<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>zarurat-ı diniyye arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<atom:link href="http://www.turkcesi.biz/tag/zarurat-i-diniyye/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkcesi.biz/tag/zarurat-i-diniyye</link>
	<description>Hakkın ve Sabrın T&#252;rk&#231;esi imani, fikri, edebi, tarihi ve siyasi neşriyatdır...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 06 Mar 2024 10:09:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.4</generator>

<image>
	<url>http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/06/cropped-osmanli-armasi-site-ikonu-50x50.jpg</url>
	<title>zarurat-ı diniyye arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<link>http://www.turkcesi.biz/tag/zarurat-i-diniyye</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>(4) Ramazan Şeytanlarından Kurtulmak!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Mar 2024 03:15:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[09 - Ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[Zıyâiyye BEKÇİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[Lozan]]></category>
		<category><![CDATA[putlaştırmak]]></category>
		<category><![CDATA[zarurat-ı diniyye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=161</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sistem öyle bir Dîn “karşıtı” ki, sâdece (yahudi) tahrîfâtını esas alarak işliyor; ve bozmak içün Ramazan’ı da öylesine kullanıyor! Allâh’ın </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html">(4) Ramazan Şeytanlarından Kurtulmak!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>RAMAZAN ŞEYTANLARINDAN KURTULMAK!</u></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><u>(4)</u></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Zıyâiyye BEKÇİSİ</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Sistem öyle bir Dîn <strong>“karşıtı”</strong> ki, sâdece (yahudi) tahrîfâtını esas alarak işliyor; ve bozmak içün Ramazan’ı da öylesine kullanıyor! Allâh’ın Dîni’ni<strong> “Zarûrât-ı Dîniyye”</strong> denilen olmazsa olmazlarından yakalıyarak yahudi gibi tahrîf, tağyîr ve tebdîl eden hoca kılıklı şeytanlara <strong>“lânet olsun”</strong> demiyene, müslüman denilebilir mi?!</p>
<p style="text-align: justify;">Bir ekran şeytanı da, prasasör etiketi altından ve Mübârek Ramazan’da <strong>“nikâh-ı şer’î”</strong> olarak bu milletin 1000 senedir neslini ve nesebini <strong>“veled-i zinâlıkdan”</strong> koruyub kollayan o Allâh adına edâsı şart olan AKDİ, ufalaya ufalaya tavukların önüne atılan yem gibi küçültdü ve aç tavuklarına yedirdi!</p>
<p style="text-align: justify;">Necâset herif! Mukaddes ve Muazzeze Şer’î Nikâh’ın (imam nikâhının değil), cihâd, hicret, teaddüd-i zevcât, namaz,<strong> “üli’l-emre”</strong> sâhib olmak, hadd cezâları; Kitâb, mütevâtir hadîs ve icmâ’ ile sâbit bütün <strong>hüküm</strong> ve<strong>haberlere</strong> îmân etmek gibi <strong>“Zarûrât-ı Dîniyye”</strong>den (Müslümanlığın olmazsa olmazlarından) olduğunu bilmez mi?. Hınzır gibi bilir de, para musluğunu akıtmak ve bel’amlık yaparak iç gâvurdan <strong>“aferin”</strong> almak uğruna tersini söyler, kilise akdini öne çıkarır!.</p>
<p style="text-align: justify;">Merhûm Ahmed Davudoğlu Hocamız (T.C. hâriciye vekîli adam değil), <strong>“evleviyyeti dayatılan resmî muâmeleden sonra mutlaka ALLÂH ADINA akdedilen ŞER’Î NİKÂH yapılmalı, yoksa iki cins, belediye reisi ADINA kıyılan laik felsefe MUÂMELESİ İLE biribirine helâl olamaz!”</strong> dediği içün, 11 ay zındana; ve 2 sene de sürgüne boşuna mı eyvallâh demişdi?.</p>
<p style="text-align: justify;">Çünki o, 15 asırlık Müslümanlık’da Şer’î nikâh AKDİNİN, (imam-hamam nikahı değil) teaddüd-i zevcât, cihâd, namaz v.s. gibi <strong>“zarûrât-ı dîniyyeden”</strong> olduğunu tebliğden zerre kadar korkmadı, çekinmedi; ve bir takım Haltettin sürüleri gibi tâğûtlara bel’amlık köpekliğine ölse de tenezzül etmedi!. Şumnu’dan 150 kadar gencin El Ezher’e gidişinde, gençliğinde o da vardır; ve<strong> “mezûniyet sonrası T.C.ye sâdece 2 kişi ehl-i sünnet i’tikâdında döndük; O Yeskioğlu da, Denaat’e me’mûr olunca raydan çıkdı!”</strong> demişdir ki, biz de bunu Merhûm Hocamızın ağzından duyanlardanız&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Müslüman vahye iman eden adamsa, Kitab, Sünnet, İcmâ’ ve Müctehid Kıyâsı ile sâbit önüne konulan bütün (Ahkâm-ı Kur’âniyye’ye veya Ahkâm-ı Şer’iyyeye) ef’âl-i mükellefin ile tesbit edilen derecelendirmiye göre riâyet edecekdir; aksi hâlde o adam veya madam, müslümanlık şerefini kaybeden bir mahlûk derekesine yuvarlanmış olacakdır!. Bunun kıymetini, ma’nâ ve ehemmiyetini, laik dembokratik üfürüklerle beyni şartlananlar aslâ anlamaz ve takdîr de edemez!. Biz, Müslümanlığın keyfiyeti üzerinden müslümanları bağlıyacak; ve fakat, dinsevmez cehelenin de kafa konforu ve rahatını altına kaçırtacak, 15 asırlık bir ALLÂH DÎNİNİN özünden ve esâsından bahsediyoruz! Kâfir ve müşrikler istemeseler de&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu DÎNİN ne olduğunu öğrenmek istiyenler tv’lere bakarak ve oralara yuvalanmış ekran şeytanlarını dinliyerek bu işe kalkışırlarsa, hava alırlar! Oralarda, sadece rejimin müsaade etdiği kadar, makaslanmış, tırpanlanmış, tırnaklanmış, benzetilmiş, değiştirilmiş ve dolayısı ile yehûdiyyet ve nasrâniyyet gibi insan iradesiyle hududları çizilmiş yani beşerîleştirilmiş bir religion anlatılır!. Ateist Prof’lardan M.S’lın dediği burada doğrudur<strong>: “Diyânet İşleri Başkanlığı, Dînin, cumhûriyet ilkelerine uygun olmasını sağlıyan bir kurumdur!” </strong>Garîbân millet de zanneder ki, Diyânet denen yerin vazîfesi  İslâmiyyet’in hakîkatını anlatmak ve hizmet etmekdir!. Halbuki tam tersine Soysal’ın dediği gibi <strong>“Dîni, cumhûriyet ilkelerine uygun olacak şekilde”</strong> değiştirmek, tahrîf, tağyîr ve tebdîl ederek, revizyonize ve hatta reformize ederek, İslâmiyyet’in özünü ve esasını ortadan kaldırmak; ve rejime bey’at eden ehlîleştirilmiş bir <strong>religion </strong>peydahlamakdır&#8230; Lozan andlaşmasından 1 sene sonra 1924’de, göstermelik ve ta’yinli Abdülmecid Hılâfeti ilgâ, yerine de bu DİB denen yer ipkâ edilmişdir!. Bazı hebennekaların <strong>“hılâfet, TBMM’nin manevî şahsında mündemicdir”</strong> gibi ahmak aldatan lâflara takılarak Dillipokvârî lâf ishâlleri ile ortalığı kokutmaları son derece iğrençdir! DİB denen yerin vazifesi, laik (ateist) devlet ve hükûmet felsefesinin millet tarafından benimsenmesinde ağzı âyet ve hadîs okuyan ve arabçaya dili dönen, naylon sarık ve sırma cübbeli bir takım <strong>“sarıklı politikacılar”</strong> üzerinden, devlet ve hükûmetle millet arasında tampon bir mahâl ihdâs ederek, dine de hizmet ediyor görünüb o dîni günden güne eritmek; veya Lozan’da verilen SÖZLERE sadâkat üzre icrâ-yı hamâset perdesi altında ifsâd-ı (habâ.et) eylemekdir!</p>
<p style="text-align: justify;">Aksi hâlde, laik dembokratik cümhûriyet, yüzdeyüz karşı olduğu bir DÎNİN (Mutlak Hakîkatın) karşısında apışır kalır; ve butlanını gizliyemez olur; ve buharlaşır, yerin dibine geçer!. Bunu çok iyi bildikleri içün, rejim, bel’amları ile devamlı sun’î bir <strong>religionu</strong> <strong>“alo fetvâ”</strong> gözboyamalarıyla durmadan pompalar durur; ve Ramazanları da bunun içün husûsî panayır mekânları olarak değerlendirir; ve <strong>“Lozan’da verdikleri SÖZ”</strong> mu’cebince de bunun takibçisi olmakdan asla fâriğ olamaz!. İslâm’ın hakîkatı karşısında böyle laik devlet müdürlüklerinin İslâm adına <strong>“fetvâ”</strong> vermek üzere agoraya çıkmaları ise, hem gülünç, hem zulüm, hem dîne hakâret ve hem de keenlemyekündür&#8230; Şerîat’ın hakîkatında fetvâ, hangi silsile, usûl ve kavâid içinde verilir, bunlar da nazara alınırsa, adı geçen <strong>“alo fetvâ”</strong> cambazlık ve numaralarının fetvâ karikatürü bile olamıyacağı erbâbına ma’lûmdur&#8230; Namazlar, oruçlar, terâvihler, umreler, kandiller, bayram ve kurban vakti ilân etmeler, sakal-ı şerîf öpmeler, tesettürsüz <strong>“başörtüsü cihadı!”</strong> peşinde çençen etmeler, kadınlardan püftü muâvini ve korolar peydahlamalar,<strong> </strong>yıllarca<strong> “kızlar okuyamıyor”</strong> vıyaklama ve cıyaklamaları, ilâhiyatlarla imam mektebleriyle bol bol ve gusülsüz-namazsız gûyâ müctehidler fırlatmalar, mezarlıklarda Ekmekelekettinimsi turlamalar, fıtırlar, yatırlar, hatırlar, satırlar v.s. akla ne gelirse, topu da, o belli istikâmetdeki religionun memleketde hâkimiyyeti; ve dolayısıyla da, <strong>“egemenligi gökden yere indiren”</strong> o meşhûr,<strong> “hâkimiyyetin kayıtsız ve şartsız Allâh’da değil, HALKDA olduğu”</strong> şirk masalını takviye içün kullanılırlar&#8230; Hâkimiyyetin <strong>Halkda</strong> olmadığına, olamıyacağına onlar da bal gibi inanırlar; ancak, maksâd, <strong>“Hâkimiyyetin HAKK’da olmamasıdır!.”</strong> Evet maksâd, <strong>“Ali’ye mahabbet değil; Ömer’e buğz ve adâvetdir!”</strong> Bu çok iyi anlaşılmalı!. (Radıyallâhu Anhümâ)</p>
<p style="text-align: justify;">Bu iblislik plânları ile, her sene birkaç din esası yani <strong>“Zarûrât-ı Dîniyye” </strong>cımbızlanarak Allâh’ın Dîninden çekilir ve çöpe atılır!. Adı da <strong>“Müslümanlık”</strong> olan kendi <strong>religionları</strong>, bir eksik din emri ile kuşa döne döne yoluna devam eder! Böylece Lozan’da kabuklu gâvurlara verdikleri <strong>SÖZÜ</strong> de yememiş yutmamış olur; ve ekrekliklerini (!) dîni satarak göstermiş olurlar! Onun içün de, zaten T.C. de bir <strong>“fıkıh pırasasörü putu</strong>” icâd ederek, bu dinden o religiona geçişi, o putun ağzından yapmaları iyi bir taktikdir!. <strong>Haltettin</strong> makûlesi gürûh, bunun içün habire beslenir, semirtilir ve ikiyüzlü taktikler ve süt keyfiyetleri ile de, yıllardır <strong>“hoşgörü diyalog”</strong> paralel şebekeleriyle beraber çalışırlar! En nihayet Pesilvanya Dükalığından çatal kazığı yer yemez, bir yerleri yırtılır ve cıyak cıyak öterler!</p>
<p style="text-align: justify;">Amma parti pırtıcılığı dâimâ religionlarının, hele hele İslâmiyyet’in bin fersah önünde götüren Neo-Erdoğanistler, bu yakın geçmişi hiç görmez, habire <strong>put</strong> inşâına devam ederler!  Başvekîl Receb Tayyib Bey’in bile, kendisini PUT ADAM <strong>(Erracülüssanem)</strong> yapan bu mahlûkâtı görecek hâli de yokdur! <strong>“Ne istediniz de vermedim!”</strong> dediği hâin ve nankör eşkıyâlardan hiç bu kadar beklemediği ihânet karşısında, çok feci’ sallanmış ve sendelemişdir!. Ancak kendisini <strong>PUTLAŞTIRMAK</strong> istiyen sürüleri ne zaman görür de masaya ne zaman şöyle bir yumruk indirir bilemeyiz:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Ulan soytarılar! Beni iyi dinleyin, ben de hatâsı kusûru, sevâbı günâhı, belki küfrü, şirki ve nifâkı olan ve binbir acziyet ile ma’lül bir kulum!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bir takım ikiyüzlü şarlatanların sûret-i HAKK’dan görünerek bizi kündeye getirmeleri bile, bizim za’fımızdandır. Bu Hoca kılıklı haşhâşiler 12 yıldır</strong> “hoşgörü ve diyalog”<strong> nânesi yiyerek;  ve dünyânın 160 ülkesinde vatanımızı tanıtıyor havaları bastıkca, biz de önlerini açdık “ne isterlerse verdik!..” Ancak adam ve madamlar, son derece sinsi ve gizli, bayrak, Türkçe ve marşımızı perde yaparak, yahudi, Vatikan,  ABD, İngiliz, v.s. istihbâratları ile sıkı bir sarmaş dolaş içindelermiş!. Biz bunları 12 senelik iktidârımızda ne yazık ki göremedik! Göz kapaklarımız açıkdı ama, ne hikmetse basîretlerimiz deme ki kapalıymış!. Artık ve şimdi, açıkça ve bir Karadeniz Delikanlısının akıllıkanlısı olarak i’tirâf ediyorum ki, bu da bizim ne kadar aciz bir kul olduğumuzu gösterir!. Dolayısıyla bizim gibi bir kuldan PUT çıkaramazsınız, çıkarmayın, şirke düşmeyin! Akıllı olun, 90 senedir PUT peşinde koşanların hâlini gördünüz, içler acısı manzaralara düşüb milleti de eşekden düşmüşe çevirdiler, perişân etdiler, özünü değiştirib, kendini tanıyamaz hâle getirdiler!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Fıkıh allâmesi bildiğimiz ve dümen suyunda da epey gitdiğimiz Haltettin ve şürekâsı da onların abantları, sempozyumları ve bilmem ne toplantılarına gidip geldikce ve “iyiler, güzeller, doğru yapıyorlar” dedikce; ve onlarla müşterek kitablar yazarak “hoşgörü ve diyalog” misyonerliği yapdıkca, ne yalan söyliyelim biz bunlara da inandık!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Halbuki bu hoca kılıklı şeytanlar daha “hoşgörü-diyalog”, Vatikanla koklaşma, yahudilerle sevişme, hele hele Allah Rasulünü hafife alıp Kelime-i Tevhid’den bile silme iblisliklerini başlatınca, derhal uyanıb yatakdan fırlamalı ve “yeter artık” diyerek bütün gücümüzle alarm vermeliydik! Ahh, yapamadık, gaflet gırtlağımıza kadar demek ki bizi de sarmışmış!. Şimdi anladık ama, ihânet ve câsuslukları, kahpelik ve kalleşlikleri iş işden geçmese de çok pahalıya mal oldu! Bütün bunları, beni ismet sıfatı olan bir peygamber yerine aman koymayın, bakın ben de sizin gibi kusurları olan bir KULUM demek içün uzun uzun anlatıyorum!.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Beni PUTLAŞTIRMANIN çukuruna düşerseniz bu daha büyük bir hâinlik olur! Görüyorsunuz ne kadar tepelere de çıksak, âciz ve pek çok noktada hata, kusur, günah ve suç işliyoruz&#8230; Sakın Kamal Paşa’ya yapılan PUTLAŞTIRMA çukuruna tekrar düşmiyelim. Bu noktaya geçmeden evvel, hatalarımızı biraz daha saymaya devamda fâide var:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ey, AK takımın AK ve pîr ü pâk gençliği!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Birinci vazîfen, Allâh’a KULLUK vazîfeni Ehl-i Sünnet hakîkatı üzerinden öğrenmek ve bunu ilelebed muhâfaza ve müdâfaa etmekdir!. Van’da dediğim gibi “BEN BİR OSMANLI TORUNUyum!” OSMANLI gibi (Ehl-i Sünnet) olmalıyım ki, sözümde tenâkuz, samimiyetsizlik ve aldatma olmasın; ve sizlere de hakkıyla nümûne-i imtisâl olabileyim!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bildiğiniz gibi Bağdad’a gitdiğimde, orada birlik ve beraberliğin tahakkukunda “mezheblerin yok olmasının tek çâre olacağını” kulağıma fısıldadılar! Ben de orada “Ne sünnî ne şiiyim, ben Müslümanım!” diyerek, Osmanlı sünnîliğini de bir çırpıda ademe mahkûm etdim&#8230; Buna rağmen takiyyeci heriflerden hiçbir dostluk göremedik ve onlara bir türlü de yaranamadık!.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Beş altı sene evveldi yanılmıyorsam, 10 Muharrem Caferî matemine İstanbul’da iştirâk ederek, orada da “Sünnînin Caferîye, Câferînin Sünnîye üstünlüğü yokdur” diyerek çok büyük bir hatâ etdik&#8230; Fakat, sayışman, yatışman ve sıvışman vezninde danışman soyundan adamlar, durup dinlenmeden bu mevzuda beni gûyâ bilgilendirdiler! Ve meşhur (Haltettin-Ciamiat koalisyonunun) prensiplerinden olan ve ucu dışarıya Meselâ Londra-Tel Aviv-Washington akıl hocalarına dayanan, bu “mezheblerin takrîbi meselesini” kafama iyice sokmuşlardı!. Ehl-i Sünneti de diğer mezhebler gibi sıradan bir mezheb gibi göstermişlerdi! 14 asırdır onca ulemânın yapamadığını yapmak ütopisini, pisi pisine bize de telkîn etdiler!. Halbuki herkes mezhebi veya dini ne ise, onu yaşasın, ama muhâlifinin hudûduna fiilî bir eşkıyâlık peşine düşmesin demekdi!. Üstelik, Osmanlıda “ehl-i sünnet olmak” mezheb sâhibi değil, İslâm sahibi olmakla aynı idi! Bütün mes’ele, işte bunun tahakkukuna çalışmak iken, biz, mezhebleri yok sayma hülyâsına at mahmuzladık! Sünnî olmayı reddetmenin, Osmanlı ecdâdımızda Dîni reddetmek ma’nâsına geldiğini anlıyamadık! Hem Osmanlı torunuyum demek, hem Osmanlının Dîni üzere olamamak! Bize, bu tenâkuzu yaşatdılar!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ben, Viyana’da da bunu sürdürdüm ve “Ne demek sünnî, ne demek şii, yahu siz müslüman değil misiniz?” diye gürledim!. Tabii bütün bu (SÜNNÎ) tartaklama ve tokatlamalarım zülfiyâre dokunmuş olacak ki, yıllardır  sıkıntılardan kurtulamamışdık!. Çünki 15 asır ve hele Türkün 1000 senelik DÎN anlayışının en ana çizgisi, Mutlak Hakk olan kaynakdan bu usûl ile bugüne gelmiş, bu vatanı bize kanları ve canları pahasına emânet eden Selçuklu, Anadolu Selçuklusu, Osmanlılar ve sâir devletler hep bu sünnî çizgisinde olarak îmân mayamızı ve südümüzü kıvâma ve helâle bağlamışlardı! Aslımız da sünnî idi, onu aslâ inkâr etmemli ve aslımızı incitmemeliydik!. Bunda da çok büyük taksirâtımız oldu&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>En son hatamız da şu oldu: Ekmekelekettin’in Peder-i Âlîleri Büyük Osmanlı Âlimi Merhûm Muhammed İhsan Efendi Hazretleri, CHP (altı .oklularının) zulmünden HİCRET etdiği hâlde, müşâvirlerin kıytırık bilgi akışına kapılarak  “CHP’nin ülkeden kovduğu zat” gibi çok yakışıksız bir dil kullandık!. O Merhûm Âlimin Derme Çatma Çatının Ke.estesi olan oğlunun abukluklarını ortaya koyacağım diye, ayarı kaçırıb böyle bir ibare de kullanmamalı idik, bu da fâhiş bir hata oldu!.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Daha pek çok hatâmız var! Demek istiyorum ki, KULUZ, hatâ, kusûr ve günahlardan münezzeh değiliz! MA’SÛMİYET sıfatı ancak Peygamberân-ı Izâm Hazerâtına mahsusdur. Veled Çelebi Hazretleri de şöyle buyurmuyor mu: “KUL kusursuz olmaz, olsa da makbûl olmaz!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İmdi, ey bizi destekliyenler! Kardeşlerim!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Endâzeyi, şîrâzeyi, ölçüyü kaçırıb beni de KAMAL PAŞA gibi sakın PUTLAŞTIRMAYIN, belâmızı buluruz Allâh etmesin! Bu öyle bir beliyyedir ki, Rabb Teâlâ olan ALLÂH AZZE ve Celle derhâl intikâmını alır; ve “Ulûhiyyet ve Rubûbiyyet” makâmına bir KUL dikilmiye çalışıldı mı, Kâinât kaynamıya ve infilâk etmiye başlar!. Firavunlar, Nemrutlar, Führerler nice diktatörler hep böyle etraflarındaki dalkavuk ruhlu necâsetler tarafından (PUTLAŞTIRMALARLA) insanlığın başına belâ edildiler!. Hiçbir PUT, kâidesi üzerinde ebedî kalamaz. Cumhûriyetçi Müteveffâ Nadir Nâdi bile ne demişdi: “Kahraman putlaştırıldığı zaman yıkılır!”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bazı adamları “Kâinâtın İmamı” diyerek PUTLAŞTIRAN sürüler, en nihâyet buna kendileri de inanmıya başlayınca, işi haşhâşîliğe vurub tepe taklak çakıldı ve zîr ü zeber oldular!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>En büyük rütbe HAKK’a KULLUKDUR!. Bana bundan başka rütbe biçenler, bana dost değil düşmandır! Benim dostlarım bana acı da olsa hakk ve hakîkatı söyliyenler; benim düşmanlarım ise, tatlı sözlerle de olsa bana yalan yanlış yalakalık edenlerdir!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Aklınızı başınıza alın, bu dünyâ fânî olub, Sultân Süleymân Aleyhisselâm gibi kurda kuşa, ins ü cinne, yere göğe, rüzgâra, bulutlara biiznillah söz geçiren bir hükümdâr bile bu dünyâdan göçdü gitdi!. Dünyâ Sultan Süleymân’a bile kalmadı!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Aman azıb kudurmıyalım, bizler içün Allâh’a KUL olmakdan daha büyük hiçbir makâm olamıyacağını aslâ unutmıyalım ve bir dakika bile hatırdan çıkarmıyalım!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hepimiz, “OSMANLI TORUNLARI OLARAK”, 15 asırlık Müslümanların Dîni üzere olalım!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Dönüş O’nadır vesselâm!”</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong><em><u>(Devamı var)</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 31.07.2014)</em></p>
<p><strong><em>Son tashîh ve ilâvelerle: 05/31/2017    22:20:19</em></strong></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&amp;linkname=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2Framazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html&#038;title=%284%29%20Ramazan%20%C5%9Eeytanlar%C4%B1ndan%20Kurtulmak%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html" data-a2a-title="(4) Ramazan Şeytanlarından Kurtulmak!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html">(4) Ramazan Şeytanlarından Kurtulmak!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/ramazan-seytanlarindan-kurtulmak-4.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(13) Haçlı Yeni Yılına Girişde Kaş Yaparken Göz Çıkaranlar, Hattâ Mil Çekenler!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/13-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/13-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Dec 2023 06:30:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[01 - Ocak]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[Zıyâiyye BEKÇİSİ]]></category>
		<category><![CDATA["Kur'an bize yeter"]]></category>
		<category><![CDATA[hakkı bâtıl ile telbis]]></category>
		<category><![CDATA[zarurat-ı diniyye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=8524</guid>

					<description><![CDATA[<p>İSLÂM’DAKİ BEY’AT, ÇOCUK OYUNCAĞI DEĞİL, EN CİDDÎ BİR MES’ELEDİR! 1980’li yıllarda bu kadar İslâm’a ters i’tikadların sâhibi ve Peygamber-i Zişân Aleyhisselâm </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/13-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html">(13) Haçlı Yeni Yılına Girişde Kaş Yaparken Göz Çıkaranlar, Hattâ Mil Çekenler!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>HAÇLI YENİ YILINA GİRİŞDE KAŞ YAPARKEN GÖZ ÇIKARANLAR, HATTÂ MİL ÇEKENLER!</u></em></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;">-13-</h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Zıyâiyye BEKÇİSİ</u></em></strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ffffff;">.</span></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>İSLÂM’DAKİ BEY’AT, ÇOCUK OYUNCAĞI DEĞİL, EN CİDDÎ BİR MES’ELEDİR!</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">1980’li yıllarda, İslâm’a ters i’tikadların sâhibi ve Peygamber-i Zişân Aleyhisselâm Efendimiz Hazretlerini hem doğrudan; ve hem de, sahâbîleri üzerinden aşağılamaya ve sıfırlamaya kalkan Humeynî gibi adamlara Dilipak gibi <strong><em>bey’at</em></strong> toplıyacak kadar onlara pervâne olub zıvanadan çıkanlar, bugünün <strong><em>“Çakma Üstadları”</em></strong>  olarak ortada geziyorlar!..</p>
<p style="text-align: justify;">Bunlar, geçmiş senelerde şu aşağıdaki <strong><em>“Bağlılık, itaat, merbûtiyyet ve bey’at”</em></strong> satırlarını yazabilecek kadar kendilerinden geçmişlerdi!. Tekrar yazarak hatırlarsak, işte o korkunç ve hevâdan dökülen satırlar:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>A) “Mezhebî farklılıklar, İslâm Âleminin siyasal birliğine engel olabilecek derecede önemli ayrılıklar mıdır? Meselâ İmam Humeynî’ye yapılan bey’atlar sahih değil miydi? Bizim Hanefî, Şâfii veya başka mezhebden olmamız, Onun Caferî mezhebden olması, O’na biat etmemize engel teşkil ediyor muydu?”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>B) “Mezhebî farklılıklar biatleşmede hiç önemli değil. Biat etdiğimiz kişinin fıkıh mezhebi ve ictihâdı bizi bağlamaz.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Din telâkkîsi 15 asrın getirdiği İslâmiyyet’in neden bu kadar dışında dediğimiz zaman ise, karşımıza, <strong><em>“Kur’an bize yeter”</em></strong> diyen ve edille-i erbaayı 4’den 1’e makaslıyan alîl zihniyetin o Kelâm-ı Kadîm’i de, böylece Allâh ve Rasûlünün murâdına göre değil, kendi nefis ve akıl hududlarına sıkıştırarak beşerîleştirmek isteyişi yani nevzuhûr zümrenin <strong><em>“Dîni Beğenmiyen Dîn Telâkkîsi”</em></strong> çıkmaktadır!. Şöyle ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>C) “- İnancım o ki, İslam&#8217;ın başına ya da sonuna bir sıfat eklenemez. Kim ki, dine bir şey ekler ya da çıkarırsa, kişi eklediği ve çıkardığı ile baş başa kalır ve din aradan çekilir.. Din Allah&#8217;a aittir ve Allah, Resul ve Kitaptan ibarettir. Kimse kendi mezhebini ya da tarikatını daha dinine eklemeye çalışmamalıdır. O zaman kişi din büyüklerini İlah ve Rab edinmiş olur ki, o artık İslam değildir.” </em></strong><span style="font-size: 12px;"><em>(Dilipak&#8217;ın 2/6/2012 Târihli yazısından)</em></span></p>
<p style="text-align: justify;">Apaçık görülmektedir ki, adı geçen adam ve madamlara göre, Asr-ı Seâdet&#8217;den beri gelen müctehid imamlarla turûk-ı aliyye pîrânı Zevât-ı Kirâm’a tâbi’ olarak İslâmiyyet’i en iyi ve en dakik ve mükemmel tahsîl, îmân ve tatbîk etmek peşindeki, yaşayan ve toprak altında kalmış milyarlarca <strong><em>“Müslüman”,</em></strong> yani Rasûlü, ashâbı, müctehidi, ulemâsı, evliyâsı ve şühedâsına kadar bunların topu da, (hâşâ ve kellâ),<strong><em><u> “Mezheb ve tarîkatını DÎNİNE İLÂVE ederek DİN BÜYÜKLERİNİ İLÂH VE RABB EDİNMİŞ VE DOLAYISIYLA İSLÂM’DAN ÇIKMIŞ”</u></em></strong> ve bunun netîcesinde de müşrik ve mürtedd olmuş <em>CEHENNEM ÇIRALARIDIR!&#8230;</em></p>
<p style="text-align: justify;">Mes’ûliyyetsizce ve cehâletin sâfilînine düşüb oradan sallıyarak (Tekfîr ve cür’etin bu dereke çukuruna), değil İslâm târîhinde cihân târihinde bile aslâ rastlanamaz!</p>
<p style="text-align: justify;">Bâlâdaki bu korkunç satırlara müteâkıb yazılarımızla tekrar avdet edeceğiz. Biz, yukarıda (A ve B) olarak işâretlediğimiz cümlelere dönelim&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Birinci (A) paragrafındaki sualler, şübheye mahal kalmıyacak şekilde ikinci (B) paragrafında te’yîd ve te’kîd edildiğine göre, birinci paragraf ile de şunlar gâyet sarîh ve vazıh olarak beyân edilmiş demekdir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Mezheb farklılıkları İslâm Âleminin siyasî birliğine mâni’ olacak derecede mühim ayrılıklar değildir. Humeynî’ye yapılan biatlar SAHİHDİR. Bizim Hanefî  veya Şâfî olmamız onun Ca’ferî olması, Ona biat etmemize mani’ olmaz.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bütün bu iki paragraf, tam bir cehâlet ve cür’et âbidesi olarak, dînî hiçbir ehliyet ve ihtisâsı olmıyan bir gazetecinin, zerre kadar ilmî kıymeti bulunmıyan ve mücerred onun <strong><em>“teşehhîsinden”</em></strong> ibâret, kuruntu, buruntu ve bulantı kabilinden şeylerdir&#8230;. Ve bunların, islâmî akâid ve fıkıh müdevvenâtı içinde beş paralık hüccet ve ilmîliğinden bahsedilemez. Bunlar, geçen asırlarda vahiy ve mu’cizeyi fizîkîleştirme sapıklığına düşen, Efgânî ve Abduh makûlesi Ezherli ve mason bir takım islâmsız islâmcıların, İslâmiyyeti ucuzun ucuzu bir beşerîliğe mahkûm etmek içün uydurdukları <strong><em>“Mezâhibin Telfîki ve TAKRÎBİ”</em></strong> cinsi dinsizliklerdir.  Günümüzdekiler de, bunların sisli ve sinsi uzantı ve tezâhürleri&#8230; Bu kabil emrâz, <strong><em>“Din, mezheb ve tasavvuf-tarîkat mefhûmlarına tahrîf, tağyîr ve tebdîl gözüyle bakanların”</em></strong>; ve <strong><em>“Pensilvanya ve Kâinât Başimamı”</em></strong> Fetto’nun, ABD, Yehûd ve Vatikan güdümündeki <strong><em>“Hoşgörü-Diyalog”</em></strong>  fitne-fücûruyla dünyâya bulaştırmak istediği îmân ve İslâm’ı tahrîb  edici  kolera mikrobu taşır!. Geçmişdeki  ma&#8217;lûm adam ve madam makûlesinin bir başka soydaş cinsi!.</p>
<p style="text-align: justify;">Akit&#8217;in Çakma Üstad&#8217;ı Dilipak, 15 asırlık İslâm Târihinde ne edille-i erbaa, ne itimad edeceği bir imam ve müctehid ve ne de bir disiplin tanıyor; esâtirü&#8217;l evvelin (mitoloji) kabilinden hülyalar içinde bir (Religion) uydurub, bunun şablonuna uymayan herkesi, akıl, vicdan ve muhâkeme dengesizliği ve ihtilâcıyla <em><strong>&#8220;İnsanları Rabb edinen ve İSLÂM&#8217;dan ÇIKMIŞ&#8221;</strong></em> kefereler sınıfına sokuyor!. Başka yazılarında da <em><strong>&#8220;Tekfircilik bizi böldü batırdı&#8221;</strong></em> havalarıyla sızlanıb kıvranıyor!. Tenâkuzlarının, atma ve sıkmalarının haddi hesabı o kadar yok ki, bunları gelecek satırlarımızla ortaya koyacağız.  Zâten bu kabil adam ve madamların, Seyhülislam Merhûm Mustafa Sabri Efendi Hazretlerinin ifâdesiyle<em><strong> &#8220;Aslâ HÜCCETİ olamaz.&#8221; </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Bilmediğini de bilmiyerek, tam tersine &#8220;Herşeyi en iyi ben bilirim&#8221; psikolojisiyle tıbb dünyâsının bile önünde poz verib durmakdan çekinmiyenler içün, daha neler söylenebilir, bunlara girmiyeceğiz!..</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Maksadımız, bu adam ve madam gibilerini hedef ittihaz etmek aslâ olamaz. Çünki bunların zerre miskâl (ilim, insâf, muhâkeme ve fikir) gramajlarından bahsedilemez. Sık sık dikkat çekdiğimiz gibi, bizim maksadımız, geçmişdeki bazı sapık ve İslâm aleyhdarı iç ve dış İbni Sebe ve Selül makûlesi herifleri bugüne taşıyan hezeyan ve yâvelerin, istikbâlde de, bizden sonrakilerin karşısına taşınacağı tehlikesidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Evvelâ ve kat&#8217;iyyen bilinmelidir ki, İslâm dîninin <strong><em>“Zarûrât-ı Dîniyyesine”</em></strong> ters hükümler taşıyan bir yapı (sistem), o dînin bir mezhebi değil, o dînin dışında ayrı bir din (religion)dur&#8230; Îmân, bir <strong><em><u>“Mu’cibe-i Külliye”</u></em></strong> olması hasebiyle, bir ferd-i vâhidin <strong><em>“Müslüman”</em></strong> kabûl edilebilmesinde <strong><em><u>(ASGARÎ ÖLÇÜ)</u></em></strong>, onun, <strong><em>“Ben Müslümanım”</em></strong> demesi aslâ değil; <strong><u>Kitâb, mütevâtir sünnet ve mütevâtir icmâ’ ile sâbit</u></strong> ve <strong><em><u>“ZARÛRÂT-I DÎNİYYE”</u></em></strong> dediğimiz <strong><em>“<u>HÜKÜM VE HABERLERİ  ”</u></em></strong> bir tek istisnâsız; ve aynı zamanda da, <strong><em><u>cezm ve yakîn</u></em></strong> derecesinde ve evvelâ İCMÂLÎ sonra TAFSÎLÎ <strong><em>“İmân-ı şer’i ile 15 asırlık MÜSLÜMAN MİLLET-İ MERHÛME GİBİ tasdîk ve tahsîndir&#8230;&#8221; </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Bu, ŞART-I EVVEL olub, islâmî varlığı ve bunun hudûdunu ancak bu ortaya koyar VE MUHÂFAZA EDER. İSLÂMİYYET&#8217;İ, diğer bütün din ve beşerî sistemlerden en sarîh ve vazıh bu usûl ve disiplin ayırır, İslâmiyyet&#8217;i müşekkel, müşahhas ve mücessem bir VARLIK sâhibi yapar</em></strong>&#8230; Dolayısıyla İslâmiyet, bu temel husus ve usûlleri ile kendi hududlarını en açık, vazıh ve sarih vuzûha kavuşturan biricik dîn ve hakîkatdır. Bu hakîkatının kat&#8217;iyyen muhâfazasıdır ki, ONUN Allâh Azze&#8217;nin DÎNİ oluşunu ve oyuncak edilmeden devâmını te&#8217;min eden mu&#8217;cizevî bir vâkıadır&#8230; Bugün echel-i cühelâ ki, parçalanıb bölünmeden bahsedib buna çare ararlarken, İslâm&#8217;ı bugüne taşıyan beyan etdiğimiz hududları yıkmayı, <em><strong>&#8220;Birlik, bütünlük ve vahdet adına&#8221;</strong></em> dil ve kalemlerine almaları, gavurluk, gaflet, cehâlet ve ihânet adına tam bir kazançdır!.</p>
<p style="text-align: justify;">Zerre kadar samimiyyeti olan bir müslüman Târihe bakarak hangi usûl, kânûn ve kâideler ile <span style="text-decoration: underline;"><em><strong>AYNI İSLÂM TELÂKKÎSİ</strong></em></span> elde edilmiş, bunu görür ve buna vâsıl olmanın çâresini arar. En basit ve sıradan bir MÜSLÜMAN bile, Şarkiyatçı (Oryantalist) gavurların Şerîat-ı Ğarrâ-yı Ahmediyye&#8217;ye kıl kadar zıddiyyeti olmıyan sünnî mezâhib (Mekâtib ve mesâliki) ve turûk-ı aliyyeyi İslâm dışı göstererek İslâm&#8217;ı yıkma gavurluklarına muvâzî bir yola girmeyi, cihânın en büyük gavurluğu, ihâneti ve şerefsizliği bilir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İlim, îmân, amel, ahlâk ve hukuk, gene kendi husûsiyyeti içinde, dâr-ı harbde ve hele dâr-ı riddede, çok daha inceliklere sâhibdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Politika sihirbazlarının, bâlâda serdetdiğimiz şer’î hakîkat ve ölçülere göre <strong><em>“Vatandaş=Îmân ve Dînine bakılmıyan, bunlarla hiçbir kıymeti olmıyan ferd”</em></strong> kabul etdiği insanlar üzerinde, bunları görmek istemesi zâten imkânsızdır&#8230; Onlar içün nerede ne söylemek lâzımsa, bu, bir evvelki söz, hüküm ve beyanlarına yüzde yüz mütenâkız da olsa, onu yüzsüzce söylemek, (Politika) denen haçlıdan muktebes sistemin lâzım-ı gayr-ı mufârıkıdır!. İslâm’ın dışında kalan ve onunla alâkası olmıyan Politik zihniyetlerle istisnâsız bütün partiler, menfaatları ve vasatları îcâbetdirdiği zaman <strong><em><u>“Şiilik ve Sünnîlik İslâm Coğrafyasını TEHDÎD ediyor”</u></em></strong> diyebildikleri gibi; akıllarına estiği ve kendilerini çok büyük kavim ve kalabalıklar üzerinde nüfuzları varmış gibi göstermek istedikleri zaman da, Fas’dan Fars’a ve Suudî Kâtil ve HAKK mübtillerinden Endonezya’ya kadar, ismi ve resmi <strong><em>“Müslüman”</em></strong> kendisi (Tütsü-man) olan bütün dalâlet ve şirk içindeki sürüleri <strong><em>“Asr-ı Seâdet Müslümanı”</em></strong> gibi göstererek ve hiç de utanmadan; ve arkalarında çok büyük ve <strong><em>“muhayyel değil de mevcûd&#8221;</em></strong> bir kuvvetmiş gibi bu kuru kalabalıkları resmeder ve bu kabil acem palavralarını da yüzsüzce sıkabilirler!.  İyi bilinmelidir ki bunlar, hasımlarına, D-8, R-4, Ok-6, I-9, v.s. gibi acem palavralarıyla <strong><em>“Gövde Gösterisi”</em></strong> yapmak ve böyle katakülliler çevirmek fıtratındadırlar&#8230;  Bunların, müslüman ile dinsizi veya sapık dinliyi ayırma husûsiyyet ve hassâsiyetleri zâten olamaz; bu, ancak (Hılâfet) sisteminin kat’î bir esâsıdır&#8230; Mucizevî Hadîs-i Şerîf mu&#8217;cebince kat&#8217;î bir hakîkatdır ki:</p>
<p style="text-align: justify;"> <em><strong>&#8220;İNSANLAR, BAŞLARINDA TAŞIDIKLARI İDÂRECİLERİNİN DÎNİNDEDİRLER!&#8221;</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Hılâfetde ise, teb’a-i İslâmiyye ile teb’a-i zımmiyyenin kat’î hatlarla ayrılması, iki tarafın hukûkunun kendi menfaat ve yapılarına göre<span style="text-decoration: underline;"><em> Allâh Azze’nin sübhânî ve mutlak adâletinin tevzii ve tabîki</em></span> bakımından şartdır. Bunun aleyhinde yazan-konuşan şeytânî vekiller, Mutlak Adâletin ne olduğunu da aslâ bilemez; bunu, <strong><em>eşitlik denen (DEMBOKRATİK-BEŞERÎ) şeytanlık ve zulme </em></strong>ters görürler!. Halbuki zımmîler, hukukları Allah Azze’nin emri ile te’minât altında olub, Müslümanlara zimmetlenmiş ve <strong><em>(Hakları çok, vazifeleri az, askerlikden bile muaf ve da’veti kabûl etmemiş Allâh kulları)</em></strong>dır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>HESAB GÜNÜ, ZIMMÎYE ZULMEDEN ZÂLİMİN KARŞISINA ÇIKACAĞINI BİZZAT BEYÂN BUYURAN DA, ALLÂH CELLE&#8217;NİN HABÎB-İ EDÎBİ, RASÛL-İ RUSÜL ALEYHİSSELÂM EFENDİMİZ HAZRETLERİ&#8230; </strong></em></span></p>
<p style="text-align: justify;">Teb’a-i İslâmiyye ise, devletin bel kemiğini teşkîl eden, Allâh Celle’ye karşı her nefeslerine kadar <strong><em>MES’ÛL</em></strong>, askerlik, adâlet, ehliyet, emânet, istişâre,  hükûmet ve cihâdla (Dünyâ çapında sulh ü sükûn) ile mükellef,<span style="text-decoration: underline;"><em><strong> (ZIMMÎLERLE MUKÂYESEDE ONLARIN ZIDDINA), Hakları az, vazifeleri çok</strong></em> <strong>olan NEZÂRETÇİ VE MUHÂFIZLAR) mesâbesindedirler&#8230;</strong> </span>Çünki Hılâfet, Allâh Azze’nin <strong><em>irâde ve hâkimiyyetini</em></strong> zarûreten  esâs alan bir nizâmdır; ve bunun icrâ ve edâsıyla muvazzaf olanlar, doğrudan doğruya teb’a-i  müslimedir&#8230; Ve bunlar, <strong><em>hükûmeti</em></strong>, mücerred Allâh Azze ve Rasûlü Aleyhisselâm&#8217;ın kat&#8217;î bir emri olarak ve onlar adına te’sis etmişlerdir&#8230; Muârızlarımızın inkârları istikâmetinde, Hılâfete <em><strong>&#8220;İslâmî bir kurum değildir&#8221;</strong></em> gibi galız ve hayâdan sıyrık bir inkâr savurmak, islâmîliği bırakınız, insânîlik hatta hayvânîlik bile olamaz&#8230; Bu i’tibarla bu hükûmet, İslâm’da, ihâtası çok geniş bir temel <em><strong>RÜKN</strong> </em>olarak varlık belirtir. Cihad ve namaz gibi ve onlardan binlerce kat daha muhîtdir; ve beşerî topyekûn hükûmetler ne kadar tâğûtî bir hüviyet iktisâb ediyorlarsa, bu, tam tersine o kadar <strong><em>“MUKADDESDİR!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Şeyhülislâm, Büyük Dâhî ve Allâme Merhûm Mustafa Sabri Efendi Hazretlerinin kalemiyle hakîkatı söyletecek olursak şu müthiş îmânî tesbit ve ta&#8217;rîf karşımıza çıkacakdır:</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;HILÂFETİN LÜZÛMUNDA ŞÜBHE VE TEREDDÜD GÖSTEREN İNSANLARIN, HEM AKILLI HEM DE MÜSLÜMAN OLMALARINA İHTİMÂL VEREMEM.&#8221; </strong></em><span style="font-size: 12px;">(İmâmet-i Kübrâ, 21/Kânûn-ı Evvel/1928&#8211;8/Receb/1347, Yarın Gazetesi)</span></p>
<p style="text-align: justify;">Bazı muhîtlerdeki oryantalist ve câhil kaynakların, bazı farklı fırkaları (din) değil de, İslâm içinde ve ONA âid (mezheb) farklılığı olarak ele almaları, o fırkaların doğuşlarındaki İslâm oluşlarını esas almalarındandır.<strong><em> “Âli Şîası”</em></strong> ta’biriyle ashâbın bir kısmına âid ictihad ayrılığı, sonradan İbni Sebe gibilerin parmağı ile İslâmiyyet ile alâkası olmıyan bir sapma ve saptırmaya yol bularak, apayrı bir din hâline getirilmiş; ve her asırda da kılık değiştirerek mütekaddimîni ile müteahhırîninin i’tikad esasları arasındaki zâviye farkı gitdikçe açılmışdır. Bunlar, aynı dînin mezhebi olmayı değil, apayrı iki farklı dîn oluşu netîce vermişlerdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Zâten son asırlarda tahrîf çakılan ve aslâ ciddîye alınmaması şart olan ve oryantalist zehri çekerek neşv ü nemâ bulmuş şeytânî müellif ve bunların eserleri hâric tutulacak ve 15 asırlık ana ve temel kaynaklarımız mi’yâr ve mîzân alınacak olursa, <strong><em>“Zarûrât-ı Dîniyye’mizin velev bir tek mes’elesindeki”</em></strong> münkirlerin bile, sûret-i kat’iyyede müslüman kabûl edilemiyeceği bedâhaten ortaya çıkar&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><u>HAKK İLE BÂTIL, MÜ’MİN İLE KÂFİR, ÎMÂN İLE KÜFÜR ARASINDAKİ TEFRÎK HATTINI APAÇIK GÖREMEYENLER, HER AN, HAKKI BÂTIL İLE “TELBİS KÜFRÜNE” DÜŞMEK TEHLİKESİ İLE YAŞAYACAKDIR&#8230;</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu  cihetle (Selefimiz olan 15 asırlık Ehl-i Sünnet Ulemâmız), onları, <strong><em>Hidâyetin</em></strong> zıdd-ı kâmilleri kabûl etdikleri içün <strong><em>(DALÂLETE)</em></strong> nisbet ederek, <strong><em>“Fırâk-ı Dâlle”</em></strong> ta’bîr ve terkîbiyle tesbît etmişlerdir. Hatta bazı velî-ulemâmız, bunların küfre müeddî olan yani (Zarûrât-ı Dîniyyemize) mutlak zıd ve mükezzib bâtıl i’tikadlarını beyanla, onlar içün <strong><em><u>“Tekfîrleri VÂCİBDİR”</u></em></strong> buyurarak ümmet-i merhûmeyi cidden uyarmış ve ebedî ateşden muhâfazaya çalışmışlardır. Mürşid-i Kâmil Merhûm Ahmed Zıyâüddîn Gümüşhânevî, Büyük Fakîh Muhammed Zihnî, Kudretli ve Mücâhid Şeyhülislâm Mustafa Sabri, Allâme Müfessir Muhammed Hamdi, Şehid-i Muazzez ve Muktedir Âlim Muhammed Âtıf (Rahmetullahi Aleyhim Ecmaîn) Hazerâtı gibi bir nice zevât-ı kirâmın eserlerine bakılması hâlinde, bu îmânî temel çerçeveyi görmek pekâlâ mümkindir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Eğer İslâm, kendi <strong><em>“ZARÛRÂT-I DÎNİYYESİNE”</em></strong> ters ve müteârız gördüğü bir mes’ele veya sistemi, kendi içinde  ve kendisinden  biliyor veya kabûl ediyorsa, (Hâşâ) bu, onun <em><u>“<strong>Hakkı</strong></u></em><strong><em><u> bâtılla TELBİS etmemek”</u></em></strong> ana kânûnuna mugâyir ve <strong><em>mütenâkız</em></strong> bir felâketdir; ve onun, <strong><em>“Zarûrât-ı Dîniyyem”</em></strong> dediği olmazsa olmazlarında (Hâşâ) <strong><em>ŞÜBHESİ</em></strong> var demek olur!!!..</p>
<p style="text-align: justify;">İslâm, bu takdirde de (Hâşâ ve Kellâ) kendi kendisinin (Mutlak Hakk oluşunda) ciddî değil demekdir; şübhededir ve esaslarını tam ortaya koyamamışdır; ve netîceten yıkılmaya mahkûm, (beşerî bir religion olmakdan öteye de gidemez) sayılır!.. (Hâşâ ve Kellâ!)</p>
<p style="text-align: justify;">İslâm gibi <strong><em>USÛL-İ DÎN</em></strong> noktasındaki esas ve tâzeliği 15 asırdır bütün rabbânîliği, sübhânîliği, i’câzı, salâbet ve ekmeliyyeti ile cihânın gözü önünde  duran <strong><em>MUTLAK</em></strong> bir dîni, <strong><em>BU ŞEKİLDE BİR SIFAT VE VARLIK İÇİNDE RESMETMEYE HİÇ KİMSE KIYÂM EDEMEZ</em></strong>&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ederse, onun, o din ile alâkısından bahsedilemez!.</p>
<p style="text-align: justify;">Bugün İslâmiyyet’i yok etmenin peşindeki iç ve dış mihrâklar (şebekeler) bilhassa bu noktayı her fırsatda ve bilhassa politikacılar, medya, DİB&#8217;iş merkezleri, teoloji (!) mektebleri üzerinden sulandırıb gevşeterek, İslâm’ın omurgası ve lâ teşbih genleri ile oynamayı, ana hedef, yıkıcı plân ve tahrifçi proje kabûl etmişlerdir&#8230; Geçmişdeki <strong><em>“Telfîk ve takrîb-i mezâhib”</em></strong> ve Fettoş’a gütdürdükleri <strong><em>“Hoşgörü-Diyalog=nâm-ı diğer Takrîb-i Edyân”</em></strong>  fitne-fücûrunun altında, İslâmiyyet’i yok etme peşindeki çukur merkezlerin yatdığı îzahdan vârestedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İslâm, <em><strong>&#8220;Unzurnâ= Bize nezâret edin&#8221;</strong></em> diyen bir Hılâfet müessesesine îmânı şart koşarken; Dembokrasi ve beşerî sistemler, yahudinin <em><strong>&#8220;Râinâ=Bizi GÜDÜN&#8221;</strong></em> dedirten koyun sürüleri peşindedir; ve onları çobanları vasıtasıyla parti parti, fırka fırka bölüb, bölge bölge ve şia şia parçalıyarak, istediği şeytânî istikâmetlere sevketmek hedefini istihdâf eder&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Büyük Osmanlı Şeyhülislâmı Merhûm Ebussuûd Efendi Hazretlerinin Şia hakkındaki fetvâları da bahsimize mevzû’ edilirse, bu iki ayrı din olma vâkıası bütün çıplaklığı ile tebeyyün edecekdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu makâle serîmiz tamâmen tedkîk edildiğinde, ayrı dînlerin temelleri arasındaki farklılıkları, <em><strong>HAKK DÎNİN</strong></em> mezhebleri arası pek fer’î mes’ele imiş gibi <strong><em>göstermelerin</em></strong> de, ne kadar câhilce, kulakdan dolma ve tefekküre ve ciddî eserlere dayanmayan, uydurma ve yakıştırmalar olduğu; hattâ dalâlet içindeki nice fırka ve kavmin, kendisini İslâm’a nisbet etmek katakülli ve sıkıntısından neş’et etdiği apaçık ortadadır. Bu dalâlet fırkalarını islâmî i’tikâd çerçevesi içinde telâkkî etmek, evvelâ dînin îmân esaslarını hafife almak; sâniyen İslâm <b><i><u>hâkimiyyetini </u></i></b>tehlikeye atmak demekdir ki, bunun da, ebedî felâkete bâdî olacağı kat’iyyen inkâr edilemez&#8230; İslâm, Levh-i Mahfuzdaki yazısını elbetde murâd-ı ilâhi ne ise, onu, zerresine kadar mutlaka tamamlıyacakdır. Ancak, burada, kullar imtihanda olub, irâde-i cüz&#8217;iyyelerini nereye kullandıkları noktasında o <em><strong>&#8220;hâkimiyyet ve irâdeye&#8221;</strong></em> mutabaat veya mufârakatdan mes&#8217;ûl tutulacaklardır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Biribirine tamâmen zıd ve<strong><em><u> Zarûrât-ı Dîniyyemize</u></em></strong> taallûk eden mes’eleleri öylesine hafife alıb basite ve keyf ü hevâya ircâ’ etmek, aklî, îmânî ve ilmî haysiyetle beraber yürüyemez. Bu kadar farklı ve köklü îmânî mes’elelerin bey’atlaşmada <strong><em>“Hiç önemi yokdur”</em></strong> ve <strong><em>“Bunlar bizi bağlamaz”</em></strong> diyerek, islâmî esasları babadan mîrasmışcasına oyuncak gibi oynamak ve hatta tokatlamak, nefs emrindeki başıboş ve yabânî aklı, vahyin önüne-üstüne çıkarmakdır ki, bunun insânî hiçbir hasletle dahî kâbil-i te’lîf edilmesine imkân olamaz&#8230; Bunlar, İslâmiyyet’in, bidâyetinden Kıyâmet’e kadar kat’iyyen yok etmek istediği <strong><em>“Tâğûtî tecâvüzler”</em></strong> cümlesinden bilinir. Bu kabil sallama ve dallama hüküm ve tecâvüzlerin ebedî mes’ûliyyeti ise, mütecâsirlerini <strong><em>&#8220;Bir gece ansızın&#8221;</em></strong> ne derece ve nasıl yakalayıb kuşatır, bu da ancak,<em><strong> ALLÂHU TEÂLÂ Zü’l-Celâl, Azze ve Celle Hazretlerine</strong></em> ma’lûmdur!..</p>
<p style="text-align: right;"><strong><em><u>(Mâba’di var)</u></em></strong></p>
<p>İntişârı: 02.03.2019 / 13:25:41 (tt)</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F13-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=%2813%29%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F13-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=%2813%29%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F13-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=%2813%29%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F13-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=%2813%29%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F13-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=%2813%29%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F13-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=%2813%29%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F13-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=%2813%29%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F13-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=%2813%29%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F13-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=%2813%29%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F13-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=%2813%29%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F13-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=%2813%29%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F13-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=%2813%29%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F13-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=%2813%29%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F13-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=%2813%29%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F13-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&amp;linkname=%2813%29%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fziyaiyye-bekcisi%2F13-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html&#038;title=%2813%29%20Ha%C3%A7l%C4%B1%20Yeni%20Y%C4%B1l%C4%B1na%20Giri%C5%9Fde%20Ka%C5%9F%20Yaparken%20G%C3%B6z%20%C3%87%C4%B1karanlar%2C%20Hatt%C3%A2%20Mil%20%C3%87ekenler%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/13-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html" data-a2a-title="(13) Haçlı Yeni Yılına Girişde Kaş Yaparken Göz Çıkaranlar, Hattâ Mil Çekenler!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/13-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html">(13) Haçlı Yeni Yılına Girişde Kaş Yaparken Göz Çıkaranlar, Hattâ Mil Çekenler!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ziyaiyye-bekcisi/13-hacli-yeni-yilina-girisde-kas-yaparken-goz-cikaranlar-hatta-mil-cekenler.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Îmân ve Küfür</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/iman-ve-kufur.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/iman-ve-kufur.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Dec 2021 11:39:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Frenk Mukallidliği]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[dalalet ehli]]></category>
		<category><![CDATA[iman]]></category>
		<category><![CDATA[kelime-i şehadet]]></category>
		<category><![CDATA[küfür]]></category>
		<category><![CDATA[zarurat-ı diniyye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=13613</guid>

					<description><![CDATA[<p>ÎMÂN VE KÜFÜR Îmân: Rasûl-i Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimizin Allâhu Teâlâ tarafından getirüb haber verdiği zarûraten ve yakînen bilinen usûl-i dîniyye ve ahkâm-ı İslâmiyye&#8217;nin<span class="excerpt-hellip"> […]</span></p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/iman-ve-kufur.html">Îmân ve Küfür</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="has-large-font-size" style="text-align: center;">ÎMÂN VE KÜFÜR</h1>



<p style="text-align: justify;"><strong>Îmân</strong>: Rasûl-i Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimizin Allâhu Teâlâ tarafından getirüb haber verdiği zarûraten ve yakînen bilinen usûl-i dîniyye ve ahkâm-ı İslâmiyye&#8217;nin hakk ve doğru olduğuna kalben sûret-i câzimânede inanub kabûl etmek ve lisânen anı ikrâr eylemekdir.</p>



<p style="text-align: justify;"><strong>Küfür</strong>: Dîn-i İslâm&#8217;dan olduğu zarûraten ve yakînen bilinen usûl ve ahkâmın kâffesini veya andan birini kabûl etmeyüb inkâr eylemek veyâ inkâra delâlet eyleyen bir iş işlemek demekdir.</p>



<p style="text-align: justify;">Esâsen Rasûl-i Zîşân (sallallâhu aleyhi ve sellem) efendimizden nakl olunagelen usûl-i İslâmiyye ve ahkâm-ı Şer&#8217;iyye sıhhat-i nakl i&#8217;tibârıyle üç kısma ayrılmışdır.</p>



<p style="text-align: justify;"><strong>Birinci kısım</strong>; Nebiyy-i Muhterem (sallallâhu aleyhi ve sellem) efendimizden tevâtüren menkûl olub dînden olduğu avâm ve havassca ya&#8217;ni umûm müslümanlarca yakînen ve bi&#8217;lbedâhe ma&#8217;lûm olan usûl ve ahkâm-ı İslâmiyyedir: Hâlık Teâlâ Hazretlerinin vücûdu, vahdâniyyeti, sıfât-ı celîlesi ile meleklerin; kütüb-i semâviyyenin, peygamberlerin, kazâ ve kader-i İlâhî&#8217;nin, yevm-i âhiretin, ba&#8217;sü ba&#8217;de&#8217;l-mevtin, cennet ve cehennemin hakîkati, âlemin hüdûsu, kelime-i şehâdetin, (19) namâzın, zekâtın, orucun, haccın farzıyyeti, zinânın, livâtanın, hınzır etinin, bigayr-ı hakk adam öldürmenin ve sâir envâ&#8217;-ı zulmün hurmeti gibi.</p>



<p style="text-align: justify;">Dîn-i Muhammedîden olduğu tevâtüren nakl olunub yakînen sâbit olan bu nevi&#8217; ahkâma usûl-i İslâmiyye ve Zarûriyyât-ı Dîniyye denir ki: Bir insan müslümân olmak içün behemehâl bunların kâffesini tasdîk ve kabûl etmek lâzım ve vâcibdir.</p>



<p style="text-align: justify;">Îmânın rükn-i aslîsi olan tasdîkden sonra usûl ve ahkâm-ı mezkûreyi mücmelen câmi&#8217; bulunan</p>



<p style="text-align: justify;"><br />(KELİME-İ ŞEHÂDET)</p>



<p style="text-align: justify;">den ibâret olan kelime-i şehâdeti söylemek, îmânın şart veya rüknünden ma&#8217;dûddur. Binâenaleyh usûl ve ahkâm-ı mezkûrenin kâffesine veyâ andan ba&#8217;zısına inanmayub da red ve inkâr etmek veyâ inkâra delâlet eyleyen bir fiilde bulunmak küfür ve bunu irtikâb edenler kâfirdir.</p>



<p style="text-align: justify;"><strong>İkinci kısım</strong>: Rasûl-i Zîşân (sallallâhu aleyhi ve sellem) efendimizin dîninden olduğu yakînen değil, ancak istidlâl ve ictihâd sûretiyle bilinen mesâil-i dîniyyedir: Allâh Teâlâ&#8217;nın mer&#8217;î olub olmaması misilli yakînen ma&#8217;lûm olmayub ancak delîl ile bilinen mesâil gibi.</p>



<p style="text-align: justify;">Bu nevi&#8217; ahkâm ve mesâil-i dîniyyeyi kabûl ve red, ikrâr ve inkâr, îmân ile küfrün mâhiyetinde dâhil değildir. Binâenaleyh ahkâm-ı ictihâdiyyenin münkiri kâfir olmaz. Şu kadar ki tarîk-i şöhretle nakl olunan ahkâm ve mesâil-i dîniyye, mâhiyet-i îmânda dâhil olmadığından red ve inkârı küfr değilse de mûcib-i dalâldir. [20]</p>



<p style="text-align: justify;"><strong>Üçüncü kısım</strong>: Dîn-i Muhammedîden olduğu ancak haber-i vâhid ile bilinen mesâildir ki îmân ile küfr bu nevi&#8217; mesâile tevakkuf etmez. Zîrâ şerâit-i sıhhati hâiz olan haber-i vâhid, bâb-ı i&#8217;tikâdda huccet olamaz. Lâkin bâb-ı amelde ya&#8217;ni ibâdât ve muâmelâta dâir ahkâmda huccet olur. Binâenaleyh haber-i vâhid tarîkıyla sıhhati sâbit olan bir mes&#8217;ele-i dîniyyeyi red ve inkâr hatâdır.</p>



<p style="text-align: justify;">Arz olunan bu asla beş mes&#8217;ele teferru&#8217; eder.</p>



<p style="text-align: justify;">(1) Usûl-i mezkûre-i İslâmiyyeden birine inanmadığı hâlde lisânen cümlesini ikrâr eyleyen kimse Allâhu Teâlâ&#8217;nın nezdinde kâfirdir. Buna münâfık denir. Nifâkı ma&#8217;lûm ise, nâs indinde dahî kâfir olur. Nifâkı ma&#8217;lûm değilse zâhirdeki ikrârına nazaran müslüman add olunarak hakkında ahkâm-ı İslâmiyye icrâ olunur.</p>



<p style="text-align: justify;">(2) Usûl-i İslâmiyye&#8217;ye kalben inanub da dilsiz olmak gibi bir özürden dolayı lisânen ikrâr edemeyen kimse hem Allâhu Teâlâ nezdinde hem insanlar indinde mü&#8217;mindir.</p>



<p style="text-align: justify;">(3) Kalbinde bir nevi&#8217; inanmak olmakla berâber taannüden ikrâr etmemekde ısrâr eyleyen kimse hem nezd-i İlâhîde hem de insanlar nazarında bi&#8217;l-ittifâk kâfirdir. Çünki anın bu hâli kalbinde tasdîk cezmi bulunmadığına delîl ve bürhândır.</p>



<p style="text-align: justify;">(4) Kalbinde inanmak bulunmakla berâber ikrâra kudreti var iken her nasıl ise ömründe bir kere olsun ikrâr etmemiş olan kimse ulemâdan ba&#8217;zılarına göre nezd-i İlâhî&#8217;de mü&#8217;min, ba&#8217;zı ulemâya göre mü&#8217;min değildir. [21]</p>



<p style="text-align: justify;">(5) Bi&#8217;l-ihtiyâr ve bilâ zarûretin saneme, aya, yıldıza, güneşe secde ve ta&#8217;zîm etmek ve anlar içün kurban kesmek, ehl-i kilise ile berâber kiliseye gidüb icrâ-yı âyîn etmek, haç takınmak, Allâh&#8217;dan başkasına ibâdet etmek gibi şiâr-ı küfür ve emâre-i işrak olan bir fiil irtikâb etmek, yâhud Allâhu Teâlâyı, meleklerini, kitâblarını, peygamberlerini, şer&#8217;-i şerîfi, âhireti inkâr veyâ bunlardan birini tahkîr eylemek, meselâ mushaf-ı şerîfi çiğnemek gibi dildeki ikrâr ile kalbdeki tasdîkin yalan olduğuna şer&#8217;-i şerîf tarafından alâmet-i zâhire kılınan bir kavil veyâ bir fiil kendisinden sâdır olan kimse mü&#8217;min değildir. Zîrâ o kavil ile o fiili o kimsenin dilindeki ikrâr ile kalbindeki tasdîkin yalan olduğuna delîl ve bürhândır. Anın içün her ne kadar müslüman isminde olub İslâm da&#8217;vâsında bulunsa bile irtikâb eylediği kavil ve fi&#8217;li ile Peygamber-i Zîşân Efendimizi tekzîb eylediği cihetle dîn-i mübîn-i İslâm&#8217;ın hudûd ve dâiresinden ve ehl-i kıblelikden çıkub hem nezd-i İlâhî&#8217;de ve hem ehl-i İslâm nazarında kâfir olmuş olur.</p>



<p style="text-align: justify;">İlâve olmak üzre şunu da arz edeyim ki: Küfür iki kısım olub biri aslî, diğeri ârizîdir.</p>



<p style="text-align: justify;"><strong>Küfr-i aslî</strong>: Esâsen zarûriyyât-ı diniyyeden olan usûl ve ahkâm-ı İslâmiyye&#8217;yi kabûl etmiyenlerin küfrüdür. Ğayr-ı müslimlerin küfrü gibi.</p>



<p style="text-align: justify;"><strong>Küfr-i ârizî</strong>: Fi&#8217;l-asl Dîn-i İslâm&#8217;ı kabûl etmiş veya müslüman sulbünden gelmiş iken bi&#8217;l-âhere kendi arzu ve ihtiyârıyle usûl-i İslâmiyye ve zarûriyyât-ı dîniyyenin kâffesini veya dîn-i İslâm&#8217;ın yalnız emr-i vicdânîden [22] ibâret olduğuna kâil olub da dünyâ işlerine dâir ihtivâ eylediği ahkâm-ı maddiyye ve cismâniyyesini kabûl etmemek gibi zarûriyyât-ı dîniyyeden ba&#8217;zısını red, inkâr, tekzîb ve tahkîr eylemek ve yâhûd Şer&#8217;an tahkîri vâcib olanlara ta&#8217;zîm etmek sûretiyle irtikâb-ı küfr etmiş olanların küfrüdür ki bunlara mürted ve mürteci&#8217; denir. Zamânımızda türeyen dinsizler bu zümredendir. Küfrün bu nev&#8217;i evvelkinden daha muzırr ve daha fenâdır ve hatta mürtedlerin kesdikleri yenmez, müslüman kadınlar ile nikâhları helâl ve müslüman kabristanına defn olunmaları câiz olmaz. Erbâb-ı küfürden bu zümre seâdet-i dünyeviyye ve uhreviyye gibi niam-ı uzmâya bâis olan dîn-i mübîn-i İslâm&#8217;dan rücû&#8217; ve hurûc ile ana karşı bağy ve ısyân eyledikleri içün tevbe edüb tekrâr dâire-i İslâm&#8217;a tav&#8217;an dâhil olmazlarsa dünyâda şer&#8217;an i&#8217;dâma, âhiretde azâb-ı muhallede mahkûmdurlar.</p>



<p style="text-align: justify;"> </p>

























<p><em>(Fâtih Dersiâmlarından İskilibli Âtıf Hocaefendi, Frenk Mukallidliği Ve Şapka, Baskı 1340, sh: 18-22)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fiman-ve-kufur.html&amp;linkname=%C3%8Em%C3%A2n%20ve%20K%C3%BCf%C3%BCr" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fiman-ve-kufur.html&amp;linkname=%C3%8Em%C3%A2n%20ve%20K%C3%BCf%C3%BCr" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fiman-ve-kufur.html&amp;linkname=%C3%8Em%C3%A2n%20ve%20K%C3%BCf%C3%BCr" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fiman-ve-kufur.html&amp;linkname=%C3%8Em%C3%A2n%20ve%20K%C3%BCf%C3%BCr" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fiman-ve-kufur.html&amp;linkname=%C3%8Em%C3%A2n%20ve%20K%C3%BCf%C3%BCr" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fiman-ve-kufur.html&amp;linkname=%C3%8Em%C3%A2n%20ve%20K%C3%BCf%C3%BCr" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fiman-ve-kufur.html&amp;linkname=%C3%8Em%C3%A2n%20ve%20K%C3%BCf%C3%BCr" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fiman-ve-kufur.html&amp;linkname=%C3%8Em%C3%A2n%20ve%20K%C3%BCf%C3%BCr" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fiman-ve-kufur.html&amp;linkname=%C3%8Em%C3%A2n%20ve%20K%C3%BCf%C3%BCr" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fiman-ve-kufur.html&amp;linkname=%C3%8Em%C3%A2n%20ve%20K%C3%BCf%C3%BCr" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fiman-ve-kufur.html&amp;linkname=%C3%8Em%C3%A2n%20ve%20K%C3%BCf%C3%BCr" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fiman-ve-kufur.html&amp;linkname=%C3%8Em%C3%A2n%20ve%20K%C3%BCf%C3%BCr" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fiman-ve-kufur.html&amp;linkname=%C3%8Em%C3%A2n%20ve%20K%C3%BCf%C3%BCr" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fiman-ve-kufur.html&amp;linkname=%C3%8Em%C3%A2n%20ve%20K%C3%BCf%C3%BCr" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fiman-ve-kufur.html&amp;linkname=%C3%8Em%C3%A2n%20ve%20K%C3%BCf%C3%BCr" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fiman-ve-kufur.html&#038;title=%C3%8Em%C3%A2n%20ve%20K%C3%BCf%C3%BCr" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/iman-ve-kufur.html" data-a2a-title="Îmân ve Küfür"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/iman-ve-kufur.html">Îmân ve Küfür</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/iman-ve-kufur.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dembokrasi Kumarının Kazananı Hiçbir Parti Pırtı Olamazken, Gene Dembokrasi Olmuş!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/dembokrasi-kumarinin-kazanani-hicbir-parti-pirti-olamazken-gene-dembokrasi-olmus.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/dembokrasi-kumarinin-kazanani-hicbir-parti-pirti-olamazken-gene-dembokrasi-olmus.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Jun 2018 16:09:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Seçim - Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim Sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[Tâhir MÂHİR]]></category>
		<category><![CDATA[24 haziran seçim neticesi]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[la ilahe]]></category>
		<category><![CDATA[zarurat-ı diniyye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=7267</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir hafta içinde 1 liralık patates-soğan 5 liraya çıkdı diye göz külleyeninden, bunu 5 liraya çıkmasına mâni’ olamıyan sözüm ona hökûmât-ı Tayyibe’ye;</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/dembokrasi-kumarinin-kazanani-hicbir-parti-pirti-olamazken-gene-dembokrasi-olmus.html">Dembokrasi Kumarının Kazananı Hiçbir Parti Pırtı Olamazken, Gene Dembokrasi Olmuş!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>DEMBOKRASİ KUMARININ KAZANANI HİÇBİR PARTİ PIRTI OLAMAZKEN, GENE DEMBOKRASİ OLMUŞ!</u></em></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Tâhir MÂHİR</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Bir hafta içinde 1 liralık patates-soğan 5 liraya çıkdı diye göz külleyeninden, bunun 5 liraya çıkmasına mâni’ olamıyan sözüm ona hökûmât-ı Tayyibe’ye; ve topyekûn şia, fırka ve partilerin istisnâsız topuna kadar hiçbiri de, umduğunu bulamadı ve fıtratları îcâbı çok yüzlü (poli-tikli) olduklarından, <strong><em>“mutluluk”</em></strong> oynama periyoduna girdiler!</p>
<p style="text-align: justify;">Beştepe Saray sâkini Devletlû Raisü’l-Etrâk Başkumandan Paşa’nın pek veciz (!) buyruğuyla:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“KAZANAN Demokrasi </em></strong>(Religionu)<strong><em> olmuş; ve Türkiya milleti tüm dünyâya demoksasi DERSİ vermiş, milletin demokrasi ZAFERİ ve BAYRAMINI da kutlamışdır!.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Zât-ı Dövletleri <strong><em>“Seçim tâlih oyunu”</em></strong> biter bitmez birkaç saat sonra ve Tarabya’daki Huber Köşkünden, yepyeni ihdâs etdiği <strong><em>“Dem.okrasi Bayramı ve ZAFERİNİ”</em></strong> böylece ve pek hâhişger tebrîk eylerken; MİLLET-İ İbrâhim’e de, yepyeni bir ZAFER şekli ve BAYRAM biçimi armağan etmiş (!) ve bunu,  cihana,  Türk Târîhine ve Ecdâda karşı pek celâdetle ta’mîm ve emr ü fermân buyurmuşlardır!</p>
<p style="text-align: justify;">Tabii umduğunu asla bulamadan!</p>
<p style="text-align: justify;">Bir evvelki intihabda,  MHP ve Bay Destici’nin atkı ve katkıları olmadığı halde zât-ı devletleri % 51 küsur re’y alırken, şimdi 3 parti kuvvet ü kudret-i muazzaması ile %52 küsur alması, oylarının iyice tenzîl ve tenkîsle tıraşlandığını gösteriyor!</p>
<p style="text-align: justify;">AKP Parala-mento oyları da % 49 küsurdan % 42 küsûra 7 puan birden aşşağı-dibe çuvalladığına göre, gidişât, hiç de öyle şamata ve şakaya değecek cinsden değil!. Suratlar gülmüyor, fakat gülüyor çeşnisinde&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Kânûn yapmak içün lâzım gelen <strong><em>“İmtiyâz-ı Rubûbiyyet”</em></strong>, 600 tanrıcığın epey iflâhını keseceğe benziyor!.</p>
<p style="text-align: justify;">Zât-ı Şevketmeabları, 350-70 civârında vekîl beklerken, oylar, Madam meral ve Mösyö Demirtaş’ın pırtılarına kayınca, 293 vekîlden ibâret tanrıcık ile ortada kalakaldı!. <strong><em>“Piskevitsever”</em></strong> ve 4-5 sene evvel <strong><em>“Receb Tayyib Erdoğan’dan Cumhurbaşkanı olmaz!”</em></strong> diye kürsileri titreten Bozkurt Bağçeli’nin 49 kurtbaş desteği olmadan, artık ne kânûn, ne tüzük, ne çözük, ne kitâb, ne dîn, ne îmân, ne <strong><em>“dîni güncelleme”</em></strong> ve ne de <strong><em>“Dinde Değişkenleme ve tahrîf”</em></strong> hayâlleri bolluğu&#8230; Veya mübtezelleri!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu seçimin kazananı, Dersim&#8217;li Kürt ve Alevî vatandaşları K.K.&#8217;nın ve Kasımpaşa&#8217;lı Başkumandan Paşa’nın dediği gibi AKP ve sâir bir parti değil, <strong><em>“Dem.okrasi”</em></strong> olmuşdur; ancak, bu dembokrasi <strong><em>“fal okları veya oyları ameliyesinden” </em></strong>yani tâlih, şans, hatta kumar oyunundan az zararla çıkan ise, 2 ırkçı pırtı ile Madam&#8217;ın güdümlü nevzuhur pırtısı olmuşdur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">1) Bozkurt totemi altındakiler 49 adam ve madamlarıyla, 350-60’ları, hayâlhânelerinden 301’e bile değil de, 293’lük büzülmeye indiren zavallı AKP’yi <strong><em>“veto etdikçe veya olmaz istemezük dedikçe”</em></strong>, bu para-lamentodan bir tek tanrı irâdesi kânûn, 81 milyonun kutsayıb tapmasına zinhâr mazhar olamıyacakdır&#8230; El öpeni çok olasıca Piskevitsever Bağçeli:<strong><em> “Geçirin ulan paçozlar!”</em></strong> dedi mi, kânûn-ı beşer geçecek; <strong><em>“Hop dedik durun lan, geçemez!”</em></strong> dedi mi, 293’lük kutsal ve azizân u lezîzân adam ve madamın irâdesi, zınk diye duracakdır!. Ve, <strong><em>“Gebe yaşatma, Bozkurt vesâyeti ve irâdesi”,</em></strong> para-lamentonun Hâkâniyet veya Sultâniyet locasında bütün haşmet ve heybetiyle de oturacak!</p>
<p style="text-align: justify;">Yani basite ircâ’ edersek, bütün AKP oylamacısı dembokrat azîzânın anlıyacağı şekilde ve bir ta’bîr-i etrâk ile mes’eleyi formülize ve dembokratize edersek:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“DAVUL, BAŞKUMANDAN RECEB TAYYİB PAŞA HAZIRETLERİNİN BOYNUNDA, TOKMAK, PİSKEVİTSEVER VE EL ÖPENİ ÇOK OLASICA BAĞÇELİ BOZKURT KAĞANIN YED-İ BOZKURTUNDA OLACAKDIR!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Nasıl?</p>
<p style="text-align: justify;">Artık kim bedduâ, kim de beter duâ aldıysa&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ramazan’daki şu perîşân edici; ihtiyar, hasta ve bebeklerin uykusunu piçleştirib kul hakkının da anasını belleyen bilmem ne echellerinin davulundan yani ses kirliliği ve işkencesinden 11 ay  kurtulduk derken; al sana, şimdi de:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Politikos dembokratikos davulukos gümgüm de gümgüm bozkurtikos ulumatikos!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Uzun lâfın kısası, <strong><em>kazanamadı</em></strong> ise de, el öpeni çok olasıca Bağçeli, <strong><em>tokmağı</em></strong> öyle bir yakaladı ki, etrafındaki zâbitân-ı askeriyye vü bozkurtiyye ile ve bir mehter takımı disiplin ve ciddiyyetiyle ve <strong><em>mehterbaşı olarak, </em></strong> birilerinin boynundaki davullara okkalı okkalı <strong><em>tokmak</em></strong> sallıyacağa benzer!</p>
<p style="text-align: justify;">293’lük kesan dahî, seyirci localarından bu mehter takımını, artık iç çeke çeke ve ciğerleri kebâb ola ola nasıl seyr ü temâşâ eder, orasını da onlar tefekkür ve tezekkür eylesin!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>&#8220;Sistemi değiştirdik!&#8221;</em></strong> cümbüş ve nakarâtına inanıb <em><strong>&#8220;İslâm&#8217;ı getirecekler!&#8221;</strong></em> hülyâları ile duâlar, sûreler ve âyetler okuma seferberliğine giren câhil, islâmî incelik ve idrâklerden nasibsiz, saftirik ve meczûbîn takımları da, ortadan kaybolub sanki tabahhur eylediler!. <em><strong>Ecdâd hatt-ı müstakîminde t</strong><strong>opyekûn bir sistem değişikliği</strong></em> yapmaya nâmütenâhî uzak adam ve madamların masallarını dinlemeye; ve elleri altındaki garîbanlara bunları dinletmiye vecd ü istiğrâk hâlinde kılavuzluk eden çeyrek akıllıların, bu dünyada değilse de son nefeslerinde çok iyi uyanacakları îzahdan vârestedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">2) Madam Maral ise, Pensilvanya ve Vatikan’daki kardinâle duâları bereketi; ve <strong><em>“ocaklara ateş salan”</em></strong> beddua seansları ve gül kokan Sparta esanslarıyle (!) sıfır ve kısır noktasından başlıyarak, daha ilk intihab ile barajı geçib, baraj sularına da zemheri soğuğunda İnönü gibi çivileme atlar ve %10.1’lere yakın balık yakalarsa, bu, onun içün ne kadar azımsar ve nankörlük ederse etsin, epey bir bayrâmiyelik hedâyâ ve mükâfât-ı imâm-ı kâinât bilinmelidir!. İngiliz projesi kadîm fırkanın desteği sa&#8217;yesinde sâyebân oldukları da inkâr edilemez!.</p>
<p style="text-align: justify;">AKP’den, CHP’den ve MHP’den tırtıklama oylarla 43’ye yakın kânûn teşrî’ edecek tanrıcığın parala-mentoya dühûl eylemesi, onu, <strong><em>kazanan</em></strong> yapmasa da, epey<strong><em> “kutlu, putlu, mutlu ve umutlu hatta armutlu”</em></strong> yapmaya yetib de artmalıdır!.. Bir daha ki sefere, Kâinâtın İmamı duâları ve arz-ı mev’ûdun Yahve&#8217;si ihsânıyla bu %10.1’ler,  % 41 buçuk maşşallalara kadar bile, birilerinin <strong><em>“Ocaklarına ateşler düşsünlerinden&#8221;</em></strong> ve birilerinin de <strong><em>“Değişim ve dönüşüm”</em></strong> periyodlarına kadar, nice oyunlarla da  <strong><em>“güncellenebilir!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">3) POKOKO cenâhının oyları da, AKP’den epey tırtıklama yapmış görünüyor!. 70’e yakın adam ve madamıyla bu truva atı veya beygiri de AKP’nin para-lamentoda başının belâ-yı a’lâ ve muallâsı olacağa benzer!. CHP hannâs ve minel cinneti vennâs tâifesi, bu oyların AKP <em><strong>&#8220;Güncellemeci, değişgenlemeci ve gevişgenlemeci&#8221;</strong></em>  takımlarına gitmemesi ve onun 350-60’larda tanrıcık çıkarmasına mâni’ olmak içün, bu POKOKO politikos meclisos ajanâsis takım taklavatına 5-6 puan oy desteği yapdı; ve <strong><em>“Beştepe Sarâ-yı Hümâyûnundaki Huzur Dersleri”</em></strong> baş sâmiini Rais Paşa’nın huzûr-ı lüzûmunu; ve önden de, cihet-i şevketpenâhîlerini pek feci şekilde kesdi!.. Memleket kurtaran Atapaşa&#8217;nın partisi, POKOKO dağ çetelerinin şehir bağîlerini böylece <em><strong>&#8220;Laik Cumbokrasiyi ilelebed yaşatmak ideali ve inançları&#8221;</strong></em> ile, kendi zararına bile olsa, her şeyinin önüne geçirdi!!! İngiliz güdümünde Lozan ve Bozan cihet-i Nasrâniyyetinden yola çıkılırsa, 95 yıl sonra varılan netîce işte budur!.</p>
<p style="text-align: justify;">AKP lâfazân ve havuz-yavuz takımları, HDP&#8217;ye kol kanat gererek onun barajı geçmesini CHP&#8217;nin büyük bir hâinliği ve teröre desteği olarak gösterirken; o PKK uzantısını Gavur Haçlı Avrupasından ödleri koptuğu içün seçimlere sokarak onlara taze kan ve vücûd veren kendilerinin asıl suçlu olduğunu hiç göremiyorlar!. Çünki onlar sütden çıkmış AK kaşık veya AK şeydirler!.</p>
<p>HDP, AKP sayesinde Hazine yardımı olarak 80 milyon alacakmış!. Herkesden bir TÜRK LİRASI PKK uzantısı para-lamentodaki adam ve madamların cebine&#8230; 7 bin küsur aylık da, 67 baş ve 12 ay ve 5 sene üzerinden 30 milyon civarında da aylık arpalık payı!.</p>
<p>OOOH! Dağdaki eşkıyâlar böyle bol kepçe terörü yemesin de yanında yatsın daha iyi!</p>
<p style="text-align: justify;">4) Yalovalı Kaymakam değilse de, artık vekîl bile olamıyan Köksöker gibi Rütbesöker Maharrem ise,  seçim palavroslarından sonra  Noteras Madaras rütbesiyle ve <em><strong>&#8220;Sayın Genbaşkanı Kılıçzâdenin kılıçartığı&#8221;</strong></em> olarak da meydanda kalınca, yeni bir mâcerâ olarak CHP reis-i umûmîliği ŞEFGARSONLUĞU içün sefer-i siyâset içre, kendince bir takım <strong><em>“Rütbeler ve nişanlar”</em></strong> söküb tırtıklıyarak ve gurultay ve horultay rü’yâ-yı kâzibeleriyle de olsa, yoluna devâm edeceğe benziyor!. Ancak yolkesen hanına dönen parti pırtı politikaları, programatize mübtezeli olduğundan, 24 saatde herşey tepeden tırnağa gevişebilir ve değişebilir!</p>
<p style="text-align: justify;">Hergün cum&#8217;a namazı ve arasıra da sabah namazı kıldığını bile sıkmakdan utanmıyan Bay İnce, artık boşda kalırsa, avara kasnak gibi ve <strong><em>“Allâh’ın izni ve milletimin isteği”</em></strong> tekerlemesiyle tekerlek gibi de dönerken; hiç, ama hiçbir iş tutamazsa, o zaman da bir nalbant dükkânı açıb, sabahdan akşama kadar bir yandan sinek avlar, öte yandan da <strong><em>“Bir mıh bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir rütbeliyi&#8230;.” </em></strong>diye rütbe fikri ve zikri ile hacı Maharremliğe veya derviş Maharremliğe devamı deneyebilir!</p>
<p style="text-align: justify;">Aslı <strong><em>“Yalakova”</em></strong> olub, bundan bozma ol ŞEHR-İ Yalova nâm mülk-i kamaliyye veya kent-i kamaliyyede dahî, doğru dürüst oy alamıyan <em><strong>&#8220;Fiziksel ve Siyâsal&#8221;</strong></em> Maharrem, Dersimli Kamal ile nasıl bir düelloya girişir veya sevişir veya sıvışır, bunu da önümüzdeki aylarda arenada biavnihî Teâlâ seyr ü temâşâ ederiz!.</p>
<p style="text-align: justify;">Bütün partilerin ve ümmetin bölük börçük edilmesinin rahm-i mâderi olan bu pırtı, İslâm&#8217;ı yasaklamaya munzam tahrîf de eden bugünün <em><strong>&#8220;Güncellemeci ve değişkenleme ve gevişgenlemeci adam ve madam takımlarının da&#8221;</strong></em> vücûd sebebidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">5) <strong><em>“İslâmiyet zâtı i’tibariyle lâyıkdır”</em></strong> gibi sipsivri, uçuk ve kaçık lâflarıyla münteşir ve müftehir müteveffâ Erbakan nâm kimesnenin şîa-yı seâdet ü selâmetlerinin, %1’lere ancak vâsıl olan hâl-i pürmelâlini dahî zikre değer bulmuyoruz!</p>
<p style="text-align: justify;">Şefokratik CHP’nin mâzîsine ve Ecevito Büllende zemanının koalisyonalizmasında Vehhâbî Kültür Anlaşması gibi şeylere pek şergil olan bu Neco şîası yani fırkası, yani partisi, o eski fıtrî ahlâkı îcâbı, CHP’nin bugün de en az 7, Madam&#8217;ın da 3 tanrıcık daha fazla kazanması içün âlet ü edâvât olmuş olduğu; ve kendisini sanki buna nezreylediği, bütün bunlar saklansa da anlaşılmıyacak bir halt değildir!.. Erbakan&#8217;ın 1974&#8217;de Ecevito ile koalisyon aşkının bir başka çeşnisini de Karamolla ortaya koyunca, Neco, kabrinde kimbilir ne kadar Ferahnâk ve Refahnâk olmuş ve şirinlemişdir!</p>
<p style="text-align: justify;">İngiliz damadı Karamollaoğlu nâm kimesnenin, hiç göstermediği İngiliz mahremini ve kızlarını bu dembokratik sistem aşkıyla medya ekranlarına çıkarmasına da, bu nâneler değmiş midir aceb!?</p>
<p style="text-align: justify;">Aklanmış sakalı ve paklanmış gravatosuyla gavalotosu, parti-pırtı canbazlıklarına aceb nasıl akord oluyordu ise!?. Uyuzhân Aziltörk nâm Dinazoryus Fiten-opulos, bakalım arâziyi bundan sonra perde arkasından nasıl <em><strong>&#8220;dizayn ü hizayn&#8221;</strong></em> edib derin pırtı ağalığına devam diyecek!?</p>
<p style="text-align: justify;">Bugünki, soğan-patates fiat basitliği ve hıyar salatalığı  sala.lığı ile bunları dillerine alıb da, agoraya çıkmaya utanmıyanlara; ve AKP’nin <strong><em>“Din güncelleme, değiştirme, dönüştürme, ve 14-15 asır evvelki hükümler bugün uygulanamaz, v.s.”</em></strong> gibi cihâna ağır gelen sakatlıkları karşısında <strong><em><u>dilsiz şey gibi susub,</u></em></strong> bir tek kelime bile edemiyenlere ve artık bunların müslümanlıklarına bile ne demeli, bilen varsa söylesin???</p>
<p style="text-align: justify;">6) Per.nçekistler ise, ateistlik, lâyıkistlik ve Atatürk istismarcılığı ile; Çincilik, Rusçuluk, Stalincilik, Maoculuk, Kastroculuk ve İslâm muârızlığı ile yaşamaya çırpınsın dursunlar! Bir de 12. yıl ve İzmir marşlarıyla ve Önükibar kibâriyelikleriyle yırtınsınlar!</p>
<p style="text-align: justify;">Evet. Bu 24/Haziran/2018 seçiminin muzaffer kumandanı (!) ortaya çıkamadı, kazananı olamadı!. Her parti pırtılı ve başlarındaki kapiten, çarkçı ve dümenciler, biribirlerine, ben kazandımdan çok, <em><strong>&#8220;Sen kaybetdin, dembokrasi kazandı!&#8221;</strong></em> fırıldaklığında&#8230; Zaten başdan ayağa (Proje parti-pırtıları) olanlardan, batıya ters bir istikâmete yöneliş ve dö.eliş beklenilemiyeceği bed&#8217;ahaten ortadadır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak az yara bere ile, az zararla işi biraz ucuz atlatanlar oldu; fakat istisnâsız tamâmı da avuçlarını yaladı&#8230; Raiz Paşa’nın kerâmetengiz beyanlarında (!) olduğu gibi Haçlı’dan müdevver bir sistem olan <strong><em>“DEMBOKRASİ, dünyâya, Kahraman ve Lider ülke ve Türkiya olarak DERS verdi ve TAM KAZANDI!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Böylece zât-ı şâhânemiz, aslını inkâr etmediğini ve ecdâdının izinde olub ona LÂYIK, LÂYIK bir çizgide olduğunu pek güzel İSBÂT etdi!</p>
<p style="text-align: justify;">Piskevitsever ve el öpeni çok olasıca Bağçeli Bozkurt Kağan, artık eline aldığı tokmağı 3 kere davula, 1 kere de birilerinin başına vurdukça, AKP ve DİB paşaları bakalım hâlâ daha:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Din güncellenmeli, ictihadlar değiştirilmeli, 4 hakk din var, sünnîlik İslâm âlemini TEHDÎD ediyor; Bugün 14-15 asır evvelki hükümleri artık KALKIB UYGULAYAMAZSINIZ, YOK ÖYLE ŞEY</em></strong>!”</p>
<p style="text-align: justify;">Gibi hançerlemelerle, toprakaltındaki milyarlarca ve üstdeki bilmem şu kadar müslümanı kırıb inletmiye, incitib sızlatmıya fırsat bulabilecek; ve bu kabil abeslerle millete zarar vermiye devam edebilecekler midir?</p>
<p style="text-align: justify;">Nice saftiriklerin, nice tarikat-barikat yavşaklarının, Fetih sûresini ve Enfâl Sûresinin 17-18-19. Âyet-i Celîlelerini bile mevzii ve mevkiini saptırarak havas mevzu’ları yapmaya cür’et ve istismârları ve haçlıdan müdevver oy sandığı başında oy atarken bunları okumaları, başlı başına bir dalâlet bilinmelidir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Haçlı Avrupa’dan müdevver sistemlerin yaşatılıb, ilâhî nizâmın iptâl, ilgâ ve imhâsı içün var edilib yaşatılmıya çalışılan gayr-i Rahmânî sistemlerin ayağına, Allâh’ın kelâmını serercesine sû-i isti’mâl etmek, sonsuz bir cehâlet, vebâl, mes’ûliyyet ve o kelimât-ı ilâhiyyeye hakâret ve bühtandır&#8230; Hemen de görülmüşdür ki, HAKK, tam tersine tecellî etmiş, onu şerr ü bâtıl içün kullanacak kadar gözü dönenler, umduklarına da aslâ vâsıl olamamışlar, bir nevî çarpılmışlardır!..</p>
<p style="text-align: justify;">Enfâl Sûresindeki âyetlerin hangi HAKK içün nâzil olduğu tefsir kitablarında apaçık yazılı iken, bir müslüman, hangi îman veya imansızlıkla bunları Mutlak Hayrın dışı içün kullanmıya cesâret edebilir?.</p>
<p style="text-align: justify;">Elmalılı Merhûm Muhammed Hamdi Efendi Hazretleri’nin Enfâl 19. Âyetin tefsîri sadedinde yazdığı, 5-6 satır bile, Hakk u Hakîkatı görmeye yetib de artacak kadar kâfî iken, nasibsizlere bu da anlatılamaz:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>“CEMÂATİNİZ ÇOK DA OLSA, HİÇBİR ŞEYE YARAMAZ, SİZE FÂİDESİ OLMAZ. (VE İNNALLÂHE MAAL MÜ’MİNÎN) Ve Allâh muhakkak mü’minlerle berâberdir.—Fakat mü’minler de bunu mutlak ve bilâ kayd ü şart zannetmemeli ve UNUTMAMALIDIR Kİ, BU MAİYYET, ÎMÂN-I KÂMİL VE VE ŞERÂİT-İ İTTİBÂ’ İLE MEŞRUTDUR.”</u></em></strong> (c.4, s. 2382, tab’-ı evvel)</p>
<p style="text-align: justify;">Bütün akâid, tefsir ve hadis kitablarımızın 15 asırdır yazdığı gibi ve Rasûl-i Ekrem Aleyhisselam ve Hulefâ-i Raşidîn (Rıdvâhullâhi Teâlâ Aleyhim Ecmaîn) Hazerâtından i’tibaren de, yaşanmış bir vâkıa olarak karşımızda duran Hılâfetin, <strong><em><u>“Zarûrât-ı Dîniyyemizden”</u></em></strong> olduğu, kat’iyyen DÎNÎ bir hakikatdır&#8230; Bu i’tibarladır ki biz, herhangi beşerî bir sistemin, bu îmânımıza tersliğini veya onu yok etmeye ma’tuf bir vesile olduğunu bir an bile unutamayız; ve onların, istisnâsız tamâmını da, <strong><em><u>“LÂ ilâhe”</u></em></strong> dediğimiz içün redde mahkûm ve mükellef olduğumuzu biliriz&#8230;</p>
<p> İntişârı: 25.06.2018 19:07:07</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdembokrasi-kumarinin-kazanani-hicbir-parti-pirti-olamazken-gene-dembokrasi-olmus.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Kumar%C4%B1n%C4%B1n%20Kazanan%C4%B1%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20P%C4%B1rt%C4%B1%20Olamazken%2C%20Gene%20Dembokrasi%20Olmu%C5%9F%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdembokrasi-kumarinin-kazanani-hicbir-parti-pirti-olamazken-gene-dembokrasi-olmus.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Kumar%C4%B1n%C4%B1n%20Kazanan%C4%B1%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20P%C4%B1rt%C4%B1%20Olamazken%2C%20Gene%20Dembokrasi%20Olmu%C5%9F%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdembokrasi-kumarinin-kazanani-hicbir-parti-pirti-olamazken-gene-dembokrasi-olmus.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Kumar%C4%B1n%C4%B1n%20Kazanan%C4%B1%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20P%C4%B1rt%C4%B1%20Olamazken%2C%20Gene%20Dembokrasi%20Olmu%C5%9F%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdembokrasi-kumarinin-kazanani-hicbir-parti-pirti-olamazken-gene-dembokrasi-olmus.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Kumar%C4%B1n%C4%B1n%20Kazanan%C4%B1%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20P%C4%B1rt%C4%B1%20Olamazken%2C%20Gene%20Dembokrasi%20Olmu%C5%9F%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdembokrasi-kumarinin-kazanani-hicbir-parti-pirti-olamazken-gene-dembokrasi-olmus.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Kumar%C4%B1n%C4%B1n%20Kazanan%C4%B1%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20P%C4%B1rt%C4%B1%20Olamazken%2C%20Gene%20Dembokrasi%20Olmu%C5%9F%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdembokrasi-kumarinin-kazanani-hicbir-parti-pirti-olamazken-gene-dembokrasi-olmus.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Kumar%C4%B1n%C4%B1n%20Kazanan%C4%B1%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20P%C4%B1rt%C4%B1%20Olamazken%2C%20Gene%20Dembokrasi%20Olmu%C5%9F%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdembokrasi-kumarinin-kazanani-hicbir-parti-pirti-olamazken-gene-dembokrasi-olmus.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Kumar%C4%B1n%C4%B1n%20Kazanan%C4%B1%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20P%C4%B1rt%C4%B1%20Olamazken%2C%20Gene%20Dembokrasi%20Olmu%C5%9F%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdembokrasi-kumarinin-kazanani-hicbir-parti-pirti-olamazken-gene-dembokrasi-olmus.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Kumar%C4%B1n%C4%B1n%20Kazanan%C4%B1%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20P%C4%B1rt%C4%B1%20Olamazken%2C%20Gene%20Dembokrasi%20Olmu%C5%9F%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdembokrasi-kumarinin-kazanani-hicbir-parti-pirti-olamazken-gene-dembokrasi-olmus.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Kumar%C4%B1n%C4%B1n%20Kazanan%C4%B1%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20P%C4%B1rt%C4%B1%20Olamazken%2C%20Gene%20Dembokrasi%20Olmu%C5%9F%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdembokrasi-kumarinin-kazanani-hicbir-parti-pirti-olamazken-gene-dembokrasi-olmus.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Kumar%C4%B1n%C4%B1n%20Kazanan%C4%B1%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20P%C4%B1rt%C4%B1%20Olamazken%2C%20Gene%20Dembokrasi%20Olmu%C5%9F%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdembokrasi-kumarinin-kazanani-hicbir-parti-pirti-olamazken-gene-dembokrasi-olmus.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Kumar%C4%B1n%C4%B1n%20Kazanan%C4%B1%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20P%C4%B1rt%C4%B1%20Olamazken%2C%20Gene%20Dembokrasi%20Olmu%C5%9F%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdembokrasi-kumarinin-kazanani-hicbir-parti-pirti-olamazken-gene-dembokrasi-olmus.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Kumar%C4%B1n%C4%B1n%20Kazanan%C4%B1%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20P%C4%B1rt%C4%B1%20Olamazken%2C%20Gene%20Dembokrasi%20Olmu%C5%9F%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdembokrasi-kumarinin-kazanani-hicbir-parti-pirti-olamazken-gene-dembokrasi-olmus.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Kumar%C4%B1n%C4%B1n%20Kazanan%C4%B1%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20P%C4%B1rt%C4%B1%20Olamazken%2C%20Gene%20Dembokrasi%20Olmu%C5%9F%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdembokrasi-kumarinin-kazanani-hicbir-parti-pirti-olamazken-gene-dembokrasi-olmus.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Kumar%C4%B1n%C4%B1n%20Kazanan%C4%B1%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20P%C4%B1rt%C4%B1%20Olamazken%2C%20Gene%20Dembokrasi%20Olmu%C5%9F%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdembokrasi-kumarinin-kazanani-hicbir-parti-pirti-olamazken-gene-dembokrasi-olmus.html&amp;linkname=Dembokrasi%20Kumar%C4%B1n%C4%B1n%20Kazanan%C4%B1%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20P%C4%B1rt%C4%B1%20Olamazken%2C%20Gene%20Dembokrasi%20Olmu%C5%9F%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Ftahir-mahir%2Fdembokrasi-kumarinin-kazanani-hicbir-parti-pirti-olamazken-gene-dembokrasi-olmus.html&#038;title=Dembokrasi%20Kumar%C4%B1n%C4%B1n%20Kazanan%C4%B1%20Hi%C3%A7bir%20Parti%20P%C4%B1rt%C4%B1%20Olamazken%2C%20Gene%20Dembokrasi%20Olmu%C5%9F%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/dembokrasi-kumarinin-kazanani-hicbir-parti-pirti-olamazken-gene-dembokrasi-olmus.html" data-a2a-title="Dembokrasi Kumarının Kazananı Hiçbir Parti Pırtı Olamazken, Gene Dembokrasi Olmuş!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/dembokrasi-kumarinin-kazanani-hicbir-parti-pirti-olamazken-gene-dembokrasi-olmus.html">Dembokrasi Kumarının Kazananı Hiçbir Parti Pırtı Olamazken, Gene Dembokrasi Olmuş!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/tahir-mahir/dembokrasi-kumarinin-kazanani-hicbir-parti-pirti-olamazken-gene-dembokrasi-olmus.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>(2) Eygi Bey Gene “İcâzetiyle” Savurmaya Ve “güncellemeye” Devâm Etmiş!</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/2-eygi-bey-gene-icazetiyle-savurmaya-ve-guncellemeye-devam-etmis.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/2-eygi-bey-gene-icazetiyle-savurmaya-ve-guncellemeye-devam-etmis.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[amir]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Jun 2018 10:11:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmed SELÂMÎ]]></category>
		<category><![CDATA[müslüman münafık kafir]]></category>
		<category><![CDATA[Şevket Eygi sosyolojik müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[zarurat-ı diniyye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=7107</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merhûm Şeyhülislâm’ın satırlarından apaçık görülmektedir ki, bugünün “İcmâ’ ve Kıyas-ı fukahâ” tanımıyan, hadîs-i şerîfleri de şübhe </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/2-eygi-bey-gene-icazetiyle-savurmaya-ve-guncellemeye-devam-etmis.html">(2) Eygi Bey Gene “İcâzetiyle” Savurmaya Ve “güncellemeye” Devâm Etmiş!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>EYGİ BEY GENE “İCÂZETİYLE” SAVURMAYA ve “güncellemeye” DEVÂM ETMİŞ!</u></em></strong></h1>
<h1 style="text-align: center;"><strong><em><u>(2)</u></em></strong></h1>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #cc0000;"><strong><em><u>Ahmed SELÂMÎ (Dağistânî)</u></em></strong></span></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Merhûm Şeyhülislâm’ın satırlarından apaçık görülmektedir ki, bugünün <strong><em>“İcmâ’ ve Kıyas-ı fukahâ”</em></strong> tanımıyan, hadîs-i şerîfleri de şübhe altına almak istiyen münâfık ve münkirlerinin asıl iptâl ve imhâ etmek istediği, Kelâm-ı Kadîm’in tâ kendisidir&#8230; Ancak bunu, günümüzde ve bir kısmı, doğrudan değil, diğer 3 edille üzerinden dolaşarak irtikâb etme <strong><em><u>projesi</u></em></strong> ile karşımızda&#8230; Kadîm haçlı menşe’li bu proje, her zaman ve asırda, aynı sahtekârlıkla ve biribirlerini kızıl makatlı maymunlar gibi taklid ederek; ve elden ele, dilden dile aktarılarak yürütülmek istenmektedir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Mezhebsiz muannidler kör ve mübtezel da’vâlarında o kadar net ve samîmîler ki, onların kısm-ı a’zamına <strong><em>“Kitab–Sünnet”</em></strong> dışında kat’iyyen 3 ve 4. delîli söyletemezsiniz!. Şimdi günümüzde ise pek çokları, edille-i erbaayı 1’e indirmiş ve o bir tek delîl içün de,<strong><em> “Bu tek delil Kur’ân’dan ibâretdir!”</em></strong> demişlerdir. Bunu da, Kur’ân-ı Hakîm’e istedikleri ma’nâyı vererek, onu, kendi hevâ ve hevesleri ile şeytanlıklarını Allâh Azze’nin KELÂMINA söyletmek içün dillerine dolamayı istihdâf ederler!. Bizim, duâyen ve kıdemli ve kerâmeti kendinden menkûl <strong><em>“Ehl-i Sünnet (!) Ve’l-Cemaat avukatları”</em></strong> ise, nerede ne bulurlarsa devşirir; ve pasaklı Dürriye gibi güğümleri biribirine karıştırırlar!. Ciddî, disiplinli, ilmî ve net bir <strong><em>“DÎN”</em></strong> tarif ve anlayışını aslâ bir araya getirib ifâde edemez ve anlatamaz, tenâkuzlar ve modernizma çukurlarında düşe kalka birşeyler uydurmaya çalışırlar!. Üstelik de bunların, Merhûm <strong><em>“Şeyh Efendilerden”</em></strong> kâğıt kalemsiz, kavl-i mücerredden ibâret olduğu bile mechûl, kapı gibi yaldızlı <strong><em>“izin ve (!) icâzetnâmeleri”</em></strong> bile vardır!. Merhûm Muhammed Zâhid Efendi Hocamızın, hiçbir eserinde <strong><em>“Kıyâs-ı Fukahâ”</em></strong>yı mühimsemeyen veya dışda bırakmak gibi bir satırına kimse rastlıyamaz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">15 asırdır, hiçbir aklı başında, ciddî Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemaat âlimi, <strong><em>“edille-i erbaa”</em></strong>mızı üçe veya ikiye veya bire tenzil ve tenkîs etme sapıklığı ve küfrüne düşmemişdir&#8230; Ehl-i Sünnet Usûl-i Fıkıh müdevvenâtımızda da buna cevaz kapısı açan bir tek satıra, böyle bir yalamalığa aslâ rastlanılamaz&#8230; Hele Şeyhülislâm Merhûm Mustafa Sabri Efendi Hazretlerinin <strong><em>“YARIN”</em></strong> nâm gazetesinde yazdığı makâleler okunursa, <strong><em>“Kıyâs-ı Müctehidîni”</em></strong> yok sayanların neden <strong><em>“Müslüman kabul edilemiyecekleri”</em></strong> hiçbir şübheye mahal kalmadan, bedâhat derecesinde tebeyyün eder&#8230; Zaten 15 asırdır bu böyle gelmiş ve Kıyâmet’e kadar da böyle gidecekdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İslâmiyyet’in <strong><em><u>ana</u></em></strong> delilleri, Rasûl-i Rusül Aleyhisselâm Efendimiz Hazretleri’nden beri 4’dür; ve bunu hiç kimse, tenkîs ve tenzîl edemez. Tâlî deliller ayrıdır; ve onları zikretmek mevzuumuzun dışında kalır. Edille-i erbaayı 4’den 3’e, 2’ye, hatta 1’e tenkîs ve tenzîl etdiğini sanan bir asırlık meşrutiyet ve  cumhuriyet soytarıları, fırâk-ı dâlle içindeki ve modernizma-reformizma-revizyonizma peşindeki şeytan sürüleri olarak, Allâh’ın Dînini ortadan kaldırmanın peşinde olan nasibsizlerdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Hicrî 1-3. Asırda yaşamış müctehid imamların erişilmez aşk, vecd, liyâkat, ehliyet, irşâd ve rehberliği olmadan, ne İcmâ’, ne Sünnet ve ne de Kitâb anlaşılabilir!. <strong><em>“Anlaşılır”</em></strong> iddiasında olanlar, Allâh Azze’nin <strong><em>“İrâde ve Hâkimiyyetini”</em></strong>, O’nun nizâm ve Şeriat’ını ucuzlatıb ayağa düşürmek istiyen; veya ekseriyyetle de, Bâtıl Batı’nın parmaklarıyla (güdülen) Vehhâbî-Selefî mihraklarından diplomalı veya <strong>“Zerdûz palan veya resmî üniforma vurulmuş”,</strong> hasis dünyâ menfaatleri peşindeki, nevzuhûr ilhâdiyât ve denaat damgalılar veya benzeri îmânsız ve megaloman, ALLÂH AZZE ve dîninin muârızı (teröristler)dir&#8230;&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyhülislâm Merhûm Mustafa Sabri Efendi Hazretleri, Müfessir Merhûm Muhammed Hamdi Efendi, Büyük Şehîd İskilibli Merhûm Muhammed Âtıf Efendi  gibi ehliyet-i kâmile sâhibi Zevât-ı Kirâm’ın, yani Son Osmanlı Ehl-i Sünnet ulemâsının eserlerine bile bakılacak olursa, günümüzde <strong><em>“Dîn hocası ve pırasasörü, mücâhid yazar ve çizeri ve bilmem nesi”</em></strong> adı ve edâsıyla medyalarda cirit atan echel-i cühelânın, i’rabda zerre kadar dahî yeri olamaz; ve hidâyet yerine dalâlete çağıran bunlar, adı geçen ulemâmızla mukâyese bile edilemezler&#8230; Hatta, bunlara müslümanlar arasında yer vermek bile müşkil ve belki de müteazzîr olur!</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi Eygi Bey’in, (tenâkuzda) nasıl zirve ve zırva yapdığını görelim:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Gerçek mümin, Din, İman, Kur’an konusunda kendi rey ve hevası ile konuşmaz, hüküm vermez… O, İslam’ı Efendimizle irtibatlı icazetli ulema, fukaha, meşayıh ve mürşitlerden öğrenir… İhtilaflı, çekişmeli, tefrikaya sebep olan münakaşalı mevzularda cumhur-ı ulemâya tabi olur, Sevâd-ı Âzam dairesi içinde bulunur.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Eygi Bey acebâ şu aşağıda yazdıklarını hangi <strong><em>“rey ve hevâsından”</em></strong> uydurmuyor; ve <strong><em>“Efendimizle irtibatlı, icâzetli ulemâ, fukahâ, meşâyih ve mürşidlerden”</em></strong> öğrenerek (hâşâ ve kellâ) milletin îmân ve kafasını allak bullak etmemek üzere sıvayıb durmuyor?!</p>
<p style="text-align: justify;">Diyor ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“3- Gerçek mümin olmayan, namaz kılmayan, dinden kopmuş da haberi yok <u>sosyolojik musallâ Müslümanı:</u> Kimliğinde, dini, İslam yazar, öldüğünde cenazesi cami bahçesindeki veya avlusundaki musalla taşına konur, namazı kılınır, İslam kabristanına defnedilir. <u>Müslüman çeşitleri yukarıda zikredilen üç gruptan ibaret değildir. Diğerlerini de sayalım.</u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Ehl-i sünnet Müslümanı… Bid’at ve dalâlet (sapıklık) fırkalarına mensup olanlar, bunların bir kısmı küfürdedir… İçi boşaltılmış Müslüman… Dindar Müslüman… Müslüman olmakla birlikte, kendisinde münafıklık sıfatları bulunan Müslüman… Aktivist Müslüman… Radikal Müslüman… Dıştan Müslüman göründüğü halde münâfık kâfir olan kimse…”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yanlış okumadınız, bütün bunlar Şevket Eygi’nin uydurduğu <strong><em>“Müslüman ÇEŞİTLERİ!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu kadar müslüman çeşidini hangi akâid kitabı 15 asırdır uydurmuşsa, o, hangi akıl kaçkının kitabıdır; ve Eygi Bey bu satırlarının yanına, şu satırlarını aceba nasıl ve hangi akıl, fikir ve mantık cevheriyle yakıştırabilmektedir, cidden tıbbî bir mes’ele&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Gerçek mümin, Din, İman, Kur’an konusunda kendi rey ve hevası ile konuşmaz, hüküm vermez… O, İslâm’ı Efendimizle irtibatlı icazetli ulemâ, fukaha, meşayıh  ve mürşitlerden öğrenir… İhtilaflı, çekişmeli, tefrikaya sebep olan münakaşalı mevzularda cumhur-ı ulemaya tabi’ olur, Sevad-ı Âzam dairesi içinde bulunur.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">15 asırdır hangi mütekellimînin, hangi müfessir, muhaddis, fakîh ve mutasavvıfın kitabında, <strong><em>“müslümanlar”</em></strong> hâşâ, böyle hezey.nnâme sarmalıyla sıralanmaktadır:</p>
<p style="text-align: justify;">1) Nerede <strong><em>“Sosyolojik musalla Müslümanı!”</em></strong> tabiri geçmektedir? Hangi İslâm âlimi veya müellifinin eserinde, hangi akaid kitabında böyle saçma ve uydurma tasniflere rastlanılabilmişdir??? Istılahları piçleştirmek veya yeni uydurmalar ihdâs etmek, Allâh Azze’nin dînini yıkmaya müeddî bid’atlar ve savletler cümlesinden bilindiğini, ehl-i sünnet ulemâmız nice eserleri ile apaçık ortaya koymamış mıdır?&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Birileri <strong><em>“Sosyolojik musalla müslümanı”</em></strong> oluyorsa; şuradakiler de <strong><em>“Fizyolojik, morfolojik, psikolojik, nörolojik, ürolojik, v.s müslümanı”</em></strong> neden olmasın!? Eygi bir de demez mi:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Gerçek mü’min dini imanı icâzetli ulemâdan öğrenir, ihtilâflı, çekişmeli tefrikaya sebeb olan münâkaşalı mevzularda cumhûr-ı ulemâya tâbi’ olur!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Çok doğru!. Ancak öyle umûmî ma’nâda <strong><em>“İcâzetli ulemâ, Cumhûr-ı ulemâ”</em></strong> bile demek kâfî değildir; ve mes’eleyi tahsîs ederek, tâbi’ olduğu müctehid imamın gözüyle yani usûl kânunları ile edille-i erbaaya bakan<strong><em> “icâzetli cumhûr-ı ulemâ”</em></strong>ya tâbi’ olmak şartdır&#8230; Ve ehl-i sünnet müctehidlerinin hiçbirine, istinbât ve ictihâd farkı sebebiyle, ta’zîme münâfî bir şeytanlaşmanın içine de aslâ girilemez&#8230; Bu tâbi’ oluş, mücerred hüküm istinbâtı noktasında değil; Kitab, Sünnet ve İcmâ-ı Ümmet telâkkîsinde de aynen devam edecekdir ki, <strong><em>“BİLENE TÂBİ’ OLUŞ”</em></strong> emr-i ilâhîsi, ekmel ma’nâda tahakkuk etmiş bulunsun!. Müctehid imamlara TÂBİ’ OLMAYI yani onların şu zikretdiğimiz <strong><em><u>metbûiyyetini</u></em></strong> ortadan kaldırma şeytanlaşması peşindekiler, mücerred fıkhî ictihadları değil, edille-i selâseye tam îmân ile, onu, matlûba muvâfık şekilde telâkkîyi de müctehidîn hazerâtının mükemmel USÛL çizgileri dışına kaydırarak, bütün edille-i erbaayı<strong><em> “Beşerîleştirme ve dolayısıyla künh ü mâhiyyetini iptâl etme”</em></strong> şeytanlığı peşinde bulunmaktadırlar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><em><u>İcâzetli cumhur-ı ulemâdan</u></em> hangi zât, kitabına hâşâ <strong><em>“sosyolojik müslüman”</em></strong> ta’birini almış ve sapıtmışdır?. Sosyoloji, haçlı kafa ifrâzâtının kustuğu (felsefe) denen zırvaların, bir kısmının adıdır. Bu ifrâzâtı sıfat diye taşıyan adam veya madam kim olursa, ona, <strong><em>“MÜSLÜMAN”</em></strong> diyenin de, vay hâline ve vay tükenesi kalemine!. Akaiddeki<u>,</u> <u><strong><em>“Îmân, bir mu’cibe-i külliyedir, ve İslâm tecezzî kabûl etmiyen bir bütündür”</em></strong></u> şeklindeki ana kânûn ve temellerin, sıradan gazeteci ve köşe fıkralarıyla ve <strong><em>bâbıâdî</em></strong> kültürü ile çekiştirilmesi, hem cehâleti ifşâdır; ve hem de, dîn-i celîl-i İslâm’ı bozmayı netîce veren bir savrulma ve kavrulmadır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İbni Teymiye denen ve <strong><em>“İcâzetli cumhûr-ı ulemâya”</em></strong> muhâlefetiyle küfr ü dalâlete sıvanmış bir adama bile bakılsa, onda bile böyle  zırvası zirve yapmış ta’bîrlere rastlanmıyor!&#8230; Müteveffâ ve felsefeci Nurettin Topçu da <strong><em>“İslâm Sosyalizması”</em></strong> der demez, Merhûm Üstâd’ım Necib Fâzıl Bey’den haketdiği Osmanlı tokadını öyle bir yemişdi ki, oturağına çakılıb öylece kalıvermişdi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>2)  </em></strong>Eygi eydür:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Bid’at ve dalâlet fırkalarına mensub müslümanlar!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu adam, kendi yayınevi ma’rifetiyle basdığı, Büyük Allâme, Mürşid-i Kâmil, Mevlânâ Halid-i Bağdâdî Halîfesi Eşşeyh Ahmed Zıyâüddîn Gümüşhânevî Kuddise Sırruh Efendimiz Hazretlerinin <strong><em>“Câmiu’l-Mütûn Fî Hakkı Envâi’s-Sıfâti’l-İlâhiyye ve Elfâzi’l-KÜFR”</em></strong> nâm AKÂİD kitabının 77-81. Sahifelerindeki <strong><em>“fırâk-ı dâlle”</em></strong> denilen sapıkların ve onlar hakkındaki temel hükümlerin neler olduğunu hiç okumamış mıdır? Ve kimlerin <strong><em><u>“Tekfîr edilmeleri VÂCİBDİR”</u></em></strong> cümlesi ile ele alınanları, neden ketm etme çukuruna düşüyor?. Muhâliflerine <strong><em>“Tekfirci”</em></strong> diyerek onları bâtıl gösterme peşindeki iblislerden bu dünyada korkan tavşan tıynetlilerin Ukbâ’da rezîl ü rüsvây olacaklarını, bu kabil kesân, ketmedib başlarını da kuma sokunca, cennet-i a’lânın hangi <strong><em>“Bilgeler ve duâyen gazeteciler sitesinde tiriplex villâlara nâiliyyet hayâlleri”</em></strong> peşindedirler !?&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Şu lâf u güzâfa da bakınız:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>3) “İçi boşaltılmış müslümanlar!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Oha!</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Adam veya madam kim olursa olsun, o, içi boşaltılmış, yani İslâm nâmına içindeki herşeyi sıfırlamış olacak, fakat yine o, (Eygi Bey nâmındaki <strong><em>“İcâzeti”</em></strong> kendinden menkûl Galatasaraylı-Siyâsallı Akâid İmamının (!) İctihâdıyla) gene de <strong><em>MÜSLÜMAN </em></strong> kalmıya devam edecekdir!</p>
<p style="text-align: justify;">İçi İslâm’dan boşalan adam veya madam, oraya, demek ki hiçbir şey doldurmadan, gene sımsıkı, yerinde müslümanca sâbit kadem kalabilecek!. Bomboş bir kalb veya gönül, orayı kimin ve hangi iblis içün kiraya vermeden öylece bekletecekse!!!..</p>
<p style="text-align: justify;">Bilge köşe yazarından:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>4) “Müslüman olmakla birlikde, kendisinde münâfıklık sıfatları bulunan müslümanlar!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Münâfık sıfatı vardır ama, zatı i’tibâriyle dört dörtlük müslüman gibi o dahî müslümandır!”  </em></strong>demeye getir; bazı meşhur adam sözleriyle zât-sıfat tefrîki sokuştur, mugâlata ile kafa karıştır; akâid müdevvenâtında görülmiyen (zât-sıfat) nâneleri ye; sarıl boynuna,<strong><em> “Aziz sıddık din kardeşi ıhvânız”</em></strong> de; sonra kazık yiyince de, dünyayı ayağa kaldırırcasına böğür!.</p>
<p style="text-align: justify;">Kelâm-ı Kadîm <strong><em>“Kâfirlere ve münâfıklara İTAAT ETME”</em></strong> emri verirken, kimin zâtını, kimin de sıfâtını muhâtab alıyor Bay Eygi?. Esmâsının muhatab alındığı müselmanlar da var mı yoksa?! Allâh Azze ve Celle: <strong><em>“Münâfıklar muhakkak cehennemin esfel-i sâfilîndedir!”</em></strong> buyururken de öyle! Sen kalk, onlara <strong><em>“Aziz sıddık MÜSLÜMAN IHVÂNIM”</em></strong> de; onlara yarık sandıkdan (dembokratik ve lâyık oyunu) salla; <strong><em>“En büyük cumhuriyetçi benim, İslâm lâyık bir dindir”</em></strong> gibi Eygi he.eyanları sırala; erze.-i ömründe <strong><em>saray sofralarına</em></strong> püsküllü belâlar v.s.lerle (yanaşma) olarak yanaş ve zıkk.mlan; sonra da <strong><em>“icâzetli ictihadlarla”</em></strong> pardon monsieur, <strong><em>“teşehhîlerle”</em></strong>, sinsi sinsi kozanı ör, <strong><em>“münâfık müslümanlar”</em></strong> tasnifleri uydur!. Kitâb’ın Bakara’ya başlarken bütün insanları bütün sıfatları ile 3’e tasnif etdiğini de görmez gözüne SOKMA&#8230; Hangi ulemâ böyle hezey.nlar gase.ân etmiş?. Yâveleri, <strong><em>“icâzetli cumhûr-ı ulemâ”</em></strong> ambalajına sararak yedirme hinliği ne zamana kadar devam edecek?</p>
<p style="text-align: justify;">Bunları, <strong><em>“Müteveffâ Erbakan bakiyesi ve Millî ve Yerli Göçüş Müselmanları!”</em></strong> hergün, <strong><em>“icâzetli cumhûriyet ulemâsı”</em></strong> sofrasından yer gibi, bunca <strong><em>“sosyolojik yemleri”</em></strong> de Eygi Bey’den yeme mecbûriyyetinde midir???</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>5) “Aktivist müslümanlar!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>6) “Radikal müslümanlar!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Müslümanın, Haçlı Batı dillerinden aşırma <strong><em>“Aktivist ve Radikal Müslümanlara”</em></strong> da inkısâm etdiği, acebâ hangi <strong><em>“icazetli cumhur-ı ulemanın”</em></strong> kitabında geçiyor!?. Bu kafa ve kellelerle <strong><em>“Ehl-i Sünnet”</em></strong> istismârına devam edilirse, yakında <strong><em>“Lâyık müslüman, demokrat müslüman, cumhûriyetçi müslüman, kapitalist müslüman, faşist müslüman, komünist müslüman, kamalist müslüman, sosyalist müslüman, Deist-Düalist müslüman”</em></strong> sürüleri ile; <strong><em>“Güncellemeci müselman, değişkenci, gevişgenci ve tepişgenci müselman”</em></strong> sınıflandırmaları da kapıda demekdir!.</p>
<p style="text-align: justify;">Bay Eygi <strong><em>“icâzet aldığını”</em></strong> söylediği M. Zahid Efendi Merhûmun müteveffa damadı tarafından baskısı yapılan kitablarında bile, <strong><em>“aktivist ve radikal”</em></strong> kelimeleriyle müslüman kelimesinin, bir tek terkîbde kullanıldığına ömrü boyunca hiç rastlamış mıdır?. Biz, beraber olduğumuz  yıllarca zaman zarfında, bu kabil frengistanlı bir kelimenin merhûmun fem-i muhsîninden sâdır olduğuna hiç rastlamadık!. Eğer eserlerine bulaştırılmış böyle haçlı Avrupa damgalı bir kelime varsa, bunun merhûma âid olma ihtimâli bindebir bile olamaz. Buna rağmen görülürse, bunun, <strong><em>“Nice emeklerle kurulan cumhûriyetimizi rafa kaldırmıya kimse heveslenmesin”</em></strong> şeklindeki nice modernizma kokan cümlelerle makâlâtı bulunan ve şeyhliği kendinden menkûl Prof. Dr. Dâmad Bey gibi adam ve ma.am tâifesinin ma’rifeti olduğunda kat’iyyen şübhe de edilemez&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Aktivist ve radikal müslüman”</em></strong> uydurmaları da, <strong><em>“Sosyolojik Müslümanlar”</em></strong> der gibi bir uydurma!.. İslâm düşmanı haçlı ve masonların içdeki kuyruğu birâderlerle, <strong><em>“Sosyalist, Komünist ve Kamalist Müslümanların (!!!) uydurduğu”</em></strong>  ve bunlarla ruznâme=gündem teşkîl etdiği gâvur dili üzerinden heze.anlar!.. Hiç kimsenin, islâmî ıstılahları rafa kaldırarak, onların yerine böyle abuk sabuk <strong><em>“deyim ve edim”</em></strong> türü yâveler uydurmaya hakkı yokdur; bu, İslâmiyyet’i tahrîf, tağyîr ve tebdîle varan bir ihânet silsilesine vücud ve kuvvet vermek ma’nâsına gelir!. İslâmiyyet, bugüne kadar gelebilmişse, bunda en büyük hisse, ıstılahları son derece muhâfaza eden ecdâda âiddir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Eygi’den:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>7) “Dışdan müslüman göründüğü halde, münâfık kâfir olan müslümanlar!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">İşte bu, hepsini de içine alan, en <strong><em>“hoşgörü-diyalog”</em></strong> fırlatması ve Eygi îcâdı, sırılsıklam cüzzamlı Müslüman (!) bir sınıf!.. Pensilvanya mason kardinâlesi bu incileri keşfetseydi, adı geçene kendinden sonraki <strong><em>“İmâm-ı Sânî-i Kâinât”</em></strong> ünvânını verir; ve onu pek hâhişgerce veliahd nasbederdi!.</p>
<p style="text-align: justify;">Oooh, %99,999’u <em><u>münâfık-kâfir müslüman</u></em> (!) olan Memâlik-i Osmâniyye’de, tak gravatı, kazı sakalı, geçir kelleye fesi ve bas <strong><em>“icâzetli icâzetli”</em></strong> fetvâları; ve salla<strong><em> “teşehhîleri”</em></strong> ki, ecdâdın ervâh-ı tayyibesi ğadaba gelmeyüb beddualarını diriğ ede!</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyhülislâm Merhum’un eseri olub, gene Eygi Bey’in neşretdiği ve belki bir tek satırını bile okumadığı <strong><em>“Yeni İslâm Müctehidlerinin Kıymet-i Ilmiyyesi”</em></strong> nâm çok kıymetli eserin bazı satırlarını, politika ve saray sofrası <strong><em>yanaşmalarına</em></strong> ve onların sultanlarına okutabilirsek, ne mutlu bizlere:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Ve ben, müslümanların mes’ûd bir dünyâ yüzüne çıkmasını samîmî vicdânımla arzu eylediğim hâlde, DÎNİMİZİN ÜZERİNE BASARAK ERİŞEBİLECEĞİMİZ YÜKSEK DÜNYÂMIZA LÂ’NET EDERİM. Biz, o yüksek dünyâya çıkdığımız zaman, İslâmiyyet’e dest-i i’tisâmımızla </em></strong>(ona sımsıkı tutunmamızla)<strong><em> fark-ı ihtirâmımız da bulunmalıdır. Hem bu sûretle hareket edersek, yükseleceğimiz yere çıkarken BİZLİĞİMİZİ de beraber götürmüş olacağımız cihetle, muvaffakıyyet daha ziyâde kat’îdir. Aksini yaparsak, daha i’tilâ </em></strong>(yükseliş)<strong><em> hareketinde MELEZLEŞMİŞ olan BİZLER, çıkacağımız noktaya vâsıl olmadan kuvvetimizi zâyi’ etmiş olacağımız gibi, farz-ı muhâl olarak şâhika-i emele </em></strong>(emelimizin son derecesine)<strong><em> yükselmek mümkin olsa bile, o yükselenler artık BİZ DEĞİL, bizden tenâsüh etmiş </em></strong>(bambaşka peydahlanmış)<strong><em> başkalarıdır. Bize yabancı olan o mahlûkların dünyaca seâdetlerine çalışmak borcumuz olmadığı gibi, Âhıretçe mes’ûliyyetlerine iştirâk etmek de hiç işimize gelmez!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>(Eygi Bey’in BEDİR yayınevi, s. 228-29, İst. tab’ tarihi 1998)</em></p>
<p style="text-align: justify;">İşte erz.l-i ömründe insan denen mahlûk manzaraları&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Sofralarına, püsküllü belâlarla <strong><em>YANAŞMALIK</em></strong> yaparak, mülevves ve yalancı politikaları yükseltmek içün, onun ayakları altına dînin kânun, zarûrât ve mukaddeslerini ser ki, biraz daha iri ve diri dursunlar!.</p>
<p style="text-align: justify;">Nice kâfir ve münâfığı da<strong><em> “müslüman”</em></strong> sınıflarına dâhil etdin mi; buna ne kadar <strong><em>“dalâlet mezhebleri”</em></strong> varsa onları da <strong><em>“müslüman”</em></strong> diye zammetdin mi; ve <strong><em>“ne demek sünnîlik ve ne demek şiilik”</em></strong> deyib topunu da Neo-İslâm felsefesiyle ve arkanda saf tutdurdun mu, al sana, seni bütün dünyaya <strong><em>“iri, diri ve birlik beraberlik”</em></strong> içinde resmeden, kartondan İMPARATOR manzarası!&#8230; Veya, <strong><em>“ödül alan”</em></strong> Cemil Meriç kızı Ümit Meriç abartma ve kabartması ve hatta ACEM palavrası ve<strong><em> “Maksûd hemân sadr-ı keremkârı senâdır”</em></strong> omuzlamalarıyla, <strong><em>“Çağımızın Selâhaddîn-i Eyyûbîsi”</em></strong> oluş şirinliği!..</p>
<p style="text-align: justify;">Mâzîde put adam yapılanlar bugün ve bir gün nasıl yıkılıyor ve yıkılacaksa; günümüzde put adam yapılan <strong><em>“ÜMİT’sel MADAM”</em></strong> soyunun putları da, istikbâlin 5-10 senesinde aynen öylece yıkılacakdır!.. Erbakan’ı bile put yapmak istiyenlerin mübtezel hâli ne kadar çirkin!</p>
<p style="text-align: justify;">Aklı bir yerlerinde olan <strong><em>MADAMLARIN</em></strong> günlük taptâze 1-2 yumurta içün gıdaklamaları, sâdece kart tavuk sadâları olarak kulak tırmalar o kadar!</p>
<p style="text-align: justify;">Zerre miskâl aklı ve îmânı sağlam ve sahih olan odur ki, kendisini<strong><em> PUT ADAM</em></strong> yapmak istiyen <strong><em>MADAM</em></strong> soyunun alnının ortasına haketdiğini yapıştırır; ve hatta daha evvel, onları, o kabil yalaka ve yalama sürülerini paçasına bile yaklaştırmaz, hele arpalık tahsîsât-ı mestûresinden danışman veya dayışman hiç yapmaz!..</p>
<p style="text-align: justify;"><u>Bir tek müslüman sınıfı olduğu gibi; bir insana<strong><em> “müslüman” </em></strong>demenin de bir tek şartı vardır. O da:</u></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>“ZARÛRAT-I DÎNİYYEMİZE”</u></em></strong><u> bitemâmihâ cezm ve yakîn derecesinde îmân-ı şer’î ile inanmakdır. 15 asırlık ulemâmızın tesbît etdiği ana tevhîd kânûnu (akâid düsturu) odur ki:</u></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><u>“Îmân bir mu’cibe-i külliyyedir, küfür ise, sêlibe-i cüz’iyye ile meydana gelir.”</u></em></strong> (Elmalılı Tefsîrine Bakınız)</p>
<p style="text-align: justify;">Kelâm-ı Kadîm, mütevâtir hadisler ve mütevâtir icmâ’ ile sâbit bütün zarûrât-ı dîniyyeye, bir teki bile müstesnâ olmamak şartı ve kaydıyla, cezm ve yakîn derecesinde îmân&#8230; Bunlardan bir teki dışarda kaldığı zaman, onun sâhibine <strong><em>“müslüman” </em></strong>denilemez&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bir tek müslüman sınıfı vardır; işte o da, bu çerçevedekiler olub, bunun gerisi, işkembeden atıb tutmadır; câhil cühelâ fitne fücûru ve uydurmalarıdır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İşkembeden tasniflerle, 15 asırdır hiçbir eserde görülmiyen <strong><em>“sosyolojik, psikolojik, ürolojik ve patalojik,”</em></strong> bir düzineye yakın (gâvurdan müslüman) sınıfları uydurmak, Allâh Azze’nin dîn-i Celîl-i İslâm’ına hem hakâret, hem iftirâ, hem de onu tahrîfdir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Tepelere yaranmak ve yanaşmak ve sofralarına nâil olmak uğruna kalemini yamultan ve keçileşerek <strong><em>“Abdurrahman Çelebi”</em></strong> olma cihetine yatanlar iyi bilsin ki, tasnifi, Allâh Azze hemen Kelâm-ı Kadîm’e Bakara Sûresi ile başlarken yapmışdır; ve insanları kat’î hatlarla 3 sınıfa ayırmışdır: <strong><em><u>4 âyetle müslüman, 2 âyetle kâfir ve 13 âyetle MÜNÂFIK olarak&#8230; </u></em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Diğer beşerî tasniflerin tâmâmı da, ya haçlı Avrupa kabuklularının veya yerli yalakaların tasnifleri olarak hiçbir halta yaramaz; ve bunlara iltifât edecek aklı başında bir tek müslüman da yeryüzünde bulunamaz!</p>
<p style="text-align: justify;">Eygi EYDÜR:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Gerçek mümin, hiçbir beşeri ideolojiye bağlı olmaz ona din olarak İslam yeter. İslam’ın yanına birde İslamcılık eklemez.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ammâ adı Şevket Eygi ise o, imtiyazlı ve icâzetlidir (!) ve kalemine gelen her nâneyi <strong><em>EKLEYEBİLİR</em></strong> ve der:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“İçi boşaltılmış Müslüman… Dindar Müslüman… Müslüman olmakla birlikte, kendisinde münafıklık sıfatları bulunan Müslüman… Aktivist Müslüman… Radikal Müslüman… Dıştan Müslüman göründüğü halde münâfık kâfir olan kimse…”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Çünki ona çok şey mubahdır; çünki o, ağız dolusu hakaretler etdikden sonra, <strong><em>“İslâm, bizâtihî kendisi LÂİKDİR; getirin ABD ve İsviçre anayasalarını altına imzâmı ataram!”</em></strong> diyen Müteveffâ Erbakan’ın <strong><em>“Millî ve Yerli Cerîdesinde”</em></strong> 20-25 yıldır (meccânen) yazan, pek ulu bir bilge ve belge ve münevver bir Galatasaraylı ve Siyâsallamacı ve İngiliz keferesinin <strong><em>ETON KOLEJİ</em></strong>’ni diline pelesenk edecek kadar onun hayrânı garib bir mâşukadır!</p>
<p style="text-align: justify;">O, hem şöyle der:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Gerçek mümin, Din, İman, Kur’an konusunda kendi rey ve hevası ile konuşmaz, hüküm vermez… O, İslam’ı Efendimizle irtibatlı icazetli ulema, fukaha, meşayıh  ve mürşitlerden öğrenir… İhtilaflı, çekişmeli, tefrikaya sebep olan münakaşalı mevzularda cumhur-ı ulemaya tabi olur, Sevad-ı Âzam dairesi içinde bulunur.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hem de aşağıdakileri deyib yukarıdakileri ve daha yüzlercesini nakzeder ve uydurur:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“İçi boşaltılmış Müslüman… Dindar Müslüman… Müslüman olmakla birlikte, kendisinde münafıklık sıfatları bulunan Müslüman… Aktivist Müslüman… Radikal Müslüman… Dıştan Müslüman göründüğü halde münâfık kâfir olan kimse…”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bir tek yazısıyla bile bunca tenâkuz, teârüz ve tezat içinde yüzer; ve hiçbir <strong><em>“Parti-pırtı oylamacısı <u>dembokratik müselmandan</u> da (!) gık sesi çıkmaz!”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Eygi’nin yıllardır en büyük ihtisas meşgalesi ise aşağıdadır:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“İslam’ı, kubbeli cami binasından, üç şerefeli minarelerden, yüz desibel bağıran hoparlörlerden, cami halılarından, şadırvanlardan, cami WC’lerinden, hizip ve cemaat holiganlıklarından ibaret sananlar ne zaman uyanacaklar?”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bugün edille-i erbaanın yani İSLÂMİYYET’in canına okunurken, o da <strong><em>Kıyas-ı Fukahayı</em></strong> açık açık zikredemeyib ketmeder, <strong><em>“Güncellemeci ve değişgenlemeci”</em></strong> yüksek tepe sofralarına <strong><em>yanaşmacı</em></strong> hâllerle ve yıllar evvelinden gebe kalarak, kıyas-ı müctehidîni bir nevi halının altına süpürür; ve ortalığı neredeyse<strong><em> “sosyolojik ve morfolojik, ürolojik ve patalojik müslümanlarla”</em></strong> izah eder; ve cami WC’leri ile 100 desibellik hoparlör zırıltılarını da unutmaz!. Ancak bu parazitli zırıltıların, o mâdenî ve mekanik seslerin<strong><em> “Ezan olamıyacağını”</em></strong> ise, WC’li helâlara hücûmunun bindebiri kadar bile kaleminin ucundan damlatamaz!. <strong><em>Yanaşmalıklar</em></strong> serîsinin son halkası da, böyle bir manzara oraya koyar!</p>
<p style="text-align: justify;">Böylece, püsküllü nevzuhur ve zorlama <strong><em>“üstadlarla”</em></strong> beraber yüksek tepelerin sofralarına nâilliyyet, kalemini, iyice sarhoş edib sağa sola savrulmaların güdümünde bir nonoş hâline getirir!..</p>
<p style="text-align: justify;">Çok yazık!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İntişârı: 08.06.2018 / 13:10:19</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-eygi-bey-gene-icazetiyle-savurmaya-ve-guncellemeye-devam-etmis.html&amp;linkname=%282%29%20Eygi%20Bey%20Gene%20%E2%80%9C%C4%B0c%C3%A2zetiyle%E2%80%9D%20Savurmaya%20Ve%20%E2%80%9Cg%C3%BCncellemeye%E2%80%9D%20Dev%C3%A2m%20Etmi%C5%9F%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-eygi-bey-gene-icazetiyle-savurmaya-ve-guncellemeye-devam-etmis.html&amp;linkname=%282%29%20Eygi%20Bey%20Gene%20%E2%80%9C%C4%B0c%C3%A2zetiyle%E2%80%9D%20Savurmaya%20Ve%20%E2%80%9Cg%C3%BCncellemeye%E2%80%9D%20Dev%C3%A2m%20Etmi%C5%9F%21" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-eygi-bey-gene-icazetiyle-savurmaya-ve-guncellemeye-devam-etmis.html&amp;linkname=%282%29%20Eygi%20Bey%20Gene%20%E2%80%9C%C4%B0c%C3%A2zetiyle%E2%80%9D%20Savurmaya%20Ve%20%E2%80%9Cg%C3%BCncellemeye%E2%80%9D%20Dev%C3%A2m%20Etmi%C5%9F%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-eygi-bey-gene-icazetiyle-savurmaya-ve-guncellemeye-devam-etmis.html&amp;linkname=%282%29%20Eygi%20Bey%20Gene%20%E2%80%9C%C4%B0c%C3%A2zetiyle%E2%80%9D%20Savurmaya%20Ve%20%E2%80%9Cg%C3%BCncellemeye%E2%80%9D%20Dev%C3%A2m%20Etmi%C5%9F%21" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-eygi-bey-gene-icazetiyle-savurmaya-ve-guncellemeye-devam-etmis.html&amp;linkname=%282%29%20Eygi%20Bey%20Gene%20%E2%80%9C%C4%B0c%C3%A2zetiyle%E2%80%9D%20Savurmaya%20Ve%20%E2%80%9Cg%C3%BCncellemeye%E2%80%9D%20Dev%C3%A2m%20Etmi%C5%9F%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-eygi-bey-gene-icazetiyle-savurmaya-ve-guncellemeye-devam-etmis.html&amp;linkname=%282%29%20Eygi%20Bey%20Gene%20%E2%80%9C%C4%B0c%C3%A2zetiyle%E2%80%9D%20Savurmaya%20Ve%20%E2%80%9Cg%C3%BCncellemeye%E2%80%9D%20Dev%C3%A2m%20Etmi%C5%9F%21" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-eygi-bey-gene-icazetiyle-savurmaya-ve-guncellemeye-devam-etmis.html&amp;linkname=%282%29%20Eygi%20Bey%20Gene%20%E2%80%9C%C4%B0c%C3%A2zetiyle%E2%80%9D%20Savurmaya%20Ve%20%E2%80%9Cg%C3%BCncellemeye%E2%80%9D%20Dev%C3%A2m%20Etmi%C5%9F%21" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-eygi-bey-gene-icazetiyle-savurmaya-ve-guncellemeye-devam-etmis.html&amp;linkname=%282%29%20Eygi%20Bey%20Gene%20%E2%80%9C%C4%B0c%C3%A2zetiyle%E2%80%9D%20Savurmaya%20Ve%20%E2%80%9Cg%C3%BCncellemeye%E2%80%9D%20Dev%C3%A2m%20Etmi%C5%9F%21" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-eygi-bey-gene-icazetiyle-savurmaya-ve-guncellemeye-devam-etmis.html&amp;linkname=%282%29%20Eygi%20Bey%20Gene%20%E2%80%9C%C4%B0c%C3%A2zetiyle%E2%80%9D%20Savurmaya%20Ve%20%E2%80%9Cg%C3%BCncellemeye%E2%80%9D%20Dev%C3%A2m%20Etmi%C5%9F%21" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-eygi-bey-gene-icazetiyle-savurmaya-ve-guncellemeye-devam-etmis.html&amp;linkname=%282%29%20Eygi%20Bey%20Gene%20%E2%80%9C%C4%B0c%C3%A2zetiyle%E2%80%9D%20Savurmaya%20Ve%20%E2%80%9Cg%C3%BCncellemeye%E2%80%9D%20Dev%C3%A2m%20Etmi%C5%9F%21" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-eygi-bey-gene-icazetiyle-savurmaya-ve-guncellemeye-devam-etmis.html&amp;linkname=%282%29%20Eygi%20Bey%20Gene%20%E2%80%9C%C4%B0c%C3%A2zetiyle%E2%80%9D%20Savurmaya%20Ve%20%E2%80%9Cg%C3%BCncellemeye%E2%80%9D%20Dev%C3%A2m%20Etmi%C5%9F%21" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-eygi-bey-gene-icazetiyle-savurmaya-ve-guncellemeye-devam-etmis.html&amp;linkname=%282%29%20Eygi%20Bey%20Gene%20%E2%80%9C%C4%B0c%C3%A2zetiyle%E2%80%9D%20Savurmaya%20Ve%20%E2%80%9Cg%C3%BCncellemeye%E2%80%9D%20Dev%C3%A2m%20Etmi%C5%9F%21" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-eygi-bey-gene-icazetiyle-savurmaya-ve-guncellemeye-devam-etmis.html&amp;linkname=%282%29%20Eygi%20Bey%20Gene%20%E2%80%9C%C4%B0c%C3%A2zetiyle%E2%80%9D%20Savurmaya%20Ve%20%E2%80%9Cg%C3%BCncellemeye%E2%80%9D%20Dev%C3%A2m%20Etmi%C5%9F%21" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-eygi-bey-gene-icazetiyle-savurmaya-ve-guncellemeye-devam-etmis.html&amp;linkname=%282%29%20Eygi%20Bey%20Gene%20%E2%80%9C%C4%B0c%C3%A2zetiyle%E2%80%9D%20Savurmaya%20Ve%20%E2%80%9Cg%C3%BCncellemeye%E2%80%9D%20Dev%C3%A2m%20Etmi%C5%9F%21" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-eygi-bey-gene-icazetiyle-savurmaya-ve-guncellemeye-devam-etmis.html&amp;linkname=%282%29%20Eygi%20Bey%20Gene%20%E2%80%9C%C4%B0c%C3%A2zetiyle%E2%80%9D%20Savurmaya%20Ve%20%E2%80%9Cg%C3%BCncellemeye%E2%80%9D%20Dev%C3%A2m%20Etmi%C5%9F%21" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fmuharrirler%2Fahmed-selami%2F2-eygi-bey-gene-icazetiyle-savurmaya-ve-guncellemeye-devam-etmis.html&#038;title=%282%29%20Eygi%20Bey%20Gene%20%E2%80%9C%C4%B0c%C3%A2zetiyle%E2%80%9D%20Savurmaya%20Ve%20%E2%80%9Cg%C3%BCncellemeye%E2%80%9D%20Dev%C3%A2m%20Etmi%C5%9F%21" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/2-eygi-bey-gene-icazetiyle-savurmaya-ve-guncellemeye-devam-etmis.html" data-a2a-title="(2) Eygi Bey Gene “İcâzetiyle” Savurmaya Ve “güncellemeye” Devâm Etmiş!"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/2-eygi-bey-gene-icazetiyle-savurmaya-ve-guncellemeye-devam-etmis.html">(2) Eygi Bey Gene “İcâzetiyle” Savurmaya Ve “güncellemeye” Devâm Etmiş!</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/muharrirler/ahmed-selami/2-eygi-bey-gene-icazetiyle-savurmaya-ve-guncellemeye-devam-etmis.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
