<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dib arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<atom:link href="http://www.turkcesi.biz/tag/dib/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkcesi.biz/tag/dib</link>
	<description>Hakkın ve Sabrın T&#252;rk&#231;esi imani, fikri, edebi, tarihi ve siyasi neşriyatdır...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Jun 2023 12:03:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.4</generator>

<image>
	<url>http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/06/cropped-osmanli-armasi-site-ikonu-50x50.jpg</url>
	<title>dib arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<link>http://www.turkcesi.biz/tag/dib</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Allâh Azze İle Muârazanın” Da Adı: Bayram!Ahmed SELÂMÎ</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/allah-azze-ile-muarazanin-da-adi-bayram.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/allah-azze-ile-muarazanin-da-adi-bayram.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Jun 2023 03:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10/01 Ramazan Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[12/10 Kurban Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[Allah ile muaraza]]></category>
		<category><![CDATA[dib]]></category>
		<category><![CDATA[Merhum Elmalılı]]></category>
		<category><![CDATA[Mümtaz Soysal]]></category>
		<category><![CDATA[rü'yet-i hilâl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=2631</guid>

					<description><![CDATA[<p>İslâmiyet, Allâh Azze ve Celle’nin irâdesine istinâd eden bir hüküm ve haberler bütünü… Tecezzî kabûl etmeyen O’na, Mûsâ Aleyhisselâm’dan sonra bir de </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/allah-azze-ile-muarazanin-da-adi-bayram.html">“Allâh Azze İle Muârazanın” Da Adı: Bayram!&lt;h6 style=&quot;text-align: left;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #c00000;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Ahmed SELÂMÎ&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><u>“ALLÂH AZZE İLE MUÂRAZANIN” DA ADI: BAYRAM!</u></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><em><u>Ahmed SELÂMÎ</u></em></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">İslâmiyet, Allâh Azze ve Celle’nin irâdesine istinâd eden bir hüküm ve haberler bütünü… Tecezzî kabûl etmeyen O’na, Mûsâ Aleyhisselâm’dan sonra bir de beşerî irâde karıştırılmış ve bâtılla <strong>“telbis”</strong> edilmişdir. Artık bu haldeki bir dîne Müslümanlık değil, <strong>“Yehûdiyyet!”</strong> denilmiş, böylece, hakk değil bâtıl bir dîn îcâd edilmişdir…</p>
<p style="text-align: justify;">İslâmiyyet’e Îsâ Aleyhisselâm’dan sonra da beşerî irâde karıştırılmış ve bâtılla <strong>“telbis”</strong> edilmişdir. Artık bu haldeki bir İslâmiyyet’e Müslümanlık değil, <strong>“Nasrâniyyet!”</strong> veya <strong>“Hristiyanlık!”</strong> denilmişdir. Bu da, <strong>“hakk”</strong> değil, bâtıl bir dînin îcâdı demekdir…</p>
<p style="text-align: justify;">Aynı şekilde Son ve Peygamberler Peygamberi Aleyhisselâm’dan sonra da, İslâmiyyet’e (Müslümanlık’a) beşerî irâdeler karıştırılmış, bu mutlak hakîkat olan dîn, bir takım bâtıllarla <strong>“telbis!”</strong> edilerek ortaya küfr ü dalâletden ibâret religionlar ve mezhebler çıkmışdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak bütün bunlara rağmen, Müslümanlık, Son Peygamber Fahr-i Kâinât Hazretlerinin ve nice müceddidin tecdîdi üzere, yoluna devam etmektedir. Allâh Azze’nin dini, ne kadar küfür, şirk ve dalâlet hurâfeleri içinde de kalsa, onlarla mücâdele ederek Kıyâmet kopuncaya ve meselâ 7,2’lik değil de, 10.000,2’lik zelzele ile bütün yeryüzü ve kâinât hallaç pamuğu gibi  atılıp ölü ve diri binlerce başkan, kıçkan, fir’avn, nemrut, imparator, komprador, or ve mor generaller, kurtaran ve kurtlanan binlerce şef, führer, kral, bilmem ne.. aklınıza ne gelirse, topu da mezarda iseler mezarlarından, değil iseler azgınlık ve kudurganlıkları içinden fırlatılıp paramparça ve darmadağın olacakları zamana kadar,  ilk gündeki ana esasları ile yaşayacak ve yaşatılacak…</p>
<p style="text-align: justify;">Vâzı’-ı Kânûn böyle istiyor, öyle de olacak…</p>
<p style="text-align: justify;">Topyekûn şeytan dölleri istemeseler de…</p>
<p style="text-align: justify;">Müslümanlık kânun vâzı’ı olarak mücerred Allâh Azze’yi tanır, onun dışındaki beşeri kânunların, doktrin ve ideolojilerin  tamâmına, <strong>“tâğûtî pislikler!”</strong> gözüyle bakar. Onların Allâh’a şirk koşmakda olduklarını bilir ve bu temel i’tikâdı, her esâsının önünde ve üstünde tutar… Bu,<strong> “kelime-i tevhîd’in”</strong> birinci basamağı olan <strong>“lâ ilâhe” </strong>nefyinin de vazgeçilmez ana temeli…</p>
<p style="text-align: justify;">Müslümanlık, çocuk oyuncağı değildir…</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak O’nu, <strong>“layık, dembokratik ve kamalizma”</strong> teslisi veya beşerî sistemi, önünde en büyük yol engeli gördüğü içün, jakoben ilkeleri ve devlet zoru ve cebri ile bâtıllara bulayıb <strong>“telbis”</strong> ederek<strong> yok etmeye çalışmışdır. </strong>Ayrıca<strong> “Yehûdiyyet ve Nasrâniyyet’e”</strong> benzeterek, bâtıl bir din îcâd etmişdir… Adı İslâm da olsa, HAKK olan İslâmiyet’e nisbetle bâtıl… Uydurma ve esâtir ve hurâfelerle dolu resmî bir religion!</p>
<p style="text-align: justify;">Kamalizma itikadındaki Prof Dr. Mümtaz Soysal, televizyonda bütün dünyâya resmen ve alenen bunu noktasına kadar şöyle ilan etdi:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- Diyânet İşleri Başkanlığı, DÎNİN, cumhûriyet ilkelerine uygun olmasını sağlayan bir kurumdur!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Artık yüzde yüz bilinmelidir ki, birçok memleketde olduğu gibi bilhassa Anadolu coğrafyasında da adı İslâmiyyet olan 2 din vardır. Birisi resmî olandır, takvim ve (hesab-rasat hurâfeleri) ile millete oruç tutturur, hayvan kestirir ve kebab yedirir, hacca diye gönderip, çöl farelerinin kuyruğunda döndürür durur!</p>
<p style="text-align: justify;">İkincisi Allah ve Rasûlü’nden gelen İslâmiyet’dir ki, bu, edille-i şer’iyye ile ortaya konulan ve 15 asırdır yaşanan müslümanlıkdır. Burada oruca ve bayrama, kurban ve hacca, bütün ahkâm-ı şer’ıyyeye, Kitab, Sünnet ve icmâ’ın mutlak emri ile ve yine i’câbedenlerine <strong>“Ramazan, şevval ve Zilhicce hilâlleri”</strong> ile başlanır… Veya bunlar esas alınarak edâ edilirler ki, bunda şek ve şübhe edilemez ve bunun dışında bu ibâdetler edâ olunamaz!</p>
<p style="text-align: justify;">Güneş gurub edib akşam vakti girmeden bir dakika evvel nasıl <strong>“canım ne farkeder bir dakika kalmış mühim değil hadi iftar edelim orucumuzu açalım!”</strong> denemiyorsa; <strong>“öğle vakti girmeden ne farkeder salât-ı zuhru yarım saat evvel kılalım!”</strong> denemiyorsa, 9 Zilhicce olmadan Arafat’a çıkamazsın, 10 Zilhicce olmadan da ne bayram namazı kılabilir ne de kurban kesebilirsin!</p>
<p style="text-align: justify;">Zaman, (kayd ü şart) olarak şâri’-i hakîm tarafından önümüze konulmuşsa, burada <strong>“o zaman”</strong> girmeden o ibâdet veya muâmelât edâ edilemez. Bunları kullarından isteyen, <strong>“böyle olursa rızâma uygundur, yoksa müfsid veya bâtıldır!” </strong>demişse, artık kul kellesi orada mutlak olarak susmak ve<strong> “alâ re’si ve’l-ayn”</strong> demek mükellefiyyetindedir…</p>
<p style="text-align: justify;">Cenâb-ı Vâcibü’l-Vücûd Azze ve Celle <strong>“Haccı ve kurbanı şu şartlarla şu zamanda istiyorum!” </strong>dedikden sonra, kul ve iki ayaklı mahluklar:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- Hayır, biz, rasat ve hesabda ilerledik, 15 asır evvel bu rasat ve hesab işleri yokdu, biz çok ve ileri akıl sahibleriyiz, senin dediğin zamanda ve usûlle yapamayız, biz, bizim istediğimiz gibi, senin irâdenle değil, bizim irâdemizle sana ibâdet ederiz!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Demiş olurlar ki, bunun adına akıl tutulması bir müşriklik, akıl kudurması, zır veya zırzır veyahud da hınzır delilik denir!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Kur’an’dan kaçmak”</strong> da denir. Cenâb-ı Hakk Kur’an’dan kaçanları <strong>“kasvereden (aslandan) kaçan yaban eşşekleri!”</strong> olarak tavsif buyuruyor… Yaban eşşekleri… Yakışmak bu kadar olur!</p>
<p style="text-align: justify;">Büyük Müfessir Merhûm Elmalılı Muhammed Hamdi Efendi Hazretlerinin ifâdesiyle:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“ALLÂH İLE MUÂRAZA!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Denir…</p>
<p style="text-align: justify;">Elmalılı Merhûm’dan okuyalım:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- …..Hadîs-i Şerifdeki “lâ nahsebu” cümlesini, ekalliyetin “nahsebu” da’vâsına muârız görmemek garibdir. Cenâb-ı Peygamber “biz bu babda hesab yapmayız” buyururken, buna karşı “biz hesab yaparız” demekden DAHA BÜYÜK MUÂRAZA” (karşı gelmek) mi olur? Sonra Şerîat eyyâm-ı şehri (ayın günlerini) tam 29 veya tam 30 gün i’tibâr edib, şehrin (ayın) mi’yârını gâyet basit ve kesirsiz bir sûretde tesbit etmek isterken, buna karşı küsûrâtdan aslâ vâreste olmayan şehri (ayı) tam 29 veya tam 30 gösteremeyen hesâbâtı mi’yâr ittihaz edinmeye çalışmak, şer’ ile (Şeriatla) mütearrız (Şeriatın hududuna tecavüz etmek, saldırmak) değil de nedir? …hesâbın mi’yâr olabileceğine dâir velev îmâ olsun isbâtî sûretde bir nas irâe edilmiyor.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Büyük Fakih Merhûm Muhammed zihni Efendi Hazretleri de, muhalled eseri<strong> “Ni’met-i İslâm’da”</strong> buyuruyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- Kadın-ı muhaddere (tesettürlü ve nâmuslu Müslüman kadını) dahî olsa ve memlûke olduğuna göre (câriye olsa) velîsinin izni dahî bulunmasa, bu babda (rü’yet-i hilâli) ihbâr içün taayyün etdikde (meydana çıkması icab edince) çıkub ihbâr etmek lâzım gelir, çünki furûz-ı ayndandır (üzerine kat’iyyen farz-ı ayn olmuşdur.)”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hanefiyyede rü’yet-i hilâlin farz-ı kifâye olduğu bütün hukuk kitablarımızda beyân edildiği gibi Nimet-i İslâm’da da sarâhaten beyân buyurulmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bayram sabahı kürsülerden kafa şişiren adamların hiçbirisi de bu noktayı dillerine alamadı.<strong> “Rü’yet-i Hilâl”</strong> içün taharride bulunmayan milyarlarca <strong>“müslüman!”</strong> bayramlarına <strong>“harama batarak” </strong>girdiler. İstisnâlar kâideyi bozmaz. Hele 10 Zilhicce’den evvel kurban kesenler, vakit girmeden namaz kılan ve oruç açanlar gibi ne halt etdilerse, onu da onlar düşünsün!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>(Cevab bulmakda müşkilâta düşenler, Sitemizde Malatyalı Dr. Muhammed Reşat ve Davud Emiroğlu Beylerin makâlelerine intikâl ederlerse mes’eleyi daha kolay çözeceklerdir kanaatindeyiz.)</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Allâh ve Rasûlü’nün istediği ve râzı olduğu İslâmiyyet’i <strong>“bölücülük”</strong> yaparak ekseninden kaydıran ve onu yehûd ve nasâra ruhbanları gibi <strong>“hakk-ı sarîhi ketmederek” </strong>resmî ve beşerî bir sapıklığa döndürenlere, Allâh’ın, Rasûlü’nün, meleklerin ve bütün insanların ve la’net etmek şânından olanların lâ’neti olacağı, gene Kelâm-ı Kadîm âyetleri ile sâbit bir hakikatdır…</p>
<p style="text-align: justify;">Geçmiş yıllarda Suudî sapıklarının Amerikan takvimleri ile ilan etdikleri bayramları <strong>“rü’yet etmiş gibi gösterdikleri”</strong> de bir vâkıadır. Üstelik T.C.’den oraya hacca (!) giderek, Ankara’dan bir gün evvel orada bayram yapan sarıklı cübbeli Denâet Başkanı hayâsızlara bile rastlanmışdır…</p>
<p style="text-align: justify;">T.C.’de Deniz kuvvetlerinin kullandığı<strong> Amerikan takvimi</strong> ile<strong>Kandillinin takvimi</strong> arasında <strong>hilâli</strong> gösteren hesablar arasında 24 saat fark olduğu da bir vakıadır; ve biz buna 1968’den beri parmak basıyoruz… Ancak duyurmak mı, ne mümkin… Çünki Cenâb-ı Hakk Azze ve Celle  o <strong>sağır ve dilsiz sürüler</strong> içün Kelâm-ı Kadîm’inde (Enfâl 22’de) şöyle buyuruyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- …Allâh katında, yeryüzünde debelenen hayvanların en kötüsü (gerçeği) anlamayan sağırlar ve dilsizlerdir.”</strong> (Ahmed Davudoğlu, Kur’an Meâli, Çelik Yayınevi, 1981, sh, 180)</p>
<p style="text-align: justify;">Merhûm Elmalılı’dan da bu 20-21 ve 22. Âyetlerin tefsîrine bakalım:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- Ve işitib durduğunuz halde ondan, O Allah’ın Rasûlü’nden çevrilmeyin. Ve öyleleri gibi olmayın ki, işitdik dediler de hâlâ işitmezler. Dilleri ile işitdik diye iddia ederler, fakat hakkıyla dinlemez, anlamazlar, anlasalar bile tutub icra etmezler, sanki hiç işitmemiş gibi olurlar. Siz bunlar gibi olmayın, zira bütün dabbelerin yeryüzünde debelenen kâffe-i hayvânâtın ındallâh en şerri, en kötüsü o sağırlar ve dilsizlerdir. O kulağı varken hakkı duymayan, dili olub da hakkı söylemeyen sağır ve dilsizlerdir ki akıllanmazlar: Hakkı taakkul etmezler. Kulak yok, dil yok, akıl yok.. bu hâl en aşşağılık hayvânât-ı süfliyenin hâlidir. Var, fakat hakka gelince yok! Bu da hayvânât-ı süfliyeden daha aşşağı ve aynı şerrolan hayvânâtın hâlidir ki, bunlar insan sûretinde bulunan devâbb-ı şirrîredir. Yılanlara bile bir şey duyurmak mümkin olur da bunlara olmaz……..kulağı var hakkı duymaz, duymak iztemez, dili var hakk söylemez, söylemek istemez, aklı var hakkı teakkul etmez, etmek (akletmek) istemez, böyle sağır, böyle dilsiz, böyle akılsızlar yok mu, bunlar, hayvanların hayvanı, fenâların fenâsı ve nefsülemirde (hakîkatde) gerek kendilerine ve gerek diğerlerine karşı şerlerin şerridirler….”</strong> (İlk tab’ı, Cild:4, sh: 2383-84)</p>
<p style="text-align: justify;">Merhûm Elmalılı onların dîn ve <strong>DİYANETLERİ</strong> hakkında da aynen şöyle ve hakkı pek cesur yazar:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- ….Hâlık ve mahlûk her şeyin hakkını vermek ve ona göre muamele etmek ma’nâsına hakk bir din ve DİYANETLERİ hakkıyla bir DİYANET ve İSLÂM değildir. Hatta kısmen hakk da olsa muhtas olan hâlis bir hakk DİNİ ve DİYANETİ değildir. Hâlis muhlis bir hakk dini olan İslâm Dini ile tedeyyün etmez, şer’-i hakk ile ameli kabul eylemezler. Binâenaleyh dinleri bâtıldan, haksızlıkdan sâlim olmadığı gibi, dindarlıkları, dinlerine itaatleri de hakkıyla bir DİYANET ve itaat değil, din namına bir çok haksızlık, zulüm ve tecavüz yapmaya sâik bir guluvv ve teassub veya hakk ve hukuk ile oynayan DİNSİZLİĞE müsâvî bir AHLAKSIZLIKDIR.”</strong> (A.g.e. c: 4, s:2504-2505)</p>
<p style="text-align: justify;">Koskoca Müfessir Merhum da onları böyle yerin dibine geçirirse, bu <strong>ahlaksızlara</strong> artık ne denebilir?</p>
<p style="text-align: justify;">Mutlak Hakîkat ve Allâh’ın Dîni İslâmiyyet’i çocuk oyuncağı yapanların ve hakkı ketmedenlerin topuna da lâ’net…</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 06.11.2011)</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-azze-ile-muarazanin-da-adi-bayram.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%20Azze%20%C4%B0le%20Mu%C3%A2razan%C4%B1n%E2%80%9D%20Da%20Ad%C4%B1%3A%20Bayram%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-azze-ile-muarazanin-da-adi-bayram.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%20Azze%20%C4%B0le%20Mu%C3%A2razan%C4%B1n%E2%80%9D%20Da%20Ad%C4%B1%3A%20Bayram%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-azze-ile-muarazanin-da-adi-bayram.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%20Azze%20%C4%B0le%20Mu%C3%A2razan%C4%B1n%E2%80%9D%20Da%20Ad%C4%B1%3A%20Bayram%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-azze-ile-muarazanin-da-adi-bayram.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%20Azze%20%C4%B0le%20Mu%C3%A2razan%C4%B1n%E2%80%9D%20Da%20Ad%C4%B1%3A%20Bayram%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-azze-ile-muarazanin-da-adi-bayram.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%20Azze%20%C4%B0le%20Mu%C3%A2razan%C4%B1n%E2%80%9D%20Da%20Ad%C4%B1%3A%20Bayram%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-azze-ile-muarazanin-da-adi-bayram.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%20Azze%20%C4%B0le%20Mu%C3%A2razan%C4%B1n%E2%80%9D%20Da%20Ad%C4%B1%3A%20Bayram%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-azze-ile-muarazanin-da-adi-bayram.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%20Azze%20%C4%B0le%20Mu%C3%A2razan%C4%B1n%E2%80%9D%20Da%20Ad%C4%B1%3A%20Bayram%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-azze-ile-muarazanin-da-adi-bayram.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%20Azze%20%C4%B0le%20Mu%C3%A2razan%C4%B1n%E2%80%9D%20Da%20Ad%C4%B1%3A%20Bayram%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-azze-ile-muarazanin-da-adi-bayram.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%20Azze%20%C4%B0le%20Mu%C3%A2razan%C4%B1n%E2%80%9D%20Da%20Ad%C4%B1%3A%20Bayram%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-azze-ile-muarazanin-da-adi-bayram.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%20Azze%20%C4%B0le%20Mu%C3%A2razan%C4%B1n%E2%80%9D%20Da%20Ad%C4%B1%3A%20Bayram%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-azze-ile-muarazanin-da-adi-bayram.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%20Azze%20%C4%B0le%20Mu%C3%A2razan%C4%B1n%E2%80%9D%20Da%20Ad%C4%B1%3A%20Bayram%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-azze-ile-muarazanin-da-adi-bayram.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%20Azze%20%C4%B0le%20Mu%C3%A2razan%C4%B1n%E2%80%9D%20Da%20Ad%C4%B1%3A%20Bayram%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-azze-ile-muarazanin-da-adi-bayram.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%20Azze%20%C4%B0le%20Mu%C3%A2razan%C4%B1n%E2%80%9D%20Da%20Ad%C4%B1%3A%20Bayram%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-azze-ile-muarazanin-da-adi-bayram.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%20Azze%20%C4%B0le%20Mu%C3%A2razan%C4%B1n%E2%80%9D%20Da%20Ad%C4%B1%3A%20Bayram%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-azze-ile-muarazanin-da-adi-bayram.html&amp;linkname=%E2%80%9CAll%C3%A2h%20Azze%20%C4%B0le%20Mu%C3%A2razan%C4%B1n%E2%80%9D%20Da%20Ad%C4%B1%3A%20Bayram%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fallah-azze-ile-muarazanin-da-adi-bayram.html&#038;title=%E2%80%9CAll%C3%A2h%20Azze%20%C4%B0le%20Mu%C3%A2razan%C4%B1n%E2%80%9D%20Da%20Ad%C4%B1%3A%20Bayram%21Ahmed%20SEL%C3%82M%C3%8E" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/allah-azze-ile-muarazanin-da-adi-bayram.html" data-a2a-title="“Allâh Azze İle Muârazanın” Da Adı: Bayram!Ahmed SELÂMÎ"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/allah-azze-ile-muarazanin-da-adi-bayram.html">“Allâh Azze İle Muârazanın” Da Adı: Bayram!&lt;h6 style=&quot;text-align: left;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #c00000;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Ahmed SELÂMÎ&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/allah-azze-ile-muarazanin-da-adi-bayram.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyanet’te Din Görevlilerine “Dinler Arası Diyalog” Dayatması</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/iktibaslar/haberler/diyanette-din-gorevlilerine-dinler-arasi-diyalog-dayatmasi.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/iktibaslar/haberler/diyanette-din-gorevlilerine-dinler-arasi-diyalog-dayatmasi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ziyai]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Jun 2023 20:38:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[dib]]></category>
		<category><![CDATA[dib ve diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[fetö]]></category>
		<category><![CDATA[Müftüleri satın aldılar]]></category>
		<category><![CDATA[TDV]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=14012</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyanette son 20 yılda yayınlanan kitapların tamamına yakını, bu şekilde İslam itikad esaslarını hedef alır mahiyettedir. Ali Erbaş zamanında, özellikle son yıllarda çıkartılan kitaplar daha da vahimdir.</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/iktibaslar/haberler/diyanette-din-gorevlilerine-dinler-arasi-diyalog-dayatmasi.html">Diyanet’te Din Görevlilerine “Dinler Arası Diyalog” Dayatması</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong>DİYANET’TE DİN GÖREVLİLERİNE<br />
“DİNLER ARASI DİYALOG” DAYATMASI<br />
İBRAHİM KALIN TARAFINDAN KALEME ALINMIŞ, “İSLAM VE BATI” ADLI KİTAP<br />
-Türkiye Diyanet Vakfı/İSAM Yayını-</strong></h1>
<p style="text-align: justify;">Diyanette son 20 yılda yayınlanan kitapların tamamına yakını, bu şekilde İslam itikad esaslarını hedef alır mahiyettedir. Ali Erbaş zamanında, özellikle son yıllarda çıkartılan kitaplar daha da vahimdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Mesela, İbrahim Kalın’a ait olan ve Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) / İsam tarafından 2004’te basımına karar verilen (yararlanılan kaynak 2007 baskı) “İslam ve Batı” kitabı, yayımından bu yana 17. baskısını yapmış ve en son 2021 yılında da tekrar basılmış. 2021 yılı Ağustos ayında ise, imam hatip, müezzin vd. din görevlilerinin okuması Diyanet ve müftülükler tarafından resmi yazıyla emredilmiştir. Türkiye Diyanet Vakfı’nın yönetiminin, Diyanet yönetiminde olduğunu ve DİB Başkanı’nın TVV Yönetim Kurulu Başkanı olduğunu ve tüm TDV ve İSAM yönetiminin DİB yönetimi tarafından belirlendiğini hatırlatmak isteriz.</p>
<p style="text-align: justify;">Kitap sonuç olarak, “dinler arası diyalog”un yapılması zorunlu bir proje olduğunu ispatlamak için yazılmış. Bu bağlamda Yazar İbrahim KALIN, Batı ve İslam Medeniyetinin kardeş olduğunu (s.154), çoğulcu din anlayışının (günümüzde diğer dinlerin de hidayete götürdüğü) kabul edilmesi gerektiğini (s. 154), her şeyin üstünde aşkın ilkeler bütünün olduğunu (s. 155), üç dinin ortak ilkeler etrafında buluşması gerektiğini (s.155), İslam’ın, “İbrahimi dinler”in bir parçası olduğunu (s. 154) söylemektedir. Kısaca kitapta, baştan sona dinler arası diyalog ihanetinin gereğine vurgu yapılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kitapta, Volter’den aktarma ile “Hz. Muhammed’in kaba, fanatik, sahtekâr ve şehvet düşkünü olduğu” ifadeleri yer almakta (s. 98) ve buna dair bir eleştiriye de rastlanmamakta, aksine Viktor Hugo’nun tasdikiyle te’yit edilmektedir (s. 98).</p>
<p style="text-align: justify;">Kitapta, aynen Fetö’nün takiyyesi gibi berbat bir takiyye önerilmektedir. Bu bağlamda, 1942’den sonra Ispanya’da kalan Müslümanların (Morisko Müslümanları, s. 82) zahirde Hristiyanlığı kabul edebilecekleri, Hristiyan temsilleri önünde eğilebilecekleri, namazlarını gizlice kılabilecekleri, sadece kıble tarafına bakarak abdest alabilecekleri, haram olduğunu kabul ederek domuz eti yiyebileceklerini, şarap içebilecekleri, fakirlere dağıtmak üzere faiz alabilecekleri, zorlanmaları halinde Hz. Peygamber’e sövebilecekleri vs. şeyler söylenmektedir s. 86).</p>
<p style="text-align: justify;">Yazar tarafından yapılan bu teklifler, Müslümanlıkla alakası olmayan cinayetlerdir. Ölümle veya bir organı telefle zorlanan Müslümanın küfrü istemeden ve kalbi imanla dopdolu vaziyette ifade etmesi caizdir, ama Endülüs’te böyle bir sıkıntı olmadığı gibi, başka yere hicret etme imkânı da vardır. Bu kadar tavizle yaşayan bir hayatın Müslümanlığı kalır mı hiç? Kimin ne Müslüman olduğu nerden bilinecek?</p>
<p style="text-align: justify;">Kitaptaki en büyük cinayetlerden biri de Hz. Peygamber (s.a.v.)’e ve İslam itikadına yapılan şu iftiradır:</p>
<p style="text-align: justify;">WhatsApp’a aksetmeyen resimdeki metin şöyledir:</p>
<p style="text-align: justify;">“Hıristiyanlıkla ilgili iki önemli hadise, ilk Müslüman toplulukla Arabistan ve dışındaki Hıristiyan cemaatler arasında farklı bir ilişkinin geliştiği teyit ediyor. Hz. Muhammed 630 yılında Mekke’yi fethettiğinde ilk olarak Kabe’ye gider ve Kabe’nin içindeki bütün putların kırılmasını emreder. Fakat bir resmin aynen bırakılmasını söyler. Bu resim, kucağında Hz. İsâ bulunan Hz. Meryem figürüdür. Bu hadise, Hıristiyan ibadet yerlerinin koruma altına alınması için önemli bir tarihi referans olmuş ve Hz. Ömer’in Kudüs’e girdiği gün de uygulanmıştır. Öte yandan 631 yılında Necran’dan Medine’ye gelen bir grup Hıristiyan, Hz. Muhammed tarafından ağırlanmış ve ibadet vakitleri geldiğinde Medine Müslümanlarının dini ve idarî merkezi olan Mes-“</p>
<p style="text-align: justify;">Gördüğünüz gibi metinde, Hz. Peygamber (s.a.v.) Mekke’yi fethettiğinde Kabe’nin içindeki putların tamamını kırdığı halde, “kucağında Hz. İsa bulunan Hz. Meryem fiğürü nün aynen bırakılıp” kırılıp atılmamasını emrettiğini ifadeyle bu olayın, “Hristiyan ibadet yerlerinin korunma altına alınmasının delili olgunu ileri sürmekte. Dinler arası Diyalog bağlamında getirdiği bu iftira örnek, asıl olarak bu amaçla anlatıldığını söylemek zor değil. Zira, “Hristiyanlık ibadethanelerinin korunması” konusunun bağlamla hiç ilgisi yoktur. Konu yumuşatılmak için asıl anlatının sonu tıraşlanmıştır. Belki de TDV kontrol heyeti burayı tıraşlamıştır. Nitekim, İbrahim Kalın, İstanbul’da SETA Vakfı’nda sorumlu iken burada verdiği bir konferansta, bu olayı, “Hz. Peygamber’in, o günkü Hrististiyanlığı da Müslümanlık gibi hidayet dini kabul edip bu figürü imha ettirmediği, dolayısıyla bu olayın dinler arası diyaloga delil olduğu” şeklinde anlatmış. Bunun, o konferansta hazır olan birden çok şahidi mevcuttur. Vido istendiğinde ise verilmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Gelelim iddia edilen olaya: İbrahim Kalın’ın bu kitapta olsun o konferansında olsun iddia ettiği olay, kocaman bir iftiradır. Hiçbir İslam tarihi kaynağında böyle bir rivayet dahi yoktur. Hadis kaynaklarında ise hiç olmaz. Böyle bir şeyi düşünmek ise aklen de muhaldir. Hristiyanlık hidayet dini ise, İslamiyet niye onun üzerine gönderildi, insanlık niye o kadar sapıtmıştı, son peygamber (a.s.) niye gönderilmişti? Hristiyanlık ibadethanelerinin korunması gerektiği iddiası da İslam siyer hukukuna kesinlikle terstir. Hiçbir dini delilde ve hiçbir kaynakta böyle bir hüküm yoktur. İslam’ın hükmüne göre, zimmet ehlinin (anlaşmalı Yahudi ve Hristiyanların) kendileri tarafından bile yeni kilise yapılmasına izin verilmez. Aksi halde konu, batılın sembollerine saygı veya batıla yardım olarak değerlendirilmiş, dolayısıyla aynı konu imanla irtibatlandırılmıştır. Eski ibadethanelerinin kendileri tarafından yapılacak tamire izin verilmesi de ihtilaflıdır. Aksi halde kendi haline o yapı yıkılır gider.</p>
<p style="text-align: justify;">Evet, bu kitap şu anda, son ayda, tüm müftülüklere gönderilen resmi yazı ile tüm taşra personelinin satın alıp okumaları için, Ali Erbaş idaresindeki Diyanet tarafından, (tepki çekmesin diye) TDV’na bağlı İSAM’da 2020 yılında yeniden bastırılmıştır. Müftüler de resmi mesajla bu kitapların satın alınıp okunmasını, ayrıca cami kitaplıklarına kaydedilip konmasını tüm görevlilere emretmekte, bire bir takip etmektedirler. Kitabı satın almayan görevliler mesaj yağmuruna tutulup, müftülüğe çağrılmakta ve hakkında soruşturma açılacağı belirtilmektedir. Örneğin bir İlimize ait Metropol ilçe Müftülüğünün olsun bazı illerin olsun bu konuda Müftülük idarelerinin mesajları mevcuttur. Bir ildeki/ilçedeki Ağustos ayı toplantısının da baş gündem maddeleri arasında yazılmıştır. İlgili yazı elimizdedir. Bunun adı da “din görevlilerinin yeterliliklerine ve mesleki gelişimlerine katkı sağlamak” şeklinde ifade edilmiştir. Ayrıca, hangi kitap olursa olsun bir kamu görevlisine zorla satın aldırılması hangi hukukta vardır acaba? Bu eylem, açıkça görevi kötüye kullanma, hatta irtikap suçunu oluşturmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir Müftülüğün Din Görevlileri Toplantısı İlgili Gündem Maddesi:</p>
<p style="text-align: justify;">WhatsApp’a aksetmeyen resimdeki metin şöyledir:</p>
<p style="text-align: justify;">“Başkanlığımızca din görevlilerinin yeterliklerini ve mesleki girişimlerine katkı sağlamak amacıyla 2021 yılı eylem planı çerçevesinde ülke genelinde “Kitap Oku-Yorum” projesi başlatılmıştır. Söz konusu projede yer alan ve bütün camilerimizin kitaplığında olması zorunlu olan, cami teberrukat eşey defterine kayıt yapılması gereken listesinde güncelleme yapılmıştır. Adı geçen kitapların Müftülüğümüz yayın bürosundan ücreti muakbilinde alınması gerektiğinin hatırlatılması (Ek-2 30.07.2021 tarihli ve 1505965 sayılı yazı), (Mayıs-Haziran-Temmuz kitaplarını almayanlar ivedilikle alacaktır. Gelecek olan diğer kitaplar bildirim yapılan hafta içerisinde alınacaktır.)</p>
<p style="text-align: justify;">Bir Müftülüğün Satın Alınması ve Okunması Dayatılan Kitaplar Konusunda Görevlilere Gönderdiği Bir Mesajı da şöyledir:</p>
<p style="text-align: justify;">WhatsApp’a aksetmeyen resimdeki metin şöyledir:</p>
<p style="text-align: justify;">“Değerli Görevlilerimiz, Her ay okunması gereken cami kitaplığına bir kitap kampanyası kapsamında Mayıs-Haziran ve Temmuz ayı kitaplarını almayan görevlilerimizin en geç 30.07.2021 Cuma günü mesai bitimine kadar ücret karşılığında yayın büromuzdan alması önemle rica olunur.”</p>
<p style="text-align: justify;">Bu türden çalışmalarıyla, Ali Erbaş uzatmayı hak etmiş midir, hep birlikte göreceğiz…</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“İSLAMCI” SİVİL TOPLUM’DAN KİTABA ÖDÜL!</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Diyanet/TDV tarafından uzun yılardır basılan İbrahim KALIN’a ait söz konusu “İSLAM VE BATI” adlı kitabın 17. baskısı olarak 2021’de de basıldığını yukarıda belirttik.</p>
<p style="text-align: justify;">Ne garip ki Kitab’ın 2021 baskısına ait ön kapakta, 2007 yılında “Türkiye Yazarlar Birliği 2007 Fikir Ödülü” diye de özel kırmızı zemin üzerinde bir not düşülmüş. Yani Kitap, 2007 yılında “Türkiye Yazarlar Birliği”nin Fikir Ödülü’nü kazanmış… (Kaynak olarak bkz. <a href="https://www.diyanetvakfiyayin.com.tr/islam-ve-bati/ibrahim-kalin/islam-kulturu/islam/63789">https://www.diyanetvakfiyayin.com.tr/islam-ve-bati/ibrahim-kalin/islam-kulturu/islam/63789</a> Erişim tarihi: 10.09.2021).</p>
<p style="text-align: justify;">Biz de ilk bakışta algı yanılmasıyla Türkiye Yazarlar Birliği’nin, kitaptaki yoğun “ılımlı İslam” ve “Dinler Arası Diyalog” propagandasından dolayı, FETÖ tarafından kurulan ve 15 Temmuz 2016 ihanetinden sonra kapatılan “TÜRKİYE GAZETECİLER VE YAZARLAR VAKFI” zannettik.</p>
<p style="text-align: justify;">Meğer o Vakıf değilmiş; aksine, Dr. Mehmet DOĞAN tarafından kurulan ve kendisinin halen “ŞEREF BAŞKANI” olduğu “Türkiye Yazarlar Birliği” imiş…</p>
<p style="text-align: justify;">Evet! Yanlış duymadınız… FETÖ fikirlerinin zirve yaptığı bir kitap, 2007 yılında Ünlü İslamcı bir Sivil Toplum Kuruluşunun “FİKİR ÖDÜLÜ” nü kazanmış. Yani, İbrahim Kalın’ın yukarıda anlattığımız vahim fikirlere sahip kitabı, bu “İslamcı” Birlik tarafından “en güzel fikri anlatan kitap” kabul edilip ödül verilmiş…</p>
<p style="text-align: justify;">Değerli Okuyucularım, bu manzara, samimi Müslümanlar tarafından henüz mahiyeti bilinmeyen “İSLAMCILIK” akımının tipik bir karnesidir. İngiliz ajanları ve hoca görünümlü Efganî, Abduh ve Reşit Rıza tarafından atılıp, Osmanlı aydınının bir kısmına da sirayet eden -sözde- “İSLAMCILIK” budur, işte!</p>
<p style="text-align: justify;">Bildiğiniz üzere (sözde) “İslamcılık” hep, “İslamiyet’e bağlılık” olarak lanse edilerek taraftar bulmuş. Bu yüzden pek çok samimi Müslüman kendini “İslamcı” kimliği içinde görmüş. Ama unutmayın ki gerçekte (sözde) “İslamcılık” akımı, İslam’ı modernize ve reforme etme suretiyle neticede bozmak amacıyla oluşturulmuş maksatlı akımın adıdır. Bu akım, samimi Müslümanların inanmak istedikleri anlamda bir “İslamcılık” değildir. Ne yazık ki “İslamcılık”ın doğuşu da böyledir.</p>
<p style="text-align: justify;">Efganî, Abduh ve Reşit Rıza kendileri ve takipçileri, bu sıfatı bizzat kendileri deklare edip onurla kabul etmektedirler. Bu ekibin ve Türkiye’de bunların referans alıp reklam eden ilahiyatçıların gizli fikir ve ajandalarını bilseniz, şaşkınlıktan başınız döner düşersiniz…</p>
<p style="text-align: justify;">Eylül/2021</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdiyanette-din-gorevlilerine-dinler-arasi-diyalog-dayatmasi.html&amp;linkname=Diyanet%E2%80%99te%20Din%20G%C3%B6revlilerine%20%E2%80%9CDinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%E2%80%9D%20Dayatmas%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdiyanette-din-gorevlilerine-dinler-arasi-diyalog-dayatmasi.html&amp;linkname=Diyanet%E2%80%99te%20Din%20G%C3%B6revlilerine%20%E2%80%9CDinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%E2%80%9D%20Dayatmas%C4%B1" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdiyanette-din-gorevlilerine-dinler-arasi-diyalog-dayatmasi.html&amp;linkname=Diyanet%E2%80%99te%20Din%20G%C3%B6revlilerine%20%E2%80%9CDinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%E2%80%9D%20Dayatmas%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdiyanette-din-gorevlilerine-dinler-arasi-diyalog-dayatmasi.html&amp;linkname=Diyanet%E2%80%99te%20Din%20G%C3%B6revlilerine%20%E2%80%9CDinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%E2%80%9D%20Dayatmas%C4%B1" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdiyanette-din-gorevlilerine-dinler-arasi-diyalog-dayatmasi.html&amp;linkname=Diyanet%E2%80%99te%20Din%20G%C3%B6revlilerine%20%E2%80%9CDinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%E2%80%9D%20Dayatmas%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdiyanette-din-gorevlilerine-dinler-arasi-diyalog-dayatmasi.html&amp;linkname=Diyanet%E2%80%99te%20Din%20G%C3%B6revlilerine%20%E2%80%9CDinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%E2%80%9D%20Dayatmas%C4%B1" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdiyanette-din-gorevlilerine-dinler-arasi-diyalog-dayatmasi.html&amp;linkname=Diyanet%E2%80%99te%20Din%20G%C3%B6revlilerine%20%E2%80%9CDinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%E2%80%9D%20Dayatmas%C4%B1" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdiyanette-din-gorevlilerine-dinler-arasi-diyalog-dayatmasi.html&amp;linkname=Diyanet%E2%80%99te%20Din%20G%C3%B6revlilerine%20%E2%80%9CDinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%E2%80%9D%20Dayatmas%C4%B1" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdiyanette-din-gorevlilerine-dinler-arasi-diyalog-dayatmasi.html&amp;linkname=Diyanet%E2%80%99te%20Din%20G%C3%B6revlilerine%20%E2%80%9CDinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%E2%80%9D%20Dayatmas%C4%B1" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdiyanette-din-gorevlilerine-dinler-arasi-diyalog-dayatmasi.html&amp;linkname=Diyanet%E2%80%99te%20Din%20G%C3%B6revlilerine%20%E2%80%9CDinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%E2%80%9D%20Dayatmas%C4%B1" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdiyanette-din-gorevlilerine-dinler-arasi-diyalog-dayatmasi.html&amp;linkname=Diyanet%E2%80%99te%20Din%20G%C3%B6revlilerine%20%E2%80%9CDinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%E2%80%9D%20Dayatmas%C4%B1" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdiyanette-din-gorevlilerine-dinler-arasi-diyalog-dayatmasi.html&amp;linkname=Diyanet%E2%80%99te%20Din%20G%C3%B6revlilerine%20%E2%80%9CDinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%E2%80%9D%20Dayatmas%C4%B1" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdiyanette-din-gorevlilerine-dinler-arasi-diyalog-dayatmasi.html&amp;linkname=Diyanet%E2%80%99te%20Din%20G%C3%B6revlilerine%20%E2%80%9CDinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%E2%80%9D%20Dayatmas%C4%B1" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdiyanette-din-gorevlilerine-dinler-arasi-diyalog-dayatmasi.html&amp;linkname=Diyanet%E2%80%99te%20Din%20G%C3%B6revlilerine%20%E2%80%9CDinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%E2%80%9D%20Dayatmas%C4%B1" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdiyanette-din-gorevlilerine-dinler-arasi-diyalog-dayatmasi.html&amp;linkname=Diyanet%E2%80%99te%20Din%20G%C3%B6revlilerine%20%E2%80%9CDinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%E2%80%9D%20Dayatmas%C4%B1" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fhaberler%2Fdiyanette-din-gorevlilerine-dinler-arasi-diyalog-dayatmasi.html&#038;title=Diyanet%E2%80%99te%20Din%20G%C3%B6revlilerine%20%E2%80%9CDinler%20Aras%C4%B1%20Diyalog%E2%80%9D%20Dayatmas%C4%B1" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/iktibaslar/haberler/diyanette-din-gorevlilerine-dinler-arasi-diyalog-dayatmasi.html" data-a2a-title="Diyanet’te Din Görevlilerine “Dinler Arası Diyalog” Dayatması"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/iktibaslar/haberler/diyanette-din-gorevlilerine-dinler-arasi-diyalog-dayatmasi.html">Diyanet’te Din Görevlilerine “Dinler Arası Diyalog” Dayatması</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/iktibaslar/haberler/diyanette-din-gorevlilerine-dinler-arasi-diyalog-dayatmasi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Asıl Mükâfât, Erbaş Ali’ye Değil; Hayrettin&#8217;e Verilmeliydi!Tâhir MÂHİR</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/asil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/asil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Apr 2019 14:24:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tâhir MÂHİR]]></category>
		<category><![CDATA[dib]]></category>
		<category><![CDATA[dinler arası diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[Hayrettin Karaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=4470</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beştepe’nin “Diyalog İşleri Başkanlığına = DİB”na getirib çakdığı (Erbaş Ali) nâm umum müdür, sosyal medyada hoşça vakit </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/asil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html">Asıl Mükâfât, Erbaş Ali’ye Değil; Hayrettin&#8217;e Verilmeliydi!&lt;h6 style=&quot;text-align: left;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #c00000;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Tâhir MÂHİR&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>ASIL MÜKÂFÂT, ERBAŞ ALİ’YE DEĞİL; HAYRETTİN&#8217;E VERİLMELİYDİ!</u></em></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Tâhir MÂHİR</u></em></strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ffffff;">.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px;"><strong><em><u>DİYALOGÇULUĞUN MÜRÎDÂN VE TİRÎDÂNININ ANA ÇİZGİSİ&#8230;</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Beştepe’nin <strong><em>“Diyalog İşleri Başkanlığına=DİB”</em></strong>na getirib çakdığı (Erbaş Ali) nâm umum müdür, sosyal medyada hoşça vakit geçirmek içün zirvelerden esib gelen bir lütuf oldu!.</p>
<p style="text-align: justify;">Zirve’den zırvaya tatlı bir ikrâm!..</p>
<p style="text-align: justify;">Erbaş’ın 11 kitabından çoğu, <strong><em>“Hıristiyanlığın geçmişi, geleceği, silsilesi, sülâlesi, ibadeti, ibâheti, isâeti, ruhâniyyeti, ruhbâniyyeti,  himmeti” </em></strong>soyundan falan filân şeyler!. Fettoş medya ve matbuâtı, Abant konsülleriyle ve Vatikan bilmem ne yer altı dostluklarıyla da  40 yıl, <strong><em>“Dünya semâvî dinlerin birleştirici soluğuna muhtaç”</em></strong> demeyi,  küfr ü şirkinin mihrâk noktası yapmış; ve İslâmiyyet’i bu maskeler altında dünyâdan kazımak istemişdi!.</p>
<p style="text-align: justify;">Diyalog fitnesinin en ana gâyesi, Mutlak Hakîkat ve Son Şerîat’ıyla İslâmiyyet’i, en az yehûdiyyet ve nasrâniyyet ile müsâvî kılmak; O’nu, (Mutlak Dîn) olmakdan çıkarıb, diğer muhârref ve beşerî dinler seviyesine indirmek; sonra da, Müslümanlık’ı ve Peygamberini sonsuz kere –hâşâ- <strong><em>“Sahte”</em></strong> iftirâsıyla tanıdıkları içün, daha aşağılara itib i’tibardan düşürmek ve yok etmek&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px;"><strong><em><u>ŞİA VE VATİKAN İÇÜN YAVUZ SELÎM CENNETMEKÂN NE BUYURDU?</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Yavuz Selîm Cennetmekân Aleyhirrahmeti Ve’l-Ğufrân Hazretlerinin <strong><em>“İslâmiyyet’in en baş iki düşmanı Şia ve Vatikandır”</em></strong> buyuruşu unutulduğu içün, bu millet, <strong><em>millet</em></strong> olmakdan çıkdı; ve <strong><em>“ULUS=İbrânice sürü”</em></strong> hâline getirildi&#8230; Dembokrasi ile de <strong><em>“uyuz”</em></strong> hâline getirilib târih sahnesinden silinmek isteniyor&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;Ulus’un&#8221;</strong></em> yarısı, PKK partisini yanına alan anaç ve kokaç partiyle terörün <strong><em>destekçisi</em></strong>; asla ve köke bağlılığı olmayan diğer yarısı da (!) gûyâ o terörün <strong><em>köstekçisi!.</em></strong> Böylece de <strong><em>“Bekâ mücâdelesi verilecekmiş!..”</em></strong> Bu manzarayı ortaya çıkaran dembokrasinin <strong><em><u>“içine ve her zerresine edeceksin”</u></em></strong> denmediği müddetçe de, <strong><em>“Allâh Azze’ye karşı olan asıl ve nâmütenâhî terör aslâ görülemez!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Binnetîce, asıl ve her terörür rahm-i mâderi bu la’netli terörü kahretmek içün zerre kadar politikacı şeytanların kılı kıpırdamazsa, <strong><em>“bekâ-hebâ-vebâ”</em></strong> diye sayıklarken, küfre <strong><em>fedâ</em></strong> kaçınılmaz; ve  <strong><em>ademiyyete</em></strong> mahkûmiyyet de, kat’î bir son olacakdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Evet.. Şia ve Vatikan&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Aslını inkâr edenlerden olmamanın çâresini”</em></strong> söyledik, o kadar!</p>
<p style="text-align: justify;">İslâmiyyet’i yeryüzünden silib atmak, global çetenin Vatikan ve acem dîni eliyle yürütdüğü, dünyâ çapında bir proje&#8230; Bunun içün de Anadolu’da, yahudi-haçlı <strong><em>“Dostluğuna=Onların dînine girmeye”</em></strong> şiddetle ihtiyâc vardır!. Ve bu, iki asırlık temel politika ve proje hattı&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px;"><strong><em><u>MEDENİYETLER, CUMHUR, MİLLET, İLLET, ZİLLET  İTTİFÂKI DERKEN, ŞİMDİ DE &#8220;TÜRKİYE İTTİFÂKI!&#8221;</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">İşte böylesine bitmez tükenmez <strong><em>“Yehûdi ve nasrânî aşkı”</em></strong>  ki, en az 96 yıldır gitdikçe karasevdâya döner, koyulaşır ve kıvâmı gitdikçe artar!. Bu, <strong><em>“DİB’işçi ve İlhâdiyyatçı, Fettocu, ittifakçı”</em></strong> ve resmî çevrelerdeki <strong><em>“Medeniyyetler ittifâkı”</em></strong> gibi şeytanlıklarla ve gaflet veya dalâlet sâikasıyla yol alır, azar ve dehhâmeleşir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Fakat gözlerden ırak tutularak, görülemiyecek hâle getiren <strong><em>“ruznâme değiştiricilikleri”,</em></strong> insî şeytanların bir başka taktiğidir!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> “Cumhur ittifâkı bilmem millet ittifakı”</em></strong> boğuşmalarından, bunca boğazlaşmalardan sonra da, sanki elde sihirli değnek varmış gibi şimdi de mücerred lâf çapında <strong><em>“Türkiye ittifakı!!!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Seçim denen gözboyamalarla bütün fırıldak, lâf ve fiiller iki senedir <strong><em>“Mükemmel bir buğz, adâvet ve kahra”</em></strong> işliyecek; sonra da <strong><em>“Bir anda bunları unutalım, kuzu kuzu geçinen kardeşler olalım; Türkiya ittifâkı içinde birlik olub işi tatlıya bağlıyalım!”</em></strong> faslı, sihirbaz torbasından çıkarcasına memleketi sulh ve sükûna kavuşturacak!.</p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px;"><strong><em><u>DÜNYÂ ÇAPINDA TEK TAPTIKLARI KANCIK PUT: DEMBOKRASİ!..</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Seçimlerine kadar öyle bir sahtekârlık furyası ki, dembokrasileri sanki ishâl olmuş; ve her yere bulaştırıb kokutmuşdur!. Sabık başvekîl ve TBMM (600 tanr.nın başilâ.ı) Binali bile, bu işi beğenmedi; ve <strong><em>“Murdar=Mülevves, haram”</em></strong> diyecekken, kendi mahallî ağzı ile<strong><em> “Mındar”</em></strong> dedi ve levmetdi!.</p>
<p style="text-align: justify;">Rum olduğu hakkında neşriyat bile yapılan Ekrem ise, <strong><em>“Veri tabanı, bilmem vermez tavanı istihbârat vesîkalarını”</em></strong> define ele geçirmişliği ile alelacele ve ilk icraat olarak başlatıb, bunları hangi patronlarına arz edecekse, o da böyle bir yangından mal kaçırma telâşında&#8230; <strong><em>“Ya YSK, İstanbul seçimlerini yenileme kararı alır, mazbata KEKLİĞİ kafesimden uçar; ve sudan çıkmış balığa dönerek son nefese doğru gidiverirsem”</em></strong> sendromu!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Ve&#8230; herşey, HER HALTI YEDİRDİKLERİ dembokrasi adına&#8230;”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kendisine <em><strong>tapınıldığı</strong> </em>içün, Allâh Azze’yi beğenmedikleri bu kadîm yunan dîni, Merhûm Üstâd’ımın kalemiyle ve dört cümlelik hacmiyle:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“· Hırsıza, yankesiciye, kaatile göre, polisin bulunduğu yerde demokrasi eksiktir. Böyle hükûmetlerin şefi de diktatördür.&#8221;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>&#8220;Şu halde demokrasya, her bâtılın tek tek hayat hakkı ve oluş hürriyeti aradığı bir zemin olduğuna göre, bu bâtıllardan her birinin gözünde, öbür bâtıla yer verildikçe eksiktir. Böyle hükûmetlerin şefi de diktatördür.” </em></strong><span style="font-size: 14px;">(İdeolocya Örgüsü, 16. Tab’ı, s.502)</span></p>
<p style="text-align: justify;">Bayat hamsi fiatına, herşeyin en ucuz ve kokmuşu; ve bir de en <strong><em>&#8220;lezzetlisi&#8221;</em></strong>  şimdi piyasada!..</p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px;"><strong><em><u>DOSTLUK, NİFÂK, İRTİDÂD İÇÜN KELÂM-I KADÎM NE BUYURUR?</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Halbuki Elmalılı Büyük Müfessir Merhûm Muhammed Hamdi Efendi Hazretleri, müslümanla münâfığı tefrîk içün, şu muhalled HAKK kânûnu gözlere sokar ve buyurur:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>“Yehûd ve Nasârâyı evliyâ (Dost) ittihâz etmek, böyle nifâk gibi bir maraz-ı kalbîden neş’et eder ve İRTİDÂDA DÂÎ OLUR.”</u></em></strong> (Tab’-ı Evvel, cild 3, s.1714)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“İRTİDÂDÂ DÂÎ OLMAK&#8230;”</em></strong> İslâm ile alâkanın, dinden tard yiyerek sona ermesi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Politikacı ve kuyruğundaki kalabalıkların, son derece hafife aldıkları, hatta zerre kadar kâle almadıkları, iki cihan ebedî felâketine batış keyfiyeti; veya, sonsuz ateş yaftasını boyunlara geçiriş vesîkası&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bugünün <em><strong>&#8220;Dindâr müslümanıyım&#8221;</strong></em> diyenleri bile, beğenmediği âyetleri <em><strong>&#8220;geç bunu&#8221;</strong></em> diyerek gûyâ<em><strong> &#8220;Kur&#8217;an îmânına&#8221;</strong></em> sâhib!. Bazı DİB&#8217;işçi, beleşçi, İlhâdiyatçı ve politikacı bozuntuları <em><strong>&#8220;Bir âyeti inkârla İslâm&#8217;dan mı çıkılırmış?&#8221;</strong></em> kâfirliğini reklâm ediyor. Sanki bu, 1980 ihtilâli ile uydurulmuş işkenceci Evren Anayasasıdır!.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir tek âyet-i Kerîme&#8217;yi yok sayan, Kelâm-ı kadîm&#8217;in tamâmını yani bütün âyetleri YOK SAYMADAN, o bir tek âyeti de yok sayamaz&#8230; Bu, cüz&#8217;ün üzerinden bütünü yok saymakdır&#8230; Umûmî kâide odur ki, <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;İslâmiyyet, tecezzî </strong>(bölünme)<strong> kabûl etmiyen bir bütündür&#8230;&#8221;</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;Allâh&#8217;ın varlığı ve birliği dışında herşey tartışılabilir&#8221;</strong></em> diyen müteveffâ ve Kürt vatandaşlarından Özal da,<em><strong> &#8220;Anayasayı bir kere delmekle bir şey olmaz&#8221;</strong></em> demişdi!. Anayasa gibi 1789 model bir motor, bin yerinden darbe de yese, nihâyet beşerî bir irâde ve düzmedir, birşey olmaz!.. Ancak <em><strong>&#8220;Allâh&#8217;ın varlığı ve birliği dışında herşeyi tartışdın&#8221;</strong></em> mı, ortada din kalmaz; üstelik, <em><strong>&#8220;Allâh&#8217;ın varlığı ve birliği&#8221;</strong></em> de, din kalmayınca o da buhar olur, uçar gider!. Beyân etdiğimiz gibi <em><strong>&#8220;İslâmiyyet, tecezzî kabûl etmiyen bir bütündür&#8221;</strong></em> şeklindeki ana ve temel kânûna îmân edilmediği zaman, ortaya, <em><strong>Müslümanlığın istediği Müslümanlık değil; şunun bunun; Özal, Evren, politikacı, partici, pırtıcı, DİB&#8217;işçi, ilhâdiyatçı, oryantalist çömezi ve bilmem ne ve ne, milyarlarca kesânın nefsi ve keyfi, hevâ ve hevesi &#8220;Müslümanlık&#8221; olarak (!) ve şeytanlıkdan ibâret bir nesne olarak çıkar!..</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Reformist, revizyonist, mezhebsiz ve <em><strong>&#8220;Kur&#8217;an bize yeter&#8221;</strong></em> diyen DİB&#8217;iş, İlhâdiyat, süfliyyât ve Politika cambazları da, işte tam bunun peşindeki iblisler!</p>
<p style="text-align: justify;">İslâm, kul irâde ve hevâsına göre şekillendiği zaman, netîcede, gene kul, kula <em><strong>TAPMAYA</strong> </em>başlar, ona <em><strong>TAPMIŞ</strong> </em>olur!. Bugünki manzara da aynen ve tıpatıp budur&#8230; <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Parti-pırtı ve politikacı kuyruklarının bir türlü (anlıyamadıkları) en ana ve temel nokta da, işte tam da bu&#8230;</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;">Halbuki Allâh Azze ve Celle, Âdem Aleyhisselâm&#8217;dan beri yüzbinden fazla Peygamberi ve nice kitab ve suhufu, mücerred,<em><strong> &#8220;insan insana tapmasın da, bana kulluk edib, benim sonsuz irâde ve hâkimiyyetim önünde eğilsin; zulüm de böylece ortadan kalksın, adâlet hâkim olsun&#8221;</strong></em> diye beşeriyyete göndermişdir!. Bugün eski (putperest-heykelperest câhiliyyeden) bin kere daha berbat <em><strong>modern bir câhiliyyeye</strong></em> batan insanlık, biribirinin kanını, iliğini, emeğini, imkânlarını ve alın terini öyle bir sömürüyor ki, üstelik de bunları <em><strong>&#8220;dembokrasi, hürriyet, kadın hakları ve bilmem ne günü ve ne bayramı&#8221;</strong></em> gibi narkozlamalarla devam etdiriyor!</p>
<p style="text-align: justify;">İşte, Bâtıl Batı’yı kıble ittihâz etmenin (Hakîkatın diliyle irtidâda dâî oluş) hikmeti ve hükmü&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Kâzım Karabekir’in hatırâtına bakılırsa, orada, cumhûriyetin bidâyetinde, Kamal Paşa’nın Anadolu ehâlisinin dînini <strong><em>“Hıristiyanlık yapmak istediği”</em></strong> de yazıyor&#8230; Hani bazı ipini satmış ve südü ile kanını karıştırmış kamalist <strong><em>Kristin</em></strong> sürüleri, <strong><em>“Falankes olmasaydı adın Agop olacakdı!”</em></strong> diyorlar ya, demek ki bir bildikleri var, bunu da tersden ifâde ediyorlar!.. Sanki <strong><em>“Keşke adımız Agop olsaydı”</em></strong> diyecekler de, bunu, altını üstüne getirerek söylüyorlar!..</p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px;"><strong><em><u>LOZAN İŞGÂLİ VE EN BÜYÜK ŞİRK&#8230;</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Lozan’da verilen söz ne idi; ne demişdi mason birâderlerden Şef-i sâlis Cim Bayar, şunu:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Biz Lozan’da Batılılara SÖZ verdik. Türkiya’dan belli zaman içinde Müslümanlık’ı kaldıracağız. Bunun baş takibçisi ben olacağım. Benden sonrakiler de beni ta’kîb edecekler!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Müthiş&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Dediği üzere işler ve âsâyiş berkemâl!..</p>
<p style="text-align: justify;">Yehûd ve Nasârâ dostluğu, Allâh Azze&#8217;nin Kelâm-ı Kadîm ile sâbit kat&#8217;i haram ve yasağına, bir vechesiyle de küfür hükmüne rağmen, hiç durub dinlenmeden devâm ediyor!. 1924’de <strong><em>“DİB=Diyalog İşleri Başkanlığını”</em></strong> kurdular. Şâkulî olarak <strong><em>“Hıristiyanlığa geçmenin belâlı olacağı”</em></strong> anlaşılınca, bunu tedrîcî olarak yani zamana yayarak yapmanın, daha hoplatıb zıplatmadan (Muvâzî=Paralel) olarak tahakkuk etdirilmesi kanaatine vardılar; ve bu şıkkı tercîh edib, bu minvâl üzere harekete karar verdiler&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Diyalog İşleri Başkanlığını=DİB”</em></strong>’i de, millete, <strong><em>“Diyânet-i İslâmiyye İşleri Riyâseti”</em></strong> olarak çok güzel yedirdiler!. Ehâlimiz de gözünü kırpmadan ve 95 yıldır maa’l-âfiye yemekde berdevâm&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Zehirlenerek bertarâf edilen Akseki; ve 8 ayda istifâ mecbûriyetinde bırakılan Nasûhî Efendi merhumlar istisnâ edilirse, <strong><em>“Diyalog İşleri (DİB) Başkanlarının”</em></strong> tamâmı da, Ankara politikasının sarıklı papağanları olarak iş görmüşdür ki, başka bir şıkkı düşünmek de bu rejimde mümkin olamaz!..</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiya’nın <strong><em>“Hıristiyanlaştırılması”,</em></strong> Global Çete’nin bir projesidir; ve bu, dünyâ çapında irtibât, ihbârât, icraat, zehriyât ve sevkiyâtı olan, çok mühim ve kadîm bir <strong><em>İngiliz</em></strong> hedefidir&#8230; İslâmiyyet’in başı olan <strong><em>Hılâfetin</em></strong> mücerred koparılması kâfî görülemezdi. Bunu, Türkiya’nın (Hıristiyanlaştırılması = Nasrânîleştirilmesi, Tanassuru) ta’kib etmeliydi&#8230; Aksi halde, yani İslâmiyyet var olduğu müddetçe, Haçlı Batıl Batı emperializmasının dünyâyı sömürüb, etini, kemiği ve iliğini gövdeye indirmesi aslâ mümkin olamazdı&#8230; Çünki Tefsir satırları ile dünyânın gözü önündedir ki, <strong><em>“En büyük zulüm ŞİRKDİR! Vahye dayanmadan yeryüzünde adâletin tahakkuku da MUHÂLDİR!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> </em></strong>İşte bu iki temel kânûn kabûl edilmeden, müslüman olmak da aslâ mümkin olamaz&#8230; Politikacılar kendi işkembelerinden ne kadar seytânî İslâm ta’rif ve îzâhı getirirlerse getirsinler, bunların tamâmı da beş para etmiyen, tahrîf ve tahrîb kalıbıdır; indî, i’tibârî ve izâfî soytarılıklardır ve dolayısıyla keenlemyekündür&#8230; Bir eksiksiz topu da, Vahiy karşısında <strong><em>YOK HÜKMÜNDEDİR!.</em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px;"><strong><em><u>“HOŞGÖRÜ VE DİYALOG-MEDENİYETLER İTTİFÂKI”</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Her şeyden evvel, <strong><em>“Ben Laik dembokratik bir cumbokrasiyim”</em></strong> diyen bir rejimin herhangi bir mahallinin <strong><em>“İslâmiyyet”</em></strong> hakkında bir tek kelâm etme hakk ve salâhiyyeti kat’iyyen yokdur ve olamaz&#8230; Yehûdiyyet ve nasrâniyyet hakkında zerre kadar ağzını açamıyan bir rejimin, İslâmiyyet’i, her hükûmete göre başına sarıklı bir politikacı dikerek şekillendirmeye kıyâmı, o dîne en ağır darbe, hakâret, tasallut ve tecâvüzdür. Binlerce nefrin ki, bu tecâvüz ve cinâyet, cihânın gözleri önünde 95 senedir işlenmekde olub, halkı da bununla iyice narkozlamışlardır!</p>
<p style="text-align: justify;">İşte <strong><em>“Hoşgörü ve Diyalog-Medeniyetler ittifakı”</em></strong> furya ve dalgası, bu menfur ve iğrenç işin kuvveden fiile çıkarılmasıdır. Bu, 1960 haçlı seferini yapan Batı’cı eşkıyâlar yani (tetikçiler) eliyle hızlandırılmış; adı geçen İngiliz projesinin  tatbikine,  bu haçlı işbirlikçileri yeniden daha hızlı (<strong><em>azmetdirilmişler</em></strong>)dir&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px;"><strong><em><u>1963 YILI NELERİN BAŞLANGICI OLDU?</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">1963 mühim bir târihdir&#8230; Efgânî-Abduh mason şirketinin Türkiya acenta müdîri Bayrettin’in, bu târihde, İst. İslâm Enstitüsü’nden mezûniyyetini görüyoruz. Daha talebeliği sırasında bile birileriyle yakın temâsı olduğu, kendi satırlarından anlaşılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Dikkat:1963, aynı zamanda Fetto denen yahudinin de, Graham Fuller denen ABD ajanı ile tanışıb keşfedildiği târih!..</p>
<p style="text-align: justify;">1963, işte böylesine iyi seçilmiş bir târihdir ki, <strong><em>“Diyalog”</em></strong> projesi hem resmî olarak <strong><em>Karaman</em></strong> ile, hem de gayr-i resmî olarak <strong>Fetto</strong> denilen  DİB’iş vâizi üzerinden (Çift dikiş sağlamlığı) ile yürütülmüşdür!. 1963’de, bugünki <strong><em>“DİB=Dilalog İşleri Başkanı Erbaş Ali”</em></strong> ise, daha 2 yaşında bir bebekdir!. Karaman 29, Feto ise 22 yaşında&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Fettoş da 1963&#8217;den i&#8217;tibâren, AKP&#8217;ye varıncaya kadar bütün partilerle öylesine palazlanır, öylesine <strong><em>&#8220;Möhderem Hocfendi&#8221;</em></strong> yapılır; iltifatı öylesine altın fıçılarıyla muvâzene edilir hâle gelir ki, bundan, 1975 masonunun başı göğe erişir; ve meğer kendi mürîdân, tirîdân ve kulları arasında da böylece, <em><strong>&#8220;Kâinâtın İmâmı&#8221;</strong></em> tanrılığına dayanmışdır!.</p>
<p style="text-align: justify;">8/3/2014 yılında, Fettoşizma&#8217;da gördüğü küfr ü şirk ve dalâletler yüzünden ondan yüz çeviren Lâtif Erdoğan, A-Haber tv&#8217;de konuşur; ve Fettoş&#8217;un ona söyledikleri, şeytânlığın evc-i bâlâsı veya en son doruk noktasıdır:</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;&#8211;Allâh ile konuşdum, bana, varlığı Hazret-i Mu&#8230;..d içün yaratdım; senin içün de devam etdiriyorum!&#8221;</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;">Cihân târîhinde bu kadar azgın ve tuğyânkâr hezeyân savuran bir Allâhsız görülmüş müdür?. Lâtif Erdoğan bunu 2014&#8217;de <em><strong>(15 Temmuz Haçlı Seferinden)</strong></em> 2 yıl, 4 ay ve 12 gün evvel cihâna i&#8217;lân etdiği hâlde, bu <em><strong>&#8220;anası yahudi babası ermeni mason vâiz&#8221;</strong></em> hakkında, AKP, DİB&#8217;iş, İlhâdiyât Pırasasörlerinden ve ehl-i tarîk veya torik çapulcularından, bir tek <em><strong>&#8220;Ne oluyoruz, bu ne tuğyân, bu ne kudurmakdır!&#8221;</strong></em> demeyi bırakın; bir  tek <em><strong>&#8220;ah, öf, vah, pöf&#8221;</strong></em> iniltisi veya sesi duyan olmuş mudur?.</p>
<p style="text-align: justify;">Kahhâr-ı ZülCelâl Cenâb-ı Hakk Azze ve Celle&#8217;ye bunca hakâret kuduruşu önünde susan mübtezel dünya; ve politikacı ve müslüman geçinici sürüler, Fettoş&#8217;un <em><strong>(İngiliz, Yahudi, AB, Vatikan ve ABD cilâlı çatallı kazığı)</strong></em> 15 Temmuz&#8217;da saltanat-ı fir&#8217;avniyyelerine batınca öyle bir cıyakladılar ki, hâlâ rahatlamış değiller; ve hâlâ daha Fettoşist vahşî  avı; sürek avından bin beter devam edib gidiyor; ve Pensil baykuşu da 2. bir kalkışma içün, Anadolu&#8217;muzu kana bulamanın ötüşleri ve zırıltılarıyla tv&#8217;lerden kana doymazlığına devam ediyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu memleketde müslüman kim; <em><strong>&#8220;müslüman görünen&#8221;</strong></em> münkir ve soytarılar kimdir, iyi görülmeli ve ona göre bu memleket, yeniden ve 1100 yıllık ecdâdın çizgisinde adam gibi (madam gibi değil) müslüman olmalıdır&#8230; Aksi hâlde bugünki (intihab=seçim) belâsı bile, ilâhî bir cezâ olmanın çok daha ötesine fırlar; ve Lût kavminden beter bir âkıbet, muayyen merkezleri ve bölgeleri ibretlik hâle çevirebilir!&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Fettoş&#8217;un ağzından çıkanlar, nemrutların, fir&#8217;avnların, şeddatların, hâmânların, Ebû Cehillerin; decâcile, cebâbire, zaleme ve heykellerin; tâgût, cibt ve dembokratların; lâyik ve seküler putperestlerin ağzından bile çıkmış mıdır?</p>
<p style="text-align: justify;">Masonik Ecevit ve Sülü&#8217;ye evvelâ <em><strong>&#8220;Deccal&#8221;</strong></em>, sonra Sülü&#8217;ye <em><strong>&#8220;Söz Sultânı&#8221;</strong></em> yağlaması yapan; sonra, Büyük İslâm Âlimi Medîne Kâdîsı Dadaylı Merhûm Mustafa  Şükrü Efendi Hazretlerinin torunu Cücevit içün ise, <em><strong>&#8220;Âhıret&#8217;de O, ilk şefaat edeceğim olacakdır&#8221;</strong></em> diyerek kendisini <em><strong>&#8220;ŞEFÎ&#8221; </strong></em> gören; ve islâmî edeb ve hassâsiyet hududlarını cihânın gözleri önünde târ u mâr eden; Kelime-i Tevhid&#8217;den Allâh Sevgilisi Aleyhisselâm Efendimiz Hazretlerinin Kâinât&#8217;daki en <em><strong>ŞEREFLİ ve AZİZ</strong></em> ismini tard eden; Allâh Habîbinin, vâlidelerimiz olan ezvâc-ı tâhirâtı  içün<em><strong> &#8220;Onlar onun sırtında KAMBUR gibi bir şeydi&#8221;</strong></em> diyecek kadar O&#8217;na buğz ve adâvetde çukurlaşan bir (Dîn istismarcısı şarlatandan), bu <em><strong>&#8220;ulus&#8221;,</strong></em> devleti ve hükûmeti ve topyekûn unsur ve uzuvları ile  cüzzamlıdan kaçar gibi, hatta bin kat daha âcilen kaçacakken, ona tam tersine sarmaş dolaş olmuş; ve belânın en korkuncundan birisi de böylece patlak vermişdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Anınçün bugünki Feto mücâdelesi <em><strong>&#8220;saltanat mücâdelesi&#8221;</strong></em> olmağla, gözümüzde beş paralık hüküm ve kıymeti yokdur ve olamaz. Allâh Azze ve Celle&#8217;nin irâde ve hâkimiyyetini tanımayan adam ve madamların mücâhede ve mücâdelesinden de bahsedilemez; Müslüman içün kıymeti hâiz biricik (mücâdele) ve (mücâhede), mücerred Allâh içün olandır ki, gerçek bir müslüman da, <em><strong>&#8220;Benim hayâtım da memâtım da Allâh içündür&#8221;</strong></em> der, başka bir tek kelâmı buna ekliyemez ve kendisinden başkasına böylece kul olma şerefsizliğine düşemez&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Henüz fırsad fevt olmamışken, amel ve fiillerine bir kıymet kazandırmak istiyenler, bugüne kadar kaçan fırsadları ve zararları telâfî etmek hidâyetine ermişlerse, bu <strong>&#8220;ulus&#8217;u&#8221;</strong> millet hâline getirmek içün Allâhsız maarifi ecdâdın Allâhlı çizgisine sokar;memleket çapında bunun seferberliğine girişir; CHP&#8217;lileşme çukurunda erimekden tevbe-i nasûh ile ve şiddetle kaçar; aklını ve îmânını bulmak içün BÜYÜK kapının kulu olmak dışında hiçbir kul irâde ve hâkimiyyeti tanımadığını kâinâta îlân eder; ve böylece de samîmiyyetini isbât yoluna girer&#8230;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Aksi hâlde, istikbâlden emin olmak içün hiçbir sebeb meşrû&#8217; olarak gösterilemez; ve <strong>&#8220;Türkiye İttifâkı&#8221;</strong> gibi dostlar alışverişde görsün çalkalamaları sâdece politikacı masalı olarak kalmaya devam edecekdir&#8230;</em></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px;"><strong><em><u>DİNLER ARASI DİYALOĞUN PÎRİ, FETTOŞ MU HAYRETTİN Mİ?</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Hayrettin, devlet me’mûru ve akademisyen olarak en kıdemlileri ve bu <strong><em>“Diyalog işinin de pîri”</em></strong> sayılmaya hepsinden daha çok hakk sahibi sayılmalıdır!. Bu işi ilk başlatanın kendisi olduğu, aşağıdaki kendi satırlarında apaçık ve dehşetle görülecekdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bakınız bütün bunların isbâtı,<strong><em> “Dinlerarası Diyalog Nedir?” </em></strong>nâm kitabında, Hayrettin’in bizzat kendisi tarafından nasıl yapılıyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“&#8230;çoğu okumuş yazmış aydın insanların diyaloglarına çok katıldım. Abantı kastediyorum. Ve benzeri, oralara da katıldım. Kezâ bunun dışında Türkiye’de farklı gruplar arasındaki diyaloglara da katıldım. <u>HATTA BU DİYALOGLARIN YAPICISI OLDUM. YANİ BÖYLE BİR DİYALOG MEVCUT DEĞİLDİ. BEN ONUN YAPICISI OLDUM.</u> Farklı gruplar vardı. Müslümanlar 4-5 grupdu. Ad saymaya lüzum yok<u>. O ZAMAN VÂİZDİM. İLK BU İŞE TEŞEBBÜS ETDİĞİMDE KADIKÖY MERKEZ VÂİZİ İDİM. 1960’LI YILLARDA.</u> Türkiye’de mevcut olan, İstanbul’da da temsilcileri bulunan 4-5 grup vardı<u>. Onların en ileri gelen vâiz ve hatiblerini yani kanaat önderlerini BİR ARAYA GETİRMEYE KARAR VERDİM. YAKIN ARKADAŞLARIMLA KONUŞTUM, İYİ OLUR DEDİLER. BU DİYALOG TOPLANTISI 2-3 SENE SÜRDÜ, ÇOK YARARLI OLDU. HALA ONUN YARÂRI DEVÂM EDİYOR.”</u></em></strong> <span style="font-size: 14px;">(1. Baskı, Haziran 2005, s. 63, Nesil Matbaacılık.)</span></p>
<p style="text-align: justify;">Evet, en kıdemli diyalog şeyhi, apaçık <strong><em>“Şehy benim”</em></strong> diyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Böyle bir diyalog mevcud değildi. Ben onun yapıcısı oldum&#8230;. Çok yararlı oldu. Hâlâ onun yararı devam ediyor!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Çok kalın kafalılarla, bu (diyalog) fitne-i azîmi ve gâvurluğunu iyi anlamak istiyenler, yukarıdaki 18 cümleden ibâret iktibâsımızı birkaç kere daha, kıraat ve zikr ü mütâlâa edebilirler!.</p>
<p style="text-align: justify;">Kimi, kimden evvel kim, hangi dünyâ merkezinden <strong><em>GÜDÜYORMUŞ</em></strong>; şimdi anlaşıldı mı acebâ?. Bazı insî şeytanlar vardır ki, hınzır gibi anlasalar da, gene de anlamaz (!) lar!!!</p>
<p style="text-align: justify;">Karaman, İstanbul İslâm Enstitüsünden 1963’de mezun olanlardan. En göz dolduran 3 talebeden birisi!. Diğer ikisi ise <strong><em>DİB’iş</em></strong> içün yani <strong><em>idâre</em></strong> (bürokrasi) ve politika içün yetiştirilen Tayyar Altıkulaç; diğeri de, <strong><em>Akâid</em></strong> bahislerini hâlletmek içün vazîfeli Bekir Topaloğlu&#8230; Hayrettin’in, anlaşamayıb sonra uzaklaşdıkları dünürü&#8230; Hayrettin ise <strong><em>Fıkıh</em></strong> babından işe el atacak ve hâlledecek en gözde vazîfeli!</p>
<p style="text-align: justify;">Bir başka vâkıa da şu ki, aynı sene, yani 1963’de, masonların, İstanbul’da ismi mahfûz üç kişiye (!) mezûniyet mükâfâtı olarak (altın saat) hediye etdikleri görülüyor, duyuluyor ve yayılıyor!..</p>
<p style="text-align: justify;">İsmi mahfuz o üç kişinin ikisi pırasasörlük; ötekisi de milletvekilliği ve bilmem ne başkanlıklarına kadar rütbelere garkedilmişlerdir&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px;"><strong><em><u>MASON SARIKLILAR VE MEZÂHİBİN TELFÎKİ!</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Karaman’ın <strong><em>“Mason Sarıklılara”</em></strong> olan sevgi, mahabbet ve merbûtiyyeti ise, Cemalettin Efgânî, M. Abduh ve Reşid Rızâ üzerinden 85 yaşında olduğu bugünlere kadar bütün terâvet ve nefâsetiyle devâm edib gelmişdir!.. Öyle umulur ve temmennî de edilir ki, Ukbâ’da da, çok sevdiği o kabil zevât-ı kesân ile haşr ü neşr ola, ebediyyen sevdiklerinden ayrılmaya!</p>
<p style="text-align: justify;">Hatta Reşid Rızâ’nın <strong><em>“Mezâhibin Telfîki”</em></strong> nâm ifsadkâr ve ısyankâr (Ehl-i Sünnet) düşmanlığı yapan kitâbını sâdeleştirerek, 1974’de, Dönme Raşel’in eşi Ecevit’in, koalisyon muâvini Müteveffâ Erbakan’ın âlî himmetleri ile alelacele ve el altından basılıb, bütün DİB’iş müesseseleri ve imam mektebleri, ilhâdiyât ve enstitü gibi yerlere postalanmışdır!.. Hatta bir ara mevcûdu kalmayınca, Hayrettin, kendi şahsî kasa ve kese hesâbıyla bu <strong><em>“Ehl-i Sünnet Muhâlif ve  Muârızı”</em></strong>  ifsâd kumkuması kitâbı bastırmış ve tevzi’ etdirmişdir&#8230; Şimdi (Yeni Şafak) gibi iktidâr (!) organı AKP gazetesinde köşe yazarlığı yapmakda; ve kendisini (erz.l-i ömründe), <strong><em>“Referandumda EVET demek farzdır”</em></strong> kabilinden dembokrasi, parti ve sandık fetvâcılığı; ve Beştepe’lere akıl hocalığı yapmak gibi şeylerle oyalayıb meşgûl etmektedir!.</p>
<p style="text-align: justify;">Demek istiyoruz ki, <strong><em>“Diyalog”</em></strong> gibi İngiliz ve Vatikan projesi olarak 1924’lerden beri pek çeşitli eller, etiketler, devrim ve taktiklerle yürütülen projenin Türkiya ayağındaki <strong><em>(Şövalyelik)</em></strong> rütbesinin en ziyade hakedeni, birinci derecede ne Feto ve ne de yeni <strong><em>DİB’iş=Diyalog İşleri Başkanı Erbaş Ali’dir!..</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu rütbeyi, bileğinin hakkı ile 59 senelik muazzam gayretleri netîcesinde almaya HAKK kazanan bir tek (Racül-i ılmâniyye ve telfîkiyye ve cümhûriyye) varsa, o da, yukarıdaki kendi satırları ile de kat’iyyen sâbitdir ki, 1960’ların sâbık vâizi Hayrettin’dir&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px;"><strong><em><u>BİR TALTİFNÂME Kİ, EN ÇOK KİMİN HAKKIDIR?</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Tiwitter’de yeni<strong><em> “DİB’iş=Diyalog İşleri Başkanı Erbaş Ali”</em></strong> içün  yerinde bir taltifnâme hazırlıyarak neşreden Z. Hanım’ın bu takdirnâmesini biz, aynen, hatta daha da genişletilib ıslâh edilerek adı geçen sâbık vâize de lâyık görmesini taleb ve ricâ edeceğiz!..</p>
<p style="text-align: justify;">Adı geçen taltifnâme aynen şöyledir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“-Papa J. Mario Bergogli’ye,</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> -Dünyâ Kiliseler Birliği’ne,</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> -Fener Rûm Patrikhânesi’ne,</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> -Ermenî Kilisesi’ne,</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> -Süryânî Kilisesi’ne,</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> -Anglikan Kilisesi’ne,</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> Ömrünü “Dinlerarası Diyalog”a, “Hıristiyânlık Teolojisi” hakkında kitâblar yazmaya, hümanizmaya ve hizmete sarf eden Diyânet İşleri Reîsi Bay A. ERBAŞ’ın, Katoliklik, Ortodoksluk, Protestanlık, v.s. hiçbir ayırım yapmadan “Üstün Hizmet Ödülü”ne ve “Vatikan Devleti Nişânı”na lâyık görülmesinin; “İtalya, Alamanya, Rusya “Devlet Üstün Hizmet Madalyası” ile taltîf olunmasının; âyinlerde isminin okunmasının; en yakın “yortu”da “Azîz” ilân edilmesinin; “Kardinallik” seçimlerinde aday gösterilmesinin gâyet lüzûmlu olduğu kanâatindeyiz!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dünyâdaki bilcümle mazlûm, mevkûf ve mahkûm garîbân milletlerin; ne yiyeceğini ve nasıl ilik sömüreceğini bilemiyen emperiallerin; ve bir yerlere boynundan <strong><em>bağlanmayı</em></strong> <strong><em>“Bağımsızlık”</em></strong> diye halklarına yediren bütün <strong><em>“Çağdaş, uygar, uysal, utsal, putsal, kutsal, lâyik, yerli, millî ve ciddî ve gayr-i ciddî”</em></strong> devletlerin; ve âlî derecâtdaki tüm sultânî tepe ve sarayların bilgilerine&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İntişârı: 24.09.2107 / 23:23:58 (tt)</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&amp;linkname=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fasil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html&#038;title=As%C4%B1l%20M%C3%BCk%C3%A2f%C3%A2t%2C%20Erba%C5%9F%20Ali%E2%80%99ye%20De%C4%9Fil%3B%20Hayrettin%E2%80%99e%20Verilmeliydi%21T%C3%A2hir%20M%C3%82H%C4%B0R" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/asil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html" data-a2a-title="Asıl Mükâfât, Erbaş Ali’ye Değil; Hayrettin’e Verilmeliydi!Tâhir MÂHİR"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/asil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html">Asıl Mükâfât, Erbaş Ali’ye Değil; Hayrettin&#8217;e Verilmeliydi!&lt;h6 style=&quot;text-align: left;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #c00000;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Tâhir MÂHİR&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/asil-mukafat-erbas-aliye-degil-hayrettine-verilmeliydi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(3) Dib’iş Başı Ne Demek İstiyor Veya “Dünyâ Kadınlar Günü!”</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Mar 2019 17:41:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[03/08 Kadınlar Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Tâhir MÂHİR]]></category>
		<category><![CDATA[dib]]></category>
		<category><![CDATA[dünya kadınlar günü]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=8824</guid>

					<description><![CDATA[<p>DİB’iş denilen müdiriyet, lâyık (lâdînî=ateist) devletin muhâfaza edici bir paratöneri veya “Emniyet muhâfızı” olarak varlığa sâhibdir. </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html">(3) Dib’iş Başı Ne Demek İstiyor Veya “Dünyâ Kadınlar Günü!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><em><u>DİB’İŞ BAŞI NE DEMEK İSTİYOR VEYA “DÜNYÂ KADINLAR GÜNÜ!”</u></em></h1>
<h1 style="text-align: center;"><em><u>(3)</u></em></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Tâhir MÂHİR</u></em></strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ffffff;"><strong><em>.</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">DİB’iş denilen müdiriyet, lâyık (lâdînî=ateist) devletin bir paratöneri veya <strong><em>“Emniyet sibobu</em></strong>” olarak varlığa sâhibdir. Beşer hayâtını tanzîm eden hukûkî, iktisâdî, ictimâî ve siyâsî bütün beşerî kânunların vâzıı ve tanrısı, paralamentolardaki her cibilliyetdeki (tanrı-insan) aklı ve hissiyâtıdır&#8230; Milletler içün en hayâtî husûs basiret sâhibi ve mütehassıs (idâreci ve siyâsîler) olması gerekirken; devrimler ve işgâl Türkiya&#8217;sı içün bu cebren terketdirilmiş, yerine, idâre ve siyâset noktasında kör kütük câhillerin çakıldığı bir sisteme geçilmiş ve adına da <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;Lâyik dembokratik cumhûriyet&#8221;</strong></em></span> denilmişdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Halbuki İslâmiyyet, idâre mevkiinde olanlardan öylesine keyfiyet, adâlet, diyânet, ehliyet ve ihtisâs ister ki, buna hiçbir din ve beşerî sistemde binde bir nisbetinde bile rastlanılamaz. Ayrıca, bütün bu noktalarda zarûrî olan kendi kânun ve kâidelerinin tatbîkini, kendisine îmân edenlerine o kadar kat’î olarak emreder ki, bunun i’tikâd ve tatbik noktasında berâberce terkedilişi, Allâhsızlığı ve dinsizliği, binnetîce dinden tard edilmeyi ortaya koyar&#8230; Bu i’tibarla, bu hakîkatın bile Türkiya’da açıkça ortaya konulamayıb gizlendiği ve saklandığı vâkıası, hiç değilse halk tarafından akledilebilse!. İnsanlar enâyi ve gerzek yerine konulmasaydı!..</p>
<p style="text-align: justify;">Biraz aklı olan herkes muhakkak i’tirâf edecekdir ki, lâyıklık îcâbı olarak bütün beşerî nizamlar, zamanın îcâbı olarak esas alınacak ve bu tabii  karşılanacak idi ise, o zaman bunların tatbîkini (Şirk sayarak şiddetle yasaklaması), hâşâ Cenâb-ı Hakk’ın (abesle) iştigâli ma’nâsına gelmiyecek midir?</p>
<p style="text-align: justify;">Böyle olunca da, Kur’ân-ı Hakîm, tatbîki noktasında:</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>a) Mutlaka tatbîki îcâbetmiyen bir Kitâb olmuş olacakdır&#8230;</li>
<li>b) Bu takdirde de o, (hâşâ) insan aklı, fikri, hâfızası, mantığı, muhâkeme ve muvâzenesi derecesinde bile mükemmel bir kıymet taşımıyan, basit ve sıradan bir Kitâb derekesinde keyfiyet iktisâb etmiş olur!. <strong><em>“Mukaddes Kitâb veya Allâh’ın Kelâmı”</em></strong> oluşu gibi, onun, fevkalâde ve sonsuz derecede doğru, âdil, mükemmel varlığı; ve Allâh irâdesi ve hâkimiyyetini aksetdiren (Mu’cize, Eşsizlik ve Mukaddesliği), tamâmen ortadan kalkmış bulunur!.</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">Lâyıklığa (îmân edenler), İslâmiyyet’e ÂİD bu mutlak hakîkatları ne kadar inkâr etseler yani onlara inanmasalar da, zerre kadar insaf, merdlik ve nâmus çerçevesinde kalındığı müddetçe, bunların İslâmiyyet&#8217;e âid kendi yapısı olduğunu inkâr etmeye aslâ imkân bulamazlar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Netice şudur ki: Lâyıklığa inanan bir insanın, Kur’ânın cemiyet hâyâtını tanzimde nâmütenâhî çapta en mükemmel hüküm ve hakîkât kaynağı olduğuna (inanması) mümkin değildir; ve ondan bunun zıddı, hiç şübhesiz istenemez&#8230; Bu beyanlarımızın aksini söyleyen politikacılar, mutlak ma’nâda yalan söyleyib, dini göz göre göre istismâr etmekde, oy’unu alacakları insanlar nazarında da <strong><em>“îmânsız, İslâmsız = gayr-i müslim = gâvur”</em></strong> görünmemek, dinsiz bilinmemek, müslüman görünmek gibi roller uğruna bu iki yüzlülüklere (münâfıklıklara) kılıf geçirmektedirler&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye’deki DİB’iş Başkanlığı da, bu hususda en güzel makyaj, dublaj, ambalaj, tasarı, vitrin ve kitâbına uydurma gibi hususların, en mâhir ellerde dokunması vazifesinin îfâ edildiği mekân ve makâm olarak bilinebilir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu cümleden olarak, yazdığı <strong><em>“Din ve Lâyıklık”</em></strong> nâm kitabıyla Müteveffâ Ord. Prof. Ali Fuad Başgil, İslâmiyet istese de, bu zamanda onun kânun, kâide ve hukûkuyla cemiyet ve devletin nizamlanmasını imkânsız görür&#8230; Ve <strong><em>“Suları yokuş yukarı akıtamazsınız”</em></strong> diyerek, Allâh’ın:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Hüküm koyan ancak benim, benden başkasının hükmünü bana tercih edemezsiniz, ederseniz beni inkâr eder, kâfir ve müşrik olur, ebediyyen cehennemde kalırsınız!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Gibi hükümlere tekâbül eden yüzlerce nassla sâbit irâde ve hükümlerinin bugünün şartlarında geçemiyeceği; ve sâdece <strong><em>“İbâdet ve ahlâk”</em></strong> kısım ve hükümleri ile İslâm Dîni’nin varlığını sürdüreceği i’tikâdındadır&#8230; Bu din anlayışının da, <strong><em>“Lâyıklığı esas alan ve buna îmân eden Haçlı Batı din anlayışı”</em></strong> olduğunda aslâ şübhe edilemez&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Demek istediğimiz ve Başgil’in bazı satırlarını iktibâsımızın ana sebebi, Türkiya’da resmen yerleştirilmek istenen (Dîn telâkkisinin),  Müteveffâ Başgil’in satırlarındaki çarpık, yamuk ve İslâm dışı bir İslâm anlayışına çok yakın olduğunu söylemekdir. Bu noktada Başgil&#8217;e, bazı <em><strong>&#8220;İslâmcı ve lâyik  ve 30-40 yıllık politikacılar&#8221;</strong></em> içün, nümûne-i imtisâl (prototip) dememiz de mümkindir&#8230; İlerideki satırlarımızda, bu (son derece bâtıl dîn telâkkîsinin), DİB’iş Müdüriyetine âid kânun ve nizamnâmelerde de ne kadar  esas alındığı görülecekdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Başgil’in, harbî cumhuriyet ataist ve ateistlerinden, lâyıklık noktasında bir ayrılığı vardır ki, o da, Türkiya’daki lâyıklığın, Haçlı Batı’daki lâyiklik telâkkîsinden ayrılarak, dîne <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>(Muhtâriyet vermemesi)</strong></em></span>dir. Başgil, din telâkkîsinde <strong><em>“Haçlı Avrupa modelini  kabûlde oluşunu”</em></strong> lâyıklık anlayışında da aynen dile getirmekde; ve bunun içün DİB&#8217;iş müdüriyetine <em><strong>muhtâriyet </strong></em>istemektedir!. O, böyle bir lâyıklığı, kendi din anlayışının zarûrî bir netîcesi olarak görmekde, belki kendisine göre bir denge, aheng ve insicâm zannetmektedir!. Fakat İslâmiyet, <strong><em>“Muhtâriyet”</em></strong> gibi bir hâle, kendi yapısındaki <strong><em>“Sonsuz ilim, kudret sâhibi Allâh, hürriyet-i şer&#8217;iyye, irâde-i külliye, hüküm vaz&#8217;ının mutlak ma&#8217;nâda Allâh&#8217;a âid oluşu, Hâlık’ın mutlak Hâkimiyyeti, Şer’î ve ilâhî adâlet ve ubûdiyyet v.s.”</em></strong> gibi noktalardaki husûsiyyeti ve sübhânîliği noktasından, sûret-i kat’iyyede râzı olamıyacakdır&#8230; Allâh&#8217;ın Dîni bunu, Allâh Azze ve Celle’nin irâde ve hâkimiyyeti, ulûhiyyet ve rubûbiyyeti noktasından da, <em><strong>&#8220;Kendi üzerinde bir Otorite, devlet irâdesi ve hâkimiyyeti tanımak&#8221;</strong></em> olarak görür&#8230;  Ve İslâm&#8217;ın, <strong><em>“Kat’iyyen Şirk”</em></strong> diyerek, herşeyden evvel reddetdiği bu hâli kabûl etmesi muhâldir&#8230; İslâm, Allâh irâde ve hâkimiyyetinin bir mecmuu olarak cihâna ma’lûmdur ki, 4 delili ile ortaya çıkan bütün kânun, kâide ve nizamları ile kendisine tam îmân eden ferd-i müslimin 24 saatini, bütün dakika ve sâniyelerine kadar elinde tutacak; ve onu, başka bir irâdeye teslîm etmiyecekdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu i’tibarla ferd ve cem’iyyet olarak ins ü cinnin, <strong><em>“İnandım”</em></strong> dediği bu dînin (sistemin) dışına çıkarak, bir diğer sistemi hayâtına karıştırmak istemesi kat&#8217;iyyen yasak ve muhâldir&#8230; Bunun içün İslâmiyyet, <strong><em>“Hakkı Bâtıl ile Telbîs etmek”</em></strong> dediği bir hâli, sûret-i kat’iyyede yasaklamış, mütecâsirlerini müslüman kabûl etmiyerek (Murtadd) sınıfına aktarmışdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Başgil, İslâmiyyet’e, İslâm’ın temelini teşkîl eden (Akâid) esas ve kânunları ile değil de, Haçlı Batı Lâyıklığı ve din anlayışı noktasından baktığı içün, din ile devleti ayırmakda, İslâmiyyet&#8217;in bunu mutlak ma&#8217;nâda reddedişine <em><strong>RAĞMEN, </strong></em>son derece ısrarlıdır!..</p>
<p style="text-align: justify;">Başgil, <strong><em>“DİB’iş Başkanlığı içün muhtâriyet”</em></strong> dediği hâli, Batı taklidçiliği ile, İslâm ve lâyıklık arasını te’lif edecek sanki bir (sulh ü sükun) çâresi gibi görmektedir!. Halbuki bu, bâlâda da beyân etdiğimiz gibi, Kelâm-ı Kadîm&#8217;e, İslâmiyyet’in edille-i erbaasına, Peygamber-i Zîşân Aleyhisselâm Efendimiz Hazretleri&#8217;nin idâresine, Hulefâ-yı Râşidîn (Rıdvânullâhi Aleyhim Ecmaîn) ve sonraki zamanların tatbiklerine bakıldığı zaman, apaçık görülecekdir ki, hükûmet, İslâmiyyet dışında bir varlık değil, İslâmiyyet’in bünye ve zâtına dâhil bir rükün, unsur, en şümûllü ve mütemmim bir cüz’dür&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu husus, İslâmiyyet’i doğru bilib îmân etmenin de içindedir ki, cihâd, namaz, oruç, nikâh, teaddüd-i zevcât, verâset, tesettür, haremlik-selâmlık, muâmelât, alış-veriş, verâset, ukûbât, siyâset, hukûk, iktisâd, adâlet, emânet, veliyyülemr, hükûmet, ehliyet, şûrâ, istişâre, v.s. gibi Dînin bütün esasları, hükûmet nezâreti olmadan kat&#8217;iyyen yaşayamaz, her geçen gün ademe yaklaşır&#8230; Bu nezâret, 24 saatin içini sâniyelerine kadar dolduran bir İslâm îmânı, tasdîki ve tatbîki demekdir&#8230; Lâyıklık taraftarları, hangi cins lâyıklığa taraf, bağlı ve inanmış olurlarsa olsunlar, İslâmiyyet’in başlangıcından bugüne kadar gelen hâli, keyfiyeti ve muhtevâsıyla değil; yukarıda söylediğimiz lâyıklık çerçevesini esas alarak bir İslâm istemekde ve bunun inşâı içün çalışmaktadırlar&#8230; Pek tabiîdir bu da, (vahye müstenid) bir din değil; tamâmen yehûdiyyet ve nasrâniyyet gibi insan eli ve irâdesiyle kurulmuş, <strong><em>&#8220;senaristi&#8221;</em></strong> elinden çıkmış ve <strong><em>“Kurgulanmış”</em></strong>  insî ve şeytânî bir religion olmuş bulunacak, zarûreten bunu netîce verecekdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İslâmiyyet’in <strong><em>“Muhtâriyyet”</em></strong> denen şeyi kabûl etmesi, kendi üzerinde bulunan ve tâbi’ olduğu otoriteyi (Devlet veya hükûmeti) <em><strong>metbû</strong></em>’ tanıması, dolayısıyla <em><strong>TANRI</strong>  </em>kâbûl etmesi demekdir. İslâm içün dünyâ iki hâlin dışında olamaz:</p>
<p style="text-align: justify;">1) Dâr-ı İslâm (Dâr-ı sulh de buna dâhildir), 2) Dâr-ı Harb&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Muhtâriyet”</strong></em> hâli gibi üçüncü bir sınıf, sâir dinler ve devletlerin uzuv ve unsurları içün düşünülse bile, İslâm içün böyle (vesâyet) ve (tahdîd) altında  güdümlü ve tasmalı bir manzara düşünülemez, bu muhâldir&#8230; Cenâb-ı Hakk Azze ve Celle Hazretleri&#8217;nin irâde, hâkimiyyet ve vâzı-ı hüküm ve kânûn oluşu, hiç bir sûret ve şekilde kendisi üzerinde bir merci&#8217; ve makâm tanıyamaz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Müslümanın sâdece <em><strong>ubûdiyyetde</strong> </em>bulunduğu ve 24 saatde 540 kere noksan sıfatlardan tenzîh edib, 40 kerede de <em><strong>&#8220;Ancak sana KULLUK ederiz ve ancak senden yardım dileriz&#8221;</strong></em> deyib, tam 40 kere önünde eğildiği; ve gene O&#8217;nun önünde 80 kere de en şerefli uzvu alnını, en ednâ uzvu ayaklarının seviyesine indirdiği ilâh ve rabbe, o, şuur, akıl ve îmânı iflâs etmemişse <em><strong>&#8220;ALLÂH Azze ve Celle&#8221;</strong></em> der&#8230; Onun dışında her şey, her ittifâk, her devlet, her nemrûdiyet ve fir&#8217;avniyet, O&#8217;nun yaratdığı (mahlûku)dur; ve her yaratılanın O&#8217;na <em><strong>&#8220;mutlak muhtâc&#8221;</strong></em> olduğunu, <em><strong>&#8220;Kenûd=Nankör ve kâfir&#8221;</strong></em> olmadıkça  da inkâr edemez&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Başgil, zihnindeki lâyikliğe göre, nice rükn, unsur ve mütemmim cüz&#8217;lerinden ve bilhassa mutlak hürriyet ve istiklâl şartlarından ayrılmış ve ayıklanmış bir İslâm kabul edince, bunu yaşatacak lâyıklığın da,  dinin ancak <em><strong>“ibâdet ve ahlâk”</strong></em> kısımlarına müsâade ederek (!) ve lutfen bunlara hayâtiyet tanımasında bir beis görmüyor!. Halbuki <strong><em>“İslâmiyyet’in en ana husûsiyyeti, onun TECEZZÎ KABÛL ETMİYEN yapısıdır.” </em></strong>Böyle olunca da, aklını tanrı kabûl edenlerin böyle bir lâyıklık telâkkîsi, İslâmiyyet’in <strong><em>“ibâdet ve ahlâk”</em></strong> kısımlarında da <strong><em>“Reform, revizyon, tebdîl, ictihadlarda değişiklik, Dinde güncelleme ve 14-15 asır evvelki hükümlerin uygulanamazlığını</em></strong>” istiyen (zorlamacı lâyıkçıların) din anlayışı karşısında, çok daha yumuşak ve kabûle şâyânmış gibi görünebiliyor!.</p>
<p style="text-align: justify;">Halbuki mes’ele, Haçlı Batı <strong><em>“Dîn anlayışı”</em></strong> değil; İslâmiyyet’in, kendi kendisini tâ Âdem Aleyhisselâm’dan beri ve hele Son Peygamber Aleyhisselâm’ın bütün ins ü cinne Peygamber gönderilişindeki sırr u hikmet ve hakîkatlarla tatbiklere ve yaşanmışlıklara bakarak bunları telâkkî olmalıdır&#8230; Bunlara bakdığımızda, İslâmiyet&#8217;in böyle herhangi bir devlet güdümündeki <em><strong>muhtâriyeti</strong> </em>tanıması kat’iyyen muhâldir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Başgil, İslâmiyyet’e <strong><em>“Muhtâriyet”</em></strong> vermeyib, onun <strong><em>“ibâdet ve ahlâk hatta îmân”</em></strong> kısımlarına bile müdâhale ve zorbalık eden bir zaleme, decâcile ve cebâbire anlayışını, <strong><em>“Devlete Tâbi’ Din”</em></strong> şekli olarak görüb, kabûl edilemez bulmaktadır!.. Üstelik bu şartlarda ortada (DİN KALMAZ) ki, onun devlete tâbi&#8217; oluşu ve varlığından söz etmek mümkin olsun!!!</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Başgil’den aşağıya alacağımız satırları, bâlâda zikretdiğimiz ana mahzurlarla, olmayan böyle bir İslâm’ı yaşatmak istemesini; ve bunu aksetdirmesini dikkate ve hayrete şâyân görüyoruz! Bunların istikbâlde de birileri tarafından müslümanların önüne <strong><em>“Kurtarıcı reçeteler”</em></strong> gibi tekrar getirilmesi pek muhtemeldir!. Bunu şimdiden görüb, gelecekdekileri uyarmak ve uyandırmak hesâbına, tenkîdâtımızın bilinmesinde büyük fâide mülâhaza etdik ve iktibasdan çekinmedik. Bugünkü DİB’iş Başkanlığını tam ma’nâsı ile; ve hedefleri, menşei, maksadı, gâyesi, lâyıklığa hızmeti, âmirlerinin izini ta’kîbi ve dayandığı menfî <strong><em>“ilke ve ülküleri” </em></strong>ve lâyiklik güdümündeki dizginli hâli  ile, topyekûn manzarası ve hakîkî mâhiyyeti ile anlamak, bu iktibas edilecek satırlarla daha net ve iyi fehmedilecek; hatta bir nevi <strong><em>“Deşifre edilmiş”</em></strong> de bulunacakdır kanaatindeyiz&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;">Hemen ilâve ederiz ki, Başgil’in kitabı, fevkal’âde tenâkuzlarla doludur. Bu da, Haçlı Batı kafasıyla hâdiselere bakması; yani onlara, İslâm dışında kalarak, gûyâ hâl tarzı aramasından ileri gelmektedir!. Başgil&#8217;in, Türkiya’da tatbik edilen lâyıklığın Avrupa standartlarında olmadığı ve bunun bir <em><strong>zulüm</strong> </em>çarkı olarak işletildiği noktası ile, İlâhiyatlardan <em><strong>“Din Âlimi değil Felsefeci çıkacağı”</strong></em> noktasını nazara vermesi ise, CHP’li lâyık cebhenin damarına basan ve onları deşifre eden en mühim noktalardan biridir denilebilir!.</p>
<p style="text-align: justify;">İslâmiyyet hakkında yazdıklarındaki tenâkuzlar, <em><strong>&#8220;Lâyik hukuk&#8221;</strong></em> Ord. Profesörünün,   dînin son derece câhili olduğunu veya kendi arzularına göre bir İslâm tasavvur etdiğini ortaya koyar ki, bunları aşağıda zikredecek ve delâletlerinin de, ebedî hüsrâna vesîle olduğunu nasîbi olanlar anlıyacaklardır&#8230; En ziyâde hayıflanılacak nokta ise, onun bu bâtıl düşüncelerinin, bugünün müslüman geçinen politikacı, idâreci, ilâhiyatçı, hukukçu ve entel, dantel ve esfel aydınlarında ma’kes bulması, bunların da onunla aynı bâtıl çizgide olmalarıdır&#8230; Başgil’i mevzû’-i bahs etmemizin asıl sebebi de, tekrar edersek, onun Türkiya’daki çarpık <em><strong>“Din Anlayışında”</strong></em> bir nev&#8217;i nümûne-i imtisâl (prototip) olmasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Onun, aşağıdaki cümlesi bile, sicilli CHP ağzından ibâret olduğu hâlde, kitabındaki birçok kısım gibi,  mütenâkız cümlelerinden birisidir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Dikkat edersek Türkiya’mızın modern terakkîde geç kalması sebeblerinden birinin ve belki başlıcasını, yakın zamanlara kadar, bizde, devletin dine bağlı kalması ve bu yüzden memleketin silâhlı taassubdan kurtulamamış olmasıdır.”</em></strong> <span style="font-size: 12px;">(Yağmur Yayınevi, 2. Baskı, s. 164)</span></p>
<p style="text-align: justify;">İslâm&#8217;ın edille-i erbaası ile onun târihine bakdığımız zaman, Başgil’in yazdığı gibi dinin dışında bir devlet varmış da, devlet de o dîne tâbi’ kılınmış ma’nâsında, <strong><em>“Devlet Dîne bağlı”</em></strong> değildir!. <span style="text-decoration: underline;">Devlet</span><em><u>, DÎNİN en zarûrî, en büyük ve en baş bir uzvudur ki, dinin başda hukuk, adâlet, cihâd ve her türlü muâmelât, siyâsiyyât ve hudûdât, hatta ibâdât olmak üzere tamâmının hayâta geçirilmesindeki, dînin bizzat ve yegâne kendi kuvvet ve kudretidir&#8230;</u></em> Devlet ve hükûmet, İslâmiyyet’in kendi kendisine âid olan bir kuvvet ve kudretdir ki, onu, dînin hâricinde bir varlık ve yapı gibi düşünmek, Bâtıl Batı lâyikliğinin, Fransız ihtilâli ile ortaya çıkan ateist zihniyetindeki, her dîne âid peşin ve çarpık bir kabûllenişdir&#8230; Bugün Türkiya&#8217;daki <em><strong>&#8220;Din telâkkîsinin&#8221;</strong></em> de, bu çarpık istikâmetde olması içün sistem ve onun politikacıları 96 yıldır büyük bir gayretle çalışmakda, bu istikâmetde bir telâkkîye sâhib olamıyanlar devletin tepelerine asla çıkarılmamaktadırlar. Bunun, sırra taallûku olan bahisleri hangi protokol ve sözleşmelerle yürütülür, elbet bunun da ciddî ve kendine göre bir  usûl çizgisinin olacağı îzahdan vârestedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu düşünce temeli üzerine binâ edilecek bir (İslâm Binâsı), Süreyyâ Yıldızı’na kadar da düzgün olsa, temeli çarpık ve mutlak bâtıl bulunduğundan, binânın tamâmı da bozuk ve gayr-i meşrû’dur&#8230; <em><u>Bu, uydurma ve beşerî bir dîn olmakdan öteye gidemez; ve böyle bir religionun, İslâm gibi dünyâyı </u><strong><u>“İslâmî ve Harbî olarak iki DÂRA ayırması”</u></strong><u> mümkin değildir. Bu çakma ve beşerî dînin, Rasûl-i Rusûl Aleyhisselâm’ın tebliğ etdiği îmân-küfür, hakk-bâtıl ve mü&#8217;mîn-kâfir hududları son derece belli ve açık dîni gibi, hakîkatı ortaya koyarak dünyâ ve UKBÂ sulh ve sükûnunu te’mîn edebilmesi, aslâ düşünülemez&#8230; <strong>İslâm, TECEZZÎ kabûl etmiyen ve “zarûrât-ı diniyyesinden” bir tek maddenin bile reddi veya onda şübhe edilmesi veya beğenilmemesi hâlinde, müntesibi olan ferdi o andan i&#8217;tibâren içinde tutmayıb dışında bilen, bu kadar sınırları belli ve kat’î bir nizamdır ki, bu, onun (mutlak HAKK) oluşunun da bir başka vechesiyle isbâtıdır&#8230;</strong></u></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><u>Binâenaleyh, artık bunca hakikatlardan sonra apaçık tebeyyün ve taayyün eder ki, politikacı kataküllileri iktizâsı olarak, mücerred vahye müstenid ve bütün delilleri ile müsbit veya muzhir olarak (vaz’-ı ilâhîden) ibâret olan Allâh’ın Dîni İslâmiyyet’in, demokrasi, cumhûriyet, kamalizma, batıcılık, ırkçılık, feminizma, hümanizma, lâyıklık, cinsiyet eşitliği v.s. gibi herhangi bir beşerî veya felsefî sistem, ideoloji veya doktrin ile beraberlik içinde yürüyebileceğini ve bunun mümkin hatta lâzım olduğunu söyleyib iddia etmeler, mutlak sapıklık ve muhâl olan hezeyanlar cümlesindendir&#8230;</u></em></p>
<p style="text-align: justify;">Bir insan, İslâm’ın Hakk ve mutlak bir DÎN olduğuna zerre kadar îmân etmese de, eğer ilim şerefi ve hakka taraf olma haysiyyeti taşıyorsa, İslâm’daki hükûmet varlığının İslâm&#8217;a göre bu mutlak hakk ve hakîkatını (gizlemek veya inkâr etmek) cihetine sûret-i kat’iyyede cür’et ve bu sapıklığı aslâ irtikâb edemez&#8230; Ne yazık ki, 1908’den ve hele 1923’den i’tibâren, milletin din ve devlet telâkkî ve îmânı, bu ana ve müstakim çizgisinden inhirâf etdirilerek, o, lâyık demokratik cumhûriyet emrinde sığıntı ve şamaroğlanı yapıldı&#8230;<em><strong> &#8220;Yobaza hass gösterilen bir hayat tarzı&#8221;</strong></em>; ve hakîkî varlığı olmayan, Türk geleneğinden ibâret, târihdeki Türklerin bugün aslâ geçerliliği (i’tibârı) olmıyan bir takım âdetleri imiş gibi telâkkî edilir hâle getirildi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Dolayısıyla İslâmiyyet’in vahşî hayvânâtı (insan) yapan ilâhî kuvvet ve kudreti, Haçlı Batı elindeki politikacılar ma’rifetiyle tamâmen ortadan kaldırılmışdır. Bugün ne kadar <em><u>“Dîn, îmân, diyânet, Kur’an, ezan-bayrak, devlet-millet, ümmet, cennet, bekâ-ukbâ, şehid-gâzî, v.s.”</u></em> rolleri de oynansa, eldeki, o beşerî ve felsefî bir dîn hâline inkilâb etdirilerek bozulan mevcûd sistemle, Allâh ve Rasûlünün rızâsına vuslat muhâldir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İşkenceci Evren Anayasasında, <strong><em>“DİB’iş Başkanlığı LÂYİKLİK İLKESİ DOĞRULTUSUNDA HİZMET VERİR”</em></strong> diyecek kadar, beşer irâdesine tâbi’ kılınarak (Beşerîleştirilen) muharref bir religion ile, hangi tanrının <em><u>“şen-esen ve sağlıcaklı”</u></em> günler getirib; hangi terörün kökünü kazımakda da yardım ve ihsânı dilenecek; ve hangi sarıklı ahbâr ve ruhbânın ağzından mu’teber bir duânın çıkması tasavvur edilebilecekdir!?.</p>
<p style="text-align: justify;">Kelâm-ı Kadîm, <em><u>“Allâh’ın irâde ve hükümlerini, kendi hevâ ve hevesinize uydurarak tahrîf, tağyîr ve tebdîl etmeyin”</u></em> şeklindeki murâdını nice âyât ü beyyinât ve hükümleri ile 15 asırdır cihâna emredecek; ammâ utanmadan <strong><em>“Müslümanım”</em></strong> diyenler, mezkûr haltları irtikâb ederek<em><strong> Kahhâr-ı Züntikâm olan ALLÂH Azze ve Celle’ye KARŞI TERÖR diklenmelerini</strong></em> saydıracak!.. Bundan daha büyük terör olamıyacağı (mutlakken), çarpılmış politikacılar bunu neden dillerine hiç alamaz; ve daha doğrusu Batı&#8217;lı patronlarının (rızâları)na ters düşer diye neden sömürge vâlisi gibi  kıvranırlar?!.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>NETÎCE:</u></em></strong> Birinin ötekisine <strong><em>“Soyguncu, diktatör, yandaş, oydaş, oynaş ittifâkı”</em></strong>; ötekisinin de berikisine <strong><em>“Zillet, illet, PKK, Madamo-Fetomo ittifâkı”</em></strong> diye saydırıb, <strong><em><u>“ulusu”</u></em></strong> bölmesi ve  kamplaştırması; ve eskinin bir milletini, şimdiki <strong><em>“ulusun”</em></strong> iki hatta 8-10 başlısı olarak biribirleriyle kıyasıya süsüştürmesi&#8230; Paralamentolarına yılan gibi süzülen ma&#8217;lûm parti içün hem <em><strong>&#8220;Kandilin, bebek kâtilinin, Feto&#8217;nun ve bütün terör odaklarının meclisdeki uzantısı&#8221;</strong></em> diyeceksin; hem de utanmadan, ve memleketde on paralık adâlet varmış gibi o pırtıyı meclisinde besliyecek, her meb&#8217;usa tanınan hakları onlara da tanıyarak hâinleri (meşrûlaştıracak)sın!.</p>
<p style="text-align: justify;">Bana, <em><strong>&#8220;Hikmet-i Hükûmet&#8221;</strong></em> denmez; Hakk u adâlete <em><strong>&#8220;Nikmet-i Hökûmet-i Zulmet&#8221;</strong></em> denir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Başgil&#8217;e göre şu hâle bakınız:</p>
<p style="text-align: justify;">1) Türkiyâ’nın modern terakkîde geç kalmasının sebebi, devletin, İslâmiyyet’i dinlemesi imiş!. Bu din (hâşâ) ne kadar kötü ve fenâ şeymiş böyle ki, koca Türkiya’yı helâk etmiş!.</p>
<p style="text-align: justify;">2) Devlet, İslâmiyyete bağlanıb onu dinleyince memleket silahlı taassubdan kurtulamamış!. İşte İslâm, bu kadar (hâşâ) berbat mı berbatmış!..</p>
<p style="text-align: justify;">İyi ammâ o Dîn, târîhi boyunca ve 50 civârındaki (Devletde) kendi hükûmeti ile insanları; ve zaman zaman da dünyanın yarısını idâre edib, diğerlerine de adâlet ve insanlık tevzi’ eder ve onlara medeniyet ta’lim etdirirken başka bir din mi idi ki, bugünün <em><strong>“Lâyik cumhuriyet ve dembokrasisi”</strong></em> ortaya çıkınca işe yaramaz,<strong><em> “modern terakkîye mâni’ ve silahlı taassubu”</em></strong> âmir bir keyfiyete bir anda dümen kırmışdır?!.</p>
<p>Bir insan Vatikana Papa, Pensilvanya&#8217;ya Kardinal olsa, İslâmiyyet&#8217;e bu dereke densiz ve dinsiz bir iftirâyı sıvamaya bin kere hayâ eder; insanlığım iflâs eder diye de bin kere yerin dibine geçer!</p>
<p style="text-align: justify;">Neredeyse, İslâm’ın muhayyel hükûmetine, (15/3/2019) Yeni Zelanda’sında ve Cuma namazında, <strong><em>“2 câmi dolusu insanın üzerine kurşun yağdıran cânîlerle aynı muâmele yapılsın”</em></strong> denilecek!</p>
<p style="text-align: justify;">İslâm’ı Anadolu’nun göbeğinde beğenmiyerek, <strong><em>“Güncellensin, değişsin, 14-15 asır evvelki hükümleri kalkıb bugün uygulayamazsınız”</em></strong> diyerek <strong><em>“yok olsun”</em></strong> demeler; bunlar, nerenin hangi cins <strong><em>“İslâm Düşmanlıkları”</em></strong> değil de, <em><strong>“İslâm aşk u mahabbeti”</strong></em> cümlesinden sayılacakdır?.</p>
<p style="text-align: justify;">Anadolu&#8217;nun göbeğinde, Zelanda’lı cânîler ayarında diplomalı din muârızları, çekirge sürüleri gibi peydahlanırsa, dışdaki adam ve madam gâvur sürülerinin İslâm ve Müslümanlara <strong><em>“Hayat hakkı Tanımaması”</em></strong> çok görülmeli midir?.</p>
<p style="text-align: justify;">Sen din ve mukaddesâtına hor ve yan bakarsan, elin Y. Zelanda’sındaki gâvurlara hangi yüzle <strong><em>“Benim dînime nasıl yan bakarsın”</em></strong> diyeceksin?. Desen de, senin okkanı kaç paradan alırlar?. Dünyâ, Türkiya’da <strong><em>“Ağızlardan, hatta karınlardan”</em></strong> çıkan konuşma ve hezeyanları duymadığı içün mü oturduğu yerden hiç kıpırdamıyor?. Yoksa, <strong><em>“Kendi DÎNİNE hayrı olmayanın bana mı hayrı olacak”</em></strong> deyib, acı acı ve gavur bıyığı altından pis pis gülüyor ve kapılarını da yüzünüze kapatıyor mu?</p>
<p style="text-align: justify;">Yukarıya aldığımız cümle, nasıl söz ve nasıl cüzzamlı bir muhâkeme, kanserli muvâzene ve gerzekçe bir mukâyesedir?. Bu lâfları bir müslümanın, hatta dünya târihine (zerre kadar insaf ve istikâmetle) bakabilen bir müsteşrikin (oryantalist veya çömezi ilhâdiyatçının) bile, ağzından çıkarması mümkin midir?. Lâkin bizdekilerde bu,  sârî bir illet olarak sirâyet hududlarını genişletmiş ve böylece de 96 yılda millet iflâs etdirilerek, tamtakır bir <strong><em><u>“ulus”</u></em></strong> peydahlanmışdır!.. 27 yıllık parti mâzîsi başda olmak üzere, mücerred ve en acımasız <em><strong>&#8220;İslâm Düşmanlığı ile vesîkalı&#8221;</strong></em> güdücü ve güdülenlerin tepesindeki Tunceli alevîsi Kazıkdârzâde bile,  bütün hücrelerini <em><strong>&#8220;İslâm Düşmanlığı Sarmış gibi&#8221;</strong></em>  50 kişiyi gözünü kırpmadan katleden Zelanda&#8217;lı kâtil hâdisesi üzerine, Haçlı âmirlerine yaranmak içün ve dünyada taarruz değil müdâfaa tâkatinde bile müslüman kalmadığı hâlde <em><strong>&#8220;Terörün Kaynağı İslâm Coğrafyasıdır&#8221;</strong></em> diyebiliyor!. Terör ve teröristleri dolaylı yoldan müdafaa ma&#8217;nasını tazammun eden bu iğrenç beyanların sâhiblerine, aceze hükûmetler de dokunamadığı ve <strong><em>&#8220;Âdil Muhâkeme&#8221;</em></strong> de muhâl olduğuna göre, belâ-yı azîm olan <em><strong>&#8220;Fâsid Dâire&#8221;</strong></em> işte <strong><em>&#8220;Dembokrasi Kazzığı&#8221;</em> </strong>olarak budur&#8230; Ve Batı müstemlekecilerinin (emperyalistlerinin) İslâm coğrafyasında zombileştirme tezgahı olan (Dembokrasinin) bu (imhâ gücünü) gören basiret sâhibi de, bu memleketde bırakılmamış, kökü kazınmışdır!..</p>
<p style="text-align: justify;">Buraya kadar üzerinde durduğumuz mostralık o aşağıdaki cümle de, ma’nâsı i’tibâriyle binlerce nefrin ve teessüf ki, DÂRIMIZA sıvanmış ve memleket bataklığa çevrilmişdir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Dikkat edersek Türkiya’mızın modern terâkkîde geç kalması sebeblerinden birinin ve belki başlıcasını, yakın zamanlara kadar, bizde, devletin dine bağlı kalması ve bu yüzden memleketin silâhlı taassubdan kurtulamamış olmasıdır.”</em></strong> (Yağmur Yayınevi, 2. Baskı, s. 164)</p>
<p style="text-align: justify;">Adam, çok daha ileri gider ve şunu demeye getirir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Din (ALLÂH), kendisinin hâkimiyyetini istese de, şartların değişmesi sebebiyle onun tatbik edileceği yer, onun ta’yîn edeceği her yer değil, insanın tayin edeceği çerçevedir!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">İşte bunları demeye getirecek şekilde aşağıdakileri yazıyor ki,  İslâmiyyet’i çocuk oyuncağı gibi alabildiğine beşer irâdesinin şekillendirmesine bırakan, cinnetlik veya <strong><em>“Şâribü’l-leyli ve’n-nehâr”</em></strong> oluşun alâmetlerinden bir hâl&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Nasibse müteâkıb yazımızda şu aşşağıdaki hezeyanları kaleme alalım&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Dünden hatta başlangıçdan beri din ile devlet birleşmiş ve birleşik gitmiş olabilir. İslâmiyyet’de din ile devletin birleşmesini îcâbeden hatta devletin tamâmiyle dînî bir mâhiyet almasını EMREDEN AHKÂM bulunabilir. Madem ki diyoruz, bu ahkâm i’tikâdî değil, amelîdir ve mâdem ki dinin amelî ahkâmı zamanın ve hayat şartlarının değişmesiyle değişir; o halde dün olduğu gibi bugün de din ile devletin birleşmesi lâzım gelmez. Çünki zaman ve şartlar değişmişdir. Binâenaleyh değişen zamanın ve hayat şartlarının îcâbına göre hareket etmeye; dinin her amelî mes’elesi gibi, bu mes’eleyi de zamanla hayat şartları altında mütâlaa ve halletmeye mecbûruz&#8230;” </em></strong>(s. 170)</p>
<p style="text-align: justify;">Şarabı fazla kaçıran suratı kızıl damarcıklarla kaplı nice  insanların, kendilerini Peygamber, müctehid, müftü veya şeyhülislâm yerine oturmuş görerek, kırkbayır ve börkenekden sallama nice <strong><em>“fetvâlar”</em></strong> daha doğrusu <strong><em>“teşehhî ve şeytânîlikler”</em></strong> savurduğuna, târîhin birçok devirlerinde rastlanmışdır!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Devrimlerden”</em></strong> sonra Lâyik Türkiya’da buna, dünyânın her yerinden ziyâde müsâdif olunmuşdur&#8230; Hâl-i hazırda ise, evc-i bâlâsına çıkdığı hâlde, ortalık çamur deryâsından geçilmez haldedir&#8230;</p>
<p style="text-align: right;"><strong><em><u>(Mâba’di var)</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">İntişârı: 16.03.2019 /20:41:03 (tt)</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&#038;title=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html" data-a2a-title="(3) Dib’iş Başı Ne Demek İstiyor Veya “Dünyâ Kadınlar Günü!”"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html">(3) Dib’iş Başı Ne Demek İstiyor Veya “Dünyâ Kadınlar Günü!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Demokrasi İşleri Başkanlığı = DİB İle, İslâmiyyet’i Tasfiye&#8230;</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/demokrasi-isleri-baskanligi-dib-ile-islamiyyeti-tasfiye.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/demokrasi-isleri-baskanligi-dib-ile-islamiyyeti-tasfiye.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Sep 2017 17:32:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tâhir MÂHİR]]></category>
		<category><![CDATA[dib]]></category>
		<category><![CDATA[hıristiyan]]></category>
		<category><![CDATA[ilhiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=4385</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni DİB başına “Pirefesör Ali Erbaş” diye bir adamı getirib dikdiler!. “Demokrasi Dînini, Demokrat İşleri Başkanlığı=DİB” </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/demokrasi-isleri-baskanligi-dib-ile-islamiyyeti-tasfiye.html">Demokrasi İşleri Başkanlığı = DİB İle, İslâmiyyet’i Tasfiye&#8230;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>DEMOKRASİ İŞLERİ BAŞKANLIĞI = DİB İLE, İSLÂMİYYET’İ TASFİYE&#8230;</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Tâhir MÂHİR</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Yeni DİB başına <strong><em>“Pirefesör Ali Erbaş”</em></strong> diye bir adamı getirib dikdiler!.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Demokrasi Dînini, Demokrat İşleri Başkanlığı=DİB” </em></strong>(Buna <strong><em>“Diyalog İşleri Başkanlığı”</em></strong> da denilebilir.) eli, dili ve ma’rifetiyle yüzmilyonlarca dünyâ insanına pazarlıyacaklar&#8230; Hem de o D-Dînini, <strong><em>“İslam, dîn, diyânet, ilâhiyât, ezan, hacc, sarık, cübbe, esans, tesbih, imam, imâme v.s.”</em></strong> gibi yüzlerce değil; binlerce kelime, ıstılah ve terkîb üzerinden pazarlamak içün global zirvelerin emrinde perendeler ata ata uğraşıb çalışacaklar!.. Karşılığında da <strong><em>“Âferinler”</em></strong> alacak; sırtları sıvazlanacak, makamlar ve mevkiler kabalar altında tutulacak; eller alesta, tetikde, yürekler eşikde, mazlum bebeleri beşikde, şeytânîler güdümündeki hayat devam edib gidecek; isim ve resim dünyası, lâf ve lâkırtı âlemi bu dedikodularla ömür törpüleyecek&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Adı da politika olacak; global, karanlık ve masonik irâdeler, halka, <strong><em>“Halkın kendi irâdesi”</em></strong> diye kakalanacak!</p>
<p style="text-align: justify;">Bizim dışımızda, bizden olmadığı kat’îyyen ortada duran bir ıvır zıvır şeytânîler âleminin bu vechesinden bize ne?.</p>
<p style="text-align: justify;">Bize gâvur inâd ve küfrü ile zarar vermeseler&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Kendi yaşamalarını, bizim yaşatılmamamızda gördükleri ise, bedâhaten ortada&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">1924’de <strong><em>“Diyânet İş. Riyâseti”</em></strong> ve Dârülfünûn’a bağlı <strong><em>“İlâhiyât Fakültesi”</em></strong> adıyla iki (2) müessese kurdular. Bunlarla, İslâmiyyet’i tepeden tırnağa değiştirib, onu, beşerî bir hüviyete sokarak ortadan kaldırma gâyesi istihdâf etdiler&#8230; Son 50-60 yılda <strong><em>“Diyalog”</em></strong> adı ile yürütülen faaliyyetler, bu gâyenin daha da azmanlaşmış ve husûsan bu iki müessese dışında yürütülen, ona muvâzî  (paralel) şeklidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Zâten <strong><em>“Diyânet ve İlâhiyât”</em></strong> gibi iki kelime de, İslâmiyet’i ifâde eden, ona hass ve mücerred onu tahsis ve ta&#8217;rîf eden kelimeler değildir. Çünki Lozan’da verilen SÖZ mu’cebince, İslâmiyyet, aslından (edille-i erbaasından) çıkarılarak, yeni bir kılık ve kılıfa sokulub ortadan kaldırılacakdı. Bunun temelleri daha 1924’de atıldı; ve İngiliz, bunların tahakkukunu görerek emin oldukdan sonra Lozan andlaşmasını imzalamış, yaş tahtaya basmamış ve işi sağlama almışdır!.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Diyânet”</em></strong> demek, her dindeki dindarlık demek olub; herhangi bir dîni, amelî olarak yaşamak demekdir ki, <strong><em>“İslâm Diyânet İşleri”</em></strong> demek değildir&#8230; Nasrâniyyet’in, Yehûdiyyet’in, Lâyıkiyyet’in ve Dembokrasiyyet’in (!) v.s.lerin de <strong><em>“Diyânet İşleri”</em></strong> olabilir&#8230; Nasrâniyyet’in dindarları <em><strong>“Hıristiyan Diyâneti”</strong></em> ile yaşar&#8230; Buradaki <strong><em>“Diyânete Hıristiyan Diyâneti”</em></strong> denir. Her dînin diyâneti olabilir. Hangi dînin (Diyâneti) olduğu tahsîs ve ta&#8217;yîn edilmezse, alelekser, her dînin <strong><em>“Diyâneti”</em></strong> anlaşılır&#8230; Bunu 73 senedir gizleyib ketmetdiler&#8230; Millet de sandı ki,<strong><em> “Diyânet İşleri”</em></strong> demek, <strong><em>“İslâmiyyet’in Diyânet İşleridir!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Şeytânî nice projelerin temelleri, 93 sene evvel böyle atılarak milletden gizlendi ve günümüze kadar da devam etdirildi. İngiliz başda olmak üzere bütün haçlı ve yahudi dünyâsı ile içdeki işbirlikçiler, bunları, binbir katakülli ve cebir ile evvelâ Türkiyâ’ya yedirdiler; sonra İs. Coğrafyasına ve dünyâya, ambalajlı narkozlama ve şekerlemelerle ziyâfet çekdiler!&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“İlâhiyât”</em></strong> kelimesi de husûsî şeçildi!. İlâhiyât da, (DÎN=religion ve tanrı) mefhumlarının, felsefe kayıtları içinde filozoflar tarafından, indî, izâfî, i’tibârî ve <strong><em>“Subjectif=Enfüsî”</em></strong> kıymetler olarak ele alınması ve böylece nazariyeler (Teoriler) îcâdetme işinin, <strong><em>“İlim”</em></strong> kisvesi altında yürütülmesidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Hulâsa <strong><em>“Diyânet ve İlâhiyât”</em></strong> müesseseleri İngilizin Lozan projesi içinde görülmedikçe, hakîkatlarına nüfûz edilemiyeceği bedâhaten ortadadır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu iki müessesenin de, edille-i erbaa ölçüleri çerçevesinde ele alınırsa, zerre kadar meşrûiyyeti yokdur ve olamaz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bugün Türkiya’daki tv, medya ve kürsü eşkıyâsı nice <strong><em>“Dîn tahrifçi ve tahribçisinin şeytânî anırtılarla İslâmiyyet’i hallaç pamuğu gibi atdığı iğrenç bir vâkıadır. 93 yıldır, bu hâinliklerin hangi sebeb-netîce zinciri içinde günümüze taşındığı</em></strong>  şu yazdıklarımız çerçevesinde ele alınmazsa, bunun, köklü bir îzâhı da yapılamaz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> Biz müslümanlara gelince&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Kendisinde kat’iyyen <strong><em>“RAYB”</em></strong> olmayan o en büyük mu’cize Kelâm-ı Kadîm, <strong><em>“Nahnü lehû müslimûn”</em></strong> deyin demiş; ve felsefe küfrüne zerre kadar bulaşmadan, <strong><em>“Lâ ilâhe ve Lâ şerîkeleh&#8230;”</em></strong> diyeceksiniz buyurmuşsa, biz de bunu kalbimizin ve dilimizin her zerresiyle demişiz&#8230; Bize başka bir şeyi, binlerce felsefeden bir tekini, çeyrek ağız bile olsa dedirtemez; hiçbir kâfiri, müşriği ve münâfığı da sevdiremez ve onların (Tapıcısı) yapamazlar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Biz, Allâh’dan başkası önünde eğilmiyen müslümanlardanız”</em></strong> dedik; Dînimiz İslâm; Şerîat’ımız, <strong><em>“Şerîat-ı Garrâ-yı Ahmediyye”</em></strong> dedik elhamdülillâh!</p>
<p style="text-align: justify;">Dînimiz, mutlak hakikatın tâ kendisi olan İslâmiyyet&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Ben Müslüman olamam”</em></strong> diyen bir başkasının dini de neden <strong><em>“Dembokrasiyyet”</em></strong> olamasın!?  Nasrâniyyet, Yehûdiyyet, Budisiyyet, Şamaniyyet, Şaklabâniyyet, Kamâliyyet, Lâyıkiyyet (ılmâniyyet) v.s. oluyor da, <strong><em>“Dembokrasiyyet”</em></strong> neden olmasın; <strong><em>“Diyalogiyyet”</em></strong> neden olamasın?!</p>
<p style="text-align: justify;">Oluuur, olur!. Bal gibi olur!. Olmuş!. Vâkıa ortada&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Anadolu ehâlisi belki <strong><em>“Dembokrasi”</em></strong> denen kadîm Yunan uydurması bu kelimeyi, sâdece <strong><em>“Politik bir ta’bîr”</em></strong> olarak telâkkî etdi; ve bunun bir dîn (religion) olduğunu hiç düşünmedi veya düşünemedi; veya asıl düşündürülmedi!.</p>
<p style="text-align: justify;">Dünyâ eski dünyâ değil; ey, garib gurebâ ve zaif zuafâ!</p>
<p style="text-align: justify;">Global iblisler çok ince telden çalıb oynatıyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Nerde o eski merdler dünyası?.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>“Delikli demir îcâd oldu, merdlik bozuldu”</u></em></strong>; heykeller <strong><em>icâd</em></strong> oldu, rükû’ ve secde de ifsâda uğradı, merdlik gibi <strong><em>bozuldu</em></strong>!.</p>
<p style="text-align: justify;">XPolitika <strong><em>icâd</em></strong> oldu; siyâset-i hakîkiyye top atdı, <strong><em>bozuldu</em></strong>!.</p>
<p style="text-align: justify;">Hoparlörler <strong><em>îcâd</em></strong> oldu, ezânlar borazan oldu, <strong><em>bozuldu</em></strong>!</p>
<p style="text-align: justify;">Daha sayalım mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Her köşede fâizhâne <strong><em>îcâd</em></strong> oldu, helâl ticâret ve helâl taam ve lokma <strong><em>bozuldu</em></strong>!</p>
<p style="text-align: justify;">Her dönemeçde bir meyhâne yani<strong><em> “Ümmü’l-habâis”</em></strong> buyrulan pislik merkezi <strong><em>îcâd</em></strong> oldu; kafalar, akıllar, fikirler, nesiller ve uçkurlar <strong><em>bozuldu</em></strong>!</p>
<p style="text-align: justify;">Her şehirde bir Manukyan merkezi <strong><em>îcâd</em></strong> oldu; iffet, hayâ, nesil, nâmus, huzûr, sükûn ve âile <strong><em>bozuldu</em></strong>!</p>
<p style="text-align: justify;">Her yılbaşı ve çok masabaşı (Piyangolu amigolu) kumar <strong><em>îcâd</em></strong> oldu; iş-güç, alın teri kurudu ve <strong><em>bozuldu</em></strong>!</p>
<p style="text-align: justify;">Başka?</p>
<p style="text-align: justify;">Milyonlarca haram <strong><em>îcâd</em></strong> oldu; milyonlarca (helâl) <strong><em>bozuldu</em></strong>!</p>
<p style="text-align: justify;">Başka?</p>
<p style="text-align: justify;">En mühimi, <strong><em>“Dembokrasi Dîni”</em></strong> denilen nesne <strong><em>icâd</em></strong> oldu; İslâmiyyet güme, merdlik ölüme gitdi, bozuldu, bozuldu ve öyle bir <strong><em>bozuldu</em></strong> ki, buz tutdu!</p>
<p style="text-align: justify;">Dondu!</p>
<p style="text-align: justify;">Öyle ya, <strong><em>“Delikli demir îcâd olub merdlik bozulduğu”</em></strong> gibi; <strong><em>“Dembokrasiyyet”</em></strong> denen haçlı uydurması <strong><em>îcâd</em></strong> olunca da İslâmiyyet <strong><em>bozuldu</em></strong>!</p>
<p style="text-align: justify;">İslâmiyyet’in her şeyi ondan sökülüb çalınıb, dembokrasiye eklenmeye ve yamanmaya başladı&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Sök İslâm’dan <strong><em>şehidi</em></strong>, yama ötekine, olsun <strong><em>“Dembokrasi Şehidi!” </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sök İslâm’dan gâzîyi, meydanı, caddeyi, kabristanı, türbeyi, mabedi, ahlâkı, îmânı, ameli, kânunu, hürriyeti, devleti, hükûmeti, aileyi, tarihi, tevhidi, kitabı, meclisi, insanı, insanlığı, medeniyeti.. başına bir <strong><em>“Dembokrasi”</em></strong> kelimesi geçir; olsun <strong><em>“Dembokratik âile, dembokratik haklar, dembokratik hükûmet, dembokratik devlet, dembokratik hayat, dembokratik binlerce kıymet!!!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ve..</p>
<p style="text-align: justify;">Al sana işte bilmem ne gibi <strong><em>“Dembokratik DÎN!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">İslâmiyyet’de ne varsa,<strong><em> “Dembokrasiyyet’de”</em></strong> de ya tersden, ya nefy ve iptâl şekliyle, ya sulandırılmış ve yamuklaştırılmış hâliyle bir mukâbil ve muâdili aynısıyla var!. O da, Dünyâ ve Ukbâ hakkında herşeye bir hüküm koymuş; ammâ İslâmiyyet ile ahengdâr olduğu bir tek noktası olmamak şartıyla koymuş ve inşâ’ edilmiş!.</p>
<p style="text-align: justify;">Gece gündüz, <strong><em>“Herşeyin Dembokratiği olacak, böyle zikredilecek”</em></strong> diye da’vet üstüne da’vet, tebliğ üstüne tebliğ, zorlama üstüne zorlama yapılacak, bir hayat TARZI olarak her fırsatda kafalara çakılacak, ammâ bunun yekûn hânesi ve tam ismi <strong><em>“Dembokratik Dîn”</em></strong> olmayacak!</p>
<p style="text-align: justify;">Hadi ordan soytarı!</p>
<p style="text-align: justify;">Bal gibi buna <strong><em>“Dembokratik Dîn veya Dembokrasi Dîni”</em></strong> denir; cihânın aklı ile oyun oynayanlara da düpedüz <strong><em>“Ha.tir”</em></strong> çekilir!</p>
<p style="text-align: justify;">Biz düzinelerce religiona bir şey diyor muyuz, hayır!</p>
<p style="text-align: justify;">Bize ne elin <strong><em>“Dembokrasiyyet, Diyalogiyyet, Yehûdiyyet, Nasrâniyyet, Budisiyyet, Şamaniyyet, Şeytâniyyet, Şarlatâniyyet, Kamâliyyet, Lâyıkiyyet, v.s.”</em></strong> dininden, dinlerinden!</p>
<p style="text-align: justify;">O zaman, ne içün kime, neden, ne kadar, nasıl lânet ediyoruz?</p>
<p style="text-align: justify;">Durub dururken, canımız bunu istemiş olamaz!</p>
<p style="text-align: justify;">Fetto’nun videoları ortada, yaban eşşeklerine kadar herkes dinleyebilir: Herif, Yehûdiyyet, Nasrâniyyet ve Budîsiyyet’i de İslâmiyyet gibi (Hâşâ) hakk din kabul ediyor; ve hatta <strong><em>“Ateistlerle bile uzlaşabiliriz!”</em></strong> nânesi otluyor!</p>
<p style="text-align: justify;">CB da seneler evvel, Of’daki konuşmasında <strong><em>“4 Hakk din vardır”</em></strong> demedi mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Bize ne?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Sâbık Dembokrasi=Diyalograsi Reisi Körmez’in”</em></strong> mürşidi Kazanlı sapık Mûsâ Bigiyef de: <strong><em>“Bütün inançların tamâmı hakkdır”</em></strong> diye kitablar düzmedi mi?. Körmez sâbık da bunu, Bigiyefnâmesinde şeyhini göklere çıkararak yazmadı mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Yahu insan manzaralı dünyâ yaratılmışları!</p>
<p style="text-align: justify;">Hangi dinden olursanız olun, hangi din kategorilerine (HAKK) derseniz deyin, bize vız gelir tırıs gider! Son nefesde  karşınızda Azrâil Aleyhisselâm’ı görüb; Hesâb Günü de <strong><em>“Kitabını oku” </em></strong>hıtâbını duyunca, şimdi inansanız da inanmasanız da o zaman nasıl olsa hakîkatı anlıyacaksınız, hep beraber bekliyelim!.</p>
<p style="text-align: justify;">Zâten her nefesle ve her atdığımız adımla, her kalb atışımızla da, mecbûrî istikâmet olarak, zorun en zoruyla, zorla ve cebren, beşer irâde-i cüz’iyyesi çatır çatır ezile ezile oraya doğru gitmiyor muyuz?!. Sanki sille tokat, sürüklene sürüklene, yaka paça, uçurumdan aşağı uçarcasına, tayyâreden oramıza bir tekme yiyib aşağıya atılıb son sür’at kayalara çakılırcasına&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Hadi aksini söyleyin de göreyim!.</p>
<p style="text-align: justify;">Nereye gidiyoruz?</p>
<p style="text-align: justify;">Ulan Oğlum! <strong><em>“Ölmek içün Doğmadık mı?”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">BM’lerdekiler ve oradaki 200 devlet mevlet bilmem neyin irileri, başları, raisleri, kocamışları, kartlaşmışları da; AB’dekiler, Nato’dakiler, Vatikan’dakiler, Pensilvanya’dakiler, Ankara’dakiler, Kudüs, Mekke, Medine, Riyâd, Londra, Telaviv, Paris, Moskova bilmem ne ve nerelerdekiler de&#8230;.</p>
<p style="text-align: justify;">Hadi söyleyin, insanların tepelerine kurulmuş krallar, şahlar, ağalar?</p>
<p style="text-align: justify;">Politika, popotika, molitika&#8230; Mollatika, Papatika, Patrikatika&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ne yahu bunlar?</p>
<p style="text-align: justify;">Ne gülünç adam ve madamlarsınız!.</p>
<p style="text-align: justify;">Sanki dünyâ haçlılarına verilen mesajı bizim garibanlar anlamıyor!. BM denen 5’li çeteye <strong><em>“Dünya 5’den büyükdür”</em></strong> diye atacaksın; hem de oraya gitmeden 3 gün evvel diyalogcunun bulamacı bir adamı, getirib <strong><em>“DİB=Demokrasi İşleri Başkanı”</em></strong> yapacak; ve meşhur <strong><em>“Diyalogçu</em></strong> <strong><em>Hoşgörüsü”</em></strong>nün (Hoşgörü şövalyesi) gibi de edâlar, omuz kabartmalar ve mahmuz şakırdatmalarla bir yerlerde birilerine <strong><em>“Sizdenimli” </em></strong>ağalıklar sergileyeceksin!</p>
<p style="text-align: justify;">Yemezler Ağa!</p>
<p style="text-align: justify;">Denilmiş olacak ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Benden â’lâ diyalogcu bulamazsınız! İşte DİB’in başına öpüp başınıza koyacağınız bir adamı getirdim. Buna isbat derler isbat!. Palavra sıkmayız biz, Osmanlı torunuyuz evvelal..h!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> Beyfendiler, Hamfendiler!. </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Ancaaaak, öyle kayıt dış adamlarla, benim devlet ve hökûmâtıma parmak atacak ve silâh çekecek haşhâşî ve Fettoşik sünepelerle bu işleri yürtemezsiniz!. </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Benimle&#8230;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Doğrudan doğruya benimle&#8230;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Bakın ben burdayım, saklım gizlim, katlı kapaklı işim var mı! Diyaloğu doğrudan benimle yürüteceksiniz. Ben buna dünden, evvelki günden, 15 sene evvelden, icâzet aldığım günden beri varım!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>İşte isbatım da ortada, biz Osmanlı torunuyuz, sözümüz senetdir!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Kusura bakmayın, ben devletimi, hükûmâtımı, askerimi ve polisimi yolda bulmadım! Ben buraya, iğne ile kuyu kaza kaza geldim, malımı yedirmem!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Benimle yürüteceksiniz arkadaşım benimle&#8230; (Diyalog yolu) ile ve Haltettin Karamanlis’in Böyyük şeyhliği, rûhânî tasarrufları altında ve nezâretinde, ondan feyz alan yüzlerce “Başdanışmanlarım ve Başmüridlerim” ma’rifetiyle bu işi evvelal..h tereyağından kıl çeker gibi yürütürüz!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Hepimizin müşterek ve görünmez gâyesi ve hedefi, “Dembokrasi Dînini” dünyâya oturtmak ve diğer dinleri de onun şemsiyesi altında tam hizâya getirmek değil mi? Bilhassa İslâmiyet’i ötekilerle (EŞİTLEYİB) ve tam tesviyeden geçirib Dembokrasi Dinimizin topyekûn norm ve standartlarına göre yeniden dizayn ve çizayn etmek değil mi? Bunu beraber yürüteceğiz!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Beyfendiler ve Hamfendiler!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Mes’ele bu kadar basit!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Öyle acele edib başıma Fettoşgilleri sarmayınız, lütfen!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Men sabera zafera!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>El aceletu min eşşeytân!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Sabırla&#8230;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Sabırsızlık edib başıma Fettoşist sünepeleri sararsanız, sonra “Ba’de harabü’l-Basra” der pişman oluruz! </em></strong>(Bizden beyân-ı i’tizâr: HARAB kelimesi madmum değil, mecrûr olacak!)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>1000 yıllık ve kökü dünyayı sarmış İslâmiyyet’i, öyle bir 15 Temmuz Haçlı Seferi ile söküb kaldıramayız!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Fetto şeytanı zâten kafadan da cırtlak, suratı da buldok havhavına döndü gitgide! Bula bula bu herifi bulmanıza da ayrıca binlerce teessüf ediyorum!. Arakan kan ağlıyor, Barzânîyi “Tavşana kaç, tazıya tut” puştluğuyla ve İngiliz siyâsetiyle” azdırdınız!. PKK, PYD, IŞİD eşkıyâlarını başımıza belâ etdiniz!. AB hayâllerimiz, Nato zincirlerimiz, BM oynaşımız, Dembokratik değer ve eğerlerimiz, Yaradandan ötürü siz yaratılanlara sevgi ve hümanizmamız, Vatikan’a hürmetimiz, Acemlere takiyyemiz, milletimize aşkımız, Arabın abisi Hadimül Haremeyn ve Şerîfeyn olan Suud’a ta’zimimiz olmasaydı topunuzun da ana, aa, a&#8230; Neyse gerisini hergele Ka.al gibi ben de söylemeyeyim, Kasımpaşalı ağzımı şimdilik tutayım&#8230; Ana, aa, a. a. a!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Sağı solu belli olmayan, Kim Yang Yung Yamung hergeleden çok çeken Trump birâderimin Madora sıkıntısını da en iyi anlayanlardanım!. </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Dembokratik tek dünyâ devlet ve dîninin artık şart olduğu devrimizde, Madora buna uymadığı takdirde, o hergelenin adı da elbetde “Diktatör” olacakdır! </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Bana “Diktatör” diyen hergele şeyin de dili kopsun!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Madora’ya Trump birâderim “Diktatör” demezse, “Dembokrasi Dîninin, DİKTATÖRLÜĞÜN su katılmamışı da olduğu hemen ortaya çıkar, milyarlar narkozu yırtar, millî ve yerli lâf u güzâfımız hemen ters teper ve ayvayı yeriz!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Bu ictimâ’da bu kadar yeter 73. Toplantıda beni böyle yumuşak ve dişinize uygun bulamıyacağınızı da unutmayın!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Kalın Sağlıcakla!”</em></strong></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdemokrasi-isleri-baskanligi-dib-ile-islamiyyeti-tasfiye.html&amp;linkname=Demokrasi%20%C4%B0%C5%9Fleri%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20%3D%20D%C4%B0B%20%C4%B0le%2C%20%C4%B0sl%C3%A2miyyet%E2%80%99i%20Tasfiye%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdemokrasi-isleri-baskanligi-dib-ile-islamiyyeti-tasfiye.html&amp;linkname=Demokrasi%20%C4%B0%C5%9Fleri%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20%3D%20D%C4%B0B%20%C4%B0le%2C%20%C4%B0sl%C3%A2miyyet%E2%80%99i%20Tasfiye%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdemokrasi-isleri-baskanligi-dib-ile-islamiyyeti-tasfiye.html&amp;linkname=Demokrasi%20%C4%B0%C5%9Fleri%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20%3D%20D%C4%B0B%20%C4%B0le%2C%20%C4%B0sl%C3%A2miyyet%E2%80%99i%20Tasfiye%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdemokrasi-isleri-baskanligi-dib-ile-islamiyyeti-tasfiye.html&amp;linkname=Demokrasi%20%C4%B0%C5%9Fleri%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20%3D%20D%C4%B0B%20%C4%B0le%2C%20%C4%B0sl%C3%A2miyyet%E2%80%99i%20Tasfiye%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdemokrasi-isleri-baskanligi-dib-ile-islamiyyeti-tasfiye.html&amp;linkname=Demokrasi%20%C4%B0%C5%9Fleri%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20%3D%20D%C4%B0B%20%C4%B0le%2C%20%C4%B0sl%C3%A2miyyet%E2%80%99i%20Tasfiye%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdemokrasi-isleri-baskanligi-dib-ile-islamiyyeti-tasfiye.html&amp;linkname=Demokrasi%20%C4%B0%C5%9Fleri%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20%3D%20D%C4%B0B%20%C4%B0le%2C%20%C4%B0sl%C3%A2miyyet%E2%80%99i%20Tasfiye%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdemokrasi-isleri-baskanligi-dib-ile-islamiyyeti-tasfiye.html&amp;linkname=Demokrasi%20%C4%B0%C5%9Fleri%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20%3D%20D%C4%B0B%20%C4%B0le%2C%20%C4%B0sl%C3%A2miyyet%E2%80%99i%20Tasfiye%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdemokrasi-isleri-baskanligi-dib-ile-islamiyyeti-tasfiye.html&amp;linkname=Demokrasi%20%C4%B0%C5%9Fleri%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20%3D%20D%C4%B0B%20%C4%B0le%2C%20%C4%B0sl%C3%A2miyyet%E2%80%99i%20Tasfiye%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdemokrasi-isleri-baskanligi-dib-ile-islamiyyeti-tasfiye.html&amp;linkname=Demokrasi%20%C4%B0%C5%9Fleri%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20%3D%20D%C4%B0B%20%C4%B0le%2C%20%C4%B0sl%C3%A2miyyet%E2%80%99i%20Tasfiye%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdemokrasi-isleri-baskanligi-dib-ile-islamiyyeti-tasfiye.html&amp;linkname=Demokrasi%20%C4%B0%C5%9Fleri%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20%3D%20D%C4%B0B%20%C4%B0le%2C%20%C4%B0sl%C3%A2miyyet%E2%80%99i%20Tasfiye%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdemokrasi-isleri-baskanligi-dib-ile-islamiyyeti-tasfiye.html&amp;linkname=Demokrasi%20%C4%B0%C5%9Fleri%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20%3D%20D%C4%B0B%20%C4%B0le%2C%20%C4%B0sl%C3%A2miyyet%E2%80%99i%20Tasfiye%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdemokrasi-isleri-baskanligi-dib-ile-islamiyyeti-tasfiye.html&amp;linkname=Demokrasi%20%C4%B0%C5%9Fleri%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20%3D%20D%C4%B0B%20%C4%B0le%2C%20%C4%B0sl%C3%A2miyyet%E2%80%99i%20Tasfiye%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdemokrasi-isleri-baskanligi-dib-ile-islamiyyeti-tasfiye.html&amp;linkname=Demokrasi%20%C4%B0%C5%9Fleri%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20%3D%20D%C4%B0B%20%C4%B0le%2C%20%C4%B0sl%C3%A2miyyet%E2%80%99i%20Tasfiye%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdemokrasi-isleri-baskanligi-dib-ile-islamiyyeti-tasfiye.html&amp;linkname=Demokrasi%20%C4%B0%C5%9Fleri%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20%3D%20D%C4%B0B%20%C4%B0le%2C%20%C4%B0sl%C3%A2miyyet%E2%80%99i%20Tasfiye%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdemokrasi-isleri-baskanligi-dib-ile-islamiyyeti-tasfiye.html&amp;linkname=Demokrasi%20%C4%B0%C5%9Fleri%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20%3D%20D%C4%B0B%20%C4%B0le%2C%20%C4%B0sl%C3%A2miyyet%E2%80%99i%20Tasfiye%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdemokrasi-isleri-baskanligi-dib-ile-islamiyyeti-tasfiye.html&#038;title=Demokrasi%20%C4%B0%C5%9Fleri%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20%3D%20D%C4%B0B%20%C4%B0le%2C%20%C4%B0sl%C3%A2miyyet%E2%80%99i%20Tasfiye%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/demokrasi-isleri-baskanligi-dib-ile-islamiyyeti-tasfiye.html" data-a2a-title="Demokrasi İşleri Başkanlığı = DİB İle, İslâmiyyet’i Tasfiye…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/demokrasi-isleri-baskanligi-dib-ile-islamiyyeti-tasfiye.html">Demokrasi İşleri Başkanlığı = DİB İle, İslâmiyyet’i Tasfiye&#8230;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/demokrasi-isleri-baskanligi-dib-ile-islamiyyeti-tasfiye.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(3) Tavil Tayyib Paşa’nın Diyânet-i Ilmâniyye’den Şedîd Şekvâsı!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/3-tavil-tayyib-pasanin-diyanet-i-ilmaniyyeden-sedid-sekvasi.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/3-tavil-tayyib-pasanin-diyanet-i-ilmaniyyeden-sedid-sekvasi.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Aug 2017 21:17:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tâhir MÂHİR]]></category>
		<category><![CDATA[dib]]></category>
		<category><![CDATA[Diyanet TV]]></category>
		<category><![CDATA[Hayrettin Karaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=3419</guid>

					<description><![CDATA[<p>TAVİL TAYYİB PAŞA’NIN DİYÂNET-İ ILMÂNİYYE’DEN ŞEDÎD ŞEKVÂSI! (3) Tâhir MÂHİR &#160; 18) Bir başka taptâze misâli de, “Zıyâiyye Bekçisi” imzâsıyla sitemizde intişâr eden bir makâleden, aşağıdaki <span class="excerpt-hellip"> […]</span></p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/3-tavil-tayyib-pasanin-diyanet-i-ilmaniyyeden-sedid-sekvasi.html">(3) Tavil Tayyib Paşa’nın Diyânet-i Ilmâniyye’den Şedîd Şekvâsı!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>TAVİL TAYYİB PAŞA’NIN DİYÂNET-İ ILMÂNİYYE’DEN ŞEDÎD ŞEKVÂSI!</u></em></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>(3)</u></em></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Tâhir MÂHİR</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">18)</p>
<p style="text-align: justify;">Bir başka taptâze misâli de, <strong><em>“Zıyâiyye Bekçisi”</em></strong> imzâsıyla sitemizde intişâr eden bir makâleden, aşağıdaki  satırlar ile Tavil Tayyib Paşa Cenablarının tedkîk ve tetebbu’ nazarlarına ve böylece de ıttılâına (!) sunalım! Ancak bunların,  müşâvirân oltasına istavrit gibi takılacağı muhakkak da olsa, biz hakkı söyliyerek mes’ûliyyetden kurtulalım:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“2/Ağustos/2017 Çarşamba günü saat 12.35’de zaplarken, “Diyânet tv” denen yer çıkdı. Bir câminin hareminde, kubbenin de altında, DİB’çi hocahanım (!) pozunda bir kadın, oturmuş, etrafındaki zavallı gençlere gûyâ ders anlatıyor! Dehşet veren ve dalâlete sürükleyici şu küfre müeddî ve sonsuz derecede felâket hazırlayan cümleye bakınız ve kahrolunuz:</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Safiye vâlidemizin babası bir yahudi din adamıydı ve Mûsâ Peygamber’in dînindeydi!”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Adamın kanı donuyor!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“İleride bu mevzuu tekrar ele alacaksak da, hemen şu kadarını beyân edelim ki, Kelâm-ı Kadîm, yahudilerin Mûsâ Aleyhisselâm Efendimiz Hazretlerine ihânetlerini, O’nunla alâkaları olmadığını, Tevrat ve İncil’i tahrîf etdiklerini, Allâh Azze’nin ğadab ve lâ’netine müstahık olduklarını, nice peygamberleri katletdiklerini ve onlara ihânetlerini, hele Mûsâ Aleyhisselâm’ın Dîni ile (ki o da Müslümanlıkdır) hiçbir alâkaları kalmadığını MÜBEYYİN düzinelerce âyât-ı beyyinât ile mâlâmâl bulunmaktadır…”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Yahudîlerin tamâmı gibi Safiye Radıyallâhu Anhâ Vâlidemiz Hazretlerinin babası da mutlak sûretde “Musâ Aleyhisselam’ın dîninde değildi.” Yahudilere “Musevî” Hıristiyanlara “Îsevî” demek Kur’an-ı Kerîm’e, Ehâdîs-i Şerîfelere göre son derece yanlış olduğu gibi, ciddî “Dinler Târîhi” müelliflerine göre de mutlak butlandır. Yahudi ve hıristiyanların kendilerini o peygamberlere nisbet etmeleri hakîkatı değiştirmez. Çünki o Peygamberlerin (Aleyhimüsselâm) tebliğleri ve kitabları ile bugünkülerin alâka bağı kalmamışdır&#8230;”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dolayısıyla böyle batıl hurâfeleri DİB mensubu echel-i cühelâ madamların gençlerin kafalarına çakmaları, <strong><em>“Gençlere İslamiyyet’i en güzel şekilde vermeliyiz!”</em></strong> diyen Tavil Tayyib Paşa’ya ibret olmalı; ve DİB ma’rifetiyle ve laik cumbokrasi rejiminin me’mûresi olanlarla da bunun muhâliyyeti merdçe teslîm edilmelidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">19)</p>
<p style="text-align: justify;">CB devam eder:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Görüldüğü gibi boş bırakılan her alanı birileri gelip dolduruyor. Boş alanlara tahammülümüz yok. Bizim büyük hedeflerimiz hayâllerimiz var. Öyleyse bunlara uygun nesiller yetiştirmeliyiz.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Laik cumbokrasi rejimi içinde ve ona rağmen, <strong><em>“Büyük hedef ve hayâllere uygun nesillerin nasıl yetiştirileceği” </em></strong>de, cidden merakâver bir mevzu’dur!.</p>
<p style="text-align: justify;">15 asırlık Hakîkî İslâmiyyet ile bu ateist rejim tam bir tanâkuz ve teâruz hâlinde olunca, bu <strong><em>“yetişecek”</em></strong> olanların bilfarz Cennetmekân Alpaslan, Fâtih ve Yavuz ve sâir büyükler gibi ve onların DÎNİ ÜZERE yetiştirilemiyeceği <strong><em>BEDÂHATEN</em></strong> ortadadır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Son Osmanlı devri ulemâsının dîni de, 94 yıllık hücûm, zulüm, darbe ve tahrîflerle ortadan kaldırılmışdır&#8230; O hâlde gene aynı suâli burada da tekrarlamak zarûreti ortaya çıkar ki:<strong><em> “Gençler hangi DÎNE göre ve nasıl</em></strong> <em><strong>yetiştirileceklerdir!?.&#8221;</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">CB’nın kafasındaki <strong><em>“İSLÂM”</em></strong> nedir, nasıl bir edilleye ve kaynaklara sâhibdir? Sünnîliği, (Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm Efendimiz’e müntehî yegâne Hakk ve Biricik yol bulunan Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemaat) olarak, kabûl ediyor mu etmiyor mu? Ediyorsa (!) ne kadarıyla (?) ve nasıl kabûldedir?.</p>
<p style="text-align: justify;">Laik ve cumbokrat bir Rais bulunduğu hâlde ve dinde tam ehil ve mütehassıs Müctehid bir imama ihtiyâcı olduğu fikrinde ise, müctehid olarak kimi; veya kendisinden DÎN ahzedilecek mütehassıs ve tam ehil âlim olarak kimleri görmektedir?.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir zamanlar <strong><em>“Dîne dayalı devlet sistemine karşıyız”</em></strong> dediğine göre, kendisi, kendisine <strong><em>“Devlet dayatmayan”</em></strong> bir dîne mi müntesibdir?. Halbuki İslâmiyyet, <em><strong>&#8220;Hılâfet temelleri üzerinde bir devlet ve hükûmeti en baş ve en mühim ve en şümûllü zarûrât-ı dîniyyesi derecesine çıkarmış; bunu, Allâh ve Rasûlü Aleyhisselâm&#8217;ın en kat&#8217;î ve mutlak bir emri olarak bünyesinde yaşatmışdır&#8230;&#8221;</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Gene bir zamanlar<strong><em> “Dört Hakk Dîn vardır!”</em></strong> dediğine göre, bu dinlerden herhangi birine mi, yoksa dördüne birden mi <strong><em>“Îmân etmekte”</em></strong>dir?.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu hususlarda kendisine mahsus,<strong><em> “Meselâ H. Karaman gibi burnu şeyden kurtarmayan bir Din Kılavuzu” </em></strong>var mıdır?. <strong><em>“Sünnîliği İslâm Âlemi içün tehdîd gördüğüne göre”,</em></strong> târihdeki Osmanlı ve Selçuklu gibi (Sünnî Devletlerin) Anadolu’daki cihân çapındaki mîrâsı ve hâtırâsı da, adı geçen bu <strong><em>“Sünnî Tehdîdin”</em></strong> bir parçası sayılmakta mıdır?</p>
<p style="text-align: justify;">Bütün bunlardan sonra, CB acebâ nasıl bir <strong><em>“İslâm tasavvuruna”</em></strong> sâhibdir; ve <strong><em>“Büyük hedef ve hayâllere uygun nesillerin nasıl yetiştirileceğini”</em></strong>  hangi ölçülere tevfîkan tahakkuk etdireceğini teemmül, tefekkür ve tezekkür eylemektedir?.</p>
<p style="text-align: justify;">Gene, <strong><em>“Gençlere İslâmiyyet’i en güzel şekilde DİB eliyle vermek”</em></strong> de, yukarıda uzunca beyân etdiğimiz DİB keyfiyeti nazara alındığında, nasıl kuvveden fiile çıkarılabilecekdir!?</p>
<p style="text-align: justify;">15 senelik hökûmât-ı Tayyibât ile, bu hususda binde bir nisbetinde bir adım atılabilmiş midir; ve <strong><em>“İşte şunlar örnek, 10 kişiyi yetiştirdik!”</em></strong> denilebilmiş midir? Ve bu <em><strong>&#8220;yetiştirilmişler&#8221;, </strong></em>ehâli-i etrâk ve ekrâda gösterilib, halkın beğendiği, i&#8217;timâd etdiği ve hayran kaldığı bir örnek adam ve madam ortaya konulabilmiş midir!?</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kabil<strong><em> “Büyük hedef ve hayâller, böyle muazzam nesiller yetiştirmek”,</em></strong> 2019 seçimleri yaklaşırken mi tasavvurları süslemektedir?</p>
<p style="text-align: justify;">20)</p>
<p style="text-align: justify;">Şu sözler de CB’nın:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Yeni dönem beş vakit ibadette ve dışında camilerimiz sürekli hareket halinde olmalı. Burada Diyanet İşleri Başkanlığımıza, İl ve İlçe Müftülerimize büyük görev düşüyor.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">DİB, apoletli kâtil ve terörist Evren&#8217;in babayasasındaki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“DİB, din hizmetlerini LÂYIKLIK İLKESİ DOĞRULTUSUNDA ÖZEL KÂNUNUNDA GÖSTERİLEN ŞEKLİYLE YÜRÜTÜR!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">İbâresindeki zırva ve sapıklığa göre dîni yürütecekse, vay o <strong><em>“BÖYYÜK GÖREVİN”</em></strong> hâline!. Yahu SÜBHÂN olan Allâh’ın Mutlak Hakîkat olan Dîni, nasıl olur da zımnen şunları söyleyen sapık ve beşerî bir felsefenin emireri yapılır:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Dini devlete aslâ yaklaştırıb karıştırmam; dünyâda herşeyi devlete karıştırır, herkesi, homos, oros, Soros, kâtil, vurguncu, soygunca, sahtekâr her cinsi vatandaş yapıb devletde söz hakkı veririm; ammâ o cüzzamlı ve irticâ’ sebebi olan dîni, o en büyük tehdîdi, her yeri yakar yıkar gene de devlete karıştırmam</em></strong><strong><em>; bunlar, 15 asır evvelin çöl kânunlarıdır; din-min-cin bana değmesin de hangi cehe..emin dibine giderse gitsin!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">İşte bunları diyen bir felsefî ilhâdın elinde, o rejimin resmî me’murları ile (Vahye müstenid İslâmiyyet) nasıl anlatılıb, millete hangi din aşılanacak?</p>
<p style="text-align: justify;">Bu muhâliyyete yalınız kargalar değil, akbabalar bile gülmez mi?!</p>
<p style="text-align: justify;">21)</p>
<p style="text-align: justify;">Sonra Anayasacı ve Müteveffâ Şerbakanın CB namzetlerinden Prof. Mümtaz Soysal’ın tv ile bütün cihâna yayılan şu sözünü de buradan nakledersek, mes’elenin anlaşılmayan bir tarafı hiç kalmıyacakdır:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Diyânet İşleri başkanlığı, Dînin, cumhûriyet ilkelerine UYGUN olmasını sağlayan bir kurumdur!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">İşte ehâli-i etrâk ve ekrâd, tam 94 senedir <strong><em>“Cumbokrasi İLKELERİNİ DİB’LIĞI ELİNDEN UYGUN ŞEKLİ İLE DÎN OLARAK YİYOR”</em></strong> ve böyle narkozlanıyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Hadi <strong><em>“YALAN”</em></strong> deyin!</p>
<p style="text-align: justify;">Bir evvelki yazımızda DİB başı olanların ağızlarından çıkan birkaç cümleyi orada zikretdik ki, bunlar, ilhâdın hangi ölçülere vardığını göstermesi bakımından birer vesîka hüviyetindedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">22)</p>
<p style="text-align: justify;">Başkomutan Tavil Tayyib paşa Cenâbları devamla der:</p>
<p style="text-align: justify;">“<strong><em>İyi bilirim, mahalleli mahallesinin imamına güvenir. Kapısını ona açar, acaba bu güven devam ediyor mu, etmiyor mu? Bunu bir araştırmamız lazım. Eğer devam etmiyorsa bunda da bir sıkıntı var. Acaba bu güveni niye kaybettik? Bu güveni tesis etmek için neler yapmak lazım, bunun adımlarını atmak lazım.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bugün ne Püftüye, ne imama ne vaize itimad vardır, ne de üç paralık çapda kalmışdır!. Çünki Allâh Azze’nin 15 asırlık Dîni, <strong><em>“Lâyıklık ilkesi doğrultusunda vazifelendirilen”</em></strong> ve adına da <strong><em>“Din Görevlisi”</em></strong> denen <strong><em>“Ruhban Sınıfı”</em></strong> elinde tanınmaz hâle getirilmişdir&#8230; Tv kanalizasyonlarına nice kubur fâreleri (İDRAR ŞİŞELERİ) ile çıkarak Allâh’ın Habîbi’ne zifos sıçratma çılgınlıklarına kadar azmışlardır&#8230; Bir kısmı ise, Allâh Azze’nin Dînine <strong><em>“Uydurulmuş Dîn”</em></strong> ve <strong><em>“Hakk mezhebler 5’dir”</em></strong> diyecek kadar kudurarak tv’lere çıkmaktadırlar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bunlar gibi, İslâmiyyet’in yüzlerce mes’elesini <strong><em>“Kubur  fâreleri”</em></strong> gibi dişliyerek kemiren İbni Sebe dölleri peydahlanmış; ve bunlar vâsıtasıyla DÎN düşmanlığına tavan taptıracak kadar bir kafirlik ve müşriklik, oros-soros kıvırtmalarıyla; ve bunların  ipleri de gene soros-homos ellerinde olduğu hâlde, bunlar, agorada alâmeleinnâs göbek atar hâle getirilmişlerdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Milletin Aziz Dîni bu kadar aşağılanırken, Başkomutan; ve Devletin, hökûmetin, ordunun, adliyenin, emniyetin ve DİB’in ve herşeyin doğrudan veya dolaylı RAİSİ ma’lûm iken, acebâ <strong><em>BAŞMES’ÛL</em></strong> kimdir?</p>
<p style="text-align: justify;">Bu vaz’iyyetde o halk, <strong><em>“Mahalle imamına”</em></strong> gelinceye kadar, tepelerden eteklere doğru, hangi <strong><em>“Dağlara güvenecek”;</em></strong> nasıl zerre kadar o <strong><em>i’timâd</em></strong> ortaya çıkabilecekdir?</p>
<p style="text-align: justify;">23)</p>
<p style="text-align: justify;">Haberden bir cümle:</p>
<p style="text-align: justify;">“<strong><em>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hanım kardeşlerimin Diyanet içindeki sayılarının ve görevlerinin artırılması gerektiğine inanıyorum.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Mes’ele sayı (kemmiyet = kantite) masalı ve <strong><em>“Görev artırma”</em></strong> hülyâsı değil; keyfiyeti artırma, İslâmiyyet’i, laik, dembokratik cumbokrasiden ve ALLÂH CELLE&#8217;nin DÎNİ&#8217;ni ve İRÂDESİNİ anayasa VESÂYETİNDEN kutarma mes’elesidir!.. Kul vesâyeti, esâreti, hasâreti, sefâhati ve boyunduruğunda bir dîn, asla hayır getirmez, binbir belâ ve musîbet getirir, hatta yağdırır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bütün hududlarını, beşer kânûnu anayasanın; ve onun vahyi şiddetle reddeden (lâyıklık) denen prensibinin tayîn etdiği bir dînin; ve bu ateist irâdeye göre işleyen o DİB denen resmî dâirenin, İslâmiyyet nazarında zerre kadar <strong><em>meşrûiyyetinin</em></strong> olabileceği düşünülemez, bu muhaldir; ve bunu, meşrû’ görebilecek bir müslümandan bahsetmek, akıl ve mantık kânunlarını parçalayan bir abesdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">24)</p>
<p style="text-align: justify;">Tayyib Paşa’dan son 3 cümle:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Bu can bu tende oldukça bu mücadeleyi sürdüreceğiz. FETÖ&#8217;nün bir mankurtlar çetesi olduğunu tüm dünyaya kabul ettireceğiz. Bunu yapacak eğitim kurumlarımız ve Diyanet İşleri Başkanlığımızdır.”</em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Mücâdele doğru yolda, yani 15 asrı küçümseyib dinden çıkmadan; Kitâb, Sünnet, İcmâ’ ve Kıyâs istikâmetinde, <strong><em>“Sünnîliğe harb ilân etmeden”;</em></strong> ve <strong><em>“Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm ve ABHÂBININ ve 15 asırdır yaşanmış DÎNİN müctehid imamları ve fukahâsı izinde”</em></strong> sürdürülecekse, eyvallah,<strong><em> “Alâ re’si ve’l-ayn”</em></strong> deriz!. Aksi halde bu iş, bin Fettoş belâsını daha da’vet eder, onların iştiha ve şehvetini kudurtur!.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“FETÖ&#8217;nün bir mankurtlar çetesi olduğunu tüm dünyaya kabul ettireceğiz. Bunu yapacak eğitim kurumlarımız ve Diyanet İşleri Başkanlığımızdır.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Demek, hiçbir ma’nâ ifâde edemez. <strong><em>“Eğitim kurumları”</em></strong> 94 yıldır ateist ve terörist mi yetiştirdi, yoksa aslına sâdık adam mı?.</p>
<p style="text-align: justify;">Di. İş. Başk’lığınız 93 yıldır, <strong><em>“Fetö mankurtlar çetesini” </em></strong>anında teşhis edebilecek <strong><em>“Sünnî akaid hassâsiyetinde 10 tânecik, gözükara, îmânı TAM, adam gibi adam yetiştirseydi”,</em></strong> bu 15 Temmuz belâsına giden Allâh’sızlığı, yarım asır evvelden derhal <strong><em>GÖRÜR; KÖRMEZ</em></strong> ucûbeler gibi süs tavukluğu peşindeki <strong><em>“Resmî mankurtları”</em></strong> bu milletin önüne <strong><em>“Âlim”</em></strong> diye çıkarmaya binlerce kere hayâ teri dökerdiniz!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“FETÖ’nün bir mankutlar çetesi olduğunu tüm dünyâdan”</em></strong> bin kere evvel, Anadolu gariban halkına KABUL etdirmek şartdır. Bu da, yukarıda ihtâr etdiklerimiz ve dediklerimizle mümkin olub, gayrısı ile muhâldir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">CB’nın son cümlesi içün ise deriz ki:</p>
<p style="text-align: justify;">Bütün bu müsbet işlerin ortaya konulabilmesi içün, <strong><em>“Eğitim kurumları ve Di. İş. Başkanlığının”</em></strong> adam akıllı ihtidâ etmesi, bid’atlardan, ateizmadan, kamalizmadan, Batıcılık cüzzamından,  modern şirk ve küfürlerden arındırılması mutlak şartdır&#8230; Bu da, aslâ bu rejimin harcı olamaz; Abdülhamîd Cennetmekân Hazretleri zamanındaki Osmanlı Devlet Armasındaki gibi <strong><em>“EL MÜSTENİDU Bİ TEVFÎKÂTİ&#8217;R-RABBÂNİYYETİ” </em></strong>diyen bir REJİMİN işidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ya Alpaslan’ın, Osman Gâzî’nin, Murâd Hüdâvendigâr’ın, Fâtih’in, Yavuz’un, İbni Kemâllerin, Ebussuud Efendilerin DİNİNE GİRİLİR, adam gibi müslüman olunur; veya aksi takdirde şeytanın maskarası olarak yola devam edilir&#8230; Her çeyrek asırda bir, FETTOŞ yahudi ve masonu gibi şeytanlar, Batı güdümünde veya Haçlı kuklası ve finosu olarak <strong><em>“HAÇLI SEFERİ”</em></strong> çıkarır ve Anadolu’muzu ateşe verir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Yol iki: Ya olmak, ya ÖLMEK&#8230;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Mütereddid, mütehayyir ve müzebzeb adamları, Anadolunun sert yaylası, üzerinde taşıyamaz&#8230;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ya ecdâd yolunda nesebi sahih yaşamak; veya, aslını inkâr eden <strong><em>HARAMZÂDE</em></strong> olarak, vahşî, şerefsiz, cânî, nâmerd, nâmus ve hukuk tanımaz Haçlı’nın, kanlı çizmeleri altında sürünmek&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Zerre kadar aklı olan, Haçlı Batı ve Siyonizmanın, Anadolumuzu 4 cihetden kuşatarak, kahpeliğine devam edeceğinde zerre kadar da şübhe ve tereddüd edemez&#8230;</p>
<p style="text-align: right;"><strong><em><u>(İntihâ&#8217;)</u></em></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>İntişârı: 16.08.2017 / 00:17:23</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-tavil-tayyib-pasanin-diyanet-i-ilmaniyyeden-sedid-sekvasi.html&amp;linkname=%283%29%20Tavil%20Tayyib%20Pa%C5%9Fa%E2%80%99n%C4%B1n%20Diy%C3%A2net-i%20Ilm%C3%A2niyye%E2%80%99den%20%C5%9Eed%C3%AEd%20%C5%9Eekv%C3%A2s%C4%B1%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-tavil-tayyib-pasanin-diyanet-i-ilmaniyyeden-sedid-sekvasi.html&amp;linkname=%283%29%20Tavil%20Tayyib%20Pa%C5%9Fa%E2%80%99n%C4%B1n%20Diy%C3%A2net-i%20Ilm%C3%A2niyye%E2%80%99den%20%C5%9Eed%C3%AEd%20%C5%9Eekv%C3%A2s%C4%B1%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-tavil-tayyib-pasanin-diyanet-i-ilmaniyyeden-sedid-sekvasi.html&amp;linkname=%283%29%20Tavil%20Tayyib%20Pa%C5%9Fa%E2%80%99n%C4%B1n%20Diy%C3%A2net-i%20Ilm%C3%A2niyye%E2%80%99den%20%C5%9Eed%C3%AEd%20%C5%9Eekv%C3%A2s%C4%B1%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-tavil-tayyib-pasanin-diyanet-i-ilmaniyyeden-sedid-sekvasi.html&amp;linkname=%283%29%20Tavil%20Tayyib%20Pa%C5%9Fa%E2%80%99n%C4%B1n%20Diy%C3%A2net-i%20Ilm%C3%A2niyye%E2%80%99den%20%C5%9Eed%C3%AEd%20%C5%9Eekv%C3%A2s%C4%B1%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-tavil-tayyib-pasanin-diyanet-i-ilmaniyyeden-sedid-sekvasi.html&amp;linkname=%283%29%20Tavil%20Tayyib%20Pa%C5%9Fa%E2%80%99n%C4%B1n%20Diy%C3%A2net-i%20Ilm%C3%A2niyye%E2%80%99den%20%C5%9Eed%C3%AEd%20%C5%9Eekv%C3%A2s%C4%B1%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-tavil-tayyib-pasanin-diyanet-i-ilmaniyyeden-sedid-sekvasi.html&amp;linkname=%283%29%20Tavil%20Tayyib%20Pa%C5%9Fa%E2%80%99n%C4%B1n%20Diy%C3%A2net-i%20Ilm%C3%A2niyye%E2%80%99den%20%C5%9Eed%C3%AEd%20%C5%9Eekv%C3%A2s%C4%B1%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-tavil-tayyib-pasanin-diyanet-i-ilmaniyyeden-sedid-sekvasi.html&amp;linkname=%283%29%20Tavil%20Tayyib%20Pa%C5%9Fa%E2%80%99n%C4%B1n%20Diy%C3%A2net-i%20Ilm%C3%A2niyye%E2%80%99den%20%C5%9Eed%C3%AEd%20%C5%9Eekv%C3%A2s%C4%B1%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-tavil-tayyib-pasanin-diyanet-i-ilmaniyyeden-sedid-sekvasi.html&amp;linkname=%283%29%20Tavil%20Tayyib%20Pa%C5%9Fa%E2%80%99n%C4%B1n%20Diy%C3%A2net-i%20Ilm%C3%A2niyye%E2%80%99den%20%C5%9Eed%C3%AEd%20%C5%9Eekv%C3%A2s%C4%B1%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-tavil-tayyib-pasanin-diyanet-i-ilmaniyyeden-sedid-sekvasi.html&amp;linkname=%283%29%20Tavil%20Tayyib%20Pa%C5%9Fa%E2%80%99n%C4%B1n%20Diy%C3%A2net-i%20Ilm%C3%A2niyye%E2%80%99den%20%C5%9Eed%C3%AEd%20%C5%9Eekv%C3%A2s%C4%B1%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-tavil-tayyib-pasanin-diyanet-i-ilmaniyyeden-sedid-sekvasi.html&amp;linkname=%283%29%20Tavil%20Tayyib%20Pa%C5%9Fa%E2%80%99n%C4%B1n%20Diy%C3%A2net-i%20Ilm%C3%A2niyye%E2%80%99den%20%C5%9Eed%C3%AEd%20%C5%9Eekv%C3%A2s%C4%B1%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-tavil-tayyib-pasanin-diyanet-i-ilmaniyyeden-sedid-sekvasi.html&amp;linkname=%283%29%20Tavil%20Tayyib%20Pa%C5%9Fa%E2%80%99n%C4%B1n%20Diy%C3%A2net-i%20Ilm%C3%A2niyye%E2%80%99den%20%C5%9Eed%C3%AEd%20%C5%9Eekv%C3%A2s%C4%B1%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-tavil-tayyib-pasanin-diyanet-i-ilmaniyyeden-sedid-sekvasi.html&amp;linkname=%283%29%20Tavil%20Tayyib%20Pa%C5%9Fa%E2%80%99n%C4%B1n%20Diy%C3%A2net-i%20Ilm%C3%A2niyye%E2%80%99den%20%C5%9Eed%C3%AEd%20%C5%9Eekv%C3%A2s%C4%B1%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-tavil-tayyib-pasanin-diyanet-i-ilmaniyyeden-sedid-sekvasi.html&amp;linkname=%283%29%20Tavil%20Tayyib%20Pa%C5%9Fa%E2%80%99n%C4%B1n%20Diy%C3%A2net-i%20Ilm%C3%A2niyye%E2%80%99den%20%C5%9Eed%C3%AEd%20%C5%9Eekv%C3%A2s%C4%B1%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-tavil-tayyib-pasanin-diyanet-i-ilmaniyyeden-sedid-sekvasi.html&amp;linkname=%283%29%20Tavil%20Tayyib%20Pa%C5%9Fa%E2%80%99n%C4%B1n%20Diy%C3%A2net-i%20Ilm%C3%A2niyye%E2%80%99den%20%C5%9Eed%C3%AEd%20%C5%9Eekv%C3%A2s%C4%B1%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-tavil-tayyib-pasanin-diyanet-i-ilmaniyyeden-sedid-sekvasi.html&amp;linkname=%283%29%20Tavil%20Tayyib%20Pa%C5%9Fa%E2%80%99n%C4%B1n%20Diy%C3%A2net-i%20Ilm%C3%A2niyye%E2%80%99den%20%C5%9Eed%C3%AEd%20%C5%9Eekv%C3%A2s%C4%B1%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-tavil-tayyib-pasanin-diyanet-i-ilmaniyyeden-sedid-sekvasi.html&#038;title=%283%29%20Tavil%20Tayyib%20Pa%C5%9Fa%E2%80%99n%C4%B1n%20Diy%C3%A2net-i%20Ilm%C3%A2niyye%E2%80%99den%20%C5%9Eed%C3%AEd%20%C5%9Eekv%C3%A2s%C4%B1%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/3-tavil-tayyib-pasanin-diyanet-i-ilmaniyyeden-sedid-sekvasi.html" data-a2a-title="(3) Tavil Tayyib Paşa’nın Diyânet-i Ilmâniyye’den Şedîd Şekvâsı!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/3-tavil-tayyib-pasanin-diyanet-i-ilmaniyyeden-sedid-sekvasi.html">(3) Tavil Tayyib Paşa’nın Diyânet-i Ilmâniyye’den Şedîd Şekvâsı!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/3-tavil-tayyib-pasanin-diyanet-i-ilmaniyyeden-sedid-sekvasi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(1) “Kutlu Doğum  Haftası” Oryantalist Kafalı Dib&#8217;çilerin Mi Uydurması İmiş?!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/1-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/1-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Apr 2017 07:40:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[04/14 Kutlu Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Tâhir MÂHİR]]></category>
		<category><![CDATA[dib]]></category>
		<category><![CDATA[hoşgörü ve diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[Kutlu Doğum Haftesı]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Sevgisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=5844</guid>

					<description><![CDATA[<p>Layık dempokratik DİB, (21/4/2017) târîh-i efrencîsinde “Basın Açıklaması” dediği bir lâf çıkını neşrederek: “Kendisine iftirâ atıldığını,</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/1-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html">(1) “Kutlu Doğum  Haftası” Oryantalist Kafalı Dib&#8217;çilerin Mi Uydurması İmiş?!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><em><strong><u>“KUTLU DOĞUM  HAFTASI” ORYANTALİST KAFALI DİB&#8217;ÇİLERİN Mİ UYDURMASI İMİŞ?!</u></strong></em></h1>
<h1 style="text-align: center;"><em><span style="text-decoration: underline;"><strong>(1)</strong></span></em></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Tâhir MÂHİR</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Layık dempokratik DİB, (21/4/2017) târîh-i efrencîsinde <strong><em>“Basın Açıklaması”</em></strong> dediği bir lâf çıkını neşrederek:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Kendisine iftirâ atıldığını, bu çirkin yalan ve iftirâlarla “Peygamber sevgisi” ile salonları dolduran gönüllerin rencîde olunduğunu; indî görüşlerle, “yüzeysel” ve tarafgirce hareket edildiğini, bunun garâbet olduğunu, bu haftanın FETÖ karanlık terör örgütü ile hiç alâkası bulunmadığını, buna bid’at demenin son derece anlamsız olduğunu, bu haftadan vazgeçmeyi önermenin tam manâsı ile idrâk tutulması bulunduğunu”</em></strong> v.s.yi öyle bir hiddet, şiddet ve huşûnetle ilân ediyor ki, bilenin bilmeyenin de, Arnavut Âkif gibi <strong><em>“Bu ne şiddet bu celâl, sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl”</em></strong> diyeceği geliyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Metnin tamâmını da istikbâle vesîka olsun diye nasibse aynen neşredeceğiz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Çıplak şeyleriyle sanki ısırgan demeti üzerine oturtulanlar gibi gürültü koparmalarına bakılırsa, ortada çok büyük bir suç varmış denileceği sanılabilir&#8230; Halbuki bunlar sıradan, basit, yevmî, orta zekâ seviyesiyle yapılacak beş paralık tenkidler!. Bunları hakâret ve iftirâ sınıfına sokmak, DİB denen yerin niyetini çok menfi taraflara süründürür; ve <strong><em>“CHP şefokrasisinin 27 yıllık diktatoryasını bugüne taşımak istiyen sarıklı politikacılar devrine hasret çe</em>kenler mi var?”</strong> suâlini akla getirir!.</p>
<p style="text-align: justify;">DİB denen yer bu kabil <strong><em>“asabiyet ihtilâcları”</em></strong> içine gömülürse, muârızlarına dediğini, kendisine dedirtir; ve bu da çok acındırıcı olur! Hakklı olarak, DİB, <strong><em>“Tam ma’nâsıyla idrâk tutulması mı yaşıyor?” </em></strong>deriz!</p>
<p style="text-align: justify;">Alt başı bu <strong><em>Kutlu-Mutlu D. Haftası</em></strong>, yaftası, paftası ve ambalajı sonradan ihdâs edilmiş, uydurulmuş da denilebilir! Bunu demek suç değil, bir şey de değildir&#8230; Kilise korolarına ve onların bu kabil hafta, pafta ve yafta gibi şeylerine özentiden mülhem bir hafta da denilebilir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ne var ne olmuş?.</p>
<p style="text-align: justify;">Ulemâsı, evliyâsı ve sulehâsıyla 500.000 Anadolu müslümanı ipe mi çekilmiş, ne olmuş yani?.</p>
<p style="text-align: justify;">Merhûm Diyânet Reislerinden Ahmed Hamdi Efendi gibi birisi mi zehirlenmiş, ne var yoldaşlar, bu telâş ve dağıtma ne böyle?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Peygamber sevgisini” </em></strong>ve <strong><em>“Peygamber Aleyhisselâm Efendimiz Hazretlerini”</em></strong> öyle bir inhisâr altına da almışlar ki, sanırsınız sâdece bu adamlar âşık, sevdâlı, abayı yakmış ve karasevdâya yakalanmış!.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Lâfla peynir gemisi yürür mü a sarıklı politikacılar, bu iş âyînede görülür”</em></strong> diyen de, hiç ortalarda yok!</p>
<p style="text-align: justify;">Hem öyle bir<strong><em> “Peygamber aşıkları”</em></strong> karargâhı ki bu DİB denen yer, Rasûl-i Rusül Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz Hazretlerinden, <strong><em>“Peygamber, Hz. Mu&#8230;..d, v.s”</em></strong> diye o avuç içi kadar <strong><em> “döktürüde”</em></strong> tam 8 defa bahsedilmesine rağmen, bir kerecik bile <strong><em>“Aleyhissalâtü Vesselâm”</em></strong> diye dudak ucuyla yarım yamalak bile olsun <strong><em>“salat ü selâm”</em></strong> getirildiğine zinhar rastlıyamazsınız&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Oryantalist dil-damak ve dudak üzerinden <strong><em>“Peygamber aşkı”</em></strong> yürütenleri sevsinler!</p>
<p style="text-align: justify;">Diyânet-i Cumhûriyyenin <strong><em>“Peygamber Sevgisi&#8230;” “Kutlu Mutlu D. Haftası v.s.!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yahu DİB!</p>
<p style="text-align: justify;">Biz 40 kişiyiz, biribirimizi biliriz!</p>
<p style="text-align: justify;">Bize de mi matikasyon, katakülli, DİBişokülli?</p>
<p style="text-align: justify;">Eşşeşci Enver’in Bilmem Ne Cerîdesi <strong><em>“Kutlu Doğum Haftası Feto Uydurmasıdır!”</em></strong> dedi diye, Layık Dempokratik DİB, neredeyse asabiyetden <strong><em>“asabiyim ben”</em></strong> sokak şarkı ve şakırtısına asılıb, hiddet ü şiddetden de pek fenâ bozulmuş olarak neredeyse saçını başını yolacak!.</p>
<p style="text-align: justify;">Yavaş olun!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Doğru Bilgi, Sahih Hadis!”</em></strong> membaı, sarıklı cübbeli politikacı Efendiler!</p>
<p style="text-align: justify;">Biraz yavaş olun ki <strong><em>“Molla desinler molla!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Böyle üç paralık tenkidât karşısında amuda kalkıb onun bunun boğazına sarılacakmış gibi vesikalık pozlar vermek akıl kârı mıdır?.</p>
<p style="text-align: justify;">Çarkcı Kemâl, Böyyük Reisiniz içün demediğini bırakdı mı? <strong><em>“Diktatör Bozuntusu”</em></strong> demedi mi?. <strong><em>“Ananı, ana, an, aaa, neyse gerisini demiyeyim”</em></strong> diye son derece edeb dışı lâflar söyleyib hemen arkasından da sırıtmadı mı? Meşhur müctehid-i Ahırsamanyolu’lu Hayrettin, hayırcılar içün:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Evet demek farzdır, hayırcılar hıristiyan ve yahudiler gibi içimizdeki yabancılaşmış parçamızdır!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> </em></strong>Demedi mi?. Mahmud Esad ma’lûmunun torunu şu Bozkurt nâm<strong><em> “Kânûn Teşri’”</em></strong> edici yani modern tanrıcık, 6 ok şefokrasisinden kalma akıl ve insâfıyla<strong><em> “Evet de çıksa, evetçileri 7 sülâlesiyle İzmir’den denize dökeceğiz!”</em></strong> demedi mi?. Daha çok misâl ararsanız, kocaman bir kitab bile yazılabilir!</p>
<p style="text-align: justify;">Hakaret, iftirâ, garâbet ve akıl tutulması, bu verdiğimiz misâllerde bol bol vardır! Aklı olan okusun ve öğrensin!</p>
<p style="text-align: justify;">Siz, tenkîdin,<strong><em> “hakâretin, garâbetin, tam bir akıl tutulmasının ve iftirânın”</em></strong> ne olduğundan habersiz,<strong><em> “Din Görevlisi=Ruhbanlar”</em></strong> olarak uzletde, inzivâda, güneş yüzü bile, görmeden mi yaşıyorsunuz nedir?</p>
<p style="text-align: justify;">Ayol siz, Kuşkonmaz <strong><em>Nezâket</em></strong> Madam gibi ne kadar da çıtkırıldım ve alınganmışsınız meğer!. Haçlı Avrupa bir senedir azmış kudurmuş, Tavil Tayyib Paşa’nın başına kimisi tabanca dayarken resimleniyor; kimi Frenk gâvuru ve edeniyyet unsuru ve pırasasör kenefleri <strong><em>“Tayyib Erdoğan öldürülmeli” </em></strong>diyor! Yahudi-mason Fettoş Locafendisinin kâtil haşhâşîleri ise, 15 Temmuz’larda 248 Anadolu insanının kanına girib 2-3 binini de tarayıb sakat bırakıyor v.s&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Siz, bu kancıkların gölgesi üzerimize yıkılacak diye mi ödünüz koparak köpürüyorsunuz?. <strong><em>“Hoşgörü-Diyalog”</em></strong> şâibesini üzerinizden atmak diye bir problamatiğiniz mi zuhûr etdi?.<strong><em> “Kutlu-Mutlu D. Haftası”</em></strong> mûcidi ve Haçlı Beslemesi Fettoş’un gölgesinden kurtuluşu, bu manevralarda mı arar hâldesiniz?. Bunları neden başdan düşünmediniz?. Neden Yahudi-Mason Fettoşla aynı poligonlarda atış ta’limi yapdınız? Bu telâş, bu suçlu psikologyasıyla amuda kalkar gibi manzaralar çizmek, nerden ileri geliyor?. <strong><em>“Akıl Tutulması”</em></strong> var, var olmasına da, bu, hangi tarafın hangi mıntıka-i bâlâsında?</p>
<p style="text-align: justify;">Kutlu-Mutlu D. Haftası ile alâkalı münâsebetsiz fotoğrafların DİB ile alâkası var mı diye, <strong><em>“Hayatda olan 7 DİB Başına sorulmalı imiş!” </em></strong> Şıracının şahidi bozacı olsun diye mi?. Hadi canım sen de!. O fotoğrafları tâ o zamanlar neden kınayıb, kına yakanlara söylemediniz ve susdunuz?. Susmanın ikrardan geldiğini de mi hiç duymadınız? Susarak, Haçlı askerleri Fettoşgillere bir nevi kuvve-i ma’neviyye desteği vermiş olmadınız mı?. Evet, sual soruyoruz, cevab veriniz! Oldunuz mu, olmadınız mı?.</p>
<p style="text-align: justify;">Dünyanın en akıllı <strong><em>“Din Görevlileri=Ruhban Sınıfı”</em></strong> siz misiniz, Vatikan’dakiler mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Bu sual de cevab istiyor, sarıklı politikacı takımları!</p>
<p style="text-align: justify;">Hayatdaki 7 DİB emeklisine veya sâbık DİB Başına sorulacaksa, onların cemâziyelevvelleri de bu vesîle ile ortaya çıkar diye korkmuyor musunuz?. Zaten merhûm Ahmed Hamdi ve Ömer Nasûhî Efendiler hâric, ötekilerin hayatda olanı da olmayanı da sanki sizin içün yüz akı, öyle mi?. Âhıret’de herkesin traşı önüne dökülünce akı-karayı göreceğiz!.Ammâ dünyâda da pek çok vesîkalar, kâfî mikdâr ve mikyasda ellerde, dillerde ve kulaklarda var!. Bunlar da yeter de artar bile&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdiki DİB Başı GÖRMEZ kişi, hangi <strong><em>“Sevgili Peygamberi” </em></strong>içün, O’nun 220.000 hadisini 30.000’e indiriyor? Bu indirmece ve bindirmecelerle mi, O Peygamberini (sevdiğini) isbatlamış olacak?. <strong><em>“Hadis Ayıklamak”</em></strong> tabiri kime âid?. Tosya pirincinin taşlarını mı ayıklıyacakmış o ayıklayıcılarınız?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“AB normlarına aykırı”</em></strong> diyerek hadis ayıklayanlar; ve Rahmetli Ahmed Davudoğlu Hocamızın hazırladığı Hadis Kitabını tab’ etmiyenler kim?. Hadi cevab verin!</p>
<p style="text-align: justify;">Dâhî Şeyhülislâm Büyük Mücâhid Merhûm Mustafa Sabri Efendi Hazretlerinin <strong><em>“Bu adam deli, bu adam dinsiz”</em></strong> dediği Kazanlı Mûsâ Bigiyef denen ve<strong><em> “Bütün dinler ve inançlar hakkdır, doğrudur!” </em></strong>diyecek kadar <strong><em>“îmân ve akıl tutulması”</em></strong> içindeki bir manyak içün, onu övüp göklere çıkaran; ve asrın pek mümtaz allâmesi gibi takdim eden ve bunun içün kitab bile yazan Bay GÖRMEZ, bu kitabı ne içün, hangi sebeble, hangi <strong><em>“Peygamber Sevgisi”</em></strong> ve hangi SAMÎMİ KUTLU-MUTLU D. HAFTALARI AŞKIYLA kaleme almışdır?.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Sünnîlik Kur’an’da yok!”</em></strong> diyerek, Kur’an-ı Hakîm’de olmadığı içün de <strong><em>“i’rabda yeri yokdur”</em></strong> demeye getiren GÖRMEZ nâm sarıklı politikacı, hangi usûl çizgisi ile Kur’an ve Sünnet’e îmân etdiğini zu’metmektedir?</p>
<p style="text-align: justify;">Bu sual de cevabını mutlaka bekliyecekdir!. GÖRMEZ içün bu kadarı, şimdilik yetişir&#8230; Gelelim (.ardakoğlu) denen bir evvelki DİB Başı’na&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">(.ardakoğlu) denen zatın <strong><em>“Biz REVİZYONİSTİZ!”</em></strong> dediğini siz çokdaaan unutmuş olsanız da, bunu Anadolu ehâlisi, arşivler, internetler ve bizler (unutmadık!)</p>
<p style="text-align: justify;"> Allâh Azze’nin dînini (revize) edecek adamların, hangi samîmiyyetle <strong><em>“Kutlu-Mutlu D. Haftaları” </em></strong>düzeceğine inanılabilecekdir??? Komünist münkirler bile kendi <strong><em>“revizyonistlerini”</em></strong> adam yerine koymaz, onlara <strong><em>“sulandırıcı”</em></strong> bozguncular olarak bakarken; müslümanlar (revizyonist iç sulandırıcılarına) hangi itimadla ve hangi gözle bakmalılardır!?</p>
<p style="text-align: justify;"> (.ardakoğlu Beyiniz) <strong><em>“Şu sözler bana âid değil”</em></strong> desin de görelim:</p>
<p style="text-align: justify;"> “<strong><em><u>-Artık, dini ve dindarlığı, geçmiş dönemlerde yazılmış kitabların satırları ve formatları içinde değil, dünyaya bakarak inşa etmek ve ona göre çizmek istiyoruz&#8230;”</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><u>Ne demekdir bu?</u></p>
<p style="text-align: justify;">Bu:</p>
<p style="text-align: justify;"> <strong><em>“15 asırlık zaman içinde ne kadar KİTAB varsa (Buna Kur’an-ı Azîmüşşân da dâhil olabilir) biz, bu kitabların satırları ve formatları dışında bir din ve dindarlık inşa edib ona göre yazıb çizeceğiz!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Demek değil midir?. Değilse, hadi cevab verin, bu ne demekdir? Açıkça, erkekçe, merdçe, çıkın ortaya anlatın, hadi!. Biz buradayız, siz nerelerde iseniz!?</p>
<p style="text-align: justify;">GÖRMEZ Efendiden bir evvelki <strong><em>“Sarıklı Politikacı”</em></strong> kimdi?. Ali Bardakzâde Efendi&#8230; Çıksın ortaya açıkça konuşsun!. Sizin neyinize, nerenize, nasıl ve ne kadar güvenilecek?. <strong><em>“Kutlu-Mutlu D. Haftası bize âiddir, yahudi-mason Fettoş iblisine âid değildir”</em></strong> deyişinize kim inanacak? Hadi saf-saçaklar inandı diyelim; bu, özrün kabahatden ziyâde oluşu demek olmıyacak mıdır? Şecaat arzederken şeyinizi söylediğinizin farkında bile değil misiniz?. 15 asırdır, Rasul-i Rusül Aleyhisselâm Efendimiz zemânından beri Hicrî Takvimimizdeki Rabîulevvel’in 12’sinde tes’id edilen Velâdet-i Nebî, 15 asrın milyarlarca müslümanına muhâlefetle ve onları (beğenmemek) ızhâr edilerek; ve bu cihanın gözünün içine baka baka alâ meleinnâs ortaya atılarak, neden nisanın bilmem kaçlarına sinsi sinsi kaydırılıb milâdî takvimin ayakları altına atılıyor?.</p>
<p style="text-align: justify;"> Bu cürmün mürtekibleri, 15 asrın bütün müslümanlarının, ulemâ, evliyâ, sulehâ, şühedâ ve en mühimi de Rasul-i Rusül Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz Hazretleri ile O’nun Ashâb-ı Güzîninin (Rıdvânullâhi Teâlâ Aleyhim Ecmaîn) Hazerâtının beddualarını ve lâ’netini alırlarsa ne olacak? Hiç bunları hesab etdiniz mi?. Belki de <strong><em>“Bunlara ne lüzum var?”</em></strong> diyorsunuz!. Bid’atçılar hakkındaki ehâdîs-i şerîfeler de, size göre pirinç taşı ayıklar gibi <strong><em>“ayıklanası”</em></strong> hadisler grubundandır; ve AB normlarına da <strong><em>“sıkıntı ve rahatsızlık”</em></strong> veren haberler sınıfındandır!</p>
<p style="text-align: justify;">Kim bilir!?</p>
<p style="text-align: justify;">Yahu arkadaşım, sarık cübbeli <strong><em>“Din Görevlileri=Ruhbân Sınıfı”</em></strong> yoldaşlar!</p>
<p style="text-align: justify;">Sizi yani DİB’i 1924’de kuran Kamal Paşa’nın irâdesi değil mi?. Ne içün kurdu sizi bu irâde?. Prof. Mümtaz Soysal bunu yıllarca evvel tv ile bütün cihâna ilân etmedi ve şöyle demedi mi:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Diyanet İşleri Başkanlığı, dinin, cumhûriyet ilkelerine uygun olmasını sağlayan bir kurumdur!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“M. Soysal aynen böyle demedi”</em></strong> deyin hadi!</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi ne olduğunuzu bir nebzecik de olsa anladınız mı möhderem yoldaşlar!?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: right;"><strong><em><u>(Mâba’di var)</u></em></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 30.04.2017)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F1-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F1-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F1-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F1-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F1-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F1-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F1-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F1-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F1-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F1-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F1-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F1-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F1-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F1-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F1-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F1-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&#038;title=%281%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/1-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html" data-a2a-title="(1) “Kutlu Doğum  Haftası” Oryantalist Kafalı Dib’çilerin Mi Uydurması İmiş?!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/1-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html">(1) “Kutlu Doğum  Haftası” Oryantalist Kafalı Dib&#8217;çilerin Mi Uydurması İmiş?!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/1-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Görmez’e Göre: &#8220;Katliâmın Mabedde Veya Klüpde Yapılmasının Farkı Yokmuş!&#8221;</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/gormeze-gore-katliamin-mabedde-veya-klupde-yapilmasinin-farki-yokmus.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/gormeze-gore-katliamin-mabedde-veya-klupde-yapilmasinin-farki-yokmus.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Jan 2017 00:57:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[01 - Ocak]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[Hulâsa Yapılacak]]></category>
		<category><![CDATA[dib]]></category>
		<category><![CDATA[klüpte katliam]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet görmez]]></category>
		<category><![CDATA[reina saldırısı ve görmez]]></category>
		<category><![CDATA[terör]]></category>
		<category><![CDATA[yeni yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=1278</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir makalemizde şöyle demişdik: “Başvekîl Muâvini Prof. N. Kurtulmuş Bey’in bir insanı “milletin ortak değeri”</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/gormeze-gore-katliamin-mabedde-veya-klupde-yapilmasinin-farki-yokmus.html">Görmez’e Göre: &#8220;Katliâmın Mabedde Veya Klüpde Yapılmasının Farkı Yokmuş!&#8221;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>GÖRMEZ’E GÖRE: &#8220;KATLİÂMIN MABEDDE VEYA KLÜPDE YAPILMASININ FARKI YOKMUŞ!&#8221;</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Bir makalemizde şöyle demişdik:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Başvekîl Muâvini Prof. N. Kurtulmuş Bey’in bir insanı “milletin ortak değeri” göstermesindeki “abartı ve kabartı”  ne ise; DİB Başındaki Bigiyefçi Başkan GÖRMEZ Bey’in de bir insanı  “100 sene ötesini gördüğüne tanıklık ediyoruz.” diyerek “abartı ve kabartı” eylemesi aynı kıymetde görülecekdir.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Politikacılar ister sarıklı-cübbeli, ister sarıksız-cübbesiz olsun, Başvekîl Muâvini Torun N. Kurtulmuş Bey’in <strong><em>“Herkesin üslûbuna dikkat etmesi lâzım”</em></strong> deyişini duyması çok mühimdir!. DİB başındaki GÖRMEZ’in de <strong><em>“abartı ve kabartı”</em></strong> noktasında çok hassas ve (dikkatli) bulunması <strong><em>“Fabrikasyon sarık, sırmalı cübbe ve kirli sakal hatırına”</em></strong> şartdır kanaatindeyiz!</p>
<p style="text-align: justify;">Meselâ 1/Ocak’daki  <strong><em>“Gece Klübü”</em></strong>  fâciası münâsebeti ile de söyledikleri, gene <strong><em>ayara</em></strong> muhtaç bulunmaktadır!. Mûsâ Bigiyef gibi geçen asırda yaşamış bir <strong><em>“İslâm Tahrifçisi”</em></strong> aşırı münkir hakkında kitâb yazarak onu nasıl <strong><em>“Büyük Bir İslâm Âlimi”</em></strong> diyerek göklere çıkarıb <strong><em>abartmış ve kabartmışsa</em></strong>, (klüp) vak’asında dedikleri de gene öyle ve şöyledir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Yeni yılın ilk saatlerinde savunmasız insanlar üzerine hunharca yapılan silahlı saldırı bütün milletimizi derinden yaralamıştır. Bu bir vahşettir, dehşettir, cinayettir ve katliamdır.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yılbaşı gecesi bol paralı ve alabildiğine eğlenirken alkol çeken o <strong><em>“savunmasız insanları” </em></strong>silahla taramak, onlara böyle bir cezâ vermek dinen tecvîz edilemez&#8230; Bu dedikleri doğrudur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Görmez’in, bundan evvelki bütün katlîamlarda da böyle son derece celâlli beyanatlar verememişken; bu (gece klübü) katliâmında pek celâllenmesinin sebebini anlamış ve fehm ü idrâk eylemiş de değiliz!!!</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak, şu ifâdesi ise<strong><em> abartı ve kabartıdan</em></strong> hâlî görülemez:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Bu insanlık dışı katliamın bir pazarda ve bir mabette yapılmasıyla eğlence yerinde yapılmasının herhangi bir farkı yoktur.” </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sarık cübbe altındaki bir kişi, velev <strong><em>“laik-demokratik cumhûrî”</em></strong>  sekülerliği ana temel kabul eden bir (düzenin) me’mûr veya müdîri de olsa, i’tidâlini kaybetmeden, gâyet vakûr bir müdür edâsıyla beyanlarda bulunmalı; ve 15 asırlık müslüman vicdânını yaralayıcı ma’nâları, kelimelerine bindirib yüklememelidir!. Unutmamalıdır ki kendileri 100.000 kişiyi aşkın bir <strong><em>“din görevlisi=ruhban sınıfının”</em></strong> en başında bulunmaktadır!.</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>a) Pazar yerindeki bir tarama, evinin mutfağı içün çalışan, alışveriş peşindeki garîban, <strong><em>“orta direk”</em></strong>denilen insanlara yapılmışdır!</li>
<li>b) Mabetde yapılacak silâhlı bir tarama ise, Câmi, mescid-i dırâr, havra veya kilisede yapılan bir katliâm olub, o ma’bedin âid olduğu dînin inançlarına göre o cematlerin, <strong><em>tanrılarına</em></strong>yakarış ve ibâdet veya âyin veya kendilerine hass ritüellerle meşgûl oldukları yani uhrevî bir hâlet-i rûhiye içerisinde bulundukları zaman yapılan bir katliâmdır&#8230;</li>
<li>c) Gece klübünde yapılan o vahşî silâhlı tarama ise:</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Yılbaşı gecesini en iyi eğlenerek ve en cinli alkollerden çekerek ve en pahalı bir mekânda ve en uç ve keyifli bir noktada, bütün şehevî ve nefsî hislerimi bileyib galeyâna getirerek, doya doya ve dolu dolu nasıl geçiririm”</em></strong> diyen, sevgili ve hür irâdeli misafirlerimizin; işte böyle bir manzara içerisindeki zavallı insandaşlarımızın ma’rûz kaldığı; onlara karşı yapılmış, (b.kdan), üçüncü sınıf  ve pislik bir katliâmdır&#8230; Aynı zamanda bu, <strong><em>“Dost ve müttefik çok kıymetli gâvurların”</em></strong>, gözünü kan bürümüş Fetö-Nato-PKK ve DEAŞ cânilerine ihâle etdiği, bir kan dökme askerî manevrasıdır!!!.</p>
<p style="text-align: justify;">Bilmem çok nâzik ve hâzık beyin mıntıkalarına arz u beyân eyliyebildik mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Binâenaleyh, bu 3 sınıf mekân, sahib oldukları <strong><em>“değerler ve müşterekler nokta-yı nazarından fevkal’âde farklı”</em></strong> mekânlardır&#8230; Bunu her zekâ seviyesindeki müslümanın değil, 5 kıt’adaki sıradan bütün beşer cinsinin dahî inkâr etmesine ihtimâl olacağı aslâ düşünülemez&#8230; Ancak, hangi terör katliâmı olursa olsun- ki biz arazîye uyarak bunlara terör demiş olsak da-bunların hiçbiri terör merör değil,<strong><em> YAHUDİ-HAÇLI SEFERİNİN, asrın kancık gâvurluğu ile kaşerlenmiş puştluğuna uygun harb şeklidir&#8230;</em></strong> Bu katliâmların cümlesi de, bir insanlık suçudur; ve tel’în edilmesi ve imhâsı içün de, mutlaka müdâfaa değil (taarruz) hâline geçilerek üzerine gidilmesi ŞART olan bir kahpelik çukurudur&#8230; Ankara, sağır sâbık şefin sanki burnundan düşmüşcesine duymamakda ne kadar ısrâr ve inad ederek iptidâî kelle manzarasına saplanmış olursa olsun, keyfiyet budur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Onun içün Sarık cübbesine rağmen GÖRMEZ Bey’in gözüne dayatılmalıdır ki, saydığı 3 mekân arasında fark vardır, hem de mutlaka vardır!. Onun şu lâfında hiçbir hakîkat payı da yokdur:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Bu insanlık dışı katliamın bir pazarda ve bir mabette yapılmasıyla eğlence yerinde yapılmasının herhangi bir farkı yoktur.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">GÖRMEZ zât-ı rûhânîsi, bir de, <strong><em>“şu şu ve şu noktalar hâriç fark yokdur”</em></strong> deseydi, belki biraz, o da biraz (ma’zûr) görülebilirdi. Fakat üstelik <strong><em>“HERHANGİ BİR FARK YOKDUR”</em></strong> diyerek, insanlığın (zekâ ve akıl cevherine) biraz nanik de yapıvermiş bulunuyor!..</p>
<p style="text-align: justify;">Dünyâ’daki bütün (zekâsı muhtell) insanlara kadar merâmımızı anlatmak içün<strong><em> “2 kere 2=5 eder”</em></strong> diyenleri oturaklarına çakmak içün<strong><em> “4 eder”</em></strong> dercesine, mevzuu biraz daha devâm etdirelim; ve <strong><em>herhangi</em></strong> bir (zekâyı) değil de, bütün beşer zekâsını muhatab alarak bir de misâl verelim:</p>
<p style="text-align: justify;">Allâh Azze ve Celle Hazretleri İslâm Coğrafyasındaki müslümanların huzûrunu kaçırmak, süflî ve iğrenç emellerini tahakkuk etdirmek üzere FETO-PKK ve DEAŞ gibi kiralık kâtilleri kullanan <strong><em>“Yahudi-Haçlı SEFERİ peşindeki Allâh’sızları KAHHÂR ism-i şerîfiyle kahreylesin”</em></strong> diye tadarrû’ ve niyazda bulundukdan ve <strong><em>ZALİMLERE</em></strong> beddua vazîfemizi îfâdan sonra&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Deriz ki, Kahhâr-ı Zülcelâl Azze ve Celle Hazretleri bu<strong><em> KLÜP katliâmını, (MUHÂL FARZ)</em></strong>  bütün <strong><em>RİCÂL-İ DEVLETİN </em></strong>Ankara’da bir bayram namazında Kocatepe Câmisinde bulundukları bir sırada <strong><em>yaratsa</em></strong> idi, (Mevlâ-yı Müteâl Azze ve Celle’ye bütün belâları üzerimizden def ü ref’ eylemesi ve bütün ma’sûm milletleri böyle HAÇLI kahpeliklerinden muhâfaza eylemesi niyâzımızla diyoruz) o zaman da sarık ve cübbeli DİB BAŞI zât-ı GÖRMEZ ve akletmez kişi, aynı nakârâtına devamla şöyle demeye hançeresi ve zekâsı ve rûhu ve kalbi ve dili  dönebilecek miydi:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Bu insanlık dışı katliamın bir pazarda ve Kocatepe Câmisinde yapılmasıyla, eğlence yerinde yapılmasının herhangi bir farkı yoktur.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi anladık mı ey, ANKARA havâlisinin zekâ fışkıran ve nice hadîsleri o kâtilbaşlarından AB ve onun<strong><em> “normları” </em></strong>beğenmiyor diye pirinç ayıklar gibi ayıklayan; ve ayıkladıkları hadîs-i şerîfler adedi ve keyfiyeti kadar da <strong><em>Allâh’ın HABÎBİ Aleyhisselâm Efendimiz Hazretlerini ve HÂLIK TEÂLÂ AZZE ve CELLE’nin Muazzez ve Mukaddes DÎN-İ CELÎLİNİ ADEME mahkûm eden; ve Rasûl-i Kibriyâ Aleyhisselâm ile Dîn-i Celîl-i İslâm’ı o nisbetde eksilten, eriten, didekliyen, parçalarını koparan, yok eden, tenkîs eyliyen ve küçülten </em></strong>çok bilmiş akıl ve zekâ küpü sarıklı ve cübbeli politik bürokratları!</p>
<p style="text-align: justify;">Siz!</p>
<p style="text-align: justify;">15 Temmuz, Beşiktaş, Kayseri, en son İzmir ve geriye doğru birkaç düzine HAÇLI saldırılarında kahpe dünyanın katletdiği  asker, polis ve sivil yüzlerce <strong><em>ANADOLU ÇOCUĞU</em></strong> garîbana ŞEHİD dediğiniz kadar, içkili GECE KLÜBÜ maktûllerine, neden<strong><em> ŞEHİD ve GÂZÎ </em></strong>diyemediniz?</p>
<p style="text-align: justify;">Bu dünyâda kim Şehid, kim Gâzî, kim Niyâzî, buna kim nasıl karar verirmiş, neye göre verirmiş hiç düşündünüz mü?</p>
<p style="text-align: justify;">Hani FARK yokdu?</p>
<p style="text-align: justify;">Hani GÖRMEZ sarıklı ve cübbeliniz cihâna zekâ fışkırırcasına şöyle diyordu:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Bu insanlık dışı katliamın bir pazarda ve bir mabette yapılmasıyla eğlence yerinde yapılmasının herhangi bir farkı yoktur.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ha Ortaköy’deki içkili fışkılı gece KLÜBÜNDE katliâm, ha <strong><em>Kocatepe Câmisinde</em></strong> bütün ricâl-i devlet secdede (!) iken!.</p>
<p style="text-align: justify;"> Farketmez öyle mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Ha gece klübünde ha <strong><em>Sultanahmed Câmisinde</em></strong> millet rükû’da iken&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ha içkili fışkılı gece klübünde, ha<strong><em> KÂBE’de</em></strong> kıyâmda iken&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ma’bed demişdi <strong><em>GÖRMEZ</em></strong>, ha gece klübünde ha Fener <strong><em>ORTODOKS KİLİSESİNDE&#8230;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ha içkili fışkılı gece klübünde, ha yahudi Başhaham Haleva’nın havrasında&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>FARK YOK öyle mi?</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">ALLÂH muhâfaza buyursun, muhâl FARZ, şunca saydığımız ma’bedlerde katliâm olduğunu bir tasavvur edin!</p>
<p style="text-align: justify;">Dünyâ, kilise ve havralarda katliâm olduğu zaman nasıl köpürür, nasıl kudurur, NATO nasıl piçlerini alârma geçirir, o zaman görürsünüz!!!. Dünyâ’nın altını üstüne getirirler&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Uydurma ikiz kule infilâkiyle bile o oğul Buch denen adam nasıl <strong><em>“Haçlı Seferi!”</em></strong>  diyerek kuduruvermişdi, unutdunuz değil mi?.</p>
<p style="text-align: justify;">3) Sarık cübbeli politikacı GÖRMEZ, ne demişdi:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Bu insanlık dışı katliamın bir pazarda ve bir mabette yapılmasıyla eğlence yerinde yapılmasının herhangi bir farkı yoktur.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Fark yokmuş, hem de <strong><em>“HERHANGİ BİR FARK YOKMUŞ!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yiyene&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> Öyle bir fark var ki, etrafa <strong><em>GÖRMEZ</em></strong> olarak değil de <strong><em>GÖREN</em></strong> olarak bir nazar atfedilecek olursa:</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>a) 15 Temmuzda, Beşikdaş, Kayseri ve geriye doğru düzinelerce katliam kahpeliğinde<strong><em>NATO, neden BAYRAKLARINI YARIYA İNDİRMEDİ DE GECE KLÜBU KATLİÂMINDA İNDİRDİ?. </em></strong>Anadolu çocuğu asker, polis ve siviller <strong><em>DÜŞMAN</em></strong>cebhesi; <strong><em>KLÜP</em></strong> ehâlîsi <strong><em>DOST</em></strong> kuvvetler öyle mi?. <strong><em>Bu FARK atanları GÖRMEZ GÖRMEZ Mİ?</em></strong></li>
<li>b) Düğmeye basılmış gibi ve akapella koro hâlinde hatta Bremen Mızıkacıları gibi, CHP, K.K., ağzını yaya yamulta konuşan ve cadaloz kaynana hırsıyla gözleri intikam saçan o sarı karı, Barocu FEYZİOĞLU, o şirret tv’ler, o kahpe medya paçavraları neden-hâşâ min huzûr- <strong><em>“YAŞAM TARZI”</em></strong>diye cıyak vıyak krize girdiler?</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">Orada burada o (o. çocukları) ile kahvelere kadar sızıb, neden (tahrik ve kaşımaya), Türkiye’yi iç harbe sürükleme peşindeki HAÇLI gâvurlarıyla aynı frekansdan zart atmaya başladılar?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>GÖRMEZ bunları iyi GÖRE!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>FARK ÇOK, bay GÖRMEZ, görene!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>FARK ÇOK, bay GÖRMEZ, köre ne?</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Abartı ve kabartı”</em></strong> eylemeden, Başvekîl Muâvini ve senin ÂMİRİN Prof. Dr. Torun Nu’mân Kurtulmuş Bey’i sen de, <strong><em>kendisi</em></strong> de iyi dinleyiniz:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“HERKESİN, USLÛBUNA DİKKAT ETMESİ LÂZIMDIR!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bay GÖRMEZ!</p>
<p style="text-align: justify;">CHP başı ile dost olub makâmında onu <strong><em>yağlıyayım</em></strong> derken, bak işleri nasıl yahudi saçına döndürdün! KK’nun dostluğu mezara kadar değil, pazara kadar bile sürmez!</p>
<p style="text-align: justify;">Sana onun, ya huyu ya suyu geçivermiş sanki!</p>
<p style="text-align: justify;">Allâh Azze, ne kadar Yahudi-Haçlı parmağında terörist var, hangi mekanda hangi zamanda gayr-i meşrû’ olarak <strong><em>“İNSAN KANI DÖKEN, KATLEDEN”</em></strong> <strong><em> FETO-NATO cinsi eşkıyâ </em></strong>var; devlet var, koalisyon var, dünyâ var, topunun da belâsını versin; <strong><em>KAHHÂR</em></strong> ism-i şerîfiyle kahretsin&#8230;.</p>
<p style="text-align: justify;">Âmin ve Selâmün Ale’l-Murselîn, Ve’l-hamdülillâhi Rabbi’l-Âlemîn&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Sarıklı Politikacı GÖRMEZ!</p>
<p style="text-align: justify;">Sen de <strong><em>“âmin”</em></strong> de!</p>
<p style="text-align: justify;">Strese (!) iyi gelir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İlk intişârı: 13.01.2017)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormeze-gore-katliamin-mabedde-veya-klupde-yapilmasinin-farki-yokmus.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%E2%80%99e%20G%C3%B6re%3A%20%E2%80%9CKatli%C3%A2m%C4%B1n%20Mabedde%20Veya%20Kl%C3%BCpde%20Yap%C4%B1lmas%C4%B1n%C4%B1n%20Fark%C4%B1%20Yokmu%C5%9F%21%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormeze-gore-katliamin-mabedde-veya-klupde-yapilmasinin-farki-yokmus.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%E2%80%99e%20G%C3%B6re%3A%20%E2%80%9CKatli%C3%A2m%C4%B1n%20Mabedde%20Veya%20Kl%C3%BCpde%20Yap%C4%B1lmas%C4%B1n%C4%B1n%20Fark%C4%B1%20Yokmu%C5%9F%21%E2%80%9D" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormeze-gore-katliamin-mabedde-veya-klupde-yapilmasinin-farki-yokmus.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%E2%80%99e%20G%C3%B6re%3A%20%E2%80%9CKatli%C3%A2m%C4%B1n%20Mabedde%20Veya%20Kl%C3%BCpde%20Yap%C4%B1lmas%C4%B1n%C4%B1n%20Fark%C4%B1%20Yokmu%C5%9F%21%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormeze-gore-katliamin-mabedde-veya-klupde-yapilmasinin-farki-yokmus.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%E2%80%99e%20G%C3%B6re%3A%20%E2%80%9CKatli%C3%A2m%C4%B1n%20Mabedde%20Veya%20Kl%C3%BCpde%20Yap%C4%B1lmas%C4%B1n%C4%B1n%20Fark%C4%B1%20Yokmu%C5%9F%21%E2%80%9D" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormeze-gore-katliamin-mabedde-veya-klupde-yapilmasinin-farki-yokmus.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%E2%80%99e%20G%C3%B6re%3A%20%E2%80%9CKatli%C3%A2m%C4%B1n%20Mabedde%20Veya%20Kl%C3%BCpde%20Yap%C4%B1lmas%C4%B1n%C4%B1n%20Fark%C4%B1%20Yokmu%C5%9F%21%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormeze-gore-katliamin-mabedde-veya-klupde-yapilmasinin-farki-yokmus.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%E2%80%99e%20G%C3%B6re%3A%20%E2%80%9CKatli%C3%A2m%C4%B1n%20Mabedde%20Veya%20Kl%C3%BCpde%20Yap%C4%B1lmas%C4%B1n%C4%B1n%20Fark%C4%B1%20Yokmu%C5%9F%21%E2%80%9D" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormeze-gore-katliamin-mabedde-veya-klupde-yapilmasinin-farki-yokmus.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%E2%80%99e%20G%C3%B6re%3A%20%E2%80%9CKatli%C3%A2m%C4%B1n%20Mabedde%20Veya%20Kl%C3%BCpde%20Yap%C4%B1lmas%C4%B1n%C4%B1n%20Fark%C4%B1%20Yokmu%C5%9F%21%E2%80%9D" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormeze-gore-katliamin-mabedde-veya-klupde-yapilmasinin-farki-yokmus.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%E2%80%99e%20G%C3%B6re%3A%20%E2%80%9CKatli%C3%A2m%C4%B1n%20Mabedde%20Veya%20Kl%C3%BCpde%20Yap%C4%B1lmas%C4%B1n%C4%B1n%20Fark%C4%B1%20Yokmu%C5%9F%21%E2%80%9D" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormeze-gore-katliamin-mabedde-veya-klupde-yapilmasinin-farki-yokmus.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%E2%80%99e%20G%C3%B6re%3A%20%E2%80%9CKatli%C3%A2m%C4%B1n%20Mabedde%20Veya%20Kl%C3%BCpde%20Yap%C4%B1lmas%C4%B1n%C4%B1n%20Fark%C4%B1%20Yokmu%C5%9F%21%E2%80%9D" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormeze-gore-katliamin-mabedde-veya-klupde-yapilmasinin-farki-yokmus.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%E2%80%99e%20G%C3%B6re%3A%20%E2%80%9CKatli%C3%A2m%C4%B1n%20Mabedde%20Veya%20Kl%C3%BCpde%20Yap%C4%B1lmas%C4%B1n%C4%B1n%20Fark%C4%B1%20Yokmu%C5%9F%21%E2%80%9D" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormeze-gore-katliamin-mabedde-veya-klupde-yapilmasinin-farki-yokmus.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%E2%80%99e%20G%C3%B6re%3A%20%E2%80%9CKatli%C3%A2m%C4%B1n%20Mabedde%20Veya%20Kl%C3%BCpde%20Yap%C4%B1lmas%C4%B1n%C4%B1n%20Fark%C4%B1%20Yokmu%C5%9F%21%E2%80%9D" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormeze-gore-katliamin-mabedde-veya-klupde-yapilmasinin-farki-yokmus.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%E2%80%99e%20G%C3%B6re%3A%20%E2%80%9CKatli%C3%A2m%C4%B1n%20Mabedde%20Veya%20Kl%C3%BCpde%20Yap%C4%B1lmas%C4%B1n%C4%B1n%20Fark%C4%B1%20Yokmu%C5%9F%21%E2%80%9D" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormeze-gore-katliamin-mabedde-veya-klupde-yapilmasinin-farki-yokmus.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%E2%80%99e%20G%C3%B6re%3A%20%E2%80%9CKatli%C3%A2m%C4%B1n%20Mabedde%20Veya%20Kl%C3%BCpde%20Yap%C4%B1lmas%C4%B1n%C4%B1n%20Fark%C4%B1%20Yokmu%C5%9F%21%E2%80%9D" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormeze-gore-katliamin-mabedde-veya-klupde-yapilmasinin-farki-yokmus.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%E2%80%99e%20G%C3%B6re%3A%20%E2%80%9CKatli%C3%A2m%C4%B1n%20Mabedde%20Veya%20Kl%C3%BCpde%20Yap%C4%B1lmas%C4%B1n%C4%B1n%20Fark%C4%B1%20Yokmu%C5%9F%21%E2%80%9D" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormeze-gore-katliamin-mabedde-veya-klupde-yapilmasinin-farki-yokmus.html&amp;linkname=G%C3%B6rmez%E2%80%99e%20G%C3%B6re%3A%20%E2%80%9CKatli%C3%A2m%C4%B1n%20Mabedde%20Veya%20Kl%C3%BCpde%20Yap%C4%B1lmas%C4%B1n%C4%B1n%20Fark%C4%B1%20Yokmu%C5%9F%21%E2%80%9D" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fgormeze-gore-katliamin-mabedde-veya-klupde-yapilmasinin-farki-yokmus.html&#038;title=G%C3%B6rmez%E2%80%99e%20G%C3%B6re%3A%20%E2%80%9CKatli%C3%A2m%C4%B1n%20Mabedde%20Veya%20Kl%C3%BCpde%20Yap%C4%B1lmas%C4%B1n%C4%B1n%20Fark%C4%B1%20Yokmu%C5%9F%21%E2%80%9D" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/gormeze-gore-katliamin-mabedde-veya-klupde-yapilmasinin-farki-yokmus.html" data-a2a-title="Görmez’e Göre: “Katliâmın Mabedde Veya Klüpde Yapılmasının Farkı Yokmuş!”"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/gormeze-gore-katliamin-mabedde-veya-klupde-yapilmasinin-farki-yokmus.html">Görmez’e Göre: &#8220;Katliâmın Mabedde Veya Klüpde Yapılmasının Farkı Yokmuş!&#8221;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/gormeze-gore-katliamin-mabedde-veya-klupde-yapilmasinin-farki-yokmus.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akp Dib’inin Takvim Hesabları Gene Dib’e Vurdu!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/akp-dibinin-takvim-hesablari-gene-dibe-vurdu.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/akp-dibinin-takvim-hesablari-gene-dibe-vurdu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Jul 2016 02:51:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zıyâiyye BEKÇİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[dib]]></category>
		<category><![CDATA[takvim hesabları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=4590</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Beştepe Sarayı, sadece T.C. Başkanlığı içün değil, hesablarını ve ütopisini dünya müslümanlarının başkanlığı (!) yani “hılâfeti” içün seferber etse</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/akp-dibinin-takvim-hesablari-gene-dibe-vurdu.html">Akp Dib’inin Takvim Hesabları Gene Dib’e Vurdu!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>AKP DİB’İNİN TAKVİM HESABLARI GENE DİB’E VURDU! </u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Zıyâiyye BEKÇİSİ</u></em></strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;">Türkiye Beştepe Sarayı, sadece T.C. Başkanlığı içün değil, hesablarını ve ütopisini dünya müslümanlarının başkanlığı (!) yani <strong>“<em>hılâfeti”</em></strong> içün seferber etse de, GÖRMEZ adamının (sarıklı politikacının) kılavuzluğundaki DİB hesabları her seferinde olduğu gibi bu sene de gene DİB’e vurdu!</p>
<p style="text-align: justify;">Gûyâ 30 kadar dişe uygun gördükleri <strong><em>“müslüman (!) ülke” </em></strong>bîçâresi hükûmet karikatürünü İstanbul’da ictimâ’ etdirib, yedirdi ve içirdiler; bol keseden yemlediler ve çakma bir <strong><em>“tekçi takvim”</em></strong> uydurarak, aslında kendi <strong><em>“Kandilli Fatin Hoca dolmalarını”</em></strong> onlara yutdurarak, o garîbanları memleketlerine sepetlediler!. Onlara zımnen denilmek isteniyordu ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Ey, âlem-i İslâm, ey ıhvân-ı dîn, ey garîb gurâbâ!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Bilmiş olun ki bizim  bu “görkemli” saray, yalınız etrâk-ı müslimine âid değil; siz cümle dünya müslümanlarına da bir merkez olacakdır. Bir olacağız ki, iri ve diri, hatta dipdiri olabilelim!. Böyle parça bölük yaşanmaz. Sizler de biliyorsunuz ki yiğit düşdüğü yerden kalkar!. Hılâfet bizde düşdüğüne göre gene bizde ayağa kalkacakdır!. Laik dembokratik cumbokrasi diye ırlayıb zırladığımıza bakmayın; biz, “yerli ve millî” bir hedef içün yeni projeler üretmek, türetmek ve icâbederse tüttürmek mevkiindeyiz&#8230;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> Uzun lâfın kısası, biz, baş olalım, sizler de kol ve bacaklarımız olun, bu hılâfeti “Layık-dembokratik Cumbokrasi” ile meczedib, telbîs de eyliyerek yerli ve millî bir kıvama sokalım, oturtub çakalım! Bizim artık bu telbis ve haltdan (karışımdan) başka çâremiz kalmadı. Siz, bu halta “karışım ve sıvaşıma” hılâfet gözüyle bakarak, bizi merkez ve BAŞKAN tanıyın; biz de bunu kabul edelim! </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Ancak biz, politika cambazlığı aşkıyla millete ayrı, muhâlefete ayrı, terörcülere ayrı, ABD’ye ayrı, İngiliz, Moskof ve yahudiye ayrı renk tonlarıyla görünebilirsek, bilin ki bu, bizim samîmiyyet ve ihlâsımızdan zerre koparamaz! Biz, Fatihlerin, Yavuzların, Abdülhamidlerin öz torunları ve oların izini takib eden aslan yürekli veledleri yani çoluk çocuklarıyız!. Bizden asla şübhe edebilir misiniz, asla&#8230; </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Anınçün, BİR olursak İRİ ve DİRİ oluruz. Bunun içün de dünyadaki cümle düşmanlarımıza BİRLİK “görüntü ve süzüntüsü” vermeliyiz ki, onlar bizim “irilik ve diriliğimiz” karşısında şaşırıb apışsınlar! Onlara, el mi yaman bey mi yaman göstermeliyiz! Gün, birlik günü, sevinçde, tasada, masada, kasada ve yasada ve her yerde, Bayram yapmada, Ramazana başlamada, TAKVİM UYDURMADA bir ve beraberlik şart!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> İşte bu nokta çok mühim. Eğer şimdiden tayin edeceğimiz günde, yaklaşan Ramazana başlar ve 29 gün sonra da BAYRAMINI aynı gün idrâk edersek, dünya bizim birliğimiz ve beraberliğimiz karşısında kaçacak delik arar! Meydan da böylece bize kalır!. Hani Osmanlının sivri zekâlı dâhî veziri boğazdaki hisarlara yeni bir badana çekdirmiş de düşmanın gözünü oradan da yüreğini nasıl korkutmuşdu (!) işte biz de böyle tedâbir-i şâhâne ve sarâ-yı hümâyun projeleri ve sarıklı politikacımız GÖRMEZ adam ve madamların kılavuzluğunda cümle küffârın ödünü patlatır ve şeyine karıştırarak bulama eyleriz!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Bu cümleden olarak şimdi “TEKÇİ TAKVİM” sihirli değneğimizi kalblerinize nakşederek memleketlerinize avdet buyurunuz; pek möhderem halkınız ıhvanımıza firâde firâde selam ve kucak kucak mahabbetlerimizi lütfen îsâl ediniz&#8230;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> Sakın unutmayın ki, bizim BAŞKANLIĞIMIZ sizin hılâfetiniz; sizin hılâfetiniz ise bizim yüce BAŞKANLIĞIMIZ olacakdır!. “TEKÇİ TAKVİM” öyle bir enerji ve sinerji deposudur ki, buna zamanı gelinceye kadar bir evrâd sadâkatıyla zikre devam edeceğiz! Tamam mı, unutmayın: AYNI GÜN RAMAZAN, AYNI GÜN BAYRAM! SÖZ MÜ?</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>-Ne demek BAŞKAN, söz, söz, dahî sözzz!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>-Tekçi takvimi yaşatmıya var mısınız?</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>-Varıııııııııııız!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>-Tamam, berhûdâr olun benim sâdık teb’am, hadi yolunuz açık olsun! Kalın sağlıcakla&#8230;” </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Aradan birkaç ay geçer, aynı gün Ramazan’a, eh, biraz beraberlik kokusuyla başlanmışdır!</p>
<p style="text-align: justify;">Fakat 2016 Efrencî takviminin Ramazan Bayramında Orucun da Bayramın da mutlak sâhibi Allâh Azze ve Celle’nin HESABI, bütün Beştepe hesablarını ŞAŞTEPE hesablarına kalbeder; ve GÖRMEZ adam ve madamların hesâbât-ı nücûmiyyesini çöp sepetine fırlatır atar!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>BAŞKANLIK</em></strong> ve onun DİB <strong><em>Şaşkanlığı</em></strong> ve onun da GÖRMEZ <strong><em>Taşkanlığı</em></strong>, öyle bir (<strong><em>Yaşkanlık</em></strong>) içine gömülür ki, Moskof-İsrail-İngiliz-AB-ABD politikaları gibi<strong><em> ŞAŞTEPE Şaşkanlığı</em></strong> yaşanır!</p>
<p style="text-align: justify;">Allâh Azze ve Celle, <strong><em>“rü’yet-i Hilâl ve SÜNNÎLİK düşmanı”</em></strong> BAŞkanlıkları tam bir ŞAŞKANLIK hâline getirir! Nasıl gelmesinler, habere bakınız:</p>
<p style="text-align: justify;">“Türkiye ve <strong>Moritanya</strong>&#8216;nın da içinde olduğu bazı İslam ülkelerinde <strong>Ramazan Bayramı</strong>&#8216;nın başlangıç tarihi olarak 5 Temmuz Salı kabul edilirken, bu gece hilal görünmediği için <strong>Suudi Arabistan</strong>, <strong>Irak</strong> ve <strong>Ürdün</strong>&#8216;ün yanı sıra <strong>Mısır</strong>, <strong>Lübnan</strong>, <strong>Katar</strong>, <strong>Filistin</strong>, <strong>Sudan</strong>, <strong>Kuveyt</strong>, <strong>Suriye</strong>, <strong>Yemen</strong> ve <strong>Kongo</strong> da <strong>Ramazan Bayramı</strong>&#8216;nın 6 Temmuz <strong>Çarşamba</strong> günü başlayacağı belirtildi.”</p>
<p style="text-align: justify;">Bir sivrisinekle NEMRUDU tokmaklatdıran ALLÂH AZZE, Hilâl’in önünü de el kadar da olsa bulutla perdeledi mi, nah sana rü’yet! Tıpış tıpış 30’a tamamlamaya mecbûriyyet!</p>
<p style="text-align: justify;">Ulan bu dînin sahibi siz misiniz de, beğenmediğiniz yerleri kara kalemle rötuşlayıb kendi cibilliyetinize benzeteceksiniz?. Bu dini siz mi vaz’etdiniz, siz hangi iblisden ilham alıyorsunuz? Beğenmiyorsan, hastirol git, kendine din bul, her yer religion kaynıyor!. Herkes münasib kelle ve sâir yerine göre birşeyler neden bulamasın!?</p>
<p style="text-align: justify;">Vayyy, Kainatın Fahri Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm Efendimiz Hazretleri’nin, 15 asırdır ümmetin en büyükleri tarafından ve Salâtîn-i Osmaniyye’ye varıncaya kadar Müfessirîn, Muhaddisîn, Mütekellimîn Mutasavifîn, meşâyih ve nice şeyhülislamların son derece ihtiramla takdîs edib sevgisiyle tutuştukları; ve Ashab-ı Güzînin allâmelerinden Hâlid İbni Velid Radıyallâhu Anh Efendimiz Hazretlerinin <strong><em>sarığında bir tek telini bile binbir ihtiramla taşıdığı</em></strong> <strong><em>“SAKAL-I ŞERÎFİNİ”</em></strong> yasak etdirmenin ifsâd ve ifnâsı peşine düşen marazî AKP zihniyeti ve onun GÖRMEZ adam ve madamları vayyy!</p>
<p style="text-align: justify;">Mübarek Ramazanda bile bu ne saygısızlık ve haddi aşmanın ısyân ve tuğyânı, evc-i bâlâsıdır bre!</p>
<p style="text-align: justify;">GÖRMEZ adama bakın:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Peygamber sağ olsaymış sakal-ı şerîf ziyâretini YASAKLARMIŞ!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yasaklamayı kime yaptırıyor adama bakın!</p>
<p style="text-align: justify;">Allâh Azze’nin SEVGİLİSİNE ne yapması icabetdiğini hem öğretiyor, hem de EMREDİYOR!</p>
<p style="text-align: justify;">Buradaki tahtında müstetir tahkîr ve aşağılamayı, idrâki çatlamıyan tahayyül etsin!</p>
<p style="text-align: justify;">Aman YÂ RABB, ne günlere kaldık? Başımıza TAŞ YAĞMAZSA iyidir!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Oy vermiyen vebâl altındadır!”</em></strong> şirkinin yumuşakçaları; ve hoca geçinen cübbeli ve züppeli, şerocaklı meddahları!</p>
<p style="text-align: justify;">Gerzek ve hoca kılıklı iblisler, yazar çizer ve azarlar, havuz medyasının yalaka böcekleri, eyyamcılar, menfaatına tapan şirk oynaklı ve çift toynaklı <strong><em>“anırganlar ve ahırgânlar!”</em></strong> Hiç rahatınız bozulmuyor öyle mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Görmez adam, Allâh’ın SEVGİLİSİNE <strong><em>“sakalını yasak et”</em></strong> EMR ü FERMÂNINDA&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Artık reform ve revizyonu insanlara veya iki ayaklılara değil; bizzat, beğenmedikleri DÎNİN vâzıına ve mübelliğine EMİRLER vererek yaptırma periyoduna girildi!. </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">AKP <strong><em>“sünnî düşmanlığının” </em></strong>altından, mübarek Ramazanlarda bunlar çıkarsa, bakalım sâir zamanlarda neler çıkacak, iğrenerek göreceğiz!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Oğlum, kime yasaklatma emri verdiğinin</em></strong> farkında mısın sen?</p>
<p style="text-align: justify;">Kafayı sıyırdın mı, yedin mi??? Ağzım burnum bir tarafa fırlar, çarpılırım diye zerre kadar korkun da mı kalmadı?</p>
<p style="text-align: justify;">Bunu yani <strong><em>“sakal-ı şerîfi”</em></strong> ve <strong><em>“hırka-yı şerîfi”</em></strong> ve nice<strong><em> “emânât-ı mukaddeseyi”</em></strong> 15 asırdır ashâb-ı Güzîn Rıdvânullâhi Teâlâ Aleyhim Ecmaîn Hazerâtı ve nice İslâm hükûmeti (devleti) canı gibi muhâfaza etmiş, sen ve sizin devlet ve hükûmetleriniz mi bu muhâfazayı delib imhâ ve iptâl edecek?</p>
<p style="text-align: justify;">Tapınılan bir paşa, ölmeden evvel merâkını gidermek üzere gitdiği <strong><em>“Hırka-yı Şerif’de”,</em></strong> âsâsıyla o hırkaya dürterek <strong><em>“Bu bezlere tapıyorsunuz”</em></strong> dedikden 5-10 sâniye sonra ayağı takılıb yere kapaklanmadı mı, sonra da yatağa düşüb iflâh olamadan, oradan da hesab gününe postalanmadı mı?. Şahidi 105 yaşında ve yaşıyor!. Husûsî derin ve mahrem kayıtlar birgün ortaya çıkınca ne yapacaksınız? Bunları da duymazdan ve GÖRMEZ adam ve madamlarınızla görmezden gelseniz de, size ne fâidesi olacak!?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Tekçi Takviminizi”</em></strong> zîr ü zeber eden Allâh Azze ve CELLE, SEVGİLİSİNİN mukaddes ve muazzez bir tek sakal teline uzanacak eli değil, Kainatı ne hâle getirir, kuş kadar aklınız ve zerre kadar da <strong><em>îmânınız</em></strong> kalmışsa, iyi düşünün!</p>
<p style="text-align: justify;">Tarihde nice ZALİMlerin zulümlerini KAHHÂR isminin tecellîsiyle kahreden HÂLIK TEÂLÂ, neye muktedir değil?</p>
<p style="text-align: justify;">Korkumuz, olanın, zâlimlerin batıracağı mazlumlara, milletlere de olmasıdır!</p>
<p style="text-align: justify;">Yoksa, adl-i ilâhî er geç yerini bulacak ve zalemeye, cehennemin o <strong><em>“elîm azâbını”</em></strong> mutlaka tatdıracakdır!</p>
<p style="text-align: justify;">Elhamdülillah, birkaç dakika sonra iftâr edecek; ve zâlimleri KAHHÂR’a havâle edeceğiz!</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 05.07.2016)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fakp-dibinin-takvim-hesablari-gene-dibe-vurdu.html&amp;linkname=Akp%20Dib%E2%80%99inin%20Takvim%20Hesablar%C4%B1%20Gene%20Dib%E2%80%99e%20Vurdu%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fakp-dibinin-takvim-hesablari-gene-dibe-vurdu.html&amp;linkname=Akp%20Dib%E2%80%99inin%20Takvim%20Hesablar%C4%B1%20Gene%20Dib%E2%80%99e%20Vurdu%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fakp-dibinin-takvim-hesablari-gene-dibe-vurdu.html&amp;linkname=Akp%20Dib%E2%80%99inin%20Takvim%20Hesablar%C4%B1%20Gene%20Dib%E2%80%99e%20Vurdu%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fakp-dibinin-takvim-hesablari-gene-dibe-vurdu.html&amp;linkname=Akp%20Dib%E2%80%99inin%20Takvim%20Hesablar%C4%B1%20Gene%20Dib%E2%80%99e%20Vurdu%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fakp-dibinin-takvim-hesablari-gene-dibe-vurdu.html&amp;linkname=Akp%20Dib%E2%80%99inin%20Takvim%20Hesablar%C4%B1%20Gene%20Dib%E2%80%99e%20Vurdu%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fakp-dibinin-takvim-hesablari-gene-dibe-vurdu.html&amp;linkname=Akp%20Dib%E2%80%99inin%20Takvim%20Hesablar%C4%B1%20Gene%20Dib%E2%80%99e%20Vurdu%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fakp-dibinin-takvim-hesablari-gene-dibe-vurdu.html&amp;linkname=Akp%20Dib%E2%80%99inin%20Takvim%20Hesablar%C4%B1%20Gene%20Dib%E2%80%99e%20Vurdu%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fakp-dibinin-takvim-hesablari-gene-dibe-vurdu.html&amp;linkname=Akp%20Dib%E2%80%99inin%20Takvim%20Hesablar%C4%B1%20Gene%20Dib%E2%80%99e%20Vurdu%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fakp-dibinin-takvim-hesablari-gene-dibe-vurdu.html&amp;linkname=Akp%20Dib%E2%80%99inin%20Takvim%20Hesablar%C4%B1%20Gene%20Dib%E2%80%99e%20Vurdu%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fakp-dibinin-takvim-hesablari-gene-dibe-vurdu.html&amp;linkname=Akp%20Dib%E2%80%99inin%20Takvim%20Hesablar%C4%B1%20Gene%20Dib%E2%80%99e%20Vurdu%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fakp-dibinin-takvim-hesablari-gene-dibe-vurdu.html&amp;linkname=Akp%20Dib%E2%80%99inin%20Takvim%20Hesablar%C4%B1%20Gene%20Dib%E2%80%99e%20Vurdu%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fakp-dibinin-takvim-hesablari-gene-dibe-vurdu.html&amp;linkname=Akp%20Dib%E2%80%99inin%20Takvim%20Hesablar%C4%B1%20Gene%20Dib%E2%80%99e%20Vurdu%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fakp-dibinin-takvim-hesablari-gene-dibe-vurdu.html&amp;linkname=Akp%20Dib%E2%80%99inin%20Takvim%20Hesablar%C4%B1%20Gene%20Dib%E2%80%99e%20Vurdu%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fakp-dibinin-takvim-hesablari-gene-dibe-vurdu.html&amp;linkname=Akp%20Dib%E2%80%99inin%20Takvim%20Hesablar%C4%B1%20Gene%20Dib%E2%80%99e%20Vurdu%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fakp-dibinin-takvim-hesablari-gene-dibe-vurdu.html&amp;linkname=Akp%20Dib%E2%80%99inin%20Takvim%20Hesablar%C4%B1%20Gene%20Dib%E2%80%99e%20Vurdu%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fakp-dibinin-takvim-hesablari-gene-dibe-vurdu.html&#038;title=Akp%20Dib%E2%80%99inin%20Takvim%20Hesablar%C4%B1%20Gene%20Dib%E2%80%99e%20Vurdu%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/akp-dibinin-takvim-hesablari-gene-dibe-vurdu.html" data-a2a-title="Akp Dib’inin Takvim Hesabları Gene Dib’e Vurdu!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/akp-dibinin-takvim-hesablari-gene-dibe-vurdu.html">Akp Dib’inin Takvim Hesabları Gene Dib’e Vurdu!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/akp-dibinin-takvim-hesablari-gene-dibe-vurdu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(3) Sünnîlik Olmadan İslâm Mı Olurmuş, Gülünç!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/3-sunnilik-olmadan-islam-mi-olurmus-gulunc.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/3-sunnilik-olmadan-islam-mi-olurmus-gulunc.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 May 2016 03:57:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[ahmed hamdi akseki]]></category>
		<category><![CDATA[dib]]></category>
		<category><![CDATA[elhamdulillah ehli sünnet mezhebindeniz]]></category>
		<category><![CDATA[kuranda şiilik yok görmez ve mezheb fitnesi]]></category>
		<category><![CDATA[kuranda sünnilik yok]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet görmez]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=1383</guid>

					<description><![CDATA[<p>1) RTE’nın, Hayrettin Karaman gibi telfikçi adamların te’sîrinde kalarak 5-6 senelik zaman içinde, sünnîlik ve şiilik gibi i’tikâdî temel </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/3-sunnilik-olmadan-islam-mi-olurmus-gulunc.html">(3) Sünnîlik Olmadan İslâm Mı Olurmuş, Gülünç!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center"><u>SÜNNÎLİK OLMADAN İSLÂM MI OLURMUŞ, GÜLÜNÇ!</u></h1>
<h1 style="text-align: center"><u>(3)</u></h1>
<h3 style="text-align: right"><span style="color: #cc0000"><em><u>Ahmed SELÂMÎ</u></em></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<h2 style="text-align: center"><u>Sâbık Diyânet İşleri Reisi Merhûm Ahmed HAMDİ Efendi:</u></h2>
<h1 style="text-align: center"><u>“BİZ, ELHAMDÜLİLLÂH EHL-İ SÜNNET MEZHEBİNDENİZ.”</u></h1>
<h4 style="text-align: center"><em><u>KAYNAK: (Diyânet İşleri Başkanlığı Yayınları No:31/16, İSLÂM DÎNİ, 14.BASKI, GÜZEL SANATLAR MATBAASI, ANKARA—1964, S. 49, satır: 26/27)</u></em></h4>
<h2 style="text-align: center"><u>El’an DİB başında bulunan ve Bigiyef hayrânı<br />
Sarıklı Parti Politikacısı GÖRMEZ:</u></h2>
<h2 style="text-align: center"><u>“Kur’an’da ne sünnîlik var, ne şiilik var. Kur’an’da sâdece Müslüman olduğumuz var&#8230;. Mezhebe olan mensûbiyyetimizi, İslâm’a olan mensûbiyyetimizin önüne geçirdiğimizde, en büyük FİTNE ile karşı karşıya kalırız&#8230;” (17.6.2015)  </u></h2>
<p style="text-align: center"><em><u>(</u></em><em>Görmez bunu, Irak Şii Vakfı Divan Başkanı Abdulsahib Hüseyin El-Musavi ve<br />
beraberindeki heyeti makamında kabul etti ve onlara söyledi.</em>)<em> </em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify">1) RTE’nın, Hayrettin Karaman gibi <em><strong>telfikçi</strong></em> adamların te’sîrinde kalarak 5-6 senelik zaman içinde, sünnîlik ve şiilik gibi i’tikâdî temel esaslar bakımından aralarında nâmütenâhî zıddiyet taşıyan iki din anlayışını aynı kefeye koyarak reddedişi vâkıasını yaşadık ve yaşıyoruz. Viyana’da <em><strong>“Ne demek sünnîlik, ne demek şiilik, siz müslüman değil misiniz yâhû?”</strong></em> diyerek gürlemesi; ve son zamanlarda çok değişik mekânlarda:</p>
<p style="text-align: justify"> <em><strong>“Benim Sünnîlik diye, şiilik diye dînim yok, benim dinim İslâm! “Biz mezhebçilik noktasında ne şii dînindeniz, ne sünnî dînindeniz, o başka bir şey. Bizim tek dînimiz var; İslâm. Artık mezhep, meşrep, köken farklarımızı bir kenara bırakarak, tevhide ve vahdete sarılma zamanıdır</strong></em><strong>!</strong><em><strong>”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify">Deyişi de bir vâkıa&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Akıl hocalarından Hayrettin’in, 55 seneye yakın bir zamandır <em><strong>“mezâhibin telfîki”</strong></em> diye tutturması; kendisinin <em><strong>“müctehid”</strong></em> olduğunu Kanal 7 tv’deki A.Hakan’ın önünde i’lân etmesi; Batılılarca göklere çıkarılan ve masonluğu müseccel sâbık Mısır Müftüsü ABDUH’u <em><strong>“müctehid” </strong></em>i’lân etmesi; bir tv kanalında sorulan bir suale <em><strong>“Hanefîyeye göre mi İslâm’a göre mi cevab vereyim” </strong></em>diyecek kadar kendisini kaybederek zıvanadan çıkması, yani tv’lerle, <em><strong>“Hanefî “usûlü”</strong></em> ile İslâm’a varma yolunu İslamiyyet’in dışında apayrı bir dinmiş gibi gösterme (gözbağcılığı) ve iblisi bile şaşırtan hakâret ve küçümsemeleri; yıllardır Zaman gazetesi ve Fettoşist Abant toplantılarının güdücüleri veya demirbaşları arasında yer alışı; İbni Teymiye gibi cumhûr-ı ulemâya yüzlerce mes’elede tersleşib (guluvva) düşüşü..  işte bütün bunlar gösteriyor ki, SÜNNÎ dünyası, çok daha yukarılardaki <em><strong>(üst akıllar)</strong></em> tarafından, Beştepe merkezli bir hizâya sokulma veya ehlîleştirilme projesiyle karşı karşıyadır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">2) Bu endişe ve tehlikeyi kuvvetlendiren bir başka delîle de, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın nâmındaki zâtın bu projeye nasıl destekçi olduğu üzerinden veya böyle olduğu içün oraya getirilmiş olması vâkıasından vâsıl oluyoruz!. Mumâileyh, Dergah Mecmuasında ve kendi web sitesinde de neşredilen mülâkâtında <strong>“</strong><em><strong>sünnîlik</strong></em><strong>”</strong> usûl ve şahsiyetinden nefret eden ve kendi şahsî anlayışını <strong><em>“din”</em></strong> kabul edecek kadar da çizgi ve şîrazesi zıplamış îmân ve fikir kaçkınlarını, bakınız nasıl yüceltib takdîr ediyor? Onları, <em><strong>“İslam dünyasında İslami düşüncenin yeniden inşasına katkıda bulunmuş” </strong></em>mübârekler olarak nasıl selâmlıyor!. Ve onların, <em><strong>“yurt dışı tecrübelerinin oluşu ve islâmî düşüncenin (?) yeniden inşâsına katkılarda bulunmaları”</strong></em> ve bu adam veya madamların yurt dışına çıkarak oralardaki Batı kellelerinden nasıl irşâd olunarak <em><strong>“hür fikir, hür irfan ve hür vicdan”</strong></em> sâhibi çok kıymetli filozofik hürler olduğu nasıl takdîr ve takdîs ediliyor, nasıl hayranlıkla anlatılıyor, bunlara bir nazar atfedelim:</p>
<p style="text-align: justify"><em><strong>&#8220;Bu etkiyi Batılılaşma hareketleriyle sınırlamak eksik olur. <u>İslam dünyasında İslami düşüncenin yeniden inşasına katkıda bulunmuş </u>pek çok kişinin bu manada bir yurt dışı tecrübesi var. <u>Cemaleddin Afgani, M. Abduh, Namık Kemal, Said Halim Pasa, Nureddin Topcu, Mevdudi, Seyyid Kutup, Ali Seriati, daha yakınlarda Fazlur Rahman, Ismail Faruki, Seyyid Huseyin Nasr</u> gibi isimler ilk anda akla gelenler.”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify">Bay KALIN’ın ilk anda <em><strong>“İNCE aklına gelenler”</strong></em> bu kadarcık!. Hiçbirisi de <strong><em>&#8220;Ehl-i Sünnet&#8221;</em></strong> çizgisinde olmıyan, mezhebsiz, şer&#8217;î ilimlerdeki usûlleri tanımaz, Batı kafalı, mason veya masonik düşünceli, 14 asırlık İslâmiyyet&#8217;i aslâ beğenmiyen, reformist veya modernist, içdeki ecnebîler, kökü kemiren kurtçuklar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Türkiye’de daha ne Tv ekranları ve İlahiyat-DİB hattında mostralık 5-6 düzinelik pahalı malzemeler de vardır ki, bunlar, <strong><em>&#8220;iyice kokusu çıkanlar&#8221;</em></strong> bölüğüdür diye, belki bu <em><strong>“İslâm’ı yeniden inşâ”</strong></em> yüksek mimar-mühendisleri kalemine uzak kalmışdır!.</p>
<p style="text-align: justify">Bu <em><strong>“İslâm’ı Yeniden İNŞÂ”</strong></em> projesi, asırlardır <em><strong>“İslâm düşmanlarının”</strong></em> en baş projesi olsa da, 1965’li senelerde Papalık ma’rifetiyle başlıyan <em><strong>“Hoşgörü-Diyalog”</strong></em> iblisliği ile yeniden ve birden parlamışdır!. Vatikan, en mükemmel Anadolu başbâyii olarak <em><strong>“Himmetzâde Fetokardinâle Hazıritlerini”</strong></em> en liyâkat ve ehliyetli bir (aktör) yani (hâdimü&#8217;l-nasârâ) olarak keşfedince, işlerin seyri bir başka fevkâl’âdelik arzetmişdi!. AKP kurmayları olan <em><strong>“Böyyük Osmanlı torunları”</strong></em> da, bu Vatikan Başbâyii adam ve madamlara <em><strong>“ne istediniz de vermedik”</strong></em> diyecek kadar bütün herşeyleri ile (devlet imkânlarını) emre âmâde kılmış; ve bu <em><strong>“haşhâşîlere”</strong></em> bütün<em><strong> “ihlâs ve samîmiyyet(!)leri”</strong></em> ile (müzâhir olub muâvenetler) takdîm etmişlerdi!. Herşeyin en ince (sırrı) ve (sihirli deyneği), dâimâ (haçlı batı)nın ma&#8217;nevî toprağını öperek ele geçirilebilirdi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">3) KALIN, İNCE ayar fikirleriyle, bakınız BATI’ya kaç derece zâviyeden başını yukarıya kaldırarak bakıyor:</p>
<p style="text-align: justify"><em><strong>“Bu düşünürlerin pek çoğu, Batı düşüncesini, onun güç ve zaaf noktalarını, iç tutarlılık ve tutarsızlıklarını yerinde görme imkânına sahip idiler.”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify">AKP kurmayları bile, o<em><strong> “yerli olma, Fransız kalmama”</strong></em> atar tutarlıklarında, ancak  bu kadar yerli olabiliyorlarmış ki, bunun sırrı da, okuduğunuz bu satırlarla çok iyi anlaşılmış oluyor. Ancak, <em><strong>“İslâm’ı yeniden inşâ’ edecek mimar mühendislerimizin”</strong></em> daha on kat <em><strong>“batıyı tanrılaştırma”</strong></em> arzu ve iştihası, gelecek şu satırlarda:</p>
<p style="text-align: justify"><em><strong>&#8220;Bu yüzden yaptıkları Batı değerlendirmeleri, İslâm ülkelerindeki ikinci-üçüncü sınıf kaynaklara dayalı yerme yahut methetme tavırlarından daha derinlikli ve kalıcıdır.”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify">İslâm ülkelerindeki bu ikinci üçüncü sınıf kaynaklara dayalı yerme- methetme tavırları nedir, bunlar mübhem ise de, anlaşılan o ki, Haçlı Batı gâvurunu <em><strong>“değerlendirmeleri”</strong></em> daha <em><strong>“kalıcı ve derinlikli”</strong></em> imiş!. 2 ve 3. Sınıf kaynaklar nelerdir? Bunların, bu kadar mübhem geçilmesi ne demek oluyor?. Batı&#8217;ya gidib onların içinden idrâkler toplayınca, bunlar neden kendi kendimize âid kıstaslarla değerlendirmelerin üstünde, <strong><em>&#8220;kalıcı ve derinlikli&#8221;</em></strong> oluyor?. Bizim elimizdeki edille, neden Batı&#8217;yı tanımakda nâkıs kalıyor?. İlâhî yol göstericilik, neden (beşerî) anlayış, tesbit ve hükümlerin seviyesine çıkamıyor?</p>
<p style="text-align: justify">4) Sünnîlikden arındırılarak ortaya çıkarılacak pîr ü pâk <em><strong>“Müslümanlık”</strong></em>, meğer ne<em><strong> “mühendislik”</strong></em> emekleri altında İNCE ayarcı KALIN adamlar elinde dokunuyormuş da, kimsenin haberi yokmuş!.</p>
<p style="text-align: justify">Hele islâmî usûllerin yerine konulan şu <em><strong>“Avrupalı Alexsandr’ın bağçesinden kendi bağçemizi dikizleme metodolojisi”,</strong></em> fevkal’âdenin de fevkinde bir <strong><em>&#8220;KALINSAL&#8221;</em></strong> ince buluş olsa gerek:</p>
<p style="text-align: justify"><em><strong>“Batı medeniyet havzasına yapılan seyahat –hem fiziki hem de zihinsel manada— kendi bahçenizin dışına çıkıp ona dışardan bakma imkânı sunuyor.”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify">Evet, artık <em><strong>“Yeni TÜRKİYE’deyiz”</strong></em> ve kendini bile kendi mekânından seyredemezsin!. Beştepe’deki<em><strong> “Milletin Evi”</strong></em>, millet adına, Kalın ile de olsa ince eleyib sık dokuma tezgâhlarıyla harıl harıl işletilmekde&#8230; İllâki <em><strong>“Batı medeniyet havzasına”</strong></em> gidib, oranın<em><strong> “kutsanmış toprağına”</strong></em> ayak basmalı ve <em><strong>“dışarının”</strong></em> takdîs edilmiş haçlı toprağını, havası ve suyunu, içine, ciğerlerinin bütün bronş ve bronşcuklarına çekerek, ne biçim mahlûk olduklarını ancak anlıyabilmeli; ve hele Anadolu müslümanları bunu, ancak bu usûllerle onların içinde yaşıyarak idrâk etmelidir! Postmodernist vatan evlâdı ciğerpârelerimiz, kendilerine Mösyö Alexandr’ın bağçesinden bakınca, nefs-i emmâresinin filimlerini ancak o zaman görme imkanının olabileceğini, rûhunun derinliklerine içirebilmeli; ve oraya, ancak böyle bir <em><strong>“kutsanışla”</strong></em> girib çıkınca, basîret kuvvelerinin de tam işliyebileceğine inanmalıdır!</p>
<p style="text-align: justify">5) KALIN, İNCE ayar <em><strong>“İslâm’ı yeniden inşâ”</strong></em> mühendisliğine, çok daha incelerden incelere inib dalarak ve<em><strong> “Saygıdeğer ve velî ni&#8217;meti REİS”</strong></em> adına şöyle devam eder:</p>
<p style="text-align: justify"><em><strong>“Bu illa da kendi bahçenizi başkasının gözlükleriyle göreceğiniz anlamına gelmiyor. Ama şimdiki postmodernistlerin korkulu rüyası olan “büyük resim”i görebilmek için, nisbi olarak yabancılaşmanız, uzaklaşmanız gerekiyor. Bu aydınların yaşadığı buna benzer bir tecrübe idi. Onların başarısı -tek tek yapılacak eleştiriler bir tarafa- iki medeniyet havzasının yarattığı gerilimi bir fırsat olarak görmeleri ve o dinamizmi İslam dünyasına taşımaları olmuştur.&#8221;</strong></em></p>
<p style="text-align: justify">Allâh Azze’nin Muazzez ve Mukaddes Dîni, dinden îmândan anlamıyanların elleriyle oyuncak edilmiye terk olunursa, netîce böylesine vehâmet kesbedecekdir: <em><strong>“Kendi bahçenizi başkasının gözlükleri ile görmek&#8230;”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify">Receb Tayyib Bey’in SÖZCÜSÜ Saraylı Kalın’a göre<strong><em> “Postmodernist”</em></strong> ne idüğü belirsizleri ürkütmemek içün, yani hiçbir noktayı beğenmiyen, <strong><em>“ilkesizliği ilke edinmiş”</em></strong> renksiz, kokusuz, (tavşan b..u) gibi felsefî şübhelerle her şeyi biribirine karışmış mahlûkâtı ürkütmemek adına, <em><strong>“kendi bağçene yabancılaşarak ve kendinden uzaklaşarak bakman gerekiyormuş!” </strong></em></p>
<p style="text-align: justify">Saraymodern ve egzantirik kelleden çıkdığı içün, anlaşılması da fevkal’âde zahmetli, bektâşi sırrı kabilinden helezonik ve entellektüel îmâlâtı cümle kalabalığı&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">6) İşte bu kafalarla <em><strong>“Sünnîlik reddedilirken”</strong></em>, 15 asırlık İslâmiyet yerinde kalacak (!) ve bunu da postmodernizma mürîdânı <strong><em>“gönül hoşluğu&#8221;</em></strong> ve iç içe geçmiş felsefî helezonlarla yakalayıb, <em><strong>“iki medeniyet havzasınınYARATDIĞI gerilimi”</strong></em> öyle bir dinamizme çevirecek ki, bu, <em><strong>“İslâm dünyasına taşınacak”</strong></em>; ve 15 asırlık dînin yerine <em><strong>“yeniden inşâ’ edilmiş”</strong></em> bir din oturtulacak! Üstelik de bunu, her AKP’li yurtdaşla beraber bütün 80 milyon, aç karnına kaşık kaşık yiyecek; ve <em><strong>“Sünnîlik’den kurtulub sapına kadar Müslüman olacak!”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify">Ve bu ana usûl üzerinden giderek, herkes tanrısına yüzakıyla kavuşacakdır!. Hindular ineğin sidiğini içerek NİRVANA’ya kavuşurken, bu <em><strong>“postmodernizma”</strong></em> cenâhına da hoşgörü lutfedilerek, onların da başka Nirvana’lar bulub onlara kavuşması böylece mümkin olabilecekdir!&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Evet, Sünnîliğe bu aşk u şevk ile vur ki, geride ilâç içün birkaç fiske MÜSLÜMANLIK kırıntısı veya (ritüeli) kalsın!</p>
<p style="text-align: justify">Sâbık Diyânet REİSİ Merhûm Ahmed Hamdi Efendi, 1950 evveli o 6 kazıklı 27 senelik ŞEFOKRASİ devrinde bile:</p>
<p style="text-align: justify"><em><strong>“BİZ ELHAMDÜLİLLÂH EHL-İ SÜNNET  MEZHEBİNDENİZ!” </strong></em></p>
<p style="text-align: justify">Derken, Beştepe Cumbaşkanlığı SÖZCÜSÜ Kalın Bey, <em><strong>“İslâmın yeniden inşâ’ edileceğinden!”</strong></em> bahsediyor!</p>
<p style="text-align: justify">7) Allâh Azze ve Celle Hazretleri’nin DÎNİNİ beğenmedin mi, yapacak tek bir şeyin kalır, o da Allâh Teâlâ’ya şöyle ünlenmendir:</p>
<p style="text-align: justify"><em><strong>“Eyyyy! Ulu Tanrı, biz seni değil, ammâ ve lâkin, senin dînini kusura bakma beğenmiyoruz! Bugün 15 asır evvelki şartlar yok. Sen bugünün şartlarına göre değil 15 asır evvelin şartlarına göre (Şeriat) göndermişsin! Olabilir, dalgın bir zamanına gelmişdir, bugün de işe yarar bir din olmasını hesablıyamamış olabilirsin! Biz bu açığı senin adına, ne yapıb ne edib kapatmak istiyoruz! Anınçün seninkinin yerine, postmodern darbe gibi, ne bileyim senin eksiğini tamamlamak gibi olacak amma olsun (sen kusurumuza bakma), ne yapalım, işte yıllardır seninkinin aynısının tıpkısı da diyebileceğimiz yeni bir din inşâ etmek peşindeyiz!. Bu i’tibarla sünnîliği rafa kaldırıb yerine Müslümanlığı (?) oturtacak, rahat olması içün de ZÂTINIZIN sıfât ve esmâsı hürmetine elimizden gelen kolaylığı iki elimiz kanda bile olsa senin hatırân hörmetine ona göstereceğiz! Hiç merak itme, emânet emîn ellerdedir! Canı, malı, ırzı, nesli, herşeyi “güvencemiz” altında o mübârek bir varlıkdır! Onu canımızdan aziz ve kıymetli bilib daha daha yeni dinler inşâ edilinceye kadar muhâfaza edeceğiz. Sabık DİB Başı (Ya.dakoğlu) veznindeki Bardakoğlu adamımız da, zaten bunu sarık cübbe altında bütün dünyâya alenen ve resmen ilân ederek aynen şöyle demişdi:</strong></em></p>
<p style="text-align: justify"><em><strong>“Artık dini ve dindarlığı, geçmiş dönemlerde yazılmış kitabların satırları ve formatları içinde değil; dünyaya bakarak inşâ’ etmek ve ona göre çizmek istiyoruz!”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify">Ya.dakoğlu veznindeki Bardakoğlu, hiç değilse Saray SÖZCÜSÜ gibi anlaşılması bilmece çözmekden bin beter cümlelerden medet ummuyor; dümdüz ve her kellenin anlıyacağı <em><strong>“kurumsal”</strong></em> bir dil ve çene ile içini işte böyle boşaltıyordu!</p>
<p style="text-align: justify">8) Memleket içden ve dışdan azılı düşmanlarla çevriliyken, bu <em><strong>“yeni İslâm İNŞÂ’ ETME İŞİ”</strong></em> hemen ruznâmeye gelmese de, zülf-i yâre dokunulmasa ve ğadab-ı ilâhî celbedilmese olmaz mıydı?</p>
<p style="text-align: justify">Nedir bunca TEHÂLÜK?</p>
<p style="text-align: justify">DÂVÛDZÂDE Ahmed Efendi ile de, bir FİTEN VE firkat âteşi yüreciğinizi sûzân iderken! Çankaya ve Beştepe’nin yol güzergâhları, Anıttepe’ye tekmil vermeye bile fırsad vermeden, sola kıvrılır ve oradan sağa savrulur ve ayrılırken!..</p>
<p style="text-align: justify">Nerden çıkdı bu LUTER’e özenerek İslâmiyyet&#8217;i beğenmeme ve sünnîliği kovub, İslâm’sız İslâm <strong><em>&#8220;inşâ&#8217; etme&#8221; </em></strong>hülyâsı?.</p>
<p style="text-align: justify">Şiiler de kendi nefs ü hevâlarından bir <strong><em>&#8220;İslâm inşâ&#8217; ve ihtirâ&#8217; eylediler&#8221;</em></strong> ammâ, bu etdiklerini kendileri de beğenmeyib dünyanın ve hele Sünnîlerin bu <strong><em>&#8220;edilenleri&#8221;</em></strong> görmemesi ve bilmemesi içün tutdular, bunları saklamak üzere <strong><em>&#8220;takiyye&#8221;</em></strong> yoluna gitdiler!. Saklamak, gizlemek, ketmetmek ve tersini göstermek&#8230; Yoksa güldürecek veya çileden çıkarıb, muhâtabları elinde ve önünde perişân olacaklar! Üstelik bu takıyyeyi, îmanlarının 6 şartından biri yapdılar!. Ne o, İslâm dışı İslâmlıklarını bu takıyye çarşafıyla örtecekler ve bütün uydurma, yalan, iftira, hakka iftirâ ve yamukluklar bu (takiyye) örtüsü altında gösterilmeden kalacak! Hindistan&#8217;da 5 asır kadar evvel Ekber Şah da muhtelif dinleri karıştırıb bir (kokteyl) hazırlatmak istediyse de, o da sökmedi!. Şimdi Ankara <strong><em>&#8220;Yeni bir İslâm inşâ&#8217; ve ihtirâ&#8217; eyleyecek&#8221;</em></strong> öyle mi?. Kolaysa ve yüzünüze gözünüze bulaştırmadan, altında kalıb pestiliniz çıkmadan bir şeyler yapabilecekseniz, işte meydân!.</p>
<p style="text-align: justify">Çarpılmıyacaksanız devâm edin!</p>
<p style="text-align: justify">9) Siz hiç duymadınız mı:<br />
<strong><em><br />
“Hakk sillesinin yokdur sadâsı,<br />
Bir vurdu mu hiç yokdur devâsı!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify">Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm <em><strong>“Sünnet ve Cemaat yolundan ayrılmayın”</strong></em> buyururken; Ashâb-ı Güzîn bu YOLDA iken; tabiîn, tebe-i tâbiîn, müctehidîn ve etbâı <em><strong>“ehl-i sünnet ve’l-cemaatiz”</strong></em> derken; CHP’nin en ceberut ŞEFOKRATLIK zamanındaki Diyânet Reisi Merhûm Ahmed Hamdi Efendi bile:</p>
<p style="text-align: justify"><em><strong>“BİZ, ELHAMDÜLİLLÂH EHL-İ SÜNNET MEZHEBİNDENİZ!”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify">Derken&#8230; 15 asırdır ümmet BUNU derken; siz, demiyeceksiniz ve yeni <em><strong>“İslâm inşâ’ edeceksiniz!”</strong></em> öyle mi?</p>
<p style="text-align: justify">Güldürmüyor musunuz?</p>
<p style="text-align: justify">Bu ne çoluk çocukluk, basitlik!</p>
<p style="text-align: justify">10) Hârun Reşid Cennetmekân’ın vefâtından sonra yerine geçen (veledleri) millete (mu’tezile bâtıllarını) dayatdı da ne oldu?. <em><strong>“Kelâm-ı Kadîm mahlûkdur demedi”</strong></em> diye Büyük SÜNNÎ Müctehidi Ahmed İbni Hanbel (Rahmetullâhi Aleyh) Hazretlerini boynuna ip takarak Bağdad sokaklarında dolaştıran ve işkence eden Abbasî itleri, kimin dilinde rahmetle anılıyor veya onlar şimdi çukurlarında anırıyor?. Lâkin Büyük İmam milyonların imamı olarak hâlâ îmân, amel ve ahlâkda YAŞIYOR ve YAŞAYACAK!</p>
<p style="text-align: justify">Siz, Kahhâr-ı Zülcelâl ve Azîzün Züntikâm olan Allâh Azze’nin Ulûhiyyet ve Rubûbiyyet MAKÂMINA MI GÖZ DİKTİNİZ?</p>
<p style="text-align: justify">Siz hâşâ, <em><strong>“ALLÂH BİZİZ”</strong></em> demek istemiyorsunuz değil mi?</p>
<p style="text-align: justify">Anlaşıldı!</p>
<p style="text-align: justify"><em><strong>“BİZ ELHAMDÜLİLLÂH EHL-İ SÜNNET MEZHEBİNDENİZ!”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify">Siz değilseniz, ne isterseniz olunuz, bizi ırgalamaz, herkes kendi tanrısı ne ise onu bilsin! Ama bizim üstümüzde ve ensemizde boza pişirme seansları irtikâb etmeyin! Çünki <strong><em>&#8220;Bizim SÜNNÎLİK diye bir dinimiz yok!&#8221;</em></strong> sözü çok ağır bir söz! Biz (hâşâ) <strong><em>&#8220;Bizim İslâm diye bir dînimiz yok, Sünnîlik diye bir dînimiz var&#8221;</em></strong> mı demişiz?. Hangi sünnî böyle demiş?. İnsanların üzerine (karabasan) gibi çökmek, onlara cebretmek ikrâh etmek, hangi (insanlığın ve ahlâkın) kânûnu olmuşdur?</p>
<p style="text-align: justify">Kimseye karışmayın, çarpılırsınız!</p>
<p style="text-align: justify">Zülf-i Yâre dokundunuz bir kere!</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em>Bedelini, biribirinize düşerek de ödemeniz mümkin!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify">11) Milletin mezhebinden, dîninden size ne? Siz <strong><em>&#8220;din ve mezheb mimar-mühendisi misiniz?&#8221;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify">Sıkıysa ve erkekseniz, <em><strong>“mezhebçilik”</strong></em> yaparak kan döken kâtillere sesinizi yükseltin, parmak sallayın, gözdağı verin!.</p>
<p style="text-align: justify">Sünnîler ne zaman <em><strong>“mezhebçilik”</strong></em> yaparak eşkıyâlık kahpeliği ve cânîliğine soyunmuş?</p>
<p style="text-align: justify">Târih, kör olsanız, gene önünüzde, okutun!</p>
<p style="text-align: justify">Üç-beş telfikçi, mason Efgâni’ci, mason Abduh’çu ve mezhebsiz zibidinin, Ukbâ’da size fâidesi mi olacak? Onlar, MÜCTEHİD İMAMLARIN yerini alarak kendilerini PUTLAŞTIRMA hesâbındaki Müseylimetik megalomanlar!.. Sizin nüfûzunuzu kullanan şeytan sürüleri&#8230; Sizi kukla yapıb kullanma peşindeler, siz kukla mısınız?</p>
<p style="text-align: justify">Ne kadar bomboş adam ve madamlarmışsınız!</p>
<p style="text-align: justify">YAZIK!</p>
<p style="text-align: right"><span style="text-decoration: underline"><em><strong>(Mâba&#8217;di var)</strong></em></span></p>
<p><em>(İlk intişârı: 04.05.2016)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-sunnilik-olmadan-islam-mi-olurmus-gulunc.html&amp;linkname=%283%29%20S%C3%BCnn%C3%AElik%20Olmadan%20%C4%B0sl%C3%A2m%20M%C4%B1%20Olurmu%C5%9F%2C%20G%C3%BCl%C3%BCn%C3%A7%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-sunnilik-olmadan-islam-mi-olurmus-gulunc.html&amp;linkname=%283%29%20S%C3%BCnn%C3%AElik%20Olmadan%20%C4%B0sl%C3%A2m%20M%C4%B1%20Olurmu%C5%9F%2C%20G%C3%BCl%C3%BCn%C3%A7%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-sunnilik-olmadan-islam-mi-olurmus-gulunc.html&amp;linkname=%283%29%20S%C3%BCnn%C3%AElik%20Olmadan%20%C4%B0sl%C3%A2m%20M%C4%B1%20Olurmu%C5%9F%2C%20G%C3%BCl%C3%BCn%C3%A7%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-sunnilik-olmadan-islam-mi-olurmus-gulunc.html&amp;linkname=%283%29%20S%C3%BCnn%C3%AElik%20Olmadan%20%C4%B0sl%C3%A2m%20M%C4%B1%20Olurmu%C5%9F%2C%20G%C3%BCl%C3%BCn%C3%A7%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-sunnilik-olmadan-islam-mi-olurmus-gulunc.html&amp;linkname=%283%29%20S%C3%BCnn%C3%AElik%20Olmadan%20%C4%B0sl%C3%A2m%20M%C4%B1%20Olurmu%C5%9F%2C%20G%C3%BCl%C3%BCn%C3%A7%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-sunnilik-olmadan-islam-mi-olurmus-gulunc.html&amp;linkname=%283%29%20S%C3%BCnn%C3%AElik%20Olmadan%20%C4%B0sl%C3%A2m%20M%C4%B1%20Olurmu%C5%9F%2C%20G%C3%BCl%C3%BCn%C3%A7%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-sunnilik-olmadan-islam-mi-olurmus-gulunc.html&amp;linkname=%283%29%20S%C3%BCnn%C3%AElik%20Olmadan%20%C4%B0sl%C3%A2m%20M%C4%B1%20Olurmu%C5%9F%2C%20G%C3%BCl%C3%BCn%C3%A7%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-sunnilik-olmadan-islam-mi-olurmus-gulunc.html&amp;linkname=%283%29%20S%C3%BCnn%C3%AElik%20Olmadan%20%C4%B0sl%C3%A2m%20M%C4%B1%20Olurmu%C5%9F%2C%20G%C3%BCl%C3%BCn%C3%A7%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-sunnilik-olmadan-islam-mi-olurmus-gulunc.html&amp;linkname=%283%29%20S%C3%BCnn%C3%AElik%20Olmadan%20%C4%B0sl%C3%A2m%20M%C4%B1%20Olurmu%C5%9F%2C%20G%C3%BCl%C3%BCn%C3%A7%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-sunnilik-olmadan-islam-mi-olurmus-gulunc.html&amp;linkname=%283%29%20S%C3%BCnn%C3%AElik%20Olmadan%20%C4%B0sl%C3%A2m%20M%C4%B1%20Olurmu%C5%9F%2C%20G%C3%BCl%C3%BCn%C3%A7%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-sunnilik-olmadan-islam-mi-olurmus-gulunc.html&amp;linkname=%283%29%20S%C3%BCnn%C3%AElik%20Olmadan%20%C4%B0sl%C3%A2m%20M%C4%B1%20Olurmu%C5%9F%2C%20G%C3%BCl%C3%BCn%C3%A7%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-sunnilik-olmadan-islam-mi-olurmus-gulunc.html&amp;linkname=%283%29%20S%C3%BCnn%C3%AElik%20Olmadan%20%C4%B0sl%C3%A2m%20M%C4%B1%20Olurmu%C5%9F%2C%20G%C3%BCl%C3%BCn%C3%A7%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-sunnilik-olmadan-islam-mi-olurmus-gulunc.html&amp;linkname=%283%29%20S%C3%BCnn%C3%AElik%20Olmadan%20%C4%B0sl%C3%A2m%20M%C4%B1%20Olurmu%C5%9F%2C%20G%C3%BCl%C3%BCn%C3%A7%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-sunnilik-olmadan-islam-mi-olurmus-gulunc.html&amp;linkname=%283%29%20S%C3%BCnn%C3%AElik%20Olmadan%20%C4%B0sl%C3%A2m%20M%C4%B1%20Olurmu%C5%9F%2C%20G%C3%BCl%C3%BCn%C3%A7%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-sunnilik-olmadan-islam-mi-olurmus-gulunc.html&amp;linkname=%283%29%20S%C3%BCnn%C3%AElik%20Olmadan%20%C4%B0sl%C3%A2m%20M%C4%B1%20Olurmu%C5%9F%2C%20G%C3%BCl%C3%BCn%C3%A7%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F3-sunnilik-olmadan-islam-mi-olurmus-gulunc.html&#038;title=%283%29%20S%C3%BCnn%C3%AElik%20Olmadan%20%C4%B0sl%C3%A2m%20M%C4%B1%20Olurmu%C5%9F%2C%20G%C3%BCl%C3%BCn%C3%A7%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/3-sunnilik-olmadan-islam-mi-olurmus-gulunc.html" data-a2a-title="(3) Sünnîlik Olmadan İslâm Mı Olurmuş, Gülünç!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/3-sunnilik-olmadan-islam-mi-olurmus-gulunc.html">(3) Sünnîlik Olmadan İslâm Mı Olurmuş, Gülünç!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/3-sunnilik-olmadan-islam-mi-olurmus-gulunc.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
