<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>mustafa sabri efendi arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<atom:link href="http://www.turkcesi.biz/tag/mustafa-sabri-efendi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkcesi.biz/tag/mustafa-sabri-efendi</link>
	<description>Hakkın ve Sabrın T&#252;rk&#231;esi imani, fikri, edebi, tarihi ve siyasi neşriyatdır...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 12 Mar 2021 17:00:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/06/cropped-osmanli-armasi-site-ikonu-50x50.jpg</url>
	<title>mustafa sabri efendi arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<link>http://www.turkcesi.biz/tag/mustafa-sabri-efendi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>(5) Türkiye Gazetesinde Şeyhülislâm Hazretlerine Hakâret!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/5-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/5-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Mar 2019 13:36:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[03/12 Ş.İslâm M.Sabri Vefâtı]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[Kamal Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa sabri efendi]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm getvası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=1533</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kendisini Son asır ulemâ ve velîlerinden Merhûm Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri'ne nisbet eden bir grubun gazetesi “Türkiye” nâm</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/5-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html">(5) Türkiye Gazetesinde Şeyhülislâm Hazretlerine Hakâret!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> TÜRKİYE GAZETESİNDE ŞEYHÜLİSLÂM HAZRETLERİNE HAKÂRET!</em></span></h1>
<p style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong><u>AKÂİDDE BÜYÜK İMÂM VE MÜCÂHİD ŞEYHÜLİSLÂM MERHÛM MUSTAFA SABRİ EFENDİ HAZRETLERİ&#8217;NİN 62 SENE EVVEL (12. MART. 1954) TÂRÎHİNDE İRTİHÂL-İ DÂR-I BEKÂ EYLEYİŞLERİ MÜNÂSEBETİYLE&#8230;</u></strong></em></span></p>
<h1 style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong><u>M</u></strong><strong><u>ÜBÂREK RAMAZAN’DA, DÂHÎ ŞEYHÜLİSLÂM MERHÛM MUSTAFA SABRİ EFENDİ HAZRETLERİNE TÜRKİYE GAZETESİ’NDEKİ İFTİRÂ, HAKÂRET VE AŞAĞILAMALAR İÇÜN TEVBE EDİLMEZSE, LÂ’NETLENMEKDEN KORKULMALIDIR!</u></strong></em></span></h1>
<h1 style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong><u>(5)</u></strong></em></span></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><span style="color: #cc0000;"><strong><u>Ahmed SELÂMÎ</u></strong></span></em></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Kendisini Son asır ulemâ ve velîlerinden Merhûm Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri&#8217;ne nisbet eden bir grubun gazetesi <strong>“Türkiye”</strong> nâm cerîdede, Büyük ve Dâhî Şeyhülislâm, akâidde (İMAM), Merhûm Mustafa Sabri Tokâdî Hazretleri en iğrenç hakaret ve iftiralarla hücûma uğramışdır. Merhûm&#8217;a, nasıl <strong>“saldırayca”</strong> saldırıldığını, bundan evvelki makâlelerimizde bir kısmıyla beyân etmişdik. Mevzuumuza bırakdığımız yerden devam edeceğiz inşâAllâh&#8230;</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Şeyhülislâm Hazretleri, 1908’de <strong>Hılâfet’e</strong> karşı yapılan mason-ittihadçı-yahudi ve haçlı darbesinden sonra, bütün Osmanlı İslâm Coğrafyasında iş başına gelen ve bugüne kadar devam eden <strong>“İslâm Düşmanı”</strong> rejimlerin iç yüzünü anlatmak; ve bunların münâfık güdücülerini tanıtmak ve dışdaki yahudi-haçlı şebekelerinin gizli açık bütün mel’anetliklerini göstermek noktasında, gerek makâle ve gerekse kitabları ile bütün kalem erbâbının en başında gelmektedir&#8230; Bu i’tibarladır ki, kendisi aleyhinde yazılan yalan, iftirâ, hakâret ve atılan utanmazca tecâvüzlerin son derece mülevves, iğrenç ve şiddetli oluşu bu sebebledir!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>32) Büyük Şeyhülislâm, hiçbir zaman<strong> “monşer” </strong>patenti taşımadı; ve nice ittihadçı eşkıyâlar gibi Selânik kerhâneleriyle alâka kurarak ve (23 temmuzda Hılâfeti yıkma) kahpeliklerini <strong>“bayram”</strong> olarak tes&#8217;îd edecek kadar da aslâ hâinleşmedi&#8230; <strong>Anadolu’nun</strong> südü ve kanı belli bir Oğuz evlâdı olarak da, <strong>uçkurtapar-alkolik</strong> iç küffâr ile son nefesine kadar yılmadan mücâdele etdi&#8230; O, Anadolu’nun şer’î bir KAHRAMANI; Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm Efendimiz Hazretleri&#8217;nin serdengeçdi bir sevdâlısı ve fedâîsidir!.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>33) Ve O, muârızları gibi İngiliz gâvuruna bel bükerek dünyevî makamlar elde etme sahtekârlıklarından; ve velîni&#8217;meti olan sultân ve âmirlerine (ihânetden) münezzeh yaşadı&#8230; Yâd ellerde hastalanan âile efrâdına ilâç almak içün para bulamadı; evine bir tencere almıya bile bütçesi nâmüsâid olduğundan, çay demliğinde kuru fasulye pişirdi, sonra onu yıkadı ve aynı demlikde çay demledi!. (Fakir fukara milletin) paralarını, çilingir sofralarında alkol çekib çakırkeyf olarak yemedi!. Uhdesine teslîm edilen emânetleri, Allâh’a, Rasûlü’ne ve Dînine küfrederek çarçur etmekden münezzeh, Peygamber Aleyhisselâm yolunda her çileye göğüs gererek, gerçek bir mü&#8217;min ve müncî olarak yaşadı!.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>34) Takiyye küfrü, nâmussuzluğu ve şerefsizliğinden bu kadar uzak yaşamayı kendisine şiâr edinen bir îmân, fikir ve cihâd erine; ilim, irfân ve nâmus âbidesi böyle bir allâmeye, nâdir yetişen böyle bir ilim adamına dil uzatmak, onu tahkîr ve tezyîf etmek, hangi îmân, vicdân, haysiyet, şeref ve insanlık taşıyan bir mahlûkun, hangi <strong>saldırayın</strong> ve hangi gazetenin ve hangi câmianın işi ve haddi olabilir?!.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>35) Geçdiğimiz laik ve dembokratik reis-i cumhur intihâbında (10 ağustos 2014), Çankaya’ya çıkması içün ifrâd ve tefrîd peşine düşerek göklere çıkarılan ve putperestçe tapılan namzetlerin, rakîb ve muârızlarını mağlûb etmek içün değil de, sanki yerin 7 kat dibine geçirmek üzre ve <strong>“öküz altında buzağı aratan”</strong> dessaslıklara mübâşeret ve tenezzül ile ta’kib edilen sakîm ve insan haysiyyet ve şerefine kıç atdıracak derekede hatarlı yollara tevessül etmeleri, aklen, şer’an ve tab’an da, fevkal’âde çirkin, iğrenç ve merdûddur&#8230; Allâh Azzenin: <strong>“Ve Rabbeke fe kebbir”</strong> emrine yani <strong>“sâdece Allâh’ı yücelt”</strong> fermânına, nice <strong>&#8220;müslüman geçinenlerin&#8221;</strong> bir putperest ve dembokratperest kadar meydan okumaları, Allâh’ın DÎNİNİ münâfıkça sulandırmakdır!. Zerre kadar îmân ve hayâsı olan, o (seçim) denen dembokrasi kumarı sırasında sıvadığı hezeyân ve küfürler içün binlerce kere pişmân olur; ve nedâmet gözyaşları ile de Rabbinden afv u mağfiret niyâz eder!. Ve <strong>“tevbe-i nasûh”</strong> ile de, böylece tevbede bulunur&#8230; Laik dembokratik politika piyasasında, hani böyle bir tek adam veya madam?. Yokdur.. çünki (kalblerden îmân-ı şer’î) silinmiş, yerine, tâğûtların sidik yarışları ve seçim kumarı çakılmışdır!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>36) Merhûm Şeyhülislâm Hazretlerine fırlatılan bu kabil dengesiz; ve îmân, akıl, zekâ, ferâset, nezâfet, nezâhet ve nezâketden nâmütenâhî uzak, mutlak ma’nâda hılâf-ı hakîkat ifâde ve ibâreler, Anadolu’muzun altını üstüne getirmek istiyen <strong>“neoconik Locafendi paralelli ve taralellilerinin”</strong> ekmeğine yağ sürmekdir. Aynı zamanda bu, memleketdeki tâğûtî gerginliği ziyâdeleştirmek ma’nâsına da gelecekdir&#8230; Mübârek Ramâzân-ı Şerîf’de bu kabil ateşle oynamak kabilinden yalan ve iftirâ makûlesi kabîhaya, sûret-i kat’iyyede teşebbüs edilmemesi, tarafımızdan şiddetle ve ehemmü’l-ehem derecede ihtâr ve tavsiye edilmişdir&#8230;</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>37) <strong>Saldıray</strong> veznindeki nevzâd veya nevzuhûr zâd, yazı-çizisine, Türkiye Gazetesi’nde kendisine ikrâm edilen köşesinden, müthiş bir tehâcüm ve tehâlükle ve hiçbir teennî ve taharrî endîşe, mes’ûliyyet ve iffeti taşımadan; ve O Büyük Şeyhülislam’ın <strong>“îmân, fikir, şeref ve haysiyyetine şöylece bir atf-ı nazar edeyim”</strong> bile demeden, şu minvâl üzre siyah ve silâh çekiyor:<strong> </strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>“Başbakan, (RTE) Cumhurbaşkanlığı kampanyasında Mustafa Kemal’in milli mücadele rotasını izliyor. Ama şanslı: Karşısına, yollardayken hakkında ölüm fetvasını yayınlayacak bir Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi çıkmayacak&#8230;”</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Tek kelime ile iğrenç bir yalan ve iftirâ!. <strong>60</strong> yıl evvel Rahmet-i Rahmân&#8217;a kavuşan çilekeş bir allâme, bakınız hangi pis politikaya âlet edilerek iftirâya ma&#8217;rûz bırakılıyor; ve tahkîr, istismâr ve istiskâl ediliyor!. Kamalist ağzı ile bu kadar korkunç iftirâ ve hakâretleri Dünyâ çapında bir kıymet olan bir İslâm âlimi ve mücâhidine revâ gören Türkiye Gazetesi, öyle bir cürüm işlemişdir ki, bunun karşılığını iki cihanda da burnundan fitil fitil gelerek ödeyecekdir!. Merhûm Şeyhülislâm, sanki o kadar büyük bir suç işlemiş gösteriliyor ki,  vefatından tam 60 yıl sonra yapılacak Avrupa&#8217;dan  idhâl bir seçimde <strong>&#8220;Berhayât olmaması&#8221;,</strong> bir &#8220;<strong>ŞANS&#8221;</strong> olarak zikredilib, dünyânın gözüne bu mübârek İslâm Kahramanı, bir <strong>&#8220;TEHLİKE İMİŞ&#8221;</strong> gibi sokulmak isteniyor&#8230; Müslüman (!) geçinen bir gazetenin bu kabil <strong>&#8220;İSLÂM ULEMÂSINI AŞAĞILAYICI, TERZÎL EDİCİ&#8221;</strong> hâllere cür&#8217;et etmesi, Âdem Aleyhisselâm&#8217;dan Kıyâmet&#8217;e kadar gelecek 100 milyarlarca müslümanın, sayısız meleklerin ve Kahhâr-ı Zü&#8217;l-Celâl Allâh Azze ve Celle&#8217;nin lâ&#8217;netini celbedecek bir derekededir&#8230; Müslümanların ulemâsına yapılan böyle hücum, iftirâ ve hakâretler, durub duruken gayr-i müslimler tarafından, <strong>&#8220;HARBÎ KÂFİRLER&#8221;</strong> tarafından bile yapılmazken, Türkiye Gazetesinin beslediği bir adam tarafından yapılması, cinnet çapında fevkal&#8217;âde korkunç bir keyfiyetdir&#8230;</em></span></p>
<p><em><strong>x“Başbakan, (RTE) Cumhurbaşkanlığı kampanyasında Mustafa Kemal’in milli mücadele rotasını izliyor. Ama şanslı: Karşısına, yollardayken hakkında ölüm fetvasını yayınlayacak bir Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi çıkmayacak&#8230;”</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>x38) </strong>Fevkâlâde çirkin ve yavan o tahtakale mantık ve rezâletiyle hareket edilerek, Tavil Tayyib Paşa’nın muârızı ve rakîbi olan zâd yani (Piskevitçi’nin Emsâlettin’i), nasıl acımasızca, gaddarca ve zâlimce yerin 7 kat dibine çekilib üzerine de Anıt kubûr mermerleri kadar nasıl <strong>bir ağırlık</strong> konduruluyor!? Böylece de, nasıl kirpiğini bile kıpırdatamaz hâle getirilib, o <strong>“müthiş (!)</strong> <strong>suçluluğu”</strong> nasıl yüzüne tükürtülüyor! Şu şeytânı bile iğrendiren hesâba ve katakülliye bakınız!  Bu şeytânî hesab uğruna, o derme çatma ÇATInın (kere.tesi) adamı yere batırmak içün, onun merhâba dediği, elini öptüğü, nasihatını dinlediği Merhûm Şeyhülislâm Hazretleri gibi zevâtı kirâmın bile hâşâ <strong>“hâinliği”, </strong>münkirce,  gaddarca ve zâlimce nasıl uydurulub dile getiriliyor! Şeyhülislâm Hazretlerinin, iğrenç diktatorya devrindeki adam ve madamlara karşı sürdürdüğü mücerred islâmî muhâlefeti, mücâdele ve mücâhedesi, sanki <strong>“cumhûriyet tanrılarını tanımamak”</strong> olarak utanmazca yaygara edilmektedir!. Hatta, kamalist CHP ve MHP partizanlarını gûyâ o (kereste) aleyhine yükleyebilmek içün, o KOCA ŞEYHÜLİSLÂM, tanrıların (heykellerin) boyunlarına, <strong>ibrâhimî</strong> baltalar asma gayretinde azılı bir <strong>“cellât ve mücrim”</strong> gibi gösterilmektedir!. Sonra da, îmân ve hedefi noktasında  Şeyhülislâm Hazretlerine yüzde yüz ters olan o CHP namzedi, CHP’lilere, Şeyhülislâm üzerinden <strong>“hâinlik”</strong> hissesi taşıyan bir mahlûk olarak sunulmalı ve alacağı oy’ların düşmesi sağlanmalıdır!.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Dembokratik (!) ahlâk ve şerefin bu kadar iflâs eden şeytâncasına, medya dünyâsında nâdiren rastlanır!. Gazetesi de, böyle bir cevheri (!) ile ne kadar iftihâr etse az!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>39) </strong>YAZIKLAR OLSUN!.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Türkiye Gazetesi bu fâhiş ve son derece çirkin manzara karşısında, bütün muharrirleri, hocaları, ehl-i sünnet ve’l-cemaat diye yıllardır gayret eden<strong> M. Ali Demirbaş ve Ramazan Ayvallı</strong> gibi isimleri başda olarak <strong>“bu iğrenç haksızlık karşısında aylardan beri SUSARSA”,</strong> keyfiyetin ne olacağı, ma&#8217;nevî mes&#8217;ûliyyetin hangi ölçülere vararak vuracağı, kendilerine ma’lûm değil midir, bu adamların topu da mı iflâs etmiş <strong>&#8220;ihlâs&#8221;</strong> takımlarıdır?!..<strong> </strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>40) </strong>1954’de vefât ederek, yâd ellerde <strong>“Allâh Azze’nin DÎNİ”</strong> içün çekmedik çile kalmıyan ve Osmanlı Şeyhülislâmları içinde müstesnâ bir yeri olan böyle bir allâme ve mücâhid zâta karşı; ve vefatından tam 60 sene sonra, kendisini bizzat müdâfaa imkânı da olmadığı hâlde öteki âleme göçmüş bu İSLÂM BÜYÜĞÜNE, ta’n ü teşni’de, gayz u kin ve gıybetde ve yalan, iftirâ ve bühtanda bulunmak, îmânî ve insanî değerleri yerinde bir adamın zerre kadar irtikâb edeceği bir iş olamaz&#8230; Bu adam ve madamların yarın bir başka İslâm Büyüğü zâtı da <strong>“hâin”</strong> veya bir başka yolla tahkîr etmiyeceğinden kim emîn olabilir?. <strong>“Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemaat Ulemâ-yı İslâmiyye’sinin, tahkîr ve tezyîfinin, küfre müeddî”</strong> cihetlerini, bu gürûh <strong>“Elfâz-ı Küfür” </strong>bahisleri içinde hiç görmemiş olacak kadar echel-i cühelâdan olabilirler mi?</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>41) </strong>Merhûm Şeyhülislâm Hazretleri, <strong>Kamal Paşa </strong>içün <strong>“ölüm fetvâsı yayınladı”</strong> öyle mi? Hani vesîkan?. Mübârek Ramazan’da hadi sen bilmiyorsun, dünki nevzuhûr nevzâd olarak eline baltayı aldın ve Osmanlı’nın <strong>“ULU BİR ÇINARINA”</strong> gezi zekâlı insan kusurları gibi baltayı salladın; O Türkiye Gazetesi’nin içinde, dışında, üstünde, altında, sağında, solunda, önünde, arkasında, neşriyat ve yazı müdürlüklerinde; müstahtemîni ve kâriîni içinde; kurucuları, müessisleri, muharrirleri, müessislerinin hocaları, onların mürşidlerini ağızlarına alanları arasında; Âhıret-i Dâr-ı Bekâya irtihâl eden büyüklerinin ruhâniyyetine sığınma nasibi taşıyanlar içinde, böyle rezâletler karşısında <strong>verem</strong> olub yataklara düşecek hiç mi adam gibi bir adam veya müslüman gibi bir müslüman kimse kalmadı???. <strong>“Îmân ve rûh kökünüz”</strong> mü kurudu, kamalizmaya <strong>teşebbühünüz</strong> KEMÂL noktasına varıb, îmân salâbetiniz de sabun gibi eriyib, <strong>ademiyyet</strong> mi kesbetdiniz, ey Âdemiyyetin (yüz.araları?)</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>41)Osmanlı’nın <strong>“Ehl-i Sünnet Vel-Cemaat”</strong> çizgisini devam etdiren ve Cennetmekân Abdülhamîd Hân Aleyhirrahmeti Ve’l-Ğufrân Hazretlerini velî nimet tanıyıb (bey’at) etmiş <strong>“mâte mîteten câhiliyye”</strong> tehdîdinden uzak kalmış, hılâfet ekmeği yemiş, birkaç düzine<strong> gerçek hocadan</strong> biri olan Büyük Allâme Şeyhülislâm Merhûm Mustafa Sabri Efendi Hazretlerine, ey <strong>“haksızlık karşısındaki suskunlar zümresi”</strong>, hakaretler ve iftirâlar savrulmasına nasıl ve hangi insâfınız ve îmânınızla müsaade edersiniz? Bu yalan, iftirâ ve hakâretlere, <strong>“saldıraylı yıldıraylar ve yıldırımlar fırlatmalara”</strong> hangi îmân, haysiyet ve şerefle göz yumarsınız? Küfre rızâ küfür, ma’siyete rızâ ma’siyet değil mi TÜRKİYE (buka.emunları?.) Sizlerin hanginiz, Şeyhülislâm Hazretleri’nin şu sâhib olduğu yukarıdaki mazhariyyetlerinin milyarda birine sâhibsiniz?. Böyle iken, bunca tuğyan ve cür’etle, ona, hakâretin en çirkefi lâyık görülecek öyle mi?. Zerre kadar îmân ve şerefi olan içün bu muhaldir!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>42) O Osmanlı ulemâsı olmasaydı, ittihadçı hâin, mason ve eşkıyâların, onların da kuyrukları olan ahbes, ences, ekfer, esfel, nice adüvvullâhın, ortada<strong> “İslâm”</strong> diye bir din bırakmıyacaklarını; ve 18 sene ezan-ı Mu&#8230;..dî’nin yasaklanıb (Türkçe okutuldu değil), yok edildiğini, içinizde yaşıyan bir tek adam veya madam hiç kalmadı mı?. Ne çabuk unutub birilerinin çizgisine bey’at eder oldunuz, onların ilkelerinde eriyib gitdiniz?</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>43) O <strong>“yayınlandığından”</strong> bahsedilen <strong>“ölüm fetvâsı”</strong> denen ve kamalist eşirrânın 91 senedir çarpıtarak ve istikâmetini değiştirerek piyasaya sürdüğü o mübârek fetvânın, Büyük Mücâhid ve Dâhî, Şeyhülislâm Merhûm ve Mağfûr Mustafa Sabri Efendi Hazretleri ile zerre kadar alâkası olduğunu isbât edemiyenler, dünyanın en şerefsiz ve nâmert, adî ve alçak mahlûkudur!.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>44) </strong>O mübârek fetvânın altında<strong> “KETEBEHÛ EL FAKÎR DÜRRİZÂDE  ESSEYYİD ABDULLAH AFÂ ANHÜMÂ” </strong>yazmadığını isbât edemiyenler de, yukarıdaki mahlûkâtın MUTLAK OLARAK AYNISIDIR&#8230;</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Fetvâlar, gerek Halife ve gerek Kamalcılar tarafından biribirini nakzeder şekilde iki tarafca da kaleme alınmışdır.</em></span></p>
<p>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</p>
<p><em><strong>NOT: </strong>Saldıray veya Yıldıray denilenin, (28.4.2017) tarihinde<strong> &#8220;Holdingci</strong> <strong>diyasporadan&#8221;</strong> ayrılıb KARAR namında bir gazeteye intikâl etdiğini öğrendik!. AKAP ile ve holdingçi gözdelerinden Cem Bey ile arası bozulmuş!. 2013&#8217;lerde AKAP&#8217;ın <strong>&#8220;AKİL ADAMLARI&#8221;</strong> arasında zikri geçen ve o yıl Türkiye Gazetesinde köşe yazarlığına başlıyan Yıldıray, <strong>&#8220;Holding Diyasporasından&#8221;,</strong> söylediğimiz gibi 2017&#8217;de kovulmuş! Yani Holdinçilerle 4 yıl çalışmış. Yukarıdaki iftirâ ve hakâret kumkuması yazıyı ise 2014 tarihinde yazıyor&#8230; Demek oluyor ki, bu yazıyı yazmış ve 3 sene daha o HOLDİNGÇİLER bu adamı sırtlarında taşıyıb okuyucu câmialarını bu adam ile irşâda (!)  devam eylemişler&#8230;</em></p>
<p><em>Buraya kadar anlaşılmıyan pek bir şey yok!</em></p>
<p><em>Bu tarihleri aklımızda tutarak, şimdi gavur dilinden geçen ve <strong>&#8220;Hatırâ&#8221;</strong> diyemiyen Türçesiz türklerin diliyle bir <strong>&#8220;anektod&#8221;</strong> aşkatmenin tam yeri!</em></p>
<p><em>(8/Aralık/2020) günü Türkiye Gazetesi ve holdinçi âilesi içinde görünen ve belki yarım asır evvel tanıştığımız, ilâhiyatçı  Prof. Dr. Ramazan Ayvallı ile bir münâsebetle whatsapp üzerinden mesaj teâtisinde bulunduk. Bir yerde aynen şöyle dedim:</em><br />
<strong><em>&#8220;Türkiye Gazetesinde merhûm Şeyhülislâm Hazretlerine &#8220;HÂİN&#8221; diyen bir g&#8230;r vardı. yıldıray bilmem ne. Bu kabil adamlara ve mel&#8217;unlara benim Ramazan&#8217;ım ne zamana kadar tehammül edecek diye ıstırab içindeyim.&#8221;</em></strong></p>
<p><em>Ramazan Efendi ise buna (10/Aralık/2020)de aynen şu cevabı verdi:</em></p>
<p><strong><em>&#8220;Türkiye Gazetesinde böyle bir adam yok. Var idiyse de atılmışdır. Çünki Şeyhülislamlara, İslâm büyüklerine, Halifelere dil uzatanları orada tutmazlar, münâsib bir şekilde işini bitirirler.&#8221;</em></strong></p>
<p><em>Yukarıya aldığımız satırlar <strong>&#8220;Dil uzatmanın&#8221;</strong> da çok ötesinde olub, Yıldıray&#8217;ın bu yazısından Ramazan Efendinin haberi olmamasını biz mümkin görmüyoruz. <strong>&#8220;Şeyhülislamlara, İslâm Büyüklerine, Halifelere dil uzatanları orada tutmazlar, işini bitirirler&#8221;</strong> diye yazdığına göre,  demek ki kendisinin bu kıymetlere karşı çok büyük hürmeti var!. O zaman bu hassâsiyetin sahibi bir zatın, Yıldıray&#8217;ın o meş&#8217;um yazısından haberdâr olmaması nasıl düşünülebilir?. Bunu, adı geçen (hassasiyetle) nasıl kabil-i te&#8217;lif edeceğiz?&#8230; Haberi varsa, neden bu rezâletnâmeye şiddetle karşı çıkmamışdır?. Bu suallere nasibse cevab arayalım&#8230;</em></p>
<p style="text-align: right;"><strong><em><u>(Mâba&#8217;di var)</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İlk intişârı: 23.09.2014)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%285%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%285%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%285%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%285%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%285%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%285%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%285%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%285%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%285%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%285%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%285%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%285%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%285%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%285%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%285%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F5-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&#038;title=%285%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/5-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html" data-a2a-title="(5) Türkiye Gazetesinde Şeyhülislâm Hazretlerine Hakâret!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/5-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html">(5) Türkiye Gazetesinde Şeyhülislâm Hazretlerine Hakâret!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/5-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(4) Türkiye Gazetesinde Şeyhülislâm Hazretlerine Hakâret!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/4-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/4-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Mar 2019 06:22:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[03/12 Ş.İslâm M.Sabri Vefâtı]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[hicret]]></category>
		<category><![CDATA[imamet-i kübra]]></category>
		<category><![CDATA[kul hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa sabri efendi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=1524</guid>

					<description><![CDATA[<p>25) (Altı .oklu) ve (kurt totemli) şebekeler eline düşmüş derme çatma ÇATI (kerestelerini) aşağılamak ve çiviliyerek delik deşik etmek </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/4-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html">(4) Türkiye Gazetesinde Şeyhülislâm Hazretlerine Hakâret!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"> <em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">TÜRKİYE GAZETESİNDE ŞEYHÜLİSLÂM HAZRETLERİNE HAKÂRET!</span></em></h1>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><u>AKÂİDDE BÜYÜK İMÂM VE MÜCÂHİD ŞEYHÜLİSLÂM MERHÛM MUSTAFA SABRİ EFENDİ HAZRETLERİ&#8217;NİN 62 SENE EVVEL (12. MART. 1954) TÂRÎHİNDE İRTİHÂL-İ DÂR-I BEKÂ EYLEYİŞLERİ MÜNÂSEBETİYLE&#8230;</u></strong></span></em></p>
<h1 style="text-align: center;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><br />
<u>MÜBÂREK RAMAZAN’DA, DÂHÎ ŞEYHÜLİSLÂM MERHÛM MUSTAFA SABRİ EFENDİ HAZRETLERİNE TÜRKİYE GAZETESİ’NDEKİ İFTİRÂ, HAKÂRET VE AŞAĞILAMALAR İÇÜN TEVBE EDİLMEZSE, LÂ’NETLENMEKDEN KORKULMALIDIR!</u></strong></span></em></h1>
<h1 style="text-align: center;">(4)</h1>
<h3 style="text-align: right;"><em><span style="color: #cc0000; font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><u>Ahmed SELÂMÎ</u></strong></span></em></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">25) (Altı .oklu) ve (kurt totemli) şebekeler eline düşmüş derme çatma ÇATI (kerestelerini) aşağılamak ve kulaklarından duvara çiviliyerek delik deşik etmek uğruna, isim, künye ve aslına bile sâhib çıkamıyan; öz babasının azılı düşmanlarının kucağına oturacak kadar baba çizgisinden nasibsiz ve o ata hatırâsına bevleden adamı tutduğu partiler hesâbına tokatlamaya, Merhûm Şeyhülişlâm Mustafa Sabri ve o adamın muhterem ve kıymetli pederi Merhûm Muhammed İhsân Efendileri de şamaroğlanı yapmak, bir müslümanın irtikâb edeceği rezâlet ve denâat olamaz&#8230;</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>&#8220;Çatı adayı&#8221;</strong> adı altında yemlenen o zavallı, adından utanacak kadar hâlet-i rûhiyesi sıfırın altında ve buna rağmen agorada sırıtan; ve aşşağılık duygularına batarak  <strong>başörtüsü lüzumsuzluğunu </strong>bile ağzına sığdırabilecek kadar birilerine yaranış içine giren; ve cibilliyetini böyle teşhîr eden bir zavallı&#8230;</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Ve o, böylece, aslından utanma içine girerek, soy, zihin ve ruh lekesi taşımadığını birilerine isbât sıkıntısı ve çukuruna düşen; ve bu tür pespâyeliklerle <strong>“kendisini takdîm”</strong> ahmaklığı irtikâb ederek ve beleş makam sâhibi olma şehvetine kapılarak orada burada sürtüb duran; ve bu kadar basitleşerek  harc-ı âlem olan  zavallı ve kukla bir adam&#8230;</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Şu anda o adam, (îmânî ve fikrî) hiçbir beraberliği olmadığı halde, yakını imiş gibi gösterilen politik teşekküllerin içine sığınan, en doğrusu yamanan; ve Âhıret’e irtihâl   etmiş O Şerefli ve Büyük Şeyhülislâmı; ve yine aynı keyfiyet içindeki rahmetli babasını aşağılayıb i&#8217;tibarsızlaştırma içinde bir vitrin süsüdür&#8230; Gene o, beşerî kelimelerle tavsîfi mümkin olmıyan bir fâcia, gaddarlık, zulüm malzemesi; ve <strong>İngiliz</strong> gâvuru ile onun noteri <strong>yahudi</strong> çıfıtına bile gîran gelebilecek kadar diplerde, insanlıkdan öte, mahlûkiyet dışı bir keyfiyet ortaya koyandır&#8230;</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">26) Merhûm Şeyhülislâm Hazretleri, bütün bir ömrünü, mücerred (Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemaat) çizgisinde, İslâmiyyet’i muhâfaza ve müdâfaa içün binbir çile ile geçirmiş; ve şimdi Kahire’deki mezâr-ı şerîfinde ve âlem-i berzâh içre ve dünyâdaki şeyâtînü’l-inse karşı da, hukûkunu muhâfaza ve müdâfaa edemiyecek bir mevki’de bulunmaktadır! Artık her mazlum müslüman gibi bu allâme ve mazlum Şeyhülislâm’ın hakk ve hukûkunun muhâfaza ve müdâfaası da, takiyyeden ve üçkâğıtçılıkdan münezzeh ve <strong>“Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemaat”</strong> hakîkatına gönül vermiş her îmân ehlinin, su götürmez vazîfesidir; ve şer’an <strong>“kul hakkı”</strong> noktasından da îfâsı şart, akâiddeki ifâdesiyle<strong> “vâcib”</strong>, fıkıhdaki şekliyle ise <strong>“farz!..”</strong></span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">27) Bu vaz’iyyetdeki mücâhid, allâme ve akâidde <strong>&#8220;imam&#8221;</strong> bir Şerîat âlimini, bu kadar îmân, ahlâk ve edeb dışı bir vahşetle Mübârek Ramazan’da yalan ve iftirâlarla ve kamalist ağzından bin beter bir hırs ve gayz içinde, O’na <strong>“hâin” </strong>diyerek hırpalamak, mütacâsirlerini dünyâ ve âhıretde ebediyyen hâsırînden edebilecek bir rezâletdir&#8230; <strong>“Elfâz-ı küfrün”</strong>, <strong>“Şerîat Ulemâsına”</strong> çevrilen hezeyânlar babı ve netîceleri de, artık mâ&#8217;lûm holdingcilerin ırgalamadığı ve kamalistleşmiye böyle imbiklendikleri vesîkasını dünyâya sallandırıyor!. Binâenaleyh bu yiğit, fakat şu anda <strong>dilsiz</strong> kalmış büyük Şeyhülislâm’ın hukûkunu bu nasibsizlere karşı muhâfaza ve müdâfaa etmek, kendisini seven, takdîr eden, son derece azim ve kararlılıkla devam etdirdiği mücâhedesinin hayrânı olan, Merhûm&#8217;a vefâ ve sadâkat müflisliğinden Allâh Azze’ye sığınan, son asır ehl-i Sünnet Osmanlı ulemâsının çekdiği acı, işkence ve ıstırabların ve darağaçlarında mukaddes ve muazzez dinleri içün verdikleri canların ne demek olduğunu binbir âh u enîn ile yâdeden; Muazzez ve Mukaddes İslâmiyyet’in kökünü kazımak içün kudurmuşcasına asan-kesen firavunlar karşısında, o mazlumların, döneklik, tabasbus ve kalleşlikden münezzeh olarak nasıl kahramanca direndiklerini TAKDÎR makâm ve  şuurunda olan kaç nasibli kişi kalmışsa, adı geçen muhâfaza ve müdâfaa, işte bugün, tüy sıklet de olsa, onların omuzlarında kalmışdır!</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">28) Ne olursa olsun, Büyük Şeyhülislâm’ın buyurduğu gibi <strong>“Hakk ve hakîkat, aded-i ârâ ile ölçülmez; ve dâimâ ekseriyet tarafında da bulunmaz.”</strong> Rasûl-i Rusül Aleyhisselam Efendimiz Hazretlerinin emânet, tebliğ ve izini, lâf, gösteriş ve riyâdan mutlaka uzak kalarak takib edenler, târih boyunca, bunu, O Şâh-ı Rusül Aleyhisselâm’a ittibâın en ana umdesi bilmiş; ve ancak bu istikâmetde ömür tüketmişlerdir&#8230; </span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Onlar, dembokrasi şirkinin o kupkuru kalabalıklarına âid (oyları), tanrılaştırmakdan münezzeh yaşamışlardır&#8230; </span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Merhûm Şeyhülislâm’ımızın yine Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm’dan aldığı feyizle irâe buyurduğu bir başka hakîkat de:<strong> “Hakk ve hakîkat yolundaki mağlûbiyeti, bâtıl yolundaki gâlibiyete tercih ederim!”</strong> kelâm-ı hâkîmânesidir&#8230; Mağlûbiyet, hiçbir zaman <strong>“hakîkate”</strong> âid olamaz; bu kat’iyyen muhaldir!.  Ancak, lihikmetin ve cilve-i rabbânî iktizâsı, <strong>“beşere”</strong> âid olabilir&#8230;</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">29) İşte bu Büyük Zâtı, bir tek sahîfe eserini okuyub tanımadan ve çalakalem hezeyannâmeler püskürterek yalan ve iftirâlarla cihâna<strong> “hâin”</strong> tanıtmanın denâat ve şenâat çukuruna düşenler, bu zikretdiğimiz iki prensibden asla ayrılmadan bir ömür harcıyan adamın nasıl bir demir leblebi olduğunu da bilemez  ve takdîr de edemezler! Yoksa O demir leblebiyi ağzına alıp ısıran nice iblisler, Merhûm’un sağlığında, kendi lâğım kazanı ağızlarındaki dişlerinin kırıldığını görerek onları çöpe fırlatmak zorunda kalmışdır&#8230; Ve Merhûm, onların hazım cihazlarına kadar da topyekûn rûhî ve bedenî  hortumlarını kezzab içmişden beter, paçavra hâline getirmişdir!. Çünki O’nun sırtını, ne İngiliz ve ne de o İngilizin dünyâya serpiştirilmiş nice kapıkulları yere yatırabilmişdir!. O, tek başına tâğûtî ve ahbesî nice rejimlerin sırtını ve sırrını kaleminin ucunda patlıyan hakîkat bombalarıyla hurdahâş ve (fâş üstüne fâş) ederek, heriflerin ciğerlerine kadar çekdiği veremli ve kanserli filimlerini yalınız dünyaya değil, Kainat’a kadar herkesin önüne sermiş; ve insanlık şeref, haysiyet ve nâmûsu taşıyan adam gibi adamları da, mutlak ma’nâda iknâ, teshîr ve tatmîn buyurmuşdur!</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">30) Hakk ve hakîkat ne ise, onu, DÎNİNİN esas ve zarûretlerinden zerre kadar tâviz vermeden son derece cesâretle ve <strong>“takiyye” </strong>denilen nâmussuzluk ve şerefsizliğe iğne ucu kadar hayat hakkı tanımadan, hiçbir ittihadçıya, masona, ateiste, erracülüssanem veya ahbes-i lâin cinsi mahlûkâta, zerre kadar baş ve boyun eğmeden, dimdik, dosdoğru ve ilminin haysiyet ve şerefini sonuna kadar muhâfaza ederek yaşamış; ecnebî maddesi sıfır, geçdiğimiz asrın hakîki bir İSLÂM (Osmanlı) âlimidir&#8230; Bütün bunlar, gerek, 1922’de Anadolu ihtilâlini yapan ve yaptıranların şerrinden Cennetmekân Vahîdüddîn Hân ile aynı sene<strong> “hicrete”</strong> mecbur bırakıldığı zamana kadar yazdıklarında; ve gerekse ömrünün sonuna kadar yâd ellerde yazdığı makâlât ve kitablarında apaçık görülür ve ortadadır&#8230;</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">31) Bu babdaki misâlleri, Merhûm’un (23 T.Sânî 1928/10. C.Âhir 1347) târihli Yarın Gazetesi’ndeki <strong>“İmâmet-i Kübrâ”</strong> serlevhalı seri yazısından okuyalım:<strong> </strong></span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>“&#8230;.benim gibi bir adam, yarı ömrünü ve bütün kuvvetini, aramıza girmiş olan din düşmanlarının düşmanlıklarını müslümanlara anlatmak ve kendilerini iknâ etmek yolunda tüketirse, bu düşmanlıklara karşı tedâbîr </strong>(tedbirler)<strong> ittihâzına nasıl kuvvet bulacağız?” </strong><span style="font-size: 10pt;">(Defter:101)</span></span></em></p>
<p>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>“İşte içinizdeki Dîn-i İslâm düşmanlarının bütün maskeleri yüzlerinden düştüğü ve şapkalarına varıncıya kadar kesb-i aleniyet etdiği </strong>(açıklık kazandığı)<strong> bir zamanda yazdığım âsârımın </strong>(eserlerimin)<strong> bir çok sahîfelerini hâlâ kemalistlerin dinsizliğinde şübhe eden müslümanların izâle-i şübehâtına </strong>(şübhelerini gidermiye)<strong> âid delâil ve vesâikle </strong>(deliller ve vesîkalarla)<strong> doldurmak mecbûriyyetinde kalmalı mı idim?. Böyle adamların Âhıret’deki vaz’iyyetini Cenâb-ı Hakk şu âyet-i Kerîme ile beyân buyuruyor: &#8220;Ve kâlû lev künnâ&#8230;.&#8221; </strong><span style="font-size: 10pt;">(Mülk 10)</span><strong>= “Bir de şöyle derler: “Biz işitir veya akl eder kimseler olsaydık, bu azgın ateşe atılanlar arasında bulunmazdık!”</strong></span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; </strong></span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong> “Şirzime-i Kemâliyyenin </strong>(bir avuç kamalistin)<strong>, hükûmeti hılâfetden ayırırken DİN’den de ayırmış oldukları gerek îcâbât-ı mantıkiyye ile ve gerek DÎN ile dünyâyı veyahud DÎN ile siyâseti ayırmak gibi yarı açık, yarı kapalı ta’birler altında kendi i’tirafları ile sübût buldukdan sonra, bunun mahzûrunda bu kadar i’zâm edilecek </strong>(büyütülecek)<strong> bir şey değilmiş gibi telâkkî olunduğunu görüyor; ve <u>kemalcilerin DÎN-İ İSLÂM’a müteveccih sû-i kasdına karşı bu derece mütegâfil davranan Âlem-i İslâm’ın intibâhından (1) me’yûs </u></strong>(ümitsiz, üzüntülü)<strong><u> oluyordum.</u> Heriflere, “dünyâdan ve siyâsetden ayırdığınız DÎNİ Âhıret’e mi gönderiyorsunuz?” diye bağıran bir müslüman sesi duyulmaması ne kadar <u>gücüme</u> gidiyordu&#8230; <u>Dünyâyı ve siyâseti yani hükûmeti, DÎNİN müdâhalesinden kurtararak, DÎNİ hukûk-ı medeniyye ve siyâsiyyesinden iskât etmiş </u></strong><u>(düşürmüş)<strong> olan bir memlekete DÂR-I İSLÂM denilebilir mi idi?. Başı Şerîat’a bağlı olmamak üzere müteşekkil bir hükûmet, İslâm Hükûmeti olamıyacağı gibi, o hükûmet bir hükûmet-i ecnebiyye değil de; ehâlinin, milletin kendi kendine teşkîl etdiği bir hükûmet-i milliyye ise, öyle bir milletin de efrâdca </strong>(ferdleri i&#8217;tibâriyle)<strong> isimleri Ahmed, Mehmed olmasına rağmen DÎN-İ İSLÂM ile alâkaları, hükûmetleri vâsıtasıyla toptan münkatı’ olmak </strong>(kesilmek) <strong>zarûrî idi.</strong></u><strong> Yalınız bu hâllere karşı içinden kan ağlıyan ve elinden bir şey gelmediği gibi memleketden <u>HİCRET</u> imkânını da bulamıyan (2) acûze-i ehâli içün bir hakk-ı ma’zeret kalıyor. (3) Fakat, bunlara bedel Türkiye hâricinde, <u>Ankara hükûmetinin DÎN ve dünyâyı biribirinden ayırmaya ve bu sûretle DÎNİ Âhıret’e bırakarak dünyâdan vücûdunun izâlesine</u></strong><u> (kaldırılmasına)<strong> ma’tûf icrâat ve mukarrerâtındaki </strong>(kararlaştırılmış olan)<strong> cinâyeti, Mustafa Kemâl’in hatırı içün kapatmaya veya hafif göstermiye çalışan müslümanların ve bilhassa ukalâsının vaz’iyyetleri, kavâid-i İ-islâmiyye</strong> (îmân)<strong> nokta-yı nazarından pek tehlükeli bir hâlde bulunuyordu. Demek ki (he.if), Anadolu’nun ortasında kurduğu dinsiz hükûmetle, bir tarafdan 600 seneden beri ve belki daha ziyâde bir müddetle DÎN-İ İSLÂM’a göğsünü kal’a yapan bir milleti TOPDAN İLHÂDA terkederek, DÎN ve dünyâlarını tahrîb etdiği gibi, bu icraatı kendilerine tasdîk etdirdiği uzakdaki müslümanların vaz’iyyet-i dîniyyelerini de tehlükeye sokarak, onlara da az zarârı dokunmuş olmuyordu.”</strong></u> <span style="font-size: 10pt;">(Defter:102)</span></span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><u>DİP NOTLAR:</u></strong></span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">(1) Millî Dünür Sadık Bey Hazıretlerinin  bu <strong>“intibâhından”</strong> kelimesi yerine, o <strong>“sâdeleştirme” </strong>veya <strong>“üryânîleştirme”</strong> yaparak neşretdiği Seyhülislâm satırına, <strong>“dalgınlığından”</strong> kelimesini oturtmuş!. Yani Şeyhülislâm Hazretlerinin kitâbetini beğenmemiş olacak ki, <strong>“öyle yazılmaz böyle yazmalıydın”</strong> dercesine, o allâme-i cihânı rahle-i tedrîsinden bile geçirivermiş! Evet, Merhûm <strong>&#8220;intibâhından&#8221;</strong> diyor, Sadık ise bunun yerine <strong>&#8220;dalgınlığından&#8221;</strong> kelimesini oturtuyor!. Ne alâka derseniz, Sadık&#8217;a sorunuz?</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">x(2) Büyük Allâme ve Mücâhid Şeyhülislâm Hazretlerini küçültmek içün <strong>“âilesiyle birlikde Mısır’a kaçdı”</strong> diyen Saydıray ve Besicileri, O büyük ve mücessem cesâret âbidesi Zât-ı Şerîf’e atdıkları bu bühtan ve iftirâların, dünyâda kendi başlarına gelmeden son nefeslerini vermiyecekleri de şer’î bir vâkıadır! Bir müslümanın, zâlimlerin zulmü elinde perişân ve haysiyetsiz olarak yaşamasının câiz olmayıb,<strong> “HİCRET” </strong>emr-i ilâhîsine Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm gibi tasdîk, tahsîn ve tatbîk göstermesi <strong>vâcibdir</strong>. Takiyyeci ve kamalistleşen kesân bunları da aslâ anlıyamaz!. Bu ehlileşerek vasatın hizmetkârlığına tâlib kesânın religion anlayışına göre (hâşâ) <strong>“Dârü’l-harbde kâfir hükümetlerinin kânunlarına uymak da, Müslümanlığın i’cablarındandır!”</strong></span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">(3) Tavizsiz Büyük Şeyhülislâm burada Nisâ Sûresinin 97 ve müteâkıb iki âyetini kaydediyor. Biz Meallerini yazalım: <strong>“O kimseler ki, nefislerine zulmetmekte iken canlarını alacak melekler, onlara, “Siz ne işte idiniz” derler. Onlar, “Biz bu yeryüzünde zayıf kimselerdik” cevabını verirler. Melekler: “Ya Allâh’ın yeryüzü geniş değil mi idi, oraya HİCRET etseydiniz ya!” derler. İşte bunların yeri cehennemdir. O, ne kötü dönüş yeridir.”</strong></span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Ancak erkek, kadın ve zebun olanlar, hiçbir çâreye gücü yetmiyen ve HİCRET içün yol bulamıyanlar müstesnâ.”</strong></span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Çünki Allâh’ın bunlardan o günâhı afvetmesi umulur. Allâh çok afveden ve bağışlıyandır.”</strong></span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Merhûm’un, 3. Makâlemizde geçen şu aşağıdaki ibâresine bakdığımızda, kamalist dili ile konuşan bir takım Saldıray ve Besicilerinin rağmına, <strong>“Hicret”</strong> etdiğini apaçık anlıyoruz:</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>“Hakikaten benim Mısır sergüzeştim ve oradaki vaz’iyyetim görülecek bir şey idi. Mısırlılar Mustafa Kamal’a kulakdan âşık olmuşlardı. O sebeble ulemâsının ve cühelâsının ağzında bu isim “Esmâ-yı Hüsnâ”dan biri gibi dolaşıyordu! Onun husemâsından </strong>(hasımlarından)<strong> olduğum içün de, beni, müsâfirliğime ve <u>muhâcirliğime</u> rağmen, pek nezâketsiz ve belki pek terbiyesiz bir sûretde karşıladılar.”</strong></span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Evet, Merhûm&#8217;a zerre kadar utanmadan &#8220;kaçdı&#8221; iftirâ ve hakâretini revâ gören saldıray ve besicileri, &#8220;muhâcirliğin&#8221; ne demek olduğunu hiç duymamış olacak kadar İslâm akaid, fıkıh ve târihinden nasibsiz olabilirler&#8230; Ancak onların içinde bulunduğu partili dembokratik CÂHİLİYYE, hiç kimseye şer&#8217;î bir meşrûiyyet kazandırmıyacakdır&#8230; Son Şerîat&#8217;da HİCRET, şartları tahakkuk etdiğinde &#8220;FARZ-I AYN BİR TÂAT&#8221; olub, edâ etmiyen tembel ve yumuşakçaların cehennemi müstahik olacakları kütüb-i fıkhiyyemizde musarrahdır&#8230;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong> </strong></span></em></p>
<p style="text-align: right;"><em><span style="text-decoration: underline; font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>(Mâba’di var)</strong></span></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İlk intişârı: 25.07.2014)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%284%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%284%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%284%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%284%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%284%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%284%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%284%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%284%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%284%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%284%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%284%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%284%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%284%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%284%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%284%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F4-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&#038;title=%284%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/4-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html" data-a2a-title="(4) Türkiye Gazetesinde Şeyhülislâm Hazretlerine Hakâret!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/4-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html">(4) Türkiye Gazetesinde Şeyhülislâm Hazretlerine Hakâret!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/4-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(2) Türkiye Gazetesinde Şeyhülislâm Hazretlerine Hakâret!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/2-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/2-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Mar 2019 01:45:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[03/12 Ş.İslâm M.Sabri Vefâtı]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[imamet-i kübra]]></category>
		<category><![CDATA[Kamal Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa sabri efendi]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm fetvası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=1503</guid>

					<description><![CDATA[<p>12) Gayr-i İslâmi rejim veya devlet her ne ise, başına “başkan” seçerken, eğer müslümanların yıllarca evvel Hakk’ın Rahmetine kavuşmuş,</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/2-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html">(2) Türkiye Gazetesinde Şeyhülislâm Hazretlerine Hakâret!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><em> TÜRKİYE GAZETESİNDE ŞEYHÜLİSLÂM HAZRETLERİNE HAKÂRET!</em></h1>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 24pt;"><em>(2)</em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><em><strong><u>AKÂİDDE BÜYÜK İMÂM VE MÜCÂHİD ŞEYHÜLİSLÂM MERHÛM MUSTAFA SABRİ EFENDİ HAZRETLERİ&#8217;NİN 62 SENE EVVEL (12. MART. 1954) TÂRÎHİNDE İRTİHÂL-İ DÂR-I BEKÂ EYLEYİŞLERİ MÜNÂSEBETİYLE&#8230;</u></strong></em></p>
<h2 style="text-align: center;"><em><strong><u>MÜBÂREK RAMAZAN’DA DÂHÎ ŞEYHÜLİSLÂM MERHÛM MUSTAFA SABRİ EFENDİ HAZRETLERİNE TÜRKİYE GAZETESİNDEKİ İFTİRÂ, HAKÂRET VE AŞAĞILAMALAR İÇÜN TEVBE EDİLMEZSE, LÂ’NETLENMEKDEN KORKULMALIDIR!</u></strong></em></h2>
<h2 style="text-align: center;"></h2>
<h3 style="text-align: right;"><em><span style="color: #cc0000;"><strong><u>Ahmed SELÂMÎ</u></strong></span></em></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>12) Gayr-i İslâmi rejim veya devlet her ne ise, başına <strong>“başkan”</strong> seçerken, eğer müslümanların yıllarca evvel Hakk’ın Rahmetine kavuşmuş, kendilerini müdâfaa imkânları kalmamış Şerîat büyükleri ve şeyhülislâmlarına varıncaya kadar ta’n ü teşni’a, iftirâ ve hakâretlere ve <strong>&#8220;saldıraylar&#8221;</strong> makûlesi ne idüğü belirsiz kesânın pis kalemleri ile  sırtlanca hücûma uğrar; ve gıybetdeki o<strong> “ölü eti yiyiciliğine”</strong> de bazı gazeteler yataklık yaparak aynı cinâyetlere ortak ve şerîk olurlarsa; veya bazı müslümanlar da <strong>“Bu haksızlıklar karşısında susarlarsa”</strong>, bunların tamâmı da mes’ûl ve zâlimdir&#8230; Zâlimlere <strong>“Bağıra bağıra beddua etmek, zulümlerini tek tek sayıp dökmek ve mukâbele-i bilmisilde bulunmak,”</strong> Son Şerîat’da câizdir! <span style="font-size: 10pt;">(Bkz: Elmalılı tefsiri, Nisâ 148)</span></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bu i’tibarla zalemenin, cebâbire ve decâcile gayyâsına düşmeden, ankarîbüzzemân, zulmünden vaz’geçib, mazlûmîn ile helâlleşmesi, hiç vakit geçirilmeden üzerine tereddüb eden ilk farîzadır!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemaat</strong>, bir kitle-i vâhide olub, mâzî, hâl ve istikbâldeki en zayıf ferdine kadar uhuvvet çemberi içinde bulunur; ve <strong>“İnneme&#8217;l-mu’minûne ıhvetün”</strong> emrini tasdîk ve tahsîn içre bu hükme teslîm olurlar&#8230; Bu keyfiyete binâen, en zaif mü’mine kadar hiç biri, <strong>“zarûrât-ı dîniyyeye”</strong> alenen muhâlefet dalâletine; ve yalan, iftirâ ve tahkir ile müslümanlara zarar verme fezâhatine düşmedikçe, onları dünyâya rezîl ü rüsvây etme fiiline cür&#8217;et edilemez!. Aksi hâlde bu denaat, kebîreden haramdır, fısk u fücurdur, ölü eti yemekdir; hatta mazlumların <strong>ulemâdan</strong> oluşuna rağmen, onların, bu (mü’mîn) keyfiyetleri üzerinden istihzâ, istiskâl ve tahkîr edilişe uğratılması, küfür, şirk, zulüm ve nifâka kadar yol bulur!. Nerde kaldı ki bir müslüman, değil bir Müslüman büyüğüne, müslüman küçüğüne hatta ve hatta en âdî bir yahudiye kadar hiçbir gâvura bile yalan ve iftirâ ile hücûm edemez; bu, onun dininde kat&#8217;iyyen yasak en pis bir keyfiyetdir&#8230;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>13)<strong> Zâlime</strong>, müslüman da olsa, şer’an bedduânın cevazından bahsetdik!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Binâenaleyh, Büyük Şeyhülislâm Merhûm Mustafa Sabri Efendi Hazretleri aleyhinde yalan, iftirâ ve tahkîre mücâseret eden kesânın, bu noktada titremesi ve korkmasını da şiddetle tavsiye ve ihtâr ederiz&#8230; Zira Büyük Şeyhülislâm, bunu, Mısırlıların kendisine yapdığı <strong>zulüm</strong> karşısında<strong> “İmâmet-i Kübrâ”</strong> nâm muhalled eserinde şu satırlarla ifâde ve ifhâm buyururlar:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Hakikaten benim Mısır sergüzeştim ve oradaki vaz’iyyetin görülecek bir şey idi. Mısırlılar Mustafa Kemal’e kulakdan âşık olmuşlardı. O sebeble ulemâsının ve cühelâsının ağzında bu isim “Esmâ-i Hüsnâ&#8217;dan&#8221; biri gibi dolaşıyordu! Onun husemâsından </strong>(hasımlarından)<strong> olduğum içün de, beni, müsâfirliğime ve muhâcirliğime rağmen pek nezâketsiz ve belki pek terbiyesiz bir sûretde karşıladılar. İSLÂM MEMLEKETİ ZANNI İLE İLTİCÂ ETDİĞİM MISIRLILARIN HAKKIMDAKİ SÛ-İ MUÂMELESİNİ DEĞİL DÜNYÂDA, ÂHIRETDE BİLE UNUTMIYACAĞIM.”</strong> (15 R.ahır 1347/29. 9.1928) (87)</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Saldırayları ile beraber Türkiye Gazetesi mes’ulleri ve tasvib ve tasdikçileri de, ÖMRÜ Allâh Azze’nin Dînini neşr ü müdâfaa uğrunda binbir çile ile geçen<strong> Ehl-i Sünnet Kahramanı</strong> bir Osmanlı Şeyhülislâmının bu satırlarından nasiblerini alabilirler!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>14) Adı geçenlerin <strong>“Atatürk’ün hâin i’lân etdiği”</strong> eşhâs arasına, Merhûm ve Mağfûr Büyük Şeyhülislam ile Osmanlı Ulemâsından Muhammed İhsan Efendi Merhûmu da dâhil etmekden çekinmemeleri ve zerre kadar <strong>&#8220;Âhıret hesabına&#8221;</strong> yanaşmamaları karşısında, bu <strong>“hâinliğin”</strong> sebebi iki şıkdan biri  veya aynı zamanda ikisi olacakdır:</em></p>
<ol style="text-align: justify;">
<li><em>A) Kamal Paşa hakkında <strong>“ölüm fetvâsı yayınlamak&#8230;” </strong></em></li>
<li><em>B) Adı geçene <strong>“muârız ve muhâlif”</strong> olunub, icrâtının, İslâm Din-i Celîli’nin esaslarına ters kabul edilmesi; veya bu dini ortadan kaldırmaya ma’tuf olduğunun düşünülmesi ve böyle bir kanaat taşınmasıdır&#8230;</em></li>
</ol>
<p style="text-align: justify;"><em>Bu şıkların ikisinin de <strong>“hâinliğin”</strong> sebebi olarak ileri sürüldüğü, şu aşağıdaki üç cümlede apaçık sırıtmaktadır:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Mustafa Kemâl ve Millî Mücâdeleciler için ölüm fetvasını yazan Mustafa Sabri Efendi&#8230;”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Mustafa Sabri Efendi, 1922’de İstiklal Harbi bitince ailesiyle Mısır’a kaçmış ama sürgünde </strong><strong><u>muhalefetine</u></strong><strong> devam etmişti.” </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong><u>“Atatürk’ün hâin ilân ettiği</u></strong><strong> rejim karşıtı <u>MUHALİF</u> bir diaspora&#8230;” </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bu satırları yazan <strong>Saldıraylar;</strong> ve bu iftirâlarla bu son derece edeb dışı hezeyânları neşreden <strong>Türkiye Gazetesi </strong>ve tasvîb ve tasdikçileri, mükerrer beyânlarımızla çok iyi bilsinler ki:</em></p>
<ol style="text-align: justify;">
<li><em>A) Adı geçen fetvâ, Büyük Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi Hazretleri’nin yazdığı bir fetvâ değil; yine Vahîdüddîn Cennetmekân Hazretleri’nin Kıymetli Şeyhülislâm’ı Merhûm <strong>Dürrizâde Esseyyid Abdullah Efendi Hazretlerine</strong> âid bir fetvâdır. Fetvâ altındaki imzâ aynen şudur: <strong>&#8220;KETEBEHÛ EL FAKÎR DÜRRİZÂDE ESSEYYİD ABDULLÂH AFÂ ANHÜMÂ&#8221;&#8230;</strong> O zamanın <strong>“Hilâfet Hukûkuna”</strong> göre yazılmış bir fetvâ içün kimseye <strong>“hâin”</strong> denilemiyeceği de, kalbinde zerre kadar <strong>“Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemaat îmân ve i’tikâdı”</strong> olan her mü’minin teslîm edeceği bir <strong>Müslümanlık keyfiyetidir&#8230;</strong></em></li>
<li><em>B) Kamal Paşa’ya <strong>muârız</strong> ve <strong>muhâlif olmak</strong>&#8230; Böyle olanlara <strong>“hâin”</strong> demek de bir hezeyandır. Paşanın silah arkadaşları içinde bile, Karabekir’lere varıncaya kadar pek çoğu, kendisine muârız olub muhâlefet etmişlerdir. Paşaya muârız ve muhâlif olmakla hiç kimse suçlu mevkiine düşürülüb tahtıe edilemez.  Aksi halde Paşa, ismet sıfatını hâiz bir peygamber veya sübhân sıfatları olan bir ilâh (!) yerine konulmuş olur ki; böyle düşünen ve yapanlar da, din düşmanı dehşetli birer (diktatör bozuntusu) bulunurlar&#8230; Esseyyid Abdülhakîm Efendi Hazretleri de, hiçbir dakika, Paşa&#8217;nın İslâm’a bakışını tasvib etmemiş; ve dâimâ muârız ve muhâlifi olarak yaşamışlardır&#8230; Paşa, ölüm döşeğinde iken, daha sonra yerine geçecek <strong>muârız</strong> ve <strong>muhâlifi</strong> İsmet Bey’in <strong>“öldürülmesi”</strong> içün de emir vermiş; ve bu emrin yerine getirildiğini isbat içün, gazete haberinin, önüne (bir tek nüsha basılarak) konulduğu; ve böylece <strong>yalana</strong> inandırıldığı ve gözboyandığı da bir <strong>vâkıa</strong> olarak bugünün târihçileri tarafından cihâna avaz avaz duyurulmaktadır!..</em></li>
</ol>
<p style="text-align: justify;"><em>İsmet İnönü nâm kimesnenin, Paşa’ya <strong>“muârız ve muhâlif”</strong> olduğu bu kadar ortada iken, o İsmet <strong>“hâin”</strong> olarak agorada sallandırılmamışdır!. Belki de Kamal Başkanın nazarında 100 kat <strong>“hâin”</strong> olmanın adı ne ise, o,  o idi; ve onun içün o ne ise o, dile düşmedi, sâdece <strong>“katline fermân”</strong> çıkdı!!!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Paşa’nın fetvâları (!) ve idamları onu <strong>“hâin” </strong>yapamıyor ama; kendisi içün çıkan <strong>“ölüm fetvâları yayınlamak”</strong>, hiç idâma bâdi  olmasa bile muârız ve muhâliflerini<strong> “hâin”</strong> yapmıya yetib artıyor!. Bu da <strong>hılâfetin</strong> değilse bile, cumhuriyet ve dembokrasinin yani idhâl (CUMPUTRASİNİN) <strong>“fazileti”</strong> iktizâsı olabilir!. Ayrıca, <strong>“hukuk devleti” </strong>olmak da, halkı böylesine <strong>&#8220;canından edecek kadar candan sevmenin,&#8221;</strong> ve <strong>“halka âşık”</strong> olmanın avrupâî ve masonik bir formülü kabûl edilebilir!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>15) Şu kadarını da beyan etmeden geçemeyiz ki, Kamal Şef-i Ebedînin<strong> muârız ve muhâlifi</strong> olmanın suçu, nass ile sâbit bir hükümmüşcesine ele ve dile alınır da, <strong>&#8220;Paşa, falana hâin dedi, filânı hâin ilân etdi” </strong>noktasından hareket edilir ve o kişilere <strong>“hâin” </strong>gözü ile bakmak bir hakîkat ve düstûr hâline getirilirse, dünyâda hâin olmıyan müslüman asgâriye iner; ve Paşa kime ne demişse, o, mutlak hakk ve doğru bilinmiş, hâinliğin <strong>&#8220;vâhid-i kıyâsîsi=ölçü birimi&#8221; </strong>paşa olmuş demekdir! Böylece de Paşa, tanrılar üstü bir şef-tanrı ittihaz edilmiş olur!. Meselâ Fahr-i Kâinât Rasûl-i Rusül Aleyhi Ekmeli’t-Tehâyâ Sallallâhu Aleyhi ve Sellem içün de  Hâşâ, <strong>“Araboğlu, Çöl bedevîsi, deve çobanı v.s.”</strong> gibi aşağılayıcı laflar kullanmışsa, <strong>“öyledir, O, odur”</strong> demek, Türkiye Gazetesi Sâhibinden Neşriyât ve Yazı müdürlerine, muharrirlerinden müstahdemînine, kariîninden, bunları tasvîb ve tasdikçilerine kadar bunca zevâtı, hangi şer&#8217;i hükme çakacakdır? <strong>“Hüseyin Hilmi, Enver Ören Beylerin ervâhı,&#8221;</strong> acebâ bu tür ve bu cins tasvîb, tasdîk ve tahsinler elinde ne hâllere düşecekdir?. Âlim ve Velî Esseyyid Abdülhakim Efendi Hazretlerine nisbet iddiası taşıyan bir câmianın <strong>encâmı</strong>, bundan nasıl hisseyâb ve nasîbedâr olacakdır?..</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Paşa’nın, <strong>“Araboğlunun yâvelerini Türkoğullarına öğretmek içün Kur’an’ı Türkçe’ye terceme etdireceğim ve öylece de okutacağım, tâ ki budalalık edib aldanmasınlar!”</strong>  dediğini, Karabekir’den naklen, Müteveffâ Uğur Mumcu Kitabında iktibâs etmişdir!. Paşa, Şeyhülislâm’a ve İhsan Efendi diyasporasına <strong>“hâin demişse, doğru demiş”</strong> demiye tutkallanan Saldıray ve Türkiye Gazetesi câmiası, <strong>“Paşa Araboğlunun yaveleri demişse, öyledir&#8221;</strong> diyebilecek midir?. Diyemiyeceklerse, Paşa&#8217;nın, neden birincilere <strong>“hâin”</strong> deyişini, nass yakalamış gibi dünyâya i&#8217;lân etmekden îmân sancısı ve iffet sıkıntısı çekilmiyor?.. Tavil Tayyib Paşa Hazıretlerinin Çankaya’ya çıkışını Samsun’dan başlatmasının, (kemâlî) bir kerâmeti veya istidrâc kabilinden bir fevkal’âdeliği mi vardır?. Dersimli <strong>&#8220;tıpış tıpışcı&#8221;</strong> alevî Kamal, <strong>&#8220;ne alevî ne sünnî olan Tavil Tayyib Paşa’ya&#8221;</strong> benzer bir dublör peşine düşünce, İkinci Ebedî Şef Tavil Tayyib Paşa&#8217;nın da CHP’den oy getirecek kataküllilere mi boyun eğmesi ve iki katlı-dört büklüm olması iktizâ eder?! Böyle <span style="text-decoration: underline;"><strong>laik dembokratik cumbokrasi teslisli</strong></span> beynelmilel dünya politikaları uğruna, Müslümanlığın mukaddeslerinin ayak altına alınmasının dehşetli mes’ûliyyetini, herşeye rağmen tekrar hatırlatırız!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>16) Adı geçen fetvâ, Şeyhülislâm Merhûm Mustafa Sabri Efendi’ye âid değilken, kamalist dinsevmezler neden bunun Dürrizâde Esseyyid Merhûm Abdullâh Efendi Hazretlerine âid olduğunu söylemez de, Sabri Efendi Merhûm’u kendi kalabalıklarına aşağılatmak içün <strong>“yalan ve iftirâ”</strong> âdîliği peşine düşerler?. Çünki Dürrizâde Merhûm 1925’de Mekke’de vefât etmiş, Sabri Efendi Merhûm ise tam 29 sene daha muammer olarak 1954&#8217;de Kâhire’de irtihâl-i dâr-ı bekâ eylemişdir. Merhûm, asrın başından beri nice ittihadçı ve 1919’dan beri de nice kamalist hâinliklerine muhâtab olmuş; ve bunları dehâ çapındaki ferâset ve zekâvetiyle görmüş ve onlarla kıyâsıya bir mücâdelenin içine girmişdir. Dürrizâde Merhûm’dan sonra 30 yıla yakın da bunu insanüstü bir AZİMLE sürdürmüş; ve kitâb, makâle ve her türlü neşriyâtıyla ve bütün dünyâyı ve beyinsiz müslüman geçinenleri bile karşısına alarak, yılmadan ve usanmadan devâm etdirmişdir. Kamalist gürûh da bunu bildiği ve Merhûm’la başedemediği içün, O’nu, ahmaklar  ve imansızlar dünyâsında karalamak ve i&#8221;tibarsızlaştırmak üzere, (âciz suçlulara) mahsus bu <strong>“iftirâ”</strong> tezgâhından meded ummuşdur! Dolayısıyla kamalist ateizma, Dürrizâde Merhûm&#8217;u değil, başlarına belâ olan Merhûm Mustafa Sabri Efendi Hazretlerini hedef tahtasına oturtmayı menfaatına çok daha uygun görmüşdür!. Bu i&#8217;tibarla da Merhûm&#8217;u, erkekçe yenemiyeceğini bildiklerinden, kancıkça <strong>&#8220;yalan ve iftirâ&#8221;</strong> bombardımanı ile mağlûb etme alçaklığını kendilerine usûl ittihâz etmişlerdir!. Aynen Büyük Şehîd İskilibli Merhûm Muhammed Âtıf Efendi Hazretlerine ve daha yüzlerce ulemâ ve evliyâya yapdıkları gibi&#8230;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>17) Şimdi kamalistlerin Büyük Şeyhülislâm Merhûm Mustafa Sabri Efendi Hazretleri üzerine yıkdığı fetvânın  İslâm Halifesi ve Sultanı Cennetmekân Mehemmed Vahîdüddîn Hân Aleyhirrahmeti Ve’l-Ğufrân Hazretleri’nin Şeyhülislâmı Dürrizâde Esseyyid Abdullah Efendi Hazretlerine âid olduğunun isbâtını, Mustafa Sabri Merhûm’un <strong>(17. Safer. 1347/ 3. Ağustos.1928)</strong> tarihli <strong>“İmâmet-i Kübrâ”</strong> nâmındaki tefrîkasından okuyalım:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“&#8230;.öldükden sonra Cenâb-ı Hadîce’ye komşu olmak gibi fetvâsının mükâfâtı olduğuna şübhe etmediğim en yüksek bir pâye de, yine bu tâli’li zâta nasîb olmuşdur. Vefâtında ben de Mekke-i Mükerreme’de idim. Cenâzesinde hazır bulundum. Ve dünyâdaki fetvâsı gibi ölümündeki mesvâsını </strong>(evini)<strong> de kıskandım!</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Mukâbil fetvâların esâsının tezvîrât ve tasnîâta </strong>(düzme ve uydurmalara)<strong> müstenid olduğuna gelince, bugün bunu isbâta hiç hâcet kalmamışdır. Anadolu’daki Mustafa Kamal Harekâtının, hâli-i esâretde bulunan halîfeyi tahlîsa </strong>(kurtarmıya)<strong> ma’tûf olduğu mezkûr fetvâlarda tasrîh ve iddia edilmiş iken, harekât-ı mezkûrenin evvelâ halîfeyi hukuk ve salâhiyyetinden tecrîd ile ve sâniyen hılâfeti büsbütün ortadan kaldırmakla netîcelendiğine nazaran, o harekâtın sergerdeleri kendilerine makâm-ı hılâfete karşı âsî ve bağî hükmü veren DÜRRİZÂDE’nin fetvasını, kendileri tasdîk etmiş oldukları gibi halîfeyi tahlisden velâsiyemâ </strong>(herşeyden evvel)<strong>  makâm-ı hılâfet de İngiliz kânunlarının tatbîkine karşı makâm-ı hılâfetin HAKK-I KAZASINI istirdâd ve iâdeden dem vuran, kendi fetvâlarını da yine kendileri en hâinâne bir sûretde tekzîb etmişlerdir.&#8221; </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Tahlîsi mev’ûd olan </strong>(kurtulacağı va’dedilen)<strong> Hılâfet bugün nerededir? Kimlerin eliyle yıkılmışdır? Hılâfetin HAKK-I KAZÂSI </strong>(muhâkeme sistemi)<strong>, ahkâm-ı şer’iyyenin icrâsı ma’nâsına olduğu halde, Şerîat Kânunlarını ilgâ ederek yerine ecnebî kânunlarını, İsviçre Kânunlarını tatbîk edenler kimlerdir? Gözleri KÖR olmıyan kâri’ler bütün bu müddeiyâtın yerindeki ma’kûsâtı </strong>(zıtlığı, tersliği, suçu karşısındakine atmayı)<strong> görüyor. Halîfeye <u>“edâmallâhu hılâfetehû ve Şevketehû ilâ yevmiddîn” </u>diye duâ ederek fetvâ alıb veren hılâfet düşmanlarının sahtekârlıklarına bakınız!”  </strong><span style="font-size: 10pt;">(75)</span><strong> </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>18) Merhûm, (29.Safer.1347/15.8.1928) târihli makâlâtına şöyle devam ediyor:<strong> </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>(77) “&#8230;..elhâsıl mukâbil fetvâlar, serâpâ müzevir ve ekâzib ile mâlîdir</strong> (Uydurma ve yalanlarla dopdoludur.)<strong> Saf Anadolu ehâlîsine hoş görünmek içün Halife hakkında fetvâlarında isti’mâl etdikleri elfâz-ı ta’zîmiyye ile ân-ı fırsatın hulûlünde Halîfeye revâ gördükleri tahkîrât-ı şeni’iyyeyi </strong>(alçakça hakâretleri)<strong> karşılaştırınca heriflerin yalancılığının ve kalleşliğinin seviyesi biraz daha anlaşılır. Sahtekârlıklarının en celî </strong>(aşikâr)<strong> bir vesîkası mâhiyetinde bulunan bu mukâbil fetvâları beş sene evvel kendi gazeteleri ile tekrar neşr ve i’lân etmekden sıkılmamaları da, utanmanın, akıllarına gelmemek derecesinde bunlarca mensî </strong>(unutulmuş)<strong> bir hâle geldiğine delâlet eder. </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Şeyhülislâm Dürrizâde Merhûm’un sâlifüzzikr fetvâsı bana Mısır sergüzeştimi yâdetdirir. <u>Mısırlılar bu fetvânın bana âid olduğu zehâbında ısrâr etmişler; ve mükerreren gazeteleri ile vâki’ olan tashîh ve tezkîrime rağmen, iki Şeyhülislâm’ı yekdiğerinden temyîz ve tefrîka bir türlü muvaffak olamamaşlardı.</u> İptidâ İstanbul’dan Mısır’a geldiğim zaman, gazeteleri: <u>“SÂHİBÜ’L-FETVÂ Mustafa Sabri geldi”</u> dediler&#8230; Ve <span style="text-decoration: underline;">Mısır’da oturduğum kadar her gün, matbuatda arsızca ta’rizlerle ve husûsî telgraflarla beni ta’cîz etdiler.</span> Bu meyanda: <u>“Mısır, hâinlere me’vâ </u></strong><u>(yurt)<strong> olamaz, Hicaz’a gidin!”</strong></u><strong> diyenler bile oldu. Ben ise fetvâyı vermek şerefinin maatteessüf bana nasib olmadığını ve Mısırlıların en açık bir mes’elede cehâlet ve dalâletlerini yüzlerine vurmak içün hakîkatı beyan mecbûriyyetinde kaldığımı, Melik-i Hicaz Hazretlerinin da’veti üzerine Mısır’dan ayrılırken “El Mukattam” ve “El Ahrâm” gazetelerinde yazdım. Benim makâlem onları büsbütün çıldırtmışdı ki, bu terbiyesiz edebiyyât nümûnelerini Mekke-i Mükerreme’de okudum. Benden sonra bilâhare Dürrizâde Abdullah Bey de Mekke-i Mükerreme’ye geldi ve arası çok geçmeden orada irtihâl-ı dâr-ı bekâ eyledi; bunun üzerine Mısır Gazeteleri: <u>“Mustafa Sabri sahibü’l-fetvâ Mekke’de öldü”</u> diye yazdılar!. Melik Hüseyin Hazretleri bunlarla münâkaşayı münâsib görmediği içün ben bir şey yazamıyordum. Nihâyet âilem efrâdından bir kısmının hastalanması sebebi ile 5 ay sonra Mısır’a avdet etdim. </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Bu def&#8217;a da, <u>“Mustafa Sabri yine geldi, Hicaz’da vefât mes’elesinin aslı yokmuş!”</u> dediler!!! Ben cevab vermemekde devâm ediyordum. Birkaç ay sonra “Emirüşşüarâ” lâkâbını verdikleri Şevki Bey, Hidiv-i Sâbık’ın İstanbul’dan avdet eden vâlidesini istikbâl sadedinde uzun bir kasîde yazdı.</strong></em><em><strong>. Dayanamadım, açık bir mektub ile kasideye bilâ lüzûm dercedilen bu istidrâd-ı kabihi tenkîd etdim.</strong></em><em><strong>l sadedinde uzun bir kasîde yazdı ve bu kasideyi “El Ahrâm” gazetesi, sersütûn hâlinde neşretdi. Kasîdenin 5-10 beyti Halîfe Vahîdüddîn’in ta’n ve teşnîine tahsîs olunmuşdu. Müşârünileyh </strong>(Sultan Vahîdüddîn)<strong>, “Veliyyün litteâğît” ve “İmâmüssû&#8221; </strong>(tâğutların velîsi ve kâfirlerin imâmı)<strong> tabirleri ile yâd ediliyor; buna mukabil Mustafa Kamal da, bir münci-i İslâmiyyet gibi göklere çıkarılıyordu.” </strong><span style="font-size: 8pt;">80</span><strong> </strong></em></p>
<p style="text-align: right;"><em><span style="text-decoration: underline;"><strong>(Mâba’di var)</strong></span></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>(İlk intişârı: 15.07.2014)tt.</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%282%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%282%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%282%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%282%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%282%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%282%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%282%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%282%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%282%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%282%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%282%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%282%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%282%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%282%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&amp;linkname=%282%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html&#038;title=%282%29%20T%C3%BCrkiye%20Gazetesinde%20%C5%9Eeyh%C3%BClisl%C3%A2m%20Hazretlerine%20Hak%C3%A2ret%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/2-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html" data-a2a-title="(2) Türkiye Gazetesinde Şeyhülislâm Hazretlerine Hakâret!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/2-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html">(2) Türkiye Gazetesinde Şeyhülislâm Hazretlerine Hakâret!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/2-turkiye-gazetesinde-seyhulislam-hazretlerine-hakaret.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hat ğalât, imlâ ğalât, inşâ ğalât, ma’nâ ğalât</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/malatyali-muhammed-resad/hat-galat-imla-galat-insa-galat-mana-galat.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/malatyali-muhammed-resad/hat-galat-imla-galat-insa-galat-mana-galat.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jan 2018 07:15:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dr. Malatyalı M. REŞÂD]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Camiindeki tablo]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa sabri efendi]]></category>
		<category><![CDATA[Tablonun hikayesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=5827</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nüshâ-i âşufte-i dîvân-ı ömrüm sorma hiç! Hat ğalât, imlâ ğalât, inşâ ğalât, ma’nâ ğalât</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/malatyali-muhammed-resad/hat-galat-imla-galat-insa-galat-mana-galat.html">Hat ğalât, imlâ ğalât, inşâ ğalât, ma’nâ ğalât</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="title" style="text-align: center;">Hat ğalât, imlâ ğalât, inşâ ğalât, ma’nâ ğalât</h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><em><span style="text-decoration: underline;">Dr. Malatyalı Muhammed REŞÂD</span></em></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" src="https://78.media.tumblr.com/f2e33e9c6b78167500815a513e2118b9/tumblr_inline_p2jx6a4Xm91sq6u6j_1280.jpg" alt="image" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<h3 style="text-align: right;"><span style="text-decoration: underline; color: #cc0000;"><em>Dr. Malatyalı Muhammed REŞÂD</em></span></h3>
<p style="text-align: justify;">Nüshâ-i âşufte-i dîvân-ı ömrüm sorma hiç!</p>
<p style="text-align: justify;">Hat ğalât, imlâ ğalât, inşâ ğalât, ma’nâ ğalât</p>
<p style="text-align: justify;">Bundan seneler evvel, fatih cami’inde emin sarac xoca dan mecelle dersleri oquduğumuz bir hengamda xoca, ders oquduğumuz müezzin mahfelinin üzerindeki tablo nun hikâyesini anlatmışdı.</p>
<p style="text-align: justify;">Emîn (sarrâc)-i toqâtî xoca, bu resmin istanbuldan hicrete mecbûr qalan mustafa sabrî efendinin evinin yağması netîcesinde fâtîh cami’inin aşağısındaki malta çarşısında mezata düşdüğünü ve buradan bahis mevzu’u tabloyu satın alan bir hanım efendiye oradan geçen bir Müslimân bu resmin mustafa sabrî efendinin evinden resmen çalınan bir tablo olduğunu söylüyor ve o hanım efendi de tabloyu fâtih camiine veriyor. Ya’ni câmi’nin duvarında, mülkiyyeti mustafa sabrî efendi ve veresesine ‘âid hırsızlanmış bir tablo var.</p>
<p style="text-align: justify;">Bi’l-âxere 1437 (2014) senesinde, abdullah gülün reis-i cumhuriyyetde olduğu bir hengamda istanbul belediyesinin parasıyla çıqarılan bir mecmuâda bu mülâqatımız, tablonun sâhibi mustafa sabrî efendinin da’mâdı, mi’mar-zâde muhammed ‘ali bey [1] den bahs eden bir yazı münâsebeti ile mevzu’ edilmiş.<br />
Meqâlenin ‘unvânı, “Sultan Ahmet Camii’ndeki Harem-i Şerif Tablosu ve Ressamının İlginç Hikayesi” [2] Bu yazının doğru adı: “Hazret-i Mûsanın Qızını Qurban Ederken Cenâb-ı Haqqın Gökten Öküz Göndermesi” olmalıydı.</p>
<p style="text-align: justify;">Ortada haqîqaten bir “harem-i şerîf” tablosu var ve sultan ahmed câmi’inin duvarında asılı. Mecmuâda neşr edilen meqâlenin başına qoyulan resim, bu. Faqat bu resmin anlatılacaq bir hikâyesi yoq. Emîn xoca ile mülâqatımızda bahs etdiğimiz, reîs-i cumhûriyyetin ‘alâqadâr olduğu resim, fâtih câmi’inin duvarında, müezzin mahfelinin üzerinde asılı ve “elsanatları” mecmuâsında bu resim basılmış değil. Ya’ni “elsanatları” mecmuâsını oquyan bir kimsenin bizim mülâqatda bahs etdiğimiz resmi bu meqâlede görmesi bahsi mevzu’u olmadığı gibi iş olsun diye sağa sola serpişdirilip haqqlarında düzgün ma’lûmât verilmeyen resimler üzerinden bir şey’ anlaşılması da mümkîn değil.</p>
<p style="text-align: justify;">Mi’mâr-zâde muhammed ‘ali beyin fâtîh câmi’inde, müezzîn mahfelinin üzerinde bulunan ve emîn xoca ile mülâqâtımızda bahs etdiğimiz tablonun resmi bu meqâlenin üzerinde neşr edilmiş bulunuyor. Tablonun sol tarafında mekke ve medîne, sağ tarafında yıldız sarayı resm edilmiş. Resmin alt tarafında bu mübârek beldelerin hicâz demir-yolu vâsıtası ile istanbula bağlanması tasvîr olunmuş. Kûfî xattla yazının yuqarısına şûrâ sûresinin 19. âyet-i kerîmesinden iktibâsla الله لطيف بعباده yazılmış.</p>
<p style="text-align: justify;">26 rabi’u-’l-axir 1439</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Kaynak: https://goo.gl/yAhk6r</em></p>
<p style="text-align: justify;">=======================</p>
<p style="text-align: justify;">[1]<br />
Merhûmun ismini “mimarzade mehmed ali” etmişler. Bu zâtın ismi, muhammed dir. ‘İlmiyyeden bir müslimân adını mehmet hâline soqmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">[2]<br />
Fatih Tığlı, “Sultan Ahmet Camii’ndeki Harem-i Şerif Tablosu ve Ressamının İlginç Hikayesi”, “Elsanatları” mecm., 17nci aded, 1438 (2014); 114-119.s.;<br />
<a href="https://t.umblr.com/redirect?z=http%3A%2F%2Fismek.ist%2Ffiles%2FismekOrg%2FFile%2Fekitap%2Fel_sanatlari%2FELSANATS-17X.pdf&amp;t=MWQwNDE1ZjgyYTQ1OGFmZTFlYWIyY2NlMzcwOGZjYzZiYzgyYTNjMSxIS1VsZW1zQg%3D%3D&amp;b=t%3AMKkIxJ5JJja_KRupiqgGLg&amp;p=https%3A%2F%2Fhurufi.tumblr.com%2Fpost%2F169695317493%2Fhat-%C4%9Fal%C3%A2t-iml%C3%A2-%C4%9Fal%C3%A2t-in%C5%9F%C3%A2-%C4%9Fal%C3%A2t-man%C3%A2-%C4%9Fal%C3%A2t&amp;m=1">http://ismek.ist/files/ismekOrg/File/ekitap/el_sanatlari/ELSANATS-17X.pdf</a></p>
<p style="text-align: justify;"><i>Kaynak: <a href="https://hurufi.tumblr.com/">https://hurufi.tumblr.com/post/169695317493/hat-%C4%9Fal%C3%A2t-iml%C3%A2-%C4%9Fal%C3%A2t-in%C5%9F%C3%A2-%C4%9Fal%C3%A2t-man%C3%A2-%C4%9Fal%C3%A2t</a></i></p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 14.01.2018)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmalatyali-muhammed-resad%2Fhat-galat-imla-galat-insa-galat-mana-galat.html&amp;linkname=Hat%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20iml%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20in%C5%9F%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20ma%E2%80%99n%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmalatyali-muhammed-resad%2Fhat-galat-imla-galat-insa-galat-mana-galat.html&amp;linkname=Hat%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20iml%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20in%C5%9F%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20ma%E2%80%99n%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmalatyali-muhammed-resad%2Fhat-galat-imla-galat-insa-galat-mana-galat.html&amp;linkname=Hat%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20iml%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20in%C5%9F%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20ma%E2%80%99n%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmalatyali-muhammed-resad%2Fhat-galat-imla-galat-insa-galat-mana-galat.html&amp;linkname=Hat%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20iml%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20in%C5%9F%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20ma%E2%80%99n%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmalatyali-muhammed-resad%2Fhat-galat-imla-galat-insa-galat-mana-galat.html&amp;linkname=Hat%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20iml%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20in%C5%9F%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20ma%E2%80%99n%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmalatyali-muhammed-resad%2Fhat-galat-imla-galat-insa-galat-mana-galat.html&amp;linkname=Hat%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20iml%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20in%C5%9F%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20ma%E2%80%99n%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmalatyali-muhammed-resad%2Fhat-galat-imla-galat-insa-galat-mana-galat.html&amp;linkname=Hat%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20iml%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20in%C5%9F%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20ma%E2%80%99n%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmalatyali-muhammed-resad%2Fhat-galat-imla-galat-insa-galat-mana-galat.html&amp;linkname=Hat%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20iml%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20in%C5%9F%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20ma%E2%80%99n%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmalatyali-muhammed-resad%2Fhat-galat-imla-galat-insa-galat-mana-galat.html&amp;linkname=Hat%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20iml%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20in%C5%9F%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20ma%E2%80%99n%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmalatyali-muhammed-resad%2Fhat-galat-imla-galat-insa-galat-mana-galat.html&amp;linkname=Hat%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20iml%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20in%C5%9F%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20ma%E2%80%99n%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmalatyali-muhammed-resad%2Fhat-galat-imla-galat-insa-galat-mana-galat.html&amp;linkname=Hat%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20iml%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20in%C5%9F%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20ma%E2%80%99n%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmalatyali-muhammed-resad%2Fhat-galat-imla-galat-insa-galat-mana-galat.html&amp;linkname=Hat%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20iml%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20in%C5%9F%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20ma%E2%80%99n%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmalatyali-muhammed-resad%2Fhat-galat-imla-galat-insa-galat-mana-galat.html&amp;linkname=Hat%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20iml%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20in%C5%9F%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20ma%E2%80%99n%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmalatyali-muhammed-resad%2Fhat-galat-imla-galat-insa-galat-mana-galat.html&amp;linkname=Hat%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20iml%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20in%C5%9F%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20ma%E2%80%99n%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmalatyali-muhammed-resad%2Fhat-galat-imla-galat-insa-galat-mana-galat.html&amp;linkname=Hat%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20iml%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20in%C5%9F%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20ma%E2%80%99n%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fmalatyali-muhammed-resad%2Fhat-galat-imla-galat-insa-galat-mana-galat.html&#038;title=Hat%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20iml%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20in%C5%9F%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t%2C%20ma%E2%80%99n%C3%A2%20%C4%9Fal%C3%A2t" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/malatyali-muhammed-resad/hat-galat-imla-galat-insa-galat-mana-galat.html" data-a2a-title="Hat ğalât, imlâ ğalât, inşâ ğalât, ma’nâ ğalât"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/malatyali-muhammed-resad/hat-galat-imla-galat-insa-galat-mana-galat.html">Hat ğalât, imlâ ğalât, inşâ ğalât, ma’nâ ğalât</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/malatyali-muhammed-resad/hat-galat-imla-galat-insa-galat-mana-galat.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cahil Kemalistlere Tarih Dersi</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/iktibaslar/yazarlar/cahil-kemalistlere-tarih-dersi.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/iktibaslar/yazarlar/cahil-kemalistlere-tarih-dersi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Nov 2017 05:35:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Cahil Kemalistler]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa sabri efendi]]></category>
		<category><![CDATA[Tokat İmam Hatip Lisesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=4873</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kavgaların Ortasında Bir Alim: Mustafa Sabri Efendi – Yanlışlar ve Gerçekler... Adı bir okula verilmek istenince kıyameti koparan Kemalistler yine </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/iktibaslar/yazarlar/cahil-kemalistlere-tarih-dersi.html">Cahil Kemalistlere Tarih Dersi</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="hd_baslik">
<h1 style="text-align: center;">CAHİL KEMALİSTLERE TARİH DERSİ</h1>
<p>&nbsp;</p>
</div>
<div class="haber_ust">
<div class="hd_spot">
<h4 style="text-align: justify;"><em>Kavgaların Ortasında Bir Alim: Mustafa Sabri Efendi – Yanlışlar ve Gerçekler&#8230; Adı bir okula verilmek istenince kıyameti koparan Kemalistler yine cehaletlerini sergilediler&#8230;</em></h4>
</div>
<p style="text-align: justify;">Bu hafta bir “Mustafa Sabri Efendi tartışması” çıktı. Tokat’taki imam-hatip lisesine, memleketi olduğu için Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi’nin ismi verildi. Ama gelen reaksiyon üzerine vazgeçilip okulun ismi “Tokat Şehit Yakup Akdağ Anadolu İmam Hatip Lisesi” olarak değiştirildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Reaksiyonun sebebi ise, Mustafa Kemal Paşa, arkadaşları ve Ankara aleyhindeki meşhur idam fetvalarını onun verdiği iddiası. Bu münakaşa merkezinde Şeyhülislâm’ı müdafaa edenlerin de karalayanların da söylediklerinin hepsi tarihi yanlışlarla doluydu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Anakronizm ve İdeolojik Okuma</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu yanlışların temelini de anakronizm dediğimiz tarih okuması oluşturuyor. Yani bugünün bakış açısı ile geçmiş tarihi devirleri değerlendirme.</p>
<p style="text-align: justify;">Tarihi, günümüzün normları, ölçüleri ile tarttığımızda kullandığınız argümanların da yanlış çıktığını farketmiyorsunuz. Hele de bu bakış şahıslara değil bir kitleye sirayet etmişse… Dolayısıyla binlerce insanın okuduğu gazete de olsa ideolojik cepheleşme sebebiyle bariz yanlışlara düşüldüğü farkedilmiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">İdeolojiler; adı ve muhtevası ne olursa olsun, “şahısların” mahsulüdür. Belli sınırları vardır. Bu sınırların dışında düşünen kimse “hain” kabul edilir. Hıyaneti sebebiyle dışlanır. İdeolojiler tartışmaya kapalı fikri yapılardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Neticede bir ideolojik bakış, ilim ve sanatın içine sokulduğu vakit peşin hüküm doğurur. Ancak hakikatler fikirlerin çarpışmasından doğar.</p>
<p><strong>Yanlışlar ve Gerçekler</strong><br />
Şimdi baştan sona hatalı ve uydurma olan iddiaları nakledip tarihi hakikatleri şöyle sıralayabiliriz:</p>
<p><em>1- Mustafa Kemal ve Ankara hareketi hakkındaki idam fetvasını Mustafa Sabri Efendi vermiş. </em></p>
<p style="text-align: justify;">Yanlış. O fetvayı veren bir başka şeyhülislâm <strong>Dürrizâde Abdullah Efendi’dir.</strong> O tarihte meşihatta (10 Nisan 1920), yani şeyhülislâmlık makamında Dürrizâde vardır.</p>
<p><em>2- </em><em>Mustafa Sabri Efendi, Damad Ferid’in “değişmez şeyhülislâmı” imiş ve bu makama beş defa gelmiş</em>.<br />
Bu da yanlış. Ferid Paşa beş hükümet kurmuş ama Mustafa Sabri’ye beş değil, dört hükümette görev verir. Dördüncü hükümetin sadrazamı Dürrizade’dir. Fetva da bu hükümet tarafından verilmiştir.</p>
<p><em>3- Mustafa Sabri Efendi, Ferid Paşa ile beraber Sevr Antlaşması’nı imzalayan hükümet üyesiymiş.</em><br />
Büyük yanlış. Sevr Antlaşması’nda ne Damad Ferid’in, ne Mustafa Sabri’nin ve yahut hükümetin imzası vardır. Bu belgeyi Bern temsilcisi Reşad Halis, her ikisi de “Âyân Meclisi Üyesi” olan, vaktiyle İttihadçılar arasında bulunan filozof Rıza Tevfik Bölükbaşı ve Hâdi Paşa imzalamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Hangi ideolojik yorumla bakarsanız bakın tarihi hakikatler bunlardır.</p>
<p><strong>Mustafa Sabri Efendi Nerede Yanlış Yaptı?<br />
</strong><br />
Evvela şunu net bir şekilde söylemek gereki; Mustafa Sabri Efendi imparatorluğumuzun son devirdeki en mühim din âlimidir. Bunu bugün bizim içimizde gözlerini kapatıp kabul etmeyenler olsa da dünya ilim alemi kabul ediyor. Sabri Efendi ve eserleri üzerine yapılan akademik çalışmaları (doktora ve yüksek lisans tezleri, hakemli dergilerdeki akademik makaleleri, sempozyumları) dileyenler araştırıp kolayca bulabilir. Mesela; daha yeni “Mustafa Sabri Efendi’nin İslam Düşüncesine ve Yeni Kelam Çalışmalarına Katkısı” isimli uluslararası toplantı 8 Ağustos 2017 tarihinde İSAM’da gerçekleşti.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak İslam tarihinde din adamlarının siyasetle ilgilenmeleri, politik tartışmalara girmeleri de hiçbir zaman doğru görülmemiştir. Dolayısıyla Mustafa Sabri Efendi politikaya girmekle yanlış yapmıştır. Hatta 2. Meşrutiyet sonrasında partisine üye yapmak için bazı din alimlerine gitmişti. Ulemadan pek çok kimse çeşitli bahanelerle teklifi geri çevirmiştir. Çünkü politik kavga ve fitnelerin ilme zarar verdiği tarihi bir gerçektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Sabri Efendi mücadeleci yapısıyla devrindeki kavgalara girmekten geri duramamıştır. Bu fetvalar ona ait değildir. Ancak tıpkı İttihad ve Terakki’ye dini sebeplerle muhalefet ettiği gibi Ankara’ya da karşı çıkmıştır. Kendisi İttihadçıların din aleyhindeki politikalarına her zaman muhalif olup Hürriyet ve İtilaf Fırkasının mensuplarındandı. Dolayısıyla Ankara’ya sızan böyle İttihad Terakki mensupları olduğunu görmüş, bunlara da şiddetli şekilde muhalefet etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Lozan Antlaşması’nın imzalanmasından sonra yurt dışına çıkmıştı. 150’likler listesine alınıp Türkiye’ye girişi yasaklandı. Muhalefetini yurt dışında Batılılaşma adına yeni inkılapların yapıldığı genç Cumhuriyet için de sürdürmüştür. Yaptığı neşriyat ile yayınladığı yazılar çok keskin ifadeler ve şiddetli yorumlar ihtiva eder.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yaşasaydı Ne Derdi?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Gerek laik Cumhuriyete olan duruşu gerekse modernist-İslamcı yorumlara karşı tavrı sebebiyle acaba Mustafa Sabri Efendi yaşasaydı, isminin bir okula verilmesini ister miydi?</p>
<p style="text-align: justify;">Onun İslam coğrafyasındaki ilim adamları başta olmak üzere, Batılı oryantalistler de dikkatle eserlerini incelemektedirler. Böyle bir ilim adamı oluşu aslında mevzunun en mühim noktasıdır. Aslında ilim sahasında herkesçe kabul edilen birinin muhalefeti hazmedilemiyor. Yoksa 150’likler arasında onun gibi olan hatta Cumhuriyet idaresine karşı ondan daha şedit isimler vardır ki, bugün isimleri devlet müesseselerinde yaşamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Tabii 150’liklerin pek çoğu pişmanlıklarını ifade edip, Ankara’dan af dilerken onun geri adım atmaması dikkat çekiyor. Mesela bu 150’likler arasında <strong>Refik Halit Karay</strong>’da vardır ki, o muhalif düşüncelerine tövbe edince affedildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Sabri Efendi’deki şiddetli muhalif duruşun aynısını, <strong>Sevr’de imzası olan Rıza Tevfik’de</strong> de görüyoruz. Senelerce Suriye’de yaşamış, 10 Kasım 1938’den sonra İsmet İnönü tarafından Türkiye’ye getirilmiştir. Belki Sabri Efendi  muhalefetini sürdürmeseydi veya İsmet Paşa ile arası iyi olsaydı, hakkında bu yanlışlara, peşin hükümlere düşülmeyecek, kavgalar çıkmayacaktı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ya Diğerleri Ne Olacak?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Aslında oldukça şaşırtıcı olan nokta şudur ki: <strong>Kazım Karabekir, Enver Paşa, Rauf Orbay, Necip Fazıl, Ali Fuat Cebesoy</strong> gibi birçok muhalifin adı okullara, caddelere verildi. Hatta muhalefetiyle, ithamlarıyla Mustafa Sabri Efendi’den katbekat ağır ifadeler kullanan <strong>Doktor Rıza Nur</strong> adına Sinop’ta kütüphane bulunmaktadır. Keza böyle benzer kimselerin de isimleri bugün çeşitli devlet müesseselerine verilmiştir. Yine Cumhuriyet’in kurucu kadrosunu “<strong>Deccal”</strong> olarak vasıflandıran <strong>Said-i Nursi ‘</strong>nin adı ilkokul ve liselere verilmiştir. Bu isimler çoğaltılabilir.</p>
<p>Ama ortada çok daha mühim bir problem var: Mustafa Sabri Efendi’nin aleyhinde hakarete varan iddia sahiplerinin onun hakkında hiçbir şey bilmemeleri bir tarafa, şeyhülislâmın ismini okula verenlerin de susmaları daha da hayret verici.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kadar bariz bir yanlışa “Bu fetva ona ait değil” bile diyememeleri çok garip… Bunun yerine yanlışlıkla bu adın verildiği söylenip hemen değiştirildi. Bir insanın ismi, hele de böyle meşhur bir isim nasıl yanlışlıkla bir okula verilebilir ki? İhtimaldir ki müslümanlar arasında bulunan Afgani-Abduh çizgisindeki modernist harekete karşı tavizsiz, muhafazakar duruşu da bu değişikliği kolaylaştırmış olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Çünkü 150’likler listesi ve onların fikirleri incelendiğinde ağzı açık bırakan pek çok şey görülecektir. Onlara karşı hiçbir münakaşa çıkarılmazken Mustafa Sabri adının malzeme yapılması düşündürücüdür.</p>
<p style="text-align: justify;">Niye ismi verildi? Farzedelim, memleketi Tokat olduğu için. Hakkındaki haberler doğru mu? Hayır yanlış. İddialar yanlışsa ismi niçin değiştirilerek yanlışlar, doğruymuş gibi kabul edildi? … Madem rejimle, kurucu kadroyla problemi olan, muhalefeti olan isimlerin adı değiştirilmeli, o zaman bu zikrettiğimiz isimlere niçin kimse dokunmuyor?</p>
<p style="text-align: justify;">Hülasa ülkemizin tarih bilgisinin, şuurunun seviyece bu kadar düşük oluşu üzücü. Türkiye;<strong> tarihe ve tarihi şahsiyetlere olan problemli bakış, ilmi hakikatlerle ideolojik yorumların birbirine karışması</strong> sebepleriyle daha pek çok kavgalara gebe…</p>
<p style="text-align: justify;">www.kelambaz.com</p>
</div>
<p>(18.11.2017)</p>
<p><em>Kaynak: http://www.medyamit.com/haber/1976/cahil-kemalistlere-tarih-dersi</em></p>
<div id="ob_sol"></div>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fyazarlar%2Fcahil-kemalistlere-tarih-dersi.html&amp;linkname=Cahil%20Kemalistlere%20Tarih%20Dersi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fyazarlar%2Fcahil-kemalistlere-tarih-dersi.html&amp;linkname=Cahil%20Kemalistlere%20Tarih%20Dersi" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fyazarlar%2Fcahil-kemalistlere-tarih-dersi.html&amp;linkname=Cahil%20Kemalistlere%20Tarih%20Dersi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fyazarlar%2Fcahil-kemalistlere-tarih-dersi.html&amp;linkname=Cahil%20Kemalistlere%20Tarih%20Dersi" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fyazarlar%2Fcahil-kemalistlere-tarih-dersi.html&amp;linkname=Cahil%20Kemalistlere%20Tarih%20Dersi" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fyazarlar%2Fcahil-kemalistlere-tarih-dersi.html&amp;linkname=Cahil%20Kemalistlere%20Tarih%20Dersi" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fyazarlar%2Fcahil-kemalistlere-tarih-dersi.html&amp;linkname=Cahil%20Kemalistlere%20Tarih%20Dersi" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fyazarlar%2Fcahil-kemalistlere-tarih-dersi.html&amp;linkname=Cahil%20Kemalistlere%20Tarih%20Dersi" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fyazarlar%2Fcahil-kemalistlere-tarih-dersi.html&amp;linkname=Cahil%20Kemalistlere%20Tarih%20Dersi" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fyazarlar%2Fcahil-kemalistlere-tarih-dersi.html&amp;linkname=Cahil%20Kemalistlere%20Tarih%20Dersi" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fyazarlar%2Fcahil-kemalistlere-tarih-dersi.html&amp;linkname=Cahil%20Kemalistlere%20Tarih%20Dersi" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fyazarlar%2Fcahil-kemalistlere-tarih-dersi.html&amp;linkname=Cahil%20Kemalistlere%20Tarih%20Dersi" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fyazarlar%2Fcahil-kemalistlere-tarih-dersi.html&amp;linkname=Cahil%20Kemalistlere%20Tarih%20Dersi" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fyazarlar%2Fcahil-kemalistlere-tarih-dersi.html&amp;linkname=Cahil%20Kemalistlere%20Tarih%20Dersi" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fyazarlar%2Fcahil-kemalistlere-tarih-dersi.html&amp;linkname=Cahil%20Kemalistlere%20Tarih%20Dersi" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fiktibaslar%2Fyazarlar%2Fcahil-kemalistlere-tarih-dersi.html&#038;title=Cahil%20Kemalistlere%20Tarih%20Dersi" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/iktibaslar/yazarlar/cahil-kemalistlere-tarih-dersi.html" data-a2a-title="Cahil Kemalistlere Tarih Dersi"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/iktibaslar/yazarlar/cahil-kemalistlere-tarih-dersi.html">Cahil Kemalistlere Tarih Dersi</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/iktibaslar/yazarlar/cahil-kemalistlere-tarih-dersi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
