<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>10/02 Abdülhamid Hân Vefâtı arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<atom:link href="http://www.turkcesi.biz/category/tekraren-nesr/miladi/subat/10-02-abdulhamid-han-vefati/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkcesi.biz/category/tekraren-nesr/miladi/subat/10-02-abdulhamid-han-vefati</link>
	<description>Hakkın ve Sabrın T&#252;rk&#231;esi imani, fikri, edebi, tarihi ve siyasi neşriyatdır...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 18 Apr 2020 20:20:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/06/cropped-osmanli-armasi-site-ikonu-50x50.jpg</url>
	<title>10/02 Abdülhamid Hân Vefâtı arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<link>http://www.turkcesi.biz/category/tekraren-nesr/miladi/subat/10-02-abdulhamid-han-vefati</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Halîfe-i Müslimîn Cennetmekân Abdülhamîd Hân’ı Yâdederken!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/halife-i-muslimin-cennetmekan-abdulhamid-hani-yadederken.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/halife-i-muslimin-cennetmekan-abdulhamid-hani-yadederken.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2020 10:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10/02 Abdülhamid Hân Vefâtı]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamid han]]></category>
		<category><![CDATA[hilafetin ehemmiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[rıza tevfik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=1619</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halîfe-i Müslimîn Büyük Sultan Abdülhamîd Hân Aleyhirrahmeti Ve’l-ğufrân Efendimiz Hazretlerinin Âhıret-i Dâr-ı Bekâ’ya irtihâlleri</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/halife-i-muslimin-cennetmekan-abdulhamid-hani-yadederken.html">Halîfe-i Müslimîn Cennetmekân Abdülhamîd Hân’ı Yâdederken!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>HALÎFE-İ MÜSLİMÎN CENNETMEKÂN ABDÜLHAMÎD HÂN’I YÂDEDERKEN!</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><strong><span style="color: #cc0000;"><em><u>Ahmed SELÂMÎ</u></em></span></strong></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Halîfe-i Müslimîn Büyük Sultan Abdülhamîd Hân Aleyhirrahmeti Ve’l-ğufrân Efendimiz Hazretlerinin Âhıret-i Dâr-ı Bekâ’ya irtihâlleri, efrencî takvimle (10 Şubat 1918) târîhindedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İslâm Dîni’nin en mühim rükünlerinden birisi de, hiç şübhe edilemez ki, müslümanların, kendilerinden bir baş etrâfında hükûmet teşkîl etmeleridir. Akâid kitablarımız da dâhil, bunu, tefsîr, hadîs ve sâir fıkıh müdevvenâtımızda son derece açık görebiliriz&#8230; F. Beşer gibi ilâhyapyatçıların <strong>“Kur’an Şerîat devleti istemiyor!”</strong> yollu uydurma ve gülünç lâf u güzâf ile televizyon ve internetlerde arz-ı endâm edişi, son derece, okumuş câhilliğinden başka bir şey ifâde edemez&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyhülislâm, Merhûm Mustafa Sabri Efendi Hazretleri şöyle buyururlar:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- Hılâfetin lüzûmunda şübhe ve tereddüd eden bir adamın, hem mü’min, hem âkıl olmasına ihtimâl verilemez!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Binâenaleyh, Peygamberler Peygamberi ve Kâinâtın Efendisi Aleyhisselâm’ın irtihâlinden sonra, daha defin muâmelelerine bile başlanmadan, ashâb-ı güzîn Hazerâtının Benî Sakîfe’de başlarını (halîfeyi) tesbit işine mübâşeretleri bile apaçık gösteriyor ve isbât ediyor ki, bu iş, Allâh Dîninde terki aslâ câiz olamıyan bir zarûretdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyhülislâm Hazretlerinin ibâresine göre de, bu işde <strong>“şübhe ve tereddüd!”</strong> bile, aslâ câiz olamaz, zîra bu, bütün zarûrât-ı dîniyye içün de aynı hükmü taşır&#8230; Merhûm Elmalılı’nın ibâresiyle:</p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>“- Îmân mu’cibe-i külliyedir, bunun zıddı olan küfür ise, sâlibe-i cüz’iyye ile meydana gelir&#8230;”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Aksi hâlde o<strong> “şübhe ve tereddüdün”</strong> sâhibi, merhûm Şeyhülislâm Hazretlerinin ifâdesiyle müslüman değil, dolayısıyla başka bir nesnedir; veya âkıl değildir, yani şer’an mükellef kabûl edilemiyecek kadar (akıl za’fiyeti) içindedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Şübhe ve tereddüd!”</strong> içindeki bazı ilâhiyatçı <strong>müsteşrikler</strong> ve hatta bazı <strong>müşriklikler</strong> üstündeki herifler de, bu iki şıkdan biri içinde mütâlâa edilebilirler!. Zâten onların hangi bâtıl i’tikâd içre oldukları; ve nasıl <strong>HAKK</strong> Dîni, bâtıl dinler hesâbına reformize, revizyonize ve tahrîf etmek içün hangi dünyâ şeytanlarının emrinde <strong>“hoşgörü-diyalog ve Aband konsülleri!”</strong> ile global fitneler peşinde yahudileşdikleri, <strong>“müslüman olan millete”</strong> bir asra yakındır ma’lûm bulunuyor&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Büyük Müfessir Merhûm Elmalılı Tefsîrinde şöyle buyurur:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“- Hayra da’vet ve Emri ma’rûf ve nehyi ani’l-münker yapacak bir ümmet ve İMÂMET teşkîli, ba’de’l-imân </strong><em>(îmândan sonra)</em><strong> müslümanların ilk farîza-yı dîniyyeleridir!”  </strong><em>(c: 2, s. 1154-55)</em></p>
<p style="text-align: justify;">Cumhûriyet, dembokrasi ve laiklik gibi vahiydışı ve İslâm&#8217;dışı ve bu dinle kâbil-i te’lîf edilmeleri muhâl olan felsefî ve beşerî bâtılların içinde yuvarlanarak rütbe ve dünyalık sâhibi olmuş hormonlu bilim ve çelim adamlarına, 15 asırdır gelen hâkîkatları kâbûl etdirmek mümkin değildir&#8230; Bunlar, rejimlerin kurşun askerleri hâline getirildiklerinden, tam birer <strong>“bel’am!”</strong> hüviyeti iktisâb etmiş; ve nimetleri ile perverde bulundukları efendilerinin, sesi, soluğu, höykürüşü ve köpürtücüsü olmuşlardır!</p>
<p style="text-align: justify;">Tabiî<strong> “imâmet!”</strong> hakîkatını ortaya koyan âyet-i celîle ve bilhassa ehâdis-i şerîfe pek çokdur&#8230; Maksadımız, bu hususdaki delilleri zikretmek değildir. Aklı ve îmânı yerinde olanlar, nasslara ve hüccetlere vâsıl olmak isterlerse, ulemâ-yı ehl-i sünnetin ilmî ve ciddî eserlerine mürâcaatla hakîkatı apaçık görebilirler. Kısa ve özlü bir eser olarak sâdece Beyrut sâbık Kâdîsi Merhûm Yûsüf Nebhânî Hazretlerinin<strong> “Hadîs-i Erbaîn&#8230;&#8230;”</strong> nâm eserine bakılsa, akıl,  insâf ve îmânı olan, mücerred 40 hadîs-i şerîf çapında da olsa HAKK’ı adam gibi teslîm etmeden aslâ duramaz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bizim maksadımız,<strong> “İmâmet veya Hılâfet!”</strong> denilen müessesenin, Allâh Azze’nin Dîninde sûret-i kat’iyyede ehem ve sâbit bir kıymeti bulunduğunu zikredib geçmek; ve Cennetmekân Hazretlerinin hangi derece-i ulyâda bulunduklarını bilmünâsebe hatırlatmakdır&#8230; Dolayısıyla gene gâyemiz, başda İngiliz ve yahudi olmak üzere bütün şirk dünyâsı, İslâmiyet ve Müslümanların, kalb, rûh, hayat ve can merkezi olan bu <strong>“Makâm-ı Muallâ-yı Hılâfete!”</strong> karşı mücâdeleyi, son iki asırdır en baş gâileleri olarak neden ele almışlar; ve son derece büyük bir hırs ve temerrüd ile de onu nasıl yıkmak istemişler, bunları beyân etmekdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ayrıca, bu hılâfete karşı çıkan ve hatta onun yıkılmasına (bâtıl batının müşriklerinden) daha azılı gayret eden içdeki <strong>“işbirlikçi!”</strong> mahlûkâtın da, hangi derekelerde bir gayr-i islâmîlik ve insânîlik irtikâb etdikleri hakîkatını ortaya koymak&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Binâenaleyh, gene zârûreten bilinmesi şartdır ki, <strong>“ülül emre itaat ve’l-mu’cibi şerîat!”</strong> formül ve esâsı, hem îmâna ve hem de amele taallûk eden vechesiyle, bu dinde en temel esaslardan biridir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Artık bu kısa mukaddimemizden sonra son derece açık anlaşılacakdır ki, dünya müslümanlarının başı demek olan Cennetmekân Firdevs-i Âşîyân Abdülhamîd Hân Hazretlerinin temsîl etdiği (makâm-ı hılâfete) karşı çıkmak, o müessesenin 15 asır evvelki müessis ve metbû’una yani Allâh Rasûlü’ne karşı çıkmakdır&#8230; O’nunla boğuşan adam, madam ve sürülerin, bu dinle alâkaları, Kıyâmet’e kadar da yukarıda beyân edildiği gibidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yahudi-Haçlı sürüleriyle, onların işbirlikçisi mason ve hâinlerin, müslümanları başsız bırakmak içün Sultan-ı Merhûm’u hal’ cinâyetini  irtikâb etdikleri (23 temmuz 1908) hıyânet ihtilâli, içinde, işte böylesine îmânsızlık ve haramzâdelik taşıyan cihan çapında bir kara ve kızıl lekedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Maalesef bazı şâir geçinen adamlar da, <strong>“ittihâd-terakkî”</strong> eşkıyâlarının (Talat, Enver ve Cemal Triumvirasının) kuyruğuna takılarak, bütün Müslümanların, DÎNEN itaat, ta’zim ve muhâfaza ile mükellef bulundukları (başlarına) karşı,<strong> “Tophâneli ağzıyla!”</strong> en mülevves küfürler ve ta’n u teşni’lerde bulunmuşlardır. Hele ma’lûm bir adam, madamların bile tenezzül etmiyeceği seviyelere inmiş; ve Topâneli ağzıyla zerre kadar utanmadan sıralamışdır:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1)  “Otuzüç yıl devam etsin, başından gitmesin nekbet </strong>(felâket)<strong>”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Bu bir ibretdir amma, almıyaydık böyle bir ibret!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2)  “Semâ-peymâ iken râyâtımız</strong> (göklerde yüzerken bayrağımız)<strong> tutdun ZELÎL etdin.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3) </strong> <strong>“Mefâhir bekliyen âbâdan</strong> (atalardan) <strong>evlâdı HACÎL </strong> (utancından yüzü kızaranlardan) <strong>etdin!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>4)  “Ne âlî kavm idik, hayfâ ki sen geldin SEFÎL etdin!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>5)</strong>  <strong>“Rezîl olduk&#8230; Sen ey KÂBÛS-I HÛNÎ </strong>(kanlı kâbus)<strong> sen rezîl etdin!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>6)  “Düşürdün milletin en kahraman evlâdını ye’se,”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Ne MEL’UNSUN ki rahmetler okutdun rûh-ı iblise&#8230;”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>7)  “Kafes ardında KADINLAR GİBİ saklıydı Hamîd!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>8)  “Âl-i Osmandan edilmezdi bu KORKAKLIK ümîd!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>9)  “Neye mâl olmada seyret, HERİFİN bir namazı!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>10) “Adam mı CİN mi nesin, yok ne bir gören ne eden!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>11) “Ah o Yıldız’daki BAYKUŞ ölüvermezse eğer, âkıbet çok kötü&#8230;”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>12) “GÖLGESİNDEN BİLE KORKUP BAĞIRAN bir ÖDLEK!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>13) Otuzüç yıl bizi KORKUTDU “şeriat” diyerek!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>14) “Bir alay zâbiti KESTİRDİ, sebeb: “şer’-i şerîf!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ve daha nice küfürbazlıklar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bunca yalan, iftirâ, hakâret, bühtân, karalama, TOPÂNELİ AĞZIYLA edebsizce sövme ve tel’în etmelerin sonunda, nihâyet bugünlere gelindi; ve bütün bunların hiç birinin aslı astarı olmadığı apaçık ortaya çıkdı&#8230; Hatta bugün de değil, taa 1912-13 Trablus ve Balkan harblerinde, bu (Hılâfet ve Halife) düşmanı <strong>“heriflerin”</strong>, nasıl ve asıl, kendilerinin<strong> “mel’un ve ödlek!”</strong> oldukları anlaşıldı&#8230; Triumvira’nın üçü de ermeni ve moskof kâtillerin kurşunları ile el memleketlerinde ve sokak ortalarında can verdiler&#8230; Hattâ, çoğunun, <strong>“firârî vatan hâinlikleri!”</strong> tescil edildi!. Bu da, Dünyâ Çapında Büyük, Dâhî, GÂZÎ, Mazlûm ve Merhûm Sultan Hazretlerine yapdıkları zulüm ve alçaklıklara karşı, haketdikleri nice ve haddi hesâbı olmayan <strong>“beddua ve ahlar!”</strong> ile, heriflerin, daha bu dünyâda <strong>“rezîl ve hacîl!”</strong> olmaları demekdi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Büyük Halîfe’nin, yıllarca ve bir ittihadçı kuyruğu olarak aleyhtarlığını yapan <strong>RIZÂ TEVFÎK,</strong> 1918’lerde, yani Halîfe-i Müslimîn Hazretlerinin hal’inden hemen sonra hakîkatı anlamış; ve 10 sene geçince de, <strong>“Sultân Abdülhamîd Hân’ın Rûhâniyyetinden İstimdâd!”</strong> serlevhalı meşhûr manzûmesini kaleme almışdır&#8230; Rızâ Tevfîk, şiddetle nedâmet getirmiş ve tövbe de ederek, hakkı itiraf etme <strong>MERTLİĞİNDE</strong> bulunmuşdur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bütün bunlara rağmen, adı <strong>“İslâm Şâiri veyâ millî şâir!” </strong>gibi abartma ve kabartmalarla anılan niceleri, Dünyâ Çapında Topyekûn Müslümanların <strong>BAŞI</strong> ve Allâh Rasûlü bir zât-ı şerîfin (Aleyhisselâm) halefine, <strong>“ödlek, mel’un, kâtil, baykuş, kanlı kâbus ve HERİF, v.s.!” </strong>gibi küfürler savurmakdan zerre kadar hazer etmemişlerdir&#8230; Terbiye ve tıynetleri bu kadarmış denilse de, <strong>“Herifler,”</strong> 1936’larda Hesâb Günü’ne göçünceye kadar bile, zerre kadar insâfa, vicdâna ve îmâna gelip, bu topâneli ağzıyla savurdukları, yalan, iftirâ, hakâret, bühtân ve azgınlıklarından nedâmet getirip tevbe etmediler; ve yazdıkları manzûme denen rezâletleri, o sahîfelerden kaldırıb çöplüğe atmadılar&#8230; Üstelik bu rezâletleri, o nice <strong>“heriflerin!”</strong> tâbi’leri de, bugün, tevbe ile ortadan kaldırıp günahlarından istiğfâr edemiyor; ve o topâneli küfürlerini, o sahîfeler arasından def’ edib, bir nedâmet kıpırtısı bile ortaya koyamıyorlar!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ASIL KEPÂZELİĞİN VE HAYÂSIZLIĞIN SUNTURLUSU İSE, BUGÜNKİ TÂBİ’LERİN, CENNETMEKÂN ABDÜLHAMÎD HÂN HAZRETLERİNE DE SÂHİB ÇIKIYOR; VE ONU DA ŞİDDETLE KABULLENİYOR GÖRÜNMELERİ!.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>BU KADAR UTANMAZCASINA BİR TEZAT VE TENÂKUZUN İRTİKÂBINA DA, ANCAK, BÖYLESİNE MÜLEVVES BİR RÛH, CİBİLLİYET VE ZİHNİYET ANAFORUNDA RASTLANABİLİYOR Kİ, DÜNYÂNIN HİÇBİR YERİNDE, BU DEREKE İĞRENDİREN BİR HÂLE MÜSÂDİF OLUNAMAZ&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Müslüman olmasa bile, insan denebilecek bir mahlûkda, Rıza Tevfik’deki kadar da değil, zerre kadar insâf, iz’ân, vicdân, îmân, ahlâk ve hakkı tutmak olsa, bütün o pislik satırların ve mısraların üzerini çizip çöpe atar; ve merdçe ve erkekçe Rıza Tevfik gibi ortaya çıkıp, çatır çatır HAKKI beyan eder&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövmemenin!”</strong> biricik yolu da, işte budur!. Yoksa, hılâfet zamanında göklere çıkardığı <strong>“hılâfet!” </strong>mefhûmunu bile, cumhûriyete geçilince, cumhuriyetçilerin <strong>“KEYFİ!”</strong> içün <strong>“geçmişine sövercesine!”</strong> kaldırıp, yerlerine <strong>“hükûmet!”</strong> kelimesini de sıvayamaz!!!.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Kral çıplak!”</strong> demekden ödleri kopan bugünün <strong>“ödlek ve baykuşlarına!”</strong> da, bu dahî başlıbaşına bir vesîka olarak yeter de artar!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İşte MERD ve ERKEK ADAM,</strong> madam gibi olmaz, Rızâ Tevfik gibi veya en az, onun öşrü kadarcık olur; ve manzûmesini, HAKKI ortaya koymak üzere tâ 1918’lerde Halîfe Hazretlerinin vefâtı hengâmında ve cihânın gözüne ve kulağına da sokmak üzere, şöyle patlatır:</p>
<p><strong><u><br />
SULTÂN ABDÜLHAMÎD HÂN&#8217;IN<br />
RÛHÂNİYYETİNDEN İSTİMDÂT!</u></strong></p>
<p><strong>Nerdesin şevketlim, Sultân Hamîd Hân?</strong><br />
<strong> Feryâdım varır mı bârigâhına?</strong><br />
<strong> Ölüm uykusundan bir lâhza uyan;</strong><br />
<strong> Şu nankör milletin bak günâhına!&#8230;</strong></p>
<p><strong>Tahkîre yeltenen tâc ü tahtını,</strong><br />
<strong> Denedi bu millet kara bahtını;</strong><br />
<strong> Sınadı sillenin nerm ü sahtını,</strong><br />
<strong> Rahmet et Sultanım, sûz-i âhıma!..</strong></p>
<p><strong>Târihler ismini andığı zaman,</strong><br />
<strong> Sana hak verecek, Ey Koca Sultan!</strong><br />
<strong> Bizdik, utanmadan iftirâ atan;</strong><br />
<strong> Asrın en siyâsî Padişâhına!..</strong></p>
<p><strong><em><u>“Pâdişâh hem zâlim, hem deli&#8217;</u></em><u>”</u>dedik!</strong><br />
<strong> <em><u>“İhtilâle kıyâm etmeli”</u></em> dedik!</strong><br />
<strong> Şeytan ne dediyse, biz <em><u>“belî”</u></em> dedik;</strong><br />
<strong> Çalıştık, fitnenin intibâhına&#8230;</strong></p>
<p><strong>Dîvâne sen değil, meğer bizmişiz,</strong><br />
<strong> Bir çürük ipliğe hülyâ dizmişiz,</strong><br />
<strong> Sâde deli değil, edebsizmişiz;</strong><br />
<strong> Tükürdük, atalar kıblegâhına&#8230;</strong></p>
<p><strong>Sonra cinsi bozuk, ahlâkı fenâ,</strong><br />
<strong> Bir sürü türedi, girdi meydana!</strong><br />
<strong> Nerden çıktı bunca veled-i zinâ?</strong><br />
<strong> Yûh olsun! Bunların ham ervâhına!</strong></p>
<p><strong>Bunlar, halkı didik didik etdiler,</strong><br />
<strong> Katliâma kadar sürüp gitdiler,</strong><br />
<strong> Saçak öpmeyenler, secde etdiler;</strong><br />
<strong> Bir âsî zâbitin pis külâhına!.</strong></p>
<p><strong>Bugün varsa yoksa &#8230;&#8230;.emâl,</strong><br />
<strong> Şöhretine herkes fuzûlî dellâl,</strong><br />
<strong> Âlem-i mânâ&#8217;dan bak da ibret al;</strong><br />
<strong> Uğursuz tâli&#8217;ın şu gümrâhına&#8230;</strong></p>
<p><strong>Haddi yok, açlıkla derde girenin,</strong><br />
<strong> Sehpâ-yı kazâya boyun verenin!</strong><br />
<strong> Lâ’netle anılan cebâbirenin;</strong><br />
<strong> Bu, rahmet okuttu en küstâhına!..</strong></p>
<p><strong>Çok kişiye şimdi vatan mezardır,</strong><br />
<strong> Herkesin belâdan nasîbi vardır,</strong><br />
<strong> Selâmetle eren pek bahtiyardır;</strong><br />
<strong> Bu şeb-i yeldânın şen sabâhına&#8230;</strong></p>
<p><strong>Milliyet dâvâsı fıska büründü,</strong><br />
<strong> Ridâ-yı diyânet yerde süründü,</strong><br />
<strong> Türkün rûhu zorla âsî göründü;</strong><br />
<strong> Hem Peygamber&#8217;ine, hem Allâh&#8217;ına&#8230;</strong></p>
<p><strong>Sen, hafiyelerle dem sürdün, ancak,</strong><br />
<strong> Bunlar, her tarafa kurdu salıncak;</strong><br />
<strong> Eli-yüzü kanlı bir sürü alçak;</strong><br />
<strong> Kemend attı dehrin, mihr u mâhına&#8230;</strong></p>
<p><strong>Bu itler, nedense bana salmadı,</strong><br />
<strong> Pahalıydı başım, kimse almadı!</strong><br />
<strong> Seyrândan başkaca iş de kalmadı;</strong><br />
<strong> Gurbet ellerinin bu seyyâhına!.</strong></p>
<p><strong>Hoş oldu cilvesi bu hürriyyetin!</strong><br />
<strong> Tadı kalmamışdı Meşrûtiyyetin!</strong><br />
<strong> Deccâl&#8217;a zil çalan böyle milletin;</strong><br />
<strong> Bundan başka çâre, yok ıslâhına&#8230;</strong></p>
<p><strong>Lâkin sen, sultânım, Gavs-ı Ekber&#8217;sin!</strong><br />
<strong> Âhiret’den bile himmet eylersin!</strong><br />
<strong> Çok çekti şu millet, murâda ersin;</strong><br />
<strong> <u>Şefâat kıl şâ</u>hım, mededhâhına&#8230;</strong></p>
<p><strong><em><u>(Rızâ Tevfîk)</u></em></strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Merhûm Üstâd Necib Fâzıl Bey bu manzûmeyi neşretdiği içün, devrinin fir’avnları tarafından </em><strong><em>(mahkûm)</em></strong><em> olmuşdur&#8230;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Büyük ve Dâhî Sultân, Halîfe-i Müslimîn Abdülhamîd Hân Aleyhirrahmeti Ve’l-Gufrân Hazretleri ile, Büyük Üstâd ve Mücâhid Necib Fâzıl Beyefendinin; ve cümle müslimîn ve müslimâtın ervâh-ı tayyibeleri içün, Fâtiha’lar ve Yâsîn’ler&#8230;</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 10.02.2013)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalife-i-muslimin-cennetmekan-abdulhamid-hani-yadederken.html&amp;linkname=Hal%C3%AEfe-i%20M%C3%BCslim%C3%AEn%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99%C4%B1%20Y%C3%A2dederken%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalife-i-muslimin-cennetmekan-abdulhamid-hani-yadederken.html&amp;linkname=Hal%C3%AEfe-i%20M%C3%BCslim%C3%AEn%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99%C4%B1%20Y%C3%A2dederken%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalife-i-muslimin-cennetmekan-abdulhamid-hani-yadederken.html&amp;linkname=Hal%C3%AEfe-i%20M%C3%BCslim%C3%AEn%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99%C4%B1%20Y%C3%A2dederken%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalife-i-muslimin-cennetmekan-abdulhamid-hani-yadederken.html&amp;linkname=Hal%C3%AEfe-i%20M%C3%BCslim%C3%AEn%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99%C4%B1%20Y%C3%A2dederken%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalife-i-muslimin-cennetmekan-abdulhamid-hani-yadederken.html&amp;linkname=Hal%C3%AEfe-i%20M%C3%BCslim%C3%AEn%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99%C4%B1%20Y%C3%A2dederken%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalife-i-muslimin-cennetmekan-abdulhamid-hani-yadederken.html&amp;linkname=Hal%C3%AEfe-i%20M%C3%BCslim%C3%AEn%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99%C4%B1%20Y%C3%A2dederken%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalife-i-muslimin-cennetmekan-abdulhamid-hani-yadederken.html&amp;linkname=Hal%C3%AEfe-i%20M%C3%BCslim%C3%AEn%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99%C4%B1%20Y%C3%A2dederken%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalife-i-muslimin-cennetmekan-abdulhamid-hani-yadederken.html&amp;linkname=Hal%C3%AEfe-i%20M%C3%BCslim%C3%AEn%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99%C4%B1%20Y%C3%A2dederken%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalife-i-muslimin-cennetmekan-abdulhamid-hani-yadederken.html&amp;linkname=Hal%C3%AEfe-i%20M%C3%BCslim%C3%AEn%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99%C4%B1%20Y%C3%A2dederken%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalife-i-muslimin-cennetmekan-abdulhamid-hani-yadederken.html&amp;linkname=Hal%C3%AEfe-i%20M%C3%BCslim%C3%AEn%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99%C4%B1%20Y%C3%A2dederken%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalife-i-muslimin-cennetmekan-abdulhamid-hani-yadederken.html&amp;linkname=Hal%C3%AEfe-i%20M%C3%BCslim%C3%AEn%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99%C4%B1%20Y%C3%A2dederken%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalife-i-muslimin-cennetmekan-abdulhamid-hani-yadederken.html&amp;linkname=Hal%C3%AEfe-i%20M%C3%BCslim%C3%AEn%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99%C4%B1%20Y%C3%A2dederken%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalife-i-muslimin-cennetmekan-abdulhamid-hani-yadederken.html&amp;linkname=Hal%C3%AEfe-i%20M%C3%BCslim%C3%AEn%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99%C4%B1%20Y%C3%A2dederken%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalife-i-muslimin-cennetmekan-abdulhamid-hani-yadederken.html&amp;linkname=Hal%C3%AEfe-i%20M%C3%BCslim%C3%AEn%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99%C4%B1%20Y%C3%A2dederken%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalife-i-muslimin-cennetmekan-abdulhamid-hani-yadederken.html&amp;linkname=Hal%C3%AEfe-i%20M%C3%BCslim%C3%AEn%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99%C4%B1%20Y%C3%A2dederken%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalife-i-muslimin-cennetmekan-abdulhamid-hani-yadederken.html&#038;title=Hal%C3%AEfe-i%20M%C3%BCslim%C3%AEn%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99%C4%B1%20Y%C3%A2dederken%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/halife-i-muslimin-cennetmekan-abdulhamid-hani-yadederken.html" data-a2a-title="Halîfe-i Müslimîn Cennetmekân Abdülhamîd Hân’ı Yâdederken!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/halife-i-muslimin-cennetmekan-abdulhamid-hani-yadederken.html">Halîfe-i Müslimîn Cennetmekân Abdülhamîd Hân’ı Yâdederken!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/halife-i-muslimin-cennetmekan-abdulhamid-hani-yadederken.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Abdülhamîd Din Kitaplarını Yaktırıyor!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/basmuallim/abdulhamid-din-kitaplarini-yaktiriyor.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/basmuallim/abdulhamid-din-kitaplarini-yaktiriyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Feb 2020 11:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10/02 Abdülhamid Hân Vefâtı]]></category>
		<category><![CDATA[BAŞMUALLİM]]></category>
		<category><![CDATA[150 çuval kitab]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülhamid Han'a atılan iftira]]></category>
		<category><![CDATA[NFK Ulu Hakan İkinci Abdülhamid Han]]></category>
		<category><![CDATA[Sahte Şeyhülislam Ziyaüddin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=5915</guid>

					<description><![CDATA[<p>Abdülhamîd hakkındaki İttihatçı, Mason, Yahudi, (Lö-vanten), kozmopolit ve Batı emparyalizması ajanlarının uydurduğu masallar o kadar gülünç, iğrenç</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/basmuallim/abdulhamid-din-kitaplarini-yaktiriyor.html">Abdülhamîd Din Kitaplarını Yaktırıyor!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>Abdülhamîd Din Kitaplarını Yaktırıyor!</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="text-decoration: underline;"><em><span style="color: #cc0000; text-decoration: underline;"><strong>Merhûm Üstâd Necib Fazıl</strong></span></em></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Abdülhamîd hakkındaki İttihatçı, Mason, Yahudi, (Lö-vanten), kozmopolit ve Batı emparyalizması ajanlarının uydurduğu masallar o kadar gülünç, iğrenç ve havsala yakıcıdır ki, bunlardan yalnız bir tanesini, o da basın yönünden ele alıp aydınlığa çıkarmak geri kalanı izah edebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ziyaüddin, yani «dinin ışığı» ismindeki Meşrutiyet Şeyhülislâmı, daha doğrusu Şeyh-ül ifsad’ı, Padişahın halline fetvada gerektirici sebep olarak onun din ve şeriat kitaplarını yaktırdığını iddia eder.</p>
<p style="text-align: justify;">Abdülhamîd’in ne çapta bir mü’min ve din bağlısı olduğunu, bahsi gelince anlayacağız. Şimdi şu kadarını bildirmekle yetindim ki, Abdülhamîd, bütün Osmanlı hanedanı içinde en üstün dindardır ve onda bu ulvî duygu, imkân sınırlarını çatlacak derecede taşkındır. Nasıl olur da din ve şeriat kitaplarını yaktırabilir? Ona dünya imparatorluğunu verseler ve en küçük şeriat ölçüsünü bir ân için silmesini isteseler, kabul etmediği takdirde de bütün vatanı istilâ edeceklerine inandırsalar, acaba «peki» demesine ihtimal düşünülebilir mi? Bu sözleri demeyecek bir kâfir bulunamazken «Şeyhülislâm»ın, kâfirden beter bir münafığın, hem de «fetva» diye ortaya attığı küfürnameye ne buyurulur?</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyhülislâmlık taslayan münafığın, küfür iddiasını dayadığı vakıayı öğrenin de, Abdülhamid’in ne çapta bir müslüman ve ne türlü bir iftiraya kurban olduğunu dehşetler içinde görün!..</p>
<p style="text-align: justify;">İçindeki küfür karanlığına din ışığı ismi verilen sahte Şeyhülislâm Ziyaüddin’in, yakıldığından bahsettiği kitaplar, gerçekten ateşe verilmiş, hem de Çemberlitaş hamamının külhanında ateşe verilmiştir. Bunlar Celâl Paşa’nın Maarif Nazırlığı zamanında, her biri yüksek din ve ilim adamlarından kurulu «Teftiş ve Muayene Encümeni»nin zararlı olduğuna kanaat getirdiği 150 çuval kitaptır ki, belki yarısından fazlası sözde dinîdir. Mevzuları dini olan bu eserler din incelik ve gerçeklerinden haberi olmayan kimselerce belki de maksatlı olarak kaleme alındığı için yayınlanmalarına müsaade edilmemiş ve zaptedilerek çuvallar içinde saklanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Yani, dini bozan eserler din adına, din ölçüsüyle yasak ediliyor. Bir müddet sonra da evvela Kâğıthane Çayırı’nda, daha sonra Maarif Nezareti bahçesinde yakılmaları düşünülüyor. Fakat dumanları göğe çıkacak olan böyle bir yangının etrafa dehşet ve heyecan vereceği düşünülerek kitapların açıkta yakılmasından vaz geçiliyor, en temiz vasıta olarak bir hamam külhanı hatıra geliyor ve bunun için Çemberlitaş hamamı seçiliyor. Halktaki hayâl ve düşmanlardaki tezvir mizacı bu ya; 150 çuval kitabın alevler içinde kömürleştiğini gören ve duyanlar, acaba içlerinde ne var diye merak etmeden hükmü basıyorlar:</p>
<p style="text-align: justify;">-Abdülhamîd din kitaplarını yaktırıyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Tersine; Abdülhamîd, din maskesi altında dini bozan kitapları yaktırıyor.!</p>
<p style="text-align: justify;">Aradan şu kadar yıl geçtikten sonra da bütün gayeleri imân vecd ve sistemini yıkıp, yerine başka bir heyecan ve şekil getirmek isteyenlerin sahte Şeyhülislamı, bu hareketin dine aykırılık olduğuna dair fetva vermekten, Hak ve halk ölçüsüyle ne korkuyor, ne de utanıyor. Herhalde bu fetvayı verirken, bir gün Hakkın huzuruna çıkacağından da emin bulunmuyor. Fakat başında sarık ve sırtında cübbe taşımakta ve kullar görsün diye kıbleye dönmekte devam ediyor.</p>
<p style="text-align: justify;">«Maarif Nezareti Teftiş ve Muayene Encümeni» tarafından zararlı bulunup yaktırılan bu 150 çuvallık kitaplar hakkında Abdülhamîd’e verilen raporlar, kelimesi kelimesine malûmdur ve mahut kitabın 587, 588, 589′uncu sahifelerinde göz önüne serilmiştir.</p>
<p>O halde, Ulu Hakan ve Müminlerin Emîri hakkında verilecek fetva, onun, şeriatı korumak için şeriat adına düzenlenen yalancı eserleri yaktırdığı, yani dine en büyük hizmeti ettiği şeklinde olmalı değil miydi?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(Necip Fazıl Kısakürek – Ulu Hakan İkinci Abdülhamid Han – Büyük Doğu Yayınları – 14. basım – S. 200-201)</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı:04.10.2014)</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Kaynak: http://www.ikinciabdulhamid.com/abdulhamid-din-kitaplarini-yaktiriyor-190.html#more-190</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fabdulhamid-din-kitaplarini-yaktiriyor.html&amp;linkname=Abd%C3%BClham%C3%AEd%20Din%20Kitaplar%C4%B1n%C4%B1%20Yakt%C4%B1r%C4%B1yor%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fabdulhamid-din-kitaplarini-yaktiriyor.html&amp;linkname=Abd%C3%BClham%C3%AEd%20Din%20Kitaplar%C4%B1n%C4%B1%20Yakt%C4%B1r%C4%B1yor%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fabdulhamid-din-kitaplarini-yaktiriyor.html&amp;linkname=Abd%C3%BClham%C3%AEd%20Din%20Kitaplar%C4%B1n%C4%B1%20Yakt%C4%B1r%C4%B1yor%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fabdulhamid-din-kitaplarini-yaktiriyor.html&amp;linkname=Abd%C3%BClham%C3%AEd%20Din%20Kitaplar%C4%B1n%C4%B1%20Yakt%C4%B1r%C4%B1yor%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fabdulhamid-din-kitaplarini-yaktiriyor.html&amp;linkname=Abd%C3%BClham%C3%AEd%20Din%20Kitaplar%C4%B1n%C4%B1%20Yakt%C4%B1r%C4%B1yor%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fabdulhamid-din-kitaplarini-yaktiriyor.html&amp;linkname=Abd%C3%BClham%C3%AEd%20Din%20Kitaplar%C4%B1n%C4%B1%20Yakt%C4%B1r%C4%B1yor%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fabdulhamid-din-kitaplarini-yaktiriyor.html&amp;linkname=Abd%C3%BClham%C3%AEd%20Din%20Kitaplar%C4%B1n%C4%B1%20Yakt%C4%B1r%C4%B1yor%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fabdulhamid-din-kitaplarini-yaktiriyor.html&amp;linkname=Abd%C3%BClham%C3%AEd%20Din%20Kitaplar%C4%B1n%C4%B1%20Yakt%C4%B1r%C4%B1yor%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fabdulhamid-din-kitaplarini-yaktiriyor.html&amp;linkname=Abd%C3%BClham%C3%AEd%20Din%20Kitaplar%C4%B1n%C4%B1%20Yakt%C4%B1r%C4%B1yor%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fabdulhamid-din-kitaplarini-yaktiriyor.html&amp;linkname=Abd%C3%BClham%C3%AEd%20Din%20Kitaplar%C4%B1n%C4%B1%20Yakt%C4%B1r%C4%B1yor%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fabdulhamid-din-kitaplarini-yaktiriyor.html&amp;linkname=Abd%C3%BClham%C3%AEd%20Din%20Kitaplar%C4%B1n%C4%B1%20Yakt%C4%B1r%C4%B1yor%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fabdulhamid-din-kitaplarini-yaktiriyor.html&amp;linkname=Abd%C3%BClham%C3%AEd%20Din%20Kitaplar%C4%B1n%C4%B1%20Yakt%C4%B1r%C4%B1yor%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fabdulhamid-din-kitaplarini-yaktiriyor.html&amp;linkname=Abd%C3%BClham%C3%AEd%20Din%20Kitaplar%C4%B1n%C4%B1%20Yakt%C4%B1r%C4%B1yor%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fabdulhamid-din-kitaplarini-yaktiriyor.html&amp;linkname=Abd%C3%BClham%C3%AEd%20Din%20Kitaplar%C4%B1n%C4%B1%20Yakt%C4%B1r%C4%B1yor%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fabdulhamid-din-kitaplarini-yaktiriyor.html&amp;linkname=Abd%C3%BClham%C3%AEd%20Din%20Kitaplar%C4%B1n%C4%B1%20Yakt%C4%B1r%C4%B1yor%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fbasmuallim%2Fabdulhamid-din-kitaplarini-yaktiriyor.html&#038;title=Abd%C3%BClham%C3%AEd%20Din%20Kitaplar%C4%B1n%C4%B1%20Yakt%C4%B1r%C4%B1yor%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/basmuallim/abdulhamid-din-kitaplarini-yaktiriyor.html" data-a2a-title="Abdülhamîd Din Kitaplarını Yaktırıyor!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/basmuallim/abdulhamid-din-kitaplarini-yaktiriyor.html">Abdülhamîd Din Kitaplarını Yaktırıyor!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/basmuallim/abdulhamid-din-kitaplarini-yaktiriyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayrettin, Cennetmekân Abdülhamîd Hân’la Efgânî “Maskara” Ve Masonunu Aynı Kefeye Koymaz Mı!?.</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/hayrettin-cennetmekan-abdulhamid-hanla-efgani-maskara-ve-masonunu-ayni-kefeye-koymaz-mi.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/hayrettin-cennetmekan-abdulhamid-hanla-efgani-maskara-ve-masonunu-ayni-kefeye-koymaz-mi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Feb 2019 06:26:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10/02 Abdülhamid Hân Vefâtı]]></category>
		<category><![CDATA[Zıyâiyye BEKÇİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamid han]]></category>
		<category><![CDATA[Efgani masonu]]></category>
		<category><![CDATA[Karaman Hayrettin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=3842</guid>

					<description><![CDATA[<p>Müctehidîn-i (!) cümhûriyyeden Karaman Hayrettin, 18. Aralık târihli Yenişafak’daki köşesinden pek elemnâk bir yazı  ile, “Şii gayzı köpürtdü” dense </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/hayrettin-cennetmekan-abdulhamid-hanla-efgani-maskara-ve-masonunu-ayni-kefeye-koymaz-mi.html">Hayrettin, Cennetmekân Abdülhamîd Hân’la Efgânî “Maskara” Ve Masonunu Aynı Kefeye Koymaz Mı!?.</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><u>HAYRETTİN, CENNETMEKÂN ABDÜLHAMÎD HÂN’LA EFGÂNÎ “MASKARA” VE MASONUNU AYNI KEFEYE KOYMAZ MI!?.</u></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><em><u>Zıyâiyye BEKÇİSİ</u></em></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Müctehidîn-i (!) cümhûriyyeden Karaman Hayrettin, 18. Aralık târihli Yenişafak’daki köşesinden pek elemnâk bir yazı  ile, <em><strong>“Şii gayzı köpürtdü”</strong></em> dense yeridir!.. Serlevhası da şu:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“İran! Yapma, yazık oluyor&#8230;”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Diyalogçuluğuyla da ziyâde meşhûr ve <em><strong>“telfik ustası Reşid Rızâ’nın çırağı”</strong></em> Hayrettin, yıllardır (1979’dan beri) şii tufânı yiyen <em><strong>“Ortadoğu ve İslâm coğrafyasında”</strong></em> ortalık <em><strong>“fitne ateşi”</strong></em> ile cayır cayır yanarken,<strong> “Haksızlık karşısında dilsiz şey&#8230; olub susmuşdu!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Acebâ bu şii fitnesinden hiç haberi yok muydu da, şimdi <em><strong>“Ba’de harâbi’l-HALEB”</strong></em> mi işin farkına varıb (uyan)dı!?.</p>
<p style="text-align: justify;">Uyandıysa çok iyi, kendisine <em><strong>“sabâh-ı şerîfler hayrolsun mîrim”</strong></em> deyû bir tanzimâtçı temennâsı; veya <em><strong>“günaydın bayım”</strong></em> yollu bir cumhûriyetçi <em><strong>“esenlemesi”</strong></em> de çakılabilir!. Efgânî masonuna ziyâde sevgisinden ötürü, üstâdının bir zamanlar kayıtlı olduğu ALLÂH’sız Fransız mason locası hâtırâsına atfen,<em><strong> “Bonjour Monsieur”</strong></em> de denilebilir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yeter ki uyansın!. <em><strong>“Atı alan Üsküdar’ı geçmiş oldukdan sonra”</strong></em> da olsa, olsun!</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak, uyanacak adam veya madam, yazı-çizisiyle öyle bir keyfiyet ortaya koymalıdır ki, erbâb-ı nazara:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Bu adam veya bu madam uyanmışa benziyor, uyandı ve kedi gibi 4 bacak üzerine de düşüb dipdiri duruyor, sincap gibi de amuda kalkdı!”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Dedirtebilsin&#8230; Halbuki Bay Hayrettin tam tersine, uyanmış gibi yapıb bir şeyler mırıldanıyor; ve adamın aklına <em><strong>“acebâ karabasana mı uğradı, yoksa sayık..yor mu?”</strong></em> gibi istifhamlar getiriyor!.</p>
<p style="text-align: justify;">Mut’acı ve Takiyyeci Şii asâkir-i zalemesi <em><strong>“atı alıb Üsküdar’ı veya Haleb’i geçdikden sonra (er.el-i ömr)ünde” </strong></em>sâbık müctehid Hayrettin kitâbet eylemişler ki:</p>
<p style="text-align: justify;">“<em><strong>Sultan Abdülhamid, Nâdir Şah, Efgânî, bizdeki ve diğer coğrafyalardaki İslamcılar, yıllardan beri İslam Birliği&#8217;ne çağırıyor, bu amacı gerçekleştirmek için teorik ve pratik çalışmalar yapıyorlar; gel gör ki İslam dünyası gittikçe daha ziyade bölünüyor, çeşitli sebepler ve bahanelerle bölünmüş parçalar birbirine düşman oluyor, savaşıyor, Müslümanlara karşı düşmanla işbirliği bile yapabiliyorlar.”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Görüldüğü gibi <em><strong>“Zamân’e ve Abant’ıyye müctehidi”</strong></em> Hayrettin, biribirine tam zıd 3 târihî şahsiyeti bir tek satırın içinde ve biribirine muttasıl cem ederek, <em><strong>“takrîb-i edyân veya telfîk-i mezâhib”</strong></em> muâdili <em><strong>“takrîb-i eşhâs veya telfîk-i meşâhîr”</strong></em> gibi bir hâllere sokuvermiş!.</p>
<p style="text-align: justify;">En doğrusu Kelâm-ı Kadîm’in:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Ey ehli kitab! Bilib durduğunuz hâlde hakkı bâtıl ile neden karıştırıyor ve hakkı gizliyorsunuz, telbîs ediyorsunuz?”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Meâl-i şerîfindeki âyet-i celîlesine bir ölçüde sanki nazîre yapar gibi, <em><strong>“Abdülhamîd Cennetmekân’ın yanına, bâtıl olan 2 soytarıyı”</strong></em> da yamayıvermiş! Biz de şöyle desek isâbet etmez miyiz:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“EY EHL-İ TELFÎK! Neden müslümanla gavuru karıştırıyor ve müslümanın şemsiyesi altına sokarak o 2 mel’anetin masonluğunu ve küfrünü gizliyorsun?”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Böyle desek, fevkal’âde isâbet etmiş olmaz mıyız!?&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bunlar, Hayrettin’in 50 yıldır meşhur taktiklerindendir: Hakla bâtılı bir kefeye koymak; veya onları bir torbaya tıka basa  doldurarak, târih bilmeyen garîbân okuyucularının gözlerine, oradan da beyn-i bâlâlarına idhâl eyleyivermek!..</p>
<p style="text-align: justify;">Hulâsa mumâileyh, Abdülhamîd Cennetmekân hâriç diğer 2’sini de, (sıvacılar) vezninde <em><strong>“İslâmcılar”</strong></em> olarak; ve <em><strong>“İslâm Birliğine Çağıran” </strong></em>adamlar diyerek, sıkılmadan cihana takdîm ediyor veya kâriîn-i kirâmının (!) gözlerini küllüyor!..</p>
<p style="text-align: justify;">Ve mine’l- ğarâib  ve mine’l-ecâib!</p>
<p style="text-align: justify;">Cemâleddîn-i Efganî denen mason alçağın <em><strong>“İslâmiyyet’le”</strong></em> zerre kadar alâkası olmadığını; Cennetmekân Sultan Abdülhamîd Hân Hazretlerini devirmek içün Kâtil ve Bâtıl Haçlı Avrupa ajanı olarak nice fırıldaklar çevirdiğini; ve Halîfe-i Müslimîn Sultân-ı Merhûm’un bu Efgânî denen zındığa <em><strong>“maskara”</strong></em> buyurduklarını; ve İstanbul’da nezâret altında tutarak, İslâm milleti arasında dolaşıb cüzzam illetinden beter <em><strong>“mezhebsizlik, ve telfik v.s. gibi fitne”</strong></em> tohumları ekmesine mani’ olmak üzere geberinceye kadar İstanbul’dan çıkartmadığını, yüksek tepelerin de (akıl hocası) bu Hayrettin Prof bilmez mi!?. Tabii okuyucularının kısm-ı a’zamı bilmese de, bunlar, târîhî vâkıalar cümlesindendir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak, <em><strong>“cumhûriyet müctehidi”</strong></em> Hayrettin’in, Türkiye’de kimsenin tanımadığı <em><strong>“Nâdir Şâh”</strong></em> denen ve İran’daki Safevî hânedânı yerine Afşar Hânedânını iktidâra getiren bu <em><strong>“kan dökücü kâtil sapığı”</strong></em> birdenbire ortaya atarak, onu, badanacı vezninde <em><strong>“İslâmcı”</strong></em> yapıb ve Abdülhamîd Cennetmekân Hazretleri’nin de ismi ve şemsiyesi altına sokarak ve herifi onunla bir seviyede zikrederek; ve Nâdir Şah nam süflîyi üstelik <em><strong>“İslâm Birliğine Çağırıcı”</strong></em> olarak da millete şırıngalaması, cidden hem korkunç bir tahrîf ve hem de pek karanlık bir maksad eseri olsa gerekdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu <em><strong>“Nadir Şah”</strong></em> denen sapık sergerde, çıkdığı köyden gözü pekliği, aldatıcılığı, âmirlerine ihaneti ve suç isnâd etdiği kumandanlarının gözlerine <em><strong>mil çektirecek</strong></em> <em><strong>kadar işkenceciliği</strong></em> sa’yesinde (!) yüksele yüksele İran’da ŞÂH makâmına kadar geçmişdir!.. İhânet ve fırıldaklarla ele geçirdiği şahlık saltanatı aşağı yukarı (1736-47) arasında 11 sene kadardır. 1688’de doğan bu sergerde 15-16 yaşlarından i’tibâren, gebertildiği 1747 tarihine kadar elinde kılıç  vurmadığı ve dalmadığı aşîret, beylik, sultanlık, emirlik ve Osmanlı hükümrânlığı bırakmamışdır&#8230; Hindistan, Bağdad, Tiflis, Musul, Türkistan arasında da savrulub durmuş, yakıb yıkmış bir kan içici&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Evvelâ Meşhed’de Melik Mahmud’un emrindedir. Bir cirit oyununda velîni’meti Melik Mahmud’u öldürmek isterse de muvaffak olamaz ve kaçar! Sonra onunla mücâdeleye başlar. Kuşatdığı kaleleri düşürünce de, ileri gelenleri sorgusuz sualsiz acımasızca kılıçdan geçirir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">1727de Şah II. Tahmasb’ın hizmetine girer ve orduda yüksek rütbeler alır. Osmanlı kuvvetleri ile bütün ömrünce 20’ye yakın muhârebeye girerek İstanbul idâresine çok büyük zâyiât verdirmiş; ve böylece nice <em><strong>mehmedçiğin</strong></em> kanına girmişdir. Timurtaş ve Abdurrahman Paşa kuvvetleri ile de nice kanlı muhârebeler yapmış; ve daha sonra Tebriz Muhâfızı Kara Mustafa Paşa kuvvetlerine de çok zâyiat verdirmişdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Cumhûriyet Müctehidi telfiksever Hayrettin’in (hayrân) olduğu bu kana doymaz<em><strong> “İslâm’cı ve İslâm Birliğine Çağrıcı”</strong></em> kâtil, Moskoflarla anlaşarak Şah II.Tahmasb’ın 1732’de <em><strong>Osmanlı Devlet-i Aliyye’si ile yapdığı anlaşmayı beğenmeyib</strong></em>, Şâh’ı bir (darbe) ile indirerek sürgüne gönderir&#8230; Sonra da Şâh’ın 5 AYLIK oğlunu Şah; kendisini de<em><strong> “Şah VEKÎLİ” </strong></em> i’lân etdirerek 1732’de 44 yaşında (idâreyi) tamâmen ele geçirir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Cumhuriyet Müctehidi ve bir zamanların Abant demirbaşı ve hoşgörü-diyalogcu müftüsü Hayrettin’in <em><strong>“İslâmcı ve İslâm Birliği Çağrıcısı Nâdir’i”</strong></em>  hakkında devâm edelim:</p>
<p style="text-align: justify;">1736’da aşiret ve oymak reisleri ile eyâlet vâlilerini toplayıb onlara kendisini <em><strong>“ŞAH”</strong></em> ilân etdirdikden sonra, şu meşhûr zâlim ve kâtillerden <em><strong>Şâh İsmail’in şiiliğini</strong></em> de yanlış bulan Nadir nâm soytarı,<em><strong> “CÂFERÎLİK”</strong></em>  diye tutdurur; ve bunu kabûl etmeleri içün İslâm âlemine dayatmaya kalkar!.. Böylece kendisiyle de <em><strong>AFŞAR</strong></em> hânedânının saltanatını başlatır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Osmanlılar Avusturya ve Moskoflarla uğraşırken, şiilerin en mümeyyiz vasfı olan Osmanlı’yı arkadan vurmak içün o da, Anadolu askerlerini şarkdan sıkıştırır; ve onlara barış maddesi olarak <em><strong>“Caferîliğin 5. Mezheb olarak kabûl edilmesini”</strong></em> şart koşar!. Osmanlıların bunu kabul etmemesi üzerine ise, işler çıkmaza girer&#8230; Böyyük Cum. Müctehidi Hayrettin’in<em><strong> “İslamcı ve Birlikçi”</strong></em> sergerdesi ise pes etmez, daha da ileri gider ve İstanbul’a elçi göndererek<em><strong> “Caferîliğin 5. Mezheb olarak kabûl edilmesini; ve KÂBE’de Câferîlik içün bir de MAKÂM tahsîs edilmesini istemek”</strong></em> gibi sapıtmalarıyla ortalığı daha da <em><strong>karıştırmaya</strong></em> yani <em><strong>“Hayrettinî bir BİRLİĞE”</strong></em> devâm eder!!!..</p>
<p style="text-align: justify;">Demek ki, <em><strong>“telfikçi, takribçi, birlikçi, hoşgörücü, diyalogcu ve çağdaş”</strong></em> modern İslâmbeğenmezlerin<em><strong> “BİRLİKÇİLİĞİ”</strong></em> böyle egzantirik bir şey!.</p>
<p style="text-align: justify;">Devlet-i Aliyye, sergerdenin teklîf ve şartlarının hiçbirine iltifât etmiyerek kabûl etmez; ve soytarının elçileri süklüm püklüm geri döner!. Kana doymayan, Hind seferleri ile oraların servetlerini hazînesine taşıyan bu talancı sergerde, bu günümüzdekiler gibi sonradan görme hokkabaz, kendisini Cengiz putperesti gibi bir de <em><strong>“Cihângîr”</strong></em> ilân etdirir!..</p>
<p style="text-align: justify;">Osmanlıların, bütün tekliflerini geri çevirmesine de çok kızan bu Hayrettinî (!) ve <em><strong>“İslâm Birliği (!) Çağrıcısı ve İslâmcı”</strong></em> şeytan, bu kızgınlıkla sefer hazırlığına girişir; ve 2. Def’a Irak üzerine yürür ve Bağdad’ı kuşatır&#8230; Bağdâd Muhâfızı SÂFİ MİRZÂ’yı yakalatdırır; ve <em><strong>gözlerine mil çekdirerek</strong></em> Kars’da bulunan Serasker Ahmed Paşa’ya gönderir!. Böylesine de mülevves ve iğrenç bir (işkenceci) olarak târîhe geçer&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak 18. Yüzyılın bu gözü dönmüş kâtili, 21. Asırda, Cumhuriyet Müctehidi Hayrettin’in kaleminde <em><strong>“İslâm’cı bir İslâm Birliği Çağrıcısı” </strong></em>olur; ve Cennetmekân Sultân Abdülhamîd-i Sânî HÂN Hazretleri’nin ismi ile beraber anılacak kadar birden BÜYÜR, dehhâmeleşir ve Yenişafak cerîdesi üzerinden AKP cenâhına,  Sultan Hazretleri gibi büyük ve hayırlı bir varlık hâlinde takdîm edilir!..</p>
<p style="text-align: justify;">Tabii yiyene&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Hayrettin’in Abdülhamîd Cennetmekân Hazretleri’nin ismi ile beraber zikrederek <em><strong>“İslâm’cı ve İslâm Birliğine Çağırıcı”</strong></em> olarak takdîm etdiği, Osmanlı ve Ehl-i Sünnet düşmanı ve işkenceci gözü dönmüş eşkıyâ işte budur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Sonra gene bu Şâh bozuntusu, 1745’de de, Kars üzerine yürüyerek Osmanlı kuvvetlerine büyük <em><strong>zâyiât</strong></em>  verdirir&#8230; Bu sapık serserinin işi gücü, Osmanlı Haçlı ile uğraşırken, o da, <em><strong>Osmanlı ile boğuşmakdan</strong></em> ibâretdir. Bu hiç bitmeyen harbler, eşkıyâyı iktisâdî bakımdan iyice zora sokunca, bunu telâfî içün ehâliye çok ağır vergiler yüklemeye başlar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Netîcede halk, bu vergilere dayanamaz ve Nâdir’in ülkesinin pek çok yerinde ısyân ve baş kaldırmalar hızlanır; ve zorla alınan bu vergi ve haraclara halk ayaklanınca, o da bunları daha da şiddet ve kanla bastırmaya çalışır. Dînî yenilik ve yamultmalardan (!) müştakî olan Safevî artıkları ve şii mollaları da, bu ısyânlara katılınca, KATİLİN şiddeti daha da artar; ve önüne gelenleri öldürtmeye başlar&#8230; Isyânlara Azerîler ve Horasan halkı da iştirâk edince, artık çekilmez ve tehammül edilmez olan NADİR Şah adındaki bu kan dökücü, kendi kumandanlarının sûikasdı ile fecî şekilde gebertilir&#8230; Ve 1747’de, 11 senelik şahlık ve cihangirlik maskaralıkları da böylece yerin dibini boylar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İşte Hayrettin’in efrencî 18. Asırda yaşamış <em><strong>“İslâm Billiğine Çağırıcı İslâmcısı&#8230;” </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Ve onun, onbinlerce müslümanın ve Anadolu askerinin kanını dökmekden ibâret mülevves hayâtı&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye’deki Oryantalist ilâhiyatçı çömezleri, acebâ neden bu kadar berbât, rezil zâlimleri ve sapıkları <em><strong>“İslâm Büyükleri”</strong></em> yanına yerleştirerek onlarla beraber (Büyük) gösterir; ve müslümanlardan, neden bu tip adamların peşine takılmalarını isterler?. Bu İslâm (Beğenmezliğin) altındaki asıl sâik ne olabilir?</p>
<p style="text-align: justify;">Cemâlettin-i Efgânî denen fitnebaz ise, hakkında pek çok kitab yazılarak, Türkiye’de<em><strong> “İslâm’ı içden bulandırmak isteyen ve ehl-i sünnetin azılı düşmanı, Fransız locasının ateist karakterdeki bir masonu”</strong></em> olarak tanınan, ileri derecede bir sapıkdır&#8230; Bu tip karanlık herifler, neden ön plana çıkarılır; ve hiç başka İslâm büyüğü kalmamış gibi, bu tip<em><strong> “maskaralar” </strong></em>neden müslümanlara örnek olarak gösterilir?</p>
<p style="text-align: justify;">Yakın bir gelecekde, Hindistan’da hüküm süren ve <em><strong>NÂDİR ŞAH</strong></em> denen kan dökücüden 2 asır evvel yaşamış, sîreti <em><strong>EKFER</strong></em> sûreti <em><strong>(EKBER ŞAH)</strong></em> da, ilâhiyatçı Oryantalist çömezlerimiz tarafından müslümanların önüne <em><strong>“Takrîb-i Edyân=Dinlerin Birliği Kahramanı”</strong></em> olarak konursa, herhâlde hiç şaşırmamalıdır!. Çünki Efgânî ve Abduh’larla da devâm eden <em><strong>“Telfîkçilik ve takrîb-i mezâhib=mezheblerin birliği”</strong></em> iblislikleri, geçdiğimiz 2 asır içinde İslâm Milletine (zehir) olarak içirilmek istenmişdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> (Ekber Şâh) denen bu (ekfer sapık herif) de, 4-5 dinden yeni bir din uydurmak üzere uğraşmış, nice müslümanlara eziyet ve işkence tatbik etmişdir. Büyük Allâme-i Cihân İmâm-ı Rabbânî Müceddid-i Elf-i Sânî Ahmed-i Fârûk-i Serhendî Kaddesallâhu Sırrahu’l-Âlî Hazretleri, bu<em><strong> “Ekfer-i Bîdîn’den”</strong></em> gelen bütün zorlukları göğüsleyerek, bu azgın ve zâlim mel’unla mücâdele etmiş; bu Ekfer’in gebermesinden sonra yerine geçen oğlu ise, Büyük İmamı dinliyerek Ekfer’in küfür ve şirk dolu tahrîbâtını yaşatmamışdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Zamanımızda da <em><strong>“Hoşgörü-Diyalog”</strong></em> küfr ü şirkiyle başlayıb <em><strong>EKFER ŞÂH</strong></em> muâdili<em><strong> ESTER ŞÂH</strong></em> veya <em><strong>EBTER ŞAH</strong></em> cinsi sürüler ortalığı doldurmuş; ve İslâmiyyet’i tanınmaz hâle getirmek içün kimisi Pensilvanya’larda, kimileri ilâhiyatlarda, kimileri <em><strong>“denâat”</strong></em>larda, kimileri mukaddes tasavvufu perde edib onu istismâr istikâmetinde cirit atarak maskarahânelerde, milleti idlâl etmek üzere şeytanlarının emrinde gece gündüz çalışmakda ve ebedî ateş olan âkıbetlerine doğru yol almaktadırlar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Tekrar ederiz ki, Allâh Azze’nin Kelâm-ı Kadîm’indeki:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Ey ehli kitab! Bilib durduğunuz hâlde, hakkı bâtıl ile neden karıştırıyor; ve hakkı gizliyorsunuz, telbîs ediyorsunuz?”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Âyet meâlinde görülen <em><strong>“karıştırıcılık ve gizleyicilik</strong></em>” yani <em><strong>“telbis”</strong></em>, bugün de aynen çok çeşitli yer ve zamanlarda, görüldüğü gibi pek farklı şekillerde irtikâb edilmektedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Abdülhamîd Cennetmekân Hazretleri ile, O’nun <em><strong>“maskara”</strong></em> dediği ve kendisini hal’etmek isteyen hâini yanyana ve aynı gâye ve îmânın adamı gibi göstermek hangi üst aklın işidir!?</p>
<p style="text-align: justify;">İslâmiyyet’i içden karalamak içün <em><strong>“Peygamberlik, san’atlardan bir san’atdır”</strong></em> diyerek (makâm-ı risâleti) alelâde bir meslek gibi sıradanlaştıracak kadar din düşmanı eşirrâyı yani ateist mason kuyruklarını Büyük Sultan ile yanyana getirmek; ve aynı kefeye koyarak bunu zerre kadar da sıkılmadan dünyâya i’lân etmek, Sultân-ı Merhûm’a fevkal’âde bir hakâret, aşağılama ve düşmanlık  olduğu gibi, öteki alçakları da yükseltmek ve göklere çıkarmak fazîhasıdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yarım asırdır bu kabil <em><strong>“telbis=hakkı bâtılla bulama” </strong></em>manevra ve taktikleriyle bugünlere gelen; ve <em><strong>“sabık hoşgörü ve diyalogdan sâbıkalı”</strong></em> adam ve madamlar, biavnihî Teâlâ, artık bundan sonra bu <em><strong>fitnelerine</strong></em> rahat devâm edemeyeceklerdir vesselâm&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 24.12.2016)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fhayrettin-cennetmekan-abdulhamid-hanla-efgani-maskara-ve-masonunu-ayni-kefeye-koymaz-mi.html&amp;linkname=Hayrettin%2C%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99la%20Efg%C3%A2n%C3%AE%20%E2%80%9CMaskara%E2%80%9D%20Ve%20Masonunu%20Ayn%C4%B1%20Kefeye%20Koymaz%20M%C4%B1%21%3F." title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fhayrettin-cennetmekan-abdulhamid-hanla-efgani-maskara-ve-masonunu-ayni-kefeye-koymaz-mi.html&amp;linkname=Hayrettin%2C%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99la%20Efg%C3%A2n%C3%AE%20%E2%80%9CMaskara%E2%80%9D%20Ve%20Masonunu%20Ayn%C4%B1%20Kefeye%20Koymaz%20M%C4%B1%21%3F." title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fhayrettin-cennetmekan-abdulhamid-hanla-efgani-maskara-ve-masonunu-ayni-kefeye-koymaz-mi.html&amp;linkname=Hayrettin%2C%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99la%20Efg%C3%A2n%C3%AE%20%E2%80%9CMaskara%E2%80%9D%20Ve%20Masonunu%20Ayn%C4%B1%20Kefeye%20Koymaz%20M%C4%B1%21%3F." title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fhayrettin-cennetmekan-abdulhamid-hanla-efgani-maskara-ve-masonunu-ayni-kefeye-koymaz-mi.html&amp;linkname=Hayrettin%2C%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99la%20Efg%C3%A2n%C3%AE%20%E2%80%9CMaskara%E2%80%9D%20Ve%20Masonunu%20Ayn%C4%B1%20Kefeye%20Koymaz%20M%C4%B1%21%3F." title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fhayrettin-cennetmekan-abdulhamid-hanla-efgani-maskara-ve-masonunu-ayni-kefeye-koymaz-mi.html&amp;linkname=Hayrettin%2C%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99la%20Efg%C3%A2n%C3%AE%20%E2%80%9CMaskara%E2%80%9D%20Ve%20Masonunu%20Ayn%C4%B1%20Kefeye%20Koymaz%20M%C4%B1%21%3F." title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fhayrettin-cennetmekan-abdulhamid-hanla-efgani-maskara-ve-masonunu-ayni-kefeye-koymaz-mi.html&amp;linkname=Hayrettin%2C%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99la%20Efg%C3%A2n%C3%AE%20%E2%80%9CMaskara%E2%80%9D%20Ve%20Masonunu%20Ayn%C4%B1%20Kefeye%20Koymaz%20M%C4%B1%21%3F." title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fhayrettin-cennetmekan-abdulhamid-hanla-efgani-maskara-ve-masonunu-ayni-kefeye-koymaz-mi.html&amp;linkname=Hayrettin%2C%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99la%20Efg%C3%A2n%C3%AE%20%E2%80%9CMaskara%E2%80%9D%20Ve%20Masonunu%20Ayn%C4%B1%20Kefeye%20Koymaz%20M%C4%B1%21%3F." title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fhayrettin-cennetmekan-abdulhamid-hanla-efgani-maskara-ve-masonunu-ayni-kefeye-koymaz-mi.html&amp;linkname=Hayrettin%2C%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99la%20Efg%C3%A2n%C3%AE%20%E2%80%9CMaskara%E2%80%9D%20Ve%20Masonunu%20Ayn%C4%B1%20Kefeye%20Koymaz%20M%C4%B1%21%3F." title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fhayrettin-cennetmekan-abdulhamid-hanla-efgani-maskara-ve-masonunu-ayni-kefeye-koymaz-mi.html&amp;linkname=Hayrettin%2C%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99la%20Efg%C3%A2n%C3%AE%20%E2%80%9CMaskara%E2%80%9D%20Ve%20Masonunu%20Ayn%C4%B1%20Kefeye%20Koymaz%20M%C4%B1%21%3F." title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fhayrettin-cennetmekan-abdulhamid-hanla-efgani-maskara-ve-masonunu-ayni-kefeye-koymaz-mi.html&amp;linkname=Hayrettin%2C%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99la%20Efg%C3%A2n%C3%AE%20%E2%80%9CMaskara%E2%80%9D%20Ve%20Masonunu%20Ayn%C4%B1%20Kefeye%20Koymaz%20M%C4%B1%21%3F." title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fhayrettin-cennetmekan-abdulhamid-hanla-efgani-maskara-ve-masonunu-ayni-kefeye-koymaz-mi.html&amp;linkname=Hayrettin%2C%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99la%20Efg%C3%A2n%C3%AE%20%E2%80%9CMaskara%E2%80%9D%20Ve%20Masonunu%20Ayn%C4%B1%20Kefeye%20Koymaz%20M%C4%B1%21%3F." title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fhayrettin-cennetmekan-abdulhamid-hanla-efgani-maskara-ve-masonunu-ayni-kefeye-koymaz-mi.html&amp;linkname=Hayrettin%2C%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99la%20Efg%C3%A2n%C3%AE%20%E2%80%9CMaskara%E2%80%9D%20Ve%20Masonunu%20Ayn%C4%B1%20Kefeye%20Koymaz%20M%C4%B1%21%3F." title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fhayrettin-cennetmekan-abdulhamid-hanla-efgani-maskara-ve-masonunu-ayni-kefeye-koymaz-mi.html&amp;linkname=Hayrettin%2C%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99la%20Efg%C3%A2n%C3%AE%20%E2%80%9CMaskara%E2%80%9D%20Ve%20Masonunu%20Ayn%C4%B1%20Kefeye%20Koymaz%20M%C4%B1%21%3F." title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fhayrettin-cennetmekan-abdulhamid-hanla-efgani-maskara-ve-masonunu-ayni-kefeye-koymaz-mi.html&amp;linkname=Hayrettin%2C%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99la%20Efg%C3%A2n%C3%AE%20%E2%80%9CMaskara%E2%80%9D%20Ve%20Masonunu%20Ayn%C4%B1%20Kefeye%20Koymaz%20M%C4%B1%21%3F." title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fhayrettin-cennetmekan-abdulhamid-hanla-efgani-maskara-ve-masonunu-ayni-kefeye-koymaz-mi.html&amp;linkname=Hayrettin%2C%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99la%20Efg%C3%A2n%C3%AE%20%E2%80%9CMaskara%E2%80%9D%20Ve%20Masonunu%20Ayn%C4%B1%20Kefeye%20Koymaz%20M%C4%B1%21%3F." title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fhayrettin-cennetmekan-abdulhamid-hanla-efgani-maskara-ve-masonunu-ayni-kefeye-koymaz-mi.html&#038;title=Hayrettin%2C%20Cennetmek%C3%A2n%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99la%20Efg%C3%A2n%C3%AE%20%E2%80%9CMaskara%E2%80%9D%20Ve%20Masonunu%20Ayn%C4%B1%20Kefeye%20Koymaz%20M%C4%B1%21%3F." data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/hayrettin-cennetmekan-abdulhamid-hanla-efgani-maskara-ve-masonunu-ayni-kefeye-koymaz-mi.html" data-a2a-title="Hayrettin, Cennetmekân Abdülhamîd Hân’la Efgânî “Maskara” Ve Masonunu Aynı Kefeye Koymaz Mı!?."></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/hayrettin-cennetmekan-abdulhamid-hanla-efgani-maskara-ve-masonunu-ayni-kefeye-koymaz-mi.html">Hayrettin, Cennetmekân Abdülhamîd Hân’la Efgânî “Maskara” Ve Masonunu Aynı Kefeye Koymaz Mı!?.</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/hayrettin-cennetmekan-abdulhamid-hanla-efgani-maskara-ve-masonunu-ayni-kefeye-koymaz-mi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ş. Eygi Abdülhamîd Hân&#8217;a &#8220;Müstebit&#8221; Diyor!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/s-eygi-abdulhamid-hana-mustebit-diyor.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/s-eygi-abdulhamid-hana-mustebit-diyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Feb 2018 08:11:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10/02 Abdülhamid Hân Vefâtı]]></category>
		<category><![CDATA[Mehemmed SAFFET]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülhamid Han'ın düşmanları]]></category>
		<category><![CDATA[Eygi'nin Abdülhamid Han'a iftirası]]></category>
		<category><![CDATA[Padişah müstebit miydi?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=5579</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şevket Eygi Bey, İstanbul terbiyesi almış çok kibar mı kibar bir Beyefendi bilinir!. Ancak, aşağıda o kadar kibarlaşmış ki, Cennetmekân Fidevs-i </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/s-eygi-abdulhamid-hana-mustebit-diyor.html">Ş. Eygi Abdülhamîd Hân&#8217;a &#8220;Müstebit&#8221; Diyor!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;">Ş. EYGİ ABDÜLHAMÎD HÂN&#8217;A &#8220;MÜSTEBİT&#8221; DİYOR!</span></h2>
<h1 style="text-align: center;"><strong><u>Ş. EYGİ’NİN,  HALÎFE-İ MÜSLÎMÎN ABDÜLHAMÎD CENNETMEKÂN HAZRETLERİNE “MÜSTEBİT” DİYEN EDEB VE TERBİYESİ!</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Mehemmed SAFFET</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Şevket Eygi Bey, İstanbul terbiyesi almış çok kibar mı kibar bir Beyefendi bilinir!. Ancak, aşağıda o kadar kibarlaşmış ki, <strong>Cennetmekân Fidevs-i Âşiyân Halife-i Müslimîn Essultan İbn’ü-ssultan Gâzî Abdülhamîd-i Sânî Aleyhirrahmeti Ve’l-Ğufran Efendimiz Hazretlerini </strong>diline ve kalemine, <strong>&#8220;Bakkal Sultan Amca veya Bakkal Sultan Kadın&#8221;</strong> der gibi almış!. Bir de arkasından, bazı taşnak (p.çleri) ve İT&#8217;ci (İttihad ve Terakkî hâinleri) gibi<strong> &#8220;müstebitliğini&#8221;</strong> ve <strong>&#8220;otoriterliğini&#8221;</strong> eklemiş!.</p>
<p style="text-align: justify;">Böylece, İstanbul Beyefendisi olduğunu dört dörtlük isbât eylemiş!</p>
<p style="text-align: justify;">Tabii çok çirkin ve yakışıksız&#8230; Çok şükretmeliyiz ki, bir takım ermeni gâvurları gibi de <strong>“Kızıl Sultan”</strong> dememiş!. Gene bin kere teşekkür ve ihtirâmâtımızı da arzetmeliyiz ki, Âkif denen adam gibi,<strong> “ödlek, baykuş, zalim, kan dökücü, pinti</strong>” ve sâire gibi zifos sıçratan pis ve kirli küfürbazlıklarla sövüb saymamış!</p>
<p style="text-align: justify;">Şükranlar Sayın Eygi!</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak,<strong> “müstebitdi”</strong> lâf-ı güzâfı bile, doğrudan doğruya Halîfe Hazretlerinin İslâm düşmanı mülevves ve müfterî muârızlarının bir <strong>“iftirâsı”</strong> olmak hasebiyle, bunun hâlâ gazete köşelerinden dünyaya duyuruluşunu ve yazılara sıvaştırılır oluşunu  görmek, bir müslüman olarak adamın kanına dokunuyor&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Tevbe Yâ Rabbi!.</p>
<p style="text-align: justify;">Cennetmekân Büyük Halife İrtihâl-i Dâr-ı Bekâ eyliyeli 95 , hal’ edilişinden 105 sene geçmiş, hâlâ daha, taa geçmiş yıllardaki âdî ve mülevves müfterîlerin iftirâları piyasada tedâvülde!. Hem de, O’nu <strong>“gûyâ sevdiğini saydığını”</strong> ileri sürenlerin kalemleriyle!. Mevlâ-yı Müteal, insana aptal dost yerine, akıllı düşman nasib buyursun!</p>
<p style="text-align: justify;">Yâhu arkadaşım, çala kalem yazma, yazdıktan sonra (edebe ve terbiyeye muhâlif) bir halt etdim mi diye bir gözden geçir, tara; tarakla tarar gibi tara&#8230; Bu kaç yüzüncü çam deviriş!?</p>
<p style="text-align: justify;"> El Hayâ el edeb!.</p>
<p style="text-align: justify;">33 Sene Millet-i Beyzâ&#8217;yı idâre etmiş, gâvurların nefesini kesmiş, îmânı ve İslâm’ı bütün, ümmetin veliyy-i ni&#8217;meti, makâm-ı hilafet ve velâyetde bulunmuş bir zât-ı şerîf içün, bu ne biçim kalem sapıtması ve raydan çıkmasıdır, gel de tepen atmasın!</p>
<p style="text-align: justify;">Okuyalım:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1) <span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">&#8220;Sultan Abdülhamid düştükten sonra ülke, halk ve devlet rahat görmedi, huzur bulmadı.&#8221;</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Düşdükden”</strong> sonra da denmez, hâinlerin <strong>“hal&#8217; edişinden”</strong> sonra denir. <strong>Düşdü</strong> dersen, karda ayağı kaymış da düşmüş, veya merdivenden düşüb yuvarlanmış ma’nâlarını da tedâî etdirirsin!. <strong>“Takke (düşdü) kel göründü!”</strong> atasözümüzü de tahattur ederiz!. Meselâ Menderes için bile <strong>“düşdü ve düşük”</strong> kelimesini kullanmak edeben çok büyük bir hatâdır&#8230;. Yassıada denen rezâlethânede, o hakim ve savcı denen cunta kilâb-ı nâşerîfi herifler, aylarca, <strong>“düşükler getirildi, yok düşükler götürüldü, düşük de düşük!”</strong> nâneleri ve hakâretleri ile dünyâ önünde kaç paralık ve satılık nesneler olduklarını nasıl gösterdiler!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2) <span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">&#8220;Padişah, müstebitti, otoriterdi ama hiç olmazsa bugünkü kadar fitne ve fesat yoktu.&#8221;</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ne acib ve edebe mugâyir bir kelâm! Ne yaptı da<strong> “müstebit” </strong>oldu?.<strong> “Otoriterdi”</strong> lâf-ı güzâfı da <strong>“müstebitdi”</strong>den sonra ve ona destek ve tasdik ve tahkim makâmında geldiğine göre, bu da müsbet değil, tahtıe edici bir lâfız&#8230; Adamın, F.Gülen’in meşhur <strong>“yahudi otoritesi”</strong> tekerlemesindeki gibi mi bir şey, diyesi geliyor?! <strong>“Otorite”, emretme ve itaat etdirme iktidârı </strong>demekdir. Âdil bir devlet reisinin bu frenk kelimesi ile ve müsbet bir ma’nâ yükliyerek tavsîf edilmesi, bir nakîsa değil, tam tersine, Şerîat’ın emretdiği çok büyük bir meziyetdir. İçinde bulunduğumuz 105 yıllık devre, laçkalığın, pelteliğin, çözülmenin, dağılmanın, pörsümenin, kargaşanın, ipsizliğin, îmansızlığın, İslâmsızlığın, hılâfetsizliğin, kerhâneciliğin, meyhâneciliğin, fâizhâneciliğin, soyunukluğun, şehvet ve şöhretperestliğin, putperestliğin, hulâsa <strong>otoritesizliğin</strong> ortaya çıkardığı bir bataklıkdır; ve bundan, bu bataklığın bekçi ve köleleri bile aslâ memnûn değillerdir&#8230; Nerde kaldı ki, aklı bilmem neresine kaçmamış bir müslüman memnûn olsun!</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;">Eygi,<strong> &#8220;Padişah, müstebitti, otoriterdi ama hiç olmazsa bugünkü kadar fitne ve fesat yoktu&#8221; </strong>derken, <strong>“müstebit ve otoriter oluşun”</strong> iyi değil, kötü bir vasıf olduğunu kastederek bunları kaleme alıyor&#8230; </span>Demek ki, İT tâifesinin (İttihad-Terakkî tâifesinin), masonların, ateist kamalistlerin ve cümle İslâm düşmanlarının Allâh Rasûlü’nün Halîfesi hakkında yıllardır söyledikleri <strong>“müstebit”</strong> lâfı <strong>“iftirâ&#8221;</strong> değil de bir vâkıa imiş! Bu menfî ahlâk ve davranış, ümmetin <strong>“veliyy-i ni’met”</strong> bildiği zâtda varmış&#8230; Ama, bütün bu menfîliğine mukâbil, şu müsbet tarafları da varmış, neymiş o, O&#8217;nun zamanında, <strong>“bugünkü kadar fitne ve fesad yokmuş!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sevsinler bu kalemin şeyden terâzi ve kefelerini!</p>
<p style="text-align: justify;">O zaman da fitne ve fesad varmış ama bugünki kadar çok değilmiş!. Hılâfeti Osmâniyye ile cumhûriyyet-i ılmâniyyeyi muvâzene edib aralarındaki o nâmütenâhî fitne ve fesad şekil, cins ve miktarını, sanki biribirinden çok farklı değilmiş, biribirine yakınmış gibi gösteren böyle bir mukâyese, aklı başında bir adam ve madama hiç de mülâyim ve yutulur cinsden gelemez&#8230; Allâh Rasûlü’nün Halifesi ümmetin başında iken, mevcûd <strong>“fitne ve fesâd”</strong>, belli bir mikyasda taayyün etse bile; öteki tarafın fitne ve fesâdı, bizzat kendisinin, yani zâtının fitne ve fesaddan ibâret oluşu i’tibâriyle, mukâyese imkânı bile ortaya koyamaz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Hergün “imâm-ı kebîr” nârası atan bir adamın, bu mes’eleleri böylesine çarpık kıymetlendirmesi ve anlaması vâkıası karşısında, yandı gülüm keten helva!</p>
<p style="text-align: justify;">Cennetmekân Gâzî Sultân Abdülhamîd-i Sânî Aleyhirrahmeti Ve’l-Ğufran Hazretlerini bile beğenmeyib, mahalle bakkalı yerinde görerek böylesine bir rahatlık ve yayılmışlık içinde ve hiçbir mes’ûliyyet hissetmeden çalakalem ve sıkılmadan <strong>tahtıe</strong> eden bir adam, aceba nereden <strong>“imam-ı kebîr”</strong> idhâl edecek; ve onu beğenib bey’at etmiye lâyık ve elyak ve ehil ve makâm-ı muallâ-yı hılâfeti bihakkın temsile muvafık görecekdir?..</p>
<p style="text-align: justify;">Baksanıza, Müşarünileyh Hazretleri bile, haçlı, mason, İT takımı, ateist kamalist, reformist, râfızî ve cümle yehudisever ve dönmetaparların dediği gibi, Eygi’nin de şehâdetiyle <strong>“müstebit ve otoritermiş!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Eygi’nin safı da yavaş yavaş mübeyyen olmaktadır!</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Müşârünileyh Hazretleri gibi bütün İslâm âleminin, İslâm ulemâ ve meşâyihinin bey’atına mazhar ve hakkıyla nâfizü’l-hüküm ve veliyyü’l-emr bir zat-ı şerîf bile burun kıvrılarak kaleme alınırsa, Eygi’nin, o<strong> “bey’at edilecek imâm-ı kebîri” </strong>acebâ hangi gökden, kaçıncı katdan, hangi zıyâlı, hangi entel ve daltel müslümanların gülistânına inzâl olunacakdır ki, Efendi Hazretlerinin bey’at-ı seniyyelerine de mazhar ola!?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Müstebit ve otoriter”</strong> ha?</p>
<p style="text-align: justify;">Oha!</p>
<p style="text-align: justify;">En az 105 senedir dillerde dolaşan bu südü bozuk iftirâyı kimlerin uydurduğu artık apaçık meydanda iken, bu <strong>“iftirâyı”</strong> utanmadan ağzına ve kalemine sıvaştıranlara Allâh hidâyet nasîb eylesin! En az 105 senedir, durub dinlenmeden bu iftirayı (gev.ş) getiren şebeke ve çeteler kim, bunu artık bilmiyen mi kaldı?</p>
<p style="text-align: justify;">Müstebit ne demek, evvelâ buna bakalım: <strong>“Emri altında olan kimselere söz hakkı ile meşru’ hürriyet haklarını kısıtlıyan veya vermiyen, ZÂLİM, DESPOT, kendi görüşünde olmıyanlara baskı yapan âmir&#8230;”</strong><em> (Osmanlıca Türkçe Lugat,s: 603, tab’ tarihi 2010)</em></p>
<p style="text-align: justify;">Büyük Türkçe Sözlük, s: 583’den: <strong>“1. Nizamı temin etmek içün otoritesini kullanan, 2. Müstakil olan, istediği gibi hareket eden, 3. Zulüm ve baskıda bulunan, keyfine göre idâre eden.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kimse inkâr edemez ki, 105 senedir, <strong>istibdâd</strong> ve ism-i fâil olan <strong>müstebid</strong> kelimeleri, Halîfe-i Müslimîn Cennetmekân Abdülhamîd Han Aleyhirrahmeti Ve’l-Ğufrân Hazretleri içün son derece menfî ma’nâlar yüklenerek bu kasd-ı mahsûs ile kullanılmışdır. Bunlar içinde en meşhur bilinenleri, <strong>“konuşturmıyan, yazdırmıyan, hürriyet düşmanı, zâlim, despot ve baskıcı” </strong>sıfatlarıdır&#8230; Bu menfîlikleri dillerine pelesenk edenler de, beyân etdiğimiz gibi, Müşârünileyh Hazretlerinin muârızı masonlar, İT çeteleri, bazı ermeni eşkıyâları, ahmak şâir taslakları, ateist haçlı dölleri, ataist kamalistler, siyonist yer altı mikrop yuvaları, sabataist (dönme) vatan hâinleri, muhteris politika pislikleri, hulâsa İslâm Dîn-i Mübîni’nin azılı düşmanları ve sâir bataklık haşerâtıdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Halîfe-i Müslimîn Hazretlerine <strong>“müstebid ve otoriter”</strong> iftirâsını yamayan ve durmadan bunu tekrar eden mel’unlar ittifâkı, işte bunlardır; ve bunların dışında, müslümanlar ve onların ulemâ ve meşâyihi içinde, bu <strong>“iftirâ ve yalanlara” </strong>tenezzül eden aklı başında bir tek kişi bile gösterilemez. Pekçokları, muvakkat bir zaman içün yalan, dolan, gözküllemeler, aldatmalar veya yemlemelerle kandırılmışlarsa da, sonradan, bunların ne tür iğrenç <strong>“iftiralar olduğunu”</strong> anlamış ve pişman olarak tevbe etmiş zevât-ı kirâmdır. Üç beş kişi kadar meşhur herif tevbe etmemiş ve inadlarında direnmişlerse de, bunlar, zaten i’rabda yeri olan mahlûkât da değillerdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Hangi müslüman ve onların meşâyih ve ulemâsı Müşarünileyh Hazretlerine, o bildiğimiz <strong>“iftirâları”</strong> revâ görmüş ve o tür sütsüz uydurmalarla <strong>itâle-i lisanda</strong> bulunmuşdur?. Eser-i gafletden, İT’çi ve masonların tuzaklarına düşenler olmuşsa da, bilâhere hepsi de işin iç yüzünü anlayınca <strong>“tevbe”</strong> etmiş afv niyâz etmişlerdir&#8230; Rızâ Tevfik gibi aşırı bir İttihadçı bile, hakîkatı anladıkdan sonra, Silistreli Merhûm Süleyman Hilmi Tunahan Hazretlerinin tavsiyesiyle, günahlarına keffâret olmak üzere, bir manzûme ile avf niyâz etmek fazîletini göstermişdir&#8230; Ve meşhûr <strong>“Sultân Abdülhamîd&#8217;in Ruhâniyyetinden İstimdâd”</strong> manzûmesini kaleme almışdır. Şâir, İT’çi bir fedâî olmasına rağmen, bil’ahâre korkunç hakîkatları anlamış ve erkekçe kendini ortaya koyarak, <strong>“istibdad”</strong> iftirasını şiddetle reddetmişdir. Aşağıda iktibas edeceğimiz satırlar ve manzûme, bunun en güzel delîlidir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“SULTAN ABDULHAMİD&#8217;İN RUHANİYETİNDEN İSTİMDÂD</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Rıza Tevfik, Sultan Abdülhamid&#8217;e karşı çıkanlardan; hatta, kendi ifadesiyle, 31 Mart komplosunu tertipleyenlerden biri. Seneler sonra Sultan Abdülhamid&#8217;den &#8220;özür dileyen&#8221; bir şiir yazmış. Bu şiirin çeşitli kaynaklardan birleştirilerek elde edilmiş bir şekli aşağıda&#8230;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Necip Fazıl Kısakürek (Merhûm) bu şiiri 1947&#8217;de Büyük Doğu’da yayınladığı için bir süre hapis <strong><em>yatmış. Rıza Tevfik’in hastane yatağında şunları söylediği naklediliyor:</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Ben bu şiiri Türk milletine hakaret kasdıyla değil, tamamıyle aksi olarak, Türk milletini ölüme götüren bir zümreyi teşhir ve Abdülhamid Han&#8217;a edilen iftiraları tesbit gayesiyle yazdım. 31 Mart vakasını tertiplediği isnadı altında tahtından alaşağı edilen büyük hükümdar, bu isnadla, sade iftiraların değil, tertiplerin de en hâinine hedef tutulmuştur. 31 Mart&#8217;ı tertipleyen İttihatçılar ve bu işe memur edilenler arasında bizzat ben varım. 31 Mart&#8217;ı kışkırtma ve körükleme işini Selim Sırrı ile Rıza Tevfik idare etti. Hasta yatağımdan söylediğim bu sözlere tarih kulak kabartsın.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Bkz. Ahmet Kabaklı, Temellerin Duruşması, Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları, 15. Baskı (1992); s.140.</p>
<p><strong><em><br />
Nerdesin, Şevketli Abdülhamîd Han?<br />
Feryâdım varır mı bârigâhına?<br />
Ölüm uykusundan bir lâhza uyan,<br />
Şu nankör milletin bak günâhına!</em></strong></p>
<p>Târihler ismini andığı zaman,<br />
Sana hak verecek ey koca sultan!<br />
Bizdik utanmadan <u>iftira</u> atan,<br />
Asrın en siyâsi pâdişâhına&#8230;</p>
<p>&#8220;Pâdişâh hem <u>zâlim</u>, hem <u>deli</u>&#8221; dedik,<br />
İhtilâle kıyam etmeli dedik,<br />
Şeytan ne dediyse biz &#8220;beli&#8221; dedik,<br />
Çalıştık <u>fitnenin</u> intibâhına!.</p>
<p>Divâne sen değil, meğer bizmişiz,<br />
Bir çürük ipliğe hülyâ dizmişiz ,<br />
Sâde deli değil, <u>edepsizmişiz</u>!<br />
<u>Tükürdük</u> atalar kıblegâhına&#8230;</p>
<p>Sonra <u>cinsi bozuk</u>, ahlâkı fenâ,<br />
Bir sürü türedi, girdi meydana!<br />
Nerden çıktı bunca <u>veled-i zina?</u><br />
Yuh olsun bunların ham ervâhına!</p>
<p>Bunlar halkı didik didik dittiler,<br />
Katliâma kadar sürüp gittiler ,<br />
Saçak öpmeyenler secde ettiler,<br />
Bir âsî zâbitin pis külâhına!</p>
<p>Milliyet davası fıska büründü,<br />
Ridâ-yı diyânet yerde süründü,<br />
Türkün ruhu zorla âsi göründü,<br />
Hem Peygamber’ine hem Allâh&#8217;ına&#8230;</p>
<p>O itler nedense bana salmadı,<br />
Belâlı idi başım kimse almadı,<br />
Seyirden başka iş de kalmadı,<br />
Gurbet ellerin bu seyyâhına!</p>
<p>Çok kimseye vatan şimdi mezardır!<br />
Herkesin belâdan nasîbi vardır!<br />
Selâmete eren pek bahtiyârdır !<br />
Bu şeb-i yeldânın şen sabâhına&#8230;</p>
<p>Haddi yok açlıkla derde girenin,<br />
Sehpâ-yı kazâya boyun verenin!<br />
Lâ’netle anılan cebâbirenin,<br />
Bu rahmet okuttu en küstâhına!</p>
<p>Bugün varsa yoksa Mu&#8230;.. &#8230;al!<br />
Şöhretine herkes fuzûlî dellâl&#8230;<br />
Âlem-i  ma’nâdan bak da ibret al!<br />
Uğursuz tâlihin şu kemrâhına&#8230;</p>
<p>Tahkîre yeltenip tâc-ü tahtını,<br />
Sınadı bu millet kara bahtını !<br />
Denedi sillenin nerm ü sahtını!<br />
Rahmet Sultânım,  sûz-ı âhına&#8230;</p>
<p>Hoş oldu cilvesi bu hürriyetin!<br />
Tadı yok amma şu meşrûtiyyetin!<br />
Deccale zil çalan böyle milletin,<br />
Bundan başka çâre yok ıslâhına!..</p>
<p>Lâkin sen sultanım , Gavs-ı Ekbersin !<br />
Âhiret’den bile himmet eylersin,<br />
Çok çekti şu millet murâda ersin,<br />
Şefâat kıl şahım, mededhâhına&#8230;</p>
<p>Şair: Rıza Tevfik BÖLÜKBAŞI</p>
<p style="text-align: justify;">Vaktiyle 31 Mart tezgâhının da içinde bulunacak kadar ileri bir İT çemberi içinde bulunan Rızâ Tevfik, bu son derece samîmî i’tirafları ile apaçık ortaya koyuyor ki, Halîfe-i Müslimîn Hazretleri, hakkındaki bütün ta’n u teşni’, tahtie ve levm gibi düşman taarruzlarından berîdir; ve bunların topu da, bir iftirâdan ibâretdir. Rızâ Tevfik, bunu şu bir tek kıt’asıyla bile son derece sarîh ve yiğitçe ilân ve i’tirâf etmektedir:<br />
<strong><em><br />
“Târihler ismini andığı zaman,<br />
Sana hak verecek ey koca sultan!<br />
Bizdik utanmadan <u>iftira</u> atan,<br />
Asrın en siyâsi pâdişâhına&#8230;”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ne yazık ki, Âkif gibi birkaç adam ve madam, atdıkları iftirâlardan rücû’ etmemiş, hakkı i’tirâf fazîleti gösterememişdir. Âkif, <strong>“baykuş, ödlek, korkak, müstebit, zalim, kan dökücü!”</strong> gibi İT ağzını (İttihat T ağzını) ve topâneli dilini kullanmaya ve küfürbazlığa devam ederek ve Safahât’ını sefahâta çevirmekden hazer etmiyerek, Ümmetin BAŞI olan O müstesnâ şahsiyete karşı <strong>“edeb ve terbiye derecesini”</strong> dünyanın gözü önünde isbât etmişdir!. Şevket Eygi’nin de, <strong>“müstebit”</strong> kelâm-ı kerîhiyle o iftirâlardan birine durub dururken ve ortada fol ve yumurta da yokken, İT’çi (İttihad ve Terakkî’ci) kafasıyla sarılması, cidden, iki cihanda da altından kalkılamıyacak kadar korkunç ve  büyük bir bühtan ve cürümdür!</p>
<p style="text-align: justify;">Ümmetin dînini, nâmusunu, aklını, neslini, mal ve canını muhâfaza etmek içün 33 yıl, çekmediği çile kalmıyan Cennetmekân Abdülhamîd Hân Hazretlerinin, bu hedefe yürürken, muârız ve muhâliflerinin işlerine gelmiyen bazı icraatlarının da bulunacağı, elbetde olacak ve olmuşdur. Böyledir diye, Abdülhamîd Cennetmekân gibi  bir <strong>“Emirü’l-Mü’minin”</strong> ve (Halîfe-i Müslimin Hazretlerine) aklı başında bir müslümanın <strong>“müstebit”</strong> diyerek hakâret etmesi, fevkal’âde şâyân-ı teessüfdür&#8230; Edeb ve terbiye ile kâbil-i te’lîf edilmesine imkân da olamaz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Siz Mehmed Şevket Beyefendi Hazretleri!</p>
<p style="text-align: justify;">Şu aşağıya aldığımız çıtkırıldımlığınızı, <strong>“kibarlık bu.alası”</strong> olmadan, Halîfe-i Müslimin Hazretlerinden neden diriğ idersiniz efendim?</p>
<p style="text-align: justify;">Aynı yazı içindeki, kibarlığın ve Osmanlı terbiyesinin evc-i bâlâsındaki elfâz ve elkâb-ı nefîseniz de, pek lâtif ve sünbülî olarak şöylecedür:</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">“<strong>-MÜŞERREF oldum efendim… -Estağfirullah, o şeref bendenize aittir… -Şöyle buyurmaz mısınız efendim?.. –Zat-ı aliniz için Çin Yunnan çayı hazırladım, yanında da Bebek kurabiyesi… -Zahmet buyurdunuz efendim, çok teşekkür ederim… -Muhterem pederinizin nâmizac olduğunu duydum, inşallah kesb-i âfiyet eylemiştir efendim… -Elhamdülillah hayli iyileşti, teşekkür ederim efendim.” </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Zât-ı Möhderem, bu kadarla da iktifâ buyurmazlar ve<strong> “ah u enîn”</strong> içre devam iderler:</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>“Ah teşekkür ederim’ler… Ah efendim’ler… Ah bendeniz’ler… Ah zat-ı âliniz’ler… Ah devlethaneniniz’ler… Ah fakirhane’ler… Ah, filan cami değil, filan cami-i şerifler… Estağfirullah’lar… Teeddüp ederim’ler… Cana can katan hal hatır sormalar… Ah dedikodusuz, yalansız, iftirasız lisanlar… Ah o sohbetler, o demler…”</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Lâkin, o da ne, pusula der’akab değişir ve <strong>“hazıroooooolllll”</strong> kumandası yemiş gibi, cümle, bağteten hizâya geçer!. Eskiden, edeb ve terbiye sâhibi olarak, Sultân Hazretleri ağza alınırmış!.</p>
<p style="text-align: justify;"> Kıraat buyurmaz mısınız efendim:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> “Sultan Abdülhamid’ten bahs ederken, merhum Sultan Abdülhamid-i Sânî hazretleri denirdi…”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Eskiden, Osmanlı devr-i seâdetinde, yani edeb ve terbiye devrinde<strong> “denirdi”</strong> imiş!&#8230; Evet, yanlış okumadınız, <strong>“denirdi”</strong> imiş!. O zaman Şevket Eygi Bey, siz de, öyle deyiniz birâderim, kaleminizi kıran, tutan, köstekliyen, tekerine çomak sokan mı var?. Kânûn bile olsa kim takar?. Madem kibarlık, edeb, terbiye, vefâ, sadâkât, îmân, iz’ân, hürmet ve mahabbet alâmeti olarak öyle <strong>“denirmiş”</strong>, zâtınız neden demiyorsunuz?. O zaman denilenler, sizin içün de kâfî ve vâfî mi gelmiş oluyor?. Yukarıda dediğiniz ise aynen şu:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1)             &#8220;Sultan Abdülhamid düştükten sonra ülke, halk ve devlet rahat görmedi, huzur bulmadı.&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2)              &#8220;Padişah müstebitti, otoriterdi ama hiç olmazsa bugünkü kadar fitne ve fesat yoktu.&#8221; </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ne olacak şimdi?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Denirdi!” </strong>demek, sizin de dediğiniz ma’nâsına mı geliyor?. De arkadaşım de o zaman, Kıyâmet kopmaz yahu? Sizin demediğiniz, işte meydanda. Ne dediğiniz de ortada!</p>
<p style="text-align: justify;">Cennetmekan Abdülhamid-i Sânî Aleyhirrahmeti Ve’l-Ğufran Efendimiz Hazretleri, <strong>“ne düşdü ve ne de düşürüldü!”</strong> Hal’edildi!. Südü bozuk necâsetler ve gâvur işbirlikçileri ve kabuklular koalisyonu tarafından&#8230; <strong>“Hal’ edildi”</strong> dendiğinde, <strong>“Halife-i Müslimîn Hazretlerinin,”</strong> Makâm-ı Muallâ-yı Hılâfetden <strong>zulmen</strong> uzaklaştırılışı anlaşılır&#8230; Sizin gibi çok yavanca <strong>“Sultân Abdülhamîd düşdükden sonra”</strong> gibi bir ta’bir düşürülünce ise, O zât-ı şerîf’in, kendinde meydana gelen bir a’razdan dolayı yere kapaklandığı veya düşdüğü anlaşılır!. Halbuki böyle olmadı, hâricden, hâinler sürüsünden zuhûr eden bir bağîlik eseri olarak O zât-ı şerîf Ümmetin başı olmakdan koparılmışdır&#8230; Allâh Rasûlü Aleyhisselâm Hazretlerinin Halîfesi ve 33 sene de, ümmet-i merhûmenin veliyy-i ni’meti olan böyle uluvv-i kadîr bir zât içün, itâle-i lisân olacak basit ve edebe mugâyir beyanlarda bulunmak, ümmeti de, selefimizi de yaralar ve ah edilmesine sebeb olur!</p>
<p style="text-align: justify;">1908’den itibaren de, O Zât-ı Şerîf’in ah u zâr ve bedduaları sebebiyle, bu yaşadığını zanneden sürü, sürüm sürüm sürünüyor!. Nice inkilâblar, sürgünler, tenkiller, infazlar, darbeler, hortumlamalar, asıp kesme ve yakıp yıkmalar, muhtıralar, herc ü mercler, gezi ısyanları, dersane kudurmaları, cumhuriyet mitingleri, terör ihtilâcları, loca ve hoca fitneleri, Vatikan diyalogları&#8230;. Aman Allâh’ım aman, neler neler, memleket tam bir tımarhâne koğuşu!</p>
<p style="text-align: justify;">Anlaşıldı mı acebâ!</p>
<p style="text-align: justify;">Allâh Rasûlünün Halifesi, kadr ü kıymeti bilinmez de, selânikli yahudinin Alâtini Köşküne sürgün edilir, kerîmeleri Şâdiye Sultan Hanımefedi Hazretleri de, bir tek kat elbiseyle kalır; ve onları yıkadığı zaman perdelere sarınarak çamaşırlarının kurumasını bekler; ve daha bunun gibi südü bozukluk ve alçaklıkların bini bir paradan revâ görülürse, netîce budur!</p>
<p style="text-align: justify;">Beğenilmiyen Hılâfet ve Saltanatın yerine, haçlı kakalaması laik dembokratik bilmem neler oturtulursa, işte bikri izâle edilmiş kız gibi <strong>“istibdadsız (!) hürriyetçi!!!”</strong> düzen ve düzülenlerden ibâret, böyle biribirini yiyen, biribirini kemiren, darbeci, darbukacı ve heybeci republica manzaraları fırlar!</p>
<p style="text-align: justify;">Siz Şevket Beyefendi!</p>
<p style="text-align: justify;">Allâh Rasûlü’nün Makâmında ve O’na niyâbeten Halife-i Müslimîn olarak 33 sene bulunmuş O Hazrete, muârızı mel’un sürülerinin atdığı <strong>“müstebid ve otoriterdi”</strong> gibi menfî ve buram buram <strong>GIYBET</strong> tüten bu iftirâyı tekrarlarken, Müşârünileyh Hazretleri hakkında kullanırken, hiç içinizde birşeylerin çatırdadığını duymadınız ve vicdânınız da sızlamadı mı?. Bu <strong>GIYBETİNİZİN</strong> bedelini Âhıret’de nasıl ödiyeceğinizi hiç düşünmediniz mi?.</p>
<p style="text-align: justify;">Siz, mahalle bakkalı Antebli Sultan Kadının mı gıybetini yapıyorsunuz; yoksa, <strong>Kâinâtın Fahri Aleyhisselam Efendimiz Hazretlerinin HALÎFESİ, Fas’dan Çin’e kadar Ümmetin veliyy-i ni’meti, dünyâ gâvurluğunun korkulu rü’yâsı, Cennetmekân Firdevs-i Âşiyân Gâzî Sultân Abdülhamîd Hân Aleyhirrahmeti Vel-Ğufrân Hazretlerinin</strong> mi <em><u>(gıybetini)</u></em> yapıyorsunuz; ve siz, kimi, hangi boyunuz ve posunuzla,<strong> “müstebitdi”</strong> diyerek aşağılamak cür’etinde bulunuyorsunuz?</p>
<p style="text-align: justify;">Siz Kimsiniz?</p>
<p style="text-align: justify;">Nesiniz?</p>
<p style="text-align: justify;">Necisiniz?</p>
<p style="text-align: justify;">Allah’dan korkmaz mısınız?</p>
<p style="text-align: justify;">Müstebit kim arkadaş, zalim ve despot kim?</p>
<p style="text-align: justify;">Sizde hiç utanma ve Allâh’dan korkma kalmadı mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Bütün Dünya Müslümanlarının Veliyy-i Ni’meti, Allâh Rasulünün Halifesi bir zât-ı Şerîf, sizin (ki.li) kaleminizin oyuncağı mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Kırın o kalemi! Atın, yakın, (t.kürün) o kalemin suratına!</p>
<p style="text-align: justify;">Ve (tevbe) edin!. Alenen işlenen günahların tevbesi de alenen ve aynı yollarla olursa, o tevbeye tevbe denir. Çıkın meydana ve dünyanın gözü önünde <strong>“Ben, Allah Rasulünün Halifesi ve Ümmetin Veliyy-i Ni’meti o Çilekeş ve binbir acının kıramadığı bileği öpüyor</strong> <strong>afv niyâz ediyorum! Tevbe ediyorum, bütün Kâinat şahid olsun!”</strong> deyiniz!</p>
<p style="text-align: justify;">Bunları köşenizde yazınız, evinizde kendi kendinize mırıldanarak değil, onun adı tevbe olmaz, alenen, binbir kere ve yüreğiniz yanarak pişmanlığınızı âvâz âvâz haykırarak tevbe ediniz! Kaleminizle bunu, feryâd ü figân ile, <strong>“müstebit”,</strong>  zâlim, despot manalarına da gelen o iftirayı, cihana duyurduğunuz gibi aynı yoldan bu tevbenizi de duyurunuz!!! Aksi halde encâmınız korkutur!</p>
<p style="text-align: justify;">Size hakkımızı da helâl etmiyecek; ve Âhıret’de bunun içün de da’vâcı olacağız&#8230; Bu yazılarınızı neşreden gazetenin ve o gazetenin 40 yıllık topyekûn patron ve irilerinden de hesab soracağız!. Zerre kadar hayır ve şerrin, mîzâna konacağı o gün, bunlar da karşınıza çıkacak&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Şunlar da Eygi’nin satırları:</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>“Ah eski nezaketler, kibarlıklar, eski âdab-ı muaşeret, o tatlı diller, o gönül yapan konuşmalar, o sohbetler… O zamanlar Eyüpe gidilmez, Eyyüb Sultana gidilirdi… Bildiğimiz cami Beyazıt camii değil, Beyazıd cami-i şerefi idi.” </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Bir tarafınız <strong>perhiz</strong> diye bağırıyor; öteki taraf, bilmem ne <strong>turşusu</strong> peşinde!</p>
<p style="text-align: justify;">Yazının son iki paragrafı, hâlâ<strong> “denirdi”</strong>li!!!</p>
<p style="text-align: justify;">De o zaman!.<strong> “Demem”</strong> diye yemin mi etdin?</p>
<p style="text-align: justify;">Bakın hâlâ demiyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>“Geçen gün zamane kibarlarından biri Abdülhamid Abdülhamid deyip duruyordu.”</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Zâtınız gibi, Zât-ı Şevketmeabları gibi!</p>
<p style="text-align: justify;">Şu da, Eygi’nin sondan bir evvelki satırı:</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong> “Eskiden Cennetmekan, Han, Hazretleri denilirdi.”</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Eskiden <strong>“deniyordu”</strong> tamam, şimdi de dersek, ipe çekecek halleri mi var iblis döllerinin?. Eskiden dendiği gibi deyin efendim!</p>
<p style="text-align: justify;">Son satır:</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>“Eski günler, eski edepler ve terbiyeler, efendim’ler…”</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Aynen öyle&#8230; Şimdi de Eygi’nin kaleminde şöyle:</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong> “Düşdü, müstebit, otoriter, Sultan Abdülhamid!”</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Ah, eski günler, edebler ve terbiyeler ah!</p>
<p style="text-align: justify;">Çalakalem yazma arkadaşım, 40-50 sene evvel yazdığın gibi, ince eliyerek sık dokuyarak ve sırma saçları fildişi tarakla tarar gibi tarayarak yaz lütfen&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;">Koskoca Allâh Rasûlü’nün Halîfesi hakkında <strong>“Düşdü, müstebitdi, otoriterdi!” </strong>bilmem neydi diye başlarsan, alacağın cevab da, aha böyle, tepesi atanın satırları cinsinden ve <strong>Türkçesi</strong> ile olur!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;">Kan, rûh ve bedenimizde, dedemizin; dedemizin iliklerinde de O Zâtın ni’met ve velâyeti var!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>“Veliyy-i ni’metim”</strong> diyen adamın, 1908’de, <strong>“Hılâfetçi-Abdülhamîdçi”</strong> suçlamasıyla <strong>idâmlıklar</strong> listesine alınan o Müftünün torunuyuz!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"> Acımızı, başına gelmiyen bilemez arkadaşım!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;">O Sultân Hazretlerine, <strong>“Kızıl Sultan, müstebit, baykuş, kanlı katil, ödlek” </strong>bilmem ne diye alçakça <strong>iftirâ</strong> edenlerin topu da, bu dünyâda süründüler&#8230; Ukbâ’da, daha da beter olacaklar&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;">105 yıllık devletsizliğin, hükûmetsizliğin, esâretin, sürünmenin, küfrün, şirkin, nifâkın, fıskın, fücûrun, zulmün, nâmussuzluğun, zinânın, fâizciliğin ve binbir çeşit alçaklığın altında, kimlerin esbâb zinciri ve onun halkaları var, düşündün mü?. Muhadderât-ı İslâmiyye&#8217;ye kadar yerde sürünmiyen ne kaldı ha?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Müstebit”</strong> olmakla zerre kadar alâkası olmıyan ve fakat, idâre ve velâyet yükü altında kemiklerinin çatırtısından uyuyamıyan O Rasûl Halîfesi, şimdi dirilse; ve bu sefer, <strong>“müstebit”</strong> olarak başına geçecek olsa, demek ki kabûl etmiyecek; ve ümmete her gün, <strong>“imâm-ı kebîr”</strong> bulmaları içün yazıp duracaksın öyle mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Yazdıklarına sen, samîmiyyetle inanan birisi olsaydın, farz-ı muhal o <strong>“müstebit”</strong> Sultânın ayağının tozu olmayı, bugünki lâğım ve bataklıkda yaşamaya sonsuz kere tercîh ederdin!</p>
<p style="text-align: justify;">Onun içün yazılarının zerre kadar te’siri olmuyor ve olmaz da&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bilgilerine&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 13.12.2013)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fs-eygi-abdulhamid-hana-mustebit-diyor.html&amp;linkname=%C5%9E.%20Eygi%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99a%20%E2%80%9CM%C3%BCstebit%E2%80%9D%20Diyor%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fs-eygi-abdulhamid-hana-mustebit-diyor.html&amp;linkname=%C5%9E.%20Eygi%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99a%20%E2%80%9CM%C3%BCstebit%E2%80%9D%20Diyor%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fs-eygi-abdulhamid-hana-mustebit-diyor.html&amp;linkname=%C5%9E.%20Eygi%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99a%20%E2%80%9CM%C3%BCstebit%E2%80%9D%20Diyor%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fs-eygi-abdulhamid-hana-mustebit-diyor.html&amp;linkname=%C5%9E.%20Eygi%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99a%20%E2%80%9CM%C3%BCstebit%E2%80%9D%20Diyor%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fs-eygi-abdulhamid-hana-mustebit-diyor.html&amp;linkname=%C5%9E.%20Eygi%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99a%20%E2%80%9CM%C3%BCstebit%E2%80%9D%20Diyor%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fs-eygi-abdulhamid-hana-mustebit-diyor.html&amp;linkname=%C5%9E.%20Eygi%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99a%20%E2%80%9CM%C3%BCstebit%E2%80%9D%20Diyor%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fs-eygi-abdulhamid-hana-mustebit-diyor.html&amp;linkname=%C5%9E.%20Eygi%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99a%20%E2%80%9CM%C3%BCstebit%E2%80%9D%20Diyor%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fs-eygi-abdulhamid-hana-mustebit-diyor.html&amp;linkname=%C5%9E.%20Eygi%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99a%20%E2%80%9CM%C3%BCstebit%E2%80%9D%20Diyor%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fs-eygi-abdulhamid-hana-mustebit-diyor.html&amp;linkname=%C5%9E.%20Eygi%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99a%20%E2%80%9CM%C3%BCstebit%E2%80%9D%20Diyor%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fs-eygi-abdulhamid-hana-mustebit-diyor.html&amp;linkname=%C5%9E.%20Eygi%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99a%20%E2%80%9CM%C3%BCstebit%E2%80%9D%20Diyor%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fs-eygi-abdulhamid-hana-mustebit-diyor.html&amp;linkname=%C5%9E.%20Eygi%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99a%20%E2%80%9CM%C3%BCstebit%E2%80%9D%20Diyor%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fs-eygi-abdulhamid-hana-mustebit-diyor.html&amp;linkname=%C5%9E.%20Eygi%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99a%20%E2%80%9CM%C3%BCstebit%E2%80%9D%20Diyor%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fs-eygi-abdulhamid-hana-mustebit-diyor.html&amp;linkname=%C5%9E.%20Eygi%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99a%20%E2%80%9CM%C3%BCstebit%E2%80%9D%20Diyor%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fs-eygi-abdulhamid-hana-mustebit-diyor.html&amp;linkname=%C5%9E.%20Eygi%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99a%20%E2%80%9CM%C3%BCstebit%E2%80%9D%20Diyor%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fs-eygi-abdulhamid-hana-mustebit-diyor.html&amp;linkname=%C5%9E.%20Eygi%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99a%20%E2%80%9CM%C3%BCstebit%E2%80%9D%20Diyor%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmehemmed-saffet%2Fs-eygi-abdulhamid-hana-mustebit-diyor.html&#038;title=%C5%9E.%20Eygi%20Abd%C3%BClham%C3%AEd%20H%C3%A2n%E2%80%99a%20%E2%80%9CM%C3%BCstebit%E2%80%9D%20Diyor%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/s-eygi-abdulhamid-hana-mustebit-diyor.html" data-a2a-title="Ş. Eygi Abdülhamîd Hân’a “Müstebit” Diyor!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/s-eygi-abdulhamid-hana-mustebit-diyor.html">Ş. Eygi Abdülhamîd Hân&#8217;a &#8220;Müstebit&#8221; Diyor!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/mehemmed-saffet/s-eygi-abdulhamid-hana-mustebit-diyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
