<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>laiklik arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<atom:link href="http://www.turkcesi.biz/tag/laiklik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkcesi.biz/tag/laiklik</link>
	<description>Hakkın ve Sabrın T&#252;rk&#231;esi imani, fikri, edebi, tarihi ve siyasi neşriyatdır...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 Feb 2025 15:24:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.4</generator>

<image>
	<url>http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/06/cropped-osmanli-armasi-site-ikonu-50x50.jpg</url>
	<title>laiklik arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<link>http://www.turkcesi.biz/tag/laiklik</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Cumhûr, Cumhûriyet, Cumburlobiyet Ve Çamuriyet!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/cumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/cumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Oct 2024 04:35:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10 - Ekim]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyyet]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[istiklal mahkemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=1725</guid>

					<description><![CDATA[<p>Müslümanları ve İslâmiyyet’i en büyük iç tehdid veya irticâ’ gören gayr-i müslim ve şeytânî cebheler, târih boyunca binbir taktik ve</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/cumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html">Cumhûr, Cumhûriyet, Cumburlobiyet Ve Çamuriyet!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>CUMHÛR, CUMHÛRİYET, CUMBURLOBİYET VE ÇAMURİYET!</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><em><u>Ahmed SELÂMÎ</u></em></span></h3>
<p style="text-align: justify;">Müslümanları ve İslâmiyyet’i en büyük iç tehdid veya irticâcı ve irticâ’ gören gayr-i müslim ve şeytânî cebheler, târih boyunca binbir taktik ve fırıldaklara baş vurdular. Bunların en sonuncusu, bir takım mefhumlara son derece <strong>kutsiyyet</strong> ve <strong>dokunulmazlık</strong> zırhı giydirib, onlara sâhib çıkıyor görünmek; ve müslümanları da, <em><strong>&#8220;kılına aslâ dokunulmaz bu mukaddeslere&#8221;</strong></em> düşman ve mütecâviz haydutlar göstererek, onları, bu mefhumlar üzerinden yok etmek, yaşatmamak, dünyâlarını felç etmek, her türlü hayat haklarına tahdid ve zulüm getirmek ve netîceten, onlara hayat hakkı vermemek&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">T.C.’de 1923’den beri: <strong>“1) Cumhûriyet, 2) Laiklik, 3) Atatürk, 4) Ordu”</strong> gibi dört ana mefhum, bu memleketde dokunanı yakan, yan bakanı çarpan ve önünde eğilib <em><strong>tapınmayanı</strong> </em>kavuran ve kazığa çakan bir <strong>tabu</strong> ve bir masal âfeti gibi ele ve dile alınmışdır!. Ve 80-90 yıl, bu millete, bu iğrenç usûl ile akla hayâle gelmeyen her zulüm ve işkence revâ görülmüşdür&#8230; Köylüsüne, resmî kılıklı adamlar tarafından, cihân târihinde rastlanmıyacak bir vahşet hâlinde kâzûrât (insan gâitası, kurbağacasıyla fışkı vezninde insan dışkısı) dahî zorla yedirilmişdir!.</p>
<p style="text-align: justify;">Aman Allâh’ım&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu dört mefhûmu, parti diktatoryası bütün huşûnet ve zulmetiyle kullanmış; ve hâlâ daha bu yılki <strong>Cumbayramında</strong> da kullanmak istemişdir&#8230; İğrenç diktatoryasının verdiği alışkanlıkla, bu ma’lûm ve ma’hud ocağın, bu 4 ana mefhûmu, nasıl<strong> “tanrısal”</strong> bir dokunulmazlığa kavuşturarak, bunlar üzerinden ortaya koyduğu, zulüm, işkence, tenkil, soykırımı ve katliamların misâllerini yazmaya kalksak, bilmem kaç on cild kitâb olacağı da îzahdan vârestedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">29 Ekim gününü Ankara’da nasıl <strong>“sokak terörü”</strong> hâline getirdiklerini bütün millet ve dünyâ ibretle gördü; ve adamların bütün iç yüzü ve taktikleri de, en odun kafalara bile dank edecek şekilde ortaya çıkdı&#8230; Bunların, o dört mefhûma zerre kadar (samîmî bağlılıkları) da aslâ yokdur ve söylenemez&#8230; Menfaatlerine hizmet etmediği an, bu dördünü de ayaklarının altına alır; ve ezerek suyunu çıkarmakda zerre kadar mahzûr görmezler&#8230;Millî Şef’ İsmet&#8217;in, öldükden sonra ebedî şeflerine yapdıklarını bilmeyenler, çakma tarihçilerin uydurmalarından değil, hakîkî  târih sahîfelerinden yola çıkmalıdırlar!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Cumhûriyet fazîletdir!”</strong> demekde zerre kadar samîmi olsalardı, 27 senelik tek parti tek şef devirlerinde 500.000 müslümanın kanına girmezler; kürtleri, kürt oldukları içün oradan oraya sürerek ve Dersim katliâmıyla soykırımına tâbi’ tutarak tenkîl etmezler; ve bugünki dağa çıkmaların ana müsebbibi olmazlardı!.</p>
<p style="text-align: justify;">Haçlı Avrupa’daki birilerine yaranmak uğruna, muhâliflerini <strong>“İstiklâl Mahkemeleri!”</strong> denen ölüm tezgâhlarıyla katledib, nice ma’sûmların hânelerini ve ocaklarını söndürmezler, <strong>İskilibli Merhûm Muhammed ÂTIF Efendi Hazretleri</strong> gibi dünyâ çapında bir ilim adamını cihânın gözü önünde ipe çekmezler; idâma mahkûm etdikleri ve karardan evvel eceliyle vefât eden MERHÛM <strong>&#8220;Kemahlı Hoca&#8217;yı&#8221;</strong> mezârından çıkarıb darağacına çekmek gibi cihân târihinde hatta Stalin rejiminde bile görülmeyen bir vahşete cür’et etmezler; <strong>Şapka</strong> denen oturak benzeri mel’anete muhâlefet etdiği içün,<strong> “Şalcı Bacı!”</strong> diye ma’rûf ihtiyar bir Anadolu kadınını Erzurum&#8217;da darağacına çekip salben katletmezlerdi&#8230; Sûriye&#8217;deki Esed mel’unu gibi kendi milletini topa tutan aşşağılıklar misâli, Karadeniz sâhillerindeki bazı vilâyetleri harb gemileriyle topa tutmazlar; İslâm gibi mutlak hakîkatdan ibâret bir dîni yasaklayıp, onun, Kelâm-ı Kadîm’ini yakıp yıkmaz; ve okuyub evinde bulunduranlara türlü eziyetleri revâ görmezlerdi&#8230; Millete giyim kuşamından ötürü, yazısından , dergâhından, zikrinden, câmisinden, hacısından, hocasından, mezarlık ve türbelerinden ötürü binbir zulüm ve işkenceleri de revâ görmezler; Yunan gâvuruna kadar Anadolu’muzu işgâl eden hiçbir haçlının cür’et edemediği<strong> “Mukaddes ve Muazzez Ezân-ı Mu&#8230;.dî’yi”</strong> yasaklama ve susturma şenâat ve denaatına düşmezler; her meydan, sokak, cadde, bulvar, resmî bina ve mekanları, millet yiyecek ekmek bulamazken milyonlarca heykel, büst, put, totem ve müşekkel ve mücessem materiallerle doldurmazlardı&#8230; Ve daha binlerce işkence ve zulüm ile, Osmanlı bakıyesi milleti yok etmek içün Haçlı Bâtıl Batı&#8217;dan binbeter zâlimlik ve münkirlikler irtikâb edemezlerdi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bunların, bu dört mefhûmu <strong>“kutsayarak”</strong> millete kan kusturmaları, artık kesinlikle son bulmalıdır; hatta bunun içün yapdıkları işkenceler, 89 sene de geçse, muhâkeme edilmeli ve yanlarına kâr bırakılmamalıdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Menderes gibi <strong>“devr-i sâbık yaratmıyacağız” </strong>yollu terâneler sıkmaların; ve o acâib <strong>“koruma kânunu”</strong> gibi dünyanın hiçbir yerinde görülmiyen akla ziyân şeyleri cezâ kânunlarına çakmaların; ve yunan tapınakları gibi kabirler yapıb 1954’de oraları matemhâneler şeklinde piramitleştirmelerin  neye mâl olduğunu, Receb Tayyib Bey Hükûmât-ı cumhûriyyesi kulaklarına küpe ederse, bir nebze de olsa târîh-i ins ü cinden ibret almış sayılabilir!&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Milleti, 89 yıldır adı geçen 4 mefhumla ve 29 Ekim’lerde ve bazı mitinglerde <strong>“cumhûriyet”</strong> diye yırtınarak; ve bunları, kendi inhisarlarına da alarak aslâ dokunulamaz bir <strong>tabu</strong> hâline getiren sahtekârlar, artık, plan, taktik ve gözbağcılıklarının sökmediğini görmekde; ve bunun içün de çıldırıb kudurmakda ve meydanları terör pisliklerine çevirmektedirler&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Cumhûriyet”</strong> diyerek, 89 senedir memleketde terör estirenler, millete zulmedenler, bu mefhûmu <strong>“cumburlob  ve çamuriyet!”</strong> keyfiyetine bulayarak milletin başına belâ edenler, artık bu sahtekârlıklarına devam edemezler!. Ederlerse, bunun mes’ûlü, doğrudan doğruya <strong>“cumhûriyet</strong> <strong>resepsiyonları”</strong> diyerek Çankaya’yı isrâf merkezi hâline getiren; ve mülahham vücûd sâhibesi bazı först leydi ve şeydi&#8217;lerini saatlerce ayakda dikerek, o kadar erkek ve kadının eline, elini verme abes ve zahmetine mahkûm edenler, T.C. devleti ve Kasımpaşa&#8217;lı Receb Tayyib Bey hükûmet-i cümhûriyyesidir!&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Makarr-ı hükûmet vâlisine <strong>“Gerginlik artarsa esnek davranmalısınız!”</strong> tâlimâtı veren Çankaya sâkini Kayserili Hacı Abdullah Bey’in, bu<strong> “cumhûriyetsel salâhiyyet aşımına”</strong>, Receb Tayyib Beyin çok bozularak sert çıkışı, hiç de fenâ olmamış; ve <strong>“herkesin kendi işine ve kendi hânesi meşgâlelerine bakması ve hiç kimsenin başkasının işine burnunu sokmaması!”</strong> husûsundaki ma’lûm ve ma’rûf <em><strong>&#8220;Kasımpaşasal&#8221;</strong></em> paşavârî hassâsiyeti, üzerinde durulmaya şâyân bulunmuşdur!. Laik demokrat reis-i hukûmet Receb Tayyib Bey’in kendi idâre ve îman dünyâsı içinde ma’nâ ve ehemmiyeti olan bu hatt-ı hareket ve hiddet-i siyâset, İngiliz Kraliçeliğine çok saygılı Kayserili GÜL âilesine karşı, hür ve gümbür gümbür bir irâde beyânı da sayılabilir!..</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;Benim adım Kamal&#8221;</strong></em> diyerek arını ezberlediğini artık saklamıyan Dersim&#8217;li alevî vatandaşlarından Bay Gandi’nin de, Müslüman bayramlarına çivi atar ve nazîre yaparcasına <strong>“en büyük bayram”</strong> dediği<strong> “cumhûriyet bayramlarının”</strong> tes’îd edildiği bir günde, Devlet Reisi Ekselanslarının, hökûmât-ı Tayyibât reis-i âlîlerine âid salâhiyyet-i uzmayı tepe tepe kullanmaya kıyâm edişi, bir başka<strong> “cumhûriyet, fazîlet, kefâlet, zerâfet, adâlet, adâvet, kalkışma, kıllaşma, demodekrasi ve Çankayakrasi”</strong> garâbeti olsa gerekdir!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Cumhûriyet”</strong> mefhûmu gibi Fransız ihtilâliyle 1789’da papa hıristiyanlığı ve bütün dinlere karşı tam bir redd keyfiyetiyle ansiklopedizma (ateizma) entelleri eliyle ortaya çıkan; ve her milletden ve dinden veya dinsizlikden insanı, aynı devletin sâhibi kılma ideolojisini yani <strong><em>&#8220;</em>republique&#8221;</strong>i, İslâmiyyet’in istediği mücerred vahye müstenid bir (devlet îmânını) yok ve nefy etmek üzere Osmanlı bakıyesi topraklara taşıyan; ve buna rağmen, o ideolojinin de cılkını çıkararak, onu, <strong>“cumburlobiyyet ve çamuriyyet”</strong> hâline getirib benzeten, 5. sınıf politika esnafı ve tefecilerinin bilgilerine&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İlk intişârı: 30.10.2012)tt.</em></p>
<p>Son tashîh ve ilâveler: 29.10.2018 / 10:10:26</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&amp;linkname=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fcumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html&#038;title=Cumh%C3%BBr%2C%20Cumh%C3%BBriyet%2C%20Cumburlobiyet%20Ve%20%C3%87amuriyet%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/cumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html" data-a2a-title="Cumhûr, Cumhûriyet, Cumburlobiyet Ve Çamuriyet!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/cumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html">Cumhûr, Cumhûriyet, Cumburlobiyet Ve Çamuriyet!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/cumhur-cumhuriyet-cumburlobiyet-ve-camuriyet.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(5) “Atatürk’e Kâfir Denemez” Derken, Allâh Azze’ye: “Âyetin (kitâbın) Yasak” Demek…</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/5-ataturke-kafir-denemez-derken-allah-azzeye-ayetin-kitabin-yasak-demek.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/5-ataturke-kafir-denemez-derken-allah-azzeye-ayetin-kitabin-yasak-demek.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Nov 2021 10:32:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SEYYİDOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[Bahçeli tezkere]]></category>
		<category><![CDATA[Bardakoğlu dünyaya bakarak inşa]]></category>
		<category><![CDATA[DİB cumhuriyyet]]></category>
		<category><![CDATA[İslam tecezzi kabul etmez]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=13497</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bağçeli tâlihsiz veya İslâm’sız grup konuşmasında, Türkiya’daki ucûbe sistem ve onun gene ucûbe hukûk düsturları içinde vücûd bulan iktidâr ve muhâlefetin </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/5-ataturke-kafir-denemez-derken-allah-azzeye-ayetin-kitabin-yasak-demek.html">(5) “Atatürk’e Kâfir Denemez” Derken, Allâh Azze’ye: “Âyetin (kitâbın) Yasak” Demek…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>“ATATÜRK’E KÂFİR DENEMEZ” DERKEN, <span style="font-family: georgia, palatino, serif;">ALLÂH AZZE’YE: “ÂYETİN (kitâbın) YASAK” DEMEK…</span></u></em></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>(5)</u></em></strong></span></h1>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000; font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>Ahmed SEYYİDOĞLU</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> </em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>BAY BAĞÇELİ’NİN  TEZKERE VE  PEKKAKALI  HADEPE İÇÜN AKIL VE MANTIĞI!</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bağçeli tâlihsiz veya İslâm’sız grup konuşmasında, Türkiya’daki ucûbe sistem ve onun gene ucûbe hukûk düsturları içinde vücûd bulan iktidâr ve muhâlefetin muhâlefet kanadına, ağzına ne gelirse söylemişdir… İki taraf da, o kadar şîrâzeyi kaçırmışdır ki, biribirlerine hiç ağıza alınmayacak kadar ağır ve edeb dışı, insanlığa aslâ sığmıyan hakâretleri her gün bıkıb usanmadan sıvamakda ve memleketin huzûrunu da allak bullak etmekdedirler… Üstelik 83 milyonluk bir kitle de, bu yalan, dolan, iftirâ, hakâret ve küfürleşib-sövüşme-söğüşleme ve döğüşlemelerin sağnağı altında kalarak, edeb ve terbiyelerini paçavraya çevirmekde ve ruhları da simsiyah karalara bürünmektedir… </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Bu kabil politikacı beyanları, yevmî-aktüel mevzu’lardır”</em></strong><em> diyerek geçiştirilemez. Gelecek nesillere, Müslümanları hangi tür politikacılar, istedikleri felsefe ve haçlıdan devşirme ecnebî inançlarına göre nasıl gütmüş ve onları sürü görmüş; bütün bunların, ders ve ibret alınarak kat’iyyen bildirilmesi lâzımdır, şartdır… Aksi takdirde, istikbaldekiler, mâzîdekilerin düşdükleri çukurlara düşer ve iki yakaları da aslâ bir araya gelemez!. Bu i’tibarladır ki, islâmî bakış zâviyesinden manzara nedir, bunun tahlil, tasvîr ve delâletleri mutlaka ortaya konulmalı; ve gelecek nesillerimizin önünü görmesine bizler ışık tutmalıyız. Yoksa mes’ûl olacağımız bedâhaten ortadadır…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Adı geçenin, muhâlif ve muârızlarına vurma faslı, <strong>“Tapdıkları cumhuriyet-demputrasi-layıklık kazanım, Atatürk milliyetçiliği kazınım ve heykel tapınımları”</strong> olarak, BÜYÜK meclislerinin keyfiyetine bizzat kendileri saldırarak, birçok şeyin de apaçık i’tirâfı hâlinde, bakınız  kendi kendilerini nasıl ele ve dile veriyorlar:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Kapan üstünde peynir bile görseler, akara kokara bakmazlar, midelerine girecek bir lokmanın peşine düşerler.</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Sinek gibidirler, pekmezciyi hemen tanırlar.</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Kümesi iyi biliyor diye tilkiyi bekçi yapmaya kalkarlar.</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Gavurun ekmeğini yediler mi, kılıcını sallamaya başlarlar.</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Bunlara göre etek öpmekle dudak kirlenmez, eğilip diz çökmekle onur elden gitmez.</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Çobanla bir olup kuzuyu yerler, sonra da dönüp sahibiyle birlikte yas tutarlar.</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Hz. Ali’nin katili İbn-i Mülcem gibi ikiyüzlüdürler.</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Mescid-i Dırar’ın müdavimleri kadar fitnecidirler.</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Sûret-i haktan görünseler de sîret-i hakikatleri felaketdir.</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Türkiye işte böylesi bir muhâlefet yozlaşmasına, alarm verici ölçüde ma’ruzdur.”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bay Bağçeli, böylesine yerin dibine geçirdiği paralamento azalarını, neredeyse <strong>“tapınırcasına sevdiğini”</strong> söylediği <strong>“YÜCE TÜRK MİLLETİNİN”</strong> bir tarafı olarak görüyorsa, bu kadar aşağıladığı mahlûkât nasıl <strong>“YÜCE”</strong> olur; görmüyorsa, bunların <strong>“YÜCE TÜRK MİLLETİYİZ”</strong> diyerek o yüceliğin içine edib bir de TÜY DİKMESİNİ ve üstelik ufûnet bombardumanına tutmasını, hangi <strong>“Atatürk milliyetçiliği ve îmân etdikleri 1789 Fransız cumhuriyet rejimi, antik yunan demputrasisi, bozkurt totemi, turân kızıl elması, şâmân tütsüleri, ülkücülük haykırışları, Ergenekon miti ve layıklık ataizması”</strong> ilkeleri cümlesinden sayarak içine sindirib âfiyetle yiyebiliyor?.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Hele: <strong>“Sûriye’de asker bulundurma tezkeresine HADEPE kuyruğuna takılarak redd oyu verdi”</strong> diye, CEHAP DİYÂNETSİZ KAMALİST VE ataistlerini, PEKKAKA destekçisi ve yandaşı gösterirken, tapındıkları Cumhûriyet Devletinin bu PEKKAKA destekçisi partiyi YAŞATAN ve PARALAMENTOYA sokan, maaşlarla ve nice imkânlarıyla besleyib koynunda emziren, destekleyib semirten <strong>“hukuk devleti olduğunu”</strong> neden diline almaz; ve <strong>“Bu PEKKAKA’yı Benim Devletim meşrû’ saymış, bana tanıdığı her imkân ve desteği onlara da aynen vermiş!”</strong> deyib, neden saçını başını yolmaz ve ortalığı ayağa kaldırmaz??? </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>CEHAP, HADEPE’ci olunca PEKKAKA olacak, ammâ ve lâkin, BAY DEVLET’in DEVLETİ PEKKAKACI HADEPE’ci ise, bu ne olacak?. Bu hangi Gökalp aklı, hangi bozkurt mantığı, hangi yüce Türk MİLLET ve vatantaparlığıdır?.</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline; font-size: 18pt; font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>MÜTEVEFFÂ ERBAKAN HER TARAFA MAVİ BOZCUK DAĞITAN ÇOK MA&#8217;RİFETLİ POLİTİK BÜYÜK BİR RAKKASDI!</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Yukarıdaki </em></strong><em>satırlar ve benzerleri, Allâh korkusu taşımayı devletine yasak ederek şeytânî laik bir sistem uyduran bütün yeryüzü devletlerinde birer maymuncukdur!. Bu kabil sûret-i hakkdan görünme nâmeleri sâdece bir cebhenin değil, bir eksiksiz bütün partileri ile <strong>“demputrasi”</strong> denilen topyekûn beşerî rejimlerin (muhâlefet ve iktidâr) formülleridir… Bu istikâmetdeki nice gözboyamalar, bütün politikacıların tamâmında görülen; ve onlardan aslâ ayrılması düşünülemiyecek en temel karekter ve cibilliyetdir…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>(21 Eylül 2021 tarihinde) ABD’de bulunan iktidâr başı Raiz&#8217;in:<strong> “Laiklik, herkesin dînini inandığı gibi yaşamasıdır” </strong>deyişi bile, dindâr bilinen (çocuklara=YURTDAŞLARA), yalayarak tatmin olmaları içün uzatılan bir elma şekeridir!… Aynı zamanda Macron veya Mikron cinsi kesânın veya sâir<strong> “İslâmofobya virüsüne”</strong> yakalananların da yüreğine su serpen bir serinlik şifresi… <strong>“Türkiye layıktır layık kalacak, Kahrolsun Ş…..”</strong> herzesi ve halüsinasyonları gören, illüzyon bağımlısı layık, ateist, ataist ve ulusalcı gürûh da, böyle sözleri duydukça ne kadar <strong>“putlu-mutlu ve kutlu” </strong>olub 2023 sandık kumarında oylarını <strong>“Raiz Bey”</strong> tarafına kimbilir nasıl muda’af nisbetlerle boca edeceklerdir!? Ve böylece, AKAP iktidârına nasıl <strong>“Candan ve tâ yürekden ve bütün kökden ve damardan layıklığa taparlıklarıyla”</strong> destek olacaklardır!..</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Laikliği Türk anayasasına Lozan andlaşmasından sonra tedric usûlü ile olgunlaştırarak 1937’de hakîkaten ve resmen çakan, başda İngiliz şeytanlığı olmak üzere topyekûn Yahudi-Haçlı dünyâsıdır. Buna rağmen, bu <strong>“ataizma felsefesini”</strong> devletden ayırmak, adı geçen dünyâya rağmen, Raiz’e göre de imkânsız denecek kadar fevkal’âde zordur!. O zaman yapılacak iş, tam bir kurnazlıkla, Erbakan’ın yapdığını yaparak, laikliğe, onu sempatik gösterici sun’î te’villere başvurmak; ve onu, aslâ alâkası olmıyan bir takım ma’nâlarla şirinliğe kavuşturmakdır!. En azından,<strong> “Müslümanım”</strong> diyenlerin şiddetle reddedemiyecekleri bir kılıf, kılık, kıyâfet, ambalaj ve makyaja sarıb sarmalamakdır!. Nazariyatda layıklığa böyle hangi şirinlik urbası ne kadar giydirilirse giydirilsin, tatbîkatdaki HEDEF ise, <strong>“İslâmiyyet’i, başda devlet olmak”</strong> üzere, hukûkî, siyâsî, iktisâdî ve ictimâî hayatdan, bunlara binâen de zarûrî bir netîce olarak, ilmî, i’tikâdî, ibâdî, amelî ve ahlâkî her umde, esas, temel ve düsturlarıyla ortadan kaldırmakdır&#8230;</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bu hususlarda Erbakan’ın rahle-i tedrîsinden pek geçerli notlar alarak geçen tâlibân-ı tayyibât, Erbakan’ın <strong>“Atatürk sağ olsaydı bize oy verirdi; cumhuriyeti biz kurduk, biz yaşatacağız; getirin ABD ve İsviçre anayasalarını, altına imzâmızı atarız; Batı&#8217;daki gibi layıklık istiyoruz, layıklık herkesin dinini istediği gibi yaşayabilmesidir”; </strong>kızdığı zaman da <strong>“Bize oy vermiyen Yahudi askeridir, patates dînindendir; AKAP’lılar Bizans&#8217;ın çocuklarıdır, onlara oy veren cehenneme bilet almışdır, İsraile oy vermişdir!”</strong> soyundan aklına ne gelirse&#8230;. </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Ehl-i Sünnet&#8217;e <strong>&#8220;müşrik&#8221;</strong> ve ondaki gerçek tasavvufa bile <strong>&#8220;şirk&#8221;</strong> diyen, apaçık âyetlerle Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm Efendimiz Hazretlerine SALAT Ü SELÂM getirmeye kadar nice farz-vâcib ve sünnetleri (şirk ve küfür) sayan Vehhâbî sürüleriyle 1974&#8217;lü yıllarda yapdığı <strong>&#8220;Kültür Anlaşmaları&#8221;</strong> bugün sanki unutulmuşdur!. </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Ölümünden bir yıl evvel, yürüyecek ve konuşacak hâli bile yokken kucaklarına atladığı Tahran şiilerini <strong>&#8220;İslâm&#8217;ın Kahramanı Mücâhidler&#8221;</strong> olarak göklere çıkaran bu adamın rengini görmemekde, POLİTİK-PARTİCİ hebennakalar hâlâ şeytânî bir inadla direnmektedir&#8230; <strong>&#8220;Humeyni Rahmetullah&#8221;</strong> demeyi de aslâ ihmâl etmiyen mûmâileyh, bu adamın: <strong>&#8220;Mezhebimiz gereği 12 imamın erişdiği bu ma&#8217;nevî makamlara nebiyy-i mürsel </strong>(BÜTÜN PEYGAMBERLER)<strong> ve meleğ-i mukarreb </strong>(4 büyük melek peygamberi)<strong> dâhi erişemez&#8221;; &#8220;Peygamber kendisine verilen vazifeyi tam ikmâl edib yerine getiremedi&#8221;</strong> gibi yüzlerce sapıklığa kitablarında yer vermekden zerre kadar ÎMÂN ıstırabı duymamışdır. Kadınlarla ters bilmem neyin mubah oluşuna, mut&#8217;a nikâhı denen (acem nikâh da denir) rezâletlere kadar da bir din uydurmuşlardır. Müteahhirîn-i şia olarak mu&#8217;tezile butlânı te&#8217;sîrinde kalmışlar, i&#8217;tikadda imâmiyye (isnâaşere) mezhebi olarak <strong>KADER&#8217;i</strong> de inkâr etmişlerdir. Bunun yerine, <strong>&#8220;takiyye&#8221;</strong> denilen <strong>&#8220;inancı gizleme,&#8221;</strong> kendi inancının tersinde görünerek karşısındakini aldatma ikiyüzlülüğünü <strong>&#8220;îmân esaslarının&#8221;</strong> altıncısı yapmışlardır!. Allâh Azze ve Celle&#8217;nin sıfâtını nefyederek gene mu&#8217;tezile dalâletine sapmış, Âmentü&#8217;nün 6 maddesinde de Ehl-i Sünnet esaslarından kat&#8217;iyyen ayrılmış edille-i erbaa ve zarûrât-ı dîniyyeyi tamâmen kendi hevâ ve heveslerine göre ihtirâ ederek yepyeni bir dîn îcâd etmişlerdir&#8230; 980&#8217;li yıllarda, H. Aktaş, Ali Bulaç, A. Dilipak, S. Eş gibi temeli olmıyan bazıları da, bu <strong>&#8220;Şii Ayetullalarına bey&#8217;at toplama sapkınlığına&#8221;</strong> bulaşmadan edememiş o zamanın hızlı şiataparlarıdır&#8230;</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>İşte Erbakan, Layık Ankara, Müslüman İskenderpaşa, vehhâbî Riyâd, Şii Tahran, Deccalizmin yollarını döşeyen ve dolardaki tek gözlü piramidi alâmet bilen localar da dâhil, bunların hepsinin arasında raks eden mükemmel ve politik bir rakkâsdı!. Kendisinden el alanlar, bugün oğlununki de dahil 7-8 parti hâlinde politika sahnesinde rakkaslık yapmakda; ve kamalizm, modernizm, cumhûriyet, demputrasi ve laikizm, v.s. peşinde biribirlerini dişlemenin politik şehvetini yaşamaktadırlar&#8230;</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Biz bunlara hiç şaşırmayız, çünki temellerinin harcı buna göre atılmışdır. Fıtratları, eşyânın tabiatı budur… Gençliğinde Aachen’deki Alman masonizması vasatında tahsil, doktora, v.s. yapanlar, onlarla ünsiyet hâlinde ömür geçiren herkesin, bu kabil karakterler ortaya koyması, elbetdeki layık cumputratik Türk politikası içinde yer almak içün bir tezkiye varakasıdır… Hatta 12 Martçı meşhûr Org. Muhsin Batur ve Org. Vecihi Akın&#8217;ın, İsviçre’ye kaçan sâbık Nizam’cıyı <strong>“Sen bize lâzımsınız”</strong> diyerek 1973 seçimleri evvelinde oraya uçub Türkiya’ya getirmesi; ve Selâmet’in başına geçirmeleri de, gene bir takım (derin devlet) mes’elelerin anlaşılması içün (müteârife) kabilindendir… Bugün hayatda olmıyan ve Erbakan&#8217;ın eniştesi Prof. Osman Çataklı hâtıralarını yazmış olsaydı, daha nice bilinmiyenler kim bilir nasıl ortaya çıkardı?.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Layıklık”</em></strong><em> diyen hiçbir kelle, İslâmiyyet’in vahye dayanan tam hakîkatini aslâ ortaya koyamaz. Bu, bir müteârife (isbâta hacet bırakmayacak kadar ortada bir keyfiyetdir.) Bunun netîcesinde de bütün politikacılar, İslâm derken, <strong>“vahye müstenid mutlak NİZÂM İslâm’ın”</strong> dışında bir dîne İslâm der; ve bunu halka da aşılamak isterler. Rejim çapında bu isteği ortaya koyanla ise, hakîkî ve icâzet temelinde yürüyen din ilimlerine değilse de, <strong>“din bilim, çizim ve filimlerine”,</strong> aldıkları tahsil ve misyonları (!) sebebiyle sâhib ve mâlik olanlardır&#8230;Kendilerine <strong>“Din Görevlisi=Ruhban sınıfı”</strong> diyen bu sarıklı ve cübbelilerdir ki, bunlara kısaca DİB ta’bîr edilir…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>İslâmiyet’in, <strong>“TECEZZÎ </strong>(bölünme) <strong>KABÛL ETMİYEN BİR BÜTÜN OLUŞU”</strong> MUTLAK HAKÎKATINDAN SONRA, layık cumputrasilerde ONUN SÂDECE ŞU VEYA BURASININ TATBÎK EDİLİYORMUŞ GİBİ GÖSTERİLMESİ MUHÂLDİR… VAHYE MÜSTENİD MUTLAK NİZÂM OLUŞU SEBEBİYLEDİR Kİ, BU KÜLLÎ KÂNÛN MU’CEBİNCE, SÜBHÂN OLAN ALLÂH AZZE VE CELLE’NİN İRÂDE, İLİM, KUDRET, HÂKİMİYYET VE KELÂMININ BİR TECELLÎSİ DEMEK OLAN İSLÂMİYYET’İN HER CÜZ’Ü, O TECEZZÎ KABÛL ETMİYEN BÜTÜNÜN İÇİNDE BİR VARLIK İSBÂT EDER… O BÜTÜNÜN DIŞINDA KALAN HER CÜZ, HAKÎKÎ DEĞİL, SÛRÎ VE FARAZÎ BİR VARLIK ORTAYA KOYAR Kİ, BU, BU DÎNİN YAŞATILMASI DEĞİL, ADEME MAHKÛM EDİLMESİ DEMEKDİR…</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 18pt; font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>LAİKLİK YOSMASINI HERKES, KENDİ FIRILDAĞINA GÖRE BİR METRES KIYÂFETİNE SOKUB KULLANIYOR!</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Laikliğe, biribirinden farklı gibi duran bin ta’rîf getirilse, tatbîkât, bir tek ta’rîfe göre işliyecekdir ki, bu da, İslâm’ın hayat hakkını elinden alan Lozan’daki Haçlı şeytanlarının pişirib Ankara’ya yedirdiği ve îmân etdirdiği laiklik anlayışıdır. Bu laiklik anlayışına tâbi’ olarak bir dîn inşâ’ edecek olan da, layık cumhûriyete rükû ve secde eden bir dîn peydahlamak üzere, Lozan üzerinden tam bir yıl bile geçmeden 1924’de kurulan, <strong>“Diyânet İşleri Riyâseti=DİB’dir!” </strong>AKAP’ın DİB başkanlarından Prof. (Y.rdakoğlu) bile bunu pek açık ve <strong>“şecaat arzedenler”</strong> gibi pek mükemmel (!) ifâde etmiş ve  şöyle savurmuşdur: </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Artık dîni ve dindarlığı, geçmiş dönemlerde yazılmış kitabların satırları ve formatları üzerinden değil; dünyâya bakarak inşâ’ etmek ve ona göre yazmak istiyoruz!.”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>İşte 1924’de kurulan DİB, bunun içün kurulmuşdur… </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bu, bir <strong>“i’tiraf patlaması, şecaat arzetme”</strong> boşalmasıdır… Cübbeli, Püsküllü Kadir ve Ş. Eygi, v.s. kabilinden nice meşhûr olmuş içi boşaltılmış adamların, DİB’in keyfiyetini ortaya koyan bu ve bunun gibi binlerce vesîkayı görmezden gelmesi, hangi politik canbazlığa hızmetdir?. Bütün bunlar, bu kabil kesânın iç yüzünü ve Müslümanların lâzım-ı gayr-ı mufârığı olan istikâmet ve samîmiyyet derecesini; ve lâf u güzafla yürütdükleri, <strong>“ehl-i sünnet, şerîat, tarîkat, tasavvuf, Osmanlı hayranlığı” </strong>gibi bir nice da’vânın, ne kadar sathî ve sûrî, hatta sahte oluğunu gösterir…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Sulta ve kuvvet elinde olub, ateizmaya=layıklığa tapan herkes ve dünyâdaki her hükûmet, VAHYE inanmadıktan sonra, AKLINI tanrı yapan; ve bunun rejim ve düzenini-sistemini kuran her jakoben kelle, neden, aklıyla din uydurub onunla da kendisine tapdırmasın!?. </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Ne güzel, hiç yokdan, beleşden, bir sarık bir cübbe, bir prof’luk ve bir bilmem nereden etiket, rütbe, ödül, modül.. veya nefsine ve şeytanına tâbi’ aklını fir&#8217;avunca gaseyân et, oluver bir NİRVANA, bir Hübel, bir Zeus ve dikiliversin yüzbinlerce heykelin… </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Modernizmanın (çağdaşlık denen muâsır medeniyetin), determinist – pozitivist – materyalist – ateist &#8211; ataist – kamalist – feminist – hümanist – siyonist – küreselci – seküler (layık) – kayık – gayr-i ayık – DİB’çi &#8211; v.s. ayakları ne güne duruyor?.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Aşağıdaki gibi yâveler ve hezeyanlar püsküren <strong>“Diyânetçi kamalistler”</strong> de, epey nefs ü hevâlarını şöyle dîn yapar oldular:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Realite budur, bu arâzîye uymadın mı yaşıyamazsınız!  Saray bel’amlarımızdan Ha. Karamanlisgiller bile, “Laik düzende yaşamak” nâm kitablar yazarak, insan îcâdı “Müslümanlıklar” ile nasıl dindâr kalınıb cennetlere nâil olunur; ve hatta a’lâ-yı illiyyîne uçmanın “ilâhiyatçı ve fıkıhçı” reçeteleri nasıl sunulur, bunları son derece okşayıcı bir dille beyân etmektedirler!. Senenin 12 ayı bu reçeteler mu&#8217;teber olub, politikacı eczâ şirketlerinin parti-pırtı bürolarına uğrayan her &#8220;laik-dîni bütün müslümana&#8221; bu reçete edilen aşılar bilâücret vurulur; ve ikinci doza bile ihtiyâc göstermeden ilelebed nâr-ı cahîmden muâfiyet </em></strong><em>(yani bağışıklık, bakışıklık, batışıklık veya tam dışkılık)</em><strong><em> kazandırır!. Yeter ki, hulûs-i kalble ve gassâl elindeki meyyit gibi tam teslîmiyyetle ve &#8220;millî ve yerli-laik-dindar îmâlâtımız&#8221; olan &#8220;Türkopat&#8221; marka aşılar, beyin, beyincik veya omurilik soğanından bir kere zerkedilsin!”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>İslâm ile laiklik ve cumhûriyet münâsebeti, Müteveffâ ve sosyalist-pozitivist  Prof. Mümtaz Soysal’ın bile, Hollanda’lı bir vekîle dünyânın gözü ve kulağı önünde televizyon ekranından verdiği doğru tesbît ve cevabla, en çarpıcı, hulâsa edici ve kıvırtmadan şöyledir:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Diyânet İşleri Başkanlığı, DÎNİN, cumhuriyet ilkelerine uygun olmasını sağlıyan bir kurumdur!”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 18pt; font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>DEVLET EMRİ VE  VESÂYETİNE ALINAN İSLÂMİYYET’İN ADI “İSLÂM&#8221; OLSA DA, KENDİSİNİN “İSLÂM DIŞI” BİR DÎNE DÖNECEĞİ, TEFSİRLE DE SÂBİTDİR!</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Büyük dâhî ve MÜFESSÎR Muhammed Hamdi Efendi Merhûm’un DİB hakkında yazdıkları okununca, Raiz’lerin: <strong>“Laiklik, herkesin dînini istediği gibi yaşamasıdır”</strong> deyişinin ne kadar hülyâ (ütopi) olduğu  ilme’l-yakîn görülecekdir. Nice emâre ve eserleri gözleriyle gören nasibliler ise bunu (ayne’l-yakîn), içine girib çıkanlar da, Hakke’l-yakîn derecede görmüş ve tadmış olacaklardır. Nasîbi olan okusun:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“O ne Allâh’a, ne de son güne îmân etmez—ALLÂH VE ÂHİRET SÖZÜ ETSELER BİLE HAKÎKATEN VE CİDDEN GEREĞİ GİBİ İNANMAZ</em></strong><em>, (BİZDEN: Resmî dîn adı altında nefis, hevâ ve heveslerini başkanlıklar, fakülteler, saptırılmış tasavvuf tarikleri, v,s. ile dayatanları düşünelim.)<strong> ve dünyâ ilel’ebet kendilerinin imiş gibi farzeden ve âkıbet bir gün gelib yapdıkları fiillerden mes’ûl olacaklarına ehemmiyet vermiyenler (….) Ve ALLÂH VE RASÛLÜNÜN TAHRÎM </strong>(haram)<strong> EYLEDİĞİNİ  TAHRÎM EYLEMEZ.—HARAMDAN KAÇINMAZ, Allâh’ın Kitâb’ında, Peygamber Aleyhisselâm’ın Sünnetinde  ve hatta kendilerinin ittibâını iddia etdikleri Kitâbın ve Peygamberin hükmünde hürmeti sâbit ve ma’lûm olan şeylerin hürmetini tanımaz; haram ve helâl muhterem her ne olursa olsun keyiflerinin istediği ve güçlerinin yetdiği her şeye el uzatmayı mubah görür tecâvüz ederler. (Ve lâ yedînûne Dine’l-Hakk) HAKK DÎNİ DÎN EDİNMEZLER—Dinleri varsa da</strong> (BİZDEN: Sarık-cübbeli adamlar olarak din işleriyle vazîfeli resmî me’murlar=Ruhbân Sınıfı=Din Görevlileri olarak ortalıkda narkozlama v,s. yapıyorlarsa da, dinleri)<strong>  HAKK DÎNİ DEĞİL, HAKKPEREST DEĞİLDİRLER. DÎN TANIDIKLARI, İTAAT VE TESLÎMİYYET GÖSTERDİKLERİ ŞEYLER VARSA BİLE, Hakkı tanımak, Hakk’a teslîm olmak, Hakk yolu üzerinde yürümek, AHKÂM VE MAKÂSID-I HUKÛKİYYEYİ </strong>(hukûkî hedef ve maksadları)<strong> DÎN VE DİYÂNETİN EN MÜHİM MEKÂSIDINDAN BİLEREK HAKK AHKÂMINA, HAKK  Ş E R Î A T I N A  İ’TİKÂD VE İTAAT EDİB HUKÛKU MUHÂFAZA VE AHKÂM-I HAKK İLE İHKÂK-I HAKK VE İCRÂ-YI MA’DİLET </strong>(adâlet)<strong> ETMEK, MA’BÛD-I HAKK OLAN ALLÂH TEALÂ’YA NE ZÂTINDA, NE SIFÂTINDA, NE DE EF’ÂLİNDE VE AHKÂMINDA EVVEL Ü ÂHİR HİÇBİR ŞERÎK Ü NAZÎR TANIMAMAK, <span style="text-decoration: underline;">HÂLIK VE MAHLÛK HER ŞEYİN HAKKINI VERMEK VE ONA GÖRE MUÂMELE ETMEK MA’NÂSINA HAKK BİR DÎN VE  D İ Y Â N E T L E R İ;  </span></strong></em><span style="text-decoration: underline;"><em>(1936 tab’ı, 4/2504)</em><strong><em> HAKKIYLA BİR  D İ Y Â N E T  VE İ S L Â M  DEĞİLDİR. HATTA KISMEN HAKK DA OLSA,  HAKKA MUHTÂS</em></strong><em> (mahsus)<strong> OLAN HÂLİS BİR HAKK DÎNİ  VE  D İ Y Â N E T İ  DEĞİLDİR. HÂLİS MUHLİS HAKK DÎNİ OLAN İSLÂM İLE TEDEYYÜN ETMEZ, </strong>(İslâm’ı dîn kabûl etmezler.) <strong>ŞER’-İ HAKK </strong>(Hakk şeriatla)<strong> AMELİ KABÛL EYLEMEZLER. BİNÂENALEYH DİNLERİ BÂTILDAN, HAKSIZLIKDAN SÂLİM OLMADIĞI GİBİ, DİNDÂRLIKLARI VE DİNLERİNE İTAATLERİ DE HAKKIYLA BİR   D İ Y Â N ET  VE İTAAT DEĞİLDİR. DÎN NÂMINA BİRÇOK HAKSIZLIK, ZULÜM VE TECÂVÜZ YAPMIYA SÂİK BİR GULUVV </strong>(hücum, taşkınlık)<strong> VE TAASSUB, VEYA HAKK VE HUKÛK İLE OYNIYAN   D İ N S İ Z L İ Ğ E   M Ü S Â V Î   BİR  A H L Â K S I Z L I K D I R…”</strong><strong>…….</strong></em></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Müfessîr Merhûm’un satırlarından apaçık anlaşılmaktadır ki, <strong>“tecezzi kabûl etmesi muhâl olan”</strong> ve Allâh Azze ve Celle’nin vahyine müstenid bulunan İslâmiyyet’in şu veya burasını: <strong>“Layıkız, demokratız, cumhuriyetçiyiz, v.s.”</strong> diyerek beğenmemek ve dışda bırakmak veya yasaklamak veya kısmen mer’iyyetden kaldırmak, hatta bir tek zarûrât-ı dîniyyesine hayat hakkı tanımamak, tamâmını yasaklamak veya tahrîf ve tahrîb ma’nâsına geleceğinden, bütün bunlara rağmen <strong>“İslâmiyyet bizim dînimizdir”</strong> diyenlerin elindeki din, beyân edildiği üzere Dâhî Müfessirin kalemiyle <strong><u>“HAKK VE HUKÛK İLE OYNIYAN DİNSİZLİĞE MÜSÂVÎ BİR AHLÂKSIZLIKDIR…”</u> </strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Müfessir Merhûm devamla şunları da apaçık beyân buyurmaktadır:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“…VÂCİBÜ’L-VÜCÛD OLAN HAKK TEÂLÂ INDİNDE DÎN, İSLÂM’DAN İBÂRETDİR. YA’NÎ DÎNİN HAKÎKÎ MA’NÂSI TESLÎMİYYETDİR. CEZÂ, MES’ÛLİYYET VE SÂİRE GİBİ MEÂNÎ </em></strong><em>(ma’nâlar)<strong>  HEP BU ESÂSA MÜTEFERRİ’DİR </strong>(Dînin esasından vücûd bulurlar.)<strong> VE ŞU HALDE TESLİMİYYET NEYE ÂİD İSE </strong>(hangi din veya rejim, ideoloji ve sisteme âid ise)<strong> O DÎN VE  D İ Y ÂN E T DE ONA ÂİD OLMUŞ OLUR. BU İSE BÂTIL VEYA HAKSIZ, TAV’AN VEYA KERHEN  </strong>(ister-istemez)<strong> OLABİLİR.  ONUN İÇÜN BİR ÇOK  BÂTIL VE HAKSIZ DİNLER  VEYA   D İ Y Â N E T L E R   BULUNABİLİR. VE O HÂLDE, ALLÂH DÎNİ DE ALLÂH’A  T E S L İ M İ Y Y E T D İ R. YANİ KEYFE MATTEFAK </strong>(rastgele) <strong>BİR TESLÎMİYYET DEĞİLDİR.”</strong> </em><em>(1936 tab’ı, 4/2505)</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Buyuruluyor ki, <strong>“Teslimiyyet neye âid ise, o dîn ve diyânet de ona âid olmuş olur.” </strong>Dolayısıyla Layık demokratik cumhuriyete <strong>“TESLÎM”</strong> olan bir dîn, artık vahye âid değil, <strong>“teslim olduğu”</strong> devlet, hükûmet, ideoloji ne ise, ONA, onun vuracağı renge, biçeceği şekle, oturtacağı kalıba uyarak ONA ÂİD OLMUŞ OLACAKDIR… Yani vahye müstenid olmakdan çıkacak, akla, nefse, hevâ ve hevese, politikacılara, iktidarlara, darbecilere, heybecilere, decâcile, cebâbire, zalemeye kadar bütün ins ü cinnin şeytanlıklarına ve tahrîf ve tahrîblerine, yaz-boz tahtası yapmalarına TÂBİ’ olacakdır. Bugün AKAP hükûmetinin avcundaki DİB ve onun sarık-cübbeli başkanı A. Erbaş&#8217;dan bir misâl verilecek olursa, aşılığının nesebi gayr-i sahih corona aşısı içün, bakınız NOKTASINA KADAR aynen ne savuruyor:<br />
<strong>&#8220;Oruçlu iken aşı olabilir miyiz şeklinde çok yoğun bir şekilde sorular almaktayız. Din İşleri Yüksek Kurulumuzun da </strong>(evet, pek de yüksekdir)<strong> açıkladığı gibi GEREKTİĞİNDE ORUÇLU İKEN AŞI OLMAKDA BİR SAKINCA YOKDUR. VE BU DURUM ORUCU BOZMAZ.&#8221; </strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>İşte <strong>&#8220;Müslüman gençlik&#8221;</strong> yetiştirecek, <strong>&#8220;Ümmetin Lideri&#8221;</strong> denilen İmam-Hatib Liseli Raizlerin, başörtüsü cihadından <strong>&#8220;modern ve modatapar başbezleri&#8221;</strong> ile pek de muzaffer çıkan kişilerin cemaat-i ılmâniyyesi bulunan AKAP nâm partinin elinde İslâm, hangi kes-biç ve ekle-çıkar-dik muâmelelerine tâbi&#8217; tutuluyormuş, görelim!. Halbuki, bu mevzû&#8217; ile alâkalı makâlâtımızda, 15 asırlık ehl-i sünnet ulemâsından yapdığımız iktibâslarla kat&#8217;iyyen isbât edilmişdir ki, şırınga (enjektör) ile vücûda verilen her madde, sıvıksı ve cıvıksı her herze,  orucu köküne ve dibine kadar da îzâle edib yırtmakda ve bozmaktadır&#8230; Rejimin kerhen başkan yapdığı ve sonra zehirlediği ve basıldığı günden 1949&#8217;a kadar 13 yıl yasaklanıb zındandan çıkarılmıyan Elmalılı TEFSİRLERİNİ bu felâketden kurtarıb Üniversite talebelerine ücretsiz dağıtan Merhûm Ahmed Hamdi Akseki; ve 60 darbecilerinin tahakküm ve tasallutuna ancak sekiz ay dayanıb sonra <strong>&#8220;başınıza çalın&#8221;</strong> diyerek DİB başı olmakdan istifâ edib hürr kalan Merhûm Ömer Nasûhî Efendiler, eserlerinde <strong>&#8220;aşı orucu bozar ve 61 gün cezâ olarak (kefâreten) oruç tutulur&#8221;</strong> buyururlarken, şimdinin nevzuhurları acebâ kendilerini İmâm-ı A&#8217;zam mı görür olmuşlar, bu üçbuçuk usûl kânûnu bulunmıyan kesân, hangi asrın Müctehid-i mutlağı=Müctehid fi&#8217;d-dîni oluvermişlerdir?!. Ahmed Hamdi Efendi Reisliğinden 70, Ömer Nasûhî Efendiden 61 yıl geçince, AKAP&#8217;ın bay raizleri, Allâh Azze ve Celle&#8217;nin dîni İSLÂM ile, böyle pek rahat ve onu Martin Luter gibi de reformize ederek <strong>&#8220;Hangi cins ve tür hızmet etmenin peşinde&#8221;</strong> bulunur oluvermişlerdir?!. Şimdi bu insan irâdesine tâbi&#8217; olarak yaz-boz tahtasına çevrilen din, DİB başının dili ve onun bilmem ne gurulunun ağzında <strong>&#8220;İslâm&#8221;</strong> adını taşıyorsa, buna <strong>&#8220;Aklı başında yani ÂKİL veya mü&#8217;min&#8221;</strong> bir Müslümanın, <strong>&#8220;İSLÂMİYET&#8221;</strong> demesi, zerre kadar mümkin midir?.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Netîcede, Müfessir Merhûm’un tam isâbetle buyurduğu gibi<strong> <u>“DİNSİZLİĞE MÜSÂVÎ BİR AHLÂKSIZLIK” başka nasıl ortaya çıkacakdır?.</u> </strong>Nitekim bütün peygamberlerin şeriatları da böylece vahiy olmakdan çıkarılmış, ins ü cinnin uydurmalarına inkılâb etmiş, tahrîf, tağyîr, tebdîl ve tahrîblerle, beşerî, felsefî, bâtıl ve şeytânî, teslisci, Mesih ve Üzeyr Aleyhimesselâm&#8217;a <strong>&#8220;İbnüllâh&#8221;</strong> diyecek kadar şîrâzesini kaybetmiş yollardan ibâret hâllere getirilmişlerdir…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Müfessîr Merhûm devamla buyurur:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“HÂSILI BİR DÎNİN HAKK OLABİLMESİ, HAKK SIFÂTI İLE İTTİSÂFA </em></strong><em>(vasıflanmıya)<strong> HAKK KAZANABİLMESİ, HAKK TEÂLÂ’YA İZÂFET-İ KÂMİLE </strong>(Allâh’a tam bağlanma)<strong> İLE HAKK DÎNİ OLABİLMESİNE </strong>(beşerî ideoloji ve sistem ve rejimlere izafetinin-bağının aslâ bulunmamasına)<strong> MÜTEVAKKIFDIR. BU DA MEBDE’ ve GÂYESİ BÜTÜN NAZARINI HAKKA TEVCÎH VE TAHSÎS EDEREK HER ŞEYDEN EVVEL HAKK TEÂLÂ’YI VE HUKÛKUNU </strong>(Haçlı Garb’ın veya aklın  hukûkunu değil)<strong> TANIYIB, ONA TESLÎM-İ NEFS EYLEMEK…&#8230;.İLÂHÎ OLAN BU HUKÛKUN MUHÂFAZASININ DA HAKKULLÂH OLDUĞUNU BİLİB, İBÂDULLÂH’IN VE HATTA HER ŞEYİN HAKKINI EMR-İ HAKK DÂİRESİNDE  İHKÂKA </strong>(hakkını almasına)<strong> HİZMET ETMEKLE OLUR…………. ONUN İÇÜN HAKK DÎNİ OLMIYAN, YANİ HAKK İLE ALÂKADÂR OLMIYAN, HAKK MES’ELESİNİ HÂRİCİNDE TUTAN VEYA HAKKA İHTİSÂSI BULUNMIYAN, EMR-İ HAKK OLMIYAN BİR DÎN, HAKK DÎN OLAMAZ. ÎCÂB-I HAKKA TÂBÎ’ OLMIYAN, </strong>(Allâh’dan başkasına veya her hangi bir rejim, devlet veya hükûmete tâbi’ olan)<strong> HAKK DÎNİ İHKÂK ETMİYEN </strong>(Hakk dînin hakkını vermiyen)<strong> BİR   D İ Y Â N E T   DE, HAKK-I DİYÂNET </strong>(Hakîkaten bir diyânet)<strong> OLMAZ. HALBUKİ BURADA MEVZU-I BAHS OLANLAR, </strong>(âyetin bildirdiği kişiler)<strong> HAKK DÎNİNİ KABÛL ETMEZLER, HAKKA TESLÎM OLMAZ, HAKK VE HAKKÂNİYET TANIMAZ, HARAM-HELÂL SEÇMEZ, HUKÛKA TECÂVÜZ EDERLER. HEM ÎZÂH OLUNACAĞI ÜZERE YALINIZ İBÂDULLÂH’IN HUKÛKUNA DEĞİL, ALLÂH’IN HAKKINA, ALLÂH’IN HAKKI OLAN DÎNİN HAKKINA BİLE TECÂVÜZ EDERLER.”</strong> </em><span style="font-size: 10pt;"><em>(1936 tab’ı, 4/2506)</em></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Demek ki 1924’de kurulan DİB denilen yerin BAŞ VAZÎFESİ, eşyâya, DÎNİN HÂKİMİYYETİYLE hükmetmek değil; DÎNE, eşyânın hâkimiyyeti ile hükmetmekdir!. Allâh ve RASÛLÜ’NÜN irâdesine göre yani vahye göre bir İSLÂM yerine, 1789&#8217;da, Fransız aklının ortaya çıkardığı <strong>“Cumhûriyet felsefesine”</strong> göre bir DÎN îcâdetmek.. ve buna da, zorla <strong>“Müslümanlık”</strong> dedirtilen bir<strong> “ulus=halk=kalabalık” </strong>teşkîl etmek… </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bugün Türkiya’daki adı <strong>“İslâmiyyet”</strong> olan, ekseriyete âid dîn, adı ne kadar böyle de olsa, kendisi ve keyfiyeti, özü ve zâtı i’tibâriyle insan akıl ve felsefesine dayanan, vahyin dışında beşerî bir dindir…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Kamalizma, Allâh Azze ve Celle’nin vaz’edib Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm’ın TEBLİĞ buyurduğu İslâmiyyet’i tamâmen silib ilgâ edemiyeceği kanaat ve kararına vardıktan sonra, resmî dîn olarak <strong>“Hıristiyanlığı”</strong> dayatamıyacağını ve ikinci şık olarak da İslâmiyyet’i tamâmen yasaklıyamıyacağını  da anlayınca, adı gene <strong>“İslâm=Müslümanlık”</strong> olarak bırakılan, kendi inşâ’ edeceği bir dîne geçmeyi esas almışdır… Adının değiştirilib <strong>“Türkün Dîni Kamalizmdir”</strong> veya <strong>“şamanizimdir” </strong>diyenlere veya bazı şeflere göre hareket edilseydi, halkın şiddet ve nefretle reddine muhâtab olacak bir dîn ihdâs ve î’câd edilmesi olur, bu da, rejimin hayâtını ciddî mikyasda tehlikeye atabilirdi!. </em></span></p>
<p style="text-align: right;"><strong><em><u><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">(Mâba’di var</span>)t.t.</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em> </em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F5-ataturke-kafir-denemez-derken-allah-azzeye-ayetin-kitabin-yasak-demek.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CAtat%C3%BCrk%E2%80%99e%20K%C3%A2fir%20Denemez%E2%80%9D%20Derken%2C%20All%C3%A2h%20Azze%E2%80%99ye%3A%20%E2%80%9C%C3%82yetin%20%28kit%C3%A2b%C4%B1n%29%20Yasak%E2%80%9D%20Demek%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F5-ataturke-kafir-denemez-derken-allah-azzeye-ayetin-kitabin-yasak-demek.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CAtat%C3%BCrk%E2%80%99e%20K%C3%A2fir%20Denemez%E2%80%9D%20Derken%2C%20All%C3%A2h%20Azze%E2%80%99ye%3A%20%E2%80%9C%C3%82yetin%20%28kit%C3%A2b%C4%B1n%29%20Yasak%E2%80%9D%20Demek%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F5-ataturke-kafir-denemez-derken-allah-azzeye-ayetin-kitabin-yasak-demek.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CAtat%C3%BCrk%E2%80%99e%20K%C3%A2fir%20Denemez%E2%80%9D%20Derken%2C%20All%C3%A2h%20Azze%E2%80%99ye%3A%20%E2%80%9C%C3%82yetin%20%28kit%C3%A2b%C4%B1n%29%20Yasak%E2%80%9D%20Demek%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F5-ataturke-kafir-denemez-derken-allah-azzeye-ayetin-kitabin-yasak-demek.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CAtat%C3%BCrk%E2%80%99e%20K%C3%A2fir%20Denemez%E2%80%9D%20Derken%2C%20All%C3%A2h%20Azze%E2%80%99ye%3A%20%E2%80%9C%C3%82yetin%20%28kit%C3%A2b%C4%B1n%29%20Yasak%E2%80%9D%20Demek%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F5-ataturke-kafir-denemez-derken-allah-azzeye-ayetin-kitabin-yasak-demek.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CAtat%C3%BCrk%E2%80%99e%20K%C3%A2fir%20Denemez%E2%80%9D%20Derken%2C%20All%C3%A2h%20Azze%E2%80%99ye%3A%20%E2%80%9C%C3%82yetin%20%28kit%C3%A2b%C4%B1n%29%20Yasak%E2%80%9D%20Demek%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F5-ataturke-kafir-denemez-derken-allah-azzeye-ayetin-kitabin-yasak-demek.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CAtat%C3%BCrk%E2%80%99e%20K%C3%A2fir%20Denemez%E2%80%9D%20Derken%2C%20All%C3%A2h%20Azze%E2%80%99ye%3A%20%E2%80%9C%C3%82yetin%20%28kit%C3%A2b%C4%B1n%29%20Yasak%E2%80%9D%20Demek%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F5-ataturke-kafir-denemez-derken-allah-azzeye-ayetin-kitabin-yasak-demek.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CAtat%C3%BCrk%E2%80%99e%20K%C3%A2fir%20Denemez%E2%80%9D%20Derken%2C%20All%C3%A2h%20Azze%E2%80%99ye%3A%20%E2%80%9C%C3%82yetin%20%28kit%C3%A2b%C4%B1n%29%20Yasak%E2%80%9D%20Demek%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F5-ataturke-kafir-denemez-derken-allah-azzeye-ayetin-kitabin-yasak-demek.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CAtat%C3%BCrk%E2%80%99e%20K%C3%A2fir%20Denemez%E2%80%9D%20Derken%2C%20All%C3%A2h%20Azze%E2%80%99ye%3A%20%E2%80%9C%C3%82yetin%20%28kit%C3%A2b%C4%B1n%29%20Yasak%E2%80%9D%20Demek%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F5-ataturke-kafir-denemez-derken-allah-azzeye-ayetin-kitabin-yasak-demek.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CAtat%C3%BCrk%E2%80%99e%20K%C3%A2fir%20Denemez%E2%80%9D%20Derken%2C%20All%C3%A2h%20Azze%E2%80%99ye%3A%20%E2%80%9C%C3%82yetin%20%28kit%C3%A2b%C4%B1n%29%20Yasak%E2%80%9D%20Demek%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F5-ataturke-kafir-denemez-derken-allah-azzeye-ayetin-kitabin-yasak-demek.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CAtat%C3%BCrk%E2%80%99e%20K%C3%A2fir%20Denemez%E2%80%9D%20Derken%2C%20All%C3%A2h%20Azze%E2%80%99ye%3A%20%E2%80%9C%C3%82yetin%20%28kit%C3%A2b%C4%B1n%29%20Yasak%E2%80%9D%20Demek%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F5-ataturke-kafir-denemez-derken-allah-azzeye-ayetin-kitabin-yasak-demek.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CAtat%C3%BCrk%E2%80%99e%20K%C3%A2fir%20Denemez%E2%80%9D%20Derken%2C%20All%C3%A2h%20Azze%E2%80%99ye%3A%20%E2%80%9C%C3%82yetin%20%28kit%C3%A2b%C4%B1n%29%20Yasak%E2%80%9D%20Demek%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F5-ataturke-kafir-denemez-derken-allah-azzeye-ayetin-kitabin-yasak-demek.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CAtat%C3%BCrk%E2%80%99e%20K%C3%A2fir%20Denemez%E2%80%9D%20Derken%2C%20All%C3%A2h%20Azze%E2%80%99ye%3A%20%E2%80%9C%C3%82yetin%20%28kit%C3%A2b%C4%B1n%29%20Yasak%E2%80%9D%20Demek%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F5-ataturke-kafir-denemez-derken-allah-azzeye-ayetin-kitabin-yasak-demek.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CAtat%C3%BCrk%E2%80%99e%20K%C3%A2fir%20Denemez%E2%80%9D%20Derken%2C%20All%C3%A2h%20Azze%E2%80%99ye%3A%20%E2%80%9C%C3%82yetin%20%28kit%C3%A2b%C4%B1n%29%20Yasak%E2%80%9D%20Demek%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F5-ataturke-kafir-denemez-derken-allah-azzeye-ayetin-kitabin-yasak-demek.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CAtat%C3%BCrk%E2%80%99e%20K%C3%A2fir%20Denemez%E2%80%9D%20Derken%2C%20All%C3%A2h%20Azze%E2%80%99ye%3A%20%E2%80%9C%C3%82yetin%20%28kit%C3%A2b%C4%B1n%29%20Yasak%E2%80%9D%20Demek%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F5-ataturke-kafir-denemez-derken-allah-azzeye-ayetin-kitabin-yasak-demek.html&amp;linkname=%285%29%20%E2%80%9CAtat%C3%BCrk%E2%80%99e%20K%C3%A2fir%20Denemez%E2%80%9D%20Derken%2C%20All%C3%A2h%20Azze%E2%80%99ye%3A%20%E2%80%9C%C3%82yetin%20%28kit%C3%A2b%C4%B1n%29%20Yasak%E2%80%9D%20Demek%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2F5-ataturke-kafir-denemez-derken-allah-azzeye-ayetin-kitabin-yasak-demek.html&#038;title=%285%29%20%E2%80%9CAtat%C3%BCrk%E2%80%99e%20K%C3%A2fir%20Denemez%E2%80%9D%20Derken%2C%20All%C3%A2h%20Azze%E2%80%99ye%3A%20%E2%80%9C%C3%82yetin%20%28kit%C3%A2b%C4%B1n%29%20Yasak%E2%80%9D%20Demek%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/5-ataturke-kafir-denemez-derken-allah-azzeye-ayetin-kitabin-yasak-demek.html" data-a2a-title="(5) “Atatürk’e Kâfir Denemez” Derken, Allâh Azze’ye: “Âyetin (kitâbın) Yasak” Demek…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/5-ataturke-kafir-denemez-derken-allah-azzeye-ayetin-kitabin-yasak-demek.html">(5) “Atatürk’e Kâfir Denemez” Derken, Allâh Azze’ye: “Âyetin (kitâbın) Yasak” Demek…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/5-ataturke-kafir-denemez-derken-allah-azzeye-ayetin-kitabin-yasak-demek.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atay, Yatay, Horultay ve Laiktay&#8230;</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/manzumeler/ahyed-halidi/atay-yatay-horultay-ve-laiktay.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/manzumeler/ahyed-halidi/atay-yatay-horultay-ve-laiktay.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2021 07:04:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[03/21 Nevruz]]></category>
		<category><![CDATA[Ahyed HÂLİDÎ]]></category>
		<category><![CDATA[irtica]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[nevruz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=8920</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Şarıltay” veznindeyse “sayış, danış, yargıtay”;  Çengitay olur devlet, hükûmetse çalgıtay! </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/manzumeler/ahyed-halidi/atay-yatay-horultay-ve-laiktay.html">Atay, Yatay, Horultay ve Laiktay&#8230;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><u>ATAY, YATAY, HORULTAY VE LAİKTAY&#8230;</u></h1>
<p>&nbsp;</p>
<h3><i><u>Ahyed HÂLİDÎ</u></i></h3>
<p><b>“Şarıltay”</b> veznindeyse <b>“sayış, danış, yargıtay”</b>;<br />
<b>Çengitay </b>olur devlet, hükûmetse <b>çalgıtay</b>!</p>
<p><b>“Ana-yasatay”</b> denen <b>“mahkemetay” </b>var bir de!<br />
Tapıp sonra yaparlar, o <b>“anayı”</b> nataşay!..</p>
<p>Mahkemetay başında, çöreklenmiş ki Mektâ,<br />
<b>“Başşaman”</b> olup sıkar, hep barsakdan gurultay!..</p>
<p><b>“Laik olmayan insan değil!”</b> diye anırır;<br />
Bu <b>“Ata kültü dîninin amigosu!”</b> sıpatay!..</p>
<p>Bu dîn bir halîtadır, <b>Şamanlık</b>’dan müdevver!<br />
Dörtdörtlük<b> “İrticâ”</b>dır, <b>“zenperest Türk” </b>yaşatay!..</p>
<p>İçlerindeki, bir tek Allâh’sız câhil cesur:<br />
<b>“Atam Şaman’dı!”</b> diyen, şamanist Cemâl Kutay&#8230;</p>
<p>Allâh’ın Dîni’ni tard içün Anadolu’dan,<br />
Mason işbirlikçiler, böyle bir <b>(dîn)</b> uydurtay!</p>
<p>Bir avuç Allâh’sızın dînidir <b>“Ata kültü!”</b><br />
<b>“Ana-yasa” </b>denen şey, <b>“kutsal metin”</b> Evrentay!</p>
<p>Öyle bir yasa ki bu, var bir de mahkemesi;<br />
Bu mahkeme o dînde, <b>“konsüldür”</b> en zirvetay&#8230;</p>
<p><b>“Ata kültü dîninin”</b> kim ters düşer emrine,<br />
Mahkûm eder bu konsül,<b> “engizisyon” </b>usûltay!</p>
<p>Konsülbaşı, cübbeli, sırmalı <b>“Başşamandır!”</b><br />
Her yıl <b>“kuruluş!”</b> deyip, râhibânı vaftiztay!.</p>
<p><b>“Hukûk devleti!”</b> zikri, o yasa’ya tapmanın,<br />
Yıllık başzikri olup, ULUS tam yer(!) ayvatay!.</p>
<p>Aslımın Dîn hukûku, <b>“teklîf dahî edilmez!”</b><br />
<b>“İrticâ”</b> hortlar ise, <b>“topyekûnmuş savaştay!”</b></p>
<p><b>“Ata kültü dîninde”</b>, <b>laiklik </b>teslis başı!<br />
Allâh’sız dîn bu bâbda, kabûl etmez şeriktay!</p>
<p>Bunun içün Başşaman:<b> “Laik olmayan hayvan!”</b><br />
Der.. bin hayvanlık azar,, tam akıtır salyatay!..</p>
<p><b>“Ata kültü”</b> dîninde <b>“saygı duruşu” </b>denir;<br />
<b>“Fetişleri”</b> önünde dikilmeye kazıktay!</p>
<p>Alta kaçırır insan, bu hâllere gülmekden,<br />
Fetişci<b> yamyam</b> bile, kahkahadan fıtıktay!.</p>
<p><b>(Ata kült)</b>de tapmak çün, and içip hep dandikdir;<br />
Meclis, mekteb ve kışla&#8230; Tüm diyânet <b>(and)</b>iktay!.</p>
<p><b>“Laik, çağdaş, ata kült”</b>, düşmez hiç dillerinden,<br />
Allâh’sızlar, bu kabil kelimeyle <b>“diktatay!”</b></p>
<p>Şu la’net <b>“laikliğin”</b> belâ yağsın bâşına;<br />
Kökü kuruyup batsın, nâmı kalsın <b>“batıştay!.”</b></p>
<p>Ona, şeytân-ı ahras, denâat-i <b>“diyânet!</b>”<br />
Onun çanağından yer, bu <b>“ağlâlli!”</b> sarıktay!</p>
<p><b>“Yüzde doksandokuzla müslümânız!” </b>derlerken;<br />
Bir yandan da yalarlar, bin nemrutluk <b>laiktay</b>!</p>
<p>Küfürtay meclisinde, sövüş, dövüş pek boldur!<br />
&lt;İpleri hep dıştadır <b>“Dârü’n-nedve”</b> kuklatay!</p>
<p><b>“Kânûn yapan tavuklar!”</b> Olamaz aslâ horoz,<br />
Kim yemler, <b>aşılarsa</b>, o follukda gıdaktay!</p>
<p>Frengin <b>“kabinesi” </b>bir ma’nâda (helâdır!)<br />
<b>Laik</b>, çağdaş dinsizler, kabineden doyumtay!</p>
<p><b>“Beşyüz gün!”</b> ister Sülü, ilkâh görsün halk diye,<br />
Tabib rollü ebeler, homo nesil doğurtay!.</p>
<p>Ne anlar <b>“çağdaş!”</b> inâs, enflasyonik gemiden;<br />
Her <b>aybaşı </b>sızarken, <b>“demir tarar”</b> Tansu’tay!..</p>
<p>Devlet-hükûmet işi, kalırsa <b>tırnaktaya</b>,<br />
Çiller, kitler, fitlerle&#8230; itler, mitler tûfântay!.</p>
<p><b>“Dişiden” madamlarla</b> aslâ felâh bulunmaz;<br />
<b>“Len yüflihâ”</b> der hadîs, fermân sıkar avrattay!..</p>
<p>Haçlı önünde varken <b>aşşağılık</b> rûh hâli,<br />
Birkaç mostralık <b>kancık</b>, vitrinlerde mankentay!.</p>
<p>Âmmenin umûru hep, <b>maymunluğa </b>kurbanken;<br />
<b>“Çağdaş ve uygar?!”</b> fırlar, smokinli goriltay!.</p>
<p><b>“Çanlı Köşkde!”</b> yapdı ki <b>“terâvihli yatırım;”</b><br />
Amerikan <b>“güdümlü”</b> dembokratik Özal’tay!..</p>
<p><b>“Kâ’be’ye de giderim, rakı mı da çekerim!”</b><br />
Diyen<b> (Kösemrâ Sultân)</b>, madamsıdan kadıntay!.</p>
<p>Tırnaklı avratların <b>“hamurtaydan”</b> firarla,<br />
Sokak-meydan sürtmesi,<b> (sosyo-pornik)</b> sürtüktay!..</p>
<p><b>“Hâlini değiştirip”</b> sükût etse ins ü cin;<br />
<b>“Papatya”</b> koklar ammâ, keneftendir buhurtay!.</p>
<p>Bir de iki senedir<b> “nev-rûz”</b> belâsı sardı!<br />
Çoğu <b>“nevroz” </b>der ona; vezn ü kalıb <b>(havruz)</b>tay!..</p>
<p>Yetmişlik<b> “kaht-ı ricâl”</b> Kürdistan dağlarında,<br />
<b>“Nevrûz”</b> yemi dağıtıp, halay çekdi apıştay!.</p>
<p>(Nevrasteni) cinsinden “nevroz” dedirtiyor Hakk!<br />
(Şizofrenik) intihâr, bu yolda son duraktay&#8230;</p>
<p><b>“İslâm Cumhûriyyeti!”</b> maskesiyle şîistân,<br />
Nevrûz’u, <b>“resmî bayram!” </b>hortlatarak zerdüştay&#8230;</p>
<p>Ateş yakan kürtlerden, tüter <b>ateşperestlik</b>,<br />
Türk’ün <b>(kurtlu)</b> soyunda, <b>Ergenekon </b>masaltay!</p>
<p><b>“Türk Günü!” </b>deyip, türkî nice başlar ulurken,<br />
<b>Kurtlu </b>hurâfelerden,<b> Antalya’da</b> kurultay!..</p>
<p>Allâh’ın <b>bayramına </b>üç gün kala depreşdi,<br />
Kavmî <b>câhiliyyet </b>ki, tam<b> “irticâ”</b>: Ulurtay!..</p>
<p>Hakk bayramlar değil de, putperestlik günleri;<br />
ABD dürtmesiyle <b>“türkîlere”</b> conitay!..</p>
<p><b>“Ata kült”</b> bayramlarla (millet-târih) yıkanlar,<br />
Dışdan güdülen sürü: Allâh bilmez<b> (ulus)</b>tay&#8230;</p>
<p><b>“Nevroz!”</b> olunca nevrûz, Türk’e, Kürd’e, şiîye;<br />
Bu cünûn illetinden <b>Mazhar Osman</b> sıyırtay!..</p>
<p>İlâhiyât küfriyle <b>“Hakk’ı bâtıl”</b> yapanlar;<br />
Koltuk-rütbe kapınca, geviş başlar <b>şapırtay</b>!.</p>
<p>Darbecinin düzdüğü, ana-yasa <b>kaltağı</b>,<br />
<b>Manukyanik </b>bir maldır, patronları <b>sabetay</b>!.</p>
<p>Bir (it) geberse hemân, sokaklarda köppekler,<br />
Şerîat’a havlayıp, <b>bin gâvurluk </b>kudurtay!</p>
<p>Kim yürürse yürüsün, kim ürürse ürüsün;<br />
Tüm <b>“kuduz kilâb” </b>en son, mozolede tapıştay!</p>
<p>“<b>Ata kültü</b>” dîninin tapış ritüelleri;<br />
“<b>Anıt tapınağında</b>”, mermer lâhde sunultay!..</p>
<p>“<b>Anıt kubûr Kâbemiz</b>!” derken Behçet Kem-mallar!<br />
Kimi “<b>peygamber</b>” dedi; kimi de “<b>tanrı</b>!” atay!..</p>
<p>Bu <b>“çağdaş câhiliyye”</b> arzın başka yerinde,<br />
Mağralarda görülmez, <b>pigme </b>yese kusumtay!.</p>
<p><b>Müslüman </b>geçinenler kış uykusu çekerken,<br />
Azdır yağan <b>belâlar</b>! Duyulan hep <b>horultay</b>&#8230;</p>
<p>Devlet terörü bitmez; <b>(kemâl)</b>lidir işkence!<br />
Balık başdan kokunca, gövde-kuyruk <b>kuburtay</b>!</p>
<p>Et yiyip kan içmekde, yaya kalır <b>yamyamlar</b>!<br />
<b>“Çağdaşlar!” </b>halkı dişler, hapur hupur yutumtay!</p>
<p>Alkol gölünde fuhuş, kulaç atıp <b>eyds </b>oldu!<br />
<b>“Fetiş”</b> doldu her adım, batdı balık yan yatay!!!</p>
<p>Parti parti parseller,<b> “bölerse”</b> iç-dış gâvur;<br />
<b>ULUS </b>bin <b>“âh!”</b> çekse de, hiç bitmez bu kahırtay!..</p>
<p>Memleket oldu artık,<b> (Dembokratik) </b>partistân;<br />
<b>Bremen </b>mızkasından, bin beterdir <b>anırtay</b>!..</p>
<p><b>Yetmiş yıl</b> Hakk’a ürü, asıp kes, kan dök, yak, yık;<br />
Nasıl <b>faylar </b>kırılmaz, dipden vurmaz <b>homurtay</b>!?</p>
<p>Bu gidişle gün gelir, <b>(ataizma)</b> oynatır!<br />
Bulunmaz <b>laiktaya</b>, bir tek damla şifâtay!..</p>
<p>Çıkar o gün fatura, renkli vesîkalıklar!<br />
<b>“Kıyâm sûru üflenir”</b>, <b>Yavuz soyu</b> ok ve yay!..</p>
<p><b>Çalıp-çırpıp oynayın; yiyin, için, az kaldı!</b><br />
<b>Ayvayı </b>da yersiniz, tıkanmazsa boğaztay&#8230;</p>
<p>O gün kalmaz, hep gider <b>dünyânız </b>elinizden,<br />
Akıtdığınız <b>kanlar</b>, kalmaz yerde hedertay!.</p>
<p>Kan gölleri boğarken Allâh’sız cânîleri!<br />
<b>Maktûl yarım milyon baş, “kısas ister” hukuktay!.</b></p>
<p>Ne <b>çengitay </b>kalır o gün arzda, ne <b>çalgıtay</b>!<br />
<b>Ne atay, yatay, partay; kakay laiktay, cuntay!!!&#8230;</b></p>
<p>_____________________________________<br />
24.Ramazan 1413<br />
17.Mart 1993 Jülich</p>
<p>tt.</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fatay-yatay-horultay-ve-laiktay.html&amp;linkname=Atay%2C%20Yatay%2C%20Horultay%20ve%20Laiktay%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fatay-yatay-horultay-ve-laiktay.html&amp;linkname=Atay%2C%20Yatay%2C%20Horultay%20ve%20Laiktay%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fatay-yatay-horultay-ve-laiktay.html&amp;linkname=Atay%2C%20Yatay%2C%20Horultay%20ve%20Laiktay%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fatay-yatay-horultay-ve-laiktay.html&amp;linkname=Atay%2C%20Yatay%2C%20Horultay%20ve%20Laiktay%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fatay-yatay-horultay-ve-laiktay.html&amp;linkname=Atay%2C%20Yatay%2C%20Horultay%20ve%20Laiktay%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fatay-yatay-horultay-ve-laiktay.html&amp;linkname=Atay%2C%20Yatay%2C%20Horultay%20ve%20Laiktay%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fatay-yatay-horultay-ve-laiktay.html&amp;linkname=Atay%2C%20Yatay%2C%20Horultay%20ve%20Laiktay%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fatay-yatay-horultay-ve-laiktay.html&amp;linkname=Atay%2C%20Yatay%2C%20Horultay%20ve%20Laiktay%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fatay-yatay-horultay-ve-laiktay.html&amp;linkname=Atay%2C%20Yatay%2C%20Horultay%20ve%20Laiktay%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fatay-yatay-horultay-ve-laiktay.html&amp;linkname=Atay%2C%20Yatay%2C%20Horultay%20ve%20Laiktay%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fatay-yatay-horultay-ve-laiktay.html&amp;linkname=Atay%2C%20Yatay%2C%20Horultay%20ve%20Laiktay%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fatay-yatay-horultay-ve-laiktay.html&amp;linkname=Atay%2C%20Yatay%2C%20Horultay%20ve%20Laiktay%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fatay-yatay-horultay-ve-laiktay.html&amp;linkname=Atay%2C%20Yatay%2C%20Horultay%20ve%20Laiktay%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fatay-yatay-horultay-ve-laiktay.html&amp;linkname=Atay%2C%20Yatay%2C%20Horultay%20ve%20Laiktay%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fatay-yatay-horultay-ve-laiktay.html&amp;linkname=Atay%2C%20Yatay%2C%20Horultay%20ve%20Laiktay%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmanzumeler%2Fahyed-halidi%2Fatay-yatay-horultay-ve-laiktay.html&#038;title=Atay%2C%20Yatay%2C%20Horultay%20ve%20Laiktay%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/manzumeler/ahyed-halidi/atay-yatay-horultay-ve-laiktay.html" data-a2a-title="Atay, Yatay, Horultay ve Laiktay…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/manzumeler/ahyed-halidi/atay-yatay-horultay-ve-laiktay.html">Atay, Yatay, Horultay ve Laiktay&#8230;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/manzumeler/ahyed-halidi/atay-yatay-horultay-ve-laiktay.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(3) Dib’iş Başı Ne Demek İstiyor Veya “Dünyâ Kadınlar Günü!”</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Mar 2019 17:41:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[03/08 Kadınlar Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Tâhir MÂHİR]]></category>
		<category><![CDATA[dib]]></category>
		<category><![CDATA[dünya kadınlar günü]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=8824</guid>

					<description><![CDATA[<p>DİB’iş denilen müdiriyet, lâyık (lâdînî=ateist) devletin muhâfaza edici bir paratöneri veya “Emniyet muhâfızı” olarak varlığa sâhibdir. </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html">(3) Dib’iş Başı Ne Demek İstiyor Veya “Dünyâ Kadınlar Günü!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><em><u>DİB’İŞ BAŞI NE DEMEK İSTİYOR VEYA “DÜNYÂ KADINLAR GÜNÜ!”</u></em></h1>
<h1 style="text-align: center;"><em><u>(3)</u></em></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Tâhir MÂHİR</u></em></strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ffffff;"><strong><em>.</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">DİB’iş denilen müdiriyet, lâyık (lâdînî=ateist) devletin bir paratöneri veya <strong><em>“Emniyet sibobu</em></strong>” olarak varlığa sâhibdir. Beşer hayâtını tanzîm eden hukûkî, iktisâdî, ictimâî ve siyâsî bütün beşerî kânunların vâzıı ve tanrısı, paralamentolardaki her cibilliyetdeki (tanrı-insan) aklı ve hissiyâtıdır&#8230; Milletler içün en hayâtî husûs basiret sâhibi ve mütehassıs (idâreci ve siyâsîler) olması gerekirken; devrimler ve işgâl Türkiya&#8217;sı içün bu cebren terketdirilmiş, yerine, idâre ve siyâset noktasında kör kütük câhillerin çakıldığı bir sisteme geçilmiş ve adına da <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;Lâyik dembokratik cumhûriyet&#8221;</strong></em></span> denilmişdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Halbuki İslâmiyyet, idâre mevkiinde olanlardan öylesine keyfiyet, adâlet, diyânet, ehliyet ve ihtisâs ister ki, buna hiçbir din ve beşerî sistemde binde bir nisbetinde bile rastlanılamaz. Ayrıca, bütün bu noktalarda zarûrî olan kendi kânun ve kâidelerinin tatbîkini, kendisine îmân edenlerine o kadar kat’î olarak emreder ki, bunun i’tikâd ve tatbik noktasında berâberce terkedilişi, Allâhsızlığı ve dinsizliği, binnetîce dinden tard edilmeyi ortaya koyar&#8230; Bu i’tibarla, bu hakîkatın bile Türkiya’da açıkça ortaya konulamayıb gizlendiği ve saklandığı vâkıası, hiç değilse halk tarafından akledilebilse!. İnsanlar enâyi ve gerzek yerine konulmasaydı!..</p>
<p style="text-align: justify;">Biraz aklı olan herkes muhakkak i’tirâf edecekdir ki, lâyıklık îcâbı olarak bütün beşerî nizamlar, zamanın îcâbı olarak esas alınacak ve bu tabii  karşılanacak idi ise, o zaman bunların tatbîkini (Şirk sayarak şiddetle yasaklaması), hâşâ Cenâb-ı Hakk’ın (abesle) iştigâli ma’nâsına gelmiyecek midir?</p>
<p style="text-align: justify;">Böyle olunca da, Kur’ân-ı Hakîm, tatbîki noktasında:</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>a) Mutlaka tatbîki îcâbetmiyen bir Kitâb olmuş olacakdır&#8230;</li>
<li>b) Bu takdirde de o, (hâşâ) insan aklı, fikri, hâfızası, mantığı, muhâkeme ve muvâzenesi derecesinde bile mükemmel bir kıymet taşımıyan, basit ve sıradan bir Kitâb derekesinde keyfiyet iktisâb etmiş olur!. <strong><em>“Mukaddes Kitâb veya Allâh’ın Kelâmı”</em></strong> oluşu gibi, onun, fevkalâde ve sonsuz derecede doğru, âdil, mükemmel varlığı; ve Allâh irâdesi ve hâkimiyyetini aksetdiren (Mu’cize, Eşsizlik ve Mukaddesliği), tamâmen ortadan kalkmış bulunur!.</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">Lâyıklığa (îmân edenler), İslâmiyyet’e ÂİD bu mutlak hakîkatları ne kadar inkâr etseler yani onlara inanmasalar da, zerre kadar insaf, merdlik ve nâmus çerçevesinde kalındığı müddetçe, bunların İslâmiyyet&#8217;e âid kendi yapısı olduğunu inkâr etmeye aslâ imkân bulamazlar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Netice şudur ki: Lâyıklığa inanan bir insanın, Kur’ânın cemiyet hâyâtını tanzimde nâmütenâhî çapta en mükemmel hüküm ve hakîkât kaynağı olduğuna (inanması) mümkin değildir; ve ondan bunun zıddı, hiç şübhesiz istenemez&#8230; Bu beyanlarımızın aksini söyleyen politikacılar, mutlak ma’nâda yalan söyleyib, dini göz göre göre istismâr etmekde, oy’unu alacakları insanlar nazarında da <strong><em>“îmânsız, İslâmsız = gayr-i müslim = gâvur”</em></strong> görünmemek, dinsiz bilinmemek, müslüman görünmek gibi roller uğruna bu iki yüzlülüklere (münâfıklıklara) kılıf geçirmektedirler&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye’deki DİB’iş Başkanlığı da, bu hususda en güzel makyaj, dublaj, ambalaj, tasarı, vitrin ve kitâbına uydurma gibi hususların, en mâhir ellerde dokunması vazifesinin îfâ edildiği mekân ve makâm olarak bilinebilir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu cümleden olarak, yazdığı <strong><em>“Din ve Lâyıklık”</em></strong> nâm kitabıyla Müteveffâ Ord. Prof. Ali Fuad Başgil, İslâmiyet istese de, bu zamanda onun kânun, kâide ve hukûkuyla cemiyet ve devletin nizamlanmasını imkânsız görür&#8230; Ve <strong><em>“Suları yokuş yukarı akıtamazsınız”</em></strong> diyerek, Allâh’ın:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Hüküm koyan ancak benim, benden başkasının hükmünü bana tercih edemezsiniz, ederseniz beni inkâr eder, kâfir ve müşrik olur, ebediyyen cehennemde kalırsınız!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Gibi hükümlere tekâbül eden yüzlerce nassla sâbit irâde ve hükümlerinin bugünün şartlarında geçemiyeceği; ve sâdece <strong><em>“İbâdet ve ahlâk”</em></strong> kısım ve hükümleri ile İslâm Dîni’nin varlığını sürdüreceği i’tikâdındadır&#8230; Bu din anlayışının da, <strong><em>“Lâyıklığı esas alan ve buna îmân eden Haçlı Batı din anlayışı”</em></strong> olduğunda aslâ şübhe edilemez&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Demek istediğimiz ve Başgil’in bazı satırlarını iktibâsımızın ana sebebi, Türkiya’da resmen yerleştirilmek istenen (Dîn telâkkisinin),  Müteveffâ Başgil’in satırlarındaki çarpık, yamuk ve İslâm dışı bir İslâm anlayışına çok yakın olduğunu söylemekdir. Bu noktada Başgil&#8217;e, bazı <em><strong>&#8220;İslâmcı ve lâyik  ve 30-40 yıllık politikacılar&#8221;</strong></em> içün, nümûne-i imtisâl (prototip) dememiz de mümkindir&#8230; İlerideki satırlarımızda, bu (son derece bâtıl dîn telâkkîsinin), DİB’iş Müdüriyetine âid kânun ve nizamnâmelerde de ne kadar  esas alındığı görülecekdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Başgil’in, harbî cumhuriyet ataist ve ateistlerinden, lâyıklık noktasında bir ayrılığı vardır ki, o da, Türkiya’daki lâyıklığın, Haçlı Batı’daki lâyiklik telâkkîsinden ayrılarak, dîne <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>(Muhtâriyet vermemesi)</strong></em></span>dir. Başgil, din telâkkîsinde <strong><em>“Haçlı Avrupa modelini  kabûlde oluşunu”</em></strong> lâyıklık anlayışında da aynen dile getirmekde; ve bunun içün DİB&#8217;iş müdüriyetine <em><strong>muhtâriyet </strong></em>istemektedir!. O, böyle bir lâyıklığı, kendi din anlayışının zarûrî bir netîcesi olarak görmekde, belki kendisine göre bir denge, aheng ve insicâm zannetmektedir!. Fakat İslâmiyet, <strong><em>“Muhtâriyet”</em></strong> gibi bir hâle, kendi yapısındaki <strong><em>“Sonsuz ilim, kudret sâhibi Allâh, hürriyet-i şer&#8217;iyye, irâde-i külliye, hüküm vaz&#8217;ının mutlak ma&#8217;nâda Allâh&#8217;a âid oluşu, Hâlık’ın mutlak Hâkimiyyeti, Şer’î ve ilâhî adâlet ve ubûdiyyet v.s.”</em></strong> gibi noktalardaki husûsiyyeti ve sübhânîliği noktasından, sûret-i kat’iyyede râzı olamıyacakdır&#8230; Allâh&#8217;ın Dîni bunu, Allâh Azze ve Celle’nin irâde ve hâkimiyyeti, ulûhiyyet ve rubûbiyyeti noktasından da, <em><strong>&#8220;Kendi üzerinde bir Otorite, devlet irâdesi ve hâkimiyyeti tanımak&#8221;</strong></em> olarak görür&#8230;  Ve İslâm&#8217;ın, <strong><em>“Kat’iyyen Şirk”</em></strong> diyerek, herşeyden evvel reddetdiği bu hâli kabûl etmesi muhâldir&#8230; İslâm, Allâh irâde ve hâkimiyyetinin bir mecmuu olarak cihâna ma’lûmdur ki, 4 delili ile ortaya çıkan bütün kânun, kâide ve nizamları ile kendisine tam îmân eden ferd-i müslimin 24 saatini, bütün dakika ve sâniyelerine kadar elinde tutacak; ve onu, başka bir irâdeye teslîm etmiyecekdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu i’tibarla ferd ve cem’iyyet olarak ins ü cinnin, <strong><em>“İnandım”</em></strong> dediği bu dînin (sistemin) dışına çıkarak, bir diğer sistemi hayâtına karıştırmak istemesi kat&#8217;iyyen yasak ve muhâldir&#8230; Bunun içün İslâmiyyet, <strong><em>“Hakkı Bâtıl ile Telbîs etmek”</em></strong> dediği bir hâli, sûret-i kat’iyyede yasaklamış, mütecâsirlerini müslüman kabûl etmiyerek (Murtadd) sınıfına aktarmışdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Başgil, İslâmiyyet’e, İslâm’ın temelini teşkîl eden (Akâid) esas ve kânunları ile değil de, Haçlı Batı Lâyıklığı ve din anlayışı noktasından baktığı içün, din ile devleti ayırmakda, İslâmiyyet&#8217;in bunu mutlak ma&#8217;nâda reddedişine <em><strong>RAĞMEN, </strong></em>son derece ısrarlıdır!..</p>
<p style="text-align: justify;">Başgil, <strong><em>“DİB’iş Başkanlığı içün muhtâriyet”</em></strong> dediği hâli, Batı taklidçiliği ile, İslâm ve lâyıklık arasını te’lif edecek sanki bir (sulh ü sükun) çâresi gibi görmektedir!. Halbuki bu, bâlâda da beyân etdiğimiz gibi, Kelâm-ı Kadîm&#8217;e, İslâmiyyet’in edille-i erbaasına, Peygamber-i Zîşân Aleyhisselâm Efendimiz Hazretleri&#8217;nin idâresine, Hulefâ-yı Râşidîn (Rıdvânullâhi Aleyhim Ecmaîn) ve sonraki zamanların tatbiklerine bakıldığı zaman, apaçık görülecekdir ki, hükûmet, İslâmiyyet dışında bir varlık değil, İslâmiyyet’in bünye ve zâtına dâhil bir rükün, unsur, en şümûllü ve mütemmim bir cüz’dür&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu husus, İslâmiyyet’i doğru bilib îmân etmenin de içindedir ki, cihâd, namaz, oruç, nikâh, teaddüd-i zevcât, verâset, tesettür, haremlik-selâmlık, muâmelât, alış-veriş, verâset, ukûbât, siyâset, hukûk, iktisâd, adâlet, emânet, veliyyülemr, hükûmet, ehliyet, şûrâ, istişâre, v.s. gibi Dînin bütün esasları, hükûmet nezâreti olmadan kat&#8217;iyyen yaşayamaz, her geçen gün ademe yaklaşır&#8230; Bu nezâret, 24 saatin içini sâniyelerine kadar dolduran bir İslâm îmânı, tasdîki ve tatbîki demekdir&#8230; Lâyıklık taraftarları, hangi cins lâyıklığa taraf, bağlı ve inanmış olurlarsa olsunlar, İslâmiyyet’in başlangıcından bugüne kadar gelen hâli, keyfiyeti ve muhtevâsıyla değil; yukarıda söylediğimiz lâyıklık çerçevesini esas alarak bir İslâm istemekde ve bunun inşâı içün çalışmaktadırlar&#8230; Pek tabiîdir bu da, (vahye müstenid) bir din değil; tamâmen yehûdiyyet ve nasrâniyyet gibi insan eli ve irâdesiyle kurulmuş, <strong><em>&#8220;senaristi&#8221;</em></strong> elinden çıkmış ve <strong><em>“Kurgulanmış”</em></strong>  insî ve şeytânî bir religion olmuş bulunacak, zarûreten bunu netîce verecekdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İslâmiyyet’in <strong><em>“Muhtâriyyet”</em></strong> denen şeyi kabûl etmesi, kendi üzerinde bulunan ve tâbi’ olduğu otoriteyi (Devlet veya hükûmeti) <em><strong>metbû</strong></em>’ tanıması, dolayısıyla <em><strong>TANRI</strong>  </em>kâbûl etmesi demekdir. İslâm içün dünyâ iki hâlin dışında olamaz:</p>
<p style="text-align: justify;">1) Dâr-ı İslâm (Dâr-ı sulh de buna dâhildir), 2) Dâr-ı Harb&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“Muhtâriyet”</strong></em> hâli gibi üçüncü bir sınıf, sâir dinler ve devletlerin uzuv ve unsurları içün düşünülse bile, İslâm içün böyle (vesâyet) ve (tahdîd) altında  güdümlü ve tasmalı bir manzara düşünülemez, bu muhâldir&#8230; Cenâb-ı Hakk Azze ve Celle Hazretleri&#8217;nin irâde, hâkimiyyet ve vâzı-ı hüküm ve kânûn oluşu, hiç bir sûret ve şekilde kendisi üzerinde bir merci&#8217; ve makâm tanıyamaz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Müslümanın sâdece <em><strong>ubûdiyyetde</strong> </em>bulunduğu ve 24 saatde 540 kere noksan sıfatlardan tenzîh edib, 40 kerede de <em><strong>&#8220;Ancak sana KULLUK ederiz ve ancak senden yardım dileriz&#8221;</strong></em> deyib, tam 40 kere önünde eğildiği; ve gene O&#8217;nun önünde 80 kere de en şerefli uzvu alnını, en ednâ uzvu ayaklarının seviyesine indirdiği ilâh ve rabbe, o, şuur, akıl ve îmânı iflâs etmemişse <em><strong>&#8220;ALLÂH Azze ve Celle&#8221;</strong></em> der&#8230; Onun dışında her şey, her ittifâk, her devlet, her nemrûdiyet ve fir&#8217;avniyet, O&#8217;nun yaratdığı (mahlûku)dur; ve her yaratılanın O&#8217;na <em><strong>&#8220;mutlak muhtâc&#8221;</strong></em> olduğunu, <em><strong>&#8220;Kenûd=Nankör ve kâfir&#8221;</strong></em> olmadıkça  da inkâr edemez&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Başgil, zihnindeki lâyikliğe göre, nice rükn, unsur ve mütemmim cüz&#8217;lerinden ve bilhassa mutlak hürriyet ve istiklâl şartlarından ayrılmış ve ayıklanmış bir İslâm kabul edince, bunu yaşatacak lâyıklığın da,  dinin ancak <em><strong>“ibâdet ve ahlâk”</strong></em> kısımlarına müsâade ederek (!) ve lutfen bunlara hayâtiyet tanımasında bir beis görmüyor!. Halbuki <strong><em>“İslâmiyyet’in en ana husûsiyyeti, onun TECEZZÎ KABÛL ETMİYEN yapısıdır.” </em></strong>Böyle olunca da, aklını tanrı kabûl edenlerin böyle bir lâyıklık telâkkîsi, İslâmiyyet’in <strong><em>“ibâdet ve ahlâk”</em></strong> kısımlarında da <strong><em>“Reform, revizyon, tebdîl, ictihadlarda değişiklik, Dinde güncelleme ve 14-15 asır evvelki hükümlerin uygulanamazlığını</em></strong>” istiyen (zorlamacı lâyıkçıların) din anlayışı karşısında, çok daha yumuşak ve kabûle şâyânmış gibi görünebiliyor!.</p>
<p style="text-align: justify;">Halbuki mes’ele, Haçlı Batı <strong><em>“Dîn anlayışı”</em></strong> değil; İslâmiyyet’in, kendi kendisini tâ Âdem Aleyhisselâm’dan beri ve hele Son Peygamber Aleyhisselâm’ın bütün ins ü cinne Peygamber gönderilişindeki sırr u hikmet ve hakîkatlarla tatbiklere ve yaşanmışlıklara bakarak bunları telâkkî olmalıdır&#8230; Bunlara bakdığımızda, İslâmiyet&#8217;in böyle herhangi bir devlet güdümündeki <em><strong>muhtâriyeti</strong> </em>tanıması kat’iyyen muhâldir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Başgil, İslâmiyyet’e <strong><em>“Muhtâriyet”</em></strong> vermeyib, onun <strong><em>“ibâdet ve ahlâk hatta îmân”</em></strong> kısımlarına bile müdâhale ve zorbalık eden bir zaleme, decâcile ve cebâbire anlayışını, <strong><em>“Devlete Tâbi’ Din”</em></strong> şekli olarak görüb, kabûl edilemez bulmaktadır!.. Üstelik bu şartlarda ortada (DİN KALMAZ) ki, onun devlete tâbi&#8217; oluşu ve varlığından söz etmek mümkin olsun!!!</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Başgil’den aşağıya alacağımız satırları, bâlâda zikretdiğimiz ana mahzurlarla, olmayan böyle bir İslâm’ı yaşatmak istemesini; ve bunu aksetdirmesini dikkate ve hayrete şâyân görüyoruz! Bunların istikbâlde de birileri tarafından müslümanların önüne <strong><em>“Kurtarıcı reçeteler”</em></strong> gibi tekrar getirilmesi pek muhtemeldir!. Bunu şimdiden görüb, gelecekdekileri uyarmak ve uyandırmak hesâbına, tenkîdâtımızın bilinmesinde büyük fâide mülâhaza etdik ve iktibasdan çekinmedik. Bugünkü DİB’iş Başkanlığını tam ma’nâsı ile; ve hedefleri, menşei, maksadı, gâyesi, lâyıklığa hızmeti, âmirlerinin izini ta’kîbi ve dayandığı menfî <strong><em>“ilke ve ülküleri” </em></strong>ve lâyiklik güdümündeki dizginli hâli  ile, topyekûn manzarası ve hakîkî mâhiyyeti ile anlamak, bu iktibas edilecek satırlarla daha net ve iyi fehmedilecek; hatta bir nevi <strong><em>“Deşifre edilmiş”</em></strong> de bulunacakdır kanaatindeyiz&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;">Hemen ilâve ederiz ki, Başgil’in kitabı, fevkal’âde tenâkuzlarla doludur. Bu da, Haçlı Batı kafasıyla hâdiselere bakması; yani onlara, İslâm dışında kalarak, gûyâ hâl tarzı aramasından ileri gelmektedir!. Başgil&#8217;in, Türkiya’da tatbik edilen lâyıklığın Avrupa standartlarında olmadığı ve bunun bir <em><strong>zulüm</strong> </em>çarkı olarak işletildiği noktası ile, İlâhiyatlardan <em><strong>“Din Âlimi değil Felsefeci çıkacağı”</strong></em> noktasını nazara vermesi ise, CHP’li lâyık cebhenin damarına basan ve onları deşifre eden en mühim noktalardan biridir denilebilir!.</p>
<p style="text-align: justify;">İslâmiyyet hakkında yazdıklarındaki tenâkuzlar, <em><strong>&#8220;Lâyik hukuk&#8221;</strong></em> Ord. Profesörünün,   dînin son derece câhili olduğunu veya kendi arzularına göre bir İslâm tasavvur etdiğini ortaya koyar ki, bunları aşağıda zikredecek ve delâletlerinin de, ebedî hüsrâna vesîle olduğunu nasîbi olanlar anlıyacaklardır&#8230; En ziyâde hayıflanılacak nokta ise, onun bu bâtıl düşüncelerinin, bugünün müslüman geçinen politikacı, idâreci, ilâhiyatçı, hukukçu ve entel, dantel ve esfel aydınlarında ma’kes bulması, bunların da onunla aynı bâtıl çizgide olmalarıdır&#8230; Başgil’i mevzû’-i bahs etmemizin asıl sebebi de, tekrar edersek, onun Türkiya’daki çarpık <em><strong>“Din Anlayışında”</strong></em> bir nev&#8217;i nümûne-i imtisâl (prototip) olmasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Onun, aşağıdaki cümlesi bile, sicilli CHP ağzından ibâret olduğu hâlde, kitabındaki birçok kısım gibi,  mütenâkız cümlelerinden birisidir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Dikkat edersek Türkiya’mızın modern terakkîde geç kalması sebeblerinden birinin ve belki başlıcasını, yakın zamanlara kadar, bizde, devletin dine bağlı kalması ve bu yüzden memleketin silâhlı taassubdan kurtulamamış olmasıdır.”</em></strong> <span style="font-size: 12px;">(Yağmur Yayınevi, 2. Baskı, s. 164)</span></p>
<p style="text-align: justify;">İslâm&#8217;ın edille-i erbaası ile onun târihine bakdığımız zaman, Başgil’in yazdığı gibi dinin dışında bir devlet varmış da, devlet de o dîne tâbi’ kılınmış ma’nâsında, <strong><em>“Devlet Dîne bağlı”</em></strong> değildir!. <span style="text-decoration: underline;">Devlet</span><em><u>, DÎNİN en zarûrî, en büyük ve en baş bir uzvudur ki, dinin başda hukuk, adâlet, cihâd ve her türlü muâmelât, siyâsiyyât ve hudûdât, hatta ibâdât olmak üzere tamâmının hayâta geçirilmesindeki, dînin bizzat ve yegâne kendi kuvvet ve kudretidir&#8230;</u></em> Devlet ve hükûmet, İslâmiyyet’in kendi kendisine âid olan bir kuvvet ve kudretdir ki, onu, dînin hâricinde bir varlık ve yapı gibi düşünmek, Bâtıl Batı lâyikliğinin, Fransız ihtilâli ile ortaya çıkan ateist zihniyetindeki, her dîne âid peşin ve çarpık bir kabûllenişdir&#8230; Bugün Türkiya&#8217;daki <em><strong>&#8220;Din telâkkîsinin&#8221;</strong></em> de, bu çarpık istikâmetde olması içün sistem ve onun politikacıları 96 yıldır büyük bir gayretle çalışmakda, bu istikâmetde bir telâkkîye sâhib olamıyanlar devletin tepelerine asla çıkarılmamaktadırlar. Bunun, sırra taallûku olan bahisleri hangi protokol ve sözleşmelerle yürütülür, elbet bunun da ciddî ve kendine göre bir  usûl çizgisinin olacağı îzahdan vârestedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu düşünce temeli üzerine binâ edilecek bir (İslâm Binâsı), Süreyyâ Yıldızı’na kadar da düzgün olsa, temeli çarpık ve mutlak bâtıl bulunduğundan, binânın tamâmı da bozuk ve gayr-i meşrû’dur&#8230; <em><u>Bu, uydurma ve beşerî bir dîn olmakdan öteye gidemez; ve böyle bir religionun, İslâm gibi dünyâyı </u><strong><u>“İslâmî ve Harbî olarak iki DÂRA ayırması”</u></strong><u> mümkin değildir. Bu çakma ve beşerî dînin, Rasûl-i Rusûl Aleyhisselâm’ın tebliğ etdiği îmân-küfür, hakk-bâtıl ve mü&#8217;mîn-kâfir hududları son derece belli ve açık dîni gibi, hakîkatı ortaya koyarak dünyâ ve UKBÂ sulh ve sükûnunu te’mîn edebilmesi, aslâ düşünülemez&#8230; <strong>İslâm, TECEZZÎ kabûl etmiyen ve “zarûrât-ı diniyyesinden” bir tek maddenin bile reddi veya onda şübhe edilmesi veya beğenilmemesi hâlinde, müntesibi olan ferdi o andan i&#8217;tibâren içinde tutmayıb dışında bilen, bu kadar sınırları belli ve kat’î bir nizamdır ki, bu, onun (mutlak HAKK) oluşunun da bir başka vechesiyle isbâtıdır&#8230;</strong></u></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><u>Binâenaleyh, artık bunca hakikatlardan sonra apaçık tebeyyün ve taayyün eder ki, politikacı kataküllileri iktizâsı olarak, mücerred vahye müstenid ve bütün delilleri ile müsbit veya muzhir olarak (vaz’-ı ilâhîden) ibâret olan Allâh’ın Dîni İslâmiyyet’in, demokrasi, cumhûriyet, kamalizma, batıcılık, ırkçılık, feminizma, hümanizma, lâyıklık, cinsiyet eşitliği v.s. gibi herhangi bir beşerî veya felsefî sistem, ideoloji veya doktrin ile beraberlik içinde yürüyebileceğini ve bunun mümkin hatta lâzım olduğunu söyleyib iddia etmeler, mutlak sapıklık ve muhâl olan hezeyanlar cümlesindendir&#8230;</u></em></p>
<p style="text-align: justify;">Bir insan, İslâm’ın Hakk ve mutlak bir DÎN olduğuna zerre kadar îmân etmese de, eğer ilim şerefi ve hakka taraf olma haysiyyeti taşıyorsa, İslâm’daki hükûmet varlığının İslâm&#8217;a göre bu mutlak hakk ve hakîkatını (gizlemek veya inkâr etmek) cihetine sûret-i kat’iyyede cür’et ve bu sapıklığı aslâ irtikâb edemez&#8230; Ne yazık ki, 1908’den ve hele 1923’den i’tibâren, milletin din ve devlet telâkkî ve îmânı, bu ana ve müstakim çizgisinden inhirâf etdirilerek, o, lâyık demokratik cumhûriyet emrinde sığıntı ve şamaroğlanı yapıldı&#8230;<em><strong> &#8220;Yobaza hass gösterilen bir hayat tarzı&#8221;</strong></em>; ve hakîkî varlığı olmayan, Türk geleneğinden ibâret, târihdeki Türklerin bugün aslâ geçerliliği (i’tibârı) olmıyan bir takım âdetleri imiş gibi telâkkî edilir hâle getirildi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Dolayısıyla İslâmiyyet’in vahşî hayvânâtı (insan) yapan ilâhî kuvvet ve kudreti, Haçlı Batı elindeki politikacılar ma’rifetiyle tamâmen ortadan kaldırılmışdır. Bugün ne kadar <em><u>“Dîn, îmân, diyânet, Kur’an, ezan-bayrak, devlet-millet, ümmet, cennet, bekâ-ukbâ, şehid-gâzî, v.s.”</u></em> rolleri de oynansa, eldeki, o beşerî ve felsefî bir dîn hâline inkilâb etdirilerek bozulan mevcûd sistemle, Allâh ve Rasûlünün rızâsına vuslat muhâldir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İşkenceci Evren Anayasasında, <strong><em>“DİB’iş Başkanlığı LÂYİKLİK İLKESİ DOĞRULTUSUNDA HİZMET VERİR”</em></strong> diyecek kadar, beşer irâdesine tâbi’ kılınarak (Beşerîleştirilen) muharref bir religion ile, hangi tanrının <em><u>“şen-esen ve sağlıcaklı”</u></em> günler getirib; hangi terörün kökünü kazımakda da yardım ve ihsânı dilenecek; ve hangi sarıklı ahbâr ve ruhbânın ağzından mu’teber bir duânın çıkması tasavvur edilebilecekdir!?.</p>
<p style="text-align: justify;">Kelâm-ı Kadîm, <em><u>“Allâh’ın irâde ve hükümlerini, kendi hevâ ve hevesinize uydurarak tahrîf, tağyîr ve tebdîl etmeyin”</u></em> şeklindeki murâdını nice âyât ü beyyinât ve hükümleri ile 15 asırdır cihâna emredecek; ammâ utanmadan <strong><em>“Müslümanım”</em></strong> diyenler, mezkûr haltları irtikâb ederek<em><strong> Kahhâr-ı Züntikâm olan ALLÂH Azze ve Celle’ye KARŞI TERÖR diklenmelerini</strong></em> saydıracak!.. Bundan daha büyük terör olamıyacağı (mutlakken), çarpılmış politikacılar bunu neden dillerine hiç alamaz; ve daha doğrusu Batı&#8217;lı patronlarının (rızâları)na ters düşer diye neden sömürge vâlisi gibi  kıvranırlar?!.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>NETÎCE:</u></em></strong> Birinin ötekisine <strong><em>“Soyguncu, diktatör, yandaş, oydaş, oynaş ittifâkı”</em></strong>; ötekisinin de berikisine <strong><em>“Zillet, illet, PKK, Madamo-Fetomo ittifâkı”</em></strong> diye saydırıb, <strong><em><u>“ulusu”</u></em></strong> bölmesi ve  kamplaştırması; ve eskinin bir milletini, şimdiki <strong><em>“ulusun”</em></strong> iki hatta 8-10 başlısı olarak biribirleriyle kıyasıya süsüştürmesi&#8230; Paralamentolarına yılan gibi süzülen ma&#8217;lûm parti içün hem <em><strong>&#8220;Kandilin, bebek kâtilinin, Feto&#8217;nun ve bütün terör odaklarının meclisdeki uzantısı&#8221;</strong></em> diyeceksin; hem de utanmadan, ve memleketde on paralık adâlet varmış gibi o pırtıyı meclisinde besliyecek, her meb&#8217;usa tanınan hakları onlara da tanıyarak hâinleri (meşrûlaştıracak)sın!.</p>
<p style="text-align: justify;">Bana, <em><strong>&#8220;Hikmet-i Hükûmet&#8221;</strong></em> denmez; Hakk u adâlete <em><strong>&#8220;Nikmet-i Hökûmet-i Zulmet&#8221;</strong></em> denir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Başgil&#8217;e göre şu hâle bakınız:</p>
<p style="text-align: justify;">1) Türkiyâ’nın modern terakkîde geç kalmasının sebebi, devletin, İslâmiyyet’i dinlemesi imiş!. Bu din (hâşâ) ne kadar kötü ve fenâ şeymiş böyle ki, koca Türkiya’yı helâk etmiş!.</p>
<p style="text-align: justify;">2) Devlet, İslâmiyyete bağlanıb onu dinleyince memleket silahlı taassubdan kurtulamamış!. İşte İslâm, bu kadar (hâşâ) berbat mı berbatmış!..</p>
<p style="text-align: justify;">İyi ammâ o Dîn, târîhi boyunca ve 50 civârındaki (Devletde) kendi hükûmeti ile insanları; ve zaman zaman da dünyanın yarısını idâre edib, diğerlerine de adâlet ve insanlık tevzi’ eder ve onlara medeniyet ta’lim etdirirken başka bir din mi idi ki, bugünün <em><strong>“Lâyik cumhuriyet ve dembokrasisi”</strong></em> ortaya çıkınca işe yaramaz,<strong><em> “modern terakkîye mâni’ ve silahlı taassubu”</em></strong> âmir bir keyfiyete bir anda dümen kırmışdır?!.</p>
<p>Bir insan Vatikana Papa, Pensilvanya&#8217;ya Kardinal olsa, İslâmiyyet&#8217;e bu dereke densiz ve dinsiz bir iftirâyı sıvamaya bin kere hayâ eder; insanlığım iflâs eder diye de bin kere yerin dibine geçer!</p>
<p style="text-align: justify;">Neredeyse, İslâm’ın muhayyel hükûmetine, (15/3/2019) Yeni Zelanda’sında ve Cuma namazında, <strong><em>“2 câmi dolusu insanın üzerine kurşun yağdıran cânîlerle aynı muâmele yapılsın”</em></strong> denilecek!</p>
<p style="text-align: justify;">İslâm’ı Anadolu’nun göbeğinde beğenmiyerek, <strong><em>“Güncellensin, değişsin, 14-15 asır evvelki hükümleri kalkıb bugün uygulayamazsınız”</em></strong> diyerek <strong><em>“yok olsun”</em></strong> demeler; bunlar, nerenin hangi cins <strong><em>“İslâm Düşmanlıkları”</em></strong> değil de, <em><strong>“İslâm aşk u mahabbeti”</strong></em> cümlesinden sayılacakdır?.</p>
<p style="text-align: justify;">Anadolu&#8217;nun göbeğinde, Zelanda’lı cânîler ayarında diplomalı din muârızları, çekirge sürüleri gibi peydahlanırsa, dışdaki adam ve madam gâvur sürülerinin İslâm ve Müslümanlara <strong><em>“Hayat hakkı Tanımaması”</em></strong> çok görülmeli midir?.</p>
<p style="text-align: justify;">Sen din ve mukaddesâtına hor ve yan bakarsan, elin Y. Zelanda’sındaki gâvurlara hangi yüzle <strong><em>“Benim dînime nasıl yan bakarsın”</em></strong> diyeceksin?. Desen de, senin okkanı kaç paradan alırlar?. Dünyâ, Türkiya’da <strong><em>“Ağızlardan, hatta karınlardan”</em></strong> çıkan konuşma ve hezeyanları duymadığı içün mü oturduğu yerden hiç kıpırdamıyor?. Yoksa, <strong><em>“Kendi DÎNİNE hayrı olmayanın bana mı hayrı olacak”</em></strong> deyib, acı acı ve gavur bıyığı altından pis pis gülüyor ve kapılarını da yüzünüze kapatıyor mu?</p>
<p style="text-align: justify;">Yukarıya aldığımız cümle, nasıl söz ve nasıl cüzzamlı bir muhâkeme, kanserli muvâzene ve gerzekçe bir mukâyesedir?. Bu lâfları bir müslümanın, hatta dünya târihine (zerre kadar insaf ve istikâmetle) bakabilen bir müsteşrikin (oryantalist veya çömezi ilhâdiyatçının) bile, ağzından çıkarması mümkin midir?. Lâkin bizdekilerde bu,  sârî bir illet olarak sirâyet hududlarını genişletmiş ve böylece de 96 yılda millet iflâs etdirilerek, tamtakır bir <strong><em><u>“ulus”</u></em></strong> peydahlanmışdır!.. 27 yıllık parti mâzîsi başda olmak üzere, mücerred ve en acımasız <em><strong>&#8220;İslâm Düşmanlığı ile vesîkalı&#8221;</strong></em> güdücü ve güdülenlerin tepesindeki Tunceli alevîsi Kazıkdârzâde bile,  bütün hücrelerini <em><strong>&#8220;İslâm Düşmanlığı Sarmış gibi&#8221;</strong></em>  50 kişiyi gözünü kırpmadan katleden Zelanda&#8217;lı kâtil hâdisesi üzerine, Haçlı âmirlerine yaranmak içün ve dünyada taarruz değil müdâfaa tâkatinde bile müslüman kalmadığı hâlde <em><strong>&#8220;Terörün Kaynağı İslâm Coğrafyasıdır&#8221;</strong></em> diyebiliyor!. Terör ve teröristleri dolaylı yoldan müdafaa ma&#8217;nasını tazammun eden bu iğrenç beyanların sâhiblerine, aceze hükûmetler de dokunamadığı ve <strong><em>&#8220;Âdil Muhâkeme&#8221;</em></strong> de muhâl olduğuna göre, belâ-yı azîm olan <em><strong>&#8220;Fâsid Dâire&#8221;</strong></em> işte <strong><em>&#8220;Dembokrasi Kazzığı&#8221;</em> </strong>olarak budur&#8230; Ve Batı müstemlekecilerinin (emperyalistlerinin) İslâm coğrafyasında zombileştirme tezgahı olan (Dembokrasinin) bu (imhâ gücünü) gören basiret sâhibi de, bu memleketde bırakılmamış, kökü kazınmışdır!..</p>
<p style="text-align: justify;">Buraya kadar üzerinde durduğumuz mostralık o aşağıdaki cümle de, ma’nâsı i’tibâriyle binlerce nefrin ve teessüf ki, DÂRIMIZA sıvanmış ve memleket bataklığa çevrilmişdir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Dikkat edersek Türkiya’mızın modern terâkkîde geç kalması sebeblerinden birinin ve belki başlıcasını, yakın zamanlara kadar, bizde, devletin dine bağlı kalması ve bu yüzden memleketin silâhlı taassubdan kurtulamamış olmasıdır.”</em></strong> (Yağmur Yayınevi, 2. Baskı, s. 164)</p>
<p style="text-align: justify;">Adam, çok daha ileri gider ve şunu demeye getirir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Din (ALLÂH), kendisinin hâkimiyyetini istese de, şartların değişmesi sebebiyle onun tatbik edileceği yer, onun ta’yîn edeceği her yer değil, insanın tayin edeceği çerçevedir!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">İşte bunları demeye getirecek şekilde aşağıdakileri yazıyor ki,  İslâmiyyet’i çocuk oyuncağı gibi alabildiğine beşer irâdesinin şekillendirmesine bırakan, cinnetlik veya <strong><em>“Şâribü’l-leyli ve’n-nehâr”</em></strong> oluşun alâmetlerinden bir hâl&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Nasibse müteâkıb yazımızda şu aşşağıdaki hezeyanları kaleme alalım&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Dünden hatta başlangıçdan beri din ile devlet birleşmiş ve birleşik gitmiş olabilir. İslâmiyyet’de din ile devletin birleşmesini îcâbeden hatta devletin tamâmiyle dînî bir mâhiyet almasını EMREDEN AHKÂM bulunabilir. Madem ki diyoruz, bu ahkâm i’tikâdî değil, amelîdir ve mâdem ki dinin amelî ahkâmı zamanın ve hayat şartlarının değişmesiyle değişir; o halde dün olduğu gibi bugün de din ile devletin birleşmesi lâzım gelmez. Çünki zaman ve şartlar değişmişdir. Binâenaleyh değişen zamanın ve hayat şartlarının îcâbına göre hareket etmeye; dinin her amelî mes’elesi gibi, bu mes’eleyi de zamanla hayat şartları altında mütâlaa ve halletmeye mecbûruz&#8230;” </em></strong>(s. 170)</p>
<p style="text-align: justify;">Şarabı fazla kaçıran suratı kızıl damarcıklarla kaplı nice  insanların, kendilerini Peygamber, müctehid, müftü veya şeyhülislâm yerine oturmuş görerek, kırkbayır ve börkenekden sallama nice <strong><em>“fetvâlar”</em></strong> daha doğrusu <strong><em>“teşehhî ve şeytânîlikler”</em></strong> savurduğuna, târîhin birçok devirlerinde rastlanmışdır!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Devrimlerden”</em></strong> sonra Lâyik Türkiya’da buna, dünyânın her yerinden ziyâde müsâdif olunmuşdur&#8230; Hâl-i hazırda ise, evc-i bâlâsına çıkdığı hâlde, ortalık çamur deryâsından geçilmez haldedir&#8230;</p>
<p style="text-align: right;"><strong><em><u>(Mâba’di var)</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">İntişârı: 16.03.2019 /20:41:03 (tt)</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&amp;linkname=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html&#038;title=%283%29%20Dib%E2%80%99i%C5%9F%20Ba%C5%9F%C4%B1%20Ne%20Demek%20%C4%B0stiyor%20Veya%20%E2%80%9CD%C3%BCny%C3%A2%20Kad%C4%B1nlar%20G%C3%BCn%C3%BC%21%E2%80%9D" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html" data-a2a-title="(3) Dib’iş Başı Ne Demek İstiyor Veya “Dünyâ Kadınlar Günü!”"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html">(3) Dib’iş Başı Ne Demek İstiyor Veya “Dünyâ Kadınlar Günü!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/3-dibis-basi-ne-demek-istiyor-veya-dunya-kadinlar-gunu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“İslâm’ın Unutdurulması” İçün Lozan’da Verilen Sözler!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/islamin-unutdurulmasi-icun-lozanda-verilen-sozler.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/islamin-unutdurulmasi-icun-lozanda-verilen-sozler.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Jul 2018 19:00:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[İslamın unutturulması]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[lozanda verilen sözler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=2639</guid>

					<description><![CDATA[<p>Târihi boyunca İslâm dînine içde ve dışda düşman olanlar, dâimâ, müessir ve umûmî taktik olarak müslümânlara âid bir ülke ehâlîsini biribirlerine </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/islamin-unutdurulmasi-icun-lozanda-verilen-sozler.html">“İslâm’ın Unutdurulması” İçün Lozan’da Verilen Sözler!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>“İSLÂM’IN UNUTDURULMASI” İÇÜN LOZAN’DA VERİLEN SÖZLER!</u> </strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><em><u>Ahmed SELÂMÎ</u></em></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify; text-justify: inter-ideograph;">Târihi boyunca İslâm dînine içde ve dışda düşman olanlar, dâimâ, müessir ve umûmî taktik olarak müslümânlara âid bir ülke ehâlîsini biribirlerine düşürerek yekdiğerine kırdırma şenâatini tatbik etmişlerdir. Sadr-ı İslâm’daki (İbni Sebe) fitnesi ile başlayan  Sıffîn ve Cemel vak’aları bunun en büyük misâlidir. 15 asırlık târihimizde, bu kabil müessif hâdiselere rastlamak dâimâ mümkindir&#8230; Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye’nin Fetret devrinde ve Cem Sultan vak’aları gibi nice hâdiselerde de, hep aynı iç ve dış düşman mihrakların meş’ûm elleri, dâimâ böyle fitne ve ihânetleri fitilledi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Dışa bağlı İttihâd ve Terakkî derin terör şebekesi ve bunun devâmındaki nice halef halkaları ile derin devlet fırkaları (partileri) de, hep <strong>“soykırım”</strong> taktik ve planlarıyla saltanatlarını devam etdirdiler; ve iplerini ellerinde tutan haçlı-yehûdî mihrakların <strong>“biribirine kırdırarak itlâf etme”</strong> usûlünü tatbik etdiler&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bilhassa bir asır kadar evvelin haçlı Avrupa’sının güdücüsü mevkîinde bulunan İngilizler, <strong>“layıklığı”</strong> da, böyle bir taktik ve plan îcâbı olarak Osmanlı bakiyesi memleketlerde ve bilhassa Anadolu’da, en şiddetli ve amansız İslâm muhâlifliği olarak mevkî-i tatbîka koymuşlardır. 1923’lerdeki Ankara politikasına, Lozan’da kabûl etdirmeye ve te’mînâtını da almağa muvaffak oldukları en müessir sâik budur; ve bunu, bütün dünyânın bildiğinde de aslâ şübhe edilemez&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak pozitivizma ve ateizmaya tam bir taassubla sarılan CHP’nin 6 okundan biri olan <strong>&#8220;layıklığın&#8221;,</strong> kânunlara resmen 1937’lerde geçirilmesine rağmen, onun, 1923’den sonra tam 14 yıl, anayasalarına adı konulmadan ve son derece şiddet ve acımasızca ve fiilî olarak tatbik edildiğini görüyoruz. Bu devrede <strong>&#8220;layıklık&#8221;,</strong> muayyen hedeflere varmak ve bilhassa İslâmiyyet’in tamâmen ortadan kaldırılıb atılması istikâmetinde; ve ondan, târîhin hiç bir zamanında görülmediği kadar müthiş bir intikâm alma hırsıyla kullanılmışdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Çankaya sâkinliğinden tekâüt edilerek <strong>“mütekâidîn-i çankayavîden sâbık reis-i cumhûr”</strong> ünvânı ile 2007’de kûşe-i uzletine çekilen; ve<strong>“mezheb-i ılmâniyye”</strong> denilen <strong>&#8220;layıklığın&#8221;</strong> cezm ve yakîn derecesinde musaddık bir mü’mini ve hattâ militanı ve baş zâkiri bulunan 9 numaralı sezeryânî Sezer’in zamân-ı saltanatlarında bu illet , her vesîle ile ve her fırsatda ve her zamân ve mekânda o kadar sık ve o kadar üzerine titrenen bir mukaddeslikle ve ısrârla ve bütün muhâliflerini sanki tenkîl ve itlâf etmek asabiyyeti ile ve zaman zaman da muhâliflerinin damarına basmak derecesinde abartılıp kabartılarak ele ve dile alınır olmuşdur ki, böylesine kaskatı bir ateizmaya bugün yeryüzünde rastlamak mümkin olamaz!</p>
<p style="text-align: justify;">Layıklığın, (efrâdını câmi’ ağyârını mâni’) bir <strong>“ta’rîfini isteyen”</strong> ve böylelikle de, gûyâ bulanık suda <strong>“layiklik düşmanı ve vatan hâini”</strong>damgası yiyerek balık gibi avlanmalarının nihâyet bulacağı lüksüne inanan safdillere bile ateş püskürmeler, bini bir paradan piyasaya sürülmüşdür!. Sezeryânî Sezer, o günleri hatırlarsak, şu aşağıdaki ve benzeri nakarâtı, <strong>“belki bir daha fırsat bulamazsam gözlerim açık gider!”</strong> düşüncesinden hareketle, giderayak, dünyâya büyük bir hırs ve layikçi îmâniyle haykırıp şöyle ünlemişdir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Layiklik, dînin, devlet işlerine, politikaya, ve toplumsal yaşama KESİNLİKLE KARIŞTIRILAMAYACAĞI; DEVLETİN sosyal, ekonomik, siyasal ve hukuksal temel düzeninin kısmen de olsa, DİN KURALLARINA DAYANDIRILAMAYACAĞI düzenin adıdır.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İşte din (İslâmiyyet), bunların gözünde, dokunduğu yeri yakıp çürüten bir cüzzam illetidir, hastalık ve tehlikelerin en belâlısıdır; bunun içün de ondan şiddetle kaçınmak ve uzaklaşmak en büyük çağdaşlık, Atatürkçülük, modernistlik, iyi vatandaşlık, demokratlık, cümhûriyetçilik ve bilmem necilikdir!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu cümlelerin nasıl şiddetli bir anti-İslâm gayz ve kini ve tenâkuzlarla lebâleb dolu olduğuna, bervechi âtî temâs edeceksek de, evvelâ bu <strong>&#8220;layıklık&#8221; </strong>denen dinsizliğin Türkiye’de hangi hedef için bu kadar ehem ve hassas bir yumuşak karın olduğunu, vesîkaları üzerinden görelim&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">5 nisan 2005 tarihli yazısında Süleyman Arif Emre, <strong>“Layıklık slogan hâline getiriliyor”</strong> serlevhasıyla şu câlib-i dikkat satırları yazmışdır:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Laiklik denilince, Ankara hukuk fakültesinde Lozan dersi veren Prof. Süheyb Derbil’i hatırlarım. Hoca, Lozan muâhedesinin gizli müzâkere safhalarını anlatırken, “Biz Lozan’da batılılara, zamânla bu millete İslâm’ı unutduracağız diye söz verdik&#8230; Bu söz üzerine, sert tartışmalar bitdi ve böylece muâhede imzâlandı!” demişdir&#8230;”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Süleyman Ârif’in Bey’in yazısı, Çankaya’yı da içine alan bir hâtırâ ile daha da câlib-i dikkat olarak şöyle devâm ediyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Bu gizli anlaşma hâdisesini, Eski cumhûrreislerinden Celâl Bayar da te’yîd etmişdir. 1965 devresinde Gümüşhâne meb’ûsu olan arkadaşım Ali İhsan Çelikkan anlatmışdı. Ali İhsan Çelikkan, hukuk fakültesi talebesi iken, Millî Türk Talebe Birliği teşkîlâtını temsîlen bir hey’et hâlinde Celâl Bayar’ı ziyâret ediyorlar. Söz, LAYİKLİĞİN ESAS GÂYESİNİN NE OLDUĞU MEVZÛUNA GETİRİLİYOR. Bayar onlara:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>“-ÇOCUKLAR BİZ, BATILILARA LOZAN’DA SÖZ VERDİK, İSLÂMİYYET’İ BİR ZAMAN SÜRECİ SONUNDA HALKA UNUTDURACAĞIZ. BEN, BU SÖZÜN BEKÇİSİYİM. BENDEN SONRAKİLER DE BU VAZÎFEYE DEVAM EDECEKLER.”</strong></em><strong> Diye beyânda bulunduğunu, Ali İhsan Bey bana nakletmişdi&#8230;”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İşte <strong>“Türkiye’de layiklik”</strong> denildiği zaman bu hakîkatler mutlakâ nazar-ı i’tibâre alınmadan yazılıp söylenecek her şey, sâdece abesle iştigâldir; ve bunun, hiçbir manâ ifâde edemiyeceği de apaçık ortadadır&#8230; Yani Haçlı Batı ve onların yerli işbirlikçileri, <strong>“Lozan Zaferi!”</strong> diye millete dayatılan gözküllemenin bâlâda zikri geçen gizli maddesi ile, Anadolu halkının ikiye ayrılmasına sebeb olmuşlardır. Bir tarafda <strong>“Aslâ İslâm yok edilemez!”</strong> diyen Müslümânlar; diğer yanda da, <strong>“Muhakkak İslâm yok edilecek!”</strong> diyenlerden ibâret <strong>“Haçlılarla sözleşmeli layikçiler, çağdaş modernizmacı gürûh, Kamalistler ve CHP zihniyetliler&#8230;”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İşte, bir asra yakın bir zamandır <strong>“Kurtuluş mavalları!”</strong> okumanın altında, o <strong>“kurtuluş”</strong> denen şeyin, Allâh Azze ve Celle’nin Mukaddes ve Muazzez Dînini satarak kazanılan bir (kurtuluş!) yani ebedî bir hasâret ve esâret yatdığı vâkıası…</p>
<p style="text-align: justify;">Batı denen mimsiz medenîler ve yandaşları, böyle bir katakülli vahşeti ile, İslâm Ülkesini ikiye ayırarak <strong>“biribirine kırdırma”</strong> usûlü ve tuzağını tatbik etdiler. Bu, Müslümanları, târih-i âlemde misli görülmeyen bir <strong>“soykırımla”</strong> itlâf etme fezâhatıdır&#8230; Darağaçlarında 500.000 müslüman kellesi alınarak yapılan bu <strong>“soykırımın”</strong> aşşağılık mücrimleri, bugün zerre kadar utanmadan dünyaya <strong>&#8220;insan hakları&#8221;</strong> dersi vermeye bile kalkabilmektedirler!. İç hâinler dilinde ise bunun adı, Allâh’dan ve O’nun Dîninden <strong>“Kurtuluşdur!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hattâ bu <strong>“soykırımın”</strong>, hangi noktalara vardığının zaman zaman test edildiğine bile şâhid olunmuşdur!.. İbretlik ve müthiş bir misâl vermek icâb ederse, 1970 yılında, gazeteciler harb firârîsi o mandacı ve müteveffâ Paşa&#8217;ya:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Dînî temâyülleri olan bir parti kuruldu, bunu nasıl karşılıyorsunuz?”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Şeklinde bir suâl tevcîh etdikleri zaman, şu korkunç cevabı almışlardır:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“ İyi karşıladım. Hiç olmazsa geçen zamân içinde, onların, nisbetlerinin yüzde kaça düşdüğünü anlamış oluruz&#8230;”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Evet,<strong> “onların!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu memleketde <strong>“BÖLÜCÜLÜĞÜN”</strong> sunturlusunu kimlerin irtikab etdiğini artık bu millet apaçık görmeli ve kış uykusundan da uyanacaksa uyanmalıdır! Aksi halde İsrâfil Aleyhisselâm&#8217;ın sûru ile uyanacaklara, bu uyanışın zerre kadar fâidesi olacağı da düşünülemez&#8230; Particilik ve şebekeciliği dininden çok daha büyük bir şevkle gönlüne çakıp <em><strong>putlaştıran</strong></em>; ve taraftarı olduğu parti-pırtı kanallarının açıldığı dembokrasi havzalarında <em><strong>geberircesine</strong> </em>kulaç atmanın meczûbu hâline gelen bir milletin, iflâh olmasına da asla ihtimâl verilemez&#8230; Böyle kör bir parti taassubu ile o parti-pırtıların başlarındaki politika cambazlarının her dediğinde bir hikmet ve kerâmet arayıp, Allâh Celle&#8217;nin Dînine kat&#8217;iyyen ters ve zıt beyanlarına bile yalama ve yalakaca yaklaşan herifler ve sürüler, kim olursa olsun, ebedî helâketden kurtulamaz ve dünyada da asla şeref ve izzetle yaşayamazlar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Garb medeniyeti denen mimsiz medeniyyetin, Müslümânlığa, Müslümânlara ve husûsan bu ikisinin on asırdır merkezi olan Anadolu coğrafyasına hangi gözle bakdığı tam anlaşılamadan, <strong>“layiklik”</strong> denen vahşet ve âfetin izâhını yapmak aslâ mümkin değildir. Bu husûsda VE SON BİR AY İÇİNDE <strong>“Arab ülkelerine ihrâcı düşünülen layıklık denen ve İslâmiyet noktasından nâmütenâhî bir belâ ve âfet olan nesnenin”</strong>, resmî ağızlarla neden misyonerliği planlanmaktadır, işte işin bu iç yüzünü mutlaka görmek îcâb eder… Ankara Başvekîlinin resmî dili ile bu memleketlerde konuşan, aslında Batı’nın haçlı Lozan ruhundan başka bir şey değildir… Dünyâ patronları ve onların iç kuyrukları <strong>&#8220;layıklıkdan&#8221;</strong> dönmeye aslâ rızâ göstermeyeceklerine göre, gözküllemek içün yapacakları iş, ancak şunu demek olacakdır:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;- Şimdiye kadarki 80 yıllık yamuk ve zâlim layıklığın iyi, güzel ve doğrusunu biz getiririz, şimdiye kadar olanı her dine eşit mesâfede değildi, hatta din mefhûmuna bile düşmandı, biz, layıklığın en a&#8217;lâ ve muallâ olan doğrusunu getireceğiz.&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Allâh&#8217;ın Dînine göre muhal kere muhal olan (Dîn-Devlet) ayrılığının adı  <em><strong>layıklık</strong></em> olacak; ve bunun da,  kendisinden aslâ ayrılamayan en ılımlı, en mükemmel ve en insânî derecesi (!) olacak; ve üstelik, muhal farz bunun da, bin kere zemzemle yıkanmışı icad edilecek; bu bile, Allâh&#8217;ın nizâm ve varlığını mutlak redd ve nefiydir&#8230; Ve buna, aklı ve mantığı yerinde veya başında bir müslümanın zerre kadar meyil ve tarafgirliği de, mutlak küfür&#8230; Çünki bu, şirkin zerresine bile tehammül ve ortaklığı muhal olan Allâh Dînini redd ve nefiydir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Hem:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> &#8220;- Ben müslümanım, Kur&#8217;an, Mütevâtir Sünnet ve Mütevâtir İcmâ&#8217; ile sâbit hüküm ve haberler (zarûrât-ı dîniyye) benim îmânıma göre mutlak hakîkatdır; ve İslamiyet bu Kur&#8217;an mu&#8217;cibince bütün eski dîn ve  şeriatları neshetmişdir, hükümsüz kılmışdır. Ve kendisi de, bütün dinlere mutlak fâik  olduğu halde Allâh ındinde mücerred Hakk dindir, diğerlerinin Hakk Teâlâ katında kabûl görmeleri muhâl!&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Diyeceksin; ve hem de öte yandan şu denilecek:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;- Ben, öyle gerçek bir layıklık (!) icabı öyle asfalt bir yol veya hızlı tren rayları icâdederim ki, buna göre bilfarz %99&#8217;un dini ile %0.1&#8217;in dînine EŞİT mesâfede, ikisi ortasında bir noktada bulunurum; ve hepsini de aynı doğrulukda kabul eder görünürüm ve böyle dururum! Mutlak Hakîkat ve ALLÂH&#8217;ın DÎNİ ile ötekileri aynı kefede tartar aynı kıymetde bilirim! İnandım dediğim dînin, Kur&#8217;an, hadîs ve icma&#8217; ile devlete aksedişini de aslâ kabûl etmem!&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Gözboyamanın bu türlüsü ile akıl ve mantığın da böylesine icâbına bakdın mı, al sana bütün dünyayı ayakda uyutmanın en mükemmel formülü!</p>
<p style="text-align: justify;">Hele bunun üzerine <strong>İnfitâr </strong>Sûresini bir de acemaşiran makâmında ve acem palavrası niyyetiyle okudun mu, artık istersen <strong>&#8220;mehdiyim!&#8221;</strong> de, kimse ve modern câhiliyye bile yadırgamaz yakışır!.</p>
<p style="text-align: justify;">Yiyenler, hatta yutanlar ve içenler mutlaka mebzûlen bulunacak; ve zevkden uçanlarla, gözleri yaşaran yalama ve yalakaların goygoyculuğu, elbetde tavan bile yapacakdır!</p>
<p style="text-align: justify;"> Medya denen ve ABD, AB, yahudi-haçlı beslemeleri ile bunların Okyanuslar Ötesine kadar uzanan işbirlikçi kuyruklarının topu da, işin ya aynı küllemesinde olacaklar; ya zevzekliğinde, ya tüccarlığında, ya hınzırlığında, ya şarlatanlığında, yahut da alçakca parti-pırtı soygunculuğunda…</p>
<p style="text-align: justify;">Hatta <strong>“layıklık cihâdı!”</strong> ta’birini (Zamân’e münâfığı olarak) yazısına başlık yapan; ve böylece kendi zâmîrini ve mahremiyetini bütün dünyânın gözüne çırılçıplak sokanlar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Hele bir diğer (Telfikçi Haltettin Karamanlis patentlisi de), <strong>“O, bu konuşmaları resmî sıfatla değil, şahsı adına yapdı!”</strong> diyecek kadar şaşkın ördek misâli kıçdan dalışlara geçecek; veya kaş yapayım derken göz çıkaran mürîdini müdâfaaya yeltenib, kendi mıntıkasına dokunan mızrağı, çuvala sokuşturmaya çalışan ilâhiyâtçı insî şeytanlardan biri olacakdır…</p>
<p style="text-align: justify;">Yani, siyâsî yakınlığından menfaat devşirdiği politikacıların, şerefsizce beslemeliği peşinde olmak…</p>
<p style="text-align: justify;"> Îmân ve fikir nâmusunun ırzına geçmekde hudûd tanımayan ve vergi rekortmeni (bilmem ne hâne) patroniçesinden bin kere daha aşşağılık kalemlerin, üfürükçü şehvetiyle fâhişe göbeğine âyet ve duâ yazdığı; ve bunu da dîn aşk ve vecdi hesâbına (!) piyasaya sürerek cirit atdığı, dâr-ı harbden bin beter dar-ı ridde vasatında yaşıyoruz&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 11.10.2011)tt.</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamin-unutdurulmasi-icun-lozanda-verilen-sozler.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%E2%80%99%C4%B1n%20Unutdurulmas%C4%B1%E2%80%9D%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Lozan%E2%80%99da%20Verilen%20S%C3%B6zler%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamin-unutdurulmasi-icun-lozanda-verilen-sozler.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%E2%80%99%C4%B1n%20Unutdurulmas%C4%B1%E2%80%9D%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Lozan%E2%80%99da%20Verilen%20S%C3%B6zler%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamin-unutdurulmasi-icun-lozanda-verilen-sozler.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%E2%80%99%C4%B1n%20Unutdurulmas%C4%B1%E2%80%9D%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Lozan%E2%80%99da%20Verilen%20S%C3%B6zler%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamin-unutdurulmasi-icun-lozanda-verilen-sozler.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%E2%80%99%C4%B1n%20Unutdurulmas%C4%B1%E2%80%9D%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Lozan%E2%80%99da%20Verilen%20S%C3%B6zler%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamin-unutdurulmasi-icun-lozanda-verilen-sozler.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%E2%80%99%C4%B1n%20Unutdurulmas%C4%B1%E2%80%9D%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Lozan%E2%80%99da%20Verilen%20S%C3%B6zler%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamin-unutdurulmasi-icun-lozanda-verilen-sozler.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%E2%80%99%C4%B1n%20Unutdurulmas%C4%B1%E2%80%9D%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Lozan%E2%80%99da%20Verilen%20S%C3%B6zler%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamin-unutdurulmasi-icun-lozanda-verilen-sozler.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%E2%80%99%C4%B1n%20Unutdurulmas%C4%B1%E2%80%9D%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Lozan%E2%80%99da%20Verilen%20S%C3%B6zler%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamin-unutdurulmasi-icun-lozanda-verilen-sozler.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%E2%80%99%C4%B1n%20Unutdurulmas%C4%B1%E2%80%9D%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Lozan%E2%80%99da%20Verilen%20S%C3%B6zler%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamin-unutdurulmasi-icun-lozanda-verilen-sozler.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%E2%80%99%C4%B1n%20Unutdurulmas%C4%B1%E2%80%9D%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Lozan%E2%80%99da%20Verilen%20S%C3%B6zler%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamin-unutdurulmasi-icun-lozanda-verilen-sozler.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%E2%80%99%C4%B1n%20Unutdurulmas%C4%B1%E2%80%9D%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Lozan%E2%80%99da%20Verilen%20S%C3%B6zler%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamin-unutdurulmasi-icun-lozanda-verilen-sozler.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%E2%80%99%C4%B1n%20Unutdurulmas%C4%B1%E2%80%9D%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Lozan%E2%80%99da%20Verilen%20S%C3%B6zler%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamin-unutdurulmasi-icun-lozanda-verilen-sozler.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%E2%80%99%C4%B1n%20Unutdurulmas%C4%B1%E2%80%9D%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Lozan%E2%80%99da%20Verilen%20S%C3%B6zler%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamin-unutdurulmasi-icun-lozanda-verilen-sozler.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%E2%80%99%C4%B1n%20Unutdurulmas%C4%B1%E2%80%9D%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Lozan%E2%80%99da%20Verilen%20S%C3%B6zler%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamin-unutdurulmasi-icun-lozanda-verilen-sozler.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%E2%80%99%C4%B1n%20Unutdurulmas%C4%B1%E2%80%9D%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Lozan%E2%80%99da%20Verilen%20S%C3%B6zler%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamin-unutdurulmasi-icun-lozanda-verilen-sozler.html&amp;linkname=%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%E2%80%99%C4%B1n%20Unutdurulmas%C4%B1%E2%80%9D%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Lozan%E2%80%99da%20Verilen%20S%C3%B6zler%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fislamin-unutdurulmasi-icun-lozanda-verilen-sozler.html&#038;title=%E2%80%9C%C4%B0sl%C3%A2m%E2%80%99%C4%B1n%20Unutdurulmas%C4%B1%E2%80%9D%20%C4%B0%C3%A7%C3%BCn%20Lozan%E2%80%99da%20Verilen%20S%C3%B6zler%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/islamin-unutdurulmasi-icun-lozanda-verilen-sozler.html" data-a2a-title="“İslâm’ın Unutdurulması” İçün Lozan’da Verilen Sözler!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/islamin-unutdurulmasi-icun-lozanda-verilen-sozler.html">“İslâm’ın Unutdurulması” İçün Lozan’da Verilen Sözler!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/islamin-unutdurulmasi-icun-lozanda-verilen-sozler.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Eğitim Bakanı”; Çökmüş Ve Darwinist Bir Maarif!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/egitim-bakani-cokmus-ve-darwinist-bir-maarif.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/egitim-bakani-cokmus-ve-darwinist-bir-maarif.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Aug 2017 20:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zıyâiyye BEKÇİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[Bardakoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Darwin]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[Maarif Nezâreti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=3543</guid>

					<description><![CDATA[<p>“EĞİTİM BAKANI”; ÇÖKMÜŞ VE DARWİNİST BİR MAARİF! Zıyâiyye BEKÇİSİ &#160; Mektebleri vâsıtasıyla bir memleketin genç neslini, sürü veya mankurt olmakdan adam olmaya sevkeden teşkîlâta “Maarif Vekâleti”<span class="excerpt-hellip"> […]</span></p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/egitim-bakani-cokmus-ve-darwinist-bir-maarif.html">“Eğitim Bakanı”; Çökmüş Ve Darwinist Bir Maarif!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>“EĞİTİM BAKANI”; ÇÖKMÜŞ VE DARWİNİST BİR MAARİF!</u></em></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Zıyâiyye BEKÇİSİ</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Mektebleri vâsıtasıyla bir memleketin genç neslini, sürü veya mankurt olmakdan adam olmaya sevkeden teşkîlâta <strong><em>“Maarif Vekâleti” </em></strong>denir!. Osmanlı zamanında <strong><em>“Maarif Nezâreti”</em></strong> ta’biri kullanılıyormuş. Hatta Abdülhamid Cennetmekân Hazretleri zamanında tab’ edilen kitabların üzerinde:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Maarif Nezâret-i Celîlesinin falan numara ve falan târihli ruhsatnâmesiyle tab’ olunmuşdur!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">İbâresine rastlanır&#8230; Bugün olduğu gibi her türlü herze ve gâvurluk,<strong><em> “Ruhsatnâmesiz”</em></strong> basılıb, ehâlîyi azdırıb kudurtmak mümkin olamazmış!..</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi ise, <strong><em>“Aslını İnkâr ve Lût Kavmi”</em></strong> periyodunda olunduğundan, bilhassa (27 Mayıs 1960 Haçlı Seferi) hâinliğinden i’tibâren, hayvan yetiştirmekde kullanılan <strong><em>“Eğitim”</em></strong> kelimesi isti’mâl ediliyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Fransız, Alman, ABD ve bilmem ne, ne kadar Haçlı Dünyâsı <strong><em>“Sistemleri”</em></strong> varsa, Avrupa kafası burgulanmış herifler tarafından tam 2 asırdır, bu memleket, <strong><em>“Kültür ve Küfür Emperializmi”</em></strong> işgâli ve istîlâsı altındadır&#8230; Şimdi bazı muhitler, AKP yanaşmaları ve bilhassa havuz uyuz medyası:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“15 Temmuz 2016” târihinde eğer “demokrasi şehid ve gâzîlerimiz” olmasaydı, bugün Anadolu’muz Fetocu ve Natocu Haçlı vahşîler, ABD ve AB’li “müttefiklerimiz” tarafından işgâl edilecekdi!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Diye durmadan bağıradursunlar!.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Oryantalist Haçlı W. Montgomery Watt’ın”</em></strong> gâvurluk yani (İslâm Düşmanlığı) tüten kitabını, sâbık sarıklı politikacı Para-sasör Bardakoğlu’nun başkanı olduğu enstitü tab’ etdirmiş&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">O Bardakoğlu ki, senelerce evvel:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Atık dîni ve dindarlığı, geçmiş dönemlerde yazılmış KİTABLARIN </em></strong>(Bizden: Kur’an-ı Hakîm bile istisnâ edilmiyor)<strong><em>  satırları ve formatları içinde değil; dünyâya bakarak inşâ’ etmek ve ona göre çizmek istiyoruz!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Diyecek kadar 15 asırlık İslâm’a muhâlif ve muârız bir İlâhiyât parasasörüdür!. Gene aynı sarıklı ve sâbık DİB başı, alâmeleinnâs: <strong><em>“Biz revizyonistiz!”</em></strong> demekden de zerre kadar utanmayan felsefî i’tikâd sâhibidir;  ve edille-i erbaayı kabûl etmez ve dînî hiçbir kaydı kâle almaz kelle yapısı taşır!. Bunların isbâtı da yukarıdaki sözleridir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">(Yarda.oğlu) veznindeki bu Bardakoğlu Oryantalist (Çöme.i), tam 9 sene evvel (2008’de) köşeli başında <strong><em>“Şeyhülislâm sarığı ve sırtında da sırmalı kaftanıyla”</em></strong> neler (saçma.amış), yahudi Fettoş masonunun mankurtlarına ve Vatikan kardinallerine kadar bütün cihân duysun:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Laiklik, toplumun ortak paydalarından biridir. DİB, laiklikle sorunu olmayan kurumların başında gelir. Laikliği din özgürlüğünün temeli olarak görmekteyiz. Devletin dinlere eşit mesâfede durması olarak görmekteyiz. Bizim özgürlükden şikâyetimiz olmaz!”</em></strong> (12/Eylül/2008)</p>
<p style="text-align: justify;">Adı geçen sarıklı politikacı veya Oryantalist (çöme.i),<strong><em> “Devletin, bütün dinleri HAKK veya Bâtıl ayırmadan hepsini EŞİT görmesini, yani onlara eşit mesâfede durmasını kabul edince”, </em></strong> sanki kendisi, evet bizzat kendisi, (Müslüman kalacak), bütün bu dinleri EŞİT kabul etmemiş olacak!!!</p>
<p style="text-align: justify;">Kataküllinin çift kavrulmuşundan buyurmaz mısınız?!</p>
<p style="text-align: justify;">Öyle ya, Parasasör Hazıretleri Mars’da, devleti ise Jüpiter’de yaşıyormuş; ve birinin ötekini TEMSÎL KUVVET VE KÂBİLİYYETİ BİR HİÇMİŞ!!!</p>
<p style="text-align: justify;">Kendisi, o devletin içinde,<strong><em> “Benim Devletim”</em></strong> diyerek; ve kendisini o devlete <strong><em>(nisbet ederek yaşamıyor)</em></strong>muş zâhir!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu çift kavrulmuş <strong><em>katakülliyi</em></strong> de,  dünyâ denen seyyâredekilere Kurban kavurması gibi ve <strong><em>“Besmeleyle”</em></strong> ve şifâ niyetine sağ elle yedirecek!!!</p>
<p style="text-align: justify;">Zirveden zırvaya kadar, bu <strong><em>katakülliyi</em></strong> daha kimler yedirmiyor ki?.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir yandan <strong><em>“Darwin Eğitimcisi”</em></strong> Bakanlık; öte yandan ise <strong><em>“Hakk-Bâtıl tefrîki yapmadan”</em></strong>, 1500 yıllık Mutlak Hakîkat İslâmiyyet’i, 15 Temmuz gâvurlarının Vatikanik Papa dîni ile ve (Laiklik=Dinsizlik) adına EŞİT gören Di. İş. Bşk’lığı denen yer&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Böyle bir bir memleketde, yahudi ve mason Fettoş kürsülere dadanmaz, salya sümük hıçkırarak, Kur’an’ları yerlere savurmaz mı?..  Fettoşun mankurtları da, (Haçlı Seferi Şövalyeleri) olarak ehâliyi tayyâre, tank, helikopter, makineli ve bilmem nelerle tarayıb meydanları kan gölüne çevirmez de, ya ne halt eder???</p>
<p style="text-align: justify;">93 yıllık DİB ile yapılan işgâli sonraya bırakarak, biz<strong><em> “EĞİTİM Bakanlığı”</em></strong> denen yere bir el atalım:</p>
<p style="text-align: justify;">1908’den beri, 109 yıllık <strong><em>“Maarif kanseri”</em></strong> ile yapılan <strong><em>“İşgâlden”</em></strong> hiç kimse bahsetmez olmuşdur&#8230; Çünki narkozlama tam yerini bulmuş; ve bu <strong><em>işgâli</em></strong> gören kalmamış bulunuyor!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Millî-Türk”</em></strong> demekle, <strong><em>“Dînî-Diyânet”</em></strong> demekle, ne maarif, ne mektebler, ne devlet, ne hükûmet, ne parti, ne pırtı, ne şu ve ne de bu, hiçbir şey <strong><em>“Adam”</em></strong> olmaz; tam tersine, adamlar cüdam, madamlar  ise <strong><em>“Kartaloz, cadaloz, hotoz ve moloz”</em></strong> olur!</p>
<p style="text-align: justify;">Oldu da&#8230; Hapishâne ve tımarhâne kaçkını gibi sokak karıları nereden ve nasıl peydahlandı?</p>
<p style="text-align: justify;">Cinsiyetler bile cibilliyetsiz olmuş, her taraf neredeyse <strong><em>“Oros-Soros”</em></strong> iniltileriyle boğulmuş; Sodom-Gomore ve Bizans-Roma sokaklarına kıçatdırmaya doğru gidiyor!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Eğitim Bakanı”</em></strong> olacak devletlû ve hökûmatlû zât-ı âhırüzzemân ise, memleket 4 tarafdan gâvur ablukası altına alınmışken, İngiliz Yahudisi Darwin denen insanlık ucûbesinin kafa ve barsak ifrâzâtlı felsefesini (DİLİNE) dolamadan edemiyor!.</p>
<p style="text-align: justify;">Geçenlerde:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> “Biz evrime karşı değiliz. BİLİM bir şey diyorsa buna karşı olabilmek mümkin değil!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Diyen bir <strong><em>“Eğitim Ministeri=Bakanı”,</em></strong> bütün bu saçmalıklara <strong><em>“İnkârı gayr-i kâbil ilmî hakîkatlar”</em></strong> gözü ile bakdığını nazara verdi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu, Müslüman (SÜNNÎ) Ecdâdın vatanında <strong><em>“Haçlı Kültür ve Küfrüne âid teorilerin”</em></strong> yaşatılmasını; ve bu fikirlerin işgâl ve istilâsı altında kalındığı hakîkatını ortaya koyar ki, bu cidden kahredici bir manzaradır&#8230; Bunun daha çukuru düşünülemez&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Darwin denen İngiliz yahudisinin bu hezeyanlarını AKP hükûmetinin bir <strong><em>“Eğitici Bakanının=Ministerinin”</em></strong> ateistlere hass ağızla diline alıb, bunlara <strong><em>“BİLİM”</em></strong> kılıfı girdirmesi, afv edilecek bir günâh da olamaz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Eğitsel ve Eğitmen Bakan Yılmaz”,</em></strong> mütenâkız haberler intişâr etse de, şu aşağıdaki haberlerin içinden; ve AKP zihniyetinin bir mümessili ve propagandisti olarak târihe geçmekden kurtulamıyacakdır:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Biz sadece ‘Öğretilecek o kadar konu var ki, bu konu bu eğitim seviyesinde verilmesin, ortaöğretimin üstünde verilmesi uygundur&#8217; diyoruz. Yeni müfredatta ‘Biyolojinin tarihsel gelişim sürecine katkı sağlayan bilim, insanlarını tanır&#8221; diye bir bölüm var. Burada tanıyacağı insanlar arasında İbn-i Sina da var, Darwin de var. Yani Darwin&#8217;e karşı olma durumu yok&#8221; ifadelerini kullandı.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bir kere mantık çarpık!.</p>
<p style="text-align: justify;">İbn-i Sinâ gibi <strong><em>“Mâsivânın kıdemine (ezeliyyetine) kâil”</em></strong> bir sapığı da, Darwin sapığı gibi şimdilik geçelim&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“İlim-bilim-milim”</em></strong> diye okutulan şeyler <strong><em>“Hangi kademede okutulmalı”</em></strong>dan bin kere evvel, bu öğretilecek şeylerin <strong><em>“İlim-bilim-milim haysiyeti ve Nâmûsu var mıdır?”</em></strong> buna bakılmalıdır; bu şartdır&#8230; Buna bakmadan neye bakarsan bak, o, rezâlet ve felâketdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu satırların muharriri, Lisede Biyoloji dersi ve o dersin müfredâtı içinde de İngiliz Yahudisi Darwin ucûbesinin barsak ifrâzâtını tersden okutduğum içün, mevzua hâkimim ve çok iyi biliyorum&#8230; Biz adı geçen teorinin İngiliz câhiliyyesi olduğunu söylesek ve isbât etsek de, talebe, elindeki kitabda gördüğü içün hemen ve haklı olarak sorardı:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“İnsanlar maymunlardan evolusyon ile meydana gelmişlerse, Âdem Peygamberin yeri neresi?”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hadi bunlar (dîn-diyânet) görmemiş garîbân lise talebeleri&#8230; Bugünün Tv ekranlarında çiftleşen şu <strong><em>“Kubur fârelerine”</em></strong> ne oluyor ki, Cenâb-ı Hakk Azze ve Celle hâşâ anasız babasız insan yaratmakdan âcizmiş gibi, Âdem Aleyhisselâm’a neredeyse kapı kapı dolaşıb, baba merdûdu neseb-i gayr-ı sahih piçlerin <strong><em>“Baba”</em></strong> aramaları ve <strong><em>“Bulduk”</em></strong> diye de zılgıt çekmeleri ne oluyor?.</p>
<p style="text-align: justify;">Memleketi bir asırdır nice piç, (Piçistana) çevirdi dersek, yalan sayılamaz&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>İntişârı: 23.08.2017 / 23:50:48</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fegitim-bakani-cokmus-ve-darwinist-bir-maarif.html&amp;linkname=%E2%80%9CE%C4%9Fitim%20Bakan%C4%B1%E2%80%9D%3B%20%C3%87%C3%B6km%C3%BC%C5%9F%20Ve%20Darwinist%20Bir%20Maarif%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fegitim-bakani-cokmus-ve-darwinist-bir-maarif.html&amp;linkname=%E2%80%9CE%C4%9Fitim%20Bakan%C4%B1%E2%80%9D%3B%20%C3%87%C3%B6km%C3%BC%C5%9F%20Ve%20Darwinist%20Bir%20Maarif%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fegitim-bakani-cokmus-ve-darwinist-bir-maarif.html&amp;linkname=%E2%80%9CE%C4%9Fitim%20Bakan%C4%B1%E2%80%9D%3B%20%C3%87%C3%B6km%C3%BC%C5%9F%20Ve%20Darwinist%20Bir%20Maarif%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fegitim-bakani-cokmus-ve-darwinist-bir-maarif.html&amp;linkname=%E2%80%9CE%C4%9Fitim%20Bakan%C4%B1%E2%80%9D%3B%20%C3%87%C3%B6km%C3%BC%C5%9F%20Ve%20Darwinist%20Bir%20Maarif%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fegitim-bakani-cokmus-ve-darwinist-bir-maarif.html&amp;linkname=%E2%80%9CE%C4%9Fitim%20Bakan%C4%B1%E2%80%9D%3B%20%C3%87%C3%B6km%C3%BC%C5%9F%20Ve%20Darwinist%20Bir%20Maarif%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fegitim-bakani-cokmus-ve-darwinist-bir-maarif.html&amp;linkname=%E2%80%9CE%C4%9Fitim%20Bakan%C4%B1%E2%80%9D%3B%20%C3%87%C3%B6km%C3%BC%C5%9F%20Ve%20Darwinist%20Bir%20Maarif%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fegitim-bakani-cokmus-ve-darwinist-bir-maarif.html&amp;linkname=%E2%80%9CE%C4%9Fitim%20Bakan%C4%B1%E2%80%9D%3B%20%C3%87%C3%B6km%C3%BC%C5%9F%20Ve%20Darwinist%20Bir%20Maarif%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fegitim-bakani-cokmus-ve-darwinist-bir-maarif.html&amp;linkname=%E2%80%9CE%C4%9Fitim%20Bakan%C4%B1%E2%80%9D%3B%20%C3%87%C3%B6km%C3%BC%C5%9F%20Ve%20Darwinist%20Bir%20Maarif%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fegitim-bakani-cokmus-ve-darwinist-bir-maarif.html&amp;linkname=%E2%80%9CE%C4%9Fitim%20Bakan%C4%B1%E2%80%9D%3B%20%C3%87%C3%B6km%C3%BC%C5%9F%20Ve%20Darwinist%20Bir%20Maarif%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fegitim-bakani-cokmus-ve-darwinist-bir-maarif.html&amp;linkname=%E2%80%9CE%C4%9Fitim%20Bakan%C4%B1%E2%80%9D%3B%20%C3%87%C3%B6km%C3%BC%C5%9F%20Ve%20Darwinist%20Bir%20Maarif%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fegitim-bakani-cokmus-ve-darwinist-bir-maarif.html&amp;linkname=%E2%80%9CE%C4%9Fitim%20Bakan%C4%B1%E2%80%9D%3B%20%C3%87%C3%B6km%C3%BC%C5%9F%20Ve%20Darwinist%20Bir%20Maarif%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fegitim-bakani-cokmus-ve-darwinist-bir-maarif.html&amp;linkname=%E2%80%9CE%C4%9Fitim%20Bakan%C4%B1%E2%80%9D%3B%20%C3%87%C3%B6km%C3%BC%C5%9F%20Ve%20Darwinist%20Bir%20Maarif%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fegitim-bakani-cokmus-ve-darwinist-bir-maarif.html&amp;linkname=%E2%80%9CE%C4%9Fitim%20Bakan%C4%B1%E2%80%9D%3B%20%C3%87%C3%B6km%C3%BC%C5%9F%20Ve%20Darwinist%20Bir%20Maarif%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fegitim-bakani-cokmus-ve-darwinist-bir-maarif.html&amp;linkname=%E2%80%9CE%C4%9Fitim%20Bakan%C4%B1%E2%80%9D%3B%20%C3%87%C3%B6km%C3%BC%C5%9F%20Ve%20Darwinist%20Bir%20Maarif%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fegitim-bakani-cokmus-ve-darwinist-bir-maarif.html&amp;linkname=%E2%80%9CE%C4%9Fitim%20Bakan%C4%B1%E2%80%9D%3B%20%C3%87%C3%B6km%C3%BC%C5%9F%20Ve%20Darwinist%20Bir%20Maarif%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Fegitim-bakani-cokmus-ve-darwinist-bir-maarif.html&#038;title=%E2%80%9CE%C4%9Fitim%20Bakan%C4%B1%E2%80%9D%3B%20%C3%87%C3%B6km%C3%BC%C5%9F%20Ve%20Darwinist%20Bir%20Maarif%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/egitim-bakani-cokmus-ve-darwinist-bir-maarif.html" data-a2a-title="“Eğitim Bakanı”; Çökmüş Ve Darwinist Bir Maarif!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/egitim-bakani-cokmus-ve-darwinist-bir-maarif.html">“Eğitim Bakanı”; Çökmüş Ve Darwinist Bir Maarif!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/egitim-bakani-cokmus-ve-darwinist-bir-maarif.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Köksüz Rejimlerin Sonu Savrulmakdır!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/koksuz-rejimlerin-sonu-savrulmakdir.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/koksuz-rejimlerin-sonu-savrulmakdir.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Feb 2016 01:21:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[aşağılık duygusu]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[köksüz rejim]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[mutlak hakikat nizam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=1425</guid>

					<description><![CDATA[<p>İslâm, dört delîli ile de Allâh irâde ve hâkimiyyetine dayanan bir nizâm olması hasebiyle, benzeyib taklid edebileceği ikinci bir sistem</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/koksuz-rejimlerin-sonu-savrulmakdir.html">Köksüz Rejimlerin Sonu Savrulmakdır!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center"><strong><u>KÖKSÜZ REJİMLERİN SONU SAVRULMAKDIR!</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right"><span style="color: #cc0000"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify">İslâm, dört delîli ile de Allâh irâde ve hâkimiyyetine dayanan bir nizâm olması hasebiyle, benzeyib taklid edebileceği ikinci bir sistem tanımakdan münezzehdir&#8230; Hele <strong><em>“beşerî bir sistemi taklîd ve ona teşebbüh”</em></strong>, ona nâmütenâhî çapda uzak yani bu muhâl&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">O’nun muârızı olan şirk ve küfür cebhesinin ise, Âdem Aleyhisselâm’dan beri; ve hele Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm’ın devletiyle dünyâyı da içine alan ve böylece kuşatıb içine almadığı nokta kadar yer bırakmıyan böyle bir DÎN tebliği karşısında, iki şıkdan birine çıldırasıya sarılacağı inkâr edilemez&#8230; Ya O’na inkıyâd, ya O’nu imhâ&#8230; Dünyâ şirk cebhesinin, ilk insandan günümüze kadar ikinci şıkkı kabûl etdiğine; ve Kıyâmet’e kadar da bu istikâmeti ihtiyâr edeceğine göre, mes’ele <strong><em>“İslâm’ın imhâsı”</em></strong> işinden ibâretdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Şanlı Kelâm-ı Kadîm de, zâten bunu, nice âyet-i kerîmeleriyle apaçık ortaya koymuşdur. İslâm’ın dışındakiler içün <strong><em>“İnsanların ekserîsinin dalâletde olduğu”</em></strong>; ve içinde gibi görünenlerin de <strong><em>“Allâh’a ve Âhıret Günü’ne inandık deseler bile  münkir (kâfir) oldukları”</em></strong>, kendisinde <strong><em>Reyb</em></strong> (şübhe) muhâl olan Kitâb-ı Mübîn’in muhalled beyanlarındandır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Bir yanda münkir ve münâfık iki kanatlı cehennem cebhesi, bunun karşısında da<strong><em> “Mutlak Hakîkat Benim!”</em></strong> diyen; ve bu hükmü ile topyekûn din, sistem, ideoloji, doktrin ve devlet modellerini kazığa çakan; ve onları en büyük mu’cizelerinden biri olarak da <strong><em>“Hayır, sen değil; mutlak hakîkat benim!”</em></strong> diyemez hâle mahkûm etmek üzere boğazlarına mısır koçanı saplamışcasına nefes aldırmıyan Allâh irâde ve hâkimiyyeti yani İslâm&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Dünya, bugün, 4 cihetli hâliyle de bu tıkanış içindedir; ve iblis cebhesinin onbinlerce senedir, hele 15 asırdır çekdiği kıvranışın ana sebebi de, işte bu&#8230; Yevmî milyonlarca hâdisenin îzâhı, bu ana ve temel nokta görülmeden yapılamaz; yapmıya kalkanlar da sâdece havanda su döver; ve şeytanın maskaraları olmakdan zerre kadar kurtulamaz!</p>
<p style="text-align: justify"> Yukarıdaki mutlak hâkîkatlerin adesesi ile bakdığımız zaman, saraylardan klubelere, hatta KIŞ KIYÂMET naylon çadırlarda yaşıyan Sûriye’li GARÎBANLARA kadar iğrenç bir oyun ve eğlence sahnede&#8230; Bu ESEDZEDELERE; Moskof, İngiliz, Yahudi, ABD, AB ve Şiizedelere kadar bütün beşeriyet, Kelâm-ı Kadîm ifâdesiyle <strong><em>“lâibün ve lehvün”</em></strong> kelimeleriyle ifâdesini bulan bir<strong><em> &#8220;globalizma zulmünün oyun ve eğlencesi”</em></strong> içindedir&#8230;  İç ve dışdaki (şirk cebhesi) içün bu, oyun ve eğlence de değil; hayatın ta kendisi, hatta olmazsa olmazı&#8230; Üstelik bu oyun ve eğlence, devletlerarası bir iblislikle kıt’alar arasında bile bugünün sür’at vâkıası içinde son derece eğlenceli bir oyundur!. İngilizin <strong><em>“Ortadoğu”</em></strong> adını takdığı memâlik-i İslâmiyye’de bugün oynanan kanlı <strong><em>“eğlence”</em></strong> işte bu&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">5 asır evvel başlıyan, hele 1839 gâvurlaşmasıyla tırmanan ve hele hele 93 yıllık zaman içinde zirveye fırlıyan dünyâ şirk cebhesi, <strong><em>“İslâm âlemi”</em></strong> denen vâkıayı <strong><em>“Haçlı Batı üstünlüğü propagandası”</em></strong> ile<strong><em> “aşağılık duygusu”</em></strong> denen cüzzam illetine mübtelâ etmişdir. Böylece onu, bu yolla dünyevîleştirmeye iterek, kendisini  <strong><em>“işe yaramaz, ezilmeye namzet mürteci”</em></strong> hissetmesi yoluna devirib devrimlemişdir!</p>
<p style="text-align: justify">Kâinât târihindeki en büyük, daha azmanı olmıyan (soykırım) hâdisesinden bahsediyoruz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Neticede de muvaffak olmuş; ve <strong><em>“İslâm Âlemi”</em></strong> denen vâkıayı kendi kendisini beğenmez, kendi kendisinden nefret eder hâle sokub, <strong><em>“dârürridde kazığına”</em></strong> oturtmuşdur!. 15 asır evvelki ve Kıyâmet’e kadar da tesbît ve isbâtlı İslâm yerine, bugün, İslâm’la zerre kadar alâkası olmıyan bir karikatür (kula tapış dîni), <strong><em>“HALKIN ve siyasetçilerinin dîni”</em></strong> olarak sarık cübbeli adam ve madam sürüleriyle ta’mim edilerek, zihinlere zift gibi kazınmıya başlamışdır. Yahudi-Haçlı irâde ve hâkimiyyetini sürdürecek bir <strong><em>“siyâsî, iktisâdî, ictimâî ve hukûkî”</em></strong> hayat tarzı, <strong>“dîne de uygunluk”</strong> etiketi ve ambalajı altında, cüzzamlı ve narkozlu olmayı sürdüren bir şekil kazanmışdır. Şirk cebhesi, işte bu keyfiyetle, şarkdan garba, cenubdan şimâle, cüzzamlı ve narkozlu hâle getirdiği hastanın biraz kıpırdamasına bile tehammül edemiyor; ve onu kuşatarak, aldatarak, <strong><em>“BOP eşbaşkanımsın, stratejik ortağımsın, müttefikimsin, AB eşiğimde hadımağamsın, nato’dan lejyonumsun, icabında kapatmamsın!”</em></strong> diyerek; içini ve dışını (terör=buğât=şekâvet şebekeleri) ile ablukaya alıyor; ve parmağını bile oynatamaz hâle getirme zulmü, aldatması ve kahpeliğinde bulunuyor!</p>
<p style="text-align: justify">Asırlarca içirilen <strong><em>“aşşağılık duygusu zehirleri”</em></strong> ile Dînini yani kendi kendisini <strong><em>“beğenmez”</em></strong> hâle getirilen siyâset hastaları öyle bir <strong><em>“oyun ve eğlence”</em></strong> içün narkozlandılar ki,<strong><em> “Getirin İsviçre anayasasını, altına imzâmı atayım, Avrupa’daki gibi dembokrasi ve laiklik istiyoruz”</em></strong> demelerden tutun; AKP güdücülerinin<strong><em> “Müslümanları biz laikleştirdik, Laiklik Türkiyenin nükleer gücüdür, ne şii ne sünniyim, din farkı gözetemeyiz!”</em></strong> demelere kadar varan, tarihde eşine rastlanmıyacak kadar korkunç, kendi kendini inkâr ihtilâcı ve intihârı sürüb gidiyor&#8230;</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em>“Ben, Hakk Sübhânehû ve Teâlâ’nın MUTLAK HAKÎKATDEN ibâret nizâmıyım”</em></strong> diyen sistemi dışına çıkışın ve Şirk cebhesinin de buna:</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em> “Sen, bu Mutlak Hakîkat dediğine ihânet edersen, bana da haydi haydi ihânet edersin!” </em></strong></p>
<p style="text-align: justify">Mukâbelesi netîcesinde, yürümesini kaybeden ucûbe kekliğe dönüş; ve ortada moskof torpili gibi de kalış manzarası&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Yevmî hâdiselerin çöp yığınları altında kalarak kendisini kaybedenlere, bu <strong><em>“Mutlak hakîkat ancak benim”</em></strong> diyen; ve bunu bir başkasının hem de öz irâde ve hürriyeti içinde demesine <strong><em><u>mu’cize</u></em></strong> çapında tapa tıkayan bir DÎN; kendisine ihânet edilmesine aslâ müsâade de edemez&#8230;</p>
<p style="text-align: justify"> O, <strong><em>“Mutlak Hakîkat ancak BENİM”</em></strong> demişse; ve bir başkası da bütün çıldırmalarına rağmen <strong><em>“Sen değil, Mutlak Hakîkat benim”</em></strong> diyemiyorsa; evet, kudurma eseri de olsa diyemiyorsa, <strong><em><u>işte bu bile MUTLAK HAKÎKATIN İSBATIDIR</u></em></strong>; ve bu Mutlak Hakîkatı gören ecdâdını (selefini) inkâr edib Yahudi-Haçlı karşısında <strong><em>“aşşağılık duygusu”</em></strong> içine düşerek boğulanlar, üçbuçuk dağ piçinin önünde yıllardır acınacak hâle gelirler!</p>
<p style="text-align: justify">Müttefik görünen gâvur da, ne olduğunu apaçık ortaya koyar; eşkıyâyı sâhiblenir; ve onlara da (gık) deme imkânı kalmaz, kıvranırsın!</p>
<p style="text-align: justify">Tabii olan da, garîbân ve çilekeş Anadolu ehâlîsine olur!</p>
<p style="text-align: justify">Kurunun yanında yaşın da yanması sırrı&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Veya:</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em>“HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSARAK, DİLSİZ ŞEYTAN OLMALARIN CEZÂSI!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify"><em>(İlk intişârı: 24.02.2016)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fkoksuz-rejimlerin-sonu-savrulmakdir.html&amp;linkname=K%C3%B6ks%C3%BCz%20Rejimlerin%20Sonu%20Savrulmakd%C4%B1r%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fkoksuz-rejimlerin-sonu-savrulmakdir.html&amp;linkname=K%C3%B6ks%C3%BCz%20Rejimlerin%20Sonu%20Savrulmakd%C4%B1r%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fkoksuz-rejimlerin-sonu-savrulmakdir.html&amp;linkname=K%C3%B6ks%C3%BCz%20Rejimlerin%20Sonu%20Savrulmakd%C4%B1r%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fkoksuz-rejimlerin-sonu-savrulmakdir.html&amp;linkname=K%C3%B6ks%C3%BCz%20Rejimlerin%20Sonu%20Savrulmakd%C4%B1r%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fkoksuz-rejimlerin-sonu-savrulmakdir.html&amp;linkname=K%C3%B6ks%C3%BCz%20Rejimlerin%20Sonu%20Savrulmakd%C4%B1r%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fkoksuz-rejimlerin-sonu-savrulmakdir.html&amp;linkname=K%C3%B6ks%C3%BCz%20Rejimlerin%20Sonu%20Savrulmakd%C4%B1r%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fkoksuz-rejimlerin-sonu-savrulmakdir.html&amp;linkname=K%C3%B6ks%C3%BCz%20Rejimlerin%20Sonu%20Savrulmakd%C4%B1r%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fkoksuz-rejimlerin-sonu-savrulmakdir.html&amp;linkname=K%C3%B6ks%C3%BCz%20Rejimlerin%20Sonu%20Savrulmakd%C4%B1r%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fkoksuz-rejimlerin-sonu-savrulmakdir.html&amp;linkname=K%C3%B6ks%C3%BCz%20Rejimlerin%20Sonu%20Savrulmakd%C4%B1r%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fkoksuz-rejimlerin-sonu-savrulmakdir.html&amp;linkname=K%C3%B6ks%C3%BCz%20Rejimlerin%20Sonu%20Savrulmakd%C4%B1r%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fkoksuz-rejimlerin-sonu-savrulmakdir.html&amp;linkname=K%C3%B6ks%C3%BCz%20Rejimlerin%20Sonu%20Savrulmakd%C4%B1r%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fkoksuz-rejimlerin-sonu-savrulmakdir.html&amp;linkname=K%C3%B6ks%C3%BCz%20Rejimlerin%20Sonu%20Savrulmakd%C4%B1r%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fkoksuz-rejimlerin-sonu-savrulmakdir.html&amp;linkname=K%C3%B6ks%C3%BCz%20Rejimlerin%20Sonu%20Savrulmakd%C4%B1r%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fkoksuz-rejimlerin-sonu-savrulmakdir.html&amp;linkname=K%C3%B6ks%C3%BCz%20Rejimlerin%20Sonu%20Savrulmakd%C4%B1r%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fkoksuz-rejimlerin-sonu-savrulmakdir.html&amp;linkname=K%C3%B6ks%C3%BCz%20Rejimlerin%20Sonu%20Savrulmakd%C4%B1r%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fkoksuz-rejimlerin-sonu-savrulmakdir.html&#038;title=K%C3%B6ks%C3%BCz%20Rejimlerin%20Sonu%20Savrulmakd%C4%B1r%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/koksuz-rejimlerin-sonu-savrulmakdir.html" data-a2a-title="Köksüz Rejimlerin Sonu Savrulmakdır!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/koksuz-rejimlerin-sonu-savrulmakdir.html">Köksüz Rejimlerin Sonu Savrulmakdır!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/koksuz-rejimlerin-sonu-savrulmakdir.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akp’li Şâhin: “Dindarları Biz Laikleştirdik!”</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/akpli-sahin-dindarlari-biz-laiklestirdik.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/akpli-sahin-dindarlari-biz-laiklestirdik.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Dec 2015 01:45:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[akpli şahin]]></category>
		<category><![CDATA[dindarları biz laikleştirdik]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=1433</guid>

					<description><![CDATA[<p>Lâiklik 1789 Fransız İhtilâlini yapan ateist-yahudi işbirliği ile ortaya çıkmış; ve Kilise’nin, Devlet tepesindeki cenderesini kırmak üzere </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/akpli-sahin-dindarlari-biz-laiklestirdik.html">Akp’li Şâhin: “Dindarları Biz Laikleştirdik!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center"><strong><u>AKP’Lİ ŞÂHİN: “DİNDARLARI BİZ LAİKLEŞTİRDİK!”</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right"><span style="color: #cc0000"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify">Lâiklik 1789 Fransız İhtilâlini yapan ateist-yahudi işbirliği ile ortaya çıkmış; ve Kilise’nin, Devlet tepesindeki cenderesini kırmak üzere uydurulmuş bir prensip! O, Papalık otoritesini hükûmetin dışına iterek, kardinallerin uydurduğu <strong><em>“Droit Canonique”</em></strong> denen<strong><em> “Kadîm Katolik hukûkunu”</em></strong> ilgâ etmişdir. Türkiye’de de bu prensip, Lozan Muâhedesi ile 1923’de (<strong><em>gizlice</em></strong>) kabûl edilmiş; ve Papalık’a benzetdikleri Hılâfet ile, Katolik hukûku yerinde gördükleri <strong><em>“Kur’ana müstenid Hukûk”</em></strong> ilgâ edilmişdir. Bunlara bağlı olarak da, <strong><em>“inkilâb”</em></strong> diyerek, <strong><em>“Haçlı Hayat Tarzı”</em></strong> yepyeni bir din (religion) olarak, Mîsâk-ı Millî hududları içinde, kanırta kanırta zorla dayatılarak hayata geçirilmişdir&#8230; Böylece İslâmiyet’e âid bütün müesseseler bir eksiksiz, <strong><em>“nostalji vesîlesi veya tarîhî eser”</em></strong> hâlinde, üst üste yığılmış ve rutûbetli ve çürütücü mahzenlere tıkılmışdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Bugün kendilerini <strong><em>“Osmanlı torunları”</em></strong> olarak takdîm ucuzluğu ve gözbağcılığında bulunanlar, bunları görmeden  ve zerre kadar da insâf taşımadan, <strong><em>“Osmanlı Hılâfeti’nin Devâmı”</em></strong> bulunduklarının propagandasında&#8230; Fransa ile beraber dünyada 3-4’ü geçmiyen bilmem hangi (laik) gâvuristanda, aklını üşüterek <strong><em>“Krallığın Devâmıyız”</em></strong> diyen cumhûriyetçi bir Freng gâvuruna rastlanamazken; Türkiye denen coğrafyada, ne kadar esef edilse azdır ki, bu cins müflis akıllarla şerefe zarar kuyruklu yalanlara her yerde rastlamak son derece olağandır!&#8230; Hatta, fesli külâhlı bir takım târihçi müsveddeleri bile, <strong><em>“bu kabil hezeyanlara”</em></strong> sâhib çıkmakda; ve iğrenç politika adına,  Dîn&#8217;i de, Kitâbullâh’ı da istismârdan zerre kadar hayâ etmemektedirler&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">1923’deki gizli Lozan prensibleri ile İngiliz muvâkat ve mutâbakatı üzerine te’sîs edilen yeni <em>republicanın</em>, <strong><em>“Osmanlı Hılâfetini” </em></strong> silib süpürmek vücûd hikmeti ile ortaya çıkdığı; ve onu devam etdirmekle zerre kadar alâkası olmadığı; ve bu yeni diktanın, <strong><em>“hılâfeti”</em></strong> ağıza almayı bile en büyük <strong><em>“vatan hâinliği”</em></strong> olarak suç saydığı, târihlerde apaçık yazmaktadır. O günleri yaşıyanların hâtırât sahîfeleri de, bunu, canlı şâhidler olarak isbât eder&#8230; Zaten bütün dünya, yahudi ve haçlı cebhesiyle <strong><em>“Osmanlı Hılâfetini”</em></strong> aslâ sevmez ve sevmediği kadar da ona o kadar düşmandır; ve fakat, <strong><em>“Laik dembokratik Cumbokrasi şekline”</em></strong> de, o kadar dost, yakın ve onu sâhiblenicidir&#8230; Çünki Osmanlı, alternatifi MUHÂL bir devlet sistemi ile, 6 asır dimdik ayakda kalmış; ve yahudi-haçlı dünyasının beşer üzerindeki zulm ve sömürüsüne kök sökdürmüşdür. Bunu son derece iyi kavrıyan dış dünyâ ve onların içdeki kuyrukları, Anadolu’da, devlet armasında <strong><em>“El Müstenidu Bi tevfîkâti’r-Rabbâniyyeti”</em></strong> diyerek, kuvvet, adâlet ve kudretini <strong><em>“Allâh’ın Tevfîkâtına istinâd etdirmiş”</em></strong>  bir devletin <strong><em>varlığını,</em></strong> kendilerinin <strong><em>YOKLUĞU</em></strong> bilirler&#8230; Öyle bir devleti, Allâh’ın tevfîkâtından koparıb, ateist bir çizgiye çekmeyi yegâne çâre gördüler; ve bunu da, <strong><em>“Laicus”</em></strong> lâtincesi ile ifâde edilen bir dinsizleşmede buldular&#8230; Fakat bu <strong><em>“dinsizleşme”</em></strong>, halk ve dünya müslüman coğrafyasında nefreti mu’cîb olacağı cihetle, bunu, devamlı <strong><em>“şirin gösterme, İslâm’la kâbil-i te’lîfmiş gibi reklâm etme” </em></strong>cihetine gitmişlerdir. Bilhassa MTTB çıkışlı Kayserili Hacı Abdullah Bey, İngiliz Kraliçesi Madam’dan <strong><em>“nişanlar”</em></strong> aldıkdan sonra, bu <strong><em>“laiklik, dembokrasi ve İslâm arasından su sızmazlık”</em></strong> projesine çok iyi asılmışdır!</p>
<p style="text-align: justify">İşte bugün, hâlâ bu keyfiyet, bütün menfî ve ateist karakteriyle ve mutlak ma’nâda İslâm aleyhine olarak yıllardan beri devâm etdirilmek isteniyor. Şimâlî Afrika memleketleri dolaştırılarak <strong><em>“Laik anayasa yapın!”</em></strong> propagandasıyla vazifelendirilen o günün başvekîli Tavil Tayyib Paşa, bunu,  içeride durmadan tekrarladığı gibi;  Davudoğlu, Ömer Çelik, Mehmet Ali Şâhin, Bülend Arınç v.s. gibi mühim mevkilere getirdiği adamlarına da, her fırsatda, hatta olur olmaz zamanlarda bile tekrar etdirmektedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">Bu cümleden olarak, M.Ali Şâhin’in Ruşen Çakır’la yapdığı röportajına bakalım:</p>
<p style="text-align: justify">Serlevha: <strong><em>“Dindarları biz laikleştirdik.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify">Metin kısmından:</p>
<p style="text-align: justify"><strong><em><u>“Büyük Atatürk arkadaşları ile birlikde cumhuriyeti kurarken ve onun temel niteliklerini belirlerken, son derece isabetli hareket etmişdir. Bugün geldiğimiz noktada bunu çok açık bir şekilde görüyorum&#8230;&#8230;.. Benimki tahkîkî laiklikdir, taklîdî değil, tahkîk ederek devletin laik karekter taşıması gerektiği sonucuna vardım. Ve bunu her yerde en radikal uçların bulunduğu yerde söylerim. İtiraz eden olursa, ona derim ki, söylediğin tipde bir toplumda herkes din adına biribirini keser.”</u></em></strong><strong><em> (2.8.2006 Vatan)</em></strong></p>
<p style="text-align: justify"><strong><em>&#8220;Büyük Atatürk son derece isâbetli hareket etmişdir&#8221; </em></strong>diyen bu adam, Sezer gibi bir ateistin bile söyliyemediği tapınma derecesinde bir (isâbet) teşhîsini neresinden uydurursa, cidden korkunç bir hâl!</p>
<p style="text-align: justify">Tasrîhi ehemmiyetle iktizâ eder ki, lûgatda <strong><em>&#8220;dindâr&#8221;</em></strong>, mütedeyyin müslüman demekdir; ve dînin emir ve yasaklarına göre bir (HAYÂT TARZINI) kendisine <strong><em>&#8220;imân etdiği bir yol ve şekil&#8221;</em></strong> olarak seçmişdir; ve bu onda, değişmiyen bir şahsiyet veya tabiat-ı sâniye hâline gelmişdir. Anadolu milleti 1000 sene bu keyfiyeti taşımış ve fakat bâlâda beyan etdiğimiz üzere 1923&#8217;deki Lozan tuzağı ile bütün bu hayat tarzı ve şahsiyet yıkılmışdır. Geriye kalan millet de, dünyâ târihinde görülmiyen bir jenosid (soykırımla) yok edilmiye çalışıldı. Böylece, milletin büyük bir kısmı DÎNİ&#8217;nden korkar ve kaçar hâle getirilmiş; ve Batı felsefesinin seküler (ateist) çizgisine çekilmişdir. Geride kalan ve kafalarında <strong><em>&#8220;helal-haram&#8221;</em></strong> mefhumları bulunan ve Lozan&#8217;ın zehirleyici kararlarını farkeden ve laiklik denen dinsizliğe (dini eksik görmeye) yanaşmıyanlara da <strong><em>&#8220;dindâr=mütedeyyin kesim&#8221;</em></strong> denilmişdir. Bunlara,  2. sınıf, hatta ve zaman zaman 5. sınıf insan muâmelesi yapılarak, modernize ve sekülarize olamadıkları içün de güdülmesi ve dinlerinin her emir ve yasağına değil de, rejimin müsâade etdiği bazı emir ve yasaklarına uymaları ve <strong><em>&#8220;avrupâî bir tarzda din anlayısına sâhib olmaları&#8221;</em></strong> içün, devamlı rûhî, i&#8217;tikâdî, ictimaî, hukûkî, iktisâdî ve siyâsî baskı ve cayrırma politikaları tatbik edilmişdir&#8230; <strong><em>&#8220;Dindârlar&#8221;,</em></strong>  dîne karşı pervâsız olamamışlarsa, onlara, o kadar psikolojik ve sinsi, caydırma usûlleri ile ehlîleştirilmiye muhtâc, safradan ibâret geri bir sınıf gözüyle bakılmışdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">İşte AKP güdücülerinden Şahin, bu <strong><em>&#8220;ehlîleştirme&#8221;</em></strong> işini de biz AKP yapdık ve &#8220;dindârları&#8221; dinlerinin bir kısmından vazgeçirmiye muvaffak olduk demiye getirmektedir!.</p>
<p style="text-align: justify">Şâhin Efendi’nin Aristo’dan tevârüs etdiği mantığına göre, bu millet, haçlı <strong><em>TAKLÎDİNE TAPTIRILINCAYA </em></strong> kadar laiklik nedir bilmezken, 1000 sene, <strong><em>“elinde Sokrat’lık laiklik baldıran zehri olmadığı içün”</em></strong> IŞİD denen vahşîler gibi başkalarını da değil, üstelik biribirini, kasatura ve kör kamalarla kıtır kıtır <strong><em>kesmiş,</em></strong> lime lime etmiş ve yamyamlar gibi de tuzlamadan hapır hupur yemiş demek ki!</p>
<p style="text-align: justify">İğrenç!</p>
<p style="text-align: justify">İmân-ı şer’î’nin<strong><em> “tahkîkî ve taklîdî”</em></strong> olanını biliyorduk!. Demek ki, dîni lâiklik olanların da <strong><em>“tahkîkî ve taklîdî”</em></strong> laiklik inançları varmış!. Kendilerinin mülkiyetindeki Cehennem’lerinin de (!) kaç cins ve tabaka olduğunu gene kendileri bilir!</p>
<p style="text-align: justify">Bir insan, AKP böyyükbaşı olarak 1000 senelik tarihimizi böyle tahtında müstetir olarak <strong><em>“biribirini kesen kana susamışlar”</em></strong>  târîhi hâlinde dünyâya i’lân edebiliyorsa; ve bu da, su katılmadık bir iftirâdan başka bir şey değilse, bu adam ve madam soyuna söyliyecek bir tek söz bulunamaz!</p>
<p style="text-align: justify">Ve&#8230; Ve bu sözler, başından ayak tırnağına kadar AKP güdücüleri tarafından nefretle tekzîb edilmediğine göre, tasdîk, tasvîb ve tahsîn görmüş sayılır; ve adı geçenler de târîhe,<strong><em> “Türk kavminin dindârlarını biz laikleştirdik, biz ateistleştirdik”</em></strong> nânesi yiyen; ve bunu, hem de kemâl-i âfiyetle YİYEN nasibsizler bölüğü olarak geçer&#8230;</p>
<p style="text-align: justify"><em>(İlk intişârı: 23.12.2015)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fakpli-sahin-dindarlari-biz-laiklestirdik.html&amp;linkname=Akp%E2%80%99li%20%C5%9E%C3%A2hin%3A%20%E2%80%9CDindarlar%C4%B1%20Biz%20Laikle%C5%9Ftirdik%21%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fakpli-sahin-dindarlari-biz-laiklestirdik.html&amp;linkname=Akp%E2%80%99li%20%C5%9E%C3%A2hin%3A%20%E2%80%9CDindarlar%C4%B1%20Biz%20Laikle%C5%9Ftirdik%21%E2%80%9D" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fakpli-sahin-dindarlari-biz-laiklestirdik.html&amp;linkname=Akp%E2%80%99li%20%C5%9E%C3%A2hin%3A%20%E2%80%9CDindarlar%C4%B1%20Biz%20Laikle%C5%9Ftirdik%21%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fakpli-sahin-dindarlari-biz-laiklestirdik.html&amp;linkname=Akp%E2%80%99li%20%C5%9E%C3%A2hin%3A%20%E2%80%9CDindarlar%C4%B1%20Biz%20Laikle%C5%9Ftirdik%21%E2%80%9D" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fakpli-sahin-dindarlari-biz-laiklestirdik.html&amp;linkname=Akp%E2%80%99li%20%C5%9E%C3%A2hin%3A%20%E2%80%9CDindarlar%C4%B1%20Biz%20Laikle%C5%9Ftirdik%21%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fakpli-sahin-dindarlari-biz-laiklestirdik.html&amp;linkname=Akp%E2%80%99li%20%C5%9E%C3%A2hin%3A%20%E2%80%9CDindarlar%C4%B1%20Biz%20Laikle%C5%9Ftirdik%21%E2%80%9D" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fakpli-sahin-dindarlari-biz-laiklestirdik.html&amp;linkname=Akp%E2%80%99li%20%C5%9E%C3%A2hin%3A%20%E2%80%9CDindarlar%C4%B1%20Biz%20Laikle%C5%9Ftirdik%21%E2%80%9D" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fakpli-sahin-dindarlari-biz-laiklestirdik.html&amp;linkname=Akp%E2%80%99li%20%C5%9E%C3%A2hin%3A%20%E2%80%9CDindarlar%C4%B1%20Biz%20Laikle%C5%9Ftirdik%21%E2%80%9D" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fakpli-sahin-dindarlari-biz-laiklestirdik.html&amp;linkname=Akp%E2%80%99li%20%C5%9E%C3%A2hin%3A%20%E2%80%9CDindarlar%C4%B1%20Biz%20Laikle%C5%9Ftirdik%21%E2%80%9D" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fakpli-sahin-dindarlari-biz-laiklestirdik.html&amp;linkname=Akp%E2%80%99li%20%C5%9E%C3%A2hin%3A%20%E2%80%9CDindarlar%C4%B1%20Biz%20Laikle%C5%9Ftirdik%21%E2%80%9D" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fakpli-sahin-dindarlari-biz-laiklestirdik.html&amp;linkname=Akp%E2%80%99li%20%C5%9E%C3%A2hin%3A%20%E2%80%9CDindarlar%C4%B1%20Biz%20Laikle%C5%9Ftirdik%21%E2%80%9D" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fakpli-sahin-dindarlari-biz-laiklestirdik.html&amp;linkname=Akp%E2%80%99li%20%C5%9E%C3%A2hin%3A%20%E2%80%9CDindarlar%C4%B1%20Biz%20Laikle%C5%9Ftirdik%21%E2%80%9D" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fakpli-sahin-dindarlari-biz-laiklestirdik.html&amp;linkname=Akp%E2%80%99li%20%C5%9E%C3%A2hin%3A%20%E2%80%9CDindarlar%C4%B1%20Biz%20Laikle%C5%9Ftirdik%21%E2%80%9D" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fakpli-sahin-dindarlari-biz-laiklestirdik.html&amp;linkname=Akp%E2%80%99li%20%C5%9E%C3%A2hin%3A%20%E2%80%9CDindarlar%C4%B1%20Biz%20Laikle%C5%9Ftirdik%21%E2%80%9D" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fakpli-sahin-dindarlari-biz-laiklestirdik.html&amp;linkname=Akp%E2%80%99li%20%C5%9E%C3%A2hin%3A%20%E2%80%9CDindarlar%C4%B1%20Biz%20Laikle%C5%9Ftirdik%21%E2%80%9D" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fakpli-sahin-dindarlari-biz-laiklestirdik.html&#038;title=Akp%E2%80%99li%20%C5%9E%C3%A2hin%3A%20%E2%80%9CDindarlar%C4%B1%20Biz%20Laikle%C5%9Ftirdik%21%E2%80%9D" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/akpli-sahin-dindarlari-biz-laiklestirdik.html" data-a2a-title="Akp’li Şâhin: “Dindarları Biz Laikleştirdik!”"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/akpli-sahin-dindarlari-biz-laiklestirdik.html">Akp’li Şâhin: “Dindarları Biz Laikleştirdik!”</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/akpli-sahin-dindarlari-biz-laiklestirdik.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İslâm Coğrafyasında Haçlı-Yehûdî-Siyon İşbirlikçiler Ve Hedefleri…</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/islam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri-2.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/islam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri-2.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Mar 2010 07:02:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SEYYİDOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Haçlı-yahudi-siyon işbirlikçiler]]></category>
		<category><![CDATA[İslam coğrafyası]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=2848</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kelâm-ı Kadîm’in ikinci Sûre-i Celîlesi olan Bakara Sûresi, topyekûn insanları üç sınıfa ayırmakla başlıyor. 2 âyet ile mü’minlerin, 4 âyetle kâfirlerin ve tam</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/islam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri-2.html">İslâm Coğrafyasında Haçlı-Yehûdî-Siyon İşbirlikçiler Ve Hedefleri…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>İSLÂM COĞRAFYASINDA HAÇLI-YEHÛDÎ-SİYON İŞBİRLİKÇİLER VE HEDEFLERİ…</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><em><u>Ahmed SEYYİDOĞLU</u></em></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Kelâm-ı Kadîm’in ikinci Sûre-i Celîlesi olan Bakara Sûresi, topyekûn insanları üç sınıfa ayırmakla başlıyor. 4 âyet ile mü’minlerin, 2 âyetle kâfirlerin ve tam 13 âyetle de münâfıkların vasıfları beyân buyurulmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Üstâd-ı Azîz Necib Fâzıl Bey Merhûm da çok kıymetli bir makâlesinde, kâfirleri <strong><u>“hafif, orta, ileri ve azgın!”</u></strong> olmak üzere dört kategoriye ayırmışlardı. Bunlar içinde en çukur ve şeni’ tabakada ve en insaf ve vicdan tanımaz kademede olup da, işi gücü <strong>Müslümanlık</strong> ve <strong>müslümanlarla</strong>uğraşmak ve onları ademe mahkûm etmek ve onlara hayât hakkı tanımamak olanların, dördüncü tabakadaki <strong>“azgın ve mütecâviz”</strong> grup olduğu, merhûm ve mağfur Üstâd-ı Azîzimizin BEYÂNLARI arasındadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Tanzîmat soysuzluğundan itibâren meşrûtiyet, ittihad-terakkî (İT) ve daha sonraları da biribirini ta’kîbeden darbeler zincirleri ile; ve bunlara muvâzî devâm eden ve ma’nâ ve medlûlü aslâ ortaya konulamayan (<strong>laiklik</strong>) ve (<strong>irticâ’</strong>) gibi iki ana lâfız ile, bu memleketde iki asra yakın bir zamandır müthiş bir psikolojik harb sürdürülmektedir. Bu harbin bir tarafında o dördüncü grup azgın küfürbaz ve şirkâlûd mütecâviz tabaka, karşısında da topyekûn Anadolu insanları, husûsan Oğuz Müslümanları…</p>
<p style="text-align: justify;">Mü’min-kâfir çatışması Âdem Aleyhisselâm’dan Kıyâmet kopuncaya kadar devâm edecekse de, bunun en harâretli boğuşmasının memâlik-i Osmâniyye denilen coğrafyada cereyân etdiği; ve bundan sonra da adı geçen mekânda vâki olacağı, asırların hâdisâtı ve nice hikemiyyât erbâbının işâretleriyle de apaçık ortadadır… Mutlak Hakk Dîn İslâmiyyet ile, butlânı kat’î yehûdiyyet ve nasrâniyyetin rahm-i mâderini teşkîl eden adı geçen coğrafya, bütün dünyânın hassâsiyetlerini üzerinde toplayışıyla da ehemmiyetini her an tâze tutmaktadır…</p>
<p style="text-align: justify;">Birinci Cihân Harbi’nden sonra Osmanlı Hılâfetinin ortadan kaldırılışı, yalınız adı geçen bölgede değil, bütün dünyâdaki dengeleri altüst etmişdir. İslâm’a âid coğrafyaların bundan sonra haçlı avrupa ve yehudi siyonizması tarafından işgâl edilib hâkimiyyetin Osmanlı Hılâfeti’nden onlara geçişi; ve bunun da <strong>“halka, ve bazı ırkî ulus ve unsurlara”</strong> geçmiş gibi gösterilmesi, sürdürülen psikolojik harbin tamâmen tatbik ve taktik şeklinden ibâretdir… Halkdan yana görünmenin bir gözküllemesi demek olan<strong> “hâkimiyyetin bilâ kayd ü şart halkda” </strong>olduğu şeklindeki tamâmen düzmece lâf ve gözbağcılıklar, 19. Asır ateizma ve pozitivizmasının, İslâm coğrafyasındaki siyâsî bir tezâhürüdür…</p>
<p style="text-align: justify;">Âdem Aleyhisselâm’dan günümüze,<strong>“Hâkimiyyetin bilâ kayd ü şart HAKK’da”</strong> oluşuna bu coğrafya kadar îmân eden; ve bu îmânı istikâmetinde yaşayan bir yeryüzü kıt’asına da aslâ rastlanılamaz…</p>
<p style="text-align: justify;">Bu i’tibarladır ki, bu coğrafyaya hâkim olduğu vehmi içindeki haçlı-siyon ortaklığı ve onların bölgedeki <strong>işbirlikçileri</strong>, bu bölgeyi dünyâ küfrünün hücum ve tecâvüz mihrâkı hâlinde tutmanın en aşşağılık politikası peşindedirler&#8230; Üstâd-ı Azîzimiz Merhûmun işâret buyurduğu 4. Derecedeki <strong>“mütecâviz küfür ehli”, </strong>batı tarafından, müslümanların içindeki <strong>işbirlikçilerden</strong> meydana getirilmektedir. Avrupalı <strong>“anti-İslâm”</strong>şebekelerin, adı geçen bölgeyi, bu <strong>işbirlikçi</strong> yerlilerin eline teslim ederek, buradaki Mutlak Dîn İslâmiyyet’i tamâmen ortadan kaldırılmak üzere plân ve programlar yürütdükleri, bedâhaten ve iki asra yakın ortadadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><u>MEFHÛMLAR ÜZERİNDEN SÜRDÜRÜLEN İDEOLOJİK DESPOTİMA…</u></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hedef, Müslümanlığın adı geçen coğrafyadan kaldırılması olunca da, üzerinden insanlara te’sîr edilecek mefhûmlar: <strong>1)</strong> Hakk hâkimiyyeti (<strong>HILÂFET</strong>) yerine, halk hâkimiyyeti… <strong>2)</strong> Bunun içün şiddetle ve durub dinlenmeden EVVELÂ <strong>CUMHÛRİYYET</strong>, SONRA <strong>DEMOKRASİ</strong> vurgu ve propagandası… <strong>3)</strong> Yine bütün dinlere te’mînât(!) onlara eşit mesâfede durmak(!) ve onlara tarafsızlık(!) sahtekârlıkları ile, seküler bir dünyâ inşâ’ etmek hesâbına; ve bilhassa İslâmiyyet’i metrûk hâle getirerek unutdurma adına, ATEİZM terörünü <strong>LAİKLİK</strong> lâfzı ve maskesi üzerinden her yerde jakobence ortaya çıkarma… <strong>4)</strong> İslâmî bütün tezâhürleri, îmânî, ibâdî, siyâsî, iktisâdî, hukûkî ve ictimâî topyekûn temel nizamları ile her nerede görülürse, yine ATEİZM terörü HESÂBINA “<strong>İRTİCÂ</strong>” lâfzı ile aşağılama, çirkin ve geçmez hatta <strong>“çağdışı”</strong> bir nesne gösterme azgın saldırısı…</p>
<p style="text-align: justify;">İşte ateist felsefe ve dünyâ görüşü, cümhûriyet devrinde o kadar azgınlaşmışdır ki, Müslümanlık bütün müesseseleriyle resmen “<strong>irticâ</strong>” kelimesiyle ifâde edilerek, Müslümanlığın müterâdifi (sinonimi) olarak kullanılır olmuşdur… Zaman zaman da, matbuatın her türlüsü ile <strong>“dinden bahsetmek!”</strong> dahî, yasaklanmak derecesinde ateist diktatörlük ihtilâcları içine girilmişdir…</p>
<p style="text-align: justify;">Dolayısıyla, İslâm coğrafyasında tanzîmatçı hâinliğinden i’tibâren tam 170 yıldır, bilhassa da ikinci meşrûtiyetden bu yana 102 senedir, hele hele Lozan andlaşmasından i’tibâren 87 yıldır ta’kîb edilen<strong> (anti-islâm)</strong>psikolojik harbin ve zaman zaman da darbeli ve mevziî iç tenkîl (soykırım) harekâtlarının temelinde, dâima bu adı geçen laik ateizm yatmaktadır…</p>
<p style="text-align: justify;">Anti-emperial <strong>“Anadolu mücâdele-i milliyyesi”</strong>, bir takım gizli müzâkereler netîcesinde ve birkaç yıl içinde, <strong>(Anti-İslâm)</strong> bir darbe hâline inkilâb etdirilmişdir. 40 yıldır devâm eden harblerle bîtâb düşen Anadolu insanı, bu darbeler karşısında hiçbir direniş gösteremeden, ateist ideolojiye nâçâr mağlûb olmuşdur. Bundan sonrası, Lozan Andlaşması ile haçlılara verilen SÖZ gereği, Müslümanlığı Anadolu’dan tamâmen söküb atmak istikâmetinde şekillenmişdir. <strong>Cumhûriyetçilik</strong> ve <strong>laiklik</strong> gibi iki temel üzerine oturtulan resmî (ateist ideoloji), sanki memleketde <strong>“hılâfetçi ve mürteci avına”</strong> çıkmış; ve insanlar kesinkes ikiye bölünerek <strong>“bizden olmayana ölüm!”</strong> diyen böyle bir ideoloji elinde, topdan tenkîl edilmek den<strong>“soykırımına tâbi’ tutulmakdan”</strong> uzak kalamamışlardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu noktada, yehûdî-haçlı ittifakı emrine giren Ankara siyâsetini, şu târîhi hâtırât ile ta’kîb etmekde, genç ve gelecek nesiller içün vesîka mâhiyyetinde ibretler vardır…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><u>TÂRÎHÎ MÜHİM BİR HÂTIRÂ…</u></strong></p>
<p style="text-align: justify;">5 nisan 2005 tarihli yazısında hukukçu Süleyman Arif Emre, <strong>&#8220;Layiklik slogan hâline getiriliyor&#8221;</strong> serlevhasıyla şu câlib-i dikkat satırları kaydetmektedir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Laiklik denilince, Ankara hukuk fakültesinde Lozan dersi veren Prof. Süheyb Derbil&#8217;i hatırlarım. Hoca, Lozan muâhedesinin gizli müzâkere safhalarını anlatırken, “Biz Lozan&#8217;da, batılılara, zamânla bu millete İslâm&#8217;ı unutduracağız diye söz verdik&#8230; Bu söz üzerine, sert tartışmalar bitdi ve böylece muâhede imzâlandı” demişdir&#8230; &#8220;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Süleyman Arif&#8217;in yazısı, Çankaya&#8217;yı da içine alan bir hâtıratla daha da câlib-i dikkat olarak şöyle devâm ediyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Bu gizli anlaşma hâdisesini, Eski cumhûrreislerinden C. Bayar da te&#8217;yîd etmişdir. 1965 devresinde Gümüşhâne meb&#8217;ûsu olan arkadaşım Ali İhsan Çelikkan anlatmışdı. Ali İhsan Çelikkan, hukuk fakültesi talebesi iken, Millî Türk Talebe Birliği teşkîlâtını temsîlen bir hey&#8217;et hâlinde Celal Bayar&#8217;ı ziyâret ediyorlar. Söz, LAYİKLİĞİN ESAS GÂYESİNİN NE OLDUĞU MEVZÛUNA GETİRİLİYOR. Bayar onlara: &#8220;ÇOCUKLAR BİZ BATILILARA LOZAN&#8217;DA SÖZ VERDİK, İSLÂMİYYET&#8217;İ BİR ZAMAN SÜRECİ SONUNDA HALKA UNUTDURACAĞIZ. BEN, BU SÖZÜN BEKÇİSİYİM. BENDEN SONRAKİLER DE BU VAZÎFEYE DEVAM EDECEKLER.&#8221; Diye beyânda bulunduğunu Ali İhsan Bey bana nakletmişdi&#8230;&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İşte<strong> “Türkiye&#8217;de layiklik”</strong> denildiği zaman, bu hakîkatler mutlakâ nazar-ı i&#8217;tibâre alınmadan yazılıp söylenecek her şey, sâdece abesle iştigâldir; ve bunun, hiçbir ma’nâ ifâde edemiyeceği de apaçık ortadadır&#8230; Yani haçlı ve siyonist cenâh VE BUNLARIN <strong>İŞBİRLİKÇİLERİ</strong>, “<strong>Lozan Zaferi!</strong>” diye millete dayatılan gözküllemenin, bâlâda zikri geçen gizli maddesi ile, Türkiye’de bin yıldır huzûr ve sükûn içinde yaşayan kavimlerin ikiye bölünmesine sebeb olmuşlardır. Bir tarafda <strong>“İslâm yok edilemez!”</strong>diyen Müslümânlar; diğer yanda da <strong>&#8220;İslâm yok edilecek&#8221;</strong> diyen ateist laiklerden ibâret, batılılarla <strong>sözleşmeli</strong> <strong>işbirlikçi</strong> takımlar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">90 seneye yakın bir zamandan beri milletin üzerine <strong>“bölücüler, mürteci’ler!”</strong> diye durub dinlenmeden her mekân ve fırsatda, devlet silâh ve imkânları ile yürüyenler; ve her 10-15 yılda bir (darbe ve ihtilâl) ihtilâcları ile Anadolu halkını ve bilhassa Oğuz Müslümanlarını sabataist (dönme) cenâh adına ortadan kaldırma hesabları yapanlar, inkârı gayr-i kâbil bir vâkıa olarak karşımızdadır…</p>
<p style="text-align: justify;">İşte, <strong>batı</strong> denen mimsiz medenîler ittifâkı, İslâm Ülkesini ikiye ayırarak, milleti de, <strong>“biribirine kırdırma&#8221;</strong> usûlü ile onlara &#8220;<strong>soykırım</strong>&#8221; tatbik etmişdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><u>ŞEYHÜLİSLÂM M. SABRİ EFENDİ VE BÜYÜK ÜSTÂD NECİB FÂZIL MERHÛMLARIN KALEMİYLE HAKÎKAT…</u></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Fecaatin hududları o kadar devâsâdır ki, Büyük Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi Merhûm bunu, <strong>“Andaç Lozan”</strong>dan 7 yıl sonra şu muhalled satırlarıyla dile getirir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Harb-i Umûmî mütârekesinden sonra 150.000 ermeni Sûriye’ye, 100.000’e yakın yehûdî Filistin’e yerleştirildi. Bunun yüzde biri kadar müslüman muhâcirin bir İslâm muhîtına yerleşdiği işitilmedi… HALBUKİ TÜRKİYE DÂR-I İSLÂM OLMAKDAN ÇIKDIKDAN SONRA, ne ermeniler ve ne de yehûdîler, müslümanlar derecesinde yersiz ve yurtsuz bilhassa sâhibsiz kalmamışlardı.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong>(25.Temmuz.1930 tarih ve 67 sayılı Yarın Gazetesi)</p>
<p style="text-align: justify;">İşte bu satırlar, yehûdî-haçlı dünyâsının, Müslümanlık ve müslümanlardan aldığı intikâmın hangi derecede olduğunu resmeder…</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi de Büyük Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi Merhûm’un bu satırları yazışından 37 sene sonra, Üstâd-ı Muazzez Necib Fazıl Bey Merhûm’un, yüzde yüz hakîkatı aksetdiren ve tâ ciğerinden kopub gelen (9.8.967)deki feryâdı:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Bizi bu hâle getiren, adı ve sanıyla Cumhuriyet Halk Partisidir!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>His idrâkiyle millî nefretin mutlak hedefi olmasına rağmen, hâlâ içyüzü şuurlarda billurlaştırılmamış, tam bir tahlil süzgecinden geçirilib kalıplaştırılmamış olan bu parti, TÜRK MİLLETİNE HAÇLILAR VE EMPERYALİSTLERİN YAPAMADIĞINI YAPMIŞDIR. HAÇLILAR VE EMPERYALİSTLERİN, YAHUDİLER VE KOZMOPOLİTLERİN BİLE NEFRET ETMEYİB SADECE DEHŞET DUYDUKLARI İSLÂMİYYET’DEN TİKSİNME VAZİFESİNİ BUNLAR ÜZERLERİNE ALMIŞ; VE BÜTÜN BU OCAKLARIN DÜNYADAN VE KENDİSİNDEN HABERSİZ KUKLASI SIFATIYLA, TÜRK MİLLETİNİ VURMAYA MEMUR EDİLMİŞDİR…..</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>CEDLERİMİZİN, İÇ VE DIŞ MÎMÂRÎSİYLE HAYATA VE (AGORA)YA HÂKİM OLARAK YAPDIKLARI CÂMİLERİN VE ONLARIN İÇİNDEKİ İBÂDETİN RÛHUNU KAVRAR GİBİ OLDUĞUMUZ GÜN, ESİRLİĞİMİZİN ŞEKİL VE DERECESİNİ ANLAYACAK VE KABÛLÜ MUHTEMEL NAMAZA, İŞTE O GÜN BAŞLAMIŞ OLACAĞIZ!”</strong> (Başmakâlelerim, 1995 tab’ı, s:198)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><u>İKİNCİ VE KİNCİ ŞEF’İN DE, BAYAR GİBİ ALLÂH’IN MUTLAK DÎNİNDEN NEFRETİ…</u></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Müslüman bir millete tatbik edilen tenkîl (soykırım) hareketini bir vampir şehvet ve şekâvetiyle sürdürenler, yıllar da geçse, bu millet üzerindeki (<strong>soykırımlarının</strong>) bir dedektif iziyle sürdürücüsü olmakdan bile aslâ vazgeçmemişlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hattâ bu<strong> “soykırımın”</strong>, hangi noktalara vardığının zaman zaman test edildiğine bile şâhid olunmuşdur!.. Bir misâl vermek icâb ederse, 1970 yılında gazeteciler, Müteveffâ İkinci ve kinci şef’e sormuşlardı:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Dînî temâyülleri olan bir parti kuruldu, bunu nasıl karşılıyorsunuz?&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İkinci ve kinci şefin cevâbına bakınız:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-İyi karşıladım. Hiç olmazsa geçen zamân içinde, onların nisbetlerinin yüzde kaça düşdüğünü anlamış oluruz&#8230;”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dembokrasi sandığı içün müslümanları bilhassa 40 senedir oynatan ve onların enerjilerini meydan ve salonlarda tüketen düzen düzenbazları, neleri ve kimleri, ne içün ve nasıl oynatmaktadırlar, bütün bunların tam bir muhâsebesi yapılmadıkça; ve bir takım mefhumların iç yüzü tam idrâk edilmedikçe; ve mutlak hakîkata bilâ kayd ü şart boyun eğiş yoluna girilmedikçe, bu milletin ayağa kalkması aslâ mümkin olamıyacakdır…</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 31.03.2010)</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri-2.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri-2.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri-2.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri-2.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri-2.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri-2.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri-2.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri-2.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri-2.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri-2.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri-2.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri-2.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri-2.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri-2.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri-2.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri-2.html&#038;title=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/islam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri-2.html" data-a2a-title="İslâm Coğrafyasında Haçlı-Yehûdî-Siyon İşbirlikçiler Ve Hedefleri…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/islam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri-2.html">İslâm Coğrafyasında Haçlı-Yehûdî-Siyon İşbirlikçiler Ve Hedefleri…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/islam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri-2.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İslâm Coğrafyasında Haçlı-Yehûdî-Siyon İşbirlikçiler Ve Hedefleri…</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/islam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/islam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Mar 2010 06:42:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SEYYİDOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[celal bayar]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[haçlı]]></category>
		<category><![CDATA[hilafet]]></category>
		<category><![CDATA[irtica]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[Lozan]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[yehudi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=882</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ahmed SEYYİDOĞLU</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/islam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri.html">İslâm Coğrafyasında Haçlı-Yehûdî-Siyon İşbirlikçiler Ve Hedefleri…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center"><strong><u>İSLÂM COĞRAFYASINDA HAÇLI-YEHÛDÎ-SİYON İŞBİRLİKÇİLER VE HEDEFLERİ…</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right"><span style="color: #cc0000"><em><u>Ahmed SEYYİDOĞLU</u></em></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify">Kelâm-ı Kadîm’in ikinci Sûre-i Celîlesi olan Bakara Sûresi, topyekûn insanları üç sınıfa ayırmakla başlıyor. 2 âyet ile mü’minlerin, 4 âyetle kâfirlerin ve tam 13 âyetle de münâfıkların vasıfları beyân buyurulmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify">Üstâd-ı Azîz Necib Fâzıl Bey Merhûm da çok kıymetli bir makâlesinde, kâfirleri <strong><u>“hafif, orta, ileri ve azgın!”</u></strong> olmak üzere dört kategoriye ayırmışlardı. Bunlar içinde en çukur ve şeni’ tabakada ve en insaf ve vicdan tanımaz kademede olup da, işi gücü <strong>Müslümanlık</strong> ve <strong>müslümanlarla </strong>uğraşmak ve onları ademe mahkûm etmek ve onlara hayât hakkı tanımamak olanların, dördüncü tabakadaki <strong>“azgın ve mütecâviz”</strong> grup olduğu, merhûm ve mağfur Üstâd-ı Azîzimizin BEYÂNLARI arasındadır.</p>
<p style="text-align: justify">Tanzîmat soysuzluğundan itibâren meşrûtiyet, ittihad-terakkî (İT) ve daha sonraları da biribirini ta’kîbeden darbeler zincirleri ile; ve bunlara muvâzî devâm eden ve ma’nâ ve medlûlü aslâ ortaya konulamayan (<strong>laiklik</strong>) ve (<strong>irticâ’</strong>) gibi iki ana lâfız ile, bu memleketde iki asra yakın bir zamandır müthiş bir psikolojik harb sürdürülmektedir. Bu harbin bir tarafında o dördüncü grup azgın küfürbaz ve şirkâlûd mütecâviz tabaka, karşısında da topyekûn Anadolu insanları, husûsan Oğuz Müslümanları…</p>
<p style="text-align: justify">Mü’min-kâfir çatışması Âdem Aleyhisselâm’dan Kıyâmet kopuncaya kadar devâm edecekse de, bunun en harâretli boğuşmasının memâlik-i Osmâniyye denilen coğrafyada cereyân etdiği; ve bundan sonra da adı geçen mekânda vâki olacağı, asırların hâdisâtı ve nice hikemiyyât erbâbının işâretleriyle de apaçık ortadadır… Mutlak Hakk Dîn İslâmiyyet ile, butlânı kat’î yehûdiyyet ve nasrâniyyetin rahm-i mâderini teşkîl eden adı geçen coğrafya, bütün dünyânın hassâsiyetlerini üzerinde toplayışıyla da ehemmiyetini her an tâze tutmaktadır…</p>
<p style="text-align: justify">Birinci Cihân Harbi’nden sonra Osmanlı Hılâfetinin ortadan kaldırılışı, yalınız adı geçen bölgede değil, bütün dünyâdaki dengeleri altüst etmişdir. İslâm’a âid coğrafyaların bundan sonra haçlı avrupa ve yehudi siyonizması tarafından işgâl edilib hâkimiyyetin Osmanlı Hılâfeti’nden onlara geçişi; ve bunun da <strong>“halka, ve bazı ırkî ulus ve unsurlara”</strong> geçmiş gibi gösterilmesi, sürdürülen psikolojik harbin tamâmen tatbik ve taktik şeklinden ibâretdir… Halkdan yana görünmenin bir gözküllemesi demek olan<strong> “hâkimiyyetin bilâ kayd ü şart halkda” </strong>olduğu şeklindeki tamâmen düzmece lâf ve gözbağcılıklar, 19. Asır ateizma ve pozitivizmasının, İslâm coğrafyasındaki siyâsî bir tezâhürüdür…</p>
<p style="text-align: justify">Âdem Aleyhisselâm’dan günümüze,<strong>“Hâkimiyyetin bilâ kayd ü şart HAKK’da”</strong> oluşuna bu coğrafya kadar îmân eden; ve bu îmânı istikâmetinde yaşayan bir yeryüzü kıt’asına da aslâ rastlanılamaz…</p>
<p style="text-align: justify">Bu i’tibarladır ki, bu coğrafyaya hâkim olduğu vehmi içindeki haçlı-siyon ortaklığı ve onların bölgedeki <strong>işbirlikçileri</strong>, bu bölgeyi dünyâ küfrünün hücum ve tecâvüz mihrâkı hâlinde tutmanın en aşşağılık politikası peşindedirler&#8230; Üstâd-ı Azîzimiz Merhûmun işâret buyurduğu 4. Derecedeki <strong>“mütecâviz küfür ehli”, </strong>batı tarafından, müslümanların içindeki <strong>işbirlikçilerden</strong> meydana getirilmektedir. Avrupalı <strong>“anti-İslâm”</strong>şebekelerin, adı geçen bölgeyi, bu <strong>işbirlikçi</strong> yerlilerin eline teslim ederek, buradaki Mutlak Dîn İslâmiyyet’i tamâmen ortadan kaldırılmak üzere plân ve programlar yürütdükleri, bedâhaten ve iki asra yakın ortadadır.</p>
<p style="text-align: justify"><strong><u>MEFHÛMLAR ÜZERİNDEN SÜRDÜRÜLEN İDEOLOJİK DESPOTİMA…</u></strong></p>
<p style="text-align: justify">Hedef, Müslümanlığın adı geçen coğrafyadan kaldırılması olunca da, üzerinden insanlara te’sîr edilecek mefhûmlar: <strong>1)</strong> Hakk hâkimiyyeti (<strong>HILÂFET</strong>) yerine, halk hâkimiyyeti… <strong>2)</strong> Bunun içün şiddetle ve durub dinlenmeden EVVELÂ <strong>CUMHÛRİYYET</strong>, SONRA <strong>DEMOKRASİ</strong> vurgu ve propagandası… <strong>3)</strong> Yine bütün dinlere te’mînât(!) onlara eşit mesâfede durmak(!) ve onlara tarafsızlık(!) sahtekârlıkları ile, seküler bir dünyâ inşâ’ etmek hesâbına; ve bilhassa İslâmiyyet’i metrûk hâle getirerek unutdurma adına, ATEİZM terörünü <strong>LAİKLİK</strong> lâfzı ve maskesi üzerinden her yerde jakobence ortaya çıkarma… <strong>4)</strong> İslâmî bütün tezâhürleri, îmânî, ibâdî, siyâsî, iktisâdî, hukûkî ve ictimâî topyekûn temel nizamları ile her nerede görülürse, yine ATEİZM terörü HESÂBINA “<strong>İRTİCÂ</strong>” lâfzı ile aşağılama, çirkin ve geçmez hatta <strong>“çağdışı”</strong> bir nesne gösterme azgın saldırısı…</p>
<p style="text-align: justify">İşte ateist felsefe ve dünyâ görüşü, cümhûriyet devrinde o kadar azgınlaşmışdır ki, Müslümanlık bütün müesseseleriyle resmen “<strong>irticâ</strong>” kelimesiyle ifâde edilerek, Müslümanlığın müterâdifi (sinonimi) olarak kullanılır olmuşdur… Zaman zaman da, matbuatın her türlüsü ile <strong>“dinden bahsetmek!”</strong> dahî, yasaklanmak derecesinde ateist diktatörlük ihtilâcları içine girilmişdir…</p>
<p style="text-align: justify">Dolayısıyla, İslâm coğrafyasında tanzîmatçı hâinliğinden i’tibâren tam 170 yıldır, bilhassa da ikinci meşrûtiyetden bu yana 102 senedir, hele hele Lozan andlaşmasından i’tibâren 87 yıldır ta’kîb edilen<strong> (anti-islâm)</strong>psikolojik harbin ve zaman zaman da darbeli ve mevziî iç tenkîl (soykırım) harekâtlarının temelinde, dâima bu adı geçen laik ateizm yatmaktadır…</p>
<p style="text-align: justify">Anti-emperial <strong>“Anadolu mücâdele-i milliyyesi”</strong>, bir takım gizli müzâkereler netîcesinde ve birkaç yıl içinde, <strong>(Anti-İslâm)</strong> bir darbe hâline inkilâb etdirilmişdir. 40 yıldır devâm eden harblerle bîtâb düşen Anadolu insanı, bu darbeler karşısında hiçbir direniş gösteremeden, ateist ideolojiye nâçâr mağlûb olmuşdur. Bundan sonrası, Lozan Andlaşması ile haçlılara verilen SÖZ gereği, Müslümanlığı Anadolu’dan tamâmen söküb atmak istikâmetinde şekillenmişdir. <strong>Cumhûriyetçilik</strong> ve <strong>laiklik</strong> gibi iki temel üzerine oturtulan resmî (ateist ideoloji), sanki memleketde <strong>“hılâfetçi ve mürteci avına”</strong> çıkmış; ve insanlar kesinkes ikiye bölünerek <strong>“bizden olmayana ölüm!”</strong> diyen böyle bir ideoloji elinde, topdan tenkîl edilmek den<strong>“soykırımına tâbi’ tutulmakdan”</strong> uzak kalamamışlardır.</p>
<p style="text-align: justify">Bu noktada, yehûdî-haçlı ittifakı emrine giren Ankara siyâsetini, şu târîhi hâtırât ile ta’kîb etmekde, genç ve gelecek nesiller içün vesîka mâhiyyetinde ibretler vardır…</p>
<p style="text-align: justify"><strong><u>TÂRÎHÎ MÜHİM BİR HÂTIRÂ…</u></strong></p>
<p style="text-align: justify">5 nisan 2005 tarihli yazısında hukukçu Süleyman Arif Emre, <strong>&#8220;Layiklik slogan hâline getiriliyor&#8221;</strong> serlevhasıyla şu câlib-i dikkat satırları kaydetmektedir:</p>
<p style="text-align: justify"><strong>&#8220;-Laiklik denilince, Ankara hukuk fakültesinde Lozan dersi veren Prof. Süheyb Derbil&#8217;i hatırlarım. Hoca, Lozan muâhedesinin gizli müzâkere safhalarını anlatırken, “Biz Lozan&#8217;da, batılılara, zamânla bu millete İslâm&#8217;ı unutduracağız diye söz verdik&#8230; Bu söz üzerine, sert tartışmalar bitdi ve böylece muâhede imzâlandı” demişdir&#8230; &#8220;</strong></p>
<p style="text-align: justify">Süleyman Arif&#8217;in yazısı, Çankaya&#8217;yı da içine alan bir hâtıratla daha da câlib-i dikkat olarak şöyle devâm ediyor:</p>
<p style="text-align: justify"><strong>&#8220;-Bu gizli anlaşma hâdisesini, Eski cumhûrreislerinden C. Bayar da te&#8217;yîd etmişdir. 1965 devresinde Gümüşhâne meb&#8217;ûsu olan arkadaşım Ali İhsan Çelikkan anlatmışdı. Ali İhsan Çelikkan, hukuk fakültesi talebesi iken, Millî Türk Talebe Birliği teşkîlâtını temsîlen bir hey&#8217;et hâlinde Celal Bayar&#8217;ı ziyâret ediyorlar. Söz, LAYİKLİĞİN ESAS GÂYESİNİN NE OLDUĞU MEVZÛUNA GETİRİLİYOR. Bayar onlara: &#8220;ÇOCUKLAR BİZ BATILILARA LOZAN&#8217;DA SÖZ VERDİK, İSLÂMİYYET&#8217;İ BİR ZAMAN SÜRECİ SONUNDA HALKA UNUTDURACAĞIZ. BEN, BU SÖZÜN BEKÇİSİYİM. BENDEN SONRAKİLER DE BU VAZÎFEYE DEVAM EDECEKLER.&#8221; Diye beyânda bulunduğunu Ali İhsan Bey bana nakletmişdi&#8230;&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify">İşte<strong> “Türkiye&#8217;de layiklik”</strong> denildiği zaman, bu hakîkatler mutlakâ nazar-ı i&#8217;tibâre alınmadan yazılıp söylenecek her şey, sâdece abesle iştigâldir; ve bunun, hiçbir ma’nâ ifâde edemiyeceği de apaçık ortadadır&#8230; Yani haçlı ve siyonist cenâh VE BUNLARIN <strong>İŞBİRLİKÇİLERİ</strong>, “<strong>Lozan Zaferi!</strong>” diye millete dayatılan gözküllemenin, bâlâda zikri geçen gizli maddesi ile, Türkiye’de bin yıldır huzûr ve sükûn içinde yaşayan kavimlerin ikiye bölünmesine sebeb olmuşlardır. Bir tarafda <strong>“İslâm yok edilemez!”</strong>diyen Müslümânlar; diğer yanda da <strong>&#8220;İslâm yok edilecek&#8221;</strong> diyen ateist laiklerden ibâret, batılılarla <strong>sözleşmeli</strong> <strong>işbirlikçi</strong> takımlar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify">90 seneye yakın bir zamandan beri milletin üzerine <strong>“bölücüler, mürteci’ler!”</strong> diye durub dinlenmeden her mekân ve fırsatda, devlet silâh ve imkânları ile yürüyenler; ve her 10-15 yılda bir (darbe ve ihtilâl) ihtilâcları ile Anadolu halkını ve bilhassa Oğuz Müslümanlarını sabataist (dönme) cenâh adına ortadan kaldırma hesabları yapanlar, inkârı gayr-i kâbil bir vâkıa olarak karşımızdadır…</p>
<p style="text-align: justify">İşte, <strong>batı</strong> denen mimsiz medenîler ittifâkı, İslâm Ülkesini ikiye ayırarak, milleti de, <strong>“biribirine kırdırma&#8221;</strong> usûlü ile onlara &#8220;<strong>soykırım</strong>&#8221; tatbik etmişdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify"><strong><u>ŞEYHÜLİSLÂM M. SABRİ EFENDİ VE BÜYÜK ÜSTÂD NECİB FÂZIL MERHÛMLARIN KALEMİYLE HAKÎKAT…</u></strong></p>
<p style="text-align: justify">Fecaatin hududları o kadar devâsâdır ki, Büyük Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi Merhûm bunu, <strong>“Andaç Lozan”</strong>dan 7 yıl sonra şu muhalled satırlarıyla dile getirir:</p>
<p style="text-align: justify"><strong>“-Harb-i Umûmî mütârekesinden sonra 150.000 ermeni Sûriye’ye, 100.000’e yakın yehûdî Filistin’e yerleştirildi. Bunun yüzde biri kadar müslüman muhâcirin bir İslâm muhîtına yerleşdiği işitilmedi… HALBUKİ TÜRKİYE DÂR-I İSLÂM OLMAKDAN ÇIKDIKDAN SONRA, ne ermeniler ve ne de yehûdîler, müslümanlar derecesinde yersiz ve yurtsuz bilhassa sâhibsiz kalmamışlardı.”</strong></p>
<p style="text-align: justify"><strong> </strong>(25.Temmuz.1930 tarih ve 67 sayılı Yarın Gazetesi)</p>
<p style="text-align: justify">İşte bu satırlar, yehûdî-haçlı dünyâsının, Müslümanlık ve müslümanlardan aldığı intikâmın hangi derecede olduğunu resmeder…</p>
<p style="text-align: justify">Şimdi de Büyük Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi Merhûm’un bu satırları yazışından 37 sene sonra, Üstâd-ı Muazzez Necib Fazıl Bey Merhûm’un, yüzde yüz hakîkatı aksetdiren ve tâ ciğerinden kopub gelen (9.8.967)deki feryâdı:</p>
<p style="text-align: justify"><strong>“-Bizi bu hâle getiren, adı ve sanıyla Cumhuriyet Halk Partisidir!</strong></p>
<p style="text-align: justify"><strong>His idrâkiyle millî nefretin mutlak hedefi olmasına rağmen, hâlâ içyüzü şuurlarda billurlaştırılmamış, tam bir tahlil süzgecinden geçirilib kalıplaştırılmamış olan bu parti, TÜRK MİLLETİNE HAÇLILAR VE EMPERYALİSTLERİN YAPAMADIĞINI YAPMIŞDIR. HAÇLILAR VE EMPERYALİSTLERİN, YAHUDİLER VE KOZMOPOLİTLERİN BİLE NEFRET ETMEYİB SADECE DEHŞET DUYDUKLARI İSLÂMİYYET’DEN TİKSİNME VAZİFESİNİ BUNLAR ÜZERLERİNE ALMIŞ; VE BÜTÜN BU OCAKLARIN DÜNYADAN VE KENDİSİNDEN HABERSİZ KUKLASI SIFATIYLA, TÜRK MİLLETİNİ VURMAYA MEMUR EDİLMİŞDİR…..</strong></p>
<p style="text-align: justify"><strong>CEDLERİMİZİN, İÇ VE DIŞ MÎMÂRÎSİYLE HAYATA VE (AGORA)YA HÂKİM OLARAK YAPDIKLARI CÂMİLERİN VE ONLARIN İÇİNDEKİ İBÂDETİN RÛHUNU KAVRAR GİBİ OLDUĞUMUZ GÜN, ESİRLİĞİMİZİN ŞEKİL VE DERECESİNİ ANLAYACAK VE KABÛLÜ MUHTEMEL NAMAZA, İŞTE O GÜN BAŞLAMIŞ OLACAĞIZ!”</strong> (Başmakâlelerim, 1995 tab’ı, s:198)</p>
<p style="text-align: justify"><strong><u>İKİNCİ VE KİNCİ ŞEF’İN DE, BAYAR GİBİ ALLÂH’IN MUTLAK DÎNİNDEN NEFRETİ…</u></strong></p>
<p style="text-align: justify">Müslüman bir millete tatbik edilen tenkîl (soykırım) hareketini bir vampir şehvet ve şekâvetiyle sürdürenler, yıllar da geçse, bu millet üzerindeki (<strong>soykırımlarının</strong>) bir dedektif iziyle sürdürücüsü olmakdan bile aslâ vazgeçmemişlerdir.</p>
<p style="text-align: justify">Hattâ bu<strong> “soykırımın”</strong>, hangi noktalara vardığının zaman zaman test edildiğine bile şâhid olunmuşdur!.. Bir misâl vermek icâb ederse, 1970 yılında gazeteciler, Müteveffâ İkinci ve kinci şef’e sormuşlardı:</p>
<p style="text-align: justify"><strong>&#8220;-Dînî temâyülleri olan bir parti kuruldu, bunu nasıl karşılıyorsunuz?&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify">İkinci ve kinci şefin cevâbına bakınız:</p>
<p style="text-align: justify"><strong>“-İyi karşıladım. Hiç olmazsa geçen zamân içinde, onların nisbetlerinin yüzde kaça düşdüğünü anlamış oluruz&#8230;”</strong></p>
<p style="text-align: justify">Dembokrasi sandığı içün müslümanları bilhassa 40 senedir oynatan ve onların enerjilerini meydan ve salonlarda tüketen düzen düzenbazları, neleri ve kimleri, ne içün ve nasıl oynatmaktadırlar, bütün bunların tam bir muhâsebesi yapılmadıkça; ve bir takım mefhumların iç yüzü tam idrâk edilmedikçe; ve mutlak hakîkata bilâ kayd ü şart boyun eğiş yoluna girilmedikçe, bu milletin ayağa kalkması aslâ mümkin olamıyacakdır…</p>
<p style="text-align: justify"><em>(İlk intişârı: 31.03.2010)</em></p>
<p><em> </em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri.html&amp;linkname=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fislam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri.html&#038;title=%C4%B0sl%C3%A2m%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20Ha%C3%A7l%C4%B1-Yeh%C3%BBd%C3%AE-Siyon%20%C4%B0%C5%9Fbirlik%C3%A7iler%20Ve%20Hedefleri%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/islam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri.html" data-a2a-title="İslâm Coğrafyasında Haçlı-Yehûdî-Siyon İşbirlikçiler Ve Hedefleri…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/islam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri.html">İslâm Coğrafyasında Haçlı-Yehûdî-Siyon İşbirlikçiler Ve Hedefleri…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/islam-cografyasinda-hacli-yehudi-siyon-isbirlikciler-ve-hedefleri.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
