<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tasavvuf arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<atom:link href="http://www.turkcesi.biz/category/ulumi-seriyye/tasavvuf/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkcesi.biz/category/ulumi-seriyye/tasavvuf</link>
	<description>Hakkın ve Sabrın T&#252;rk&#231;esi imani, fikri, edebi, tarihi ve siyasi neşriyatdır...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 11 Dec 2024 21:38:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.4</generator>

<image>
	<url>http://www.turkcesi.biz/wp-content/uploads/2017/06/cropped-osmanli-armasi-site-ikonu-50x50.jpg</url>
	<title>Tasavvuf arşivleri - Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</title>
	<link>http://www.turkcesi.biz/category/ulumi-seriyye/tasavvuf</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Rasûlullâh’ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sevmenin Alâmeti</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/rasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/rasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Sep 2024 07:10:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[03 - Rabiu'l-Evvel]]></category>
		<category><![CDATA[07/00 Regâib]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[mevlid kandili]]></category>
		<category><![CDATA[Rasulullah'ı sevmenin alametleri]]></category>
		<category><![CDATA[Rasulullaha ittiba]]></category>
		<category><![CDATA[Rasulullahı çokça anmak]]></category>
		<category><![CDATA[veladet kandili]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=3365</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bil ki (ey okuyucu) bir kimse bir şeyi sevdi mi, muhakkak onu tercih eder (kendisine seçer). O’na uymayı (O’na muhalefet etmeye) tercih eder. Yoksa </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/rasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html">Rasûlullâh’ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sevmenin Alâmeti</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>Rasûlullâh’ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sevmenin Alâmeti</u></strong></h1>
<p style="text-align: justify;">Bil ki (ey okuyucu) bir kimse bir şeyi sevdi mi, muhakkak onu tercih eder (kendisine seçer). O’na uymayı (O’na muhalefet etmeye) tercih eder. Yoksa sevgisinde sadık olmaz. Ancak sevdiğini iddia eder. Rasûlullâh’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) sevmekte sadık olan kimse de Rasulullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) sevdiğini kendinde gösterendir.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong><u>Bunun Birinci Alâmet Ve İşâreti:</u></strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Rasûlullâh’a (sallallahu aleyhi ve sellem) uymak, O’nun sünnetini işlemek, söz ve fiillerine tâbi’ olmak, emirlerini yerine getirmek yasaklarından kaçınmak, güçlük içinde olsun, kolaylık halinde olsun, kızmış halinde olsun, kızmamış hâlinde olsun, O’nun edebleriyle edeblenmektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun şâhidi ise Allâhu Teâlâ’nın şu sözüdür:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-(Habîbim) de ki: “Eğer siz Allâh’ı seviyorsanız, hemen bana uyun ki, Allâh da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Zîrâ Allâh çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.”</strong><a href="#_edn1">[1]</a></p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong><u>İkinci Delil Ve Şâhidi:</u></strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Rasûlullâh’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) dindeki emirlerini ve (yapılması için) teşvîk ettiği hususları kendi nefsinin hevasına ve şehevî isteklerine uymasına tercih etmesidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Allâhu Teâlâ buyuruyor ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Muhâcirlerden önce, Medîne’yi yurd ve iman evi edinenler, kendilerine hicret edip gelenlere sevgi beslerler. Onlara verilen şeylerden dolayı nefislerinde bir kaygı duymazlar; kendilerinde ihtiyac bile olsa (onları) nefisleri üzerine tercih ederler. Kim de nefsinin hırsından korunursa, işte bunlar (azabdan) kurtulanlardır.”</strong><a href="#_edn2">[2]</a></p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong><u>Üçüncü Şâhidi İse:</u></strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Allâh’ın rızâsını, kulların kızmasına tercih etmektir.</p>
<p style="text-align: justify;">El- Kadı Ebu Ali el-Hafız; Ebu el-Hüseyn es-Sayrafi ve Ebu el-Fadl b. Hayrun, Ebu Ya&#8217;lâ el-Bağdadî, Ebu Ali es- Sinciy, Muhammed b. Mahbub, Ebu İsa, Müslim b. Hatim. Muhammed b. Abdullah el-Ensarî babasından, Ali b. Zeyd, Said b. Museyyeb&#8217;den (bu senetle) rivayet etmişlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Enes b. Mâlik der ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bana buyurdu ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Ey yavrucuğum, eğer kalbinde hiçbir kimseye kin ve hased beslemeden gece ve gündüzü geçirmeye muktedir olursan yap.&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bundan sonra bana şöyle buyurdu:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Ey oğulcağızım, bu benim sünnetimdir. Kim ki benim sünnetimi ihya ederse o kimse beni sevmiş olur. Kim beni severse o cennette benimle beraberdir.&#8221;</strong><a href="#_edn3">[3]</a></p>
<p style="text-align: justify;">Kim bu sıfatlara sahip olursa o kimse, kemâliyle Allah&#8217;ı ve peygamberini sevmiş olur. Kim ki, bu işlerin bazısında bu sıfatlara muhalefet ederse onun sevgisi noksan olur. Fakat sevgi isminden dışarı çıkmaz (yani Allah’ı ve peygamberini sevmiyor denmez).</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun delili şudur: Şarap içen kimse, had olunduğunda, bazı kimseler, ne çok had vuruluyor diyerek ona lâ’net ettiler. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Ona lâ’net etme; zira O, Allah’ı ve Allah’ın Resulünü seviyor.”</strong><a href="#_edn4">[4]</a> Peygamberi sevmenin alâmetlerinden;</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong><u>(Dödüncüsü): </u></strong></h3>
<p style="text-align: justify;">O’nu çok hatırlamaktır. Çünkü kim bir şeyi severse onu çok anar.</p>
<p style="text-align: justify;">Rasûlullah’ı sevmenin alâmetlerinden;</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong><u>(Beşincisi): </u></strong></h3>
<p style="text-align: justify;">O’na ulaşmayı,kavuşmayı çok arzulamaktır. <strong>“Çünkü her seven sevdiğine kavuşmayı ister.”</strong><a href="#_edn5"><strong>[5]</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Eş’ariler Medine’ye geldiklerinde şu şiiri söylerlerdi:</p>
<p style="text-align: justify;">Yarın, dostlara kavuşacağız.</p>
<p style="text-align: justify;">Muhammed ve ashabını (göreceğiz)<a href="#_edn6">[6]</a></p>
<p style="text-align: justify;">Bu hususta Hz. Bilâl (radıyallahu anh)&#8217;ın, ölüm anında söylediği geçmişte zikredildi<strong>. </strong>Aynısını Ammar (radıyallahu anh) öldürülmezden önce söyle­miştir. Zikrettiğimiz Halid b. Ma&#8217;dûn&#8217;un kıssası da bu babdandır.</p>
<p style="text-align: justify;">Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)&#8217;i sevmenin;</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong><u>(Altıncı alâmeti): </u></strong></h3>
<p style="text-align: justify;">O’nu çok anmakla beraber, O’na çok ta’zim ve hürmet etmek, O’nu zikrederken, huşu, hudu içinde bulunmak, O’nun ismini işittiğinde içi sızlamaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">İshak et- Tücyibî şöyle diyor:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)&#8217;in âhirete irtihal etmesinden sonra ashabı onu anmazlardı ki, huşu ve hudu içinde bulunup onlardan vücutları titreyip ağlamasınlar. Tâbi&#8217;lerden çoğunun hali de böyle idi. Bazısı bunu Resûlullâh&#8217;ı (sallallahu aleyhi ve sellem) sevdiği ve ona müştak olduğu için yapardı. Bazısı da Resûlullâh&#8217;dan (sallallahu aleyhi ve sellem) korktuğu ve O’na tâ&#8217;zim ettiği için yapardı.</p>
<p style="text-align: justify;">Resûlullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) sevmenin alâmetlerinden;</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong><u>(Yedincisi): </u></strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Resûlullâh’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) sevdiği kimseyi ehl-i beytinden, kendi soyundan olan kimseleri, ensar ve muhacirlerden</p>
<p style="text-align: justify;">0&#8217;nun ashabını sevmek ve onlara düşmanlık yapanlara düşman olmak onlara buğzedenlere ve (kâfirlerden) onlara küfredenlere buğzetmektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir kimseyi seven, onun sevdiğini de sever. Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) torunları Hasan ve Hüseyin hakkında şöyle buyurmuş</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Ey Allah’ım! Ben muhakkak bunları seviyorum. Sen de bunları sev.&#8221;</strong>(Âhirette derecelerini yükselt, makamlarını cennet kıl).<a href="#_edn7">[7]</a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Ey Allah&#8217;ım! Muhakkak ben bunu seviyorum. Sen de bunu seveni</strong> <strong>sev.&#8221;</strong><a href="#_edn8">[8]</a></p>
<p style="text-align: justify;">Bir rivayette ise Hasan hakkında şöyle buyurmuştur:</p>
<p style="text-align: justify;">Yine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyuruyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Kim Hasan ve Hüseyin&#8217;i severse, beni sevmiş olur. Kim ki. beni severse muhakkak Allah’ı sevmiş olur. Kim bunlara buğzederse, bana buğzetmiş olur, bana buğzeden de Allah’a buğzetmiş olur.&#8221;</strong><a href="#_edn9">[9]</a></p>
<p style="text-align: justify;">Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Ashabım hakkında Allah’tan korkunuz (onlara kem gözle bakmayınız. Çünkü onlar benim dostlarımdır). Benden sonra onlara (karşı gelip sözle, fiille) hedef almayınız. Kim onlaı severse, bana olan sevgisi ile sevmiştir. Kim ki, onlara buğzederse, bana olan buğzu ile onlara buğzetmiştir. Kim onlara eza ederse, bana eza etmiş olur. Kim ki, bana eza ederse, Allah’a eza etmiş olur. Kim Allah’a eza ederse onu yakalayıp (cehenneme atması) yakındır.&#8221;</strong><a href="#_edn10">[10]</a></p>
<p style="text-align: justify;">(Muhterem kerimesi) Fatıma (radıyallahu anha) hakkında da Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-O (Fatıma) benden bir parçadır. Onu gücendirip kızdıran şey, beni de gücendirip kızdırır.”</strong><a href="#_edn11"><strong>[11]</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Rasûlullâh </strong>(sallallahu aleyhi ve sellem) Üsame b. Zeyd için Hz. Âişe (ra- anha)’ye şöyle buyurdu:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Üsame’yi sev. Çünkü ben, onu seviyorum.&#8221;</strong><a href="#_edn12">[12]</a></p>
<p style="text-align: justify;">Resûlullah buyuruyor:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-İmanın alâmeti, ensarı sevmek, münafıklığın alâmeti de ensara buğzetmektir.&#8221;</strong><a href="#_edn13">[13]</a></p>
<p style="text-align: justify;">İbn Ömer (radıyallahu anh)&#8217;ın rivayet etmiş olduğu hadîs-i şerifte Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurmuştur ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Kim Arab’ı </strong>(Arab’ın mü’minlerini) <strong>severse, onları bana olan sevgileri sebebiyle sevmiştir. Kim onlara buğzederse, bana olan buğzu sebebiyle onlara buğzetmiştir.”</strong><a href="#_edn14">[14]</a></p>
<p style="text-align: justify;">Gerçekten kim birini severse, onun sevdiği her şeyi sever. (Ashab ve tâbiinden peygamberi sevmelerindeki) selefin alâmeti işte budur. Hattâ mubah olan ve canın çektiği hususlarda da böyle idiler.</p>
<p style="text-align: justify;">Enes (radıyallahu anh) şöyle derdi:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Ben Resûlullah’ı </strong>(sallallahu aleyhi ve selIem)<strong> tabağın içinde kabak araştırırken gördüm. Ben o</strong> <strong>günden beri kabak </strong>(yemeğini) <strong>severim.”</strong><a href="#_edn15">[15]</a></p>
<p style="text-align: justify;">Hasan b. Ali, Abdullah b. Abbas ve İbn Ca&#8217;fer (Resûlullah&#8217;ın (sallallahu aleyhi ve sellem) hizmetçisi) Selma &#8216;ya gelip, ondan kendilerine, Resûlullah&#8217;ın (sallallahu aleyhi ve sellem) sevdiği yemekten, pişirmesini istediler.<a href="#_edn16">[16]</a></p>
<p style="text-align: justify;">Abdullah b. Ömer, sığır derisinden yapılmış ayakkabı giyer, onu sarı boya ile boyardı. Çünkü O, Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) böyle yaptığını görmüş idi.<a href="#_edn17">[17]</a></p>
<p style="text-align: justify;">Resûlullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) sevmenin alâmetinden:</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong><u>(Sekizincisi):</u></strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Allah’a (c.c) ve Allah’ın Resûlüne buğzedenlere buğzetmek, Resûlullah’a düşman olanlara düşman olmak, O’nun dininde bid’atlar icad edip sünnetine muhalefet edenden uzaklaşmak, Resûlullah’ın şeriatına mu­halif olan her şeyi kendisine ağır gelmektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Allahü Teâlâ buyuruyor ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Allah&#8217;a ve âhiret gününe iman eden hiçbir kavmi, Allah’a ve pey­gamberine muhalefete kalkışan kimselerle sevişir bulamazsınız; velev ki, o muhalifler, (soyca) babaları, veya oğulları, veya kardeşleri, veya hısım ve hemşehrileri olsun&#8230;&#8221;</strong><a href="#_edn18">[18]</a></p>
<p style="text-align: justify;">İşte Resûlullah’ın sahabeleri (Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse­ler), Allah ve Resûlullah’ın rızası için, kendi sevdiklerini (savaş mey­danında) öldürdüler. Ve yine savaş meydanında babaları ve çocukları ile savaştılar. Resûlullah’a (sallallahu aleyhi ve sellem) Abdullah b. Ubey:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Eğer dilersen onun -yani babasının başını- sana getireyim&#8221;</strong> dedi.<a href="#_edn19">[19]</a></p>
<p style="text-align: justify;">Resûlullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) sevmenin alametlerinden:</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong><u>(Dokuzuncusu): </u></strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Resûlullah’ın getirmiş olduğu ve onunla insanları hidayete sevkettiği, kendisi de doğru yolu onunla bulduğu ve onun ahlâkı ile ahlâk- landığı Kur’ân-ı Kerim’i sevmesidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hz. Âişe (radıyallahu anha) şöyle demiştir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ahlâkı Kur’ân idi.&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kur’ân-ı Kerim’i sevmesi, onu okuması, onunla amel etmesi, onun mânâsını anlamasını istemesi, Resûlullah’ın sünnetini sevmesi ve emirlerini yerine getirmesi, yasaklarından kaçınması ile olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Sehl b. Abdullah (rahimehullah) şöyle der:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Allah’ı (c.c.) sevmenin alâmeti, Kur&#8217;ân-ı Kerim’i sevmektir Kur’ân’ı sevmenin alâmeti de Nebiyyi zişan efendimizi sevmektir. Resûlullah’ı sev­menin alâmeti, sünneti sevmektir. Sünnet-i Resûlü sevmenin alâmeti, âhireti sevmektir. Âhireti sevmenin alâmeti, dünyayı sevmemektir. Dünyayı sevmemenin alâmeti ise, insanın dünyadan ancak yaşayabileceği ve âhirete ulaştıracağı kadar almasıdır.&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İbn Mes&#8217;ud (radıyallahu anh) der ki:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Bir kimse kendisinin iyi ve kötülüğünü sormak istediği vakit, ancak Kur&#8217;ân&#8217;a müracaat eder. Eğer Kur&#8217;ân’ı seviyorsa, o kimse Allah&#8217;ı ve Allah&#8217;ın Resülünü seviyor. (Sevmiyorsa Allah&#8217;ı ve Resulünü sevmiyor)&#8221;<a href="#_edn20">[20]</a></p>
<p style="text-align: justify;">Resûlullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) sevmenin alâmetlerinden;</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong><u>(Onuncusu): </u></strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Resûlullah’ın ümmetine şefkat ve merhamet etmek, onlara nasihat etmek, onların yararına çalışmak, onların müşkülâtlarını gidermektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Nitekim Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) mü&#8217;minlere çok merhametli ve şefkatli idi.</p>
<p style="text-align: justify;">Resûlullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) sevmenin kâmil olmasının alâmeti:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><u>(Ki bu onbirinci alâmet oluyor).</u></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Resûlullah&#8217;ı sevdiğini iddia eden kimsenin zahid olması (yani, dünyaya metelik vermemesi), fakirliği tercih etmesi, fakirlikle muttasıf olmasıdır. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Ebu Said el-Hudri’ye şöyle buyurdu:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;-Şüphesiz, yoksulluk, sizden beni sevene, selin derenin veya dağın üst kısmından aşağı akmasından daha süratli gelir.&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Abdullah b. Müğaffel (radıyallahu anh)’in rivayet ettiği hadîste; Adamın biri Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)&#8217;e der ki:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Ey Allah’ın Resulü! Ben muhakkak seni seviyorum.&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem):</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Söylediğin söze bak.”</strong> buyurur.</p>
<p style="text-align: justify;">Adam üç kere:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Allah’a yemin ederim ki, ben seni seviyorum.”</strong> deyince Resûlullah ona şöyle buyurdular:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“-Eğer beni gerçekten seviyorsan korunmak (âleti olmak üzere) yoksulluk için hazırlan.&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Müğaffel, Ebu Said el-Hudri (<a href="#_edn21">[21]</a>)&#8217;nin hadîsine benzer bir hadîs zikretti.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref1">[1]</a> Al-i İmran Sûresi, âyet:31.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref2">[2]</a> Haşr Sûresi, âyet:9</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref3">[3]</a> İmam Tirmizî. Sünen. Ebvabü&#8217;l-İlim. 16. Babu Ma Cae fi’l-Ahzi fi’s-Sünneti ve-ctinabi&#8217;l-Bidai’de 2680 No.lu metni Enes b. Mâlik (r.a.)&#8217;dan tahriç etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">[3] İmam Buhari. Sahih. Kitabü&#8217;l- Hudud: Babu Ma Yükrehu Men Lâane Şâribe&#8217;l- Hamra ve ennehu Leyse bi Hâricin mine’I- Milleti&#8217;de Hz. Ömer b. el- Hattab (r.a.) rivayetin tamamını tahriç etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref5">[5]</a> İmam Efcu Naim el-İsfahanî. Delail’inde İmam Deylemî Müsned&#8217;inde Hz. Âişe (r.a.)&#8217;dan tahriç ettiler diye İmam Sûyûtî (r.h.) Menahilü&#8217;s -Safa Shf. 63&#8217;de kaydetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref6">[6]</a> Bu kıssayı İmam Beyhıaktî&#8217;nin Delail&#8217;inde Enes b. Mâlik (r.a.) tahriç ettiğini İmam Sûyûtî (r.h.) Menahilü&#8217;s-Safa Shf. 63&#8217;de kaydetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref7">[7]</a> İmam Tirmizî. Sünen. Ebvabü&#8217;l-Menakıb Menakıbu&#8217;l-Haseni ve’l-Hüseyibney Aliyyibni Eba Talib&#8217;inde 3772 No. ile Üsame b. Zeyd (r.a.)&#8217;dan tahriç etmiştir. Aynı kitab ve babta 3784 No ile Bera b. Azib&#8217;den de tahriç eylemiştir. İmam Buhari. Sahih. 62. Kitabu Fadaile Ashabi&#8217;n-Nebiyyi (s.a.v.) 22. Babu Menakibe&#8217;l-Haseni ve&#8217;l-Hüseyni (r.anhüma) da Bera b. Azib (r.a.)&#8217;dan rivayeti tahriç etmiştir. İmam Müslim. Sahih. 44. Kitabü Fadaile&#8217;s-Sahabeti, 8. Babu Fadaile Haseni ve&#8217;l-Hüseyni (r.anhüma) da Bera b. Azib (r.a)&#8217;dan 56 (2421) No.lu metni tahriç etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref8">[8]</a> 101 No.lu tahrice bakılmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref9">[9]</a> lOl’de gösterilen yere bakılmalıdır. Ayrıca bu hadîsin lâfzan bi lâfzin metnini değil de müterkaribü&#8217;l-Elfaz ve mânâ olanını İmam Taberanî, Selman (r.a.)&#8217; dan tahriç etmiştir. Ayrıca, İmam Bezzar hadis-i şerifin sadrını Abdullah b. Mes&#8217;ud (r.a )&#8217;dan tahriç etmiştir. İmam Nesaî ve İbn Ebu Hureyre (r a.)&#8217;dan Mukaddime Fadlül- Hasen ve’l-Hüseyn İbney Aliyyibni Ebi Talib&#8217;in r.anhüm) de 142-143 No. ile tahriç etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref10">[10]</a> İmam Tirmizi. Sünen. Ebvabü’l- Menakıb. Babün fi Men Sebbe Ashabe&#8217;n-Nebiyyî’de 3861 No.lu metni Abdullah b. Mugaffel (r.a.) tahriç etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref11">[11]</a> İmam Buharî, Sahih. 57. Kitabü Farzi’l-Humsi; Babu Ma Zükire Min Dır’î’n-Nebiyyi (s.a.v.) de ayrıca 62. Kitabü&#8217;l-Fadaile Ashabi&#8217;n-Nebiyyi (s.a.v.) 16. Babu Zikri Eshar&#8217;ın-Nebiyyi (s.a.v.) Minhum Ebu&#8217;l-Ass b. Rebi&#8217;de Misver b. Mahreme’den. İmam Müslim. Sahih. 44 Kitabü Fadaile’s-Sahabeti. 15. Babu Fadaile Fatımete binti&#8217;n-Nebiyyi Aleyhe&#8217;s-Salâtü ve&#8217;s-Selâm’da. 93 (2449) ve 94 (…) 95 (&#8230;) No. ile rivayeti tahriç etmişlerdir. Ayrıca; İmam Buhari, Kitabu&#8217;n-Nikah: Babu Zebbi’r-Reculi An İbnetihi fi’l-Gayreti ve&#8217;l-İnsaf’da yine Misrev b. Mahreme (r.a.)&#8217;dan aynı hadîsi tahriç eylemiştir. Ayrıca Kitabu’l-Menakıb, Babu Menakıbu Fatımete <strong>(</strong>radıyallahu anha)&#8217;dan vine Misver b. Mahre<strong>me’den</strong> tahriç eylemiştir İmam Ebu Davud. Sünen. Kitabü&#8217;n-Nikahı: 13. Babu Ma Yükrehü en Yecmea beynehünne mine’n-Nisa’da Misver b. Mahreme&#8217;den iki ayrı tarikle iki metni. İmam Tirmizî, Sünen. Ebvâbü&#8217;l- Menakıb: Babı Ma Cae fi Fadli Fatımete binti Muhammedin (s.a.v.) de 3866 No ile yine Misver b. Mahreme&#8217;den 3868 No. ile Abdullah b. Zübeyr (r.a.) tahriç eylemiştir İmam ibn Mâce. Sünen. 9. Kitabü’n-Nikâh: 56. Babu&#8217;l-Gayreti&#8217;de 1998 ve 1999 No. metinleri ile yine Misver b. Mahreme&#8217;den tahriç etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref12">[12]</a> İmam Tirmizî. Sünen. Ebvabü’l- Menakib Menakibü Üsame b. Zeyd (r.a.) da 3820 No.lu metin olarak rivayeti tahriç etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref13">[13]</a> İmam Buharî. Sahih. 2. Kitabü’1-İyman: 10. Babu Âlameti&#8217;l- İymani Hubbi&#8217;l-Ensari’de Enes (r.a. )’dan tahriç eylemiştir. İmam Müslim. Sahih. 1. Kitabü&#8217;l- İyman: 33. Babu’d-Delili âlâ Enne Hubbe’l-Ensârî mine’l-İyman&#8217;da 128 (&#8230;) No. ile Enes (r.a.)&#8217;dan tahriç eylemiştir. İmam Buharî ayrıca Kitabü&#8217;l-Menâkıb Menakibü&#8217;l-Ensari 4&#8217;üncü babta tahriç eylemiştir. İmam Nesai. Sünen. Kitabü&#8217;l-İyman: Babu Alâmeti&#8217;l-İyman’da yine Enes b. Mâlik (r.a.) tahriç eylemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref14">[14]</a> İmam Beyhaki&#8217;nin Şuabü’l-İyman’da İbn Ömer (r.a.)&#8217;dan tahriç ettiğini İmam Süyûtî (r.h.) Menâhilü’s-Safa Shf. 64&#8217;de beyan etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref15">[15]</a> İmam Buhari, Kitabü&#8217;I-Et&#8217;ime: Babü’d-Dubbac’de Enes (r.a.)&#8217;dan aynı kitab. Babü Men Eda-fe Reculen ilâ Taamin ve Akbele ve Hüve alâ Amelihi’de aynı metnin ilavesi ile diğer bir metni yine Enes (r.a.)&#8217;dan ayrıca Kitabü’l-Büyû. Babu Zikri’l-Hayyati’de yine Enes (r.a.)&#8217;dan başka bir hadiseyi hikâye eden aynı konudaki hadîs-i şerifi. İmam Müslim, Sahih. 36. Kitabü’l- Eşribe. 21. Babu Cevazi Ekli&#8217;l-Meraki ve İstihbabi ekli’l-Yaktîni&#8230; ilâ âhir’de 144 (2041) No. ile 145 (&#8230;) (&#8230;) ile üç ayrı metni tahriç etmiştir. İmam Ebu Davud, Sünen: Kitabü&#8217;l- Et’ime, Babün fi Ekli’d-Dubbae de Enes (r.a.) tahriç etmiştir, İmam Tirmizi, Sünen. Ebvabü&#8217;l-Et&#8217;ime Babu Ma Cae fi Ekli’d-Dübbac 1850 ve 1851 No, ile Enes b. Mâlik (r.a.) rivayeti tahriç etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref16">[16]</a> İmam Tirmizi, Şemail Babu Ma Cac fi Sıfati Edami Resûlullah (s.a.v.) de Ubeydullah b. Ali (ibn Ebi Râfî ninesi Selma &#8216;dan olarak rivayeti tahriç etmiştir. Aliyyû&#8217;l- Kaari. Şerh-i Şemail. Shf. 362.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref17">[17]</a> İmam Buharî. Sahih. 4. Kitabü’l-Vûzû 30. Babu Gasli Ricleyni ve la Yümessehu ale’n-Naleyni de Ubeyd b. Cüreyh tarikiyle Abdullah b. Ömer (r.a.)&#8217;dan İmam Müslim, Sahih. 15.Kitabü’l-Hacc: 5. Babü’l- ihlâli min haysü tenbaisü’r-Rahileti&#8217;de 25 (1187) ve 26 (&#8230;) No. ile aynı zattan tahriç etmiş­tir. İmam Ebu Davud, Sünen. Kitabü&#8217;l-Menasik (El-Hacc) Babün fi vakti’l-İhram’da Ubeyd b. Cürey tarikiyle İbn Ömer (r.a.)’dan tahriç etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref18">[18]</a> Mücadele Sûresi, âyet: 22.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref19">[19]</a> İmam Bezzar&#8217;ın Müsned&#8217;inde Ebu Hüreyre (r.a.)’dan tahriç ettiğini İmam Süyûti (r.h.) Menshilü’s-Safa Shf. 64&#8217;de kaydetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref20">[20]</a> İmam Beyhaki&#8217;nin cl-Edeb fi Mekarimi&#8217;1-Ahlâk ve&#8217;l-Birri ve&#8217;s-Sılati ve&#8217;l-Keffarat adlı eserinde tahrıç ettiğini İmam Süyûtî (r.h.) Menahılu&#8217;s-Safa Shf. 64&#8217;de kaydetmiştir. Ayrıca Ebu Abdullah Muhammed b. Eyyub b. Yahya el- Mâ&#8217;ruf İhni&#8217;d-Dureys (Ö. 294 H.)&#8217;nin Fadailü&#8217;l- Kur ân adlı ese­rinde tahriç ettiğini de beyan etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ednref21">[21]</a> Şifa metninde Ebu Saidi&#8217;l-Hudri (r.a.) söylendiği gösterilen hadîs-i şerifin mahreci hakkında İmam Süyûtî (r.h.) ve Şifa Şârihi Hafacî açıkça bir şey söylememişler, yalnız hadîsin evvelinin ahirinin birbirine karıştığına işaret etmekle yetinmişlerdir. İmam Tirmizi&#8217;nin. Sünen Ebvabü’z-Zühd, 36. Babu Ma Cae fi fadli’l-Fakri babında 2351 No.lu metinde Abdullah b. Muğaffel (r.a.)&#8217;dan bir metin rivayeti tahriç edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">[ Kâdi İyaz (Rahimehullah), E&#8217;ş-Şifâ Bi Ta&#8217;rif-i Hukûki&#8217;l-Mustafâ, (Şifâ-i Şerîf Tercemesi)  sh.405-412 ]</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 09.02.2012)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&amp;linkname=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Frasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html&#038;title=Ras%C3%BBlull%C3%A2h%E2%80%99%C4%B1%20%28Sallallahu%20Aleyhi%20ve%20Sellem%29%20Sevmenin%20Al%C3%A2meti" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/rasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html" data-a2a-title="Rasûlullâh’ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sevmenin Alâmeti"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/rasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html">Rasûlullâh’ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sevmenin Alâmeti</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/rasulullahi-sallallahu-aleyhi-ve-sellem-sevmenin-alameti-2.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mevlid-i Nebevî</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/mevlid-i-nebevi.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/mevlid-i-nebevi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Sep 2024 05:10:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[03 - Rabiu'l-Evvel]]></category>
		<category><![CDATA[SON MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[ULÛM-I ŞER'İYYE]]></category>
		<category><![CDATA[mevlid kandili]]></category>
		<category><![CDATA[mevlid-i nebevi]]></category>
		<category><![CDATA[veladet]]></category>
		<category><![CDATA[veladet kandili]]></category>
		<category><![CDATA[veladet mucizeleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=5983</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fil yılında ve şuhur-ı Rûmiyyeden [Rûmî aylardan] Nisan içinde, Rebiu’l-evvel ayının onikinci pazartesi gecesi, sabaha doğru henüz tan yeri ağardığı vakit, </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/mevlid-i-nebevi.html">Mevlid-i Nebevî</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>MEVLİD-İ NEBEVÎ</strong></span></h1>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Fil yılında ve şuhur-ı Rûmiyyeden [Rûmî aylardan] Nisan içinde, Rebiu’l-evvel ayının onikinci pazartesi gecesi, sabaha doğru henüz tan yeri ağardığı vakit, âlem bir başka âlem oldu. Yani Hâtemü’l-enbiya Muhammed Mustafa Sallâllahü aleyhi ve sellem hazretleri doğdu ve gün doğmadan âlem nûr ile doldu.</p>
<p style="text-align: justify;">Abdullah’tan Âmine’nin alnına geçmiş olan nûr-ı melâhat, onun al­nına geçti. Devr-i Âdem’den beri evlâttan evlâda intikal edegelen nûr-ı hâtemiyyet, şimdi sahibini buldu ve artık onda karar kıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Ferdâsı Pazartesi günü sabahleyin hep putlar, yüzü üstüne düşmüş bulundu, görenler hayrette kaldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Âmine’den mervîdir [rivâyet olunmuştur]. Dermiş ki:</p>
<p style="text-align: justify;">“-Ben, sair hâ­tûnlar gibi gebelik zahmeti çekmedim, gebelere ârız olan ağırlıkları gör­medim. Fakat gece rüyamda gördüm. Bir kimse gelip: Yâ Âmine! Mu­hakkak bilmelisin ki, sen hayru’l-âlemin ile hâmilesin. Doğduğu vakit adını Muhammed koyasın, dedi. Fakat velâdet eriştikte kulağıma bir bü­yük ses geldi, ürktüm. Hemen bir ak kuş geldi, kanadiyle arkamı sığadı. Benden korkma ve ürkme halleri geçti. Bir yanıma baktım: Bir beyaz kâse ile şerbet sundular. Alıp içtiğim gibi her tarafımı nûr kapladı. O anda Muhammed (S.A.) dünyaya geldi. Etrafıma baktım, gördüm ki: Abdimenaf kızlarına benzer, fakat gâyet uzun boylu bir çok kızlar, beni tavaf ediyorlar. Taaccüb [hayret] ettim, &#8220;yâ Rabbi! Bunlar kimler ola?&#8221; dedim.”</p>
<p style="text-align: justify;">Vakt-i velâdet-i Muhammediye’de Âmine’nin gözünden perde kaldı­rılıp o veçhile hûr-i cinanı [Cennet hûrilerini] ve melâike-i kiramı gör­müş ve daha nice hârikulâde haller temaşa eylemiş olduğu mervidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Aşere-i Mübeşşere’den [Dünyada iken cennetle müjdelenmiş on kişi] Abdurrahman ibni Avf hazretlerinin vâlidesi Şifa Hâtûn o gece Âmi­ne’nin yanında bulunmuş ve onun gözüne dahi vakt-i velâdet-i Muhammediyye’de maşrıktan mağribe dek bütün dünya nûr ile dolmak gibi nice hârikulâde şeyler görünmüş olduğunu oğlu Abdurrahman’a söylemiş, o dahi şâirlere hikâye eylemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">O gece Abdü’l-Muttalib Mescid-i Haram’da Cenab-ı Hak’ka teveccüh ve münâcat üzere iken:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Müjde, Yâ Abde’l-Muttalib! Şimdi Âmine’den bir çocuk doğdu. Vücudu âleme rahmettir.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Diye hâtiften bir ses işitmiş ve hemen Âmine’nin yanına gitmiş, orada dahi nice hârikulâde şeyler temaşa etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hâtemü’l-enbiya Hazretleri, sünnetli ve göbeği kesilmiş olduğu halde doğmuştu. Arkasında iki küreği arasında tâ kalbinin hizasında bir nişa­nesi vardı ki, ona “Hâtem-i Nübüvvet” ve “Mühr-i Nübüvvet” denilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hazret-i Âyişe’den mervidir. Demiş ki:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Mekke’de bir yahudi vardı. Velâdet-i Muhammediyye gecesinin ferdâsı, mecmaı Kureyş’e gelip:</p>
<p style="text-align: justify;">“-Bu gece aranızda bir oğlan doğdu mu?”</p>
<p style="text-align: justify;">Diye sormuş.</p>
<p style="text-align: justify;">“-Evet, Abdullah ibni Abdü’l-Muttalib’in bir oğlu oldu.”</p>
<p style="text-align: justify;">Demişler.</p>
<p style="text-align: justify;">“-İşte Hâtemü’l-Enbiya odur ve arkasında alâmeti vardır!”</p>
<p style="text-align: justify;">Diye haber vermiş. Varmışlar, o hazreti görmüş­ler. Yahudi, onun şekil ve şemailine bakıp arkasındaki Hâtem-i Nübüv­veti görünce aklı başından gitmiş ve:</p>
<p style="text-align: justify;">“-Nübüvvet artık Beni İsrail’den gitti. Bundan sonra başka peygamber gelmek ümidi bitti, Kureyş’e bir mertebe devlet ve satvet elverecek ki, haberi maşrıktan mağribe dek erecek.”</p>
<p style="text-align: justify;">Demiş.”</p>
<p style="text-align: justify;">Enbiya-i Beni İsrail, Hatemü’l-Enbiya hazretlerini kâh <strong>Muhammed</strong> ve kâh <strong>Ahmed</strong> diye zikr eylemiş ve alâmetlerini söylemiş olduklarını ve ulûm-ı gaybiyye [gizli ilimler] eshabı dahi birer sûretle istihraç [çıkart­mak] ettiklerinden o vakit yahudi kâhinleri arasında Hâtemü’l-Enbiya hazretlerine dâir çok sözler söylenir ve teşrifine intizar olunurdu. Bina­enaleyh tarih-i velâdetini dahi bu veçhile keşf ve tâyin etmişlerdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Hassan bini Sabit’ten mervidir. Demiş ki:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Ben sekiz yaşında idim, bilirim ki, bir gün sabahleyin Medine’de bir yahudi, diğer yahudilere haykırıp:</p>
<p style="text-align: justify;">“-Bu gece Ahmed’in yıldızı doğdu, dedi. Sonra hesab ettim. Mevlid-i Muhammedi gecesine muvafık düştü.”</p>
<p style="text-align: justify;">Abdü’l-Muttalib, o misillû hayırlı alâmetleri görüp fevkalâde mem­nun oldu ve:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Bu oğlumun şanı pek büyük olacak&#8221;,</p>
<p style="text-align: justify;">Dedi. Kendisine Allah tarafından öyle bir saadetli oğul ihsan buyurulduğuna dâir bir güzel ka­side söyledi ve bir büyük ziyafet yapıp Kureyş kavmini davet eyledi. Geldiler, yediler, içtiler:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-bu ziyafete sebeb olan çocuğa ne ad koydun&#8221;,</p>
<p style="text-align: justify;">Diye sordular.</p>
<p style="text-align: justify;">Abdü’l-Muttalib:</p>
<p style="text-align: justify;">“-Muhammed!”</p>
<p style="text-align: justify;">Diye cevap verdi. Onlar dahi:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Böyle, ecdadında olmayan adı koymaktan maksadın ne­dir?&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Dediler.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Maksadım ve temenni ettiğim bu ki: Onu gökte Hak ve yerde halk pek çok medh u senâ eyliye&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Hâtemü’l-Enbiya hazretlerinin pek çok isimleri vardır. En meşhurları Muhammed ve Ahmed’dir. Muhammed, arapça pek çok hamd ü senâ olunmuş olan zât demektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Mahmud, Mustafa, Sahibü’l-beyan, Sahibü’l-hâtem, Sahibü’l-makâmü’l-Mahmûd, Sahibü’l-Kadîb, Sahibü’l-Hirâve</strong> dahi Hatemü’l-Enbiya Hazretlerinin elkab-ı celilelerindendir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><u>Vakt-i Velâdetiİ Muhammediyye’de Zuhura Gelen Hârikulâde Haller­den Birazı Dahi Bunlardır Ki, Zikrolunur :</u></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Velâdet-i Muhammediyye’de eyvan-ı Kisra sarsıldı. On dört şehnişîni [dairesi] yıkıldı ve Fâris vilâyetinde îstahr-âbâd nam beldede ateşperestlerin bin seneden beri yanmakta olan âteş-gedeleri sönüverdi, ve Sâve gölü yere batıp nâbedid [görünmez] oldu ve Semâve vadisinde bil’akis sular taştı ve Mûbedân ki, Fâris’in Kâdi’l-kuzat’ı [Başkadısı] demektir, o gece o dahi rüyasında görmüş ki: Bir alay sert ve serkeş develer, bir bö­lük arap atlarını yederek Dicle nehrini geçip Bilâd-ı Fâris içine dağıl­mışlar.</p>
<p style="text-align: justify;">O vakit Âl-i Sâsân’dan şah-ı Acem olan Nûşirevan o veçhile eyvân [saray] sarsılıp da şehnişinlerin yıkılmasından mustarip olarak kurenâsıyla bu meseleyi söyleşirken, îstahr-âbâd’dan âteşgede’nin söndüğü ha­beri geldi. Yine bu sırada Sâve gölünün battığı ve Semâve’de suların taş­tığı işitildi. Hesab ettiler, hep Şehnişinlerin yıkıldığı vakte müsadif oldu [rastladı].</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun üzerine Nûşirevan, telâş edip hemen Mûbedân’ı celb ile bu vak’aları dermeyan eyledi. O dahi o gece görmüş olduğu rüyayı söyledi.</p>
<p style="text-align: justify;">Nûşirevan, daha ziyade telâş ve endişeye düşüp:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Acaba bu alâmetler ne ola?&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Diye Mûbedan’dan sordu. Mûbedan, ne olacağını biliyordu. He­men:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Arabistanda bir emr-i azîm [büyük bir hâdise] zuhûra gelmek ge­rektir&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">diye cevap verdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Derhâl Nûşirevan, Mülûk-i Araptan o vakit kendisine tâbi olan Nu’mân İbni Münzir’e ferman gönderip:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Bana bir bilgiç adam gönder&#8221;,</p>
<p style="text-align: justify;">diye emretmekle Nu’man dahi Abdü’l-Mesih nam fâdıl-ı benâm’ı gön­derdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Abdü’l-Mesîh hemen payıtaht-ı Kisrâ olan şehr-i Medâyin’e vardı ve Nûşirevan’ın huzuruna girdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Nûşirevan, vukûatı söyleyip:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Bu alâmetler ne mânaya delâlet eyler?&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Diye sordu. Abdü’l-Mesih dahi:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Benim Şam diyarında sâkin Satîh nam bir dayım vardır. Bunların mânasını ancak o, verebilir&#8221;,</p>
<p style="text-align: justify;">Diye cevap verdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Onun üzerine Nûşirevan:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Haydi çabuk Satîh’in yanına var. Ondan sor, bana cevabını getir&#8221;,</p>
<p style="text-align: justify;">Diye emretti. Abdülmesîh dahi hemen Medâyinden çıkıp diyar-ı Şam’a gitti.</p>
<p style="text-align: justify;">O vakit Araplar içinde kâhin ve arrâfe denir bir takım bilgiç adam­lar vardı ki, esrar-ı ilâhiyyeden bahsederler ve gelecek şeyleri haber ve­rirlerdi. En meşhurları işte bu Satîh kâhin dedikleri zat idi ki, fevkal’âde yaşlı bir adam olup, hattâ Nizar’ın vefatında mirasını oğlu Mudar ile diğer oğulları beyninde taksim eden o idi derler. Aslı Yemenden olup, ancak Şam tarafında bir savmaa’da [manastırda] yerleşip kalmış idi. Halbuki bedeninde kemik yok, şekil ve kıyafetçe misli nâ-mesbûk [misli geçme­yen], daima arkası üstüne yatar ve bir tarafa götürülecek oldukta kendisini döşeme gibi devşirip hayvan üzerine yükletirler imiş. Elhasıl insana ben­zemez, lisanından başka âzası oynamaz bir şahs-ı acîp olup, fakat gayet fasih ve beliğ sözler söyler ve nice yıllar sonra olacak vukuattan bahseyler imiş.</p>
<p style="text-align: justify;">Biz yine sadede gelelim: Abdülmesîh aşırı mertebe sür’atle Satîh’in olduğu mahalle vardı. Yanına girdi, selâm verdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Satîh ise ölüm döşeğine döşenmiş ve gözleri kapanmış olduğundan Abdü’l-Mesîh’in selâmını işitmiyor ve dünya kelâmı kulağına gitmiyordu.</p>
<p style="text-align: justify;">Satîh’in bu hâli Abdü’l-Mesîh’e pek ziyade tesir eyledi ve hemen satîh’in canına tesir edecek sûzişli [dokunaklı] sözleri hâvi bir kasîde söyledi.</p>
<p style="text-align: justify;">Şöyle ki:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Acaba Yemen’in ulusu sağır mıdır, yoksa işidiyor mu? Yoksa ölüp gitti de bizleri bütün bütün me’yus etti mi? Ey şeyh-i fâdıl ve hallâl-ı müşkil: Bir büyük ve muhterem cemaatın şeyhi olan hemşirezâden, Şah-ı Acem tarafından gönderilmiş olmasıyla dağ ve düz, gece ve gündüz demeyip ve yollardaki mehâlik ve muhataratı [tehlikeleri] kaydetmeyip fevkalâde sür’atle sana geldi. Cümle bilgiçlerin âciz kaldığı umûr-ı azîme’yi senden sorup öğrenmek ister.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun üzerine Satîh gözlerini açtı ve dedi ki:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Abdülmesih, sür’at ile Satîh’a geldi. Satîh ise kabre girmek üzeredir. Seni Melik-i Sasân gön­derdi. Sarayının sarsılması ve ateşgedenin sönmesi neye delâlet eyledi­ğini soruyor, bir de Mûbedân’ın gördüğü rüyânın tabirini istiyor ki, rü­yasında bir alay serkeş develer bir bölük Arap atlarını yederek Dicle’yi geçip memleketine dağıldığını görmüştü.</p>
<p style="text-align: justify;">Ey Abdü’l-Mesîh! O dem ki, tilâvet çoğala ve Sahib-i Hirâve zahir ola ve Nâr-ı Fâris söne ve Semâve vâdisi taşa ve Sâve gölü bata, Şam artık Satîh için Şam değildir. Beni Sâsândan yıkılan şehnişinlerin adedince on dört melik ve melike gelir ve artık olacak olur.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Dedi ve hemen vefat etti.</p>
<p style="text-align: justify;">Abdü’l-Mesîh, Medâyin’e avdet eyledi ve Satih’ten işittiği sözleri Nûşirevan’a söyledi. Nûşirevan ise kendisinin zaman-ı Saltanatında bir fenalık zuhurundan havf ve endişe etmekte idüğüne mebni bu haberden müteselli ve memnun oldu ve:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;-Bizim neslimizden on dört hükümdar gelip gidinceye dek neler olur.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Vakı’a on dört hükümdarın âdet üzre asrı saltanatları gelip geçin­ceye dek nice karnlar (asırlar) gelip geçmek lâzım gelir. Halbuki Nûşirevan’dan sonra bir aralık devlet-i Sâsâniye’nin hali muhtel olarak yalnız dört sene zarfında âl-i Sâsân’dan on hükümdar gelip gitmiştir ve Sâsâ- niler’in müddeti zannolunduğu kadar uzamayıp az vakit zarfında mem­leketleri Ehl-i îslâm eline geçmiş ve Nûşirevan’dan sonra on dördüncü melik olan Yezdücürd, Hazret-i Osman’ın hilâfetinde telef olarak onunla devlet-i Sâsâniyye münkariz olup bitmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>[ Ahmed Cevdet Paşa, Kısas-ı Enbiyâ Ve Tevârih-i Hulefâ, tab’ı: 1966, cild:1, sh:51-55 ]</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 03.02.2012)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&amp;linkname=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fson-makaleler%2Fmevlid-i-nebevi.html&#038;title=Mevlid-i%20Nebev%C3%AE" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/mevlid-i-nebevi.html" data-a2a-title="Mevlid-i Nebevî"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/mevlid-i-nebevi.html">Mevlid-i Nebevî</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/son-makaleler/mevlid-i-nebevi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İrşâd İçin Kerâmet Gerekli Midir?</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/ulumi-seriyye/tasavvuf/irsad-icin-keramet-gerekli-midir.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/ulumi-seriyye/tasavvuf/irsad-icin-keramet-gerekli-midir.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Sep 2017 17:29:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[irşad]]></category>
		<category><![CDATA[keramet]]></category>
		<category><![CDATA[mürşid]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=3878</guid>

					<description><![CDATA[<p>SORU: İrşâda yetkili bir mürşidin kerâmet ehli olması ve hârikulâde bazı kabiliyetlere sâhip olması şart mıdır? CEVAP: Hayır, </p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/ulumi-seriyye/tasavvuf/irsad-icin-keramet-gerekli-midir.html">İrşâd İçin Kerâmet Gerekli Midir?</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><u>İrşâd İçin Kerâmet Gerekli Midir?</u></h1>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>SORU:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İrşâda yetkili bir mürşidin kerâmet ehli olması ve hârikulâde bazı kabiliyetlere sâhip olması şart mıdır?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>CEVAP:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hayır, kerâmet şart değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kerâmet mürşid için mutlaka lüzumlu olan bir şart değildir. Çünkü sahâbe ve tâbi’înden bize pek az kerâmet intikâl etmiştir. Meselâ: Ümmet-i Muhammed’in en fazîletlisi olan Hz. Ebû Bekir Radıyallahu Anh, Efendimiz’den istikâmet dışında kerâmet pek nakledilmemiştir. Râbiâtü’l-Adviye’nin dediği gibi: “İstikâmet, en büyük kerâmettir.” Hattâ evliyâullahdan bazıları, kerâmet kabûl etmemişler ve bir kuyudan kerâmet göstermek için çıkarılan suyu içmemişler, aksine kendi elleriyle ip ve kova kullanarak çıkardıkları suyu içmeyi tercîh etmişlerdir. (Rûhü’l-beyân)</p>
<p style="text-align: justify;">Abdullah el-Kureşî bu konuda şunları söylemektedir:</p>
<p style="text-align: justify;">“Kim kerâmet ve hârikulâde hâdiselerin zuhûrunu, kendinden sudûr eden kötülükler gibi karşılamaz ise, bu durum o kimse için, ma’nevî terakkî ve yükselişine mânî bir perde olur. Kerâmeti gizlemek rahmettir.”</p>
<p style="text-align: justify;">Bir kimsenin kerâmet göstermesi sa’âdet sebebi olabileceği gibi, nefsânî arzûların te’sîriyle ifşâ ve izhâr edilmesi de aynı şekilde şekâvet sebebi olabilir. Bu yüzden kerâmet, âdet gören kadınların hayızlarını gizlemeleri gibi saklanması gereken bir kabiliyet telâkkî edilmiştir. (Rûhü’l-beyân)</p>
<p style="text-align: justify;">Evliyâullahdan bazıları da; “Ben kerâmeti Kitap ve Sünnet gibi iki âdil şâhid olmadıkça kabûl etmem” buyurmuşlardır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Kaynak: (Tasavvuf ve Tarikatlarla İlgili Fetvalar, Ömer Ziyâuddîn Dağıstânî, sh: 38-39)</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Firsad-icin-keramet-gerekli-midir.html&amp;linkname=%C4%B0r%C5%9F%C3%A2d%20%C4%B0%C3%A7in%20Ker%C3%A2met%20Gerekli%20Midir%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Firsad-icin-keramet-gerekli-midir.html&amp;linkname=%C4%B0r%C5%9F%C3%A2d%20%C4%B0%C3%A7in%20Ker%C3%A2met%20Gerekli%20Midir%3F" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Firsad-icin-keramet-gerekli-midir.html&amp;linkname=%C4%B0r%C5%9F%C3%A2d%20%C4%B0%C3%A7in%20Ker%C3%A2met%20Gerekli%20Midir%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Firsad-icin-keramet-gerekli-midir.html&amp;linkname=%C4%B0r%C5%9F%C3%A2d%20%C4%B0%C3%A7in%20Ker%C3%A2met%20Gerekli%20Midir%3F" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Firsad-icin-keramet-gerekli-midir.html&amp;linkname=%C4%B0r%C5%9F%C3%A2d%20%C4%B0%C3%A7in%20Ker%C3%A2met%20Gerekli%20Midir%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Firsad-icin-keramet-gerekli-midir.html&amp;linkname=%C4%B0r%C5%9F%C3%A2d%20%C4%B0%C3%A7in%20Ker%C3%A2met%20Gerekli%20Midir%3F" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Firsad-icin-keramet-gerekli-midir.html&amp;linkname=%C4%B0r%C5%9F%C3%A2d%20%C4%B0%C3%A7in%20Ker%C3%A2met%20Gerekli%20Midir%3F" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Firsad-icin-keramet-gerekli-midir.html&amp;linkname=%C4%B0r%C5%9F%C3%A2d%20%C4%B0%C3%A7in%20Ker%C3%A2met%20Gerekli%20Midir%3F" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Firsad-icin-keramet-gerekli-midir.html&amp;linkname=%C4%B0r%C5%9F%C3%A2d%20%C4%B0%C3%A7in%20Ker%C3%A2met%20Gerekli%20Midir%3F" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Firsad-icin-keramet-gerekli-midir.html&amp;linkname=%C4%B0r%C5%9F%C3%A2d%20%C4%B0%C3%A7in%20Ker%C3%A2met%20Gerekli%20Midir%3F" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Firsad-icin-keramet-gerekli-midir.html&amp;linkname=%C4%B0r%C5%9F%C3%A2d%20%C4%B0%C3%A7in%20Ker%C3%A2met%20Gerekli%20Midir%3F" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Firsad-icin-keramet-gerekli-midir.html&amp;linkname=%C4%B0r%C5%9F%C3%A2d%20%C4%B0%C3%A7in%20Ker%C3%A2met%20Gerekli%20Midir%3F" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Firsad-icin-keramet-gerekli-midir.html&amp;linkname=%C4%B0r%C5%9F%C3%A2d%20%C4%B0%C3%A7in%20Ker%C3%A2met%20Gerekli%20Midir%3F" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Firsad-icin-keramet-gerekli-midir.html&amp;linkname=%C4%B0r%C5%9F%C3%A2d%20%C4%B0%C3%A7in%20Ker%C3%A2met%20Gerekli%20Midir%3F" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Firsad-icin-keramet-gerekli-midir.html&amp;linkname=%C4%B0r%C5%9F%C3%A2d%20%C4%B0%C3%A7in%20Ker%C3%A2met%20Gerekli%20Midir%3F" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Firsad-icin-keramet-gerekli-midir.html&#038;title=%C4%B0r%C5%9F%C3%A2d%20%C4%B0%C3%A7in%20Ker%C3%A2met%20Gerekli%20Midir%3F" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/ulumi-seriyye/tasavvuf/irsad-icin-keramet-gerekli-midir.html" data-a2a-title="İrşâd İçin Kerâmet Gerekli Midir?"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/ulumi-seriyye/tasavvuf/irsad-icin-keramet-gerekli-midir.html">İrşâd İçin Kerâmet Gerekli Midir?</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/ulumi-seriyye/tasavvuf/irsad-icin-keramet-gerekli-midir.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzinsiz Zikir Olur Mu?</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/ulumi-seriyye/tasavvuf/izinsiz-zikir-olur-mu.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/ulumi-seriyye/tasavvuf/izinsiz-zikir-olur-mu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2015 07:04:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[bir şeyhe intisab etmek]]></category>
		<category><![CDATA[İzinsiz zikir olur mu?]]></category>
		<category><![CDATA[manevi yükseliş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=3456</guid>

					<description><![CDATA[<p> SORU: Bir şeyhe intisâb etmeksizin ve ondan izin almaksızın zikir ve fikirde bulunmak, evrâd-ı şerîfe okumak câiz midir?</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/ulumi-seriyye/tasavvuf/izinsiz-zikir-olur-mu.html">İzinsiz Zikir Olur Mu?</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>İzinsiz Zikir Olur Mu?</u></strong></h1>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>SORU: </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bir şeyhe intisâb etmeksizin ve ondan izin almaksızın zikir ve fikirde bulunmak, evrâd-ı şerîfe okumak câiz midir?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>CEVAP:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Câiz ise de böylesi bir zikir ve fikirle ma’nen mesâfe kat’edilemez. Terakkî mümkün değildir. Silsilesi sahîh yetkili bir şeyhin bereketi ve te’sîsi çoktur.</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyh ve mürşid edinmeksizin zikr ve fikretmek mümkün olmaz mı? diye sorarsan, âdâb, erkân ve usûlüne uymak şartıyla evet derim. Ancak rûhânî terakkî ve ma’nevî yükseliş kolay olmaz. Kısır bir döngü içerisinde gözü kapalı  olarak dönen ve döndükçe mesâfe aldığını zanneden insan gibi uzun yol kat’ettiğini sanır ama aynı çember içinde dönüp durduğundan haberi olmaz. Yetkili ve kâmil bir şeyhin izniyle başlatılan zikrin bereketi ve te’sîri çoktur.</p>
<p style="text-align: justify;">Feyz ve bereket isteyen bir mürîdin, necât isteyen bir tâlibin kâmil bir şeyhe bağlanması gereklidir. Şeyhi olan ve irşâd edilmesini isteyen kimse kurtulmuş, şeyhi olmayan ve mürşidsiz kalan kimse de hüsrâna uğramıştır. Her hakîkat tâlibine kâmil ve edîb bir şeyh, nefsinin ayıplarını, nefsinin âfâtını, amellerinin fesâdını, düşmanın kalbine nüfûz etme yollarını gösteren hâzık bir üstâd lâzımdır. Ona bir baba gibi ivazsız ve garazsız nasîhat edecek ve doğru yolu gösterecektir. Böyle birini bulduğu zaman, onun sohbet ve zikir meclislerine devam etmeli, onun gösterdiği âdâb ile edeplenmelidir. Ki böylece bâtınî bir hâlden diğer bir hâle seyredebilsin. Yanan bir kandilden, yakılan diğer bir kandil gibi feyz alsın. Nefsânî irâdesinden tamâmen sıyrılsın. Böyle birine teslîmiyet Allal’a ve Rasûlü’ne teslîmiyettir.</p>
<p style="text-align: justify;">“Allah’ın Rasûlü’ne itâ’at eden allah’a itâ’at etmiş olur.” âyeti gereğince silsile-i şerîfe Allah ve Rasûlüllâh’ta son bulur. (Rûhü’l-beyân)</p>
<p style="text-align: justify;"><em>(Kaynak: tasavvuf ve Tarikatlarla İlgili Fetvalar, Ömer Ziyâüddîn Dağıstânî, sh.16,17)</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 06.06.2015)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Fizinsiz-zikir-olur-mu.html&amp;linkname=%C4%B0zinsiz%20Zikir%20Olur%20Mu%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Fizinsiz-zikir-olur-mu.html&amp;linkname=%C4%B0zinsiz%20Zikir%20Olur%20Mu%3F" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Fizinsiz-zikir-olur-mu.html&amp;linkname=%C4%B0zinsiz%20Zikir%20Olur%20Mu%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Fizinsiz-zikir-olur-mu.html&amp;linkname=%C4%B0zinsiz%20Zikir%20Olur%20Mu%3F" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Fizinsiz-zikir-olur-mu.html&amp;linkname=%C4%B0zinsiz%20Zikir%20Olur%20Mu%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Fizinsiz-zikir-olur-mu.html&amp;linkname=%C4%B0zinsiz%20Zikir%20Olur%20Mu%3F" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Fizinsiz-zikir-olur-mu.html&amp;linkname=%C4%B0zinsiz%20Zikir%20Olur%20Mu%3F" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Fizinsiz-zikir-olur-mu.html&amp;linkname=%C4%B0zinsiz%20Zikir%20Olur%20Mu%3F" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Fizinsiz-zikir-olur-mu.html&amp;linkname=%C4%B0zinsiz%20Zikir%20Olur%20Mu%3F" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Fizinsiz-zikir-olur-mu.html&amp;linkname=%C4%B0zinsiz%20Zikir%20Olur%20Mu%3F" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Fizinsiz-zikir-olur-mu.html&amp;linkname=%C4%B0zinsiz%20Zikir%20Olur%20Mu%3F" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Fizinsiz-zikir-olur-mu.html&amp;linkname=%C4%B0zinsiz%20Zikir%20Olur%20Mu%3F" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Fizinsiz-zikir-olur-mu.html&amp;linkname=%C4%B0zinsiz%20Zikir%20Olur%20Mu%3F" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Fizinsiz-zikir-olur-mu.html&amp;linkname=%C4%B0zinsiz%20Zikir%20Olur%20Mu%3F" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Fizinsiz-zikir-olur-mu.html&amp;linkname=%C4%B0zinsiz%20Zikir%20Olur%20Mu%3F" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Fizinsiz-zikir-olur-mu.html&#038;title=%C4%B0zinsiz%20Zikir%20Olur%20Mu%3F" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/ulumi-seriyye/tasavvuf/izinsiz-zikir-olur-mu.html" data-a2a-title="İzinsiz Zikir Olur Mu?"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/ulumi-seriyye/tasavvuf/izinsiz-zikir-olur-mu.html">İzinsiz Zikir Olur Mu?</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/ulumi-seriyye/tasavvuf/izinsiz-zikir-olur-mu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Âlimlerin Mürşide İhtiyâcı</title>
		<link>http://www.turkcesi.biz/ulumi-seriyye/tasavvuf/alimlerin-murside-ihtiyaci.html</link>
					<comments>http://www.turkcesi.biz/ulumi-seriyye/tasavvuf/alimlerin-murside-ihtiyaci.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[besmele]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2015 06:24:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[âlim]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Enes ile Hz. Ömer]]></category>
		<category><![CDATA[mürşid]]></category>
		<category><![CDATA[nifak alameti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.turkcesi.biz/?p=3431</guid>

					<description><![CDATA[<p> SORU: Şer’î hükümlere göre kendilerine uyulan mürşidlerin, kutup ve gavs derecesine vâsıl olsalar dahî, dört fıkhî mezhepten birini benimseyip,</p>
<p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/ulumi-seriyye/tasavvuf/alimlerin-murside-ihtiyaci.html">Âlimlerin Mürşide İhtiyâcı</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong><u>Âlimlerin Mürşide İhtiyâcı</u></strong></h1>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> SORU:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"> Şer’î hükümlere göre kendilerine uyulan mürşidlerin, kutup ve gavs derecesine vâsıl olsalar dahî, dört fıkhî mezhepten birini benimseyip, ona göre yaşaması farz-ı ayn olduğu gibi, içtihâd derecesine ulaşmış olan imamlar ile sâir âlimlerin de bir şeyh ve mürşide muhtaç bulunmalarının sebebi nedir?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> CEVAP:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"> Âlimlerde söz, davranış ve bilgilerinin kendilerine hâl olması, kalblerindeki bazı değişikliklerin sükûnet bulması, ilme’l-yakîn bildiklerini ayne’l-yakîn görebilmelerini sağlamak için ehil bir mürşide muhtaçtırlar.</p>
<p style="text-align: justify;"> Nitekim; Hazreti Ömer el-Fârûk Radiyallâhu Anh Enes İbn-i Mâlik Radiyallâhu Anh’ın huzûrunda diz çöküp, mütevâzi bir edâ içinde oturdu ve:</p>
<p style="text-align: justify;"> -Yâ Enes! Siz yıllarca Rasûlulllâh Salalllâhu Âleyhi ve Sellem’in hizmetinde bulundunuz. Binâenaleyh O’nun huzûr-ı saâdetlerinde ömrünüzü geçirdiniz. Bu sebeple siz, münâfıkların hallerini, kalblerinde nifak bulunup bulunmadığını çok rahat kestirebilirsiniz. Benim kalbimde de nifak alâmeti var mıdır? Bakınız” diye ricâ ettiği zaman, Hazreti Enes hüngür hüngür ağlamaya başladı. Hazreti Ömer, Hazreti Enes’in bu ağıt ve gözyaşlarını kalbinde nifak izleri taşıdığına hamlederek, onu bastırırcasına daha şiddetle ağlamaya başladığında Hazreti Enes:</p>
<p style="text-align: justify;"> -Yâ Ömer! Lütfen susunuz ve sâkin olunuz. Fârûk olan siz bile nifak belâsından bu kadar korkmaktasınız.  Bu yüce hassâsiyetinize bakıyor ve ben kendi başıma yanıp ağlıyorum cevâbını verdi. Bunun üzerine Hazreti  Ömer:</p>
<p style="text-align: justify;"> -Yâ enes! Nifak ve imtihandan ancak münâfıklar emin olur. Allâh’ın mekr ve imtihanından emin olma!” buyurdu. –Burada söylenen nifaktan maksadın şirkle değil riyâ ile ilgili olduğu unutulmamalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"> İmam Kuşeyrî meşhûr <strong>Risâle</strong>’sinde şöyle buyurmaktadır:</p>
<p style="text-align: justify;"> “Tarikat şeyhi durumunda bulunan sûfîler, naklî, aklî ve zâhirî ilimleri ilme’l-yakîn bilmekten, ayne’l-yakîn görme derecesine yükselmiş kimselerdir. Öyle ki, insanlar için gaybî olan bir şey, onlar için apaçık ve gözleri önünde seyredilebilir. Diğer insanlar taklîd ve istidlâl, onlarsa tahkik ve vuslat ehlidir.”</p>
<p style="text-align: justify;"> “Leylâ, bizler senin güzelliğinle aydınlanmakta, insanlar ise karanlıkta kalmaktadır” denilmiştir. Fahreddîn-i Râzî Kuddise Sirrehu’dan bu konuya ışık tutmak üzere şöyle bir rivâyet anlatılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"> Bağdat’a gitmek üzere yola çıkan Râzî, şehrin girişine yaklaştığı vakit, ihtiyar bir kadın dışında bütün yöre halkının kendisini karşılamak üzere beklediği görür. Kadının hayret verici bu hareketi Râzî’ye haber verilince, onun bu davranışı merâkını celbetmiş ve ziyâret etmek maksadıyla yanına gitmiş, karşılamaya çıkmamasının sebebini sormuştu. Bunun üzerine kadın:</p>
<p style="text-align: justify;"> -Sana ta’zîm ve hürmet göstererek debdebe ile karşılamanın sebebi nedir? Ne özelliğin var ki böyle davranmak gerekiyor?&#8221; şeklinde cevap verdi. Râzî ise:</p>
<p style="text-align: justify;"> -Ben allâh’ın varlığı ve birliğini binlerce delîl ile isbâta muktedir bir ilim adamıyım. O yüzden olsa gerek..&#8221; deyince yaşlı kadın ibret verici ve düşündürücü şu cevâbı lutfetti:</p>
<p style="text-align: justify;"> -Allâhu Azîmüşşân’ın varlığı ve birliği konusunda bir şüphe ve tereddüdümüz yoktur. Dolasıyıla O’nu isbât için bir delîl ve dayanak aramak ihtiyâcını da hissetmiyoruz. Zîra biz Cenâb-ı Hakk’ın tevhîd denizinin dalgaları arasında garkolmuş, müşâhede ve vuslat ehliyiz. Siz ise taklîd ve istidlâl ehlisiniz.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;"> Fahreddîn-i  Râzî kadının ma’rifet ve irfan dolu bu cevâbını gönülden tasdîk etti.</p>
<p style="text-align: justify;"> Sûfî ve meşâyih huzûrunda mezhep imamları bile her zaman saygı ve hürmet hissi duymuşlar, onları kendi nefsleri üzerine tercîh etmişlerdir. Eğer meşâyihde cezbedici böyle bir meziyet bulunmasaydı, durumun tam tersiyle tecellî etmesi gerekirdi. Kaldı ki, İmâm Şâfiî’nin ümmî Şeyh Şeybân-ı Râî’ye gösterdiği saygı gözlerimizin önündedir. Bütün celâl, azamet ve büyüklüğüne rağmen Hazreti Ömer el-Fârûk Radiyallâhu Anh, Enes b. Mâlik Radiyallâhu Anh’ın önünde mütevâzî bir şekilde diz çökerek oturur ve şöyle derdi:</p>
<p style="text-align: justify;"> -Ey Enes! Sen Allâh’ın Rasûlü Efendimiz’in ve yüce Ehl-i Beyti’nin yıllarca hizmetinde bulundun. Muhakkak ki Allâh ve Celle ve Alâ münâfıkların durumunu ve iç görüntülerini size öğretmiştir. Nitekim Cenâb-ı Hakk: “Kalblerinde hastalık olanlar, yoksa Allâh’ın kendilerine besledikleri kinlerini ortaya çıkarmayacağını mı sandılar? (Hem Hazreti Paygamber’e, hem de mü’minlere kin besleyen münâfıklar kâfirlere yardım ediyor, buna karşılık îmân ve cihâd gibi ilâhî hoşnutluğa sebep olacak davranışlara yönelmiyorlardı. Bu yüzden görünürdeki amelleri boşa gitmiştir.) Biz isteseydik onları sana gösterirdik de sen, onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun ki, sen onları konuşma üslûblarından tanırsın. Allâh bütün işlediklerini bilir.” Bu âyetin nüzûlundan sonra Hazreti Peygamber’e hiçbir münâfık gizli kalmadı. Hepsini sîmâlarından tanırdı. Münâfıkların tanınan bir başka yönleri de konuşmalarıydı. Çünkü onlar Rasûlullâh’ın huzûrunda konuşurlarken müslümanlar hakkında üstü kapalı ve incitici konuşmalar yapanlardı.)&#8221; <strong>(Muhammed 29-30) </strong>buyurmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;"> -Kalbime bak ey Enes! İçerisinde bir nifak alâmeti görebiliyor musun?&#8221; deyince: Hazreti Enes, Halîfe Ömer’in nifak karşısındaki bu hassâsiyet ve endişesinden hayrette kalıp ağlamaya başlayınca, onun bu davranışının kendi kalbindeki nifaktan kaynaklandığına hükmeden Hazreti Ömer daha şiddetle feryâd etmeğe başladı. Bunun üzerine Hazreti Enes Radiyallâhu Anh:</p>
<p style="text-align: justify;"> -Yâ Ömer! Ağlama. Ben sizin nifaktan duyduğunuz korku ve endişenizin şiddetinden ağlıyor ve sizin bile bundan emîn olmamanıza yanıyorum&#8221; deyince: Hazreti Ömer el-Fârûk Radiyallâhu Anh:</p>
<p style="text-align: justify;"> -Yâ Enes! Nifaktan ancak münâfıklar emîn olur. Allâh’ın mekr ve imtihânından yalnızca hüsrâna uğrayan gâfiller emniyette olur&#8221; buyurdu. Burada sözü edilen nifak, şirkle değil riyâ ile ilgili olan nifâktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Kaynak: Tasavvuf ve Tarikatlarla İlgili Fetvâlar (Ömer Ziyâüddîn Dağıstânî-3.baskı-sh.11-14)</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><em>(İntişârı: 30.04.2015)</em></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Falimlerin-murside-ihtiyaci.html&amp;linkname=%C3%82limlerin%20M%C3%BCr%C5%9Fide%20%C4%B0htiy%C3%A2c%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Falimlerin-murside-ihtiyaci.html&amp;linkname=%C3%82limlerin%20M%C3%BCr%C5%9Fide%20%C4%B0htiy%C3%A2c%C4%B1" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Falimlerin-murside-ihtiyaci.html&amp;linkname=%C3%82limlerin%20M%C3%BCr%C5%9Fide%20%C4%B0htiy%C3%A2c%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_skype" href="https://www.addtoany.com/add_to/skype?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Falimlerin-murside-ihtiyaci.html&amp;linkname=%C3%82limlerin%20M%C3%BCr%C5%9Fide%20%C4%B0htiy%C3%A2c%C4%B1" title="Skype" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Falimlerin-murside-ihtiyaci.html&amp;linkname=%C3%82limlerin%20M%C3%BCr%C5%9Fide%20%C4%B0htiy%C3%A2c%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_email" href="https://www.addtoany.com/add_to/email?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Falimlerin-murside-ihtiyaci.html&amp;linkname=%C3%82limlerin%20M%C3%BCr%C5%9Fide%20%C4%B0htiy%C3%A2c%C4%B1" title="Email" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_outlook_com" href="https://www.addtoany.com/add_to/outlook_com?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Falimlerin-murside-ihtiyaci.html&amp;linkname=%C3%82limlerin%20M%C3%BCr%C5%9Fide%20%C4%B0htiy%C3%A2c%C4%B1" title="Outlook.com" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="https://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Falimlerin-murside-ihtiyaci.html&amp;linkname=%C3%82limlerin%20M%C3%BCr%C5%9Fide%20%C4%B0htiy%C3%A2c%C4%B1" title="Gmail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_yahoo_mail" href="https://www.addtoany.com/add_to/yahoo_mail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Falimlerin-murside-ihtiyaci.html&amp;linkname=%C3%82limlerin%20M%C3%BCr%C5%9Fide%20%C4%B0htiy%C3%A2c%C4%B1" title="Yahoo Mail" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_pinterest" href="https://www.addtoany.com/add_to/pinterest?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Falimlerin-murside-ihtiyaci.html&amp;linkname=%C3%82limlerin%20M%C3%BCr%C5%9Fide%20%C4%B0htiy%C3%A2c%C4%B1" title="Pinterest" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Falimlerin-murside-ihtiyaci.html&amp;linkname=%C3%82limlerin%20M%C3%BCr%C5%9Fide%20%C4%B0htiy%C3%A2c%C4%B1" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Falimlerin-murside-ihtiyaci.html&amp;linkname=%C3%82limlerin%20M%C3%BCr%C5%9Fide%20%C4%B0htiy%C3%A2c%C4%B1" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_evernote" href="https://www.addtoany.com/add_to/evernote?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Falimlerin-murside-ihtiyaci.html&amp;linkname=%C3%82limlerin%20M%C3%BCr%C5%9Fide%20%C4%B0htiy%C3%A2c%C4%B1" title="Evernote" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_printfriendly" href="https://www.addtoany.com/add_to/printfriendly?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Falimlerin-murside-ihtiyaci.html&amp;linkname=%C3%82limlerin%20M%C3%BCr%C5%9Fide%20%C4%B0htiy%C3%A2c%C4%B1" title="PrintFriendly" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Falimlerin-murside-ihtiyaci.html&amp;linkname=%C3%82limlerin%20M%C3%BCr%C5%9Fide%20%C4%B0htiy%C3%A2c%C4%B1" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=http%3A%2F%2Fwww.turkcesi.biz%2Fulumi-seriyye%2Ftasavvuf%2Falimlerin-murside-ihtiyaci.html&#038;title=%C3%82limlerin%20M%C3%BCr%C5%9Fide%20%C4%B0htiy%C3%A2c%C4%B1" data-a2a-url="http://www.turkcesi.biz/ulumi-seriyye/tasavvuf/alimlerin-murside-ihtiyaci.html" data-a2a-title="Âlimlerin Mürşide İhtiyâcı"></a></p><p>The post <a href="http://www.turkcesi.biz/ulumi-seriyye/tasavvuf/alimlerin-murside-ihtiyaci.html">Âlimlerin Mürşide İhtiyâcı</a> appeared first on <a href="http://www.turkcesi.biz">Hakkın ve Sabrın T&uuml;rk&ccedil;esi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.turkcesi.biz/ulumi-seriyye/tasavvuf/alimlerin-murside-ihtiyaci.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
