Rasûlullâh’ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sevmenin Alâmeti
18 Şubat 2021
-2- Durun Kalabalıklar!
3 Mart 2021

DURUN KALABALIKLAR!

(1)

Efe URAL

Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!
Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:
Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden,
Çatırtılar geliyor karanlık kubbemizden,
Çekiyor tebeşirle yekûn hattını âfet;
Alevler içinde ev, üst katında ziyafet!
Durum diye bir lâf var, buyrunuz size durum;
Bu toprak çirkef oldu, bu gökyüzü bodurum!

NECİP FAZIL KISAKÜREK (Destan adlı şiirinden)

Bu yazı sadece mevcut süreç hakkında değil bu vesile ile kimlerin ne olduğunu iyice kavrayıp, memleketin de ne halde olduğunu farkına varıp tefekkür edinilmesi için yazılmıştır.

“Nasibinde varsa, alırsın karıncadan bile ders.

 Nasibinde yoksa, bütün cihân önüne serilse sana ters.”    

 Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmi (Kuddise Sirruh) Hazretleri.

Küresel şeytani çetenin yıllardır üzerinde çalıştığı proje TEK DÜNYA DEVLETİ, tek bir güç merkezi.

İHTİRÂS


Aaron Russo eski film yapımcısı yanında, Nicholas Rockefeller. Çetenin başını çeken Rockefeller ailesinin bir ferdi.

Çok yakın dostluk sürecinden sonra Aaron görüşmeyi kesiyor. Çünkü onların ihtirâsları hakkında öğrendiği şeyler yüzünden dehşete düşüyor. Ve kendisi anlatıyor,   

AARON: Dost olduk. Bana birçok şey anlatmaya başladı ve şöyle dedi,

ROCKEFELLER: Bir hâdise olacak ve o hâdise sonrasında Afganistan’a gireceğiz. Bu vesîleyle Hazar denizine boru hattı döşeyebileceğiz. IRAK’A girip oradaki petrolü alacağız ve orta doğuda bir üs inşa edeceğiz. (İkisini de bitirdiler.)  Asla bulamayacakları kişi için mağaraları araştıran bir sürü adam göreceksin.

AARON (anlatıyor): Teröre karşı verdiğimiz savaş ve aslında gerçek bir düşman olmaması mevzûsunda konuşup gülüyordu. Bu savaşın nasıl asla kazanılmayacak bir savaş haline getirildiğini anlatıyordu. Bunun sonu olmayan bir savaş olduğunu bu şekilde insanların hürriyetlerinin elinden alındığını söylüyordu.

AARON: İnsanları bu savaşın gerçek olduğuna nasıl inandıracaksınız?

ROCKEFELLER:  Medyayla… Medya, herkesi bunun gerçek olduğuna inandırabilir. Bir şeyler hakkında konuşmaya devam edersen ve aynı şeyleri TEKRAR TEKRAR TEKRAR söylersen insanlar sonunda buna inanacaktır.

AARON (anlatıyor): En yakın örneği 11 EYLÜL YALANI. Bunun sayesinde teröre karşı savaş başladı ve birden Irak’a girildi. Oradan oraya yalanlarla geçip duruldu.

AARON: Peki bunu neden yapıyorsunuz asıl maksad ne? Dünyadaki bütün paraya ve güce sahipsiniz. İnsanların canını yakıyorsunuz bu kötü bir şey…

ROCKEFELLER: İNSANLARI NEDEN UMURSUYORSUN Kİ? Kendini ve aileni düşün yeter.

AARON: Tamam da asıl gâye ne?

ROCKEFELLER: Esas gâye dünyadaki herkese RFID (radyo frekans kimliği) yerleştirme. Herkesin parası ve sahip oldukları her şey o çiplerde olacak ve şâyet birileri bizi protesto ederse ya da yaptıklarımızı eleştirirse ÇİPLERİNİ KAPATACAĞIZ!

(Aralarında geçen sohbetin 11 Eylül 2001’den önce olduğu anlaşılmakda.)

SENARYO !!!

Rockefeller vakfının 2010 yılında tafsilât kısmında ”Uluslararası Geliştirme ve Geleceğin Teknolojisi Senaryoları” yazılı dökümünden gazeteci Harry Vox’un 2014 yılında bir sohbette doküman hakkında yaptığı izâhı günümüzdeki yaşanan hadiselerle paylaşalım,

Dokümana senaryo ismini vermişler ve geçmiş zaman kipi kullanmışlar, (Altı çizili yazılar senaryodandır)

Sıkılaştırılmış üstten tek hükümet yönetimi dünyası ve daha otoriter bir liderlik, kısıtlı yenileşme ve giderek artan halk direnişi.

2012 yılında, bütün dünyanın yıllardır beklediği pandemi vurdu. (Kimsenin bir şey beklediği yok.)

Yeni bir grip dalgası, vahşi bir kazdan yayılmıştır. (Vahşi hayvan senaryoları. Koronanın da insanları etkileme kabiliyetini Pengolin adı verilen hayvandan kazanıldığı belirtilmişti ve her gün yeni bir şey söylenmektedir. 2019 The Economist dergisinin kapağında ne “tesadüftür” ki o hayvan mevcut. Dikkat çeken resimlerden biri de sağ tarafta gülerek yalan söyleyen Pinokyo’nun olması ve diğerlerinde ayrı mesajlar.)

Virüs, dünya çapında yayıldığında pandemiye en hazırlıklı ülkeler bile çok kısa sürede yenik düştüler ve küresel nüfusun neredeyse yüzde 20 sini etkiledi. 7 ay içinde 8 milyon insanı öldürdü, çoğunluğu da sağlıklı genç insanlardı.


Pandemi’nin ayrıca ekonomiler üzerinde de ölümcül bir tesiri oldu. İnsanların ve malların uluslararası hareketi durma noktasına geldi.  (İstedikleri insanları durdurarak televizyon karşısında esir etmek. Böylelikle ellerindesin.)

 
Normalde canlı olan dükkânlar ve ofis binaları ayrıca boş kaldı. Pandemi bütün gezegeni istilâ etti. Öyle ki Afrika, Güneydoğu Asya, ve Orta Doğu Amerika’da aşırı derecede ölüm oldu. Virüs kontrolden çıkmış bir yangın gibiydi.

Gelişmiş ülkelerde bile bulaşıcılık çok zorluydu. Buna rağmen bazı ülkeler çok başarılı oldular, ÖZELLİKLEDE ÇİN. (2010 tarihinde yazıldığını hatırlatalım)

Çin hükümetinin hızla uyguladığı karantinaya uymayan bütün vatandaşlarını cezalandırma ve infaz politikası özelliklede sınırlarını çok hızlı ve insan sızdırmaz şeklinde kapatması milyonlarca insanın hayatını kurtardı ve diğer ülkelere oranla, virüsün yayılımını durdurdu. (Baskıcı Çin rejimi örnek gösteriliyor.)

Kendi halkı virüse mâruz kalmaktan ve zarar görmekten korumak için üst seviye koruma önlemleri alan tek hükümet Çin değildi. Pandemi sırasında dünya genelindeki ulusal liderler otoritelerini güçlendirdiler, sıkı kuralları ve yasakları dayattılar. MASKE ZORUNLULUĞU VÜCUT ISISININ ÖLÇÜLMESİ gibi ortak alanlara girerken kuşatma ağı kurmak.

The Economist dergisinin Mart – Nisan 2020 kapağı. Resmin üst tarafında, ‘’Her şey kontrol altında – Büyük devlet, özgürlük ve virüs. ‘’

Devletleri tutan bir el, o elin tuttuğu köpek. Yani, ‘’İnsanları kontrol altına aldık. Onları kölemiz, köpeğimiz yaptık. Maske de bunun simgesi.’’ resmini çiziyorlar.

Eski dönemlerde sömürgecilerin kölelere taktıkları maske ve ağızlık üzerine birçok kaynak bulabilirsiniz. Başlıca sebeblerini sıralarsak;’ Kölelik – Sömürgecilik – Kölenin sesini kesmek – Köleler arası iletişimi kesmek – İtaat oluşturma – Korku verme – Dilini kültürünü unutturma – Efendiye tam teslimiyet.’’

Dünyanın her yerinde küresel talimatla bilim adamları, sağlık sektörü, devlet yöneticileri ısrarla dikkat edilmesi gereken aynı korku reklamını yaptılar, ‘’Maske, Temizlik, Sosyal Mesafe.’’

Maskeden aşıya tüm oyunu savunan doktorlardan biri de Dr. Anthony Fauci.

ŞAHISLARA DİKKAT    David Rockefeller – Bill Gates Sr (Bill Gates’in babası) – Ted Turner – George Soros ve Dr. Anthony Fauci.

 

PCR testinin Nobel ödüllü mucidi Kary Mullis, Ağustos 2019’da şüpheli bir şekilde ölmüştür. Ancak ölümünden önce Fauci ile çok fazla iletişime girdiğini söylemiş. Mullis, Fauci hakkında şunları söylemişti: ‘’Gerçekten hiçbir şey bilmiyor, bunu yüzüne söylerdim. Tıptan da anlamıyor bulunduğu konumda olmamalı. Fauci bir yalancıydı, bir gündem için test verilerini kötüye kullanıyor ve tartışmaktan korkuyor. Onun gibi insanlar kameraların karşısında yalan söylemekten çekinmezler.’’

Yakın zamanda Obama, Bush ve Clinton’ın kamera karşısında aşı olarak halk arasında farkındalığı arttırmayı ve aşının güvenilir olduğunu kanıtlamayı hedeflediği ifade edildi. Obama, Fauci’ye çok güvendiğini belirtti.

 

Senaryoya devam edelim,


Pandemi yok olsa bile otoriter kontrol düzeni ve insanların, hareketlerinin gözetlenmesi devam edecek, hatta şiddetlenerek artacak!

Pandemi, uluslararası terörizm, iklim krizleri veya artışta olan yoksulluğa karşı giderek artan problemlerden dolayı ülke liderleri kendilerini koruyabilmek için, güçlerini olduğunca kullanmalılar.

Daha fazla kontrol edilmiş bir dünya fikri başlangıçta çok geniş bir kabul ve onay gördü. Özgürlük ve mahremiyetinin bir kısmından GÖNÜLLÜ olarak vazgeçen insanlar bunun karşılığında daha güvenli ve istikrarlı bir düzene kavuşacaklar.

Harry Vox, başka bir belge olarak 1970 Milli Güvenlik Muhtırası Henry Kissinger’in buluşunu paylaşıyor,

Hulâsa, dünyada çok fazla insan var, nüfusun çoğundan kurtulmalıyız!


NAZAR-I İBRET

Cenâb-ı Hak kendi yarattığı halde neden Yahudilere lanet etmiştir? Acaba bu mevzûda zihnimizi yorup ibret alanımız var mı?

Batıl inanışlarıyla büyük ekseriyeti kendini üstün ırk ilan ederek bütün insanları kendisine köle görüp Yahudi olmayanların CANI, MALI, IRZI onlara helal düşüncesi. 

Asırlarca Allâhü Teâla’nın gönderdiği dini ve peygamberleri yok etmeye çalışmaları. Yeryüzüne gelen birçok peygamberleri şehit etmeleri. Ülü’l-azm peygamberlere eziyetler ve kötülemeler. Fahr-i kâinat (aleyhisselam) efendimizi zehirlemeye çalışmaları…

Ve daha nice fitne fesat işler…

Peki bütün bu düşünceleri ve işleri yıkan nedir?

Ben kimsenin kölesi değilim, sahibim ALLÂH’TIR diyerek, ancak ona kulluk eder ancak ondan yardım dilerim diyebilmektir!

Bunları dedirtmemek için bunu bozup yok etmesi lazım, ne için? Sömürü ve köle düzenini devam ettirmesi için. Bunu yaparken de insanları aldatmak, ülkeye fitne ve bölücülüğü sokmak için satılmış vicdansızları kullanmaktadır. Onları umumiyetle kahraman veya alim (her alanda) olarak tanıtır. İnsanlarda bu sahte kahramanların (putlaştırırcasına) peşinden koşar ve kendisi keyfine bakar. Liderler, büyük patronlar, yazarlar, filozoflar, doktorlar, bilim adamları gibi menfaati olan herkes onların yolundan gider. Çünkü hepsi aynı yolun yolcusudur.

Her ülkede bulunduğu yerin rengini alıp aynı taktiği uygular. İngiliz ve Yahudi’nin, çoğu zaman uyguladığı taktik, FİTNEYİ SOK (İnsanları birbirine düşür)  – BÖL – YÖNET (Hakem ol) olmuştur. Tarihte yaşanan hadiseler bunun en iyi örnekleridir.

DÜŞÜNMEZ MİSİNİZ?

Her şeyi bir kenara bırakarak insana verilen en büyük nimetlerden olan aklımızı kullanıp tefekkür edebiliyor muyuz?

Samimi şekilde düşünüp, yokluk âleminin karanlığından rahmeti sayesinde varlık âleminin nurani tepelerine çıkartıldığımız ve kısa zaman içerisinde ayrılacağımız dünyadaki varoluş gâyemizi kendimize sorabiliyor muyuz?

Maalesef ki dünyalık, cehâlet, kibir, nefs ve diğer birçok sebeplere binâen gaflet içinde bize ihsân edilen hakikate yüz çeviriyoruz.

“İnsanoğlu hakikaten çok zalim, çok nankör…”

(Devamı var)

1 Comment

  1. Davud dedi ki:

    Tahkîkât neticesinde ortaya çıkartılabilecek gűzel bir makale. Çok istifâde ettik.
    Allah kaleminize kuvvet efkârınıza zenginlik versin, kardeşim Efe Ural.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir