<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yeni dünya düzeni arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<atom:link href="http://www.turkcesi.biz/tag/yeni-dunya-duzeni/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkcesi.biz/tag/yeni-dunya-duzeni</link>
	<description>Hakkın ve Sabrın T&#252;rk&#231;esi imani, fikri, edebi, tarihi ve siyasi neşriyatdır...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 May 2023 14:54:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.4</generator>

<image>
	<url>http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/06/cropped-osmanli-armasi-site-ikonu-50x50.jpg</url>
	<title>yeni dünya düzeni arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<link>http://www.turkcesi.biz/tag/yeni-dunya-duzeni</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Demokrasinin, Lâ Teşbih Şehâdet Ve Tevhîd Kelimesi; Ve 6 Îmân Esâsı (Âmentüsü!)</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/demokrasinin-la-tesbih-sehadet-ve-tevhid-kelimesi-ve-6-iman-esasi-amentusu.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/demokrasinin-la-tesbih-sehadet-ve-tevhid-kelimesi-ve-6-iman-esasi-amentusu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Mar 2019 21:57:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mehemmed SAFFET]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim - Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[amentu]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi dini]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi zikri]]></category>
		<category><![CDATA[okyanus ötesi]]></category>
		<category><![CDATA[yeni dünya düzeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=5524</guid>

					<description><![CDATA[<p>(Demb.krasi dîninin) tanrısı, “yeni dünya düzeni!” sloganıyla ortadadır ve bütün devletlerin parlamentolarını düzenleyen en tepedeki (gözetleyen </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/demokrasinin-la-tesbih-sehadet-ve-tevhid-kelimesi-ve-6-iman-esasi-amentusu.html">Demokrasinin, Lâ Teşbih Şehâdet Ve Tevhîd Kelimesi; Ve 6 Îmân Esâsı (Âmentüsü!)</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>DEMOKRASİNİN, LÂ TEŞBİH ŞEHÂDET VE TEVHÎD KELİMESİ; VE 6 ÎMÂN ESÂSI (ÂMENTÜSÜ!)</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Mehemmed SAFFET</u></em></strong></span></h3>
<p><span style="color: #ffffff;">.</span></p>
<p style="text-align: justify;">(Demb.krasi dîninin) tanrısı, <strong>“yeni dünya düzeni!”</strong> sloganıyla ortadadır ve bütün devletlerin parlamentolarını düzenleyen en tepedeki <strong>(gözetleyen piramitde göz, sırlı oda ve locadaki beynelmilel beşerî akıl)</strong> ne ise, işte o…</p>
<p style="text-align: justify;">Bütün parlamentolar, bu tanrının federatif devletlerinde onu temsil eden,<strong> “bir üçdür, üç birdir”</strong>in mümâsili <strong>“300 birdir, bir üçyüzdür!” </strong>deyişin benzeri…</p>
<p style="text-align: justify;">Lâ teşbih tevhid kelimesi de,<strong> “Dünyâ gemisinin kaptanına!”</strong> ve onun rotasına ters her rotayı nefy ü redd ve O’na şeksiz ve şübhesiz ve bilâ kayd ü şart iman… Meselâ <strong>“Türkçe olipiyatları!” </strong>gibi bütün kültürel (!)<strong> “mülâhaza”, </strong>techîzatlanma ve temsîlâtda<strong> “Onun otoritesini tanımak!”;</strong> ve bu tanrının kulu ve elçisi olan parlamentoların başkanlarını <strong>son kullanma târihine kadar</strong> ölesiye tasdik…</p>
<p style="text-align: justify;">Lâ teşbih 6 âmentü umdesine gelince, bunlar da<strong> “son kullanma tarihine kadar!”</strong> işte:</p>
<p style="text-align: justify;">1) Yukarıda işâret edilen tanrının varlığına, <strong>“Okyanus ötelerine!”</strong> uçak taşıyan gemilerinin kuvvetine ve dize getirici rûhâniyyet ve himmetine, ve nükleer silâhlarının yok edici kudretine, <strong>“yeni dünyâ düzenini!”</strong> yaratıcı hâlikıyyetine îmân!</p>
<p style="text-align: justify;">2) Yüce rubûbiyet makâmına âid istihbârât teşkilâtlarının, husûsî mahallere getirib götürdüklerine, gizli ve açık bütün mesajların ve bütün senaryo ve her türlü planlı ve müretteb ve insanlığın hayrına (!) topyekûn gözboyama, yalan, fısıldaşma, laf taşıma, icabında şantaj, korkutma, tehdîd, v.s. ne varsa, bütün bunların hiç değiştirilmeden kul ve elçilere aynen aktarılmasında, vazifeli (gölge adamların) varlığına îmân…</p>
<p style="text-align: justify;">3) Bütün kitablara (anayasaların bütün madde, bend ve fıkralarına tepeden tırnağa îman) ve onlara aykırılığın karşısına çıkış ve redd… Her türlü mukaddes Kitabların keenlemyekün olduklarına ve onların artık aslâ kaale alınamıyacaklarına îmân…</p>
<p style="text-align: justify;">4) Tanrının mesajlarını insanlara liderlik vasıfları ile tebliğ eden ve beşerî aklın asla vazgeçilmezliğine ömrünü adayan ve <strong>“dembokrasi zikrini!”</strong>en ileri derecelere götürmek peşindeki bütün en üst sınıfın elçiliğine îmân…</p>
<p style="text-align: justify;">5) Yamukluk yaparak, verilen emir ve yasaklara ters gidenlerin mutlaka operasyonel bir terbiye ve cezadan geçirilerek haklanacağına; ve yapacakları serkeşlik, fısk, ısyân ve tuğyanın, dikkatle ta’kib edildiğine ve iktidarlarının veya muhalefetlerinin şöyle veya böyle, terör odakları veya kaset odakları veya zina seanslarını olağanlaştırarak tuzaklaştıran bir takım mihraklar marifetiyle yanına kâr bırakılmayacağına îmân…</p>
<p style="text-align: justify;">6) Dembokrasi Dininin tanrısı nerede ne olacağını, kendisini mutlak kâhin sıfatına sahib bildiği içün en hatasız şekilde (kader tayin ederek elinde tutar!) Veya tahmin eder ve öylece de çıkar ki, buna da dembokrasi dininin mü’minleri iman eder!…</p>
<p style="text-align: justify;">Mesele budur ve görünen köy kılavuz istemez!</p>
<p style="text-align: justify;">Dembokrasi Dininin her memleketde ne kadar mezhebi varsa, herkes mutlaka onlardan birinde olduğunu hür (!) veya esir irâdesiyle ortaya koymalıdır…</p>
<p style="text-align: justify;">Böylece Dembokrasi tanrısı ve ekibi piramitiçinden bakan gözüyle, hangi memleketin hangi bölgesinin hangi mahallesinde hangi zihniyetde mahluk var, bunu Okyanus ötesinden ve mutantan ofisinden görebilmeli; ve <strong>“yeni dünya düzeni!”</strong> içün yapacağı hesablarını en az hatalı hatta sıfır rizikoyla önünde görebilmelidir!</p>
<p style="text-align: justify;">Dünyâ nüfûsu içinde ehlîleştirilmesi icab edenler ve etmeyenler bilinmelidir…</p>
<p style="text-align: justify;">Guantanamo ihtiyâcı ne kadardır, bütün bunların ince ayar hesablarının yapılması içün bu dinin bir mezhebine oy kullanmak şartdır; ve aksi halde dembokratik bir suç işlenmiş olunacakdır!</p>
<p style="text-align: justify;">Yaşasın hürriyet!</p>
<p style="text-align: justify;">Yaşasın Dembokratik haklar!</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 08.06.2011)</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fdemokrasinin-la-tesbih-sehadet-ve-tevhid-kelimesi-ve-6-iman-esasi-amentusu.html&amp;linkname=Demokrasinin%2C%20L%C3%A2%20Te%C5%9Fbih%20%C5%9Eeh%C3%A2det%20Ve%20Tevh%C3%AEd%20Kelimesi%3B%20Ve%206%20%C3%8Em%C3%A2n%20Es%C3%A2s%C4%B1%20%28%C3%82ment%C3%BCs%C3%BC%21%29" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fdemokrasinin-la-tesbih-sehadet-ve-tevhid-kelimesi-ve-6-iman-esasi-amentusu.html&amp;linkname=Demokrasinin%2C%20L%C3%A2%20Te%C5%9Fbih%20%C5%9Eeh%C3%A2det%20Ve%20Tevh%C3%AEd%20Kelimesi%3B%20Ve%206%20%C3%8Em%C3%A2n%20Es%C3%A2s%C4%B1%20%28%C3%82ment%C3%BCs%C3%BC%21%29" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fdemokrasinin-la-tesbih-sehadet-ve-tevhid-kelimesi-ve-6-iman-esasi-amentusu.html&amp;linkname=Demokrasinin%2C%20L%C3%A2%20Te%C5%9Fbih%20%C5%9Eeh%C3%A2det%20Ve%20Tevh%C3%AEd%20Kelimesi%3B%20Ve%206%20%C3%8Em%C3%A2n%20Es%C3%A2s%C4%B1%20%28%C3%82ment%C3%BCs%C3%BC%21%29" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fdemokrasinin-la-tesbih-sehadet-ve-tevhid-kelimesi-ve-6-iman-esasi-amentusu.html&amp;linkname=Demokrasinin%2C%20L%C3%A2%20Te%C5%9Fbih%20%C5%9Eeh%C3%A2det%20Ve%20Tevh%C3%AEd%20Kelimesi%3B%20Ve%206%20%C3%8Em%C3%A2n%20Es%C3%A2s%C4%B1%20%28%C3%82ment%C3%BCs%C3%BC%21%29" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fdemokrasinin-la-tesbih-sehadet-ve-tevhid-kelimesi-ve-6-iman-esasi-amentusu.html&amp;linkname=Demokrasinin%2C%20L%C3%A2%20Te%C5%9Fbih%20%C5%9Eeh%C3%A2det%20Ve%20Tevh%C3%AEd%20Kelimesi%3B%20Ve%206%20%C3%8Em%C3%A2n%20Es%C3%A2s%C4%B1%20%28%C3%82ment%C3%BCs%C3%BC%21%29" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fdemokrasinin-la-tesbih-sehadet-ve-tevhid-kelimesi-ve-6-iman-esasi-amentusu.html&amp;linkname=Demokrasinin%2C%20L%C3%A2%20Te%C5%9Fbih%20%C5%9Eeh%C3%A2det%20Ve%20Tevh%C3%AEd%20Kelimesi%3B%20Ve%206%20%C3%8Em%C3%A2n%20Es%C3%A2s%C4%B1%20%28%C3%82ment%C3%BCs%C3%BC%21%29" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fdemokrasinin-la-tesbih-sehadet-ve-tevhid-kelimesi-ve-6-iman-esasi-amentusu.html&amp;linkname=Demokrasinin%2C%20L%C3%A2%20Te%C5%9Fbih%20%C5%9Eeh%C3%A2det%20Ve%20Tevh%C3%AEd%20Kelimesi%3B%20Ve%206%20%C3%8Em%C3%A2n%20Es%C3%A2s%C4%B1%20%28%C3%82ment%C3%BCs%C3%BC%21%29" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fdemokrasinin-la-tesbih-sehadet-ve-tevhid-kelimesi-ve-6-iman-esasi-amentusu.html&amp;linkname=Demokrasinin%2C%20L%C3%A2%20Te%C5%9Fbih%20%C5%9Eeh%C3%A2det%20Ve%20Tevh%C3%AEd%20Kelimesi%3B%20Ve%206%20%C3%8Em%C3%A2n%20Es%C3%A2s%C4%B1%20%28%C3%82ment%C3%BCs%C3%BC%21%29" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fdemokrasinin-la-tesbih-sehadet-ve-tevhid-kelimesi-ve-6-iman-esasi-amentusu.html&amp;linkname=Demokrasinin%2C%20L%C3%A2%20Te%C5%9Fbih%20%C5%9Eeh%C3%A2det%20Ve%20Tevh%C3%AEd%20Kelimesi%3B%20Ve%206%20%C3%8Em%C3%A2n%20Es%C3%A2s%C4%B1%20%28%C3%82ment%C3%BCs%C3%BC%21%29" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fdemokrasinin-la-tesbih-sehadet-ve-tevhid-kelimesi-ve-6-iman-esasi-amentusu.html&amp;linkname=Demokrasinin%2C%20L%C3%A2%20Te%C5%9Fbih%20%C5%9Eeh%C3%A2det%20Ve%20Tevh%C3%AEd%20Kelimesi%3B%20Ve%206%20%C3%8Em%C3%A2n%20Es%C3%A2s%C4%B1%20%28%C3%82ment%C3%BCs%C3%BC%21%29" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fdemokrasinin-la-tesbih-sehadet-ve-tevhid-kelimesi-ve-6-iman-esasi-amentusu.html&amp;linkname=Demokrasinin%2C%20L%C3%A2%20Te%C5%9Fbih%20%C5%9Eeh%C3%A2det%20Ve%20Tevh%C3%AEd%20Kelimesi%3B%20Ve%206%20%C3%8Em%C3%A2n%20Es%C3%A2s%C4%B1%20%28%C3%82ment%C3%BCs%C3%BC%21%29" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fdemokrasinin-la-tesbih-sehadet-ve-tevhid-kelimesi-ve-6-iman-esasi-amentusu.html&amp;linkname=Demokrasinin%2C%20L%C3%A2%20Te%C5%9Fbih%20%C5%9Eeh%C3%A2det%20Ve%20Tevh%C3%AEd%20Kelimesi%3B%20Ve%206%20%C3%8Em%C3%A2n%20Es%C3%A2s%C4%B1%20%28%C3%82ment%C3%BCs%C3%BC%21%29" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fdemokrasinin-la-tesbih-sehadet-ve-tevhid-kelimesi-ve-6-iman-esasi-amentusu.html&amp;linkname=Demokrasinin%2C%20L%C3%A2%20Te%C5%9Fbih%20%C5%9Eeh%C3%A2det%20Ve%20Tevh%C3%AEd%20Kelimesi%3B%20Ve%206%20%C3%8Em%C3%A2n%20Es%C3%A2s%C4%B1%20%28%C3%82ment%C3%BCs%C3%BC%21%29" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fdemokrasinin-la-tesbih-sehadet-ve-tevhid-kelimesi-ve-6-iman-esasi-amentusu.html&amp;linkname=Demokrasinin%2C%20L%C3%A2%20Te%C5%9Fbih%20%C5%9Eeh%C3%A2det%20Ve%20Tevh%C3%AEd%20Kelimesi%3B%20Ve%206%20%C3%8Em%C3%A2n%20Es%C3%A2s%C4%B1%20%28%C3%82ment%C3%BCs%C3%BC%21%29" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fdemokrasinin-la-tesbih-sehadet-ve-tevhid-kelimesi-ve-6-iman-esasi-amentusu.html&amp;linkname=Demokrasinin%2C%20L%C3%A2%20Te%C5%9Fbih%20%C5%9Eeh%C3%A2det%20Ve%20Tevh%C3%AEd%20Kelimesi%3B%20Ve%206%20%C3%8Em%C3%A2n%20Es%C3%A2s%C4%B1%20%28%C3%82ment%C3%BCs%C3%BC%21%29" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fdemokrasinin-la-tesbih-sehadet-ve-tevhid-kelimesi-ve-6-iman-esasi-amentusu.html&#038;title=Demokrasinin%2C%20L%C3%A2%20Te%C5%9Fbih%20%C5%9Eeh%C3%A2det%20Ve%20Tevh%C3%AEd%20Kelimesi%3B%20Ve%206%20%C3%8Em%C3%A2n%20Es%C3%A2s%C4%B1%20%28%C3%82ment%C3%BCs%C3%BC%21%29" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/demokrasinin-la-tesbih-sehadet-ve-tevhid-kelimesi-ve-6-iman-esasi-amentusu.html" data-a2a-title="Demokrasinin, Lâ Teşbih Şehâdet Ve Tevhîd Kelimesi; Ve 6 Îmân Esâsı (Âmentüsü!)"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/demokrasinin-la-tesbih-sehadet-ve-tevhid-kelimesi-ve-6-iman-esasi-amentusu.html">Demokrasinin, Lâ Teşbih Şehâdet Ve Tevhîd Kelimesi; Ve 6 Îmân Esâsı (Âmentüsü!)</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/demokrasinin-la-tesbih-sehadet-ve-tevhid-kelimesi-ve-6-iman-esasi-amentusu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dokunulmazlıkla Tanrılaştırma!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dokunulmazlikla-tanrilastirma.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dokunulmazlikla-tanrilastirma.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Apr 2016 01:13:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[dokunulmazlık]]></category>
		<category><![CDATA[dokunulmazlıkla tanrılaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[parlemanlar]]></category>
		<category><![CDATA[yeni dünya düzeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=1422</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün dünyâ, şirkin hâkimiyyetinde (elinde) bulunduğu içün, böyle bir vasata (mutlak hakîkatı) anlatmanız pek müşkildir. Büyük </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dokunulmazlikla-tanrilastirma.html">Dokunulmazlıkla Tanrılaştırma!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center"><strong><u>DOKUNULMAZLIKLA TANRILAŞTIRMA!</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right"><span style="color: #cc0000"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ</u></em></strong></span></h3>
<p style="text-align: justify">
<p style="text-align: justify">Bugün dünyâ, şirkin hâkimiyyetinde (elinde) bulunduğu içün, böyle bir vasata (mutlak hakîkatı) anlatmanız pek müşkildir. Büyük Şeyhülislâm Merhûm Mustafa Sabri Efendi Hazretleri <strong><em>“Müşriğin hücceti olmaz”</em></strong> derken, son derece mühim bir hakîkata işâret buyururlar. Şirkin hücceti olmadığındandır ki, onun,<strong><em> “tanrı=ilâh”</em></strong> telâkkîsi, ne akıl ve ne de mantık hudûdunda kalır; işine nerede ne gelirse, orada ona göre hareket eder; ve bunun içün de, <strong><em>“adâlet, insâf, vefâ, dürüstlük, hakîkat”</em></strong> gibi mefhumlar, onlarda dâimâ indî, nisbî ve izâfî (kurbağaca göreceli) kalmıya mahkûm olur. Bu i’tibarla da, dünyâya hâkim kılınan beşerî sistemlerle yürüyen devlet veya hükûmetlerin istisnâsız bütün <strong><em>“politikacı sihirbazları”</em></strong> (bu terkib de Şeyhülislâm Hazretleri’nindir) aslâ <strong><em>“sözlerinde duramaz”; </em></strong>ve mütemâdiyen biribirini nakzeden beyanlarla milletleri ve yekdiğerlerini kandırır gözboyarlar&#8230; Bu, şeytanîliğin, insan görünen iblisler eliyle, <strong><em>“politika”</em></strong> denilen <strong><em>“gözküllemeye”</em></strong> aksetdirilişidir&#8230; Şu anda bu seviyesizliğin dışında kalan bir tek politikacı, (dünyâ üzerinde) yokdur ve gösterilemez. Çünki, dediğimiz gibi dünyâya zorla dayatılan beşerî sistemlerin (fıtratı) budur;  ve bunun dışında kalmak istiyeni derhal ehlîleştirmek üzere tornadan geçirir, darbe ile tesviye veya tasfiye ederler&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">İdârî ve siyâsî sistem, bütün (teknik yapısını) Haçlı Avrupa standartlarına tapınırcasına onlardan aldıkları içün, bu sistemin <strong><em>&#8220;halkların irâde ve hâkimiyyetini&#8221;</em></strong> ön plana çıkardığı hâlde tam tersini ortaya koyarak, belli bir (üst kademe) idârecileri=seçilmişleri (tanrılaştırdığı), gören gözlerce hemen farkedilecekdir. Her fırsatda <strong><em>&#8220;halkın hizmetçisi&#8221;</em></strong> olduklarını ve <strong><em>&#8220;mutlaka halkın dediğinin olacağını&#8221;</em></strong> ve kendilerinin ASÎL olan halkın <strong><em>&#8220;vekîli&#8221;</em></strong> olduklarını ve <strong><em>&#8220;asîlin dâimâ vekilden üstde bulunduğunu&#8221;</em></strong> söylemelerine rağmen, ortada öylesine iğrenç ve çirkin bir aldatma ve kazıklama vardır ki, halk, yani<strong><em> &#8220;asîl&#8221;</em></strong> denen tabaka suç işler işlemez derhal tevkîf edilib mahkemeye çıkarılabildiği hâlde, <strong><em>&#8220;vekîl&#8221;</em></strong> denilen <strong><em>&#8220;tanrılaştırılmış tabaka&#8221;</em></strong> ne tevkîf edilir ve ne de mahkemeye çıkarılır!. <strong><em>&#8220;Dokunulmazlık=mes&#8217;ûliyyetsizlik, masûn oluş&#8221;</em></strong> denen zırh, onlardan nice ıkıntı ve sıkıntı ile çıkarılmadıkça onlara aslâ dokunulamaz&#8230;Sistem, böylesine bir (aldatmaca temeliyle) yürütülür&#8230; Kânûn-ı esâsî tanrılaştırmasında buna, <strong><em>&#8220;masûniyyet-i teşrîıyye&#8221;</em></strong> deniyor; ve tanrılar bu tip bir muhâfaza ile zırh içine alınıb korunuyorlardı&#8230; Haçlı Paris aldatması ve gözküllemesi olan bu düzenbazlıkla <strong><em>&#8220;asîl&#8221;</em></strong> muhâfazasız, önünde eğildikleri <strong><em>&#8220;vekîli&#8221;</em></strong> ise muhafaza altında oluyordu; ve bu da, bu adam ve madam sürülerinin <strong><em>&#8220;adalet&#8221;</em></strong> dışı adâletlerinin yani (zulümlerinin) bir başka cihetden sapıklığıydı&#8230; Allâh&#8217;sızlığın olduğu yerde, idâre eden ve edilen, biribirlerine mutlaka bu kabil bir kazık atmanın mecbûru ve mahkûmu bulunacakdır&#8230; İki taraf da, üzerlerinde (mutlak bir kudret) tanımadıkları müddetçe, bu netîce kaçınılmazdır; bunun aksi muhâldir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify"> Bu i’tibarladır ki karşımızda, böylesine çıkmazları olan beşerî tuzaklar vardır; ve <strong><em>“Yeni Dünyâ Düzeni”</em></strong> diyerek <strong><em>“Türkçe Olimpiyatlarında müştehad, garîb ve bîkes dünyâ kızlarını”</em></strong> bağırtan FETTO; veya Kayserili Ekselans Hacı Abdullah Efendi’yi sağ elini ceketinin düğmeleri arasına sokturarak<strong><em> “mason”</em></strong> işâreti ve hüviyeti ile internetlerde i&#8217;lân eden, böylece de onları, kendi şeytanlığında kullanan <strong><em>“YENİ dedikleri eski bir dünyâ”</em></strong> vardır diyoruz!</p>
<p style="text-align: justify">Siz, böyle bir dünyânın, Allâh Azze’yi (hâşâ) nasıl yok sayarak, insan denen mahlûku nasıl <strong><em>“dokunulmazlık zırhı”</em></strong> içinde kurşun geçirmez ve <strong><em>“çeliğine şirkle su verilmiş”</em></strong> yeleklerle kuşatıb <strong><em>“TANRI”</em></strong> yapdığını neden düşünmez de, sürülerin gitdiği istikâmete doğru akıb gidersiniz?. <strong><em>“Müslümanım”</em></strong> diyenin her noktadaki zarûrî tevhîdini neden <strong><em>“nesillere”</em></strong> aksetdirmez de, <strong><em>“Âsım’ın nesli, yok Hâlûk’un nesli, yok bilmem ne Fetulla’nın altun nesli, yok cumbokrasi nesli, yok kamalın, adamın, madamın, yok kurdun kuşun nesli”</em></strong> diyerek onları bölük börçük edenleri; ve bunları da, <strong><em>“Yeni Dünyâ Düzeni-Yeni bir dünyâ kuracağız”</em></strong> diye, ne dediğini kimi bilir kimi bilmez cıyak vıyak bağırtanları; (<strong><em>dembokrasi (?) gemisine tıka basa istif etdikleri</em></strong>) bu zavallı nesilleri, o bir tek merkeze bağlı dünyâyı kurmak üzere tek devletli bir proje elinde esir ve rehin tutanları, nasıl görmezsiniz?. Sonra bu bîçâre nesiller, kimi bilir kimi bilmez, bu bir tek devleti, yüzlerce <strong><em>“sömürge veya eyâlet vâlisiyle”</em></strong> idâre etmenin kendinden geçmiş propagandist ve dâîleri olarak yetiştirilmek istenenleri değil midir?. Britanya adasının localarında <strong>projeler</strong> çizilecek, çıfıtın Tel-Aviv gibi merkezleri bunu <strong>tasdîk</strong> edecek, ABD ve AB terör fırlatma ve yerleştirme merkezleri de<strong><em> “koynunda beslediği yılanları”</em></strong> ve<strong><em> “dost ve müttefik Amiral gemileriyle”</em></strong> biri sağdan biri soldan dolaşıb bunları <strong>tatbîk</strong> ile, hayâta, yani (<strong><em>dil kurumu</em></strong> kurbağacasıyla yaşama) geçirecek&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">(Parantez içinde hemen beyân edelim ki, soba (kurumu) olduğu gibi, dil (kurumu) da <strong><em>“Türk Dil Kurumu”</em></strong> olub, dünyâ târihindeki en sıvaşık ve kara kurumlar, bu ve Târih kurumlarıdır!.)</p>
<p style="text-align: justify"> Tanzimât’dan bu güne kadar devlet zirvelerine çıkmasına göz yumulan nicelerinin, sonunda Kayseri Gül’ü gibi <strong><em>“mas.n”</em></strong> yapılarak adı geçen projenin mahallî mîmarları kılındığı, nice vesîkalarla ve internetde bir (tık)la önümüzde değil midir?.<strong><em> “Mücâhid bilmem ne”</em></strong> diye önlerinde kitlelerin bağırtıldığı; hatta eşeğe bindirilir gibi <strong><em>“millî bilmem ne söğüş”</em></strong> gruplarının sırtlarına yüklenen nice <strong><em>“parti liderinin, hacı-hoca ve takkeli sırıtkanların”</em></strong>, nice<strong><em> “müncînin-kurtarıcıların”</em></strong>  ve nice <strong><em>“yüksek rütbeli paşaların”, “Akın İpek” </em></strong>gibi, salya sümük va’z kürsülerinde ayılıb bayılan fetto misillü adamların sağ, sol, ön ve arka kollarının nasıl hipnozlandığı; dolayısıyla adı geçen beynelmilel projenin mürîdânı, gönüllüsü ve meccânî beslemeleri kılınarak, nasıl <strong><em>“loca baykuşlarına”</em></strong> çevrildiği; bütün bunlar artık bir tuş veya buton denen nesne ile önünüze, ayaklarınızın dibine dökülmüyor mu?  Artık bu <strong><em>“mason”</em></strong> etiketi taşıma modası, şu kancığı bol ve sermâyelerini teşhir pezevengi; ve son sistem lüks ve ancak a’zâlarına mahsûs kerhâne mûcidi o <strong><em>“hoca”</em></strong> adı da olan cenâbet herife kadar, bugün, o <strong><em>“internet denen iblis kutusunun”</em></strong> her an ve her yerde bağırdığı lâ’netli vâkıalar arasında değil midir?.. Bunların topunu da, <strong><em>“yeni denen dünyâ DÜZENİN”</em></strong> içinde mütâlaa etmemek mümkin midir?..</p>
<p style="text-align: justify">Fransız ihtilâl-i kebîrinden i’tibâren insî şeytanların<strong><em> “ o hep yeni denen dünyâ düzeni”, </em></strong> ivmesini her geçen gün biraz daha sinsice yükselterek; ve bütün dünya milletlerine aynı siyâset ve idâre (tekniğinin) kâide ve düsturlarını <strong><em>“laiklik, liberallik, cumhuriyet ve dembokrasi”</em></strong> gibi narkozlu yemler olarak yalatdığı da aslâ inkâr edilemez&#8230; O Batı denen lânetli, böylece, kelime fuhşuyla imansız ve beyinsizleri başdan çıkararak, onları kazıklara çakdı ve zincire vurdu!.  Haçlı Batı, âdemoğlunu (tek tip) öyle mahkûm sürüleri hâline getirmişdir ki, bu<strong><em> “dokunulmazlıkla tanrılaştırılanlar”</em></strong>, işte bu mahkûmların gönüllü olarak ve bizzat kendi (oyları) ile tebaiyyet ve velâyet verdikleri ve böylece sırtlarına aldıkları çok <strong><em>“saygıdeğer tanrılar”</em></strong> yani gardiyanlar olmuşlardır!. Tabii siyâset literatüründe bu gardiyanlar, <strong><em>“çok sayın mevki’daş ve ekselanslar”</em></strong> denilerek de dile alınır; ve öylece de en ön saflarda <strong><em>“halklarının hakk, hukûk, guguk ve yüksek menfaatlarını”</em></strong> en başda düşünen (!) ve bunun içün <strong><em>“kelle koltukda ve hatta Amerikan bezinden kefenlikleri de koltukaltlarında”</em></strong>  dolaşan yiğitler ve hatta babayiğitlerdir?!. Bu makam ve mevki şehvetiyle ne oldum delisi olub gözleri kararan böyyükbaşlar, çok iyi de bilirler ki, politika ve idâredeki<strong><em> “batıdan”</em></strong> kopyalama bu (teknikler), kendilerini eyâlet vâlisi ve onun uşakları yapan, o (bir tek devlete) açılıcı projelerin tatbîkinden ibâretdir!.. Ama olsun, gâvur da verse, eyâlet vâliliğindeki saltanat da saltanatdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify"> Aynı ilâcın farklı bedenlerde ve değişik hastalıklara karşı aynı te’sîri göstermiyeceği nasıl bir hakîkat ise, Haçlı Avrupa’nın uydurduğu politika ve idâre (teknikleri) de, her milletde ve her coğrafyada çok değişik hatta gebertici netîceler (reaksiyonlar) meydana getirebilir, getirmişdir de&#8230; <strong><em>“Dembokrasinin beşiği”</em></strong> dedikleri İngiliz gavur adasındaki <strong><em>“dembokrasi”</em></strong> neticeleri ile, onun, Lozan’da <strong><em>“Osmanlı küllerinden”</em></strong> kurdurduğu sistemin <strong><em>&#8220;cumhûrî dembokrasisi&#8221;</em></strong>, kat’iyyen aynı netîceyi vermiyecekdir!. Hâl-i hazırdaki Anadolu ve<strong><em> “Ortadoğu” </em></strong>fâciası da, bunu pek güzel isbât ediyor&#8230; İngiliz bunu çok iyi bildiği içündür ki, dünyanın her tarafında ona hâkimiyyet yollarını açacak bu (teknik) sistemleri her yere çakarak, oraları elinde tutarak <strong><em>(ayar)</em></strong> peşindedir!.. Kendi adasının târihinde <strong><em>&#8220;cumhûriyeti&#8221;</em></strong> denemiş, bunun bir (halta) yaramadığını ve devamlılık getiremiyeceğini görmüş, sonra da, asırlardan beri, (KRALLIK) ile hayatının devam edeceğine kat&#8217;iyyen karar vermişdir! Fakat sömürmek ve çürütmek istediği dünyaya, &#8220;devamlılık getiremiyen, teröre dâimâ açık cumhûrî dembokrasiyi&#8221; dayatmışdır&#8230; Mahallî, ahmak ve köksüz <strong><em>“tanrılar”</em></strong> da, <strong><em>“bize bu sistem dokunulmaz tanrılık makam ve mevki’leri veriyor”</em></strong> dedirten bir taptırıcılığa sâhib kılındıklarından, bu sistemin meccânî ve gönüllü misyonerleri olmayı aslâ bırakmak istemezler&#8230; İngiliz ve şürekâsı, işte böyle bir sihirli değnek ile <strong><em>&#8220;dünyâ kalpazanlarına dokunulmazlık tanrılığı&#8221;</em></strong> yani narkozlu elma şekeri yalatır! Böylece de, bu tanrılar, burun sürten bir <strong><em><u>zilletin fâsid dâiresi içine hapsolarak</u></em></strong>, hem kendilerini ve hem de halklarını terör belâsı içinde süründürür giderler&#8230; Topraklarında güneş batmıyan (Kraliyet) de, bunu, çekildiği adasından  ve oradaki sarayının (fitne) tezgâhlı hücrelerinden, tatlı tatlı seyreder!</p>
<p style="text-align: justify"> İşte <strong><em>“dembokrasiyi”</em></strong> kendisine <strong><em>“şifâ”</em></strong>, düşmanlarına <strong><em>“belâ”</em></strong> yapan o meşhûr <strong><em>“İngiliz siyâseti”</em></strong> denen beynelmilel cadının (hortlağın) <strong><em>“çağdaş-devrimbaz-uygar-hümanist-feminist-kapitalist-faşist-liberal-laik-seküler ve bilmem ne ve neler”</em></strong> keyfiyeti budur&#8230; Kendi iğrenç (değerlerini) de böyle nice ambalajlara sararak, <strong><em>“tımarhâne kaçkını&#8221;</em></strong> gerzek sürülere durmadan tekrar etdirerek onları bu değerlerden aslâ kopamaz bağımlılar hâline getirmesinin sebebi de, onları gardiyânına aşık etme hedefidir&#8230; Böylece, gönüllü olarak, kavimleri, ırkları, halkları, biribirini kırıb döken dişliler hâline getirmek çok kolaylaşacakdır!&#8230; Darbeler, muhtıralar, gezi parkı eşkıyâlıkları, fetö kıyâmları, terörün envâı, zırvalardan zirvelere okkalı soygun ve vurgunlar, zulmü <strong><em>“adâlet”</em></strong> diye milletlere zorla içirmeler, kadınları hâne kaçkını sokak süpürkeleri hâline çevirmeler,  <strong><em>“islâmî”</em></strong> diyerek çeteler uydurmalar, <strong><em>“kurtarıcı ve önderler”</em></strong> imâl etmeler, kancık ve kahpe politikacı sürüleri üretmeler, kaypak ve fikir fâhişesi nesiller ve edebiyatçılar (!) ve homongolos sanatçı (!) pislikler sivriltmeler, hulâsa memleketleri puthâne, heykelhâne, fâizhâne, meyhâne, kerhâne ve kumarhâne harâbistanına benzetmeler.. gibi nice insanlık ve İslâm’lık dışı hâinliklerin ana sebebi, bahis mevzuu etdiğimiz bu İngiliz ve şürekâsı güdümlü HAKK ve HAKÎKAT kâtili  idârî-politik (teknik sistem)ler ve Haçlı Avrupa <strong><em>&#8220;kıymet hükümleridir!&#8221;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify">Ne acıdır ki, bu ana mes’eleye el atan kalem erbâbına bugün rastlanamadığı gibi, tam tersine, yevmî magazin ve dedikodu havâdisleri ile ehâli-i etrâk ve ekrâd, mankurtlaştırılıb kurtla insan arası, Darwin yahudisinin hayâlhânesini şenlendiren vahşî bir Homo sapiens maymunu hâline getirilmektedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Gelelim kendisinden başka hiçbir beşerî sistemin <strong><em>“BEN MUTLAK HAKÎKATIM”</em></strong> diyemediği, hatta atıb sallamak kabilinden bile, palavra olarak dahî diyemediği Allâh Dîni İslâmiyyet’e ki, nice yüzmilyonların sözüm ona<strong><em> “dîni”</em></strong> diye bilinir!</p>
<p style="text-align: justify">Allâh Azze’nin Dîni olan Mutlak Hakîkât İslâmiyyet’de, hiçbir insanın, tanrılaştırmanın fuhuş ortağı yapılan <strong><em>“dokunulmazlığı”</em></strong> olamaz ve düşünülemez. Bu DÎN, bundan mutlak ma’nâda münezzeh ve müberrâdır&#8230; Kim olursa olsun, istisnâsız, hemen muhâkeme edilir ve usûli çerçevesinde (karar) tatbîk edilir. İsmet sıfatını hâiz yani haram (g&amp;¨nâh) işlemekden kat’iyyen münezzeh ve muhâfaza altında bulunmalarına rağmen, Peygamberân-ı Izâm Aleyhimüsselâm Hazerâtı bile <strong><em>“zelle”</em></strong> denilen ictihâd hatâsından münezzeh değillerdir; ve onların dahî zelleleriyle devamlarına müsâade ve müsâmaha yokdur&#8230; Ana, temel ve umûmî kânûn, istisnâsız bütün insanların suçla, Peygamberlerin ise zelle denen ictihâd hatâları ile yola devamları kat’iyyen memnû’&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Kelâm-ı Kadîm, (Tevbe Sûresi 117. Âyetde) meâlen:</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em>“Kasem olsun ki Allâh, PEYGAMBER ve Muhâcirîn ü Ensâr üzerine TEVBE ihsân etdi.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify"> Buyuruyor.</p>
<p style="text-align: justify">Müfessir Merhûm Muhammed Hamdi Efendi Hazretleri de, bu meâle şu tefsîri getirmiş:</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em> “&#8230;bir de murâd, tevbenin fazîletini ve HATTA PEYGAMBER DE DÂHİL OLDUĞU HALDE HİÇ BİR MÜ’MİNİN, TEVBEDEN MÜSTAĞNÎ OLAMIYACAĞINI BEYANDIR DENİLMİŞDİR.” </em></strong><em>(Tab’-ı Evvel, c. 4, s. 2632-33)</em></p>
<p style="text-align: justify">Ve üstelik de TEVBE, te’hîr edilmeden (geciktirilmeden) yapılmak zorunda&#8230;</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em>“Günâhı işlemek bir kusûr olduğu gibi, tevbeyi te’hîr etmek de ayrıca bir günâhdır.”</em></strong><em> (Şer’iyye ve Evkâf Vekîli Muhammed Vehbi Konevî-Ahkâm-ı Kur’âniyye)<strong> </strong></em></p>
<p style="text-align: justify">Böylece ins ü cinne öyle bir mesaj ve emir verilerek mutlak bir hakîkat ortaya konuluyor ki, (sübhân olan, noksanlıkların tamâmından mutlak olarak münezzeh bulunan, O gene mutlak kudret ve ilim sâhibi, mücerred, HÂLIK TEÂLÂ Azze ve Celle Hazretleridir&#8230; <strong><em>“Dokunulmazlığı” </em></strong>olan sâdece ve yalınız O; O’nun dışında ne varsa <strong><em>“dokunulmaz”</em></strong> olamaz, <strong><em>“dokunulandır, hesâba çekilme mecbûriyyetinde”</em></strong> olandır!&#8230; Peygamberlerine ancak O <strong><em>“dokunur”</em></strong> yani ONLARI ancak O yaratır, terbiye eder, <strong>zellelerini</strong> gene ancak O tashîh buyurur&#8230; Peygamberlerine tebean da, (mutlak tebaiyyet içindeki) alâ merâtibihim bütün <strong><em>“vazifelilerin”</em></strong> ve  hiçbir  ins ü cinnin <strong><em>“gayr-i mes’ûl oluşundan=dokunulmazlığından”</em></strong> bahsedilemez&#8230; Allâh Azze’nin zîakl ve zînefs mahlûkâtı, mutlak olarak mücerred <strong><em>“Allâh Azze’ye”</em></strong> karşı MES’ÛLDÜR; hesâb vermenin mecbûru, me’mûru, mahkûmu ve mükellefidir!. Çünki <strong><em>“hesâb vermekden müstağnî oluş”,</em></strong> Hâlık’ına karşı ins ü cinni azdırır, kudurtur ve kendisini <strong><em>“tanrı ilân etdirerek”</em></strong>, fir’avnlaştırıb nemrutlaştırır, şefleştirib dembokratlaştırır!&#8230;</p>
<p style="text-align: justify"> Cihân târihindeki bütün <strong><em>“tanrıların”</em></strong> azıb kudurması, bu<em> vesîkalı-vesîkasız <strong>“dokunulmazlık”</strong></em> denen iblisleşmeden neş’ed eder. Hatta şu PKK başındaki <strong><em>“İmralı cânisi”</em></strong> bile, bundan dolayı <strong><em>“ben tanrıyım”</em></strong> diye kitablar yazabilmektedir&#8230; Târîhe bakılacak olursa nice <strong><em>“kurtarıcılar”,</em></strong> nice <strong><em>“ucuz ve sahte kahramanlar”</em></strong> ve nice<strong><em> “diktatörler, führer ve şefler”</em></strong> de, <strong><em>“tanrı olduklarını”</em></strong> yazan adam ve madamlar besliyerek, onlar eliyle kendilerini <strong><em>“ilâh”</em></strong> ilân edecek kadar azıb kudurmuşlardır&#8230; Kulun böyle bir azması ise, insanlığa ve insanlara yapılacak en büyük ve iğrenç aşağılama; ve Allâh Azze’ye karşı da en büyük ve iğrenç <strong><em>BAŞKALDIRMADIR&#8230; </em></strong></p>
<p style="text-align: justify">Bütün bunları, Kelime-i Tevhîd’in ilk cümlesi olan<strong><em> “LÂ İLÂHE”</em></strong> ile nefy ü reddetmek, Allâh Azze’ye mutlak olarak îmân etmenin; ve O’ndan başka<strong><em> “ilâh, tanrı, vâzı-ı kânûn ve bilmem ne”</em></strong> aslâ tanımamanın mutlak kânunları, lâ teşbîh iblis dünyânın diliyle <strong><em>“kırmızı çizgileridir!”  </em></strong>Büyük Allâme ve Müfessir Merhûm Muhammed Hamdi Efendi Hazretleri’nin buyurduğu gibi:</p>
<p style="text-align: justify"> <strong><em>“ALLÂH’A ÎMÂNDAN EVVEL KÜFRE TEVBE ETMEK ŞARTDIR. BU TEVBENİN ŞARTI DA, TÂĞÛTLARI ASLÂ TANIMAMAYA AZMEYLEMEKDİR.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify">1789 ihtilâl-i müşrikânesinden i’tibâren de bu çizgiler aşındırılmıya öyle bir başladı ki, daha 87 sene geçer geçmez, 3000 yıldır (tek devletli dünya) ütopisi peşindeki yehûdiyyet; sonra bunu onlarla berâber devralan, o, Osmanlı içindeki <strong><em>“yeni dünyâ düzeni”</em></strong>  içün amele (ırgat) yapılan (Hırant Usta takımı) masonlar, (Midhat, Zıyâ ve N.Kemâl) gibi üçlü mason triumviranın da zorbalığı ve Abdülmecid’e dayatmaları netîcesinde, vahyin <strong><em>“edille-i erbaası”</em></strong> yerine <strong><em>“Kânûn-ı Esâsî”</em></strong> denen (bugünün kurbağacasıyla anayasa) şirknâmesini oturtmıya muvaffak oldular&#8230; Bunun 5. Maddesi ise, bugüne de kanalizasyon akıtır şekliyle <strong><em>“dokunulmazlıkla tanrılaştırma”</em></strong> şirknâmesidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Bu <strong><em>“dokunulmazlıkla tanrılaştırma”</em></strong> şirki, Îsâ Aleyhisselâm Hazretleri Şerîatı’nın ve İncil-i Şerîf’in ortadan kalkmasından sonra peydahlanan Katolik Papalarının <strong><em>“Lâ yuhtî ve lâ yüs’el=hatâsız ve gayr-i mes’ûl=dokunulmaz”</em></strong> oldukları i’tikâd-ı müşrikânesi ile başladı&#8230; Adamlar, Roma putperestliğinden kalan inançlar istikâmetinde, bu putperestlikden pek çok artıklar toplıyarak, tanrılarının oğlu olan Jesus’un (Îsâ demeye dilimiz dönmüyor) yeryüzündeki vekilleri olduklarını; ve insanların kanını ve iliğini sömürmek içün de <strong><em>“hatâsız ve dokunulmaz”</em></strong> oldukları inancını religionlarının temeli yapdılar!</p>
<p style="text-align: justify">Yoksa o kadar arâziler, paralar pullar, mâlikâneler, endülijans muâmeleleri ile cennetden parsel parsel arâzî satışları, şatolar nasıl ortaya konulabilir; ve taciz görecek kadın, kız, çoluk-çocuk, sömürülecek kıt’alar, dize getirilecek krallar, boyun eğdirilecek ins ü cin ve neler ve neler, ele geçirilib ruhbân sınıfının ayakları ucunda kuzular gibi yumuşak meler hâle nasıl getirilebilirdi!?</p>
<p style="text-align: justify">1789 ihtilâlinin yehûdî ve ateist müşrikleri de her hâlde enâyi değillerdi!.</p>
<p style="text-align: justify">Onlar da, papa ve ruhbân sınıflarının bu binbir gece masallarının bile içine edecek kadar hayâl çatlatan ihtişam ve saltanatı, artık neden onlara geçmesindi; ve o <strong><em>“din görevlileri=ruhban sınıfları”</em></strong> yerine, biraz da onlar, neden bu nimet-i uzmâdan nasîbedâr olamasınlardı?.. İhtilâlcilerin, bu ruhbândan ne eksikleri vardı ki, neden <strong><em>“dokunulmazlık tanrılaştırması”</em></strong> ile onlar da<strong><em> “lâ yuhtî velâ yüs’el=dokunulmaz”</em></strong> olamasınlardı!? <strong><em>“Dokunulmaz tanrılar”</em></strong> olsalar, bu iş ne güzel yoluna girivermiş olurdu!. Milletin vekilleri (!?) korkusuzca her şeyi söylemeli, dillerine gelen her erâcif ve çamuru, küfür, şirk ve nifâkı hatta kenefi, biribirlerinin yüzüne gözüne bir güzel sıvamalı; ve <strong><em>“kürsü dokunulmazlığı”</em></strong>, yok <strong><em>“kürkcü soyulmazlığı” </em></strong>adı altında Kılçıkdâroğlu gibi <strong><em>“ananı, ana, a, a..”</em></strong> yollu iğrenç küfürlere kadar herşey, sövüb sayma ve yaka paça her çukur, havalarda uçuşmalı; ve halkda da böylece<strong><em> “ahlâk iflâsı”</em></strong> son haddine vararak çürüme hızlanmalı; ve böylece sürüleştirilerek, muhâkeme, ahlâk ve îmânı boşaltılan <strong><em>“ulus”, </em></strong>kolayca güdülebilir hâle getirilmeliydi&#8230; Evdeki hesab bu idiyse de, bunun çarşıya uymadığı, terör, darbe, muhtıra, kargaşa, soygun, vurgun, gezi, tozu, bilmem ne ve binbir belâ yağarak nihâyet anlaşılır oldu&#8230; İnsanların sürüsü, koyun sürüsünden farklı oluyormuş; hiçbir nizam tanımıyan, meğer vampir sürüleri hâline geliyormuş; yakıb yıkıb, öldürüyor, kendisini bile patlatıb ortalığı kan gölüne çeviribiliyormuş!</p>
<p style="text-align: justify">Basîret nasibsizleri ve Allâh tanımaz heykel ve putlar bu netîceye vâsıl olmadan, gözlerini hep <strong><em>“dokunulmazlık tanrılaştırmasına”</em></strong> takıb, herşeyin, sonuna kadar böyle <strong><em>&#8220;iç ba&#8217;de güzel sev varsa akl ü şuurun&#8221;</em></strong> kuduruşuyla gideceğini sandılar!</p>
<p style="text-align: justify">1789 ihtilâlcilerine dönersek:</p>
<p style="text-align: justify"> Şii âyetullahlarında bile papaların Jesus’u yerinde bir <strong><em>“Ali îcâdı”</em></strong> olurken; ve onlar da Ali soyundan gelen <strong><em>“Mehdi-i Muntazar”</em></strong>ın vekîli olarak <strong><em>“lâyuhtî velâ yüs’el=dokunulmaz”</em></strong> tanrılar bulunurken; ve onlara, haramları helâl, helâlleri haram yapma salâhiyyetleri de tanınırken, Fransız ihtilâlcisi yahudi ve ateistlerine <strong><em>“tanrılaşmamak”</em></strong> yakışır mıydı?.</p>
<p style="text-align: justify">Büyük Müfessirimiz Muhammed Hamdi Efendi Merhûm bu noktada, şu muhalled altın satırları kalemine söyletir:</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em>“&#8230;.Nasrâniyyet târîhinde ruhbânın mukaddes tanınması ve papaların lâhuhtî sayılması daha resmî ve daha zâhir ve meşhurdur. Bunların emr-i dînde bile diledikleri gibi tasarrufa salâhiyyetdâr olduklarını, rüesâ-yı rûhâniyyenin kararları ve papaların emriyle dînin ahkâmı, Kitâb’ın en sarîh hükümleri bile değiştirilecek derecede te’vîl ve tahrîf olunabileceğini, namazlar, oruçlar ve bütün haram ve helâl, hakk u hukûk mesâili istenilen şekle konulabileceğini, her türlü günahların afvedilebileceğini, hatta Cennet ve Cehennem’in anahtarları papaların ellerinde olub dilediklerine satabileceğini ve buna hiç kimsenin i’tirâza hakkı olmadığını iddia ve kabûl edecek kadar <u>İMTİYAZLARINI</u> tanımışlardı ki, bu âyet bütün bunları ihtâr ile muâheze etmekde, hadîs-i şerîf de bunun asgarî mertebede menâtını tefsîr eylemektedir. Nasârâ’da sınıf-ı ruhbânın böyle bir <u>İMTİYÂZ VE HÂKİMİYYETLE</u> min dûnillâh ERBÂB ittihâz edilmesine “klarikalizm” ta’bîr edilmiş, ve sonra bundan şikâyetle Protestanlık zuhûr etmiş &#8230;.. ve bil’âhare BU <u>İMTİYÂZ-I RUBÛBİYYET, SINIFI RUHBANDAN PARLÂMANLARA GEÇMİŞDİR.”</u></em></strong> (Tab’-ı Evvel,c. 4, s. 2514-15)</p>
<p style="text-align: justify">Apaçık görülüyor ki, 1789’a kadar <strong><em>“tanrılık imtiyâzı Papalarda ve ruhbân sınıfında”</em></strong> iken, artık bu târihden sonra  Laik dembokratik cumbokrasinin temellerini atan Fransız yehûdî ve ansiklopedistlerine Allâhsız (ateistlerine) geçmişdir&#8230; Bâlâda zikretdiğimiz gibi bu <strong><em>“dokunulmazlıkla tanrılaştırma”</em></strong>, Tanzimat masonu triumvira tarafından, 1876 <strong><em>“kutsal metnine”</em></strong> geçirilecek ve 5. Maddeyi aynen şöylece okuyacağız:</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em><u>“MADDE 5</u></em></strong><strong><em>—Zât-ı Hazret-i Padişâhînin nefs-i hümâyûnu mukaddes ve gayri mes’uldür.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify">Bu <strong><em>“mes’ûliyyetsizlik=dokunulmazlık”</em></strong> rezâletini Hazret-i Ömer Radıyallâhu Anh Efendimiz Hazretlerini  o kumaş mes’elesi sebebiyle sîgaya çeken ve<strong><em> “seni kılıcımızla düzeltiriz”</em></strong> diyen sahâbî manzarasının yanına koy ve müslümansan seyret! Sonra da o K.Esâsî maddesini gene müslümansan, ayağının altına alıb çiğnemeden dur!</p>
<p style="text-align: justify">Aynı o rezâlet (5.) maddeyi, Fâtih Cennetmekân Hazretlerinin bir rum mimarla mürâfaa oluşunun yanına koy; ve müslümansan, gel de suratına tükürme&#8230; Yavuz Cennetmekân Hazretlerini muhâkeme eden Zembilli Merhûm’un, <strong><em>“karara i’tirâz ederse haddini bildireyim”</em></strong> diye minderinin altına sakladığı HANÇERLİ manzaranın yanına, bu <strong><em>“nefs-i hümâyunlu mukaddes (!) dokunulmazlık”</em></strong> şirkini koy; ve gene müslümansan, gel de bu maddeyi yerin 7 kat dibine geçirme!..</p>
<p style="text-align: justify">İslâm târihinde bu misâllerin haddi hesâbı yokdur!</p>
<p style="text-align: justify">Manzarayı görüyorsunuz: Osmanlı, ne zaman Osmanlı imiş; ne zaman haçlı Avrupa ve içdeki mason hâinlerin baskısı ile <strong><em>“ilerleme ve terâkkî”</em></strong> herzeleri yenmiye başlanılarak (Osmanlı) olmakdan çıkıb¨ (Ormanlı)  olmuş, işte apaçık ortada&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Ve işte, târîhi manzara bu&#8230;</p>
<p style="text-align: justify"> Fâtih ve Yavuz Cennetmekânlar zamanına <strong><em>“ilticâ ederek” </em></strong>i’tilâ ve şereflenme yerine, (3. Selim ve 2. Mahmud) ile başlıyan, 1839<strong><em> “Gülhâne Hatt-ı Hümâyûnu”, </em></strong>yok, 1856 <strong><em>“Islâhât Fermânı”</em></strong>, yok 1876 <strong><em>“Kânûn-ı esâsîsinin mukaddesli mes’ûliyyetsizlik=dokunulmazlık”</em></strong> herzeleriyle devam eden, Haçlı Avrupa’nın şirkine (dömelme) ıkınışları&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Feto’nun, bugün Üstâd Merhûm’un beytini adîce ma’nâ saptırmasına iterek ve utanmazca da ıkınarak, <strong><em>“Sur’da bir gedik açdık”</em></strong> dediği hendekler, bin beter hâliyle1939’da, tâ o zaman kazılmıya başlamışdır!&#8230; <strong><em>“Gülhâne Hatt-ı Hümâyunu, Islâhât Fermânı”</em></strong> çukurlaşmaları.. derken, 1856’dan 20 sene geçince de, 3 mason tiriumvirasının getirdiği o<strong><em> “mukaddes dokunulmazlık”</em></strong> şirki&#8230; (5.) maddesiyle K.Esâsî herzesi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Buradaki <strong><em>“nefs-i hümâyûnun mukaddes ve gayr-i mes’ûl”</em></strong> oluşunun <strong><em>kabûlü</em></strong>, bu kânûn-ı esâsî denen şirk çıkınını devletin başına belâ eden o zamanki <strong><em>“yeni dünyâ düzeninin”</em></strong> eyâlet vâlisi üç mason birâderin buna gerçekden inanmasından değil; Osmanlı hânedân sistemini kaldırmayı gözlerine kestiremeyişlerinden ve fakat avuçlarına aldıkları ve almayı düşündükleri padişahları, bu <strong><em>“mukaddes gayr-i mes’ûllük”</em></strong> narkozu ile uyutarak, bunu, onlar içün değil, padişah adına hareket ediyor görünen (<strong><em>kendileri</em></strong>) içün kullanmakdı&#8230;  <strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify"><strong><em>“Kânûn-ı esâsî”</em></strong>cilik üzerinden döndürülen mason fırıldağı, o zaman <strong><em>EN CAN ALICI NOKTASIYLA</em></strong> işte bu idi&#8230; Böyle bir ŞİRKİN olduğu yerde, ne İslâm&#8217;dan ve ne de O&#8217;nun (adâletinden) bahsedilebilirdi! İlahlığa kalkışanların olduğu yerde İslâm mı olurdu? Bu soytarı hâinliğini de, Abdülhamîd Cennetmekân Hazretleri içi sızlıyarak görüb idrâk etdiği içün, 76 şirknâmesi, 78’de (Büyük Halîfe Sultan) tarafından, 93 harbi sıkıntıları arasında büsbütün başa belâ olmasın, ileride de milleti çürütmesin diye, derhâl çöplüğe fırlatılıb atılmışdır&#8230; Artık 1908&#8217;e kadar, <strong><em>&#8220;tanrılıkları&#8221;</em></strong> çöpe giden <strong><em>&#8220;mason, jöntürk ve ittihadç ve haçlı eşkıyâların&#8221;</em></strong> nasıl salyalı ağızlarıyla HALİFE-i MÜSLİMÎN aleyhinde çalışacaklarını bir tasavvurl ediniz!</p>
<p style="text-align: justify">Anayasalı ve parlamentolu bütün dünyâ merkezleri, 1789 <strong><em>“Yeni dünya düzeni” </em></strong>diyen ve binlerce seneden beri<strong><em> “yeniliği”</em></strong> bir türlü bitmiyen (!) ve eskimiyen kadîm şeytanî DÜZENİN birer şûbesi ve masonik-ateist servislerinden başka bir şey değildir&#8230; Büyük ŞEHİD ve ÂLİM İskilibli Merhûm Muhammed Âtıf Efendi Hazretleri ise, dünyâdaki bütün İslâm HÜKÛMETLERİNİN ne olduğunu, müslümanlarla içdeki gâvurların anlıyacağı bir dille şöyle beyân buyurmuşlardır:</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em><u>“O’ndan sonra yeryüzünde ne kadar İslâm hükûmetleri gelmiş ve bundan böyle gelecek ise, cümlesi, işte o Peygamber-i Zîşân Efendimizin (Medine-i Münevvere’de te’sîs eylediği hukûmet-i İslâmiyye)nin ŞÛBELERİ; ve onun bir kolu olmak üzere meydâna gelmişlerdir.”</u></em></strong> (Mir’atü’l-İslâm, s.45, Tab’ı tarihi 1332)</p>
<p style="text-align: justify">Bu hakîkata, Şeyhülislâm Merhûm Mustafa Sabri Efendi ile Müfessir Merhûm Muhammed Hamdi Efendi Hazerâtının eserlerinde de aynen rastlamaktayız&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Medîne’de müesses hükûmetle onun dünyâdaki şûbelerinin bütün âmir ve idârecileri, islâmî edille karşısında <strong><em>“Nefs-i hümâyunları hiçbir zaman mukaddes ve gayr-i mes’ûl kabûl edilmemiş”</em></strong>; tam tersine, <strong><em>“Her zaman ve her mekânda HESAB verme MES’ÛLİYYETİ”</em></strong>  ile yaşamışlardır. Târih, bunun en canlı ve bedâhat derecesinde şâhididir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">1876 Kânûn-i Esâsîsi denilen şirknâmenin tanzîmi, Mason Midhad Paşa’nın kurduğu <strong><em>“Cemiyet-i Mahsûsa”</em></strong> denilen ve 3 âzâsı haçlı gayr-i müslim, 10 âzâsı ise tanzîmâtçı herifden meydana gelen bir şebekenin uhdesine tevdî’ edilmişse de, mason Namık Kemâl’in uydurduğu ilk taslak, mason Midhad’ın hukukçu kâtibi ermeni (Kirkor Odyan) tarafından elden geçirilerek hazırlanmışdır&#8230; Bu şeytanın örnek aldığı anayasalar da, Fransa ve Belçika (anayasaları) ile, 1863’deki Ermeni anayasasıdır&#8230; Şu manzara, İslâm Târihindeki en netâmeli ve iğrenç bir yüzkarasıdır. Bugün, en basit bir mes’elede bile kendilerine aslâ güvenemiyen ve maymun taklidçiliğinin en pespâye şekillerini yaşıyanların ve  <strong><em>“Batı’da böyle, falan Avrupa ülkesinde şöyle”</em></strong> diyerek haçlıların kuyruk altlarına sığınan böcek takımlarının bu cibilliyeti, işte tâ o zamanlarda başlamış, hâlâ da bütün iğrençliği ve şahsiyyetsizliği ile sürüm sürüm süründürerek devam etmektedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Bu işler içün dünyanın hiçbir yerinde görülmiyen <strong><em>“Avrupa Birliği Bakanlığı”</em></strong> gibi vekâletler ihdâs edib uydurmanın ma’nâsı nedir?. Kimlere nasıl (yaranılmak) hesab edilmekde ve fakat bunun binde bir fâidesi hani hangi hâdisede görülmektedir?. Böyle bir aşağılık duygusu ile haçlılara ayakları seviyesinden kafayı gökyüzüne kaldırarak bakmak, onlara <strong><em>&#8220;senin patronun, hatta senin ilâhın benim ulan gerinin de gerisinde kalmış güruh&#8221;</em></strong> dedirtmiyecek midir?</p>
<p style="text-align: justify">Bütün bunca rezâletlerin iç yüzünü, bir de en doğru şekli ile Merhûm Müfessirimiz Muhammed Hamdi Efendi Hazretlerinin muhalled tefsîrden görelim:</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em>“Allâh nûrunu, hakk-ı ulûhiyyet tecelliyâtını hoşlanmıyorlar. Sanki püf deyib söndürüvermek arzu ediyorlar. Ağızlarına bakmadan böyle bir CİNÂYET peşinde koşuyorlar. ALLÂH OLMASIN VE İŞLERİNE MÜDÂHALE ETMESİN, Hakk nûru parlamasın, cihânı tenvîr eylemesin, <u>HÜKÜM KENDİLERİNİN OLSUN ARZU EDİYORLAR, </u>YALANLA, İNKÂR İLE ALEYHİNDE BULUNMAK PROPAGANDA YAPMAK İLE HAKK U HAKÎKÂT SÖNER, HÜKMULLÂH ZÂHİR OLMAZ GİBİ FARZEYLİYORLAR DA KELİMETULLÂH’I KALDIRMAK, DÎN-İ TEVHÎDİN İNTİŞÂRINA MÂNİ’ OLMAK, AHKÂM-I İLÂHİYYENİN CEREYÂNINI DURDURMAK, <u>ALLÂH’IN KİTÂBI’NI  VE RASÛLÜLLÂH’IN RİSÂLETİNİ İBTÂL EYLEMEK, ALLÂH’IN KULLARINI LÂF İLE KENDİLERİNE KUL EDİB HAKSIZLIK ZULMETLERİNDE BOĞULMAK İSTİYORLAR.”</u></em></strong> (A.g.e., c. 4, s. 2516)x</p>
<p style="text-align: justify">Müfessir Merhûm, târîhî seyrine bâlâda kısaca temâs etdiğimiz 3. Selim zamanından günümüze kadar geçen 200 seneden ziyâde bir zamandır HAÇLININ ve ona taparlığın <strong><em>“Liberallik, LAİKLİK ve insâniyyet </em></strong><em>(hümanizma)<strong> kelimeleri altında”</strong></em> dünyâyı nasıl sömürmek ve çürütmek üzere bulunduğunu, iktibâs edeceğimiz satırlarıyla, <strong><em>“daha mükemmeli olamaz”</em></strong> dedirterek bervechi âtî şöyle tesbit ve teşhis buyurmaktadır. Bu satırlar, bugünki <strong><em>“GÖÇMEN PROBLEMİ”</em></strong> dedikleri kepâzelik ve rezâleti anlamak istiyenlerin de, Haçlı Avrupa’nın kapılarında sürünen müslüman garib gurebânın nasıl aşağılanarak istismâr ve istiskâl edilişini GÖRMEK (okumak) insâfında bulunanların dahî mürâcaat etmesi mutlaka ELZEM olan satırlardır&#8230; <strong><em>“Dinler arası diyalog ve Maryland denen yerlerde çift minâreli mescid-i dırâr”</em></strong> küşâdı gibi hâdiselerin nelere delâlet etdiğine de, yine bu satırlar ışık tutacakdır&#8230; Öyle ki, bunlar görülmeden, <strong><em>“dünya siyâseti”</em></strong> denen iblisleşmelerin hakîkatını ve derinlerdeki sırlarını ve perde arkalarını anlamak, bir müslüman içün aslâ mümkin olamaz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Okuyub anlamıya çalışacaklar içün, işte o muhteşem TEFSİR satırları:</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em>“&#8230;DİĞER DİNLER İSE, LİVÂ-YI TÂBİİYYETLERİ </em></strong><em>(hâkimiyyet ve idâreleri)<strong> ALTINDA DİYÂNET İ’TİBÂRİYLE KENDİLERİNDEN BAŞKALARINI YAŞATMAZLAR, HUDÛD-I VİCDÂNÎLERİ DÂR VE KISADIR. BUNLAR, KENDİLERİNDEN BAŞKASINA BİR HAKK-I HAYAT TANIMAMAYI DİYÂNETİN MUKTEZÂSI BİLİRLER. TANIRLARSA, YALINIZ SİYÂSETEN BİR ISTIRÂR </strong>(mecbûriyyet)<strong> İLE TANIRLAR. YAKIN ZAMANLARA KADAR HIRİSTİYAN DEVLETLERİN İÇİNDE, KENDİLERİNDEN BAŞKA BİR MİLLET YAŞATDIĞI GÖRÜLMEMİŞ VE BU SEBEBLE BUNLAR, BAŞKA DİNDEN OLAN AKVÂMA </strong>(kavimlere) <strong>HÂKİM OLAMAMIŞDI. SON ZAMANLARDA BU VİCDÂN DARLIĞINDAKİ MAZARRAT-I SİYÂSİYYEYİ GÖREN AVRUPA DEVLETLERİ, KATOLİKLİK VE PROTESTANLIK MÜBÂREZELERİNDEN  </strong>(çatışmalarından)<strong> DOĞAN BİR HÜRRİYET-İ VİCDÂNİYYE DA’VÂSIYLA FRANSA İNKILÂB-I KEBÎRİNDEN SONRA, <u>LİBERALLİK, LAİKLİK VE İNSÂNİYYET KELİMELERİ</u> ALTINDA KELİME-İ NASRÂNİYYETDEN İNHİRÂFA </strong>(hıristiyanlıkdan uzaklaşmıya)<strong> DOĞRU YÜRÜMÜŞ; VE O ZAMANDAN BERİ DİĞER AKVÂM ÜZERİNDE HÜKÛMET TE’SÎSİNE YOL BULABİLMİŞLERDİR. FAKAT BU KELİMELER MÜSBET VE MERHAMETLİ UMÛMÎ BİR VİCDÂN-I HAKK TE’SÎSİNE DEĞİL, <u>DİNSİZLİĞE VE HODGÂMLIĞA DOĞRU MENFÎ BİR GİDİŞ İSTİHDÂF ETDİĞİNDEN,</u> TERAKKİYÂT-I İLMİYYE VE SINÂİYYESİNİ HAKKA RAPTEDECEK YERDE, <u>BEŞERİYYETİ HAKK’DAN TEBÂÜDE, </u></strong><u>(uzaklaşmıya)<strong> VİCDANSIZLIĞA VE İHTİRÂSÂTA SÜRÜKLEMİŞ</strong></u><strong> VE NETÎCESİ, İSLÂMİYYET’İN HAKÎKÎ VE MÜSBET HUKÛK-I HÜRRİYYET İLE İNSANLIĞA TE’MÎN VE TA’MÎM EYLEDİĞİ CİHANŞÜMÛL HAYÂTI, <u>HAKK’DAN UZAKLAŞTIRMAK VE ISTIRÂBÂT-I HAYÂTI ARTIRMAKDAN İBÂRET OLMUŞDUR.”</u></strong></em> (Tab’-ı Evvel, c. 1, s. 196-97)</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em>“Müslümanım”</em></strong> diyen  her kademedeki süs tavuğu sahtekârlar, (Cübbeli ve sarıklı, hoca ve politikacılar da dâhil), bu satırları hece hece okuyarak anlamalı; Müslümanlığı nasıl şerefsizce kullanıb istismâr etdiklerini görmeli; <strong><em>“liberallik, LAİKLİK ve insaniyet kelimeleri altında DİNSİZLİĞE VE HODGÂMLIĞA DOĞRU gidilerek”,</em></strong> bunların, <strong><em>“beşeriyetin HAKK’dan uzaklaşmasına, VİCDANSIZLIĞA VE İHTİRÂSÂTA NASIL SÜRÜKLENİB HAYATDAKİ ISTIRABLARI DA ARTIRMAKDAN”</em></strong> başka bir halta aslâ yaramadığına akıl erdirebilmelidirler!</p>
<p style="text-align: justify">Meclislerinin duvarlarına</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em>“Hakimiyyet bilâ kayd ü şart milletindir!” </em></strong></p>
<p style="text-align: justify">Bâtılını asanlar, yürekleri yetiyorsa Müfessîr Merhûm’un yukarıda zikretdiğimiz şu gerçek HÜKMÜNÜ, onun da üstüne altın harflerle hâkkedebilmelidir:</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em>“İMTİYÂZ-I RUBÛBİYYET, SINIF-I RUHBÂNDAN PARLEMANLARA GEÇMİŞDİR!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify">Parlamanter Dembokrasi tanrılarına!</p>
<p style="text-align: justify">Büyük Halife Ömer Radıyallâhu Anh Efendimiz Hazretleri’nin sözü olan:</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em> “ADÂLET MÜLKÜN TEMELİDİR!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify"> Hükmünü duvarlarda çürütenler de, yürekleri yetiyorsa şu sözü bunun altına hakkedebilsinler:</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em>“HER İNSAN, YAPDIĞINDAN VE SÖYLEDİĞİNDEN MES’ÛLDÜR, DOKUNULAMAZ OLAMAZ. AKSİ HÂLDE BU, REZİL BİR TANRILAŞTIRMADIR; VE İNSANLIĞIN YÜZ KARASIDIR. VE O DOKUNULMAZLIK (MES&#8217;ÛLİYYETSİZLİK) ŞİRKİ KALDIRILINCAYA KADAR MUHÂKEME DURDURULDUĞU VE İŞLETİLMEDİĞİ (KALDIRILDIĞI) İÇÜN DE, BU, ZULME VARAN İĞRENÇ BİR CÂHİLİYYEDİR.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify">Nasibi olanlar içün çok bile yazdık!</p>
<p style="text-align: justify">Nasîbi olmıyanlara ise, ne kadar ne yazsak, topu da boş!</p>
<p><em>(İlk intişârı: 04.04.2016)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&amp;linkname=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fdokunulmazlikla-tanrilastirma.html&#038;title=Dokunulmazl%C4%B1kla%20Tanr%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1rma%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dokunulmazlikla-tanrilastirma.html" data-a2a-title="Dokunulmazlıkla Tanrılaştırma!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dokunulmazlikla-tanrilastirma.html">Dokunulmazlıkla Tanrılaştırma!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/dokunulmazlikla-tanrilastirma.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başlarken&#8230;</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/43.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/43.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Aug 2011 05:25:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[Allaha şirk koşmak]]></category>
		<category><![CDATA[başlarken]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi dini]]></category>
		<category><![CDATA[ölü yüzü pudralamak]]></category>
		<category><![CDATA[yeni dünya düzeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=43</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ahmed SELÂMÎ</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/43.html">Başlarken&#8230;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>BAŞLARKEN&#8230;</u></strong></h1>
<p>&nbsp;</p>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ</u></em></strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;">Besmele, hamdele ve salvele ile…</p>
<p style="text-align: justify;">Hemen beyân edelim ki, kimliği (hüviyeti), yahudi eliyle tahrif ve tahrip edilerek iflâsa sürüklenmiş bir milletin bakiyesiyiz!</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun içün de, <strong>“yeni dünyâ düzeni!”</strong> denilen dünyanın patronluğu peşindekilerin ecnebî planlarını uysal koyun keyfiyetiyle tatbik eden ve direniş mahrûmu, dolayısıyla da (diriliş) kuvvet ve kudreti taşımayan bir keyfiyet iktisâbı içinde erimeye mahkûm bir <strong>“ulus!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Tam 103 senedir, <strong>“batı hayranlığı!”</strong> gibi tuz rûhu dökerek eriten netâmeli bir illetin pençesinde, can çekişen ve bütün bu korkunç manzaraya rağmen dâimâ ilâç yerine zehir içmekde çâre arayan yatalak bir hasta!</p>
<p style="text-align: justify;">Allâh îmânını zaman ve mekânı kuşatıcı keyfiyetinden çıkararak şu ve bu noktalara tahsis etme şirki içinde kalındığından beri, topyekûn kıymetlerimiz yok hükmü yemiş; ve netîcesi ise, tam bir (Allâh’sızlığa doğru kayış) rezâletini doğurmuşdur. Bundan sonrası, Üstâd Necib Fâzıl Merhûm’un ifâdesiyle<strong> “ölü yüzü pudralamak!”</strong> kabilinden ve gâvur dilindeki <strong>“ritüel”</strong> keyfiyetine denk, salakça bir <strong>“dinî yaşayış!”</strong> tesellîsi…</p>
<p style="text-align: justify;">Asırların içinde yoğurulan (şahsiyet), mücerred şu veya bu noktasıyla değil, en ana noktasının atom infilâkine benzer bir tahriple parçalanması neticesinde, cüzlerin, ne kadar çok olursa olsun, topunun da yokluğa müncer  olduğu hakîkatı karşımızda&#8230;<strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> “Tecezzî kabul etmeyen bir nizâm”</strong> bulunduğu Âdem Aleyhisselâm’dan beri karşımızda olmasına rağmen, bu millete, dîni, beşerî bir doktrin veya ideoloji mertebesinde revizyonizma ve reformizma süzgecinden geçirilerek dayatıldı; ve böylece de aslî hüviyeti, sun’î ve hormonlu bir keyfiyete raptedildi…</p>
<p style="text-align: justify;">Mutlak hakîkatin tâ kendisi olan Müslümanlık, i’tibarî ve izâfî din ve doktrinlerin insanlığı geberten soysuzluğuna kurban edilirken, bu kahreden manzaranın karşısında milletçe ve cebhe keyfiyetiyle durulamadı ve nebevî bir hamleye cesâret edilemedi… Buna binbir bahâne ve kılıf takdîmi elbetde mümkindir; ve zâten, nefisler bunun içün bu günki<strong>“yahudi saçı!”</strong> noktaya gelip mes’eleler kör düğüm olmuşdur.</p>
<p style="text-align: justify;"> Mevzii (lokal) terör belâlarına çakılıp kalınan ve fakat, umûmî ve Rabbe karşı hükûmetler ve devletler çapında girişilen <strong>“terörü!”</strong> göremeyen, göstermeyen ve ketmeden şeytânî dünyâ potikaları ve onların içimizdeki kuyrukları, millet çapında farkedilmedikçe de, aslâ mahalli terör belâsından halâs beklenemez… Uyduruk ve gabî idâreler, beşer târîhi boyunca ortadadır; ve fakat, bunu görecek ne beyin ve ne de göz bırakılmışdır!</p>
<p style="text-align: justify;">Mutlak medeniyyeti göremez ve batının (fâiz-alkol-fuhuş) teslisini binbir ambalaja sararak millete <strong>“medeniyet”</strong> diye zorla tıkıştıran ve binnetîce milleti, ibrânice <strong>“sürü”</strong> demek olan (ulus) hâline getirenler, bugün hâlâ, her pisliğin ana sebebi olarak bile teşhis edilemiyor!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Ölü yüzü pudralamaya devam!” veya “Durmak yok, yola devam!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Halâ <strong>“yol, köprü, taş, toprak, hızlı tren!”</strong> v.s. gibi tekniğe taparcasına raptedilen bir zihin kepâzeliği, asıl mes’eleyi ruznâmeden düşürmekden başka bir halta yarayamaz… Bu, beşeri, (insan) hâline getiren (mutlak nizâmın) ne olduğunu kavramaya nâmütenâhi uzak; ve gitdiği bataklık yolun idrâkine varmaya da ısrarla ve inatla terslik ortaya koyan, beynelmilel güdümlü bir göz külleme usûlüdür, o kadar…</p>
<p style="text-align: justify;">Bütün müsseseleriyle çürümüş ve çöken bir sistemi, bir kanadın hâlâ sağlammış ve sıhhatliymiş gibi reklâm etme göz bağcılığı ise, hasis politik hesaplarla dembokratik saltanatlarını kaçırmama gayretidir. Mutlak bir nizamı, hass adıyla güdümlü ağızlarına alamayıp, gece gündüz zikredercesine, mutlak hakîkata düşmanlığı zerre kadar su götürmez bir dünyayı baş tâcı yapmak; ve onlarla, hakîkatı bozup sulandırmanın aynı<strong>“dembokrasi dinini”</strong> kaynana zırıltısı mertebesinden vırvır zikretmek ve bununla beyinleri çürütüp zonklatmak, siyâsî, ictimâî, askerî, ictimâî, iktisâdî her noktanın iflâsında, Ebû Cehil inâdıyla haqq ve hakîkata inâdî bir karşı çıkışın manzarasıdır…</p>
<p style="text-align: justify;">Bugün 15 asırlık düşmanlar, içlerine ve parmaklarına aldıkları bünyenin idârecilerini öylesine sarıp sarmalamışlardır ki, artık <strong>“iftar sofralarına”</strong> kadar vantuzlarını uzatmış ve ve din dediğimiz mutlak sistemin piramidini tepesi üstünde tutuyorlarmış gibi bir göz bağcılığı, millete şırınga eder olmuşlardır… <strong>“Bütün vatandaşlarının eşitliği!”</strong> öyle bir ifrat ve yalakalık sınırlarından da fırlamış ve taşmışdır ki, ana ve aslî unsur <strong>“Müslüman millet”</strong>, üçüncü sınıf insanlar mertebesine itilmiş, mühmel ve muattal, silik ve ezik bir dereceye bağlanmışdır! Onların nasîbi şudur:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- Sen, nasıl olsa sâhibsizsin, bu berikilerin sâhibleri var; sen, beklemede kal, onlar imtiyazlı! Bir de sen tehammüllüsün, çile çeksen de olur, çocukların pisipisine kendi adamlarımız tarafından tertemiz alnından vurulup eriyor mu, sen gene bol bol doğurur cebheye davul zurnayla gene gönderirsin! Sen, şehid vermek içün yaratıldın, bir ölür bin dirilirsin, ama onlar imtiyazlı, birinci sınıf, diyalog peydahlayan ve nârin vatandaşlarımız!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"> Hesâb bu!</p>
<p style="text-align: justify;">Kelime-i Tevhîdi, kimliğinin (hüviyetinin) her zerresine zerketmeyen, edemeyen ve batılı şeytanların güdümlü maskarası olarak iş yapıyor görünen, bu milletin dininden utanan, hatta o dinden ve o dine iman eden gerçek müslümanlardan <strong>“kasvereden kaçan yaban eşşekleri”</strong> gibi uzak durmaya can atan herifler kim olursa olsun, bu millete en büyük hâinliği yapıyorlar demekdir. Protestanlaştırma planları ile <strong>“Ritüel keyfiyetine!”</strong>büründürdükleri üç beş şer’î ibâdet, merâsim, Cuma, iftar v.s. yi, dine hürmetmiş gibi istismar ve âlet ederek milleti yemleyen ve onları böylece peşlerine takarak belli mihraklara esir etme istikâmetindeki politika göz bağcısı <strong>“sihirbazlar!”</strong> iyi bellenmedikçe; ve bu keyfiyet içinde,  ne kadar başlara çöreklenmiş idâreciler varsa, topundan da kurtuluş planlarına sâhib olunamayıp bunlar kuvveden fiile çıkarılamadıkça, bir millet, felâketini kendi elleri ile hazırlamakta demekdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Gece gündüz zikretdikleri<strong> “dembokrasinin”</strong> yüzde biri kadar <strong>“Allâh Azze irâdesini”</strong> ağzına alamayan ve bunu devlet politikasının lâ teşbih<strong>“ekânim-i selâsesi”</strong> gibi zihninde ve yüreğinde taşıyan, bütün bunları da, dininden utanan adamlar oldukları içün irtikâb eden yaratıklar, tekrar beyân edelim ki, ve kim olurlarsa olsunlar, <strong>“daha ehven”</strong> oldukları masalıyla başa çıkarılır ve bu onların eline <strong>“alternatifi olmayan bir çâre gibi takdîm edilirse!” </strong>aslâ şımarmalarının ve sapıtmalarının önüne geçilemez, ikaz ve ihtarlar da, kâfi uyarıcılıkda yerine getirilemez… Böyle olduğu takdirde de, önümüzdeki seneler, bu memleketin ve milletin paramparça olacağından başka bir netîce vermiyecekdir…Dembokrasi dîninin insanı zombileştiren parti kalıplarına hapsolarak,<strong> “Mutlak Adâleti!”</strong> merkeze almayan bu millet, aslâ sahil-i selâmete çıkamaz…</p>
<p style="text-align: justify;">Tefsir Sâhibi Büyük Müfessir Merhûm Muhammed Hamdi Efendi Hazretlerinin kaleminden dökülen âyet (meal ve tefsiri), herşeyi apaçık izah ediyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> “- Ulûhiyyeti büsbütün nefy ü inkâr etmeseler de, açık veya gizli bir şirk koşmadan Allâh’a da inanmazlar!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Allâh’a, Allâh Azze’nin istediği  îmân olmadığı takdirde de, Kâinatla, hakîkatla, adâletle, insanlıkla ve medeniyetle buluşma noktası yakalamak muhaldir; ve bu muhalin ortaya koyacağı netîce ise, beşer tarihine bakan bir göze hiç de yabancı olamaz! Bu milleti papaz ve hahamlara kuyruk yapmanın peşindeki ahmaklar, milletin de, kendilerinin de âkıbetini, (bâtıla satarak) ateşe atmakdan başka bir iş yapmıyorlar…</p>
<p style="text-align: justify;">(İlk intişâr târihi: 29.08.2011)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F43.html&amp;linkname=Ba%C5%9Flarken%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F43.html&amp;linkname=Ba%C5%9Flarken%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F43.html&amp;linkname=Ba%C5%9Flarken%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F43.html&amp;linkname=Ba%C5%9Flarken%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F43.html&amp;linkname=Ba%C5%9Flarken%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F43.html&amp;linkname=Ba%C5%9Flarken%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F43.html&amp;linkname=Ba%C5%9Flarken%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F43.html&amp;linkname=Ba%C5%9Flarken%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F43.html&amp;linkname=Ba%C5%9Flarken%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F43.html&amp;linkname=Ba%C5%9Flarken%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F43.html&amp;linkname=Ba%C5%9Flarken%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F43.html&amp;linkname=Ba%C5%9Flarken%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F43.html&amp;linkname=Ba%C5%9Flarken%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F43.html&amp;linkname=Ba%C5%9Flarken%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F43.html&amp;linkname=Ba%C5%9Flarken%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F43.html&#038;title=Ba%C5%9Flarken%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/43.html" data-a2a-title="Başlarken…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/43.html">Başlarken&#8230;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/43.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Patronlarının &#8220;Yeni Dünyâ Düzeni&#8221;ne Geçişde, &#8220;Türkçe Olimpiyatları!&#8221;</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/patronlarinin-yeni-dunya-duzenine-gecisde-turkce-olimpiyatlari.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/patronlarinin-yeni-dunya-duzenine-gecisde-turkce-olimpiyatlari.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jun 2011 06:29:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SEYYİDOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Bediüzzeman]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Olimpiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[yeni dünya düzeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=3650</guid>

					<description><![CDATA[<p>130 ülkeden toplanan 1000 kadar 10-20 yaş arası kız ve erkek gençler, bir-iki haftadır, varyete artistleri gibi çeşitli vilâyetlerde sahnelendi; ve İslâm’ın</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/patronlarinin-yeni-dunya-duzenine-gecisde-turkce-olimpiyatlari.html">Patronlarının &#8220;Yeni Dünyâ Düzeni&#8221;ne Geçişde, &#8220;Türkçe Olimpiyatları!&#8221;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><u>PATRONLARININ “YENİ DÜNYÂ DÜZENİ”NE GEÇİŞDE, “TÜRKÇE OLİMPİYATLARI!”</u></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><em><u>Ahmed SEYYİDOĞLU</u></em></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">130 ülkeden toplanan 1000 kadar 10-20 yaş arası kız ve erkek gençler, bir-iki haftadır, varyete artistleri gibi çeşitli vilâyetlerde sahnelendi; ve İslâm’ın îmân, ahlâk ve iffet kânunlarını yerle bir edercesine de, şarkılar, türküler, kıvrılış, dans ve dökülüşleri, oyun, oynaş ve oynayışları, hoplayış ve zıplayışları, bütün vücud mahremiyet ve münhânileri, ma’lum cemaatin organizasyonunca 9. defa teslim alındı…</p>
<p style="text-align: justify;">Okyanus ötesinin bütün tv kanalları da, bütün bu beynelmilel merkezlere bağlı faaliyyetleri göklere çıkararak ve balandıra ballandıra (nur talebesi ve cemaat kalabalıklarına) aktardı durdu… Acaba kaç nurcu birâderimiz, bu işi, Risâle-i Nûr Külliyâtı ve <strong>“Hizmet-i îmâniyye ve Kur’âniyye!”</strong> temel parolası ve faaliyyetleri ile te’lîf etmişdir; ve <strong>“Üstâd!”</strong> dedikleri Bediüzzeman’ın hatırâsını bu rezâletlerden râzı olarak nasıl kabul etmişdir?.</p>
<p style="text-align: justify;">Yıllarca hapishânelerde ömür çürüten, bu gün ise pîr-i fânî olmuş nice kıdemli Risâle-i Nûr talebelerinin, bu sahne varyeteciliklerine karşı çıktıkları husûsunda kulağımıza bir (hakkı haykırış) gelmediği gibi, medyaya akseden bir redd sadâsı da yakalayamıyoruz!. <strong>“Tesettür ve kadınlar risâlesi”</strong> gibi eserlerin sâhibi Bediüzzeman sağ olsaydı, acaba o da bu kıvırtmaları ön sıralara oturup seyredebilir miydi? Onun, Eskişehir hapishânesinin penceresinden gördüğü muhtelıt (karışık, karma) lise talebelerinin bu gayr-i islâmî manzaralarını nasıl şiddetle levmetdiği, dünyânın bildiği ve müslümanların da takdir etdiği bir hususdur…</p>
<p style="text-align: justify;">Gûyâ Peygamber aşkıyla ve salya sümük ağlayışlarla kürsüleri yumruklayan, mâzînin ma’lûm hoca(!)ları, o aşkından yanıp tutuştukları Peygamber Aleyhisselâm’ın önüne bu sahne varyetecilikleri ile çıksalar, acaba hangi tür muâmele ile karşılaşacaklarını ve ne tür bir (lâ’netle) defedileceklerini, hesâb edebilmekte midirler?</p>
<p style="text-align: justify;">Yoksa bu adamların gözüne, cehennemin hangi esfel-i sâfilîni sokulacakdır?</p>
<p style="text-align: justify;">Okyanus ötesindeki ve <strong>“Yeni Dünya Düzeni!”</strong> sahiblerinin derin muhibbi ve yoldaşı bulunan kişi,<strong> “Benim Bediüzzeman’a nisbetim yokdur!” </strong>diye <strong>“zamâne nurcularının Zaman’ında” </strong>yazılar ve beyanlarda bulunsa da, artık onları ne hatırlayan vardır ve ne de kaale alan… Yıllarca mahbeslerde çürüyen ve nice çileler çeken kıdemli Risâle-i Nur talebeleri, seslerini çıkartdıkları takdirde<strong> “fitne” </strong>çıkacağından korkdukça ve başlarını kuma soktukça, fitne dört nala ilerlemiş ve bugün <strong>“atı alan Üsküdar’ı değil, Okyanus ötesine bile geçmiş!”</strong> görünüyor… Fitneyi ve menh-i anhı eliyle, olmadı diliyle kaldırmaya muktedirken bunları yapmayanlar, iş kalbe geldiği zaman, oralarının buğz etmesine bile tâkat yetiştiremeyip tasvib ve tasdik çukuruna düşerler ki, bugün manzara da işte budur… Bediüzzaman’ın mesleğine ve meşrebine de tam ters bir nokda…</p>
<p style="text-align: justify;">25 Haziran’daki<strong> “ödül töreni!”</strong> dedikleri mükâfât merâsimi ile yol alan, adı ve maskesi <strong>“Türkçe Olimpiyatları!”</strong> olan bu <strong>“Yeni Dünya Düzeni!”</strong> maskaralığı, bazı devletlû adamların beyânları ile de apaçık i’tirâf edilmiş; ve artık aslâ saklamaya da lüzûm görülmemişdir ki, bu organizasyonlar, <strong>“Papalık misyonunun bir parçasıyız!”</strong> diyen Okyanus ötesindeki kişi tarafından yürütülüyor gösterilmektedir…Ve onu maske yapan dünya patronları, bu işi tereyağından kıl çeker gibi gâyet ustalıkla yaygınlaştırmaktadır…</p>
<p style="text-align: justify;">Çok câlib-i dikkatdir ki, Türkiye’de, <strong>“Türkçe Olimpiyatları!” </strong>maskesiyle dünya patronlarının projelerini tahakkuk etdiren adı geçen şebeke, Alamanya’da <strong>“ALMAN-TÜRK KÜLTÜR OLİMPİYATLARI!” </strong>maskesiyle (isme dikkat!) icrâ-yı faaliyyetde bulunmaktadır!. Acaba neden?. Oradaki isim neden (Almanı) öne çıkarıcıdır ve neden adı<strong>“Türkçe Olimpiyatları” </strong>değil de beyân etdiğimiz gibidir? Ve orada, Alman oyun ve kültürü ile Türk oyun ve dansları yarı yarıya paylaşılmakta ve Almanlara yalakalık kokusu derhal hissedilmektedir!. Acaba neden?.</p>
<p style="text-align: justify;">Acaba, adı <strong>“Türkçe Olimpiyatları!”</strong> diye Türkiye ehâlisine yutturulan bu dolmaların, dünyanın her bölgesinde (Vatikan misyonu esas alınarak) değişik politikalara hizmet gâyesi taşımak üzere ve ana temel i’tibâriyle <strong>“üç ibrâhimî din!”</strong> reklâmına uygun olarak hazırlandığını, Anadolu halkı nasıl olsa çakmaz ve yutar diye mi?..</p>
<p style="text-align: justify;">Bu<strong> “Türkçe Olimpiyatları!”</strong> denen ve 130 ülkeden derlenip toparlanan zavallı kızların, ortaçağ avrat pazarlarında olduğu gibi veya Japon geyşaları misillü sahnelendiriliş ve teşhîr edilişlerini en ön sıralardan ağızlarının suyu akarak seyreden ve alkış tutan adamlara, mücerred ve muhayyel bir muhatab olarak şunları diyememek bile la’neti mucib olmayacak mıdır?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- Sen!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yanında başörtülü karısı ve kızıyla en ön sıralardan, saçları, sineleri ve bütün vücud münhanileri meydanda olan ve kıvrılarak, dans ederek, büklümler ve çalkalamalar sergileyerek teşhîr edilen, aldatılmış bu zavallı kızları seyrederken…</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Evet sen!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Neden öz karının ve kızının saçının telini göstermeyici simsiyah bir riyakârlık veya kopkoyu bir egoizma ve gaddarlık içindesin?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sen!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Dünyanın 5 kıtasından devşirilen ve sahne artistleri manzara ve keyfiyeti içine sokulan, teşhîre âmade bu biçâre kızları seyrederken, suratın nasıl zerre kadar kızarmaz ve nasıl bir iffet spazmıyla kendini kaybetmezsin? Ve tam tersine, o kızcağızları, takdir ve alkışların en üst perdesiyle ve ıslık sesleri içinde vasatı bizanslaştıran heriflere muvâzî ve onlarla elbirliği içinde muhatab alırsın?.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Ilımlı İslâm Projesine!” giden sulandırma, “ılımlı devlet adamları!” eliyle de, böyle mi tahakkuk etdirilecekdir?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> Söyle!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> Bu menfilik altı menfiliği beyân eden kelimeye, lûgatlarda rastlamak mümkin midir?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sen!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hem de öz karın ve kızınla, Anadolu İslâm terbiye ve nâmûsuna mutlak ma’nâda ters ve zıt, böyle bir şehvet panayırı bir manzarayı seyretmek ve seyretdirmekle, hangi dinin reklâmını yapmaktasın?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“SİLİFKE’NİN YOĞURDU, AH SENİ KİMLER DOĞURDU- SENİ DOĞURAN ANA, BAL İLEN Mİ YOĞURDU!.” Türkülerindeki “doğurmalar, yoğurtlamalar ve bal ile yoğurmalar” ile mi bu gençler ahlâklanacak ve yeni dünya düzenini kuracaklardır?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yoksa, o genç ve her ne verilirse alıcı saf ve aldatılmış zihinlere, psikolojik olarak bir takım mesajlar mı verilmek isteniyor; ve onların da İskandinav memleketlerinin kız olamayan kızları gibi, belden aşağı eşek hürriyeti içine çekilerek, (aile) ve iffet telâkkîleri gâvurlaştırılmak ve anonimleştirilmek mi isteniyor? Bunun peşinde misin?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sen!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bu kabil güftelerin türküsü ile oynayıp kıvrılan ve cinsiyetini teşhîr eden kızların, hatta karşı cinsin elinden tutarak bazı dans sahneleri de sergilemelerinin altında, hangi dinin (mubahlarını) yatırıyorsun?. Dembokrasi, Hoşgörü-diyalog, kamalizma, nasrâniyet v.s gibi dinlerde bunlar, evet (mubah)dır. Ancak, bütün bunlara İslâmiyyet gibi Son ve Mutlak bir dînin getirdiği yasak (haram) hükmünü tanımamak ve bunlara mubah gözüyle bakmak ise, küfrün tâ kendisi… Ve bunun da sâhibi müslüman ise, bu i’tikâda sâhib olduğu andan i’tibâren (irtidâd) pisliğinin içine yuvarlanacağı mutlakdır…</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sen kimsin, hangi dindesin ve neyin nesisin?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sen!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bu kızların babası ve anası olmadığın için mi onları bu manzaranın içinde harcayıp boğuyorsun?. O sahneye, kendi öz karını ve kızını çıkarabilecek; ve orada yapılanları, oradaki kıyafet ve soyunukluk derecesinden onlara da giydirebilecek ve teşhîr edebilecek misin?.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hayır diyorsan neden? Evet diyorsan, karını ve kızını da oraya çıkar ve teşhîr et!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sen!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yemen’den gelen kızcağıza bakar ve onun dans eden vücudunu alkışlar ve güfteleri şehvet dolu şarkıyı dünyaya yayan sesini dinlerken, Yemen’de şehid olan veya sakat kalan 95 yıl evvelki yüzbinleri, sönen ocakları ve yetim çocukları düşünmekden korkan bir hılkat garîbesi misin?.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Onların (lânetine) müstahık olmayı ve iki cihanda sürünmeye yetecek beddualarını, o îmânsız ve iffetsiz yüreğin bir an bile acıyla hissedebildi mi?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>O şehid ve gâzîleriden emânet aldığın torunları, senin bu kirli emânetçiliğin ile hangi hedeflerin âleti ve malzemesi olarak kullandığını, ne zamana kadar dünyaya, bilhassa Anadolu ve Osmanlı coğrafyasına yutturacaksın?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sen!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bunun vebâli altından kalkabilecek misin?. Yahut da, olmayan torunların olduğu içün mü, bu kadar rahat, temâşâda, pazarlıkda, hayâl âleminde, patronlarına sadâkat ve seyir içindesin?.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sen!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Haçlı-yehûd kâfirlerini memnun etmek ve onlara, “işte, siz efendilerimizin emr ü fermânı mu’cebince, geçmişimizden böylesine intikam alan biz, böyle bir neslin hâl-i hâzırdaki temsilcileriyiz!” demek içün mü bunları irtikâbdasın?!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sen!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Hoşgörü-diyalog”diniyle “dembokrasi” dininin koalisyonu eliyle, bütün dünyaya, “yeni bir dünya!” mesajı vermek içün mü bu gençleri cıyaklatıyorsun? Ve Vatikan-Tel Aviv hattına da, “işte sizin emrinizle, istikbale böyle bir gençlik hazırlıyor ve onlara, soylarının kemiklerini böylesine sızlatdırıyoruz!” demek içün mü, “Türkçe ve Türk Okulları!” paravanalarını kullanma faaliyetlerine dalıyorsun?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sen!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Haçlı-yahudi standartlarına göre bir gençlik yetiştirmek içün mü, o dünyadan habersiz bîçâreleri sahnelere sürüyor; ve “yeni bir dünya kuruyoruz!” diye onları sahnelerde şarkı maskesi altından cıyaklatarak teşhîr ediyorsun?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kimin adına ve hangi “yeni dünya düzeni!” denen şeytanlığın peşindesin?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sen!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sûret-i hakk’dan görünen en netâmeli müşgil, en belâlı musîbetsin!. Ve, Allâh Azze ve Celle’nin dînini pazarlayan misli görülmemiş bir canbaz; ve cambazlıkda misli olmayan bir prototipsin!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Lânet olsun!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 27.06.2011)</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fpatronlarinin-yeni-dunya-duzenine-gecisde-turkce-olimpiyatlari.html&amp;linkname=Patronlar%C4%B1n%C4%B1n%20%E2%80%9CYeni%20D%C3%BCny%C3%A2%20D%C3%BCzeni%E2%80%9Dne%20Ge%C3%A7i%C5%9Fde%2C%20%E2%80%9CT%C3%BCrk%C3%A7e%20Olimpiyatlar%C4%B1%21%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fpatronlarinin-yeni-dunya-duzenine-gecisde-turkce-olimpiyatlari.html&amp;linkname=Patronlar%C4%B1n%C4%B1n%20%E2%80%9CYeni%20D%C3%BCny%C3%A2%20D%C3%BCzeni%E2%80%9Dne%20Ge%C3%A7i%C5%9Fde%2C%20%E2%80%9CT%C3%BCrk%C3%A7e%20Olimpiyatlar%C4%B1%21%E2%80%9D" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fpatronlarinin-yeni-dunya-duzenine-gecisde-turkce-olimpiyatlari.html&amp;linkname=Patronlar%C4%B1n%C4%B1n%20%E2%80%9CYeni%20D%C3%BCny%C3%A2%20D%C3%BCzeni%E2%80%9Dne%20Ge%C3%A7i%C5%9Fde%2C%20%E2%80%9CT%C3%BCrk%C3%A7e%20Olimpiyatlar%C4%B1%21%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fpatronlarinin-yeni-dunya-duzenine-gecisde-turkce-olimpiyatlari.html&amp;linkname=Patronlar%C4%B1n%C4%B1n%20%E2%80%9CYeni%20D%C3%BCny%C3%A2%20D%C3%BCzeni%E2%80%9Dne%20Ge%C3%A7i%C5%9Fde%2C%20%E2%80%9CT%C3%BCrk%C3%A7e%20Olimpiyatlar%C4%B1%21%E2%80%9D" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fpatronlarinin-yeni-dunya-duzenine-gecisde-turkce-olimpiyatlari.html&amp;linkname=Patronlar%C4%B1n%C4%B1n%20%E2%80%9CYeni%20D%C3%BCny%C3%A2%20D%C3%BCzeni%E2%80%9Dne%20Ge%C3%A7i%C5%9Fde%2C%20%E2%80%9CT%C3%BCrk%C3%A7e%20Olimpiyatlar%C4%B1%21%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fpatronlarinin-yeni-dunya-duzenine-gecisde-turkce-olimpiyatlari.html&amp;linkname=Patronlar%C4%B1n%C4%B1n%20%E2%80%9CYeni%20D%C3%BCny%C3%A2%20D%C3%BCzeni%E2%80%9Dne%20Ge%C3%A7i%C5%9Fde%2C%20%E2%80%9CT%C3%BCrk%C3%A7e%20Olimpiyatlar%C4%B1%21%E2%80%9D" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fpatronlarinin-yeni-dunya-duzenine-gecisde-turkce-olimpiyatlari.html&amp;linkname=Patronlar%C4%B1n%C4%B1n%20%E2%80%9CYeni%20D%C3%BCny%C3%A2%20D%C3%BCzeni%E2%80%9Dne%20Ge%C3%A7i%C5%9Fde%2C%20%E2%80%9CT%C3%BCrk%C3%A7e%20Olimpiyatlar%C4%B1%21%E2%80%9D" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fpatronlarinin-yeni-dunya-duzenine-gecisde-turkce-olimpiyatlari.html&amp;linkname=Patronlar%C4%B1n%C4%B1n%20%E2%80%9CYeni%20D%C3%BCny%C3%A2%20D%C3%BCzeni%E2%80%9Dne%20Ge%C3%A7i%C5%9Fde%2C%20%E2%80%9CT%C3%BCrk%C3%A7e%20Olimpiyatlar%C4%B1%21%E2%80%9D" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fpatronlarinin-yeni-dunya-duzenine-gecisde-turkce-olimpiyatlari.html&amp;linkname=Patronlar%C4%B1n%C4%B1n%20%E2%80%9CYeni%20D%C3%BCny%C3%A2%20D%C3%BCzeni%E2%80%9Dne%20Ge%C3%A7i%C5%9Fde%2C%20%E2%80%9CT%C3%BCrk%C3%A7e%20Olimpiyatlar%C4%B1%21%E2%80%9D" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fpatronlarinin-yeni-dunya-duzenine-gecisde-turkce-olimpiyatlari.html&amp;linkname=Patronlar%C4%B1n%C4%B1n%20%E2%80%9CYeni%20D%C3%BCny%C3%A2%20D%C3%BCzeni%E2%80%9Dne%20Ge%C3%A7i%C5%9Fde%2C%20%E2%80%9CT%C3%BCrk%C3%A7e%20Olimpiyatlar%C4%B1%21%E2%80%9D" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fpatronlarinin-yeni-dunya-duzenine-gecisde-turkce-olimpiyatlari.html&amp;linkname=Patronlar%C4%B1n%C4%B1n%20%E2%80%9CYeni%20D%C3%BCny%C3%A2%20D%C3%BCzeni%E2%80%9Dne%20Ge%C3%A7i%C5%9Fde%2C%20%E2%80%9CT%C3%BCrk%C3%A7e%20Olimpiyatlar%C4%B1%21%E2%80%9D" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fpatronlarinin-yeni-dunya-duzenine-gecisde-turkce-olimpiyatlari.html&amp;linkname=Patronlar%C4%B1n%C4%B1n%20%E2%80%9CYeni%20D%C3%BCny%C3%A2%20D%C3%BCzeni%E2%80%9Dne%20Ge%C3%A7i%C5%9Fde%2C%20%E2%80%9CT%C3%BCrk%C3%A7e%20Olimpiyatlar%C4%B1%21%E2%80%9D" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fpatronlarinin-yeni-dunya-duzenine-gecisde-turkce-olimpiyatlari.html&amp;linkname=Patronlar%C4%B1n%C4%B1n%20%E2%80%9CYeni%20D%C3%BCny%C3%A2%20D%C3%BCzeni%E2%80%9Dne%20Ge%C3%A7i%C5%9Fde%2C%20%E2%80%9CT%C3%BCrk%C3%A7e%20Olimpiyatlar%C4%B1%21%E2%80%9D" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fpatronlarinin-yeni-dunya-duzenine-gecisde-turkce-olimpiyatlari.html&amp;linkname=Patronlar%C4%B1n%C4%B1n%20%E2%80%9CYeni%20D%C3%BCny%C3%A2%20D%C3%BCzeni%E2%80%9Dne%20Ge%C3%A7i%C5%9Fde%2C%20%E2%80%9CT%C3%BCrk%C3%A7e%20Olimpiyatlar%C4%B1%21%E2%80%9D" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fpatronlarinin-yeni-dunya-duzenine-gecisde-turkce-olimpiyatlari.html&amp;linkname=Patronlar%C4%B1n%C4%B1n%20%E2%80%9CYeni%20D%C3%BCny%C3%A2%20D%C3%BCzeni%E2%80%9Dne%20Ge%C3%A7i%C5%9Fde%2C%20%E2%80%9CT%C3%BCrk%C3%A7e%20Olimpiyatlar%C4%B1%21%E2%80%9D" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fpatronlarinin-yeni-dunya-duzenine-gecisde-turkce-olimpiyatlari.html&#038;title=Patronlar%C4%B1n%C4%B1n%20%E2%80%9CYeni%20D%C3%BCny%C3%A2%20D%C3%BCzeni%E2%80%9Dne%20Ge%C3%A7i%C5%9Fde%2C%20%E2%80%9CT%C3%BCrk%C3%A7e%20Olimpiyatlar%C4%B1%21%E2%80%9D" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/patronlarinin-yeni-dunya-duzenine-gecisde-turkce-olimpiyatlari.html" data-a2a-title="Patronlarının “Yeni Dünyâ Düzeni”ne Geçişde, “Türkçe Olimpiyatları!”"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/patronlarinin-yeni-dunya-duzenine-gecisde-turkce-olimpiyatlari.html">Patronlarının &#8220;Yeni Dünyâ Düzeni&#8221;ne Geçişde, &#8220;Türkçe Olimpiyatları!&#8221;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/patronlarinin-yeni-dunya-duzenine-gecisde-turkce-olimpiyatlari.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
