsin:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“ADÂLETİ, ANCAK ALLÂH’DAN KORKAN İCRÂ EDER!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ne oldu şimdi?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Ben de Allâh’a inanıyorum, ben de müslümanım!”</em></strong> diyenler, nasılsınız, rahatınız mı kaçdı? Osmanlı Müfessiri allâmenin muhalled <strong><em>“Tefsir satırları”</em></strong> sizin keyfiniz içün hiç okunmamalı mı; İslâm, bir takım ekran piçlerinin ve pırasasör kılıklı iblislerin <strong><em>“küfür, şirk ve nifakları”</em></strong> olarak mı telâkkî edilmeli?.</p>
<p style="text-align: justify;">Beşerin, binlerce, onbinlerce bütün <strong><em>“adlî yılları”</em></strong>, çalışıb çabalama adındaki bütün enerjileri, nesi var nesi yok, hebâen mansûrâ!</p>
<p style="text-align: justify;"> <strong><em>“El adlü esâsü’l-mülk”</em></strong> tâbîrini kendi saltanatları içün paspas yapan decâcile, cebâbire ve kezzâbîn sürüleri buradaki (adl) kelimesinin ne olduğunu daha ne zamana kadar saklıyacak; ve HAÇLI BATI’dan devşirdikleri üfürüklere ne zamana kadar <strong><em>“kânun”</em></strong> deyib, onlarla (hukûk) icrâ edeceklerini söyliyerek zulümlerini sürdürecekler?</p>
<p style="text-align: justify;">İslamiyyet’e göre olması şart olandan; dünyanın da elinde zerresi bulunmayandan bahsediyoruz!</p>
<p style="text-align: justify;">Ne yapalım, onlar bu sıfırın da altında sonsuz sıfıra inmemek içün <strong><em><u>“KÜBRÂ OLAN BİR ÜST MAHKEMEYE”</u></em></strong> sâhib olsalardı!!!</p>
<p style="text-align: justify;">Eserine bakıb MÜESSİRİNİ istidlâl etsinler; ve YARADAN’a îmân etselerdi!.<strong><em> “Madem O VAR VE MUTLAK İRÂDE DE ONUN, HER ŞEYİ YARADAN DA O; o halde ONSUZ ADÂLET OLAMAZ, BU MUHALDİR” </em></strong>deselerdi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu decâcile ve cebâbire ve kezzâbîne bunu yasaklayan mı var?</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdilik (hakîkâtı) bu kadarla işâretlemiş olalım; ve yevmî hâdiselerin <strong><em>gülünçlüğü ile</em></strong>, bir o kadar da <strong><em>“lehvün ve lâibün”</em></strong> kelimelerinin mühürlediği şeytânî keyfiyete geçelim!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Adlî Yılın Açılış!”</em></strong> komedisi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">15 Temuz HAÇLI SEFERİNİ yani FETÖ kuduruş ve katliâmını bu “barolar birliği” denen yerin başındaki Feyzioğlu nâmındaki adam sanki hiç görmemiş ve duymamış, sonrasında da Sarâ-yı hümâyûna gidib CB ile sıcak sıcak fiskos mesâfesinde kulak teması yakalamamış gibi,<strong><em> “Bu adlî (!) açlış saçılışını Saray’da istemezük, yargı bağımsızlığına aykırıdur!”</em></strong> diyerek geri çevirdi!. Derken, Çarkçı Kamal’ın hıristiyan  sözcü madamı BÖKE nâm laik v.s. vatandaşları da, aynı esbâb-ı mu’cibe ile <strong><em>“Kaçak köçek sarayda istemezük!”</em></strong> nâraları sıkarak, HAÇLI BATI eşkıyâları veya ağababalarının 15 Temmuz mağlûbiyyetinin sanki acısını çıkarma ıkınışına girdi!</p>
<p style="text-align: justify;">Sonradan bunlara Çarkçı Kamal da eklendi. Gûyâ Çarkcı, AKP <strong><em>“Aldananlar Familyasını”</em></strong> 15 Temmuzda <strong><em>“Darbeye karşı çıkış numarasıyla”</em></strong> ziyâde mütehassis ve mütesellî eylemişdi!. <strong><em>“Aldananlar Familyası”</em></strong> 7 Ağustosda bir de RUH seansı tertibliyerek, <strong><em>“YENİKAPI RÛHU”</em></strong> adıyla neredeyse kendinden geçmiş, cis-trans hâline veya hipnoza yatmışdı!.  1500 bilmem kaç hakaret da’vaları, gene Çarkçı Kamal’ın <strong><em>“Ana ..a&#8230;aaa neyse gerisini söylemiyeyimli!” </em></strong>  edebî (!) lider vecîzeleri; ve bir hatun vekîleye (bakâniyyeye) “şuraya yatdı, buraya uzandı, önüne arkasına v.s” şeklindeki köprüaltı edebiyatıyla dünyanın ve FETÖ HAÇLILARININ yüksek takdirini (!) toplıyan kelimât-ı kerihe-i cibilliyesi de, <strong><em>“Aldananlar Familyası”</em></strong> tarafından afv buyurulmuş idi!.. Yılların Çarkçısının bu işten halâs olub olmadığını tam anlamak içün 3 aycık bile bekliyemiyen <strong><em>“Aldananlar Familyası”,</em></strong> 7 Ağustos <strong><em>“Ruh çağırma seansından”</em></strong> daha 23 güncük geçer geçmez, Çarkçının iki gülücüğü sir öpücüğüne sanki hasret, sanki teşne imiş gibi eriyib gidivermişdi!. Çarkcı Kamal Bey <strong><em>“Kaçak köçek saray”</em></strong> diye yıllardır bombardumana tutduğu o <strong><em>“külliye”</em></strong> veya <strong><em>“külleme”</em></strong> her ne ise, üstelik oraya bile çıkmış; <strong><em>“kaçak köçek saray”</em></strong> dediği o yerde Riyâsetpenâh Tavil Tayyib Paşa Hazretlerinin iltifât-ı âliyye ve ikrâmât-ı şâhânelerine dahî nâil olmuşdu!.. Hatta ve hatta, Karadeniz sâhillerinde <strong><em>roket</em></strong>  yiyerek bin parça olmakdan Biavnihî Teâlâ kurtulur kurtulmaz, o Sarâ-yı hümâyundan <strong><em>“geçmiş olsun telefonuna”,</em></strong> dünyanın gözleri önünde<strong><em> “Çok nâziksiniz sayın cumhurbaşkanım!”</em></strong> misillü ilân-ı aşkıyla mukâbele de etmiş ve HAÇLI FETÖ AVRUPA ve ABD’sine kâreler bağlatmış idi!..</p>
<p style="text-align: justify;">Çarkçı Kamal’a 1-2 haftacık içinde ne olmuşdu da bu kadar çark üstüne çark, darb üstüne darb aşkeder hâle sokulmuş, <strong><em>“terbiyeli may..n”</em></strong> kılığı giydirilmişdi?</p>
<p style="text-align: justify;">Koltuk tehlikeye girmiş, ABD, AB ve Fetö kefere sürülerinden bir mesaj, bir kulak çekme, (parti-i cehen..mîyi) allak bullak mı etmişdi?. Böke MADAM, Kamal Başkanı köşeye sıkıştırıb, <strong><em>“yer misin yemez misin”</em></strong> diyerek benzetiyor; ve bir takım HAÇLI numaraları, MHP’den sonra CHP’nin de içine etmek üzere kasetimsi ve Fetöşimsi kumpas ve şantaj fırıldakları ile devreye mi girmişdi?!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“ADLÎ yılın açılışındaki  ateist ve ataist adâlet”</em></strong>, adamları ve madamları ile <strong><em>“açılış”</em></strong> yerine <strong><em>“saçılışa”</em></strong> mı kalboluyordu?. Sevsinler, 43 günlük hiçbir bürokrat tâifesine nasib olmıyan şâhâne tatillerinden sonra bütün adâlet (!) çalışanlarının <strong><em>“adlî açılışlarını!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hem, adı <strong><em>“adlî, adliye, adâlet, hâkim, mahkeme, v.s.”</em></strong> gibi şeylerin 43 günlük <strong><em>“izin adâletiyyesi (!) neden öteki emir kullarından esirgeniyor?”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu “adaletçi” cinsi, neden Temmuzun 20’sinden sonra her sene keyf çatıyor da öteki emir kulları böyle iltimas ve lütuflardan mahrûm bırakılıyor? Bu, hangi <strong><em>“adâletin, hangi terâzinin ibresine”</em></strong> göre böyle oluyor?. Böyle adâletden, adâvet fırlamaz mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Bütün bunları, dembokratik adâletin yani HAÇLI SİSTEMLERİNDEN kopyalama<strong><em> “JUSTİCE”</em></strong> denenin (mantık) cinsi akıl yürütmeleriyle piyasaya sürüyoruz!..</p>
<p style="text-align: justify;">Belki dembokrasi ve cumbokrasili laik mantıklar biraz yerlerinden kıpırdar!</p>
<p style="text-align: justify;">Feyzioğlu, BÖKE madam ve Kamal Adam, <strong><em>“Sara-yı hümâyundaki adlî (!) yıl açılışını KARALEKE”</em></strong> olarak ağzına burnuna sürer ve sürterse, Tavil Tayyib Paşa da Çin tarafına uçmadan açar ağzını ve Kamal Adam’a verir veriştirir!.  <strong><em>“YENİKAPI RUHU” </em></strong>denenle <strong><em>“ruh çağırma seansı”</em></strong> da, böylece <strong><em>“ana-avrat.. ana.. aa&#8230;a”</em></strong> formatında benzetilmiş; ve <strong><em>“ADLÎ”</em></strong> keyfiyetin ne olup ne olmadığı, böylece dünya yuvarlağının her yerine sıvanmış olur!. Üstelik, ABD HAÇLILARI ile SİYON takımları, <strong><em>“Anadolu’ya ve diyâr-ı İslâm’a gene rahat yüzü göstermedik”</em></strong> diye, sokak karısı veya kaldırım yosması gibi yumuşamış ve ferahlamışlardır!</p>
<p style="text-align: justify;">Tavil Tayyib Paşanın dediklerini de yazmazsak, <strong><em>“YENİKAPI RUH-ı gayr-i tayyibesinin”</em></strong> de,<strong><em> “adâlet-i cumhûriyyenin”</em></strong> de hatırı kalır:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Bu beyefendinin ifâdelerinin kıymet-i harbiyesi yok! Çok çirkin, ayıp&#8230; Teessüf ederim!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Çarkçı Kamal, 15. Kere gene fıtratını icrâ eyleyüb gene <strong><em>“ALDATDI!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Buna derler “adlî (!) açılış!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Adaleti Savunanlar Derneği Başkanı Em. Tuğg. Adnan Tanrıverdi Paşa”</em></strong> da, şimdi CB Başmüşâviri!</p>
<p style="text-align: justify;">Hangi adâletdi o?</p>
<p style="text-align: justify;">Yazımızın başına 2 adâlet sistemini boşuna mı aldık!?</p>
<p style="text-align: justify;">Herkesin dilinde bir <strong><em>“adâlet”</em></strong>  var, ammâ bu, komşu karısı şu <strong><em>“Zilli Adâlet Hanımı”</em></strong> bile aratan adâlet olursa, işte biz bunun, yani  o Justicesinden böylece başlar ve cemâziyelevvelini de böylece göz önüne sereriz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>&#8220;Yenikapı Rûhunuzun&#8221;</em> da, adâletinizin de&#8230;..</p>
<p style="text-align: justify;">Hâlâ kanıb aldanıyorlar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> Bin kere yazık&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Re’sü’l-hikmeti Mehâfetullâh&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Müfessir Merhûm’un kalemiyle ne demiş Allâh Azze’nin KİTÂBI:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>“Allâh’dan korkmayan adâlet yapamaz&#8230;”</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Müslümanım!”</em></strong> diyenler hadi <strong><em>“yalan”</em></strong> desin&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İştersen Şehinşah, istersen Feto, istersen Baro, istersen Koro, istersen imparator ol, adâlet yapamazsın!</p>
<p style="text-align: justify;">Sâdece <strong><em>“adâlet”</em></strong> kelimesiyle bol bol oynar, milletin aklıyla da hayâsızca alay edersiniz o kadar!</p>
<p style="text-align: justify;"><em> </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 03.09.2016)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fallahdan-korkmayan-adalet-yapamaz.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%E2%80%99dan%20Korkmayan%20Ad%C3%A2let%20Yapamaz%21%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fallahdan-korkmayan-adalet-yapamaz.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%E2%80%99dan%20Korkmayan%20Ad%C3%A2let%20Yapamaz%21%E2%80%9D" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fallahdan-korkmayan-adalet-yapamaz.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%E2%80%99dan%20Korkmayan%20Ad%C3%A2let%20Yapamaz%21%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fallahdan-korkmayan-adalet-yapamaz.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%E2%80%99dan%20Korkmayan%20Ad%C3%A2let%20Yapamaz%21%E2%80%9D" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fallahdan-korkmayan-adalet-yapamaz.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%E2%80%99dan%20Korkmayan%20Ad%C3%A2let%20Yapamaz%21%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fallahdan-korkmayan-adalet-yapamaz.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%E2%80%99dan%20Korkmayan%20Ad%C3%A2let%20Yapamaz%21%E2%80%9D" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fallahdan-korkmayan-adalet-yapamaz.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%E2%80%99dan%20Korkmayan%20Ad%C3%A2let%20Yapamaz%21%E2%80%9D" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fallahdan-korkmayan-adalet-yapamaz.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%E2%80%99dan%20Korkmayan%20Ad%C3%A2let%20Yapamaz%21%E2%80%9D" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fallahdan-korkmayan-adalet-yapamaz.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%E2%80%99dan%20Korkmayan%20Ad%C3%A2let%20Yapamaz%21%E2%80%9D" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fallahdan-korkmayan-adalet-yapamaz.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%E2%80%99dan%20Korkmayan%20Ad%C3%A2let%20Yapamaz%21%E2%80%9D" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fallahdan-korkmayan-adalet-yapamaz.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%E2%80%99dan%20Korkmayan%20Ad%C3%A2let%20Yapamaz%21%E2%80%9D" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fallahdan-korkmayan-adalet-yapamaz.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%E2%80%99dan%20Korkmayan%20Ad%C3%A2let%20Yapamaz%21%E2%80%9D" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fallahdan-korkmayan-adalet-yapamaz.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%E2%80%99dan%20Korkmayan%20Ad%C3%A2let%20Yapamaz%21%E2%80%9D" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fallahdan-korkmayan-adalet-yapamaz.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%E2%80%99dan%20Korkmayan%20Ad%C3%A2let%20Yapamaz%21%E2%80%9D" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fallahdan-korkmayan-adalet-yapamaz.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%E2%80%99dan%20Korkmayan%20Ad%C3%A2let%20Yapamaz%21%E2%80%9D" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fallahdan-korkmayan-adalet-yapamaz.html&#038;title=%E2%80%9CAll%C3%A2h%E2%80%99dan%20Korkmayan%20Ad%C3%A2let%20Yapamaz%21%E2%80%9D" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/allahdan-korkmayan-adalet-yapamaz.html" data-a2a-title="“Allâh’dan Korkmayan Adâlet Yapamaz!”"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/allahdan-korkmayan-adalet-yapamaz.html">“Allâh&#8217;dan Korkmayan Adâlet Yapamaz!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/allahdan-korkmayan-adalet-yapamaz.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dokunulmazlıkla Tanrılaştırma!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dokunulmazlikla-tanrilastirma.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dokunulmazlikla-tanrilastirma.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Apr 2016 01:13:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[dokunulmazlık]]></category>
		<category><![CDATA[dokunulmazlıkla tanrılaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[parlemanlar]]></category>
		<category><![CDATA[yeni dünya düzeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=1422</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün dünyâ, şirkin hâkimiyyetinde (elinde) bulunduğu içün, böyle bir vasata (mutlak hakîkatı) anlatmanız pek müşkildir. Büyük </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dokunulmazlikla-tanrilastirma.html">Dokunulmazlıkla Tanrılaştırma!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center"><strong><u>DOKUNULMAZLIKLA TANRILAŞTIRMA!</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right"><span style="color: #cc0000"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ</u></em></strong></span></h3>
<p style="text-align: justify">
<p style="text-align: justify">Bugün dünyâ, şirkin hâkimiyyetinde (elinde) bulunduğu içün, böyle bir vasata (mutlak hakîkatı) anlatmanız pek müşkildir. Büyük Şeyhülislâm Merhûm Mustafa Sabri Efendi Hazretleri <strong><em>“Müşriğin hücceti olmaz”</em></strong> derken, son derece mühim bir hakîkata işâret buyururlar. Şirkin hücceti olmadığındandır ki, onun,<strong><em> “tanrı=ilâh”</em></strong> telâkkîsi, ne akıl ve ne de mantık hudûdunda kalır; işine nerede ne gelirse, orada ona göre hareket eder; ve bunun içün de, <strong><em>“adâlet, insâf, vefâ, dürüstlük, hakîkat”</em></strong> gibi mefhumlar, onlarda dâimâ indî, nisbî ve izâfî (kurbağaca göreceli) kalmıya mahkûm olur. Bu i’tibarla da, dünyâya hâkim kılınan beşerî sistemlerle yürüyen devlet veya hükûmetlerin istisnâsız bütün <strong><em>“politikacı sihirbazları”</em></strong> (bu terkib de Şeyhülislâm Hazretleri’nindir) aslâ <strong><em>“sözlerinde duramaz”; </em></strong>ve mütemâdiyen biribirini nakzeden beyanlarla milletleri ve yekdiğerlerini kandırır gözboyarlar&#8230; Bu, şeytanîliğin, insan görünen iblisler eliyle, <strong><em>“politika”</em></strong> denilen <strong><em>“gözküllemeye”</em></strong> aksetdirilişidir&#8230; Şu anda bu seviyesizliğin dışında kalan bir tek politikacı, (dünyâ üzerinde) yokdur ve gösterilemez. Çünki, dediğimiz gibi dünyâya zorla dayatılan beşerî sistemlerin (fıtratı) budur;  ve bunun dışında kalmak istiyeni derhal ehlîleştirmek üzere tornadan geçirir, darbe ile tesviye veya tasfiye ederler&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">İdârî ve siyâsî sistem, bütün (teknik yapısını) Haçlı Avrupa standartlarına tapınırcasına onlardan aldıkları içün, bu sistemin <strong><em>&#8220;halkların irâde ve hâkimiyyetini&#8221;</em></strong> ön plana çıkardığı hâlde tam tersini ortaya koyarak, belli bir (üst kademe) idârecileri=seçilmişleri (tanrılaştırdığı), gören gözlerce hemen farkedilecekdir. Her fırsatda <strong><em>&#8220;halkın hizmetçisi&#8221;</em></strong> olduklarını ve <strong><em>&#8220;mutlaka halkın dediğinin olacağını&#8221;</em></strong> ve kendilerinin ASÎL olan halkın <strong><em>&#8220;vekîli&#8221;</em></strong> olduklarını ve <strong><em>&#8220;asîlin dâimâ vekilden üstde bulunduğunu&#8221;</em></strong> söylemelerine rağmen, ortada öylesine iğrenç ve çirkin bir aldatma ve kazıklama vardır ki, halk, yani<strong><em> &#8220;asîl&#8221;</em></strong> denen tabaka suç işler işlemez derhal tevkîf edilib mahkemeye çıkarılabildiği hâlde, <strong><em>&#8220;vekîl&#8221;</em></strong> denilen <strong><em>&#8220;tanrılaştırılmış tabaka&#8221;</em></strong> ne tevkîf edilir ve ne de mahkemeye çıkarılır!. <strong><em>&#8220;Dokunulmazlık=mes&#8217;ûliyyetsizlik, masûn oluş&#8221;</em></strong> denen zırh, onlardan nice ıkıntı ve sıkıntı ile çıkarılmadıkça onlara aslâ dokunulamaz&#8230;Sistem, böylesine bir (aldatmaca temeliyle) yürütülür&#8230; Kânûn-ı esâsî tanrılaştırmasında buna, <strong><em>&#8220;masûniyyet-i teşrîıyye&#8221;</em></strong> deniyor; ve tanrılar bu tip bir muhâfaza ile zırh içine alınıb korunuyorlardı&#8230; Haçlı Paris aldatması ve gözküllemesi olan bu düzenbazlıkla <strong><em>&#8220;asîl&#8221;</em></strong> muhâfazasız, önünde eğildikleri <strong><em>&#8220;vekîli&#8221;</em></strong> ise muhafaza altında oluyordu; ve bu da, bu adam ve madam sürülerinin <strong><em>&#8220;adalet&#8221;</em></strong> dışı adâletlerinin yani (zulümlerinin) bir başka cihetden sapıklığıydı&#8230; Allâh&#8217;sızlığın olduğu yerde, idâre eden ve edilen, biribirlerine mutlaka bu kabil bir kazık atmanın mecbûru ve mahkûmu bulunacakdır&#8230; İki taraf da, üzerlerinde (mutlak bir kudret) tanımadıkları müddetçe, bu netîce kaçınılmazdır; bunun aksi muhâldir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify"> Bu i’tibarladır ki karşımızda, böylesine çıkmazları olan beşerî tuzaklar vardır; ve <strong><em>“Yeni Dünyâ Düzeni”</em></strong> diyerek <strong><em>“Türkçe Olimpiyatlarında müştehad, garîb ve bîkes dünyâ kızlarını”</em></strong> bağırtan FETTO; veya Kayserili Ekselans Hacı Abdullah Efendi’yi sağ elini ceketinin düğmeleri arasına sokturarak<strong><em> “mason”</em></strong> işâreti ve hüviyeti ile internetlerde i&#8217;lân eden, böylece de onları, kendi şeytanlığında kullanan <strong><em>“YENİ dedikleri eski bir dünyâ”</em></strong> vardır diyoruz!</p>
<p style="text-align: justify">Siz, böyle bir dünyânın, Allâh Azze’yi (hâşâ) nasıl yok sayarak, insan denen mahlûku nasıl <strong><em>“dokunulmazlık zırhı”</em></strong> içinde kurşun geçirmez ve <strong><em>“çeliğine şirkle su verilmiş”</em></strong> yeleklerle kuşatıb <strong><em>“TANRI”</em></strong> yapdığını neden düşünmez de, sürülerin gitdiği istikâmete doğru akıb gidersiniz?. <strong><em>“Müslümanım”</em></strong> diyenin her noktadaki zarûrî tevhîdini neden <strong><em>“nesillere”</em></strong> aksetdirmez de, <strong><em>“Âsım’ın nesli, yok Hâlûk’un nesli, yok bilmem ne Fetulla’nın altun nesli, yok cumbokrasi nesli, yok kamalın, adamın, madamın, yok kurdun kuşun nesli”</em></strong> diyerek onları bölük börçük edenleri; ve bunları da, <strong><em>“Yeni Dünyâ Düzeni-Yeni bir dünyâ kuracağız”</em></strong> diye, ne dediğini kimi bilir kimi bilmez cıyak vıyak bağırtanları; (<strong><em>dembokrasi (?) gemisine tıka basa istif etdikleri</em></strong>) bu zavallı nesilleri, o bir tek merkeze bağlı dünyâyı kurmak üzere tek devletli bir proje elinde esir ve rehin tutanları, nasıl görmezsiniz?. Sonra bu bîçâre nesiller, kimi bilir kimi bilmez, bu bir tek devleti, yüzlerce <strong><em>“sömürge veya eyâlet vâlisiyle”</em></strong> idâre etmenin kendinden geçmiş propagandist ve dâîleri olarak yetiştirilmek istenenleri değil midir?. Britanya adasının localarında <strong>projeler</strong> çizilecek, çıfıtın Tel-Aviv gibi merkezleri bunu <strong>tasdîk</strong> edecek, ABD ve AB terör fırlatma ve yerleştirme merkezleri de<strong><em> “koynunda beslediği yılanları”</em></strong> ve<strong><em> “dost ve müttefik Amiral gemileriyle”</em></strong> biri sağdan biri soldan dolaşıb bunları <strong>tatbîk</strong> ile, hayâta, yani (<strong><em>dil kurumu</em></strong> kurbağacasıyla yaşama) geçirecek&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">(Parantez içinde hemen beyân edelim ki, soba (kurumu) olduğu gibi, dil (kurumu) da <strong><em>“Türk Dil Kurumu”</em></strong> olub, dünyâ târihindeki en sıvaşık ve kara kurumlar, bu ve Târih kurumlarıdır!.)</p>
<p style="text-align: justify"> Tanzimât’dan bu güne kadar devlet zirvelerine çıkmasına göz yumulan nicelerinin, sonunda Kayseri Gül’ü gibi <strong><em>“mas.n”</em></strong> yapılarak adı geçen projenin mahallî mîmarları kılındığı, nice vesîkalarla ve internetde bir (tık)la önümüzde değil midir?.<strong><em> “Mücâhid bilmem ne”</em></strong> diye önlerinde kitlelerin bağırtıldığı; hatta eşeğe bindirilir gibi <strong><em>“millî bilmem ne söğüş”</em></strong> gruplarının sırtlarına yüklenen nice <strong><em>“parti liderinin, hacı-hoca ve takkeli sırıtkanların”</em></strong>, nice<strong><em> “müncînin-kurtarıcıların”</em></strong>  ve nice <strong><em>“yüksek rütbeli paşaların”, “Akın İpek” </em></strong>gibi, salya sümük va’z kürsülerinde ayılıb bayılan fetto misillü adamların sağ, sol, ön ve arka kollarının nasıl hipnozlandığı; dolayısıyla adı geçen beynelmilel projenin mürîdânı, gönüllüsü ve meccânî beslemeleri kılınarak, nasıl <strong><em>“loca baykuşlarına”</em></strong> çevrildiği; bütün bunlar artık bir tuş veya buton denen nesne ile önünüze, ayaklarınızın dibine dökülmüyor mu?  Artık bu <strong><em>“mason”</em></strong> etiketi taşıma modası, şu kancığı bol ve sermâyelerini teşhir pezevengi; ve son sistem lüks ve ancak a’zâlarına mahsûs kerhâne mûcidi o <strong><em>“hoca”</em></strong> adı da olan cenâbet herife kadar, bugün, o <strong><em>“internet denen iblis kutusunun”</em></strong> her an ve her yerde bağırdığı lâ’netli vâkıalar arasında değil midir?.. Bunların topunu da, <strong><em>“yeni denen dünyâ DÜZENİN”</em></strong> içinde mütâlaa etmemek mümkin midir?..</p>
<p style="text-align: justify">Fransız ihtilâl-i kebîrinden i’tibâren insî şeytanların<strong><em> “ o hep yeni denen dünyâ düzeni”, </em></strong> ivmesini her geçen gün biraz daha sinsice yükselterek; ve bütün dünya milletlerine aynı siyâset ve idâre (tekniğinin) kâide ve düsturlarını <strong><em>“laiklik, liberallik, cumhuriyet ve dembokrasi”</em></strong> gibi narkozlu yemler olarak yalatdığı da aslâ inkâr edilemez&#8230; O Batı denen lânetli, böylece, kelime fuhşuyla imansız ve beyinsizleri başdan çıkararak, onları kazıklara çakdı ve zincire vurdu!.  Haçlı Batı, âdemoğlunu (tek tip) öyle mahkûm sürüleri hâline getirmişdir ki, bu<strong><em> “dokunulmazlıkla tanrılaştırılanlar”</em></strong>, işte bu mahkûmların gönüllü olarak ve bizzat kendi (oyları) ile tebaiyyet ve velâyet verdikleri ve böylece sırtlarına aldıkları çok <strong><em>“saygıdeğer tanrılar”</em></strong> yani gardiyanlar olmuşlardır!. Tabii siyâset literatüründe bu gardiyanlar, <strong><em>“çok sayın mevki’daş ve ekselanslar”</em></strong> denilerek de dile alınır; ve öylece de en ön saflarda <strong><em>“halklarının hakk, hukûk, guguk ve yüksek menfaatlarını”</em></strong> en başda düşünen (!) ve bunun içün <strong><em>“kelle koltukda ve hatta Amerikan bezinden kefenlikleri de koltukaltlarında”</em></strong>  dolaşan yiğitler ve hatta babayiğitlerdir?!. Bu makam ve mevki şehvetiyle ne oldum delisi olub gözleri kararan böyyükbaşlar, çok iyi de bilirler ki, politika ve idâredeki<strong><em> “batıdan”</em></strong> kopyalama bu (teknikler), kendilerini eyâlet vâlisi ve onun uşakları yapan, o (bir tek devlete) açılıcı projelerin tatbîkinden ibâretdir!.. Ama olsun, gâvur da verse, eyâlet vâliliğindeki saltanat da saltanatdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify"> Aynı ilâcın farklı bedenlerde ve değişik hastalıklara karşı aynı te’sîri göstermiyeceği nasıl bir hakîkat ise, Haçlı Avrupa’nın uydurduğu politika ve idâre (teknikleri) de, her milletde ve her coğrafyada çok değişik hatta gebertici netîceler (reaksiyonlar) meydana getirebilir, getirmişdir de&#8230; <strong><em>“Dembokrasinin beşiği”</em></strong> dedikleri İngiliz gavur adasındaki <strong><em>“dembokrasi”</em></strong> neticeleri ile, onun, Lozan’da <strong><em>“Osmanlı küllerinden”</em></strong> kurdurduğu sistemin <strong><em>&#8220;cumhûrî dembokrasisi&#8221;</em></strong>, kat’iyyen aynı netîceyi vermiyecekdir!. Hâl-i hazırdaki Anadolu ve<strong><em> “Ortadoğu” </em></strong>fâciası da, bunu pek güzel isbât ediyor&#8230; İngiliz bunu çok iyi bildiği içündür ki, dünyanın her tarafında ona hâkimiyyet yollarını açacak bu (teknik) sistemleri her yere çakarak, oraları elinde tutarak <strong><em>(ayar)</em></strong> peşindedir!.. Kendi adasının târihinde <strong><em>&#8220;cumhûriyeti&#8221;</em></strong> denemiş, bunun bir (halta) yaramadığını ve devamlılık getiremiyeceğini görmüş, sonra da, asırlardan beri, (KRALLIK) ile hayatının devam edeceğine kat&#8217;iyyen karar vermişdir! Fakat sömürmek ve çürütmek istediği dünyaya, &#8220;devamlılık getiremiyen, teröre dâimâ açık cumhûrî dembokrasiyi&#8221; dayatmışdır&#8230; Mahallî, ahmak ve köksüz <strong><em>“tanrılar”</em></strong> da, <strong><em>“bize bu sistem dokunulmaz tanrılık makam ve mevki’leri veriyor”</em></strong> dedirten bir taptırıcılığa sâhib kılındıklarından, bu sistemin meccânî ve gönüllü misyonerleri olmayı aslâ bırakmak istemezler&#8230; İngiliz ve şürekâsı, işte böyle bir sihirli değnek ile <strong><em>&#8220;dünyâ kalpazanlarına dokunulmazlık tanrılığı&#8221;</em></strong> yani narkozlu elma şekeri yalatır! Böylece de, bu tanrılar, burun sürten bir <strong><em><u>zilletin fâsid dâiresi içine hapsolarak</u></em></strong>, hem kendilerini ve hem de halklarını terör belâsı içinde süründürür giderler&#8230; Topraklarında güneş batmıyan (Kraliyet) de, bunu, çekildiği adasından  ve oradaki sarayının (fitne) tezgâhlı hücrelerinden, tatlı tatlı seyreder!</p>
<p style="text-align: justify"> İşte <strong><em>“dembokrasiyi”</em></strong> kendisine <strong><em>“şifâ”</em></strong>, düşmanlarına <strong><em>“belâ”</em></strong> yapan o meşhûr <strong><em>“İngiliz siyâseti”</em></strong> denen beynelmilel cadının (hortlağın) <strong><em>“çağdaş-devrimbaz-uygar-hümanist-feminist-kapitalist-faşist-liberal-laik-seküler ve bilmem ne ve neler”</em></strong> keyfiyeti budur&#8230; Kendi iğrenç (değerlerini) de böyle nice ambalajlara sararak, <strong><em>“tımarhâne kaçkını&#8221;</em></strong> gerzek sürülere durmadan tekrar etdirerek onları bu değerlerden aslâ kopamaz bağımlılar hâline getirmesinin sebebi de, onları gardiyânına aşık etme hedefidir&#8230; Böylece, gönüllü olarak, kavimleri, ırkları, halkları, biribirini kırıb döken dişliler hâline getirmek çok kolaylaşacakdır!&#8230; Darbeler, muhtıralar, gezi parkı eşkıyâlıkları, fetö kıyâmları, terörün envâı, zırvalardan zirvelere okkalı soygun ve vurgunlar, zulmü <strong><em>“adâlet”</em></strong> diye milletlere zorla içirmeler, kadınları hâne kaçkını sokak süpürkeleri hâline çevirmeler,  <strong><em>“islâmî”</em></strong> diyerek çeteler uydurmalar, <strong><em>“kurtarıcı ve önderler”</em></strong> imâl etmeler, kancık ve kahpe politikacı sürüleri üretmeler, kaypak ve fikir fâhişesi nesiller ve edebiyatçılar (!) ve homongolos sanatçı (!) pislikler sivriltmeler, hulâsa memleketleri puthâne, heykelhâne, fâizhâne, meyhâne, kerhâne ve kumarhâne harâbistanına benzetmeler.. gibi nice insanlık ve İslâm’lık dışı hâinliklerin ana sebebi, bahis mevzuu etdiğimiz bu İngiliz ve şürekâsı güdümlü HAKK ve HAKÎKAT kâtili  idârî-politik (teknik sistem)ler ve Haçlı Avrupa <strong><em>&#8220;kıymet hükümleridir!&#8221;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify">Ne acıdır ki, bu ana mes’eleye el atan kalem erbâbına bugün rastlanamadığı gibi, tam tersine, yevmî magazin ve dedikodu havâdisleri ile ehâli-i etrâk ve ekrâd, mankurtlaştırılıb kurtla insan arası, Darwin yahudisinin hayâlhânesini şenlendiren vahşî bir Homo sapiens maymunu hâline getirilmektedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Gelelim kendisinden başka hiçbir beşerî sistemin <strong><em>“BEN MUTLAK HAKÎKATIM”</em></strong> diyemediği, hatta atıb sallamak kabilinden bile, palavra olarak dahî diyemediği Allâh Dîni İslâmiyyet’e ki, nice yüzmilyonların sözüm ona<strong><em> “dîni”</em></strong> diye bilinir!</p>
<p style="text-align: justify">Allâh Azze’nin Dîni olan Mutlak Hakîkât İslâmiyyet’de, hiçbir insanın, tanrılaştırmanın fuhuş ortağı yapılan <strong><em>“dokunulmazlığı”</em></strong> olamaz ve düşünülemez. Bu DÎN, bundan mutlak ma’nâda münezzeh ve müberrâdır&#8230; Kim olursa olsun, istisnâsız, hemen muhâkeme edilir ve usûli çerçevesinde (karar) tatbîk edilir. İsmet sıfatını hâiz yani haram (g&amp;¨nâh) işlemekden kat’iyyen münezzeh ve muhâfaza altında bulunmalarına rağmen, Peygamberân-ı Izâm Aleyhimüsselâm Hazerâtı bile <strong><em>“zelle”</em></strong> denilen ictihâd hatâsından münezzeh değillerdir; ve onların dahî zelleleriyle devamlarına müsâade ve müsâmaha yokdur&#8230; Ana, temel ve umûmî kânûn, istisnâsız bütün insanların suçla, Peygamberlerin ise zelle denen ictihâd hatâları ile yola devamları kat’iyyen memnû’&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Kelâm-ı Kadîm, (Tevbe Sûresi 117. Âyetde) meâlen:</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em>“Kasem olsun ki Allâh, PEYGAMBER ve Muhâcirîn ü Ensâr üzerine TEVBE ihsân etdi.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify"> Buyuruyor.</p>
<p style="text-align: justify">Müfessir Merhûm Muhammed Hamdi Efendi Hazretleri de, bu meâle şu tefsîri getirmiş:</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em> “&#8230;bir de murâd, tevbenin fazîletini ve HATTA PEYGAMBER DE DÂHİL OLDUĞU HALDE HİÇ BİR MÜ’MİNİN, TEVBEDEN MÜSTAĞNÎ OLAMIYACAĞINI BEYANDIR DENİLMİŞDİR.” </em></strong><em>(Tab’-ı Evvel, c. 4, s. 2632-33)</em></p>
<p style="text-align: justify">Ve üstelik de TEVBE, te’hîr edilmeden (geciktirilmeden) yapılmak zorunda&#8230;</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em>“Günâhı işlemek bir kusûr olduğu gibi, tevbeyi te’hîr etmek de ayrıca bir günâhdır.”</em></strong><em> (Şer’iyye ve Evkâf Vekîli Muhammed Vehbi Konevî-Ahkâm-ı Kur’âniyye)<strong> </strong></em></p>
<p style="text-align: justify">Böylece ins ü cinne öyle bir mesaj ve emir verilerek mutlak bir hakîkat ortaya konuluyor ki, (sübhân olan, noksanlıkların tamâmından mutlak olarak münezzeh bulunan, O gene mutlak kudret ve ilim sâhibi, mücerred, HÂLIK TEÂLÂ Azze ve Celle Hazretleridir&#8230; <strong><em>“Dokunulmazlığı” </em></strong>olan sâdece ve yalınız O; O’nun dışında ne varsa <strong><em>“dokunulmaz”</em></strong> olamaz, <strong><em>“dokunulandır, hesâba çekilme mecbûriyyetinde”</em></strong> olandır!&#8230; Peygamberlerine ancak O <strong><em>“dokunur”</em></strong> yani ONLARI ancak O yaratır, terbiye eder, <strong>zellelerini</strong> gene ancak O tashîh buyurur&#8230; Peygamberlerine tebean da, (mutlak tebaiyyet içindeki) alâ merâtibihim bütün <strong><em>“vazifelilerin”</em></strong> ve  hiçbir  ins ü cinnin <strong><em>“gayr-i mes’ûl oluşundan=dokunulmazlığından”</em></strong> bahsedilemez&#8230; Allâh Azze’nin zîakl ve zînefs mahlûkâtı, mutlak olarak mücerred <strong><em>“Allâh Azze’ye”</em></strong> karşı MES’ÛLDÜR; hesâb vermenin mecbûru, me’mûru, mahkûmu ve mükellefidir!. Çünki <strong><em>“hesâb vermekden müstağnî oluş”,</em></strong> Hâlık’ına karşı ins ü cinni azdırır, kudurtur ve kendisini <strong><em>“tanrı ilân etdirerek”</em></strong>, fir’avnlaştırıb nemrutlaştırır, şefleştirib dembokratlaştırır!&#8230;</p>
<p style="text-align: justify"> Cihân târihindeki bütün <strong><em>“tanrıların”</em></strong> azıb kudurması, bu<em> vesîkalı-vesîkasız <strong>“dokunulmazlık”</strong></em> denen iblisleşmeden neş’ed eder. Hatta şu PKK başındaki <strong><em>“İmralı cânisi”</em></strong> bile, bundan dolayı <strong><em>“ben tanrıyım”</em></strong> diye kitablar yazabilmektedir&#8230; Târîhe bakılacak olursa nice <strong><em>“kurtarıcılar”,</em></strong> nice <strong><em>“ucuz ve sahte kahramanlar”</em></strong> ve nice<strong><em> “diktatörler, führer ve şefler”</em></strong> de, <strong><em>“tanrı olduklarını”</em></strong> yazan adam ve madamlar besliyerek, onlar eliyle kendilerini <strong><em>“ilâh”</em></strong> ilân edecek kadar azıb kudurmuşlardır&#8230; Kulun böyle bir azması ise, insanlığa ve insanlara yapılacak en büyük ve iğrenç aşağılama; ve Allâh Azze’ye karşı da en büyük ve iğrenç <strong><em>BAŞKALDIRMADIR&#8230; </em></strong></p>
<p style="text-align: justify">Bütün bunları, Kelime-i Tevhîd’in ilk cümlesi olan<strong><em> “LÂ İLÂHE”</em></strong> ile nefy ü reddetmek, Allâh Azze’ye mutlak olarak îmân etmenin; ve O’ndan başka<strong><em> “ilâh, tanrı, vâzı-ı kânûn ve bilmem ne”</em></strong> aslâ tanımamanın mutlak kânunları, lâ teşbîh iblis dünyânın diliyle <strong><em>“kırmızı çizgileridir!”  </em></strong>Büyük Allâme ve Müfessir Merhûm Muhammed Hamdi Efendi Hazretleri’nin buyurduğu gibi:</p>
<p style="text-align: justify"> <strong><em>“ALLÂH’A ÎMÂNDAN EVVEL KÜFRE TEVBE ETMEK ŞARTDIR. BU TEVBENİN ŞARTI DA, TÂĞÛTLARI ASLÂ TANIMAMAYA AZMEYLEMEKDİR.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify">1789 ihtilâl-i müşrikânesinden i’tibâren de bu çizgiler aşındırılmıya öyle bir başladı ki, daha 87 sene geçer geçmez, 3000 yıldır (tek devletli dünya) ütopisi peşindeki yehûdiyyet; sonra bunu onlarla berâber devralan, o, Osmanlı içindeki <strong><em>“yeni dünyâ düzeni”</em></strong>  içün amele (ırgat) yapılan (Hırant Usta takımı) masonlar, (Midhat, Zıyâ ve N.Kemâl) gibi üçlü mason triumviranın da zorbalığı ve Abdülmecid’e dayatmaları netîcesinde, vahyin <strong><em>“edille-i erbaası”</em></strong> yerine <strong><em>“Kânûn-ı Esâsî”</em></strong> denen (bugünün kurbağacasıyla anayasa) şirknâmesini oturtmıya muvaffak oldular&#8230; Bunun 5. Maddesi ise, bugüne de kanalizasyon akıtır şekliyle <strong><em>“dokunulmazlıkla tanrılaştırma”</em></strong> şirknâmesidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Bu <strong><em>“dokunulmazlıkla tanrılaştırma”</em></strong> şirki, Îsâ Aleyhisselâm Hazretleri Şerîatı’nın ve İncil-i Şerîf’in ortadan kalkmasından sonra peydahlanan Katolik Papalarının <strong><em>“Lâ yuhtî ve lâ yüs’el=hatâsız ve gayr-i mes’ûl=dokunulmaz”</em></strong> oldukları i’tikâd-ı müşrikânesi ile başladı&#8230; Adamlar, Roma putperestliğinden kalan inançlar istikâmetinde, bu putperestlikden pek çok artıklar toplıyarak, tanrılarının oğlu olan Jesus’un (Îsâ demeye dilimiz dönmüyor) yeryüzündeki vekilleri olduklarını; ve insanların kanını ve iliğini sömürmek içün de <strong><em>“hatâsız ve dokunulmaz”</em></strong> oldukları inancını religionlarının temeli yapdılar!</p>
<p style="text-align: justify">Yoksa o kadar arâziler, paralar pullar, mâlikâneler, endülijans muâmeleleri ile cennetden parsel parsel arâzî satışları, şatolar nasıl ortaya konulabilir; ve taciz görecek kadın, kız, çoluk-çocuk, sömürülecek kıt’alar, dize getirilecek krallar, boyun eğdirilecek ins ü cin ve neler ve neler, ele geçirilib ruhbân sınıfının ayakları ucunda kuzular gibi yumuşak meler hâle nasıl getirilebilirdi!?</p>
<p style="text-align: justify">1789 ihtilâlinin yehûdî ve ateist müşrikleri de her hâlde enâyi değillerdi!.</p>
<p style="text-align: justify">Onlar da, papa ve ruhbân sınıflarının bu binbir gece masallarının bile içine edecek kadar hayâl çatlatan ihtişam ve saltanatı, artık neden onlara geçmesindi; ve o <strong><em>“din görevlileri=ruhban sınıfları”</em></strong> yerine, biraz da onlar, neden bu nimet-i uzmâdan nasîbedâr olamasınlardı?.. İhtilâlcilerin, bu ruhbândan ne eksikleri vardı ki, neden <strong><em>“dokunulmazlık tanrılaştırması”</em></strong> ile onlar da<strong><em> “lâ yuhtî velâ yüs’el=dokunulmaz”</em></strong> olamasınlardı!? <strong><em>“Dokunulmaz tanrılar”</em></strong> olsalar, bu iş ne güzel yoluna girivermiş olurdu!. Milletin vekilleri (!?) korkusuzca her şeyi söylemeli, dillerine gelen her erâcif ve çamuru, küfür, şirk ve nifâkı hatta kenefi, biribirlerinin yüzüne gözüne bir güzel sıvamalı; ve <strong><em>“kürsü dokunulmazlığı”</em></strong>, yok <strong><em>“kürkcü soyulmazlığı” </em></strong>adı altında Kılçıkdâroğlu gibi <strong><em>“ananı, ana, a, a..”</em></strong> yollu iğrenç küfürlere kadar herşey, sövüb sayma ve yaka paça her çukur, havalarda uçuşmalı; ve halkda da böylece<strong><em> “ahlâk iflâsı”</em></strong> son haddine vararak çürüme hızlanmalı; ve böylece sürüleştirilerek, muhâkeme, ahlâk ve îmânı boşaltılan <strong><em>“ulus”, </em></strong>kolayca güdülebilir hâle getirilmeliydi&#8230; Evdeki hesab bu idiyse de, bunun çarşıya uymadığı, terör, darbe, muhtıra, kargaşa, soygun, vurgun, gezi, tozu, bilmem ne ve binbir belâ yağarak nihâyet anlaşılır oldu&#8230; İnsanların sürüsü, koyun sürüsünden farklı oluyormuş; hiçbir nizam tanımıyan, meğer vampir sürüleri hâline geliyormuş; yakıb yıkıb, öldürüyor, kendisini bile patlatıb ortalığı kan gölüne çeviribiliyormuş!</p>
<p style="text-align: justify">Basîret nasibsizleri ve Allâh tanımaz heykel ve putlar bu netîceye vâsıl olmadan, gözlerini hep <strong><em>“dokunulmazlık tanrılaştırmasına”</em></strong> takıb, herşeyin, sonuna kadar böyle <strong><em>&#8220;iç ba&#8217;de güzel sev varsa akl ü şuurun&#8221;</em></strong> kuduruşuyla gideceğini sandılar!</p>
<p style="text-align: justify">1789 ihtilâlcilerine dönersek:</p>
<p style="text-align: justify"> Şii âyetullahlarında bile papaların Jesus’u yerinde bir <strong><em>“Ali îcâdı”</em></strong> olurken; ve onlar da Ali soyundan gelen <strong><em>“Mehdi-i Muntazar”</em></strong>ın vekîli olarak <strong><em>“lâyuhtî velâ yüs’el=dokunulmaz”</em></strong> tanrılar bulunurken; ve onlara, haramları helâl, helâlleri haram yapma salâhiyyetleri de tanınırken, Fransız ihtilâlcisi yahudi ve ateistlerine <strong><em>“tanrılaşmamak”</em></strong> yakışır mıydı?.</p>
<p style="text-align: justify">Büyük Müfessirimiz Muhammed Hamdi Efendi Merhûm bu noktada, şu muhalled altın satırları kalemine söyletir:</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em>“&#8230;.Nasrâniyyet târîhinde ruhbânın mukaddes tanınması ve papaların lâhuhtî sayılması daha resmî ve daha zâhir ve meşhurdur. Bunların emr-i dînde bile diledikleri gibi tasarrufa salâhiyyetdâr olduklarını, rüesâ-yı rûhâniyyenin kararları ve papaların emriyle dînin ahkâmı, Kitâb’ın en sarîh hükümleri bile değiştirilecek derecede te’vîl ve tahrîf olunabileceğini, namazlar, oruçlar ve bütün haram ve helâl, hakk u hukûk mesâili istenilen şekle konulabileceğini, her türlü günahların afvedilebileceğini, hatta Cennet ve Cehennem’in anahtarları papaların ellerinde olub dilediklerine satabileceğini ve buna hiç kimsenin i’tirâza hakkı olmadığını iddia ve kabûl edecek kadar <u>İMTİYAZLARINI</u> tanımışlardı ki, bu âyet bütün bunları ihtâr ile muâheze etmekde, hadîs-i şerîf de bunun asgarî mertebede menâtını tefsîr eylemektedir. Nasârâ’da sınıf-ı ruhbânın böyle bir <u>İMTİYÂZ VE HÂKİMİYYETLE</u> min dûnillâh ERBÂB ittihâz edilmesine “klarikalizm” ta’bîr edilmiş, ve sonra bundan şikâyetle Protestanlık zuhûr etmiş &#8230;.. ve bil’âhare BU <u>İMTİYÂZ-I RUBÛBİYYET, SINIFI RUHBANDAN PARLÂMANLARA GEÇMİŞDİR.”</u></em></strong> (Tab’-ı Evvel,c. 4, s. 2514-15)</p>
<p style="text-align: justify">Apaçık görülüyor ki, 1789’a kadar <strong><em>“tanrılık imtiyâzı Papalarda ve ruhbân sınıfında”</em></strong> iken, artık bu târihden sonra  Laik dembokratik cumbokrasinin temellerini atan Fransız yehûdî ve ansiklopedistlerine Allâhsız (ateistlerine) geçmişdir&#8230; Bâlâda zikretdiğimiz gibi bu <strong><em>“dokunulmazlıkla tanrılaştırma”</em></strong>, Tanzimat masonu triumvira tarafından, 1876 <strong><em>“kutsal metnine”</em></strong> geçirilecek ve 5. Maddeyi aynen şöylece okuyacağız:</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em><u>“MADDE 5</u></em></strong><strong><em>—Zât-ı Hazret-i Padişâhînin nefs-i hümâyûnu mukaddes ve gayri mes’uldür.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify">Bu <strong><em>“mes’ûliyyetsizlik=dokunulmazlık”</em></strong> rezâletini Hazret-i Ömer Radıyallâhu Anh Efendimiz Hazretlerini  o kumaş mes’elesi sebebiyle sîgaya çeken ve<strong><em> “seni kılıcımızla düzeltiriz”</em></strong> diyen sahâbî manzarasının yanına koy ve müslümansan seyret! Sonra da o K.Esâsî maddesini gene müslümansan, ayağının altına alıb çiğnemeden dur!</p>
<p style="text-align: justify">Aynı o rezâlet (5.) maddeyi, Fâtih Cennetmekân Hazretlerinin bir rum mimarla mürâfaa oluşunun yanına koy; ve müslümansan, gel de suratına tükürme&#8230; Yavuz Cennetmekân Hazretlerini muhâkeme eden Zembilli Merhûm’un, <strong><em>“karara i’tirâz ederse haddini bildireyim”</em></strong> diye minderinin altına sakladığı HANÇERLİ manzaranın yanına, bu <strong><em>“nefs-i hümâyunlu mukaddes (!) dokunulmazlık”</em></strong> şirkini koy; ve gene müslümansan, gel de bu maddeyi yerin 7 kat dibine geçirme!..</p>
<p style="text-align: justify">İslâm târihinde bu misâllerin haddi hesâbı yokdur!</p>
<p style="text-align: justify">Manzarayı görüyorsunuz: Osmanlı, ne zaman Osmanlı imiş; ne zaman haçlı Avrupa ve içdeki mason hâinlerin baskısı ile <strong><em>“ilerleme ve terâkkî”</em></strong> herzeleri yenmiye başlanılarak (Osmanlı) olmakdan çıkıb¨ (Ormanlı)  olmuş, işte apaçık ortada&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Ve işte, târîhi manzara bu&#8230;</p>
<p style="text-align: justify"> Fâtih ve Yavuz Cennetmekânlar zamanına <strong><em>“ilticâ ederek” </em></strong>i’tilâ ve şereflenme yerine, (3. Selim ve 2. Mahmud) ile başlıyan, 1839<strong><em> “Gülhâne Hatt-ı Hümâyûnu”, </em></strong>yok, 1856 <strong><em>“Islâhât Fermânı”</em></strong>, yok 1876 <strong><em>“Kânûn-ı esâsîsinin mukaddesli mes’ûliyyetsizlik=dokunulmazlık”</em></strong> herzeleriyle devam eden, Haçlı Avrupa’nın şirkine (dömelme) ıkınışları&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Feto’nun, bugün Üstâd Merhûm’un beytini adîce ma’nâ saptırmasına iterek ve utanmazca da ıkınarak, <strong><em>“Sur’da bir gedik açdık”</em></strong> dediği hendekler, bin beter hâliyle1939’da, tâ o zaman kazılmıya başlamışdır!&#8230; <strong><em>“Gülhâne Hatt-ı Hümâyunu, Islâhât Fermânı”</em></strong> çukurlaşmaları.. derken, 1856’dan 20 sene geçince de, 3 mason tiriumvirasının getirdiği o<strong><em> “mukaddes dokunulmazlık”</em></strong> şirki&#8230; (5.) maddesiyle K.Esâsî herzesi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Buradaki <strong><em>“nefs-i hümâyûnun mukaddes ve gayr-i mes’ûl”</em></strong> oluşunun <strong><em>kabûlü</em></strong>, bu kânûn-ı esâsî denen şirk çıkınını devletin başına belâ eden o zamanki <strong><em>“yeni dünyâ düzeninin”</em></strong> eyâlet vâlisi üç mason birâderin buna gerçekden inanmasından değil; Osmanlı hânedân sistemini kaldırmayı gözlerine kestiremeyişlerinden ve fakat avuçlarına aldıkları ve almayı düşündükleri padişahları, bu <strong><em>“mukaddes gayr-i mes’ûllük”</em></strong> narkozu ile uyutarak, bunu, onlar içün değil, padişah adına hareket ediyor görünen (<strong><em>kendileri</em></strong>) içün kullanmakdı&#8230;  <strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify"><strong><em>“Kânûn-ı esâsî”</em></strong>cilik üzerinden döndürülen mason fırıldağı, o zaman <strong><em>EN CAN ALICI NOKTASIYLA</em></strong> işte bu idi&#8230; Böyle bir ŞİRKİN olduğu yerde, ne İslâm&#8217;dan ve ne de O&#8217;nun (adâletinden) bahsedilebilirdi! İlahlığa kalkışanların olduğu yerde İslâm mı olurdu? Bu soytarı hâinliğini de, Abdülhamîd Cennetmekân Hazretleri içi sızlıyarak görüb idrâk etdiği içün, 76 şirknâmesi, 78’de (Büyük Halîfe Sultan) tarafından, 93 harbi sıkıntıları arasında büsbütün başa belâ olmasın, ileride de milleti çürütmesin diye, derhâl çöplüğe fırlatılıb atılmışdır&#8230; Artık 1908&#8217;e kadar, <strong><em>&#8220;tanrılıkları&#8221;</em></strong> çöpe giden <strong><em>&#8220;mason, jöntürk ve ittihadç ve haçlı eşkıyâların&#8221;</em></strong> nasıl salyalı ağızlarıyla HALİFE-i MÜSLİMÎN aleyhinde çalışacaklarını bir tasavvurl ediniz!</p>
<p style="text-align: justify">Anayasalı ve parlamentolu bütün dünyâ merkezleri, 1789 <strong><em>“Yeni dünya düzeni” </em></strong>diyen ve binlerce seneden beri<strong><em> “yeniliği”</em></strong> bir türlü bitmiyen (!) ve eskimiyen kadîm şeytanî DÜZENİN birer şûbesi ve masonik-ateist servislerinden başka bir şey değildir&#8230; Büyük ŞEHİD ve ÂLİM İskilibli Merhûm Muhammed Âtıf Efendi Hazretleri ise, dünyâdaki bütün İslâm HÜKÛMETLERİNİN ne olduğunu, müslümanlarla içdeki gâvurların anlıyacağı bir dille şöyle beyân buyurmuşlardır:</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em><u>“O’ndan sonra yeryüzünde ne kadar İslâm hükûmetleri gelmiş ve bundan böyle gelecek ise, cümlesi, işte o Peygamber-i Zîşân Efendimizin (Medine-i Münevvere’de te’sîs eylediği hukûmet-i İslâmiyye)nin ŞÛBELERİ; ve onun bir kolu olmak üzere meydâna gelmişlerdir.”</u></em></strong> (Mir’atü’l-İslâm, s.45, Tab’ı tarihi 1332)</p>
<p style="text-align: justify">Bu hakîkata, Şeyhülislâm Merhûm Mustafa Sabri Efendi ile Müfessir Merhûm Muhammed Hamdi Efendi Hazerâtının eserlerinde de aynen rastlamaktayız&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Medîne’de müesses hükûmetle onun dünyâdaki şûbelerinin bütün âmir ve idârecileri, islâmî edille karşısında <strong><em>“Nefs-i hümâyunları hiçbir zaman mukaddes ve gayr-i mes’ûl kabûl edilmemiş”</em></strong>; tam tersine, <strong><em>“Her zaman ve her mekânda HESAB verme MES’ÛLİYYETİ”</em></strong>  ile yaşamışlardır. Târih, bunun en canlı ve bedâhat derecesinde şâhididir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">1876 Kânûn-i Esâsîsi denilen şirknâmenin tanzîmi, Mason Midhad Paşa’nın kurduğu <strong><em>“Cemiyet-i Mahsûsa”</em></strong> denilen ve 3 âzâsı haçlı gayr-i müslim, 10 âzâsı ise tanzîmâtçı herifden meydana gelen bir şebekenin uhdesine tevdî’ edilmişse de, mason Namık Kemâl’in uydurduğu ilk taslak, mason Midhad’ın hukukçu kâtibi ermeni (Kirkor Odyan) tarafından elden geçirilerek hazırlanmışdır&#8230; Bu şeytanın örnek aldığı anayasalar da, Fransa ve Belçika (anayasaları) ile, 1863’deki Ermeni anayasasıdır&#8230; Şu manzara, İslâm Târihindeki en netâmeli ve iğrenç bir yüzkarasıdır. Bugün, en basit bir mes’elede bile kendilerine aslâ güvenemiyen ve maymun taklidçiliğinin en pespâye şekillerini yaşıyanların ve  <strong><em>“Batı’da böyle, falan Avrupa ülkesinde şöyle”</em></strong> diyerek haçlıların kuyruk altlarına sığınan böcek takımlarının bu cibilliyeti, işte tâ o zamanlarda başlamış, hâlâ da bütün iğrençliği ve şahsiyyetsizliği ile sürüm sürüm süründürerek devam etmektedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Bu işler içün dünyanın hiçbir yerinde görülmiyen <strong><em>“Avrupa Birliği Bakanlığı”</em></strong> gibi vekâletler ihdâs edib uydurmanın ma’nâsı nedir?. Kimlere nasıl (yaranılmak) hesab edilmekde ve fakat bunun binde bir fâidesi hani hangi hâdisede görülmektedir?. Böyle bir aşağılık duygusu ile haçlılara ayakları seviyesinden kafayı gökyüzüne kaldırarak bakmak, onlara <strong><em>&#8220;senin patronun, hatta senin ilâhın benim ulan gerinin de gerisinde kalmış güruh&#8221;</em></strong> dedirtmiyecek midir?</p>
<p style="text-align: justify">Bütün bunca rezâletlerin iç yüzünü, bir de en doğru şekli ile Merhûm Müfessirimiz Muhammed Hamdi Efendi Hazretlerinin muhalled tefsîrden görelim:</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em>“Allâh nûrunu, hakk-ı ulûhiyyet tecelliyâtını hoşlanmıyorlar. Sanki püf deyib söndürüvermek arzu ediyorlar. Ağızlarına bakmadan böyle bir CİNÂYET peşinde koşuyorlar. ALLÂH OLMASIN VE İŞLERİNE MÜDÂHALE ETMESİN, Hakk nûru parlamasın, cihânı tenvîr eylemesin, <u>HÜKÜM KENDİLERİNİN OLSUN ARZU EDİYORLAR, </u>YALANLA, İNKÂR İLE ALEYHİNDE BULUNMAK PROPAGANDA YAPMAK İLE HAKK U HAKÎKÂT SÖNER, HÜKMULLÂH ZÂHİR OLMAZ GİBİ FARZEYLİYORLAR DA KELİMETULLÂH’I KALDIRMAK, DÎN-İ TEVHÎDİN İNTİŞÂRINA MÂNİ’ OLMAK, AHKÂM-I İLÂHİYYENİN CEREYÂNINI DURDURMAK, <u>ALLÂH’IN KİTÂBI’NI  VE RASÛLÜLLÂH’IN RİSÂLETİNİ İBTÂL EYLEMEK, ALLÂH’IN KULLARINI LÂF İLE KENDİLERİNE KUL EDİB HAKSIZLIK ZULMETLERİNDE BOĞULMAK İSTİYORLAR.”</u></em></strong> (A.g.e., c. 4, s. 2516)x</p>
<p style="text-align: justify">Müfessir Merhûm, târîhî seyrine bâlâda kısaca temâs etdiğimiz 3. Selim zamanından günümüze kadar geçen 200 seneden ziyâde bir zamandır HAÇLININ ve ona taparlığın <strong><em>“Liberallik, LAİKLİK ve insâniyyet </em></strong><em>(hümanizma)<strong> kelimeleri altında”</strong></em> dünyâyı nasıl sömürmek ve çürütmek üzere bulunduğunu, iktibâs edeceğimiz satırlarıyla, <strong><em>“daha mükemmeli olamaz”</em></strong> dedirterek bervechi âtî şöyle tesbit ve teşhis buyurmaktadır. Bu satırlar, bugünki <strong><em>“GÖÇMEN PROBLEMİ”</em></strong> dedikleri kepâzelik ve rezâleti anlamak istiyenlerin de, Haçlı Avrupa’nın kapılarında sürünen müslüman garib gurebânın nasıl aşağılanarak istismâr ve istiskâl edilişini GÖRMEK (okumak) insâfında bulunanların dahî mürâcaat etmesi mutlaka ELZEM olan satırlardır&#8230; <strong><em>“Dinler arası diyalog ve Maryland denen yerlerde çift minâreli mescid-i dırâr”</em></strong> küşâdı gibi hâdiselerin nelere delâlet etdiğine de, yine bu satırlar ışık tutacakdır&#8230; Öyle ki, bunlar görülmeden, <strong><em>“dünya siyâseti”</em></strong> denen iblisleşmelerin hakîkatını ve derinlerdeki sırlarını ve perde arkalarını anlamak, bir müslüman içün aslâ mümkin olamaz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Okuyub anlamıya çalışacaklar içün, işte o muhteşem TEFSİR satırları:</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em>“&#8230;DİĞER DİNLER İSE, LİVÂ-YI TÂBİİYYETLERİ </em></strong><em>(hâkimiyyet ve idâreleri)<strong> ALTINDA DİYÂNET İ’TİBÂRİYLE KENDİLERİNDEN BAŞKALARINI YAŞATMAZLAR, HUDÛD-I VİCDÂNÎLERİ DÂR VE KISADIR. BUNLAR, KENDİLERİNDEN BAŞKASINA BİR HAKK-I HAYAT TANIMAMAYI DİYÂNETİN MUKTEZÂSI BİLİRLER. TANIRLARSA, YALINIZ SİYÂSETEN BİR ISTIRÂR </strong>(mecbûriyyet)<strong> İLE TANIRLAR. YAKIN ZAMANLARA KADAR HIRİSTİYAN DEVLETLERİN İÇİNDE, KENDİLERİNDEN BAŞKA BİR MİLLET YAŞATDIĞI GÖRÜLMEMİŞ VE BU SEBEBLE BUNLAR, BAŞKA DİNDEN OLAN AKVÂMA </strong>(kavimlere) <strong>HÂKİM OLAMAMIŞDI. SON ZAMANLARDA BU VİCDÂN DARLIĞINDAKİ MAZARRAT-I SİYÂSİYYEYİ GÖREN AVRUPA DEVLETLERİ, KATOLİKLİK VE PROTESTANLIK MÜBÂREZELERİNDEN  </strong>(çatışmalarından)<strong> DOĞAN BİR HÜRRİYET-İ VİCDÂNİYYE DA’VÂSIYLA FRANSA İNKILÂB-I KEBÎRİNDEN SONRA, <u>LİBERALLİK, LAİKLİK VE İNSÂNİYYET KELİMELERİ</u> ALTINDA KELİME-İ NASRÂNİYYETDEN İNHİRÂFA </strong>(hıristiyanlıkdan uzaklaşmıya)<strong> DOĞRU YÜRÜMÜŞ; VE O ZAMANDAN BERİ DİĞER AKVÂM ÜZERİNDE HÜKÛMET TE’SÎSİNE YOL BULABİLMİŞLERDİR. FAKAT BU KELİMELER MÜSBET VE MERHAMETLİ UMÛMÎ BİR VİCDÂN-I HAKK TE’SÎSİNE DEĞİL, <u>DİNSİZLİĞE VE HODGÂMLIĞA DOĞRU MENFÎ BİR GİDİŞ İSTİHDÂF ETDİĞİNDEN,</u> TERAKKİYÂT-I İLMİYYE VE SINÂİYYESİNİ HAKKA RAPTEDECEK YERDE, <u>BEŞERİYYETİ HAKK’DAN TEBÂÜDE, </u></strong><u>(uzaklaşmıya)<strong> VİCDANSIZLIĞA VE İHTİRÂSÂTA SÜRÜKLEMİŞ</strong></u><strong> VE NETÎCESİ, İSLÂMİYYET’İN HAKÎKÎ VE MÜSBET HUKÛK-I HÜRRİYYET İLE İNSANLIĞA TE’MÎN VE TA’MÎM EYLEDİĞİ CİHANŞÜMÛL HAYÂTI, <u>HAKK’DAN UZAKLAŞTIRMAK VE ISTIRÂBÂT-I HAYÂTI ARTIRMAKDAN İBÂRET OLMUŞDUR.”</u></strong></em> (Tab’-ı Evvel, c. 1, s. 196-97)</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em>“Müslümanım”</em></strong> diyen  her kademedeki süs tavuğu sahtekârlar, (Cübbeli ve sarıklı, hoca ve politikacılar da dâhil), bu satırları hece hece okuyarak anlamalı; Müslümanlığı nasıl şerefsizce kullanıb istismâr etdiklerini görmeli; <strong><em>“liberallik, LAİKLİK ve insaniyet kelimeleri altında DİNSİZLİĞE VE HODGÂMLIĞA DOĞRU gidilerek”,</em></strong> bunların, <strong><em>“beşeriyetin HAKK’dan uzaklaşmasına, VİCDANSIZLIĞA VE İHTİRÂSÂTA NASIL SÜRÜKLENİB HAYATDAKİ ISTIRABLARI DA ARTIRMAKDAN”</em></strong> başka bir halta aslâ yaramadığına akıl erdirebilmelidirler!</p>
<p style="text-align: justify">Meclislerinin duvarlarına</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em>“Hakimiyyet bilâ kayd ü şart milletindir!” </em></strong></p>
<p style="text-align: justify">Bâtılını asanlar, yürekleri yetiyorsa Müfessîr Merhûm’un yukarıda zikretdiğimiz şu gerçek HÜKMÜNÜ, onun da üstüne altın harflerle hâkkedebilmelidir:</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em>“İMTİYÂZ-I RUBÛBİYYET, SINIF-I RUHBÂNDAN PARLEMANLARA GEÇMİŞDİR!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify">Parlamanter Dembokrasi tanrılarına!</p>
<p style="text-align: justify">Büyük Halife Ömer Radıyallâhu Anh Efendimiz Hazretleri’nin sözü olan:</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em> “ADÂLET MÜLKÜN TEMELİDİR!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify"> Hükmünü duvarlarda çürütenler de, yürekleri yetiyorsa şu sözü bunun altına hakkedebilsinler:</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em>“HER İNSAN, YAPDIĞINDAN VE SÖYLEDİĞİNDEN MES’ÛLDÜR, DOKUNULAMAZ OLAMAZ. AKSİ HÂLDE BU, REZİL BİR TANRILAŞTIRMADIR; VE İNSANLIĞIN YÜZ KARASIDIR. VE O DOKUNULMAZLIK (MES&#8217;ÛLİYYETSİZLİK) ŞİRKİ KALDIRILINCAYA KADAR MUHÂKEME DURDURULDUĞU VE İŞLETİLMEDİĞİ (KALDIRILDIĞI) İÇÜN DE, BU, ZULME VARAN İĞRENÇ BİR CÂHİLİYYEDİR.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify">Nasibi olanlar içün çok bile yazdık!</p>
<p style="text-align: justify">Nasîbi olmıyanlara ise, ne kadar ne yazsak, topu da boş!</p>
<p><em>(İlk intişârı: 04.04.2016)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&#038;title=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dokunulmazlikla-tanrilastirma.html" data-a2a-title="Dokunulmazlıkla Tanrılaştırma!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dokunulmazlikla-tanrilastirma.html">Dokunulmazlıkla Tanrılaştırma!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dokunulmazlikla-tanrilastirma.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Sandıksal” Kumardan Kazanan Olmadı!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/sandiksal-kumardan-kazanan-olmadi.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/sandiksal-kumardan-kazanan-olmadi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 2015 01:01:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim - Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim Sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[islam ile demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[sandıksal kumar]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=1481</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dembokrasi gibi vahiyle zerre kadar alâkası olmıyan ve  hiçbir (selection)a tâbi’ tutulmayan ve her türlü necâset beşer akıl ifrâzâtına </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/sandiksal-kumardan-kazanan-olmadi.html">“Sandıksal” Kumardan Kazanan Olmadı!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>“SANDIKSAL” KUMARDAN KAZANAN OLMADI!</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Dembokrasi gibi vahiyle zerre kadar alâkası olmıyan ve  hiçbir (selection)a tâbi’ tutulmayan ve her türlü necâset beşer akıl ifrâzâtına dayanan; ve oradan peydahlanan bir sistemde aslâ <strong><em>“adâlet”</em></strong> tasavvur edilemez. Bu her noktayı yalama eden sistemde &#8220;nefs murâkabesi ve Ukba&#8217;daki yüce dîvân&#8221; îmânı da muhâl olduğundan, Allâh Azze’nin Kelâm-ı Kadîm’inde buyurduğu <strong><em>“ilâhehû hevâhu”</em></strong> hakîkatı ile ferdin aklı, <strong><em>“nefs ü hevânın tanrılığına”</em></strong> itaat hâlinde çalışır; ve netîce, dâimâ hüsrân, terör, kıtâl, felâket, zulüm, sömürü ve herc ü mercden ibâretdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Öyle bir sistem ki, mutlak hakîkat, dâimâ ekseriyet önünde kurban edilmenin mahkûmu; ve sayının (çokluğun) hâkimiyyeti, zulüm de olsa alkışlanmak zorundadır!</p>
<p style="text-align: justify;"> Bu vahy dışı şeytânî düzen veya sistemlerde, bir takım madde plânında <strong><em>“yapılan ve edilenlerin”</em></strong>, ferdin ruh bünyesine nüfûz ederek onda <strong><em>“huzûr ve sükûna”</em></strong> tahvvülü muhaldir. Tâmâmen gevşetici ve yalamalaştırıcı bir hürriyet telâkkîsine kaymak ve buradan terör havasına geçmek son derece kolay ve hatta olağandır da&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İzâfî kıymetlerin ictimâî fokurdaması hiçbir zaman dinmez; ve alt yapı hamlelerinin insanları nihâî bir seâdete bağladığı da hiçbir zaman ve zeminde görülemez&#8230; Rûhu ihmâl eden materyalist-ateist kafalarla insanlık, tam tersine felâketlere sürüklenmişdir&#8230; Bu sistem, fikri katledilmiş kalabalıkları, sihirbazlık derecesindeki bir takım adam ve madamların kendi hevâ ve heveslerini <strong><em>“tasdîk”</em></strong> içün kullanmaları gâyesiyle uydurulmuş ve dünyaya servis edilmişdir&#8230; Ateistden, agnostiğe; fâhişeden homosuna, cânîden kâtile, hırsızdan ayyaşa, müslümandan dindar gavura kadar herkesi eşit kabul eden; ve hiçbir dînî, rûhî, ahlâkî üstünlük ve fazîlete derece tanımıyan, dehhâmeleşmiş bir  antiinsânîlik mekanizması&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Dembokrasi, (vahyi) kat’iyyen kâle almıyan ve yüzdeyüz (ateist) bir felsefe istikâmetinde ilerliyen tamâmen beşerî bir sistemdir. Yüzbinleri bulan bütün Peygamberler, istisnâsız bu gözboyama, yalan ve iftira şartlı sisteme, zerre kadar iltifâtdan münezzeh&#8230; Mutlak hakîkati insanlara ta’lim ve terbiye ile mükellef olan en üstdeki o peygamber kitlesinin, mutlak ma’nâda (izâfî) bir sistemle insanlara muhatab olabileceğini kabûl muhaldir&#8230;  Bu i’tibarladır ki, beşerî sistemlerin <strong><em>“mutlak hakîkat”</em></strong> ile alâkası yokdur, olamaz&#8230; Bunun netîcesi olarak da, <strong><em>“hakîkatın tersi ve hatta azılı düşmanıdırlar!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Buna rağmen, İngiliz nişanlı<strong><em> “Kayserili Hacı Abdullah Efendi ile fâiz-vâiz lobisi hociası”</em></strong> gibi bazı mihraklar başda olarak, bütün parti-pırtı kadroları, hâlâ:</p>
<p style="text-align: justify;"> <strong><em>“İslâm ile dembokrasi biribirine ters değildir; bu ikisinin beraberce ve biribirine zıdlığı düşünülmeden götürüldüğü tek İslâm ülkesi Türkiye’dir; ve bu bir örnekdir”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"> Gibi küllemelerde (mugâlata ve saptırmalarda) müttefikdirler&#8230; Tabii bu da, bizdeki yerli dembokrasi taşeronlarının fikri olmakdan son derece uzak kabûl edilmelidir. Bu projenin asıl sâhibi hiç şübhe yokdur ki, Tanzîmât belâsı ve onun uzantısı olan bütün idârî şekil, darbe, ihtilâl ve inkilâpların planlayıcısı garbî ve harbî <strong><em>“üst akıl”</em></strong> denen mihrâklardır! Başda İngiliz olmak üzere, bütün yahudi-haçlı şebekelerinin <strong><em>“vahye müstenid Osmanlı hılâfetinden”</em></strong> el aman çekmeleri, onları ısrarla Türkiye coğrafyasını narkozlıyarak ehlîleştirmiye  itmiş; ve bunda da ele geçirdikleri taşeronları vasıtasıyla yapacaklarını bol bol yaparak muvaffak olmuşlardır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">1946’da ABD San Fransisko’sundan verilen talimatla, T.C., aynen ABD’de olduğu gibi <strong><em>“Cumhûriyetçiler ve dembokratlar”</em></strong> olarak iki kutba (fırkaya) bölünerek ve biribirlerine hasım iki düşman haline getirilerek, yekdiğerini yemekden (bitirmekden) başka hedefi olmıyan ve netîcede yok edilmiye namzet bir uzviyet olarak ele alınmışdır. Kat&#8217;iyyen (benzeten) ve (benzetilen) vâkıası&#8230;  Fakat işin bu tarafı hiçbir zaman yüksek sesle dile getirtilmemiş; dâimâ <strong><em>“dembokrasi”</em></strong> vazgeçilmez, en ileri ve <strong><em>“uygar”</em></strong> bir sistem (aslında religion) olarak bu millete her fırsatda son derece zorlıyarak şırınga edilmiş durmuşdur. Böylelikle 1000 yıllık asliyet ve şahsiyetinden sıyrılan o yüce millet, <strong><em>“ibrânice sürü demek olan ULUS”</em></strong> hâline getirilmişdir! Artık bu ulus’a, istediğiniz kadar,<strong><em> “bu dembokrasi dîni ile 1000 yıllık İslâm dîninin biribirinin mutlak mütenâkızı”</em></strong> olduğunu söyleyin durun, bu bir ma’nâ ifâde etmiyecekdir. Sandık kumarı artık tek kurtuluş hedefi yapılmış; dembokrasi uydurukçusu kadîm yunanın bugünki veledleri bile birkaç ay evvel bu kumara % 55 gibi bir iştirâkle yürürken, 1000 yıllık Müslüman şühedânın kanları ile yoğurulan Anadolu topraklarında bu nisbet %33 daha zamlı olarak %87-88’lerle koşarak içlere sindirilmişdir!. Çünki dünya çapındaki <strong><em>“üst akıl”</em></strong>, bu dembokrasi dinini de Anadolu’daki dîne zam etmeden, <strong><em>“İslamiyyet’i”</em></strong> kontrol altına alamıyacağında kat’iyyen kararlıdır. Bu, içdeki bütün parti güdücüleri tarafından da kabûl edilmiş, kökden en büyük bir sapma ve inhirafdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> Mücerred vahye dayanan bir dîn ile mütedeyyin olan bir milletin, dünyâya, eşya ve topyekûn varlığa bakışı, dembokrasi de diyen bir ulusun bakışından nâmütenâhî farklı olacağı muhakkakdır; ve bunu, yahudi-haçlı <strong><em>“üst aklı”</em></strong> denen mikrâklar fevkal’âde iyi bilmektedir. Gene bilirler ki,<strong><em>&#8220;İslâm Âlemi&#8221;</em></strong> denen coğrafyanın, Dünyâ emperiyalizma ve ateizması ile bütünleşmeden yahudi-haçlı dünyâsına rahat yokdur; ve bunun da çare-i yegânesi vahyin yerine laik veya seküler <strong><em>“aklı”</em></strong> yani <strong><em>“dembokrasiyi”</em></strong> oturtmakdan geçecekdir. <strong><em>“İrâde ve Hâkimiyyet”</em></strong>, dembokrasi dininde olacak; <strong><em>“geleneksel  ve geçmişin normları”</em></strong> dedikleri dînin sadece merâsim, ibâdet ve <strong><em>“ritüelleri”</em></strong> ise, akla göre ayar verilerek   <strong><em>“İslâm (!) Dîninde”</em></strong> bırakılacakdır!. Artık dünya çete merkezleri, bundan sonra<strong><em> “İslam&#8217;ın veya yeşil tehlikenin”</em></strong> bir <strong><em>TEHDÎD”</em></strong> olamıyacağında ittifâk ederek rahata ermiş bulunacaklardır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Gerek 7 haziran ve gerek 1 Kasım <strong><em>“sandık kumarına”</em></strong>, parti-pırtıcıların daracık çerçevesi içine preslenerek değil, tarihî bir zâviyenin millet hayatına getirdiği îmânî kıymetler manzûmesi bütününden bakmak şartdır. Dembokrasinin narkozlayıcı akıl ve mantığı, beşeriyeti ve 90 yıllık <strong><em>&#8220;yüce ulusu&#8221;</em></strong>  aldatırken, <strong><em>“gir içime ve 16 hücremden birini beğenme hürriyet ve irâdesiyle (!) bas mührü” </em></strong>diyor!.. Ya, 16’sı da gözümde <strong><em>“imânî zarûretlerimin”</em></strong> dışında redd ve nefyi müstahik, <strong><em>“mutlak hakkın”</em></strong> dışında <strong><em>“mutlak bâtıl”</em></strong> ise, (ki gerçek Müslüman içün bu mutlaka böyledir) benim dînimi hiç biri <strong><em>“mutlak hakk ve hakîkat” </em></strong>tanımıyor da, <strong><em>“4 hakk dîn vardır”</em></strong> diyerek onu bâtılla müsâvî görecek kadar aşşağılıyor; ve dînim ve şahsımla nâmütenâhî çapda bir muârazaya cür’et ediyorsa, o zaman ne olacak?.</p>
<p style="text-align: justify;">İşte insan irâde ve imanıyla alay eden dembokrasi zorbalığı, buna, kadük de olsa <strong><em>“para cezâsı”</em></strong> ile suç demekden bile zerre kadar utanmıyor!!! Üstelik bu, dembokrasi diktatoryasının bir hayâsızlık vesîkası olarak bile kimsenin dilinde levmi haketmiyor!.</p>
<p style="text-align: justify;"> Görüldüğü gibi, dembokrasi, insan icâdı olan en sinsi, gizli ve en içe nüfûz eden ve en hissedilmesi müşkîl, yıllar içinde zehir te’sîrini gösteren, eşşek hürriyetini terörizme kadar doğurabilen; ve bir kere yatalak etdiğini, posasını bile zâyi’ etmeden yem fabrikasında paraya tahvil eden korkunç bir illetdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Kulun kula kulluğu diktatoryası, adını <strong><em>dembokrasi</em></strong> olarak da insanlığa yutdursa, Âdemoğlu, Allâh’ın irâde ve hâkimiyyetini tanımadığı müddetçe, bu dembokrasi dînine ve onun tanrılarına köle olarak <strong><em>“tapmıya”</em></strong> devam edecekdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İşte Yahudi-haçlı şebekelerinin bütün bu projeleri, Tanzîmât-ı şerriyye denen çukurdan itibâren her dönemeçde biraz daha hızını artırarak bugünlere gelmiş; ve bütün partiler, <strong><em>“demokrasi dinimizdir”</em></strong> demeseler de <strong><em>“ parlamentomuz, dembokrasimizin MA&#8217;BEDİDİR”</em></strong> diyebilmekde; ve böylece, Müfessir Merhûm M.Hamdi Efendinin: <strong><em>“İmtiyâz-ı Rubûbiyyet sınıf-ı ruhbandan parlömanlara geçmişdir”</em></strong> şeklindeki hükmüne kat’iyyen haklılık kazandırmışlardır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> Ayrıca, hakîkatde ve fiilen, bu dinin mü’minleri olanlar, <strong><em>&#8220;global vampirler dünyası&#8221;</em></strong> ile bütünleşmenin ve o dünya içinde erimenin yoluna son derece kararlı olarak girmiş bulunuyorlar. Bütün politik böyyük başların miting ve beyânâtlarına bakınız, bu <strong><em>“dembokrasi”</em></strong> dinini, yeri gelse de gelmese de, en küçük fırsatda zikrederek, ulusun zihnine çakmak üzere ağızlarından hiç düşürmediklerini göreceksiniz!</p>
<p style="text-align: justify;">Cumhûriyet Bayramlarında bile o kadar devletlinin sözleri arasında bir kere <strong><em>“Allâh”</em></strong> lafzının geçmediğini; ve fakat, Dembokrasi ve onun tanrılarını sık sık zikretdiklerini dikkat sahibleri elbetde esefle görmüşlerdir. Ancak, ittihadçı eşkıyaların beste ve güftelerini,<strong><em> “FATİH Cennetmekân zamanının mehter marşları”</em></strong> zannı ve vehmi içinde <strong><em>“uluslarına=halklarına”</em></strong> dinletenler, orada geçen <strong><em>“ALLÂH”</em></strong> lafzını kâfî görmüş olabilirler!!!</p>
<p style="text-align: justify;">Sarıklı cübbeli bir takım hacı-hoca ve ilâhiyâtçı v.s. geçinici zekâ ve fikir dereceleri herkesce müsellem donu düşük bel’am ve madam kılıklı adamlardan da, yukarıda zikretdiğimiz şer’î, fikrî ve tarihî hakîkatlere akıl erdirmelerini beklemek, çok safdillik olacağından; onlara <strong><em>“tefekkür ve tezekkür”</em></strong> tavsiye etmenin bile abes kaçacağının farkındayız&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Politika piyasasının bütün (bir eksiksiz) parti ve pırtılarının, dünya çapındaki merkezlere âid bir projeyi tatbikde olduklarını görmeden:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Şu parti kazandı, bu parti bitdi, soyguncusunun üçkâğıtçısının muhâmîsi olanlar yükseldi, taş gibi yılların Allahsızı tâife yerinde saydı; piskevitçi, Emsâlettin’i ile yerin dibine geçdi; dağ eşkıyâlarına belini ve bilmem neresini dayayanlar söküldü kana bulandı; dangalak veznindeki (Kam.l.k) tabahhur etdi, ötekiler çöpe gitdi!”</em></strong> gibi mülâhazalar, hakîkat nazarında abesden ve dembokratik ağız ishâlinden başka bir ma’nâ ortaya koyamaz!</p>
<p style="text-align: justify;">Allâh Azze ve Celle Hazretlerinin İRÂDE VE HÂKİMİYYETİNİ tanımamayı en baş prensib hâlinde kabullenen; ve dembokrasi, laiklik, cumhuriyet diye yırtınarak bunları da <strong><em>“TESLİS”</em></strong> kabul eden hangi parti, pırtı ve ferd olursa olsun, ona, <strong><em>“hakîkat terâzîsiyle tartınca”</em></strong> aslâ kazandı denemez&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> Ancak, UKBÂ hayatının, HESAB günü ve <strong><em>“YÜCE DÎVÂNI”</em></strong> bulunduğuna tam ve pazarlıksız inananlar kazanmışdır; ve <strong><em>“mücerred kazanmak ancak böyle olur”</em></strong> diye <strong><em>“ÎMÂN-I ŞER’Î”</em></strong> sâhibi olan <strong><em>“ğurabâya”</em></strong> da ne mutlu&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İlk intişârı: 04.11.2015)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fsandiksal-kumardan-kazanan-olmadi.html&amp;linkname=%E2%80%9CSand%C4%B1ksal%E2%80%9D%20Kumardan%20Kazanan%20Olmad%C4%B1%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fsandiksal-kumardan-kazanan-olmadi.html&amp;linkname=%E2%80%9CSand%C4%B1ksal%E2%80%9D%20Kumardan%20Kazanan%20Olmad%C4%B1%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fsandiksal-kumardan-kazanan-olmadi.html&amp;linkname=%E2%80%9CSand%C4%B1ksal%E2%80%9D%20Kumardan%20Kazanan%20Olmad%C4%B1%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fsandiksal-kumardan-kazanan-olmadi.html&amp;linkname=%E2%80%9CSand%C4%B1ksal%E2%80%9D%20Kumardan%20Kazanan%20Olmad%C4%B1%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fsandiksal-kumardan-kazanan-olmadi.html&amp;linkname=%E2%80%9CSand%C4%B1ksal%E2%80%9D%20Kumardan%20Kazanan%20Olmad%C4%B1%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fsandiksal-kumardan-kazanan-olmadi.html&amp;linkname=%E2%80%9CSand%C4%B1ksal%E2%80%9D%20Kumardan%20Kazanan%20Olmad%C4%B1%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fsandiksal-kumardan-kazanan-olmadi.html&amp;linkname=%E2%80%9CSand%C4%B1ksal%E2%80%9D%20Kumardan%20Kazanan%20Olmad%C4%B1%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fsandiksal-kumardan-kazanan-olmadi.html&amp;linkname=%E2%80%9CSand%C4%B1ksal%E2%80%9D%20Kumardan%20Kazanan%20Olmad%C4%B1%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fsandiksal-kumardan-kazanan-olmadi.html&amp;linkname=%E2%80%9CSand%C4%B1ksal%E2%80%9D%20Kumardan%20Kazanan%20Olmad%C4%B1%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fsandiksal-kumardan-kazanan-olmadi.html&amp;linkname=%E2%80%9CSand%C4%B1ksal%E2%80%9D%20Kumardan%20Kazanan%20Olmad%C4%B1%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fsandiksal-kumardan-kazanan-olmadi.html&amp;linkname=%E2%80%9CSand%C4%B1ksal%E2%80%9D%20Kumardan%20Kazanan%20Olmad%C4%B1%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fsandiksal-kumardan-kazanan-olmadi.html&amp;linkname=%E2%80%9CSand%C4%B1ksal%E2%80%9D%20Kumardan%20Kazanan%20Olmad%C4%B1%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fsandiksal-kumardan-kazanan-olmadi.html&amp;linkname=%E2%80%9CSand%C4%B1ksal%E2%80%9D%20Kumardan%20Kazanan%20Olmad%C4%B1%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fsandiksal-kumardan-kazanan-olmadi.html&amp;linkname=%E2%80%9CSand%C4%B1ksal%E2%80%9D%20Kumardan%20Kazanan%20Olmad%C4%B1%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fsandiksal-kumardan-kazanan-olmadi.html&amp;linkname=%E2%80%9CSand%C4%B1ksal%E2%80%9D%20Kumardan%20Kazanan%20Olmad%C4%B1%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fsandiksal-kumardan-kazanan-olmadi.html&#038;title=%E2%80%9CSand%C4%B1ksal%E2%80%9D%20Kumardan%20Kazanan%20Olmad%C4%B1%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/sandiksal-kumardan-kazanan-olmadi.html" data-a2a-title="“Sandıksal” Kumardan Kazanan Olmadı!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/sandiksal-kumardan-kazanan-olmadi.html">“Sandıksal” Kumardan Kazanan Olmadı!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/sandiksal-kumardan-kazanan-olmadi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(3) Müşâvir Olmak; Ve Üç Religionun Misyoner Vâizi Oldurulmak!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/3-musavir-olmak-ve-uc-religionun-misyoner-vaizi-oldurulmak.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/3-musavir-olmak-ve-uc-religionun-misyoner-vaizi-oldurulmak.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Feb 2014 07:15:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SEYYİDOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[ılımlı İslam'sızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Olimpiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[yolsuzluk operasyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=3266</guid>

					<description><![CDATA[<p>Müşâvirden okuyalım: “Devlet aygıtının imkanlarını kullanarak bir nevi 'devlet cemaati' veya 'cemaat devleti' izlenimi</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/3-musavir-olmak-ve-uc-religionun-misyoner-vaizi-oldurulmak.html">(3) Müşâvir Olmak; Ve Üç Religionun Misyoner Vâizi Oldurulmak!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><u>MÜŞÂVİR OLMAK; VE ÜÇ RELİGİONUN MİSYONER VÂİZİ OLDURULMAK!</u></h1>
<h1 style="text-align: center;"><u>(3)</u></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><em><u>Ahmed SEYYİDOĞLU</u></em></span></h3>
<p><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Müşâvirden okuyalım:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong> “Devlet aygıtının imkanlarını kullanarak bir nevi &#8216;devlet cemaati&#8217; veya &#8216;cemaat devleti&#8217; izlenimi uyandıran bir eğilim gözlenmektedir ve asıl sorun budur.” </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Çok güzel bir tesbit!.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> “Devlet Cemaati”</strong> veya <strong>“cemaat devleti</strong> <strong>izlenimi ve </strong>(çizlenimi)<strong> uyandırıncaya”</strong> ve <strong>“asıl sorun ve korun gözleninceye”</strong> kadar, müşâvirân-ı kirâm ve cümle AKP doruklarındaki zevât ü (zer.evât-ı ızâm), acebâ hangi hayâlhânelerde iktidâr hesâbı, seçim planlaması, oy devşirme kıvâmı ve saltanat kitâbı ile meşgûllerdi?. <strong>“Türk Okullarını ve Türkçe Olimpos dağı eteklerini, Herkül küllemelerini”;</strong> ve Peygamber Aleyhisselâm Efendimiz Hazretlerini, uydurma <strong>“rüyâlar, filimler ve ışık hüzmeleri ile”</strong> emireri gibi-hâşâ-kullanmalar, toprak altındakilerle beraber yüzmilyarları sırtından hançerlerken, bu AKP saltanat kayığındaki Lâik dembokratik Cumburiyet kral ve devletlileri, acaba o hançer tutan elleri nerelerinden öperek yıllarca takdîs etdiler?. Eldeki ve Kitâb’lardaki islâmî <strong>amme</strong> hukûku, babadan ve dededen miras kalma çiftlik idâresi hukûku olmadığına göre, bütün bunların mes’ûliyyeti, acaba hangi münâsib mıntıkalarda hissediliyordu?. Her taraf yol, meydan, köprü, viyadük ve bilmem ne düdük dolunca, bu mes’ûliyyetler kalkıyor; ve cennet-i a’lâ kafesde keklik mi oluyordu!?.</p>
<p style="text-align: justify;">Yoksa, tedbirsizlik tavan yapınca, <strong>“dostmodern darbe!”</strong> nânesi yemek, hangi derde şifâ olacakdır?. Düşmanını, dost bilir de yıllarca uyur ve bu lâfı edersen;<strong> “düşmanının”,</strong> seni yıllardır mışıl mışıl <strong>“uyutduğunu”</strong> ve ona <strong>(DOST)</strong> gözüyle bakan bir (saf&#8230;.k) olduğunu i’tirâf etmiş olursun!</p>
<p style="text-align: justify;">Devlet adamlığı, hançeri yiyince, hançer tutan adamın bileğinden tutmak değildir!. Hançer <strong>tedârikinde</strong> bulunan ve bu arayışıyla apaçık ortada olan gözüdönmüş adamı, daha eline hançeri almadan yakalamak ve bileğini bükebilmekdir!..</p>
<p style="text-align: justify;">Bu iş, Cennetmekân Firdevs-i Âşiyân Yavuz Sultân Selîm Hân Hazretleri gibi, arkasından, evet arkasından gelen Şah İsmâil şiisi kâtilinin, eli daha hançerindeyken onu ensesindeki rûh ve Osmanoğlu gözleri ile (!) <strong>GÖRÜB</strong>, yavuzca ve yıldırım gibi geri dönerek, pisliğin bileğini havada kavrama işidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">O YAVUZ’u anlıyan herşeyi anlar; anlamıyansa, hiçbirşeyi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Aklı gözünde ve bilmem neresinde olan kalabalıklara bakma, onlar, keyfiyeti <strong>katleden</strong> ve kemmiyete <strong>tapınan</strong> dembokrasi afyonu yutdukları içün, futbol klübü tutar gibi taraf tutub, tutduğu tarafın da hiçbir kusurunu görmeden lâf ishâli ile durmadan fırt fırt karga gibi kıçlarından attırmıya bayılırlar!</p>
<p style="text-align: justify;">Keyfiyet esasdır efendiler!. Bunun da temeli, Allâh’a karşı mes’ûliyyet taşıyabilmek&#8230; Bu da, (<strong>ADÂLET</strong>) ile ortaya konulur&#8230; Kancık <strong>“Adâlet Hanım!”</strong> ile değil!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Yolsuzluk Operasyonu!”</strong> diye cıyak vıyak öten, bunu bahâne yapan iblisler mi var, o zaman, madam Adâlet hanımla da olsa, <strong>“yolsuzluk olmadığını isbât!”</strong> edeceksin!. 2 aydır çok mu zor?. <strong>“İsbât müddeinin vazifesidir!”</strong> deyib de, kenara çekilemezsin efendi; sen, mes’ûliyet altındasın!. Lâfa gelince, Merhûm Ertuğrul Gâzî Hazretlerinin oğluna nasihatını ezberden okumak bir iş değildir; mu’cebince yürümek ve yürütmek mes’eledir&#8230; Senin vazîfen, Allâh kullarını düşünmek; ötekiler yakıb yıkmanın peşinde olabilir! Sen, eşkıyânın <strong>“yolsuzluk operasyonu”</strong> dediğini, sessizliğe doğru istikâmetlendirir ve netliğe kavuşturmazsan, memleketi batırmakda ötekilerin (fâiz-vâiz-kriz-keriz lobisinin) ekmeğine yağ sürmüş olursun&#8230; <strong>“İstiklâl Harbi”</strong> gibi dolmaları da, oturur kendin yersin!. Yüzmilyon papeller, ayakkabı kutuları içinde, evlerde ne arıyor?. Bunun tatmin edici izâhını, hâlâ <strong>net</strong>, <strong>açık, vazıh ve sarîh</strong> olarak ortaya koyamıyorsunuz!.<strong> “Adâlet mülkün temeli!”</strong> diye sıkıb durmak bir halta yaramaz!. Mısır’daki Fir’avnın piçleri de, mahkeme salonunda, <strong>“El adlu esâsü’l-mülk!”</strong> diye, iki kulaç harflerle ve aslı ile bunu tepesinde taşıyor!. Dünyada nice firavun ve nemrut,  Halîfe Ömer (Radıyallâhu Anh) Efendimizin bu hikmet ve hakîkat çekirdeği sözünü duvarlara asdı!. Ve lâkin, o halîfeleri de külliyyen inkâr edib, hılâfet müessesesinin <strong>“mutlak adâleti”</strong> yerine, gâvur hukuklarını, kazıklı voyvodadan bin beter işkence çivisi hâlinde kafalara çakdı!. Memleketlerin ve İslâm coğrafyasının, bugün ateşler içinde kavrulmasının biricik ana sebebi de, zerre kadar şübhe edilmesin ki budur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bir memleketde <strong>adâlet</strong> yok da, her taraf yollar, meydanlar, köprüler, geçitler, metrolar, viyadükler, viradüdükler ve bilmem nelerle gırtlağına kadar doymuş olsa, aklı başında ve Allâh’a hesab vereceğine gerçekden inanan en sondaki bir garîbanın bile diyeceği bir tek <strong>SÖZ ve HÜKÜM</strong> vardır ki; o da,<strong> “o işlerin topunun da canı cehenneme!”</strong> demek&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">70 milyon çilekeş, garib, bîkes, 106 yıldır işkencehânede şaşırmış , yamultulmuş, ezilmiş o ehâlinin, sâdece oy depo ve siloları olarak muhâtab alınışı, vicdân işi midir, îmân ve iz’ân mes’elesi midir?. <strong>Keyfiyet kâtili ve kemmiyet putperesti Dembokrasi martavalları</strong> ile daha kaç adım atılabilecekdir!?</p>
<p style="text-align: justify;">Devam edelim:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Nasıl (PKK&#8217;nın Suriye kolu) PYD radikal örgütlerle savaşıyoruz diyerek kendisine uluslararası meşruiyet sağlamaya çalışıyorsa, bu yapı da, radikal/siyasal İslamcılıkla mücadele ediyoruz diye kendisini pazarlamaya çalışmaktadır.” </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Adam ve madamların lûgatında, sanki Bâtıl Batının, dillerine ve beyinlerine sürdüğü <strong>“radikal ve siyasal islamcılık”</strong> tutkalından başkası kalmamışdır!.</p>
<p style="text-align: justify;">Denilmelidir ki:</p>
<p style="text-align: justify;">Alamut Kalesi ve şakirdânına, 12 senelik iktidârsız iktidârınızla etekleyicilik yapar, <strong>“ılımlı İslâm’sızlıkla”</strong> mücâdele etmez, toprak altındaki milyarların Kelime-i Tevhîd’i ile oynanırken uykulu gözlerle seyrederseniz; <strong>“Türkçe Olimpiyatları”</strong> denen <strong>vatikanlaştırma</strong> sahnelerinde, göğüs, göbek ve kalça çalkalatdırılan zavallı müştehâd dünya kızlarını seyr ü temâşâya dalarsanız; ve<strong> “ Okyanus Ötesi ciamaat cambazlarını seyretmiye”</strong> koyulursanız; Alamut Kal’ası imamları, işte böyle <strong>“MALI GÖTÜRMİYE”</strong> kalkar; ve size de, cıyaklamak ve Bâtıl Batı’nın dil ve beyinlerinize tutkalladığı üç beş hoşgörünme zırıltısını, papağan gibi hergün tekrarlamak düşer!</p>
<p style="text-align: justify;">O kabuklulara: <strong>“Sizin istediğiniz gibi, aynen öyle dembokratız!”</strong> deme seansları&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Günaydın Evlâtlar!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Güneş ufukdan şimdi doğar/Yürüyelim arkadaşlar! Durmak yoook, yola devaaam!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Evet, gezisi bilmem nesiyle 150-200 milyarı, ona buna, it uğursuza kaptırıp çarpılarak, <strong>“durmak yoook, yola devam!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Saf ehâli yer, ama herkes yemez!</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Gezi puştluğunda, Coni’sinden Hans’ına, yüzlerce kabuklu piçin ne işi var?. <strong>“Demokratlar, özgürlükler var, her türlü çağdaş (o.ospuluk) ne iyi serbest!” </strong>dedirteceğiz diye susar ve önlerini, donlarını ve oralarını açarsanız, işte böyle 17 aralıkda hançeri arkanızdan yer, kıvranır ve 8 gibi de zıplayıb yaylanırsınız!</p>
<p style="text-align: justify;">Artık isterseniz, Gezi Parkı’ndaki gibi yürüyebilir; Bandırma vupurunda gibi de, tam istim yüzebilirsiniz!</p>
<p style="text-align: justify;">Seçim, dembokratik haklarınız cümlesindendir!</p>
<p style="text-align: justify;">Ne buyuruyor (Müşâvir-i Cüm.ûriyye)niz:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Klasik Nurculuk hareketinin böyle bir hedefi, amacı veya yöntemi sözkonusu değildir.” </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Denilmek isteniyor ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Klasik Nurculukda, böyle devlet idaresini ele geçirme kalkışmaları, Alamut kal’asına bayrak çekmeler, haşhaş çekib belde hançer iş görmeler yoğidi; bu nurcular, bu Alamut Kal’ası nurcuları nasıl, hangi tip nurculardır anlamadık!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Nice <strong>“Adam ve Madamların”</strong>, dünyadan da zerre kadar haberleri yok ki, bu “<strong>ciamaat paralel” </strong>ve parabol yapısının, <strong>“klâsik nurculukla”</strong> alâkası varmış gibi yazıp çiziyorlar! Bu hareketin aslı, hıristiyan-yahudi i’tikâd sarmalı bir büyük dünyâ hareketidir!</p>
<p style="text-align: justify;">Bir <strong>“Üsküdar’da sabah oldu!” </strong>temennâsı da, bunun içün iyi gider!.</p>
<p style="text-align: justify;">Müşâvir dediğin böyle olursa, Başefendi daha çooook, darbe-i hükûmetler ve haşhâşî şantajları ve tır tırlamaları, ayakkabı kutuları, sûikasd çeteleri, böcek ve örümcek ağları ve meb’us pazarları ile uğraşır!</p>
<p style="text-align: justify;">Son vecîzeler:<em><strong> </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“AK Parti&#8217;yi resmi/devlet/siyasal İslamcılık gibi bir konuma oturtmak isteyenlerin önce içine düştükleri &#8216;devletçilik&#8217;, &#8216;siyasallaşma&#8217;, &#8216;klikleşme&#8217; hastalığına bakmaları gerekir.” </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Bâtıl Batı, bu adam ve madamlara, iyi ki, <strong>“resmî islâmcılık, devlet islamcılığı ve siyasal islamcılık” </strong>gibi uydurmaları belletmiş ve dilleri ile beyinlerine de tutkallamış!. Yoksa, fıkra yazmak içün <strong>“kelime”</strong> bulamıyacak ve kalemleri buz tutub kazık kesilecekmiş!</p>
<p style="text-align: justify;">Başefendi, (9.2.2014) günü yapdığı konuşmasında da, <strong>“T.C.’ye bir değil 100 Mimar Sinan </strong>“Rahmetullâhi Aleyh Hazretleri” l<strong>âzım, bu da içinizden çıkacak!”</strong> gibi lâflar da etdi ki, herhalde 99 tane elinde var, iş o bir taneye geldi!</p>
<p style="text-align: justify;">Biz de deriz ki, (bir adetçik) bul, iş ikinciye kalsın!</p>
<p style="text-align: justify;">O Sinan, <strong>“Îlâ-yı Kelimetullâh”</strong> diyen bir Hılâfet-i Osmâniyye’nin ta’lîm ve terbiyesinde ancak yetişir; ve böyle bir devleti de, ancak Allâh içün yaşayan bir millet inşa ve ibdâ eder&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu da, kulaklara, dembokratik feminist küpesi değil; Osmanlı küpesi olsun!</p>
<p style="text-align: justify;">Sinan’ın kullandığı harcda, sâdece yol, köprü, viyadük, viradük ve düdük, raylı ve yeraltılı sistem ve meydan olacak bir inşaat <strong>ameleliği</strong> yokdu! Aynı zamanda o harc ve o harcı şekillendiren plânlarda, Allâh Azze ve Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm Efendimiz Hazretlerinin <strong>HÂKİMİYYETİNE,</strong> bilâ kayd ü şart teslîm olma <strong>ÎMÂN, AMEL ve AHLÂKI</strong> vardı&#8230; Asıl sır da buradaydı; ve bu olmadan da geriye, materyalizmanın betondan ibâret, soğuk ve ürperten <strong>“materielleri”</strong> kalacakdır!..</p>
<p style="text-align: justify;">Sinan’ın bindebiri keyfiyete bürünün, siz de, Sinan’a değil ama, belki O’nun bir iki amelesine sâhib olursunuz!</p>
<p style="text-align: justify;">Aksi halde mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Bir Alamut Kalesi ve şâkirdânı, 2 ananas, 3 babanas ve 33’lük bir tesbih ve kıçı kırık 5 buçuk tuzlukla şeyinizi beller; ve bırakın <strong>“siyâset mühendisliğine soyunmayı”</strong>, Gülşen Hamamı’nda gibi anafirân soyunub karşınızda göbek bile atarlar!</p>
<p style="text-align: justify;">Osmanlı olmak ha?</p>
<p style="text-align: justify;">Gölgesi olabilseniz dünyâ nefes alır!&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 13.02.2014)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F3-musavir-olmak-ve-uc-religionun-misyoner-vaizi-oldurulmak.html&amp;linkname=%283%29%20M%C3%BC%C5%9F%C3%A2vir%20Olmak%3B%20Ve%20%C3%9C%C3%A7%20Religionun%20Misyoner%20V%C3%A2izi%20Oldurulmak%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F3-musavir-olmak-ve-uc-religionun-misyoner-vaizi-oldurulmak.html&amp;linkname=%283%29%20M%C3%BC%C5%9F%C3%A2vir%20Olmak%3B%20Ve%20%C3%9C%C3%A7%20Religionun%20Misyoner%20V%C3%A2izi%20Oldurulmak%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F3-musavir-olmak-ve-uc-religionun-misyoner-vaizi-oldurulmak.html&amp;linkname=%283%29%20M%C3%BC%C5%9F%C3%A2vir%20Olmak%3B%20Ve%20%C3%9C%C3%A7%20Religionun%20Misyoner%20V%C3%A2izi%20Oldurulmak%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F3-musavir-olmak-ve-uc-religionun-misyoner-vaizi-oldurulmak.html&amp;linkname=%283%29%20M%C3%BC%C5%9F%C3%A2vir%20Olmak%3B%20Ve%20%C3%9C%C3%A7%20Religionun%20Misyoner%20V%C3%A2izi%20Oldurulmak%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F3-musavir-olmak-ve-uc-religionun-misyoner-vaizi-oldurulmak.html&amp;linkname=%283%29%20M%C3%BC%C5%9F%C3%A2vir%20Olmak%3B%20Ve%20%C3%9C%C3%A7%20Religionun%20Misyoner%20V%C3%A2izi%20Oldurulmak%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F3-musavir-olmak-ve-uc-religionun-misyoner-vaizi-oldurulmak.html&amp;linkname=%283%29%20M%C3%BC%C5%9F%C3%A2vir%20Olmak%3B%20Ve%20%C3%9C%C3%A7%20Religionun%20Misyoner%20V%C3%A2izi%20Oldurulmak%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F3-musavir-olmak-ve-uc-religionun-misyoner-vaizi-oldurulmak.html&amp;linkname=%283%29%20M%C3%BC%C5%9F%C3%A2vir%20Olmak%3B%20Ve%20%C3%9C%C3%A7%20Religionun%20Misyoner%20V%C3%A2izi%20Oldurulmak%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F3-musavir-olmak-ve-uc-religionun-misyoner-vaizi-oldurulmak.html&amp;linkname=%283%29%20M%C3%BC%C5%9F%C3%A2vir%20Olmak%3B%20Ve%20%C3%9C%C3%A7%20Religionun%20Misyoner%20V%C3%A2izi%20Oldurulmak%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F3-musavir-olmak-ve-uc-religionun-misyoner-vaizi-oldurulmak.html&amp;linkname=%283%29%20M%C3%BC%C5%9F%C3%A2vir%20Olmak%3B%20Ve%20%C3%9C%C3%A7%20Religionun%20Misyoner%20V%C3%A2izi%20Oldurulmak%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F3-musavir-olmak-ve-uc-religionun-misyoner-vaizi-oldurulmak.html&amp;linkname=%283%29%20M%C3%BC%C5%9F%C3%A2vir%20Olmak%3B%20Ve%20%C3%9C%C3%A7%20Religionun%20Misyoner%20V%C3%A2izi%20Oldurulmak%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F3-musavir-olmak-ve-uc-religionun-misyoner-vaizi-oldurulmak.html&amp;linkname=%283%29%20M%C3%BC%C5%9F%C3%A2vir%20Olmak%3B%20Ve%20%C3%9C%C3%A7%20Religionun%20Misyoner%20V%C3%A2izi%20Oldurulmak%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F3-musavir-olmak-ve-uc-religionun-misyoner-vaizi-oldurulmak.html&amp;linkname=%283%29%20M%C3%BC%C5%9F%C3%A2vir%20Olmak%3B%20Ve%20%C3%9C%C3%A7%20Religionun%20Misyoner%20V%C3%A2izi%20Oldurulmak%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F3-musavir-olmak-ve-uc-religionun-misyoner-vaizi-oldurulmak.html&amp;linkname=%283%29%20M%C3%BC%C5%9F%C3%A2vir%20Olmak%3B%20Ve%20%C3%9C%C3%A7%20Religionun%20Misyoner%20V%C3%A2izi%20Oldurulmak%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F3-musavir-olmak-ve-uc-religionun-misyoner-vaizi-oldurulmak.html&amp;linkname=%283%29%20M%C3%BC%C5%9F%C3%A2vir%20Olmak%3B%20Ve%20%C3%9C%C3%A7%20Religionun%20Misyoner%20V%C3%A2izi%20Oldurulmak%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F3-musavir-olmak-ve-uc-religionun-misyoner-vaizi-oldurulmak.html&amp;linkname=%283%29%20M%C3%BC%C5%9F%C3%A2vir%20Olmak%3B%20Ve%20%C3%9C%C3%A7%20Religionun%20Misyoner%20V%C3%A2izi%20Oldurulmak%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F3-musavir-olmak-ve-uc-religionun-misyoner-vaizi-oldurulmak.html&#038;title=%283%29%20M%C3%BC%C5%9F%C3%A2vir%20Olmak%3B%20Ve%20%C3%9C%C3%A7%20Religionun%20Misyoner%20V%C3%A2izi%20Oldurulmak%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/3-musavir-olmak-ve-uc-religionun-misyoner-vaizi-oldurulmak.html" data-a2a-title="(3) Müşâvir Olmak; Ve Üç Religionun Misyoner Vâizi Oldurulmak!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/3-musavir-olmak-ve-uc-religionun-misyoner-vaizi-oldurulmak.html">(3) Müşâvir Olmak; Ve Üç Religionun Misyoner Vâizi Oldurulmak!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/3-musavir-olmak-ve-uc-religionun-misyoner-vaizi-oldurulmak.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>En Büyük Zulüm Şirk Ve En Büyük Darbe Vahye Karşı Yapılandır…</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/en-buyuk-zulum-sirk-ve-en-buyuk-darbe-vahye-karsi-yapilandir.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/en-buyuk-zulum-sirk-ve-en-buyuk-darbe-vahye-karsi-yapilandir.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Apr 2012 07:12:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[darbeci mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[en büyük zulüm şirk]]></category>
		<category><![CDATA[kısasda hayat var]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=2584</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beşerî kellelerin sığ ve izâfî ölçülerine göre bir “darbeci mahkemesi!” lâfı ve dedikodusudur gider… Hangi mahkeme, hangi adliye</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/en-buyuk-zulum-sirk-ve-en-buyuk-darbe-vahye-karsi-yapilandir.html">En Büyük Zulüm Şirk Ve En Büyük Darbe Vahye Karşı Yapılandır…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align: justify;"></h3>
<h1 style="text-align: center;"><u>EN BÜYÜK ZULÜM ŞİRK VE EN BÜYÜK DARBE VAHYE KARŞI YAPILANDIR…</u></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><em><u>Ahmed SELÂMÎ</u></em></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Beşerî kellelerin sığ ve izâfî ölçülerine göre bir<strong> “darbeci mahkemesi!”</strong> lâfı ve dedikodusudur gider…</p>
<p style="text-align: justify;">Hangi mahkeme, hangi adliye ve hangi terâzi?. Bunu zerre kadar görmeden, <strong>“müslümanım!”</strong> diyeni de, gâvuru da, bir anaforda dönüp duruyor!.</p>
<p style="text-align: justify;"> Ortada adâletin zerresinin olması içün, beşer denen mahlûku Kâinât ile ahangdâr kılan bir hukuk olması şart… Hani nerde bu?. Eğer <strong>(KISÂS)</strong> ve benzeri yüzlerce <strong>(mutlak adâlet)</strong> mefhûmuna göre hâdiselere el atılmazsa, ortada, mücerred (küfür, şirk ve nifâkın) gözboyamakdan ibâret; ve adı da (adâlet) olan ve fakat hakîkatda (zulümden) ibâret cesedi kalacak ve leş gibi de kokacakdır…</p>
<p style="text-align: justify;">Bugünki manzara işte bu…</p>
<p style="text-align: justify;">Kısâs’ın olmadığı yerde (mutlak zulüm) vardır; ve bunu telâfî edecek bir beşer icâdına da henüz rastlanamamış ve bundan sonra da aslâ rastlanamayacakdır!. Beşer, dün de, bugün de, yarın da, kendi izâfî (adaletini) yani zulmünü, (adâlet) perdesi altında insanlığa yutduracak ve göz boyayıp kendi beşerî <strong><u>fir’avunluğunu</u></strong> ikâme edecekdir…</p>
<p style="text-align: justify;">16 yaşındaki körpecik gencin kanına susayan bir vampir sürüsü, o gencin kanını içmek içün o körpenin yaşını yükseltip 18 yapıyor ve böylece de onun boynuna yağlı urganı geçirme denaat ve şenaatini şerefsizce ve en aşağılık bir kâtil olarak irtikâb ediyorsa; bunun cezâsı göstermelik mahkemelerle dünya insanlığını aldatıb kandırmak ve onları enâyiler sürüsü olarak görmek değil, o kartaloz baş vampirin de yaşını, isterse doksan bilmem ne olursa olsun, bilmem kaça indirmek ve boynuna urganı geçirmek ve ona en âdil cezâyı böylece vermekdir…</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun dışındaki her cezâ, (küfür, şirk ve nifâkın), zulmü kollayıb korumasıdır; ve bu da, insanlığı salak yerine koyarak onunla en sulu istihzâyı ve dalgayı geçmekdir… Bunun da, 16’lık körpeyi, 18 kabul ederek ipe çekmek şenâatinden zerre kadar farkı olamaz…</p>
<p style="text-align: justify;">Mutlak adâleti muhâfaza ve müdâfaa edemeyib, bin dereden su getiren <strong>“Müslüman kılıklı!” </strong>münâfık sürüleri, göstermelik mahkemelerle insanlık suçu işleyerek, kendileri de kâtil ve vampirlerin muhâfazasına çalışmakda ve dolayısıyla onların suç ortağı bulunmaktadırlar…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Kısâsda hayat olduğuna!”</strong> şeksiz ve şübhesiz (îmân) etmeyen (küfür, şirk ve nifâk) cebhesi,<strong> “Müslüman”</strong> da geçinse, gerçek (îmanı) elde eden hiçbir müslüman, bu rezâlet senaryolarına zerre kadar kıymet veremez; ve <strong>şirkin</strong> en büyük <strong>zulüm</strong> olduğunda da hiçbir zaman ve mekânda tereddüd edemez…</p>
<p style="text-align: justify;">Onbinlerce kişiye işkence yapacaksın, Allâh’ın âyetlerini keyfine göre yazboz tahtasına çevireceksin, <strong>“Kanaat en büyük hazînedir!”</strong> Hadîs-i şerîfini <strong>“Günümüzde bu felsefe geçmez!”</strong> diyerek aşağılayacaksın, bir sağdan bir soldan asıp kesmeyi, o iğrenç adâlet anlayışının bir ma’rifeti gibi anıracaksın, anayasa denen paçavran için  <strong>“deldirtmem!”</strong> diyerek 30 yıl <strong>“delinişini ve bilmem nesinin izâle edilişini!”</strong> p……k gibi seyredeceksin, sonra da (insan) zannedilerek göstermelik mahkemelerle korumaya alınacak ve gûyâ muhâkeme edilib <strong>“cezâsını buldu!”</strong> olacaksın!.</p>
<p style="text-align: justify;">Ve bütün arz ins ü cini olacak mahlûkât da, bunu yiyecek!.</p>
<p style="text-align: justify;">Laik, dembokratik ve guguk rejim ve düzmece düzeni de <strong>“adâlet!”</strong> eylemiş olacak… Bu da, AKP iktidârına nasib olmuş bulunacak!!!</p>
<p style="text-align: justify;">Dünyâda enâyi mi yok, elbetde yiyen ve hatta geviş getirenleri bile bulunacakdır…</p>
<p style="text-align: justify;">Allâh’ın, meleklerin ve bütün insanların lâ’neti, Allâh’ın nizâmını ve adâlet sistemini yasaklayan ve geçmez i’lân edenlerin üzerine olmayacaksa, kimin üzerine olacakdır; ve böyle bir dünyâda yaşadığını zanneden ve adı da<strong> “Müslüman!”</strong> olanlara hidâyet dilenmiyecekse kime dilenecekdir?.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Zulmün en deni ve şeni olanı şirkdir!”</strong> buyuran Rasûl çizgisine mutlak îmân etmeyenlerin adâletine inanmanın da, mutlak şirk olduğu îmân ve i’tikâdındayız…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><u>NOT</u></strong>: Yazılarımızın, bir iki ay daha aksak yürüyeceği içün nazar-ı müsâmaha ile karşılanmasını gönüldaşlarımızdan ricâ ederiz…</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 05.04.2012)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fen-buyuk-zulum-sirk-ve-en-buyuk-darbe-vahye-karsi-yapilandir.html&amp;linkname=En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Zul%C3%BCm%20%C5%9Eirk%20Ve%20En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Darbe%20Vahye%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Yap%C4%B1land%C4%B1r%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fen-buyuk-zulum-sirk-ve-en-buyuk-darbe-vahye-karsi-yapilandir.html&amp;linkname=En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Zul%C3%BCm%20%C5%9Eirk%20Ve%20En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Darbe%20Vahye%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Yap%C4%B1land%C4%B1r%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fen-buyuk-zulum-sirk-ve-en-buyuk-darbe-vahye-karsi-yapilandir.html&amp;linkname=En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Zul%C3%BCm%20%C5%9Eirk%20Ve%20En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Darbe%20Vahye%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Yap%C4%B1land%C4%B1r%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fen-buyuk-zulum-sirk-ve-en-buyuk-darbe-vahye-karsi-yapilandir.html&amp;linkname=En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Zul%C3%BCm%20%C5%9Eirk%20Ve%20En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Darbe%20Vahye%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Yap%C4%B1land%C4%B1r%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fen-buyuk-zulum-sirk-ve-en-buyuk-darbe-vahye-karsi-yapilandir.html&amp;linkname=En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Zul%C3%BCm%20%C5%9Eirk%20Ve%20En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Darbe%20Vahye%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Yap%C4%B1land%C4%B1r%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fen-buyuk-zulum-sirk-ve-en-buyuk-darbe-vahye-karsi-yapilandir.html&amp;linkname=En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Zul%C3%BCm%20%C5%9Eirk%20Ve%20En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Darbe%20Vahye%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Yap%C4%B1land%C4%B1r%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fen-buyuk-zulum-sirk-ve-en-buyuk-darbe-vahye-karsi-yapilandir.html&amp;linkname=En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Zul%C3%BCm%20%C5%9Eirk%20Ve%20En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Darbe%20Vahye%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Yap%C4%B1land%C4%B1r%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fen-buyuk-zulum-sirk-ve-en-buyuk-darbe-vahye-karsi-yapilandir.html&amp;linkname=En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Zul%C3%BCm%20%C5%9Eirk%20Ve%20En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Darbe%20Vahye%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Yap%C4%B1land%C4%B1r%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fen-buyuk-zulum-sirk-ve-en-buyuk-darbe-vahye-karsi-yapilandir.html&amp;linkname=En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Zul%C3%BCm%20%C5%9Eirk%20Ve%20En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Darbe%20Vahye%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Yap%C4%B1land%C4%B1r%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fen-buyuk-zulum-sirk-ve-en-buyuk-darbe-vahye-karsi-yapilandir.html&amp;linkname=En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Zul%C3%BCm%20%C5%9Eirk%20Ve%20En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Darbe%20Vahye%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Yap%C4%B1land%C4%B1r%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fen-buyuk-zulum-sirk-ve-en-buyuk-darbe-vahye-karsi-yapilandir.html&amp;linkname=En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Zul%C3%BCm%20%C5%9Eirk%20Ve%20En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Darbe%20Vahye%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Yap%C4%B1land%C4%B1r%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fen-buyuk-zulum-sirk-ve-en-buyuk-darbe-vahye-karsi-yapilandir.html&amp;linkname=En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Zul%C3%BCm%20%C5%9Eirk%20Ve%20En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Darbe%20Vahye%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Yap%C4%B1land%C4%B1r%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fen-buyuk-zulum-sirk-ve-en-buyuk-darbe-vahye-karsi-yapilandir.html&amp;linkname=En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Zul%C3%BCm%20%C5%9Eirk%20Ve%20En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Darbe%20Vahye%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Yap%C4%B1land%C4%B1r%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fen-buyuk-zulum-sirk-ve-en-buyuk-darbe-vahye-karsi-yapilandir.html&amp;linkname=En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Zul%C3%BCm%20%C5%9Eirk%20Ve%20En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Darbe%20Vahye%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Yap%C4%B1land%C4%B1r%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fen-buyuk-zulum-sirk-ve-en-buyuk-darbe-vahye-karsi-yapilandir.html&amp;linkname=En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Zul%C3%BCm%20%C5%9Eirk%20Ve%20En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Darbe%20Vahye%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Yap%C4%B1land%C4%B1r%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fen-buyuk-zulum-sirk-ve-en-buyuk-darbe-vahye-karsi-yapilandir.html&#038;title=En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Zul%C3%BCm%20%C5%9Eirk%20Ve%20En%20B%C3%BCy%C3%BCk%20Darbe%20Vahye%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Yap%C4%B1land%C4%B1r%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/en-buyuk-zulum-sirk-ve-en-buyuk-darbe-vahye-karsi-yapilandir.html" data-a2a-title="En Büyük Zulüm Şirk Ve En Büyük Darbe Vahye Karşı Yapılandır…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/en-buyuk-zulum-sirk-ve-en-buyuk-darbe-vahye-karsi-yapilandir.html">En Büyük Zulüm Şirk Ve En Büyük Darbe Vahye Karşı Yapılandır…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/en-buyuk-zulum-sirk-ve-en-buyuk-darbe-vahye-karsi-yapilandir.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Temelde, Vahiy ve Akıl Boğuşması Yatıyor!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/temelde-vahiy-ve-akil-bogusmasi-yatiyor.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/temelde-vahiy-ve-akil-bogusmasi-yatiyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Jan 2012 06:32:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[beşer icadı hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[vahiy ve akıl boğuşması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=2615</guid>

					<description><![CDATA[<p>Irak sınırındaki Uludere’de 35 kaçakçı garîbanın, kendi devleti tarafından bombalanarak öldürülmesi ve T.C. Askerinin en tepesindeki İ. Başbuğ adındaki </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/temelde-vahiy-ve-akil-bogusmasi-yatiyor.html">Temelde, Vahiy ve Akıl Boğuşması Yatıyor!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>TEMELDE, VAHİY VE AKIL BOĞUŞMASI YATIYOR!</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Irak sınırındaki Uludere’de 35 kaçakçı garîbanın, kendi devleti tarafından bombalanarak öldürülmesi ve T.C. Askerinin en tepesindeki İ. Başbuğ adındaki adamın, <strong>“mütekâidîn-i askeriyeden”</strong> olarak tevkîfi, ruznâmenin kavşağına çöreklendi!. Böylece bütün <strong>zihinler,</strong> dünyânın en mühim mes’elesi buymuş gibi, cunta cumhuriyeti tarafından esir alındı!. Ayrıca haçlı politikası ve yalan-dolan medyası denen çukurlar tarafından bu esâret her gün takviye edilmekde… Modern köleliğin (esâretin), insanlara kıydığı noktaların başında, bu zihin yönlendirmesi (tevcîhi) ve bunun neticesinde de beyin şartlandırmaları gelir…</p>
<p style="text-align: justify;">Âdem Aleyhisselâm’dan beri <strong>akıl</strong>, ya <strong>vahye</strong> veya <strong>(nefs-ins-iblis)</strong> takımına tâbi’ olarak varlık sahnesinde… İns ü cinnin, bu ikisinden başka tâbi olduğu başka bir metbû’, muhal derecesinde de yok!.</p>
<p style="text-align: justify;">Vahiy ise, îmân, ülülemr, itaat, adâlet, hukûk, âhıret, hesab-kitab, müşâvere, ehliyet, ihtilâfı kitab ve sünnet başda olarak şer’î edilleye redd, zerre kadar hayır ve şerrin hebâ olmayacağı gibi hususları, en baş esas olarak bünyesinde taşır ve kendi hükûmetini de bunlarla mükellef addeder ve bütün Cihân’a<strong> “olmazsa olmazlarım (lâzım-ı gayr-ı mufârıkım) bunlardır!”</strong> der…</p>
<p style="text-align: justify;">Vahiy, (nefs-ins-iblis) takımlarına tâbi’ aklın icâdı olarak ne varsa ve bu meyanda bütün felsefî sistem, ideoloji ve doktrinleri, insan <strong>hürriyetini</strong> ve <strong>YARADANA</strong> giden yolu tıkayan mutlak çirkinlikler ve mânialar olarak insana bildirir. Vahyin <strong>“hürriyet”</strong> dediği ni’met, ins ü cinnin<strong> “hukûkuna”</strong> sâhib olabilmesi ile vücûd bulan, ilâhî ve insanın en vazgeçilmez cevheri… Vahiy, <strong>“hukûk bendedir!”</strong> der; ve mücerred, <strong>“mutlak hakîkat olma iddiasını benim dışımda ağzına alanı bile gösteremezsin!”</strong> hükmünü bayraklaştırarak, ins ü cinnin karşısında dimdik durur…</p>
<p style="text-align: justify;">Vahiy,<strong> “cumhuriyet, demokrasi, beşer icâdı hukuk, parlamento, vatandaşlık, halk hâkimiyyeti!” </strong>gibi beşer icâd veya uydurması şeylerden mutlak ma’nâda münezzeh… Gene,<strong> “adâletine ters eşitlik, ırk üstünlüğü, maddeye esâret, dünyâ hayâtını temel alış!” </strong>gibi kendisi dışındakileri, mutlak olarak hâricinde ve uzağında tutar… <strong>“Mutlak hakîkatım!”</strong> demenin zarûrî bir netîcesi, zâten bundan başkası olamaz…</p>
<p style="text-align: justify;">35 <strong>“vatandaşının”</strong> kaçakçılık suçuna o bölgede göz yuman, lâkin başka yerde böyle nice <strong>kaçakçılıkları</strong> suç sayıb cezâ veren hukûk, adâletin değil, mutlak zulme açılan beşer aklının vahiy dışı kalmış ve kendisini rubûbiyyet makâmında gören ihtilâcı içindedir…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Vatandaşım!”</strong> dediği insanının <strong>“başka gelir kaynağı olmadığı içün!”</strong> böyle bir göz yummaya giden idâre,<strong> “adâlet”</strong>den bahsedemez, orada hukûk, iflâs bayrağı çekerek mutlak zulme inkılâb etmişdir… <strong>“Vatandaşlık”</strong> denen kıymet hükmünü uyduran bir felsefe, <strong>“vatandaşım!”</strong> diyerek, sahtekârlıkdan uzak zerre kadar samîmî bir sâhiblenme ortaya koyuyorsa, o insanlara <strong>“meşru”</strong> bir kazanç yolu bulmakla mükellefdir, buna mecburdur, ve me’murdur&#8230; Bu mükellefiyetini idrâk edemeyecek kadar sapık ve çürük bir idâre ve onun şakşakçısı medya yalan makineleri, <strong>“bombalamanın ve 35 zavallının katline ne kadar kılıf ve bahâne”</strong> bulmaya çalışırsa çalışsın,<strong> “perde arkasındakiler v.s.”</strong> diyerek ne kadar şeytanlıklara bulaşırsa bulaşsın, bunların oyalama ve oyalanmadan başka hiçbir ma’nâsı da olamaz… Ve bu, <strong>“bînemaz özründen!”</strong> başka bir delâlete de sâhib bulunamaz…</p>
<p style="text-align: justify;">Uydurma ve izâfî beşer <strong>“adâleti”</strong> denilen ve mutlak adâlete nisbeti sıfırın altında sıfır bile olamayacak kadar bomboş bir nesne bulunan mecâzî ma’nâda bir <strong>“adâlet”</strong> önüne, bir orgeneral emeklisinin çıkarılması hâdisesi bile, bu kadar büyütülebiliyor ve günlerce zihinler böylesine <strong>işgâl</strong> ve<strong> esir </strong>edilebiliyorsa, oradaki insanlık şeref, haysiyet ve şahsiyeti tek kelimeyle meflûc ve merduddur, çürümüşdür… <strong>Adâletin</strong> olduğu bir sistemde, değil bir paşa eskisi ve emeklisi, devletin başı <strong>“Halîfe-i Müslimîn”</strong> bile olsa muhâkeme edilir; ve bu, en tabii, basit ve yevmî bir hâdiseden başka bir şey de kabûl edilemez…</p>
<p style="text-align: justify;">1923 <strong>cunta darbesiyle</strong> ortaya çıkan; ve böyle bir zorlama ve gasbı, irsiyet âmilleri hâlinde <strong>“gençliğine, genç subaylarına, bürokrasisine, maarifinin her kademesine ve kendi 6 oklu partisine”</strong> şırınga eden; ve bu cuntacılığı, idâresinin temeli yapan; ve bu karekterini, millete rağmen, ekalliyetin de ekalliyeti nesillerine<strong> “kanla irfanla kuruculuk”</strong> şeklinde mirâs bırakan; ve bütün bunları, vücud hikmeti olarak gören, çarpık ve ucûbe bir sistem, bir asra yakın ayakda kalabilmiş ve bunları, bayramlık bir hâdise yaparak da muârızlarına ölüm tezgâhı gibi mecbûriyetle yaşatır olmuşsa, oradaki askerden, başka hiçbir nesne ve istikâmet beklenemez…</p>
<p style="text-align: justify;">Ankara’daki münâfıklara (!) karşı dağa çıkan silâhlı kan dökücü cânîlerin teröristliğini devamlı ön planda tutan, fakat bütün buna rağmen 103 senedir kendi milletini asıp kesen, darağaçlarına çeken, kurşuna dizen ve kendi milletinin DÎNİNİ<strong> “irticâ’!”</strong> i’lân etmekden zerre kadar iffet, hayâ ve nâmus sıkıntısı çekmeyen ve bugünki terörün azdırıcısı ve peydahlayıcısı olan bir avuç <strong>cuntacı</strong> teröristleri; ve zaman zaman bizzat devlet ve hükûmet olarak bu kabil terör şenâatlarının fâillerini; ve müslüman kılıklı bazı politika cambaz ve şeytanlarının Allâh’a karşı irtikâb etmekden çekinmedikleri terörü hiç ağzına bile almayanların, <strong>“terörle mücâdele!”</strong> perdesi altında yürütdükleri faaliyetlere <strong>ciddiyet</strong> atfetmek, dört başı ma’mûr bir salaklık ve îmân, beyin, akıl ve fikir körlüğüdür…</p>
<p style="text-align: justify;">Meşrûiyyet çizgisinden zerre kadar bile bahsedemeyen <strong>“cumhuriyet ve dembokrasi aydını!”</strong> denen siyâset ve medya kalabalıkları da, artık<strong> “mutlak adâlet ve hürriyet!”</strong> mefhûmuna, işte bu kadar ve nâmütenâhî uzak…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>(Nefs-ins-iblis)</strong> takımlarının esir alıb <strong>köleleştirdiği</strong> suskun ve pısırık millet <strong>aklı</strong> da, <strong>vahyin</strong> karşısında bu iğrenç zulmüyle durmakda; ve insan hayatından <strong>(hürriyet)</strong> mefhûmunu piçleştirib iğdiş ederek, yokluğa mahkûm etmektedir… Bugün, Anadolu halkları da dâhil, beşeriyetin hiçbir noktasında<strong> (hürriyetden)</strong> bahsedilemez; ve ruznâmede bulunan da, bir avuç <strong>mutlu</strong> ve <strong>putlu</strong> takım elinde, sâdece <strong>rıkkıyetdir, esâret ve kölelik…</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Nisbî, izâfî ve <strong>“ölü yüzü pudralamak!”</strong> kabilinden satıhdaki <strong>“değişim-dönüşüm!”</strong> palavra ve gözboyamalarına zerre kadar i’tibâr edilemez; ve hakîkata nisbetle de, bunların i’rabda aslâ yeri bile olamaz… Bu palavracıların, <strong>“iyiye gidiyoruz, yavaş yavaş, bak dün nasıldı bugün nerdeyiz, neredeeeen nereye, sabır!!!”</strong> şeklindeki şeytânî gözboyamalarının sebebi, bedâhaten ortadadır ki dembokratik makam, mevki, muhâliflerine hâkimiyyet, seçim ve politika hesablarıdır ve aksini söylemenin, bindikleri dalı kesmek olacağı düşüncesi!</p>
<p style="text-align: justify;">İslâmlık haysiyet, şeref ve şahsiyetine sahib herkesin, ferd, cemiyet ve cemaat hâlinde, bütün varlığıyla duyması ve mücâdelesini vermesi icâb eden ilk ve birinci mükellefiyet, mecbûriyet ve me’mûriyet, zulüm ve sömürü cuntalarının insanlığa giydirdiği bu <strong>rıkkıyet</strong> denilen <strong>köleliğin</strong> yok edilmesi savaşıdır…</p>
<p style="text-align: justify;">İnsan haysiyetini yok ederek, onun yerine tam tersi mefhumları, <strong>(gözboyama)</strong> sırnaşıklığı ve politikacı utanmazlığı ile oturtan bütün beşerî sistemler, mutlak zulümden ibâret iç yüzleri ile bilinib nefy ve reddedilmediği müddetçe, beşer, bu koşuşturmalar, bu çırpınmalar, bu aldanışlar, bu yalanlar, bu soygunlar ve bu kan ve kıtâl ve zulüm envâı ile, iç içe, koyun koyuna yaşamaya devâm edecekdir…</p>
<p style="text-align: justify;">Aksi halde, <strong>vahye</strong> âid her noktanın, sıfıra ircâ’ olunacağı zârûrî netice olur!. Bu ise muhâl…</p>
<p style="text-align: justify;">Bedâhat derecesindeki hakîkatı bile göremeyecek aşşağılık bir insan kalabalığı, her gün, her hâdise arkasından gürültü ve heyecan estirmeye, zihinleri <strong>esir</strong> alıp insanlara geviş getirtmeye, onlara <strong>esâret ve köleliklerini</strong> hatırlamamak içün zihinlerine kelepçe takmaya devam edecek; ve medya, parti, bürokrasi ve potika denen şeytânî çukurlar ve bunlara bağlı binlerce damar, insanların sâdece <strong>cehennem</strong> yollarını açmaya yarayacakdır…</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 08.01.2012)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Ftemelde-vahiy-ve-akil-bogusmasi-yatiyor.html&amp;linkname=Temelde%2C%20Vahiy%20ve%20Ak%C4%B1l%20Bo%C4%9Fu%C5%9Fmas%C4%B1%20Yat%C4%B1yor%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Ftemelde-vahiy-ve-akil-bogusmasi-yatiyor.html&amp;linkname=Temelde%2C%20Vahiy%20ve%20Ak%C4%B1l%20Bo%C4%9Fu%C5%9Fmas%C4%B1%20Yat%C4%B1yor%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Ftemelde-vahiy-ve-akil-bogusmasi-yatiyor.html&amp;linkname=Temelde%2C%20Vahiy%20ve%20Ak%C4%B1l%20Bo%C4%9Fu%C5%9Fmas%C4%B1%20Yat%C4%B1yor%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Ftemelde-vahiy-ve-akil-bogusmasi-yatiyor.html&amp;linkname=Temelde%2C%20Vahiy%20ve%20Ak%C4%B1l%20Bo%C4%9Fu%C5%9Fmas%C4%B1%20Yat%C4%B1yor%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Ftemelde-vahiy-ve-akil-bogusmasi-yatiyor.html&amp;linkname=Temelde%2C%20Vahiy%20ve%20Ak%C4%B1l%20Bo%C4%9Fu%C5%9Fmas%C4%B1%20Yat%C4%B1yor%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Ftemelde-vahiy-ve-akil-bogusmasi-yatiyor.html&amp;linkname=Temelde%2C%20Vahiy%20ve%20Ak%C4%B1l%20Bo%C4%9Fu%C5%9Fmas%C4%B1%20Yat%C4%B1yor%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Ftemelde-vahiy-ve-akil-bogusmasi-yatiyor.html&amp;linkname=Temelde%2C%20Vahiy%20ve%20Ak%C4%B1l%20Bo%C4%9Fu%C5%9Fmas%C4%B1%20Yat%C4%B1yor%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Ftemelde-vahiy-ve-akil-bogusmasi-yatiyor.html&amp;linkname=Temelde%2C%20Vahiy%20ve%20Ak%C4%B1l%20Bo%C4%9Fu%C5%9Fmas%C4%B1%20Yat%C4%B1yor%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Ftemelde-vahiy-ve-akil-bogusmasi-yatiyor.html&amp;linkname=Temelde%2C%20Vahiy%20ve%20Ak%C4%B1l%20Bo%C4%9Fu%C5%9Fmas%C4%B1%20Yat%C4%B1yor%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Ftemelde-vahiy-ve-akil-bogusmasi-yatiyor.html&amp;linkname=Temelde%2C%20Vahiy%20ve%20Ak%C4%B1l%20Bo%C4%9Fu%C5%9Fmas%C4%B1%20Yat%C4%B1yor%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Ftemelde-vahiy-ve-akil-bogusmasi-yatiyor.html&amp;linkname=Temelde%2C%20Vahiy%20ve%20Ak%C4%B1l%20Bo%C4%9Fu%C5%9Fmas%C4%B1%20Yat%C4%B1yor%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Ftemelde-vahiy-ve-akil-bogusmasi-yatiyor.html&amp;linkname=Temelde%2C%20Vahiy%20ve%20Ak%C4%B1l%20Bo%C4%9Fu%C5%9Fmas%C4%B1%20Yat%C4%B1yor%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Ftemelde-vahiy-ve-akil-bogusmasi-yatiyor.html&amp;linkname=Temelde%2C%20Vahiy%20ve%20Ak%C4%B1l%20Bo%C4%9Fu%C5%9Fmas%C4%B1%20Yat%C4%B1yor%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Ftemelde-vahiy-ve-akil-bogusmasi-yatiyor.html&amp;linkname=Temelde%2C%20Vahiy%20ve%20Ak%C4%B1l%20Bo%C4%9Fu%C5%9Fmas%C4%B1%20Yat%C4%B1yor%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Ftemelde-vahiy-ve-akil-bogusmasi-yatiyor.html&amp;linkname=Temelde%2C%20Vahiy%20ve%20Ak%C4%B1l%20Bo%C4%9Fu%C5%9Fmas%C4%B1%20Yat%C4%B1yor%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Ftemelde-vahiy-ve-akil-bogusmasi-yatiyor.html&#038;title=Temelde%2C%20Vahiy%20ve%20Ak%C4%B1l%20Bo%C4%9Fu%C5%9Fmas%C4%B1%20Yat%C4%B1yor%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/temelde-vahiy-ve-akil-bogusmasi-yatiyor.html" data-a2a-title="Temelde, Vahiy ve Akıl Boğuşması Yatıyor!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/temelde-vahiy-ve-akil-bogusmasi-yatiyor.html">Temelde, Vahiy ve Akıl Boğuşması Yatıyor!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/temelde-vahiy-ve-akil-bogusmasi-yatiyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
