<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>veladet kandili arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<atom:link href="http://www.turkcesi.biz/tag/veladet-kandili/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkcesi.biz/tag/veladet-kandili</link>
	<description>Hakkın ve Sabrın T&#252;rk&#231;esi imani, fikri, edebi, tarihi ve siyasi neşriyatdır...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 11 Dec 2024 21:38:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.4</generator>

<image>
	<url>http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/06/cropped-osmanli-armasi-site-ikonu-50x50.jpg</url>
	<title>veladet kandili arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<link>http://www.turkcesi.biz/tag/veladet-kandili</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hâlık Teâlâ&#8217;nın Sevgilisi Ve Mahlûkâtın Eşrefine (en şereflisine) Revâ Görülen&#8230;</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/halik-tealanin-sevgilisi-ve-mahlukatin-esrefine-en-sereflisine-reva-gorulen.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/halik-tealanin-sevgilisi-ve-mahlukatin-esrefine-en-sereflisine-reva-gorulen.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Sep 2024 07:50:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[03 - Rabiu'l-Evvel]]></category>
		<category><![CDATA[07/00 Regâib]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[hakk ile batıl]]></category>
		<category><![CDATA[mahlukatın eşrefi]]></category>
		<category><![CDATA[mevlid kandili]]></category>
		<category><![CDATA[veladet kandili]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=12260</guid>

					<description><![CDATA[<p>HÂLIK TEÂLÂ&#8217;NIN SEVGİLİSİ VE MAHLÛKÂTIN EŞREFİNE (en şereflisine) REVÂ GÖRÜLEN… Ahmed SELÂMÎ (Dağistânî) &#160; Layık cumbokrasilerle diğer bütün beşerî sistemlerde,  Peygamber sevgisine, hele Allâh Azze SEVGİLİSİNE<span class="excerpt-hellip"> […]</span></p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/halik-tealanin-sevgilisi-ve-mahlukatin-esrefine-en-sereflisine-reva-gorulen.html">Hâlık Teâlâ&#8217;nın Sevgilisi Ve Mahlûkâtın Eşrefine (en şereflisine) Revâ Görülen&#8230;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>HÂLIK TEÂLÂ&#8217;NIN SEVGİLİSİ VE MAHLÛKÂTIN EŞREFİNE (en şereflisine) REVÂ GÖRÜLEN…</u></em></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ (Dağistânî)</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Layık cumbokrasilerle diğer bütün beşerî sistemlerde,  Peygamber sevgisine, hele Allâh Azze SEVGİLİSİNE (Aleyhissalâtü Vesselâm)a  sevgi ve ta’zîm olmaz, olamaz…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Var gibi görünüyor veya gösteriliyorsa, kat&#8217;iyyen yalan ve sahtedir!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Aklî ve mantıkî en umûmî ve muhıt bedâhet şudur ki, O’nun getirdiği sistemin dışında herhangi bir sistemi, O’nun getirdiği o mutlak NİZÂMA tercîh, biricik şık hâlinde O’nu redd ve O’na buğz ve adâvete müsâvî, kat’îyyeti mutlak bir netîcedir…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bu noktadaki hakîkatı kelime-i tevhidin ilk adımı olarak görmedikçe <strong>“Müslüman olmakdan”</strong> bahis, mutlak bir abes ve şirk…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Allah SEVGİLİSİNİN EMÂNETİ ki, O&#8217;nu sevmenin en umûmî ve muhît temelidir, tatbîk etdiği nizâmı Kıyâmet’e kadar nümûne olma keyfiyyet ve kat’iyyetiyle devralan nizâm ise, 4 halîfe üzerinden hılâfet…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>15 asırdır gelen ve Allâh Sevgilisinin izindeki SÜNNET ehli ulemâmızın tam ittifâkıyla başka her şık, <strong>“zarûrât-ı dîniyyenin”</strong> en ihâta edici temelinin kat’iyyen reddi olub îmân dışıdır… Lozan ameliyyâtı (operasyonu) ile yapılan en büyük organ nakli, (bu beyin ve kalb transplantasyonu) denilen fâciadır…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Kâinâtın Hâlıkı, dünyayı Sevgilisi diliyle <strong>“Dâr-ı İslâm ve Dâr-ı Harb”</strong> olarak ikiye ayırırken, O’na <strong>“sevgi iddiasında”</strong> bulunanların, Fransız ihtilâlinin 1789 model <strong>“VATAN”</strong> muhtevâlı şirkini kamalizma eliyle yalamaları bir felâket!.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bizzat kurucunun dilinde <strong>&#8220;Yeni vatan, yeni sosyete, yeni devlet!&#8221;<br />
1000 yıllık temelleşmiş mukaddesler elindeki &#8220;vatan, ictimâî hayat ve devlet&#8221; telâkkîsi, Fransız kafası hesâbına sıfırlanıyor!</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>ALLÂH Sevgilisinin Kitâbı <strong>“Benim namazım, ibâdetlerim, hayâtım ve memâtım ALLÂH İÇÜNDÜR diyeceksiniz” derken; Müslüman, ancak bu DÂR içün ölebilir ve ancak bu takdirde şehîd olabilir”</strong> derken; 1789 model Fransız gâvurunun şirk yüklediği beşerî cumbokrasi gibi sistemlerin <strong>“Her şey vatan içün”</strong> dedirtmesi, Allâh Sevgilisine ihânetdir!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Allâh Sevgilisine sevgiye bir darbedir…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Dâr-ı İslâm, Allâh Sevgilisinin emâneti olan ahkâm-ı Kur’âniyyenin bitemâmihâ tatbîk edildiği ve dolayısıyla <strong>“Anam-babam sana fedâ”</strong> deyişin kuvveden fiile çıkdığı, hakîkatiyle idrâk ve telâkkî edildiği <strong>“islâmî dâr…” </strong> Yeni Devletde bu, imhâ hedefidir.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Dâr-ı Harb (Dâr-ı Ridde, dâr-ı şirk, Merhûm Elmalılının diliyle dâr-ı ikrâh, Şeyhülislâm Merhûmun diliyle Dâr-ı azâb) ise, bunun tam tersi, Allâh Sevgilisi emânetinin tahkîr, tahdîd, tağyîr, tenzîl ve tehdîd gördüğü, hâkim değil mahkûm edildiği, <strong>“Din işlerinin anayasanın layıklık ilkesi doğrultusunda yürütüldüğü”</strong>, netîce i’tibâriyle İslâmiyet’in, edille-i erbaasının yasaklanıb, tepesine, bu 1789 model Fransız intilâli ile uydurulan LAİKLİK ŞİRKİNE âid irâdenin, tanrı yapıldığı vatan… </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bunun gibi binlerce mefhûm anarşisi ile, Allâh Sevgilisinin yolunu bombalayıb, bilinemez, görülemez, duyulamaz ve yürünemez  hâle getirdiler… Şeyhülislâm Merhûmun diliyle <strong>“Topdan irtidâd”</strong> ruznâmenin en acıtıcı maddesi olmuşdur…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Şu anda bile Macron ve benzeri micronların, en azgın <strong>“HARBÎ”</strong> kefere ü fecerenin periyodik (ay hâli) azgınlığını yaşamalarının temelinde yatan da, Kâinât çapındaki bir hakîkatın, Allâh Sevgilisi diliyle tebliği ve O en sevgilinin <strong>“VELÂDETİ!”</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Azgınlığın zamanlaması bile tüyleri diken diken yapıyor… </em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>Asıl tüyleri mızrak mızrak yapan ise, iki asırlık içdeki Macronlardır…</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>2. Mamud&#8217;un, Tanzîmatçı maymunların, Jön piçlerin, İTçi kelblerin, meşrûtiyetçi kâtil ve hâinlerin, cumbokrat çukurların, şefokrat heykelcilerin, mason-darbeci ve kamalist çıfıtların, politikacı-süslüman münâfıkların, Allâh Sevgilisine 200 yıl yapdığı HAKÂRETLER yanında, MACRONUNKİ sâdece bir microncuk kalır!</em></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Nihâyet Macron ve micronlar Frengistanda bir frengdir, ondan bir dâr-ı İslâm’da yetişmiş Müslümanın İslâm’lık ve insanlığını beklemeye hakkımız olamaz!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Global ve (mahallî-vatanî) câhiliyye, îmân za’fı, çürümüş amel ve (ahlâksızlığı ahlâk edinmiş) bir vasatda, tam görecek göz yok denecek kadar azalmış, herkes, kendisini, kendi ölçüleri içinde en mükemmel <strong>“Peygamber Seven”</strong> görmek gibi, şeytânî bir usûlün serserisi olmuşdur!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Layık cumbokrasi kamalizması gibi partileştirici (şialaştırıcı-bölücü) beşerî sistemlerin <strong>“Bireycilik-ferdiyetçilik”</strong> diyerek böyle bir usûlü 97 senedir pompalaması da, mücerred o <strong>“Dinsizliğe”</strong> açılmanın en müessir usûlü olmasındandır… Kâinâtın sonuna doğru yol alan ve dünyâ denilen, iğne ucunun sonsuzda biri kadarcık bir seyyârede, Muhbir-i Sâdık Aleyhisselâm Efendimizin hadîsleri, elbetdeki bunları en sahîh ve sarîh şekli ile haber vermekde…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Öyle bir yalan ve sahtelik vasatındayız ki, aldanmaya ve kandırılmıya teşne bir halk evvelâ binbir işkence, tenkil (jenosit) veya soykırım sonunda sun’î olarak <strong>“üretildi”;</strong> sonra da onların kabûlüne âmâde bir sistem ve politika, bütün çarklarıyla işletilmiye açıldı…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Ve şimdi, gözü-kulağı, akıl ve idrâki patlatacak bir gün: VELÂDET KANDİLİ… </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>1449. doğum yıldönümü&#8230; Bu kadar yıl içinde onlarca düzine DEVLET en üst seviyede ve îcâbında o günü resmen bir ay süren BAYRAM ve TÂTİL yaparak tes&#8217;îd etmiş; herkes, sevindirecek ve yüzünü güldürecek insan aramış, Kâinat o güne ihtirâmda bulunmuş! Şimdi ise, 97 yıl evvel içün yer yerinden oynatılır, Allâh Sevgilisi içün laf çapında <strong>&#8220;Sevgililer Sevgilisi&#8221;</strong> ninnileri söylenirken, fiil ve resmî bayram ve ihtirâm çapında bu, ötekinin milyarda  biri kadar bile ele ve dile alınamıyor!. <strong>&#8220;Dine dayalı devlet sistemine KESİNLİKLE karşıyız&#8221;</strong> diyen (ateist Parti kamalizması) içün, elbetdeki başka şıkka hayat hakkı verilmiyecekdir!<br />
</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Gecesinde, <strong>“Anam-babam sana fedâ”</strong> lâfızlarına kadar sevildiği söylenecek, Kelâm-ı Kadîm ve mevlid kıraatları, (madenî ve mekanik anırtılarla kıraat muhal) bile olsa, ilâhiler ve cumhûrî cûş u hurûş içinde <strong>“islâmî ve uhrevî”</strong> bir sahtekârlık manzarası…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Aynı Perşembenin gündüzüne geçelim…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bu <strong>“islâmî ve uhrevî”</strong> aldatma, Allâh huzûrundaki ta’zîme hass ve mücerred Sevgilisine mahsus alâkayı, nâmütenâhî zıddına kalbedici bir <strong>“kabir başı rükû’ ve ubûdiyet ızhârı ve vesâyet altı tapınma ritüeli”</strong> ile, yüzde yüz zıd kutub üzerinde edâ ve icrâ ile devâm edecekdir…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Gecesinde <strong>“Anam babam sana fedâ”</strong> şaklabanlıkları, evet, gündüzünde ise, <strong>“Araboğlunun yâveleri, gökden indiği sanılan doğmalar, kendi yazdığı kitab..”</strong> ve buraya yazmakdan sonsuz kere hayâ ve teeddüb edeceğimiz, tüyleri diken diken eden <strong>“hakaret ve aşağılamaların”</strong> sâhiblerine; ve kendi öz i’tirafları ile vesikalı olarak 500 bin Müslüman ve sarıklı kellesi koparanlara, minnet, şükran ve ta’zîmin en üst perdeden icrâsına geçilecektir!&#8230;</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>İşte <strong>“zıddeynin ictimâı mümteni’dir”</strong> hakîkatını mümkin gösterici, aldatan, gözkülleyen, cumbokratik, layık, kamalistçe ve hılkat garibesi bir manzara… Macron ve Mikronlara kadar, Allâh Sevgilisine <strong>“hakâreti azdırıcı”,</strong> <strong>“Din ve Peygamber Sevgisinin”</strong> turnusol kâğıdı olan, kimsenin Ankara’yı ciddiye almasına kat’iyyen mâni’ bulunan vesîkalık bir tablo!.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>İşte târihde, ilk defa yaşanan böyle bir zahirî tezad ve tenâkuz; ve hakîkî bir aldatma ve gözkülleme sahnesi!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Allâh’a îmân ile, Sevgilisine <strong>“mahabbet ve ta’zîmin”</strong> zerresi olan bir kalb, <strong>“Halkı aldatırım ama Hâlık’ı aldatamam”</strong> der; ve gözü kararır, dili tutulur, parmakları felç olur! </em></span><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Politika îcâbı”</em></strong><em> demek gibi mübtezel bir özür uydurmaya tenezzülü, kâinâtın en kirli ve temizlenmez lekesi olarak kabûl eder; ve ÖLÜME inanmamanın ve ikinci kere dünyâya imtihân içün gelmenin muhâliyyetini akleder!. </em></span><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Ve bu kabil şeyleri, <strong>“takiyye”</strong> diyerek, iğrendiren şii yalanları ile şirin göstermeleri, <strong>“îman ve insan haysiyetiyle”</strong> kâbil-i te’lîf edilemez; ve buna islâmî bir istinâdgâh ve dayanağın muhâliyyeti de, herkesçe çok iyi bilinir! </em></span><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bütün bunlara rağmen yapılıyorsa, işte ana fikrimizin isbâtı olan keyfiyet ortaya çıkar: Aldatma, gözboyama…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Aklı başında olub, insanlar içün değil, mücerred Allâh içün yaşamakla mükellef bulunduğuna îmân eden bir Müslüman ise, kamalizmaya kadar her tür şirk ve küfrün toprağından silinmesini SAMÎMÎ olarak istiyorsa, slogan patlatmalara, kemmiyet putuna tapmalara kat’iyyen son verib, yapacağı tek şey, en evvel kendi öz hayâtında bir İNKILAB yaparak, üzerinde taşıdığı HARAM ve gayr-i meşrulukları İMHÂ hamlesidir…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Kat’iyyen unutulmamalıdır ki, <strong><u>her küfür ve her haram,</u></strong> kamalizmaya kadar bütün beşerî zulüm sistemlerini yaşatan bir şeytan yoludur! </em></span><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Aynı zamanda bu, İslâmiyyet’i zaifletmek, <strong>“Canımızdan çok sevme mecbûriyetinde olduğumuzu”</strong> bildiğimiz ve söylediğimiz Allâh Sevgilisini sevmekle mütenâkızdır; ve en netâmelisi de, O’nun YOLUNA TAŞ KOYMAKDIR!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>ESAS olan, 1789 Model Fr. ihtilâliyle ve onun yüklediği muhtevâ ile zihinlere yerleştirilen, EVET o zombileştirici muhtevâ ile, <strong>“Herşey vatan içün, bayrak, religion, halk, cumbokrasi, vatandaş, layıklık, heykel, isim, resim, cisim, cinsiyet eşitliği, her inanca eşit mesâfe, Batılı hayat tarzı, kadın köleliği içün onu evi dışına taşıma, falanın eserini ilelebed yaşatma, herşey eşşek hürriyeti ve bilmem ne içün” </strong>demek değil; Kelâm-ı Kadîm’deki <strong>“HAYÂTIM DA MEMÂTIM DA ALLÂH İÇÜNDÜR”</strong> diyebilmekdir… Evet, esasın esası budur&#8230;</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Gerisi boş ve abes, küfr ü şirk…</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Politikacılar halk üzerindeki VESÂYETLERİNİ, onları oyalıyarak 97 senedir yalan dolanlarla yürütmektedirler ki, artık buna hâlâ göz yummak ya gaflet veya dalâletdir!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Bu hakîkatlar çerçevesinde bütün Kâriîn-i Kirâmımızın mübârek, mukaddes ve muazzez VELÂDET Kandillerini şerlerin def’ine ve hayırların celbine medâr olması içün en samîmî hissiyâtımızla tebrîk ederiz…</em></span></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalik-tealanin-sevgilisi-ve-mahlukatin-esrefine-en-sereflisine-reva-gorulen.html&amp;linkname=H%C3%A2l%C4%B1k%20Te%C3%A2l%C3%A2%E2%80%99n%C4%B1n%20Sevgilisi%20Ve%20Mahl%C3%BBk%C3%A2t%C4%B1n%20E%C5%9Frefine%20%28en%20%C5%9Fereflisine%29%20Rev%C3%A2%20G%C3%B6r%C3%BClen%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalik-tealanin-sevgilisi-ve-mahlukatin-esrefine-en-sereflisine-reva-gorulen.html&amp;linkname=H%C3%A2l%C4%B1k%20Te%C3%A2l%C3%A2%E2%80%99n%C4%B1n%20Sevgilisi%20Ve%20Mahl%C3%BBk%C3%A2t%C4%B1n%20E%C5%9Frefine%20%28en%20%C5%9Fereflisine%29%20Rev%C3%A2%20G%C3%B6r%C3%BClen%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalik-tealanin-sevgilisi-ve-mahlukatin-esrefine-en-sereflisine-reva-gorulen.html&amp;linkname=H%C3%A2l%C4%B1k%20Te%C3%A2l%C3%A2%E2%80%99n%C4%B1n%20Sevgilisi%20Ve%20Mahl%C3%BBk%C3%A2t%C4%B1n%20E%C5%9Frefine%20%28en%20%C5%9Fereflisine%29%20Rev%C3%A2%20G%C3%B6r%C3%BClen%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalik-tealanin-sevgilisi-ve-mahlukatin-esrefine-en-sereflisine-reva-gorulen.html&amp;linkname=H%C3%A2l%C4%B1k%20Te%C3%A2l%C3%A2%E2%80%99n%C4%B1n%20Sevgilisi%20Ve%20Mahl%C3%BBk%C3%A2t%C4%B1n%20E%C5%9Frefine%20%28en%20%C5%9Fereflisine%29%20Rev%C3%A2%20G%C3%B6r%C3%BClen%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalik-tealanin-sevgilisi-ve-mahlukatin-esrefine-en-sereflisine-reva-gorulen.html&amp;linkname=H%C3%A2l%C4%B1k%20Te%C3%A2l%C3%A2%E2%80%99n%C4%B1n%20Sevgilisi%20Ve%20Mahl%C3%BBk%C3%A2t%C4%B1n%20E%C5%9Frefine%20%28en%20%C5%9Fereflisine%29%20Rev%C3%A2%20G%C3%B6r%C3%BClen%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalik-tealanin-sevgilisi-ve-mahlukatin-esrefine-en-sereflisine-reva-gorulen.html&amp;linkname=H%C3%A2l%C4%B1k%20Te%C3%A2l%C3%A2%E2%80%99n%C4%B1n%20Sevgilisi%20Ve%20Mahl%C3%BBk%C3%A2t%C4%B1n%20E%C5%9Frefine%20%28en%20%C5%9Fereflisine%29%20Rev%C3%A2%20G%C3%B6r%C3%BClen%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalik-tealanin-sevgilisi-ve-mahlukatin-esrefine-en-sereflisine-reva-gorulen.html&amp;linkname=H%C3%A2l%C4%B1k%20Te%C3%A2l%C3%A2%E2%80%99n%C4%B1n%20Sevgilisi%20Ve%20Mahl%C3%BBk%C3%A2t%C4%B1n%20E%C5%9Frefine%20%28en%20%C5%9Fereflisine%29%20Rev%C3%A2%20G%C3%B6r%C3%BClen%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalik-tealanin-sevgilisi-ve-mahlukatin-esrefine-en-sereflisine-reva-gorulen.html&amp;linkname=H%C3%A2l%C4%B1k%20Te%C3%A2l%C3%A2%E2%80%99n%C4%B1n%20Sevgilisi%20Ve%20Mahl%C3%BBk%C3%A2t%C4%B1n%20E%C5%9Frefine%20%28en%20%C5%9Fereflisine%29%20Rev%C3%A2%20G%C3%B6r%C3%BClen%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalik-tealanin-sevgilisi-ve-mahlukatin-esrefine-en-sereflisine-reva-gorulen.html&amp;linkname=H%C3%A2l%C4%B1k%20Te%C3%A2l%C3%A2%E2%80%99n%C4%B1n%20Sevgilisi%20Ve%20Mahl%C3%BBk%C3%A2t%C4%B1n%20E%C5%9Frefine%20%28en%20%C5%9Fereflisine%29%20Rev%C3%A2%20G%C3%B6r%C3%BClen%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalik-tealanin-sevgilisi-ve-mahlukatin-esrefine-en-sereflisine-reva-gorulen.html&amp;linkname=H%C3%A2l%C4%B1k%20Te%C3%A2l%C3%A2%E2%80%99n%C4%B1n%20Sevgilisi%20Ve%20Mahl%C3%BBk%C3%A2t%C4%B1n%20E%C5%9Frefine%20%28en%20%C5%9Fereflisine%29%20Rev%C3%A2%20G%C3%B6r%C3%BClen%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalik-tealanin-sevgilisi-ve-mahlukatin-esrefine-en-sereflisine-reva-gorulen.html&amp;linkname=H%C3%A2l%C4%B1k%20Te%C3%A2l%C3%A2%E2%80%99n%C4%B1n%20Sevgilisi%20Ve%20Mahl%C3%BBk%C3%A2t%C4%B1n%20E%C5%9Frefine%20%28en%20%C5%9Fereflisine%29%20Rev%C3%A2%20G%C3%B6r%C3%BClen%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalik-tealanin-sevgilisi-ve-mahlukatin-esrefine-en-sereflisine-reva-gorulen.html&amp;linkname=H%C3%A2l%C4%B1k%20Te%C3%A2l%C3%A2%E2%80%99n%C4%B1n%20Sevgilisi%20Ve%20Mahl%C3%BBk%C3%A2t%C4%B1n%20E%C5%9Frefine%20%28en%20%C5%9Fereflisine%29%20Rev%C3%A2%20G%C3%B6r%C3%BClen%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalik-tealanin-sevgilisi-ve-mahlukatin-esrefine-en-sereflisine-reva-gorulen.html&amp;linkname=H%C3%A2l%C4%B1k%20Te%C3%A2l%C3%A2%E2%80%99n%C4%B1n%20Sevgilisi%20Ve%20Mahl%C3%BBk%C3%A2t%C4%B1n%20E%C5%9Frefine%20%28en%20%C5%9Fereflisine%29%20Rev%C3%A2%20G%C3%B6r%C3%BClen%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalik-tealanin-sevgilisi-ve-mahlukatin-esrefine-en-sereflisine-reva-gorulen.html&amp;linkname=H%C3%A2l%C4%B1k%20Te%C3%A2l%C3%A2%E2%80%99n%C4%B1n%20Sevgilisi%20Ve%20Mahl%C3%BBk%C3%A2t%C4%B1n%20E%C5%9Frefine%20%28en%20%C5%9Fereflisine%29%20Rev%C3%A2%20G%C3%B6r%C3%BClen%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalik-tealanin-sevgilisi-ve-mahlukatin-esrefine-en-sereflisine-reva-gorulen.html&amp;linkname=H%C3%A2l%C4%B1k%20Te%C3%A2l%C3%A2%E2%80%99n%C4%B1n%20Sevgilisi%20Ve%20Mahl%C3%BBk%C3%A2t%C4%B1n%20E%C5%9Frefine%20%28en%20%C5%9Fereflisine%29%20Rev%C3%A2%20G%C3%B6r%C3%BClen%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fhalik-tealanin-sevgilisi-ve-mahlukatin-esrefine-en-sereflisine-reva-gorulen.html&#038;title=H%C3%A2l%C4%B1k%20Te%C3%A2l%C3%A2%E2%80%99n%C4%B1n%20Sevgilisi%20Ve%20Mahl%C3%BBk%C3%A2t%C4%B1n%20E%C5%9Frefine%20%28en%20%C5%9Fereflisine%29%20Rev%C3%A2%20G%C3%B6r%C3%BClen%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/halik-tealanin-sevgilisi-ve-mahlukatin-esrefine-en-sereflisine-reva-gorulen.html" data-a2a-title="Hâlık Teâlâ’nın Sevgilisi Ve Mahlûkâtın Eşrefine (en şereflisine) Revâ Görülen…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/halik-tealanin-sevgilisi-ve-mahlukatin-esrefine-en-sereflisine-reva-gorulen.html">Hâlık Teâlâ&#8217;nın Sevgilisi Ve Mahlûkâtın Eşrefine (en şereflisine) Revâ Görülen&#8230;</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/halik-tealanin-sevgilisi-ve-mahlukatin-esrefine-en-sereflisine-reva-gorulen.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yegâne Mürşid Ve Kurtarıcı Rasûl-i Rusül (Aleyhisselâtü Vesselâm)…</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/yegane-mursid-ve-kurtarici-rasul-i-rusul-aleyhisselatu-vesselam-2.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/yegane-mursid-ve-kurtarici-rasul-i-rusul-aleyhisselatu-vesselam-2.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Sep 2024 07:40:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[03 - Rabiu'l-Evvel]]></category>
		<category><![CDATA[07/00 Regâib]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed SEYYİDOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[12 rabiulevvel]]></category>
		<category><![CDATA[mevlid kandili]]></category>
		<category><![CDATA[veladet kandili]]></category>
		<category><![CDATA[Veladet-i Nebi Hastası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=10863</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnanmadıkları halde “Sevgili Peygamberimiz” diyecek ve milyonlaca câmi kalabalığını narkozlıyacaklar! “İnandım” diyen isbatını ortaya koyar ve ancak şunu der:</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/yegane-mursid-ve-kurtarici-rasul-i-rusul-aleyhisselatu-vesselam-2.html">Yegâne Mürşid Ve Kurtarıcı Rasûl-i Rusül (Aleyhisselâtü Vesselâm)…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>YEGÂNE MÜRŞİD VE KURTARICI RASÛL-İ RUSÜL (Aleyhisselâtü Vesselâm)…</u></em></strong></span></h1>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 24px; font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>O, o kadar büyük, biz, o kadar küçüğüz; münkiri o kadar kâfir, muhakkiri o kadar mel’ûn, aşşağılık ve muhalled f’i&#8217;n-nâr!</u></em></strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 20px; font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>Müslümanları “Mezheb taassubu ve kör taklid” ile karalamak da neyin nesidir? İngiliz, mezhebsiz ve kamalist diliyle konuşmak ve bu dehşetengiz bühtan da yeni çıkdı!</u></em></strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000; font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em><u>Ahmed SEYYİDOĞLU</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">İnanmadıkları halde <strong><em>“Sevgili Peygamberimiz”</em></strong> diyecek ve her mübârek gecede olduğu gibi bu <em><strong>&#8220;Velâdet Gecesinde&#8221;</strong></em> de câmi kalabalığı milyonları narkozlıyacaklar!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“İnandım”</em></strong> diyen isbâtını ortaya koyar ve ancak şunu der:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Alâ re’s-i vel-ayn Ey Allâh’ın Sevgilisi! Sen ne demişşen ona (gâibe) îmân etdim! </em></strong><em style="font-weight: bold;">Dünyâya hangi kânûn ve sistemi ve HÜKMÜ getirmişsen, ondan başkasına îmân, itaat ve ittiba’ edemem. Amel ve tatbik edeceğim de mücerred bunlardır; ve işte “Lâ ilâhe” diyerek senin getirdiğin dışındakileri Kıyâmet’e kadar son zerresine kadar reddediyorum! Müfessir Merhûm Muhammed Hamdi Efendi Hazretlerinin tedrîs buyurduğu gibi &#8220;Allâh&#8217;a îmândan evvel küfre tevbe şartdır, bu tevbenin de şartı, TÂĞÛTLARI aslâ tanımamaya AZMEYLEMEKDİR&#8221;</em> <em><strong>diyor ve buna</strong></em><strong><em> BİLÂ KAYD Ü ŞART ÎMÂN EDİYORUM. Hulâsaten, îmân,</em></strong><strong><em> fiil-amel ve ahlâk (tasavvuf) istikâmetim de, bütün kusurlarım ve eksikliklerime rağmen, ancak senin işâret buyurduğun edille-i erbaadan ibâret olacakdır!”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Müslüman içün gâvurluğu tepmenin ve ondan sıyrılmanın en asgârî i’tirâfı budur…</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Son senelerde din istismârı tavan yapdı; ve <strong><em>“ümmet”</em></strong> kelimesi, haçlıdan idhâl politikanın politikacı esnafı tarafından tepe tepe kullanılır oldu! Politikacılar, dînî ilimler ve i&#8217;tikâd hususlarında son derece câhil ve haddini bilmez kalabalıklardır. Zîrâ bunların 24 saatlerinin %70&#8217;i iç politikanın son derece hırslı (yalan-dolan ve şeytanlıkları) ile ve dış politikanın da yaranmaları ve düşmanlarına sırıtarak <em><strong>&#8220;eşbaşkanlık ve müttefiklik&#8221;</strong></em> kataküllileri çekmekle geçer! Ecdâdımızın <em><strong>&#8220;idâre-i avam&#8221;</strong></em> dediği Haçlıdan idhâl mülevves politikanın mültebis amelelerinin, dînî mevzuları derinliğine ve hele sıhhat şartlarına göre ta&#8217;lîm ve taallüme zaman ve imkânları yokdur, olamaz!. Onlar <em><strong>(Bel&#8217;amlarının)</strong></em> ne dediğine bakar ve dolayısıyla onların elinde oyuncak olmuşlardır&#8230; Buna politik pervasızlık, şirretlik, müctehidlik, allâmelik, ukalâlık ve umursamazlık da eklenince, bu adam ve madamların dilinden dökülmiyen cehâlet ve şirk kalmıyacakdır!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Kamalistliği uydurub, <strong><em>“ümmet”</em></strong> mefhûmunu 96 yıldır düşman i’lân etdiler; <em><strong>&#8220;Türkün Yeni Âmentüsü&#8221;</strong></em> adıyla kitablar yazacak kadar <em><strong>&#8220;ümmete&#8221;</strong></em> ve İslâmiyyet&#8217;e Allâhsızlık gaseyân edib 500.000 müslümanı katletdiler. Şimdi ise, politika dili taşıyanlar, kayatuzu yalayan keçiler gibi <strong><em>&#8220;ümmet&#8221; </em></strong>mefhûmunu yalamaya ve âlet olarak da kullanmıya  başladılar!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Hılâfet gidince, zaten <strong><em>“ümmet”</em></strong> diye bir varlık da ortada kalmıyacakdır!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Echel-i cühelâ fışkıracak, toprağı sıksan echel-i cühelâ!”</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>&#8220;Ekfer-i küferâ kaynıyacak, dünyâyı saysan ekfer-i küferâ!&#8221; </strong>demeden edilemez&#8230;</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">İşte  böylesine tepeden tırnağa vıcık vıcık çamur deryâsı bir vasatdayız!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">İslâmiyyet’in <strong><em>“Devlet ve hükûmet şekli olan HILÂFET varsa, buna bağlı olarak ÜMMET de vardır”;</em></strong> yoksa, o da yokdur!</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 36px; font-family: georgia, palatino, serif;">*</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Bu Velâdet-i Şerîf gecesinde, maaşlı ve sarık-cübbeli me’mûrîn, olmıyan <strong><em>“Ümmete duâ ederek”</em></strong> gözboyayacak, halkı <em><strong>&#8220;Allâh&#8217;la, hatta tâğûtlar, heykeller, putlarla&#8221;</strong></em> aldatacaklardır! <strong><em>“Hılâfetsiz de İslâm ve Ümmet oluyormuş”</em></strong> dedirtmek; ve havanda su dövdürtmek, aldatmak, şaşırtmak, hedef saptırmak, iblis sistemlerinin önünü açmak ve bütün bunlar içün narkozlamak, ancak böyle olur!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Kulakdan duyma <strong><em>“ümmet” </em></strong>mefhûmu, muhtevâsını kaybetmiş olarak dudaklardan bir <strong><em>“hethöt”</em></strong> der gibi çıkacak; kalb ve beyinlere yolu düşmeden lâfızdan ibâret ve beş para etmez hâle inkılab etdirilecekdir! Böylece, zavallı kalabalıklar kendilerini <strong><em>“ümmet”</em></strong> zannedecek; ve <strong><em>“2 milyarız”</em></strong> mavalları ve masalları ile <strong><em>“Velâdet Kandili kutlanmış, mutlanmış, pullanmış, daha doğrusu kendileri de putlanmış ve bozkurtlanmış&#8221;</em></strong> olacaklardır!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Kutsal mekânlar”</em></strong> turistik hücumlara uğrayarak, iğne atsan yere düşmeyecek! Böylece, <em><strong>&#8220;Dindar GENÇLİK, DİNÇLİK, belki de HİÇLİK&#8221;</strong></em>, tam da zımba gibi ve <em><strong>&#8220;Efgânî-Abdûh-Reşid Rızâ-Mûsâ BİGİYEF-Kamâliyye-Fettôşiyye-Diyalogşiniyye ve Haltettiniyye&#8221;</strong></em> dîn-i telfîkiyyesi, cinsiyye, cibilliyye ve teslîsiyyesi istikâmetinde matlûba muvâfık olarak yeşertilmiş, yeşillendirilmiş ve filizleri odunlaştırılmış olacakdır!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Belli olmaz, belki de ins ü cin, bugün bazı pilot câmi seçilen yerlerde olduğu gibi o ma&#8217;bed-i cümhûriyye ve ılmâniyyelerde top oynıyacak, <strong><em>“spor tesisleri bilmem kaç misline çıkdı”</em></strong> diye politikacılar <strong><em>“lüksün, fuzûliyât veya isrâfın”</em></strong> adını <strong><em>“spor”</em></strong> veya bilmem ne koyarak şakşak toplıyacak; aç ve fakir, hasta ve nâçâr, işsiz, borçlu ve intihârın kapısındaki milyonlara, siyanürizme kaymış vatanî ve yatanî ölmüşdaşlara da:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> <strong><em>“Ekmek bulamazsanız pasta yiyin; </em></strong><strong><em>su bulamazsanız 2’den 18’e çıkan fabrikaların rakısını yudumlayın! İzmir kordon boyunu rahat rakı içmeniz ve zil-zurna &#8220;atasal ve yatasal&#8221; olmanız içün boşuna mı pırıl pırıl temizleyib hazırladık!”</em></strong> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Denilecekdir!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Artık herşey zıvanasından çıkdı!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Sarıklı-cübbeli, ülülemirli, raisine taparlı, muskalı, yanmaz kefenli, gâibden haberli, KADEH&#8217;li ve cinsiyeti belli, yarık sandıklı  şu lâyık cumbokrasi <em><strong>SEKTÖRÜ</strong></em>, daha da uçarak, uçurularak, hatta kanatlandırılarak, para, menfaat ve istismâr <em><strong>FAKTÖRÜ</strong> </em>hâline döndürüldü! Kurt izi koyun izine, at izi it izine, baş örtüsü ve bezi, şey bezine karışdı vesselâm&#8230;</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 36px; font-family: georgia, palatino, serif;">*</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Nice resmî ve husûsî ellerle, 776 bin km murabba’ üzerinde kandiller, mübârek gün ve geceler ve ezanlar, 10 kasım siren sesleri ile karıştırılıb (halt edilerek) ses kasırgaları, söz palavraları, öz kadavraları ile ortalığı inim inim inletecek; ve bundan, <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>ak</strong></em></span>dan karaya inkılap etmiş parti-pırtı sektörleri fevkal&#8217;âde memnûn, mesrûr ve pürnûr olacak; hatta <em><strong>&#8220;Özgüven&#8221;</strong></em> içinde bir dünyâ devleti olmakdan şübhemiz de bulunmıyacakdır!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Şahsiyet krizi tavan yapdığı hâlde bunu gören kalmazsa, artık sık sıkabildiğin kadar! Herkes her şeyi yiyecek, en mühim ve zarûrî hakikatlar karşısında bile, şu <strong><em>“ıspanak”</em></strong> korkusu kadar<strong><em> “Allâh Azze ve Celle’den İTTİKÂ”</em></strong> ne akla, ne dile ve ne de kalbe inecek!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Gâvurdan idhâl <strong><em>“lâyık cumbokratik”</em></strong> sistemin getirdiği nokta işte budur; ve bunu, Haçlı Bâtıl Batı, Anadolumuz’a son derece planlı ve projeli bir nesne olarak da Lozan&#8217;dan beri zerketmişdir!.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Bu gece, sözde <strong><em>“ümmet”</em></strong> nâraları atılacak, özde ise uyku terapisi yapılacak, sarıklı-cübbeli dekor dünyâsından bir gün sonra  da, sirenler çalınacak, matem moduna dalınacak; <strong><em>&#8220;mozolelerde tapınma ve ruh çağırma seans ve ritüelleri&#8221;</em></strong> ile tam tersi bir proje, 81 yıldır bütün varlığa meydan okuyarak tatbika konulacakdır!. Atasına benzer <em><strong>&#8220;adam ve madam&#8221;</strong></em> modeller, tıpkısının aynısı, aynısının aslısı, bir takım (taklid ilâçlar ayarında) taklid <em><strong>&#8220;organizmalar&#8221;</strong></em> zuhûr edecekdir!. İleriki seneler içün <em><strong>&#8220;siyanürlü rahatlama terapileri&#8221;</strong></em> bile reçete edilebilecekdir!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Bir taraf<strong><em> “Allâh’a”</em></strong> tapar görünürken, öteki taraf da, İbrahim Aleyhisselam’ın <strong><em>“Bu heykeller nedir?”</em></strong> diye babasına ve kavmine sorduğu suallere bugün cevab veremeyecek; sâdece, <strong><em>“Biz atalarımızı bu tapınmalar üzerinde bulduk ve böyle gördük”</em></strong> diyeceklerdir!</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 48px; font-family: georgia, palatino, serif;">*</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Ümmet?”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Bunun, menfaat hülyâlarıyla halkı 2023’e doğru sürükliyecek ne kadar popolitikacı ve kafa hamûlesi <strong><em>“materyalist k..hânesine”</em></strong> dönmüş kimesne varsa, onlara, hiç duymadıkları <strong><em>ÜMMET</em></strong> ta’rîfini, Büyük Müfessir Merhûm Muhammed Hamdi Efendi Hazretlerine yaptıralım:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“ÜMMET: ÖNE DÜŞEN, FIRÂK-I MUHTELİFEYİ TOPLIYAN, METBÛ’ BİR CEMAAT DEMEKDİR Kİ, HEPSİNİN ÖNÜNDE DE    İ M A M   BULUNUR. Cemaatle kılınan namazlar, bu muntazam ve hayırhah tertîb-i ictimâînin tecelliyâtını ifâde eden sûret-i mahsûsesidir. Bu sûretle hayra da’vet ve emr-i ma’rûf ve nehy-i ani’l-münker yapacak bir<u> ÜMMET VE İMÂMET TEŞKÎLİ,</u> <u>BA’DEL ÎMÂN MÜSLÜMANLARIN İLK   F A R Î Z A-İ   D Î N İ Y Y E L E R İ D İ R.</u>  Bu farizayı edâ edebilen Müslümanlardır ki “VE ÜLÂİKE HÜMÜ’L-MÜFLİHÛN” hükm-i celîli mu’cebince FELÂH-I KÂMİLE MAZHAR OLURLAR. Aksi halde “VELÂ TEMÛTÜNNE İLLÂ VE ENTÜM MÜSLİMÛN” müeddâsı müşgil ve belki MÜTEAZZÎR olur.”   </em></strong><span style="font-size: 12px;">(Elmalılı Tefsîri, tab’-ı evvel, c. 2, s. 1154-55)</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">55 yıldır yazıyorsak da, birilerine ve irilerine okutamadığımız bu altın satırlardaki mutlak hakîkatları, 5-10 kişi okusa da kalbine indirse ve şunları dese ne büyük kârdır:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>“İmâmet-i Kübrâ (Hılâfet) ne imiş de bizim haberimiz yokmuş! Lozan’da &#8220;Hılâfeti ver, şunları al ve tepe tepe kullan&#8221; pazarlığı, demek ki bu müthiş alış-verişin ta kendisiymiş… Meğer bizim hergün kıldığımız namazlar, TA’LÎM meydanında her gün 5 kere ictimâ’ ederek yapdığımız askerî TA’LİMMİŞ!  Bunca müslimîn ve gayr-i müslim milel-i sâireyi, Allâh Azze ve Celle’nin İRÂDE VE HÂKİMİYYETİ ALTINDA toplıyan; ve o kendine tâbi’ kılan metbû cemaatin adı “ÜMMETMİŞ!”  Başındaki BAŞKANA da “İMÂM-I KEBÎR=HALÎFE” denirmiş!&#8221;</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Şeyhülislâm Merhûm Mustafa Sabri Efendi Hazretleri de HILÂFETE şu ana vasfı eklemiş; ve zarûrât-ı dîniyyeden olduğunu, yani reddedilerek îmân edilmemesinin, küfre müeddî bir keyfiyet olacağını şöyle kaleme almışdır:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Hılâfetin lüzûmunda şübhe ve tereddüd gösteren insanların hem akıllı hem de MÜSLÜMAN olmalarına İHTİMÂL VEREMEM.”</em></strong><span style="font-size: 12px;"> (Yarın, 8. Receb. 1347—21. K.Evvel. 1928)</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Müfessir Merhûm’un satırları isbât ediyor ki:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">“<strong><em>Cemaatle kılınan namazlar, bu muntazam ve hayırhah tertîb-i ictimâînin </em></strong><em>(İmâmet-i Kübrânın=Hılâfetin)</em><strong><em> tecelliyâtını ifâde eden suret-i mahsûsesidir.”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> Demek ki, <strong><em>“Allâh Azze ve Celle’nin irâde ve hâkimiyetine îmân edenlerin”</em></strong>, neyin (tecelliyâtını) ne içün görmek üzere ve hangi kuvvet ve kudret önünde her gün 5 kere <strong><em>TA’LÎM’den</em></strong> geçdikleri, burada apaçık görülmektedir. Artık bugün, kaç kişinin nasıl namaz kıldığı ile, sistemin yatır-kaldır me’murları arkasında kimlerin yat-kalk yapdığı  da, son derece sarîh, açık ve vazıh idrâk edilebilmelidir! İstatistiklere göre bir takım namaz kılma yüzdelerinin medya şeytanlarınca yazılır olması da, politika canbazlığı, müşrikliği ve itliği iktizâsıdır!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>&#8220;Kral çıplak&#8221;</strong></em> demeden, dalaksız ve başı kuma sokarak yaşamanın da, ecele çâresi  henüz keşfedilemedi!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">5 vakit kıldığımız namazlar, o <strong><em>“İMÂMET-i KÜBRÂNIN tecelliyâtını”</em></strong> yüzmilyonda kaç nisbetinde <em><strong>İFÂDE</strong> </em>ediyor dersiniz?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">O beş vakitde, öyle <strong><em>“muntazam ve hayırhah”</em></strong> bir askerî kıt’a olunacak ki, bu, <strong><em>“İmâmet-i Kübrâ”</em></strong> ordusunun bir timi veya mangası veya takımı veya bölüğü veya taburu veya alayı….. olarak varlık ortaya koyabilsin!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>&#8220;Cennet vatanımızda Din, vicdân ve fikir-zikir hürriyetinin&#8221;</strong></em> milyarda kaçı varmış acebâ şimdi?.<em><strong> &#8220;Câmiler ardına kadar açık&#8221;</strong></em>, yat-kalk, al sana <em><strong>&#8220;Dîn, vicdân, fikir, mekir ve bilmem ne hürriyeti!&#8221;</strong></em>  Mason Demirel: <em><strong>&#8220;236 âyet devlet idâresi ile alâkalı, lâyıklığa ters, bırakın bunları, geride 6400 küsûr âyet va, bunlar neyinize yetmiyo!&#8221;</strong> </em>demiş; ve <em><strong>&#8220;Din hürriyeti&#8221;</strong></em> denilenin <em><strong>&#8220;Dinsizlik hürriyeti&#8221;</strong></em> olduğunu, cihâna  pek güzel ünlemişdi!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> Politikacı sihirbazlığı!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Lâyık politikacıların, namazı (sudan ucuz) yani <em><strong>&#8220;enflasyondan müberrâ&#8221;</strong></em> hâle getirmesi, <em><strong>&#8220;İLÂHÎ RIZÂ ve CENNETİN&#8221;</strong></em> de (ucuzlıyacağı) ma’nâsına gelemez! Politikacı sihirbazlar <em><strong>&#8220;Güncelleme ve 14-15 asır evvelki hükümler bugün uygulanamaz&#8221;</strong></em> diye ucuzculuğa destanlar da düzseler ve Haltettiniyye dîn-i ılmâniyyesinin dört koldan ne kadar misyonerliğini de yapsalar, Allâh Azze ve Celle&#8217;ye karşı bu <em><strong>&#8220;ucuzlatma terörü&#8221;</strong></em> bir halta yarayamaz, yaramıyacakdır! Çünki  Merhûm Muhammed Hamdi Efendi Hazretlerinin buyurduğu gibi <em><strong>&#8220;Cihan Devlet ve hükûmetinin müstakillen MÂLİKİ&#8221;</strong></em>, Hâlik-ı Külli Şey&#8217; olandır! Hâlık-ı Mutlak.. Hâlık-ı Kahhâr-ı Zü&#8217;l-Celâl.. Hâlık-ı Lemyezel.. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">İşte Cihâna kıyasla bugünün iğne ucu kadarcık dünyâsındaki 200&#8217;e yakın düvel-i şeyâtîn, o CİHAN DEVLETİ karşısında (terör) estireceğini zannedib, gerzekçe ve boş yere ıkınıb sıkınıyor ve havanda su dövüyor!<em><strong> &#8220;Mutabakât, ittifak, eşbaşkanlık, yarı baştanlık, tam baştaparlık&#8221;</strong></em> bilmem ne diye çocukdan bin beter oyun içinde oyunlar oynayıb, durmadan <em><strong>&#8220;Dembokrasi&#8221;</strong></em> de diyerek kan döküyorlar! Ve <em><strong>&#8220;kâtillikleri ile terörleri&#8221;</strong></em> de hiç dile getirilmeden, yollarına devam ile işin cılkını çıkarıyor ve yüzlerine gözlerine bulaştırıb gene de Âdemoğlunun tepesinde fink atıyorlar! Narkozlanmış milyarlar da bunların peşinde, bunlara (oy) vererek <em><strong>&#8220;Bizim irâde ve hâkimiyyetimiz&#8221;</strong></em> nâraları atıyor; ve aldanmalarının, kazıklanmalarının  ve (bakar kör oluşlarının) faturasını, it gibi çalışıb didinerek gene onlar uğruna hayatlarını hebâ ederek ödüyorlar! Halbuki Cihan DEVLETİNİN MÂLİKİ:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> <em><strong>&#8220;BENİM NAMAZIM, HAYATIM VE MEMÂTIM ALLÂH İÇÜNDÜR!&#8221;</strong></em> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Demelerini, bütün ins ü cinne emrediyor! Böyle iken, onlar tam tersini söyliyerek, <em><strong>&#8220;Terörün Püsküllüsünü&#8221;</strong></em> Cihânın YARATICISINA karşı; O, <em><strong>&#8220;Mahkeme-i Kübrâsı&#8221;</strong></em> olana, <em><strong>cenneti ve cehennemi</strong></em> bulunana karşı nasıl nemrutça sürdürmekteler ki, hayret ve dehşet!</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Üstelik, ne kadar acınası veya ne kadar da gülünç!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Birilerinin <strong><em>“ümmet”</em></strong> dediği şey (kuru kalabalık), eğer câmileri aşındırmak yerine, namazı, tefsir sâhibinin beyan etdiği hikmeti içinde namaz gibi kılsaydı, 2 milyarlık dehhâmeleşmiş bir nüfûs, dünyâyı, Mektubçu Sarızevzeğin, Katerina p……ginin, İsrail yahudisinin, İngiliz madamının, Makron mikronunun, bilmem neredeki çin ucûbesinin ve inek sidiği içen kenefâne farelerinin eline ve binbir zulmüne bırakır da, kendisi de sürüm sürüm sürünür müydü?..</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>&#8220;B</strong></em><em style="font-weight: bold;">en, İslâmiyyet&#8217;i, istediğim plastik çocuk oyuncağı gibi her partimin iktidârına göre o partinin felsefesi ve hevesâtına tapar hâle getirir ve istihâle etdiririm; ve beşerî sistemi, onun tepesine, tapacağı TANRI olarak dikerim; ve bir asra yakın “İmâmet-i Kübrâ’ya&#8221; söver-sayar ve sövdürür-saydırırım”</em> diyen bir sistemde, <em><strong>“İslâm”</strong></em> denen mutlak hakîkatın yaşadığı veya yaşatılacağı, oranın (Dâr-ı İslâm) olduğu ve orada <em><strong>&#8220;İslâm (DÎN) hürriyetinin, vicdan ve fikir ve bilmem neyin bilmem nesinin, zerresinin bile bulunduğu&#8221;</strong></em> düşünülebilir mi?</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 36px; font-family: georgia, palatino, serif;">*</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Ammâ, Haltettiniyye mezhebinin pîri Karamanlis gibi İslâmiyyet&#8217;in altını oyanlara göre İslâmiyyet her yerde yaşanır! Tâğûtlara ta&#8217;zîm bile edilebilir, düşük fâiz mubahdır-kredi çekilebilir ve bu parayla ev alınıb içinde zikir-fikir herşey <em><strong>&#8220;Kitab-Sünnet&#8221;</strong></em> denilerek AKP lâyikliği içinde <em><strong>&#8220;İslamcı olarak ve mezheb taassubu ve kör taklide bulaşmadan, Osmanlı torun-torbası olarak son derece huzur içinde&#8221;</strong></em> edâ edilebilir! Şarap dışındaki içkiler birazcık içilebilir, kadın eli sıkılabilir, başını örtdün mü diğer taraflar kıvır kıvır olsa da üstünde şeffaf veya bedene sımsıkı sarılmış kılıfı varsa zarar vermez, harem-selâmlık v.s. eskidenmiş; karılar sokaklar ve iş yerleri dolusu patron emrine girib KOCA VELÂYETİNİ hastirlemişse, bu da ekonomik zarûretin netîcesi olarak meşrû&#8217;dur! Patronların eli ayağı Allâh korkusundan hiçbir dişi işçinin orasına burasına hiç uzanmaz, şimdi herkesin kalbi temiz ve pirille yıkanıb pırıl pırıl olmuşdur! </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Mahrem-nâmahrem görüşmesi, konuşması, samimiyyeti ve beraberliği  olmazsa, kadın-kızın <em><strong>&#8220;iş gücünü&#8221;</strong></em> sıyırmak ve onları kullanıb köleleştirmek mümkin olmaz ve netîceten fâiz ve sömürü sistemi yürütülemez, dolayısıyla kapitalist dünyâ eşkıyâlığının ekonomisi çöker! Anınçün karı-kız eşşek gibi her yerde herkesle çalışmalıdır, kadının birçok mahremiyeti nice iş arkadaşı aygırın da ortak bilineni olmalı ve âile inzıbâtı <em><strong>&#8220;anonimleştirilerek&#8221;</strong></em> gevşetilmeli ve bunun netîcesinde de (millet) kıvâmı sulandırılarak mukâvemeti giderilmelidir! Böylece Global çeteler, karısının istediği yerde çalışmasına izin vermiyen kocalar, madamlarına <em><strong>&#8220;ŞİDDET tatbik etmekden&#8221;</strong></em> evlerine bile sokulmamalı, 1-6 ay arası evler babasız bırakılalarak karı-koca biribirine düşman edilmelidir!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> İslâmcı sosyete karıları veya madamları, <em><strong>&#8220;İstanbul sözleşmesine ve KADEH&#8217;çi karılar kosülünün gidişâtına göre Manukyan&#8217;ın ke.hânesinde çalışacağım&#8221;</strong></em> diye zangır zangır ihtizâza gelib zırlasa, bu bile<em><strong> &#8220;Madama şiddet suçudur&#8221;</strong></em> ve adamları, evden (1-6 ay) tard çezâsı alabilir! </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Hulâsa bunun adı <em><strong>&#8220;Lâyık cumbokratik sistemdir&#8221;</strong></em>, din-vicdan-fikir-fakir-hakir-münker-münkir ve bilmem ne <em><strong>&#8220;hürriyetleri&#8221;</strong></em> her yerde gırtlağa kadar bol bulamaç tevzi&#8217; edilmektedir!. Anınçün,<em><strong> &#8220;Lâyik  cumbokratik sistem veya düzende her müslüman hâline bin şükredib, vahye müstenid &#8220;UYGULANAMAZ&#8221; hükûmet-i İslâmiyye hayâllerinden kat&#8217;iyyen vazgeçmelidir!.&#8221;</strong></em> Daha da rahatsız olub vazgeçmiyenler, böyyük müctehid ve şeştepelere ve nice zirvelere kadar akıl hocası ve <em><strong>&#8220;dayanışman ve sıvaşman&#8221;</strong></em> da olan Haltettin Karemanlis&#8217;in <em><strong>&#8220;Lâik Düzende DİNİ yaşamak&#8221;</strong> </em>isimli kitabını g</span><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">ünde 5 v</span><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">akit kıraat eylemelidir! Böylece, i&#8217;tikâdiyyâtını da Haltetttiniyye ekolüne veya mezhebine göre tashîh edib, </span><em style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>&#8220;dembokratik haklarını&#8221;</strong></em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> her zaman en iyi kullanan ve Haçlı Avrupa ve loca standartlarına göre de  son derece mûnis ve uysal koyun olub, mükemmel bir <em><strong>yurtdaş</strong> </em>veya <em><strong>vatandaş</strong> kimliği çizmiye </em>bakmalıdır! Binâenaleyh me&#8217;mûr ise, emekliliğine kadar da, sicili pirille yıkanmış pırıl pırıl bir me&#8217;mur olarak, hayatını cumbokrasi, parti, sandık ve oy <em><strong>&#8220;râbiası&#8221;</strong></em> peşinde ve vatan aşkıyla ve son derece <strong><em>&#8220;yerli ve millî bir ma&#8217;mûl olarak&#8221;</em></strong> ve üstlerinden de bol âferinler alarak huzûr ve sükûn içinde idâme etdirmelidir! </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> Sonra da ölüsüne, <em><strong>&#8220;İSLÂMCI, mezheb taassubu ve kör taklidçilik dışında kalan&#8221;</strong></em> Haltettinî DİB&#8217;iş ruhban sınıfları, onu, Yıldız Kenter gibi<em><strong> &#8220;ölüsünün yakılmasını vasiyet etse bile&#8221;, </strong>cennetlik tam bir müselman kabûl ederek<strong>,</strong> <strong>&#8220;İslâmcı Haltettiniyye Mezheb-i Telfîkiyyesi iktizâsına tevfîken&#8221;</strong></em> nasıl olsa çıra gibi yakmıyacaklar; ve musallâ taşına <strong>&#8220;yatay&#8221;</strong> olarak bir güzel vaz&#8217;edib namazını kılacaklardır! Ve ma&#8217;lûm mezheb uluları ile icâzetli politika başları ve ekâbiri de, ta&#8217;ziyeler ve <em><strong>&#8220;Allâh&#8217;dan RAHMET dilemeler&#8221;</strong></em> eşliğinde, mevtânın <em><strong>&#8220;sırma saçları ve badem gözlerini&#8221;</strong></em> en içden duygularla yâdedeceklerdir! Sırma saçlar ve badem gözler hayalhânelerden bir an bile düşmeden, meselâ <em><strong>&#8220;Âşiyân&#8217;daki&#8221;</strong></em> ateist Fikret&#8217;e komşu edilmek üzere, <em><strong>&#8220;Berzah&#8217;daki mekânına&#8221;,</strong></em> o upuzun yolculuğa yolcu edivereceklerdir!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> Eğer mevtâ, denk gelir veya cumhuriyet müctehidlerinin tombala torbasından piyangoyu kazanırsa, kitâbına uydurulub <em><strong>&#8220;ŞEHİD&#8221;</strong> </em>olarak bile dar-ı bekâya rıhlet etdirilir; ve tâbûtu da, en yükseklerdeki <em><strong>ülülemirlerin</strong> </em>omuzlarında seyyahata bile çıkarılıverirmiş! Dünyâda böyle böyyük mazhariyyetlere nâil olundu mu, adı geçen mezheb-i haltettiniyyeye göre <em><strong>&#8220;Böylelerine cehennemin dibindeki zebânî denen melekrû  melekler&#8221;</strong></em> çok böyyük karşılama merâsimleri yaparak, onları erbakanvârî <em><strong>&#8220;Hörmetle ve mahabbetle bağırlarına basar&#8221;</strong></em> ve ebediyyen değil de, birazcık kalacakları mekânlarına pek nezâket ve nezâhetle sevkediverirlermiş! </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Mezheb-i Haltettiniyye&#8217;nin <em><strong>&#8220;Laik Düzende Dîni Yaşamak&#8221;</strong></em> isimli kitabından ilhamlar böyle gelse de, Vahye dayalı edille-i erbaaya göre lâyık <em><strong>&#8220;DÜZENDE ve DÜZLEMDE&#8221;</strong></em> nasıl kolay yaşanır, bu hiç mümkin midir? O <em><strong>&#8220;düzen ve düzlemin&#8221;</strong></em> sarıklı-cübbeli-maaşlı-emir kullarının elinde, nasıl zevkli ve keyifli yaşanacağı, Haltettiniyye mezhebine göre çok kolay ve zevkli ve şevkli ve şevketli bir <em><strong>&#8220;YAŞAM&#8221;</strong></em> olsa da, bu, İslâmiyyet&#8217;e göre gayr-i mümkin midir, YOKSA MUHAL MİDİR!?! Bunu nasîbi olanlar çok iyi bileceklerdir&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Sonra da</em><em> gelsin</em><strong><em> “Fethün min Allâhi ve fethün QARÎB!”</em></strong><em> narkozlama seansları!</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Ne yazık ki, şeytan, kasıklarını tuta tuta gülüyor!</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 36px; font-family: georgia, palatino, serif;">*</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> 15 asırdır gelen <em><strong>(USÛL ÇİZGİSİ)</strong></em> yok sayılırsa, bundan İslâm coğrafyası gavurlaşasıya kaybeder ki, bugüne kadar yaşanan rezilliklerin temelinde, bu usûlsüzlük irtidâdı da yatmaktadır… Usûlsüz vusül olamıyacağını akledemiyenler, sonunda <em><strong>&#8220;Kâinât İmamı Fettoşun&#8221;</strong></em> âkıbetine uğrarlar ki, bu da kaçınılmaz bir sondur!. <strong><em>“Gülen Fıkhı”</em></strong> diye kitablar yazan ve <strong><em>“Mezhebler Dîn değildir”</em></strong> diyerek müctehid imamlarımızı sıfırlamıya kalkan ve ekranlarda horozlanmakdan başı dönen Haltettiniyye familyasından F. Beşer-Şaşarlar; ve Abant sofralarının başköşe hocası Karemanlisler, v.s.’ler, <em><strong>&#8220;15 Temmuz 2016 Haçlı Seferi&#8221;</strong></em>nden sonra, tepelerdeki birileri ve irilerinin şefaatıyla çadırları yırtarak 4 ayakları üzerine düşmeyi becerseler de, bir <em><strong>hesab günü</strong></em> vardır ki, orada hiç kimse kıvırtamıyacakdır&#8230; </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Oraya inanmıyanların küfrü de, bu mutlak hakîkatı yok edemez!..</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> Efgânî-Abduh-R.Rıza masonları gibi Baîdullah ve Bigiyef&#8217;lere kadar nice İslâm muârızı müsteşrikleri <em><strong>DELİRMİŞÇESİNE ve TAASSUBLA TAKLÎD ETDİKLERİ</strong></em> hâlde, bunlar, onların ağzı ve zehirli dilleri ile Ehl-i Sünnet Ve&#8217;l-Cemaat müslümanlarına zerre kadar utanmadan <strong><em>“Mezhebçilik, mezheb taassubu ve kör taklid, v.s. gibi” </em></strong>iftirâlar atarak (bölücülük ve aşşağılayıcılık) çukurlarına düşebilmektedirler! İlk 3 asırda <em><strong>(ilm-i vehbî, meleke-i fekâhet ve akl-ı selim)</strong></em> gibi hakîkî müctehidler içün şart bulunan mevhîbe-i ilâhiyyeye nâil olmuş fukahâyı beğenmemek ve küçümsemek, eslâf-ı kirâm Hazerâtına en sunturlu ve ahlâksız bir ihânetdir; ve Peygamberân-ı Izâm Aleyhimüsselâm Hazerâtının yolunda ve onların silsile-i merâtibi üzerinde olmakla da kat&#8217;iyyen kâbil-i te&#8217;lîf edilemez&#8230; Müslüman devlet adamlarına bile kendilerini tırnak ucu kadar kullandırmakdan ve onların davulunu çalmakdan, hele hele masonik kafalılara dönüb bakmakdan bile <em><strong>MÜNEZZEH </strong></em>bulunan selefimizin yolunda olmıya ihtiyâc, her asırdan daha çok günümüzde en mühim bir zarûretdir&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Şimdikilerin, ele geçirmek içün can atdıkları, hatta binbir katakülli çevirdikleri makamları, o <em><strong>&#8220;veresetü&#8217;l-enbiyâ&#8221; </strong></em>olan müctehid imamlarımız, emir kulu derekesine düşmemek içün reddetmiş, zorla kabûl etdirmek istiyenlere karşı da, kabûl etmemekde akıl almaz salâbet ve kahramanlıklarla direnmişlerdir. Bu uğurda zındanlarda kırbaçlanmalara, işkencelere, zehirlenmelere ve ŞEHÂDET şerbetini içmelere kadar bedel ödemiş ve  insanlığın yüz akları olmuşlardır! Onları küçümseyen sonraki asırların ve günümüzün tufeylîleri (çanak yalayıcıları), bu eşsiz kahramanlarla mukâyese bile edilemiyecek kadar beş para etmez zehirli mahlûkâtdır o kadar!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> Kıyâmet&#8217;e kadar yaşatılacak ve izleri, irşadları, eserleri ve <em><strong>&#8220;vaz&#8217;-ı ilâhî&#8221;</strong></em> olan ictihadları aslâ yok edilemiyecek o <em><strong>BÜYÜK MÜCTEHİD İMAMLARIMIZI</strong></em> (Rahmetullâhi Aleyhim Ecmaîn Hazerâtını) müdâfaa eden ehl-i dîni ve Rasûl-i Rusül Aleyhsselâm Efendimiz&#8217;e kadar 15 asırdır toprak altındaki milyarlarca Müslümanı <em><strong>(TAASSUB VE KÖR TAKLİDLE KARALAMANIN ve AŞŞAĞILAMANIN)</strong></em> yanlarına kâr kalacağını hedefliyenler, bu İBNİ SELÜLLÜK veya E. Cehillik fotoğraflarıyla da, hâlâ <em><strong>&#8220;Müslüman&#8221;</strong></em> bilinecek, öyle mi? </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Yiyenlere iyi hazımlar!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong> İslâmiyyet&#8217;in temellerine dinamit yerleşdir, sonra da </strong> <strong>Müslüman geçin! Üstelik müctehid kılığına bürün! Hem de 15 asırlık müslümanların dînini sıfırlamak üzere, 4 amelde ve 2 i&#8217;tikadda gerçek müctehide bağlılığı aşağıla ve kendini onların yerine oturtmak içün de binbir dolap ve katakülli çevir!</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Bu adam ve madamlar, Şefokrasi devr-i şekâvetinde olduğu gibi bu halkın önüne ne konursa yenileceği zu&#8217;mu ile; ve, o şekâvet ve decâcile, cebâbire ve zaleme devrinin kendi uhdelerine geçdiği zannı, azgınlığı ve şımarıklığı ile; ve o zamanlardaki karanlığın devam etmesi lâzım geldiği hülyâlarıyla, Müslüman görünerek İslâm&#8217;ın kuyusunu kazmaktadırlar&#8230; Ancak, kuru kalabalık ve ekseriyyet echeliyyetde de olsa, efdaliyyet safında olanlar son bulmamış; ve bunların biri, onların yüzbinine bedeldir&#8230; Allâh Azze ve Celle, Câhiliyyet-i ûlâ&#8217;dakiler gibi bugünün Câhiliyyet-i uhrâ&#8217;sındakilerin de, ağızlarıyla nûrunu söndürmek istemelerine rağmen, nûrunu (Dînini) tamamlıyacak; ve onu <em><strong>HER DÎNİN ÜZERİNE</strong></em> çıkaracakdır ki, bunu, kâfirler ve müşrikler hele cühelâya müselman görünen fitneci ve ehl-i nifak ve politika şeytanları istemeseler de&#8230; </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Ve bu, Kıyâmet&#8217;e kadar böyledir!</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 36px;">*</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> 15 asırdır, müslümanların içinde, <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;Mezhebçiler ve İslâmcılar&#8221;</strong></em></span> gibi bir <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>bölücülük ve fitne</strong></em></span> uyduranlara, 40-50 yıl içindekiler gibi hiç rastlanmamışdır. Ehl-i Sünnet mezheblerini gözden düşürmek içün onlar arasında târihde harbler yapıldığı yalan ve iftirâsı da bu aşağılık yıkıcıların bir diğer malzemesidir. Koskoca târihde 4 mezheb arasında harbler yapıldığını bu utanmazlar kadar diline dolayan cür&#8217;etkâr <em><strong>&#8220;oryantalist gâvurlar&#8221;</strong> bile</em> görülemez! Fırak-ı dâlle (hâricîler, mu&#8217;tezile, şîa, vehhâbiyye, lâ mezhebiyye, asriyye, denâetiyye, ilhâdiyye, zındıkiyye, kamaliyye, ılmâniyye, tâğûtiyye, bel&#8217;âmiyye, şeytâniyye, nusayriye, gulât v.s. gibi) İslâmiyyet&#8217;den çıkmış nice dalâlet fırkalarıyla (EHL-İ SÜNNET) şûbelerinin yapdığı MEŞRÛ&#8217; muhârebeleri, <em><strong>&#8220;Mezheb Savaşları&#8221;</strong></em> diyerek umûmîleştiren ve bunları <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Ehl-i Sünnet Ve&#8217;l-Cemaat  içinde de OLMUŞ GİBİ GÖSTEREN</strong></em></span> ve hakîkatları tersyüz eden iç fitneye, bu kadar utanmazca ve azgınca, ilk defa rastlanmaktadır!. Müslümanları, oryantalist çömezleri olarak bu kadar iftirâlarla aşağılayan, mason Efgânî ve Abduh misillü mülhidlerin ağzı ile onları karalamıya çalışan; ve İslâmiyyet&#8217;i haçlı batı ve yehûd arzuları istikâmetinde kalıba dökmek istiyen, bu proje  mahlûkâtın <em><strong>&#8220;Müslümanlığından&#8221;</strong></em> bahsetmek mümkin olamaz!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Edille-i erbaa bu dinde usûlün de usulü, temelin de temeli iken, icmâ’ ve kıyâs-ı müctehidin yok olunca, Kitab ve Sünnet’in de mutlaka <em><strong>&#8220;ORTADAN KALKACAĞINI&#8221;</strong></em> akledemiyenlere nasıl <em><strong>Müslüman</strong> </em>denilebilir? Bir takım fıkıhçı ve müctehid karikatürü köstebekler ve onların kuyrukları ve nice politikacı ve haçlı parmağındaki Fettoşist diyalogçular, Kitab ve Sünneti sulandırarak ortadan kaldırmanın, <em><strong>&#8220;icmâ&#8217; ve kıyâs-ı müctehidîni ve sünnî mezhebleri yok etmekden geçeceğini son derece iyi bilirler&#8221;</strong></em> ki, bundan, hangi aklı başında bir müslüman şübhe edebilir?.  </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“İcmâ’ ve müctehid ictihadlarına”</em></strong> her fırsatda ve her nutukda, Karemanlis’in bütün kitablarında olduğu gibi <strong><em>“MEZHEB TAASSUBU”</em></strong> diye hücumlara kalkışarak karalamak ve onları gözden düşürmek üzere aşındırmak; ve geride <span style="text-decoration: underline;"><strong>KİTÂB ve SÜNNET</strong></span> varmış veya kalırmış da, bunlara istinâden İslâm mevcûd olurmuş havası vermek, <strong><em>“İslâm’ın, kendinden görünen kâtilleri eliyle katlinden”</em></strong> başka bir ma’nâ ortaya koyamaz… İcmâ&#8217; ve Kıyâs-ı müctehidîne kat&#8217;iyyen gönderen ve DÎNİ, bu keyfiyeti içinde <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;Dîninizi size bugün, &#8220;ekmel&#8221;, en kâmil, en mükemmel olarak tamamladım&#8221;</strong></em></span> buyuran,  bizzat Kelâm-ı Kadîm âyetleridir; ve Ekmel-i Mahlûkât Aleyhisselâm Hazretleri de bunu, nice hadîs-i şerifleriyle kat&#8217;iyyen tasdîk ve te&#8217;yîd ile tebliğ buyurmuşlardır&#8230; </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">15 asırdır İslâmiyyet, bu en ana usûl ve düstûru ile bugüne gelmiş ve 15 asrın bütün  ehl-i Sünnet ulemâsı da bunu hiçbir şübheye mahal bırakmadan kabûl ile devam etdirmişse, bu temelin temeli ana esasları altüst ederek ve dînin omurgasını kavururcasına 180 derece döndürmek, onu mahvedib yok etmekden,  zerre kadar başka bir ma&#8217;nâ da ortaya koyamaz&#8230; Sûret-i Hakk&#8217;dan görünerek irtikâb edilen binbir kataküllinin arkasında yatan da, işte mücerred budur&#8230; Kâinâtı titretecek derecede korkunç bu cürüm, Bu, Allâh Azze ve Celle&#8217;nin <em><strong>&#8220;irâde ve hâkimiyyetini&#8221;</strong></em> insan denilen mahlûkâta <em><strong>&#8220;Kanalize etmek, döndürmek&#8221;</strong></em> de demekdir ki, bunun nasıl bir şirk projesi olduğunda aslâ şübhe edilemez&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Ehl-i sünnet indinde <em><strong>&#8220;Mütevâtir icmâ&#8217; ile sâbit HÜKÜM ve HABERLERDE&#8221;</strong></em> değil inkâr, şübhe dahî KÜFÜRDÜR!. Münkirleri, bütün bu 15 asırlık temel esas ve düsturları yok kabûl ederek, İslâmiyyet&#8217;de de Luter benzeri bir <em><strong>&#8220;Reform-Deform&#8221;</strong></em> cinâyeti işlemekde; ve böylece dînin, <em><strong>&#8220;vahy ile alâkasını&#8221;</strong></em> keserek hıristiyanlık benzeri, beşerîleştirilmiş, nefse tâbi&#8217; şeytânî aklın inşâ etdiği, <em><strong>&#8220;Çok beter ve menfî bir nesne olduğu içün devlet işlerine aslâ burnunu sokmaması lâzım gelen&#8221;</strong></em>, amma devletin kendisine her noktada el ve tekme atabileceği, ehlîleştirilmiş, hormonlanmış, şamaroğlanı yapılmış, <em><strong>&#8220;lâyik cumhûriyet ilkeleri doğrultusunda görev yapan ve ancak nefes alabilen&#8221;</strong></em>, böylece asliyeti ve sâfiyeti bırakılmamış, hademe-i hayrâtı <strong><em>&#8220;Din görevlisi&#8221;</em></strong> adı altında <em><strong>&#8220;ruhban ve ahbâr sınıfına&#8221;</strong></em> benzetilmiş, sun&#8217;î bir din uydurmanın peşindedirler ki,  işte nihâî hedefleri budur! </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> <strong><em>“Dört HAKK DİN vardır; 14-15 asır evvelki hükümler artık bugün uygulanamaz, İslâmiyyet güncellenmeli, ictihadlar değişmeli”</em></strong> denildi mi, artık siz <strong><em>“vaz’-ı ilâhî”</em></strong> olan bir dinden değil; <strong><em>“vaz’-ı beşerî”</em></strong> olan bir uydurmadan, veya, <strong><em>“Lâyık cumbokrasiye uygun, uygulanabilir”</em></strong> bir uydurmadan bahsedebilirsiniz!. Hem bir yandan,<em><strong>&#8220;4 hakk din vardır&#8221;</strong></em> denilecek, onların üçü, en sonuncusundan yüzlerce-binlerce sene evvel temeli atılan, sonra da kitabları ve herşeyleri <em><strong>TAHRÎF, TAĞYİR ve TEBDÎL</strong></em> edilmiş dinler olarak <em><strong>uygulanabilecek</strong></em>; ammâ, ne garâbetdir ki, Kitâbı, <em><strong>&#8220;Kendisinde REYB olmıyan bir KİTAB&#8221;</strong></em> olduğu hâlde  zamanımıza en yakın temeli atılan <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>DÎN de</strong></em></span> İslâmiyyet olacak, üstelik Kitâb&#8217;ının<em><strong> MU&#8217;CİZE</strong></em> oluşu gözler önünde Kıyâmet&#8217;e kadar apaçık duracak; Peygamberinin ve ta&#8217;kibçilerinin, âyetleri ve hadisleri zabtı akıllara durgunluk verecek bir şekilde ve eşi-benzeri görülmemiş derecede hârika ve mükemmel olacak.. sonra da, bütün bunlara rağmen o son <em><strong>Şeriat</strong></em>, dışındaki üç temelsiz ve beşerîleştirilmiş din <em><strong>&#8220;uygulanır olurken&#8221;</strong></em>, evet bu<em> SON ŞERÎAT <strong>&#8220;UYGULANAMAZ olacak, GÜNCELLENMELİ, İCTİHDLARI DEĞİŞTİRİLMELİ&#8221;</strong></em> olacak!. Üstelik de, Mutlak Hakk ve Hakîkat olan içün müntesiblerinden çıkan gayr-i müntesibler böyle netâmeli sözler ederken; öteki üç beşerîleştirilmiş ve Allâh Azze ve Celle ile alâkası kalmamış mensûh dinlerin içinden bir papaz, bir haham ve bir bilmem ne çıkıb, <em><strong>&#8220;Bizim din uygulanamaz, güncellenmeli ve değiştirilmeli&#8221;</strong></em> demek gibi, <em><strong>&#8220;Dînine,  modern, mezhebsizce ve diyalogsal ve Fettosal bir terör&#8221;</strong></em> estirmiyor!!!</span></p>
<p>Ve mine&#8217;l-garâib!</p>
<p style="text-align: justify;">Aslâ unutulmamalıdır ki, hiç kimse,<em><strong> &#8220;Ben Müslümanım&#8221;</strong></em> demekle müslüman olamaz, hele dârü&#8217;r-riddede&#8230; İbni Selül de <strong><em>&#8220;Müslümanlık&#8221;</em></strong> rolü oynamış, Ekmel-i Kâinât Aleyhisselâm Hazretlerinin arkasında namaz kılıyor, câmi inşâ&#8217; ediyor, Sıddîk-ı Ekber Radıyallâhu Anh Hazretlerine övgülerin bini bir paradan havalarda uçuşuyordu! Dâhî Müfessir Merhûm Muhammed Hamdi Efendi Hazretlerinin buyurduğu gibi:<br />
<em><strong>&#8220;Hakk ve Hakîkata mahabbetin derecesi, şerr ü bâtıla buğz ve adâvetin derecesi ile mütenâsibdir!&#8221; </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Günümüzdeki İbni Selüller&#8217;in ise, <em><strong>&#8220;Şerr ü bâtıla, gayr-i meşrû&#8217; kânûn ve sistemlere MAHABBETLERİ&#8221;</strong></em> onların <em><strong>&#8220;Hakk ve Hakîkata buğz ve adâvetlerinin&#8221;</strong></em> derecesini ortaya koyar! Ve binâenaleyh, aklı başında bir müslümanın böyle vezn ü tartı yapmadan, adı, <em><strong>&#8220;Hoca, fıkıhçı, sıvacı, müctehid ve bilmem neye; </strong></em><em><strong>Kahramana, Karaman&#8217;ın Koyununa, kurtarıcıya, lidere, başkana, mücâhide, ilhâdiyyatçıya, sarıklı-cübbeliye, cüb&#8217;belâ ve cüb&#8217;bel&#8217;âma ve bilmem neye ve neye; ve hangi zirvenin zırvasına tırmanmışa&#8221;</strong> </em>çıkmış olursa olsun, evet, aklı muhtell olmıyan bir müslümanın böyle adam ve madamlara kuyruk olması kat&#8217;iyyen düşünülememelidir!</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>&#8220;Biz İslâmcıyız, siz mezhebçisiniz, hem de mezheb taassubu ve kör taklîd içindesiniz&#8221;</strong></em> diyerek yavuz hırsız rolü ile ev sâhibini sindireceğini zanneden ve ehâliyi kamplara ayıran ve böylece 15 asırlık müslümanlara, hatta Allâh ve Rasûlüne kadar, hatta Âdem Aleyhisselâm&#8217;dan günümüze bütün müslümanlara dil uzatan mahûd gözü dönmüşlere  sormazlar mı:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> <em><strong>&#8220;Kovadis!?  Ne zamandan beri müselmansınız da bizim haberimiz olmadı?!&#8221; </strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Tekrar ederiz ki, o üç beşerîlik karması dînin sâlikleri bile, sağlam ve sahih ve gayr-i muharref kitabları olmadığını BİLDİKLERİ, sırf KÜFR-İ İNÂDÎDEN dolayı HAKK olanı kabul etmedikleri hâlde, ellerindeki o beşerîlik katıklanmış ve yüzdeyüz sulandırılmış dinlerini <strong>&#8220;UYGULANAMAZ, GÜNCELLENMELİ, ŞURASI BURASI DEĞİŞMELİ&#8221;</strong> diyerek <strong>&#8220;RESMEN VE ALENEN&#8221;</strong> maskaraya çevirmek denaat ve şenaatından UZAK kalabiliyorlar&#8230; </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> Toprak altındakiler de dâhil, milyarların aklı, fikri ve mantığıyla oynamak bu kadar kolay mı çorbacılar?</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em> Encâmınızı hiç mi hesab etmez, <strong>&#8220;Dünyâ Sultan Süleymana (Aleyhisselâm&#8217;a) kalmadı, bana mı kalacak&#8221;</strong> demez, diyemezsiniz; bu kadar da mı nasibsizsiniz? Yüzbin küsûr peygamberin ve yüzmilyonları bulan ulemâ, evliyâ, şühedâ, fukahâ, müctehidîn, müceddidîn ve onmilyarları bulan gelmiş geçmiş ve gelecek müslimîn ve müslimâtın <strong>&#8220;ÂHINI, BEDDUASINI, BUĞZ ve ADÂVETİNİ, HAKKA HAVÂLESİNİ&#8221;</strong> almakdan korkmuyorsanız, İŞTE HİSSENİZE DÜŞEN:</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><span style="text-decoration: underline;"><strong>&#8220;&#8230;.Feterabbesû hatta ye&#8217;tiyallâhu bi emrih!&#8221;</strong></span></em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 36px; font-family: georgia, palatino, serif;">*</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> Evet, Elmalılı merhûm dâhil bütün ehl-i sünnet ulemâmızın buyurduğu gibi, ilk üç-dört asrın müctehidlerine âid <strong><em>“vaz’-ı ilâhî”</em></strong> olan ictihadlarını, bugünün hormonlu ve ilim ve îmân nâmusu ve ırzı pâyimâl olmuş müctehid palyaçolarının <strong><em>“teşehhîleri” </em></strong>ile bir görüb ictihâd zannederek yiyib yutmak, ancak, bu yoldaki (echel-i cühelâ ve ekfer-i küferâ) tâifelerini neş&#8217;eyâb ve zevkiyâb eyler!.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>Mücerred  gözboyamak içün </em><strong><em>“Kitab Sünnet”</em></strong> diyerek <strong><em>“Peygamber-i Kibriyâ’nın Yolunda Olmak!”</em></strong> mümkin olsaydı, bunu, her şeyden evvel Kitab ve Sünnet söyler, 2019’un sarıklı ve sarıksız, sinsi ve (derin yüzücü) politikacılarına bırakmazdı!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Tekrar ederiz ki, Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm Efendimiz Hazretlerinin gününden bugüne, <strong><em>“Ümmeti”, “İcmâ’ ve Müctehidlere”</em></strong> gönderen, doğrudan doğruya bizzat âyât ve ehâdîs-i şerîfelerdir! Makâlemizin hacmini daha da aşmamak içün tafsîlâta girmiyor ve bunu <strong><em>“şerefli ve keremli ehl-i sünnet usûl-i fıkıh”</em></strong> müdevvenâtımıza bırakıyoruz…</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 36px; font-family: georgia, palatino, serif;">*</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Karamanlis gibi dayışman, yapışkan ve tapışmanlar, her yazdıkları kitaba <strong><em>“Mezheb taassubu, kör taklid”</em></strong> lâflarını sokuşturarak, Müslümanlarla müctehid imamları biribirlerinden ne kadar ayırma şeytanlığı irtikâb etseler; ve o büyük İMAMLAR yerine kendi necis gövdelerini sokmak içün ıkınıb sıkınsalar da, buna muvaffak olamıyacaklardır. Çünki, Müslümanları İcmâ ve Kıyâs-ı müctehidine gönderen âyet ve hadîs-i şerîfleri ortadan kaldırmadıkça bu mümkin değildir!. Buna da hiçbir Donkişot veya <strong><em>“donuşort adam veya madam”</em></strong> tâkat getiremez, bir yerleri cihâna sırıtır; ve Kâdir-i Mutlak Azze ve Celle&#8217;nin yahudîleri uğratdığı gibi <em><strong>gadabına</strong> </em>uğrar ve nasâra gibi de <em><strong>dalâletde</strong> </em>bırakılarak rezîl olurlar!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Bu tip adamlar <strong><em>“KILAVUZ”</em></strong> yapıldığı müddetçe de, kimsenin <em><strong>&#8220;burnu rahat yüzü göremez&#8221;</strong></em> ve başı derdden kurtulamaz! Bizlerin, hiç kimsenin haçlıdan müdevver ve idhâl <em><strong>&#8220;şeytânî politikası&#8221;</strong></em> ile alâkamız yokdur ve olamaz. İttihadçı eşkıyâların <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;Hılâfet tarafdârıdır&#8221;</strong></em></span> diyerek i&#8217;dâma mahkûm edib 8-9 ay sonra da ipe <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>çekemeyib</strong> </em></span>üzerini çizdikleri Cedd-i Azîzimiz Bartın Müftüsü Merhûm Muhammed Rif&#8217;at Efendi Hazretleri&#8217;nin, 1909 alçaklık ve katliâmından sonra zürriyyetine emretdiği <em><strong>VASİYET</strong> </em>ve îmânımızın gösterdiği istikâmet iktizâsı, bizim, hiçbir beşerî sisteme veya onun sandık ve dandik parti-pırtıları ve oylamalarına bir alâkamız düşünülemez&#8230; Cedd-i Azîzimiz de, Rasûl-i Rusül Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz Hazretlerinden ve aradaki mürşidlerinden, <em><strong>&#8220;Benim namazım, hayâtım ve memâtım da Allâh içündür&#8221; </strong>emrini emânet ve vasiyet olarak almışdır ki</em>, bu necâset dünyâ ile ve ondaki yalan ve iftirâ ve binbir ahlâksızlık temeline oturtulmuş ALLÂH TANIMAZ zihniyetlerle; ve hangi cins ve cibilliyetde olursa olsun herhangi bir beşerî <em><strong>&#8220;politika&#8221;</strong></em> ile oynaşan, ona tapınan ve onunla elleşib aşna-fişne olanların da, bizim dünyâmızda iğne ucu kadar yeri, hatta gölgesi bile olamaz&#8230; </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Bunun adına biz, <em><strong>&#8220;LÂ İLÂHE&#8221;</strong></em> demek diyoruz. Büyük Müfessirimizin kalemiyle:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"><em><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>&#8220;Mü&#8217;min-i Muvahhid olmak içün, Allâh&#8217;a îmândan evvel küfre tevbe etmek şartdır. Bu tevbenin ŞARTI da tâğûtları aslâ tanımamaya azmeylemekdir!&#8221;</strong></span></em> </span>  <span style="font-size: 14px;"><em>(Tab&#8217;-ı Evvel, c.2, s.871</em></span>)</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Diyebilmek&#8230;</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 36px; font-family: georgia, palatino, serif;">*</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">xBugünün ilâhiyât fak. müfredât programları ki, biz de 4 sene bunları bizzat görüb yaşadık; bunlar,  İslâmiyyet’i usûlü çerçevesinde ta’lim ve terbiyeden geçirmekde sefâlet derekesinin de on kere altında bir ucûbeliktedirler! Hatta, yalınız echel-i cühelâdan olmak istiyen değil,  îmânını kaybetmek istiyen de, bu programlardan geçib âkıbetine yürüyebilir!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Gadab-ı ilâhîyi celbeden sözler, 15 asırlık Müslümanlara ve SELEFE hakâret ve sövmek ma’nâsını da tazammun eder ki, bunu hiç kimse göze alamaz zannedenler, adı geçen yerlerde ders kitâbı olarak okutulan, o <em><strong>&#8220;kitab adı altındaki şirk kutularını&#8221;</strong></em> tedkîk ederlerse, bu dediklerimizi anelyakîn görebileceklerdir&#8230;</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 36px; font-family: georgia, palatino, serif;">*</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> Tekrar<strong><em> “İmâmet-i Kübrâ” </em></strong>bahsine dönersek, <em><strong>HILÂFET</strong></em>, imâmet-i suğrânın <em><strong>(Dâr-ı İslâm câmilerindeki imamların da)</strong></em>, kendisine bağlı olduğu imâmetdir. Câmilerdeki cemaat, <em><strong>&#8220;uydum imâma&#8221;</strong></em> dediği zaman, o imâmın  iki-üç kademe âmirleri üzerinden <em><strong>&#8220;İmâmet-i Kübrâ makâmındaki İmâm-ı Kebîr&#8217;e&#8221;</strong></em> yani ülil&#8217;emr olan Halîfeye bağlanırlar. Hılâfet ise Risâlete, bu da Ulûhiyyet ve Rubûbiyyet makamının sâhibi <em><strong>ALLÂH AZZE ve CELLE HAZRETLERİNE</strong></em> bağlıdır&#8230; Binâenaleyh, câmide imâmet-i suğrâ makâmında bulunan imama ittiba’ eden bir Müslüman, bu silsile-i merâtib (hiyerarşi) içinde Allâh Azze ve Celle’ye müntehî olur&#8230;  </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Hılâfet sistemi dışında ise, İmâmet-i suğrâ makâmında <strong><em>“imam”</em></strong> bulunmaz; adı imam olsa da keyfiyeti i’tibâriyle lâyik cumbokrasinin herhangi bir me’mûruna muâdil, sıradan ve <strong><em>“Din görevlisi”</em></strong> denen maaşlı hizmetçi bulunur! Binlerce ve en başda <em><strong>ŞİRKHÂNE</strong></em>, heykelhâne, puthâne; sonra fâizhâne, müskîrâthâne, umumhâne, kumarhâne,  v.s. çalışanları, hangi idârî sistemde hangi statüde bulunuyorlarsa, hangi <em><strong>&#8220;hiyerarşi&#8221;</strong></em> içindi iseler, hangi ideoloji ve felsefeye inanmışlarsa, hangi devlet ve sistemin müdîriyet ve âmiriyyetine bağlı iseler, <strong><em>“din görevlisi”</em></strong> denen <em><strong>&#8220;Ruhban ve ahbâr sınıfları dahî,&#8221;</strong></em> İslâm’a nisbeti adına bile aksetdirilmiyen sistem hizmetlileri olarak, onlar da aynı <em><strong>&#8220;düzenin-sistemin&#8221;</strong></em> aynı emir kullarıdır…</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Bunlar, o lâdînî, lâyık ve ateist sistemdeki âmirlere tıpatıp müsâvî ve muâdil bir müdîriyyete bağlı olub, bütün devlet me’mûrlarında olduğu gibi beşerî ve lâyık (ateist) kânunlarla kuşatılmış ve bağlanmışlardır; devlet ve sistemin diğer me’mûrlarından zerre kadar farkları bırakılmamış, hiçbir noktada nisbî muhtâriyyetleri bile olmadığı hâlde onun me’mûrudurlar. Adlarının <strong><em>“Müftü veya püftü, vâiz, imam, v.s.”</em></strong> olması, keyfiyeti kat’iyyen değiştirmez; bu, sâdece idrâklerin istikâmetini değiştirmek, gözküllemek  içündür…</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Silsile-i merâtib i’tibâriyle de, bu müdür-lerin (müfdür-lerin) üstünde ise, DİB’iş Başkanlığı makâmı vardır. Onun üzerinde de parti iktidarlarına göre sahısları değişen <strong><em>“Bakan, veya Başvekîl veya Cumhurbaşı”</em></strong> olabilmektedir. Bunların üzerinde ise, İslâmiyyet’deki Kur’anı inzâl buyuran <strong><em>RUBÛBİYYET</em></strong> makâmının muâdili ve nazîri (!) olarak, <strong><em>“ANAYASA YAPAN, ONU DEĞİŞTİREN ve KÂNÛN TEŞRÎ’ eden &#8220;ruhbân veya ahbâr sınıfı”</em></strong> yani Rubûbiyyet makâmında oturanlar vardır! Bazı animist (ruhlara tapan) memleketlerde, iş bunu da aşar ve en üst makâm olarak yani tanrıların da üzerinde olarak,  <em><strong>&#8220;İlkeler-Ülküler&#8221;</strong></em> menbaı mozole, yani animizmin tapınağı ve onda da en zirve kademe yani tanrıların da tanrısı, son ve en üst kademe olarak en büyük <em><strong>ilâh-rûh</strong></em>,  her an kontrolör yani <em><strong>&#8220;tekmil alma&#8221;</strong> </em>makâmı olarak  bulunmaktadır!&#8230; </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">İşte meşhûr Lozan muâhedenâmesi ile <em><strong>&#8220;İslâmiyet&#8217;den ve O&#8217;nun hükûmet şekli Hılâfet&#8217;den Kurtaran Kurtuluş Savaşı Planı,&#8221;</strong></em> yani Anadolu&#8217;ya biçilen <em><strong>&#8220;religion&#8221;</strong></em> projesi budur! 96 yıldır bu memleket, adı geçen istikâmetde bir keyfiyet içinde ve <em><strong>&#8220;hürriyet ve istiklâl&#8221;</strong></em> mefhumları da, <em><strong>&#8220;Türkün Yeni Âmentüsü&#8221;</strong></em> nâmındaki kitabların da vesîkaladığı gibi <em><strong>&#8220;Kamalizma&#8221;</strong></em> denilen religion içinde böyle bir dogmalar terkîbidir!. Bütün <em><strong>&#8220;Devrimlerin, hürriyet ve istiklâlin, kurtuluşun, ateizmanın, bayramların, beşerî münâsebetlerin, idârî prensiplerin&#8221;</strong></em> bütün felsefesi, Kamalizmanın lûgatına göre beyinlere çakılmakda ve milletden <em><strong>&#8220;ulusa&#8221;</strong></em> aktarılan ehâlinin tam manzarasını, işte bu tabloda görmekteyiz&#8230; Bu, 1000 yıllık Mülüman bir milletin (SOYKIRIMI) ve imhâsı, yerine ateist bir (ulusun) ihyâsı projesinin tatbik manzarasıdır&#8230; 15 Temmuz 2016&#8217;dan sonra da, AKP iktidârının, denize düşmüşcesine buna sarılarak, bu religionu daha da diriltmek üzere politika değişikliğine gitdiği, inkârı gayr-i kâbil bir vâkıadır&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Hulâsa, beşerî dinlerdeki silsile, görüldüğü gibi 3 kademeli bir <em><strong>&#8220;TANRI SİLSİLE-İ MERÂTİBİ&#8221;</strong></em> ortaya koymaktadır! İmam denen me&#8217;mûrların üzerindeki 2-3  kademe de <em><strong>&#8220;yarı tanrı&#8221;</strong></em> sayılacak olursa, beşerî sistemlerin, nasıl <em><strong>&#8220;Kulun Kula Kulluğu&#8221;</strong></em> esâsına oturduğu apaçık anlaşılacakdır&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Müfessir,  Merhûm Muhammed Hamdi Efendi Hazretleri bunun içün tefsirlerinde şöyle kitâbet buyururlar:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“İMTİYÂZI RUBÛBİYYET, SINIF-I RUHBANDAN PARLÖMANLARA GEÇMİŞDİR.”</em></strong> <span style="font-size: 12px;">(Tab’-ı Evvel, c. 4, s. 2515)</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Binâenaleyh, <strong><em>İMÂMET-İ KÜBRÂ</em></strong> sisteminin câmiideki cemaatın silsile-i merâtibi (hiyerarşisi) onu <strong><em>Rubûbiyyet</em></strong> makâmına çıkarır ve Allâh Azze’ye bağlarken; sâir sistemlerdeki ibâdethânelerde bulunan insanların silsile-i merâtibi, onları, <strong><em>“kânun teşrî’ etme=yasama”</em></strong> imtiyâzına sâhib yüzlerce <strong><em>“Parlömana ve onları da mozole&#8217;ye  ve  oradan da ATARÛH&#8217;a”</em></strong> çıkarıb, <strong><em>“Politeist=Çok Tanrılı”</em></strong> bir i’tikâd ile, silsile üzerindeki bütün tanrıları <strong><em>“RUBÛBİYYET”</em></strong> makâmında görmeye bağlamaktadır!. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">İmâmet-i Suğrâ makâmında bulunan bir (imamın) arkasında, namazı namaz yapan; ve namazı, yat-kalk olmakdan kurtararak islâmî bir ibâdet hâline getiren, silsile-i merâtibin Allâh Azze ve Celle’ye müntehî olmasıdır! Bu temel esas, hiçbir lâyik cumbokrasinin veya krallığın veya Hanlığın veya İmparatorluğun karakterinde aslâ yokdur ve aslâ da olamaz…</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">İmâmet-i Kübrâ sistemi, namazın <strong><em>“oyuncak”</em></strong>, mihrab ve kıblenin, minber ve kürsünün, politikaya âlet edildiği bir üçkâğıtçılık ve katakülli sistemi değildir, olamaz! Onun mihrâb, minber ve kürsüsünde, <strong><em>“imâmet-i Kübrâya”</em></strong> mutlak bağlı <strong><em>“imamlardan”</em></strong> başkalarına, ölmüş politikacılara, sirenlere, serenlere, serserilere <em><strong>&#8220;Tapınmak, en büyük ŞİRK olarak aslâ afvedilmiyecek en BÜYÜK HARAMDIR&#8230;&#8221;</strong></em> Bu ilâhî dinde (sistemde), Beşerî bütün düzenlere, cumbokrasilere; lâyıklık, kayıklık ve gayr-i ayıklıklara; câmisizlik, ibâdetsizlik, îmânsızlık, ezansızlıklara; mekanik ve mâdenî sesli ezan bağırtı, horultu, gurultu, cayırtı ve çağırtılarına; İslâm&#8217;sızlık, îmânsızlık, ahlâksızlık, kulataparlık, partizanlık, kalpazanlık, dangalaklık, avanaklık ve münafıklıklara medhiye, fahriye ve <strong><em>“kibâriyelik&#8221;  </em></strong>düzmelere kat’iyyen yer olamaz! Çünki o, Allâh Azze ve Celle&#8217;nin sonsuz ve mutlak ilim, kudret, irâdet, kelâm gibi sıfatlarına taallûk etmektedir&#8230; Bedâhaten ortadadır ki, abdiyyet, mücerred Ehadiyyet ve Samediyyet makâmında bulunan Rubûbiyyete ubûdiyyet edebilir; aksi halde insâniyyet içinde bulunmak muhâl, en şerefsiz mahlûkiyyet içinde yer almak zârûrî bir netîce olarak vücûd bulacakdır&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Ne diyor Merhûm Müfessir?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">İşte şu sıfatları üzerinde taşıyan, <strong><em>“Hayra da’vet edecek bir ümmet ve (İMÂMET=HILÂFET) teşkili, Müslümanlar içün İLK FARÎZA-İ DÎNİYYEDİR.”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">İbâre aynen yukarıdadır ve beşerî bir sistemin <strong><em>“İslâm”</em></strong> diye dayatılışını, <strong><em>“Allâh ve Rasûlü’nün DÎNİ”</em></strong> diye yiyib-yutacak mahlûk varsa; asliyeti ve hikmeti dışına çıkarılarak <strong><em>&#8220;güncellenen&#8221;</em> </strong>KANDİLLER, BAYRAMLAR, CUM’ALAR ve daha ne kadar binlerce uydurma lâyik cumbokratik ritüel varsa, bunların  topunu da, üstelik <strong><em>“SALKIMI ve TALKINIYLA”</em></strong>  bile yer ve yutar, içer ve kafaya bile diker!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Dahası da var, o da ne mi imiş?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> <strong><em>“İmâmet ve Hılâfet ve ÜMMETİN hikmet-i vücûdu, emr-i bilma’rûf ve nehy-i ani’l-münker de yapmakmış!”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Yani, <strong><em>“İslâmiyyet’in anasını bellemek”</em></strong> içün, onu gece gündüz tahrîf etmek değilmiş! Onu bozmak, sulandırmak, güncelleyib tahrîb, tahrîf, tağyîr ve tebdîl etmek, <em><strong>&#8220;müctehidim&#8221;</strong></em> diyen tasmalıların önüne İslâmiyyet’i kemik atar gibi atmak aslâ değilmiş! <strong><em>“İctihadlar değişmelidir, 4 hakk din vardır, 14-15 asır evvelki hükümleri kalkıb bugün UYGULAYAMAZSIN”</em></strong> demek hiç mi hiç değilmiş, aslâ bu değilmiş!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">İslâmiyet hakkında, onun 15 asra varan selefimizin ve onların izindeki mütehassısların değil de, falan filan telfikçi ve modernist bir fıkıhçı karikatürünün kafasındaki din anlayışını, bir ülkeye veya İslâm Coğrafyasına  dayatmıya kalkan politikacılar konuşmıya başlarlarsa, o memleketin de iflâh olması mutlaka ortadan kalkar! Orada <strong><em>“Allâh Azze ve Celle Hazretleri’ni beğenmemek ve O’nun adına dîn uydurmak”</em></strong> ruznâmeye getirilmiş demekdir… </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Fevkal&#8217;âde ehemmiyetine binâen tekrar ederiz ki, İcmâ ve kıyâs-ı fukahâyı kaldırmak demek, Kitâb ve Sünnet&#8217;i işlemez (muattal hâle getirmek) demekdir. Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm&#8217;ı SEVMEK iddiasında bulunanlar, O&#8217;nun, Kitab ile berâber bizzat işâret ve emir buyurudukları (İcmâ&#8217; ve Kıyâs-ı müctehidîni) yok sayamaz, buna kayıtsız şartsız teslim olurlar. Aksi halde mi, alâmelennâs şunları demiş; ve cihânı, Allâh Azze ve Celle ile Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm aleyhine şöyle terörize etmiş olurlar:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong> &#8220;Ey, Kitab ve Sünnet! Siz bizi &#8220;İcmâ&#8217; ve Kıyâs-ı müctehidîne </strong>(günümüzdeki ruh ve aklı muhtell şeytânî megalomanların teşehhîlerine değil)<strong>, ilk 3-4 asır müctehidlerine göndermekle, sakata düşüyorsunuz! Biz, bugünün dembokratik lâyik dayatmalı yahudi-haçlı dünyâsında kusûra ve küsûra bakmayın, size değil, bizi durmadan aldatan ve kazıklayan müttefik ve eşbaşkanlarımıza i&#8217;tibâr edib onların tarafında yer alacağız! Müsbet ilimler asrında ve nükleer silahlar ve internet devrinde 14-15 asır evvelki hükümlerle yaşamıya kalkar ve hele bir de &#8220;12-14 asır evvelki icmâ ve o zaman müctehidlerinin ictihadları&#8221; ile hareket edersek, Kitâb ve Sünneti hiç esnetib güncelleyemeyiz! Bu işi en üst perdeden Fettoş Diyalogçuluğu yapacakdı amma, herif pohpohlandıkça koltuk sevdâsına düşdü bu menfaat hırsı yollarımızı ayırdı! Halbuki günümüzde öyle ictihadlar yapılabilmelidir ki, &#8220;MEVRİD-İ NASSDA BİLE&#8221; ictihâd yapıb muhkem âyetler ve mütevâtir hadîslerle sâbit hüküm ve haberleri bile günümüze &#8220;uyarlayıb ayarlayabilmeliyiz!&#8221;</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong> Mezhebçilerden CübBELÂ veya CübBELÂM tipli yamuklar bile, artık &#8220;UYARLAMA&#8221; lâfını yuvarlamaya çalışıyorlar; ve &#8220;Telfik lâfzını dillerine almadan telfîk şeytanlığına fiilen bulaşma&#8221; periyoduna girmeyi de ta&#8217;lime heveslenmişler! Hulleye kılıf geçirmek içün mezhebler arasıda &#8220;tele&#8217;ub&#8221; salıncakları kurmuş sallanmıya bile başlamışlar!</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong> Mecelle&#8217;nin Ahmed Cevdet Paşası zamanında da değiliz! Onlar &#8220;Mevrîd-i nassda ictihâda mesağ yokdur&#8221; demiş olsalar, bizler Osmanlı torun ve torbası olsak da, asıl cumhuriyet çocuğuyuz; Mecelle-Ecelle bizi bağlamaz! Bizi bugün cumbokrasi müctehidi &#8220;fıkıhçılarımız ve köşe-bucak fıkracılarımız&#8221; bağlar! </strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>Bizim Haltettiniyye mezhebimize göre &#8220;İslâm Hukûkunda İctihâd&#8221; kitabının 1975 tab&#8217;ı, 13. sahîfesinde aynen şöyle yazıyor: </strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>&#8220;Mecele, mevrîd-i nassda ictihada mesağ yokdur (md 15) derken, şübhesiz İCTİHÂDI ÇOK DAR BİR ÇERÇEVE İÇİNDE MÜTÂLÂA ETMİŞ OLMAKTADIR.&#8221; </strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>Dolayısıyla biz bugün öyle bir ictihad yapmalıyız ki, cümle âlem &#8220;Çok DAR ÇERÇEVELİ&#8221; değil, &#8220;ÇOK GENİŞ MEZHEBLİ&#8221; olduğumuzu ünlesin! Daha doğrusu &#8220;ÇOOOK GENİŞ DİNLİLERDİR&#8221; deyû bizi şakşaklasın! Genişletme ve uyarlama ve yuvarlama ve esnetme ve esnekletmelerimiz &#8220;GÜNCELLEME&#8221; derecesine ve değiştirme, dönüştürme, altüst ve tepetaklak etmelere kadar tecrîc usûlü ile yavaş yavaş varabilmelidir!</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong> Paralamentoda babayasalar, &#8220;deldirtmem&#8221; diyen Kâtil Kenan&#8217;ın Postalyasası şeyin şeyi gibi &#8220;susturunlar eşliğinde&#8221; nasıl delik deşik ediliyorsa, muhkemmiş, mütevâtirmiş demeden, her delil-i şer&#8217;î de, böyle delinib delik deşik edilebilmelidir!. &#8220;İctihad kapısını kilit üstüne kilit atarak kapatan&#8221; ve Allâh&#8217;ın irâde ve hâkimiyyeti dışına iğne ucu kadar bir nokta bırakmıyan rahmetli ve nûr içinde yatıb yuvarlanası ecdâdımız, hep Allâh&#8217;ı ve Hesâb Günü&#8217;nü düşünmüş, Allâhsız günlerin de gelib çatacağına ihtimâl bile vermemiş! İşte geniş açıdan ve geviş perspektivinden bakılmazsa, encâmımız böyle olur!</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>&#8220;Mecelle, Ecelle&#8221; der de, Kur&#8217;ân&#8217;ın ve Sünnetin her birine &#8220;ictihada mesağ&#8221; noktasından el-ayak sallıyamaz ve tutamazsak, güncelleme ve uyarlama ve yularlama yapamazsak; ve heykelsiz, tanrısız, fâizsiz, rakısız, tapısız, haçsız ve haccsız, avrat pazarlamasız, millî piyango ve kumarsız, cinsî eşitliksiz, KADEH&#8217;sel avratsız, hergün onlarca cana ve ırza dokunmadan nasıl yaşanır? Mecelle, Ecelle ve Edille-i Erbaa diye tutdurma devri çokdan geçdi, şimdi RÂBİA devr-i dilârâ-yı cümhûriyye günündeyiz!</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>Aksi halde azîz ve yüce dînimizi yaşayamayız, başörtüsü veya başbezi takamadan doğrudan doğruya bizi &#8220;tesettür&#8221; denen dinciliğin içine çekib hapsederler, dört duvar arasında karılarımız kafayı yer hatta asra uygun tapınamaz hâle gelirler! Âile yuvalarını kafes gibi görünce de, &#8220;Cinsiyet eşitliğinden mahrum kalınca kudururuz&#8221; diyerek, hânelerinde başbaşa kaldıkları çocuklarımızı bile akreb olub yemeye başlarlar! </strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>Bu i&#8217;tibarla Aziz ve Yüce Dînimizin her noktasında GÜNCELLEME, UYARLAMA yapmalıyız ki,&#8221;UYGULANMA ve UYUTGULANMA şansı ve dansı ortadan kalkmasın! Böylece, yüce dînimizi yaşayan &#8220;Dindar Gençlik&#8221; projemiz işlerlik ve işe yararlık kazansın! Yani ataruhları ve globalruhlarla mutâbakatımız da, Sarızevzek ve Katerina çocuğu &#8230;..venk ile olanlar gibi cıvıklığa doğru gitmesin! Halbuki biz, el atdık mı, Hakk rızâsıyçün ciddî ve hasbî el atıb şut çekebilmeliyiz! Millî ve yerli olduğumuza inanmıyan hiç kimse kalmamalı, localar bile bundan, en az Hacı Abduş, Anacan ve Davuloğlu kadar sıkıntıya kapılmalıdır!!!&#8221;</strong></em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 48px; font-family: georgia, palatino, serif;">*</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><strong>İMÂMET</strong> </em>bahsine tekrar dönersek, Merhûm Muhammed Hamdi Efendi Hazretleri gibi bir allâme bakınız ne buyuruyor:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Böyle bir İMÂMET-İ KÜBRÂ=HILÂFET-İ İSLÂMİYYE, BA&#8217;DE&#8217;L-ÎMÂN MÜSLÜMANLARIN İLK   D Î N Î   F A R Î Z A S I D I R.”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">İbâre yukarıda olub, sarıklı cübbeli nice soytarı ve maskaraya kadar bütün cihan, 24 saatin her 60 dakikasında bu satırları okuyub,<strong><em> “Aydınlanma ve günaydınlanma ÇAĞI</em>”</strong> yaşayıb tatlı serâb ve hülyâlarından zıplıyabilir!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">96 yıldır <strong><em>“İslâm”</em></strong> diye millete içirilenin, <strong><em>“Baldıran Zehri”</em></strong> olduğunu artık saklıyamazsınız!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Cami, mescid, vakıf, türbe, mihrab, minber ve kürsülerin <strong><em>“fuzûlî şağilleri”</em></strong> artık daha fazla <strong><em>“Sûret-i Hakkdan görünme”</em></strong> tiyatroları oynamamalı; Mübârek <strong><em>“Velâdet Kandili”</em></strong> gibi İslâm’ın mukaddesleri üzerinde münâfıkça tepinmemelidirler!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Ne buyuruyor Merhûm Müfessir:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Cehennemin esfelinden halâs olacaklar, onun dibini boylamıyacaklar, İLK DÎNÎ FARZ OLAN İMÂMET-İ KÜBRÂYI=HILÂFETİ TEŞKÎL EDENLERDİR.”</em></strong><strong><em> </em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em>96 YILDIR MÜSLÜMANLARIN BU İLK FARZINA SÖVÜB SAYDIRANLAR, MİLLETİ, BİR YANDAN <strong>“MEZHEB TAASSUBU, KÖR TAKLİD”</strong> DİYEREK 15 ASIRLIK DİNLERİNDEN DOLAYI KARALARKEN, BİR YANDAN DA VELÂDET KANDİLİNİ TES’ÎD EDECEK! DAHA?.. CAMİLERDE <strong>“NAMAZ”</strong> KILACAK VE ORALARA <strong>“GÖREVLİ VE GÖZETLEMELİ”</strong> ME&#8217;MURLAR TA’YÎN EDECEK! KEYFİ ÇEKERSE 10 KASIMDA MİNÂRELERDEN SİREN SESLERİ ÇIĞLIĞI ATDIRACAK, MÂDENÎ VE MEKANİK BORU SESLERİ EZÂN-I ŞERÎF OLACAK, SONRA DA HERŞEYLERİ MEŞRÛ’ BİLİNECEK, ÖYLE Mİ?</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Ne diyor Merhûm Müfessir:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Bu  İLK FARÎZAYI teşkil etmiyenler “felâh-ı kâmile mazhar olamaz!”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em> </em></strong>Ne demekdir bu? Şu demekdir:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Cehennemin dibini veya esfelini boylamakdan kurtulamazlar! Onları, kandil geceleri Mevlid-i Şerîfin derin ve muhteşem ma’nâsını değil de; lâfzını ve her bahrini, sabâ, rast, sûzinâk, uşşak, hicaz ve hüzzam makamları ile kovalayan hânende ve sâzendeleri  IRGALAR! Onları, narkozlu gözlerle “cinsiyet eşitliğindekiler” gibi ve konser salonunda sahne homongolos ve heterongoloslarını dinler gibi dinleyib, bu çukur manzaralara gömülerek Müslümanlık taslamaları ve böylece kendilerini avutmaları alâkadâr ediyor! Nice mescid-i dırarlarda sistemin sarık-cübbeli hafiyeleri arkasında yatıb kalkmaları, bunlar &#8220;ibâdet&#8221; zannederler! Bu ritüel kabilinden modalaşmış gulguleler, sâdece, politikakoliklerin politikaları önünde hipnotize olarak, “DEMBOKRATİK oy depoları” hâline gelmiye ve sandık-dandik netîceleri içün (tapınmıya) yarar!”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Ne buyuruyor Merhûm Müfessir:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong><em>“Eğer bu İLK FARÎZA TEŞKÎL edilmezse, Allâh Azze ve Celle’nin, “Benim huzûruma ancak, Azrâil Aleyhisselâm canınızı çıkarırken  mücerred Müslüman olarak gelin” âyetinin müeddası, emri ve hükmü yerine getirilmeyeceğinden; bu, müteazzir, pek zor yahud imkânsız olur! Böylelikle de, cehennemin dibi veya esfeline gidiş yolları ardına kadar açılmış bulunur! Can, pamuk balyasından çekilen dikenli tel gibi cıyak vıyak öttürülerek çıkar; qabir veya qubûr, SARAY GİBİ “GÖR-KEMLİ” bile olsa, oralar (qubur) olur! Cehennemin dibi veya esfelinden fışkıran lâvlar, içilecek irinler ve kaynar sular, işte böyle bir çukur ve kaynakdan gelecekdir!”</em></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">İslâm’ın ictihâda mesağ olmıyan mevrid-i nasslarında (kat’i emir ve haberlerinde), yani muhkem âyet, mütevâtir hadîs ve mütevâtir icmâ&#8217; ile sâbit hüküm ve haberlerinde bile <strong><em>“ictihad kapısı açılsın”</em></strong> içün o kapıya boynuzları ile 50 yıldır kelle atan müctehid taslağı ve İslam bozucusu bazı <em><strong>&#8220;saraysal dayışman, yapışman, tapışman&#8221;</strong></em> veya haltettin veznindekilerin; ve Baîdullah, Efgânî, Abduh ve Bigiyef, v.s. gibi masonları <strong><em>“müctehid”</em></strong> i’lân etmekden bile âr u hayâ etmiyen adamların fitneleri, <strong><em>“Gadab-ı ilâhîyi”</em></strong> celbedecek ve belâlar bütün memleketi tehdîd edecektir!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Fettoşizma felâketinden sonra hâlâ akıllanmıyan <strong><em>“Güncellemeci, İslâm uygulanamazcı, reformist, revizyonist, DİB’iş âmir ve me’murları ile, nice ilhâdiyyatçılar, fıkıhçı geçinen telfikçi ve 15 asırlık müslümanlara “Mezheb taassubu ve kör taklid” iftirâları ile saldırıcılar ve onların (âmirleri) mevkiindeki  noktalar”</em></strong>, eğer 15 asırlık ulemâmızın <strong><em>“BÂTIL”</em></strong> dedikleri sapıklık yollarından dönmez; ve toprak altındaki milyarlarca, enbiyâ, müctehid, müceddid, evliyâ, ulemâ, şühedâ, asfiyâ ve vükelâ ile, toprak üstündeki mü&#8217;minîn ve mü&#8217;minâtı <strong><em>“mezhebçiler”</em></strong> diyerek karalamıya, küçük düşürmiye, tahkir etmiye ve kendilerini de <em><strong>&#8220;İslâmcılar&#8221;</strong></em> olarak <em><strong>&#8220;ğurûr heykelleri&#8221;</strong></em> hâlinde gûyâ cilâlanmış putlar ve mallar göstermiye devam ederlerse, tekrar ederiz ki bunun neticesi, Allâh Azze ve Celle’nin <em><strong>(yehûd)</strong></em> gibi <em><strong>&#8220;ğadabına&#8221;</strong></em> ve dayanılmaz nice belâlarına ve <em><strong>(nasârâ)</strong></em> gibi de <em><strong>&#8220;dalâlde bıkakmasına&#8221;</strong></em> bâdî  ve müstahık olacaklardır!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Allâh Azze ve Celle’nin irâde ve hâkimiyyeti ile oynıyanlar, <em>TARİH</em> boyunca perişan olmuş, binbir âfet ve felâketlerden kurtulamamışlardır!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Bâlâda zikretdiğimiz hakîkatları, selefimizin 15 ASIRLIK (SÜNNÎ BAKIŞI) ile İSLÂM ÎMÂNI ÇERÇEVESİNDE TAHRÎR ETDİK…</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> Mason Efgânî, Abduh ve onların çömezi R. Rızâ dilini <em><strong>&#8220;Mezheb Taassubu ve kör taklid&#8221;</strong></em>  diyerek günümüze taşıyan <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>mezhebi geniş ve işleri GEVİŞ</strong></em></span> olanları; 15 asırdır ilk defa <em><strong>&#8220;İslâmcılar ve Mezhebçiler&#8221;</strong></em> diyerek İslâm Coğrafyasına<em><strong> &#8220;BÖLÜCÜLÜK ve FİTNE FESAD&#8221;</strong></em> tohumları ekenleri; muhayyel bir tehlike uydurarak müslümanları (tehdîd ve karalama) yoluna girenleri, <em><strong>15 asırlık usûl ve disiplini bozma peşindeki müfsidler ve diyalogcu haçlı piyonları</strong></em> olarak telâkkî etmek, en tabiî hakkımız ve onları teşhir edib önlerini kesmek de en mühim vazîfemizdir&#8230;</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 36px; font-family: georgia, palatino, serif;">*</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> Allâh Azze ve Celle Hazretlerine hamd ve Rasûlüne Salât ü Selâm ve ihtiramlarımızı arzederken; onlara tebean, 15 asırdır Mutlak Hakîkatı bizlere taşıyıb <strong><em>EMÂNET</em></strong> eden muvahhid, mücâhid, müteşerri’, şerefli, asîl, kahraman ve sebeb-i seâdet-i dâreynimiz bulunan selefimize de, arz-ı ihtirâm, duâ, minnet ve şükranlarımızı takdîm ile, bütün Kâriîn-i Kiramımızın da, <em><strong>Velâdet Kandil-i Şerîflerini</strong></em>, tebrik ve tes’îd ederiz efendim…</span></p>
<hr />
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><span style="font-size: 14px;"><strong><u>HÂŞİYE:</u></strong> Yukarıdaki makâlemizi, <strong>“Velâdet Kandili”</strong> gecesi sitemize koyarken zuhur eden teknik bir ârıza sebebiyle 7 gün sonra bugün neşretmek zorunda kaldık. Kâriîn-i Kirâmımıza keyfiyeti arzederken, (TAKDÎR’e) rızâmızı tâzeler ve ârızanın zâil olmasında ciddî ve fedakârca yardımlarını lutfeden ıhvân-ı dînimiz Muhammed GÜRBÜZ, Muhammed  DAĞDANE ve Ahmed Uğur CANBAKIŞ beyefendilere şükranlarımızı takdîm ederiz. </span></em></span></p>
<p style="text-align: right;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><em><span style="font-size: 14px;">                                        <span style="text-decoration: underline;"><strong>(HAKKIN VE SABRIN TÜRKÇESİ)</strong></span></span></em></span></p>
<p style="text-align: justify;">
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fyegane-mursid-ve-kurtarici-rasul-i-rusul-aleyhisselatu-vesselam-2.html&amp;linkname=Yeg%C3%A2ne%20M%C3%BCr%C5%9Fid%20Ve%20Kurtar%C4%B1c%C4%B1%20Ras%C3%BBl-i%20Rus%C3%BCl%20%28Aleyhissel%C3%A2t%C3%BC%20Vessel%C3%A2m%29%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fyegane-mursid-ve-kurtarici-rasul-i-rusul-aleyhisselatu-vesselam-2.html&amp;linkname=Yeg%C3%A2ne%20M%C3%BCr%C5%9Fid%20Ve%20Kurtar%C4%B1c%C4%B1%20Ras%C3%BBl-i%20Rus%C3%BCl%20%28Aleyhissel%C3%A2t%C3%BC%20Vessel%C3%A2m%29%E2%80%A6" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fyegane-mursid-ve-kurtarici-rasul-i-rusul-aleyhisselatu-vesselam-2.html&amp;linkname=Yeg%C3%A2ne%20M%C3%BCr%C5%9Fid%20Ve%20Kurtar%C4%B1c%C4%B1%20Ras%C3%BBl-i%20Rus%C3%BCl%20%28Aleyhissel%C3%A2t%C3%BC%20Vessel%C3%A2m%29%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fyegane-mursid-ve-kurtarici-rasul-i-rusul-aleyhisselatu-vesselam-2.html&amp;linkname=Yeg%C3%A2ne%20M%C3%BCr%C5%9Fid%20Ve%20Kurtar%C4%B1c%C4%B1%20Ras%C3%BBl-i%20Rus%C3%BCl%20%28Aleyhissel%C3%A2t%C3%BC%20Vessel%C3%A2m%29%E2%80%A6" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fyegane-mursid-ve-kurtarici-rasul-i-rusul-aleyhisselatu-vesselam-2.html&amp;linkname=Yeg%C3%A2ne%20M%C3%BCr%C5%9Fid%20Ve%20Kurtar%C4%B1c%C4%B1%20Ras%C3%BBl-i%20Rus%C3%BCl%20%28Aleyhissel%C3%A2t%C3%BC%20Vessel%C3%A2m%29%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fyegane-mursid-ve-kurtarici-rasul-i-rusul-aleyhisselatu-vesselam-2.html&amp;linkname=Yeg%C3%A2ne%20M%C3%BCr%C5%9Fid%20Ve%20Kurtar%C4%B1c%C4%B1%20Ras%C3%BBl-i%20Rus%C3%BCl%20%28Aleyhissel%C3%A2t%C3%BC%20Vessel%C3%A2m%29%E2%80%A6" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fyegane-mursid-ve-kurtarici-rasul-i-rusul-aleyhisselatu-vesselam-2.html&amp;linkname=Yeg%C3%A2ne%20M%C3%BCr%C5%9Fid%20Ve%20Kurtar%C4%B1c%C4%B1%20Ras%C3%BBl-i%20Rus%C3%BCl%20%28Aleyhissel%C3%A2t%C3%BC%20Vessel%C3%A2m%29%E2%80%A6" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fyegane-mursid-ve-kurtarici-rasul-i-rusul-aleyhisselatu-vesselam-2.html&amp;linkname=Yeg%C3%A2ne%20M%C3%BCr%C5%9Fid%20Ve%20Kurtar%C4%B1c%C4%B1%20Ras%C3%BBl-i%20Rus%C3%BCl%20%28Aleyhissel%C3%A2t%C3%BC%20Vessel%C3%A2m%29%E2%80%A6" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fyegane-mursid-ve-kurtarici-rasul-i-rusul-aleyhisselatu-vesselam-2.html&amp;linkname=Yeg%C3%A2ne%20M%C3%BCr%C5%9Fid%20Ve%20Kurtar%C4%B1c%C4%B1%20Ras%C3%BBl-i%20Rus%C3%BCl%20%28Aleyhissel%C3%A2t%C3%BC%20Vessel%C3%A2m%29%E2%80%A6" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fyegane-mursid-ve-kurtarici-rasul-i-rusul-aleyhisselatu-vesselam-2.html&amp;linkname=Yeg%C3%A2ne%20M%C3%BCr%C5%9Fid%20Ve%20Kurtar%C4%B1c%C4%B1%20Ras%C3%BBl-i%20Rus%C3%BCl%20%28Aleyhissel%C3%A2t%C3%BC%20Vessel%C3%A2m%29%E2%80%A6" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fyegane-mursid-ve-kurtarici-rasul-i-rusul-aleyhisselatu-vesselam-2.html&amp;linkname=Yeg%C3%A2ne%20M%C3%BCr%C5%9Fid%20Ve%20Kurtar%C4%B1c%C4%B1%20Ras%C3%BBl-i%20Rus%C3%BCl%20%28Aleyhissel%C3%A2t%C3%BC%20Vessel%C3%A2m%29%E2%80%A6" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fyegane-mursid-ve-kurtarici-rasul-i-rusul-aleyhisselatu-vesselam-2.html&amp;linkname=Yeg%C3%A2ne%20M%C3%BCr%C5%9Fid%20Ve%20Kurtar%C4%B1c%C4%B1%20Ras%C3%BBl-i%20Rus%C3%BCl%20%28Aleyhissel%C3%A2t%C3%BC%20Vessel%C3%A2m%29%E2%80%A6" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fyegane-mursid-ve-kurtarici-rasul-i-rusul-aleyhisselatu-vesselam-2.html&amp;linkname=Yeg%C3%A2ne%20M%C3%BCr%C5%9Fid%20Ve%20Kurtar%C4%B1c%C4%B1%20Ras%C3%BBl-i%20Rus%C3%BCl%20%28Aleyhissel%C3%A2t%C3%BC%20Vessel%C3%A2m%29%E2%80%A6" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fyegane-mursid-ve-kurtarici-rasul-i-rusul-aleyhisselatu-vesselam-2.html&amp;linkname=Yeg%C3%A2ne%20M%C3%BCr%C5%9Fid%20Ve%20Kurtar%C4%B1c%C4%B1%20Ras%C3%BBl-i%20Rus%C3%BCl%20%28Aleyhissel%C3%A2t%C3%BC%20Vessel%C3%A2m%29%E2%80%A6" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fyegane-mursid-ve-kurtarici-rasul-i-rusul-aleyhisselatu-vesselam-2.html&amp;linkname=Yeg%C3%A2ne%20M%C3%BCr%C5%9Fid%20Ve%20Kurtar%C4%B1c%C4%B1%20Ras%C3%BBl-i%20Rus%C3%BCl%20%28Aleyhissel%C3%A2t%C3%BC%20Vessel%C3%A2m%29%E2%80%A6" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-seyyidoglu%2Fyegane-mursid-ve-kurtarici-rasul-i-rusul-aleyhisselatu-vesselam-2.html&#038;title=Yeg%C3%A2ne%20M%C3%BCr%C5%9Fid%20Ve%20Kurtar%C4%B1c%C4%B1%20Ras%C3%BBl-i%20Rus%C3%BCl%20%28Aleyhissel%C3%A2t%C3%BC%20Vessel%C3%A2m%29%E2%80%A6" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/yegane-mursid-ve-kurtarici-rasul-i-rusul-aleyhisselatu-vesselam-2.html" data-a2a-title="Yegâne Mürşid Ve Kurtarıcı Rasûl-i Rusül (Aleyhisselâtü Vesselâm)…"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/yegane-mursid-ve-kurtarici-rasul-i-rusul-aleyhisselatu-vesselam-2.html">Yegâne Mürşid Ve Kurtarıcı Rasûl-i Rusül (Aleyhisselâtü Vesselâm)…</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-seyyidoglu/yegane-mursid-ve-kurtarici-rasul-i-rusul-aleyhisselatu-vesselam-2.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rasûlullâh’ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sevmenin Alâmeti</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/rasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/rasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Sep 2024 07:10:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[03 - Rabiu'l-Evvel]]></category>
		<category><![CDATA[07/00 Regâib]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[mevlid kandili]]></category>
		<category><![CDATA[Rasulullah'ı sevmenin alametleri]]></category>
		<category><![CDATA[Rasulullaha ittiba]]></category>
		<category><![CDATA[Rasulullahı çokça anmak]]></category>
		<category><![CDATA[veladet kandili]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=3365</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bil ki (ey okuyucu) bir kimse bir şeyi sevdi mi, muhakkak onu tercih eder (kendisine seçer). O’na uymayı (O’na muhalefet etmeye) tercih eder. Yoksa </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/rasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html">Rasûlullâh’ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sevmenin Alâmeti</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>Rasûlullâh’ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sevmenin Alâmeti</u></strong></h1>
<p style="text-align: justify;">Bil ki (ey okuyucu) bir kimse bir şeyi sevdi mi, muhakkak onu tercih eder (kendisine seçer). O’na uymayı (O’na muhalefet etmeye) tercih eder. Yoksa sevgisinde sadık olmaz. Ancak sevdiğini iddia eder. Rasûlullâh’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) sevmekte sadık olan kimse de Rasulullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) sevdiğini kendinde gösterendir.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong><u>Bunun Birinci Alâmet Ve İşâreti:</u></strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Rasûlullâh’a (sallallahu aleyhi ve sellem) uymak, O’nun sünnetini işlemek, söz ve fiillerine tâbi’ olmak, emirlerini yerine getirmek yasaklarından kaçınmak, güçlük içinde olsun, kolaylık halinde olsun, kızmış halinde olsun, kızmamış hâlinde olsun, O’nun edebleriyle edeblenmektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun şâhidi ise Allâhu Teâlâ’nın şu sözüdür:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-(Habîbim) de ki: “Eğer siz Allâh’ı seviyorsanız, hemen bana uyun ki, Allâh da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Zîrâ Allâh çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.”</strong><a href="#_edn1">[1]</a></p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong><u>İkinci Delil Ve Şâhidi:</u></strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Rasûlullâh’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) dindeki emirlerini ve (yapılması için) teşvîk ettiği hususları kendi nefsinin hevasına ve şehevî isteklerine uymasına tercih etmesidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Allâhu Teâlâ buyuruyor ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Muhâcirlerden önce, Medîne’yi yurd ve iman evi edinenler, kendilerine hicret edip gelenlere sevgi beslerler. Onlara verilen şeylerden dolayı nefislerinde bir kaygı duymazlar; kendilerinde ihtiyac bile olsa (onları) nefisleri üzerine tercih ederler. Kim de nefsinin hırsından korunursa, işte bunlar (azabdan) kurtulanlardır.”</strong><a href="#_edn2">[2]</a></p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong><u>Üçüncü Şâhidi İse:</u></strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Allâh’ın rızâsını, kulların kızmasına tercih etmektir.</p>
<p style="text-align: justify;">El- Kadı Ebu Ali el-Hafız; Ebu el-Hüseyn es-Sayrafi ve Ebu el-Fadl b. Hayrun, Ebu Ya&#8217;lâ el-Bağdadî, Ebu Ali es- Sinciy, Muhammed b. Mahbub, Ebu İsa, Müslim b. Hatim. Muhammed b. Abdullah el-Ensarî babasından, Ali b. Zeyd, Said b. Museyyeb&#8217;den (bu senetle) rivayet etmişlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Enes b. Mâlik der ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bana buyurdu ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Ey yavrucuğum, eğer kalbinde hiçbir kimseye kin ve hased beslemeden gece ve gündüzü geçirmeye muktedir olursan yap.&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bundan sonra bana şöyle buyurdu:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Ey oğulcağızım, bu benim sünnetimdir. Kim ki benim sünnetimi ihya ederse o kimse beni sevmiş olur. Kim beni severse o cennette benimle beraberdir.&#8221;</strong><a href="#_edn3">[3]</a></p>
<p style="text-align: justify;">Kim bu sıfatlara sahip olursa o kimse, kemâliyle Allah&#8217;ı ve peygamberini sevmiş olur. Kim ki, bu işlerin bazısında bu sıfatlara muhalefet ederse onun sevgisi noksan olur. Fakat sevgi isminden dışarı çıkmaz (yani Allah’ı ve peygamberini sevmiyor denmez).</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun delili şudur: Şarap içen kimse, had olunduğunda, bazı kimseler, ne çok had vuruluyor diyerek ona lâ’net ettiler. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Ona lâ’net etme; zira O, Allah’ı ve Allah’ın Resulünü seviyor.”</strong><a href="#_edn4">[4]</a> Peygamberi sevmenin alâmetlerinden;</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong><u>(Dödüncüsü): </u></strong></h3>
<p style="text-align: justify;">O’nu çok hatırlamaktır. Çünkü kim bir şeyi severse onu çok anar.</p>
<p style="text-align: justify;">Rasûlullah’ı sevmenin alâmetlerinden;</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong><u>(Beşincisi): </u></strong></h3>
<p style="text-align: justify;">O’na ulaşmayı,kavuşmayı çok arzulamaktır. <strong>“Çünkü her seven sevdiğine kavuşmayı ister.”</strong><a href="#_edn5"><strong>[5]</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Eş’ariler Medine’ye geldiklerinde şu şiiri söylerlerdi:</p>
<p style="text-align: justify;">Yarın, dostlara kavuşacağız.</p>
<p style="text-align: justify;">Muhammed ve ashabını (göreceğiz)<a href="#_edn6">[6]</a></p>
<p style="text-align: justify;">Bu hususta Hz. Bilâl (radıyallahu anh)&#8217;ın, ölüm anında söylediği geçmişte zikredildi<strong>. </strong>Aynısını Ammar (radıyallahu anh) öldürülmezden önce söyle­miştir. Zikrettiğimiz Halid b. Ma&#8217;dûn&#8217;un kıssası da bu babdandır.</p>
<p style="text-align: justify;">Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)&#8217;i sevmenin;</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong><u>(Altıncı alâmeti): </u></strong></h3>
<p style="text-align: justify;">O’nu çok anmakla beraber, O’na çok ta’zim ve hürmet etmek, O’nu zikrederken, huşu, hudu içinde bulunmak, O’nun ismini işittiğinde içi sızlamaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">İshak et- Tücyibî şöyle diyor:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)&#8217;in âhirete irtihal etmesinden sonra ashabı onu anmazlardı ki, huşu ve hudu içinde bulunup onlardan vücutları titreyip ağlamasınlar. Tâbi&#8217;lerden çoğunun hali de böyle idi. Bazısı bunu Resûlullâh&#8217;ı (sallallahu aleyhi ve sellem) sevdiği ve ona müştak olduğu için yapardı. Bazısı da Resûlullâh&#8217;dan (sallallahu aleyhi ve sellem) korktuğu ve O’na tâ&#8217;zim ettiği için yapardı.</p>
<p style="text-align: justify;">Resûlullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) sevmenin alâmetlerinden;</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong><u>(Yedincisi): </u></strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Resûlullâh’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) sevdiği kimseyi ehl-i beytinden, kendi soyundan olan kimseleri, ensar ve muhacirlerden</p>
<p style="text-align: justify;">0&#8217;nun ashabını sevmek ve onlara düşmanlık yapanlara düşman olmak onlara buğzedenlere ve (kâfirlerden) onlara küfredenlere buğzetmektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir kimseyi seven, onun sevdiğini de sever. Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) torunları Hasan ve Hüseyin hakkında şöyle buyurmuş</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Ey Allah’ım! Ben muhakkak bunları seviyorum. Sen de bunları sev.&#8221;</strong>(Âhirette derecelerini yükselt, makamlarını cennet kıl).<a href="#_edn7">[7]</a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Ey Allah&#8217;ım! Muhakkak ben bunu seviyorum. Sen de bunu seveni</strong> <strong>sev.&#8221;</strong><a href="#_edn8">[8]</a></p>
<p style="text-align: justify;">Bir rivayette ise Hasan hakkında şöyle buyurmuştur:</p>
<p style="text-align: justify;">Yine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyuruyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Kim Hasan ve Hüseyin&#8217;i severse, beni sevmiş olur. Kim ki. beni severse muhakkak Allah’ı sevmiş olur. Kim bunlara buğzederse, bana buğzetmiş olur, bana buğzeden de Allah’a buğzetmiş olur.&#8221;</strong><a href="#_edn9">[9]</a></p>
<p style="text-align: justify;">Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Ashabım hakkında Allah’tan korkunuz (onlara kem gözle bakmayınız. Çünkü onlar benim dostlarımdır). Benden sonra onlara (karşı gelip sözle, fiille) hedef almayınız. Kim onlaı severse, bana olan sevgisi ile sevmiştir. Kim ki, onlara buğzederse, bana olan buğzu ile onlara buğzetmiştir. Kim onlara eza ederse, bana eza etmiş olur. Kim ki, bana eza ederse, Allah’a eza etmiş olur. Kim Allah’a eza ederse onu yakalayıp (cehenneme atması) yakındır.&#8221;</strong><a href="#_edn10">[10]</a></p>
<p style="text-align: justify;">(Muhterem kerimesi) Fatıma (radıyallahu anha) hakkında da Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-O (Fatıma) benden bir parçadır. Onu gücendirip kızdıran şey, beni de gücendirip kızdırır.”</strong><a href="#_edn11"><strong>[11]</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Rasûlullâh </strong>(sallallahu aleyhi ve sellem) Üsame b. Zeyd için Hz. Âişe (ra- anha)’ye şöyle buyurdu:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Üsame’yi sev. Çünkü ben, onu seviyorum.&#8221;</strong><a href="#_edn12">[12]</a></p>
<p style="text-align: justify;">Resûlullah buyuruyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-İmanın alâmeti, ensarı sevmek, münafıklığın alâmeti de ensara buğzetmektir.&#8221;</strong><a href="#_edn13">[13]</a></p>
<p style="text-align: justify;">İbn Ömer (radıyallahu anh)&#8217;ın rivayet etmiş olduğu hadîs-i şerifte Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurmuştur ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Kim Arab’ı </strong>(Arab’ın mü’minlerini) <strong>severse, onları bana olan sevgileri sebebiyle sevmiştir. Kim onlara buğzederse, bana olan buğzu sebebiyle onlara buğzetmiştir.”</strong><a href="#_edn14">[14]</a></p>
<p style="text-align: justify;">Gerçekten kim birini severse, onun sevdiği her şeyi sever. (Ashab ve tâbiinden peygamberi sevmelerindeki) selefin alâmeti işte budur. Hattâ mubah olan ve canın çektiği hususlarda da böyle idiler.</p>
<p style="text-align: justify;">Enes (radıyallahu anh) şöyle derdi:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Ben Resûlullah’ı </strong>(sallallahu aleyhi ve selIem)<strong> tabağın içinde kabak araştırırken gördüm. Ben o</strong> <strong>günden beri kabak </strong>(yemeğini) <strong>severim.”</strong><a href="#_edn15">[15]</a></p>
<p style="text-align: justify;">Hasan b. Ali, Abdullah b. Abbas ve İbn Ca&#8217;fer (Resûlullah&#8217;ın (sallallahu aleyhi ve sellem) hizmetçisi) Selma &#8216;ya gelip, ondan kendilerine, Resûlullah&#8217;ın (sallallahu aleyhi ve sellem) sevdiği yemekten, pişirmesini istediler.<a href="#_edn16">[16]</a></p>
<p style="text-align: justify;">Abdullah b. Ömer, sığır derisinden yapılmış ayakkabı giyer, onu sarı boya ile boyardı. Çünkü O, Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) böyle yaptığını görmüş idi.<a href="#_edn17">[17]</a></p>
<p style="text-align: justify;">Resûlullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) sevmenin alâmetinden:</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong><u>(Sekizincisi):</u></strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Allah’a (c.c) ve Allah’ın Resûlüne buğzedenlere buğzetmek, Resûlullah’a düşman olanlara düşman olmak, O’nun dininde bid’atlar icad edip sünnetine muhalefet edenden uzaklaşmak, Resûlullah’ın şeriatına mu­halif olan her şeyi kendisine ağır gelmektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Allahü Teâlâ buyuruyor ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Allah&#8217;a ve âhiret gününe iman eden hiçbir kavmi, Allah’a ve pey­gamberine muhalefete kalkışan kimselerle sevişir bulamazsınız; velev ki, o muhalifler, (soyca) babaları, veya oğulları, veya kardeşleri, veya hısım ve hemşehrileri olsun&#8230;&#8221;</strong><a href="#_edn18">[18]</a></p>
<p style="text-align: justify;">İşte Resûlullah’ın sahabeleri (Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse­ler), Allah ve Resûlullah’ın rızası için, kendi sevdiklerini (savaş mey­danında) öldürdüler. Ve yine savaş meydanında babaları ve çocukları ile savaştılar. Resûlullah’a (sallallahu aleyhi ve sellem) Abdullah b. Ubey:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Eğer dilersen onun -yani babasının başını- sana getireyim&#8221;</strong> dedi.<a href="#_edn19">[19]</a></p>
<p style="text-align: justify;">Resûlullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) sevmenin alametlerinden:</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong><u>(Dokuzuncusu): </u></strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Resûlullah’ın getirmiş olduğu ve onunla insanları hidayete sevkettiği, kendisi de doğru yolu onunla bulduğu ve onun ahlâkı ile ahlâk- landığı Kur’ân-ı Kerim’i sevmesidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hz. Âişe (radıyallahu anha) şöyle demiştir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ahlâkı Kur’ân idi.&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kur’ân-ı Kerim’i sevmesi, onu okuması, onunla amel etmesi, onun mânâsını anlamasını istemesi, Resûlullah’ın sünnetini sevmesi ve emirlerini yerine getirmesi, yasaklarından kaçınması ile olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Sehl b. Abdullah (rahimehullah) şöyle der:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Allah’ı (c.c.) sevmenin alâmeti, Kur&#8217;ân-ı Kerim’i sevmektir Kur’ân’ı sevmenin alâmeti de Nebiyyi zişan efendimizi sevmektir. Resûlullah’ı sev­menin alâmeti, sünneti sevmektir. Sünnet-i Resûlü sevmenin alâmeti, âhireti sevmektir. Âhireti sevmenin alâmeti, dünyayı sevmemektir. Dünyayı sevmemenin alâmeti ise, insanın dünyadan ancak yaşayabileceği ve âhirete ulaştıracağı kadar almasıdır.&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İbn Mes&#8217;ud (radıyallahu anh) der ki:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Bir kimse kendisinin iyi ve kötülüğünü sormak istediği vakit, ancak Kur&#8217;ân&#8217;a müracaat eder. Eğer Kur&#8217;ân’ı seviyorsa, o kimse Allah&#8217;ı ve Allah&#8217;ın Resülünü seviyor. (Sevmiyorsa Allah&#8217;ı ve Resulünü sevmiyor)&#8221;<a href="#_edn20">[20]</a></p>
<p style="text-align: justify;">Resûlullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) sevmenin alâmetlerinden;</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong><u>(Onuncusu): </u></strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Resûlullah’ın ümmetine şefkat ve merhamet etmek, onlara nasihat etmek, onların yararına çalışmak, onların müşkülâtlarını gidermektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Nitekim Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) mü&#8217;minlere çok merhametli ve şefkatli idi.</p>
<p style="text-align: justify;">Resûlullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) sevmenin kâmil olmasının alâmeti:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><u>(Ki bu onbirinci alâmet oluyor).</u></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Resûlullah&#8217;ı sevdiğini iddia eden kimsenin zahid olması (yani, dünyaya metelik vermemesi), fakirliği tercih etmesi, fakirlikle muttasıf olmasıdır. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Ebu Said el-Hudri’ye şöyle buyurdu:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Şüphesiz, yoksulluk, sizden beni sevene, selin derenin veya dağın üst kısmından aşağı akmasından daha süratli gelir.&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Abdullah b. Müğaffel (radıyallahu anh)’in rivayet ettiği hadîste; Adamın biri Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)&#8217;e der ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Ey Allah’ın Resulü! Ben muhakkak seni seviyorum.&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem):</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Söylediğin söze bak.”</strong> buyurur.</p>
<p style="text-align: justify;">Adam üç kere:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Allah’a yemin ederim ki, ben seni seviyorum.”</strong> deyince Resûlullah ona şöyle buyurdular:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Eğer beni gerçekten seviyorsan korunmak (âleti olmak üzere) yoksulluk için hazırlan.&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Müğaffel, Ebu Said el-Hudri (<a href="#_edn21">[21]</a>)&#8217;nin hadîsine benzer bir hadîs zikretti.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref1">[1]</a> Al-i İmran Sûresi, âyet:31.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref2">[2]</a> Haşr Sûresi, âyet:9</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref3">[3]</a> İmam Tirmizî. Sünen. Ebvabü&#8217;l-İlim. 16. Babu Ma Cae fi’l-Ahzi fi’s-Sünneti ve-ctinabi&#8217;l-Bidai’de 2680 No.lu metni Enes b. Mâlik (r.a.)&#8217;dan tahriç etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">[3] İmam Buhari. Sahih. Kitabü&#8217;l- Hudud: Babu Ma Yükrehu Men Lâane Şâribe&#8217;l- Hamra ve ennehu Leyse bi Hâricin mine’I- Milleti&#8217;de Hz. Ömer b. el- Hattab (r.a.) rivayetin tamamını tahriç etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref5">[5]</a> İmam Efcu Naim el-İsfahanî. Delail’inde İmam Deylemî Müsned&#8217;inde Hz. Âişe (r.a.)&#8217;dan tahriç ettiler diye İmam Sûyûtî (r.h.) Menahilü&#8217;s -Safa Shf. 63&#8217;de kaydetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref6">[6]</a> Bu kıssayı İmam Beyhıaktî&#8217;nin Delail&#8217;inde Enes b. Mâlik (r.a.) tahriç ettiğini İmam Sûyûtî (r.h.) Menahilü&#8217;s-Safa Shf. 63&#8217;de kaydetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref7">[7]</a> İmam Tirmizî. Sünen. Ebvabü&#8217;l-Menakıb Menakıbu&#8217;l-Haseni ve’l-Hüseyibney Aliyyibni Eba Talib&#8217;inde 3772 No. ile Üsame b. Zeyd (r.a.)&#8217;dan tahriç etmiştir. Aynı kitab ve babta 3784 No ile Bera b. Azib&#8217;den de tahriç eylemiştir. İmam Buhari. Sahih. 62. Kitabu Fadaile Ashabi&#8217;n-Nebiyyi (s.a.v.) 22. Babu Menakibe&#8217;l-Haseni ve&#8217;l-Hüseyni (r.anhüma) da Bera b. Azib (r.a.)&#8217;dan rivayeti tahriç etmiştir. İmam Müslim. Sahih. 44. Kitabü Fadaile&#8217;s-Sahabeti, 8. Babu Fadaile Haseni ve&#8217;l-Hüseyni (r.anhüma) da Bera b. Azib (r.a)&#8217;dan 56 (2421) No.lu metni tahriç etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref8">[8]</a> 101 No.lu tahrice bakılmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref9">[9]</a> lOl’de gösterilen yere bakılmalıdır. Ayrıca bu hadîsin lâfzan bi lâfzin metnini değil de müterkaribü&#8217;l-Elfaz ve mânâ olanını İmam Taberanî, Selman (r.a.)&#8217; dan tahriç etmiştir. Ayrıca, İmam Bezzar hadis-i şerifin sadrını Abdullah b. Mes&#8217;ud (r.a )&#8217;dan tahriç etmiştir. İmam Nesaî ve İbn Ebu Hureyre (r a.)&#8217;dan Mukaddime Fadlül- Hasen ve’l-Hüseyn İbney Aliyyibni Ebi Talib&#8217;in r.anhüm) de 142-143 No. ile tahriç etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref10">[10]</a> İmam Tirmizi. Sünen. Ebvabü’l- Menakıb. Babün fi Men Sebbe Ashabe&#8217;n-Nebiyyî’de 3861 No.lu metni Abdullah b. Mugaffel (r.a.) tahriç etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref11">[11]</a> İmam Buharî, Sahih. 57. Kitabü Farzi’l-Humsi; Babu Ma Zükire Min Dır’î’n-Nebiyyi (s.a.v.) de ayrıca 62. Kitabü&#8217;l-Fadaile Ashabi&#8217;n-Nebiyyi (s.a.v.) 16. Babu Zikri Eshar&#8217;ın-Nebiyyi (s.a.v.) Minhum Ebu&#8217;l-Ass b. Rebi&#8217;de Misver b. Mahreme’den. İmam Müslim. Sahih. 44 Kitabü Fadaile’s-Sahabeti. 15. Babu Fadaile Fatımete binti&#8217;n-Nebiyyi Aleyhe&#8217;s-Salâtü ve&#8217;s-Selâm’da. 93 (2449) ve 94 (…) 95 (&#8230;) No. ile rivayeti tahriç etmişlerdir. Ayrıca; İmam Buhari, Kitabu&#8217;n-Nikah: Babu Zebbi’r-Reculi An İbnetihi fi’l-Gayreti ve&#8217;l-İnsaf’da yine Misrev b. Mahreme (r.a.)&#8217;dan aynı hadîsi tahriç eylemiştir. Ayrıca Kitabu’l-Menakıb, Babu Menakıbu Fatımete <strong>(</strong>radıyallahu anha)&#8217;dan vine Misver b. Mahre<strong>me’den</strong> tahriç eylemiştir İmam Ebu Davud. Sünen. Kitabü&#8217;n-Nikahı: 13. Babu Ma Yükrehü en Yecmea beynehünne mine’n-Nisa’da Misver b. Mahreme&#8217;den iki ayrı tarikle iki metni. İmam Tirmizî, Sünen. Ebvâbü&#8217;l- Menakıb: Babı Ma Cae fi Fadli Fatımete binti Muhammedin (s.a.v.) de 3866 No ile yine Misver b. Mahreme&#8217;den 3868 No. ile Abdullah b. Zübeyr (r.a.) tahriç eylemiştir İmam ibn Mâce. Sünen. 9. Kitabü’n-Nikâh: 56. Babu&#8217;l-Gayreti&#8217;de 1998 ve 1999 No. metinleri ile yine Misver b. Mahreme&#8217;den tahriç etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref12">[12]</a> İmam Tirmizî. Sünen. Ebvabü’l- Menakib Menakibü Üsame b. Zeyd (r.a.) da 3820 No.lu metin olarak rivayeti tahriç etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref13">[13]</a> İmam Buharî. Sahih. 2. Kitabü’1-İyman: 10. Babu Âlameti&#8217;l- İymani Hubbi&#8217;l-Ensari’de Enes (r.a. )’dan tahriç eylemiştir. İmam Müslim. Sahih. 1. Kitabü&#8217;l- İyman: 33. Babu’d-Delili âlâ Enne Hubbe’l-Ensârî mine’l-İyman&#8217;da 128 (&#8230;) No. ile Enes (r.a.)&#8217;dan tahriç eylemiştir. İmam Buharî ayrıca Kitabü&#8217;l-Menâkıb Menakibü&#8217;l-Ensari 4&#8217;üncü babta tahriç eylemiştir. İmam Nesai. Sünen. Kitabü&#8217;l-İyman: Babu Alâmeti&#8217;l-İyman’da yine Enes b. Mâlik (r.a.) tahriç eylemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref14">[14]</a> İmam Beyhaki&#8217;nin Şuabü’l-İyman’da İbn Ömer (r.a.)&#8217;dan tahriç ettiğini İmam Süyûtî (r.h.) Menâhilü’s-Safa Shf. 64&#8217;de beyan etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref15">[15]</a> İmam Buhari, Kitabü&#8217;I-Et&#8217;ime: Babü’d-Dubbac’de Enes (r.a.)&#8217;dan aynı kitab. Babü Men Eda-fe Reculen ilâ Taamin ve Akbele ve Hüve alâ Amelihi’de aynı metnin ilavesi ile diğer bir metni yine Enes (r.a.)&#8217;dan ayrıca Kitabü’l-Büyû. Babu Zikri’l-Hayyati’de yine Enes (r.a.)&#8217;dan başka bir hadiseyi hikâye eden aynı konudaki hadîs-i şerifi. İmam Müslim, Sahih. 36. Kitabü’l- Eşribe. 21. Babu Cevazi Ekli&#8217;l-Meraki ve İstihbabi ekli’l-Yaktîni&#8230; ilâ âhir’de 144 (2041) No. ile 145 (&#8230;) (&#8230;) ile üç ayrı metni tahriç etmiştir. İmam Ebu Davud, Sünen: Kitabü&#8217;l- Et’ime, Babün fi Ekli’d-Dubbae de Enes (r.a.) tahriç etmiştir, İmam Tirmizi, Sünen. Ebvabü&#8217;l-Et&#8217;ime Babu Ma Cae fi Ekli’d-Dübbac 1850 ve 1851 No, ile Enes b. Mâlik (r.a.) rivayeti tahriç etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref16">[16]</a> İmam Tirmizi, Şemail Babu Ma Cac fi Sıfati Edami Resûlullah (s.a.v.) de Ubeydullah b. Ali (ibn Ebi Râfî ninesi Selma &#8216;dan olarak rivayeti tahriç etmiştir. Aliyyû&#8217;l- Kaari. Şerh-i Şemail. Shf. 362.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref17">[17]</a> İmam Buharî. Sahih. 4. Kitabü’l-Vûzû 30. Babu Gasli Ricleyni ve la Yümessehu ale’n-Naleyni de Ubeyd b. Cüreyh tarikiyle Abdullah b. Ömer (r.a.)&#8217;dan İmam Müslim, Sahih. 15.Kitabü’l-Hacc: 5. Babü’l- ihlâli min haysü tenbaisü’r-Rahileti&#8217;de 25 (1187) ve 26 (&#8230;) No. ile aynı zattan tahriç etmiş­tir. İmam Ebu Davud, Sünen. Kitabü&#8217;l-Menasik (El-Hacc) Babün fi vakti’l-İhram’da Ubeyd b. Cürey tarikiyle İbn Ömer (r.a.)’dan tahriç etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref18">[18]</a> Mücadele Sûresi, âyet: 22.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref19">[19]</a> İmam Bezzar&#8217;ın Müsned&#8217;inde Ebu Hüreyre (r.a.)’dan tahriç ettiğini İmam Süyûti (r.h.) Menshilü’s-Safa Shf. 64&#8217;de kaydetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref20">[20]</a> İmam Beyhaki&#8217;nin cl-Edeb fi Mekarimi&#8217;1-Ahlâk ve&#8217;l-Birri ve&#8217;s-Sılati ve&#8217;l-Keffarat adlı eserinde tahrıç ettiğini İmam Süyûtî (r.h.) Menahılu&#8217;s-Safa Shf. 64&#8217;de kaydetmiştir. Ayrıca Ebu Abdullah Muhammed b. Eyyub b. Yahya el- Mâ&#8217;ruf İhni&#8217;d-Dureys (Ö. 294 H.)&#8217;nin Fadailü&#8217;l- Kur ân adlı ese­rinde tahriç ettiğini de beyan etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref21">[21]</a> Şifa metninde Ebu Saidi&#8217;l-Hudri (r.a.) söylendiği gösterilen hadîs-i şerifin mahreci hakkında İmam Süyûtî (r.h.) ve Şifa Şârihi Hafacî açıkça bir şey söylememişler, yalnız hadîsin evvelinin ahirinin birbirine karıştığına işaret etmekle yetinmişlerdir. İmam Tirmizi&#8217;nin. Sünen Ebvabü’z-Zühd, 36. Babu Ma Cae fi fadli’l-Fakri babında 2351 No.lu metinde Abdullah b. Muğaffel (r.a.)&#8217;dan bir metin rivayeti tahriç edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">[ Kâdi İyaz (Rahimehullah), E&#8217;ş-Şifâ Bi Ta&#8217;rif-i Hukûki&#8217;l-Mustafâ, (Şifâ-i Şerîf Tercemesi)  sh.405-412 ]</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 09.02.2012)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&#038;title=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/rasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html" data-a2a-title="Rasûlullâh’ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sevmenin Alâmeti"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/rasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html">Rasûlullâh’ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sevmenin Alâmeti</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/rasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mevlid-i Nebevî</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/mevlid-i-nebevi.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/mevlid-i-nebevi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Sep 2024 05:10:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[03 - Rabiu'l-Evvel]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[ULÛM-I ŞER'İYYE]]></category>
		<category><![CDATA[mevlid kandili]]></category>
		<category><![CDATA[mevlid-i nebevi]]></category>
		<category><![CDATA[veladet]]></category>
		<category><![CDATA[veladet kandili]]></category>
		<category><![CDATA[veladet mucizeleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=5983</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fil yılında ve şuhur-ı Rûmiyyeden [Rûmî aylardan] Nisan içinde, Rebiu’l-evvel ayının onikinci pazartesi gecesi, sabaha doğru henüz tan yeri ağardığı vakit, </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/mevlid-i-nebevi.html">Mevlid-i Nebevî</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>MEVLİD-İ NEBEVÎ</strong></span></h1>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Fil yılında ve şuhur-ı Rûmiyyeden [Rûmî aylardan] Nisan içinde, Rebiu’l-evvel ayının onikinci pazartesi gecesi, sabaha doğru henüz tan yeri ağardığı vakit, âlem bir başka âlem oldu. Yani Hâtemü’l-enbiya Muhammed Mustafa Sallâllahü aleyhi ve sellem hazretleri doğdu ve gün doğmadan âlem nûr ile doldu.</p>
<p style="text-align: justify;">Abdullah’tan Âmine’nin alnına geçmiş olan nûr-ı melâhat, onun al­nına geçti. Devr-i Âdem’den beri evlâttan evlâda intikal edegelen nûr-ı hâtemiyyet, şimdi sahibini buldu ve artık onda karar kıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Ferdâsı Pazartesi günü sabahleyin hep putlar, yüzü üstüne düşmüş bulundu, görenler hayrette kaldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Âmine’den mervîdir [rivâyet olunmuştur]. Dermiş ki:</p>
<p style="text-align: justify;">“-Ben, sair hâ­tûnlar gibi gebelik zahmeti çekmedim, gebelere ârız olan ağırlıkları gör­medim. Fakat gece rüyamda gördüm. Bir kimse gelip: Yâ Âmine! Mu­hakkak bilmelisin ki, sen hayru’l-âlemin ile hâmilesin. Doğduğu vakit adını Muhammed koyasın, dedi. Fakat velâdet eriştikte kulağıma bir bü­yük ses geldi, ürktüm. Hemen bir ak kuş geldi, kanadiyle arkamı sığadı. Benden korkma ve ürkme halleri geçti. Bir yanıma baktım: Bir beyaz kâse ile şerbet sundular. Alıp içtiğim gibi her tarafımı nûr kapladı. O anda Muhammed (S.A.) dünyaya geldi. Etrafıma baktım, gördüm ki: Abdimenaf kızlarına benzer, fakat gâyet uzun boylu bir çok kızlar, beni tavaf ediyorlar. Taaccüb [hayret] ettim, &#8220;yâ Rabbi! Bunlar kimler ola?&#8221; dedim.”</p>
<p style="text-align: justify;">Vakt-i velâdet-i Muhammediye’de Âmine’nin gözünden perde kaldı­rılıp o veçhile hûr-i cinanı [Cennet hûrilerini] ve melâike-i kiramı gör­müş ve daha nice hârikulâde haller temaşa eylemiş olduğu mervidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Aşere-i Mübeşşere’den [Dünyada iken cennetle müjdelenmiş on kişi] Abdurrahman ibni Avf hazretlerinin vâlidesi Şifa Hâtûn o gece Âmi­ne’nin yanında bulunmuş ve onun gözüne dahi vakt-i velâdet-i Muhammediyye’de maşrıktan mağribe dek bütün dünya nûr ile dolmak gibi nice hârikulâde şeyler görünmüş olduğunu oğlu Abdurrahman’a söylemiş, o dahi şâirlere hikâye eylemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">O gece Abdü’l-Muttalib Mescid-i Haram’da Cenab-ı Hak’ka teveccüh ve münâcat üzere iken:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Müjde, Yâ Abde’l-Muttalib! Şimdi Âmine’den bir çocuk doğdu. Vücudu âleme rahmettir.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Diye hâtiften bir ses işitmiş ve hemen Âmine’nin yanına gitmiş, orada dahi nice hârikulâde şeyler temaşa etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hâtemü’l-enbiya Hazretleri, sünnetli ve göbeği kesilmiş olduğu halde doğmuştu. Arkasında iki küreği arasında tâ kalbinin hizasında bir nişa­nesi vardı ki, ona “Hâtem-i Nübüvvet” ve “Mühr-i Nübüvvet” denilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hazret-i Âyişe’den mervidir. Demiş ki:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Mekke’de bir yahudi vardı. Velâdet-i Muhammediyye gecesinin ferdâsı, mecmaı Kureyş’e gelip:</p>
<p style="text-align: justify;">“-Bu gece aranızda bir oğlan doğdu mu?”</p>
<p style="text-align: justify;">Diye sormuş.</p>
<p style="text-align: justify;">“-Evet, Abdullah ibni Abdü’l-Muttalib’in bir oğlu oldu.”</p>
<p style="text-align: justify;">Demişler.</p>
<p style="text-align: justify;">“-İşte Hâtemü’l-Enbiya odur ve arkasında alâmeti vardır!”</p>
<p style="text-align: justify;">Diye haber vermiş. Varmışlar, o hazreti görmüş­ler. Yahudi, onun şekil ve şemailine bakıp arkasındaki Hâtem-i Nübüv­veti görünce aklı başından gitmiş ve:</p>
<p style="text-align: justify;">“-Nübüvvet artık Beni İsrail’den gitti. Bundan sonra başka peygamber gelmek ümidi bitti, Kureyş’e bir mertebe devlet ve satvet elverecek ki, haberi maşrıktan mağribe dek erecek.”</p>
<p style="text-align: justify;">Demiş.”</p>
<p style="text-align: justify;">Enbiya-i Beni İsrail, Hatemü’l-Enbiya hazretlerini kâh <strong>Muhammed</strong> ve kâh <strong>Ahmed</strong> diye zikr eylemiş ve alâmetlerini söylemiş olduklarını ve ulûm-ı gaybiyye [gizli ilimler] eshabı dahi birer sûretle istihraç [çıkart­mak] ettiklerinden o vakit yahudi kâhinleri arasında Hâtemü’l-Enbiya hazretlerine dâir çok sözler söylenir ve teşrifine intizar olunurdu. Bina­enaleyh tarih-i velâdetini dahi bu veçhile keşf ve tâyin etmişlerdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Hassan bini Sabit’ten mervidir. Demiş ki:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Ben sekiz yaşında idim, bilirim ki, bir gün sabahleyin Medine’de bir yahudi, diğer yahudilere haykırıp:</p>
<p style="text-align: justify;">“-Bu gece Ahmed’in yıldızı doğdu, dedi. Sonra hesab ettim. Mevlid-i Muhammedi gecesine muvafık düştü.”</p>
<p style="text-align: justify;">Abdü’l-Muttalib, o misillû hayırlı alâmetleri görüp fevkalâde mem­nun oldu ve:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Bu oğlumun şanı pek büyük olacak&#8221;,</p>
<p style="text-align: justify;">Dedi. Kendisine Allah tarafından öyle bir saadetli oğul ihsan buyurulduğuna dâir bir güzel ka­side söyledi ve bir büyük ziyafet yapıp Kureyş kavmini davet eyledi. Geldiler, yediler, içtiler:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-bu ziyafete sebeb olan çocuğa ne ad koydun&#8221;,</p>
<p style="text-align: justify;">Diye sordular.</p>
<p style="text-align: justify;">Abdü’l-Muttalib:</p>
<p style="text-align: justify;">“-Muhammed!”</p>
<p style="text-align: justify;">Diye cevap verdi. Onlar dahi:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Böyle, ecdadında olmayan adı koymaktan maksadın ne­dir?&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Dediler.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Maksadım ve temenni ettiğim bu ki: Onu gökte Hak ve yerde halk pek çok medh u senâ eyliye&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Hâtemü’l-Enbiya hazretlerinin pek çok isimleri vardır. En meşhurları Muhammed ve Ahmed’dir. Muhammed, arapça pek çok hamd ü senâ olunmuş olan zât demektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Mahmud, Mustafa, Sahibü’l-beyan, Sahibü’l-hâtem, Sahibü’l-makâmü’l-Mahmûd, Sahibü’l-Kadîb, Sahibü’l-Hirâve</strong> dahi Hatemü’l-Enbiya Hazretlerinin elkab-ı celilelerindendir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><u>Vakt-i Velâdetiİ Muhammediyye’de Zuhura Gelen Hârikulâde Haller­den Birazı Dahi Bunlardır Ki, Zikrolunur :</u></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Velâdet-i Muhammediyye’de eyvan-ı Kisra sarsıldı. On dört şehnişîni [dairesi] yıkıldı ve Fâris vilâyetinde îstahr-âbâd nam beldede ateşperestlerin bin seneden beri yanmakta olan âteş-gedeleri sönüverdi, ve Sâve gölü yere batıp nâbedid [görünmez] oldu ve Semâve vadisinde bil’akis sular taştı ve Mûbedân ki, Fâris’in Kâdi’l-kuzat’ı [Başkadısı] demektir, o gece o dahi rüyasında görmüş ki: Bir alay sert ve serkeş develer, bir bö­lük arap atlarını yederek Dicle nehrini geçip Bilâd-ı Fâris içine dağıl­mışlar.</p>
<p style="text-align: justify;">O vakit Âl-i Sâsân’dan şah-ı Acem olan Nûşirevan o veçhile eyvân [saray] sarsılıp da şehnişinlerin yıkılmasından mustarip olarak kurenâsıyla bu meseleyi söyleşirken, îstahr-âbâd’dan âteşgede’nin söndüğü ha­beri geldi. Yine bu sırada Sâve gölünün battığı ve Semâve’de suların taş­tığı işitildi. Hesab ettiler, hep Şehnişinlerin yıkıldığı vakte müsadif oldu [rastladı].</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun üzerine Nûşirevan, telâş edip hemen Mûbedân’ı celb ile bu vak’aları dermeyan eyledi. O dahi o gece görmüş olduğu rüyayı söyledi.</p>
<p style="text-align: justify;">Nûşirevan, daha ziyade telâş ve endişeye düşüp:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Acaba bu alâmetler ne ola?&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Diye Mûbedan’dan sordu. Mûbedan, ne olacağını biliyordu. He­men:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Arabistanda bir emr-i azîm [büyük bir hâdise] zuhûra gelmek ge­rektir&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">diye cevap verdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Derhâl Nûşirevan, Mülûk-i Araptan o vakit kendisine tâbi olan Nu’mân İbni Münzir’e ferman gönderip:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Bana bir bilgiç adam gönder&#8221;,</p>
<p style="text-align: justify;">diye emretmekle Nu’man dahi Abdü’l-Mesih nam fâdıl-ı benâm’ı gön­derdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Abdü’l-Mesîh hemen payıtaht-ı Kisrâ olan şehr-i Medâyin’e vardı ve Nûşirevan’ın huzuruna girdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Nûşirevan, vukûatı söyleyip:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Bu alâmetler ne mânaya delâlet eyler?&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Diye sordu. Abdü’l-Mesih dahi:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Benim Şam diyarında sâkin Satîh nam bir dayım vardır. Bunların mânasını ancak o, verebilir&#8221;,</p>
<p style="text-align: justify;">Diye cevap verdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Onun üzerine Nûşirevan:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Haydi çabuk Satîh’in yanına var. Ondan sor, bana cevabını getir&#8221;,</p>
<p style="text-align: justify;">Diye emretti. Abdülmesîh dahi hemen Medâyinden çıkıp diyar-ı Şam’a gitti.</p>
<p style="text-align: justify;">O vakit Araplar içinde kâhin ve arrâfe denir bir takım bilgiç adam­lar vardı ki, esrar-ı ilâhiyyeden bahsederler ve gelecek şeyleri haber ve­rirlerdi. En meşhurları işte bu Satîh kâhin dedikleri zat idi ki, fevkal’âde yaşlı bir adam olup, hattâ Nizar’ın vefatında mirasını oğlu Mudar ile diğer oğulları beyninde taksim eden o idi derler. Aslı Yemenden olup, ancak Şam tarafında bir savmaa’da [manastırda] yerleşip kalmış idi. Halbuki bedeninde kemik yok, şekil ve kıyafetçe misli nâ-mesbûk [misli geçme­yen], daima arkası üstüne yatar ve bir tarafa götürülecek oldukta kendisini döşeme gibi devşirip hayvan üzerine yükletirler imiş. Elhasıl insana ben­zemez, lisanından başka âzası oynamaz bir şahs-ı acîp olup, fakat gayet fasih ve beliğ sözler söyler ve nice yıllar sonra olacak vukuattan bahseyler imiş.</p>
<p style="text-align: justify;">Biz yine sadede gelelim: Abdülmesîh aşırı mertebe sür’atle Satîh’in olduğu mahalle vardı. Yanına girdi, selâm verdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Satîh ise ölüm döşeğine döşenmiş ve gözleri kapanmış olduğundan Abdü’l-Mesîh’in selâmını işitmiyor ve dünya kelâmı kulağına gitmiyordu.</p>
<p style="text-align: justify;">Satîh’in bu hâli Abdü’l-Mesîh’e pek ziyade tesir eyledi ve hemen satîh’in canına tesir edecek sûzişli [dokunaklı] sözleri hâvi bir kasîde söyledi.</p>
<p style="text-align: justify;">Şöyle ki:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Acaba Yemen’in ulusu sağır mıdır, yoksa işidiyor mu? Yoksa ölüp gitti de bizleri bütün bütün me’yus etti mi? Ey şeyh-i fâdıl ve hallâl-ı müşkil: Bir büyük ve muhterem cemaatın şeyhi olan hemşirezâden, Şah-ı Acem tarafından gönderilmiş olmasıyla dağ ve düz, gece ve gündüz demeyip ve yollardaki mehâlik ve muhataratı [tehlikeleri] kaydetmeyip fevkalâde sür’atle sana geldi. Cümle bilgiçlerin âciz kaldığı umûr-ı azîme’yi senden sorup öğrenmek ister.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun üzerine Satîh gözlerini açtı ve dedi ki:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Abdülmesih, sür’at ile Satîh’a geldi. Satîh ise kabre girmek üzeredir. Seni Melik-i Sasân gön­derdi. Sarayının sarsılması ve ateşgedenin sönmesi neye delâlet eyledi­ğini soruyor, bir de Mûbedân’ın gördüğü rüyânın tabirini istiyor ki, rü­yasında bir alay serkeş develer bir bölük Arap atlarını yederek Dicle’yi geçip memleketine dağıldığını görmüştü.</p>
<p style="text-align: justify;">Ey Abdü’l-Mesîh! O dem ki, tilâvet çoğala ve Sahib-i Hirâve zahir ola ve Nâr-ı Fâris söne ve Semâve vâdisi taşa ve Sâve gölü bata, Şam artık Satîh için Şam değildir. Beni Sâsândan yıkılan şehnişinlerin adedince on dört melik ve melike gelir ve artık olacak olur.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Dedi ve hemen vefat etti.</p>
<p style="text-align: justify;">Abdü’l-Mesîh, Medâyin’e avdet eyledi ve Satih’ten işittiği sözleri Nûşirevan’a söyledi. Nûşirevan ise kendisinin zaman-ı Saltanatında bir fenalık zuhurundan havf ve endişe etmekte idüğüne mebni bu haberden müteselli ve memnun oldu ve:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Bizim neslimizden on dört hükümdar gelip gidinceye dek neler olur.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Vakı’a on dört hükümdarın âdet üzre asrı saltanatları gelip geçin­ceye dek nice karnlar (asırlar) gelip geçmek lâzım gelir. Halbuki Nûşirevan’dan sonra bir aralık devlet-i Sâsâniye’nin hali muhtel olarak yalnız dört sene zarfında âl-i Sâsân’dan on hükümdar gelip gitmiştir ve Sâsâ- niler’in müddeti zannolunduğu kadar uzamayıp az vakit zarfında mem­leketleri Ehl-i îslâm eline geçmiş ve Nûşirevan’dan sonra on dördüncü melik olan Yezdücürd, Hazret-i Osman’ın hilâfetinde telef olarak onunla devlet-i Sâsâniyye münkariz olup bitmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>[ Ahmed Cevdet Paşa, Kısas-ı Enbiyâ Ve Tevârih-i Hulefâ, tab’ı: 1966, cild:1, sh:51-55 ]</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 03.02.2012)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&#038;title=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/mevlid-i-nebevi.html" data-a2a-title="Mevlid-i Nebevî"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/mevlid-i-nebevi.html">Mevlid-i Nebevî</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/mevlid-i-nebevi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Velâdet Kandili Mi İmiş?</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/veladet-kandili-mi-imis.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/veladet-kandili-mi-imis.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Sep 2023 05:15:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[03 - Rabiu'l-Evvel]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[Ey Allah'ın Sevgilisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ümmet kalmadı]]></category>
		<category><![CDATA[veladet kandili]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=4938</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rasûl-i Rusül Aleyhissalâtü Vesselâm ile yüzümüz olmadığı hâlde ve ayak ucunda olsak da, olmayan ağzımızla, duymayan kulağımızla, görmeyen gözlerimizle, </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/veladet-kandili-mi-imis.html">Velâdet Kandili Mi İmiş?</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>VELÂDET KANDİLİ Mİ İMİŞ?</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Rasûl-i Rusül Aleyhissalâtü Vesselâm ile yüzümüz olmadığı hâlde ve ayak ucunda olsak da, olmayan ağzımızla, duymayan kulağımızla, görmeyen gözlerimizle, titremiyen kalbimizle konuşmaya cür’et etsek&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ey, Allâh’ın Sevgilisi!</p>
<p style="text-align: justify;">Ümmetin başsız kalınca, 109 yıldır (ümmet) olamadan yaşıyoruz!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Öne düşen fırak-ı muhtelifeyi toplıyan metbû’ bir cemaat ki, hepsinin önünde de İMÂM bulunur; cemaatle kılınan namazlar bu muntazam ve hayırhah tertîb-i ictimâînin tecelliyâtını ifâde eden sûret-i mahsûsesidir!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Şeklindeki ta’rîfin içinde varlık belirten <strong><em>“Ümmet”</em></strong>, bugün kalmadığı, ademe mahkûm olduğu hâlde, sahtekârca <strong><em>“Ümmet”</em></strong> nâraları atan ümmetsiz (ümmet amigoları) ile alçakça kuşatılmış bulunuyoruz!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu en büyük günâhımız içün afv niyâz edecek ne yüz, ne ağız ve ne de titreyen kalbimiz kaldı!</p>
<p style="text-align: justify;">Ey, Allâh’ın Sevgilisi!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Binâenaleyh evvelâ tevhîd-i kulûb, sâniyen tevhid-i ef’âl, Dîn-i Hakk’ın a’zam-ı erkânındandır!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Diyen; ve bize emânet etdiğin Muazzez ve Mukaddes <em><strong>DÎNİNİ</strong></em>, yehûd ve nasârâya <strong><em>“Teşebbühle”</em></strong> tevhîd dîni olmakdan çıkardılar! Münâfıkîn, kâfirîn ve müşrikîne öylesine benzenildi ki, <em><strong>tevhîd</strong></em>, kelime olarak bile artık yaşayamaz oldu!. Yerini partiye, pırtıya, fırkaya, şâ şîa olmaya, tefrikaya, bölünmeye, bölücülüğe ve paramparça oluşa, beşerî sistemlerin azgınları elindeki baltalarla insanları binbir <em><strong>&#8220;fraksiyona&#8221;</strong></em> ayırmasına bırakdı!.. Zirvelerdeki zırvalar, tulumbacı ağzıyla biribirlerine hırlamaya ve en azgın ve edeb dışı herzelerle iftirâ ve zifos sıçratmaya başladı!.</p>
<p style="text-align: justify;">Zemmetdiğin ve kat’iyyen yasakladığın <strong><em>“Tefrika ve fırka fırka, parti parti, şîa şîa oluş”,</em></strong>  Ümmet’den kalan bakıyenin gece gündüz zıkkımlandığı sekir verici bir zehir olarak her ferdi kuşatdı! Ve bir meziyet gibi de (!) <em><strong>SENİN</strong> emânetini</em> ateşlerde yakan cehennemî bir çukur açdı; ve o bakıye, o çukurun içine, kendisini gözü kapalı atar oldu!</p>
<p>Merhûm Necib Fâzıl&#8217;ın dediği gibi:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;Avrupalı, demokrasi ismini verdiği nizam içinde &#8220;doğru&#8221;yu aramak içün parti kurarken, onu bize, kendi ezelî ve ebedî doğru&#8221;muzu parçalatmak içün sokmuşdur&#8221; </strong></em>ki, bunu bile anlıyacak ferd-i vâhid bulmak sanki kimyâ oldu!</p>
<p style="text-align: justify;">Bizler bugün <em><strong>&#8220;Kendi ezelî ve ebedî doğrumuzu&#8221;</strong></em> ağzına almakdan utanan ve kaçınan, fakat o parçalayıb bölme mekanizmasını olur olmaz her yerde zikredecek kadar Haçlı Batıya esir olmuş, fakat buna rağmen istiklâl (Bağımsızlık) yâveleri sıkan idârecilerin elinde; ve kendi öz vatanımızda <em><strong>&#8220;Parya&#8221; </strong></em>ve zincire vurulmuş <em><strong>forsa</strong> </em>olduk!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu iğrenç günâhımız içün de, afv niyâz edecek ne yüz, ne ağız ve ne de  hissedecek kalbimiz kaldı!</p>
<p style="text-align: justify;">Ey, Allâh’ın Sevgilisi!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Ferd cebr ü tazyîk altında herşeyini zâyi’ edebilir. Zîrâ “Yedullâhi maal cemâati”dir; ve dînin dünyâda en büyük feyzi de, bu cemaatin te’sîsindedir. Bunun içündür ki cemaatlarını</em></strong> <strong><em>zâyi’ veya perîşân edenler behemahâl perîşân olurlar!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Diyen emânetini, hiç kâle bile almayan milyarlar, <strong><em>“Ümmetmiş”</em></strong> gibi hülyâlarla narkozlanarak, başı kesik gövdeleriyle beşerî sistemlerin içinde bağdaş kurub dumanaltı oldular! Ve insan denen bir takım şeytanları <em><strong>PUT</strong> </em>edinib onlara <em><strong>taparken</strong></em>, diğer tarafdan da <strong><em>“Müslümanız”</em></strong> demek gibi bir papağanlığı tercih etdiler&#8230; Nice tâğutların önünde eğilmek içün, zerre kadar tereddüd etmediler! Bunları, artık çok tabii karşılar hâllere geldiler!</p>
<p style="text-align: justify;">Bütün nifâk, küfr ve şirki seyretmenin de ötesinde, üstelik tasdîk ve tahsîn eden, sarıklı-cübbeli, saçlı-sakallı ve nice <em><strong>gösteriş</strong> </em>budalası dalkavuklar ve  riyâkârlar üretildi!. Sihirbaz tıynetli, bezirgân cibilliyetli insî şeyâtîn; ve (yol gösterme yaftalı) yol kesiciler, aşşağılık bir nice böyle mahlûkât zuhûr etdi!. Tasavvuf ve tarîkat gibi  âlî mefhumları, bu pespâye ve şahsiyetsiz sahteler, i&#8217;tibardan düşürmenin cürmünü işledi; ve çok beddua aldılar ve hâlen de alıyorlar!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu iğrenç günâhlar içün de, afv niyâz edecek ne yüz, ne ağız ve ne de sızlıyan kalbimiz kaldı!</p>
<p style="text-align: justify;">Ey, Allâh’ın Sevgilisi!</p>
<p style="text-align: justify;">Emânetin olan Mukaddes ve Muazzez Dîni, İngiliz güdümlü harâmîler ele geçirdi!. İşgâl ve istîlâ altında kaldık!. Dînine hergün binlerce hakâret irtikâb edilirken; düşmanlarının her köşe başına heykellerini dikib memleketi (Heykelistana) çevirdiler; putperestlik resmî dîn haline geldi, insî şeytan ve tâğûtlara <em><strong>TAPAN</strong> </em>tapana ki, Allâh demek sâdece lâfda kaldı! Yüz seneye yakın ve daha düne kadar  Lâfza-i Celâl&#8217;in telâffuzu bile yasakken, <em><strong>tanrı</strong> </em>diye bir uydurmanın peşine düşdüler; ve nice tanrılar uydurdular!..</p>
<p style="text-align: justify;">Dînimizin temellerini <strong><em>“Değiştirib dönüştürerek; Revizyonist, modernist ve reformist”</em></strong> usûllerle tanınmaz ve bilinmez bir hâle sokdular! 85 partili bir vasatda, 85 religion peydahladılar; fakat 85’i de dinlerine isim olarak nice uydurmalar buldular!. Bunlara <strong><em>“Lâyıklık, dembokrasi, cumbokrasi, v.s.”</em></strong> deseler de, oy alma sahtekârlıkları içün, topu da, <strong><em>“Müslümanız”</em></strong> diyerek, insan avcılığını, hayvan avcılığının bin kat üstüne çıkardılar!</p>
<p style="text-align: justify;">Ümmet olmak diye bir keyfiyet kalmadı!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Hılâfeti</em></strong> istemek, hatta ağıza almak bile, zaman oldu suç şayıldı!</p>
<p style="text-align: justify;">Yusuf Aleyhisselâm’ı, <em><strong>&#8220;Fir&#8217;avnın emrinde çalışan&#8221;</strong></em> bir <strong><em>“Başvekil, me’mûr, hızmetli”</em></strong> gibi gösterecek kadar aşşağılaşan sarıklı şeytanlar, tâğût beslemesi nevzuhurlar; echel-i cühelâ ve ekfer-i küferâ takımları, iktidâr dalkavukları üredi ve türedi!</p>
<p>Ey, Allâh&#8217;ın Sevgilisi!</p>
<p style="text-align: justify;">Senin Muazzez ve Mukaddes Dîninin dışındaki bâtıllar ve sapıklıklardan, <strong><em>“4 Hakk Dîn (!) çıkaran”</em></strong> adam ve madamlar zuhûr etdi!. Bunlardan da, <strong><em>“Ülülemr ve dâr-ı İslâm”</em></strong> tıraşlıyan cübbeli-sarıklı insî şeyâtîn peydahlandı!.</p>
<p style="text-align: justify;">Kelâm-ı Kadîm&#8217;i ve senin Hadîs-i Şerîflerini tahrîf ve tebdîl ederek, <em><strong>ZÂT-I RİSÂLETPENÂHÎLERİNİ</strong></em> ortadan kaldırmak üzere, adı <em><strong>&#8220;DÎN ve  Diyânet&#8221;</strong></em> ile irtibatlı, maskeli merkezler kurub, dîn ü devletini içden yıkma mihrâkları ihdâs etdiler!. Truva atları, beygir ve katırları, câmi kürsülerine kadar sızdı; ve <strong><em>“Sızıntı”</em></strong> diyerek sızlandılar, şeytânî şifrelerle karınlarından konuşur olub, karanlıklarda çukurlar açdılar!. Kardinalliğe ve Pensilvanyalara, yahudi masonluğuna kadar, içde urlar peydahladılar!</p>
<p style="text-align: justify;">Ekranlara, sırf <em><strong>SENİN</strong> </em>Mukaddes ve Muazzez <em><strong>DÎNİNİ</strong> </em>yıkmak ve ortadan kaldırmak içün, <strong><em>“DÎNÎ (!) programlar”</em></strong> yapan maskeli münâfıkları ve dinsiz <strong><em>“Hoca Kılıklı Şeytanları”</em></strong> doldurdular!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu iğrenç günâhlar içün de afv niyâz edecek ne yüz, ne ağız ve ne de ihtizâz eden kalbimiz kaldı!</p>
<p style="text-align: justify;">Ey,  Allâh’ın Sevgilisi!</p>
<p style="text-align: justify;">Senin gösterdiğin ilim, îmân, amel, ahlâk ve ulemâ sevgisi kalkdı; yerine ölü sözler arasında sâdece ve yarım yamalak ve riyâ püskürürcesine <strong><em>“Sevgili Peygamberimiz”</em></strong> demeyi bırakdılar!. Sana, salât ü selâm getirmeyi bile çok gören, adı <strong><em>“İslâm’lı” </em></strong>kendisi ise İslâm’sız nice ucûbeler, İbni Selül dölleri, mekânda yer tutdu! Bunlar, agorayı da basarak, iblisleşen madrabazlar hâlinde, oraları doldurdu ve resmen himâye bile görür oldular!</p>
<p style="text-align: justify;">Yüz müşrikden daha beter nice ferd-i vâhid münâfık, ekranların vazgeçilmez süsü ve bilginleri oldu!</p>
<p style="text-align: justify;">Politikacı ve başı bezli madamlar peydahlanıb, Dînindeki kavânîn ve kavâidin tersine, nerede ise fetvâ verecek kadar azgınlaşmaya başladı!. Kendi dinlerini yaşamak yerine, müslümanlara dinlerini <strong><em>YAŞATMAMAK </em></strong>usûlü içine giren bu hayâsız ve yırtık madamlar, âileleri istikâmetlendirmek içün <em><strong>SÖZ</strong> </em>sâhibi yapıldı!</p>
<p style="text-align: justify;">Dînini temsil eden <em><strong>HİLÂL</strong> </em>bile, politikacı dilinde bambaşka şeylerin temsilcisi yapılırken; hiç kimsenin sesi bile çıkmaz oldu!. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeyâtîn, her tarafı istîlâ edecek hâle geldi!</p>
<p style="text-align: justify;">Hilâlin rü&#8217;yeti ile ne Ramazan, ne Kurban, ne Hacc, ne kandil&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Haçlının zaman ölçülerine kadar her şeyimizle <em><strong>ESİR</strong> </em>olduk!</p>
<p style="text-align: justify;">Dînin <em><strong>YASAKLANIR</strong> </em>ve mer’iyyetden kaldırılırken; haçlı’nın hayat tarzı, haçlının dünyâ görüşü ve haçlının varlık telâkkîsi <strong><em>“Medeniyet, asrîlik (çağdaşlık), medeniyetler ittifâkı, hoşgörü ve diyalog ve hatta maarif”</em></strong> adı altında, bir asra yakın bir zamandır ve dönmeler ma&#8217;rifetiyle memlekete zorla ve zaman oldu 500.000 müslüman kellesi karşılığında dayatıldı; haçlının kuyruğunda cîfe bir dünyâ hayâtı, (ebedî cehenneme bedel) satın alındı!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu iğrenç günâhlar içün de afv niyâz edecek ne yüz, ne ağız ve ne de, hisseden kalbimiz kaldı!</p>
<p style="text-align: justify;">Ey, Allâh’ın Sevgilisi Aleyhissalât ü vesselâm!</p>
<p>Aleyhi Ekmeli&#8217;t-Tahâyâ!</p>
<p>Ey, Kâinâtın Fahri! Ey, Hâce-i Kâinât!</p>
<p style="text-align: justify;">İsim, Resim ve Heykellere <em><strong>tapılır</strong> </em>oldu!. <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Dînin terkedilerek Câhiliyye&#8217;ye irticâ&#8217; edilir oldu!</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;">Heykelhâneler, fâizhâneler, meyhâneler, bilmem ne hâneler, kumarhâneler içinde yaşamak,  Müslümanlığı, <strong><em>“Müslümanım”</em></strong> demekden ibâret <strong><em>“Müslüman paçavralarına”</em></strong> artık en tabii hâl olarak geliyor!</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Belâları umumî kılan: 1) İfsâd-ı akîde, 2) İftirâk-ı kelime, 3) İ’lân-ı münker, 4) Cihadda tekâsül, 5) Emr-i ma’rûf ve nehy-i anil münkerde müdâhane, her zaman ve mekânda alınıb verilen nefes oldu!</strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;">Öylesine ölesiye bir manzara ki, kimsesiz, öksüz ve çâresiz kaldık!</p>
<p style="text-align: justify;">Muhbir-i SÂDIK olarak ne buyurmuşsan, aynısı zuhûr etdi ve onu gördük!.</p>
<p style="text-align: justify;">Kıyâmet’e doğru giderken, Senin ve Senin yolundakilerin rûhâniyyet, nûrâniyyet ve himmetinden başka sığınağımız kalmadı!</p>
<p style="text-align: justify;">Sen Raûf ve Rahîmsin!</p>
<p style="text-align: justify;">Kâinâtın VARLIK sebebisin!</p>
<p style="text-align: justify;">Şefaatine her zaman ve mekânda muhtâcız!</p>
<p style="text-align: justify;">Şirkin içinde kaldık, istimdâdımızı biavnihî Teâlâ duyansın, bizi binbir kusûrumuz ve günâhlarımıza rağmen, mücrim isek de reddetme!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>&#8220;Anam-babam SANA FEDÂ olsun! Ey, Allâh’ın Rasûlü!&#8221;</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ne dostumuz, ne düşmanımız var!</p>
<p style="text-align: justify;">Senin dostun dostumuz, düşmanınsa düşmanımız!</p>
<p style="text-align: justify;">Ey, Allâh’ın Sevgilisi!</p>
<p style="text-align: justify;">Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İntişârı: 30.11.2017 / 01:06 tt.</p>
<p>Son tashîh ve ilâveler: 16.11.2018 / 21:05:42</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fveladet-kandili-mi-imis.html&amp;linkname=Vel%C3%A2det%20Kandili%20Mi%20%C4%B0mi%C5%9F%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fveladet-kandili-mi-imis.html&amp;linkname=Vel%C3%A2det%20Kandili%20Mi%20%C4%B0mi%C5%9F%3F" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fveladet-kandili-mi-imis.html&amp;linkname=Vel%C3%A2det%20Kandili%20Mi%20%C4%B0mi%C5%9F%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fveladet-kandili-mi-imis.html&amp;linkname=Vel%C3%A2det%20Kandili%20Mi%20%C4%B0mi%C5%9F%3F" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fveladet-kandili-mi-imis.html&amp;linkname=Vel%C3%A2det%20Kandili%20Mi%20%C4%B0mi%C5%9F%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fveladet-kandili-mi-imis.html&amp;linkname=Vel%C3%A2det%20Kandili%20Mi%20%C4%B0mi%C5%9F%3F" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fveladet-kandili-mi-imis.html&amp;linkname=Vel%C3%A2det%20Kandili%20Mi%20%C4%B0mi%C5%9F%3F" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fveladet-kandili-mi-imis.html&amp;linkname=Vel%C3%A2det%20Kandili%20Mi%20%C4%B0mi%C5%9F%3F" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fveladet-kandili-mi-imis.html&amp;linkname=Vel%C3%A2det%20Kandili%20Mi%20%C4%B0mi%C5%9F%3F" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fveladet-kandili-mi-imis.html&amp;linkname=Vel%C3%A2det%20Kandili%20Mi%20%C4%B0mi%C5%9F%3F" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fveladet-kandili-mi-imis.html&amp;linkname=Vel%C3%A2det%20Kandili%20Mi%20%C4%B0mi%C5%9F%3F" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fveladet-kandili-mi-imis.html&amp;linkname=Vel%C3%A2det%20Kandili%20Mi%20%C4%B0mi%C5%9F%3F" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fveladet-kandili-mi-imis.html&amp;linkname=Vel%C3%A2det%20Kandili%20Mi%20%C4%B0mi%C5%9F%3F" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fveladet-kandili-mi-imis.html&amp;linkname=Vel%C3%A2det%20Kandili%20Mi%20%C4%B0mi%C5%9F%3F" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fveladet-kandili-mi-imis.html&amp;linkname=Vel%C3%A2det%20Kandili%20Mi%20%C4%B0mi%C5%9F%3F" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2Fveladet-kandili-mi-imis.html&#038;title=Vel%C3%A2det%20Kandili%20Mi%20%C4%B0mi%C5%9F%3F" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/veladet-kandili-mi-imis.html" data-a2a-title="Velâdet Kandili Mi İmiş?"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/veladet-kandili-mi-imis.html">Velâdet Kandili Mi İmiş?</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/veladet-kandili-mi-imis.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(2) “Kutlu Doğum  Haftası” Oryantalist Kafalı Dib&#8217;çilerin Mi Uydurması İmiş?!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/2-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/2-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 May 2017 07:44:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[04/14 Kutlu Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Tâhir MÂHİR]]></category>
		<category><![CDATA[dib kutlu doğum]]></category>
		<category><![CDATA[kutlu doğum haftası]]></category>
		<category><![CDATA[M.Soysal]]></category>
		<category><![CDATA[veladet kandili]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=5847</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir Evvelki makalemizde şöyle beyân etmişdik: “Yahu arkadaşım, sarık cübbeli “Din Görevlileri=Ruhbân Sınıfı” yoldaşlar! Sizi yani DİB’i </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/2-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html">(2) “Kutlu Doğum  Haftası” Oryantalist Kafalı Dib&#8217;çilerin Mi Uydurması İmiş?!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>“KUTLU DOĞUM  HAFTASI” ORYANTALİST KAFALI DİB&#8217;ÇİLERİN Mİ UYDURMASI İMİŞ?!</u></em></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>(2)</u></em></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Tâhir MÂHİR</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em><u><br />
</u></em></strong><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bir Evvelki makalemizde şöyle beyân etmişdik:</p>
<p style="text-align: justify;">“Yahu arkadaşım, sarık cübbeli <strong><em>“Din Görevlileri=Ruhbân Sınıfı”</em></strong> yoldaşlar!</p>
<p style="text-align: justify;">Sizi yani DİB’i 1924’de kuran Kamal Paşa’nın irâdesi değil mi?. Ne içün kurdu sizi bu irâde?. Prof. Mümtaz Soysal bunu yıllarca evvel tv ile bütün cihâna ilân etmedi ve şöyle demedi mi:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Diyanet İşleri Başkanlığı, dinin, cumhûriyet ilkelerine uygun olmasını sağlayan bir kurumdur!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“M. Soysal aynen böyle demedi”</em></strong> deyin hadi!. Atatürkçü, kurucu ve DİB müessisi (irâde) önünde, işte siz busunuz!</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi ne olduğunuzu bir nebzecik de olsa anladınız mı möhderem yoldaşlar!?”</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi ikinci makâlemize devam edelim:</p>
<p style="text-align: justify;">Açın Kazım Karabekir Paşa’yı, açın ondan iktibâs yapan Müteveffa Uğur Mumcu’yu, açın Vatan Parti-Pırtısı başındaki ma’lûm Perinçek takımının kitablarını ve okuyun:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Araboğlu’nun yâvelerini Türkçe’ye terceme etdireceğim ve öylece de okutacağım, tâ ki budalalık edib aldanmasınlar!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Buradaki <strong><em>“Araboğlu”</em></strong> kim?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Yâveler”</em></strong> ne?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Budalalığa”</em></strong> namzet millet hangi millet?</p>
<p style="text-align: justify;"> Bay DİB sarıklı ve cübbeli politikacıları çok asabîsiniz!</p>
<p style="text-align: justify;">Sizi kuran irâdeye zıd olarak, siz, <strong><em>“Kutlu ve mutlu hafta ve yafta ve pafta”</em></strong> ortaya koyabilir misiniz?</p>
<p style="text-align: justify;">Şu anda size vücûd veren,<strong><em> “Bir sağdan bir soldan asarak, küçüklerin yaşını büyüterek, büyüklerinkini küçülterek”</em></strong> Anadolu çocuklarını ipe çeken Evren <strong><em>“Çeteyasası”</em></strong> değil mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Çok asabisiniz sarıklı zevât!</p>
<p style="text-align: justify;">Biraz sakin ve yavaş olun da <strong><em>“Molla Desinler!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Siz, mücerred o <strong><em>“Çeteyasaya” göre  “Yüce Dîn (!) hizmetlerini o yasanın layıklık ilkesi DOĞRULTUSUNDA yürütmekle vazifeli “Din Görevlileri=Ruhban Sınıfı”</em></strong> değil misiniz?!</p>
<p style="text-align: justify;">Biraz anlatın da ehâli anlasın! Ramazan-ı Şerîf gelirken Anadolu halkı sizi biraz daha iyi tanısın! Var mı cesâretiniz?. <strong><em>“Kânûnî Haklarınız içün mahkemeye müracaat edecekmişsiniz”</em></strong>, edin, etmezseniz üzülürüz çok yazık olur!</p>
<p style="text-align: justify;">Eşşeşçi Enver’in takımı ile mahkemede kozunuzu pay edin, edemezseniz, ayrıca çok ayıp da olur!. Hem onlar, <strong><em>“Durakda beklemez, her gelen otobüse hemen atlar ve menzil-i maksûda yol alırlar!”  </em></strong>Onları durakda görürseniz bir göz kırpın, hemen yanınıza koşarlar; ve mahkemeye gitmeden arabada pazarlık yapar mutlaka anlaşırsınız!.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Peygamber aşıkları”</em></strong> mahkeme kapılarında nasıl HAKK ve HUKUK dilenecekler, olacak iş mi bu!</p>
<p style="text-align: justify;">15 asırdır <strong><em>“Velâdet Kandili”</em></strong> kime yetmemiş?</p>
<p style="text-align: justify;"> Ashâb-ı Güzîn Hazerâtından günümüze kadar o serhadlerin şühedâsına yetmiş; ve millet-i İslâmiyye’ye, ulemâsı, evliyâsı, sulehâsı, rüesâsı ve ümerâsına yetmiş; ammâ layık dempokrat DİB tâifelerine (Dîn Görevlilerine=ruhbanına veya ahbârına) yetmemiş&#8230; Hem o kadar yetmemiş, kesmemiş ve kanmamışlar ki, bir de <strong><em>“Kutlu Doğum Haftası”</em></strong> ilave ederek oryantalistler gibi <strong><em>“Peygamber de Peygamber”</em></strong> deme ihtiyâcını duymuşlar!.. Hem o kadar duymuşlar ki, 15 asırlık İslâm Târîhinde, bu layık dempokrat ve cumpokrat DİB kadar böylesine bir <strong><em>“karasevdâya”</em></strong> hiç, ama hiç kimse yakalanmamış!!!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu ihtiyac, pek feci şekilde bastırmış!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“İhtiyâaacım var!”</em></strong> nâmeleri gece gündüz, fem-i muhsinlerinden süzülür ve dökülür oluvermiş!. Müslüm Babaları da sağ olsaydı, daha yürekden salonlar inim inim inletilirdi!</p>
<p style="text-align: justify;">Evet Eâcib!</p>
<p style="text-align: justify;">Sarık cübbe altı politikacılık, acebâ neden 8 kere Haçlı Oryantalistler gibi <strong><em>“Hz. Mu&#8230;&#8230;d, Peygamber, v.s.”</em></strong> der de, bir kerecik <strong><em>“Salât ü Selâm”</em></strong> getirmez&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Biz sizi çok iyi tanıyoruz bay ve bayan ve madam DİB çalışanları!.Davul dümbelekli <strong><em>“Kadınlar Koronuzu”</em></strong>, gerdâniye faslıyla üryâniye makâmından telleri inleten sâzendelerinizi; ve dilberân-ı gülistânınızın bülbüller gibi şakıyan hânendelerinizi yani cins-i lâtîfinizi de, <strong><em>“dünyâ inâsa taabbüd edenler”</em></strong> piyasası  böyyük bir huşû’ ve hudû’ içre seyr ü temâşâ’ eyliyor efendim!</p>
<p style="text-align: justify;">Tebşîr ederiz!</p>
<p style="text-align: justify;">Böyle (muhtalit) erkek dişi karması cümbüşleri memnû’ kılan ehâdîs-i şerîfeler de, o <strong><em>“pirinç ayıklar gibi ayıklanan”</em></strong> hadisler sınıfına idhâl edilerek, <strong><em>“Diyânetsel Kutlu-Mutlu Peygamber Sevgisi”</em></strong> de kim bilir hangi <strong><em>“revizyonist”</em></strong> kelleler üzerinden nasıl zirve yapıyordur!!!?</p>
<p style="text-align: justify;">Büyük ve Dâhî Müfessir, Merhûm Muhammed Hamdi Efendi Hazretlerinin Tefsîrinden Ahzâb Sûresinin 56. Âyet-i Celîlesine tenezzül buyurub bir nazar atfediverseniz nasıl olur?. Yüksek ve sahih (!) ilminize  biraz <strong><em>saplama</em></strong> gibi olacaksa da, olsun, ilminiz artmazsa da belki hidâyete erer, îmânınız birşeye benzer!. Tefsîr satırlarını biraz hece hece okursanız, ağleb-i ihtimâl daha istifâdeli ve (kutlu-mutlu) olacakdır:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Muhakkak ki Allâh ve melâikesi Peygambere hep salât ile tekrîm ederler. Ey, o bütün îman edenler! Haydin O’na TESLÎMİYYETLE salât ü selâm getirin!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Tefsîrine gelince, bilmecbûriyye gene hecelemeniz iktizâ edecekse de, artık çâre yok sîne-i ŞERÎAT’a dönecek veya döndürüleceksiniz:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“BU ÂYET GÖSTERİR Kİ PEYGAMBERE SALÂVÂT GETİRMEK   F A R Z D I R&#8230;. İSMİ ZİKROLUNDUKCA VÂCİB OLUR&#8230;..Ezcümle Aleyhissalâtü vesselâm buyurmuşdur ki:&#8230;..burnu sürtülsün o adamın ki, yanında ben zikrolunmuşumdur da, bana salâvat getirmemişdir.” </em></strong>(Tab’-ı evvel, c.6, s. 3923)</p>
<p style="text-align: justify;">Müslümansanız, oryantalistler gibi <strong><em>“Hz. Mu&#8230;.d v.s.”</em></strong> gibi ecânib dili ile yazmaz, aşağıda tamâmını vereceğimiz yazınızın 8 yerinde Rasûl-i Rusül Sallallâhu Aleyhi Ve Sellem Efendimizin evet tam 8 kere ism-i şerîfi geçiyor; ve siz <strong><em>“Peygamber Seven”</em></strong> ulular olarak bir kerecik olsun salât ü selâm getirmiyorsunuz!.</p>
<p style="text-align: justify;">Getirince, hiçbir yeriniz de düşmez!.</p>
<p style="text-align: justify;"> Ha, oryantalist dili kullanınca, o DİL bir yere kaçar mı, kaçar, kaçsın, müslüman olana oryantalist ecânibin dili damağı mı lâzımmış!?</p>
<p style="text-align: justify;">Kafa yerine, oryantalist çömezi olan birilerine o kafa burgulanmışsa, orada isteyen istediği yadar <strong><em>“Kutlu-Mutlu D. Hafta-pafta ve yafta”</em></strong> nâneleri de yese, bunun fâidesi değil, zararı zaten mutlak olacakdır&#8230; Bu hafta, pafta ve yafta düzmecelerini, yok yahudi-mason Fettoş Locafendi uydurmuş; yok Süleyman Hayri Bolay fırlatmış; yok Fettoşist Mümtaz Türköne fırına vermiş; yok Diyânet-i cumhûriyye pişirmiş&#8230; Geçin bunları sarıklı politikacılar!.</p>
<p style="text-align: justify;">Siz, perde arkasındaki niyyet-i iblisâneyi GÖREN olun!</p>
<p style="text-align: justify;">Sade GÖRMEZ de değil, ayrıca DUYMAZ imişsiniz!</p>
<p style="text-align: justify;">Artık GÖRÜN ve DUYUN!</p>
<p style="text-align: justify;">Yoksa Hesâb gününde gösterir ve duyururlar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Söz konusu haberin düzeltilmesi gereğini, aksi takdirde bütün kanuni haklarımıza müracaat edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> </em></strong>Gibi tehdîd ve kuru-sıkmalarla kendinizi zerre kadar sûret-i Hakk’dan da gösteremezsiniz!. Laik dempokratik mahkemeye gidib de ne diyeceksiniz? Şunu:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> “Hâkim Amca! Bu Eşşeşçi Enver’in taallukâtı, “Kutlu-Mutlu Doğum Haftası” diye uydurduğumuz ve 28 sene evveline gelinceye kadar da cihanda aslâ görülmeyen; bu, “Dine din ilâve etmenin bânîsinin, Yahudi ve Mason Fettoş olduğunu ve bun hafta pafta ve yaftanın bid’at bulunduğunu” söylüyorlar&#8230; Halbuki bu hafta, onların değil, bizim uydurma ve uyarlama ve yuvarlamamızdır; bu Enverist adam ve madamlardan şiddetle şekvâcı ve da’vâcıyız!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hâkim amca eğer fettoşî kırması veya kriptongolosu değilse; ve kasıklarını tuta tuta ve hüngür hüngür gülüb (!) kahkahalarla da ağlamıyacaksa (!) şöyle diyecekdir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“A benim sarıklı politikacı “din görevlisi veya ruhbân sınıfımızın” çok peygamber âşığı, asabî ve a’cemî evlâdlarım!. Böyle da’va ile benim önüme geldiniz amma, dediğiniz gibi, bu Haçlı FAŞİST Mussolini İtalya’sı cenâhından mütercem “Türk Cezâ Hukûkunda” böyle bir suç madde-i mahsûsası yokdur, bu biiir!&#8230; </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>İKİ: Elâlemi hele Pensilvanya soytarılarına kadar cihânı, kendinize hüngür hüngür (!) güldürmeyin! “Kutlu-Mutlu Doğum Haftasını yahudi ve mason Fettoş iblisi uydurmuşdur demek suçdur” diye, o cezâ kânunnâmesinde, hatta Hamurâbi Kânunlarında bile bir madde yok, yok arkadaşım yok!. Böyle Locafendisel kânunlara, Pensilvanya memişânesinde bile rastlanılamaz&#8230;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> ÜÇ: Yaz kızım! Da’vâcılar, ulus adına HÜKÜM veren ulu mahkeme-i cumhûriyyemizle resmen ve alenen dalga geçmek üzere ve adliye sarâ-yı asriyyemize fuzûl-i şağil olarak üşüşmekle; ve sık sık Fettoş hâinini dillerine bulaştırmakla, yaklaşan Berat Kandilinde BERÂET etmeyi dişlemek ve düşlemekle, “Kutlu-Mutlu hatta Putlu” bir takım mevzulara el ve tokat atmakla; ve layık bir rejimde (fetvâ) diye bir mefhum olması muhâl bulunacakken, kendilerini herhangi bir dînin “fetvâ mercii veya meşîhât-ı İslâmiyye dâiresi” gibi tahayyül ve tasavvur etmekle; ve layıklığın biraz içine ve biraz da dışına yestehliyenlere şiddetle örnek olmakla; ve o kutsal layıklığa toz kondurub, zaman zaman da toprak saçarak devrim kânunlarının anasını bellemişler ve çok böyyük suç işlemişlerdir&#8230;</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>DÖRT: Gereği düşünüldü; ve böreği ve böbreği ne var ne yok hepsi düşünüldü&#8230; Kararımız, sanık ve sandık sâhibi bilcümle mücrimlerin yüzüne, suratına ve fıtratına ve 7 sülâlesinin en temiz ervâhına dahî okundu; ve falan maddenin filan bendine ve falan fıkrasına tevfîkan mahkûmlar, fettoşîlerin olduğu koğuşda, ranzalarda münâvebeli olarak yatırılmak üzere, 5 yıl, 16 ay, 66 gün ağır hapse mahkûm edilmişlerdir!” </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kurbağacasıyla <strong><em>“yargıç”</em></strong> sayın, yara yara ve gıç gıç ede ede böyle karar veremez mi, diyemez mi, der mi der!. Dempokratik vicdân mes’elesine ve ipsiz, urgansız ve bağsız ve bağımsız yargıya kimsenin hatta Raisü’l-Etrâk ve Ekrâd Tavil Tayyib Paşa’nın bile zerre kadar müdâhale ve baskısı, askısı ve çaktısı muhâl (!) iken&#8230; Yukarıdaki karar esbâb-ı mu’cibesi de, gâyet musarrah olarak meydandadır&#8230; Bu i’tibarla da’vacıların bu şartlardaki hâl ü keyfiyetleri mahkeme-i cumhûriyyenin 7 sülâlesiyle dalga geçmek olamaz mı, olur mu olur!</p>
<p style="text-align: justify;"> O zaman, bu DİB da’vâcılarının hâl-i pürmelâlini bir düşününüz; ve kendinizi onların yerine ve koltuklarına bir oturtunuz!???. Kuvve-i hayâliyyenizi bir an, şöööyle bir işletiniz!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu, güle oynaya, bata çıka, yata kalka, dünyâdaki  vesîkalık manzara!.. Bir de ötelerin ötesi var!</p>
<p style="text-align: justify;">(Mahkeme-i Kübrâ) denen mahkemede, bütün peygamberlerine (Aleyhimüsselâm) hazerâtına varıncaya kadar bütün millet-i İslâmiyye, <strong><em>“haklarını”</em></strong> istediği zaman, nereye sığınıb hangi resmî makamların etekleri altına başlar ve öte taraflar sokulacakdır?</p>
<p style="text-align: justify;">Vesîka olsun diye de, (hakaretlere bulanmış ve terbiye hududları dışına fırmış) satırları aşşağıya alıb, cihâna da i’lân edelim ki, saklı gizli bir şey kalmasın!. Üstelik bol bol kullanmak üzere, istikbâlin müslümanları eline (vesîka) vermiş olalım!</p>
<p style="text-align: justify;">İşte iç yüzlerinin vesîkası:</p>
<p style="text-align: justify;">“<strong><em>Bugün Türkiye Gazetesinin manşetinde yer alan Kutlu Doğum Haftasının bir FETÖ projesi olduğu ve buna rağmen halen Başkanlığımız tarafından savunulduğu yönündeki haber, gerçeği hiçbir şekilde yansıtmamaktadır. 30 yıldır görev yapan bütün Diyanet İşleri Başkanlarına ve teşkilatımızın çalışanlarına yöneltilen çirkin bir yalan ve iftira niteliğindeki bu haber, Kutlu Doğum Haftalarında yurdumuzda ve yurt dışında <u>Peygamber</u> sevgisiyle salonları dolduran gönülleri rencide etmiştir. Haberi desteklemek için manşetten yayınlanan ve internet ortamında yayılan fotoğrafların Başkanlığımıza ait Kutlu Doğum Haftası organizasyonları ile alakası bulunmamaktadır. Haberde, bugün hayatta olan 7 Diyanet İşleri Başkanımızdan hiçbirine müracaat edilmeden, Başkanlığımız yetkililerinden bilgi alınmadan indî görüşlerle hareket edilmesi, yüzeysel ve tarafgir bilgilere yer verilmesi açık bir garabettir.</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Kutlu Doğum Haftası, Diyanet İşleri Başkanlığının kendi inisiyatifiyle ve kanunların verdiği yetkiyle ortaya çıkmış; 28 yıl boyunca tefekkür dünyamıza hayat vermiş;<u> “Hz. Peygamber’i </u>anmaktan anlamaya” düsturuyla gelişmiş ve milletimizin yakın tarihinde yer etmiş bir haftadır. Başkanlığımızın Türkiye’deki İlahiyat birikimiyle istişare ederek planladığı ve yürüttüğü bu uygulamanın, <u>Sevgili Peygamberimizin</u> rahmet mesajlarını toplumumuzun her kesimine ve gönül coğrafyamıza ulaştırmaktan başka hiçbir gayesi olmamıştır. 28 Şubat süreçlerinde eleştirilen, 27 Nisan bildirilerine konu edilen Kutlu Doğum’un karanlık bir terör ve din istismarı hareketi olan FETÖ ile hiçbir ilgisi ve alakası yoktur.</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Bir kez daha altını çizerek belirtmek isteriz ki, Başkanlığımız Kutlu Doğum Haftasını Mevlit Kandiline alternatif olarak ihdas etmiş değildir. Bu hafta, Mevlit Kandilinin ancak mütemmimidir. İslam dünyası ile eşzamanlı olarak idrak ettiğimiz mübarek Mevlit Kandili, <u>Resûl-i Ekrem’in</u> dünyayı teşrifini şükürlerle andığımız, ona olan sevgimizi ve ihtiramımızı ifade ettiğimiz dinî bir gecedir ve milletimiz tarafından coşku ile kutlanmaya devam edecektir. Halbuki Kutlu Doğum Haftası, <u>Sevgili Peygamberimizi</u> doğru anlamak, onun sünnetini bugüne taşımak, onun hayat tarzını çocuklarımıza ve gençlerimize tanıtmak, günümüz problemlerine nebevî referanslarla çözüm aramak amacıyla ortaya çıkmış ilmî bir haftadır. Yaygın eğitim faaliyeti şeklinde tasarlanan bu haftanın, dinin asıllarına sonradan eklemelerde bulunmak gibi bir gayesi olmadığından bidat olarak nitelenmesi son derece anlamsızdır. </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Unutulmamalıdır ki, milletimizi millet yapan ve bu aziz milletin her ferdini bir araya getiren en büyük sevgi, <u>Peygamber</u> sevgisidir. İçinden geçmekte olduğumuz hassas dönemde <u>Hz. Muhammed’e</u> sevdalı olan bu ülke insanına onu anmaktan ve tanımaktan vazgeçmesini önermek, tam manasıyla bir idrak tutulmasıdır. Hem yurdumuzun dört bucağı hem de yurt dışındaki millet varlığımız için bu hafta, <u>Hz. Peygamber’in</u> sünneti ışığında millî ve manevî değerlerimizi güçlendiren, ufkumuzu tazeleyen, kimliğimizi pekiştiren, asimilasyonu önleyen, birliğe, barışa ve kardeşliğe yatırım yapan bir haftadır.</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Başkanlığımız, her sene bir bilgi, aydınlanma ve irfan ziyafetine dönüşen Kutlu Doğum Haftasının istismar edilmesine, kuralsızca eleştirilmesine ve itibarsızlaştırılmasına müsamaha göstermeyecektir. Söz konusu haberin düzeltilmesi gereğini aksi takdirde bütün kanuni haklarımıza müracaat edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Diyanet İşleri Başkanlığı”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">İnsan bir kerecik salât ü selâm getirir!. Yoksa asabiyetden unutuverdiniz mi!?</p>
<p style="text-align: justify;">Yazık!</p>
<p style="text-align: justify;">Hem suçlu hem de güçlü olmak, işte budur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Devlet ve hükûmete dayanarak bu dünyâda geminizi hatta gemiciklerinizi karadan yürütür, denizde de yüzdürebilirsiniz!</p>
<p style="text-align: justify;">Ya öteki tarafda?</p>
<p style="text-align: justify;">O tarafa inansanız da inanmasanız da müsâvî öyle mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Siz eğer müslümansanız,<strong><em> “Peygamber, Hz. Mu&#8230;&#8230;.d, v.s.”</em></strong> diyerek oryantalist ağzıyla ortada dolaşmazsınız; ve herşeyden evvel, âyete tâbi olarak kendinizi salât ü selâm getirmek mecbûriyyet, mükellefiyyet ve mahkûmiyyetinde görürsünüz!</p>
<p style="text-align: justify;">28 yıl evveline gelinceye kadar 15 asırdır, Millet-i İslâmiyye arasında görülmeyen bu <strong><em>“Kutlu-Mutlu Doğum Haftası”</em></strong> denen ve <strong><em>“Doğumhâne”</em></strong>  tedâî etdirib bunu hayâle getiren; ve bu hâliyle de, yahudi-mason Fettoş’un uydurduğu cihanı tutan bu hafta, pafta ve yafta denen lâfta şeyi, derhâl ortadan kaldırmanızı ben de istiyorum&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> Ne var ne olmuş?!</p>
<p style="text-align: justify;">Adam utanır yahu!. Siz 15 asırlık koskoca MUTLAK Dîni değiştiren, revize eden; tahrîf, tağyîr ve tebdîl eden hâinler kimlerse, onları suçlu GÖRMEZ olarak ortalıkda volta atacaksınız; ammâ, <strong><em>“Hayyyt be ulan! Çekin elinizi Allâh Azze’nin mutlak hakîkat olan Dîni üzerinden!”</em></strong> diyen on milyonları SUÇLU yapacaksınız, öyle mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Böyle suçu işlemek içün yaratıldık adam ve madamlar!</p>
<p style="text-align: justify;">Ne sandınız? Siz kimsiniz bre?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Bütün zamanlar, bütün aylar, bütün takvimler Allâh’ınmış, hepsi fedâ olsunmuş o Peygamber’e!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">DİB Başı GÖRMEZ sıkışınca böyle mantıklar püskürtmez mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Ya kimin olacakdı?. Sen bütün zamanlar Allâh’ın diyerek sabah namazını 24 saatin istediğin saatinde mi kılacaksın?. Bütün aylar Allâh’ın diyerek, Ramazan orucunu istediğin ayda mı tutacaksın?. Eğer öyle yaparsan, hiçbir müslüman buna sevinemez!. Buna ancak, yahudi-mason Locafendi cenâbetleri ile, Vatikan’daki Papa Francis Cenâbları sevinir hatta bayram ederler&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Sıkışınca (mugâlâta) bir çâre mi GÖRMEZ Bey?. Ümmetin aklıyla alay etmek câiz mi imiş?</p>
<p style="text-align: justify;">Mızrak çuvala sığmaz!</p>
<p style="text-align: justify;">Zırva te’vil götürmez!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Sahih ve sağlam ilim bizde”</em></strong> nakarâtından evvel, sahih ve sağlam akıl ve îmân işe yarar sarıklı politikacı yoldaşlar!</p>
<p style="text-align: justify;">Hadisleri pirinç ayıklar gibi 202.000’den 30.000’e indiren ve <strong><em>“revizyonistiz”</em></strong> diyen sarıklı politikacılar!.</p>
<p style="text-align: justify;">Siz, layık bir devletde, ağzınızı açıb bir tek dînî mes’eleyi bile ağzınızın kenarına alamazsınız!. Layıklığın şartı tam da budur&#8230; Alırsanız, bu da keenlemyekün kabûl edilir!. Yehûdiyyet ve Nasrâniyyet hakkında da hadi <strong><em>“GIK”</em></strong> desenize&#8230; Gücünüz İslâmiyyet’e mi yetiyor, bu ne işdir bre??? Lozan’ın maddelerine mi, Allâh Celle’nin KÂNUNLARINA mı daha çok îmân ediyorsunuz?</p>
<p style="text-align: justify;">Ne sandınız, yok öyle yağma!. DİB de derhal kapatılmalı, kapısına mühür vurulmalıdır!</p>
<p style="text-align: justify;">İslâmiyyet gibi Allâh Azze’nin mutlak DÎNİNİ ihyâ yerine imhâ etmek 1924’den beri hangi taktiklerle yürütülüyor, bunları ÜMMET GÖRMEZ mi sanıyorsunuz?. GÖRMEZ  ümmet değil sizsiniz!</p>
<p style="text-align: justify;">Vesselâmü alâ menittebaa’l-Hüdâ&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 01.05.2017)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F2-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F2-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F2-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F2-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F2-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F2-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F2-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F2-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F2-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F2-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F2-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F2-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F2-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F2-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F2-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&amp;linkname=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2F2-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html&#038;title=%282%29%20%E2%80%9CKutlu%20Do%C4%9Fum%20%20Haftas%C4%B1%E2%80%9D%20Oryantalist%20Kafal%C4%B1%20Dib%E2%80%99%C3%A7ilerin%20Mi%20Uydurmas%C4%B1%20%C4%B0mi%C5%9F%3F%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/2-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html" data-a2a-title="(2) “Kutlu Doğum  Haftası” Oryantalist Kafalı Dib’çilerin Mi Uydurması İmiş?!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/2-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html">(2) “Kutlu Doğum  Haftası” Oryantalist Kafalı Dib&#8217;çilerin Mi Uydurması İmiş?!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/2-kutlu-dogum-haftasi-oryantalist-kafali-dibcilerin-mi-uydurmasi-imis.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Varsa Başımız, Başımız Sağolsun!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-ziya/varsa-basimiz-basimiz-sagolsun.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-ziya/varsa-basimiz-basimiz-sagolsun.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 May 2014 13:39:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed ZIYÂ]]></category>
		<category><![CDATA[başımız halifemiz]]></category>
		<category><![CDATA[başımız sağolsun]]></category>
		<category><![CDATA[başsısız]]></category>
		<category><![CDATA[kutlu doğum]]></category>
		<category><![CDATA[sahibsiz]]></category>
		<category><![CDATA[veladet kandili]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=272</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir vefat haberi alındığında “başımız sağolsun!” demek âdet olmuş. Bu duâyı ederken sağ olmasını istediğimizin kim olduğunu hiç</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-ziya/varsa-basimiz-basimiz-sagolsun.html">Varsa Başımız, Başımız Sağolsun!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>VARSA BAŞIMIZ, BAŞIMIZ SAĞOLSUN!</strong></span></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #cc0000; text-decoration: underline;"><strong><em>Ahmed ZIYÂ</em></strong></span></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Bir vefat haberi alındığında <strong>“başımız sağolsun!” </strong>demek âdet olmuş. Bu duâyı ederken sağ olmasını istediğimizin kim olduğunu hiç düşündük mü aceba?</p>
<p style="text-align: justify;">Başımız sağolsun! Ya’ni vefât eden etmiş, büyük hüzün; ama <strong>BAŞIMIZ</strong> sağsa, bu acı tahammül edilemeyecek bir acı değildir. Yeter ki başımızda bir BAŞ olsun!</p>
<p style="text-align: justify;">Vefat eden her müslümanın ardından bu dua ediliyorsa, bunda bir hikmet var diyerek biraz araşdırdığımızda buradaki BAŞımızın HALÎFEMİZ olduğu anlaşılıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"> HALÎFEMİZ bizim BAŞIMIZDI. Bizim dünya ve âhiretde saadetimiz için çalışan, çabalayın, Allâh’ın rızâsına muvâfık bir devlet idâresi mes’ûliyyeti altına girmiş, kendisini fedâ etmiş bir BAŞ!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu <strong>BAŞIMIZI</strong> kesdiler. Bugün <strong>BAŞSIZ</strong> kaldık. Ne yazık ki olmayan <strong>BAŞIMIZIN</strong> sağolması için duâ etmeye halen devam ediyoruz! Ne acı…</p>
<p style="text-align: justify;">Başı kesik bir hâlde şu dünyâda Allâh’ın rızasını arıyor ve her birimiz ayrı ayrı, birbirinden bîhaber İSLÂM’ı yaşamaya çalışıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Merhûm Şeyhu’l-İslâm Mustafa Sabri Efendi Hazretleri<strong> “ne ermeniler ne yahudiler müslümanlar kadar yersiz, yurdsuz ve bilhassa sâhibsiz bırakılmamışlardır” </strong>buyurarak, içerisinde ne incelikler barındıran bu tesbitiyle bizlere hangi idrakleri veriyor?</p>
<p style="text-align: justify;">Evet bizler yersiz ve yurdsuz bilhassa SÂHİBSİZ (ya’ni BAŞSIZ) bırakılmışız. <strong>BAŞIMIZ</strong> olmayınca da aklınıza gelebilecek herşeyimizi kaybetmişiz.</p>
<p style="text-align: justify;">LÂ İLÂHE diyoruz ve ardından İLLÂLLÂH!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İLÂH YOKDUR, ALLÂH’DAN BAŞKA!</strong> diyoruz, ama ne dediğimizi biliyor muyuz?</p>
<p style="text-align: justify;">LÂ İLÂHE ne demek? İLLÂLLÂH deyince ne demiş oluyoruz?</p>
<p style="text-align: justify;">Neden evvela LÂ İLÂHE diyoruz?</p>
<p style="text-align: justify;">Bir tarlaya ekin ekilmeden evvel,, oradaki yabânî otların temizlenmesi gerekmez mi? Temizlemeden ekilen tohumun bereketli bir mahsul vereceğine inanmak doğru olur mu? Aynı şekilde kalbimizde bir veya birçok ilâh kendine yer bulmuşken, <strong>İLLÂLLÂH</strong> imânının olgunlaşabileceğini düşünmek abes olmaz mı? Evvela kalbimizdeki bütün ilâhları yok etmemiz, ardından da şeksiz ve şübhesiz <strong>ALLÂH’A</strong> îmân etmemiz icâb ediyor.</p>
<p style="text-align: justify;"> ALLÂH’A böyle îmânın nasıl olacağını ise, RASÛLULLÂH sallâllâhu aleyhi ve sellem Hazretlerinin tebliğ etmiş olduğu HAKK DÎN İSLÂM’dan ve  SON ŞERÎAT’dan öğreniyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Burada da LÂ İLÂHE İLLÂLLÂH’ın ayrılmaz bir parçası olan <strong>MUHAMMEDU’R-RASÛLULLÂH</strong> devreye giriyor; ve Kelime-i Tevhîd’i tamamlamış oluyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">HAKK DÎN ÎSLÂM’IN ve SON ŞERİAT’IN ne olduğu; <strong>“Ziyâiyye Bekçisi”</strong> Hocamızın kaleme aldığı ve hıfzedilmesi gereken şu cümlede çok güzel anlatılıyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;DÎN, Allâh Azze&#8217;nin vahiy, irâde ve rızâsına müstenid, ins ü cinnin dünya ve ukbâ seâdetini hedefliyen ve temelleri ve kaynakları Kitab, Sünnet, İcmâ-yı Ümmet ve Kıyas-ı Fukahâ olan ilâhî ve mutlak ve benzeri olmıyan biricik hakîkat  nizâmıdır&#8230;&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bunu böylece, kalben imân ederek dil ile de söyledikden sonra,<strong> “hayat tarzı”</strong> hâline getirdiğimizde hakkıyla “<strong>LÂ İLÂHE İLLÂLLÂH MUHAMMEDU’R-RASÛLULLÂH” </strong>demiş oluruz!</p>
<p style="text-align: justify;">Aksi takdirde Huccetu’l-İslâm Merhûm İmâm-ı Gazâlî Hazretleri’nin teşbîhiyle <strong>“Cevizin sâdece kalın dış kabuğu ve ince iç kabuğu ile meşgûl olurken cevizin kendisinden istifâde edemiyor oluruz; ve ne bu dünyâda ne de asıl mekânımız olan öbür dünyâda huzur ve saâdete eremez perişân oluruz.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Peki son ŞERÎATI <strong>“hayat tarzı”</strong> hâline nasıl getireceğiz?</p>
<p style="text-align: justify;">Âlem-i Ervâh’da <strong>“belâ”</strong> diyerek Allâh Azze ve Celle’ye verdiğimiz sözü Kelime-i Tevhîd’e îmân ederek; en büyüğünden en küçüğüne kadar inandığımız ve inanmadığımız bütün ma’lûmâtı, söylediğimiz ve söylemediğimiz bütün sözleri ve  yapdığımız ve yapmadığımız bütün amelleri Şerîat terâzîsinde ölçerek emredileni yapmak ve yasaklardan kaçınarak yerine getirmeli ve son nefesimize kadar bu azm u kaviy içinde yaşamalıyız. Her ânımızı Allâh’ın rızâsını gözeterekgeçirmeliyiz. Bize, ins ü cinnin dayatacağı hayata LÂ diyebilmeliyiz.</p>
<p style="text-align: justify;">Maalesef <strong>BAŞIMIZ</strong> olmadığı için bunda muvaffak olmak o kadar kolay olmuyor.</p>
<p style="text-align: justify;">BAŞIMIZ olmadığı için, aklınıza gelebilecek her husûsu araşdırmak, ŞERİATdaki karşılığını bulmak, en küçüğüne kadar GERÇEĞE ulaşmak çok zor oluyor&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Günlük hayâtımızdan bile küçük bir misâl verecek olursak, saatimizi kaybetmişiz, vakitlerden habersiziz! Gecemiz gündüzümüz birbirine girmiş, gece ne zaman biter, gündüz ne zaman başlar bilemez hâle gelmişiz! Takvimimiz elimizden alınmış. Bütün ibâdetlerimizin zamanlarını kendisiyle bulduğumuz nizâmımızı yitirmişiz. Ne hilâlden haberimiz var ne şafakdan&#8230; <strong>“Şafak operasyonu”</strong> diye diye şafağın sabah olduğunu zanneder hâle gelmişiz. Akşam namazı vaktinin bitişi ve yatsı namazı vaktinin başlangıcı olan şafağın ne olduğunu bilenler, bilmeyenleri düzeltemez olmuş. Hilâli gözetleyen parmakla sayılır hâle gelmiş. Bunun müessesesi kalkmış. Yukarıda beyân etdiğimiz gibi “<strong>Müslümanlar yersiz ve yurdsuz ve bilhassa sâhibsiz kalmış…”</strong> Bütün ibâdet vakitleri birbirine girmiş… İslâmî ve kamerî ayların ilk günleri ve mübârek kandillerin hangi gece ve gün olacağı bilinmez olmuş.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Velâdet Kandili unutulmuş, “kurtlu doğum”</strong> dayatılmış…</p>
<p style="text-align: justify;">Geçenlerde internetden yapdığım bir araşdırma neticesinde arama robotunda karşıma çıkan şu link, bu işin vehâmetini gözlerimin önüne serdi. Orada aynen şöyle cümleler yazıyordu:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Kutlu Doğum haftası ile ilgili hadisler” / “Kutlu doğum haftasında yapılacak ibadetler” / v.s. v.s.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Demek ki artık bazı ins ü cin, mîlâdî takvimin Nisan ayına sâbitlenmiş <strong>KUTLU DOĞUM haftasında</strong> ibâdet eder olmuş; ve bu gün ile alakalı Hadîs-i Şerîf arar hâle gelmişler; ve üstelik de nereden nasıl buluyorlarsa, bol bol bulmaya başlamışlar!</p>
<p style="text-align: justify;">VÂ ESEFÂ!!!</p>
<p style="text-align: justify;">Niyetimiz, yeni idrâk etdiğimiz; içinde üç mübârek geceyi ve iki Kandili barındıran ve kendisi başlı başına <strong>MAĞFİRET</strong> ayı olan ŞEHR-İ RECEB hakkında, Ehl-i Sünnet Ulemâsının eserlerinden istifâde ederek toparlayacağımız ma’lûmâtı kaleme almak idi.</p>
<p style="text-align: justify;">Biiznillâh bundan sonra nasib olur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><em>(İlk intişârı: 01.05.2014)</em></span></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-ziya%2Fvarsa-basimiz-basimiz-sagolsun.html&amp;linkname=Varsa%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%2C%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%20Sa%C4%9Folsun%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-ziya%2Fvarsa-basimiz-basimiz-sagolsun.html&amp;linkname=Varsa%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%2C%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%20Sa%C4%9Folsun%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-ziya%2Fvarsa-basimiz-basimiz-sagolsun.html&amp;linkname=Varsa%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%2C%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%20Sa%C4%9Folsun%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-ziya%2Fvarsa-basimiz-basimiz-sagolsun.html&amp;linkname=Varsa%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%2C%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%20Sa%C4%9Folsun%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-ziya%2Fvarsa-basimiz-basimiz-sagolsun.html&amp;linkname=Varsa%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%2C%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%20Sa%C4%9Folsun%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-ziya%2Fvarsa-basimiz-basimiz-sagolsun.html&amp;linkname=Varsa%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%2C%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%20Sa%C4%9Folsun%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-ziya%2Fvarsa-basimiz-basimiz-sagolsun.html&amp;linkname=Varsa%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%2C%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%20Sa%C4%9Folsun%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-ziya%2Fvarsa-basimiz-basimiz-sagolsun.html&amp;linkname=Varsa%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%2C%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%20Sa%C4%9Folsun%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-ziya%2Fvarsa-basimiz-basimiz-sagolsun.html&amp;linkname=Varsa%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%2C%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%20Sa%C4%9Folsun%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-ziya%2Fvarsa-basimiz-basimiz-sagolsun.html&amp;linkname=Varsa%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%2C%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%20Sa%C4%9Folsun%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-ziya%2Fvarsa-basimiz-basimiz-sagolsun.html&amp;linkname=Varsa%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%2C%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%20Sa%C4%9Folsun%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-ziya%2Fvarsa-basimiz-basimiz-sagolsun.html&amp;linkname=Varsa%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%2C%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%20Sa%C4%9Folsun%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-ziya%2Fvarsa-basimiz-basimiz-sagolsun.html&amp;linkname=Varsa%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%2C%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%20Sa%C4%9Folsun%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-ziya%2Fvarsa-basimiz-basimiz-sagolsun.html&amp;linkname=Varsa%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%2C%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%20Sa%C4%9Folsun%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-ziya%2Fvarsa-basimiz-basimiz-sagolsun.html&amp;linkname=Varsa%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%2C%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%20Sa%C4%9Folsun%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-ziya%2Fvarsa-basimiz-basimiz-sagolsun.html&#038;title=Varsa%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%2C%20Ba%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%20Sa%C4%9Folsun%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-ziya/varsa-basimiz-basimiz-sagolsun.html" data-a2a-title="Varsa Başımız, Başımız Sağolsun!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-ziya/varsa-basimiz-basimiz-sagolsun.html">Varsa Başımız, Başımız Sağolsun!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-ziya/varsa-basimiz-basimiz-sagolsun.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
