<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ham softa kaba yobaz arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<atom:link href="http://www.turkcesi.biz/tag/ham-softa-kaba-yobaz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkcesi.biz/tag/ham-softa-kaba-yobaz</link>
	<description>Hakkın ve Sabrın T&#252;rk&#231;esi imani, fikri, edebi, tarihi ve siyasi neşriyatdır...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 May 2025 18:51:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.9</generator>

<image>
	<url>http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/06/cropped-osmanli-armasi-site-ikonu-50x50.jpg</url>
	<title>ham softa kaba yobaz arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<link>http://www.turkcesi.biz/tag/ham-softa-kaba-yobaz</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Üstâd-ı Muazzez Merhûm Necib Fâzıl Bey’i Yâdederken…</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/ustad-i-muazzez-merhum-necib-fazil-beyi-yadederken.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/ustad-i-muazzez-merhum-necib-fazil-beyi-yadederken.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 May 2025 05:00:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[05/25 Üstâd Necib Fâzıl Vefâtı]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed SEYYİDOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[ham softa kaba yobaz]]></category>
		<category><![CDATA[iman öfkesi]]></category>
		<category><![CDATA[Üstad Necib Fazıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=39</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üstâd Necib Fâzıl Bey Merhûm, îmân ve dehâsıyla beşer târihinde misâline az rastlıyacağımız bir fânîydi. Ancak içinde yaşadığımız yamuk ve </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/ustad-i-muazzez-merhum-necib-fazil-beyi-yadederken.html">Üstâd-ı Muazzez Merhûm Necib Fâzıl Bey’i Yâdederken…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>ÜSTÂD-I MUAZZEZ MERHÛM NECİB FÂZIL BEY’İ YÂDEDERKEN…</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SEYYİDOĞLU</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Üstâd Necib Fâzıl Bey Merhûm, îmân ve dehâsıyla beşer târihinde misâline az rastlıyacağımız bir fânîydi. Ancak içinde yaşadığımız yamuk ve bulanık cemiyet, O’nun kıymetini bilib mücâhedesini lâyıkı vechile idrâk edememiş ve kendisine yardımcı olamamışdır…</p>
<p style="text-align: justify;">Bundan geçdik, nice muârızları türemiş, ateist, mason, kamalist ve binbir çeşit kâfirlere munzam, nice müslüman geçinici <strong>“ham softa kaba yobaz!”</strong> muhit ve reformist partiler, başlarındaki<strong> “balmumu adamlar!” </strong>ma’rifetiyle Merhûm Üstâd’a iftirâlar atacak kadar alçaklaşabilmişlerdir… Talebeliklerinde Merhûm’un çömezliğine koşan ve bunu şeref vesîlesi sayan bazı hayranları, Üstâd’ın şiirlerini okuyarak O’na nisbetin kıymetine sığınma peşindelerken, sonraları ve biraz meşhur olunca, kendilerini kalemşör ve hatib sanmaya başlar başlamaz, ağız ve kalemlerini edebsizlik hokkasına çevirmişlerdir! Hele Merhûm’un vefâtından sonra şahsî bir takım ihtiraslarına da vâsıl olamayışın acısını, Üstâd’ın arkasından havlarcasına cıyaklamalarla çıkarma tıynetsizliğine düşenler bile oldu! Merhûm’un seviyesine çıkmanın muhâl olduğunu anlar anlamaz, seviyesizliğin her zamanki formülü dâimâ bilinen şekliyle onlarda da şu oldu: Sen çıkamıyorsan, O’nu indir!. Kedi beyninin, yetişemediği ciğer formülü!</p>
<p style="text-align: justify;">Merhûm’un islamî îmân noktasındaki fevkalâde vecd ve idrâk irtifâına aslâ yetişemeyip, işi dâimâ kabukdaki amelî keyfiyete bağlayarak îmânın o nâmütenâhîliği ve ihâtasından nasibsizlerin bir diğer gürûhu ise, dâima <strong>“ham softa kaba yobaz!”</strong> mezhebinin, yamuk yumuk şekil, isim ve resim tutkunu hempâları olmuşdur… Merhûm’u anlamış gibi yaparak, gözleri fıldır fıldır dönen ve fakat kalbleri gaflet ve ihtirâsın, hatta  dembokratik uyuşturulmanın hadd safhasındaki bir takım politik güruhlar, bükemeyecekleri bileği zaman zaman riyâkârca öpmek ve takdir (!) etmek yalakalığıyla yaşamışlardır… Bu kabil bir takım din tüccarı partileri, Üstâd, nice hezeyanlarından dolayı şiddetle ihtâr ve hatta <strong>küfre</strong> nisbet etse de, Merhûm’un mısrâlarını kongre ve toplantılarında dillerine alarak, yanaşma ve pişkinlik rûhu içindeki tıynetlerini bir türlü tashîh edememişlerdir…</p>
<p style="text-align: justify;">Bu makûle kalabalıkların bir çoğu, kendi <strong>politik görüşlerini</strong> (hâşâ ve kellâ) aziz Dîn’in yerine koyarak <strong>“âh u enîn!”</strong> eden ve çeşitli vesîlelerle zulm etdikleri nice gerçek müslümanlardan hadsiz beddualar almışlar; ve böylelikle de, istikbâllerini kendi elleri ile bizzât karartmış ve <strong>helâk</strong> etmişlerdir… Nice politikacılar, partilerini şahsî ihtiraslarının bir manivelâsı bildikleri içündür ki, ölümleri ile parti-pırtıları da yok olmuş veya olacakdır… Aslında bir takımları, kefenin cebi olsaydı, haçlı Avrupa’dan ithâl politikanın ma’hûd <strong>partilerini,</strong> aslâ dünyâda bırakmamak ve avuçlarında tutmak uğruna, parti-pırtıları ile berâber mezarlarına girebilirlerdi!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>(Bugünlerdeki müessif ve kalabalıkların alışarak muâfiyet kesbetdiği haysiyetsiz hâdiselerin altında, 1909’dan beri tevâlî eden topyekûn inkilâpçı, darbeci ve megaloman politikacıların aldığı bunca âh u enîn ve bedduaların yatdığı da aslâ unutulmamalıdır…)</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bunları ve bu gün ortaya çıkan manevî çukur altı çukur netîceyi, Büyük Üstâd Merhûm Necib Fâzıl Bey, nicelerinin sağır ve mühürlü kulaklarına duyurmak ve beyinlerine çakmak içün yıllarca çalışıb çabalamış; ancak onlar, buna burunlarının ucu ile gülüp geçmiş ve zaman zaman da <strong>Merhûm</strong> ile şirretçe istihzâ ve gizli cidâl etmekden, hatta O’na iftirâ atmakdan bile utanmamış ve çekinmemişlerdir…</p>
<p style="text-align: justify;">Merhûm’un en ana şahsiyet çizgisi ise, onlara ve bütün insanlara karşı, en keskin, som bir hakîkat gürlemesi ve aslâ değişmez nişan ve hedef hattı olarak şundan ibâretdi:</p>
<p style="text-align: justify;"><em>“-<strong>Biz, dâvâmızdan ne döner, ne de kıblemizden milyarda bir derece fedâ ederiz. </strong></em><strong>Ancak,<em> şahısların gâyeden inhirâfı nisbetinde onlardan çevriliriz. Bu da, orospu vicdanlar dünyâsında en keskin fikir nâmûsu îcâbı…”</em></strong><em> (Rapor 4, sh:25, 1978)</em></p>
<p style="text-align: justify;">Merhûm’un bu dimdik îmân kalesi olarak duruşu, başta iç yırtık kamalizmanın, bulandırma ve aldatma tezgâhı bir takım sahtekârlık ve riyâkârlık partilerinin, öz mahrûmu ve kabuk kemirgeni <strong>“ham softa kaba yobaz!” </strong>köşetaşlarının, Denâet İşleri denen yerlerdeki sarık-cübbeli bir takım leş kargası bel’amların, modern İlâhiyât cerci ve dilencisi ve reformizma kuyrukçusu müctehid (!) megalomanların, Vehhâbî, Şiî ve Efgânî sürfelerinin ve nice ve nicelerinin, dünyâ menfaat ve rahatlarına kezzab gibi dökülüveriyordu… Bugün bile hâlâ, Merhûm’a nice içden düşman bazı kalabalıklar, zaman zaman O’nun hakkı tutan som şahsiyeti karşısında, dişlerini saklamakdan ve kuyruklarını bacak arasına almakdan uzak kalamasalar da, sinsi ve gizli, sebevârî zehirlerini zerketmekden uzak duramamaktadırlar!.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir Müslümanın,<strong> “dembokrasi!”</strong> diye gece gündüz ve onu tenzîh edercesine çenesine aldığı beşerî ve felsefi bir sisteme mukâbil, şu veya bu, hangi sebeble olursa olsun, <strong>(ikrâh-ı mülcî)</strong> de olmadığı hâlde her i’câbetdiği zaman ve mekânda sarîhan <strong>“İslâmiyyet’i ağzına alamaması!”</strong> hakk-ı sarîhi ketmetmek demekdir ki, bunun da Allâh Azze ve Celle’nin biricik yolu olan <strong>Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemaat </strong>nizâmındaki (karşılığı), zarûrât-ı dîniyyeden bir hüküm olması hasebiyle, şek ve şübhe edilemiyecek derecede küfürdür…</p>
<p style="text-align: justify;">İslâmiyyet gibi (alternatifi müstahil ve noksan sıfatlardan münezzeh O sübhân Yaradan’ın DÎNİNİ, nizâm ve sistemini), kendi dışındaki herhangi beşerî ve felsefî bir sistemin <strong>payanda</strong> ve <strong>vesâyeti</strong> altında yaşatma ve hayâta geçirme iddiaları, hangi <strong>dembokratik</strong> bir partiden gelirse gelsin, bu mutlak bir göz küllemedir; ve bir müslümanın buna inanması, îmân etdiği sübhânî nizâmı nefy ve redd ma’nâsına gelir… Bunun, mutlak nizâmın akâid kânunları dilinde <strong>inâdî</strong> veya <strong>cehlî</strong> olması da müsâvîdir… İslâmiyyet’in 80-90 yıldır katiyyen YASAK olduğu müşrik bir düzen içinde, <strong>“ben müslümanım!”</strong> demenin bir tek samîmiyyet kıstası varsa, o da, hiçbir noktasında tenâkuz ve iğne ucu kadar leke taşımayan (tevhid îmânı; ve bunun dışındaki her nesneyi atomlarına kadar nefy ve reddeden, lâ ilâhe) diyebilme azmi ve bütünlüğüdür… Gerisi sâdece ve mücerred, nifak taşıyıcı iğrenç bir münâfıklık ve soysuz bir aldatıcılık…</p>
<p style="text-align: justify;">İŞTE, Merhûm Üstâd’ın en mühim ve O’na mü’minlerin kalbinde müstesnâ yer açan tarafı, İslâm i’tikâd (îmân) esaslarından en küçük ta’vîz vermeyen ve bunun içün de dünyâ denen nesneye <strong>“îmân öfkesi” </strong>ile, her zaman ve mekânda tekmesini sallama şecâati ve Şerîat salâbetidir… Ve işte, bunun, formül ifâdesiyle yine O’nun bir beyti:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Râzı mısın, olmasın kaşı gözü sîmânın,<br />
</em></strong><strong><em>Hiçbir değeri yokdur, öfkesi yok îmânın…”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dünyâda iken yazıp <strong>“hasene-i câriye”</strong> olarak bırakdığı enfes satırlarından bir avuçluk kısmını, îmân lezzetini tadanlara ve îmân tâzelemek seâdetinin ne olduğunu bilenlere okutalım:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“İSPAT”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Sadece ölçüden ibaret olan İslâm dininin büyüklüğüne bakın ki, hakkı iltizamda bile inadı çirkin buluyor&#8230; İmanın tam olduğu yerde ispat yoktur.</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>&#8211; İspat et!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Diyenlere derim ki:</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>&#8211; Neyle ispat edeyim?.. İspat için kullanacağım her unsur, O’nun mahlûkudur. Hâliq’ı mahlûquna mı tasdik ettireyim?..</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Allâh kelâmındaki hikmetlerin en büyüklerinden biri, &#8220;Her şeyin Allah&#8217;ın vechinde helâkte&#8221; olduğunu bildiren âyet&#8230; Fakat bunu sözle ve cümlelerle, sözün ve cümlenin dış sathından anlamak ne mümkün!.. Bu yakıcı idrak, sadece, Allah&#8217;ın nadir kullarına nasiptir. Yalnız bu âyet, Kur&#8217;ân&#8217;ın Allah kelâmı ve Resulü’nün haqq olduğunu ispata yeter.</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Kâinatta maddî ve manevî tek hâdise ve fiil tanımıyorum ki, Allah&#8217;tan haber veren büyük telgraf şebekesine bağlı olmasın&#8230; Bütün istikametler Allah&#8217;ın, nereye sapsan O’na dönmüş olursun&#8230;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>İnanmayan için korku:</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>&#8211; Ya varsa?.. Şüphesidir.</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>İnanan için şüpheye yer olsaydı, felâketli korku:</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>&#8211; Ya yoksa?.. Suâli olurdu&#8230;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Allah&#8217;a iki ölçü üzerinden gideriz: Ya ortada, vücut âleminde her unsur, O’nun bir delilinden başka birşey değildir; yahut O tek delile ihtiyacı olmayandır. Ben ikinci inanışa bağlı olanlardanım.</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Dünyânın bir öküz boynuzunda durduğunu zanneden kocakarıyı, tesellisini yerçekimi kânununda bulan ahmaktan daha az ahmak buluyorum…</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Allâh’sız adamın fikrine, Allâh’sız cemiyetin mefkûresine, Allâh’sız idârenin başarısına ve Allâh’sız ordunun silâhına inanmıyorum!..”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">İşte Üstâd Merhûm budur… Allâh Azze’nin nizâmını, <strong>“tecezzî kabûl etmeyen biricik mutlak hakîkat”</strong> olarak ve <strong>ehl-i sünnet ve’l-cemaat</strong> silsilesinin bu berraklığı içinde ele alan, dehâ çapında gönül Sultânı… Asırlara ışık tutan gerçek <strong>ALPEREN</strong> neslinin, zamanımıza en yakın başbuğ silâhşôrü…</p>
<p style="text-align: justify;">Merhûm Üstad’ımızın nice mısrâlarından, bu günü izâh eden ve teşrih masasına yatırarak küfür ve şirkin topyekûn sinir uçlarına kadar neşterini hissetdiren birkaçını da, burada zikretmeden geçemeyiz:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><br />
………..</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Demokrasi bu halka,<br />
Burunlarda bir halka.<br />
Hürriyet mi diyorlar;<br />
Balık ağzında zoka.<br />
Bilmezler ki hürriyet,<br />
Teslim olmakdır Hakk’a…</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><br />
Biçâre demokrasi,<br />
Karanlıkda körebe.<br />
Parti, bölücü âlet,<br />
Batı’dan bize hibe (1975)</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>&#8230;&#8230;&#8230;..</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><br />
Nedir çâremiz nedir?<br />
Demokrasi mi, hâşâ!<br />
Hürriyet, o bir ökse,<br />
Uygarlık, o bir maşa!<br />
Asırlık Garb plânı,<br />
Türk rûhunda kargaşa.<br />
Tek maksat bu yollardan,<br />
Türkü getirmek tuşa!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>…………</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><br />
Garb seni boşamadan,<br />
Davran, sen onu boşa!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>…………</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><br />
Hakimiyyet Hakk’ındır,<br />
Yazdır bunu nakkaşa!<br />
Hakk var, ne halk, ne halklar,<br />
Basmayın artık yaşa!”  (1981)</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Merhûm Üstâd’ın satırlarına devâm edelim:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Bir arab mütefekkirinin duası:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>-Allâh’ım! Siyâsetden, onun benzerinden, benzerinin benzerinden, onun da gölgesinden, gölgesini andıranından, sağından, solundan, önünden, arkasından sana sığınırım!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Evet, politika, bütün dayanaklarını kaybedip yalınız kendisinden ibâret, yalınız kendisi için, yalınız 24 saatlik cüce hayat zeminini kazanmaya mahsus bir atlatma ve aldatma müessesesi hâlinde ortaya çıkınca, üstün fikirciye düşen dua, yukarıdakidir. Bu türlü siyâsetin ismi de, politikadır…” </strong>(23.4.1965- Çerçeve 3, sh:169- Tab’ı 1991)</p>
<p style="text-align: justify;">Mukaddes nizâmın muazzez siyâseti dışında kalan ve Hakk’a teslimiyetden eser taşımayan, ithal malı ve enternasyonalizmaya bağlayıcı her ağız açış bile, bu şeytânî politikadır; ve kalbini kelime-i tevhîde teslîm eden gerçek bir müslümanın <strong>“lâ ilâhe”</strong> diyerek mutlak manada nefy ve reddetmek mükellefiyetinde olduğu da, bütün kök, dal ve zakkumdan ibâret meyvalarıyla işte budur… Dünyâdaki istisnâsız her noktaya, <strong>“îmân etdim!”</strong> dediği dîninin, taşıdığı mikyâsı, mi’yârı, mukâbili, hasleti ve disiplini ile tam bir inkıyadla bakamayan kalabalıklar, ne bu keyfiyeti anlar, ne de bu aksiyonun takdîr ve tashîhine sâhib olabilirler…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Büyük Doğu Mektebi,</strong> başta Aziz ve Merhûm Üstâd’ıyla, işte bu temelin üzerinde kutsî bir inşâın, îmân, mücâhede ve  mücâdelenin ocağıdır…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Aramızdan ayrıldıkdan sonra ancak erişilemez ve yeri doldurulmaz kıymetini idrâk etdiğimiz; ve bırakdığı cesîm boşluk önünde apışıp kaldığımız Büyük Üstâdın 28. vefât sene-i devriyesinde,  </em></strong><strong>azîz<em> rûhuna binlerce rahmet ve minnet… Fâtiha, Yâsîn ve hürmet…</em></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 24.05.2011)</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fustad-i-muazzez-merhum-necib-fazil-beyi-yadederken.html&amp;linkname=%C3%9Cst%C3%A2d-%C4%B1%20Muazzez%20Merh%C3%BBm%20Necib%20F%C3%A2z%C4%B1l%20Bey%E2%80%99i%20Y%C3%A2dederken%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fustad-i-muazzez-merhum-necib-fazil-beyi-yadederken.html&amp;linkname=%C3%9Cst%C3%A2d-%C4%B1%20Muazzez%20Merh%C3%BBm%20Necib%20F%C3%A2z%C4%B1l%20Bey%E2%80%99i%20Y%C3%A2dederken%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fustad-i-muazzez-merhum-necib-fazil-beyi-yadederken.html&amp;linkname=%C3%9Cst%C3%A2d-%C4%B1%20Muazzez%20Merh%C3%BBm%20Necib%20F%C3%A2z%C4%B1l%20Bey%E2%80%99i%20Y%C3%A2dederken%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fustad-i-muazzez-merhum-necib-fazil-beyi-yadederken.html&amp;linkname=%C3%9Cst%C3%A2d-%C4%B1%20Muazzez%20Merh%C3%BBm%20Necib%20F%C3%A2z%C4%B1l%20Bey%E2%80%99i%20Y%C3%A2dederken%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fustad-i-muazzez-merhum-necib-fazil-beyi-yadederken.html&amp;linkname=%C3%9Cst%C3%A2d-%C4%B1%20Muazzez%20Merh%C3%BBm%20Necib%20F%C3%A2z%C4%B1l%20Bey%E2%80%99i%20Y%C3%A2dederken%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fustad-i-muazzez-merhum-necib-fazil-beyi-yadederken.html&amp;linkname=%C3%9Cst%C3%A2d-%C4%B1%20Muazzez%20Merh%C3%BBm%20Necib%20F%C3%A2z%C4%B1l%20Bey%E2%80%99i%20Y%C3%A2dederken%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fustad-i-muazzez-merhum-necib-fazil-beyi-yadederken.html&amp;linkname=%C3%9Cst%C3%A2d-%C4%B1%20Muazzez%20Merh%C3%BBm%20Necib%20F%C3%A2z%C4%B1l%20Bey%E2%80%99i%20Y%C3%A2dederken%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fustad-i-muazzez-merhum-necib-fazil-beyi-yadederken.html&amp;linkname=%C3%9Cst%C3%A2d-%C4%B1%20Muazzez%20Merh%C3%BBm%20Necib%20F%C3%A2z%C4%B1l%20Bey%E2%80%99i%20Y%C3%A2dederken%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fustad-i-muazzez-merhum-necib-fazil-beyi-yadederken.html&amp;linkname=%C3%9Cst%C3%A2d-%C4%B1%20Muazzez%20Merh%C3%BBm%20Necib%20F%C3%A2z%C4%B1l%20Bey%E2%80%99i%20Y%C3%A2dederken%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fustad-i-muazzez-merhum-necib-fazil-beyi-yadederken.html&amp;linkname=%C3%9Cst%C3%A2d-%C4%B1%20Muazzez%20Merh%C3%BBm%20Necib%20F%C3%A2z%C4%B1l%20Bey%E2%80%99i%20Y%C3%A2dederken%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fustad-i-muazzez-merhum-necib-fazil-beyi-yadederken.html&amp;linkname=%C3%9Cst%C3%A2d-%C4%B1%20Muazzez%20Merh%C3%BBm%20Necib%20F%C3%A2z%C4%B1l%20Bey%E2%80%99i%20Y%C3%A2dederken%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fustad-i-muazzez-merhum-necib-fazil-beyi-yadederken.html&amp;linkname=%C3%9Cst%C3%A2d-%C4%B1%20Muazzez%20Merh%C3%BBm%20Necib%20F%C3%A2z%C4%B1l%20Bey%E2%80%99i%20Y%C3%A2dederken%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fustad-i-muazzez-merhum-necib-fazil-beyi-yadederken.html&amp;linkname=%C3%9Cst%C3%A2d-%C4%B1%20Muazzez%20Merh%C3%BBm%20Necib%20F%C3%A2z%C4%B1l%20Bey%E2%80%99i%20Y%C3%A2dederken%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fustad-i-muazzez-merhum-necib-fazil-beyi-yadederken.html&amp;linkname=%C3%9Cst%C3%A2d-%C4%B1%20Muazzez%20Merh%C3%BBm%20Necib%20F%C3%A2z%C4%B1l%20Bey%E2%80%99i%20Y%C3%A2dederken%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fustad-i-muazzez-merhum-necib-fazil-beyi-yadederken.html&amp;linkname=%C3%9Cst%C3%A2d-%C4%B1%20Muazzez%20Merh%C3%BBm%20Necib%20F%C3%A2z%C4%B1l%20Bey%E2%80%99i%20Y%C3%A2dederken%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fustad-i-muazzez-merhum-necib-fazil-beyi-yadederken.html&#038;title=%C3%9Cst%C3%A2d-%C4%B1%20Muazzez%20Merh%C3%BBm%20Necib%20F%C3%A2z%C4%B1l%20Bey%E2%80%99i%20Y%C3%A2dederken%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/ustad-i-muazzez-merhum-necib-fazil-beyi-yadederken.html" data-a2a-title="Üstâd-ı Muazzez Merhûm Necib Fâzıl Bey’i Yâdederken…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/ustad-i-muazzez-merhum-necib-fazil-beyi-yadederken.html">Üstâd-ı Muazzez Merhûm Necib Fâzıl Bey’i Yâdederken…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/ustad-i-muazzez-merhum-necib-fazil-beyi-yadederken.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu Adam!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/bu-adam.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/bu-adam.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Jun 2019 06:54:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[bu adam]]></category>
		<category><![CDATA[cübbeli sarıklı politikacı]]></category>
		<category><![CDATA[ham softa kaba yobaz]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=2623</guid>

					<description><![CDATA[<p>Medya ve o medya denen aşşağılık nesneye yalan, dolan, iftirâ ve karalamanın mutfak çöplüğü vazifesi gören topyekûn “kubur farelerinin”, bu adam </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/bu-adam.html">Bu Adam!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><u>BU ADAM!</u></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><em><u>Ahmed SELÂMÎ (Dağıstânî)</u></em></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Medya denen aşşağılık nesneye, yalan, dolan, iftirâ ve karalamanın mutfak çöplüğü vazifesi gören topyekûn <strong>“kubur farelerinin”</strong>, bu adam hakkındaki kadın tüccarlığı, yok uçkur azmanlığı soyundan yazdıkları, beş paralık bir kıymet taşımaz; ve fakat asıl cürm hânesini tıka basa dolduran felâketlerse, bu adamın bizzat kendi öz dili, öz tavrı ve öz rûhunun ortaya koyduğu çirkinlikler ve yamukluklardır…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Kamu”</strong> dedikleri efkâr-ı umûmiyye idrâk ve terâzîsinin asıl tartması ve ele alması icâbeden nokta bu olduğu halde, keyfiyet müflisi milyonlar, bunu ne görüyor ve ne de ele alma cevherine sahib bulunuyorlar!. Bu kalabalıkların ve siyâsî dembokratik şebekelerin anladığı tek şey, bel altı denen mıntıkanın hayvanca ve eşşekce eşelenişi ve kıymet hükümlerini de, bu çizgi üzerinden bir netîceye bağlamak…</p>
<p style="text-align: justify;"> Medya denen ve İslâm düşmanlığı bahis mevzuu olduğu her zaman ve mekânda öküz altında buzağı aramak derecesinde Ebû Cehil irsiyetine sâhib bu iğrenç ve dönme taraf, bunu çok iyi bildiğindendir ki, bu adamı şamar oğlanı yaparken, işte bu malzemeyi ve stratejiyi kullanmaktadır…</p>
<p style="text-align: justify;">Medyatik olmanın şehvetini tadar tatmaz ekranların dümbüllüsü olup çıkan bu adam, şimdi faturayı <strong>“el cezâu min cinsil amel!”</strong> hükmüne eğilerek ödemenin mecbûr ve  mahkûmu…</p>
<p style="text-align: justify;">Medya denen bu <strong>“kubur farelerini”</strong> ip cambazı gibi oynatan maskeli ve kara lekeli yer altı köstebeklerinin gûyâ suç diye ortaya atdıkları uçkur ve kadın merkezli suçlamalardan belki sonsuz derece  daha katmerli olanları, bizzat bu adam tarafından irtikâb edilmişdir dedik… Onlarcasından, bir düzine civarındakilere sür’atle temas edib geçelim:</p>
<p style="text-align: justify;">1) Kellesi üzerindeki fesinden, çenesindeki sakalına, cübbesinden şalvarına ve topyekûn dış hatlarına en bâriz çizgi ve desenler hâlinde akseden bu müslüman görünüş, inkârına mecâl bulunamaz ki, bir misyonun (dînî bir vazîfe taşıyışın) habercisidir. Bunu, şahsî bütün kıymet ve vazîfelerinden mutlaka üstün bilerek muhâfaza, en başda gelen ana hassâsiyet olduğu halde, bunu zerre kadar yerine getiremeyib alelâde bir<strong> “aksesuar”</strong> gibi taşıyan bir adam, medya denen çukurun el ve dil atdığı mevzûların çok daha fevkinde bir cürmün mürtekîbidir…</p>
<p style="text-align: justify;">2) Bu kıyâfet ve bu <strong>“misyon”</strong>la, o kıyâfet ve misyonun içden içe en büyük ve azılı düşmanları olan <strong>Yardakçı</strong> ve <strong>Kaltakçı</strong> nâm iki medya <strong>“kubur faresinin”</strong> önüne oturarak ve onların irâdesine tâbi olarak onların programlarına gönüllü ve yalakaca iştirakçilik etmek de, gene o nisbet ve mukâyese dışına fırlayıcı cürümlerden biri….</p>
<p style="text-align: justify;">3)  Ciğeri beş para etmez bu kabil adamların sevk etdiği program denen rezâlet ve kepâzelekleri <strong>“tebliğ ve irşâd!”</strong> telâkkî etmek ve bu şekilde aksetdirmek de, şeytanlığı, melekiyyet sarmasıyla yutdurma kurnazlığı olarak ayrı ve iğrenç başka bir cürüm…</p>
<p style="text-align: justify;">4)  Aynı medya şeytanlarının hoşlanacağı bir komedyen üslûbuyla onları memnun etme istikâmetinde en ince ve hassas din mevzularına el atmak; ve aynı şeytanları kahkahalara boğarken, rolü iktizâsı hiç gülmeyen komedyenler gibi tabiilik süsüyle süslenmek; ve<strong> “siz, benim daha ne âlim, nüktedân, hazır cevâb ve zekâ şâheseri adam olduğumu anlayamazsınız!”</strong> havalarıyla, bu manzaraları hafife alıyor görünmek…</p>
<p style="text-align: justify;">5)  En hassas ve ince dîn mevzularını öyle bir gevşeticilikle muhâtablarının önüne koyma utanmazlığı ki, Kaltakçı’nın bir programda, (hâşâ) <strong>“Allâh o zaman zulmetmiş oluyor.. Mu….ed, demek ki korkakmış!”</strong> gibi Kainât şeref, iffet, nâmus ve vicdânını paramparça eden galız ve iğrençliğini ifâdede lûgatların âciz kalacağı ifâdelere  sebebiyet verme denâeti… Böylesine cür’etkâr bir aşşağılık adam karşısında, masaya topuğunu vuracakken, yumruğunu bile vuramayış ve hödüklük… Ve, söz ve fiil çapında ortaya konulması icâbeden tavrın binde birini bile haykıramadan ve oranın altını üstüne getiremeden mıymıy edib <strong>“yani öyle dememeliyiz de…..” </strong>şöyle yamulmalıyız ve paspas olmalıyız pörsüklüğü ve çürümüşlüğü… Mukaddes <strong>“îmân öfkesinin!”</strong> fâhişe ekranların göbek taşında ırzına geçilircesine örselenişi… Bu zillet şerâbını da, dünyânın gözleri önünde yudum yudum zıkkımlayış…</p>
<p style="text-align: justify;">6) Vaktiyle Bağdad’a vâli tayin edilen bir adamın <strong>“teaddüd-i zevcâtı mecbûr ilân edişi!”</strong> neticesinde, 2. Hanım olan bir ihtiyarın hâl ve tavırlarını tasvirdeki edeb ve ahlâka buz tutduran müstehcenlik&#8230;Karşısındakilere ve milyonlarca ekran başındaki seyircilere sanki dil fuhşuyla ziyâfet… Sâbit olmayan bir hikâyeyi vâkıa imiş gibi nakil, Yardakçı ve Kaltakçı’nın gülmekden neredeyse bîtâb düşmeleri… <strong>“Zarûrât-ı dîniyyeden”</strong> olan ve kendisinde şübhenin dahî küfre müeddî bir rezâlet olacağı bu Şeriat esâsı teaddüdün, zaman zaman icrâsı çok zor ve vüs’at dışı bir teklifmiş gibi gösterilişi… Kendisi iki hanıma sâhib olduğu halde, yine zaman zaman bu mevzu ile alâkalı alaycı ve müstehzî tavırlar… Ve çirkin mi çirkin, sulu ve bir hocaya değil, bir bilmem ne müstahdemine bile aslâ yakışmayacak derecede cırtlak, şirret ve iğrenç hikâye nakilleri, manzara ve tavırlar…</p>
<p style="text-align: justify;">7)  Okyanus Ötesindeki m’lûm adamı, işine geldiği yerde büyük bir ehl-i sünnet âlimi, çok değerli ve mübârek bir zât olduğu noktasında bire bin katarak en sulu mübâlâğa ifâdeleriyle omuzlayış… Bir başka zamanlarda ise, aynı adamı, papanın ve diyalogcuların izinde beş para etmez bir adam olarak ezib geçmek…</p>
<p style="text-align: justify;">8)    <strong>“Hubb-ı câh”</strong> denen ve insanların şakşaklaması karşısında insan nefsini en azgın derekelere tepen illete kendini teslim ederek, mücerred ezberden ibâret ve tasavvuf derinlik ve ağırlığına alabildiğine uzak ilminin deryâ oluşuna kendisini de inandırması ve sahte bir tevâzu’ ile de, gûyâ öyle olmadığını ifhâma çalışması…</p>
<p style="text-align: justify;">9) Birçokları gibi, <strong>“Efendi Hazretlerinin!”</strong> emri ile konuşuyor intibâı verme.. Ve ona merbûtiyet ve ihtirâmından, en muti bir mürid gibi konuşuyor olma açıkgözlüğü.. Böylece, kendi politik, rûhî ve hesâbî istikâmetlerini, o muhterem zevâta söyletmiş olma tilkiliği…</p>
<p style="text-align: justify;">10) Ve en korkunç iğrençliğin en üst noktası ve medyaya düşen bütün rezâletleri sıfırlayacak cürmü ise,<strong> “Kamal Paşa, cebinden para vererek Elmalılı Merhûma tefsir yazdırmışdır!” </strong>hezeyânının gaseyânı…</p>
<p style="text-align: justify;">11) Böyle bir vâkıa aslâ yokdur ve olamaz. Tefsirin, kime, ne içün ve nasıl yazdırıldığı, birinci cildin başında son derece açık ve net olarak beyân edilmişdir. Böyle bir tefsirin, Osmanlı ulemâsından Merhûm Hamdi Efendiye cepden para verilerek ve husûsî bir emirle yazdırılması gibi bir hâdise, son derece yalan, uydurma ve hılâf-ı hakîkatdır.</p>
<p style="text-align: justify;">12) Böyle bir uydurmayı piyasaya sürmekdeki iki maksaddan birincisi: Adı geçenin ateist veya düalistliğini setrederek, kamalistler nezdinde onun dinsiz olmadığı tezini te’kîd  etmek, onlara ve karşısındaki necâsetlere <strong>“âferin lan yobaz!”</strong> dedirterek, az bir <strong>&#8220;semen-i kalîl&#8221; </strong>ve yalakalık komisyonu dilenmek… İkincisi de: Elmalılı tefsiri gibi <strong>“Türkçe tefsirlerin padişâhı!”</strong> bir tefsirin kıymet ve derecesini, muvahhid, müttakî ve müteşerri’ müslümanlar nezdinde sulandırmak ve hatta i’tibardan düşürmek…</p>
<p style="text-align: justify;">13) Bu adam, bunlar gibi daha kaç düzine cürmün sahibi olarak zâten rızâya ters düşmüş ve bütün bunları görmeyerek vaktinde onun önünü kesmeyen ve vaktinde bu adamın çenesini susturmayan öz ocağı ve öz dergâhını da, kendi peşinden sıkıntıya sürüklemiş ve hatta oranın itibârıyla maskaralaştırma çapında oynamışdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">14) Hadiselere, gönül gözüyle, aşk ve vecd derecesinden bakmayı değil, onu, kelle gözüyle okuma peşindeki bir takım <strong>“ham softa kaba yobaz!”</strong> kalabalıklar, şimdi şu sayılanların milyarda biri bile etmeyecek uçkur ve kadın ticareti gibi yaftalamalar karşısında, neredeyse ayaklanmışlardır!. Ve bu adama, şer’î adâlet içinde değil, kof ve fos bir taraftarlık psikolojisi dürtmesiyle sahib çıkmanın gûyâ cihâdı ve kuru gürültüsü içine girmişlerdir!</p>
<p style="text-align: justify;">15) Allâh ve Rasûlü’nün düşmanı olan nefret kutbuna mahabbeti ve müfessir merhûm gibilere buğzu çekici ifâde ve ibârelerin sâhibleri, elbetde gadab-ı ilâhî karşısında apışıb kalacaklardır…</p>
<p style="text-align: justify;">16) Elmalılı Merhûmun ruhâniyyeti, kim bilir ne acı ve elemler içindedir ki, bu adamsa, ruh megalomanisinin şehvetiyle resmetdiği frensizliğinin ve tam tersine yokuş aşağı gaz pedalına da basarak uçmanın peşindedir! Ve kendisine yapılan tenbih ve ihtarları kulak ardı etmenin faturasını ödemek üzere, ilâhî bir hikmet ve hesab tahtında kapana sokulmuş ve vaktinde tam tedbir almayan ve bu adamı başıboş bırakan etrafını da eleme boğmuş, böyle giderse  kendisine her selâm verenin bile insan içine çıkamıyacağı günler gelecekdir!</p>
<p style="text-align: justify;">17) Mukaddes ve Muazzez Şeriatımız’dan kıl kadar ayrılan tasavvuf ve tarikatların zındıklık olduğu da, İmâm-ı Rabbânî Müceddid-i Elf-i Sânî Ahmed-i Fârûk-i Serhendî Hazretlerinin Mektûbat’ında apaçık yazılmışdır. Topyekûn gerçek müslümanlara düşen, şahısların, hele Şeriat-ı Garrâya lâf getiren yüzkarası ve sokak sürtüğü ve öz nefsini &#8220;âlim&#8221; olarak pazarlayan echel-i cühelâ ve ekfer-i küferâ sınıflarındaki insanlıkdan fırlamış şahısların aslâ müdâfaası değil, doğrudan doğruya Şerîat-ı Ahmediyye’nin muhâfaza ve müdâfaasıdır…</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 15.12.2011) (tt)</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbu-adam.html&amp;linkname=Bu%20Adam%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbu-adam.html&amp;linkname=Bu%20Adam%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbu-adam.html&amp;linkname=Bu%20Adam%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbu-adam.html&amp;linkname=Bu%20Adam%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbu-adam.html&amp;linkname=Bu%20Adam%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbu-adam.html&amp;linkname=Bu%20Adam%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbu-adam.html&amp;linkname=Bu%20Adam%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbu-adam.html&amp;linkname=Bu%20Adam%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbu-adam.html&amp;linkname=Bu%20Adam%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbu-adam.html&amp;linkname=Bu%20Adam%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbu-adam.html&amp;linkname=Bu%20Adam%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbu-adam.html&amp;linkname=Bu%20Adam%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbu-adam.html&amp;linkname=Bu%20Adam%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbu-adam.html&amp;linkname=Bu%20Adam%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbu-adam.html&amp;linkname=Bu%20Adam%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fbu-adam.html&#038;title=Bu%20Adam%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/bu-adam.html" data-a2a-title="Bu Adam!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/bu-adam.html">Bu Adam!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/bu-adam.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kendini, &#8220;Hocayım&#8221;la Balon Gibi Şişirenler&#8230;</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/kendini-hocayimla-balon-gibi-sisirenler.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/kendini-hocayimla-balon-gibi-sisirenler.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Apr 2008 07:09:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SEYYİDOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Haydar Efendi]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi-parti-oy-sandık]]></category>
		<category><![CDATA[ham softa kaba yobaz]]></category>
		<category><![CDATA[idare-i avam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=2961</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçdiğimiz seçim, “demokrasi, parti, sandık ve oy!” diye yırtınan nice fırkaların, içlerine âit pek iğrenç röntgen filimlerini sergiledi; ve ecdâdın “idâre-i</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/kendini-hocayimla-balon-gibi-sisirenler.html">Kendini, &#8220;Hocayım&#8221;la Balon Gibi Şişirenler&#8230;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>KENDİNİ, “HOCAYIM”LA BALON GİBİ ŞİŞİRENLER&#8230;</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SEYYİDOĞLU</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Geçdiğimiz seçim, “<strong>demokrasi, parti, sandık ve oy!</strong>” diye yırtınan nice fırkaların, içlerine âit pek iğrenç röntgen filimlerini sergiledi; ve ecdâdın “<strong>idâre-i avâm</strong>” dediği, ayakların baş, başların ayak oluş rezâleti, bütün zırıltılarıyla cihâna aksetdirildi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Biz, ırkçı batı emperyalizminden ithâl politika çirkefi içinde boğazına kadar, yalan, dolan ve binbir göz boyama necâsetine batanlar için:</p>
<p style="text-align: justify;">“ <strong>&#8211; Adamın flora ve fıtratı, bilmem ne böceği gibi yaşamak ve konuşmak&#8230; Bu böceklerden samimiyyet, dürüstlük, hakkı hakk bilib ittibâ, bâtılı bâtıl bilib ictinâb kat’ıyyen beklenemez!</strong>”</p>
<p style="text-align: justify;">Desek de, bunu, sakallı cübbeli manzarası ile M.Talu Beyin politik bir parti-cemâat adına “<strong>hocayım</strong>” yollu ekranlara zıplayarak sürdürmesi, mideleri bulandırmışdı&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Defaatle “<strong>hocayım</strong>” derken, bunun altında hiçbir sıfat ve rütbeyi kabûl etmez bir pâye tutkunluğu ile, seçimden bir gün evvel Kanal 5 vâsıtasıyla bunları sergileyen “<strong>hoca</strong>” da, öyle bir “<strong>ham softa kaba yobaz</strong>” prototipi örneği vermişdir ki, gülünç olmakla da kalmamış, Allah’ın âyetlerini ve akâidin “<strong>Sırât köprüsüne</strong>” kadar şer’î ıstılahlarını, partisi hesâbına yamultup çarpıtarak, o bir türlü dilinden bırakamadığı “<strong>hoca sıfatımla söylüyorum!</strong>” deyişi ile pek güzel isbât(!) edebilmişdi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yahudi-nasrâniyet menşe’li müesses sistemin politikası içinde yer alan bir iki düzine parti pırtıdan (belli bir parti) tutkunluğu ile yaşamanın “<strong>vâcib</strong>” olduğunu beyan; ve bunu da, Allah’ın Azze ve Celle’nin iki âyetini okuyarak isbâtlama(!) ıkınışı, şer’î mes’ûliyyetsizliğin ve Allah’ın âyetlerini parti-pırtısı hesâbına istismârın ve binnetîce Kelâmullâh’a saygısızlığın vehâmet çapında bir manzarasıdır&#8230; Talu’nun meşhûr ef’âl-i mükellefîninden olan <strong>“yanlış oğlu yanlışdır!!!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İhtisâs, akıllılık, bilginlik ve selâhiyyet sâhibi yegâne bir otorite olmak gibi, “<strong>kerâmeti kendinden menkûl bir şeyh!</strong>” zavallılığıyla, ikide bir, “<strong>hocalığını</strong>” gözlere sokma heveskârı “<strong>hoca</strong>”, acabâ gerçek bir hoca olan merhûm Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi Hazretlerinin “<strong>Zarûrât-ı Dîniyyeyi</strong>” de işâretleyen şu fevkalâde mühim ibâresi karşısında, bu ibâreyi anlamak için en az bir hafta çalışmak, tevbe istiğfâr etmek ve esâs duruşa geçerek îmân tâzelemek mevkîinde değil midir?&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İşte o ibâre:</p>
<p style="text-align: justify;">“ <strong>&#8211; &#8230; Ben, Hilâfetin lüzûmunda (şübhe) ve (tereddüd) gösteren insanların, hem (akıllı) hem de (müslüman) olmalarına ihtimâl veremem.</strong>”<a href="#_edn1">[1]</a></p>
<p style="text-align: justify;">Zamâne mollalarımız, “<strong>Cumhûriyyeti biz kurduk!</strong>” palavrasına kadar şekilden şekle giren; ve kendini gazetesiyle “<strong>müctehid, müceddid, peygamber misyonlu lider!</strong>” v.s. îlân etdiren adamlara rey’ toplamak içün, üç paralık akıllarına ve bir o kadarlık ilimlerine abanarak desteksiz atmalar yerine, “<strong>ulemâ-yı islâmiyyenin</strong>” son halkası olan “<strong>ulemâ-yı osmâniyyeye</strong>” ittiba’ etmek edeb, terbiye, haysiyet ve şerefini ihtiyâr edebilmelidirler…</p>
<p style="text-align: justify;">“ <strong>&#8211; (&#8230;) Hoca efendi, her seçimde (&#8230;) partisine oy vermişdir!</strong>”</p>
<p style="text-align: justify;">Yollu yâveler, gerçek hocaların üzerinden, parti pırtı hesâbına rant devşirme sevdâsına düşmekdir ki, bu, evvelâ o hoca efendileri kullanmak terbiyesizliği ve necâset politikaya âlet etme edebsizliğidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Hayatda veya merhûm olmuş nice hocalarına kadar, onları istismârdan çekinmeyenlerin encâmı, işte dün de, bugün de eşekden düşmüşcesine meydandadır; ve bundan sonrası da farklı olmayacakdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Aynı ekranda:</p>
<p style="text-align: justify;">“ <strong>&#8211; Bizim asıl gâyemiz barajı geçmek değil, Sırât’ı geçmek!</strong>”</p>
<p style="text-align: justify;">Gibi, sulu beyânlar ise, seçim zamanları zuhûr eden:</p>
<p style="text-align: justify;">“<strong> &#8211; Bu seçim müslümanın sayımı olacakdır! Bu seçim İstanbul’un fethinden daha mühimdir! Bu seçim asırların en mühim hâdisesidir! Bu seçim Çanakkale harbinden daha mühimdir!!!</strong>”</p>
<p style="text-align: justify;">Gibi Erbakan palavralarından ve tulûât sahnelerinden ilhâm almışa benziyor&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Sandığa git, yarığından oyunu sarkıt ve Sırâtı geç!!! Ne sarîh ve sahîh îmân, ne sâlih amel, ne cihad, ne çile, ne direniş!. Bütün bunlar, yarık sandıkdan sokuşturulan kağıt parçasının mazrûfunda mündemic…</p>
<p style="text-align: justify;"> Zavallı 15 asrın müslümanı! Onca kan akıtıb can vereceğine, onca hanümânları yıkık, onca çoluk çocuğu boynu bükük bırakacağına, şu haçlı sistemin yarrık sandığını neden keşfedemedin de, bu sandık cihadını ve sıratdan geçme formülünü neden göremedin, neden, neden?!.</p>
<p style="text-align: justify;">Bütün bunların, <strong>“hoşgörü-diyalog mezheb-i vatikânîsi”</strong> peşinde <strong>“papalık misyonunun bir parçası olduğunu”</strong> söyleyen “<strong>Hoşfendi diyasporasının</strong>” Allah Azze ve Celle’nin dinini <strong>“ılımlılaştırması”</strong> yani sulandırması rezâletlerinden farkı nedir?.. Bunların, akâid, fıkıh ve tasavvuf kitablarındaki hakîkatlarla, zerre kadar alâkası görülmüş müdür?!.. Fetulla Beyin dîn ü mezhebinde de, geçdiğimiz senelerde, Mardin taraflarında bir köprü yapıp, orada da imam, haham ve papazı ne kadar kolay ve beleş Sırât’dan geçiriveriyorlardı!!!</p>
<p style="text-align: justify;">Sırât’dan geçmeyi çocuk oyuncağı zanneden ve “<strong>hocayım</strong>” nakarâtına sarılanlar, bildikleri en muhterem hoca efendiye gitsinler ve sorsunlar:</p>
<p style="text-align: justify;">“ <strong>&#8211; Ali Haydar Efendi Hazretleri Demokrasi için ne buyurmuşlardı?</strong>”</p>
<p style="text-align: justify;">Biz, cevâbı, suâli sormadan ve birebir muhâtab olarak almışdık:</p>
<p style="text-align: justify;">“ <strong>&#8211; Demokrasinin D’sini bile ağıza almak k&#8230;&#8230;ür!</strong>”</p>
<p style="text-align: justify;">“<strong>Hocayım!</strong>” havalarıyla ve “<strong>hani</strong>” nakarâtıyla televizyonlarda parti şovmenliğine sakal ve cübbeleriyle ara sıra da sarıklarıyla soyunanlar, bunlardan bin kere evvel, Sırât’ı geçmekde samîmî iseler, MerhûmŞeyhülislam Mustafa Sabri ve Ali Haydar Efendi Hazerâtı gibi gerçek hoca ve dâhî allâmelerin yukarıya aldığımız iki cümlesine en az bir hafta çalışıb bunları kalblerine indirmeğe; ve sonra da vird-i zebân eylemeğe baksınlar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Sırât’ı geçirecek olan, partili ırkçı emperyalizma demokrasisinin herhangi bir partisine yarık sandıkdan oy kakalamak değil; “<strong>Zarûrât-ı Dîniyye</strong>”nin (yukarıya aldığımız iki cümle de dâhil) binlerce kânûn ve kâidesinde, sûret-i kat’ıyyede şübhe ve tereddüd etmeden, cezm ve yakîn derecesinde mutlak bir “<strong>tasdîk</strong>” ve “<strong>tahsîn</strong>” gösterebilmekdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Da’vâsında samîmî olanlar, <strong>“5765 senelik ırkçı emperyal siyonizma düşmanlığını”</strong>, oy araklama zamanları değil, her 24 saatlerle muttasıl olarak ve zındanların işkencelerini göze alarak erkekce sürdürenlerdir&#8230; Seçim biter bitmez, bıçakla kesilmiş gibi seslerini kısanlar değil!.. Hem, <strong>kerimânım ve mahdum beyler Pâris ve Dubâî yollarına balayı nâmeleriyle süzülür ve düzülürken</strong>, o <strong>“ırkçı emperyal siyonizma tehlikesi!”</strong> acâba hangi dağın arkasına kaçmışdı?!</p>
<p style="text-align: justify;">“ <strong>&#8211; Beni duyuyor musun, sakalsız yularlı Hüsnüüüüü!?</strong>”</p>
<p style="text-align: justify;">Samîmiyyetsiz olur ve göz külleyiciliği baş karakter edinirseniz, Selânik dönme mahrecli cem’ci hırsızların aldığı %3’ü bile, sittîn sene bulamazsınız!.</p>
<p style="text-align: justify;">“ <strong>&#8211; Hadi ordan, hadi ordan, hadi ordan!!!</strong>”</p>
<p style="text-align: justify;">(Diyemez), ve fakat (denilen)  hâle gelirsiniz… Ve o zaman hangi <strong>“dembokratik seçim”</strong> dümenlerinin, <strong>“Çanakkale harbinden ve hele İstanbul’un Fethi’nden daha mühim olduğu”</strong> hezeyânlarını, ebediyyen bir daha gaseyân edemez hâle de geliverirsiniz…</p>
<p style="text-align: justify;">Onbeş asırdır, Ulemâ-yı İslâmiyye ve onun son halkası olan <strong>“Ulemâ-yı Osmâniyye”</strong> ne demişse o… İşkembeden atarak yol kesen kim olursa olsun, buna aslâ fırsat bulamamalı; ve onbeş asrın en değişmez ve muhkem hakîkatının şu olduğunu da, (eğer kuş kadar aklı varsa) o aklının en mûtenâ köşesine  kim olursa olsun, ve hangi tür açık veya gizli cumburlobiyet müctehidi veya âyetullahı bulunursa bulunsun, kazımak zorundadır:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- Îmân ızhâr-ı hakk’dır. Hakk-ı sarîhi ketmetmek küfürdür… Îmân, mu’cibe-i külliyyedir, küfür ise sâlibe-i cüz’iyye ile teşekkül eder… Îmân, mücerred kabûl ve tasdik değil, aynı zamanda “tahsin”dir… ALLÂH AZZE VE CELLENİN DÎNİ, TECEZZÎ KABÛL ETMEYEN BİR BÜTÜNDÜR…”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong>Biz, <strong>“hoca sıfatımla söylüyorum”</strong> palavrası ile ayakları yerden kesik ve kendini hoca zannederek yaşayanlar gibi böyle sıfatların şişiriciliğine muhtac olmadan; ve bu kabil kendinden menkûl etiketlerin pazarlayıcılığına zerre kadar iltifât etmeden beyân ederiz ki, Merhûm Şeyhülislam Sabri Efendi’nin kalemindeki<strong> “hoca kılıklı şeytân-ı ahrasların”</strong> ortalığı kapladığı bir zaman ve zeminde, selefin ve sâdât-ı kirâm hazerâtının formül ifâde ve ibârelerine sarılamayanlar, hangi sarık ve cübbe altında olurlarsa olsunlar, (..feterabbesû..) emrinin muhâtabları olacaklarını unutmasınlar kâfî!..</p>
<p style="text-align: justify;">Nasibse, <strong>“hangi mahkemenin tefrîki talâk hükmü taşır!”</strong> sıra buna da gelir…</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref1">[1]</a> Yarın Gazetesi, 8 Receb 1347 – 21 Kânûn-ı evvel 1928</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 07.04.2008)</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkendini-hocayimla-balon-gibi-sisirenler.html&amp;linkname=Kendini%2C%20%E2%80%9CHocay%C4%B1m%E2%80%9Dla%20Balon%20Gibi%20%C5%9Ei%C5%9Firenler%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkendini-hocayimla-balon-gibi-sisirenler.html&amp;linkname=Kendini%2C%20%E2%80%9CHocay%C4%B1m%E2%80%9Dla%20Balon%20Gibi%20%C5%9Ei%C5%9Firenler%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkendini-hocayimla-balon-gibi-sisirenler.html&amp;linkname=Kendini%2C%20%E2%80%9CHocay%C4%B1m%E2%80%9Dla%20Balon%20Gibi%20%C5%9Ei%C5%9Firenler%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkendini-hocayimla-balon-gibi-sisirenler.html&amp;linkname=Kendini%2C%20%E2%80%9CHocay%C4%B1m%E2%80%9Dla%20Balon%20Gibi%20%C5%9Ei%C5%9Firenler%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkendini-hocayimla-balon-gibi-sisirenler.html&amp;linkname=Kendini%2C%20%E2%80%9CHocay%C4%B1m%E2%80%9Dla%20Balon%20Gibi%20%C5%9Ei%C5%9Firenler%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkendini-hocayimla-balon-gibi-sisirenler.html&amp;linkname=Kendini%2C%20%E2%80%9CHocay%C4%B1m%E2%80%9Dla%20Balon%20Gibi%20%C5%9Ei%C5%9Firenler%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkendini-hocayimla-balon-gibi-sisirenler.html&amp;linkname=Kendini%2C%20%E2%80%9CHocay%C4%B1m%E2%80%9Dla%20Balon%20Gibi%20%C5%9Ei%C5%9Firenler%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkendini-hocayimla-balon-gibi-sisirenler.html&amp;linkname=Kendini%2C%20%E2%80%9CHocay%C4%B1m%E2%80%9Dla%20Balon%20Gibi%20%C5%9Ei%C5%9Firenler%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkendini-hocayimla-balon-gibi-sisirenler.html&amp;linkname=Kendini%2C%20%E2%80%9CHocay%C4%B1m%E2%80%9Dla%20Balon%20Gibi%20%C5%9Ei%C5%9Firenler%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkendini-hocayimla-balon-gibi-sisirenler.html&amp;linkname=Kendini%2C%20%E2%80%9CHocay%C4%B1m%E2%80%9Dla%20Balon%20Gibi%20%C5%9Ei%C5%9Firenler%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkendini-hocayimla-balon-gibi-sisirenler.html&amp;linkname=Kendini%2C%20%E2%80%9CHocay%C4%B1m%E2%80%9Dla%20Balon%20Gibi%20%C5%9Ei%C5%9Firenler%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkendini-hocayimla-balon-gibi-sisirenler.html&amp;linkname=Kendini%2C%20%E2%80%9CHocay%C4%B1m%E2%80%9Dla%20Balon%20Gibi%20%C5%9Ei%C5%9Firenler%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkendini-hocayimla-balon-gibi-sisirenler.html&amp;linkname=Kendini%2C%20%E2%80%9CHocay%C4%B1m%E2%80%9Dla%20Balon%20Gibi%20%C5%9Ei%C5%9Firenler%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkendini-hocayimla-balon-gibi-sisirenler.html&amp;linkname=Kendini%2C%20%E2%80%9CHocay%C4%B1m%E2%80%9Dla%20Balon%20Gibi%20%C5%9Ei%C5%9Firenler%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkendini-hocayimla-balon-gibi-sisirenler.html&amp;linkname=Kendini%2C%20%E2%80%9CHocay%C4%B1m%E2%80%9Dla%20Balon%20Gibi%20%C5%9Ei%C5%9Firenler%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fkendini-hocayimla-balon-gibi-sisirenler.html&#038;title=Kendini%2C%20%E2%80%9CHocay%C4%B1m%E2%80%9Dla%20Balon%20Gibi%20%C5%9Ei%C5%9Firenler%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/kendini-hocayimla-balon-gibi-sisirenler.html" data-a2a-title="Kendini, “Hocayım”la Balon Gibi Şişirenler…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/kendini-hocayimla-balon-gibi-sisirenler.html">Kendini, &#8220;Hocayım&#8221;la Balon Gibi Şişirenler&#8230;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/kendini-hocayimla-balon-gibi-sisirenler.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
