<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Köy Enstitüleri arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<atom:link href="http://www.turkcesi.biz/tag/koy-enstituleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkcesi.biz/tag/koy-enstituleri</link>
	<description>Hakkın ve Sabrın T&#252;rk&#231;esi imani, fikri, edebi, tarihi ve siyasi neşriyatdır...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 12 Mar 2021 10:44:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.4</generator>

<image>
	<url>http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/06/cropped-osmanli-armasi-site-ikonu-50x50.jpg</url>
	<title>Köy Enstitüleri arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<link>http://www.turkcesi.biz/tag/koy-enstituleri</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>(6) Zıyâ Selçuk, Köy Enstitüleri Ve Akp Chp’lileşirken…</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/6-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/6-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 May 2020 01:43:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[AKP CHP'leşiyor]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Muarızları]]></category>
		<category><![CDATA[Köy Enstitüleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mezhepçilik]]></category>
		<category><![CDATA[Vahye Dayanan Din İslam]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya Selçuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=11745</guid>

					<description><![CDATA[<p>Böyyük Raiz ve Ümmet imamı Sarayından “İslâm Güncellenmelidir” deyû cihâna i’lânâtda bulunursa, bu imamına bakan cemaatin o küçük raizleri, DİB’çi eskiler, </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/6-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html">(6) Zıyâ Selçuk, Köy Enstitüleri Ve Akp Chp’lileşirken…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>ZIYÂ SELÇUK, KÖY ENSTİTÜLERİ VE AKP CHP’LİLEŞİRKEN…</u></em></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>(6)</u></em></strong></h1>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ (Dağıstânî)</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>VAHYE DAYANAN DÎN, CEDDİMİZ VE SELEFİMİZİN 15 ASIRLIK EMÂNETİDİR, ONLARI YÂDETMEK VE REHBER EDİNMEKLE MÜKELLEFİZ…</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Böyyük Raiz ve Ümmet imamı Sarayından <strong>“İslâm Güncellenmelidir”</strong> deyû cihâna i’lânâtda bulunursa, bu imamına bakan cemaatin o küçük raizleri, DİB’çi eskiler, akademi-siyen ve yiyenler de, elbet o böyyük imamın yapdığından daha beterini yapıb ortalığı taaffün bombardımanıyla topa tutacaklardır!…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Hulâsa 33 dereceli <strong>“millî ve yerli”</strong> Mason birâderândan cumhurraizleri C. Bayar’ın, kehânet veya istidrac noktasına gelmiş oluyoruz!. İstiklâl harbinin sahtelerinden biri olan ve o zaman<strong> “Galib Hoca”</strong> adıyla gözboyayan mumâileyhin pek meşhur sözünü tekrâr etmeden geçemeyiz:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Biz, Lozan’da Batılılara söz verdik, Türkiya’dan belli bir zaman içinde Müslümanlığı kaldıracağız, bunu da mihrabdan halledeceğiz!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Din mektebi diye açdıkları mekteb, enstitü ve fakültelerden hangi oryantalist <strong>“Asım Nesilleri”</strong> fırladı, bunları nasîbi olanlar elbetdeki görüyor ve görecekdir… Biz ise, Ankara Üniversitesi denen yerin İlâhiyâtını 4 yıl ziyâret edib müfredâtını pek yakından ta’kîb etmekle, oralarda gül mü, zakkum veya Ebû Cehil Karpuzu mu yetiştirildiğini ayne’l-yakîn görmüşüzdür… Yüzdeyüz şehâdet ederiz ki, bizim, Merhum Cedd-i Azîzimiz Bartın Müftüsü ve Ahmed Zıyâüddîn Gümüşhanevî (Halidî-Zıyâî) halîfesi Merhûm Muhammed Rif’at Efendi Hazretlerinin Dergâh, Medrese ve Câmisindeki tedrîs ve irşâd hattından devr aldığımız yani Abdülhamîd Cennetmekânın Osmanlısı eliyle bizlere taşınan İslâmiyyet ile, bu ilâhiyyatda ta’kîb etdiğimiz cumhûriyet müfredâtının ortaya koyduğu dîn, biribirine nâmütenâhî zıt ve hasım, hatta düşmen, apayrı iki dînden ibâretdir… </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Biz, aradaki farkı biiznihî Teâlâ bedâhat derecesinde gördük; ve, ikisi arasındaki mukâyese çatlatan kıyaslamayı da, herşeye rağmen biavnihî Teâlâ çok iyi yapanlardanız, diyebiliriz…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> Birinin ak dediğine, öteki kara diyecek kadar bir fark…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>15 asırlık vahye dayanan Allâh’ın dîni: <strong>“Selefin, selefin de selefine.. Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm Efendimiz Hazretlerine kadar sımsıkı perçinlenib bağlanmadan ve ta’kibçisi olmadan, nâmütenâhî İslâm devleti ve ni’metinden zırnık kadar nasiplenemezsin”</strong> derken; ötekisi ise, mutlak olarak tersini söyleyib: <strong>“Zırnık kadar selefe bağlanırsan, içinde yaşadığın asrın doğmalarına TAPAMAZ; ve çağ dışı, felsefe dışı, beşerîlik dışı, hümanizma, feminizma, ateizma, deizma, kamalizma ve globalizma dışı kalırsın!” </strong>diyen bir dîn&#8230; Yüzde yüz biribirini nefyeden iki kutub…</em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>“ENBİYÂYI ANMAK İBÂDET, SALİHLERİ ANMAKSA GÜNÂHLARA KEFFÂRETDİR…”</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Vahye dayanan din; ve karşısında, uydurulan ve resmîlik mührü ile piyasaya sürülen birçok dînin ve felsefî ideolojinin halitasından (haltından=karışımından) ibâret beşerî bir religion…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Rasûl-i Rusül Aleyhi Ekmelittahâyâ Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Efendimiz Hazretleri buyurur ki, </em><strong><em>“Peygamberleri anmak, ibadettir, salihleri anmak günahlara kefarettir.”</em></strong>  <em>(Kenzü’l-Ummâl, c.15, s.918, h.43584)-(Deylemi)</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>İşte, selef-i sâlihîne olmazsa olmaz derecede  bağlıyan binbir emir ve sebebden bir tek hadîs-i şerîf…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Biz, Cedd-i Azîzimizden tevârüs etdiğimiz Osmanlı Ehl-i Sünneti iktizâsı, Enbiyâ ve Sâlihîni ne kadar yâdedib zikreder ve onlara kat’iyyen kopmaz bir bağ ile bağlılığımızı devâm etdirirsek, o kadar hayât hakkına sâhib olacağımızı bilmek mevkiindeyiz; ve fakat, bütün bunlara rağmen, üzerlerimizdeki hakkları ile minnet borçlarımızı ise, binde bir bile ödemiş olamayız… Hele onları unutarak zikretmemek ve yâdetmemek, (Kenûd=Nankör) olmak gibi insan fıtrat ve hılkatinde Hâlık’ın yaratdığı bir nakîsa da var ise…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>İngiliz îmâlâtı vehhâbiyân ve lâ mezhebiyye, layıklık, topyekûn beşerî sistemler ve Karamollaoğlu’nun hasret duyduğu <strong>“İngiliz sekülarizmi”</strong> ve binlerce felsefî şeytânet, İslâm milletini bu (kenûd=nankörlük) silâhı ile vurmuş, bundan sonra da aynı taktika ve vuruşlar, gaflet veya hıyânet içindeki iç mihrâklar elinde devâm edecekdir…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> 5 vakit namazlarımızın arkasından 20-30 kelimeden ibâret isim listesi yapıb bunları zikredib yâdetmenin 20-30 sâniye gibi pek cüz’î bir zaman aldığını, istiyen herkes tecrübe edebilir… </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Herkes kendi büyükler silsile-i merâtibinden 20-30 mübârek isimden bir listeyi ezberlese, yukarıda beyân etdiğimiz hadîs-i şerîfin berekât ve füyuzâtına neden sâhib olamasın?. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Üstelik bir başka hadîs-i şerîf ile de, <strong>“Ümmetimin fesâda uğradığı bir zamanda benim sünnetime sıkıca ittibâ’ edene şehid </strong>(bir başka rivâyetde yüz şehid)<strong> ecri vardır.”</strong> buyurulmuş ve istifâdelerimiz kaç cihetden kaç katına çıkmış olmaktadır!…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bugün ise, öylesine fesâd (ifsâd) içinde, küfür ve şirk çukurunda bulunulmakda; ve devir öylesine zıvanadan çıkma devri olmuşdur ki, <strong>“îmânı muhâfaza elde ateş korunu tutmakdan zor olmuş”</strong>dur. Böyle bir zamanda Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm Efendimiz gibi cihân mürşid ve kurtarıcısını, tamâmı şart olmakla berâber bir tek sünnetine bile <strong>“temessük etmekle”</strong> hatırlamak ve onunla rûhânî ve nûrânî kopmaz bir bağ kurmak ne kadar büyük bir vazîfedir. Aynı zamanda bunun, ne kadar büyük kazanç te&#8217;mîn edeceği, aklı iğdiş olmamış beşeriyet içün bedâhaten ortadadır…</em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>MÜSLÜMAN, KİMLERİN PEŞİNDE OLACAĞINI VE TARAFINI İYİ BİLİR, TARAFSIZIN TARAFI HİÇLİK VE P..LİKDİR…</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Böylesine muazzam bir ticâreti kaçırmanın akıl kârı olamıyacağını, her aklı başında Müslüman kat’iyyen takdîr ve te’yîd edecektir. İslâm muârızı revizyonist ve reformist, nevzuhûr, sarıklı ve cübbeli hannâs ise, edille-i erbaayı kökden kazımanın peşindeki nasibsizler olarak bu islâmî hakîkatlara karşı çıkıb, bunları inkâr edib/etdirme yolundan da aslâ ayrılmamaktadırlar…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Meselâ, biz, sâdece 6 Ülül’azim Peygamberimizi, i’tikadda 2, amelde 4 müctehidimizi, Gavs-ı A’zam, Ahmed Errufâî, Şah-ı Nakşîbend, İmâm-ı Gazâli, İmâm-ı Rabbânî, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî, Ahmed Zıyâüddîn Gümüşhânevî, Muhammed Zihni, Muhammed Rif’at, Mustafa Sabri, Muhammed Âtıf, v.s. gibi enbiyâ, evliyâ, ulemâ, sulehâ, vükelâ, şühedâ ve asfiyâ hazerâtını yâdedsek, başka ehl-i sünnet Müslümanlar da kendilerine göre bir yâdediş listesi yapsa, selefimizle aramızı açıb alâkamızı kesmek istiyen <strong>“İslâm Muârızlarının”,</strong> gâyelerine vâsıl olmaları aslâ mümkin olamıyacakdır! Böylece bütün enbiyâ zikredilerek hadîs-i şerîfde geçen <strong>“ibâdet”</strong> ve sâlihîn kullar da zikredilerek <strong>“günahlara kefâret”</strong> ve buna munzam, ikinci hadis-i şerîf mu’cebince de bir diğer cihetden pek muazzam bir kazanç elde edilmiş ve defter-i a’mâlimize yazılmış olacaktır…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Varsın, İslâm muârızı oryantalist çömezleri, revizyonist, reformist, telfikçi, mezhebsiz, selefî-necdî-saûdî-vehhâbiyân-harîcî-rafızî-a’cemî-kamâlî-heykelî-cübbelâ-zübbelâ ve binbir sapıtış içindeki sünnetsizler, bunlara binbir kulb takarak, binbir kuduruşa geçeceklerse geçsinler.. canları cehenneme… Bizim içün birtek gâye, Ceddimizin ve selefimizin ve onlar üzerinden Hâlık’ımızın rızâsını kazanmayı hayâtın en temel hedefi bilmekdir… Varsın onlar (Hannâs) olarak biribirlerini azdırsın ve kudurtsunlar, bizlere bakarak bin kere zıvanadan çıksınlar, onların kaderinde olan zâten budur; ve bizim, bunun önüne geçme imkân ve ihtimâlimiz de yokdur ve olamaz… Onlara ne kadar ve nasıl muhâtab olacağımız, bizim ne kadar vazifemize taallûk ediyorsa, bizim yapacağımız bundan başkası da değildir…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Zaten, edille-i erbaayı münkir olub İslâm’dan çıkmadıkça, onların zırnık kadar rızâsına ermek ihtimâli de yokdur! Şu hâlde kat’iyyen tebeyyün ve taayyün eder ki, onlar, bizi ne kadar ceddimiz ve selefimizden ayırmak ve (hannâsa) teslîm etmek, tâğûtlara köle yapmak isterlerse, biz, kendimizi bin kat daha şiddet, azim ve ihlâsla bunun tersini yapmak mükellefiyeti, me’mûriyyeti ve mahkûmiyyetinde bilmek mevkı’indeyiz… </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bizim her zaman ve her yerde mürâcaat hattımız bellidir; müctehid imamlarımızın, müceddid ve mürşidlerimizin edille-i erbaaya kıl kadar muhâlefet etmeden önümüze koydukları kânun, kâide, hüküm, ef’âl-i mükellefîn ve düsturlar 15 asırdır Peygamber-i Zîşânımız Aleyhisselâm başda olmak üzere ne ise odur… Müslümanları bu hakîkatın dışına çıkarmak istiyenlerin bir eksiksiz topu da, hannâsın ve tâğûtların birer ajanı bilinecek; ve onların tuzak ve çukuruna düşmemek, <strong>“Müslümanım”</strong> diyenin en baş ve birinci vazîfesi olacakdır…</em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>BİR MÜSLÜMANI, BAHİS MEVZUU ETDİĞİMİZ HAKÎKATLARIN DIŞINDA, HİÇBİR ŞEY ASLÂ BAĞLIYAMAZ…</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em> İslamiyyet gibi mutlak hakîkât ve en büyük ni’meti, bizlere binbir müşkil ve çile ile asran ba’de asrin (asırdan asıra mütevâliyen, elden ele devredib binbir çileye rağmen taşıyıb nakleden) ehl-i sünnet selefimizi, salât ü selâm, rahmet, hayır ve minnetle yâdederken; zikri geçen <strong>“cumhuriyet sarıklı ve cübbelisi”</strong> İslâm muârızları ise, sarık-cübbe altında tam tersini yapmakda, bu pek kıymetli selefimiz içün bütün ifsâdât, nankörlük, aşağılama, i’tibarsızlaştırma ve her türlü <strong>“asl inkârı”</strong> mechûliyetler kusmanın peşine düşmüş ve düşürülmüş bulunmaktadırlar…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“İslâm muârızı oryantalist ve tahribkâr cebhenin” “ictihâd kapısı açılsın”</em></strong><em> yâveleri de, bugünün ortaya atdığı bir hezeyân değildir. Bu, bütün <strong>“İslâm Muârızı”</strong> şarklı ve garblı ifsâd merkezlerinin temcid plavı gibi ısıtıb ısıtıb öne sürdüğü iğrenç bir şeytanlıkdır.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> Zaten günümüzde <strong>“Mezhebçilik”</strong> diyerek İslâm’a saldırmaları, zaman zaman tasrîhinden korkub kaçınsalar da, ehl-i sünnet mezhepleri üzerinden olmakda; bunlar hedef alınarak yapılmaktadır!. Çünki diğerleri, ki bunlar İslâm târîhinde <strong>“fırâk-ı dalle”</strong> olarak geçer, zâten <strong>“Müslümanlık iddiasında”</strong> bulunsalar da, i’tikadlarında <strong>“küfre müeddî”</strong> nice sapıtışların bulunduğu bedâhat derecesinde ortadadır. Üstelik bunlar, <strong>“Vücûd hikmetleri İslâm’ı ortadan kaldırmak”</strong> olarak tedvîn ve kanalize edilmiş dalâlet mezhepleridir… Vehhâbiyye, Ahmediyye ve İsmâiliyye v.s. gibi nice dalâlet mezheblerinin İngilizler başda olmak üzere haçlı ve yahudi eli ve ajanları vâsıtasıyla o bölgeleri zulümlere boğdukları apaçık bilinen hakîkatlar cümlesindendir&#8230;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Oryantalist İslâm muarızlarının bu kabil dalâlet fırkalarıyla bugüne kadar hiçbir alıb veremediklerine de, ciddî olarak aslâ rastlanılamamışdır. Bugün İslâm’ı değiştirmiye, revize ve reformize, tahrîf ve tağyîr etmiye ma’tûf hangi yâve ve küfür formülleri ortaya atılıyor olursa olsun, bunların tamâmı da, târihden gelen aynı bayat şeytanlaşmaların birer tekrârıdır… Bugünkilerin ağzında ve kaleminde salyalaşmış ve İslâm’ı tahrife ma’tûf ne varsa, hiçbiri kendilerinin olmayıb, asırlardır Haçlı-Yahudi ve sâir şirk merkezlerinin hazırladığı, hazır, bayat, kokuşmuş ve harc-ı âlem tahrîf ve tahrîb malzemeleridir… Bu malzemelerin, daha da müessir kullanılması içün, İslâm’ın içindeki ma’lum tip ve nasipsizleri ileri sürmek çok yerinde olacakdır! Bunların sûret-i hakkdan görünmeleri, daha da kolay olacağından, bu dış mihrâklar onları, taşeron ve tetikçi eşkıyâlar olarak kullanır! Plânlarını onlara tatbîk etdirir; ve binbir bahâne uydurarak, İslâmiyyet&#8217;i bunlarla  bozma ve karalama hâinliğinde onları öne çıkarırlar!&#8230; </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bahse mevzû’ etdiğimiz müctehidliği, bu adı geçen <strong>“İslâm muârızı”</strong> hezele, sudan ucuz öyle bir hâle getirib hakîkî keyfiyetinin dışında bir basitliğe ircâ’ ediyor ki, bu bile, bunların hâinlikde hudûd tanımadıklarının en kuvvetli delillerinden bir sayılmalıdır.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Müctehid olmak, doğrudan doğruya Allâmü’l-Ğuyûb Azze ve Celle Hazretlerinin in’âm ü ihsânı ile kazanılır. Bunlara munzam, bütün şer’î, aklî ve ictimâî ilimleri de müctehid-i mutlak olan zevât-ı kirâm elde etmiş ve bunların tamâmını, edille-i erbaa istikâmetinde bihakkın hayâta tatbîk eder olmuşlardır.</em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>MÜCTEHİD OLMIYANLARA TAKILMAK, MÜTEHASSIS CERRAH YERİNE KASABA MÜRÂCAAT GİBİDİR…</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Böylece, bu nâdîde zevât-ı kirâm, sâhalarında dürr-i yektâ gibi temâyüz etmiş ve cihân çapında otorite olmuşlar; fıkhı, bir kuyumcu dikkat ve inceliğiyle, rızâ-yı ilâhîye tam riâyet ve nâiliyyetle işleyib tedvîn ederek, mutlak müctehidlik makâmının 13-14 asırdır (imamları), liderleri, başbuğları ve kumandanları olmuşlardır…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Günümüzdeki tâğûtî sistemlerin, anti-İslâm, münekkid ve oryantalist kafalı çömezler yetiştiren mekteb ve fakültelerinden, klâsik ma’nâdaki <strong>“icâzetnâmelerin”</strong> bindebiri kadar kıymeti olmıyan ve bu (diploma) denen uydurmaları ele geçirenler, oralarda <strong>“Tedris a’zâsı”</strong> bile olamayıb, kendi ta’birleri ile <strong>“akademi-siyen”</strong> olmuş; ve bunu, bir meziyetmiş gibi etraflarına üfürüb üstünlük kurmaya ve herşeyin bileni bulunduklarına özendirilmişlerdir! Ve üstelik, mübârek selef ulemâmızı beğenmiyen, hatta bir kısmına da bühtanda ve tahtiede bulunan bu kabil nasibsizlere göre, bu müctehidîn hazerâtının ictihadları <strong>“vaz’-ı beşerîdir; dolayısı ile de, icmâ’ ve kıyâs-ı fukahâ ile sâbit hükümler </strong>(hâşâ)<strong> dîn değildir!.”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>İşte Mason Bayar’ın dediği <strong>“Biz İslâmiyyet’i Lozan’da Batılılara verdiğimiz söz gereği Türkiyâ’dan kaldıracak ve bunu da mihrabdan halledeceğiz”</strong> sözü, bu usûllerle hayata geçirilerek irtikâb edilmiş, edilmekde ve edilecekdir… </em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“İlâhiyâtçı Cumhûriyet oryantalist ve bel’amlarının”</em></strong><em> reformist  Efgânî-Abduh-Karamanlis çizgisinde olanları, onların, <strong>“Müctehid icmâ’ ve ictihadlarının vaz’-ı beşerî olub, vaz’-ı ilâhî olmadığı”</strong> şeklindeki hezeyân ve gaseyanlarına sarılmadan, kütük gibi kitablar yazıb içlerini binbir hurâfât ile doldurmadan da edemezler!. Edille-i erbaamıza tasallutla <strong>&#8220;beşerîlik&#8221;</strong> isnadlarının, İslâmiyyet nazarında hiçbir hakîkatı yokdur ve olamaz. Bu küfür ve hezeyanları, İslâmiyet sûret-i kat’iyyede kabûl edemez, etmemişdir. Onların bu iddiaları, mutlak müctehidlerin ictihadlarını, alel’âde insan fikri ve muhâkemesinin bir netîcesi gibi gösterib, kıymet ve i’tibardan düşürmeyi istihdâf eder. Böyle olmalıdır ki, <strong>“Müslümanım”</strong> diyenler, o mutlak ve bihakkın müctehid olan zevât-ı kirâmın <strong>“ictihadlarını”</strong>, asırlar evvelinin şartlarına göre yazılıb-çizilmiş ve dolayısıyla bugüne cevâb veremiyen hükümler olarak telâkkî etsinler!. Ve bu oryantalist-reformist kafalı ilhâdiyatçılar, böylece, kendi uydurmalarını yani <strong>“ictihâd nâmını verdikleri şeytânî teşehhîlerini”</strong>, câhil kalabalıklara reklâm peşine düşebilsinler! </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Büyük İslâm Müctehidleri ise, ümmet-i merhûmeye pek büyük bir lutf-ı ilâhîdir. <strong>“İslâm Muârızı Oryantalist yamağı ilhâdiyatçılar”</strong> ise, kendilerini, allâme-i cihân da bulunan o mübârek ve mutlak müctehidlerin yerine oturtarak, kendi şeytanlıklarını da o büyük müctehidlerin ictihadları yerine koyarak, böylece kendi dessâs ve müfsid varlıklarını <strong>“sahte peygamberler”</strong> misillü devâm etdirebilmek taktikası ve ıkınışında bulunurlar!…</em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>İCTİHADLARA “VAZ’-I BEŞERÎ” DEMEK, ORYANTALİST ÇÖMEZİ İSLÂM MUÂRIZLARININ KÜFRÜDÜR…</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bu nokta, bugünün <strong>“İslâm telâkkîsini güncellemekde, yani saptırmak ve değiştirmekde”,</strong> en mühim ifsâd usulü olarak sistem hizmetkârı politikacılar tarafından da  kullanılmaktadır&#8230; </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>İslâm ve dolayısıyla Müslümanlar nezdinde ise, Mutlak Müctehid olarak İslâm târihinde bihakkın yer alan zevât-ı kirâmın ictihadları, aslâ vaz’-ı beşerî değil, <strong><u>“vaz’-ı ilâhîdir.”</u></strong>  Böyle olmazsa, o ictihadlarla ortaya çıkan hükümlerin <strong>“DÎN OLARAK”</strong> yani Allâh Azze ve Celle’nin irâdesi olarak kabûlü ve tatbîki abes olur; ve o kadar ki, kul irâde ve aklına tapmak gibi, son derece korkunç bir netîce de ortaya çıkarır…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Zâten anti-İslâm ve oryantalist sistem hizmetçileri de bu kabil isnâd, mugâlata ve desîseleriyle, <strong>“Hakîkî ve kadîm Müctehidlerimizi”</strong> i’tibarsızlaştırıb ortadan kaldıracaklarını zu’mederler!. Bu İslâm Muârızları, değil Müctehidîn Hazerâtının, Nebî Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz Hazretlerinin bile helâl-haram ta’yîni ve hükmünde bulunamıyacağı küfr ü bâtılı ile zihinleri idlâlden aslâ çekinmezler… </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Efendimiz Aleyhisselâm’ın Kelâm-ı Kadîm’i tefsîri ve ondan çıkardığı binlerce hüküm yok sayılırsa, bu, doğrudan doğruya Kur’ân-ı Mübîn’in iptâli ve ilgâsı demekdir. İcmâ’ ve Müctehid ictihadları da böyledir… Bu İslâm Muârızları, Sünnet, İcmâ’ ve kıyâs olmadan Kur’ân-ı Kerîm’in olamıyacağı usûl kânûnunu, kendi isimlerini bildikleri gibi kat’iyyen bilirler. Edille-i erbaayı ortaya koyan, Kelâm-ı Kadîm&#8217;in bizzat kendisidir. Ancak müfsidler içün, Kur’ân-ı Kerîm’e inanıyor görünerek Kur’an-ı Hakîm’i iptâl taktikası esasdır; ve bu iblislikle bütün edille-i erbaanın iptâli hedefine varacaklardır… Yoksa hedefleri Kelâm-ı Kadîm&#8217;i bırakıb diğer üçünü ibtâl değildir&#8230; Kelâm-ı Kadîm&#8217;e doğrudan ibtâl da&#8217;vâsı açamadıklarından bu yola başvururlar&#8230;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Kelâm-ı Kadîm, Sünnet, icmâ’ ve kıyâs’dan kurtarıldı mı, o zaman Kur’ân-ı Kerîm ile oynamaları ve ona kendi bütün şeytanlıklarını <strong>söyletmeleri</strong> son derece kolay olacak; ve patronlarının keyfine göre, gene adı <strong>“İslâm”</strong> olan böyle uydurma ve beşerî bir dîn ile, insanlar istedikleri gibi aldatılıb oynatılacak ve istedikleri şekle sokulmuş olacaklardır…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Öyle ya, <strong>“Vaz’-ı ilâhî”</strong> olarak telâkkî edilmiyen ictihadlara <strong>“DÎN NÂMI”</strong> verilmediği takdirde, bunların çöpe atılmasında neden bir tereddüd veya mahzur olsun!. Bütün hedefleri, bu kabil şeytanlıklarla KİTÂB ve SÜNNETİ, topyekûn îzâhât ve hakîkatıyla yaşatacak olan icmâ’ ve mutlak müctehid ictihadlarını ortadan kaldırmak; ve bu boşluğu, kendi şeytânî teşehhîleri, sistem yalakalıkları, reformcu hezeyanları, dinsiz hevâ ve hevesleri ile doldurmakdır. Binnetîce, Kitâb ve Sünneti de bu şekilde ortadan kaldırmak, hakîkatı dışına sürgüne göndermek, dumûra ve kısırlığa uğratarak hükümleri bozulmuş bir keyfiyete dûçâr etmek mümkin olacakdır… </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bu şeytânî usûl ve taktikalar yeni değil, asırlardır revizyon ve reformasyon peşindeki iblislerin durmadan üfürdükleri bir hezeyân ve boşaltdıkları bir gaseyândır… İslâmiyyet’in edillesi 4 olub, bu, KİTAB, SÜNNET, İCMÂ’ ve MÜCTEHİDLER tarafından bu dîn-i celilin en baş düstûru ve olmazsa olmazı (lâzım-ı gayr-ı mufârıkı) olarak sâbitdir. Bunun üçe, ikiye veya bire indirilmesi, o bir’in de yok edilmesi içündür ki, bunda, bütün 15 asırlık ehl-i sünnet ulemâsı, başda Kelâm-ı Kadîm&#8217;e istinâd ederek istisnâsız müttefikdir&#8230;</em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>ORYANTALİST ÇÖMEZİ AKADEMİ-SİYENLER DEĞİL, MÜTEHASSIS DÎN ULEMÂSI ESAS ALINIR…</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Müfessir Merhûm Muhammed Hamdi Efendi Hazretleri, Tefsîrinde, Peygamber-i Zîşân Aleyhisselâm’dan i’tibâren mes’elenin aslını son derece sarîh ve vazıh olarak ve ehl-i bid’at, ehl-i ihânet ve dalâlin rağmına şöyle ifâde etmektedir:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Hakâik-i dîniyye ve mesâil-i teşrîiyyede, tekerrür müşâhedesi ve tecribesi asırlara mütevakkıf, nice metâlib-i mühimme vardır. Ve bunun içün ilm-i dinde dahî, akıl ve naklin ehemmiyeti derkâr </em></strong><em>(ma’lûm)<strong>dur. <span style="text-decoration: underline;">VE FİLHAKÎKA İSLÂM’DA DA  VAZ’-I İLÂHİYİ BİLDİREN DELİL DÖRTDÜR.</span> KİTÂB, SÜNNET, İCMÂ’-I ÜMMET, KIYASDIR. VE BUNLARDAN EVVELKİ ÜÇÜ MÜSBİT </strong>(isbât edici)<strong> VE DÖRDÜNCÜSÜ MUZHİR </strong>(ızhar edici meydana çıkarıcı)<strong>DIR.”</strong> </em><span style="font-size: 12px;"><em>( 1936 TAB’, c.1, s. 88)</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Görüldüğü gibi, İslâm muârızları, ilâhiyatçısından Ankara DİB’çisine, layıkçı politikacısından echel medya şakîlerine kadar bütün oryantalizma familyaları, İslâmiyyet’in 4 ana temelini yıkmak içün, kimisi müctehid ictihadlarına <strong>“vaz’-ı beşerî”</strong> deyib hükümsüz bırakmaya çalışır, kimisi, icmâ’ ve sünnete sataşır, kimisi de <strong>“Peygamber helâl-haram vaz’edemez”</strong> diyerek müşrikleşir!. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Son zamanlarda bunlar, Kelâm-ı Kadîm’in de, bazı âyetleriyle değiştirilerek, günümüz müşriklerinin ağız tadına uygun bir yaz-boz tahtası hâline gelmesini istiyecek kadar gemi azıya almış ve kudurmuşlardır… Hatta <strong>“Kur’ân yeniden yazılmalı”</strong> çukuruna atlıyan kubur fâreleri bile görülüb duyulabilmektedir!.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Kitâb, Sünnet, İcmâ’ ve Kıyâs-ı müctehidine, ümmetin üzerinde icmâ’ ve ittifâk etdiği bihakkın mütehassıs Mutlak Müctehidlerin <strong><u>gözü ile bakmadıkça</u></strong>, <strong>“urvetü’l-vüska”</strong>ya vâsıl olmak, Müslümanlar içün mümkin değildir… Bunun da isbâtı, 15 asırdır târihin şehâdetiyle yaşanmış olan İslâmî hayat; ve başda, Asr-ı Seâdet olmak üzere İslâm Târîhidir. Bunu görmeyib de suları yokuş yukarı akıtmak gibi bir abes ve sapıtmaya kalkan yeni peydahlanmış <strong>“Haçlı-yahudi kafalı ve oryantalist çömezi bilgiç hâinler gürûhu”, </strong>sâdece suları bulandırır!. Bu bulanık ve mikrop yuvası, fosseptik hamûle karışmış sudan da, ancak kendileri ile, idlâl etdikleri echel-i cühelâ ve ekfer-i küferâ içer veya bunun reklâmını yapar dururlar!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bu bulanık sulardan içenlerin encâmı ise, Elmalılı Merhûm Muhammed Hamdi Efendi Hazretlerinin tercemânı bulunduğu Şer&#8217;-i Şerîf&#8217;in şu umûmî formülünü ortaya koyan cümlesi ile ifâdeye kavuşur:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Sagîrede ısrâr kebîreye, kebîrede ısrâr küfre dâî olur. Küfür ise her şenâatı yapdırır.”</em></strong> <span style="font-size: 12px;"><em>(1936 tab’, c. 1, s. 370)</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Adı geçen sürülerin hayatları yakînen tedkîk edilecek olursa, bu formül ifâdenin onları îzahda müthiş bir düstur olduğu ayne’l-yakîn görülecektir…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bugün her şenaati yapandan da geçilmiyorsa, sagîre (küçük günahların), kebîre (büyük günahların), tepeden tırnağa her yeri işgâl ederek küfre dâî olmasından, bunun da her rezâlet ve alçaklığı ortaya koydurmasındandır…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>İşte bir-iki asırdır türeyen oryantalist çömezi mezhebsiz ve laik gürûh, her şenâatı bunun içün yapmakdan zerre kadar kaçınmıyor… Kaçınmazlar, çünki <strong>“îmânlar”</strong> zîr ü zeber olmuş, 18 yıllık AKP de, DİB rüesâsı yapdığı sarıklı-cübbeli adamlarla <strong>“İslâm’a muârızlığı”</strong> yürütmüş, sonra da onların her birini kendisine (muârız-hasımlar) olarak karşısında bulmuşdur!. Fettoşundan, Arınçosuna, Badakosundan Körmezo’suna, Şövalye nişanlılarından Davuloçosuna ve Babaçanosuna… v. sâiresine kadar…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Maarif gibi en mühim bir merkez de, sanki hiç başka adam kalmamış gibi, bugün en militan <strong>“Köy Enstitüsü Kafası Taşıyan”</strong> bir adamın ellerine teslîm edilmişdir ki, bunun acısı da, çok yakında cıyaklamalarını agoradan cihâna duyuracaktır!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Yârenler de, Piskevitçi Turko-Devleto ile Maocu Perinço-Derinço gibi ecâib zıd kutubların zıt buudları kalmış, kökden kopuldukça kopulmuş; olan ise, Allâh Azze’nin dîni ile garîbân Anadolu ehâlîsine olmuşdur!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Müfessir Merhûm Muhammed Hamdi Efendi Hazretleri, bütün bu olanları da, ilmî ve muhteşem bir lisân ile şöyle îzâh ve hulâsa buyurmaktadır:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Tâbi’ göründükleri Kitâb’ın tamâmına hakîkaten mü’min-i sâdık olmıyarak onu kendi GÖNÜLLERİNE VE HEVÂLARINA GÖRE ANLAMAK İSTİYENLER, Kitâblarının bir kısmına inanırsa, diğer kısmına inanmaz; ve bu sûretle BİRİNİN İNANIR GÖRÜNDÜĞÜNÜ DİĞERİ İNKÂR EDER, BUNLAR DA HEVÂLARININ İHTİLÂFI NİSBETİNDE İHTİLÂF EDERLER. Bunun netîcesi de, <u>KİTABSIZLIĞA</u> VE EN BÜYÜK <u>NİZÂ Ü</u> <u>CİDÂLE</u> MÜEDDÎ OLUR, <span style="text-decoration: underline;">HAKKDAN TEBÂÜD ETDİRİR</span></em></strong><em> (uzaklaştırır.)<strong> Bu da <u>CEM’İYYETLERİ PERÎŞÂN EDER VE AZÂB-I EBEDÎYE SEVKEYLER.”</u></strong> </em><span style="font-size: 12px;"><em>(1936 TAB’, c.1, s.594)</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bu mübârek satırlardan da apaçık anlaşılmaktadır ki, <strong>“kitâb”</strong> diyen SAHTEKÂRLARIN <strong>“KİTABSIZLIĞI”</strong>, BEDÂHAT DERECESİNDE ORTADADIR…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Mezhebsizlik mezbeleliği, <strong>&#8220;mezhebçilik&#8221;</strong> uydurmaları, edille-i erbaamızın dördüne de mevzii ve mevkiinden bakmayı yok etmiş, kuru, azgın, determinist ve çarpık bir akılla bakmayı temel esâs hâline getirmişdir…</em></p>
<p style="text-align: right;"><strong><em><u>Mâba’di var</u></em></strong></p>
<p>İntişârı: 23.05.2020 / 04:43:29 (tt)</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F6-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%286%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F6-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%286%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F6-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%286%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F6-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%286%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F6-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%286%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F6-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%286%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F6-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%286%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F6-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%286%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F6-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%286%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F6-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%286%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F6-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%286%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F6-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%286%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F6-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%286%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F6-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%286%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F6-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%286%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F6-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&#038;title=%286%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/6-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html" data-a2a-title="(6) Zıyâ Selçuk, Köy Enstitüleri Ve Akp Chp’lileşirken…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/6-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html">(6) Zıyâ Selçuk, Köy Enstitüleri Ve Akp Chp’lileşirken…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/6-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(5) Zıyâ Selçuk, Köy Enstitüleri Ve Akp Chp’lileşirken…</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/5-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/5-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2020 04:07:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[AKP CHP'leşiyor]]></category>
		<category><![CDATA[Edille-i Erba]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Muarızları]]></category>
		<category><![CDATA[Köy Enstitüleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mezhepçilik]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya Selçuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=11714</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ağızlarına, doğrudan doğruya “Sünnî mezhebleri ve onlar üzerinden İslâm’a muârız olmayı” alamayanlar, bunu, “mezhepçilik” ta’bîri ile yürütmektedirler.</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/5-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html">(5) Zıyâ Selçuk, Köy Enstitüleri Ve Akp Chp’lileşirken…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>ZIYÂ SELÇUK, KÖY ENSTİTÜLERİ VE AKP CHP’LİLEŞİRKEN…</u></em></strong></span></h1>
<h1 style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>(5)</u></em></strong></span></h1>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000; font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ (Dağıstânî)</u></em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> </em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 20px;"><strong><em><u>EHL-İ SÜNNET MEZHEBLERİNİN OLMADIĞI YERDE İSLÂM’DAN BAHSEDİLEMEZ!</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Ağızlarına, doğrudan doğruya <strong>“Sünnî mezhebleri ve onlar üzerinden İslâm’a muârız olmayı”</strong> alamayanlar da, bunu, <strong>“mezhepçilik”</strong> ta’bîri ile yürütmektedirler. Bu kalabalıklar evvelâ <strong>“mezhebçilikden”</strong> ne anladıklarını (zerre miskal mertlikleri varsa onunla) ortaya koymalı, bulanık suda balık avlama gibi pek düşük hâllerden vazgeçmelidirler. Bu <strong>“Mezhebçilik”</strong> mezbeleliği ta’birine, Osmanlı ulemâsının lisânında değil de cumbokrasi devri diplomalı ve makam-rakam yüklü cühelâsının dilinde rastlanmasının elbetde bir sebebi vardır!.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Osmanlı’nın İslâmiyyet anlayışında, sünnî mezhebler (Fıkıh Mektebleri) olmadan, edille-i erbaayı (Kur’an’ı, Sünneti, İcmâı ve müctehid ictihadlarını) anlamak mümkin değildir. İslâm Hukûkunun bütün şu’belerini tedvîn eden, İslâmiyyet’in îmânî, ibâdî, amelî, ahlâkî, ictimâî, iktisâdî, siyâsî, idârî, askerî ve topyekûn beşerî münâsebetleri nizamlıyan ve hukûkî bütünlüğünü en mükemmel şekilde ortaya koyan, dinde en üst mütehassıs olan mutlak müctehidlerdir. Bunlarda, <strong>ilm-i vehbî, akl-ı selîm, meleke-i fekâhet</strong> gibi bir müctehid içün olmazsa olmaz ve kesb ile (sonradan çalışmakla) elde edilemiyen hasletler bulunması şartdır… </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Asr-ı Seâdetden uzaklaşdıkça, hele 150 yıldır ve bilhassa günümüzde o mutlak müctehidlerin binde biri kadar ehliyet ve liyâkât sâhibi bir allâme bulmak mümkin olamamış, şimdilerde bu işin sahtekârlığına soyunanlar, mutlak müctehid de ne, mutlak müslüman olmak derecesinden bile mahrûm, tufeylî ve bel&#8217;am cinsi aşşağılık iblislerdir&#8230;</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bugünün müctehid karikatürü, aslında <strong>“İslâm Muârızı”</strong> maskaralarında bırakınız bu hasletlerden zerre miskâl bulunmayı, tam tersine, bunların zıdd-ı kâmili karektersizlikler haddinden de fazla bulunmaktadır… Her türlü ahlâksızlık ve beşerî sistemlerden emdikleri zehirler, bunlarda tabiat-ı sâniye hâline gelmişdir…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Ümmetin, üzerinde 12-14 asırdır icmâ’ ve ittifak etdiği, haklarında mu’cize çapında kütüb-i sitte hadisleri dahî vârid bulunan o mübârek ve mutlak müctehidleri bırakarak; şahsiyetleri bile oturmamış, hergün bir başka dalâlet yumurtlıyan, beşerî sistemlerin ve onların parti-pırtılarının mecnun ve trolleri olmuş ve binbir felsefî sapıklığın misyoneri yapılmış, hiçbir samîmî tavır ortaya koyamıyan, komedyen veya Tophâne kabadayısı kılıklı, suratlarında zerre kadar meymenet bulunmıyan o bir takım sokak serserisi ayarındaki bazı ilhâdiyatçı ve Ankara DİB’i maaşlıların, herşeyden evvel <strong>“İnneddine ındallâhi’l-İslâm”</strong> olan mutlak bir DÎN hakkında ağızlarını açmaları bile, ne îmânla, ne ahlâklâ, ne salâhiyyetle ve ne de insanlıkla kâbil-i te’lîf edilebilir… İslâm&#8217;ı tahrîf ederek ortadan kaldırmakla (vazîfelendirilmiş) bu mahlûkât ve mahrûkât, Lozan Andlaşmasının zârûrî bir netîcesi olarak İslâm&#8217;ın ve müslümanların içinde peydahlanmışlardır&#8230;</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bunların tamâmına da verilen bir tek ana vazîfe, ümmetin, bu mübârek ve hakîkî müctehidlerin İslam’a (edille-i erbaaya) bakışını iptâl ederek, bu şeytanların peşine takılmasını te’mîn etmekdir. Böylece, Allâh’ın Dînini ortadan kaldırarak bunun yerine, bu şeytanların uydurduğu, felsefî, izâfî, beşerî, dembokratik, nefis hezeyan ve gaseyanlarını, binbir türlü gözboyama tezgahdarlıkları yaparak insanlara üfürmek, onları İslâmiyyet’den koparmak, kendilerini veya belli eşhâsı tanrılaştırmakdır… </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bu sürülerin hiçbirinde zerre kadar îmân bulunmadığı gibi, 15 asırdır <strong>“İslâm”</strong> diye ortaya konulan dînin (nizâmın), <strong>“yanlış bir din anlayışı olduğunu”</strong> da işliyerek, gâyeleri, Müslümanların kalblerine şübhe tohumları ekmekdir. Sonra da, o câhil bırakdrbaayı şâibe altında bulundurmak içün vazifelendirilmişlerdir. Mekteb, fakülte, dernek, vakıf, Kuramer, Sözleşmeler, Kadem’ler gibi yüzlerce teşekkülün en ana ve birinci hedefi, <strong>“15 asırlık İslamiyyet’in doğru değil yanlışlar üzerine oturtulduğunu, bunun içün de bu yanlış din anl</strong></em><em>ıkları zavallı insanları, kendi sürüleri hâline getirmek içün bunların önüne, <strong>“İslâm”</strong> nâmını verdikleri uydurma bir felsefeyi <strong>“dinmiş”</strong> gibi sürmek, bunların en ana taktikasıdır…Dikkat edilirse, bir eksiksiz bunların tamâmı da, binbir yalan, desîse ve iftirâya sarılarak, Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm Efendimiz Hazretlerinin hadîs-i şerîflerinden başlamak üzere, bütün edille-i e</em><em><strong>ayışının bugünün ihtiyaclarına cevâb veremiyeceğini&#8221;</strong> söylemek;<strong> &#8220;öyle ise, bunun doğrusunu biz inşâ’ ederiz”</strong> diyerek ve bunu da  durmadan tekrarlıyarak  propaganda ve reklâm etmekdir… Bütün bu ifsâd hareket ve planlarının, dış mihraklara âid ve 1909’dan beri de ısrarla ta’kîb edilen bir proje olduğu aslâ unutulmamalıdır…</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 20px;"><strong><em><u>“DÎN, VAHİYLE DEĞİL DÜNYÂYA BAKARAK İNŞÂ&#8217; EDİLİR!”</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bunun içündür ki 2003 ilâ 2010 arasında AKP güdücülerinin Ankara DİB’i başına geçirdiği Yarda.oğlu veznindeki Bardakoğlu denen zat, 10-15 yıl evvel, o zamanlar şu yâveleri alâmeleinnâs saçıb savurmakdan bile hayâ etmemişdir:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Artık Dîni ve Dindarlığı, geçmiş dönemlerde yazılmış kitabların satırları ve formatları içinden değil, dünyâya bakarak yeniden inşâ’ etmek ve ona göre çizmek istiyoruz!”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bre İslâm Muârızları!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>15 asırlık <strong>“Geçmiş dönemlerin kitabları satırlarına kadar atıldıktan sonra,”</strong> ortada ALLÂH’IN DÎNİNDEN ZERRE KADAR BİRŞEY KALIR MI?</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>VE:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Dünyâya bakarak inşâ’ edilen ve ona göre yazılıb çizilen”</em></strong><em> şeye, zerre kadar<strong> &#8220;ALLÂH’IN DÎNİ İSLÂMİYYET”</strong> demek mümkin midir?</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>İşte layık cumbokrasinin, AKP güdücüleri ve sarık cübbeli oryantalistlerle Aziz Dînimizi getirdiği nokta budur…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Ondan sonra da gelsin:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>“Laiklik İslâmiyyetin güvencesidir, Türkiya’nın nükleer enerjisidir, layıklık bütün dinlere ve inançlara eşit mesâfede olmakdır!” </strong>nâneleri… </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Sevgili ve biricik canımız dinimiz, artık uygulanamıyacağı içün güncelleyib beşerîleştireceğimiz, böylece tanrısı olacağımız pek mübârek, kitabını da Ramazanlarda hatmedib durduğumuz!”</em></strong><em> mübârek dînimiz…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Ezanlarını, madenî ve mekanik sesler ve borazanlarla ezan olmakdan çıkardığımız; ve o ezanlarını, hasta, bebek ve ihtiyarların kulak zarlarının anasını bellercesine ve patlatırcasına bağırtdığımız”; </em></strong><em>ecdâd yâdigârı ve teberrüken ve yanıbaşımızda gürül gürül okutduğumuz ve  ezanlarıyla tâ yüreciğimizde taşıdığımız dînimiz!.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Virüs kovalamak içün din görevlisi ruhbâna yatsılardan sonra ilâhilerini, salavatlarını okutarak gözboyadığımız ve kendisine pek âşık olduğumuz, canımız-ciğerimiz-kutlu-mutlu-putlu-şutlu biricik dinimiz!..”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>İşte bu kabil laflar üzerinden, masallar, ninniler, şaşırtmacalar, gözboyamalar, milleti dinden îmândan etme üfürükleri, medyum seansları!.. </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Kürsülere Feto gibi salya-sümük ağlaşan birer de (Ruhbân) takımı adam ve madamları yerleştirilirse, ma’bed aksesuarları tam tekmîl yerli yerini almış olacakdır!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Müslümanlıkdan zerre miskâl nasîbi olan,<strong> “geçmiş dönemlerin KİTABLARINA”</strong> bir nokta kadar, o korkunç dilini Ebû Cehil gibi uzatamaz; ve şirkin göbeğinde dans eden gâvur <strong>“Dünyâsına bakarak, yeniden dîn inşâ’ edib yazmaya”</strong> bir tek harf çapında bile kıyâm edemez; ve böylece,<strong> “felâket ve helâketime ebediyyen tâlibim”</strong> demeyi ise aklından bile geçiremez!…</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 20px;"><strong><em><u>İSLÂM MUÂRIZLIĞINDA GÖRÜLMEMİŞ İNÂD!</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bardakzâde’nin bu yâve ve İslâm reddi, aradan 10-15 yıl geçdikden sonra ve hele Ankara DİB’inin sırmalı kaftanı ve fabrikasyon sarığı gövdesinden sıyrılıb, Raizlik koltuk ve makâmı da kabaları arasından ansızın çekilince, adam alt tarafı üzerine kakılıb kalakalmışdı! Bu derin ıstırab ve acıyla da, aynen Bigiyefçi  <strong>Görmez</strong> gibi ekmeğini yediği ÇANAĞA etmek üzere sinsi ve kindâr bir  muhâlefete soyundu!. AKP politikacıları da, bu kabil çanağa siyen akademi-siyen siyicilerle 15 asırlık Allâh Dînini <strong>“Güncelleme, değiştirme, dönüştürme, söğüştürme, döğüştürme ve bölüştürme projelerini”</strong> böyle yüzüne gözüne bulaştırarak, gûyâ memleket ve din-diyânet idâre etmektedir!.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bigiyef reformistliğindeki <span style="text-decoration: underline;"><strong>Görmez</strong></span> gibi Yardak ve Çardak veznindeki Bardak ve Bardakoğlu takımlarının başçekeni Ali Efendi, geçdiğimiz ay, yıllar evvelki yavesine (1/Nisan/2020)de tekrar mal bulmuş mağribî gibi sarıldı, onu bir nevi hortlatdı! Ve o İslâm muârızlığını daha da gür bir  sesle şöyle dile getirdi:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Üçüncü, beşinci asırda yazılan kitaplardaki bilgileri tekrar ederek, insanlara dîni anlattığımızı düşünemeyiz.”</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Bardakoğlunun &#8220;İlâm Muârızlığı eşbaşkanı Görmez-Körfez yoldaşı da şöyle diyor:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em> “Bizim günâh-ı kebâir&#8217;leri Kur&#8217;ân&#8217;ı ve Sünneti dikkate alarak güncellememiz gerekiyor.&#8221; </em></strong><span style="font-size: 14px;"><em>(2.5.2020 Karar Gazetesi)</em></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> Ne denir, kafa oryantalist olunca, üst tarafdan çıkanlar da, başka yerden çıkanları aratmıyor! Adam ve madamların tek derdi, müctehid imamlar ve ulemâmız üzerinden İSLÂM MUÂRIZLIĞI&#8230; LÂYIK SİSTEM, BU MUÂRIZLIĞI 27 SENELİK CHP şefokrasi ve jakobenizminde silindir şapka, frak ve sinekkaydı suratla yürütmüşken, sonrakiler ve bugün AKP güdücüleri, bunu, sarık-cübbeli ve sakallı çehreler ve kellelerle yürütmektedir!. </em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline; font-size: 20px; font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>ORYANTALİST İSLÂM MUÂRIZLARI, AKIL TUTULMALARINI &#8220;BİLİM&#8221; DİYE PİYASAYA SÜRERLER!</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Serde İslâm Muârızlığı varsa, İslâm’ın esâsına, saf ve duru şekline, Peygamber-i Zîşân Aleyhisselâm’a yaklaşdıkça mı, yoksa O&#8217;ndan uzaklaşıldıkça mı vasıl olunur?. Bu, ONLAR TARAFINDAN tam tersden ele alınacaktır! Yardak ve Çardak veznindeki kelâm ile iştihâr edenler, eğer <strong>“İslâm Muârızı”</strong> olmasalar da, samîmî müselman olsalardı, aklen, îmânen, mantîken, vicdanen, hayâen ve nâmûsen şöyle demeleri en asgarî insanlık borcu olurdu:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“İslâm’ın pırılpırıl şekli, Asr-ı Seâdet’de bilinmiş ve yaşanmışdır…</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em> Sonra, buna en yakın ashâb devrinde…</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em> Sonra, Tâbiîn, daha sonra tebe-i tâbiîn, sonra da müctehidîn devrinde…</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm Efendimiz Hazretlerinden uzaklaştıkça asıl ve esasdan uzaklaşılmış, hele 15 asır sonra, Haçlı-yahudi, Batı vs. felsefe ve kaçıklıkları Müslümanlar arasında o kadar yayılmışdır; ve hele hele 1909’daki ittihadçı-mason ihtilâlinden günümüze, İslâm, Kur’an’ı ve Şerîatıyla öylesine yasak edilmiş, onu tahrîf ve tağyîr tecâvüzleri öylesine gemi azıya almışdır ki, beş paralık da olsa bir müselman, nasıl olur da bunun tersini düşünüb ağzına alabilir ve ağzından çıkanı başka yerinden çıkandan bin beter hâle getirir?.</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>İslâm, merkeze yaklaşdıkça kıvam bulur, merkezden uzaklaştıkça kıvam kaybeder!. Oryantalist gözboyama ve sahtekârlık, bunun tam tersiyle yürüyerek, bugün, İslâm muârızlığını zerre kadar saklıyamıyacak kadar pervasızlaşmış ve çukurunu da böylece isbât etmiş olmaktadır!”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Îmânında, südünde ve kanında zerre kadar virüs olmıyan som ve saf bir Müslümanın, bundan başka bir HAKK görmesi ve bilmesi, aklen ve naklen muhâl çapında imkânsızdır!</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 20px;"><strong><em><u>İSLÂM’IN GEÇMİŞİNE MUÂRIZLIK, MÜSLÜMANIN DEĞİL, HAÇLILARIN VE MASONİK BAKIŞIN ŞİÂRIDIR!</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Akademi-siyen birâderân-ı bîmezhebiyân, İslâm muârızlığını, müctehid imamlar üzerinden yürütmenin o kokmuş taktikasıyla yol alacağını sanıyor!. <strong>“Üçüncü-beşinci asırdaki o mübârek kitablar”</strong> olmasaydı, günümüze ne Kelâm-ı Kadîm, ne Sünnet, ne icmâ ve ne de Kıyas.. ne tefsîr, ne hadîs, ne kelâm ve de ahlâk-tasavvuf gelebilirdi… </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>O KİTABLAR olmasaydı, İslâmiyyet’i bugüne, hangi zındığın veya zahgocun taşıması ihtimâli düşünülebilirdi?.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Birâderân-ı bîmezhebiyân ü kâfiriyân da, zâten buna içerleyib öyle bir yanıyor ki, yazıb söylediklerini tımarhânedi garîbanlara söyleseniz onların akıl ve mantığı bile ısyân eder!. Muârızlar, bütün aklî melekelerini çileden çıkmışcasına feryâd etdiriyor ve aşağıya alacağımız TASVİRİMİZ bu ZIVANADAN ÇIKIŞIN BİR NEBZECİK TEMSÎLİ sayılabilir! Kaçırmak üzere bulunan Kaçıklarımız demek istiyorlar ki:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>“KEŞKE ve KEŞKE, o 3. ve 5. asırda yaşamış müctehidler, ictihadlarını tedvîn etmeselerdi de, bugüne onların ictihadları gelmeseydi!. Akıl almaz bir gayretle, kuyumcu hassâsiyetini bine katlarcasına bir dikkat ve mes&#8217;ûliyyetle Kıyâmet&#8217;e kadar devâm edecek ve onmilyarlarca müslümana kendisini öğretib îmân etdirecek ve yaşatacak bir dîni, bu adamlar nasıl böyle kelime kelime, cümle cümle işlemişler, hayret ve dehşet!</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>Bu adamlar, bize üç paralık ekmek kapısı bırakmıyacak kadar herşeyi yerli yerine bu kadar nasıl oturturlar da, biz, bunlardaki tınak ucu kadar bir i&#8217;tibâra, şöhrete, hürmete, mevkıa, makâma, izzete, şevkete sâhib olamayız! Devletlerin, hükûmetlerin, locaların, sistemlerin, entellerin, dantellerin, darbecilerin, heybecilerin, lobilerin, kralların, kraliçelerin, tanrıların, tanrıçaların, zartların ve zurtların verdiği bunca rütbelerimizi, etiketlerimizi, makam ve mevkı&#8217;lerimizi hiç kimse takmaz ve boynuna asmaz, bir yerlerine iliştirmez mi olmalıydı?..</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>Deli gönül: &#8220;Cihânın kıçına ver ateşi, Roma&#8217;yı yakan Neron gibi yak ve kül et, dumanlar bulutlarla kucaklaşırken sen de denize nâzır balkona çık ve org mu, gitar mı, piyano mu ne bulursan delirmiş gibi bas tuşlarına&#8230;&#8221; diyor&#8230;  Raiz&#8217;den ödül ve modül alan Fâzıl gibi bas ve  tuşlar da mumyalanmış fir&#8217;avn iskeletine dönüb yamuluncaya kadar da sövüb SAY! Fazıl Say gibi say ve inlet ortalığı&#8230;</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>Ne demek, bizim hiç adımızın bir câmi kürsüsünde, bir fetvâ kitabında, bir fıkıh külliyâtında, bir büyükler sohbetinde, bir küçükler zirvesinde, bir beştepe recebsiyonunda geçmemesi; Leydiler, leylâlar, leylâklar, madamlar, martı-mazeller ve karı-gazeller, sarı-güzeller arasında dilden dile, gönülden gönüle dolaşmaması?. 10-12 asır evvelin &#8220;imamları&#8221; hâlâ &#8220;imam da imam&#8221; diye zirvede, biz onbinlerce imamın âmiri, onca imamın sırmalı kaftanlı ve fabrikasyon sarıklı DİB&#8217;iş KRALLARI olduk, binlerce, onbinlerce imamın üstüne çıkıb oturduk, ÂMİRİ olduk, ammâ o eskinin bir tek imamının binde biri, iki gram divit tozu olamıyoruz!</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>Bizleri bu manzara, çatlatır, patlatır, atlatır, zıplatır&#8230; Hatta virüssel ateşlenmemiz (pozitif) çıkarsa, 19 rakamının kutsallığı ve putsallığı elinden tutarak (19 Mayıs tapınsalında) mozoleye çıkar, Atakamal büyük totemimiz huzurunda harakiri bile yapabiliriz!</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>Biz bu çağda kapı kadar diplomalar, bitlogolar, piçmolalar, zıplamalar, poklomalar, oklavalar alalım, duvarlara asalım, 10-12 asır evvel gelmiş elin &#8220;imam&#8221; dediği, &#8220;müctehid imam&#8221; dediği, evet evet (imam) dediği o (imamların) saltanatı, bizim tepemizde, önümüzde, dört bir yanımızda &#8220;sosyal mesâfe&#8221; bile tanımadan fink atsın!</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>Çıldırmak işten bile değil! Bir pandomik ve akadomik hadise bu, bu, akademik, apostolojik ve ekümenik bir salgın da sayılabilir! Bundan bizi maske ve hijyoner, lejyoner ve cümle şeytaner kuvveler bile kurtaramaz! Kafa, kelle ve paçayı yemesek bari, ayyyy bana birşeyler oluyooor! </strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>Bu virüs bvşka virüs, bu, günde beş kere minârelerden 150-200 desibel âvâz ile kulak zarlarımızı 106&#8217;lık havan mermileriyle dövercesine dövüyor, patlatırcasına ötüyor! Biz cinleniyor muyuz yoksa, deliriyor muyuz, ayyyy kızlar koşun! Kız Martı nerdesin, huuu Hûriye kııız, ayyy ben fenâlaşıyorum! Pandomi geliyor kanat çırparak, gözüme pandomiler görünüyor, eski imamların zikirleri fikirleri ve zirveleri kulak zarlarımızı delik-deşik ediyor, hayır hayır bizgaliba cinlendik! Medyum Memişe hemen haber salın, helikopter tutub gelsin, ayyy yoksa mozoleye mi çıksam, hangisi iyi gelir?. Boğuluyorum! Bu eski imamlar yüzünde galiba (akıl sağlığımı yitirdim), yoksa bunların âhı ve rûhâniyyetlerine savurmamız yüzünden mi kaymaya başladık!?</strong></em></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>Bu &#8220;imam pandomisi&#8221; adamı ve madamı sadece hasta etmez, gebertir, süründürür, söndürür, salya-sümük ağlatır, perişân eder, kardinal eder, pırasasör eder, Hocia kılar, DİB&#8217;işletib apıştırır, yapıştırır, manyaklaştırır, güncelleştirir, genleştirir, gevişlettirir, gebeşleştirir, gerginleştirir ve  zıvanadan çıkarır!..</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>10-12 asır evvel gel, kitablar yaz, ictihadlar yap, bunlar vaz&#8217;-ı ilâhî olsun, onmilyarlarca insan bunlara Allâh&#8217;ın emir ve yasakları diye bağlansın; biz 15. hicrî asırda, atomun internetin, tekniğin, kekliğin, akıllı robotların, fikirli dijitallerin ve mantıklı virüslerin cirit atdığı bilimsel ve çözümsel çağüstü çağların tepesinde yaşıyalım, kimse bizim esâmîmizi beze sarıb bir Allâh kuluna sadaka diye vermesin!</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>Biz böyle asistanlığın, doktorasyonun, doçentasyonun, pırasasörlüğün, dekanlığın, bakanlığın, rektörlüğün, poktörlüğün içine eder, dışını kalaylar, kenarını yaldızlar ve cümle hısım akrabasını ve ervâhını baldızlarız!</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>Yeter be, 4 imam da dört, iki akaidçi de iki, anladık, bize ne zaman sıra gelecek?</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>Mezara yaklaşıyoruz paçozlar, saç-sakal ağardı, değirmenci yamağına döndük bre! Anamız bizi fırlatdı ise, kitâb kurdu, kütübhâne sineği olsunlar, akademi-siyen, altını pisleten, üstünü kirleten olsunlar diye mi doğurdu yâhû?!.</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>Başlarız böyle dünyânın, böyle loca ve hoca gezinenlerin, böyle sistemin, devletin, hükûmetin, böyle akademyanın, böyle kapedokyanın ervâhından! Ve hatta ervâh-ı Tayyibe ve Tâhiresinden!.</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>Ah be, ah&#8230; Ah ulan be ah! Nerden çıkdı bu 3. ve  5. asrın müctehidleri, o imam kere imamları?. </strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Ve Kitâb, Sünnet, İcmâ’ ve Kıyâsa, o 3. ve 5. Asrın müctehidleri gözü ile bakan bir ümmet ortaya çıkmasaydı, şimdi herkes bizim masal ve martavalları dinler, bizler de HOCFENDİ olur, HOCİA olur, FETO-METO-METRO olur, Vatikan homosu olur, tükrük hokkamızın gramı 1000 altından alıcı bulurdu!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em> Bu takdirde meydan bize kalır, biz de Haçlı Avrupa küferâ ve şürekâsının oryantalist felsefelere buladığı yalan-dolan dolmalarını bu İslâm bakıyesi coğrafyaya ne kadar rahat servis ederdik!.</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em> Şimdi o 3. ve  5. Asırda yazılıb tedvîn edilen müctehid imamların kitabları, karşımızda sanki Çin seddi!. Aş aşabilirsen, yık yıkabilirsen! Ne Kitab’la rahat oynıyabiliyoruz, ne Sünneti kökünden ibtâl edebiliyoruz, ne icmâ’ı kendi kalıplarımıza sokabiliyoruz ve ne de “ictihad” nâmına ortaya atdığımız “teşehhîleri”, yâveleri, şeytânî soytarılıkları ve yalan-dolan dolmalarını ehâli-i etrak ve ekrâda ve milel-i İslâmiyye’ye rahat rahat servis edib yedirebiliyoruz!. Bizim mallara herkes &#8220;sosyal mesâfeden&#8221; bakıyor, sanki bir santim bizim mallara yaklaşan virüs kapıb Haydar&#8217;la Döngeloğlunun yanına çivi gibi çakılacakmışcasına kaçıyor!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Devr-i Dilârâ-yı Cumhûriyyede, Vatikan silsile-i merâtibindeki “Asistan, doçent, prof, dekan, rektör, bilmem ne” ta’bîr ve derecelerine mi erib erişmedik! Böylece, ilim-bilim ve filim gösterisi ve sahtekârlıklarında ilerlemek içün o kadar sıkıntı çekib pırasasör cübbeleri, zünnarları, kardinal külâhları mı giymedik!. Gel-gör ki, bunların topu da birbuçuk çukur hamûlesine değmiyor!.</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Geri sarsak, tornistan etsek, patinaj denesek hepsi boş! Yola girdik bir kere, ya devâm ya devâm… Tamam demek muhâl!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Artık bu yola, mâdem düzdüler bizi, biz de bu yolda ya Haydar pros-eros-soros gibi ölecek “virüs şehidi” olacağız; yahut da gebererek mozolesantirik niyâzî bilineceğiz!.</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>AKP güdücülerinin gözlerinin içine baka baka “Revizyonistiz” de dedik, gene de locaların gözüne giremedik, saraylara yaranamadık! Adam ve madam nice iri ve leydisel ve türbansal avratlar önünde icrâ etdiğimiz nâzik ve hâzik onca reverans ve dömelikanslarımız görmezden gelindi!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Harem-selâmlık bariyerlerini aşarak madamlarımızla ma’a âile göz göze yapdığımız nice muhtalit (karma geyiklenmelerimiz) yani moderen ve yediren seanslarımız, hiçbir “Doğru ve sahih bilgi ve akıl açılım ve saçılımları” ortaya koyamadan kırıştırılıb sıfırlandı!.</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Revizyon” uğruna yapdığımız reverans ve “dömelimler”, kadir bilmez idârecilerimiz elinde hepsi de “gömelimler” eylenirken; nice alın terli emeklerimiz ve nice “bilimsel ve filimsel projelerimiz” de, politikacılarımızın bizleri kullanmaları ile bir anda ve beklenmedik bir dönemeçde  revize ve rezile edildi! Yeni “bilimsel, akılsal ve düşünsel İslâm öngörümüz”, daha doğmadan ölmüş bulundu!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Gözleri çıkasıcalar, etdiklerini ve ektiklerini bulasıcalar, bulanıb bulaşıcasılar, revize ve rezile olasıcalar!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Kutile’l-Harrâsûn!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Benim, iç sızılarım ve sıkılarımla çıkardığım, sonra da bizzat benim o mübârek ellerimle, Ankara DİB’inin o sırmalı kaftanını ve fabrikasyon sarmalı sarığını geçirib giydirdiğim GÖRMEZ bile, Körmez ve Körfez olub, beni, benim istediğim gibi GÖRMEDİ!. Eksik olmasın, gene de “tavşanın sidiği denize katıkmış” deyib teselli buluyorum; bir iki kelâm desteğiyle  de olsa şimdilik benimle… Benim gibi aynı safdayız ve “İslâm muârızlığı ve iktidâr muhâlifliği” peşinde hafifden sürtüyoruz! Dozu ne zaman çoğaltır, azdırır ve Davuloğlu-Bacacan ve Şövalye Abduş gibi ne zaman davul-dümbelek çalar hâle geliriz şimdilik bilemesem de, KÖRMEZ hocamla &#8220;bilimsel ve revize ve rezile&#8221; istişârelerimizi yapdıkdan ve bunları basın toplantısı ve toslanması sıkdıkdan sonra, kamu ve tamu ateşi önünde akademi-siyence siyib, silib süpüreceğiz!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Şimdilik KÖRMEZ hocam da, müctehid imamlarla gelen büyük günahların revizyon ve rezilasyonu içün vazîfelendirildi! Olsun, bu işler böyle yürütülür! Böyle böyle, kemire kemire, “kebîre mebîre-sağîre safiye” diye diye, ucundan kenarından dişliye dişliye, sıçan gibi ufalaya ufalaya işi götürmekden başka çâremiz de kalmadı! Çokluk ve pokluk olsak, sürülerce akademi-siyen olsak da, herbirimizin mesâne-i siyenhânemiz aynı istikâmete, aynı debi ile, aynı şartlarda ve aynı netîceyi verecek gibi akademik  siyme işlemi yapamadığından, çok yazık ki akademi-siyen tarafımızın verileri ve perileri, &#8220;bilimsel ve dembokratik&#8221; ictihadlarımızı iştihalara yedirmiye kâfî gelemiyor!. Her ictihâd-ı akademi-siyenimiz içün niceleri, &#8220;Bu da, bu da, bu da hastiratdan deyib&#8221; papatya ve yeni çıkan hastirat  falına bakıyormuş!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>Kutlu, putlu ve mutlu şeker bayramımız geçib gidince, KÖRMEZ hocamla yeni bir proje üzerinde çok ciddî çalışmalarımız hatta çalıştaylarımız olacak! Belki politik yeni atılım ve yatırımların, uzanımların ve dömelimlerin içine de girer, LGBT hakklarının güvenceye kavuşturulmasının şart olduğuna inancımızı, saray-ı hümâyunda (danışman veya dadanışman) olarak kuvveden fiile bile çıkarırız!.. Böylece, Böyyük Raizimizin rızâsını da alır, belki arayı &#8220;sosyal mesâfe&#8221; kadar karîb eyleriz!. Üç günden fazla küs durmak yakından kös dinlemek kadar zararlıdır diye de duymuşsunuzdur!</strong></em></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>Nihâyet ve netîceten:</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Çalap, Çorap, Gotte, Dieu, Yahve, Nirvana, Teo, Mao, Feto, Tanrı ve Tanrıça, bütün “bilimsel, sahih ve fizikötesi güç” ve hörgüç ne varsa, hepsi de cemi’ cümlesiyle, hiç inanç farklılığı gözetmeden, tam bir hoşgörü ve fikir özgürlüğü aşkı ve şevki ve meşki içinde bizlerin (layıksal) yardımcımız ola!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em> Âmennn!”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Hulâsa, sırmalı kaftanı sırtından, cilâlı oturağı altından alınıb Ankara DİB’inden postalanınca, eşşek sırtında köy kasaba va’z veren hıristiyan azizi  Piyer Lermit gibi bu ikili de, <strong>“o tv senin bu tv ve medya benim”</strong> diyerek dolaşmıya ve yâveler saçmıya başladılar… 2023 seçim-geçim dönemecinde ya Abacan’ın ya Davuloğlu’nun pırtısından veya Şövalye Abduş&#8217;un davul tozu minâre gölgesi altından para-lamentoya girer ve oradan da <strong>“İslâm Muârızlığını ve Raiz muhâlifliği”</strong> çitelemiye ve revizyon ve rezilasyon püskürmeye devâm ederlerse, belki yüreklerinin yangı ve baygısı biraz da olsa savgı bulmuş ve serinlemiş-dinginlemiş olabilecekdir!</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 20px;"><strong><em><u>&#8220;HELÂL-HARAM, SAĞÂİR-KEBÂİR, FALAN-FİLÂN, BUGÜN GEÇMEZ, GÜNCELLE VE DEĞİŞTİRİB DÖNÜŞDÜR GİTSİN!&#8221;</u></em></strong><em> </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>“Görmez”</strong> ism-i kemteriyle müsemmâ ve Körmez-Körfez vezninde seyreden ve Saray doruklarına içleri hıçkırıklarla dolu iken bile erişib yaranamıyan bu tekâüt eskileri, şimdiye kadar rahat söyliyemedikleri zamirlerini artık pek açıkdan ve o îmân-küfür telbîsi taktikasıyla, hem de, Mübârek Ramazan&#8217;da gasey.n eder oldular!. Diyor ki Bigiyefçi Görmez Pırasasör:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em> “Bizim günâh-ı kebâir&#8217;leri Kur&#8217;ân&#8217;ı ve Sünneti dikkate alarak güncellememiz gerekiyor.&#8221; </em></strong><span style="font-size: 14px;"><em>(2.5.2020 Karar Gazetesi)</em></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Görmez, neleri GÖRÜR oldu ki, böyle boyundan bin karış yukarılardaki işlere burnunu sokar oldu?</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Hadi <strong>“Güncelle”</strong> çelebi!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Saray da <strong>“İslâm Güncellenmelidir!”</strong> diyor…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Desteğin de, taa en tepeden var!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Seni tutan kim, hani?. <strong>“Dembokratik hakkım” </strong>dersin, <strong>“vicdânî kanaatim”</strong> dersin, <strong>“dîn ve îmân özgürlüğüm, özkörlüğüm”</strong> dersin, <strong>“Dembokrasi, layıklık, cumbokrasi”</strong> dersin, <strong>“Bigiyefçiliğimin, oryantalistliğimin, İslâm muarızlığımın depreşmesi, azması, dürtülerimin hormonlarımı zıplatması”</strong> dersin, neler ve neler dersin, yaparsın!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> Hadi erkeksen yap, bizden söz, seyredeceğiz ve kılına hata gelmesini de istemeyeceğiz!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Ammâ dediğini yap!. Kuvveden fiile çıkar, ortalığa fit atıb, minder dışına sıvışma! </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Bu zamanda şu haramlar sökmüyor, bunları mubah yapalım, şunları da feminist ve LGBT’ci ve livatacı gençliğin gazını almak içün “insancıl” ve &#8220;cinsiyet eşitleyici kılalım!” </em></strong><em>de… </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Erkeklik, mertlik, yiğitlik ve GÖREN gözlü olmak bunları iktizâ eder GÖRMEZ!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Meydan sizin, Kur’an ve Şerîat da nasıl olsa yasak, gıkı çıkmaz!.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> Hadi, Luterlik makâmı da münhâl! </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Revizyoncu Bardakzâdeyi, telfikçi Karamanlis’i, Deist-meist Yaşar gibilerin ervâh-ı kerîhesine kadar bütün  Şamanistlerin, ateist ve ataistlerin ruhlarını da etrafına topla ve Luterliğini bütün hünerleri ile ortaya dök! Hangi haramları helâl, mubah veya müstehâb göstereceksen bir iki misâl ile işe başla!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Kavl-i mücerredde kalıb, bildik fitnebazlıklarla ortaya bir fit atıb, sonra da kenara çekilib seyretme!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Kur’an’ı ve Sünneti DİKKATE alıb”</em></strong><em> sen sâdece cenâbet gezmeye bir kılıf bul, yeter!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bundan başla, gerisi çorap söküğü gibi gelir!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Hadi!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Çık meydana ve haykır, korkma, dinleyen ve peşine takılan pekçok insan bulacaksın! Seni <strong>“Haramları mubah kılan tanrımız”</strong> diyerek omuzlarına alacak LGBT dünyasını bile ayaklarının ucunda göreceksin!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Ha gayret!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Şöyle de desen daha erkekçe ve merdçe olmaz mı:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Ben, İslâm’daki şu haramları beğenmiyorum, hoşuma gitmiyor! Biz, bize göre dini uyarlasak, esnetib uyutsak ve uydursak! Böylece, insanlar üzerinde para-lamentoların tanrılığı yetmiyor, biz, daha bodoslama yanaşıb işi daha kestirmeden ve bistüri ile değil de Ekvator ormanlarındaki Pigme ve Buşmanların baltalarıyla sallayıb işi bitirsek&#8230; Nasıl olur; çağa, çokluğa ve ayağa da uyar ve şifâ olur! Biz böyle istiyoruz!”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Desen… Daha mertçe ve erkekçe olmaz mı?</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Ortada İslâmiyyet’in îmânî, amelî, ahlâkî, siyâsî, hukûkî, ictimâî, idârî, askerî, cihâdî, tıbbî, ezânî, ibâdî, salâtî, zekâtî, savmî, bayrâmî, âilevî, nikâhî, talâkî, haccî, şühûdî ve gaybî hiçbir esâsının otorite ve düstûr kabûl edilmediği, tam tersine, yasak veya tahdîd altında bulundurulduğu bir vasatda, sırtını, göbeğini, oturağını, apışını, böğrünü, kalçanı, ayağını, bacağını, göğüslerini, dilberâne münhanilerinin tamâmını, adam ve madam her şeyinle (LAYIK CUMBOKRASİYE ve onun anayasa ve kânunlarına) dayayacak, yaslıyacak, oturtacak ve narayı bacaksınız:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Hayyyyyyt bre îmanım, yakarım uleeen!. </em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>İslâm güncellenmeli! Haramı helâli, sagîresi-kebîresi değişmeli, dönüşmeli; bizim nefsimize tâbi olmalı, nefs ü hevâmızın hoşuna giden bir kılığa sokulmalı! Hangi devirdeyiz üleeen?</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Hayyyyt bre, yakarım sülâlenizi!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Üçüncü-beşinci asırdan kalma Müctehidlerinizden, Müceddidlerinizden, Müfessir, Muhaddis, Mütekellim ve Mutasavviflerinizden kalma kitablarınızın topundan da başlarım!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Hayyyyyyttt ulan yıkılın karşımdan!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em> Bize, Batının, yahudinin, moskofun, acemin, rumun ve bilmem kimin kafatasını takınmış şövalyeleri derler!. </em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Haçlı Seferlerini tamamlıyamadık! Mekke Medine, Kudüs ve Ayasofya’nızdan başlatmayın! DÜNYÂ DEVLETİNE gitmek varken, tek dîn, tek bayrak, tek vatan, tek millet ve tek dünyâ devleti varken.. arz-ı mev’ûd boşuna mı idealimiz bizim uleeen!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Biz bu işi MİHRABDAN HALLEDECEĞİZ demedik mi?</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Demedik mi haa?</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Dediysek, demişizdir!. Demişiz isek yaparız! Yapacaksak, önümüzde durmayın, tez yıkılın!…</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Dembokrasinizden, hakk-hukuk, hürriyet-zürriyet ve gugukunuzdan, eşitlik, eşeklik ve şekk-şübhenizden başlatmayın!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Ezer geçeriz, vakit yaklaşıyor…</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Hayyyyytt ulan bre!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Biz, Luterlerin, pederlerin, müncîlerin, decâcilenin, cebâbirenin, zalemenin, revizyoncuların, reformcuların, sosyal cinsiyet eşitlikçi ve tetikçilerinin ve heykelistlerin nesliyiz; âsımların, âsîmlerin, çum çocuklarının, Lût kavminin, Acemlerin, Semûd’un, Suûd’un, Samîrî’nin, Samurun, hamurun, hamursuzun, Hamurabi’nin, Âd kavminin, Moğolların, Cengizlerin,  Cenevizlerin, bütün dünyânın, tek devletin, o kabillerin ve o kabilelerin çocuklarıyız! </em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Değiştireceğiz, değişeceksiniz!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Dört delîlinizi de değiştirib çöpe atacağız, hem de sarıklı cübbelilerle…</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>CHP silindir şapka, frak ve papyon gravat, sinekkaydı surat, döndürülen avrat v.s ile yapdı; biz, sarık, cübbe, sakal, başı bezli madam, v.s ile dîninizi îmânınızı benzeteceğiz!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Köy Enstitüleriyle yapamadığımızı câmilerinizle, ilahyapyatçılarınız ve Ankara DİB’inizle…</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Dibine ve köküne kadar!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Hayyyyytt bre uleeen!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Yerli ve Millîyiz!”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Var mı i’tirâzı olan?</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Biz Dünyâ devletinin militanlarıyız! AB bizim kıblemiz, ya ona gireriz, veya dünyâyı başınıza geçiririz! Tıbbî yardımlarımızı görmez iseniz biz göstermesini biliriz!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>HOCİA Efendiye, işini yarım bıraktırmayız!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Bu işi tamamlatacağız!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Hayyyyytt bre! Açın yolları… </em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>1909’dan beri anlamadınız, artık daha da anlamazsanız, iş makinalarıyla yıkar geçeriz…</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Hayyyytt ulan bre!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Dembokrasinizden, partinizden, sandığınızdan, oyunuzdan, oynaşınızdan başlatmayın! Bunların hepsi de göstermelik!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Dinmiş îmânmış, geçdi o devir üleeeeenn! </em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>14-15 asır evvelki hükümler bugün uygulanır mı?</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Hastiratdan açdırmayın ağzımızı, ne demişsek o!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Bizden ruhsat alamıyana iskân yok!”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: right;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>(Mâba’di var)</u></em></strong></span></p>
<p>İntişârı: 18.05.2020 / 06:40:58</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%285%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%285%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%285%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%285%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%285%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%285%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%285%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%285%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%285%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%285%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%285%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%285%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%285%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%285%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%285%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&#038;title=%285%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/5-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html" data-a2a-title="(5) Zıyâ Selçuk, Köy Enstitüleri Ve Akp Chp’lileşirken…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/5-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html">(5) Zıyâ Selçuk, Köy Enstitüleri Ve Akp Chp’lileşirken…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/5-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(4) Zıyâ Selçuk, Köy Enstitüleri Ve Akp Chp’lileşirken…</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/4-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/4-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 May 2020 04:02:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[AKP CHP'leşiyor]]></category>
		<category><![CDATA[Köy Enstitüleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mezhepçilik]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya Selçuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=11627</guid>

					<description><![CDATA[<p>Köy Enstitüleri ne kadar İslâm muârızlığını TEMEL GÂYE edinmişse, “mezhepçilik” ta’biri ile de gâye aynıdır! Hangi mezheb sâliklerinin mezhebçiliğini tasrîh </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/4-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html">(4) Zıyâ Selçuk, Köy Enstitüleri Ve Akp Chp’lileşirken…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>ZIYÂ SELÇUK, KÖY ENSTİTÜLERİ VE AKP CHP’LİLEŞİRKEN…</u></em></strong></span></h1>
<h1 style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>(4)</u></em></strong></span></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000; font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ (Dağıstânî)</u></em></strong></span></h3>
<p><span style="color: #ffffff;">.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 20px;"><strong><em><u>BİR DE, MEZHEBÇİLİK TEHDÎDİNİ KİME KARŞI KULLANDIĞINI SAKLIYAN ZÜMRE TÜREDİ…</u></em></strong><em> </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Köy Enstitüleri ve kamalizma ne kadar İslâm muârızlığını TEMEL GÂYE edinmişse, <strong>“mezhepçilik”</strong> ta’biri ile de varılmak istenen gâye aynıdır!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Hangi mezheb sâliklerinin mezhebçiliğini tasrîh etmeden yani kendi mezhebi dışındakilere hayat hakkı vermeyecek kadar körelib zıvanadan çıkmış olanları açıkça tasrîh ve ta’rîf etmeden mücerred <strong>“Mezhebçilik”</strong> diyerek atış edenler dahî, sünnî mezhebleri kastetmek ihtimâlini şiddetle mahfûz tutduklarından, bunlar da hiç şübhesiz İslâm muârızlarıdır… </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>CHP’nin târihi boyunca gösterdiği İslâm muârızlığı, dâimâ cebheden, cebren, cebâbire usûlleri ile, decâcile taktikasıyla, îcâbında <strong>“şapka”</strong> denen lâzımlığa muhâlefet edenleri başlarına fotör geçirib çivi ile de çakmak sûretlerine kadar binbir vahşet ve cinnet manzarasıyla irtikâb edilmişdir… 1946 San Fransisco emriyle dembokrasiye geçişden sonra, bunun oy avına nasıl ma’ni’ olduğunu gören politikacılar, CHP’ye alternatifmiş gibi görünüb, aynı İslâm muârızlığını, 70 yıldır zaman zaman ve İslâm’a pek çeşitli aşağılayıcı zamirler bularak meselâ <strong>“mezhebçiler”</strong> diyerek, v.s.ile, daha sinsi ve samanaltından su yürütme usûlleri ile devâm etdirmiş ve bugün de berdevâmdırlar…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>İslâmiyyet’de reform ve revizyon yani <strong>(güncelleme, müctehid imamlarımızın ictihadlarında değişiklik, politika ve şeytânî aklın emrinde uydurulmuş muharref ve uydurma bir din)</strong> istiyenler, yani layıklık diye tutturanlar, <strong>“Artık İslâm’ın hükümleri bugün uygulanamaz”</strong> deme çukuruna düşenler, reissiz ve başsız bırakılan âileyi paçavraya çevirme peşindekiler; LGBT ve iştikaklarına çeşitli madam dernekleri ve kânunlar vâsıtasıyla destek olanlar, eşpiçseller,  <strong>“sosyal cinsiyet eşitliği”</strong> diyerek ve iki cinsi biribirine muhâsım göstererek ve onların biribirinden kat&#8217;iyyen farklı fıtrat ve hılkatlarına ısyân, tuğyân ve udvân pisliği ve iğrençliğine bulaşanlar, cümle insî iblisler, yani ehl-i sünnet düşmanları, bugünün bazı seytanlarının değil de pîrânı elinde tedvîn edilen ve Şerîat&#8217;a kıl kadar zıddiyet taşımıyan tarîkat ve tasavvufa iftirâ ve yalanlarla saldıranlar da, aynı İslâm muârızlığını kimisi açıkça ve kimisi  sinsice ve minder dışına kaçarak yürütenlerdir…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Maarif, ilhâdiyât, medya, san’atçı gürûhu, kamalist ve politika muhitleri içindeki bazı deist ve ateistlerde de, taktika aynıdır; ve alayında da zihniyet ve ittifâk etdikleri biricik nokta böyledir, İslâm’a terslikden ibâretdir… İslâm’ın herhangi bir tek esâsına taarruz edenler, onun tamâmına muârız oldukları içün o noktayı hedef almışlardır!. <strong>&#8220;Çünki İslâm, tecezzî </strong>(bölünme)<strong> kabûl etmez bir bütündür; îmân bir mu’cibe-i külliyedir.&#8221;</strong> Bir tek esâsı (Zarûrât-ı dîniyyesinden bir tek esâsı) istisnâ edilmeden, tamâmına îmân-ı şer’î ile tasdîk mutlaka şartdır…</em><em> Asi hâlde, ferd, ne kadar <strong>&#8220;Müslümanım&#8221;</strong> da dese, kendisini <strong>&#8220;Müslüman&#8221;</strong> da zannetse, sûret-i kat&#8217;iyyede müslüman değildir&#8230; Bu, İslâm&#8217;ın en temel esâsıdır!.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> İslâm muârızlarının zaman ve zemîne göre <strong>&#8220;müslüman görünmek veya birilerini göstermek&#8221;</strong> içün, İslâm&#8217;da gevşetmek ve işlemez hâle getirmek istedikleri en mühim islâmî asas da budur&#8230; <strong>&#8220;Müslümanım diyen müslümandır, kalbini yarıb içini mi gördün, adam neyim diyorsa odur!&#8221;</strong> kabilinden ilmî, islâmî, aklî hiçbir istinadgâhı olmıyan sefihçe ve müfsidçe ileri sürülen tekerlemeler ve şeytânî hezeyânlar olub, aynı zamanda hasmın önünü kesmek ve bâtılla hakkı susturmak hedefini istihdâf eden mugâlatalar cümlesindendir&#8230;</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Dolayısıyla, bizim asıl mevzuumuz husûsan Köy enstiüleri zihniyeti olsa da, bulunduğu noktada İslâmiyyet’in herhangi bir esâsına saldırarak yürüyenler, aynı muâraza sistemi içinde biribirleriyle tevhîd olmuşlar demekdir!. Bunların ortak paydası bir ve aynıdır: İslâm muârızlığı… Bir tarafda İslâm dediğimiz mutlak hakikat; onun karşısında da, İslâmiyyet’in dışında ne ve ne kadar beşerî sistem, felsefe, ilke, ülkü, tilki, türkü ve şeytan tersi varsa, bütün bunların haltından (karıştırılmasından) biribirine bulanmasından (telbîsinden) mürekkeb bir halita, yani <strong>“tâğûtî”</strong> devlet, sistem, ittifâk, inkilâp, iltisâk, inhimâk, inkıyâd, kavânîn, düstûr  ve unsurları…</em><em> </em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 20px;"><strong><em><u>SARAY SÖZCÜSÜ, SARAYI, “MEZHEBÇİLER” ÎCÂDI ÜZERİNDEN, MÜSLÜMALARI TAHKÎR EDEREK Mİ TEMSİLDE?</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Saray Sözcüsü süper layık Çelik’e dönecek olursak, <strong>“Etrafımız mezhebçilikden çok çekerken, biz son derece hassasız”</strong> diyerek ne demek istiyor?.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Etrafımız”</em></strong><em> dediği yer neresidir? Türkiya içi veya dışında bu <strong><u>etraf,</u></strong> nereleri içine almaktadır?. İran, Suud ve bilmem nere <strong>mezhebçi</strong> ise, bunlar, ortalığı karıştırmak içün fitne ve fesâd ateşini de körüklüyorsa; ma’sum, sivil ve silâhsız  sünnî bilinen halk üzerinde tenkîl (soykırım) tatbîk ediyorsa, sünnî mukaddeslerine görülmedik hakâretleri dîn olarak neşrediyorsa; bunları ağıza almakdan neden korkulur da, <strong>“mezhebçiler”</strong> ta’bîri içine, başda 1100 yıllık Müslüman Türklerin, sonra Kürdler, Arablar ve bütün sâir Müslüman kavimlerin de sünnî mezheblerini, gayrındakilerden hiç tefrîk etmeden, umûmî ve en şümullü ma’nâyı ortaya koyan sîga ve kelimelerle, hakk veya bâtıl ayırmadan, kâtiller ve maktuller görülmeden, zâlimler ve mazlumlar tesbît edilmeden, evet, topyekûn bütün sünnî mezheblerini de hedefe oturtmanın sebebi nedir?.. </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bunca mezheb sâhibi yüz milyonları, kendisine düşman cebhe hâline getirmek; bu mezheb sâhiblerinin DİNLERİNİ de, mezhebleri üzerinden düşman i’lân etmek, kaç paralık ve dandik (politikacı) aklı olabilir?. </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Şeytandan idhâl Formül de hazırdır:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Mezheblisin, mezhebin var, sen hanefîsin, sen şâfîsin” diyerek tokatlayıb tekmelemek ayıb kaçar, beni de hakîkatde dinsiz, avâm nazarında da zındık-mındık suçlu yapar! Bunu, “mezhebçisin” şekline sokarak adamın mezhebini ve mezheb sâhibi oluşunu köşeye sıkıştırırsam, İslâm düşmanlığımı da biraz perdeliyerek samanaltından yürütmüş ve layıklamış ve sayıklamış olurum!</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Böylece, mason localarına değin, ne kadar cenâbet İslâmsevmez ve İslamofobik salgın ve sargın ve pandomik ve patronik, layıkolik-ayıkolik virüs var; “Lut kavminin çocuklarıyız” diye gay-goy ve oy sâhibine kadar bakteri ve b.kteri var, hepsine de şirin görünme becerisini yakalamış ve cümlesine kakalamış, oy&#8217;larını da kafesde keklik hesâbıyla bize aktarmış oluruz! </em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>65 yaş altı ve üstü bilcümle evde kalmış ve  sokak sürtmüş kokana-bokana ve adam-madam var, bunlara kadar da politikalarımızı koklatır; ve devr-i saltanatımıza “yerli ve millî” adım, adam ve madamlarla ve balkon marşları ile devâm eder gideriz!”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Üç aşağı beş yukarı hesâbât-ı Ankaravî ve hökûmât-ı sarâyî sözcü veya lâfçısının proje ve süje-verb-kompleman çizgisi bu!.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Tamam da, Kahhâr-ı ZülCelâl Allâh Azze ve Celle Hazretleri’nin hesâb-kitâbı ne olacak?.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>xMütekâidîn-i vâizînden Fettoş-ı Arz-ı Rûmî Hocia’nın  ısyân, tuğyan ve udvânı hiç hesabda yoğiken, vaktaki ABD-İng-Yehud-Nato-Feto-AB güdümünde ve sürümünde, <strong>“ödü şeyine karışanlar”</strong> kimlerdi acebâ???. </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Şükretmenin yerine, çizmeden yukarı çıkmamanın yerine, îmân tazelemenin yerine, Rezzâk-ı Âleme nankörlük etmemenin yerine, Mübârek Ramazanlarda bile Müslümanlık ve Müslümanlarla itiş-kakış ve muâraza oturtulursa; ve dünyâ, Allâh Azze’nin askerleri ve irâde ve hâkimiyetinin tatbikçileri olan Çin virüsü mübâreklerin elinde, dünyânın, anasından emdiği burnundan gelirken, <strong>“yerli ve millî”</strong> ma’mullerin derdine hele bir bakın!?.</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>HA KÖY ENSTİTÜLERİ, HA İSLÂM’A “MEZHEBÇİLİK” ÖCÜSÜ UYDURARAK YÜKLENMEK…</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Köy Enstitülerini, ağız, çene ve twitter çapında da olsa (17 Nisan kuruluş sene-i devriyelerinde hortlatanlar)ın kafa yapısıyla,<strong> “Mezhebçiler şunlardır”</strong> diye ta’yîn ve tesbît etmeden, açık sarih ortaya müşahhas bir hedef koyamadan,  <strong>“Mezhebçilik”</strong> diye muhayyel bir tehlike uyduranlar, İslâmiyet’le yani <strong>“Allâh ve Rasûlü</strong> <strong>ile hudûd yarışına kalkışanlar”</strong>dır… Mücâdele Sûresinin son âyet-i Kerîmesinin tefsîrini Elmalılı Muhammed Hamdi Efendi Merhûm’un satırlarından (inanmasalar) da bir okur ve anlamıya çalışırlarsa, Müslümanlığı ve Müslümanları, hiç tahmîn etmedikleri kadar yepyeni bir keyfiyet içinde görecek ve kin ve gayzdan parmaklarının uçlarını kemirmiye başlıyacaklardır!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Cenâb-ı Vâcibü’l-Vücûd da, kimlere <strong>“Kutile’l-Harrâsûn”</strong> dermiş, bu da mevziinden ve mevkiinden tedkîk edilince kolay anlaşılacaktır ümmîdindeyiz!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Dünyâ virüs salgını (pandomisi) derdinde, <strong>“yerli-millî”</strong> saray layıkları, lakırdıcıları ve sözcüleri ise mübârek Ramazanlarda bile <strong>“mezhepçilik”</strong> püskürerek Müslüman avı peşinde… İslâm muârızlığı Âdem Aleyhisselâm’dan bugüne, hangi şefin ve hangi şebeğin yanına kâr kaldı ki, 2020 efrencîsindekilerin yanına kâr kalsın!?</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>İnsan bu, iki damla sudan ve üç parça toprakdan da yaratılsa, YARADANINA, yaradılışındaki hikmetleri yara yara kafa tutar; yaradılışındakı fıtrat ve hılkatın dışına fırlar ve her seferinde de <strong>“Arz ve semâ devletinin müstakıllen Mâliki olan Allâh Azze ve Celle’nin irâde ve hâkimiyetine”</strong> toslar, pestili çıkar; ve Hakk Sübhânehû ve Teâlâ ise istisnâsız hükmünü icrâ eder, ins ü cin de her seferinde muzmahil olarak yerde sürünür…</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>VİRÜSLERİN DE YARATICI VE SEVKEDİCİSİ, KULLARI AZINCA ONLARI NASIL SEBEB KILDI, İBRET ALAN KİM?</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Şûrâ Sûresi’nin 30 ve 31. Âyet-i Celîlesi’ni, <strong>“virüs korkusuyla”</strong> geberecek hâle gelen dünyânın devlet ve hükûmet ve soğan başlarına kadar her başının gözüne sokalım ki, virüs gibi sebebleri tanrılaştırıb nefislerini de ilâh yapmasınlar! Yani, câhiliyyet-i ûlâdaki Kureyş müşrikleri gibi bugünün câhiliyyet-i uhrâsındaki müşrikler olub, ona veya şuna buna, veya paralamentolardaki yüzlerce biribirlerinin aynısı ve tıpkısı olan 2 ayak ve 20 parmaklı mahlûkâta, yurdları çapında milyonlarca heykel ve putlara tapmasınlar!. </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Ammâ onlar, gene de bildiklerini okurlarmış, okusunlar! Güneşi balçıkla veya <strong>“KENDİ ELLERİNİN KAZANCI İLE”</strong> kim sıvayabilmiş? </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Kahhâr-ı Zülcelâl Allâh Azze ve Celle buyurur:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>“BAŞINIZA NE MUSÎBET GELDİ İSE, KENDİ ELLERİNİZİN KAZANCI (günahları) İLEDİR……SİZ, YERYÜZÜNDE ALLÂH’IN AZÂBINDAN YAKANIZI KURTARABİLECEK DEĞİLSİNİZ; VE SİZİN İÇÜN ALLÂH’DAN BAŞKA AZÂBI KALDIRACAK BİR DOST, BİR YARDIMCI YOKDUR.” </u></em></strong><span style="font-size: 12px;"><em>(Şûrâ 30-31)</em></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Tefsîrinden:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Siz ne olsanız bu arzdasınız ve her ne yapsanız, ne kuvvetler iktisâb etseniz başınıza gelmesi mukadder olan musîbetlerden yakanızı kurtaramazsınız. (……) ve sizin içün Allâh’dan başka ne re’sen kurtaracak bir velî, bir hâmî vardır, ne de yardım edecek bir nasîr—Onun içün, Allâh’a sığınıb onun emirlerine, KÂNUNLARINA göre vazîfe îfâ etmekden başka, herhangi bir sûretle korunmanın çâresi yokdur.”  </em></strong><span style="font-size: 12px;"><em>(c.6, s.4246)</em></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><span style="font-style: italic;">Bu satırlar, bugün bir tarafdan layık (ateist) diğer tarafdan </span><strong style="font-style: italic;">“Müselma</strong></span><em style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>n”</strong> kaynıyan (!) Türkiya’da geçiyor! Alıcı, dinleyici, îmân edici bulabiliyor mu, bulabilir mi?. <strong>“Lut kavminin çocuklarıyız” </strong>şeklinde pankartlar taşıyan şey veya cumartesi çocukları  yollara ve sokaklara inmişken ve azmışken; LGBT’cilik, âile yıkımı, kadınları şımartıb azdırarak anlamadıkları iş yerlerine sürmek ve madamlaştırıcılık.. Erkek düşmanlığı ve <strong>“Toplumsal cinsiyet eşitliği”</strong> tuğyânı, politikacıların kızları, karıları, vekîlleri, bakanları, takanları ve sıkanları eli ve teşvikleri ile kudurmuşken…</em></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Allâh’ın kânunlarına, nizâm ve şerîatına ısyân, tuğyân ve udvân son derece layıklaşıb dembokratlaşmışken!? Mezhebsizlik ve layıklık elele verib Allâh’ın Dînini silib süpürürken?.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>“Mezhebçilik mücrimleri”</strong> gözüyle bakılıb töhmet ve bühtân altına alınarak i’tibarsızlaştırılan ve cüzzamlı telâkkî edilmiye itilen Müslümanlar, virüsden de, PKK’lılardan da, Fettoşistlerden de, LGBT’cilerden de beter hâle getirilmek içün Mübârek Ramazanlarda bile ezilmek üzere ön plana çıkarılırlarken?. </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Buna, <span style="text-decoration: underline;"><strong>&#8220;Dembokratik-layık câhiliyyet-i uhrâ&#8221;</strong></span> denir; ve bu, geçmişdeki câhiliyyeden çok daha vüs&#8217;atla dünyâyı kuşatmışdır! Bunun içün de, <strong>&#8220;KENDİ ELLERİNİZLE KAZANDIĞINIZ GÜNAHLAR SEBEBİ İLE GELEN MUSÎBETLER&#8221;,</strong> kavim çapında değil, dünyâ çapında olacakdır. Kavim çapında değil de DÜNYÂ çapında (aslında Kâinât çapında) gelen bir Peygamber-i Zîşân Aleyhisselâm&#8217;ı tekzîb eder, yalanlar, kurucular dili ile bile en ağır hakâretleri yaparsanız, MUSÎBETLER DE DÜNYÂ ÇAPINDA OLUR!</em></span></p>
<p><strong><em>&#8220;El cezâu min cinsi&#8217;l-amel!&#8221;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Tefsîre geçelim:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Âyetlerimizle mücâdele edenler bilsin anlasınlar (……) kendilerine kaçamak, kurtuluş yokdur—halâs, kurtuluş, ancak Allâh’ın âyetlerini teslîm ederek onların delâletleri dâiresinde çalışmakladır.”</em></strong> <span style="font-size: 12px;"><em>(s. 4247)</em></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;Sâdece Kur&#8217;ân.. sâdece Kur&#8217;ân&#8221;</strong> diye diye Kur&#8217;ânı sinsi sinsi, ayak oyunları ile yasaklarsanız, <strong>&#8220;14-15 ASIR EVVELKİ hükümleri KALKIB BUGÜN UYGULAYAMAZSIN, </strong>(zamanlaması gelinceye kadar şimdilik, mezheblerden diyemediğiniz</em><em> içün) <strong>MEZHEBÇİLİKDEN ÇOK ÇEKDİK, İSLÂM GÜNCELLENMELİ, İCTİHADLAR DEĞİŞTİRİLMELİ, 4 HAKK DÎN VAR&#8221;</strong> gibi yüzlerce tabletle beyinleri şartlarsanız; <strong>&#8220;Ezmânın tegayyürü ile ahkâmın tegayyürü inkâr olunamaz&#8221;</strong> gibi İslâm&#8217;ın kendi silâhlarını ondan gasbedib, onlar ile İslâm&#8217;ı vurmak içün inceye KALIN&#8217;a ayar yaptırırsanız;  Allâh&#8217;la muâraza sloğanı veya nârası ata ata tepelerden dünyâya höykürürseniz, yani Tefsîr&#8217;de geçen şekli ile <strong>&#8220;ÂYETLERLE MÜCÂDELE EDERSENİZ&#8221;</strong>; Fetih 4 ve 7. âyetlerde geçen <strong>&#8220;Velillâhi cünûdü&#8217;s-semâvâti ve&#8217;l-ard=Semâlardaki ve arzdaki bütün askerler (ordular) ALLÂH Azze ve Celle&#8217;nindir&#8221;</strong> hükmü mu&#8217;cebince, virüs ordularına, MÂLİKİ derhal ihtilâl ve inkılab yapdırır ve örfî idâre (sıkı yönetim) î&#8217;lân etdirerek, kral ve kraliçe, çar ve çariçe, tanrı ve tanrıçalara kadar herkesi evine, sarayına veya çadırına (tıkar),  sokağa çıkma yasağı koyar, hapseder! </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Allâhsız dünyâ zerre miskal ibret alıb yola gelir mi?.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Ne gezer, Allâhsız dünyâ, <strong>&#8220;Layık-dembokratik-feministik ilkeler ve ülküler, Kahrolsun Şerîat, Nuh kavminin çocuklarıyız, sözleşmenin KEDEH&#8217;çileriyiz, poklumsal insiyet ve cinsiyet eşitliği&#8221;</strong> kavalları çalarak ve mavalları çakarak sâdece <strong>&#8220;ÂYETLERLE MÜCÂDELEYE DEVÂM EDER!&#8221;</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Allâhsız dünyânın Allâhsızlığının en bâriz bir delîli de şudur ki, onlar <strong>&#8220;Ve hüve alâ külli şey&#8217;in kadîr&#8221;</strong> diyemedikleri içün, müessir-i hakîkî olarak irâde ve hâkimiyyeti mutlak olan, lâ yüs&#8217;el ammâ yef&#8217;al bulunan O Allâh Azze ve Celle&#8217;yi değil, irâde ve hâkimiyyeti mutlak ma&#8217;nâda nâmevcûd, YARADAN tarafından fıtrat ve hılkatları istikâmetinde sevkedilen virüsleri görürler!!! </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Allâhsızlık, böylesine de ebleh ve gerzek bir dünyâ zındanında yaşar; ve fakat basîret olmadığından bunu da göremez ve bilemezler!!!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Gene Tefsîrden:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“….Ve onlar ki</em></strong><em> (müslümanlar ise) </em><strong><em>günâhın kebâirine ve fevâhişe uzak dururlar.”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“KEBÂİR: Üzerine <span style="text-decoration: underline;">vaîd</span> terettüb eden veya <span style="text-decoration: underline;">haddi</span> îcâbeden </em></strong><em>(zinâ, katil, iftirâ, sarhoşluk, hırsızlık, gibi)<strong> yahud sarâhaten <span style="text-decoration: underline;">nehiy </span>bulunmuş olan günahlar…”</strong> </em><span style="font-size: 12px;"><em>(s. 4247)</em></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>&#8220;FEVÂHİŞ DE: Onların içinde bilhassa <span style="text-decoration: underline;">çirkinliği açık ve aşırı</span> olan günahlar….”</em></strong> <span style="font-size: 12px;"><em>(s.4248)</em></span></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 20px;"><strong><em><u>FEVÂHİŞ, ÖYLE BİR FELÂKET VE HELÂKET SALGINI Kİ, CORONACIKLAR ONUN YANINDA  PEK MA’SÛM KALIR!</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>Fevâhiş:</u></em></strong><em> Öyle bir <strong>&#8220;vâîd </strong>(tehdîd-korkutma)<strong> ve hadd cezâları ile kökü kurutulması îcâbeden, nehiy ve çirkinliği açık ve AŞIRI haram ve günahlardır&#8221;</strong> ki, bugünki şekliyle heykel ve putlara tapınmak, beşerî sistemleri, Allâh’ın Dîninden yani nizâm ve sisteminden ileri ve mükemmel görüb, alenen şirk içinde bulunmak … </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> Kerhânelerde apaçık ve aşırı kadın ticâreti… Fâizi her yerde geçer ve sıvaşır yapmak, kumarı yaygınlaştırmak; meyhâneleri-soygunları-rüşvet ve adam kayırmaları her yere bulaştırmak…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> Muhadderât-ı İslâmiyye’nin (Müslüman kadın ve kızlarının), sokaklarda sallapatik dolaşır olmaları yani (madamlaşma)ları…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> Cihâd ibâdetinin kaldırılıb unutdurulması, Siyâset-i İslâmiyye&#8217;nin politikaya, onun da, yalan ve iftirâ, kumpas, katakülli, aldatma, zulüm, ahlâksızlık, fırıldak, çetecilik ve mafyacılığa inkilâbı…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> Adâletin, yerini zulme bırakması, münkerâtın alenen reklâm edilmesi, tefrika, hizib ve parti-pırtı-fırkalaşma-hizibleşme ve bölünmelerin  normalleşmesi, hayâsızlık, iffetsizlik ve tesettürsüzlüğün hadd ü hudûd tanımaması… </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Başörtüsüne kadar nice elbise, çul, bez, tül, kılıf, cezbedici çarşaf, makyaj, montaj, sondaj ve takının, <strong>&#8220;tesettür maskesi&#8221;</strong> altında <strong>aksesuar </strong> olarak ve moda esâretinde (cinsî câzibe) içün kullanılır oluşu!.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> Paralamentolarda ve kadını kadınlıkdan çıkarıcı nice iş sahalarında kadınları çalıştırarak, onların  yalamalaştırılmaları&#8230; Kadınları kadınlıkdan çıkaran, onları bağırgan, kavga manyağı, burnundan soluyan, antik kokanalar yapış&#8230; Onları, cadıllılaştırıb sokak kabadayısı ve külhanbeyi belâlısı hâllere sokarak, üçüncü bir cinsiyet sınıfı, kaşerlenmişler gürûhu teşkîl ediş&#8230;</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>İnternetlerde sözlü-sazlı-rakslı ve resimli sexüalitenin ve fuhşun patlaması, şirk ahkâm ve reklâmlarının açık ve aşırı yapılması…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Emr-i ma’rûf, ney-i ani’l-münker yapmanın suç olması; Âile Bakanı ve Leydimsi madamların başçekişleri sa’yesinde, âile reisi erkeğin, <strong>“Âile efrâdının nâmus ve ahlâkını korumak içün onlara nezâret, kol kanat germesi ve takibçiliğinin”</strong> cürüm olarak görülmesi… Zinânın suç olmakdan çıkarılışı…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Hürmet-i musâharenin ayaklar altına alınması, kaynana ile damadın, kayınpeder ile gelinin öpüşme, kucaklaşma ve sarılmaları gibi nikâhı ebeden yok etme tehlikesi taşıyan boynuzlulukların, haçlı Batı gâvurlarına özenilerek hızla ve gâvurca yayılışı…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> Enses dedikleri âile içi cinsî münâsebetler&#8230; Âkıl-bâliğ olmamış çocukları cinsî şehevâta âlet etme denâat, şenâat ve fecaatleri…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Lut kavminin çocuklarıyız, ib….z”</em></strong><em> diye pankartlarla sokaklara inen LGBT’li militanlar ile eşcinsellerin ve ecinnîlerin, olmıyan <strong>“hakklarını güvence altına almak şartdır”</strong> gibi beyânların, en ileri ağızlardan halka yedirilmesi…Bunlar, Tefsîr Sâhibi’nin beyân buyurduğu (fevâhiş) yani açık ve aşırı günahlarken…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> Zinâ, <strong>aklen ve naklen</strong> çirkin olub, buna mukâbil Lut kavmi olmak ondan çok daha beterdir ki bu, <strong>hem aklen, hem naklen ve hem de TAB’AN</strong> yani fıtraten ve hılkaten insan tabiatının tiksinib nefret etdiği bir iğrençlikdir…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Fevâhiş denildiği zaman, bunun içine daha pek çok <strong>“açık vaîd, nehiy ve aşırılık</strong>” girmektedir ki, biz yukarıda ancak bazılarını zikretmiş olduk… </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Rahata ermek,<strong>&#8221; yeni, millî ve yerli Türkiye&#8221;</strong> hayâlleri ile mışıl mışıl uyumak ve uyutmak.. öyle mi?.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> Gemi su almıya başlamış, tahlisiye filikaları küreksiz, kalafatsız ve dümeni kopmuş, canyelekleri dandik!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Demedi deme sözcü, sözcünün söyletenleri!… </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Demedi demeyin!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bu iş böyle gitmez… Darbeci-heybeci değil, (Haçlı Seferci) şeytanlara, akıl ve îmân, ferâset ve zekâvet zaaflarınızla, <strong>&#8220;ELLERİNİZİN KAZANDIĞI GÜNAHLARINIZLA&#8221;</strong> zemin ve fırsâd verib de, sonra da sûret-i hakkdan görünürseniz, sizlerin cürüm ve ihânetiniz onların önüne geçecekdir, bunu da unutmayınız!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> Siz inanmasanız da, Allâh’ın Kitâbı ne demişse, hakk ve hakîkât ancak odur, O ne demişse ancak o olur! Aksini yapanların tamâmı da çarpılmış, sürünmüş, taşlaşmış, helâk olmuş, ıstırabla kıvranmış ki, bunları târih bile apaçık yazıyor! Bir eksiksiz hem de…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>İnanırsanız, nefsinizi, (ilâhınız) yapamayacaksınız! Bunun içün inanmamakda, redd ve inkâr etmekde iblisden daha beter ve daha çukurdasınız!. Çünki o inanıyordu, sâdece gurûr denen necâsetden kurtulamadı ve piç mantıkla (fâsid kıyasla) <strong>“Ben ateşdenim, Âdem toprakdan, ateş toprakdan üstün, öyleyse ben ona secde etmem” </strong>ilkesi, ülküsü, tilkisi ve türküsü peşine düşdü! <strong>&#8220;Yaradan Âdem&#8217;e secde et diye emretdi, ben de emrin olur secde edeyim&#8221;</strong> diyemedi ve racîm, merdûd ve matrûd oldu!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>İblis’den daha beter olub, <strong>&#8220;senin emirlerine göre bu asırda yaşanmaz&#8221;</strong> diyenler, artık nasıl ve hangi cins matrûd, merdûd ve racîm olur, bunu da elbetde onlar düşünecek!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Eden kendine, yine kendine… Ancak, son pişmanlık fâide vermez, demedi demeyin!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Boyunuzun ölçüsünü aldığınız gün bunları hatırlayın, hatırlayın ammâ, o zaman bunun size bir fâidesi olmıyacağını da sakın aklınızdan çıkarmayın!. </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Köy Enstitülerinin temelinde hangi ateist-kamalist-layık ve anti islâmî felsefe var idiyse, bugünün Âile yıkan, LGBT kavmi olarak <strong>“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” </strong>dayatmaları; ve mezheb ve din deyemeyişi şimdilik günümüzde <strong>&#8220;MEZHEBÇİLİK&#8221;</strong> maskesi ile piyasaya süren global çete taktikaları arkasında da aynı iblis felsefeleri var olub, <strong>“dış servisler”</strong> yatmaktadır!..</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Unutulmasın!</em></span></p>
<p style="text-align: right;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>(Mâba’di var)</u></em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">İntişârı: 06.05.2020 / 07:02:02</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> </em></span></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%284%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%284%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%284%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%284%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%284%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%284%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%284%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%284%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%284%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%284%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%284%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%284%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%284%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%284%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%284%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&#038;title=%284%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/4-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html" data-a2a-title="(4) Zıyâ Selçuk, Köy Enstitüleri Ve Akp Chp’lileşirken…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/4-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html">(4) Zıyâ Selçuk, Köy Enstitüleri Ve Akp Chp’lileşirken…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/4-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(3) Zıyâ Selçuk, Köy Enstitüleri Ve Akp Chp’lileşirken…</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/3-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/3-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 May 2020 06:01:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[BM]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[Köy Enstitüleri]]></category>
		<category><![CDATA[UNESCO]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya Selçuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=11604</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir evvelki makalemizde oldukça mühim YENİ ilâveler yapdık. Çünki, Köy Enstitülere Bşk. olacak Prof. Kemal, 1997’yi yani Hasan Âli Yücel gibi bu milletin </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/3-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html">(3) Zıyâ Selçuk, Köy Enstitüleri Ve Akp Chp’lileşirken…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>ZIYÂ SELÇUK, KÖY ENSTİTÜLERİ VE AKP CHP’LİLEŞİRKEN…</u></em></strong></span></h1>
<h1 style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>(3)</u></em></strong></span></h1>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000; font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ (Dağıstânî)</u></em></strong></span></p>
<p><span style="color: #ffffff; font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>.</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>AKP MAARİF VEKÎLİ ZIYÂ, “KAMALİZMANIN YILMAZ NEFERİ” Mİ?</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bir evvelki makalemizde oldukça mühim YENİ ilâveler yapdık. Çünki, Köy Enstitülere Bşk. olacak Prof. Kemal, 1997’yi yani Hasan Âli Yücel gibi bu milletin kıymetlerine ve târihine yabânî bir adamın doğumundan tam 100 sene sonrasını, <strong>“Hasan Âli Yılı”</strong> î’lân etdi diye Yahudi güdümündeki <strong>UNESCO’yu</strong> pek gözünde büyütmüş! Biz de, bu Yahudi güdümündeki şeytan yuvasının kâriîn-i kirâmımız tarafından biraz da olsa, BM ve Siyonist protokolları ile birlikde daha iyi bilinmesini istedik. Bunun içün ilâveler yapmak kaçınılmaz oldu.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>BM denilen yerin (Yahudi tarafından kurulduğunu) ve bugün coronavirüs sebebiyle adından sıkça bahsedilen <strong>“Dünya Sağlık Örgütü”</strong> denilen yerin de, aynen UNESCO gibi Yahudi siyonizması güdümünde ve sürümünde bulunduğunu, nazardan ırağ eylememelerini dostlarımıza hassaten hatırlatırız…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> Bu hatırlatmadan sonra sadede geçelim…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>AKP muktedirsiz  iktidârının, 83 milyonluk Türkiya maarifini ellerine teslîm etdiği, CHP ve Köy Enstitüleri hasretlisi Zıyâ, bir-iki hafta evvel (17/Nisan 2020’de) atdığı twitteri ile, ma’lûm, mes’ele oldu… İki sene evvel, bakanlığa gelişinden birkaç ay sonra da <strong>“Köy Enstitüleri”</strong> içün, AKP Başıbağlı madamlarından A. Böhürler ile de bir röportaj yapıb hasretini dile getirmiş; ve AKP güdücüleri de bunlara susarak te’yîd ve tasdîk vermişlerdi!… Bir-iki hafta evvelki ma’lûm ve ma’hûd twitteri hakkında da, neşriyât mihrâkları, onun lehinde, bazıları aleyhinde tenkidlerde bulundu. Haksöz Haber’den de şu satırları okuduk:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Danıştay 8. Dairesinin öğrenci andını kaldıran yönetmeliği iptal etmesi sürecinde belirgin hale gelen ve bugüne kadar da gerek resmî ideolojiyi tahkim eden idarî tasarruflarıyla, gerekse de bu konuda kamuoyu önündeki tavır ve tutumlarıyla,<u> Kemalizm’in yılmaz bir neferi olduğunu hep gösterdi. Zaten bu durum sebebiyle göreve geldiğinden itibaren Kemalist çevreler tarafından takdir gördü, görmeye devam ediyor.</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Kemalistlerin Ziya Selçuk’u takdir etmesi Bakan beyin hem kimliği hem de bugüne kadarki icraatları sebebiyle gayet anlaşılır bir durum. Ancak resmi ideolojinin muhafızlığına soyunan Selçuk’un, üstelik bugüne kadar gösterişli ama içi boş konuşmaları dışında kayda değer hiçbir olumlu icraatına şahit olamadığımız halde, <u>hâlâ daha iktidar çevrelerinde hatta İslamcılar arasında bile beğeniliyor olmasına ne demeli!</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>Tek parti döneminde Kemalizm’in İslâm düşmanlığını köylere kadar taşımasının bir aracı işlevi gören köy enstitülerini öven, kurucularına rahmet okuyan Bakan Selçuk da iktidarı destekleyen kitlelerin hassasiyetini yansıtan bu açıklamalarıyla, kendisini beğenen iktidar çevrelerinin güvenini hiç boşa çıkarmıyor!</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>AKP, ZIYÂ’NIN ARKASINDA VE FELSEFESİNDE Kİ, ONU ORADA TUTUYOR!</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Zıyâ’nın bu kabil söz ve davranışlarından, <strong>&#8220;iktidâr çevresinden&#8221;</strong> olub da memnun olacak ve onu <strong>“beğenecek”</strong> ve sırım sırım sırıtacak acebâ kim olabilir?</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>En başta da, Zıyâ’nın <strong>“Köy Enstitüsü aşkından”</strong> ve onu mâhût çevrelerin (övgü ve sevgisinden) pek ziyâde memnûn olan; ve <strong>“Lâyıklık Türkiye’nin nükleer enerjisidir”</strong> diyen, meselâ Sara-yı Şâhâne sözcüsü ve süper layık <strong>Ö. Çelik</strong> olamaz mı?. </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Daha evvelki gün (28/Nisan/2020) târihinde yapdığı basın toplantısında Saray SÖZCÜSÜ şunları dedi:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Laik devlet bir barış projesidir. Ve biz parti olarak laik devlet projesini desteklediğimizi her zaman söylüyoruz.”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Beştepe Sarayında mukîm, devlet ve hökûmât-ı Tayyibât  Raizi zatın da, bu projenin misyoneri derecesinde <strong>“destekçisi”</strong> olduğu, şimâlî Afrika memleketlerinden Tunus, Libya ve Mısır’a yapdığı ziyâretinde <strong>“laik anayasa ve projeye geçmelerini”</strong> harâretle tavsiye etdiği, bütün dünyânın da ma’lûmudur!. Ö. Çelik nâm saray sözcüsünün <strong>“Laik devlet bir projedir”</strong> şeklindeki i’tirâfı, bir diğer cihetden de cidden takdîre şâyân görülebilir. Doğrudur, bu, 1923 Lozan’ındaki en baş ve en mühim bir İngiliz projesidir… Çünki İngilizler, <strong>“dünyâda en büyük baş belâsı”</strong> ve insanları sömürmelerinin en büyük mâniası olarak Osmanlı Türkleri elindeki İslâmiyyeti ve onun devlete-hükûmete-ete-kemiğe bürünmüş şekli olan <strong><u>HILÂFET-İ MUAZZAMA-YI OSMÂNİYYE’Yİ</u></strong> görüyorlar ve onu yıkmak içün binbir desîse ve fırıldak çeviriyorlardı.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>İngiliz emperiyalizması, Çelik’in de ağzına pelesenk ederek  <strong>“Barış projesi”</strong> dediği <strong>“laiklikle”</strong>, yani <strong>“Dîni, husûsan İslâmiyyet’i, devletden tard ederek ve İslâmiyyet’i, artık tatbîki mümkin olamıyan bir hurâfeler çıkını göstererek”</strong> dünyâyı ele geçirmişdir… Çünki en kuvvetli ve huzurlu devlet şeklinin, târîhin apaçık şehadetiyle de sâbitdir ki, Allâh’ın irâde ve hâkimiyetine dayanan devlet ve hükûmet şekli olduğunu, İngiliz kafası çok iyi bilmektedir…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> Bunun içündür ki, bir yandan dünyâyı bu layıklık-sekülarizm çukuruna düşürürken, diğer yandan da İngilizin kendisi, bunun tam tersini yapmaktadır!. (Laikliği ve cumhûriyeti) semtine bile uğratmaz ve tam bir (teokratik devlet) olarak ve an’anelerine sımsıkı sarılarak hayâtına  devâm eder, üstelik Kraliçeleri de, resmî mezhebleri bulunan ANGLİKAN KİLİSESİNİN BAŞI, REÎSESİ olarak dünyâya tepeden bakar!… Nice <strong>“orta şark”</strong> dediği yerlerin hacı cumbaşları da gider, onun önünde diz ve bel kırıb madamın elinden nişanlar, masonik iltifatlar devşirir ve bunlar onların en kutlu ve putlu hâtıraları olur!</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>ÇELİĞE GÖRE DE LAİKLİK BİR PROJE OLUB BU İ’TİRÂFI DOĞRUDUR, EVET BİR İNGİLİZ PROJESİDİR!</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Çelik’in, <strong>“İngilizin bu barış projesi”</strong> dediğini <strong>“laiklikle yürütdüklerini”</strong> <u>i’tirâf</u> etmesi, cidden onun müsbet hânesine yazılası bir puan sayılmalıdır!. Ancak, İngiliz, muârızlarını <strong>“laik cumhuriyet”</strong> aşısıyla uyuturken, kendisi <strong>“Teokratik Krallık”</strong> ile kuvvetini ve dünyâ üzerindeki hâkimiyyet ve otoritesini, diğerlerini eze eze, uyuta uyuta, onları kendi kendisine düşman ede ede ve süründüre süründüre sürdürür… O dâimâ fâil, diğerleri ise altda kalacak olan mef’ûllerdir!!!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Hatta pek çok devletin sloganlarını, felsefesini, ilkelerini ve ülkülerini, heykel ve putlarını bile İngiliz ta’yîn, tesbît ve teşkîl ederek onların önüne o koyar!. <strong>“Allâh derseniz deyin, bu lâfda kalacak; ama heykellere tapınmalarınız fiilî ve hakîkî olacak!”</strong> der; ve devletleri, bu ilkelere tapacak ve onlara karşı kıpırdayamayacak şekilde mahkûm eder!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>CHP ve AKP’nin, İslâmiyyet’in lâzım-ı gayr-ı mufârıkı veya <strong>“Zarûrât-ı Dîniyyesi=Olmazsa olmazı olan HILÂFETE”</strong> bakışı esasda aynıdır. Ancak usûl ve tarz farklılığı vardır…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>1923’den i’tibâren CHP, İngiliz usûlü ile bakmış, 1938’den sonra Moskof’un usûlü ve Köy Enstitüleri tatbîki (pratiği) gibi şeylerle  bunu yani islâmsızlığı yürütmüşdür…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>İslâmsızlığı devâm etdirmede Bayar-Menderes iktidârı ise, usûl ve tarz olarak ABD çizgisine geçmişdir…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Darbeler ile bu, karma olarak yürütülmüş, Özal ABD, Erbakan Alman usûl ve tarzını benimsemişdir!. </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Nişanlara garkolan bilhassa Kayserili Hacı Abduş ve sonra da Raiz ise, İngiliz usûl ve tarzına geçmeyi tercîh etmişlerdir. Saray Sözcüsü Çelik ise, bunu açıkça beyân edib dünyâya duyuran bir dellâl gibi işe yaramakda bulunuyor! </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Lâkin İslâmiyyet’in olmazsa olmazı ve kat’î zarûretlerinin en başında gelen HILÂFET’E bakış, CHP, AKP ve sair bütün partilerde esasda aynı, usûlde (metodda) ve tarzda farklılık ortaya koymaktadır. Bu nokta ihmâl edilirse, Türk politikacılarının İslâmiyyet’i ve onun olmazsa olmazı olan HILÂFETE bakışlarını tam göremeyiz! Onların laikliğe, cumhuriyet ve dembokrasiye, köy enstitülerine, Alevîliğe, kadın nâmus ve iffetine, âile telâkkisine, <strong>“eşcinselliğe” </strong> ve sâir mes’elelere bakışlarını da sıhhatlice görmek ve ta’kîb etmek aslâ mümkin olamaz…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bunun içündür ki, Köy Enstitüleri mevzuunda artık CHP ile AKP arasında bir farkın kalmayışı, beyan etdiğimiz temeldeki ayniyyeti isbât etmektedir… </em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>DÜNYÂ VİRÜS DERDİNDE, PARTİ-PIRTILAR “ALEVÎLİĞİ NASIL KULLANALIM” DERDİNDE !</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Geçdiğimiz hafta Zimamoğlu’nun 4 din temsilcisi ile verdiği mesajında, alevîliğin, diğer üç din gibi müstakil bir din olarak ortaya atılışı da, kendi partisi olan CHP ile AKP’nin temelde aynı, fakat alevîliğin, politikada kullanılış usûl ve tarzında FARKLI OLDUKLARINI gösteriyor!.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Alevîliğin, İslâmiyyet’in temel 4 delîlini tanımadığı ve şamanizm, hinduizm, yehudiyyet, nasrâniyyet ve İslâmiyyet’den bazı kırıntı ve ritüeller alarak bunların haltedilmesi (karıştırılması) ile ortaya çıkan ve en çok da İslâmiyyet’in edille-i erbaasına (Şer’-i Şerîfe) muârız, nev&#8217;i şahsına münhasır bir din olduğu, İslâm akâidi noktasından aslâ inkâr edilemez&#8230; Îmân ve İslâm&#8217;ın şartları, helal-haram-sünnet ve mubahların neler olduğu, dinin kaynakları, ibâdât ve ibâdethâne telâkkîleri gibi pek mühim mes&#8217;ele ve asıllarda, kadın-erkek münâsebetleri ve âile teşkîli mevzû&#8217;larında, Alevîlikle Müslümanlık arasında diğer dinlerle olan farklardan daha az fark bulunmamaktadır.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Alevîliğin, tedvîn ve disipline edilmiş bir (Religion) olduğu xkabûl edilmese de, (dedelerinin) sazlı-sözlü efsâne ve hamâset hikâyelerine dayanan bir inanç sistemi olduğu bedâhaten ortadadır!. <strong>“İ’tikâd, ibâdât, ahlâkiyât ve tasavvuf, muâmelât, münâkehâ, ukûbât”</strong> gibi İslâmiyyet’in ana temelleri başda olarak bütün noktalarıyla ondan farklıdır… Müslümanlığını ve ibâdethânesini nazarî ve amelî planda aslâ ortaya koyamayan alevîliği, İslâm’ın içinde göstermek, aklın ve naklin kat’iyyen kabûlü <strong>dışında</strong> kalır; ve ancak bu, politika denilen sihirbazlık ve cambazlığın <strong>içinde</strong> bir keyfiyet olarak kabûl edilebilir!.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>CHP ve AKP, alevîleri kendi tarafında göstermenin politik menfaatı ve <strong>“getirisi-götürüsü”</strong> hesâbı içindedir!. Politikacıların, Müslümanlığa (EHL-İ SÜNNET’e) bakışı da, aslâ İslâm’ın edille-i erbaası noktasından bir bakış değil, kat’iyyen layık cumbokratik ve rejim zâviyesinden ve politik vurgunların iktizâsı noktasından bir el atış ve bakışdır… DİB de bunun içün kurulmuş, tampon ve EMNİYET sibobu ve sigortası olarak kullanılan, tamâmen politik bir devlet vâhidi (birimi)dir…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>AKP, ehlîleştirilmiş, asliyeti tamâmen gitmiş, DİB güdümünde îcâd edilmiş bir <strong>“Müslümanlığın Hâmisi”</strong> rolünü oynarken, 83 milyonun ne kadar ekseriyetini <strong>“Müslüman”</strong> gösterebilirse, bunu, iktidârının o kadar (kuvvet ve sağlama dayandığı) iddiası içün kullanabilecekdir!… Hatta, mezhebsiz, selefi, vehhabî, mu’tezilî, şii, ve binbir çeşit adı <strong>“Müslüman”</strong> kendisi (tam gayr-i müslim) kim ve ne varsa, bütün bunları <strong>“Müslüman”</strong> ve kendisini de bunların mümessil ve hâmîsi gösterdiği takdirde ayakda kalacağı politikasına dayanmakta, buna ümid bağlamakda ve buna kendisini ve tabanını da inandırma rolüyle yaşamaktadır!. Bunun içün de bazı troller, <strong>&#8220;Ümmetin Lideri&#8221;</strong> gibi kuru sıkı atmakta ve hatta 2023&#8217;de <strong>&#8220;Hılâfetini&#8221;</strong> i&#8217;lân edeceğine inanmış saf ve saftirik, anomolik tiplere hattâ dâîlere bile rastlamak son aylarda hız kazandı!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>CHP ise, Zimamoğlu ve sâiresiyle tam tersine oynayıb, içdeki 20-25 milyon alevîyi Müslüman değil  de ayrı dinden göstererek, AKP’nin kendisine taban yapmak istediği bu avı, ona yedirmemek, ondan uzak tutmak taktikasıyla politika uydurmaktadır… Kendi zaafları sebebiyle, İstanbul’u Zimamoğlu’na ve sâir büyük şehirleri   CHP’ye kaptıran AKP, içden içe kâreler bağlayıb istikbâli içün büyük endişeler taşımaktadır!.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Halkın kadîm ve köklü, îmânî, amelî ve ahlâkî temelleri 18 yıldır sulandırıldıkça, halk da artık tamâmen yozlaşmış kıymetlerin peşine takılmakda ve bu, AKP’nin sonunu hazırlamaktadır… İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı ucûbe kânunlar, KADEM, Morcadı, LGBT azgınlıkları ile, âile ve ahlâk görülmemiş derecede yara almış, nerede ise homo-lezo ve pezo <strong>&#8220;kültür ve küfür değerleri yerli ve millî ahlâk&#8221;</strong> sayılmıya doğru bir istihâle (çevriliş)in eşiğine gelinmişdir. 1100 yıllık Müslüman Oğuz âile ve nâmus yapısı ve halkın birleştirici şer&#8217;î kıymetleri çürütülmeye başlanmışdır…</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>HANGİ PARTİ GİZLİ SERVİSLERİN DIŞINDA? VE DÖRT HAKK DİN SAFSATASI…</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bunun içün Havuz medyasındaki troll kalemler, Mekeç’i ve bilmem ne skecine ve nesine kadar, bu 4 dinli Zimamoğlu fotoğrafı karşısında küplere binerken, (Saray Sözcüsü süper layık Çelik) de, bunu, politikalarının omurgadan yara alması olarak görüyor!. Ve, (alevîlerin Müslümanlığı) mevzuu karşısında işi iyice politize ederek abartmakda; ve hasımları olan (yalan ve darbe cebhesine) vurmak içün, onları <strong>“Avrupa Gizli Servislerinin Piyonları”</strong> olarak aynı taktikalarla karalamak cihetine gitmektedir!. Halbuki bütün partiler, dembokrasi dünyâsının şûbeleri olmak hasebiyle, beynelmilel servislere (muhâfazakâr-sosyalist ve libaral) üç i’tikâdî dembokrasi mezhebiyle sımsıkı bağlıdır!. </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Saray Sözcüsü Çelik’in (28/nisan/2020’deki), <strong>“saraylı komplo teorisi”</strong> de denilebilecek beyanları şöyledir:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Etrafımız mezhebçilikden çok çekerken, biz son derece hassasız. Alevîliği İslâm’dan ayrı bir din olarak göstermenin, Avrupa’da bazı yabancı servisler tarafından yapılan bir politika olduğunu biliyoruz. Bu, bir takım gizli servislerin yürütdüğü bir politikadır.”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Zimamoğlu ve CHP’nin, İslâmiyyet’e bir asırlık son derece menfî bakışları bellidir. AKP ise, bunun karşısında <strong>“Müsbet bakış”</strong> cebhesi gibi görünerek, parsa toplamanın peşinde bulunuyor! Ancak, buna mâni’ olan her çıkış, onları fevkal’âde rahatsız etdiği içün, bu 4 dinli resmin mûcidi Zimamoğlu da, bununla, AKP güdücülerinin önünü kesmeye çalışıyor; ve bu da, AKP’nin menfaat kaybıyla zıplamasına sebeb oluyor!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Üç dînin yanında Alevîliği de, Zimamoğlu’nun 4. Bir din olarak tesbît ve resm edişi, bu 4 dîni <strong>“Hakk din olarak”</strong> göstermek isteyişi şeklinde de yorumlanabiliyor!… Eğer Mekeç kabilinden troll takımları bunu kastederek, <strong>“Bakın, CHP, Zimamoğlu’nun ağzıyla 4 Hakk Dîn vardır gibi bir halt ediyor!”</strong> demek istiyorsa, bu bâtıl iddia 2002’den beri piyasada zâten mevcûd bir mal ve mavaldır!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>O târihde Of’da yapdığı bir konuşmada <strong>“Raiz Büyükleri”</strong> de aynı bâtıl iddiada bulunub <strong>“4 hakk dîn vardır”</strong> dememiş miydi?..</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Dolayısıyla bu kabil aynı hılâf-ı hakikat şeyler, <strong>“Benim adamım söylerse doğrudur, senin adamın söylerse yanlışdır!”</strong> kataküllileri ile pazarlanırsa, bu, işte bugünün medya denen şeytanının ve politikasının seviyesini gösteren bir manzara ortaya çıkarır!.</em></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> </em></span></p>
<p style="text-align: right;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>(Mâba’di var)</u></em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> İntişârı: 01.05.2020 / 08:56:50 (tt)</em></span></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%283%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%283%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%283%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%283%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%283%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%283%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%283%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%283%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%283%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%283%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%283%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%283%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%283%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%283%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%283%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&#038;title=%283%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/3-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html" data-a2a-title="(3) Zıyâ Selçuk, Köy Enstitüleri Ve Akp Chp’lileşirken…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/3-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html">(3) Zıyâ Selçuk, Köy Enstitüleri Ve Akp Chp’lileşirken…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/3-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(2) Zıyâ Selçuk, Köy Enstitüleri Ve Akp Chp’lileşirken…</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/2-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/2-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2020 06:48:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[AKP CHP'leşiyor]]></category>
		<category><![CDATA[Köy Enstitüleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya Selçuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=11547</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün Köy Enstitüleri başkanı olan ve 1940’ların kafasını hâlâ yaşatmıya çalışan Prof. Kemal Kocabaş’ın, bu “Sovyet kolhoz ve sovhoz” fidelikleri aşkıyla yanışı, </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/2-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html">(2) Zıyâ Selçuk, Köy Enstitüleri Ve Akp Chp’lileşirken…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>ZIYÂ SELÇUK, KÖY ENSTİTÜLERİ VE AKP CHP’LİLEŞİRKEN…</u></em></strong></span></h1>
<h1 style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>(2)</u></em></strong></span></h1>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000; font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ (Dağıstânî)</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ffffff; font-family: georgia, palatino, serif;">.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>ENSTİTÜ DENEN PROJENİN GÜZELLEMESİNDE, BAŞKANLARININ İ’TİRAFLARI…</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bugün Köy Enstitüleri başkanı olan ve 1940’ların sovyet kafasını hâlâ yaşatmıya çalışan Prof. Kemal Kocabaş’ın, bu <strong>“Sovyet kolhoz ve sovhoz”</strong> fidelikleri aşkıyla yanışı, onun şu satırları ile devam ediyor:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Köy Enstitülerini Hasan Âli Yücel kurdu. UNESCO 1997’de doğumunun 100. Yılında, Dünyâ, Hasan Ali Yücel yılı ilân etti.”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>UNESCO, Hasan Âli gibi dînî-yerli hiçbir değer taşımıyan adamın 1897&#8217;deki doğumunu yüz yıl sonra bilmem ne yılı îlân edince, onun çok büyük bir mahlûk olduğu zehâbındalar! Tesellî buldukları şeylere bakılırsa, bunların bu kadar kof adamlar olduğu hemen anlaşılacakdır. UNESCO, Anadolu milletinin bir ferdi olsaydı, Hasan Âli&#8217;yi üç paralık sâhiblenir ve reklâmını yapar mıydı?. Buradan da anlaşılıyor ki Hasan Âli zihniyeti gibi sovyet-ateist kafası, kendi kafalarıdır, bunun içün de UNESCO tarafından  takdîr görmektedir!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Gûyâ UNESCO vasıtasıyla Hasan Âli Yücel nâm enstitü kurucusu, doğumunun 100. yılında UNESCO’nun o yılı <strong>“H.A.Yücel yılı”</strong> ilân etmesiyle, adamın (büyüklüğünü) öne çıkarmış olacaklar!  Adamın milleti yok, içinden çıkdığı millet onu takdîr etmemiş, reddetmiş, unutmuş, ademe mahkûm etmişse, UNESCO gibi Müslüman Türk milletine düşman yahudi teşekkülleri bu kabil adamları cilâlayıb vitrine koysa ne yazar? Halbuki UNESCO bir insanı övüyorsa, o, mutlaka milletine hâin, yahudi parmaklarındaki global çetelerin emrinde bir piyondur.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>AKP, Köy Enstitüsü kafası taşıyan Zıyâ&#8217;yı maarifin başına getirdiğine göre, CHP istikâmetini kendisine kıble yapmış demekdir. AKP&#8217;yi anlamak içün Zıyâ&#8217;yı iyi tahlîl etmek îcâbeder. Zıyâ&#8217;yı anlamak içün de onun <strong>&#8220;Özgünlüklü ve pedagojikli, kurucularına rahmetli-minnetli&#8230;&#8221;</strong> övgülerine mazhar olan Köy Enstitülerini&#8230; Buraları anlamak içün ise, Şefokrasinin 1940&#8217;daki maarif vekîli Hasan Âli Yücel&#8217;i bilmek, bunun içün de ona sâhib çıkan MB&#8217;lerin Yahidi güdümündeki UNESCO denilen teşekkülünü masaya oturmak şartdır. Aksi halde, Global şeytanların elinde piyon olanları anlamak aslâ mümkin olamıyacakdır. Bunun içündür ki, UNESCO denilen yahudi güdümündeki teşekkülü bazı teferruatına kadar ele almak îcâbedecekdir.</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline; font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong><span style="font-size: 20px;">UNESCO YAHUDİ GÜDÜMÜNDE BİR TEŞEKKÜLDÜR.</span></strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> UNESCO, Birleşmiş Milletlerin <strong>“Tahsil, ilim ve kültür teşkîlâtıdır”</strong> ve diğer MB teşkîlâtları gibi yahudi kontrolundadır. BM denilen yerin de yahudiler tarafından <strong>&#8220;Dünyâ Devletine&#8221;</strong> giden siyonist bir yapı olarak kurulduğu ve bayrağının da İsrail bayrağı gibi <strong>(mavi-beyaz)</strong> olduğu bütün dünyânın ma&#8217;lûmudur.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Louis Marschalko, <strong>&#8220;Yahudi&#8221;</strong> adlı eserinde (1976, s. 272) şu çarpıcı ma’lûmâtı verir:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“BM’lerin en ehemmiyetli dâiresi UNESCO, (Birleşmiş Miletler ta’lîm-Terbiye, fen ve kültür teşkîlâtı)dır. Tamâmen yahudilerin kontrolu altındadır. UNESCO bütün dünyâ gençliğinin tahsîlini kontrol ve idâre etmek istemektedir. Zâten bu da yahudi protokollarındaki talimatlardan biridir.&#8221;</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Meşhûr Yahudi veya siyonist protokolları, yahudinin, <strong>&#8220;Dünyâ Devleti İdealini&#8221;</strong> tahakkuk etdirmek üzere 1897&#8217;de kaleme alınmış ve insanlığın nasıl köleleştirileceğinin usûllerini tesbit eden; ve tanınmış siyonist lider<strong> Dr. Theodor Herzl</strong> riyâsetinde İsviçre&#8217;nin <strong>Basel</strong> şehrinde toplanan o çok meşhur Kongrenin tesbit etdiği kararlardır. Dikkat edilirse bu kongre 1897 yılında toplanmış olub, Köy Enstitülerinin kurucusu ve Sovyet-Yahudi âşıklarının baştâcı Hasan Âli Yücel&#8217;in doğduğu yıldır&#8230;  UNESCO denilen teşkîlât ise, tam 100 sene sonra 1997&#8217;de, (H.Âli&#8217;nin) doğum gününü bayraklaştırmış gibi yaparken, aslında Basel Siyonist Kongresinin 100. yılını (kutlamayı) ruznâmeye getirmiş olmakda ve Sovyet-Yahudi dünyâsı ile Türk dünyâsındaki yoldaşlara, Hasan Âli&#8217;nin doğumunu vesîle ederek Basel Siyonist Kongresini ulaştırmaktadır!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Anadolu insanı AKP&#8217;ye, AKP ise maarifi üzerinden Zıyâ&#8217;ya, Zıya ise Köy Enstitüleri reklâm ve hatırâsı ile bugünki enstitü derneğine bağlanırsa; bu, Hasan Âli Yücel&#8217;e, Yücel, doğum günü ile UNESCO&#8217;ya 1897&#8217;ye bağlamakda, bu 1897 ise Basel Siyonist Kongresine, bu kongre siyon protokollerine, protokoller <strong>&#8220;Yahudi Dünyâ Devleti İdealine&#8221;</strong> 9-10 kademe veya basamakla bağlanmakdadır&#8230; Bugünün maarifi ile onun âmirleri, işte bu zincir halkaları üzerinden kimlere,  nerelere ve hangi zihniyetlere bağlanmaktadır,  bu, dehşet ve hayret veren bir manzaradır&#8230; </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Nihâî noktada Anadolumuzun bağlandığı, bağlanıb çengeline takıldığı yer neresiymiş, bunu kimler görecekdir; ve bunlar gibi nicelerini, <strong>&#8220;yerli ve millî&#8221; </strong> maskeleriyle kimler saklayıb örtebilmektedir?. </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bu, 20-25 noktadan sâdece maarif noktası&#8230; <strong>&#8220;Bağımsız, kurtulmuş, çağdaş, medenî, ileri, hür ve yeni, büyük dünyâ devleti Türkiya&#8221; </strong> demeler kolaydır da, bunları olabilmek acebâ binde kaç mümkin olabilmektedir?. Feto-Nato tekerlemeleri aceba 1963&#8217;lerden itibâren 53 yıl, BM&#8217;lerin, onun  UNESCO&#8217;sunun dışında sâdece tekerleme ve şekerleme olarak mı yürütülmüşdür?..</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>UNESCO&#8217;nun nasıl çalışdığı ve kimleri nasıl ön plana çıkararak hangi hedefler içün çalışdığı, şimdi anlaşıldı mı acebâ?. Bu pek kolay anlaşılmasa da, biz demek istediklerimizi yazdıkdan sonra nasîbi olanların kimisi ağzı birbuçuk karış açık kalarak, kimisi de şaşkınlıkdan kaşınarak birşeyler anlıyacakdır!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>&#8220;Yerli ve millî&#8221;</strong> AKP hökûmat-ı Tayyibesine işbaşı yapdıran Sara-yı Hümâyûn veya hâzirûn-ı kirâm, TÜRK Maarifinin başına geçirtdiği  ve on milyonlarca Anadolu çocuğunu irâde ve ellerine teslîm etdiği Zıyâ&#8217;dan, onun zihniyetinden ve istikâmetinden emîn değil ve bu verdiğimiz ma&#8217;lûmâtdan habersiz, öyle mi?.. Möhderem Âmirleri de bîhaber, ammâ sâdece biz haberdârız öyle mi, vah vah?!..</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline; font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><span style="font-size: 16px;">ASIL MÜESSİR OLAN UNESCO, SAF VE SALAK AYIRMADAN KENDİSİNİ ENSTİTÜLER ÜZERİNDEN DE GÜZEL YÜRÜTÜR!</span></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Ulus, Millet bakıyesi olsa da, onu, çok kolay ve rahat uyutacağını zannedenler, Protokol 5&#8217;in bir cümlesini aynı kitabdan şöyle okuyabilirler: </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>“Yahudi olmıyan cemaatlerin tahsillerini o şekilde kontrol etmeliyiz ki, zekâlarını kullanacakları bir anda, ümidsiz bir kısırlıkla ellerini başlarına koysunlar.”</strong></em></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Louis Marchalco devam ediyor:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>&#8220;Böylece UNESCO, protokollerinin yazarları tarafından kurulmuş öncü bir müessesedir. Bu müessesenin esas olarak gâyesi, istenilen bir anda dünyâ gençliğine dinsiz dünyâ işleri yaptırmak ve içlerinden vatana sadâkati ve millî an’aneleri çıkartmak idi. Protokol 5’de: “Bugünki idâreciler yerine “Süper Hükûmet” denilen yeni bir sistem kuracağız” diye  de bir kehânet ortaya atılmışdır. “Kolları kerpeten gibi her tarafa uzayabilecek ve teşkîlâtı o kadar büyük olacakdır ki, dünyânın bütün milletlerini içine almakda zorluk çekmiyecekdir. Birleşmiş Milletler Teşkîlâtında, Batılı demokrat, Doğulu Sovyet Yahudisi, NewYork hahamı, ve Sovyet Nâzırı bugün tam bir iş birliği hâlinde yanyana oturmaktadırlar. Yahudi olmıyan milletlerin ASKERLERİ biribirlerinin kanına girerlerken, Birleşmiş Milletler Teşkîlâtının içinde bile bir harb sürdürülmektedir.&#8221;</strong> <span style="font-size: 12px;">(s. 272/273)</span></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>&#8220;(Protokol VII)&#8217;den: “Ulaşmamız gereken netîce, dünyânın bütün devletlerinde bizim menfaatımız içün çalışacak birkaç milyoner, polis ve askerin bulunmasıdır.&#8221;</strong> </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>&#8220;Bu gâyeye Sovyetler Birliğinde tamâmen ulaşılmışdır. Ve diğer Demirperde ülkelerinde de elde edilmek üzeredir. Dünyâ Yahudi krallığı Bolşevism (Komünizm) kılığında şekillenmişdir. Bu sistem içinde köleleşmiş kitlelerden ve Sovyet komiserlerinden başka hiçbir şey yokdur.&#8221;</em></strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline; font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><span style="font-size: 20px;">BUGÜN ÂİLENİN DİNAMİTLENMESİ NERELERE DAYANIYOR?</span></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>&#8220;Protokol X&#8217;dan: “Bu yoldan… Yahudi olmıyanlar arasında âilenin ehemmiyetini yok edecek ve ferdî düşüncenin tekâmülüne engel olacağız…” der….. Demirperde memleketlerinde Yahudi muallimler 13 yaşındaki çocuklara ilkâhı öğretmektedirler. Halk mekteblerinde 13 ilâ 15 yaşlarındaki kız ve oğlanlar beraber yatmaktadırlar.”</strong> <span style="font-size: 12px;">(s.275)</span>…… </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bizden: Türkiya&#8217;daki LGBT faaliyetleri, İst Sözleşmeleri, KADEH&#8217;çi ve Mortcadılı madam dernekleri, nafaka zulmü, 18 yaş altı evlenmeleri yasaklıyarak âileyi tıpanlamak, homo-lezo-pezoluğu savunmak içün ayağa kalkan barolar, v.s. ile, bu millet bakıyesi ulus, acebâ nasıl bir istikbâle sürüklenmek isteniyor; ve bunların protokollardan ayrı düşünülmesine imkân var mıdır?.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong> “Yahudi olmıyanlar alkollü içkilerle uyuşturulacakdır; ve gelecek nesilleri aptal olacakdır.” (Protokol I&#8217;den)….</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong> “Krallığımız kurulunca bizimkinden başka bir dîn olmamalıdır…” diye de Protokol XVI’da &#8220;Siyonun okumuş büyükleri”  yazmışlardır. Bugün Sovyetler Birliğinde dînî hürriyetden sâdece  yahudiler istifâde etmektedir.”</strong> <span style="font-size: 12px;">(s. 278)</span> </em></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>İktibâsımıza devâm ediyoruz:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>  <strong>&#8220;….Protokollerin yazarları yalınız şimdiki zamanı değil, istikbâli de düşünmüşlerdi. Ebedî, dünyâ kuvvetini emniyet altına almak istiyorlar ve bunun da, <span style="text-decoration: underline;">târihleri gençliğin aklından silmekle gerçekleşeceğine inanıyorlardı</span>…… <span style="text-decoration: underline;">Marxizm ve Leninizm de şöyle demektedir: “Geçen asırlarda bizim aleyhimize olan bütün TÂRÎHÎ HAKÎKATLARI insan zihninden çıkaracağız.</span> Husûsî mektebleri ve husûsî tahsîli kaldıracağız.”</strong> <span style="font-size: 12px;">(s.280)</span></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Köy Enstitüleri de <strong>&#8220;Târîhi Hakikatları insan zihninden çıkarmak içün kurulmuşdu&#8221;</strong> ve bu istikâmetde çalıştırılmışlardı!</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline; font-family: georgia, palatino, serif;"><span style="font-size: 20px;"><strong><em>LUİS MARSCHALKO &#8220;DEMOKRASİNİN YUDAOKRASİ (Yahudiokrasi) OLDUĞUNU GÖREMİYORSUNUZ&#8221; DİYOR!</em></strong></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Louis Marschalko devam ederek, sovyet-yahudi kuşatmasından bugün bile hâlâ kurtulamıyan maarifçiler ve dembokrasi zâkirleri içün şöyle yazıyor:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>&#8220;…… Yahudi dünyâ idâresi, her şeyi çürütüb toz ederek, burada mutlak şekilde  “Bolşevizim sûretinde” görünmektedir……. “Siz, hür (!) topraklarda yaşıyan ve yahudi liderler tarafından idâre edilen  Batılı insanlar! İstikbâl içün ne gibi plânlar yapıyorsunuz? <span style="text-decoration: underline;">DEMOKRASİNİZİN HAKÎKÎ BİR DEMOKRASİ DEĞİL DE, YUDAOKRASİ (yahudiokrasi) OLDUĞUNU GÖREMİYORSUNUZ?</span> Bu, doğuda tommy silâh, Batı&#8217;da altındır. Siz, Batılı insanlar! Terketdiğiniz doğulu hıristiyan kardeşlerinizin kaderinden kaçabileceğinizi mi zannediyorsunuz? <span style="text-decoration: underline;">Size daha iyi şeyler va’dedenler, belki de aslında protokollerin ağzından konuşuyorlardır: “Yahudi olmıyanlar bir koyun sürüsü ve biz de onların kurtlarıyız.”</span> </strong> (s.281)</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Yukarıdaki satırları,  yeryüzünde <strong>&#8220;demokrasi diye yudaokrasi&#8221;</strong> çukuruna düşürülmüş, ama bunu bir türlü göremiyen bütün kavimler iyi düşünmeli; ve başlarında <strong>&#8220;dembokrasi misyonerliği&#8221;</strong> yapan politikacıları iyi anlamıya çalışmalıdırlar&#8230; İşte ABD&#8217;nin, bugün olduğu gibi dün de kimin elinde olduğu:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>&#8220;….. Roosevelt, yahudilerin katledildiği gerekçesiyle Almanya ile siyâsî münâsebetlerini kesdiği zaman, ABD’nin o sıralarda “Yahudi Hükûmetinin” idâresi altında bulunduğu anlaşıldı.”</strong> (s.282) …..</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>1897 tarihinin, Köy enstitüsü propagandistleri dilindeki Hasan Âli Yücel&#8217;in doğum günü ve Basel Yahudi Kongresinin toplandığı ve siyon  protokollerinin yazıldığı bir târih olması i&#8217;tibâriyle, bunların gerçek ma&#8217;nâsının ne olduğunu göstermek; ve adı geçenlere bu<strong> &#8220;Kutsal günlerini&#8221;</strong> daha iyi öğretmek içün (!) bu satırları ve aşağıdakileri iktibâsdan yorulmıyacağız!.. AKP&#8217;li zirvelerle,  maarif vekîli yaparak 83 milyonluk Türkiya&#8217;nın 25 milyon gencini ellerine teslîm etdikleri Zıyâ da, bu satırları okumasalar bile, okuyanlardan haberdâr olmaları, bize kifâyet edecekdir! </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>&#8220;(Protokol XIII)&#8217;den: &#8220;Kitlelerin ne olacaklarını hissetmemeleri içün, onları eğlence, oyun ve ihtiraslarla oyalıyacağız…Kısa zamanda basın yardımı ile san’at ve her türlü spor yarışmaları yapacağız…” ….</em><em> “Kendi fikirlerini aksetdirmek kâbiliyyetini gitdikce kaybeden halk, bizim tonda konuşmıya başlıyacaklardır. Çünki biz, onlara yeni düşünce istikâmetleri vereceğiz… <span style="text-decoration: underline;">Tabii ki bize olan bağlılığı şübhe uyandırmıyacak şahıslar vasıtası ile .”</span></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Mübârek Cum&#8217;a ve Ramazan-ı Şerîf&#8217;den bir gün evvel, dünyânın virüs şokunu atlatamadığı bir günde, <strong>&#8220;sosyal mesâfe mavaldır&#8221;</strong> dercesine Anıtkabir merdivenlerinde istiflenib biribirlerine geçmeleri bile, delâletleri düşünüldüğünde tek kelimeyle hem gülünç ve hem de korkutucudur!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Yukarıdaki protokol satırlarını bugün biz, <strong>&#8220;Yahudi lobileri ve İng. Kraliyetinden ödüller&#8221;</strong> alan, (yerli ve millî) maskesi takarak dolaşan, âile yıkımını ve LBGT reklâm ve hınzırlıklarını koltuklarından rahatlıkla seyreden, İslâmiyyet&#8217;in sulandırılmasına sanki çanak tutan politikacı esnafına tatbîk edersek, üzerlerine tam oturduğunu hayretle göreceğizdir!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Marschalko devamla şöyle diyor:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>&#8220;Bunların hepsi oldu. Bugün basın, rodyo, filimler ve televizyonlar, dikkati, hayâtî, millî ve milletlerarası mes’elelerden uzağa çekmektedir.”</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bugün târîhi diziler bile, sâdece târîhi ve aslımızı bozmak, onları, bugünün hayat tarzını yaşayan  sıradan insanlarmış gibi zihinlere çakmak içün uydurulmaktadır! Târihdeki İslâm hanımlarının mahremiyyetini bile, bugünün, sokak havasını yaşıyan insanlarına yakın göstermek ve dembokrasi basitliği, yavanlığı, asâletsizliği ve hoyratlığı içinde  reklâm etmek içün.. Her şeye, <strong>&#8220;kurgu-burgu&#8221;</strong> delikleri açarak yaklaşmak içün.. İnsanların kuvve-i hayâliyyesi esir alınarak, onları zombileştirmek noktasından zihinlere el atmak; ve politikacılara yaranmak adına dünyâlı ve fakat fezâdan gelme bir insan nesli kopyalamak ve peydahlamak içün&#8230;</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline; font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong><span style="font-size: 20px;">KÖY ENSTİTÜLERİ, SİYONİST PROTOKOLLERİ DIŞINDA DÜŞÜNÜLEMEZ&#8230;</span></strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>&#8220;(Protokol XII)&#8217;den: “Bizim aleyhimize yazmak istiyenler olsa bile, bu yazıları neşretmiye arzulu kimse bulamıyacaklardır.” …….. &#8220;(Protokol IX)&#8217;dan: “Kafamızı hukûka, seçimlere, basına, şahıs hürriyetine, bilhassa tahsîle sokduk.”</strong>  (s. 284) &#8230;&#8230;</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Evet, <strong>&#8220;kafalarını BİLHASSA tahsîle, maarife sokmuşlardır!..&#8221; </strong>Kuruluşundan 80 yıl bile geçse, <strong>&#8220;Hedefimiz, Köy Enstitüleri felsefesi, onları ortaya çıkaran özgünlük ve pedagojik esaslardır, kurucularına rahmet ve minnet&#8230;&#8221;</strong> diye meydan okumalar, protokollara sadâkatin hâlâ yaşatıldığını vesîkalamazsa neyi ifâde eder?. </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>AKP felsefesi, CHP felsefesini bile böylesine geçer hâle gelebilmişse, <strong>&#8220;2023 hedeflerinin hayâliyle kendinden geçen saf ve saftirik Ehl-i vatan&#8221;</strong>, şimdiden birer bardak buz gibi su içerek yüreklerini serinletmiye hazır olabilirler!.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Yahudi Protokollarının, Basel&#8217;de toplanan Siyonist Kongresinde yazılış tarihi olan 1897&#8217;yi, UNESCO, aynı sene doğan Köy Enstitüleri bânîsi Hasan Âli&#8217;nin <strong>&#8220;Cidden kıymetini îlân içün Hasan Âli YILI&#8221;</strong> olarak resmetmiş olabilir mi ki, Türkiya&#8217;daki köy enstitü lobisi neredeyse bunu bayram ederek kutlıyacak olsun! Yahudi elindeki <strong>UNESCO</strong> nezdinde, Siyon Kongresi ve orada yazılan Protokolların ehemmiyeti, yok olub bitib-gitmiş enstitülerle Yücel&#8217;in, milyarlarca fevkinde bir ehemmiyeti hâizdir!. Ancak UNESCO, isim vermeden, siyon kongresi ve protokollerin yazılışını, <strong>&#8220;Yücel&#8217;in doğum günü&#8221;</strong> diyerek kamufle ediyor ve adam ve madamlarına <strong>&#8220;kutsatıyor&#8221;</strong> ki, zekâ seviyesi ma&#8217;lûmlar da bununla övünüb neredeyse (kına bile yakacak) hallere giriyorlar!. CHP&#8217;leşen AKP&#8217;nin maarif Vekîli Zıyâ bile, (17/Nisan/2020) târihinde, dünyânın Coronavirüsden kırılışını zerre kadar kâle bile almadan, 80 sene evvelin Köy Enstitüsü kuruluşunu, 1940&#8217;ın hasretiyle dile getirib, <strong>&#8220;özgün ve pedagojik, rahmetlik ve minnetlik&#8230;&#8221;</strong> güzellemeler yapıyor! Ve muhayyel antik kazılarda bulunarak fosillere ulaşmıya çalışıyor!!!..</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Louis Marschalko&#8217;nun yazdıklarını, Köy enstitülerini, 1897 Siyonist Kongresi ve siyon protokollerinin içine bir kırıntı gibi ilâve ederek okumalıdır! Köy Enstitü lobisinin <strong>&#8220;kutsadığı&#8221;</strong> Hasan Âli Yücel&#8217;in  doğum târihi de olan o 1897&#8217;yi,  <strong>UNESCO</strong> tarafından asıl parlatılış sebebi bilinerek ve görülerek ele almak şartdır!. Aksi hâlde Köy enstitülerinin ve sovyet internasyonalizminin manzarasını tam görmek ve anlamak aslâ mümkin olamaz!. Kapitalizmin de komünizmin de aynı yahudi merkez ve parmakları ile peydahlanıb bir denge unsuru hâlinde veya zehir-panzehir gibi iki tarafa da mütekâbil ümidlerle içirilişi ve bu iki zıt kutublu dünyâ insanlığın başına belâ edilirken, yahudinin, iki tarafın da dikkatlerini kendi üzerinden atarak, gene iki tarafın zaaflarını onlar aleyhine kullanması ve böylelikle de tek kârlının kendisi çıkması, protokolların asıl hedeflerinden biridir&#8230;</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline; font-size: 20px; font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>YAHUDİ, KURDUĞU FARMASONLUKLA DEVLETLERİ DAMA TAŞI GİBİ OYNAR!</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>&#8220;KRALLIĞIMIZI KURUNCAYA KADAR DÜNYÂNIN BÜTÜN MEMLEKETLERİNDE MASON LOCALARI KURACAK, ÇOĞALTACAK VE GÜNLÜK FAALİYETLERDE SİVRİLENLERİ BURALARA ÇEKECEĞİZ. BÜTÜN BU LOCALAR TEK BİR İDÂRE ALTINDA TOPLANACAKDIR.&#8221;</strong> (Protokol XV) <span style="font-size: 14px;">(s.286)</span> </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong> &#8220;Farmasonluk, ABD DEMOKRASİSİNİN hakîkî idârecisidir. Bütün milletlerin liderlerinden ve bütün sosyal sınıfların mensublarından terekküb etmiş görünmez bir (S.S.)dir. Fransız ihtilâlinde, BELA KUN&#8217;un 1. macar bolşevik diktatörlüğünde ve din aleyhdârı faaliyetlerde ve 1. Cihân Harbi sonrası Versay anlaşmalarının tekâmülünde büyük rolü olmuşdur. BÜTÜN BUNLARIN NETÎCESİNDE HEM FARMASONLUK HEM YARDIMLARI VE HEM DE ROTARY KLÜPLER PAPA TARAFINDAN AFAROZ EDİLMİŞLERDİR.&#8221; &#8230;.. &#8220;BİR DEVLET YAHUDİLERİN KONTROLUNDAKİ FARMASONLUKLA İDÂRE EDİLİNCE, DEMOKRASİ, BOLŞEVİZME DOĞRU GİDİŞİN BİR BASAMAĞINDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.&#8221;</strong> <span style="font-size: 14px;">(s. 287)</span></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong> &#8230;..&#8221;BİR DÜNYÂ KRALLIĞI KURMAK İÇÜN GEREKLİ VASIALAR YAHUDİLERİN ELİNDEDİR. YENİ DÜNYÂ DEVLETİNİN KURULUŞUNA MÂNİ&#8217; OLACAK HER ŞEYİ YIKACAKLARDIR. BURADA BÜTÜN OLANLAR BİR İNTİKÂM OLDUĞU KADAR BİR KORUNMADIR DA. VE TABİİ Kİ BUNLARIN ADÂLETLE ALÂKASI YOKDUR. ÇÜNKİ YAHUDİ SİYÂSETİ, YALINIZ BİR ŞEY YAPMIŞ OLANLARI DEĞİL, BİR ŞEY YAPABİLECEK OLANLARI DA İMHÂ ETMEKDİR.&#8221;</strong> (S.288)</em></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bugünün <strong>&#8220;enstitü derneği&#8221;</strong> etrafındakilerin dediğine tekrar bakarsak o da şudur:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>&#8220;Enstitülerin kuramcısı </em></strong><em>(Bu <strong>“kuram”</strong> kurbağacasını teori karşılığı uydurdular)<strong> İsmail Hakkı Tonguç da, 1950’de Dünyâ Pedagoji Ansiklopedisi’nde onurla </strong>(onur, fransızca’nın honneur kelimesinden piçleme bir uydurukdur)<strong> yer aldı. O nedenle Köy Enstitüleri Türk insanının dünyâ eğitim târihine, özgün </strong>(orijinal Frenkçesi yerine bir uydurma)<strong> bir armağanıdır.”</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Türklerin, binlerce sene böyle bir şeyden zerre kadar haberi bile yokken, bu, onun bulduğu bir keşif gibi sokuşturuluyor! Bunların îmâlât yeri doğrudan doğruya o zamanın Moskova’sıdır. Çünki 1920’den i’tibâren, Nâzım’a kadar bütün moskofçuların dilinde, bu <strong>“Köy enstitüleri”, </strong>protokollardaki sovyet tezgâhı bir tabu hâlinde onlara çakılmış; ve onların kafaları bu istikâmetde şartlandırılmışdır&#8230; </em><em>Böyle <strong>&#8220;UNESCO ve ansiklopedilerle&#8221;</strong> şişirilenlerin ne olduğunu, ileride amelî hayâtın içindeki rezâletleri ile de anlatacağız! Enstitü hasretiyle yanan Kemâl’in yazısı iç sızısıyla ve uydurmalarla şöyle devâm eder:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Bugün, yoksullar ve kız çocukları eğitimden ayrılıyor. Yoksulluk ağır bastığı, <u>kızları da eve hapsetmek</u> için. O nedenle <u>Köy Enstitüsü modeli İzmir’in ya da İstanbul’un varoşlarında</u> eğitim hakkından yararlanamayan ve <u>ekonomik koşulları ağır olan insanlar</u> için çok önemli bir meslek enstitüsü olabilir. Parasız yatılı, bütün olanaklarını </em></strong><em>(Cücevit’in pek sevdiği dangalak vezninde bir kelime.)<strong> devletin karşılayacağı, <u>Köy Enstitüsü modelinin bütün kazanımlarının uyarlanacağı bir yapı olmalı.”</u></strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bu enstitü denen çukurların <strong>“Bütün  kazanım ve kazınımlarının”</strong> da, Moskova’ya bağlı bir Sovyet İslâmsızlaşması ve ateizması olduğunu, eldeki binlerce vesîka tevsîk etmektedir. Bunları, aşağıda peyderpey takdim edeceğiz… </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>AKP zirvesindekilerin ve onların, maarifi teslîm etdikleri Zıyâ’nın, bunlardan haberi olmadığı düşünülebilir mi?.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Köy Enstitüsü felsefesine göre kızlar, o enstitülerde bazılarıyla gebe kalmaz, şarap çekmez, sâkilik yapmaz, dînî ve millî şahsiyetlerinden sıyrılmadan yaşarlarsa, yukarıda beyân edildiği gibi <strong>“Evde hapsedilmiş”</strong> kabûl edilmişlerdi!. Çünki işin bu taraflarını enstitüperestler dillerine almaz. Ama bunları da, hakikatlerin dilinden, onların önüne <strong>“kendi (özgün) tıraşları olarak”</strong> biz koyacağız!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Hasan Âli ve İsmayıl Hakkı TONGUÇ gibi 1940’ların ateist ve sovyetik kafaları, Batı ateizminin UNESKO’su ve ansiklopedileriyle de makyajlanıb şişirildikden sonra, görüldüğü gibi komünist literatürde meşhur <strong>“yoksul ve varoş”</strong> mıntıkaları dâimâ hedef seçilerek, köy enstitüsü <strong><u>KAZANIMLARININ TAMÂMEN MODEL ALINIB TATBÎK EDİLMELERİ APAÇIK beyân edilmektedir…</u></strong></em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px; font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>ZIYÂ’DAN, ENSTİTÜ BİNÂLARININ “KÜLTÜREL MÎRÂS” OLARAK BİR NEVİ (SOVYETİK TÜRBE) YAPILMASI İSTENİYOR!</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>AKP zirvesinin, TÜRK maarifini ellerine teslîm etdiği Zıyâ, bunları demek ki hiç duymamış ve bilmiyor!. Şunun şurasında 17 Nisan&#8217;dan bugüne bir hafta geçmesine rağmen, yer altında meğer neler ve kimler uyurmuş da, bunlardan dünyânın haberi bile olmazmış!. Dünyâ ve Türkiyâ, Coronavirüs denen ufaklıkların tehdîd ve istilâsı altında iken, Zıyâ’nın derdi, meğer pek başka şeyler de olabiliyormuş!. Sovyetlerden kalma (özgün enstitü virüslerini) yeniden ayağa kaldırmak da, AKP iktidârının, TÜRK maarifini ellerine teslîm etdiği Zıyâ’nın sanki uhdesine tevdi’ edilmiş ve (kutsal, mutsal ve putsal bir görev) <strong>“özgün”</strong> bir iş olmuşdur!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Millî ve Yerli” </em></strong><em>AKP’nin, 80 yıl evvelin enstitü kafasındaki Maarif Nâzırı Âtıfetlû Ziyâ Paşa Hazıretleri, kolhoz-sovhoz cenâhının pek iştiha kabartan bir ümmîdi de olmuşdur ki;  bu cenâh, 1940’lardan kalma 21 köy enstitüsü binâsının, sanki, hâşâ (türbe) hâline getirilmesini bile Zıyâ’dan istiyecek (komünsal bir cezbeye yakalanmış) bulunmaktadır, buyrun:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Köy Enstitülerinin günümüzdeki tek kırıntısı Anadolu öğretmen liseleriydi. Bu liseleri iktidâr kapattı. Şimdi Türkiye’nin nitelikli öğretmen yetiştirme sorunu var<u>. Ayrıca Köy Enstitüsü mekanları yıkılmak üzere. Bakan’ın önce, 21 köy enstitüsü binâsını kültürel mîrâs olarak alınması, korunması ve yeni bir eğitim kurumuna dönüştürülmesi yönünde çaba göstermesi gerektiğini düşünüyorum.”</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Prof Kemal’in aşağıdaki satırlarıyla da, ateist-sekülarist kolhoz-sovhoz faaliyetine, daha 1935’lerde başlandığı, sanki mektebi yokmuş gibi husûsan (Köy Enstitüsü) ile <strong>“İlkmekteb öğretmeni”</strong> peşine neden düşüldüğü; ancak asıl faaliyyeti başlatanın meşhur münkirlerden H. Â. Yücel olduğu; ve her 3 vilayete bir enstitü hesâbedilerek 21 enstitü tezgâhlandığı şöyle anlatılmaktadır:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Köy Enstitüleri, Cumhuriyet’in kurulmasıyla ayağa kalkan Türkiye’de ilkokul öğretmeni yetiştirmek üzere 17 Nisan 1940’ta hayata geçirildi. İlk tohumlarını 1935’te dönemin Milli Eğitim Bakanı Saffet Arıkan’ın attığı Köy Enstitüleri çalışmaları, 1938’de Arıkan’dan sonra göreve <u>gelen Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel tarafından yürütüldü. O dönem 63 ili bulunan Türkiye’de zaman içinde açılan enstitülerin sayısı her üç ile bir enstitü düşecek şekilde 21’e ulaştı.”</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Neden hep köy çocukları?. HEM DE (SEÇME) olanlar?.. Hem de, <strong>“İş içinde eğitim, eğitim içinde iş!”</strong> güzellemeleriyle… Neden Yatılı-karma?… Neden kız-oğlan karması?…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Lâkin kızlardan gebe kalanlar mı?. Kız-erkek aynı hamamlarda yıkanma mecbûriyetleri mi?. Kızlara şarap çektirib, sâkilik yaptırmalar ve daha fazlaları mı?. Bunları yazmıyor, bize bırakıyorlar! Biz de müteakıb yazılarımıza bırakalım..</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px; font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>ŞÂHİD OLDUĞUMUZ  ŞEKERLİ ÜÇKAĞITÇILIK, VİCDANSIZLIK, GADDARLIK VE ALLÂHSIZLIK VAK’ASI…</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>1950’de, İnebolu <strong>“İsmet Paşa İlkokulunda”</strong> Köy enstitüsünden mezun (Kemal Okçu) nâm<strong> “öğretmenin”</strong>, bizim de mümessili olduğumuz 2. sınıfda bir gün, <strong>“Çocuklar Allâh’dan şeker isteyin!”</strong> deyib, çocukların da <strong>“Allâh’ım bize şeker ver!”</strong> dediklerine; fakat ortada şeker görülmeyince de, aynı müşriğin <strong>“Şimdi benden isteyin, öğretmenim bize şeker ver deyin!”</strong> dediğine; ve enstitülü müşriğin cebinden şekerler çıkararak çocuklara dağıtdığına, sonra da piç mantığıyla çocukların zihnine Allâhsızlık çakmak istediğine, biz, 8 yaşımızda bizzat şöyle şâhid olduk:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Bakın, ben varım ve sizi duydum ve şeker verdim, ama Allâh yok ki sizi duysun ve size şeker versin!”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bu iğrençliklere, 8 yaşımızda ve nefretle bizzat şâhid olduk…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Sınıfın birincisi ve sınıf mümessili olmamıza rağmen, fakat <strong>müftünün</strong> oğlu olmak (!) hasebiyle de, yarıyıl notları berbat gelmişdi! Sınıfda bırakılmam tehlikesini hisseden merhûm pederim, 8 yaşımda olduğum o sırada, beni, İnebolu’nun evimize çok uzak bir tepe eteğindeki <strong>“Tığlılar ilkmektebine”</strong>  naktetdirerek, o yıl sınıfda bırakılmama ancak mâni’ olabilmişdi!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Yeni öğretmen Mehmed Bey ise, o da Köy Enstitüsü mezunu ve şâribü’l-leyli ve’n-nehâr (GECE-GÜNDÜZ İÇEN) olmakla beraber, sâdece mütecâviz bir Allâhsız olmayıb, Müftü Efendiye <strong>“hürmetlerini arzedecek”</strong> kadar, kendince halkçı ve cumhuriyetçi bir <strong>“Müselmandı!”</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>AKP’nin TÜRK maarifini ellerine teslîm etdiği Zıyâya ve Zıyânın âmir ve üslerine bu hâtırâmız, belki bir (17 Nisan) şakası gibi gelebilecektir!. Amma bizim, onların hoşuna gidecek frenk hançeresiyle bu <strong>“anektodumuz”</strong> bir vâkıadır! Ancak onların <strong>“millî ve yerli”</strong> oluşları ile <strong>“maarife millî bir güdücü olmaları”,</strong> cidden bir şaka hatta bir maka gibi duruyor!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Prof Kemal’in teknik bilgiler verişini de alalım ki, çukurları tam tanımış olalım:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Parasız, yatılı ve karma olan köy enstitülerinde ilkokul 5. sınıftan sonra sınavla seçilen köy çocukları, <u>“İş içinde eğitim, eğitim içinde iş” öğrendi ve mezun olduktan sonra köylere öğretmen olarak görevlendirildiler. </u>İlk mezunlarını 1942’de, son mezunlarını da 1953’te veren Köy Enstitülerinin kapısına 1954’te kilit vuruldu. Kapatılana kadar enstitülerde 1398 kız, 17 bin 431 erkek olmak üzere toplam 18 bin 839 öğretmen yetişti. Köy Enstitüleri döneminde 8 bin köye okul açıldı; 380 bin olan öğrenci sayısı 1 milyon 150 bine çıktı.”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Kıblesi Sovyetler olanların demek ki şimdi bu <strong>“anektodları”</strong> yâdedib, içleri mangal kömürü gibi köz, sonra da kül olmaktadır!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Amma millî ve yerli AKP&#8217;nin maarif vekîli  Zıyâ Paşaları, bir nebze de olsa yüreklerine su serpmiş olmakda ve azbuçuk da olsa serinlemektedirler!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Demek ki, İnönü yani (ikinci ve kinci adam) zamanında, bu Köy Enstitüsü denilen kolhoz-sovhoz fidelikleri ile <strong>köylerden</strong> seçme çocukları devşirib, onlara ateist-komünist-antiislâmist virüsleri bulaştırdılar; ve sonra da onları, <strong>köylerine</strong> göndererek veya mekteplere yerleştirerek,  bulaştırdıkları virüslerle, devr-i şefokrasinin pandomik (salgınlarını) her tarafa yaymaya çalışdılar!</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px; font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>KÖY ENSTİTÜSÜ MEZÛNU SUNGUR DA, KASTAMONU GÖLKÖY KÖY ENSTİTÜSÜNDEKİ ALLÂHSIZLIKLARI, O DA CANLI ŞÂHİD OLARAK ANLATMIŞDI…</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Köy Enstitüsü mezunlarından Efgâni’li Mustafa Sungur’un, bu mevzu’da söylediklerinin bir kısmı şöyledir:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Ben şâhi­dim ki: Kas­ta­mo­nu Göl­köy Köy En­sti­tü­sü’nde okur­ken ba­zı mu­al­lim­ler ta­rafın­dan bi­ze din­siz­lik der­si ve­ril­miş­ti.</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Hâ­şâ! Hz. Kur’an’ı Hz. Pey­gam­ber’in yaz­dı­ğı­nı ve İs­lâmi­yet’in ar­tık mül­gâ olu­na­ca­ğı­nı, me­de­ni­ye­tin iler­le­di­ği­ni, bu asır­da Kur’an’a it­ti­bâ’ et­menin büyük bir ha­ta ve ge­ri­lik ol­du­ğu­nu..</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Hat­ta bir gün bir mu­al­li­min yap­tı­ğı gi­bi, İs­lâm­lar na­maz kıldık­la­rı ve âhi­re­ti dü­şün­dük­le­ri için dâi­mâ mus­ta­rib bir hâl­de, ömür­le­ri­nin elem için­de geç­tiği­ni ve İs­lâm câmi­le­rin­de dâi­ma bir öl­gün­lük ha­va­sı es­ti­ği­ni..</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Hı­ris­ti­yan­la­rın ki­li­se­le­rin­de ise dâi­ma ne­şe ve can­lı ha­yât bu­lun­du­ğu­nu ve Hı­ris­ti­yan­lar çal­gı ve sâi­re gi­bi eğ­len­ce­ler­le ha­yâtın ta­dı­nı alıp ömür­le­ri­ni ne­şe için­de ge­çir­dik­le­ri­ni söy­lü­yor­lar, kalp­le­ri­miz­de­ki îmân ve İslâ­mi­yet bağ­la­rı­nı ko­par­ma­ya ve onun ye­rin­de in­kâr ve kü­für yer­leş­tir­me­ye ça­lı­şı­yor­lar­dı.”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>AKP Maarif Vekîli Zıyâ, acebâ bunlara uydurma veya iftirâ mı diyecektir? Derse, aşağıdaki nice vesîkaya da mı aynı şeyleri söyliyecekdir; veya uydurma ve iftirâ diyemiyecekse, o zaman bunları tasdîk ve tasvîb ediyordur ki, bu enstitüleri bunlar içün övmekde ve müdâfaa etmektedir deriz… AKP zirvesindekiler de bu takdirde, Zıyâ üzerinden o yaşananların hasretini çekiyor demek olurlar ki, bunun adı: AKP’nin CHP’leşmesinden başka bir delâlet ortaya koyamaz…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Menderes Dembokrasisinin irtikâb etdiği biniki suç, cürüm ve mazarrata mukabil, belki iki tanecik de müsbet görünen işi varsa, onlar, 18 yıl süren ezân-ı şerîf yasağı gibi bir Allâhsızlığı kaldırmak<strong> (Türkçe ezânı kaldırdı demek zırvadır, çünki vahiyle tesbît edilen ezânın Türkçesi-Çincesi olmaz)</strong> ve ikincisi ise, Köy Enstitüsü denilen Allâhsızlık mihrâklarını kapatmak olmuşdur…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Hemen hatırlatırız ki, bu 1200 yıllık MÜSLÜMAN TÜRK varlığını ayakda tutan 4 ana temel vardır:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>1) İslâmiyyet (Din) ve onun ahlâkı,</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>2) Aile ve nâmus,</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>3) Dil ve Elifbâ,</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>4) Târîh ve eslâf, asla bağlılık…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Sovyetlerin köy enstitüleri ile yapmak istediği devrim, işte bu memleketde bu 4 temeli yıkarak, bunun yerine sovyetleşmiş bambaşka bir millet oturtma hedefiydi&#8230;</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>1923 Lozan-İngiliz inkılâpları ile yapılanlar da aynı minvâl üzere idi. Ancak aralarındaki en büyük fark, birincisinin Sovyet Komünizması adına, ikincisinin İngiliz emperyalizması adına yapılmış olmasıdır…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bugün hâlâ Köy Enstitüleri başkanlığı yapan ve oraların hasretiyle kavrulan Kemal Kocabaş’ın ve fikirdaşı ve yoldaşı AKP Maarif Vekîli Zıyâ’nın dilinden, adı geçen enstitülerin 17/Nisan/1940’deki kuruluş günü münâsebetiyle nakletdiğimiz  mesajlarından sonra, medyada bunlara verilen bir iki sönük cevâba geçelim…</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px; font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>YUSUF TEKİNİN TWİT’İ VE TONGUÇ’UN OĞLUNUN İ’TİRAFLARI…</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bunların içinde biraz dişe dokunanı, Maarif vekâletinde müsteşarlık da yapmış bulunan ve hâlen Hacı Bayram Ü. Rektörü Prof. Dr. Yusuf Tekin’e âid olanıdır. Meşhûr ateist Hasan Âli Yücel’in Köy Enstitülerinin başına geçirdiği Ismayıl Hakkı TONGUÇ da, çok ileri derecede anti-İslâmist ve ateist bir Sovyet hayranı idi.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> Tonguç’un oğlu Engin Tonguç, enstitü denilen bu çukurların nasıl iğrenç bir hedefe varmak içün, <strong>“Emekçi sınıflarını”</strong> ihtilâle hazırladıklarını ve bunun içün de nasıl bir <strong>“Devrim strateji ve taktiği”</strong> takib etdiklerini  aşağıda apaçık i’tirâf etmektedir. <strong>“Bunlardan, AKP’nin Maarif vekîli yaparak eline Anadolu istikbâlini teslîm etdiği Zıyâ Moldaş’ın haberi yokdur!”</strong> demek, milyarda bir ihtimâlle mümkin midir?.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Satırlarına, enstitü övgücüsü Zıyâ’nın twitter ile atdığı mesajını başa alarak başlıyan Prof.Yusuf Tekin, şunları yazıyor:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Yaparak, yaşayarak güçlüklerle başa çıkmayı öğreten bir eğitim anlayışı sunan Köy Enstitüsü modeli her türlü siyasi tartışmanın dışında, ortaya koyduğu pedagojik yaklaşımla iz bırakmıştır. Kuruluşunun 80. yılında emeği geçenlere rahmet ve minnetle…”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Tebrik mesajı sonrası,  twitter adresinde  “Her yıl 17 Nisan” geldiğinde, tepeden inmeci modernleştiricilerde Köy Enstitüsü sevdâsını dillendirme modası ortaya çıkıyor. Bu sevdâda olanlara sâdece iki cümle ki, biri, Köy Estitülerinin kurucusu İ. H. Tonguç’un oğlu Engin Tonguç’un cümlesi:</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>“Köy Enstitüleri sistemi, başlı başına ne bir okuma-yazma kampanyası, ne de köy kalkınması problemi, ne de bir öğretmen yetiştirme çabası, ne bir okul yapma girişimi idi. Temel amacı bakımından, târih şartlarının hazırladığı bir imkândan yararlanarak iktidâra katılıp elde edilen yürütme gücü ile emekçi sınıfları bilinçlendirmek ve devrimsel süreci hızlandırmak için girişilmiş bir devrim stratejisi ve taktiği idi.”</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Diğer örnek İnönü’nün Demokrat Parti kurulurken Bayar’a izin verme şartı olarak koyduğu <u>“Köy Enstitüleri ile uğraşmayacaksın”</u> şartı.</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Bu iki cümle, Köy Enstitülerinin ideolojik kaygılarla kurulduğunu ve 17 Nisan’da aşklarını dile getirme zorunluluğu hissedenlerin de “ideolojik eğitim” özentisi içinde olduklarını göstermeye yetiyor sanırım. Amerikalılar kapattı iddiası için de, bu kurumların fikir babası John Dewey Erzurum’lu mu idi diye sorasım geliyor.”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Köy Enstitülerinin komünbaşı Tonguç Baba’larının oğlu bile yukarıdaki müthiş i’tirafda bulunduktan  ve <strong>“Köy enstitülerinde asıl temel gâyenin, yürütme gücünü ele geçirmek üzere KIZIL bir ihtilâl olduğunu”</strong> apaçık ortaya koymasından sonra, AKP zirvesindekilerin Maarif Vekîli Zıyâ’nın, <strong>“Pedagojik maskeli masallarına, rahmet ve minnetli şal çekmelerine”</strong> bu memleketde ancak mongolojik takılanlar kıymet verir; ve Zıyâ’ya kendi gölgesi bile ters düşer ve kendi âmirleri ise, gene birgün <strong>“aldatıldık”</strong> demek üzere belki bunlara inanırlar!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>AKP zirvelerindekilerin akıl tutulması bakalım hangi kayalara ne zaman toslayınca geçer; veya buna hâb-ı gaflet mi denir, yoksa hâb-ı ihânet mi, bunu da bir gün göreceksek de, her hâl ü kârda olan, ehâli-i etrâk ve ekrâda olacakdır!.</em></span></p>
<p style="text-align: right;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>(Mâba’di var)</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">İntişârı: 23.04.2020 / 22:08:37 (tt)</span></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%282%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%282%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%282%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%282%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%282%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%282%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%282%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%282%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%282%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%282%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%282%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%282%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%282%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%282%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%282%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&#038;title=%282%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/2-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html" data-a2a-title="(2) Zıyâ Selçuk, Köy Enstitüleri Ve Akp Chp’lileşirken…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/2-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html">(2) Zıyâ Selçuk, Köy Enstitüleri Ve Akp Chp’lileşirken…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/2-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(1) Zıyâ Selçuk, Köy Enstitüleri Ve Akp Chp’lileşirken…</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/1-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/1-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2020 10:21:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[Akp Chplileşiyor]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[Köy Enstitüleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya Selçuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=11522</guid>

					<description><![CDATA[<p>AKP’nin maarif nâzırı olan Ziyâ nâm kişi, Türkiya târihinde kara bir leke olan mâhut “Köy Enstitülerinin sanki yürekden vurgunu” gibi, fırsad buldukça bu 13-15 </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/1-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html">(1) Zıyâ Selçuk, Köy Enstitüleri Ve Akp Chp’lileşirken…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>ZIYÂ SELÇUK, KÖY ENSTİTÜLERİ VE AKP CHP’LİLEŞİRKEN…</u></em></strong></span></h1>
<h1 style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>(1)</u></em></strong></span></h1>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000; font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ (Dağıstânî)</u></em></strong></span></p>
<p><span style="color: #ffffff; font-family: georgia, palatino, serif;">.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>AKP’nin maarif nâzırı olan Ziyâ nâm kişi, Türkiya târihinde kara bir leke olan mâhut <strong>“Köy Enstitülerinin sanki yürekden vurgunu”</strong> gibi, fırsad buldukça bu 13-15 sene ömrü olan yerleri yani komünistlik ve İslâm Düşmanlığı tezgâhlarını öne çıkarıb, onların hasretiyle bir nevi yanıb kavrulmaktadır!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bu, Müslüman Türkleri gavurlaştırma tezgâhları, esas i’tibâriyle 17/Nisan/1940 târihinde kuruldu. 1935 yılından i’tibâren ise proje olarak birilerinin kafasında var olagelmişdir. </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bu sene de aynı târîhi, AKP’nin maarif vekili yani onmilyonlarca çocuğun beyni ve rûhu eline verilen adamı Ziyâ, bu tezgahlar içün şu tiviti salladı:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Yaparak, yaşayarak güçlüklerle başa çıkmayı öğreten bir eğitim anlayışı sunan Köy Enstitüsü modeli her türlü siyasi tartışmanın dışında, ortaya koyduğu pedagojik yaklaşımla iz bırakmıştır.</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Kuruluşunun 80. yılında emeği geçenlere rahmet ve minnetle…”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>AKP, maarifi, bu âdemoğluna bırakacak; yani 83 milyonun velîleri de, çocuğunun kafa ve rûhunu bu Zıyâ’nın Köy Enstitülü kafasına…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Köy Enstitü felsefesi, CHP’nin 1940’lı yıllardaki en ateist ve en İslâmsevmez devrinin, Cennetmekân Sultân Alpaslan Türkiyâ’sını kasıb kavurduğu putperest bir devrini yaşatmışdır. Bunlara, aşağıda delilleri ile temâs edilecekdir…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Köy Enstitüsü denilen Allâh’sızlık ocakları, Zıya Moldaş’a göre <strong>“Yaparak, yaşayarak güçlüklerle başa çıkmayı öğreten bir eğitim anlayışı sunmuş!”</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Oralarda neler yapılmış, neler yaşanmış, kız ve erkeklere birlikde nasıl şarap âyinleri yaptırılmış, 14 yaşındaki kızlar nasıl gebe bırakılmış, Kadın Muallimelere nasıl <strong>“Ben ancak Stalin içün ölebilirim”</strong> dedirtilmiş; <strong>“Allâh’ın bozkırda eksik bırakdığını biz tamamladık”</strong> pankartlarını duvarlarda nasıl bayraklaştırmışlar, orak-çekiçli binaları köy enstitüsü olarak nasıl gizlice inşa’ etmişler ve<strong> “Hasan Âli ve Ismayıl Hakkı Tonguç Baba”</strong>larını nasıl bu Şeytan yuvalarının başına getirmişler, daha neler ve neler ki, birkaç makâlemizle bunların vesîkalarını takdîme çalışacağız…</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>AKP MAARİF NÂZIRINA GÖRE “ENSTİTÜLER HER TÜRLÜ SİYÂSÎ TARTIŞMALARIN DIŞINDA” İMİŞ, SANKİ TABU!</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Zıyâ Moldaş,</em><strong><em> “Köy Enstitüsü modeli her türlü siyâsî tartışmanın dışında” </em></strong><em>diyerek, ne de güzel güzelleme-cicileme yapıyor!. Evet öyle idi. Ancak (Komünist-Ateizmanın) içinde idi; ve bu, <strong>“Siyâsetin üzerinde, müthiş ve dokunulmaz bir makamdaydı”</strong> demenin kibarcasıdır!.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>AKP kaptanlarının pek takdîr etdikleri ve <strong>“Dembokrasi şehidi”</strong> dedikleri Menderes’in, bu Sovyetlerden özenti ve taklîd <strong>“Kolhoz ve Sovhoz’lara”</strong> geçiş talimgâhlarını kapatmasının esbâb-ı mu’cibesi acebâ ne idi?. AKP, maarif vekilinin ağzı ile bu tezgâhları siyâsî tartışmanın üzerinde <strong>“kutsallığı”</strong> olan birer <strong>“tabu”</strong> gibi görmiye başlamışsa, CHP, <strong>“ne zaman iktidâr olacağım”</strong> demesin; iktidarda olduğunun, hem de 1940 yılının iktidâr koltuğunda oturduğunun bayramını tes’îd etsin (kutlayıb kurtlasın!)</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Zıya Moldaş’a göre adı geçen Stalin tezgahları, <strong>“Pedagojik yaklaşımla iz bırakmışlar!”</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Hiç, İslâmsız, komünist ve ateist yetiştirme mihrâk ve tezgâhları değilmiş de <strong>“Pedagojik yaklaşımla iz bırakırlarmış!”</strong> </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Meğer onları kapatanlar, pedagojik <strong>yaklaşmamış</strong>, ne büyük (mongolojik gericilik) ve (faşistgojik HALT) etmişlikle <strong>yaklaşmış</strong> ve memleketi (medagojik) yaparak batırmışlar!.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Yerli ve millî”</em></strong><em> AKP’nin, maarif vekîli yapdığı Zıyâ&#8217;nın zihniyeti üzerinden, <strong>“pedagoji-medagoji, kolhozoloji ve sovholoji izini ta’kîb ederek”</strong> geldiği nokta işte bu!…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>17 /Temmuz /2016 Fetocia kuduruşundan kurtulan AKP tavan takımının <strong>“şükür”</strong> seansları, demek böyle olacakmış!. Birgün netîceleri önlerine döküldüğü zeman <strong>“Ekdiğimizi biçdik”</strong> diyeceklerinden hiç kimse şübhe etmemelidir!. <strong>“Gene aldatıldık”</strong> demekle de, kimse enâyi yerine konulmamalı!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>AKP tepesindekilerin maarif vekili (pedagojik Zıyâ’nın diliyle):</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>“</strong></em><strong><em>Kuruluşunun 80. yılında emeği geçenlere rahmet ve minnetle…” </em></strong><em>d</em></span><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>eyiş bile, <strong>“Ramazan, bayram, oruç, Cuma ve kandil”</strong> mesajları ve güzellemeleri ile <strong>“düzellemeler”</strong> yapmanın arka planında hangi tür <strong>“Müslümanlık veya Ankara DİB’inin dîninde olmak yatmaktadır”,</strong> artık bunlar çok iyi görülebiliyor!. Bundan sonra bunları görür olmak içün, (mongolojik-pedagojik) vatandaş, trol, partizan, havuz-kılavuz, yandaş ve yoldaş bile olunsa, bütün bunları görmiyecek mahlûk kalacağına ihtimâl verilemez!. Amma rûh ve akıl özürlülüğü sebebiyle hâlâ daha görülemiyecekse, Allâh’dan bütün hakkedenlere şifâlar niyâz edilse yeridir!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Köy enstitüsü denen ve <strong>“Kolhoz-Sovhoz”</strong> fidelikleri olan yerlerin, bu memleketde <strong>“Kızıl Komünizme”</strong> adam ve madam hazırlama mihrâkları olduğu herkesçe bilinir!. 1940’dan günümüze kadar bu hakîkatı inkâr edenlerin, sâdece CHP-Kamalizma-Moskofçular-Nâzımcılar olduğu zannedilirdi! Ancak şimdi anlıyoruz ki, bu çizgi, şimdi AKP’nin de çizgisi olmuşdur. Zâten Rais Bey’in yıllardır, Nâzım’ın <strong>“dizeleri, vizeleri ve gizelerini”</strong> şiir zannederek okuması, san’atsal ve sakatsal yüceliğiyle de diline alması, bizi elbetde bir netîceye götürmüşdür!. Bizler, her halde, ikidebir <strong>“aldatıldık”</strong> diyenlerden olmamak üzere yaşamayı esas aldık!.</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>ALLÂH İTİKÂDI OLMIYANLARA RAHMET VE MİNNET?</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Kızıl fideliklerin 80 yıl evvel temellerini atan ateist-seküler ve Moskova güdümlü mahlûkâta<strong> “Rahmet ve Minnet”</strong> içinde hasret duyanlar, hâlâ bu memleketde gelecek nesillerin ruhları tepesinde ve onları yetiştirmek (!) mevkiinde bulunuyorlarsa, demek ki bu kavmin çilesi daha bitmemişdir!. Önümüzdeki aylarda gene bol bol <strong>“aldatıldık, ne istediniz de vermedik”</strong> nakarâtına ve periyoduna girilirse, biraz da değil, ileri derecede <strong>“Pedagojik ve mongolojik”</strong> manzaralar seyredeceğiz demekdir!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Fetocia Hocfendinin ağzından da çıkan ne herzeler vardı ki, bunlar 70’li yıllarda bile dökülmiye başlar başlamaz, ehl-i ferâset ve fetânet hemen alarma geçmiş, Politikacı Mongolistler ise, <strong>“Hocfendi”</strong> şapırtılarıyla herifin öpmedik yerini bırakmamışlardı!. </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Sonra da (15 /Temmuz/2016) kazığını yiyince, <strong>“aldatıldık” </strong>sızlanmaları…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Rahmet ve minnet…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Kime?</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Hasan Âli Yücel ve Tonguç Baba denen iki şimal ay..ına!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>İkinci ve Kinci İsmet’i bile kündeye getiren Hasan Âli Yücel’in hikâyesi, Merhûm Üstâdım Necib Fazıl Beyin kaleminden nasibse müteâkib makâlâtımızda gelecek…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Kızıl kolhoz-sovhoz fidelikleri olan Köy Enstitülerinin başına getirilen Tonguç’un, bizzat kendi oğlu bile buralar içün ne demiş, bunu da okuyacağız!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>O zaman AKP tepesi, maarif vekili Zıyâ’nın ağzı ile kimlere, hangi Allâh ve Âhıret îmânı olmıyanlara <strong>“rahmet ve minnet”</strong> peşinde imiş, bu kendiliğinden sırıtacaktır!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>1940’ların Moskova kızıl komünizmasını (kıble) yapanlara gûyâ ülkücü ve milliyetçi ve anti-gomonist TÜRKEŞ MHP’si de, maarif vekîli adamın ağzından çıkanlara tasdîk makâmında susarak eşlik ve şeşlik edecek, bu da (ülkücülük) olacak, amma tilkicilik ve türkücülük ve kürküçülük olmayacak!…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Sevsinler, <strong>“Devletin BEKÂSI Peşindeki”</strong> bozkurt birâderânı!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Yerli-Millî”</em></strong><em> ma’mûlâtın maarif vekilini ve zihniyetini…</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>ADINDA “MİLLÎLİK” OLMASINA RAĞMEN BUNUN DEĞİL DE, KİME ÂİD OLACAĞI MECHÛL “AKIL VE BİLİMİN IŞIĞINDA” BİR MAARİF OYUNU!</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Herkese göre ma’nâsı değişen (millî) kelimesinin, maarifin başında veya başka yerinde olması da hiçbir şeyi değiştirmiyor… Adı <strong>“millî”</strong> olan bugünün maarifi, ilk gününden beri gayr-ı millîdir. Bugünün trolleri dilinde <strong>“millî ve yerli”</strong> olmak, ne kadar dînimize,  târihimize ve aslımıza bağlılık şuurundan zırnık bile taşımıyorsa, bugünün maarifi de, ismindeki (millî) kelimesiyle o kadar zırnık taşımamaktadır… </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Zâten 2018 Temmuzundan bugüne 2 seneye yakın maarifin başında ve 2003’den itibaren de 5 yıl <strong>“Talim Terbiye Kurulu Bşk.lığında”</strong> bulunan Zıyâ, vekîl olarak maarifin başına getirildiği gün<strong>, </strong></em><strong><em> &#8220;Önümüzde çok uzun ve zorlu bir yol var ve bunun için <span style="text-decoration: underline;">bilimin, aklın ışığında</span> elimizden gelen bütün gayreti <span style="text-decoration: underline;">ekibimizle</span> göstereceğiz.&#8221; </em></strong><em>demek suretiyle, kaç mg <strong>“millî ve yerli”</strong> olduğunu göstermişdir. Maarifini, <strong>“bilimin ve aklın ışığında ekibiyle”</strong> yürütecekmiş!. Şimdi anlıyoruz ki, onun <strong>&#8220;bilim ve akıl&#8221;</strong> dediği şey <strong>“Köy Enstitüsü”</strong> denen 1940 aklı ile, o zamanın (Kolhoz-sovhoz) hasretiymiş! Bu <strong>&#8220;bilim&#8221;</strong> dediği de, kimin, hangi dünyâ çıfıtının sosyolojik ve psikolojik milimi ve bilimidir, nereden aparılmış, koparılmış ve idhâl edilmişdir?. (Akıl) dediği de, nereden ve kimin alkolik beyin kıvrımlarından sızdırılmış gayr-i millî hurâfelerdir?. </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>1000 yıllık Anadolu MİLLETİNİN, <strong>“Dînî ve Millî bir maarifi teşekkül etmemişse”</strong>, bu millet bu topraklarda kutub ayısı olarak mı, Moskof ayısı olarak mı yaşamışdır hâşâ?.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bu ne demekdir, böyle fâcia olabilir mi?</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Adında (millîlik) olub da, kendisinde zırnık kadar millîlik olmıyan bir maarif, yeryüzünde sâdece (cumhuriyet Türkiya’sında) görülür ki, işte (fâcia) budur…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Adı üzerinde <strong>“LÂTİN HARFLERİ”</strong> denilen Haçlı Batı harfleri GÂVURİSTANDAN alınıb, bir gün içinde <strong>“MİLLÎ TÜRK HARFLERİ”</strong> oluyorsa; ve Anadolu Müslüman Halkının 1000 yıl medeniyet, maarif, edebiyât, harsiyât, dünyâ ve ukbâ hayâtını kuşatan yazısı da <strong>“GAYR-İ MİLLÎ ve ARAB ELİFBÂSI”</strong> olarak yerin dibine geçiriliyorsa, o vasatda, intihâra bâdî bir çılgınlık var demekdir!. Bugünün (Millî maarifi) de, bu Latin yazısı kadar millîdir; ve bunu da, CHP’leşmiş AKP zihniyetinin TÜRK MAARİFİNİ ellerine teslîm etdiği Zıya adlı kişi <strong>“bilim ve akıl” </strong>diyerek isbât ediyor!. Bunlara, hiç değilse dudak ucuyla da olsa, Vekâletinin <strong>SIFATI</strong> da olan bir <strong>(millî)</strong> kelimeciğini iliştirmeyi çok görüyor!. </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>“Bilim ve akıl”</strong> gibi kime ve nereye âid olduğu bilinmiyen iki mevhûm mefhûma çakılarak, hadi <strong>“DÎNÎ değerlerimize”</strong> demek gibi lâyık ateist kelleleri <strong>“çıldırtıcılıkdan”</strong> vazgeçdik, <strong>“Millî değerlerimizin ışığında” </strong>demek gibi, o da nereye çeksen oraya gidecek ve nesebi gayr-i meşrû’ hâle getirilmiş ve üstelik, vekâletinin de adının önünde ANIT KABİR gibi dehhâmeleşmiş bir cesâmetle duran o kelimeyi, küçücük bir   taviz olarak bile vermekden Zıyâ Moldaş şiddetle kaçıyorsa, burada, 1940’ların o simsiyah despotizminin <strong>“ateist ve kamalist karekterini”</strong> görmemek mümkin olamaz…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bunun içündür ki, AKP, CHP’lileşmiş hatta ondan çok daha ötelere düşmüşdür!…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Böyle bir maarif, bu halka hızmet edemez. Bu ehâlîyi ta’lim ve terbiyeden geçiremez, onları (gayr-i dînî ve rûhî) çıkmazların içinde fâciaya sürükler…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bu i’tibarla, bu halk, kendi varlığının devâmından mahrûm bırakılmak gibi korkunç bir tehlike ile karşı karşıyadır… Dolayısıyla her mevzuda <strong>‘Avrupada böyle, Amerikada şöyle”</strong> demeyi inançlarının temeli yapanlar, oralardaki <strong>“açıkdan veya uzakdan öğrenme”</strong> usûlüne yaklaşmaz da, (Tektip insan heykelleştirme faşizmine) neden bir asırdır tapınır dururlar?. </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Çocuklarına ders verme kabiliyyet ve imkânına sâhib olan âileler, kendi nesillerinin böyle gayr-i millî merkezlerde hiçliğe veya çarpıklığa mahkûm edilmelerine mutlaka mânî olabilmelidir. Çocuklarının (devlet gasbı altında devletleştirilmelerini) veya resmî bir ideolojinin veya harhangi bir Parti-Pırtı felsefesinin kurbanları olmalarının önüne geçemezlerse, bu millet bakıyesi (ulusun) encâmı mutlak yoklukdur… Zaten Köy Enstitüsü felsefesinin hedefi de bundan başkası değildi… Bunu, kendi i’tirafları ile de ortaya koyacak ve peyderpey ele alacağız…</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>ZIYA, 2 YIL EVVEL BAKAN OLUR OLMAZ DA KÖY ENSTİTÜSÜ AŞKINI MADAM BÖHÜRLER’LE PAYLAŞMIŞDI!</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Memleket, 15 Temmuz gibi Fetocia-Haçlı fâciası yaşamamış gibi, bir de, 1940 kafası gibi Kızıl Rusya şeytanlaşmasının temelinde yatan iğrenç bir felsefenin, (kolhoz-sovhoz) tezgâhlarını ruznâmeye (gündeme) taşımak ne oluyor, bu son derece korkunçdur… Bütün bunlar GAYRETULLÂH&#8217;a dokunuyor ve sıkıntıların ardı arkası gelmiyor!. Bir tarafdan AKP içinde birileri halka <strong>&#8220;MÜSLÜMAN&#8221;</strong> görünecek, bir tarafdan da CHP zihniyeti, hem de maarif yoluyla 83 milyonun evlâdı üzerinde, onların rûh ve beyinlerini esîr alarak iktidâr yapılacak&#8230; Bunun faturası çok ağır ödenir!. </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Adı geçen Vekîl (bakan), (4/Kasım /2018) târihinde yani bakanlık koltuğuna oturtuluşundan sâdece 3,5 kadar sonra, kolhoz ve sovhozlara temel olacak (Köy Enstitüleri) hakkındaki güzelleme veya sevdâsını, AKP&#8217;nin başı bağlılarından ve feminist cenâh tanınmışlarından Aişe Böhürler denen madama, net tv. Kanaliza.yonuyla şöyle döktürmüşdür:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>“05 Kasım 2018 10:34</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Köy enstitüleri, bence devam etmeliydi çünkü kendi doğası içinde özgün bir tasarım içeriyordu…. Köy Enstitüleri, doğru bir projeydi.”</em></strong></span></p>
<p><strong><em>&#8220;Kendi doğası içinde özgün bir tasarım!&#8221;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Kızıl yetiştirme tezgahları olan bu çukurların <strong>&#8220;Kendi doğasını ve özgün, süzgün, büzgün ve çözgün doğasını&#8221;</strong>, müteâkıb makâlelerimizle görecek ve gözlerimiz fal taşı gibi de açılacakdır!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Köy enstitülerinin iç yüzüne geçmeden evvel, şu anda bile bu ateist felsefenin Anadolu’da cirit atmakda olan pek sıkı bağlıları olduğunu söyliyelim!. Bunlar, AKP felsefesinin, Zıya kişinin ağzından <strong>“Köy Enstitüleri Güzelleme ve Gazellemesi”</strong> olarak çıkışından, ziyâde memnûn olmuş 1940’ların artıklarıdır&#8230; Köy Enstitülerindeki gâye, İslâm dışı ve tamâmen ateist-sekülerist bir köy gençliğini bu enstitülerde yoğurub, bunları da köylerine <strong>“Öğretmen olarak”</strong> göndermek, sonra da bu yolla, bütün köy gençliğini aynı felsefeye ve ideolojiye çekerek, köyler üzerinden kızıl devrimlerini ve devirimlerini tahakkuk etdirmekdi&#8230; Tabii bunu, bugün bile, bir takım ta’birlerin ve perdelerin arkasına sığınarak sürdüreceklerdir ki, yazdıkları yazı-çiziler bunları apaçık ortaya koymaktadır.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Meselâ <strong>“Yeni </strong></em><strong><em>Kuşak Köy Enstitülüler Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Kemal Kocabaş’ın”</em></strong><em> dediklerini görelim:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Köy Enstitülerinin 1940’lı yıllardaki gibi açılması mümkün değil. <u>Ama felsefesi dimdik ayakta duruyor, önemli olan laik, demokratik, bilimsel eğitim felsefesini taşımak.</u> <span style="text-decoration: underline;">Yoksul köy çocukları için pozitif ayrımcı, ezberci olmayan, iş içinde yaparak, yaşayarak öğrenildiği özgün bir eğitim sistemiydi.</span> </em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Dikkat edilirse, Zıyâ&#8217;nın kelimeleri de aynı ağızdan aynı kelimeler: <strong>&#8220;Özgün, bilimsel, yaparak, yaşıyarak&#8230;&#8221;</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>&#8220;Köyden gelen çocuk, mandolin çalıyor, klasik okuyor, aynı zamanda ya demirci, ya inşaatçı ya da öğretmen oluyordu. Çocuğun yeteneklerini öne çıkaran, onu <span style="text-decoration: underline;">özgürleştiren ve toplumsallaştıran bir eğitim sistemiydi.</span> Köy enstitüleri kurulduğunda Türkiye’nin yüzde 85’i köydeydi. Şimdiyse yüzde 85’i kentte oturuyor. <u>Dolayısıyla büyük semtlerin varoşlarındaki veya yoksul semtlerdeki çocuklara hem beceri hem sanat eğitimi veren okulları, çocuğun çok yönlü gelişimini sağlayan yeni okul kavramını üretmek gerekiyor. Tartışma bu noktada yoğunlaşmalı. Sayın Bakan’ın bu övgüsü, Köy Enstitülerini anlamış olması önemli.”</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Komünizma adına <strong>&#8220;Özgürleştiren ve toplumsallaştıran bir eğitim sistemi&#8230;&#8221; &#8220;Varoşlar ve yoksul semtler&#8230;&#8221; &#8220;Yeni okul kavramı&#8230;&#8221; &#8220;Tartışma bu yönde yoğunlaşmalı&#8221; </strong>imiş!. Bütün bu noktalarda kendileriyle hemfikir olan <strong>&#8220;Sayın bakanın bu ÖVGÜSÜ&#8221;</strong> yani ma&#8217;lûm ve mâhut enstitüleri <strong>&#8220;ÖVGÜSÜ&#8221;</strong> ne kadar kıymetli-mühim, yani <strong>&#8220;önemli&#8221;</strong> imiş!.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Görüldüğü gibi, <strong>&#8220;Sayın Bakanın sâdece ÖVGÜSÜ&#8221;</strong> değil, AKP Maarif Nâzırı CHP zihniyetli Ziyâ Paşa Ekselanslarının, <strong>“Köy Enstitülerini anlamış olması da mühimmiş!”</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Ziya’nın, Madam Böhürler’le yapdığı mahabbetin ifâdeleri de aynen bu minval üzeredir. Tabii yukarıda, komünist terminolojide pek dile alınan <strong>“Yoksul semtlerde ve varoşlardaki gençlere”</strong> sâhib çıkıyor görünerek, onları bolca yemliyeceklerdir! Böylece bunlar, asıl maksadı saklamak içün bir takım şirinlik tekerlemeleri olacaktır!.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> Beyân etdiğimiz gibi asıl maksad, komünist usûlün meşhûr çizgisi olarak <strong>“Yoksul muhitler ve varoş gençliği kullanılarak”</strong>, onlar üzerinden ateist-sekülerist bir felsefe seferberliği ve arkasından da, ideolojik bir <strong>“Sovyet tipi savaşım”</strong> başlatmakdır… </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;Komünizma Berlin duvarıyla yıkıldı gitdi, artık bu zamanda bunu kim yer, kim takar&#8221;</strong> yollu bakış ve düşünüş zâviyeleri taşıyanlar elbetde olacakdır. Ancak, adam ve madamlar da bunu bilseler bile, virüs aslâ vücudlarından çıkmamışdır. İşte tekrar dikkatle buyrun:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><em>“Köy Enstitülerinin 1940’lı yıllardaki gibi açılması mümkün değil. </em></span><em><u>Ama felsefesi dimdik ayakta duruyor, önemli olan laik, demokratik, bilimsel eğitim felsefesini taşımak.&#8221;</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;Yerli ve Millî&#8221;</strong>  hatta İslamcı, telfikçi, mezhebsiz, revizyonist ve güncellemeci AKP beyin ve Fetociazede üst tabakası, <strong>&#8220;Denize düşmüş&#8221;</strong> gibi <strong>&#8220;sarılacak&#8221;</strong> 1940 CHP&#8217;si ile o zamandan kalan bir takım artıkları mı gözüne kestirdi!?. </em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: right;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>(Mâba’di var)</u></em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">İntişârı: 21.04.2020 / 21:03:44 (tt)</span></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%281%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%281%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%281%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%281%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%281%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%281%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%281%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%281%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%281%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%281%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%281%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%281%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%281%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%281%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&amp;linkname=%281%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F1-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html&#038;title=%281%29%20Z%C4%B1y%C3%A2%20Sel%C3%A7uk%2C%20K%C3%B6y%20Enstit%C3%BCleri%20Ve%20Akp%20Chp%E2%80%99lile%C5%9Firken%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/1-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html" data-a2a-title="(1) Zıyâ Selçuk, Köy Enstitüleri Ve Akp Chp’lileşirken…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/1-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html">(1) Zıyâ Selçuk, Köy Enstitüleri Ve Akp Chp’lileşirken…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/1-ziya-selcuk-koy-enstituleri-ve-akp-chplilesirken.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
