<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>09 - Ramazan arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<atom:link href="http://www.turkcesi.biz/category/tekraren-nesr/hicri/ramazan/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkcesi.biz/category/tekraren-nesr/hicri/ramazan</link>
	<description>Hakkın ve Sabrın T&#252;rk&#231;esi imani, fikri, edebi, tarihi ve siyasi neşriyatdır...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 07 Dec 2024 23:56:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.4</generator>

<image>
	<url>http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/06/cropped-osmanli-armasi-site-ikonu-50x50.jpg</url>
	<title>09 - Ramazan arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<link>http://www.turkcesi.biz/category/tekraren-nesr/hicri/ramazan</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>-1- “Aşı (İğne) Orucu Bozmaz” Ve “hesâbât-ı nücûmî” Fitnesi!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/1-asi-igne-orucu-bozmaz-ve-hesabat-i-nucumi-fitnesi.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/1-asi-igne-orucu-bozmaz-ve-hesabat-i-nucumi-fitnesi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Mar 2024 07:45:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[09 - Ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed SEYYİDOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[aşı orucu bozar mı]]></category>
		<category><![CDATA[cübbeli aşı orucu bozmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Dib aşı fetvası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=12858</guid>

					<description><![CDATA[<p>“AŞI (İĞNE) ORUCU BOZMAZ” VE “hesâbât-ı nücûmî” FİTNESİ! -1- &#160; Ahmed SEYYİDOĞLU CÜBBELA DA, DİYÂNET  VE  (N. KILDIZ)  GİBİ ORUÇ BOZDURUCU! Evvela cübbelâ (31.3.2021)de bir fitne<span class="excerpt-hellip"> […]</span></p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/1-asi-igne-orucu-bozmaz-ve-hesabat-i-nucumi-fitnesi.html">-1- “Aşı (İğne) Orucu Bozmaz” Ve “hesâbât-ı nücûmî” Fitnesi!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>“AŞI (İĞNE) ORUCU BOZMAZ” VE “hesâbât-ı nücûmî” FİTNESİ!</u></em></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><em><span style="text-decoration: underline;">-1-</span></em></strong></h1>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SEYYİDOĞLU</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>CÜBBELA DA, DİYÂNET  VE  (N. KILDIZ)  GİBİ ORUÇ BOZDURUCU!</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Evvela cübbelâ (31.3.2021)de bir fitne tiwitini şöyle savurdu:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“DOKTORLAR BU HUSUSDA AÇIKLAMA BEKLİYORLAR. İmâm-ı Tahâvî, İmâm-ı Ebû Yûsuf&#8217;tan naklen iğne olmanın orucu bozmadığını zikretmiştir. Dolayısıyla aşı vakti gelenler ve aşıya çağrılanlar mutlakâ icâbet etsinler, oruçları bozulur diye endişe etmesinler. <span style="text-decoration: underline;">Lâkin Ramazan&#8217;dan sonra ihtiyâten aşı oldukları güne niyetle bir gün oruç tutarlarsa daha iyi olur.”</span></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Hakkı Bâtılla Telbîs” </em></strong><em>ederek dînin hâricinde turistik gezintilere çıkma <strong>meyli-modası,</strong> son zamanlarda rekor kırmaya başladı!. AKAP devr-i Tayyibesi bu iş içün pek müsâid bir zemin de îcâdeyledi!… </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Aslında bu iş, çok evvellerde, Tanzîmât, meşrutiyet ve ittihadçı zamanlarında başladı…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Cumhuriyete gelindiğinde ve onun bidâyetinde ise, Kelâm-ı Kadîm’e <strong>“Araboğlunun yâveleri, gökden indiği vehmedilenler…”</strong> ve <strong>“İqra’ bismi rabbike safsatası”</strong> v.s. demekle, kapı, ardına kadar aralanıverdi…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Seâdet-i Ebediyeci Alb. Emeklisi Hilmi’nin, 1971 aralığında Merhûm Üstad Necib Fazıl’ın Sülü’ye<strong> “mason”</strong> demesi üzerine <strong>Hakîkât</strong> nam ceridede başmakâle yazarak, MERHÛM ÜSTÂD’ı <strong>“KÂFİR”, </strong>Sülü’yü de<strong> “İslâm Mücâhidi”</strong> i’lân etdiği; ve müteveffâ Kutlular’ın da, bazı nurcu nursuzları yıllarca âşık eylediği  o Bilgi locasına kayıtlı mason birâder İslâmköy’lü Sülü de şöyle demişdi:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Bırakın 236 âyeti, bunlar devletle-layıklıkla alâkalı, geriye 6400 küsûr âyet kalıyor, bunlar neyinize yetmiyor!”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Demirel,  hem de, bazı nursuz nurcularla, Işıkçıların Albaylıkdan emekli ŞEYHİNİN kalemiyle <strong>&#8220;İslâm Mücâhidi&#8221; </strong>i&#8217;lân ediliyordu. Sülü, Kahhâr-ı Zülcelâl Allâh Azze ve Celle&#8217;nin KADÎM KELÂMINI böylesine beğenmiyor ve ona gene böylesine istikâmet çizib AYAR veriyordu!. Hem de İslâmiyyet&#8217;e <strong>&#8220;cumhûriyet ve layıklık sopası&#8221;</strong> göstere göstere&#8230; VE onu dünyâdan masonik lâf canbazlığı ile tardedib, hayat hakkını elinden ala ala&#8230;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Cenâb-ı Hakk, İslâm ve Müslümanlarla <strong>“ZEVZEKLİĞE”</strong> cür’eti ve irtidâda balıklama dalışıyla da, KELÂM-I KADÎM’e Ebû Cehilvârî salvolar epey irtifâ kaydetdi…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Arada pek çok mürtedd, Allâh Azze ve Celle’nin âyetleri ile sürtüşdü durdu, salvo atışlarıyla ortalığı dağıtmıya çalışdı…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Yahudi anayla ermeni babadan olma Fetö bile, kürsülerden, etrafındaki meczûbîni cûş u hurûşa ve vecd ü istiğraka boğub cıyak vıyak ötdürmek içün (!) kendinden geçme ve <strong>&#8220;KUR’ÂN-I Azimüşşan’da fenâ bulma iblisliklerine&#8221;</strong> soyundu; ve Allâh Azze ve Celle’nin KADÎM kitabını birkaç kere kürsüden câmi harîmine fırlatıb atdı… Ve bunların, echel-i cühelâ ve ekfer-i küferâdan bazı <strong>“nursuz ve dimağsız risâle papağanları” </strong>ma’rifetiyle, <strong>&#8220;Hakâik-i imâniyye ve Kur&#8217;aniyyeye hızmet&#8221;</strong> adına çok büyük  <strong>&#8220;takdîr ü tahsînler&#8221;</strong> gördüğü de inkârı gayr-ı kâbil ve bâhir bir vâkıadır!</em></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 14pt;"><strong><em><u>AKAP İKTİDARININ DİB’E ÂMİR BAKANI, 2005’DE &#8220;KUR’ANIN %40’I ATILMALI&#8221; DEMİŞDİ!</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em>2005’lerde DİB’e bakan AKAP nâzır-ı cümhûriyyesinden İzmir İlâhiyat Dekanı Prof. M. Aydın nâm ve <strong>“Kiliseye girince ferahlama duyduğunu”</strong> alâmeleinnâs cihâna duyurucu; ve &#8220;hoşgörü diyalog havârîsi&#8221;, Fetö&#8217;cü Abant toplantılarının demirbaşı ve <strong>“cumputrasi aydın ve günaydını”</strong> da, <strong>“Kur’anın % 40’ı atılmalıdır</strong>” gibi hezeyân-ı gâlîzalar ıkınırken, bu ehâli-i meyyite ve hökûmât-ı gayr-i Tayyibe, sâdece seyr ü temâşâ buyurub,<strong> “harbî gâvurları”</strong> sandıkda diriltme <strong>“Mücâhedâtı”</strong> ile iktifâ buyurmuşdur!. Dahî, bir nice<strong> “15 Temmuz HAÇLI SEFERİ” </strong>ayarında derd ü belâ vü gam sezâ olub, kendi öz elleri ile bugünlere muvâsalat eylemişlerdir…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Şimşirgil 2018&#8217;de şöyle yazmışdı:</em></p>
<div style="text-align: justify;"><strong><em>&#8220;AK Parti’nin iktidara geldiği ilk dönemde Prof. Dr. Mehmed S. Aydın, Diyanet’ten Sorumlu Devlet Bakanı idi. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde dekanlık da yapmış bulunan bu zat, bilhassa dinler arası diyalog ve misyoner toplantılarının vazgeçilmez ismiydi.</em></strong></div>
<div style="text-align: justify;"><strong><em>Her fırsatta ilahiyat bilgisini daha çok Vatikan’a ve Hıristiyan oryantalistlere borçlu olduğunu övünerek anlatırdı.</em></strong></div>
<div style="text-align: justify;"><strong><em>Çek Cumhurbaşkanı V. Havel’in ev sahipliğinde Prag Şatosu’nda düzenlenen ve ABD eski Başkanı Bill Clinton&#8217;un eşi Hillary Clinton ile ABD eski Dışişleri Bakanlarından H. Kissinger’in de katıldığı &#8220;Forum 2000&#8243;e Türkiye’den davet edilen tek ilahiyatçı olması yönünden, ziyade misyonunu göstermesi bakımından büyük ehemmiyet arz ediyordu.</em></strong></div>
<div style="text-align: justify;"><strong><em>Zira bu zat hocası İngiliz Profesör W. M. Watt’tan aldığı ilhamla,<span style="text-decoration: underline;"> Kur’ân-ı Kerîm&#8217;in tarihselliğini ve zamana göre yeniden uyarlanması gerektiğini öteden beri her platformda savunmaktaydı.</span> Nitekim bu zihniyetin ürünü olarak </em><span style="text-decoration: underline;"><em>“Kur’ân-ı kerimin yüzde kırkı atılmalıdır. Zira Kur’ân-ı kerimde Yahudi ve Hıristiyanlarla ilgili âyetler o günün (Hazreti Peygamber Devri) Yahudileri ve Hıristiyanları ile ilgilidir, bugünün değil”</em><em> diyerek zırvalamıştı.&#8221;</em></span></strong></div>
<div style="text-align: justify;"><em>Felsefeci ve İlâhiyatçı bu papakafalıya göre, yüzde kırk, 2600 kadar âyet veya 45 kadar sûre yapar ki, ortada Kur&#8217;an-ı Mecîd&#8217;den zerre kadar eser kalamaz. <strong>&#8220;Tecezzî kabul etmesi muhâl olan bu Hakk ve Mutlak DÎN,&#8221;</strong> bu takdirde kul irâdesinin bir mahsûlü olmıya inkılâb etmiş ve Allâh Kelâm-ı olmakdan çıkarılmış demek olacakdır. Allâh Azze ve Hazret-i Kur&#8217;an&#8217;a <strong>&#8220;îmân eden&#8221;</strong> bir adamın böyle hezeyanlar savurması hiç mümkin midir?. Bu kabil adamların İslâmiyyet&#8217;e ve Müslümanlara bakışındaki akıl almaz kin ve düşmanlığı tahmîn etmek bile son derece korkutucudur&#8230; </em></div>
<div style="text-align: justify;"><em>Hökûmât-ı Tayyibe&#8217;de bir bakan, hem de DİB&#8217; e bakan bir NÂZIR-ı A&#8217;zam, babasının kitabında tasarruf yapacakmış gibi böyle naneler yiyebilmişdir. </em></div>
<div style="text-align: justify;"><em>Görülüyor ki, DİB denen yer, politika, felsefe, oryantalizma, kamalizma gibi beşerî din ve cereyanların elinde cumputratik bir makamdır; ve <strong>&#8220;fetvâ&#8221;</strong> adıyla ortaya koyduğu hiçbir beyan İslâm Dînini sûret-i kat&#8217;iyyede aksetdirmez ve müslümanları bağlıyamaz, nâfizü&#8217;l-hüküm olması muhaldir&#8230; Devlet kuvvetini arkasına almış olan jakobenist layıklığın devamı içün İslâmiyyet&#8217;i istenilen şekle ve kalıba sokarak, onu sistemin dalkavuğu bir din hâline, cübbelânın ta&#8217;biriyle &#8220;uyarlama&#8221; merkezidir&#8230;</em></div>
<div style="text-align: justify;"><em>İlâhiyatçı Prof Bayraklı takımları da, Ramazan ve sâir mukaddes gün ve gecelerin, sâbitlenmesini savunan İLÂHİYÂT bozguncuları olarak bu dînin en büyük şûikastçılarıdır&#8230;</em></div>
<p style="text-align: justify;"><em>Tasrîhi zâiddir ki, beşerî bilcümle sistemlerin veya Hakk’ı bâtılla TELBÎS eden rejimlerin cümlesinin FITRATINDA, darbe meyl ü iştiha ve şehveti meknûz olub, bunun önüne geçmek muhâldir… Dediğimiz gibi bu, mevcud <strong>“Beşerî sistemlerin FITRATINDA”</strong> mevcuddur; ve onların lâzım-ı gayr-ı </em><em>mufârığıdır… </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Beşerî sistemlerin Allâh Azze ve Celle&#8217;nin vaz&#8217;-ı ilâhî olan dînine (sistemine) karşı insanlık boyunca <strong>&#8220;Darbeler, ihtilâller ve muhtıra vermelerle&#8221;</strong> yaşayan beşerî sistemlerin, 10, 100, 1000 sene de bir veya birçok bu işlere kalkışdığı, inkârı gayr-ı kâbil bir vâkıadır. Hâl böyle olunca, yeryüzünden iblisin yapacağı <strong>&#8220;darbe, ihtilâl ve muhtıraları&#8221;</strong> kaldırmak imkânsızdır&#8230; <strong>&#8220;Arz ve Semâ DEVLETİNİN müstakillen MÂLİKİ&#8221;</strong> bulunan Kâinâtın Rabbine karşı, darbeler, ihtilâller ve muhtıralar son bulmuyor ve bu,<strong> &#8220;Rabbine karşı nankör (kenûd) yaratılmış insanın&#8221;</strong> fıtratında ve hılkatinde meknûz bulunuyorsa, beşerin, beşerî hükûmet ve devletlere karşı bunları yapmadan durması hiç mi hiç düşünülemez&#8230; Bunun aksini söyliyenler, kendilerini devamlı reklâm ihtiyâcında olan (politikacıların) vazgeçemiyeceği bir zevzeklikdir!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> <strong>“Artık darbe yapılamaz”</strong> papağanlamasının 5 yıldır şakımasından sonra şimdi görüyoruz ki, <strong>“4 Nisan 2021 HAÇLI-SEFERİ MUHTIRASI”</strong> ruznâmeye lök ve kök gibi oturuverdi!.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>CEHAP zâten, 1920’lerden beri İngiliz felsefesinin bir meczûb ve mecûnu olmağla, AB ve ABD, İsrail, İng, ve HAÇLI dünyânın rahm-i mâderinden tevellüd eylemiş bir fırka-yı ecnebiyyedir… Diğer topyekûn <strong>“fırak-ı dallenin”</strong> ya’ni<strong> “parti-pırtı”</strong> ismi içinde cem’ olunanların da, bir eksiksiz tamâmı dahî, CEHAP rahm-i mâderinin mahsûlleridir… Artık netîce ma&#8217;lûm&#8230;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Binâenaleyh, Allâh Azze’nin âyetlerine yapılan bütün salvo atışları, 1923’den i’tibaren başlıyan atışların, bunları tekrarlama ve örnek alarak <strong>“Kamalizma Dîni Çerçevesinde ve ONA TEVFÎKAN bunları takdîs etme faaliyetleridir…”</strong> </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Haçlı Avrupa’da Kur’an-ı Azîmüşşân’a karşı yapılan salvolara, içeriye (halka) hoş görünme politikası icâbı cevab veren bazı iktidâr-ittifâk parti-pırtıları, içdeki salvoları ya duymaz, ya görmez veya kısık sesle <strong>“pırt-pırt”</strong> ederek geçiştirirler…</em><em> </em></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 14pt;"><strong><em><u>AKAP İKTİDÂRINDA İLÂHİYATÇI BİRİSİ,  “KUR’ÂN, ALLÂH’IN KİTÂBI OLAMAZ” DA  DEDİ…</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Kur’an Allâh’ın KİTÂBI OLAMAZ”</strong> diyecek kadar kâinât çapında sapıtan ve ilhâda sapan Mustafa Öztürk’e bile, bu adamların <strong>“İlâhiyât Fakültelerinde purofluk rütbelerine”</strong> kadar yükseltilerek halkın çocuklarına <strong>“Kur’ânsızlık-Kitabsızlık-Allâhsızlık”</strong> kılavuzluğu yaptırılabiliyorsa… Ve bu adama karşı resmî iktidâr ve muhâlefet partilerinin hiçbirinden,  küçücük bir i’tirâz nârası atan bile duyulamıyorsa… <strong>“Pırt-pırt”</strong> etme derekesinde bile ağzı oynayan ve burnu sızlıyan, <strong>“millî-yerli”</strong> ma’mûlü <strong>“parti-pırtı”</strong>  sadâsı işiten, hiç görülmüyorsa&#8230; </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Demek ki sükût ikrardandır!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Daha oralarda (ilâhiyât-imâmiyât-cübbeliyât-fetöşiyyât-yobâziyyât) inlerinde, nice iblislik keyfiyetinde hannâs sihirbazlar, <strong>“zevzekler-gerzekler-tezekler-pezevenkler”</strong> vardır da, kokuları sokağa taşmıyordur!. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Dinsizlik ve Allâhsızlık, <strong>“İlâhiyat dîni&#8211;DİB Dîni&#8211;Devletin dîni, hükûmetin dîni, paralel yobazlar dîni&#8211;Partilerin dîni, TÜRKÜN KAMALİZM DÎNİ, v. s.”</strong> adına, o gâzî üretme çiftliklerinde üretilir gibi buralarda son derece mebzûl üretilib türetiliyor!. Hangi politikacı, <strong>“DÎN ADINA, DÎNİN OYUNCAĞA ÇEVRİLMEMESİ ADINA”</strong> zerre miskâl bir hassasiyetle sesini yükseltebiliyor???. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Sistemin fıtratına ve hedefine tam mutâbakat!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>O halde mantıkî mutlak kânun, (asıllardan sonraki netîce) olarak, lâ şekk velâ şübhe şudur ki:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Her hangi beşerî bir sistemin <strong>MEŞRÛİYYET KAYNAĞI</strong> ne ise, onun, imam-müftü-ilâhiyât-DİB-Hacı-Hoca-şeyh-mürid-tirit-oruç-namaz-hacc-dîn-îmân, v.s. ne kadar neyi varsa, <strong><u>topunun MEŞRÛİYYET KAYNAĞI DA ODUR!. </u></strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bunu göremiyen adam veya madam, kim olursa, İslâmiyyet’in dışındaki bir şeye <strong>“İslâm” </strong>diye zamklanır; ve bir daha da ondan, yapışdığı yeri neresiyse onu, çok zor ayırıb kurtarabilir… Bu noktayı beşerî sistemler göstermemek içün (parti zevzekleri-gerzek-tezek ve madamları) ile, binbir <strong>takla</strong> atar ve o kadar da <strong>bakla</strong> yutarlar!.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Biribirlerini yerin dibine geçiriyor olmayı, halk nazarında kendilerinin irtifâ’ (itibar-haklılık) kazanması olarak düşünür, bunu, fâsid bir dâire içine girmiş de olsalar, hırs ve kuduzlukdan tek şeytânî formül olarak ele ve dile alır, yalan ve iftirâ, inkâr ve ihtiqârın bini bir paradan havalarda uçuştururlar… </em><em> </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>AKSİ HALDE halkı, <strong>&#8220;sürüleştirib güdemez,&#8221;</strong> ehâlîye, Kelâm-ı Kadîm’in <strong><u>“Râinâ demeyin, unzurnâ deyin!”</u></strong> emrini unutduramazlar; ve bunu, onların kalb ve kafasından silemezler&#8230; Halk bunu eğer unutmaz ve kafa ve kalblerinden silmez de, <strong><u>“Bizi GÜTMEYİN, bize NEZÂRET edin”</u></strong> derse…<strong> <u>“GÜDÜLECEK KOYUN SÜRÜSÜ DEĞİLİZ”</u></strong> derlerse!.. <strong>“Bunu bize, “Kelime-i TEVHÎDİN içindeki Kur’ânımızın âyetleri emrediyor, sakın SÜRÜLEŞMEYİN; GÜDÜLEN OLMAYIN” diyor”</strong> derlerse… </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Gene o, Kur’ânımızın <strong>“Râinâ demeyin unzurnâ deyin”</strong> âyetlerine îmân eden, şerefli ve asîl kullar şöyle derler ise:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Allâh Azze bize “İki ayaklı hiçbir nemruda kul olub önünde eğilmeyin, yaltaklanmayın, yalamalaşmayın” buyuruyor! Anınçün, aslâ Cübbelâlaşamayız, Ayasofya’da rütbe alacağım, DİB içinde ve başında horoz olacağım, dekan-rektör-faktör-pastör-bakan-sıkan-tapan olacağım diye, tâğûtların eteklerini ölsek öpemeyiz, pis çoraplarını çarmıha çakılsak yalayamayız!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Halk<strong> “Râinâ” </strong>değil de,<strong> “unzurnâ” </strong>derse, iş işte buralara varır…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Evet, bunu sâdece İslâm MİLLETİ söyler…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Âdem Aleyhisselâm’dan beri başka hiçbir millet, bunları söylememiş, netîcesinde de kendi içlerindeki veya dışlarındaki eli sopalı decâcile, cebâbire ve zaleme gürûhları tarafından güdülmüşlerdir…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>x“BİZİ GÜDEMEZSİNİZ, BİZ SÜRÜ DEĞİLİZ… ALLÂH’A: “ANCAK SANA İBÂDET EDER, ANCAK SANA KUL OLURUZ” DİYEN KULLARIYIZ… GLOBALİ-MAHALLÎSİ HİÇ BİR POLİTİKACI VE BEŞERÎ-POLİTİK-ASKERÎ İLÂH, BİZE DİŞ GEÇİRİB KANIMIZI EMEMEZ; VE DİZ ÇÖKTÜRÜB KENDİSİNE SECDE ETDİREMEZ…” </em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>İşte bunları diyen, başka millet var mıdır, cihâna gelmiş midir?.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bütün parti-pırtılar, istisnâsız hepsi de, dilleri ne kadar <strong>“Dînî lâfızların papağanlığını zorla (kerhen-ikrâhla) yapsa da,” </strong>hepsi de CEHAP fıtratı üzere doğmuşdur; ve (parti ana-babaları) onları gene o fıtrat üzere terbiye ederek, <strong>“kayıkçı kavgaları”</strong> içün arenaya salıvermişlerdir… </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Cumputrasi dîninin (muhafazakâr-liberal-sosyal) üç ana itikad mezhebinden birine mutlaka dâhil olan bu parti-pırtılar ve partiküller, halka: <strong>“Sen, kimliğini bizde bulursun” </strong>fâsid mantığıyla yaklaşarak, onları antik yunan aklının politika usûlüne (metoduna-yöntemine) çekib bağlamakda TAM bir İTTİFÂK içindedirler. Tek müşterekleri de bu…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>SÜBHÂN olan Arz ve Semâ DEVLETİNİN müstakillen MÂLİKİ bulunan O KAHHÂR Azze ve Celle İRÂDESİNİ son derece ısrarla gündemden kaldırmakda; ve halk, îmân, tefekkür, tezekkür, tedebbür ve muhâkemesini, şirkin her gün salvo atışlarını yiyerek felç etmekde.. onları (ehâliyi) kabaları üzerine çökmüş müflis bir mahlûkâta çevirmektedirler..</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Gören???</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Sürü psikolojisi.. İnsanlar morfini yedi mi, evleviyyet hakkı içün karşısındakinin iğnesini bile kendisine saplatmak üzere <strong>açgözlülük</strong> rekorları kırmıyor mu?. Yeter ki şartlansın ve <strong>“râinâ=bizi güdün”</strong> desin; ve sürü olmayı, güdülen bulunmayı ŞAHLIK olarak dimağına bir çeksin!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bu bir çekildi mi, Fetö’ye asker, hatta orgeneral bile olunur!.. Loca emrinde Gen. Kur. Bşk’ı bile kayda ve vesîkaya geçer!. Adı Karadayı olsa da farketmez!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Her şey, ya Allâh’ın Rızâsı veya Piramitdeki gözün gözüne girmek içün… <strong>“Oluklar çift, birinden nûr akar, birinden kir!”</strong></em><em> </em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>BEŞERÎ SİSTEMLER KAHHÂR-I ZÜLCELÂL’E DURMADAN MUHTIRA VERİYOR, TERÖR ESTİRİYOR!</u></em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>VAR MI GÖREN?</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Anınçün, bunları yaşatan sandık sistemi, oraya ne kadar sahte-yobaz duaları ve okuyub-üflemeleriyle de gidilse, sâdece Cübbelâ-Şerocak kelle hamûlesi ile yürütülmüş; ve abesden meded umma periyoduna ve fâsid dâiresine girilmiş olacaktır!. Mekke müşriklerinin hâli, bugün aynen mer’iyyetdedir. Kıyâmet’e kadar da bu devâm edib gidecek… Müşrikînin dili Sâni-i Zülcelâl’e diyecekdir ki:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Tamam, sen, Kâinâtı sonsuz kudretin ve ilm ü irâdenle ademden (yokdan) yaratdın, hem de sonsuz nizâm ile… Ancak bizim hayat tarzımızı, “Muâsır Garb Medeniyeti” hasretimizi, insanî (nefsî) irâde ve idâremizi; siyasî, iktisâdî, İctimâî ve hukûkî, beşerî, i’tikâdî, sıhhî, askerî, cinsî, cibillî, âilevî, savmî, salâtî, cihâdî bilcümle nizamlarımızı sen koyma, bunların künhünü biz senden daha iyi biliriz! Çünki bizim düzinelerce “Danışmanımız”, saray hâdimlerimiz ve para-fasörlerimiz, madam ve özlemsel milletvekillerimiz, homolog ve heterolog organ ve sloganlarımız, hukukçularımız, neler nelerimiz var!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Zâtınız bunca organizeyi ve teşkîlâtı kuruncıya kadar biz, her işimizi “bağımsızca ve bağlamasızca ve ipli-ipsiz nice sivil toplum kuruluş ve kuduruşlarımızla” ve “ölüm kalım mücâdelemiz olan cinsiyet ve cibilliyet eşitliği”  ile tereyağından kıl ve kılçık çeker gibi “Yurtda Sulh Konseyi” olarak hâllederiz!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Sen “kânun koyucu olunca”, biz, politikacılar ve kan emiciler olarak, insanların gözünü külleyib, onların enerjisini sömürüb, nâsın omuzlarına oturan fir’avnlar olamıyoruz!. </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>İçimize NEFS denen canavarı mâdem koydun, iki melek ve bir şeytanı da omuz başlarımıza ve yanımıza dikdin; biz, bunlara rağmen sana değil, bize tâbi’ olarak YAŞAMAK istiyoruz!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Var mı diyeceğin?.</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>İrâde-i cüz’iyyemizi de, imtihân içün, SENİ tanımak ve ancak sana KUL olmak, rızân istikâmetinde kullanmak üzere vermişsin ammâ.. lâkin.. yani.. fakat.. şey.. hani, aaaa, iiii, biz.. her şeye rağmen gene de NEFS tarafında yer alacağız!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Biz, cihân devleti olmakda kararlıyız, göreceksin ki olacacağız da…</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Yüce tanrımız, Kâinâtın Ulu Mimârı!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Bunda ciddî ve son derece kararlıyız, “Egemelik, kayıtsız-şartsız, vesâyetsiz, temsilsiz, teklifsiz, doğrudan, müntehib-i sânîsiz, seçmeli-seçmesiz, sandıklı-sandıksız, her zaman ve zeminde, her şart ve martda, dâimâ “Yüce HALKIMIZINDIR!. Onların bütün ihtiyaçlarını gene onlar adına ikmâl eder ve eksiksiz yerine getiririz!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Bizim merhametimiz gadabımızı geçmişdir”; ve bundan böyle de geçecektir! Bundan hiçbir tanrı ve tanrıçanın, adam ve adamiçenin, madam ve madamiçenin şübhesi olmasın ve olmamalıdır… </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Biz Kılçıkdaroğlu gibi fırıldak bilmeyiz, ne demişsek orada çakılır kalırız! Onların topu da terör ve Fetö şakşakçısı, biz ise “gerçek ve en seçme” sistemleri haçlı Batı’dan söke söke alıb aziz vatanımıza getirmiş ve işletmiye açmışız! Bizimle hiçbir Batı demokrasisi ve cumputrasisi, sidik ve sismik araştırma yarışına giremez!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Biz, dünyâ devletiyiz, dünyâyı Hılâfet bayrağı altında çekib çevirecek, adama benzeteceğiz! Ümmetin lideri olmak öyle kuru laflarla olmaz, bu iş mangal gibi yürek ister ki, işte bu da evvelallah tam da bizde var!. Tek devlet, tek vatan, tek bayrak, dâmâ tek, teke tek…</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Büyük devrimler başardık ve daha da başaracağız. Besmeleyle kilise açma, adam-madam kilisede mevtâ âyinlerine katılma, Papa’dan dualar niyaz etme, homolara HAKKLARINI bahşetme, 18 yaş altında rızasıyla evlenen kızlarımızı “taciz eden kocalarına” hayatı zından etme; ömür boyu nafakalara bağladığımız bir takım madamlara, metres hayatı piyangolarıyla yeni arkadaşları ile ortak, akıl almaz “yaşam kaliteleri” sunma, v.s. gibi akla hayâle gelmez nice “atılım ve satılımlar” içine girdik! Böylece, “cumhuriyet devrimlerinin kazanımlarını” en az 10 katına çıkardık!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Garib-gurebâ, fakir fukara, yiyecek ekmek bulsa da bulmasa da, ayakkabı-çarık giyse de giymese de, biz saraylarımızda onlar adına en “görkemli hayat standartları” içinde “yaşamlanarak,”  onların istikbâlini en uygun şekilde düşünüyor ve “gereğini gerekdiği şekilde” yapmakda aslâ tereddüd de etmiyoruz! </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Bizler “Hakk” desek de, bu, tasrih-i zâiddir ki, her zaman ve zeminde “HALK” demekdir! Biz halka taparsak “yaradandan ötürü” taparız! Anınçün bizim sözlerimiz ve doğmalarımız, Ey, Kâinâtın Ulu Mîmârı seninkinden de, gördüğün gibi çok evlâdiyelik ve masifdir! Ne kopar ne çürür, ne de üzerinden 14-15 asır geçib uygulanamaz hâle gelir!. Kul yapısı olsa da, “Yaradandan ötürü” hiç yıkılıb hâkile yeksân olmazlar!. </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Kıvrıkoğlu gibi biz kıvırmacıoğlu da olamayız: “Bin yıl devam edecek” demişsek, bizim hâtırımıza o, onbin yıl bile devam eder… Biz hep uzun va’deli çalışırız. Mozaleye girenlerimiz bile “Sonsuza kadar ebedî istirahatgâhına girer”; ve Kıyâmet’de bile dirilmez, rahat ve istirahatlerini kimse bozamaz, sûra üfürülmeyi bile bizim ölülere kimse duyuramaz! Bizim kulağımız mozaledeki borazanın “tiii” sesine ve onun frakansına “uyarlanmışdır!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Duyarlanmalarımız” bile hep böyledir! Seyr-i sülûk-ı rûhânîde kat’-ı merâtib eden ağzı cilâlı Cübbelâlarımız bile, bir iki dua okuyub, politikacı ecinnilerimizi “kitâb-sünnete uyarlıyabilecek” kadar fizikötesi ve esrarlı güçlere mâlikdir!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Bizler senin ey, Yüce Yahve! Ulûhiyyetinden değil, Rubûbiyyetinden sıkıntı yapıyoruz! Lâyıklık var, dönüş yok, üstelik de “dört dörtlük layıkız” da diyoruz, şimdi dönersek çok ayıb olur! “Sandığa gömülmekden korkdu da anınçün döndü” derler! Ebû Tâlib de öyle, “Ölmekden korkdu da” falan gibi şeyler hani, böyle demedi mi?. Biz kararlıysak dönmeyiz, hem biz Kılçıkdâroğlu olamayız, o çok ayarsız, tam fırıldak, aman ne fırıldak, yüzü astarı hiç yok, devletimize kim düşman, o onlara dost! “Gavur kılıcıyla” üstümüze geliyor kasetçi!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Devletlerin dostu olmaz, çıkarları olur” nassımızdan </em></strong><em>hareket<strong> edeceğiz! Dâima menfaat.. Menfaatımız nerede, biz orada olacağız, başka türlü bu gâvurlarla başedemeyiz!</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> Ebû CEHİL zamanında da aynen ve tıpa tıp, kulların, bunun tâ kendisiydi, böyle idi… Tek gözlü piramitden aşağı, tam bir silsile-i merâtib içinde en aşağıdaki çulsuz garibana kadar tam bir hiyerarşi içinde, en altdan en üste kadar emme -basma tulumba sistemiyle kan ve enerji basacağız… </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Ya hep ya hiç..</em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>“DÜNYÂ 8-10 MİLYAR NÜFÛSU KALDIRAMAZ, ÇÖKER!”</u></em></strong><strong><em><u> </u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Bütün dünyâ ağız birliği içinde, birimiz hepimiz adına, hepimiz birimiz hesâbına konuşur olmak zorundayız!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>8-10 milyar insan çok fazla, dünyâ bu kadar ağırlığı çekemez, omur fıtığı olur! Bu kadar ağır şişko dünyâyı tartacak baskül bile bulamayacağız! </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Bizim köleleri artık zor besliyoruz, yarım milyara inmeli, dünyâ ve biz hafiflemeliyiz!…</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Yeni dünyâ düzeni” desek de, bidâyetden beri biz, ahbârın yazdığı TEVRAT mu’cebince, bazı tedbirleri almıya mecbûruz! </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Yüce Yahve!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Tevrat’ı SEN göndermiş ol, ol da, ama biz yazalım, ve yazdık bile… Biz merkeze oturur, cumputrasi ile de, bize köle yaratdıklarını bu sistemle kendimize sımsıkı bağlarız… Bu, bizim lâzım-ı gayr-i mufârıkımız (olmazsa olmazımız) olur!&#8230; Çünki bizim yazdığımız, ama “Senin göndermiş olduğun Tevrat’a” göre SEN, sâdece bizim çok sevgili ve biricik ilâhımızsın; ve ötekileri de zâten, bize köle yaratmadın mı?. Elimizde kapı gibi “Meşrûiyyet vesîkamız” da var işte! Onların tapusu bizim üzerimize yapılmış ve yazılmış!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>YENİ DÜNYA DÜZENİMİZ BUDUR, TÜRKÇE OLİMPİYATLARINDA SAHNEDEKİ ÇOCUKLARIMIZA KADAR FETÖ SİSTEMATİĞİ İÇİNDE BUNU BAĞIRTDIK! BUNU BÜTÜN PARTİLERİMİZE, “YÜCE TÜRK MİLLETİNE”, amiral ve cenırıllarımıza, DİB’imize, medyamıza, aydın ve günaydınımıza, paralel DİB’lerimize kadar herkese DE DİNLETDİK! ŞİMDİ FETÖ TEL’ÎNİ İÇÜN kuyruğa girmiş kuyruklarçular OLSA DA, İÇDEN İÇE HEPSİ BU HİYERARŞİNİN İÇİNDE, “Yüce TÜRK milletini” cumputrasi ni’metlerine garkederek İDÂRE ETMEKTEDİRLER!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Hulâsa biz, sana göre senin içün değil; biz, bize göre ve bizim içün yaşamak istiyoruz… Herşeyimiz de hazır, “senin gönderdiğin” ammâ bizim yazdığımız veya ma’nasını ve hükümlerini “asrîleştirib kamalistleştirdiğimiz” KİTÂB, bizim en kutsî ve temel projemizdir!. Onu, “Atatürk Milliyetçiliğine” îmân etmiş Bağçeligiller başda olarak cümleten, hep öpüb öpüb başımıza bile koyuyoruz!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“O ezanlar ki şehâdetleri dînimin temeli” diyerek, bunu bile yurt sathımızda “Mâdenî ve mekanik” hoparlör sesleri ile bilmem kaç desibel kuvvetinde ve hasta-çocuk demeden barbar bağırtıyor ve dünyaya her 24 saatde tam 5 kere ayağa kaldırıyor ve “Türk ve Müslümanlığımızı” bütün cihâna isbât ediyoruz!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Daha ne yapalım?</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Daha öteye geçersek, cumputrasi kazanımlarına, masonik kazınımlara, ateist katılımlara, gayr-i müslim kapatımlara kadar herşey tehlike arzeder!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Zaten “Din, dil, ırk ve bölge farkı” gütmüyoruz! Herkes dînini yaşıyor, yaşasın… Hakmış, bâtılmış, herşey zâten biribiri içine girdi! </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Hakk geldi bâtıl zâil oldu” demek de Şerrbakan’ın harcadığı bir hakk değil miydi?. O da epey “ictihadlar” uydurub, yeni bir din îcâd etmişdi!.  Ammâ dîni tam ayağa kalkacakken emr-i HAKK vâki’ oldu ve palazlanamadan gitdi! Yoksa Karagülle ile “âdil düzen-millî görüş” bilmem neler uydurub, iyice yol almışlardı! Ekber Şah gibi epey şaha kalkar gibiydi! </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>HULÂSA: Ne kadar çok dînimiz olursa, bizim içün o kadar zenginlikdir!. Yeter ki “Yerli ve Millî” olsunlar! </em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>ABDÜLHAMÎD CENNETMEKÂN ZAMANINDA BİR TEK İSLÂM VARDI, KARİKATÜRLERİ ZAMANINDA PEK ÇOK!</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Bugün Aziz vatanımızda kadim dinlerin yanında 5 kadar daha YENİ din mevcud!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Meselâ: </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>1) </em></strong><strong><em>Devletin dini, 2) Hükûmetin Dîni, 3) Halkın dîni, 4) Partilerin dînleri, 5) Müslümanların dîni…</em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Bunu da hiç akıldan çıkarmamak lâzım. Bunların tafsîline şimdilik girmeyeceğiz, ancak bu, gözlerden kaçan müthiş bir vâkıadır…</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Olsun!. Dedik ya, bu, “inanç mozayiğimiz açısından bir zenginlik, tefrika tablomuz açısından tam bir şeytanlık da olsa, din farkı gözetmiyen “Yeni DÎN anlayışı” çerçevesinde ele alınırsa, çok “DOĞAL, çok da BOĞAL” bir manzara!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Ey, ulu tanrı ve tanrıçalarımız!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Bilhassa “Baba tanrı!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Biz bu kadar seni severken, sen de bizi sev ve bizim gâzîmiz hatırına cumputrasimizi çok görme!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Üstelik de, “Millî şâirimiz” ve “âmentümüzün marşını” yazan-çizen Âkiflerimizin din anlayışını HOŞGÖRÜ ile hoş ve diyalogsal gör!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>O marşı  “namaz emrine” bir nazîre de eyledik; bir mukâbil ve muâdil olarak KIYAMDA FÂTİHA gibi okuyor ve “Damarlarımızdaki asîl kan” gürül gürül akmaya başlıyor! Onu, nice vâcibe bedel edâ edüb  “kutsamaktayız”  da!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Gönderdiğin nice kitâb, suhûf ve peygamberlerinle “Cehennemini, evire çevire” haber verib, alev alev gözlerimize soksan da, bizi böyle şeylerle kolay korkutamazsın!.</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>… Biz “Yeni TÜRKİYA’yız”, “Cehennem olsa gelen-giden göğsümüzde söndürürüz!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Tehdîd ve şantaja pabuç bırakacak hâlimiz yok!.</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Ey yüce tanrı, Ey yüce yahve, Ey Kainâtın Yüce Mimârı!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Biz bu muhtıramızla diyoruz ki:</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Biz kulların, “Demokratik hukuk devleti” kurmuşuz; ve kânunlarımıza sımsıkı bağlıyız, “Bir gün adâlet hepimize lâzım olacak,” unutma!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Bölgemizin en muktedir ve sözü mübârek devletiyiz!. Sen ise “ARZ VE SEMÂ DEVLETİNİN MÜSTAKİLLEN MÂLİKİ OLSAN DA”, biz, kendi devletimizin bölünmez bütünlüğü, ve “değiştirilmesi teklif dahî edilemez kânun, nass ve paşa ilkeleri içün yaşar, ancak onlar içün can verir ve “şehid” oluruz!<br />
</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Biz, bu “Global piramidin projesine göre ayar yapdık, “gâvur kılıcıyla üzerimize kim gelirse gelsin” biz bir kere AB’li müttefiklemize SÖZ verdik, sözümüzden dönüb adımızı ve şanlı TÜRKÇÜLÜĞÜMÜZÜ düşüremeyiz, bu ayar ve istim üzere gideceğiz!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Artık İslâmiyyet de, senin gönderdiğin Kitâb ile, ammâ ve lâkin, ona bizim zerk ve rekzetdiğimiz ahkâm ve kânunlarla yürümelidir…</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Muhtıramız, Ramazan ayındaki aşılar ve takvimli-hesablı başlama ve bitirmeler hürmetine şimdilik bu kadar!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Aksi halde!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>103 Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm çeken yobazlar üzerine “görev emrimiz” ne ise onu yaparız…</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>NOKTA…”</em></strong></p>
<p style="text-align: right;"><b><i>(Mâba&#8217;di var&#8230;)</i></b></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F1-asi-igne-orucu-bozmaz-ve-hesabat-i-nucumi-fitnesi.html&amp;linkname=-1-%20%E2%80%9CA%C5%9F%C4%B1%20%28%C4%B0%C4%9Fne%29%20Orucu%20Bozmaz%E2%80%9D%20Ve%20%E2%80%9Ches%C3%A2b%C3%A2t-%C4%B1%20n%C3%BCc%C3%BBm%C3%AE%E2%80%9D%20Fitnesi%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F1-asi-igne-orucu-bozmaz-ve-hesabat-i-nucumi-fitnesi.html&amp;linkname=-1-%20%E2%80%9CA%C5%9F%C4%B1%20%28%C4%B0%C4%9Fne%29%20Orucu%20Bozmaz%E2%80%9D%20Ve%20%E2%80%9Ches%C3%A2b%C3%A2t-%C4%B1%20n%C3%BCc%C3%BBm%C3%AE%E2%80%9D%20Fitnesi%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F1-asi-igne-orucu-bozmaz-ve-hesabat-i-nucumi-fitnesi.html&amp;linkname=-1-%20%E2%80%9CA%C5%9F%C4%B1%20%28%C4%B0%C4%9Fne%29%20Orucu%20Bozmaz%E2%80%9D%20Ve%20%E2%80%9Ches%C3%A2b%C3%A2t-%C4%B1%20n%C3%BCc%C3%BBm%C3%AE%E2%80%9D%20Fitnesi%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F1-asi-igne-orucu-bozmaz-ve-hesabat-i-nucumi-fitnesi.html&amp;linkname=-1-%20%E2%80%9CA%C5%9F%C4%B1%20%28%C4%B0%C4%9Fne%29%20Orucu%20Bozmaz%E2%80%9D%20Ve%20%E2%80%9Ches%C3%A2b%C3%A2t-%C4%B1%20n%C3%BCc%C3%BBm%C3%AE%E2%80%9D%20Fitnesi%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F1-asi-igne-orucu-bozmaz-ve-hesabat-i-nucumi-fitnesi.html&amp;linkname=-1-%20%E2%80%9CA%C5%9F%C4%B1%20%28%C4%B0%C4%9Fne%29%20Orucu%20Bozmaz%E2%80%9D%20Ve%20%E2%80%9Ches%C3%A2b%C3%A2t-%C4%B1%20n%C3%BCc%C3%BBm%C3%AE%E2%80%9D%20Fitnesi%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F1-asi-igne-orucu-bozmaz-ve-hesabat-i-nucumi-fitnesi.html&amp;linkname=-1-%20%E2%80%9CA%C5%9F%C4%B1%20%28%C4%B0%C4%9Fne%29%20Orucu%20Bozmaz%E2%80%9D%20Ve%20%E2%80%9Ches%C3%A2b%C3%A2t-%C4%B1%20n%C3%BCc%C3%BBm%C3%AE%E2%80%9D%20Fitnesi%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F1-asi-igne-orucu-bozmaz-ve-hesabat-i-nucumi-fitnesi.html&amp;linkname=-1-%20%E2%80%9CA%C5%9F%C4%B1%20%28%C4%B0%C4%9Fne%29%20Orucu%20Bozmaz%E2%80%9D%20Ve%20%E2%80%9Ches%C3%A2b%C3%A2t-%C4%B1%20n%C3%BCc%C3%BBm%C3%AE%E2%80%9D%20Fitnesi%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F1-asi-igne-orucu-bozmaz-ve-hesabat-i-nucumi-fitnesi.html&amp;linkname=-1-%20%E2%80%9CA%C5%9F%C4%B1%20%28%C4%B0%C4%9Fne%29%20Orucu%20Bozmaz%E2%80%9D%20Ve%20%E2%80%9Ches%C3%A2b%C3%A2t-%C4%B1%20n%C3%BCc%C3%BBm%C3%AE%E2%80%9D%20Fitnesi%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F1-asi-igne-orucu-bozmaz-ve-hesabat-i-nucumi-fitnesi.html&amp;linkname=-1-%20%E2%80%9CA%C5%9F%C4%B1%20%28%C4%B0%C4%9Fne%29%20Orucu%20Bozmaz%E2%80%9D%20Ve%20%E2%80%9Ches%C3%A2b%C3%A2t-%C4%B1%20n%C3%BCc%C3%BBm%C3%AE%E2%80%9D%20Fitnesi%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F1-asi-igne-orucu-bozmaz-ve-hesabat-i-nucumi-fitnesi.html&amp;linkname=-1-%20%E2%80%9CA%C5%9F%C4%B1%20%28%C4%B0%C4%9Fne%29%20Orucu%20Bozmaz%E2%80%9D%20Ve%20%E2%80%9Ches%C3%A2b%C3%A2t-%C4%B1%20n%C3%BCc%C3%BBm%C3%AE%E2%80%9D%20Fitnesi%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F1-asi-igne-orucu-bozmaz-ve-hesabat-i-nucumi-fitnesi.html&amp;linkname=-1-%20%E2%80%9CA%C5%9F%C4%B1%20%28%C4%B0%C4%9Fne%29%20Orucu%20Bozmaz%E2%80%9D%20Ve%20%E2%80%9Ches%C3%A2b%C3%A2t-%C4%B1%20n%C3%BCc%C3%BBm%C3%AE%E2%80%9D%20Fitnesi%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F1-asi-igne-orucu-bozmaz-ve-hesabat-i-nucumi-fitnesi.html&amp;linkname=-1-%20%E2%80%9CA%C5%9F%C4%B1%20%28%C4%B0%C4%9Fne%29%20Orucu%20Bozmaz%E2%80%9D%20Ve%20%E2%80%9Ches%C3%A2b%C3%A2t-%C4%B1%20n%C3%BCc%C3%BBm%C3%AE%E2%80%9D%20Fitnesi%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F1-asi-igne-orucu-bozmaz-ve-hesabat-i-nucumi-fitnesi.html&amp;linkname=-1-%20%E2%80%9CA%C5%9F%C4%B1%20%28%C4%B0%C4%9Fne%29%20Orucu%20Bozmaz%E2%80%9D%20Ve%20%E2%80%9Ches%C3%A2b%C3%A2t-%C4%B1%20n%C3%BCc%C3%BBm%C3%AE%E2%80%9D%20Fitnesi%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F1-asi-igne-orucu-bozmaz-ve-hesabat-i-nucumi-fitnesi.html&amp;linkname=-1-%20%E2%80%9CA%C5%9F%C4%B1%20%28%C4%B0%C4%9Fne%29%20Orucu%20Bozmaz%E2%80%9D%20Ve%20%E2%80%9Ches%C3%A2b%C3%A2t-%C4%B1%20n%C3%BCc%C3%BBm%C3%AE%E2%80%9D%20Fitnesi%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F1-asi-igne-orucu-bozmaz-ve-hesabat-i-nucumi-fitnesi.html&amp;linkname=-1-%20%E2%80%9CA%C5%9F%C4%B1%20%28%C4%B0%C4%9Fne%29%20Orucu%20Bozmaz%E2%80%9D%20Ve%20%E2%80%9Ches%C3%A2b%C3%A2t-%C4%B1%20n%C3%BCc%C3%BBm%C3%AE%E2%80%9D%20Fitnesi%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F1-asi-igne-orucu-bozmaz-ve-hesabat-i-nucumi-fitnesi.html&#038;title=-1-%20%E2%80%9CA%C5%9F%C4%B1%20%28%C4%B0%C4%9Fne%29%20Orucu%20Bozmaz%E2%80%9D%20Ve%20%E2%80%9Ches%C3%A2b%C3%A2t-%C4%B1%20n%C3%BCc%C3%BBm%C3%AE%E2%80%9D%20Fitnesi%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/1-asi-igne-orucu-bozmaz-ve-hesabat-i-nucumi-fitnesi.html" data-a2a-title="-1- “Aşı (İğne) Orucu Bozmaz” Ve “hesâbât-ı nücûmî” Fitnesi!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/1-asi-igne-orucu-bozmaz-ve-hesabat-i-nucumi-fitnesi.html">-1- “Aşı (İğne) Orucu Bozmaz” Ve “hesâbât-ı nücûmî” Fitnesi!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/1-asi-igne-orucu-bozmaz-ve-hesabat-i-nucumi-fitnesi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dîni İçden Yıkıcı Ramazan Müşriklerinin İki Hedefi&#8230;</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dini-icden-yikici-ramazan-musriklerinin-iki-hedefi.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dini-icden-yikici-ramazan-musriklerinin-iki-hedefi.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Mar 2024 07:30:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[09 - Ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[münafık]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan müşrikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazanda Hedefler]]></category>
		<category><![CDATA[Sure-i Maide 3. Ayet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=1408</guid>

					<description><![CDATA[<p>Münâfık, Müşrik ve Kâfir, tek millet olarak, Âdem Aleyhisselâm zamanından beri İslâmiyyet’i, (nefs, hevâ ve arzuları) önünde en büyük </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dini-icden-yikici-ramazan-musriklerinin-iki-hedefi.html">Dîni İçden Yıkıcı Ramazan Müşriklerinin İki Hedefi&#8230;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>DÎNİ İÇDEN YIKICI RAMAZAN MÜŞRİKLERİNİN İKİ HEDEFİ&#8230;</strong></span></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ (Dağıstânî)</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Münâfık, Müşrik ve Kâfir, tek millet olarak, Âdem Aleyhisselâm zamanından beri İslâmiyyet’i, (nefs, hevâ ve arzuları) önünde en büyük mânia gördüğünden, O’nu ortadan kaldırmayı kendisine her devirde en büyük vazîfe bilmişdir. İnsanlık târihi, dinler târihi ile beraber ele alındığında bunu görmemek imkânsızdır. Ayrıca ve en mühimi de, Mutlak Hakîkat’ın Kitâbı Kelâm-ı Kadîm, bunu apaçık beyân buyuruyor&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu i’tibarladır ki, günümüzde de bu vâkıa aynen devâm etmekde; resmî ve gayr-i resmî, dünyâ çapında bir İslâm düşmanlığı, binbir isim, resim, manzara, bahâne, vesîle ve uydurmalarla mâzîde olduğu gibi aynen yaşatılmakdadır. Bundan sonra da bu şeytanlıklar, Îsâ Aleyhisselâm’ın nüzûlü ve Mehdi Aleyhisselâm’ın zuhûru ve onların devr-i seâdetleri hâric, Kıyâmet’e kadar aynen devâm edib gidecek&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Lihikmetin bu böyledir; ve binâenaleyh i’tirâz abes ve bîhûde&#8230; Müslümanların yapacağı ise, her hâl ve şartda, direniş ve mücâhede&#8230; Beş ana ibâdetden en başda geleni <strong><em>“CİHÂD&#8217;dır; ve bunda tekâsül ise, belâyı umûmîleştiren, kurunun yanında yaşları da yakan”</em></strong> en sunturlu 5 belâdan sâdece biri&#8230; Büyük Müfessir Merhûm Muhammed Hamdi Efendi Hazretleri tefsîrinde böyle buyurmuş&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu cümleden olarak Sünnî şühedâ, ümmet ve sultanların vatanı Anadolum’uzda da, 2-3 asırdır ivmesi gitdikçe artan bir <strong><em>“İslâm düşmanlığı”</em></strong> ile, nice mutlak hakîkat  yok edilerek, Anadolu başda olmak üzere bütün dünyâdan kaldırılmak istenmektedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu, cihân târîhinin en mühim ve temel vâkıası bilinmelidir. Yevmî pespâyeliklerin kucağındaki Katar krizinden, Fettoş Locafendi’nin kıçıkırık ve donu düşük (15 Temmuz) <em><strong>haçlı seferine</strong></em>; şeytanlar adasındaki İngiliz seçiminden, kâtiller melce’ ve limanı Alaman sefiline; Arakan’daki gaddar ve ucûbe budist iblislerinden, Filistin&#8217;in kuduz ve lâ’netli yahûdîsine; Acem takiyecisi ve birkaç saatliğine nikâh akdiyle (!) kadın satış başbâyii ve mut’a soytarılarından, dünün deve çobanı Suud vehhâbîsinin Trump eliyle dolandırıcılığına kadar, dünyânın binbir mes’elesi olsun da, bütün bunlar nihâî noktada, İslâm’ın Mutlak Hakîkat oluşu vâkıasının dışında kalsın, bunları düşünmek muhaldir!..</p>
<p style="text-align: justify;">Mâdem ki <strong><em>insan</em></strong> denen ve Rabbine karşı <strong><em>“kenûd=nankör”</em></strong> mahlûku <em><strong>YOKDAN yaradan</strong></em> Allâh Azze ve Celle’dir; öyle ise, O’nun irâdesi, O’nun dîni, O’nun rejimi ve sistemi, kâfirin de mü’minin de <strong><em>en baş</em></strong> mevzuu ve mes’elesi olmakdan bir an bile uzak kalamaz&#8230; Münâfık, kâfir ve müşrik topyekûn dünyâ devlet ve hükûmetleri, global piramit gözcüleri ve dul kadının tapınak dölleri, anıt put ve bit kategorileri gibi bütün yeryüzü küferâ ve cühelâsı istemeseler de&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">x1) Beynelmilel şeytanlar bu iş içün, en mükemmel vasıta ve taşeron olarak,<strong><em> <u>müslüman görünen iç ve yerli münâfık, kâfir ve müşrikleri</u></em></strong>  kullanmaktadır. Bunun en son vesîkasını, <strong><em>“yahudi protokolları, istihbârat raporları, Vatikan siyaset belgeleri, Diyalog ve Medeniyetler ittifâkı gibi”</em></strong> dünyâ çapındaki faaliyetlerde görüyoruz. Hıristiyan misyonerleri, siyon güdümlüleri ve mason dâilerinin İslâmiyyet’i yıkma plânlarının târihi ise çok daha eskidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Osmanlı’dan sonra görülen en çarpıcı kırılma noktası ise, o ma’hûd, mel’ûn ve korkunç <strong><em>Lozan Andlaşması</em></strong> ile başlar&#8230; Başta İngiliz parmaklarıyla olmak üzere ortaya koydukları, gizli maddeleri de hâlâ fildişi kasalarda (!) saklanan ve İslâm’ın kökünü kazımayı âmir, o şeytânî proje&#8230; Bu mevzu’da, 3. Ateist şef Bayar’ın ifâdesi, son derece korkunç bir i’tiraf olduğu gibi, söylediklerimizi te’yîd de eden, en müthiş bir vesîkadır&#8230; Buna göre adı geçen, Lozan’da Batılılara SÖZ verdiklerini; İslâmiyyet’in Türkiye’den belli bir zaman içinde kaldırılacağını; ve bunun baş ta’kibçisinin kendisi olacağını; ve kendisinden sonra gelenlerin de, kendisini ta’kîb edeceklerini, müteaddid kereler, değişik zaman ve mekânlarda söylemiş veya ağzından kaçırmışdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Zaten 94 yıllık yaşananlara bakıldığı zaman, bunu apaçık görmemek imkânsızdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yapılan <strong><em>“cumhûriyet devrimleri”</em></strong> ile, Haçlı Bâtıl Batı’dan taşınan devlet, hükûmet ve idâre yapı ve standartlarının en ince teferruatına kadar <strong><em>“Haçlı Batı”</em></strong> hayat tarzı (Batılılaşma) olarak Anadolu’ya zorla, cebren ve <strong><em>“kelleler alınarak”</em></strong> bir vahşet çarkı ile yerleştirme plân ve tatbikleri, cihânın gözleri önündedir&#8230; Bunlar, İslâm âleminin kalbi ve beyni mesâbesinde bulunan Anadolu’dan, İslâmiyyet’i kaldırma, yok etme ve buharlaştırma hedefine ma’tuf olarak irtikâb edilmiş ve  tatbîk görmüşdür&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Haçlı’dan, emirle devr alınmış dembokrasinin,<strong><em> “vazgeçilmez lâzımı ve unsuru”</em></strong> bulunan ve (bütünü) bölüb parçalayıcı bütün partiler, bu noktada renk ve sefil usûl farkları taşısalar da, aynı hedefe yürüyen ana istikâmetin muhtelif dal ve kollarından başka bir şey kabûl edilemezler&#8230; Merhûm Üstâdım Necib Fazıl Bey&#8217;in kitablık çapta bir îzâhı Kayseri hitâbesinde bir tek cümlede formülize ederek buyurduğu gibi:</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong> &#8220;Avrupalı, demokrasi ismini verdiği nizamı içinde doğruyu bulmak içün PARTİ kurarken, onu bize, ezelî ve ebedî DOĞRUMUZU parçalatmak içün sokdular!&#8221;</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Rejim ve sistem”</em></strong> dedikleri vâsıtanın hedefi, İslâm coğrafyasının bu kalb ve beyin mevkiindeki mekânda, diğer mekânların da örnek alacağı şekilde peygamberlerle (Aleyhimüsselâm) gönderilen Mutlak Dînin ortadan kaldırılmasıdır&#8230; Zirâ dembokrasinin, ancak ve mutlaka dembokrasi içün yaşayacağı ve yaşatılacağı; ve <strong><em>“vahyi”,</em></strong> kendisi içün en büyük bir tehlike ve tehdîd bileceği vâkıası da nazara alınacak olursa, bu, böyledir; ve bunun başka ma’nâ ve şıkkı olamıyacağı da bedâhaten ortadadır&#8230; İngiliz güdümlü Kayserili Hacıağa ve Fettoş sürülerinin ve benzeri familyaların:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> “Demokrasi ile İslâm çatışmaz, çelişmez; aheng içinde beraber yürüyebilir!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Gibi masonik hezeyânları, dünyânın gözüne baka baka söylenmiş kuyruklu ve beynelmilel locâvî yalanlardan başka, zerre kadar bir hakîkat de ortaya koyamaz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu menhûs, menfûr, mel’un faaliyetler içün de, putperest dünyâ ve bilhassa yehûdi-haçlı cebhesi, müslümanların içinden ele geçirdiği ajan ruhlu, içinde yaşadığı millet ve vatanına (ihânetin en iğrencini) gözünü kırpmadan yapabilecek ve kahpelik ve kancıklıkda sâbit kadem mahlûkları seçmiş; ve onlar üzerinden hedeflerine varmak istemişdir. Bunun en azılı ve son misâlini, Anadolu, o yahudi ve mason Fettoş Locafendi ve haşhâşîleri eliyle yaşamışdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu cinsin sâir şu’be veya muâdil ve mümâsillerini de, medyaya, maarife, diyânete, ilâhiyatlara, matbuâta, üniversitelere, resmî bütün müesseselere v.s’ye sızarak, durmadan zehir ve erâcif saçan, bilhassa Ramazan ekranlarında din satışı yapan aşşağılık din düşmanlarında görüyoruz!..</p>
<p style="text-align: justify;">İstisnasız bütün fitnevizyon ve  kanalizasyon kanallarına çıkan reformatör, revizyonist, menfaatperest, yobaz müsveddeleri, kül hâlinde bu dîni yok etme <strong><em>“cebhesi”</em></strong> olarak varlık belirtmektedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bunların İslâm’ı ortadan kaldırma hedeflerinden, devlet ve hükûmetlerin habersiz olması; hatta onlarla işbirliği yapmaması, onların plânlayıcısı ve istikâmetlendiricisi bulunmaması da mümkin değildir&#8230; Bu İslâm düşmanı ekran iblislerinin, bütün bu yıkıcılıkları, mübârek Ramazan’ların iftâr ve sahûr saatlerine <strong><em>“odaklanarak” </em></strong>yapılmakda; ve büyük bir şeytanlık ihtirası ve şehveti ile irtikâb edilmektedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Aksini düşünmek ise, saflık ötesi bir salaklık da olur!</p>
<p style="text-align: justify;">2) Bu müslüman perdesi altındaki su katılmadık (İslâm Düşmanı) dinsizlere, sâdece <strong><em>“mezhebsiz veya tasavvuf düşmanı”</em></strong> demek, bunların gerçek hüviyetlerini tam olarak ortaya koyamaz&#8230; Onları bu kadarla tavsîf etmek, <strong><em>“Bunlar, sanki “mezhebsiz ve tasavvuf münkiri de olsalar gene de din ile bir yakınlık ve dostlukları (!) olan müslümanlarmış”</em></strong> intibâını vermesi noktasından, son derece yanlış, hatta tehlikelidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bunlar, doğrudan doğruya su katılmadık Allâh’sızlardır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Zaten bu hakikatlarını <strong><em>“Kur’ana bağlı imiş”</em></strong> gibi gözükerek ve gizleyerek yürütmekde; ve bu sahtekârlık ve münâfıklıkları üzerinden daha çok müessir ve yıkıcı olmak istediklerinden, tam bir iblis dölü olarak bu şekil ve boyalara girib çıkmaktadırlar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Allâh Celle, Mâide Sûre-i Celîlesinin 3. Âyet-i Kerîmesinde:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Bugün sizin dîninizi kemâline yetirdim. Size bütün îmân ve akâid ü ahlâk kâidelerini tansîs</em></strong> (hükmü delillendirerek)<strong><em> ve EN MÜKEMMEL USUL-İ TEŞRİ’</em></strong> (kânun vazetme usûlünü)<strong><em> VE KAVÂNÎN-İ İCTİHÂDI</em></strong> (ictihad etme kânunlarını)<strong><em> TA’LÎM ETDİM. BUNDAN SONRA BU AHKÂMIN VE BU HILL Ü HURMETİN </em></strong>(helâl ve haramların) <strong><em>NESH OLUNMASI</em></strong> (hükümsüz kılınması) <strong><em>İHTİMÂLİ KALMADI. (&#8230;..) VE SİZE Nİ’METİMİ İTMÂM EYLEDİM</em></strong> (tamamladım.)” buyurmaktadır&#8230; <span style="font-size: 12px;">(Büyük Müfessir, Elmalılı Muhammed Hamdi Rahmetullâhi Aleyh, tab’-ı evvel, c. 3, s. 1568)</span></p>
<p style="text-align: justify;">9 cild hacmindeki <strong><em>“Hukûk-ı İslâmiyye ve Istılâhât-ı Fıkhiyye Kâmûsu”</em></strong> nâm muhalled eserin sâhibi; (o eser ki, cumbokrasi devrinden Haçlı Avrupalı Gâvurların en ilmî ve ciddî bir eser olarak Avrupa dillerine ilk terceme etdikleri bir eserdir) ve tefsir sahibi de olmasına rağmen kendisini<strong><em> “mukallid-i hanefiyyeden”</em></strong> bir zât olarak takdîm eden; 960 haçlı darbecisi müşriklerin DİB üzerinden önüne koydukları şirknâmelere tasdîk vermediğinden 6 ay sonra da istifâ edib haçlı müşriklere rest çeken Merhûm Ömer Nasûhî Efendi, zikri geçen eserinin 1. cildinde, İslâmiyyet’in, adı geçen âyet-i kerîme ile, Kitâb, Sünnet, İcmâ’ ve Kıyâs-ı Müctehidîn ana delilleri üzerinden <strong><em>TAMAMLANDIĞINI</em></strong>; ve bunların usûl ve kavâidinin vaz’edildiğini apaçık beyan etmektedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Peygamber-i Zîşân Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz Hazretleri’nden i’tibâren 15 asırdır İslâmiyyet’in ana temel ve delilleri böyle nice âyât ü beyyinât ile de apaçık ortaya konulduğu halde, günümüz Ramazan’larında bunun münkirleri olan ve:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Biz yalınız Kur’anı tanır ve biliriz, orada var olan vardır yok olan yokdur! Kur’anda sünnîlik diye de bir şey yokdur! V.s., v.s!..” </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Diyerek, hezeyanlar savurub müşriklik peşine düşenlere yani <strong><em>“Kur’ân’ı inkâr ederek Kur’ân!”</em></strong> diyen sahtekâr münâfıklara ve müşriklere <strong><em>“müslüman”</em></strong> demek, aslâ câiz olamaz&#8230; Aksi hâlde, onların müşriklik ve münâfıklıklarına rızâen, îmânsızlık ve kâfirlik ruznâmeye gelir!.</p>
<p style="text-align: justify;">Merhûm Ömer Nasûhî Efendinin satırları da aynen iktibâs etdiğimiz şekliyle şöyledir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“&#8230;.DÎN-İ İSLÂM, ekmeliyyet derecesini hâizdir. (Elyevme ekmeltü leküm dîneküm&#8230;.= Bugünki gün size, dîninizi ikmâl etdim) âyet-i kerîmesi, bunu nâtıkdır. O halde vakit vakit yüz gösteren bir takım hukûkî, ictimâî hâdiselerin hükümleri de&#8212;icmâ-ı ümmet ile, kıyâs-ı fukahâ ile hâl ve ta’yîn edilmek lâzım gelir. Bunlar da şer’î deliller cümlesinden olub, âmme-i ümmet tarafından kabûl edilmiş birer esasdır. <u>VE İLLÂ DÎN-İ İSLÂM’IN EKMELİYYETİNİ</u></em></strong> (eksiklikden münezzeh ve en mükemmel olduğunu)<strong><em> <u>İDDİA, İ’TİRAZDAN SÂLİM OLAMAZ.”</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“&#8230;&#8230;Binâenaleyh icmâ’ ile kıyâs da, yine ŞÂRİ-İ MÜBÎN </em></strong>(Yegâne ve mutlak kânun koyucu Allâh) <strong><em>tarafından KABÛL ve ümmete tavsiye buyurulmuş birer ŞER’Î DELİLDEN başka bir şey değildir.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“&#8230;. Demek oluyor ki: (Elyevme ekmeltü&#8230;) nazm-ı kerîmi, Kitâbullâh ile Sünnet-i Nebeviyye’yi ve icmâ’ ile kıyâsı ihtivâ eden, bunlar ile bütün ahkâmı sâbit bulunan bir Dîn-i Celîl’in <u>EKMELİYYETİNİ</u> bizlere TEBŞÎR buyuruyor. Eğer böyle olmasaydı, Dîn-i İslâm’ın her asırda binlerce, yüzbinlerce eâzımı </em></strong>(en büyük ulemâsı) <strong><em>tarafından icmâ’ ve kıyâsın birer hüccet olması kabûl edilir miydi?”  </em></strong><span style="font-size: 12px;">(Hukûk-ı İslâmiyye ve Istılâhât-ı Fıkhiyye Kâmûsu, 1967 tab’ı, c.1, s.167-168)</span></p>
<p style="text-align: justify;">İşte, iç ve dış münâfık-müşrik kefereler de, <strong><em>“eâzım-ı ümmeti”</em></strong>, başda en büyük ve büyükler büyüğü Rasûl-i Rusül Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimizi aradan çıkarıb ademe (yokluğa) mahkûm ederek, her esas ve temelin kökünü kurutmak şeytanlığını en büyük hedef hâline getirmişlerdir&#8230; Çünki târihdeki yehûdiyyet ahbârı ile, nasrâniyyet ruhbânı nasıl aynı şeyleri yapmışlarsa, bugünün <strong><em>“religion görevlisi”</em></strong> ruhbân sınıfları yani müslüman görünüşlü İslâm’ın Ramazan azgını İbni Selül’leri de, aynı çizgiyi devam etdirmenin kâfirliğini, aynen onlar gibi devâm etdirmektedirler&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yukarıda beyan etdiğimiz âyetle Cenâb-ı Hakkın İslâm’ı nasıl ta’rif etdiği ve muhtevâsının ne olduğu apaçık ortada iken, bu kur’ânî ta’rif ve muhtevâyı:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“TANIMAM, BEN BUNU BEĞENMİYORUM; KUR’ANIN DEDİĞİ DEĞİL, BENİM KUR’AN’A SÖYLETMEK İSTEDİĞİM KUR’ANDIR!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Deyiş peşine düşen şeytânîlere, Kur’an-ı Azîmüşşân’ın sûret-i kat’iyyede<strong><em> “müslüman”</em></strong> demeyib; bunlara <strong><em>“müşrik, münâfık ve kâfir”</em></strong> dediği îzahdan vârestedir; ve bu, <strong><em>(BEDÂHAT)</em></strong> derecesinde de apaçık ortada bir hakîkatdır&#8230; Bu noktada mu&#8217;cize olduğu apaçık ortada olan şu hadîs-i şerîf de son derece mühimdir:</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;Tok karınlı, koltuğuna yaslanıb size</strong></em></span> <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;Kur&#8217;an yeterlidir. Kur&#8217;an neyi helâl kılmışsa onu helâl bilin, neyi haram kılmışsa onu da haram bilin&#8221; diyen adamların çıkması yakındır. Haberiniz olsun, dikkatli olun! Bana Kur&#8217;an ile birlikde hüküm bakımından onun bir benzeri SÜNNET verildi.&#8221;</strong></em></span> <span style="font-size: 12px;">(Ebu Davud sünne 6, Ahmed İbni Hanbel IV, 131)</span></p>
<p style="text-align: justify;">Bir müslümanın, <strong><em>“mü’minle kâfir”</em></strong> arasındaki tefrik noktasını, her zaman ve mekânda, zerre kadar şübhe etmeden görebilmesi, onun, îmânını muhâfazada en zarûrî bir kânûn bilinmelidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">3) Adı geçen Allâh’sız ve Kur’an’sız, çene ishâline yakalanmış, echel ve ekfer İslâm düşmanlarının, üzerinde birleşdikleri en ana mes’ele, en temel esas, en azılı Ebû Cehillik ve en mühim hedef de, ALLÂH RASÛLÜ, Rasûl-i Rusül, Sebeb-i Hılkât, Aleyhi Ekmelittehâyâ Sallallalâhu Aleyhi ve Sellem Efendimiz Hazretleri’nin, <strong><em>(Aradan çekilib alınması ve yok kabûl edilib, yok kabul etdirilmesi, ademe mahkûm edilmek istenişi) </em></strong>kâfirliği; yani,  Allâh’sızlık, Kitab’sızlık ve Peygamber’sizlikdir&#8230; Bu şeytan sürüleri, Yahudiyyet-Nasrâniyyet-(Haçlı)-masonizma ve global tapınakçılar cebhesinin, bu noktadaki meccânî haşhâşîleridir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bütün bu ecnebî ve yerli mülhid ve kefere şebekeleri, 15 asırdır bu noktaya, nice uydurmalar, yalanlar, iftirâlar ve  hurâfelerle; ve oryantalist ve misyoner masal ve hurâfeleri perdesi altından ateş eder; veya kubur fâreleri gibi İslâmiyyet’i ve O’nun Peygamberi Aleyhisselâm Hazretlerini, gûyâ kanserli beyinleri emriyle kemirir ve mikrop saçarlar!..</p>
<p style="text-align: justify;">Allâh’ın Habîbi aradan çekildiği zaman, bu<strong><em> “ankebut kafalı”</em></strong> Ramazan ve ekran şeytanlarına göre, İslâm’ın bütün esas ve disiplinleri, ashâb, tâbiîn, tebe-i tabiîn, müctehidîn ve etbâı da, bütün ara ve <strong><em>TAŞIYICI</em></strong> nesiller olarak aradan kaldırılmış bulunacak; ve İslâm, 15 asır evvele ve oranın demir parmaklıklı zındanlarına hapsedilmiş olacakdır!!!..</p>
<p style="text-align: justify;">Bunlar, bu Ramazan ekran şeytanları, o kadar azılı İslâm düşmanı zındık ve müşrik sürüleridir ki, bu 15 asır ortadan kaldırıldığı zaman, ellerinde, o, <strong><em>“Sâdece Kur’an!”</em></strong> deyiş ile <strong><em>“inandık”</em></strong> dedikleri Kur’ân-ı Kerîm de (!) kalmıyacak; ve bu, kendi iddialarını bizzat kendi lâ’netli elleri ile ipe çekmek olacakdır!.</p>
<p style="text-align: justify;">Onlar, bu kadar bedâhat karşısında, nasıl bir ALLÂH, Kur’ân  ve Rasûl Aleyhisselâm düşmanı, hem de (azılı) düşmanı olduklarının isbâtını, cihân akıl ve mantığına karşı böylece yapacak; ve bundan, bir Manukyan sermâyesinin binde biri kadar bile iffet sancısı çekmiyecek; ve ebedî çukurlarına yuvarlanıb, kahrolmaya gideceklerdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu iç ve yerli İbni Sebe ve İbni Selül bozuntularının bütün hedefi, makâm-ı Risâleti ortadan kaldırmakdır&#8230; 15 asırdır bütün Yehudiyyet, Nasrâniyyet ve ateist Allah’sız cebhelerinin yapdığı da mücerred budur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Peygamber Aleyhisselâm ortadan kaldırıldığı zaman, Allâh Azze’nin istediği <strong><em>“ALLÂH îmânı ve O’nun mutlak varlık ve hakîkatı”</em></strong> da ortadan kaldırılmış; ve beşer kafasının yontduğu binbir çeşit PUTLARA, hâşâ <strong><em>“ALLÂH”</em></strong> deme ve dedirtme üzerinden, iblis soyları kendilerini, böylece (tanrı) mevkiine yüceltme (!) imkânları bulmuş olacaklardır&#8230; <strong><em>“Ahbâr ve Ruhbânlarını RABB ittihaz eden”</em></strong>  yehud ve nasâra dinindeki hiyerarşi, bu sefer İslâmiyyet’in de içine taşınmış olacak; ve <strong><em>“Sarıklı cübbeli bir ahbâr ve ruhbân sınıfı”,</em></strong> Allâh’sız rahibler, papazlar ve hahamlar yani <strong><em>“religion görevlileri, şirketleri, vakıfları v.s.ler”</em></strong> ortalığı kaplamış ve doldurmuş olacakdır&#8230; Artık böyle olunca da, Şeriat-ı Garrâ-yı Ahmediyye’nin dünyâ global şeytanlarının (hevâ, heves, nefis ve arzuları) önünde, o mutlak hakikat <strong><em>(mâniası)</em></strong> kalmamış, tamâmen kaldırılmış; ve meydan, bu şeytan kullarına kalmış olacakdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Tanrı, din, baba, oğul, kutsal rûh, ölüm ötesi, hümanizm, fizikötesi, felsefî ve cinsî ipden boşanmışlık, ucûbelerle yatıb kalkma, sevicilerle dallanma, lûtîlik, Sodom’culuk, insanlığın kanını emme ve hortumculuk ve her türlü hayvanlık altı gâvurluk, v.s., bütün dinler arasında birer ortak payda hâline getirilmiş bulunacak; ve böylece, global krallık, saltanatını tek dünyâ devleti olarak ele geçirecek; ve siyon protokollarına kadar bütün şeytânî (ittifaklar), dünyâya hâkim kılınmış olacakdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">4) Ramazan’da ekranlara hücûm eden bu İbni Sebe ve Selül döllerinin, <strong><em>“İslâmiyyet’i yıkma işi dışında”</em></strong> başka bir tek işle uğraşdıklarını; ve meselâ yollara dökülüb <strong><em>“Lût kavminin çocuklarıyız”</em></strong> diye pankart taşıyan ve hayvan bile olamamış bu mübtezel ve iğrenç çukurlara, bir tek taş bile atabildiklerine şâhid olabiliyor musunuz?</p>
<p style="text-align: justify;">Olabiliyor musunuz söyleyin?</p>
<p style="text-align: justify;">Bu bile, bunların, sâdece ve yalınız bir tek vazîfe yüklenerek nasıl azılı İslâm düşmanı İbni Sebe ve Selül piçleri olduklarının bir başka isbât vesîkasıdır!</p>
<p style="text-align: justify;">Artık böylelikle ve onlara göre bütün dünyâ, global iri şeytanların irâde ve hâkimiyyeti altına geçecek ve mübârek Ramazan’larda Büyük şehir caddelerinde <strong><em>“Lut kavminin çocuklarıyız”</em></strong> diye pankart taşıyan ucûbeleri, resmî ve gayr-i resmî merci’ler, bir nevi <strong><em>“teşvikkâr suskunluklarla”</em></strong> karşılayabileceklerdir!..</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Eşcinsel vatandaşlarımızın haklarını güvence altına almak şartdır.”</em></strong> deme noktasına kadar, yıllarca evvel çakılabilen politikacı başı yüksek tepe sâkinleri, ekdikleri rüzgârları bugün böyle fırtına olarak hasad etmiş de oluyorlar!. Ayrıca bu muhteşem (!) ve dembokratik (!) manzarayı, sarâ-yı cumhûriyyelerinde iftâr açarken veya imsâk vakitleri, duâlı ve evet’lerle <strong><em>“kutsanmış”</em></strong> mübârek ve yüce ağızlarıyla mırıldanarak, kim bilir hangi <strong><em>“mutluluklar içinde” </em></strong>derhâtır eylemektedirler!&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Nato toplantılarında, Lüxemburg gâvurunun <strong><em>“eşi (!) veya eşşeği olan; ve insanlık ve hatta hayvanlık kusuru bulunan; ve varlığın o iğrenç yüzkarası (oğlan ucûbesi lâ’netli karı) da”</em></strong>, Emnânımın arkasına geçib, artık o 10 kişilik <strong><em>“âile fotoğrafı karesinin içine bile alınabilir”</em></strong> olduğuna göre&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">ARTIK islâmî <strong><em>“değerlerden”</em></strong> ve <strong><em>“şühedâ kanlarından”</em></strong> ve <strong><em>“ocağı tütmez garib gurebâ dul ve yetim kulübelerindeki âhu zârlardan”</em></strong> geriye ne kalmışsa&#8230;..</p>
<p style="text-align: justify;">Hulâsa, Allâh Azze ve Celle’nin Dînini içden yıkmak istiyen <strong><em>“müslüman”</em></strong> görünüşlü ekran şeytanı münâfık ve müşriklerin, dış müşriklerle elele verib, mübârek Ramazan’ları bile bir şirk panayırı hâline getirerek varmak istedikleri 2 hedef:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><u>1) MÜSLÜMAN GÖRÜNMEK,</u></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><u>2) Böyle görünmenin aldatıcılığı ile PEYGAMBER Aleyhissalâtü Vesselâm EFENDİMİZ HAZRETLERİNİ, binbir şeytanlık uydurarak ve hadis ayıklamalarına varıncaya kadar  YOK SAYMAK VE YOK SAYDIRMAK İBLİSLİĞİDİR&#8230;</u></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Allâh Azze ve Celle, Rasûl-i Rusül, İbrahim, Mûsâ, Îsâ, Âdem, Nûh Aleyhimüsselâm; Sıddık-ı Ekber, Fârûk-ı Ekber, Osmân-ı Zinnûreyn ve Aliyyü’l-Murtazâ Rıdvânullâhi Teâla Aleyhim Ecmaîn Hazerâtı hürmetine; ve enbiyâ, ulemâ, evliyâ, sulehâ, asfiyâ ve şühedâ hürmetine, adı geçen İbni Sebe ve Selül dölü ekran şeytanları ile Ramazan müşriklerinin, Kahhâr ü Müntakîm ism-i şerîfiyle müstahıklarını vere, âmîn&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Cihânın da bilgilerine&#8230;</p>
<p>İlk intişârı: 10/06/2017  19:51:57</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdini-icden-yikici-ramazan-musriklerinin-iki-hedefi.html&amp;linkname=D%C3%AEni%20%C4%B0%C3%A7den%20Y%C4%B1k%C4%B1c%C4%B1%20Ramazan%20M%C3%BC%C5%9Friklerinin%20%C4%B0ki%20Hedefi%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdini-icden-yikici-ramazan-musriklerinin-iki-hedefi.html&amp;linkname=D%C3%AEni%20%C4%B0%C3%A7den%20Y%C4%B1k%C4%B1c%C4%B1%20Ramazan%20M%C3%BC%C5%9Friklerinin%20%C4%B0ki%20Hedefi%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdini-icden-yikici-ramazan-musriklerinin-iki-hedefi.html&amp;linkname=D%C3%AEni%20%C4%B0%C3%A7den%20Y%C4%B1k%C4%B1c%C4%B1%20Ramazan%20M%C3%BC%C5%9Friklerinin%20%C4%B0ki%20Hedefi%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdini-icden-yikici-ramazan-musriklerinin-iki-hedefi.html&amp;linkname=D%C3%AEni%20%C4%B0%C3%A7den%20Y%C4%B1k%C4%B1c%C4%B1%20Ramazan%20M%C3%BC%C5%9Friklerinin%20%C4%B0ki%20Hedefi%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdini-icden-yikici-ramazan-musriklerinin-iki-hedefi.html&amp;linkname=D%C3%AEni%20%C4%B0%C3%A7den%20Y%C4%B1k%C4%B1c%C4%B1%20Ramazan%20M%C3%BC%C5%9Friklerinin%20%C4%B0ki%20Hedefi%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdini-icden-yikici-ramazan-musriklerinin-iki-hedefi.html&amp;linkname=D%C3%AEni%20%C4%B0%C3%A7den%20Y%C4%B1k%C4%B1c%C4%B1%20Ramazan%20M%C3%BC%C5%9Friklerinin%20%C4%B0ki%20Hedefi%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdini-icden-yikici-ramazan-musriklerinin-iki-hedefi.html&amp;linkname=D%C3%AEni%20%C4%B0%C3%A7den%20Y%C4%B1k%C4%B1c%C4%B1%20Ramazan%20M%C3%BC%C5%9Friklerinin%20%C4%B0ki%20Hedefi%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdini-icden-yikici-ramazan-musriklerinin-iki-hedefi.html&amp;linkname=D%C3%AEni%20%C4%B0%C3%A7den%20Y%C4%B1k%C4%B1c%C4%B1%20Ramazan%20M%C3%BC%C5%9Friklerinin%20%C4%B0ki%20Hedefi%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdini-icden-yikici-ramazan-musriklerinin-iki-hedefi.html&amp;linkname=D%C3%AEni%20%C4%B0%C3%A7den%20Y%C4%B1k%C4%B1c%C4%B1%20Ramazan%20M%C3%BC%C5%9Friklerinin%20%C4%B0ki%20Hedefi%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdini-icden-yikici-ramazan-musriklerinin-iki-hedefi.html&amp;linkname=D%C3%AEni%20%C4%B0%C3%A7den%20Y%C4%B1k%C4%B1c%C4%B1%20Ramazan%20M%C3%BC%C5%9Friklerinin%20%C4%B0ki%20Hedefi%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdini-icden-yikici-ramazan-musriklerinin-iki-hedefi.html&amp;linkname=D%C3%AEni%20%C4%B0%C3%A7den%20Y%C4%B1k%C4%B1c%C4%B1%20Ramazan%20M%C3%BC%C5%9Friklerinin%20%C4%B0ki%20Hedefi%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdini-icden-yikici-ramazan-musriklerinin-iki-hedefi.html&amp;linkname=D%C3%AEni%20%C4%B0%C3%A7den%20Y%C4%B1k%C4%B1c%C4%B1%20Ramazan%20M%C3%BC%C5%9Friklerinin%20%C4%B0ki%20Hedefi%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdini-icden-yikici-ramazan-musriklerinin-iki-hedefi.html&amp;linkname=D%C3%AEni%20%C4%B0%C3%A7den%20Y%C4%B1k%C4%B1c%C4%B1%20Ramazan%20M%C3%BC%C5%9Friklerinin%20%C4%B0ki%20Hedefi%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdini-icden-yikici-ramazan-musriklerinin-iki-hedefi.html&amp;linkname=D%C3%AEni%20%C4%B0%C3%A7den%20Y%C4%B1k%C4%B1c%C4%B1%20Ramazan%20M%C3%BC%C5%9Friklerinin%20%C4%B0ki%20Hedefi%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdini-icden-yikici-ramazan-musriklerinin-iki-hedefi.html&amp;linkname=D%C3%AEni%20%C4%B0%C3%A7den%20Y%C4%B1k%C4%B1c%C4%B1%20Ramazan%20M%C3%BC%C5%9Friklerinin%20%C4%B0ki%20Hedefi%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdini-icden-yikici-ramazan-musriklerinin-iki-hedefi.html&#038;title=D%C3%AEni%20%C4%B0%C3%A7den%20Y%C4%B1k%C4%B1c%C4%B1%20Ramazan%20M%C3%BC%C5%9Friklerinin%20%C4%B0ki%20Hedefi%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dini-icden-yikici-ramazan-musriklerinin-iki-hedefi.html" data-a2a-title="Dîni İçden Yıkıcı Ramazan Müşriklerinin İki Hedefi…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dini-icden-yikici-ramazan-musriklerinin-iki-hedefi.html">Dîni İçden Yıkıcı Ramazan Müşriklerinin İki Hedefi&#8230;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dini-icden-yikici-ramazan-musriklerinin-iki-hedefi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazan Tâcirleri!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/ramazan-tacirleri.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/ramazan-tacirleri.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Mar 2024 07:15:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[09 - Ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[atalara tapmak]]></category>
		<category><![CDATA[Bakara 170. âyet]]></category>
		<category><![CDATA[mihrabdan halledeceğiz]]></category>
		<category><![CDATA[putperest]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan tâcirleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=960</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mübârek Ramazan gelince şeytanların zincire vurulacağı doğrudur da, bunlar cinnî şeytanlardır! Ancak insî şeyâtînin neye </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/ramazan-tacirleri.html">Ramazan Tâcirleri!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="MsoNoSpacing" style="text-align: center;" align="center"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 26pt;"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><u style="text-underline: thick;">RAMAZAN TÂCİRLERİ!</u></b></span></h1>
<h3 class="MsoNoSpacing" style="text-align: right;" align="right"><span style="color: #cc0000; font-size: 16pt; font-family: georgia, palatino, serif;"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;"><u style="text-underline: thick;">Ahmed SELÂMÎ (Dağıstânî)</u></i></b></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Mübârek Ramazan gelince şeytanların zincire vurulacağı doğrudur da, bunlar cinnî şeytanlardır! Ancak insî şeyâtînin neye vuruldukları, ele alınması gereken mühim bir mevzu&#8217; olarak karşımızda&#8230;</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Fitnevizyon ekranları, iftâr sofraları, belediyelerin kurbağacasıyla <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“etkinlikleri”</i></b>, ne haltlar etdikleri, eline mikrafon alanın allâme kesilme numaraları; sahurları imsâkdan bir saat civârında geriye çekerek ve ehâlîye, vakit şartını yok saydırarak hemen 4 rek’atlık sabah idmanı yaptırıb yatağa sokma kataküllileri; sarıklı ve cübbeli bir takım politikacıların abuk-sabuk narkozlama operasyonları; bazı <em><strong>cübbeli</strong> </em>soytarı, müfsid, çenesi makine beyni zıpzıp echel-i cühelâ veya kitâb yüklü merkeblerin, aynı zamanda bir sürü kefere sunucunun önüne oturub binbir şaklabanlık ve kaltabanlık yapan komedyenlerin, münkirce <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Cenabı Hakk’ın taaccüb </i></b>(şaşırma, hayret etme)<b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;"> sıfatı olduğundan”</i></b> bahsetmeleri, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“kabir operasyonları”</i></b> gibi fâhişe kılıklı tabirlerle ve ne idüğü belirsiz köprüaltı ağzıyla Topâneli manzaraları çizmeleri v.s. derken, daha ne imam lisesi me&#8217;zûnu ve Alamanca muallimi <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“allâmeler, müctehidler (!) dâhîler (!) evliyâüşşeyâtîn”</i></b> varmış ki, ortalık toz duman!.</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Mübârek Ramazan’da, lâyık rejimlerin bütün ahbâr ve ruhbân sınıfları, Mahmudpaşa çığırtkanları gibi, işporta mallarını salyalı çene ve saçmalı kalemlerinden sallandırarak, sanki sokaklara dökülmüşler, cıyak cıyak, vıyak vıyak&#8230;</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Bunların, yangından mal kaçırır gibi insanlardan 15 asırlık SON ŞERÎAT-I GARRÂ’yı kaçırmanın telâşını bir görseniz, aman Allâh’ım, cinnî şeytan tâifeleri bunların yanında solda sıfır ve devede bir kıl kökü bile etmez!.</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Öyle bir yarış başladı ki, acaba kim, 15 asırlık en muhkem delillerle ayakda duran İslâmiyyet’i, en kestirmeden ve en usta el çabukluğu ile nasıl buharlaştırır (!) nasıl tanınmaz hâle getirir?.</span></p>
<p style="text-align: justify;">Allâhsızların, müslüman kılığına girerek veya o maskeyi takarak, Mutlak Dînî tanınmaz hâle getirmek, bu (Proje gâvurlar) içün muvazzaf oldukları en büyük ve baş vazîfedir&#8230;</p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">30-40 kadar meşhur tahrîfatçı arasına, şimdi bir de Sait Çamlıca nâmında bir kimesne iltihâk etmiş bulunuyor!. Adı geçen alamancı bir işçi âilesinin çocuğu olarak ve 10-11 yaşına kadar Alamanya mekteblerinde tezgâhdan geçmiş, tam şekillenme çizgilerini orada ruhuna geçirmişlerden&#8230; İlk mektebiyle, Alaman materyalist felsefesinin o yaşlardakilere iyice mühür vurarak fabrikasyon kıldığı insanoğlu manzaraları, mücerrebâtımızdandır!.</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">xİşte eldeki malzemenin mâdeni bu&#8230; O 30-40 çok meşhur cumputrasi entel ve dantel takımının arasında bu Çamlıca havasının da esib gürlemesi; ve imam lisesi mezunu ve alamanca <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“belletmeni=örtmeni”</i></b> rütbe-i azîmesi ile yırtık şeyden fırlamış şey gibi <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“bakın ben de varım” </i></b>demesi; ve kendisini meşhur etmek içün hiç olmazsa <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Zemzem kuyusuna şey etme”</i></b> usûlleri ile iştihâr eylemesi, belki hâdisât-ı âdiyeden kabûl edilebilir!. </span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Ancak AKP fettoşzede iktidârında ivmesi gitdikçe artan, bu, DÎNE sataşma faaliyyet-i merdûde ve müfsidesinin arkasında hangi global piramitler, hangi istavroz takımları var, asıl bu nokta çok mühimdir&#8230; İktidâr belediyelerine şimdilik (yanaşmalık) kuluçka devresi içindekiler, birgün müstakbel Fetto masonu gibi bazı tepe noktalarının karşısına dikilirlerse, o zaman <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“aldatıldık”</i></b> numaraları çekmenin kimseye bir fâide getirmiyeceği şimdiden kayda ve zapta geçirilebilmelidir!</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Sadede gelecek olursak:</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Meğer 15 asırdır müslüman âlemi öyle bir dalâletde, öyle bir karanlıkda imiş ki, bu Çamlıca havası estiren âdem, paçaları sıvamış, İslâmiyyet’i ve Kur’an’ı anlamanın en son, en olgun ve en dolgun modern ve oryantalistik formülünü yakalamış!. Böylece, Haltettin Karamanlis gibi, Pislâmoğlu gibi, Ali Şerîatî, Bulamaç, v.s. gibi 30-40 dini değiştirme ustasının, hele hele Fettoş gibi Kâinat imamı mason Locafendilerin, neredeyse pabucu dama atılmak üzeredir!. </span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Adam, Bakara 170. Âyeti, bir zamanların meşhur sünnî düşmanı ve <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“İktibâs”</i></b> dergisi patronu müteveffâ Ercüment gibi öyle bir çarpıtıp keyfine göre yamultuyor ki,<span style="mso-spacerun: yes;">  </span><b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Allâh’ın dinini inkâr ederek illâ ki ATALARIMIZIN putperestlik dîni diye ter ter tepinenler Mekke müşrikleri”</i></b> ve sâir dünyânın laik dembokratik cumhûrî müşrikleri değil de; 15 asırdır, dîni, cihandaki en sağlam usûlle biribirine devreden Şerîat ulemâsıdır!!!</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Yani müslümanlar!</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Oha!</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Çünki, bu, cihanın en sağlam ve en sahih, nesilden nesile eşsiz bir ciddiyet, disiplin ve tahkîk ile, İslâmiyyet’in bir sonraki nesle nakledilmesi, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“atalara tapmak”</i></b> oluyormuş!</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Adam bir kere raydan çıkmaya görsün!</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">İmam Lisesi mezunu ve alamanca muallimi bu Luterlik hevesine düşmüş oryantalist kafanın, ciddiyet ve ehliyet mahallindeki gramaj yekûnuna bir bakar mısınız?</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Tabii buna sâdece gülüp geçilebilir!. </span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Ancak bu <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“atalara tapma”</i></b> diyerek müslümanın silâhıyla müslümanları vurma (!) hinlik ve cinliği, asırlardır Allâh Azze’nin dînini yeryüzünden kaldırmak istiyenlerin ve Rasûl Aleyhisselâm muârızlarının, vehhabî-selefî ve lâ mezhebiyye çukurundakilerin, asırlardır çiğnediği çürük ve son derece bayat bir sakızdır! Ne gülünç ve acınası hâldir ki, bir imam lisesi diplomalı ve alamanca muallimi veya <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“örtmeni” </i></b>garîban kalkıyor, kendisini Mason Locafendi gibi Kâinatın Luter-i Sânîsi gibi hayâl edib ve sanki yeni bir mâden keşfetmişçesine, bunu, genç nesillere, çoluk çocuğa belediye belediye, meydan seyran, haçlı papazı Lermit gibi dolaşıb şırınga etme peşine düşüyor!.</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Ve minel ğarâib!</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Mekke müşrikleri, Allâh Rasûlü Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz Hazretleri’ne <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Biz atalarımızın dini üzerinde kararlıyız, Sen kimsin, Abdullah’ın dünki yetimisin!” </i></b>gibi şeytanlaşarak kör gâvurluklarına devam etmek istiyor; ve bu uğurda her alçaklık ve kahpeliği müslümanlara revâ görmekden zerre kadar hazer etmiyorlardı. İşte Bakara 170. Âyetde Cenâb-ı Hakk Azze ve Celle, o müşrikleri <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Atalarınız doğru yolda olmasalar da mı gene onların peşinden gideceksiniz?”</i></b> gibilerde tehdîd ederek, ne kadar dalâlet ve karanlıkda olduklarını beyan buyuruyordu&#8230; Bütün 15 asrın müctehid, müfessir ve fakihleri bu hususu böylece, Rasûl-i Kibriyâ Aleyhisselâm’dan tevârüs etdikleri gibi bize nakletmişlerdir&#8230; Bu ma’nâyı tersine kalbederek ve bunun karşısına çıkarak tersleşmek, doğrudan doğruya Allâh’ın Rasûlü Aleyhisselâm ile <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">MUÂRAZA</i></b> ve ona rest çekmekdir&#8230;</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Tam bu noktada Ebû Leheb’in encâmı hatırlanabilir!</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Böyle olunca da, bu kabil adamların müslümanlık dışından gazel okumaları, ne kadar veya kaç paralık islâmî bir îmân ve i’tikâd ortaya koyar, bunu, üç paralık akıl sâhibi bir müşrik bile olsa, o müşrik aklıyla herkes teslîm edebilecekdir!</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Fakat gelin görün ki, İslâmiyyet’e karşı içleri <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“canlı bomba”</i> </b>patlayıcıları ile döşeli adamlar, bu âyeti tam tersden ele alarak sanki <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“dinde otorite”</i></b> imişler gibi, (daha sıfâtullâh’dan haberleri bile olmadan); ve sanki Cenâb-ı Hakk Azze ve Celle, adı geçen âyetle müşrikleri değil de, ashâb, tâbiîn ve tebe-i tâbiîn ve müctehidîn ve etbâı bulunan nesilleri ve tâ 15 asrın müslümanlarını da içine alacak şekilde <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“atalarına tapmakla”</i></b> hâşâ ve kellâ tahtıe ve levmetmektedir!..</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Müslüman düşmanlığının evc-i bâlâsı, bundan başkası da olamaz&#8230;<b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;"> </i></b></span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Bu ihtisas asrıdır”</i></b> diye yırtınıldığı bir devirde, hastabakıcıların kalb ameliyâtı yapmaya kalkışmasının netîcesini tasavvur edenlerin nasıl yürekleri ağızlarına geliyorsa; imam lisesi mezûnu bir alamanca <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“öğretmeni veya öğütmeninin”</i></b> de, kendisini İmâm-ı A’zamlar derecesinde bir kalb nakli ameliyâtına ehil mütehassıs bir tabîb-i hâzık-ı müslim-i âdil görmesi, her aklı başında bir müslümanın yüreğini ağzına getirecek klinik bir vak’a olsa gerekdir!. Laik, dembokratik ve cumbokratik ateist rejimlerin hastabakıcılar seviyesindeki ilâhiyatçı veya ilhâdiyyâtçı prasasörleri; ve encamları kanserden geçen Kaşar Nûri ve Haltettin Karamanlis gibilerin kanserleştirici müfredât programları elinde hastahâne temizlikçisi seviyesinde yetişen lise kademesindeki adamların kalb ameliyâtlarına cür’eti, dünyâ <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“literatürüne” </i></b>geçecek çapda müthiş ve dehşetengiz bir vâkıadır da&#8230;</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;"><span style="mso-spacerun: yes;"> </span>Fettoş Locafendiyi keşfedenler, böyle bir vâkıanın ya içindedir; veya dışındalarsa, manzarayı, mutlaka el atılmaya değer bulacaklardır&#8230;</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Zaten 3. Cumbo-krasi Şefi Mason Bayar, Lozan’da verdikleri söz icâbı olarak Anadolu yaylasından İslâmiyyet’in kaldırılıb atılmasını, <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Biz bu işi mihrabdan hâlledeceğiz!”</i></b> diyerek cihâna i’lân etmişdi&#8230; Mevcûd din (!) lise ve fakültelerinin içyüzü bu beyanda apaçık sırıtmaktadır&#8230;</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Bakara’nın 170’nci bu mübârek âyet-i celîlesi, ne kadar İslâmiyyet’i yıkmak ve içden bozmak istiyen oryantalistler, misyonerler, papazlar, papalar, gizli-açık kardinaller, patrikler, hahamlar, ahbâr ve ruhban sınıfları, sarıklı politikacılar, ilahyapyatçılar, ilhâdiyyatçılar; ve ateist, ataist, laik, seküler, putperest ve düalist ne kadar bozuntu ve tozuntu varsa, topunun da asırlardır tebelleş (musallat) olduğu pek mübârek bir âyet-i celîledir&#8230;</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Mevlâ-yı Müteal Azze ve Celle Hazretleri,<b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;"> “Kelâm-ı Kadîm’in, mü’minlere şifâ olub kâfirlerin de küfrünü ve hasâretini tezyîd edüb çoğaltdığını”</i></b> bazı âyet-i kerîmelerle beyân buyurmuşdur ki, işte adı geçen âyet-i celîlelerden birisi de, asırlardır münkirler nezdinde bu âyet olagelmişdir&#8230;</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Binâenaleyh Çamlıca gibi esintisi bol mıntıkaların kafa ve ilim dağarcıkları her gün o esintiler arasında yele veriliyor olmalı ki, sloganını şu laklakiyyât içinde, aklınca formülize edib çoluk çocuğu şırıngalamaktadır:<b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;"> “Ben dînimi atalarımdan mı öğreneceğim, yoksa Allâh’dan mı?”</i></b></span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Atası batasıcalar!</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Sanki Fettoş gibi, sonsuz kere hâşâ <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Allâh Azze ile yüzyüze birebir oturub, semâverbaşı sohbeti gibi sohbetle”</i></b> din öğrenecek!!!</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Maksad, lâf canbazlığı ile câhil çoluk çocuğun aklını karıştırmak&#8230;</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Haltettin Karamanlis de, fitnevizyonda sorulan bir suale:<b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;"> “Bu suâlinize İslâm’a göre mi, Hanefî mezhebine göre mi cevab vereyim!”</i></b> demekden zerre kadar utanmamış; ve echel-i cühelânın kafasına gûyâ, Hanefîliğin İslâm’ın dışında bir din olduğu mesajını vermek ifsâdına girişmişdi!. Eğer Aziz Nesin veya Hikmet Kıvılcımlı gibi merd ve inancında veya religionunda samîmî ise, bu adam da, Azrail Aleyhisselâm ile tanışmasını müteâkıb, bütün gasil, tekfin, techiz ve defin işleri ve öte berisini dünyânın gözü önünde vasiyyet etmelidir ki, bütün bunları sakın hanefiyyeye göre değil, İslâmiyyet’e (!) göre yürütsünler; ve bol topraklı istirahatgâhına (!) böyle tevdi’ buyursunlar!.. Keferandumda <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“evet demek farzdır”</i></b> ictihadını (!) da kefenine iliştirirlerse, Sırat’dan geçerken belki (!) ayağı kaymadan karşıya zıplayıb kolay geçer!</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Çamlıca tepesindeki rüzgarlı havalarla esen Alamanca <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“örtmeni”</i></b> <span style="mso-spacerun: yes;"> </span>imam Lisesi diplomalı müctehid de (!) <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Dînini bağdaş kurarak karşısına geçdiği tanrısından bizzat ve araya peygamber bile sokmaya tenezzül etmeden öğrenecek”</i></b>; ammâ ATASINDAN öğrenmiyecekmiş!. Halbuki ona bu 15 asrı inkâr ederek <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“hevânı ilâh edin”</i></b> diyen de, bizzat gene kendi ATASI veya atalarıdır!. Mâhud adamın daha pek çok bayat lâfları da var ki, ankebut (örümcek) ağı gibi bir <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">püf</i></b> demekle delik deşik olacak ucuzlukda ve basitliktedir&#8230;</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Bu kadar ilim dışı, bu kadar âmiyâne, bu kadar ucuz lâflar sıkarak insanın Kur’ana el atması, ancak bir müslümanda değil, en hafif derekesiyle bir oryantalist veya bir misyoner haçlıda görülebilir!</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Hiçbir müslüman Mekke müşrikleri gibi <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Ben atalarımın dinindeyim, ben dînimi atalarımdan öğreneceğim”</i></b> demez; ve bundan kat’iyyen münezzehdir. Bu, asr-ı seâdet de dâhil, bütün İslâm târihine bir iftirâ ve bühtandır. Bunu ancak İslâmiyyet’den son derece rahatsız olan bir takım echel-i cühelâ ve ekfer-i küferâ der ve şöyle ifâde eder:</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Ben, müslüman görünen azılı <span style="mso-spacerun: yes;"> </span>münâfık, İslâmiyyet’den o kadar rahatsız oluyorum ki, Allâh’ın âyetlerini asırlardır mevzii ve mevkiinden çıkarıb iblisçe saptıran ATALARIMIN izinden zerre kadar dışarı çıkamam; ATALARIMIN Allâh’sızlık dînine iblis aleyhillâ’ne gibi sâdığım; ve bu şeytanlık yolundan aslâ ayrılamam; ve ATALARIMA ihânet edemem!!!”</i></b></span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;">Müslümanlar ise, 15 asırdır şöyle demişler ve Kıyâmet’e kadar da şöyle diyeceklerdir:</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Biz, aslâ ATALAR, ATLAR, BEYGİRLER, EŞŞEKLER ve KATIRLAR, PUTLAR, HEYKELLER, PARTİLER, PIRTILAR, ZİRVELER VE ZIRVALAR peşinde olamayız ve bunları aslâ da tanıyamayız&#8230; </i></b></span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">Biz, Allâh Azze ve Celle Hazretleri’nin HABLİNİ (ipini=kelâmını) bize uzatan, taşıyan, anlatan, bildiren, ta’lîm ve teslîm eden Rasûl-i Zîşân Aleyhi Ekmelittehâyâ Sallâllâhu Aleyhi Ve Sellem Efendimiz Hazretleri’nin, O’nun ashâbının, tabiîn, tebe-i tâbiîn, müctehidîn ve etbâı olan müfessirîn, muhaddisîn, mütekellimîn, mutasavvifînin; ulemâ, evliyâ, sulehâ ve asfiyânın en sağlam ve sahih, akla hayret verecek derecede eşsiz derecede tahkîm ve tahkîk içre devralıb bizlere teslim etdiği; ve hiçbir ATA, TAPA, ÇAPA, HAYTA eli, dili ve iblisliği karışmamış DÎN-İ CELÎL-İ İSLÂM’ının, ölesiye peşinde ve îmânındayız&#8230; </i></b></span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">ATALARININ peşinde olanların da, Allâh belâlarını nasıl vermiş, bunu da Mekke Müşrikleri devr-i câhiliyyesinden beri bütün cihân ile birlikde görmekdeyiz; ve Kıyâmet’e kadar da göreceğiz Biavnihî Teâlâ&#8230;”</i></b></span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-size: 16px; font-family: georgia, palatino, serif;"> </span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify; text-indent: 1.0cm;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;"> İntişârı:  06/06/2017  01:19:03</span></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Framazan-tacirleri.html&amp;linkname=Ramazan%20T%C3%A2cirleri%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Framazan-tacirleri.html&amp;linkname=Ramazan%20T%C3%A2cirleri%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Framazan-tacirleri.html&amp;linkname=Ramazan%20T%C3%A2cirleri%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Framazan-tacirleri.html&amp;linkname=Ramazan%20T%C3%A2cirleri%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Framazan-tacirleri.html&amp;linkname=Ramazan%20T%C3%A2cirleri%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Framazan-tacirleri.html&amp;linkname=Ramazan%20T%C3%A2cirleri%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Framazan-tacirleri.html&amp;linkname=Ramazan%20T%C3%A2cirleri%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Framazan-tacirleri.html&amp;linkname=Ramazan%20T%C3%A2cirleri%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Framazan-tacirleri.html&amp;linkname=Ramazan%20T%C3%A2cirleri%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Framazan-tacirleri.html&amp;linkname=Ramazan%20T%C3%A2cirleri%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Framazan-tacirleri.html&amp;linkname=Ramazan%20T%C3%A2cirleri%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Framazan-tacirleri.html&amp;linkname=Ramazan%20T%C3%A2cirleri%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Framazan-tacirleri.html&amp;linkname=Ramazan%20T%C3%A2cirleri%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Framazan-tacirleri.html&amp;linkname=Ramazan%20T%C3%A2cirleri%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Framazan-tacirleri.html&amp;linkname=Ramazan%20T%C3%A2cirleri%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Framazan-tacirleri.html&#038;title=Ramazan%20T%C3%A2cirleri%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/ramazan-tacirleri.html" data-a2a-title="Ramazan Tâcirleri!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/ramazan-tacirleri.html">Ramazan Tâcirleri!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/ramazan-tacirleri.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Ay İştahlara Paydos</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/basmuallim/bir-ay-istahlara-paydos.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/basmuallim/bir-ay-istahlara-paydos.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Mar 2024 07:00:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[09 - Ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[BAŞMUALLİM]]></category>
		<category><![CDATA[bir ay iştahlara paydos]]></category>
		<category><![CDATA[İman ve İslam Atlası]]></category>
		<category><![CDATA[orucun mekruhları]]></category>
		<category><![CDATA[orucun şekli]]></category>
		<category><![CDATA[orucun sünnetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan ve Oruç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=629</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazanda, güneşin doğmaya hazırlanmasiyla başı arasında, en uzun günlerde ortalama 18, en kısa günlerde 10 saat, sırf Allah için vücuda</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/basmuallim/bir-ay-istahlara-paydos.html">Bir Ay İştahlara Paydos</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;">BİR AY İŞTAHLARA PAYDOS</span></h1>
<p>&nbsp;</p>
<h4 style="text-align: justify;"><em>Necip Fazıl Kısakürek&#8217;in &#8216;İman ve İslam Atlası&#8217; isimli eserinden Ramazan ve Oruc&#8217;a dair öğrenilmesi ve mutlaka okunması gereken bilgileri sizlerle de paylaşıyoruz&#8230;</em></h4>
<p>&nbsp;</p>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><em><span style="text-decoration: underline;">Merhûm Üstâd Necib Fazıl</span></em></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Ramazanda, güneşin doğmaya hazırlanmasiyla başı arasında, en uzun günlerde ortalama 18, en kısa günlerde 10 saat, sırf Allah için vücuda ağızdan veya herhangi bir yerden hiçbir madde almak, cinsî temasta bulunmamak ve bütün maddî iştihalardan kaçınma rejimi…</p>
<div id="basbolum">
<div id="header" class="clearfix">
<div id="singlesayfahaber">
<div class="ortabolum">
<div id="post-thumbnail">
<div style="text-align: justify;">
<p>● İster gıda, ister deva, dışarıdan giriş kapıları kapanacak ve yalnız iki mevzuda içeriden çıkış yolu da engellenecektir. İşte muayyen bir ayın muayyen müddetli günlerinde riayet edilecek bu rejimin adı şeriat dilinde “Savm” veya “Siyam”, Türkçede de oruç…</p>
<p>● Şartları da her ibadet şeklinde olduğu üzere İslâm, büluğ ve akıl…</p>
<p>● Oruç bozmayan çeşitlerine kadar bütün iştihalara bir ay paydos…</p>
<p>● Bayram günü eğlence yerinde kaynaşan, hora tepen kalabalıkları yanındakine gösterip “gel seninle bir köşeye çekilip orucun hıncını çıkarmak istercesine eğlenen bu insanların haline ağlayalım; bak, içlerinde ibadetim kabûl edildi mi diye kaygılanan tek kişi var mı ?” diyen velinin anladığı mânada iştihalara paydos !..</p>
<p><strong>     ŞEKİL</strong></p>
<p>● Orucun asıl mümtazlığı şu noktadır ki, bütün ibadetler, yapıldığı zaman, yapılışıyle meydana çıkar da, oruç, bozuluşiyle belli olur. Oruçlular arasında onlar gibi hiçbir şey yemeyen ve içmeyen birinin, oruçlu olup olmadığını anlayamazsınız. Fakat alenen paketini açıp sigarasını tellendirince oruçsuz olduğunu görürsünüz. Bu bakımdan oruç, fiiliyle değil, ancak fiiline ihanetle ve Allah ile kul arasında kalır. Ne mânalı bir haya ve hicab imtihanı ! Ve cezası ne müthiş !..</p>
<p>● Şartları içinde niyet başta… Özürleri içinde de hayz ve nifas hali, hastalık ve yolculuk… Hastalıkta ve yolculukta tâkati olan ve dileyen tutabilir de, malûm vaziyetteki kadın tutamaz.</p>
<p>● Orucun farz, vacip ve sünnet üç şekli var… Haram ve kerahet belirtici şekilleri de… Haramlığı senede beş gün… Ramazan bayramında ilk ve kurbanda dört gün… ” Namaz ” faslında gösterdik… Şimdi farz, vacip, nafile ve mekruh üzerinde duracağız.</p>
<p>● Ramazan orucu, eda ve kazada farz…. Keffaret oruçları da farz… Nezir orucu vacip… Nezredilen itikâf orucu da… Gerisi sünnet ve nafile…</p>
<p><strong>   BİLGİ</strong></p>
<p>● Hicretin ikinci yılı farz kılındı. Kâinatın Efendisi Medine’ye bağlı 11 yıllık hayatlarında 9 ramazan idrak ettiler ve bunların dördünde 29, beşinde de 30 gün hesabiyle oruç tuttular…</p>
<p><strong>     CEZA</strong></p>
<p>● Tutlamayan orucun kazası güne gün, kasıt ile bozulanın da 1 güne aralıksız 60 gün… Yahut 60 fakiri sabah – akşam doyurmak… Keffaret mecburiyeti…</p>
<p><strong>  BOZMAZ</strong></p>
<p>● Unutularak oruç bozucu fiillerden birini işlemek, yemek, içmek, orucu bozmaz. Hatırlayınca kendine gelmek, ağızdakini tükürmek ve oruca devam etmek icab eder…</p>
<p>● İnzal olmaksızın öpmek…</p>
<p>● Uykuda ihtilâm olmak…</p>
<p>● Cünüplük… (Elde olmayan)</p>
<p>● Ağız içi balgamı yutmak, burun akıntısını boğaza çekmek…</p>
<p>● Kulağa su kaçırmak…</p>
<p>● İstenmeden boğaza toz veya duman girmesi…</p>
<p>● Boğaza sinek kaçması…</p>
<p>● Ağızda kalan lezzetlerin tükürükle yutulması…</p>
<p>● Dişlerde kalan yemek artıklarını nohut tanesine varmayacak kadarını yutmak…</p>
<p>● Dışarıdan susam tanesi kadar bir maddeyi, lezzeti olmak şartiyle çiğnemek…</p>
<p>● Dıştan ilaç sürünmek, vücuda akıtmak…</p>
<p>● Bıyık ve sakal yağlamak…</p>
<p>● İstemeden kayyetmek… Ağız dolusu olmadan… (kayyetmek = kusmak)</p>
<p>● Gelen gayyin kısmen ve cüz’î, geri gitmesi…</p>
<p>● Ağıza parmak sokup az miktarda kayy getirmek…</p>
<p>● Hacamat olmak…</p>
<p>● Bozmayı düşünmek…</p>
<p>● Günah işlemek…</p>
<p><strong>     BOZAR</strong></p>
<p>● Yenilen ve içilen her şey…</p>
<p>● İçe çekilen duman… Hususiyle sigara dumanı…</p>
<p>● Burna çekilen her şey… İlaç ve enfiye…</p>
<p>● Madenî veya nebatî, ne olursa olsun, bir şey yutmak…</p>
<p>● Kulağa yağ damlatmak…</p>
<p>● Dışarıdan boya vesaire gibi bir karışım olan tükürüğü yutmak…</p>
<p>● Yağmur, dolu ve kar yutmak…</p>
<p>● Ağız ve burun yıkarken suyu boğaza ve genze kaçırmak…</p>
<p>● Ağız dolusu gaseyan…</p>
<p>● Zaman hesabından yanılarak oruç bozucu bir fiilde bulunmak.</p>
<p>●  Kadın veya erkekte edep yerlerine bez cinsinden de olsa dışarıdan bir şey tıkamak…</p>
<p>● Niyetlinin mazur ve mecbur olarak orucunu bozacağı bu ve benzerleri fiillerde kaza, güne gün olduğu halde, bile bile bozanlara keffaret icab eder; unutma hallerindeyse oruç bozulmamışken bozuldu sanıp yemekte devam ederlerse o günün kazasından başka bir borç altına girmezler…</p>
<p>● Uykuda bir insanın ağzına bir şey koymak veya damlatmak ve yine uykuda veya baygın bir kadınla cinsi temas, oruç bozucu olmak mahiyetini değiştirmez ve fiilden sonra farkına varanın kazasını gerektirir. Fail ve farkında olan, günahtadır.</p>
<p><strong>MEKRUHLAR</strong></p>
<p>● Başından beri kaydettiğimiz üzere, bir vazifeyi kendi oldurucu şartları içinde belleyip, bozucu şartları, yani (antitez)leri üzerinde fazla kurcalayıcı olmamak ve onları hesaplamaktan müstağni kalmak yegâne yol… Körün nelere bakıp nelere bakamayacağı üzerinde öğüt almaya ihtiyacı yoktur. İslâmda vazife aşkı ise o vazifeyi zayıflatıcı her şeye karşı kör olmak gibidir. Hangi müslüman, kendisini oruçsuz da olsa, uyuyan veya baygın yatan zevcesiyle fiilen temas edebilir ki, böyle bir iş vukuunda hükmün ne olacağını merak etsin ?.. Böyleyken, ihtimaller ve imkânlar âlemi, şeriate her şeyi hesap etmek zorunu yüklüyor ve fıkıh ilmi, mikroplarla uğraşan bir (bakteriyolog) misali, kendi (tez)inin yanında bütün (antitez)leri toplamak ve göstermek borcu altında kalıyor. Bu kaydı başa aldıktan sonra orucun mekruhlarını sıralayabilriz. İlk tespit, hatırlanması ve yapılmaması gerekirken, yapılmasiyle orucu bozmayacak gaflet fiillerinin büyük kısmı… Mekruh…</p>
<p>● Boğaza kaçmadan yemek tadmak… Mekruh…</p>
<p>● Sakız ve benzerlerini çiğnemek…</p>
<p>● Kadına sarılmak, öpmek…</p>
<p>● Tükürüğünü ağzında biriktirip yutmak…</p>
<p>● Kan aldırmak… Hacamat…</p>
<p>● Meşakkat verici işler…</p>
<p>● Ağız ve burna zaruret fazlası su çekmek…</p>
<p><strong>     SÜNNETLER</strong></p>
<p>● Sahura kalkmak…</p>
<p>● Sahuru geç yemek…</p>
<p>● İftarı geciktirmemek…</p>
<p>● İftari hurma veya su ile başlamak…</p>
<p>● Bellibaşlı iftar duaları…</p>
<p><strong>     MÜBAH KILAN ŞEYLER</strong></p>
<p>● Müminde fiilen oruç tutmamayı mübah kılıcı 8 hal sayılmıştır.</p>
<p>● Hastalık, yolculuk, zor altında olmak, gebelik, emziklilik, korkulu açlık, kaygılı susuzluk, düşkün ihtiyarlık…</p>
<p>● Hastalık: Her nevi kudret kesici maraz… Hastaya bakan da aynı müsaade içinde…</p>
<p>● Yolcu: Devrimizin ulaştırma imkânlarına göre hiçbir zorluk çekmese de müsaadesine sahip…</p>
<p>● Zor altında olmak: Kötülük gelebilecek biri tarafından cebredilmek…</p>
<p>● Gebelik: Açlığın gebeye ve çocuğuna zarar vermesi hali…</p>
<p>● Emziklik: Anneyi zaif düşürmek ve çocuğunu besleyememek durumu…</p>
<p>● Korkulu açlık…</p>
<p>● Kaygılı susuzluk…</p>
<p>● Düşkün ihtiyarlık: Açlık ve susuzluğa dayanıklılığını kaybettirici bitkinlik…</p>
<p>● Böyleleri ya kaza, yahut hallerinin devamı takdirinde fidye verirler…</p>
<p>● Fidye Ramazan başında da sonunda da verilebilir.</p>
<p>● Fidye oruç tutulmayan her güne karşılık, Fıtır Sadakası miktarınca bir fakire doyumluk para ödemektir. İhtiyarlıktan gayri özür hallerinde mani geçince kaza etmek icab eder. Fidye, sonradan imkân kazananların borcuna karşılık olamaz. Borcun imkân avdet eder etmez bizzat ve bilfiil ödenmesi lâzımdır.</p>
<p>● Oruç kazalarında, keffaret cezasında olduğu gibi kesintisiz gitmek şart değildir. Dinlene dinlene, kaza günlerini atlata atlata gidilebilir.</p>
<p>● Kazalarını yapamayan ve fidyelerini veremeyen, namazda olduğu üzere, ölümünden sonra iskat yapılmasını vasiyet etmelidir. Vâcip… İlâhî rahmet bu noktaya kadar kapılarını açmıştır. Fakat rahmet kapıları açık diye sağlığında vazifeden kaçmak iman ve vicdana sığmaz.</p>
<p>● Nafile oruçlarda ziyafet, hem ziyafet sahibine hem de davetliye oruç bozma cevazını verir.</p>
<p><strong> FETVÂLAR</strong></p>
<p>●  Niyetliyken orucunu bile bile bozan biri, hangi şart altında keffaret dışı kalabilir ? Elcevap: Hilâli gördüğü halde şahitliği kabûl edilmeyen kişi…</p>
<p>● Geceden niyetlinin farz orucu tutmakta iken nafile oruca hangi şart altında dönebilir ? Elcevap: Eğer o kişi geceden mükellef olmadan niyet edip gündüz teklif çağına ve bülûğa ererse…</p>
<p>● Hangi oruçludur o kimse ki, orucunu kasıtla bozduğu halde kendisine kaza bile gerekmesin ? Elcevap: Üzerinde kaza var zannedip sonradan olmadığını anlayan kimse…</p>
<p>● Hangi zevc ve zevcedir onlar ki, mukim ve sıhhatte oldukları halde oruç zamanı ve cebir olmaksızın birleşirler de birine sadece kaza ve öbürüne keffaret icab eder ? Elcevap: Fecir vaktini birinin bilip, öbürünün bilmediği kimselerdir ki, bunlardan bilmeyene kaza, bilip de bildirmeyene de keffaret icab eder.</p>
<p>● Ramazanda özürsüz ve kasıtlı oruç bozanlardan keffaret dışı ayrıca bir örnek var mıdır ? Elcevap: Vardır ! Orucu içinde keffareti gerektirici şekilde bozulduğu halde aynı gün hastalanan ve mazereti sonradan gelen…</p>
<p>● Ramazan orucunu tamamen terketmiş olmasına rağmen kendisine kaza borcu bile düşmeyen kim olabilir ? Elcevap: O kimse olabilir ki, yabancı memleketlerde İslâm’a girdiği halde oruç farîzasını öğrenememiş ve sonradan bilmiş olsun…</p>
<p>● İşi sadece kaza borcu üzerine bırakmak ve keffaretten uzak kalmak için hangi yol vardır ? Elcevap: Niyet etmemek… (Bu noktada, keffareti mucip fiili işlememek diye cevap verilseydi; bilmem, daha yakışıklı olmaz mıydı ? Olmazdı; zira fıkıh bu inceliği mahfuz tutarak sualin zahirine cevap verir ve bu cevapla niyet etmemeyi teşvik mânası çıkmaz.)</p>
<p><strong>NFK / </strong><strong>İMAN ve İSLÂM ATLASI</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
</div>
<p style="text-align: justify;">Kaynak: <a href="http://www.anadoluhaberim.com/bir-ay-istahlara-paydos.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://www.anadoluhaberim.com/bir-ay-istahlara-paydos.html</a></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fbir-ay-istahlara-paydos.html&amp;linkname=Bir%20Ay%20%C4%B0%C5%9Ftahlara%20Paydos" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fbir-ay-istahlara-paydos.html&amp;linkname=Bir%20Ay%20%C4%B0%C5%9Ftahlara%20Paydos" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fbir-ay-istahlara-paydos.html&amp;linkname=Bir%20Ay%20%C4%B0%C5%9Ftahlara%20Paydos" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fbir-ay-istahlara-paydos.html&amp;linkname=Bir%20Ay%20%C4%B0%C5%9Ftahlara%20Paydos" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fbir-ay-istahlara-paydos.html&amp;linkname=Bir%20Ay%20%C4%B0%C5%9Ftahlara%20Paydos" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fbir-ay-istahlara-paydos.html&amp;linkname=Bir%20Ay%20%C4%B0%C5%9Ftahlara%20Paydos" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fbir-ay-istahlara-paydos.html&amp;linkname=Bir%20Ay%20%C4%B0%C5%9Ftahlara%20Paydos" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fbir-ay-istahlara-paydos.html&amp;linkname=Bir%20Ay%20%C4%B0%C5%9Ftahlara%20Paydos" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fbir-ay-istahlara-paydos.html&amp;linkname=Bir%20Ay%20%C4%B0%C5%9Ftahlara%20Paydos" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fbir-ay-istahlara-paydos.html&amp;linkname=Bir%20Ay%20%C4%B0%C5%9Ftahlara%20Paydos" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fbir-ay-istahlara-paydos.html&amp;linkname=Bir%20Ay%20%C4%B0%C5%9Ftahlara%20Paydos" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fbir-ay-istahlara-paydos.html&amp;linkname=Bir%20Ay%20%C4%B0%C5%9Ftahlara%20Paydos" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fbir-ay-istahlara-paydos.html&amp;linkname=Bir%20Ay%20%C4%B0%C5%9Ftahlara%20Paydos" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fbir-ay-istahlara-paydos.html&amp;linkname=Bir%20Ay%20%C4%B0%C5%9Ftahlara%20Paydos" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fbir-ay-istahlara-paydos.html&amp;linkname=Bir%20Ay%20%C4%B0%C5%9Ftahlara%20Paydos" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fbir-ay-istahlara-paydos.html&#038;title=Bir%20Ay%20%C4%B0%C5%9Ftahlara%20Paydos" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/basmuallim/bir-ay-istahlara-paydos.html" data-a2a-title="Bir Ay İştahlara Paydos"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/basmuallim/bir-ay-istahlara-paydos.html">Bir Ay İştahlara Paydos</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/basmuallim/bir-ay-istahlara-paydos.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazân-ı Şerîf Orucu</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/ulumi-seriyye/ehadis/ramazan-i-serif-orucu.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/ulumi-seriyye/ehadis/ramazan-i-serif-orucu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ziyai]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Mar 2024 06:30:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[09 - Ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[Ehâdîs]]></category>
		<category><![CDATA[oruç tutmak]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan orucu]]></category>
		<category><![CDATA[ramzanda alenen yemek yemek]]></category>
		<category><![CDATA[sahur yemeği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=12824</guid>

					<description><![CDATA[<p>RAMAZÂN-I ŞERÎF ORUCU   “Her hangi bir Müslüman Ramazân-ı Şerîf orucunu, fazîletine inanarak ve sevâbını Cenâb-ı Hakk’dan dileyerek tutarsa onun geçmiş günâhları af ve setrolunur. Yani:<span class="excerpt-hellip"> […]</span></p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/ulumi-seriyye/ehadis/ramazan-i-serif-orucu.html">Ramazân-ı Şerîf Orucu</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>RAMAZÂN-I ŞERÎF ORUCU</u></strong></h1>
<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #cc0000;"><strong>“Her hangi bir Müslüman Ramazân-ı Şerîf orucunu, fazîletine inanarak ve sevâbını Cenâb-ı Hakk’dan dileyerek tutarsa onun geçmiş günâhları af ve setrolunur. Yani: Hakkullâh’a âid, sagâir kabîlinden olan günâhları bağışlanır. Bunlardan dolayı âhırette muazzeb olmaz.”</strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><em>(İmâm Ahmed İbn-i Hanbel, İmâm Muhammed Buhârî, İmâm Müslim, Câmiu’s-Sağîr)</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Îzâh:</strong> Ma’lûm olduğu üzere İslâm’ın başlıca şartlarından biri de Ramazân-ı Şerîf orucudur. Şöyle ki:</p>
<p style="text-align: justify;">(1) Bu mübârek ibâdet, hicret-i nebeviyeden bir buçuk sene sonra Şabân-ı Şerîf’in onuncu günü farz kılınmıştır. Müslim, âkil bâliğ olan her insan bununla mükelleftir. Âkil, mümeyyiz olan Müslüman çocukların tutacakları oruçlar ise birer nâfile olarak sahîhtir. Bu çocukların Ramazân-ı Şerîf orucuna alıştırmak velîleri için bir vazîfedir.</p>
<p style="text-align: justify;">(2) Ramazân-ı Şerîf orucunu büyük bir ni’met bilip bir şevk ve heyecan ile karşılamalıyız. Oruç, rızâ-yı İlâhîye nâiliyet için en mübârek bir vesîledir. Müslümanlar Ramazân-ı Şerîf olunca rûhânî bir zevk ile, ma’nevî bir neş’e ile oruç tutmaya başlarlar, ma’betlere daha ziyâde devâm ederler, ma’betlerde verilen nasîhatleri can kulağiyle dinlemek pek ziyâde müstefîd olurlar. Tilâvet-i Kur’âniyeye daha ziyâde muvâzebette bulunurlar. Hasta olsalar da misâfir bulunsalar da oruç tutan dindaşlarına karşı saygı göstererek alenen yiyip içmekte bulunmazlar. Aralarındaki dîn birliği, dîn kardeşliği, dîn terbiyesi bu sûretle de tecellî etmiş olur.</p>
<p style="text-align: justify;">(3) Ramazân-ı Şerîf orucu en fâideli, en mübârek bir vazîfedir. Ahlâk kitâblarında bildirildiği üzere insanların kendi şahıslarına âid vazîfeleri iki kısımdır. Biri ruhlarına âid vazîfelerdir ki, bunlar ruhları bâtıl akîdelerden, muzlim fikirlerden temizlemek, ruhları ma’rifetullâh ile, fâideli ûlûm ve fünûn ile tenvîre çalışmak gibi şeylerdir. İkinci kısım da insanların bedenlerine müteallik vazîfelerdir ki, bunlar da sıhhati te’mîn edecek şeylere riâyet etmekten, muzir riyâzetlerden ve bedenin helâkine sebeb olacak hareketlerden kaçınmak gibi şeylerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">İşte dîn-i İslâm, gerek ruhlara ve gerek bedenlere âid olan bu vazîfeleri bizlere daha mükemmel bir hâlde emir ve tavsiye buyurmaktadır. İşte oruç da bu vazîfeler cümlesindendir.</p>
<p style="text-align: justify;">(4) İslâmiyet’e nazaran hayât bizlere bir emânettir, bir vedîatullâhtır. Bunu güzelce muhâfaza etmekle muvazzaf bulunmaktayız, bu sebeble, İslâmiyet’te sıhhat-i bedenî muhâfaza için tahâret ve nezâfete büyük bir ehemmiyet verilmiştir. (İnnellâhe yühıbbül’muttahhirîn.) İslâmiyet berâhime tâifesi gibi meşakkatli riyâzetlerde bulunmayı, ruhbâniyet yoluna gidilmesini câiz görmemektedir. Dîn-i İslâm’ın nefsi tavsiye için, bedenî terbiye ve tenmiye için emrettiği riyâzetler ise en güzel, en hafif birer ibâdetten başka değildir. İşte oruç farîzası da bu cümledendir.</p>
<p style="text-align: justify;">(5) Evet. Şüphe yok ki, dîn-i İslâm bir hikmet dînidir, bir kolaylık dînidir. Bu kutsî dînin emir ve nehyinde bir nice fâideler vardır. Müslümanların hiçbir dînî vazîfesi yoktur ki, îfâsı için büyük müşkilâta katlanmak lâzım gelsin. Nitekim: (Allahü Teâlâ sizlere kolaylık murâd buyurur, yoksa sizin hakkınızda güçlük dilemez.) meâlinde ki: (Yürîdullâhü bikümül yüsra…) âyet-i celîlesi bu hakîkati beyân buyurmaktadır. İşte oruç da böyle îfâsı kolay, fâidesi ziyâde mübârek bir vazîfedir.</p>
<p style="text-align: justify;">(6) Müslümanlar Ramazân-ı Şerîf’te yalnız gündüzleri yemekten, içmekten, âilevî mukârinetlerden memnû’durlar. Fakat guruptan sonra fecrin tulûuna kadar bunlardan memnû’ değildir. Bilakis vücûdlerinin kuvvetini kaybetmeyip vazîfelerini güzelce îfâ edebilmeleri için Ramazân-ı Şerîf gecelerinde sâir vakitlerinde biraz daha ziyâde yiyip içmelerinde bir mahzûr bile yoktur. Hatta sahûr yemeği yemeleri ve bunu oruçlarına medâr olmak için biraz geç yemeleri müstehâbdır. Bir hadîs-i şerîfte (Tesehherû feinne fissuhûri beraketen) buyrulmuştur. Yani: Sahûr taâmını yiyiniz, çünki sahûrda bereket vardır, onunla kuvvet ve ziyâde sevâb husûle gelir.</p>
<p style="text-align: justify;">(7) Filhakîka oruç vazîfesi, o kadar güzel, o kadar fâideli olduğu halde îfâsında hiçbir güçlük yoktur. Oruç tutanlar âdetâ yemek vakitlerini tebdîl etmiş gibi olurlar. Günde iki def’a yemek yenilmesi, gıdâyı pek güzel te’mîn eder. Oruç tutanlarda hem akşam, hem de sahûrda istedikleri kadar yemek yiyerek gıdâlarını mükemmel bir sûrette almış olurlar. Sigara gibi muzır i’tiyâdlar da azalmış olur. Artık bu sâyede hayat bir intizâma nâil olur ve bu sâyede birçok kimseler sıhhatlerini daha güzelce te’mîne muvaffak bulunur.</p>
<p style="text-align: justify;">(8) Düşünmeliyiz ki, Hakk Teâlâ Hazretleri bizlere sıhhat vermiş, ni’met vermiştir, bizleri dâimâ âtıfet-i ilâhiyesine mazhar buyurmaktadır. O halde onun emir etmiş olduğu her hangi bir ibâdeti seve seve yapmamız lâzım gelmez mi? O Kerîm ma’budumuza teşekkürlerimizi takdîm ile ona olan ubûdiyetimizi ibraza çalışmamız i’câb etmez mi? Bunun hilâfına hareket edersek küfrân-ı ni’mette bulunmuş, kendimizi azab-ı ilâhîye hedef kılmış olmaz mıyız? Hayfâ ki zemânımızda bu husûslara riâyet etmeyen bir takım kimseler birer teessüf nazariyle görülmektedir. Bunlar Ramazân-ı Şerîf günlerinde ma’zeretleri olmadığı halde alenen yiyip içmekten kendilerini alamıyorlar. Hele mübârek Ramazân-ı Şerîf gecelerini sâir zamanlardan ziyâde levhiyât ile, lu’biyân zâyi’ edip duruyorlar. Dînimizin âdâbına böyle mi riâyet olunur? İslâm şiârine böyle mi i’tinâ gösterilir? Acaba uhdemize teveccüh eden namaz gibi kutsal vazîfelerin ehemmiyetini, lüzûmunu, maddî ve ma’nevî fâidelerini hiç düşünmez miyiz?</p>
<p style="text-align: justify;">(9) Büyük müfessir Fahreddîni Râzi Hazretlerinin dediği gibi bu âlemde samediyet nûrları dâimâ mütecellîdir, dâimâ parlamaktadır. Bu ezelî nûrların perde arkasında kalması mümteni’dir. Bunun lâhutî firugunu hiçbir şey örtemez. Şu kadar var ki, bu nûrların beşerî rûhlarda zuhûruna beşerî alâkalar mâni’ olmaktadır. Oruç ise beşerî alâkaları gideren sebeblerin en kuvvetlisidir. Bunun içindir ki, mükâşefât erbâbı diyor ki: Cenâb-ı Hakk’ın envâr-ı ulûhiyetine tevessül için oruçtan başka çâre yoktur. İnsan oruç tutmalıdır ki, ulûhiyet nûrlarından rûhen müstefîd olabilsin.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>«Nedârend ten perverân ağehî»</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>«Ki pür mide başed zi hikmet tehi.»</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Evet. Mücerret tenlerini besliyenler, yiyip içmekten başka bir şey düşünmeyen uyanık bir rûha, ma’nevî bir zevke nâil olamazlar. Çünki dolu mi’deli olan bir şahıs, hikmetten hâli olur, irfân nûrundan nasîbi olamaz.</p>
<p style="text-align: justify;">(10) Velhâsıl: Hepimiz uyanmalıyız, mübârek dînimizin yüksek hükümlerine hepimiz riâyet etmeliyiz. Bâhusûs Ramazân-ı Şerîf orucunu büyük bir ni’met bilmeliyiz, mübârek Ramazân-ı Şerîf geceleri, o pek feyizli vakitleri ibâdet ve tâatle geçirmeğe gayret eylemeliyiz. Rûhumuzun inşirâh ve incilâsı, kalbimizin selâmet ve nezâheti bu sâyede te’mîn edilmiş olur. Hakk Teâlâ Hazretleri cümlemize intibâhlar, muvaffakiyetler ihsân buyursun, âmîn.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>[500 HADİSİ ŞERİF, ÖMER NASÛHİ BİLMEN, 421. Hadîs-i Şerîf, Sh;266-668]</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Fehadis%2Framazan-i-serif-orucu.html&amp;linkname=Ramaz%C3%A2n-%C4%B1%20%C5%9Eer%C3%AEf%20Orucu" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Fehadis%2Framazan-i-serif-orucu.html&amp;linkname=Ramaz%C3%A2n-%C4%B1%20%C5%9Eer%C3%AEf%20Orucu" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Fehadis%2Framazan-i-serif-orucu.html&amp;linkname=Ramaz%C3%A2n-%C4%B1%20%C5%9Eer%C3%AEf%20Orucu" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Fehadis%2Framazan-i-serif-orucu.html&amp;linkname=Ramaz%C3%A2n-%C4%B1%20%C5%9Eer%C3%AEf%20Orucu" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Fehadis%2Framazan-i-serif-orucu.html&amp;linkname=Ramaz%C3%A2n-%C4%B1%20%C5%9Eer%C3%AEf%20Orucu" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Fehadis%2Framazan-i-serif-orucu.html&amp;linkname=Ramaz%C3%A2n-%C4%B1%20%C5%9Eer%C3%AEf%20Orucu" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Fehadis%2Framazan-i-serif-orucu.html&amp;linkname=Ramaz%C3%A2n-%C4%B1%20%C5%9Eer%C3%AEf%20Orucu" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Fehadis%2Framazan-i-serif-orucu.html&amp;linkname=Ramaz%C3%A2n-%C4%B1%20%C5%9Eer%C3%AEf%20Orucu" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Fehadis%2Framazan-i-serif-orucu.html&amp;linkname=Ramaz%C3%A2n-%C4%B1%20%C5%9Eer%C3%AEf%20Orucu" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Fehadis%2Framazan-i-serif-orucu.html&amp;linkname=Ramaz%C3%A2n-%C4%B1%20%C5%9Eer%C3%AEf%20Orucu" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Fehadis%2Framazan-i-serif-orucu.html&amp;linkname=Ramaz%C3%A2n-%C4%B1%20%C5%9Eer%C3%AEf%20Orucu" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Fehadis%2Framazan-i-serif-orucu.html&amp;linkname=Ramaz%C3%A2n-%C4%B1%20%C5%9Eer%C3%AEf%20Orucu" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Fehadis%2Framazan-i-serif-orucu.html&amp;linkname=Ramaz%C3%A2n-%C4%B1%20%C5%9Eer%C3%AEf%20Orucu" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Fehadis%2Framazan-i-serif-orucu.html&amp;linkname=Ramaz%C3%A2n-%C4%B1%20%C5%9Eer%C3%AEf%20Orucu" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Fehadis%2Framazan-i-serif-orucu.html&amp;linkname=Ramaz%C3%A2n-%C4%B1%20%C5%9Eer%C3%AEf%20Orucu" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Fehadis%2Framazan-i-serif-orucu.html&#038;title=Ramaz%C3%A2n-%C4%B1%20%C5%9Eer%C3%AEf%20Orucu" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/ulumi-seriyye/ehadis/ramazan-i-serif-orucu.html" data-a2a-title="Ramazân-ı Şerîf Orucu"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/ulumi-seriyye/ehadis/ramazan-i-serif-orucu.html">Ramazân-ı Şerîf Orucu</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/ulumi-seriyye/ehadis/ramazan-i-serif-orucu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(6) Ramazan Şeytanlarından Kurtulmak!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/6-ramazan-seytanlarindan-kurtulmak.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/6-ramazan-seytanlarindan-kurtulmak.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Mar 2024 03:25:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[09 - Ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[Zıyâiyye BEKÇİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan ne sünniyim ne şii]]></category>
		<category><![CDATA[harf devriminin maksadı]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=1902</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eğer 15 asırlık DÎN kânunları laik dembokratik politikanın menfaatları uğruna keyfe göre istenilen kılık ve kıyâfete sokulacaksa, bizim, bunların mürtekibleri </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/6-ramazan-seytanlarindan-kurtulmak.html">(6) Ramazan Şeytanlarından Kurtulmak!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;">RAMAZAN ŞEYTANLARINDAN KURTULMAK!</span></h1>
<h1 style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;">(6</span><u>)</u><em> </em></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><em><u>Zıyâiyye BEKÇİSİ</u></em></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Eğer 15 asırlık DÎN kânunları laik dembokratik politikanın menfaatları uğruna keyfe göre istenilen kılık ve kıyâfete sokulacaksa, bizim, bunların mürtekibleri babamız olsa yüzüne bakmıyacağımız apaçık ortadadır!. Zaten 1908’den beri tam 106 senedir İslâm topraklarında yapılan, hele hele 1923 Lozan ihânetinden sonra Anadolu’muzda işlenen cinâyetlerin haddi ve hesâbı yokdur!.</p>
<p style="text-align: justify;">1) Twitter denen <strong>“medyaya”</strong> bugünlerde düşen bir haberi kâriinimize de duyuralım; İkinci ve kinci şef-i millî (diktatör) aynen şöyle demiş:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Harf devriminin tek amacı ve hatta en önemli amacı okuma yazmanın yaygınlaşmasını sağlamak değildir. Devrimin temel gayelerinden biri, yeni nesillere geçmişin kapılarını kapamak, Arap-İslâm dünyâsı ile bağları koparmak ve dinin toplum üzerindeki etkisini zayıflatmakdı. Yeni nesiller, eski yazıyı öğrenemiyecekler, yeni yazı ile çıkan eserleri de biz denetliyecekdik. Din eserleri eski yazı ile yazılmış olduğundan okunmıyacak, dinin toplum üzerindeki etkisi azalacakdı.”</strong> <em>(İsmet İnönü,Hatıralar C.2, sf.223)</em></p>
<p style="text-align: justify;">Demek ki hedefleri <strong>“Dinin toplum üzerindeki etkisini zayıflatmak ve azaltmak!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İşte 106 senedir bu yapılıyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun adı, <strong>“dinsizleştirme veya İslâm’sızlaştırma veya yahudileştirme operasyonu”</strong>; veya <strong>(ateist terörüdür!)</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Dinin toplum üzerindeki etkisini zayıflatmak ve azaltmak”,</strong> işte bugünki terörü, ahlâksızlığı ve çukur netîceyi vermiş; Mukaddes Dînimizin nice temel esasları, hocasından locasına, bakanından çakanına; başvekîlinden, başsefîline, sanatçısından sakatçısına, entelinden danteline, Kâinât imamından kanaat hamamına kadar önüne gelen tarafından, nefs emrindeki üç paralık akıllar ile, <strong>MUTLAK HAKÎKAT OLAN</strong> <strong>DÎNE</strong> kılık kıyâfet biçme ve giydirme yarışına gelib dayanmışdır!</p>
<p style="text-align: justify;">2) Her kafadan bir ses de değil, hezeyân üstüne hezeyân!</p>
<p style="text-align: justify;">Cumbaşı olacakların halleri ise, ya sıcakların başlarına vurmasından veya Çankaya hayâllerinin gözlerine bir tür psişik manzaralar çizmesinden, aman ne ecâib lâf ve <strong>“görseller”</strong> ki, <strong>“görüntüleri”</strong> inanın <strong>“öğürtüleri”</strong> aratmıyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Yusuf Kaplan gibi bir <strong>“Entel Mübârek”</strong> bile, Ramazan’da tivit aşk ve vecdine gelib, <strong>“Sezâi Karakoç yaşayan sahâbîdir”</strong> gibi bir hezeyannâme vesîkalayabildi!. Bu kadar zavallılığa şifâ niyâz etmekden başka elden ne gelir? Fazla söz zâit, ammâ aklı yerinde bir insan varsa karşınızda, konuşulur! Lâkin bu dereke inişe geçen bir adamın aklını muhâtab alırsanız, bu sefer sizin akıl da irtifâ kaybedecekdir!. Başında Allâh Rasûlünü taşıyan ve O’dan, evet her dakika hakîkat, fazîlet ve en üstün insanlık vasıflarını, evet, <strong>O Sevgililer Sevgilisinden </strong>yani birinci elden alan sahâbîlerle, 2014’de kafası binbir türlü dembokratik cürûf hücûmuna uğrayan bir adamı aynı kefeye koyan bir kafada, terâzinin ibresi zıplayıb fırlamış; ve ortada, müş’ir diye de bir nesne kalmamışdır! Böyle <strong>“tezekden terâzinin”</strong> nesini muhatab alıb, tartdığı nesnenin de olmıyan ağırlığını, hangi kelime ile ifâde edeceksiniz!?</p>
<p style="text-align: justify;">3) Söz Sezâî’den açılınca, bu kervana müstakbel Cumbaşı Topçu Tavil Tayyib (TTT) Paşa da dahil olmaz mı?. Cumseçimi içün yapdıkları reklâm filminde, <strong>“ezân, bayrak ve yaşmaklı teyzenin namazına ve duâsına”,</strong> Piskevitçi Emsâlettin takımı i’tirâz etmiş; ve<strong> “Seçim Kurulu”</strong> denen yer de bunları yasaklamış!</p>
<p style="text-align: justify;">Yahu bu reklâm filminde, BB, (TTT) Topçu Tavil Tayyib Paşa’nın Sezâî’den okuduğu şiirdışı şiir ne öyle?. Asıl bu görülecek ve ayağa kalkılacakken, kimsenin kılı bile kıpırdamadı! Bu şiir denen nesnenin ma’nâsına <strong>Piskevitçi Emsâlettin </strong>takımının zerre kadar aklı ermiyeceği içün, buna, <strong>“bu ne yâhu, bu kader saçmalaması ve zırvalaması ne?”</strong> diyemediler!. Çünki Müteveffâ Türkeş, onlara, <strong>“Bizim Şeriat diye bir problemimiz yok!”</strong> inkârını mirâs bırakdı!. İslâmiyyet’in en ana 6 temelinden <strong>“KADER” </strong>mevzuu, filozofik sarsıntılı bir kafayla hırpalanmış, örselenmiş, incitilmiş, istihzâ edilmiş veya reddedilmişse, bu, bu kafatası kafalıların zerre kadar umûrunda değildir; olmamışdır, bundan sonra da olamıyacakdır! BB da, <strong>“şiir mi şiir!”</strong> diye eline verilen satır yığınlarına, şiir okuma mütehassısı (!) oluşunun havasıyla; ve şiir merakı üzerinden, basdı gevrek sesiyle mûsikîli nâmelendirmeyi!. Hiç kimse de şunu sormadı:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- O satır yığınlarını yazan adam, acaba “KADER” denilen ve Mukaddes DÎNİN en temel 6 esasından birini, nasıl câhil çakması bir darbeyle neye benzetiyor ve nereye çakıyor?”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kimse de çıkıb bunu, zerre kadar kalb ve beynini yorub düşünmedi!. Müslüman bilinen şâirin şiirini<strong> “Müslüman”</strong> TTT okur da, artık bu şiirin dînini îmânını <strong>“tahkîk”</strong> etmek gibi bir edebsizliğe düşülür müydü???  Olacak iş miydi bu?!</p>
<p style="text-align: justify;">4) Bir kere işe, şiir tekniği denilen dış çerçeve nizamlamasından bakılacak olursa, o şiir diye okunan şeye, ne kâfiye ve ne de vezin olmadığı içün, onu, Büyük Mütefekkir Merhûm Üstâd Necib Fâzıl Bey’in terâzisiyle de tartınca, <strong>“şiir denemez”</strong>; alt alta istiflenmiş lâf yığınları denir!. <strong>“Avrupa’dan gelen ne halt olursa başımızda yeri vardır!” </strong>şeklinde formülize edilen şizofreni ve kölelik devrinde içimize sokuşturulan <strong>“serbest vezin”</strong> denen uydurma, <strong>“kurbağaca dilin”</strong>, <strong>“Hristiyanlık modeli bir religionun”</strong>, <strong>“Papaz benzeri imamın” v.s.’nin,</strong> edebiyatdaki mukâbil ve mümâsilidir&#8230; Vezin yok, kâfiye yok, fakat adı <strong>“serbest vezin!</strong>” Olmıyan, nâmevcûd bir varlık tahayyülü ve adı serbest vezîn!!! Akıl ve mantık dışı bir yoklukda varlık telâkkîsi&#8230; Hiçbir nizamlama tanımıyan insan kalabalığına,<strong> “ordu”</strong> deme akıl iflâsı veya rûh marazı ne ise, işte bu da o!</p>
<p style="text-align: justify;">5) Lâkin asıl fâcia, bu satır yığınları arasındaki, şu îmânı târümâr eden el bombası veya ayak sallaması: <strong>“Sakın KADER deme!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ne diyeceğiz yavrum?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Kaderidir”</strong> denemiyecek bir tek zerre, bir tek atom veya tek bir hücre gösterin, tamam diyelim!!!</p>
<p style="text-align: justify;">Oha!</p>
<p style="text-align: justify;">Al bu da şiir!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Sakın KADER deme, kaderin üstünde bir kader vardır!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yahu arkadaş, <strong>“kaderin üstünde kader”</strong> ne demek; <strong>“kaderin üstünde kader” </strong>mi olur? Bu hangi kitabda yazılıdır; veya hangi felsefe (veya religion) böyle bir iddiadadır? Etmeyin eylemeyin, sizin dîninizi bilemem ama, benim 15 asırlık dînimde kader, nâmütenâhî ilim, irâde ve tekvîn sıfatlarının Sâhibi olan HÂLIK’ın, bütün bu sıfatlarının da, kâinâta (mümteniâta değil) her zerreye kadar şümul, ihâta, hâlikıyyet ve hâkimiyyetini bilmemiz ve bunu tasdîk ve tahsîn etmemizdir&#8230; Hâlık Teâlâ’nın ta’yîn etdiği mukadderât ne ise, kader odur&#8230;  Sâhibi olduğunda aslâ şübhemiz olmıyan Vâcibü’l-Vücûd Azze ve Celle Hazretlerinin kaderine (takdîrine) göre meydana gelemiyecek bir hâl, fiil ve keyfiyet tasavvuru muhal&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">6) <strong>“Kaderin üstünde bir kaderi”</strong> var kabul etmek (hâşâ), Allâh Azze’nin <strong>“ilim, irâde ve tekvîn”</strong> sıfatlarının taallûku üzerinde, başka <strong>“ilim, irâde ve tekvîn sıfatı”</strong> olan bir ilâh (Hâlık) kabûl etmekdir!. O zaman bu (2. İlâhın) ilim, irâde ve tekvîn sıfatlarının taallûk etdiği kaderin de üzerinde, (3. bir ilâh farz etmek lâzım gelir) ki, bu sonsuza kadar giden bir <strong>“teselsülü”</strong> ortaya koyar! Bu teselsülün ilm-i kelâmda<strong> “aklen butlânının mutlak olduğu”</strong> îzahdan vârestedir!.</p>
<p style="text-align: justify;">7) Çatı (Ke.estesinin), birkaç mısrâın Marşa mı Maraş’a mı âid olduğunu bilememesi veya Y.Kemal’in şiirinin, <strong>“Süleymâniye’de bir bayram namazı mı bayram sabahı mı”</strong> gibi ıvır zıvırlarda cehâleti, bu beriki <strong>kader</strong> mes’elesindeki cehâlet yanında, iğne ucu kadar bile bir halt sayılamaz!. Nalları dikib imâmın teknesine bindirilen ve tahtalı köye sevki yapılan hiç kimseye, Âkif veya Y.Kemâl denen adamların şiiri veya satırı sorulmaz! Ammâ, Allâh Azze’nin <strong>KADERİ</strong>, takdîri, mukadderâtı; ve ilim, irâde ve tekvîn sıfatlarının taâllûkundan herkese sorulur; ve dünyada bu hususda kalbi ters şeritde gidenin trafik ihlâli, cehennemin dibini bulur ve ebediyyen de orayı boylar!. Namaz kılacak kadar âyet ezberliyemiyen yüzbinlerce tarafdârın bu hâli normal, ama iki şâirin şiiri içün iki gaf yapan (yarım akıllının) gafı dünyanın sonu!!!</p>
<p style="text-align: justify;">Oha!</p>
<p style="text-align: justify;">8) Hakîkatin katline eyvallâh diyemeyiz!. Bizi alâkadâr eden, mutlak <strong>HAKÎKÂT</strong> olan <strong>ALLÂH</strong> Dîninin (Ehl-i Sünnet) hattı üzerindeki bir tek atomuna bile hâlel gelmesi karşısında içimizin yanmasıdır; ve bunun dışında, falanın veya filanın dembokrasi fırıldakları içinde Köşke çıkıb, hizmet perdesi altında dünyâdan kâm alması değildir&#8230; Allâh’ın Dînine (Mutlak Hakîkate) hizmet etmiyenin insanlığa hizmeti muhaldir!. Basit gözler, teknik irtifâyı, bunun getirdiği ve götürdüğünü, adâlet ve zulmünü görmeden onu en büyük <strong>“hizmet hükmüne”</strong> bağlar ki, bu da şirk üzerinden, İblis’in bir ters köşe yapışıdır!</p>
<p style="text-align: justify;"> O Çatı bilmem nesini müdâfaa etdiğim vehmi içinde olan varsa, o da, ondan beter bir gerzekdir o kadar!</p>
<p style="text-align: justify;"> 9) 15 asırdır tevârüs etdiğimiz Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm’a müntehî (Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemaat) Şerîat, tarîkat, hakîkat ve ma’rifet silsilesi, bir mezheb (secte) değil, <strong>DÎNİN tâ kendisidir</strong>; mezheb, bu <strong>HAKK ve HAKÎKAT</strong> hattı dışında kalan, <strong>“DOĞRU YOLUN SAPIK KOLLARI!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu noktadaki inceliği anlamıyan, ne DÎN’İ ve ne de mezhebi anlar!. İ’tikâdı küfre müeddî olan ve Ehl-i Sünnet’den ayrılan kolların tamamı da (mezhebdir); İslam’dan ayrılış (uzaklaşma, dışında kalma) ma’nasında mezheb&#8230; Onların, kendilerini İslâm’a nisbet iddiası ise, İslâm nazarında, islâmsızlaştırılmış beşerîlikler!</p>
<p style="text-align: justify;"> 10) <strong>Kader</strong>, mâsivânın ana mes’elesidir; bunun yanında 1,2,3 veya 33 şâirin dedikleri üzerinden muhâlif ve muârız gırtlaklamak, çok basit ve ucuz, tam da dembokratik gebertme ve gömme taktikleri ki, müslümana aslâ yakışmaz!. Çatı kerestesini çatıya çiviliyeceksen, <strong>“Osmanlı’nın, Fâtih’in torunuyum” </strong>deyişini nakzetmiyecek bir  <strong>TORUN</strong> olarak, alırsın eline 6 îmân balyozunu, her biriyle indirirsin 6 okun tepesine, (altı .okluların) altını üstüne getirirsin! Ben de anlarım ki, bu adam samîmi, dürüst, cambaz değil; sihirbazlıkdan uzak, mert, dembokrasinin değil İslâm’ın peşinde,<strong> “sünnî değilim”</strong> deyiş dalâletinden tevbe etmiş; İzmir’de ve dün (8.8.14)de de Ankara’da, <strong>“Sen alevîsin, tamam, kim ne der, ben de sünnîyim” </strong>deyişinde samîmîdir; ve doğrudur, helâl olsun!</p>
<p style="text-align: justify;">Yoksa, ben yemem arkadaş!.</p>
<p style="text-align: justify;">106 senedir meşrutiyet, cumhuriyet, şefokrasi, dembokrasi,  darbokrasi, Fettokrasi, bombokrasi dolmalarını yiye yuta, mideler kırkbayıra döndü!</p>
<p style="text-align: justify;">Ben bunların hiçbirini istemiyorum: Alt geçit üst geçit, yol, köprü, viyadük, borazan veya düdük, bunlarda gözüm yok!.<strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>11) Ben KULLUK etmek üzere yaratıldım; ben sana oy verince, bunun karşılığında bana sen ne vereceksin?. Bana, en Aziz ve Kıymetli varlığım; ve 106 senedir binbir türlü işkence altındaki DÎNİMİ geri verebilecek misin evlât?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Osmanlının, Fâtih’in torunuyum”</strong> demek çok güzel! Torunu oldukların viyadük ve düdük içün mü yaşadılar; yoksa <strong>“İ’lâ-yı Kelimetullâh”</strong> içün mü?. Seküler ve laik felsefelerin devamı olduğun kadar bana uzaksın; ve torunu olduklarının hayat tarzı ve kızıl elmasına yakın olduğun kadar da yakın!</p>
<p style="text-align: justify;">Ortaya binde kaç çıkıyor?</p>
<p style="text-align: justify;">Yahudi-haçlı ağzının çürük sakızını gevşiyerek <strong>“Demokrasiyi yaşatmıya var mısınız?”</strong> diye miting meydanlarında garîbân millete <strong>“varııızz!”</strong> bağırtı ve çağırtısını o zavallılara çekdir çekdirebildiğin kadar; ama bir yandan da <strong>“Osmanlı’nın, Fâtih’in torunuyum!”</strong> dedin mi, bu tenâkuz benim boğazımı mısır koçanı gibi tıkar evlât?</p>
<p style="text-align: justify;">Osmanlı ağzıyla sorulmaz ama, gene de sorulmasını bile biz, yüzde bir kahramanlık sayarak diyelim: <strong>“Allâh’ın irâde ve hâkimiyyetini yani İslâmiyyet’i yaşatmıya var mısınız?”</strong> de de göreyim seni!. Aynı çene ile <strong>“Osmanlı’nın torunuyum”</strong> derken; gene o aynı çene ile, bir yandan da yahudi-haçlı ağzındaki <strong>“dembokrasi”</strong> zikri!. Bir üçüncü yandan da <strong>“Mevlânâ’nın dediği gibi olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol!”</strong> kumandası!.</p>
<p style="text-align: justify;">Üç yol ağzı, üçü de biribirine ters istikâmet!. İşte bunun adı, Osmanlının değil, ötekilerin siyâseti ve istikâmeti&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">12) Yürek ister bu iş?.<strong> “Milletin başkanı”</strong> yani 106 sene baraj ateşiyle dövülen ve narkozlanan zavallı ve garîbân kalabalıkların başı olabilirsin; ama <strong>“Osmanlı ve Fâtih’in torunu”</strong> olmak, çok daha değişik ve alabildiğine farklı bir keyfiyet!. Bu keyfiyetde veya o istikâmetde değilsen, <strong>“Osmanlı’nın, Fâtih’in torunuyum”</strong> demek gözboyamak olur; ne zaman (torun) oldun, o zaman çık ortaya! Dembokrasiyi yaşatmak içün <strong>“Osmanlı ve Fâtih torunu”</strong> olmayı kullanma!. Osmanlı’nın ve Fâtih’in ağzından, <strong>“dembokrasi”</strong> denen ve ayakların baş, başların ayak oluşunu yani ecdâdın <strong>“idâre-i avâm”</strong> dediği nesneyi hiç duydun mu? Duyan olmuş mu? Al, işte Torunu olduğun Fâtih:<em><strong> </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>İmtisâl-i câhidu fillâh olubdur niyyetüm,</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Dîn-i İslâm’ın mücerred gayretidür gayretüm.</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Fazl-ı Hakk u himmet-i cünd-i ricâlullâh ile,</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Ehl-i küfrü serteser, kahreylemekdür niyyetüm.</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Enbiyâ vü evliyâya istinâdım var benüm,</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Lutf-i Hakk’dandır hemân, ümmid-i feth u nusratüm.</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Mâl ü cân ile n’ola olsam cihanda ictihâd,</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Hamdenlillâh var gazâya sathezârân rağbetüm.</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Ol Mu&#8230;..d mu’cizât-ı Ahmed-i Muhtâr ile,</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Umarım gâlib ola, a’dâ-yı DÎNE DEVLETÜM&#8230;”</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Torunu olunacak ADAMIN kendi kendisini ortaya koyuşu işte bu!. Torun veya torba olacaklara duyurulur!<em><strong> </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">13) Dün Ankara’da, (altı .oklu) üstü bilmem neli takıma, <strong>“Olduğun gibi görün göründüğün gibi ol! Aleviysen Alevisin, ben de Sünnîyim!”</strong> gibilerde gürledin! Şimdi bunu hemen doğru kabul edib nice saflar gibi biz de <strong>“senin fedâin”</strong> olmalı mıyız!?.</p>
<p style="text-align: justify;">14) Bağdad’da: <strong>“BEN NE SÜNNÎ NE ŞİİYİM, BEN MÜSLÜMANIM!”</strong> dediğini nice saflar ve kalabalıklar unutdu diye, biz de unutacak mıyız???</p>
<p style="text-align: justify;">15) Kazlıçeşme’deki Câferî 10 Muharrem mâtemine bizzat iştirâk ederek ve hiçbir mecbûriyetin yokken, <strong>“Câferînin Sünnîye, Sünnînin Caferîye üstünlüğü yokdur”</strong> dediğini nice saflar ve milyonlar yese de, bizim yememize imkân ve ihtimâl var mıdır?. Şiilerden kaç dostun oldu, ne kadar vefâ gördün?. İstanbul’daki Câferîbaşı ahundun kaç dişini gösterişiyle neye benzediğini hâlâ mı göremedin?. Kaç <strong>takiyyeleri</strong> ile tökezleyib yere kapaklanmana ramak kaldı ha???</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Fâtih’in torunu”</strong>, Uzunhasangillerin ihânetlerini böyle ne çabuk unuturmuş; <strong>“Yavuz’un Torunu”</strong>, ŞÂH İsmîl-i Safevî denen <strong>haşhâşîbaşını</strong> böyle ne çabuk dost edinirmiş de, şii ile sünnîyi yan yana eşitler ve beşiklermiş hemen??? Rasulullâh düşmanı Pensilvanya <strong>“haşhâşîlerini”</strong> de böyle çabucak unutmıyacağın ne ma’lûm!??</p>
<p style="text-align: justify;">16) Daha birkaç ay evvel Viyana’da:<strong> “Ne demek SÜNNÎ, ne demek şii, yahu siz müslüman değil misiniz!”</strong> derken, resmî çizgisi bile <strong>SÜNNÎLİK</strong> (Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat) yani İslâmiyyet’in ta kendisi olan <strong>Osmanlı’nın TORUNU</strong> olmak, gâvur memleketinde ve dünyânın gözü önünde, neden çok uzaklara fırlatılıb atılıveriyordu??? <strong>“Ne demek sünnî”</strong> derken, <strong>“ben sünnîlik diye birşeyi VAR kabul etmiyorum” </strong>demeyi kastetmediğini, aklımızı nereye bırakarak kabûl edeceğiz?!?</p>
<p style="text-align: justify;">17)  Sünnîlik, Rasûl-i Rusül Aleyhisselam ile başlar ve O’ndan gelir ve milyarlarca <strong>MEHMED</strong> bu uğurda 15 asır kan döker can verirken, o <strong>SÜNNÎLİĞİ</strong> bir çırpıda <strong>“ADEME MAHKÛM”</strong> etmenin ne kadar büyük bir mes’ûliyyeti tazammun edeceği hiç îmânına çarpmadı ve aklına da gelmedi ise; bu, o kadar parti pırtılı milyonların, hocaların, din görevlisi denen sarıklı politikacıların, müşâvirlerin, dadanışman ve dayışmanların da mı hiçbir yerini sinek ısırığı kadar olsun sızlatmadı?!</p>
<p style="text-align: justify;">18) 106 senedir,<strong> ALLÂH DÎNİ</strong> İslâmiyet, baraj ateşi altında dövüldüğü içün, şimdiki nevzuhurlar ne dîn ne (religion) farkı bilir, ne mezheb? Onlara, sünnet, icmâ’ ve müctehid ictihadlarını sıfırlatmak üzere, <strong>“Kitâb bize yeter”</strong> diyen bir Lüter kafası burguladılar! Abdülhamîd Hân Hazretlerinin <strong>&#8220;maskara&#8221;</strong> dediği Efgânî ve Ezherli Abduh denen masonlar ile Reşid Rızâ ve Haltettin takımları elinde, bir de <strong>“telfik”</strong> fitnesi peydahladılar! Arkasından da, târihselcilik, hoşgörü ve diyalog şeytanlıkları&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Daha neler ve neler! Osmanlı’ya ve oradan da 15 asrın her yerine ne ihânet fırıldakları! Bunların yanına, vaziyet ve manzara neyi nasıl icabetdirdi ise, getirib <strong>“bugünlerde Osmanlı torunluğunu ve sünnîyim deyişi!”</strong> monte etdin mi, &#8220;<strong>bu sun’î manzara, bu hormonlu ve GDO’lu malzemeler beni Çankaya’ya 60 puanla çıkarır”</strong> hesabları!.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunlar benim cibilliyetime göre değil evlât!.</p>
<p style="text-align: justify;">19) Şimdi sualim biraz daha iyi anlaşılacakdır<strong>: “Ben sana oy versem, sen bana ne vereceksin; DÎNİMİ geri verebilecek misin?”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Buna evet diyebilecek mecâlin var mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Tamam, ister <strong>“kelaynaklardan veya dinazorlardan kalma üçbeş fosil”</strong> de, ne dersen de, ben de buyum işte!. Ama benden korkma; sen, orasını gökyüzüne çevirerek senin önünde eğilenlerden kork! Onlar sıkıyı görünce kaçarlar; adamı bile satarlar; ama ben kaçmam, çünki<strong> BEN, OSMANLI TORUNUYUM; DÜŞENİ KALDIRIRIM!.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">20) 1925’de kendi Zıyâiyye nâm medresesinin câmisinde vaaz veren ve Zonguldak’ı Fransız kâfirinden kurtaran Bartın Müftüsü Muhammed Rif’at Efendi Hazretlerinin önüne, <strong> “medrese, dergâh, zâviye ve tekke ne varsa topunun da lâğvedildiğini”</strong> bildiren telgraf konur! Evet, Lozan mahsûlü devletin en mühim ve en âcil işi, an geciktirmeden vatanı kurtaran sarıklı kahramanların <strong>“inlerini kapatmakdır!&#8221; </strong>Evet, telgraf, o <strong>MÜFTÜNÜN</strong> önüne konur konmaz, sol tarafına o anda yıldırım gibi inme iniyor! Ve 7 sene sonra da bu sebebe bağlı eceliyle HAKK’a kavuşur!. İşte böyle <strong>katledilen</strong> o <strong>OSMANLININ, TORUNU</strong> olan bizde, ONUN genleri, rûh ve beden irsiyet âmilleri var!</p>
<p style="text-align: justify;">Biz, <strong>ihânet orospuluğu</strong> nedir bilmeyiz <strong>BAŞKAN</strong> Bey!</p>
<p style="text-align: justify;">Doğrulukdan başka bize hiçbir miras da değmedi!</p>
<p style="text-align: justify;">Zıyâiyye ve Büyük Doğu mektebinden ne alabildikse, dağarcığımızdaki işte onlardır&#8230; Üstad Merhum&#8217;dan hissemize düşen şu mirâs payımızı, istersen bir de sen oku; hem, Üstad Merhûm’un rûhu da şâdolur:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><u>“-</u></em><strong><em><u>Biz, dâvâmızdan ne döner, ne de kıblemizden milyarda bir derece fedâ ederiz. </u></em><u>Ancak,</u></strong><em><strong><u> şahısların gâyeden inhirâfı nisbetinde onlardan çevriliriz. Bu da, orospu vicdanlar dünyâsında, en keskin fikir nâmûsu îcâbı…”</u></strong><u> (Rapor 4, sh:25, 1978)</u></em></p>
<p style="text-align: justify;">Olduğu gibi görünen ve göründüğü gibi olan müzelik adam ararsanız, belki bir gün lâzım da olabiliriz, buyrun dergâh kapımız açık!</p>
<p style="text-align: justify;">Sana akacak oylar belki 60’ı bulacak; belki bana, bizim gibi fosillere, hiç ihtiyâcın da olmıyacakdır evlât!.</p>
<p style="text-align: justify;">21) Sana o oylar yeter de artar bile!. Dikkatli ol, dünyanın binbir türlü hâli var!. Etrâfına çok dikkat et, sakın uyuklama, her an îmân tâzele!. <strong>Osmanlı ve Fâtih’in torunu çizgisinde DÎN sahibi ol!. </strong>Yeni fışkıran ısırgan ve sarmaşıklara hele <strong>Ebû cehil Karpuzlarına</strong>, sakın yakınlarında su ve gübre verme! Sonra <strong>“ne istediniz de vermedik”</strong> deyib tekrar dizlerini dövebilirsin!!!</p>
<p style="text-align: justify;">22) (Altı .oklu) üstü bilmem neli ve Piskevitçi Emsâlettin takımları da çok iyi biliyorlar ki, babasının çizgisine ihânet eden yarım akıllı o adam kullanılıyor!. Çünki ömrü hep böyle geçmiş!. Kazanamıyacağını adı gibi biliyor, ancak Hoca Merhûm göle yoğurt mayası çalarken, nice akıllılar acımışlar ya Hocaya! Ve Hoca ne demiş bilirsin: <strong>“Ben de biliyorum, çok bilmişler gölün yoğurt tutması mümkin mi? Ama ya tutarsa!!!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hocanınki <strong>HİKMET</strong> dolu; erbâbı anlar! Ammâ yarım akıllılarınki ise <strong>NEFRET</strong> yüklü!. Memleketi bir karıştırabilselerdi&#8230; Ali&#8217;ye mahabbet değil; Ömer&#8217;e buğz ve adâvet takiyyesi ile kancıkca bir çizgi üzerindeler&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">23) Bunları görmüyor muyuz, ammâ benim mes’elem, hani şu gerzek formülü var ya; hani o enâyi avlama oltası; ve hani sidik yarıştırma oyunu benzeri lâf öğürtüsü var ya, işte onu,<strong> “buna vermezsen ona vermiş olursun!”</strong> iblisliğini yere geçirebilmek&#8230; <strong>&#8220;Dembokrasiyi yaşat, ondan sonrası kolay!&#8221;</strong> narkozu&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">106 senedir, bu usûlle, milletin mantığına <strong>“sidik yarışı yaptırma!”</strong> şeytanlığı oynanıyor!&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Seyre hasret kalanlar, bu <strong>yarışı</strong> da yesin ve seyretsin!</p>
<p style="text-align: justify;">Anadolu’mu laik, seküler, modern, pozitivist, reformist, revizyonist, materialist, kapitalist ve kamalist felsefelerin araba mezarlığına çeviren 106 senelik çetelerin ve <strong>(Pensilvanya Rasûlullâh Düşmanlığı Merkezinin)</strong> pisliklerini temizliyecek adam lâzım bana arkadaş!. Merhûm Müfessir Muhammed Hamdi Efendi Hazretleri&#8217;nin ifâdesiyle <strong>&#8220;Hakk&#8217;ı bâtılla telbîs etmiyen (bulamıyan)&#8221;</strong> erkek adam lâzım!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Ne istediniz de vermedik!”</strong> diyerek o RASUL-İ RUSÜL Aleyhisselâm düşmanlarını 12 sene 106 memleketde şımartan; <strong>“Türkçe Olimpiyatları”</strong> denen yozlaştırma ve hayâsızlaştırma çarklarına bizzat veya bakanları ile iştirâk eden devletlû zevât, o sahnelerde göbek-kalça ve göğüsleri çalkalattırılan ma’sum ve zavallı genç kızları yıllardır <strong>alkışlarken</strong>, şimdi sütten çıkmış ak kaşık mı kabul edilecek?</p>
<p style="text-align: justify;">Bu işler bana göre değil evlât!</p>
<p style="text-align: justify;">24) En azından Cennetmekân Abdülhamîd Hân Hazretleri zamanındaki <strong>DÎNİMİ</strong> bana geri verecek yiğidi görürsem, <strong>“ehl-i hâl ve’l-akd”</strong> olan büyüğümün üzerinden ona bey’at eder; ve rûhumu teslim ederim! Başkasına ne aklım erer, ne de fikrim işler!. Merhûm Üstâd&#8217;ımın ifâdesiyle<strong> &#8220;Abdullah İbn-i Sebe&#8217;den daha alçak adamların&#8221; </strong>senetsiz sepetsiz üfürükleri ile küfrü ve nifâkı sevdirme seansları peşindeki zavallıların kafa konforlarını bozuyorsak, bunun içün Rabbimize HAMD da ederiz!</p>
<p style="text-align: justify;">Ver dînimi al bey’atı!</p>
<p style="text-align: justify;">Benim Dînimde ne papaz ve hahamlarla <strong>“iftâr”</strong> sapıtması; ne de <strong>“sakın kader deme, kaderin üstünde bir kader vardır”</strong> hezeyanları görülür!</p>
<p style="text-align: justify;">Kader’de îmân edilmesi şart olan esaslar ne ise, onlara imân etmeden <strong>teselsül</strong> butlânına bulaşmanın ebedî cezâ ve hüsrânını düşünemiyerek yazılan şiir nâmındaki hezeyanları ağızlara bulaştırmak da, günümüzün dembokratik seçim fitnesi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bunların, haftalardır, bir devletin en tepesine oturtulacak bir zâtın ağzından millete zerk edilmesine; ve onmilyonlarca ehâlînin i’tikadlarına böylece çelme takılmasına ne denilecek?</p>
<p style="text-align: justify;">Akıl, fikir ve îmân bu dereke iflas çukuruna düşerse, bu milletin encâmı hiç de iyi manzaralar ortaya koymıyacakdır!</p>
<p style="text-align: justify;">Milletin içinde, kime karşı olursa olsun doğruları yazacak adamlar kalmaz; ve yalakalık, dalkavukluk ve tabasbus-ı kelbiye denilen etek öpmeler ve taraftâr olunanlara hiçbir hata ve kusurlarını tashîh etme cihetine gitmeden mücerred onları <strong>tanrılaştırmak</strong> ve <strong>putlaştırmak</strong> üzere durmadan medhiyeler düzmek, bir nevi <strong>putperestlikdir</strong>; ve diğer yandan da onların ayar ve endâzeyi kaçırıp, kendilerini <strong>Rubûbiyyet</strong> makâmında görmesine ve azmasına yol açan bir çukurlaşmadır!.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir kasaba vâizini de toprak seviyesinden alıb <strong>&#8220;Kâinâtın İmamı, Müctehid, Müceddid, Mehdî, yok Îsa Mesih&#8221;</strong> v.s gibi durmadan şişirib işi <strong>putperestliğe</strong> vardıranlar, hem kendilerini ve hem de şişirdiklerini hangi çukurlara düşürdüler, bunları düşmanları bile yapamazdı!. Bunca felâket tablolarını görmiyerek, aynı cehâlet, gabâvet ve dalâlet çukurlarını, beyinsizlikleri ile BB’na kazanlar da, aynı âkıbetleri hazırlamaktadırlar!</p>
<p style="text-align: justify;">25) Cim karnında nokta bile olamıyacak bir takım zavallıları (şâir) ve bilmem ne diye şişirerek, onların yukarıya aldığımız misâlde görüldüğü gibi <strong>“kader”</strong> mes’elesindeki zırva ve hezeyanlarını saltanat sâhiblerinin ellerine verib, onların da bunları,  ma’nayı hiç kaale bile almadan, mücerred bir şiir okuma musikîsinin zevkine kurban ederek okumaları, çok acıdır; ve mes’ullerinin, ind-i ilâhîde hakk ve hakîkatleri katletmekden mahkûmiyetleri kaçınılmazdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Dînin temel ve esaslarını, dembokrasi kumarının kazanma âletleri hâline getirecek kadar sapıtmalar ortalığı kaplarsa, bunun altından hiçbir millet ve beşerî kuvvet kalkıb,  iki çeyrek nefes bile alamaz!</p>
<p style="text-align: justify;">Hakikatlar, bir takım şâir denilen adamların mısraları üzerinden katledilirse, bu kabil oyunlarla çıkılan makamların da kimseye hayır getirmiyeceği aslâ unutulmamalıdır!</p>
<p style="text-align: justify;">Hakk ve Hakîkatın hatırı, dünya ve içindeki herşeyin hatırından daha aziz ve kıymetli bilinmedikçe, hiç kimse, muvaffak olacağını ümid etmesin!</p>
<p style="text-align: justify;">26) İşte 106 senedir iğrenç şiddet ve baskılara ma’rûz bırakılan millet, bir soykırım ile karşılaşmış ve (altı .oklu) üstü bilmem neli ilkeler, ülküler, tilkiler ve türkülerle kendi içinde gitdikçe dehhâmeleşen bir ur kitlesi, tepesine belâ edilmişdir&#8230; Yani ma’lûm parti etrafında, kaskatı ateist bir iç düşman peydahlamışdır&#8230; 106 senedir bu düşmanın, eblehçe <strong>“halka düşmanlığı”</strong> işlendi; halbuki asıl düşmanlık, mücerred Allâh ve DÎN düşmanlığı idi, bu lâyıkıyla ele,  dile ve kaleme alınamadı!. Ondan sonra da seçim perdesi atında, gûyâ <strong>“millet irâde ve hâkimiyyeti”</strong> diyerek, Allâh irâde ve hâkimiyyetini <strong>“Lozan’da Batılı’lara verilen SÖZ mu’cebince”</strong> tamâmen silme operasyonlarına geçilmişdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> 27) Bu <strong>“İslâm’sızlaştırma”</strong> operasyonları, dediğimiz gibi 30-40 yıldır da <strong>“hoşgörü ve diyalog”</strong> perdesi altında yapılmaktadır&#8230; Yahudilik ile hıristiyanlığın da <strong>“hakk din kabul edilmesi”</strong> ve bunun millete de çakılması içün, <strong>“paralel ciamaat ve hociası”</strong> tarafından, dünya çapında bir fitne yürütülmektedir&#8230; Bu başlatılan <strong>“İslâm’sızlaştırma terörü”</strong>, ciamaat dostlukları devrinde ne yazık ki AKP ve hükûmetlerine de bulaştırıldığından, görüldüğü gibi <strong>“papaz ve hahamlarla iftâr”</strong> gibi bir İslâm’sızlaştırma operasyonu, Mübârek Ramazan’larda bile sık sık hortlatılmışdır! Buna, <strong>“İslâm’sızlaştırma”</strong> denilebildiği gibi,<strong> “yahudileştirme”</strong> demekde de hiçbir mahzur olamaz!. Hâdise apaçık ortadadır; ve bunun ne gizlenmesi ve ne de te’vili mümkindir! Allâh irâde ve hâkimiyyeti demek olan DÎN, politikanın menfaatları nasıl isterse o kılık ve şekle sokulmak üzere 106 senedir her türlü fırıldak çevrilmektedir&#8230; Bütün bunlar, o DÎNİN esaslarını sanki bozmakdan mutlaka azâde imiş gibi de, bel’amlar vâsıtasıyla halka böyle aksettirilmektedir!</p>
<p style="text-align: justify;">Hahamlara kadar <strong>“iftar perdesi”</strong> adı altındaki yaklaşma ve yakınlaşmaların, yahudileştirme veya İslâm’sızlaştırma politikası menfaatına olsa da, DÎN zararına olan korkunç tarafı, hiçbir şekilde düşünülmemekde; ve işin bu tarafı, perde arkasını görüb bilemiyen halka da tam tersden gösterilmektedir!. Resmî ve husûsî hatta gönüllü bel’amlar, bu tahrîf ve tağyîrleri, halkın câizmiş gibi karşılamalarını teminde çok mâhir olduklarından, oldukça da mesâfe almış bulunuyorlar!</p>
<p style="text-align: justify;">28) <strong>“Osmanlı’nın ve Fâtih’in torunuyum”</strong> demek, (oy) ihtiyâcı şiddetle ortaya çıkınca lâf sıkmalarla olacak bir iş değil; <strong>“torunuyum”</strong> denilenlerin kânun ve hayat tarzlarına yürekden inanarak ve onları hayata geçirerek olur!. Hangi Osmanlı Devlet Reisi, Mübârek Ramazanlar’da <strong>“iftâr sofrasına”</strong> Allâh Rasulü Aleyhisselâm hakkında <strong>“sahte Peygamber”</strong> i’tikadında olan bir papaz ve hahamı da’vet ederek, beraber (hâşâ) <strong>“iftâr açmak”</strong> abes, haram ve zilletine, hatta <strong>&#8220;şer&#8217;an hakîr olana ta&#8217;zîm küfrünü&#8221;</strong> irtikâb derekesine düşmüşdür???</p>
<p style="text-align: justify;">Yahudileşmenin, bu dine verilecek en büyük felâket ve zarar olduğu, Allâh’ın âyetlerine  bakılırsa apaçık görülecekdir. Büyük Müfessirimiz Elmalılı Merhûm Muhammed Hamdi Efendi Hazretlerinin Tefsirinden, nasibse ileride bunları takib edeceğiz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Görüldüğü gibi bu milletin hayat damarlarını kesmek üzere nasıl sûikasdlar tertib edilmiş, zerre kadar îmân, kan ve süt sıhhati kalan bir insan, hiçbir milletin târihinde görülmiyen bu cinâyetler karşısında artık mücrimleri tanımasın ve onlara lâ’netler yağdırmasın, bu düşünülemez&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">29) 18 sene Ezân-ı Mu&#8230;.dî’nin bu memleketde <strong>YASAKLANIŞINA</strong> kadar milletin DÎNİNE, yani daha ötesi muhâl olan en baş kıymetine yapılan şerefsizce ve alçakça ihânet ve hücumları burada tâdât edecek değiliz!. Yeri geldiği içün söyliyelim ki, 1932’de, ezân, “<strong>türkçeleştirilmemiş</strong>” tamâmen yasaklanmışdır. Çünki ezânın da Türkçesi, Japoncası olamaz; vahyin ta’yîn ve tesbiti ne ise, ezan ancak odur&#8230; İstanbul’u işgâl eden İngiliz gâvurunun bile koyamadığı bu iğrenç yasağı, işte, binbir yalan ve gözboyama ile milleti kendisine gebe bırakan hâinler, içinden çıkdıkları millete bütün bunları revâ görecek kadar bu <strong>DÎNİN</strong> azılı düşmanları olmuşlardır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">30) Ramazan bitdi; ve bu ekran şeytanlarından bir nebze kurtulduk!. 11 ay bu noktasıyla rahatız!.</p>
<p style="text-align: justify;">Sonra bu şeytan belâlarıyla gene başımız dertde olacak; gene tv ekranlarına üşüşecekler; ve milletin dînini îmânını kubur fâresi gibi kemireceklerdir!</p>
<p style="text-align: justify;">Mücerred oruçdan, estağfirullah, <strong>açlıkdan ve hümanistlikden</strong> ibâret bir religion uydurub, 17 saat aç duran ve perde arkasını da aslâ göremiyen millete, bu belamlar durub dinlenmeden <strong>yedirib</strong> yutduracaklardır!</p>
<p style="text-align: justify;">Allâh, Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm hürmetine (zâlimlerin) topunu helâk etse de kurtulsak!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 10.08.2014)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-ramazan-seytanlarindan-kurtulmak.html&amp;linkname=%286%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-ramazan-seytanlarindan-kurtulmak.html&amp;linkname=%286%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-ramazan-seytanlarindan-kurtulmak.html&amp;linkname=%286%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-ramazan-seytanlarindan-kurtulmak.html&amp;linkname=%286%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-ramazan-seytanlarindan-kurtulmak.html&amp;linkname=%286%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-ramazan-seytanlarindan-kurtulmak.html&amp;linkname=%286%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-ramazan-seytanlarindan-kurtulmak.html&amp;linkname=%286%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-ramazan-seytanlarindan-kurtulmak.html&amp;linkname=%286%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-ramazan-seytanlarindan-kurtulmak.html&amp;linkname=%286%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-ramazan-seytanlarindan-kurtulmak.html&amp;linkname=%286%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-ramazan-seytanlarindan-kurtulmak.html&amp;linkname=%286%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-ramazan-seytanlarindan-kurtulmak.html&amp;linkname=%286%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-ramazan-seytanlarindan-kurtulmak.html&amp;linkname=%286%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-ramazan-seytanlarindan-kurtulmak.html&amp;linkname=%286%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-ramazan-seytanlarindan-kurtulmak.html&amp;linkname=%286%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F6-ramazan-seytanlarindan-kurtulmak.html&#038;title=%286%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/6-ramazan-seytanlarindan-kurtulmak.html" data-a2a-title="(6) Ramazan Şeytanlarından Kurtulmak!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/6-ramazan-seytanlarindan-kurtulmak.html">(6) Ramazan Şeytanlarından Kurtulmak!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/6-ramazan-seytanlarindan-kurtulmak.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(5) Ramazan Şeytanlarından Kurtulmak!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-5.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-5.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Mar 2024 03:20:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[09 - Ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[Zıyâiyye BEKÇİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[hahamla iftar]]></category>
		<category><![CDATA[hoşgörü-diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[papazlarla iftar]]></category>
		<category><![CDATA[razaman şeytanları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=1899</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şimdi papazla hahamla “iftâr” sapıklıkları başladı! 15 asırdır görülmiyen bir dalâlet ki, İslâm târihinde hiçbir yerde rastlanmaz! </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-5.html">(5) Ramazan Şeytanlarından Kurtulmak!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>RAMAZAN ŞEYTANLARINDAN KURTULMAK!</u></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><u>(5</u><em><u>)</u></em></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Zıyâiyye BEKÇİSİ</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi papazla hahamla<strong> “iftâr”</strong> sapıklıkları başladı!</p>
<p style="text-align: justify;">15 asırdır görülmiyen bir dalâlet ki, İslâm târihinde hiçbir yerde rastlanmaz! Ne fıkıhda yeri var, ne hadisde ve ne de Kitab’da!</p>
<p style="text-align: justify;">Olamaz muhal!</p>
<p style="text-align: justify;">1)             Çünki bu papaz ve hahamların inançlarına göre Server-i Kâinât Rasûl-i Rusül Efendimiz Aleyhisselâm Hazretleri, sonsuz kere hâşâ <strong>“yalancı (sahte) peygamberdir”</strong>; aynen Müseylemetü’l-Kezzâb sahtesi gibi&#8230; Aman Allâh’ım, bu i’tikaddaki adamla oturub “müslümanım” diyen devlet irisi olarak veya onların hanım ve kızları olarak <strong>“iftâr yapacaksın!..”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tek kelimeyle korkunç!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"> Yahu bu, düpedüz Allâh ve Rasûlü’nü zerre kadar kaale almamak; ve onlara şöyle diklenmekdir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> “- Siz ne kadar böylelerini kerih görüb tahkîr etseniz de, bunlar, bilhassa dembokratik sandık kumarımız yaklaşırken, bizim yağlıyacağımız yandaşlarımız ve dostlarımızdır; 15 asır evvelki nasslar, bunlara dayalı hakîkatlar ve hassâsiyetlerle, kusura bakılmasın, bu dembokratik popolitika yütülemez ve yürümez!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">2)             İbâdet ve taat mefhûmlarını ayırarak yazalım ki, bu <strong>“iftâr”</strong>, oruç ibâdetinin sonunda, Allâh rızâsı içün orucun açılması olarak oruçdan bir cüz’dür; oruc (ibâdetinin) ibtidâ ve intihâsını bilme ve bunu fiilen tahakkuk etdirme noktasından İslâm’da takdîs edilen bir taatdir!.<strong> “Orucu, alkollü içki veya leş veya o mahlûkun pirzolasıyla açacağım”</strong> diyen adamın Şerîat-ı Garrâ-yı istihzâ ve tahkîri elbetde apaçık ortadadır!. O Şerîat’ı, (hâşâ) sahte bir peygamberin tebliğleri olarak telâkkî eden bir papaz veya başhahamla beraber ve onun bu i’tikadının önünde açmak ne oluyor?. O oruca da, Rasûl-Rusül Aleyhisselâm’a inanmıyan bir adamın inanmadığı da apaçık bir vâkıa&#8230;<strong> “Mösyö Haleva gel beraber iftar!”</strong> edelim demek, <strong>“gel beraber namaz kılalım; gel berâber namazın sonunda duâ edelim”</strong> demek gibi abes; ve DÎN’le, Allâh Azze ve Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm’la istihzâdır!.</p>
<p style="text-align: justify;">3)             Hem <strong>“hoşgörü-diyalog” </strong>fitnesine ve bunu uyduran Paralel Ciamaat ve Hocia’sına ağız dolusu bindireceksin; hem de onların bu <strong>“iftâr”</strong> (yamultma ve pi.leştirmesini), dinin sevabı veya en azından mubahıymış gibi Mübârek Ramazan’da dünyanın gözüne baka baka irtikâb edeceksin!. Böyle bir tenâkuz, gerçek ve narkozlanmamış müslümana çatal kazıkdan beter batar; Allâh ve Rasûlünün gadabı da, bir gün Hakk sillesi olarak mürtekiblerini vurur ve yatalak eder!. Bu DÎN, babadan mîras arsa değil, üzerinde istediğiniz gibi futbol oynıyamazsınız!</p>
<p style="text-align: justify;">4)             AKP İstanbul İftârında İsrail katliâmını haklı gören Yahudi Cemaatı Başkanı ile Başhaham Haleva’nın da bulunması ve Haleva ile Topçu Tavil Tayyib (TTT) Paşa’nın Kerîme-i Tayyibesi Sümeyye Sultan Hanımefendi Hazıretlerinin beraber poz vermesi, Müslüman Türk târihinde cidden cinnetlik bir ilk ve manzara! Yahudi Gazetesi Şalom, bu haberi verdi ve orada TTT Paşa’nın da konuşmasına işâret etdi!. Son haftalardaki seçim nutuklarında <strong>“Ben Osmanlı torunuyum!”</strong> diyen bir zâtın, “Osmanlı torunluğundan anladığı buysa, biz böyle bir (torun-torba) tanımakdan münezzehiz!.</p>
<p style="text-align: justify;">5)             Başvekil ve müstakbel Çankaya Sultânı Topçu Tavil Tayyib Pasanın <strong>“Pensilvanya ihânet Çetesi”</strong> dediği adamların <strong>“hilâl-haç ve 6 köşeli yıldızı”</strong> yıllardır bir arada halt ederek, milletin gözüne soka saka alıştırmalarını AKP de devam etdirecekse, biz bundan Allâh’a sığınır; ve müstakbel felâketlerden titriyerek Hakk Sübhânehû ve Teâlâ Hazretlerini tesbîh ederiz!. Cennetmekân Abdülhamîd-i Sânî Hân Aleyhirrahmeti Ve’l-Ğufrân Hazretlerine kan kusturan ittihad terakkî (İT) cebhesinin azılı eşkıyâlarından Midhad Paşa denen herifin Makedonya’larda Osmanlı bayrağına <strong>HAÇ</strong> ilâve etdirdiği; ve sonra bu ihânetinin bir halta da yaramayıb tam tersine Balkan harbi fâciası sonunda Koskoca Devlet-i Aliyyemizin nasıl felâketlerden felâketlere uğradığı; ve Anadolu Mehmedçiklerinin (İT) sürülerinin Allâh’sız, Kitabsız ve Peygambersiz seküler (laik)politikaları elinde nasıl 4 cebhede kırıldığı, aklı ve îmânı narkoz yememiş her <strong>müslümanı</strong> tâ yüreğinden vurur!</p>
<p style="text-align: justify;">6)             Yahudi Şalom Gazetesinin haberine göre, bir <strong>“iftâr”</strong> da (nasıl oluyorsa), Yahudi Cemaati veriyor yani evsahibi yahudiler oluyor!. “Hoşgörü-Diyolog” fitne ve şirkinin altında yatan fırıldakları bu AKP zekâsı yoksa, yakalıyamıyacak kadar narkozlu mu?. Yahu denmek isteniyor ki:</p>
<p style="text-align: justify;">“Ey millet bakın biz AKP iftarındayız, AKP de bizim iftarımızda! Bakın biz de oruç tutuyoruz, bizde de oruç var!. Bizim dînimiz de HAKK, ha yahudîlik, ha müslümanlık hepimiz aynı dinden dindaş sayılırız! Bizi yahudi diye sakın dışlamıyın, hep kardeşiz dindaşız!”</p>
<p style="text-align: justify;">Kur’an mı, diyalogcu şirk ve fitnesi mi?. Denilen şu: <strong>“Kur’anın batıl deyib hatta lânetleyib dışladıklarını siz bırakın; diyalog şirkinin tam tersden el atışını içinize sokuşturun!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İşte 106 senelik narkozlamanın, (İT) ve kuyrukları ile günümüze kadar gelen formül ifâdesi bu!</p>
<p style="text-align: justify;">7)              Ve bu Yahudi-AKP arası (iftâr denen ziyâfetine), İst. Valisinden AKP meb’uslarına, Keziban Hatemî nam Patrikhâne avukatına, CHP il başkanı ve bazı (altı .oklu) meb’uslara kadar bir sürü adam ve madam iştirâk ediyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Eski Yahudi Cemaati Başkanı Silvio Ovedia da, orada İsrail kahpeliklerini savunuyor ve Soma fâciasında vefat eden garîbanlar hakkında bir pisliğin dediği gibi <strong>“Filistinliler buna müstehık”</strong> demeye getirerek, <strong>“eşit şartlarda karşılıklı füze ve bomba atmalar”</strong> olduğunu böğürüyor! Böyle bir vasatda AKP Filistin politikasının ne menem şey olduğunu anlıyabilmek de, bu millete ne zaman nasib olur, ömrümüzden on yılları böylece çöpe atalım gitsin!</p>
<p style="text-align: justify;">8)             Tekrar ederiz ki, 15 asırlık İslâmiyyet’de, hiçbir zaman ve mekânda, adına <strong>“iftar sofrası”</strong> denilen bir yerde hıristiyan ve yahudilerle, hele hele papaz ve hahamlarla müslümanların bir sofra etrafında <strong>“iftâr yapmalarına”</strong> aslâ rastlanılamaz. Çünki yukarıda beyân etdiğimiz gibi, buna MÜSLÜMANLIK ASLÂ CEVÂZ VERMEZ BU YASAKDIR!. Bunu Akâid ve Tefsir kitablarıyla isbat edeceksek de biz, manzaranın vehâmetini fikri cihetden ele almıya devam edelim&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">9)             Biz, hiçbir parti pırtı adam ile madamının veya devletlû Efendinin hatırını öne alarak kalem oynatmayız; ve bunun aksini irtikâb etmeyi de, bir müslümanın şeref ve haysiyetine zerre kadar yakışmıyan, dünyanın en fâhiş ve kancık ahlâksızlığı biliriz!. Îmân, kan ve süt keyfiyetimiz, bunu, derimizi yüzecek olsalar da irtikâba müsaade edemez; ve böyle bir kahpelik ve alçaklıkdan, Kahhâr-i Zülcelâl Hazretlerine sığınırız!. En sondaki bir <strong>Zıyâî</strong> ve<strong> Büyük Doğu</strong> neferi olarak, dünyadaki biricik îmân muhâfaza NÂMUS ve İFFETİMİZ, Allâh İRÂDE ve HÂKİMİYYETİnden başka hiçbir irâde ve hâkimiyyet tanımamakdır&#8230; Bu, bizim <strong>Kelime-i Tevhid</strong>’den anlayıb kalbimize çakdığımız mutlak hakîkatın tâ kendisidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">10)         İşte bin kere teessüf ve teessürle ifâde ederiz ki, bugünki AKP iktidârı, “hoşgörü-diyalog” diyerek bu milletin dînini, papaz ve yahudilerle aşna fişne olan Hocia ve Ciamaat yahudileşenlerinin din tahriflerini, 12 sene zarfında kendi üzerlerine de bulaştırdılar; ve <strong>“ne istediniz de vermedik”</strong> noktasından hareket ederek, onlara ister istemez pekçok noktada (benzediler); ve ciamaat ve Hociası tarafından benzetildiler!. Hiç kimse lagaluga etmesin ve sütden çikma ak kaşık şıkıdımlaşmasına kalkışmasın; ve herkes, erkekçe, mertçe ve dürüstçe yediği haltları saklamadan mu’terif olsun; ve nasuh tevbesi ile de tevbe etdiğini dünyâya ilan etsin!. Erkek ve dik duran adam olmak ancak böyle olur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">11)         Nice Hoca geçinen şeytanla veya körle yatıb şaşı kalkanları milletçe bilmemek mümkin değildir! Bu memleketde ve hatta bütün cihan târihinde, İslâmiyyet’i bu <strong>“hosgörü-diyalog”</strong> perdesi veya maskesi altında ve Allâh Rasûlü Aleyhisselam’ı da Kelime-i Tevhidden silecek kadar azgın yahudileştirici, haşhaşîleştirici ve narkozlayıcı bir tahrîfât cereyânı hiçbir zaman görülmemişdir&#8230; Allâh’ın Dîni bu kadar azgın bir hücûma uğradığı son 30, hele 20 ve hele hele 10 yıl içinde öylesine tahrîf, tağyîr ve tebdîle uğratılmışdır ki, bütün bunlar, ne yazık ki AKP ileri gelenleri tarafından, nice ikaz ve tembihlere rağmen kulak ardı edilmiş; ve <strong>“Möhderem Hocfendilerin”</strong> kerâmeti kendinden menkûl harikulâdelikleri, birer gerçek<strong> “kerâmetmiş”</strong> gibi de kitlelere aksetdirilmişdir&#8230; Ve nice echel politikacıların mavi boncuk dağıtma hesabları uğruna, bu muharriflerin sahte ve kaypak binlerce üfürüğü, hep yeni ve meşru’ bir <strong>teceddüdmüş</strong> gibi anlaşılsın istenmişdir!. Hatta şimdi AKP tarafdârı Yeni Şafak’a kapağı atan Prof Faruk Beşer denen adam, üçbeş sene evvel, ikbâl ve istikbâlini onların içinde gördüğünden ve zerre kadar utanıp sıkılmadan Locafendi Hocia’sı adamı İmâm-ı A’zamlar ve İmâm-ı Şâfiler derecesinde şişirmiş ve <strong>“FETULLA GÜLEN FIKHI”</strong> NAMINDA KİTAB yazacak kadar pohpohlama illetine düşmüşdür!. AKP iktidârı hâlâ daha dostunu düşmanını, yalakasını, dalkavuğunu, önünü arkasını ne derece görüyor, cidden acınacak bir manzara!. Hayrettin Karaman denen adam da, Pensilvanya Locafendi Hociasıyla müşterek kitablar bile bastırarak <strong>“Hoşgörü-Diyalog”</strong> tahrifçilikleri ile İslâmiyyet’in yahudi ve hıristiyanlar önünde müsavi bir dereceye indirilmesi içün ne lazımsa yapmış; Abantların, sempozyumların ve nice maksadlı toplantıların başköşelerdeki demirbaşı yapılmışdır!. Hatta utanmadan, 15’dır insanların elinde olan <strong>KELÂM-I KADÎM’in</strong> Âli İmrân 64. Âyetine bir de isim uydurmuş; ve bu âyet-i celîleye Allâh’dan korkmadan <strong>“Diyalog Âyeti”</strong> adını vermiş; ve kitablarında böyle zikretmekden zerre kadar hayâ etmemişdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">12)         AKP iktidarı bütün bu rezâletler karşısında, ehl-i Sünnet müslümanlarının bütün feryâdlarına kulaklarını, gözlerini ve ağızlarını kapatarak üç maymunları oynarken, biz Ehl-i Sünnet Anadolu Müslümanları kan ağlıyor; ve sesimizi kimselere duyuramıyorduk!. Demek ki bin nasîhatdan bir MUSİBET yeğmiş!</p>
<p style="text-align: justify;">Daha ne rezâletler ki, cildler dolusu kitab yazılsa, bunları telhîs etmek mümkin olamaz!.</p>
<p style="text-align: justify;">İşte 15 asırdır İslâm’ın ne Asr-ı Seadet’inde, ne Hulefâ-yı Râşidîn devrinde, ne tâbiin, ne tebe-i tâbiin, ne müctehidin ve etbâı devirlerinde; ve ne de bugüne kadarki zaman içinde, İftar sofralarında <strong>PAPAZ ve HAHAMLARLA</strong> beraber <strong>“iftâr yapma dalâlet ve bid’atı”</strong> ne gürülmüş ve ne de duyulmuşdur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ne cumhuriyet, ne dembokrasi, ne şu ve ne de bu veya şu adam veya o madam, hiçbir şey, ALLÂH irâde ve hâkimiyyetinden sonsuzda bir nisbetinde bile daha kıymetli olamaz!.</p>
<p style="text-align: justify;">Milleti beşerî ideoloji ve doktrinlerle ve sayısız illetlerle narkozlıyan politikacılar, Allâh ve Rasûlü’ne, kendi keyiflerine göre değil, Allâh ve Rasûlü’nün istediği gibi îmân edib akıllarını başlarına toplamalıdırlar!. Bu da, Osmanlı ulemâsının çizgisinde olmakla mümkindir; Ramazan Şeytanlarının üfürüklerine tâbi’ olmakla aslâ!</p>
<p style="text-align: justify;">Unutulmasın ki, bu dünya, Sultan Süleyman’a (Aleyhisselâm’a) bile kalmadı, nerde kaldı ki, <strong>Çankaya</strong> şuna buna kalsın!.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>El BÂKÎ HÜVE’L-BÂKÎ!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Buna bütün mevcûdiyyetiyle inanmak ayrıdır; inanıyor görünmek apayrı&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Zavallı millet, Filistin’de yahudi bombaları altında; Anadolu’da ise, gözü dönmüş politikacı ve taraftarları sihirbazların (narkoz) bombaları altında yerle bir ediliyor!</p>
<p style="text-align: right;"><strong><em><u>(Devam edecek)</u></em></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>(İntişârı: 03.08.2014)</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-5.html&amp;linkname=%285%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-5.html&amp;linkname=%285%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-5.html&amp;linkname=%285%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-5.html&amp;linkname=%285%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-5.html&amp;linkname=%285%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-5.html&amp;linkname=%285%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-5.html&amp;linkname=%285%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-5.html&amp;linkname=%285%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-5.html&amp;linkname=%285%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-5.html&amp;linkname=%285%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-5.html&amp;linkname=%285%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-5.html&amp;linkname=%285%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-5.html&amp;linkname=%285%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-5.html&amp;linkname=%285%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-5.html&amp;linkname=%285%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-5.html&#038;title=%285%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-5.html" data-a2a-title="(5) Ramazan Şeytanlarından Kurtulmak!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-5.html">(5) Ramazan Şeytanlarından Kurtulmak!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-5.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(4) Ramazan Şeytanlarından Kurtulmak!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Mar 2024 03:15:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[09 - Ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[Zıyâiyye BEKÇİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[Lozan]]></category>
		<category><![CDATA[putlaştırmak]]></category>
		<category><![CDATA[zarurat-ı diniyye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=161</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sistem öyle bir Dîn “karşıtı” ki, sâdece (yahudi) tahrîfâtını esas alarak işliyor; ve bozmak içün Ramazan’ı da öylesine kullanıyor! Allâh’ın </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html">(4) Ramazan Şeytanlarından Kurtulmak!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>RAMAZAN ŞEYTANLARINDAN KURTULMAK!</u></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><u>(4)</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Zıyâiyye BEKÇİSİ</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Sistem öyle bir Dîn <strong>“karşıtı”</strong> ki, sâdece (yahudi) tahrîfâtını esas alarak işliyor; ve bozmak içün Ramazan’ı da öylesine kullanıyor! Allâh’ın Dîni’ni<strong> “Zarûrât-ı Dîniyye”</strong> denilen olmazsa olmazlarından yakalıyarak yahudi gibi tahrîf, tağyîr ve tebdîl eden hoca kılıklı şeytanlara <strong>“lânet olsun”</strong> demiyene, müslüman denilebilir mi?!</p>
<p style="text-align: justify;">Bir ekran şeytanı da, prasasör etiketi altından ve Mübârek Ramazan’da <strong>“nikâh-ı şer’î”</strong> olarak bu milletin 1000 senedir neslini ve nesebini <strong>“veled-i zinâlıkdan”</strong> koruyub kollayan o Allâh adına edâsı şart olan AKDİ, ufalaya ufalaya tavukların önüne atılan yem gibi küçültdü ve aç tavuklarına yedirdi!</p>
<p style="text-align: justify;">Necâset herif! Mukaddes ve Muazzeze Şer’î Nikâh’ın (imam nikâhının değil), cihâd, hicret, teaddüd-i zevcât, namaz,<strong> “üli’l-emre”</strong> sâhib olmak, hadd cezâları; Kitâb, mütevâtir hadîs ve icmâ’ ile sâbit bütün <strong>hüküm</strong> ve<strong>haberlere</strong> îmân etmek gibi <strong>“Zarûrât-ı Dîniyye”</strong>den (Müslümanlığın olmazsa olmazlarından) olduğunu bilmez mi?. Hınzır gibi bilir de, para musluğunu akıtmak ve bel’amlık yaparak iç gâvurdan <strong>“aferin”</strong> almak uğruna tersini söyler, kilise akdini öne çıkarır!.</p>
<p style="text-align: justify;">Merhûm Ahmed Davudoğlu Hocamız (T.C. hâriciye vekîli adam değil), <strong>“evleviyyeti dayatılan resmî muâmeleden sonra mutlaka ALLÂH ADINA akdedilen ŞER’Î NİKÂH yapılmalı, yoksa iki cins, belediye reisi ADINA kıyılan laik felsefe MUÂMELESİ İLE biribirine helâl olamaz!”</strong> dediği içün, 11 ay zındana; ve 2 sene de sürgüne boşuna mı eyvallâh demişdi?.</p>
<p style="text-align: justify;">Çünki o, 15 asırlık Müslümanlık’da Şer’î nikâh AKDİNİN, (imam-hamam nikahı değil) teaddüd-i zevcât, cihâd, namaz v.s. gibi <strong>“zarûrât-ı dîniyyeden”</strong> olduğunu tebliğden zerre kadar korkmadı, çekinmedi; ve bir takım Haltettin sürüleri gibi tâğûtlara bel’amlık köpekliğine ölse de tenezzül etmedi!. Şumnu’dan 150 kadar gencin El Ezher’e gidişinde, gençliğinde o da vardır; ve<strong> “mezûniyet sonrası T.C.ye sâdece 2 kişi ehl-i sünnet i’tikâdında döndük; O Yeskioğlu da, Denaat’e me’mûr olunca raydan çıkdı!”</strong> demişdir ki, biz de bunu Merhûm Hocamızın ağzından duyanlardanız&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Müslüman vahye iman eden adamsa, Kitab, Sünnet, İcmâ’ ve Müctehid Kıyâsı ile sâbit önüne konulan bütün (Ahkâm-ı Kur’âniyye’ye veya Ahkâm-ı Şer’iyyeye) ef’âl-i mükellefin ile tesbit edilen derecelendirmiye göre riâyet edecekdir; aksi hâlde o adam veya madam, müslümanlık şerefini kaybeden bir mahlûk derekesine yuvarlanmış olacakdır!. Bunun kıymetini, ma’nâ ve ehemmiyetini, laik dembokratik üfürüklerle beyni şartlananlar aslâ anlamaz ve takdîr de edemez!. Biz, Müslümanlığın keyfiyeti üzerinden müslümanları bağlıyacak; ve fakat, dinsevmez cehelenin de kafa konforu ve rahatını altına kaçırtacak, 15 asırlık bir ALLÂH DÎNİNİN özünden ve esâsından bahsediyoruz! Kâfir ve müşrikler istemeseler de&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu DÎNİN ne olduğunu öğrenmek istiyenler tv’lere bakarak ve oralara yuvalanmış ekran şeytanlarını dinliyerek bu işe kalkışırlarsa, hava alırlar! Oralarda, sadece rejimin müsaade etdiği kadar, makaslanmış, tırpanlanmış, tırnaklanmış, benzetilmiş, değiştirilmiş ve dolayısı ile yehûdiyyet ve nasrâniyyet gibi insan iradesiyle hududları çizilmiş yani beşerîleştirilmiş bir religion anlatılır!. Ateist Prof’lardan M.S’lın dediği burada doğrudur<strong>: “Diyânet İşleri Başkanlığı, Dînin, cumhûriyet ilkelerine uygun olmasını sağlıyan bir kurumdur!” </strong>Garîbân millet de zanneder ki, Diyânet denen yerin vazîfesi  İslâmiyyet’in hakîkatını anlatmak ve hizmet etmekdir!. Halbuki tam tersine Soysal’ın dediği gibi <strong>“Dîni, cumhûriyet ilkelerine uygun olacak şekilde”</strong> değiştirmek, tahrîf, tağyîr ve tebdîl ederek, revizyonize ve hatta reformize ederek, İslâmiyyet’in özünü ve esasını ortadan kaldırmak; ve rejime bey’at eden ehlîleştirilmiş bir <strong>religion </strong>peydahlamakdır&#8230; Lozan andlaşmasından 1 sene sonra 1924’de, göstermelik ve ta’yinli Abdülmecid Hılâfeti ilgâ, yerine de bu DİB denen yer ipkâ edilmişdir!. Bazı hebennekaların <strong>“hılâfet, TBMM’nin manevî şahsında mündemicdir”</strong> gibi ahmak aldatan lâflara takılarak Dillipokvârî lâf ishâlleri ile ortalığı kokutmaları son derece iğrençdir! DİB denen yerin vazifesi, laik (ateist) devlet ve hükûmet felsefesinin millet tarafından benimsenmesinde ağzı âyet ve hadîs okuyan ve arabçaya dili dönen, naylon sarık ve sırma cübbeli bir takım <strong>“sarıklı politikacılar”</strong> üzerinden, devlet ve hükûmetle millet arasında tampon bir mahâl ihdâs ederek, dine de hizmet ediyor görünüb o dîni günden güne eritmek; veya Lozan’da verilen SÖZLERE sadâkat üzre icrâ-yı hamâset perdesi altında ifsâd-ı (habâ.et) eylemekdir!</p>
<p style="text-align: justify;">Aksi hâlde, laik dembokratik cümhûriyet, yüzdeyüz karşı olduğu bir DÎNİN (Mutlak Hakîkatın) karşısında apışır kalır; ve butlanını gizliyemez olur; ve buharlaşır, yerin dibine geçer!. Bunu çok iyi bildikleri içün, rejim, bel’amları ile devamlı sun’î bir <strong>religionu</strong> <strong>“alo fetvâ”</strong> gözboyamalarıyla durmadan pompalar durur; ve Ramazanları da bunun içün husûsî panayır mekânları olarak değerlendirir; ve <strong>“Lozan’da verdikleri SÖZ”</strong> mu’cebince de bunun takibçisi olmakdan asla fâriğ olamaz!. İslâm’ın hakîkatı karşısında böyle laik devlet müdürlüklerinin İslâm adına <strong>“fetvâ”</strong> vermek üzere agoraya çıkmaları ise, hem gülünç, hem zulüm, hem dîne hakâret ve hem de keenlemyekündür&#8230; Şerîat’ın hakîkatında fetvâ, hangi silsile, usûl ve kavâid içinde verilir, bunlar da nazara alınırsa, adı geçen <strong>“alo fetvâ”</strong> cambazlık ve numaralarının fetvâ karikatürü bile olamıyacağı erbâbına ma’lûmdur&#8230; Namazlar, oruçlar, terâvihler, umreler, kandiller, bayram ve kurban vakti ilân etmeler, sakal-ı şerîf öpmeler, tesettürsüz <strong>“başörtüsü cihadı!”</strong> peşinde çençen etmeler, kadınlardan püftü muâvini ve korolar peydahlamalar,<strong> </strong>yıllarca<strong> “kızlar okuyamıyor”</strong> vıyaklama ve cıyaklamaları, ilâhiyatlarla imam mektebleriyle bol bol ve gusülsüz-namazsız gûyâ müctehidler fırlatmalar, mezarlıklarda Ekmekelekettinimsi turlamalar, fıtırlar, yatırlar, hatırlar, satırlar v.s. akla ne gelirse, topu da, o belli istikâmetdeki religionun memleketde hâkimiyyeti; ve dolayısıyla da, <strong>“egemenligi gökden yere indiren”</strong> o meşhûr,<strong> “hâkimiyyetin kayıtsız ve şartsız Allâh’da değil, HALKDA olduğu”</strong> şirk masalını takviye içün kullanılırlar&#8230; Hâkimiyyetin <strong>Halkda</strong> olmadığına, olamıyacağına onlar da bal gibi inanırlar; ancak, maksâd, <strong>“Hâkimiyyetin HAKK’da olmamasıdır!.”</strong> Evet maksâd, <strong>“Ali’ye mahabbet değil; Ömer’e buğz ve adâvetdir!”</strong> Bu çok iyi anlaşılmalı!. (Radıyallâhu Anhümâ)</p>
<p style="text-align: justify;">Bu iblislik plânları ile, her sene birkaç din esası yani <strong>“Zarûrât-ı Dîniyye” </strong>cımbızlanarak Allâh’ın Dîninden çekilir ve çöpe atılır!. Adı da <strong>“Müslümanlık”</strong> olan kendi <strong>religionları</strong>, bir eksik din emri ile kuşa döne döne yoluna devam eder! Böylece Lozan’da kabuklu gâvurlara verdikleri <strong>SÖZÜ</strong> de yememiş yutmamış olur; ve ekrekliklerini (!) dîni satarak göstermiş olurlar! Onun içün de, zaten T.C. de bir <strong>“fıkıh pırasasörü putu</strong>” icâd ederek, bu dinden o religiona geçişi, o putun ağzından yapmaları iyi bir taktikdir!. <strong>Haltettin</strong> makûlesi gürûh, bunun içün habire beslenir, semirtilir ve ikiyüzlü taktikler ve süt keyfiyetleri ile de, yıllardır <strong>“hoşgörü diyalog”</strong> paralel şebekeleriyle beraber çalışırlar! En nihayet Pesilvanya Dükalığından çatal kazığı yer yemez, bir yerleri yırtılır ve cıyak cıyak öterler!</p>
<p style="text-align: justify;">Amma parti pırtıcılığı dâimâ religionlarının, hele hele İslâmiyyet’in bin fersah önünde götüren Neo-Erdoğanistler, bu yakın geçmişi hiç görmez, habire <strong>put</strong> inşâına devam ederler!  Başvekîl Receb Tayyib Bey’in bile, kendisini PUT ADAM <strong>(Erracülüssanem)</strong> yapan bu mahlûkâtı görecek hâli de yokdur! <strong>“Ne istediniz de vermedim!”</strong> dediği hâin ve nankör eşkıyâlardan hiç bu kadar beklemediği ihânet karşısında, çok feci’ sallanmış ve sendelemişdir!. Ancak kendisini <strong>PUTLAŞTIRMAK</strong> istiyen sürüleri ne zaman görür de masaya ne zaman şöyle bir yumruk indirir bilemeyiz:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Ulan soytarılar! Beni iyi dinleyin, ben de hatâsı kusûru, sevâbı günâhı, belki küfrü, şirki ve nifâkı olan ve binbir acziyet ile ma’lül bir kulum!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bir takım ikiyüzlü şarlatanların sûret-i HAKK’dan görünerek bizi kündeye getirmeleri bile, bizim za’fımızdandır. Bu Hoca kılıklı haşhâşiler 12 yıldır</strong> “hoşgörü ve diyalog”<strong> nânesi yiyerek;  ve dünyânın 160 ülkesinde vatanımızı tanıtıyor havaları bastıkca, biz de önlerini açdık “ne isterlerse verdik!..” Ancak adam ve madamlar, son derece sinsi ve gizli, bayrak, Türkçe ve marşımızı perde yaparak, yahudi, Vatikan,  ABD, İngiliz, v.s. istihbâratları ile sıkı bir sarmaş dolaş içindelermiş!. Biz bunları 12 senelik iktidârımızda ne yazık ki göremedik! Göz kapaklarımız açıkdı ama, ne hikmetse basîretlerimiz deme ki kapalıymış!. Artık ve şimdi, açıkça ve bir Karadeniz Delikanlısının akıllıkanlısı olarak i’tirâf ediyorum ki, bu da bizim ne kadar aciz bir kul olduğumuzu gösterir!. Dolayısıyla bizim gibi bir kuldan PUT çıkaramazsınız, çıkarmayın, şirke düşmeyin! Akıllı olun, 90 senedir PUT peşinde koşanların hâlini gördünüz, içler acısı manzaralara düşüb milleti de eşekden düşmüşe çevirdiler, perişân etdiler, özünü değiştirib, kendini tanıyamaz hâle getirdiler!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Fıkıh allâmesi bildiğimiz ve dümen suyunda da epey gitdiğimiz Haltettin ve şürekâsı da onların abantları, sempozyumları ve bilmem ne toplantılarına gidip geldikce ve “iyiler, güzeller, doğru yapıyorlar” dedikce; ve onlarla müşterek kitablar yazarak “hoşgörü ve diyalog” misyonerliği yapdıkca, ne yalan söyliyelim biz bunlara da inandık!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Halbuki bu hoca kılıklı şeytanlar daha “hoşgörü-diyalog”, Vatikanla koklaşma, yahudilerle sevişme, hele hele Allah Rasulünü hafife alıp Kelime-i Tevhid’den bile silme iblisliklerini başlatınca, derhal uyanıb yatakdan fırlamalı ve “yeter artık” diyerek bütün gücümüzle alarm vermeliydik! Ahh, yapamadık, gaflet gırtlağımıza kadar demek ki bizi de sarmışmış!. Şimdi anladık ama, ihânet ve câsuslukları, kahpelik ve kalleşlikleri iş işden geçmese de çok pahalıya mal oldu! Bütün bunları, beni ismet sıfatı olan bir peygamber yerine aman koymayın, bakın ben de sizin gibi kusurları olan bir KULUM demek içün uzun uzun anlatıyorum!.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Beni PUTLAŞTIRMANIN çukuruna düşerseniz bu daha büyük bir hâinlik olur! Görüyorsunuz ne kadar tepelere de çıksak, âciz ve pek çok noktada hata, kusur, günah ve suç işliyoruz&#8230; Sakın Kamal Paşa’ya yapılan PUTLAŞTIRMA çukuruna tekrar düşmiyelim. Bu noktaya geçmeden evvel, hatalarımızı biraz daha saymaya devamda fâide var:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ey, AK takımın AK ve pîr ü pâk gençliği!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Birinci vazîfen, Allâh’a KULLUK vazîfeni Ehl-i Sünnet hakîkatı üzerinden öğrenmek ve bunu ilelebed muhâfaza ve müdâfaa etmekdir!. Van’da dediğim gibi “BEN BİR OSMANLI TORUNUyum!” OSMANLI gibi (Ehl-i Sünnet) olmalıyım ki, sözümde tenâkuz, samimiyetsizlik ve aldatma olmasın; ve sizlere de hakkıyla nümûne-i imtisâl olabileyim!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bildiğiniz gibi Bağdad’a gitdiğimde, orada birlik ve beraberliğin tahakkukunda “mezheblerin yok olmasının tek çâre olacağını” kulağıma fısıldadılar! Ben de orada “Ne sünnî ne şiiyim, ben Müslümanım!” diyerek, Osmanlı sünnîliğini de bir çırpıda ademe mahkûm etdim&#8230; Buna rağmen takiyyeci heriflerden hiçbir dostluk göremedik ve onlara bir türlü de yaranamadık!.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Beş altı sene evveldi yanılmıyorsam, 10 Muharrem Caferî matemine İstanbul’da iştirâk ederek, orada da “Sünnînin Caferîye, Câferînin Sünnîye üstünlüğü yokdur” diyerek çok büyük bir hatâ etdik&#8230; Fakat, sayışman, yatışman ve sıvışman vezninde danışman soyundan adamlar, durup dinlenmeden bu mevzuda beni gûyâ bilgilendirdiler! Ve meşhur (Haltettin-Ciamiat koalisyonunun) prensiplerinden olan ve ucu dışarıya Meselâ Londra-Tel Aviv-Washington akıl hocalarına dayanan, bu “mezheblerin takrîbi meselesini” kafama iyice sokmuşlardı!. Ehl-i Sünneti de diğer mezhebler gibi sıradan bir mezheb gibi göstermişlerdi! 14 asırdır onca ulemânın yapamadığını yapmak ütopisini, pisi pisine bize de telkîn etdiler!. Halbuki herkes mezhebi veya dini ne ise, onu yaşasın, ama muhâlifinin hudûduna fiilî bir eşkıyâlık peşine düşmesin demekdi!. Üstelik, Osmanlıda “ehl-i sünnet olmak” mezheb sâhibi değil, İslâm sahibi olmakla aynı idi! Bütün mes’ele, işte bunun tahakkukuna çalışmak iken, biz, mezhebleri yok sayma hülyâsına at mahmuzladık! Sünnî olmayı reddetmenin, Osmanlı ecdâdımızda Dîni reddetmek ma’nâsına geldiğini anlıyamadık! Hem Osmanlı torunuyum demek, hem Osmanlının Dîni üzere olamamak! Bize, bu tenâkuzu yaşatdılar!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ben, Viyana’da da bunu sürdürdüm ve “Ne demek sünnî, ne demek şii, yahu siz müslüman değil misiniz?” diye gürledim!. Tabii bütün bu (SÜNNÎ) tartaklama ve tokatlamalarım zülfiyâre dokunmuş olacak ki, yıllardır  sıkıntılardan kurtulamamışdık!. Çünki 15 asır ve hele Türkün 1000 senelik DÎN anlayışının en ana çizgisi, Mutlak Hakk olan kaynakdan bu usûl ile bugüne gelmiş, bu vatanı bize kanları ve canları pahasına emânet eden Selçuklu, Anadolu Selçuklusu, Osmanlılar ve sâir devletler hep bu sünnî çizgisinde olarak îmân mayamızı ve südümüzü kıvâma ve helâle bağlamışlardı! Aslımız da sünnî idi, onu aslâ inkâr etmemli ve aslımızı incitmemeliydik!. Bunda da çok büyük taksirâtımız oldu&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>En son hatamız da şu oldu: Ekmekelekettin’in Peder-i Âlîleri Büyük Osmanlı Âlimi Merhûm Muhammed İhsan Efendi Hazretleri, CHP (altı .oklularının) zulmünden HİCRET etdiği hâlde, müşâvirlerin kıytırık bilgi akışına kapılarak  “CHP’nin ülkeden kovduğu zat” gibi çok yakışıksız bir dil kullandık!. O Merhûm Âlimin Derme Çatma Çatının Ke.estesi olan oğlunun abukluklarını ortaya koyacağım diye, ayarı kaçırıb böyle bir ibare de kullanmamalı idik, bu da fâhiş bir hata oldu!.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Daha pek çok hatâmız var! Demek istiyorum ki, KULUZ, hatâ, kusûr ve günahlardan münezzeh değiliz! MA’SÛMİYET sıfatı ancak Peygamberân-ı Izâm Hazerâtına mahsusdur. Veled Çelebi Hazretleri de şöyle buyurmuyor mu: “KUL kusursuz olmaz, olsa da makbûl olmaz!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İmdi, ey bizi destekliyenler! Kardeşlerim!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Endâzeyi, şîrâzeyi, ölçüyü kaçırıb beni de KAMAL PAŞA gibi sakın PUTLAŞTIRMAYIN, belâmızı buluruz Allâh etmesin! Bu öyle bir beliyyedir ki, Rabb Teâlâ olan ALLÂH AZZE ve Celle derhâl intikâmını alır; ve “Ulûhiyyet ve Rubûbiyyet” makâmına bir KUL dikilmiye çalışıldı mı, Kâinât kaynamıya ve infilâk etmiye başlar!. Firavunlar, Nemrutlar, Führerler nice diktatörler hep böyle etraflarındaki dalkavuk ruhlu necâsetler tarafından (PUTLAŞTIRMALARLA) insanlığın başına belâ edildiler!. Hiçbir PUT, kâidesi üzerinde ebedî kalamaz. Cumhûriyetçi Müteveffâ Nadir Nâdi bile ne demişdi: “Kahraman putlaştırıldığı zaman yıkılır!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bazı adamları “Kâinâtın İmamı” diyerek PUTLAŞTIRAN sürüler, en nihâyet buna kendileri de inanmıya başlayınca, işi haşhâşîliğe vurub tepe taklak çakıldı ve zîr ü zeber oldular!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>En büyük rütbe HAKK’a KULLUKDUR!. Bana bundan başka rütbe biçenler, bana dost değil düşmandır! Benim dostlarım bana acı da olsa hakk ve hakîkatı söyliyenler; benim düşmanlarım ise, tatlı sözlerle de olsa bana yalan yanlış yalakalık edenlerdir!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Aklınızı başınıza alın, bu dünyâ fânî olub, Sultân Süleymân Aleyhisselâm gibi kurda kuşa, ins ü cinne, yere göğe, rüzgâra, bulutlara biiznillah söz geçiren bir hükümdâr bile bu dünyâdan göçdü gitdi!. Dünyâ Sultan Süleymân’a bile kalmadı!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Aman azıb kudurmıyalım, bizler içün Allâh’a KUL olmakdan daha büyük hiçbir makâm olamıyacağını aslâ unutmıyalım ve bir dakika bile hatırdan çıkarmıyalım!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hepimiz, “OSMANLI TORUNLARI OLARAK”, 15 asırlık Müslümanların Dîni üzere olalım!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Dönüş O’nadır vesselâm!”</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong><em><u>(Devamı var)</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 31.07.2014)</em></p>
<p><strong><em>Son tashîh ve ilâvelerle: 05/31/2017    22:20:19</em></strong></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&#038;title=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html" data-a2a-title="(4) Ramazan Şeytanlarından Kurtulmak!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html">(4) Ramazan Şeytanlarından Kurtulmak!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(3) Ramazan Şeytanlarından Kurtulmak!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-3.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-3.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Mar 2024 03:10:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[09 - Ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[Zıyâiyye BEKÇİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[hilafet-cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[lozan antlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan şeytanları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=156</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan şovmen ve soytarılarından en meşhur bir tânesi de, cübbesi kendi ismi ve resminden 10 metre ileride sürten bir kereste!. Ekran şehveti uğruna</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-3.html">(3) Ramazan Şeytanlarından Kurtulmak!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>RAMAZAN ŞEYTANLARINDAN KURTULMAK!</u></em></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>(3)</u></em></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Zıyâiyye BEKÇİSİ</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Ramazan şovmen ve soytarılarından en meşhur bir tânesi de, cübbesi kendi ismi ve resminden 10 metre ileride sürten bir kereste!. Ekran şehveti uğruna öyle mübtezel ve lânetli adamların tv’lerinde dans ediyor ki, karşısındaki şeytanın <strong>“Allâh o zaman zulmediyor, Hz. Mu&#8230; o zaman korkakmış!”</strong> gibi iğrençliğin en dip noktalarında ve alenen havlamasına zemin hazırlıyor; ve bunlar karşısında da aksül’ameli sâdece mırıldanan bir kedi gibi <strong>“yok öyle demiyelim de&#8230;”</strong> soyu ve südünde bir yavşaklık!. Hele hakîkatla zerre kadar alâkası olmadığı hâlde, Yardakçı itle hemhâl olmanın bir netîce ve necâseti olarak <strong>“Elmalılı Tefsirinin Kamal Paşanın cebinden para vererek bizzat kendisinin yazdırdığı!”</strong> hezeyânı!.<strong>“Araboğlunun yâveleri” </strong>gibi yüzlerce reddiyesi olan; ve Kitab ve Peygamber’e bakışını aslâ değişmez bir menfîliğe bağlıyan bir siyâsî içün bu hoca kılıklı şey.anın şözleri, tek kelimeyle ahlâksızlık; hatta küfre mahabbet ve reklâm, Tefsîri, tahkîr noktasından da (m.l’unca) bir îmânsızlıkdır!.. Karşılarına oturduğu iki küfür âbidesinin önünde, kendisine Dubâi’de verilen bir <strong>“sakal-ı şerîf”</strong> ile (hakîkatı mechûl), şov ve gösteriş patlatması ise, tam bir riyâ ve iğrenç bir böbürlenme sahnesi!. Herifin, evvelâ Pensilvanyalı Ciamaat HOCİA’sına <strong>“hoşgörü ve diyalog küfrü içün”</strong> karşı çıkışı; sonra <strong>paralelli</strong> ve<strong> taralelli</strong> şebekesi tarafından montaj, şantaj ve <strong>“karı ticareti”</strong> töhmeti veya hakîkatı ile, (Hakkı Allâh bilir) kodesi boylayışı; kıçı ve kuyruğu sıkışınca da, hapishânelerden Pensilvanya Hocia Locafendisi’ne (köpe.leşmedik) lâf bırakmaması ve etek öpmesi&#8230; Buna ve benzerlerine (hoca) değil, kelb demek bile, lâyık olmadıkları iltifatla onları taltîf etmekdir!</p>
<p style="text-align: justify;">Sokak soytarısı derekesinde bir keyfiyetsizlik, işte Mübârek Ramazan günlerinde bile, bugün, uydurma bir tarikat ve sünnîlik perdesi altında, bu kadar mübtezelleşmiş ve iğrençleşmişdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Muazzez Ramazan’ı telvis ve telbîs eden (hakkla bâtılı bulayan); ve hatta teslis istikâmetinde çekeliyen niceleri  de var ki, o (c.bbesi) meşhur soytarının akıl hocasıdır; ve kamalizması sisli, içden pazarlıklı ve dînin echeli ve sevmezi olduğu içün de, dîn muharrifi bir yardakçıdır! Son üç-beş gün içinde Haber bilmem ne tv’de, her zaman olduğu gibi, orasından pek inanılmaz şeyler de yumurtlamıya başladı!. <strong>“Osmanlı hânedânı yurt dışında Kamal, İsmet ve Lozan aleyhinde hiç konuşmamışlar!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kuyruklu yalanın böylesi, ancak bu tip <strong>“kamal yardakçısı süper yalancı tâifelerde”</strong> görülür!. Beşikdeki bebeklerine kadar kendilerini palas pandıras memleket dışına fırlatanlar hakkında (aleyhde) hiç konuşmamışlar!. Uyduruk Tarihçi mantığının bu kadar fikir (fâ.işesi) fırlatanına rastlamıyan, gelsin buyursun! Îmanı olmıyanın hayâsı ve utanması olur mu?.</p>
<p style="text-align: justify;"> 1980’li seneler.. Başında fes, boynunda yamuk ve gevşemiş bir bez sallantısı yani Merhum Elmalılı’nın ifâdesiyle <strong>“ağlâl=fıskı ve küfrü temsil eden asrî medeniyetin boyun bağı”</strong> taşımadan tv’ programları yapamıyan; <strong>“üstadlığı”</strong> kendinden menkûl bir başka tarihçi ile, Fransa’nın Nice şehrinde mukîm Sultan Abdülazîz Cennetmekân Hazretlerinin oğlu Şevket Efendi’nin Kerîmeleri Nermin Sultan Hanımefendi’nin seâdethânesindeyiz&#8230; Fes meczubu tarihçi tarafından, Türkiye’yi teşrifleri arzediliyor!. Cevab: <strong>“Tayyâreden iner inmez karşıma bir takım isim ve resimler çıkacak, ben ise onlara tükürmeden aslâ yapamam! Sonra da yaka paça kodese gebertilmiye&#8230;”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ulan târihçi bozuntusu yalama!. Bunlar gibi yüzbinlerce gizli ve mestur kalmış ibârenin haddi hesabı var mıdır?</p>
<p style="text-align: justify;">Bir takım putlaştırılmış herifler hakkında bugün herkes neredeyse herşeyi söyler olacak; Lozan denen ihânet andlaşmasının, milleti nasıl bir katletme fermânı olduğunu artık bilmiyen kalmıyacak; amma hânedân, kanları ve canları pahasına ve dişleri tırnakları ile kazandıkları 622 senelik öz <strong>vatanlarından, </strong>kundakdaki bebeklerine kadar onları <strong>süren</strong> İngiliz emrindeki irâdeler karşısında, aleyhde hiç konuşmıyacak; ve Osman Gâzî ahfâdı değil de, dut yemiş bülbül civcivleri olarak ve <strong>“piyano”</strong> denen <strong>“kânûn”</strong> kâtili hengâme tokmakları arasından, sâdece güzel (!) nâmeler şakıyacaklar!</p>
<p style="text-align: justify;">Köksüz, yalaka ve yalama Tarihçi bozuntuları!.</p>
<p style="text-align: justify;">Lozan Andlaşması ise, bir milletin en başda gelen ve daha ötesi olmıyan değeri DÎNİNİN ve<strong> “hılâfet” </strong>denilen BAŞININ, koparılması kararı içün toplanılan yahûdi-haçlı Lozan’ında, alınan ve varılan, daha ötesi olmıyan korkunç karar demekdir&#8230; 1500 yıllık DÎN ü DEVLETİN, diri diri yakılması fâciası&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Müteveffâ 3. Adam’ın<strong>: “Batılılara Lozan’da biz SÖZ verdik. Anadolu’dan belli bir zaman içinde müslümanlığı kaldıracağız. Ben, bunun en baş takibçisi olacağım, benden sonrakiler de beni takib edeceklerdir&#8230;” </strong>dediği de sâbit bir hakîkatdır&#8230;<em>(Sitemizdeki makâlelere bakınız.)</em></p>
<p style="text-align: justify;">Târihî hakîkatları bir takım ateist ve İslâm kâtili rejimlerin istediği istikâmetde tahrîf ve tağyîr eden cibilliyetsiz ve südü bozuklara <strong>“tarihçi”</strong> değil, sâdece şerefsiz bir <strong>“tahrifçi”</strong> denir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Mübârek Ramazan’da bir başka rezâlete imzâ atan herif de, nurculuğunu nursuzluğuna âlet eden, ismiyle müsemmâ olamıyan ve <strong>gecenin</strong> zıddı olan ismini, echeliyyete ve zulümâta müsâvî ve imansızlığa denk hâllerde dolaştırıb, gülünçlük ve şarlatanlığa malzeme yapmasıdır!. 22.7.2014 akşamı tv. (.et) et kafalılarının sunduğu programda, şu cehâletin bulamacına ve hakîkatın katline bir bakınız: <strong>“Hollanda kraliyetinde hem cumhûriyet ve dembokrasi bal gibi beraber yürüyormuş, kendisi de, Türkiye’de Hilafetle cumhûriyetin beraber yürüyeceğine inananlardanmış!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hangi cins ve kademeden nurculuksa!</p>
<p style="text-align: justify;">Şarlatanca cehâlet ve rezâletin son perdesi, ancak böyle pırasasör olmakla mümkindir!&#8230; Hollanda kraliyeti cumhuriyetmiş!. Bunu, Hollanda kabuklu veya çukur kraliyet veya kraliçeliği duyarsa, bu adamı ancak, herhalde <strong>“nobel kazığına namzet”</strong> olarak teklif listesinin başına çakar!. Hele <strong>“Cumhûriyetle Hılâfetin berâber yürümesine inananlardan olmak”</strong> şecâati, şenâati ve fecâati ise, İblis’le Cibril-i Emîn Nâmûs-ı Ekber Hazretleri’nin kol kola girerek <strong>“beraber yürümesi”</strong> gibi, akla, îmâna, mantığa, şer’a ve tab’a mübâyin bir akıl iflas veya illetinin, en onulmazı olsa gerekdir!</p>
<p style="text-align: justify;">Fransız ihtilâl-i kerîhinin dünyâya dayatıb ihrâc etdiği bir soytarılık olan <strong>republique</strong> denen nesne, <strong>“ansiklopedist ateizmanın</strong>” akıl ve mantığıyla uydurulan ve ona mülâyim gelen; ve ancak Fransa’nın 1789 şartlarında bir rejimdir!. Dünya ateizmasına tapınan adamlar ma’rifetiyle ve (Bâtıl Batı dayatmasıyla) da nice dünya memleketlerine siyâsî rejim olarak zorla ve cebren çakılmışdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Hılâfet ise, devletde idârecinin<strong> “müslüman”</strong> olması şartını, en baş şart olarak ele alır. Çünki hükûmet, vahye müstenid 4 delil üzerine oturmak mecbûriyyetindedir. Aksi halde, <strong>“Allâh’ın indirdiği hükümlerle hükmetmiyenlerin” </strong>yani<strong> “kâfir, fâsık veya zâlimlerin” </strong>sultası ruznâmeye gelecek; ve bunu da, <strong>“Hâlık’a ısyân olan yerde mahlûka itaat edilmez”</strong> emri ta’kîb edecekdir&#8230; Halbuki <strong>Republique</strong> denen ve İslâm âleminde olmadığı içün lûgat bakımından (cumhûriyet) diyerek tamâmen uydurma bir kelime ile anlatılmak istenen bu rejimde, hılâfete zıt olarak din farkı asla gözetilmez; ve kâfir ile müslüman, tâmamen hukukda ve haklarda gûyâ müsâvî ve biribirine denkdir!. Hılâfetde ise, teb’a üçe ayrılır:</p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>1) Teb’a-yı müslime: </strong>Bunlar, hükûmetin aslî unsuru ve sâhibidirler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2) Kâfir-i zımmî (reâyâ):</strong> İslâm hâkimiyyetini tanıyarak cizye karşılığında zimmet (tam bir koruma) altında olan; din, akıl, namus (nesil), can ve mal emniyeteri hiçbir beşerî sistemde olmadık bir adâletle tekeffül edilen teb’a-yı keferedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3) Kâfir-i Müste’men:</strong> Bunlar, İslâm hılâfetinin hâkimiyyetini tanımıyan, fakat ona ilticâ ederek en fazla 1 yıl hılâfet hakimiyyetinde yaşayabilecek olanlar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Hılâfet, dünyayı da üçe ayırır:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1) Dâr-ı İslâm</strong> ki, Şerîat Ahkâmının tatbik edildiği yani <strong>hılâfetin</strong> emrindeki memleketler;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2) Dâr-ı Harb:</strong> Beşerî hüküm, anayasa ve kânunlarla idâre edilen, laik ve demokratik, şefokratik, kraliyet, faşist, nazist, topyekûn tâğûtî ve haçlı-yahudi sistemleri örnek alınarak uydurulan idârelerin hâkim olduğu yerler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3) Dâr-ı Sulh:</strong> Hılâfetle aralarında sulh andlaşması bulunan kefere idârelerindeki ülkeler&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi şu îzahlar, 15 asırdır yaşanan hakîkatlerdir. Cumhûriyet idaresi, idâre etdiği insanların topuna da <strong>“vatandaş”</strong> der; ve vatandaşları arasında <strong>“Allâh’a müslüman olarak îmân edenlerle, ateist olarak îmân etmiyen laik ve dembokrat kişiler arasında hiçbir fark gözetmez”</strong> ve zımnen şöyle de demiş olur:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Ben, topunuzun da müşterek devletiyim; bu devletde Kur’an, Sünnet, İcmâ v.s. esaslarına göre kanun ve hüküm olamaz; bunu mason localarına ve dünya siyonizmasına aslâ kabûl etdiremeyiz! Hudûdunu onların çizdiği istiklâl ve hürriyyet, insan ve kadın hakları gibi siyâsî literatür ne ise, onları kıllarına kadar kabûle mecbûruz! Tanrılık imtiyâzı, şu kadar yüz kelle tarafından parlamento olarak kullanılır; ve diğer vatandaşlar da bu imtiyâz-ı Rubûbiyyeti elinde tutanlara ubûdiyyetde bulunmuş yani tapmış olacaklardır!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hılâfet’i dünya ve müslümanlar nezdinde paçavralaştırarak, onları beşerî şeytanlıklarına <strong>tapdırmak</strong> istiyen yahudi-haçlı gâvurları, <strong>“IŞİD MIŞİD”</strong> gibi eşkıyâ ve haşhâşî çetelerini kör kamalarla kelle kesen keyfiyetlerle <strong>“hılâfet idâresi”</strong> kurmuş gibi göstererek, onların idâresini bu kabil binbir çeşit vahşiliklerle de  süsliyerek (!) müslümanlara: <strong>“İşte sizin hılâfetiniz böyle bir rezâlet ve kepâzelik!”</strong> demeye getiriyorlar ki, Mübârek Ramazan’da oynanan şeytanlıkların en irilerinden birisi de bu alçaklıklardır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Hılâfet ise, insanları da ülkeleri de üçe ayırır; ve <strong>“İslam Mutlak Hakikatdır, mutlak adâlet de Ondadır; Onda ikrah yokdur; ona göre bu böyledir!”</strong> der&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Artık pırasasörün yapmak istediği keyfi, indî, izâfî ve sûrî telbîsi (hakkla bâtılı bulamayı) ve bunun akla zarar keyfiyetini bir düşününüz!. Bu herif de, Mübarek Ramazan’da <strong>“ilim adamıyım”</strong> diye patlıyacak kadar şişinen; yerinde, bir dakikada 10 takla atan bir fırıldak ve gerinen bir palyaço!</p>
<p style="text-align: justify;">Mübârek Ramazanlarda işte böyle rezâletler tozu dumana katarak, ortalığı lâğım patlamışcasına kokutub pislik içinde bırakdı!</p>
<p style="text-align: justify;">Biraz dahası da var ki, nasibse yarın ele alırız&#8230;</p>
<p style="text-align: right;"><strong><em><u>(Mâba&#8217;di var)</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 30.07.2014)</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-3.html&amp;linkname=%283%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-3.html&amp;linkname=%283%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-3.html&amp;linkname=%283%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-3.html&amp;linkname=%283%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-3.html&amp;linkname=%283%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-3.html&amp;linkname=%283%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-3.html&amp;linkname=%283%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-3.html&amp;linkname=%283%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-3.html&amp;linkname=%283%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-3.html&amp;linkname=%283%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-3.html&amp;linkname=%283%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-3.html&amp;linkname=%283%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-3.html&amp;linkname=%283%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-3.html&amp;linkname=%283%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-3.html&amp;linkname=%283%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-3.html&#038;title=%283%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-3.html" data-a2a-title="(3) Ramazan Şeytanlarından Kurtulmak!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-3.html">(3) Ramazan Şeytanlarından Kurtulmak!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-3.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(2) Ramazan Şeytanlarından Kurtulmak!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-2.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-2.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Mar 2024 03:05:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[09 - Ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[Zıyâiyye BEKÇİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed Zıyaüddin Gümüşhanevi]]></category>
		<category><![CDATA[Allah korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[ekran şeytanları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=143</guid>

					<description><![CDATA[<p>RAMAZAN ŞEYTANLARINDAN KURTULMAK! (2) Zıyâiyye BEKÇİSİ &#160; Dünün âlimleri ile bugünün bu cerbeze tırnakçısı zâlimleri arasında fark mı ne kadar? Mukâyese imkânı vermiyecek kadar azîm ve cesîm! Soytarı,<span class="excerpt-hellip"> […]</span></p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-2.html">(2) Ramazan Şeytanlarından Kurtulmak!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>RAMAZAN ŞEYTANLARINDAN KURTULMAK!</u></em></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>(2)</u></em></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Zıyâiyye BEKÇİSİ</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Dünün <strong>âlimleri</strong> ile bugünün bu cerbeze tırnakçısı <strong>zâlimleri</strong> arasında fark mı ne kadar? Mukâyese imkânı vermiyecek kadar azîm ve cesîm!</p>
<p style="text-align: justify;">Soytarı, Allâh Azze’nin, pekçok âyetleri ile<strong> “BENDEN KORKUN!”</strong> buyurmasına; ve bunun, en sondaki bir müslümana kadar bilinmemesi muhal olan hakîkatına rağmen, o devletin o kanalından anırtısı, dün, <strong>“Ben Allâh’dan korkmam, BEN Allâh’ı severim” </strong>iken<strong>; </strong>bugün,<strong> ALLÂH’dan korkmıyalım, o korkunç bir şey değildir!”</strong> hezeyânı&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Mes’elenin en acı yanı ise, bu kadar Allâh’sızlık fışkıran bir ucub putlaşması karşısında, dünya denen kellenin bir tek hücresinden bu Ebû Cehil hortlağına bir tek<strong> “hastir”</strong> çeken <strong>“îmân öfkesi”</strong> sâhibinin çıkmayışı!. Bu milletin <strong>“imân ve i’tikâd”</strong> dünyası Gazze’den bin beter bombalanmış; ve rûh damarları da o nisbetde paramparça edilmişdir! Böylesine geberen ve Hakk’ı (Allâh irâdesini) müdâfaada bu kadar dilsiz şeytan olan şu (şe.efsiz) dünya ve onun T.C.sinde, <strong>“Çankaya’ya falan çıkarsa kurtulduk”</strong> çığlıkları atılacak; ve tek dert, <strong>“dembokrasi kumarından bizim takım en az %51 puanla galib çıkmalıdır”</strong>noktasına kilitlenilecekse, batış kaçınılmazdır!&#8230; Allah Azze’ye bağlılık ve ta’zimini bu kadar kaybeden bir milletin iflâh olmasını beklemek, ruh çürümesi ve eblehliğin doruk noktasıdır!</p>
<p style="text-align: justify;">Burada, Ramazan’da söylenmiş olmasına binâen müstakbel Reis-i Cümhûr Tavil Tayyib Paşa’nın bir sözü de son derece yakışıksız ve rahatsız edicidir. Eskişehirde hızlı tren açılışı merâsiminde dedikleri:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>&#8220;İlk önce 2009&#8217;de Hacı Bayram Veli&#8217;nin şehri Ankara ile Yunus Emre&#8217;nin şehri Eskişehir&#8217;i kucaklaştırmıştık. Ardından Hazreti Mevlana&#8217;nın şehri Konya&#8217;yı bu kucaklaşmaya dahil ettik. Bugün de Eyüp Sultan Hazretlerini, Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerini, Sultan Fatih&#8217;i, bu hayali ilk kez kuran Sultan Abdülhamit&#8217;i bu halkaya dahil ediyoruz. İlk önce Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin modern başkenti, Gazi Mustafa Kemal&#8217;in Ankara ile Türk dünyasının kültür başkenti Eskişehir&#8217;i birleştirmiştik. Sonra da Anadolu Selçuklu Devleti&#8217;nin kadim başkenti Konya&#8217;yı bu hatta dahil ettik. İşte şimdi, Osmanlı cihan devletinin muhteşem başkenti İstanbul&#8217;u bu başkentler ile kucaklaştırıyoruz.&#8221;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Topçu Tavil Tayyib Paşa Ramazan’ın son günü, oğlu, damadı ve yakın takımları ile (oy devşirme hesabları uğruna) 3 gol attırıldığı şov sahnesinde devlet reisi olacağa pek yakışmıyan bir seğirtme ile ve <strong>“orucuna” </strong>rağmen, 60’lık yaşı ve başı içinde bu hâllere hadi <strong>tenezzül</strong> etdi diyelim! Yukarıda o kadar ihtiramla isimlerini zikretdiği zevata gerçekden samîmî bir mahabbeti varsa, gene dünya çapında çok büyük bir İslâm Âlimi olan şu piyasaya düşen <strong>“Ekmekelekettin Efendinin”</strong> ne yazık ki pederi bulunan<strong> Büyük İslâm Âlimi Yozgatlı Merhûm Muhammed İhsan Efendi Hazretleri</strong> için kullandığı elfâz, bir devlet adamına asla yakışmıyan bir basitlik ve ciddiyetsizlikde olmuşdur. Aynı konuşmanın bir yerinde kullandığı tahfif ve tahkîr edici cümleye bakınız:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</em></strong><em>.Bir ay<strong> içinde babasını, bu ülkeden </strong>kovan CHP, <strong>şimdi </strong>onun<strong> safına girdi, açıklama yapıyor &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..” </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Evet, (altı .oklu) ve (kurt totemli) iki kafadarın, bu<strong> “derme çatma çatının ka.estesi” </strong>dediğim adama, bu dembokrasi ahlâk tanımazlığı içinde her şey dense yeridir!. Çünki öyle kıymetli bir âlim ve âmil bir babanın çizgisine tam ma’nâsıyla ters bir çizgideki irtidâd ve şirk odak ve ocakları ile bütünleşen bir evlâd, herşeyden evvel o babaya ihânet içinde demekdir&#8230; Böyle bir evlâdı <strong>“yerin dibine geçireceğim”</strong> diye, Onun, ma’sûm ve merhûm bulunan, büyük allâme ve kıymet olan babasını kimsenin rencîde etmiye hakk ve salâhiyyeti olamaz; ve <strong>“olur”</strong> diyen, haddini aşar ve ahlâk endâzesinin ayarını mıncıklamış olur!</p>
<p style="text-align: justify;">Tekrar ederiz ki, siyâsî rakibinin Âhıret’e intikâl etmiş allâme ve çilekeş ma’sûm ve merhûm pederini ve O’nu seven İslâm milletini rencide edecek ibâre ve ifâdeler kullanmak, ahlâk ve terbiye noktasından da son derece mahzurlu olsa gerekdir: 1) Muhterem ve Merhûm Muhammed İhsan Efendi Hazretleri Son devir Osmanlı ulemâsından olub, ilmiyle âmil nâdir yetişen bir zâtdır. Bugün onun ayarında İslâm âleminde bir büyük zât gösterilemez&#8230; 2) Türkiye’yi 1924’yılında ve 22 yaşında ilim tahsîline Mısır’da devam etmek ve CHP Şefokrasi ve Şebekrasi’sinin dünya tarihinde görülmiyen mülevves zulüm ve işkencelerinden uzak kalmak içün, Mısır’a, <strong>HİCRET FARZINI</strong> îfâ sebebi ile ve mücerred bu DÎNÎ emre imtisâl gâyesi ile gitmişdir&#8230; 3) <strong>HİCRET</strong>, bütün dünyâ cehâlet ve îmânsızlık mahfilleri çok iyi bilsinler ki, İslâmiyyet’de, şartları hulûl ve tahakkuk etdiğinde, aynen cihad, ülilemr, nikah, bey’ ve şirâ, namaz ve oruç, v.s. gibi bir dîn zarûreti ve bir dîn emridir. Yapmıyan fâsık, inanmıyan kefereye mülhâk bilinir!.. 4) Merhûm Muhammed İhsan Efendi Hazretleri içün <strong>“CHP onu bu ülkeden kovdu”</strong> demek, son derece yakışıksız ve tahkîr edici bir lâfızdır. Hakîkatla da zerre kadar alâkası olamaz&#8230; 5) Kovulmakda bir kovan vardır; bir de kovulan! Kovan fâil, kovulan mef’uldür. <strong>Kovulan</strong>, kovanın irâdesine tâbi’ olarak hareket eden, irâdesi selbedilmiş<strong>hakîr</strong> bir adam demekdir&#8230; 6) Halbuki<strong> Merhum M. İhsan Efendi Hazretleri</strong>, bir takım tâğûtların veya onun bunun <strong>irâdesiyle</strong> bu ülkeden kovulmamış;<strong> KENDİ İRÂDESİYLE HİCRET ETMİŞDİR&#8230;</strong> 7) Bu hakîkatı tahrîf etmek, hiç kimseye ve hele Müstakbel Başkan Topçu Tavil Tayyib (TTT) Paşa Hazıretlerine kat’iyyen yakışmaz, bir ayıp olarak üzerinde kalır ve merhûm’un rûhâniyyetinden <strong>istimdâd</strong> etmedikçe de, üzerinden çıkmaz!. 8) Yukarıda isimlerini zikretdiği nice Velî ve Sultâna hakîki ta’zimi olan bir insan,<strong>Muhammed İhsan Efendi Hazretlerini</strong> de ta’zîm ifâdesiyle diline almak; ve bu ta’zim ile tenâkuz teşkîl edecek isimleri ise ağzına almamakla mükellefdir!. Aksi halde inandırıcılığı kalmaz; mertlik ve ciddiyet bekliyen Anadolu evlâtlarına <strong>“politika icabı her kalıba giriyor, önüne gelene hatta Büyük Osmanlı âlimlerine bile kara çalıyor!”</strong> dedirtir!</p>
<p style="text-align: justify;">Tavil Tayyib Paşanın ağzından çıkan sözeri, onun, en az üç kere kulağına duyurması da kendi menfaatı iktizâsıdır. Adı geçenin, <strong>“Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemaat (Sünnîlik) ile de bir alıb veremediği var!”</strong> dedirten sözleri ise, nâmütenâhî mahzurlu ve tehlikelidir. Sünnîlik İslâmiyyet’in ta kendisidir; ve adı geçenin (aslı) da sünnîdir. Aslını inkâr etmemek şartı ile her insan istediği noktada bulunursa, hürmet görür ve insanlığından kimseyi şübhe de etdirmez&#8230; <strong>“Derme çatma çatının ke.estesi”</strong> ise, aslı olan Merhûm Muhammed İhsan Efendi Hazretleri çizgisini inkâr etmekle, adını ne kadar <strong>“baba hâini”</strong> olmakdan kurtarabiliyorsa; Topçu Tavil Tayyib Paşa da, <strong>“sünnî aslının”</strong> çizgisinden ne kadar uzaklaşırsa, o kadar bir kıymet zâyiine uğrıyacakdır! Yukarıda isimlerini tâdât etdiği Büyük velî ve Sultanların hangisi, bir tek paşa hâric <strong>sünnî</strong> değildir?. Bu istisnâ da Kamal Paşadır; O da <strong>“müstesnâ” </strong>olarak ele alınabilir ve kenarda durdurulabilir!. Konuşmalar, hele ricâl-i devlete, bu devlet <strong>(laik-ateist)</strong> de olsa, ona âid beyanlar, müstakim, tenâkuzlardan ve samîmiyyetsizliklerden âzâde olamazsa, bunun mes’ûliyyeti çok ağırdır; ve bedeli de çok pahalıya mâl olur!. Bunun, çok ağır bedel ödeyen târihdeki misâlleri ile makâlemizi daha da uzatmak istemiyoruz. Aklı çürümemiş olanlara, bu kadar nasîhat ve ihtâr kifâyet eder!..</p>
<p style="text-align: justify;">Biz, <strong>“Allâh’dan korkmam, korkulmamalı”</strong> gibi hezeyanlar savuran; ve buna cür’etini de, <strong>“laik-ateist” </strong>devleti arkasında görmekden alan, <strong>ekran şeytanları</strong> içün diyeceğimizi ikmâle çalışalım:</p>
<p style="text-align: justify;">Bugünün âlim kisveli zâlimlerine rağmen, dünün zâlim düşmanı <strong>“âlimi”</strong> ve Büyük mürşîd Merhûm Ahmed Zıyâüddin Gümüşhânevî Kaddesallâhu Sırrahu’l-Âlî Hazretleri, bu iğrenç küfür hezeyanlarını, bakınız hangi satırlarıyla çöplüğe fırlatıyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Allâhu Teâlâ’yı sevmek, Ondan korkmakla olur. Bu korku, O’na bir saygıdır; ve O’na lâyık olamama korkusudur. İlk bakışda korku, insana sevginin zıddı gibi gelirse de, vaz’iyyet hiç de öyle değildir. O’nun her şeyden büyük, her şeyden kuvvetli ve her şeye muktedir olduğunu düşünmek, O’na ta’zîme dayanan bir korkuyu getirmektedir. &#8230;. Sevgide birinci derecede (ilk mehalede) korkulan şey, sevgilinin, sevenden yüz çevirmesi ihtimâline dâir korku; ikinci derecede (ikinci merhaledeki) korku ise, perdelenib gizlenme ve kendisini göstermeme korkusu; üçüncü derecede (merhaledeki) korku da, uzaklaşma, bir daha yakın olmama, hatta terk etme korkusudur.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İşte bunun içündür ki, Allâh’ın Rasûlü bir Hadîs-i Şeriflerinde: “Beni Hûd Sûresi ihtiyarlatdı!” buyurmuşdur&#8230;&#8230;.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Allâhu Teâlâ bir kulunu sevgi hususundaki bir hatadan dolayı cezâlandırmak isterse, evvelâ o kuluna kendi nefsini beğendirir; ve artık onun, hiçbir şeye ihtiyâcının bulunmadığına inandırır. Aşkın o diriltici tecellîlerini bu kulundan gizler. Bu kul irâde ve mes’ûliyyetini inkâr ederek cebre kâil olur. Öyle kimsenin Allâh’a yakınlığı temennîden öteye gidemez. Olmıyacak şeyde hüsnüzan ederek tembelleşir ve Cenâb-ı Hakk’a karşı edâsı şart olan kulluk borcunu terkeder. Buradan da gafletin bataklık ve karanlığına gömülür&#8230;&#8230;.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bütün bunlar, bu kimselerin Allâh’ı sevme iddialarına rağmen, O’ndan uzak olub şeytana yakın ve onun emrinde olduklarını isbât ve ifâde etmektedir&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;Kula gereken şey, hiçbir hâline güvenmeyib ancak Allâh’a güvenmek, O’na bağlanmak ve her hususda O’ndan KORKMAKDIR. “Allâh katında en değerli ve en şerefli olan kul, O’na karşı en çok ta’zîm eden ve O’ndan KORKUSU olandır.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Âriflerden bazıları demişlerdir ki: “Bir kimse, içinde Allâh korkusu bulunmadan, sırf O’nu sevdiği iddiasıyla ibâdet ve tâate devam ediyorsa, içinde doğacak mes’ûliyetsizlikden dolayı kendisinde bir rahatlama meydana gelir; ve bu rahatlama o kimseyi On’a hürmetsizlik ve ısyân felâketine sürükler. Bunun aksi olarak, O’na ibâdet ve tâati, O’na karşı  içinde sevgiden eser bulunmadığı hâlde, sırf Allâh’dan korkduğu içün yapıyorsa, o kimse de bir gün gelir, yapdığı ibâdet ve tâatını terkeder. Sevgiden mahrûm kalıb, kişiyi evvelâ katılaştırır, daha sonra da vahşîleştirir&#8230;..</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Seven kimse KORKUDAN hâlî olamıyacağı gibi, KORKAN da sevgiden hâlî kalamaz. Allâh sevgisinde kişinin derecesi ilerledikçe, O’na kırşı ihtiram ve ta’zimden ileri gelen KORKU da, yerini gitdikce  sevgiden ileri gelen bir kaygıya, O’na karşı kusûr işleme tehlikeli endîşesine terkeder. Bu hâl, sâlikde hakîkî mahabbet derecesinde meydana gelir.”</strong><em> (Rûhu’l-Ârifîn, 2002, 152-156) </em></p>
<p style="text-align: justify;">İşte dünün gerçek mürşidleri ve işte bugünün gerçek mürteddleri&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ne hayr umulur böyle gecenin sabâhından!</p>
<p style="text-align: right;"><strong><em><u>(Devam edecek)</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İlk intişârı: 29.07.2014)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-2.html&amp;linkname=%282%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-2.html&amp;linkname=%282%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-2.html&amp;linkname=%282%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-2.html&amp;linkname=%282%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-2.html&amp;linkname=%282%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-2.html&amp;linkname=%282%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-2.html&amp;linkname=%282%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-2.html&amp;linkname=%282%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-2.html&amp;linkname=%282%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-2.html&amp;linkname=%282%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-2.html&amp;linkname=%282%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-2.html&amp;linkname=%282%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-2.html&amp;linkname=%282%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-2.html&amp;linkname=%282%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-2.html&amp;linkname=%282%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-2.html&#038;title=%282%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-2.html" data-a2a-title="(2) Ramazan Şeytanlarından Kurtulmak!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-2.html">(2) Ramazan Şeytanlarından Kurtulmak!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-2.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
